You are on page 1of 1887

Mezhepler Tarihi

Muhammed Ebu Zehra


ev:Satullah Kaya ura Yaynlar

SLMDA FIKH MEZHEPLER TARH Takdim

Aziz Okuyucu; Allahu Tela hazretlerinin ltfu ile, Peygamber Efendimizin ve onun gzide Ashabndan sonra, yce dinimizi en iyi anlayan ve en gzel izah buyuran lim, man, cebret ve ecaatleri dillerde ve gnllerde eksilmeyen byk Mezheb manlnrmzn ilmi dehlarn ve mezheblerini anlatan bu deerli kitabn 2. basksn sizlere sunmann bahtiyarl iindeyiz. Bu eserde; bu byk insanlarn, engin ahkm bilgileriyle, Allann ve onun Resulnn emirlerini en ince teferruatna kadar nasl inceledikleri. eriat deryasnn usuz bucaksz kelerini kefedip insanln hizmetine

nasl sunduklar anlatlmtr. Onlarn almalar srasnda ne gibi glklerle karlatklar, gadre uratlp hatta ikence grmeleri, fakat asla ylmamalar, muarzlarna hi bir zaman taviz vermemeleri izah edilmitir. Bylece amzn byk inceleme kitaplarndan biri ortaya km, btn mslmanlarn, bu byk din mamlarnn hayatlar hakknda daha kolay bilgi edinmeleri salanmtr. inde bulunduumuz bu asrda tercmesini sunduumuz bu eseri kaleme alan byk stad, Muhammed Ebu Zehra'dr. Hayatm slm limlere vakfeden amzn byk slm Hukuku Profesrlerinden bu kymetli insann 1974 ylnda aramzdan ebediyen ayrldn byk bir znt ile renmi bulunuyoruz, kendisine Allah'dan rahmet dileriz. Eserin tercmesini, Ankara niversitesi lhiyyat Fakitesi'nin muhterem Hocalarndan Dr, Abdlkadir ener yapmtr. Ksa bir zamanda birinci basks tkenen bu kitab ikinci baskya

hazrlanmas srasnda titizlikle gzden geiren mtercime teekkrlerimizi arzederiz. Okuyucumuza byle bir eseri 'kinci defa takdim etmeyi yaynevimize myesser klan Allaha hamdeder; Bu tri ltf ve ihsanlarn daim etmesini niyaz eyleriz. Tevfk Allahtandr. HSAR YAYINEV[1]

Mtercimin nsz

Tercemesini sunduumuz bu eser, Kahire niversitesi Hukuk Fakltesi slm Hukuku Profesr Muhammed Eb Zehra (1898 1974) tarafndan kaleme alnm ve Kahire'de Muhaymir Matbaasnda (Dar'1Fikr neri, tarih yok) baslmtr. Eserin Arapa metni iki cilt halinde olup birinci cildi, siyas ve itikad mezhebler tarihine tahsis edilmitir. Biz, sadece branmzla ilgili olan ikinci cildi (slmda Fkh Mezhebler Tarihini) dlimize evirmekle yetindik.[2]

nsznden de anlalaca gibi eserde ictihad, fetva ve mezheblerin douu hakknda uzun bir GR'ten sonra kronolojik sraya gre: tmam Zeyd ve Mezhebi, mam Cafer ve Mezhebi, tmam Eb Hanife ve Mezhebi, mam Mlik ve Mezhebi, mam afii ve Mezhebi, mam.Ahmed b. Hanbel ve Mezhebi, Dvd ezZhiri, bni Hazm ve Zahiri Mezhebi, bni Teymiyye ve Grleri, ak ve lim adamna yakan tarafsz bir dille anlatlmtr. slm Hukuk Tarihinin ilk ve nemli devirlerini iine alan bu eser, mslmanlarm kr krne mezheb tartmalarna girierek, gelii gzel birbirini itham etmemesi, belli bal fkh mezheblerinin gerek ynn tanmas, bu nezheblerin mamlarnn dnce ve grlerini doru olarak renmesi iin yazlmtr. Gazete stunlarndan kahvehane kelerine, ky odalarndan niversite evrelerine kadar mezheb tartmalar yaplan memleketimizde de aydnlatc, mslmanlan birbirine yaklatrc ve bu gibi tartmalarn ilm bir zemin zerinde yaplmasn salayc byle eserlere duyulan

ihtiya daha az deildir. te bir dereceye kadar bu ihtiyaca karlk vereceini dnerek, bu eseri, Arapadan Trkemize evirmede fayda umduk. Yazarn nsznde mezheb mamlar kronolojik sraya gre zikredildii halde, mam Zeyd ve mam Ca'fer blmleri kitabn sonuna konmutur. Biz fikirlerin tarihi bakmdan birbirine olan ba ve insicamn bozmamak iin, mam Zeyd ile mam Ca'fer blmlerini kronolojik sraya koyduk. Ayrca metinde yaptmz bu deiiklii, hayatta iken rahmetli mellife bildirip muvafakatim aldk. Eserin tercemesini daktilo etmek, bask hatalarn dzeltmek ve terceme srasnda yardmc olmak suretiyle deerli emeklerini esirgeniyen Ankara mam Hatip Okulu Meslek Dersleri retmeni ar kadam smet imeke, szm bitirirken teekkr zevkli bir bor bilirim. Gayret bizden, basan Allah'tandr. 29.5.1978 Abdulkadir ENER[3]

nsz

Verdiin nimetler iin vg ve kr sanadr, Allahm. Baarl kldn iin ltuf senindir. Sana yakarr, sana koarz. Yaptmz her iyilik senin yardmnla ve senin lutfunladir. yilikten baka yaptmz her ey, ancak kendimize ait ve tedbirsizliimizin eseridir. Sen, her iki halde de bize kar merhametlisin. Balayc ve yarlgayc sensin! Alemlere rahmet olarak gnderdiin Peygamber'e salt ve selm eyleriz. O'nun izinden giden sapmaz. O'nun hidayet nianesi olan l ve ashabna ve onlarn yoluna gerekten uyanlara kyamete kadar salt ve selm olsun! Allah, slm'n sekiz byk mam hakknda birer ciltlik sekiz eser yazmaya beni mavaffak Jnld. te slm ilmini yayan, ilm mesaileriyle, byk bir titizlik ve derin bir anlayla ictihadlarda bulunan bu mamlarn yolunu, uzakyakn btn slm lkelerinde yn yn mslman kitleleri takip etmi ve etmektedir. Bu sekiz mam, kronolojik sraya gre unlardr:

1 Zeyd b. Ali Zeynelbidin (80122 H.) 2 Ebu Abdillah Cafer .esSadk b. Muhammed Bakr (80148 H.). 3 Ebu Hanife Numan b. Sabit (80150 H.) 4 Mlik b. Enes (98178 H.). 5 Muhamed b. Idris eafi (150204 H.). 6 Ahmed b. Hanbel (161 241 H.), 7 bni Hazm elEndels (384 456 H.). 8 Takyyddin b. Temiyye (661728 H.). Bu sekiz kitap, kendisini slm Hukuku'na vermi ihtisas sahiplerinden baka okuyuculara ar gelmektedir. Bunun iindir ki bir oklar, benden bu kitaplarn daha kolay okunacak ve genel kltr sahibi olmak isteyenlerin de yararlanmasn salayacak bir duruma gelmesi iin onlar biraz ksaltmam, bununla beraber ihtisas sahiplerinin de, btn istediklerini bulamasalar bile, hi olmazsa faydalanacaklar ve her okuyucunun seviyesini amayacak, ihtisas sahiplerinin zevkini

bozmayacak, byklerin kmsemeyecei ve az ok slm kltrne sahip olan genlerin anlamakta zorluk ekmeyecei bir ekle koymam istediler. Ben de onlarn bu isteklerini yerine getirmek zorunda kaldm. nk, bylece bu eserlerin faydas umumilemi olacaktr. Ayrca ihtisas sahibi olmayanlar da seleflerinin stn almalarn ve onlarn Fkh denizine dallarn; ellerinde Kur'an, Snnet ve Sahablerin Fkhndan, mcehhez olduklar anlay silhndan, yollarn aydnlatan ihlstan, kendilerini eytan ve nefsi "arzulara, sapkla kar koruyan zht ve takva zrhndan baka imknlar bulunmad halde, ne derecede verimli bir gayretle Kur'an, Snnet ve Sahabiler'in Fkh gibi slm'n ilk kaynaklarndan faydalanarak, slm Hukuku'nun temelini salam bir ekilde nasl tesis ettiklerini gre eklerdir. Onlar, slm hakikatlara nfuz etmekte yle keskin bir gre sahip idiler ki bununla istediklerinden uzaklaarak, hedeflerinden baka bir yne gitmiyorlar ve basiretlerini aydnlatan ihlslar sayesinde gerekleri hakkiyle kavryorlard. nk ihls, gnln feneri ve akim rehberidir.

Zaman zaman bir ksm dergilerde bu mamlar hakknda ksa makalelerim, dier bir ksm dergilerde de daha uzun incelemelerim yaynland. Bu eserde ad geen sekiz mam ve onlarn mezheplerini, fazla teferruata girmeksizin, ele alp inceledik. Bu mamlardan ikisi (Zeyd ve Cafer esSadk) ia mamlar olup Peygamber (S. A.)'in Ehli Beyti'ne mensupturlar. Fazilet ve hretleri herkese bilinmektedir. Baz din kardelerimizin bunlar ar derecede kutsallatrmalar, onlarn erefini aa drmez. Fakat bu durum karsnda bizim, mslmanarn kalplerini birletirmeye vesile olacak bir ekilde bu iki mamn hal.tercemelerini yazp mezheplerini inceleyerek bunlarla ilgili yanl kanaatleri gidermemiz gerekmektedir. Bu nl fkh mamlarn ve onlarn mezheplerini geni bir ekilde renmek isteyenler o sekiz ciltlik eserimizi, zet halinde renmek isteyenler de bu kitabmz okuyabilirler. Nefsimizin gururundan bizi korumas iin Allah'a snr, bizi yazdmz, sylediimiz ve

yaptmz her eyde baarl klmasn ve bize doru yolu gstermesini O'nun yce kereminden niyaz eyleriz. Muhammed EBU ZEHRA[4]

Giri

slm Hukuku'nun ilk kayna Kur'an ve Snnet'ten alnan nass'lardr.. Kur'an, slm Hukukunun anayasasn tekil eder; bir ksm teferruatla ilgilenmez. Snnet ise, bu teferruat aklar ve bunlarn byk bir ksmn beyan eder; yeni olaylar karsnda insanlara k tutar ve Kur'an nass'larna uygun olarak hukukun gelimesini salayacak ana prensipleri kor. slm Hukuku'nda Kur'an'la Snnet'i tamamen birbirinden ayrmak imknszdr. nk bunlar, slm Hukuku'nun temeli ve ana kaynadr. slm, uyulmas gereken bir dindir. Sadece kla ve insan tecrbesine dayanmaz. O, semavi ve ebedi bir dindir. Dnya durduka ve insanlar var olduka bu din yaayacaktr.

Dinin ilk bavuraca kaynak daima akldr. slm dini de btn meselelerinde akl ile ahenk halindedir. Hatt bir bedevi yle demitir : Muhammed neyi yap dediyse, akl onu yapma demiyor; tersine, Muhammed neyi yapma dediyse, yine akl, onu yap demiyor. Bu, selim ftratn hkmdr. Dinde asl olan nakildir. slmiyet de, bir din olarak, elbette temelinde nakle dayanr. phesiz ki nakle dayanan din hkmlerini anlayp ortaya koymakta akln grevi byktr. Akl bu sahada dnrken iki trl davranta bulunur: 1 Din nass'larn maksat ve amalarn kavrar. Her nassn ifade ettii hkmn inceliini bilir. Ayn durumlarda o hkmn tatbik edilmesini salayacak gerek sebebleri (illetleri) tespit eder. Daha sonra eitli hkmlerden kard sebebler (illetler) in toplamndan dn emirlerin maksatlarn idrak eder. te bunlarn hepsi insan fikrinin ileme alanna girer. 2 Hakknda nass bulunmayan olaylarda, mevcut nass'lara dayanarak hkmler karr. nk olaylar sonsuzca meydana gelir. Mevcut nass'lar ise mahduttur. O halde mevcut nass'larm

.altnda hakknda nass bulunmayan hususlara dair hkmler karmak bir zarurettir. Bu noktada, akim her iki ileme alan birlemi olur. slm Hukuk Ekolleri'nin metodlar deiebilir; fakat hepsi de nass'lann glgesine snmaktadr ve bu nass'larm otoritesini bir yana brakp snrlarn aamaz. slm hukukularndan bir ksm, sadece nass'lann ifade ettii hkmlerle hakknda nass bulunmayan olaylar arasmda kyasta bulunmakla yetinmitir. Hukukunun nass'lardan kard sebeblere lletler denir. O bunlar, hakknda nass bulunmayan olaylara tatbik eder. Bylece nass'larn illetini kavrayarak, hakknda nass bulunmayan hdiseye onlarn tatbik edilmeye elverili olup olmadn inceler. te buna Kyas Metodu denir. slm hukukularndan bir ksm bu kyas almakla beraber dn hkmlerin genel amalarn (ki bunlar insan maslahatlardr...) tespit etmi, er' hkmlerin gayesine uygun olan. maslahat ynn tutmutur. Burada, zel bir gl kaldrmak esas mevcuttur.

Bazlar da nass olmayan yerde akl hakem klmtr; akl da, aslnda bizzat maslahata dayanmaktadr. O halde er'i hkmleri bilmek iin ictihad arttr. tihadn alan ise yukarda iaret ettiimiz akln iki dnme sahasdr. ctihadm bu ikisinin stnde bir ileme alan daha vardr; o da, nass'lann lfzlarndan mnlarn kavramak, onlardan hkmleri karmaktr. nk her mslman nass'lardan hkmler karamaz. Do laysiyle buhlan karmak iin sabit kaidelerin bulunmas gerekir. Bu kaideleri Peygamber'den lim alanlar daha iyi kavrarlar; nk onlar, Peygamber ile beraber yaamlar ve bu bakmdan seviyeleri yksektir. Hz, mer, Ali, Ebu Bekr, Zeyd b. Sabit, Abdullah b. Mes'ud, Abdullah b. mer, Abdullah b. Abbas ve Sahabilerin dier bilginleri bunlardandr. , Bundan baka, her mslman, Kur'an ve Hadis nass'larn tamamen bilemez ve bu yzden de ilme ve delile dayanarak fetva veremez. Bu itibarla itihadn yeni olduu sahabiler devrinde slm leminin birden bire genilemesiyle birok hdiseler itihada iddetle lzum gstermi, dolaysiyle nctehidler ve onlara uyan birok

kimseler bulunmutur. Sahabler arasmda fetva veren, fetva soran kimseler pek oktur. slm Hukuku'nda ictihad drt devreye ayrlr : 1 Peygamber devrindeki ictihad, 2 Sahabler devrindeki ictihad, 3 Tabin devrindeki ictihad, 4 Mctehid mamlar devrindeki ictihad.[5]

1 Peygamber Devrinde ctihad

Peygamber (S.A.)'in asrnda ictihad vard. Fakat snrlan ok dard. nk vahiy devam ettii iin itihada geni apta lzum yoktu. Sahabler bu devirde Peygamberden uzak olduklan zaman ictihadlarda bulunuyorlard. Mesel; Amr bn.'1 s'n da bulunduu sefere km olan bir mfrezede bir ksm sahablerin gusl etmesi gerekmiti. Su ok souktu, kullanlmas imknszd. Suyu stma imknn da

bulamamlard. Bunun zerine teyemmm ederek namazlann kldlar. Mfrezede bulunanlardan bir ksm teyemmmle namazlarn kldklar halde gusletme imknna kavutuktan sonra namazlanm iade ettiler. Bazlar da iade etmediler. Peygamber .(S.A.) bu itihadn her ikisini de kabul etti. Gerekten netice deimiyordu. kinci gurup ihtiyat bakmndan namazlarn iade etmiti. Halbuki burada ihtiyat gerektiren bir ey yoktu. Fakat Peygamber (S.A.) onlarn gsterdii takvay doru buldu. Birinci gurubu tasdik etmesi ise namazn iadesine lzum olmadn gstermektedir. Peygamber (S.A.) de ictihad'da bulunurdu. Baz kimseler dni hususlarda O'na sual sorup fetva alyorlard. Bazlar gnlk hayatla ilgili, aile, toplum veya eitli sosyal mnasebetler sebebiyle Peygamber (S.A.)'den fetva istiyorlard. O da, Kur'an ile yahut kendisine gelen herhangi bir vahiy ile veya ictihad'da bulunmak suretiyle bunlara fetvalar veriyordu. Peygamberin itihadnda hat. bulunacak olursa Allah O'nun hatsn vahiy yoluyla dzeltiyor ve hakikati bildiriyordu. Nitekim Bedir esirleri hakknda Peygamber (S.A.), Sahableri ile

maverede bulunmutu. Sahablerden bazlar kaytsz artsz serbest braklmalann, bazlar da hepsinin ldrlmesini teklif ettiler. Peygamber (S.A.) ise, bu iki grn dnda fidye mukabili esirlerin ailelerine dnmeleri fikrini ileri srd. Bu durumda Allah Tela, sava devam ettii mddete esirlerin fidye mukabili braklmayacaklann bildirdi. Sava ise, Bedir'den sonra da Mekke mrikleriyle mslmanlar arasnda devam etmekte idi. Bu sava, ancak hicretin sekizinci ylnda Mekke'nin fethinden sonra nihayete ermitir. Bu hususta Cenab Allah yle buyurur: Hi bir peygamberin yer yznde ar basp zaferler kazanncaya kadar esirler almas vki olmam tr. Siz geici dnya maln istiyorsunuz. Halbuki Allah Ahireti istiyor, Allah azizdir, hakimdir. Eer Allah'n gemi bir yazs olmasa idi aldnz (fidye)'de size herhalde byk bir azap dokunurdu Artk elde ettiiniz ganimetten hell ho olarak yeyin. Allah'tar korkun. phesiz ki Allah ok yarhgayc, ok esirgeyicidir. Ey Peygamber, ellerinizdeki esirlere de ki: Eer Allah'n ezel ilmine gre yreklerinizde bir hayr varsa O, size sizden alnandan daha hayrlsn verir ve sizi yarhgar. Allah ok yarhgayici, ok esirgeyicidir.[6]

Burada yle bir sual sorulabilir: Niin Allah, Peygamber'e hakikati ilk nce vahiy yoluyla bildirmedi de O'nu hat ettikten sonra uyard? Buna yle cevap verebiliriz: Allah, insanlarn kendi g: rlerine gvenerek onlar deimez gerekler saymamalarn ve hakikati tam olarak Allah'n bileceine, Peygamber gibi yksek bir ahsiyetin dahi yanlabileceine inanmalarn gstermek istemitir. Peygamber'in hats Allah tarafndan dzeltilmeden braklmaz. Hele bu hat, teri' (yasama) hususunda, baka bir deyile, eriatn prensipleriyle ilgili olursa; esirler hakkndaki biraz nce zikredilen hkmler gibi. slm Hukukularndan bazlar burada ileri giderek, Peygamber'in itihadyla olan bir hkme uymak gerekmez, diyorlar. Biz de diyoruz ki, bu ok ar bir szdr ve geree hi uymamaktadr. nk Peygamber (S.A.)'in er' prensipleri beyannda hat olmaz. O, emri Rabbndan almaktadr. O halde vahiyle olsun ictihadla olsun, Peygamber insanlara yanl olarak nasl teblide bulunabilir. Zira onun itihadnda bir yanllk olacak olursa, Allah, kendisini bir vahiyle ikaz eder.

Bazan er'i hkm ve prensiplerin dnda dnyevi bir ey hakknda Peygamber hat edebilir. Mesel; Peygamber, Bedir savana hazrlanrken uygun olrmyan bir yeri ordugh yapmak istedi. Baz sahabler kendisine iyi bir yeri ordugh yapmasn sylediler. phesiz bu hat, dni bir prensip meselesi deildir, savala ilgili bir meseledir. Bu hususta istiare etmek uygun olur. Peygamber de bu trl konularda sahaberle istiarede bulunurdu. Dii hurma aacnn ieklerine erkek hurmann tohumlarndan sun' bir ekilde alanmas hususunda bir ksm sahabiler Hz. Peygamber'e bavurdular; O da, alamamalarn syledi. Bunun zeri ne o yl hurma bol rn vermedi. Bu vesle ile birisi Peygamber'e bavurarak durumu anlatt. Peygamber Efendimiz de, Siz dnya ilerini daha iyi bilirsiniz buyurdu. Birtakm sapk kimseler, bu hads'i rmdan karp er' hkmlerin hepsini iptal edecek kadar ileri gittiler. Bu kimseler, Kur'an'n ve Paygamber (S.A.)'in emirlerini, er' prensipleri, hurma ieklerinin alanmas mesabesinde grerek san'at, ziraat, iktisat itima ve ailev dnya meseleleri hakknda insanlarn daha iyi bii bilgi sahibi

olacaklarn ve ayn zamanda, Kur'an ve Snnetin nass'larma aykr bile olsa, istedikleri gibi hkmler koymaya, haram hell, helli haram yapmaya yetkili saylacaklarn iddia ettiler. Byle bir anlay, Allah ve Resulne iftira etmek demektir. Onlar, Allah'n u szn unutuyorlar: Dillerinizin yalan yere vasflandrageldii eyler iin u helldin bu haramdr demeyin. nk Allah'a iftira etmi olursunuz.[7] Yukardaki hadsi erif san'at, ziraat gibi hususlarla ilgilidir Onlar, Peygamber (S.A.)'in ziraat, ticaret, camclk, dericilik, doku maclk ve buna benzer eitli sanat kollarnda derinliine bilgi sahibi olduunu mu sanyorlar? Eer byle dnyorlarsa son derece de yanlyorlar. Semav bir din getiren Allah elisi ile bir teknisyeni veya taciri birbirine kartryorlar. Bunlar bu sakm grlerinden kurtulabilmek iin yukardaki hadisi erifin ne iin varit olduunu bilmek zorundadrlar. Bu hadsin konusu ise, hurma aacn alamak gibi sanat ve ziraatla ilgilidir. Elbette Allah'n elisi ve O"nun getirdii eriat, bu gibi sakat anlaylarn stndedir.

Peygamber (S.A.), iki hasm arasnda hkm verdii zaman bazen yamlabileceini dnrd. Bunun iindir ki bir hadisinde yle buyurmutur: Siz bana muhakeme edilmek iin geliyorsunuz belki baznz delil getirme bakmndan dierinden daha zayf ola bilir. Bir kimse kardeinin hakkn koparp alrsa, ona ateten bir para verilmi olur. Peygamber'in byle dnmesi teri' olmayp hkm verme (kaza) meselesidir. Bu ise, slm dininin getirdii prensipleri tatbik etmektir, tatbik ile teri' arasnda byk bir fark vardr. Peygamber (A.S.), tatbik ederken, delilleri dinleyerek bir insan gibi hareket etmektedir. Vahyi Allah'tan.alp insanlara tebli ederken de, bir peygamberdir. Bu ikisi arasndaki fark ok byktr. slm hukukunun mantndan ayr bir manta sahip olan Avrupa kanunlar ile uraan baz hukukular yle bir itirazda bulunabilirler : Yarglama (kaza) prensipleri, bazan uyulmas gereken bir kanun mahiyetini alr; mesel Temyiz Mahkemelerinin kararlar kanun yerine geer. Bunlara yle cevap verebiliriz: Sizin sz konusu ettiiniz kanunlar insanlar tarafndan konulmaktadr. Temyiz mahkemelerinin kararlar ise, bu kanunlarn tefsiri mahiyetinde olup bir yasama (teri') deil, zel halleri izahtan ibarettir.

Bu kararlarda hat ihtimali olduu gibi bu kanunlarn uygulanmasnda dahi hata bulunabilir. Hkimlerden yanl hkm verenler bulunduu iin bu hkmleri bozacak yksek mahkemelerin bulunmas tabidir. Hlsa, mahkemelerin verdii isabetsiz hkmleri dzelimek, teri' saylmayp bir tatbikten ibarettir. Bu dahi bazen hatal olabilir. Peygamber (S.A.)'in her hangi bir yarglama (kaza) srasnda yanldn bilmiyoruz. nk O, son derecede doru ve dil. olduu gibi, kendi tebli eyledii dini de ok iyi biliyordu. Allah O'na yle keskin bir gr vermiti ki, davaclarn O'nu atlatmas imknszd; Peygamber'in kendisinin yamlabileceini dnmesi, kendinden sonra gelecek hkimlerin ok dikkatli olmalar iin bir uyarmadr. nk Peygamber (S.A.) biliyordu ki insanlar, dnyada hkimin penesinden kuvvetli bir mdafaa ve btl deliller sayesinde kurtulabilirler. Fakat, hirette Allah'n adaletinden kaamazlar. O halde insanlar dvalarnda Allah'tan korkmal, dvann mdafaa ve delil getirme yarmas olmadn, onun hakk aramak olduunu bilmelidirler. Hakkndan bakasn isteyenler, btl yollarla bakalarnn hakkn yemek istemektedirler. sterse onlar bu fiillerini hkimlerin hkm ile sslemi olsunlar.

Ksaca diyebiliriz ki; Peygamber (S.A.)'in Allah'n emirlerini beyan ederken yapt ictihadlarda hats olmaz. ayet bir hats, olursa, Allah, O'nu derhal vahiy yoluyla uyarr. Sanat, ziraat, ticaret gibi dnya ilerinde hat etmesi imknsz birey deildir. nk peygamberlik grevi bunlar deildir. Peygamberlik, eriat teblidir. Yarglama (kaza) esnasnda yanlmasn dnmesi bir ihtimalden ibarettir. Muhakeme ederken yanlmas mmkn olduu halde O'nun yanldna dair elimizde hi bir delil yoktur.[8]

2 Sahabler Devrinde ctihad

Peygamber (S..), irtihal etmeden nce peygamberlik grevini en stn ekilde yerine getirdi ve Rabbinin emirlerini hakk ile tebli etti. Bu hususta Allah yle buyurur: Bugn sizin dininizi kemale erdirdim, zerinizdeki nimetimi tamamladm ve din olarak size slm setim.[9] Bizans'n Suriye valisinin, tebaasndan mslman olanlar ldrmesi dolaysyla Peygamber (S.A.),

slm ordularn am zerine yolluyordu. nk yeni dine mansup olanlar korumak ve onlar mslman olduklar iin ikenceye uratmamak zaruri idi. Peygamber (S.A.) Iran mparatoru (Kisra)'na slmiyeti tebli etmek zere eli gnderdii zaman Kisr buna, Peygamber (S.A.)'i ldrecek birini yola karmakla cevap verdi. Fakat Allah onu, niyetini gerekletirmeden helak etti. Byle bir durumda tecavz ayn ekilde karlamak gerekiyordu. Peygamber (S.A.)'in, insanlar hakka armasna engel olacak eylere kar koymas ve hakk duyurmasn nleyecek her engeli yok etmesi gerekiyordu. Bunun iindir ki, Peygamber (S.A.)'in irtihalinden sonra, mslmanlar, ran ve Bizans lkelerine aknlara baladlar. Bu lkeleri fethedip halkn hakka ve doru yola kardlar. Mslmanlar hibir hkmdar ve kuvvet kleletirmedi. Bu lkelerin imparatorlar, mslmanln yurtlarna girmemesi iin direndiler. Mslmanlk, tebaalarna ulamasn diye surlar yaptrdlar. Fakat, slmn ars yaylacakt. Bu ar btn milletlere ulaacakt. Ona engel olan surlarn

yklmas gerekiyordu. Bu ise zaruri bir savaa yol ayordu. Burada dini bir zorlama (ikrah) iin sava yapld sanlmamaldr. nk bu imparatorlar, insanlar slm dvetine kar'engelliyorlard. Bilhassa slm ars; onlarn halk kendilerine taptrmalar, hak olsun btl olsun, halkn kendilerine uymalarn istemeleri ile badamyordu. nk yeni din, Hlk isyanda mahlka itaat "edilmez diyordu. Bu din, insanlar eitlie aryor ve onlarn hepsinin dem'den olduunu, dem'in ise topraktan yaratldm ifade ediyordu. O halde slm'n sava, dini bir zorlama iin deildi. O, ruhlar, zlim krallarn kleliinden, akllar bu krallar kutsallatran sapk dncelerden kurtarmak iin yaplyordu. Veya diyebiliriz ki, bu sava, din hrriyetini korumak iindi; bu hrriyeti yok etmek iin deildi. Bu savan dini bir zorlama iin yaplmadnn delili, slm de veti, glgesinde birok gayri mslimlerin haklarna tam olarak riayet ediyor, din hrriyetlerine katiyen dokunmuyordu. Hatt din bilginleri (akihler) gayri msmleri dinleri ile babaa brakmakla emrolunduk prensibini kabul etmilerdi.Bu, gayri

mslimlere yaplan iyi muamelenin tam bir ifadesidir.'Gayri mslimlere, mslmanlar zimmi adn veriyorlard. nk onlar, Allah'n elisinin zimmetinde idiler, nk Peygamber (S.A.), onlara ktlk edilmesini yasaklayarak yle buyurmutu : Bir zimmiye ktlk edenin kyamet gn hasm benim. slm fetihlerinin tesinde arap olmayan milletlerin, araplann safnda yer ald bir gerektir. Onlar isteyerek zorlanmadan slmiyeti kabul etmilerdir. nk Allah: Dinde ikrah yoktur[10] ve Sen man etsinler diye insanlar zorlayp duracak, msn[11] buyurmaktadr. Veya onlar mslmanlarla aralarnda zimmet akdetmiler, mslmanlar onlarn, onlar mslm anlarn haklarna karlkl olarak riayet gstermilerdir. Sahabler asrnda ran, Suriye, Msr ve Kuzey Afrika fethedilmi, mslmanlann idaresine, ok eski medeniyetlere mensup mlletler girmiti, tslm medeniyeti, eitli milletlerin medeni miraslar ile karmaya balamt. Dolaysiyle toplum hayatnda Peygamber (S.A.) devrinde olmayan hdiselerle karlalm, hayat eitli dallara ayrlmt. Bu durum karsnda slm bilginlerinin yararl ve uygun olan hususlar inceleme, aratrma,

dnme ve ictihad'da bulunma cihetine ynelmeleri bir zaruretti. Bu itibarla byk sahablerin ictihad'da bulunmas, Peygamber (S.A.)'in sz ve hareketleriyle yalandan ilgili olanlarn yeni meseleleri halletmesi gerekiyordu. Onlar, yeni meseleler karsnda ictihadlarda bulundular ve Allah'n hkmn akladlar. nk Allah'n dini btn asrlara mildi. Allah, Kur'an'da; nsan babo brakldn m sanyor?[12] buyurduundan insan, hayatta babo ve istedii hereyi, bir hkme balamakszm yapma durumunda deildir. Sahablerin bilginleri ictihad hususunda bir metod ortaya koydular; onlar, yeni bir hdise karsnda ihtilfa derlerse Kur'an'a bavuruyorlar, bu meseleyi aklayan bir yet bulurlarsa onun zerinde birleiyorlard. Buna yle bir misal verebiliriz: Irak ve ran topraklar fethedilince sahabler, bu arazinin fethe itirak eden askerlere datmnda ihtilfa dtler; Hz. mer, devletin reisi ve m'minlerin emri olarak araziyi askerlere taksimden kand. nk O, gryordu ki bu arazi, Allah'n, Biliniz ki ganimet olarak elde ettiiniz eylerin betebiri

Allah'n, Peygamberin, O'nun yaknlarnn, yetimlerin, dknlerin ve yolda kalanlarn hakkdr.[13] yetinin iine girmiyordu. Bu yette kasdedilen ganimet menkul inallar ifade ediyordu, toprak ise gayri menkul olduu iin fethedilir, fakat ganimet olmazd. te yandan lke ve snrlarn korunmas iin gelire ihtiya vard. Bu da, arazinin fethedenlere datmyla olmaz, arazi sahipleri gayri mslimlerden cizye almakla salanabilirdi. Fakat savalar, Hz. mer'e uymadlar ve mnakaa gn srd. nc gn Hz. mer, Kur'an'da grd u yeti onlara okudu: Allah'n (fethedilen) memleketler halkndan Peygamberine verdii fey' (ganimet) Allah'a, Peygamberine, onun yaknlarna, yetimlere, yoksullara ve yolda kalanlara aittir. Bu da o maln, sizin iinizdeki zenginlerin arasnda dolaan bir mal (sermaye) olmamas iindir... Allah'n azab iddetlidir.[14] Hz. mer, bu Kur'an nassn okuyunca hepsi O'nun emrine uymak zorunda kald. Sahabler, Kur'an'da bir nass bulamaynca Snnete bavuruyorlar ve ondan gereken hkm alyorlard. Emir'lmminin meseleyi arkadalarna ayor; bu hususta herhangi bir hadis

bilen onu serdediyor ve meseleyi bylece hallediyorlard. Mesel; Bir gn bir anneanne (nine), Hz. Ebu Bekr'e geldi ve lm olan kznn olundan miras istedi. Ebu Bekr(R.A,) de.Kur'an'cla bu hususla ilgili bir yet bilmediini syledi. Sonra sahbile re dnerek, Peygamber (S.A.)'in, byle bir meselede verdii hkm. iinizden bilen var m? dedi. Mugre b, u'be, Peygamber (S.A.) . Efendimizin nineye altdabir hisse tandn hatrlyorum, dedi. Hz. Ebu Bekr, bu durumu baka bilen var m? diye sordu. Baka bir sahabinin buna tanklk etmesi zerine bu nineye altdabir (1/6) miras hakk tand. Daha sonra Hz. mer (R.A.) devrinde babaanne ' gelip hissesini istedi. mer de, Kur'an'da. sana ayr bir hisse tanndm bilmiyorum, bu aitdabir (1/6) hisse ikinizindir. dedi. Sahabler, Kitab'ta ve Snnette bir nass bulamadklar zanan ictihad yapyorlard. Bu, Peygamber (S.A.)'in kabul ettii bir metod idi. Muaz b. Cebeli Yemen'e hkim olarak gnderirken Peygamber (S.A.) O'na Ne ile hkmedeceksin, diye sordu. O, Allah'n kitab ile dedi. Peygamber Ya Kitab'ta bulamazsan? dedi. O da,

Peygamber'in snneti ile dedi. Onda da bulamazsan? dedi. Muaz, Re'yimle ictihad yaparn dedi. Peygamber (S..) bunun zerine; Allah'a hamd olsun ki, Peygamberinin elisini O'nun raz olduu ekilde muvaffak kld buyurdu. Usli fkh bilginlerinin ou, re'yi kyas olarak kabul eder. Kyas da, hakknda nass bulunmayan bir meseleyi, illetleri ayn. olan ve hakknda nass bulunan baka bir meseleye gre halletmektir. Baka bir deyimle, kyas, hakknda nass bulunmayan mesele zerinde, hkm bakmndan illetleri ortak olan ve hakknda nass bulunan meselenin hkmnn sabit olmasdr. Bu tarif, re'yin, bu trl ictihad'tan ibaret olduunu gsterir. Bu trl ictihad, mctehidin, hakknda nass bulunmayan konuda illet bakmndan ortak olan ve nassa dayanan meseleyi tam olarak kavramasn gerektirir. Mesel; sarho eden hereyi araba kyas etmek gibi. arabn haram ediliinin illeti sarho etmesidir. O halde bu illet, dier sarho eden eylerde de bulunduundan onlarn da haram olduu sabit olur. Gerekte sahablerce kabul edilen re'y, hem kyas, hem de hakkmda

nass bulunmayan bir konuda maslahata gre itihad iine almaktadr. Sahabler asrnda re'yin bu iki ekli de grlmekte idi. bni Kayym el Cevziyye, sahablerin itihadn yle tarif eder: Sahablerin itihad, illetleri ayr ayr olan hususlarda doru olmas gereken ciheti anlamak iin iyice dndkten sonra akllarna uygun gelen hkm karmalardr. Bu tarif eksiktir, nk; illetler ayn olmazsa kyas yapan hukuku neyi neye kyas edecektir. Gerekte re'y ile ictihad, iyice dndkten sonra bir meseleyi Kitab ve Snnete en yakn olan bir ekilde halletmektir. Bu, hakknda belli bir nass bulunan meseleye gre yaplrsa kyas olur, eriatn genel amalar gz nne alnarak yaplrsa maslahata gre yaplm ictihad olur. Kyas metoduna gre' re'y ile ictihad yapmakla mehur olan sahabler arasnda Abdullah b. Mes'ud vardr. Ali b. Ebi Talib ise, bazan maslahata gre ictihad yapard. Dolaysiyle Tabiin'den Kfeli hukukular ve bunlarn izinden giden mctehid mamlar, onlarn ictihad metodunu almlardr. Maslahata gre ictihad'da bulunan sahabilerin banda mer b. Hattab gelir. Daha baka birok sahabler, maslahat gzeterek, Hz. mer gibi fetva

vermilerdir. Mesel; bir kiiyi ldren bir gurubu ldrmek kyasa, sanatkra yapt eyi heder ederse detmek maslahata uyularak kabul edilmitir. Hz. Ali de bu detme (tazmin) iinde, insanlar ancak bu slah eder demitir. mer (R.A), devlet ilerini idarede, hakknda nass bulunmayan meselelerde maslahata gre ictihad yapt halde, kaza (yarglama)'da, hakknda Kur'an ve Snnet'den bir nass bulunmayan meselelerde kyas cihetine gidilmesini emrederdi. O, Ebu Musa elE'ari'ye gnderdii mektubun sonunda yle diyordu : Kur'an ve Snnette bulunmayan ve tereddde dtn meseleleri ok iyi anlamaya al, birbirine benzeyen hususlar iyice kavra ve buna gre meseleleri birbirine kyas et. Bu ifade aka gstermektedir ki hkim, er' bir nass bulamazsa hdiseyi, hakknda nass bulunan benzeri bir hdiseye kyas edecek ve buna gre hkm verecektir. Burada okuyucunun hatrna yle bir soru gelebilir: Niin mer (R.A.), hakknda nass bulunmayan ve devletin idaresi ile ilgili olan konularda maslahata gre itihad benimsiyor da, kaza hususunda kyas'a bavurulmasn bilhassa emrediyor?

Bunun cevab yle olabilir: Devlet ilerinin ynetimi maslahata, bozuklua meydan vermemeye, eriatn emirlerine itaat etme esasna dayanr. te yandan iyi ynetici ile iyi olmayan ynetici arasnda fark vardr. Birincisi bozuklua (fesada) meydan vermez, maslahat korur; ikincisi bunun aksini yapar. Bu itibarla kt ynetici hakknda Allah yle buyurur : nsanlardan ylesi vardr ki onun dnya hayatna ait sz hounuza gider ve o kalbinde olana Allah' ahit klar. Halbuki o dmanlarn en yamandr. O yeryznde ibana geti mi orada fesat karmaya, hars ve nesli kknden kurutmaya koar. Allah ise fesad sevmez. Ona, Allah'tan kork, denildii zaman gururu kendisini gnh ilemeye gtrr. te ylesine cehennem yeter. O, hakikaten ne kt yerdir.[15] Kaza iinde esas olan, hasmlar arasnda adaleti gerekletirmek, zalim ve hakszdan mazlumun hakkn almaktr. Bunun iin de sabit bir lye balanmak gerekir. Btn dnyada kaza iin kanunlar ve belli ller tespit edilir. Elbette slmda da Kitab ve Snnet'e bu konuda smsk sarlmak gerekir. Kitab ve Snnet'te ak bir hkm bulunmazsa, hakknda nass bulunan

meselenin illetlerini tayan meseleleri iyice anlamak ve onu birincisine kyas etmek suretiyle bir hkme balamak lzmdr. Nitekim bu yol, her zaman benimsenmekte ve bylece kaza ii, ba boluktan kurtulmaktadr. mer (R.A.) de bundan dolay yukarda ad geen mektubuna Kaza, uyulmas gereken bir Snnettir szyle balamtr. Dolaysiyle kaza iinde nass'lara balanmak, nass'lar iyice anlamak suretiyle kyasta bulunmak zaruridir. Hkimin itihadnn da kyasa mnhasr olmas lzmdr. Sahablerin hepsi, re'y'e bavurmakta eit olmamakla beraber, Kur'an ve Hadis'te nass bulamaynca ictihad etmek zorunda kalmlardr. Mesel; mer (R.A.), devlet bakan olarak birok hdiseleri halletmek iin re'y'den kanmamtr. nk devlet ii yryecek ve meydana gelen yeni olaylar zamannda halledilecektir. Sahblerden bazlar hadis rivayet etmekten ekinmiler, fakat grlerini ortaya atmaktan ekinmemilerdir. nk anlaylar doru olursa dn bir hususu aklam olurlar; yanlmarsa hat kendilerine ait olup dinirr zne dokunmam olurlar. Hadis rivayetinden ekinmelerinin bir sebebi de, Peygamber (S.A.)'e sylemedii bir

eyi isnad etmek korkusudur. nk bu konuda Peygamber (S.A.V.) yle buyurmutur: Kim kasden bana yalan bir sz isnad ederse atete yerini hazrlasn. mran b. Husayn'dan yle rivayet edilir: Allah'a yemin ederim ki isteseydim iki gn st ste Peygamber (S.A.V.)'den hadis rivayet edebilirdim. Fakat, sahblerden birounu grdm ki, onlar da benim gibi iittiler ve benim gibi grler; rivayet ettikleri hadislerin bir ksm syledikleri gibi deildir. Onlara benzerim diye korktum ve bu, beni hadis rivayetinden alkoydu. Ebu Amr eeybn der ki: bni Mes'udun yannda bir sene kaldm. Hadis rivayet ederken Peygamber buyurdu demezdi; eer bu ifadeyi kullanrsa O'nu bir titreme alrd ve Peygamber (S.A.V.) byle veya bu mealde buyurdu, derdi. Gerekten sahbler iki glk arasnda idiler. nk onlar, dni bozmaktan korkuyorlard. Bu glkten birisi Peygamber (S.A) 'den ok hadis rivayet edersek Peygamber (S.A)'e yalan isnat etmi oluruz diye korkmalar, ikincisi de kendi" re'yleriyle fetva verirlerse haram hell, helli haram yapmak gibi ahsi hatlara dme endieleri idi.

Sahblerden bazlar, eer iki ve daha fazla kimsenin aka bildii gibi hadis bulunmazsa, sz kendilerine nispet etmeyi tercih ediyorlard. Hatt Ebu Bekr (R.A.), ancak iki kiinin rivayet ettii hadis'i kabul ediyordu. Ali b. Eb Talib (R.A.), hadisi rivayet edene yemin ettirdikten sonra kabul ediyordu. Bu itibarla sahbilerin bir ksm kendi re'yleri ile fetva veriyorlard veya sz kendilerine nispet ediyorlard. Abdullah b. Mes'ud, bir fetvasnda yle diyordu: Bunu kendi re'yime gre sylyorum; eer doru ise Allah'tandr, yanl ise benim hatmdr ve eytandandr. Allah ve Resul bundan beridir. mer b. Hattap bir meseleye dair fetva vermi ve bu fetvann sonuna ktibi yle yazmt: Allah'n ve mer CR.A.)'in gr ite budur. Bunun zerine mer, ok fena demisin, bu mer'in re'yidir; doru ise Allah'tan, yanl ise mer'dendir dedi. Sahblerin re'ylerini, srf akl grler olarak kabul edemeyiz. Onlarn grlerini Peygamber (S.A.)'m Fkh'mdan alnm olarak kabul etmemiz gerekir. nk, re'yle fetva vermekle mehur

olanlar, Peygamber (S.A.)'le uzun zaman arkadalk eden kimselerdir. te Ebu Bekr, mer, Osman, Ali, Abdullah b. Mes'ud, Zeyd b. Sabit ve dier sahblerin fukahas bunlar arasindadr. Dnlebilir ki, bu sahblerin rivayetleri Peygamber (S.A.) ile arkadalk ettikleri uzun zamanla mtenasip deildir. Dolayisiyle onlarn grlerinin ou Peygamber'den nakledilen hususlardr. Fakat onlar, Peygamber (S.A.) 'in szn veya fikrini naklederken deitiririz diye korktuklarndan bunlar O'na nisbet etmemilerdir. Bu hususu, Tabiin'in ictihadlarndan bahsederken aklyacaz. Burada, unu syleyebiliriz ki, sahblerin grlerinin hepsi re'yden ibaret deildir. Bilkis bu grler ierisinde yukarda belirttiimiz endie ile Peygamber (S.A.)'e nisbet edilmeyen ve Peygamber'e ait olan fikirler de vardr. Burada iki haty dzeltmek mecburiyetindeyiz: 1 Baz insanlar, sahblerin sahih olan bir hadisi terk edipkendi re'ylerine gre fetva verdiklerini zannetmektedirler. Mesel; bunlar, Hz. mer'e byle bir ey isnad etmektedirler. Hatt onlarn iddialarna gre mer (R.A.), kendi re'yine

dayanarak veya maslahat tercih ederek Kur'an nassa'larn dahi terkediyordu. Bu, gerekleri aratrmam olanlarn dt bir yanllktr. nk hibir sahb, kendi grne uyarak veya maslahat tercih ederek, herhangi bir nass terketmemitir. Sahbilerin maslahata gre vermi olduu fetvalar, asla nassa aykr olmamtr. Bilkis bu fetvalar, nass'larn tatbikatndan ve eriatn gayesini doru olarak idrakten ibarettir. Bunlarda hibir nassa aykrlk yoktur. Bu hususta ileri srlen misalleri incelerken bunlarn, dinin esasna muhalif olmadn, bilkis nass'lara dayandn grrz. Irak halknn arazisi hakkndaki meseleyi yukarda zikretmitik. te bu mesele, mer (R.A.) 'in maslahat gzeterek nassa muhalefet ettii ileri srlen konulardan biridir. Yukarda grdk ki .mer, Biliniz ki ganimet olarak aldnz eyin betebiri Allah'ndr...[16] yetini doru olarak anlam, bu nassn menkul ganimetler hakknda varit olduunu ve fetholunan araziyi iine almadn, Kur'an'in Allah'n (fethedilen) memleketler halkndan Peygamberine verdii fey, (ganimet)...[17] yeti ile isbat etmitir. 2 Baz hukukular yle diyorlar: Hadis'e sarlanlar, hadis ve geleneklere dayanarak fetva

veriyorlar; re'y taraftarlar daha cidd kafa yoruyor ve geleneklere pek nem vermiyorlard. Bu gr, ilmi aratrmadan ok uzaktr. nk, hads'e bal olanlar da, re'y taraftarlar da dne ve nasslara sarlmaktadrlar. ukadar ki, birinci gurup, hakknda nass olmayan meselelerde kendi grlerine gre fetva vermekten ve onu Allah ve Peygamber'ine nsbet etmekten ekinmilerdir. Bu gurup devlet ilerinde ve halledilmesi zarur olan meselelerde derinlemesine bilgisi olmayan kimselerdir. Nass bulamaynca bunlar susmaktadrlar. Bunlarn fetvadan ekinmesi ve re'y ile fikir beyan etmemeleri din iin herhangi bir zarar dourmaz. kinci gurup ise, hkm karmak hususunda ok uram ve tecrbeli kimselerdir. Bunlarn re'y ile ictihad'da bulunmalar ve meseleleri halletmeleri kanlmaz bir eydir. Mesel, halife iin insanlar islh etmekle ilgili bir hususu, nass bulamadm diye ihmal etmek akl ii deildir. Eer halife byle bir ihmale yer verirse ilerin seyri durur; bu da fesad'a srkler. Hkmdarln esas fesd deil, slahtr. Bu da, nass'lara dayanarak yaplr. Nass bulunmazsa, nass'larm ruhundan anlalan eriatn genel amalarna ynelmekle olur.

Hkmet ileriyle uramayan re'y taraftarlar da, sadece nakle yneldikleri zaman, Peygamber (S.A.V.)'e yalan isnad etmekten korkuyorlard; dolaysiyle Peygamber (S.A.V.)'in Snnetinden dar k, makszm ve Peygamber'e de nisbet etmeksizin fetva veriyorlard. Bylece verdikleri fetva, isabetsiz olursa kendilerine ait, doru olursa 'Allah'n yardm ile verilmi olacakt. Burada belirtmeliyiz ki, re'yleri ile ictihad yapan sahbiler, re'ylerinin bir yol haline gelmesini ve re'y olarak uygulanmasn istiyorlard; fakat bunun din gibi kabul edilmesini asla istemiyorlard. Hz. mer (R.A.), bu durumu aka u sz ile belirtmitir. Ey insanlar, doru gr Allah'n elisinin re'yidir. nk Allah O'na gerei gsteriyordu. Bizim grmz ise zan'dan ve tekliften ibarettir. Ve yle ilve ediyordu Snnet (asl yol), Allah'n ve Resulnn koyduu yoldur. Yanl bir re'yi mmet iin Snnet haline getirmeyin. Re'y ile ictihad eden sahbler, re'ylerine galip bir zan gzyle bakyorlard. O, yanl veya doru

olabilirdi. Sahblere gre ona bizzat uymak gerekmiyordu. Fakat ekseri fakihler, sahberin re'ylerini takdir edip ona muhalefet etmediler. Bazlar ise ona muhalefet ettiler. Bazlar da, sahblerin btn szlerini nass olarak kabul ettiler.[18]

Sahbler Devrinde Fkh'n Kaynaklar

Yukardaki izahtan anlalmtr ki sahblere gre fkh'm kayna u esastan ibarettir: 1 Kitab, 2 Snnet, 3 Re'y (kyas). Bu devirde Snnet, kitap halinde yazlmam idi. Geri baz gen sahbler; Abdullah b. Amr b. s gibi, Peygamber (S.A.) zamannda bir ksm hadisleri yazmlard. nk Peygamber (S.A.V) son zamanlara doru hadisle yetin birbirine

karma tehlikesi ortadan kalkt iin hadislerin yazlmasna izin vermiti. Abdullah b. Amr ve dierlerinin yazd hadisler, zel notlar hlinde idi ve halka bir kitap eklinde intikal etmemitir.Hz. mer (R.A.), hadislerin yazlmasna msamaha gstermiyordu. Ayrca yazlan hadis mecmualar, kitap derecesine ulamam risalelerden ibaretti. Bu yzden hadis rivayeti sahblerin hafza ve zihinlerine dayanyordu. Onlar rivayet ettikleri hadislerin doru olmasna ok dikkat ediyorlard. Hadis rivayet eden sahblerin hepsi de doru kimselerdi. Fakat, Ebu Bekr ve mer'in bir hadisi kabul etmek iin tuttuklar yola gre, ancak iki kiinin Peygamber'den o hadisi iitmi olmalar lzmd. Yukarda da getii gibi Hz. Ali (R.A.), hadisin doruluuna kalben kanaat getirmek iin, hadisi rivayet edene yemin ettirirdi.[19]

Sahblerin ctihad Metodlr

Sahberin ictihad netodlar deiikti. Baz sahbiler, yukarda da deindiimiz gibi, sadece

Kitab ve Snnetin snrlar iinde ictihad yapyorlard. Bazlar ise nass bulamaynca re'y ile ictihad'da bulunuyorlard. Tabidir ki re'y ile ictihad eitli idi; bazlar Abdullah b. Mes'ud gibi kyasla ictihad ediyordu; bazlar da nass bulunmayan yerlerde maslahata gre ictihad yapyordu. Bunlar, sahblerin dn metodlarma gredir. Fetva konular bakmndan ise, sahblerin grleri bazan ferd oluyordu. nk herhangi bir kimse, sahbilerden birine cz' bir olayn hkmn sorduundan buna verilecek fetva da cz'i veya ferd oluyordu; buna baka sahbiler katlmyordu. Bazan ictihad, ahs olmayan, hatta umumu ilgilendiren bir konuya ait oluyordu. Bu gibi ictadlar; genel kaideler koymak demek olduundan, umum bir toplantda veya sahablerin fakihlerinden meydana gelen bir topluluk iinde mzakere edilerek yaplyordu. Mesel; Hulefi Ridn, devlet nizamn ilgilendiren nemli bir mesele, karsnda kaldklar zaman sahbleri topluyorlar, onlarla istiare ve gr teatisinde bulunarak, cemaatin de kabul ettii bir neticeye

ulayorlard. Hz. mer (R.A.) 'in iki trl istiare meclisi vard: 1 zel ra? bu, sahblerden ileri gelenlerin katld bir toplant idi. Devlet ilerinde mer, bunlarla istiare eder, byk ve kk meselelerde onlarn grlerini dinlerdi. 2 Genel ra; bu, btn Medinelilerin katld bir toplant idi. nemli devlet ilerinde veya mmetin gelecei ile ilgili bir temel prensibin kabul edilmesinde bu meclis karar verirdi. nemli bir i ortaya knca Hz. mer, Medinelileri Peygamber (S.A.)'in camiinde topluyordu; buras dar gelirse onlar Medine'nin dnda bir yerde topluyor ve meseleyi onlara arzediyordu. Onlar da bu mesele zerinde tartyorlard. Irak halknn arazisi hakkinda yaplan istiare bunlardan biridir. Yukarda da getii gibi, gaziler, bu araziyi aralarnda paylamak istiyorlard. Hz. mer de bunu kabul etmeyip sahiplerine terketmek istiyordu. ki gnlk mnakaadan sonra mesele; Hz. mer'in Allah'n (fethedilen) memleketler halkndan Peygamberine verdii fey' (ganimet)...[20] yetini

okumas zerine O'nun grne uygun olarak halledildi. Medine halknn bu durumu, PERKLES devrindeki Atina halknn durumuna benzemektedir. nk o devirde ehir halknn herbiri devlet ilerinde gr beyanetme hakkna sahipti. Zira toplant halinde verilen bir karar, ahs grlerden kuvvetlidir. Bunun iindir ki eitli ynlerden incelenerek topluca varlan netice, devlet iinin yrtlmesinde esas tekil eder. Sahb ve Tabilerden sonra gelen mctehidler bu topluca kabul edilen re'ye icma' adn vermiler ve onu eriatn drdnc kayna saymlardr. Bylece; 1 Kitab 2 Snnet, 3 Re'y (kyas), 4 cma' eriatn drt kaynan tekil etmitir. Sahabler baz hallerde topluca bir re'ye, yani icma'a ulaamazlar ve aralarndaki ihtilf srp giderdi. Sahablerin bu gibi ihtilflarn iki ksmda inceliyebiliriz: 1 Nass'larm etrafnda meydana gelen ihtilf: Bu bir nass'n iki veya daha ok mnya gelmesi ihtimalinden domaktadr. Mesel; Boanm

olan kadnlar ayhali iddet beklesinler.[21] yeti kerimesindeki KURU kelimesinin anlam zerinde meydana gelen ihtilf bunlardandr. Bu kelime iki mnya gelir: a) Kadnn iki ayhali (hayz) arasndaki temizlik mddeti kastedilebilir, b) Bizzat ayhali kastedilebilir. Abdullah b. Mes'ud ve Hz. mer, bu kelimeden maksat ay halidir demitir. Bunlar ve bunlara tbi olanlara gre boanm bir kadnn ibadeti hayz olarak kabul edilmitir. Zeyd b. Sabit, bu kelimeye iki ayhali arasndaki temizlik mddeti mnasn vermi ve boanm kadnn iddetinin temizlenme zaman olduunu sylemitir. Bazan nass'larm etrafndaki ihtilf sebebi, bu nass'larm zahirleri arasndaki atma olabilir. Mesel; kocas lm gebe bir kadnn iddeti zerindeki ihtilf byledir. Bu hususta iki nass vardr ve bunlar, ilk bakta birbiriyle atma halindedir. Bu nass'lar unlardr: ...Gebe olanlarn iddeti ocuklarn douruncaya kadardr.[22] ve Sizden lenlerin braktklar kadnlar kendi kendilerine drt ay on gn iddet beklesinler.[23] Birinci yetin lfzmdan umumi olarak anlalan mn, kocas len gebe bir kadn da, boanm

olan (gebe) kadm da ierisine alr. kinci yetin umum anlam gebe olsun olmasn, kocas len kadna mil olmaktadr. O halde kocas len gebe kadm hakknda birbiriyle tenakuz hlinde gzken iki nass bulunmu oluyor ve sahabler bu sebepten ihtilfa dyorlar. Burada Abdullah b. Mes'ud, Gebe kadnlarn iddeti yeti, Sizden lenler... yetinden gebe kadn karmtr; dolaysiyle, kocas len gebe kadnn ibadeti birinci nassa gre doum'a kadar olur, diyor. Hz. Ali ise, her iki nass ile de amel etmitir. O'na gre kocas lm hmile bir kadnn iddeti, drt ay on gnden az olmamak art ile douma kadardr. Yani Hz. Ali'ye gre byle bir kadn iki iddetten en uzun olann bekler. Bunlar, ya douma kadar olan zaman, veya drt ay on gndr. . Nass'larm etrafndaki ihtilf sebeplerinden biri de rivayet meselesidir. Mesel; vrid olan herhangi bir hadis birine gre sahih saylmyor ve o, re'y ile fetva veriyor; dierine gre sahih saylyor, o da bu hadisle fetva veriyor.[24] 2 Re'y sebebiyle meydana gelen ihtilf: Bu, ok geni bir saba igal eder. nk, her mctehidin kendine gre bir gr ve dn tarz vardr. Birinin bir trl anladm dieri baka trl

anlamaktadr. yle anlalyor ki bir ok ihtilfn menei re'y farkdr. Gr ayrl yznden meydana gelen ihtilafl meseleler pek oktur. Mesel; bunlardan biri, babann babas olan dedenin lnn kardeleriyle miras olup olmamas meselesidir. Ebu Bekr gre lnn kardeleri dede ile miras olamaz; lnn kardeleri baba ile miras olmadklar gibi. te Ebu Hanife bu gr benimsemitir. mer (R.A), bu meseleyi sahblere sorup renmeden halletmemitir. Zeyd b. Sabit, tebirden az olmamak artiyle, dedeye, bir kardee verilen hisse miktar bir miras tanmtr. Bu hususta feraiz kitaplarnda geni bilgi vardr. Ali b. Ebi Talib, dedenin altdabirden az olmamak artiyle, bir kardein alaca hisse miktar miras hakk olacan sylemitir. slm hukukularnn ounluu Zeyd b. Sabit'in fetvasn kabul etmitir. yle anlalyor ki Hz. mer de bu gr benimsemitir. Sahberin, yeni meseleler karsnda yaptklar ictihadlarda rehberleri ihlslar idi. nk sahblerin fakihleri, mslmanlann sekinleriydi. Onlar, fetva verirken din hakikati aryorlar ve mutlaka doru bir zm yolu bulmak iin alyorlard. Sahberin bu trl ictihad ve

anlay farklar onlardan sonra gelen nesillere iki ekilde faydal oldu: 1 Sahbler ictihad iin ok salam bir metod koymu oldular. Hakikati ararken ihtilfa dseler dahi, rehberleri ihls olduka bu ihtilfn, birlii bozmayacan, bilkis akl ve idrakleri kuvvetlendireceini ve her ynyle meseleyi inceleyen kimseleri geree ulatracan gstermi oldular. 2 Sahbler fkhta yle zengin bir aratrma, uurluluk ve akhk miras braktlar ki, onlar, ihtilfa da dseler, ittifak halinde de olsalar, yaptklar ictihad, kendilerinden sonra gelenlere ok byk faydalar salad. mam tib, el'tisam aal eserinde sahblerin ihtilfn mmet iin bir rahmet olarak vasflandrr ve yle der: Kasm b. Muhammed'den yle rivayet edilmitir: Allah, Peygamber'in arkadalarnn ihtilflar ile amel hususunda bizi ok faydalandrd. Sahbilerden birinin ilmi ile amel eden kimse ancak onlar yetkili grd iin amel etmektedir. Damra b. Rec'dan da yle rivayet edilmitir : mer b. Abdilaziz, Kasm b. Muhammed ile birlikte hadis

mzakere ediyorlard. mer b. Abdilaziz bir meselede Kasm'a muhalefet etti. Durumu anlayncaya kadar bu Kasm'a ar geldi. Qme b. Abdilaziz de O'na: Yapma, onlarn ihtilf beni ok memnu etmektedir, dedi. bni Vehb de, Kasm'dan yle rivayet eder: me b. Abdilaziz'in u sz beni hayrete drd: Sahblerin ihtill beni ok sevindiriyor. nk onlar tek bir gre sahip olsalard ir sanlar skntya derlerdi. Zira sahbler, kendilerine iktid edile; mam mevkiindedirler. Dolaysiyle herhangi br kimse, onlardan b: rinin sz ile amel ederse Snnete uymu olur. Bu szn mns udur: Sahbler insanlara ictihad kapsn atlar ve bu husust ihtilfa dmenin caiz olduunu gsterdiler. Eer onlar bu kap amasalard mctehidler skp kalrlard. Onlar arasndaki ihtile sebebiyle Allah mmete genilik verdi ve mmetin bu rahmete di hil olmas iin bir ak kap braklm oldu.[25] Sahblerden bize Peygamber (S.A.)'in hadislerine dayanan biz fkh mecmualar intikal etmitir. Hads'e de, sahblerden intiki eden szlere de Snnet denir. Sadece Peygamber'e nispet edile ey hadis adn alr. Buna gre hadis kelimesi snnetten daha husus bir mnda kullanlr. Sahblerin szlerinin daha sonra sl; Hukuku'nun

teri' tarihinde ok byk bir nemi vardr. mer Abdilaziz, sahblerin szn hccet olarak kabul ederdi. Sahl lerin szlerinin toplanmasn ve bunlarn halk iin tatbik edilmek zere bir kanun tekil etmesini istemiti. Abdullah b. Mukaffa, Abbas halifesi Ebu CafesrelMansur devlet iin bir kanun yapmasn teklif eden risalesinde, mer b. A dilaziz'in fikrini benimseyerek, bu kanunun sahblerin szlerindi derlenmesini, onlarn ittifak halinde olan grlerinin esas olan kabul edilmesini, ihtilf ettikleri hususlarda ise onlarn insanlar menfaatlarna uygun olan grlerinin alnmasn ileri srmti Ebu Cafer elMansur, bu fikri kabul eoni ve mam Malik'ten, Snnet olarak intikal eden szlerin kanun olmak zere, kitap halini yazlmasn istemitir. Medineli mam Malik, bu istei yerine get di ve Halife elMehd devrinde tamamlad bu kitab (Muvatta) kanun olarak kabul edilmesinden vazgeti. nk O, Medine'de rivayetleri bu eserinde toplamt. Her ne kadar sahbiler, say V knandan Medine'de daha ok iseler de, dier slm lkelerine dalmlard. Netice ne olursa olsun, sahblerin szleri bir hccet olarak kabul edilmi, ileride

aklayacamz zere, ictihad da onun sinirli dahilinde yaplmtr.[26]

