You are on page 1of 168

i n t e r n e t d e r g i s i - ay l k e - d e r g i

EDTRDEN
Bu sayda

DOSYA-DN VE DEVLET
Cahiliyeden slama Siyasette Deienler ve Deimeyenler / Hamdi TAYFUR ktidar Talebi ve slamda Devlet / Yusuf MAMOLU Medine slam Devleti: Bir Model mi, Bir rnek mi? / Nuri YILMAZ Nasl Bir Devlet? / Nuri YILMAZ ada slam Siyaset Dncesi: Evrilme / R.hsan ELAIK Hz. Muhammedin Medinedeki Siyasi Pozisyonu / W.Montgomery WATT slam ve Siyasi Aksiyon: Siyaset Dinin Hizmetinde / Fazlurrahman slamda Siyaset Anlay / Ebul-Al el-MEVDUD

ARATIRMA-NCELEME
Akl Savunmas-2 / Zihniyetlerin Zindanndan Akletmenin zgrlne / Hamdi TAYFUR

SYLE
Post - Teokratik Bir Devlet, Fkh Aan Ahlaki Bir Devlettir

Abdlkerim SURU

www.islamiyorum.com

GNDEM
Bir Depremin Hatrlatt lke: Haiti / Metin YILMAZ Meal Savalar (m)? / Muhammed YILDIZ Kutlu Doum ve Peygamber Algsnda Ortaya kan Tahribat / Esra SZEN

BYOGRAF
Ahmet el-Katip Mehdi Beklemeyen Bir ii / Hamdi Et-TAHAV

KTAP DEERLENDRMES
iilik Snnilik - Ahmet el-Katip / Latif KINATA Demokratik Hilafete Doru - Ahmet el-Katip / Zakir AYDIN

Yaz 2010

indekiler
EDTRDEN
Bu sayda ...................................................................................................... 4

DOSYA-DN VE DEVLET
Cahiliyeden slama Siyasette Deienler ve Deimeyenler / Hamdi TAYFUR......................... 6 ktidar Talebi ve slamda Devlet / Yusuf MAMOLU ............................................................. 22 Medine slam Devleti: Bir Model mi, Bir rnek mi? / Nuri YILMAZ ..................................... 41 Nasl Bir Devlet? / Nuri YILMAZ ............................................................................................. 54 ada slam Siyaset Dncesi: Evrilme / R.hsan ELAIK .......................................... 72 Hz. Muhammedin Medinedeki Siyasi Pozisyonu / W.Montgomery WATT............................... 89 slam ve Siyasi Aksiyon: Siyaset Dinin Hizmetinde / Fazlurrahman....................................... 95 slamda Siyaset Anlay / Ebul-Al el-MEVDUD .............................................................. 103

ARATIRMA-NCELEME
Akl Savunmas-2 / Zihniyetlerin Zindanndan Akletmenin zgrlne / Hamdi TAYFUR ... 111

SYLE
Post - Teokratik Bir Devlet, Fkh Aan Ahlaki Bir Devlettir / Abdlkerim SURU ................. 124

GNDEM
Bir Depremin Hatrlatt lke: Haiti / Metin YILMAZ ........................................................... 134 Meal Savalar (m)? / Muhammed YILDIZ ........................................................................... 143 Kutlu Doum ve Peygamber Algsnda Ortaya kan Tahribat / Esra SZEN ...................... 147

BYOGRAF
Ahmet el-Katip Mehdi Beklemeyen Bir ii / Hamdi Et-TAHAV ....................................... 152

KTAP DEERLENDRMES
iilik Snnilik - Ahmet el-Katip / Latif KINATA ................................................................... 156 Demokratik Hilafete Doru - Ahmet el-Katip / Zakir AYDIN................................................. 159

www.islamiyorum.com

EDTRDEN

Bu Sayda
Kendimizi tantmak amacyla Sorumluluk ana bal ile karttmz ve nasl bir dergi kartacamz hakknda bir fikir vermesi amacyla Kuran Yeniden Okumak ana konusu etrafnda bir dosyaya ve muhtelif aratrma ve gndem yazlarna yer verdiimiz lkbahar2010 says beklediimizin ok stnde bir ilgiyle karland. Bunda tabii ki bulunduklar ortamlarda dergimizi tantan dostlarmzn ve sayfalarnda derginin ktna dair haberlere yer veren karde sitelerin byk bir pay oldu. Buradan hepsine teekkr bir bor biliyoruz. Ayrca sitemize dnyann birok lkesinden ziyaretlerin olmas ve hemen hemen tm illerden siteye girilerin bulunmas, internet dergiciliinin okuyucuya her yerde ulamak iin en hzl yol olduu konusundaki kanaatimizi pekitiren bir durum oldu. Eer basl dergicilik yolunu seseydik bu kadar ok okuyucuya ulamamz ve bu okunma oranlarn yakalamamz mmkn olmayacakt. Tm okuyucularmza ve gerek zel e-mailleri araclyla ve gerekse baka yollardan ulaarak yapc eletirileri ve tavsiyeleriyle bizi tevik eden dostlarmza da teekkr ediyoruz. Yaz-2010 saysnn ana konusunu Din ve Devlet olarak setik. Bu kadim problemi belli sorular ve sorunlar etrafnda tartmaya altk. Dinin sabit bir devlet sistemi nerisi var mdr? Devlet dini bir vacibat mdr, yoksa akli bir gereklilik midir? Hz. Peygamber kurduu devlette neleri esas ald ve niin kendisinden sonras iin siyasi nerilerde bulunmad? Yine Hz. Peygamberin kurduu devlet, kyamete kadar tm insanlk iin geerli olacak bir model olma niteliine sahip midir? Peygamber sonras kurulan devletler birer din devleti midir? ii mamet Teorisi, Snni Hilafet Modeli, slam Devleti veya Nizam, Teo-demokrasi, Adalet Devleti, Demokratik Hilafet gibi devlet sistemi nerilerinin gnmz iin geerlilii nedir ve bunlar ne kadar slamilik vasf tamaktadr? Bir taraftan yazar arkadalarmz, bu ve benzeri birok soruya yazlaryla cevaplar bulmaya alrken, bir taraftan da konuyu deiik boyutlaryla tartan farkl bak alarna sahip yazar ve aratrmaclara ait, hem bilgilendirici hem de fikir verici alnt ve tercme yazlara yer verdik. ada dnemdeki slami siyasi dncenin geirdii evrenin anlatld hsan Eliaka ait yaz ile Peygamberin Medinedeki siyasi pozisyonunun zannedilenden olduka farkl olduunu anlatan Montgomery Watta ait tercme yaz konuyla ilgili ufuk ac bilgiler ieriyor. Mevdudiye ve Fazlurrahmana ait yazlar karlatrlarak okunursa iki ayr utan din ve devlet meselesine farkl yaklam biimlerine ilikin fikirler edinmek mmkn olacaktr. Abdlkerim Srula yakn zamanlarda yaplan bir syleinin tercmesi konumuzla ilgili ok nemli tespitler ieriyor. Sruun postteokratik devlet kavramsallatrmas ve ran ve Hameneyle ilgili syledikleri olduka dikkat ekici. Gndeme ilikin yazlarn yan sra, bu saynn

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

ana konusu olan din ve devlet meselesine iann ve Ehl-i Snnetin yaklamna dair eserlere imza atan ve Trkiyede yeni tannmaya balanan Ahmet el-Katipin tantld bir yazya ve Trkedeki iki ayr kitabnn deerlendirmesinin yapld yazlara e-dergi sayfalarndan ulaabilirsiniz.

tartmalara yol aan yazlardan olan Akl Savunmas yaz dizisinin ikincisi de sayfalarmzda yerini ald. Sonraki sayda ayn konuyu, Din, Devlet ve slamofobi bal ile tartmaya devam edeceiz. Yeni sayda bulumak dilei ile muhabbetle kaln.

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

www.islamiyorum.com
5

lkbahar-2010 saysndaki yazlarn iinde

Dosya: Din ve Devlet

Siyasette Deienler ve Deimeyenler


Hamdi Tayfur
I-GR
Kiilerin kendi inisiyatifleri zerinden, zgn tarihsel koullarna bal olarak yerine getirdikleri uygulamalar ve rettikleri iliki biimlerinin, onlara halef olanlar tarafndan deimez deerler haline dntrlmesi, insanla byk zararlar verdii halde, ounlukla terk edilmesi zor zihinsel bir alkanlk olagelmitir. Bu olgudan Mslmanlar da oka muzdarip oldu. stelik bu durum en ok siyaset gibi deikenliin asla inktaa uramamas gereken bir alanda olunca, ortaya kan tablo daha da vahimlemitir. Hz. Muhammet dnemi de dahil olmak zere, ynetim ve ynetimle ilgili ortaya kan olaylar, anlamazlklar, kendi koullar iinde retilen sonular ve uygulamalar tarihi bir mevzu iken, sonralar ounlukla dinin aslndan bir mesele haline getirildi. Hatta daha da ileri gidilerek itikdi mevzulardan bir cz haline dntrld. Hilafet, halifenin seim ekli, hilafette hak sahibi olma, imamet, biat, imama tabi olma gibi hususlar dinsel mevzularla birlikte tartld, dine ait kaynaklardan deliller getirilerek temellendirilmeye alld. Baz durumlarda siyasi mevzular inan konusu haline getirildi. Sadece imameti imann olmazsa olmaz bir cz haline getiren ia deil, Ehli Snnet de siyaseti dini bir mevzu olarak tartt. Yakn dnemlerde hilafetin kaldrlmasyla byk bir bolua den slam Dnyasnn baz ncleri, acil slam Devleti talebini merulatrmak iin, Allaha itaat, Allahn hkmetmesi, Allahn yerde ve gkte ilah olmas gibi mevzular siyasi bir konu olarak gndeme tad. Allah ilah edinmenin, Onu sadece gklerde ilah edinmek anlamna gelmeyeceini, Onun yerde ilah olmasnn ayn zamanda ynetim ilerinde de tek hkmeden olmas anlamna geldiini ve ynetimde Allah tek sz sahibi kabul etmeyenin Ona irk kotuunu iddia etti. Hatta bu dinin ilk insandan beri, insanlk iin kabul ettirmeye alt en nemli davasnn siyasi alanda Allahn mutlak hakim olmas davas olduunu syledi. Eer reel durum bu sylemin ifade ettiine uygun, yani Allahn siyasi alandaki uygulama biimlerine ilikin emirlerinin iniinde bir sreklilik mekanizmas, inen hkmlerin her devrin ayrntl problemlerini ierecek bir genellii ve genilii olmu olsayd, o zaman Allahn siyasi alanda hkmetmesinden, Allahn yerde de ilah/ynetici olmasndan bahsedebilirdik. ylesi bir tabloda gerek teokrasi, yani Tanr Devleti de mmkn olabilirdi.

Cahiliyeden slama

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

Oysa realitede Allahn indirdii kitaptaki uygulamalar olduka snrldr ve kitabn ok czi bir ksmn oluturmaktadr. Bu yzden Allahn hkmetmesi, din adna yetkili klnan bir gruhun, problemler iin rettikleri uygulamalarn ve zmlerini bata Kuran olmak zere bir grup dini kaynaa dayandrarak hkmler karmas yoluyla olmaktadr. Yani Allah bizatihi hkmetmemekte, zel bir snf veya hakim kii Onun adna, olduka snrl delillerden yapt karmlarla hkmler ihdas etmekte ve bunun ismi de Allahn adyla hkmetmek olmaktadr. Daha da ilginci, tarihi srete kartopu gibi yuvarlanarak byyen bu hkmlerden ortaya kartlan muhtelif sistemler dinin kendi sistemi olarak takdim edilmektedir. Bu sistemlerden bir tanesi de konumuz olan slami siyasi sistem alanndadr. Bylelikle, tarihte muhtelif dnemlere ait uygulamalar, slamn siyasi sistemi diye insanlara dayatlmaktadr. Oysa dinin/vahyin siyasetle ilikisi ve bu alana ait syledii eyler, insan ilgilendiren dier hususlardan ok da fazla deildir. Vahiy deiken her alan da olduu gibi, siyasi alanda da kat snrlar koyma konusunda ok az ey syler ve bu alandaki dzenlemeleri insana brakr. nk insan Allah tarafndan, siyasetin de iinde yer ald, dzenlenmesi kendisine ait bir ok alanda gsterdii performans, doruluk veya takva zerinden imtihana tabi tutulmaktadr. Tamamyla Allahn sz hakknn olduu ve insana ak bir alann braklmad bir sahada onun imtihan edilmesi zaten irrasyoneldir. nsana yaplan bylesi bir teklif, Allahn adil oluuyla denk dmeyen bir tekliftir. Ayrca vahyin, reel bir Dnyaya iniyor olmasnn kanlmaz bir sonucu olarak, o gne ait gereklie cevaplar ieriyor olmas da sonras dnemlerde, slamn tarih st bir siyasi sistem/model nerdii, hatta bunu vacip kld gibi bir algnn ortaya kmasna yol amtr. Kurann siyasi alanda, kendisinden bir sistem devirilemeyecek kadar az sayda ayet ieriyor olmasnn bir sonucu olarak, peygamberin szleri, siyasetle ilikisi ile ilk dnem Mslmanlarnn siyasi tecrbesi, slamn nasl bir siyasi sistem nerdii sorununa cevap reten argmanlar olarak kullanlmtr. Buradan yola

klarak da bir dneme ait siyasi yaklam biimi, uygulamalar ve ortaya kan sistem dinselletirilmi ve ebediletirilmitir. Oysa siyaset ve benzeri alanlarda vahyin insana syleyecei ve onu ynlendirecei/hidayete sevk edecei deimeyen hususlar amasal, ilkesel ve ahlakidir. Hatta daha ileri giderek diyebiliriz ki; siyasi alanla ilgili vahyin nerdii tm amalar, ilkeler ve ahlaki kurallar bu alana zg klnmak iin sralanm da deildir. Olgusal gereklik veya balam bunu gerektirdii iin, bu ama ve ilkelerin serdedilmesi siyasi alandaki meseleler zerinden yrmtr. rnein istiare, z itibariyle siyasi deil, ahlaki bir ilkedir. Sadece siyasi alana zg bir ilke olsun diye zikredilmemitir. Ancak ounlukla tarihte ve gnmzde istiare denilince ynetimsel bir ilke algs yerleik hale gelmi ve bu ilkenin ahlakilii ve pek ok alana zgl ihmal edilmitir. Adalet ilkesi de benzeri bir zellik tamaktadr. nsaninsan, insan-varlk ilikisinde eer adalet ihmal edilirse ortaya zulmden baka bir ey kmaz. Bu nedenle adalet siyasi bir ilke olmaktan nce ahlaki bir ilkedir. nsann varlkla ve toplumla ilikisinin olduu her alanda adalet ihmal edilemez ve o sadece siyasi alana indirgenmemesi gereken genel ahlaki bir ilkedir. Ancak ounlukla adalet denildiinde alglar siyasi alan zerinde kesiflemektedir. rnekler oaltlabilir ve siyasetle ilgili Kurandan kartlan her bir ilke iin yaklak ayn eyler sylenebilir. Kurandan kartlabilen pek ok ilke siyasetin de iinde yer ald pek ok alan iin geerlidir. Bu ilkelerin bir ksm belli alanlar iin daha merkezi bir neme sahipken, dier alanlardaki nemi daha snrl olabilir. Dier yandan vahiy insana ylesi amalar ngrr ki, bu amalarn gerekletirilmesi iin yola kan insann, siyasi alann dna karak bunlara ulamas pek mmkn grnmemektedir. Bu nedenle siyasi alann iinde kalmak dinen gsterilen bir hedef ve farziyet olmamasna ramen, pek ok deimez sorumluluk alan siyaseti de zorunlu hale getirmektedir. Bu nedenle siyasetten eytandan kaar

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

gibi kamak, ayn zamanda vahyin insan sorumlu tuttuu pek ok vacibattan da kanmak anlamna gelmektedir. Bu yzden bir toplumun ynetilmesinin kurumsal bir biimde yaplmas anlamna gelen devletin gereklilii, Mutezilenin savunduu gibi, dinen bir emir/farz olmaktan ok aklen bir zorunluluktur. nsanlar, kurallara ve bu kurallarn uygulanmas iin gerekli kurumsal yaplara ihtiya duymadan sorumluluklarn yerine getiren bir olgunluk ve seviyede olsaydlar devlete de ihtiya duyulmayacakt. Ama bu topik bir durumdur. Herkes siyaset alannn iinde birer ynetici olamayacana gre genelin sorumluluu, siyasi alan denetleme zerindendir. nk siyasi erki eline geirmek ayn zamanda zulme yol aabilecek bir ok imkana kavumak anlamna da geleceinden, iktidar sahipleri halka hesap verebilmenin basksn her an zerinde hissetmeli ve insanlarn ounun sorumluluu bunun denetlenmesi zerinden olmaldr. Yani ynetici erk ncelikle halka kar sorumludur. Sorumluluunun Allaha kar olduunu ve Allah adna ve Ondan alnan bir yetkiyle hkmetmesi nedeniyle hesabn Allaha verecei tarzndaki bir mazeretle, halkn denetiminden kama hakkna sahip deildir. Ancak tarihte uygulama bu anlay zerinden yrmemi, pek ok iktidar sahibi ynetim hakkn kendisine ait zel bir hak olarak grm, hatta her dnem kendine ait yorum ve uygulamay merulatrabilmek iin dini deliller arama peine dmtr. Hz. Peygamberin, kendi zel misyonu/risaleti ile siyasi amalar birbirine kartrmamak iin yrtt olaan st hassasiyet, kendisinden sonra yeteri kadar takdir grmemi ve vefatnn hemen akabinde, kendi arkadalar, uygulamalarn hakl klmak iin az ya da ok dini deliller arama peine dmlerdir. Onlarn halefleri ise,yorumlarndaki farklla ramen ya Hz. Peygamberin salndaki uygulama ve szlerinden ya da sonrasnda ortaya kan uygulamalardan kendilerince yeterli dini deliller kartmakta ok da fazla zorlanmamlardr. Tarihi uygulama, tartma, atma ve yorumlar; devam eden zamann uygulamalar iin din haline dntrlmtr.

Bunun iin metodolojiler gelitirilmi ve olmazsa olmaz yeni meneiler retilirken veya tabii kaynaklar dogmalatrlrken, uygulama ve inanlara salam (!) delil tekil edilecek vesikalar uydurulmaktan da ekinilmemitir. Bu durumdan oka zarar gren veya zarar grmekten te menfaat deviren kimdir, sorusu nemlidir. Dinden ve ncekilerin uygulamalarnn dinselletirilmesiyle oluan yapdan aktarlan kantlarla yrtlen siyaset tabiidir ki en ok despotik ynetimlerin kendi konumlarn salamlatrmalarna yaramtr. Yneticide aranmas gereken artlar ylesine diniletirilmitir ki, emir, halife veya imam olarak atanmas gereken ahsa neredeyse peygamberlie yakn bir karizmatik zellik atfedilmi ve onlar siyasi makamlarnn kanlmaz hak sahipleri haline dntrlmlerdir. Despotik/totaliter saltanat rejimlerinin yneticileri, himayelerine aldklar dini otoriter snfn dinden rettikleri delillerle gelitirdii saltanat/hilafet fkhnn sayesinde istibdatlarn gayet meru bir zeminde srekli hale getirme imkanna kavumulardr. Artk onlarn her trl zalimane davran dinin doal bir gereidir, sorgulanamaz. stelik halktan deil, semavi glerden ve Allahtan aldklar yetkilerle hareket ettiklerinden, onlara isyan etmek Allaha isyan etmek anlamna gelmektedir. nk bu otoriter gler yetkiyi Allahtan aldklarndan yalnzca Allaha hesap verirler, halka deil. te bu anlay, sadece slam Dnyasn deil, dousuyla batsyla tm Dnyay siyasi alanda neredeyse tarih boyunca tesiri altnda tutan en nemli yaklam biimidir. Bu sayede despotik idareler din adna, Allah adna, sema adna insanl boyunduruk altnda tutup, bundan byk menfaatler devirmilerdir. Bu anlaytan zarar grenler ise tm insanolu olmutur. Allah adna hareket ettii iin ulalmaz bir makam olan ynetim sahas, toplumun ilgisinin dnda kalm ve bu ilerde mmetin hibir rol, denetimi ve mdahalesi olamayaca inanc dinsel gerekelerle yaygn bir anlay olarak sregelmitir.

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

Oysa hibir insann, bulunduu makamda verdii hkmn veya hkmetme biiminin Allahn kelimesinden veya Allahtan gelen bir yetkiden kaynaklandn iddia etme ve bu yolla denetim d olduunu syleme hakk yoktur. Eer bir iddia ortaya atlacaksa bu iddia dini otorite, Allahtan alnan yetkiler, Allah adna hkmetme zerinden deil, retilen zmlerin insanlarn umumi faydasna, Kurann insanlar kendisine ard ahlaki ve genel ilkelere uygunluuna veya eer varsa insanlar arasndaki ilikiyi belirleyen geerli zel anlamalara denklii zerinden yrtlmelidir. Byle yapldnda herkes denetleme ve sorgulama konusunda eit konuma ykselecek ve birilerinin Allah adna zulmetmesinin nne geilecektir. lk dnem uygulamalarndan yola karak slamn tm alara yaygn siyasi bir modelinin olduuna dair yaygn yanl anlayn rettii dier bir olumsuzluk da, toplumsal dirlii salamada insanln ilerlemesine paralel olarak srekli gelitirilmesi gereken siyaset alannn dumura uramas ve bu alanda yaplabilecek mspet almalarn nne ket vurulmasdr. zellikle siyaset ilmi, hakimiyetin ekillerini, ayrt edici zelliklerini ve usullerini konu edindiinden, padiahlarn nazarnda en tehlikeli ilim saylm, bu nedenle de bu ilmi ortadan kaldrmak iin her yola bavurulmutur. Mslmanlarn ykselme devirlerinde siyaset iiyle megul olmamalarnn ve slam alimlerinin bu ilimle ilgili eserler yazmamalarnn dier bir sebebi de budur.1 Siyaset ilminin gelimemesinde, otoritelerin kendi varlklarna tehlike saydklar iin, bu alan zerine yaplan almalar engellemeleri ve bu konuda iddialar olanlar bask altna almalarnn etkisi kadar nemli dier bir etken yukarda vurguladmz husustur. Yani bu alanda alma yapacak entelektellerin/alimlerin algsnda siyasi alan zaten olmu bitmi bir alandr. slamn siyasi modeli bellidir. stelik bu model ilahidir. yleyse yeni bir model retmek iin zihinsel ve bilimsel aba gstermenin ne anlam vardr? Siyaset algs ia imamet teorisi zerine
1

biimlenmi bir slam aliminin bu teorinin tesinde syleyebilecei ne olabilir? Rait halifeler dneminde tm siyasi seim modellerinin ortaya konduuna ve ynetici tipinde bulunmas gereken zelliklerin dinen belirlendiine ve hilafet modelinin olmazsa olmaz tek slami model olduuna inanan bir Snni slam alimi niin yeni bir model aray iine girsin ve bunu nersin? Ayn ekilde, tarihte insani uygulamalar/itihatlarla ortaya kan biimi slam nizam zanneden bir slam devleti davetisinin insanlk tarihi boyunca siyaset felsefesi zerine yaplan almalara kapsn kapamasndan ve insanln siyaset alannda elde ettii ortak olumlu gelimelerden istifade etmeyi dinden kma, Allahtan bakasn ilah edinme veya irk olarak isimlendirmesinden daha normal ne olabilir. Siyasi model anlamnda slamn tarihin sonunu getirdiine ve en mkemmeli nerdiine olan inan nedeniyle slam Dnyasnda siyaset felsefesi zerine kayda deer hibir rn ortaya kmam, kanlar da otorite sahiplerince tarihin derinliklerine gmlmtr. Kabul etmeliyiz ki, bat dnyas siyaset felsefesinin geliimi ve insanln ortak olarak kabul edip uygulayabilecekleri modeller retebilmeleri asndan slam Dnyasndan ok daha hzl bir gelime gstermitir. Oysa bu bayra insanlk adna Mslmanlar tamalyd. nsanl siyaseten kendi emsiyeleri altnda toplayabilecekleri ortak deerler zerine kurulu reddedilemez modeller retebilmeliydiler. Bat medeniyetinin sadece kendisini merkeze alan evrensellik iddiasyla ve daha da te kendi gcn pekitirmek iin rettii baz zgn uluslararas iliki biimleri bile, batnn karanlk yzn oluturan emperyalist, smrgeci, igalci, faizan, totaliter iliki biimlerine ve slam Dnyasnn Allah adna hareket ettiini iddia eden despotik saltanatlarna veya seilmi/masum imamlardan ald yetkiyle faizan uygulamalara imza atan iktidarlara gre ok daha mit vericidir. Bugn BM gibi bir tekilat, hem projelendirme hem de uygulama asndan Mslmanlarn nclk yapmalarna ok daha yakn olmas gerekirdi. nk bu dinin mensuplarna nerdii amalar ve ykledii sorumluluk, varlk ve insanlk

Ali Abdrrazk, slamda ktidarn Temelleri, s:48

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

adna BM trnden projelerin ok daha ileri dzeyde olanlarn retmelerini ve uygulamaya koymalarn gerektirmektedir. Oysa bugn Mslmanlarn teori ve pratikte insanln faydasna sunabilecekleri neleri vardr? Siyasi alanda bir model olmas asndan hemen hemen hepsi sorunlu ve gnmzde uygulanmas imkansz olan ve bir elin parmaklarn gemeyen saydaki modelin dnda ne retebilmilerdir? Hilafet modeli, Snni saltanat/hilafet modeli, ia mamet doktrini, karizmatik otoriteyi mmete yayarak2 aslnda ana gre devrim saylabilecek bir gre sahip olduu halde hakimiyet Allahndr slogann ii boaltlm bir ekilde rakiplerine yneltip bir silah gibi kulland iin tarihten silinip giden Harici gr, devletin tm uygulamalarnn tarihte zlm ve slam Nizam olarak belirlenmi olduu iddiasyla problemi sadece slam Devletinin kurulmasnda gren Siyasal slam modeli dnda Mslmanlar insanln ortak olarak kabul edebilecei hangi modeli nerebilirler? Sraladmz bu modeller ylesine problemlidir ki, bu da bizim insanln ortak mirasna katkmzdr denilerek ortaya sunulmay asla hak etmemektedirler. Dier taraftan bu modellerin savunucularnn zihninde slami model olarak baka da bir ey canlanmadndan ileriye dnk yeni modellerin reyebileceine dair mitler yeermemektedir. Bunun olabilmesi iin ncelikle zihinlerde yerlemi gemi algsnn yklmas gerekmektedir. e balad noktadan girmek bir zorunluluktur. slamn sabit bir siyaset modeli nermedii ve var olan modellerin tarihte, zgn koullar iinde, o zamann ocuklar tarafndan dine ve olaylara getirdikleri yorumlar zerinden reyen modeller olduu hakikatinin aklk kazanabilmesi iin, tm modellerin kendilerine referans kldklar ilk dnem siyasi olaylarnn yeniden bir okumaya tabi tutulmas mutlaka gereklidir. Yaplmas gereken tarihi yeniden yazmaya almak deil; tarihte olmu olaylar, kiileri, atmalar bize ulaan doru deliller ve belgeler zerinden olduu gibi grmeye almak ve bunun ardndan da bugne fayda salayacak
2

ekilde yorumlanmas olmaldr. Tarihi deerlendirmelerde genelde yaplan, olaylarn ve kiilerin ya yceltilmesi ya da alabildiince yerilmesidir. Tarihi ahsiyetler hakknda bize gelen olaylarn doruluk veya yanllna, kiiler hakknda olumu sabit kanaatler zerinden karar verilmektedir. Bu da batan beri eletirdiimiz, tarihsel olaylar zerinden dinsel alglar ve inanlar retme hastalna yol amaktadr. Ayrca, genelde kabul edilmeye eilimli rivayetler dikkate alnarak dierleri grmezlikten gelinmektedir. Bu yntem, kiileri veya olaylar yceltmeye, ya da tersine deersizletirmeye kap aralamaktadr. Oysa Farkl grleri bir arada sunmak, tarihi olayn sadece bir ynyle yetinmeyip rivayetleri etraflca irdelemek ve olay tm boyutlaryla grebilmek iin derinlemesine dnmek zorundayz. Tarihi hkm ve tarihi tercih de bundan sonra gelmelidir. Hibir zaman nce deil Tarihi bir olayn analizinde kar ekol rivayetlerini sunmak, olayn btnln tmyle ortadan kaldrmaz. Olaylarn oluum ve alanlarn sihirbazca iaretlerle kknden deitirmez. Hatta deyim yerindeyse, sadece olayn renginde bir deiiklik meydana getiren bu etrafl bak okuyucuya geree en yakn ve olumlu renk tonlar seme frsatn verecektir.3 te bu nedenlerle biz bu yazmzda, siyasi/ dini modeller diye takdim edilen grlerin kendilerine dayanak yaptklar ilk dnem tarihi olaylarnn yorumlanmasna bir giri denemesi yapacaz. Amacmz, zannedildiinin aksine o dnemlerde ortaya konan tecrbenin ebedi dinsel bir model retmek veya var olan bylesi bir modeli uygulamak amacna dnk olmaktan ok, sahip olduklar bilgi, tecrbe ve alglaryla siyasi alan biimlendirdiklerini; bunda slamn etkisi olduu kadar, slam ncesi dnemden gelen bilgi ve uygulamalarn, evresel, kabilevi, kiisel etkilerin de olduunu ortaya koymaktr. O dneme ait byle bir analizi yapmaktaki amacmz, tmyle reddedip, karalayp zerini izmek deildir. Ya da slam ncesi dnemi
3

madddin Halil, slam Tarihi bir yntem aratrmas, s11

Hamid Dabai, slamda Otorite, s. 198

10

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

abartarak hak etmedii ekilde yceltmek de deildir. Ancak kabul etmek zorundayz ki, o dnemin insanlar kendi zamanlarnn ocuklarydlar. slamn nerdii amalar ve ilkeler dorultusunda yeni uygulamalara admlar attklar ve yeni kurumsal yaplar rettikleri halde, slam ncesi dnemden bir ok bilgi, tecrbe ve uygulamay slami dneme tadlar. Dolaysyla, kendi zamanlarn aacak, insanlklarnn zerine kacak, kendilerinden sonraki tm zamanlarda geerliliini koruyacak bir modeli retmelerini onlardan beklemek ham bir hayal olacaktr. Hatta tananlar arasnda sadece olumlu ve faydal uygulamalar yoktu, ayn zamanda bir ok menfi tesir ve uygulama da slami dneme tand ve bunlarn etkisi kendisini gsterdi. Ehl-i snnetin, sonraki tm zamanlar iin geerli klmak amacyla o dneme ait uygulamalar icma ad altnda dini kaynaklar arasna yerletirmesi byk bir yanlgyd. iann imamlara verdii masumiyet vasfn Ehl-i Snnet tm mmete ykledi ve mmetin yalan zerine birleemeyecei tezi zerinden, ilk dnemlerde peygamber ashabnn siyasi alanda yaptklar uygulamalar, zerinde birletikleri birer icma olarak kabul etti. Madem ki mmet yalan zerine birlemezdi, yleyse ilk dnem uygulamalar, zerinde icma edilmi hususlar olarak dinin deimez kurallar olmalyd. Oysa basit bir tarih bilgisi bile, halifelerin seiminde asla icma olumadn, hibir halifenin seim eklinin dierine benzemediini ortaya kartacaktr. Ayn ekilde, peygamberin arkadalar ve aile fertleri siyasi tartmalar yznden byk savalara imza atmlar, peygamber dneminde mriklerle yaplan savalarda dklen kann kat be kat mislini kendi aralarnda dkmler, peygamber dneminde koparttklar mrik kellelerinden ok daha fazlasyla birbirlerinin kellelerini kopartmlardr. Dolaysyla ashap yldzlar gibi, hangisine uysak bizi doru yola ulatramamtr. Ayn ekilde onlar her trl dini/dnyevi uygulamada icma da etmemitir. Msteriklerce nemsenen, slam tarihileri asndan ise adet zere bir deiniden ibaret olan slam ncesi dnem, gerek Hz.

Muhammetin siyasi ilikilerinde dikkate ald saiklerin ortaya kmas, gerekse vefatndan sonra ortaya konan siyaset etme biimlerinin dayanaklarnn akla kavumas asndan nemlidir.

II-RSALET NCES ARAP TOPLUMUNUN SYAS YAPISI


Miladi 7. yzylda Arap yarmadasndaki siyasi yapy anlamann hem Hz. Muhammetin siyasi ilikilerindeki saikleri, hem slami dnemdeki deiim ve srekliliin hangi alanlarda cereyan ettiini, hem de ondan sonra ortaya kan siyasi iliki ve atmalar doru anlayabilmek iin gerekli olduunu ifade etmitik. Ancak bu dneme cahiliye dnemi mantyla yaklald iin, ounlukla kmseyici ve yerici bilgiler n plana kartlmakta ve bu dnemden slami dneme sarkan olumlu ve olumsuz etkiler gz ard edilmektedir. Bu nedenle o zamanla ilgili ortalama bir bak asna sahip kiiler, cahiliye dneminin her eyiyle terk edilip zeri rtlen ve bir daha asla dnmemecesine gmlen bir dnem olduu zannna sahiptirler. Oysa iki dnem pek ok sosyal uygulama itibariyle birbirinin devam niteliindedir. Cahili toplum yaps bir ok adet, gelenek, uygulama ve iliki biimi ile slami dnemde de varln srdrmtr. slam cahili dneme ait baz uygulamalarn srmesine izin vermitir. Hz. Muhammedin vahyin onu ynlendirmesiyle o toplumun yapsnda meydana getirdii deiimler, daha ok ze ve nitelie ait deiimlerdir. ekle ve uygulamalara ait deiiklikler ise daha az saydadr. Ayrca cahili dnemde var olan husumetler, ksmen kllense de slami dnemde de varln srdrm ve ortaya kan baz atmalara kaynaklk etmitir. Cahili yapdan slami dneme varln devam ettiren ve slami siyasi yapnn ekillenmesine kaynaklk eden nemli bir durum da o dneme ait siyasi yapdr. Gerek peygamber dneminde, gerekse Devr-i Nebiden sonraki srete ortaya kan siyasi yap ekillenirken, o devrin insanlar, cahiliyeden beri var olan siyasi tecrbe ve idare mekanizmalardan faydalanmaktan ekinmemilerdir. Ortaya kan dzen ve siyasi sistem, vahyin ynlendirmelerinin etkisini

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

11

tad gibi, nceden beri var olan tecrbe ve birikimlerin de etkisiyle ekillenmitir. slami siyasi yapnn ekilleniini daha iyi anlayabilmek iin o dnemin yapsn zl bir ekilde ortaya koymamz gerekiyor. Peygamberin teblie balad o toplumda ortalama bir Arap zihnen, brakalm bugnk devlet kavramn, ayn yzylda Dnyann baka topraklarnda yaayan bir insann sahip olduu devlet algsna bile sahip deildi. Bilindii zere Arap yarmadas, kuzeyden o dnemin sper gleri olan Dou Roma imparatorluu ve Sasani imparatorluu ile gneyden Habeistan ve Yemen krallklaryla evriliydi. O blgelerde yaayan insanlar Araplara gre, merkezi bir otoriteye bal bir ynetim anlayn kabul edebiliyorken, onlar bunu asla kabul etmezler, hatta bunu anlayamazlard. Yarmaday kuatan byk devletler iin Arap lleri gei blgesi olmas dnda bir zellie sahip deildi. Hibir zenginlii barndrmyordu. stelik geni l topraklar nedeniyle kontrol altnda tutulmas ok zor bir blgeydi. Bu nedenle yzyllar boyunca blge zaman zaman igallere urasa da, asla bir imparatorluk veya krallk otoritesinin boyunduruuna girmedi. Buna ramen Araplarn kendi aralarnda -bir iki ksa sreli deneme ve giriimler istisna tutulursa- siyasi bir birlik kuramamalarnda Arabistan yarmadasnn ortasndaki arazinin genilii, tabiatn sertlii, scak l koullar, lde ulamn zorluu ve bedevi kabilelerin ok yaygn bir yerleime sahip olular ve srekli yer deitirmeleri etkili olmutur. Bu tarza uygun yaamaya alkn Arap kabilelerinin birleerek bir devlet ortaya karmalar ve yerleik bir siyasi yap retmeleri imkanszd.
4

mallarna, hem otlatma blgelerine el koyar, erkeklerini kleletirir, kadnlarn cariyeletirirdi. Peygamberden nce Araplar arasnda, evre topraklarda olduu gibi politik bir birlik kurmann gerekliliine dair fikirlerin olumaya baladnn kimi iaretleri ortaya kmaya balamtr.5 Ama ounlukla Araplar, siyasi birlik, merkezi otorite, devlet gibi kavramlarn ortaya kard bir bilinten uzaktlar.

Siyasi Hayatn Temel Belirleyicisi: Kabile


slam ncesi Arap siyasi yapsn anlamaya altmzda karmza kan ilk olgu; kabile ve kabileciliktir. O dnemde Araplarn byk ounluunun, kabileden baka herhangi bir siyasi yap tecrbesi yoktu.6 Kabilenin zerine ykseldii temel ise akrabalk ve kan ba idi. Kan ba ile birbirine bal gruplar kabileler halinde bir arada yayor ve birbirleriyle dayanarak varlklarn srdryorlard. Tek bana kan ilikisi Bedevilerin hayat yrngesini belirler, aileleri airetlere, airetleri kabilelere balar. Byk kabile federasyonu dahi gemiini grnr bir kan ba ile izleyerek tm halkn bir ecere sistemi iinde toplar.7 Her kabilenin kendi yallarndan oluan bir meclisi (mele) vard. Bu meclisin bana aralarndan setikleri kiiyi geirirlerdi. Ancak bu kiinin otoritesi de snrlyd.8 Yani Arap zihniyeti kabile ii mutlak otoriteyi de kabul etmezdi. Bu nedenle kabile reislerinin/seyyidlerin gevek bir otoritesi vard. Genel olarak seyyid kabile yelerine emir veremez, fakat sadece onlar ikna edebilirdi. Yerlemi bir rfn bulunmad konular genellikle kabile meclisi veya konseyinde karara balanrd. Burada seyyidin ahsiyeti -ki ou kez yal bir kimse idi- ve genellikle sahip olduu hitabet kabiliyeti istedii karar aldrmasn salayabilirdi.9
5 6

Geni llerde zgrce yaamaya ve srekli g ederek hayvanclk yapmaya alkn bedeviler iin nemli olan kendi blgesi iindeki otlatma haklar idi. O snr kavramn anlayamazd, lde diledii gibi g eder ve hayvanlarn otlatabilecei bir yer bulur ve oraya konard. Bulamadnda bakalarnn otlatma blgelerini ele geirmek iin savaa tutuurdu. Bu nedenle sk sk kabile savalar yaanr, savalarn sonunda kazanan taraf, kar kabilenin hem
4

Prof A.Aziz Duri, age, s.72 W. Montgomary Watt, slamda Siyasal Dncenin Oluumu, s.29 Hamid Dabai, slamda Otorite, s.42 Prof. Dr Ahmet Akbulut, Hz. Muhammed sonras ilk siyasi krizin teolojik yansmalar,Kelam Aratrmalar 4:2 (2006) s.4

7 8

W.Montgomery Watt, slamda Siyasal Dncenin Oluumu, s.70

Prof A.Aziz Duri, lk Dnem slam Tarihi, s.69

12

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

Seyyid genelde d kabilelere kar bir temsilci ve kabile ii ilikilerde bir hakem fonksiyonu stlenirdi. Kabilenin kutsal sembollerinin muhafz da kabilenin seyyidi idi.10 ounlukla savalarda komutanlk bile yapmazd. Ancak sava emrini o seer ve kabilesinin erkeklerinden oluan ordusunu setii emrin komutanlnda savaa gnderirdi. Kabile seyyidlii babadan evlada geen bir miras olarak grlmezdi. Seyyid lnceye kadar bu grevde kalr, ldnde kabilenin yallar bir araya gelerek ilerinden birini yeni seyyid olarak seerlerdi. Dier kabile yeleri de yallarn setii yeni seyyide biat ederdi. Biat etmemek genelde kabileden kovulmak veya kabileye sava ilan etmek anlamna geliyordu. Bu nedenle seilen yeni seyyide biat etmeyi reddedenleri bekleyen ey kellelerinin uurulmasyd. Grld gibi kabile ii otoriteyi tesis eden esas unsur, seyyidin otoritesi olmaktan ok, kabile mensuplarnn, dlanma veya kabilenin gvencesini yitirme korkusuydu. Bunun anlam ise lmekten baka bir ey deildi. Bu nedenle kabile iinde mthi bir dayanma vard. Kabile mensuplar kabileyi ilgilendiren her ortak faaliyete katlmak zorundaydlar. Bu nedenle kabileyi tehdit eden bir d sebep ortaya ktnda tm kabile birleerek ona kar kar, gerekirse savard. Bylesi durumlarda hakllk ya da hakszlk nemli deildi. Kabile yelerinden birisi bir d tehdide maruz kalmsa hakl ya da haksz olmasna baklmakszn o kii hemen topluca savunulurdu. Eer kabile yelerinden birisi baka bir kabile tarafndan ldrlrse, meselenin dorusunu yanln sormakszn onun intikam alnrd. Topluluun dier yelerine yardm etmek ve gerekirse onlarn lmnn intikamn almak, topluluun her bir yesi iin kutsal bir grevdi. Bazen ldren kabileden diyet talep edilirdi. Bu genellikle kmsenen bir uygulamayd.11 Bir kabile diyet demek zorunda kaldnda ncelikle ailesi diyeti der, ailenin gc diyeti demeye yetmiyorsa tm yeler mallarndan
10 11

katkda bulunurlar ve onu derlerdi. Grld gibi kabilelerin bu ekilde dayanmasnda ve kan ba zerine bir birlik oluturmasnda anahtar kelime gvenlik kelimesidir. Her Arap kendi gvenliini salama almak iin kendi kabilesinin iinde kalmak ve dlanmamak zorundayd. nk o gnk Arap toplumunda insanlarn gvenliini salayan bir st yap veya bir kolluk kuvveti yoktu. Daha da kts bir kabilenin gvencesi altnda olmayan birisinin bana gelecek bir zarar, urayaca bir hakszlk veya zulm nedeniyle hakkn aramak iin mracaat edebilecei bir adliye tekilat da yoktu. Her problem kabile ilikileri erevesinde zlyordu. Kabile ilikisi olmayan bir ahsn gvenliinin tehlikeye girmesinin en temel nedeni, Araplarn bir ahs ldrmeyi bizatihi (ahlaken) yanl bir davran olarak telakki etmemeleriydi. Yanl olan, o ahsn kendi akraba veya mttefik grubunun yesi olmasyd.12 Kendi grubunun yesini ldremedii gibi, bir kabileye mensup veya onlarn korumas altndaki bir ahs da ldremezdi. Bunu yanl bulurdu. Ama bunu ounlukla ahlaken bir hata olarak grmezdi. slam ncesi Arabistannda, bir baka ahsa kar, onun bir insan olmas gereine dayal genel bir sorumluluk duygusu yoktu. Genel olarak, lde karlatnz bir adam ldrmekte bir hata veya gnah sz konusu deildi.13 Yani bir Arabn vicdan kabilesiydi. Kabileciliin belirledii snrlar neye msaade ediyorsa bir Arabn vicdan da ona msaade etmektedir. nk bundan daha tede Araplar fiziken balayan veya engelleyen bir etmen de bulunmuyordu. Bu tarz durumlarn nne gemek, gvenlii srekli klmak iin kabileler aras veya aileler aras ilikilerde yerlemi bir kural vard. Bu da ksas kuralyd. Gze gz, die di, cana can eklindeki ksas ibaresi, toplumsal gvenlii srdrmenin en etkili yoluydu. Ksas gze almadan herhangi bir kii gl bir kabilenin yesini ldremezdi. Bununla beraber, dier durumlarda ldrmemek iin herhangi bir neden

M.G.S. Hodgson, slamn Serveni-1, s.87 W.Montgomery Watt, slamda Siyasal Dncenin Oluumu, s.22

12 13

W.Montgomery Watt, Hz. Muhammedin Mekkesi, s.40 W.Montgomery Watt, slamda Siyasal Dncenin Oluumu, s.21

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

13

yoktu.14

himayeyi alanlar o kabilenin komular olarak uzun sre, kabilenin gvenlik haklarndan faydalanrlar ve hi kimse onlarn zayflndan faydalanarak saldrda bulunma cesaretini gsteremezdi. Mevali ve car kelimeleri hem himaye edenleri hem de himaye edilenleri tanmlamak iin kullanlrd. Mevali veya car sistemiyle bir kabilenin himayesine giren birisi artk o kabileden kabul edilir. Ona yaplan her trl muamele himayesindeki kabileye kar yaplm addedilirdi. Dolaysyla himayeye alan kabile himayesindeki mevla veya carnn kanndan sorumlu olur, onu korurdu. Himaye, mevali, car ilikisi gl kabile ile zayf kabile arasnda veya gl kabile mensubu ile hi kabilesi olmayan ya da zayf bir kabileye mensup olanlar arasnda yrtlen iliki biimleriydi. slam ncesi Arap siyasi yapsnda bir de denkler arasnda yrtlen iliki biimleri vard. Bu iliki hilf olarak isimlendirilen siyasi ortaklk ilikisiydi. eitli bireyler veya topluluklar bir ama iin hilfler olutururlard. Kiiler kendi aralarnda bu tarz birlikleri kurabildikleri gibi kabileler zel antlamalarla hilflere ye olabilirler ve gl siyasi birlikler oluturabilirlerdi. Bunlara bir eit ittifak antlamas da denilebilir. Hilfin zel bir ekline rnek olarak Hz. Muhammedin peygamberlikten nce yesi olduu ve mensubu olmaktan hep gurur duyduu hilf-ul fudl anlamas verilebilir. slam ncesinde Araplarn hayatnda nemli bir unsur da ticaretleriydi. Araplarn bedevileri genelde obanlkla geimlerini salarlarken, daha byk ehirlerde yaayanlar ounlukla ticaretle urarlar ve uzun ticari yolculuklara karlard. Arap yarmadasn bir ucundan dier ucuna kat ederek kuzeye ve gneye doru yaplan bu ticari yolculuklardaki en byk tehlike yol gzergahndaki gvenlik problemiydi. Yukarda ifade ettiimiz gibi, bir Arabn zihniyeti, lde ticaret iin yolculuk yapan birisinin kendisine ksas uygulayacak veya diyet talep edecek bir kabilesi olmadktan sonra ahlaken onu ldrmekte ve mallarn gasp etmekte bir mahsur grmezdi.
slamda Siyasal Dncenin Oluumu, s.24

laf Kavram ve Siyasi Hayat Belirleyen Dier Ticaret ve Gvenlik Anlamalar


O gnk Arap toplumunda Arap olmayanlar ve zayf kabilelere mensup olanlar da vard. Ayrca her kabile mensubu kabile ii bir atmada dlanmak ve kabilenin gvenlik emsiyesinden karlmak tehlikesiyle kar karya idi. Zayf kabileler ve muhtelif nedenlerle bir kabileye mensup olmayanlar ak bir tehditle kar karyaydlar. Arap siyasi yaps bu tr durumlar iin merkezinde kabileciliin arlnn ortadan kalkmad baka uygulamalara da sahipti. Bu uygulamalarn banda himaye sistemi gelmekteydi. Bir kabile veya akraba topluluu kendi iinde dayant gibi, kendisine gre daha zayf akraba kabilelerini himayesine alabilir, onlar da korumas altnda tutard. Ancak bu konuda ok da balayc bir etken yoktur. Genellikle mertlik, snan koruma, misafirperverlik gibi daha st ahlaki ilkeler zayf akraba kabileleri himaye etme drtlerini artrrd. Himayenin bir dier ekli ise bir tr yanama olarak isimlendirilebilecek mevali (tekili Mevla) uygulamas idi. Arap olmad iin hibir kabileye mensup olmayanlar veya kabilelerinden dlanm olanlar baka bir kabileden birisinden hamilik isterler ve kabul grrlerse kabile mensubu onun mevlas olurdu. ounlukla bu sistem zgrlne kavuan kleler iin uygulanrd. Bir kle zgrlne kavutuunda genellikle artk onun mevlas olarak isimlendirilen gemiteki sahibinin yanamas olurdu.15 Mevali sisteminin biraz geniletilmi ekli ise car sistemi idi. Car komuluk demektir. Ksa veya uzun bir sre birisinin kabilesine balanmak zorunda kalan kiiye verilen himayeye car, bir ahs veya gruptan himaye edilmi komuluk talebinde bulunmaya isticare, bu himayeyi vermeye ise ecare denirdi.16 Bu
14 15

W.Montgomery Watt, Hz. Muhammedin Mekkesi, s.40 W.Montgomery Watt, slamda Siyasal Dncenin Oluumu, s.23 W.Montgomery Watt, Hz. Muhammedin Mekkesi, s.40,

16

14

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

Hz. Muhammedin drdnc kuaktan dedesi olan Kusay bin Kilab, Mekkenin siyasi tarihinde ad bilinen en eski liderlerindendir. Onun soy ktn Araplarn atas Adnana ve oradan da Hz. smaile kadar uzatrlar. Hz. Peygamberin doumundan yaklak birbuuk asr nce, miladi beinci asrda yaad. zenginlik getirdi. Kusayn olu Abd-i Menaf, Mekkenin yabanclarla olan siyasi ve iktisadi mnasebetlerini gelitirerek ehrin itibar ve nfuzunu salam esaslara oturttu: Bizans, ran ve dier lkelerin imparatorlar ona, kendi lkelerine ticari kervanlar srmesi iin izin verdiler.
18 17

kabileler iin Kureyin nemi biraz daha artt. Kurey d kabilelerle yaplan anlamalarla (ilaf) Haim yalnzca Mekke kervanlarnn ticaret yolu zerindeki emniyetli geiini salamakla kalmad, ayn zamanda Mekkelilere silahl koruma (gvence) salayan dier Arap kabilelerini de yeni oluan ticari tekilatlanmaya dahil etti.21 Tm Arabistan yarmadasndaki kabileler Kureyle yaptklar hilf ittifaklar ile car/civar/ komuluk anlamalar yapyor ve bu sayede ilaf gzergahndaki gvenlikli yolculuk hakkn elde etmi oluyorlard. Bunlar ilaf gzergah zerinde olmayan ama bundan yararlanmak isteyen Kurey dndaki kabilelerdi. Haim bn Abd-i Menaf mudarebe ad altnda Arap ticaretine yeni bir dzenleme getirdi.Bu sistemde tccarlar bir arada ya da ibirlii iinde giriimlerde bulunuyor, bylelikle risklerini en alt dzeye indirirken karlarn da en st dzeye karabiliyordu.22

mza att

uygulamalarla Mekkeye dirlik, dzen ve

Abd-i Menafn Bizans

imparatorluundan, Sasani mparatorluundan, Habeistan Necaisinden ve Yemen Himyeri Kralndan ayr ayr ald ticari izin belgeleriyle, tm Arabistan yarmadasnda ticaret zerinden yryen siyasi bir stnlk kurma frsat yakalad.19 Ancak ticari gzergahn gvenliinin salanmas gerekiyordu. Bunu ise olu Haim gerekletirdi. Hz. Muhammedin birka kuak teden dedesi olan Haimin Kurey kabilesinin lideri olduu sralarda, babas zamannda Suriye ve Yemene doru balatlan ticari hamlenin mkemmelletirilebilmesi iin, Kurey ile bat Arabistan (Necd) ticaret yolu zerindeki dier kabileler arasnda varlan bir anlama (ilaf) ile Mekke ticaret kervanlarna Suriye ile Yemen ticaret merkezleri arasnda gvenli gei hakk (hafara) tannd.20 Kuranda Kurey suresinde bu anlamaya (ilaf) ve Suriye ile Yemene dzenlenen ticari yolculuklara atflar yaplr. Uzun bir ticari gzergah gvenli hale getiren ilaf anlamas bir anda Araplarn ticari hayatna yn veren ve siyaseten yeni ilikilerin ortaya kmasna yol aan bir anlama oldu. Kureyin Mekke ve Kabeden kaynaklanan merkezi nemine bir ikincisi daha eklenmi oldu. laf nedeniyle tm Arabistan yarmadasndaki
17

Mekke ve Kabenin nemi


Kurey suresinde ilaf, ticari yolculuklar ve gvenlik meselesi dnda Kabeye de atf yaplr. Kureyin ilaf iin, K ve yaz (ticari) yolculuklar ilaf iin23 denilirken Haimin balatt ilaf anlamasna atf yaplmaktadr. Ayn ekilde Onlar her trl korkudan emin klana (ibadet etsinler)24 ayetinde de bu tarz anlamalarla salanan gvenlik ortamna iaret edilmektedir. Bu beytin Rabbine kulluk etsinler.25 ayeti de Kabenin zelde Kurey, genelde ise Arap toplumu asndan nemini ortaya koymaktadr. Bu sre slam ncesi Arap toplumu siyasi yapsnn zeti gibidir. Araplarn ticari ve gvenlik anlamalaryla oluturduklar siyasi yapda, tm bu kurumlar bir arada tutan ey, simgesel ve dini bir merkez olan Kabe idi. Ebrehenin Mekkeyi ele geirmek ve Kabeyi ykmak iin yapt giriim, Allahn mdahalesi ile tam bir felaketle sonulannca burann Araplar nezdindeki manevi deeri bir
21 22 23 24 25

Muhammed Abid el-Cabiri, Arap-slam Siyasal Akl, s.99 Muhammed Hamidullah, slam Peygamberi-1, s.35 Muhammed Hamidullah, Aziz Kuran, s.750, 3 no.lu dipnot Hamid Dabai, age, s.52

Hamdi Dabai, age, s.54 Hamdi Dabai, age, s.54 Kurey suresi, 106/1-2 Kurey suresi, 106/4 Kurey suresi, 106/3

18 19

20

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

15

kat daha artt. Kurandaki sraya gre Kurey suresinden bir nceki sure olan Fil Suresinde bu olaya iaret edilmektedir. Bu iki surenin Kuranda pe pee yer almas tesadfi deildir. Bu sureler slam ncesi Arap toplum yaps gz nnde bulundurularak, ancak birlikte ele alndnda anlalabilir olmaktadr. Aksi takdirde pek ok meal sahibinin yapt gibi ilaf kelimesine kolaylk, altrma anlamlar verilir ve ayetlere Kureyi altrd(!) iin gibi ucube mealler verilir. Allahn Beyti, ilahi mdahalelerle korunuyordu ve oras harem yani dokunulmazd. Araplarn zihninde Kabe hakknda oluan bu tasavvur, Kabe zelinde Mekkenin ve tabii ki Kureyin siyasi nemini ve stnln kat be kat perinliyordu. Kabenin dini anlamda ok byk bir nemi vard. Btn Mekke kabilelerin putlar, Kabede toplanmt; bylece birok deiik ibadet ekli, tek bir tarzda ekillenmiti.. Ortak putperest ibadetinin mabedi olarak Kabenin oynad zel rol, Mekkelilere mnhasr klnmamt. Mekke kabilelerinin putlarnn yan sra, Kurey mttefiki olan kabileler de kendi put ve fetilerini getirmeye, bylece ortak bir kutsiyete katlmaya tevik edilmiti.26 byk put olan Lat, Menat ve Uzza ise hemen hemen tm Araplarn tapnd putlard. Hac mevsiminde Mekkeye gelerek Kabeyi ve oradaki byk putlarla, kendi kabilelerinin putunu ziyaret eden Araplar, salat ve tavaf ile dinsel grevlerini yerine getiriyorlar, dualaryla ve kestikleri kurbanlarla putlardan bereket ve ktlklerden ve belalardan uzak durma talep ediyorlard. Hac aylar ayn zamanda haram aylar olarak kabul ediliyor ve bu aylarda tm savalara son verilerek, gvenli bir ekilde hac ve dier ticari faaliyetler srdrlebiliyordu. Dier Arap kabilelerine gre olduka aristokratik olan Kureyliler, Harem in muhafzlarydlar. Kabe nedeniyle Mekke, dier Arap yerleim merkezlerine gre daha gelimi bir siyasi mekanizmaya sahipti. Onlar farkl klan ise, Kabenin muhafzlar olmalar nedeniyle Muhrimun kurumuna sahip olmalaryd. Bu kurum, Kabenin hizmetleri erevesinde bir dizi
26

grevin paylalmas esas zerine kuruluydu. Haimin dedesi olan Kusay tarafndan kurulan Darun-nedve ilerin grld bir merkez niteliindeydi. Ya krk geenler bu meclisin doal yesiydi. Umumi bir mesele olduunda bunlar Darun-Nedvede toplanr, meseleyi istiare ederler ve bir karara balarlard. Mekkenin Darun-nedve merkezinde bugnklerle karlatrlamasa da bir tr hkmet etme mekanizmasna sahip olduunu syleyebiliriz. ok balaycl olmayan, daha ok, Hac organizasyonu ve birka sefirlik, anlamazlklar zme ile anlamalar yrtme zerine kurulu bir tr gevek bakanlk grev paylam sz konusuydu. Bunlardan sefir (mnafir), dier kabilelerle grmeleri yrtrd; Enak, hakszla urayanlarn hak ettikleri tazminat miktarlarn belirler; Meura, Darun-Nedvede alnan kararlar onaylard; Rifade iini stlenen kii, vergi toplar ve bunlar hac esnasnda izzet ve ikram ve ihtiya sahipleri iin kullanrd; ayn ekilde bazlar da askerlerin ve sancan dzenlenmesi iiyle ilgileniyordu.27 Ayrca hacla ilgili, Mabedin idaresi, Kabenin muhafazas, kutsallnn korunmas ve anahtarlarnn tanmas, Kabe perdedarl, haclara su temini, haclara yiyecek ve dier ihtiyalarda yardmc olma gibi vazifelendirmeler de vard. Tm bu grevler, birer grev ve sorumluluk olmann tesinde, dier kabile ve ailelere kar bir stnlk ve onur vesilesi olarak grlrd. Gerek peygamberin davetini yrtt srede, gerekse daha sonraki dnemlerde nemini yitirmeyen bir dier messese ise hakemlik messesesi idi. Araplarn kendi aralarnda kan problemleri zmek iin bugnk anlamda bir adliye tekilatlar yoktu. Anlamazlklar karlkl zlmeye allr, olmazsa kabilenin reisine veya varsa mele sine -yani ihtiyarlar heyetine veya Mekke zelinde Darun-Nedveyegtrlrd. Bazen bu bile sorunu zmek iin yeterli olmazd. O zaman tek are kllarn ekilmesine kalrd. Ama bunun nne gemek iin Araplarn kulland bir yntem daha vard ki, o da hakemlik sistemiydi. ki tarafn da onaylad bir hakem ihtilaflar
27

M.G.S. Hodgson, age, s.94

Muhammed Hamidullah, slam Tarihine Giri, s.48

16

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

rfi teamllere gre zerek karara balard. Ancak, hakemlerin ald karar destekleyip uygulatacak somut bir messese veya kolluk kuvveti olmadndan, hakemlik mevzularda gller aleyhlerine alnan karar genelde onaylamazlar ve adaletsizlikler srp giderdi. Bylesi durumlarda ii zmek gene klca kalrd. slami dnemde de bu messese zaman zaman kullanlm ama etkisi ve faydas cahiliye dnemindeki gibi snrl kalmtr. Mekkeyi nemli klan bir dier husus da, burada hac mevsiminde kurulan pazarlar ve panayrlard. Arabistan yarmadasnn drt bir yanndan gelen Araplar, burada hem yanlarnda getirdikleri rnlerini satarlar, hem ihtiyalarn satn alrlar, hem de dier kabilelerle kltrel, siyasi bilgi al-veriinde bulunurlard. Mekke hac mevsiminde bir tr kabileler konfederasyonuna dnrd. Hz. Muhammedin atalarnn kurduu Ukaz pazar kabileler aras ticari bir fuar olmann ok tesinde, merkezi neme sahip kltrel, dini, siyasi, sosyal ve ekonomik bir olayd. Buraya tacirler mallarn getiriyor, airler iir okuyor, haclar ibadetlerini yapyor,kabile efleri glerini pekitiriyor, airetler dayanmalarn salamlatryor ve her eyin zerinde Kureyli Mekkeliler otoritelerini icra ediyorlard.. Ukaz Kureyin dini ve siyasi otoritesinin en gzide ifadesi idi. Ayn zamanda slam-ncesi Arap kltrnn kk bir evreniydi.28

ekimser ve tarafsz kalp sonrada hzl bir ekilde slama girmeye balamalarnda oynad rold. Kurey peygamberin davetine, ounlukla doruluu veya yanll zerinden deil, kabileciliin verdii hamaset duygularyla kar kyordu. Peygamber ise siyaseten Kureyin tm Arap kabileleri zerindeki tesirinin farkndayd ve Kureye stn gelmeden Arabistan yarmadasndaki dier kabilelerin zerinde tesirli olamayacan gayet iyi biliyordu. Dier yandan gvenlik asndan kabileciliin tm dar kurallarnn snrlarn amas mmkn deildi ve bunlar gz nnde bulunduran bir siyaset gtmeden davasnda baarl olamazd. Bu nedenle davas iin kabileciliin tm imkanlarn kullanmaya dnk bir siyasetle hareket etti. Kureyin dndaki Araplarn gz -her ne kadar peygamberin davetini cevapsz brakyor olsalar da- Mslmanlarla Kureyliler arasndaki bu atmadayd. Bunu peygamberlik zerinden yryen bir tr kabile ii atma olarak gryorlar ve kesin galip gelenin yannda yer almak iin tetikte bekliyorlard. Ne zaman ki peygamber, Araplarn gznde Kureyle eit dzeyde anlamalar yapan ayr bir kabile grnts vermeye balad, Arap kabileleri de art arda Medineye heyetler gndermeye baladlar. Olayn ilaf, gvenlik ve Arabn cana ve mala

III-SLAM-NCES ARAP SYAS YAPISININ SLAM DNEMN ANLAMADA NEM: SREKLLK VE DEM
slam-ncesi Arap toplumunun siyasi yapsyla ilgili ortaya kan tabloda birka hususun etkisi slam dneminde sreklilik ve deiim asndan nemli rol oynad. Bunlardan bir tanesi, kabilecilik ve kabilecilik merkezinde nemli etkiye sahip gvenlik meselesinin, gerek Kureylilerin peygamberin davetini srarla reddetmelerinde, dier yandan peygamberin ise inatla Kureye slam kabul ettirmede gsterdii olaanst aba sadedinde, gerekse dier kabilelerin bu davaya uzun sre
28

kastetmede dikkate ald zihniyet asndan da nemi bykt. Kureyliler peygamberin davetini muhtemelen, ilaf zerinden oluturduklar ticari/siyasi dzene kar bir tehdit olarak alglyorlard. nk ilaf ayakta tutan esasen Arabn cana ve mala kastetmede dikkate ald zihniyetti. Bu zihniyet tm Arap yarmadasnda mthi bir gvenlik zafiyeti ortaya karyor ve ilafa girmeyen kabilelerin ticaret yapmas ve byk gvenlik nlemleri almadan yolculuk yapmas imkansz hale geliyordu. Bugne benzeterek konuursak, gnmzdeki cuntac bask rejimlerinin kendilerini hakl klmak iin terr olgusundan meruiyet devirmeleri gibi, o gnk ilaf sistemiyle tm Arabistan yarmadasnda stnlk kuran Kurey dzeni, vicdan

Hamid Dabai, age, s.56

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

17

kabileciliin balaycyla snrl olan ve bunun tesinde herkesi ldrmede ve maln gasp etmede kendini hakl bulan Arap zihniyetinden meruiyet deviriyordu. Oysa peygamberin daveti, bu zihniyeti ykan bir ierie sahipti. Cahili zihniyet, can dokunulmaz/ haram kabul etmez, sadece kabilevi koullar bunu gerektirdii zaman cana dokunmaktan uzak dururdu. Ayn ekilde evladn, karsn, klesini dilediince tasarruf edebilecei mal gibi grr ve yle de yapard. Kendi evladn diri diri topraa gmmekten, klesini ldresiye dvmekten, eini/karsn bir meta gibi grmekten ve bazen onu baka erkeklerin koynuna atmaktan ekinmezdi. Bu durumlardan rahatszlk duyan ve bu tr uygulamalardan kanan nemli bir kesimin mevcudiyetine ramen o gnk zihniyetin rettii siyasi dzen bunlarn gerekletirilmesine engel deildi. Peygamberin davetinin z, tm bunlar ortadan kaldrc nitelikteydi. Onun davetinin z, cahili toplumu ayakta tutan ve ona karakterini veren temel zelliklere kar net bir duruu ve kar k ifade ediyordu. Bu anlamyla, bugnn kavramlaryla ifade edecek olursak, cahili toplumun temel niteliklerini ortadan kaldrmay hedef edinme ve ona meydan okuyucu bir retorie sahip olmas asndan devrimciydi. lk inen ayetlerden balamak zere, peygamberin veda hutbesine kadar, tm Kuran ayetleri ve peygamberin insanlara yapt teblide ve verdii tlerde, cahili toplumun yapsn ekillendiren temel niteliklere ak meydan okuyuun ve bunlar kkten deitirmeye dnk devrimci duruun izlerini grmek mmkndr. fade ettiimiz gibi slamdan nceki dnemde o toplum, Mekke ve putlarla donatlm Kabe merkezinde bir put dzeni ile Kureye hizmet eden; can gvenliini ve mal emniyetini kabile vicdanna hapseden ve onlarn haramln/ kutsalln kabileler aras anlamalar dnda hibir ahlaki ilkeye balamayan bir sosyal iliki biimine sahip olan; kadnlar ve kleleri birer meta olarak gren; ticareti gc yettiinin hakkn elinden alma, tart ve teraziye hile kartrma, faiz sistemi zerine kuran bir yapya sahipti.

Eer Kuran ayetleri ve peygamberin daveti ortaya koyduumuz bu tablo zerinden okunursa, o topluma deiim anlamnda neyi nerdii de ortaya kacaktr. rnek olmas asndan, veda hutbesinde peygamberin kulland birka ifadeyi alntlamamz bunu delillendirmemiz asndan kifayet edecektir:
ahitlik ederim ki, Allahtan baka ilah yoktur. O birdir. Onun ei ve orta yoktur.29 Gnnz haram olan, dokunulmazl olan bir gndr. Aynz haram olan, dokunulmazl bulunan bir aydr. Beldeniz haram olan, dokunulmazl bulunan bir beldedir. Ey insanlar! Kanlarnz ve mallarnz da yce Rabbinize kavuacanz gne kadar, bu gnnz, bu aynz ve bu beldeniz gibi birbirinize haram ve dokunulmazdr. Kimin yannda sahibine iade etmedii bir emanet varsa onu sahibine versin. Cahiliye dnemine ait btn kan davalar kaldrlmtr. Artk cahiliye dneminde geerli olan btn faizler de kaldrlp geersiz klnmtr. Kadnlarn haklar konusunda Allahtan korkun. phe yok ki, sizin onlarn zerinde hakknz vardr. Onlarn da sizin zerinizde haklar vardr. Kiiye gnlnden vermedii srece kardeinin mal helal olmaz. Zorla alarak kendinize zulmetmeyin. Benden sonra sakn cahiliye uygulamalarna dnp birbirinizin boynunu vurmayn. Hepinizin Rabbi birdir, babas birdir. Hepiniz Ademin ocuklarsnz. Ademde topraktandr. Allah katnda en erefliniz en muttaki olanlardr. Arabn arap olmayana bir stnl yoktur. stnlk ancak takva iledir. Klelerinize kar iyi davrann. Onlara yediklerinizden yedirin, giydiklerinizden giydirin. Onlara azap vermeyin, ikence yapmayn. Size amir tayin edilen kimselere, bir kle bile olsa, Allahn kitabna gre idare ettii srece itaat edin.

Grld zere peygamberin veda hutbesinde


29

Hz. Peygamberin veda hutbesinden yaptmz bu alntlar, Buhari, Megazi 77, Bedl Halk 2 de, Mslim, Kasame 29 da gemektedir.

18

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

syledikleri tm hayat boyunca, o toplumun yapsna kar kkten meydan okuduu syleminin btn unsurlarnn zeti gibidir. Tevhid ilkesiyle put dzenine; canlarn ve mallarn haram olduunu, kan davalarnn son bulduunu syleyerek kabilecilik ideolojisine ve basit kabile vicdanna; faize, mallarn gasp edilerek veya baka hileli yollarla el konulmasna kar karak adaletsiz ekonomik dzene; kadnlarn, klelerin, Arap olmayanlarn haklarn savunarak ve stnl takva esas zerinde sabitleyerek o gnn eitliksiz sosyal dzenine; klelerin bile baa geebileceini syleyerek, Kureyin veya aristokratlarn ynetim zerindeki stnlk hakkn savunan siyasi sistemine meydan okuyor ve cahili toplumun temellerini sarsan devrimci bir duru sergiliyordu. O, her cann eit olarak dokunulmaz olduunu ve cana kastetmenin Allah katnda byk bir cezay gerektiren sorumluluu bulunduunu sylyordu. Bu sylem, Kureyin, can gvenlii zafiyeti zerine kurulu ilaf dzenini tehdit eden bir tezdi. Bu nedenle Kureyin bunu onaylamas mmkn deildi. ilaf olay gibi Kabedeki put dzenini ykc bir sylemi, yani tevhidi ngren bu davet nedeniyle Kurey peygambere kar kmaktan baka bir yol bulamad. Belki de Kabenin putlarla dolu olmas ve bu yolla oluan put dzenine muhalefeti nedeniyle peygamber Medinenin ilk dnemlerinde bile yzn Kudse, arkasn Mekkeye dnerek namaz kld. Bunda Yahudilerle ilikisinin seyri de rol oynad halde, peygamberin siyaseten Mekkenin roln azaltmak iin byle davrandn dnmemek iin bir sebep yoktur. ilaf gzergahndaki Kureyin ticari kervanlarna dzenlenen saldrlar da esasen, Mekkenin ilaf zerinden yryen ticari/siyasi dzenine bir darbe nitelii tayordu. Dier yandan slam siyasi kltr ncesi ve sonras devirler arasnda sreksizlikler olduu gibi, birok sreklilik de mevcuttur. ki kltrel yap arasndaki en nemli balant, kalc ve evrensel olan hiyerarik -yasaklayc, balayc ve snrlayc- bir otorite dzeninin asli eklidir. Ancak, yeni bir hiyerarik otorite dzeninin, yani slamn inasnda dahi, yeri alnan dzenin, yani

Arap kltrnn unsurlar kullanlmtr.30 Sreklilik asndan dndmzde, peygamberin vefat sonras ortaya kan siyasi dzen yani hilafet sistemi ve bunun uygulan, slam-ncesi dnemin kabile siyaseti ve danma/istiare kurullar zerinden yryen sistemin bir devam niteliindeydi. Peygamber dnemi bile, risalet grevinin getirdii zel uygulamalar ve slamn ruhuyla uyumayan gelenekleri istisna tutarsak bunun dnda olmad. Ne peygamberin, ne de inen Kuran ayetlerinin srf eskiye muhalefet olsun diye o gnn mspet ve faydal uygulamalarna bir kar k olmad. Onlar olduu gibi brakld. Mmknse gelitirildi. Deiim asndan dndmzde ise, peygamber davetinde kabilecilii oluturan kan ba esasnn yerine iman kardeliini ve kabile vicdan yerine Allaha takva ve ahirete uzanan cezai sorumluluk ilkesini yerletirdi. Bu, kabilenin tmyle sonu anlamna gelmiyor; kabile, iman ve takva esaslar zerinden yeniden tanmlanarak, eski kabileciliin yerine iman esas zerinden kabile veya ayr bir topluluk kartl ikame ediliyordu. Bu anlamda kabilelerin tmyle ortadan kalkmadn ama slami etkinin kabilevi etkiyi bask altna alarak srekliliin salandn gryoruz. slam ayn zamanda kan davas, otlak, su ve ganimet iin savamak yerine Allah iin sava kavramn ikame ederek, dar kabile ilikisinden Dnyaya nizam vermeye (marufu emredip, mnkerden sakndrmaya) dnk bir vizyon ortaya koydu. Ancak devam eden srete, kabilecilik ve ganimet tutkusu Arap zihninde her zaman etkisini gsteren unsurlar olarak kalmaya devam etti. Zaman zaman slami etki glenirken, ou durumda kabilevi akm ve ganimet tutkusu etkisini arttrd. Kabilecilik ve slam-ncesi dnemden kalan kabile srtmeleri, kabileler aras rekabet ve kan davalar yeniden hortlad. Hatta, devr-i Nebiden sonra ortaya kan siyasi ihtilaflarn ,byk savalarn ve kavgalarn geri plannda kkeni cahiliye dnemine kadar uzanan bu etkiler mevcuttur.
30

Hamid Dabai, age, s.83

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

19

Peygamberin vefatndan te bir asr gibi bir zaman getiinde, slama en son giren Kurey temsilcilerinin elinde kabilevi etki tekrar siyaseti sarmalna ald. stelik slam ve bu dinin etkisiyle ortaya kan yeni otorite mekanizmalarn da yedeine almt. Bu nedenle kabilevi akmn temsilcileri, iktidar ele geirince asla put dzenine geri dnmeyi talep etmedi. Arabistan yarmadasndan pagan dini ve putlarn hakimiyetindeki dzen gnmze kadar hi geri dnmemecesine tarihe kart. nk kabilevi akmn temsilcileri siyasi otoritesini bu dinden ald kavramlarla kalc klabiliyor, artk putlar adna deil ama Allah adna insanlara hkmedebiliyordu. Bu ise slamn deitirmek iin geldii eyin bizatihi kendisiydi. Ancak yaklak otuz yllk srete bile slamncesi dneme ait etkiler ne slami akmn temsilcilerinin uygulamalarndan ne de onlara muhalefet edenlerden uzak olmad. Ortaya kan siyasi model, slam-ncesi bilinen ve tecrbe edilen kimi mspet ynleri ierdii gibi ayn zamanda slamn tesiriyle ortaya kan yeni uygulamalar da iermekte idi. Bunu retenler ise bata peygamber olmak zere, hem alageldikleri uygulamalarn tesiriyle hem de slamn onlara sunduu vizyonla hayata yeniden biim vermeye alan o dnemin insanlaryd. Ortaya onlarn alg ve bilgi snrlarn ve kendi zamanlarnn koullarn amayan bir siyasi model kt. Bu model, bu dinin tm insanlk tarihine nerdii tek ve deimez bir siyasi sistem deildi. nk, o dnemin kendine has koullaryla ekillenmiti. Ancak en azndan bu siyasi sistemin ekillenii, sonraki dnemlerdeki insanlar iin nemli rnekler barndrmaktadr. Bu rneklik sistemin kendisi zerinden deil, ekilleniindeki kimi unsurlar zerinden olmaldr. kartabileceimiz sonulardan bir tanesi, yaanlan toplumun veya kar karya olunan sistemin karakterinin iyi tespit edilmesi zerinedir. Eer sistemin temel karakteri iyi anlalmazsa slam o topluma, pek oklarnn yapt gibi, tek tip veya sabit bir mesajla ulatrlmaya allr. Bu ise ounlukla topluma kkten tesir eden ve temel niteliklerini

deitirmeye dnk bir dinamizmi ortaya kartmayan bir mesaj olur. Gnmz asndan dnrsek, kar karya olduumuz kapitalist sistemin temel dinamiklerini, kiilerin malla ilikilerinde sabitletirdikleri kotlar, sosyal ve siyasi ilikileri belirleyen unsurlar iyi bir okumaya tabi tutup tahlil edemezsek ve kkl bir eletiri ve alternatif bir sylemle bunlara meydan okuyamazsak, yapacamz tm slami davetler ve gayretler boa kacaktr. slam kapitalist sistemin olumsuz ynlerine bir ila veya bir yama gibi gstermek de sorunun zm olmayacaktr. Sistemin kokumu, rm ynlerini ayklayp yerini slamla onarmak ve bylece kapitalist sistemden bir slami siyasi veya ekonomik sistem kacan ummak bo bir hayal olacaktr. nk, peygamber dnemi toplumunun ekillenii de bylesi bir tarzda olmamtr. Ancak ncelikle kapitalist sistemin temel nitelikleri ve onu ayakta tutan deimez unsurlar iyi tespit ederek bunlara meydan okuyucu devrimci bir sylemle yola klrsa, bu nitelikler ortadan kalktnda kapitalist sistem de ortadan kalkacak ve yerine ikame edilecek yeni unsurlarla slamn gsterdii hedeflere uygun yeni bir sistem ina edilecektir. Bu yeni sistemde kapitalist sistemde var olan kimi faydal unsurlar srekliliini devam ettirse de, zellikle varln kapitalizmin ruhundan alan pek ok kurumun yerinde yeller esecektir. Ayn ekilde yeni dnemde ylesine yeni uygulama ve kurumlara ihtiya hissedilecektir ki, bunlarn gelitirilmesi ve uygulamaya konulmasyla olgunlatrlan yap asla slamla yamanm kapitalist siyasi-ekonomik sistem grnts vermeyecektir. Bu sistemde kapitalizm dneminde de var olan bir ok faydal uygulama varln devam ettirmesine ramen bu byle alglanmayacaktr. Benzer bir tecrbe slam-ncesi dnem ile slamdan sonraki dnemde de yaand. slamn meydan okuyuu, o dnem toplumunu temel nitelikleriyle ylesine deitirdi ki, eski dnem bir btn olarak cahiliye toplumu

20

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

olarak isimlendirildi. Cahiliye toplumundan slami dneme varln srdren say olarak olduka nemli bir yekun tutan pek ok uygulama da asla cahiliye dnemi uygulamas olarak alglanmad. Oysa vaka buydu. Ayn ey kapitalist sistemin dnmnde de vuku bulabilir.

olan kimi ahlaki davranlarla snrlarsak, kapitalist sistemden bu ynleri aykladktan sonra sistemi bir btn halinde koruyarak ahlaki ynnn slamdan, ekonomik ve siyasi ynnn kapitalizmden seilip alnd eklektik bir yap retmi oluruz ki bu slamn nerdii hedefler asndan asla ilerlii olan bir yap olmayacaktr. ncelikle kapitalist sistemde, sadece birer uygulama gibi gzken kimi yaplar aslnda onun ruhunu yanstan veya ondan kaynaklanan yaplardr. kinci olarak, kapitalist sistemin kabuu -ii slamn maneviyatyla doldurulsa bile- bu dinin mensuplarna gsterdii hedefleri uygulamak iin kesinlikle yeterli gelmeyecek, bu neri kapitalizmin manevi yndeki eksikliklerini onaran ve -slamn deil- kapitalizmin devamlln salayan bir proje olacaktr. Yani ortadan kaldrlmas gereken kokumu bir sistem slamn maneviyatyla onarlm olacaktr. Oysa, kapitalizmin kklerini ve zerine dayand temel dinamikler iyi tespit edilip bunlara kar gelitirilecek ve bunlar batl klacak meydan okuyucu ve devrimci slami sylemle, kapitalizmin sadece olumsuz manevi ve ahlaki unsurlar deil, kendi mantalitesinden kaynaklanan pek ok kurumsal yap ve uygulama da boa kacak ve anlamszlaacaktr. Geriye, oluan dinamiklerle slami hedeflerin gerekletirilmesi iin, kapitalist dnemden kalan kimi faydal veya zararsz uygulamalarla birlikte yeni kurumsal yaplarn retilmesine kalacaktr. Bunun ynteminin nasl olaca konusu ise ayr bir tartma konusudur. Bu nedenle bu konuya girmeden yazmz burada noktalyoruz. -BTT-

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

www.islamiyorum.com
21

Ancak, deiimi sadece kapitalizmin eksiklikleri

Dosya: Din ve Devlet ktidar Talebi ve slam : Makale - 1

ktidar Talebi ve slamda Devlet


Yusuf mamolu
Devlet, genelde belirli bir lkede, stn bir iradenin hakimiyetine tabi olarak yaayan insanlar topluluunun tekil ettii, ayr ve mstakil ahsiyete mlik, hukuki bir kurum biiminde tanmlanmaktadr. Hukuki olmas, millete kabul ettirdii, kendisini de balayan hukukun idarecisi/sahibi olmasndan; mstakil bir ahsiyete sahip olmas ise millet/vatanda ve millet desteinin tesinde sevk ve idare etme gcne sahip tzel bir kiilik olmasndandr. Sosyal yaplanmalarn en organik/rgtl ve en st dzey biimidir. Hayata, topluma dair bir dncesi olan hibir dnya grnn kendisinden bigane kalamayaca bir yap ve gtr. Hemen her dnya grnn kendisini yaanlr klmak, hayatta gerekletirmek, hakim ideoloji olabilmek iin bavurduu bir aratr. nk devlet, toplumun hakim gcdr. slam da bir dnya gr olduuna, sosyal hayatn her alanyla ilgili hedefleri, gerekletirilmesini istedii esaslar ve prensipleri, insan hayatn deitirmek ve dntrmek gibi gayeleri olduuna gre Onun da bir iktidar talebi var mdr? Allaha ve Resul Muhammede gerei gibi inanan bir bireyle balayan slam dnmn, genelde siyaseti, zelde ise devleti gz ard ederek dnlmesi slamn doasna uygun deildir. phesiz ki slam bir dnya grdr. Hem
1

de insan hayatnn her boyutuna kendi rengini verebilecek esaslara ve sosyal, ekonomik, siyasi, dini btn alanlar; bireysel, toplumsal,
1

dnyevi ve uhrevi boyutta kuatacak bir gr ve ynlendirmeye sahip bir dnya gr. Btn alanlar ve boyutlaryla hayatn, Allahn diledii ve raz olaca ekilde yaanmasn salayacak niteliktedir. Dnyada ve ahirette huzura ve bara kavumann, zulmden kurtulup adaleti salayabilmenin garantisi, Allahn indirdii dine uygun hareket etmektir. Bu, hayat Onun istedii ekilde dntrmeyi gerektirir. Dnm ncelikle bunu kabul eden bireyden balar. Allahn vahyini insanlara duyurmaya alan peygamberlerde ve onun davetini yeniden diriltmeye alan salihlerin rnekliinde grld gibi. slama inanan ve Onu gerei gibi anlayan bireylerin, etrafna hayr duyurmas/paylamasyla gerekleen iletiim, karlkl gelimeyi, hayrn oaltlmasn salar. Hakkn kendilerinde yank bulduu kimselerle bireysel dnm toplumsal bir dnme doru yol alr. Yanl anlaylarn dzeltilmesi, dorularn paylalarak oaltlmasyla slam, toplumu dntrmeye balam demektir. Vahyin doru anlalma abas kitlelere yayldka hayr, adaleti talep ve temsil eden bir topluma doru yry balam olur. Mslman bireyler temiz ahlak, drst ve gvenilir kiilii ile sylediklerinin rnekliini yapmak, Rabbi ile olan ba da bu rnekliin gc ve referans olmak durumundadr. Ahlak, sosyal ilikiler, ekonomi, siyaset gibi

Talip Trcan, Devletin Egemenlik Unsuru ve Egemenlikten Kaynaklanan Yetkileri, Ankara Okulu Yaynlar, S:23

22

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

alanlarda fahay, mnkeri ve zulm ortadan kaldrp adaleti ve marufu ikame etmeye almak, bu dnmn esasn tekil eder. slam ahlakszla, yaratcya isyana izin vermedii gibi bakalarna zulmetmeye, hakka tecavz etmeye de msaade etmez. Allahn, hesap gnnn ardndan zalimleri ve mrikleri cezalandrmasndan kurtulabilmek, dnyay da cennet bir mekan haline getirmenin abasyla mmkndr. Hayrn, adaletin ve huzurun esas olan tevhidi yaygnlatrma abas ayn zamanda zulme engel olma abasdr da. Bunun bir dnya gr olarak uyguland toplum, adaletin egemen olduu, herkesin bakasndan memnun olduu bir ortam haline gelir. Zira slam, bireysel hayatn, evin, ibadethanelerin duvarlarna hapsolunmak zere deil btn bir hayatn dinamii olmak zere indirilmitir. slam hayrn ve iyiliin kayna olarak grmek ve Onun istedii deiimi gerekletirmek zere yola kmak, bir mcadeleyi ve bu mcadelenin gerektirdii gibi davranmay kabul etmek anlamna gelir. yilii yapmak onu emretmeyi yani onu yaygnlatrma abasn, mnkeri yapmamak onu nehyetmeyi yani ona engel olma abasn da beraberinde tar. Mslmanlarn, kendilerinden hayrdan bakas beklenmeyecek, elinden ve dilinden herkesin raz ve memnun olduu kimseler olmas, zulme engel olmak iin mcadele etmelerinin baka bir ifadesidir. Zalimlere kar verilen mcadelenin, bizzat zalimlerin hayrn istemekle ilikin bir davran da olduu atlanmamas gereken nemli bir noktadr. Ancak zulmden ve mnkerden faydalananlar her zaman vardr, bitmemesi iin onlar da bir mcadeleyi her zaman gze almaktadrlar. Tarih zaten zulmden istifade edenlerle onlara kar direnenlerin mcadelesinden ibaret deil midir!? slam bireysel ve toplumsal her trl alanda adaletin garantisi olarak grmek, bunun gerei gibi davranmann bir mcadele gerektirdiini, zalimlerin ise buna kar ellerinden geleni yapacaklarn bilmek, Mslmanlar iin ne anlam ifade eder!? Hayr ve iyilik ynnde gereklemekte olan deiim ve dnm srecinin engellemelerle karlamas, bir atma ile kar karya

gelmesi kanlmazdr. yilik ile ktlk arasndaki atma, hayr ve adalet urunda mcadele edenlerin yardmlama ve dayanma iinde olmalarn zorunlu klar. Organik bir yap halinde fahay ve zulm icra edenlere kar birer birey olarak duranlarn ona kar direnme gleri olamaz. nsani geliimin ve toplumsal dnmn doas gerei, ferdiyetilik esasna dayanan durular, bulunduu yap iinde erimeye mahkumdur. Bir tek birey olarak, slam kabul etmek, hayatn Ona gre tanzim etmekle, kendisine ve bakalarna zulmetmekten kurtulmu olsa da zulmn pasif bir destekisi olmaktan kurtulmu olamaz. Hem salam bir birey olabilmek hem de zulme galip gelmek iin Allahn ipine el birlik olarak sarlmak gereklidir. Mslmanlar, btn samimiyetleri, gayretleri ve yardmlamalaryla hakkn ve hayrn yaygnlamas iin mcadele ederken, er odaklar da fesadn sabit kalmas ve yaygnlamas iin srdrdkleri mcadeleyi brakmayacaklardr. Mslmanlarn mcadeleleri, zalimlerin bastrma, saptrma ve maniple tehditleriyle kar karyadr. Seslerinin bastrlmas, zor kullanlarak engellenmeleri, yoldan karacak oyunlarla kar karya gelmeleri, topluma farkl ekillerde tantlmalar karlarnda bulunan gcn doas gereidir. Bu, kitlelere ulatrmaya altklar vahyin mesajnn srekli hakim glerin tehdidi altnda bulunmas demektir. Zira tadklar mesaj, zalimlerin, milleti smren odaklarn karlarna zarar verecek, onlarn dzenlerini altst edecek niteliktedir. Beeri ideolojilere dayanan devletler birer kar rgtlenmesidir. Statkolarn korumak onlar iin vazgeilmez bir konudur. nsan haklar, adalet, demokrasi sylemlerinin altnda yatan tek gerek, meruiyet kazanabilmektir. Onlardan ne adalete rza gstermelerini ne de adalet taleplerini ho grmelerini beklemek geree uygun deildir. Yaanan gereklik bu olduuna gre: ktidar gcne sahip olmayan bireyler ister birey olarak kalsnlar isterse eitli ekillerde rgtlenmi olsunlar, zulmn ortadan kaldrlmasn ve hayrn nndeki engellerin

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

23

bertaraf edilmesini tam olarak baaramazlar. Hayr yolunda yardmlama ile ulalabilecekler elbette bireylerin tek bana ulaabildiklerinden daha fazla ve daha gldr. Daha geni bir alanda daha kalc etkiler meydana getirmeye daha yakndr. Ancak bu tr abalar, ne kadar samimi ve fedakar olurlarsa olsunlar ulaabildikleri, kendi kapasiteleri ve karlatklar engellerle snrldr. Hayr iin yardmlaanlarn say, g ve kapasiteleri ne kadar ise ulaabildikleri de o nispette olur. Btn g ve imkanlaryla dorunun ve yanln ne olduunu anlatm, hatta zulme ve erre kar fiili mcadele iine girmi de olsalar durum byledir. Verdikleri mcadelenin kalcl ise baka bir sorundur. Ulatklar sonular, baardklar hususlar her an yok edilme tehdidiyle kar karyadr. Bir toplumda marufun, adaletin kalc hale gelebilmesi iin toplumsal glerin bunlara sahip kmas gerekir. ktidar ise bu glerin nemli ve vazgeilmez unsurlarndan biridir. Nasl ki, yardmlama ile bir araya gelen bireylerin gc tek tek sahip olduklar gcn toplamndan daha fazla bir anlam ifade ediyorsa, toplumsal kurumlarn bir eye destek vermesi de yledir. Sadece belli bir corafya ve snrl bir toplum iinde deil btn bir dnyada vahyin sesini duyurmak iin de otorite, gz ard edilemeyecek bir aratr. Dolaysyla Allahn insanlar iin indirdii hayr insanlar arasnda yaygnlatrma, beeri otoritelerden kaynaklanan her trl zulm ortadan kaldrma, adaleti hakim klma, doru ve gerein alabildiine bir aklk iinde duyurulabilmesi ve tercih edilebilmesi iin devlet, yollarn bir gn mutlaka kendisinden geecei bir aamadr. Toplumda zulmn ortadan kalkmas ve adaletin topluma egemen olmas ancak iktidarn g yetirebilecei bir husustur. Resmi ve sivil yaplanmalarla oluan ilikilerden kaynaklanan zulm ortadan kaldrmaya g yetirebilecek g, iktidar elinde bulunduran g yani devlettir. Sivil birey ve yaplanmalar adaleti ne kadar talep edip onun iin alyor olsa da topluma egemen olan bu g, adaleti gerekletirmek, zulme engel olmak iin gerekli azim ve iradeye sahip olmadka topluma adalet egemen olamaz. ktidarn adaleti gerekletirebilmesi

iin ncelikle iktidar oluturanlarn bunun iin bir irade ortaya koymalar gerekir. Kendi karlarn dnmeyen, hayr, iyilik ve adalet iin kendini grevli sayanlar bu gc kontrol etmedike iktidar, sadece sahibine hizmet eden bir ara haline gelmekten kurtulamaz. *** ktidar talebi, hayra ulama ve adaleti tesis etmenin gerektirdii dnmn ulat bir nokta olmasnn yannda farkl alardan da savunulabilir. Hayat nihayetinde birey olarak yaanan ve hesab da bireysel olarak verilecek bir imtihan srecidir. Allahn raz olaca gibi yaamay semenin nndeki engelleri ortadan kaldrmak, bu seimi kolaylatracak bir hayrdr. Toplumsal yaplanmada bu engeller bireylerden ok toplumun nderlerinden, idarecilerinden yani iktidar elinde bulunduran g ve kar sahiplerinden kaynaklanmaktadr. slami talep ve tercihleri bir tehlike olarak gren otorite, bunlarn olumamas, oluanlarn da bertaraf edilmesi iin bir dizi tedbir almaktadr. Eitimden siyasete, kamusal alandan ekonomiye kadar hemen her alan ve hususta slami tercihlerin engellenmesine dair uygulamalarla karlamak mmkndr. Bu engelin kaldrlmas ancak yerine hayrlsn yani slama uygun olann koymakla mmkndr. nsan halife olarak yaratlmtr. Bu, yeryzn imar ve slah etmek demektir. Zulm bertaraf etmek, hi kimsenin hakszla uramayaca ekilde adaleti tesis etmek bu sorumluluun gereidir. Zira hakszlklara sessiz kalmann mazereti yoktur. Zalimlerin zulmne ortak olmamak iin sessizlii tercih etmek, zulme engel olmak iin bir duru anlamna gelmez, tam aksine geliip serpilmesi iin ihtiya duyduu ortam salamaya yarar. Zulm ortadan kaldracak bir duru ve slah etme abas olmadka onun kendiliinden kalkp gitmesi beklenemez. Zulm ve fesad ortadan kaldrma abas, zulm ve fesat odaklaryla her aamada ve boyutta mcadeleyi gerektirir. Bunu yapabilmek ise