3 Tabin Devrinde ctihad

Sahber, birok talebeler yetitirmiler ve onlara, Kur'an'n, (slmda) birinci dereceyi kazanan muhacirler ve ensar ile onlara gzelce tbi olanlar...[27] yetine uyularak Tabiin = Tabiler ad verilmitir. Aslnda bu isim, onlara Allah tarafndan verilmi olup byk bir ereftir. Tabiler, sahbilerin birok rivayet ve fkhi ictihad servetini hazr bulmulard. Bu durum karsnda onlarn yapaca iki i vard: 1 Bu iki serveti toplamak. Onlar, gerekten Peygamber (S.A.)'in hadislerini, sahblerin sz ve ictihadlarn topladlar. Bu, onlar iin ok kolay oluyordu. nk her tabi, bir sahbnin veya birka sahbinin talebesi idi. Birok talebesi olan sahbler de vard. lesel; Abdullah b. mer birok kimseleri yetitirmiti; Said bn'l' Mseyyib, Abdullah b. mer'in azatl klesi Nafi'

ve olu Salim v.s. gibi. Her sahbnin ilmini nakleden zel bir talebesi vard. Bu talebelerin ekserisi Arap asll olmayan mslmanlarn ocuklaryd. Bu durumda, Peygam'ber'den lim alma mevkiinde bulunan sahblerin szlerini onlar bir hccet sayyorlard. 2 Hakknda sahblerin re'y'i veya Kur'an ve Snnetten herhangi bir nass bulunmayan meselelerde ictihadlarda bulunmak. Gerekten onlar, naklettikleri hadis ve fetvalarn tesinde birok ictihadlar yapmlardr. Fakat sahblerin izmi olduklar yoldan kmamlardr. phesiz ki hadisleri toplamak hususunda baz glklerle karlayorlard. nk sahbler slm lkelerine dalm olup bazs Irak'ta, bazs am'da ve bazs da baka yerlerde bulunmakta idiler. Fakat, onlar iin bu hadis toplama iini kolaylatran cihet, her tbii'nin sadece karlat sahbden hadis rivayeti ile yetinmesi idi. Emevlerin ilk devirlerinde Medine'den ayrlan sahblerin ou, sonra tekrar oraya dnd ve Medine nceki gibi yine lim ve irfan merkezi haline gedi. Sahblerin ve ekseri tbi'Ierin ilmi ite bu ehirden yayld. Gerekte Emevler devrinden nce Medine'den ayrlan sahbler, say

bakmndan orada kalanlara nispetle ok az idiler. nk Hz. mer (R.A.), byk sahbleri Medine'de oturmaa mecbur etmiti. Hz. mer (R.A.), onlar evvel grlerinden faydalanmak iin, saniyen siyaset ve devlet ilerinin gzel gitmesi ile ilgili sebeplerle Medine'de alkoymutu. Fakat, Hz. Osman (R.) halife olunca Medine'den ayrlmak isteyen sahblere izin vermi ve onlardan bir ksm dar gitmitir. Bununla beraber bilgin ve byk sahblerin ou oradan gitmemitir. Ancak Abdullah b. Mes'ud, Ebu Musa elE'ar gibi baz bilgin sahbler, ta Hz. mer zamannda Medine'den ayrlmlard. ok talebe yetitirmekle mehur olan sahblerden Irak'ta Abdullah b. Mes'ud; Medine'de Hz. mer, Abdullah b. mer, Zeyd b. Sabit ve bakalar dikkati ekmektedir. Bu hususta bni Kayym el Cevziyye yle syler: Dni ve fkh limler, slm mmeti arasnda bni Mes'ud, Zeyd b. Sabit, Abdullah b. mer ve Abdullah b. Abbas'm talebeleri vastasyla yaylmtr. Yani Medine'de Zeyd b. Sabit ve Abdullah b. Mes'ud'un talebeleri tarafndan, bu limler yaylmtr. bni Kayym elCevziyye, bni Cerir'den yle rivayet etmektedir:

Denilebilir ki Abdullah b. mer ve Medine'de ondan sonra yaayan sahblerden bir gurup, Zeyd b. Sabit'in mezhebine gre fetva verirlerdi. Onlar Peygamberden iitip renmedikleri eyleri Zeyd b. Sabit'ten almlardr.[28] phesiz bni Kayym, sahbilerden fetva ve fkh zerinde ihtisas olan bazlarn burada zikretmektedir. Halbuki onlardan baka Ali b. Eb Talib, Aie (R.A.) ve mer b. Hattab gibi birok sahbler re'yleri ile n plnda yer alrlar. bni Kayym'm zikrettii sahblerin bir ksm, mer (R.A.)'dan rivayet etmilerdir. Mesel; Abdullah b. mer, babasnn fkh grn naklederdi. Zeyd b. Sabit, bni Mes'ud ve dierleri bazan mer (R.A.) 'in grnden uzaklar; ou zaman da onun grne katlrlard. Tbiiler'den bazlar, nass veya sahbilerin fetvasn bulamadklar zaman kendi re'yleri ile itihad ederek fetva verirlerdi. Bazlar da, dayanacak Kitab ve Snnet'te herhangi bir nass bulamadklar zaman ictihad'da bulunmaktan ekinirlerdi. Bu iki trl itihad metodu sahbler devrinde mevcut idi. Fakat sahblerin ou, Peygamber'den aldklar snnetleri iyi bildikleri

iin bu iki trl ictihad tarz arasndaki fark pek akseik deildi. Tabiiler devrinde bu iki ictihad metodu arasndaki fark ve mesafe iyice ortaya kt. nk mslmanlar arasndaki ihtilflar iddetlenmi ve mslmanlar birbiriyle sert tartmalara girimilerdi. Bu tartmalarn neticesinde birbirini kfr ve sapklkla itham edenler tremi, hatt kllar ekilerek birbirini ldrenler dahi olmutur. Dolaysiyle mslmanlar: 1 Haricler, 2 iler, 3 Ehli Snnet velCemaat Olmak zere belli bal frkaya ayrlmlardr. B arada fitneden uzak durarak, bir kenara ekilip mslmanlann urad felkete seyirci kalanlar da olmutur. Hariciler birbirine zt grlere sahip frkalara ayrlmlar ve Ezrakler^ecedt, Ibzye[29] gibi bir ok frkalar dourmutur. iler de ok farkl frkalara ayrlm, hatt bazlar smiyetten

tamamen uzaklamlardr. ilik iddia eden bazlar da slm'a, srf onu bozmak iin girmilerdir. Dolaysiyle onlar iin slm'n ayakta durmas deil, temelinden yklmas nemli idi. T ki onlar, eski dinlerine ve iktidarlarna dnm ve hi olmazsa devletlerini ykan mslmanlardari lerini alm olsunlar; veya mslmanlar koyu bir karanlk iine gmlp gnllerindeki ilhi nur snm olsun. Bunun br neticesi olarak, baz insanlarda din duygu zayflam ve Peygamber (S.A.V.)'den aslsz hadis rivayetleri oalmtr. Bu durumdan endieye den slm bykleri, bu uydurmalar rtmek iin gerek hadisleri toplayarak kitap haline getirmiler ve gerekli tedbiri almlardr. Bu yzden mer b. Abdilaziz, gerek hadislerin yazlmasn emretmitir. Onun gerek (sahih) hadislerin derlenerek yazlmasmdaki ikinci bir maksad da, er' hkmlerin doru olarak tatbikini salamak idi. Bu gibi sebeplerle yukarda bahsettiimiz iki ictihad metodu arasndaki mesafe ve gr as bsbtn bym, her iki zmre de sahblerin yolundan olduka uzaklamlardr. Bu itibarla rivayeti tercih edenler ona daha ok sarlyorlar,

kuvvetini arttrm olan fitnelerden bu suretle korunacaklarn dnyorlar ve kurtuluu Snnete sarlmakta buluyorlard. Dier bir gurup, Peygamber (S.A.) 'den bir ok uydurma hadis rivayet edildiini ve bunlarn rivayet sebeplerini gznne alarak, cidd olaylar karsnda dni hkmlerin ictihadla aklanmasn zarur gryorlard. Dolaysiyle iki trl fkh dodu: 1 Re'y'e dayanan fkh, 2 Hadis'e dayanan fkh. Buna gre slm hukukularnn bir ksm re'y taraftarlar, bir ksm da hadis taraftarlar olarak mehur olmulardr. Burada tekrar iaret etmek isteriz ki ihtilfn esas, Snnetin delil olarak alnmas veya onun sabit olduu takdirde kabul edilmesinin lzumu meselesi deildir. htilfn esas, re'y'in derecesi ve yeni hkmleri re'y'in otoritesi altnda halletmek meselesidir. Bu itibarla hadisiler, mecbur kaldka re'y'e bavuruyorlar ve onunla itihada msaade ediyorlard. Re'y taraftarlar da ictihad ettikleri

konularda sahih bir hadis bulamadklar zaman re'y ile daha ok fetva veriyorlard. Bazlar da mevcut meselelerin hkmlerini ortaya koymakla yetinmiyor, mevcut olmayan bir ksm meseleleri varsayp onlarn re'y ile hkmlerini aklyordu. Bu trl fkha farazi (takdir) fkh ad verilir. Baz lim adamlar, ekseri hadis taraftarlarnn Hicaz'da, ekseri re'y taraftarlarnn da Irak'ta olduunu yazarlar. Bunun esas udur: Medineli fakihler, Irakl fakihleri Snnetten uzaklamak ve re'yleri ile fetva vermekle itham etmiler, Irakllar da bu itham reddetmilerdir. Hakikatte ise Irak'ta re'yin yannda hadis, Medine'de de hadis'in yannda re'y bulunmaktadr. Fakat bunlar, iki hususta birbirinden ayrlrlar: 1 Irakllara gre re'y'in derecesi Hicazllardan daha fazladr. 2 Re'y ile ictihad, Irakllara gre daha ok kyas metoduna dayanr. Hicazllara gre re'y. maslahat (menfaat) metoduna dayanr. Buna gre Irakta fkhn fer' meseleleri oalmtr, kyaslar yaplarak mevcut

olmayan meseleler hakknda dahi fetvalar verilmitir. Fkhn bu eidi Medine'de bulunmamaktadr. nk Medinelilerin ictihadlarma esas tekil eden maslahat, mevcut olmayan konularda dnlemez. Dolaysiyle Medine'de farazi (takdir) fkh gelimemitir, Irakl fakihler arasnda a'b ve benzeri hadisiler mevcut olduu gibi Alkame, brahim Naha, Ebu Hanife'nin hocas Hammad gibi kyasa dayanan fakihler de oktur. Bunlarn mamlar sahblerden Abdullah ibni Mes'ud ve 'Ali Eb Talib gibi Irakta uzun zaman oturmu olan byk sahblerdir. Medine'de hem hadis'e bal olan, hem de re'y ile ictihad yapan tabilerin says Iraktakilerden daha oktur. Medine'de kendine has zellikleri bulunan bir fkh ekol teekkl ettii gibi, Irak'ta da baka bir fkh ekol kurulmutur. Mekke'de ise, bu her iki ekole yakn dier bir fkh ekol meydana gelmi, hatt her slm memleketinde ayn bir fkh ekol domutur. Bu yzden fkh genilemi ve fkh metodlar eitli dallara ayrlmtr. Fkh ekollerinin ihtilflar hakknda Veliyyullah Dehlev yle syler:

Tabiilerin limlerinden herbirinin kendine gre bir mezhebi vard. Her memlekette' onlardan bir mam bulunmaktayd. Mesel; Medine'de Said b. el Mseyyib, Salim b. Abdillah b. mer, bunlardan sonra Zhr, Kad Yahya b. Said, Rabia b. Ebi Abdirrahman; Mekke'de Ata b. Ebi Rabah; Kfe'de brahim Naha ve b; Basra'da Hasan elBasri; Yemen'de Tavus b. Keysan gibi. Birok, kimseler bunlarn limlerine alm, onlardan hadis ve sahablerin fetva ve szlerini nakletmilerdir. Onlar bu bilginlerin gr ve aratrmalarn renmi, birok kimselere fetvalar vermi, aralarnda pekok meseleler konuulmu ve kendilerine bir hayli mesele arzedilmitir. Said b. elMseyyib ve brahim Nahai gibi baz bilgin tabiler, fkh blmlere ayrarak toplamlardr. Onlar seleflerindjen aldklar her konuda bir metoda sahip idiler. Said b. elMuseyyib ve arkadalar, Mekke ve Medineliieri fkh bakmndan daha salam gryorlard. Bunlarn mezheberinin asln, Abdullah b. mer, Aie ve bni Abbas. (R.A.)'m fetvalar ile Medine kadlarnn hkmleri tekil eder. Onlar bu fetva ve hkmleri imknlar dahilinde derlemiler, sonra bunlar inceden inceye gzden geirmilerdir. brahim Naha ve arkadalar ise Abdullah b. Mes'

ud'u fkhta en kuvvetli sayarlard. Nitekim Alkame : Abdullah b. Mes'ud'tan fkhta daha kuvvetli kim vardr? demitir. mam Evza'ye, Ebu Hanfe: brahim Naha Salim b. Abdillah'tan daha bilgindir. Eer sahabi olmak erefine sahip bulunmasayd. Abdullah b. mer'den Alkame daha bilgindir, derdim. Abdullah (b. Mes'ud) ise, ite o Abdullah'tr demitir. Ebu Hanfe'nin mezhebinin asl, Abdullah b. Mes'ud'un fetvalar, Ali b. Eb Talib'in fetva ve hkmleri, Kad ureyh gibi Kfe kadlarnn verdikleri hkmlerdir. Ebu Hanife, onlarn fetva ve hkmlerini toplam ve dier hadis taraftan Medineliler gibi, o da ictihadlarda bulunmu ve fkh meselelerini blmlere ayrmtr. Said b. elMseyyib, Medine fakihlerinin bata gelenlerinden idi. Hz. mer'in hkmlerini ve Ebu Hureyre'nin hadislerini en iyi bilen o idi. Said b. elMseyyib ve brahim Nahai birey syleyip onu birine nispet etmezlerse, ou zaman onlarn bu sz aka veya im yoluyla seleflerinden birine nispet edilmi olarak kabul edilirdi. Dolaysiyle memleketlerinin fakihleri bu ikisinin etrafnda toplandlar, onlardan lim renip onlarn yolundan giderek hkmler kardlar.[30] . Bu ifadeden u iki husus ortaya kmaktadr .

1 Irakllar fetva ve yarg (kaz)'larmda Abdullah b. Eb Talib ve Irak'ta oturmakta olan dier, sahablere tbi oluyorlard. Medineli tabiler ise, orada oturan bilgin sahablerin fkh grlerini nakletmeye nem veriyorlard ve sahabler Irak'tan daha ok Medine'de idiler. 2 Tabilerin bilginlerinden dikkati eken iki fakih kendi memleketlerindeki fkh temsil etmiler ve memleketlerinin fkh malzemelerini nakletmilerdir. Bunlardan birisi Medine'de Sad b. elMseyyib'tir. O, Medine'deki sahablerin lim ve ictihadlanm nakletmitir. Dieri ise brahim Naha olup Abdullah b. Mes'ud, Ali b. Eb Talib gibi Irak'ta bulunan sahabilerin lim ve fetvalarn nakletmitir.[31]

cma' Ve Sahab Sznn Delil Oluu:

Tabiilere gre sahabilerin sz ve amelleri bir delil (hccet) idi. nk tabiler, sahabilerin rencileri olup onlarn yolundan gidiyorlard. Tabilerden sonra gelenlere gre de sadece sahablerin ameli

hccet olarak kabul edilmitir. Ancak iiler'den mamiye mezhebi, Hariciler ve Zahir mezhebi'nde olanlar sahablerin amelini hccet olarak kabul etmezler. Sahabilerin ameli iki ksma ayrlr: 1 Bir tartmadan sonra da olsa sahablerin ittifak halinde kabul ettikleri re'y icm' olup bizzat hccet tekil eder. Fakihlerin byk ounluu bu grtedir. Yani Haric ve ierden baka btn mezhebler, Zahiriler de dahil olmak zere, sahablerin icma'mi hccet saymlardr. 2 Sahabler bir hususta ittifak etmemilerse tabilerden her biri, ekseriya bu konuda kendi hocasnn grn benimser, bazan da baka bir sahabnin grn kabul ederdi. Tabiler, ittifak halinde olsun veya olmasn, sahablerin grn snnet olarak kabul ederlerdi. Onlara gre sahablerin sz mcerret bir re'y'den ibaret deil, uyulmas gereken bir snnettir; zahirde sahabilerin sz mcerret bir hkm karma (istinbat) 'dan ibaret olsa bile. Tabiilerden sonra gelen mctehid fakihlerin ekserisi de, sahabnin re'yini hccet olarak kabul etmilerdir. nk sahabler, limlerini bizzat

Peygamber (S.A.)'den almlar ve bir ksm meseleleri, Peygamber'den szle nakletmemilerse de, amel olarak nakletmiierdir. Onlann grleri Peygamberimizin rehberliine dayanmaktadr. Bunun iindir ki onlar Peygamber (S.A.)'in getirdii din anlamakta daha kuvvetli ve ictihadlan akl olmaktan ziyade Peygamber (S.A.)'den grp rendiklerine daha yakndr. Ibni Kayyim elCevziyye, sahabnin rey'inin salamln aklarken yle der: Sahab bir1 sz syledii, bir hkm veya fetva verdii zaman onda bizde bulunmayan anlay imknlar vard. Baz hususlarda sahabnin sahip olduu anlay imknlarna biz de sahibiz. Fakat, sahabnin anlay zellii, Peygamber (S.A.)'den veya baka bir sahabiden ifahen iitmi olmas ihtimalidir. Sahablerin kendilerine has bilgileri pek oktur. nk her sahab, iittii eylerin hepsini rivayet etmemitir. Ebu Bekr Sddk ve mer elFrk gibi byk sahabilerin iittiklerine nispetle rivayet ettikleri ok azdr. Mesel, Ebu Bekr'in Peygamber (S.A.)'den rivayet ettii hadis says yz'e varmamaktadr. Halbuki O, Peygamber (S.A.)'den hi ayrlmaz ve O'nun yapt hereye vkft. Hatt peygamberliinden nce balayp

vefatna kadar O'na arkadalk etmiti. Peygamber'i, O'nun szn, iini ve yaayan en iyi tanyan zat O idi. Dier byk sahablerin de rivayetleri, Peygamber (S.A.V)den iitip grdklerine nispetle pek azdr. Onlar iitip grdklerini rivayet etselerdi, Ebu Hreyre'nin rivayetinden kat kat fazla olurdu. Ebu Hreyre drt seneye yakn bir zaman Peygamber (S.A.)'e arkadalk ettii halde O'ndan pek ok hadis rivayet etmitir. Sahablerin hal ve yaaylarn bilmeyenler, herhangi bir vak'a hakknda sahabler birey bilselerdi, rivayet ederlerdi, derler. Halbuki sahabiler Peygamber'den birey rivayet ederken fazla veya noksan yaparz diye korkarlard. Peygamber (S.A.)'den iittikleri eyi defalarca konutuklar halde bunu Peygamber (S.A.)'den iittiklerini aklamazlar ve Peygamber (S.A.) yle buyurdu demezlerdi. Sahabnin verdii etv u alt kkn dna kmaz: 1 Sahab, onu Peygamber (S.A.)'den iitmi olabilir. 2 Peygamber (S.A.)'den iitenden iitmi olabilir.

3 Kurandai byle anlam olabilir. 4 Sahabler bu hususta ittifak etmi olduklar halde onlarn bu ittifaklar deil de, sadece bu fetvay veren sahabnin sz bize nakledilmi olabilir. 5 Sahabler, arapay ve kelimenin dellet ettii mny bizden daha iyi bilmekle, yahut Allah'n emri ile ilgili durum ve karinelerle veya Peygamber (S.A.)'e uzun zaman arkadalk etmek, O'nun hal ve yaaylarn mahade etmi olmak, szlerini iitmek ve bu szlerin maksatlarn kavramak, vahy'in geliine ahid olmak, bilfiil Peygamber (S.A.)'in bu vahy'i aklamasn grmek gibi hususlarn yardmyla birok meseleleri bizden daha iyi anlam olabilirler. 6 Sahab, Peygamber'den kendisinin rivayet etmedii bireyden anlad mnya gre fetva vermi, fakat bu anlaynda yanlm olabilir. Bu takdirde sahabnin sz hccet olmaz... Bu altnc k bir faraziyeden ibaret olup vki olmas da uzak bir ihtimaldir... Bu itibarla sahablerin szleri snnet makammdadr.[32]

Burada aklamamz gerekir ki, sahablerin szlerini biroklar snnet veya Peygamber (S.A.)'in hadisi gibi kabul etmilerdir. Dolaysyla, onlara gre, sahabler ibadete taalluk eden ve aklla izah mmkn olmayan hususlarda bir fetva vermilersebu fetvalar kesin olarak Peygamber'in snneti saylr. Bu fetva ile Peygamber (S. A.)'den naklolunan hadisler arasnda tercih yaplabilir. Zira hibir sahab, Peygamber'den iitmedike re'y ile halledilmeyecek bir meselede fetva vermez. te yandan bilginler, Peygamber (S.A.)'in szlerini ve O'na nispet edilen hkm ve fetvalarn kabul edilmesini, bunlara muhalif olan szlerin reddini beyan etmilerdir. nk Peygamber'e nispet edilmesi ihtimalinden dolay sahabnin szn kabul edip dorudan doruya Peygamber'den rivayet edilen sz terketmek doru olmaz. Ancak sahabden rivayet edilen fetvann, onun kendi re'yi ile olmas imkanszsa durum deimektedir. nk re'y ile halledilmesi mmkn olmayan ve tamamen nakle dayanarak halledilmesi gereken hususta sahabnin fetvas snnettir. mam Mlik, byle bir fetvay Peygamber (S.A.)'in hadsi olarak kabul eder. ukadar ki O,

Peygamber (S.A.)'e nispet edilen bir hadisle bu fetva arasnda tercihte bulunur. Bu ynden mam Mlik zel bir ihramla Umre yapmay Hac aylarnda mekruh saymtr. Burada O, Hz. mer'in re'yine uymutur. nk Hz. mer'in byle Umre'yi yasaklad rivayet edilmitir. Sa'd b. Ebi Vakkas yoluyla Peygamber'den Umre ile Hacc birletirmenin daha iyi olduuna dair yaplan rivayet bu gre aykrdr. Sa'd b. Eb Vakkas, Peygamber (S.A.) byle yapt iin biz de byle yapyoruz demitir. Fakat mam Mlik, Hz. mer'in szn tercih etmi ve onu snnet saymtr. O bu hususta; mer, Peygamber'in snnetini Sa'd'dan daha iyi bilir, demitir.[33] mam Mlik, mer'in szn, her nekadar bir sarahat yoksa da, Peygamber'den bir nakil olarak kabul etmitir. O, Sa'd b. Eb Vakkas'm Peygamber (S.A.)'den naklettiini aka sylemesine ramen, Hz. mer'in szn tercih etmitir.[34]

4 Mctehid mamlar Devrinde ctihad

Tabilerden sonra talebeleri gelmektedir ki, bunlara, Tebai Tabiin (Tabilere tbi olanlar) denilmektedir. Fkh mezheplerin kuruluu bunlarn alarna rastlar.mamlarm en yals Tebai Tabn'den, dier tabirle tabilerin talebelerinden Ebu Hanife'dir. o nun btn hocalar, brahim Naha ,a'b, Hammad b. Eb Sleyman, At b. Eb Rabah gibi yal ve gen tabilerdir. Mctehid mamlarn bir ksm doum ve zaman itibariyle birok sahablerin devrine rastladklar iin tabi iseler de, daha ok limlerini baka bir tabiden almlardr. Mesel; Ebu Hanife, Hammad'dan tahsil grm; Mlik b. Enes, Abdullah b. mer'in talebelerinden lim renmitir. Yani Mlik, Abdullah b. mer'in olu Salim'den, onun azatls Nfi'den ve dier Medineli yedi fakihten ve bunlarn talebelerinden tahsil grmtr. Medineli yedi fakih ise unlardr: 1 Sad b. elMseyyib (l. 93 H.), Kurey kabilesinden olup mer (R.A.)'in hilfeti zamannda domutur. mam Mlik buna yetiemedi, fakat talebesi bni ihab'tan ders grd.

2 Urve b. ezZbeyr (l. 94 H.), Aie (R.A.)'in kz kardeinin olu olup kendinden sonrakilere O'nun ilmini nakletmitir. 3 Ebu Bekr b. Ubeyd b. elHris (l. 94 H.) olup Hz. Aie'den birok mesele renmitir. 4 ElKasim b. Muhammed b. Ebi Bekr Sddik (l. 108 H.) olup Hz. Aie'nin kardeinin oludur. Hz. Aie^nin ilmini O nakletmitir. nk babas Muhammed lnce O'nu Aie (R.A.) kendi evine alm ve yetitirmitir. Kasm hem fakihtir, hem de hadis rvsidir. Hadiste O'nun zek ve himmeti byktr. 5 Ubeydullah b. Abdillah b. Utube b. Mes'ud (l. 99 H.) olup Z. Aie, bni Abbas ve dierlerinden rivayetler yapmtr. O, mer b. Abdilaziz'in hocas idi. Dolayisiyle mer b. Abdilaziz'in dnce ve ynelilerinde O'nun etkisi ok byk olmutur. 6 Sleyman b. Yesar (l. 100 H.) olup Peygamberimizin hanm Meymune bint'il Hris'in klesi idi. Meymune (R.A.), sonra O'nu muktebe akdiyle azat etmitir. Bu zat, Zeyd b. Sabit, Abdullah b. mer, Ebu Hreyre ve

Peygamberimizin hanmlar olan Meymune, Aie ve mm Seleme'den rivayetler yapmtr. 7 Hrice b. Zeyd b. Sabit (l. 99 H.) olup babas sahabler arasnda feraiz limi idi. Bu zat da, babasndan lim tahsil etmi ve babas gibi re'y ile hret yapmtr. Ayn zamanda babas gibi fe raizi de ok mkemmel bilirdi ve halkn miraslarn Kitab ve Snnete gre taksim ederdi. O'nun hakknda Mus'ab b. Abdillah yle syler: Harice ve Talha b. Abdirrahman b. Avf'tan halk fetva sorard ve onlarn szne balanrd. Bunlar ev, hurma v.s. gibi mallar miraslar arasnda taksim ederler ve halka eitli belge (vesikV'ler yazarlard. Bu yedi fakih'in ou dikkatli ve doru rivayetle, re'ye dayanarak hkm karma ve fetvay birletirmilerdir. Bunlarn hepsi Medine'de toplanm olup Medine ilmini yaymlardr. Sd b. elMseyyib de, re'y ile hkm karr ve ona gre fetva verirdi. Onun hakknda adalarndan biri yle syler: Bir vakit bir adam grdm. O, birey sormak iin toplantlara sokulup duruyor ve biroklar onu bir meclisten baka bir meclise gnderiyorlard. Sorusuna fetva vermek istemedikleri iin nihayet onu Said b. el

Museyyib'in meclisine gnderdiler. nk Sad b. elMuseyyib'e (Cesaretli Sad) derlerdi.[35] Kasim b. Muhammed, Ubeydullah b. Utbe b. Mes'ud, Sleyman b. Yesar ve Hrice, re'y ile hkm karp fetva vermekle mehur idiler. Re'y ile' hkm karma iinin ok olduu yerde re'y ile fkh da ok bulunmaktadr. Bu itibarla re'ye dayanan fkhn Medine'de de mhim bir mevkii olduunu burada belirtmek isteriz. Bu ad geen yedi fakih, Medine fkhn temsil etmekle beraber, onlarn fkh, Medine'de re'ye dayanan fkhm derecesini de aka gsterir. Geri bu trl fkhn derecesi, orada, Irak'ta olduu gibi yksek deil ve metodu da farkl idi. Bu yedi fakih ve dierlerinin ilmini, gen bir tabi olan bni ihab ezZhri ve Rabatu'rRey nakletmilerdir. man Mlik bunlarn her ikisinin de talebesi idi. Bu tarih seyir, tabiler asrndaki fkh ve ictihadla, mctehid mamlar asrndaki fkh ve itihadn birbiriyle nasl irtibat halinde olduunu aklamaktadr. Bu tarihi seyir, ayn zamanda fkh ekollerinin kurulduu tabiler asr ile, byk fkh

mezheplerinin kurulmaya balad asrn birbiri iine nasl girmi olduunu gstermektedir. Tabiler devrinde slm frkalarn meydana gelmesi ile Peygamber (S.A.)'den yalan hadis rivayetleri artmtr. Bu devirde, yukarda da iaret ettiimiz gibi, kastl birtakm kimselerin slm'a girii, bu uydurma hadis rivayetini artran sebeplerden biridir. Fakat bu uydurma hadis rivayeti, tabiler devrinde kendilerine bavurulacak ve gerei hakik kaynaklardan renecek mamlar bulunduu iin mhim bir tesir gstermemitir. nk o devirde slm'n kaynaklar henz blanmami ve tertemizdi. Fakat, tebai tabiin asrnda ve daha sonraki asrlarda Peygamber (S.A.)'den uydurma hadis rivayeti, eitli sebeplerden iddetini artrmtr. Kad yaz, bu uydurma hadis rivayetinin sebeplerini yle anlatr: Hadis uyduranlar birka snftr. Onlarn bazs Peygamber (R.A.)in asla sylemedii bir eyi birbirini kmsemek veya byklk satmak maksad ile uydurmulardr. Bunlar zndklar ve benzerleridir. Dier bir ksm, kendilerine gre, dindarlk maksadyla, birtakm hadisler uydurmulardr. Bunlar, baz hususlarn faziletleri

hakknda hadis uyduran chil dindarlardr. Baz hadisi (muhaddis) geinen sapklar, hret yapmak iin acayip hadisler uydurmulardr. Baz sapk mezheplerin dveti (dl) leri taassup ve gizli maksatlar sebebiyle, baz mteassp mezhep taraftarlar da kendilerini savunmak iin, bir ksmlar da dnyaya bal kimselerin isteklerini yerine getirmek ve onlarn yaptklarn meru gstermek iin hadis uydurmulardr. Bu hadis uyduranlarn kimisi, hadis metni uydurmam; fakat zayf bir metin iin doru ve mehur bir sened uydurmutur. Bazlar da, hadis senedlerini altst etmi ve bunlara baz isimleri eklemitir. Onlar bunu, ya bir fevkaldelik gstermek veya cehaletlerini rtmek iin yapmlardr. Baka bir gurup da, yalan yere, iitmedii eyi iittiini, grmedii kimseleri grdn ve sahih hadisler rivayet ettiini iddia etmitir. Dier bir ksm da, kasden sahablere ait szleri, arap ataszlerini ve filozoflara ait szleri Peygamber (S.A,)'e nispet etmilerdir.[36] Bu uydurma hadis rivayetinin btn sebepleri, tebai tabin devrinde ve fkh mezheplerinin kurulduu ada mevcuttur, diyemeyiz. nk bunlarn bir ksm daha sonraya aittir.

Bunlardan'tabiler devrinde bulunan zndklk, ikinci asrn birinci yarsnda daha da artmtr. Haricler ve iler'in sapklar (gult al'nn temsil ettii bid'at hareketleri de byledir. Hatt Haricler'den bazs tvbekr olduktan sonra yle sylemitir; Peygamberimizin hadislerini iyice inceleyiniz, nk biz, yaymak istediimiz herey iin bir hadis sylerdik. Emevler devrinde dnyaya bal olanlarn nefsi arzular da ayn ekilde hadis uydurmada rol oynamtr. nk Emev hkmdarlarna yakn olan ve kalbinde dnin bir yeri bulunmayan kimseler, hkmdarlar memnun etmek iin hadis uydurmular ve hiretlerini dnyalk eylere deimekten ekinmemilerdir. Bu yce din ve kyamete kadar bak olacak parlak slm mra: s zerine gelen bu tehlike dalgasnn bykl nispetinde, onu; bu gibi pheli eylerden kurtarmak, uydurmalar gerek hadislerden ayklamak iin nem ve aba gsterilmitir. Dolaysiyle slm bilginleri, bu tehlike bagsterir gstermez aratrma, inceleme ve ms1 umanlarn ortak miras olan fkh korumak cihetine ynelmilerdir. Onlar, bu slm mirasn korumak, ona sokulan uydurmalar ayklamak ve onu gelecek nesillere tertemiz ve

dosdoru bir ekilde teslim etmek iin iki ynde almlardr: 1 Gerek rivayetleri aratrmak, uydurmalar onlarn arasndan karp atmak maksadyla hadisleri rivayet edenlerin ahsiyetlerini, yaaylarn incelemiler ve hads'i anlayarak, doru olarak rivayet edecek gvenilir rvlerle bu vasflar tamayan rvleri tesbit etmilerdir. Rvleri dorulukta derecelere ayarmlar, daha sonra bizzat hadisleri slm gereklerle ve doruluunda phe olmayan hadislerle karlatrp lmler, Kur'an'a ve gerek hadislere uymayanlar atmlardr. Daha sonra byk mamlar, sahih hadisleri kitap halinde yazmak iine girimilerdir. Bu. maksatla man Mlik Muvatta'm, Sfyan b. Uyeyne Kitabu'lCmi'ini, Sfyan Sevri elCmi'u'1 Kebir'ini ve mam Ebu Yusuf, Ebu Hanife'den rivayet ettii Kitabulsr'in yazmtr. 2 Bilginler, rvilerin doruluk ve adaletle mehur olup olmadklarn, o devirde bid'at'e dp dmediklerini tesbit etmek iin hadislerin senedlerini aratrmlardr. Bu sened aratrmas iki devreye ayrlr:

a) nceleri senedler (rvler) birbirine balanmazd. Bu durum, tabiilerle grm olan Ebu Hanife ve Mlik gibi mctehid mamlarn asrnda mevcut idi. nk bu mamlar, limlerini tabilerden alm olan tebai tabinden idi, Geri birok hallerde onlar, gen tabilerden lim tahsil etmilerse de, senedin Peygamber (S.A.) 'e ulamasn art komuyorlard. Bu itibarla onlar, tabinin Peygamber buyurdu diyerek sylediklerini kabul ediyorlard. nk tabiine gveniyorlar ve pheye dmyorlard. Tabi de, sahabnin ismini mecbur kalmadka zikretmiyordu. Aralarnda karlkl itimad hkim idi. Hatt bu tabiler, hadisi birka sahabden rivayet ettikleri zaman sahb ismini zikretmediklerini aka sylyorlard. Bu cmleden olmak zere bir tabi olan Hasen el Basr'nin yle dedii rivayet edilmitir: Bir hadsi drt sahb rivayet etmise o hadsi ben mrsel olarak (sahab ismini zikretmeksizin) rivayet ederim. Bir hadsi bana falan rivayet etti, dersem onu sadece o zat sylemitir. Peygamber yle buyurdu, dersem o hadsi yetmi veya daha fazla kiiden iitmiim demektir.

Bu hususta elA'me de yle rivayet etmitir: brahim'e, bana Abdullah'tan bir hadis rivayet ettiin zaman onu sened olarak gster, dedim. O da dedi ki, Abdullah'tan herhangi bir hadisi bana falan rivayet etti dersem, onu rivayet eden o ahstr. Abdullah yle dedi dersem, onu bizzat bana Abdullah rivayet etmitir. Bu sebeple Ebu Hanife, hadisi ok zaman mrsel olarak zikrederdi. Mlik, hadisi ald kimseye nem verir ve sened zikrini istemezdi. Mlik yle derdi: Drt kiiden lim alnmaz, dierlerinden alnr. Bunlar; 1 Sefih, 2 Bid'ate sevkeden nefsi arzulara uyan, 3 Uydurma hadis rivayet etmekle itham edilmese dahi konuurken yalan syliyen, 4 Dindar olmakla beraber chil olan kimselerdir. mam Mlik bu drt snftan olmayanlara itimat gsterir ve onlarn rivayetini kabul ederdi. b) lk mctehid mamlarn andan sonra insanlar arasnda, ahde vefaszlklar frisbetinde yalanclk da artmtr. Bu devirde hadis renenler, rendikleri hadisi ne tabiden, ne de tebai tbnden almlardr. Bundan, dolay onlar, rivayetin doruluunu kabul etmek iin hadisteki

senedin Peygamber (S.A.) 'e kadar ulamasn art komulardr. Mesel; Ebu Hanife, ve Mlik'ten sonra gelen mam afi, sahabiyi zikretmiyen rvnin hadisini veya senedler arasnda herhangi bir kesiklik (inkita') bulunan hadsi asla kabul etmemitir. Ancak, mrsel olarak hadis rivayet eden ravde u iki art bulunursa, onun rivayet ettii byle bir hadisi kabul etmitir : 1 Tabii, sahabnin ismini zikretmeksizin mrsel olarak bir hadis rivayet ederse, o tabinin Sad b. elMseyyib gibi birok sahableri gren byk tabilerden olmas lzmdr. 2 Byle bir hadis rivayet eden tabiyi, u gibi destekleyici hususiyetler bulunmaldr: a) Hads'i baka bir yoldan Peygamber'e mn itibariyle isnat etmi olmak, b) Bu hadisi destekleyen lim ehlinin kabul ettii ve baka bir yolla rivayet edilen dier bir mrsel hadis bulunmak, c) Sahab'lerin kabul etmesiyle bu mrse1 hadis desteklenmi olmak,

d) Bilginlerden bazlarnn mrsel hadsi kabul ederek ona gre fetva vermi olmalar gerekir. Mesel, Vrise vasiyyet yoktur hadisi byle bir mrsel hadistir ve bunu pek ok fukah kabul etmitir. Bu saydmz artlar bulunmad takdirde mrsel hadisi afi kabul etmez. O'na gre bu artlar ihtiva eden mrsel bir hadis, sened bakmndan muttasl (Peygambere ulaan) hadisten daha aa bir derecededir. Eer byle bir hadis, musned (Peygambere sahab vastasiyle dayanan) bir hadisle atrsa, bu artlar ihtiva etse dahi, afi onu reddeder. afi'nin anda mrsel hadsin durumu bundan ibarettir. Ondan sonra gelen Ahmed b. Hanbel asrnda ve byk hadis mecmualarnn meydana geldii asrlarda ise, mrsel hadsin durumu daha d zayflamtr. Mesel; Ahmed b. Hanbel, mrsel hadsi zayf hadislerden saym, ancak muttasl bir hadis bulunmad takdirde mrsel bir hadisle amel etmitir. Hatt Nevey Takrib adl eserinde fakih, muhaddis ve usul bilginlerinin byk ounluu gibi dndn ve mrsel hadsi, zayf sayarak, reddetmesinin sebebini yle aklamaktadr: nk bu hadsi Peygamberden

rivayet eden sahab bilinmemektedir. Bilinmeyen bir ahstan rivayet edilen hadsin reddedilmesi gerektiine gre, sadece isim vermeyen rvnin rivayetinin de reddedilmesi daha doru olur. Mrsel hadsin Peygambere nispetindeki zincir (silsile) zerinde bu kadar durulmas, slm bilginlerinin Snnete ne kadar nem verdiini; isnadlan, sened tekil eden rvilerin durumlarn tek tek iyice tetkik ederek, uydurma hadisleri nasl aykladklarn gstermektedir. Hatt bu devirde adalet, doruluk, emanet, idrak ve rendiini iyice muhafaza etme (zabt) gibi sfatlarla mehur olmayan kimsenin rivayeti kabul edilmemitir. Onlarn gsterdii bylesine bir titizlik, gerek hadislere Peygamber'in sylemedii bir eyi sokmak istiyenlerin yolunu tkamak iin tam bir are ve tedbir olmutur. Mslman ismi tayan veya mslman olduklarn iln ettikleri halde slm' ykmaktan baka bir ey istemiyen ve Peygamber'den uydurma hadis rivayet eden bir ksm kimselerin sapklklar neticesi alnan bu tedbir, ilk basamak olmutur. Bu sayede uydurma hadisi sahih hadislerden ayrd etmek iin slm bilginleri yn hayret ller koymulardr.

Re'y'e dayanarak fetva vermek, ikinci merhaleyi tekil eder. nk bu bir zaruret idi., ehristn elMilel ve'nNihal adl eserinde bu hususu yle anlatmtr: badet ve muamelt hususundaki yeni olaylar saylamyacak kadar oktur. Kesin olarak biliyoruz ki her olay hakknda bir" nass gelmemitir. Byle olmas da dnlemez. Nass'lar mahdut olup bunlar mahdut olmayan btn olaylar iine alamaz. O halde itihadn, kyasn, hatt her yeni olay zerinde yeni bir itihadn zarureti kendiliinden anlalmaktadr. Bu itibarla sahbiler ve tabiler devrinde re'y'in byk bir nemi vard. Tabiler devrinde eitli fkh ekolleri kendini gstermi ve her ekol, az ok ve deiik metodlarla da olsa, re'y'e kymet vermitir. Tebai tabin asrnda ortaya kan mezheblerin mamlar re'y ile daha ok ictihad'da bulunmulardr. Pek ok yeni olaylar karsnda bu, bir zaruretten domutur. Re'y ile itihadn oalmasna sebep olan ikinci mil, birtakm yalanclar vastasyla meydana gelen uydurma rivayetleri ayklamak zaruretidir. Medine'de de Irak'ta da re'yi grmekteyiz. Bu iki memleket, fkhn geni bir ekilde gelime alanlardr. Bu

memleketlerden baka yerlerde de fkh al. malar olmu ise de, buralarda o iki ehre nisbetle fkh daha az gelimitir. Yukarda da iaret ettiimiz gibi Irak'ta re'y Medine'dekinden daha ok idi. Irak ve Medine fkhlar arasndaki fark u drt noktada zetliyebiliriz: 1 Medneliler Ebu Bekr, mer ve Osman (R.A.) 'm hkm ve fetvalarna, ayrca Zeyd b. Sabit ve Aie (R.A.)'m fetvalar ile Ebu Hreyre ve Ebu Sad elHudr gibi sahabilerin rivayetlerine sahipti. Irakllar ise Abdullah b. Mes'ud'un hadis ve fetvalarna, Ali b. Eb Talib ve EbuMs e E'ar'nin fetva ve hkmlerine, Kad ureyh gibi Irak'ta bulunan sahabi ve tabilerin hkm ve fetvalarna malik idi. 2 Medneliler daha ok hadis kaynaklarna sahip olup, hads'e itimad da o zaman daha oktu. Hads'e dayanan fkhn sahip olduu malzeme, sahablerin hkmlerinden meydana geliyor ve hadislere dayanan grler daha byk bir kuvvet kazanyordu. 3 Tabilerin fetvalar Medine'deki mctehidlerin yannda byk bir mevki igal ediyordu. ou zaman bu fetvalara, dorudan doruya

uyuluyordu.Geri bu fetvalara uymak mecbur olmayp i s ti h san yoluyla tercih ediliyordu. Irak fkhnda tabilerin re'yleri byle bir mevki igal etmiyordu; ama Irak'ta da tabilerin re'ylerine ou zaman uyuluyordu. Ne var ki bu, srf onlarn re'yleri olduu iin deil, fkh ekollerince varlan fikir birlii ( ittifak) olmasndan dolay idi. 4 Yukarda iaret edildii gibi, Irak'ta re'y, kyasa dayanyordu. Hicaz'da ise re'y. devlet ilerinde yapt ictihadlarda Hz. mer'e uyularak, maslahata (yaklak olarak kamu yararna dayanyordu.[37]

ia Ve Haricilerde Fkh imdiye kadar anlattklarmz Ehli Snnet fkhna dair idi. slm tarihinde buna Ehii Snnet ve'1 Cemaat fkh ad verilir. Dier birok frkalarn da kendilerine gre fkhlar, fkh kitaplar, fetva ve; hkmleri vardr. Bu frkalardan ksaca bahsetmek mecburiyetindeyiz. Burada, yalnz fkh olan frkalardan deil, esas ister akideye, isterse hilfet meselesine dayansn, ksaca btn frkalardan bahsedeceiz. nk bunlarn hepsi birbiri ile

alkaldr. Yani bunlar, aacn kk ve dal gibi birbirine baldr. Bu frkalar iki ksma ayrabiliriz : 1 Siyasi frkalar, 2 tikad frkalar. Geri siyas frkalarla itikad frkalar arasnda bir ilgi vardr. nk siyas olarak ortaya kan her frkann kendine gre bir de akidesi ve itikadi gr vardr.[38]

Siyas Frkalar

Siyas frkalar u balk altnda gsterilebilir:. 1 iler, 2 Haricler, 3 Ehli Snnet ve1 Cemaat.

Ehli Snnet ve'ICemaat: Bunlar hakknda burada bir ey sylemeyeceiz. slm'n siyas grlerinde asl olan Ehli Snnet ve'ICemaat mezhepleridir. Bunlarn dndaki btn mezhepler,. slm leminde hibir zaman ounluu tekil etmemitir.[39]

iler: Bunlar en eski slm frkas saylr. nk onlar, Hz. Osman zamannda ortaya km olup Hz. Ali devrinde kuvvetlenmilerdir. Hatt iler, Peygamber (S.A.) vefat eder etmez bir frka olarak ortaya ktklarn iddia etmektedirler. Bu iddiaya gre safablerden bazlar Hz. Ali'nin propagandasn yapyor ve halifeliin Hz. Ebu Bekr'in deil, Hz. Ali'nin hakk olduunu ileri sryorlard. Her ne ise, hakikat odur ki ilik, Hz. Osman zamannda bir realite olarak ortaya km ve slm devletlerinin teekkl ve seyrinde byk etkilerde bulunmutur. Genel olarak iler, Hz. Ali'nin halifelie dier mslmanlardan daha lyk oluuna ve onun Peygamber tarafndan halife olarak tyin ediliine

kani idiler. Ayrca onlar, mametin, mmetin grne terkedlebilecek mme menfaatlarmdan saylamayacana; aksine, mametin, dnin en esasl prensiplerinden biri olduuna, Peygamber'in bu konuyu ihmal ve mmete havale etmesinin asla caiz olmadna; bilkis, Peygamber'in bir mam tyin etmek mecburiyetinde olduuna inanrlar. a adn tayan eitli frkalar vardr. Bunlarn bazlar. Hz. Ali'yi takdis ederek slmiyetten dar kmlardr. Bu trl sapk i frkalara, yahudi dnmesi Abdullah bni Sebe' taraftar olan ve Hz. Ali'yi tannlatran Sebeiyye frkas ile Ali (R.A.)'yi Peygamber sayan Gurabiyye frkasn misal olarak gsterebiliriz. Gurablere gre, Cebrail, vahyi getirirken arm, onu Hz. Ali'ye getirecei yerde, Muhammed (S.A.)'e getirmitir. Bunlara gre, Hz. Muhammed ile Hz. Ali ayn tipte olan iki karga gibi birbirine benzediklerinden dolay Cebrail armtr. Dolaysiyle bu frkaya Kargaclar anlamnda Gurabiyye ad verilmitir. Bu iki frka, Hz. Ali zamannda ortaya km olup Hz. Ali bunlarn kfir olduklarn sylemitir. nk birincisi Allah'a irk komu, ikincisi ise Peygamberlik makamna dil uzatmtr.

Bu iki frkadan baka Ehli Beyt taraftar olduklarn syleyen ve sapklkta kfre kadar giden frkalar da vardr. Bunlarn douu, Hz. Hseyin'in Kerbel'da ehid edilmesinden sonra ve hicr birinci asrn sonlan ile ikinci asrn balarna rastlamaktadr. Bunlarn en dikkati ekenleri u frkalardr:[40]

1 Beyaniyye: Bu frka,mensuplar, Temim kabilesinden Beyan Ibni Sem'an denilen bir adama tabidirler. Bu adam, Hz. Ali'nin Fatma (R.A.)'dan sonraki hanmndan doan olu Muhammed b. Hanifiyye'nin lmnden sonra kendisinin mam olduunu iddia etmitir. O, daha ileri giderek, Hz. Ali'nin de tanr olduunu sylemive yer tanrs ile gk tanrs ayr ayrdr, demitir.[41]

2 Mugiriyye: Bu frkay kuran kimse Mugire b. Sad adnda biridir. B adam, Ali Zeynelabidin b. Hseynin olu Muhammed Bakr'a bal olduunu iddia etmi ise de, O, bunu reddetmitir. Bu da, Hz.

Ali'nin tanr olduunu ve mamlarn Hz. Hseyin neslinden geleceini iddia etmitir.[42]

3 Hattbiyye: Bu fkrann ba Ebu'lHattab Muhanmed b. Ebi Zeynep elEsed adnda biridir. Bu ahs, mam Caferi Sadk devrinde yaam olup onun propagandasn yapmakta idi. Bu da, saptrarak kendisinin peygamber, Caferi Sadk'm da tanr olduunu iddia etmek suretiyle kfre batm ve nihayet btn haram olan eylerin yaplmasna izin vermitir. Buna mensup olanlar, farzlar yerine getirmenin arlndan kendisine ikyette bulunarak, kolaylk gstermesini istemiler; O da, onlar terketmelerini emretmi. Bunun zerine onlar btn farzlar terketmiler ve btn haramlar hell saymlardr. Hatt O, onlarn birbirleri iin yalanc ahitlik yapmalarna da msaade etmi ve mam tanyan insana haram olan her ey hell olur, demitir.[43] te burada, dn balar krarak slmiyetten dar kan ve hatt slmiyeti ters eviren, frkalara iaret etmi olduk. ok gariptir ki bu frkalarn douu, Zeydiyye ve mamiyye mezheplerinin douu ile ayn adadr. Bu iki i mezhebi, genel

olarak islmiyetten kmamlar ve sadece kfr icabettirmiyecek baz tuhaflklar ortaya koymulardr. Caferi mezhebinden bahsederken zikredeceimiz gibi, Cefr'e inanmak, Hattabiyye mezhebinde balam ve mamiyye mezhebinde gelime imkn bulmutur. slm dairesinden dar kmayan i frkalar iinde Ehli Snnete yakn olanlar vardr. Mesel; mam Zeyd b. Ali Zeynelbidin b. Hseyin'e mensup olan Zeydiyye mezhebi bunlardandr. Bu mezhebe gre hilfet, Hz. Ali'nin Fatma (R.A.)'dan olan evltlarna verilmelidir. Bunlar ister Hasan, ister Hseyin neslinden olsunlar. Aslnda hilfetin Ali evltlarna verilmesi de art deildir, fakat hilfetin onlara verilmesi daha iyidir. Adaletle hilfeti yrten baka bir halifeye de itaat vacip olur. Dolaysiyle Ebu Bekr ve mer (R.A.)'in hilfeti merudur. Hz. Ali, Peygamber (S.A.V.) tarafndan mam (halife) olarak tyin edilmemitir. Sadece mamda bulunmas gereken sfatlar itibariyle' tavsiye edilmitir. Dolaysiyle Hz. Ali soyundan gelen manlarMa ismen deil, sfatlaryla bilinirler. mamn, kendisi iin bir dveti (di) tyin etmesi gerekir. Hilfet bir mlk gibi miras olarak kalmaz. Fakat seim ve biat suretiyle olur.

slm tarihinde ortaya kan i frkas daha vardr. Bunlardan ikisinin mensuplar slm memleketlerinde hl mevcuttur. Bu frkalar unlardr:[44]

1 Keysaniyye: Bunlar Muhtar b. Ubeyd es Sakaf'ye tbi olanlardr. Onlar, nceleri harici idiler. Sonra Ali taraftar olarak, Hz. Hseyin'in lmnden sonra ortaya kp Muhammed b. Hanefiyye'nin propagandasn yapmlardr. Bunlarn esas grlerini yle zetleyebiliriz: a) Peygamber (S.A.V.), kendinden sonra mametin Hz. Ali'ye, ondan sonra olu Hasan'a, ondan sonra'Hseyin'e, daha sonra da Muhammed b. Hanefiyye'ye ait olacan sylemitir. b) mam Muhammed b. Hanefiyye geri dnecektir. O diri olup Mehdiyi Muntazar (Beklenilen Mehdi)'dir. c) Bed, gerektir. Bed demek, Allah'n iradesinin ilmi ile birlikte deimesidir. Bu hususta ehristn elMilel ve'nNiha adl eserinde yle

syler: Muhtar es Sakaf bed fikrini ortaya atmtr. nk O, gelecek olaylar ya vahiy ile veya mam tarafndan gnderilen bir mesajla bildiini iddia ederdi. O, adamlarna gelecekte bir eyin olacan haber verir ve olay dedii gibi karsa bunu dvasna bir delil sayard. Eer dedii gibi kmazsa Rabbnza bed geldi, yani O fikrini deitirdi, derdi.[45]

2 snAeriyye (Oniki mam kabul edenler) : Bunlara immiyye frkas da denilir. Onlar, mametin, yalnz Hz. Fatma'mn olu Hseyin soyundan gelenlere mnhasr olduunu ileri srerler. Onlara gre mamet, sadece oniki kiiye mnhasrdr. Bu mamlara vas da denilir. nk bunlarn her biri kendinden sonra gelecek mam tavsiye ederek tyin etmitir. Esasen bunlarn onikisi de Peygamber (S.A.) tarafndan bildirilmitir. Bu oniki mam unlardr: 1 Ali b. Eb Tlib 2 Hasan b. Ali

3 Hseyin b. Ali 4 Ali Zeynelbidin b. Hseyin 5 Muhammed Bakr 6 Caferi Sadk b. Muhammed Bakr 7 Musa Kzm b. Cafer 8 Ali Rza 9 Muhammed Cevad 10 Al elHd 11 Hasan elAskeri 12 Muhammed b. Hasan elAsker Bu mezhebin mensuplarna gre onikinci mam Samarra'daki babasnn evinde ve annesinin gz nnde serdab (mahzen) a girmi ve bir daha dnmemitir. Hl dnmesi beklenmektedir. Yni onun mehdiyi numtazar olduuna inanlmaktadr. snaAeriyye frkarsma mensup olanlarn saylar

ran ve Irak'ta kabarktr. Hindistan, Pakistan ve Kuzey Afrika'da bu mezhebe bal olanlar vardr. snAeriyye mezhebinin fkh mam Caferi Sadk'tir. Caferi mezhebinden bahsederken bu hususta daha geni bilgi vereceiz.[46]

3 smiliyye: Bu frka, mamiyye frkasnn bir koludur. Bunlar, Caferi Sadk'n olu smail'i mam olarak tanmlardr. Caferi Sadk'a kadar snaAeriyye frkasyla mterek iken Caferi Sadk'n lmnden sonra ayr bir frka tekil etmilerdir. Onlara gre Caferi Sadk'tan sonra gelen mam, onun olu smail'dir. nk Caferi Sadk, ismail'in mam olduunu bildirmitir. Fakat smail babasndan nce lm ve mamet smail'in, olu Muhammed Mektm'e intikal etmitir. Muhammed Mektm gizli mamlarn badr. Ondan sonraki mam, bunun olu Caferi Musaddak'tr. Ondan sonra mamet, Caferi Musaddak'm olu Muhammed Habib'e intikal etmektedir. Bu da gizli mamlarn sonuncusudur. Bundan sonraki mam, Muhammed Habib'in olu Abdullah elMehd'dir. Bu mam Kuzey Afrika'y ele geirmi ve kendinden sonra da oullar Msr'

zaptetmilerdir. Bunlara slm Tarihinde Fatimler denilir.[47] Bu frkaya Btmiyye frkas da denilir ve birok kollara ayrlmtr. Bunlarn bazlar slmiyetten dar kmtr. Mesel, Hkimiyye frkas, Tanrnn, mama hulul ettiine inanr ve bu sapk frkann kalntlarna Kuzey Afrika, Pakistan ve Hindistan'da hl rastlanmaktadr.[48]

Hariciler

Ksaca iaret ettiimiz ii frkalarn yannda haric denilen frkalar da vardr. Ve bunlar da birok blklere ayrlmlardr. Bunlar, Hz. Ali ile Muaviye arasnda yaplan Sffn Sava'ndan sonra Hz. Ali'nin meseleyi hakem vastasyla halletme fikrini kabul etmesi zerine Hz. Ali'nin ordusundan ayrlanlardr. Halbuki nce Hz. Ali'yi hakem iini kabul etmeye onlar zorlamlar, fakat Hz. Ali bu fikri kabul'edip uyguladktan sonra iin iine hile kart anlalnca Hz. Ali'nin zerine yrmlerdir, hatt onun yanldn ve kfre gittiini iddia etmilerdir. Hakem olayn

benimseyen herkesi kfrle ittiham etmilerdir. ukadar ki, bu ie raz olmalarndan tr kendilerinin tevbe ederek temizlendiklerini, dierlerinin de bunlara "Uyarak tevbe etmesi gerektiini sylemilerdir. Hz. Ali'nin bunlar yattrmak iin yapt her konumada onun yzne kar, hkm ancak Allahndr diye barmlardr. Bunlar, daha sonra Hz. Ali'ye kar ayaklanmlar ve onunla savamlardr. Hz. Ali devrinde ve O'ndan sonraki devirlerde mslmalrn byk ounluunu kfir saymlardr. Emevler devrinde Haricler ok kuvvetlenmiler, birok Emev valilerini ldrmler ve devlete kar ard arda isyanlarda bulunmulardr. Hriciler'in grlerini genel olarak yle ze tyebiliriz: Hibir aile veya kabile hilfet hususunda dierinden stn deildir. Halifeyi mslmanlar tam bir hrriyet ierisinde seerler. Halife adaletten ayrlrsa onu azletmek, hatt ldrmek vacip olur. sterse onun ilk olarak seilii ve icraat adaletli olsun. Bu itibarla herhangi bir itham sebebiyle halifeyi azledilme veya ldrlmeden koruyacak adamlar

bulunmaldr. Haricler, byk gnh iliyenleri kfir saymlar, kendilerine muhalefet eden herkesi byk gnh ilemekle sulamlar ve bunun bir neticesi olarak da onlar bu yzden ve zalim sultana kar susmalarndan dolay kfir saymlardr. Hariciler, arlk ve itidal bakmndan eitli frkalara ayrlmlardr. En ar haric frkas Ezrakler dir. Bunlar, Beni Hanife kabilesinden Nafi' b. Ezrak'a tbi olanlardr. Onlara gre, ellerinde hibir imkn olmayan ocuk, kadn ve ihtiyar kimseler bile olsa, kendilerine muhalefet edenlerin kanlarn aktmak . mubahtr. Arlk bakmndan Ezrakler'den sonra gelen frka, Ziyad b. elAsfar'a tbi olan Sufriyye frkasdr. Bunlardan sonra Necedafc denilen ve Necdet b. nir'e tbi olanlarn tekil ettii frka gelir. Ehli Snnet'e yakn olan harici frkas, bzye frkasdr. bazler, bir tabii olan Abdullah b. baz'n peinden gidenlerdir. Bunlara gre, kendilerine muhalefet edenler, inan bakmndan kfir olmamakla beraber, nimeti inkr bakmndan kfirdirler. Bu frkaya muhalefet edenlerin

knlarn aktmak haramdr ve onlarn ahitlikleri muteberdir. Bu frkaya mensup olanlarn kalntlarna, Zengibar ve Byk Sahra'nn baz vahalarnda bugn dahi rastlanmaktadr.[49]

Fkh Mezhebleri Olan Frkalar

Bu siyasi frkalarn bir ksmnn bal bana bir fkh mezhebi yoktur. Bunlarn bazs inan bakmndan kendisine yakn olan baka bir frkann mezhebine uyar. Bunlardan fkhi mezhebi bulunan frka vardr:[50]

1 snAeriyye: Bu frkann kendisine has bir fkhi mezhebi, din dnce ve mant vardr. Bunlar fkhta mam Caferi Sadik'a mensupturlar. leride bunlardan bahsedilecektir.[51]

2 Zeydiyye: Bu fkrann Ehli Snnete yakn bir fkh mezhebi ve din mant vardr. Bunlarn mam, ,Zeyd b. Ali Zeynelbidin'dir. lerde bundan da bahsedeceiz.[52]

3 bziyye: Bunlar, az nce getii gibi, Abdullah b. baz'a tbi olup fkh kitaplar mevcuttur. bazler, mezheplerini yaymak iin bir hayli gayret gstermilerdir. Bugn Zengibar mslmanlari bu mezhebe baldrlar.[53]

tkad Frkalar

slm tarihinde bu siyas frkalardan. baka itikad frkalar da vardr. Bu frkalar birtakm itikad meseleler etrafnda kurulmutur. Her siyas frka, bu itikad frkalardan birine kendi bnyesinde yer vermitir. Mesel: iilerin ou mu'tezildir. Ehli Snnet ve'1Cemaat'den Mrcie frkasna giren baz kimseler de vardr. Bu ikitadi frkalarn nemlileri unlardr:[54]

1 Murcie: Bu frka, siyasetle dinin esaslarn birbirine kartrmakta ve itikat bakmndan hariclerin tam kar kutbunu tekil etmektedir. Haricler, byk gnh iliyenleri kfir ve ebed olarak cehennemlik sayarken, Mrcie frkas, kfrle ibadetin faydas olmad gibi, man olduktan sonra gnhn da hibir zarar yoktur, der. Mteziller, byk gnh iliyenlerin srekli olarak cehennemlik olduuna hkmetmiyenlerin hepsini mrcie saymlardr. ehristn, Mrcie'yi iki ,ksma ayrr:[55]

a) Ehli Snnet mrcesi: Bunlar; gnhlarn cezay gerektirdiini, Allah'n Kitab ve Peygamberleri vastasyla onlar kyamet gn cezalandracan bildirdiini, fakat Allah dilerse onlarn tevbelerini kabul edip affedeceini ileri srerler.[56]

b) Bid'ata sapan mrcie: Bunlar, itikad' salam olduu mddete gnh iliyenlerin azap gnniyeceini ve itikad salam olmazsa, iyiliin hibir mkfaat kazandrmyacan iddia ederler.[57]

2 Cebriyye (Cehmiyye) :' Bunlara gre insann kendi yapt ilerde hibir iradesi yoktur. yilik veya ktlk olsun, kulun iledii hereyin faili Allah'tr, Kul, fiillerinde rzgr karsndaki ku ty durumundadr. Cebrtkten ilk sz eden ahs Cehm b. Safvan olduu iin bu frkaya Cehmiyye de denilir.[58]

3 Mu'tezile (Kaderiyye) : Bunlara gre insan, kt fiillerini, Allah'n iradesi olmakszn kendisi yaratr. yilii (hayr) de Allah'n iradesi ile yapar. Bunlara, kaderi inkr ettikleri iin KADE KYYE frkas da denir. slm dncesinde bu frka mensuplarnn rol byktr. Zndklar akl delillerle ilk reddedenler, Mu'tezile bilginleri olmutur. Bu frkann nemli be prensibi vardr:[59]

1 __ Tevhid : Bu prensibe gre Allah zatnda ve sfatlarnda tektir. Mahlkattan hi birisi O'na hi bir sfatta ortak olamaz; dolaysiyle Allah' grmek mmkmn deildir.[60]

2 Adi (Adalet) : Allah'n adaleti gereince insan kendi fiillerini yaratmada serbest braklmtr. T ki O'nun iin teklif, mkfaat ve ceza mmkn olsun.[61]

3 Va'd ve Vad: Buna gre Allah iyilik edeni mkfaatlandracak, ktlk iiyenleri de cezalandracaktr. Byk gnh iliyenler tevbe etmezlerse mafiret olunamazlar.[62]

4 ElMenziletu Beyn'elMenzileteyn: Byk gnh iliyen ler ne m'mindir, ne kfirdir. Bu ikisi arasnda bir yer igal ederler ve onlara fask

mslman denilebilirse de m'min denilemez. Onlar tevbe etmeden lrlerse ebed olarak cehennemde kalrlar.[63]

5 Emri bi'1ma'ruf nehyi ani'lmnker: slmiyeti yaymak, sapklar hidayete erdirmek, imkn nisbetinde herkes iin iyilii emir ve ktl yasak etmek bir vazifedir.[64]

Mezhebler Arasndaki htilf Ve Sebepleri

slm hukuk ekolleri, nce byk ehirlerde kurulurken aralarndaki ihtilflar da kendisini iyice hissettirmeye balamtr. Irakta kendine gre metodu olan bir ekol, Hicaz'da ve am'da da ona paralel olarak baka ekoller teekkl etmitir. iiler de ayr bir ekol meydana getirmilerdir. Daha sonra her ekol temsil eden bir ahsiyet ve onun etrafnda bir talebe gurubu domutur. Ekolleri temsil eden bu ahsiyetler; rivayet, fkh dirayet, rivayet edilen eyleri ortaya koyma ve bunlara gre fkhn temellerini kurma, yeni

olaylar inceleyip onlarn hkmlerini aklama hususlarnda talebelerine nderlik etmilerdir. Kfe'de kyas stad Ebu Hanife, Medine'de mam Malik, am'da mam Evzai, Msr'da Leys b. Sa'd bulunmaktadr. Bundan sonra ikinci tabakay tekil eden mam afii, Ahmed b. Hanbel ve Dvd ezZhiri gibi ahsiyetler dikkati ekmektedir. Bunlardan sonra devam etmekte olan itihadn yerini yava yava mezhep taraftarl almtr. Dolaysiyle mutlak ictihad'da bulunan kalmam; aksine, ictihad, mezheblerin snrlar iine girmitir. Bu merhaleden sonra mctehidlerin, mezhep mamnn fikirlerine ve mezhebin prensiplerine sarlmak zorunda kaldn gryoruz. Bununla beraber mezhepe hakknda ak bir hkm (nass) bulunmayan hususlarda ictihadlarn yapld grlmektedir. Gitgide mezhep mamlarnn grlerinin dna kamyan mctehidler, yeni hi bir ictihad yapamamlar ve slm Hukuku'ndaki ilm faaliyetler, ne yazk ki, eskiye nisbetle bsbtn duraklamtr. Fer' fkh meselelerindeki ihtilf, dinin kesin hkmlerinden ayrlmadka pek nemli bir ey tekil etmez. Daha dorusu, ihtilfn esas hakikati aratrmak olunca, insanlar iin daha iyiyi ve

doruyu bulmak hususunda geni bir kap alm ve doruyu tercih iin akla salhiyyet verilmi olur. nk hakikat nuru, fikirlerin arpmas ve noktai nazarlarn bilinmesi ile aka parlayabilir. Mctehid mamlarn hepsi de, insanlar arasndaki ihtilf sebeplerini renmek hususunda byk gayretler sarf ediyorlard. Ebu Hanife; insanlarn en bilgini, onlarn ihtilf sebeplerini en iyi bilendir diyordu. nk tartma konusu olan bir meselede bilginlerin grlerini kavramak, aratrc iin hakikati ortaya karmak demektir. Delillerin kuvvetli ve zayflarn bilmek ve meseleyi her ynyle incelemek, aratrcy hkm verme, doru ve yanl ayrdetme hususunda daha yetkili klar.[65]

htilfn Mihveri

slm'n kesin emirlerinde ve icma' ile kabul edilen fkh konularnda ihtilf yoktur. Ancak bunlarn dndaki fer' meseleler (fur')'de mezhebler aras anlamazlklar mevcuttur. Dnin kesin hkmleri; be vakit namaz, namaz klarken Ka'beye dnmek

gibi namazn farz ve rknleri, oru, zekt ve'hacc, zekt olarak verilen mallarn miktarlar ve nihayet nikhlanmas haram veya hell olanlar hakkndaki hkmler ve mirastaki hisse miktarlar gibi Kur'an Kerimle beyan edilen ve ihtilf konusu olmayan meselelerdir. Bunlar gibi hakknda icm' hsl olan dinin hkmlerinden birini inkr eden kimse, slmiyetin dna km olur. Bunlarn dnda ihtilf konusu olan eyler ne olabilir? ve ihtilf sebebi nedir? Bu konuda diyebiliriz ki ihtilf, aklla halledilebilecek ve hakknda kat' nass bulunmayan cz'i meseleler ok eitli olup bunlar hakknda deiik alardan delil getirilebilir. Bu gibi konularda ictihad yapmak, mctehidi hatya srklese bile sevaptr. nk Peygamber (S.A.) yle buyurmutur: Mctehid, itihadnda isabet ederse ona iki ecir, yamlrsa bir ecir vardr. Peygamber (S.A), bu szyle mctehidin yanabileceini, btn cehdini ve kudretini harcadktan sonra yanmsa ayplanmamasn bize retmektedir. Peygamber (S.A.), kendisi de ictihad yapard. Fakat itihadnda yanlacak olursa O'na Allah doruyu gsterirdi. nk O'nun sz eriat olduu iin, hat zerinde kalmas imknszdr. Buna yukarda da iaret etmitik.[66]

Kitab (Kuran) Etrafndaki htilflar Asl delil getirme (istidlal) ii Kitab'la olur ve bunda hibir kimsenin phesi yoktur. nk Kitab (Kur'an), slm erati'nin temeli, Peygamber (S.A.)'in en byk mucizesi ve Allah'n kyamete kadar baki olacak kanunudur. Onun iine ald hkmlerin slm Dini'nin esas olduunda hibir ihtilf yoktur. Kitab etrafndaki ihtilflar, sadece onun baz kelimelerinin dellet ettii anlamlar zerinde meydana gelmitir. nk Kuran'n baz ifade ve kelimeleri ok vecizdir. Bu ifade ve kelimelerin anlamlar ictihadlara yol amaktadr. Mesel, Boanm kadnlar ayhali (kur'l iddet beklerler[67] yetindeki (kuru') kelimesini birok fatihler hayz (ayhali) ile. tefsir etmiler, afii de iki ayhali Arasndaki temizlik mddeti olarak yorumlamtr. Aslnda bu kelime lgat bakmndan her iki anlama da gelmektedir. Peygamber (S.A.)'den de bu hususta btn fakihierin kabul edecei bir tefsir rivayet edilmemitir. Geri Peygamber (S.A.)'den, Kuru' gnlerinde namaz terket ve Cariyenin iddeti iki hayzdr eklinde hadisler rivayet edilmi ise de, mam afi bunlar sahih olarak kabul etmemitir.

te Kur'an Kerim'in kelimelerini tefsir hususunda buna benzer ihtilflar mevcuttur. Baz ihtilflar da ibare (ifade) lerin dellet ettii hkmler zerinde meydana gelmitir. Bu hkmleri belirten snnet bulunduu halde anlamazlk ortadan kaldrlamamtr. Mesel, Snnet, Kur'an'n umum hkmn tahsis edebilir mi? te burada fukah ihtilfa dm olup afi, Ahmed b. Hanbel ve biroklar, Kur'an Kerim'i Snnet aklar; nk Snnet, Kur'an'a dayanmak ta ve onun mcmel hkmlerini genileterek aklamaktadr, demilerdir. Nitekim Kur'an Kerim'de de : Biz sana da Kur'an' indirdik. T ki insanlara, kendilerine indirileni aka anlatasn.[68] Duyurulmaktadr. Kur'an'm umum olan her kelimesini, grnte ona muhalif gibi gzken bir snnet anlam bakmndan hususiletirrai (tahsis etmi) tir. Ebu Hanife ve bir ksm fakihlere gre Kur'an'm umumi hkmleri olduu gibi kalr. Eer bir snnet, cz'i olarak bu hkmlere aykr derse ve bu snnet mtevtir veya mehur ise, o, Kur'an hkmn tahsis eder (hususiletirir). Eer bu snnet mtevtir deilse, Kur'an'm umum hkm olduu gibi kalr. nk bu Kur'an hkm, kat'

olarak mtevtirdir... Onu had hadislerle tahsis etmek doru olmaz. Kur'an'a muhalif olan byle had hadisler Pey gambere nispetinde sahih addedilemez. Fakihler bu hususta iki ksma ayrlmaktadrlar: 1 Kur'an'm zahiri hkmlerini Snnet ile tahsis edenler: Bunlara gre Snnet, Kr'an Kerim'i tefsir etmek, onun mn ve maksatlarn aklamak bakmndan Kur'an'a hkimdir. Kur'an'm anlalmas ve hkmlerinin kavranmas iin Snnet bir anahtar vazifesi grr, dolaysiyle Kuran' anlamak isteyen mctehid, Snnetten mstani kalamaz. 2 Kur'an'm zahirine muhalif olan had hadislerin sahih olmadm ileri srenler: Onlara gre Kur'an, Snnetin sahih oluunu veya reddedilmesini gsterme bakmndan Snnete hkimdir. te cz'i meseleler hakknda Kur'an Kerim'le istidlal hususunda fakihler byle ihtilfa dmektedirler. i biraz daha geni olarak ele alrsak, iler'den mamiyye Frkas'nm, Kur'an Kerim'i arlamada mctehidlerin re'ylerinin

derecesi zerinde Snnler'le ihtilfa dtklerini grrz. Ehli Snnete gre Kur'an Kerim Snnetle tefsir edilir. Snnet bulunmazsa, edebiyatyla Arap dilini, eriat ve onun genel amalarn iyice bilen kimseler, Kur'an Kerim'in tefsirinde ictihad yapabilir. mamiyye frkasna gre, Oniki 'mam, Kur'an Kerim'in anahtarlarm tekil ederler. nsanlar, Kur'an Kerim'in mn kaplarndan ancak bu anahtarlar vastasiyle girebilirler. ElKfi, Caferi Sadk'tan yle rivayet etmektedir: ki kii arasnda tartma konusu olan her eyin asl Allah'n Kitabnda mevcuttur, ancak insanlarn akllar ona ulaamamaktadr[69] mamiyye frkasna gre insanlarn akllar, Kitaptaki her hkmn asln kavrayamaz ve onu ancak Oniki mamn akl kavrar; insanlara retir. Dolaysyla onlar, Kur'an'm anahtarlar olup onlarn limleri Allah tarafndan verildii iin her dedikleri bir ilham mahsldr. Hatt onlar hatdan ma'sum olup Cebrail dahi onlarn stnde deildir.[70]

Snnet (Hads) zerindeki htilflar

Snnet etrafndaki ihtilf, Snnetle istidlal zerinde deildir. nk Snnetle istidlal, mslmanlara kabul edilen bir gerektir. Ancak, Basra'da birka kii Snnetle istidlali kabul etmemi ve sadece Kitabla istidlal edilebileceini ileri srm iseler de, onlar, slm tarihi iinde erimi gitmilerdir. Hatt mam afi elUmm adl kitabnda zikretmeseydi, bugn onlarn mevcudiyetinden dahi kimsenin haberi olmayacakt. Snnetle delil getirmeyi inkr eden kimsenin mslmanlmdan phe edilir. nk Snnet, Peygamber (S.A.)'in teblii olup Kur'an Kerim'i tefsir eder. Kur'an Kerim'e girmeyi salayan nurlu kap, Snnet kapsdr. Kim Snneti Kur'an' dan ayryorsa o, Kur'an Peygamber'den ayryor demektir. Snnet zerindeki ihtilfn gerek yn, isnadn art olup olmamas meselesidir. lk mamlarla sonraki mamlar arasndaki mrsel hadisi kabul edip etmeme hususunda gr fark olduunu yukarda sylemitik. Snnetle istidlal hususundaki ihtilf rivayet edilen baz hadisleri bir ksm mamlarn bilip dier bir ksmnn bunlara vkf olmamalanndandr. Dolaysiyle bu hadislere vkf

olmayanlar re'yleri ile, vkf olanlar ise bu hadislere gre fetva vermilerdir. Hadis hususundaki ihtilfn dier bir yn de, zahiri itibariyle Snnetin, Kur'an Kerim'in umum mnsna veya kyas kaidelerine aykr dmesidir. Baz mamlar Medinelilerin amelini, rivayet edilen baz hadislere tercih etmilerdir. Bu hususu ileride ele alacaz. Btn bu ihtilflarn tesinde hadislerin mnlar zerinde lerle Ehli Snnet arasnda grlen ihtilflar da nemlidir. mamiyye mezhebine bal olan iler, sadece mamlarnn szlerini snnet olarak kabul etmekte ve hadislerin ancak kendi mamlar vastasyla rivayet edilebileceini, snnlerin rivayet ettii hadislerin belirli artlar haiz olduu takdirde kabul edilebileceini ileri srmektedirler. Bu ilerin birka tane hadis mecmualar vardr. Bunlar Ali b. Eb Talib yoluyla Hz. Peygambere nisbet ederler. Onlara gre Hz. Ali'nin fkh, fetva ve hkmleri, O'nun hayatna nisbetle Snnet ierisinde az bir miktar tekil etmektedir. Halbuki Hz. Ali, Peygamber'in vefatndan kendi vefatna kadar fetva vermek ve dn konular incelemekle megul olmutur. Ayrca O, lim ehrinin

kapsdr. stelik O, be yl halifelik makamn igal etmi ve bu arada ok eitli hdiseler meydana gelmitir. Bu itibarla O'nun Peygamber (S.A.)'den sonraki btn hayat fkh, din ilmi ile uramakla gemitir. Peygamber (S.A.)'e en yakn olan insan O idi. O, ocukluundan itibaren" hayat boyunca Peygamber (S.A.)'den ayrlmamtr. O halde Hz. Ali vstasiyle Peygamber (S.A.)'den rivayet edilenler, O'nun fetva ve hkmleri, hadis kitablannda zikredilen miktardan kat kat fazla olmak lzm gelir. Elbette Emev idaresinin, Hz. Ali'den rivayet edilen pekok eyin gizli kalmasnda byk etkisi olmutur. nk cami minberlerinden Hz. Ali'ye lanet ettirenlerin, Hz. Ali'nin ilminden bahsedip O'nun fetva ve szlerini ve bilhassa hkmet tekiltyla ilgili grlerini nakletmek hususunda lim adamlarna serbesti tanmalar makl deildir. Hz. Ali'nin yaam olduu Irak'a hkmeden valiler ok iddetli ve sert kimseler olup slm topluluklar arasnda Hz. Ali'nin fikirlerinin yaylmasna msaade etmemilerdir. Onlar, Hz. Ali hakknda yle pheler yaratmlardr ki, Hz. Ali'nin knyesi olan Ebu Trab (Toprak babas) szn dahi onu kk drmek iin istismar etmilerdir. Oysa Hz. Ali bu knye ile eref duyard. nk

bu knyeyi O'na bizzat Hz. Peygamber, bir sevgi nianesi olarak vermiti. Acaba bu artlar altnda Hz. Ali'nin. rivayet ettii hadislerle, O'nun fetva ve szlerinin ekserisi yok olmu, tarihin dalgalar arasnda kaybolup gitmi ve bunlara vkf olan hibir kimse kalmam mdr? iler'den Zeydiyye ve mamiyye mezheblerine gre Hz. Ali, kendisinden sonra temiz neslinden gelen mamlar, yani oullar Hasan, Hseyin ve Muhammed b. Hanefiyye'yi brakm ve ilmini de bunlara emanet etmitir. Abdullah b. Abbas dahi Peygamber'den sonra en ok Hz. Ali'nin szlerinden faydalandn sylemitir. iilere gre Hz. Ali'nin evldlan, babalarnn fikir mirasm korumak vazifesini zerlerine almlardr. Onlar, bu byk mamn ilmini zayi olmaktan kurtarmlardr. Hz. Ali'nin evldlarndan ncekiler, sonrakilere O'nun ilmini rivayet etmek suretiyle aktarmlar ve Hz. Ali Hanedan onun ilminin merkezi olmu ve onlar hem Hz. Ali'nin Peygamber'den rivayet ettii eylerin tamamn, hem de O'nun kendi gr ve fetvalarnn hepsini rivayet etmilerdir. Eer, sadece Hz. Ali'ye istinad

edilirken ifrata dmek mmkn deil midir? diye sorulacak olursa onlar buna yle cevap verirler: Din bakmdan kuvvetli olmayan baz uursuz iiler bu hususta ifrata debilirler. Fakat bizzat Ali (R.A.) hanedanna mensup olan ve mam Caferi Sadk'a uyan kimseler, byle bir ifrata dmekten uzaktrlar. nsanlara rehber olan bu mamlar din ilminde, zht ve takvada ve slm mirasm.korumak hususunda her trl aibeden beridirler. Bu itibarla, onlara gre, Ehli Beyt'in elinde, Hz. Ali evldlarnn nesilden nesile birbirine devrettii bir Hadis mecmuas bulunmas garip deildir. Ehli Beyt mensuplarnn hepsi Medine'de ikamet ettikleri zaman bu Hadis mecmuasn bazen gizliyorlar, bazen de ortaya karyorlard. Biz burada, bunun mnakaasn yapmayacaz. Fakat bu ilerin inancna gre Ehli Beyt'in sahip oldua lim, Hz. Ali'nin ilmi olup. O, bunu onlara miras olarak brakmtr.[71]

Re'y zerindeki htilflar

Re'y zerindeki ihtilf, re'yin asl ve metodu hakkndadr. Baz slm hukukular, slmi hkmlerin ancak nss'lardan alnacan ileri srmlerdir. Bunlarn banda Dvud ezZhiri gelir. Ondan sonra bni Hazm elEhdelsi gelmektedir. O, Zahir Mezhebi'nin ikinci mam saylmaktadr. O, bu mezhebi tedvin etmi, mezhebin kurucusu Davud'tan daha ok iddetli davranm ve ileri gitmitir. Re'y ile itihad kabul eden slm hukukular ounluu tekil ederler. Hatt nass bulunmayan yerlerde, hkme esas tekil etmek zere re'y ile ictihad hakknda icma' derecesine yaklaan bir ittifak hsl olmutur. . Bundan dolay slm hukukularnn ou; Re'y'i tanmayanla rm muhalefetlerinin hibir deeri yoktur. Re'y'in deeri hususunda onlara itibar etmeksizin icm' hsl olmutur. nk re'y'i tanmayanlar slm hukukular zmresine dahil .deildirler demilerdir. Fakat bu hkm zerinde de tartlabilir. Re'y'i kabul edenler, onun metodunda ihtilfa dmlerdir. Bazlar, re'y ile itihadn metodu

kyastr, demilerdir. Yukarda da getii gibi kyas, hakknda nass bulunmayan bir meseleyi, aralarnda hkmn sebebi vcudu olan ortak illetlerden tr hakknda nass bulunan bir meseleye gre halletmektir. iler'den mamiyye mezhebi kyas' tanmaz; fakat bu mezhep bilginleri, re'yi, nass bulunmad takdirde mcerret akim hkm olarak grrler. Onlara gre nass Kur'an Kerim, Peygamber (S.A.)'in ve mamlarn szlerini iine alr. Onlar, nass bulunmayan yerlerde mcerret akl ile hkm verirler. Bu hkmlerinde de akln kabul edecei maslahat esas olarak alrlar. nk ak, maslahata uymayan zararl eyleri caiz grmez. Akln maslahath grd eyde phe edilemez. O halde aklla hkm, gerekte akim kabul ettii maslahata gre hkmetmek demektir. Kyas', re'y ile fetva vermek hususunda bir prensip olarak tanmayanlarn karsnda filer'i gryoruz. ariler'e gre fetva verirken esas tutulan herhangi bir re'y metodu, kyas'tan baka birey olamaz. nk er' bir hkm, ya nass ile veya nass zerine kyas yoluyla olur. mam afi, fkhn tamamen nassa balamaktadr. Zira O'na gre f akih, hkmne esas tekil edecek bir nass bulamazsa bu hkme benzeyen ve hakknda nass

bulunan meseleleri aratrr ve nass ile sabit olan hkme gre karar verir. Hanefler, afiler'in bu yolunu benimsemilerdir. Fakat onlar re'y ile ictihad kapsn daha ok geniletmiler ve istihsan prensibini koymulardr. Istihsan, rf, zaruret veya sabit bir nassa balanabilen maslahat gibi hususlardan dolay kyas kaidelerine muhalif olarak hkm vermektir. Maiker, Zeydiler ve Hanbelilerin bir ksm, re'y'in mnsn genileterek kyas, istihsan ve masalihi mursele'yi de kabul etmilerdir. Masalihi mursele slm eriati'nn amalarna uygun olan umumi menfaatlardr. Herhangi bir maslahat hakknda msbet veya menfi zel bir nass bulunmazsa o, bu metoda gre deerlendirilir. Fakat bu hususta nass'larm hkmleri dna klmaz. Fakat kyasta olduu gibi belli bir nassa balanmak ve meseleyi o nassa gre halletmek durumu yoktur. ilkis burada muhtelif nass'larla meydana kan maslahatlar aratrp buna gre fetva ve hkm vermek gerekmektedir. Bu prensibi kabul edenler mer, Ali, Osman (R.A.) gibi byk sahaberin yolundan gitmilerdir.

Rey hususundaki ihtilaf konularndan biri de, nass bulunan bir yerde re'y'in deeri meselesidir. Hakknda dellet bakmndan kesin olan mtevtir bir nass bulunan herhangi bir meselede re'yin yeri yoktur. Bu hususta ittifak edilmitir. Fakat nass, had hadisler gibi zann olduu zaman, kyasla bu nss'lardan hangisinin tercih edilecei tartma konusu olmutur. slm hukukular bu durumda, re'y kyas'a dayanyorsa.ve kyas'n illeti bir nass'la tesbit edilmise kyasla hadis arasnda mukayese yaplmasn, eer bu hadis hibir kyas ekli ile badamyorsa, kyas'n tercih edilmesini ittifakla kabul etmilerdir. ayet kyas'n illeti bir nass ile tesbit edilmemi ve had hadis de btn kyas ekillerine aykr ise byle bir meselede anlamazlk kmtr. Bu durumda bir ksm sln; hukukular hadisi tercih etmilerdir. nk riass bulunan yerde ictihad yaplmaz. Re'y'e bavurmak, nass bulunmayan bir konuda hkm vermek iin zarurdir. Bu gr Ebu Hanfe, afi ve Ahmed b. Hanbel'den rivayet edilmitir. Baz Haneflere gre hadsi rivayet eden Abdullah b. Abbas, Abdullah b. Mes'ud ve Zeyd b. Sabit gibi bilgin sahaberden biri ise hadis tercih edilir. Ebu Hureyre gibi fakih olmayan birsahab ise kyas tercih edilir. Fakat mesele, baz kyas ekillerine

uygun, baz kyas ekillerine de aykr derse hadis tercih edilir. nk hadis bu takdirde mutlak olarak kyasa aykr dmemitir. Bu gr Ebu Hanife'ye nisbet edilmekte ise de, O'nun grn yukarda belirttik. Baz slm hukukularna gre, fkh kaideleri ile badamak suretiyle kyasn sebebi kesin olup onu tesbit etmek hususunda birok hkm mevcutsa kyas tercih edilir. Bana gre ise, bu trl kyasa dellet eden nass'lar bulunmaldr. Nass bulunmad halde, kesin olarak re'y veya kyasla sabit olan bir hkm farzetmek, eriatn kaynaklarn ve amalarm bilen kimse iin sbtu imkansz bir eydir. Zaten byle bir hkm bulunursa, Zahiriler hari, btn fakihler re'y'i tercih ederler. Malikilere gre, re'y'i, Mednelilerin ameli destekliyorsa hadis reddedilir. Zira, onu Peygamber (S.A.)'e nisbet etmek doru olmaz. Eer hadis, Mednelilerin ameline uygun dt halde, re'y'e aykr dyorsa durum incelenir: re'y, Kitaba ve Snnete dayanan hibir fkh kaidesiyle badamyorsa hadis tercih edilir, durum byle deilse re'y tercih edilir.

Burada belirtmek isteriz ki, re'y'i hads'e tercih edenlere gre bu hadisin Peygamber (S.A.)'e nisbeti sahih saylmamaktadr. Hatt onlar byle bir nispeti inkr edip bu hadisi metin itibariyle de AZ grmektedirler. nk o, eriatn amalarndan ve zel nass'lanndan alman esas kaidelere aykr dmektedir. Onlarn .byle bir hadisin Peygamber (S.A.)'e nisbetini herhangi bir suretle tasdik edip din bir meselede kendi anlaylarn, Peygamber (S.AJ'e nisbeti s&hih bir hads'e tercih ettiklerini asla dnemeyiz. nk kendi anlaylarn Peygamber (S.A.)'in hadislerine tercih etmek isteyen sivri aklllar, gnmzde tremitir. Geri bunlar gibi bid'at ehli olan bir ksm kimseler slm tarihinde grlmekte ise de, byk slm mctehidleri arasnda bu trl arpk anlay sahipleri asla mevcut deildir.[72]

cma' zerindeki htilflar

Bir ksm icma' vardr ki onu inkr etmek bir mslman iin imknszdr. slmiyetin esaslarna ait olan bu trl icma'Iar, namazn rektlar ve

rknleri, farz namazlarn says, Ramazan orucu ve zektn farz oluu gibi hususlara dairdir. Bu gibi icma'larn inkr, bu esaslardan birini inkr demek olduundan, byle bir inkra sapan kimse slmiyetin dna km olur. slm'n bu emirleri zerinde icma' hsl olduu gibi bunlar isbat eden Kur'an nass'lar, tevatr yoluyla gelen Peygamber'in kavl ve fiil snnetleri pek oktur. Bunlar zerinde icma', riass'larn en kuvvetlisine dayanmtr. Dolaysiyle bu icma'a muhalif hkmler ifade eden cz' nass'lar ikinci plna braklmtr. Esasnda bu icma'a muhalif hkm ifade eden cz'i nass'larn bulunmas, zihn bir feraziyeden ibarettir. Byk bilginlere gre dnin kesin emirleri ictihad konusu olamaz. mm afi bu hususta yle sylemitir: Dnin bu kesin emirleri hakkndaki bilgi btn mmete malolmutur. Yani bunlar bilmeyen hibir mslman yoktur. Esasen afi limleri ikiye ayrr: 1 Her mslmanm bilmesi lzm gelen lim. Bu, dnin kesin emirlerini bilmektir. 2 Mslman lim adamlarnn sahip olduu lim. Bu, ictihad konusu olan meseleleri bilmektir.

Halk bunu bilmez, fakat bilginlerden sorarak renir. Bir ksm hakkata nfuz edemeyen kimseler, her icma'n btn nass'lardan stn olduunu zannederler, bu bir anlay hatasdr, fakat ok yaygndr. Hatt mslman olmayan birtakm yazarlar, icma' ile din hkmlerin deiebileceini ve slm cemaatnn icma' sayesinde bu hkmleri istedikleri gibi deitirme imknlar olduu halde deitirmediklerini iddia etmektedirler. slmiyetin mnsm bukadar gln bir kalba sokmak alacak bir'eydir! Dinde kesin olarak bilinen emirlerin dndaki baz meselelerde hsl olan icma' zerinde bir hayli anlamazlk kmtr. Daha ok ihtilf bu trl icma ile ilgili olan meseleler zerindedir. Mezheplerin metodlarma gre bu ihtilf azalp oalmaktadr. slm hukukularnn byk ounluu, Haricleri, ileri ve bir ksm Mtezilleri istisna edersek sahabnin icma'm hccet olarak kabul etmek hususunda ittifak etmilerdir. Sahablerin icma' bir vakadr. Bunun zerinde drt mezhebin mamlar ve Zeydler ittifak etmilerdir.

Mu'tezileden Nazzam, dnin kesin emirleri dndaki meseleler zerinde icma' olamyacan sylemitir. Ona gre icma', ancak mctehidlerin icma'dr. Halbuki itihadn mns zerinde bile slm lkelerindeki limleri ittifak edememiler ve her biri dierinden farkl gre sahip olmutur. Nazzam'n bu gr yle reddedilmektedir: Mctehidlerin icma' sahabiler devrinde vki olmutur. Bunu hibir kimse inkr edemez, cma', sahabler devrinde vki olunca, onun, daha sonraki devirlerde de vki olmas mmkndr. Sahabiler devrinde icma'n varl bir vaka olduu halde, birok slm hukukular, daha sonra icma' zerinde ihtilfa dmlerdir. 'Ahmed b. Hanbel'den yaplan baz rivayetlere gre O, sahablerden sonra icma1 imknsz olduunu sylemitir. Ahmed b. Hanbel talebelerine, Bir mesele hakknda bilginler icma' ettiler demeyiniz, bu hususta bilginlerin ihtilfn bilmiyoruz, deyiniz diye t verirdi. afi, salablerden sonra icma'm imkn dahilinde olduunu inkr etmezdi. Fakat kendisine delil olarak gsterilen ve sahablerden sonraki

zamanlara ait olan icma' reddederdi. Gerekte bu, icma'm vukuunu inkrdr; fakat onun vuku imknn inkr deildir.

afi ve Ahmed b, Hanbel'den bakalar birok meselelerde icma'n vki olduunu iddia etmilerdir. Birok ittifaklar vardr ki bunlarn, icma' saylp er' bir delil tekil etmesi hususunda ihtilfa dlmtr; yle ki: 1 Skuti icma': Belli bir mesele hakknda mctehidler arasnda bir gr ileri srlr ve bu grn iln edilmesinden sonra btn mctehidler susarlarsa, konuyu inceleyecek bir zaman getikten sonra bu bir icma' saylr m? Bu hususta mezhep mamlar ihtilfa dmlerdir. Bazs bunu kesin olarak hkm, ifade eden bir icma' saymtr. Bazs da zann hkm ifade eden bir delil olarak kabul etmitir. Bir ksm onu delil olarak kabul ettii halde icma' saymamtr. Dier bir ksm da ona hi itibar etmemi ve onun dayand delili de nazar itibara almamtr.

2 Herhangi bir asrda bir hkm zerinde bilginler iki veya trl gr ileri srerlerse bu bir icma' olur mu? Daha'sonrakiler iin nc bir gr ortaya atmak caiz midir? Bu nc gr de bir icma' saylamaz m? Bu hususta da bjlginler anlaamamlardr. Bir ksm bunun icma' olamyacam sylemitir. nk burada mctehidlerin ittifak ettii bir gr mevcut olmayp, birok grler vardr. Bir ksmna gre bu bir icma'dr. nk ncekilerden ayr bir gr ortaya atmak, onlarn grn kabul etmemektir. Bylece son gr bulunduu asra gre icma' saylr. Bazlar da; bir meselede gr birliine varlamam, fakat umum olarak meselenin bir ynnde ittifak hsl olmusa bu bir icma' saylr, buna muhalif davranta bulunmak doru olmaz, demilerdir. Mesel; dede'nin z kardelerle veya baba bir kardele miras olup olmyaca ihtilafl bir meseledir. Ebu Bekr (R.A.), dedeyi baba mevkiinde grm, lnn z kardelerini veya baba bir kardeini dede vstasiyle mirastan mahrum etmitir. Hz. Ali (R.A.), bu durumda dedeyi karde gibi itibar etmi, terekeyi aralarnda paylatrarak dedeye altdabir (1/6) den az olmamak artye, miras hakk tanmtr. Zeyd b. Sabit, tebir (1/3) den az olmamak artiyle, dedeyi miras olarak kabul etmitir. Grlyor ki

burada dedenin miras olmas zerine icma kasl olmu fakat mirasn miktarnda anlamazlk kmtr.Bu durum karsnda dedeyi mirastan etmek caiz deildir. 3 Mctehidlerin ekserisi bir gr zerinde ittifak ederlerse bu bir icma' saylr m? Burada da slm hukukular farkl grler ileri srmlerdir. Bir ksm bunu icma' saymamtr. nk icma'm mns, btn mctehidlerin bir hkm zerinde birlemesi demektir. Burada ise byle bir birleme yoktur. Dier bir ksm da, birka kiinin muhalefeti, icma' bozmaz, demitir. Bunlar Zeydler'dir. Onlara gre herhangi bir gre kar mutlak olarak muhalefeti nlemek imknszdr. O halde birka kiinin muhalefet etmesi icma' bozmaz. slm bilginlerinden bir ksmna gre muhalif olan gr az ve Peygamber'd en vrid olan hadislere aykr ise icma' bozmaz. Mesel, mut'a nikhnn yasaklanna Abdullah b. Abbas'm muhalefeti byledir. O, mut'a nikhna cevaz vermi, Sahabler ise onun muhalefetine nem vermemilerdir, Abdullah b. Abbas almsatmdaki faiz hakknda da sahablere muhalefet etmi; mesel, buday

budayla veresiye satta fazla alnmasn caiz grmtr. Abdullah b. Abbas'm bu gr nass' lara muhaliftir. Eer muhalif gr AZ bir re'y'e dayanmyor ye nass'larla da tezat tekil etmiyorsa icma' bozar. Mesel; Abdullah b. Abbas, tereke, miraslar arasnda taksim edilirken paydann artmas itiraz etmitir. mer (R.A.) paylar (Farzler) m arttn grnce payday avl ettirmitir. yle ki: lenin vrisleri kocas, kz kardei ve annesinden ibaretse, anne tebir (1/3), koca yarm (1/2), kzkarde de yarm (1/2) hisse alrlar. Bu durumda mesele (ortak payda) alt (6) iken sekiz (8) e kmaktadr. Hz. mer terekeyi alt (6) deil, sekiz (8) sehme ayrm ve miraslara payla trmtr. bni Abbas'tan baka fakihlerin hepsi, Hz. mer'in grn tasvip etmilerdir. Abdullah b. Abbas ise meselenin avletmiyeceini sylemitir. Ona gre mirasnn hissesi ancak bir erkek , asebe vstasiyle azalr. Mesel, kz kardein hissesi erkek kardeiyle azalr. Erkek kardei olsa idi burada onlarn her ikisi sadece kalan, yani altdabir (1/6) hisseyi alacakt. Burada da erkek karde var farz edilir ve ona altdabir (1/6) hisse, verilir. ezZhr, bu hususta bni Abbas'm gr dil bir Halifenin tatbikat ile reddedilmese idi, ona hibir kimse itiraz etmiyecekti, demitir.

4 cma' zerindeki ihtilafl meselelerden biri de delil hakkndaki' icma'dr. Mesel; bilginler muayyen bir Hadis veya Kur'an nass ile sabit olan bir hkmn delili zerinde icma' etseler, bu delilden bakasyla ayn konu zerinde istidlal etmek caiz midir, deil midir? slm hukukularndan pek az delil zerinde icma'n muteber olduunu sylemiler ise de, ekseri hukukular bu gre iltifat etmemilerdir. slm hukukular, kimlerin icma' selhiyetine sahip olduklarnda da ihtilf a dmlerdir. Fatihlerin byk ounluu re'y ve kyas tanmayanlarn icma' bozmayacaklarm beyan etmilerdir. Nitekim iilerin muhalefeti ile icma' bozulmaz. nk onlar bid'at ehli saylmaktadr. O" halde bid'at ehlinin muhalefeti icma' bozmayaca gibi, onlar, icma' meydana getiren elemanlar arasna da giremezler. mamiyye mezhebi mensublan, ancak kendi mctehidlerinin icma'n kabul ederler. Sahablerin ve kendilerine muhalif olanlarn icma'na nem vermezler. Onlara gre icma' bir hccettir. nk o, gizli mamn grn ortaya koymaktadr. Onlarn inancna gre kendi

mezheblerindeki mctehidlerin icma' doru ve isabetlidir. Eer btl olacak olursa gizli mam susmaz, ve derhal hakikati ortaya kor. mamiyye mctehidlerinden bir ksm bir gr ortaya atsa tekiler de buna kar sussalar, bu, o grn doru olduunu ortaya kor. Eer yanl olsayd mam ortaya kar, uyulmas gereken doru gr bildirirdi. Onlarn bilginleri bir konuda iki gr ileri srerek ihtilfa dseler, yine mam ortaya kar ve doru olan gr bildirir. Ksaca, onlara gre icma'n her eidi o mesele hakkndaki mamn grn meydana kor. mamn gr ise, uyulmas gereken din bir prensiptir. cma' zerinde ihtilfa denleri bir yana brakalm; bu hususta ittifak edenler de icma' hsl olan meselelerde ihtilfa dmlerdir. Mesel; Hanefler, baz konular hakknda icma' bulunduunu ileri srerken, afiler, bu konular zerinde icma olmadn iddia etmilerdir. mam elEvza, ganimet hisseleriyle ilgili baz meseleler zerinde icma' olduunu ileri srm, Ebu Hanife'nin talebesi Ebu Yusuf da, O'nun iddiasn reddetmi ve bu meseleler hakknda icma' bulunmadn sylemitir.

ite icma' meselesi, mezhebler arasnda ok geni ihtilflara sebep olmutur. Fakat bu ihtilflar, dnin zne ve kesin olarak bilinen esaslarna dokunmad iin, zararl olmamtr.[73]

Mednelilerk cma'

slm hukukular arasnda mam Malik, tek bana, Medinelilerin icma'nm btn mslmanlar ilzam ettiini, ileri srer. O, Msr'l Leys b. Sa'd'e gnderdii mektupta bunu aka belirtmitir. slm hukukularnn byk ounluu bu konuda O'nu yalnz brakmtr. afi, nce O'na uymu ise de sonra vazgemi, htilfu Mlik adl kitabnda O'nun grn rtmtr. Baz bilginlere gre mara Malik, Mednelerin amelini kendisi hccet olarak kabul etmi, fakat onu dier memleketlerin kabul etmesini art komamtr.

Bu hususta tbni Kayyim elCevziyye yle syler: Harun erReid, mam Malik'in Mednelerin ameline dayanan mezhebini kabul etmek iin btn mslmanlar zorlamaya teebbs etmi; Malik de, buna bizzat engel olmu ve yle sylemitir :Peygamber (S.A.)'in sahableri btn lkelere dalmlardr. Her gurubun kendine gre bakalarnda olmayan bir ilmi vardr. Bu gsteriyor ki Medinelilerin ameli man Malik'e gre,btn mslmanlarm uymas gereken bir hccet deildir. Ancak onu, mam Malik, amel bakmndan benimsemitir. O, Muvatta'nda ve baka eserlerinde, Medinelilerin amelinden bakasyla amel etmek caiz olmaz, dememitir. Fakat Medinelilerin amelini mcerret bir haber olarak vermi ve krk ksur meselede onlarn icma'n iddia etmitir. Bu meseleler gurupta toplanabilir. l Medinelere bakalarnn muhalefet ettii bilinmeyen meseleler. 2 Medinelere bakalarnn muhalefet ettii meseleler. 3 Bizzat Medinelilerin kendi aralarnda ihtilf ettii meseleler.mam Malik, Medine ehlinin

ameli iin hibir zaman, bu mmetin icma'dr ve aksini yapmak caiz olmaz, dememitir[74] bni Kayyim'in bu ifadesine ramen gerekte mam Malik, Medinelilerin icma'n bakalar iin de hccet saymtr. . afi, Mlik'in bu grn htiTfu Mlik ve Cimau'1lm adl kitabnda mnakaa etmitir. afi'ye gre aratrmalar gstermitir ki Medinelilerin farzlarn asllar zerinde yapt her icma', dier slm memleketlerinin bilginlerince de uygun grlm ve dolaysyla bu umum bir icma' olmutur. Bunun iindir ki, bni Kayyim elCezviyye'nin syledii ikinci ihtimale afi hi temas etmemitir. Eer Medineliler kendi aralarnda ihtilfa dmlerse, bu takdirde onlarn ameli, tabiatiyle bir hccet tekil etmez. Bunda herkes mttefiktir. Maliki kitaplarnda zikredildiine gre Medine'lilerin ameli, re'y'e deil de nakle dayanyorsa, bu, mam Malik'in indinde bir hccettir. te yandan, inam Malik'ten bunun mutlak bir hccet olduu da rivayet edilmitir.

afi, ilk nceleri mam Malik'in bu fikrini kabul etmitir. Beyhaki, bu hususta, afinin bir muarzna yle sylediini rivayet eder: Vallahi sana nasihat olarak sylyorum, eer Medinelilerin yapt bireyi grrsen, onun hakkata uygun olduunda kalbine hibir phe girmesin. Bu hususta seni megul eden pheye hi aldrma. afi'nin bu sz, O'nun fkh konusundaki ictihad devrelerinden birine aittir. Bu devrede O, Medinelilerin amelini, hccet olarak kabul edecek kadar saygyla karlyordu. Fakat O'nun eski ve yeni mezhebinde Medinelilerin amelini had hadisler derecesinde dahi grmedii muhakkaktr. Dier memleketlerin fakihleri, mam Malik'in metoduna muvafakat etmemilerdir. Geri Ebu Hanife'nin Ebu Yusuf ve Muhammed gibi talebeleri, Medine'deki sahablerden intikal eden baz hususlar kabul etmilerdir. Mesel; vakf, Ebu Hanife'ye gre vkfn Vakfettim demesiyle kesinlemez. Vkf bundan istedii zaman cayabilir. Vakf, ancak hkimin hkm veya onu lmne izafe eden vkfn lmesiyle kesinleir. Buna mukabil mam Malik, o gne

kadar ayakta duran sahaberin vakflar zerine Ebu Yusuf, ve Muhammed'in dikkatini ekmi, onlar da bu hususta hocalarna aka muhalefet etmilerdir.[75]

Sahablern Fetva Ve Szler

Drt byk mezhebin fakihleri, Sahabniri fetva ve szleri ile amel etmek hususunda birlemilerdir. Yukarda da sylediimiz gibi bu usl koyan tbiler'dir. Gerekte tbiler'den bazs lim almadklar sahaberin szlerinin dna km ise de, hibir tabi, kendi hocas olan sahabnin szne muhalif harekette bulunmamtr. Ebu Hanfe bunu aka sylemitir. O; sahaberin ittifak et tii bir gr dorudan doruya kabul ederim, onlar aralarnda ihtilfa dmlerse herhangi birinin grn tercih ederim ve onlarn tamamen grleri dna kmam demitir.

mam Mlik, sahabnin szn Snnet olarak kabul etmitir. nk onlar, dorudan doruya limlerini Peygamber (S.A)'den almlardr. Ahmed b. Hanbel de ayn kanaattadr. Hatt O, sahabilere ait bir fikir bulamazsa tabilerin szyle amel ederdi. Sahaberin bir hkm zerinde ileri srdkleri deiik fikirler, Ahmed b. Hanbel'e gre, ayr ayr birer deer tar. O, sahaberin szleri arasnda mukayese yapma gcne sahip olmad ve bunun, onlarn mevkiine bir saygszlk olduu kanaatmdadr. afii mezhebine mensup olan usul yazarlarnn ifadesine gre, mam afi nceleri sahabnin sz ile amel ederdi. Daha sonra o, Sahaberin szlerini hccet olarak kabul etmemitir. Msr'da yazd Risale adl kitabn incelediimiz zaman grrz ki o, ittifak halinde olan sahabilere ait gr hccet saymakta, sahabler deiik fikirler beyan etmilerse onlardan birini tercih etmektedir. O, el mm adl eserinin Cimau'Ilm blmnde yle sylemektedir : "Kittb ve Snnet'de bulunan eyleri iitenler iin zr sz konusu deildir, mutlaka onlara uymak gerekir. Kitab ve Snnet'de bir ey yoksa, sahaberin veya onlardan birinin szlerine

bavururuz. Eer ihtilf edilen meselede Kitab ve Snnet'e daha yakn olan sze bir delalet bulamazsak Ebu Bekr, mer ve Osman (R.A.)'n szne uymamz daha iyi olur. Sahablero ait bir szn Kitab ve Snnet'e daha yakn olduuna dair herhangi bir dellet bulunursa, o sze uyarz; nk mamm (halifenin) sz herkese bilinecei iin halkn buna uymas gerekir. Halkn uymas lzm gelen kimsenin gr, bir veya birka kiiye fetva veren kimsenin grnden elbette daha mehurdur; zira halk, bu kimsenin fetvasn ya kabul eder, ya reddeder. Ekseri mftler evlerinde veya meclislerinde zel kiilere fetva verirler. Halk, bunlarn fetvalarna halfenin fetvalar kadar nem vermez. Grdk ki, ilk halifeler, nce fetva vermek istedikleri bir konu zerinde Kitab ve Snnet'de bir ey bulunup bulunmadn sormakla ie balyorlar ve grlerini aklyorlard. Sonra onlara, grlerine muhalif haberler bildiriliyor, onlar da, takva ve faziletleri sayesinde kendi grlerinden vazgemekten ekinmiyorlar ve bu haberleri kabul ediyorlard. O halde ilk halfelerden intikl eden bir ey bulunmazsa, Peygamber (S.A.)'in dier sahableri de gvenmeye lyk kimseler olduklarndan, onlarn szlerini alrz. Sahabilere

uymak, onlardan sonrakilere uymaktan daha iyidir.[76] afi, RSALE adl eserinde de yle demitir : Biri Sana, Allah'n ve Peygamberinin hkmlerinde senin tuttuun yolu anladm; fakat Kitab ve Snnette olmayan br hususta sahablerin icma' ettii eye tbi olurken delilin nedir? diye sordu. Ben de ona yle cevap verdim : Onlar, icma' ettikleri eyi byledir diye Peygamberden rivayet ettiklerini sylemiler ise inallah dedikleri gibidir. Onu bu ekilde Peygamber (S.A.)'den rivayet ettiklerini sylememilerse, bunun, Peygamberden nakledilme ihtimali de, nakledilmeme ihtimali de vardr. yleyse bunu Peygamber'den nakledilmi sayamayz. nk iitilmeyen birey rivayet edilmez. Vehme dayanan veya onun sylendiinden baka trl olma ihtimali bulunan bir eyin nakledilmesi caiz deildir.[77] Sahablerin ihtilf ve dellet bakmndan Kitab ve Snnete en yakn olan ihtiyar etmeleri hususunda da afi; Sahablerin ihtilf ettii eyde Kitab ve Snnete bir dellet veya bunlara gre yaplan bir

kyas mevcuttur der ve sahablerin szlerinden tercih etmi olduu bir ok misal zikreder. bni Kayym elCevziyye, Usli Fkh bilginlerinin afi'den naklettikleri hususlara muhalefet etmekte ve yle sylemektedir: afi'nin yeni mezhebinde sahablerin sznn hccet olmadn ifade eden tek bir kelime bilinmemektedir. Bu hususta ileri srlen ey, afi'nin, sahablerin baz szlerini ele alp onlara muhalefet etmi olmasdr. Bu ok zayf bir iddiadr. nk mctehidin daha kuvvetli grd bir delil sebebiyle muayyen bir delile muhalefet etmesi, onu genel olarak delil saymamas anlamna gelmez. Ancak bu, bir delile daha kuvvetli grd bir delil ile kar koymak demektir. Bazlar; afi'nin yeni mezhebinde sahablerin szlerine muvafakat ettii halde, nass'lara itimat ettii gibi onlara tek bana itimat etmediini, bilkis, onlar eitli kyaslarla desteklediini, bazen onlar kabul edip, bazen onlara aka muhalefet ettiini, bazan onlara uyup bazan da itimat etmediini, fakat onlar baka bir delil ile desteklediini ileri srmlerdir. Bu iddia yukardakinden dah'a da zayftr. nk baz delilleri baka delillerle desteklemek, eski ve yeni lim adamlarnn geleneine uygundur, kinci ve

nc bir delil ileri srmek, nceki delili iptal etmek anlamna gelmez.[78] Gerekte bir ksm usli fkhar, afii'nin kendi anlayna gre bir Kur'an nassi veya sahih grd bir hadis ile baz sahablerin szlerini reddettiini iddia etmilerdir. Onlar, afi'nin sahablerin szlerini ihmal ederek, onlar hccet saymadn zannetmiler/ve O'nun istidlal iini bir tertibe tbi tuttuunu, mertebesi ne olursa olsun insanlara ait szleri hadis derecesinde grmediini unutmulardr. Hatt afi'nin yle syledii rivayet edilmitir: Peygamber olmayan bir insann szn alp bir Peygamberin hadsini nasl terk ederim! Eer o insann asrnda olsaydm onunla mnaka a eder ve onun fikrini rtrdm. afi'den rivayet edillen bu sz, O'nun Kitab ve Snnette bir nass bulamad zaman sahab szyle amel etmesine engel tekil etmez. Haric ve iler, sahablerin szlerini hccet saymamlardr. Zahirler de ayn gre katlmlardr. Ancak Zahiriler, Sahablerin cma'n bir hccet olarak kabul etmilerdir.

Sahablerin szleriyle amel etmek meselesi, mezhebler arasnda ynden ihtilfa sebep olmutur: 1 Baz slm hukukular sahabiye ait bir sz grnce itihada ihtiya duymamtr. Bazlar da, ancak nakle dayand tasavvur edilebilen sahabler^ ait sz, Peygamber'den rivayet edilen hadis'ten stn sayp hccet olarak kabul etmilerdir. afi gibi pekok slm hukukular, aka Peygamber (S.A.)'e nisbet edilen bir hadisten, netice itibariyle her ikisi sde Peygamber (S.A.)'e ait olsa dahi, sahabnin szn stn tutmamlardr. 2 slm hukukular tbi olduklar sahabilerde ihtilfa dmlerdir. Mesel; Ebu Hanife, bni Mes'ud'un szlerini;afi, Zeyd b. Sabit'in szlerini, birok meselelerde bakalarna tercih ederlerdi. Sahablerin kendi aralarndaki ihtilf nisbetinde onlara tbi olanlar arasnda da ihtilf domutur. 3 Baz fafcihler, sahablerin szlerinin hccet olmadn belirtmilerdir.[79]

Tabilerin Fetva Ve Szler

Bundan nce anlattklarmz sahablerin fetva ve szlerine ait idi. phesiz sahablerin szlerini reddedenler ve onlar bir hccet olarak kabul etmeyenler, tabilerin fetva ve szlerini kolayca reddetmilerdir. Mesel; iler, Haricler ve Zahirler byledir. Ebu Hanfe ve afi, sahablerin szleriyle amel ettikleri halde, tabinin szleriyle amel etmemilerdir, Ebu Hanfe, bu hususu aka u szyle ifade etmitir: brahim ve Hasan'a gelince, onlar da insan, biz de insanz. afii'nin tbi'ye ait herhangi bir sz hccet olarak kabul ettii bilinmemektedir. bni Kayym el Cevziyye bu hususta yle syler : mam afii, bazan tabinin sz ile amel ederdi. afi, bir konuda Ata' b. Eb Rabah taklid ettiini aka sylemitir. Bu, afii'nin lim ve ve fkhtaki olgunluunu gsterir. nk o, bu konuda At'nn sznden baka bir delil bulamam ve onun szn daha salam grerek ona uymutur. Baka

bir yerde afi, bu, At'nn szne uymamaktadr demitir. Bana gre bu ifade, afii'nin tbii'yi taklit ettiini gstermez. nk afi grn At'ya nisbet edebilir, onun kyas'ma uyabilir. Yahut meseledeki kyas ynne dikkati ekmi ve kendinden nce At'nn da bu konuda ayn re'y'e sahip olduunu gstermi olabilir. Bizim baka trl dnmemize imkn yoktur. nk afi, fkh kaynaklar arasnda tabilerin szn zikretmedii gibi,, istidlal metodunu birok kitaplarnda sayd halde, tabinin szne huccet olarak hibir yerde iaret etmemitir. mam Mlik'e gelince; o tabiinin sznn hccet olduunu ak olarak sylememitir. Fakat, Muvatta'da ou zaman tabilerin szlerini rivayet etmi ve onlar benimsemitir. zellikle Said b. el Museyyib, Salim b. Abdillah b. mer ve onun azatls Nfi' gibi byk tabiilerin szlerini rivayet etmitir. Ahrhed b. Hanbel ise, sahabnin szn, sahabnin sz bulunmayan hususlarda tabinin szn

almtr. Tabiler bir konuda ihtilf etmilerse Ahmed b. Hanbel, onlarn szleri arasnda mukayese ve tercih yapmaktan ekinmitir. Ona gre her tabinin sz ve onlar arasndaki ihtilf, ayr ayr kymetlerini korur. Yani, bunlarn hangisi ile amel edilse caiz olur.[80]

Mezhepleraras htilfn Tesirleri

Fkh gr ayrlklar, fkh ekollerini dourdu. Daha sonra bunlarn gelimesiyle fkh mezhepler kurulmu oldu. Burada iaret etmemiz gereken husus udur: Bu ihtilaflar dnin zne ait olmayp baz nass'lar hakkndaki anlay farklarndan ve klli hkmleri cz'i meselelere tatbikten ibarettir. htilfa denlerin hepsi, Kur'n ve Snnet nass'lanna hrmet etmekte beraberdirler. Hatt onlar, slm'a o derecede bal idiler ki, ekserisi sahabllertn szlerine dahi muhalefete msamaha etmiyordu. nk sahabler, vahy'in geliini ve Peygamber'in onu nasl tatbik ettiini gzleriyle grmler ve limlerini bizzat Peygamber (S.A.)'den alarak, kendilerinden sonrakilere aynen nakletmilerdir. Mnakaaya son verecek kat' bir

delil bulunmayan fer' meseleler zerinde meydana gelen ihtilflar, aacn dallar mesabesinde olup eriatn kkne dokunmamaktadr. slm bykleri, gemite ve halihazrda hibir zaman kendi szlerinin din olduunu, kaytsz artsz bunlara uyulmas gerektiini sylememitir. Hatt onlar, mslmanlar, hakka gtren delili aratrmaya davet etmilerdir. Mesel, Byk mam Ebu Hanife, Bu bizim ulatmz en iyi neticedir. Kim bundan hayrlsn bulursa ona uysun demitir. Baz fakihler ona, Senin bu ulatn netice phe gtrmez bir hakikat mdr? diye sormular, o byk ihls ve tevazu sahibi mam da u cevab vermitir: Bilmiyorum, belki de ulatm netice phe gtrmez bir btldr. mam afi, kyasa dayanan grlerine aykr bir hadis bulurlarsa talebelerinin kendisine muhalefet etmelerini tevik ederdi. O, bu hususta yle sylerdi: Sahih bir hadis bulunursa benim mezhebim odur. O, btn mam gc ile.yle haykrmtr: Peygamber'in hadsine muhalefet edersem hangi yer beni tar, hangi gk beni glgelendirir?

mam Mlik de ayn dncelere sahipti. O, talebelerini kendisinin fetvalarn yazmaktan menederdi. Nitekim Ebu Hanfe de ayn eyi yapmtr. Talebesi Ebu Yusuf un kendisinin szlerini yazdn grnce ona yle demitir: Ey Yakub, vay haline! Benim szlerimi mi yazyorsun? Ben bugne gre dnyorum. Belki yarn baka trl dnrm. Belki yarndan sonra da bir baka trl dnebilirim. Ahmed b. Hanbel, her insann ictihad yapabileceini kabul ederdi. Dolaysiyle Hanbel mezhebinde ictihad kaps hi kapanmamtr. Baz Hanef ve afi mezhebine mensup fakihler, son zamanlarda ictihad kapsn kapad halde, Hanbeliler, byle bir eye teebbs etmemilerdir. Mezhepleraras ihtilf; zeklar am, yorulma bilmez ve srekli gayretlerle slam limlerinin gelimesini salamtr. Bu gayretler yle'zengin fkh bir miras brakmtr ki, insanlk leminin en byk serveti budur, dersek mbala etmi olmayz. Hatt onun, eer iyi bir karlatrma yaplrsa, Avrupallarn en byk hukuk alma mahsl olarak grdkleri Roma hukukundan kat kat stn olduu ortaya kar.

Mctehid mamlardan sonra fkh almalar, onlarn talebeleri tarafndan ayn metodlarla yrtlmtr. Daha sonra, sadece nceki mamlarn grleri incelenmekle yetinilmitir. Bylece fkhi dncenin yerine ncekilere uyma fikri hkim olmutur. Ne yazk ki, hicri drdnc asrdan sonra yava yava balam olan taklitilik, sonraki yzyllarda bsbtn slm dnyasn kaplamtr. Taklide srkleyen sebepleri yle zetleyebiliriz: 1 Talebeler hocalarna uymular, bunlardan sonra gelenler de daha ncekilere uymular ve bu nesilden nesile srp gitmitir. Gelen her yeni nesil, kendinden nceki nesli daha ok takdir etmi ve ona uymay vazife bilmitir. 2 Kaza (yarglama), kendine gre bir metod ve olaylar bir disiplin ierisinde halletmek istemektedir.Sahabiler.Tbiiler, ve Teba Tabiin devrinde kaza (yarglama) belli kaytlara tbi deildi. nk, bu devirlerde din duygu ve takva hereyin stndeydi. Bu devirlerde kazay bir disipline sokmak fikri ortaya km ise de gerekleememitir. Abbasi Halifesi elMehd ve

Harun erReid devirlerinde kaza ileri Hanef fkhna gre yrtlmee balanmtr. Bundan sonra Hanef mezhebi, slm devletinin uzun asrlar boyu resm mezhebi olmutur. Endls (spanya) ve Kuzey Afrika'da Mlik mezhebi, bir mddet am'da afi mezhebi ayn yeri igal etmitir. 3 Hicriilk asrda meydana gelen fkh servet, birok meselelerin zmn salamtr. 4 Hicr nc asrdan sonra mezhep taassubu hkim olmu ve mezhebler arasnda sert ekimeler alevlenmitir, zellikle ayn lkelerde bulunan mezhebler arasndaki ekime (cedel) ler, pek iddetlenmitir. Buna misal olarak Hanef ve afii mezheblerini verebiliriz. te bu gibi sebeplerden slm bilginleri, sadece eskilerin szlerine bavurmakla yetinmilerdir. Daha' sonraki asrlarda ictihad kaps kapanm ve koyu bir taklit a, balamtr. Btn mezhepler, ictihad kapsnn kapanmas fikrini ayn ekilde karamamlardr. Bu fikir, Hanef ve afi mezheblerinde byk bir kabule mazhar olmu, Mliki mezhebinde daha az reva bulmu, Hanbel mezhebinde ise reddedilmitir. Yukarda da

sylediimiz gibi Hanbeller, yeni olaylarn hkmlerini ortaya koymak iin her asrda bir mctehidin bulunmas gerektiini ileri srmlerdir. Zeydiyye ve mamiyye mezhebleri ile Haricler, kendi bilginlerinin ictihad etmelerini zorunlu grmlerdir. Zahirler de daha ileri giderek, her mslmann takati nispetinde ictihad yapmas gerektiini sylemilerdir. Onlara gre nslmanlar, hi olmazsa fetva verenlerin kim olduklarn ve onlarn verdii fetvalarn nelere dayandn bilmelidirler. Zahirlerin dnda itihadn zarur olduunu syleyenler, bunun limlere mahsus bulunduunu ve halkn fetva sorduu kimseleri taklid edebileceini ileri srmlerdir. amzda zihinler ictihad kapsnn yeniden almasna ynelmitir, Mevkii ne olursa olsun hibir fakih, ictihad kapsn kapatma yetkisine sahip deildir. nk insan akl, hibir zaman dnmekten men edilemez. te yandan yeni olaylarn, mevcut hayat artlar altnda bir hkme balanmas gerekir.