24

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

g gerektirir. Bylesi bir g, nihayetinde en st dzeyde toplumsal rgtlenmeye yani devlete ihtiya duyar. Dnya grleriyle iktidar arasndaki iliki, dnya grnn sosyal hayat ynlendirecek esaslaryla ilikin bir husustur. Sosyal hayatn ynlendirilmesine kaytsz kalmayan bir dnya gr, baarmak istedii ynlendirmede otorite ve iktidar konusundan bamsz davranmamaktadr. ktidar, toplumsal alann sevk ve idaresinde, ideolojisini gerekletirmekte bir ara olarak kullanmaktadr. Dier yandan her iktidarn dayand bir dnya gr vardr. Zira her dnya gr egemen olmak iin vardr. Mevcut durum da mevcut iktidarla hakim grn birletii noktadr. Dnya grnn iktidar olabilmesinde anahtar kelime ise gtr. Bir dnya gr iin iktidar, belli bir noktaya ulam olan gcn farkl bir organizeye dnm biimi olarak nitelenebilir. Bu, bir grn, destek ve yetenek bakmndan dierlerine egemenlik salamas anlamna gelir. Bunu baarm olan toplumsal g yani iktidarn ncelikli amac kendini yaatmaktr. Bunu da baka iktidar taleplerine kar kendisini koruyacak bir donanma sahip olmakla baarabilir. ktidarn, kendisini nispet ettii dnya gr ile dier grlere kar mesafesi ite bu noktada bir sorun olarak karmza kmaktadr. Dierlerini dorunun temsilcisi olarak grmemesi ayn zamanda kendi iktidar iin bir tehdit olarak alglamas, onlar tekiletirmesi ve dar bir alana mahkum etmesi ile sonulanmaktadr. Toplumsal alann tamamna hkmetmeye almas da bununla ilgilidir. slam hem yeryzne ilikin talepleri olan bir dnya gr ve adaletin gerei olarak grmek hem de iktidar konusundan bamsz dnmek elikidir. slam elbette dnya gr, iktidar ve g denklemini, maksad egemenlik ve egemenlik araclyla hedeflerini dayatmak olan bir dnya gr gibi kurmaz. Ancak slamn toplumsal dnmle ilgili hedefleri olduu muhakkaktr. Bu dnmn karsnda dikilecek gler olduu ve olaca da

bilinmektedir. slamn toplumsal dnme ve toplumsal alann slahna dayal prensiplerinin hayat bulabilmesi iin gce ihtiya vardr. Adaletin gten bamsz gerekletirilemeyecei gibi Yeryznn fesada uramamas iin Allahn kullarn birbiriyle savmasnda Mslmanlara da grev dmektedir. slamn, yeryzne ilikin taleplerinin karsnda dikilenlere galebe alabilmesi, adaleti hakim klabilmesi, toplumsal alana ilikin prensiplerinin hayat bulabilmesi iktidar imkanna ulamakla mmkndr. Devleti bir g olarak grmek, devletin dayand asl g olan halk bu gcn dnda tutmak anlamna gelmez. Devlet sonuta soyut bir kiiliktir ve varln bu soyutun grlerini destekleyen glerden alr. Yasama, kolluk gleri vs. bu rgtn asli yaps iken asl dayand g, ounluu ve zemini oluturan halktr. Halkn istemedii bir eye boyun emesi, organize hareket etme kabiliyetine sahip olamamasndandr. Dardan ve genel olarak bakldnda devlet, halk da iine alan bir yapdr. Ancak yapnn iinden bakldnda devlet, halkn tesinde ve stnde duran bir yap haline gelir. Bu st yapnn iinden bakldka da gittike klen bir rgtlenme eklini alr. Sistemin devamn salayan fikirlerin retildii kiilere doru daralr ve derinleir. dare ierden darya doru genilerken her ember iin devlet, kendisinden daha ierdekilerdir. slam, inanca, ahirete ilikin direktif ve esaslara sahip olduu kadar yeryzne ilikin esaslar ve hkmlere de sahiptir. nancn ayakta kalabilmesi, ahiretin kurtulabilmesi ncelikle dnya ile ilikin olanlarn uygulanmasna/uygulamak iin gerekli abann ortaya konmasna baldr. slamn toplumsal alanla ilgili prensipleri, uygulanabilmek iin belli bir ortama ihtiya duyan prensiplerdir. rnein helallerin ve haramlarn gerektii gibi uygulanmas, bunlara inanan bir toplumu, byle bir toplumun taleplerini karlamaya alan bir ynetimi gerektirir. slamn eitimden siyasete, ahlaktan ibadetlerden ekonomiye

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

25

kadar hayat ynlendirecek deerlerinin gerekletirilebilmesi iktidarla, toplum idaresi ile ilikin hususlardr. slam, belli ynleriyle uygulanmak zere indirilmi bir din deildir. Ona inananlarn sorumluluu, Onu paralara ayrmadan bir btn olarak inanp uygulamaya almaktr. slam btn deer ve prensipleriyle uygulamak Mslman olmann gerek art olduuna gre Onun btn esaslaryla birlikte uygulanabilecei bir ortam oluturmak Mslmanlarn zerine bortur. slamn insandan ve toplumdan istediklerini bir btn olarak hayata aktarmak, ancak Allahn ipine toptan el birliiyle sarlarak gerekleebilir, beeri sistemlerin dayatmalarnn oluturduu zulm ve saptrmalardan kurtulmak vahye dnmekle mmkn olabilir. Daha da nemlisi slamn, insanlarn karsnda ete kemie brnm olarak durmasna ihtiya vardr. slamn deerlerini insanlara tavsiye ederken kendisi bir rneklik ortaya koymayan bireyler nasl bir etki meydana getiremezse, slamn sosyal ieriklerinden teorik olarak sz edip durmaktan beklenebilecek sonular olduka da snrldr. Sadece mazlumlarn deil zalimlerin de kurtuluu olan slamn bir sosyal dzenle insanlarn karsna kmas, ne demek istediini anlatmann en iyi yoludur. slamn sesinin en anlalr ve dengeli bir ekilde duyurulabilmesi, yanl anlaylarn nne geilebilmesi, engelleri ortadan kaldrmak kadar mahhas hale gelebilmesine de baldr. Her eye ramen insan g yetirebildiinden sorumludur. Samimi abalar nasl deerlendireceini ve onlar neye ulatracan Allah daha iyi bilir. ktidar talebi ile ilgili saylabilecek gerekelerden yaplacak tercih, bu otoritenin nasl olduu ile ilgili algdan kaynaklanarak ona giden yntem zerinde dorudan bir etkiye sahiptir. rnein devleti, ahkam uygulama amacnn bir arac olarak grmek, devletin iini bundan ibaret saymann sonucudur. Ahkamn uygulanmasnn

tesindekileri tali dereceden konular olarak grmektir. Byle olunca devletin ahkam dayatan bir mekanizma haline gelmesi, istibdad merulatrmas gayet doaldr. Byle bir yapdan ve bu yapy hedefleyen bir hareketten dnyada slamn sesi ve gc olmasn beklemek mmkn deildir. Byle olunca devlet, bir hedef olarak bir an nce kurulmas gereken bir kurum haline gelmektedir. Bylesi bir anlayn devleti toplumsal dnmn aralarndan birisi olarak gren bir anlayla bir hayli fark olduu aktr. Oysa insanlarn hayrn ve kurtuluunu arzu edenlerin nihai amac bir otorite tesis etmek olmad gibi bir otorite tesis etmekle deiiklie de uramaz. Otorite, kurtuluu amalayan bir dnm iin gerekli ise salad ey arasallktan ibarettir. Ne ona ulaanlar ne de ona itaat edenler bundan dolay kurtulmu saylmaz. Devlet ve otorite srecin bir noktasndadr ve daha ileriye gidebilme imkan vermektedir. *** Hz. Peygamberden bu yana devlet anlay farkl ekillerde tartlm, gerekli olduuna veya aslnda slamn bir devlet talebinin olmadna dair birok ey sylenmitir. slami kaynaklarda devletin delili arandnda peygamberin uygulamasndan ve Kurandan nasl sonulara ulalabilir? slam peygamberi Muhammedin davetle balayan hareketinin sre iinde bir ynetim olarak baarya ulamas, kimilerine gre ayrntlarna varana kadar bir devlet modeli anlamna gelirken kimileri iin de artlarn getirdii bir sonutan ibarettir. Bunlara gre Onun daveti bir devlet kurma ve iktidar iddiasndan uzak, sadece dini hayat dzenleme abasdr. O, bireyin hayatna sadece dini ilgilendiren konularda mdahil olmu, dnya ilerini ise ehline brakmtr. Devlet ve ynetim ileri de bir eit dnya iidir. Nasl rnek alnaca zerinde durulmas gereken bir konu olmakla beraber, Peygamberin Medinede kurduu yap yle veya byle bir devlettir denebilir. Bugnk tanmlamalarla

26

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

deil, belki zamannn tanmlamasyla bile bir devlet formunun bir ok unsurunu kendine has leinde tamaktadr. Ancak uras aktr ki, bu yap davetin nderinin ve Onun arkasndan yryen Mslmanlarn talebinin bir eit sonucudur. Devletle ilgili Kurana baktmzda ne gryoruz:

ykledii kelimelere de Veraset, Hilafet, ra ve Emanet kelimeleri rnek olarak verilebilir.3

Dorudan doruya ifadeler arandnda Kurann bir devlet kurmak eklinde bir direktifini bulmak mmkn deildir. Ancak buradan Mslmanlara byle bir hedef gstermedii karlamaz. Hayatn btnn kuatacak ekilde bir dnya gr sunan Kurann toplumlarn ynetimi ile ilgili belirledii ilkeler, Mslmanlarn yolunu aydnlatmaya yeterlidir. Zulme, mnkere, fahaya nasl bir tavr taknlmas gerektiini ortaya koymas, iinde yaanan mevcut yapyla ilikinin ne olmas gerektiini belirlemektedir. Bunun gibi hayatn ifsadn douran unsurlarn yerine ikame edilmesi gerekenler ise Mslmanlarn toplumsal dzeyde hedeflerini belirlemektedir.
Fitne kalmayncaya ve din yalnz Allahn oluncaya kadar onlarla savan. ayet vazgeerlerse zalimlerden bakasna dmanlk yoktur. (Bakara 2/193) Allahn, (fethedilen) lkeler halkndan Peygamberine verdii ganimetler, Allah, Peygamber, yaknlar, yetimler, yoksullar ve yolda kalmlar iindir. Bylece o mallar, iinizden yalnz zenginler arasnda dolaan bir devlet olmaz. Peygamber size ne verdiyse onu aln, size ne yasakladysa ondan da saknn. Allahtan korkun. nk Allahn azab etindir. (Har 7) Allaha ve Resulne itaat edin ve birbirinizle ekimeyin. Sonra direncinizi yitirirsiniz kuvvetiniz kalmaz. Sabrl olun. nk Allah sabredenlerle beraberdir. (Enfal 8/46)4 te bunun iin sen (btn insanl tevhide) ar ve emrolunduun gibi erdemli ve drst ol. Onlarn heveslerine uyma ve de ki: Ben Allahn indirdii kitaba inandm ve aranzda adaleti gerekletirmekle emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim ilediklerimiz bize, sizin iledikleriniz de sizedir. Aramzda tartlabilecek bir konu yoktur. Allah hepimizi bir araya toplar, dn de Onadr (ura 42/15)
3

Kuranda Devlet
Kurann devlet kavramn kullanmad, imamet ve hilafet gibi terimleri de organize bir devlet anlamna gelecek ekilde anlamlandrmad bilinmektedir. Dolaysyla Kuranda devletle ilgili aranacak eylerde karmza kan durum devleti kavramsal olarak detayl bir tanmlama yapmaya yetmez.
Bununla birlikte doal olarak Kuran, hukuki kavramn ifade eder biimde devlet kelimesini kullanmad gibi, bir devlet tanm ya da bir devlet teorisi de vermez. Bu, Kurann kendisine mahsus slubundan kaynaklanmaktadr. Kurann bahse konu zellii, devlet kavramnn zn tekil eden iktidar konusuyla ilgilenmedii anlamna gelmemektedir. Esasen birey ve toplum hayatnn tm normatif alanlarn kendi ilke, prensip ve deer yarglaryla kuatma iddias, Kurann en temel ve evrensel vasfdr. Bu itibarla Kurann ynetim ve iktidar olgusuyla ilgilenmesi bu tavrn doal ve zaruri bir gereidir. Nitekim Kuran zikredilen dorultuda, yani insan toplumlarnn sosyal ve siyasi ihtiyalar dorultusunda dzenleyici bir ksm genel prensipler ngrmtr. Bunlardan hareketle Kurann devlet telakkisini ortaya koymak ve ynetimle ilgili genel yaklamn tespit etmek mmkndr.2 Kuran, ynetim ve iktidarla dorudan ya da dolayl biimde ilgili olan eitli kelimeler kullanmaktadr. Bunlardan siyasi anlam asl olanlarn yan sra Kuran tarafndan byle bir anlam yklenenleri de vardr. Sz gelimi Kuran, Hkm, Mlk, mmet, Velayet, taat, Biat, mamet, Emr ve Ulul-emr gibi esasen siyasi anlam tayan kelimeleri kendi yaklam dorultusunda bir dnya grnn unsurlar olarak zikretmektedir. Kurann dorudan politik bir anlam
2

Talip Trcan, Devletin Egemenlik Unsuru ve Egemenlikten Kaynaklanan Yetkileri, Ankara Okulu Yaynlar, S:25

Talip Trcan, Devletin Egemenlik Unsuru ve Egemenlikten Kaynaklanan Yetkileri, Ankara Okulu Yaynlar, S:24

(nsanlar) kendi aralarnda (din ve devlet) ilerinin birliini bozdular. Halbuki hepsi bize dneceklerdir. (Enbiya: 93)

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

27

slamn gerekletirilmesini istedii adaletin, gelir dalmdaki dengenin, bir otorite tesisi olmadan da uygulanmas mmkn saylabilir. nsan elbette ncelikle bizatihi kendi yaptklarndan sorumludur. Her kime hakszlk yapmsa onun hesabn verecek, yapt iyiliklerin de mkafatn grecektir. Elinin uzand yerde, sahip olduu imkanlarda adil davranmay her zaman baarabilir; en azndan kendisini kurtaracak bir abann iinde olabilir. Ancak bu, fitneyi ortadan kaldrmaya yetmez. Byle davranmakla adalet, birlik olmak ve zulme kar mcadele gereklemi olmaz.
Hi phesiz Allah size, emanetleri ehline teslim etmenizi ve insanlar arasnda hkmettiiniz zaman adaletle hkmetmenizi emreder. Allah size ne gzel t veriyor. phesiz Allah iitir ve grr. (Nisa 4/58) Sizden Hayra aran, iyilii emreden ktlkten men eden bir topluluk bulunsun. te kurtulua erenler bunlardr. (Al-i mran 3/104)5 Ey iman edenler, Allaha itaat edin, peygambere itaat edin, sizden olan emir sahiplerine de. Sonra bir eyde anlamazla derseniz, onu Allaha ve Peygamberine gtrn, eer Allaha ve ahiret gnne gerekten iman ediyorsanz bu hem hayrl hem de sonu alma bakmndan daha gzeldir. (Nisa 4/59) Onlar Rablerinin davetini kabul ederler ve can gnlden namaz klarlar. lerini aralarnda danarak yrtrler. Kendilerine verdiimiz rzklardan bakalar iin de harcarlar. (ura 42/38)

isyan sz konusu olmadka yetki verdiklerine itaat eder, ortak glerini zaafa uratacak davranlardan kanrlar. i en iyi yapmann yollarn bulmak iin istiare ederler, en iyi yapann nn kesmezler, toplumsal hayrlar kiisel zafiyetlere kurban etmezler.
Eer anlama yaptktan sonra antlamalarn korumaz, stelik dininize saldrya kalkarlarsa kfrn ncleriyle savan. nk onlarda szn namusu diye bir ey yoktur. Belki bylece akllar balarna gelir. (Tvbe 9/12) Verdikleriyle denemek iin sizi yeryznn halifeleri klan ve kiminizi kiminize derecelerle stn yapan Odur. Dorusu Rabbinin cezalandrmas sratlidir. phesiz O balar merhamet eder. (Enam 6/165)6 Biz ise o lkede ezilenlere ltufta bulunmak, onlar nderler yapmak ve Firavunun yerine geirmek istiyorduk. (Kasas 28/5)7

Adaleti gerekletirmek, dnyalklarn belli ellerde bir g haline gelmesine engel olmak ve bunlarn adaletsiz hakimiyetini ortadan kaldrmak, bar ve huzuru salamak, hayra arp marufun nderleri ve rnekleri olmak, kfrn ncleriyle savamak bir devlet ats olmadan baarlacak ilerden deildir. Yedinci asrn terminolojisinde bugnk anlamyla devlet kavramnn olmamas zamann sosyal yap zelliklerinden kaynaklanmaktadr. Zamann sper glerinden sz edilebilir. ran ve Roma imparatorluklar ve daha nceki devletlerin zerinden yzyllar gemi ve insanlk belli bir devlet tecrbesi kazanmtr. Hatta gerek douda gerekse batda devlet felsefesi
6

Sadece snrl alanlarnda deil btn yeryznde iyiliin hakim olmasn arzu eden Mslmanlar, marufun rnekliini yapmak, mnkeri engellemek iin mcadele etmek durumundadr. Bunu, yaptklarnn en iyisini yapmaya alarak yaparlar. karlarn, kaprislerini, hrslarn ie kartrmamann arelerini dnmek zorundadrlar. Dzenli ve disiplinli davranmak zorundadrlar. Allaha
5

Sonra onlarn ardndan, nasl davranacanza bakmak iin sizi yeryznde onlarn yerine geirdik. (10, Yunus: 14)

Her trl hatrlatmay yaptktan sonra Zeburda da yazmtk ki; yeryzne benim salih kullarm varis olacaktr. (21, Enbiya: 105) Glklere gs gerdikleri ve ayetlerimize smsk sarldklar takdirde, ilerinden emrimizle yol gsteren byle halk nderleri karmtk. (32, Secde: 24) Sonra onlara kar size gene devlet ve kudret verdik, mallar, oullar ihsan ederek yardm ettik size ve sizi, topluluk bakmndan da pek oalttk. (sra: 6) Dediler ki: Bizi atalarmz zerinde bulduumuz yoldan dndresin de yeryznde hkimiyet (devlet) ikinizin eline gesin diye mi bize geldin? Biz ikinize de inanmyoruz. (Yunus: 78)

Sizden nceki alarda, halk, yeryznde bozgunculuktan vazgeirmeye alan idrak ve ibadet ehli bir blk halk bulunsayd ne olurdu; halbuki ilerinden kurtardklarmz pek azd ve zulmedenler, yalnz kendilerine verilmi olan devlete uydular ve sulu oldular. (Hud: 116)

28

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

zerine birok eyin yazlp konuulduu da bilinmektedir. Ancak btn bunlar bugnn devlet anlaylaryla kyaslandnda daha dar alanlarla ilgili konulardr. ounlukla ynetim kademesinin adaleti, yetkileri ve zellikleriyle snrldr. Oysa bu tartmalar bugn bunlardan ok daha geni bir alanda srmektedir. Milliyetiliin, ulus ve ulusdevletlerin ortaya k, uluslar aras ilikiler ve uluslar aras sermaye vs. konuya farkl boyutlar kazandrmtr. Ynetime katlma biimleri, kar kanlarn rgtlenmeleri, otoritenin meruiyetinde yeni araylar dourmutur. Karmaklaan insani ilikiler devletin mdahil olmas gereken alanlar geniletmi, adaletin tesisi ok daha titiz almalar gerektirir hale gelmitir. Elbette insann asli yaps deimemitir ve deimeyecektir de. Ancak deienleri gz ard etmek, deikenleri sabitler haline getirmeye neden olmakta, zamann gerisinde kalmay kanlmaz klmakta ve baar ansn yok etmektedir. Kuran phesiz ki, Miladi 7. asrn terminolojisiyle hem de bir devlet anlaynn olduka zayf olduu Arap literatryle konumaktadr. O, devletin formuna, yapaca icraatlarn ekline deil dayanmas gereken dinamiklerin ne olmas gerektiine dair ynlendirmelerde bulunur. Bunlar hem otorite talebinin varlna hem de doruya ulamak isteyenler iin yol gstermeye yeterlidir. Vahyin ynetim ve devlet anlaynn zamann artlar iinde icra ediliinin bir rnei olarak da Medine Szlemesine bakldnda; yapsal ve kurumsal profesyonellik bakmndan basit bulunabilir. Ancak dayand ilkelerin zamann ok ilerisinde olduu muhakkaktr.8 Bu ilkeler, uygulayclarn her zaman dnyann nderleri
8

yapmaya yeterlidir. Siyasi ya da ekonomik gle ahlak ve erdemi bir araya getirebilen ok az insan vardr. Hem gl hem de ahlaki ilkeleri koruyan iktidarlar ise daha da azdr. Bu nedenle zengin ve gllerden beklenen standartlar daha dktr, daha kolay mazur grlebilmektedirler. Oysa asl olan ve kalclk salayan g, kuvvet ve ihtiam deil ahlaki ilkelere sadakattir. Erdem olan hakim olabilmek deil insan ftratna uygun deerleri her art altnda koruyabilmektir. G, kuvvet ve mlkle beraber ahlaki deerleri koruyabilmek iin slamn nderliine ve rnekliine insanln ihtiyac vardr. Bu da Kurann sosyal yapya ilikin esaslarnn canl hale gelmesiyle mmkndr. En azndan yukardaki Kurani ifadelerle konu ele alndnda bunlarn ancak organize bir toplum eliyle gerekletirilebilecek sorumluluklar olduu anlalmaktadr. Buradan bakldnda Mslmanlarn neden nderler klnmak istendii anlalabilir. Zalimlerin yerine onlarn varis klnmas, yeryznn zulme ve fesada uramasndan ancak Allaha gerei gibi inananlarn eliyle kurtulabileceindendir. Bunun iin de onlarn birlik ve beraberliklerini bozmamalarna, byle yaparlarsa ihtilaftan dolay glerinin yok olacana dikkat ekilmektedir. Bu organize toplum, ilerini aralarnda istiare ile, danarak, en dorusunu bulmaya alarak yrtrler. i ehline teslim etmekte sknt duymazlar. Zira onlar iin en dorusunu en salam ve baarl bir ekilde yerine getirmek zorunda olduklarnn bilincindedirler. Yoksa zalimlerin acmas yoktur. kuruluk menfaatleri iin dnyay yakmaya hazrdrlar. Bundan dolay balanp beslenen atlar hazrlamak ve fitne kalmayp din yalnz Allahn oluncaya kadar mcadele etmek yeryzn cennet bir mekan haline getirmek iin arttr. Zamann terminolojisi ve anlay gerei Kuran bir devletten ve onun ekil ve ayrntlarndan bahsetmiyor olsa da toplumsal bir rgtlenmeden ve bu rgtlenmenin esas ve amalarndan bahsettii aktr. nsanlarn belli ilkeler ve amalar dorultusunda rgtlenme biimi devlet olmaktan ibaret deildir. Mslmanlarn da hayr ayakta tutarak adaleti,

Medine Szlemesi feodal an karanlklar iinden bir gne gibi doarak gelecek kuaklar aydnlatan, ann ok ilerisinde bir devlet anlaynn siyasi belgesidir. .. 350lerde Atinada Eflatun ve Aristonun bylesi yazl anayasaya benzer bir metin kaleme aldklarn daha nce grmtk. Fakat onlarnki Medine Szlemesi ile kyaslanamayacak kadar geridedir. Totaliter, eitsizliki, insafsz birok ynleri vardr. stelik hayata geirilmi de deildir. Birer topya olarak kalmtr. Hz. Peygamberin Medine Szlemesi ise zgrlk ve adalet ruhuyla hazrlanm stelik yrrle konarak uygulanmtr R. hsan Eliak, Adalet Devleti, Bak Yaynlar, 2. Bask, S: 170

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

29

ahlak ve gvenlii salayacak toplumsal organizasyonlar klasik veya modern bir devlet eklinde gerekletirmesi ihtiyalarn ortaya kard bir sonutur. Kurann siyasi dnce ile ilgili ortaya koyduklar genel olarak ahlak, adalet, meveret, slah gibi kavram ve konulardan da ibaret deildir. Ahlaki sulardan ekonomik sulara, idari konulardan ayrntl miras hukukuna kadar birok konuda dorudan hkmler getirdii de bilinmektedir. Dorudan hkm ihtiva eden veya bir iyilik veya ktlk eklinde ortaya konan hususlar, ilkeler, hkmlerin bugn nasl anlalp uygulanmas gerektii tartma konusu olmakla beraber Kurann sosyal hayata mdahalesini ifade etmektedir. Sosyal hayatn nemli ve vazgeilemeyen bir paras olan otorite ve devlet konusuna dorudan doruya bir mdahaledir bu. Bunun gnmz dnyasndaki anlam Allahn insana ykledii sorumluluklar yerine getirirken devletin kanlmaz bir ara, aama veya sorumluluk olduudur. Ancak buna g yetirilebildii, hak edildii, daha ilerisi iin bir imkan olabildii zaman. *** Peygamberin balatt davetin sre iinde bir toplum oluturmas ve bu toplumun kendi iktidarn salayacak bir yapya ve imkana kavuarak baarya ulamas, peygamberden sonra da ynetimin yle veya byle devam etmesi, Mslmanlar iin en temel devlet gerekesi olagelmitir. Ancak hilafetin saltanata dnmesiyle en bata ve en ok tahrifata maruz kalan da toplum ynetimine ilikin konular olmutur. slamn geneline ilikin inhiraf zamanla idari yap ile ilgili konular/sorunlar unutturmutur. Var olann meruluuna dair kabuller, dini inan konusu haline gelmitir. Hem slamn genel olarak ihyas hem de ynetimin zulmne kyam eklinde ortaya kan ze dn talep ve abalar maalesef somut ve kalc bir galibiyete ulaamamtr. slam klf giydirilmi krallklarn halka uygulad zulm ve bunlarn etkisi altndaki dini otoritelerin ihtiya duyulduu ekliyle yeniden rettii slam, gnmze kadar varln korumutur. Hem de en yaygn

akm olarak. slamn siyasi gr, devletin nasl olmas gerektii gibi konular srekli bu yaygn anlayn basks altnda kalmtr. Otorite kutsanm, kyamlar fitnecilikle damgalanm, anlay statiklemitir. lki hilafetin saltanata dntrcs olan Emevilerden sonra slam adna birok devlet kurulmutur. kar atmalar, gr ayrlklar ve milliyet asabiyetinden kaynaklanan birok farka sahip olmalarna ramen sre iinde kurulan bu devletlerin birbirine ok da benzedikleri grlmektedir. Bu, devlet anlaynda korkular nedeniyle gelitirici dncelere kapal kalmalarnn bir sonucudur. Bu devletlerin anlaylarna kaynaklk eden ekollere ksa bir gz atalm:

slam Tarihinde Devlet Anlaylar


lk dnemden beri Mslmanlarn ounluunun bir devlet anlayna, dier bir ifade ile bir devletin gerekli olduuna inandklarn syleyebiliriz. Bunu, bir devlet ve devlet reisliine ihtiya olmadn, Mslmanlarn gerek duyduklarnda meselelerini bir araya gelerek istiare edip zebileceklerini savunan Haricilerin, Peygamberin amacnn bir devlet kurmak olmadn, Onun dnya ilerini ehline braktn dnenlerin varln bilmemize ramen syleyebiliriz. Orta Asyadan Avrupann ilerine, Afrikann birok blgesine kadar geni bir corafyada Emevilerden bu yana kendini yle veya byle slama nispet eden birok devlet kurulmutur. Halknn byk bir ksmnn kendisini slama nispet etmesi sebebiyle zellikle Orta Douda kurulan devletlerin syleminde slami bir idare olma iddiasn gzlemek mmkndr. Bu devletlerin, Mslman vatandalarna Cuma, bayram, hac gibi konularda msamaha gstermekten eri hkmlerin sk skya uygulanmasna kadar bir yelpaze izdii grlmektedir. Bu devletlerin iinde yaayan Mslmanlarn da bu otoritelerle ilikisi slam anlaylar ve devlet hakkndaki dnceleriyle ekillenmektedir. Bu corafyada, Peygamberin toplumundan ve Rait Halifelerden bu yana zellikle ynetim baznda geen srece ok kabaca baktmzda yakn tarihteki kprdanmalarn dnda srekli

30

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

bir d olduunu syleyebiliriz. Sz konusu corafyann ynetim uygulamalar, znden srekli uzaklaarak gelmitir. nce istiari idare saltanata dnm, hkmetme yetkisi, ilke ve mmetin iradesinden g sahibi ailelerin eline gemitir. ktidarlara srekli ilahi bir klf bulunmaya allmtr. Ya sultanlar Allahn yeryzndeki temsilcisi olarak tantlm ya da mevcut durumun kader/Allahn byle irade etmesinin bir sonucu olduu savunulmutur. ve d etkenlerle slami ilkeler zayflatlm, halkn hassasiyetleri kreltilmi, iktidar ele geirenin istediini yapaca ortamlar olumutur. Rnesans ve aydnlanma ile gelien Batya dnlmesi hem deerlerin erozyonunu hzlandrm hem de bir din olarak slamn ynetimden daha fazla soyutlanmasna neden olmutur. Bir hayat gr olarak slamdan sz edilmesinin gericilik sayld gnler geride kalmaya, modernizmin iflas her geen gn daha bariz grnmeye balasa da henz g ve iktidar Mslmanlara gemi deildir. Bu durumun farkna varan Mslmanlarn son 150 yldr kat etmeye altklar mesafe azmsanmamaldr. ran, Sudan, Bosna gibi lkelerde devlet teebbs veya denemesi; Msr, Trkiye gibi lkelerde hareket baznda kat edilen mesafeler, slamn hem dnyaya duyurulmas hem de bugn ne yaplmas gerektii konusuna k tutmas asndan nemlidir. Dnyann kstl ve zor artlarnda da olsa iktidar ans ele geiren Mslmanlarn tecrbeleri bir devletin nasl olmas gerektiini tartma imkan ve bak asn salamtr. Ancak: Aradan geen 14 asra ramen devlet anlay, felsefesi ve uygulamas bakmndan zengin bir mirasa sahip olunduu da sylenemez. Son dnemlerde dnyann deiik corafyalarnda daha farkl devlet anlaylar tartlyor ve birer tecrbe olarak nispeten farkl modeller denenmeye allyorsa da slam tarihindeki ana izgilerin deitiini iddia etmek olduka zordur. Bu izgiler snfa ayrlmaktadr:
Snni saltanat ideolojisi/ii imamet mitolojisi ile Harici anarist felsefesi arasnda nc bir anlay savunan ana akm Mutezili siyaset felsefesidir. Muhammed kbal bu durumu bn Haldundan nakille

yle zetler: slam siyaset dncesinde balca ana akm ortaya kmtr; 1- Hilafet/devlet ilahi bir kurumdur. Bu ilahi ve eri bir emir olduu iin bundan vazgemek imkanszdr (Snni saltanat/ii imamet gr) 2Halifelik (devlet) sadece zaruret akl ve maslahat meselesidir (Mutezili gr) 3- Byle bir kuruma (devlete) ihtiya yoktur (Harici gr) slami literatrde bu meselenin hilafet veya imamet (devlet) farz, vacip, caiz, mubah veya merdut mu? vs. eklinde tartldn gryoruz. Devlet (hilafet, imamet) denilen kurum etrafnda yrtlen bu tartmalar yeni dnyann siyasi birikimi adna siyaset felsefesine ok byk katklar salamtr. Bu canl tartmalarn yapld sralarda bat dnyas derin bir sessizlik ve cehalet iindeydi9

Gnmze kadar varln koruyan bu ana akmlarn, hilafetin saltanata dnmesinden hemen sonra olumaya balad gzlenmektedir. Dnemin kargaas, iktidar uruna tahrif edilen deerler, Mslmanlarn maruz kald eziyet ve katliamlar bu anlaylarn olumas zerinde nemli bir etkiye sahiptir. Devletin tanm, ierii ve devlet tartmalarna konu olan hususlar dnemin sorunlarndan etkilenmitir. rnein imam, imamn iktidara gelme yntemi vs. mmetin onay olmad halde zorla iktidar ele geirme hadiselerinden etkilenmi ve en ok tartlan konu olmutur. Dnemin vakas erevesinde geen tartmalar iinde zalim, despot ve gasp iktidar eletirenler olduu gibi destekleyen ve buna klf bulmaya alanlar da olmutur. Ana akmlarn iktidar karsndaki tutumlarnn her zaman mntesiplerinin tavrn ifade etmediini belirtmek gerekir. Genel tutumu itibariyle iktidar destekisi olan akmlar iinden iktidar zulmlerinden dolay eletirenler olduu gibi, genel tutumu iktidarn zulmnden dolay onu reddetmek olan akm iinden iktidar iinde bir biimde yer alanlar da olmutur. Ehl-i Snnet ve iay eitli gerekelerle iktidara yakn bir konumda grmekte iken Mutezilenin genel tutumu muhalefet olmutur. Bu tutumlar doal olarak devletten ne anladklarnn rndr.
9

R. hsan Eliak, A.g.e. S: 200

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

31

Haricileri sadece grlerini genel olarak ifade etmekle yetinelim. Hariciler Snniii ayrmasnn balangc saylan Sffin vakasndaki her iki taraftan da uzak duran tutumlar dz mantk sonucudur. Kuran sayfalar ve Hakem Olayndaki tutumlar devlet konusunda da kendini gstermektedir. nsani otorite ile olan zorunlu ilikisi nedeniyle devleti, hkm konusundaki dz mantklarndan dolay reddettikleri sylenebilir.

ok daha nemli olduunu dnerek zulmn nne gemek gerektiini seslendirmekte iken bazlar da bunun meydana getirecei, kargaay trmandrma etkisini daha ok nemsemekte idiler. Kargaay dindirmek, g sahipleri tarafndan uranlan katliamlar azaltmak iin sessizlii neren gr, zalim ve gasp iktidar tarafnda durmak gibi ciddi bir yanllk iindedir. Bu tavr balangta her ne kadar Mslmanlarn uradklar skntlar bertaraf etmek iin bir siyaset gttn dnse de zamanla kalc bir tavr haline gelmitir.
Ehl-i Snnet ise, istibdat ve basky yalnzca teorik olarak reddetmekle yetinmitir. iadan mamiyyenin de destekledii bu tutum, Ehl-i Snnet arasnda Hadisiler, Maturidiyye ve Eariyye gibi frkalar tarafndan da ho karlanmtr. Bunlar her ne kadar bask rejimlerini ho grmemilerse de halkn yaama dzeninde bir sarsnt olmamas gibi pratik gerekelerden kalkarak bu tr olgulara meyletmilerdir. Vakann ayrlmaz bir parasn oluturmu bask unsuru da onlar bu tr gerekeleri n planda deerlendirmeye zorlamtr. Bylece bask rejimlerinin uygulad her hkme imza atmaktan kanmamlardr. Zira onlarn yasallklarn tanm, isyan, silahl ayaklanma veya atma yoluyla rejime bakaldrmay engellemilerdir. Ehl-i Snnet frkalarnn tutumlar arasnda belirli bir farkllk gzlenmise de bu farkllk, zorba ynetime teslim olmakta lml davranmaktan ya da daha kararl grnmekten uzaa gitmemitir.12

Snni ve ii Devlet Anlay:


ktidar/devleti/hilafeti dinin itikad esaslarndan saymamakla beraber10 mutlaka yerine getirilmesi gereken bir emir olarak gren Ehl-i Snnet daha ok iktidar sahiplerinin yannda yer almtr. Devletin zorunlu bir grev ve sorumluluk olarak temellendirilmesi daha ok meruiyet zemini arayan sultanlarn iine yaramaktadr. Devletin zorunlu olduu dncesiyle beraber ne srlen tek otorite, tek halife, ihtilafn mnker olmas gibi hususlar, var olan desteklemek gerektiini ispat etmek iin retilmi bir argmandr. Mesela Ehl-Snnet imamlarndan bn-Hanbelin gr yledir:
Mslmanlarn, ynetimi ele geirmi olan, ister adil, ister fcir olsun her yneticiye itaat etmesi gerektiini syler. Ona gre adalet, imametin artlarndan biri deildir. mama bakaldrmak mnkerdir. Her hal ve artta adil de olsa fcir de olsa o, mminlerin emiri konumundadr bn-i Hanbele gre eer birka zorba iktidar ele geirmek iin mcadele ederlerse ve halk bu atma iinde saflara ayrlrsa, galip gelen desteklenir ve Cuma namaz onun arkasnda klnr.11

Bu anlayn rettii (saltanatn slam dnyasna ilk ithalini salayan Muaviye tarafndan kullanlan) kadercilik, baa gelenin katlanlmas gereken bir durum olduunu tlemektedir. Zalim olsalar bile sultanlar da bunun bir parasdr. Bunlar (Hadisiler ve Ehl-i Snnet), zalim
sultana klla kar koymay reddetmilerdir. mamlar insanlara hakaret edip kleletirseler, hatta ldrseler bile onlara kar konulamaz demiler ve bununla fask ve fcir imamlarn ynetimine taraftar olduklarn gstermilerdir.13

Dnemin kargaas iinde bir tarafta tahrif edilen slami deerler, zellikle de iktidar ve hilafet konusu, dier tarafta da zulme kar gelmekle katliama urayan Mslmanlar yer almaktadr. Art niyetliler gz ard edildiinde kimi gr sahipleri istikametin bozulmamasnn
10

Ehl-i Snnete gre hilafet yahut imamet dinin itikad deil, fkh ynyle ilgilidir. Bu bakmdan devlet ynetimiyle ilgili hususlar akaid ve kelam kitaplarnda deil, fkh kaynaklarnda ilenmitir. (lyas zm, slamda Devlet Ynetimini Yeri, Kpr Dergisi, 58. Say)

ktidar sahipleri tarafndan desteklenmeleri,


12

Muhammed Ammara, Mutezile ve Devrim, Ekin Yaynlar, ev: brahim Akbaba, brahim Gne, 2. Bask, S: 31-32

11

Muhammed Ammara, Mutezile ve Devrim, Ekin Yaynlar, ev: brahim Akbaba, brahim Gne, 2. Bask, S: 33

13

Muhammed Ammara, Mutezile ve Devrim, Ekin Yaynlar, ev: brahim Akbaba, brahim Gne, 2. Bask, S: 49

32

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

iktidarn nimetlerinden faydalanmalar ile iktidar yanndaki yerleri salamlaan bu tavr, gittike statik eyleri savunan bir devlet anlay retmeye balam, sultanlarn ihtiya duyduu teoriler gelitirme abas iine girmilerdir. Bunalml dnemlerinden nasl kacaklarna dair sultanlara sunulan siyasetnameler, Halifenin Kureyten olmas gerektii gibi dnceler buna rnek olarak verilebilir. Ehl-i Snnetin temsil ettii bu anlaya gre devlet, oluturulmas gereken bir farz olarak grlmekte ancak dier yandan da her ynetime itaat salk verilmektedir. slami belli emirlerin yerine getirilmesini yasaklamayan, engel olmayan her otorite sahibine itaatin gerekli olduunu savunan bir yaklam vardr. Gnmz dnyasnda bu serbestiyi Mslman olmayan lkelerin Mslman olmayan yneticileri dahi salamaktadr. Bylece Ehl-Snnet anlayna gre devlete itaat dini bir vecibedir. Zalim de olsa adil de olsa otoriteye itaat etmek gerektiine gre Mslmanlarn baka bir oluum, devlet veya imam peine dmeleri gerekmez. Snni ve ii gr, korku ve zafiyetleri veya maslahat gerekeleriyle var olan kerhen de olsa desteklemi, yerine yenisini ina etme mcadelelerini meru saymamtr. rnein Ehl-i Snnetin nde gelen isimlerinden Eari, Maverdi, Gazali gibi isimler iinde yaadklar iktidarlar desteklemi ve mevcut iktidara kar her trl isyan ve tepkinin etkisini zayflatacak tutumlar iinde olmular, muhalefeti tekfir etmilerdir. Halifelerin, iann iddia ettii gibi masum olduunu sylememilerdir ancak halifeye stn zellikler atfetmilerdir.14 Snni Saltanat deolojisi iktidara her halkarda itaati salk vermektedir.15 iann imamet anlay
14 15

da Ehl-Snnetin hilafet anlayna benzer zelliklere sahiptir. Ehl-i Beytin Emevi ve Abbasi zulmne kar kyamlarn ia geleneine mal etmek mmkn olsa bile mam Muhammed elMehdinin kk yata gizlilie ekilmesinden (gaybet) sonra iann tavr pasiflemi, her eyi kayp imamn zuhuruna balamtr.
iadan mamiyye, bu konuda Ehl-i Snnet ile ittifak etmi ve yle demitir: Zorba ynetici, mmetin ynetimini zorbalk ve zulm ile ele geirmi ise, buna kar mmet takiyye ile saknmaya almal, onu devirmeye almak gibi faydasz eylerden kanmaldr. Bu durumdaki yneticinin davranlar eri hkmler gibidir. mamiyye, zalim yneticiye boyun emeyi takiyyeye dayanarak byle hakl grr, direni ve ayaklanmann ancak beklenilen gaip imamn arkasnda olaca inancn besler. Ehl-i Snnet ve ia arasnda birok ihtilaf bulunmasna ramen, bu konu zerinde ittifak, taraflar arasnda bir anlama zemininin olumasna yardmc olmutur.16 iann Gaybet (imamlarn yokluu) dnemi iin geerli olmak zere gelitirdii Velayet-i Fakih teorisi, XII. mam Muhammed el-Mehdi (.260/873) yeniden dnnceye kadar iktidara fukahann (mctehidlerin) niyabet edeceini ngrmektedir. Bu itibarla velayet-i fakih anlay teokratik olmaktan daha ok, hukukular oligarisi denilebilecek bir ynetim biimini gstermektedir.17 iaya gelince, onlara gre devlet ynetimi literatrlerindeki ifadesiyleimamet, dinin fkh yahut amel ynyle ilgili olmayp dorudan iman esaslaryla ilgilidir ve imann artlarndandr. Zira imamet nbvvetin devamdr. Peygamberlik nasl temel iman esaslarndan birisi ise, onun uzants ve devam olan imamet de bir iman esasdr. Onlara gre iman esaslar tevhid, adalet, nbvvet, imamet (ynetim) ve mead18 olmak zere betir... Hatta Muhammed Bakra (114/733) nispet edilen bir rivayette imametin namaz, oru, zekat ve hacdan daha stn olduu belirtilir. Yine onlara gre yneticilerin tayini Allah tarafndan gerekletirilir. Nasl ki peygamberleri Allah seiyorsa
16

R. hsan Eliak, Adalet Devleti, S: 220 bn Cemaadan (l. 733/1333) naklen: Bir dnemde imam yoksa imamet artlarn tamayan biri kp gcyle ve askerleriyle biatsiz ve atamasz insanlara boyun edirirse, Mslmanlarn dirlik ve dzeni iin biati gereklemi ve itaat edilmesi gerekli olmu demektir. Fask oluu daha sahih gre gre itiraz gerekesi olarak ne srlemez. Kim gc ve askerleriyle ynetimi ele geirirse, nceki (devrik iktidar) grevden alnm demektir. Zorla ynetimi ele geiren, Mslmanlarn maslahat ve birlii gibi belirttiimiz sebeplerle artk meru imamdr. R. hsan Eliak, Adalet Devleti, S: 226

Muhammed Ammara, Mutezile ve Devrim, Ekin Yaynlar, ev: brahim Akbaba, brahim Gne, 2. Bask, S: 35

17

Talip Trcan, Devletin Egemenlik Unsuru ve Egemenlikten Kaynaklanan Yetkileri, Ankara Okulu Yaynlar, S: 131

18

(Kyamet,Hkm Gn): Allahn kyamet gn insanlar diriltmesi

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

33

imamlar da O seer. Allahn Peygamberin vefatndan sonra imam olarak setii kimseler, ilki Hz. Ali olmak zere on iki kiidir. Bunlar tpk peygamberler gibi masum sfatna sahip olup asla gnah ilemezler. Onlara itaat peygambere itaat, peygambere itaat da Allaha itaattir19 ia, mmetin disiplin ve azletmedeki yetkisinin imam yetkisinin stnde olmasna kar kar.20

izgide bulunan sufiler genellikle devlet ynetimiyle ilgilenmemi, kendi dnyalarnda gelitirdikleri yaplanmaya gre hareket etmiler; fakihlerin bir ksm resmi sulta ile i ie olmann getirdii zaaflar nazariyelerine yanstm, kimileri ise ideal anlaylara bal kalarak hareket etmilerdir. Keza i dnyada da nc asrdan itibaren on ikinci imamn gizlilie getiine inanlmasndan sonra ynetimle ilgili hususlarda Usul-Ahbar21 ihtilaf ba gstermi, Safevilerle birlikte iann iktidara gelmesiyle teorik anlaylarda birtakm deimeler olmu, bilahare velyet-i fakih nazariyesi vb. telakkiler ortaya kmtr. Ayrntya girmeden genel vasfn sylemek gerekirse, Snniler sosyal karklklar kmamas dncesinden hareketle sabr ve resmi otoriteye isyan etmeme dncesiyle, iler ise gizlendiine inandklar Muhammed Mehdinin zuhurunu beklemeye dayal bir felsefe ile hareket edegelmilerdir.22

nsan hayatnn zellikle sosyal boyutuna dair Kurani direktiflerin genel prensipler dzeyinde olmas ictihad zorunlu klmaktadr. Kald ki, dorudan hkm ak olan konularda bile ictihad gereklidir. ki, kumar, faiz gibi konularda uygulamalarn hangi boyutlaryla bu kapsama girdii, zerinde allmas gereken hususlardr. Ancak ictihadlarn doruluk kadar yanlma ihtimali de vardr. Belli bir amala yaplan ictihadlar zerinde her trl itiraza kar karak srar edilmesi art niyet belirtisidir, ak hkmlere dayanmadka belli hrslarn emaresini tamaktadr. Konu devlet olunca bu durum, zerinde hassasiyetle durulmas gereken bir husus haline gelmektedir. Zamann tanr-ynetici dncelerinden etkilenmie benzer Snni ve ii iktidar modelleri de belli karlar gzeten bir karsama saylabilir. Halifeyi/mam srtn Allaha dayam bir otorite olarak tanmlamak devleti de dokunulmaz hale getirmektedir. Hem devleti kurmak zorunludur, hatta ii anlaya gre imann art olarak farzdr; hem de otoriteye isyan fitnedir ya da kfrdr. Biriken gelenein dna kmay da reddeden bu yaklam Mslmanlarn bugne kadar nn tkayan en nemli i faktrlerdendir. Mslmanlarn zihinlerinde problemlerinin zmne dair yaratcln katili, bu gelenein kutsanmasdr.
Devlet ynetiminin dindeki yeriyle ilgili mezheplerin yaklam byle olmakla beraber, tarih boyunca Ehl-i Snnet ve iaya mensup alimler temel bak alarna uygun olarak ynetimle ilgili birok nazariye gelitirmilerdir. tikad bakmdan Snni
19

Mutezilenin Devlet anlay


Emevi saltanatnn hkm srd dnemde ortaya kan Mutezilenin devlet anlay, hukuk devletine olduka yakn bir anlaytr. Hilafetin saltanata dnmesi, devlet idarecisi olan sultanlarn seilme biimi, bu sultanlarn ve onlarn vali ve yardmclarnn halka uygulad zulmler Mutezilenin de ortaya k sebepleri arasnda saylabilir.23 Mutezile, Emevi
21 22 23

tecditciler-muhafazakarlar Kpr, Aylk Fikir Dergisi, Bahar 97, 58. Say Muhammed Ammara, Mutezile ve Devrim, Ekin Yaynlar, ev: brahim Akbaba, brahim Gne, 2. Bask, Emevilere Kar Oluan Muhalefet Blm. Mutezilenin k her ne kadar itikad tartmalara dayandrlmakta ve ad daha ok tartmalarda aklc tutumlaryla anlmakta ise de Muhammed Ammaraya gre asl sebep, dnemin siyasi olaylarna kar Tevhid ve Adalet Ehli olarak tavr koymalarndan kaynaklanmaktadr. A.g.e. 2. Blm. Asabiyet-Ganimet-Kader ve buna silahsz muhalefete serbestlik erevesine oturtulan Emevi resmi sylemi yaklak yz yl hkm srmtr. O ada ortaya kan tm kelami tartmalar bu erevede anlamak icabeder. Hi bir kelami tartma bu resmi sylemden bamsz deildir. man, cebir, irca, ilahi sfatlar, Kurann mahluk oluu, menzilet beynel menzileteyn vb. siyasetle ilgisiz gibi grnen tm tartmalar bu siyasi iktidar syleminin etkisi ve tepkisiyle olumutur. nk kelam soyuttur, onu siyasetin somut erevesine oturttuumuz zaman asl mahiyeti ortaya kar (R. hsan Eliak, Adalet Devleti, Bak Yaynlar, 2. Bask, S: 190) Ayrca bkz. Fethi Kerim Kazan, Gazali ncesi Ehl-i Snnet Kelamnda Ahlak Dncesi, Ankara Okulu

lyas zm, slamda Devlet Ynetiminin Yeri, Kpr Dergisi, Bahar 97, 58. Say Muhammed Ammara, Mutezile ve Devrim, Ekin Yaynlar, ev: brahim Akbaba, brahim Gne, 2. Bask, S: 37

20

34

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

saltanatnn yapt zulmleri, ahlakszlklar, slama muhalefet ettii hususlar sadece eletirmekle kalmam bask ve zulme kar direni hareketlerini bizzat organize etmi ya da direni hareketlerinin iinde yer almtr.
H. 122 ylnda Mutezilenin Emevi idaresine kar gerekletirdii direniler balamtr. Bilindii zere daha nceleri onlarn muhalefeti, eletiri ve knamadan teye gitmemiti.24

denilen kurum etrafnda yrtlen bu tartmalar yeni dnyann siyasi birikimi adna siyaset felsefesine ok byk katklar salamtr27

Mutezilenin devlet anlaynda adaletin ve maslahatn esas alnd grlmektedir. Buradan kacak sonu; devletin artlar ve ihtiyalar erevesinde deiebilecek bir form ve ileyie sahip olabileceidir. Daha dinamik ve fonksiyonel grnen bu anlay, rnein bir Ehl-i Snnet anlay gibi pratiiyle birlikte grme ansna sahip deiliz. Zira Mutezilenin devlet anlay, herhangi bir ortamda uygulama ansn elde edememitir. Mutezileden Cahiz, (H.160-255 M. 776-868) eriatn zaman gre
deiebileceini ileri srecek kadar cesurdur. Fakat hkmet ve yneticiye her zaman ihtiya vardr.28
25

Mutezileye gre Belirli niteliklere sahip olan


insanlarn imamlk iin aday gsterilip seilmeleri tam anlamyla bir anayasal szleme rnei oluturur.

Gerek imamn/liderin seilmesinde gerekse toplumsal baka konularda raya dikkat eken Mutezile, ynetimi, yasama, yrtme ve yarg olarak e ayrmaktadr. Dnemin artlarnda bunlardan seime konu olan imamn, yrtmeyi ifade ettiini, dierlerinin imam tarafndan atanacan sylemektedir. Ancak imamn yasama ve yargya mdahil olmasna da kar kmaktadr. rnein atad bir kady belli artlar tahakkuk etmedike azletme yetkisi yoktur. Merkezi otoriteye gl vurgusunun yannda imamn grevlerini net bir ekilde tanmlamtr. mamn ictihad, mctehidlerden birinin ictihad olmaktan ibarettir. Onun ictihadnn dierlerinden daha stn veya ncelikli bir konumu yoktur. mamn mmet tarafndan her zaman kontrol edilmesi gerektiini, azledilmeyi gerektirecek bir fiil ilediinde azledilmesi gerektiini savunur. Devlete/hilafete yaklam daha ok maslahat gereidir. kbalin de fark ettii gibi Mutezili gr,
devleti, dini bir farz veya ilahi bir emir olarak deil bir zaruret, akl ve maslahat meselesi olarak gren ana akmdr. Onlara gre dini farz veya ilahi emirle gsterilen devlet (imamet, hilafet) kurumu deil adaletin ikamesidir. Adalet bir otorite olmadan ikame edilemeyecei iin, alken ve maslahat icab devlet denilen kuruma ihtiya hasl olmaktadr. Hatta eer insanlar kendi aralarnda adaleti salayabilseler devlete bile gerek yoktur. slami literatrde bu meselenin hilafet veya imamet (devlet) farz, vacip, caiz, mubah veya merdut26 mu? vs. eklinde tartldn gryoruz. Devlet (hilafet, imamet)
Yaynlar, S: 70-73
24 25 26

Zamanla dierleri gibi otoriteye eklemlenen frkalar olduu gibi iktidara muhalefet ve kyamlarnda zaman zaman haricilerle i birlii iinde hareket ettiini de not etmek gerekir.

Bu Anlaylardan Gnmze Ne Kald?


slam iktidar hrslarna alet edenlerin ve bunlarn dini teorik alt yapsn oluturan imamlarn oluturduu birikim gnmzde etkisini halen srdrmektedir. Otoriteye kaytsz artsz itaat, hilafetin birlii gibi hususlar halen deiik ekillerde yaamaya devam etmektedir. Aradan geen yzyllara ramen gittike yzeyselleen birlik, beraberlik, gllk halen dayanak olarak kullanlmaktadr. Gelinen noktann vahameti, deerlerin gz ard edilerek maslahat fikrinin esas alnmasndan kaynaklanmakta, bu fikrin arkasnda duran klliyat, mesnet olarak kullanlmaktadr. Bu klliyat biroklar iin bir eit delil olarak kullanlrken, dier kesimin zihin yapsnn oluumunda da etkinliini gizliden gizliye devam ettirmektedir. slam corafyasnda ezici ounluu oluturan Ehl-i Snnet, itikad ve ameli bakmdan halen saltanat ideolojisini
27

Devam: Genellikle (bir dnem hari) oluum sreci boyunca muhalefette kalan Mutezili dnce Snni saltanat ideolojisi ve ii imamet mitolojisine kar adalet, ehliyet ve meveret ilkelerini, Harici anarizmine kar da maslahat yani emr-i bil maruf nehy-i anilmnker yapacak bir adil otoritenin gerekliliini savunmutur. R. hsan Eliak, Adalet Devleti, Bak Yaynlar, 2. Bask, S: 200

Muhammed Ammara, A.g.e. S: 89 Muhammed Ammara, A.g.e. S: 11 Reddedilmi, kovulmu, uzaklatrlm.


28

R. hsan Eliak, Adalet Devleti, S. 204

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

35

reten imamlarnn direktifleri dorultusunda hareket etmektedirler. Sultanlar dneminde retilen kaderci anlay varln korumakta, halifenin Kureylilii gndem olabilmektedir. Birliin bozulmamas, ihtilaf ve nifak kmamas iin zalim de olsa iktidara itaat, dini bir vecibe olarak grlmektedir. Bu zihniyetin mevcut durumu deitirmeye almak, kt gidiata engel olmak gibi bir derdi yoktur. Uradklar btn hakszlklara ramen mevcut durumlarn da kaybetme endiesi, bunlar hareketsiz klmak iin yeterlidir. Dolaysyla semen sand dnda devlet diye bir dertleri de yoktur. ia, ran devrimi ile bir srama gerekletirdi. Ancak Ehl-i Snnet, tarihten gelen kalplarn krmakta ne kadar baarsz ise Ehl-i ia da farkl bir konumda deildir. Velayet-i Fakih dncesi iaya aktif olma, muhalefetini dile getirme ve otorite talebini realize etme imkan salamtr. zel artlar iinde gerekleen devrimin yoluna devam edebilmesi iin gemiten beri rettii statik dncelerini deerlendirebilmesi gerekir. Aksi takdirde devrimin statikleme sreci kanlmazdr. Anlalan odur ki, Snni dnyann daha geni bir corafyada yaad ihtilaf/farkl sesler meselesini ia, ran iinde yaamaktadr. Dardan gelen mdahalelere, maniplasyonlara diren gelitirebilmesi, devrimci ruhunu korumasna, kalplarn krarak daha geni bir perspektife kavumasna bal gibi grnyor. Dnyann ve blgenin sorunlarna gsterdii ilgi ve batya kar duruu takdire ayan olmakla beraber btn bunlar ii kalplarnn dna karak yapabilirse slamn sesinin daha etkin dillendirme kapasitesine ulaaca aktr. Samimi bir aba ile vahyin dorularn ortaya koymaya alanlarn dnda klliyatn bize getirdikleri; her eyi deimez belli kalplar iinde deerlendirmektir. Birok frka ve her birinin de kendine has kalplar olumutur. Tek bana itikad mezhep ifadesi bile durumun vahametini anlatmaya yeterlidir. Her ey nceden belirlenmi ve tarihin sonu gelmitir. Yaplacak ey ncekileri tekrar etmekten ibarettir. Devlet ve otorite ile ilgili anlay da bundan nasibini almtr. Afgani ile balayan slami bilinlenme

hareketinin gelitirmeye alt anlay, alternatifler retme peindedir. ran devrimini de iine alan bu geliim sreci dnyann deiik blgelerinde devlet denemelerine varacak kadar bir seviyeye gelmi bulunmaktadr. Cemaati, hizipi, grupu anlaylardan tam olarak kurtulamam hareketlerin kat ettii bu mesafelerin bu anlaylardan bamszlaarak yoluna devam etmesi, umulmas uzak olmayan bir durumdur. Dnya vakasn ve kendi gerekliini her geen gn daha gereki okuyan slam hareketin her zaman olduu gibi bugn de bir devlet talebi vardr. Ve bu talebini her geen gn daha berraklatrmakta, isteinin ne ve nasl bir ey olduunu, neye yarayacan gn getike rafine etmektedir.29 *** Bugn sahip olduklarmzda phesiz ki gemiin kalc etkileri vardr. Uzun bir sre ierisinde oluan anlaylar, asl ile ayrt edilemez biimde karmzda (hatta iimizde) durmaktadr. Medine slam toplumu ile gelecee salam temeller atmak isteyen hareket, sonrakiler tarafndan anlalmaz hale getirilmitir. Peygamberin ve Ondan sonraki halifelerin bu gelenei yaatmak iin verdikleri mcadelenin yannda sonrakilerden de her trl inhirafa engel olmak iin varn younu ortaya koyanlarn olduu muhakkaktr. Ancak Peygamberin oluturmaya alt ey, bizzat Onun yapmaya alt ey zere yrtlmesi gerekirken, Roma, Pers ve Yunan gelenekleri bu topluma szdrlmaya allmtr. Hilafet ve imametin meruiyeti ve mahiyeti konusunda, otoritenin gereklilii veya fonksiyonlar konusunda kan tartma ve kavgalarda bu szdrmalarn nemli bir pay vardr. Emirlerin dokunulmaz bir ekilde mutlak itaat edilmesi gereken otoriteler haline gelmesi d dnyadan alnan teokrasilerin uzantsdr. Bu geliim daha sonralar otoritenin bekas iin karde katlini meru sayan fetvalarn verilmesine kadar uzanmtr. slam corafyas milletlerinin kendi gemiine sahip kma duygusuyla hareket ettikleri gzlenmektedir. Btn sorunlarna ramen gemie sahip kma gayretinin/hamasetinin altnda yatan sebepler vardr elbette. Bunlar
29

R. hsan Eliak, Adalet Devleti

36

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

kimi zaman asabiyetten, kimi zaman da zafiyetten kaynaklanr. Gemii devam ettirmek iin en kolay yoludur. Ksa vadede kayplar da daha azdr. Bunun yannda milli ve dini gemie leke srdrmeme hamaseti de nemli bir etkendir. Yakn tarihten ecdada sahip kma gayretkelii, onlarn hatalarn hatta dini katletmelerini grmezden gelmeye kadar varmaktadr. ktidar ele geirdikten sonra hibir toplantsnda Allah iin bir i yaptna dair beyanat olmayan Muaviye bile Peygamberin yannda grnm olmas nedeniyle maruz gsterilmeye allmaktadr. Gemi elbette nemlidir. Hem rnek hem de ibret almak iin Sayg duyulmas gereken tonlarca yn olan bir insan, bir olay veya vakaya bile hamasetle yaklamak, dorular grmemizi engeller. Sre iinde oluan eylerin bizlerde birer deer haline gelmesine neden olur. Bunun iindir ki, hilafet sorgulanamaz bir makam, liderlik kutsanm bir konum haline gelmitir. Ar sorumluluklaryla tanmlanmas gereken makamlar ulvi zellikleriyle tanmlanr olmu, ayrcalk konusu saylmtr. Bugn eriatn bir devlet modeli olarak alglanmas ve eriatn ieriinin tanmlanmasnda da srecin rettiklerinin nemi dikkatten karlmamaldr. Byk bir ounluun kafasnda, slami devlet yahut slam devleti denilince anlalan, eriatn uygulaycs olan devlettir. Bu da slam Devleti ifadesinin eriat devleti eklinde de ifade edilmesine neden olmaktadr. Arada kurulan iliki rastgele olmaktan ok bir anlayn sonucudur. Bu alglaya gre devletle eriat arasnda kurulan birebir ilikinin dayanaklarndan birincisi slam devletine atfedilen grev ve misyonun eriat uygulamak olmasdr. kincisi de eriatn, istenen devletin/ toplumun btn ihtiyalarn karlayacana, toplumun her trl derdine deva olacana inanmaktr. Devletin grev ve misyonunun eriat uygulamak olduunu dnmenin altndaki sebep olarak, eriat uygulamakla her trl sosyal sorunun zleceini dnmek olduu da sylenebilir. eriat, bir devlet modeli olarak tanmlanmak istendiinde dikkat edilmesi gereken hususlar vardr:

Terimin kapsam ile ilgili farkl yaklamlar sz konusudur. Kapsam geni tutanlar, slamn sosyal hayata dair btn prensip, anlay, deer ve dncesinin bu kavramla ifade edildiini dnmektedir. Burada eriat, dinin inan konularnn dnda kalan ameli ynn ihtiva etmektedir, yerel itihatlarla birlikte hukuk sisteminin tamam kast edilmektedir. Bunun dnda eriat kesin hkm eklinde Kuranda yer alan meselelerle snrlandranlar da vardr. Bu anlayta ise Kuranda, hakknda bir hkm ve ceza olan konular kavramn ieriine girmektedir. Hrsza, zaniye vs. uygulanmas gereken hkmler gibi. Yaygn kanaatin daha ok sosyal hayata ilikin emirler, yasaklar ve dolaysyla cezalarla ilgili olduu sylenebilir. eriat, hkm kesin olan hususlarla ilikin olarak kullanlmaktadr. Her eylem veya sua takdir edilmi bir sonu vardr. Bunun esnetilmesi, farkl ekilde yorumlanmas mmkn deildir. Her suun bir cezas, her eylemin bir sonucu vardr, baka amiller bu eylem ve sonu ilikisine mdahale edemez. Bir nevi sebep-sonu eklinde tanmlanabilecek bu durumlar arasnda kurulan bu ilikinin duruma gre deimemesi adalet olarak da alglanmaktadr. Toplumsal problemler ve hastalklarn eriat uygulamakla zlebileceine dair alg da olduka nemlidir. Hemen btn kesimler tarafndan slamn ameli ynnn temelinde inan ve dncenin yatt kabul ediliyor olmasna ramen eri hkmlerin uygulanmas ile sosyal problemlerin zlebilecei anlay; slamn dnya grnn bu hkmler iine sdrlmaya allmasndan, uygulanma biimindeki kati davrann adaletsizlikleri ortadan kaldracana dair algdan kaynaklanmaktadr. Toplum, eri hkmleri itirazsz uygulayacak bir ortam haline geldiinde slah olmu saylmakta; ast astk, kestii kestik olan, kimseye pozitif veya negatif ayrmclk yapmayan bir otoritenin acmasz davranmas sosyal problemlerin zm olarak grnmektedir.

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

37

Hkmler her ne kadar deerlere dayanyor olsa da toplumun ulamas gereken nokta ve kat etmesi gereken dnm hkmlere bal olarak dnmek mekanik bir ileyii yanstmaktadr. Dolaysyla eriattan bahsedildii durumlarn onun uygulanmasndaki stten gelen bask eilimini de ierdii sylenebilir. Bu durumda eriatn sosyal problemlere deva olmas, mekanik bir ileyi ve uygulama biimiyle alakal hale gelmektedir. Bugn eri hkmler dendiinde sre iinde oluan bir ok uygulama ve ictihad bu ierie dahil edilebilmektedir. Sadece Kuranda geen hkmlerin bugn uygulanmas ile ilgili olarak da farkl evrelerin farkl anlaylar vardr. Kimileri aynen uygulanmak zere indirilmi evrensel hkmler olarak anlamakla birlikte kimileri de asl olann maksat olduunu, bugn bu maksadn farkl uygulamalarla gerekleebileceini dolaysyla deitirilebileceini hatta deitirilmesi gerektiini dnmektedir. Farkl anlaylar gz ard edilmi olsa bile yukarda dikkat ekmeye altmz hususlarn ortaya kard iki nokta nemlidir. Birincisi devlet ve otorite talebinin, slamn siyasi grnn hedefi olarak ahkam uygulamak olmas, ikincisi de eriat uygulamakla sosyal problemlerin zleceidir. Kavramn muhtevas geni tutulmu olsa bile devletle eriat arasnda kurulan birebir ilikinin douraca sakncalar yeterince irdelenmek zorundadr. Devlet eer eriatn uygulanmas iin kurulacak bir mekanizma olarak alglanlrsa bir istibdadn domas kanlmazdr. Zira bu durumda amac hkmleri uygulamaktr, baars da bununla llecektir. Zor ve bask ile de olsa ahkam uygulamak bu anlayn doal sonucudur. Ahkam uygulamak devletin varlk sebebi, ahkamn varl da devletin oluum gerekesi haline gelmi olur. Bizatihi kendileri adaletin arac olmas gereken hkmler birer hedef haline gelmektedir. Yeryzndeki yegane grevin bir devlet kurmak olarak alglanmas, ahkam insanlara dayatma anlayn da beraberinde tamaktadr. Bu anlayn, Taliban ve Suud rneklerinde grld gibi ortaya

kard sonu, devleti belli kanunlarn bekisi haline getirmektedir. Tarafszlk elbette nemlidir ve gereklidir ancak eriatn, esneklii olmayan kesin bir uygulama olarak anlalmasnn altnda yatan sebebin istibdatla, baskc ynetimlerle ilikisi doru kurulmaldr. Gnmzde ve gemite slama hi uymad halde krallklar meru saylrken bunlarn eriat uygulamaya almas bu meruiyetlerinin nedeni olarak gsterilmektedir. Toplumlarn derdine deva olacak ey ahkamn uygulanmas deil onlarn altnda yatan deerlere teslimiyettir. Zira her trl sosyal problemin altnda yatan gerek, uygulamalarn dayand ilkelerle ya da dayatmalarn karsnda duran kitlelerin sahip olduu deerlerle ilgilidir. Toplumu sosyal problem denebilecek eylerden ancak slami deerler ynnde gsterdii dnm kurtarabilir. Toplumun slami ynde deiim ve dnmn salayacak ey de deerlerdir. Toplumsal huzuru, bar, gveni ve adaleti salamakta deerlerin iselletirilmesinden gemeyen yntemlerin kalc hale gelmesi mmkn deildir. Hkm uygulayan gcn bir gn zaafa uramas muhtemeldir. Oysa dnm ve kalclk gle deil bireylerin dnmesiyle mmkndr. eri hkmlerin bir toplumda uygulanyor olmas orada adaletin hakim klnd anlamna gelmez. Bunu en bariz ekilde Emevi iktidarnn balang dnemlerinde grmek mmkndr. slamn devletten anlad ey mekanik bir ileyiten ibaret deildir. Eer yle olsayd zellikle adalet, istiare, ii ehline teslim etme zerine vurgu yapmazd. Oysa slami toplum dinamik bir toplumdur. Dayand esaslar srekli bir hassasiyetle bann stnde tutan bir yapdr. Belli hkmlerin baka bir adaletsizlie yol amasna kar srekli tetiktedir. Tpk merin gelir dalmdaki hassasiyeti, alktan hrszlk yapanlarn ellerinin kesilemeyeceini, onlarn hrszlk yapmasnn a brakanlarn suu olduunu belirtmesi gibi. Daha temelde olan ilkeler her zaman onun stne bina edilecek ilkeleri ve uygulamalar belirler. Devleti eriat hkmlerini uygulayacak bir ara olarak grmek onu hem mekanikletirerek

38

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

zamann ihtiyalarna cevap verebilir olmaktan karmakta hem de Mslmann yeryzndeki asl misyonunu gz ard etmektedir. Bunun yannda devleti slami sorumluluklarn yerine getirilebilecei tek mekan olarak tanmladktan sonra bir an nce tesis edilmesi gereken kurum olarak grmek btnyle ona endeksli hareket etmeyi dourmaktadr. Devleti hedeflerden bir hedef olarak grp yolun bir gn, hak edildiinde, hazr olunabildiinde ulalacak bir yer olarak deerlendirmekle bir an nce ulalmas gereken bir hedef olarak grmek arasnda nemli farklar vardr. Birincisi daha istikrarl ve temelli deiim ve dnmleri hedefleme imkan salarken, ikincisi planlarn onun zerine bina edilmesini kanlmaz klar. Ona gereinden fazla ehemmiyet vermek, kendisi olmadan yeryzndeki sorumluluun gereklemeyeceini dnmek hata yapma ihtimalini artrr. Acelecilik hata yapmann en kolay yoludur. Acil bir hedef ve o olmadan baka eyler olmaz diye dnldnde onun iin terk edilmeyecek ey kalmaz. rgtl yaplarn olumas, biz ve tekiler ayrmnn yaplmas, bu hedefe inananlar ve inanmayanlar diye ayrma, hatta atma kanlmaz olur. Para onun iin kazanlr. likiler onun iin kurulur. Hedefe kilitlenme ve hedefin ali ve acil olmas baz eylerin gz ard edilmesini merulatrr. Her eyin kendisi iin harcanaca bir hedef varsa o da Allahn rzasdr. Ki o da kendisi iin nelerin harcanmas ve feda edilmesi gerektiini belirtmitir. Elinden ve dilinden raz ve memnun olunan ahslar olmak baka eylere feda edilmemelidir. Bir sistemin srekliliini ve kalcln salayabilecek tek ey adalettir. Hem insanlarn talep ve desteklerinin devam hem de Allahn onlara olan nimet ve desteinin devam etmesi anlamnda bu byledir. Bu esas slam iin kurulan yap ve devletler iin de geerlidir. Ne eri hkmlerin uygulanmas ne de baka bir ey kalcl salamaz. Ancak, adaletin slami yapnn temeli olduunu sylemek uygulamadaki slamn kendine has hkmlerini reddetmek anlamna gelmez. slam ile kfr arasnda srekli bir atma ve mcadele olduuna gre Mslmanlarn bu mcadele iindeki konumlar, devlet imkanna

sahip olmalarna bal olmad gibi byle bir imkana kavumakla da nihayete ermez. Yeni durum sadece sahip olduklar yeni bir imkandr. Her trl imkan kendi karlar iin kullanmak suretiyle zulmn sebebi olanlara kar hayr ve adalet yaygnlatrmak iin elde ettikleri yeni bir imkandr. Zira zulme kar mcadele etmek g gerektirir. Ve toplumsal otorite de bu glerden bir g olarak bir imkandr. Zulmn arac olan otoriteler, dnya grleri kendilerini kabul ettirebilmek iin iktidar olmakta, g haline gelmektedirler. slamn da bir g haline gelmesi ve bunu zalimlere galebe almak iin kullanmas yadrganabilecek bir durum deildir. Mesele ncelikle ve asli olarak adaleti salamaksa; Diyelim ki slami hibir sylemi, amac ve hatta niyeti olmayan ama gerekten adil olan bir devletin hkm srd bir ortamda onu da slami esaslar uygulamas iin dntrmeye ve ona kar mcadele etmeye gerek var mdr? Yeryznde bu tanma uygun bir ortamn bugne kadar grldne dair bir bilgi yoktur. Ancak her yapnn kendisini adaletin savunucusu olarak tantt ve itaat edenlerin de itaat ettikleri merciyi adil olarak grdkleri unutulmamaldr. Bu noktada mesele slamsz bir adaletin var olup olamayaca meselesidir. Allahtan gelen deerlere dayanmadka adaletin tesis edilebilmesi insan doasna aykrdr. nk o haris, tamahkar ve kendi karlarn nceleyen bir yapya sahiptir. Eer beeri yaplarn adaletinden sz edilebilirse bu ancak adaletten eserler tayabilecei eklindedir. Dier yandan adalet sadece geliri ortadan ikiye blmek, yorulana dinlenmesi iin izin vermek deildir. te bu noktada eri hkmlere gelince; Bilindii zere ahkam Medine dneminde gelmitir ve de hepsi birden deil tedricen indirilmitir. Bunun anlam sadece Mekkede bunlar uygulayacak bir ortamn bulunmamas deildir. Ahkam iin sylenebilecek en ksa izahat, onlar ancak toplum onlar uygulamaya, maksadn anlamaya, faydasn idrak etmeye hazr olduunda indirilmi olmasdr. Eer byle olmasayd ahkamn her biri bir geliim salamak yerine kart tepkilerin olumasna

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

39

zemin hazrlard. Bunun en bariz rnei ikinin yasaklanmasnda izlenen sretir. Bu anlamda bugn iin de ayn ey geerlidir. Devletin vazifesi ahkam uygulamak veya onlarn bekiliini yapmak deildir derken burada denmek istenen, bunlarn artk modas gemi hkmler olarak tanmlanmas ve yeni cezalar gelitirmek gerektii deildir. Allah en doru ve en adil hkm vermeye ok daha layktr. Hrsza ve zaniye Allahn verdii cezadan daha adili ile hkmetmek insana dmez. Ancak Allaha gerei gibi inanan insanlara den Onun hkmleri ile insanlar arasna girmemektir. Eer bir ortamda gerei gibi slami bir eitim izlenirse toplum her konuda en adil olan talep etme veya ona tahamml etme ve bu sayede dnyaya rneklik edecek bir geliimi kat etme zelliine kavuacaktr. Ancak asli grevini yerine getirmeyen bir idare, deil ahkam mecelleyi de yutsa faydas yoktur. Adalet byle bir yapdan beklenecek en nemli husus olmakla beraber btn i ve fonksiyonu adaletten ibaret de saylamaz. nsann snav iin en rahat ortam salamas, bunun yannda insan Allahn azabndan kurtarmay hedeflemesi de gerekir. Yeryz bir snav alandr. Ve oraya eytann dostlar ne kadar egemen olmusa hr tercihleri yapmak o kadar zor olur. Mslmanlarn grevi, gerei btn akl ile insanlarn nne sererek eytann oyunlarn bozmaktr. Ne zorla kabul ettirmek ne de gerei saptrmak onlarn ii deildir. Ancak eytann, Allahn yoluna giden engellerini bertaraf etmek Mslmanlarn boynunun borcudur. Bu engeller teorik alanda fikirlerin ve gereklerin arptlmas ise hakikati ortaya koymak, fiili alanda ise fiili engelleri ortadan kaldrmak gerekir. Vatandalarnn mal ve can gvenliini salamak, huzuru temin etmek, ahlakn deformasyona uramamas iin gerekli tedbirleri almak da otoritenin zorunlu grevlerindendir. Hatta varlk sebebidir. Devletin Mslmanlara salayabilecei birok imkan, kolaylk ve almlardan sz etmek mmkn olmakla beraber ona ulamann zorlu ve eziyetleri yollar ou iin caydrc olmaktadr. Saltanatn yerlemesiyle Medine Toplumunun oluturduu, toplum idaresinin amac ve ilkelerine dair temeller gn be gn

tahrif edilmi, bizimle bu rnekliin arasna kaln duvarlar ekilmitir. Bu gn bu rnekliin her ynyle doru anlalmasna ihtiya vardr. Zira Mslmanlarn bugn hissettikleri otorite ihtiyacnn dorusunu en iyi grebileceimiz tek adres orasdr.

Sonu
Mslmanlarn, yaadklar alan saadet yurdu haline getirmeleri en doal zellikleri olmas gerekirken eitli oyun ve aldatmalarla bu misyondan srekli uzak kalmlardr. Mesele ya eitli tartmalarla saptrlm, altndan kalklamayacak bir i olarak bytlm ve herkesin kendi kabuuna ekilmesi salanm ya da kart kamplar halinde birbirleriyle mcadele ederek glerini harcam ve iinde bulunduklar ortama egemen olacaklar bir g olmaktan mahrum olmulardr. Oysa yeryznde adaletin tesis edilebilmesi slami deerlere gre olumu glerin varlna baldr. Meseleyi ayrntdaki klliyatn dayatmas ile olumu kalplar erevesinde konular tartarak bomak yerine iin znde yer almas gerekenler zerine giderek buray zenginletirmek gerekir. Bu konuda samimiyetle fikir reten aydnlarn daha doru zeminlerde tartmasna imkanlar salanmaldr. Bugne kadar sahip olunana n yarg ve asabiyetten syrlarak bakabilmek, klasik kalplarn dnda yeni almlara ak olmak gerekir.

40

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

Dosya: Din ve Devlet ktidar Talebi ve slam : Makale - 2

Medine slam Devleti:


Bir Model mi, Bir rnek mi?
Nuri YILMAZ
mtihan sadece, dua, zikir, ibadet gibi dini merasimlerin yerine getirilmesi olarak alglayan tasavvuf ekoln saymazsak, slam tarihinde ortaya km btn fikir ekollerinin bir devlet hedefi ve anlay olagelmitir. Kimisi yerine getirilmesi gereken bir farz olarak nitelemitir. Kimisi dini bir farz deil, insani ve toplumsal bir ihtiya olarak tanmlamtr. Kimisi ise varl memnuniyet verici, ama illa da art deil demitir. Devlet tanmlar farkl olunca, doal olarak, nasl bir devlet? sorusunun cevab da tartmal hale gelmitir. Hele ki Resulullah dneminden sonra, zerinde genel kabul bulunan bir uygulama modelinin ortaya kmad gz nnde bulundurulduunda, nasl bir devlet? sorusuna verilecek cevabn nemi daha da artmaktadr. Bundan 10 sene nce nasl bir slam devleti? diye sorulsa, (yle olmamasna ramen) birok kii, bu soruyu tartmann vakti deil! deyip sorunu erteleyebilirdi. Ancak gnmzde bu soru ertelenemez hale gelmitir. nk slam dnyas yeni bir dnemin eiinde bulunuyor. slam dnyas, uzun bir esaret dneminin ardndan, yeniden kresel bir aktr olma gereiyle kar karyadr. Birok corafyada ard ardna slami devlet modelleri ve denemeleri ortaya kmaktadr. Dolaysyla, bugn bile cevaplamaktan kanmakta zorlandmz nasl bir devlet? sorusu, yarn belki de en ncelikli problemlerimizden birisi haline gelecektir. te bu makale kadim probleme, Resulullahn nclnde ortaya kan uygulama modelini inceleyerek bir katk yapmay amalamaktadr. Bak asn oluturan ana soru ise udur:
Resulullah dneminde ortaya kan devlet yaps, birok kimsenin peinen kabul ettii gibi, bugn aynen uygulanacak bir model olabilir mi?

Aslnda Resulullah dnemini inceleyen bir sr aratrma ve almann olduu bir gerektir. Siyer kitab, fkh aratrmalar ve hadis dzenlemeleri eklinde kaleme alnm, kimileri gerekten ok deerli birok rnek bulunmaktadr. Fakat biz bu makale ile slamda devlet konusunun Resulullahn uygulamasyla ortaya kan delil ve kurallarn aratrmay deil; 1- Resulullahn iinde yaad ortam ve toplumu doru bir ekilde tahlil etmeyi 2- Bu ortam ve artlar ierisinde Resulullahn; nasl bir mantkla, neler

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

41

yaptn tesbit etmeyi 3- Resulullahn yntem ve mant erevesinde baktmzda; o gnk uygulama modelinden hangi noktalarda yararlanp, yararlanamayacamz grmeyi hedeflemekteyiz. Bu erevede; nce o dnemin en gelimi merkezi olan Mekke ehrindeki devlet modelini inceleyerek o gnk toplumsal yaplanmay anlamaya alacaz. Sonra Resulullahn uygulamalarna ev sahiplii yapan Medine ehri araclyla, gnn toplumsal yaplanmasna slamn getirdii katky grmeye gayret edeceiz. Daha sonra da o gn ile bugn kyaslayarak, zihnimizi ve ufkumuzu aydnlatacak yansmalar elde etmeye uraacaz. Kabile/ehir devleti MEKKE Mekke ehri Hz. smail tarafndan kurulmu ve hayatta olduu mddet zarfnda onun tarafndan ynetilmitir. Fakat ondan belli bir mddet sonra, Yemenden gelerek Mekkeye yerleen ve kzlarn Hz. smaille evlendirmek suretiyle onunla akraba olan Curhumiler, zamanla Mekkenin ynetiminde etkili oldular.1 Hz. smailin mirasna gerektii gibi sahip kmayarak, hac iin Mekkeye gelenlere zulmetmeye ve ellerindeki mallar almaya baladlar. Bu durum miladi ikinci yzyln balarna kadar srd. Bu tarihlerde Yemenden g ederek gelen Huzaa kabilesi Mekkeye yerlemek iin Curhumilerden izin istedi. Ret cevab alnca da onlarla savaarak 207 ylnda Mekke ynetimini ele geirdi ve onlar kovdu. Hz. smailin soyundan gelenler savata tarafsz kaldklar iin, onlara dokunmadlar. Etkisiz hale getirerek civarda yerlemelerine izin verdiler. Huzaallar, Mekkenin denetimini ele geirince, Hz. brahimin dininden geride kalanla kendi kltrlerini birletirmeye baladlar. Bylece Hz. brahimin dininde bozulma hzland, byk sapmalar oldu. Putperestlik yaygnlat. Hubel adnda bir put dikip ona tapnmaya baladlar.2 Resulullahn doumundan yaklak iki yz yl
1 2

nce, Resulullahn drdnc kuaktan dedesi olan Kusay b. Kilab, Hz. smailin soyunun devam olan ve ounlukla ehrin kenar semtlerinde oturan dank haldeki Kureyliler arasnda ne kmaya balad. Keskin zekaya sahip, gl ve yneticilik kabiliyetlerine sahip birisi idi. O dnemlerde Bizans, Mekkeye ilgi duymaya balamt. Huzaa kabilesi dikkatini Bizans zerinde younlatrnca, boluktan yararlanarak Kurey kabilelerini birletirdi. Dikkatli bir siyasetle Bizansn desteini ald ve 440 ylnda ehrin tm kontroln ele geirdi. Ardndan da baarl bir ekilde Bizansn nfuzu dnda kald ve onlarn blgesel ilgilerine aldrmad.3 Daha sonra Kusay, Mekkeye toplad kavmini bir yerleime tabi tuttu.4 Kureyin zenginlerini, soylularn ve yakn akrabalarn Mekkenin en merkezi yerine yerletirirken, zenginlik ve stat bakmndan daha geride olan kabileleri ise Mekke vadisinin dna yerletirdi.5 Huzaallar ise ehirden uzaklatrd ve onlarn civar blgelerde oturmalarna izin verdi.6

Siyasi yap:
Kusay, ehrin kontroln ele aldktan sonra krallk kurmay tercih etmedi. Aksine (bir tr ehir meclisi olan) Darun-Nedveyi kurdu. Btn kabilelerin soylular burada bir araya gelir ve birlikte karar alrlard. Yap itibariyle meclis, temsil edilen hi bir kabilenin dierlerinden daha etkili olmad bir nitelik tayordu ve bu meclisin zerinde bir kral veya baka bir idari
kurum yoktu. (Ancak bu btn kabilelerin eit

olduu anlamna da gelmiyordu. Teorik olarak btn kabileler eit temsil hakkna sahipseler
3

M. Hamidullah, The City State of Mecca, Islamic culture, cilt 12, s. 256-257 (Bu kaynaa Muhammed Mustafa el-Azami. Kuran tarihi. z yaynclk. S.49 vastasyla ulalmtr)

Kusayn yapm olduu dier icraatlar iin bkz. bn Hiam, I, 135-139; bn Sad, I, 69-70; Taber, II, 16-19; bn Kesir, Ebul-Fida el-Hfz, el-Bidye venNihye, thk., A. Eb Mslim- A.Necib Adva, Beyrut trz., II, 192-196.

bn Sad, I, 69-70; Eb Ykub el-Yakb, TarihulYakub, thk., Abdulemir Mhenna, Beyrut 1413/1993, I, 240

bnl-Esr, el-Kmil fit Tarih, Beyrut 1979, I, 103-104 bn Hacer, el-Askalan, Fethul-Bri, Msr 1959, V, 359
6

Hamidullah, slm Peygamberi, I, 32.

42

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

de, alnan kararlarda hi kimse, zengin ve gl kabilelerle kar karya gelmek istemezdi.) Kabileleri bir araya getiren; ortak bir anayasa veya zorlayc bir g deildi. Ancak Arabistanda yaygn olan kabilecilik anlay erevesinde; fertler ailelere, aileler ise kabilelere smsk balanyorlard (daha dorusu balanmak zorunda kalyorlard). Arabistanda, bir baka ahsa kar, onun bir insan olmas gereine dayal genel bir sorumluluk yoktu. Genel olarak lde karlatnz bir adam ldrmekte bir hata veya gnah sz konusu deildi. Sadece gvenlik endiesi ve ksasla balantl baz hususlar sizi onu ldrmekten alkoyabilirdi.7 Topluluun yelerinden biri ldrlr veya bir zarara urarsa, dierleri onun intikamn almak zere derhal harekete geerlerdi. Dier yelere yardm etmek ve gerekirse onlarn intikamn almak, topluluun her bir yesi iin kutsal bir grevdi. Zarar grenin hakll veya hakszl bile sorulmazd. Cana kar can temel kurald. Ksacas herhangi bir kabileye bal olmayan birey dnlemezdi. Bireyi kabileye smsk balayan g, ayn zamanda kabileleri de birbirine balyor veya dman ediyordu. Dier kabilelere kar kendi kabilesini korumak isteyenler, uzlaabilecekleri baka kabilelerle birlik oluturup glerini artrmak zorunda idiler. Aksi halde baka kabilelerin saldrlarna urayp, hem zenginliklerini, hem de kle olarak kullanlmak zere kadn ve ocuklarn kaybedebilirlerdi. Dolaysyla, Kusay tarafndan oluturulan Darun-Nedve, gcn bu toplumsal yapdan alyordu. ehir meclisindeki kabileler, ortak menfaatleri iin anlamak ve dayanmak zorunda idiler. Ne kadar baarl bir dayanma gerekletirirlerse o kadar gl, o kadar baarl ve o kadar zengin olabilirlerdi. Buna gre Mekke toplumu; et ve kemikler zerine, et ve kan zerine kurulu bir devlet, yani soya dayal bir yap idi. Bireyleri devlette bir araya getiren ve onlar bir birlik yapan ey aile balaryd. Bu onlar iin devletin dini ve onun
uzlalm ve kabul edilmi yasas idi.8
7

ehir meclisinde bir kabilenin dierine gre stnl sz konusu deilse de, ehrin idaresi ve ihtiyalarn giderilmesi amacyla oluturulan kimi kurumlarn sorumluluunu stlenmi olan kabileler, dierleri arasnda daha etkin ve saygn bir konumda olmaktaydlar. ehirde (bir ksm Kusay tarafndan kurulmu olan) u kurumlar bulunuyordu:9 ehir Meclisi (Nedve), Danma meclisi (Meure), Liderlik (Kyade), Mabedin idaresi (Sedana), Kabenin muhafazas (Hicabe), Haclara su temin etme (Sikaye), Kabenin kutsallnn inenmemesini salama (maratulbeyt), Bir ayinde ilk harekete izin verenler (fada), Takvim ayarlama kurumu, Baz acil durumlar iin ba adr kurma (Kubbe), Fakir haclar beslemek iin toplanan vergi (Rafada), Nakdi deneklere deer bime (Enak), Mekke dnda temsilcilik (Sifare), Sancak tayan (Ukab), Bayrak (Liva) ve seferberlik ba (Hulvannunnefr). Resmi olan bu kurumlardan baka, darya kar savunma ve ierideki hak arama ihtiyac erevesinde domu10 olan hilf/ antlama, akit yemin tekilatlar da bulunmaktayd. Abdmenaf kabilesi ve mttefikleri arasnda birbirlerini kollamak ve korumak iin oluturulan anlamaya Hilful-Mutayyibin; Abduddar kabilesi ve Suheym kabilesi arasndaki anlamaya HilfulAhlaf; hakszlk, zulm ve her tr hak ihlallerine kar, Resulullahn da ierisinde bulunduu bir grup tarafndan oluturulan birlie ise HilfulFudul ad verilmiti.

Ekonomik yap:
Orta a boyunca en yaygn geim vastalarndan olan ziraat ve hayvanclk, ar derecedeki scaklk ve su yetersizlii nedeniyle Mekke ehri ve civarnda yaplamyordu. Ancak Kabenin varl, ehrin insanlar nnde byk imkanlarn ve frsatlarn olumasn salamt. Kabileler, senenin belli vakitlerinde Kabeyi ziyaret etmek iin akn akn Mekkeye gelirlerdi.
9

M. Hamidullah, The City State of Mecca, Islamic culture, cilt 12, s. 261-276 (Bu kaynaa Muhammed Mustafa el-Azami. Kuran tarihi. z yaynclk. S.51 vastasyla ulalmtr.)