Elbette ictihad kapsnn kapatlmas kt bir eydir. Fakat, ictihad iin gerekli ehliyete sahip olmayanlarn ictihad yapmalar slmiyete daha ok zarar getirir. Bunun iindir ki mctehid'de bulunmas gereken ehliyeti ve ictihad artlarn belirtmek mecburiyetindeyiz. Mctehid olacak kimse, nce slm dninin genel amalarn iyice kavramaldr. Biz, burada slm hkmlerin amalaryla itihad ve ictihad derecelerini ksaca aklamay lzumlu gryoruz.[81]

slmi Hkmlerin Amalar

slm dni, btn insanlara rahmet olarak gnderilmitir. Kur'an Kerim'de, Peygamberine hitaben Allah yle buyurur: Biz, seni ancak lemlere rahmet olarak gnderdik[82]Yine Kur'an'da, Ey insanlar, size, Rabbmzdan bir t, kalblerdeki eylere if, raminler iin bir hidayet ve rahmet gelmitir[83] diye buyurmutur. Bunun iindir ki slmiyet btn hkmlerinde, sevgi ve adaletin hkim olduu faziletli bir toplum meydana getirmek cihetine ynelmitir.

Bu yksek gayeyi gerekletirmek iin slmiyet u noktadan hareket etmitir: l Ferdi yetitirmek ve onu ahlk bakmndan olgunlatrmak. nk,, toplumun iyi olmas iin ana unsur ferttir. slmiyet, ferd olgunlamay. Allah'n emrettii ibadetleri yerine getirmekle gerekletirir. Btn ibadetlerin gayesi ferdi nce ruh olgunlua ulatrmak, sonra da itima ilikileri salamlatrmaktr. Allah'n emrettii ibadetleri yerine getirmek, ruhlar haset ve kin'den temizler, insanlar birbirine kaynatracak ekilde ruhlar ykseltir. Bylece zulm ve ktlk ortadan kalkar. badetlerin ba olan namaz hakknda Allah yle buyurmutur: Gerekte namaz, her trl fuhu ve ktlkten alkoyar. Allah' zikretmek, elbette en byk ibadettir.[84] nk namaz, btn ynyle insanlar ferd ve itimai bakmdan olgunlatrr. Oru da, Hac da byledir. Hac; dilleri, renkleri ve memleketleri ayr ayr olan mslman topluluunda sevgi ve eitlik ruhunu gerekletiren bir ibadettir. Zekt'n mns, zenginle fakir arasnda ancak itima bir yardmdr. Bunun iindir ki Peygamber (S.A.), valilere; Zekt zenginlerden alp fakirlere veriniz diye emretmitir.

2 Mslman toplumda adaleti yerine getirmek. Bu adaletin yerine getirilmesi, gerek mslmanlar ve gerekse mslman olmayanlar arasnda ayn ekilde olacaktr. Bunun iin Kur'an' Kerim'de yle Duyurulmutur: Bir kavme olan kininiz sizi adaletsizlie sevketmesin, adaletli olun ki o, takvaya en ok yakn olandr[85] Adaleti gerekletirmek, slmiyetin en byk gayesidir. slmiyet, btn emir ve hkmlerinde adaleti gerekletirmeyi hedef tutar. Ona gre yargda, tanklkta, m'minlerin bakalaryla olan hertrl mnasebetlerinde adalet lsnden ayrlmamak arttr. Peygamber (S. A.), insanlarn karlkl haklara sahip olduklarn ve bu haklarn asla inenmemesini emretmi ve yle buyurmutur. nsanlarn sana nasl muamele etmesini istiyorsan, sen de onlara yle muamele et. Nefsin iin istediini bakas iin de iste. slm dni, itima ve hukuk adaleti gerekletirmeyi de hedei tutmutur. Dolaysyla insanlar kanun karsnda, zengin ve fakirliklerine bakmakszn, eit klmtr. slm'da imtiyazl bir snf yoktur. Gl insan haksz ise zayftr. Zayf insan da hakl ise gldr. Btn insanlar renk

ve rk fark gzetmeksizin tek bir snf tekil ederler. Hz. Peygamber bunu belirtmek iin yle buyurmutur: Hepiniz Adem'den trediniz, Adem ise topraktan yaratlmtr. Arabn arap olmayana stnl yoktur. Ancak stnlk takva iledir. Kur'an Kerim'de de yle buyurulmutur: Ey insanlar, biz sizi bir erkekle bir diiden yarattk. Sizibirbirinizle tamasmz diye byk cemiyetlere ve kk kk kabilelere ayrdk. Gerekten sizin Allah katnda en stnnz, takvaca en lende olannzdr.[86] timai adaleti en iyi ekilde gerekletirmek iin slm dini, insana insan olduu iin sayg gstermeyi farz klmtr. slmiyet, savata bile dman llerine saygszl yasaklamtr. Kur'an Kerim, insann eref ve haysiyetli bir varlk olduunu aka yle ifade eder :Andolsun ki biz Adem oularm erefli kldk. Onlara karada ve denizde tayacak vstalar verdik. Onlara gzel rzklar verdik. Onlar yarattmzn pek oundan stn kldk.[87] tima adaleti gerekletirmek iin slmiyet, her insana slm, bayrann altnda alma imkn vermitir. Bunun iin slmiyet, slm mmetini tekil eden her insann terbiye edilmesini, onlarn

yetenekleri nisbetinde i yapacak duruma getirilmesini emretmitir. Bu konuda Mliki fakihlerinden bir ksm yle sylemitir: retim kademede yaplmaldr. a) Mslman genlerinin hepsi okutulmaldr. Fikr yetenei, ikinci kademeye gemesine elverili olanlar bu kademeye alnmaldr. Buna yetenek bakmndan elverili olmayanlar zarur ve farz olan bilgileri rendikleri iin bu kadarla yetinebirler. nk slm mmeti bedeni ile alanlara, ziraatlara ve eitli sanatlar icra edenlere ihtiya duymaktadr. Bunlarn meslekleri icab muhta olduklar alkanlk ve bilgileri kazanmalar kfi olup daha fazla akl bilgilere ihtiyalar yoktur. b) Birinci kademede baar gsterenler ikinci kademeye gemelidirler. Buradan ileri gitmek iin kabiliyetli olmayanlar, slm mmeti iinde orta kltre sahip bir snf tekil ederler. Bunlara da ihtiya vardr. Bunlar birok ileri ynetmek grevini zerlerine alrlar. c) kinci kademede baar gsterenler nc ve yksek kademeye kmaldr. Burada da baar gsterenler fikir ncleri, mucitlerdir ki slm

mmetinin gc, madd ve manev bykl bunlar sayesinde ortaya kar. nemli olan bunlarn says deil, fikri g ve yetenekleridir. slmiyet, hibir kimsenin hakkn ksmamak iin iin neticesini onun mhiyetine uygun olarak tyin etmitir. Mesel, iyi i yapan iyi netice alr ve emei kadar mkfaat grr. slm dni, kadm hakknda da adaleti en gzel ekilde gerekletirmitir. Kadnn sahip olduu haklar nisbetinde grevleri vardr. Nitekim Kur'an Kerim'de, Erkeklerin meru surette kadnlar zerinde haklar olduu gibi kadnlarn da erkekler zerinde ayn ekilde haklar vardr. Erkekler, onlar zerinde bir derece stndr"[88] te slmiyette her hakka kar bir sorumluluk vardr. Hakla sorumluluk arasndaki iliki deimez, islmiyet, su ileyen bir kleye hr insana verilen cezann yars kadar bir ceza tyin etmitir. Cariyeler hakknda da Allah yle buyurmutur: Onlar (cariyeler) evlendikten sonra bir fuhuta bulunurlarsa onlar hr kadnlara verilen cezann yars ile cezalandrn.[89] Bunun sebebi aktr. nk su, kk drc bireydir. nsanlar, suluya takdir gzyle deil,

tahkir gzyle bakarlar. O halde hr insann iledii suun cezas onun cemiyet ierisindeki mevkiine uygun olmaldr. Hr olmayan kimselerin cezas da, onlarn toplum iindeki seviye ve itibarlarna uygun olmaldr. Bu sebeple slm hukukunda kle ve cariyelerin cezas, hr insanlarn hak ettii cezann yars kadar tyin edilmitir. Roma hukuku bunun tam aksi istikametini kabul etmi, aristokrasiye mensp olanlarn cezasn azaltm ve ayn suu ileyen halk tabakasna mensup olanlar lm cezas dahil en ar cezalarla cezalandrmtr. slmiyete gre itima adalet; ancak faziletin, sevginin, adaletin bir topluma hkim olmas, ferdin ahs menfaatinin bakasnn menfaatma dokunmamas ve herkesin buna inanmas ile gerekleir. Bu itibarla bilginler, u yet, Kur'an'n btn mnlarn iinde toplamaktadr, demilerdir: phesiz ki Allah adaleti, iyilii, akrabaya yardm etmeyi emreder. Takn ktlklerden, gayri meru eylerden, zulm ve zorbalktan nehyeder. O, size t verir, t ki iyice dinleyip tutasmz[90] 3 Maslahat gzetmek, ktl def etmek: Btn slm hkmlerin amac budur. slmiyetin

Kur'an veya Hadis ile emretmi olduu hereyde insanlar iin bir menfaat (maslahat) vardr. Belki bu maslahat, birok kimselerin gzlerinden kaabilir. Fakat slmiyetin gerekletirmek istedii maslahat, keyf eyler deildir. Onlar, hakik olan umum menfaatlardr. Bunlar, keyf olarak deitirilemez. Bu konuyu, slm adan biraz daha genileterek anlatmak istiyoruz.[91]

slmn Gzettii Maslahatlar

Burada slmiyetin gzettii hakki maslahatlar inceliyeceiz. slm hkmlerde gzetilen maslahatlar, Kur'an ve Snnet nass'laryla sabittir. Nass'Iarm mil olduu maslahata benziyen hususlarla, maslahat nevinden olan eylerin nelerden ibaret olduunu da burada incelememiz gerekir. Hibir slm hukukusu veya herhangi bir kimse, nass'lara aykr olan bir eye islm adna maslahat ismi veremez. nk nass'lara aykr olan eyler nefsi arzular olup Kur'an ve Snnet tarafndan bu gibi arzulara uyulmas yasaklanmtr.

Btn nass'larm nemle zerinde durduu maslahatlar unlardr : 1 Dni korumak, 2 Can korumak, 3 Akl korumak, 4 Nesli korumak, 5 Mal korumak. nk insanolunun iinde yaad dnya meseleleri bu be esasa dayanmakta, insanln saadet dolu bir hayat srmesi bunlarla gereklemekte ve insana sayg bunlarn korunmasyla mmkn olmaktadr. imdi bu maslahatlar tek tek ele alalm:[92]

1 Dnin korunmas: nsan, din duygu ve inanlara sahip olmakla hayvanlardan ayrlmaktadr. nk din hayat, insann en belli bal zelliklerinden biridir. O halde insann

inand din, her trl tecavzden korunmaldr. slmiyet, din hrriyetini en gzel biimde himayesi altna almtr. Kur'an Kerim'de Allah, Dinde zorlama yoktur, man ile kfr apak ortaya kmtr[93] ve insana din inanlar yznden ikence yapmay yasaklayarak, Din yznden baskda bulunmak (fitne) adam ldrme (kati) den daha ktdr[94] buyurmutur. Din hayat korumak ve insan ruhunu, din duygularla beslenmek iin ibadetler emredilmitir.[95]

2 Can (nefs) in korunmas: Bu, ok deerli ve aziz olan yaama hakknn korunmas demektir. Dolaysyla insan ldrmek, onun herhangi bir uzvunu kesmek veya gvdesini yaralamak gibi her trl tecavzden korumak gerekir. nsann eref ve haysiyetine saygszlk gstermek, ona svmek ve iftira etmek gibi her trl' haysiyet krc eyleri nlemek gerekir. Sebepsiz yere insann faaliyetini tahdit etmek gibi eyleri men etmek de cann korunmasna dahildir. Bu itibarla i hrriyeti, dnce hrriyeti, herhangi bir yerde oturma hrriyeti gibi hususlar, hr ve erefli insan

hayatnn esaslarn tekil eder. erefli bir toplum ierisinde almay salayan hrriyetler, hi bir saldrya uramyacak ekilde korunmaldr.[96]

3 Akln Korunmas: Ferdi, topluma yk yapacak ve onu dierleri iin bir ktlk vstas klacak her trl felketten insan akln korumak icap etmektedir. Akln korunmas bilhassa u ynden nemlidir. a) slm toplumunun her ferdi, birbirine yardm edecek ekilde akl bakmndan salam olacaktr. nk toplumun her ferdinin akl, sadece o ferde ait deil, biraz da toplumun maldr. Zira fert, toplum yapsnn bir tulasn tekil etmektedir. Buna gre toplumun, ferdin salam olmasn istemek halikdr. b) Akl muvazenesini kaybeden fertler topluma yk olmaktadrlar. Byle olmamak iin insanlarn, slmiyetin hkmlerine boyun eerek, akl felketlere maruz brakan eylerden saknmalar gerekir.

c) Akl ve uur bozukluuna urayan fertler, toplum iinde bakalarna ktlk ve tecavz vstalar haline gelirler. O halde dnin; akln muhafaza edilmesi iin baz meyyidelere bavurmas, akla zarar veren eylerin kullanlmasn yasaklamas ve bylece toplum ierisinde ktlk yaplmasn nlemesi vazifesidir. Btn din ve kanunlar, hem akl korumay hem de akl hastalna uram olanlar tedavi etmeyi emreder. te bundan dolaydr ki slm dni, iki ienleri cezalandrm ve akla zarar veren her trl iki ve uyuturucu maddeleri yasaklamtr.[97]

4 Neslin Korunmas: Bu, btn insan trn korumak ve] yeni nesillerin sevgi, dayanma gibi insanlar birletirici duygularla yetitirilmesi demektir. yle ki: Her ocuk, nce ana ve babasnn kucanda yetitirilir ve by lece kendisini koruyacak bir yuva bulmu olur. Bu maksatla evlilik hayatnn dzenlenmesi ve bu dzenin korunmas gerekir. Nitekim rz ve

namusun, zina ve iftira gibi tecavzlerden korunmas gerekmektedir. Bu da, Allah'n, kar ve kocaya emanet ettii vcudun tecavzden muhafaza edilmesi demektir. Tki kan koca vastasyla temiz bir neslin devam etmesi ve mesut bir insan hayatnn yer yznde srp gitmesi salanm olsun. Bylece insan nesli oalp insanlk cisim, akl ve ahlk bakmndan kuvvetli olsun; fert, iinde yaad toplumda bakalaryla anlap kaynamaya msait bir duruma gelsin. Zina ve iftira gibi sular iin tyin edilen cezalar, neslin korunmas iin konmu olan meyyidelerdir.[98]

5 Maln Korunmas: Mal hrszlk, gasb, rvet ve faizcilik gibi eylerden korunacaktr. nsanlar arasnda adalet ve karlkl rza esaslarna gre tanzim edilen bir nizam ile maln korunmas gerekmektedir. Maln koruyucu ellerde artrlmas da zaruridir. nk fertlerin ellerindeki mallar, gerekte btn milletindir. Dolaysiyle onu korumak ve fertler arasnda adaletli bir ekilde datmak, reticilerin almalarn kontrol altna almak, umumi gelirleri arttrmak, israfla

dmemek ve slmiyetin tanm olduu mlkiyet hakkna sayg gstermek gerekmektedir. Almsatm, icar ilerini, verimsiz topraklar verimli hale getirmeyi, yeralt ve yerstndeki tabi kaynaklar iletmeyi bir dzene sokmak, maln korunmas prensibine dahildir. te btn semav dinler, bu be hususun korunmas maksadyla gnderilmi, beer kanunlar da ayn eylerin gereklemesinde ittifak etmitir. Bu hususta mam Gazzal yle sylemitir: Menfaati celbetmek ve zarar defetmek, hakkn gayesi ve maksatlarn elde etmede halkn yarar demektir. Fakat biz, maslahat sz ile eriatn maksadna uygun olan hususlarn korunmasn kasdediyoruz. eriatn insanlar tarafndan gzetilmesini istedii eyler betir: nsanlarn dinlerinin, canlarnn, akllarnn, nesil ve mallarnn korunmasdr. Bu be esasn iine giren eylerin korunmas maslahattr. Bunlardan bakas ise mefsedet (zararl) olup bunlarn defedilmesi [99]maslahattr.[100]

Maslahatlarn Dereceleri

Gzetilmesi gereken ve be esasta toplanan maslahatlar hakknda birok er'i hkmler mevcuttur. Biz, burada umumi olarak maslahatlar u derecede inceliyeceiz: 1 Zaruri olanlar (Zarriyyt). Bunlar zarur ve kesin olarak korunmas gereken maslahatlardr. Cann korunmasnda hayatn insan uzuvlarnn ve hayat iin zaruri olan hususlarn korunmas; maln, neslin ve dinin korunmasnda zaruri olan eylerin gzetilmesi bu cmledendir. Gazzli bu hususta yle sylemitir: Bu be maslahatn korunmas zaruret derecesindedir. Bunlar, maslahatlarn en stn derecesini tekil eder. Dolaysyla mslmanlar elinden karan kfirin ldrlmesi, bid'ata gtren sapklarn cezalandrlmas gerekir. Bu gibi insanlarn, halk dinden kardklar iin lmle cezalandrlmalar lzmdr. Zira mslmanlar korumak iin bu bir zarurettir. lh emre muhatap olan akllar korumak iin iki ienleri, nesli ve soy temizliini

korumak iin zina edenleri, insanlarn maiet . lerinin esasn tekil eden mal korumak iin hrsz ve gsblar cezalandrmak icap eder.[101] man Gazzalnin bu sznden anlalyor ki bu be esastan her hangi birinin heder olmasna sebebiyet veren hereyin defedilmesi zarurdir. slm dni, bu maslahatlarn korunmas iin ok ar meyyideler koymutur. te yandan hayat tehlikeye dt takdirde haram olan eyleri yemek veya imek, slmiyetin bir emridir. Mesel, alk veya susuzluk sebebiyle lm tehlikesine maruz kalan kimsenin, murdar olan bir eti veya domuz etini yemesi ve arab imesi vaciptir. 2 htiya bakmndan gzetilmesi gereken maslahatlar. (Hciyyt) : Bunlar yukarda geen be esastan birinin korunmasyla dorudan doruya ilgili olmayan, fakat gl (meakkati) kaldrmak veya bu be esasn korunmas iin tedbir kabilinden olan maslahatlardr. nsanlarn kolaylkla elde edip kullanmasn nlemelt iin arabn satlmasn, kadnn mahrem yerlerini amasn, namazn gasbedilmi bir yerde klnmasn, ehirlerin giri kaplarnda ticaret mallarn alarak ihtikr yapmay ve dolaysyla

pahallk yaratmay yasaklamak bu trl maslahatlar arasndadr. Bunlar aslnda dorudan doruya bir maslahatn korunmas deil, zarara gtren hereyin yasaklanmas ve tehlike karsnda yasaklarn ntibah klnmas da byledir. Bu cmleden olmak zere insanlarn ihtiya duyduu birok akitler mubah klnmtr. Ortaklaa ziraat (mzaraa); aa birinden, emek ve bakm dierinden olmak artyla yaplan ortaklk (msakaat), para pein mal veresiye olmak kaydyla yaplan sat (selem), muayyen bir krla maln sat (murabaha), mal al fiyatna satmak (tevliye) akitleri bunlara misal olarak verilebilir. Burada belirtmek isteriz ki insan hrriyetinin korunmas da bu ikinci grup maslahatlara dahildir. nk, hrriyetsizlik iinde hayat olsa dahi, kii sknt ve gle sokulmu olur. Neslin korunmas iin nikhl olmyanlann birbiriyle kucaklamalarn yasaklamak, maln korunmas maksadyla durumu msait olanlarn borlarn demeleri iin zorlanmalar ve demezlerse cezalandrlmalar da bu kabildendir. Bunun iindir ki Peygamber (S.A.) yle buyurmutur : Zengin bir adamn borcunu sallamas hakszlktr, cezalanmas gerekir. Akl korumak iin ou

sarholuk veren eyin aznn haram edilmesi de byledir. 3 Keml bakmndan gzetilmesi gereken maslahatlar (kmliyyt = tahsniyyt) : Bunlar, asl maslahatlarn korunmasyla ilgili olmayp onlarn korunmas iin tedbir mahiyetinde de deildir. Bunlar, erefi korumak ve hakareti nlemek maksadn gden eylerdir. Can korumak hususunda btl iddialar ve svme gibi, hayatn esasyla dorudan doruya ilgili olmayan ve ihtiya nevinden de . bulunmayan, fakat haytn kymet ve erefini zedeleyen eylerin yasaklanmas da bu trl maslahatlardandr. Aldatmak ve gasp gibi dorudan doruya maln korunmasna dahil olmayan, fakat keml bakmndan onunla alkal olan eylerin yasaklanmas da byledir. Aldatmak veya gasbetmek; mal bilerek tasarruf iradesiyle, kazan ve zarar ynlerini doru olarak bilmekle ilgilidir; zira burada maln aslna bir tecavz yoktur. Ancak tasarruf hakk olann iradesine bir tecavz vardr ki, o, buna kar tedbirli olabilir.

Neslin korunmasnda kadnn sslenip psleriip sokaa kmasnn yasaklanmas da bu kabildendir. Bu konuda Allah yle buyurmutur: M'min kadnlara da syle: Gzlerini saknsnlar, rzlarn korusunlar, znetlerini amasnlar, bunlarn grnen ksm mstesnadr. Ba rtlerini yakalarnn stne koysunlar. Zrietlerni kendi kocalarndan, yahut kendi babalarndan, yahut kocalarnn babalarndan, yahut kendi oullarndan, yahut kocalarnn oullarndan, yahut kendi biraderlerinden, yahut biraderlerinin oullarndan, yahut kzkardelerinin oullarndan, yahut kendi kadnlarndan, yahut ellerindeki cariyelerinden, yahut erkeklerden cins ihtiyatan kesilmi olan hizmetilerden, yahut kadnlarn gizli yerlerine henz vkf olmayan ocuklardan bakasna gstermesinler. Gizliyecekleri znetleri bilinsin diye ayaklarn da vurmasnlar. Ey m'minler, hepiniz Allah'a tevbe edin, t ki kurtulua ermi olasnz.[102] te bu emir ve yasaklar, kemliytm korunmas kabilinden olup eref ve haysiyyetin zedelenmemesi, gnmz kadnlarnn iine dt kklk ve adilikten uzaklamas amacn gtmektedir.

Dinin korunmas konusunda itikat esasna dokunmayan, fakat din esaslar zerinde phe uyandran sapk fikirleri, din hakkatlar arasnda ince bir karlatrma yapma gcne sahip olmayanlarn baka dinlere ait kitplar okumalarn yasaklamak da bu trl maslahatlar arasndadr. Keza, necasetten saknmak, camilere giderken temiz ve gzel elbiseler giyinmek byledir. Bu maslahatlarn bir ksm vacip, dier bir ksm da nafiledir. Birok hallerde kemal kabilinden olan maslahatlar vacip olabilir. Akim korunmasnda zimmlerin, mslmanlara haram olan ikileri ulu orta kullanmalarnn yasaklanmas ve bu ikileri, satn alanlar kendilerinden bile olsa, mslmanlarn arasnda satmalarnn yasak edilmesi de bu nc snf maslahatlara dahildir.[103]

Tekliflerde Maslahatlarn Dereceleri

Maslahatlarn derecelerini biraz nce grdk. Zarur olanlar birinci, hciyta dahil olanlar ikinci ve kemliyta ait olanlar da nc dereceyi tekil ediyordu. Hciyt nevinden olan maslahatlar, ke mliyt nevinden olanlarla atrlarsa ncekiler tercih edilir. Baz bilginler, teklif ifade eden hkmlerdeki maslahatlar da derecelendirmek istemilerdir. Bu durumda hkmlerin deerleri derecelerine gre deiecektir. Bu bilginlere gre eratm yaplmasn istedii veya muhayyer brakt her ey, ancak bir maslahat icabdr. Maslahatn dereceleri ise emir nisbetinde deimektedir. Netice itibariyle bunun her ikisi de ayndr. eriatn haram kld her ey/ bir fesad (zarar) defetmek iindir. Fesadn derecesi de yasaklanma (nehiy) nisbetinde deimektedir. Baka bir deyile neh yin derecesi, fesat nisbetinde deimektedir. Bu itibarla zzddin b. Abdisselm (l. 660 H.) maslahatlar blme ayrmtr: 1 Allah'n kullar iin vacip kld hususlarn dayand maslahatlar: Bunlar, en stn, stn ve orta olmak zere farkl drecelere ayrlrlar. Mesel; en stn maslahatlar, bizzat yksek bir kymet

tad gibi, zarar ve ktlkleri defeder, menfaatlar celbeder. Vacipler dayandklar maslahatlara gre derecelenirler. Bir vacipte maslahat byk olursa vciplik derecesi de o nisbette byk olur ve birinci dereceyi igal eder. Mesel; oru keffare tinde eriat, kle azd etmeyi baa almtr. nk buradaki menfaat daha byktr. ki ay pepee oru tutmay ikinci dereceye koymutur. nk bu, ceza bakmndan daha ok ve daha faydaldr. Altm fakiri doyurmay nc dereceye koymutur ki, Ramazanda tutulmas gereken bir gnlk oru iin yaplmas icabeden tevbe altm fakiri doyurmaktan ibarettir. Bu misallerimizde asl olan, vaktinde tutulmas gereken bir orutur. zzuiddin b. Abdisselm, bir vacibin maslahat derecesi gz nne alnarak baka bir vacip zerine takdim ediliine dair u misalleri zikretmitir: Boulmakta olan insanlar kurtarmak, farz namazn vaktinde klmaya tercih edilir. nk masum kimseleri boulmaktan kurtarmak, Allah katnda daha faziletlidir. ki maslahat da korumak mmkndr. nce boulan adam kurtarmak, sonra geen namaz kaza etmek, gibi. Gemi bir namazn kaza edilmesinin, bir

can kurtarmaya eit olmad malmdur. Keza, bir kimse, Ramazanda bir adamn boulduunu grse ve onu kurtarmak iin orucu bozmakt'an baka bir are bulamasa, o kimse orucunu bozar ve o adam kurtarr. Burada da iki maslahat bir arada bulunmutur. nk, canda Allah'a ait bir hak bulunduu gibi cann sahibi iin de bir hak vardr. Dolaysiyle bu hak, orucu vaktinde tutmaya tercih edilmi, orucun kendisine tercih edilmemitir, yani orucun kaza edilmesi gerekir.[104] 2 nsanlarn islh iin eriatn mendup kld hususlara ait maslahatlar: Bu maslahatlarn en stn vacip olan maslahatlardan daha aa bir derecede olup bunlar mubah olan hususlara ait maslahatlar derecesine kadar iner. 3 Mubah olan hususlara ait maslahatlar: Mubah olan bir ey ya bir maslahat celbetmekte, yahut da bir mefsedeti (zararl eyi) defetmektedir. Bu konuda zzddin yle sylemektedir: Mubah eylerin dayand maslahatlar, dnyev eyler olup bir ksm dier bir ksmndan daha byk ve daha faydal olabilir. Bunlarn yerine getirilmesinde bir ecir yoktur. Bir kimse, yarm hurma yiyerek de nefsine dnyev bir maslahat sebebiyle iyilik etmi olur.

phesiz mubah olan bireyde cz' ve ahs bir maslahat vardr. Yemek, imek, gezinmek gibi. Bunlar bir dereceye kadar terketmek ahsn takdirine braklmtr. Nitekim yiyecek ve iecek eylerin eitlerini semek, bunlardan herhangi birini yiyip veya yememek kiinin arzusuna braklmtr. Dolaysiyle bu ilerin yerine getirilmesinden tr Allah kullarna ceza veya mkfaat tayin etmemitir. Vacip veya mehdup olan hususlardaki maslahatlar ahs deildir. Onlar hem sahibine, hem de btn insanlara aittir.[105] Mesela vacip olsuneya nendp olsun verilen bir sadaka insanlarn yararnadr. Yolda bulunan ve insanlara zarar veren eyleri kaldrmak da insanlarn yararna olan bir davrantr. Dolaysiyle bu trl hareketlerin sevab vardr. Bir vacibi terketmenin de cezas vardr. Mesel; bir kimse zekt vermezse slm idarecisi onu zekt vermeye zorlar. Zektn vermeyen mslman Allah'n azabndan kurtulamaz. Bu izahlardan anlaldna gre yaplmas emredilen veya muhayyer braklan tekliflerdeki maslahatlar derecelere ayrlmaktadr. Nehyedilen

eylerde de bir maslahat vardr. Bunlardaki maslahat, fesad defetmektir. Olumsuz da olsa bu da bir nevi maslahattr. Hatt fesad defetmek, maslahat celbetmekten stndr. Bu itibarla slm hukukular, fesad defetmek, maslahat celbetmekten ncedir kaidesini koymulardr. Yasaklar, fesad nisbetinde derecelere ayrlrlar. Haramdaki fesad, mekruhtaki fesaddan kuvvetlidir. Dolaysiyle zinann yasaklanmas, kucaklama veya pmenin yasaklanmasna eit deildir. Geri her ikisi de nikhsz kimseler iin haramdr. arap satmann haram oluu ile onu imenin haram oluu, hrszln haram oluu ile bakasna ait bireyi gasbetmenin haram oluu, bir uzvu kesmenin haram oluu ile bir insan ldrmenin haram oluu, evli bin kadnla zina etmekle, evli olmayan bir kadnla zina etmenin haram oluu ayn derecede deildir. Halbuki bunlarn hepsi kesin delillerle yasaklanm olan hususlardr. zzddin bu konuda da yle der: Mefsedetler iki ksma ayrlr: 1) Allah'n yaklalmasn yasaklad eyler. 2) Allah'n yaplmasn ho grmedii eyler. Yaklalmas haram olan mefsedetler de iki ksma ayrlr: a)

Byk gnahlar. Bunlar da en byk, byk ve orta olmak zere e ayrlr lar. Mesel; mefsedet olmak ynnden en byk gnah, nisbeten daha kk gnah vs. Bunlar, kle kle kk gnahlara kadar iner. b) Kk gnahlar: Bunlar da, derece derece klerek, mekruh olanlara kadar varr ve bu mekruhlar da mubahlarn snrna kadar gelirler.[106] Bu ve yukardaki aklamalarndan anlaldna gre mam zzuddin, emirlerle maslahatlar arasndaki balar ve emirlerin maslahat nisbetindeki kuvvet ve derecelerini tam mnasiyle ortaya koymutur. O, ayn ekilde eriatn haram kld eylerle, mefsedetler arasndaki mnasebetleri ve mefsedet nisbetinde nehyin derece ve kuvvetini gstermitir. Mefsedetlerin haram edili derecelerini de belirterek, en byk mefsedetin en byk gnah olduunu, sonra onlarn fesad nisbetinde klerek mubah derecesine kadar indiini izah etmitir. Yukarda da dokunduumuz gibi, mubah olan bir ey, hakknda kesin bir maslahat bulunmad iin kiiye ve onun ihtiyarna terkedilen bir husustur. Mubah olan bir eyde kii kendini ilgilendiren bir maslahat grrse onu yapabilir. Fakat mubah

olanlarn bazs, toptan deil, cz' olarak mubah klnm olabilir. Mesel; bir insann herhangi bir miktarda et veya ekmek yemesi mubahtr. Fakat yiyip imek mubahtr diye onu toptan terketmesi caiz deildir. Mubah olan eyleri toptan terketmek mslmaniar zayf drr. Bazan aslnda mubah olan bir eyin fazla yaplmas haram olabilir. Mesel; nezih bir oyun ve elence aslnda haram deildir. Fakat, kiinin veya toplumun btn vaktini oyun ve elence ile geirmesi haramdr.[107]

Gln Kaldrlmas

Maslahatlar, teklif ifade eden hkmlerin amalar olup aralarndaki ba ok kuvvetlidir. nk er' hkmlerin hepsinde ahsn maslahat gzetilmekte ve bu maslahattan asla vazgeilmemektedir. Ancak, maslahat daha byk bir maslahatla atrsa veya bakasna bir tecavz mahiyeti arzederse ondan vazgeilebilir. Bakasnn maln yemek gibi; zira bu trl maslahat slm dni tanmamaktadr. Bil'akis bunu, bakasna bir zarar tekil ettii iin

yasaklamaktadr. slm eriatna gre kendisine menfaat salamak iin bakasna zarar vermek asla caiz deildir. ahs maslahatn bir deeri var ise, bu, gl kaldrmak (refu'1harac) iindir. Gln kaldn mas, ahs maslahat baz yasaklarla alt zaman olur. Zira bu durumda ahsn terketmek sebebiyle urad zararla, yapt takdirde urayaca zarar arasnda bir karlatrma yaplr; hangi zarar daha bykse o kaldrlr. te bugln kaldrlmas ve basknn nlenmesidir. Bu itibarla slm dini; bir zaruret halinde, yani ahsn zaruri maslahat tehlikeye dt ve ancak bakasnn hakkn zedelemiyen bir yasa ilemekle korunabildii takdirde, bu yasan ilenmesini zarur klmtr. Dolaysiyle slm hukukular, zaruretler, haram olan eyleri mubah klar prensibini kabul etmilerdir. Hatt baz hallerde bu zaruretler, haram olan eylerin yaplmasn vacip klar. Yukarda da sylediimiz gibi, bakasnn hakkna burada bir tecavz olmamak arttr; veya slmiyetin, sabredildii takdirde sevap kazanlm olacan bildirdii bir husus olmamaldr. Bunun iindir ki Kur'an Kerim'de, O, size murdar olarak lm hayvan,

kan, domuz etini ve Allah'tan bakasnn adna boazlanm olan hayvanlar haram kld. Ancak Mm muztar kalp bunlardan yerse ar gitmemek artiyle, ona gnah yoktur.[108] buyrulmutur. Grlyor ki murdar et, domuz eti ve kan zararl olduu iin haram klnmtr; fakat lmek, bunlar yemekten daha zararl olduundan bunlarn yenilmesi zaruri grlmtr. Bu, byk zararn kk bir zararla defedilmesi demektir. Bunlarn yenilmesinden doacak zarar, lm tehlikesiyle karlam olan a kimseyi kurtard iin hafiflemekte ve hatt gitmektedir. slm dni, bu durumda olan kimseye aln giderecek kadar yemesini, fakat ar gitmemesini emretmitir. Bazen zaruret, haramn yaplmasn vacip klmaz. Mesel; kfir olacak bir sz sylemek hususunda bir ahs icbar edilirse, bu sz sylemek ona vacip olmaz; isterse onu sylemedii iin ldrlsn. Fakat bu sz syleyerek cann kurtarmas iin ona ruhsat verilmitir. Hatt kfir olacak bir sz sylememesinde sevap bile vardr. nk, onu sylememesi slm ykseltmektir. Hakk sylemek hususunda da durum ayndr. nk bir ahsa, zaruret halinde hakk sylememek iin ruhsat verilmitir. Fakat hakk sylerse sevap kazanm olur. Bu hususta Hz. Peygamber yle

buyurmutur: ehitlerin ba, Hamza b. Abdilmuttalib ile hakk syledii iin zalim hkmdar tarafndan ldrlen kimsedir. Sknt ve gln kaldrlmas yalnz zaruret hallerinde deil, hciyt nevinden olan hallerde de muteber saylmtr. Mesel, sknt iinde kalan bir kimseye baz haramlar ilemek mubah olur. Veya zaruret olmad halde ihtiya sebebiyle onlar ilemek caiz olur. Mesel, kadnn mahrem yerine bakmak haramdr. Ancak, tedavi etmek maksad ile tabibe bu mubah olup kadnn hastaln renmek iin onun mahrem yerine bakmasnda bir saknca yoktur. slm hukukular yasaklar iki ksma ayrmtr: 1 Bizzat haram olanlar: Murdar et, domuz eti ve kann yenmesi gibi. Bunlar ancak zaruret halinde mubah olurlar. Bakasna ait mal yemek de byledir ve zaruret halinde mubaholur. Mesel, lde iki kiiden birinin ihtiyacndan fazla az bulunsa tekinin de hi bir eyi bulunmasa a kalan ve az bulunmayan ahs arkadann azndan zorla alabilir. Bu hususta onlar dseler ve a olan tekini kastsz olarak ldrse diyet lzm gelmedii gibi katil de

saylmaz. bni Hazm elEndels, yannda fazla az bulunan bir arkada olan ve zorla onu almaya muktedir bulunan kimsenin murdar eti veya domuz etini yemesi mubah olmaz, diye fetva vermitir. 2 Bizzat haram olmayan ve dolaysiyle haram olanlar: Mesel kadnn mahrem yerine bakmak, zinaya sebep olaca iin haram klnmtrBizzat haram olmayanlar ve dolaysiyle haram olanlar, ihtiya karsnda mubah olurlar; bunlarn mubah saylmas iin bir zarretin bulunmas da art deildir.[109]

nsan Gcnn stnde Teklif Yoktur

slm dni, her zaman insanlarn maslahatn nazar itibara alm ve ancak onlarn yapabilecekleri eyleri teklif etmitir. Kur'an Kerim'de bu husus, Allah, bir kimseye ancak gcnn yettii eyi teklif eder[110] ayetinbeyan edilmitir. Islmn teklifleri, devaml olarak yerine getirilmesi mmkn olan hususlardr. nk er' tekliflerdeki maslahat, bu tekliflerin srekli olarak yaplmasyla

gerekleir. Bunlarda, insann tayabilecei bir meakkat elbette mevcuttur. nsan gcnn stnde bir meakkati ihtiva eden er' teklifler de vardr; Allah yolunda cihad gibi; dolaysiyle bu, btn insanlara farz klnmamtr. Bunda srekli olarak yaplma durumu da mevcut deildir. Bu trl teklifler, eitli derecelere ayrlr. Daimi olarak yaplmas emredilen tekliflerin fazileti, bunlarn srekli olarak yerine getirilmesindendir. Bu itibarla Allah, bir lasm haramlar baz hallerde mubah klarak gl kaldrm ve bylece bu tekliflerin srekli olarak yaplmasna imkn vermitir. Kur'n Kerim'de, O, dinde sizin iin bir glk klmad[111] ve Allah size kolaylk murad eder, zorluk murad etmez[112] buyurulmutur. Meakkatine tahamml etmek mmkn olan tekliflerin srekli olarak yerine getirilmesi eriatin amalarndandr. nk bunlarn srekli olarak yaplmas taata devam etmektir. Allah'a taatta bulunmak, vicdan gelitiren ve onu gl klan ruh bir eitimdir. Nefs arzularn serkelii bu eitimle giderilir. Kolay ve basit olan ileri srekli olarak yapmak, inan byk ileri Vpmaya muktedir klar. Mesel, her gn veya muayyen

zamanlarda birka kuru sadaka vermeye ahan bir insan, gerektii zaman byk bir mal fedakrlkta bulunmay gze alabilir. Bu maksatladr ki birok dini nass'lar. insanlar, kolay ve basit olan ileri yapmaya, zor ve yorucu eylerden kanmaya davet etmektedir. Hz. ie, Peygamber (S.A.)'i anlatrken yle buyurmutur. O, iki ey arasnda muhayyer kald zaman kolay olann tercih ederdi. Peygamber (S.A.), bir hadsinde yle buyurmutur: Allah yannda en sevimli i, az da olsa, ruh iin kolay olandr. Baka bir hadisinde de: Allah, srekli olarak yaplan amelleri sever demitir. Sahablerden bazlar, ibadete fazla dmler ve kendilerini en zor ibadetlere sokmulard. Onlardan bazlar gndzleri oru, geceleri namazla geiriyorlard. Bazlar da kadnlarn bsbtn ter ketmilerdi. Peygamber (S.A.), onlara yle hitap etti: Allah'tan en ok korkannz benim; fakat ben oru tutarm, yerim, namaz klarm, uyurum, kadnlarmla mnasebette bulunurum. Selmani Fris'nin, kendisini son derece ibadete veren ve ailesini ihmal eden slm kardei Ebu'dDerdjya syledii u sz Peygamber (S.A.), aynen kabul

etmitir: Bedennin senin zerinde hakk vardr, gzlerinin senin zerinde hakk vardr. Ailenin senin zerinde hakk vardr. yle ise her hak sahibine hakkn ver. Peygamber (S.A.), ibadet maksadyla da olsa, nefsi gle sokmann, slmn istemedii ve raz olmad bir husus olduunu beyan etmitir. nk nefsi zorlua sokmakta, katlanlmas imknsz olan bir glk vardr. Bu, teklifi devaml olarak yerine getirmeye imkn brakmaz ve insann abasn krar. Bu hususta Peygamberimizden yle rivayet edilmitir: Bu din ok salamdr. Kolayca onun emirlerini yapnz. Nefsinizi Allah'n ibadetinden usandrmaynz. nk binit hayvan dermandan kesilmi olan kimse, ne bir yer (arz) kateder, ne de binecek bir srt (zahr) brakr.; Kim bu dini zor! atn rs a, din onu malp eder. Fakat siz, kolaylatrn iz ve mutedil olunuz. Bu aklamalardan karlan netice udur ki; slmn hkmleri sadece hakiki maslahat gerekletirmeye ynelmi, insanlarn taat yollarn ve taata devam etmelerini kolaylatrmtr. Tam , m'minler srekli bir eitim ve olgunlama iinde olsunlar.

Bu esasa gre slm hukukular, eriatn nass'Iarndan kararak, birok fkh kaideleri ortaya koymutur. slm eriatnn amalarn tyin etmilerdir. Bu kaidelerden bazlar unlardr: Zarar giderilir, iki zarardan byk olan kk olan ile defedilir, umum zaran defetmek iin husus zarar tercih edilir, zarar defetmek maslahat celbetmekten nce gelir v.s. te bylece slm bilginleri, yararl olan eyleri celbetmek ve zararl plan eyleri defetmek esasna daveti, Kur'an ve Snnet nass'Iarndan almlardr. Sarih bir nass ile sabit bir emir, mutlaka bir maslahat ihtiva eder; ayn ekilde nass ile aka yasaklanan bir ey de zarar ihtiva eder. Hi bir kimse, slm dininin nass'lan her hangi bir asrda maslahat gerekletiremez, diye bir iddiada bulunamaz. Nass'lara aka aykr den, herhangi bir maslahat iddias samadr. Byle bir maslahat iddias, ancak, nefs arzularn, fikr sapmtlann neticesidir. Bu trl iddialara kaplanlar, Allah bilir ya, nefsi arzularn din nass'lara tercih eden ve Hz. Muhanmed'in getirdii asl dine kar inatlaan sapklardr.[113]

ctihad

Bu girite ictihad ve ictihad artlar hakknda konumamz gerekmektedir. nk fkhi mezheblerin kuruluu ictihadla balamtr. Gnmzde ehil olmayan bazlarnn mctehidlik taslamalarnn ne derecede yerinde olduu anlalmaldr. Bir takm kimseler,ictihad iinin gelii gzel bir ey olup hibir esasa dayanmadn zannederler. Halbuki ictihad, mezheblerdeki ayrl douran fer' meselelerin kk olup din hkmlerin karlmas bu sayede mmkn olmutur, ictihad, eitli asrlarda derecelere ayrlm, her asrda kendine gre bir zellie sahip olmutur. Nihayet ictihad, azala azala kitaplarn gsterdii seviyeye kadar inmitir. O halde ksaca itihad aklamamz faydal olacaktr. ctihad, bir eye nfuz etmek veya bir iin keml noktasna ulamak iin aba sarfetmek anlammadr. Usli fkh terimi olarak ictihad, fakihin tafsili . delillerinden amel hkmleri karmak iin btn

gcn harcamas demektir. Baz usli fkh bilginleri itihad yle tarif, ederler: Hkmleri karmak veya onlar tatbik etmek hususunda btn g ve abalar harcamaktr. Buna gre ictihad ikiye ayrlr: 1 Hkmleri karmak ve aklamak. 2 karlan bu hkmleri tatbik etmek ve zamann icaplarna gre yeni hkmler karmak. Birinci ictihad ekli, ictihad kmil olup er' kaynaklardan hkmler karan bilginlere mahsustur. Baz bilginler, bu trl itihadn herhangi bir asrda inkta edeceini sylemilerdir ve bunlarn saylar olduka kabarktr. Hanbelilere gre her asrda bu trl ictihad mertebesine ulaacak bir mctehid mutlaka bulunur. ikinci ictihad ekli, mezheblere gre yaplan ictihadlar olup bu trl ictihadlarda bulunacak mctehidlerin her asrda mevcut olacanda bilginler ittifak etmilerdir. Bu ictihad mertebesine km olanlar, kendi mezheblerine gre hkm karan ve fer' meselelerde dn hkmleri ifade eden kaideleri tatbik mevkiine koyan bilginlerdir. Bu tatbik sayesindedir ki ictihd kmil sahibi

olan nceki mctehidlerin, hakknda fikir beyan etmedikleri meselelerin hkmleri karlm olur.[114]

Kmil (Mutlak) cthad Ve tihadn artlar

Burada kmil ictihad yapabilecek mctehidin ehliyyetini isbat edecek artlan gzden geireceiz. 1 Arap dilini ok iyi bilmek: Usli fkh bilginleri bu noktada ittifak etmilerdir. nk Kur'an Kerim, Arap dili ile nazil olduu gibi, onun tefsiri durumunda olan Snnet de ayn dil ile ifade edilmitir. mam Gazzal bu hususta yle sylemektedir: Mctehidin, Araplarn konumalarn nlyacak ve kelimeleri kullanmadaki geleneklerini bilecek kadar Arapaya vkf olmas arttr. nk mctehidin sarih bir ifadeyi, kelimelerin zahiri ve mcmel mnlarn, hakikat ve mecazlarn, umumi ve hususlik gsteren ynlerini, kesin ve kapal ifadelerini, mutlak ve mukayyed olularm, nass ve muhtevalarn, doru ve yanl olanlarn bilmesi

gerekir. Bu vasflar, ancak Arap dilinde ictihad derecesine ulam kimselerde bulunabilir. Bundan anlalyor ki Gazzal, mctehidin Arapay tam mnsiyle bilip ictihad derecesine ve asl Arapay tam olarak anlayacak duruma ulamasn art kouyor. Her Arap, Arapanm btn zelliklerini bilemedii gibi onu btn incelikleriyle kullanamaz. Mctehidin de fkh hkmlerinde durumu byledir. O, Arapanm btn teferruatn ve onun kabilelere gre deiik tarzlarda kullanlan zelliklerini bilemez. nk bunlarn hepsini bilmek, bir insan iin mmkn deildir. u kadar ki, mctehidin ilmi umum olarak Arap dilinin inceliklerini kapsamak mecburiyetindedir. Mctehidin aklyaca hkmlerin ilk kayna olan Kur'an, Arap dilinin en beli ve en fasih eklini ifade eder. Bu itibarla Kur'an'dan hkm karacak kimsenin,. Kur'an'n belagatn, esrarn ve ihtiva ettii hkmleri tam olarak bilmesi bir zarurettir. slm aratnda aratrma yapan kimsenin, Arapanm srlarn ve inceliklerini bilmesi orannda Kur'an'dan hkm karma kudreti artar. tbl, slm eriatnda, aratrma yapanlar Arapay anlay derecelerine gre yle sralamtr:

Arapay anlamakta mbted olan kimse, eriat anlamakta da mbteddir. Arapay anlamakta mutavasst (orta) olan, eriat anlamakta da mutavassttr ki o, en son dereceye ulamamtr. Arapada son mertebeye ulaan kimse, eriatta da son mertebeye ulam demektir. Onun din hususunda ileri srd anlay bir delil tekil eder, tpk sahablerin ve Kur'an Kerim'i hakkiyle anlyan byk bilginlerin anlaylar gibi. Bunlarn seviyesine ulaamyan kimselerin din hususundaki anlaylar, kendi seviyeleri nisbetinde eksik olur. Dolaysiyle anlay eksik olan her hangi bir kimsenin sz ne delil olur, ne de herkes tarafndan kabul edilir.[115] Bu ifade aslnda dorudur. nk mctehid bir hccettir. Mctehid olmayanlar onun sz ile amel ederler. Bu mertebeye ancak, anlay bakmndan bilgin sahabiler ve onlarn ilmini alan mctehid mamlarn anlayna ok yakn bir dereceye ulaan kimseler sahip olabilir. Burada ilve etmek isteriz ki, mctehid mamlarn hepsi Arapay yeteri kadar biliyorlard. Bu mamlardan bazlarnn Arapa bilmediini iddia edenler, kuru bir iftiradan baka birey yapmamaktadrlar.

2 Kur'an Kerimi bilmek: Bu art, mam afii, erRisale adl fkh uslne dair yazm olduu kymetli eserinde ileri srmtr. nk Kur'an, slm dininin direi, Allah'n kyamete kadar baki olan kitab ve bu eriatn kaynadr. Fakat Kur'ara ilmi ok genitir. Bu lim Peygamberin ilmidir. Kur'an ilmini tm ile bilen Peygamberdir. Nitekim bu hususu Abdullah b. mer (R.A.) aka sylemitir. Bunun iindir ki bilginler Kur'an'da hkm ifade eden ve beyz civarnda bulunan yetlerin inceliklerini bilmek gerekir, demilerdir. Bu yetlerin inceliklerini bilmek, mnlarn kavramak demektir. Hkm bakmndan husus ve umum olan yetleri, bunlarn Snnetle nasl aklandn, nsih ve mensuh olanlarn bilmekle beraber, hkm ifade eden yetlerin yannda, Kur'an Kerim'in ihtiva ettii btn yetleri topluca bilmek gerekir. nk Kur'an, bir btn tekil eder ve paralar birbirinden ayrlmaz. elEsnev (l. 772 H.) bu konuda yle demitir: Hkm ifade eden yetleri dierlerinden ayrdetmek, zarur olarak, Kur'an'n hepsini bilmeye baldr.[116] Peki, Kur'an Kerim'i tamamen ezberlemek art mdr? Baz bilginler bunu art komamtr. Onlara gre mctehidin, hkm ifade eden

yetlerin Kur'an'daki yerlerini gerektii zaman bavuracak ekilde bilmesi kfidir. mam afi'nin, Kur'an'n hepsini mctehidin ezberden bilmesini art kotuu rivayet edilmitir. phesiz Kur'an ilminin en yksek derecesi, onu tam olarak ezberden bilip btnnn mnasn kavramak, hkm ifde eden yetleri inceden inceye aratrmak, sahablerin bu yetler zerindeki tefsirlerini, yetlerin nzul sebeplerini ve gayelerini bilmektir. Baz bilginler hkm ifade eden yetleri aratrmlardr. Mesel, elCassas diye bilinen Ebu Bekr Rzi (l. 370 H.) ve Ebu Abdilah elKurtub (l. 671 H.) Ahkml Kur'an isimli eserlerini bu maksatla kaleme almlardr.[117] 3 Snneti bilmek: Bu art zerinde de bilginler ittifak etmilerdir. Mctehidin aratrmak istedii konularla ilgili kavli, fiili ve takriri snnetleri bilmesi gerekir.. Bazlar daha ileri gitmi ve mctehidin teklif ifade eden hkmlere ait btn hadislerin lafz ve mnalarn, nsih ve mensuharn rivayet yollarn, rvilerin derece ve hallerini, adalet ve hadisi hfz etme (zabt) gibi vasflarn bilmek gerekir, demilerdir.

Bu konuda bilginlerin sarfetmi olduklar gayretler takdire ayandr. Hadis rivayet edenlerin hal tercemeler ile adalet ve zabt bakmndan dereceleri hakknda birok eserler yazlmtr. Ktbi Sitte gibi Peygamber (S.A.)'e nisbet bakmndan sahih hadis mecmualar meydana getirilmi ve bunlar zerine birok bilginler tarafndan erhler yazlarak, hadisler sened bakmndan incelenmi ve slm hukukularnn baz hadisler zerindeki ihtilflar ortaya konulmutur. Bu hadis mecmualar, fkh kitaplarndaki tertibe gre blmlere ayrlm, szgelii ibadetlere taallk eden hadisler bal bana bir yer igal etmitir. Her blm iin mstakil bir kitap unvan verilmitir. Akidler, siyer, lim ve man kitaplar gibi. Bu hadis almalar, metehidin Snnete bavurup ondan hkm karmasn kolaylatrmaktadr. ' Fakat onun, Snneti genel olarak incelemesi, hkm ifade eden hadisleri de derinlemesine aratrmas, onlarn nsih ve mensuh'unu tanmas, ifade ettii hkmlerin bilinmesi bakmndan gerekli olan dier almalar yapmas arttr. Hkmlerle ilgili olan btn hadisleri ezberden bilmesi art deildir. Ancak onlar ve yerlerini,

gerektii zaman onlara mracaat metodlann ve hadis rvlerini bilmesi gerekir. 4 zerinde icm' hasl olan konularla ihtilafl olan konular bilmek: Bu art zerinde de ittifak edilmitir. Hakknda icm' hasl olan konular namaz, namazn rektlar ve vakitleri, zekt, zektn farziyeti ve taksimat, nikh haram olan kadnlar v.s. gibi esaslardr. Sahabler devrinden itibaren mctehid mamlar devrine ve daha sonraki devirlere kadar bilginlerinittifak edegeldikleri dinin daha bir ok kesin emirleri vardr. zerinde icm' hasl olan konular bilmekten maksat, bu konular her zaman anlatacak ekilde ezberlemek deildir. Mctehid, ancak aratrma yapt mesele ile ilgili icm' bulunup bulunmadn bilmekle yetinebilir. zerinde icm1 hasl olan konular bilmekle beraber, bir mctehid; sahber, tabiler ve onlardan sonra gelen mctehid mamlarn ihtilfa dtkleri konulan da bilmek zorundadr. Mctehid, Medine ve Irak fkhnn metodlarn bilecek, doru olanla doru olmayan arasnda.ve nass'lara yakn olanlarla uzak .olanlar arasnda salam bir karlatrma yapacak kesin bir akla

sahip olacaktr. Bu son artlar mam afii er Risale'de ileri srm ve yle sylemitir. Mctehid, kendisine muhalefet edeni dinlemekten kanmamaldr. nk onu dinlemekle gafletten uyanr, doru olarak inand eyi tesbit gc artar. Yalnz bu hususta onun son derecede aba harcamas ve haktan ayrlmamas gerekir. T ki bir eyi neye gre kabul edip neye gre reddettiini bilsin. Keza o, kabul ettii eyle muhalefet ettii eyden mstani kalmamaldr. T ki,kabul ettii eyin, terkettii eyden neden stn olduunu, Allah'n izniyle bilmi olsun.[118] Ebu Hanife, insanlarn en bilgini onlarn ihtilflarn en iyi bilendir, derdi. nk, birbiriyle arpan grleri aratrmak, bu grler arasndan parlayan hakikat nurunu ortaya karr. mam Malik, Ebu Hanife'nin talebeleriyle karlanca onlara, kendisinin urat meseleler hakknda Ebu Hanfenin ne dndn sorard. Allah'a hamd olsun ki sahblerin ihtilflar, Medine ve Irak gibi memleketlerin fakihleri arasndaki ihtilflarla fkh mezheblerini temsil eden bilginler arasndaki ihtilflar bize anlatan birok kitaplara sahibiz.

raznin elMhezzeb adl eseri ve Nevev'nin buna yazd erh, bni Kudme'nin elMun adl eseri, bni Hazm'in elMuhall, bni Rdn Bidayet'lMctehid ve Nihayet'lMuktasd, bni Teymiyye'nin elFetv, erhu Ahdsi'l Ahkm ve Tefsiru yti'1Ahkm adl eserleri burada anlmaya deer. Bu gibi eserler sayesinde ihtilf konularn bulmak ve aratrmak, bizim iin olduka kolay olmaktadr. 5 Kyas bilmek: Mctehid olmak istiyen kimse, kyasn hkm karma esaslarndan biri olduunu ve doru kyasn metodunu bilmek mecburiyetindedir. Bylece o, nass'lardan hkm karma esaslarn ve nass'lara dayanan nkmierle ictihad yapmak istedii konu arasndaki benzerlikleri kavrama ve itihadna en yakn manas bal olan hkm seme gcne sahip olacaktr. Bunuh iin u hususun bilinmesi gerekir: a) Hkme esas tekil eden asl nass'larm bilinmesi, bu nass'larn ifade ettii hkmlerde messir olan sebeplerle hakknda nass bulunmayan meselelere tatbik edilen sebeplerin bilinmesi.

b) Kyas kaide ve prensiplerinin bilinmesi; mesel", muayyen ve zel bir durumu ifade ettii sabit olan bir nass zerine kyas yaplmyaca, kyasa esas tekil eden illetin vasflar tesbit edildikten sonra fer'i meselenin asli meseleye tatbik edilecei bilinmelidir. c) Gemi byk bilginlerin, hkmlerin sebeb (illet) lerini ve hkmlere esas tekil eden sebeblerin vasflarn tesbit etmede ve kyas yoluyla hkm karmada kullandklar metodlarn bilinmesi. Kyasn bilinmesi konusunda elEsnev yle syler: Mctehidin kyas ve kyas iin muteber olan artlar bilmesi gerekir. nk bu, bir ictihad kaidesi olup saysz hkmlerin aklanmasna gtren bir yoldur.[119] 6 Hkmlerin amalar (makasdu'lahkm) n bilmek: Fkh hkmler karmak istiyen mctehid, slrn eriatnn amalarn ve Hz. Peygamber'in gnderilmesine sebep olan asl gayeyi bilmelidir. O, bu sayede, ictihad yaparken bu amalarn dna kmaz. Bunlar bilmeyen kimse, kyasn ekillerini ve dini hkmler iin uygun olan sebeplerin vasflarn tanyamaz. Ayrca

mctehidin, slmiyetin kabul ettii insan maslahatn bilmesi gerekir. nk insanlarn umumi maslahatlarnn bilinmesi zaruri bir esastr. Zira mctehid, bu sayede, hakik maslahatla kuruntudan ibaret olan maslahat, slmiyetin insanlara yararl olduunu beyan ettii hususlarla onun mcadele ettii nefs ve ehev arzulan birbirinden ayracaktr. Keza o, bir iteki maslahat ve mazarrat kavrayp bunlar arasnda karlatrma yapabilmelidir; ta ki mazarrat defetmenin maslahat celbetmeden nce olduunu, btn insanlara faydal olan hususlarn, birka ahsa faydal olan hususlara tercih edileceini ve bunlarn ictihad iin esas tekil ettiini bilsin. tb elMuvfakt adl kitabnda yle der: ctihad iki esasa dayanr: eriatn amalarn bilmek, 2 Arapay tam ola? rak anlamak. nsan, eriatn maksatlarn btn meselelerde anlayacak bir dereceye gelirse o lim retme, fetva verme ve Allah'n bildirdii hkmleri aklamada Peygamber (S.A.)'in vrisi olma vasfm kazanm olur. Bunlardan birincisi asldr. kincisi de, eriatn maksatlarn anlamak iin bir vstadr. Zira Kur'an Kerim'in hkmlerini anlamak iin Arap dili ile ilgili bilgiler, itihada

esas tekil eden eriatn amalarn anlamada yardmc olurlar. Dolayisiyle, eriatn gaye ve maksatlar tan olarak anlalmazsa yeni bir hkm karmak imknsz olur. Bize gre bu esaslarn her ikisi birbirini tamamlar. nk, eriatn amalarn bilmek, nass'lar olmakszn imknszdr. Nass'lar da, Arapa tam olarak bilinmezse anlalmaz. O halde bunlar, tamamen birbirine bal hususlardr. Nass'lar olmakszn eriatn amalarnn bilinecei sylenemez. Aksi halde byle bir iddia, nass'lar hkmsz brakmak olur. tb'nin szn yle anlamak gerekir: eriatn amalar belli bir nass'dan deil, btn nass'larjn toplamndan anlalabilir. Bu dorudur; fakat cz' bir' meseledeki maksad anlamak, klli hkmleri meydana getiren nass'lar anlamaya baldr. 7 Doru bir anlay ve takdir gcne sahip olmak: Bu art yukardaki artlar ihraz etmek iin bir vstadr. Bu art haiz olan mctehid, gerek fikirleri sama olanlardan ayrdetmek imknna sahip olur. elEsnev, bu artlar hakknda yle syler: Mctehidin; tariflerle burhanlarn artlarn, bunlarn mukaddime (ncl) lerinin nasl sralandn, kendi grnde hatya

dmemek iin bu mukaddimelerden giderek istedii neticeye nasl ulaacan bilmesi arttr, elEsnev, adet burada mctehidin mantk bilmesini art komaktadr. Bz bilginler, mctehidin mantk ilmine sahip olmasn art komamlardr. nk, onlara gre sahb ve tabilerin fakihleri ile mctehid mamlar, ulam olduklar fkh ictihadlannda mantk ilmini bir vsta olarak kullanmamlardr. Zira onlarn devrinde bu lim, Arap ve mslmanlar arasnda bilinmiyordu. Baz bilginler de, daha ileri giderek, mantkla uramann mekruh olduunu sylemilerdir. eyhlislm bni Teymiyye bunlar arasndadr. Ona gre mantn hi bir faydas yoktur. bni Teymiyye (L 728 H.) Nakd'ulMantk (Mant, Ykma) adl bir kitap telif etmitir. Bir ksm Ehli Snnet bilginle i de mantk ilminin mekruh oluuna dair eserler yazmlardr. Bize gre mantk bilmek, mctehid iin art deildir. Fakat mantkla uramak mekruh da deildir, tatt mantk, akl bir lim olarak kltr kuvvetlendirir. Tartma esnasnda kiiye byk yardmc olur. nsana salam bir l verir.