W. Montgomary Watt. slamda siyasal dncenin oluumu. Hz. Muhammed dneminde slam devleti. slam ncesi Medine ve kabile devleti.
10

R. hsan Eliak. Adalet devleti. Dnyann siyasi birikimi. 1- Hilful-Fudul faaliyeti. S.157

bni Hiam. Sire. Cilt 3-4. S. 315

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

43

O dnemler dnda bile Kabede insan trafii eksik olmazd. Bu insan trafii ise tarm ve hayvancln yaplamad ehirde, ticaret gibi yeni bir frsat domasna yol ayordu. Kusayn oluturduu siyasi birlikten sonra belli bir dneme kadar Mekkeliler, ie kapal bir ticaret izlediler. Mekke dndan gelen tccarlarn mallarn alr ve hac iin gelen yabanclara satarlard. Mekkede retilen az saydaki mamul istisna edildiinde ticaretleri tamamen Mekkeye gelen yabanc tccarlara baml idi. Mekkenin corafi konumundan ve Kureyin blge lkeleri ve kabileleri zerindeki saygnlndan istifade ederek, ticaretin bamllktan kurtarlmas iin gerekli ilk adm Peygamberimizin dedelerinden Him b. Abdumenaf ve kardeleri tarafndan atld. Him ve kardeleri, blgelerinde bulunan kabileler ve lkelere seyahatler dzenleyerek serbest ticaret yapabilmek iin antlamalar yaptlar.
11

Him ve kardeleri tarafndan lf vastasyla elde edilen ticari imtiyazlar sayesinde Kureyliler, deiik blgeler arasnda ticaret
kprs olma imkan elde ettiler.15 Mekkede

retilen deriyi; Taifin kuru zmn; Benu Sleym maden ocaklarndan elde edilen altn ve gm; Afrikadan gelmi olan altn tozu ve fildiini; Yemen pazarlarndan satn alnan Hint mahsulleri ve in ipeklikleri ile en nemli ykler arasnda saylan gzel kokular deiik pazarlara ulatrmaya baladlar. Hac zamanlar kurulan Mekke pazarlarna ise Akdeniz blgesi lkelerinin sanayi mahsulleri olan pamuklu, ynl ve ipekli dokumalar ve parlak kumalar; Basra ve Suriyenin silah, hububat ve nebat yalarn tayorlard. Bu sayede hzla zenginletiler ve blgede itibarlar iyice artt. Zenginliin artmasna paralel olarak para ticareti de yapmaya baladlar. Hicaz kabileleri arasnda gvenli bir diplomatik konuma ve caydrc bir gce sahip olmak iin, kabilelerin ileri gelenlerini kendilerine borlandrdlar.16 Ticaret yapma imkan veya becerisi olmayanlara da skntya dtklerinde yksek faizli bor para veriyorlard. Borcunu deyemeyenler, kendilerine bor verenin takdir ettii kadar bir sre; ya ailesinden bir ferdi kle olarak vermek, ya da kendisi klelii kabul etmek zorunda idiler. Kle olarak verilen kadnlar fuha zorlanr ve elde ettii gelirle borcu demesi salanrd. Bir gn bu duruma dme korkusuyla kimse kz ocuuna sahip olmak istemezdi (Tabii tek gereke bu deildi. Nitekim Kuran, kz ocuu ile gllk/zayflk arasnda dorudan
15

Mekke asilleri ile komu devletlerin

bakanlar arasnda gerekleen bu antlamalar, laf (ahit, antlama ve talebe binaen verilen beraat) ismiyle anld.12 lf sonucu yaplan antlamalarla Kureyliler, senenin drt mevsiminde mal alm ve satm iin diledikleri lkelere izin almakszn gidip gelebilme imtiyazn elde ettiler. Antlamaya raz olan kabile ve lkeler, Mekkelilerin kendi rettikleri veya satn yaptklar mallar aracsz ve dorudan onlardan aldklar iin daha ucuza temin etmi olacaklard.13 Bylece bir yandan bu kabileler ticaret yolculuklarnn zorluklarndan kurtulup oturduklar yerde kazan salarken, dier yandan Kureyin d ticaretini gvence altna alm olacaklard. Arap kabileleriyle yaplan bu antlamalar, karlkl yardm ve koruma mkellefiyetleri getirmeyip, aksine o gne kadar bilinmeyen bir usul olan mterek ticari karlar esasna dayanyordu. Zira bu ibirlii neticesinde daha istikrarl krlara nail olacaklar gibi Mekkeye korkusuzca girecekler ve itibar greceklerdi.14
11 12

Joseph Chelhod Mekkedeki ticaretin hacmi ile ilgili olarak yle bir tahminde bulunmaktadr: Kendi kendine
yetinemeyen Mekke, ihtiyalar iin tahl, hurma, meyve, arap ve dier besin maddelerini, mbalaasz bir kiiye gnde en az 100 g. Olarak tahmin ettiimiz kadar mal ithal etmek zorundayd. imdi Kurey konfederasyonunun balca on iki kabile ihtiva ettii, ayrca Mekkede haliflerin, mltecilerin, klelerin ve yabanclarn da bulunduu bilinirse, yzdeye dahil olanlarn tmyle, nfusunun 20 veya 25 bin olduunu (Uhud savanda 3,000 Mekkeli sava olduu tahmin ediliyor) kestirmenin mmkn olabileceine inanyoruz. u halde,

bn Sad, I, 72, 75 Cengiz Kallek, Mekke ktisadyla lgili Messeseler, Btn Ynleriyle Asr- Saadette slm, ed. Vecdi Akyz, stanbul 1994, III, 406.

gnlk olarak onlara en azndan 2-3 bin kg azk gerekliydi ki, 20 deve yk eder. (Bu da senede 750 - 1,100 ton,

yani 7,500 deve yk) Joseph Chelhod, Hicret ncesi Mekkede Kapitalizm, s.131 (Bu kaynaa zzet Er, Din Sosyolojisi, Aka, 1998, Ank. vastasyla ulalmtr),
16

13 14

bn Sad, I, 78. M. J. Kister, Makka and Tamim (Aspects of their Relations), Jornal of the Economic and Social History of the Orient VIII

M. G. S. Hodgson. slamn serveni. z yaynclk. Cilt 1. S. 93

44

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

iliki kurduklarn anmsatarak, olayn farkl sosyolojik ynlerine de dikkat ekmektedir). Kz ocuu olanlar ise ocuklarn diri diri gmerlerdi. Borluluk meselesi o kadar byk bir toplumsal yaraya dnmt ki, ileride bor yznden elinden alnaca korkusuyla kz ocuunu ldren bir babay kimse ayplamaz ve knamazd.

yerleim yeri olarak tanmlanabilir.

Ksacas:
1- Nfus olarak o dnemin Mekkesi, Trkiye llerine gre ortalama bir kasaba veya ile bykl gstermektedir. 2- Temelleri Kusay tarafndan atlan ve zaman iinde gelien idari sistem, bugnn ihtiya ve artlarna gre olduka snrl ve yetersizdir. 3- Bir hukuk sisteminden ve adaleti salamak iin oluturulmu kurumlardan bahsetmenin imkan yoktur. En geerli kural ksastr. 4- Sahip olduu ticaret hacmi, geimin tarm ve hayvanclk ile saland toplumlar iin yksek saylabilecekse de, sanayi toplumlarnn ticaret hacmiyle kyaslanacak boyutta deildir. Oluan ekonomik kurumlar ise (o gnn ihtiyalar iin yeterli olmakla birlikte bugnk bir kasabadan daha yetersizdir. 5- Tarihi kaytlarda eitim, salk vb. sosyal kurumlarn varlna dair bir bilgi bulunmamaktadr. Yeni bir toplumsal rgtlenmenin merkezi: MEDNE

Nfus ve sosyal yap:


Hz. Muhammedin Peygamber olarak gnderildii srada Mekkenin nfusunun ne kadar olduuna dair farkl tahminler yaplmaktadr. W. Montgomery Watt; bin
civarnda eli silah tutan erkek ve belki de be binin zerinde toplam nfus , Joseph Chelhod ise;
17

tahminen 20-25 bin civarnda 18 demektedir. Dolaysyla en az be bin, en fazla da 2025 binlik bir nfusa sahip olduunu syleyebiliriz. O dnemin Mekkesinde ortaya kan sosyal yapy tanmlamaya kalktmzda ise, kolayca neticeye varmak mmkn grlmemektedir. Sosyolog Louis Wirthin sosyal yap kriterleri erevesinde bakarsak, Mekkeyi bir ehir
devleti olarak tanmlayabiliriz. nk o bir

yaam biimi olarak ehirlilie: a) eitlilik ieren


nfus yapsna (yerlilik, yabanclk, birok aile soyu vb.) sahip olmas b) Farkl kurumlara sahip toplumsal rgtlenme sistemi bulunmas c) Bnyesinde sosyal davranlar, fikirler ve kiilikler kmesi barndrmas

gibi genel kriterler erevesinde bakmaktadr. ehirlilik iin: a) Kale, b) Pazar, c) Kendine ait bir
mahkemesi veya hi deilse ksmen zerk bir hukuk, d) lgili bir bek ekli, e) En azndan ksmi zerklik ve seime dayal kendi kendine ynetim kriterlerini

Resulullahtan nceki durum:


Medine arazisi olduka geni dzlkleri olan bir vadidir.20 Vadinin etraf dalarla evrilidir. Vaktiyle fkran volkanlar, lavlaryla bu blgenin bir blmn kaplam durumdadr. klimi tatl, topra bereketlidir. Kuyu sular serin ve boldur. Hurma bahelerinden elde edilen rnler yksek nitelikli, eidi bol ve ok byk miktarlardadr. H.1. yzylda, Medine Suriyeye buday ihra ederdi. Buraya Mekkede olduundan daha ok ve sk yamur yaar ve Mekkenin gney dousunda uzanan Taifin Vecc vadisinin sular
20

ortaya koyan Sosyolog Max Weber ise Mekkenin Hz. Muhammed zamanndaki ehirli niteliini bile zorlanarak kabullenmi grnmektedir.19 Onun llerine gre Mekke daha ok krsal bir
17

W. Montgomary Watt. slamda siyasal dncenin oluumu. Hz. Muhammed dneminde slam devleti. Hz. Muhammedin siyasi baarlar.

18

Joseph Chelhod, Hicret ncesi Mekkede Kapitalizm, s.131 (Bu kaynaa zzet Er, Din Sosyolojisi, Aka, 1998, Ank. Vastasyla ulalmtr.)

19

Weber, Max, ehir, Modern Kentin Oluumu, Editr: Martindale Don ve Gertrud Neuwirth, ev. Musa Ceylan, Bak, st.2000 (Martindale Donun n sz yazs), s.59.

Geniliine l olarak u rnek verilir: Deve srtnda Kuzeyden Gneye, ya da Doudan Batya yolculuk bir gn eker.

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

45

Medineden geerek Kzl Denize dklr. Medine ehrinin oluumu, Evs ve Hazre isimli iki kardee dayanr. Onlarn soyundan gelenler, iki rakip kabile olarak Medineyi oluturdular.21 Hicretten yaklak alt yedi yl nce meydana gelen ve bu iki kabile arasnda yaplan Bus savanda, Hazreliler galip geldiler ve ehirdeki Yahudilerle ittifak anlamas yaptlar.
22

vardr: Resulullah bize yle dedi: slam kabul


eden herkesin adn yazp bana getiriniz. Ve biz, kendisine bin be yz kiinin adn yazp getirdik.28

slam tarihindeki bu ilk nfus saymnda kaydedilen 1500 Mslmann yan sra, Medinede henz slam kabul etmemi olan Arap kabileleri de bulunmaktayd. Bunlardan ayr olarak, neredeyse Araplarla ayn sayda olan Yahudiler de vard. Bu durumda, Medinede H.1 ylnda on binden fazla bir nfusla kar karya olduumuz sylenebilir.29 Arap olsun, Yahudi olsun her kabile, bamsz bir hukuksal birlik oluturmakta ve kendi kabile bakan haricinde hibir siyasi otorite tanmamaktayd. Bu kabile bakanlarnn seili tarzlar hakknda fazla bir ey bilinmemektedir. Yahudi Beni Nadr kabilesinin durumuna bakarak30 denilebilir ki, her Yahudi kabilesinin, sava vb. gibi beklenmedik harcamalar iin kabile mensuplarnn katklaryla oluturulmu bir halk sand vard. Arap kabileleri arasnda ise bir tr sosyal gvence kurumu vard. Bu kurum, bir yesi ldrlen aileye kan diyeti denmesini salayarak kan davalarn nlemeyi hedefliyordu.31 Fakat bu uygulama ayn kabileye mensup aileler arasnda sz konusu olabilirdi. Suluyla kurban farkl kabilelere mensup iseler, adaleti salamak iin tek yol, g ve kuvvetin desteinde yaplan mzakereler olurdu. Gl kabileye denmesi gereken kan diyeti, zayf bir kabileye denmesi gereken kan diyetiyle ayn olmazd. stilac ve saldrgan glere kar savunma amacyla her kabilenin belli bir sayda mstahkem kalesi vard. ok snrl sayda erkek okuma ve yazma biliyordu.

Buna

karlk Evs kabilesi ise, Mekkeli Kureylilerle bir ittifak anlamas yaparak dengeyi korumaya alt. Fakat ne var ki, her iki kabile de bu karde savalarndan bkp usanmlard. Hicrete yakn dnemlerde Hazreliler, kendilerine bir kral semeye karar vermiler ve bu makam iin de Abdullah ibn Ubeyi uygun grmlerdi. Hatta Resulullahn Medineye geldii gnlerde, Medineli tccarlara, bir tac bile sipari etmilerdi.24 Fakat Hazreli birisi, ne Evslilerce, ne de (muhtemelen) Yahudilerce kral olarak kabul edilemezdi. Dolaysyla Medinede anszn gndeme gelen slam, birok kii iin bir zm frsat nitelii tam oldu. Evs ve Hazre kabileleri haricinde Medinenin dier nemli kabileleri Yahudi Beni Kaynuka, Beni Nadr ve Beni Kurayza kabileleri25 idi. Beni Kaynuka Hazrelilerle, Beni Kurayza ise Evslilerle ittifak halindeydi.26 Yahudiler iinde de bir takm i atmalar herhalde vard ki, bunlardan bazlar bir Arap kabilesinin mttefiki olduunda, dier bazlar, birincinin hasm durumundaki baka bir Arap kabilesi ile ittifak anlamas yapyordu.27
Nfusla ilgili olarak Huzeyfeden yle bir nakil
21 22 23

23

Muhammed Hamidullah, slam Peygamberi. bn Him, s. 286; Ayrca bk. 387 bn Hiam, s. 287; Buhr, 63/I, No 7; bn Sad, 1/1, s. 147. bn Hanbel, V, 427. bn Him, s. 413, 727; Taber, Tarih, I, 1511; Buhr, 79/20 Kaynuka kuyumcu, Nadr yapraklarn tazelii (yani bunlarn ziraatla uratklarn gstermekte), Kurayza ise deri tabaklayan kimselerin kulland bir bitki demektir. Muhtemelen onlarn asl meslekleri de buydu. Veya en azndan bu Yahudi kabilelerinin Medineye gelip yerletikleri srada yle olduklar sylenebilir. Ticaret alannda ise ithalat, tahl maddeleri satcs ve banker olarak almaktaydlar. (Muhammed Hamidullah, slam Peygamberi)

24

25

Ksacas:
1- Siys hayat ve sosyal yap itibaryla Medine, Mekkeden bile geri bir ehir
28 29 30 31

Buhr, 56: 181, No I. Muhammed Hamidullah, slam Peygamberi. emi, Sre Gazvetus-Sevk (C. 4) s. 259. Muhammed Hamidullah, Corpus des documents sur la diplomatie musulmane adl makale, No 1, s 4-11.

26 27

bn Him, s. 546, 554, 688. Muhammed Hamidullah, slam Peygamberi, 334

46

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

durumundadr. 2- Kabileleri bir araya getiren ortak, idari, hukuki ve sosyal kurumlar bulunmamaktadr. 3- Temel geim kayna tarmdr. Bunun yannda snrl miktarda hayvanclk ve ticaret yaplmtr. slam neleri deitirdi? Doaldr ki, slam neleri deitirdi? sorusuna, byle bir makale iinde kapsaml ve tatmin edici bir cevap vermenin imkan yoktur. Biz bu soruyu; sosyal ve toplumsal yaplanma ekli bakmndan neleri deitirdi? anlamnda sorduk. Maksadmz, toplumsal yaplanmay deitirirken slamn nasl bir tarz ve yntem ile hareket ettiini anlamaya almaktr. Bu erevede, bal oluturan soruyu; fazla teferruata girmeden ama genel mant da anlamamz salayacak ekilde cevaplamaya alacaz. Doas gerei slam, nce kafalar deitirerek ie balar. Tevhid inanc erevesinde yeni bir zihniyet ina eder. Bu zihin yapsnn en temel karakteri adalet (tevhid)dir. Adalet, dzeltmek, dorultmak, deitirmek, denkletirmek, eitlemek vb. gibi birok anlama gelir. Dzelterek, dorultarak, deitirerek, denkletirerek... yaratl gereklerine uygun olana dndrmeyi ifade eder. Kendisine gre yaratldmz gereklerden ayr ve uzak dtmz her noktada, adaletsizlik; yani ktlk, zulm ve ac ba gsterir. Bu erevede slam, yalnzca Allaha iman llallah, yani yalnzca Allahn rzasn kazanmak

gzeterek gerekleen ispat), insandaki iyilik ve ahlak damarn harekete geirir. Bylece o kimse (iman zmseyebildii lde) kimseye zulmetmez; hakszlk yapmaz; hibir konuda ar gitmez; yalan syleme, kandrma ihtiyac hissetmez; kendisinden sadece iyilik ve gzellik yaylr. Tevhid ilkesinin ilk yars olan Allahtan
bakasna itaat etmeme La lahe ilkesiyle

slam, hem ar istek ve tutkularnn esiri olmu insanlarn evrelerine zulmetmelerini, hem de dier insanlarn onlara uyarak kendilerine zulmetmelerini engeller. Bu ise adaletin da dnk yzdr. Kendisine gre yaratldmz yaratl gereklerinden uzaklatracak hi bir saptrcya kanmama ve boyun ememe eklinde zetlenebilecek bir yaam biimini ifade eder. Herhangi bir toplumda veya yeryznde adaleti salamann tek yolu; hevalarnn esiri olan gleri reddedip (yani varlna son verip), sadece Allaha itaat etmekten geer. Bylece, slamn Resulullah nclnde gerekletirdii ilk ve en nemli deiim, inan konusunda kendisini gsterir. Medinede oluan toplumsal yap, hem toplumun dini inanc niteliindeki putperestliin son bulduu, hem de toplumu kendi menfaatlerinin esiri haline getirmi olan etelerin ve glerin sisteminin bozulup yerine adaletin tesis edildii bir yap olarak karmza kar. Peki, zulm ve adaletsizlik sistemine son veren mdahaleler nelerdir?
Hkm ve otoriteye (siyasete) mdahale: slam

dncesinin temelini oluturan Tevhid ilkesinin en belirgin bir ekilde kendisini hissettirmesi gereken alan, toplumsal adaletin veya zulmn kendisi araclyla gerekletirildii hkm ve otorite alandr. slam bu alana dnk mdahalelerine, g (hkm, otorite, ynetim) ile emanet arasnda iliki kurarak balar. Sahip olduumuz btn imkanlar Allahn bizi denemek iin verdii emanetlerdir. Onlar Allahn rzasna uygun bir ekilde kullanmakla sorumluyuz. Dnya emanete sadakatin snand bir imtihan yeridir. Emanete kar gsterilecek tavr ahirette, ya sonsuz bir mkafat ya da sonu gelmeyen bir azap olarak karln bulur.

iin yaamak ilkesini getirerek insann kendi


nefsine zulmetmesini engeller. Hayatnn

her annda Allahn rzasn arayan bir kimse, ftratnda var olan ar istek ve tutkularn (heva) esiri olmaktan kurtulur. Ar istek ve tutkularn dizginleyebildii lde de ftratna uygun, mutlu bir yaam srm olur. Adaletin insan nefsinde aa kan hali ahlaktr.
32

Yalnzca Allaha

iman (ve hayatnn her annda Onun rzasn


32

hsan Eliak. Adalet Devleti. Adalet, Rahmet, vicdan, ahlak, adalet ve hukuk kavramlar.

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

47

slam ereveyi bu ekilde izdikten sonra, emanetin (gcn, otoritenin) insan yoldan karmamas iin ehliyet
33

Bu erevede, bir emein karl olmakszn paradan elde edilen kazanc, yani faizi38 yasaklar. Maln sadece zenginler arasnda dolaan ve halkn nasiplenemedii bir g39 olmasnn engellenmesini ister. Maln, kimseye bir faydas olmayacak ekilde ve snrszca biriktirilip saklanmasn (kenz)40 yasaklar. Bylece kiiyi maln esiri olmaktan kurtarp, emanetisi haline getirir. Tasarruf ederken ise en temelde israftan41 (gereksiz yere harcama, savurganlk) saknlmasn emreder. Ve hem israf nlemek, hem de emaneti Allahn rzasna uygun bir ekilde kullanabilmek iin, her biri paylamann deiik yollar ve aralar olan; infak, sadaka ve
zekat kavramlarn ortaya koyar. Hukuka mdahale: slamn hukuk anlaynn

ilkesini ortaya koyar.

Bylece hem ynetime talip olanlarla Allah arasnda, hem de halk ile yneticiler arasnda bir sorumluluk ba kurar. Ynetime talip olanlarn Allaha kar sorumluluu, Onun emrine ve adaletine uygun bir ekilde34 ynetmektir. Halka den sorumluluk ise emanet etmek iin ehil olanlar semektir. Ynetici ile halk arasnda kurulan bir baka nemli ba ise mavere
35

(danma) kavramyla

ifade edilir. stiare (danmak), ura (danma kurulu) ve meveret (fikir danma) ayn kkten tremitir. slam emanete talip olanlarn, hem keyfi ve kendi burnunun dikine davranmasn engellemek, hem de emanetin arln tek balarna yklenmek zorunda brakmamak iin byle bir tedbir getirir. Ynetici ile halk arasnda bir danma ve onay kprs kurar.
Ekonomiye mdahale: slam, ekonomik alana

temelini adalet ilkesi oluturur. nsanlar gerek anlamda vicdanlarna ynelebildikleri zaman, kendisine gre yaratldklar gereklere uygun kararlar verebilirler; yani adil olmay baarabilirler. Fakat zayf yaratlm42 olan insann vicdan da farkl etkilere aktr. Bu yzden de adaletin tek gerek yolu tevhiddir. Sadece Allah raz etme hedefiyle rpnan gnller: 1- Takva rtsne43 brnerek Allahn mnker ve yasak kld eylere bakmaz ve ynelmezler, 2- Sadece kendi kar ve menfaatini dnenler gibi g yetirebildikleri kimselerin hakkna44 tecavz etmezler.
38

dnk mdahalelerine mlk Allahndr36 gereiyle balar. Fakat Allah mlkn, sebepsonu ilikisine uygun kazan yollar vastasyla insanlara emanet etmektedir. Ve bu g ile Allahn rzasn arayp aramadklarn snamakta; yeryzn gzellikle imar edip etmediklerini denemektedir. Emaneti Allahn rzasna uygun bir ekilde kullanmann; kazanrken ve tasarruf
ederken uyulmas gereken snrlar vardr.

Allah hile37 ile elde edilen kazanc temiz grmez. Doru ve drst yollardan kazanc emreder.
33

Faiz yiyenler maherde ancak eytann arpt kimsenin kalkt gibi kalkarlar. Bu, onlarn, Zaten al veri de faiz gibidir demelerindendir. Oysa Allah al verii helal, faizi haram kld. (Bakara 2/275) Ayrca bkz. (Bakara 2/278, Al-I mran 3/130) vs.

Allah, size mutlaka emanetleri ehil olanlara vermenizi ve insanlar arasnda hkmettiiniz zaman adaletle hkmetmenizi emreder. (Nisa 4/58)
39

Allahn peygamberine, dier memleketlerden savasz ele geirmesini salad o gelirler, iinizden sadece zenginler arasnda dnp dolaan bir devlete dnmesin diye Allaha, peygamberine, muhta yaknlarna, kszlere, yoksullara ve yolu kesilmilere aittir. (Har 59/7)

34

Aralarnda Allahn indirdii ile hkmet. Onlarn arzu ve heveslerine uyarak, sana gelen haktan sapma. (Maide 5/48) Ayrca bkz. (Maide 5/44, 45, 47)

35

... Onlarn ileri, aralarnda danma iledir. (ura 42/38), ... hakknda onlara dan. Kararn verdiin zaman da artk Allaha dayanp gven. (Al-i mran 3/159)
40

Durmadan mal istif ederek biriktirenin vay haline. Sanr ki mal kendisini sonsuza kadar yaatacak. (Hmeze 104/2-3)

36

Mlkn sahibi olan Allahm! Mlk dilediine verirsin. (Al-i mran 3/26), Gklerin ve yerin mlk Onundur. (Buruc 85/9)
41

Yiyin iin fakat israf etmeyin, nk Allah msrifleri sevmez. (Araf 7/31) nsan zayf yaratlm olduundan ... (Nisa 4/28) Ey nsanoullar! Ayp yerlerinizi rtecek giyimlikle sizi ssleyecek elbiseler gnderdik. Takva rts ise bunlardan daha hayrldr. (Araf 7/26)

37

Bir eyi ltnz zaman, ly tam tutun, doru teraziyle tartn. ... (sra 17/35), ly tam yapn, eksiltenlerden olmayn. Doru terazi ile tartn. nsanlarn hakkn azaltmayn. Yeryznde bozgunculuk yaparak karklk karmayn. (uara 26/181-183)

42 43

44

Birbirinizin maln hakszlkla yemeyin. Baz insanlarn

48

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

Hakszlk yapp ar giden etelerin engellendii toplumlar ise; adaletsizliin en nemli sebebi olan, kar ve menfaatlere gre dizayn edilmi yasa ve dzenlemelerden kurtulmu olurlar. Ardndan da helaller, haramlar, kadn haklar, miras, klelik vb. konularda vahyin mantna uygun gncel dzenlemelerle, Allah rzas ve adaletin ncelendii yasalara kavuurlar. *** Balangta da ifade ettiimiz gibi bu ok ksa analiz, slamn deitirdii her eyi ortaya koymay hedeflememektedir. Zaten bu denli ksa bir makaleyle byle bir sonuca ulamak mmkn olamazd. Hatta makalenin kendi hedefine dnk (hkm ve otorite, ekonomi, hukuk gibi) alan tasniflerinde bile ne derece yeterli almlar yapld tartlabilir. Ancak bu kadar bile slamn meselelere yaklamyla ilgili bir fikir vermi olmaldr.

rehberliini btn alar kuatacak hale getirmitir. nsanoluna den, akl- selim ile vahyi kavramak ve gn, onun ilke ve deerlerine uygun hale getirmektir. Resulullah nderliinde oluan Medine slam Toplumu
Mescid-i Nebevinin nas ve yeni ynetimin oluturulmas:

Resulullahn Medineye ulamasyla birlikte ilk yaplan ilerden birisi, yeni bir liderlik ve yeni bir ynetimi temsil etmesi amacyla oluturulmu merkez, yani Mescid-i Nebevinin ina edilmesidir. Mescit, creti denerek alnan bir arsa zerine yaplm45 ve Resulullah inaatta bizzat almtr.46 Yeni oluan toplumda; liderlik, liderin nasl belirlenecei, grev ve yetkilerinin ne olaca gibi problemler olmamtr. Resulullah toplumun

Yaptmz karmlar yle zetleyebiliriz:


1- slam, hayatn deiik alanlarna dnk sabit uygulama modelleri ve sistemler nermemektedir. Kurandan yola karak, slam yle bir idari sistem neriyor, yle bir ekonomik model sunuyor, Hukuk sistemi udur eklinde net deerlendirmeler yaplamaz. 2- slamn meselelere yaklam, o konuyla ilgili ilke, kavram ve deerleri sunmak eklindedir. Gnn artlarna uygun uygulama modelleri oluturmak ise, gn ve Kuran anlam akllarn iidir. 3- Sabit model ve sistem nermemek ii zorlatrmak iin deil, evrenselliin ve insanolunun imtihannn gereidir. nsanlarn ve toplumlarn ihtiya ve yaplanmalar srekli deiim gsterdii iin, belli bir dnem iin ok faydal ve isabetli olan bir model bir dnem sonra dar ve yetersiz kalabilir. Oysa Yce Allah meseleleri kavram, ilke ve deerler olarak ortaya koymak suretiyle, vahyin
mallarn hakszlkla yemek iin onu bile bile g sahiplerine aktarmayn. (Bakara 2/188)

doal lideridir ve yetki alanlar, ynetme biimi peygambere zg bir nitelik tamtr. Bu ynyle, kendisinden sonras iin birebir uygulanacak bir rneklik ortaya kmaz. slami devlet sistemi iin sloganik bir ekilde bayraklatrlan hilafet devleti modelindeki idari yap, Resulullah dneminde ortaya km deildir. Gerek yneticinin halife kavramyla ifadelendirilmesi, gerekse yneticinin belirlenme biimi, Resulullahtan sonra, Mslmanlarn tercih ve itihatlaryla gereklemitir.
Muhacirlerin sorunlarnn zlmesi:

Yeni oluan toplum, ciddi bir g olaynn (hicret) ardndan vcut bulduu iin, g edenlerin yerliletirilmesi gibi bir problemi zerek ie balamak zorunda kalmtr. Medinenin yerli halk (ensar)nn da olumlu yaklamlar sonucunda her bir muhacir ailesi, ensardan bir aile ile karde ilan edilmitir. Karde olan aileler ise toprak ve mekan paylam yapmlar, bylece evsizler eve, toprakszlar topraa kavumutur. Ne var ki bu iliki biimi, benzer artlar oluursa
45

M. Hamidullah. slam Peygamberi. Mescidi Nebevinin inas bni Hiam

46

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

49

uygulanabilecek bir rneklik nitelii tasa da, hukuk sistemi bakmndan evrensel bir nitelik tamaz. Dneme veya artlara zg bir uygulama olduu, sonraki dnemlerde indirilen miras hukuku ayetleriyle de akla kavumutur.
Medine Vesikas:

maddeler) 3- Toplumun yeleri, sua kar tam bir dayanma gsterecek ve sulu yakn bir akraba bile olsa ona destek olmayacaktr. (13, 21. maddeler) 4- Toplumun yeleri, inanmayanlara kar savata, barta ve himayeyi yerine getirme hususunda tam bir dayanma gsterecektir. (14, 15, 17, 19, 44. maddeler) 5- eitli topluluklardan Yahudiler toplumun yesidir ve kendi dinlerinde serbesttirler. Onlar ve Mslmanlar, ihtiya halinde bir dierine (gerekirse askeri) yardm sunacaklardr. (24 35, 37, 38, 46. maddeler)50 Anlalaca zere Medine Vesikas bir siyaset teorisi veya bir toplumsal yaplanma modeli tezi deildir. Aksine belge, belge metninde geen gemite olduu gibi (makilehemel-l) deyiminden de anlalaca gibi, o dnemin bir takm eski tre ve adetlerini gz nnde bulunduran51 ve bunlar adalet ls ve mantyla slah eden bir yaklama sahiptir. Yapt dzenlemeler, adaletin datm ve uygulanmas konusunda kendi dnemi iin gerek bir devrim nitelii tar. Artk kabile asabiyetine dayal toplumsal yap deimekte, yerini; kendi kabilesi, ailesi ya da akrabalarnn aleyhine bile olsa, merkez iktidara destek olunan bir yapya brakmaktadr (madde 13). nceden kabilelerin kendisi tarafndan uygulanan ve sklkla kan davalarna yol aan ksasn uygulanmas merkezi idareye braklmakta ve te taraftan ksas yerine kan diyeti zendirilmektedir. Asla bir caniye snma hakk tannmayacaktr (madde 22). Eskiden akrabalk esasna dayanan kabile yaps yerini, kiinin rza ve iradesine dayal mensubiyete dayanan mmet anlayna brakmaktadr. Eskiden Araplar yabanclarn, asl kabile yeleri
50

Resulullah tarafndan oluturulan yeni toplumsal ve idari yap hakknda fikir sahibi olmak iin, Kuran haricinde, Medine Vesikas ad verilen bir belge bulunur. Bu belge iki farkl blmden olumaktadr: 1 ila 23. paragraflar arasndaki ilk blm Mslmanlarla ilgili konular, 24 ila 47. paragraflar ise Yahudilerle ilgili konular ele almaktadr. Kaynaklara gre47 szleme, Resulullahn Medineye geliinden ksa bir sre sonra, H. 1. ylda yrrle konulmutur. Bununla birlikte, Yahudilerin nasl ve niin sahip olduklar bamszlktan kendi iradeleriyle vazgeip, Yahudi olmayan, kendilerince mehul, hatta iktidar bakmndan gsz bir yabancnn egemenliini kabul etmi olduklarn dndmzde; farkl iki dnemde kaleme alnm, ancak tarihin bunlar birbiri ierisinde kaynatrarak bize bir tekmi gibi sunduu iki belge olduunu kabul etmemiz gerekir.48 Ve ikinci belgenin byk Yahudi kabilesinin srgn edilmi olduu 627den sonraki bir tarihe ait olduunu dnmek iin yeterli sebep vardr.49 Szlemede geen Yahudiler ise o tarihten sonra Medinede kalan kk Yahudi gruplardr. Bu belgede, (Allah ve Resulnn yeni oluan siyasi yap zerindeki etki ve konumlar belirlendikten sonra) devletin yapsn belirleyen temel noktalar yle ortaya kmaktadr: 1- Mminler ve onlara tabi olanlar tek bir toplum (mmet) oluturmaktadrlar. 2- Toplumdaki her bir kabile veya kabile kolu, kendi mensuplar adna kan diyeti ve fidyelerden sorumludur. (2 11.
47 48

Ebu Ubeyd, s 518. M. Hamidullah. slam Peygamberi. slam devleti anayasas. W. Montgomary Watt. slamda siyasal dncenin oluumu. Hz. Muhammed dneminde slam devleti. Medine anayasas
51

W. Montgomary Watt. slamda siyasal dncenin oluumu. Hz. Muhammed dneminde slam devleti. Medine anayasas M. Hamidullah. slam Peygamberi. slam devleti anayasas.

49

50

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

ile ayn haklara sahip olmakszn kendi kabile topluluklarna katlmalar usuln (mevlalk) teden beri uyguluyorlard. Ancak en ince ayrntsna varncaya kadar tm paralarnn yeni batan oluturulduu bir kabile anlay o gne kadar duyulmam bir eydi. Hi kukusuz slam milliyeti (mmet) aac, ite bu kk fideden yetierek boy atmtr. Dier toplumlarda grdmz, rk, ten rengi, dil ya da doum yeri birlii gibi deitirilmesi mmkn olmayan ve tamamen insann irade ve seimi dndaki bir takm kavramlar yerine, slam; kendi milliyetilik anlayna temel olarak bireyin kendi hr iradesine dayal seim birliini esas kabul etmitir.52
Hukuk sistemi:

grev yapan hakimler yoktu: Bir anlamazlk durumunda, aralarndan setikleri soylu biri davalarn hallederdi. Belirgin bir yasa da mevcut deildi; hakemin tek rehberi saduyusu idi ve verdii karar temyiz edecek bir st makam da yoktu. 54 slm ise, bireylerin ve kabilelerin kendi haklarn kendilerinin aramas ve savunmas usuln kaldrd. Yetkiyi merkezi otoriteye (Resulullahn uygulamasnda devlet bakanna) verdi. Ayn zamanda, yarg kararlarnn adil bir ekilde infaz edilmesinden de merkezi otoriteyi sorumlu tuttu. ounluu Yahudi olan Gayrimslim tebaaya ise hukuki yasalarn uygulanmasnda tam bir zerklik tand. Buna gre, Yahudilerle ilgili davalar; Yahudi hukuku erevesinde Yahudi mahkemelerinde grlmekteydi. Anlaamadklar ya da Mslman bir hakim tarafndan yarglanma konusunda anlatklar taktirde Resulullaha mracaat ediyorlard. slam, hukuk anlayna baz temel yorumlar getirdi. Buna gre: 1- Niyet: Kastl olarak yaplm fiiller ile istenmeden ilenen sular ayn deildir. Uygulanacak ceza da ayn olmaz.
Ameller (fiil ve eylemler) niyetlere gredir.55

Resulullah tarafndan oluturulan Medine modelinde, gnmzde olduu tarzda mahkemeler ve hukuki birimler (adalet bakanl, hakimler savclar yksek kurulu, hakim, savc, avukat vs.) gze arpmaz. Farkl isimlerle de olsa, tarihi kaytlarda geen bir sistem yoktur. Peygamberin varl, bu tr kurumlara duyulacak ihtiyac ortadan kaldrm gibidir. Dolaysyla Resulullahn uygulamalarna baktmzda bir sistem veya model ile deil, gnn ihtiyalarna getirilen adil zmler ile kar karya kalrz. zmler getirilirken bavurulan yntem ise tamamen ykp, yerine sfrdan kaide ve kurallar getirmek deildir. Resulullah; gzel ve faydal ynlerini muhafaza edip, zulme ve adaletsizlie yol aan ksmn ise tamamen ortadan kaldrarak veya yeniden yorumlayarak, gnn ileyen sistemini kullanmtr. Nitekim bir hadiste bu durum yle ifade edilmitir:
Cahiliye dnemine ait erdemli davranlarn (fezil) slmda da uygulanmasna devam edilecektir.53

2- Suta sorumluluk: Herkes kendi iledii sutan sorumludur. Hi bir kimse (anas, babas bile olsa) bir bakasnn iledii sutan dolay sorumlu tutulamaz ve ceza ekemez.
Hibir nefis bir bakasnn ykn ekemez.56

3- phe: Kesin delil bulunmayan durumlarda, sann lehine karar verilmelidir.


pheli bir durum varsa cezay kaldrnz.57 (Kesin delil bulunmamas halinde) mmkn olduu kadar Mslmanlara uygulanacak cezalar kaldrnz: Cezaya arptrlmama ihtimali varsa, (san) serbest braknz. Zira bir Bakann yanllkla
54 55

slmdan nceki adalet sisteminin en eksik ynlerinden birisi; anlamazlk halinde bir hakemin doru ve hakl olan eyi sadece aklamakla yetinmesi, ancak hkmn uygulanmasnn, lehine karar verilen kiinin g ve kuvvetine bal olmas idi. Srekli
52

M. Hamidullah. slam Peygamberi. Adalet tekilat. Veda Hutbesinden. Suheyli, II, 226; Buhrden naklen; bn Him, s. 741 Taber, I, 1531. Ayrca bkz. Konuyla ilgili ayetler. bn Him, s. 741.

M. Hamidullah. slam Peygamberi. slam devleti anayasas.


56 57

53

bn Him, s. 668.

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

51

cezalandrmaktansa, yanllkla affetmesi daha hayrldr.58

Ksacas:
1- Medinede Resulullah nclnde oluan idari ve sosyal yap, bir uygulama biimi olmas bakmndan Mslmanlar iin ok deerli ve nemlidir. 2- Fakat nemi, birebir taklit etmek noktasnda deil, slama uygun bir sosyal yap olutururken nasl hareket edildiini grmek noktasndadr. 3- Medinedeki sistem mevcut her eyi alaa edip, yerine o gne kadar grlmemi apayr bir model getiren bir sistem deil, bir nevi gnn devam; yani mevcut ileyiin slama gre yeniden yorumlanmasndan ibarettir. Elbette ki ok nemli deiiklikler vardr. Ancak fikir ve dnce planndaki deiimler ile gnlk yaanty dzenleyen idari ve sosyal yapy birbirine kartrmamak gerekir. Sosyal yap ve idareyle ilgili sistem ve kurumlar dorudan inanla ilgili konular deil, tecrbeyle ilgili teknik konulardr. 4- Resulullah da gnn tecrbelerini yok saymam, onlar slamn deer ve kavramlaryla daha da gelitirmitir. SONU: Aslnda makalede yaplmaya allan ey, vakaya k tutup grlmesini salamaktan ibarettir. nk n yarglarla yaklamayan kimseler iin, vaka kendisini yeterince anlatmaktadr. Ancak bununla birlikte dnceleri tetiklemek iin sadece bir ka noktaya dikkat ekmek istiyoruz: 1- Birok meseleyi kavram, ilke ve deerler eklinde ele almas ynyle slam evrensel bir dindir. Ancak, evrensel olann belli bir dnem ve corafyada uygulanmaya allmas ister istemez yerel sonular ortaya karr. nk uygulama, gnn ve toplumun artlar ve ihtiyalarndan bamsz olamaz. Byle olunca da bir toplumda iyi sonular veren bir uygulama bir baka

4- Yarg karsnda eitlik: Adalet karsnda hi kimse, rk, renk, din, cinsiyet ve makamndan dolay kayrlmaz. (Daha nce, gerek Arap, gerekse Yahudilerden gl kabileler; kan diyeti gibi rf ve adetle belirlenmi tazminatlarn ancak yarsn derlerdi)
Ekonomik sistem:

Daha ok bir tarm ve hayvanclk toplumu olduu iin, ekonomik sistem ifadesi Medinede yeterli bir karlk grmemektedir. Snrl miktardaki ticaret ve ehrin pazar Yahudilerin elinde bulunmaktayd. Resulullahla birlikte ise ekonomik sistem ifadesini anlaml klacak boyutta bir deiiklik gze arpmamaktadr. Ekonomik alanda atlan en nemli admlardan birisi, ticaret zerindeki Yahudi tekelinin krlabilmesi iin alternatif bir pazarn kurulmas ve Mslman mteebbislerin de ticaret yapabilmesine imkan tannmasdr. Mslmanlarn drstlkleri, zamanla bu pazarn daha da geliip glenmesine yol am, hatta Yahudilerden bile alveriini bu pazardan yapanlar olmutur. Sermaye alanndaki haksz kazancn ortadan kaldrlmas ve tekelin krlmas iin faiz kaldrlm ve Mslmanlar iin
zekat, gayrimslimler iin vergi zorunluluu

getirilmitir. Kabilecilik anlayna son veren merkezi otorite yapsnn bir devam olarak, toplumun deiik ihtiyalarnda kullanlmak zere bir eit maliye sistemi kurulmu ve adna beyt-l mal denmitir. Savalardan elde edilen ganimetlerin bir ksm, toplanan zekat ve vergiler burada toplanm ve devletin btesi olumutur. Para hareketleri gnmzle kyaslanabilecek lde olmad iin; halkn gelirlerini denetleyen, vergilendiren ve usulszlkleri cezalandran sistem ve kurumlara, para hareket ve transferlerine imkan veren birimlere, gmrklere ve btn bunlar denetleyen idari kurumlara ihtiya olmamtr.
58

Buhr, 64: 37, N 28; bn Kesr, Bidye, IV, 173.

52

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

toplumda yeterince ie yaramayabilir. Bir dnem ok baarl olan bir uygulama bir dnem sonraki ihtiyalar kuatamayabilir. 2- Ayn bunun gibi Resulullah da, Medinedeki idari ve sosyal yapy olutururken, alar aan ve her dnemde birebir uygulanabilecek bir sistem veya model getirme abas iinde olmamtr. alar aan ilke ve deerleri, kendi iinde bulunduu zaman ve mekana uygun bir ekilde hayata geirmeye almtr. 3- Resulullahn bu abasnda evrensel olan, oluturduu dzen/sistem/model deil, bu sistemi olutururken ortaya koyduu yaklam biimi ve rnekliktir. Yani; rnek olan uygulamann sonular deil, Resulullahn uygulamay
ortaya karrken sergiledii hareket mantdr.

hukuk, ekonomi, eitim vs. gibi) hayatn farkl alanlarna dnk evrensel uygulama modelleri karlmas gereken bir nas gzyle bakmaktadr. Oysa n yargsz bir ekilde bakldnda bunun mmkn olmad, yukardaki anlatmlarla net bir ekilde ortaya kmaktadr. Resulullahn yaad toplumun idari ve sosyal sistemini oluturan model, kurum ve uygulamalar,
gnmz leinde bir ilenin bile

ihtiyalarn karlamaya60 yeterli gelmez. 6- u halde yaplmas gereken taklit deil,


Resulullah rnek edinmektir. Ayn onun

yapt gibi; a. b. Vahyi doru bir ekilde anlamak Resulullahn vahyi hayata geirirken ortaya koyduu tutum ve dikkat ettii hassasiyet noktalarn kavramak c. inde bulunduumuz ortam ve artlar (gn) doru bir ekilde tahlil etmek d. Kafamz altrarak, iinde bulunduumuz artlara en uygun uygulama modellerini oluturmak e. Ve bunu yaparken de gnn tecrbelerinden yararlanmak zorundayz. Ancak byle olursa vahye uygun ve gnn ihtiyalarna cevap veren doru uygulamalar ortaya koyabiliriz. - BTT -

4- Bu mantnn en dikkat eken yn, vahyin rol ve fonksiyonunu alglama biimidir. Resulullah Kuran; ynetim, siyaset, ekonomi, hukuk vs. gibi alanlarda her dnemde ayn ekilde uygulanmas gereken59 modeller sunan bir kitap olarak deil, bir deerler kitab olarak grmtr. Bu yzden de (anlatmlarda net bir ekilde grld gibi), var olan tamamen ykp yerine sfrdan yenisini kurmak gibi bir aba ierisinde olmamtr. Var olan vahyin deerlerine uygun hale getirebilmek iin kimi uygulamalar ortadan kaldrm, kimilerini yeniden yorumlam (klelik, cariye, ksas vb. meselelerde olduu gibi), kimilerini ise aynen srdrmtr. 5- Resulullahn btn sz, fiil ve davranlarn snnet kabul eden yaygn mantk, Resulullahn btn uygulamalarna evrensel gz ile bakma eilimi ierisindedir. Bu yzden de hadis ve snnete, (ynetim, siyaset,
59

Okuyucunun buradaki maksad kartrmamas gerekir. Evrensel olan, her dnemde uygulanmas gereken demektir. Ancak buradaki kast uygulama modelleriyle ilgilidir.
60

Maksadn kmsemek olmadna dikkat ediniz. Tam tersi rneklik doru bir ekilde tanmlanmaya allyor.

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

53

Dosya: Din ve Devlet

ktidar Talebi ve slam : Makale - 3

Nasl Bir Devlet?


Sovyetler Birliinin dalmasnn1 ve komnist ideolojinin dnya siyaset arenasndan ekilmesinin ardndan, kapitalist sistemin de atrdamaya balad ve kendisini yeniden yaplandrmaya alt bir sreten geiyoruz. Komnizmin kyle birlikte, bu ideolojinin hakim olduu topluluklar nasl dald, skntlar yaad, alkla, yoklukla burun buruna geldiyse; imdi benzer bir tehlike, ferdi mlkiyete snrsz zgrlk tanyan kapitalist lkeleri de kuatmaya balad. Devasa irketler batyor, lke ekonomileri iflas ediyor, isizlik hzla ykseliyor, a ve yoksul insan says gn getike oalyor, ama buna karlk hi kimse bir ey yapamyor. Bu sreci atlatmann yollarndan birisi, dnyay yneten glerin skntdan kurtulmas ve dnyaya farkl/yeni bir ekil vermeleridir. Bu seenein (zellikle Mslmanlar asndan) ne kadar tercih edilir bir seenek olduunu tartmaya zannederim gerek bulunmamaktadr. stelik bu seenei tercih etmeyenler sadece Mslmanlar deildir. Dnyann eitli blgelerinde yaayan akl selim fikir yapclar da bu seenee saplanp kalm gibi grnmemektedirler. Bunlar ierisinde zorlama ve ynlendirme olmakszn, slami ekonomik dzen hakknda aratrma yapanlar bulunmaktadr. Fakat aratrmaclarn iinin kolay olmadn belirtmek zorundayz. nk bugn dnya zerinde baaryla ileyen somut uygulama olarak bir tek, slama uygunluu tartmal olarak grlen faizsiz bankaclk sisteminden bahsedebiliyoruz. Dnya o kadar
1

Nuri Ylmaz

aray ierisinde ki, kimi fikir yapclar o modeli bile rnek olarak dnyaya sunabiliyorlar.2 Peki, ama dnya bu kadar ihtiya ierisinde iken ve baz insanlar kendiliklerinden slamn tezlerini aratrmaya girimiken, Mslmanlarn
dnyadaki sorunlar zmeye dnk tezleri niye

bulunmuyor? Bu soruya; Mslmanlar esaret altnda bulunuyorlar ve henz slamn zmlerini sunma, uygulama imkan bulamadlar eklinde cevap vermek, muhtemelen birok kiinin tercihi olacaktr. Oysa bu cevap vakay izah eden samimi bir cevap deildir. nk Mslmanlarn kar karya bulunduu sknt, uygulama imkan bulamamaktan ok daha derin bir problemdir. Bugn dnya zerinde azmsanmayacak sayda slam devleti modeli bulunuyor: - Ehl-i Snnet dnce ekollerinden Selefiyyenin Vahhabi yorumu, Suudi
Arabistan modelinin ortaya kmasn
2

Bu konuya rnek olarak, Vatikann resmi yayn organ gnlk LOsservatore Romano gazetesini vermenin yeterli olduunu dnyorum (Yani orada bile rnek gsteriliyor olmas daha fazla sze ihtiya brakmyor). Gazetede 4 Martta yaynlanan ve talyan ekonomi uzmanlar Loretta Napoleoni ve Claudia Segrenin kaleme ald makalede, krizden k yolu olarak slam bankaclk sistemi tavsiye edildi. slam bankacln dayand etik kurallarn, kapitalist finans sistemine gven ve nakit para ak salayacana dikkat ekildi. slama uygun yatrm aralarnn suni ekonomi balonlarnn olumasn engelledii, faizi, ar borlanmay, finans piyasalarnda maniplasyon ve speklasyonlar yasaklad ifade edildi.

1991

54

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

salamtr. Selefiyyenin farkl bir yorumu


Afganistanda Taliban modeliyle temsil

ekonomi, ahlak, eitim vs. gibi alanlarda, kresel sistemle ibirlii ierisinde ve onlara uyumlu hareket etmekten geri kalmamaktadr. Taliban3 modeli ise tam tersi; dnyadaki sisteme tmden kar, o sistemle ve problemleriyle ii olmayan, kendi iine kapanma eilimi gsteren bir yaklam izlemektedir. (Filistindeki) Hamas iktidar, henz ne yapacan gsterme imkan bulamam bir denemedir. Tkanm ve kronik hale gelmi problemler ile urap durmaktadr. Hamasn uygulamaya geebilmesi iin, ncelikle srailin yok olmas gerekmektedir. Kendi elini, bu n art ile balamtr. randaki model ise kendi resmi mezhebi haricindeki grlere geit vermeyen baskc bir ynetim haline dnmtr. Dier slami devlet modellerine gre daha bamsz ve rnek uygulamalar baarmak iin daha ansl olmasna ramen, kendi mezhep taassubunu aamamaktadr. Bin yl nce yaplm itihatlarla bugnn meselelerini kuatmaya alt iin, gl tezler ile deil artlarn dayatmasyla ilerleyen bir mekanizmaya sahip olmutur. Dier devlet modelleri ya henz tamamlanmam, ya da ksa srm olduu iin zerine sylenecek fazla sz bulunmamaktadr. Ancak ortaya kan genel grnm dikkate alnrsa, slam adna ortaya kan modellerin dnyaya verdikleri grnt yledir: 1. Baskc ve zorlayc 2. Farkl dnce ve alglaylara kar tahammlsz 3. zellikle kadn haklar bata olmak zere bireyin hak ve zgrlkleri konusunda skntl ve adil bir hukuk sisteminden uzak 4. Ekonomik olarak sorunlu ve baarsz 5. En yksek harcamalarn askeri alana yapan 6. Eitim seviyesi dk, salk sisteminin yetersiz ve bozuk olduu
3

edilmi, bir baka yorumu ise Filistinde


Hamas ynetimiyle bir model ortaya

koymaktadr. Trkiye ise Ak Parti ve


Fethullah Glen Cemaati nclnde,

Ehl-i Snnetin devlet konusundaki hakim grne uygun bir slam devleti modeline doru gitmektedir. - Ehl-i Snnetin farkl yorumlar bu kadar uygulama imkan bulmu ve bu kadar model ortaya karmken, ii imamet dncesi de randa bir devlet modeli oluturmutur. Ayrca Hizbullah tarafndan Lbnanda koalisyon orta olarak farkl bir alm yaplmaya allmaktadr. - Bunlar haricinde daha modern yorumlar olarak; Hasan Turabinin Sudan denemesi, Aliya zzetbegoviin (tamamlamaya frsat bulamad) Bosna projesi saylabilir. - Hatta slam devleti denemelerine; Pakistan,
Malezya gibi modeller eklenebilir.

Yukardaki sralamalar yaplrken zihinlerde; Buna da slam devleti mi diyorsun? Bunu da slami model olarak m sayyorsun? gibi sorularn, hatta daha ileri giderek Yuh artk! gibi itirazlarn olutuunu tahmin etmek zor deildir. Tahminin zor olmamas itirazlarn hakllndan ziyade; Mslmanlarn kendileri dndakini beenmeme, annda eletirecek bir yn bulup mahkum etme ve dlama alkanlklarndan kaynaklanmaktadr. tirazlarn hakll hakszl ynnden baktmzda ise hepsinin sorunlu modeller olduunu teslim etmek zorundayz. Resulullah zamannda ortaya kan uygulama btn dnyann vd ve beendii bir uygulama iken, bugn dnyann dikkatini zerine ekebilen baarl bir uygulamadan bahsedemiyoruz. Suudi Arabistan ve Afganistandaki model, slam devleti = eriatn uyguland devlet denklemiyle hareket etmekte ve eriat kurallarn gerekirse zorla uygulamaya almaktadr. Ama dier taraftan Suudi Arabistan modeli, hakknda ak eri kural bulunmayan; idari ve siyasi sistem, hukuk,

Kabilin denetimi ele geirdii 1996 ylndan, ABDnin saldrsna urad 2001 ylna kadar iktidarda kalmtr.

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

55

birer nc dnya lkesi... Peki, neden kendilerine en ok ihtiya duyulduu dnemlerin birisinden geildii halde Mslmanlar, an ihtiyalarna zm retemiyor ve hep baarsz uygulamalara imza atyorlar? Bu sorunun cevab Mslmanlarla ilgili kadim bir problemde gizlidir. Mslmanlar, kkeni tarihin derinliklerine kadar uzanan ve an problemlerini zebilecek nitelikte uygulamalar ortaya karmalarn engelleyen ok gl balara sahiptirler. Makalenin baln oluturan Nasl bir devlet? sorusuna verilecek cevap zerinde dahi, uzlaabilir ve anlaabilir durumda deildirler. Bugnk anlaylar, en yenisi neredeyse bin yl nce ekillenmi olan devlet alglamalarna gre ekillenmektedir. Byle olunca da tartma ve uygulamalar, dnyann kar karya bulunduu ihtiya ve problemlere denk dmemektedir. nsanln slama iddetle ihtiya duyduu ve tezlerini sunduunda eskisinden ok daha dikkatle dinlenebilecei bugn, Mslmanlarn ncelikle en temel meseleyi tartmak zorunda kalmalar znt verici olsa da, maalesef zm buradan gemektedir. Ve bu kadim problemi zebildikleri zaman, gnn ihtiya ve problemlerine zmler retmek Mslmanlar iin ok kolay hale gelecektir. nk ne de olsa ellerinde vahiy gibi bir rehber bulunmaktadr.
Bu makaleyle, Mslmanlar iin her geen

- Ardndan da gnn ihtiya ve problemlerini zebilecek bir devlet modelinin nasl vcuda getirilebileceiyle ilgili grlerimizi ifade edeceiz.

(Dn bugn) Devlet sorunu, kimin sorunu?


Farkl ekoller ve eilimler olarak btn Mslmanlar, Resulullah dnemini tartmasz bir ekilde asr saadet olarak kabul etmilerdir. (iann kimi itirazlarn gz ard edersek) Ardndan gelen drt halife dnemini de asr saadetin bir devam olarak grmlerdir. Hz. Aliden sonra ynetimi ele geiren Emevi iktidar ise saltanat geleneinin balad dnemi oluturur. Emevi saltanatna kar kimileri (Emeviler dneminde uydurulmu olan), benden sonra hilafet 30 senedir. Daha sonra
emirler gelir ve sevimsiz saltanat dnemi balar4

hadisine dayanarak meru olmasa da kader budur deyip itaati semitir. Kimileri sizden olan
emir sahiplerine itaat edin5 ayetini yorumlayarak

meru olmasa da itaatin art olduunu sylemitir. Ama tavr ne olursa olsun, Emevi ynetimi hakkndaki genel kanaat olumsuzdur. Nitekim olumsuz kanaatini bakaldr olarak ifade eden birey, grup ve fikir hareketleri de eksik olmamtr. Ama gnmze kadar gelen etkin gr, olumsuz olsa da itaat etmek gerekir diyen grtr. Genel eilimin itaat ynnde ekillenmesi, drt halifeden sonra rnek bir ynetim modelinin olumasn engellemitir. Bir iki bireysel tecrbeden6 bahsetmek mmkn ise de, bunlar; kymeti anlalamayan, destek bulamayan, bu yzden de bir gelenee dnemeyen tecrbeler olarak kalmlardr. Direni ve kar kma olmaynca, yanllar varlklarn hep srdrmlerdir. ***
4

gn daha zaruri hale gelen nasl bir devlet? sorusunu cevaplamaya katk yapacak genel bir perspektif oluturmay hedeflemekteyiz. Bu erevede; - nce, slam fikir ekollerinden ounun slam devleti diyebilecei bir devlet varken, bu meselenin gerek anlamda kimler iin problem olduunu ve bu kesimin bu probleme nasl yaklatn ksaca tanmlamaya alacaz. - Sonra Resulullahn ortaya kard rnek model ve bu modele nasl yaklalmas gerektiiyle ilgili bir bak as sunmay deneyeceiz.

Tirmizi, Fiten, 48; Ebu Davud, Snnet, 8; Msned-i Ahmed, 5:220221; Suyuti, Camis-Sair, 2:13 Ey iman edenler, Allaha, peygambere ve kendi ellerinizle i bana getirdiiniz yneticilere itaat edin. (Nisa 4/59)

mer b. Abdlaziz (d.682 .720) ve Nureddin Zengi (d.1118 .1174) dnemleri bu ynden incelemeye deerdir.

56

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

slam dnce ekollerinden ia; Muaviyeye kar Hz. Ali, Yezide kar Hz. Hseyin ve Hiam bin Abdlmelike kar Zeyd bin Ali rneklerinde olduu gibi, sapmaya kar ret tavr sergileyen ve ba kaldran bir gelenee dayanmaktadr. Ne var ki sonradan bu zelliini yitirmi, imamet nazariyesi erevesinde dogmatik bir dnceye dnmtr. iaya gre imamet nbvvetin devamdr. Peygamberlik nasl temel iman esaslarndan birisi ise, onun uzants ve devam olan imamet de bir iman esasdr. Bunlara iman etmeyen, Mslman bir ii olamaz. Peygamberleri Allahn semesi gibi, imamlar da Allah seer. Peygamberin vefatndan sonra imam olarak seilen kimseler, ilki Hz. Ali olmak zere on iki kiidir. Bunlar tpk peygamberler gibi masum sfatna sahip olup asla gnah ilemezler.7 ii imamet anlayna gre on bir imam tarih sahnesindeki yerlerini alm ve grevlerini yerine getirmilerdir. Fakat onlardan sonra hep meru olmayan ynetimler i bana gelmilerdir. Bu durum on ikinci imamn zuhuruna kadar devam edecektir. On ikinci imam ise Kayp mam Mehdidir. nsanolunun kendisine en fazla ihtiya duyduu bir anda, Yce Allah tarafndan grevlendirilecek ve onun eliyle Mslmanlarn muzaffer olmasn salayacaktr. Bu yzden Mehdi gelene kadar ortaya kacak btn ynetimler gayri merudur. Onlara kar, hep muhalefet edilmesi gerekir. ii dnyada on ikinci imamn gizlilie getii anlay, nc asrdan itibaren ortaya kmtr. Ve bu tarihten itibaren ia iin: - Zulme kar ba kaldrmak - Yeryznde adaleti tesis etmek iin g/ devlet oluturmak gibi bir problem kalmamtr. Mehdi gelene kadar ortaya kacak btn ynetimler ktdr diyerek ktl peinen kabullenmiler ve kt ile birlikte yaamakta bir saknca grmemilerdir. Bu durum ancak, 20. Yzylda ortaya kan Velayet-i Fakih nazariyesiyle deimitir. Ayetullah Humeyni, mam Mehdi kayp bulunduu
7

mddete devlet ve mmetin ynetimi, halkn ounun tand ve liderliini kabul ettii adil, takva sahibi, a bilen, cesur, tedbirli ve ynetici fakihe ait olacaktr diyerek iaya yeni bir yorum getirmi,

iann iktidar ve ynetimle yeniden ilgilenmeye balamasn salamtr. Bu ilginin sonucunda da randa, bir ii-slam8 devleti kurulmutur. *** Ehl-i Snnetin devlet dncesi hilafet nazariyesi erevesinde olumutur. Bu nazariyeye gre hilafet, dinin itikadi deil fkhi ynyle ilgilidir. Allah ve Peygamberi kimlerin imam olaca konusunda herhangi bir aklamada bulunmam, bunu mmetin dzenlemesine brakmtr. Dolaysyla ynetici belirlemek Allaha deil, mmete gereklidir. mmet Kuran ve snnetin genel prensipleri dorultusunda ynetici belirler. Seilen kii bata adalet ve ura olmak zere slamn genel prensipleri ierisinde grev yapar. Bu grevler; Mslman halkla ilgili dini hkmlerin infaz, cezalarn uygulanmas, dmanlara kar lke snrlarnn korunmas, ordu tekil edilmesi, zekat ve vergi gibi mali dzenlemelerin yaplmas, zorbalk ve soygunculuun engellenmesi, insanlar arasndaki ihtilaflarn zlmesi vb. toplumsal hayatla ilgili grevlerdir. Bu grevleri yerine getiren bir yneticinin ne kadar inancna bal ve ne kadar ahlakl olduunu sorgulamak gerekmez. nan ve ahlak herkesin kendi bireysel meseledir. Topluma den, ne kadar ahlaksz ve zalim olsa da, grevini yerine getiren yneticiye itaat etmektir. Dolaysyla, Ehl-i Snnet dncesine sahip bir kimse iin: - badetlere engel olmad - Dini hkmlerin uygulanmasna msaade ettii - Asayi ve dzeni salad mddete, btn ynetimler/devletler merudur. Ayrca slam devleti gibi bir talebi olmaz. Ehl-i Snnet ekol ierisinden sufiler; devlet ynetimiyle ilgilenmeyip, kendi dnyalarnda gelitirdikleri uygulama ve merasimlere gre
8

Muhammed Rz el-Muzaffer, Akidl-mmiye, Tahran ts., s. 34

Devlet anayasa tarafndan ii olarak tanmlanmaktadr.

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

57

hareket ederek, o alana tamamen ilgisiz kalmlardr.


Mutezile ise Emevi iktidarnn dayatmaya

ynetilenlerin slah edilmesi iin eriata dayal siyaset fikrini ortaya atmtr. Bu konudaki fikirleri Memluk sultan Muhammed bin Kalkavuna hitaben yazd es-Siyasetueriyye fi Islahir-Rai ver-Raiyye adl siyasetname tr eserinde ortaya kar. Buna gre, hayalindeki eriata dayal siyaset veya eriat devleti projesinin esaslar yledir:
1. ktidarn nemi: nsanlarn ilerini stlenmenin (velayet) dini farzlarn en byklerinden olduunun, hatta dinin ayakta durmasnn ancak onunla mmkn bulunduunun bilinmesi gerekir. ... Hadiste getii gibi sultan yeryznde Allahn glgesidir. (s. 147) 2. Devletin grevleri: Allahu Teala iyilii emredip ktl yasaklamay farz klmtr. Bunun gereklemesi ise ancak g, kuvvet ve devlet ile mmkndr. Ayn ekilde cihat, adalet, hacc, Cuma ve bayram namazlar, mazluma yardm, had cezalarnn uygulanmas gibi, Allahn vacib kld teki iler de byledir. (s. 149 -150) ... Devletin adaletle hkmetmesi iyiliin emredilip, ktln yasaklanmasyla mmkndr. yilii emretmek namaz, zekat, oru, hacc, doruluk, emanet, ana babaya iyilik, akraba ile ballk ve komularla iyi geinme vb.dir. Devletin vazifesi, herkese farz namazlar yerine getirmesini emretmektir. Bu namazlar terk edenler, Mslmanlarn icma ile cezalandrlr; terk edenler bir grup halindeyseler, Mslmanlarn icma ile onlarla savalr. Ayn ekilde zekat, orucu vb. terk eden ve evlenilmesi haram olanlarla evlenen, yeryznde bozgunculuk yapan vb. icma ile sabit olan ak haramlar helal kabul edenlerle de savalr. Mtevatir ve ak hkmlerden herhangi birini yerine getirmeyen her toplulua kar, alimlerin ittifakyla, din btnyle Allahn oluncaya kadar savamak gerekir. Namaz terk eden kimse Mslmanlarn icmayla kafir olur. Eer namaz terk eden bir tek kiiyse klana kadar dayak ve hapisle cezalandrlr veya (cumhura gre) tevbe etmesi istendikten sonra klmaktan kanrsa ldrlr. Farzlarn terk edilmesi ve haramlarn yaplmas yznden ceza vermek Allah yolunda cihadn bir gayesidir. ... Devletin ktl
kitabndan yararlanlmtr.

alt, biz sizin kaderiniziz! eklindeki anlaya kar hr irade ve adalet fikriyle ortaya km ve Emevi zulmne muhalif bir tutum sergilemitir. Ancak kendi desteiyle kurulan Abbasi iktidarnn dlamas karsnda siyasi taleplerinden vazgeip daha ok fikri alana kaymtr. Harun Reid dneminde ise iktidarla iyi ilikiler gelitiren bir kol ortaya km ve Mutezile devrimci zelliini zamanla yitirmitir. Abbasilerden sonraki dnemlerde ise Mutezili dnce, Ehl-i Snnet ekolleri karsndaki etkisini gittike yitirmitir. Mutezileye kar bir tutum sergileyen ve Ehl-i Snnet ekolnn genel dnce yapsn savunan Ahmed ibni Hanbel (781-855), hayatn kendisine gre oluturulaca kaynaklar konusunda; iyi niyetli, ama zamanla olumsuz etkileri grlecek bir tez ortaya atmtr. O,
9

akl ve nakil tartmalar arasnda mutlak nakli semi, Kuranda yazlanlar ya da hadisler dnda hibir kaynaa ihtiya olmadn sylemitir. Btn ihtiya ve problemlere dair zmlerin bu iki kaynakta bulunduunu ifade etmitir. Hicri 7. asrda ibn Teymiye, inan konularyla ilgili bir tez nitelii tayan grleri, siyaset de dahil olmak zere hayatn farkl alanlarndaki uygulamalara tamtr. Bylece Snni gelenek ierisinde bir devlet talebi fikri gelimitir. Makalemizin konusu asndan bn Teymiyyenin devlet ve devlet ynetimi ile grleri nem tamaktadr.

Snni gelenek ierisinde bir talep, eriat devleti 10:


bni Teymiyye, devlet ynetiminin ve
9

Ahmet bin Hanbel tarafndan ortaya konup savunulan bu gre Selefiyye denmitir. Aslnda Selefiyye, inan konularnda; Kuranda ve hadiste yer alan hususlar olduu gibi kabul eden, tebih ve tecsime (benzetme ve cisimlendirmeye) kar olan, tevile (yoruma) de basvurmayan Ehl-i Snnetin genel nitelii olarak kullanlmtr. Fakat Hanbeli mezhebinin ortaya kmasyla, daha ok bu mezhebin grlerine sahip kimseleri ifade etmek iin kullanlmaya balanmtr.

10

Bu balk altnda ele alnan konu iin: R. hsan Eliak. Adalet devleti. Dnyann siyasi birikimi. bn Teymiye

58

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

yasaklamas ise adam ldrmek, yaralama, isyan ve yol kesicilik, hrszlk, zina ve iki ime, zina iftiras gibi cezas Kitap ve snnetle belirlenmi olan sular menetmek ve haklarnda Allahn belirledii ksas, el ve ayaklarnn aprazlama kesilmesi, el kesme, krba ve talayarak ldrme (recm) cezalarn artlarna riayet ederek uygulamaktr. Kitap ve snnette belirli bir ceza ngrlmeyen ve kefareti bulunmayan sular da tazirle cezalandrmaktr. (s. 75-113)

Devlet talebinde yeni bir boyut, cahiliyye toplumu tanm:


Sultanlarn hakimiyetlerini din unsurunu kullanarak pekitirdikleri dnemlerde, bn Teymiyyenin devlet talebiyle ilgili bir skntnn yaanmas beklenmezdi. nk bn Teymiyyenin tarif ettii ynetim tarz, sonuta sultanlarn da iine yarayabilirdi. Ancak Bat dnyasnn yeni bir aa balang yapt aydnlanma dnemi, (balangta kimse anlayamasa da) slam dnyas iin skntl bir dnemin balangc oluyordu. Bat, dini inkar ve hayat sahnesinden uzaklatrma temeli zerinde ok sratli bir ilerleme ve gelime kaydetmeye balad. Bu da g dengesinin hzla Batya doru kaymasna yol at. eriat ile zde, yzlerce yl nce olmu, bitmi ve tamamlanm kurallar btn eklindeki din anlay, slam dnyasnn kendisini gelitirmesinin nnde bir engel olarak dikilmeye balad. Takliti ve donuklam mantk, dinsizlik temelinde gelien modern dnce ve sistemler karsnda kendi yorumunu getiremedi. Ret cevabndan baka verecek cevap bulamad. Cevap bulmaya alan kimselerin yer yer dengeyi tutturamayan sylemleri ise yzlerce yllk kabuller karsnda kolayca dland ve damgaland. slam dnyasnn kendi iindeki zmszl, hakimiyetlerini bir ekilde srdrme telandaki kimi sultanlar, Baty aynen taklit etmeye yneltti. Artk din ve eriat uygulama fikirleri nemini yitiriyor, bu da bn Teymiyyenin eriat devleti talebini uygulanamaz hale getiriyordu. Baka bir ifadeyle, sultann zulm ve arlklarn grmezden gelen bu tezin, aslnda ne kadar kaygan bir zeminde ykseldii ortaya kyordu. Nitekim sultanlar dnemi sona erdiinde, slam dnyasnda bir sr ulus devlet tredi ve bunlarn ortak zellii; dinin dlanmas, hayat sahasndan uzaklatrlmas noktasnda, Baty aynen taklit etmek idi. Artk (Suudi Arabistan haricinde) eriat uygulayan bir devlet kalmad. te byle bir dnemde, kendisinden nce

Grld gibi bn Teymiyye, yzyllarca varln srdrm olan klasik Snni tutumu sarsmakta ve bir devlet talebi ortaya koymaktadr. phesiz devlet talebi ile ortaya kan ilk kii veya fikir grubu o deildir. Ancak yaygn Snni anlay karsnda kendisine bir yol bulup ilerleyebilen ve farkl dnrlerin katksyla gelierek, gnmze kadar varln srdrebilen gr onun gr olmutur. O zamana kadarki yaygn kanaat, sultanlara istedikleri gibi ynetme imkan verirken; Es-Siyasetu-eriyye isimli eserinde bn Teymiye buna itiraz etmekte ve itaat edilecek sultanla ilgili nitelikler sralamaktadr. bn Teymiyyenin itiraz sultanlarn iledikleri zulm ve iine dtkleri arlklar noktasnda olmamtr. Onun talebi eriatn uygulanmas noktasndadr. Eer sultan eriat harfiyen uygularsa Allah ondan raz olacak ve iki dnyada mutlu olmasn salayacaktr. Aksi halde Allahn gazabna urayacaktr. Devlet talebi ile ilgili olarak ise iki nokta gze arpmaktadr:
Birincisi: bn Teymiyyenin sultandan eriat

adna talep ettii uygulamalar, dorusu tam bir din devleti, baka bir ifadeyle bir dini diktatrlk grnts vermektedir.
kincisi: yle grlyor ki bn Teymiyyenin

zihninde hukuk (eriat); olmu, bitmi, tamamlanm bir kurallar btndr. stelik ilahi olduu iin hibir ekilde deitirilemez. Sultana den asrlar nce bitmi, tamamlanm, noktas konulmu bu hukuk kurallarn alp ihlasla uygulamaktan ibarettir.11
11

hsan Eliak. Adalet devleti. Dnyann siyasi birikimi. bn Teymiyye

temelleri atlmaya balayan dnceleri Seyyid


Kutub olgunlatrd. inden geilen dneme

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

59

uygun bir ekilde devlet talebini yeniden yorumlad. e nce, geleneksel Snni anlayn kmazlar ve tkand noktalar karsndaki tehisiyle balad:
Ben, iine dtkleri bu kmazn balang noktasn biliyorum. Bu kmazn balang noktas, iinde yaadmz cahiliyye toplumunu Mslman toplum sanmalardr. slm dzeninin ve fkhi kurallarnn, bugnk organik yaps ile sahip olduu ahlk ve deer yarglar ile bu cahiliyye toplumunda uygulanabileceini sanmalardr!12 Cahiliyye toplumu, slam toplumunun dnda kalan her eit toplumdur! Objektif bir tarif yapmak istersek deriz ki: Cahiliyye toplumu, yalnz bana Allaha kul olma esasna dayanmayan, bu esasa samimiyetle balanmayan her toplumun addr. Bu objektif tanmla cahiliyye toplumu erevesi ierisine (Komnist, putperest, Yahudi ve Hristiyan toplumlar saydktan sonra) ...kendilerini Mslman sanan toplumlar da girer. Bu toplumlarn cahiliyye toplumu erevesi iine girmeleri, Allahtan bakasnn uluhiyyetine inandklar iin deildir. Allahtan baka ilahlara tapndklar iin de deildir. Fakat bu toplumlar, hayat dzenlerinde yalnz Allaha kulluk esasna boyun emedikleri iin bu ereveye giriyorlar.13

olursa olsun, slama fiili bir varlk kazandramaz. Cahiliyye cemiyetinin bnyesi ierisine karm, teorik ynden Mslman fertler, bu organik toplumun isteklerine uymaya her zaman kesinlikle mecbur kalacaklardr.14 Cahiliyye, hi bir zaman mcerret bir nazariye eklinde ortaya kmamtr. Hatta ou dnemlerde u veya bu lde hi bir nazariyeye sahip olmamtr. Yine o toplumun nderliine, dncelerine, deer llerine, duygularna, anlaylarna geleneklerine ve adetlerine boyun een bir kitle halinde temsil edilir. ... Mcerret bir nazariye olarak deil, harekete dnk bylesine bir toplumsal mekanizma tarafndan temsil edildii iin, bu cahiliyyeyi iptal etmek ve insanlar bir kere daha Allaha balamak davasnn mcerret bir nazariyede temsil edilmesi ne dorudur, ne de yararldr. ... (Bu davann) fertleri arasndaki ballk, yaknlk ve tutkunluk bakmndan; fiilen yrrlkte bulunan cahiliyye cemiyetlerinden daha gl, aksiyoner ve organik bir toplumda temsil edilmesi arttr.15

Seyyid Kutub, Gnn deien ve gelien artlar karsnda, toplumsal ihtiyalara ve problemlere slam bak asyla yeniden
zmler retmenin gerekliliini gryordu.

tihat kapsnn kapanmasn, din adamlarnn hakimiyetini ve eriatn sadece hadler (kural ve kaideler) olarak alglanmasn eletirdi. Ancak ne yapmal sorusunun da, gnn sorusu olmadn ifade etti:
(slam) toplum(u) meydana gelmeden nce fkh ve ynetim biimi ile ilgili hkmler alannda alma yapmak, havaya tohum serpmek gibi insann kendini aldatmasdr. Tohum havada yeermedii gibi, slm fkh da bolukta gelimez.16

Bylece, bn Teymiyyenin tezindeki problemli ksmlardan birisi olan sultan (otoriteyi) hesap d brakma tavrn deitirdi. Dncede devrim saylabilecek ekilde, cahiliyye toplumu kavramn yeniden tanmlad. Ardndan da devletin gerekliliini hatrlatp, Mslmanlar; kendi devletlerini kurmak iin mcadele etmeye davet etti:
(slam) Sadece inan olarak benimsenmeye, ibadetlerin bir alkanlk eseri olarak yerine getirilmesine, sonra da ballarnn fiilen yrrlkte olan ve hareket halinde bulunan cahiliyye cemiyetinin bnyesi ierisinde bir uzuv ve bir fert olarak devam edip gitmesine rza gstermez. Zira onlarn bu ekildeki varl, saylar ne kadar ok
12 13

Bu yaklam, gnn artlar erevesinde bakldnda hakl bir dnce olarak kabul edilebilir. nk o gn iin byle bir tartma, olmayan bir eyi tartmak anlam tayacaktr. Ancak Seyyid Kutub bununla da snrl kalmaz.
14

Seyyid Kutub. Yoldaki aretler. Mslman cemiyetin douu ve zellikleri. Seyyid Kutub. Yoldaki aretler. Mslman cemiyetin douu ve zellikleri. Seyyid Kutub. Fizilalil Kuran. Yusuf 12/55

Seyyid Kutub. Fizilalil Kuran. Yusuf 12/55 Seyyid Kutub. Yoldaki iaretler. La lahe llallah bir hayat metodudur.

15

16

60

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

Kltr tanmlamas ile Mslmanlar snrlayan bir tutum sergiler:


Gerek odur ki bir Mslman; gerek inan gerekleri ile ilgili konularda, gerekse bilumum varlklarla ilgili genel dncede; gerek ibadet ile gerekse ahlak ve davran prensipleri ile ilgili; gerek deer ve llerle ilgili, gerekse siyasi, ekonomik ve sosyal ilkeler ve prensiplerle ilgili; yahut insani gelimelerin faktrlerini aklamak ve insanlk tarihinin hareket seyrini beyan etmekle ilgili olsun, bu meselelerin tmnde, sadece Rabbani kaynaa dayanr. Rabbani kaynaktan baka hi bir kaynaa dayanma yetkisine sahip deildir. Mslman bu konularn hepsinde; dinine sadakatini, takvasn ve inancn pratik hayatyla ispatlayan dier Mslmanlardan bilgi alabilir. Fakat Mslman pozitif ilimlerde hem Mslmanlardan hem de Mslman olmayanlardan bilgi alabilir.17 Felsefe almalarnn tamam, tarih yorumu almalarnn tamam, genel yorum karakteri tamayan baz gzlem ve grler dnda psikoloji ilminin tamam, ahlak konularnn tamam, karlatrmal dinler tarihi konusundaki incelemelerin tamam, baz gzlem ve istatistie dayal olarak dorudan elde edilen veriler hari sosyal doktrinlerin tamam, istatistik ve gzlemlerden hareketle baz genel tahminler yrtmek, sonular karmak ve bunlarla ilgili yorumlarn tamam... Btn bu branlar, slam d olan cahili dncenin snrlar iinde, eskisi ve yenisi ile cahiliyyenin inan ve dncelerinin dorudan doruya etkisi altndadrlar ve bu dncelere dayanrlar.18

yntemleridir. nsanlarn birbirini tanmad, yeterlilik, drstlk ve gvenirlilik terazisi ile lme imknna sahip bulunmad iinde yaadmz bu toplumda nasl olacak bu durum? Yine devlet bakannn seilme yntemi de onlar artmaktadr. Devlet bakann btn halk m seecek, yoksa yksek danmanlar kurulu mu aday gsterecek? Yksek danmanlar kurulunu -kendi propagandalarn yapmayacaklar ve kendilerini aday gstermeyecekleri iin- devlet bakan seeceine gre, bu adamlar nasl tekrar dnp devlet bakann seecekler? Bu durum deerlendirme yaparken etkisini gstermeyecek midir? Bunlar dnp imam seeceklerine, birini aday gstereceklerine gre, en byk sorumluluk sahibi devlet bakan zerinde etkinlikleri olmayacak m? Bu durum devlet bakann kendisine taraf olanlar semeye, bu seimi yaparken ncelikle bunu gz nnde bulundurmaya zorlamayacak m? ... Faize dayal banka ilemleri, faize gre belirlenen kurallar ile sigorta irketleri... Nfus planlamas ve daha bilmem neler?.. Aratrmaclar bu ve benzeri problemlerle urap durmaktadrlar, bu problemlere ilikin karlatklar fetva istemlerine cevap yetitirmeye almaktadrlar. 19

zm nerisini ise yle ifade eder:


Gn gelince -cahiliyye karsnda oluumunu gerekletirdikten, hayat iinde harekete getikten sonra- bu zel toplum; bankalara, sigorta irketlerine, nfus planlamasna ihtiya duyabilir de duymayabilir de... nk biz daha imdiden bu toplumun ihtiyacnn asln, boyutunu ve eklini belirleyemeyiz. Bu yzden bu ihtiyalara gre kurallar da koyamayz. Ayn ekilde bu dinin elimizde bulunan hkmleri cahiliyye toplumlarnn ihtiyalarna uymazlar, onlara cevap verecek nitelikte deildirler. nk bu din daha batan bu toplumlarn varln meru saymyor, onlarn varlklarn srdrmelerinden honut deildir. Bu yzden cahiliyye toplumu oluundan kaynaklanan
ihtiyalarn tanmak zorunlu deildir. Bunlara cevap vermek gereini de duymaz.20

Devlete bu kadar vurgu yapyorken, devletin nitelikleri ve zmek zorunda olduu problemlerle ilgili tartmalar ise erteler. ncelikle problemleri yle sralar:
slm dzeni kurallarnn, devlet yapsnn ve fkhi hkmlerinin uygulanmas iin zm yollarn aratran yazarlar en bata yanlgya dren ey, yksek danmanlar kurulu (ehli hal vel akd) yelerinin ya da ura ehlinin; kendilerini aday gstermeden, propaganda yapmadan seilme
17

Seyyid Kutub. Yoldaki aretler. slam dncesi ve kltr. Seyyid Kutub. Yoldaki aretler. slam dncesi ve kltr.

Grld gibi Seyyid Kutubun ortaya koyduu dnceler, geleneksel Snni gelenek
19 20

18

Seyyid Kutub. Fizilalil Kuran. Yusuf 12/55 Seyyid Kutub. Fizilalil Kuran. Yusuf 12/55

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

61

karsnda devrim saylabilecek trden dncelerdir. Devletin ne anlam ifade ettii, neden gerekli olduu, nasl ulalabilecei gibi sorular asndan olduka net cevaplar ierir. Kendi dnem artlar ierisindeki problemleri iyi tahlil etmi ve bunlara tatmin edici cevaplar verebilmi olmasndan dolaydr ki, emir sahiplerine itaat eklinde zetlenebilecek Snni anlaya srarla sahip kanlar haricinde kalan kesimde ok byk etkileri olmutur. Sonu: Bu deerlendirmelerle, konunun baln oluturan; devlet sorunu kimin sorunu? sorusu cevabn bulmu olmaktadr. Devlet talebine sahip olan fikri izgi, bn Teymiye ile balayp, Hasan el-Benna, Takiyddin en-Nebhani, Mevdudi eklinde bir hat takip etmi, en son Seyyid Kutub tarafndan olgunlatrlmtr. Devlet ideali peinde koan ve bu i iin en fazla aba gsteren Mslmanlar bu fikir ekolnn etkisi altndaki Mslmanlardr. Gnmzde, bu fikir ekolnden gelen Mslmanlar farkl eilimler gstermeye balamlardr. Bunlardan kimileri deien artlar karsnda enerjilerini yeni fikirler gelitirmeye harcarken, kimileri ise acil devlet dncesiyle bir an nce bir devlete sahip olmak iin urap durmaktadrlar: Yeni araylar baarszln suunu inanca ykleyip, onu yeniden yorumlamaya girimek olarak alglamakta ve bir eit sapma olarak nitelemektedirler. Bu yzden de yeni araylar karsnda eski dncelerine daha da sk sarlma eilimi gstermektedirler. Oysa bu durum Mslmanlarn nne, bu defa da Seyyid Kutub taklitiliinin bir engel olarak dikilmesine yol amaktadr. Dnya deimi, gelien olaylar slam insanlk iin kanlmaz bir alternatif haline getirmi, farkl corafyalarda farkl baarsz denemeler ortaya km olmasna ramen; Mslmanlar meseleyi hala cahiliyye toplumu ve acil devlet kavramlar erevesinde ele almakta srar etmektedirler. Bunun sonucunda da devleti en fazla isteyenler, ironik bir ekilde, devletin nasl olaca konusunda kafa yormaya en kapal kesim haline gelmektedirler. Daha z bir

anlatmla; devrimciler devlet istemektedirler,


ama devlete ulanca ne yapacaklarn bilmemektedirler.

Oysa problemlerin bu ekilde zlemeyecei aktr.

Nasl bir devlet sorusuna tarihin derinliklerinden gelen cevap?


Devlet modeli konusunda tarihi bir yanlg vardr. Birok kimse zannetmektedir ki, hayatta gerekletirilmesi gereken devlet modeli Kuranda belirlenmi ve Resulullah tarafndan da bizzat hayata geirilerek rneklendirilmitir. Oysa bu yarg her ynyle gerei yanstmaz.
Birincisi Kuran; hayatn deiik alanlarna

dnk sabit uygulama modelleri ve sistemler neren bir kitap deildir. Ondan yola karak, slam yle bir idari sistem neriyor, yle bir ekonomik model sunuyor, Hukuk sistemi udur eklinde net deerlendirmeler yapmak mmkn deildir. Kurann meselelere yaklam, o konuyla ilgili ilke, kavram ve deerleri sunmak eklindedir. Gnn artlarna uygun uygulama modelleri oluturmak ise, gn ve Kuran anlam akllarn iidir. Sabit model ve sistem nermemenin sebebi ii zorlatrmak iin deil, evrenselliin ve insanolunun imtihannn gereidir: nsanlarn ve toplumlarn ihtiya ve yaplanmalar srekli deiim gsterdii iin, belli bir dnem ok faydal ve isabetli olan bir model bir dnem sonra dar ve yetersiz kalabilir. Oysa Yce Allah meseleleri kavram, ilke ve deerler eklinde ortaya koymak suretiyle, vahyin rehberliini btn alar kuatacak hale getirmitir. nsanoluna den, akl- selim ile vahyi kavramak ve gn, onun ilke ve deerlerine uygun hale getirmektir.21
kincisi Resulullah: Medinedeki idari ve

sosyal yapy olutururken, alar aan ve her dnemde birebir uygulanabilecek bir sistem veya model getirme abas iinde olmamtr. Evrensel olann belli bir dnem ve corafyada uygulanmaya allmas, kanlmaz olarak yerel sonular ortaya karr. nk uygulama,
21

Tarihi gerekler nda daha geni bilgi ve analizler iin bkz. Nuri Ylmaz. Medine slam Devleti: Bir model mi, bir rnek mi? balkl makale

62

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

gnn ve toplumun artlar ve ihtiyalarndan bamsz olamaz. Byle olunca da bir toplumda iyi sonular veren bir uygulama bir baka toplumda yeterince ie yaramayabilir. Bir dnem ok baarl olan bir uygulama bir dnem sonraki ihtiyalar kuatamayabilir. Dolaysyla Resulullah da, alar aan ilke ve deerleri, kendi iinde bulunduu zaman ve mekana uygun bir ekilde hayata geirmeye almtr. 22 Resulullahn btn sz, fiil ve davranlarn snnet kabul eden yaygn mantk, Resulullahn btn uygulamalarna evrensel gz ile bakma eilimi ierisindedir. Bu yzden de hadis ve snnete, (ynetim, siyaset, hukuk, ekonomi, eitim vs. gibi) hayatn farkl alanlarna dnk evrensel uygulama modelleri karlmas gereken bir nas gzyle bakmaktadr. Oysa tarihi sre ierisinde slamn ngrd model olarak n plana kan eriat devleti, Resulullah dneminde olgunlap ortaya km bir model deildir. Mesela: - slam devleti denince ilk akla gelen hilafet kavramnn yneticiyi ifade edecek ekilde kullanlmas, Resulullah dneminde gereklemi deildir. Hibir tarihi kaytta Resullullah halife olarak anlmam ve tantlmamtr. Kavram zaten ardndan gelen anlamnda, Resulullahtan sonrakiler iin geerlidir. - Resulullahn i bana geli ekli, slam devletinde yneticilerin nasl i bana gelecekleri ile ilgili rneklik sunmaz. nk peygamber doal liderdir. Seimle veya bir baka yolla i bana gelmez. - Resullullahn liderlii, slam devletinde liderin grev ve yetkileri asndan da rnek oluturmaz. nk Resulullah, hem lider hem de peygamberdir. Bu konuyla ilgili daha pek ok rnek23 verilebilir. ***
22

Genel kanaatin aksine, Hz. Peygamberin ve Kurann iaret ettii gerek devlet anlay,
asl Hz. mer dneminde ina edilmitir (snrl

baz ynleri Hz. Ebubekir dneminde). Kk apl bir ehir devleti olmaktan k ve deiik birim ve kurumlaryla byk bir devlet formuna dn, Hz. mer zamannda gereklemitir. Hz. mer dneminde ihdas edilen kurumlar ve gze arpan en nemli icraatlar tespit edilebilen kaytlara gre krk be24 civarndadr. Bu kaytlara gre: slam siyasi dncesinde meveret anlaynn geliip kurumsallamas yolunda ilk adm Hz. mer atmtr.25 Alt kiilik bir ura belirlemi, kabilesinden kimseyi uraya dahil etmemi, kendi olunun ise sadece danman olarak uraya katlmasn istemi, uray olutururken Mekkenin kabile dengelerini gzetmitir. Bizzat Resulullah tarafndan kontrol edilen ve mekan olarak ya evin ya da mescidin bir odasnn kullanld Beytlmal, Hz. mer zamannda ciddi bir kurumlama sreci geirmitir. ncelikle bir mekan tahsis edilmi; kaydedilmesi, datlmas ve korunmas iin maal memurlar tayin edilmi; uzak corafyalarda ubeleri kurulmutur. Hatta datmlarn adil bir ekilde gereklemesi iin nfus saym yaplarak, aileler kayt altna alnmtr. Resulullahn bizzat kendisi tarafndan gerekletirilen hakimlik, Hz. mer zamannda kurumlam, mahkemeler tesis edilmi ve
hakimler tayin edilerek onlara maa verilmeye

balanmtr. Hapishaneler kurulmu, cezalar iin krba kullanm balatlm, gvenlik iin maal gece devriyeleri grevlendirilmitir.
Okullar alm, okullarda grev yapan eitmen

ve retmenlere maa balanmtr. Kimsesiz ocuklarn bakm ve terbiyesi iin tedbirler alnmtr. Camilerde grev yapan imam ve mezzinlere maa balanm, vaazlar tanzim edilmitir. Harp dairesinin tekilatlandrlmas, arazi varidat dairesinin tekilatlandrlmas, Kufe, Basra, Kahire ve Musul gibi ehirlerin kurulmas, fethedilen lkelerin vilayetlere ayrlmas, gmrk vergilerinin konulmas vs. hep Hz. mer
24

Tarihi gerekler nda daha geni bilgi ve analizler iin bkz. Nuri Ylmaz. Medine slam Devleti: Bir model mi, bir rnek mi? balkl makale

ibli Numani. el-Faruk (Btn ynleriyle Hz. mer ve Devlet daresi. ev: Talip Yaar Alp) 395-397 hsan Eliak. Adalet Devleti. Dnyann siyasi birikimi. Hz. mer

23

Tarihi gerekler nda daha geni bilgi ve analizler iin bkz. Nuri Ylmaz. Medine slam Devleti: Bir model mi, bir rnek mi? balkl makale
25

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

63

zamannda gerekletirilmitir.26 slam devlet anlay asndan ok byk admlar atm ve bunu yaparken de btn slam ekollerinin vgsn kazanm olmas sebebiyle, Hz. merin anlay ve hareket tarznn doru tahlil edilmesi gerektiini dnyoruz. Bu sayede, devlet meselesine yaklamlarla ilgili ok nemli prensiplere ulaabiliriz. Hz. merin anlay ve hareket tarz ile ilgili ipular veren birka olay yledir: Sava ganimetlerinin datmnda Resulullah: Bilesiniz ki, ganimet olarak her ne ele geirirseniz
geirin, bunun bete biri Allaha ve peygamberine, yaknlara, kszlere, yoksullara ve yolu kesilmi olanlara aittir. (Enfal 8/41) ayeti erevesinde,

sonra kendisine bizzat gelip bu araziyi askerlere datmas konusunda srar edenlere de, sizden sonra gelecek Mslmanlara ne kalacak? cevabn vermitir.28 Bir baka rnekte Hz. mer, bir Cuma hutbesinde, yrrle koymay dnd yeni bir uygulamay yle duyurmutur: Bundan byle evlenmelerde, drt yz dirhemden
fazla mehir istenmesin! Halbuki bu mesele;

Kadnlara mehirlerini cmerte verin. Ondan size


gnl rzas ile bir ey balarsa, onu da afiyetle yiyin (Nisa 4/4) ayetinde ifade edilmi ve

Resulullahn uygulamalar ayetin ifade ettii ekilde gereklemitir. Hz. mer ise yksek mehir bedellerinden dolay evlenmekte sknt eken kimseler iin bir kolaylk ve bir zm olarak, mevcut uygulamay deitirmekte bir saknca grmemitir. Onu caydran ise, hesap etmedii bir eyi kendisine hatrlatan bir ihtiyar kadnn sz olmutur: Kuran cmerte mehir
tayin etmeye izin vermitir. Sen buna bir snr getiremezsin! Kadnn uyars, snr getirmenin

ele geirilen her eyi savaa katlanlar arasnda pay ediyor, bete birlik ksmn da beytl maldan ihtiya sahiplerine ulatryordu. Fakat ard ardna gelen fetihler ve hzla genileyen topraklar karsnda Hz. mer, Resulullahn uygulamasndan farkl bir uygulamaya imza att. Irakn fethinden sonra blge genel valisi Sad b. Ebi Vakkasa yazd mektupta, bu uygulamasn yle ilan etmitir:
Anlattna gre halk senden, elde ettikleri ganimetleri ve Allahn fey olarak ihsan ettii mallar aralarnda taksim etmeni istemiler. Benim mektubum sana ulanca, mal, hayvan ve eya olarak insanlarn sana celbettikleri ganimetleri topla. Bunlar Mslmanlardan hazr bulunanlara bltr. Arazi ve nehirleri ileyicilerine brak ki, bunlarn gelirleri umum Mslmanlarn maalarna dahil olsun. nk eer sen arazi ve nehirleri halen orada bulunanlara taksim edersen, onlardan sonra geleceklere bir ey kalmaz.
27

yol aabilecei honutsuzluk ve sebep olabilecei aile problemleriyle ilgilidir. Ve bunun zerine Hz. mer kararndan vazgemitir. Bu rneklerin bize verdii mesaj nedir?
Birincisi: Snni anlayn genel mant

Resulullahn uygulamalarn birebir taklit etmek olmasna ramen, Resulullahtan sonraki ilk uygulamann sahibi olan Hz. mer taklit mantyla hareket etmemitir.
kincisi: Hz. mer, kk bir ehrin

ihtiyacn ancak karlayan uygulama ve kurumlarla koskoca bir devleti ynetmek zorunda kalmamak iin, kendisinden nceki uygulamalar, ba gsteren yeni ihtiyalar erevesinde yeniden yorumlamaktan ve deitirmekten ekinmemitir. Ancak yaplan deiiklikler, slamn yeryznde gerekletirmeye alt ana esaslara, yani; iyilik ve hayrn yaygnlatrlmas ve adaletin tesisi ilkelerine ters den deiiklikler deildir. Bilakis; deien artlarn problemli hale getirdii ve adaletsizlie yol amaya balayan uygulama ve hkmleri yeniden asl hedefine dndrmeye
28

Halife bu gerekeden yola karak, fethedilen blgelerin topraklarn gazilere taksim etmek yerine, onlara elde edilen gelirlerden maa vermeye balam, bu topraklarn Mslmanlarn ortak mal olduunu, Yemende bulunan bir obann dahi buralarda hakknn bulunduunu sylemitir. Halife, Irak topraklarnn fethinden
26

ibli Numani. el-Faruk (Btn ynleriyle Hz. mer ve Devlet daresi. ev: Talip Yaar Alp) 395-397 alnan bilgilerle dzenlenmitir.