Sapklarn karsnda hakikatleri savunurken yardm eder. Geri, er' hkmleri karrken srf manta dayanmak asla doru olmaz. Mctehid iin mantk ilmini art komamakla beraber biz, mam afii'ye uyarak, mctehidin hakikatleri kavramak iin doru bir anlaya ve keskin bir gre sahip olmasnn zaruri olduunu sylemek zorundayz. 8 yi niyetli ve salam itikad sahibi olmak: Halis bir niyet, kalbi Allah'n nuru ile aydnlatr. Onu, bu dinin zne nfuz ettirir ve yalnz hakka yneltir. Haktan bakasna meylettirmez. nk Allah, ihlas sahibi kimsenin kalbine hikmet kaplarn aar ve ona hidayet eder. slm dni, ancak kalbi ihias ile aydnlanm olanlarn idrak edecei ilh bir nurdur. tikad bozuk olan kimse bid'at ve nefs arzularnn peine der, selim bir kalb ile nass'lara ynelemez, nk onun dncesine, akli kudreti ne olursa olsun, doru hkm karmaktan onu uzaklatran bir hal hkim olur. Zira kt niyet dnceyi de ktletirir. Bundan dolay kendilerinden sonra gelen nesillere derin bir fkh miras brakan byk mamlar, fkhla hret yapmadan nce takva ve ihlslaryla mehur,

olmulardr. slm hakkatlar aratrmakta ihlas, aratrcy o hakkatlara yaklatrr. Ihlas sahibi olan, hakikati nerede bulursa bulsun kabul eder, taassup gstermez. Mutlaka kendi grnn doru olduunu, bakalarnn yanldn iddia etmez. Kendisinin de itihadnda yanlabileceini, kendisinden bakalarnn da ictihadlannda doru olabileceklerini kabul eder. Byk mamlarn hepsi Bizim grmz dorudur. Yanl da olabilir. Bakalarnn gr yanltr. Fakat doru da olabilirderlerdi. Yukarda da nakletmitik; afi, talebelerine, bir hadis bulurlarsa kendi mezhebine aykr da olsa, ona sarlmalarn emrederdi. Hatt O, Sahih bir hadis bulursanz benim mezhebim odur derdi. Ebu Hanfe de, ulat neticenin kendisine gre en iyi bir netice olduunu, bundan daha iyi neticeye ulaan olursa ona uymasn sylerdi. tb'nin deyiiyle ictihad; dnce, ruh ve lim bakmndan Peygamber (S.A.)'in postuna oturacak bir dereceye ykselmektir. nk, Peygamber nasl Kur'an ve Allah'n emirlerini insanlara aklyorsa mctehid de ayn vazifeyi yapyor. O halde kalbini Allah'a teslim etmiyen ve slmi hakikati aratrrken ihlas sahibi olmayan, bu yksek mertebeye ulaabilir mi?

te slm hukukularnn, ittifakla, mctehid'de bulunmasn kabul ettikleri artlar bunlardr. Bu artlar kendisinde toplayan mctehide mutlak veya mstakil mctehid denilir. Burada akla yle bir soru gelebilir: Bu artlar koyan ve kendisini itihada ehil gren kimdir? O, bu artlan nereden karmtr? phesiz bu soru ilk grnte yerindedir. Fakat onu ileri srenler, kendileri ehil olmadklar ve ictihad yapacak imknlara sahip bulunmadklar halde, mctehidlik tashyan kimselerdir. Bu soruyu yle cevaplandrabiliriz: Yukarda zikredilen artlar akln kabul ettii apak hususlardr veya ictihad yolunu aan ilk mctehidlerin sfatlar bunlardr. Biz de, ictihad hususunda bunlar eksiltmeden onlara uymaktayz. nk ihlas, hakikati aramakta iyi niyetlilikf doru anlay ve takdir gc, nass'lar ve kyas iin esas tekil eden kaideleri bilmek, eriatn amalarn kavramak gibi mctehid'de bulunmas gereken sfatlarn hepsi akln apak gsterdii hususlardr. WUd banda olan, bunlar hakknda tartmaya girmez. Beri yandan takdir kabiliyeti olmayan, iyi niyet sahibi bulunmayan, eriatn

hkmlerini ve amalarn hakkyla bilmeyen, onlardan hkm karmak iin gerekli olan kaideleri renmeyen nasl mctehidlik iddiasnda bulunabilir? Arapay, Kur'an ve Snneti, icma' hasl olan konular bilmek gibi ictihad artlarna gelince; sahblerden ictihad'da bulunanlar bunlar ihraz ediyorlard. Bu sahbler, ictihad yolunu Peygamber zamannda amlar ve yaptklar ictihadlar Peygamber kabul etmiti. Dolaysiyle onlarn ictihadlan hccet tekil etmi, onlarn ictihad metodlanm da Peygamber (S.A.) tasdik etmitir. O halde onlarn metodunu tanmamak, ictihad metodunu tanmamaktr. stelik Kitab, Snnet ve cml slm fkhnn kaynaklardr. Bu kaynaklar bilmeyen nasl mctehid olabilir? Bu slm kaynaklarna bal kalmakszn ictihad yapmak istiyenler, istedikleri gibi hareket edebilirler; ama, bu durumda onlan slmi bir hkme ulatklarn sylemeye haklar yoktur.[120]

ctihadn Dereceleri Ve Mctehidlerin Tabakalar

ctihad nce iki ksma ayrlr, demitik: 1 Kmil ctihad: Buna mutlak ictihad da denir ve artlarn bundan nceki bahiste akladk. Bu ictihad iki dereceye ayrlr : a) Belli bir mezhebin prensiplerine bal olan mctehidin itihad. b) Hi bir mezhebin prensiplerine bal olmakszn dinin herhangi bir ihtilfa sebep olmayan kesin prensiplerinden hareket eden mctehidin itihad. 2 Byk mctehidlerin ortaya koyduklar prensiplere gre meseleleri tatbik konusunda yaplan ictihad: Buna tahr veya mezhepte ictihad ad verilir. Bu trl ictihad'da bulunan mezheblerin bilginleri bir ok derecelere ayrlrlar. Mctehidlerin tabakalarna gre ictihad yedi dereceye ayrlr. Dolaysiyle, ictihad derecelerini temsil eden mctehirler de yedi tababaya ayrlrlar. Bunlardan ilk drt tabaka mctehid olduu halde, kalan tabaka da, her nekadar bir

nev ictihad sahibi ise de, mukallid saylmtr.[121]

1 eriatta Mctehid Olanlar

Bunlar, birinci tabakay tekil eden mstakil (mutlak) mctehidlerdir. Dn hkmleri Kitab ve Snnet gibi kaynaklarndan karan, nass'lara gre kyaslar yapan, maslahatlara gre fetvalar veren, istihsan deliline dayanarak hkmler beyan eden, nass bulunmad takdirde akl ve rey ile hareket eden mctehidler bu tabakaya dahildir. Ksaca bu mctehidler, her trl istidlal yollarna bavurmu ve herhangi bir mezhep sahibinin grne bal kalmamtr. Onlar, sadece sahblere tbi olmulardr. Yce Allah da, sahablere tbi olanlar Kur'an'da vmtr. Said b, elMseyyib ve brahim Nehai gibi tabilerin bilginleri bunlar arasndadr. Caferi Sadk, babas Muhammed Bakr, Ebu Hanife, mamMlik, f, Ahmed b. Hanbel, Evz, Leys b. Sa'd ve Sfyan Sevri gibi mezhep sahibi fakihler de bu tabakay tekil eden mctehidlerdendir.

Geri bunlardan bazlarnn mezhep ve grleri gnmze kadar gelmemi; sadece fakihlerin ihtilflarn anlatan kitaplar arasnda bunlarn baz grleri bize kadar ulamtr. Bu mctehid mamlarn talebeleri, acaba bu tabakaya dahil midir? Bu soruya yle cevap verebiliriz: Bunlarn bazs phesiz ki ikinci tabakaya dahildir. Bazlarnn birinci tabakadan saylp saylmamas tartma konusu olmutur. Mesel, Ebu Hanife'nin talebesi Ebu Yusuf (l. 183 H.), Muhammed b. elHasen eeybn (l. 189 H.) ve Zufer b. elHzeyl (l. 158 H.) i, bni bidin ikinci tabakaya dahil etmi ve onlar mstakil mctehid saymamtr. O, ikinci tabakay anlatrken yle syler. Bunlar, Ebu Hanife'nin talebeleri Ebu Yusuf ve Muhammed gibi mezhepte mctehid olan kimselerdir. Bu tabakaya dahil olanlar, hocalarnn koymu olduu kaidelere gre delillerden hkm karmaya muktedir olan mctehidlerdir. Geri bunlar, baz fer' meselelerde hocalarna muhalefet etmilerse de, asl meselelerde onu taklid etmilerdir.[122] Bu sz tenkid edilebilir. nk Ebu Yusuf, Muhammed ve Zufer, fkh dncelerinde mstakil olup hi bir suretle hocalarn taklid

etmemilerdir. Onlarn, Ebu Hanife'den ders almalar, onun grlerini incelemeleri, ictihad'ta istikll ve hrriyet sahibi olmalarna engel tekil etmez. Byle olsayd bakasndan ders alan herkesin mukallid olmas gerekirdi. Dolaysiyle Ebu Hanfe'nin de mstakil mctehidler derecesine ulamam olduu neticesi karlabilirdi. Byle bir iddiann samal ise meydandadr. nk Ebu Hanife, hocas Hanmad b. Eb Sleyman vastasiyle brahim Neha'nin fkkn renmek ve incelemekle ie balamtr. O, bunlardan birok rivayetler yapmtr. Ortaya byle bir iddia atanlar, Ebu Hanfe'nin ictihad'taki mevkiini kmsemek istiyenlerdir. Ebu Yusuf, Muhammed ve Zufer'in hkm karrken dayandklar prensipler, ok zaman hocalar Ebu Hanfe'nin grlerine uyuyor ise de, her zaman ayn deildir. Onlarn hocalarna baz esaslarda bile kar koyular, mstakil mctehid olduklarn gsterir. Hkm karma yollarnda onlarn birlemesi, taklid etmek meselesi deil, ikna olmak meselesidir. te mukallid ile mctehid arasndaki fark budur. Doru l de bu olmaldr. Bu mamlarn hayatlarn inceliyenler, prensipler (elusul) de dahi onlarn taklidcilikten uzak

olduklarn gstermektedirler. Bu mamlar, yalnz Ebu Hanife'nin dersleriyle yetinmemiler, Ebu Hanife'den sonra bakalarndan da ders almlardr. Mesel;.Ebu Yusuf, Hadisilerin derslerine katlm ve onlardan birok hadis renmitir. Ebu Hanife, belki de bu hadislere vkf olmamt. Daha sonra Ebu Yusuf, kadlk mevkiini igal etmi, bu sebeple insanlarn birok hallerine vkf olmu, hocasnn grlerine uyarken onlar hkmleriyle sslemi, ona muhalefet ederken yeni bilgi, grg ve insanlar arasndaki yarglaryla daha doru bulduu yolu tutmutur. Ebu Yusuf'un btn grlerini Ebu Hanife'nin sylemi olduunu iddia etmek, gerekleri rtmek demektir. Nitekim baz mutaassp Hanef fakihleri, hocann talebesi zerindeki tesirini bytmek iin byle sanmlardr. Muhammed b. elHasen eeybn, genliinde Ebu Hanife'nin derlerine ksa bir mddet devam etmitir. Ebu Hanife ld zaman O, 18 yanda idi. Hocas lnce sene mam Malik'in derslerine devam etmi ve elMuvatta' O'ndan rivayet etmitir. Hatt onun rivayeti, elMuvatta'n isnad bakmndan en doru saylan rivayetlerinden biridir. Bu durumda mam Muhammed, usulde

mukallid ise bu mamlardan hangisini taklid etmitir? O, Ebu Hanfe'yi mi, Mlik'i mi, yoksa her ikisini birden mi taklit etmitir? Mantk olarak dnrsek O'nun,mukallid olmadn sylemek mecburiyetinde kalrz. Ebu Yusuf ve Zufer'in durumlar da byledir. Bunlar ne fur'da ne de usl'da mukallid deildirler. Burada unu da belirtmemiz gerekir: Usul, Ebu Hanife devrinde tam olarak yazlmam idi ki, talebeleri onu Ebu Hanife'den aldlar ve ona tbi oldular, denilebilsin. Ancak usul, o devirde hkm karrken gz nne alnr ve bir ders eklinde okutulmazd. Ebu Hanife'nin, kabul ettii gr hakkndaki aklamalar, ksa ifadele,, ^klinde olup dier memleketlerdeki mezhep sahipleri de, ona bu hususta muhalefet etmemilerdir. bni bidin (l. 1252 H.)'in, Kemaluddin b. el Hmam (l. 861 . H.)' mstakil mctehid sayp bu byk mamlar mukallid saymas tuhaf bir eydir. Burada yle bir soru akla gelebilir: Bu trl ictihad kapsn bugn aabilir miyiz? afiiler ve Haneflerin byk ounluu buna msbet cevap veriyorlar. Fakat her iki mezhebe mensup olan mteahhirin'in bir ksm, fiilen bu kapy

kapamtr. Bununla beraber onlar, aka bu kapnn kapanmas gerektiini sylememilerdir. Hatt baz Hanefler, Fethu'lKadir yazan Kemaluddin b. elHmam'n mstakil mctehidlik mertebesine ulatn sylemilerdir. Mlikler, bu hususta gr bakmndan nce zikrettiimiz iki mezhebe yakndrlar. u kadar ki onlar, her arn mstakil mctehidlerden hal bulunabileceini caiz grmekle beraber, mstakil olmayan mctehidin bulunmasn da zarur saymlardr. Hanbeller, her asrda mstakil mctehidin bulunmas gerektiini ileri srerlerdi. Bu konuda bni Kayym elCevziyye yle syler : Mstakil rnctehidler hakknda Peygamberimiz, Allah, bu mmete her yz yln banda dinini yeniliyecek bir mctehid gnderir buyurmutur. Onlar, Allah'n dinini yeniden canlandrmak iin gnderdii kimselerdir. Ali b. Eb Talib, bunlar hakknda, yeryz Allah'n hccetle emrini yerine getiren bir kimden hal olmaz, demitir. Hanbellere gre her trl ictihad kaps aktr. Madem ki insanlarn akl ve idrakleri deiiktir, madem ki herkes mcjtehid olacak kudrete sahip

deildir ve herkesin ilm ve akl seviyesi ayr ayrdr; o halde hi bir kimse ictihad iin ehliyetli olduunu iddia edemez. Byle bir iddiada bulunan kimse, lim ve ictihad sahibi olmak yle dursun, dn konuda itimada bile lyk deildir. Hanbeller ictihad kapsnn ak olduunu sylemekle kalmazlar; her asrda bir mutlak mctehidin bulunmasn da zarur grrler. Hanbel fakihlerinden bni Ukayl, bu gr savunurken, her asrda mutlak mctehidin bulunmadna dair eskiler fmtekaddimn) arasnda her hangi bir ihtilfm mevcut olduunu bilmiyoruz, demitir. Hicri 7. asrda yaam olan Hanbel bilgini Ibni Hamdan, bu konuda u aklamay yapar: Uzun zamandan beri mutlak mctehid kmamtr. Halbuki imdi onun kmas, ilk devirden daha kolaydr. nk hadis ve fkh tedvin edilmitir. ctihadla ilgili yetler, hadisler, fkh usl ve Arapa gibi limler zerinde saysz eserler yazlmtr. Fakat himmetler ksalm, rabetler snm, ciddiyetle alma ak yok olmu, taklidlerle yetinme, yorucu almalardan kanma, skntdan uzak durarak vaziyete gre ayak uydurma, az bir emekle gayeye ulama arzusu hkim olmutur. Halbuki ictihad'da bulunmak bir farz kifayedir.

Bilginlerimiz bunu ne yazk ki ihmal etmiler ve yerine getirmek iin gayret gstermemilerdir.[123] ilerden mamiyye mezhebine gre ictihad kaps aktr. Yukarda da iaret ettiimiz gibi onlar fkh, Kur'an'a ve kendi mamlar yoluyla rivayet edilen hadiselere dayanrlar. mamlarnn szlerini snnet sayarlar. Oniki mamdan baka hi bir kimsenin mamete lyk olmadn sylerler. Caferi Sadk'n szleri onlar iin hem usulde hem de fr'da bir hccettir. Onlar ne Cafer'in szlerini, ne onun baba ve dedelerinin szlerini, ne de mam olarak kabul ettikleri olu ve torunlarnn szlerini deitirirler. Onikinci mam kaybolduktan sonraki onun onbir asrdan beri hl gelmesi beklenmektedir bu mezhep mensuplan, ictihad yapma hakkna sahip olmulardr. .Yalnz ictihad'ta iki hususa balanmak mecburiyetindedirler: a) mamlardan rivayet edilen hi bir eye muhalefet etmemek ve imkn dahilinde mamlann gr ve szlerine uyarak ictihad yapmak. Onlar, mamlara ait bir rivayet bulamazlarsa meseleleri aklla bir hkme balarlar. nk, onlara gre akl, Kitab ve Snnetten sonra ki mamlann szleri Snnete dahildir gelen bir hccettir.

b) Kesin olarak mamlann koyduu metotlara bal kalmak. Biz, meseleyi onlarn mant ile ele alacak olursak grrz ki, mamlarn szleri Snnetten saylmakta ve mamlar Ebu Hanife, afi, Malik ve Ahmed b. Hanbel gibi dier mezhep mamlarna benzemekle beraber, onlarn ictihadlan mutlaktr. Biz, onlarn mamlarna, dier mezheblerin kendi mamlarna bakt bir gzle bakacak olursak, onlarn ictihadlannm mutlak ve kmil olmadn grrz. Hatt bu durumda onlarn mamlan, ic tihadlarmda nceki mamlann szlerinin dna kmad ve ne usul'de, ne furu'da onlara muhalefet etmedii iin birinci ve ikinci tabakaya deil, sadece nc tabakaya dahil olurlar.[124]

2 Mntesb Mctehidler

Bunlar, ikinci tabakay tekil ederler. Hkm karmada mutlak mctehidin koyduu usle uyarlar ve fur'da ona muhalefet ederler. ou zaman bunlar, fur' meselelerinde mutlak

mctehidin ulat neticelere yakn neticeler karrlar. Bunlarn ekserisi, mutlak mctehidle sohbet ve devaml ilgisi olan kimselerdir. Hanef mezhebinde Halid b. Yusuf esSemt, Hill, Hasan b. Ziyad elL'Ii; afi mezhebinde elMzeni; Maliki mezhebinde Abdurrahman b. Kasm, bni Vehb, Eheb, bni Abdhakem bu tabakay tekil eden mctehidlere misal olabilirler. Mctehid mamlar takib eden ilk asrlarn hemen hepsinde bu trlmctehidler mevcut idi. Bunlara misal olarak Tahv, Kerh, Ebu Bekr elAsamm' zikredebiliriz. Bunlardan Kerh, evlenmede denklik (kefaet) meselesinde Hanefilere, EbuBekr el Asam, erginlik ana gelmemi ocuklar zerinde evlendirme velayetini kabul konusunda Hanef mezhebine ve fakihlerin byk ounluuna muhalefet etmitir. Tahv ise Hanefi' mezhebinin metoduna uyard; fakat baz hallerde afi mezhebinin grlerini ihtiyar ederdi. Ksaca, bu tabakaya mensup olan mctehidler, bir mezhebin usln kabul edip fer' meselelerde ictihadlarda bulunmulardr. Bunlar bazan mezhep mamlarna muvafakat, bazan da muhalefet etmilerdir. mamlarn ictihad'ta bulunduu veya hi dokunmad meseleler hakknda ictihadlar

yapmlardr. Bunlara mntesib mctehidler ad verilmesinin sebebi, fur'da mstakil olduklar halde usl'de belli bir mezhebe bal olulardr.[125]

3 Mezhebde Mctehid Olanlar Bunlar, nc tabakay tekil eden, hem usul hem fur'da bir mezhebin mamna tbi olan ve hi bir meselede ona muhalefet etmiyen kimselerdir. Bunlarn ictihadlar, mezheb mamnn fikir beyan etmedii fer' meselelerin hkmlerini ortaya koymaktan ibarettir. Bunlarn her asrda mevcut olmas lzmdr. Bu mctehidlerin mezhepe bir hkme balanm olan meselelerde ictihad yaptklar pek azdr. O da rfe, yahut asrn icabna gre eski mctehidlerin grlerini aklamaktan ibarettir. Eer nceki mctehidler, grlerinin sonrakiler tarafndan aklan tarzn grselerdi, kendi grlerinden vazgeer ve bu delil ihtilf deil, zaman ihtilfdr, derlerdi. Ksaca, bu tabakay tekil eden mctehidlerin itihad iki husustan dar kmamtr:

1 nceki mctehid mamlarn benimsedii kaideleri zetlemek, mamlarn yapm olduklar kyaslarn illetlerini meydana getiren fkh kaidelerini bir araya toplamak. 2 Hakknda mezhepe bir sarahat bulunmayan hkmleri karmak. Bu tabaka, mezheblerin fkhn yazan ve onlarn gelimesini salayan prensipleri koyan; tercih, grler arasnda karlatrma, Daz grleri destekleme, baz grleri zayf olarak gsterme gibi hususlarda belli lleri yerletiren ve her mezhebin fkhi bnyesini keskin izgilerle dierinden ayran mctehidleri tekil eder.[126]

4 Terch Sahibi Mctehidler

Drdnc tabakay tekil eden bu mctehidler, mezheb mamlarnn ictihadlar bulunmayan fur' meselelerinin hkmlerini karan, onlarn hkmn belirtmedii meselelere dokunmayan kimselerdir. Fakat onlar, nc tabakann tesbit etmi olduu tercih esaslarna dayanarak rivayet

edilen grler arasnda tercihlerde bulunmulardr. Baz grleri, dayand delilin kuvvetli oluu veya mevcut asrn icaplarna tatbik bakmndan elverili bulunuu sebebiyle tercih etmilerdir. Elbette bu, yeni bir gr beyan etmek deildir. Bu tabakayla bundan nceki tabaka arasndaki fark ok azdr. Hatt usulclerin bazs hakl olarak bu iki tabakay bir saymtr. nk, usle gre fikirler arasnda tercih yapmak, mezheb mamlarnn ele almad meselelerin hkmlerini ortaya koymaktan daha az bir i deildir. Nevev, elMecmu'nun mukaddimesinde bu iki tabakay bir tabaka olarak zikretmitir. bni bidin, erhu Risaleti Resmi'Mft'de bunlar ayr ayr tabaka olarak ele almtr.[127]

5 stidlal Sahibi Mctehidler

Bunlar, beinci tabakay tekil eden ve mamlarn grleri zerinde herhangi bir tercihte bulunmayan rnctehidlerdir. Onlar, sadece mamlarn grlerinin delillerini beyan etmiler,

hkm hakknda herhangi bir tercihte bulunmakszn deliller arasnda karlatrma yapmlardr. Mesel, bu tekinden kyasa daha uygundur, v.s. gibi fikir beyan etmilerdir. Bazan da rivayetler arasnda tercih yapmlar, bu rivayet tekinden daha dorudur, eklinde hkm vermilerdir. Bu tabaka ile bundan nceki tabaka' arasndaki fark da pek ak deildir. nk bni bidin'in ayr ayr zikrettii nc, drdnc ve beinci tabakalar yle iki tabakaya indirmek mmkndr : a) Tahri yapan mctehidler; bunlar, mezheb mamlarnn, hakkmda fikir beyan etmedikleri meselelerin hkmlerini karan ve tahrilerinde mezhebin kesin olarak kabul ettii kaidelere dayanan kimselerdir. b) Tercih yapan mctehidler; bunlar da, deiik rivayetler ve birbirine aykr grler arasnda en salam rivayeti, en doru gr veya bunlardan Snnete en yakn, kyasa en uygun ve insanlar iin en kolay olan beyan etmek amacyla tercihlerde bulunan kimselerdir.[128]

6 Hafzlar (Huffaz) Tabakas

Yukarda da sylediimiz gibi bu tabakay tekil edenler gerekte mctehid deildirler. Onlar, mezhebe ait birok hkm ve rivayetleri ezberlemi ve bunlar nakil bakmndan hccet tekil eden kimselerdir. Mezhepteki en ak rivayeti veya tercih ederken en salam gr nakletmek hususunda bunlar itimada lyk kimselerdir. bni bidin, bu tabaka hakknda yle syler: Onlar en salam, salam ve zayf, ak rivayet, mezhebin zahir gr ve ndir rivayet arasnda seme gcne sahip kimselerdir. elKenz, edDurru'lMuhtar, elVikaye ve elMecma' gibi muteber metinlerin mellifleri bu tabakaya dahildirler. Bunlar, kitaplarnda reddedilmi fikirleri veya zayf rivayetleri nakletmemilerdir. Onlarinbu tutumu tercih deildir. Fakat, tercih edilenleri bilmek ve tercih "sahibi mctehidlere gre tercih derecelerini bir sraya koymaktan ibarettir. Tercih sahibi mctehidlerin tercihlerini bilmek, onlar arasnda bir hkm vermek mnsna gelebilir. Dolaysiyle onlar, kendilerine gre tercih bakmndan daha salam olan,

mezhebin uslne daha ok dayanan, say bakmndan daha ok olan veya mezhebe daha ok hccet saylan tercih sahibi mctehidlerin grlerinden bazlarn semilerdir. ncekiler gibi bunlarn da fetva vermek haklar vardr. Fakat bu, dar bir ereve ierisindedir. Hayruddin Remli, Fetv'smda yle demektedir: phesiz ki muhtelif gr ve rivayetlerin tercihe lyk olanlarn bilmek ve onlarn salamlk veya zayflk bakmndan derecelerini tanmak, lim yolunda cidd gayretler gstermi olanlarn sonunu gsterir. Bu itibarla mft ve kadnn zerine den, cevab iyi tesbit etmek, haram hell veya helli haram yapmak suretiyle Allah'a iftira etmek gibi bir lszle [129]dmemektir.[130]

7 Mukalldler Tabakas

Bu tabaka mensuplar, taklidcilik bakmndan bundan nceki tabakadan pek farkl deildirler. Ancak bundan nceki hafzlar tabakas nceki mctehidlerin tercih ettii grler zerinde ve tercih derecelerini bir sraya koymada az ok

tasarrufta bulunmulardr. Bu tabakaya mensup olanlar ise, baz tercihleri iine alan kitaplar anlamaktan te gidememilerdir. Gr ve rivayetler arasnda herhangi bir tercihte bulunacak ilmi yetenee sahip olamamlardr, bni bidin, bunlar yle tarif etmektedir: Onlar doru ve yanl, sa ve solu birbirinden ayramyorlar. Hatt onlar, gece odun toplaycs gibi ellerine geen her eyi bir araya getirmilerdir. Bunlar taklit edenlere yazklar olun[131] bni idin'in anlatt bu snf mensuplar, son asrlarda olduka oalmtr. Onlar, mevcut kitaplarn iindekilere, hi bir kafa yormakszn, sarlm ve bu kitaplardan aldklar fikirlerin dayand delilleri asla aratrmamlardr. Kitaplarda bulduklar her gr, makul bir yn olmasa dahi, anlatmakta bir saknca grmemilerdir. Bu tip insanlarn evremizde byk etkileri hl mevcuttur. Birok insanlar, yaptklar eyleri meru gstermek iin bu taklidcilere bavururlar. Onlar da, kim sylemi olursa olsun, kymeti ne olursa olsun ve mezhebdeki yeri nasl olursa olsun, ilerine gelen herhangi bir gr hemen alrlar ve ona gre fetvalar verirler. Halbuki onlarn

dayand bu grn ne ak bir delili var, ne de tercihe lyk bir fikr yn vardr. Onlara da, onlara uyanlara da ve onlar tevik edenlere de yazklar olsun ! Mctehidlerin tabakalarn yle zetliyebiliriz: Birinci tabakay tekil eden mctehidler, kmil veya mutlak ictihad sahibi kimseler olup geni apta ictihadlarda bulunmulardr. kinci tabakay tekil edenler, fur'da mutlak ictihad sahibi olup usl'de ictihad yapmamlardr. nc tabaka, aa yukar ikinci tabakaya dahildir. Drdnc tabaka, hkmlerin sebeplerini ortaya karmak hususunda ictihadlar yapmtr. Beinci tabaka mensuplar, gr ve rivayetler arasnda tercihlerde bulunmak zere mahdut sayda ictihad yapmlardr. Bunlar mukallid saymak dorudur. Ancak mezhebin grlerini aklama ve tercihte bulunma gibi bir nevi mezheb erevesi iinde ictihad ve akl bir faaliyet gstermilerdir. Son iki tabaka ise, bsbtn taklidci olup hi bir ictihad yapmam, sadece eskilerin eserlerini bir araya toplamak ve tedvin etmekle uramtr. ctihad konusunu bitirmeden nce, kmil ictihad kapsnn hi bir ekilde kapanmyacana tekrar dokunmak istiyoruz. slm hukukularnn bir

ou, zellikle Hanbel mezhebine bal olanlar, her asrda kmil ictihad yapacak bir mctehidin bulunmas gerektiini belirtmilerdir. nk din, byle bir ictihad sayesinde iftiraclarn iftiralarndan korunmu ve onun her asrda ilk kaynaklarna dorudan doruya bavurmakla safiyeti ve z gsterilmi olur. Ayrca dinin prensiplerini bozmadan, dine yakmayan bir hkm ilve etmeden ve onun hudutlarn amadan tatbik etme imkn sa lanm olur. Hi bir kimse, Allah'n akllara am olduu bu kapy kapatmak hakkna sahip deildir. Bu kapnn kapandn syliyen hangi delile dayanmakta ve kendisi iin mubah olan eyi neden bakalar iin haram saymaktadr? Bunu sormak hakkmz deil midir? Zira bu kapnn kapanmas, insanlar Kitab'tan, Snnet ve selefi slihin eserlerinden uzaklatrmaktadr. Hatt taklidcilikte ifrata giden baz kimseler, lim meclislerinde bile Kur'an ve Hadisi incelemiye lzum yoktur; nk itihad kaps kapaldr, diyecek kadar ileri gitmilerdir. L havle vel kuvvete ill billh![132]

ctihadn Blnmesi

ctihad artlarn haiz olan kimsenin itihad, kaytsz artsz ve umum bir ictihad mdr? Yani byle bir mctehidin her trl dni meseleler hakknda ictihad yapmas gerekmez mi? nk ictihad, fkh bir meleke olup buna sahip olan kimse hem usl, hem de eriatn amalarn tam olarak bilmektedir. Onun itihad her hangi bir konuya mnhasr olamaz; zira eriatn her blm birbirine baldr. er' bir meselede ictihad yapacak kimse, eriatn btnn bilmek mecburiyetindedir. badet meselelerini hakk ile bilmiyen, muamelta ait meseleleri anlyamaz. ctihad artlarn haiz olan mctehide gre ictihad yapmak, fkh bir melekedir. Bu meleke say yesinde mctehid, dni btn meselelere nfuz edebilir. Fakihlerin byk ounluu bu gr benimsemitir. Onlara gre ictihad blnmez. Nikh meselelerinde ictihad yapan kimse, ibadet meselelerinde bakasn taklid etmez. Keza, ibadet hususunda mctehid olan kimse,satm veya nikh hususunda taklidci

olamaz. nk bu, iki eyi birletirmek demektir. ctihadla takIidcilik birbirine zt olan ve bir ahsta birlemesi mmkn olmayan eylerdir. Doru kyas metodlann bilen bir fakih, onu e meselelerine tatbik etmekten ciz ve mal meselelere tatbik etmeye muktedir olabilir mi? Ancak onun, belli bir konuya ait deliller hakkndaki bilgisiyle dier konularn delillerine ait bilgisi eit olmayabilir; fakat bu, mctehidlikten mukallidlik mertebesine dmek demek deildir. Baz Mlikler ile baz Hanbeliler, Zahirlere uyarak, yle demilerdir : ctihad blnebilir. Her hangi bir konu hakknda derin bir bilgiye sahip olan kimse bu konuda ictihad yapabilir. Ancak onun bu itihadnn dinin kesin esaslarna aykr dmemesi arttr. Bu durumda onun hem mctehid, hem de mukallid olduu sylenemez. nk o, delillerini bildii konuda ictihad yapmakta, delillerini bilmedii konularda da, aratrma yapmakla beraber, bakasnn grn kabul etmektedir. tihadn blnebileceini syleyenlere gre, belli bir konuda ictihad yapacak kimse, btn ictihad metodlann bilmek ve ictihad iin gereken ehliyete sahip olmak mecburiyetindedir. Belki o, delillerini

tam olarak bildii konuda fetva verir, dier konularda kesin bir bilgi sahibi oluncaya kadar susar. Mesel, bir ok mamlar kendilerine sorulan bir ksm meseleler hakknda bilmiyorum diye cevap vermilerdir.mam Malik otuz alt soruya, bilmiyorum szyle karlk vermitir.. nk O, bu meselelerin dayand delilleri o zaman incelememitir. Bununla beraber O'nun mamlk ve mctehidlik sfat gitmemitir. Yine de O, Hicret Yurdunun mamdr.[133]

ft (Fetva Verme) Ve Mft'de Aranan artlar

ft (Fetva verme), ictihad'a nisbetle daha zel bir anlam tar. nk ictihad, fkh hkmleri kaynaklarndan karmaktr. Bu hkmlerin aklanmas hakknda her hangi bir soru bulunsun veya bulunmasn netice deimez. Nitekim Ebu Hanife, derslerinde birok fer"i meselelerin hkmlerini byle aklamtr. ft ise, herhangi bir meselenin hkm sorulduu zaman verilen bir cevaptr.

Gerek fetva, ictihad artlar ile birlikte baka artlan da kendinde bulunduran mctehid tarafndan verilir. Bu artlar fetva isteme (istift) hdisesini bilmek, fetva isteyen (msteft)'in durumunu ve iinde yaad toplumu incelemektir. Bylece mft bunlarn fetva isteyen kimse zerindeki tesirini bilsin; Allah'n dinini oyuncak etmesin ve fetvay Allah'n haram kld eyleri baz kimselere mubah klmak iin bir let yapmasn. Bunun iindir ki tslm bilginleri mftilik iin ar artlar koymulardr. Ahmet b. Hanbel'den bu hususta yle rivayet edilir: Bir kimsenin kendisini fetva vermeye ehliyetli grmesi iin bu be art , haiz olmas gerekir: 1 yi niyet sahibi olmak. nk, iyi niyet sahibi olmayann ne yznde, ne de sznde nur bulunur. 2 Hlim, hilim, vakar ve ciddiyet sahibi olmak. 3 Kendinden ve bilgisinden emin olmak. 4 Halka kendi otoritesini kabul ettirmek. 5 nsanlar iyice tanmak.

mam Ahmed'in bir mft iin ileri srd bu artlardan anlalyor M, mftnin, fetva isteyenin psikolojik durumunu nazar dikkate almas, halk nazarnda itibar sahibi, basiretli, verdii fetvnn neticesini ve insanlar arasnda uyandraca tesiri kavrayacak bir gr sahibi olmas gerekmektedir. nk mft, verecei fetvann kt bir netice douracan anlarsa fetva vermekten kanr; iyi bir netice douracan anlarsa fetva vermekten ekinmez. Mfti, kendisinin doru yolu gsteren bir klavuz olduunu ve verecei fetvann insanlar islh etmek iin bir mihver tekil ettiini bilmelidir. atbi, bu konuda yle der: stn bir dereceye ulam olan mft, insanlar dorulua ve itidale sevkeden, halka mutedil yolu gsteren kimsedir. O, insanlar gle drmez ve geveklie de srklemez.[134] Burada tb, ifrat veya tefrta dmenin adalet ve doruluktan sapma olduunu beyan etmek, iddet gstermenin tehlikeye srkleyeceini, bsbtn msamahal davranmann da slm'n temelini sarsacan aklamak istiyor.

Allah, kullarna bir kolaylk olmak zere ruhsat kaplarn amtr. Belirli artlar altnda Ramazan orucunun tutulmamasna msaade buyrulmas, zaruret hallerinde haram olan eylerin mubah klm birer ruhsattr. Mft, halkn, durumunu bu bakmdan gz nne almaldr. O, emrin yerine getirilmesini (azimeti) tercih ettii takdirde gle sebep olabilir. Mesel, mazereti olan kimse iin Ramazanda oru tutmak byledir.Halbuki Allah gstermi olduu ruhsatlara uyulmasn da, azimetlerinin yerine getirilmesini de sever. Azimeti yerine getirmek, insana takatinin stnde bir glk yklyorsa, ruhsat ynn tercih etmek, Alll katnda daha makbul olur. nk Allah, kullarna kolaylk murad eder, zorluk murad etmez. Mft, etihad'da yksek bir mevki sahibi deilse ve gereken artlar kendisinde bulundurmuyorsa eitli mezheblerden insanlar iin kolay olan grleri seme hakkna sahip deil midir? veya o, sahablerin ihtilf ettikleri grlerden insanlar iin daha kolay olanlar tercih ederek, gl kaldramaz m? phesiz mft, ictihad yapma ve deliller arasnda kuvvetli olanlar seebilme kudretine sahip ise,

mezheblerin grleri arasnda delil bakmndan kuvvetli olanlar tercih edip vaziyete daha uygun olan fetvay verir. Fakat bu durumda onun u arta bal kalmas lzmdr: 1 Delil bakmndan zayf bir gr sememelidir. 2 Setii gr, insanlarn yararna olmal ve onlar ne iddete, ne de geveklie srklemelidir. 3 Tercih ettii gr iyi niyyete dayanmal, Allah'n gazab ve nzsi unutularak, hkmdar memnun etmek veya insanlarn keyf arzularn tatmin etmek iin olmamaldr. Mfti, fetva vermeden nce hkmdarlarn maksatlarn bilip onlara uygun, fakat hakka aykr fetva verenlerden olmamaldr. nsanlar baz mftler grmtr ki onlar, kendileri ve hkmdarlar iin msamaha, halk iin de iddet ynn tercih etmilerdir. Bunlar, kendileri iin eitli mezheplerin kolay olan grlerini, bakalar iin de, son derecede g bile olsa, onlarn bal olduklar mezhebin grlerini tercih etmilerdir. tbi, elMuvfakt adl eserinde, Endls'te fetva veren bir fakh'e ait yle bir hikye anlatr[135]:

Bu fakih, baz sebeplerden dolay fetva yermekten menedilmiti. te yandan Endls Emiri Nsr'm saray civarnda bir vakf vard. Bu, sarayn manzarasn bozuyordu. nk tam Emrin gezinti yapt yerin karsnda bulunuyordu. Emir, bu vakf istimlk etmek ve sarayn bahesine katmak istiyordu. Byk mftlerden Bakiyy b. Mahled'e durumu bildirdi. O da, btn limleri toplayp ortaklaa bir gre varmak istedi. Bilginler, Maliki mezhebine gre vakfn satlamyaca grnde birletiler. Verdikleri fetvay Emir ho karlamad. Bu srada yukarda iaret ettiimiz fetva vermekten menedilen Muhammed b. Yahya b. Lbbe isimli fakih durumu renip Emr'e, arzusuna uygun bir fetva vereceini bildirdi. O, bu fetvasnda Hanefi mezhebi mensuplarndan vakfn satlp deitirilebileceini kabul edenlerin grne uyuyordu. Bunun zerine Emir Nasr, bu fakhi dier limlerle bir araya getirdi ve kendi aralarnda meseleyi zmelerini istedi. limler, nceki grlerinde israr edince Muhammed b. Yahya, onlara yle hitap etti.Allah'a yemin ediniz, iinizden birine bir felket gelseydi siz, mam Mlik'in grleri dna karak, bir kolaylk arardnz, deil mi? Onlar, evet, dediler. O da,

yleyse Emiru'lM'minn, byle bir ruhsata daha lyktr. Buna gre durumunuzu tyin ediniz ve slm bilginlerinden ona uygun olan gr alnz, nk mctehidler hepsi birer nderdir, dedi. Bu durumda teki fakihler susmak mecburiyetinde kaldlar. Bunun zerine Kad, mecliste cereyan eden durumu Emr'e bildirdi. O da, bu fakhin fetvasna uyarak vakf istimlk edip yerine kat kat fazlasn verdi.[136] yi niyet sahibi olan ve mezheblerin grleri arasnda tercih yapmak isteyen mfti, aadaki noktalar gz nnde bulundurmaldr: 1 Bir gr delili kuvvetli olduu iin benimsemeli, delili zayf olan gr almamaldr. Fetvalarn az olanlarna balanmamal tercih ettii mezhebin metodlarm bilmelidir. Bu, mftnin her hangi bir ictihad mertebesine sahip olmasn ve taklitilik mertebesine dmemesini gerektirir. bni Teymiyye, mezheblerin grleri arasnda baz semelerde bulunurken byle yapmtr. Byle bir ctihad gcne sahip olmayan bir mfti, bildii mezheb ierisinde kalmakla yetinir eer o, bildii mezheb'de mftlik derecesine ulam ise.

2 Hakknda icma' olan hususu brakp ihtilafl olan gr almamaldr. Mesel; o, kadnn kendisini evlendirmeye yetkili olduunu syleyen Ebu Hanife'nin bu gryle fetva vermemeli; aksi tezi savunan cumhri fukahnn kavline gre fetva vermelidir; nk bu takdirde akit, fukahnn icma' ile sahih olmu olur. Ancak mft, bu hususta Ebu Hanfe'nin gryle dierlerinin grlerini aklayp fetva isteyene bunlardan birini tercih edebileceini syleyebilir. nk mesele, haram ve hell ile ilgili olma bakmndan naziktir; dolaysyla, ihtiyatl olmak gerekir. htilafl bir meselede ihtiyat cihetini tercih etmek yerinde olur. Mesel; bir adam, annesinden bir yudum st emen st kardeiyle evlenmek istese; mft, byle st kardeler arasnda evlenmeyi caiz grmeyen Ebu Hanfe ve Mlik'in mezhebine gre fetva verir. Eer fetva isteyen, drt be yudumluk st emmekle aralarnda st kardelii bulunan bir kadnla evlenmi ve durumu birka ocuk sahibi olduktan sonra renmi ise, ocuklarn korunmas iin dier mctehdlerin grne uyarak, bu evliliin devamna fetva vermek gerekir. nceki durumda din bakmndan ihtiyat yn tercih edildii halde, son durumda ocuklar iin ihtiyat yn tercih edilmitir. Yalnz burada,

mctehidlerin, grlerini isbat iin ileri srdkleri deliller, mftnin nazannda birbirine denk olmal ve o, bunlardan hi birisinin kesin olduunu kabul etmemi bulunmaldr. 3 nsanlarn keyf arzularna uymamak, maslahat ve delile balanmaldr. Muteber olan maslahat, umum maslahat olup fetva iin haram veya hell olmann sebebini tekil eder. Yukarda hikyesini anlattmz Hanef mezhebinin baz mamlarna uyarak, Emri memnun etmek iin vakfn satlacana cevaz veren fakih, gerekten bir maslahat gzetmemitir. nk, Emir iin bir felket sayd ey, sarayn manzarasnn bozulmasdr. O, burada Emir'in arzusuna uyarak, sarayn manzarasnn gzellemesini deil, vakfn onarlarak gzelletirilmesini teklif etseydi, maslahata daha uygun olurdu. slm bilginleri, mftnin fetva verecei mesele ahsyla ilgili olunca nasl bir fetva vermesi gerekiyorsa, halka da ayn ekilde fetva vermesi zerinde ittifak etmilerdir. Kendisi iin ruhsat, bakalar iin de iddeti tercih eden mfti, adalet ve insaftan yoksun kimsedir.

Mft, fetva hususunda aceleci olmamaldr. O, meseleyi ve verecei fetvann neticelerini iyice dnmelidir. Meseleyi, hakikata ulamak iin derhal cevaplandrmamas ayp deildir. Aratrmak, cil bir durum yoksa, meseleyi daha geni bir zaman iinde halletmek ok tabidir. Hicret Yurdunun mam olan Mlik (R.A.), fetva hususunda hi acele etmezdi. O'nun bir mesele iin gnlerce urat olmutur. O, yle der: Bazen bana yle bir mesele sorulurdu ki o, beni yemekten, imekten ve uykudan alkoyard. O'na yle dediler: Ey Abdullah'n babas, vallahi senin szn insanlarn yannda ta zerindeki yaz gibidir. Sen ne sylersen halk ona sarlyor. mam Malik, buna yle cevap verdi: Byle olmaya hak kazanan kimse, sabrla meseleyi inceliyen kiidir; kr deve gibi nn grmeden yryen kii deil. Hakikaten gvenilir bir mfti, Peygamber postunda oturan insandr. Peygamber, haran ve helli bildirir. Mft de, insanlara Peygamberin bildirdiini nakleder. O, eriat halka aklamak hususunda Peygamberin vrisidir. Nefsi arzularn onda yeri yoktur. O, ileri, atlmak gerekmiyen yerde susar. Hakk sylemek gerektii zaman,

sonucu ne olursa olsun, konuur. O, sadece Allah'tan korkar. Bakalarnn knamas onun iin nemli deildir. Allahn, bizi hatlardan sen koru; sz dinleyip en iyisine uyanlardan eyle. Ey lemlerin Rabbi, sen, dualarmz iitmekte ve gnllerinzdekini bilmektesin![137]

[1] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/3. [2] Szn ettiimiz siyas ve itikad mezhebler tarihini ine alan birinci cilt. E. Ruhi Flal Osman Eskiciolu tarafndan Ttirkeye evrilmi ve slmda Siyas ve tikad Mezhebler Tarihi adyla yaynlanmtr. (Ya&mur Yaynevi,

stanbul, 1970).

[3] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/1314. [4] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/1517. [5] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/1920. [6] Enfal Sresi, 6770. [7] Nahl Sresi, 116. [8] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/2124. [9] Maide Sresi, 30. [10] Bakara Sresi, 356. [11] Yunus Sresi, 99. [12] Kyame Sresi, 36.

[13] Enfal Sresi, 41. [14] Har Sresi, 7. [15] Bakara Sresi, 204206. [16] Enfal Sresi, 41. [17] Har Sresi, 7. [18] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/2432. [19] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/33. [20] Har Sresi, 7. [21] Bakara Sresi, 127. [22] Talak, 4. [23] Bakara, 124. [24] bni Kayym elCavayye, llamulMuvakknn, c. I. s. 184; Muhammed elHudari, Tarihu'tTeriil lslm, s. 106.

[25] etb, el'tisam, c. III, s. 11; Menar tab. [26] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/3337. [27] Tevbe Sresi, 100. [28] lmulMuvakkin, c. I. S. 16, 17. [29] Erzakler, Nfi' bnu'lErzak'a; Necedt, Necdet bni Amir'e ve Ibzye, Abdullah ibni tbz'a tbi olanlardr. [30] Veliyyullah Dehlevi Huccetullah elBliga, c. I, s. 143 [31] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/3843. [32] lamulMuvakkin, c. IV, s. 128; Mnir ed Dnak tab (Kahire). [33] afi, elUma, c. VII, s. 198. [34] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/4346.

[35] 'lmu'lMuvakkin, c. I, s. 18. [36] Muhammed elHudari, Tarihu'tTeri'i'l slm, s. 87. [37] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/4653. [38] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/54. [39] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/54. [40] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/5455. [41] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/55. [42] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/5556. [43] Deaimlslm, s. 62, 63.

[44] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/56. [45] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/57. [46] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/5758. [47] bni Haldun, Mukaddime. [48] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/58. [49] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/5859. [50] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/60. [51] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/60. [52] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/60.

[53] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/60. [54] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/60. [55] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/60. [56] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/60. [57] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/60. [58] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/61. [59] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/61. [60] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/61. [61] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/61.

[62] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/61. [63] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/61. [64] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/61. [65] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/6263. [66] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/63. [67] Bakara Sresi, 228. [68] Nahl Sresi, 44. [69] Msnedfilmam Cafer, c. I, s. 15; Lbnan basks. [70] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/6365. [71] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/6567.

[72] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/6870. [73] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/7074. [74] 'IamlMuvakkin, c. II, s. 297. [75] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/7576. [76] elUmm, c. VII, s. 246. [77] Risale, Halebi tab, s. 471. [78] lmlMuvukkin. [79] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/7679. [80] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/7980. [81] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/8083.

[82] Enbiy Sresi, 107. [83] Yunus Sresi, 57. [84] Ankebut Sresi, 45. [85] Maide Sresi, 8. [86] Hucurat Sresi, 13. [87] Isr Sresi, 70. [88] Bakara Sresi, 228. [89] Nisa Sresi, 25. (Kur'an'da zinann cezas yz deynek (celde) olarak tayin edildiine gre (Nur Sresi: 2), yans elli deynek eder. eviren). [90] Nahl Sresi, 90. [91] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/8487. [92] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/88. [93] Bakara Sresi, 256.

[94] Bakara Sresi, 191. [95] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/8889. [96] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/89. [97] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/89. [98] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/8990. [99] Gazzal, elMustasf, c. X, s. 387. [100] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/90. [101] elMustasf, c. I, s. 288. [102] Nur Sresi, 31 [103] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/9093.

[104] KavadlAkm, c. I, s. 63. [105] Burada vcib sz, farz teriminin anlamn da iine almaktadr.eviren. [106] KavaidlAhkm, c. I, . 65. [107] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/9396. [108] Bakara Sresi, 173. [109] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/9799. [110] Bakara Sresi, 256. [111] Hacc Sresi 78. [112] Bakara Sresi 185. [113] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/99101. [114] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/102 103.

[115] tb, elMuvffkt, c. IV., s, 114; Ticariyye basks. [116] elEsnev, erhu MinhcHUsl, c. III, s. 308;Tahrir erhi Takrir kenarnda. [117] Burada mellif, elCmi1li Ahkmil Kur'an adl tefsirin yazar Ebu Abdillb el Kurtub ile AhkmulKur'an adl eserin yazar Ebu Bekr bnulArab eltbli (l. 542 H.)yi birbirine kartrmtr. eviren [118] erRisale, s. 510. [119] elEsnevi ad geen eser, c. III, s. 310. [120] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/103 110. [121] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/111. [122] erhu Risaleti ResmilMft, s. 11

[123] Kitabu Sifatil Fetv velMft velMsteft s. 17. [124] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/111 115. [125] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/115 116. [126] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/116. [127] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/117. [128] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/117 118. [129] elFetv elHayriyye, c. II, s. 32. [130] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/118. [131] erha Risaleti ResmilMft.

[132] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/118 120. [133] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/120 121. [134] elMuvfakt, c. IV, s. 258. [135] Bu zat, Muhammed b. Yahya b. Lbbe (l. 330 H.) olup kadlk ve ra meclisi yelii yapmtr. eviren [136] elMuvfakt, c. IV, s. 139. [137] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/122 126.

MAM ZEYD ve MEZHEB[1]

mam Zeyd (80 122 H.)

Hicr birinci yzyln ikinci yarsnn sonuna doru Peygamber ehrinde; kalbi manla dolu, nuru yzn heybet Ve cell ile aydnlatan biri yayordu. Btn Medine onu seviyor, gelip geenler onun adn ve stnln anyordu. O, mtevaz olduu iin ykseliyor, insanlara kymet verdii iin onlar da kendisini yceltiyor, zayflar sevdii iin de btn insanlar onu seviyordu. Fakirlerin derdine ortak olur, yetimlere babalk efkati gsterirdi. te bu zat; Hz. Hseyin'in kllarn azndan kurtulan biricik olu Ali Zeynelbidin idi. O ehidler babas ve Kerbel'daki korkun zulmn yere serdii Hz. Hseyin'in nesli, ite bu zat ile devam etmitir. O, bu ackl sahne zerine durmadan alar ve zntsn bir trl gideremezdi. nk, Ehm Beytin btn sevgili evltlar ldrlm, bylece o, yalnz bana yaamak zorunda kalmt. Bu konuda kendisi bir kere yle sylemitir: Yakub (A.S.), Yusuf iin gzleri kalana kadar alamtr. Halbuki o, Yusuf'un lp lmediini bilmiyordu. Ben ise, Ehli Beytimden 10'dan fazla

insann bir kuluk vakti gzlerimin nnde boazlandn grdm. Siz, onlarn acsnn gnlmden gideceini mi sanyorsunuz? Ali Zeynelbidin, ruh elem ve zntleri ierisinde bir merhamet kayna olmu ve gnl onunla dolup tamtr. O, cmert idi, borlularn borcunu der, muhtalarn yardmna koard. Affetmek, iyilikte bulunmak onun en byk vasfyd. Ondan yle bir olay rivayet edilir: Bir gn bir criye ibrii eline alm, abdest almas iin ona su dkyordu. Criye, ibrii Ali Zeynelbidin'in zerine drd ve yzn yaralad. Ali Zeynelabidin, kmayc bir ed ile ban cariyeye doru kaldrd. Bunun zerine criye yle syledi: Allah, Kur'an'da, fkelerini yenenler buyuruyor. O, fkemi yendim dedi. Criye, nsanlar affederler buyuruyor, dedi. O, seni affettim dedi. Criye, Allah, ihsan sahiplerini sever[2] dedi. O da, sen, Allah yolunda hrsn, cevabn verdi. te Ali Zeynelbidm Hicaz lkesinde, zellikle Mekke ve Medine'de byle asalet, byklk, merhamet ve iyilikseverlikle tannmtr. O, halife ocuklarnn ulaamad bir dereceye ykselmitir. Saltanat olmad halde herkes ona

sayg gsterirdi. eitli yollardan rivayet edildiine gre Hiam b. Abdilmelik, halife olmadan nce hacca gelmi, Kabe'yi tavaf ediyordu. Haceru'IEsved'i eliyle selmlamak iin ne kadar abaladiysa da kalabalktan buna muvaffak olamad. Nihayet kendisi iin bir minber yapld ve onun zerine oturdu. Etrafn amllar evirmiti. Tam bu srada Ali Zeynelbidin belirip Haceru'IEsved'i selmlamak iin yaklanca, halk, onun yolunu tam bir sayg ile at. O gzel bir kyafet ierisinde vakarl bir haldeydi. Hiam, kmsiyerek, bu da kim? diye sordu. Orada bulunan ir Ferezdak ileri atld ve u kasidesiyle onu tantt: te bu; ayak sesini btn Hicaz'n tand, Beytullahm, Haram erif ve evresinin bildii, Allah'n kullarnn en hayrlsnn oludur. te bu; takva sahibi ve tertemiz olan sancak, Grd zaman kendisine Kurey'in Cmertlikle fazilet kayna dedii kiidir,

Ki senin Bu da kim? szn eksiltmez onun kadrini, Tanmazlktan geldiini senin Arab da iyi tanr, Acem de...[3] Ali Zeynelbidin, kendisini fkh ilmine ve hads rivayetine vermitir. O, tabilerden de hads rivayet etmitir. Ehli Beytin fikir mirasn da muhafaza etmitir. Ondan bni ihab ezZhri, hadis, rivayet eder ve onu takdirle anard. O, siyasetten uzak durdu ve tamamen kendisini slm ilmine verdi. Onun anda ilerin sapklar (Gulti ia) mevcut idi. Onlarla karlat zaman tutumlarn tenkid eder ve onlan hakikat yoluna arrd. Rivayet edildiine gre Irak'dan gelen bir topluluk onun etrafna oturmu, Ebu Bekr ve mer (R.A.)'i kt szlerle anmlard. O, bunlara yle haykrd: Syleyiniz, siz kimsiniz? Yurtlarndan ve mallarndan uzaklatrlan, Allah'n fazlm ve yksek rzsn istiyen, Allah ve Resulnn yolunda koan ilk muhacirlerden inisiniz? Onlar, hayr dediler. O, Siz yurdu ve man daha nce tutmu olan, kendilerine gelen muhacirleri sevenlerden misiniz? dedi. Hayr, dediler. O,

bunun zerine onlara u cevab verdi: Kendiniz itiraf ettiinize gre siz ne onlardan, ne de bunlardansnz. Ben tanklk e'derim ki siz Allah'n u yetindeki nc zmreden de deilsiniz: Onlardan sonra gelenler; Rabbimiz, bizi ve manda bizi geen kardelerimizi bala. Kalplerimizde man edenlere kar bir kin brakma, derler.[4] Bundan sonra onlara, benden uzaklasnz; Allah lyknz versin, derneinizi datsn, siz slm ile alay ediyorsunuz ve slm ehli deilsiniz, dedi.[5]

mam Zeyd'n Doumu Ve Genlii

te mam Zeyd, bu byk ve cmert babann glgesinde dodu ve byd. Bu ackl ve zntl muhitte yaad. Allah, ondan da, erefli atalarndan da raz olsun. Bu tertemiz soydan gelen mam Zeyd'in babas Ali Zeynelbidin, dedesi ehidler ehidi Hz. Hseyin; byk dedesi slm kahraman, lim ehrinin kaps, sahablerin en byk kads, Medine'ye yaplan gte Peygamber CS.A.V.)'in kendisi ile kardelik akdettii Hz. Ali'dir.

Zeyd'in doum tarihi tam olarak bilinmemektedir. Fakat Hicri 80 ylnda doduu anlalmaktadr. H. 122 ylnda da ehid olarak ld en kuvvetli rivayetlerle ifade edilmektedir. ld zaman 42 yan gemediinde rivayetler birlemektedir. Onun iyi bir ekilde yetimesi iin gerekli muhit mevcut idi. Bu muhit, ona ykseklik ve byklk duygusu yermitir. O, soyundan gelen yksek eref sayesinde ruhi bir ululuk duyard. nk bir taraftan Hz. Peygamber (S.A.V.)'in, dier taraftan Hz. Ali'nin torunu idi. O. sknt ve mihnetler ierisinde yaad. Fakat bu sknt ve mihnetler, ona ruh bir olgunluk kazandrd. Kendi ailesinde bulduu lim pnarlarndan bol bol iti. Btn bunlarn stnde Irak ve dier slm lkelerinde iddetli fitneler meydana geldii zaman o. bir ok sahb ve tabilerin snd Peygamber ve Nur ehri Medine'de idi. Bu ehir, Snnetin beii, Peygamber ilminin idi. Nitekim daha sonra mer b. Abdilaziz Medine'ye haber gndermi, orada oturmakta olan tabiilerden Peygamber'in snnetlerini toplamalarn ve dier slm lkelerine yaymalarn emretmiti.

mam Zeyd, byle bir lim anda yetimi, bylesine yksek bir aile iinde doup bym ve mkemmel bir insan olarak yaamtr. O, babasndan Ehli Beytin ilmini rivayet etmitir. mam Zeyd'in btn rivayetlerini iine alan el Mecmu adl kitabnda Hz. Ali'ye dayanan pek ok hadis mevcuttur.Ayrca o, babasndan Ehli Beytin ilmini rivayet ettii gibi Hz. Ali ve Hseyin'den baka rvilerden de bir ok hadisler rivayet etmitir. Nitekim babas Ali Zeynelbidin de bir ok tabilerden rivayetlerde bulunmutur. nk onlar, tabilerden rivayet etmekle halk arasnda eref ve itibarlarnn sarslaca vehmine asla kaplmamlardr. Babas H. 94 ylnda ld zaman mam Zeyd 14 yanda idi. O, kendisine babalk yapacak bir yata olan aabeyi Mhammed Bkr'dan da rivayet etmitir. Mhammed Bkr'm olu mam Caferi Sadk, mam Zeydle yat idi. mam Zeyd'in 14 yanda iken babasndan Ehli Beytin btn ilmini renmi olmas dnlemez. O, ilminin byk bir ksmn, babasnn btn ilmini renen aabeyinden almtr. Mhammed Bakr, lim ve fazilette mam idi. Bir ok bilginler ve Irak limlerinin ba Ebu

Hanfe de ondan lim renmitir. Mhammed Baku, limde gerekten mamlk mertebesine ykselmiti. Hatt limlerin szlerini inceler, bunlarn doru ve yanln ortaya kordu. Ehli Beyt arasnda mam Zeyd'in ada lim, fzl, bilginlerin ilmine bavurup ahsiyetine sayg gsterdii, halkn ve idarecilerin sayg duyduu biri vard. te o, Zeynelbidin'in amcas Hz. Hasan'm torunu Abdullah b. Hasan idi. Bu zat, ok doru ve pek gvenilir bir kimse olup Ebu Hanfe kendisinden ders almtr. mam Mlik ve Sfyan esSevr gibi birok muhaddisler ondan rivayet etmilerdir. O, Halife mer b. Abdilaziz'e uram ve ondan byk ikram grmtr, lk Abbasi halifesi Abdullah Seffah'a uram, ondan da tazim grmtr. Halifeliinin ilk gnlerinde Ebu Cafer elMansur da ona sayg gstermiti. Fakat, Abdullah b. Hasan'n oullar, Ebu Cafer aleyhine harekete geince onu hapsettirmi, lmne kadar da hapishaneden karmamtr ki ld zaman O, 75 yandayd. Zeyd, Abdullah b. Hasan'dan da lim tahsil etmekle Ehli Beyte mensup dier sekin bilginlerin limlerini de renmi oldu. Ayrca O, Peygamber'in mescidinde lim meclisleri akdeden

tabiilerden de lim renmi, onlarn rivayetlerini, kardklar hkmleri ve verdikleri fetvalar tesbit etmitir. Bylece O, Peygamber evinde tahsilini tamamlam, ilmin beii olan Medine'de kendisini tantmtr. Nihayet kendisini gl bulduu zaman Medine'den dar km, bylece babasnn ve aabeyinin uslnden ayrlmtr. nk onlar, Medine'den dar ancak hac maksadyla karlard. Yani, Hz. Hseyin'in ok feci bir ekilde ldrlmesinden sonra Ehli Beyt mensublar, Medine'den dar kmyorlardi; ancak hac maksadyla kabiliyorlard. nsanlar ve siyaseti terketmiler, kendilerini sadece ilme vermilerdi. Kendilerine lim iin gelenlere ilgi gsteriyorlar, fkh ve dahsi yayyorlard. Bu yzden Him ailesinin dier ileri gelenlerini onlar fikir, fkh ve din bakmndan gemi bulunuyorlard. Zeyd, lim uruna Medine'den ktktan sonra eitli memleketlere giderek ilmi her bulduu yerde almtr. Basra'da Vsl b. Ata' ile karlam; onunla mu'tezil grleri incelemitir. Bu sebeple, ilerde de anlatacamz gibi, onun grleri ile mu'tezili grler arasnda bir yaknlk meydana gelmitir. Onu, bilhassa Him ailesinde tahsil ettii lim ykseltmitir. Zira, onun

mensup olduu bu aile iinde akid, fkh ve hadis limleri bulunuyordu. Mesel, Hz. Ali'nin Fatma'dan sonra ald hanmndan doan Muhammed b. Hanefiyye bunlardandr. ehristni, Muhammed b. Hanefiyye hakknda yle syler: Muhammed b. Hanefiyye derin bir bilgi, keskin ve isabetli bir gr sahibi idi. Ona babas Hz. Ali sava vaziyetlerini anlatm ve onu ilmin yksek derecelerine vukuf , sahibi yapmtr. O da uzleti semi ve hrete kar ilgisizlii tercih etmitir.[6] Zeyd, muhtelif yerlerde lim tahsil ettikten sonra Irak ve Hicaz lkelerinde dolam, limlerle mzakerelerde' bulunmu, sonra mrnn ounu Medine'de geirmitir. Ona her taraftan bir ok talebe gelmi ve lim renmitir. O, Medine'de bulunduu zamanlar kendisini Kur'an okumaya ve ibadete vermi olup kraat hususunda da insanlarn en bilgini idi. limde zirveye ulamt. mam 'zam Ebu Hanife onun hakknda yle sylemitir: Zeyd b. Ali'yi grdm; anda ondan bilgin, ondan daha abuk cevap veren, ondan daha ak sz syliyen birini grmedim. O, esiz bir insand.

Abdullah b. Hasan da Zeyd'in olu Hseyin'e yle sylemitir . Atalarnn sana en yakn Zeyd b. Ali'dir. Ben aramzda ve bizden bakalar arasnda onun benzerini grmedim.[7]

mam Zeyd Mcadele Alanlarnda

Ehli Beyt, hem sz ile hem de fiilen siyasetten uzaklamt. Hatt onlar, hkmdarlara, basklarndan kurtulmak iin, Emr'ulMu'minn diye hitabediyorlard. Onlarn ou, Medine'de ancak siyas evrelerle temas etmemek iin kalyorlard. Onlardan Irak ve am lkelerinde en ok dolaan mam Zeyd'dir. Fakat, Haim ailesinin halktan ayr olarak yaamasna ramen, memleketin her tarafnda ilik propagandas alabildiine yaylyordu. Ehli Beyt'in iilerden uzak yaay, bu ilerin ounun gerek slm yolundan sapmasna sebeb oldu. Bunlarla karlaan Ehli Beyt mensublar, onlar dima sert bir ekilde azarlamiardr. mam Zeyd, seyahatlar srasnda bu iler arasnda hakikati

yaymaya ve onlar sapklktan uzaklatrmaya almtr. Emevl Devletinin bana, Hicr 105125 yllarnda hkm sren Hiam b. Abdilmelik gemitir. Bu Emevi Halifesi, Zeyd'i ve onun hareketlerini, adamlar vastasyla daima takib ediyordu. nk Abbaslerin propagandas, i bir kla brnm, Horasan ve Mverunnehr lkelerinde gizli gizli yaylyordu. Zeyd zerinde pheler artm ve btn hareketlerinden dolay ittiham edilmeye balanmt. Fakat, sulu olduunu gsterecek bir delil bulunamamt. Zeyd, devlete kar ayaklanmak iin her hangi bir teebbste bulunmamtr. Ancak, lim ve irat vazifesiyle uramtr. Zeyd'i ittiham etmek iin elde bir delil bulunmad halde, Hiam pheden kurtulamamtr; nk o, Ehli Beytin halk nazarmdaki mevkiini biliyordu. Ayrca Beyt'l Haram'da Ali Zeynelbidine gsterilen saygy gzleriyle grmt. Hiam, mam Zeyd'in durumunu gzetlemekle yetinmedi, tersine, Ehli Beyt'in mevkiini sarsmaya teebbs etti. Bu maksatla O, Medine Valisini Ehli Beyt mensuplar arasnda fitne karmaya evketti. Esasen Zeyd ile amcas Hz.

Hasan'm evltlar arasnda Hz. Ali'nin bir vakf zerinde mnakaa mevcuttu, Onlar bu vakfn mtevellii meselesinde anlaamyorlard. Vali, bu dvann kendi huzurunda halledilmesinde ve husmetin uzamasnda srar ediyordu. Bu maksatla, Vali, btn Medine'lileri, bu muhakemenin cereyanma ahit klmak iin, bir araya toplad ve Hz, Hseyin evltlar arasndaki uygunsuz tartmay halka duyurmak istedi. Valinin kt maksadm kavrayan Zeyd, Medine'de bu dva ile ilgili dedikodulara son vermek iin kendi hakkndan vazgeti. Bu dvann durumasyla ilgili baz hususlar bnu'IEsir'den dinliyelim: Medine bulgur kazan gibi kaynyordu. Herkes birbirine Zeyd byle dedi, Abdullah yle dedi gibi lflar sylyordu. Ertesi gn olunca Vali Halid, Mescid'de yerine oturdu. Halk da toplanmt. Bazs mahcup, bazs da zntl idi. Halk, buraya, Ehli Beyte mensup insanlarn biribirine kt szler sarf etmesinden holanan Halid bilhassa armt. Abdullah konumaya balad. Bunun zerine Zeyd sze karp: Acele etme, ey Ebu Muhammed. Eer Zeyd, seninle Halid'in huzurunda muhakeme olacaksa, sahip olduu btn kleleri ebediyen azat edecektir, dedi. Sonra Vali Halid'e dnerek:

Allah'n Elisinin zrriyetini byle bir mesele iin mi topladm? Halbuki Ebu Bekr ve mer onlar byle bir i iin asla topIamamt[8] demitir. te mam Zeyd'in bu davranyla tartma sona ermitir. Fakat Vali, durumada hazr bulunan baz serserileri kkrtarak Zeyd'e kfrettirmitir. mam Zeyd ise, bunlardan yz evirerek, Biz, sizin gibilere cevap vermeyiz demekle yetinmitir. Medine'den her knda mam Zeyd'e gsterilen glkler ddetlenirdi. O, bir kere Irak'a gitmiti. Burann valisi Halid b. Abdillh elKasr de ona ok ikramda bulunmutu. Fakat bu vali yerinden azledilmi, ondan sonraki vali hem Zeyd'i ittiham etmi, hem de Halid b. Abdillah elKasri'yi, Ehli Beyt'e mal yardmda bulunmakla sulamt. Medine'ye gitmi olan mam Zeyd, bu hususta sorguya ekilmek zere Irak'a arlmtr. te bu trl glk, ihanet ve eziyetler, hem Medine Valisi hem de bakalar tarafndan durmadan Zeyd'e yneltiliyordu. Nihayet o, Hiam'a gidip Medine Valisini ikyet etmek zorunda kald. Fakat Hiam'a gidince, Halfe, onu kk drmek istemi ve huzuruna kabul

etmemitir. Huzuruna kmak iin mam Zeyd'in gnderdii kdn altna Hiam unu yazmtr: Medine'deki evine dn! Zeyd'in srar zerine Hiam sonunda onu kabul etmi; fakat ieri girince ona oturacak yer gstermemitir. Zeyd de bo bulduu bir yere oturmu ve yle demitir: Ey Emr'lM'minn, hi bir kimse Allah'a tavk hususunda byklk taslyamaz. Keza, hibir kimse Allah'a takvadan baka bir hususta kendisini kltemez. Hiam yle cevap vermitir: Sus, anasz olas. Sen hilfet iddiasnda bulunuyorsun. Halbuki sen bir cariyenin olusun. Zeyd, buna u szleriyle son derecede metanetli bir cevap vermitir: Allah katnda hibir kimsenin derecesi Peygamber'den daha yksek ve kadri ondan daha yce deildir. smail Aleyhisselm da bir cariyenin olu ve kardei de Surayha'n oludur. Btn insanlarn hayrls Hz. Peygamber, smail soyundan gelmitir. Birisinin dedesi Allah'm Elisi ve babas Ebu Talib'in olu Hz. Ali olursa, kimsenin ona diyecei birey yoktur. Bunun zerine Hiam, Dian knz dedi. Zeyd de, kyorum; fakat bundan sonra, senin istemediin yer ne re ise orada bulunacam cevabn verdi.[9]

Ham B. Abdlmelk'e Kar syan

mam Zeyd Medine ve Irak'ta trl ikencelere urad.' Durumunu Hiama ikyet etmek istedii zaman yine eziyet grd. Hz. Ali'nin torunu olduu halde huzurundan kovuldu. O biliyordu ki erefli insan, zulme kar koyar ve azn doldurarak Hayr! der. Bunun iin bu, Hin genci de azn doldurarak Hayr! dedi. Zillete mukabil lme raz oldu. syan bayran amak zere iken onun u msralar syledii rivayet edilir: Erken kalktm lm beni korkutuyor, sanki Ben hayat sahnesinden ayrlmm. Ona cevap verdim s Ey lm sen bir pnarsn, Elbet ben de senden bir bardak ieceim. Yiit delikanl, her trl korkudan uzak, ya hak, ya lm diyerek meydana atlmt. Bunlardan hangisine kavuursa kavusun, iinde bulunduu durumdan daha iyi olacakt. Sava hazrln yaptktan sonra gizlice Kfe'ye gitmiti. Fakat bu bilinen bir gizlilikti. nk onun ii kimseye mehul deildi. Irak'l iler hemen etrafn sarp bata balamlard. Onun biat ve davetinin ekli bn'1Esir'in elKm'inde yle anlatlr:

Biz, sizi Allah'n Kitabna ve O'nun Elisinin Snnetine, zlimlerle savaa, zayflar mdafaaya, yoksullara yardma aryoruz ve bu mcadelenin kazandraca ganimet, bunu hak edenler arasnda eit olarak paylatrlacaktr. Zulm defedilecek, hak sahibine yardm edilecektir. Buna gre bana biat ediyor musunuz ? Onlardan evet cevabn alnca, elini tek tek onlarn ellerinin zerine koydu ve yle dedi: Allah'n ahdi ve msak, O'nun ve Elisinin zimmeti zerinize olsun. Bana yaptnz bata vefa gstereceksiniz, dmanlarmla savaacaksnz, benim iin gizli ve ak her yerde nasihat edeceksiniz, deil mi? Biat edenlerin evet demesi zerine onlarn ellerinin stn ayr ayr mesnetti ve, Allah'm sen ahit ol, dedi.[10] mam Zeyd'e Kfe'lerden bu ekilde 15 bin kii biat etmitir.Vst gibi civar ehirlerden katlan ilerle bunlarn says 40 bine kmtr. Ehli Beyt'in ileri gelenlerinden bir ou Zeyd'i uyarm ve Kfe'lilere gvenilemiyecemi sylemitir. Fakat Hz. Ali'nin torunu kararndan vazgememi, ya eref ya lm, diye yoluna devam etmitir. Artk geri dnmesi imknsz hale gelmi, sava alanna O, her gn biraz daha yaklamtr. Kuvvetlerini toplam ve liderlerle 122 H. yl

Safer aynn banda hcuma gemeyi kararlatrmtr. Zeyd'in ve ona biat edenlerin haberi Irak Valisine ve Hiam b. Abdilmelik'e ulam, bunun zerine Hiam, Valiye gnderdii mektupta yle sylemitir: Sen uyuyorsun, Zeyd b. Ali'nin Kfe'deki suu ok artmtr. Ona bat ediliyormu. Onu srarla yanna ar ve kendisine eman ver; kabul etmezse ldr.

mam Zeyd'in Savaa Girii Ve ehd Oluu

Durum iyice fenaamt. Irak Valisi, mam Zeyd'i yanma armak cihetine gitmi, mam ise vaziyetini aka belirtmek mecburiyetinde kalmtr. Bunun iin kendisine bat eden Irakllar arm, fakat onlar bu kesin karar verme nn grnce birbiriyle mnakaa ve mcadeleye balamlar ve eitli fikirler ileri srerek ortal kartrmlardr. Onlar biliyorlard ki, Ehli Beyt, kendileri gibi dnmyordu. Bunlar arasnda cereyan eden mnakaay tarih kitaplarndan olduu gibi naklediyoruz:

Ebu Bekr ve mer hakknda ne.dnyorsunuz ? Diye Zeyd'e sordular. O da: __ Allah onlara mafiret etsin. Ehli Beytimde hibir kimsenin onlardan teberri ettiini iitmedim. Onlar in hayrdan bir ey syleyemem. Dedi. __ O halde Ehli Beyfin haktan niin istiyorsun? Dediler. Biraz nce isimlerini andnz kimseler hakknda syliyeceim en ar sz, bizim hilfete daha lyk oluumuzdur. Fakat millet, onlar bize tercih etmi ve bizi ibana getirmemitir. Onlar da, zerlerine aldklar hilfeti adaletle yrtmler, Kitab ve Snnetle amel etmilerdir. Dolaysiyle, kfre girecek bir ey yapmamlardr. Diye cevap verdi. O halde niin savayorsun? Dediler.

nk bunlar, onlar gibi deildirler. Bunlar, yani Emeviler, hem halka hem de kendilerine zulmetmektedirler. Ben, sizi Allah'n Kitabna ve O'nun Resulnn snnetine, snnetleri ihya etmeye, bid'atlar yoketmeye aryorum. Beni dinlerseniz sizin iin de benim iin de iyi olur. Dinlemezseniz ben sizden sorumlu delim. Dedi. Bunun zerine onlar, mam Zeyd'i yapayalnz brakp dalarak, batlannda durmadlar ve manm Caferi Sadk olduunu iln ettiler.[11] Bu tartmalar yaplrken Emev ordusu hazrlklarn tamamlam, mam Zeyd ve ona bal olanlarn zerine hcuma gemiti. Bunun zerine mam Zeyd, savaa, karar verdii zamandan bir ay nce girmek zorunda kalyordu. Adamlarn parolas olan Ya Mansur, Ya Mansur sz ile armaya balad. Kendisine ancak 400'e yakn insan cevap verdi. Halbuki yalnz Kfe'de ona biat edenlerin says 15 bin kii idi. Bunlara katlanlar ise bu saydan kat kat fazla idi. Hepsi de szlerinden dnmlerdi. mam Zeyd, onlara yle haykryordu: knz, zilletten izzete; knz, din ve dnyaya; nk siz ne dinde,

ne de dnyadasnz. Fakat, Hz. Ali'nin torunu mam Zeyd, yenilginin belirtilerini grd halde, sarslmyor ve yle baryordu: Korkuyorum, siz Hz. Hseyin'e yaptnz bana da yapacaksnz. Allah'a and olsun ki lnceye kadar, tek bama da olsam, savaacam. Peygamber (S.A.V.)'in torunu, Bedir savama katlan mcahidler kadar askeriyle karsndaki koskoca ve her an takviye gren bir orduya kar ilerliyordu. Sayca az, fakat man bakmndan ok gl olan ordusuyla savaa girdi. Emev ordusunun bir kanadn yenilgiye uratt. Onlardan 70 kadarn ldrd, okluuna ramen Emev ordusu, bu bir avu yiit mcahidlerle kl klca arpmaktan ciz kalm ve oklardan medet ummaya balamt. man Zeyd'in adamlarn ok yamuruna tutmular, bu arada mam da alnndan ald bir ok darbesiyle yere yuvarlanmt. Bu okun alnndan karl, onun lm ile sonulanmt. Bylece onlar, .Zeyd'i, dedesi H seyn'e kar uyguladklar metodla yolundan alkoymu oluyorlard. nk Hz. Ali'nin evltlar, sava meydannda merte karlarna kan herkesi yere sermekte glk [12]ekmiyordu.[13]

Savatan Sonra

Hiam ve kumandan, bu gen mamn ehid oluundan sonra ona, Yezid ve bni Ziyad'm Hz. Hseyn'e lmnden sonra yaptnn aynsn yaptlar. Zeyd'in kabrini atrp temiz cesedini karttlar. Onun cesedini, Kfe'nin bir meydannda Hiam b. Abdilmelik b. Mervan'm emri ile astlar. Emev taraftar bir air, bu durumu anlatan bir iir yazm ve u irkin szleri burada sarf etmitir: Sizin Zeyd'i bir hurma ktne astk.. Hi grdnz m? Hak yolunda olann hurma ktne asldn. Onun temiz cesedi, bir mddet asl kaldktan sonra yine Hiam'm emri ile yaklm ve klleri yele verilmitir. Fakat, mam Zeyd'in bu ekilde ldrl, Abbas davetini daha ok yaym ve halkn bu davet etrafnda toplanmasn salamtr. Nasl ki Hz. Hseyin'in ldrl, fyan Emev devletini devirmi ve Sfyan oullar yerine Mervan oullarn getirmise, Zeyd'in ldrl de Emev devletini kknden ykmtr. nk, o

nur yzl gen mamn ehit ediliinden tam on sene sonra Emev devletinin yerinde yeller esmitir. Allah'n hikmetinden sorulmaz. Emev hkmdarlarnn kabirleri de alp cesetlerinin kalntlar karlm, Zeyd'in cesedi gibi yaklarak klleri yele verilmitir. Mes'ud, bu durumu yle anlatr: ElHeysem b. Adiy etTa, mer b. Hni'den yle rivayet etmitir: Abdullah b. Ali ile Eb'ul Abbas esSeffah zamannda Emev hkmdarlarnn kabirlerini amak iin ktk. Sra Hiam'm kabrine gelmiti. Onun cesedini kabrinden tam olarak karttk, sadece burnunun bir ksm rmt. Abdullah b. Ali, ona 80 sopa vurdu, sonra yaktrd. Sleyman'n kabri Dbk'ta idi. Gidip onu da kardk. Fakat, bel kemikleri ile baz kaburga kemikleri ve bandan baka bir eyi kalmamt. Bunlar toplayp yaktk. Ayn muameleyi teki Emev hkmdarlarna da yaptk. Mes'ud, bu olaylar uzun uzun anlattktan sonra yle sylemektedir: Biz, bu haberleri burada Hiam'm, Zeyd b. Ali'yi ldrttkten sonra, ona, cesedini yaktrmak suretiyle reva grd akbetin aynen kendisinin de bana geliini bir ibret olsun diye yazdk.[14]

Biz de burada belirtmeliyiz ki, bu naklettiimiz szlerle Abbasilerin, Emevlerin kabir ve cesetlerine reva grdkleri davranlarn iyi bir hareket olduunu sylemek istemiyoruz. Buna slm dini asla msaade etmez. Ancak, Allah'n hikmetini, ibret alnsn dye beyan etmek mecburiyetindeyiz. nk Allah, zlimleri birbirine musallat etmektedir. Emev zlimleri hakk tanmamlar, azgnlamlar ve Peygamberin Ehli Beyt'ine olmadk eyleri yapmlardr. ktidar ele geiren teki zlimler de, onlara ayn eyleri tatbik etmilerdir. Bylece Allah'n, te biz, zlimlerin bir ksmn kazandklar ey sebebiyle dier bir ksmna byle musallat ederiz.[15] yeti bir kere daha gereklemitir. idrk sahiplerine bunlar birer ibret olmaldr ![16]

mam Zeyd'in ahsiyet Ve Karakteri

mam Zeyd'in genliini, mcdelesini ve hayatnn sona eriini anlattk. Burada, onun ahsiyet ve karakterini de genel hatlaryla ortaya

koymak istiyoruz. O, Ehli Beyt'e mensup olan dier ahsiyetler gibi yksek meziyet ve vasflara sahip idi. Onun en stn meziyetlerinden biri, hak ve hakikat urunda mcadele ederken sahip olduu ihlstr. Kii, hak ve hakikati ararken ihls sahibi olursa, kalbinde hikmet nuru parlar ve onun yolunu aydnlatr. Hibir ey, akl ihls kadar aydnla kavuturmaz. Keza, hibir ey, fikir nurunu, nefsi arzu kadar sndrmez. Zeyd, lim urunda koarken byk bir ihls sahibi idi. Birok limleri bu sayede rendi. Medine'de fkh limlerini, Ehli Beytin ilmini, Usl'ud Dn ilmini tahsil etti. slm frkalarn beii olan Basra'ya gidip ann btn limlerini rendi. Bu limlerin hepsinde o, gerekten mamlk derecesine ykseldi. Ihlasn en byk meyvesi takvadr. Takva nuru, Zeyd'in yznde, lisannda ve hareketlerinde parlamakta idi. Bir ada onun hakknda yle sylemiti : Zeyd b. Ali'yi her grdm zaman daima yznde nur parltlar bulunurdu, O, daima ya Kur'an okur, ya da ilm mzakerelerde bulunurdu. Onunla grmek istiyen biri yle sylemitir: Medine'ye geldim ve Zeyd b. Ali'yi ziyaret iin her soruumda bana onun Kur'an okuduunu sylediler. O, kendisini u szyle tantr: Zeyd b. Ali sa ve solunu

tandktan sonra Allah'n haram kld hibir eye yaklamamtr. Bu takva sahibi mam, basiret gzyle gryordu ki Allah'dan korkan kimseyi halk sever ve sayar. O, yle sylerdi: Kim Allah'a itaat ederse Allah da insanlar ona itaat ettirir. Onun ihls, Mu hammed mmeti arasnda birinci mertebede yer alr. Bunun iindir ki o, mslmanlan birletirmek ve aralarndaki dargnl gidermek iin uramtr. Bir kere, o, bir arkadana yle sylemitir: Bu lker yldzn gryor musun, bir kimse ona ulaabilir mi? Arkada, hayr, dedi. O da u cevab verdi: Allah'a yemin ederim ki ellerimle bu lkere aslp oradan yere derek para para olsam, ben yine de Allah'n Muhammed mmetini birletirmesini isterim.[17] Zeyd, tefrikann at gedii kapatmak iin mcadele etmi, mslmanlar birletirmek iin Kitab ve Snnet'ten bakt yol olmadn grmtr. almalarn bu yolda ilerletmi ve temiz ruhunu da bu uurda feda etmitir. hlsmn dier bir meyvesi de, msamaha ve affedici oluu idi. Onun bu duygusu, btn hakkn amcasnn olu Abdullah b. Hasan'a terketmesine sebep oldu. Msamaha duygusu onun ahlkn glleri alm

bir baheye evirdi. hls ona daima hakk syletiyordu. Allah ona yiitlik ve meden cesaret bakmndan byk bir nasip vermiti. Savataki ve bakasna yardm hususundaki cesareti de ayn nisbette idi. Medeni cesareti sayesinde o, hibireyden korkmadan hakikati sylyor, en g durumlarda bile susmuyordu. Savaa girecei srada etrafmdakilerin bir ksm, nun Ebu Bekr ve mer'e dil uzatmasn istediler. Fakat O, buna asla raz olmad. nk hakikat uruna mcadele eden insan, btl bir eyi kendisine vasta yapamaz. Meden cesareti, onu, iliin Takyye = Gizlilik prensibini tanmamaya evketti. O, btn grlerini apak iln ediyor ve eziyetten korkarak onlar gizlemiyordu. Bu tutumu, onun kendi grleri yznden ikence ve hakarete, maruz kalmasna, baz insanlarn kendisini terk etmesine ve baz. yaknlarnn muhalefetine sebep olmakta idi. Onun sava cesareti, kendisini 15 bin kiiden fazla byk bir ordu ile savamaya evketti. Halbuki yannda Bedir gazilerinden fazla bir askeri yoktu. Buna ramen ilk hamlede o, zaferi elde etmek zere idi. Fakat, urad ok yamuru durumu aleyhine evirdi.

Yiitlik ve zulme kar durma, birbirinden ayrlmaz iki vasftr man Zeyd'in zulme kar durma duygusu, onda zlimlere kar ok iddetli bir hassasiyet dourdu. O, yalnz Ehli Beyt'e reva grlen zulmlere kar durmam, bakalarna yaplan zulmler iin de ayn tepkiyi gstermitir. Zaman zaman kendilerine gsterilen iyilik ve sayg, onun zulme kar direnme azmini hafifletmemitir. O, herhangi bir kimseye yaplan bir zulm kendisine yaplm gibi hissederdi, iinden zulme kar duyduu isyan, nihayet onu bu zulm fiilen kaldrmaya evketti. Bir yaknndan yle rivayet edilmitir: Hacca gitmek istedim ve Medine'ye uradm. Zeyd b. Ali'yi ziyaret etmek iin yanma varp selm verdim. O, airin u (anlamdaki) msralarn terennm ediyordu: Kimler oklarla perdelenmi bir ululuk isterse, Fayda verdii mddete yaar onlar. Ne zaman ateli bir kalp, keskin bir kl ve erefli bir ba birletirsen uzaklar zulm senden. Benimle sava edenlerle sava edersem ben, Ey li Hemdn, bu durumda zlim mi olurum ben?

Bu rivayet, onun ruhunda zulme kar duyduu isyan gstermektedir. O, ancak kendisine hamle ruhu veren iirleri okurdu. Zaman gelince ileri atld, cann esirgemedi, Tanr'sn honut etti ve zlimlerin azgnln ortaya kard. Yiitlik ve atlganlkla beraber Zeyd, sabrl ve son derecede metanetli idi. Sabr mcahidlerin silh ve yiitliin kardeidir. Sabrsz yiitlik, fkeden ileri geemez. Aslnda yiitlik baka, fke bakadr. Hakkatta sabr nefse hkim olmak, nefs arzular yenmek, lzumsuz eylere atlmamak ve glklere gs germektir. Bu meziyetlerin hepsi mam Zeyd'de en has mnasiyle tecelli etmitir. O, fkelenmezdi. Meseleleri sknetle zmeye alrd. Neticede ileri atlmak gerektii anlalrsa gzn daldan budaktan esirgemeden atlrd. Sabr kendine iar edinmiti. Hatt, Sabret, mkfatn grrsn. ve Sakn ki bakas da senden saknsn szleri onun dilinden dmezdi. Yukarda anlattmz bir muhakeme dolaysiyle onun nefsine nasl hkim olduunu, hatt bu uurda hakkndan dahi nasl feragat ettiini,

kendisine kfreden kimselere karlk olarak syledii en ar szn, Biz, sizin gibilere cevap veremeyiz, demekten ibaret olduunu grdk. Onun bu ahlk faziletlerinin stnde esiz bir fikir ve zek sahibi olduu muhakkaktr. Ona Sind'li annesinden keskin bir zek, derin bir tefekkr, Hind'lilere mahsus bir dnme gc miras kalmtr. Mensup olduu Ehli Beyt'ten de yine keskin bir zek, dnen ve ilham alabilen bir akl, fikirden hareket alanna atlan bir ruh ve derin bir tefekkr miras kalmtr. Keskin zeks onu ilme sevketmi, kuvvetli hafzas okuduu ve iittii her eyi muhafaza etmitir. O, Ehli Beytin Hz. Ali'den rivayet ettii hadisleri renmi ve btn tslni limleri tam bir ihata ile tahsil etmitir, ihtiya duyduu zaman bu lim haznesi daima kendisine yardmc olmu,'konumalarnda sorulan suallere derhal ve isabetli cevaplar vermek onda bir meleke haline gelmitir.. Onun fikr dehs, bilhassa meselelerin sebeplrini aratrrken ve olaylar arasndaki balan incelerken meydana kar. limle uraan akln en byk meziyeti ite budur.

Dier Him limleri gibi o da tesirli konuma ve belagat bakmndan byk bir gce sahipti. O, lisann ve gzel ifadenin merkezinde, Hz. Peygamber (S.A.V)'in Ehli Beyti ierisinde, Hz. Ali'nin evltlar arasnda doup bymtr. Byk dedesi Hz. Muhammed (S.A.V.), keskin bir ifade ve esiz bir hitabet gcne sahipti. Keza, byk babas Hz. Ali Peygamber (S.A.VJ 'den sonra gelen en byk hatipti. Hz. Ali'nin hutbelerini, Ehli Beyt limleri birbirinden miras olarak alrlar ve ezber ederlerdi. Bunlarn bir ksmn erif Rad, Nehe'ulBelga adm verdii kitapta toplamtr. Bu aklamalara gre fesahat ve gzel ifade, Ehli Beyt, zellikle bunlardan Medine'de oturanlar tarafndan tabi olarak muhafaza ediliyor, Emev devrindeki dil bozukluklar bunlara sirayet etmiyordu. Dolaysiyle mam Zeyd, en gzel konuan insanlardan biri olup gzel konumay susmaya tercih ederdi. Kendisine bir gn susmak m, yoksa gzel bir ekilde konumak m daha iyidir? diye sordular. O yle cevap verdi: Allah miskinlii kahretsin. Zira, miskinlik gzel konumay bozdu. Tutukluk ve kekemel.ik getirdi. Bundan anlalyor ki Zeyd akln limle, dilini de gzel konumalarla gelitiriyor ve ifade

yeteneini ldrecek kadar susmaktan kanyordu. Husr'nin Zehru'1db adl eserinde yle bir fkra vardr: Cafer b. Hasan b. Ali ile Zeyd arasnda vasiyet konusuyla ilgili bir tartma cereyan etmitir. Halk, bunlarn tartmakta olduunu renince konumalarn dinlemek iin yanlarna komutur. Bazlar Cafer'in szlerini, bazlar da Zeyd'in szlerini ezberlemiler; tartmaclar ayrldktan sonra halk da dalmtr. Onlarn szlerini ezberliyenler bir araya gelmiler; biri Cafer bu konuda unlar syledi, dieri de Zeyd unlar syledi diye naklederek her ikisinin szlerini de yazmlardr. Onlarn szlerini halk dikkatle reniyor, slyedikleri iir ve ataszlerini ezberliyordu. Bu ikisi, ann ok enteresan insanlar idi.[18] Bu fkradan anlalyor ki mam Zeyd, byk bir fesahat ve belagat sahibi olup fikri tartmalarda daima ifade bakmndan stn bir yer igal ediyordu. Hiam b. Abdilmelik, en ok Zeyd'in kuvvetli ifadesiyle tesirli hitabetinden korkuyordu. Zeyd'in Irak'a geldiini renince orann valisine yle

yazmtr: Kfe halknn, Zeyd'in meclisine gelmesine engel ol. nk onun kltan daha keskin, oktan daha sivri, by ve sihirden daha tesirli bir dili vardr.[19] Fikr, siyas ve itima sahalarda liderlik yapmak istiyen kimselerin, olaylar tam olarak kavnyacak kuvvetli bir anlay ve firaset sahibi olmas gerekir. Mukadderat, bazan onlarn llerine aykr bir ekilde tecell edebilir. Fakat, bu, gerek liderlerin idrak bakmndan kuvvetli ve uyank olularna bir halel getirmez. Tarihin bize naklettii haberlere gre mam Zeyd, gerekten kuvvetli bir firaset sahibi idi. Bu sayede, o, akl ynden de hiss ynden de mam olmaya lykt. O, derin bir tefekkre sahip olduu gibi, ok kuvvetli bir duyguya da sahipti. Sava alannda bile firasetini kaybetmemi, Kfe'lilerin Hz. Hseyn'e kar yaptklar hareketi kendisine kar da yapacaklarn sezmi. Hiam'm ordusuyla arpt gn bu sezginin yanl olmadn grmt. O, kendisini ldrenlerin de yapayalnz brakanlarn da alak kimseler olduklarn biliyordu. Burada akla yle bir soru gelebilir: Kuvvetli firaset sahibi kimse, baz Ehli Beyt tarafndan ikaz edildii ve tarih olaylar bildii halde, Irak'llara

gvenerek, nasl olur da harekete geer? Buna yle cevap verebiliriz: mam Zeyd, firasetiyle bu durumu sezmi; onlarn kendisine hyanet etmemeleri iin tedbir alm ve onlarla mescid'de batlamtr. Bununla beraber, o biliyordu ki onlarn batlar dahi i ciddiye binince kendisini terketmelerine engel olmayacakt. Fakat; yine biliyordu ki zilletle yaamak, sava alannda erefle lmekten daha ktdr. Btn bunlara ramen sava, mam Zeyd'in lehine neticeleniyordu. nk amllar, ok olmalarna ramen, zaferden emin deillerdi. Nitekim ilk karlama bu kanaati desteklemitir. Fakat, beklenmiyen oku taarruzu ile Allah'n takdiri yerini buldu. mam Zeyd'in ahsiyeti heybetli idi. Allah, ona limde, aklda, yerine gre davranta ve haya duygusunda verdii stnlk nisbetinde beden stnlk de vermiti. Onun heybetini gsteren en byk delil, Hiam b. Abdilmelik'in nunla grmekten kandr. Hiam, basit insanlarn az ile onun annesini,kmsemek istedii zaman, ondan ta gibi bir cevap alm ve ii zlim sultanlarn metodu ile halletmeye yeltenmitir. Fakat bu davran onu, kuvvetli ve heybetli bir ahsiyetin karsnda duracak bir g sahibi

yapmamtr. Zira, mam Zeyd'in heybeti bir ordunun yapaca ii gryordu. O, meydana atld zaman byk dedesi Hz. Ali'yi andryordu. am ordusu, Hz. Ali'nin nnde nasl katysa, onun nnde de ayn ekilde kayordu. Ancak ona, uzaktan okla mukavemet edebiliyordu. zetlemek gerekirse bu gen mam; her bakmdan stn, licenap ve en gzel huylarla vasflandrmaya lyktr.[20]

mam Zeyd'in Grleri

mam Zeyd, Hz. Hseyn'in ehid ediliinden sonra Ehli Beyt'in, halk kendi grne davet eden ve kendisi iin zel bir davet metodu olan ilk mamdr. Babas, halk ile temas kurmu, zayflara daima iyilik etmi olup ayn zamanda bir din bilginidir. Byk kardei mam Muhammed Bakr, evine ekilip ilmi tetkiklerle uramtr. Zeyd ise, Medine'den kp slm lkelerinde kendi lim ve grlerini yaymtr. Onun siyaset hakknda, Uslu'dDin hakknda kendine zg grleri vardr. Ayrca, fkh grleri ve Ehli Beyt'in

rivayetlerini iine alan bir fkh rivayetler mecmuas vardr.[21]

1 Siyasete Dair Grleri

Hz. Ali ehid edildikten sonra ona bal olanlar zerinde fikri bir bask meydana gelmi ve bu, Hz. Hseyn'in ehid edilmesinden sonra da iyice artmtr. Bu davran, baz yeralt faaliyetlerinin neticesinde bir takm fikirler dourmu, fakat bu trl fikirler tartma ve inceleme sahasna kamamtr. Bunlarn ou hilfet etrafndayd. Mesel; hilfetin seimle deil, veraset yoluyla olmas, Hz. Ali'nin sfat itibariyle deil, ahsen Peygamber (S.A.V.)'in vasisi oluu, Hz. Ebu Bekr ve mer'in, onun hakk olan hilfeti gasp etmi olmalar, dolaysiyle bunlarn kfr ve laneti hak etmi bulunmalar, Hz. Ali ve Fatma vastasyla onun zrriyetinden gelen mamlarn gnahtan masum olular, hir zamanda hakk yerine getirecek, btl ezecek beklenilen bir mehdinin bulunduu, bu dnyada iyilii gerekletirecek mamlarla er liderlerinin tekrar dnecei (ric'at) gibi grler bunlar arasndadr.

mam Zeyd, Medine'deki Ehli Beyt'in kesinden km, bu fikirleri dzeltmeye alm ve onlar Ehli Beyt'in temiz insanlarnn inand hakkata dndrmek iin faaliyete girimitir. Hz. Ebu Bekr ve mer hakkndaki grleri dzeltmi, hilfetin ancak veraset yoluyla Hz. Ali soyuna mahsus olmasn ileri sren gr kabul etmemitir. Ancak o, halifenin Hz. Ali soyundan olmasnn daha iyi olacan, Hz. Ali'nin ahsen halife olmak iin vas tyin edilmediini, sfatlar itibariyle halifelie lyk olduunu ileri srmtr. nk Hz. Ali, sahablerin en stnlerinden biridir. Onun byle oluu, bakalarnn halife olmasna engel tekil etmez. Mslmanlarn menfaati gerektirirse, dil ve hakka bal olmak artyla, bir bakas da halife olabilir. Bu itibarla Hz. Ebu Bekr ve mer'in halife olular, Zeyd'e gre yerindedir. nk bunlar, hak ve adaletten ayrlmamlardr.. Maslahat da, onlarn halife olmalarn gerektirmitir. Geri Hz. Ali, Zeyd'e gre halifelie daha lyk idi. Bu hususta sz elMilel ve'n Nihal adl eserinde ehristanye brakalm : Hz. Ali, sahabilerin en stnlerinden biridir. Ancak hilfet, grlen maslahat'a ve riayet edilmesi gereken din bir kaideye uyularak,

kmak zere olan fitneyi yattrmak ve halk gnl huzuruna kavuturmak iin Hz. Ebu Bekr ve mer'e braklmtr. nk, Hz. Peygamber devrinde cereyan etmi olan savalar henz unutulmamt. Emiru'lMminihin klcndaki Kurey mriklerinin kan daha kurumamt. Halkn kalbinde alma ihtiras olduu gibi duruyordu. Kalbler tamamiyle slama ynelmemi ve balar tam olarak halifeye eilmemiti. Maslahat, halifelik vazifesinin; yumuaklk, sevgi, yaa ilerlemi olmak, slama ilk nce girmi bulunmak ve Peygamber (S.A.V.)'e yaknlk gibi sfatlarla mehur olan bir kimseye tevdi edilmesini gerektiriyordu. Grlyor ki, Hz. Ebu Bekr lm deinde iken Hz. mer'i iin bana geirmek istedii zaman, halk yksek bir sesle kendisine:Bamza, son derecede sert bir kimseyi mi tyin ettin? diye itirazda bulunmutu. Bylece halk, din iddet ve salabeti ve dmanlara kar ok sert oluu sebebiyle Hz. mer'in halife olmasna raz olmuyordu. Hz. Ebu Bekr ise, onlar: Size en hayrlmz tavsiye ediyorum diyerek yattrmt.

Bu sz gsteriyor ki, halifelik verasetle olmad gibi, sadece stnlkle de deildir. Ancak, mslmanlarn maslahat ve halifenin adaletli oluu gznnde tutulacaktr ki buna, en stn olmayann halifelie getirilmesi denir. nk, yetenek ve adalet sahibi ise, umum menfaat da onun seilmesini gerektiriyorsa, halifelik makam byle birine verilir. Burada hakik maslahat gzetilmitir. Halifeliin Hz. Ali ve onun evltlarna inhisar etmesini istiyen ve onlardan bakasnn halife olamyacam syleyenler, burada farazi bir maslahat ileri srmektedirler, mam Zeyd ise, adalet ve takva ile birlikte gerek maslahat gznne almakta ve farazi bir maslahata nem vermemektedir. mam Zeyd'den Ehli Beyt mamlarnn hatdan masum olduklarna dair hi bir rivayet yoktur. Esasen Zeyd'in bunun aksine kail olduu bilinmektedir. nk hatdan masum olmay (smet) fikrini kabul etmek, o mamlarn bir vahiy ile Peygamber tarafndan tyin edilmi olmalarn, ayrca onlarn verecei hkmlerin vahiy veya ilham mahsul olmasn gerektirir. mam Zeyd'e gre Peygamber, Hz. Ali'yi ahs itibariyle vasi tyin etmemi, ancak onu sfatlan itibariyle tavsiye etmitir. nk Peygamber (S.A.V.), kendisi bile

itihadnda hatdan masum deildir. Nitekim Bedir esirlerine yaplacak muamele meselesinde Allah, onun yanlm olduunu bildirmitir. phesiz mam Zeyd'in gr, mamlarn hatdan masum olmadklar ynndedir. Fakat, mam Zeyd'den sonra Zeydiye mezhezine bal olanlar, u drt kimsenin hatdan masum olduunu kabul etmilerdir: 1 Hz. Ali, 2 Hz. Fatma, 3 Hz. Hasan, 4 Hz. Hseyin. nk Hz. Peygamber, u yeti kerimeler nazil olduu zaman hristiyanlarla karlkl beddua (mbhele) meselesinde bunlar anmtr: Muhakkak ki sa'nn hali de Allah indnde dem'in hali gibidir. Allah, onu topraktan yaratt, sonra ol dedi. O da oluverdi. Hak Rabbindendir. yle ise phecilerden olma; artk sana lim geldikten sonra, kim seninle onun hakknda ekiirse de ki: gelin, oullarmz ve oullarnz, kadnlarmz ve kadnlarnz, kendimizi ve kendinizi aralm. Sonra birlikte dua ederek, Allah'n lanetinin yalanclarn stne olmasn istiyelim.[22] Hz. Peygamber, bu duasnda onlar andna gre bunlar masumdurlar. Ehli Beytin dierlerine

nisbetle bunlarn stnlkleri meydandadr. nk bunlar Peygamber (S.A.V.), kendisinin yerine koymutu. Hz. Ebu Bekr ve mer (R.A.)'in mametini tanmyan ve Zeydiyye mezhebine mensup olan baz ilere gre bir beklenilen mehdi vardr. Onlar, bu grlerine, Ehli Beyt'in hususi bir meziyeti olduunu, hilfetin veraset yoluyla olacan ve gizli bir mamn bulunacan da ilve ederler. Bu fikirlerini Hz. Ali'den rivayet edilen Mutlaka Allah'n ak veya gizli hccetle kaim bir mam vardr sz ile desteklemeye almaktadrlar. Gizli mam, Allah'n diledii srece yaar ve nihayet O'nun izniyle ortaya kp hakk iln eder ki, ite ona muntazar (beklenilen) mehdi denilir. mam Zeyd, gizli mam grne cevaz vermezdi. Ona gre mamn kendisi iin bir davetisi bulunacak ve mam gizli olmayacaktr. Dolaysiyle muntazar mehd tasavvuru yersizdir. mam Zeyd'e gre geri dnme (ric'at) da yoktur. Ancak lleri, Allah kyamet gn tekrar diriltecek, hesaba ekecek, onlarn ceza veya mkfaatlarn verecektir. te mam Zeyd'in grleri bunlardan ibarettir. Fakat Crdiye mezhebine mensup olanlar, mam

Muhammed b. Hasan ki buna, EnNefsz Zekeriyye ad verilir ve Ebu Ca'fer elMansur tarafndan ldrlmtr; Zeydiyye Mezhebine gre mam Zeyd'ln halifelerinden biridirmehd olarak geri dnecek, zulm ve hakszlkla dolu olan yer yzn slah edip adaletle dolduracaktr, demilerdir. Crdiyyo mezhebi mensuplar, mam Zeyd'e sadece' mehdlik ve ric'at grnde muhalefet etmemiler, ayn zamanda Hz. Ebu Bekr ve mer (R.A.)'in halifeliini desteklemesine de muhalefet ederek, onlarn mametini tamiramamlardr. Bunlara ramen kendilerini Zeyd'iyye mezhebine bal gstermiler ve. bu mezhebin bir kolunu tekil ettiklerini ileri srmlerdir. Yukardaki ifadelerden anlaldna gre man Zeyd, bir mamn kendisi iin mametinin doruluunu tasdik eden bir davetisi olmasn art komutur. Bu gr, u iki dnceden domaktadr: 1 mamn, isterse Hz. Ali'nin Fatma'dan gelen evltlarndan olmas daha efdal olsun sz sahibi mslmanlar tarafndan seilmesi arttr. Yalnz onlar, bu hususta maslahat gzetmelidirler.

Bu seim ii, ancak halifelii istiyen kimsenin kendisinin halife oldunu iln etmesiyle tamamlanr. 2 Hilfet, yukarda da belirttiimiz gibi, srf verasetle olmaz. Az nce sylediimiz gibi, halifenin, efdal olma bakmndan Hz. Ali'nin Fatma'dan gelen evltlarndan olmas artyla birlikte, bir davetisi bulunmaldr. Ona gre hilfet, veraset veya vasiyet yoluyla olsayd, istemese dahi krallk gibi veraset veya vasiyet yoluyla mam'n kendisine intikal edecekti. mam Zeyd, slm Hilfetinin veraset yoluyla olaca grn reddetmi, Fatma zrriyetinden gelen mamla lyk kimsenin kendisini ortaya atmasn art komutur. Ta ki halk, onun halife olmasndaki maslahatn derecesini bilsin ve onunla kendisini halifelie namzet klacak olan dier bir kimse arasnda, hangisinin bu ie daha elverili olduunu tyin etmek iin bir karlatrma yapabilsin. mam Zeyd'e gre hilfetin, Hz. Fatma evltlarndan halifelii aka istiyenlere verilmesi daha stndr. Bunlarn Hz. Hasan veya Hz. Hseyin neslinden olmasnda bir fark yoktur, ite Zeyd'iyye mezhebi bu noktada mamiyye

mezhebinden ayrlmaktadr. Zira, maraiyye mezhebine bal olanlar, mametin Hz. Hseyin'in neslinden birine ait olduunu art komaktadrlar.[23]

2 Uslu'dDln (Akad)'e Dalr Grleri

mam Zeyd, ada olan Vsl b. At' gibi ahslarla grm. tr. O devirde Mu'tezilenin reisi olan Vsb b. At' ile Basra'da karlamtr. ehristan, Zeyd'in Vsl'dan ders aldn iddia etmekte ise de, biz, kendisinin yat olan Vsl ile itikad meseleler, cebr ve ihtiyar konulan, o devirde bir ok tartmalara sebep olan byk gnh (kebire) iliyen kimselerin durumu hakknda mzakerelerde bulunduu kansndayz. Dolaysiyle, mam Zeyd'in itikad grlerinin bir ksm Mu'tezile grlerine yaklar. Hatt baz grleri, tamamen onlarn grleriyle birleir. O ada bir ok tartmalara yol aan ilk mesele, byk gnh iliyen kimsenin kfir mi, fsk m, mnafk m, yoksa man btn bir m'min mi olduu meselesidir. Bu meseleyi, Hz. Ali ile

Muaviye arasnda cereyan eden hakem tyini sebebiyle Haricler ortaya atm, hakemi kabul edenlerin kfir olduunu, nk hkmn ancak Allah'a ait bulunduunu, byk gnh iliyenlerin kfre gittiini bararak iln etmilerdir. te bilginler, bu gr tetkik etmilerdir. Hasan elBasri, byk gnah iliyenin mnafk olduunu, zira ii dna uymadn sylemitir. Bilginlerin byk ounluu onun fsk olduunu ve iinin Allah'a kaldm ileri srmtr. Mrce mezhebindekiler, man olduktan sonra gnhn hi bir zarar vermiyeceini, nitekim kfrle ibadetin de hi bir fayda salamyacan ortaya artmlardr, Mu'tezile ise, byk gnh iliyenin menziletu'n beyne'1menzileteyn (iki menzil arasnda bir yer) de, tevbe etmedii takdirde de ebed olarak cehennemde kalacan sylemitir, ite mam Zeyd, byk gnh iliyenin iki menzil arasnda bir yerde kalaca grne katlm, fakat onun ebedi olarak cehennemde klmyacam, belki gnh kadar Allah'n ona azab vereceini kabul etmitir. Gryoruz ki bu konuda mam Zeyd'in mezhebi orta yolu tekil etmektedir. O, Hariclerin ifratna, Mrcienin tefritine dmemi ve Hasan el

Basri'nin grne yaklamtr. Zeyd'in esas mezhebi, mann sabit bir gerek oluudur, man bulunduu takdirde zarur olarak amel de bulunacaktr. Amelin bulunmay mann yokluunu gsterir. Fakat, amelsiz bir kimse mslman olabilir. Ebed azab, ancak aka kfir olanlar iindir. mann ameli gerektirmesi gr, baz arkl filozoflarn u grleriyle birlemektedir: Bu filozoflara gre, hakikati aratrmaktaki ihlas, kiiyi doru bilgiye ulatrr. Doru bilgi de gerek man meydana getirir. Gerek man ise zarur olarak iyi ameli ve gzel ahlk gerektirir. Bunlarn hepsi doru bir izgi zerindeki noktalardr; ihlas ile balar, iyi amel ile sona erer. mam Zeyd devrinde kader, cebr ve htiyar (irade) meseleleri zerinde tartmalar oluyordu. Bu konularda birbiriyle arpan frkalar domutu. Cehmiyye frkasna gre insann hi bir irade ve hrriyeti yoktur. Aksine insan, fiillerinde rzgr karsndaki ty gibidir. Fiillerin insana nisbeti hakiki olmayp onunla birlikte bulunmas itibariyledir. Mesel, falan ld, ekin'bitti, su akt, aa salland, meyve olgunlat vs. diyoruz. Bu gibi eylerin kendilerine nisbet edilen fiillerde hi

bir seme iradesi yoktur. Buna gre kadere kaytsz artsz teslim olmak gerekmektedir. Bunlarn yan banda kaderi bsbtn inkr eden Kaderiyeciler bulunmaktadr. Onlara gre insan her istediini yapacak bir hrriyete sahiptir. Allah'n mlknde istemedii eyler olabilir. Allah ezelde hi bir eyi takdir etmemitir. Aksine O, eyleri, meydana gelecei zaman takdir eder. mam Zeyd, bu grleri incelemi, birincisinin teklifin iskatna sebep olduunu, nk teklifin ancak irade ve ihtiyar e olacan, ikincisinin de Allah'n ezeli lim ve takdirini kaldrarak, Allah her[24]eyi hakkyle bilir, Herey O'nun ynnda bir l iledir. O, grneni de grnmeyeni de bilen, byk ve yce olandr[25] yetleri gibi Kur'an'm kesin nass'lanna muhalefet etmekte olduunu grmtr. O, bunlar inceledikten sonra hem teklifi ortadan kaldrmyan, hem de Allah'n yce sfatlarn mnaszlatrmyan bir gre varm ve kaza ile kader'e mann vacip olduunu kabul etmitir. nsann taat ve isyanda hr ve irade sahibi olduunu, isyann Allah'n iradesine aykr olarak yaplmadm, ancak Allah'n onu sevmediini ve

rz gstermedii halde murad ettiini ileri srerek, irade ile sevme ve rz gstermeyi birbirinden ayrmtr. Ona gre, ma'siyet (gnh)'i insanlar, Allah'n irade ve kudretinin snrlan iinde ilemektedir. Fakat Allah, kullarnn bu fiillerini sevmemekte ve onlara raz olmamaktadr. nk Allah kullar iin kfre raz olmaz[26] nsan, fiillerini, Allah'n iradesi ile ona verdii bir kuvvet sayesinde yapmaktadr. Kul, taat olsun isyan olsun, yapt eyi kendi istei ile yapmaktadr; fakat Allah, onun isyanna raz deildir. te bu gr, Ehl'i Beyt mamlarna ait bir gr olup Mu'tezile grnden esasl bir ekilde ayrlr. Mu'tezile mensuplar, Allah'n iradesiyle emrini birbirinden ayrmazlar. Ona gre AHah bir eyi emrettii halde, kul onun aksini yaparsa bu i Allah'n iradesine aykr yaplm olur; dolaysiyle si insanlarn fiilleri Allah'n iradesi olmakszn yaplmaktadr. Zeyd ve dier Ehli Beyt mamlarna gre ise Allah'n iradesi emrinden ayrdr. Kullar, Allah'n emrine O'nun iradesiyle s olmaktadrlar. Fakat, sevme ve nz gsterme emirden ayrlmaz.

Dolaysiyle sler, emre aykr hareket ettii zaman, sadece Allah'n sevmedii ve raz olmad bir eyi yapm olurlar. Emir, rz ve sevmenin delilidir, iradenin delili deildir. mam Zeyd'in anda Bed konusunda da mnakaalar yaplmtr. yle ki: Muhtar es Sakaf, khinlerin yapt gibi, kafiyeli szler dizer, gelecek olaylar bildiini iddia eder, olaylar onun syledii tarzda meydana gelmedii zaman Rabbmz'a bed oldu derdi. Burada O'nun bed'dan maksad, Allah'n ilminin deimesidir. Bu gr, Allah'n ezel ilmini inkr edenlerin grne yakndr. Zira onlar, Allah'n ilmini kabul etseler de, onun deiebileceini sylemilerdir ki bu, Allah'n ilmini inkra yaklamaktadr. mam Zeyd, btn bunlara muhalefet etmi, Allah'n ilminin ezeli olduunu beyan ederek hereyin O'nun takdiriyle meydana geldiini, Allah'n ilminin deimesinin O'nun iin bir eksiklik olacan aklamtr. Allahu Tel, kullarn yapaca ve onlarn bana gelecek hereyi Levhi mahfuz'unda yazmtr. Onun ezel ilmi ile ezel ve ebed iradesi, kulun irade ve hrriyet sahibi olmasna aykr1 dmez.

Ona gre du takdiri deitirmez. Fakat onu.aa karr. nk AHah, ezel ilminde du ve ona icabeti takdir buyurmutur. Allah dilediini mahveder, dilediini durdurur[27] yeti, O'nun hr irade ve ihtiyarnn her eyi ezeceini, hi bir eyin bunlarn zerinde olamyacai; dolaysiyle Allah'n ifadesinin stnde hi bir iradenin bulunmadm ve O'nun ilminin her eyi kuattn gsterir. te bu gr mamiyye mezhebine bal olan biroklarnn grne uygundur. slm bilginlerinin byk ounluu da bu kanaattadar. Allah, her eyi kuatcdr.[28]

mam Zeyd'in Fkh

mam Zeyd hem fakih, hem muhaddis, hem de Kur'an'n kraat ilmine vkft. Yani, 9nun hem bilginler, hem de kraat ehli arasnda bir yeri vardr. Hatt tarihilerin, onunla. Hiam'm askerleri arasnda meydana gelen sava,

muhaddislerin,fakhlerin ve kraat bilginlerinin sava diye vasflandrdklarn grmekteyiz. Onun fkh ve hadsini talebeleri nakletmilerdir. Fakih ve muhaddisler ierisinde en ok talebesi olan odur. Medine'de fkh ve hadis renmek isteyenler ona bavururlard. Nitekim kendisinden nce babas ve kardei de ayn durumda idiler. Zeyd Irak, Basra, Kfe ve Vst gibi ehirlerde dolam, buralarda bulunan talebe, bilgin ve krat ehli ile mzakerelerde bulunmutur.[29]

ElMecmu' Adli Eser

Talebelerinden biri, ondan rivayet ettii eyleri iki kitap halinde toplamtr: 1 Mecmu'ulHads 2 Mecmu'ulFkh Bu iki kolleksiyona ortaklaa elMecmu'ul Kebr ad verilmitir. Bunlar kitap halinde toplayan talebesi, Ebu Hlid Amr. b. Hlid el

Vsti'dir. Himilerden birinin azatls olan bu zat, Hicri II. asrn II. yarsnda lmtr. Ebu Hlid, btn seyahatlarnda mam Zeyd'in yanndan ayrlmad gibi Medine'de kald mddete de onun yanndan uzun zaman ayrlmamtr. Bylece o, Zeyd'in dier talebelerine nisbetle kendisinin yannda en ok bulunan bir talebesi olmutur. Zeydiyye mezhebine mensup olan bir ok bilginler, elMecmu'ulKebr'i mam Zeyd'in bir eseri olarak kabul etmilerdir. Fakat, onlarn bazlar ve zellikle Zeydiyye mezhebinden olmayanlarn ou bu kitab tenkit etmilerdir. Onlarn tenkidleri u noktalara dayanmaktadr : 1 __ Ebu Hlid, baz byk hadis bilginleri tarafndan uydurmaclkla itham edilmitir. Mesel, Nesi, onun hakknda; Gvenilmez, onun hadisi kabul edilmez demi. Ehli Beyt'i vmekte ar gitmekle itham etmi ve rivayet ettii baz eylerin zayf olarak tesbit edildiini ileri srmtr. 2 elMecm'u, Ebu Halid yalnz bana rivayet etmitir. Eer elMecmu', mam Zeyd'e ait olsayd bu herkese bilinirdi ve mam Mlik'in Mvatta' gibi onun da bir ok rvileri olurdu.

3 Zehebi, elMecmu'da Hz. Ali'den rivayet edilen baz hadislerin ona nisbet bakmndan sahih olmadnn tesbit edildiini, bu suretle Ebu Hlid'i tenkit edenlerin hakl olduunu sylemi ve onun btn rivayetlerinden phe edilebileceini iddia etmitir. elMecmu'a ynetilen en iddetli tenkidler, ksaca, bunlardr. elMecmu'a itimat gsterenler bu tenkidleri reddetmilerdir; Ebu Hlid'in, Zeydlerin byk ounluu tarafndan gvenilen bir ahs olduunu, baz hadis bilginlerinin ondan rivayetler yaptn, ona yneltilen tenkidlerin umum bir ifade tadn, byle umum bir ifade tayan ve belirli bir sebebe dayanmayan tenkidlerin btn bilginlerce hi bir deeri olmayan sylemilerdir. Zira bir kimseyi, birisi fsklkla itham etse ve bunu bir sebebe dayandramasa itham kendisine dner; gerekte itham ettii kimse deil, kendisi fsk olur. Bir tenkit iin ileri srlen sebeplerin bulunmad vesikalarla isbat edilirse, o tenkit hkmsz kalr. Mesel, birisi bir kimseyi namaz terketmekle itham etse, bir bakas da onun namaz terketmediini sylese, ikincisinin szne itibar edilir. Bu esasa gre, Ebu Hlid'e yneltilen tenkidler muteber deildir.

Ebu Halid'i, Ehli Beyt'i vmede an gitmekle itham etmek de yersizdir. nk, bu itham mezheb taassubuna dayanmaktadr. Mezheb taassubuyla bir rvi tenkit edilemez. Bundan baka Zeydiler, onun Ehli Beyti vmede an gitmesini tenkid deil, tezkiye olarak kabul ederler. Ebu, Hlid, kendisinin bu noktadan itham edildiini duysa, bunu, thmet deil, iddia etmediim bir eref sayarm derdi. afi, Kaderiyye mezhebine gre kader konusunda sz syleyen bazlarndan rivayetler yapmtr. Bunu bid'at saydn halde bir kaderiyyeciden nasl rivayette bulunuyorsun? diye kendisine sorulduunda afi u cevab vermitir': Kaderiyyeci olan brahim'i, szn tesbit etmek suretiyle, bundan sonra yalan sylemekten alkoymak benim iin daha iyidir. Ebu Hlid'in, elMecmu'u yalnz bana rivayet etmesini ele alarak ileri srlen tenkit de reddedilmitir. nk, onu yalnz bana toplayp kitap haline getirmesi, bu kitapta olanlar bakalarnn bilmemesini gerektirmedii gibi, mam Zeyd'in talebeleri de onun lmnden sonra memleketin her tarafna dalmlard. Dolaysyla

onlardan birinin bu ii yalnz bana yapmas tuhaf bir ey deildir. mam Zeyd'in talebeleri, bilhassa oullar bu eseri grp okuduklar zaman kabul etmilerdir. Bylece bu eserin bir kii tarafndan meydana getirilmesi iddias kendiliinden deerini kaybetmitir. Esasen teki mezheblerin fkhn tedvin edenler de bu ii tek balarna yapmlardr. Mesel, man Muhammed b. elHasan eeybn, Irak fkhn Zhiri Rivaye ad yerilen alt kitabnda yalnz bana toplamtr. Bu alt kitap unlardr: 1 elAsl 2 eerh'usSagr 3 eerh'ulKebir 4 EsSiyer'usSagr 5 esSiyer'ulKebr 6 ezZiydt. Halbuki mam Muhammed, Eb Hanfe'nin yannda drt seneden fazla kalmamtr. te yandan Ebu Hanife'nin yannda daha fazla kalan ve

yaa mam Muhammed'den daha olgun olan birok talebeleri de vard. elMdevvene'yi de mam Malik'ten Abdusselam Sahnun (160240 H.) rivayet etmitir. Sahnun, bunu, mam Mlik'i hi grmedii halde onun talebesi Abdurrahman b. elKsm'dan rivayet etmitir. afi'nin eski kitaplarn Badat'ta yalnz bana Za'fern rivayet etmitir. afii'nin yeni kitaplarn da Fustat (Msr) da Rab' b, Sleyman elMurd tek bana rivayet etmitir. stelik bilginler, elMecmu'u her devirde kabul etmilerdir ki bu, btn pheleri kaldrmaya kfidir. nk bilginlerin, kesin bir delil bulunmadan bir eyi kabul ettiklerini ileri srmek, eskilerin limlerini yeni nesillere ulatran ilmi silsileyi ykmak demektir. eMecmu'u, Hz. Ali'den rivayet edilen ve ona nisbet bakmndan sahih olmayan hadisleri ihtiva ediyor, diyerek tenkid etmek de salam bir temele dayanmamaktadr. nk, sahih olmad ileri srlen bu hadislerin, Hz. Ali'den veya bakalarndan rivayet edildii, hadis kitaplarnda da sabittir. ddiann yerinde olmasn salamak iin yle sylemelidir: elMecmu'da rivayet edilen

hadislerin tamamnn deil, pek aznn sahih olmad sabit olmutur. Bu da ondaki hadislerin tmnn tenkid edilmesini gerektirmez. Nasl ki isnad bakmndan hadis kitaplarnn en salam olan Sahhu'lBuhr'de bile shhati tesbit edilemiyen baz hadisler vardr; Fakat bu, Sahihu'l Buhr'nin tmn shhat bakmndan tenkid etmeyi gerektirmemektedir.[30]

ElMecmu' Nasl Yazld ?