27

Ebu Yusuf. Kitabul Harac, s 26. Belazri; Belazri, Futuhul-Buldan. S 370-371

Belazri. Futuhul-Buldan. S 375; Taberi. Tarih. IV 3134

64

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

dnk deiiklikler olmutur.


ncs: Hz. merin hareket tarz ve

kklemiti. Onun bir gecede tamamyla ortadan kaldrlmas, zm mutlak surette imkansz olan birtakm sorunlarn domasna yol am olurdu. Sadece bir hayalci bylesine hayali bir ifadede bulunabilir. Fakat ayn zamanda kleleri azat etmek ve kleliin ortadan kalkmasn
salayacak bir ortam oluturmak iin her trl

yapt deiiklikler, Kurann hukuk anlay izgisine de uygundur. Kurandaki yasama ruhu, hrriyet ve sorumluluk gibi esasl beeri deerlerin (ihtiyalara gre) yeni bir yasama biimine brnmesi eklinde ak bir yn izer.29 Resulullah zamanndaki fiili yasama o srada mevcut olan toplumu, bavurulacak bir rnek olarak ksmen kabul etmek zorunda kalmtr. Mesela kadnlar ve klelik meseleleri bu nitelikteki rneklerdir. Kuran kadnn durumunu bir ka ynde byk lde dzeltmitir. Fakat bunlardan en temelli olan, kadna tam bir kiilik salanm olmasdr. Kar-kocann birbirlerinin elbiseleri olduu belirtilmitir: Erkein kars zerindeki haklar, kadna aynen tannmtr; ancak erkek, ailenin geimini salad iin, daha stn bir durumdadr. Saysz kadnla evlenme kesin bir ekilde kurala balanm ve elerin says drtle snrlandrlmtr, ancak buna; eler arasnda adaleti salayamayaca korkusu iinde ise, sadece bir tek kadnla evlenmesi gerektii art getirilmitir. Btn bunlara adil hareket etmeye ne kadar urasanz, kadnlar
arasnda adaleti hibir zaman salayamazsnz (Nisa

hukuki ve ahlaki aba gsterilmitir. Kle azat etmek bir erdem olarak sadece vlmekle kalmam; fakiri ve yetimleri doyurmakla birlikte, kle azat etmenin, insann gemesi son derecede lzumlu bir sarp yol olduu da belirtilmitir (Beled 90/10-16). Nitekim Kuran Mslmanlara; eer bir kle, kendi durumuna gre saptanacak bir mebla taksitle demek suretiyle kendi hrriyetini kazanmak isterse, sahibinin byle bir akde izin vermek zorunda olduunu, onu reddedemeyeceini kesinlikle belirtmitir: Klelerinizden hr olmak
iin bedel vermek isteyenlerin, onlarda bir iyilik grrseniz, bedel vermelerini kabul edin. Onlara Allahn size verdii maldan verin. Dnya hayatnn geici menfaatini elde etmek iin, iffetli olmak isteyen cariyelerinizi fuha zorlamayn. Kim onlar buna zorlarsa, bilsin ki, Allah hi phesiz onu deil, zorlanan kadnlar balar ve merhamet eder (Nur

3/129) eklindeki genel ifade eklenmitir. Bu beyanlarn genel mantki sonucu, normal artlar altnda ok kadnla evlenmenin yasaklanmasdr. Buna ramen daha nceden mevcut olan bir messese olarak ok kadnla evlilik hukuki sahada kabul edilmi; ancak zamanla sosyal artlar daha uygun bir hale geldiinde tek
kadnla evliliin tesis edilebilmesi iin ak yol gsterici istikametler gsterilmitir. Bunun

24/33) Burada da biz yine Kurann taknd tutumla ilgili ak mantn tarihin gerek seyri iinde Mslmanlarca gz nne alnmad bir durumla kar karyayz. Kurann, eer
onlarda bir iyilik grrseniz eklindeki szleri,

doru bir ekilde anlald takdirde, sadece u anlama gelir: Eer bir kle geimini temin etme gcnden yoksunsa, azat edilse bile, onun kendi ayaklar stnde durmas beklenemez; dolaysyla onun hi deilse efendisinin himayesine snmas daha iyi olabilir. 30 Sonu olarak, gnn ihtiya ve problemlerini iyilik ve adaletle kuatan ve slama uygun zmler reten bir devlet uygulamasnn nasl gerekleecei; tarihin derinliklerinde Hz. merin rnekliinde byle cevap bulmaktadr.

nedeni de etkin olmak amacndaki hibir slahatnn gerek durumu grmezlikten gelemeyecei ve srf hayali bir takm buyruklar vazedemeyeceidir. Bununla birlikte sonraki Mslmanlar Kurann ortaya koyduu bu yol gsterici istikametleri gzetmemi ve gerekte onun amalarna ket vurmulardr. Kurann klelik messesesini ele al, aile messesesini ele al ile paralellik gstermektedir. Bir ilk zm olarak Kuran, hukuki sahada klelik messesesini kabul etmektedir. Baka seenek de mmkn deildir, nk klelik toplumun bnyesinde iyice
29

Gnn artlarna uygun bir devlet projesi nasl ortaya kar?


Gnn gelien ihtiya ve problemlerine slama uygun zmler retebilen bir devlet projesi
30

Fazlurrahman. slam. Kuran.

Fazlurrahman. slam. Kuran

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

65

iin ilk art, vahyin ortaya koyduu ve her dnem iin geerli olan kat/sabit bir model bulunmad zerinde uzlamaktr. nsanlarn says durmadan artyor, teknoloji geliiyor, toplumlarn problem ve ihtiyalar srekli deiiyorken; evrensel olan vahyin sabit bir model nermesini beklemek, eyann ve varln tabiatn anlayamamak anlamna gelir. Evrenselliine uygun olarak Kuran, bir zihin ina ederken ve bu zihin yapsnn hayatn deiik alanlarnda kendisini nasl gsterecei ile ilgili belirlemeler yaparken; deerler, kavramlar ve ilkelerden yola kar. nsanlk iin her dnemde zararl olarak grd ok snrl kimi meselelerde (faiz, iki, domuz vs.) kesin belirlemelere gitmise de, genel tarz bu deildir. Tek tek zmler sunmak yerine; bir mantk, bir bak as ve snrlar oluturmaya alr. yle ki, slamn deerlerini kavrayan ve mantyla donanan bir kimse, hangi artlarda ve ortamda bulunursa bulunsun, akln kullanarak karlat ihtiya ve problemleri zebilir. Resulullahn oluturduu devlet veya eriat devleti gibi tanmlamalar, gerekte ii doldurulamayan hamasi iddialardr. Resulullah her dnemi kuatan bir devlet modeli ortaya koymaya uramamtr. Resulullahn arkadalar, onun uygulamalarn asla deitirilemeyen uygulamalar olarak grmemilerdir. Mesela, vgye layk grlen dneme ait devlet yaplanmasnn mimar olan Hz. mer, deien ve gelien ihtiyalar karsnda, ayetleri ve Resulullahn uygulamalarn yeniden yorumlamaktan geri durmamtr. Dikkat ediniz! arptmaktan, eip bkmekten bahsetmiyoruz. Karlalan yeni problemler ve ihtiyalar erevesinde, mevcut ilke ve prensipleri yeniden anlamaya almay kastediyoruz. Ve bugn, (birok alanda olduu gibi bu alanda da) eski alglamalar yeniden gzden geirmeye, vahyin ilke ve kavramlarn yeniden anlamaya iddetle ihtiyacmz vardr. *** Gne uygun bir okuma yaplabilmesi iin, dar pencerelerden bakmay brakmak, s okumalardan kendimizi kurtarmak zorundayz.

slam dnce ekolleri ierisinde devlet


ihtiyacn en fazla dile getiren ve bu uurda en fazla aba gsteren kesim (ki makalenin

ilgili blmnde bn Teymiyye Seyyid Kutub izgisi olarak ele alnmt), bu istek ve abasnn karlnda en aydn fikre sahip kesim
olmalyken, ne yazk ki bunu baaramyor.

Bunlar enerjilerini, kendilerinden ok da farklar bulunmayan baka Mslmanlarla rekabet ederek tketmektedirler. Ksr ekimelerden dolay byk tabloyu grememektedirler. Kendileri veya hareketleri dnda kimseyi beenmemekte, slam adna kendileri dnda kimsenin doru iler yapamayacan dnmektedirler. Kk olsun bizim olsun anlay ierisinde hayatn gereklerinden uzaklap gitmektedirler. Devlet, kk bir grubun istemesi ve zorlamasyla ortaya kmaz. ksa da zor kullanlarak yaplan bir i, problemlerden kurtulamaz. Bir toplumun deimesi, o toplum ierisinden kk bir kesimin zorlamasyla deil, (bir kesim nclk yapyorsa bile) genel olarak toplumun istemesi ve katlmyla gerekleir.
Bir toplum kendini deitirmedike Allah da onlarn halini deitirmez. (Enfal 8/53)

Dolaysyla, bir toplumun iyilik ve hayr ynnde deiim gsterebilmesi iin, mmkn olan btn toplum kesimlerinin ikna edilmesi ve o srece katlmnn salanmas gerekir. Bu ise sadece eksik ve kusurlar grp dlayarak deil, belli ynleriyle iyi olan birisinin iyiliklerini nasl artrabilirim? diye sorup iliki kurarak, yaknlaarak ve paylaarak gerekleir. Deiik toplum kesimlerini ikna edebilmenin yolu ise; sert, hamasi ve s sylemlerden vazgeip, sylemlerin altn doldurmaktan geer. Deiik kesimlerin dikkatini ekecek ve onlar ikna edecek hayat projelerine ihtiya vardr. Bir toplumdaki herkes Mslman olmayacana ve problemler Mslmanca bir dayanma ierisinde kendiliinden zmlenemeyeceine gre, deiik niteliklerdeki insanlar neyle memnun edilecek, neyle mutlu olacaklardr? slam nasl bir ynetim vadetmektedir; Bu ynetim eklinin (sadece Mslmanlara deil) insanla kazandracaklar nelerdir? Nasl bir

66

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

hukuk sistemi vadetmektedir ve bunun insanla kazandracaklar nelerdir? Nasl bir ekonomik sistem, nasl bir eitim sistemi, nasl bir salk sistemi, nasl bir sosyal gvence, nasl bir gvenlik vadetmektedir? Ve hayatn deiik alanlarnda ortaya kan problemlere dnk zmleri nelerdir? Btn bu sorular zm bulduunda, keskin ve hamasi sylemler yerini ikna edici tezlere brakacak, bu durum birok kiinin slama farkl gzle bakmasna sebep olaca gibi Mslman olmad halde birok kiinin desteini de kazanacaktr. Ve Mslmanlar, herkesi mrik gzyle grp dlamann bir faydasnn olmadn, ortak noktalar ve mterekler oluturmak gerektiini greceklerdir. Peki, insanlarn dikkatini ekecek ve dnyann problemlerine zm olacak projeler nasl yaplacaktr? *** Bu projelerin oturduumuz yerden yaplmasnn mmkn olmad aktr. Gnn problemlerine ve ihtiyalarna zm getirebilmek iin, ncelikle bu problemlerin ve ihtiyalarn neler olduunu bilmek; yani, gn
doru bir ekilde anlam olmak gerekir.

nerileri de insanln ihtiyalarna denk dmez. Gnn problemlerini doru tehis edebilmek iin dnyay doru anlam olmak gerekir, ama doru zmler retebilmek iin bir eye daha ihtiya vardr: nanlarndan
taviz vermeden, hayatn deiik alanlarnda baary yakalam olmak... Ancak byle kiiler,

sorumluluk stlenmenin ne demek olduunu bilirler. Oturduu yerden tehisler yapmaya ve zmler retmeye alan insann durumu, uygun bir kaldra bulduu takdirde dnyay kolayca yerinden oynatabileceini dnen bilim adamnn31 durumuna benzer. Byle bir ey teorik olarak mmkndr. Gerek hayatta ise insan, orta boy bir ta bile yerinden oynatmakta zorlanr. te bu misalde olduu gibi, talar oynatmann ne demek olduunu yaayarak grm olan bir kimse, hayaller peinde komaz. Bir eyi yapyorum, onaryorum derken baka dengeleri bozmaz. Bir adaletsizlii engellemeye alrken, baka adaletsizliklere sebep olmaz.

Gnn siyaset teorileri ve devlet modellerine yaklam


slamdan ne kadar uzak olursa olsun btn hayat grleri ve hayatn deiik alanlarnda boy gsteren btn uygulama modelleri, insanla bir takm vaatlerde bulunarak ortaya karlar. Mutluluk ve adaletin kendi iaret ettikleri yolun sonunda olduunu, bu yolda yryenlerin zlmeyeceini sylerler. Vaatler, bir hayat gr veya modelin vitrinidir. lgi grmesi veya grmemesi, sunduu vaatlerin ekiciliine baldr. Bir vaadin ekici olabilmesi iin de, hitap ettii insanlarn ihtiyalarna denk dmesi gerekir. Hatta diyebiliriz ki, bir hayat gr veya bir model, insanln ihtiya ve problemlerini ne kadar doru tehis etmise, o kadar ilgi eker. Ne var ki doru tehis doru zm anlamna gelmez. Beer kaynakl hayat grlerinin amac yeryznde adaleti tesis ederek insanln mutluluk ve huzurunu salamak deil; insanlar kandrp, birilerinin kar ve menfaatleri urunda kleletirmektir.
31

Dnyaya geni bir ereveden bakabilen kimseler, gerek problemleri grme imkan elde ederler. Meydana gelen olaylarn i yzn anlayabilir, perde gerisinde cereyan eden gelimeleri okuyabilirler. Ne olup bittiini okuyabildikleri oranda da, sorunlarn zerine doru tehis ve yntemlerle gitme frsat yakalarlar. Dnyay kendi dar pencerelerinden grdkleri kadar zanneden insanlarn durumu, yel deirmenlerini dman zannedip sava aan roman kahramannn durumuna benzer. Snrl bilgi ve snrl bak alarnn sonucu olarak hayali dmanlar retir. nk problemler, problemlere kar getirilen zmler ve bavurulan aralar, herkesin dnyas kadardr. Dnyas kk olan insanlar, kendisiyle ayn safta olan insanlar bile, kendi dar penceresinden dman gibi grrler. Dolaysyla, ne kadar iyi niyetli olurlarsa olsunlar, dnyas kk olan insanlarn tehisleri de, zm

Archimedes. Suyun kaldrma kuvveti ve kaldralar konusunda nemli keifler yapm olan bilim adam.

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

67

htiya ve problemler hakkndaki doru tehisleriyle insanlar etkilerler ve sonra da kar ve menfaatlerinin esiri haline getirirler. ou zaman insanlar kleletiklerini fark etmezler. nk onlar ynlendiren akl yle isabetli tehislerle karlarna kmtr ki, sknt yaamaya baladklarnda kabahati ilerledikleri yolda deil, kendilerinde ararlar. Kandrldklarn dnmezler. slam ise tevhid ve ftrat dinidir: kar, hrs ve menfaat gibi insana zg kusurlardan uzak olan Allah katndandr uyum
33 32

baka dncelere ihtiya duymaz. Sebep olduklar adaletsizlik, yol atklar mutsuzluk ve tesis ettikleri zulm karsnda; eletirici, reddedici bir tutum taknr. Mslmanlar zulm ve adaletsizlie rza gstermemeye arr. Bununla da snrl kalmayarak; zulme ve adaletsizlie kar tm insanl uyarmaya ve adil olan tm insanla anlatmaya davet eder. Fakat slamn; zihinleri ina ederken taknd devrimci, yanl ve kt karsnda taknd uzlamasz tutum, uyarma ve anlatma konusunda nispeten deiir. Anlalmas ilkesine uygun olarak muhatabn durumuna gre slamn ars; kimisi iin mjde olur, kimi iin inzar (uyar); kimisi iin t olur, kimi iin beyan (aklama); kimisi iin davet (ar) olur, kimi iin tebli (bildiri); kimi iin irat (doru yolu gsterme) olur, kimi iin eylem; ve kimi iin bar olur, kimi iin sava... Ortamn ve muhatabn durumuna gre deien farkl yntemlerle; hakszlk ve zulme kar durur, doruluk ve adaleti anlatr. 2. Doruluk ve adaletin yeryznde tesis edilmesi ise, zihin ina edilirken ve yanl ifade edilirken taknlan tutumdan daha farkldr:
Birincisi, balang noktasna gre

ve insanlarn kendisine

gre yaratldklar gereklerle mkemmel bir ierisindedir. Dolaysyla ne insanlar birbirinin klesi haline getirir, ne de zellik ve kabiliyetleriyle ters den nerilerde bulunur. slamn temelini oluturan tevhid ve en belirgin zellii olan ftrata uygunluk, onu beer kaynakl dnce ve uygulamalardan tamamen uzaklatrr. Aralarnda; adalet ve zulm, mutluluk ve hzn, selamet ve anari gibi taban tabana zt bir ayrlk meydana getirir. slam olmadka ne adalet, ne huzur ve ne de mutluluk ortaya kmaz. Dolaysyla slamn, yeryz kaynakl btn dnce ve uygulama modellerine kar syleyecek sz vardr. Bu sz insanla duyurmak Mslmanlar iin bir sorumluluk, bu sze kulak vermek ise insanlk iin bir zorunluluktur. Kulak verip vermemek, sonuta insanolunun kendi imtihandr, dinlerler veya dinlemezler; ama Mslmanlar, sorumluluklarn yerine getirmeye alrken iki noktaya dikkat etmek zorundadrlar: 1. slam, zihinleri ina ederken devrimci, yanl ve kt karsnda uzlamaszdr. Adil olan tespit ederken ve yaratl gerekleriyle uyumlu zmler nerirken,
32

farkllklar arz eder: Mslman olan birey (Hz. Yusuf, Hz. Davut ve Hz. Sleyman rneklerinde olduu gibi) toplumun en tepe noktas olan iktidar makamnda veya sradan bir vatanda konumunda bulunabilir. slam, zulme ba kaldrmak ve adaleti tesis etmek iin her duruma ve her konuma uygun zmler ierir. Hakkn ifadesi ve zulmn reddi konusunda aralarnda bir ayrlk olmamakla birlikte, her durumun ve her konumun yntemi dierine gre farkllklar tayacaktr.
kincisi, doruluk ve adaletin tesis

Yce Allah Kuranda, sadece kendisine itaat eden bir insanla, kendisinden bakalarna itaat eden bir insann karlaaca durumu yle rneklendirir: Allah, istekleri farkl birok kiiye hizmet eden bir adamla, tek kiiye hizmet eden bir adam rnek verir. Hi bunlarn durumu bir olur mu? (Zmer 29/29)

33

yleyse sen, Allah bir kabul eden olarak dine ynel: nsanlarn kendisine gre yaratld gereklere... Allahn yaratnda bir deiiklik yoktur. te dosdoru din budur. Fakat insanlarn ou bilmezler. (Rum 30/30)

edilme yntemine gre farkllk arz eder: Devrim eklinde gelen deiim ve bu esnada taknlacak tutum ile yava yava gerekleen deiim ve bu esnada

68

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

taknlacak tutum birbirinden farkl olur. Devrimle gelen deiim, toplumda benimseme ve hazmetme problemine sebep olan bir deiim eklidir. Ancak sylemde ve tavrlarda net ve keskin olma imkan verir. Hedeflenen sonulara daha ksa srede ulatrr ve deiime nclk eden kesimin daha kolay tatmin edilmesini salar. Yava deiimler ise toplumun benimsemesi ve hazmetmesi iin faydal bir deiim eklidir. Ancak dikkatli bir slup gerektirir. Sertlie ve keskinlie imkan vermez. Deiime nclk eden kesimin tahamml snrlarn zorlar. *** Sorumluluklarn yerine getirirken Mslmanlarn gz nnde bulundurmalar gereken hususlar olarak dile getirdiimiz bu saptamalar, beraberinde yle bir soruyu zorunlu klmaktadr: slamn zihinleri ina ederken ok ak ve net bir sylem dili kullanmas ve devrimci bir slup taknmas gayet yerinde ve anlalr bir tutum olmakla birlikte, sylemin hayatta gereklemesi esnasnda nasl bir tutum izlenecei neye gre belirlenecektir? Bu soruya kestirmeden, elbette ki en ak ve en net tutum cevabn vermek, muhtemelen herkese daha sevimli ve kolay gelecektir. Nitekim devlet ideali peinde koan ve bu i iin en fazla aba gsteren Mslmanlar (yani bni Teymiye ile balayp Seyyid Kutub ile olgunlaan fikri izgi) bu tutumu savunmular, olas dier tutumlar uzlamac olarak grmlerdir. En uzlamasz kimlik olmas bakmndan kendilerini, devrimci olarak tanmlamakta bir saknca bulmamlardr. Bu noktada devrim mi iyi ve hayrldr, yoksa dier yntemler mi? meselesini tartmak istemiyoruz. nk makalemizin ana fikri bu tartma iin uygun bir zemin tekil etmiyor. Burada slamn, iyi niyet ve samimiyet ieren her deiim srecini (Allahn izniyle) iyilik ve hayra ulatrmaya muktedir olduunu sylemekle yetineceiz: ster devrim, ister darbe, ister fetih, isterse halkoyuyla seim

eklinde olsun... Fakat bu noktada esas gz nnde bulundurulmas gereken husus, toplumun
gerekliine hangisinin uyduu meselesidir.

Toplumun gerekleriyle rtmeyen hi bir deiim taban bulamaz. Toplumsal taban bulamayan hi bir deiim ise kalc olamaz. Zemin olmad halde topluma dayatlan deiim biimleri, er ge baarsz olmaya mahkumdur. Her ortam iin geerli olabilecek sabit bir deiim modeli dnlemez. Deiim eklinin,
toplumda var olan kltrel olgunlua ve akla uygun dmesi gerekir. Darbelere altrlm ve

baskc yntemlerle ynetilen bir toplum nasl serbest propaganda ve halkn seimi ile kolay kolay deitirilemeyecekse; demokratik kltr zmsemi ve u grlerin bile kendisini ifade etmesini hazmedebilen bir toplum da darbeyi veya devrimi kolayca kabullenmez. Oysa slam, her ortamda kendisine uygun bir deiim sreci gerekletirebilir. Baskc toplumlarda, gizli sakl yntemler kullanr. Zalimleri tanmlayarak ve zulmn nasl son bulacan anlatarak, zulme boyun emeyen zihinler ina eder. Sonra da zalimlerin zulmlerini gerekletirmesine ve kalc hale gelmesine imkan veren kurumlara denk decek kurumlar; kullanlan aralara denk decek aralar vastasyla toplumda hayrlarn yaygnlamasn salamaya alr. Demokratik toplumlarda, demokrasi dncesinin arka plannda yatan art niyetleri deifre eder. Btn dncelerin kendisini ifade etme imkan bulmas bir zgrlk gibi grnse de; aslnda bu sistemde gllerin borusunun ttn ortaya koyar. Halkn tercihinin; medya, ordu mdahalesi ve trl trl tertiplerle ynlendirildiini anlatr. Yol at adaletsizliklere kar adaleti, sebep olduu iki yzllk ve menfaatilie kar ahlak savunur. Zihinlerde tevhid ve adalet ekseninde bir devrim gerekletirmeye alr. Ve toplumun hazmedebilecei usul, yntem ve aralarla (ki buna temsil ettii deerlerle elimemesi halinde; siyasi propaganda, parti, seim, meclis sandalyeleri ve bu yolla iktidara talip olma gibi aralar da dahil olabilir) iyilik ve hayrn

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

69

yaygnlamas iin alr. Ksacas toplumlara kendi deerlerini ak bir ekilde anlatr ve hayrlarn yaygnlamas iin; toplumun alk olduu, zmsedii aralardan kendi dncesine ters dmeyenleri kullanmaktan ekinmez. Toplumun deiim yntemleri asndan durum buyken, hayatn deiik alanlarnda ortaya kan uygulama modellerinde de benzer bir yaklam ngrebiliriz. Mesela kapitalist ekonomi modelinin uyguland bir toplumda slamn; kapitalizmin rettii adaletsizlikten zulme, ahlakszlktan vicdanszla varncaya kadar syleyecek birok sz vardr: Bireye snrsz zgrlk fikrinin onu nasl ihtiraslarnn esiri haline getirdii, ihtiraslarnn esiri olan bir insann nasl yoldan kp g yetirebildii herkese zulmetmeye balad, ahlakszln doal bir sonu deil bir tercih ve bir sapma olduu, maln bir mkafat deil bir imtihan olduu, ahirette herkesin Allahn huzuruna kp hesap verecei vs... ngrd ekonomik sistemde ise yer alamayacak birok uygulamas vardr: Faiz ve rant gelirleriyle bireyin snrsz servete sahip olmas, ar tketim nedeniyle byk bir israfn ortaya kmas, kazanma hrs nedeniyle toplumda yardmlama ve dayanma ruhunun son bulmas, gelir adaletsizlii, alk, yoksulluk vs... Btn bunlar bir vaka olmakla birlikte slam, ekonomik alanda adaleti; var olan her eyi ykarak, sfrdan her eyi yeniden tasarlayarak ve ina ederek yapmaz. Elbette ykaca ve yeniden tasarlayaca eyler olabilir ama her noktada byle davranmaz. Aksine faydal olan tecrbeleri korumaya alr. Mesela retim sistemleri, fabrika tasarmlar, kurumlar, kurumlarn ileyi modelleri, irket yaplanmalar, muhasebe sistemi, kalite sistemleri, denetim kurumlar, mevcut teknoloji, makine ve aralar bu kabildendir. slam bu tecrbelerin ierisinde kapitalizmin zulmne hizmet eden unsurlar ayklar, sonra da kalan birikim ve tecrbeyi ya kullanr ya daha da gelitirir. rnekleri artrmak ve hayatn deiik alanlarnda ortaya km tez, model ve sistemlere

uygulamak mmkndr. Elbette ki yukardaki aklamalarla bu model ve sistemlerin btn skntl ynlerini hallettiimizi iddia edemeyiz. Sadece bir yaklam biimi rneklemesi yapmaya altk. Realizasyon aamasnda ok daha titiz inceleme ve aratrmalar yapmak gerekir. Ve bunlarn salkl bir ekilde yaplabilmesi iin her alann uzmanlaryla almak icap eder. nk zararsz gibi grnen bir uygulamann bile olumsuz fikirlere zemin hazrlama ihtimali bulunabilir. Biz ise sadece, bu konuda alabilecek uzmanlarn nn amak istedik. nancn bir
paras olduu zannedilen yanl n kabulleri ve kalplar ykmaya, bylece aratrmac ve retken akllarn serbest kalmasn salamaya

altk. Btn dnyann slamn zmlerine ve nerilerine ihtiya duyduu bir dnemde, zmleri ve nerileri kefedecek Mslmanlarn balardan ve kalplardan kurtulmaya ihtiyalarnn olduunu dnyoruz. Bu baarlabildiinde, arkasnn kolayca geleceine inanyoruz. Aratrmac ve retken akllar tevik ederken birka gerei srarla vurgulamak ihtiyac duymaktayz: 1. Bir modelin (veya sistemin) slama uygunluundan bahsedilebilir, ama hi bir uygulama modeli slam ile zde hale getirilemez. Bir modeli slam ile zde hale getirmek, o alandaki gelimelerin nnn kapanmas anlam tar. Oysa hayat nasl tekaml ierisindeyse, hayatn deiik alanlarndaki ihtiyac karlamak iin gelitirilmi olan sistemlerin de tekaml ierisinde olmas gerekir. Farkl toplumsal ortamlarda, slama uygun ama birbirinden farkl uygulama modellerinin ortaya kmas mmkndr. Bir ortamda gelien model o toplum iin idealken, baka bir toplumda problem ve skntlara yol aabilir. 2. Hi bir eyin birdenbire ortaya kmamas gibi, toplumun slami bir inan ve dzene sahip olmas da birdenbire gereklemez. Vahyin ilk indii dnemlerde olduu gibi Yce Allahn direkt uyar ve

70

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

ynlendirmelerinden bahsedemeyeceimize gre, insan gayret ve abasyla ortaya kan eyin kusurlarnn bulunmas kanlmazdr. 3. Her kusuru olan eyi peinen reddetmek yerine, iyiye doru bir gelime olup olmadna bakmak gerekir. yiye doru olanlarn karsnda durmak; bunu da tevhid/irk ekseninde deil marufu emredip, mnkerden alkoyma ekseninde yapmak (ki bugn ihtiya budur); bireyi seyirci olmaktan karp olaylar ierisinde bir aktr haline getirir. Herkese gc nispetinde olaylar ynlendirme imkan sunar. Olaylar ve gelimeler ierisinde hamasi ve genellemeci bir tavrla deil, doru duruuyla yer alan kii SORUMLULUK sahibi olur. Hamasetten, soyut sylemlerden uzaklar. Hi bir eyi beenmeyen, ama kendisi de hi bir ey yapamayan bir birey olmaktan kurtulur.

Sonu:
Bu yazyla ulamak istediimiz sonu, gnn artlarna uygun bir devlet modeli oluturmak iin gereken fikri ve zihni alt yapy oluturmaya almak idi. Mevcut anlaylar gz nnde bulundurulduunda, modeller zerinde alabilecek uzmanlarn ve ekiplerin nnn almas bile ok nemli bir adm nitelii tamaktadr. Ne var ki olumlu sonular elde edebilmek iin sadece gl tezler ieren makaleler yazmak yeterli gelmez. Okuyucunun da n yargsz olmas ve yanllklar sorgulamaya kendisini amas gerekir. Yzyllar boyunca olumu kanaatlerin (birok kimse iin) bir anda ortadan kalkabileceini dnmyoruz. Ancak okuyucuyu akletmeye davet ediyoruz: Gelin hep birlikte dnelim. Ezberlerimizi yeniden sorgulamaya aalm. n kabullerimizi bir an olsun terk edelim ve duyduklarmza acaba byle olabilir mi? pheciliiyle yaklamay deneyelim. Ve kararmz aklederek verelim. - BTT -

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

www.islamiyorum.com
71

olan gelimeleri desteklemek, kt

Dosya: Din ve Devlet

Evrilme
Devletler hrriyeti, adaleti ve meveret prensiplerini esas almaldrlar. Din, hurafelerden temizlendii gibi devletler de istibdat ve zulmlerden arndrlmaldr. Kanunlar sultanlarn iradesiyle deil halkn hr iradesiyle yaplmaldr... slam Birlii kurulmaldr. nce Osmanl Hilafetine bal olarak Anadolu, Balkanlar, Yemen; Hicaz, Ortadou gibi on kadar eyaletin katlaca bir birlik oluturulmal, sonra Afganistan, ran ve Hindistann da katlmyla slam Birliine geilmelidir...

ada slam Siyaset Dncesi:


R. hsan Eliak
(Bu makale, R. hsan Eliak tarafndan kaleme alnm olan Adalet devleti kitabnn ayn balkl blmnden, baz karmalar yaplarak oluturulmutur. Yaplan karmalar, ilgili yerlere parantez ii uyarlar konmak suretiyle belirtilmitir.)

Gazzali-Efgani arasndaki dnemde slam

dnyas tasavvuf, Earilik ve selefiliin vektrel bilekesinden oluan irrasyonelin, Cabirinin deyimiyle hermetik atl akln hakimiyeti altna girmitir.1 Cabiri bu durumu brhana kar beyan ve irfann zaferi olarak tanmlar.2 Yani epistemolojik olarak akla kar, naklin, kef ve ilhamn zaferi... Keza Tufi ve atbiye gre de maksat ve maslahatlar gz ard edilmi, ayrntya gmlnmtr. bni Haldunda ise durum tecrubi sosyolojiye kar melahim ve hadesatn zaferidir.3 ah Veliyyullah Dehlevi de durumu metodolojik olarak ictihada kar taklidin zaferi olarak deerlendirir.4 Molla
Sadrann sisteminde ise durum bizatihi varln-

slam dncesinin ykseli a genel olarak slam medeniyetinin ykseli ayla birlikte en parlak dnemini yaamtr. Bu dnem yaklak be asr srmtr. Gazzali (l. 505/1111) bu ykseli ann biti simas olmu, ondan sonra slam dncesi srekli gerilemitir. Endls ve ran havzasnda bni Haldun ve Molla Sadra vb. simalarn k, Anadoluda Osmanlnn siyasi ve askeri olarak ykselii dncedeki gerilemeyi durduramamtr. Geen bin yln ilk yzylnda yaayan Gazzali (l. 1111) ve son yzylna girerken yaayan Cemaleddin Efgani (l. 1897) arasndaki yaklak sekiz yz yl, geen bin yln tezahr olup bu dnemde slam kltr ve medeniyeti esas itibariyle kendini tekrar etmitir...

varoluun deil mahiyetin ncelenmesidir. Yani asalet-i vucuda kar asalet-i mahiyetin egemen olmasdr.5 Yine Muhammed kbal
1

Cabiri; Arap Aklnn Oluumu (ev. brahim Akbaba), ist., 1997, s. 259-307 Cabiri; Arap-slam Kltrnn Akl Yaps (ev. Brhan Krolu-Hasan Hacak-Ekrem Demirli), ist., 2000, s. 691 bni Haldun; Mukaddime (ev. Suleyman Uluda), c. 1, s. 781. Melahim (predictions) ve Hadesan (frocasting) genel olarak dnyann, alemin ve kainatn, zel olarak ta dinlerin, devletlerin ve toplumlarn geleceini kehanet, ncum, tahmin, cifr, kef ve ilhamla aklama demektir. bni Haldun bunlara kar tecrbi sosyolojiyi savunmutur.

tihad, Taklid ve Telfik zerine Drt Risale (haz. Hayreddin Karaman), ist., 2000, s. 116-117 Ahmed Ahmedi; cmali Ez Seyr-i Felsefe-i slami Baldez bni Rd bni Rdden Sonra slam Felsefesinin

72

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

durumu ontolojik olarak bu dnyacla kar br dnyacln, epistemolojik olarak da dini ykaca endiesiyle rasyonelin dlanarak irrasyonelin egemenlii olarak yorumlar.6
Hasan Hanefi ise durumu antropolojiye kar

Hemen nceki Dehleviden devraldklar erken yeniliki argmanlar devam ettirip gelitirmilerdir. Temel kaynaklara dn, taklidi terk, slahat, yenilik, direni, akl ve bilimi esas alma, slami hadaret, slam Birlii vs. bayraklatrlan temel sloganlardr. Dnemin nemli simalarnn siyaset dncelerini dikkatle okuduumuzda, slam/Osmanl tecrbesinden ok nemli sonular kardklarn grmekteyiz. Bu dnemde monariye (saltanat) ve oligariye (hanedanlk) kar kan ve cumhur (mmet) iradesini savunan, slamn ilk yllarndaki (Emevi-Abbasi) saltanat kart tavr allar artran bir siyasi tutum vardr. Saltanat, mlk, hilafet, imamet gibi aslnda ikinci dereceden olan siyasi kavramlar yerine, adalet, meveret, ehliyet, musavat,, maslahat gibi birinci dereceden siyasi kavramlar ne karmaktadrlar. Osmanlnn tarih sahnesinden ekildii yllarda yaayan bu simalarn siyasi grlerine ieriden bir bak, bu ilk evrilmenin sanld gibi bir bat etkilenmesi deil, tarihi, fikri ve felsefi derinlie sahip, ok ok gecikmi bir hesaplama olduunu akca grecektir. Zira soydan devire dayal monari ve oligari uygulamas Araplarda bile yokken ilk olarak Muaviye ile balamtr. Emevi-Abbasi-FatmiSeluklu-Memluk-Osmanl tarihsel zaman, bu adan Muaviye ile balayan tek bir tarihi bloktur ve tmyle sultanlarn tarihidir. Bu ynyle slam medeniyeti siyasi tecrbe alarak Cabirinin tabirleriyle ii mamet Mitolojisi ve Sunni Saltanat deolojisinden baka bir ey grmemitir. Her ikisi de almadka slam siyaset muhayyilesi srama yapamayacaktr. te birinci evrilme bu ama ve srama abasnn potansiyel imkanlarn da bnyesinde barndrmaktadr. kinci evrilme; Hasan el-Benna, Seyyid Kutup,
Mevdudi, Humeyni Muttahhari ve Ali eriati vb.

teolojinin egemenlii olarak grr...7 Geen bin yln son yzylna (20. yzyl) girerken kopuun ilk izleri Cemaleddin Efgani ile balamaktadr. Bu nedenle Efganiyi ada slam dncesinin balang simas olarak deerlendiriyoruz. Bu nedenle aratrmamz,
Efganinin yaad dnemden itibaren

gnmze kadar gelen son 150 yldaki slam siyaset dncesi ile snrlanmtr.

evrilme
Cemaleddin Efgani ile balayp gnmze

kadar gelen 150 yllk dneme ada slam Dncesi diyoruz. Bu srecin siyaset dncesi boyutunu deerlendirdiimizde birbirinin iinden kan tr evrilme yaandn grmekteyiz... Birinci evrilme; Cemaleddin Efgani, Seyyid
Ahmed Han, Muhammed Abduh, Tunuslu Hayreddin Paa, Ahmed Cevdet Paa, Filibeli Ahmed Hilmi, Said Halim Paa, Seyyid Bey, Mehmet Akif Ersoy, Muhammed kbal, Elmall Hamdi Yazr, smail Hakk zmirli vb.

rneklerinde temayz eden siyasi muhayyiledir. 19. yy. son yars ile 20. yzyln ilk yarsn kapsamaktadr. Bu dnemin temel zellii Osmanlnn k yllar olmasdr. Tanzimat, I. ve II. Merutiyet ve I. Cumhuriyetin kuruluu, Ali eriatinin tabiriyle slamn gcnn tecelli merkezi Osmanlnn tarih sahnesinden ekilii bu dnemin en nemli siyasi olaylardr. Bu sebeple olsa gerek dnemin slamc muhayyilesinde temel siyasi vurgu devleti kurtarma ana temas etrafnda ekillenmitir.
Geliimine likin Ksa bilgi- Henry Corbin slam Felsefesi Tarihi (ev. Hseyin Hatemi), ist., 1994, s. 440-444
6

temayz eden siyasi anlaylardr. Bunlarda ise temel siyasi vurgu devleti kurtarmaktan ziyade devlet kurmaya evrilmitir. nk ortada kurtarlacak devlet kalmam, slam dnyas tam bir k yaamaktadr. Israrla slamn dnya dna itilmesi ve sadece vicdanlara hapsedilmesi eklindeki laiki dayatma karsnda, slamn siyasi ve dnyevi bir din olduu, devlete syleyecekleri bulunduu, sadece uhrevi

Muhammed kbal; slamda Dini Dncenin Yeniden hyas (ev. Dr. N.Ahmet Asrar, Birleik, tarihsiz, s. 204205

Hasan Henefi-A.A.Balek; Renasence da Monde Arabe, Duculot, Belika, 1972, s. 233-261. (Makale Dr. Said Yazcolu imzasyla Trkeye evrilmi ve AFDinde yaynlanmtr.)

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

73

meselelerle snrlandrlamayaca, yaygn igal ve yamalara kar harekete geilmesi gerektii, cemaat, rgt, parti vs. kurarak mcadele edilmesi lazm geldii, gerekirse ayaklanma (kyam) ve devrim hareketleriyle zalim iktidarlarn devrilmesi ve slami hkmetlerin kurulmasnn bir grev olduu temas baskndr. Haliyle ikinci evrilmede muhayyile devlet katndan, biraz da amatr bir ruhla muhalefet katna inmi, devrimci siyasi vurgu arlk kazanmtr. Zira asrlardr dnyaya hkmeden Mslmanlar basz kalmlar, hi de alk olmadklar bir yenilgiyle dnyadan adeta silinmilerdir. Bir yandan yenilgiye tahamml edemeyen medeniyet gururu, dier yandan tekrar eski hale gelmek iin acil devrim arzusu bu dnem slamclarn iyice siyasiletirmi ve radikalizm gelimitir. slamn siyasi alan dndaki ilgileri ikincil derecede nem kazanmtr. Daha ok faaliyeti, pratiki, acilen devlet isteyen siyasi bir tarz gelimitir
el-Bennann faaliyeti tekilatlanmasna, Mevdudinin ayn tarzdaki almalarna ve

kadar getikten sonra zeletiriler balam, slam devleti kurulduu halde neden hala sorunlarn bir trl zlemedii sorgulanmaya balanmtr. Keza gelinen nokta da Sovyetler dalm, Berlin duvar km, souk sava bitmitir. Artk zellikle 1990lardan sonra gelien siyasi sylem devlet kurmay deil devletin ne olduunu tartmaya balamtr. Artk ne olursa olsun acilen devlet deil nedir bu devlet sorusu n plana kmtr. Radikalizm giderek realizme dnmtr. Metod tartmalar nemini yitirmi ama zerine younlalmaya balanlmtr. zellikle 11 Eyllden sonra, Afganistandaki Taliban deneyimi, bu guruptaki dnrlerin ounda, slamda devlet meselesini yeniden ve kkten ele almak gerektii fikrini teyid etmitir. Sanld gibi nc evrilme de, darnn (batnn) bir dayatmas deil, ierinin, yaad tecrbeleri sorgulamas sonucu ekillenmektedir. Ve bu sre halen de devam etmektedir. nc evrilme simalarnda nceki iki dnemin mirasn genel olarak devralmalarna ramen daha rafine bir sylem gzlemlenmektedir. Savunma deil sorgulama, ara deil ama, dou-bat ikilemi deil insanln birlii tezi, medeniyetler atmas deil medeniyetler diyalou (yarmas), model deil deerlerin ncelii, adalet, zgrlk, insan haklar, demokrasi, hukuk vs. temalarnn n plana k evrilmenin ana izgileridir. Bence bu
Efganiden beri gelen 150 yllk ada

slamda Hkmet kitabna, Humeyninin Velayet-i Fakih teorisine, Mutahharinin ran devrimi yllarnda stlendii devrimci ideolog misyonuna, Ali eriatinin ii randa, Seyyid
Kutupun Snni Msrda gelitirdii okulu

devrimci sylemlere baktmzda, niin bunlara ikinci evrilme dediimiz daha iyi anlalacaktr. nc evrilme; Fazlurrahman, Necefabadi,
Fadlullah, A. Suru, Turabi, Gannui, Abdullah el-Efendi, Muhammed Ammara, Hasan Hanefi, Muhammed Abid el-Cabiri

slamcln kendini yeniden retmesi, geen bin yln askeri tarm imparatorluklar dinisiyasi muhayyilesi olan ii mamet Mitolojisi ve Sunni Saltanat deolojisinden kopu abalarnn slam dnyasndaki yansmasndan baka bir ey deildir. slam dnyas bu noktada, Katolik Kilise Mitolojisi ve Ortodoks mparatorluk deolojisiinden kopu srecini reform ve rnesans hareketleriyle birlikte yaayan bat siyaset dncesinin en az yz yl gerisindedir. slam dnyas, geen bin ylda, ii ve Sunni siyaset muhayyilesi ile, ayn dnemde batdaki Katolik ve Ortodoks siyasi muhayyileden ok ok ileride olmasna ramen, bunlar ama konusunda ne yazk ki baarl olamamtr. Bunun ierinden ve dardan kaynaklanan bir ok zel sebebi bulunmaktadr.

vb. simalardan olumaktadr. Bu dnemde siyasal dilde devleti kurtarmak veya bir devlet kurmak deil devletin ne olduu sorusu baskndr. Fazlurrahmann slami Yenilenme, Necefabadinin Hkmet-i Salihan, el-Efendinin Nasl Bir Devlet?, Ammarann Laiklik ve Dini Fanatizim Arasnda slam Devleti, Turabinin zeletiri Sorumluluumuz, Cabirinin Yeniden Yaplanma, Hasan Hanefinin et-Turas vetTecdid adl kitaplarndaki fikirler bu yneliin tipik rnekleridir. Zira Pakistan, ran, Afganistan ve Sudanda slam devletleri kurulmu, Msr, Cezayir, Tunus ve Trkiye gibi lkelerde yenilgiyle sonulanan iktidar deneyimleri yaanmtr. ran devriminin zerinden on yl

74

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

ada slam siyaset dncesi kendi bnyesi iinde kimi farkllamalar da beraberinde getirmitir. Cemaleddin Efganinin nce Seyyid
Ahmed Han sonlar da yakn dostu Abduh

onlarn ilerlemesini salamak deildir. Dou lkelerinin kaplarn alarken insan haklar, adalet, eitlik, hrriyet, medeniyetin ilerlemesi, istikrar vs.den bahsederler. Fakat bunlarn hepsi aldatmacadr; ama smrmek, paralamak ve yutmaktr. Smrgeciler bu hususta batda tahsil grm ancak ileri ve gl olmann srlarn kavrayamam dejenere edilmi genlerden faydalanrlar. Bunlar ileri saydklar batnn btn rezil ynlerini alm, kendi halkna yabanclam yar aydnlardr... Efgani, slam dnyasnn din asabiyetini kaybettii iin geriledii kanaatindedir; slamn ilk dou yllarnda dini asabiyete sarlan Mslmanlar ykselmi ve dnyaya hkmetmilerdir. Bu din insanlara akl, bilgi, ahlak, erdem, birlik ve dayanma gibi bir ok yce hasleti kazandrmt. Ancak ne zamanki bunlar terkedildi, bidat ve hurafeler yayld, akl dland, cebriyeci kader anlay benimsendi, hilafet saltanata dnt, sultanlar birbirine girdi, bilim, ahlak ve erdemler terkedildi ite o vakit k kanlmaz oldu. nk Allahn ftrat yasas budur. Tekrar dirili iin mmetin ilk dou yllarndaki kaynaklara, anlaya ve dini asabiyete dn kanlmazdr... Ona gre devletler hrriyeti, adaleti ve meveret prensiplerini esas almaldrlar. Din, hurafelerden temizlendii gibi devletler de istibdat ve zulmlerden arndrlmaldr. Kanunlar sultanlarn iradesiyle deil halkn hr iradesiyle yaplmaldr... slam Birlii kurulmaldr. nce Osmanl Hilafetine bal olarak Anadolu, Balkanlar, Yemen; Hicaz, Ortadou gibi on kadar eyaletin katlaca bir birlik oluturulmal, sonra Afganistan, ran ve Hindistann da katlmyla slam Birliine geilmelidir... Bu hedefi gerekletirecek temel faktr Mslmanlarda mevcuttur; din ba, hacc ve hilafet. Bunlar harekete geirilmeli, slam Birliine giden yolda birer ara olarak iyi kullanlmaldr. Zira bu zellikler birlii saylayc aralar olarak baka milletlerde neredeyse yoktur...8 Grld gibi Cemaleddin Efgani, 20 yy. slam Siyaset Dncesinin ilk evrilmesini artrr grler ileri srmektedir. Kanunlarn sultanlarn iradesine deil, halkn hr iradesine dayal olmas gerektii gr bir askeri tarm
8

ile ayrmas bunun tipik rneidir. ada slamcln iki farkl siyasi duruu gnmze kadar hep tartlmtr. Ne yapmal? sorusuna iki tr cevap verilmiti; Urvetul-Vska gibi direnii tekilatlar kurmak veya Aligarh Koleji gibi okullar amak. lki Efganinin, ikincisi
Seyyid Ahmed Hann stratejisiydi. lki da kar

savunma, ikincisi ieriyi sorgulama zerine bina edilmiti. slamn son yzyl oluumlar hep bu ikisi arasnda gidip geldiler. UrvetulVska ile Aligarh Koleji arasndaki fark anlamak
Efgani ile Seyyid Ahmed Hann (ve Abduhun), Fazlurrahman ile Mevdudinin, Seyyid Kutup ile Turabinin, Hamaney ile Hateminin arasndaki

fark anlamak demektir. Her ikisi de ada slamc muhayyilenin iki kanad olan bu anlaylarn zaman zaman Abduhtan sonra Ali
Abdrrazkta olduu gibi laiklie, Reit Rzada

olduu gibi selefi gelenekiliine kayd da grlmtr. Her evrilmeyi ana balkta ylece tanmlamak mmkndr; Birinci evrilme; ii mamet Mitolojisi ve Sunni Saltanat deolojisinden kopu abalar. kinci evrilme; ii mamet Mitolojisi ve Sunni Saltanat deolojisini yeniden retme, nc evrilme; ii mamet ve Sunni Saltanat deolojisinden kopu abalarn srdrme. Bu yazda ilk evrilme simalarnn siyasi grleri zerinde duracaz...

Birinci evrilme; ii mamet ve Sunni Saltanat deolojisiinden kopu abalar


(Bu balk altnda ele alnan isimlerden Cemaleddin Efgani ve Muhammed Abduh haricindekiler karlmtr.)

lk olarak Cemaleddin Efganinin (l. 1897) siyasi grlerine baktmzda birinci evrilmenin temel izlerini grrz. Efganiye gre batllar, doululardan daha zeki ve kabiliyetli deildir. Ancak onlar gcn ve hakimiyetin srrn kefetmiler ve bunu yerli yerinde kullanmlardr. Bunlarn banda dzen, sabr ve sebat gelir. Batllarn maksad doulularn reit hale gelmesini beklemek ve

Efgani; Hatrat; s. 222-225, Macit Fahri, s.301, DA, c. 10, s. 462-463, Karaman, s.35, Urvetul-Vuska. s. 4446

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

75

imparatorluu olan Osmanlnn cumhuriyete dnmesi anlamna gelmektedir. Bu fikirler Osmanlnn iinde cumhuriyet yanls slamc bir kuan douuna zemin hazrlamtr. Sanldnn aksine cumhuriyet dncesi, esas itibariyle batc deil slamc bir projeydi. Sonradan batcla ve laikilie kaydrld. stelik bu fikirleri savunan Efgani vefat ettiinde (1898) 20. yya girilmemiti bile...
Efgani, slam dnce tarihi iinde genel olarak Gazaliden sonra srekli gerileyen slamn

ile ilgili olarak kanunla snrlanan, danmaya (meveret) nem veren, mmetin ynetimi denetleme ve doruya ynlendirme vazifesinin olduu bir ynetim istemektedir. Mutlakiyeti ve istibdat reddetmektedir. Bu ynetim ilkelerinin nasl uygulanacan ise zamann artlarna ve gelimelere brakmtr...9

kinci evrilme; Sunni Saltanat deolojisi ve ii mamet Mitolojisinin modern grnmleri


Yirminci yzyl slam siyaset dncesinde ikinci evrilme simalarndan setiimiz ve bu blmde ele alacamz ahsiyetler Hasan el- Benna (l. 1948) Seyyid Kutup (l. 1967) Mevdudi (l. 1979) Humeyni (1989), Mutahhari (l. 1980) ve
Ali eriati (1978) dir.
10

yeniliki damarlarn canlandrmaya almtr. slam dnyasndaki anti-smrgeci tepkiyi siyasal dile evirmi, kaynaklara dn, bidat ve hurafelerden arnma, akl ve bilimi esas alma, slam Birlii, bat kartl gibi dilinden drmedii bir ok slogan ada slamcln muhayyilesine sokmutur. Ontolojik olarak ah
Veliyyullahtan devralnan tabiata younlama,

Birinci evrilme simalar slam (Osmanl) medeniyetinin k dnemi kuaydlar. Osmanlnn kyle birlikte yepyeni bir dnemi de girilmi oldu. Bu dnemin en nemli zellii slam medeniyetinin dnya sahnesinden silinmesi, btn slam corafyasnn smrge haline getirilmesi, Mslman halklarn bana da batc ynetimlerin reklenmi olmasyd. Filibeli Ahmet Hilminin 1914lerde yapt dnya analizine gre slam dnyasnda byk devlet vard; Hindistan, ran ve Osmanl Devleti. Hindistan 1848den beri ngiliz igali altndayd. ran ngiliz nfuzuna girmi, 1925lerde Pehlevi hanedan ibana gelmiti. Osmanl Devleti ise 1914-1918 yllar arasnda cerayan eden birinci dnya sava sonras paralanm, yerine Trkiye Cumhuriyeti kurulmutu. Geen bin yln byk blm boyunca Hindistanda Trk kkenli Babrller, randa yine Trkmen airetlerinden Safeviler, Kaarlar vs., Anadoluda ise Ouz boylarndan Osmanllar hkm srmt. 1930lara gelindiinde bunlarn hi birisi yoktu. Geen bin ylda ykselen Trk-slam hakimiyeti artk tarihe karm, bu kle birlikte slam medeniyeti adeta tarih sahnesinden ekilmiti.
9 10

doa kanunlarn snnetullah veya ftrat olarak yorumlama izgisini srdrm, Mslman akln aleme younlama srecini hzlandrmtr. Epistemolojik olarak kesin bir dille akl savunmu, dinin batan aa makul olduunu sylemi, Mslmanlar, slam dnce tarihinin akli-felsefi eilimlerini diriltmeye armtr. Metodolojik olarak itihad kapsnn ak olduunu sylemi, daha ok akli delillere dayal itihad tevik etmi, taklidin terkedilmesini savunmutur. Bat kartl ve monarik ynetimler karsndaki muhalif duruuyla ilk evrilmedeki muhalefet dilin olumasnda ok nemli bir misyon stlenmitir... lk evrilmenin bir baka nemli simas
Muhammed Abduha (l. l. 1905) gre

slamn siyaset anlay teokrasi ve laiklikten farkldr. Teokrasi, ortaa boyunca kilisenin Tanrdan ald yetkiyle insanlarn hayatna sorgusuz salsiz hkmettii bir ynetim anlaydr. Laiklik ise toplum hayatn dinin dzenlemesine izin vermez. slamda din adam ve ruhani lider yoktur, devlet adam da yetkisini Allahtan alm deildir. slamda devlet bakan (halife) iktidarn mmetten meveret yoluyla alr ve onun denetimine tabidir. Halifenin vazife alan ise Allaha ynelik iman ve ibadetler deil, dnya hayatn ait dzen ve ilikilerdir. u halde hilafet dini deil dnyevi bir iktidardr. slam, devlet ynetimi

Karaman; a.g.e., s. 99 vd. kinci evrilme slamcl iin her ne kadar bunlar seilmise de Said Havva, Abdlkadir Udeh, Muhammed Kutup vb. simalara da bu blm boyunca yer yer deinilecektir.

76

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

te bu siyasi ve sosyal atmosfer ikinci evrilme simalarn derinden etkilemi, dncelerinin olumasnda etkin rol oynamtr. u halde dnemin zihni muhayyilesinin Btn her eye sfrdan balama olduunu syleyebiliriz. Hatta yle ki slam temelden yeniden yorumlamak iin kollar svanm, ie ilah, rabb, ibadet, din terimlerinden bile balanmtr. Mevdudinin bu kavramlar ieren Kurana Gre Drt Terim adl kitab bunun tipik rneidir. Bu sebepten olsa gerek dnemin btn simalarnda radikalizm (kktencilik) egemendir. Siyasi vurgu ilk evrilmede olduu gibi devleti kurtarma deil acilen devlet kurmaya dnmtr. Mevdudinin slamda Hkmet, Humeyninin Velayet-i Fakih, Abdlkadir Udehin slam ve Siyasi Durumumuz adl eserleri dnemin tipik devlet anlayn yanstr; slam, hilafet, imamet veya eriat kavramlarnn ne karld kktenci bir dini siyaset alglay temel zelliktir. lk dnem simalarnda grdmz adalet, musavat, meveret vb. siyasal kavramlar biraz geriye atlm veya ihmal edilmi, yerine dorudan dini kavramlar ne karlmtr. Bu, az nce sylediim gibi ie sfrdan balamann getirdii doal bir sonutur. Yine bu dnemde uluslar aras arenadan tmden silinmenin dourduu bir sonu olarak, acilen bir devlet kurma ve bunun iin gerekli aralara sahip olma eilimi ne kmtr. Bu da haliyle cemaat, parti, tekilat, devrim, kyam, ayaklanma gibi kavramlarn ne kmasna neden olmutur. Bennann kurduu hvan- Muslimin tekilat, Mevdudinin Cemaat-i slamisi, randa Ali eriatinin, Msrda Seyyid Kutupun devrimci sylemleri bunun tipik rnekleridir. te yandan ikinci evrilme simalar nceki dnemden tmyle de kopmu deillerdi. Kendilerinden nceki kuan mirasn genel olarak devralmlar fakat yaanan k, onlar her eye sfrdan balama gibi olduka ar bir sorumluluun altna itmitir. Osmanlnn son dneminde yakalanan siyasi muhayyilenin daha da gerisine gidilerek devlet ncesi amatr dnem yaanmaya balanmtr. Bu durum ran Devrimi tecrbesinin sonrasna kadar devam edecektir.

kinci evrilmeyi daha yakndan anlayabilmek iin Said Havvann genel manzaray okuyuu sanrm sylemek istediklerimi daha iyi anlatacaktr; Mslmanlarn olduka gsz, paralanm ve ezilmi olduklar bir srada hicri ondrdnc yzyla (miladi yirminci yzyl) girildi. te yandan bat toplumu teknik ve maddi adan bir trman ierisindeydi. slam alemi bir eyler yapmak istiyordu ama ou i ve bir ksm d sebeplerle genellikle kendini aciz buluyor, baarya ulaamyordu. Birinci dnya sava sonrasnda daha da kt bir duruma dld. Bat emperyalizminin tehdidi altnda bulanan baz Mslman lkeler komnizm hareketiyle aldatlm, kzl emperyalizmin ana dmlerdi. slam dnyasnn haritasna yle bir kubak baktmzda Avrupann ortalarndan ta Asya ve Afrikann hemen hemen tamamna yaknnn eitli ideolojilerin smrgesi kk devletikler haline dnm olduunu grrz. Buna reaksiyon olarak gerek nceleri gerekse sonralar bir ok hareket ortaya kt. Btn bu hareketler arasnda, slamc hareketin gerek douu ve slam iin kapsaml bir yenilik hareketi, stad Hasan el-Bennann banda bulunduu harekettir. slam, btn ynleriyle ihya etme hedefine sadece o sahiptir. Mslmanlarn problemleriyle iinde yaadmz dnyay bilen ve zm yollarn en gzel ekilde takdim eden odur...11 Grld gibi Said Havva iine girilen an bir k a olduunu, slam aleminin batan baa smrge haline getirilerek emperyalizmin ana drldn sylemektedir. Bu durumda yaplacak i bu duruma kar kmak, umull bir yenilik (tecdid) hareketi balatmaktr. Bu hareket slam btn ynleriyle ihya edecek ve arzulanan hedefe ulaarak slam dnyasn kurtaracaktr. Said Havvaya gre bunu balatan ilk kii de stad Hasan el-Benna ve kurduu tekilat olan hvan- Muslimindir. yle anlalyor ki Said Havvann zihninde oluan bu ereve tm ikinci evrilme slamclar tarafndan devam ettirilmitir. u halde ikinci
11

Said Havva; Tartmalar (ev. M. Said imek), lim, st., 1986, s. 9

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

77

evrilme simalarnn siyaset muhayyilesi belirlenmi oluyor; slam topyekn ihya etmek ve tarih dna itilmeye itiraz. Gelinen noktada bir durum deerlendirmesi yapp hareket, cemaat, devrim, devlet vb. kavramlar etrafnda bir faaliyet ortaya koymak bu evrilmenin temel karakteristiidir. Said Havvaya gre bu dnemde ilk tecdid (yenilik) hareketi Hasan el-Benna ile balamtr. Balatt hareket, slam (Osmanl) medeniyetini kerten o gnk dnya sistemine ilk byk itirazdr. Bu hareket ayn zamanda Seyyid Kutuplara kadar uzanan ve geni bir corafyada etkili olmu byk bir ikinci evrilme slm hareket tecrbesidir. Dolaysyla bu tecrbeden setiimiz alt sima dnemin siyaset muhayyilesini ortaya koyacaktr. Bunlardan ilk Sunni kanattan Hasan el-Benna, Mevdudi ve Seyyid Kutup, ii kanattan da Humeyni, Mutahhari ve Ali eriatidir...
(Bu balk altnda ele alnan isimlerden Hasan el-Benna ve Seyyid Kutub haricindekiler karlmtr.)

anlaynda amatrln btn izlerini grmek mmkndr. Hasan el-Benna, Muhammed Abduhun vefatndan (1905) hemen sonra dnyaya gelir (1906). Babas dindar bir adamdr ve ailenin geimini saatilik yaparak salamaktadr. Hasan, babasndan ilk eitimini alr. Kk yalarda zihnini ekillendiren eserler Malikin Muvattas, afii ve Ahmed bin Hanbelin Msnedleridir. Daha kk yata mahalle arkadalaryla iyilii yayma ve ktlklerle mcadele cemiyeti kurarlar. Erkeklerin altn takmamalarn ve ipek giymemelerini talep eden bir bildiri yaynlarlar. Bildiriyi cami kaplarna aslar ve ehrin nde gelenlerine datrlar. Hasan, dindar bu muhitte yetimenin getirdii havayla ocukluk yllarn camilerde ezan okuyarak, mahalle halkn namaza kaldrarak, aylarda oru tutarak, srekli Kuran ezberleyerek geirir. Onalt yana geldiinde babas onu retmen yetitiren bir okul olan Darul-Uluma verir. Okumak iin Kahireye gelir. Bu srada tarihler birinci dnya savann hemen sonras, Osmanlnn ykl yllardr (19231927). Trkiyede esen rzgarlar Msrda da esmektedir. Hasan el-Bennann bu dnemde reddiye mahiyetinde yazd iki kitap onun zihin dnyasn yanstmas bakmndan nemlidir. lki Taha Hseyinin vahiy ve hadise saldrd slam ncesi iir kitabna, ikincisi de Ali Abdurrazkn slam ve Hkmet lkeleri adl kitaba reddiyedir.12 Taha Hseyin vahyin ve hadisin mmknl konusunda Ebu Bekir Raziyi andrr fikirler ileri srmektedir, Ali Abdurrazkda slamn bir devlet grnn olmad temel iddiasna dayal laik grleri savunmaktadr. Hasan el-Bennann bu dnemde, Reit Rzann Abduh ekoln, Taha Hseyin ve Ali Abdurrazka kar tepki biimlenmesine girerek selefilie kaydrmasna paralel bir sre yaad grlyor. Bu, Osmanlda eyhulislam Mustafa Sabrinin, Abdullah Cevdet gibilerine bakarak selefilie kaymasna benzemektedir. nk bu dnemde
12

Hasan el-Benna (l. 1948) renci, ii ve

esnaflardan oluan alt kiiyle hvan- Muslimin Tekilatn bir gecekondu mahallesinde kurduunda tarihler 1930lar gsteriyordu. Bu giriim, slam dnyasn parampara eden o gnk dnya sistemine itiraz ve isyan anlam tayan yepyeni bir faaliyetti. smi, kurulu biimi ve alma tarzyla yeni an izlerini tayordu. Dnyaya asrlarca hkmetmi, devlet ve medeniyet olmann getirdii yksek kltre alm slam dnyas iin Msrn bir mahallesinden alt gnllyle balatlan bir hareket, gerekten her eye sfrdan balamann bir gstergesidir. Durum, bir mr boyu biriktirdii her eyini, bir felaket sonrasnda tmden kaybetmi, her eyi tarumar edilmi bir tccarn haline benzemektedir. imdi hayatta tek bana kalm, btn her eye sfrdan balayacaktr. Hasan el- Benna, koudan sonra da komaya devam eden bir at, felaket sonrasnda zerinden dumanlar tten harabenin kllerine fleyen, yeniden alev karmaya, oca sndrmemeye alan yeni bir soluk gibidir. Bu adan dnya gr ve yenilik

Ali Abdurrazkn kitabnn deerlendirmesi iin Seyyid Bey blmnn sonuna baknz.

78

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

yenilik, slahat, tecdid denilince laiklik anlalmakta, buna kar kacaz derken iyice gelenekilie kaylmaktadr. Abduhtan sonra Reit Rzann yaad sre tam tamna budur. Hasan el-Benna 1927de Darul-Ulumdan birincilikle mezun olduunda henz 21 yandadr. smailiye ehrine retmen olarak tayin edildiinin ertesi ylnda alt arkadayla hvan- Muslimin Tekilatn kurduunda ise 22-23 yalarnda bir gentir. Tarih 1930lar gstermektedir. Tekilatn amac, kurulu ilkeleri ve vasiyeti Hasan el-Bennann zihin dnyasn anlamak iin nemli bir ipicudur. Bu manifestoya bakldnda ie sfrdan balama ruhunun tmyle hakim olduu grlr;
Gayemiz; Allah, nderimiz; Peygamber, Rehberimiz; Kuran, Yolumuz; Cihad, Allah yolunda lmek en byk emelimizdir...13 Allahtan baka ilah olmadna, Muhammedin de Allahn peygamber olduuna inanmak, namaz klmak, zekat vermek, oru tutmak, hacca gitmek, iyi muamelede bulunmak, iyi bir eitim grmek; Kurann okumak ve okutmak...14 1- artlar ne olursa olsun ezan duyduun an namaza kalk 2- Kuran oku, incele veya dinle. Azck zamann bile zararsz ilere ayrma. 3- Dzgn Arapa konumaya al, nk bu Mslman olmann belirtisidir. Kuran en gzel ekilde Arapa ile anlalr. 4- Hibir konuda ar tartmaya girme, zira gsteri hibir zaman yarar salamaz. 5- Fazlaca glme, nk Allaha bal olan gnl sakin ve vakarl olur. 6- Maskaralk yapma, nk mcahid bir millet ciddiyetten baka bir ey tanmaz. 7- Dinleyicinin iiteceinden fazla sesini ykseltme, nk bu bencillik ve eziyet demektedir. 8- Kiileri ekitirmek ve tavrlar kmsemekten kan, Hayrdan baka bir ey konuma. 9- Karlatn kardelerine senden istenmese de tanmaya bak. 10- Grevler vakitlerden fazladr. Vakitten yararlanmak iin bakasna yardmn esirgeme. Yapacak bir grevin varsa, onu en ksa yoldan bitirmeye al...15

gnlllk ve hasbilik esasna dayal, tmyle faaliyeti, teorik birikimi son derece zayf, dini ve ahlaki vurgusu gl, peygamberin balad yerden balama eiliminde, kktenci ve selefi bir karakterdedir... Hasan el-Benna ve arkadalar o gnk Msrn ngiliz igali altnda olmasna ve slam dnyasnn kne itiraz etmektedirler. Siyasi olarak da, o gnlerde ok hzl bir ekilde esen laiklik rzgarlarna kar klmakta, slamn dnyaya ve devlete syleyeceklerinin olduu, vicdanlara hapsedilemeyece srarla vurgulanmaktadr. Hasan el-Benna yle demektedir;
Ben danman ve eitimci olacam. Vaktimin ou rencilerin olacak, ama onlarn babalar ile konumay da ihmal etmeyeceim. Yazlar yazacam, konferanslar vereceim ve gezeceim. lk grevimi kr ve yimserlikle, ikincisini sebat ve fedakarlkla yerine getireceim. Bu benim Allah ile olan gizli bir mukavelemdir ki sayn hocam, yegane ahidim siz olacaksnz. Ve muhakkak kim Allah iin bir ey yaparsa, karln alacaktr.16

okulu bir faaliyet olarak balayan hareket adeta ulu orta feryat etmekte, kahve kahve dolaarak yeni bir heyecan dalgas estirmektedir. Ksa srede hzla byyen hvan hareketi, bu dnemde merkezini Kahireye tayarak evreden merkeze doru yryn hzlandrr. Hasan el-Benna tm lke apnda uygulanmak zere slami bir slahat program hazrlar. 1936lara gelindiinde Msr Kraln mektuplar yazarak programn aklar. Bu mektuplar onun slami yenilikten ne anladn da gsterir nemli belgelerdir. Hasan el-Benna, Kraldan unlar talep etmektedir;
Bat taklitilii terk edilmelidir. Kadn ve erkek kark toplantlar dzenlenmemeli, iki, kumar, ans oyunlar, gece kulpleri ve sinemalar yasaklanmal, gazetelerde kadnlarn resimlerinin baslmasna son verilmeli, namaz klnmal, evlerde yabanca dil yerine Arapa konuulmal, ocuklara Avrupal mrebbiler tutulmamal ve yabanc okullarna gnderilmemelidir. slami eitim uygulanmal, kz-erkek kark eitime
16

Grld gibi hareket amatr bir ruhla,


13

M. Nezir; ada Mslman nderler (ev. Ubeydullah Dalar) Sekin, st., trs., s. 23 M. Nezir; a.g.e., s. 10 M. Nezir; a.g.e., s. 24

shak Musa Huseyni; hvan- Muslimin, Beyrut, 1956, s. 7-8, Meryem Cemile; slam ve ada ncleri (ev. Selehattin Ayaz) Bir, st., 1986, s. 230

14 15

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

79

son verilmeli, kz ve erkeklerin eitim mfredatlar ayr ayr belirlenmelidir. Tabii bilimler materyalist telkinlerden arndrlmaldr...
17

Hasan el-Bennann asl etkisi vefatndan sonra olur. Tm slam-Arap alemine yaylan hvan ruhu ikinci evrilme slamcln derinden etkiler. Bu dnemde ortaya kan hareketlerin neredeyse tamam Hasan el-Bennann balatt bu hareketin izlerini tarlar... Hasan el- Bennann siyaset ve devlet anlay grld gibi tipik bir din devleti grnmndedir. Esas olarak bni Teymiyyenin es-Siyasetu-eriyyesindeki fikirlerin yeniden retilmesine dayanmaktadr. Dinin hamisi adil sultan teorisine dayanan sunni saltanat ideolojisinin Maverdi, Gazzali ve bni Cemaa ile birlikte en nemli mimarlar arasnda yer alan bni Teymiyyenin devlet ve siyaset anlaynn ikinci evrilmede olduka etkili olduunu greceiz. Seyyid Kutup (l. 1967) Hasan el-Bennann ikinci evrilmeye katt faaliyeti ruhun Seyyid Kutupda devrimci ruha dntn gryoruz. Hasan el-Bennann kafasnda bir slam Devleti fikri vard, bunun iin youn bir faaliyet iine girmi, gece gndz durmadan alrken sikast sonucu ldrlmt. slam Devleti kavram Bennann kafasnda genel olarak olumu, zerinde iyice alm deildi. Ama una inanyordu; Yeryznde Mslmanlar devletsiz kalm, yabanclarn boyunduruuna girmitir. Bu nedenle yaplmas gereken acilen yabanc boyunduruundan kurtulmak ve kendi devletimizi kurmak iin almaktr. Seyyid Kutup da ise bu dnce daha ok devrim olayna dnmtr. Hasan el-Bennada faaliyet, Seyyid Kutupda yntem syleminin daha baskn olmas bundan dolaydr. Seyyid Kutupda ne kan siyasi vurgu ada slamclk tarihi asndan nemli bir aama olarak kabul edilmelidir. nk o yntem zerine yapt srarl vurguyla slam siyaset felsefesinin oluumuna ok nemli katklar salamtr. Esasnda Benna, Seyyid Kutup ve Mevdudiyi almamza almamzn en nemli sebebi slam Devleti kavramnn oluumuna her birinin yapt zel katklar sebebiyledir. nk Benna slam devleti idealinin douu, Seyyid Kutup yntemi, Mevdudi de ekli zerine younlamtr. Orta dnem boyunca gelien slamc hareketlerin ounun siyasi

kinci dnya sava sonunda hvan- Muslimin Tekilat artk neredeyse devlet iinde devlet durumuna gelir. Msrn her yan tekilatn okullar, camileri ve ticaret kurumlaryla dolar. kardklar gazete ve dergiler tiraj steni tiraj yapar. Sadece Msr deil baka lkelerin genleri de akn akn Hasan el-Bennann arsna icabet ederler. Suriye, Lbnan, rdn, Filistin, Fas ve Tunusda ubeler alr. Hasan el-Benna kendisinden nceki Cemaleddin Efganinin siyasi misyonunu devam ettirir. ngiliz emperyalizmine cihad ilan eder. ngilizlerin Suvey kanalndan ekilmelerini ister. 1948de srailin kurulmasyla birlikte Filistine gnll hvan birlikleri gnderir. Ancak Filistin maceras hsranla sonulanr, nk hkmetle ibirlii halinde gnderilen birliklere hkmet bozuk ve ie yaramaz silahlar vermitir. hvan-i Muslimin Tekilat ok deil yirmi yl iinde Msr ynetimini tehdik eder hale gelir. Hukmet srail Devletinin resmen kurulduu 1948de Hasan el-Bennann hvan- Muslimin hareketini yasad ilan eder. Yzlerce hvan mensubu tutuklanarak, mallarna el konulur, srek av balatlr. ki ay gemeden 12 ubat 1949da Hasan el-Benna urad sikast sonucu 43 yanda olduu halde ehid edilir... hvan, Arap milliyetileriyle Msrn kurtuluu ve Arap Birlii konusunda mutabktr. Ancak onlar bu ki meseleyi ama deil ara olarak kabul etmektedirler. Msrda Kral Faruku deviren 23 Temmuz 1952 ihtilali milliyeti ve laik bir devlet gr ile gerekletirilir. hvann devletle olan ilikilerinde bir deime olmaz. Bakan Cemal Abdunnasr unlar sylemektedir; hvan Bakan ile grtm. Benden baz talebleerde bulundular. lki, kadnlarn pee takmas, sonra sinema ve tiyatrolarn kapatlmas. Bence bunlar hayat zindan haline getirmeye ynelik eyler. Takdir edersiniz ki, kendisine bu konularda bir sz vermedim.18
17 18

Meryem Cemile; a.g.e., s. 232 Muslim News Dergisi, ubat 1966, Karai, Meryem Cemile; a.g.e., s.139

80

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

muhayyilesi bu simann izlerini tamaktadr. Seyyid Kutup rabbani yntem veya peygamberi metod adyla gelitirdii siyasi projeyle daha ok slam devletinin ne olduu deil nasl kurulaca zerinde kafa yormutur. Yani ama zerinde deil daha ok ara zerinde younlamtr. Bu din rabbani bir din olduu gibi onun alma yntemi de rabbanidir19 mehur szyle bir dizi ilke belirlemi, buna rabbani hareket metodu demitir. Bununla kasdettii gereki, ciddi, olumlu, dinamik, aamal, davay nceleyen, hedefi net, kolay, tevekkl zere bir slami hareket.20 anlaydr. Seyyid Kutupa gre bu niteliklere sahip bir slami hareket, devlete u admlardan geerek ulaacaktr;21 nce zel niteliklere sahip slami bir cemaat oluturulacaktr. slama iman edilmesinin hemen ardndan pratik, mahhas, grnen, dinamik ve organik bir topluluun ortaya kmas zorunludur. Canl bir organizma olan cahiliyeye kar ona denk canl bir slam toplumu kmak zorundadr. Yoksa her ey sadece teoride kalnm olacaktr...22 Bylesi bir camaatn oluumu ayn zamanda kanlmazdr. nk bu din (slam) kendisine inanan kii olduunda unu demektedir; u anda sizler bir toplumsunuz; bamsz bir toplum. Bu akideyi kabul etmeyen
cahili toplumdan ayr bir toplumsunuz. Bu akidenin temel deerlerinin egemen olmad

bir kimsenin saklanmasna, gizlenmesine imkan vermemektedir. Bylesi bir topluluun hareket halinde olmas kanlmaz bir eydir. nk hareketlilik onun akidesindedir, kanndadr, organik toplumun oluumundadr...23 Yeni topluluun temel nitelikleri unlar olacaktr;
akide ba etrafnda toplanmak ve organik cemaat nitelii kazanmak. Zira ancak bylesi

bir cemaat byk hedefleri gerekletirebilir, geni apl slahatlar yapabilir. Fakat bu hedefe giderken esasa ynelmek ve ayrntlara taklmamak gerekir...24 Yeni topluluun eitim sistemi (yol az) ve beslenme kaynaklar tpk ilk Kuran neslinde olduu gibi Kuran
ve snnet olacaktr. Cemaat insanlarn bu iki

kaynakla yetitirecektir...25 slami hareket cahiliyeyi ortadan kaldrp slam hakim klmak iin beyan ve hareket aamalarn takip edecektir. Bunun anlam udur; Yeni topluluk,
esastan (tevhid: lailahe illallah) balayarak

slam ak ve canl bir ekilde topluma anlatr, tebli eder. Daha sonra cahiliyenin maddi gcne denk bir slami gle kar koyar, fiilen hareket geer... 26 Zafere ulamak iin sabrl,
direnli, Allah ile daima balantl, ihtilaf ve i ekimelerden uzak, salam karakterli

olunacaktr. Dava davetiden nce gelecektir. Davann menfaati adna rabbani metoddan uzaklalmayacaktr. Cahiliyeden koparak
bamsz olunacaktr...27

Seyyid Kutup, grld gibi Allahn hakimiyetinin saland bir slam devleti iin gerekli alma stratejisi zerine younlamaktadr. Onda derin felsefi analizler ve teorik birikimden ziyade siyasi pratie ynelik okulu bir faaliyeti sylem vardr. Bu sylemin etkisiyle slam dnyasnn deiik yerlerinde ondan ilham alan bir ok hareket ikinci evrilme boyunca devrimci oluumlar meydana getirmilerdir. Seyyid Kutup devletin felsefi temelinin ne olmas gerektii konusunda kavram kullanmaktadr; slam eriatna ballk,
23 24 25 26

toplumdan ayr bir toplumsunuz... te bu takdirde Mslman toplum fiilen ortaya km demektir. on, on yz, yz bin, bin oniki bin olacaktr. Bylelikle slam toplumunun varl ortaya kacak ve kesinlik kazanm olacaktr. Fakat slam akidesinin karakteri hi
19 20 21

Fizilal, VII, s. 91, M. Berekat; a.g.e., s. 33 Berekat; a.g.e., s. 55- 88 Seyyid Kutupun jargonunda devlet, devrim, ayaklanma, rgt, strateji, oportinizm, revizyonist vs. trden kavramlar pek gemez Bunlarn yerine cahiliye toplumu, slam toplumu, Allahn hakimiyeti, rabbani metod, organik cemaat, cahileyeye denk g oluturma, ehadet, tautlar ykma vs. tabirleri geer. Bunlar siyaset felsefi asndan yorumladmzda ne anlama gelecei aktr.

Mealimu fit-Tarik; s. 116-117, Berekat; a. g. e., s. 106 Mealimu fit-Tarik; s. 85, Berekat; a. g. e., s. 112-130 Berekat; a. g.e., 131-140 Mealimu Fit-Tarik; 30, 148, 158, Fizilal; XIII, 142, Berekat; a.g.e., 141-153 Berekat; a. g.e., s. 170-186

22

Mealimu fit-Tarik; s. 46-47, Berekat; a. g. e., s. 97

27

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

81

adalet ve ura. u halde slam devleti Allahn

daha ok siyasi-felsefi meselelerdeki yenilik araylarn temsilen sima daha seilmitir;


Muhammed Ammara, Hasan Hanefi ve Muhammed Abid Cabiri... Bylece Fazhurrahman

eriatna ball, adaleti ve mevereti temel deer olarak kabul eden bir devlettir. Bunun ayrntsn ise buna inanm Mslmanlar gelitirecektir.
28

ile balayp Cabiri ile biten nc evrilme simalar toplam 13 kiiden olumaktadr... Bu dneme neden nc evrilme dediimize gelince... Bunun birka sebebi bulunmaktadr; Birincisi, slam siyaset dncesi tarihi, son 150 ylda yeni bir dneme girmitir. Bu dneme yirminci yzyl slam siyaset dncesinde evrilme demitik. Bu dnemi kendi iinde alt dneme daha ayrmtk; lk evrilme Cemaledden Efani ile balayp zmirli smail
Hakk ile bitmiti. lk evrilmede 13 sima

Hasan el-Benna, Mevdudi ve Seyyid Kutupa ayrdmz bu blm boyunca grdk ki slam dncesi Osmanl sonras dnemde yeni simalarla yoluna devam etmektedir. Daha nce sylediimiz gibi bu dnemin en nemli zellii ie sfrdan balama gibi zor bir noktada olmalar ve bunun getirdii siyasi ruhtur. Bu sebeple daha ok bu ynleri zerinde durulmu, felsefi ynleri fazla irdelenmemitir.29 Dikkat edilirse bu srete Osmanlnn son dneminde grdmz, alt yzyllk birikim zerine gelitirilen devlet perspektifi pek yoktur. Bu perspektif, ran devrimi tecrbesinden on yl kadar sonra, 1990lardan sonraki nc evrilmede tekrar yakalanacaktr.

zerinde durmutuk. kinci evrilme; Hasan elBenna ile balayp Ali eriati ile bitmiti. Bu dnem de 6 sima yer almt. nc evrilme; Fazlur Rahman ile balayp Cabiri ile bitmektedir. Halen devam etmekte olan bu dnemde, Fazlur Rahman hari tamam hayatta olan 13 sima yer almaktadr. kincisi, ilk evrilme (1750-1930); esas itibariyle ngilizlerin Hindistana girii ile balamakta Osmanl mparatorluunun k ile bitmektedir. kinci evrilme (1930-1990) Osmanl mparotorluunun k ile balamakta Sovyetlerin Afgnistanistandan ekilii, ardndan k ve ran slam Devriminin zerinden on yln gemesiyle bitmektedir. nc evrilme ise (1990- ? ); Sovyetlerin Afganistandan ekilii, ardndan k, ran Devriminin zerinden on yln gemesiyle balamakta ve halen devam etmektedir. nc evrilmenin siyasi muhayyilesi kklerini Fazlur Rahmann Pakistan slam Cumhuriyetini eletirmesinden, Muntezeri ve Necefabadinin ran slam Cumhuriyetini eletirmesiyle beslenmektedir, Fadlullahn Lbnan, Turabinin Sudan, Gannuinin Tunus, Begeviin Bosna, Ammara ve Hasan Hanefinin Msr, Cabirinin Fas tecrbesiyle gelimektedir. nc evrilme simalarnn siyasi muhayyilesinin son tahlilde Osmanly eletiren Tunuslu Hayreddin Paa, Filibeli Ahmed Hilmi, Seyyid Bey vb. simalarla rtt grlmektedir. Bu yarm asrlk bir ikinci evrilme kesintisinden sonra yakalanan olduka ileri bir noktadr.

nc evrilme; ii mamet Mitolojisi ve Sunni Saltanat deolojisinden kopu iin yeni sramalar
ada slam siyaset dncesinin nc evrilme simalar ikinci evrilmeden gzle grlr bir srama yapma eilimindedirler. Fazlur
Rahman ile balayan nc evrilme simalar,

ikinci evrilmenin ii ve snni kanadndan km er sima ile srecektir; Necefabadi-FadlullahAbdlkerim Suru ve Turabi- Gannui- Abdullah el-Efendi... Bunlar Humeyni-Mutahhari-Ali

eriati ve Hasan el-Benna-Mevdudi-Seyyid Kutup kuann sonrasndaki evrilmeyi ifade etmektedirler. Mevdudiden sonra Fazlur Rahman, Humeyniden sonra Necefabadi, Mutahhariden sonra Fadlullah, Ali eriatiden sonra Abdlkerim Suru, Hasan el-Bennadan sonnra Turabi, Seyyid Kutupdan sonra Gannui ve Abdullah el-Efendi... Keza bunlara Hatemi,
Begovi ve Garaudyyi eklemek de mmkndr.

nc evrilmenin siyasi meselelerdeki yenilik arayn temsilen seilen bu simalardan sonra,


28 29

slam Toplumuna Doru, s. 161-165 Zaten ada snni orta dnemindeki Hasan elBenna, Seyyid Kutup ve Mevdudinin gelen blmde ele alacamz ada ii orta dnemindeki simalar Humeyni, Mutahhari ve Ali eriati kadar felsefi derinlii sahip olduklar da sylenemez.

82

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

ncs, her dnemde de Kaynaklara dn, yeniden dirili, ayaa kalk, gelenek eletirisi, bat modernizmiyle hesaplama, hayata, akla, bilime, itihada, felsefi kklere dn temel argmanlardr. lk evrilmede bu dn yeni bir ontoloji, epistemoloji, metodoloji ve siyaset ina etmekle salanmaya allrken, ikinci evrilmede bu dn iyiden iyiye siyasete younlam, nc evrilmede ise ikincide retilen siyaset dncesini sorgulamayla birlikte tekrar ontoloji, epistemoloji ve metodoloji inasna evrilmitir. lk evrilmede temel siyasi vurgu devleti kurtarmak iken, ikincide bir devlet kurmak, ncde de nedir bu devlet? vurgusu n plana kmtr... te bu gelimeler yirminci yzyl slam siyaset dncesinde nc evrilme diye adlandrabileceimiz bir dnemin olutuunu (veya olumakta olduunu) gstermektedir.
(Bu balk altnda ele alnan isimlerden Hasan Turabi ve Raid el Ganui haricindekiler karlmtr.)