Kanaatmza gre elMecmu', u ekilden birine gre tedvin edilmitir: 1 Onu, mam Zeyd kendi kalemiyle yazm, Ebu Halid d nakletmitir. 2 mam Zeyd, onu Ebu Halid'e yazdrmtr. mam afii'nin elUmin adl kitabnn baz blmlerini talebelerine yazdrmas gibi. 3 Ebu Hlid, mam Zeyd'den rivayet ettii hadis ve fkh mecmualarn sonradan bir tertibe sokarak kitap haline getirmitir.

Biz, birinci ekli makul bulmuyoruz. nk, o ada byle tedvin usl mevcut olmad gibi, Ebu Hlid de byle bir iddiada bulunmam olup elMecmu'un durumu da bu ekilde yazldn gstermemektedir. kinci ekli de kabul edemeyiz. nk, elMecmu'un metinleri buna muhalif grnyor. Ayrca bu metinler, Ebu Hlid'in onlar iml (yazdrma) yoluyla deil, rivayet yoluyla tedvin ettiini gstermektedir. Bunun iindir ki biz, nc eklin akla uygun olduunu kabul ediyoruz. Nitekim elMecmu'un ifadeleri de bunu desteklemektedir. Mesel, elMecmu'da rivayet edilen hadislerin banda Zeyd b. Ali bana anlatt..., fkh meselelerinde de, Zeyd b. Ali'ye sordum denilmektedir. Zeydiyye mamlarnn ifadeleri, Ebu Hlid'in, el Mecmu'u toplayarak tedvin ettiini gstermektedir. mam Ebu Tlib enNtk Bilhak, elMecmu'u, Ebu Hlid'in toplad ve Zeyd b. Ali'den rivayet ettii herkese bilinmektedir derken bu konuda gerei sylemitir. Onun bu ifadesi, elMecmu'un mam Zeyd tarafndan ne iml edildiini, ne de tedvin edildiini gstermektedir. Ancak, Ebu Hlid tarafndan

toplanarak kitap haline konulduunu aka anlatmaktadr. Msr'da baslm olan elMecmu' bir hadis ve fkh mecmuasndan ibaret olup tertibi fkh kitaplarnn tertibine uymakta, taharet bahisleriyle balayp ibdet ve by (yani:almsatm) bahisleri gibi fkh kitaplarnn blmlerini iine almaktadr. Hadisler, her blmde, mam Zeyd'den rivayet edilen fkh bahisleriyle mezcedilmitir. Burada okuyucunun hatrna yle bir soru gelebilir: elMecmu'daki bu tertibi Ebu Hlid mi, yoksa ondan sonrakiler mi yapmtr? veya Ebu Hlid'den sonra gelenler bu kitabn metnini deitirmeksizin sadece yeniden mi tertip etmilerdir? Nitekim mam Muhammed b. el Hasen eeybn'nin kitaplarn baz rvleri yeni bir tertibe sokmulardr. Bu soruya yle cevap verebiliriz: Ebu Hlid'in talebesi Nasr b. Muzhim, elMecmu'u blmlere ayrlm olarak almtr. Bilginlere gre onu blmlere ayran Ebu Hlid'dir. Elimizde bu gr bozacak kesin bir delil olmadna gre aynen kabul etmek mecburiyetindeyiz.

Fakat tarihilerin anlattna baklrsa, nceleri biri hadis, dieri fkh olmak zere elMecmu' mstakil iki kitap halinde idi. Bugn baslm olan elMecmu'da bu iki kitap birbirine mezcedilmitir. Bu, kitabn Ebu Hlid devrinde blmlere ayrlmadn gstermez mi? Byle bir pheyi gidermek iin Ebu Hlid'in nce ayr ayr tedvin ettii bu iki kitab, sonradan kendisinin birbirine mezcettiini, veya onu, mevcut tertibe gre ayn ayr tedvin ettii halde, sonrakilerin birletirdiini sylemek mmkndr. Biz, birinci kk daha doru buluyoruz; nk hadisler fkhla mezcedmi olup her blmde nce hadis, sonra fkh zikredilmi deil; aksine ayn konuda hadis ve fkh, kark olarak, yer almtr.[31]

mam Zeyd'in Fkh Ve Hadsinin Genel Grn

ElMecmu' kitabndaki rivayetlere baklacak olursa, bunlarn hepsinin EhH Beyt yoluyla yapld anlalr. Bu kitapta Zeyd b. Ali babasndan, o da dedesi Hz. Ali vastasyla Peygamber (S.A.)'den rivayet etti veya Peygamber (S.A.) yle buyurdu denilmektedir.

Bu ifade, elMecmu'daki btn hadislerin Ehli Beyt yoluyla geldiini anlatmakla beraber, Zeyd'in sadece Ehli Beyt'ten hadis rivayet ettii mnsna gelmez. nk, onun ve kendisinden nce babasnn Tabilerden hadis ve lim rendikleri, Tabiilere kararak onlarla ilmi alverite bulunduklar bir gerektir. phesiz Zeyd, Ehli Beyt'ten baka yollarla yaplan rivayetleri de biliyordu. Burada yle bir soru hatra gelebilir: Niin Zeyd, sadece Ehli Beyt'in rivayetlerini nakletmitir? Bunun cevab u olabilir: O, kaybolup unutulmasndan korktuu iin, Ehli Beyt'in hadislerini neretmede daha ok titizlik gstermitir. elMecmu'da mam Zeyd yoluyla rivayet edilen hadislerle, Snnet'te sabit olan hadisler arasnda ince bir karlatrma yaplrsa, sahih hadis kitaplarnda rivayet edilen az hadisleri el Mecmu'da grmek mmkn olmaz. elMecnlu' ul Kebr zerine *Ravd'unNaldr[32] adl erhin yazar byle bir karlatrma yapm, el Mecmu'da geen her hadis iin btn mslmanlarca bilinen hadis kitaplarndan en az bir ka tane delil bulmutur.

Bu sebeple Zeydler, btn hadis kitaplarndaki sahih hadisleri kabul edip delil olarak alrlar. Kendileriyle Ehli Snnet limleri arasnda bir fark gzetmezler. Dolaysyla onlar, nasl kendi mezheblerinden adaletli olanlarn rivayetlerini kabul ediyorlarsa, ayn ekilde adaletli olduklar sabit olan muhaliflerinin rivayetlerini de kabul ederler. Buna mukabil mamiyye mezhebine bal olanlar, kendi rveri ile baka mezheblerin rvilerini ayr tutup muhaliflerinin, adaletli dahi olsalar, rivayetlerini kabul etmezler. Hal byle iken bazan onlarn, kendi mezheblerinden olan fask kimselerin rivayetlerini dahi kabul ettikleri grlmtr. Zeydiyye fkh dier drt mezhebin fkhna ok yakndr. Biz, elMecmu'dan baz rnekler alp drt mezhebin grleriyle bir karlatrma yaptktan sonra, Zeydiyye mezhebi ile drt mezheb arasndaki yaknlk ve benzerlii, sadece meseleleri halletmekte deil, meselelerin dayand esaslarda da tesbit ettik. Bunun sebebi, phesiz hepsinin grlerinin ortak kayna Allah'n Kitab ve Peygamberi (S.A.) nin Snneti oluudur. Ayrca bu durum, mam Zeyd'in ve onun yolundan gidenlerin, Tabiiler asr ile onlar takip eden

asrdaki ekseri slm limlerinin yolundan uzaklamam olduklarn gstermektedir. Ksaca, mam Zeyd'den nakledilen haberler, umumi olarak dier fakihlerin grlerine uygundur. Bu haberler, baz mamlarn grlerine aykr dse bile, btn mamlarn grlerine aykr dmemektedir. mam Zeyd'in hkm karma metodu da Ebu Hanife, Abdurrahman b. Ebi Leyl Osman elBett, bni ubrume, Zhr gibi Medine v Irak'ta bulunan ada fkh ve hadis mamlarnn metoduna yakndr. Zeyd, Kitap ve Snnete dayanrd. Bunlarda bir nass bulamad zaman re'yi ile ictihad yapard. Hz. Ali'nin kendi re'yine dayanmayan szlerini Snnete dahil ederdi. Fakat, bazan Hz. Ali'den rivayet edilen eylere muhalefet ettii de olurdu. Mesel, yetimlerin mallarndan zekt verilmesi hakknda Hz. Ali'den riva; et edilen gr kabul etmemi, yetimlerin mallarndan zekt almmyacam ileri srmtr. Aslnda o, Hz. Ali'nin, yetimlerin mallarndan zekt alnacana dair verdii fetvann ona nisbetini kabul etmemitir.

Bununla beraber Zeyd'in fkh hkmler karrken kendisine gre ayr bir metod takip ettii bilinmemektedir. Esasen, onun metodunu aka ortaya koymamas, o devir iin normaldir. nk o ada fkh, ortaya kan meseleler iin fetva vermekten ibaretti. Hi bir mam, hkm karmadaki metodunu aka ifade etmemiti. Ebu Hanife, Mlik, Ebu Yusuf, Muhammed b. el Hasen, elEvz ve dierleri de hkm karrken bal olduklar metodlari aklamamlardr. Bunlarn metodlari, daha sonra kendilerinden rivayet edilen meselelerden istinbat edilmitir. mam Zeyd'den sonra gelen ve onun mezhebine bal olan mctehidler de, ondan rivayet edilen meselelere dayanarak baz esaslar tesbit etmiler ve bunlara Zeydiyye Fkhnn Usl adn vermilerdir. Zeydiyye mamlar, ekseri fakihlerin kabul ettii metodlari benimsemilerdir. Onlar da nce Kitab, sonra Snnetle hkm vermiler. Kitab ve Snneti derecelere ayrmlardr. Mesel, Peygamber (S.A.)'in fiil ve takrirlerini derece bakmndan sona brakmlardr. nk, ak ifadelerin er' hkmleri gstermesi, dierlerinden daha kuvetli ve daha kesindir.

Onlar, Kitab ve Snnet'te nass bulamadklar takdirde Kyasa ba vurmaktadrlar. stihsan ve Maslihi Mrseleyi de Kyasa dahil etmilerdir[33]. Bunlardan sonra akl gelir. Akln iyi grd eyleri yapmak ve kt grd eylerden de saknmak, dinin istedii hususlardr. nceki delillerden biri bulunmad zaman bu yola bavurulur.[34]

mam Zeyd'e Gre Akln Grevi

Burada, Zeydiyye mezhebindeki akln rolne iaret edeceiz. Bu mezheb akaid ve 'er'i hkmlerde akla en byk yetkiyi tanyan Mu'tezile mezhebine yaklamaktadr. Mu'teziller, iyi ve kt eyleri bilmede akln tam bir yetkiye sahip olduunu, onun iyi grd eylerin yaplmas gerektiini, terkedildii takdirde cezay icap ettiini, ktlne hkmettii eylerden kanlmasn, bunlar yapld takdirde cezay mucip olduunu ileri srmlerdir. Onlara gre her iki haldeki ceza da hirete aittir. Akl, nass bulunmayan yerde kaytsz artsz hkm vermeye selhiyetlidir.

Bylece onlar, kyas, istihsan ve hakknda nass bulunmayan meselelerle ilgili olan dier istinbat vstalarn hie saymakta ve sadece akla dayanmaktadrlar. Zeydler de bu mezhebe sarlmlar ve eylerin iyi veya ktlne hkmetmede akim yetkili olduunu; dolaysyla emir, nehiy, sevap ve cezann buna bal bulunduunu kabul etmilerdir. Fakat, nass'lardan sonra dorudan doruya akla bavurmamlar; onu icma1, kyas, istihsan ve maslihi mrselden sonraya brakmlardr. el Kif fi'IUsl yazar, bu konuda yle demektedir : Kitab, Snnet, cma', Kyas ve benzeri er' bir delil bulunmad zaman dellimiz akl olur. Dolaysyla, baka delil bulunmazsa aklla amel etmek gerekir. Yani,bir;eyin iyi veya kt olduunu akl tyin eder. Yalnz, aklla amel etmenin art, er'i delilin bulunmamasdr[35]. Zeydiyye mezhebine gre, yukarda iaret ettiimiz gibi, maslihi mrsele de kyasn bir eidi olup er' delillere dahildir. Bu itibarla, mcerret akl delil iin bir saha braklmam oluyor. nk btn meseleler; naslar, icma' konusu olan

hususlar, btn eitleriyle, kyas, maslahat celbetme ve mazarrat defetme gibi eriatn genel amalarn iine alan bir er' delilin hkmne balanm oluyor.[36]

mam Zeyd'den Sonra Zeydiye Fkhnn Durumu

eitli sebepler birleerek Zeydiyye mezhebini olduka gelitirmi ve geniletmitir. Bu sebepleri u noktada zetliyebiliriz: 1 Bu mezhebin mamlarnn ekserisi Ehli Beyte mensup kimselerdir. Bu mamlar, birok ictihadlarda bulunmular, ou zaman meseleleri halletmek hususnda mam Zeyd'e uymular, bir ksm meselelerde de ondan ayrlmlardr. Bunlarn grleri mezhebe ilve edilmi ve onu geniletmiye sebep olmutur. 2 Mezheb, birbirine uzak eitli lkelerde yaylmtr.Her blgenin kendisine gre ve dierinden ayr bir evresi vardr. Dolaysyla her memleketin, hakknda nass bulunmayan konularda

rf, det ve gelenekleri mezhebin gelimesinde rol oynamtr. 3 Zeydiyye mezhebinde ictihad kaps daima aktr. Hatt byk drt mezheb gibi baka mezheblerin ictihadlarmdan beendiklerini almak da Zeydlere gre bir ictihad olarak kabul edilmitir. Bu gr sayesinde Zeydiyye mezhebi eitli fkh grlerinin birleip kaynat, ok renkli ve deiik tatlarda meyveler yetitiren bir baheyi andrmaktadr. Bunlara ayr ayr dokunmak istiyoruz. mam Zeyd ehid edildikten sonra oullar onun zengin fkh mirasna sahip olmulardr. Bu temiz soya mensup olanlardan Ahmed b. s b. Zeyd, Irak'ta oturmu, Ebu Hanife'nin talebeleriyle dp kalkarak, Irakllardan farazi (takdir) fkh bu, vuku bulmayan meselelerin hkmn aklamak olup Ebu Hanife'nin metodu idi renmitir. Ahmed b. s, fkh kitaplar yazmaya girimitir. Zaten yaad a, birok meselenin Kitab, Snnet ve Kyas gibi delillere dayanlarak akland bir devirdir. O, zerinde durduu fkh konulan, el Eml adn verdii kitabnda toplamtr.

Zeydiyye mezhebinde ictihad, Hz. Hseyin'in soyundan gelenlere inhisar etmemi, Hz. Hasan'm soyundan gelen mamlar da bu ie karmlardr. nk Zeyd, hilfeti Hz. Hseyn nesline mahsus olarak tanmam; onu, Hz. Ali'nin Fatma'dan doan btn evltlarna lyk grmtr. Hatt o, bu vazifenin hakkn verecek olan her mslmanm halife seileceini kabul etmitir. Hz. Hasan'n soyundan gelen elKsm b. brahim erRess elHasen, Ksimiyye denilen byk bir frkann mamdr. Onun kymetli grleri, Hanef mezhebine vukufu ve bu mezhebden ald birok meseleler vardr. elKsm, Hicr 170 ylnda domu, Medine yaknndaki erRess denilen yerde 242 H. ylnda lmtr. el'Ksm'u mezhebi ve kard hkmler, Zeydlerin fur1 kitaplarnda toplanm olup bu mezhebin Yemen'de yaylmasnda byk bir rol' oynamtr. elKsn'dan sonra 245 H. ylnda Medine'de doan torunu elHd lelhak Yahya b. elHseyn b. elKsm, Yemen'de mam olarak ortaya kmtr. Bu srada Yemen'deki akl eren insanlar, Yemenlileri bir araya toplayacak, bu lkede yaylm olan bid'atlarla, bilhassa, Karmatlerle

savaacak bir mamn bulunmasn zaruri grerek, elHd'ye mam olarak balanmlardr. elHd, hem cihad hem de ictihad yapan bir insandr. Onun cihad u iki hususta olmutur; 1 Yemen ve evresindeki lkeleri birletirmek. O, bu dvasn ksmen gerekletirmitir. 2 anda bid'at ve anarinin domasna sebep olan Karmatlerle mcadele etmek. Bu uurda kendisi ve daha sonra evltlar ok baarl imtihanlar vermilerdir. O, Karmatlerle savarken ald bir yara neticesinde seve seve lm tadarak,298 H. ylnda Hakkn rahmetine kavumutur. Kendisinden sonra evltlar, babalarnn balad ii sonuna kadar gtrmler ve kesin zafere ulamlardr. tihadna gelince; bu, noktada zetlenebilir: 1 Tatbikat ihmal edilmi olan hadd cezalarn uygulamak. 2 Vatandalar arasnda adaleti tam olarak salamak, yle id, Verirken sizi kendimden ileriye geiriyorum, dmanlarmzla karlanca

da kendimi sizden ileriye atyorum demek onun iar idi. 3 Umumi olarak fkhla uramak. Bu konuda elHd'nin deerli grleri vardr. O, Zeydiyye mezhebinin esaslarn tesbit etmi ve Hanef mezhebinden bir ok iktibaslarda bulunmutur. elHd'nin fkh grlerini toplayan mam en Ntk Bilhak (l.424 H.) da, bir mesele hakknda elHd'den rivayet edilen bir fetva veya bir hkm' bulunmad zaman, Ebu Hanfe mezhebine uyar ve bu trl meseleleri onun mezhebine gre hallederdi. ElHd'nin grlerine bal olan ve onlar tedvin eden eilNtk Bilhakkn, Hanefi mezhebinin hkim olduu Taberistan'da bulunduunu gznne alrsak, meseleleri bu memleket iin en uygun olan ekilde halletmiye alm olduunu syleyebiliriz. elHd'ye bal olan frkaya Hdeviyye ad verilir. elHdi, mam Zeyd'in mezhebinin bir kolu olan kendi mezhebini Yemen ve ona komu bulunan

yerlerde, Hicaz ve dolaylarnda kkletirirken, Deylem ve Glan lkelerinde de Hz. Hseyin soyundan gelen Ebu Muhammed elHasen b. Ali aduda ve enNsru'1Kebr lkabiyle anlan, bir hastalk sonunda sar olduu iin elUtr (sar) diye bilinen baka bir mam bulunmaktadr. Bu zat, halk mrik olan ad geen memleketlere hicret etmi ve buralarn halkn slm'a armtr. Davetini kabul ederek islm'a girenlere Zeydiyye mezhebinin esaslarn anlatm ve oralarda bu mezhebin fkhn yaymtr. Bu fkhta mctehid olan enNsru'1Kebr, bir biri ardnca sregelen bask ve bir ok Ehli Beyt mensuplarnn ehid edilmesinden sonra snmek zere olan Zeydiyye mezhebini buralarda yeniden canlandrmtr. EnNsr, 230 Hicr ylnda domu.ve 304 H. ylnda lmtr. Grlyor ki o, elHd'den daha nce ortaya km ve ondai ok sonra 74 yanda lmtr. ElHd ise ld zaman 53 yanda idi. Bunlarn her ikisi byk himmet, yapc bir siyaset ve kudret sahibi olan birer fakh ve bilgin kimselerdi. Onlarn anda yayan ve kendileriyle gren yal bir zat yle demitir: ElHdi'yi grdm: o, byk, iki yan geni ve

uzun bir vadi gibi idi. EnNsr' grdm: o da, derin ve kkremi bir deniz gibi idi. Anlalyor ki, enNsr, lim bakmndan ok ihatal, elHd de fkh bakmndan daha bilgili idi. Bu sebeple Ali b. elAbbas; elHlid Ehli Beyt'in fakihi, enNsr da limi idi demitir. Bu tarih aklamalardan anlaldna gre Zeydiyye mezhebi hem Douya doru, hem de Batya doru, yani Hicaz, Irak, Yemen ve bunlarn evrelerinde yaylmtr. Bu itibarla o, yayld memleketlerin renk, rf ve geleneklerine gre ekillenmi; fakat yine de, birbirinden uzak kollara ayrlarak inkiaf etmesine ramen, mamlar arasndaki temas kesilmemitir. EnNsr ile e Hd arasnda, bunlardan sonra da bu mezhebe bal olan bilginler arasnda iliki devam etmi, fikr temas ve yazmalar srp gitmitir. Daha sonra gelen ve Zeydiyye fkhn toplayanlar, btn mamlarnn grlerini birbirine iyice meczetmilerdir. nce de sylediimiz gibi Zeydiyye mezhebinde ictihad kaps her zaman aktr. Fakat ictihad, fer'i meselelerde yaplmakta, uslde itihada lzum

grlmemektedir. Dolaysyla, bu ictihad mutlak deil, ancak mezhebe gre bir ictihad'dr. yle anlar da olmutur ki, ictihad sadece mezheb ierisinde yaplmtr[37]. Sonrakiler, mamlarn grlerine aykr hareket etmemiler; fakat mezhebe gre ictihad yapan mctehidlerin grleri dna karak, duruma gre baka mezheblerin ictihadlarmdan faydalanmlardr. Onlar, hem Ehli Beyt mamlarnn, hem de Ehli Snnetin rivayet ettii hadislerden faydalanmak iin daima ak bir kap brakmlardr. Nitekim onlar, btn mezheblerden istifade etmilerdir. Dolaysyla Zeydiyye mezhebi, sadece mam Zeyd'in ictihadlarna dayanmayan birletirici (elektik) bir mezhebdir. Bu mezhebin muamelt'da Hanefi mezhebiyle birletii hususlar oktur. Bunun sebebi, Ebu Hnife ile mam Zeyd'in bir arada bulunmalar, birlikte ilm mzakereler yapmalar ve Ebu Hanife'nin, Zeyd'in ilminden faydalanm olmasdr. Her iki mezhep, Mverunnehr'de birbiriyle karm ve karlkl bir hayli al verite bulunmutur. Daha nce de sylediimiz gibi, Zeydiyye fakihlernin bir ksm, kendi

mezheblerinde bir sarahat bulamadklar zaman Hanefi mezhebinden [38]yararlanmlardr.[39]

[1] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/127. [2] AIi mran Sresi, 134. [3] Tarih ve edeb eserlerde Ferezdak'a nisbet edilen bu kasideyi, sfahande, elAgn'de rivayet etmitir. [4] Har Sresi, 10. [5] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/129 131.

[6] elMilel ve'nNihal, c. I. s. 119. [7] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/131 133. [8] elKmil, c. V. s. 5. [9] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/134 136. [10] elKamil, c. V. b. 68. [11] bni Kesir, c. IX, s. 330. [12] mam Zeyd'in olu Yahya, babasyla birlikte savaa katlm ve pederinin ehid olmas zerine Horasan'a kamtr. eviren [13] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/137 139. [14] Murc u'zZeheb, c. III, s. 183. [15] En'am Sresi, 129.

[16] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/139 140. [17] EtralFerec etfsfabn, Maktilu'tTlibin, Kahire, 1949, S. 129. [18] ZehrulAdb, c I, s. 72. [19] Ad geen eser. [20] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/141 145. [21] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/146. [22] Ali mran, 5961. [23] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/146 149. [24] Bakara, 231.

[25] Ra'd, 8, 9. [26] Zmer, 7. [27] Ra'd Sresi, 39. [28] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/150 152. [29] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/153. [30] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/153 155. [31] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/155 157. [32] Bu eser, erafuddin Hseyn elHaymi (l 1806 M.) tarafndan yazlmtr. eviren. [33] Kyas; hakknda nass bulunmayan bir meseleye, aralarndaki mtel rek illete dayanarak, hakknda nass bulunan benzeri bir

meselenin hkmn vermektir. Mesel, eker kamnn suyundan yaplan ve sarholuk veren ikinin haram oluu byledir. Byle bir ikinin haram oluu hakknda, arabn haram oluu hakknda mevcut olduu gibi bir nass yoktur. Fakat, her ikisinin haram oluundaki illet ayn olup da bu sarholuk vermesidir. istihsan; biri ak fakat tesiri zayf, teki gizli fakat tesiri kuvvetli olan iki kyasn birbiriyle atmas halinde ikinci kyasn alnmas demektr. Buna gizli (hafi) kyas da denir. Maslihi Mrsele, eriatn amalarna uygun olan ve hakknda msbet veya menf bir hkm ifade eden zel bir nass bulunmayan maslahatlardr. [34] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/157 159. [35] elKif filUsl, yazma, Dru'lKtb el Msriyye, varak: 39. [36] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/159 160.

[37] Mezhebe gre ictihad yapanlar mntesib mctehidlerdir. Bunlar, usulde mezhep mamna bal kalrlar, fakat fur'da ona muhalefet ederler. Mezheb ierisinde ictihad yapanlar ise, mezhebde mctehitlerdir. Bunlar, hem usulde hem de fur'da mezheb mamna muhalefet etmezler, ancak mezheb mamnn grlerine dayanarak bir ksm fer'i meseleleri aklarlar. [38] Zeydiyye mezhebi mensuplarnn byk ounluu bu gn Yemendedir. 1911 M. ylnda Yemen'de Osmanl daresine kar ayaklanan bir mam, resmen ve siyas bir varlk olarak kendisini kabul ettirmitir. Bu lkede 1970 ylnda Cumhuriyet ilan edilmeden nceki Kral (man) da bu hanedana mensuptur. ran'da da bu mezhebe bal olanlarn says yzbinin stndedir.eviren. [39] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/161 164.

MAM CATER VE MEZHEB[1] mam Caferi Sdk (80 148 H.)

Hicri I. asrn sonunda ve II. asrn ilk yarsnda Medineli Mnevvere'de nurlu bir irfan kayna ve Hz. Ali'nin soyuna mensup bir aile vard. ehidolu ehid Hz. Hseyin'in lm faciasndan beri Ehli Beyt mensuplar sadece limle urayorlar, atalarnn zek ve hidayet nurunu aksettiriyorlard. Onlar sahip olduklar eref, basit ilerle uramaktan ahkoyard. Bu sayede onlar, daima acsn tattklar ve hi faydasn grmedikleri siyasetten uzaklaarak, ilm almalara ynelmiler, atadan oula miras kalan ictihad mevkilerini korumulard. Ali Zeynelbidin, lim ve asalet bakmndan Medine'nin nderi idi. Olu Muhammed Bakr da ondan lim ve irat nderliini miras olarak almt. slm leminin her tarafndan birok bilginler ona bavurur, Medine'ye gelen herkes, kendisini ziyaret etmeden gitmezdi. Kendisini ziyaret eden ve Ehli Beyt taraftar gzken sapklarla, brnm olduklar gizlilik kisvesi altnda din d

fikirlere sahip olanlar azarlar ve hayal krklna uratarak, yzst geri evirirdi. slam fkhnn byk mamlarndan Sfyani Sevr, Sfyan b. Uyeyne, Irak fakiherinin ba Ebu Hanife onu ziyaret eder ve iratlarndan faydalanrd. Irak'n re'y ile mehur olan byk fakihi Ebu Hanife, Muhammed Bakrla Medine'de ilk karlat zaman aralarnda yle bir konuma gemiti: Muhammed Bakr: Dedemin yolunu ve hadislerim kyasla deitiren sen misin ? dedi. Ebu Hanife: trr Sen, sana lyk olan bir ekilde yerine otur.. Ta ki ben de, bana lyk olan bir ekilde yerime oturaym: Dedeniz Muhammed?(S. A.)'e hayatnda sahableri nasl sayg duyuyorlarsa, ayn ekilde ben de size sayg besliyorum,'dedi.: Bunun zerine her ikisi de oturdu ve. Ebu Hanife sze yle balad:

Size sorum var, ltfen cevap veriniz: 1 Kadn m yoksa erkek mi daha zayftr? Muhammed Bakr: Kadn, dedi. Ebu Hanife: Kadnn mirasta hissesi erkee nisbetle katr? diye sordu. O, buna: Erkein hissesi iki, kadnn hissesi birdir, diye cevap verdi. Ebu Hanife: Dedenizin sz ite budur. Eer ben onun dinini deitirmi olsaydm, kyasa dayanarak, erkee bir, ,kadma iki hisse verilmesini sylerdim. nk kadn erkee nazaran daha zayftr, dedi. 2 Namaz m, yoksa oru mu daha efdaldr? mam Muhammed Bakr, Ebu Hanife'nin bu sorusuna: Namaz daha efdaldr, cevabn verdi. Ebu Hanife:

Bu da dedenizin szdr. Eer ben onu dei tireydim, kyas gereince kadnn ayhlinden temizlendikten sonra namaz kaza etmesini, orucu da kaza etmemesini emrederdim, dedi. 3 drar m, yoksa meni mi daha pistir? Ebu Hanife'nin bu sorusuna da Muhammed Bakr: drar daha pistir, diye cevap verdi. Ebu Hanife: Dedenizin dinini kyasla deitirseydim, idrar yapldktan sonra gusledilmesini, meni ktktan sonra da abdest alnmasn sylerdim. Fakat, kyasla dedenizin dinini deitirmekten Allah'a snrn, dedi. Bunun zerine Muhammed Bakr kalkp Ebu Hanife'yi kucaklad, yznden pt ve ikramda bulundu. Bu olaydan anlalyor ki, Muhammed Bkr'n mamln btn bilginler kabul ediyor, kendi grleri hakknda ona bir nevi hesap veriyor ve onun bakanln kendi istekleriyle teslim

ediyorlard; t ki o, kendilerine doru yolu gstersin. Muhammed Bakr, btn sahabilere sayg gsterir, zellikle Ebu Bekr ve mer'i (R.A.) hepsinden stn tutarak, yle sylerdi: Ebu Bekr ve mer'in stnln tanmayan Snneti tanmamaktadr. Muhammed Bakr, bir gn dostlarndan Cbir elCuf'ye yle sylemitir: Ey Cbir, Irak'ta bizi sevdiini syleyen, Ebu Bekr ve mer'e dil uzatan ve kendilerine benim byle emrettiimi iddia eden bir topluluk tremi. Onlara, benim kendilerinden beri olduumu syle. Allah'a and olsun ki eer ben halfe olsam, onlarn hepsini Allah iin ldrrm. Eer Ebu Bekr ve mer'e Allah'tan rahmet ve mafiret dilemesem, Hz. Peygamber'in efaatndan mahrum kalrm. Allah'n dmanlar onlar hakkyla tanyamazlar. Muhammed Bakr, Kur'an ve slm fkhn, aklayan, eriatn hikmetlerini kavrayan ve onun amalarn tam olarak anlayan bir zat di. O, hem Ehli Beytin hadislerini, hem de hi bir fark gzetmeksizin btn sahablerin hadislerini rivayet ederdi.

Ruhi olgunluu, kalbinin nuru, idrakinin bykl sayesinde o, ahlk ve itima konularda pek ok kymetli szler sylemitir ki bunlarn her biri, insan yceltmeye kfi gelir. Burada misal olarak onun u szlerini naklediyoruz: Bir insann gnlne bir miktar kibir girerse aklndan o kadar eksilir*. Olu Ca'fer'e yapt nasihattan:, Yavrucuum, tenbellik ve bezginlikten sakn. nk bunlar, her trl fenaln anahtardr. Eer tenbellik edersen hakk yerine getiremezsin. Bezginlik gsterirsen hakka kar sabredemezsin, Hikmetli baka bir sz: Zenginleri seven bir bilgin grrseniz bilin ki o, dnya ehlidir. Bir zaruret olmakszn hkmdarn yanndan ayrlmayan bir bilgin grrseniz bilin ki, o da hrszdr. Ona gre, farzlar yerine getirerek lim tahsil etmek, zahitkten hayrldr. O, lim adam hakknda yle sylemitir. Allah'a and olsun ki bir limin lm, eytan iin yetmi ibadet ehlinin lmnden daha sevindiricidir. Muhammed Bakr, 114 H. ylnda lmtr. Ebu'1 Fid, Tarih'inde onun 115 H. ylnn banda ldn sylemektedir.

te mam Muhammed Baku, bu vasfta bir insan olup ilmi ve ilmin gayelerini hakkyla kavramtr, bayatn anlatmak istediimiz mam Ca'fer'in babas ite budur. Muhammed Bkr'n durumundan, onun hangi slleye mensup olduunu bilmek kolayca mmknd. nk gzel ahlk, insanlk ve hakkata ynelme gibi meziyetlerinin stnde o, daima genlere her ynden gzel rnek olurdu. mam Ca'fer'in babas olan bu byk insan Muhammed Bakr, kendisine e olarak erefli Arap kzlarndan elKsm b. Muhammed b. Ebi Bekr'in kz, yani Hz. Ebu Bekr'in torunu mm Ferve'yi semitir. Bylece mam Ca'fer'de hem Hz. Ali'nin yiitlii, hem de Hz. Ebu Bekr'in vefakrl birlemitir. Ayrca onun kannda Hz. Ali'nin lim dehs ile Hz. Ebu Bekr'in sabr ve arball kaynamtr. elMilel Ve'nNihal yazar ehristn onun eceresini yle zetler: Ca'fer, baba tarafndan; Hz. Peygamber'e, ana rafndan da Hz. Ebu Bekr'e dayanmaktadr.[2]

Doumu Ve Genl

Ebu Abdillah Ca'feri Sadk ite byle erefli bir baba ve dededen domutur. Ehli Beyt ilminin saf ve berrak kayna ierisinde yetiip bym ve bylesine erefli bir ailenin glgesinde yaamtr. O devrin deti zerine dier Ehli Beyt mensuplar gibi o da ocuk denilecek bir yata kendisini ilme vermitir. Btn Hcaz'llarn gnllerinde yaayan, fazilet, eref ve gzel ahlk sahibi olduu herkese kabul edilen dedesi Ali Zeynelbidin'i grmtr. mam Ca'feri Sadk'n doum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Hicr 80 veya 83 ylnda doduu sylenmektedir. Bazlar, onun, bu tarihlerden daha nce doduunu ileri srmektedir. Genellikle Hicr 80 yalnda doduu kabul edilmektedir ki amcas mam Zeyd de ayn ylda domutur. Bu tarih, ayn zamanda Irak'n byk fakhi mam Ebu Hanifenin de doum tarihidir. Buna gre, dedesi Ali Zeynelbidin ld zaman o, 14 yanda olup fikr erginlik ana ulamt. Genliinde, dedesi Ali Zeynelbidin ve babas Muhammed Bakr gibi parmakla gsterilen nemli iki kaynaktan feyz almtr.

O, Medine'nin lim muhitinde byk ahab ve tabilerin lim ve hadisle urat bir evrede yetimitir. phesiz o, dedesinin yanndan ayrlmamakla beraber, hadis ile uraan tabiilerin meclislerine alar ve onlardan byk dedesi Hz. Muhammed'in ilmini almakta hi bir tereddt gstermezdi. nk, Hz. Peygamber'in lim ve hadisleri btn sahablerin arasnda yaylmt; Baz hadisleri, bir lasjm sahabler iitmemi olsalar da, sahablerin hepsinin onlar iitmemi olmas dnlemez. Dolaysyla, sahablerin btnnn vkf olmad bir hadis yoktur. nk bir ksmnn duymad bir hadsi, dier bir ksm iitip renmitir. Hz. Peygamber'in ilmini almak isteyenler, bu ilme sahip olanlar arasnda fark gzetmez. te Hz. Ali'nin teiniz soyundan gelen bu yksek ahsiyetler de, kendilerini tamamen ilme vermiler ve bu ilmi kimde bulmularsa ondan faydalanmlardr. lim bir adam ekline girecek olsa, phesiz onu mtevaz bir adam olarak grrdk. Bunun iindir ki bu mamlarn, lim ehline kar kibirli davranmalar ve sahabler arasnda u veya bu ekilde bir fark grmek suretiyle ilmi asl kaynaklarndan almamalar dnlemez.

mam Ca'fer, tahsil anda hayatta bulunan Ibni ihab ezZhr gibi Medine'de Hz. mer'den ve talebesi olan baz sahablerden lim renmi bulunan bilgin tabiilerden ders almtr. Bu tabilerin bir ksm, Ehli Beyt'e kar zel bir ilgi gsteriyordu. Mesel, Jbni ihab ezZhr ile mam Ca'fer'in yat olan mam Zeyd arasnda husus bir ilgi vard. Dolaysyla Ehli Beyt ile tabilerin ilm alveril'eri ok sk idi. nk hepsi Hz. Peygamber'e dayanmaktayd. Burada iaret etmek istediimiz bir husus da udur: mam Ca'fer'in ailesi ile Ebu Bekr Sddk ailesi arasnda nemli bir ba vardr. nk Ca'fer'in annesi Hz. Ebu Bekr'in torunu elKsm b. Muhammed'in kzdr. elKsm b. Muhammed, halas Hz. e'nin yannda yetimi ve ondan bir ok hadis rivayet etmitir. elKsm b. Muhammed, ayn zamanda Medine'Ii yedi fakihten biridir, lmini bu fakihlerden alm olan mam Mlik, elMuvatta' adl eserinde en ok bunlarn limlerini toplamtr. Ksaca, Medine'deki ilmi almalar, mam Ca'fer'in ailesini de iine almaktadr. Her tabii, kendisine ulaan hadisleri topluyor ve onlar rivayet etmek isteyenlere aktaryordu. mam

Ca'fer, annesinin babasnayetimi, ondan lim tahsil etmitir. Yani,anne babas olan elKsm b. Muhammed 108 H. ylnda ld zaman Ca'fer talebelik devresini geirmi ve olgun bir yaa ulamt. Daha nce de iaret ettiimiz gibi el Ksm b. Muhammed, hem Hz. ie'den, hem de Abdullah b. Abbas'dan lim alm olup Hz. Ali onun babas Muhammed b. Ebi Bekr'i z olu gibi severdi. nk Hz. Ali, Ebu Bekr Siddk'dan dul kalan elKasm'm babaannesi ile evlendikten sonra, elKsm'n babas Muhammedi kendi evine almt. elKsm; halas Hz. ie'den ve Hz. Hasan, Hseyin ve Abdullah b. Abbas gibi Him byklerinden hadis rivayet etmitir. Ayn zamanda o, bir fakh olupL hadisin metnini, Kur'an ve mehur ha' dilere kyas ederek, eletirirdi. Buna gre o, hem fakih hem de muhaddis idi. Talebesi EbuzZind Abdullah b. Zekvan, onun hakknda elKsm'dan daha bilgin bir fakih, Snneti ondan daha iyi bilen bir kimse grmedim.' demitir. O, ok dindar, derin bir fkh ve dikkatli bir rivayet metoduna malik olmakla beraber, hdiseler karsnda himmet, azim ye keskin .bir gre sahipti. mam Mlik, mer b. Abdilazz'den Eer elimde olsayd, elKsm'

yerime halife olarak gsterirdim. dediini rivayet etmitir. te mam Ca'fer'in ilm almalarn ilerlettii, bir devirde bu dedesi elKsm yaamakta idi. mam, Ca'feri Sdk, limle urarken ve bu yolda ilerlerken babas lmtr. O zaman kendisi 34 veya 35 yanda idi. Olgunluk a olan 40 yana ulat zaman hem hadis, hem de fkh ilmini elde etmi ve btn fakihlerin grlerini ehemmiyetle renip en salam olan grleri bulmaya almtr. mam Ebu Hanfe'den yle rivayet edilir: Halife elMansur buna; Ey Ebu Hanife, halk Ca'fer b. Muhammed'e hayranlk duymaktadr. Ona sormak zere en zor meseleleri tesbit et. dedi. Ben de, onun iin 40 mesele hazrladm. Bundan sonra iki mam Hre'de elMansur'un huzurunda karlamlardr. Ebu Hanife, bu karlamay da yle anlatr: elMansur'un huzuruna girdiim zaman Ca'fer b. Muhammed sanda oturuyordu. Onu grnce iimde yle bir korku belirdi ki bu, elMansur'un

heybetinden deil, Ca'feri Sadk'in heybetinden geliyordu. Selm verdim ve Halife bana oturmam iaret ettikten sonra, ona dnp beni gstererek, te Ebu Hanife'dir, dedi. Ca'fer i Sadk da evet dedikten sonra Halife bana dnp, ey Ebu Hanfe, meselelerini Ca'fer'e sor, dedi. Ben hazrladm meseleleri ona tek tek sordum. O; sz bu hususta yle diyorsunuz. Medneliler yle diyor, biz de byle diyoruz... Bzan aramzda gr birlii oluyor, bzan da birbirimize muhalefet ediyoruz, dedi. Nihayet sorduum 40 meselenin hepsini cevaplandrd. Ebu Hanfe, bunlar anlattktan sonra, nsanlarn en bilgini, onlarn ihtilflarn en iyi bilendir. demitir. mam Ebu Hanife doru sylyordu. nk fakihlerin ihtilaflarn, grlerini, ibat iin ileri srdkleri delilleri, en doru olan gre ulamak iin kullandklar metodlar bilmek arttr.te Ca'feri Sdk, byle bir bilgiye sahip olduktan sonradr ki, grler arasnda bir karlatrma ls bulabilmitir. Onun fkh, ne Irak ne de Medine fkhnn ayndr. O, kendine has bir fkh meydana getirmitir. Geri Irak, Medine ve mam Ca'fer'in fkh da Kur'an Kerim ile Hz.

Peygamberin Snnetinin glgesinde doup bymtr.[3]

Kozomoloji (Kevniyyt = Evrenbilim) Hakkndaki Gr

bni Hallikn, Vefeytu'lA'yn adl eserinde Ca'feri Sdk' yle tantr: mamiyye mezhebinin oniki mamndan biridir. Ehli Beyt'in ulularndan olup sznde sadakatli olduu iin Sdk lkabn almtr. stnl herkese bilinmektedir. Suf ve Tarsuslu Cbir b. Hayyan onun talebesi idi. Cbir b. Hayyan, Ca'feri Sdk'n beyz adedi bulan risalelerini bin varaklk bir kitapta toplamtr. Ca'feri Sdk, Medine'deki Bak' mezarlnda yatmakta olan babas Muhammed Bakr, dedesi Ali Zeynelbidin ve dedesinin amcas Hasan b. Ali'nin kabrine defnedilmitir. Onun yatt mezar ite byle mbarek ve erefli bir yerdir.[4] Bu ifadeden u iki husus anlalmaktadr:

1 Byk bir kimya bilgini olan; tabiat, kimya ve akaide dair bir ok eserleri bulunan Cbir b. hayyan, Cferi Sdk'n talebesidir. 2 Cbir b. Hayyan'm nerettii bu beyze yakn risale aslnda Ca'feri Sdk'a aittir. Fakat bu husus tetkike muhtatr. nk Cbir'e nisbet edilen bu risaleler, Ca'feri Sdk'a ait olsayd, Cbir'in bunu, aka ona nisbet etmesi gerekirdi. Cbir, iilie temayl olan bir kimsedir. O halde, Hz. Ali soyundan olan andaki en byk mamn szlerini ona nisbet etmeksizin nakletmesi akla yatmaz. Ancak, Cbir, bu risalelerin Ca'feri Sdk'tan ald ilham ve iaretlerin eseri olduunu sylemitir. Bu risalelerin mam Ca'fer'e nisbet edilii ne derecede dorudur, bilemiyoruz. Ancak, mam Ca'fer'in bu limlerle urat anlalmaktadr. Zira, onun zek ve manevi gc, her eit ilmi renmeye kendisini sevketmitir. mam Ca'fer'in Kozmoloji (Evren blim = Kevniyyt) ile uratna dair elimizde birok delil vardr. O, bu ilmi Allah' bilmek, Otoun vahdniyyetini isbat etmek hususunda bir vsta olarak kullanrd. O, bu konuda, Kur'an'm kinat hakknda insanlar dnmeye davet ettii metoda uyard. Mufaddal

b. Amr'e iml ettirdii Risale tu'tTevhd adl eserinde gne, gece ve'gndz, karanlk ve k hakknda yle sylemektedir: Gndz ve gece devletini ayakta tutmak in gnein dou ve batn dnnz. Eer gne domasayd dnyamz sama bir ey olurdu. nsanlar maietleri iin alamazlar, kapkaranlk bir dnyada ilerini yrtemezlerdi. Onlar, n tadn kaybettikten sonra hayatta hi bir saadet duyamazlard. Gnein dousundaki faydalar aktr, onlar uzun uzun anlatmaya ihtiya yoktur... Gnein batn dnnz. O batmasayd insanlar iin huzur ve skn olmazd. Halbuki onlar, bedenlerini dinlendirmek, duygularn toparlamak, yediklerini sindirmek, besinleri organlarna yararl olacak bir ekilde hazmedecek sindirim cihazlarn harekete geirmek iin huzur ve istirahata nekadar muhtatrlar. nsanlar yeniden ve srekli olarak almaya sevkeden evk, byle bir istirahattan sonra ortaya kmaktadr. nsanlarn ou, gecenin karanl basmasayd kazanmak, biriktirmek ve mal sahibi olmak iin hi istirahat etmezdi. Ayrca yer yz, gnein srekli n ve scakl altnda durmadan snrd. Allah, hikmet ve tedbiri ile gnein belirli vakitlerde dou ve batn takdir etmitir. Tpk

bir evin lmbas gibi, ev halk ihtiyalarn gidersin diye bir mddet evresini aydnlatmakta, sonra onlarn istirahat ve huzurlarn salamak iin snmektedir. Bylece, karanlk ve k, birbirine kart olmakla beraber, dnyann nizamn salamak iin biri dierini desteklemektedir. Bundan sonra gnein ykseliini, yln drt mevsimini meydana getirmek iin alaln, bunlardaki tedbir ve maslahat dnnz! Kn aa ve bitkiler zerindeki s azalyor, bunlar meyve ve rn verme hazrl yapyor, hava younlayor, dolaysyle bulut ve yamurlar meydana geliyor, hayvanlarn vcutlar kuvvet ve salamlk kazanyor. Bahar olunca, canllara bir hareket geliyor, dorucu unsurlar ortaya kyor, bitkiler filizleniyor, bir sre sonra da iekleniyor. Hayvanlar iftleerek yavrulamaya hazrlanyor. Yazn hava snyor, meyveler olgunlayor, vcutlardaki fazlalklar atlyor, yeryz kuruyarak i ve bina yapmaya elverili bir hale geliyor. Gzn hava berraklayor, hastalklar gidiyor, vcutlar salamlayor ve geceler uzuyor!.. Hava bu mevsimde gayet gzelleiyor ve trl faydalar meydana geliyor... Yln devretmesini salamak iin gnein oniki burcu dolamasn ve bundaki tedbiri dnnz t Drt

mevsim ite bu devir sayesinde meydana gelmektedir.[5] Bu ifadelerin Ca'feri Sdk'a nisbeti doru ise onun kozmoloji, burlar ve yldzlar hakkndaki limlerle urat bir gerektir. Ad geen risalenin, Ca'feri Sdk'a nisbetini reddedecek bir delile sahip deiliz. mamiyye (Ca'feriyye) mezhebi mensuplar, bu risalenin mam Cafer'e ait olduunu kabul etmektedirler. Kesin bir delil olmadka bir ok bilginlerin kabullendii bir gr reddetmek doru deildir. nk bir delile dayanmakszn herhangi bir fikri ortaya atp kabul ettirmek, ilmi de lim geleneini de temelinden ykar. Dnebilenler, byle bir yola ba vurarak, delilsiz bir dvay ortaya atmazlar. Tarihiler, Ca'feri Sdkla Cbir b. Hayyan arasndaki ilgiyi kabul etmektedirler. Cbir, itikad ve man esaslar konusunda mam Ca'fer'den ders alm ve onun grlerini benimsemitir, mam Ca'fer'in, eyann mahiyetleri, madenlerin zellikleri ve eyann birbiriyle karmndan kan neticeler zerinde durduunu yine tarihiler anlatrlar. Btn bunlar bize gsteriyor ki, ad

geen risalenin ihtiva ettii bilgilerin, hi olmazsa, byk bir ksm mam Ca'fer'e aittir. mam Ca'fer, slm leminde felsef limlerin Arapaya girmeye, felsefe ekollerinin kurulmaya ye aratrmalarn dzenli br ekil almaya balad bir ada yaamtr. nk Emevlerin sonuna doru ve Abbaslerin ilk devirlerinde, Sryanler ve bakalar vastasyla slm dncesine Hint ve Yunan dncesi girmeye balamtr.[6]

Cefr lmi[7]

mam Ca'fer'in propagandasn yapanlar, onun lim ve incelemeleriyle yetinmezler; ona, alp okumakla renilmeyen, fakat Peygamber (S.A.V.)'in Hz. Ali'ye verdii ve onun da, Peygamber'den ald vasiyet zere, kendisinden sonra gelen oniki mama devrettii bir lim nisbet ederler, ite onlar oniki mamdan altncsn tekil eden mam Ca'fer'e nisbet olunan bu ilme Cefr ilmi adn vermilerdir.

Cefr kelimesi, aslnda, kemikleri irilemi ve sertlemi kuzuya denir. Bu kelime, daha sonra deri mnasna kullanlmtr, mam Ca'fer'in Cefr ilmine sahib olduunu iddia edenlere gre bu lim, tahsille elde edilmeyen ve Allah katndan verilen bir ilmin addr. Gnmzdeki baz i yazarlar bu konuda yle derler: Cefr ilmi, dnyann sonuna kadar meydana gelecek hdiselerin bilinmesini salayan harflerin ilmidir. mam Ca'fer'in Cefr ilmine sahip olduu kendisinden nakledilmitir. O, bu ilmi yle anlatmtr: Cefr, deriden bir kap olup gemi srailoullar bilginlerinin ilmi onun iindedir. O bilginlerden Cefr'e dair birok ey bize kadar gelmitir. Bu ilmi ve onunla ne kasdedildiini bilmesek de, Cefr ilminden bahseden baz hadisleri biliyoruz. Bu lim, srailoullar bilginlerinin faydaland kaynaklardandr. Allah, bu erefli ilmi onlara ihsan etmitir[8]. Muhammed b. Yakub elKuleyn (elKuln, l. 328 H.) elKfi adl eserinde bu eser, sn Aeriyye mezhebine gre kaynak vazifesi gren drt hadis kitabndan biridir yle demektedir: Cefr1de Musa'nn Tevrat, isa'nn ncili ve btn Peygamber ve vasilerin, gemi srailoullar bilginlerinin limleri, hell, haram, olmu ve

olacak eylerin ilmi mevcuttur. Cefr iki ksma ayrlr: Birinci ksm kei derisi zerine yazlm kitaplar, dieri de ko derisi zerine yazlm kitaplardr. elKuleyni, elKfi'sinde aynen unlar da sylerler: mam Ca'feri Sdk yle demitir: Bu gn sabahleyin, Allah'n Hz. Muhammed'e ve O'ndan sonra gelecek olan mamlara zel olarak vermi olduu Cefr kitabna baktm. Orada bizim gaib mam (bu onikinci mandr)'m douunu, Smmarra'da kayboluunu, geri dnndeki gecikiini, mrnn uzunluunu, o zaman m'minlerin karlaaca bellar, kalblerinde phelerin douunu, ounun dinlerinden dnn ve Kur'anda Allah'n, Her insann amelini kendi boynuna doladk[9] yetiyle iaret buyurduu slm ban, yani velayeti omuzlarndan atn dndm. Ey Peygamber'in torunu, bildiin bu limle bizi birazck ereflendirmez misin?dedik. O da bize yle cevap verdi: Allah, bizden gelecek kaim'e peygamberlerinin snnetlerinden baz eyler ihsan etmitir. Mesel, Nuh'un snnetinden uzun mrll, brahim'in snnetinden gizlice domay ve insanlardan uzak yaamay, Musa'nn

snnetinden bakalarn korkutma ve gzden gaip olmay, sa'nn snnetinden kendisi zerinde insanlarn ihtilfa dmesini, Eyyub'un snnetinden skntya uradktan sonra ferahla kavumay, Muhammed'in snnetinden de klla ortaya kmay vermitir. Kaim, ite O'nun hidayetine uyar ve O'nun yolundan gider.[10] Bundan sonra elKf'de, Cefr'in mam Ca'fer'e verilen bir kitap olduu ve onun zaman zaman bu kitaba bavurarak olmu ve olacak eylere ait gayb ilmini gerek harfler, gerek remzler, gerekse haberler vastasyla bildii anlatlmaktadr. Bir ksm Ca'fererin iddiasna gre Cefr, her mamn kendisinden sonra gelen mama brakt bir kitap veya limdir. Daha sonra elKuleyn, elKf'sinde aynen yle demektedir: Allah Teal, Peygamberine bir kitap indirdi. Bu kitab getiren Cebrail, ey Muhammed, bu senin asil (necib)'lere vasiyyetindir, dedi. Muhammed de, ey Cebrail, asiller kimlerdir? diye sordu. O da: Ali ve evltlardr, dedi. Bu kitap zerinde altn mhrler vard. Hz. Muhammed, ald bu kitab Ali (R.A.)'ye verdi. Ona mhrlerden birini ap onunla amel etmesini syledi. Sonra Hz. Ali, bunu olu Hasan'a verdi. O da bunun bir mhrn ap

onunla amel etti. Sonra Hasan, onu kardei Hseyn'e verdi. Hseyn de onun bir mhrn anca kendisine; ailenle birlikte ehid olmaya k; onlara ehidlik, ancak seninle nasip olacaktr. Cann Allah'a sat ...denildiini grd. Daha sonra o, bu kitab olu Ali Zeynelbidin'e verdi. O da, bunun bir mhrn anca kendisine; ban eerek sus, evine ekil, lnceye kadar Rabbma ibadet et, diye emredildiini grd. Sonra o, bunu olu Muhammed Bakr'a verdi. Muhammed Bakr da, bunun bir mhrn anca; insanlara anlat, onlara fetva ver, Ehli Bey t'in limlerini yay, salih atalarn dorula, Allah'tan baka kimselerden korkma, sana kimse dokunamaz... szleriyle karlat. Sonra onu Ca'feri Sdk'a verdi. O da, bunda;*insanlara anlat, onlara fetva ver, yalnz Allah'tan kork, Ehli Beyt'in limlerini yay, atalarn dorula. nk sen eman ve muhafaza altndasn... szlerini grd.[11] slm bilginleri, snaeriyyeden Cefr ilmi hakknda bir ok eyler nakletmilerdr. Kimisi bu mezhebe bal olanlarn grlerini aklamak, kimisi de onlarla alay etmek iin Cefr'den bahsetmitir. bni Kuteybe, Uyn'lAhbr adl

eserinde yle anlatr: Talha b. Musarrif der ki: Ben abdestli olmasaydm ierin Cefr'e dair szlerini size anlatrdm. Zeydlerin reisi olan Harun b. Sa'd elcl de bir manzumesinde yle demitir: Grmez inisin Rafizleri, blk blk oldular! Hepsi de kt szler syler Ca'fer hakknda Onlardan bir blk, ilh dedi ona.[12] Dier bir blk de tertemiz peygamber dedi. Eer onlarn sznden raz olursa Ca'fer, Allah iin ben Cafer'i brakrm. Cefr derisine aarm onlarn. Cefr'le uraanlardan Allah'a snrm. Bu iirde yer alan u beyt dikkati ekmektedir: Onlar fil srtlandr, zinci kzldr Deselerdi daha doru sylemi olurlard.[13] Ebu'1Al elMaarr de, Cefr hakknda yle sylemitir: Hayret ettiler Ehli Beyte, limleri Cefr derisinde gelince. Kk olduu halde mneccimin aynas, l olsun, mamur olsun gsterir her yeri. Cefr hakknda sylenilenlerin bir ksm bunlardr. Burada u noktay belirtmek bizim iin bir vazifedir: 1 Biz, Cefr ile ilgili szlerin mam Caferi Sdk'a nisbetini kab etmiyoruz. nk Cefr,

gayb ilmi ile alkal bir eydir. Gayb ilmini ise, Allah kendi zatna hasretmitir. Kur'an Kerim'de Hz. Peygamber'e yle buyurulmutur: De ki: ben nefsim iin ne bir hayra, ne de bir ktle mlikim. Ancak Allah'n diledii mstesnadr. Ben gayb bilseydim elbette daha ok hayr yapmak isterdim. BaAa hi bir ktlk de dokunmazd.[14] Allah, Peygamberine gaybe ait bir takm bilgiler vermitir. Fakat, O'na bunlar mu'cize olmak zere vermitir. Nitekim Kur'an'daki u yetler byledir: Elif Lm Mim, Rumlar (Bizansllar) yenilgiye urad, yaknda bir yerde. Halbuki onlar, bu yenilgilerinin ardndan galip olacaklar, bir ka yl iinde, nnde de sonunda da emir Allah'ndr. Ogn m'mlnler de sevinecek, Allah'n yardmyla. O, kimi dilerse ona yardm eder. O, pek gldr ve pek esirgeyicidir.[15] Cefr'i kabul etmemek, mam Ca'fer'in deerini azaltmaz. O, Allah'n dininde bir mam ve hccet olup mam Ebu Hanife ve Mlik gibi byk fakihler, Sfyan Sevr ve Sfyan b. Uyeyne gibi byk muhaddisler ondan lim almlardr.