Zimmet esasnda gvenlik salama demektedir. Gayr-i mslimler devlette grev alabilirler, hatta bir Hristiyan seildii takdirde devlet bakan bile olabilir. slam devletinde mrtedin ldrlmesi diye bir ey yoktur. Mrted dinden dnen deil devlete bakaldran ve yabanclar lehine vatana ihanet kanunu suunu ileyen kimse demektedir. slam devletinde bir ateist, tanrszlk propagandas yapabilir, fikirlerini iddete bavurmadan aklayabilir, buna yine fikirle karlk verilir. slam devletinde partiler deil partizanlk yoktur. Devlet, partilerin varln resmen tanmasa da, almalarna engel olmamaldr...30 Turabi, Sudan iin hazrlanan 146 maddelik yeni anayasada tevhid (Allaha kulluk) adalet, zgrlk, meveret-icma esaslarna dayal bir hukuk devleti ngrmektedir. Anayasann 4. maddesinde el-Hakimiyyet lillah vesSiyadet li-aabil-Sudani (Hakimiyet Allahn Egemenlik-nderlik Sudan halknndr) ilkesini vaz ederek yllardr Allahn hakimiyeti mi milletin hakimiyeti mi? eklinde tezahr eden tartmaya yeni bir alm getirmektedir. Buna gre klli hakimiyet, hayatn temel nizamlarn belirleme hakk yce Allaha aittir. Ancak bu hakimiyeti bir kral veya hanedan veya sosyal bir snf Allah adna kullanamaz. Siyasal iktidar halk belirler ve bu meveret-icma kural ile yani seimle ortaya kar... Burada ifade edilen devlet anlay, grld gibi gemiteki saltanata dayal slam devletlerine hi benzemiyor. rnein Turabinin Sudan anayasasnda devletin dini ve mezhebi belirlenmezken tevhid, adalet, hrriyet (zgrlk), meveret, icma ve rfe dayal hukuk devleti ngrlyor. Bu haliyle Sudan anayasasnn, ran slam Cumhuriyeti anayasasndan daha ileri bir anlayla hazrland sylenebilir. zellikle devlete resmi bir din ve mezhep belirlenmemesi olduka dikkat ekicidir. Buradan anlalyor ki zellikle Turabi, resmi din ve mezhep dayatmacs gemi saltanat modellerini dlyor fakat batl laik modellere de pirim vermiyor. Kurann sadece siyasi deerlerini (adalet, ehliyet, hrriyet, meveret, maslahat) ne karan, ada bir
30

Hasan Turabiye gre slam devletinde Allah

yegane hakimdir ve mutlak yetkiye sahiptir. Her kim iktidarda bulunuyorsa Allahn kanunlarna boyun emek durumundadr. Bu, ayn zamanda
anayasal devlet sisteminin ngrld

anlamna gelmektedir. Bir lkeyi ynetme fiili dinin ayrlmaz bir parasn tekil eder. Hz. brahim zrriyetinden ynetici imamlar kmas iin dua ettiinde Allah zlmedenlerin ynetici olamayacan syledi. Hz. Peygamber kendisinden sonra hi kimseyi ynetici olarak tayin etmedi. slamda ynetim miras yoluyla gemez; monari, oligari, diktatrlk, teokrasi, kilise vb. ynetimler slamda yoktur. slam devletinde yneticiler meveret ve icma ilkesi gereince halk tarafndan belirlenir. Halkn setii milletvekilleri oy kullanarak yasamada bulunurlar ve lkeyi idare ederler. Biat, halkla ynetim arasnda gerekleen bir toplumsal szlemedir. ktidar meruiyetini buradan alr. slamda din ile devletin birbirinden ayrlmas anlamna gelen laiklik yoktur. Devlet yneticisi de Allahn bir kuludur ve icraatlarndan Allaha hesap verecektir. Kendisinin Allah ve melekler tarafndan gzetildiini hi bir zaman unutmamaldr. slam toplumunda gayr-
Mslimler gvenlik ve bar iinde yaarlar.

Turabi; slm Dnyann Gelecei; s. 71 vd. , 85 vd., 93 vd., 103 vd.,

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

83

adalet devleti projesi gelitirmeye alyor. Bunu yaparken de Kurani deerleri zellikle ismen zikrediyor. rnein demokrasi demiyor; srarla meveret, icma gibi kavramlar kullanyor. Londrada master, Pariste doktora yapm bir hukuku olan Turabinin ura-icma ilkesiyle ilgili ileri srd fikirler Fazlurrahmann gelitirmeye alt siyasi meveret yorumunu artryor; cma, tarihi belli artlar nedeniyle sapmaya urad. cmann zorunluluk olduunu ifade eden ayette mminlerden bahsedilir. rnein Nisa suresinin 115. ayetinde insanlar mminlerin yoluna uymaya arlyor. uray emreden ayet ise uray muminlere has klyor. Onlarn ileri aralarnda ura iledir ayeti balayc bir emirdir. mmetim delalette toplanmaz, Mslmanlarn gzel grd, Allah katnda da gzeldir.. gibi ok sayda hadis cemaata balanmaya arr. Cemaat belli kiilerden olumaz, Mslmanlarn cemaatdr, o da halktr.. Mslmanlar, tarihte, dini bilmeyen kavimlerin slama girdikleri dnemler yaad, oaldlar, yle bir konuma geldiler ki istiare edebilme artlar ortadan kalkt, yzbinlerce, hatta milyonlarca Mslman nasl istiare edecekti? Mslmanlar yeryznn dou ve batsnda yayorlar, aralarndaki ulam deve srtlarnda gerekleiyordu. Doudan batya gitmek iin aylar gerekiyordu. Hz. Peygamber dneminde meveret kolayd. Hz. Ebubekirin hilafetinde bu kolaylk kalkm mslmanlarn toplanmalar zorlamt. Tm halkla deil siyasal temsilcilerle toplanlmak zorunda kalnmt. Bunun iin de ura, alimler arasnda yaplmak zorunda kalnmt. O zaman da icma alimlerin icmas oldu. Halbuki bu, o gnk artlar sonucu olumu bir zaruretti. Asl olan
icma mslmanlarn icmasdr. Belki bu noktada

seviyesi artrlmaldr .. Aslnda icma dncesini gnmzde refarandumla veya dolayl icma saylabilecek ada parlementer sistemle ifade edebiliriz. Mslmanlarn hr seimle setikleri
parlemento meclisi mslmanlarn toplumsal

plan olabilir. Dolasyla Kuran ve Snnete uymayan bir icma olmaz..31 Hi korkmakszn slamn zgrlk anlayn uygulamalyz. slamn zgrlk anlayndan bahsettiimizde insanlar korkuyorlar ve Her ey anariye dnr diyorlar. Halbuki bizler slam dncesinin uzun sredir donuklatn biliyoruz, zm insanlar zgrle itmektir, kapsaml bir devrim yapmaktr. tihat kapsn kapatmamalyz. nsanlar dzen ve zgrlk arasndaki dengeyi korumaldr. Donuklama dnemlerinde dzene deil zgrle ar yaplmaldr. Dini dnce zgrln salamaktan baka are yok. Baz sapk dnrlere zgrlk verirsek ekolleri yaygnlaabilir endiesi yersizdir. mmetin delalet zerine birleeceini hi sanmyorum. Eski slam fkh zgr ortamda gelimitir, basknn olduu yerde donuklamtr, bunu yenilememiz gerekir. Mslmanlar itihat yapan yzlerce insandan niin drd zerinde younlatlar? Bu kendiliinden oluan bir meseledir...
32

Yksek sesle ve akca slam dncesinde yenilik ars yapan; alemde nasl hareket varsa din de aynen byledir diyen; son peygamberden sonra eriatn yenilenmesi grevinin mmete ve ilimde derinleen mtehidlere verildiini syleyen; srekli itihad ayet ve hadis metinlerini zamana uyarlama giriimi olarak gren; bu ictihadn tahsis, beyan ve tadil yoluyla yaplacan syleyen; kadnn devlet bakan olabileceini, gayr-i mslim iin de bu yolun ak olduunu, mrtedin ldrlemeyeceini, hazrlad anayasann sloganik deil muhteva olarak slmi olduunu, devletin zorla barts taktrma gibi bir grevinin bulunmadn, icmann referandum, urann toplumsal istiare, biatn toplumsal szleme anlamna geldiini syleyen Turabi, akca anlalm olmal ki ada slm dncesinin en nemli
31 32

sylediklerime itiraz edilerek Siz meseleyi babolua itiyorsunuz, avama aktaryorsunuz, insanlarn heva ve hevesleriyle konumalarna frsat tanyorsunuz diyenler olabilir. Aslnda hi de ba boluk yoktur; tpk namazda olduu gibi... Her mslman namaz klmak zorundadr; Baz mslmanlar avamdr namazn idrakini kavrayamazlar dolaysyla onlarn namaz klmas gerekmez diye bir ey olmaz, bilakis insanlara retmeli, mslmanlarn kltr ve bilgi

Turabi; slam Dncesinin hyas, s. 25-26 Turabi, slam Dncesinin hyas, s. 24

84

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

simalarndan birisidir. Bu adan Turabinin Sudan deneyimi slm dncesi iin nemli bir bir misyon yklenmektedir. Turabinin yukarda aktardmz temel grlerinin daha nce ele aldmz simalarla byk oranda rtt farkedilmi olmaldr. kinci evrilmenin iinden kan ve fakat onu aan dinamik bir beyinle kar karya olduumuz apak ortadadr...
Gannui, bu son dnemin olaylarn bizzat

ylda olduu grlyor. Cezayir ve Tunusda ykselen slmc hereketler dramatik bir ekilde bastrlm, demokrasi rafa kaldrlm, sandktan batclarn istedii sonu kmaynca adeta sanda tekme vurulmutur. te bu gelimeler slam dnyasnn drt bir yannda yeni bir sorgulama dnemi balatm, slmcln ne olduu, ne istedii, neyi baard, olmas gerekenin bu mu olduu veya ne yapmak lazm geldii tartmalarn balatmtr. Bylece ada slm dncesinde yeni bir dnem balamtr. Biz buna ikinci evrilmeden (19301990) sonraki nc evrilme diyoruz... Gannuiye gre slam dnyas uzun asrlar tevhid, adalet ve zgrlk yolunda insanla byk katklarda bulunmutur. Esasnda slmn z de bu deerlerden ibarettir. slm medeniyetinin knde etkili olan i amiller; meveretin yerine ferdi sulta ve otoritenin egemen olmas, cebriyeci kedercilik inanc, sufi teslimiyetilii ve fukahann donuklam zihniyetinin yaygnlamasdr. D amiller ise Mool ve Hal saldrlardr...33 Gannuiye gre dinin karsndaki tehlike felsefe deildir. Ona gre dinin karlat tehlike uyuturulmak ve dondurulmaktadr. Akllarn uyuturulmas ve peinen teslimiyettir. nsan kendisinin mahiyeti, deerler, kurallar ve kainatn gidii hakknda sorular sormaya balad andan itibaren felsefe ve sanata doru yola koyularak Allaha olan yolculua km olur. Bunun iin felsefe, din ve sanat gibi yce deerler, akllarn uyank olmasnn, hayrette kalmasnn ve insanolunun srekli aratrmasnn bir meyvesidir. Onun iin dinin, felsefenin, sanatn ve dier yce abalarn karsnda tembellik, donukluk ve uyuukluk en byk tehlikedir.34 Gannuinin ada kimi simalar ve slmi hareketleri deerlendirii de ieriden bir bak yanstmaktadr. Ona gre ada slmi Hareket kavram zellikle Osmanlnn yklp, slm dnyasnn dnya siyaset sahnesinden ekilmesinden sonra ortaya kan yeniden dirili ve tecdid (yenilik) hareketlerini ifade eder. Bu hareketler slami bir toplum ve
33 34

yaayan bir dnce ve hareket adam olarak, Turabiden sonra dnceleriyle dnemin yeni muhayyilesinin olumasna byk katklar salayan en nemli simalardan birisidir... Turabi ve Gannuiyi ele aldmz bu blmde nc evrilmeyi etkileyen baz yeni gelimelerle karlatmz greceiz. Daha nce ikinci evrilmenin (1930-1990) bitii olarak ran devriminin zerinden on yln gemesi tabirini kullanmtk. Gerekten 1990l yllarn iki yl ncesi ve iki yl sonrasndaki bir ka yla bakldnda slam dnyasn (dncesini) ve dnyay etkileyen nemli gelimelerin olduunu gryoruz; ran-Irak sava sona ermitir (1986), Humeyni vefat etmitir (1989), randa Munteziri, Necefabadi ve Abdlkerim Suru vb. simalar i sorgulama balatmtr (198791), Sovyetler Birlii dalm, Berlin duvar yklmtr (1989-90). Krfezde sava kmtr (1991). Bunlarla birlikte Sudan, Cezayir ve Tunusdaki slmc ykselilerin de bu dneme denk geldiini gryoruz; Sudanda Turabi General Beir darbesiyle ibana gelmitir (1989), Tunusda Gannui liderliindeki Nahda hareketi seimlerden zaferle kmtr (1989), Cezayirde Abbas Medeni liderliindeki slami Selamet Cephesi yerel seimlerde byk bir patlama yaparak zafer kazanmtr (1990), genel seimlerin birinci turuna Abdlkadir Haani liderliinde giren slmi Selamet Cephesi yine patlama yapmtr (1991). stelik dou blokunun kmesiyle birlikte bir anlamda isiz kalan NATO yesi batc blok btn dikkatini slam dnyasna evirmi, komnizme kar yeil kuak teorisi adeta yeil tehdite dnmtr. Btn bunlarn 1990larn balarndaki bir ka

slmi Yneli; 96, 122 Syleiler; 166-167

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

85

slam devleti kurmak iin alan faaliyetler ve rgtlerdir. Gannui bu noktada simaya zellikle dikkat ekiyor; Hasan el-Benna, Mevdudi ve Humeyni. Ona gre ada slmi hareket kavram bu yeniliki simalarn balatt hareketleri ifade etmektedir; hvan- Muslimin, Cemaat-i slmi ve ran slam Devrimi... Her hareketin de ortak noktalarn tespit etmeye alan Gannuiye gre bu ortak noktalar; 1-Kapsaml dnceye dayanmalar -ki bu inan, kanun, ibadet, din, devlet ve siyaseti birbirinden ayrmamaktr-. 2- Vatan sorununa nem vermeleri -ki bu slmn evrensellii ile asla elimez-, 3- Sosyal ve ekonomik sorunlara nem vermeleri, 4- Bat kltrnden kurtulmaya almalar, 5- Selefi karakterli olmalar -ki bu Vehhabilikten ayrdr- 6- Tevekkle nem vermeleri, 7Halk olmalar, 8- rgtlenmeye nem vermeleridir.35 Gannui her hareketi de analiz ederek baz sonular karyor. Bunlardan en nemlisi Msrda Hasan el-Bennann seimlere katlmasnn engellenmesi karsnda kalabalklarn fkelenerek miting yapmalar srasnda atlan sloganlarla ilgili deerlendirmesidir; Hasan el-Bennay dinleyen kalabalklar Benna parlamentoya diye barnca baka bir gurup Parlamento Bennaya diye barr. Bu olay ele alan Gannui, btn orta dnem boyunca tartlan yntem sorunu hakknda u deerlendirmeyi yapmaktadr;
Hakimiyeti elde etmek iin birbiriyle elien iki ayr tarz gsteren bu sloganlardan hangisi halk iin yararlyd acaba? Demokratik tarzda Benna Perlementoya m yoksa Humeyninin yapt gibi
35

mevcut dzeni kabullenmeyip kurumlarn kaldrmay ve istiklalini hareketin nderleri eliyle gerekletirmeyi isteyen devrimci yolda Parlamento Bennaya slogan m? Hasan el-Benna istibdatn kk sald bir lkede demokratik olmay yeledi. Halbuki demokrasi byle yerlerde sadece halk uyuturan bir aratr. Bu sorun nemine ramen hala akla kavumamtr; nk grld kadaryla Msrdaki atmosfer devrim iin olduka elveriliydi. Fakat Benna kitlelerin devrimci arzularn krmtr. Belki de onu bu yne sevkeden klasik snni gelenein fitneden kanma anlaydr...36

Gannuinin teori ve pratiinden anlalan yntem ne olmal sorusuna tpk Fadlullah gibi yaadn yere ve zamana gre deiir cevabn vermektedir. Bu nc evrilme simalarnn yakalad nemli bir noktadr. Daha nce benzer grleri Turabide de grmtk. Gannuinin Tunus tecrbesi ile ilgili olarak kard dersler olduka nemli tespitler iermektedir. Ona gre Tunusdaki atma ortam yalnzca Bin Ali rejimiyle Nahda hareketi arasnda olan bir ey deildir. Bu sorunun grnen ksm ve resmi aklamalarn yansmasdr. Bu aklamalara gre Tunusta ortaaa dnmeye aran gerici radikal bir hareketle ilerici ve demokratik bir rejim arasnda atma vardr. Oysa gerekte atma btn abalamasna ramen marjinalleen, bask uygulayan, toplumu ifsad eden ve kurumlar yok eden polis rejimiyle; dier tm halklar gibi adaleti, zgrl, ilerlemeyi, demokrasiyi ve insan haklarn isteyen, Arap-slm kimliiyle btnlemeyi, hayat ahlak boyasyla boyamay arzulayan halk arasnda srmektedir.37 Gannuiye gre slmn sosyo-politik sistem anlay liberal ve sosyalist anlaylardan farkldr. slm bireysel mlkiyeti tanma ve giriimcilii tevik etme gibi baz noktalarda liberal sisteme benzese de z bakmndan farkldr. Felsefi ve ahlaki erevede slm ncelii bireye deil topluma, kra deil ahlaka vermektedir. Liberal sistemde nemli olan bireycilik, kr elde etme ve karclktr. Emek, adalet, sosyal gvenlik vs. gibi deerlere fazla nem vermez. Sosyalist sistem ise
36 37

A.g.e., s. 130-142. Gannuinin selefilik diye bahsettii ey bugn anlalan anlamndan tamamen farkldr. Ona gre Selefilik Allahn hkmn kitaptan ve snneten almak, mezhep propagandas ve taassubu iinde olmamak, slam kardeliini ayrntlarn stnde tutarak muhaliflerine kar hogrl ve birletirici olmak demektir. (a.g.e., s. 135). Grld gibi Gannuinin selefilik yorumu bugnk Taliban ve Vehhabi selefiliinden olduka farkldr, hatta tam tersidir. Gannuinin bu szleri kendi kard el-Marife dergisinde 1.4. 1979da syledii unutulmamaldr.(elMarife; say 4, 1.4.1979, Tunus)

slmi Yneli; s. 144 Syleiler; s. 236-237

86

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

tam tersi devlet kapitalizmi retmekte, zel mlkiyeti yasaklayarak o da slma ters dmektedir. Sanki slm rnein emein hakkn korumak iin faizi yasaklayarak, zekat ngrerek sosyalizme benzemektedir. te yandan zel mlkiyeti tanma ve ticareti tevik etmekle liberal sisteme benzemektedir. Fakat esasnda her ikisinden de z itibariyle farkldr. Gannuiye gre slma aykr olan demokrasi deil diktatrlktr. Demokrasi esas itibariyle slmn ruhunda vardr. slam meveret sistemini getirmitir. Batllar bunu alarak bir sistem haline getirdiler. Atinada varolan demokrasi aznln, seilmilerin katld bir demokrasi idi. Hz. Peygamber ise btn mmetin katlmn esas almt. Gannui Mslmanlarn demokrasi kartln anlamsz bulmakta ve esas diktatrlk ve totaliterizmle mcadele edilmesi gerektiini sylemektedir. Ona gre Baz geleneki alimlerin saltanata deil de demokrasiye kfr fetvas vermeleri son derece dndrcdr. Gannuiye gre slamclarn demokrasiden deil asl diktatrlk rejimlerinden ikayeti olmalar ve bulunduklar lkelerde demokratik kazanmlarn daha da geniletilmesi iin mcadele etmeleri gerekir. te yandan demokrasiye bir mddet sonra kaldrlp atlacak bir ara gibi grmek de son derece yanltr. Bu dncede olanlar kendilerinin ezildiini, ellerine geen ilk iktidar frsatnda ise rakiplerini ezeceklerini dnmektedirler ki bu da son derece yanltr. slamn szn, diyaloun, zgrln bulunduu ortamlarda yenilmesi mmkn deildir. Bu nedenle zgrlkten ve demokrasiden ekinmenin hi bir anlam yoktur. Demokrasiyi metaryalist felsefeden soyutlayarak kendi manevi deerlerimizle donatabiliriz, bu adan bizdeki demokrasi deneyimi hi bir zaman batdaki laik ve maneviyattan arndrlm bir demokrasi olmayacaktr...
38

hataldr da demiyoruz. Srekli doru yaptmz da sylemiyoruz. Ancak unlar da sylemeliyim ki ilk gnlerde Bin Aliyi desteklemekle hata yaptmz sanmyorum. Seimlere hile kartrlmasyla ona olan gvenimizi geri ekmemiz hata deildi. Belki de onun iledii bu ar su partimiz (Nahda) tarafndan tek bir bildiri ile geilmemeliydi. Hareket illegal olarak da olsa seimlere mdahale etmeli ve saymlar kontrol etmeliydi. Bu, sadece matematiksel olarak bir altrma yapmak deildi. Bunlar lkenin kaderini etkileyecek nemli olaylard. Ya seim sonularna sayg duyulacak veya tavla altst edilip atlacakt. Ne yazk ki hareketimiz byle yapmad. nk seimlere kazanma ve ounluu elde etme niyetiyle girmemiti. Aksine btn gayesi siyasi altrma yapmak ve parlementoya yerletirecei be on milletvekili ile yasalln temellendirmekti. Ama seimlerden sonra ortaya kan sonu hareketin kitle desteini tahmin etme konusunda yanldn ortaya koymutu. Herkes sistemin partisi olan Dstur (Anayasa) Partisine byk bir oy kacan bekliyordu. Ancak bizim oylarmz %20-25 civarnda tahmin etmekle byk hata yaptmz ortaya kt. Bizim desteklediimiz adaylar byk oylar topladlar. zellikle bakentteki oylarmz % 60lara dayanmt. Bu sonu bizimle birlikte hi kimsenin beklemedii bir sonutu. Bizim hatal deerlendirmemiz dengelerimizi kurmada ve tavrlarmz belirlemede nemli tereddtler yaamamza neden oldu. Ayrca adaylarmz da halka gerekli umudu veremediler. Belki de adaylarn birbirinden uzaklamasnda ve danma unsurunu ihmal etmemiz en nemli faktrd. Adaylarmzn tavrlarndaki elikiler de halkn gznde bize bir hayli zarar verdi... Hesaplarmz yanl yapmann bir de d faktr vard. Hi beklemediimiz bir ekilde Krfez sava patlak verdi. Bin Ali rejimi bundan ok iyi yararlanarak dikkatleri savaa evirdi. Bu arada Nahda hareketine ar darbeler vuruluyordu ama halk bundan haberdar olmuyordu. Irakn yannda yer alyor gibi grnerek bizi sanki Amerika mttefiki gibi gsteriyordu. te yandan Bin Ali rejimi batllara da srekli olarak Yardm etmezseniz radikal slamclar Tunusu ele geirecek diyerek korku salyor ve bylece onlardan byk destekler alyordu. Bylece

Gannui, 1989 seimlerinde kazanlan baarnn ardndan oynanan demokrasi oyununa son verilerek sanda adeta tekme vurularak balatlan bir nevi Tunus 28 ubat diyebileceimiz son derece ar bask ve tasfiye sreci hakknda u deerlendirmeyi yapyor; Kendimizi aklamyoruz. Bizim dmzda herkes
38

Syleiler; s. 87 vd.

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

87

Tunusda balattmz Nahda hareketi i ve d bir ok faktrn bir araya gelmesiyle baltaland ve akamete uratld...
39

urayp, oyuna getirilerek zaferle ktklar seim sandklarndan muktedir olarak kamamlardr. Cezayir ve Tunus deneyimi ada slami hareketler iin ok derin derslerin karlaca nemli rneklerdir. Bugn Tunus ve Cazayirdeki slami hareketler zerinde korkun bir bask ve sindirme ortam hkm srmektedir. Cezayir ve Tunus olaylarnn balama tarihleri bizim ayn zamanda nc evrilme olarak deerlendirdiimiz 1990l yllarn balardr. Gannui, o gnlerde, bu dnemin ne gibi gelimelere yol aabileceini dile getirirken yle demekteydi; ABD-Sovyet souk savanda arada unutulan slami hareketler biraz rahat nefes alyordu. imdi Sovyetler kt, bat (NATO) iin yeni tehlike bizler olacaz, imdi bir ok eyi yeniden dnmemiz lazmdr...41 - BTT -

Gannuinin dnyann gelecei ve kurulacak dnya dzeni hakkndaki grleri de genel dncesine paraleldir: Esasnda bugnk dnya tek medeniyet merkezciliini kaldramaz. Bat ve Avrupa medeniyeti veya slam medeniyetinin tek merkez kabul edilmesinde srar etmek dnyay krize srekler. Demokrasi ilkesinin, yani dnyada ok sesli medeniyet merkezlerinin kabul edilip uygulanmas gerekir. Her taraf, birbirine kart dman gzyle bakmayp, kar taraf bir kltrel zenginlik ve eitlilik olarak deerlendirmelidir. Kainat dmanlk zerine deil sevgi ve bar zerine kurulmutur. Bat ile dou arasnda ezeli dmanln varolduuna inanmak doru bir dnce deildir ve dnyann geleceini olumlu ynde etkilemez. Bu dnce tarihin objektiflik ilkesine aykrdr. nk uygarlk tarihine baktmzda birbirine yakn iki medeniyet slam ve bat medeniyetidir. Her ikisinin de kk esas itibariyle brahimi dinlere dayanr. Her ikisi de akli dnceyi esas almlardr. in, Hind, Japon gibi dou medeniyetleri byle deildir. Bat medeniyeti ahlak ve maneviyat asndan slam medeniyetine muhtatr. slam medeniyeti de demokrasi, retim, teknoloji bilgisi ve akliletirme noktalarnda batdan yararlanmaldr. Her iki medeniyet de gemiten gelen hatalar tekrar etmemeli, yanllarn gzden geirmeli, atma yerine diyalog yolunu amaldr...40 Pakistan deneyiminden Fazlur Rahmann, ran deneyiminden Necefabadi, Fadlullah ve Suruun, Sudan deneyiminden Turabinin kard sonulardan sonra, imdi de Tunus ve Cazayir deneyiminden Gannuinin kard sonular ada slamcn nc evrilme muhayyilesini beslemektedir. te Gannui bunun iin nemli bir nc evrilme simasdr. Tunus ve Cezayir tecrbesinde slami hareketler demokratik yollardan iktidara gelmeyi denemiler fakat byk bir hakszla
39 40

Syleiler; s. 250-253 Syleiler; s. 211-213


41

Syleiler; s.251-254

88

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

Dosya: Din ve Devlet

Hz. Muhammedin Medinedeki Siyasi Pozisyonu


Montgomery Watt
slami Yorum iin eviren: Medine vesikas, Muhammedin 622de Medineye geldiinde elde ettii siyasi pozisyonunu gsteren kesin bir delil deildir. Fakat vesikaya gre onun yetkileri o kadar kstlyd ki o yetkilerin Muhammedin Medine deki ilk yllarnda gerekleme ihtimali pek de yksek deildi. Vesikann aka bekledii ey btn anlamazlklarn Muhammede gtrlmesi gerektiiydi. (23.,42. Madde) Ayrca nszde Muhammed Peygamberdir ifadesi yer alr ve muhacirlerin Medine deki kabilelerle ayn statde grlmesi muhacirlerin lideri olarak Muhammedin tpk dier kabile liderleri gibi alglanmas gerektiini ifade eder. Beklide muhacirler en bata zikredildiinden dolay, Muhammed kabile liderleri arasnda bir stnle sahip oluyordu. Fakat o, Medine de kesinlikle otokratik bir hkmdar olmaktan ok uzakt. Sadece Medinenin ileri gelenlerinden biriydi. Medine deki ilk yllarnda birka kabile lideri, muhtemelen Muhammedden daha etkili konumdayd. Eer, Muhammed genel bir mutabakat salamada yeterli diplomatik beceriye sahip olmasayd, anlamazlklarn ona gtrlmesini emreden vesika maddesi, tek Medine dneminin ilk yarsnda baz olaylar, Muhammedin siyasi pozisyonunun teorik zayfln gsteriyor. Abdullah bin Ubeyin bizzat yayd ve Ayenin iffetine iftira niteliinde olan ifk hadisesinden sonra, Muhammed, Ubeye kar direkt harekete gemedi. Ensarla bir araya geldi, bni Ubeye kar harekete gemek isteyenlere izin almak iin ensarla grt. Bu durumda, isteyerek yada istemeyerekte olsa Muhammed gayesine ulam, Evs ve Hazre arasndaki husumet alevlenmi ve bni Ubeyin haysiyeti azalmt.Benzer ekilde, sadakatsizliinden dolay Beni Kurayzann cezalandrlmas meselesi ortaya kt zaman, Muhammed kendi bana bir karar almad. nk o, kan dklmesini emretseydi, Mslman olsalar bile baz Beni Kurayza mttefikleri, onurlarnn krldn dnp intikam almaya ynelebilirlerdi. Cezalandrma karar, bu yzden, mttefikleri olduklar kabilelerin liderlerine brakld. Bunlar, Medine de kabile liderlerinin nasl glerinin bir ksmn koruduklarn ve bu ekilde Muhammedin otoritesini nasl snrl hale getirdiklerini gsteren rneklerdir.Btn rnekler bunlar deildir. Muhammedin Yahudiler zerine harekete gemesinin sebebini anlamak iin kabileler aras ilikilerinin eskiye ait arka plann bilmek gerekir ve bu kabileler aras ilikiler her

Fatih Peyma

bana onun gcn artramazd.

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

89

zaman iin Muhammed vekil belirleyecei zaman gz nnde bulundurulmutur. Muhammed, birka kk muhalefeti saymazsak, genelde ibirliinden yana gruplarn lideri olarak grlmekteydi. Her trl anlamazln Muhammede gtrlmesi, onun peygamber olarak kabul edilmesiyle yakndan ilikilidir. Vesika her trl anlamazln Allaha ve Muhammede gtrleceini bildiriyordu. Bir peygamberin grevi, Kuranda da bildirildii gibi adaleti salamaktr. Her toplum iin mutlaka bir eli gnderilmitir. Ancak her toplumun elisi geldikten ve tebliini yaptktan sonra, aralarnda adaletle hkmolunur. Onlara hi hakszlkta bulunulmaz. (10/47) Bu husus, pheye yer brakmadan, Medineliler tarafndan Muhammedin peygamberlii tasdik edildikten sonra gereklemitir. Muhammedin, Medineliler tarafndan benimsenmesini salayan ey Onun Medine deki hayat ekilmez hale getiren i ekimelere bir son vereceine inanmalaryd. Eer Medineliler, Muhammedi peygamber olarak kabul ettiklerinde ve ona kaplarn atklarnda, aralarndaki anlamazlklarda onu hakem olarak grmeyi aka kabul etmedilerse bile, Allahtan gelen vahiyle onu hakem olarak grmeleri gerektii bildirilmi olsa gerek. Bunun anlam uydu. Anlamazllar Allahtan Muhammede gelen vahiyle giderilecektir. Ama, phesiz pratikte, Muhammed, vahyin inmedii herhangi bir meselede Allahn hkmnn ne ynde olabileceini en iyi bilen olarak kabul edilecekti. Her ne zaman aranzda bir anlamazlk olsa (4/59) ayeti Medine vesikasnn 23. maddesiyle birebir rtr. Sz konusu madde, ok da net deildir komular arsndaki anlamazlklardan tutunda, siyasetteki geni kapsaml fikir ayrlklarna kadar her yerde uygulanabilir. Bu gibi konular, vesikada ifade edildii, Muhammedin siyasi pozisyonunun gstergesidir ve bunlar Medine de, onun ilk yllarn tasvir etmektedir. Bu siyasi pozisyonun Akabe Biatnda hangi boyutlarda kabul grdn sylemek imkansz. Kadnlarn beyatta bulunmas (beyat en-nisa) meselesi Hudeybiyeden sonra inen vahiylerde karmza kmaktadr. Ve Muhammede verilen szn gerek anlamna delil olarak kabul edilemez. 2. Akabe Beyatnda,

daha fazla beyatlarda bulunuldu. Bunlardan biriside beyat el-harp olarak bilinen savama szyd. bni shakn rivayetine gre El bera bin marur Muhammede senin hak ile gnderene yemin olsun ki kendimizi koruduumuz eylerden senide koruyacaz diyerek biat etmitir. Muhammedin peygamber oluuna atfta bulunmak haricinde, bu szlerde Medineliler ve Muhammed arasnda ki ittifak dier ittifaklardan ayrt etmek ok zordur. Bir gn Ebu el-Haysem bin et-Tihan, Muhammede, biat ettikten sonra, Allah senin dnmeni emreden bir ayet gelirse, ne yapacan sorar. te Muhammedin cevabnda da ayn ey sz konusudur. Muhammed ben sizdenim, sizde bendensiniz. Savatnz kimselerle savar, bar yaptnz kimselerle bar yaparm demitir. Bu askeri bir ittifaktr. Gelen rivayetler bizlere Medine devletinde, Muhammedin bir peygamber olarak kabul grdn gereinden baka, onun siyasi pozisyonu hakknda bir eyler sylemiyor. Bu da tahmin edilebilir bir ey. Muhammed Medineye gidene kadar peygamberliinin tasdiki ile yetiniyordu ve bundan baka ayrcalk talep etmiyordu (tabi onunla grmek iin gelen kabile liderlerinin ricalarnda bir eyler belirsizse, anlalmamasn saymazsak). Muhammed, peygamberlii kabul edildii oranda, gcn ve yetkilerini artrmaya balayabilecei bir balang noktas elde edebilecekti. Muhammed Medineye geldiinde onun siyasi pozisyonunun en gizemli taraf askeri aland. Sava beyat ile alakal cmleler sadece savunmaya ynelik hareketlerden bahseder. Ve o cmleler saldrya ynelik hareketlerden hi bahsetmez. Savunma durumunda ve savunma annda kimin liderlik yapaca belli deildir. u bir gerek ki, ilk seferler kervanlarna pusu kurup ganimet elde etmek umuduyla yaplan seferlerdi. Bu seferlere Medinelilerin katlp katlmadn bilmiyoruz ama muhtemelen katldlar. Bylesi seferlerde lider ya Muhammed idi yada onun grevlendirdii bir muhacirdi. Bunun sebebi uydu. Muhacirler seriyyelere komutanlk etmenin yannda seriyyeleri organize eden olduundan, Ensar sadece itiraki konumundayd. 623de Ueyre seferi iin, Muhammed gnll olanlara seslenmi, onlar

90

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

davet etmitir. Bu seferler, Bedire yaplan bile ganimet elde etme amal aknlardr. Ensar iin hedef hayati tehlike kaygs gtmeden ganimet elde etmektir. Muhammed bedir iin nasl adam topladysa, seferler iinde ayn yntemle adam toplamtr. Ama grne gre onun peygamberliine gnlden inanan herkes seferlere itirak etmemilerdir. Rivayetlere gre itirak etmeyenler hibir ekilde knanmamlardr. Kaynaklarda Muhammedin davet ve tevik yoluyla 300 civar adam bulduuna rastlyoruz. Bedirle elde edilen ganimet, Muhammedin istedii ekilde taksim edildi. Bu da tabiri caizse bu seferin bakalarn katlmalar iin davet ettii zel bir sefermi gibi grnd iddiasn dorular niteliktedir. Savatan nce, Muhammedin, ldrenlere veya dman yakalayanlara belli dller vaat ettii rivayet ediliyor. Muhammed sz verip de onu yerine getirenleri grdkten sonra (ve tahminen kendi kullanm iin bir ksmn ayrdktan sonra) ganimetin geri kalann itirakiler arasnda eit bir ekilde bltrd. Muhammed sonrasnda, bu ekilde savamay ve ganimet bltrmeyi tatmin edici bulmam olabilir. Herhalde Bedirden sonraki aylarda Beni Kaynukaya kar sefere kadar, btn ganimetlerin bete birinin yani Muhammede gidecei emredilmitir. (8/41) Bu deiiklik, daha baka birka deiiklik anlamna gelir. ncelikle bu deiiklik Muhammedin mmetine lideri olarak grldn kantlar. Arabistanda bir kabilenin lideri iin ganimetin eyreini almak adettendi. Bunu ksmen kendi kullanm iin ksmen de kabilenin adna belli ileri yerine getirmek, misafirleri arlamak ve fakirlere bakmak iin kullanrd. eyreklik paydan bete birlik (humus) deiime gei Muhammedin kabile liderinden te mmetin ba olduu gereini gsteriyor. Bete birlik pay (humusu) emreden ayet (ki muhtemelen Bedirden sonra inmitir) humusun, bahsettiimiz halka ynelik amalar iin Muhammed tarafndan kullanlmak iin ayrldn bildiriyor. Bu tr dzenlemeler, (mmetin ba olarak Muhammedin kabul edilmesinin yannda) gsteriyor ki o, zaferden sonraki olumlu havannda etkisiyle, mmetin ounu Bedrin

sonularn kabul etmeye ikna etmitir. Herkes Mekkelilerin intikam gdeceinin farkndayd. Daha makul dnenler ise Mekkelilerin bir dahaki sefere bu kadar kolay yenilmeyeceklerini dnyorlard. Yinede, belirsiz gelecee ramen Ensar genelde eskiye oranla Muhammedi daha ok destekliyordu. nananlarn azmini glendirmek iin Fitne kalmayncaya ve din tamamen Allahn oluncaya kadar (8/39) Mekkelilerle savamay emreden ayetler geliyordu. Bu da Kureye kar hitap eden maddelerin ve ayn zamanda savata ve barta mmetin btnln vurgulayan dier eylerin vesikaya dahil edilmesi iin elverili dnemdi. Mekke ile halihazrda hibir anlamazlk yokken bu trden maddeleri Ensarn nasl erkenden kabul etmeye yanatn anlayabilmek hi kolay deil. bni Ubey phesiz toplum iinde sivri bir tip olduundan ona kar bir muhalefet sz konusuydu. Bazlar ise neden bir sure inmiyor diye sormaktayd. Bu talepleriyle, sadece Muhammedin szyle deil, Allahtan gelecek vahiyle hareket etmeye hazr olduklarn ima ediyorlard. Ama apak ekilde bir sure geldiinde, szlerinin arkasnda durmuyorlard. (baknz, Muhammed suresi 20. ayet) Bedr ve Medine kuatmas arasndaki sre, Muhammed Medinede nfuzunu tesis etmeye urarken zor gemi olmal. Kuran da, Allaha ve Elisine uyun ayeti ve benzeri ayetler 40 ksur yerde geer ve ou Uhud savandan nceki ve sonraki aylara tekabl eder. Allah ve Elisine itaat edin ayetleri muhataplara seslendii ksmlarda nceki peygamberlere ait bir dizi kssalar anlatlr. Allaha ve Elisine uyanlarn cennete girecei (4/13) ve itaat etmeyenlerin ise cehenneme girecei (33/66) bildirilir. Baz blmler ise belli bal hususlar dile getirir (mesela ganimetlerin taksimi, arabn ve ans oyunlarnn yasaklanmas gibi) ki Uhud sava zamanndaki artlarla aka bir balant yoktur. Baz ayetler ise daha sonraki dnemlere aitmi gibi grnmektedir. (9/71) Bununla birlikte pek ok ayet Bedrden sonraki gnlerde Muhammedin ve devletin karlat muhalefetle alakaldr. Bunlar ya genel konularda yada Muhammede anlamazlklarn getirilmesi veyahut Mekkelilerle sava gibi

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

91

belli bal hususlar hakknda olmutur. Bu da Muhammedin zel siyasi pozisyonunu devam ettirmesi iin gerektii anlamna geliyordu. Bununla birlikte Muhammed bu tr ayetleri emir olarak deil de, tevik-tavsiye olarak grm gibi grnyor. nk vesika itaati art komuyor. Uhuddan sonra bni Ubey ve destekilerin knanmalarnn sebebi itaatsizlik deil, korkaka davranmalaryd. Bu sebeple, bu dnemde Muhammede kar varolan genel itaatin (Kurann spesifik emirlere, feraize itaatsizlikten ayr olarak) aka emredilmedii sonucuna varabilir. Bu gibi durumlarn en azndan mart 628deki Hudeybiye seferine kadar byle ettiini varsayabiliriz. Mays 627deki Ebu Lubabenin cezalandrlma meselesi sadece Muhammed tarafndan deil ayn zamanda Ebu Lubabenin bizzat istemesiyle gerekletirilmi bir olaydr. Serbest braklmas ise sadece Muhammedin emriyle deil, ayn zamanda Allahtan gelen vahiyle gereklemi gibi grnmektedir. Ama ayet mutlak surette Ebu Lubabe iin inmitir diyemeyiz. Bu sava beyat daha nce bahsettiimiz gibi, peygambere itaat etmek iin Muhammedin emrettii her bir eyi yapmaya verilen bir szd. taatin btn Mslmanlardan m beklendii yoksa sadece sz verenlerden mi beklendii tam ak deil. Fakat beyatta bulunmam Medineliler Muhammede itaat etmekle ykml olmasalar bile, onlar iin Muhammede muhalefet etmek artk eskisi kadar kolay olmayacakt. Muhammed gittike gleniyor kendisine beyatta bulunulmasn istiyordu. Muhammedin kararlarna uyulmasn emreden bir ayet vardr (33/36) ve muhtemelen 628 ylna aittir. Surenin byk bir ounluu 627 ylna aittir. Richard Bell bu ayetin bu sureye sonradan eklendiini varsaymaktadr. Hudeybiyeden sonraki gnlerde, Muhammedin otoritesinin boyutlarna k tutacak bir olay maalesef pekte net deildir. Muhammedin Beni Seleme kabilesindeki baz kimselere, kabilenizin lideri kimdir diye sorulduu rivayet edilir. Akabinde onlar, Ced bin Kays derler, peygamber ise, hayr sizin kabilenizin lideri Bir bin Bera bin Maruzdur der. Bu bir kabile liderinin resmi bir azli olabilir. Fakat ayn zamanda Muhammede sadk kabile

mensuplarna sadece Ced bin Kays azletmeleri konusunda bir ima da olmu olabilir (belki de Bire sadece iltifatta olabilir.) Bu resmen bir kabile liderini azletmenin ilgin bir yntemi gibi grnmektedir. her eye ramen kanaatimizce bu resmi bir azildir. Eer byleyse, bu Muhammedin otoritesinin bir yansmasdr. Gerektende bu olay Ona kar itaat beyatyla yakndan alakaldr ve muhtemelen akabinde derhal grev deiimi gereklemitir. Ced bin Kays Hudeybiyede bulunmay reddeden biriydi. Akabe biatnda savama sz veren ama hicrette vefat eden Beni Seleme kabilesinin lideri El-Bera bin Marurun olu olan Bir kabile liderlii iin en uygun insand. Bir, Hayberin fethi srasnda yedii zehirli bir balktan dolay ld. Bahsi geen bu rnek Muhammedin otokratik gcn kullanmasna bir rnektir ve Hudeybiye beyatndan sonraki gnlere tekabl ediyor. Ama eer btn bunlar sadk kabile mensuplarna st kapal bir mesajsa, o zaman, Muhammedin hibir resmi yetkisinin olmad yerlerde baz konularda istedii kararlar nasl elde ettiini gsteren ilgin bir rnektir. 631 ylndaki bir olay, o vakte kadar Muhammede itaat edildiini gsteriyor. Kab bin Malik ve dier iki kii herhangi geerli bir mazeret olmadan Tebk seferinden geri kaldklarnda, onlar Mslmanlar tarafndan kendileriyle konuulmama ve onlara ilikileri kesme cezasyla cezalandrlmlardr. Ve Muhammed tarafndan gelen bir emirle gereklemitir. Bu Mslmann cezalarnn kaldrlmalar karar ise Muhammedinde belirttii gibi Allahtan gelmitir. (Bknz:9/119119) Mnafklarn dlanmalar muhtemelen Muhammedin emriyle deil, vahiyden kaynaklanmtr. bni Sadn bize ulatrd mektuplar ve anlamalar, ounlukla Muhammedin son yllarna aittir. Allahn ve Muhammedin himayesi ve Allahn ve Muhammedin gvencesinden kuku yoktur gibi ifadelerle beraber Muhammedin adnn Allahla yan yana zikredildiini grmek hi artc deildir. Muhammede itaat etme mecburiyeti birka belge dnda karmza kmaz. Fakat bahsedilmemi olsa da, sk sk st kapal ima edilir. Eldeki belgeler Muhammedin Mekke

92

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

fethinden nceki dnemde, dini meselelerde olduu gibi siyasi meselelerde de toplumun tartmasz lideri olarak hareket ettii grn dorulamaktadr. Muhammedin Hudeybiyeden sonra komu devletlerin liderlerine mektuplar yazmas (geleneksel rivayetler yanl grlse bile), Muhammedin yz yze kald btn ciddi muhalefetleri bertaraf ettiinin farknda olduunu kantlar gibidir. Muhammedin mektuplarda Muhammed peygamber ve Allahn Elisi gibi nvanlar kullanmas, slam ncesi geleneklere uygun olarak peygamberin siyasi bir liderlik iddiasna sahip olduu anlamna gelebilir. Muhammedin otokratik gcnn boyutlarn, mrnn son 2-3 senesinde, eitli alanlarda onun adna hareket etmeleri ve idari grevlerde bulunmalar iin vekil tayin etmesinde bariz bir ekilde grebiliriz. En bandan beri, Muhammed sorumlu olduu eitli grevleri yerine getirmesi iin baz kimseleri grevlendirmitir. Bu ekilde o bizzat itirak edemedii seferlere komutan atamtr. O, Bedre kadar muhacirlerin ba olarak byle hareket etmi olabilir, fakat daha sonra, liderlerden bazlar Ensardan ve hatta bedevi kabilelerden olduu iin, bir btn olarak Mslman toplum adna hareket etmitir. Bazen Muhammedin dmanna kar husumet besleyen bir kimseye, slam toplumu adna bir seferi organize etme grevi verilebiliyordu. Bu ekilde kabul grm bir lider, phesiz ganimetin bete birini (humusu) Muhammede demek iin raz oluyordu. Mesela, Uyeyne Mslman olmadan nce Tamin kabilesine kar bir seferi ynetmitir. Medine slam devletinde ilk dnem grevlendirilmelerden biride Muhammed Medine de bulunmad zamanlarda vekil tayin etmesiydi. Bedr seferi boyunca, beklide blgenin ounlukla gayrimslim olmasndan dolay Kubada baka bir vekil grevlendirilmiti. Bir dier ilk dnem grevlendirilmelerden biride mahkumlara ve ganimetlere gz kulak olacak birilerinin atanmasyd. Btn bunlar, meseleleri halletmek iin Muhammedin sz sahibi olduu konulara giriyordu. Vesikann 36. maddesi gazvelerde Muhammedin onay gerektiini sylyor. Muhammedin etkisi arttka, daha geni apta

grevlendirmeler zaruri hale geldi. Bylece Hayberde elde edilen ganimetler blldkten sonra bile, yllk mahsuln yarsn almak ve deerini belirlemek iin bir mfetti tayin etmek zaruri hale geldi. Rivayetlerde Vadil Kurada ve Taymada ki Yahudi yerleim yerlerinde valiler olduundan bile bahsedilir. Medine civarndaki kabilelerle ilikilerde, Muhammed kendine yakn olan kabile liderlerinden istifade etmitir. Bu liderlere emanet edilen grevlerden biride, Tebk ve Mekkenin fethi gibi seferlere kabile yelerini armakt. Vergi (ve zekat) toplama grevi Muhammedin belirledii ileri gelenlere aitti. rnein Eslem, Cheyne ve Kab kabilelerinde bu ekilde olmutur. Eslem iin vergi (yada zekat) toplayan biri ayn zamanda Gifar kabilesi iinde bu ii yapmtr. Muhammedle ittifak iinde olmayan kabilelere, Kureye yada Ensara ait olan vergi-zekat tahsildarlar gnderilmitir. Bunlara rnek olarak Suleym, Fezareh ve El Mutalik gibi kabileleri verebiliriz. Ama Ensardan birinin Muzeyneye gnderilmesi muhtemelen farkl bir durumdu. Bu durum belki de gnderilen kiinin Evs kabilesinden ve eski bir mttefik olmasndand. Bunun sebebi, Muzeyne kabile mensuplar arasnda sorumluluk yklenebilecek kimsenin olmamasndandr. Hatta liderleri Bilal b.el-Harid Muhammedin sava atlarna mera bulmak gibi sradan bir sorumluluk verilmitir. Tekrarlayacak olursak, Muhammed komu kabilelerden becerikli insanlardan istifade etmitir. Bu insanlar kabilelerinde yksek pozisyonlarda bulunduundan ve Mekke de ve Medine de idari yetenee sahip olduundan dolay baka kabilelere vekil olarak grevlendiriliyorlard. Arabistann kuzey dousunda ve merkezindeki gl kabileler Muhammedle ittifaka girdike, liderleri yada en azndan lider olmak isteyenler araclyla grtler. lk balarda, onlar Medine hazinesine deme yapmadlar. Bu yzden vergi meselesi gndeme gelmedi. Gndeme geldii zamanda bundan lider sorumlu olacakt. te bu sebeple, vilayete dayal idari bir sistem tesis etmek iin dou ve kuzeybat Arabistan uygundu. Muhammed bazlar dost bazlar dman olan pek ok kk birliklerle uramak zorunda kald. Etki gc yksek, nfuzlu insanlardan yararland. Ancak ounlukla

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

93

Mekkeli ve Medineli vekiller grevlendirmeyi tercih etti. Bunlardan bazlar, aka dzeni salamada ve her biri belli alanlarda, Muhammede denecek verginin toplanmasndan sorumluydu. Mesela Muaz bin Cebel, baka vekillere tahsis edilmi blgelerde yani Yemende ve Hadramutta grevlerde bulunmutur. Bu grevler arasnda slam yaymak-retmek ve en azndan baz blgelerde vergi tahsil etmekte vard. Fakat yerel vekilleri denetleyip denetlemediinden vekiller Medine den gelen kk birliklere komutanlk etmilerdi. Bundan nce, onlarn normalde Medine ve Mekke vatanda olan sadece 15-20 kiilik askeri destek birimleri vard. Gerekli olduu takdirde, onlar her bir blgede Medine yanls yardma bavurabilmeleri mmknd. Mekke zel bir konumdayd. Daha nce fark edildii gibi Muhammed, Abduems kabilesinden gen bir adam yani Attab bin Esedi oraya vali olarak atamt. Fakat biz sadece onun oradaki grevlerini tahmin edebilecek konumdayz. Ayn zamanda Mekke detali grevlerde sz konusuydu. Mesela bir kii pazarlar tefti etmekle, baka biri kutsal alanlarn snrlarn belirlemekte grevliydi. Bir bakas ise tam belli olmayan grevlerde sorumluydu. te bu ekilde, Muhammedin idari grevlendirmelerde bulunmas onun gcnn boyutlarn ve doasn gsteriyor. Teoride, O sadece birbirine eit olan mttefikler arasnda en nde gelendi. Onun stnl onun peygamber oluundan ve mttefiklerinin ounun ona itaat iin sz vermesinden kaynaklanyordu. Onun eitli grevleri icra etmesi iin kabilelere, vilayetlere gnderdii insanlar, sadece devlet grevlileri deil, ayn zamanda Muhammedin vekilleriydiler. Muhammedin yapmakla ykml olduu eyleri yapmakla ykmlydler. Onlar byk bir ihtimalle baskdan ok imanla ilerini grmlerdi. Muhammed yaad mddete, onun tesiri ve nfuzu ashap arasnda, yapy bir araya getiren imento gibiydi. Fakat yap grndnden ok daha salam temelliydi ve ok az Muhammedin ahsiyetine bamlyd.

Daha sonraki gelimeler Muhammedin kurduu devletin bir imparatorlua genileyebilme becerisine sahip olduunu kantlamtr.

- BTT -

94

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

www.islamiyorum.com

bahsedilmiyor. Ridde savalar boyunca bu

Dosya: Din ve Devlet

slam ve Siyasi Aksiyon:

Siyaset Dinin Hizmetinde


Muhammed 610da peygamberlik vazifesine balad zaman, misyonunun nemli bir ksmn, mreffeh ve tccar Mekke toplumunda sosyo-ekonomik adan zayf ve bask altndaki snflarnfakirler, yetimler, kadnlar, kleler, vs.glendirilmesiyle ilgili sosyal reformlar oluturuyordu. geri evirdi.3

Fazlurrahman
Bu makale slamda Siyaset Dncesi, Derleme, nsan Yaynlar, 1995 isimli kitabn 7-23 sayfalarndan alntlanmtr.

ettii iman kabul edeceklerini bildirdiler. Bu teklifleri reddeden Kurn ise, sert uyarlarda bulundu ve tabi ki, Peygamber de bu teklifleri

622 Eyllnde Medineye ulatktan sonra, Muhammed, din ve siyas lider grevini stlendi. Tek ve benzersiz olan Allaha kulluu tebli dnda, fakirlerin durumunu dzeltmek, onlar kronik bor yknden kurtarmak, savunma gcn ve dier sosyal hizmetleri gelitirmek iin zenginlere zekt mkellefiyeti getirerek; kadnlarn miras haklarn tanzim ederek, evlilik ve boanmay dzenleyerek, v.s. sosyal reform programn uygulad.4 Bar anlamalar imzalad, savalar ynetti, kanunlar uygulad ve yksek hakim sfatyla dvalar sonuca balad. 630da, Mekke ona direnisiz teslim oldu ve bunu, Arap kabilelerini temsilen gelen heyetlerin aralksz akn izledi. 632de vefat ettii zaman, Muhammed tm Arap yarmadasnn fiil ve etkin peygamber-yneticisi idi. Burada sunulan ema, Peygamber devrinde din ve devlet arasndaki ilikiye aklk getiriyor olmaldr. Konu, din ve devletin karde olduu deildir. Bunlarn birbirleriyle ibirlii halinde olduklar da sylenemez. Devlet bizatihi kendi bana bir anlam tamaz,
3

Gerek kendisi, gerek muhalifleri, bu ldeki bir sosyal reformun, siyas iktidar stlenmeyi gerektirdiini biliyorlard ve karsndaki muhalefetin hatr saylr bir ksmnn bu durumdan kaynaklandnda phe yoktu. Bu muhalefetin kkleri, ksmen, kabileler arasndaki iddetli rekabete dayanyordu: Peygamber, Kurey kabilesinin Ben Haim kolundan gelirken, dier kabileler, Muhammedi siyas lider olarak tanmann, Ben Haimin hakimiyetini beraberinde getirmesinden korkuyorlard1 Onu mutlak bir din-siyas lider olarak tanmaktan ziyade, Mekkenin ehir meclisinde etkili bir mevki teklif ettiler, ama o, bu teklifi reddetti2 Medineye hicretten nce, Mekkedeki son yllarnda, Mekkenin tccar eraf, fakir ve zayf takipilerini bandan atmas artyla, onun teklif
1

bn lshak, Srat Rasal Allah, c. 1, (Kahire, 1963), s. 208 Age, s. 189.

A. Yusuf Ali, ed. ve ev., The Holy Quran, (Lahore, 1934, 1959), 18,28; 6,52 Kurn, 9,60.

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

95

slmn ahlk ve manev deerlerinin bir yansmasdr. Devlet dinin bir uzants deildir; slmn bir aracdrona itibar edildiinde kendiliinden kaybolan effaf bir ara. Peygamber hibir zaman ynetici olma iddiasnda bulunmad; hatt peygamberliinin altnda yneticilik iddiasyla da ortaya kmad; yalnzca bir peygamber olduunu syledi. Yneticilii, peygamberlik grevini ifa edi biimiydi. slmda din ve devlet ayrm yoktur sz ok iyi bilinir. Gerek durum ise udur: slmda haddizatnda devlet olamaz; devlet yalnzca dinin bir yansmas ve effaf bir aracdr. Bu yzden din, insan hayatnn btn alanlarna dorudan nfuz eder ve ynetir, slm, camide ve sava meydannda olduu gibi pazarda, okulda ve meclis salonunda da mevcuttur. Btn bu alanlar slm deerleri aklar ve yorumlar. Burada, siyas aksiyonun, slmn ve onun kamu hayatn dzenleyen deerlerinin bir blm, aklamas ve gerekli bir arac olduunu belirtmemiz gerekir. Peygamberin hayatn bir yana brakarak, yaklak 23 yl boyunca Muhammede vahyedilen Allah kelm olan Kurann, gelecekteki meselelerin halli iin Mslmanlara neler sylediini bilmek zorundayz; nk Peygamberin vahiy tecrbesinin tekrar sz konusu deildir, ilh mesaj tamamlamann temel bir arac olarak, iman kardeleri eklinde tanmlanan bir Mslman mmet teekkl etmitir. Kurn bu mmetten, davranlarn iyi niyet (tevazu)5 ve yardmlama6 temeli zerine dzenlemesini istemitir. Herkes karde olarak Allah ve kanun nnde eittir. Siyas, ekonomik ve sosyal smr yasaktr. Veda Hutbesinde Peygamber btn insanlarn demin ocuklar olduunu, demin de topraktan yaratldn; Arabn Arap olmayana, beyaz ve esmerin kzl veya siyah deriliye stnl olmadn sylemitir. Her halkrda, orijin veya fizik mene ayrm, Kurn tarafndan kesinlikle reddedilmitir.7 Bu mmetin grevi, dnyay yeniden dzenlemek ve yolsuzluklarn kkn kazmak8
5 6 7 8

suretiyle ahlk bir sosyopolitik dzen kurmak iin, Allaha inanmak, ibadetleri yerine getirmek, zekt vermek, mrufu emir ve mnkeri nehyetmek9 olarak formle edilmitir. Bu lemmul grevi baarmak iin, toplum cihad olarak adlandrlan zarur bir vasta ile tehiz edilmitir.10 Cihad, Allah yolunda tam ve amansz gayret anlamna gelir. Maamafih, dnyay dzenlemek iin, toplum yeleri fertler olarak ekillenmek durumundadr. Bu olmadan, bu grevi stlenebilecek bir toplumun teekkl dnlemez. O halde fert, Kurnn takva olarak adlandrd temel zerinde ekillenmelidir. Takva, kiinin doru ile yanl ayrt edebilmesini ve ona uygun gayret iinde olmasn salayan bir tavr, bir uur zelliidir, insan, kendisini yarglayacak kanunun kendi eseri deil, kendisi dnda hazrlandnn farknda olarak davranma grevini stlenir. uur olarak tercme edebileceimiz takva, uurun sbjektif olarak idrak edilemeyeceini art koarken, bu kanunun objektifliinin ve kendi dnda hazrlandnn tam olarak farkndadr. Bir dier ifadeyle, etkin bir effaflk fikri, takvann temelidir. Ahlk sbjektiflikten objektiflie, fertten cemiyete k noktas udur: kiinin gizli konumas olunca, drdncleri mutlaka Allahtr. Be kiinin de altnclar mutlaka Allahtr. Bunlardan az da olsalar, ok da olsalar, nerede bulunurlarsa bulunsunlar, mutlaka Allah onlarla beraberdir.(Kurn, 58:7) Takvann getirdii bu sorumluluk hissine sahip fertler bulunmadka, kayda deer bir toplum ina etme midi mevcut deildir. Muhammed bu ahlk donanma sahip bir ekirdek kadro yetitirmeyi baard. Bu insanlar Prof. Dr. H.A.R. Gibb, hepsine tesir eden maya olarak tanmlar.11 slm ynetimin dzgn bir izgide gelimesini engelleyen ve saptran sebep, Mslman Araplarn birka yl iinde kendilerini byk bir imparatorluun sorumluluu altna sokan ve mmetin nfusunu yz milyonlara ulatran artc sratteki siyas baars idi. Her eyden nce, Kurnn kazandrd ve
9 10 11

Kurn, 90, 17; 103, 3. Kurn, 5, 2 Kurn, 49, 11-13, bilhassa 13. yet Kurn, 3, 104, 110, 114; 22, 41. Kurn, 22, 39-40; 2, 193

Kuran, 26, 152; 27, 48; 2, 11, 193, 251. Kurn, 22, 39-40; 2, 193 H.A.R. Gibb, Mohammedanism, (Londra: Oxford University Press, 1964), s. 30

96

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

Peygamberin yirmi yl akn bir zaman sresince kendi evresine getirdii etkin ahlk eitiminin aniden slama katlan geni kitlelere baarl bir ekilde intibak ettirilmesi dnlemezdi, ikincisi, byk bir imparatorluun tesisiyle birlikte, yeni teekkl eden Mslman entellektel snf (ulem), bu imparatorluun idaresi iin slm bir hukuk sistemi oluturup gelitirme greviyle kar karya kalmt, ilk hukukular yalnzca zeki deil, ayn zamanda sadakat ve takva rnei idiler ve grevlerini olaanst bir baaryla yerine getirdiler. Fakat bu olurken, hukukla ahlk ayn ey deildi! Ve islm hukuku zel bir karakter gelitirmekle berabermahkemede zorlama konusu yaplamayacak olan, ama yalnzca vicdan mahkemesi iin elverili temel ahlk unsurlar korumaya alrkenhukuk, zahir davranlarla ilgilenir. Bu elime sebebiyle, Kurnn ngrd ahlk eitimi gerilemitir. Bir asr sonra, ruh gelimesinin tesiri kendisini yeniden ne srdnde, bunu sufizm eklinde byk bir gle ortaya koydu. Tasavvuf, ihtiyatl bir entegrasyon srecinin balad onuncu yzyla kadar, yolunu, kimi zaman bilinli ve istekli bir muhalefet de sergileyerek, hukuktan bamsz bir ekilde izdi. islm ve politika konusuna devam edelim. Kurn, mminler topluluunu teekkl ettirip onlardan karlkl ibirlii iinde almalarn istedii zaman, karar alma srecini dzenleyen temel bir prensibi de vermi oluyordu. Bu, ra, istiare, danma prensibi idi: Onlarn ileri, aralarnda istiare iledir. (Kurn, 42: 38) Bu prensibi Kurn ortaya karmad; istiare, Arap kabilelerinde uygulanan ve Kurnn onaylad demokratik bir karar alma prensibiydi. Sava, bar ve g gibi nemli konularda karar verirken, kabilenin tamamn etkileyecek dahil ve haric anlamazlklar zmlerken, kabile reisi kendi bana hareket etmez, son sz syleyecek bir yallar meclisini toplard. Kurn, Peygamberin mutlak otoritesine ramen, rann nemine dikkat ekerken, Onlarla i hususunda istiare et(Kurn, 3:159) tavsiyesinde bulunur. Kurnn yapt temel deiiklik, ray bir kabile kurumundan bir mmet kurumuna dntrmesi, bylece kan bann yerini inan bann alm olmas idi.

rann ilk snav, Muhammedin vefatndan hemen sonra yerine kimin geecei meselesinde yaand. Peygamber vefatndan nce, mmettekibilhassa hicretten sonra Medineye yerleen Mekkeliler ile, Peygambere ve Mekkeli takipilerine ev sahiplii yapan Medineliler arasndakihassas dengelere gre, bu mukadder meseleyi zmek iin uygun bir frsat arad, ama karar verme imkn bulamad. Ben Saide kabilesinde yaplan bir mzakereden sonra, Mekkeli yal devlet adam ve Muhammedin sadk sahabsi Ebu Bekir, ynetimin, geride bir erkek evlt brakmam olan Peygamberin Ehl-i Beytinde kalmas gerektiini dnen Peygamberin amcasnn olu ve damad Ali ile destekleyicilerinden gelen gizli muhalefete ramen, ilk halife olarak seildi. Bu grup ve daha sonraki takipileri ia oldu. Snav baarlyd. Fakat slm tarihinde ilk ve son kez olarak mmetin karar merciindeki temsilcileri bir araya geldiler; mmeti zaaf ve sapmalarn meydana getirebilecei blnme ve paralanmadan korudular. ra, ilk drt halife dneminde, Emevi ynetimine kadar gayri resm olarak ilemeye devam etti. Emevi dneminde hanedan ynetiminin balamasyla birlikte, rann yerini rejimin destekledii klikler ald. Gerekte ra hibir zaman bir kurum haline gelmemiti. Eer yle olsayd, gerek siyas, gerekse din, slm tarihi ok daha farkl olur ve gayrimslim dnya iin de nemli sonular getirirdi. ra yerine inkiaf eden kavram, ehl-i hail ve akd kavram idi. Bunlar, i ve d politikalarn oluturulmasnda istiare maksadyla ynetici otorite tarafndan seilen, halk nezdinde nfuz ve itibar sahibi insanlard, ilerinde ordu mensuplar, ulema, ve tabiatyla, sorumluluk stlenmi bakanlar da bulunuyordu. phe yok ki bu, despot bir ynetimden daha iyi idi. Her halkrda slmda despot bir mutlakyet geliemezdi, nk, greceimiz gibi, ynetici daima eriatn altnda grlrd, stnde deil. Bu yzden, onun iktidarn snrlayan mahhas snrlar vard. Kurna gre, ra, tek bir kiinin, uygun grd belirli kiilerin tavsiyelerini almas ve bunlar kabul edip etmemekte kendisini serbest addetmesi deildir. Aktr ki, Kurn tek bir ahs veya grubun deil, mmetin ilerini dnr. Ynetim,

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

97

mmetin ortak meselesidir, ikinci olarak, Kurnn ifadesi, aralarnda istiaredir. Bu, bir kiinin kendi grevlendirdii, mmeti temsil etmeyen, mmet tarafndan seilmemi veya grevlendirilmemi kiilere danma s halini reddeder. Kurndaki ra yetinin yorumu, yalnzca Kurnn ifadelerinden kan bir sonu olmakla kalmaz, ayn zamanda kabilelerdeki karar alma sreci de bu yorumu destekler. Bu yzden, hi phe yok ki, slmn ortaadaki uygulamas, Kurn retisinden cidd bir ayrlma ve mutlak bir sapma tekil eder. Fakat Kurn ray temsil eden demokrasi prensibi terk edilmekle birlikte, Snn slm, en azndan teoride, halifenin seimi ve ynetiminin biat yoluyla halk tarafndan kabul ilkelerinden hibir zaman vazgememitir. Devlet bakann seecek ehl-i hail ve akd heyetinin says veya seim ekli zerinde bir mutabakat bulunmamakla beraber, seim prensibi hibir zaman terk edilmemitir. Siyas srecin gelimesini geciktiren sebep, tabi ki, merkezdeki halifenin zayflamas ve dier blgelerdeki emr ve sultanlarn ykseliidir. Onuncu yzyldan sonra cesur, zeki ve mstehzi siyas maceraclar, slm dnyasnn farkl blgelerinin fiil yneticileri oldular. Bunlar halifenin siyas nfuzunu sfrlarken, kendi ynetimlerini merulatrmak iin, onun manev otoritesini kullandlar ve korudular. Bu yar otokratik fetihi yneticilerin ortaya kmasyla birlikte ra ynetiminden sz etmek iyice zorlat. Sultanlarn kanun ve nizam koruyan ve adalet datan etkin yneticiler olduklar tartlmaz. Fakat ynetim ve adalet idealleri, eski Iran fikirlerinin tesirinde idi. Allahn destekledii hkmdar ve Bir gnlk siyas kaos ve kanunsuzluk, otuz yllk tiranlktan daha ktdr12 fikirleri bunlardan gelir. Ynetimin nemli bir hata yapt takdirde alaa edilmesi gerektiini savunan Haric fanatiklerin korkutucu i sava ve ihtill tecrbelerinden dolay, Ehl-i Snnet bile bu doktrinle megul
12

oldu. Ynetimin zor kullanarak ele geirilmesi merudur13 fikri buradan ortaya kt. Ve son olarak, eski rann adalet gr, Kurnn adalet gr deildi; tabiatyla, mmetin ynetime katlmasndan ve yeryznn yeniden tanziminden sz edemezdi. Byk adalet dairesi olarak adlandrlan bu gr, ncelikle sosyal snflarordu, kyller, sanatlar ve din adamlararasndaki dengeyi korumakla ilgiliydi; toplum iin gda reten kyllerin refahna zel bir vurgu yapyordu. Btn bunlarla beraber, Snn anayasa teorisyenleri, yneticinin eriat kanunlarna uymas gerektii ve eriat ihll eden bir yneticinin grevden alnabilecei konusunda srar ederler. 14. yzyln gl Hintli yneticisi Aladdin Hilci, ayaklanmalarndan phelendii Hindu tebaasna vergi koymak istedi. eyhlislm, ar vergilendirmenin eriata uygun olmad gerekesiyle buna izin vermedi. Bunun zerine sultan, hakimiyetini gl temeller zerine bina etmek istedii zaman, kendisine bunun eriata aykr olduunun sylendiinden ikyeti oldu. Yine 16. yzyl banda Osmanl sultan I. Selim, Hristiyan tebaasnn Mslmanlatrlmas iin talimat vermek istediinde, eyhlislm Hristiyan ve Yahudilerin himaye altnda olduklar (zimm) ve bu sebeple slm kabule zorlanamayacaklar gerekesiyle, bunu yapmaktan men etti. Bilhassa birbirine muhalif olan ia ve Snnler, tavrlarn kendi mantk sonularna doru gtrdler. Bylece ia, masum imam bu dnyann dna itip dnn beklemeye balarken (Humeynnin ynetim kavramndaki reaksiyon tavr), Snnler buna, mmetin mutabakatn (icma) daha fazla vurgulayarak karlk verdiler. Bu mutabakat gerekletirecek bir mekanizma ortaya koyamasalar da. Ayrca, yneticinin grevlerini yerine getirmekten sorumlu olduunu, aksi halde emanetin mmete geri verileceini; tavsiye ve ikazlar dinlemedii takdirde ise yetkilerinin zor kullanarak alnabileceini srarla belirttiler.14 slmn ilk iki buuk asrnda slm hukukunun, baz zeki ahslarn elinde gelitiini daha nce
13 14

Bu versiyon iin bkz. Fazlurrahman, islam, (Chicago: University of Chicago Press, 1979), s. 239; ve ayn eserin 2 ve 3. blmlerindeki siyas hadisin tam bir tahlili iin, Islamic Methodology in History, (Lahore, Pakistan: Islamic Research Institute, 1965).

Rahman, Islamic Methodology Rahman, islam, s. 259

98

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

belirtmitik. ra halkn bir messesesi haline gelmedii iin slm hukuku bu zel kiilerin elinde geliti, devlet kanun yapamad, halk, devlet bakanlarnn ve ynetimlerin karaca kanunlara gvenmedi. 10. ve 11. asrlarda hukukun bu zel gelimesi durdu, nk itihad kapsnn kapand uydurmas hakim oldu. Bununla beraber, daha sonraki Mslman yneticiler dneminde, toplumlar gelimeyi srdrdler ve hkmetler kendi kanunlarn yrrle koydular. Bu yasama faaliyeti zellikle Osmanllar tarafndan sistematik olarak gerekletirildi. Meyyideler eriat hukukunun esaslar iinde yer aldndan, bu kanunlarn laik olduu sylenemez; ancak Trkiyede laik hukukun ortaya kn hazrladklar da gz ard edilemez. Ulema, hukukta yeni dnceler retmeyi durdurmutu; ra mevcut deildi; bu yzden, hkmetlerin nnde ak olan yegne yol, kendi kanunlarn karmakt. Bu ise, ilk asrlarda Abbas Halifesi Harun Reid gibi bir hkmdar iin bile imknszd. Modern alara geldiimiz ve slm, demokrasi, slm devletinde yasama hakknn kime ait olduu gibi tartmalara baktmz zaman, bu yasa dalizminin sonularn da ksaca greceiz. Bu konuya gelmeden nce, 1257de Badattaki slm halifeliinin Moollar tarafndan tahribini takiben slm siyas dncesinde ortaya kan bir temel eilime iaret etmeliyiz. Bu olaydan sonra iki nemli siyaset dnr yetiti: Arap bni Teymiyye (. 1328) ve Hintli ah Veliyullah Dehlev (. 1763). Bu iki dnre gre, Mslmanlar artk merkez bir hkmete sahip olmadklarndan, eriat ve slm mmeti, hkmetten daha fazla nem kazand. bni Teymiyye Mslmanlarn tek bir halifenin idaresi altnda global bir hkmete sahip olmalarnn gerekmediini, ama Mslman hkmetlerin birbiriyle yakn iliki iinde olmasnn nem tadn belirtir. Fakat slm toplumuna ve slm eriatnn uygulanmasna zel bir nem atfeder. ah Veliyullahn ncelikleri ise farkldr: eriat ve mmet onda da merkez konumda bulunmakla beraber, Veliyullah mill, mahall slm devletlerinin tbi olacaklar milletler aras bir slm siyas dzeninin gerekliliini vurgular. Bu iki dnrn mmet ve eriattaki

bu srar, yakn alardaki ok sayda modernist Mslman reformcu zerinde ok etkili olmutur. mmet zerindeki vurgu, tabiatyla, Mslman toplumlarda demokratik hkmet ekillerini ne srmek isteyen reformculara yardmc olmutur. Mslman modernist dnce sreci, 19. yzyl ortalarnda balad. Bu yndeki ncler Cemaleddin Afgan (. 1897) ve Trk dnr Namk Kemal (. 1886) idi. Namk Kemal ra zerine bir dizi makale yazd.15 O ve dier modernistler, ray, halk iradesini temsil eden ve halkn kendi meseleleri iin verilecek kararlara aktif katlmn salayan temsil hkmet anlamnda doru yorumladlar. Namk Kemalin gayretleri, Osmanl Trkiyesinde anayasal bir demokrasinin ortaya kmasnda nemli rol oynad. Benzer ekilde, Cemaleddin Afgan de Iran ve Msrda anayasa kurumuna dorudan veya dolayl olarak katkda bulundu. Bununla beraber Trkiye, Atatrk ynetiminde, 1924te slm ve eriat hukuk temeli olmaktan karan laik ve Batl bir modele yneldi. Hibir slm lkesi bu modele uymad, aksine, slm fundamentalism, aralarnda Trkiyenin de bulunduu, slm dnyasnn her yerinde glendi ve randa artc bir devrimi sonu verdi. Gerekte, slm fundamentalismi, geici de olsa, slm Modernizmini batrd. Bu gelimeyi hesaba katmadan nce, ksaca,slm ve demokrasi tartmas ve slm Modernizminin bu alandaki baars zerinde durmalyz. Her eyden nce, ok sayda Batl sosyal bilimcinin, zellikle siyaset bilimcilerin, ksmen bilgisizlikten, ama byk lde de yle dnmeye istekli olduklar iin aynletirdikleri slm modernizmi ile laikliin ayn ey olmadklar belirtilmelidir. Batllarn, modernizasyonu laiklikten ibaret gren faraziyeleri, slm sz konusu olduunda gerek ddr. Mslman bir modernist hereyi ile slamidir. Mslman modernist, slmn, hayatn btnne uygulanabilecei ve ulemann kabul ettii gibi baz ibadetler, aile hukuku ve Kurnn baz ceza hkmleriyle snrl olmad fikrini yeniden formle eden kiidir ve byle yaparak, sanki laik gibi olmutur.
15

Bunlarn bir ksmn lngilizceye evirdim ve mmkn olan en yakn zamanda tercmeyi tamamlamay mit ediyorum.

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

99

Oysa gerek udur ki: slm Modernizmi slm liberalizmini temsil eder. Modern Batnn baz anahtar liberal ve sosyal deerlerini kabul etmi ve bir sosyal bilimcinin ok merakl olduu merulatrmann da tesinde, Kurn, bu deerleri dorulayacak tarzda yorumlamtr. Kurn ve Peygamberin Snnetini yeniden anlama sreci iinde, Mslmann yalnzca akl deil, iman da iin iine girmitir. Bu durum karsnda, Mslman modernist, Batl sosyal deerlerin btnln kabul etmez. Bazlarn ise reddeder. Mesel, kadnlarn hrriyetini benimserken, Batda yeni seks ahlk adna, aile kurumunda meydana getirilen tahribat grmezlikten gelmez. Demokrasi konusunda modernist, demokrasinin, Kurnn gereklerine ortaa ynetim biimlerindenister halifelik olsun, ister saltanatok daha iyi hizmet edecei kanaatindedir. Eski ynetim biimlerini o gnler iin geerli zmler olmakla birlikte, Mslman mmeti geri brakan sapmalar olarak grr. Hakldr, nk Kurndaki delillerin de gsterdii gibi, slm grevler tek bir ahsn veya snfn deil, btn slm mmetinin zerine yklendii iin, herhangi bir snfn veya elit zmrenin hak iddiasnda bulunmas sz konusu olamaz. Dahas, Kurn, mmetinveya temsilcilerininistiare ile karar vermelerini ister. Bu yzden, demokrasinin benimsenmesi, merulatrma deil, gerek bir yeniden keiftir. Modernistin, demokratik reformunda, slamc muhafazakrlardan karlat muhalefet iki eittir. Demokrasiye kar ne srlen ilk ve en rktc delil, kitlelerin cahil, gelimemi, doru ile yanl ayracak muhakemeden yoksun olduklar ve bu sebeple slm devletinin ynetiminin onlara braklamayacadr. (Bu problem, zlm olmaktan uzaktr.) Onlar kanun yapacak ve ynetecek temsilcileri seme kabiliyetine de sahip deillerdir. zellikle yasama, hassas bir meseledir. nk Kurnn nda teklif edilen bir kanunla hkmetmek, ne kitlelerin, ne de temsilcilerinin sahip olmadklar bir uzmanl gerektirir. Bu yzden, yasama, slm retilerde uzman olan ulemaya emanet edilmelidir. Daha az nem tayan ikinci itiraz ise, gayrimslim aznlklarn, slm dev-

letinin ynetimini gletireceidir. Bu itiraz, gayrimslim aznlklarn gemite muhatap olduklar cizye gibi mkellefiyetlerin bugn mevcut olmad gryle aa yukar bertaraf edilmitir. Mazide gayrimslimlerin slm iin savamalar beklenmediinden, onun yerine vergi demekle mkellef klnmlard. Modern devlette ise btn vatandalar her bakmdan eittir ve Mslmanlarla eit muamele gren gayrimslimlerin sadakatinden phelenmeye gerek yoktur. Bu gr, en muhafazakr dindarlar tarafndan bile kabul edilmitir. Gerekte Kurn, Yahudi ve Hristiyanlarn sadece vahiy belgelerinin (5: 48) deil, ibadet yerlerinin de himayesini, cihadn ncelikli gayesi olarak benimser:
Kendilerine zulmedildii iin onlarla savalan mminlere sava izni verildi. phesiz ki, Allah, onlara yardm etmeye kdirdir. Onlar ki, yalnzca Rabbimiz Allahtr dedikleri iin haksz yere memleketlerinden karldlar. Eer Allahn, baz insanlar dier bazlaryla savunmas olmasayd, ilerinde oka Allahn ismi zikredilen manastrlar, havralar ve mescitler yklrd (22: 39-40).

slm hkmranlnn kurulmasndan ksa bir sre sonra, hkmetin izni olmadan gayrimslimlerin mabed amasna msaade etmeyen bir kanun karld. Oysa dinin aklanmas hrriyeti konusunda Kurn, benzeri olmayan bir ekilde ilnatta bulunmutur: Dinde zorlama yoktur. nk doruluk sapklktan, iman kfrden ayrlp netlemitir (2: 256). Kurnn, peygamberlii blnmez bir makam olarak kabul ettii, baz peygamberleri reddedip bazlarna inanmamay men ettii ve semav dinleri bir politeizm ekli olarak grd dorudur. Ancak din hogrye vurgu yapt ve aralarnda oulculua izin verdii de ayn derecede dorudur. Kitlelerin cehaleti argmanna cevap verirken, Namk Kemal, Trkiyede sava ve bar, vergi ve eitim meselelerini anlayacak idrake sahip insanlarn bulunduunu, bunlarn hkmeti ynetebileceini syler ve bir toplumu ynetmek iin teknik ilahiyat bilgisine ihtiya bulunmadna iaret eder. Bu cevap gnmz yazarna da doru grnmektedir. Eer kendisini insanlarn rehberi olarak adlandran Kurn bu

100

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

kadar g bir teknik mesele ise, insanla hitap edemez. Bir hukuk kitab olmayan Kurnn temel hedefi, insanlarda bir uur meydana getirmek, manev enerjiyi en st seviyeye karmak ve bu enerjiyi uygun kanallarda kullandrmaktr. Kurn teknik bir kitap olarak grdmz lde uurumuz krelir. Mesel, randaki din adamlar hkmetinin vatandalar arasnda slm adna sebebiyet verdii uursuz ve kontrolsz cinayetler dalgas buna ahittir. Ve bu ynetime Humeyn din ynetim, din adamlar ynetimi demektedir. Eer slm mmetini oluturan kitleler slmdan habersizse, bu hata kimindir? Sorumluluk Mslman hkmetlere, zellikle de Mslmanlar eitmeyi ihmal eden din liderlere aittir. Kurnn bir elit zmre ya da zel imtiyazl bir snf tanmadn, yalnzca mminler topluluuna hitap ettiini tekrarlayalm. Kurn her gruptan baz insanlarn ve mmetin bir blmnn, iman derinliine kavrayarak dierlerine retmesi, bylece btn mmetin yeterli bir slm anlay gelitirmesi gerektiini belirtir (9: 122). Bu yzden, Kurnn getirdii sorumluluun yklenicileri btn Mslmanlardr, mmettir. Eer bu mmet Kurn vazifelerinden habersizse, doru ile yanl ayramyorsa, Mslman bir mmetin gerekte mevcut olmad itiraf edilmelidir. O halde, slm bilgi ve anlaya sahip olduunu iddia edenlere den ilk vazife, Mslmanlar retim ve vaazla aydnlatmaya, bilgi ve yaay seviyelerini ykseltmeye almaktr, liderlik iddiasyla itaat istemek deil. nk herhangi bir ahs veya elitler zmresi, mmete ait hak ve grevlere sahiplik iddiasnda bulunamaz. Kurn llerden sapma, baka hibir yerde Humeynnin rannda olduundan daha ak ve sansasyonel olmamtr. ia siyas teorisi, muhtemelen eski rana ait lh Hkmdar kavramnn da etkisiyle, masum gaib imam doktrinini gelitirmitir. ncelikle, bu doktrinin, 12. ve son imamn gizlenmesinden hemen sonra gelitirildii belirtilmelidir: En azndan altnc imam Cafer Sadktan itibaren btn i imamlar siyas iktidar peinde olmaktan kanm, grevlerini tamamen din ve eitimle ilgili grm ve hibiri masumiyet iddiasnda bulunmamtr. Humeynye

gre, yz bin yl srecek olan16 gaybet zamannda, vekil imamn grevi planlanmtr. Fakat tarihte bu unvann verildii ahslarn tm din ahsiyetlerdir ve hibiri dorudan siyas bir role sahip olmamtr. Bu yzden, Humeynnin retisi, tarih ia grne dahi aykrdr. Ulema ynetimi iin dayand gereke, peygamber vrisleri olan ulemnn siyas iktidar mirasna da sahip olmas gerektiidir. Kurnda ruhban idaresinin temeli bulunmadndan, Peygamberin ok az saydaki hadislerine dayanr. ok iyi bilinmektedir ki, sadece Batl slm uzmanlar arasnda deil, eitimli slm evrelerde de, gerek i, gerekse Snn kaynakl siyas hadislere pheyle baklr. Bunun da tesinde, slm otoriteleri bir hadisin Kurnla att durumlarda, hadisin ya reddedilmesi ya da Kurna uygun ekilde yorumlanmas gerektii prensibini vaz etmilerdir. Humeynnin ruhban ynetimiyle ilgili tavr, Kurnla elitii gibi, geleneksel i siyas dncesinin de ihlli mahiyetindedir. Bu kadar darve saptrlmbir temele dayanarak, Humeynnin ran devrimini Snn slm lkelerine ihra mitleri beslemesi artcdr. Onun yapt ey, ahn baskc politikalarna reaksiyon olarak, i ulemay siyas aksiyona ve iddete tahrik etmektir. Din eitim merkezleri uyank olmal ve kendilerini, olup bitenleri kontrol edecek organizasyon ve gle tehiz etmelidirler.17 Ulem, kanunlar icra, orduya kumanda, toplumu ynetme, lke savunmas, dvalar hkme balama ve adaletin tevzii konularnda peygamberlerle ayn itibara sahip olmaldrlar18. Ve son olarak, Humeynnin siyas muhalefetle ilgili dncesi de yledir: Bu yzden, slm toplumun selmeti iin birok insan ldrm, toplum karlarn korumak gayesiyle pek ok kiiyi mahvetmitir. Topluma zararl olan ve bozulma tohumlar eken btn gruplar yok etmitir.19 Humeyn bu olaylara rnek vermez. phesiz, randa birok grubu katletmesi, Hz. Muhammedin, yirmi yl boyunca kendisine zulmeden, takipilerine ikence eden, kendisiyle savaan Mekkeye, 630da zaferle
16 17 18 19

Vilyet-i Fakih (Farsa), s. 30. Age, s. 85. Age, s. 91. Age, s. 111.

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

101

girdii zaman iln ettii genel afla elimektedir. Peygamberin baz sahableri dmanlarndan intikam almak istediklerinde ise, Kurn mani olmutur:
Baka bir topluma kzmanz, sizin adalet gstermemenize sebep olmasn. dil davrann. Bu, sizin korunmanz iin daha uygundur (9:8).

Humeynnin grlerine ve toplumun devlet ynetimine demokratik katlmn ister din, isterse baka karakterde olsun, bir tr elitizm hesabna reddeden devlet kavramna dair bu tenkidin amac, Kurn kendi terimleriyle, asrlarn getirdii geleneklerin, karlarn ve arzularn rengine boyamadan anlayp yorumlamann ne kadar zor olduunu gstermektir. Kurnn yeryznde kurulu bir sosyopolitik dzeni istediinde, karakterini ve temel yasasn bu makalede tanmladmz bir toplum yetitirmeyi arzu ettiinde, bu yzden, siyas aksiyonun slmn zyle ilgili bir hadise olduunda ve slm ideallere tbi olmayan bir siyasetin dnlemeyeceinde phe yoktur. Buna cihad, Allah yolunda cehd etmek denir. Cihad bar da olabilir, ama gerekirse savatan da kanlmamaldr, slm bir iddet dini olmaktan uzaktr; hedefi yeryznde dil ve bar bir dzen kurmaktr; bu yzden, ahlk dzenini kurmak iin iddet yolunu takip etmez. Ancak, byle bir dzen ksm iddete bavurmadan kurulamayacaksa, iddetten de kanmaz. 19. ve 20. yzyllarda, slm beldelerinin byk ksm Batl smrgecilerin hakimiyetine girdii zaman, bu lkelerin ounda kurtulu hareketlerinin yeniden bamszla kavumak iin etkili bir ekilde cihada mracaat ettikleri ve Cezayirlilerin bu uurda nfuslarnn yzde 10unu kaybettii kaydedilmelidir.

- BTT -

102

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

www.islamiyorum.com

Dosya: Din ve Devlet

slamda Siyaset Anlay


Ebul AlA el-Mevdudi
Bu makale yazarn 1939 ylnda Pencap niversitesinde sunduu slam Hukuku ve Anayasas konusundaki tebliinden alnmtr. Merhum Prof. Dr. Erol Gngrn tercmesinden yararlanlmtr.

Baz kimseler arasnda slmiyeti zamann modas olan u veya bu sistemle bir tutmak det olmutur. Bununla da slmiyet ile imdiki Batda moda olan demokrasi arasnda bir fark bulunmad fikrine varan kimseler bulunuyor. Bazlar komnizmin en iyi ve en uygun slm anlay olduunu, Mslmanlarn Sovyet Rusyadaki komnizm tecrbesini taklid etmelerinin ok uygun olacan telkin etmektedirler. Bazlar da vardr ki, slmda diktatrlk unsurunun mevcut bulunduunu, liderlere tapma adetini diriltmemiz gerektiini fsldamaktadr. Yanl ve ters ynde bir cokunlukla slm davasna hizmet ettiklerini zanneden btn insanlar, slmn btn bu ada sosyal ve siyas dnce ve davranlara ait unsurlar tadn ispat etmek yolunda ok byk gayretler iindedirler. Bu yola atlan kimselerin pek ou slmi hayat tarz hakknda ak bir fikre sahip deildirler. stelik slamn siyasi nizm -slmda demokrasinin, sosyal adaletin, eitliin yeri ve mhiyeti- hakknda sistemli bir aratrma yapm olmadklar gibi, bunu yapmay denemiyorlar da. Byle yapacak yerde filin bacaklarna, kimi kamna, ki mi hortumuna, kimi de sadece kulaklarna dokunduklar iin fil hakknda birbirine tamamen

zt tarifler yapan kr adamlar mislinde olduu gibi davranyorlar. Belki de bunlar slma, ancak zamana hkim bir inancn koruyucu ihtimamn ve himayesini kazanmak suretiyle yaayabilecek bir yetim gzyle bakmaktadrlar. Baz kimselerin slmiyet namna savunmalara girimesinin sebebi budur. Gerekten, bu tavr bir aalk, kompleksinden, bizim Mslmanlar olarak dinimizi modern inan sistemlerine benzer gstermediimiz ve onun ada ideolojilerin pek ouyla mutabakat halinde bulunduunu ispat edemediimiz takdirde eref ve haysiyet kazanamayacamz inancndan douyor. Aslnda bu adamlar slma byk bir ihanet iindedirler. Onlar slmn siyas grn bir muammaya, bir hokus-pokus haline evirmilerdir. slm, iinden istenilen eyi karabilen bir sihirbaz antasna benzetmilerdir. Belki de iine dtkleri bu ackl durum yzndendir ki, baz kimseler slmn kendine ait bir iktisdi veya siyas sistemi bulunmadn, ona her eyin uydurulabildiini sylemeye balam bulunuyorlar. Her eyden nce uras aka bilinmelidir ki, slmiyet birbiriyle ilgisiz fikirler ve birbiriyle tutarsz hareket tarzlarndan ibaret karmak bir yn deildir. O, gayet ak-seik esaslara dayanan dzenli bir sistem, istikrarl bir btn tekil eder. slmn temel prensipleri gibi teferruatl davran kaideleri de hep onun esaslarndan karlm olup, bu esaslarla mantk balant iindedir. slmn insan hayatnn eitli sahalar iin koymu olduu

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

103

btn kaideler ve nizmlar zleri ve ruhlar itibariyle bu dinin ilk esaslarnn geniletilmesi, yorumlamas ve mantk sonular olarak karmza kar. slmi hayat ve faaliyetin eitli safhalar bu temel postllardan tpk bir bitkinin tohumdan fkrmas gibi kar. Ve yine tpk bir aacn btn ynlerde dal-budak salmasna ramen btn dallarnn ve yapraklarnn kke salamca bal kalmas ve kkten beslenmesi gibi, slmn btn hayat emas da onun temel postlalarndan kar. u halde slm ideolojisinin hangi tarafn incelemek istersek isteyelim, her eyden nce temellere gitmek ve temel prensiplere bakmak zorundayz. Ancak o zaman slm ideolojisi ve onun zellikleri hakknda gerekten doru ve tatminkr bir anlaya varabilir, slmn ruhunu ve tabiatn gerekten deerlendirebiliriz.

Allahtan baka ilah yoktur deseler, btn er kuvvetlerinin onlarn aleyhinde birlemi olmasdr. Eer bu sadece insanlar mukaddes yerlerde tek bir Tanr nnde boyun emee ve o yerler dnda hangi kuvvet varsa onlara da boyun emek ve irdelerini yerine getirmekte serbeste hareket etmeye davet mansna gelseydi, idareci zmrelerin kendi sdk tebalarn onlarn mevcut rejime ballklarn hi bozmayacak byle basit bir meseleden dolay bask altnda tutmalar pek byk aptallk olurdu. u halde peygamberlerle onlarn muhalifleri arasndaki anlamazln zn aratrmamz gerekiyor. Kuranda bir ok yetler vardr; buralarda aka belirtildiine gre Peygambere muhalefet eden kfirler ve putperestler de Allahn varln, onun gklerin ve yerin ve insanlarn yegne yaratcs olduunu, btn tabiatn Allahn emir ve iradesine gre ilediini, yamuru Onun yadrdn gnei, ay, yeri ve , her eyi onun kontrol ettiini inkr etmi deillerdi. Kuran yle diyor: De ki, kime aittir bu dnya ve onun iindekiler, eer biliyorsanz? Allahndr diyecekler. De ki, o halde dnmyor musunuz? Deki, yedi gn Rabbi, byk arn Rabbi kimdir? Allahtr, diyecekler. De ki, o halde nasl byleniyorsunuz?1 Onlara gkleri ve yeri kim yaratt, gnei ve ay kim kendilerine tayin edilen vazifeye kotu, dersen, Allah derler. O halde nasl (ondan) dndrlyorlar? Ve onlara kim gkten suyu yere indirdi ve bylece yeri ldkten sonra diriltti, diye sorarsan Allah derler.2 Ve kendilerini kimin yarattn sorarsan muhakkak ki, Allah derler. O halde nasl ondan dndrldler?3 Bu yetler aka gsteriyor ki, tartmann esas Allahn varl veya onun yer ve gklerin yaratcs ve Rabbi olup olmad meselesi deildir. Herkes, bu hakikatleri kabul etmitir. u halde herkesin zaten kabul etmi olduu eyler zerinde bir ihtilf bahis konusu olmazd. O halde, istisnasz her peygamberin Allahtan baka ilh yoktur dedii zaman karlat iddetli muhalefetin sebebi ne idi? Kuranin ifadesine gre btn anlamazlk peygamberlerin kfirlerden Yaratc
1 2 3

Peygamberin vazifesi:
Bir peygamberin vazifesi slm yaymak, Allahn rettiklerini nakletmek ve bu madd (beeri) lemde Allahn rehberliini tesis etmektir. nsann dnyada ilk grnnden Muhammed (AS)n zuhuruna kadar gelen ve ilhi vahye mazhar olan btn peygamberlerin vazifesi bu idi. Aslnda btn peygamberler tek ve ayn grevi yapmlardr: slm retmek. Muhammed Peygamber ise bunlarn sonuncusudur. Peygamberlik onunla sona ermi ve insan hayatnda rehber olarak btn esaslar eksiksiz bir ekilde ona vahyedilmitir. Btn peygamberler kendilerine vahyedilen esaslar insanla aktarmlar ve insanlardan Allahn mutlak hkmranln tanmalarn, ona mutlak suretle itaat etmelerini istemilerdir. Peygamberlerin herbirine verilen vazife bu idi. Bu vazife ilk bakta pek basit ve ehemmiyetsiz grnr. Ama biraz derine iner ve ilh hkmranlk ve tevhd kavramnn mantk ve pratik neticelerini tam manasyla inceleyecek olursanz, meselenin yle ilk bakta grnd gibi basit olmadn, kfirlerde bunca iddetli muhalefet ve devaml dmanlk uyandran bu doktrinde inklp yapan bir hususiyetin bulunmas gerektii anlalr. Uzun peygamberler tarihi iinde bizim dikkatimizi en ok eken nokta, ne zaman Allahn bu hizmetkrlar

Kuran, 29/61-63 Kuran, 43/87 Bu kelimaler ve kavramlar iin Mevdudinin Kuranda Drt Terim kitabna baknz.

104

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

diye kabul ettikleri varl Rab (hkmdar) ve ilh (efendi ve kanun koyucu) olarak da tanmalarn, hi kimseyi Allahn yerine koymamalarn istemeleri etrafnda domaktadr. nsanlar peygamberlerin bu taleplerini kabul etmeye hazr deillerdir. imdi bu talebin reddedilmesinin gerek sebebini, ilh ve rab kelimelerinin ne manaya geldiini bulmaya alalm. Ayrca, acaba peygamberler niin rab ve ilh olarak sadece Allahn tannmas gerektii zerinde srar ediyorlard? Ve niin btn dnya onlarn pek basit grnen bu talebine kar kmt? Arapada ilh kelimesi kendisine taplan (mabd) manasna gelir, bu da abd yani hizmetkr veya kle manasna gelen bir kelimeden tremitir. nsan ile ilh arasndaki mnasebet tapan ile taplan arasndaki mnasebettir. nsan ilha ibadet etmek (tapmak) ve onun abdi (hizmetkr, kulu) olarak yaamak zorundadr. bdet (tapma) ise sadece merasim veya herhangi zel bir dua ekli demek deildir. Bu bir klenin efendisi karsndaki durumu gibi, hayat boyu devaml hizmet ve kaytsz artsz itaat manasna gelir. Bir kimsenin hizmetine girmek, onun yksek mevkiini tasdik etmek manasnda nnde ba emek, onun emirlerini itaatla yapmak, isteklerini yerine getirmek ve bu srada karlalan her trl skntya memnuniyetle tahamml etmek, efendinin huzurunda kendini hakir duruma sokmak, ne isterse arz etmek, emirlerine boyun emek, onda honutsuzluk yaratan eyleri engellemek, hatta eer onun houna gidecekse hayatn fed etmek; te ibdet (tapnmak veya kulluk) tabirlerinin gerek sonular bunlardr ve bir insann hakik mabudu onun ite bu ekilde ibadet ettii kimsedir. Rab kelimesinin manas nedir? Rab kelime olarak besleyen, ayakta tutan, dzenleyen, mkemmelletiren demektir. nsann ahlki vicdan kendisini besleyen, ayakta tutan, ve ihtiyalarn karlayan kimsenin ondan ballk, sadkat grmesini gerektirdiine gre, rab kelimesi de efendi veya sahip manasnda kullanlmaktadr. Bu yzden Arapada ev sa-

hibine rabb-d-dar denir. Bir kimsenin rabbi, onun geimini salayan ve kendisini himaye eden olarak grd kimsedir; kendisinden ltuf ve klfet bekledii, eref, ilerleme ve huzur iin bavurduu, honutsuzluun kendisi, hayat ve saadeti bakmndan kt neticeler douracana inand, kendisinin sahip bulunduu, efendisi iln ettii ve nihayet takip ve itaat ettii kimsedir.4 Bu ilh ve rab kelimelerinin gerek manalarn gz nnde tutunca, insann ilh ve rabb olma iddiasna kimin hakk bulunduu ve dolaysyla kimin ondan hizmet, itaat ve ibadet bekleyecei kolayca anlalr. Aalar, talar, rmaklar, hayvanlar, gne, ay ve yldzlar, hibiri insana nispetle bu mevkii alma iddiasnda bulunamaz. Ancak insandr ki, kendi hemcinslerine kar byle bir iddiaya kalkabilir ve kalkmtr. Tanrlk arzusu ancak insann zihninde yer alabilir. Sadece insann ar iktidar hrs ve istismar arzusudur ki, onu bakalar zerinde tanr gibi grnmeye ve bakalarndan itaat istemeye iter, onlar kendi nnde huu ile boyun emeye zorlar ve insanlar kendi nefsinin ycelmesi iin vasta haline getirir. Tanr olarak grnme zevki, insann bugne kadar kefedebildii btn zevk ve nazlardan daha byleyici, daha cazip birey olmaldr. Kim iktidar veya ser vet yahut akl veya bir baka yksek meleke sahibi olursa kendi tabiatn ve mkul hudutlarn amak, tesir sahasn geniletmek, olduka zayf, fakir, az zekl veya herhangi ekilde kusurlu olan hemcinslerine kendi tanrln kabul ettirmek hususunda kuvvetli bir arzu beslemeye balar. Bu ekilde grlyor ki tanrla zenenler iki cinstir ve iki deiik hareket tarz takip ederler. Bir ksm olduka cretkardr veya zerinde hkimiyet kurduklar kimselere kendi iradelerini zorla kabul ettirmek ve dolaysyla onlarn tanrlar olduklarn iddia edebilmek iin gerekli zorlama vastalarna sahiptirler. Mesel Firavun imparatorluuyla o kadar marurdu ki, Msr halkna Ben sizin en yksek rabbinizim demiti. Musa Peygamber ondan kendi halknn hrriyete kavuturulmasn talep ettii ve onun da lemlerin Rabbine teslim olmas gerektiini syledii zaman Firavun kendisinin Musay hapse attracak gc bulunduunu syleyerek
4

Kuran, 26/29, 28/38, 79/24

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

105

karlk vermiti.5 Bunun gibi, bir baka Kral da brahim Peygamberle tartmt; Kurann bu hdiseyi naklederken kulland kelimeler zerinde dikkatle durmalyz: Allah kendisine hkmdarlk verdi diye (mararak) Rabbi hakknda brahimle tartan grmedin mi? brahim Benim Rabbim Odur ki, yaatr, ldrr demiti. (Hkmdar) Ben de yaatr, ldrrm dedi. brahim Allah gnei doudan dodurur, sen de onu batdan dodur bakalm, deyince, inkr eden adam ard kald.6 nkarc hkmdar niin ard kald? Allahn varln inkr ettii iin deil. O kainatn hkiminin Allah olduuna, gnei dodurann ve batrann O olduuna inanyordu. Tartlan mesele gnei, ay, kinat kimin kontrol edecei deil, insanlarn kimin hkmn tanyacaklar meselesi idi. Tabiat kuvvetlerini kimin kontrol edecei deil, insanlardan itaat istemeye kimin hakk olduu tartlyordu? Hkmdar kendisinin Allah olduunu iddia etmedi. Onun istedii ey kendisinin halk zerinde sahip bulunduu mutlak iktidara hi kimsenin itiraz etmemesiydi. Hkmdar olarak sahip bulunduu yetkilere kar klmamalyd. Bu iddiann temeli ise iktidar mevkiini elinde bulundurmasyd. Halkn hayatna ve malna istediini yapabilirdi. Halkn lmle cezalandrmak veya affetmek hususunda mutlak kudreti vard. Bu yzden brahimin de kendisinin efendisi olarak kabul etmesini, kendisine hizmet etmesini istedi. Ama brahim sadece lemlerin Rabbine itaat ve hizmet edeceini, ondan bakasn tanmadn syleyince hkmdar arp kald, byle bir adam nasl kendi emri altna alacan bilemedi. Firavunun ve Nemrutun bu ekilde Allahlk iddia etmeleri sadece onlara ait bir ey deildir. Dnyann her yerinde eski ve yeni zamanlarda hkmdarlar byle iddialarda bulunmulardr. randa Hda (efendi) ve Hdvend (Tanr) kelimeleri Kral iin umumiyetle kullanlan tabirlerdi; hkmdarn karsnda kulluk ifade eden her trl merasim yaplyordu. Halbuki
5 6

hibir ranl kendi Kralna lemlerin Rabbi yani Allah nazaryla bakmyordu, Kralda kendisini Allah diye gstermiyordu. Ayn ekilde, Hindistanda idareci hanedanlar tanr soyundan geldiklerini iddia etmilerdir, gne ve ay hanedanlar bugne kadar bilinen eylerdir. Rajaya andata (rzk veren) denmitir ve halk onu Allah olarak tanmad halde nnde secde etmitir. Btn dier lkelerde durum buna pek benziyordu, hl da yledir. lh ve Rab kelimeleriyle e manal kelimeler hl birok lkelerde hkmdarlardan bahsedilirken kullanlr. Byle bir eyin det olmad yerlerde bile hkmdarlarna kar tavrlar bu iki kelimenin tad manaya ok benzemektedir. Allahlk iddia eden bir kimsenin kendisini aka ilah veya Rab olarak ilan etmesi art deildir. Bir insan grubu zerinde kaytsz artsz hakim olan, kendi iradesini onlara kabul ettiren, onlar alet gibi kullanan ve tpk Firavun ile Nemrutun kudretlerinin zirvesinde iken yaptklar gibi onlarn kaderlerine hkmetmek isteyen herkes aslnda Allahlk iddia ediyor demektir; bu iddia zmn kapal veya aka iddia edilmemi olsa da. Ve onlara kulluk eden, itaat edenler de aka ifade etmeseler bile onlarn Allahln kabul ediyorlar demektir. Tanrlklarnn dorudan doruya kabul edilmesine alan bu adamlarn dnda bazlar da var ki, kendilerini Allah veya Rab olarak kabul ettirebilecek vastalara veya kudrete sahip deildirler. Ama onlarda halktan kimselerin zihinlerini ve kalplerini byleyecek kadar becerikli ve marifetlidirler. Gayet mahirane metotlar kullanarak ortaya ilh karakterli bir ruh, put, mezar, nebat veya aa karrlar ve halktan insanlar bu eylerin kendilerine zarar veya fayda verebilecek kudrette olduuna inandrrlar; bunlar ihtiyalar karlayaca, dualar kabul edecei, etraflarn eviren ktlklere kar kendilerine snmak veya himaye salayabilecei hususunda halk inandrrlar. Halka yle derler: Eer honut etmezseniz size ktlk, bulac hastalk ve felket getirirler. Ama onlara mnasip ekilde yaklar ve yardmlarn isterseniz size yardm ederler. Onlarn ltuflarna mazhar olmann, onlar honut etmenin yollarn biz biliriz. Bu ilhlara nasl ulalacan ancak bizler biliriz.

Kutsi hads Kuran, 2/258

106

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

u halde bizim stnlmz tanyn, bizi memnun edin, hayatnz, servetinizi ve haysiyetinizi bize emanet edin. Pek ok budala bu tuzaa kaplm ve bylece sahte ilahlarn maskesi arkasnda, rahiplerin ve kutsal yer muhafzlarnn Allahl, stnl tesis edilmitir. Bu kategoriye dahil olan bazlar da var ki, falclk, astroloji, by, sihir, ilh. sanatlarn kullanrlar. Bazlar ise Allaha inanmakla birlikte, insann Allaha dorudan doruya ulaamayacan iddia ederler. Onlara gre insan Allahn eiine ancak onlarn araclyla yaklaabilir, btn merasimler onlar vastasyla icra edilmelidir; insanin doumundan lmne kadar btn dn merasimler ancak kendileri tarafndan yaplabilir. Bir ksm da var ki, Allahn kitabn kendilerinin tadn renmesine ksmen engel Tanrnn szcs olarak syledikleri halde, halkn bu kitabn man ve muhtevasn olurlar. Kendilerini

eer Allaha inanmyorsanz, dnce ve davranlarnzda onun yerini sun bir ilh alacaktr. Hatta bir tek gerek ilh yerine birok sahte tanrlarn, ilh ve rablerin size kendilerini kabul ettirmeleri bile mmkndr. Bugn bile insan birok sahte tanrlarn klelik zincirleriyle bal bulunuyor. ster Rusyada veya Amerikada, ister talyada, Yugoslavyada, ngilterede veya inde olsun, insan umumiyetle bir siyas partinin, bir hkmdarn, bir liderin veya grubun, bir para babasnn veya benzerinin hkm altndadr. yle ki, insann insan zerindeki hkimiyeti, insann insan zerindeki nezareti olduu gibi devam etmektedir. Modern insan tabiata tapmaktan vazgemitir, ama hl insana tapmaktadr. Ksacas, gzlerinizi nereye evirirseniz greceksiniz ki, bir millet brne hkmediyor, bir sosyal snf brn tahakkm altnda tutuyor veya iktidar tam olarak ele geiren bir siyas parti kendini insan kaderinin hkimi gibi gryor. Hatta baz yerlerde bir diktatr btn kudreti kendi elinde topluyor ve kendini halkn efendisi, sahibi gibi gsteriyor. Hibir yerde insan Allahsz olmadan yapamyor. nsann insana hkmetmesinin, insann Allah rol oynamaya kalkmasnn sonunda neler olmaktadr? Ahlksz ve kabiliyetsiz bir adam polis komiseri yaplnca veya cahil, dar kafal bir politikac babakanlk mevkiine getirilince ne olursa o! Her eyden nce, tanrln o kadar sarho edici bir tesiri vardr ki, bu kuvvetli iksirden bir defa tadan kimse bir daha kendini kontrol edemez. Kendini kontrol imkn mevcut olsa bile, tanrlk grevlerini yerine getirmek iin gereken geni bilgi, derince dnp tanma, tam tarafszlk ve mkemmellik bir insana hibir zaman nasip olmayacaktr. nsann insan zerine hakimiyetinin (ilhlk veya rablk) kurulduu her devirde tiranln, despotluun, sefahatin, smrgeciliin ve eitsizliin hkm srmesine sebep budur. Byle hallerde insan ruhu ister istemez hrriyetinden mahrum kalmtr; insann zihni ve kalbi, doutan getirdii kabiliyet ve melekeleri ylesine skc tenkitlere urar ki, ahsiyetin normal byme ve gelimesi durur. Peygamber nasl da doru mahade ediyor: Cenb- hak buyuruyor ki Ben insanlar esnek bir tabiatta yarattm, sonra blis geldi, onlar imndan saptrd, kendilerine

kabul ettiren bu adamlar bundan sonra halka neyin haram, neyin hell olduunu bildirmeye balarlar. Bu sayede onlarn szleri kanun olur ve halk Allahn emirleri yerine kendi emirlerine itaat etmeye zorlarlar. Brahmanlk ve Papaln asl budur. Bu messeseler en eski zamandan gnmze kadar dnyann her yerinde eitli adlar altnda ortaya kmlar ve neticede belli bir takm aileler, rklar ve snflar byk kitleler zerine kendi irade ve otoritelerini empoze etmilerdir. Meseleye bu adan bakacak olursanz greceksiniz ki, dnyadaki btn ktlklerin temeli, dorudan veya dolayl olarak, insann insan zerine hakimiyet kurmasdr. nsanln btn felketlerinin sebebi bu olmu ve imdide ayn ey insanla hadsiz hesapsz sefalet getirmi bulunan bedbahtszlklarn ve ktlklerin balca sebebi olarak durmaktadr. Allah phesiz insan tabiatnn btn srlarna vkftr. Ama u mahedenin doruluu da binlerce yllk tecrbeyle desteklenmi ve insanla gstermitir ki, insan u veya bu kimseyi Allah, rab veya ilh olarak kabul edip hayatnn karmak, muammal olaylar karsnda onun yardm ve rehberliini istemeden, ona boyun emeden duramamtr. Tarih bize hibir pheye yer vermeden gsteriyor ki,

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

107

emrettiim eylerden onlar alkoydu.7 Yukarda iaret ettiimiz gibi, btn insanlk tarihi boyunca insana zdrap vermi olan her trl sefalet ve atmalarn yegne kayna budur. nsan terakkisine asl engel budur. Onun ahlki, zihni, siyasi ve iktisadi hayatnn can damarlarn yiyip tketen, onu insan yapan ve hayvanlardan ayran btn deerlerini tahrip eden hastalk budur. Uzak gemite da budur. slamn esasna gre insanlarn, fert ve cemiyet olarak, bakalar zerindeki her trl efendilik, kanun koyma ve yetki kullanma haklarndan vazgemeleri lazmdr. Hi kimsenin kendi namna emir ve kumanda mevkiine gemesine msaade edilmemeli, hi kimse bu trl emir ve kumandaya uymak zorunda olmamaldr. Hi kimse kendi yetkisiyle kanun koyma hakkna sahip deildir. Ve hi kimse bunlara uymakla mkellef deildir. Bu hak sadece Allaha aittir.
Hkm yalnzca Allahndr. O yalnz kendisine boyun emenizi emretmitir. te doru yol budur.8 Biz de hkm sahibi miyiz, diye sorarlar. De ki, btn hkm sadece Allahndr.
9

berlik verdiklerimizdir.14 Hibir insan iin mmkn deil ki, Allah ona kitap, hkm ve peygamberlik versin de, o da kalkp halka Allah yerine bana itaat edin, desin. Byle biri ancak Sadece Allaha tabi olun diyebilir.15

Yukarda anlatlanlardan aka anlalyor ki slmiyet, siyaset felsefesi asndan baknca, laik Bat demokrasisinin tam tersine bir anlaya sahiptir. Bat demokrasisinin felsef temeli halkn hkmranldr. Bat demokrasisinde bu tip bir mutlak teri kuvvet -davranlarn dzenlenmesi, kaide ve kymetlerin tayin edilmesi- halkn elindedir. Kanun yapmak onlarn kanaatlerine ve temayllerine uygun dmelidir. Eer halk kitleleri belli bir kanunun kmasn isterlerse, bu kanun dn veya ahlk adan ne kadar kt olursa olsun, bu konuda harekete geilmesi ve istenen kanunun karlmas gerekir. Eer halk herhangi bir kanundan holanmaz ve onun lavn isterse, ne kadar adaletli olursa olsun, o kanunun da kaldrlmas icb eder. slmda durum byle deildir. Bu konuda slmda Bat demokrasisine hibir benzerlik bulunamaz. slm daha evvel akladmz gibi, halkn hakimiyeti prensibini de reddeder ve kendi dayandrr. slmn siyasi yolu hakknda daha iyi bir isim bulunmak istenirse, buna ngiliz dilinde Teokrasi tabiriyle ifade olunduu ekilde, Allahn hkmranl denilebilir. Ama slm teokrasisi Avrupann ac bir tecrbe geirdii tipteki teokrasiden de farkldr. Avrupa teokrasisinde halkn geri kalan ksmndan kesin bir ekilde ayr olan ruhban snf kontrolsz bir hakimiyet sryordu ve kendi yapt kanunlar Allahn kanunu diye kabul ettiriyor, bylece aslnda halk zerinde ulhiyet ve Allahlk rol oynam oluyordu. Byle bir hkmet sistemi ilhi deil, eytandir. slmdaki teokrasi, bunun aksine, belli bir din snf tarafndan deil, iine en alt tabakadan insanlar da olan btn slm cemaati tarafndan yrtlr. Btn Mslman halk, devleti Allahn kitabna ve peygamberin snnetine gre idare eder. Eer yeni bir tabir koymama msade olunursa, ben bu trl idare
14 15

Dillerinizle yanl olarak u helldir, u haramdr, demeyin.10 Kim ki Allahn bildirdiinden baka yolda hkmeder, ite onlar Kfirdir.11

politikasn Allahn

hakimiyeti ve insann halifelii esas zerine

Bu teoriye gre hkmranlk Allaha aittir. Sdece O kanun yapcdr. Hi kimse, peygamber bile olsa kendi namna bakalarna u veya bu eyi yapmalarn emretme hakkna sahip deildir.
Ben sadece bana bildirileni yaparm.12

Bakalarnn peygambere itaat etmesi lzmdr, nk peygamber kendisinin deil, Allahn emir ve kumandasn nakletmektedir.
Biz hibir peygamberi Allahn emriyle kendisine itaat edilmekten baka maksatla gndermedik.13 te onlar kendilerine kitap, hkm ve peygam7 8 9 10 11 12 13

Kutsi hads Kuran, 16/116 Kuran, 5/144 Kuran, 6/50 Kuran, 3/79 Kuran, 6/50 Kuran, 4/64

Kuran, 6/90 Kuran, 3/79

108

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

tarzna teo-demokrasi diyeceim. Burada bir ilh demokratik idare sz konusudur, nk Mslmanlara Allahn hkmranl altnda snrl bir hakimiyet tannmtr. Bu sistemde icra kuvveti Mslmanlarn umum iradesine gre teekkl eder, yine onlarn iradesiyle yerinden alnabilir. eriatte apak bir hkm bulunmayan her trl idari meselelerde ve sair ilerde Mslmanlarn rey ve ittifakyla hkm verilir. slm hukuk meselelerinde salam bir kanaat beyan etme kabiliyetine ve niteliine sahip bulunan her Mslman, mecburiyet grld yerde, Allahn kanununu yorumlama hakkna sahiptir. Bu manda slm siyseti bir demokrasidir. Ama yukarda akland zere, Allahn ve peygamberinin apak bir emrinin mevcut bulunduu hallerde hibir Mslman lider veya teri meclis veya hibir hukuk limi kendi bana hibir karar veremedii, hatta btn dnyann Mslmanlar bir araya gelseler Allahn ve peygamberinin kanununda en ufak bir deiiklik yapamayacaklar iin, slm idaresi bir teokrasidir. Daha ileri aklamalara gemeden nce, slmda halk hakimiyetine niin tahdit ve kstlamalar konduu hususunda, bu tahditlerin ne mahiyette olduu hakknda birka kelime sylemem gerekiyor. Denilebilir ki, Allah, bu tahditlerle, benim iddia ettiim gibi insan zihninin ve zeksnn hrriyetini koruyacak yerde, bu hrriyeti ortadan kaldrmaktadr. Buna yle cevap verebiliriz: Allah, kanun koyma hakkn, insan tabii hrriyetinden mahrum brakmak iin deil, o hrriyeti korumak iin kendi elinde tutmutur. Onun maksad insann doru yoldan sapmasna, kendi kendini mahvetmesine engel olmaktr. Batl laik demokrasi denen eyi biraz tahlil edersek bu noktay iyice anlayabiliriz. Bu tip demokrasinin halk hakimiyetine dayand iddia edilir. Ama herkes bilir ki, bir devletin btn halk ne teri kuvvetine, ne de icraya katlr. Onlar kendi hkmranlk haklarn setikleri temsilcilere vermek zorundadrlar, temsilciler onlar namna kanun koymak ve idare etmekle grevlidirler. Bu maksatla bir seim sistemi konmutur. Ama siyasetle din birbirinden ayrld iin, bu laikleme sonucu olarak cemiyet ve zellikle onun siyasi bakmdan faal elemanlar

artk maneviyata ve ahlka fazla veya hi deer vermemeye balamlardr. u da, bir vakadr ki, en st mevkilere gelen kimseler servetleri, kudretleri ve aldatc propagandalar ile kitleleri ifal edebilirler. Geri bu temsilciler halkn reyleriyle ibana gelirler, ama ksa zamanda kendi otoritelerini tesis ederler ve birer ilh rol taknrlar. ok defa kendilerini iktidara getiren halkn menfaati iin deil de, kendi blge ve snf menfaatlerini gzeterek kanun yaparlar. dare ettiklerinin kendilerine verdii otoriteye dayanarak halk zerine kendi iradelerini empoze ederler. ngilterede, Amerikada ve laik demokrasinin beii olduu iddia edilen btn memleketlerde halkn durumu budur. in bu tarafna fazla nem vermesek ve bu lkelerde kanunlarn halkn iradesine gre yapldn kabul etsek bile, tecrbeler gstermitir ki, geni halk kitleleri kendi gerek menfaatlerini grebilecek kabiliyette deildirler. nsan, tabiatndaki bu zaaftan dolay, kendi hayat meselelerinin pek ounda gerein sadece bir yann grr, br yanlarn hesaba katamaz. Verdii hkmler ekseriyetle tek tarafldr, heyecan ve arzularna o kadar kaplr ki nemli meselelerde ancak nadiren ilm muhakemenin tarafszl ve objektiflii ile karar verebilir. ok defa srf kendi ihtiraslarna ve arzularna aykr dt iin aklin gsterdii yolu reddeder. Bu fikrimi desteklemek zere pek ok misal gsterebilirim, ama sz uzatmamak iin sadece bir misalle yetineceim; Amerikadaki iki yasa kanunu. kinin shhate zararl olduu, insann zihn ve entelektel melekelerini tahrip ettii, insan cemiyetinin bozulmasna yol at aklla ve mantk yolla ispat edilmitir. Amerikan halk bu gerekleri kabul etmi ve ki yasa kanununun karlmasna raz olmutur. Bylece kanun ekseriyetle kabul edilmitir. Ama kanun yrrle konduu zaman onun kabul iin rey veren ayn halk yine bu kanuna isyan etmitir. En kt cinsten araplar gayri mer bir ekilde imal edilmi ve kullanlm, stelik eskisinden daha ok iilmitir. Su says artmtr. Ve nihayet daha evvel yasak kanunu karan ayn halkn oylaryla iki yasa kaldrlmtr. Halkoyundaki bu an deime yepyeni bir ilm buluun, veya yasak kanununun faydasz

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

109

olduunu gsteren yeni vakalarn eseri deildi, halk sadece eski alkanlklarnn tamamen esiri olduu ve sarholuun zevklerini unutamad iin byle yapt. Kendilerindeki hkmranl ilerinde yuva yapan er kuvvetlerinin emrine verdiler ve kendi arzularn, ihtiraslarn kendilerine ilh yaparak, o ilhlarn daveti bildikleri bir kanunun aleyhinde oy verdiler. nsann mutlak bir kanun koyucu olma kabiliyetine sahip bulunmadn gsteren daha pek ok byle misaller vardr. nsan baka ilhlara hizmet etmekten kurtulsa bile kendi hasis menfaatlerinin esiri olmakta ve iindeki eytan yce tanr mertebesine ykseltmektedir. nsan hrriyetine konan snrlar, onu btn inisiyatifinden mahrum brakmamak artyla, insann kendi menfaati iin tamamen zaruri bir eydir. Allahn slm terminolojisinde huddullah denilen snrlar koymasnn sebebi ite budur. zerine daha nceden pekl doru ve makul

- BTT -

110

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

www.islamiyorum.com

ARATIRMA - NCELEME Akl Savunmas - 2

Zihniyetlerin Zindanndan Akletmenin zgrlne


Hamdi Tayfur
Cabiri Arap Aklnn Oluumu isimli eserine Akln eletirilmesi, her yeniden yaplanma projesinin ncelikli ve ayrlmaz bir parasn oluturur. Hi silkinip kalkmam bir aklla; daha dorusu ileyi biimi, kavramlar, genel tasavvurlar ve dnya gr kapsaml bir ekilde yeniden ele alnmam bir aklla bu yeniden yaplanmay gerekletirmek mmkn mdr? diye sorarak balar.
1

olguya iaret ettiini hemen ortaya karacaktr. Ne demek istediimizi daha iyi aklayabilmek iin Cabirinin, Lalandedan dn alarak yapt akl tasnifi ile kelamclarn akl tasnifinden bahsetmemiz gerekiyor: Lalande akl oluturucu veya fail akl, oluturulmu veya egemen akl olarak ikiye ayrmtr. Oluturucu akldan kast, dncenin aratrma ve inceleme yaparken gerekletirdii, kavramlar bulan ve ilkeler koyan zihni faaliyettir. Baka bir ifadeyle, nsandaki, varlklar arasndaki ilikilerden herkes tarafndan ayn kabul edilen klli/tmel ve determinist ilkeleri karsayabilme melekesidir. kincisi yani Oluturulmu Akl ise karsamalarmzda dayandmz kural ve ilkelerin toplamdr. Bunlar deimezmi gibi grnmelerine karn alar iinde farkllamalar arz ederler. Hatta bireyler arasnda dahi farkl farkl olabilir. Lalande der ki: Oluturulmu ve belli llerde dahi olsun deiebilir olan akl, belli bir tarih diliminde var olan akldr. Bu akldan tek bana akl eklinde sz ettiimizde ondan, bizim zamanmzda ve bizim uygarlmzda temel alnan akl anlalmaldr. Baka bir ifadeyle o; herhangi bir dnemde onaylanan, kabul gren ve o dnemde kendisine mutlak deer izafe

Deiimden, dnmden, oluumdan ve yeni projelerle yeniden yaplanmadan bahsederken nceliin akln eletirilmesine verilmesinin nemini vurgulamak iin sorulan bu soru kadar nemli olan baka bir soruyu, bir durum saptamas yapmak iin sormamz gerekmektedir. Henz akln ne olduu, akletmenin ne anlama geldii, akletme ile insana ait fonksiyonlarn ilikisinin ne olduu, insani davranlarda akletmenin nceliinin ne olduu, niin akletmemiz gerektii, akletmekle bilginin ilikisinin ne olduu, daha da nemlisi akln tanmnn ne olduu gibi hususlar akla kavuturulmadan akln eletirisinden bahsedebilir miyiz? Dikkatli bir okuyu, Cabirinin sorusunda geen akl eletirisindeki akl kelimesi ile sorduumuz sorudaki akl kelimesinin iki ayr
1

Muhammed Abid el-Cabiri Arap-slam Aklnn Oluumu sf:7

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

111

edilen kurallar dizgesidir.2 Grld gibi, akldan bahsederken daha iin banda Lalanden adlandrd gibi oluturucu akl ve oluturulmu akl eklindeki iki ayr olgunun varlnn farknda olmamz gerekmektedir ki, neyin savunmasn neyin de eletirisini yaptmz net bir ekilde ortaya ksn. Kelamclar da akl genel olarak ikiye ayrrlar; asl/garizi akl ve fru/mktesep akl3. Asl akl; garizi akl, ftri akl, matbu akl, bilkuvve akl, kuvve-i mdrike, mfekkire, mmeyyize eklinde de isimlendirilmektedir. Fru akln ise; mktesep yani kazanlm akl, mesmu akl, bilfiil akl, mstefad akl, tecrbi akl eklinde farkl isimlendirilmeleri vardr. Asl/garizi akla ekollerin getirdii farkl tanmlar vardr. Bunlarn ayrntsna girmeden garizi akln ne olduunu ortaya koyabilmek iin bu kavramn Kuranda kullanlna en uygun tanm yaptn dndmz Haris el-Muhasibinin tanmn vermekle yetineceiz: Muhasibi akl, temelini insann varlk yapsnn btnl iinde bulan, insann varl dnda kendisine varlk yklenemeyen4 ve doutan gelen bir kabiliyet olarak grr.5 Akl, bilginin kendisinde meydana geldii ve Allahn insanlarn tabiatna koyduu bir garize/ yetenektir. Her insan bu igdy doutan getirir. Ergenlik ana gelen ve imtihana tabi tutularak kendilerine bir takm sorumluluklar yklenecek olan kimselere Allah, akllar ynnden hitap eder, akllarndan dolay onlara vaat ve vaidde bulunur, emreder, nehyeder, baz eyleri tavsiye ve baz eyleri de tevikte bulunur.6 Grld gibi Muhasibi akl bir yetenek, kendisi olmadan teklifin gerekleemeyecei bir zellik, insann Allah bilmesini ve Ona ahitlik etmesini salayan ve buna gre kendisine yararl ve zararl olan eyleri bilmesini salayan bir kabiliyet olarak grmtr. nsan, iindeki bu garize/yetenek sayesinde Allahn birliini,
2 3 4 5 6

iyi ve kty, gzel ve irkini, faydal ve zararl olan bilir ve ayrt eder. Bu yetenee sahip olma asndan hi kimse dierinden farkl deildir. Tm insanlar eittir. Herkes bu yetenee sahiptir. Herhangi bir nedenle bu yeteneini yitirenler veya buna sahip olmayanlar -rnein ocuklar ve deliler- teklifin ve sorumluluun muhatab deildirler. Arap dilindeki kelime anlamyla rten ve Kurandaki kullanmlarna denk den bu akl tanm, bizim yaz dizimiz boyunca benimseyeceimiz ve aksini ifade etmedike akl veya akletmek kelimesini kullandmzda kastettiimiz anlam olacaktr. Kelamclarn genel akl tasnifinde ikinci akl eidi olarak ifade ettikleri kazanlm akl ise, daha ok bilgi ile alakaldr. nsan akledebildii yaa geldiinde kendi gayretiyle edindii bilgiler, evresinin ve iinde yaad toplumun ona verdii bilgiler, toplumsal yarglar veya dayatt hususlar ve oluan n yarglarla oluan referans sistemine dayanarak hayatn biimlendirmesini kazanlm akl sayesinde gerekletirir. Kazanlm akl, ne kadar garizi akln sesine kulak veren ve onu ileten bir aklsa, ayn oranda varlnn amacna uyan bir yaam srdrme imkann da elde edebilir. Grld gibi ftri akl/kazanlm akl ayrmlar Cabirinin Lalandedan dn alarak yapt oluturucu akl/oluturulmu akl ayrmlarna ok benzemektedir. Bir vaka olmas bakmndan bu ayrma zde bir itirazmz olmamasna ramen, Kuranda geen akl kelimesinin anlalmasn zorlatrd iin ikinci eit olarak belirtilen kazanlm akl veya oluturulmu akl eitlemesinin akl kelimesiyle terkip yaplarak oluturulmas, benimsemediimiz bir adlandrmadr. nk Kuranda olumsuz anlamyla kullanlmayan nadir kelimelerden olan akletmek, bu ayrmdaki isimlendirmeden kaynaklanan karklk nedeniyle gnlk dilde olumsuz anlamlarda kullanlmakta ve hatta birinci eit olan ftri akl zemmedilip kmsenebilmektedir. Cabirinin Arap Aklnn Eletirisi ve Arkounun klasik slami akl7 diye isimlendirip eletirdii
7

Muhammed Abid el-Cabiri age. Sf:18 Ramazan Altnta, age, s:151 Dolaysyla bir cevher olmayan Hatice Cerraholu, Kuranda Akl ve Kalp, s:26 Ramazan Altnta, age, s:133

Muhammed Arkoun, slami Akl Kavram, Sz ve Adalet

112

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

husus, yukardaki ayrmdan ikinci eide yani kazanlm/oluturulmu akl eidinin eletirilmesine girer. Bu eidi, akln bir eidi olarak grmek yerine aklla alakas olan ama daha farkl bir olgu olarak grmek gerekmektedir. Bu olguyu ortaya koyan en uygun ifadelendirme, yukardaki isimlerin hepsinin tesinde zihniyet kavramdr. Yani bizce, akln ikinci eidi olarak sylenen kazanlm/oluturulmu akl, akln bir eidi deildir. Akletmek kendi bana, ikinci bir eidi olmayan, insana ait tek bir olgu veya zelliktir. Akln ikinci eidi olduu sylenen kazanlm/oluturulmu akl ise, akl deil zihniyettir. Akletmek derken neyi kastettiimizin daha iyi anlalabilmesi iin zihniyet kelimesinden ne anladmz ncelikle ortaya koymamz gerekmektedir. nk zihniyet ve akletmek birbirleriyle ok yakndan ilgili kelimeler olmalarna ramen ounlukla kartrlmakta ve birbirlerinin yerine kullanlmaktadr. ounlukla, zihniyet kelimesiyle anlatlmas veya eletiri konusu yaplmas gereken pek ok olgu, iinde akl kelimesi geen ifadelerle isimlendirilerek veya aslnda zihniyetteki yanllklar nedeniyle retilen hatal dnce ve tavrlar akla hamledilerek kavramlar kartrlmaktadr. Kavramlardaki karklk olgularn da kartrlmasna yol amakta, kar klmas ve eletirilmesi gereken pek ok husus iddetle savunulmakta, olmazsa olmaz insani bir faaliyet olan akletme ii kmsenmekte ve eletirilmektedir. rnein yukarda bahsettiimiz Cabirinin slam corafyasnda ortaya kan ana zihniyet yaplarn8 eletirirken Arap Aklnn eletirisi tabirini, Arkounun da klasik slami akl tabirini kullanmas, kastettikleri ftri akln eletirilmesi olmad ve zde doru bir eletirel yaklam olduu halde, isimlendirme nedeniyle okuyucunun zihnini yanl ynlendirmektedir. Oysa nerdiimiz doru isimlendirme, Arap zihniyeti ve klasik slami zihniyet tarzndaki tabirlerdir. Zihniyetten ne anladmz ve bunun akletmekten farkn ortaya koyarsak iddiamz

daha anlalr hale gelecektir.

Akletmekle ilikisi bakmndan zihin ve zihniyetten ne anlalmaldr?


Zihin kelimesinin ifade ettii anlam, Mehmet Yolcu Kurann Zihniyeti Deitirmesi isimli kitabnda zl bir biimde ortaya koymaktadr: Trke szlklerde kuvve-i mfekkire, dnme ve anlama kuvvet ve istidad diye tanmlanan zihin; anlay, kavray, bilin, dima, bellek, hafza gibi anlamlarnn yannda yaantlar, renilen konular, bunlarn gemile ilikisini bilinli olarak zihinde saklama gc anlamna da gelmektedir.9 Akl(akletme) ve zihin ya da anlama yetisi genel olarak insann tinsel iki zellii olarak kabul edilmektedir. ounlukla ayn anlamda kullanlan bu ifadeler, aslnda birbirinden farkl fonksiyonlara sahiptirler; bunlardan akl (akletmek), insann en yksek tinsel gc olarak grlrken, zihin ise, onun mantksal dnmesini ya da objeleri tam/bilinli olarak idrak etmee yarayan balantlar-ilikileri kuran bir meleke/yetisi olarak karmza kmaktadr.10 Zihin ile akletmenin birbirinden farkl iki ayr srece iaret ettiine dair Kanta ait bu tespitten ok daha ncesinde Nazzam ve Kad Abdulcebbar gibi slam kelamclar benzeri grleri ne srmlerdir. Meselenin detaylar nemli olmakla birlikte, biz ana konumuzdan uzaklamamak iin sadece zihin ve zihinsel sreten ne anlamamz gerektiinden ksaca bahsedeceiz.11 Akletme ile zihin ya da zihinsel faaliyetin birbiri ile kartrlmas, akletmeye kar olumsuz yaklamlarn ortaya kmasnn geri plannda yatan nemli sebeplerdendir. Akletmek, zihinsel faaliyetin zirvesi veya Kantn ifadesiyle insann en yksek tinsel gcdr. Zihin veya
9 10

Mehmet Yolcu, Kurann Zihniyeti Deitirmesi, s:41 zcan Tac ,Kantn vernunft (akl) ve verstand (zihin) arasnda yapt ayrmn kelamdaki izlerine dair bir aratrma, Dinbilimleri Akademik Aratrma Dergisi VI (2006), Say: 1

11

Daha fazla bilgi edinmek isteyenler zcan Tann Dinbilimleri Akademik Aratrma Dergisi VI (2006), Say:1de yaynlanan ilgili yazsna mracaat edebilirler.

dergisi say 6-7 s:38 8 Beyan, rfan, Burhan ve siyasal akl

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

113

zihinsel faaliyet ise duyu organlar vastasyla elde edilen alglarn insann i alemine aktarlmas (alg) ve, ya bir tasavvur haline dnmesi ya da zihinde var olan tasavvurlarla yeni algnn karlatrlmas (tasavvur) suretiyle bir denkliin kurulmas (anlama), bylece bir bilginin retilmesi veya var olan bilgiden yeni bir bilgiye gidilmesi (bilme) ve bunun zihinde depolanmasdr (hafza). Grld gibi zihin veya zihinsel faaliyet dediimiz de mutlaka bilmemiz gereken hususlar; alg, tasavvur, anlama, bilme ve hafza kelimeleridir. Alg; duyu organlarmz araclyla nesnelerden elde ettiimiz verilerin seilmesi suretiyle zihne aktarlmasdr. Duyu organlarmza gelen her veri algya dnmeyebilir. Tasavvur; algladmz eylerin zihindeki karlklardr. Eer algladmz eyle ilk defa karlayorsak bu, tasavvurun oluma aamasdr. Eer tasavvur belleimizde zaten mevcutsa var olan tasavvurla dardan gelen alglar karlatrrz ve bir denklik kurarz. te bu da anlama olarak isimlendirilebilir. Tasavvur kelimesinin dildeki karl terimdir. Bizler zihnimizdeki tasavvurlar ve dildeki terimler araclyla dnrz. Bunlar arasndaki ilikileri kurarz. Dnerek sebep-sonu, ncelik-sonralk, eser-messir, amallk, zdelik, elimezlik vs. gibi ilikileri olutururuz veya bu tr dnce ilkelerinden yararlanarak sonular kartrz. karttmz bu sonular rettiimiz veya edindiimiz bilgilerdir. Bylece kavram ve bilmi oluruz. Bunun sonucunda reyen bilgiler, edindiimiz tasavvurlar ve bunlarn dildeki karl olan terimler belleimizde depolanr. Bu da zihnin en nemli zelliklerinden olan hafza zelliine karlk gelir. z olarak zihin; anlama, bilme ve bellek kuvvetidir. Zihinsel faaliyetin hz zekann derecesini gsterir. Eer zihinsel sre ok hzl gerekleiyorsa bu durum stn zekaya, inanlmaz bir hza karlk geliyorsa dehaya iaret eder. Akletmek, zihinsel faaliyeti de ieren ama onu aan, insann en yksek tinsel gc ya da daha tede bir faaliyeti olduundan, her stn zekal veya her dahi ayn zamanda insanlarn en aklllar demek deildir. Yani dahi olmak akll olmak anlamna gelmez. Zihinsel

sreci yava ileyen sradan zekal bir insan bir dahiden ok daha akll olabilir. Aada Akletme konusuna tekrar geri dneceiz. imdi zihniyet kelimesinden ne anlalmas gerektiini aklayalm. Trke szlklerde, bir toplum ve gruptaki fertlerin alkanlklaryla inanlarnn tm, zihin durumu, dnce ve kafa diye tanmlanan zihniyetin bir takm nanslarla Bir toplum veya topluluktaki bireylerde gr ve inan etmenlerinin etkisiyle beliren dnme yolu, dn biimi ve Belirli bir gr, inan ve alkanlklarn tesiriyle oluan dnme tarz, kafa eklinde tanmland gzlemlenmektedir. Belli davran, tutum, yaklam ve inanlarn altnda yatan temel dnceyi bir zihniyet olarak deerlendirebiliriz.12 Zihniyet, bir toplumsal grubun rtk referans sistemidir. Buna gre, sz konusu edilen toplumsal grup, paylalan ortak anlay sayesinde trde olacaktr. Doal olarak referans sistemi, eyann ve olaylarn belli bir biimde grlmesini dolaysyla bu anlayla uyumlu tepkiler ve davranlar gsterilmesini ne karacaktr.13 Grld gibi zihniyet, zihnin almasna alt yap oluturan ve kendisine dnlerek yarglar ve belli davran biimleri retilmesini salayan bir tr referans sistemi olarak anlalmaldr. nsann bak asn belirleyen, yarglarna kaynaklk eden ve davranlarnda itici rol oynayan zihniyet, ait olunan toplum tarafndan ya ncekilerden devralnarak veya gelimelere ve koullara gre genel kabule bal olarak yeniden retilmesi suretiyle oluturulur. Bir toplumun bireyleri, doduklarnda bir referans sistemi olmas itibariyle baskn bir zihniyeti hazr olarak bulurlar. ok az dnda ounluk bu zihniyeti sessizce onaylar, kabullenir ve artk sonraki her trl zihinsel faaliyetinde ve davrannda buradan yapt referanslarla kendine yol izer, toplumsal ilikilerine biim verir. Dikkat edilirse burada bireyin dnce ve davranlarnda doruluk ve yanllk iin l olan, kabullendii zihniyetin doneleridir. Bunlar
12 13

Mehmet Yolcu, age, s:42 Mehmet yolcu, age, s:45

114

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

kendilerini sz ve deyimler halinde ya da telkin yoluyla ifade eder. Zihniyetin doneleri ou zaman ezbere tekrarlanan kaide ve kurallarn toplamndan ibarettir.14 Zihniyet insann i dnyasna yerleen ve dnce ve davranlarda ounlukla farknda olunmayacak bir biimde kendisini refere eden baz n kabullerin toplam olarak da ifade edilebilir. nsan dnrken bu n yarglar, insann i dnyasnda, arkalarda bir yerde dnceyi biimlendirecek baz veriler halinde kiinin zihninde uuur. Bu verileri insan her seferinde tekrar tekrar hatrlayp bunlar doru mu, yanl m diye deerlendirmeye tabi tutmaz. Bunlarn o andaki dnceye etkisi genellikle bilin ddr. Kii dnrken sadece davran ve yargsnn zerinde younlar. Karar verme mekanizmasn etkileyen bilin d olarak alan zihinsel faaliyetleri ve bu yolla gelen n kabulne mazhar n yarglar dnmez ve deerlendirmeye tabi tutmaz. Bylece yarglar nceki yarglarn paralelinde yeniden retilir ve davranlar biimlenir. Ayn zihniyete mensup kiilerin davranlar da birbirine benzer ekilde tezahr eder. Zihniyetin akletmekle ilikisine ve birbirlerinden farknn ne olduuna geldiimizde, akletmek; insan varlnn derinliklerinde yatan ve varln zyle uyumlu, deimez hakikatleri seebilme yeteneini harekete geirmek suretiyle yarglarda bulunmak ve davranlar bu yolla biimlendirmektir. nsann i dnyasnn derinliklerinde bir yerlere Allah, doru ile yanl ayrt etme yetisini yazm ve yerletirmitir. Akleden insan, i dnyasnn derinliklerindeki bu ayrt etme yeteneinin farknda olan, bunlar kullanma iradesini gsteren ve karlat her durumda bu yeteneini harekete geirerek nndeki meseleleri zme balayan insandr. Oysa zihniyetin zindanlarndan kamayan ve zihniyet tarafndan oluturulmu n yarglar kendisine referans alarak dnen birisi, meseleleri i dnyasndaki deimez dorulama mekanizmalaryla balayamad iin akledemeyen veya akletmeyen bir insandr. Meseleyi bilgisayar rnei zerinden izah etmeye alalm: Bilindii zere bilgisayarn
14

bir BOSu, bir bellei, bir iletim sistemi ve bunlarn zerinde alan programlar vardr. ok kk bir kapasiteye sahip olan BOS bilgisayarn en temel bilgilerini barndran bir yongadr. BOSu, insan ftratna Allah tarafndan yazlm olan deimez dorulama zelliine ve bunlar araclyla doru ve yanl, iyiyi ve kty ayrt etme yeteneine (ftri akl) benzetebiliriz. Dolaysyla BIOSu olmayan bilgisayar, bilgisayar olma zelliini kazanamayaca gibi, ftri akla sahip olmayanlar da -ocuklar ve deliler gibi- teklife muhatap olup sorumlu birer insan kabul edilemezler. Bilgisayarn belleini insan hafzasna, iletim sistemini beynin de iinde yer ald sinir sistemine, n yzde alan ve kullancnn faydasna sonular reten programlar da, hakknda karar vermek zorunda olduumuz meseleleri zmek iin dnmemize benzetebiliriz. Nasl, bir bilgisayarda bir program altrp bir hesap yaparken, arka planda alan programlarn ve sz konusu programn kodlama sisteminin farknda olmazsak; ayn ekilde dnrken, i dnyamzdaki hareketin ve bilin d zihnimize en n verilerin farknda olmayz, bunlar tahlil etmeyiz ve bunlar kullanarak bir karar veriveririz. Oysa alan programlarn veya onlarn arkasnda alan art programlarn ve sonucu reten kodlama sisteminin iinde bir hatann olmas mmkndr ve bu BOSla uyumlu deildir. Oysa biz bunu ancak bilgisayar iflas edip almadnda fark ederiz. Ayn ekilde insan, zihniyet eklinde zihnimizi igal etmi olan ve BOSumuz yani ftratmzdaki dorulama sistemiyle uyum salamayan n yarglar akletmedii srece fark etmez ve kati hakikatler gibi bunlara sarlr ve bunlara gre kararlar verir. te Kurann bizden istedii akletmek eylemi, zihniyetimizden kaynaklanan tm n yarglar ykarak i dnyamzn derinliklerinde bir yere yerletirilmi olan doru ve yanl belirleme merkezince onaylanan hakikatlere dnme eylemidir. Ayn cmleyi bilgisayar rnei zerinden kurarsak akletmek; BIOSla uyumlu olmayan programlar ileterek yanl sonular reten programlarn hatal programlar olduunun bilincine erip, bunlar silerek, BIOSa uygun programlar

Mehmet Yolcu, age, s:45

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

115

yeniden retme eylemidir. Bu nedenle Kuran, insan bir taraftan akletmeye arrken dier taraftan zihniyetlerin refere ettii n yarg ve yanl bilgileri ykmaya, aslsz ve temelsizliklerini ortaya koymaya dnk deliller sunar. Bu arya katlan insan akletmi olurken, katlmayan ise sefih ve hevasnn esiri olmu olur. Akletmeyen de en az akleden kadar zihinsel faaliyetlerde bulunduu halde bu eylem Kuran tarafndan asla akletmek olarak isimlendirilmez. Burada yanl deerlendirmelere yol amamak iin bir hususu aydnla kavuturmamz gerekmektedir; zihniyetlere eletirel bir bak asyla yaklamak akletmenin en nemli koullarndan birisidir. Ancak bu, tm zihniyetlerin kt olduu veya zihniyetler tarafndan insan zihnine yerletirilen n verilerin tmnn kt olduu anlamna gelmez. nk bilgi srekli retilen bir eydir. Sadece insan ftratnda mevcut kendiliinden var olan deimez hakikatleri kullanarak srekli deien koullara zm retmek mmkn deildir. nemli olan rettiimiz bilginin bu deimez temel onaylama merkeziyle balantsnn koparlmamas ve onunla elimemesidir. Bu art salandnda retilen bilgi, belli koul ve durumlarn bir n verisi ve referans olabilir. Ancak belli koullarda doruluu ve faydas onaylanm ve ie yararl kantlanm bir verinin deien koullarda hala bir n veri olarak kullanlmaya devam edilmesi, zihniyetin akln nne gemesi ve bir engele dnmesi anlamna gelecektir. Bu nedenle deien koullara gre deerlendirmeye konu her verinin tekrar tahlil edilip retilmesi, n verilerin kendi iinde ncelik ve sonralk srasnn dikkate alnmas ve bu silsile iinde en i noktadaki onaylama merkezine kadar gtrlerek balarn kurulmas, akletme faaliyetinin olmazsa olmaz koullardr. Akletmek de ancak byle mmkn olacaktr. Kuran indii dnemde topluma hakim olan zihniyetle hesaplat ve bo ve batl temellerine esasl darbeler indirerek insan akletmeye ard. Pei sra, peygamber zelinde

toplumsal zihniyetin tekrar retilmesinin ve ina edilmesinin mcadelesinin rneini gsterdi. Ancak sonraki srelerde ilk dneme ait ina edilmi bu zihniyet, yeni koullara gre kendisini yeniden retemeyince akletmenin nnde engel olan toplumsal bir zihniyete dnt. Arkounun klasik slami akl, Cabirinin Arap/ slam akl diye isimlendirdii husus ite bu zihniyete iaret etmektedir. Yzyllarn arl, akletmeden bu zihniyete yeni referanslar katt. Ve bu zihniyet bugn ok byk bir ksmyla ilevsel olmayan ve eletiriye tabi tutulup aklederek yeniden retilmedike insanla hibir fayda salamayacak olan bir durumu temsil etmektedir. Bu zihniyetin mensuplar, zihniyetin yklaca korkusundan akletmeyi hi ho karlamamakta ve ne zaman akledilmekten bahsedilse kmseyici ve dudak bken bir tavrla saldrya gemektedir. Bizim almamza akl savunmas ismini vermemizin en temel gerekesi budur. Evet, akl savunulmaya muhta bir haldedir. Asl eletirilmesi gereken durum ise akletmek deil zihniyetlerin zindannda esir olmaktr.

Akletmekten ne anlalmaldr?
Yukarda da belirttiimiz gibi zihinsel faaliyet sreci ile akletmek sreci ayn sreler deildir ve her zihni faaliyet akletmek deildir. Akletmek, iinde birok zihinsel faaliyetin yer ald bir sretir. Bu srecin zirve noktasdr. Bu sre ancak belli bir tarzda sonulanrsa ve hedefine ularsa bu olgu akletmek olarak isimlendirilebilir. Aksi durumda, yani bu srecin akletmekle sonulanmamas durumunda bir bilgi retimi sz konusu olsa da, bir yarg ve sonu retilse de, retilen netice, ftri akln ortaya karak doru ile yanln ayrt edilmesini, eldeki verilerin doruluk ve yanllk olarak kritie tabi tutulmasn ve kiiyi kendisi iin zararl olan hususlardan korumasn ve faydal olan eylere yneltmesini salamad iin, zihinsel faaliyetler aktif olduu halde, akletmek olarak adlandrlamaz. Zihinsel sre kiinin duyu organlar araclyla elde ettii verilerle dnmesi, sonular ve bilgiler retmesidir. Ancak akletme srecinde

116

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

tm bu faaliyetlerin yan sra akletmeye konu olan husus sadece duyusal verilerle snrl deildir. Konu, somut hususlarla birlikte ok daha soyut meseleleri de ierir. Toplumsal ilikilerden ontolojik ve varolusal problemlere kadar uzanr. in iine irade, sorumluluk, ahlak, takva, menfaat gibi hususlar da girer. Problem, teknik bir sorunun zlmesi deil bir varolu problemidir. Basit bir zihinsel faaliyetin tesinde akleden insan sadece dnme mekanizmalaryla hareket etmemekte, bir ynyle ahlaki zorunluluklar, takva ve sorumluluklar; dier bir ynyle de uzak ve yakn menfaatler, hrs, ego, heva, i ve d basklar, evresel faktrler ve daha da nemlisi zihniyet yaps kiiyi etki altnda brakmaktadr. , bir zihinsel problem veya bilimsel bir aratrmann sonularn deerlendirmekten tede her trl olumsuz etkinin karsnda irade gsterebilme meselesidir. Bu nedenle akledebilmek ayn zamanda ahlakl olmay, takvay ve sorumluluk bilincini gerektirdii gibi, tm d ve i etkenlere kar kesin bir irade ile kararllk gstermeyi gze alabilmeyi de gerektirir. Bu savmzn en temel gerekesi, akl kelimesinin Kuranda kullanlan anlam erevesidir. nk Kuran insanlara olan davetini akl zerinden yrtr. Muhataplarndan ncelikle akletmelerini ister. man etmenin birinci koulunu akletmeye balar. Muhatap ncelikle ayetlerin kendisine sunduu delilleri kalbinin derinliklerine, yani i dnyasna yerletirilmi olan saf ve esasl dorulama merkeziyle karlatrmaya sevk edilerek doru-yanl, iyi-kt, hak-batl, gzelirkin ikilemlerinden birisini tercih etmekle kar karya braklr. Akletmenin buradaki fonksiyonu, sunulan delillerin hakikatinin kalbin derinliklerinde yer tutmu olan ftri n kabullerle balantsn kurmaktr. Sonraki fonksiyonu ise, kiiyi ayan beyan ortaya kartt hakikatin getirecei en son noktadaki fayda ve zarar asndan tercihe ynlendirmektir. te tam bu noktada akletmeye engel hususlar kiinin tercihini olumsuz ynde etkilemezse irade, iman etme veya kabul edip onaylama ve buna gre hayatna yn izme ynnde ortaya kacaktr. Aksi halde iradi tercih, iman ve kabul ynnde

deil inkar ynnde ortaya kacaktr. Grld gibi burada akletme, muhtelif zihinsel srelerin olumlu bir ekilde sonulanmas ile kendini gstermektir. Bu zihinsel srelerin varlna ramen iradenin muhtelif nedenlerle inkar ynnde ortaya kmas, ya kiinin bu sebeplerin basksndan kurtulamayarak akletmemesi, yani kendisi iin nihai noktadaki fayda ve zararn ne olduunu tam olarak idrak edemeyip/etmeyip meseleyi buna balayamamas veya daha batan n yarglar nedeniyle akletme srecini bile balatmamasndan kaynaklanmaktadr. Gramatik adan akletme kelimesi Kuranda zel bir dil formuna sahiptir. Akl kelimesi Arapada temel iki anlama iaret eder; bunlardan birincisi balamak, ikincisi ise engellemek veya korumaktr.15 Balamak ve korumak/engellemek kelimelerinin ifade ettii anlam, derinlemesine dnldnde her iki kelimenin aslnda ortak bir yne iaret ettii grlmektedir. Balamak, zaten ya balanan engellemektedir/korumaktadr veya balanann karsnda yer alan bir eyi engelleyip korumaktadr. rnein, Arap dilinde devenin baland ip veya devenin balanmas, akl kelimesi ile ifade edilir. Muhasibinin garizi akl tanmn aktarrken ifade ettiimiz gibi akletmek, insan insan yapan zgn bir yetenektir. Bu yetenek sayesinde insan, hakla batl, doru ile yanl, gzel ile irkini, faydal olan ile zararl olan ayrt edebilir ve seebilir. Bu anlamda akl bir l aletidir. Temel bir insani zellik olmas hasebiyle tm reit insanlarda eit olarak var olan akletme yetenei, kiinin onu kullanmay irade etmesiyle ilevsel hale gelir ve eer insan akletme srecini sonuna kadar tamamlama iradesini gsterirse iyiden, gzelden, faydadan, haktan yana olan doru yarg/hikmet ortaya kar ve kii bu yargnn gerei ameli (salih amel) ilemeye ynelir. Akletme srecinde insan, deiik ekillerde kendisine ulaan bilgileri, dnmenin srelerini gerekletirerek muhtelif zihinsel faaliyetlerle deerlendirmeye alr; ya yeni bilgiler retir veya var olan bilgileri, ftratnda yazl olan dorulama merkeziyle karlatrarak
15

Ragb el-sfehani, Mfredat, ilgili madde

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

117

yani dardan ald veriyi i derinliklerinde yatan hakikatlere balayarak doru-yanl, iyi-kt, hak-batl, gzel-irkin yarglarnda bulunur. Ardndan irade ortaya karak, verilen yargya gre d dnyadaki hareket tarzna veya nasl bir eylem iinde olacana karar verip bunu uygulamaya balar. Sraladmz bu sreci reit olan her insan, kendi i dnyasnda gerekletirebilecek yani akledip doruyu bulabilecek bir yetenekte yaratlmtr. Akletmek; gzlem, dnme, duyular ve dier etkenlerle gelen bilgi ve verileri alma, bunlar sentez, analiz, kyas, tmdengelim, tmevarm, tahlil ve mantk kurallarna vurma gibi yntemlerin kullanlmasyla deerlendiren, d ve i etkenlerin etkisinden syrlarak asli olanla irtibatn kurup balayarak ve nihai noktadaki fayday gzeterek karara varmay ierir. rnein brahim peygamberin ay, yldzlar ve gnei gzlemlemesi ve ardndan tm bunlarn Rab ve ilah olamayacana karar verip ortaksz Rabbin Allah olduunu syleyerek meseleyi Allaha balamas, ard sra da babas ve toplumuna kar onlarn allagelmi davran biimlerinden beraat etmek suretiyle yeni bir eylem eklini tercih etmesi, tipik bir akletme srecidir. Kuranda akletme kelimesi, tamamyla olumlu formda ve fiil olarak kullanlr. Kuran kelimeleri iinde akletmek, olumsuzuyla kullanlmayan istisna kelimelerden birisidir. Kuran eytann vahyetmesinden16 bahseder ve vahiy kelimesini bile eytann vahyetmesi rneindeki gibi bazen olumsuz olarak kullanr; ama akletme kelimesini asla olumsuz formda kullanmaz. rnein, eytann veya kafirlerin akletmesinden bahsetmez. eytann ve kafirlerin yaptklar eyleri akllarna uyduklar iin yaptklarn sylemez. Aksine, zellikle sapkn insanlarn akletmemelerini zemmeder, ktler ve eletirir. Bunun byle olmas, insann insan olarak varln, varoluunun amacna uygun olarak srdrmesinin ve yeryzndeki fonksiyonunu icra edip sorumluluunu yerine getirmesinin yolunun akletmekten gemesidir. nsan
16

akledecek, yolunu seecek, soru ve sorunlarna cevaplar retecek, bilgiyi retecek, doru ve yanl ayrt edecek, hikmete uygun hkmler verecek, yeryzn imar ve slah edecek ve bylece varoluunu, daha doru bir ifadeyle varolu amacn gerekletirmi olacaktr. Allahn insan iin yeryzndeki plan byledir. Bu planda akl veya akletmek en merkezdeki zelliktir. nk insann zgr iradesinin ortaya kabilmesi yani insann seebilmesi iin seecei eylerin iyilik ve ktlnn, doruluk ve yanllnn kendisi asndan ayan beyan ve net olabilmesi akledebilmesi sayesinde mmkn olacaktr. Kiiyi amellerinin sonucundan sorumlu tutabilmek de ancak akledebilme yetisinin varl ile mmkndr. nsann Kuranda srekli akletmeye, dnmeye, aba ve gayret gstermeye, yani yetenek ve imkanlarn seferber etmeye tevik edilmesinden de anlyoruz ki Allah, sz konusu zelliklerle donatarak yeryzne gnderdii ve orada kendisine bir misyon bitii kuluna gvenmektedir. nk insan bu misyonunu gerekletirmesi, varolu amacna ulaabilmesi iin gerekli her trl donanma sahiptir ve bu zellikler onun iin yeterlidir. Tam bu noktada sorulmas gereken nemli bir soru vardr: Mademki insan zellikleri itibariyle yeterli bir donanma sahiptir ve bunlarla misyonunu tamamlayp amacn gerekletirebilir, yleyse Allah niin peygamberler gndermi ve vahiy indirmitir? Bu soru zl bir biimde cevaplanmadan akletmenin mahiyeti anlalamayacandan burada ksaca bu soruya cevap vermeye alacaz. Bu yaz dizisinin devamndaki yazlarda akl-vahiy konusunu daha geni olarak ele alacaz.

Akl varken vahiy niin indi?


ncelikle bilmemiz gerekir ki; Allah hi peygamber gndermeseydi ve hi vahiy indirmeseydi, akl ve yaratlndaki zellikler sebebiyle insanln bir ksm gene de sorumlu bir varlk olma zelliini koruyacak ve hem Rabbini ortaksz olarak bilmek ve onaylamak

Enam, 6/121

118

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

konusunda, hem de yeryznde slaha dnk olumlu ve iyi iler/salih ameller yapmak konusunda mesuliyetine uygun davranlar sergileyecekti. Nasl, vahiy indii halde ve vahye muhatap olmalarna ramen insanlarn byk bir ksm varolu amacnn dnda hareket ediyor ve insanlk d davranlar sergiliyorsa, vahyin hi inmediini farz ettiimiz bir durumda da zlerine uygun davranlar sergileyen baz insanlar mevcut olaca gibi, byle davranmayan insanlar da var olacakt. nk imtihann tabiat bunu gerektirmektedir. Ama zannedilenin aksine, bu asla tm insanlarn akn ve yolunu bilmez bir vaziyette toptan, insanlnn dnda, tamamyla hayvani bir ktleye dnecek biimde bir davrann iine girecei manasna gelmeyecektir. Farz edelim ki vahiy hi gelmedi, byle bir durumda insanln hali asla ormandaki hayvan topluluklarnn oluturduu vahi ve bilgisizliin doruk noktaya kt gayri medeni bir ekilde olmayacak, insanlk tarihsel geliiminde belli bir dzey tutturacakt. nk insanlk, dier varlklardan fark olan akletme yetenei nedeniyle gelime gstermekte ve esasen akletme ile birlikte bir dizi zellii nedeniyle teklife muhatap olmakta veya sorumluluk sahibi olmaktadr. Vahyin inii, ne bu sorumluluklarn startn veren noktadr, ne de insana vahyin iniiyle ftratnda var olan zellikler ilk defa yklenmektedir. Bu nedenle vahyin iniini sorumluluun gerekesi klmak, meseleye znden yaklamak deildir. nk iin z insanln varl, zellikleri, fonksiyon ve amalar ile ilgilidir. Bizler vahiy indii iin sorumlu birer varlk haline dnmedik. Sorumluluumuz varlmzla alakal bir meseledir. Vahyin inmesi veya inmemesiyle deil. Vahyin yapt husus, inerek bizi sorumlu varlklar haline dntrmek deil, ftratmzda ve varlmzda zaten var olan sorumluluk duygusunu bize hatrlatmaktr. Allah vahyi, dii aslan yavrularyla ilgileniyor, kendisinden ilgiyi kesti diye kendi yavrularn paralayan erkek aslana deil, ocuklarn diri diri topraa gmen insana indirdi. Neden? nk aslann varl, yavrularn paralamamay gerektiren bir sorumluluk duygusunu iermedii

halde, insann varl ocuklarn diri diri topraa gmmemeyi gerektiren bir sorumluluu iermektedir. Vahyin inmesiyle yerine getirdii fonksiyon, akletmesi ve ftratnda var olan zellikleri kullanarak varolu amacn gerekletirmesi gereken insana, aklederek ve kendi cehti ile rettii, farkna vard akla uygun deerlere bir alternatif retmek deildir. Bu deerler zaten vardr. Vahyin iniiyle bunlar yeniden retilmi olmaz. Vahiy akla ramen ve akln deerini drmek iin inmi deildir. Ne akl vahyin rakibidir, ne de vahiy akl ortadan kaldrmak iin inmemitir. slam dnce tarihinin en byk talihsizliklerinden birisi, aklla vahyi kar karya getiren ve sanki akl vahyin, vahyi de akln rakibiymi gibi gsteren tartmalardr. Oysa vahiy tam da akla yani akletmenin icra merkezi olan kalbe inmitir. O alemlerin Rabbinin bir indiriidir. Onu Ruhul Emin uyaranlardan olasn diye senin kalbine indirdi.17 Vahiy batan sona insan aklna bir hitaptr, ftrata uygun insani fonksiyonlarn icra edilmesini salamak iin bir uyardr. Doru davranlarn, zaten insann z itibariyle onaylad hakikatlerin bir hatrlatmasdr. Bu nedenle vahiy zikir olarak da isimlendirilir. Vahiy bu hatrlatma iini insan tarafndan zaten yaplmas gereken fonksiyonlar hzlandrmak suretiyle yerine getirir. Bu fonksiyonlarn merkezinde akletmek vardr. Bu nedenle vahiy akletmeye arr. Yapt ey akla snrlama getirmek deildir. Akln nn olabildiince amak, onu zgrletirmek ve daha iyi ilemesini salamaktr. Bunun iin ona gznn nnde var olan rnekleri birer birer sralar, afaktan ve enfsten deliller getirir. Bunlar derinliklerde yani ftratta var olan dorulama merkeziyle ba kurdurup buray canlandrmak suretiyle akletmeyi salayarak ve hzlandrarak yapar. zeri rtlm ve susmu olan i dnyay uyandrmaya alr. nsann kendisinden, nazar ettii tm d dnyadan, alageldii iin artk normal ve olmazsa olmaz kabul ettii ahenkli ileyiten, gemi topluluklardan apak rnekler
17

uara, 26/192-194

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

119

vererek, bunlarla dnmeye tevik eder. Ve verdii her delilin ardndan sorar; Hala akletmeyecek misiniz?
18

trl etkeni ortadan kaldrp akl zgrletirmek iin inmitir. Vahiy akl zgrletirmeyi, onun stn kapatan, almasn ve ilevsel hale gelmesini engelleyen tm etkenlerle hesaplaarak yapar. Bunlarn her biri ortadan kalktnda insan, aklyla doru yarglarda bulunur ve en temelli mesele olan iman konusunda inkar yerine tasdik etmeyi seerek, doru iler/salih ameller ilemeye koyulur. Bu noktada vahiy akla sunulan delillerden/ ayetlerden ibarettir. Ve ayn ayetler insan nazarna her taraftan sunulmaktadr. nemli olan, insann bu ayetleri/delilleri grmeyi bilmesi ve aklederek deerlendirmeye almasdr. Vahyin sunduu delillerin/ayetlerin bu delillerden fark; Allahtan gelen deliller olmas hasebiyle kesin sonuca daha kolay ve hzl bir ekilde ulatrmasdr. Ancak bilmek gerekmektedir ki, akla sunulan vahiy bile, bu vahyin Allahtan gelip gelmediinin kabul veya inkar asndan akln deerlendirmesine muhtatr. nsan vahyin kendisine sunduu delillerden ikna olur ve sonra da bunun Allahtan gelen bir vahiy olduunu kabul eder. Bu nedenle Kuran hibir hakikati insan akln yok sayarak ne srmez. slam dnce tarihinin en byk talihsizliklerinden birisinin, vahiyle akl kar karya getiren ve adeta birbirlerinin rakibi olarak gren anlaylarn yerlemesine sebep olan akl-vahiy tartmalarnn yaplmas olduunu sylemitik. nsanla kendi nefsi, insanla yaratcs, insanla evren, insanla toplum arasnda kurulacak doru ilikilerin temelinin kurulmasn vahyin iniine balayan ve bu ilikinin hakikatini, yaratlm evrenle snrl olan insan akl aydnlatamaz diyerek ne akln ne de vahyin fonksiyonlarn tam olarak takdir edemeyen yaklam biimleri, aklla vahiy arasnda kesin hatl izgiler izmekte ve aklla vahyi ayr kategoriler olarak grmektedir. Bu yanllk, vahyin adeta insana snr izmek, onu kendine hapsetmek, akl dizginlemek iin geldii gibi bir izlenimi beraberinde getirmektedir. ncelikle Kuran en ince detayna kadar kavrayp hem bir inan hem de bir hkm kayna haline getirdikten sonra buna gre akletmek gibi bir snrlama ve kategori oluturma, vahyin ardnn aksine bizi nce

Olay sadece imana konu olan meseleleri hatrlatmakla snrl deildir. Toplumsal konularda da, doru bir davran ve iliki biiminin ve adaletin ortaya kmas, salkl iliki temeli zerinden yryen bir toplumsal yapnn ortaya kmas iin, akletmeden verilen hkmlerin hkmn batl klacak gerekli delilleri insana sunar, bazen de doru hkm vermenin rneklendirmesini yapmak iin hkmler indirir. Bunlar akladnda da hemen ardndan da unu syler; Bunlar Rabbinizin tavsiyesidir. Umulur ki akledersiniz.19 Akletmek, doru yarglarda bulunmak iin yaplan bir eylem olduuna gre, zaten ak olan hkmler Rabbimiz tarafndan ayetlerde sralandktan sonra, bunlarn insann akletmesi umularak aklandnn sylenmesi, bizi nemli bir noktaya getirmektedir: Akletmek ve aklederek toplumsal veya bireysel yarglar retmek insanca bir davrantr ve esas nemli olan, varlan yarglarn varln zne aykr yarglar olmamasdr. Bunu, yani yarglarn doru ve yanlln ortaya koyabilmek ve doru yarglar retebilmek ise insann akletmesi ve sz konusu yarglarn varln zyle uygunluunu ortaya karabilmesiyle mmkndr. Allah baz hkmleri Kuranda beyan ederek, insan aklnn doru yarglar retmesinin rnekliini gstermekte ve akln nn amaktadr. Hkmleri Kuranda verilen hkmlerle snrlamak ve akln yeni yarglar retmesini engellemek gibi bir ama olsayd, Allah ayetlerin arkasndan insann akletmesinin umulduu ynnde esasl vurgular yapmazd. Yani Allah Kuranda hkmler koyarken bile, bu rneklerle insann akletmesini ummutur. Umulur ki akledersiniz ifadesi bunu anlatmaktadr. Ksacas vahiy akla bir rakip olsun diye inmemi, akln kullanmayan insan akletmeye tevik etmek, dnmesini salamak, akletmesi ve t almas iin ona deliller sunmak, daha da nemlisi akletmeyi engelleyici ve onu rten her
18 19

rn: Enam, 6/32 Enam, 6/151-153

120

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

sorgusuz iman etmek, sonra da akletmek gibi hristiyanvari bir noktaya srklemektedir. Oysa Kuran nce akletmeye arr ve en temelli imani konularda bile akla hitap eder. nk akletmenin iman etmekten baka gidebilecei bir nokta yoktur. Yani imann artlarn saymak istersek, birinci art Allaha iman etmek deil, nce akletmek sonra da Allaha iman etmektir. Vahyin bilgisine bal kalmayan akl, akletme fonksiyonlarn yitirir tarzndaki bir tespit, kendi iinde tuzak yanlglar barndran bir nermedir. Akleden bir insann veya akl sahibi olan ve bunu kullanma niyetindeki bir insann bu faaliyetiyle ulat neticelerin vahiyle derin bir eliki iinde olaca gibi bir algy reten bu tarz fikirler, vahyin ancak akledebilen insanlara tesir edebileceini ihmal etmektedir. Oysa vahiy insan aklna bir sunumdur. Vahyin yapt ey belirttiimiz gibi, akl faaliyete geirmeye almaktr. Akl hep vahiyden koptuunda, yaramaz bir ocuk gibi olmadk ilere imza atacak bir ey olarak grenler, srekli akl vahyin kuyruuna balama abas ierisindedirler. Vahiy-akl ikileminde ylesine bir izlenim ortaya kmaktadr ki, sanki vahyin indii srete akl devre ddr ve orada akl susmakta vahiy konumaktadr. Oysa vahyin indii dnemlerdeki kadar, -sonucu ne olursa olsun- insanlarn akla ve saduyuya yneltildikleri hibir dnem olmamtr. Akla ramen vahiy niin gnderildi sorusunun cevabn birazda Rabbimizin insann yeryzndeki fonksiyonlarn yerine getirebilmesi iin ihtiya duyaca her trl donanmla donatmasnda aramak gerekmektedir. Rabbimiz insan, imtihann gerekletirebilmesi iin her trl ihtiyacn karlayacak imkanlar nne sermitir. Yeryzn onun hizmetine sunmu, kendisine akl, kudret ve yetenekler bahetmitir. nsanda var olan akl ve ftri yetenekler asgari lde yeryzndeki fonksiyonlarn icra etmesi iin yeterli olmasna ramen, stne rahmetinin bir iareti olarak vahyini de indirmitir. Bu, insann amacn gerekletirmesi iin Allahn gerekli her eyi eksiksizce verdiinin bir gstergesidir. Akl gibi aydnlatc bir nura sahip olan insanolu,

vahye de muhatap olarak nemli bir imkana daha kavumutur. Bu adeta nur stne nurun yamas gibidir. Buradaki anahtar kelime Rahmetullah kelimesidir. Bir adan baktmzda Allah ylesine byk bir rahmetin sahibidir ki, varlklarna rahmet yadrmann arkasn asla kesmemektedir. Size akl verdim, onunla yetinin, deyip geri ekilmemektedir. Baka bir adan ise tevhit, kesret ve sorumluluk kelimeleri niin bunun byle olduuna ilikin ciddi almlara kap aralamaktadr. Allahta aslolan tevhit iken, alemde aslolan kesrettir.20 Yani okluktur. Ama bu okluk anariyi getiren bir okluk deil, srekli etkileim ve iletiim ile mkemmel bir harmoniyi meydana getirmesi gereken bir okluktur. Buradaki anahtar kelime de, kesret halindeki varlklarn her bir bireyinin var olma hakkn kendisine veren adil davran esas alan sorumluluk kelimesidir. Her bir varlk birer zne olarak dier varln var olu hakkna riayet edecek bir sorumluluk anlayyla hareket etmelidir. Bu anlamda varlklar iinde mutlak varlk olan Rabbimiz Allahn sorumluluu, sadece onlar yaratarak geri ekilmek deil, kevniyatta srekli bir i zerinde olmas gibi, insanln var olu srecinde de onlara yol gstermek, onlarn sorunlarna bigane kalmamak, etkileim halindeki dier varlklara kar zerine deni yapmaktr.21 Yani Allah, kainat yaratp, insan yeryzne gnderdikten sonra, Yunan tanrlar gibi tatile kmamtr. Tarihe ve kevniyattaki olua kar mdahale ederek sorumluluunu devam ettirmektedir. Allahn dier varlklarla alan bir penceresinin olmadn ileri srerek, gk katna hapsetmek Ona yaplm en byk saygszlktr. Tanrnn var olma hakkn yok saymaya kalkmaktr. Vahyin neden gerekli olduunun cevab burada sakldr. Vahiy, Allahn insan akln yok saydnn, akla ramen gnderildiinin veya akln kt etkilerini ortadan kaldrmak iin indirildiinin deil, Allahn yeryznn sorunlarna ve insanln ektii aclara bigane kalmadnn gstergesidir. Adeta insanlkla
20 21

hsan Eliak, Adalet Devleti, s:442 hsan Eliak, age, s.434

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

121

birlikte yrmektir. Allah, vahyi indirerek dnen, akleden, zgrlk sahibi bir varlk tr olarak insanolunu uyana armakta ve onu uyarmaktadr.22 Ksacas Rabbimiz, vahyi indirerek varln varolu srecine Tanr olarak katlmaktadr. Ancak bunu, akl ezerek ve susturarak deil, onu ilevselletirerek yapmaktadr. nk arnn z, nsanlk tarafndan hi bilinmeyen eylerin inen vahiyle yeniden retilmesi deil, eitli sebeplerle rtlm hakikatlerin zerindeki rtleri kaldrmaktr. Grld gibi vahyin ini gerekelerinin hi birinde vahyi akln alternatifi klmak, insan akln gya kt tesirlerinden uzaklatrmak, aklla vahyin arasn ayrmak yoktur. Akl deersizletirme abasna girerek, akl yeterli olsayd vahiy indirilmezdi trnden temelsiz nermeler ne srenler, vahyin inmesini akln fonksiyonlarna indirgemek gibi ciddi bir yanlgnn iine dmektedirler. Oysa buraya kadar sraladmz ve aada da vereceimiz gerekeler zerine dikkatle dnlrse bunlarn hi birisinin akln yetersizlii gibi bir sebebe dayanmad aka grlecektir. stelik asl safsata olan bu tarz nermeler kurarak vahyin inmesinin de gereksiz olduunu, vahiy tarafndan emredilen eylerin lzumsuzluunu ispat eden(!) nermeler kurmak mmkndr. rnein yle bir nermede bulunalm: Vahiy insanlar hidayete armak iin inmitir. kinci nermemiz de u olsun: Vahye muhatap olan pek ok insan hidayete ermemitir. Bu iki nermeden de yle bir yargya varalm: yleyse vahiy insanlar hidayete erdirme konusunda yetersizdir(!), yani vahiy yetersizdir. (!) Mantk kurallarna gre iki ncl cmleden kartlan nc yarg cmlesi doru bir cmledir. Ancak, bu mantksal dizgede atlanan ve yargy safsataya dntren asl husus, insanlarn hidayete ermesi iin birok farkl fonksiyonun rol oynamas ve mantksal dizgede bunlara hi yer verilmemesidir. te yukardaki akl yeterli olsayd vahiy indirilmezdi yargs da aslnda ne akln fonksiyonunu, ne de vahyin indirili amalarn hi dikkate almadan, hatta
22

hem vahyin hem de akln Kuran tarafndan kullanlna bile sayg gsterilmeden, eksik ve yanl ncllerle oluturulmu ve sylene sylene galat- mehur haline gelmi bir safsatadr. Vahyin ini amalarndan bir tanesini ve bu iniin balangcndaki insanln iinde bulunduu koullar aadaki ayet ortaya koymaktadr:
nsanlar tek bir mmetti. (Sonra ayrla dtler) Allah (da), mjdeciler ve uyarclar olarak peygamberler gnderdi ve beraberlerinde, insanlarn anlamazla dtkleri eyler konusunda, aralarnda hkm vermek zere hak kitaplar(vahiy) indirdi. Oysa kendilerine apak ayetler geldikten sonra, birbirlerine kar olan azgnlk ve kskanlklar yznden anlamazla denler, o, (Kitap) verilenlerden bakas deildir. Bylece Allah, iman edenleri, hakknda ayrla dtkleri geree kendi izniyle eritirdi. Allah, kimi dilerse onu doruya yneltir.23

Ayette insanlarn tek bir mmet olduklar dnemle kastedilen, aralarnda ihtilaflarn ortaya kmad ilk dnemler olmaldr. Muhtelif sebeplerle ihtilaf etmeleri ve bu ihtilaflarn insanlar iin zarar oluturacak ekilde problemlere yol amas ilahi rahmetin harekete gemesine, yani kitaplarla birlikte peygamberlerin gnderilmesine yol amtr. Ancak bu da yeterli olmam apak ayetler karsnda bile aralarndaki azgnlk ve kskanlk nedeniyle anlamazlklarn srdrmlerdir. Oysa kitap zaten tam da bu anlamazlklara son vermek iin inmiti. Grld gibi ayette, vahyin gnderilmesine akln kullanlmasnn oluturduu zararlar gibi bir gereke deil, insanlarn ihtilaf etmeleri ve sonrasnda da azgnlklar nedeniyle anlamazlklarn srdrmeleri sebep olarak gsterilmitir. htilaf durumunda iki taraf vardr ve genellikle bir taraf hakl olmaya dieri ise haksz olmaya daha yakndr. Hakl olanlar akledenler, haksz olanlarsa akletmeyenlerdir. Demek ki vahyin asl amac, haksz olanlarn hakszlklarn aa karmak, hakl olanlara da destek vermektir. Burada ak bir biimde vahiy ile akln kullananlar arasnda bir paralellik ve birliktelik gze arpmaktadr. Vahiy akledenlerin
23

hsan Eliak, age, s.435

Bakara, 2/213

122

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

yannda, akln kullanmayanlarn karsndadr. yleyse vahyin akla ramen ve ona ket vurmak, onu snrlamak iin indiini iddia etmek ayetin kendisiyle de elien ve vahyin ini amalarn kavramaktan aciz aklszca bir yaklam tarzdr. Vahyin ini amalar arasnda saymamz gereken dier nemli bir konu da, Rabbimizin vahyi indirerek insanlarn hesaba ekilecekleri gnde kendilerinin aktan uyarlmadklar gibi bir mazereti ne srmelerinin nne geilmesidir.
Eer kendilerine bir uyarc gelirse, btn toplumlarn en dorular olacaklarna dair olanca gleriyle Allaha yemin ettiler.24 Yaptklarndan dolay, balarna bir felaket geldiinde: Rabbimiz, keke bize bir resul gnderseydin de, senin ayetlerine uysaydk ve mminlerden olsaydk demesinler diye (seni gnderdik)25 Btn resulleri, mjdeleyici ve uyarc olarak gnderdik ki, resullerden sonra insanlarn Allaha kar bir hccetleri kalmasn. Allah Azizdir, Hakimdir.
26

koymak artyla, zellikle kainatn ve insann ilk defa yaratlmas, varlklarn ve insanolunun akbeti, lm sonras gerekler, ilaveten cennet ve cehennemin nasl olduu hakknda verilen bilgiler gibi hususlarn insann tecrbe ve mahede yoluyla elde edemeyecei gaybi bilgiler olduu hususuna katlyoruz. Bylelikle Rabbimiz bizi gerekli tm bilgilerle donatarak emanet teklifine muhatap klmtr. Bylece eksiksiz ve geerli hibir mazeretin sz konusu olamayaca bir imtihan sreci yaanacaktr. Tm bu sraladmz sebeplerin yan sra akl balamnda vahyin gnderiliinin en temel sebebi, akln uyarlarak harekete geirilmesi ve akletmenin nndeki engellerin ortadan kaldrlmasdr. Vahiy indii her toplumda baskn zihniyetle hesaplar ve akln stne bir perde ekmeye alan bu zihniyetleri alabildiince eletirerek, kii ile akl arasna giren bu engelleri kaldrp akletmeye davet eder. Vahyin bunu nasl yaptn daha iyi anlayabilmek iin akletmenin nndeki engellerin neler olduunu sralamamz gerekiyor ki bylece Kurann bu engelleri ortadan kaldrma yntemi ortaya kabilsin. Akletmenin nndeki engellerin konumland merkez kalptir. Akletmek de Kurann ifadesiyle kalple mmkn olmaktadr. Bu nedenle akln nndeki engeller ve zihniyetin akletmeye olumsuz etkisi meselesini izah etmeye gemeden kalp kavramnn ne anlama geldiini ve akletmedeki fonksiyonunun ne olduunu izah etmemiz gerekmektedir. (Devam edecek) NOT: Bir sonraki yaz bal: oklu Etkilerin Mcadele Sahas: KALP

Ayetlerde ifade edildii gibi Rabbimizin vahiy gndermedeki amalarndan bir tanesi de hesap esnasnda ortaya kabilecek tm mazeretlerin bertaraf edilmesidir. Vahyin indirilmesinin dier nemli amalarndan bir tanesi ise, insann yaratlm bir varlk olarak snrll nedeniyle, bilgisine ulaamayaca baz hususlarn bu yolla bildirilmesi olduunu syleyebiliriz. Kainatn yaratl prosesi, Dnyamzn ve ilk insann var edilmesi, varoluun hikmet ve gayesi, varlklarn ve insanlarn akbeti, lm tesi gerekler Btn bunlar, yaamakta olan insan iin tecrbe ve mahedesi imkansz olan konulardr. Ve ite btn bunlar yaratcmzn ilminde olan (gaybi) gereklerdir ve ancak Onun, peygamberlerine -vahiy yoluyla- bildirdikleri kadarn bilebiliriz.27 Hikmet Zeyveliden yaptmz bu alntda, varoluun hikmet ve gayesini anlama noktasnn vahiy olmadan akl tarafndan anlalmayaca iddiasna bir muhalefet erhi
24 25 26 27

Fatr, 35/42 Kasas, 28/47 Nisa, 4/165 Hikmet Zeyveli, Akl ve Nakil zerine

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

123

SYLE

Post - Teokratik Bir Devlet, Fkh Aan Ahlaki Bir Devlettir


Abdlkerim Suru
ile sylei

/ Ferid Edib-Haimi

Ocak 2010

slami Yorum iin eviren: SORU:ncelikle ki ay nce Hamaneye yazdnz ak mektuptan bahsedelim. O zamandan beri, randa ok anlaml ve kapsaml gelimeler oldu. Hamaney ran nereye srklyor? Hamaney Kendi Gibi Dnen ve Dnyay Kendi Gibi Gren Bir ran stiyor CEVAP: Madem, Hamaney ran nereye gtryor diye soruyorsunuz, bu sorunuza fizikten bahsederek cevap vereyim. Fizikte ve jeolojide, artezyen kuyular diye bilinen bir fenomen/olay vardr. Artezyen, zemin seviyesinden yksek olan kaynaklardan su ile dolan kuyular ifade eder. Su, bu kuyulardan dar ktnda, havaya fkrr. Jeologlar bize, suyun sadece suyun kayna kadar yksee fkrabileceini ve bundan daha yksee asla kamayacan sylerler. imdi, Hamaneyin durumu da byledir. O, ran kendisinin gc, kayna kadar yksee karmak istiyor. Bu yzden sorunuza cevaben; Hamaneyin dnce dnyasna, dnya grne, onun bilgi ve grlerinin snrlarna ve boyutlarna bakmak zorundayz. Hesaba katlmas gereken

Fatih Peyma

gstergeler var. nk eer Hamaney, kontrol ele geirir ve serbeste hareket ederse (elbette o, daima dmann buna izin vermediinden yaknyor) kendi gibi dnen, slam kendi anlayyla alglayan ve dnyay kendi gibi gren insanlardan oluan bir ran yaratacaktr. Elbette bu gerekleirse ok yazk olacaktr. nk Hamaneyin son 20 yldaki gemii, onun meseleler hakknda dengesiz ve yanllkla dolu alg dnyasna sahip olduunu gstermitir. Eer Hamaney, bir konferansta konumac ya da bir camide imam olsayd, sorun olmazd; ama konumu ve kendisine benzer bir ran oluturmak istemesi gerei itibariyle, onun dnce anlay yanllklarla doludur. Bu, Hamaneyin slam anlaynn Seyyid Kutubunkine benzer oluundandr. Hamaney temel olarak grlerini Seyyid Kutubdan almtr. Hamaney hemen hemen hibir ey yazmamtr. Sadece onun almalarndan biri, Seyyid Kutubun bir kitabnn tercmesidir. Seyyid Kutub (Allah rahmet eylesin) gayretli ve salam durulu biriydi. O bir mfessirdi ve baz konularda Hamaneyden stnd. Onun dnya gr, modern an cahiliye devrini yaad ve bunun da ncsnn Bat medeniyeti olduu ynndeydi. Seyyid Kutub, bu cahiliyenin Mslmanlar tarafndan takip edilmeye

124

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

layk olmadn ve reddedilmesi gerektiini sylemektedir. Bunun yannda Hamaney, ayn zamanda Muhammed kbale de hayran olduunu sylyor. Ama kbalin retisinden ve dnya grnden hi de bir ey almamtr. Eer Hamaney Bat ve Dou felsefesini kbalin alglad gibi alglasayd, lkemizin kaderi farkl ekillenirdi. Fakat ne yazk ki, durum hi de byle deildir. Hamaneyin alglad slam ve Hamaneyin grd dnya, tamamen Seyyid Kutubun fikirlerinin rn ve benzeri konumundadr. Hamaney, tasavvuf hakknda da ok az bilgiye sahiptir. O, dnyay mutasavvflarn grd gibi grmyor ve mutasavvflarn peygamberle paylatklar ruhsal yaknl paylamyor. Ve maalesef o, velayeti fakih makamn elinde bulundurmak istediinden dolay, fakihlerin temel zeliklerini stlenmi durumdadr ve fkhtan, sadece zevahiri kurtarmak iin blk-prk ksmlar almtr. Btn bunlar, bize unu anlatmaktadr ki eer Hamaneyin yeteri kadar gc olsa (imdiye kadar buna sahip olmutur) o evvela, btn dnya ile bizi kavgal hale getirmek isteyecektir. Zaten oktan bunu byk oranda baarmtr. kinci olarak, randa slamn yzeysel olarak anlalmasn ve uygulamasn yerletirecektir. Bunu da byk oranda oktan baarmtr. nc olarak, Safevi dnemine ilikin tarih anlay yznden, elit bir insan grubu ile etraf evrili bir temel zerinde ran ynetmesi gerektiine inanyor. Ve Hamaney bu elit insanlar bir araya getirmitir. Bu grubun bir ksm yesi hatip/ konumacdr ve az bilgiye sahip bu insanlar (Rahimpur Azkadi, Haddad Adil, Sadki Read ve Haeri irazi gibi) Hamaneyin akaklar konumundadrlar. Bunlar tam da Hamaneyin ihtiyac olan insanlardr. Ve onlara gnl rahatlyla gvenebilir. Bu grubun dier yeleri ise zorbaln, kas gcnn temsilcileridir. Bununla Besic yelerini, sivil milis glerini ve Devrim Muhafzlarn kastediyorum. Bu insanlar, aydnlar (yani kendi gr alarna gre sorun karanlar) susturmaya ve bask altna almaya almaktadrlar. Hamaneyin benimsedii bu metot, tamamen onun dnce ve alg dnyasnn rndr.

Bu algnn ve metodun zarar, toplumun devrim ateini ve sevincini tad ilk gnlerde grnr deildi ve devrim ak ve evki ile beraber ilerliyordu. Maalesef toplumda, Hamaneyin uygunsuz davranlar iin teorik destek salayan (Dr. Davari, Misbah Yezdi gibi) baz filozoflar da vard. Fakat tedricen, blnmeler ve atlaklar ortaya kt ve ran halk, zelllikle genler ve eitimli insanlar bu dnya grnn bizi bir yere gtrmeyeceini algladlar. Eminim ki Hamaney, ne liberalizmi ne de Marksizmi tam doru bir ekilde anlayabilmitir. Ne Bat felsefesini ne de Dou felsefesini bilmektedir. Birisinin bunlar bilip-bilmemesi ok da nemli deildir. Douda ve Batda bu tr eyleri bilmeyen ok lider vardr. Ama bilmeyen biri eer, bunlar hakknda geliigzel yarglarda bulunup fikir beyan ediyorsa, kendi peinden bir lkeyi srklyorsa, muhaliflerine ikence edip bilim adamlarn kovuturuyorsa, akabinde neden bir lke yllardr bu arpk beyanlarn ve algnn sonularna maruz kalmak zorunda diye ciddi bir itiraz elbette ortaya kacaktr. Dinin Siyasete Reel ve Meru Mdahalesi SORU: Dier sorum; dinin, genel olarak da slamn siyasete, hkmete ve devlete mdahalesi hakkndadr. 1990larda siz, demokratik dini devlet fikrini ortaya attnz. Liderlere son mektubunuzda, dini aan bir devletten bahsettiniz. Muhacerani, Kediver, Bazergan ve Genci beyefendilerle beraber yapm olduunuz mterek beyanatta sizler, adil olmayan, mutlak velayete kar ktnz. Nasl bir devlet ngryorsunuz? Dini mi yoksa dini aan bir devlet mi? Amerikann anlad gibi sekler bir devlet mi yoksa Fransann anlad gibi laik bir devlet mi? Sizin felsefi seklerizmi eletirdiinizi biliyoruz. Fakat siz, ne lde siyasi ve sosyolojik seklerizmi benimsiyorsunuz? CEVAP: Kanmca, siyasete mdahale edebilen din anlaynda iki ekil mevcuttur: Reel mdahale ve yasal mdahale. Reel mdahalenin kanlmaz olduuna inanyorum. Yani, din daima dnyann her yerinde siyasete mdahale etmitir ve etmektedir. Reel mdahale u

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

125

anlama gelir ki eer din, kelimenin gerek ve doal anlam ierisinde, toplumun iinde mevcutsa, kanlmaz olarak siyasette de rol oynayacaktr. Baka bir deyile, insanlar belli bir yne yneltecek, akllarna belli fikirler sokacak ve belli eyleri yapmalarn salayacaktr. Bence, dinin zel bir alana ait olduu fikri, yanl ve samadr. Elbette inan ve iman kalpte yer alr ve kimse bunlar bilemez. Fakat inan stne ina edilen din, yani toplumda kklemi olan, kitaplarn konusu haline gelen, etrafnda tesis edilmi kurumlar olan ve inanlar bir araya getiren din fikri, artk zel bir mesele olamaz. Tamamen sosyal bir olgudur ve kendi sosyal etkilerini gsterecektir. Gnmzde dnya zerindeki dini kavgalara bir bakn! Bunlar zel bir meseleden mi kaynaklanyor? Eer din zel bir mesele ise, hibir ey u anda olduu gibi olmazd. imdi, biri din adna baka birini ldryor. Baka biri, din adna cami ina ediyor. Baka biri, din adna hayrseverlik hareketi balatyor. nsanlar dini fikirlerine bal olarak birbirine dost ya da dman oluyorlar. Bunlar dinin sosyal etkileridir ki, ayn zamanda siyasete de mutlak manada etkileri vardr. Bu yzden, dinin siyasetle ilikisi ve balants vardr. Bu hep byle olmutur ve hep byle olacaktr. Son gnlerde haberlerde kan sviredeki minareler hakkndaki tartmalar, dinin ne kadar sosyal bir olgu olduunu gsteren rneklerdir. Kavgann sebebi, dinin sosyal ynnden kaynaklanmaktadr. Demek istiyorum ki, dinin duadan, orutan mteekkil olduuna inanan insanlar bile dinin sosyal bir olgu olduuna inanrlar. nk dua etmek iin insanlarn birer sosyal tesisler olan camiye ya da kiliseye ihtiyalar vardr. George W. Bush kiliseye gidenlerin oylarn alms, bu ekilde bakan seilmitir. te bu yzden ben, din ve siyaset arasnda kanlmaz bir iliki vardr diyorum. Fakat din ve siyaset arasndaki meru balant farkl bir meseledir. Burada sorun, bizim dine kanun yapma ve yasama konusunda ncelik verip vermeyeceimiz sorunudur. Din, devletin yasama organnda temel alnmal m alnmamal m? Bunlar din ve devlet arasndaki meru balantya karar verecek sorulardr. te burada

siyasi seklerizmden bahsediyorum. Bence siyasi seklerizim iyi bir eydir. Yani modern dnya bize, bu reel balanty resmen kabul etmemiz gerektiini ve zgrce ilemesi iin ona olanak salamamz gerektiini gstermitir. Aslnda onu kabul etmekten baka bir seeneimiz de yok. Ancak meru balanty koparrsak, en hayrl hareket bu olacaktr. Baka bir deyile dini oulculuk temelinde ilerlemeli, btn vatandalara siyasette eit frsatlar vermeli ve yasama konusunda btn dinlerden faydalanmalyz. Fakat dini aan bir devletten bahsettiim zaman, unu demek istiyorum ki bizler, dinden daha geni ve daha kapsaml bir kimlik ve damar bulmalyz ve devleti ona gre idare etmeliyiz. Bence bu daha kapsaml damar ise ahlaktr. unu da belirtmeliyim ki meru balant, deimez bir balant deildir. Eer bir toplumda, din ok gl olursa ve meseleleri tekelletirmeye meylederse bu, meru bir balantnn olmayn andrr durur. Sekler ya da sekler olmama durumu mutlak eyler deildir. Az ya da ok seyreltilik gsterebilirler. ngiltere seklerdir ve resmi bir dini yoktur. Ayn zamanda kralie kilisenin badr ve o, gerektiinde Hristiyanln savunucusu olabilmektedir. Teokrasi Sonras (Post Teokratik) Bir Devlet, Fkh Aan Ahlaki Bir Devlettir SORU: Dier sorum dini entelektalizm ve geleneksel fkh hakknda. Geleneksel slam anlayn ve ulemay eletiriyorsunuz. Ayn zamanda sizin Ayetullah Muntezeri ve son zamanlarda Kediver gibi ulema ile iyi ilikileriniz var. Birbirinizi eletiriyorsunuz, ama arkadasnz. Dini entelektalizm ve fkh arasndaki iliki nedir ve ahlak, eriatn ve kanunlarn yerini alabilir mi? CEVAP: Pek ok ulema dostum var. ok iyi insanlardr. Onlarla hi bir sorunum yok. Ulemalk dier meslekler gibi, bnyesinde iyi, samimi insanlar ve ayn zamanda kt niyetli insanlar da barndryor. Bu bakmdan ulema ve doktorlar, marangozlar, mhendisler arasnda fark grmyorum. Bunlarn hepsi birer meslek ve onlarn kendi karlar vardr. Fakat

126

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

ulemalk nemli bir noktada, dier meslek gruplarndan farkldr. Ulema din adl bir rn satar ki bu, dini bir toplumda ok nemli bir eydir. imdi eer meslekler, kusurlu rnler satarlarsa insanlar hala hayattayken onun kusurlu olduunu anlayacaklardr. Eer bir doktor ehil deilse, birka hastaya baktktan ve yanl tedavi uyguladktan sonra insanlar ondan uzak duracaktr. Aksini dnrsek, eer bir doktor ehilse insanlar hastalandklarnda akn akn ona gideceklerdir. Ayn ey dier meslekler iin de geerlidir. Yani onlarn performanslar tecrbe yoluyla test edilebilir. Fakat ulema rneinde, eer sattklar din yorumlar kusurlu ise, bunu anlamak insanlar iin zor olacaktr. Ulema unu, bunu yapn ite o zaman mutlulua eriirsiniz der. Fakat onlarn dediklerinin doru ya da yanl olduunu kyamet gnne kadar bilemezsiniz. Bu bakmdan, ulema ve dier meslekler arasnda byk bir fark vardr. te bu nedenle unu diyorum ki, yaptklar iin ierii yznden ulema, maa almamaldr. Onlarn geimi din olmamaldr. nk sattklar ey kesin, belirgin bir ey deildir. kinci husus udur ki, eer bu ulema, bu temel zerine iktidar elde ederse byk bir zarara sebebiyet verecektir. nk siyasette de insanlara yaptmz ve sylediklerimiz Allahtan gelmektedir, bu yzden bunlar sorgusuz sualsiz kabul edin diyeceklerdir. Baka bir deyile, siyasette de ulema, tecrbe yoluyla test edilmeye istekli deildir. rnein cezai kanunlarn uygulanmas, istenen etkiden farkl bir etkiye sahip olursa, ulema halihazrda onlar terk etmeye istekli olmayacaktr. Bu nedenle, eer ulema iktidara gelirse, iyilikten ok zarar dokunacaktr. Elbette, ferdi olarak alimler zgr ve adil seimlerde yer alabilirler. Ve rakiplerine kar kazanabilirler. Fakat onlara mutlak imtiyaz vermek tatsz sonulara neden olabilir. Yazlarmda tekrar tekrar onlara syledim: Ulema! imdi, gcn, iktidarn dizginlerini elinizde tutuyorsunuz, iktidar ve g ipliiyle mantnzdaki delikleri yamamaya kalkmayn. Yani muhataplarnz ikna etmede baarsz olursanz, onlar susturmak iin g kullanmaya

kalkmayn. Bu sadece size zarar vermez, ayn zamanda dine ve lkenize de zarar verir. Fkh hakknda grme gelince, yazlarm fkh konusu hakknda aklamalarla doludur. Bir noktada fkh olduka vmtm. nsanlarmzn ve ulemamzn sahip olduu fkh-odakl zihniyet, onlar kanunlara saygl olmaya yaklatryor. Kk bir mesele olmaktan te bu, demokrasi iin faydal olan ok deerli bir zeliktir. Fakat nemli nokta udur ki, fkh, grev-odakl bir agrega1dr. Tamamen grev-odakl olmak bizi, haklar iin endielenmekten uzaklatrr. Bu, zerinde ok durduum bir dikotomidir: Yani haklara kar grevler dikotomisi. Ve bu temel zerine akladm ki, modern dnya hak-odakl bir dnyadr; oysaki geleneksel dnya, grevodakl bir dnyadr. Bu dikotomide pek ok hususlar grebiliyorum. Fkh kanun-odakldr, fakat onun alakadar olduu kanunlar, haklara deil grevlere odaklanr. erisinde hi haklara dair iaret yoktur demek istemiyorum, fakat miktar ok azdr. Bizler fkh daha iyi hale getirmek iin, bunun iine hak-odakl ilkeler katmak zorundayz. te bu anlamda, fkhn ciddi bir eksiklii vardr. Fakat fkhn ikinci eksiklii u ki, dinin ahlak ve fkhtan oluan bir agrega olduunu aklda tutalm, tek basna fkha dayanmak ve ahlak gz ard etmek ok zararldr. Bence devrimden sonra randaki ciddi kusurlardan biri, feci ekilde yerle bir edilen ahlak olmutur. Normalde, toplum iinde pek ok ey ahlak ykar; mesela bencillik ve agzllk. Fakat bizler, onun fkh tarafndan da yklmasna msaade etmemeliyiz. Ama maalesef bugn olan ite budur. Ahlak d hareketlerin btn, toplumumuzda fkh adna ve fkha uygun olarak ilenmektedir. Bu durdurulmaldr. Ahlaki bir dine inanyorum ve bence dinin dkkanndan alabileceiniz en iyi rn ahlaktr. Peygamber, Ben gzel ahlak tamamlamaya geldim demitir; Ben fkh tamamlamaya geldim dememitir. Fkh-odakl agregada, ahlak benzeri grlmemi ekilde ayaklar altna alnmaktatr. Ahlaka
1

Agrega: Benzer olmayan maddelerden olumu btn, katma - TDK

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

127

layk olduu deer verilmelidir ve adilane davranlmaldr. Teokrasi sonras devletten kastm ite budur, yani ahlaki bir devlet. Demek istediim, fkha dayandndan daha ok ahlaka dayanan bir devlet anlaydr. Meselenin z, bugn randa dini bir devletten bahsettiklerinde, onlar fkh-temelli bir devleti kastediyorlar ve baka bir ekilde anlalmyor. Bu yzden ben dini aan bir devletten bahsettiimde, fkh aan bir devleti kastediyorum. Ve fkh amaktan kastm, ahlaki olmaktr. ran toplumunda, din ahlakn kayna ve deposu olarak takdim edilmelidir; yani laykyla deer biilmi ve laykyla temiz hale getirilmi bir ahlak, eski psikoloji zerine temel alnm, eliki yuma olmu ve bazen de krsden vaaz edilen ahlak deil. Bence dinin ahlaki yn glendirilmeli ve insanlar dinin etik ynnden faydalanmaldr. Eer bu gerekleirse her ey bizim iin olumlu ynde geliecektir. SORU: ABDde yaymlanan Foreign Policy (D Politika) adl dergide en etkili 100 dnrden biri seildiniz. Siz, Dr. Zehra Rahnavard ve Bayan irin Ebadi ile beraber 2009un zirvedeki 3 ranl temsilcisinden birisiniz. Bu, ran adna uluslararas alanda prestij getirdiiniz ilk rnek deil. Bu sralama hakknda neler hissediyorsunuz? CEVAP: Neredeyse hibir ey hissetmedim desem inanr msnz? Elbette hibir ey ifade etmediini sylemek istemiyorum. Benden daha stte, fakat eserleri, almalar ok fazla tannmayan insanlarn olduunu biliyorum. Bu yzden, listeyi yapanlar akas bireylerin hretini baz alarak karar vermi ve bu ekilde hareket etmiler diyebiliriz. Fakat bendeniz ve Bayan Rahnavard ve Ebadi gibi arkadalarm, sizin de dile getirdiiniz gibi rana prestij getirdiysek bundan elbette mutluluk duyarz. Fakat gerekten de bu liste hakknda syleyecek ok da bir eyim yok. Dindar ve Dindar Olmayan Aydnlar SORU: Dier sorum, bir kavram olarak ve ayrt edici bir nitelik olarak dini entelektalizm hakknda olacak. Siz kendinizi dindar bir

aydn ya da yeniliki bir dindar dnr olarak tanmlyorsunuz. Gnmz dnyasnda din hakknda yeni neler syleyebilirisiniz? Dindar kelimesine neden ok fazla vurgu yapyorsunuz? Hem geleneksel Mslmanlar hem de Mslman olmayanlar tarafndan eletirildiiniz iin bunu sormak ihtiyac duyuyorum. CEVAP: Sorunuzu 2 ksmda cevaplandracam: Birincisi, neden dini entelektalizm kavramn kullanyorum; ikincisi, din konusunda yeni olarak ne sylyorum? Ben, dindar aydnn meru ve kabul edilebilir bir kavram olduu grndeyim. Daha nce baka yerlerde sylediim gibi, eer biz dindar olmayan aydnlara sahip olabiliyorsak, pekala dindar aydnlara da sahip olabilmeliyiz. Daha ak ifade edecek olursak, ne dinin olmay, dini olmayan entelektalizmi meydana getirir; ne de dinin oluu, dini entelektalizmi meydana getirir diyebiliriz. Dini entelektalizm dindar insanlarn, yani dnce retmek isteyen insanlarn entelektalizmidir. Ben entelektalizmin bir tr fikir retme ve mantkl dnme biimi olduunu ve bu mantkl dnmenin de tenkiti/eletirel bir ekilde olduunu dnyorum. Yazlarmda, entelektalizm iin bir dizi tanmlayc zellik sraladm. Bunlardan en nemlisi eletirel dncedir. Ben una inanyorum ki eer dindar bir insan, ayn zamanda bir dnr ise ve eer bir dnr olarak kapasitesi orannda eletirel olmaya zel bir nem verme gayretindeyse ve eletirel olmann metotlaryla ve teknikleriyle tank ise o birey, laykyla dindar aydn olarak tanmlanabilir. Benzer ekilde, dindar olmayan biri, ayn zamanda bir dnr ise ve eer bir dnr olarak eletirellii benimsiyorsa o insan, dindar olmayan aydn olarak tanmlanabilir. Entelektalizmin, modernizmin rn olduu sylenir ve bu iddia dorudur. Fakat benim modernizmden anladm, onun en nemli tanmlayc zelliklerinden ve unsurlarndan birinin ikinci derece bak as (second order perspective)na sahip olmu olmasdr. Modern

128

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

dnyada meta-felsefe2, ahlak bilimi, dinsel teori ve epistemoloji3 kapsamna giren her ey neredeyse eski dnyada var olmayan ikinci derece bak as ierir. Modern can zelliklerinden biri de bu stn bak asdr. Yani baka bir deyile Kantn felsefesinde deneyst (transandantal) olarak adlandrlan bak as. Baz insanlar bunu, deneyst olarak evirse de ben, ikinci derece bak as olarak evirmeyi uygun gryorum. Kantn felsefesi temelde ikinci derece felsefedir. Baska bir deyile o, metafizik deildir. Yani onun felsefesi, modern dnya ncesindeki felsefe algsna benzer felsefe deildir. Meta-felsefedir. Bu nedenle, eletirel felsefe4 adyla bilinir. Biz, bir dizi eletirel bilgi alanna sahibiz. Bu da Kantn eletirel felsefesine benzer bir eydir. Ayn ey din alannda da meydana gelmitir. Dinin psikolojik, sosyal ve felsefi kritii gibi fikirlerin hepsi modern aa aittir. Onlarn hepsi, etki itibariyle modernitenin rnleridir. Bu temel zerinden, entelektel almalar -genel anlam itibariyle- ikinci derece aktivitelerdir. Yazlarmdan birinde aydnlar, srlara vakf insanlar olarak tanmlamtm. Yani onlar sorunlar birinci derece dnrlerden
2

farkl bir bak asyla ele alrlar. Bu nedenle bizler hem dindar aydnlara, hem de dindar olmayan aydnlara sahip olabiliriz. Bu kavram kullanmada en ufak bir saknca grmyorum ve inanyorum ki dindar olmayan aydnlara sahip olabildiimiz gibi dindar aydnlara da sahip olabiliriz. SORU: Fakat baz insanlar bu dini entelektalizmin bir kavram kargaasndan baka bir ey olmadn iddia ediyorlar. CEVAP: Bence bunu iddia edenler dar grllklerinden, cehaletlerinden ve bazen de dmanlklarndan dolay byle yapyorlar. Sylediklerim bir kavram kargaas olmaktan te, tamamen ahenkli ve uyumludur. kinci olarak, bizler akldan yola karak d dnyaya varamayz. Yaplmas gereken, d dnyadan yola karak akla ulamaktr. Etrafmza bakmak ve dindar aydnlarn var olup olmadn grmek zorundayz. Eer varlarsa o zaman, byle bir eyin var olabilecei ve bunun bir kavram kargaas olmad aklk kazanr. St ve eker adl makalemde, birisinin kp zihin dnyasnda, stn st ve ekerin de eker olduunu syleyebileceini belirtmitim. St, eker olamaz ve eker de st olamaz. Bu iki ey tamamen farkldr. Fakat bu insann, d dnyaya bir bakmasna ve stle ekerin karp karmayacan grmesine msaade edin. Eer biz entelektalizmin bir ey, dinin de baka bir ey olduunu, hem aklmzda hem de hayal dnyamzda bu iki eyin karmayacan syleyerek balarsak, onlar muhtemelen d dnyada da karmazlar. Bence bu tr iddialar, d dnyaya bakarak yaplmam bir illzyon, znelcilik (sbjektivizm) ve idealizm eididir. Kendi adma ne tr bir yeni fikre sahibim? sorusuna gelelim. Bence asl nemli nokta da burasdr. Bu soruya cevap vermek benim iin hi de kolay deil. Bunu cevaplamak, kendimi vmek anlamna geleceinden benim iin her zaman zor olmutur. nerebileceim ey udur ki, ben bir dizi dikotomi5 (ikili kartlk) tespit ettim. Din ve dini bilgi arasnda ayrm
5

Meta-Felsefe: Felsefenin konusunun, metotlarnn ve amalarnn felsefesidir. Yani felsefenin felsefesidir. http://tr.wikipedia.org

Epistemoloji: Bilginin doas, kapsam ve kayna ile ilgilenen felsefe daldr. Bilgi felsefesi olarak da adlandrlmaktadr.

Eletirel felsefe (kritik felsefe): Kant, zihnimizin bilgi edinmek iin giritii abay; deneylerimizin nereden geldiini; neleri bilmemizin mmkn olduunu temel problemler olarak ele almtr. Bundan tr, Kant felsefesi, nce bilginin incelenmesiyle ve eletirilmesiyle balar; amac, bilme gcmzn incelenmesi, irdelenmesi ve eletirilmesidir. Kantn felsefesine eletirici (kritik) felsefe denmesi, bundan trdr. Ayrca, Kant, insan aklnn kendisi ile d dnya arasndaki ilikiler zerinde dnmesine deneyst dnme der. Transandantal bilgi nesnelerle deil, bu nesneleri bili tarzlarmzla ilintili olan bilgidir. Yani bilgi teorisidir. Kant felsefesinin amac, bu bilgiyi ortaya koymaktr. Bundan tr Kantn felsefesine deneyst felsefe de denir. Grld gibi, Kant, felsefesine temel olarak bilgi teorisini almakta, bilginin nasl ortaya ktn, snrnn ve deerinin ne olduunu aratrmaktadr. http://dusundurensozler.blogspot.com

Dikotomi: Birbirinin ztt olan ancak biri olmadan dierinin anlam ifade etmeyecei eyleri anlatan sosyal ve siyasal bilim terimi. Gece ve gndz zttr. te bu ztlk birbirine anlam kazandrr.

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

129

yaptm. Minimalist6 din ve maksimalist din ayrmn belirledim. Epistemolojideki neden ve sebep meselesine zel bir anlam ykledim. Ve ayn zamanda kimlik olarak slam ve hakikat olarak slam arasndaki ayrm da ortaya koydum. Bunun yan sra grev merkezli insanlar ve dnemler ile hakikat merkezli insanlar ve dnemler arasndaki farkll ortaya koymaya altm. Prensip olarak, azami ilgi ve alaka ile kendimi bu ayrmlar belirlemeye adadm diyebilirim. Bahsettiim btn bu dikotomiler, uzun sreli tefekkrn ve bilhassa insanlar aldatan pek ok safsata denebilecek grlerin inceden inceye tetkikinin rnleridir. Ben btn bu safsatalardan kendimizi kurtarabileceimiz bir yol bulmak istedim. te bu temel zerinde, bu dikotomilere ulatm ve inanyorum ki aydnlatc olacaklardr. Din ve dini bilgi arasndaki fark aklama yoluyla, ben sunu syleyebilirim ki, bizler bir yanda dine sahibiz, dier yanda dini bilgiye sahibiz. Mminler, bu dinin komple ve yanlglardan uzak bir din olduuna inanrlar. Fakat dini bilgi yanlabilir. O, deiken zelliktedir ve gelimeye msaittir. Bu, dinin yorumlanmas meselesinde formle ettiim pek ok kavramlarn ve fikirlerin balang noktas olmutur. Ben, bir eit epistemolojik ve sosyolojik yorum bilim ortaya koydum. Dinin farkl ynlerde yorumlanabilecei ve eit eit okumalara sahip olabileceini gsterdim. Bu ekilde, dini bilgi araclyla insanlara ait bilgi alanlarna ve din arasndaki ilikiye dikkat ekmek istedim. Dikkat ekmek istediim bir dier farkllk ise fkha gre ynetim ve bilime gre ynetim arasndaki farkllktr. Bu dikotomiler sayesinde, ben hem teorik hem de pratik sorunlar zmeye altm. nallah bir bakma da olsa baarl olmuumdur. Sosyal Bilimler: En Kanl Kurban SORU: Bugnk rann durumuna geri dnelim. ran slam Cumhuriyeti mahkemeleri, siyaset
6

bilimi, felsefe, sosyoloji gibi sosyal bilimleri kovuturmakla hayli megul gibi grnt sergiliyor. randa ve ABDde sosyal bilimler konularnda dersler vermi biri olarak, bugn randaki sosyal bilimlerin konumunu nasl deerlendiriyorsunuz? ran slam Cumhuriyeti liderlerinin basiretsizlikleri nda nereye yol alyoruz? CEVAP: Bu hazin ve trajik bir konudur. 30 yldr bu sorunla kar karyaym ve ayn zamanda 30 yldr bu meseleyi yazyorum ve bu mesele hakknda dnp duruyorum. Ve imdi btn bunlara ek olarak, ac ekiyor ve bu sorundan dolay gzya dkyorum. Bence, devrimden sonraki yllarda sosyal bilimler rann en byk ve en kanl kurban olmutur. Hamaneyin, ev hanmlarna seslendii bir konumasnda, Kurandan sosyal bilimlerin prensiplerini karalm dediini duyduumda bu beni kahretti. Hamaneyin sosyal bilimlerden anlamadn zaten biliyordum. Ama Kuran bilgisinden de yoksun olduunu yeni rendim. unu anladm ki ran, adaletsizliine ek olarak, cehaletini de ulusa zorla kabul ettiren bir lidere sahiptir. O, en kk dnce krnts bile iermeyen beyanatlarda bulunup durmaktadr. Ben biliyorum ki Hamaney teoloji ve felsefe alannda pek bilgili biri deildir. Hakknda bilgisi olabilecek sosyal bilimler, sadece edebiyat ve tarihten ibarettir. Fakat tarih alannda bile eksikleri vardr, yani tarih felsefesi renimi bile grmemi ve o konuda hibir ey bilmemektedir. nsann kann donduran bylesi ar beyanatlarda bulunmasn salayan ite bu cehalettir. Kurandan sosyal bilimlerin ilkeleri karlmal diyor ve Haddad Adil, Keuyan ve benzerleri onun beyanatlarn vmeyi ve desteklemeyi kendilerine meslek edinmilerdir. Bu akaklarn says hzla artmaktadr ve imdi, Kltrel Devrim Yksek urasnda 30dan fazla bylesi insan vardr. Onlar bu beyanatlar, cehaletlerinden ya da gizli gndemlerinden dolay destekliyorlar ve liderlerini neeye bouyorlar. Ama maalesef sosyal bilimlerin geri kalmlna ve ortaya kan skntya katlanmak zorunda kalan ran ulusu oluyor. ran slam Cumhuriyeti liderinin veli-yi fakih

Minimalist: En az ieren / maksimalist: En ou ieren

130

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

olduu ve velayet-i fakih teorisi temeline gre onun sadece fkh ve siyaset meselelerinde yorum yapma, fetva ve hkmler yaymlama hakkna sahip olduu gerei anlalmayacak kadar zor bir nokta mdr? Onun, sosyal bilimlerde hkmler bildirme hakk yoktur. Hamaneyin ya da o grevi dolduran herhangi birinin, u ya da bu felsefi teorinin doruluunu ya da yanlln sylemeye hakk yoktur. rnein, O bundan byle, varln asl (asalet-i vcut)na bal kalmalyz, zn asl (asalet-i mahiyet)n terk etmeliyiz ya da bu byle olmal, u yle olmal diyemez. Bu, ne onun uzmanlk alanna girer, ne de yarg yetkisine girer. Bu trden cahilce ve uygunsuz beyanatlarn, lkemizdeki bilgili insanlar ve yeni eyler renme yolundakileri nasl etkileyeceini sadece Allah bilir. Buna gre, sosyal bilimler ilkelerinin Kurandan karlacann sylenmesi, tp alanndaki ilkelerin ya da matematik, kimya, fizik, astronomi ve jeoloji ilkelerinin de Kurandan elde edilmesi gerektiini sylemekten farkszdr (ve ben biliyorum ki pek ok insan bunu byle yapma arzusu gtmektedir). Bu beyanatlar arasnda hi bir fark yoktur. Onlarn hepsi ayn derecede tuhaf ve cahilcedir. Onlar, bu bilimlerin bir dizi ahlaki emir olduunu ya da felsefi dnce ile ayn dzeyde olduunu dnyorlar. Onlarn deneysel (ampirik) boyutlarna hi dikkat etmiyorlar. Yine de onlar, sosyal bilimlerin deneysel alanlar olmadgn, onun iletilen/aktarlan alanlar olduunu dnyorlar. Hatrlyorum da bir keresinde Ayetullah Cevadi Amuli, nasl gemi yaplacan Kurann Nuh hakkndaki kssasndan almamz gerektiini ya da tarmla ilgili yaplmas gerekenleri u veya bu kssalardan elde etmemiz gerektiini sylemiti. Bu, bir zamanlar Hz. Meryemin tecrbelerinden yola karak matematikle ilgili bilgiler elde etmeye alan ngiliz rahibin abalarna benzemektedir. Sizin sorunuza cevap olacana inandm birinci nokta budur ve en byk sknt buradan kaynaklanmaktadr. Fakat apak ortada olan ikinci nokta, yalnzca sosyal bilimlerde uzman olan insanlarn bu konularda bir eyler sylemeye yetki sahibi olduklardr. Yani bu alanlarda

yaplm byk gelimelerin farknda olan ve ayn zamanda bu konularda yneltilen eletirilere vakf olan insanlar. Baka bir deyile, sosyal bilimlerle tank olan insanlar yani daha nce bahsettiimiz ikinci derecede bak asna sahip insanlar. Dier mesele udur ki, byle bir alma aslnda imdi yerine getiriliyor. Demek istediim, sosyal bilimlerin yan sra bilim felsefesi genel bal altnda toplanan bilgi alanlar da vardr. Onlarn grevi sosyal bilimlere deer bimek ve eletirmektir. Bu alanlar (metotlarndan ve gr alarndan tutun da ilkeleri ve teorilerine kadar deiiklikler gsterir), sosyal bilimleri mercek altna koymu ve onlara deer biip onlar eletirmitir. Eer Hamaney bu eyler hakknda muntazam bilgiye sahip olsayd ve onun danmanlar ona laykyla yardm etselerdi, o, randa sosyal bilimlerin glendirilmesi gerektiini bilirdi. Bu, yerine getirilmesi gereken gzel bir temennidir. Son 30 yldr, canla bala bu gayeye ulamak iin abaladm. Devrim sonras ilk yllarda, ran niversitelerinde sosyal bilimler felsefesi ve doa bilimleri felsefesi dersleri verdim. Tarih felsefesi hakknda saysz konferanslar verdim. Sylemekten mutluluk duyuyorum ki, bu fikirlere aina olan bir renci nesline hocalk yaptm. Sosyal bilimler meselesi ve sosyal bilimler felsefesi akademisyenler tarafndan icra edilmelidir. Bilim, gizemli ekilde, gizli bir kede dikilip, daha sonra insanlara giydirilecek bir cppe deildir. niversitelerimiz, dikiin yapld yerlerdir. Akademisyenlerimiz, korkusuzca bilimlerini retebilmeli ve kritik edebilmelidirler. Eletiri, bilimleri daha salkl ve daha dzgn bir hale getirir. Bizler, Batdan geldi ve Bat hayran oluruz diye sosyal bilimleri almay reddedemeyiz. renme ve dnme, herhangi bir toplulua, dneme ve nesle ait olan bir nimet deildir. Allahn btn kullar dnce retebilir. Eer niversitelerimizin kaplarn aarsak, eer korkudan ve tehditten muaf bir ortam profesrlerimiz iin oluturabilirsek, o zaman, biz bu bilimlere katkda bulunabiliriz. Son bir ka asrdr, sosyal bilimler alannda insanlk tarafndan yaplm kazanmlar reddetmek, gerekten kstah ve saygszca bir davrantr ve bu kstahlk da yalnz cahil

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

131

insanlarn sahip olabilecei bir zelliktir. Benim nerim udur ki, sosyal bilimle uraan bilim adamlar bu alanlar zgrce retebilmeli ve sosyal bilimler filozoflar bu alanlarn eletirel felsefesini yine zgrce retebilmelidir. Onlar, bu ie giriirlerken dindar teorisyenlerden de faydalanabilmeli ve Kuran, kssalar, tarihi ve hadisleri de kaynak olarak kullanabilmelidirler. Sorunuza cevaben bahsedeceim bir dier mesele u: Neden bu beyler son zamanlarda sosyal bilimleri aniden dnr oldular? Devrimden bu yana 30 yl geti ve ulema, 30 yldr (hayr 100lerce yl diyelim) Kuran inceliyor ve ondan teoriler karyor. imdiye kadar bunu yapmaktan ulemay kimse engelledi mi? Bugn, bu nedenle mi onlara Kurandan bilimsel ilkeler karmalar tavsiye ediliyor? nsanlarn dini katklarndan ve hkmete ait olan ya da olmayan kaynaklardan istifade eden ulemann bundan baka grevi yok mu? Neden onlar u ana kadar, herhangi bir teklifle ortaya kmadlar? Eer herhangi bir faydal, bilimsel teklif ortaya koysalard, phesiz onlar insanlarn akllarnda yer edinirlerdi ve bilgi dnyasnda gururla yer alrlard. Bana yle geliyor ki, eer Hamaneyin tavsiyesine gre hareket edilirse, rann kltr ve eitim dnyasnda karanlk bir a balayacaktr. Sofu medreselerden gelen pek ok deneyimsiz, Arapa ve birka hadis bilen bir sr cahil insan ortaya kacak ve niversite profesrlerini yldracaklardr. Profesrlerin yaptklar her neriye onlar, baz noksan ve konuyla alakas olmayan alntlarla cevap vereceklerdir ve akabinde btn dnyay avucumuzun iine aldk diye bbrleneceklerdir. Son bir ka yldr, Hamaneyin tevikiyle randa teori kurma krss ve yazlm hareketi olarak bilinen bir gelimeye tank olduk. Gerekten anlamyorum; teori ortaya koymak iin nasl krs kurabiliyorsunuz?! Yani kasten ve zorla aklnzdan teori retebilmek mmkn mdr? Uzun yllar boyunca dnce ve aratrma ile zgrce megul olan bilim adamlar, aniden bir fikre sahip olabilirler ve daha sonra yeni bir teori olarak bilim camias tarafndan kabul grr ve yle takdim edilir. Fakat teoride bulunmak

iin bir araya gelecek bir grup insann, kalarn atp kendilerini teori retmek iin zorlamalarn dnmek, bir grup insann iir ortaya koyma fikriyle bir araya gelmesine benzer. Gzel iirler, airler tarafndan ortaya kar. Yani gzel iiri, kalarn atp kendilerini zorlayarak gzel iir yazacam diyen airler yazamaz. iir insann iinden gelmek zorundadr ve bu, air tarafndan ortaya koyulan yllarn abas ve deneyimine baldr. Bu beyler, bilim tarihini ve bilimsel teorilerin ne ekilde doduunu bilmiyorlar. Bilimle dalga gememeleri gerektiinin farknda deiller. Bilimle yanl ekilde hair neirler. Bilimde kestirme yollara bavuramazsnz. Bilime tevazu ile yaklamak zorundasnz. Eer yeteneiniz varsa, bilgi dnyasna kendi kk katknz yapmal ve bilim kervanna yardmda bulunmalsnz. imdi iler yle bir noktaya geldi ki, Sadki Read adl cahil bir ulemaya, Dr. Davari tarafndan 40 sene nce yazlm Farabinin Felsefesi adl almasndan dolay Farabi zel dl veriyorlar. Foucault7nun Dncesindeki Gizli Ykclk Burada, baka bir meseleye daha dikkat ekmek istiyorum. lkemizde baz insanlar, mesela Michel Foucaultnunki gibi Batya ait baz sosyal bilim teorilerini ve dncelerini ele alyorlar ve bu Batl sosyal bilimlerin, tarafl ve hepsinin g/iktidar tarafndan yozlatrlm olduunu ileri srerek kullanmay reddediyorlar. Dayanaklar ise Foucaultnun sosyal bilimlerin g, iktidar glgesinde temayz ettiini ve onunla yakn iliki iinde olduunu dile getirmi olmasdr. Bu ekilde onlar, Bat kaynakl sosyal bilimlerin baarlarn yok saym oluyorlar. Daha sonra, zafer kazanm edasyla bir araya gelip artk onlarn baarsz olduu ortaya ktna gre, bizim yeteneklerimizi ortaya koyma zaman geldi diyorlar. Ne yazk ki, bu tavrlar ucuz ve kolaya kaan bir tavrdr. Bu ancak, cahil ve oportnist (frsat) insanlara geici bir teselli salar. Btn bunlarda baka, Foucaultnun teorisi
7

Michel Foucault (Miel Fuko) 1926-1984

132

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

ok da ciddiye alnmamaldr. nk sadece ben deil, ayn zamanda onun felsefesini eletirenler de onun fikirlerinde olduka ykc bir grecelik yattn sylemektedirler. Eer sadece tartma, beyin frtnas uruna bu problemleri grmezden gelir ve bunu ciddiye alrsak, o zaman, Foucaultnun teorisinin sadece Bat bilimini iermekle kalmayp ayn zamanda slam fkhn, slam felsefesini ve ilahiyat da ierdiini kabul etmemiz gerekecek. Bunun yannda, btn bu alanlarn itibar sarslacaktr. Onlar, Bat sosyal bilimlerini geersiz klmak ve kullanmn uygunsuz gstermek iin Foucaultnun teorisini kullanmak istediklerinde, amalar insanlar aldatmaktan baka bir ey olmayacaktr (aldatma kelimesini burada bilerek kullanyorum). Eer onun teorisi gerekse, o zaman onun ykc etkisi ayn zamanda slamn bilgiye dair alanlarn da ykp geecektir. Yani u ana kadar elde edilmi bilgiyi deil ayn zamanda gelecekte ortaya kacak bilgileri de etkileyecektir. Hi bir bilgi alan gvenilir kalmayacak, buna bu beylerin oluturduklarna inandklar bilimler de dahil olacaktr. Be Dindar Aydnn Mterek Beyanatlar SORU: Son sorum, Yeil Hareketin talepleri dorultusunda sizden baka drt dindar aydnla beraber yaymladnz mterek beyanat hakknda olacak. Bana beyanatn bizzat kendisi, ierii ve zamanlamas ok artc geldi. Be imza sahibi de gemite farkl duru ve fikirleri olan kiiler. Byle bir mterek beyanat yaymlama ihtiyacn dnmenize ne sebep oldu? Beyanatnz Mir Hseyin Musevinin ifadesinin yaymlanmasndan sonra ki iki gne denk geldi. Mterek beyanatlara devam edecek misiniz? Yeil Hareketin yurt d ayann doumuna m, yoksa Yeil Hareket iin yeni bir think-tanka m ahitlik ediyoruz? CEVAP: Beimiz bir bakma din adamlar gibiyiz; gemite dini risaleler yazdk ve onlar geri alamyoruz. Bu beyanatlar imzalayan arkadalarm baka baka konularda farkl gre sahipler. Fakat onlarn hepsi, hareket ierisinde balayan asgari noktalara inanyorlar. Yeil Hareket sokaklarda aksiyoner bir hareket olmu, fakat teorik erevesi

baka bir yerde gzler nne serilmemi bir hareket olduundan bu beyanatlar yaymlama ihtiyac hissettik. Musevi henz beyanatn yaymlamad bir zamanda, biz bir araya gelmitik zaten. Bu yzden Musevi beyanatn yaymladktan sonra biz arkadalarla yollarmz ayrmadk, beraber hareket ettik. Musevinin sylemedii baz eyler dile getirdik. Bence biz, hem Musevinin beyanatna tamamen sadk kaldk, hem de bu Yeil Hareketin hatlarn aydnlattk. Bu tr beyanatlara devam etmek niyetindeyiz. Ve bu abalarmzn yerini bulacana inanyorum. imdilik, bu abamza bir isim vermeyelim. Think-tank ya da Yeil Hareketin yurt d liderlii gibi isimlerle armayalm. Bu grup baka iler gerekletirdiinde, baka rnekler ortaya koyduunda ve baka beyanatlar yaymladnda, yava yava grubun ne olduu, Yeil Hareket iinde ne pozisyon yklendii ve ismi netlik kazanacaktr.

- BTT -

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

133

GNDEM

Bir Depremin Hatrlatt lke :

Haiti
Tarih 12 Ocak 2010. Gnlerden Sal. Saat 16.53

Metin Ylmaz
ve Cap Haitiene ciddi hasar veren 1887 ve 1904 depremleri, Nagua blgesinde bir Tsunami yaratan 1946 depremi bunlara rnektir2. Her deprem sonrasnda olduu gibi konunun uzmanlar deerlendirme yarna giritiler. Depremin ortaya kard ykmn nedenleri zerinde uzun uzun analizler yaptlar. Deprem ldrmez, ihmal ldrr dediler. Bu deprem Japonya gibi, Amerika gibi depreme dayankl evlerin/inaatlarn yapld bir lkede bu kadar vahim sonular ortaya karmazd nakaratn tekrarladlar. Ykmn faturasn, depremin Haiti 7 iddetinde bir depremle sarsld ve tam anlam ile bir ykm yaad. ki milyon insann yaad dnyann en byk gece kondu ehirlerinden biri olan bakent Port-au-Prince yerle bir oldu. Binlerce ev oturulamaz hale geldi. 200 binin zerinde insan enkazlarn altnda kald ve hayatn kaybetti. On milyon nfuslu lkede 3 milyondan fazla insann yaralanmasna ve evsiz kalmasna yol at. Bu hi de srpriz deildi. Zira Haitinin de iinde yer ald Hispaniola Adas1 deprem riski yksek bir blge idi ve her elli altm ylda bir ciddi depremler yaanmaktayd. Haiti Kamu leri Bakanlna bal olan Haiti Maden ve Enerji brosunun internet sitesinde unlar yazldr. Getiimiz yzyllarn hepsinde Hispaniolada en azndan bir ciddi deprem gereklemitir. 1751 ve 1771de Port-au-Princein ykl, 1842de Cap Haitienin ykl ve Port-au-Prince
1

olaca bilgisine ramen tedbirler gelitirmeyen Haitililere kesmeye ve ortaya kan vahim tabloyu cehalete, vurdumduymazla ve hatta adadaki batl inanlara balamaya kalktlar. Grnrde sylediklerinde doruluk pay da bulunmaktayd. Nitekim 27 ubatta ilide daha iddetli bir deprem -iddeti 10 kat daha fazlaolduu halde hem maddi ykm daha azd hem de l says. Ama kimse sormad, Haiti neresidir, orada kimler, nasl yaar? Ne yer, ne ier ve nasl geim temin ederler? mkanlar ve hayat standartlar neye elverir? Neye gleri yeter? Neden gelmesi kuvvetle muhtemel bir felakete kar nlem almadlar? Almadlar m, alamadlar m? Alamadlarsa bu durumu neye borlular? Ne yazk ki, bu sorular sorulmad, cevaplarn peine dlmedi.
2

Haiti ve Dominik Cumhuriyetinin paylatklar adann ortak addr.

http://tr.internationalism.org/dunya-devrimi-2010/ dunya-devrimi

134

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

nsanlar kk dnyalarnda kendine has problemlerle urarken Haiti byk bir depremle sarsld. Birou gnlk hayatna bir ey olmam gibi devam etmeyi hatta haberlerde karsna knca morali bozulmasn diye kanal deitirmeyi tercih etti. Depremzede lkeye ve depremzedelere ilgi bir trl istenen seviyelere kmad, kamad. Haber deeri kalmaynca basnn gndeminden de dt. Ve Haiti kendi sorunlarna, yalnzlna terk edildi. Oysa duymak bir sorumluluktur. Haberdar olmak bir sorumluluk paylamn dourmaldr. Dertler paylalrsa azalr, sorunlar el ele verilirse daha kolay alr. Ve ayn mekan/dnyada birlikte yaayan insanlarn elde olan paylama, dertlere ortak olma, adalet ve bar iin dayanma, iyilik ve hayrlar oaltma zemininde bir iliki tasavvur etmeleri ve bu tasavvur zere yrmelerinden daha doal ne olabilir ki? Hele asrlar ncesinde evrensellii ilan eden slama mensup olanlarn dnyada olan bitene kaytsz kalmalar dnlemez. Onlardan haberdar olmalar ve bakalarn haberdar etmeleri, katk yapmalar, katk yapmann yollarn aratrmalar ve bu konularda da nde ve nc olmalar beklenir. te bu niyetle, biz de karnca kararnca katk yapmak, bu ve benzeri olaylara yaklamda bir emsal oluturmak iin Haiti depremini deerlendirmeye deer bulduk.

ktl, topraklarnn verimsizlii ya da insanlarnn tembellii deil emperyalist glerin smrgeci yaklamlar bulunmaktadr.3 Onlar el ele vererek bu cennet adann halkn lme, ala, zayfla ve fakirlie mahkum ettiler. liklerine kadar onlar smrdler. Oysa bundan drt yz yl ncesine kadar Haiti mutlu insanlarn lkesi idi. Bu durum beyaz adam/Avrupallar adaya gelene dek srd. O gnden sonra da Haiti bir daha gn yz grmedi. nce adann asl sahipleri vahice yok edildi. Kolomb adaya 1492de ayak bastnda, Haitide bir milyona yaklaan yerli nfus yayordu. Bu insanlarn hemen hepsi 50 yl gemeden ya katledildiler ya da Avrupallarn getirdikleri bulac hastalklar yznden ldler.4 17. ve 18. yzyllarda Haiti, Fransz deniz korsanlarnn eline geti. Franszlar buray nce spanyol ve ngiliz gemilerini taciz etmek iin kullandlar. Daha sonra, bu verimli topraklarda eker ve kahve retimine baladlar. Ancak adada gerekleen soykrmdan dolay yeterli i gc kalmamt. Emek ihtiyacn karlamak ve maliyetleri dk tutmak iin Afrikadan kle getirmeyi bir yol olarak benimsediler.5 18. yzylda Afrikadan sadece Haitiye getirilen kle says, 1 milyona yaknd. Eer kleler Atlantiki geerken hastalktan lmezlerse veya intihar etmezlerse, adaya vardklarnda plantasyonlarda almaya balyorlard. Gnde 18 saate yakn altrlan, her trl ikence ve aalanmaya maruz kalan bu kleler sayesinde, Haiti dnyann en byk eker ve kahve reticisi haline geldi, Avrupada tketilen ekerin %40, kahvenin ise %60 burada retiliyordu. Afrikal zgr insanlar klelii ilerine
3

*** Haiti dnyann alk ve sefalete mahkum edilen lkelerinden biri, yle ki, Kuzey Yarm Krenin en fakiri. Nfusun %75i gnde 3 TLnin altnda, %56s ise gnde 1,5 TL ile yaamaya alyor. Yaam standard denilen ey bu kadar. Ve bu gelir, onlarn ancak tek odal, derme atma, baraka tr evlerde barnabilmelerine ve gnde tek n yemek bulmalarna imkan veriyor. Fakirlik ve sefalet en ileri dzeyde yaanyor. Halbuki zerinde yaadklar bereketli topraklar sayesinde bir zamanlar dnyann en byk eker ve kahve reticisi olmulard ve bu yzden Antillerin incisi olarak anlyorlard. Haitinin sefaletinin arkasnda; kaynaklarnn

ngiliz gazetesi Guardian imdi Haitiye insani yardm gnderme iine girimi olan soylu uluslararas topluluk u anda dindirmeyi amalad aclardan byk lde sorumludur.

Bartolome De Las Casasn Kzlderili katliam adl kitabnda Haitide gerekleen katliamlarda anlatlmaktadr.

eker retiminde kleler kullanlmasayd ok pahal olurdu Montesquieu, Yasalarn Ruhu, 15. Kitap, Blm 7 ve 5

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

135

sindiremediler, klelik ve smr dzenine kar direndiler ve farkl direni yntemleri gelitirdiler. ntihar bunlardan biriydi. Bylece hem sahiplerine zarar veriyor hem de lmden sonra ruhlar Afrikaya dnyordu. Bir dier yntem dalara kamakt. Bu dalardan isyanlar balatlyor, dzlklere inilip plantasyonlar yamalanyordu. Bu direniler 1804te Haitinin bamszlyla sonuland. Tarihte ilk defa kleler efendilerine ve smrgecilie kar bamszlk mcadelesinde baarya ulayorlard.6 zgrlkleri alnan insanlarn zgrlk talebi ile Haiti kuruldu. Klelerin efendilerine ba kaldrmalar ve sahiplerini alt ederek zgrle kavumalar kabul edilebilir bir ey deildi. Hele burada yanan zgrlk atei, kleliin yaygn olduu dier yerlere de srayacak olursa tam bir felaket olurdu. nk beyaz adam sistemini klelerin varl ve karn tokluuna, efendilerine hizmet etmeleri zerine kurmutu. Bu yzden efendilerine ba kaldranlar ibreti-alem olacak ekilde cezalandrlmal, srndrlmeli ve asla baarl olmalarna izin verilmemeliydi. zgrlne kavutuktan sonra Haitinin bana gelenleri izah etmek ancak bu zeminde mmkndr. zgr adaya ilk darbeyi Fransa vurdu. eker ve kahve tarlalarn imha etti. Vahi bir ticaret ablukas devreye soktu. Kimse onlara bir ey
6

satmyor, onlardan da kimse bir ey almyordu. Eski tarla sahipleri Haitinin igal edilmesini, halknn tekrar kleletirilmesini talep ediyordu. Fransz Devleti bunun yerine yeni cumhuriyetin kann iliklerine kadar emmeyi tercih etti. Bamszln tanma karlnda Haitiden 150 milyon Fransz altn istedi.7 Kraliyet Ferman, 150 topu olan 12 Fransz sava gemisiyle desteklendi. Talepler pazarla ak deildi. iei burnunda cumhuriyet raz oldu, zira baka seenei yoktu. Haiti zgrlnn bedelini demek zorundayd ve sonraki 122 ylda deye deye helk oldu. Bu devasa borcu demek iin Haiti ABD, Almanya ve Fransa bankalarndan fahi faizlerle bor ald. Btenin yzde 80i borca gitti. Bu mali ykn altnda ezilen Haiti, daha doarken neredeyse iflas etmiti. 1900de btesinin yzde 80i hl bor demeleri tarafndan yutuluyordu. stikrarl bir ekonomi iin harcanabilecek olan para yabanc bankalara gidiyordu. Bor demeleri ancak 1947de bitti. O gne gelindiinde Haitinin ekonomisi iflah olmaz derecede bozulmu, topraklar oraklam, sefalet ayyuka km, siyasi ve ekonomik istikrarszlk ban alp gitmiti. ABD ise, klelerine kt rnek olur diye uzun yllar Haitiyi tanmad.8 19. Yzyl boyunca Haitiye ambargo uyguland. 20. yzylda ise Haitiyi arka bahesi olarak deerlendirmeye ve srekli mdahalelerde bulunmaya balad. 1915te Haitiyi vahi yaama ynelik doutan gelen eiliminden ve Medeniyete ynelik fiziki
7

Herhangi bir ansiklopediyi a. Klelii ilk kaldran lke hangisi olduuna bak. Ansiklopedinin verecei yant bellidir: ngiltere. Gerekten de, dnya kle ticareti ampiyonluunu kimseye brakmayan Britanya mparatorluu gnn birinde, insan eti satnn artk eskisi kadar getirimli olmadn anlaynca fikir deitirir. Londra kleliin kt bir ey olduunu 1807de kefetmitir, ancak karar yeterince ikna edici bulunmam olsa gerek, otuz yl sonra bunu ilk kez yinelemek zorunda kalr. Fransz Devriminin smrgelerdeki klelere zgrlklerini verdii de bir gerektir, ancak lmsz diye adlandrlan zgrletirici karar ksa sre sonra Napolyon Bonapart tarafndan katledilerek ldrlmtr. lk zgr lke, gerek anlamda zgr lke Haiti olmutur. Klelii ngiltereden yl nce, yeni kazand bamszln kutlarken ve unutulmu yerli ismini tekrar elde ederken, enlik atelerinin aydnlatt bir gecede kaldrmtr. Eduardo Galeano Aynalar

Bu mebla hakknda bir fikir olumas iin u bilgiyi aktaralm: Fransa 1803te, Haitinin 74 kat byklndeki Louisiana Blgesini ABDye 60 milyona satmay kabul etti.

Onu resmen tanyan (yksek bir bedel karl kabul eden Fransadan) baka lke olmad. Her eyini ona borlu olmasna ramen Simon Bolivarn Byk Kolombiyas bile onu resmen tanmad. Oysaki Haiti Bolivara gemi, silah ve asker verirken, ne srd yegne koul onun klelere zgrlklerini vermesiydi, ama byle bir dnce Kurtarcnn kafasndan gememiti bile. Bolivar bamszlk savan kazand, ama bir sre sonra dzenlenen yeni Amerikan uluslar kongresine Haitiyi davet etmeye kar kt. Haiti Amerikalarn czamls olarak kalmay srdrd. Thomas Jefferson daha bandan beri hastal o adada hapsetmek gerektii konusunda uyarda bulunmutu, zira oras kt bir rnek tekil ediyordu. Eduardo Galeano, Aynalar s. 195-96

136

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

yetersizliinden tr kendi kendini ynetme kapasitesine sahip olmad9 gerekesi ile igal etti ve orada on dokuz yl kald. Aday terk ederken de idareyi emirleri dorultusunda hareket edecek diktatrlere teslim etti. Diktatrler yoksulluk ve sefalet iindeki halka kan alattlar. Onlar vastas ile Haiti halk cezalandrlmaya devam edildi. Halk, her ne kadar diktatrlere raz olmasa ve onlardan kurtulmann yollarn arasa da bir trl kendi dzenini kuramad. Kitlesel gsteriler, sokak atmalar, grevler hi eksilmeden devam etti. Generallerin kendi aralarndaki iktidar atmalar, tekrarlanan ama derde deva olmaktan uzak seimler, ksa sreli iktidarlar Hibiri adann sorunlarna zm olmad. Bu zmszlkte efendilerin Haitiye olan kin ve fkesi de etkili oldu. Onlarn ektii eziyet ve ilelerden adeta mutluluk duydular ve onlarn hayatlarnda gerekleecek kk iyilemelere bile raz olmadlar. Jean-Bertnard Aristidenin deyimiyle mutlak sefaletten onurlu ala geii ynndeki btn abalar iddetle ve bilinli olarak ABD hkmetleri ve onun kimi mttefiklerince engellendi. Mesela 2004 ylnda seimle i bana gelen Bertnard Aristidenin ABD tarafndan organize edilen bir darbe ile iktidardan uzaklatrlmasnn iki temel nedeni vard: 1- Yoksul halkn salk, eitim vs. ihtiyalarna ve zellikle asgari creti iyiletirmeye dnk giriimleridir. Asgari cretin 40 dolar (Latin Amerika lkelerindeki en dk cret) olduu ada ok uluslu irketler iin bir ucuz emek cenneti idi. 2- Haitinin bamszlnn 200nc yl dnmne yaklarken, Fransann smrgeci tarihini sorgulayp Fransaya kar 21 milyar dolarlk bir iade davas ama planyd. Bu talep de sadece Fransay ileden karmakla kalmad, bata ABD olmak zere klelik ve smrgecilik tarihi olan lkeleri ciddi bir ekilde rktt ve hemen darbe yapld. Darbeler, yolsuzluk ve suiistimaller, dayatlan IMF politikalar ile adada sefalet daha da katlanlamaz hale gelir. Haiti, kaamayanlarn
9

mecburen katland bir lkeye dnr. Neticede ellerindeki g alnr, imkanlar ve kaynaklar smrlr, zayf kalmalar salanr. Alk ve sefalete mahkum edilirler. Aln dayanlmaz noktalara geldii 2008 ylnda a halk kitleleri, amur kurabiyeleri deil, insana yarar yiyecekler yemek talebi ile marketlere akn ederek yiyeceklere el koyar. Bunun zerine harekete geen BM, 47 lkeden 9 bin asker ve polisin oluturduu askeri kuvvetle ABDnin karlar dorultusunda lkeyi fiilen igal eder. Bar Gc ad altnda Haitiye giren BM igal gc, ayaklanmalar bastrr ve egemenler lehine dzeni yeniden salar.10

Deprem olduu anda Haitililer;


- Amerikan karlar dorultusunda BM bar gcnn igali altnda idiler. - sizdiler. - alanlar da Latin Amerikann en ucuz i gcn oluturuyordu. - Gnlk 2 dolar ve altnda bir rakamla
10

Karayiplerin en fakir lkesi Haiti, smrgecilik, klelik ve diktatr rejim gibi sorunlarnn yan sra alk kriziyle mcadele etmektedir Kriz nedeni ile daha da fakirleen halk, yksek gda ve enerji fiyatlar nedeniyle lmlere varan bir kaos ortamnda yaam mcadelesi veriyor. Kasm ay verilerine gre lkede alktan len 26 kii tespit edildi. Snr tanmayan doktorlar kuruluunun verilerine gre yetersiz beslenmeden tr 65 ocuun tedavi grd bildirildi Aln boyutu ekmek bulamad iin amur yiyenlerin grntleriyle kendini gsteriyor Ayrca Haitide ocuk kaakl ve istismar da had safhada. 173 bin Haitili ocuk grnrde ev ileri yapmak karlnda eitim almak maksad ile yurt dna gnderiliyor, gerekte ise bu ocuklarn byk blm mrleri boyunca mahrumiyete ve istismara mahkum edilirken, pek az okula gidebiliyor Haitiden Amerikaya para karl satlan ocuklarn says yz binlerle ifade ediliyor. Ayrca BM insani yardm kurulular alanlar ve bar koruma grevlisi askerlerin grev yaptklar yerlerde ocuk istismarlar gerekleiyor. Sz konusu kiilerin ocuklara cinsel saldrda bulunduklar, ocuklar seks iisi olarak kullandklar ve bu iin ticaretini yaptklar ortaya kt. (ngiltere merkezli save the children isimli ocuk haklar rgtnn mays ay sonunda yaynlad rapordan alnmtr.) Mazlumder stanbul ubenin hazrlad 2008 Dnya nsan Haklar Raporu sayfa 59-62

Robert Lansingin ABD hkmeti adna yapt aklamadr. Eduardo Galeano, Aynalar Sel Yaynclk, 2009

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

137

hayatlarn devam ettirmek zorunda idiler. Bu para ile ancak 1 n yemek yiyebiliyor, gleri ancak yaamak iin derme atma barakalar oluturmaya el veriyordu. Bakent Port-au-Prince en byk gecekondu ehri olmutu. - Ve durumlarnn iyilemesine srekli engel olunuyordu. *** Deprem sonrasnda yaananlar daha az dramatik deildi maalesef. Ayn gn altnda yaamalarna ramen, insanlarn ok az hari yaanan bu drama duyarsz ve ilgisiz kalmay tercih ettiler. Aslnda bu bir tercih de deildi. 20. yy insan yalnzd, dnyas kendinden ibaretti ve kendinden olmayana ne zihninde ne de hayatnda yer yoktu. Kendi onun iin ya menfaatini, ya ayn kan tadklarn ya da ayn topraklar zerinde yaadklarn ifade ediyor, insann nefsinden, ailesinden, kynden ya da toplumundan/milletinden te gitmiyor, fakat bir trl insan ya da insanl kuatamyordu. Bakasnn dert ve sorunlar ilgi ekmiyor ve bir trl sorumluluk alan ierisine girmiyordu. Bir lkenin igali, bir ktann alk ve sefaleti, bir adann depremle yaad trajedi onu asla ilgilendirmiyordu. Kendi dnyalar onlar o kadar megul etmekte idi ki, bu gariban adann skntlar, dertleri, gariplii hi ilgilerini ekmedi. Zihinlerin uzaklna mesafelerin uzakl da eklenince garip, gariplii ile kald. nl bir ses sanatsnn Haiti iin dzenlenen yardm gecesine katlmamasn eletirenlere Ben bu yardm iini anlamyorum. Abuk sabuk yerlere yardm etme hevesi balad. Bana ne Haitiden, kendi insanm teneke atnn altnda lyor. Alktan az kokuyor. Adam Haitiye yardm ediyor. eklinde verdii cevap adeta genel yaklam ifade ediyordu.11 nsanlar o kadar kendi hayatlarna gmlmlerdi ki, yaptklar tatil programlarn bile ertelemeye gerek duymadlar, hibir ey olmam gibi lks gemilerle Haiti sahillerinde gezmeye, elenmeye devam ettiler. 90 mil uzaklarnda insanlar enkaz altnda ya da alk ve sefaletten can ekiirken elencelerinden
11

zerre kadar taviz vermeyerek tarihe geecek bir duyarszlk rnei gsterdiler. Tarihin ibret sayfalarna yazlacak bir rnei de Kanadal kurtarma ekibi ortaya koydu. Kurtarlacak Kanadal bulamaynca ekipmanlarn toplayp geri dndler. Kanadal kendilerinden, Haitililer ise tekilerdendi. Ve onlar, insanlar deil kendilerinden olan, Kanadallar kurtarmaya gelmilerdi. Bu yzden enkaz altnda Kanadal olmadn renince yerin altnda can ekien ve lklaryla kurtarlmay bekleyen Haitilileri brakp dnmeyi tercih ettiler. Giderken, yardm bekleyen insanlara bir de akl veriyorlard: Yardm istiyorsanz, gelen yabanc ekiplere ykntlarn altnda yabanc uyruklu insanlarn olduunu sylemelisiniz...12 Ne yazk ki onlar kimsenin umurunda olmadlar, kimse onlar kurtarmaya da gelmedi. Ya niin geldiler? Reklam iin, imaj dzeltmek iin, sonrasnda tekrar Haiti zerinde sz sahibi olmak iin. Yaptklar kk eyleri o kadar abartarak ortaya koydular ki, olay takip edenler Haiti iin her eyin yapldn zannetti. Haitinin alk ve sefaletinden sorumlu olanlar bu yarta ba ektiler. stelik yaplan her eyi kendileri yapm gibi ortaya koymaktan da geri kalmadlar. rnein, Amerikan medyas deprem blgesine ancak 15 gn sonra ulaabilen askeri hastane gemisini blgedeki tek hastane gibi ortaya koyarken, Kbann depremden sadece 3 saat sonra bakent Port-au-Princee 334 doktor ve 1000 kiilik hemire ordusu indirmesini grmezden gelmitir.13 Yaplan yardmlarla ilgili gerekler hi de abartld gibi deildi. Menfaatleri sz konusu olduunda milyar dolarlar harcayan devletler yoksul Haitililerin gnlerce sokakta a ve akta yaamasna seyirci kaldlar. Yardmlarn enkaza dnm yerleim blgelerindeki tm afetzedelere erimesi bir hafta, hatta bir haftadan da uzun srd. lkeyi igal altnda tutmak iin 5 yl boyunca 3,5 milyar dolar masraf yapmaktan kanmayan BM, Haitiye sadece 10 milyon dolar yardm gnderdi. Yllarca Haitiyi haraca balayan Fransadan gelen resmi
12 13

www.dunyabulteni.net http://www.acikgazete.com/editorden/2010/01/30/ kubali-doktorlari-goren-yok.htm?aid=33420

http://webtv.hurriyet.com.tr/?cid=1&vid=4878.

138

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

balar ise Britanyadan gelenlerin yarsndan azna tekabl ediyordu. Yaananlar tam bir iki yzllkt. Aslnda hemen hemen her felakette yaanan trajedi burada da ortaya kyordu. nsan, insan olduu iin deil, renginden, mal varlndan, milletinden, dininden dolay deerli idi. Ve bir birinci snf insan vard, bir de ikinci. kinci snf kabul edilen insanlar hep lme terk edildiler. 2 yl nce ABDde gerekleen Katrina kasrgasnda zenginler, beyazlar kurtarlrken fakirler, zenciler lme terk edilmediler mi? Haitililer hem fakirdi hem de zenci. stelik efendilerine de isyan etmilerdi. O halde kurtarlmalar gerekmezdi. Kurtarmaya alyormu gibi, yardm ediyormu gibi yapmak yeterdi. Ve nitekim yle oldu. Bundan daha da adisi olmaz diye dnrken yaanan felaketi frsata evirme giriimleri basna yansmaya balad. Ana babalarn kaybeden sahipsiz yetimleri karma giriimleri ortaya kt. Ve ABD Depremi frsat bilerek Haitiyi igal hazrlklarna balad. Yardm maksad ile dier lkeler yardm kurulularn ve STKlar gnderirken O, askeri birliklerini adaya gnderdi. Amerikan medyas igale zemin olsun diye deprem sonrasndaki yamalama ve iddet olaylarn abartl bir ekilde gndeme tad. Halbuki yama olaylar, Haitili fakirlerin kendi aralarnda gsterdikleri gl dayanmann yannda sadece bir ayrntyd. ster bir birey olsun isterse bir devlet, materyalist insann yegane derdi menfaatidir. Menfaatiliin ortaya karaca tek sonu da emperyalizmdir. O ise insann insanln bir kurt gibi kemirir. Ne akl kalr, ne vicdan, ne de iyilik yapma istek ve arzusu. karclk her an her yerde ortaya kan igdsel bir davrana dnr. Felaketler bile ele geen bir frsat olarak grlmeye balar. Birilerinin en zayf ve yardma muhta olduu anlar, onlar iin alan yeni kaplar, ne kan yeni imkanlardr. Ve hemen deerlendirmek iin harekete geerler. zellikle 1970lerden sonra egemen glerin, her ey normal giderken kabul ettiremedikleri politikalarn kabul ettirmek iin kriz ve felaket

dnemlerini kullanmalar, nerede ise bir gelenek haline gelmitir14. Haiti de gerekleen felaketi de Amerikann, eline geen bir frsat olarak grdne ve deerlendireceine dair gl sinyaller gelmektedir. Depremin hemen ardndan askeri hazrlklara balamas, 10 bin asker sevk etmesi, Kanadann 1000 askerle bu harekta katlmas ve Haitide yaplan ilk iin hava alannn igali olmas buna iaret eden olaylardr.15 htiyalar m var? Haitililerden daha m muhtalar, daha m fakirler? Hayr, kesinlikle hayr! Aksine zenginler, dnya nfusunun 1/20si olduklar halde toplam tketimin 1/3n yapacak kadar bolluk ve zenginlik iindeler. Ama ellerindeki onlar tatmin etmeye yetmiyor, alklarn gidermiyor. Hep daha fazlasn istiyorlar. denen bedel umurlarnda deil, nk sadece kendi menfaatlerine odaklanmlar. nsanlar can ekiirken, nasl yapar da bu iten karl karz hesabndalar. Belki bir el atsalar birileri daha kurtulacak, ama lmeleri daha karl. Biraz yardm etseler kanayan yaralar iyileecek, ama kangren olmas daha ok ilerine geliyor. Paylaabilmeyi becerseler, brak Haitiyi dnyada alk ve sefalet kalmayacak, ama o kadar alar ki bir trl doymak bilmiyorlar. Neticede yaplabilecek ok ey vard belki, ama hibir ey yapmamay tercih ettiler. nmzdeki tabloya baktmzda bu tabloyu oluturanlarla hemcins olmaktan utanmaya balyoruz. Olan biteni yaktramyoruz insana. Yaananlar arka arkaya koyduumuzda hayal krkl, karamsarlk, mitsizlik kara bulutlar kaplyor drt bir yanmz. Ve istemeden soru taklyor zihnimize. Ne olacak bu dnyann, bu insanln hali? Btn bu olumsuzluklara ramen yreimize su serpen, mitlerimizi yeerten gzel rneklerde ortaya kt. Birok lke yardm kurulularn ve STKlarn gnderdi. Nakdi ve maddi yardmlar ulatrd. Seyyar hastaneler, aevleri kuruldu.
14

Bu tespit Naomi Kleine aittir. ok Doktrini: Felaket Kapitalizminin Ykselii kitabnda bu konuyu ele almaktadr.

15

Sedef Arat Ko - Haiti: Ad konmayan darbe, deprem felaketi ve felaket emperyalizmi(i) Radikal 23.01.2010

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

139

Gnll doktor ve hemireler bin bir zahmete ramen oralara kadar gitti. Yetimler iin bakm evleri kuruldu Oradaki insanlar HH, Deniz Feneri, Yardm Eli, Kimse Yok Mu gibi kurulularn bu almalar vastas ile beyaz ellerin kendilerine belki de ilk defa yardm iin uzandna tank oldu. Yaplan yardm almalarndan zellikle iki tanesi hatrlanmaya ve ders karmaya deer nitelikte. Bunlardan ilki; yokluk iinde bouurken, elinde avucunda olan paylaarak st, battaniye ve gda maddesini Haitiye gndermesi iin Kzlha yetkililerine teslim eden Gazzedir. Oras yllardr srail ambargosu altnda ykm stne ykm yaam bir blge, orada/Gazzede yaayanlarn can gvenlii yok, ibreler alk snrnn ok altnda bir dzeyi iaret etmekte. Oras, hayata ilikin en byk fantezisi onuruyla lmek ve o zaman gelene kadar hayatta kalmak olan insanlardan mrekkep. Toplanan yardmlar doal olarak sembolik dzeyde. Yoku yoktan kardnda geride ne kalmsa... Kuatma altnda olduu iin o sembolik yardmn Haitiye ulatrlabilmesi bile bir sorun. gali Kr Komitesi bakan Cemal Kudary, Bizim yardm toplamamz insanlara artc gelebilir. Ama biz srekli srail depremi yaadmz iin depremin ne olduunu iyi biliyoruz, Haitililerin acsn anlayabiliyoruz diyor16
17

paylat. Byklerin akledemediini kkler akletti. Vicdan sahipleri ellerinden geldiince yardm iin seferber oldu, ama yetmedi, yeterli gelmedi. Yaplabileceklerin yannda yaplanlar ok clz kald. Haiti hala alk ve sefaletle, depremin at yaralarla bouuyor. Hala yardma muhta, hala acziyet ierisinde. Ve birileri aclar azaltmak yerine yeni aclar oluturma plan ve gayreti ierisinde. *** Dnya zerinde sadece bir belde/ky/ehir/ lke bile bu halde iken, kimsenin bana ne, benim derdim deil deme lks yoktur. Ve hele bu tablonun byk ksm insanlarn hrs ve zaaflarnn neticesi olarak ortaya kyorsa hi yoktur. Zira yeryznde, insanlarn yaptklar yznden bozulan denge ve dzen yine insanlarn abalar ile tesis edilecektir. nsanlarn sebep olduu alk, sefalet, zulm, smr, igal, katliam, anari vb. her ne kadar problem var ise, yine insanlarn eli ile zlecektir. Dnya artk eski dnya deil. Gelien imkanlar sayesinde mesafeler anlamn yitirdi, uzak yerler yakn, eller konu komu oldu. Toplumlar aras iletiim ve ona bal olarak da etkileim yle artt ki, bir fikir ok ksa srede her yere ulayor. Yaplan bir yanla annda ve ayn anda dnyann birok yerinden tepkiler ykseliyor. Bir felakete annda en uzak yerlerden bile ok ksa srede yardm eli uzanyor. Bir yerdeki ekonomik kriz baka yerlerdeki krizleri tetikliyor, bir blgedeki rn bolluu/darl btn dnyadaki fiyatlar belirliyor, birilerinin haksz zenginlii bakalarnn alk ve sefaletine sebep oluyor. Birileri ksrrse dierleri nezle oluyor.18 Bir yerlerde esen rzgar baka yerlerde frtnalar kopartyor. Artk sorunlarmz yerel deil kresel, yerel gzkenlerin bile arkasna bakabilenler kresel boyutlarn varln grebiliyor. Haitideki alk ve sefaleti aratrdmzda karmza Amerika ve Fransa kyor. Beyaz adamn nasl zenginletiini aratrdmzda karmza, bata Afrika olmak zere yer alt ve yer st kaynaklar, emekleri smrlen halklar kyor. Dnyann klmesi, ayet insanlarn dnyalar
18

ve ellerinden geleni byk bir duyarllk

gstererek yapmaya alyorlar. Normalde kendilerine bile yetmeyecek olan paylaabilme erdemini gstererek nmz aydnlatan bir k olup, insanln onurunu kurtaryorlar. Dieri ise byklerin yapamadn yapan kkler. ngilterede yedi yandaki bir ocuk, Haitideki depremzedeler iin bir gnde 72 bin sterlin toplad. Trkiyede bir ilkretim okulu rencisi arkadalarna simit paralarn Haitiye ayralm diyerek at kampanya ile ksa srede 528 TL toplad. Her iki para da depremzedeler iin alan hesaplara yatrld. Bilmediimiz benzer baka olaylar mutlaka gereklemitir. Zenginlerin yapamadn fakirler yapt, varlk sahiplerinin paylaamadn yokluk iindekiler
16 17

N. Bengisu Karaca - Habertrk Sal, 19 Ocak 2010 Dnya Blteni

Mesela, Amerika ksrrse Trkiye nezle olur deyimi ska kullanlan bir deyimdir.

140

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

byrse bir anlam ifade eder. Artk btn dnyada olan bitenden haberdar olmak ok daha kolay ve ok daha hzl gerekleiyor. Klen dnya, insanlarn farkl corafyalarda da bulunsalar dayanmalarn, yardmlamalarn, birlikte hareket etmelerini, el ele, omuz omuza vermelerini mmkn klyor. Yeter ki insan, alclarn ak tutsun ve sorumlu olduunu unutmasn. Dn insan ne kadar evrensel dnse de imkanlar snrl olduu iin olan bitenden haberdar olmas, ona ulamas, katk yapmas zor, hatta imkanszd. Ama bugn isteyen iin dnya gerekten kk. Filistin nere, Haiti nere. Ama bir bakyorsunuz, onlar depremi duyar duymaz harekete geiyor ve Haitiye yardm ulatrmaya alyor. Dnyann birok corafyasnda vicdan sahiplerinde bir hareketlenme balyor ve yan bandaki ABDden ok daha nce depremzedelerin imdadna yetiiyorlar. te yandan an vebas olan materyalist dnce, insanlar bencillik ve menfaat duvarlar iine yle bir hapsetmi ki, kulaklar var ama duymuyorlar, gzleri var ama grmyorlar, gleri ve imkanlar var ama menfaatlerinden ve zevklerinden baka bir gereke ile harekete geirmiyorlar. Kendilerinden bakasyla ilgilenmiyor, kendi sorunlar, idealleri, hayalleri, zevk ve elencelerinin peinde mr tketiyorlar. Dnya kk ama insanlarn etraflarna rd duvarlar yle kaln, snrlar yle kat ki, onlar ap da duymak ve grmek ne mmkn. Yerellikten kurtulamayan bu insanlar kendi kylerinin, mahallelerinin, lkelerinin, soydalarnn, dindalarnn, grup ve topluluklarnn snrlar dna kamyor, kmaya da almyor. Bakalarnn ne sorunlar, ne problemleri, ne de gzellikleri onlarn ilgisini ekmiyor. Kendi sorunlar, kendi gndemleri onlara yetiyor. Ne yazk ki, Mslmanlarn durumu da bu tablonun bir paras olmaktan uzak deil. Oysa onun btn kalbi ile iman ettii Allah, unun bunun deil btn alemlerin Rabbidir.

lham ald din, u dnemin, bu corafyann ya da belirli bir milletin dini deil evrensel olan slamdr. Kendisi belli bir corafyada deil yeryznde halifedir ve sorumluluu belirli yerlerde deil, hibir yerde fitne, fesat ve zulm kalmayncaya kadar cehd etmektir. nsana kar sorumluluu u insana, bu insana deil sadece insanadr, btn insanlaradr. lke ile vaka arasnda bir uyumsuzluk var. slamn evrensellii ile dnyaya bakmz rtmyor. Bu durum dnyaya bakmz ve ilikimizi gzden geirmemizi kanlmaz klyor. slamn evrenselliini, yeryznden fitne kalkncaya kadar cehd hedefini anlamaya ve iselletirmeye ihtiyacmz var. Klen dnyada, dnyamz bytmekten ve snrlar ap dnya vatanda bir Mslman olmaktan baka are yoktur. ki dnya yok, kendi dnyamz gerek dnya ile aynlatrmak durumundayz. Filistinin derdi derdimiz olmal, Irak ve Afganistan igali karsnda kendimizi igal edilmi hissetmeli, Afrikal a ve yetimleri yetimlerimiz kabul etmeli, Haitinin ve sefalet iindeki halklarn sefaleti yiyeceklerin boazmzdan geiini zorlatrmal, uykularmz karmal Duydun, o halde kaytsz kalamazsn, haberdar oldun bana ne diyemezsin. Gerekler karsnda sar, kr ve dilsiz kalmak diye bir tercih olamaz. Tam tersine btn alclar sonuna kadar ak tutulmal ve hayrlarn oalmas adna gler seferber edilmelidir. Dnya ile yle btnlemeli ki, herhangi bir yerde zulm varsa adaleti haykrmak, dertli varsa derman olmak, problem varsa zm retmek sorumluluumuz olmal. Emperyal niyetleri gereklesin diye yeryznn atee verildii, gl olann zayf ezdii, smrd, zayf brakt ve zaaflarndan kurtulmamalar iin her trl dzenein kurulduu gnmzde; olan bitenden haberdar olup da ilgisiz kalmak tam bir sorumsuzluk rnei ve hesabn veremeyeceimiz bir durumdur. Komusu aken tok yatmamak iar yeryznn her neresinde olursa olsun alk ve sefaletten kendimizi sorumlu hissetmek eklinde anlalmal ve gerei yerine getirilmelidir. Filistinli kardelerimiz kendilerine bile yetmeyeni paylama erdemi gstererek ne de gzel rnek oluyor ve materyalist dnyaya ne de byk bir mesaj veriyorlar. Byle gzelliklere hem bizim

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

141

hem de dnyann ne de ok ihtiyac var. te yandan Kuran nasl bir sorumlulua sahip olduumuzu yle ortaya koyuyor:
Size ne oluyor ki, Allah yolunda ve Rabbimiz, bizi halk zalim olan bu lkeden kar, bize katndan bir veli (koruyucu sahip) gnder, bize katndan bir yardm

braklmlar adna savamyorsunuz? Nisa 4/75

Savamak ele silah almak deildir her zaman. Bir yetime sahip kmak, bir yoksulun elinden tutmak, bir yara sarmak, bir muhtac ilan etmek, bir ktl ifa etmek, zalimin oyununu bozmak, zalime dur demek, hakk haykrmak, kimden gelirse gelsin ktle engel olmak, insanlarn ve toplumlarn kleletirilip smrlmesinin nne gemek de bu savan bir parasdr. Dnyann bu sava verecek vicdanlara ihtiyac var. Mslmanlar ise buna aday ve bunu hakk ile yerine getirebilecek yegane topluluk. Zira sahip olduklar alt yap (din) onlara tam da bunu sylyor. stelik onlar yaptklarna karlk beklemeyen (Allah rzas onlara yeter) bir ahlaka sahipler. Dnyann vicdan olmak, olan bitene kar duyarl olmak ve kendini sorumlu hissetmekle, evrensel dorular erevesinde; kimden gelirse gelsin doruya doru ve kimden gelirse gelsin yanla yanl demekle gerekleebilir. Cahiliye adn verdii her eye muhalif, cahil adn verdiklerinden ne gelse kar olan bir tavrla deil. Zira bu tavrda bencilik/bizcilik var. Kendi sorunlarn merkeze alan ve ancak bizim yaptmz dorudur diyen yaklamlarn esaretinden kurtulmak art. Mslmanlar ancak kendilerini snrlandran suni duvarlar yktklarnda dnyann vicdan olmay baarabileceklerdir. Ancak bunu baardmzda vicdanlarna ses olunan insanlarn bu duruumuza destek vermeye balad, yani vicdanlarnn sesi olmamz kabullendiklerini grebiliriz.

- BTT -

142

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

www.islamiyorum.com

eden yolla diyen erkekler, kadnlar ve ocuklardan zayf

GNDEM

Meal Savalar
Newsweek Trkiye Dergisinde Adem Demire ait Cemaatler aras meal sava balkl bir haber-yorum yazs yaynland. Yazda cemaatler arasnda bir meal sava gerekletiinden hareketle, cemaatlerin para ve g iin Kuran meali yazma yarnda olduu iddia ediliyordu. Bu savaa bir rnek olarak da Cbbeli Ahmetin Mustafa slamoluna kar yrtt tek tarafl sava rnek veriliyordu: stanbul Fatihte bir apartmann zemin kat. Kamuoyunda Cbbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut nlnn mescidi buras. Erkenden gelenler ona yakn olmak iin n saflar zorluyor. Her cuma namaz vaktinde olduu gibi adm atacak yer yok. Cbbeli Ahmet, krsde kendine has slubuyla vaaz ederken cemaatin iyi tand bir ismi sert szlerle eletiriyor. Bu kiinin dncelerinin sapkn ve tehlikeli olduunu belirtip insanlar uyaryor. Namaz knda Mustafa HAKSZ kapdaki grevliler cemaatin eline birer bror tututuruyor. slamolunun Brorn Bidatlerine kapanda Reddiye:

(M)?
Muhammed Yldz

Yazar tezini kuvvetlendirmek iin bu kavgann taraflar arasna ilahiyatlar ekleyiveriyor: Bu slupta olmasa da slamolu gibi meal yazarlarna ilahiyatlarn tepkisi de byk. Bu kavgann yeni olmadn syleyen yazar yle devam ediyor: Aslnda meal tartmalar 1970lerden beri

yaplyor, fakat bugn farkl ve daha sarsc bir kavga sz konusu. lahiyatlara gre Trkiyede her cemaat kendine has bir meal oluturmaya balad. Ve bu kadar ok mealin arkasnda yatan asl nedeni de yle izah ediyor: Tahminen Trkiyede ylda 650 - 700 bin adet meal okuyucuyla buluuyor. Cep, orta, byk boylar bulunan bu meallerin fiyatlarnn 25 ila 100 lira arasnda deitiini sylersek iin ticari boyutu ortaya km olur. Meal Kltrmz isimli kitabn yazar ukurova niversitesi lahiyat Fakltesi Tefsir Anabilim Dal retim yesi Do. Mustafa ztrk, mealin her dnemde okuyucu bulduunu, dolamdaki her mealin az ya da ok rabet grdn belirtiyor. Meal basma ve satma faaliyeti yrten onlarca yaynevi, bastrdklar mealin ne kadar sattna ilikin rakam vermiyor. Bunun sebebi, devlete vergi derken beyan ettikleri rakamlar dk tutmalar olabilir. Yine de farkl kaynaklardan teyit ettiimiz bilgilere gre uzun sredir piyasada olan Elmal Hamdi Yazr ve mer Nasuhi Bilmenin mealleri, birer milyondan fazla satt. Yarm milyonu deviren meallerin says da azmsanamaz. aret Yaynlarnn bir yetkilisi, Muhammed Esedin Kuran Mesaj

ifadeleri dikkat ekiyor. Cbbeli Ahmet Hocann biraz nce isim vermeden eletirdii kiiyle ilgili sert szlerin yer ald metni insanlar okuya okuya ev ve ilerine gidiyorlar. Her hafta dozaj artan kavgann ardnda AKABE Grubunun lideri Mustafa slamolunun yazd bir Kuran meali var. smailaa cemaatinin veliaht lideri Cbbeli, slamolunun Hayat Kitab Kuran/Gerekeli Meal kitabyla slam ve Mslmanlara byk zarar verdiini sylerken, tarikat mensuplar onun melun (Allah tarafndan lanetlenmi) olduunu savunuyor.

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

143

mealinin 500 binden ok sattn sylyor. Yaar Nuri ztrkn Kuran- Kerim Meali (Trke eviri) kitab 150 bask yapt. Bu da 500 bin civarnda bir sata tekabl ediyor. Prof. Suat Yldrm ve Prof. Sleyman Atein mealleri de ok satanlardan. Bu arada devletin en yksek dini kurumu Diyanet leri Bakanl da farkl kiilere meal yazdryor. Bir heyet tarafndan kaleme alnan ve Trkiye Diyanet Vakf tarafndan karlan Kuran- Kerim Meali ve yine Diyanet tarafndan bastrlan Prof. Dr. Halil Altunta ile Dr. Muzaffer ahin imzal ayn adl eser de ok satanlarn banda. Yaz, kim hangi meali okuyor tasnifi ile sona ererken, kafalarda meal ve sava kavramlarna dair soru iaretleri ve endieler kalyor. Ve bize, zaaflarn insanlarn ve toplumlarn en byk dman olduunu bir kez daha hatrlatyor. Zaaflar zayflktr, zayf brakr, yapmas gerekenden alkoyar, baarmann nne geer. stelik saldrlara ak hale getirir. n alnmazsa yeni zaaflarn ortaya kmasna zemin hazrlar. Bulac bir hastalk gibi; bir balamaya grsn, btn vcuda yaylr, arazlar ortaya karr ve en nihayetinde vcudu bitirir. mmet olarak zaaflarmz var ve bunlar Allah ile Kuranla ilikimizde balyor, yaptmz her ite olduu gibi mealler konusunda da ayan beyan ortaya kyor. Gn geliyor, zaaflarmz namlusu bize evrilen bir silaha dnveriyor ve birileri zaaflarmz bize kar hoyrata-acmaszca kullanyor. te rnek; iimizi actan bir ekilde meal yapmak iin ortaya konan abalar makam ve iktidar abasna indirgenirken, meallerin okluu ve farkll bir sava aracna dnveriyor ve bir meal sava icat ediliyor.
***

yaplmas mmkn grlmedii iin, onun imkn nispetinde, aslna yakn bir ekilde, biraz noksanyla ifade edilmesi; yani tefsirinin, tercmesinin yaplmas uygun grlm, baz yorum ve eklerle, anlam mmkn olduu kadar tam aktarmay ifade eden daha iddiasz bir kavram olan mel kelimesi tercih edilmitir. Elmall Hamdi Yazr, Hak Dini Kuran Dili Yeni Mealli Trke Tefsir adl eserinin nsznde meali bir kelamn manasn her vehile aynen deil de biraz noksanyla haslna gre ifade etmek olarak tanmlar. Diyanet leri Bakanl tarafndan baslan Kuran- Kerim Meali adl eserde; Meal, bir eyin z, hlsas, varaca sonu demektir. Yani meal, Kuran nazmnn eksiksiz bir aktarl deil, sonu itibaryla mtercimin Kuran nazmndan anlad eydir. eklinde tanmlanr. Meal, kiinin Kurandan anladn, Kuran kelimelerinin kendi dilinden karlklarn bularak ifade etme hadisesidir. Mustafa Yldzn ifadesi ile eviri, kaynak dildeki bir anlamn ama dilde yeniden retilmesidir. Bir eviriyi baarl klan en nemli kriter, evrilen metnin kaynak dildeki muhataplarnn zerinde uyandrd etkiyi ama dildeki muhataplarn zerinde de uyandrmasdr. Bir eseri baka bir dile aynen aktarmak mmkn deildir. Hem her dil, ayn zenginlie sahip deildir; hem de tercme edenlerin anlama derinlii ve aktarma becerileri, yani dile vukufiyetleri farkl farkldr. Sz konusu Allahn kelam olduunda, bu imknszlk daha da bir gereklik kazanr. nk Kuran ilahidir. slup, edebiyat ve ierik olarak mkemmeldir. Tercme eden ise anlama ve anlatma da yetersizliklerinden dolay yanl ve hatalar yapabilme potansiyeline sahip olan insandr. Ve neticede her meal, bir ya da bir grup insann Kurandan anladn baarabildii kadaryla ifade etme abasndan ibarettir. Ve bundan dolay meallerde hatalar olmas, yetersizlikler bulunmas, aralarnda farkllklar olmas, birbirlerine gre stn-iyi ynlerinin bulunmas doaldr. Her meal, mterciminin anlay ve birikimini yanstr. O, Kuran deildir, Kurann yerini

Mel kelimesi, lgatte e-v-l kknden rcu etmek, aslna dndrmek manasnda bir mimli mastardr. Bir eyin ulaaca gaye anlamnda ism-i mekan da olur. Mel, tevilin neticesi olup, bir eyi eksiltme manasna da gelir. Bu nedenle stlahta; bir sz, her ynyle aynen deil de biraz noksanyla ifade etmeye mel denmitir. Dilimizde mnev ve tefsr tercmenin karl olarak kullanlr. Kurnn tercmesinin tam ve eksiksiz olarak

144

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

tutmaz. Ve bir meali kutsallatrmak ve daha iyisinin olamayacan iddia etmek yanl bir tutumdur. Bu, meal olarak nitelemenin ruhuna da aykrdr. nk meal, nihai anlam deil yaklak anlamdr. Ayrca Kurann bir kelime veya bir ayetinin beer eliyle bir baka dilde dondurulmas, anlamnn o eviri kalb iinde snrlandrlmas ve dier muhtemel, zengin ve kapsaml anlamlardan koparlmas demek olacandan baka herhangi bir metin iin bu mmkn olsa bile, Kuran- Kerim iin sz konusu olamaz. (Ali Bula) Mealler Kuran olmad iindir ki, eletiriye aktr. Halis niyetlerle ortaya konan abalar, halis niyetlerle deerlendirildiindeeletirildiinde ortaya birok hayrn kmasn salar ki bunlarn banda meallerin kendi iinde gelime gstermesi gelir. Her meal sahibi de Kuran insanlara daha iyi ifade etme aray iinde olmaldr ki, abalar ileri gtrlebilsin ve okuyanlara daha faydal olsun. Meal, Kuran anlama abasna yaplan bir katkdr. Meallerin okluu bir tefrika nedeni deil ancak bir zenginliktir. Olabildiince istifade etmek gerekir. Birini deil birounu karlatrarak okumak faydal bir yaklamdr. Birisinde yakalanmayan anlam bir dierinde bulmak ya da birinde olmayan derinlii dierinde yakalamak mmkndr. Onlar sayesinde birok insan, Kuranla tanarak hidayete ermi, Kuran anlayarak onu hayata geirmenin urana girimitir. Kuran tozlu raflardan ceplere ve kafalara inmitir. Belli gn ve gecelerde okunan bir kitap olmaktan kurtulup, anlamak iin okunan ve yaanan bir kitaba dnmtr. Batl toplumlarda bile birok insan, mealini okuduu Kurann mesajndan etkilenerek slam tercih etmitir. Rabbim aba sahiplerini dllerin en gzeli ile mkfatlandrsn ve abalarn bereketli klsn.
***

nce anlalmasna balyd. Fakat bir sorun vard. Kuran Arapa idi, muhataplarnn ou ise Arapa bilmiyordu. Ve herkesin Arapa renmesi de mmkn deildi. Bu sorunun fark edilmesi, zm de beraberinde getirdi ve meal almalar balad ve artarak geliti. Mesela Kuran- Kerimden bir surenin Farsaya evrilmesi slamn ilk dnemlerinde gerekleti. Muhammed Hamidullahn verdii bilgiye gre, Avrupada ilk meal almalar 1141de balam ve Kuran bu tarihlerde Latinceye evrilmitir. talyancaya 1513, Almancaya 1616, Franszcaya 1647 ve ngilizceye de 1648de tercme edilmitir. Bugn iin, yaklak olarak Almancada 47, ngilizcede 51, Franszcada 31, Latincede 36, Urducada 100e yakn ve Farsada 100n stnde meal bulunmaktadr. Trkede 65 civarnda meal olduu sylenebilir. Bir sorunun zmne katk yapmak iin balayan-yaplan meal almalar ne yazk ki zamanla mmetin sahip olduu zaaflar tar hale geldi. Makam iin, kariyer iin, an iin ya da maddi menfaat iin meal almas yapanlar kt. Meal konusunda gayri ciddi abalar da var olageldi. Bunlardan birini Serdar Demirel Darul-Hikmede yaynlanan bir ansnda yle anlatyor: Kuran tercmesinin ne kadar ayaklara drldn izah sadedinde; bir defasnda bir ilahiyat fakltemize ziyarete gitmi, bir hocann ofisinde arlanmtm. Masann zerinde ak olan 4-5 farkl meal almas vard. Ev sahibimiz, baka bir arkadayla beraber Kuran tercmesi yapyordu. nce tercmesi yaplacak yetin orijinal metni tilvet ediliyor, sonra da masa zerindeki mealler srasyla okunuyordu. O meallerden hangisi onlarn alg dnyasndaki anlama yakn geliyor ise, onu tercih edip kendi meallerine alyorlard. Bazen masadaki tercmeleri birletirip kendi orijinal tercmelerini oluturuyorlard! Kes, yaptr ameliyesi anlayacanz... nann, onlarn yapt, piyasadaki birok meal almasndan daha ciddi saylr. Hi olmazsa copy-paste salam meallerden yaplyordu... Ayrca mmet, birlik ve btnlkten yoksun;

Kuran, insana ve hayata rehberlik etmek iin, karanlklar aydnlatan bir nur, hasta kalpleri iyiletiren bir ifa ve bilmemenin aknln sona erdiren bir memba olarak nazil olmutu. Sz konusu edilen fonksiyonlarn ve daha fazlasnn gereklemesi ise her eyden

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

145

frkalama-grupuluk alm ban gidiyor. Frkann fikri dinin nne gemi. Nasl her frkann bir lideri, kendine gre bir fikri, hedef ve yntem anlay var ise meali de var. Ve meal, grup ya da cemaatin sahip olduu gr destekliyor, onaylyor. Ve nasl her grup kendi yannda olanla yetiniyor, kendi lideri ve dncesi ile byleniyorsa meal konusunda da tercih ettii bir iki mealden bakasna itibar etmiyor ve bakasndan yararlanmaya, istifade etmeye almyor. stelik dier mealler eletirilirken -Mslmanlarn birbirini eletirirken yapt gibi- grup asabiyeti devreye giriyor, haddi aan, lsz deerlendirmeler yaplabiliyor. Zemin msait, frkalama ve frkalar aras yanl bir rekabet var. Mealler de bundan payna deni alyor. Ve birileri de kalkyor aln karcasna bir sava icat ediyor, zaaflarmz kaya kaya bnyemizde onulmaz yaralar oluturmaya alyor. Tarih boyunca zaaflarmzdan dolay bamza gelen bela bir kez daha geliyor. Ve zenginliklerimiz karmza bir tefrika ve sava nedeni olarak karlmaya allyor. Dn mezhep, toprak, kabile savalarna mecbur edilen bizler imdi de meal sava yapmaya itiliyoruz. Konu bir durum-vaka tespitinden ibaret olsa, vaka tanmlanrken hakkaniyet gzetilse ve hatta eletirilse buna kar bir ey demek uygun olmazd. Ama konu abartlyor, yanl ifade ediliyor ve adeta sava tamtamlar alnyor. Yoksa eletiri ve zeletiri, slamn emr-i bil-maruf ile yerletirmeye alt temel bir ilkedir. Ancak eletirme ile tahrik farkl eylerdir. Zaaflarn telafisi, ortadan kaldrlmas, tekerrrnn nlenmesi ve daha iyiye ulalmas, eletirinin salkl bir ekilde uygulanmasyla mmkn iken; tahrikler, ancak bu zaaflarn bymesine, pirenin deve olmasna ve yeni zaaflarn ortaya kmasna sebep olur. Bu tr abalar srekli olacaktr. Bakalarnn aln kamasna, tahrik etmesine, tefrika karma faaliyetlerine engel olamayz. Ama tahriklere kaplmayarak, oyunlara gelmeyerek kendimize sahip olabiliriz. Zenginliklerimizi zaafa dntrme abalarna kar durabiliriz. Evet, her grubun kendi meali eklinde bir grnt var; ama bu onaylanacak bir durum deil, telafi edilmesi gereken bir durumdur. Farkllklar

zenginliimizdir. Halis niyetlerle ve ciddiyetle, emek sarf edilerek yaplan her meal Kuran anlamaya yaplan bir katkdr, istifade edilmesi gereken almalardr. Yanln eletirelim, eksiini tamamlayalm ve kardee, dosta, emee sayg duyarak ele alalm. Meal sava karmaya alanlar utandralm. Masamzda meal deil mealler olsun. Yenileri ktka onlar da yanlarna koyalm. Okuyalm, istifade edelim. Kuran ortak buluma noktamz. Mealler ise bir kardeimizin-kardelerimizin onu anlama ve ifade etme abas. Arapa bilmeyenlerimiz iin Kuranla aramzdaki kpr. Her birinin kymetini bilmek gerek. Bununla beraber 11 Eyll ve 28 ubat sreleri camialar birbirine nasl yaklatrmaya baladysa, meal alannda da; ahslarn deil, komisyonlarn hazrlad ortak mealler sreci pek ala balatlabilir. Diyanetin nclnde ya da bamsz akademisyenlerden oluan komisyonlarca hazrlanan mealler mevcut. Ancak ihtiya, farkl camialarn bu konuda dayanma iine girmesidir. Bu, hem camialar arasndaki dayanmay, hem de birden ok mealden faydalanma srelerini dolays ile senin-benim mealim grntsnn ortadan kalkmasn hzlandracaktr ki; bu tr vesilelerin aradaki duvarlarn yklmasna, buzlarn erimesine ve mmetin kucaklamasna katk yapmas umulur. Dnyann birok corafyasnda insanlar Kuran bile bulamazken, anlamak istemelerine ramen okuyacak veya anlatacak birilerini ararken Zenginliimizin farkna varp kretmemiz ve zenginliklerimizi arttrmann yollarn aramamz gerekir. Anlamak isteyenin nnde o kadar ok imkan var ki, yeter ki zaaflarmzn esiri olmayalm.
-BTT-

Kaynaka:
1. http://www.timeturk.com/yazardetay. asp?Newsid=14042/Serdar Demirel / DarulHikme Din bilimleri Akademik Aratrma Dergisi, VII (2007), say:3 Elmall Hamdi Yazr, Hak Dini Kuran Dili Yeni Mealli Trke Tefsir Newsweek Trkiye dergisi say 36

2. 3.

4.

146

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

GNDEM

Kutlu Doum ve Peygamber Algsnda Ortaya kan Tahribat


Esra SZEN
Susuz topraklara rahmet indi seninle Annenden sonra anne halime sevindi seninle Yamura m ihtiya var? Kaldr ahadet parman, Yamurlar salsn Allah. Sonra tut aacn yapran, Kklerini karttrp yannda yrtsn Allah. Yeter ki sen iste, Sen iste ya Rasulallah

iir daha sunuldu seyircilere iersinde trl gizemli hadiseleri konu edinen. akn akn izliyordu Aye: Demek Ebu Bekir byle dua etmi ha? Demek cehennemi kaplayacak kadar byk olacak da biz giremeyeceiz vay canna! Aa Hz Muhammedin tkr ifa mym? Her eyi rahmet peygamber, ne gzel. Ben de o dnemde yaasaydm keke, imdi hi bir ey eskisi gibi deil. Hem deneiyle bir deerdi, dnya neeyle dolard. Ayelerin denek hayaline, aabeylerin ablalarn da efaat hayallerine destek veren seremoniler Kvam kulak memesi yumuaklnda, gl zl sylemlerden gzel bir kurabiye yaplr, afiyetle yenir. Bir sreliine damakta tat kalr, zamanla geer ve ne yendii de unutulur. Derken, zel bir gn daha. Yaasn kurabiyeler! Yiyiciler meknlarda hazr. Yiyin (ama afiyet olmasn). Programlar bu ekilde zetlemek zc elbet. Ancak meneine inilince grlecektir ki, bu ksrlk kt ilk gnden itibaren, ve hatta k gereke ve biiminde var kutlu doum haftasnn. Kutlu doum kutlamalarnn mimar Diyanet ileri bakanlna bal Diyanet vakf heyetidir. Bu heyet 1989 ylnda dnemin mevcut koullaryla anlama yaparak, tepki ekmeyecek, muhaliflikten son derece uzak,

Diyordu Aye, kutlu doum etkinliklerinde ona da bir iir vermiti idare. Alamakl ses tonu cotursun diye milleti.
Ey Rabbimiz! Rasuln anmzdan haberdar et! Bizi de affet Onun hatrna affet Zatnn hatrna Affet1

Dedirtiyorlard Ayeye. Acaba bu sylediklerinden bir ey anlyor muydu kk kz? Programlarn en popler iirlerinden birini okuduunun farkndayd, ancak neden popler olduunu biliyor muydu? Srasn savdktan sonra devam eden etkinlikleri izlemeye balad. Slayt gsterileri oldu akabinde, glleri tantan, ilahiler ve de birka
1

Dursun Ali Erzincanl-Sen Yoktun

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

147

siyasi riskler barndrmayan, olduka yumuak tabirler gelitirerek peygamberi, peygamber sevgisini gndem etmeye karar verdi. lk drt yl boyunca mevlit kandili gnnde yaplan etkinlikler iin daha sonra peygamberimizin miladi doum gn kabul edilen 20 Nisan seilmi ve ayn gn, gl gn ilan edildi. Haftaya, kutlu doum tabirinin isnad edilmesi ile peygamberimizin doumu kutsand ve nur-i Muhammed inan ortaya kondu. Kutlu doum haftas etkinliklerini balatan ilk isim Prof. Dr. Sleyman Hayri Bolay bu haftann amacn yle zetliyor. Halk ile btnlemek, devlet erkn ile btnlemek ve cami cemaatinin de dna kmak. Yine Bolayn ifadeleri, bu faliyetlerin yaygnln da gzler nne seriyor. Amerika birleik devletleri de dhil dnyann neresinde Trke konuan bir Mslman varsa orada kutlu doum haftas kutlanmaktadr. Bu rabetin neticesidir ki, diyanetin mimar olduu bu faliyetlere devlet de sahiplendi, 13 ubat 2010 tarihinde resmi gazetede yaynlanan kutlu doum haftas ynetmelii ile resmi bir hviyet kazandlrd. Her yl 14-20 Nisan tarihinin kutlu doum haftas olarak kutlanmas, yurt iinde ve yurt dnda yaplacak etkinliklerde dini bilgiler yannda Kuran kursu rencilerine ynelik yarma ve almalar dzenlenmesi karara baland. Gnn anlam ve nemi herkeste ayr ayr tezahr etti elbet. 28 ubatn baskc ortamnda her ne yaparlarsa sorun olan ve engellenen dindarlar, bu organizasyonu kendilerini ifade edebilecekleri ve biz de varz diyebilecekleri bir platform olarak sahiplendiler ve her yl daha da artan bir oku ile kutlamaya baladlar. Olabildiince siyasi ve muhalif sylem ve taleplerden uzak olarak Peygamberi hatrladlar, sevgilerini ve sayglarn ifade ettiler, gzyalar dktler. Sorumluluk dourmayan duygusallklar yaayp evlerine, hayatlarna hi peygamberi hatrlamam gibi geri dndler. Kutlu doumun mimar olan diyanet ileri alanlar ve din adamlar kendilerince ciddi kazanmlar elde ettiler. Ylda bir hafta da

olsa sayg grdler. Sn. Bolay dinadamlarnn azndan mutluluklarn yle aktaryor. Birok mft bana ulaarak yle dedi Var olduumuzu yeni anladk, nk artk bize tepeden bakan kaymakam, vali, garnizon komutan, emniyet mdr telefon edip bize de konuma vakti ayrn diye taleplerde bulunuyor. Halkn gsterdii ilgi karsnda devlet erkan bata olmak zere siyasiler de bu haftaya kar ilgisiz kalamad ve bu hafta siyasi kar devirmek iin kullanlan bir metaya dntrld. Hatta 28 ubatn mimarlar bile bu kutlu haftadan nasiplenmek iin seferber oldular. 2010 yl kutlu doum haftas kutlamalarna CHP lideri Deniz Baykaln konumas damgasn vurdu. Bir yalan vardr o gnde; herkes Mslmandr, herkes peygambere k. Sahte olan her sevgi gibi bunda da kar gzetilir. Savurganlk mesabesinde tketilen kelimelerle yaplr edebiyat: yi ki dodun ey gl yzl Kinat senin iin yaratlm Tm peygamberler sana secde etmi Ey bar elisi Gel, ne olur gel vs Eskilerin tabiriyle iki ho be alt bo. Sevgi tketimi... Hlbuki peygamberi sevmek yrek ister.2 Seyir esnasnda zirvelere varp, sonrasnda eskiye dnen, bitimlik, koku gibi esen geen bir sevgi ne emek ister ne de yrek! Dklen gzyalar sevginin derecesini belirliyorsa, akan her damla haz verir ve programdan kan haz alm, tatmin olmu insanlarn, devi; hayatlarna bulamayan bir anmaktr artk. Peygamberin kendilerini
2

Allah Resul vefat edip gitmitir, imdi biz Ona sevgimizi sahabe gibi ifade etmeye kalksak bile edemeyiz. O halde, bizim sevgimizin de yakn (bedeli denmi, hesab verilmi, lafta kalmam) vasfn kazanmas iin ne yapmamz gerek? Sahabe-i Kiram durduk yerde sevgi edebiyat yapmad. Mesela Zeyd ve Huseyb din retmek iin Hz peygamberin grevlendirmesiyle yola dt ve ehit edildi. O aslaym da sevgim ispat edeyim de demedi. Yapt slam retmek iin lm gze almakt. O da onu yapt. Peki, imdi dini retme grevi Mslmanlarn omuzlarndan kalkt m? Elbette kalkmad. O halde Hz Huseybin sevgisinin amzdaki karl, ucunda lm dahi olsa, slam retmek iin hibir fedakrlkta ekinmemektir. Bu Rasulullah sevmenin bedelini demektir. (Mustafa islamolu-Peygamberi Sevmek 2)

148

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

iittiine itimat ederek mersiyeler dzerler, salvatlar eker, ruhuna fatihalar gnderirler ve bu balamda belli saysal okluklara ulamann verdii yeterlilik psikolojisiyle anma sorumluluunu yerine getirmi olma eminlii, aklarnn hatrna, kendilerine efaat edileceine inanmalarn salar. Srekli ilerisi iin yardm umulan peygamber Yardm kazanmak iin gelitirilen aslsz sorumluluklar Oysa O, dnyalarmza rahmet olarak, insanlmza k olarak gnderilmemi miydi? Vahyi nasl anlayacamz bize anlatacak olan, nasl insan olunur bize gsterecek olan bir rnek deil miydi? Neden ina olmak iin deil de efaat almak iin Ona bavuruyoruz? Bu arpkl niin grmyoruz? Sakalnn teline, mesajndan te kymet verenler de mevcut, elbisesinin parasna, ayak izine vs peygamber algmz onun fiziki varlnda odaklanr da, alar tesi mesaj/miras rtlr ise bedenleen peygamber tasavvurlaryla karlarz. 571-632 yllar arasnda yaam fni bedeninin, o zaman ve meknla snrl hal ve tavrlarnn, hadsizce katklar yaplarak, insan olmann tesine geirilerek halka anlatldn grrz. Mesela bandaki bulut, srtndaki mhr Peygamberin banda bulut olduunu varsayalm, 2010 ylnda yaayan birine bunun ne faydas var?
Ey Muhammed! Biz seni ancak lemlere rahmet olarak gnderdik. (Enbiya 107)

kalknca da aalar tekrar yerine gitmi Hz. Alinin gzne tkrm ve gz iyilemi Bir ocuun koluna kaynar tencereden su dklm; peygamberimiz ocuun kolunu tkr ile iyiletirmi lm kz arm ve kz dirilip ona buyur (lebbeyk) demi lm adam kalkm yannda Hz. Enes olduu halde peygamberle yemek yemi.3 Bugn Mslmanlar kutlu doum merasimlerinde peygamberin bedenine odaklanp, Ona ycelikler atfettikleri mddete, misyonunu ldrecek, mesajn gmeceklerdir. Peygamberi beerstletirdikleri, hem eksilterek hem oaltarak kafalarndaki imaja kondurduklar takdirde hayatlarndan dlayacak, model almak sorumluluundan muaf(!) olacaklardr. Nuh kavmi, Semud ve Ad kavimlerinin inkr, sorumluluk almak, dnya sevgisiyle dolup taan hayatlarndan vazgemek korkusu ile peygamberlerinin kendileri gibi bir insan olmasn istemeyileri sebebiyle deil miydi? Melek olsayd diye bahaneler retmilerdi.4 Mrikler de Allah gklere yle bir hapsetmilerdi ki, kendileri gibi lml bir insanla iletiim kurmasn istemediler. Yahut zamann ileri gelenlerinden biri peygamber olmalyd dediler. Bahaneleri oktu. Zira bulunduklar konumdan, balandklar hayattan vazgeme korkusu tayorlard. Hristiyanlar da Hz sann mesajn ldrmlerdi, Onu insan olmaktan karp, ilahlatrdklarnda. Gnmzde de tpk Hz sann misyonun maruz kald katliam yaanyor. Hz Muhammed, mmetini bu anlamda uyarmt Hristiyanlarn Meryem olu say ar ycelttikleri gibi siz de beni ar yceltmeyin. Ben sadece bir kulum. O halde Allahn kulu ve elisi deyin.(Buhari Enbiya 3484) Mslmanlarn ilki olmakla grevli Hz Muhammedi insan olmaktan karnca
3

lemlere rahmet olarak gnderilme sebebi; ahlk, ortaya koyduklar, yaants, model rneklii deil de, bedeni miydi? Rahmet oluu onun tkrnn ifal olmas myd?! Bir kap yemee elini dokunmu ve 300 kii doymu Parmaklarndan sular aktp orduyu doyurmu Bir keinin sadece cier ve bbreklerini bir kaba koymu ve ondan 130 sahabe doymu Hz. Cabir borcunu deyemiyormu; peygamberimiz tarlasnda gezmi ve o yl mahsul yle artm ki Cabirin hi borcu kalmam lde susuz kalnca bir kap suya frm, elini sokup karnca emeden akar gibi arl arl su akm Def-i haceti iin bir yere oturmu; civardaki iki aa hemen gelerek onun zerini rtm

(Said Nursi; Risale-i Nur Klliyat, Ondokuzuncu Mektup; Mucizat-i Ahmediye, Hadis kitaplar; El-Fiten Vel-Melhim blmleri, Suyuti; Hasaisul-Kbra, 3 cilt birada)(hsan Eliak-Hanginiz Muhammed)

(sra 17/94 uara 26/154 Mminun 23/24 Fussilet 41/14)

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

149

Mslmanlarn sonuncusu yaptlar! Yaantsn grp de slam, peygamber gibi yaanmal diyemeyip Biz kimiz ki! dediler. Hangimiz parmayla ay yarabiliyor? Hangimiz Allahn habibi. Dnyaya ayak basmayan, uzayda m dnyada m belirsiz iki arada bir derede uan, bizler arasndan dlanm, yalnzlatrlm, fani bedeninin ld pheli, bir yerde bekleyen bu esnada bizi de duyan ve de duasyla nidalarmza cevap veren, yakarlarmz iitip Allahtan bizim iin torpil isteyen, melek mi tanr m karar veremediimiz bir varlk O. Biz kimiz ki(!) Sorumluluu zerimizden atmak ite bu kadar kolay. Fakat zahmet gerek. ncesinde beynimizi kreltmemiz, eletirme yetimizi kaybetmemiz lazm ki bu safsatalarla mutmain olabilelim. Aksi halde vicdan bir yerde ter dkp durur, ter kokular da rahatszlk verir. Mesela hi soru sormayacaz, sorgulayan zihniyetlerden beri duracaz, birileri bir takm Mslmanlar marjinalletiriyor mu biz de elik edeceiz, yanl manl bir dman belirlemek art, bu dman iman kardeimiz bile olsa! Ee bu i kolay deil bir bedeli var. Geim dnyasnda bir yer bulup, gl gibi geinip giderken pasif dindarlmza zarar verenler dnda herkese hogrl olmak lazm. zel gn ve geceleri aman aksatmamak lazm, binlerce salat- tefriciyeler okuyarak sabahlarz, hayr mbarek gnn feyzinden saanak saanak alrz, tamamdr! te Ramazan Mslman, ite kandil Mslman, ite cami cemaati olmaktan kan cemaat(!) Ve imdi de, peygamberimizi analm, anlayalm sloganyla oluup, Onu insan deilmi gibi tantmay dstur edinen kutlu doum cemaati! Ara ara kurabiye yiyip doyan, rahatlayan ahali! Peygamberimizi yanl anlyoruz. Kurana bavurmadmz srece bu deimeyecek. Birileri ilahlatrrken birileri seklerletirecek. Bu ifrata kar, O olmasa da olur zihniyeti tefrit olmaktan teye gemeyecek. nk biz Kuran peygamber olmadan anlayamayz.
Sizin iin, Allaha ve ahiret gnne kavumay

mit eden ve Allah ok zikreden kimseler iin Allahn Resulnde gzel bir rnek vardr. (Ahzap 21)

Hz Muhammed geldii dnyann insanlarna, kendi nefislerinde bulunan iyiye, gzele dntrebilmenin mmknln gsteren timsaldir. O, deiimleri ol diyerek gerekletirmedi, basit bir iaret ile her eyi gzelletirme yeteneine sahip deildi. Peki, kutlu doum programlarda ortaya konan Muhammedi kim rnek alabilir? Kutlu doum haftalarnda peygamberi anlamak yerine, rivayetler, hurafeler ortaya dkmek Mslmanlara ne kazandrr? Gl gibi yumuak sembollerle anlatlan, btncl bak gayesi tamakszn hogr odakl bir peygamber tavr ortaya koymak (ki peygamberimiz slam dmanlarna kar sert ve tavizsiz iken) Ortadou da barlar yanan kardelerimize ne salar? Merhameti vicdan rahatlatmaya evirilen Mslmanlar arasnda, Gazzenin bouluu seyrediliyor. Snrlar Trkiye-Filistin arasnda izili yardm konvoylar merhametimizi tketiyor. Adaletimizi tketiyor. Gda, giyecek, para derken vicdanlarmz rahatlyor, bu hususta rahatlayan vicdan demek tkenen merhamet demektir. Siyonistleri titretecek, dnyay sarsacak nitelikte bir siyasi yardm neden ortaya konamyor! Pasifize ede ede kendilerini, hayattan, birlikten el etek ekmi slam dnyas(!) neden batnn hkimiyetini, gcn doruklarnda hissediyor? Peygamber duruuyla ortaya kp adalet yayacana neden gl yayyor kutlu doum cemaati? Peygamber duruu 21. Yzyla tamadklar srece uyandrmaz uyuturlar. Kurabiyeleri gtrrken sevgi baloncuu olan, ilerine gelmedii anda patlayan sahte Mslmanlar yaratrlar. nsanlar uzun yllardr nisan ayn peygamberi hatrlama ay olarak hissetmek durumundadrlar. Zamanla zihinlerde byle bir balant kurulagelmitir. zellikle karikatr krizinden sonra daha bir heyecanla peygamberimize tutunma doal sreciyle karlald. Bu durumun ok iyi deerlendirilmesi sorumluluuyla kar karyayz. Bilhassa kutlu sfatn peygamberimizin doumundan beri tutarak, kitlesel balamda etkiye sahip

150

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

peygamber platformlarnn yn deitirilmelidir. Btn hurafelerden, yanl alglardan 3syrlmak mecburidir. Allah, rnek alnamayacak bir eyi rnek gstermekten mnezzehtir. Allah Muhammedi nmze, hayatn iinde, aktif olarak sunduysa, gnmze tayabiliriz demektir, mirasn canl her safhasna getirerek, imdimize davet ederek. rnein uan iinde bulunduumuz durumda O olsayd ne yapard? diyerek, yahut neyi yapmazd? kimle konuur, kimle savard? sorularn sorarak. Anma programlar anlama, hayatmza aktarma formatna dnmeli, peygamberi doru anlatma devrine geilmelidir. Kyamete kadar yaayacak olan Kurann pratii Hz Muhammed (sav) gerei gibi amza tanmal, bugnn dnyasnda sz sahibi olmaldr ve alar st mesajn ldrme abalar artk bir son bulmaldr. Zira peygamberi anlattn sanan, anladn sananlar gel ne olur yakarlarn yaptklar esnada peygamber gelmi olsa, sen de kimsin deyip tanmadklar bu insana srt dnerler yahut kutsal sakaln yolarlard. Belki de kimileri efaat et diye tehdit ederken kimileri de utancndan karlamamak iin ehri terk ederdi. Bir gerek de var ki, brakt mmeti sayca dnyann yaklak 4te 1i ettii halde, konuan deil susturulan, adalet yayan deil, zulm alklayan olmu slamn kendisine ait bir gndemi, kendisine ait yaplar, alglar, yaklamlar ve sorunlar olduunu unutmu. Modern zamanlarn / yaplarn gndemine mahkm olduklarn sanm.5 slam dnyadan alm maneviyata koymu, Kalbim temizci, babanem trbanlc olmu. znde ne kadar deer varsa tketim dnyasnn modasna kaplp ata ata ktla dm, elinde hi miras kalmaynca peygamberini tanmaz hale gelmi. Bir asalak gibi yaamak modern dnyann snneti olmu. Bombo gelip de a kurtlar gibi efaat almay kendilerine bir hak, peygambere grev isnad etmi. Kabul etmeseler de, belki de, Peygamberin gelmesini en ok istemeyen kendileridir.
5

-BTT-

Atasoy Mftolu-Ktlkleri Kanksamak

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

www.islamiyorum.com
151

tutabiliriz demektir. Nasl m? Onu hayatmzn

BYOGRAF

Ahmet el-Katip

Mehdi Beklemeyen Bir ii


Hamd et-Tahv
slami Yorum iin eviren: Uzun yllar ar kat ii akmlarnn etkisinde kalm olan Ahmet el-Katip 1979 ran devriminden nceki yllarda Kerbelada Seyyid Muhammed Hasan e-irznin izinden gitmekteydi. Devrimden sonra ayn tecrbenin lkesi Irakta da gereklemesi iin alt. mamet ve ynetim konular zerine younlat dnemlerde ran devriminin ba aktr ve manevi lideri Humeyninin velayeti fakih teorisini inceledi. Bu teoriye gre Humeyni bir fakih/din adam olarak, iilerin bin yl akn sredir bekledikleri Kayp mamn vekili idi. Humeyniye gre velayeti fakih sisteminde fakih, yani devlet bakan, Kayp mamn vekili olduu iin her eyin stnde idi; halkn, ura meclisinin, cumhurbakannn Yazarmz 1000 ksur yllk ii imamet teorisini iyiden iyiye inceledikten sonra beklenen mehdi, on iki imam vb. gibi inanlarn aslsz olduu kanaatine ulat. Bu durum onun dnce dnyasnda byk bir sarsntya neden olmutu. Dncelerini kime atysa bu konulara fazla dalmamas gerektii nasihatini ald. Hocalar da yle diyordu. Ancak o gerei sylemek ve yazmaktan baka bir seenek dnemiyordu. Dncelerinde srar ettii

Muhammed Cokun

takdirde dinden dnm, kafir, mrted eklinde damgalanmakla tehdit edilmesine ramen yine de bildiinden vazgemedi. Dncelerini yazd ve yaynlad. Kendisine kar kanlardan tek istedii ey, kart dnceleri delillendirmeleri idi. Ancak onun aratrmalarna kar cevap niteliinde herhangi bir ilmi alma ortaya konulmad. Dorusu yazarn dnceleri ii-Snni uurumunu kapatma noktasnda son derece yararl olabilecek niteliktedir. Bu balamda onun nemli fikirlerinden birisi velayeti fakih yani fkhnn ynetimi yerine velayeti mmet, yani toplum ynetimi anlayn getirmektir. Bu teori yasama dili ile fkh dilini yaknlatrma ve Mslmanlar aras kaynama yollarn ama noktasnda nemlidir ve ii dnrler ierisinde bir bakas tarafndan bu lde cesurca ortaya konulmu deildir. Ahmet el-Katip iann temel inanlarndan olan mamet, On ki mam, Velayeti Fakih, Takiyye, Beklenen mam gibi fikirleri reddetmekle, aslnda ii dncesinin btn otoritelerini karsna alm, btn bir ii tarihi ile atmaya girmi, siyasi-toplumsal ve ideolojik temellere dayal bu kkl gelenei

152

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

sarsm oluyordu. Bu dncelerin ia geleneinden beslenen evrelerde kabul grmesi pek kolay deildir. Byk ii din otoritelerinin bu dncelere hibir zaman kap aralamayacaklar ise kesindir. nk bu fikirler onlarn tarih boyunca sahip olduklar konum ve ayrcalklarn yok saymaktadr. Ancak el-Katipin dnceleri ada slam siyasi hareketlere salkl bir rota izme konusunda yardmc olacak, gelenein bamza musallat ettii ve mmetin birlik ve zgrln yok eden aslsz inanlardan ve hurafelerden kurtulmay arzulayan Mslmanlarn hedeflerine destek olacak niteliktedir. 1953 ylnda Irakn Kerbel ehrinde dodu. Gerek ad Abdurresul Abduzzehre Abdulemir b. el-Hac Habb el-Eseddir. Ahmet el-Katip ismi ise kendisine Saddam kart slam alma rgt ile birlikte hareket ettii yllardan kalm olan takma bir isimdir. Doup byd Kerbel ehri hep dini trenlerle ve kalabalk ziyaretilerle dolu olduu iin ticarete uygun bir yaps vard. Nitekim yazarmzn dedesi, Kerbel toprandan yaplan ve iilerin namazda secde ettikleri yere koyduklar Hseyn toprak denen talardan yapp satyordu. ehirde ilmi ders halkalar kuruluyor, hatipler eitli yerlerde konumalar yapyor, mersiyeciler Ehli Beyt ile ilgili alamakl iirler okuyup alyorlard. Kerbelda ve genel olarak iilerde yeryzn adaletle dolduracak kayp imamn geliini bekleme atmosferi hakimdi. te yazarmz bu ortamda doup byd. Babas onu beklenen mehdinin ordusunda bir asker olsun diye yetitiriyordu. ehirde Mescidul-Abbasn hemen kesinde yer alan kk bir yerde eyh Abdlkerimden ilk derslerini alp hafzln tamamlad, ardndan dini okula gitmeye balad. 13 yana geldiinde hocas e-iraznin ynlendirmesi ile bana sark sard ve din adamlarna has giysiyi giyinmeye balad. Buna en ok sevinen ise anne-babas olmutu.

slam temsil ettiini dnyordu. Nitekim kendisi, o gnlerde Snni bir komusuna fkelendiini ve neden Ehli Beyt mezhebine girmemekte srar ediyorlar! diye dnp hayret ettiini kaydetmektedir. Nihayet Irak siyasi deiimler yaad ve Baas rejimi ynetimi ele geirdi. Kerbelda iraz ve Necefte Bakr el-Hakim liderliindeki iilere ynelik bask yapmaya balad. O dnemde el-Katip Hseyin: Adalet ve zgrlk
mcadelesi1 adl bir kitap yazd. Bu eserinde

halk arasnda Hseyinin mazlum olarak ldn anlatan ve onu sadece acnacak birisi olarak lanse eden sylemlere farkl bir adan yaklamay deniyordu. Onun yorumu daha ok Hseyinin devrimcilii ve silahl ayaklanma yapmas zerine younlayordu. kinci kitab ki Direni Deneyimi2nde ise adalet ve hrriyet konularn iliyor ve 1971de randa yaanan Tnbek isyann ve Iraktaki yirmiler isyann rnek olarak ele alp bu olaylarda dini liderlerin ve alimlerin roln inceliyordu. Hocas iraz hapse girmesinden bir sre sonra 1973te Kuveyte gitti ve hoca-renci orada bulutular. O sralar lkede dine ve ulema snfna kar koyup laik bir sistemi savunan ynetime fke kusuyordu. O dnemde iki kitap yazd: mam Sadk: nsan eiticisi3 ve On yanltan bir doru kmaz4. Bu son kitapta imamet rkn olmadktan sonra imann geerli olmayacan, sfra eit olacan savunuyordu. El-Katip Kuveytte hayatnn yeni bir dnemine adm atm, mezhebinin propagandasn yapmaya balamt. Bu amala Suriye, Sudan ve Lbnana gitti. 1977de Lbnanda evlendi. Yarnki Irak5 adl Baas rejimi kart bir gazete karmak ve lke ynetimine muhalif siyasi hareket oluturmak sularndan kendisi ve hocas iraz hakknda Irakta gyab idam karar verildi. 1979da ran devrimi olduktan sonra rana
1

Orijinal ad: el-Huseyn, Kifahun f Seblil-Adl velHurriye Orijinal ad: Tecrubetn fil-Mukaveme Orijinal ad: el-mam es-Sadk, Muallimul-nsan Orijinal ad: Aeretu Naks Vahid Ysv Sfr Irk el-ad

El-Katip o zamanlar ii sna Aeriyye mezhebinin tek hak mezhep olduunu ve gerek

3 4 5

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

153

inen ilk uan ierisinde Ahmet el-Katip de vard. Hayat boyunca dn kurduu velayeti fakih ynetiminin gerekletiini sevinle gzlemliyor ve ayn eyin Irakta da yaanmas iin dua ediyordu. Bir grup arkada ile birlikte Tahrandan yayn yapan bir radyo kurdu ve ran rejimini Iraka ithal etmek iin Irak halkn etkileyecek yaynlar yapmaya balad. Bu durum ran-Irak arasnda gerilime neden olmutu. 1982de Irak slam Devrimi Tecrbesi adl kitabn yazd ve bu kitabnda Humeyninin aktif hareket yntemini vp Irak slami hareketini, Iraktaki dini otoriteleri ve zellikle de hocas iraziyi tenkit etti. O yllarda ran-Irak sava iyice kanl hale gelmeye balamt. Bu durum karsnda eiraz taraflar sava durdurmaya aryor ve kendi taraftarlarna ran terk etmelerini sylyordu. Yazarmz ise o yllarda kendisini yeniden ilmi aratrmalara verdi. 1985 ylnda Seyyid el-Mderrisinin ars zerine, ierisinde Suud, Krfez lkeleri, Irak, Afganistan ve dier lkelerden gelen kimselerin yer ald bir eitim grubuna katld. Dou Tahrann Mamazend adl blgesinde yaplan bu eitim almas ilmi bir almadan ziyade bir tr rgt kamp almas gibiydi. Bu dnem el-Katipin hayatnda olduka nemlidir. Zira bu dnemde, o zamana kadar hayranlkla izledii ve bir gn Saddam Hseyini devirince Irakta da benzerini kurmay hayal ettii velayeti fakih sistemi zerine dnmeye ve sorgulamaya balamt. nk o sralar yaanan u ilgin olay onun dncelerinde deiimin adeta balangc olmutu: 1988 ylnda ura Meclisi, alma Bakanl ve Anayasay Koruma Meclisi arasnda bir kriz kt. Konu uydu: Hkmet son sekiz yl boyunca sekiz kez Kanununu mecliste onaylam ve yasalatrm, ancak Anayasay Koruma Meclisi her seferinde bu yasay iptal etmiti. Gereke ise yasann slami kurallara aykr olmas idi. Bu noktada alma bakan Humeyniden destek istedi ve Humeyni de iiler sol ve komnist akmlara kaplmasnlar diye bu yasa taslann nihai onay almadan uygulamaya konulmasn istedi. Ancak Cumhurbakan Ali Hamaney ve

Anayasay Koruma Meclisi yeleri bu karara itiraz ettiler. Bunun zerine Humeyni ok nemli bir konuma yapt ve konumasnda velayeti fakih sistemini aklayp kendi ynetiminin Allahn, Peygamberin ve masum imamlarn ynetiminden bir para olduunu ve ister halk isterse bakas kabul etmi olsun, lkenin yararna ters grd her kanunu iptal etmeye, her kanunu geirmeye hakk ve yetkisi olduunu syledi. Bu szler Ahmet elKatipin artk kendi grleri dorultusunda velayeti fakih dncesini temel kaynaklara inerek aratrmaya balamasna sebep oldu. Yzlerce klasik ii kaynan okudu ve iann bu konulardaki dncelerinin takiyye, beklenen mehdi ve velayeti fakih teorilerine dayand kanaatine ulat. Velayeti fakih teorisinin yaklak iki yz yllk bir zaman dilimi ierisinde olutuunu ve ilk kez Safeviler dneminde Ali Abdull el-Krk (vf.940/1533) tarafndan uygulamaya koyulduunu, bundan nceki dnemlerde ise ii dnyada genel olarak takiyye ve kayp imam bekleme teorilerinin yaygn olduunu fark etti ve her iki teori arasnda (beklenen imam ve velayeti fakih) byk elikiler olduunu grd. nk kk gaybet denen ve yaklak yetmi sene sren dnemde iiler velayeti fakih ynetimi kurmamlard ve bu velayeti fakih sistemini klasik ii alimlerinden hibirisi dillendirmiyordu. te bu noktada yazarmz on ikinci imam diye bir kiinin var olup olmadn sorgulamaya, yani onca youn ii atmosferde yetimi ve on iki imam inanc zerine kitaplar yazm olmasna ramen o noktada kayp imam diye bir kiinin gerekten var olup olmadn sorgulamaya balad. yle demektedir: 1398/1977 ylnda Muhammed Kazm el-Kazvn, Kerbelda parman bize doru sallayp kendinden emin bir ekilde, beklenen imamn gelmesine on iki sene kaldn sylemiti. Bu sebeple 1400/1979 ylnda Mekkede mehdinin kmas ile ilgili haberleri takip ettim. O sene Muhammed b. Abdullah el-Kahtani ve Cuheyman el-Uteybi adl iki kii byle bir giriimde bulundular ve Suud ynetimi Cuheyman ve 71 arkadan idam etti Bunu zerine sna Aeriyye mezhebi din adamlar arlarnda ihtilaf ettiler ve eyh Mufid, Seyyid Murtaza, Numani ve Tusi gibiler aka

154

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

mam Hasan Askernin olu var olduuna dair herhangi bir delil bulunmadn ve bu olun varl kabul edilmedike imamet dncesinin ayakta kalamayacan, dolaysyla bu olun varln kabul etmek veya imamet dncesini reddetmek arasnda zgr olduumuzu sylediler. Artk iine phe den yazarmz yapt aratrmalar sonucunda beklenen imam teorisinin kelamclarn rn olduu sonucuna varr. Ona gre Ehli Beyt imamlarnn gerek anlaylar ura temellidir. lahi imamet teorisi ise Kuran ayetlerinin zorlama tevilleri ile desteklenmektedir. Nitekim hicri ikinci ve nc yzyllarda iiler ierisinde ok kk bir Batni grup dnda imamet teorisini savunan olmamtr. Btn bu almalar sonucunda yazarmz sonular iki adan deerlendirir: ii-Snni ayrlnn temelinde yatan Ehlibeytin yneticilii hak ettii ve dierlerinin onu gasp ettikleri eklindeki teorilerin aslsz olduu ortadadr. Dolaysyla bu meseleden kaynaklanan ayrlk giderilirse slam mmeti yeniden birlik olabilir. Balangta velayeti fakih, imamet gibi dnceleri benimserken daha sonralar ura, halk egemenlii, yneticinin yetkilerinin snrlandrlmas gibi temelden farkl dncelere ulatm. Dorusu Ahmet el-Katip tarafsz duruu ve nereden gelirse gelsin hakikate bal oluu, kartlarnn tehditlerine aldrmadan grlerini cesurca yaymas ve muarzlarn ilmi diyaloga armas gibi zellikleri ile aratrmaclar iin ideal bir rnektir. Humeyni ii dncesinden takiyye ve mehdi bekleme dncelerini temizlemi olduu gibi Ahmet el-Katip de on iki imam ve velayeti fakih dncesi sarsm ve mezhebine merebine bakmakszn btn Mslmanlar kapsayabilecek demokratik bir slami sistem kurmann, dinine, rkna, mezhebine, cinsiyetine vs. baklmakszn her insann gvenlii, zgrl ve refahn hedefleyen ve ura ve oulculuk temeline dayanan bir siyaset

anlaynn temellerini atmtr. Tarihin yazarmz hakknda hangi yargya varaca bilinmez, ancak onun gr ve yaklamlarnn bugnn Tahran sokaklarnda ak ve net izlerini grmek mmkndr.

- BTT -

Kaynaklar:
1. Mzekkerat Ahmed el-Katib: Siret el-Fikriyye vesSiyasiyye min Nazariyyetil-mamae,.. ile-ura, Bkz: http://www.alkatib.co.uk/seerati.htm http://uk.youtube.com/watch?v=psKtQylsawo 2. Ahmed el-Katib, Tatavvurul-Fikirs-Siyasi e-i mineura ila velayetil-Fakh, nc basksnn nsz. 3. 4. 5. Humeyn, el-Hukumetul-slamiyye, s.51-52 Humeyn, Kitabul-Bey, s.467 Kayhan gazetesi, say: 13223, Tarih(Hicri)16 cemaziylevvel 1408 http://mdarik.islamonline.net/servlet/Satellite?c=A rticleA_C&cid=1256033959592&pagename=ZoneArabic-MDarik%2FMDALayout#ixzz0k3cNsKZH

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

155

KTAP DEERLENDRMES

Snnilik - iilik Kitab zerine


Latif Knata
Gnmz dnyasnda kresellemenin avantajlarndezavantajlarn/ mspet ve menfi etkilerini grmekte ve yaamaktayz. Bilim ve teknolojideki gelimelerle kresellemenin dourabilecei muhtemel kresel felaketleri nleyebilmek iin eitli sylemler ve projeler gelitirilmektedir; medeniyetler aras ittifak ve bar, dinler aras diyalog sylemleri ve araylar sryor. Bu ittifak ve diyaloglarn olmay veya bundan sonra gereklememesi kresel felakette ne denli etken olur bilinmez. Belki zaman, bu ihtilafn taraflar arasnda devreden gnlerle devam ediyor. Her eye ramen bu sylem ve araylar devam ediyorsa bunun temelinde yatan beklenti ve tehlike alglarn grmek gerekir. Bunlarn hakl dayanaklar olduu farz edilirse o zaman da gerekliini sorgulamamz gerekir. Hem iin doas hem de taraflarn durumu asndan. Burada zellikle Mslmanlarn durumunu gzden geirmeliyiz. Zira laik Hristiyanl temsil eden otorite olarak Vatikan, milli devlet dini Yahudilii temsil eden srail var. Her ikisi ve bunlarla beraber ateizmle sentezlenen Bat medeniyetini temsil eden ABD ve AB var. Peki, bunlarn karsnda slam ve slam medeniyetini temsil eden g/otorite kim? S.Arabistan m, ran m, Trkiye mi, F.Glen mi veya Dnya limler Birlii mi? Bu soruya olumlu bir cevap verilemediinde dinler aras diyalog sylem ve araylarnn da bir anlam ve merutiyeti kalmaz. nk diyalogun bir taraf yok demektir. Dier yandan diyalogu, ama ve ilkelerden soyutlayarak bir yntem sorunu, bir slup konusu olarak deerlendirdiimizde bu, diyalog deil kendini yenilemektir; illa diyalog denilecekse, millet ve camiann kendisi ile diyalogu olabilir. Kendi yitikleri ile bulumas. Diyalog, kavramsal deil de lugavi olarak kullanldnda, yok saylan (yok mesabesinde olan) tekilerin muhatap grlmesi, muhatap alnmas kastedilir ki bu da bizi Kurandaki taaruf /tanma-tanma-tantma ilkesine gtrr. in z de budur. (Bu ise ayr bir konudur.) Anlaml ve ncelikli olan ise, dinler aras diyalog yerine din ii diyalog yani mezhepler aras diyalogdur; diyalog da deil Dinde birliktir. Prensip olarak kimsenin reddetmedii, hamasi olarak Mslmanlarn zihninden ve gndeminden eksik olmayan ama somut olarak da hibir ilerlemenin olmad bu birliin gereklemesi nasl olur? Bunun iin ncelikle frkalamann temellerine inilerek irdelenmesi gerekir. Devr-i Nebiden hemen sonra slam toplumunda

156

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

meydana gelen siyasi depremin oluturduu atlaklar ve zellikle de iiler-Snniler arasnda oluan o byk fay hatt, asrlar getike silinmesi gerekirken derinlemitir. Kabul/ itiraf edelim ya da etmeyelim, birbirinden uzaklam, soumu; birbirine bigne kalm hatta dman olmu veya dman gsterilmitir. Ayn ilaha, ayn kitaba, ayn resule inandklar halde; ayn kbleye yneldikleri ve ayn temel ilkeleri benimsedikleri halde iki ayr dinin mensuplarym gibi iki ayr (veya daha ok) dnya kurmulardr ayrntlar zerine. yle ki, mescitler ayrm; bir mezhebin mensubu dier mezhep imamnn arkasnda namaz klmaz olmutur. Bununla beraber bu paralanmann kaygsn tayanlar, ac ve zdrabn yaayanlar da var olmutur srekli. Fakat onlar, uyarc seslerini ykseltmeye alsalar da kalabalklarn grltsn ve taassup duvarn aamamlar, ok clz kalmlardr. Zaman zaman, slam dmanlarnn emperyalist glerin saldrlar karsnda slamda Birlik, Mezheplerin Yaknlamas dncesi depremi ve bu yolda giriimler de olmutur. (Onlar saygyla ve hayrla anarz.) Ancak bu arlar ve giriimler pek etkili olmamtr. Zaten baar anslar da yoktu. nk bunlar problemin kaynana inmemi; onun yerine problemin olumsuz sonularn telafi etmeye dnk yaplm giriimler olarak grnmektedir. Taraflar kendi mezheplerinin dnce ve esaslarn ciddi ekilde sorgulama ve gelenekleriyle yzleme eylemini gerekletirmemilerdir (hatta bu yzlemeyi yapanlar dlanmtr). Bu ekilde yaplan giriimlerde ise n yargdan syrlp bamsz ve cesur admlar atlamazd. Oysa bu dnce ve giriimler; manzaramzn daha geni ve daha gereki grlebilmesi iin mezheplerin-frkalarn iinden deil de dardan/yukardan gzlemle yaplmalyd. Dnemsel ve siyasi bir aba olmann tesine tanmal, Dini dncenin yeniden ihyasnn paras olarak grlmeliydi. Suni deil gereki olmalyd. Ciddi sonuca gtrecek ekilde derinletirilmeli ve ayrlklarn kkenine inilmeliydi. Bu ayrlklar besleyen kaynaklar ve

derinletiren etkenler aratrlmalyd. Tevhid inancndan bir toplum doacaksa, bu ancak vahdet ve adalet toplumu olabilir. Doal olan bu iken nasl oluyor da bu kadar paralanm, insaf snrlarn bu kadar zorlam bir toplum olumu, bu sorgulanmalyd. Dinin sabitat ve deikenleri tespit edilerek slam toplumunun durumu bu adan deerlendirilmeli; paralanma-frkalama, dini mi, siyasi mi veya tarihi mi ve bu tarihi ayrlk ilelebed srmeli mi diye sorulmalyd Buraya kadar dile getirmeye altklarm, benim gibi birok kimsenin zihnini megul eden tespit, soru ve ihtiyalard. Ancak ben bunlar daha derli toplu ve sistematik ekliyle; ayrntl cevap ve aklamalaryla Ahmed El Katibin Snnilikiilik; Dinde Birlik, Tarihi ve Siyasi Ayrlk kitabnda buldum. Okurken altn izdiim ve buraya almak istediim paragraflar o kadar ok ki kitapta kalsa daha iyi olacak. Ancak kitabn ieriini ksaca ifade edebilirim; o, Snnilik-iilik nedir, Snni kimdir, ii kimdir sorularna cevap arayarak balad kitabn, bu iki toplumun/ ekoln ayrld ve birletii hususlar -biraz da ayrntl- anlatarak srdryor. kinci blmde tarihi arka plan deerlendiriliyor. nc blmde ise birlik yolunda atlacak admlar ve buna dair kendi nerileri zikrediliyor. Bu kitab okuyan tutucu ve n yargl Snniler, ii bak asyla yazm; tutucu iiler de, ia ya ihanet etmi Ehli Snnet ajan diyebilirler. Yazarn da dedii gibi onlara syleyecek bir ey yok; nk szn ve beyann yarar yok. Fakat mevcut hali kanksam, sorumsuz ve mitsiz bir ekilde yi de bunlar hayal, onlar ayr biz apayr bir toplumuz. Tarih boyunca ayr kalm ve hatta birbiriyle savam; birlemesi mmkn m? Bo ura diyenler olabilir. Onlara sylenecek ok ey var ama ksaca unu syleyelim: Birletiren de ayran da Allahtr; her ey Onun rahmet ve gazabyla, Onun ynetme ve ynlendirmesi ile gerekleir. Ancak, Onun rahmet ve gazabn kullar eker. Rahmeti mi istiyoruz gazab m? Onu dnmeli ve ona gre davranmal deil mi? Kim derdi ki, bir yetimin ars ile paralanm Araplar yirmi ylda birleir; kim derdi ki, rengrenk yz binler

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

157

karde olur Bu birliin yks ve forml bir olan Allahn ayetinde mevcuttur; Allahn rahmetiyledir ki sen onlara yumuak davrandn; ayet sen kaba ve kat kalpli birisi olsaydn evrenden dalp giderlerdi (Al-i mran, 159) ki ayr toplumu bir araya getirerek siyasi bir blok oluturmak yerine, tefrikann tohumlarn atlmadka devam da gelemez. Bu bilincin olumasna katk salayacak sosyal kltrel her tr aba takdire deerdir. te Ahmed El Katibin kitabn da bu yolda atlm nemli bir adm olarak gryorum. slam Medeniyetinin ii kltr havzasnda da beni karde bilen, benimle ayn kayg ve hassasiyetleri tayan kardelerin olduunu grmek ne kadar sevindirici ve mit verici! Okuduumda unu dndm: Artk halklar arasna rlm kaln duvarlarda gedikler alyor. Selamlama balamtr. nanyorum ki, dar mezhebi anlayn ve taassubun dna karak, iyi niyet ve samimiyetle okuyanlar ayn duygular hissedecek ve yararlanacaklardr.

- BTT -

KTABIN KNYES Ad: Snnilik iilik - Eyll 2009 Yazar: Ahmet el-Katip Orijinal ad: Es Snne ve ia eviri: Muharrem TAN Yaynevi: Mana Yaynlar Daha fazla bilgi iin: www.ilimyurdu.com

158

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

www.islamiyorum.com

kurutacak admlar atmaktr esas olan. lk adm

Kitap Deerlendirmesi

Demokratik Hilafete Doru /Ahmet el-Katip


Zakir Aydn
Ne zaman siyasetin zerindeki kutsallk gmlei karlr ve tekrar medeni haline dnerse o zaman din adamlarnn egemenlii sona erecek ve slam dnyasnn nnde demokratikleme ufuklar alverecektir. (Kitaptan)

balamak zere Rait Halifelerin siyasal deneyimini, hilafetin saltanata dnmesini ve sonrada saltanata dini kimlik kazandrma abalarn deerlendirerek ortaya koyar. Saltanat hilafet karm Snni siyaset anlaynn kendisini dinen temellendirirken kulland iki temel e hadisler ve icmadr. Bu yzden Katip, bir yandan tarihsel geliimi ortaya koyarken bir yandan da Snni dncenin kendisine dayanak yapt bu iki unsuru dikkatle analiz eder ve ou uydurma olan hadislere ve ilk dnem uygulamalarnn icma ad altnda deerlendirilmesiyle retilen naslara dayandrlan hilafet anlaynn dine dayand iddiasna kar kar. 20. Yzyln banda Osmanlnn kyle siyaset sahnesinden tamamen ekilen hilafetin bu iflasnn geri plannda totaliter anlayn olduunu dnen Katipe gre tek zm, bu totaliter anlaylar terk ederek halkn ynetime katlm, denetimi ve istiare esasna dayanan demokratik hilafet anlayna dnmekten gemektedir. Demokrasiye giden bu yol ise hilafet dncesinin eletirisinden gemektedir. Hilafet dncesinin eletirisi de bu dncenin kaynan, douunu, tarihsel evrimini iyi tanmaktan gemektedir. te Katip kitab boyunca bunu yapmaya alr. Onun savunduu bu gr, son dnemlerde birok Snni dnr de savunmakta ve tarihsel

Ahmet el-Katipi, Kitabiyattan kan iada Siyasal Dncenin Geliimi ve Mana Yaynlarndan kan iilik-Snnilik Nedenleri Tarihte Kalm Siyasi Ayrlk kitaplaryla tanyorduk. Yine Mana Yaynlarndan henz yeni kan Demokratik Hilafete Doru isimli bu eseri dier iki eserini tamamlayan bir devam almas niteliini tayor. iada siyasal dncenin geliimi kitabnda nceleri mensubu olduu ancak sonralar eletirdii ii toplumunda yaanan demokratik/siyasi geliimi ele alp analiz eden Katip, bu son almasnda ayn analizi Snni toplum iin yapyor. Katipin kitab boyunca savunduu ve ortaya koymaya alt temel dncesi; Snniliin siyasi dncesi olan hilafet anlaynn savunulann aksine dini hibir temelinin olmad ve hicri II. yzyldan balamak zere V. yzyla kadarki siyasi gelimelere bal olarak diniletirildii dncesidir. Ahmet el-Katip bu savn, Hz. Peygamberin siyasal deneyiminden

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

159

Snni Hilafet anlayndan vazgemektedir. Katip, kitabnn ilerleyen sayfalarnda bu dnr ve ilim adamlarndan birok rnekler verir. Eletirilerimizi sonraya brakarak ncelikle kitabn bir zetini sunalm.

gstermitir. Baz siyaset adamlar ve fkh bilginleri de slamn kendine mahsus bir siyasi dzeninin olduunu, bunun dini bir emir olduunu srarla vurgulamlar ve Osmanlnn ardndan hilafeti tekrar hayata geirmek iin aba gstermilerdir. Oysa tamamlanm bir din olan slam, ilkeleri koyarak siyasi dzenin yapsn Mslmanlara brakmtr. Siyaset sahas itihat ve gelimeye aktr. lkelere uymak artyla siyaset alannda farkl deneyimlerden ve gelimelerden yararlanmak her zaman mmkndr. Hilafet dzeni denen dzen ise slamn bu ilkelerine tam olarak dayanmayan bir dzendi. Demokratik dzen ise slamn temel ilkelerine gre incelenip uygulanabilir bir nizamdr. Yaplmas gereken onu yzde yz almak deil, slam ile uzlaan ynlerini almaktr. Halkn ynetimi, Batda olduu gibi dini hayattan
koparma veya ateist laisizme sarlma biiminde olmak zorunda deildir. slamiyette halkn ynetimi, dinle mcadeleden ok totaliter rejimler ve diktatrlkle mcadeleyi gerektirir.

Kitapta Ne Anlatlyor?
slam ile demokrasi kavramlarn bir araya getirmede zorlanan ve hatta demokrasiye irk gzyle bakanlara Katip u soruyu sorarak kitabna balyor: slama ve toplumsal adaleti
salamaya hangisi daha yakndr? Totalitarizm mi, demokrasi mi? Cevap ona gre gayet akken

Snni fkh alimlerinin ou totalitarizme meyilli cevaplar verirler. Oysa bu tr ynetimler toplumda adaletin temellerini yerle bir etmektedirler. Kurann adaleti emreden ayetleri gayet akken fkh alimleri bunlar grmezlikten gelerek totaliter saltanat ynetimlerini demokratik ynetimlerden daha fazla slami bulurlar. Hadisleri, adaleti emreden ayetlerin zerine kararak zalim hkmdarlar adalet ayetleri kapsamnn dna tarlar, onlar gasp olarak nitelemekten kanrlar. Tarihte ou uydurma hadislerin n plana kartlp adaletle ilgili ayetlerin ihmal edilmesiyle saltanat veya hilafet fkh ad altnda yeni bir fkh anlay tretilmitir. Halifelere veya sultanlara tannan geni yetki alan ve onlarn eletirilip deitirilmesini engelleyen fkhi yorumlar, dini bir emir gibi sunulmu ve bu totaliter dnce Mslmanlarn geri kalmalarna ve klerine yol amtr. Fkhi yorumlarla iktidar anlay mutlaklatrlp, denetim ve deitirme ile ilgili hibir anayasal ilke retilemeyince, iktidara kar memnuniyetsizlikler ve muhalefetler iin tek kar yol olarak iddet yntemi kalm ve slam tarihi adeta kanl iktidar savalarnn tarihine dnmtr. 19. yzyldaki Osmanl aydnlarnn demokratik slahat talepleri saltanat tarafndan karlk grmemi, tersine Abdlhamit bu dncenin iktidarnn temellerine vuraca darbeyi fark ederek, hilafet slogann tm slam topraklarnda yaygnlatrmak iin aba

Snni siyasal dncesinin bylece demokratik ynde evrilmesinin nndeki en byk engel; siyasi konularda Hz. Peygambere dayandrlan hadisler ile sahabe, Tbin ve sonrakilerden devir alnan tarihsel deneyimlerdir. Bunlar icma haline getirildii, peygamberin ve sonrakilerin siyasi tecrbesi deimez son dini siyasi tecrbe olarak grld iin, Snni dnce mensuplar yeni siyasi fikirlere kendilerini kapatmlardr. Ayn zamanda tarihteki mezhep atmalarnn da geri plannda bu despotik siyasi anlaylarn etkisi bulunmaktadr. te bu durum, Snni hilafet dncesinin eletirisini zorunlu hale getirmektedir. Katip, yapt bu giriin ardndan slama gre devlet dinin bir paras mdr, yoksa insan aklna terk ettii hususlardan biri midir? sorusuna cevap verebilmek iin peygamberin dini nitelikte bir devlet kurup kurmadn incelemeye alr. Konuyu Akabe Biatinden balayarak ele alr. Akabe Biati ile Medineli Mslmanlarn peygambere mutlak bir yetki vermediklerini, karlkl hak ve sorumluluklar ykleyen bir tr szleme yaptklarn syler. Bu szleme nedeniyle peygamber Medinede yapt tm ileri mutlak bir otorite edasyla deil, Medineli Mslmanlarla istiare ederek yapmtr.

160

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

Peygamber ayn ekilde daha sonra slam kabul eden kabilelerin i siyasi dzenlerine de karmamtr. Hemen hemen tm kral ve liderlere yazd mektuplarda onlara davetini kabul etmeleri halinde devletlerine dokunulmayaca szn vermitir. slam kabul eden kabilelere valiler atamam, sadece eitimciler ve zekatlardaki Allaha ve Resulne ait olan pay tahsil eden grevliler gndermitir. Mekkenin fethinden sonra Mslman olan kabileler i ilerinde bamsz olmular, balarndaki liderlere dokunulmamtr. Peygamberin son gnlerindeki devlet, bir tr kabileler federasyonu grnmndeydi. Tm bunlar, Allah Resulnn kurulu siyasal dzenleri
deitirerek yeni bir devlet kurmay slamiyeti yayma konusu kadar nemsemediini gstermektedir. Belki de bu sebeple kendinden sonraki idare ekliyle ilgili bir anayasa koymam, iktidarn deiim usul, devlet bakannn seimi ve yetkileri hakknda kayda deer hibir ey sylememitir.

byk bir titizlikle hareket etmilerdir. nk onlar bulunduklar makamn sahibi deildirler. mmetin szcs ve emanetisi olduklarna inanrlard. Adalette herkese eit davranrlard. Muhalefet hakkn mmetin hakk olarak grrler, kendilerinin dzeltilmesinden byk bir memnuniyet duyarlard. Katip, Rait halifelerdeki olumlu ynleri deerlendirdikten sonra, ilk dnemdeki bu siyasal deneyimdeki anayasal boluklar da ele alr. Bunlar, hilafetin Kureyle snrlandrlmas; Hz. merin Ebu Bekir tarafndan emirle halifelie tayini; Ebu Bekir Sakifede Evs ve Hazrec kabilelerine biz yneticileriz, siz de bizim vezirlerimizsiniz demesine ramen sonraki dnemde onlar hibir ynetim iine bulatrmamas ve ura heyetinde yer almamalar (Hz. merin kendisinden sonraki halifeyi semek iin oluturduu alt kiilik ura heyetinde Ensardan hi kimsenin yer almad hatrlanmaldr); seilen ura heyetinin halifeyi setikten sonra denetleme ve istiare grevine devam etmemesi, halifeleri denetleyecek ve onlar snrlayacak hibir st kurumun olmamas; Hz. Osmann hilafeti kendinde bir emanet olarak deil bir hak olarak grmesi; Hz. Alinin kendisini mutlak yetki veya tek sz sahibi olarak grmesi ve ynetimde istiareyi ihmal etmesi; halife seme hakknn sadece merkezdeki Medine halkna ait olmas ve Medinelilerin biatinin dier beldeler iin de balayc olmas; Hz. Alinin Tulekann (Fetihten sonra Mslman olanlar) istiare hakknn ve halife olarak seme seilme hakknn olmadn iddia etmesi gibi olumsuzluklar bu ilk dnemin bir sre sonra almaz hale gelmesine yol am ve byk fitneye hem zemin hazrlam hem de fitnenin hzla yaylp bymesine yol amtr. Katipe gre ilk dnemdeki bu anayasal boluklarn yol at Hz. Osmana kar
gerekleen isyan, z itibariyle Ensar, dier Arap boylar, Msr, Irak ve Hicaz blgelerindeki Arap asll olmayan Mslmanlarn ynetimdeki Kurey tekeline ynelik bir isyan idi. syan, mmetin/halkn karar mekanizmasndan dlan ve gz ard ediliine kar bir tr ahitlii ve bu srece itiraznn somutlam haliydi.

Siyasi sistemdeki bu belirsizlik nedeniyle, Ebu Bekirin seiminde birok sorun yaanmtr. Sahabe, balarna bir bakan/halife semeyi dini bir emrin gerei olarak deil, bunun zaruretini akllaryla idrak ederek bilmilerdir. Sahabenin
attklar bu admn ve Hilafetin din yahut rivayet temeline dayandna ilikin hibir dini hkm yoktur.

Katip daha sonra Beni Saidede Ebu Bekirin seimini anlatr ve burada gerek Evs ve Hazrecin gerekse Muhacir Mslmanlarn o gne kadar kabile geleneinden, rflerinden gelen siyasi tecrbelerini bu seime nasl yansttklarn ve dini hibir referansa dayanmadklarn ortaya koyar. Burada dini olarak nitelenebilecek ve tm halifelerin de zerine basarak dikkat ektikleri husus, halkn halifeyi seme hakknn olduuna dair husustur. Ebu Bekir ve sonrasnda gelen Rait Halifelere biatin art ve onlara itaatin snr da eriatn snrlar ve genel olarak halkn menfaatleri ile izilmitir. Bu i ancak gnll yaplrsa kymeti olacaktr. Biat sreci herhangi bir
korku veya bask sebebiyle aibeli klndnda biatin geersiz olaca varsaylrd.

Rait halifeler kamu mal hususunda ok

Yine ona gre, balayan ve hzla byyen

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

161

bu fitne hareketinde, -o dnemin sz sahibi Osman, Ali, Talha, Zbeyr gibi ncleri tarafndan- mevcut anayasal kurallar gzden geirilip slah edilebilseydi byk fitnenin kmasna meydan verilmezdi. rnein Tuleka olmasna baklmakszn Muaviye gibi kiiler ura Heyeti seviyesine ykseltilebilir, bir halifenin lnceye kadar deil snrl bir sre iin seilmesi art konabilir, ura meclisi srf halife seme greviyle snrl kalmaz, ynetimle ilgili her eyin danlp karara baland bir devlet meclisine dntrlebilir, Kureyli olup olmamasna baklmakszn birok kii kabilesini veya blgesini temsilen bu mecliste yer alabilir, halifeleri denetlemek iin farkl kurumsal yaplar oluturulabilirdi. Katipin tm bunlar ortaya koymaktaki amac blmn son cmlesinde gizlidir. Rait halifeler dnemindeki hilafet, daha sonralar bazlarnn zihinlerinde ekillendirdii gibi ideal ve kutsal dini bir dzen deil, o dnemin insanlarnn akl ve geleneklere gre, kamu yarar veya zel hesaplar dahilinde srdrdkleri beeri bir dzendi. Sonraki blmde Katip, Muaviye ile balayan saltanat dnemini inceler ve bu dnemin Rait Halifeler dneminden farklarn ortaya koyar. Hilafetin saltanata dnmesi, Yezid iin zorla biat alnmas, iktidarn idarecinin tekelinde bir hak olarak grlmesi ve bunun sonucunda ortaya kan haksz ve adaletsiz uygulamalar bu blmde ele alnan konulardr. Katipe gre bu dnemi nemli klan asl husus, ynetimde meruiyet araylarnn sonucu olarak hilafete dini bir kimlik kazandrma abalardr. Bu abalar daha ge bir dneme, Abbasilerin ikinci dnemine rastlar. Bu dnemde Abbasi sultanlar,
ynetimlerini dini bir kimlie brndrmeye alm, baz fkhlar da bunun teorik temelini hazrlayarak Allah Resulnn vefatndan o gne kadar yaam btn hkmdarlar u veya bu derecede halife saym, hilafet zincirinin kyamet gnne kadar devam etmesinin zorunlu olduunu ileri srmlerdir. Hatta

iadan etkilenen Abbasilerin onlara benzer bir yol izleme abasdr. Emevilerin aksine Abbasiler Hz. Peygamberin yakn akrabalarydlar. Uydurma hadislerin de yardmyla iktidarlarnn dini bir hak olduu dncesini yerletirmeye altlar. rnein Halife Mansur kendisini Allahn yeryzndeki Sultan olarak vasflandryordu. Abbasilerin Bveyhilerin ve Seluklularn dneminde zayflamalar nedeniyle, etkinliklerini halifelik zerinden yrtme istekleri sembolik de olsa Abbasi Hilafetinin dini bir nitelik olarak iyice perinlenmesine yol amtr. Badadinin hilafet ve imameti dinin temel esaslarndan biri olarak kabul etmesi, Maverdinin hilafeti din ve dnya umru bakmndan vazgeilmez nitelikte zorunlu bir kurum saymas ve hilafet makamna kutsi bir grnm atfederek onu dini bir makama dntrmek iin eri yolla farz olduunu iddia ederek akli bir gereklilik olduunu inkar etmesi, hilafetin dini nitelie brnmesinin resmilemesine yol amtr. Bu dnemde Ebu Yala el-Ferra, ehristani, Kurtubi, Teftazani, Gazali gibi Snni alimler hilafetin nakli yolla farz olduunu, biatin dini bir zorunluluk olduunu, halifenin Allahn yeryzndeki glgesi olduunu ifade eden grler ne srmlerdir. Halifelerin ahlaki durumlarna, halkn rzasn alp almadklarna, adil olup olmadklarna bakmakszn zorla da olsa alnan bir biatle tm sultanlar kendilerine itaatin dini bir vecibe olduu birer halife yapan grleriyle bu alimler, ilk dnem alimlerinin hilafeti 30 sene sayan grlerinden ayrlyorlard. Abbasilerce savunulan hilafet teorisi ayn zamanda fethedilen yeni lkelerin medeniyetleriyle karmann bir sonucu olarak Hristiyanlktaki ilahi hak teorisi gibi baz dnce ve inanlardan etkilenmenin de bir sonucudur. Katip, Snni ekoln ortaya kn anlatt nc blmde, hilafetin diniliinin kendisine dayandrld hadisler konusu ile icmann ortaya kn ve temellerini aklar. Siyasi hadisler ounlukla uydurma hadisler veya siyasete yorumlanan hadislerdir. cma ise zde sahabenin adaleti teorisine dayanmaktadr.

baz Snni alimler bu zincirin krlmamas iin Emevilerin Yezid gibi baz zalim sultanlarn aklama abasna bile girimilerdir. Hilafet kavramnn Abbasiler dneminde diniletirilme abasnn nemli bir nedeni de

162

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

Oysa bu teori peygamberin en yaknlar bile olsalar stnl takvaya dayandran ayetlere ve sahih hadislere aykr bir teoridir. Ahmed b. Hanbelin sahabe neslini eletiri st bir konuma ykseltmesi, onlarn masumiyet ve kutsiyete yakn bir hale getirilmelerine yol am ve onlar hakkndaki eletiri kaplar sonuna kadar kapatlmtr. stelik sahabe tanm da peygamberi gren herkesi iine alacak kadar geniletilince ashaba dayandrlan her hadis sahih ve dinde delil haline dntrlmtr. Sahabenin syledii ve yapt her ey peygamberin snnetinin bir paras olarak kabul edilmitir. Bylece Snni ekol, Allah Resulnn ameli/fiili
snneti ile yetinmedii gibi kavli/szl snnetiyle de yetinmemi, bunlara sahabenin snnetini de eklemitir. Sahabenin snneti, zellikle Emevi ve Abbasi hkmdarlarnn birok icraatn merulatrmak iin geni bir kap am, Allah Resulnn temas etmedii birok husus Sahabenin snneti zerinden (dini) zme balanmtr.

zorunluluk olarak gsterdiini, gl olana itaatten baka bir seenek bulunmadn ispat etme ile uratn, bir kiinin biatinin bile yneticiyi meru hale getirdiine ve toplumun genelinin grnn alnmasna gerek olmadna dair anlaya sahip olduunu, istiarenin hkmdarlarn setii snrl sayda kiiden oluan ehl-l hal ve akd denen danma kurulunun balaycl olmayan gr beyan etme iine indirgendiini, bu kurulun toplumu temsil etmeyip hkmdarlar merulatrma arac olduunu, zorla ynetimi ele geirmenin meru dayanaklarnn oluturulduunu, bu anlay erevesinde halkn nasl ynetime ilgisinin ortadan kaldrlp depolitize edildiklerini rnekleriyle anlatr. Ayn zamanda Snni hilafet dncesi saltanat sistemlerine yaranmak iin babadan ola veliaht tayin etmenin dini dayanaklarn bulmakta da zorlanmamtr. Ebu Bekirin kendinden sonra meri halife tayin etmesi ve kendisi de bir sahabe olan ve bu yzden yaptklar sorgulanamaz nitelikte kabul edilen Muaviyenin olu iin daha salnda biat almas, veliaht tayininin caiz olduuna dair dini deliller olmutur. Bylece despot bir tiranlk sisteminin n
alm ve yneticinin hatasz olduu ve her konuda ona itaat edilmesi gerektii dncesi fiili olarak neredeyse benimsenmitir. Ehl-i Snnetin fkh ve kelam alimleri, kapsaml bir diktatrle dnmekte olan bu siyasi gidiata katkda bulunmular ve devlet aygtnn yrtlmesi ve kararlarn alnmas konusunda toplumun payn sfra indirip yneticinin rol ve yetkilerini iyice geniletmilerdir. Bunu

Kitap ve snnetin nesh edilme ihtimali yznden bunlarla icma hkmlerinin elimesi durumunda icmann esas alnmas gerektiini ne srecek kadar ileri giden Snni gr, icma olarak kayt altna ald grlerle hilafet teorisini salam(!) dini delillere balamtr. cma nas gibi nesh veya tahsis edilme olasl
tamad iin de her zaman geerlidir. rnein

Cveyni Hilafet konusu, Kuran ve sahih snnette,


hakknda nas bulunan bir mesele olmayp srf akli, dnyevi ve rfe ait bir mesele olmasna ramen o, icmann rivayet esasna dayal eri bir delil olduu grn doru varsayar ve bylece ynetim iini eri kapsama alarak konu ile ilgili nazariyesini dini bir kisveye brndrm olur. Kurana, sahih

da halifeler hi de eriata uymadklar halde hadis ve icma ya dayandrdklar delillerle hilafeti ve halifeye itaati dini bir zorunluluk olarak gstererek yapmlardr. lk dnemdeki uygulamalardan deliller devirilmesi ile farkl hibir alternatife kap aralanmad iin de halife sultanlara yasama-yrtme-yarg alanlarnda tek elden snrsz yetkiler verilmitir. Ehl-i Snnet
fkhlar egemenliin temelde toplumdan kaynak bulduunu ve aslnda gerek g ve yetki sahibinin toplum olduunu, halifenin ise bu gc toplum adna ve ona vekaleten kullandn ve dolaysyla toplumun bu yetkileri snrlandrma, blme yahut belirli kaytlar altna alma hakk bulunduunu gzden karmlardr.

snnete, akla aykr bir sr rivayetin hadis diye kabul edilmesi ve icma ile ilk dneme ait yalan yanl birok uygulamann eriatn snrlar dahilinde gsterilmesiyle, tarihteki birok totaliter sistemin egemenlikleri din kisvesi ad altnda merulatrlmtr. te 4. blmde Katip, hilafet ad altnda diniletirilen Snni siyasi dncenin totaliter ynetimleri ve statkoyu nasl merulatrdn, toplumu uyuturup sindirdiini, ynetimi zorla ele geirenleri onaylattn ve itaati dini bir

Bu dncenin en ileri noktas halifenin vermi

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

163

olduu hkm, btn Mslmanlar iin, o konuda Allahn vermi olduu hkmdr tarzndaki

ve byk gnah ileyenler de dahil diliyle iman eden herkesin Mslman olduu kabul ediliyordu. Ayn zamanda fitneden ve kan aktmaktan kanmak iin eve kapanmay ve olaylara karmamay tercih eden nemli bir gruh da Emevilerin ekmeine ya sryordu. Kalben raz olmasa da sessiz kalmay tercih etmenin gnll itaatten bir fark olmuyordu. Frka-i Naciye hadisi gibi baz hadislerle Ehl-i Snnetin dndaki tm frkalar ve gr sahiplerinin sapk frka olarak damgalanmas da farkl dnenleri engellemi ve siyasal olarak gelimeyi salayacak oulculuun ortaya kmasna mani olmutur. Ehl-i Snnet mensuplar dncelerini savunurken kendi dncelerini snnet, rakiplerinin dncelerini ise bidat olarak kategorize etmeleri tartma ve farkl dnme hakkn tamamen ortadan kaldrm ve tartmalar kurtulmu frkacehennemlik frka mnakaasna evirmitir. Ehl-i Snnet siyasi dncesindeki tek halifeye biat zorunluluu ne bir Kuran ayetine, ne de mtevatir bir hadise dayanmaktadr. cmaya dayandrlan bu gr farkl topraklarda ortaya kan slami devletlerin dierlerini kendi hilafetleri altna alma isteklerinin gerekesini oluturmu ve bylece yzyllar boyunca devletler arasnda bitmez tkenmez savalar yaanmtr. Kendini meru hilafet gren her devlet, tek halifeye biat zorunluluunu gereke gstererek dierlerinin tepesine kmtr. Herkes bunu meru bir gereke olarak kullanmtr. Mslmanlarn siyasi birliinin
salanmas elbette ki istenen bir ey olmakla beraber bu durum btn Mslmanlarn zorla tek bir diktatr ynetim altna toplanmas demek deildir.

dncedir. urann balayclnn ilk dnemden getirilen delillerle yok farz edilmesi, halifenin bir kii olarak verdii kararn ounluun kararna gre daha doru ve muteber bir karar olarak addedilmesi, imama tannan snrsz yetkiler erevesinde ona ait grlerin herkes tarafndan kabul edilmesi gereken son grler olduu anlay yznden toplumdaki farkl grlerin bask altna alnmas ve bylece dingin ilmi diyalog ortamnn yok edilmesi, tepeden mezhep dayatmacl yaplmas, liderin yaam boyu iktidarda kalmas, koulsuz otoriteye koulsuz itaat dncesiyle zorba yneticilere kar fask ya da zalim bile olsalar sessizce teslim olmay ngren ve onlara kar kmay haram sayan genel bir yaklam retmesi, sonralar sembolik bir makam haline gelen halifeliin yetki devri ile hkmdarlarn meruiyetinin zemini haline gelmesi, hatta sama uygulamalarla bir oyuncaa dntrlmesi Snni siyasi dncenin byk hatalarndandr. Ehl-i Snnet dncesindeki bu boluklar ve mensuplarn Kadere, hayr ve errin Allahtan geldiine inanmak gibi asl olmayan inan trlerine iman etmeye zorlamas gibi sebeplerle yzyllara yaygn bir teslimiyet kltrnn olumasna yol amtr. Kt idarenin aln yazs olduuna dair bu inancn kkleri Emevilerin ilk dnemlerine kadar gitmektedir. Halkn ounluu bu inan nedeniyle devlet bakannn sorgulanmasnn ya da cezalandrlmasnn sz konusu olmadna inanmaktayd. Ayn ekilde halifelerin kt ynetimine boyun emelerinden dolay Allahn kendilerini cezalandrmayacan dnrlerdi. Emevi fanatikleri yle derlerdi:
Allah bir kiiyi halife olarak baa geirdi mi artk onun ktlklerini affeder ve iyiliklerini kabul eder, hatta onu hesaba bile ekmez.

Ayn ekilde ilk dnemlerin sosyal yapsnn bir sonucu olarak kadnn siyasi alanda yer alamamas ilkesi bir icma haline getirilmi ve seme-seilme hakk, istiare hakk gibi tabii haklarna gnmze gelene kadar engel olunmutur. slam tarihinde kadnn yneticiliine kar kmayan belki de tek siyasi grup Hariciler olmutur. Hilafet tm bu olumsuz ynleriyle tarih boyunca din ve dnya ilerini yrten bir kurum olmaktan ok diktatrlerin otoritelerini

Emeviler dneminde cebr dncesinin yan sra, irca dncesi de n plana kartld ve devletin dini meruiyetini ve otoritesini salamak iin kullanld. rca dncesine gre iman kalp ile onaylamaktan ibaretti. Bylece ameller imann hakikatinden kartlyor

164

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

merulatrdklar, kt ama sahiplerinin bu sayede hedeflerine ulatklar bir araca dnmtr. Hilafetin buraya kadar ortaya konan olumsuzluklar, knn de sebepleri olmutur. Toplumdan ve ura sisteminden kopuk; kendini denetim, kontrol ve eletiriden bamsz gren; g ve bask yoluyla ynetimi ele geirip, veraset yoluyla el deitiren ve istismarn makam haline dnen bu kurum, slam topraklarnn yabanclar tarafndan hegemonyas iin gerekli zemini de hazrlamtr. Ahmet el-Katip, kitabnn son blmnde son yzylda Snni dnyada hilafet sisteminin eksiklik ve hatalarna dnk eletirilerden rnekler verir. 20. Yzyln banda hilafetin kaldrlmasyla ortaya kan boluk deiik tepkiler dourmutur. Bazlar hilafeti tekrar kurmann dini bir sorumluluk olduuna inanrken, bazlar da Snni siyasi dnceye -yani hilafet dncesine- dnk apl bir eletiri hareketi balatmtr. Bu erevede bata
halifelik sisteminin slamilii olmak zere, din-siyaset ilikisi, mutlakyeti otoriter ynetim sistemi, yeni ve demokratik bir siyasi dnce inas gibi birok husus eletirel bir gzle ele alnd. Bu eletirel

denetlemeler ve danma araclyla siyasi yaama katlmas, kamusal sorumluluk stlenmesi, rgtlenme, siyasi rekabet, muhalefet ve eletiri haklarna sahip olmas ve ynetimi deitirme imkannn olmas demokratik hilafetin kapsam

altndadr. te halifelik ve demokrasiyi bir potada eriten


demokratik hilafet, yani yneticilerin deil toplumun hilafeti ilkesini gelitiren slami demokrasi dncesinin vurgulad nokta budur. Burada artk halifelik yneticilerin deil, toplumun egemenlii olacaktr. Dier bir deyile artk, uray bir kenara brakan ve tarih boyunca toplumu pasifletiren onun elinden Allahn yeryzndeki halifesi olma gcn ve her trl haklarn alan formalite halifelik deil, gerek halifelik sz konusudur. Artk ada slami akmlar demokrasi kelimesine kaplarn amlar ve insanlara ahlaki deer ve kurallar vazedip siyasi alan insan aklnn tarihsel ve blgesel artlara gre yapaca seimlere brakan slam dininin dier kltrlerden gelen siyasi-idari mekanizmalar alp kullanmakta bir saknca grmeyeceini vurgulamlardr.

Deerlendirme:
Ahmet el-Katipin tezini, kitab boyunca olduka iyi bir sistematikle ortaya koyduunu ve salam delillerle temellendirdiini syleyebiliriz. Ak veya eksik kalan baz hususlar olmasna ramen konu olduka iyi ilenmi ve okuyucuya geni bir perspektif sunulmu. Ancak kitabn en byk zafiyetini demokrasi kelimesini kullan biimi oluturuyor. Demokrasi ve hilafet kelimelerini tek bir terkip iinde Demokratik Hilafet olarak kullanmasnn nedenlerini kitabn bandan sonuna kadar aramamza ramen dikkate deer bir cevab ancak son sayfalarda bulmak mmkn oldu. Katip sonu blmnde hilafet kavramn halk ve demokratik olarak nasl yorumladn byk hilafet ve kk hilafet ayrmn yaparak aklyor. Byk hilafet Allahn insan
yeryznde halife klmas ve slam mmetinin halifeliidir. Yneticilik anlamndaki hilafet ise kk hilafettir ve anlamn ve meruiyetini toplumdan alr. Yneticilik anlamndaki halifelik (kk hilafet), insann yeryzndeki halifeliine (byk hilafet) kart deil paralel istikamette seyreder. te byk

yaklam ayn zamanda Snni dncenin temeli olan hadis ve icmaya da dnk oldu. Katip devam eden ksmlarda Ali Abdurrazk, Said elAmavi, Reid Rza, es-Senhuri, Hasa el-Benna, Ziyauddin er-Rayys, Ebu Zehra, Avde, Halid Muhammed Halid, Muhammed Gazali, Mevdudi, Kardavi, Abdlkerim Zeydan, Gannui, Turabi gibi pek ok ismin bu konuyu temellerini ele alarak tarttklar yazlarndan rnekler verir. Bunlarn pek ounun areyi Snni siyaset anlayn demokratik bir biimde yeniden yorumlamakta bulduunu iddia eder. Katipe gre slami demokrasi dncesi tarihte uygulanm halifelikten temelde farkldr. Hatta bu dnce Snni siyasi dncesine bir bakaldrdr. nk slami demokrasi
dncesinde ynetim sivil ve her trl kutsallktan ve dini kisveden uzak bir olgudur. Hilafet meruiyetini

halktan ald zaman geerli olacaktr. Toplum kendi ilerini daha pratik ve dzgn zebilmek iin baz vekillere yetkilerini devreder. Ayn
ekilde Mslman bireyin ve toplumun seimler,

hilafet, insann yeryzndeki sorumluluu

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

165

anlamna geldii iin ynetim anlamndaki kk hilafeti de kapsayacak ekilde, tm insanln ortak bir sorumluluk alan olmaktadr. Demokrasi de halkn halk tarafndan halk iin ynetilmesi olduuna gre slami anlamdaki bir hilafet ancak demokratik bir hilafet olabilir. nk byk hilafet ancak o zaman ilerlik kazanr. Demokrasiyi halkn halk tarafndan ynetilmesi anlamnda ksr bir tanmla ele aldmzda bu yaklam biimi iin sylenebilecek fazla bir ey kalmyor. Ancak belirttiimiz gibi Katip, demokrasi kelimesini kullanrken bu kelimeyi evrensel, tartlmaz, herkesin zerinde uzlat bir st ilke gibi sunuyor. Kelimeyi tartmyor ve pein bir n kabulle kullanyor. Oysa demokrasi totalitarizm kadar olmasa da olumsuz bir gemii olan bir kelimedir. Demokrasinin gnahlarn, tarihte ve gnmzde rettii kara tablolar ve aklarn grmeden bylesi bir pein kabulle demokratik hilafet nerisinde bulunmak biraz fazla iyi niyetli olmak anlamna gelmektedir. Katip bu almasnda en azndan demokrasinin ortaya kn, kkenlerini, farkl kullanl biimlerini, zafiyetlerini, bu kelime etrafnda Batda ve slam dnyasnda yaplan tartmalar ortaya koyabilmeli ve kendi kulland anlam tm bu olumsuzluklardan nasl temyiz ettiini aklayarak bir ngrde bulunabilmeliydi. Bu olmad iin Katip kitab boyunca, demokrasiyi tartmak istemeyen ve bunu peinen kabul eden birisi grnmn veriyor. Oysa demokrasi de sonuta tpk hilafet gibi, insan dncesinin bir rndr. Hilafet nasl eksiklikleri, anayasal boluklar, ortaya kard sonular, tarihsel gemii ve dayanaklaryla tartlp deerlendiriliyor ve ona gre bir kabul veya redde konu oluyorsa; demokrasi de bylece tartlmal, eksileri ve artlar ortaya konmal, felsefi arka plan gayet iyi analiz edilmeli ve zafiyetleri nasl alabilir sorusuna tatmin edici cevaplar bulunarak faydaya ve nerilere sunulmaldr. Ancak Ahmet el-Katip en azndan bu kitabnda bunu yapmadan demokrasiyi tarihsel hilafetin bir alternatifi olarak nerebilmektedir.

Katip icmay deerlendirirken ilk dnemlerdeki kullanln biraz gz ard etmektedir. cma kelimesi ilk dnemlerde yani afiiden nceki imamlar tarafndan yorumlanm snnet ile e deerde grlyordu. Hatta Fazlurrahmana gre icma ilk dnemlerdeki demokratik srecin adyd. Ancak afii icmay ayr grlere imkan tanmayan gr birlii olarak tanmlad. Tehlike o aamadan sonra balad. te Katip, icmay bu aamadan sonras iin deerlendirdiinden tmyle olumsuzluyor. Oysa icma kavram Fazlurrahmann da yaklamyla ounluun grnn dikkate alnmas olarak yorumlanabilir ve gelenekten gelen bu kavram, Batdan gelen demokrasi kelimesine gre ok daha ilevsel ve faydal olarak kullanlabilir. Katipin tarihte hilafetle kendine meruiyet zemini bulan totaliter dnceyi, Mslmanlarn geri kallarnn ve klerinin neredeyse tek nedeni gibi sunmas da kitaptaki indirgemeci yaklamlardan birisini oluturuyor. Oysa bu dev kn tek bir eye indirgenemeyecek kadar ok sayda etkenin kompleks bilekesinden oluan sebepleri vardr. Hilafet dncesi ve totalitarizm bunlardan sadece birisidir. Siyasi grlerin dinden alnan referanslarla merulatrma abasnn balangcnn hicri II. yzyl olarak gsterilmesi de bizce fazlaca ge bir tarihtir. Bu tr abalar Hz. Ebu Bekire kadar gtrmek bile mmkndr. Bilindii zere Hz. Ebu Bekir kendisini peygamberin halifesi yani arkasndan gelen olarak isimlendirmitir. Hz. Peygamberin lmyle onunla yaplm anlamalar feshedilmi kabul eden ve Medineden gelen grevlilere zekat vermeyi reddeden kabilelere peygamberin ardndan gelen halife olduunu syleyerek nceki tm anlamalarn geerli olduunu syledi. Aslnda bu, dini otorite olan peygambere dayanarak siyasi alanda bir meruiyet arayyd. Hz. Osman da kendisinden halifelii brakmasn isteyen isyanclara Bu gmlei bana Allah giydirdi. Ancak o karttrabilir. diyerek bir tr dini meruiyet arayna girimiti. Benzer ekilde Haricilerin Hkm ancak Allahndr ayetini sloganlatrmalar da benzeri bir algnn eseridir. Katipin, hilafetin dinilemesinde tarihsel etkilere, iiliin ve

166

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

Hristiyanln etkisine deinmesine ramen Hariciliin etkisine deinmemesi de bir eksiklik olarak grlyor. Ehl-i Snnetin, ia ve Haricilie gre siyasi alanda olduka serbest denebilecek esnek yaklamlar vardr. Buna ramen grlerine dini temeller aramalarnda sultanlarn otoritelerini salama alma abalar ile tehlikeli muhalefete cevap arama isteklerinin yan sra, hariciliin rijit hakimiyet anlaylarnn ilk dnemde toplumda oluturduu basknn etkisi de olmutur. Katipin, olay Snnilikle ve kat otoriter ynetimlerle badatrarak izah etme abas, bylesi unsurlar yeteri kadar grmemesine yol ayor. Bu trden baz kk olumsuzluklarna ramen Ahmet el-Katipin bu kitab yeni almlara kap aralamaya ve farkl tartmalara yol amaya, ya da var olan tartmalara katk salamaya aday bir kitap olarak grnyor. iiliin o kat imamet grleriyle ortaya kan

- BTT -

KTABIN KNYES Ad: Demokratik Hilafete Doru- MAYIS 2010 Yazar: Ahmet el-Katip Orijinal ad: Tetavvurl Fikris Siyasiyyis Snni Nahve Hlafetin Demokratyye eviri: Muhammed Cokun Yaynevi: Mana Yaynlar Daha fazla bilgi iin: www.ilimyurdu.com

w w w . i s l a m i y o r u m . c o m

www.islamiyorum.com
167

www.islamiyorum.com