2 mam Cafer'e nisbet edilen Cefr ile ilgili rivayetlerin ou elKuleyn yoluyla gelmektedir. Bu elKuleyn, ayn zamanda mam Ca'fer'in Kur'an'da eksiklik bulunduunu sylediini de rivayet etmitir. ElKuleyn'nin Kur'an'la ilgili bu rivayetinin yalan olduunu, mam elMard ve rencisi etTus gibi IsnAeriyye'nin byk mamlar ortaya koymu ve mam Ca'fer'den bu rivayetin tam aksini nakletmilerdir. Aslsz bir eyi byle bir mama nisbet ederek rivayet eden kimsenin btn rivayetleri, hakikat aratrclar nazarnda kabul edilmeye lyk deildir. 3 Ca'fer Mezhebi bilginleri, imdi de mam Ca'fer iin yazdzlar haltercemelerinde Cefr ile ilgili rivayetleri ona nisbet ediyorlar. Fakat bunlar teyid edecek herhangi bir ey ortaya koyamyorlar, sadece onlar nakille yetiniyorlar. Bana gre Cefr fikrini, snAeriyye mezhebine sokanlar Hattblerdir. Makrz'nin elHtat adl eserinde yle denilmektedir: Hattbilerin hepsi Ca'feri Sdk b. Muhammed'in kendilerine Cefr denilen bir deri braktn, bu deride ihtiya duyduklar btn gayb limleri ile birlikte Kur'an tefsirinin bulunduunu iddia etmilerdir.[16]

Hattblerin ba olan Ebu'lHattb Muhammed b. Eb Zeyneb'in szlerini mam Ca'fer'in nasl reddettiini ileride greceiz.[17]

mam Cafer lm le adalarna Feyz Veriyor

mam Ca'fer'e, kendisinin de reddettii bir takm sfatlar verenleri bir yana brakalm ve onun gerek sfatlaryla yksek meziyetlerini anlatalm. mam Ca'fer'in yle yksek meziyet ve sfatlar vardr ki, kendisinden sonrakilerin hi birisi bunlara sahip olamamtr. O, genliinde atalarndan ve andaki byk bilginlerden lim tahsil etmitir. Babasndan ayrca gzel sohbeti, iyi insanlarla dp kalkmay renmitir. Babas mam Muhammed Bakr, kendisine u tlerde bulunmutur: Fskla arkadalk etme. nk bylesi, seni tamah ettii bir lokmaya deiir. Cimri ile de arkadalk etme. nk o da, en ok ihtiya iinde olduun bir anda, malm elimden gider diye, seninle ilgisini keser. Yalanc ile de arkadalk etme. nk o, serap hkmndedir; sana uzaktan

yakn, yakndan da uzak grnr. Ahmakla da arkadalk etme. Zira o, sana iyilikte bulunmak istedii halde ktlk eder. Akraba tanmyanla da arkadalk etme. nk ben, bylesini Allah'n kitabnda lanetlenmi olarak grdm.[18] Rivayet edildiine gre Irak'n hadis bilgini ve Kfe'nin vaizi Sfyan' Sevri, bir gn mam Ca'fer'in meclisinde bulunuyordu. Ca'fer ise hi konumuyordu. Sfyan Sevri: Benimle konumadka buradan kalkp gitmem, dedi. mam Ca'fer de yle cevap verdi: Ben seninle konuuyorum. Ey sfyan, sen, ok konumaktan ne iyilik bekliyorsun. Allah sana bir nimet verirse, sen de bunun devamn arzu edersen, Allah'a hamd ve kr artr. nk Allah Kur'an'da:And. olsun ki krederseniz elbette size (nimetimi) arttrrm[19] buyurmutur. Rzk'n gecikirse istifar arttr. Zira Allah; Rabbmzdan mafiret dileyin. nk O, ok yarhgaycdr. O, gkten bol bol yamur salverir. Mallarnz, oullarnz oaltr. Size balar, bostanlar verir ve sizin iin rmaklar aktr.[20] buyurmutur. Ey Sfyan, sultan veya baka birinin ii seni iyice zerse Lahavle vel kuvvete ill billh = Her trl

g ve kuvvet Allahmdir szn ok syle. nk bu da, kurtuluun anahtar ve cennet hazinelerinden biridir. Bunun zerine Sfyan Sevri, elini skt ve Nekadar nemli t! dedi. mam Mlik, Ca'feri Sdk'tan lim almtr. O, mam Ca'fer'in meclisine sk sk gelir, fkh ve hadis renirdi. mam Ebu Hanife de, Ca'fer'den bir ksm rivayetlerde bulunmutur. mam Ebu Yusuf ve Muhanmed'in elsar adl eserlerini okuduumuz zaman Ebu Hanife'nin Ca'feri Sdk'tan yapt rivayetleri grrz. mam Ca'fer, gvenilir byk bir insand mam Ebu Hanife kendisiyle yat olan mam Ca'fer'den istifade etmekten ekinmemitir. ii melliflere gre Ebu Hanife, tam iki yl Ca'feri Sdk'm yanndan ayrlmamtr. Ebu Hanife'nin bu iki yl iaret ederek ki yl olmasayd Numan heik olurdu dedii rivayet edilir. Ebu Nuaym elsfehn, Hilyetu'lEvliy smda yle demektedir: Ca'feri Sdk'tan birok tabiler rivayet etmitir. Yahya b. Sid elEnsar, Eyyub esSahtiyn, Ebn b. Taglib, Ebu Amr b. elAll Yezid b. Abdillah b. elHd bunlar

arasndadr. Mlik b. Enes, u'be b, elKsm, Sfyan b. Uyeyne, Sleyman b. Bilal ve smail b. fer gibi byk mamlar ondan hadis rivayet etmitir.[21] ok tuhaftr ki bu byk ahsiyetler, Ca'feri Sdk'tan rh ettikleri halde, hicr nc ylda gelen hadisilerin ou, Ca Sdk'tan rivayet edilen eylere phe ile bakmlardr. Elbettt jriezhep taassubundan ileri gelmektedir. Geri iilerin bir ksm: Ca'fer'e, sylemedii baz eyleri nisbet etmilerse de, bu, onu: refini eksiltmez. Keza, mam Ca'fer vastasyla Hz. Ali'ye nisbet len bir takm yalanclarn szleri, Hz. Ali'nin de erefini dl Nitekim ifratlarm Meryem olu Hz. sa'ya Tanrlk isnatlar da, ekte O'nun deerini aa drmemektedir.[22]

mam Cafer Ve Siyaset

ehristn, Ca'feri Sdk hakknda yle syler: O, dinde de. riii bir lim, hikmet'de kmil bir edep, dnya hususunda byk bir zht sahibi ve ehev arzulardan tamamen uzak idi. Medine'de

uzun mddet oturmu, kendi taraftarlarna ok faydal olmutur. O, kendisine bal olanlara ilmin srlarm retmitir. Sonra Irak'a gelmi, orada bir mddet oturmutur. Bu srada hi bir kimse ile hilfet ve mamet meselesini tartma konusu yapmamtr. nk lim denizine dalan, sahil aramaz. Hakikatin doruuna kan, dmekten korkmaz. Allah ile dost olan, insanlardan uzaklar. Allah'dn bakasyla dostluk eden kimseyi de, eytan arkasna takp gtrr. Bu szler aka gstermektedir ki, mam Ca'fer, hilfet peine dmedii gibi onunla ilgili szleri dahi dinlememitir. Bu, ittifakla kabul edilen bir husustur. Fakat namiyye Mezhebine bal olanlar, Ca'feri dk'n, ann mam olduunu, Takiyye prensibini benimsediini, hatt: Takiyye benim ve atalarmn dinidir dediini ileri srmlerdir. Onlara gre takiyye, m'minin inand baz eyleri, bask ve ikenceden korktuu veya gayesine bu yolla ulama imknn elde etme duygusuna sahip olduu iin gizlemesi ve aa vurmamasdr. Bu grn dayand temel, Kur'an'm, Mminler, m'minleri brakp da kfirleri dost edinmesin. Kim bunu yaparsa artk ona Allah'tan hi bir ey yoktur. Meer ki onlardan gelebilecek bir tehlikeden dolay korkmu

olasnz. Allah, size kendisinden korkmanz emrediyor[23] yeti kerimesidir. mamiyye mezhebine mensup olmayanlar da, Ca'feri dk'n hilfet istemediini srarla ileri srmektedirler. Bu ihtilfn iki sebebi vardr. 1 mamiyye mezhebine gre mamete veraset veya Peygamber (S.A.V.)'in vasiyyeti ile eriilir. tekilere gre ise mamet, biat ve bilfiil i bana gemekle olur. 2 mamiyye mezhebine gre mam, fiilen i bana gemese ve kendisi iin bir daveti (d) karmasa dahi mameti muteber saylr. mam Zeyd bahsinde de sylediimiz gibi, Zeydiler bu gre muhalefet etmilerdir. mam Ca'fer, kendisinin mam olduunu iddia etmedii halde Irak'taki iler gizli toplantlarnda onu mam olarak anyorlar ve mezhebine balanyorlard. Fakat, Ca'feri Sdk'n tamamen uzak olduu bir takm fikirleri onun adna ortaya atmaktan ekinmiyorlard. ilik satan bu gibi insanlara kar Ca'feri Sdk'n alm olduu vaziyeti sz konusu etmeden nce, onun gzleri

nnde Ehli Beyte yaplan mihnetleri anlatmak istiyoruz. Ca'feri Sdk; amcas Zeyd b. Ali Zeynelbidin'in, Emevi halifesi Hiam b. Abdilmelik devrinde hak talebiyle ortaya kn, Ehli Beyt'den bilgili ve tecrbeli insanlarn uyarmasna ve Hz. Hseyin'i ailesiyle birlikte i ciddileince Ibni Ziyad'm penesine brakp kaan Irak'llara gvenmemesini hatrlatmasna ramen, meydana atldnda feci ekilde ldrln, daha sonra kabri, eilerek temiz cesedinin bir hurma ktne aslsn gzleriyle grmtr. Yine o, mam Zeyd'in zrriyetinin, olu Yahya dhil olmak zere, daha sonra ard arda nasl ldrldn mahede etmitir. Ru ackl olaylar sona ermi; fakat, Ca'feri Sdk'm ruhunda ok ar etkiler brakmtr. O, andaki ilerin kendilerini nasl aldattn, gerekince onlara yardm etmediini, bol bol konuup hibir i yapmadn, tevik edip i skya binince katn iyice renmitir. Fakat aslnda, Hz. Ali'nin de daha nce dedii gibi, onlarn tuzana den gerekten aldanmtr.

Abbas devleti kurulunca bu devletin bana geenlerden, amcalar Hz. Ali'nin evltlarna kar daha yumuak ve daha ltufkr davranmalar bekleniyordu. Ebu'lAbbas esSeffah devrinde bunun belirtileri de grlmeye balamt. Fakat el Mansur tahta knca Medine'de Hz. Ali'nin torunlarndan Muhammed b. Abdillah b. elHasen, Irak'ta da kardei brahim ayaklandlar. Bundan sonra Hz. Ali evltlarna kar yine basklar iddetlendi ve hepsi gz hapsine alnd. Daha sonra i, kanl bir facia ile nihayete erdi. Bu arada, Muhammed enNefszZekiyye (Muhammed b. Abdillah b. elHasen) Medine'de, kardei brahim de Irak'ta ldrld. Ebu Hanife'nin hocai ye Ehli Beyt'in en yals, ad geen Muhammed en Nefs'zZekiyye ile brahim'in babas olan Abdullah b. elHasen, trl ikencelere urad ve Halife elMansur tarafndan atld hapishanede tazyik altnda 145 H. ylnda hayata gzlerini yumdu. mam Ca'feri Sdk, btn bunlar gzleriyle grd iin siyasetin dolambal yollarndan uzaklaarak kendisini ilme verdi. limde teselli, nur, eref ve dnya arzularna kar ululuk buldu. Zira lim ve marifette ykselenlerin gznden dnya arzular silinip gider; hele bu arzular eitli

hilelerle karm olursa.. Bakalarnn bana gelenlerden ibret alan mam Ca'fer, Devlet reisi olmak isteyen helak olur demitir. Fakat siyasetten uzaklam, idari ilere karmam, hilfet iddiasnda bulunmam ve bu yolda bir gayret gstermemi olmasna ramen, mam Ca'fer'in siyas hi bir gr yoktur diyebilir miyiz? mam Ca'fer'in hayatn incelediimiz zaman kesin olarak grrz ki o, hilfet iddiasnda bulunmam ve bu maksatla ne ak, ne de gizli hi bir faaliyet gstermemitir. Fakat, sammi talebe ve dostlar arasnda onun kendine zg siyas bir gr yaymak stemediini iddia edemeyiz. nk, propaganda eklinde yaylmayan ve fiili bir durum almayan inan ve kanaatlara zincir vurulamaz. mamiyye mezhebine bal olanlara gre Ca'feri Sdk'n bu davran, takiyye (korku ve gizlilik = Sr tutma) prensibine uymasndan ileri gelmitir. Bize gre ise bu, onun fiili olarak siyasetten uzaklam olmasna baldr. Bununla beraber man Ca'fer, kendisine bal olduunu iddia eden bir ksm dlerin yznden eitli imtihanlar geirmitir. Irak'ta ve slm lkelerinin dou blgelerinde bulunan bir takm

Ehli Beyt d'leri (propagandaclar) arasnda eitli sapk ve rk fikirler domutur. Bu fikirlerin en ehveni sahaberi kfir saymak, Ebu Bekr ve mer (R.A.)'e lanet etmek; en kts de Ehli Beyt mensuplarnn Tanr olduklarn ortaya atmaktr. Nitekim bu diler, Muhammed Bakr ve Ca'feri Sdk iin bu trl iddialarda bulunmulardr. mam Ca'fer zamannda Irak'ta sapk bir d vard. mamlar takdis eden, haramlar mubah sayan bu d Ebu'lHattab Muhammed b. Ebi Zeyneb el Ecda' elEseddir. Bu d, ran asll olup 143 H. ylnda ldrlmtr. Makrizinin elHtat nda yazdna gre Cefr'i ortaya atan bu sapk d'yi sa b. Ms ldrmtr. ElE'ar, Makaltu'l slmiyyn adl kitabnda bu dye nisbet edilen Hattbiyye frkasnn iddialarn yle anlatr: Hattbler be frkadr. Hepsi de mamlarn peygamber ve hccet olduklarn ileri srer. Onlara gre iki peygamber vardr. Birisi ntk (konuan), dieri de smt (susan) 'dr. Ntk peygamber Hz.. Muhammed, smt peygamber de Ali b. Eb Tlib'tir. Onlar bugn yeryzundedirler. Olmu ve olacak hereyi bilirler. Btn insanlarn onlara itaat etmesi farzdr. Hattblere gre Ebu'l

Hattab da peygamberdir. Yukarda iaret edilen peygamberler, Ebu'lHattaba da itaat edilmesini farz klmlardr. Ayn eyi kendileri iin de sylemilerdir. Onlara gre Hz. Hseyn'in ocuklar Allah'n dostlar ve evltlardr. Daha sonra ayn eyi kendileri hakknda da ileri srmlerdir. Hatt mam Ca'fer'in kendilerinin Tanrs olduunu iddia etmilerdir. Bu aklamadan anlaldna gre Hattbiler, mamlarn peygamberliini, sonra daha ileri giderek onlarn tanrln ve alarndaki Tanrnn mam Ca'fer olduunu iddia etmilerdir. Ftimlerin kadlarndan elKdi enNuman et Temmi (l. 363 H.) Delmu'lslam adl kitabnda Ebu'lHattab hakknda yle syler: Ca'feri Sdk asrndaki dlerden en ar giden Ebu'lHattab idi. Kfre den, hatt peygamberlik dvasna kalkan bu adam, Ca'feri Sdk'n Tanr olduunu da iddia etmitir. Haramlarn hepsini hell klm ve ilenmesine msaade etmitir. Kendisine bal olanlar, farzlarn arlndan ikyet ederek Ykmz, hafiflet, ey Ebu'l Hattab demiler, o da, btn farzlar terketmelerini emretmi, her trl yasaklar ve birbiri iin yalanc ahidlik etmelerini mubah

klmtr. O, mam tanyan kimse iin haram olan her ey hell olur, demitir. (!) Ebu'lHattb'm bu hali Ca'feri Sdk'a sylendii zaman o, buna lanet etmi, ondan tamamen uzak olduunu btn talebe ve arkadalarna bildirmi, slm lkelerine mektuplar yazarak bu durumu her tarafa duyurmutur. Bu sapk dinin szleri etrafa yaylm, o ada mevcut olan ibahiHin tesirinde kalan ve kalplerinde putperestlik kalnts bulunan baz kimseler tarafndan benimsenmitir. O devirde Ebu'1Hatfcab'n yayd grlere benziyen daha baka sapk fikirler de olduka oalmtr. Belki bunlarn hepsi, ayn kaynaktan besleniyordu. mam Ca'fer'i siyasetten uzaklatran ey, kendi adna ortaya atlan bu grleri reddetmek ve dzeltmek mecburiyetinde olduunu hissediidir. Burada sz, elKdi enNuman'a brakalm. O, bu konuyu Deimu'lslm da yle anlatmaktadr. Bize gelen rivayetlere gre Ebu Abdilah Ca'feri Sdk b. Muhammed, kendisine daha nce d olduklarn, ileri srenlerin duramlarn, Allah'n tyin etmi olduu snrlar atklarn, haram' lan hell kldklarn, eratin zahirini kabul etmediklerini bildiren bir dostuna yle yazmtr:

Sen, onlarn namaz, zekt, Ramazan orucunu, hacc, umreyi, Mescidi Haram', ehri haram ve mukaddes yerleri, cnplkten gusletmeyi, Allah'n kullarna farzettii her eyi birer adam diye iddia ettiklerini sylyorsun. Yine, onlara gre, bu adamlar tanyan kimsenin btn amellerden muaf tutulacan; namaz klm, zekt vermi, orucu tutmu, hac ve umreyi yapm, cnplkten temizlenmi, Allah'n haramlarna, ehri harama ve Mescidi harama sayg gstermi olacan; keza, o adamlar kalben tanyanlar iin ba boluun ve nefislerini yormamalarnn caiz olduunu sylyorsun. Yine, o adamlar tanyan kimsenin kendisi bilmese de, Allah'n emirlerini vaktinde yapm kabul edileceini ileri srdklerini yazyorsun. Keza onlar, senin rendiine gre iki, kumar, zina, faiz, murdar hayvan (meyte), kan, domuz eti gibi Allah'n yasaklad kt eylerin de birer adam olduunu iddia ediyorlarm. Onlar; analar, kzlar, kz kardeleri, hala ve teyzeleriyle evlenmeyi Allah'n haram klmadn, ancak m'minlere Peygamberin hanmlanyla evlenmeyi yasakladn,tekilerle evlenmenin mubah olduunu sylyorlarm. Onlarn bir kadna sra ile pe pee temas ettiklerini, birbiri iin yalanc ahitlik yaptklarn, dinin bir i yz bir de d

yz olduunu, i yzn kendilerinin tandn ve asl istenilen eyin bu i yz (btn) olduunu iddia ettiklerini renmisin. Bu trl eylere inananlar, bana gre, apak mriktir, kfirdir ve bunda hibir kimsenin phesi olmamaldr. Bu yce dni bozmak isteyen azgn ve sapklara kar tmam Ca'fer'in ald vaziyet ite budur. O, gcnn yettii kadar btn yanl grleri dzeltmeye almtr. Fakat, slmn esaslarn kknden ykmak isteyen ve onun mbarek adn smren bu trl sapklarn niyeti elbette islh deil, ktlk etmekti. slm akde ve esaslaryla birlikte yok eden ve nefs arzularn meydana getirdii byle bir ortamda kuvvet kazanan buna benzer sapk propagandalar, slm dncesine son derecede baskda bulunuyor ve onu rndan karmak iin zorluyordu. bnu'1Esr, elKmil adl tarih kitabnda bu konuyu yle anlatr: slm dmanlar zor kullanarak slm kknden yok etmekten mitlerini kesince; muhaddisler tarafndan tesbit edilmi olduu gibi, uydurma hadisler ortaya atmaya, baz meseleleri ileri srerek, zayf aklllar dinleri hakknda pheye drmeye, tevil ve tenkit'etmek suretiyle doruyu yanl gstermeye balamlardr.

Bu ii ilk defa Beni Esed kabilesinin azatls olan Ebu'lHattab Muhammed b. Eb Zeyneb yapmtr.[24] phesiz, mam Ca'feri Sdkin bu sapklarla yapt mcadele ok verimli olmu ise de, onlarn nfuzunu tamamen kramamtr. Fakat samim insanlarn, bu trl sapklarn tesirinde kalmasn nlemitir. Ne var ki slm esaslar ykmak isteyen kt niyetliler, yine de ifsatlarna devam etmilerdir. te kendisine veya Ehli Beyt'e kar bal olduklarn iddia eden sapklara kar Ca'feri Sdk'n fikri budur. O, her trl sapk fikirlerle mcadele etmek ve gerei ortaya koymak iin ok zahmet ekmitir. Buna ramen Halife elMansur ondan pheleniyordu. nk, bir anne yavrusunu korumak iin nasl hrs ve gayret gsterirse, hkmdar da tahtn korumak iin yle hrs ve gayret gsterir. Tahtn korumak iin her eyini, hatt kendi varln bile feda etmekten ekinmez. Halife elMansur da, ite bu endie ile mam Ca'fer'in btn hareketlerini iddetle kontrol

etmeye balamtr. Fakat o, tutumunu bu byk mama hissettirmek de istememitir. ElMansur, her hacca gidiinde grmek iin tmam Ca'fer'i yanna aryordu. Bazan onu hrmetle dinliyor, bazan da pheli gzlerle onun durum ve tutumunu tetkik ediyordu. Her.iki halde de mam Ca'fer'den ayrlrken iindeki pheleri dalyor ve onun herhangi bir fitneye sebebiyet vermiyeceinden emin oluyordu. Fakat, mamdan ayrlr ayrlmaz iine yine de bir phe dyor, ve onun aleyhindeki sylentilerin tesirinden kurtulamyordu. mam Ca'fer taraftarlarnn kendisi adna zekt topladklarn ve bu zektla onun Abdullah b. el Hasen'in oullar brahim ve Muhammed en Nefs'zZekiyye'ye ayaklandklar zaman yardm ettiini renen halife elMansur, onu bir kere Badad'a ard, mam Ca'fer huzura knca, Halife sze yle balad: Ey Ca'fer b. Muhammed, Muall b. Hneys'in[25] senin adna toplad bu mallar nedir? Ca'feri Sdk ona u cevab verdi:

Ey Emiru'lM'minin, Allah'a snrm, benim byle bir eyle ilgim yoktur. Bunun zerine Halife: Susuz olduunuzu isbat iin karnz boayacanza ve klelerinizi zd edeceinize yemin eder misiniz ?dedi. mam Ca'fer de: Allah'a yemin ederim ki byle bir ey yoktur, dedi. Bunun zerine Halife: Hayr! Karnz boayacanza ve klelerinizi zd edeceinize yemin edeceksiniz, dedi. Ca'feri Sadk da: lemlerin Tanrs olan Allah'a ettiim yemine raz deil misiniz? dedi. Bunun zerine Halife: Bana fkh m retiyorsunuz, dedi. mam Ca'fer de: Ey Emir'lM'minn, fkh benden ayrlr m? dedi. Halife: Brak bunu, ben imdi seni ikyet eden adam karna dikeceim, dedi.

Biraz sonra ikyet eden adam' getirdiler ve mam Ca'fer'in huturunda sorguya ektiler. Adam: Evet, dorudur, bu zat da ikyet ettiim Ca'fer b. Muhammed'dir, sylediklerim de gerektir, dedi. mam Ca'fer: Ey adam, bu sylediklerinin doruluuna yemin eder misin? , dedi ve ilve etti: Ey adam, ben Allah'n g ve kuvvetinden kendisine snarak doru olduumu sylyorum, de. Adam: Ben kendi g ve kuvvetimden Allah'a snrm ki sylediklerim dorudur, dedi. Halife elMansur adama ynelerek: Ca'fer b. Muhammed'in verdii yemini ayn ekilde tekrar et, dedi. Adam da ayn ekilde yemin etti.

Bu olay anlatan rv, szlerine unlar ilve etmektedir: Adam, yemin eder etmez kapkara kesilmi ve l olarak yere devrilmitir. Bu manzara karsnda rpererek titremeye balyan Halife: Ey mam, yarndan itibaren dedenin mbarek memleketine dnebilirsin. stersen burada da kalabilirsin. Bizden size iyilik ve ikramdan baka bir ey dokunmaz. Allah'a and olsun ki bundan sonra aleyhinizde hi bir kimsenin szn kabul etmiyeceim, demitir.[26] Ca'feri Sdk, Halife elMansur ile karlat zaman gerei bazan aka, bazan da im yoluyla sylerdi. Rivayet edildiine gre; elMansur'un yzne bir sinek musallat olmu ve onu skntya drm. Bu srada mam Ca'fer de huzurda bulunuyormu. Halife: Ey Abdullah'n babas, Allah, sinei niin yaratmtr? diye sormu. mam Ca'fer buna : Ululuk satanlar kltmek iin yaratmtr, cevabn vermitir.

Bir defasnda elMansur, ona yle yazmtr: Niin dier insanlar gibi siz de bizim etrafmz sarmyorsunuz? Buna Ca'fer u cevab vermitir: Bizim sizden bir korkumuz yoktur ki onun iin yannza gelelim. Sizin de bir hiret meseleniz yoktur ki onu size anlatalm. Sizi bir nimet iinde grmyoruz ki tebrike gelelim. inde bulunduunuz nimeti felket de saymyoruz ki taziyede bulunalm. Bunun zerine Halife ona; Bize t vermek iin yanmzdan ayrlmaynz diye yazm, mam Ca'fer de u karl vermitir: Dnyay isteyen sana t vermez, hiret isteyen de seninle arkadalk etmez.[27] Yazma ite burada sona ermitir. mam Ca'fer'in son mektubu zerine Halife yle sylemitir: Allah'a and olsun ki o yanmdakilerden kimin dnyay, kimin hireti istediini ve kimin hireti dnyaya tercih ettiini ortaya koydu. te Halfe elMansur, mam Ca'feri Sdk', kimi zaman pheli gzlerle, kimi zaman da byle sayg ile karlard, mam Ca'fer'i itham etmek, insanlarn ona daha ok sayg ve ballm salyordu. Fakat mamn hirete ynelii, dnya

ilerini ehline brak, kacak fitneleri nlyordu. Esasen sonunda Hahfe, mam daima takdir ve sayg ile karlamaya balamtr. Belki de o, tahtna iyice yerleerek iktidarn kkletirip hi bir rakibi kalmaynca iindeki vesveselerden de kurtulmutur. mam Ca'fer," 148 H. ylnda Medine'de lmtr. Rivayete gre Halife, onun lm haberini duyduu zaman sakal slanricaya kadar alamtr. elYakb, bu hususu, Tarihlinde yle anlatr: smail b. Ali der ki: Bir gn Halife el Mansur'un yanna girdim. O alam ve gz yalaryla sakal slanmt. Bana: Ehli Beytinizin bana geleni bilmiyor musun? dedi. Nedir, ey Emiru'lM'minn? dedim. yle cevap verdi: Ehli Beytin ulusu, bilgini ve onlarn en hayrlsnn sonuncusu vefat etti. O kimdir, ey Emiru'lMminin? diye sordum. O da: Ca'fer b. Mhammed'dir, dedi. Ben de: Allah Emiru'l M'minn'in mrn uzun ve ecrini ok etsin, dedim. Halife de bana: mam Ca'fer, Allah'n Sonra biz, o kitab kuarmzdan setiklerimize miras braktk[28] buyurduu yetindeki kimselerdendir. Evet o, Allah'n sekin ve iyilikte yar kazanan kullarndan idi.[29]

Gerekten man, takva, ululuk, tslmu birliini bozacak felketleri douran fitnelerden uzak olu... mam Ca'fer gibi bir ahsiyete ok yaramaktadr. Onu, sevenler de, sevmeyenler de sayg ile anarlar. Herkes onun makamn kskanr ve hi bir kimse slm. mmetinin yararlarn bozacandan korkmazd. O, iyilikte ba alm bir kiidir. Allah, ondan da onun tertemiz atalarndan da raz olsun.[30]

mam Cafer'in ahsiyet Ve Karakteri

Yukardan beri anlattmz tarihi olaylar, mam Ca'feri Sdk'm hem baba tarafndan dedesi Hz. Ali'ye, hem de ana tarafndan dedesi Hz. Ebu Bekr'e yakr bir ahsiyete sahip olduunu gstermitir. Burada ksaca, onun daha ok ilmi ahsiyet ve karakterini anlatacaz. Bu anlatacaklarmz, bir bakma yukarda anlattklarmzn neticeleri mahiyetinde olacaktr. Okuyucunun ilk renmek istedii ey, mam Ca'fer'in fizyononisidir, sanrm. Haltercemesini yazanlar onu yle anlatrlar:

mam Ca'fer orta boylu, iri gvdeli, ak ve parlak benizli idi. Yznde nur parltlar vard. Sa siyah ve kvrckt. Burnu narin ve byk, aln ak idi. Yznde bir ben vard.. te mam Ca'fer'in fizyonomisi ksaca bundan ibarettir. Karakter ve ruhi yaps ise, son derecede yksekti. Halifelerin dahi gpta ettii mam Ca'fer'in yksek sfatlar unlardr:[31]

1 hlas

mam Ca'fer sammi, iyi niyetli, yksek gaye sahibi ve hakikat k idi. Dnya ilerine dkn olmad gibi, ehvetine dkn veya ne id belirsiz kimselerden uzak dururdu. O, fedakr ve ak kalbli kimseleri arard. pheli bir eyle karlat zaan ihlas, kendisini hakkata ulatrrd. Onun basireti pheleri giderir ve geree nfuz etmesini salard. Aklnn erginlii sayesinde o, ehvet glgelerini datr ve kendisini korurdu. O, ilhamn Peygamber (SA.)'in u hadisinden alrd. pheli eylerle karlat

zaman basiret gsterenleri, ehev arzularla karlat zaman akll davrananlar Allah sever. Onun ihlas sahibi oluunun birok milleri vardr. Bunlarn banda mensup olduu temiz aile gelir. Zira ihlas, bu ailenin gze arpan en byk zelliidir. Esasen ihlas, Peygamber Evine mensup olan ve Hz. Ali'nin torunu bulunan insanlarda olmazsa kimlerde olabilir? Onlar, ihlas babadan 'oula miras olarak almlardr. Onlar, bir eyi severlerse, ancak Allah iin severler ve bunu mann esaslarndan sayarlard. Nitekim Peygamber (S.A.) yle buyurmutur. Sizden biriniz bir eyi Allah iin sevmedike gerekten man etmi olmaz. mam Ca'fer'in ihlasn kuvvetlendiren teki unsurlar unlardr : a) Kendisini ibadete, ilme verii ve dnya arzularndan yz evirii: Bu hususu mam Mlik'ten dinleyelim : Ca'fer b. Muhammed'e gelir lim alrdm. O ok glmserdi. Peygamber'in ad anlnca yz sararrd. Ona uzun zaman devam ettim. Her grmde onu u eyden biri ile megul bulurdum: Ya namaz klar, ya oru

tutar veya Kur'an okurdu. Abdestli olmadan Peygamber (S.A.)den dahis rivayet etmezdi. Mnsz szleri hi azna almazd. , Allah'dan korkan zhid ve bid limlerden idi. Yanna geldiim zaman dayand yast mutlaka alr bana ikram ederdi...[32]. mam Mlik, onun ve dier byklerin faziletlerini uzun uzun anlatr. b) Takva sahibi oluu: mam Ca'fer, haramdan son derecede saknr, hell eyleri israfa dmeksizin sarfederdi. Peygamber (S.A.)'in srafa ve gurura kaplmakszn yeyiniz, iiniz ve giyiniz hadisi erifine tam olarak uyard. nsanlarn karsna gzel bir klkla kar, nefsini gsteritan artmak iin zhd sahibi olduunu gizlerdi. Bir lokma ve bir hrka ile yaadn gsteren niceleri vardr ki, riyakrlklar yznden etin bir hesaba ekileceklerdir. Bir kere Sfyan Sevri, mam Ca'fer'in yanma gelmi ve onu ok gzel bir kyafet ierisinde grmt. O, bu durumu yle anlatr: mam Ca'fer'e hayran hayran bakmaya baladm. Bana, niin bize byle bakyorsun ey Sevri? Her halde grdklerine hayret ediyorsun, dedi. Ben de, ey Peygamber (S.A.)'in torunu, bu elbiseler ne senindir ne de atalarndan kalmadr, dedim. O da bana, ey Sevr,

onlarn a ktlk ve darlk zaman idi. Onlar da bu ktlk ve darla gre hareket.ediyorlard. Bizim amz ise her trl ikbal ile geldi, dedi. Sonra cbbesinin yenini kaldrd; bir de grdm ki, altnda ksa etekli ve ksa yenli beyaz ynden bir cbbe daha var. Bunun zerine yle dedi: Ey Sevri, bunu Allah iin giyindik, u stndekini de sizin iin giyindik. Allah iin olan gizledik, sizin iin olan da aa kardk.[33] c) Allah'dan baka hi, bir kimseyi dnmeyii.O, yalnz Allah'dan korkar ve Allah yolunda hi bir kimseden korkmazd. Emrin emirliinden, halkn da okluundan ekinmezdi. Onu vg aldatamaz, yergi de bkemezdi. O, slmn esaslarn bozmak iin uraanlardan beri olduunu iln etmi, Halife elMnsur'a 'da yardaklk etmemitir. O, gerekten takvas ve hidayet zere oluu ile ulu bir er idi.[34]

2 Basiret Ve lmi

hlasl olunca hikmet nuru kiinin ruhunu aydnlatr; sz, dnce ve ii dosdoru olur.

Dolaysyla o, ak bir basiret, gerei dorudan doruya kavrayan keskin bir zek, geni bir anlay ve derin bir lim sahibi olur. Ca'fer de Ehli Beytin asalet ve zeksna vris olmu, ruhunu marifetle cilalayarak hakikati kaynaklarndan renmitir. O, eriatn mnalarn, maksat ve gayelerini aydn gnl, dnen akl ve geni aratrmalar sayesinde hakkyla kavramtr. Ona bir kere, faizi Allah niin haram klmtr? diye sorulduunda, nsanlarn birbirine kar cimrilik etmemesi iin* diye cevap vermitir. Onun bu sz gerektir. nk insanlar, ancak bir fayda karlnda birbirine bor verirlerse yardmlama ortadan kalkar. Yardmlamadan kamld zaman cimrilik ba gsterir. Cimrilik artnca da ruhlar kararr. Cimrilik veya sklk, ister tketim isterse retim iin olsun, zarara katlmakszn bor olarak verilen bir ey zerinden kazan salamak gibi bir sonuca varr. Halbuki zarara katlmakta yardmlama vardr; cimrilik veya sklk yoktur. mam Ca'fer, hazrcevapt, srati intikal sahibi, keskin grl byk bir bilgin idi. Irak'n byk fakihi mam Ebu Hanife'nin sorduu krk meseleyi tereddtsz bir ekilde nasl cevaplandrdn, bu meselelerdeki btn fakihlerin grleriyle birlikte kendi grlerini

nasl akladn dnrsek, onun lim ve zeksnn bykln daha iyi anlam oluruz.[35]

3 Cmertlii

Hz. Ali'nin torunlarndaki cmertlik alacak bir ey deildir. nk; Allah sevgisiyle yoksulu, yetimi ve esiri doyururlar[36] ve Mal Allah sevgisiyle akrabaya, yoksullara, yoldakabmlara, dilenenlere, kle ve esirlere verenler...[37] yetlerinin Hz. Ali ile ei Hz. Ftima hakknda nazil olduu rivayet edilir. te byle bir soydan olan mam Ca'fer, israfa sapmaksnzn, iyilik edilmeye lyk olanlara bol bol ihsanda bulunmutur. O, yaknlarna, insanlar arasndaki anlamazlklar mala dayanyorsa kendi malndan verilmek suretiyle bu anlamazlklarn kaldrlmasn emrederdi. Rahmetli yle sylerdi: yilik ancak u eyle tamamlanr: a) yilikte acele etmekle, b) iyilii gzde bytmemekle,

c) yilii gizli tutmakla. O, ou zaman iyilii gizli olarak yapard. Dedesi1 Ali Zeynelbidin gibi gecenin karanlnda ekmek, et ve para dolu bir daarc omuzuna alr, Medine'deki fakirlere datrd. Fakirler kendilerine ihsanda bulunan kiinin kim olduunu lnceye kadar bilemezlerdi. Hilyetu'lEvliy'da yle anlatlr: Ca'feri Sdk b. Muhammed, yoksullara o. derecede yardm ederdi ki, elinde kendi ailesine harcyacak bir eycii kalmazd.[38]

4 Hilim Ve Msamahas

mam Ca'fer, licenap ve hlim sahibi bir insand. Ktle iyilikle mukabele ederdi. Ne iyilik ne de ktlk bir olmaz. Sen en gzel olanla mukabele et. O zaman grrsn ki seninle arasnda dmanlk bulunan kimse ile sanki yakn bir dost olmutur[39] yetinde belirtilen sfatlara lykt. O, yle sylerdi:

Bir kardeinin seni ktlediini iitirsen zlme. nk, onun syledii doru ise bu senin bana abucak gelen bir cezadr. Eer dedii doru deilse bu da, senin iin ilemediin bir iyiliktir. mam Ca'fer, kendisiyle mnasebeti olan akraba ve hizmetilerine kar ok efkatli davranrd. Sylendiine gre o bir defa bir i iin uan gndermi; uan gecikmesi zerine onu aramaya km ve bir yerde uyur vaziyette bulmutur. Onun baucuna oturarak uyanincaya kadar rahatn salamtr. Uyanmca ona, Sana ne oluyor ki gece gndz uyuyorsun? Geceyi kendine, gndz de bize ayracaksn demitir. Msamaha ve yumuak muamele onu, kendisine ktlk edenlere Alah'dan mafiret dileyecek kadar byk bir dereceye ykseltmitir. Rivayet edildiine gre gyabnda kendisine kt bir ey sylendiini iitince kalkar, abdest ahr, namaz klar ve Allah'dan kendisine dil uzatan affetmesini dilerdi. nk kendisinin hakl olduunu bildii halde, kendisine hakszca davranan kiinin balanmasn byklk sayard. Gl olduu zaman dmandan intikam almak ona gre kklktr. Balamakta bir kklk yoktur. Fakat, gl bir insan iin zayf bir kimseden

intikam almak byk bir zillettir. Bu dorudur. nk Peygamber (S.A.) yle buyurmaktadr. Affetmek, erefi, sadaka da mal azaltmaz.[40]

5 Sabr Ve kr

Ebu Abdillah Ca'feri Sdk, kredici bir er idi. Sabr ve kr m'minin ruhunda birleen manev iki haslettir. Nimete kreden^ felaket karsnda da sabreder. Hatt nimete kr bile sabra muhtatr. Felket karsnda sabr da ancak krle gerekleir. Rz ile sabr, en gzel sabrdr. mam Ca'fer sabrl, huu sahibi ve ibadete dkn idi. O felketler karsnda sabrl, dostlarndan ayrlrken sabrl, yavrusunu kaybettii zaman da sabrl idi ...Kk yata len bir ocuu iin zlerek alam ve Allahm, alan da sensin veren de sensin, hastalk da salk da sendendir! demi, sonra l olunu kadnlarn yanna gtrmtr. Kadnlar onu grnce feryada balamlar, man Ca'fer de, onlara alamamalar iin yemin vermi ve ocuu defnetmek zere gtrrken,

Yavrularmzn ruhunu alan Allah' tenzih ederim. Bu, bizim ancak Allah'a kar olan sevgimizi arttrmaktadr. demitir. ocuun zerini toprakla rterken de yle sylemitir: Biz, o insanlarz ki Allah'dan sevdiimiz kimselere houmuza giden eyleri isteriz, O da verir. Sevdiimiz, kimseler hakknda Allah houmuza gitmeyen bir ey murad ederse ona da rz gsteririz[41] O, Allah'n diledii her eye rz gsterirdi. Felketlere kretmek ite budur. nleyip szlanarak yaplan sabr, aslnda sabr deil ikyettir. Zira, sabr ile szlanmak birbirine zt eylerdir. Ksaca diyebiliriz ki, krle sabr hallerini kendisinde birletiren en byk insan, mam Ca'fer'dir.[42]

6 Ytl

Hz. Ali'nin torunlar gerekten yiit kiilerdir. Onlar lmden korkmazlar. Hele Ebu Abdillah Ca'fer'i Sdk gibi kalbi man ile dolu plan, kendisini nefs ve ehev arzulardan uzaklatran,

ruhunu yalnz Allah korkusu sarm, gnl yalnz Allah'a man ile mamur bulunan bir kii, g ve azameti ne olursa olsun, hibir kuldan korkmaz. O, kendisine taraftar olduklarn iddia ettikleri halde slm dnini bozmaya alanlara yiite kar koymutur. Halife elMansur, btn iddet ve heybetiyle, Allah, sinei niin yaratmtr? diye sorduunda o, korkmadan, ululuk satanlar kltmek iin yaratmtr. cevabn vermitir. Daha nce de getii gibi ImanvCa'fer, baz iftira ve dedikodular sebebiyle Halifenin huzuruna karlmt. Halife ile karlat zaman gsterdii metanet ve ak bir dil ile verdii cevaplar, onun yiitliini isbat eden en byk tanktr. Baknz o, kendisini itham eden Halifenin yzne kar nasl nasihat etmektedir: Senin, yumuak ve hlim sahibi olman gerekir. nk hlim, ilmin esasdr. Kudretli olduun zamanlar nefsine hkim ol. nk sen, gcnn yettii bir eyi yaptnda saldrganlkla anlmay seven birine benzemi olursun. Bil ki sen, mstahak olan birini cezalandrrsan, ancak adaleti yerine getirmi bulunursun. kr icap ettiren hal, sabr icap ettiren halden daha stndr.

Sylendiine gre valilerden biri hutbesinde Hz. Ali'ye dil uzatnca, Ca'feri Sdk, ayaa kalkarak, onun szn reddetmi ve konumasn u cmlelerle bitirmitir: Dikkatli olunuz, size sylyorum, kyamet gn mizan en ok bo olan ve en ok ziyana urayan kimse, hiretini bakasnn dnyas iin satandr, ite bylesi fktr. mam Ca'fer'in kendisi iin hilfet dvasndan kanmas yiitliine bir zarar getirmez. nk yiit, yapaca davrann sonucunu dnmeden ortaya atlmaz. Yiit kii, olaylar deerlendirir ve sonularn grr. Eer o ileri atlmakla faydal bir netice elde edeceini grrse, kendisini kuatan kllar ve evresini saran lm vstalarn hie sayarak ileri atlr.[43]

7 Firaset

mam Ca'fer kuvvetli bir, firaset sahibi idi. O, keskin firaseti ve ileri grll sebebiyle siyas olay ve propagandalara kendisini kaptrmamtr. nk, bol bol konuan ve i ciddileince yan

izen Irakl ilerin durumunu iyi biliyordu. Hz. Hseyn'e, Zeyd ve evltlarna, onlarn yaptklarndan ibret almt. Bu yzden o, isyana tevik edenlere uymam, hatt kendi zamannda devlete kar ayaklanmak isteyenleri de bu iten vazgeirmeye, almtr. Amcas Zeyd, amca oullan Muhammed enNefsz Zekiyye ve brahim'i isyandan vazgeirmek iin hayli uramtr. mam Cafer'in firasetiyle ilgili olaylar pek ok olup bunlardan birisi udur: Abbas Devletini douran faaliyetinin bana gemek zere arld zaman o, keskin gr sayesinde, Bu bizim iimiz deildir. cevabn vererek kendisini kurtarmtr. Zira, karlat olaylar, herkesten ok, onu uyank ve firaset sahibi yapmtr. O, firaseti m'minlerin sfat olarak kabul eder ve Elbette bunda firaseti olanlar iin ibret vardr[44] yetindeki firaseti olanlar mtevessimler szn, olaylar ve olanlarn tesini salam bir gr ve keskin'bir sezgi ile kavrayanlar, diye aklard.[45]

8* Heybeti

Allah, mam Ca'feri Sdk'a kendi cellndan bir heybet ve kendi nurundan bir nur vermitir. nk mam Ca'fer, Allah'a, ok ibadet eden, mnsz lflardan saknan, halkn dknlk gsterdii eylerden yz eviren, olaylar karsnda sabrl ve dayankl olan bir kimse idi. te bunlar, mam Ca'fer'in heybetini artrmtr. Ayrca ok erefli ailesinin tarihi, Allah'n kendisine verdii ahlk, yakkl ehre, kk eylerden uzak olu ve yksek ilere yneli gibi meziyetlere sahipti. mam Ca'fer'in heybetini anlatmak iin yukarda sylediimiz bir hdiseye tekrar iaret etmek kfidir, sanrz: Halife elMansur'un yannda oturmakta olan mam Ca'fer'i gren Imam Ebu Ha nife, o hametli Halifenin heybetinden ziyade, mam Ca'feri Sdk'n heybetinden korkmutur. Onun heybeti, sapk ve aknlar doru yola getirirdi. Sapk frkalardan birinin ba ve gl bir anlata sahip olan bir ahs, mam Ca'fer'in huzurunda konuurken kekelemiye balam ve ona, Ey Peygamber torunu, ben sana oderece sayg gsteriyor, senden o derece utanyorum ki

huzurunda dlim dnmyor, demek zorunda kalmtr. rak'n zndk propagandaclarndan bnu'1Avc', mam Ca'fer'le karlat zaman konuamaz olmutur. mam, kendisine niin susuyorsun? diye sormu, o da size duyduum sayg ve heybetinizden dlim tutuldu. Ben bilginlerle karlatm, kelamclarla tarttm, hi birinden bu derecede korkmamtm. diye karlk vermitir. Karsndakileri aknla dren bu heybetiyle beraber o, talebelerine ve yanma gelenlere kar son derecede tevazu sahibi idi. Kendisinden lim almaya gelen mam Mlik'e kendi yastn ikram ederdi. te byklerin heybeti, bakalarnn kendilerine byle itaat etmelerini salar. Fakat onlar, halkn kendilerine yaklamas iin daima mtevaz davranrlar.[46]

mam Ca'ferin Grleri

Ca'feri Sdk'n hem fkh, hem de hadis'de byk bir mevkii . vardr. O, byk bir fakih olduu

kadar akaid hakknda da zel grlere sahib olup andakilere bu konularda kendi grleriyle daima k tutmakta idi. mam Ca'fer, ayn zamanda bir hadis rvsidir. Hkm karma (istinbat) ekillerini de ok iyi bilmektedir. O, gerekten ayrlanlarn itikadlarn dzeltmi; kader, insan iradesi, tevhd ve esaslar zerinde aklamalar yapm, fkh hkm karma metodlarm da anlatmtr. Biz burada, kitabmzn hacmini daha fazla geniletmemek iin mam Ca'fer'in belli bal grlerini anlatmakla iktifa edeceiz.[47]

Tevhld Gr

mam Ca'feri Sdk, Allah'n birlii (Vahdniyyeti) zerinde eitli yanl grlerin ileri srld bir ada yaamtr. Bu devirde bir takm insanlar, Allah'n eli, yz ve insan gibi sureti olduu vehmine kaplmlardr. Bunlar, kyda kede bulunan putperestlerin kalntlardr, mam Ca'fer, bunlara hakikati anlatmaya ve doru yolu gstermeye almtr. Mu'tezile mezhebine

mensup olanlar, Ca'feri Sdk' kendi mamlarndan sayarlar ve Ehli Beyt mensuplarnn kendileri gibi dndn kabul ederlerdi. Gerekte Ehli Beyt mensuplar, Allah' tenzih etme hususunda, genel olarak, mu'tezililerin grlerine yakn idiler. Onlar Allah' yle sfatlandrrlar: Allah birdir, tektir,' ei orta yoktur, samed'dir, yaratklardan hi birine benzemez. Hi bir ey O'nun benzeri deildir. O iitir, grr, domamtr, dourulmamtr, kim olursa olsun hi bir insann bedenine hulul etmez. O'nun bizim gibi eli ve dili yoktur. nsanda bulunan hi bir ey O'nda mevcut deildir. El .ve yz gibi Kur'an Kerim'de bulunan Allah'a ait sfatlar mecaz manda olup te'vile de ihtiya yoktur, ilk mslmanlar bunlar zerinde tartmamlardr. Onlardan hi birisi, Sana bat edenler ancak Allah'a bat etmekledirler. Allah'n eli, onlarn ellerinin stndedir...[48], yetinden Allah'n madd bir ekilde eli bulunduunu anlamam, aksine bundan hepsi de, Allah'n kudret sahibi olduunu ve va'dlerini yerine getireceini anlamtr. Keza, ilk mslmanlar, Allah'a biat etmek sznn, Allah'a sz vermek yerinde kullanldn kavramlardr,

iler tevhide dair mam Ca'fer'in bir risalesi olduunu ileri srerler. Aslnda bu risaleyi yazan onun rencisi Mufaddal b. Amrdir. O, bunu, kendisinden dinlemi olduu drt derste (meclis)'de tuttuu notlardan meydana getirmitir. Bu risalede mam Ca'fer canl ve cansz, gece ve gndz, ay, gne ve yldzlar gibi varlklardan deliller kararak, Allah'n varlk ve birliini isbat etmeye almtr. O, bu derslerin her birinde nce Allah'n sfatlarn anlatr. Burada misal olmak zere drdnc dersin balang ksmn aynen naklediyoruz: Bizim hamd, sena ve tebihimiz o. mukaddes isme, yce nura, hereyi bilen, cell ve ikram sahibi olan, insanlar yaratan, lemleri ve alar yok eden, gizli ve rtl eylerin, iliilmez gaybn, gizli ismin ve sakl ilmin sahibi olan Allah'a mahsustur. Allah'n salat selm ve bereketleri; mjdeci, korkutucu, Allah'a O'nun izniyle davet edici ve aydnlatc bir kandil olarak, ilh vahyi tebli eden Peygamberine olsun! Allah onu, helak olan da beyyine zerine helak olsun, yaayan da beyyine zerine yaasn diye gndermitir. Bu risalede Ca'feri Sdk; ilh iradeyi, lemin Allah'n kahredici kudretiyle yaratldn, ezeli

ilmi, kinatn salam nizamn, Allah'n kullarn imtihan ettii bu dnya felke'tlerindeki ibret verici hikmetleri isbatlamaktadr:[49]

Kader Gr

i olan ve i olmayan Mile! ve Nihal (Dinler ve Mezhebler Trihi) yazarlarnn ittifakla rivayet ettiklerine gre mam Ca'fer, hayr ve erri ile kadere inanrd. Burada ona gre cebr yoktur. Ancak seme (ihtiyar) ye Allah'n yardmyla muvaffak olma vardr. Allah'n mlknde O'nun istemedii bir ey olmaz. Cebren masyet (gnh) da yoktur. Allah dilemezse itaat da,mmkn olmaz. Allah'n ilmi her eyi kuatmaktadr. O'nun ezel ilmi deimez. ehristn, elMel ve'n Nihal'inde aynen unlar syler:

Seyyid mam Ca'feri Sdk, itizal ve kaderi inkrdan beridir. rade hakknda o yle der: Allah bize bir ey murad etmekte ve bizden bir ey istemektedir. Bize murad ettii eyi bizden gizlemi, bizden istedii eyi de bize aklamtr. yleyse niin O'nun bize murad ettii ey ile

megul olarak bizden istediini yerine getirmiyoruz? mam Ca'fer, kader hakknda da aka yle syler: Ne cebr vardr, ne de tefviz vardr. Yani insan ne iradesizdir, ne de onun iradesi tamamen mstakildir. Ca'feri Sdk yle dua ederdi: Allah'm, itaat edersem hamd sanadr, isyan edersem hccet senindir! lyilik'de ne benim ne de bakasnn bir tesiri vardr. Ktlk'de de ne benim ne de bakas iin bir hccet vardr[50]. Bu szlerden aka u iki husus anlalmaktadr: 1 mam Ca'fer'e gre cebr yoktur. Biz gnhlarmzdan sorumluyuz. Allah'n iradesine kar direnerek O'na kar koymak da yoktur, 2 Yine mam Ca'fer'e gre, Allah'n' bize murad ettii eylerden Levhi Mahfuz'da yazl olanlar bizden gizlenmitir. Onlarn deiebileceini iddia etmemiz, bizim onlar bilmemizi gerektirir. Halbuki biz onlar bilemiyoruz. yleyse onlarn deieceini nasl bileceiz? Biraz nce getii zere Allah'n ilmi ezeldir. Buna gre man Ca'fer'in bed' bu, Allah'n ilmi deitii iin iradesinin de deimesidir fikrine inandn iddia edenlerin bu iddialar tetkike muhtatr. Bize gre bu, esasen btl bir iddiadr. mam Ca'fer'in,

olu smail hakknda yle syledii iddia edilmektedir: smail'in iki defa ldrlecei yazlmtr. Bu ldrlmeyi ismail'den uzaklatrmasn Allah'dan diledim. O da bunu ordan uzaklatrd. Bu ifade iki hususu gsterir ki bunlarn her ikisinin de Ca'feri Sdk'a nisbeti imknszdr: a) Ca'feri Sdk'a gayb ilmi verilmitir. Bu sayede o, olu iin takdir edileni bilmi ve Allah'dan bunu deitirmesini dilemi, O da iki defa deitirmitir. Bu, ehristnnin, Allah bize birey murad ederse onu bizden gizler diye mam Ca'fer'den naklettii sze .aykr dmektedir. te yandan, Allah'n elisi Hz. Muhammed, mam Ca'fer'den kyas edilmeyecek kadar byk ve ayn zamanda mam Ca'fer'in eref ve asaletinin kayna olduu halde, olu ibrahim iin takdir edileni bilememitir. Dua takdiri deitirmektedir. Gerekte ise da bir ibadet olup takdire baldr. Yani Allah, ezel ilminde kulun da edeceini ve kendisinin de onun bu duasn kabul eyleyeceini takdir etmitir.

Ksaca, demek istiyoruz ki, bize gre mam Ca'fer i Sdk'n bed fikrine inanmas veya bu fikri benimsemesi imknszdr. Ehli Snnet bilginleri, tmam Ca'fer'in her hangi bir mamn geri dneceini (ric'at) fikrini ileri srdn de reddetmilerdir. Yine Ehli Snnet bilginlerine gre, mam Ca'fer'in, mu'teziller gibi, fsklann ne m'min ne de kfir olduunu sylemi olmas da imknszdr.[51]

Kur'an Hakkndaki Grleri

ElKuleyni'nin anlattna gre Ebu Bekr Sddk'n torunu olan Ca'feri Sdk, Kur'an Kerim'de baz eksiklikler bulunduunu sylermi. Kur'an'daki btn li Muhammed kelimeleri kaldrlm; mesel, Ey Peygamber, Rabbndan sana indirilenleri tebli et; eer yapmazsan O'nun eliliini tebli etmemi olursun.[52] yetindeki Rabbndan kelimesinden sonra gelen Ali kelimesi kaldrlm. O zulmedenler, yaknda hangi inklp ile sarslacaklarn bilecekler[53] yetindeki zulmedenler kelimesinden sonra ve hangi kelimesinden nce yer alan li

Muhammed sz kaldrlm. Keza, Gerekten kfir olan ve zulmedenleri Allah asla yarhamyacaktr[54] yetindeki zulmedenler kelimesinden sonra gelen li Muhammed sz kaldrlm. Ca'feri Sdk'a isnad edilen bu szler, Allah'a, Allah'n Elisine ve. Reslullah'm torunlarna apak bir iftiradr. Bu trl iftiralar uyduranlar Allah kahretsin! Tarihte, mamiye mezhebinin ileri gelenlerinden bu tozlan silkip atan ve Ca'feri Sdk'm Kur'an hakknda gerekten ne dndn bize nakleden byk bilginlerin mevcudiyetini grmekteyiz. Mesel, erif Murtaza, byk takva sahibi mam Ca'fer'in Kur'an Kerim hakkndaki gerek fikrini bize nakletmekte ve yle sylemektedir: Kur'an, Peygamber (S.A.) zamannda bugnk gibi bir arada tam olarak mevcut idi, yani o zaman Kur'an tam olarak okunuyor ve ezberleniyordu. Hatt sahablerden bir topluluk, Kur'an Kerim'i ezberlemek iin yazifelendirilmiti. Kur'an Hz. Peygamber'e arz olunarak huzurunda okunuyordu. Sahablierden Abdullah b. Mes'ud ve bey b.

Ka'bm da iinde bulunduu bir cemaat, Kur'an Kerim'i defalarca Peygamber'in huzurunda hatmetmitir. Birazck dnrsek bu ifade gsterir ki, Kur'an Kerim, Peygambor zamannda phesiz tam olarak ve eksiksiz bir ekilde mevcut idi. Dolaysiyle, bunun aksini ileri sren ve mamiyye mezhebine mensup olduunu iddia eden ksada bucakta kalm bir ka kiinin muhalefeti hi bir deer* tamaz. Aziz okuyucum, o byk mama isnad edilen bu trl szleri okurken, benim tylerim diken diken oldu. Fakat tarihte, Hz. Muhammed'in teiniz soyundan gelen Kur'an ve Ca'feri Sdk'a kondurulmak istenen bu gibi tozlan gideren, phe ateini sndren ve gerei aa karan mamlarn varlna ahid olmaktayz. Bugn de, snaeriyye mezhebine mensup olan birok kardelerimiz, ayn vazifeleri yapmaya devam etmektedirler.[55]

mam Ca'fer'in Fkh

Biz, mam Ca'fer'in fkhn burada derinlemesine anlatamyacaz. Zira mam Mlik'in, mam Eb Hanfe'nin, Sfyan Sevr ve Sfyan b. yeyne'nin hocas olan Ca'feri Sdk'm fkh bu kitabn hacmine smaz. O'nun fkhnn kaynaklar, dayand delil ve metodlar incelenecek olursa sz ok uzar ve onu tam olarak anlatncaya kadar kalemimiz bsbtn yorulur. Dolaysyla burada unlar sylemekle yetineceiz: mam Ca'feri Sdk Allah'n kitabna tam olarak sarlrd. O, Kur'an Kerim'i anlama, Kur'an'm yet ve nass'Ianndari fkh hazinelerini ortaya karma hususunda keskin bir gre sahipti. mam Ca'fer, Snnete de ayn ekilde sarlrd. mamiyye mezhebine bal olan kardelerimiz, mam Ca'fer'in ancak Ehli Beyt'ten rivayet edilen hadiseleri kabul ettiini ileri sryorlar, mam Zeyd adl kitabmzda tarihi delillere dayanarak, yukarda da ksaca sylediimiz gibi, Ehli Beyt mensuplarnn dier sahabe ve tabilerle ilikilerini bsbtn kesmediklerini isbat ettik. mam Ali Zeynelbidin, andaki sahabe ve tabilerin toplantlarndan ayrlmazd. Onun, btn mslmanlar arasnda ve zellikle Ehli Beyt ierisinde yksek ve sayg gsterilen bir yeri vard.

mam Ca'fer, Kur'an ve Snnet'te bir nass bulamazsa kyas'a bavuruyor muydu? O, phesiz re'y ile hkm veriyordu. Fakat, onun re'yi nass bulunmayan hususlarda maslahata m, yoksa kyasa m dayanyordu? Bunu kesin olarak bilemiyoruz. yle grnyor ki o kyas metoduna bavurmuyordu; ancak nass bulamad zaman maslahat veya akla gre hareket ediyordu. Rivayete gre mam Ebu Hanife ile Medine'de ilk karlat zaman aralarnda u konuma cereyan etmitir: Ey Numan, bana babam, dedemden yle rivayet etti: Din hususunda re'yi ite kyasa ilk bavuran blistir. Allah ona: dem'e secdev et, dedi. O da; ben dem'den hayrlym, nk beni ateten, onu da topraktan yarattn, dedi. Kim dinde re'yi ile kyas yaparsa Allah onu kyamet gn blise arkada eyler. nk o, kyas yapmak suretiyle eytana uymutur[56]. Medine fkhnda re'y, nss bulunmad zaman maslahata dayanrd veya maslahat rey'e galebe alard. Hatt re'y ile mehur olan Raba'da bile re'y, maslahat demekti. Bunun iindir ki, mam Ca'fer'in kyas terk edip nass bulunmad zaman

maslahata nem veren fkh kabul ettiini sylyoruz. Zira maslahat, akln hkmyle birlemektedir. Mesel, akln hkmne gre zararl eyler terkedilir, faydal eyler alnr. Bu da ittifakla kabul edilen bir: husustur. Ksaca yle syliyebiliriz: mam Ca'fer'in fkh ve mezhebi esas itibariyle dier drt mezhebden uzak ve pek farkl deildir. Yani o da, Ehli Snnetten esaslar da .ayrlmamtr. Ancak mam Ca'fer'e, lmnden sonra bir takm iftiraclar bir ok eyler isnad etmiler ve bunlar halk arasnda yaymlardr., O, sa olsayd elbette bu iftiralarn hepsini reddederdi. mam Ca'fer'den sonra yz yllar boyunca yaplan ictihadlarla hayli genileyen Imamiyye (Ca'feriyye) fkh bu gn ran'da, ksmen Irak, Hindistan ve Pakistan'n baz blgelerinde ve bir ksm Arap lkelerindeki kk cemaatlar halinde bulunan ler arasnda tatbik edilmektedir. Mslmanlarn, her hangi bir slm lkesinde tatbik edilen eriatn nasl olduunu bilmesinde fayda [57]vardr.[58]

[1] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/165. [2] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/167 170. [3] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/170 172. [4] VefeytulAYn, c. I, s. 105. [5] Risaletu'tTevbid, s, 48, 49. [6] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/173 175.

[7] Halk arasnda Turkemizde genel olarak bu m, C3fr lmi diye bilinir. eviren. [8] Seyyid Muhammed Hseyin elMuzaffer, Kitab esSdt, c. I, s, 109. [9] sra Sresi, 13. [10] Ms CaruIIah, elVea f Nakdi Akaid'i ia, s. 99, Hanc basks, Msr. [11] elKdeyn, elKf, c I, s. 132 [12] mam Ca'fer'e ilh diyenler, Hattbiyye frkasna Bal olanlardr. [13] Uynu'lAhar, c. II, s. 145, Dru'lKtb basks, Msr. [14] ElA'raf Sresi, 188. [15] Rm Sresi, 15. [16] elHtat, c. II, 3. 352, Bulak, Msr.

[17] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/175 179. [18] HlyetulEvliy, c. III, s. 183. [19] brahim Sresi, 7. [20] Nuh Sresi, 10 12. [21] HlyetulEvliy', c. III, s. 199. [22] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/179 181. [23] Ali mran, 28. [24] bnulEsr, elKmil, c. VIII, s. 9. [25] Bu ahs, tmam Ca'fer'in asatbsi olup yanndan hi ayrlmazd. Davud b. Ali, Medinede vali iken ona ldrm, tmam Cafer'e de baz skntda bulunmutur. [26] Seyyid Mhammed Hseyin elMuzaffer, Kitab esSdk, c. I, s. 118.

[27] Bahuddin elAmil, elKekl, c. I, s. 129, Balak, Msr. [28] Ftr Sresi, 32. [29] Tarihu bni Vdih c. III, s. 117, Necef, Irak. [30] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/182 190. [31] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/191. [32] elMedrik, yazma, DrulKtb elMsriyye, varak: 210. [33] HyetulEvliy', c. III, s. 193. [34] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/191 193. [35] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/193.

[36] Dehr Sresi, 8. [37] Bakara Sresi, 177. [38] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/193 194. [39] Fusset Sresi, 34. [40] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/194 195. [41] Ktab esSdk, c I, s. 264. [42] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/195. [43] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/195 196. [44] Hicr Sresi, 75.

[45] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/196 197. [46] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/197. [47] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/198. [48] Feth Sresi, 10. [49] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/198 199. [50] elMilel ve'nNihal, c. II, s. 2; bni Hazm'in el Fasl'nin kenarnda. [51] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/199 201. [52] Mide Sresi, 67. [53] uar Sresi, 227.

[54] Nisa Sresi, 168. [55] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/201 202. [56] Ebu Hanfe ona yle cevap vermitir : Ne mnasebet; eytan, Allah'n emrine isyan iin kyas yapt. Biz ise, Allah'n emirlerine itaat yollarm bulmak iin kyas yapmaktayz (Bak, Osman Kesfcolu, mam A'zam, s. 69). mam Ca'fer'in babas Muhammed Btar'a, mam Ebu Hanifenin kyas hususunda verdii cevaplar, bu blmn ba tarafnda gemitir. eviren. [57] Son paragraf, mellifin (Muhdart fil Mras IndelCaferiyye adl eserinin 37 ve 38. sahifelerinden alnmtr. eviren. [58] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/203 204.

MAM EB HANFE ve MEZHEB[1]

mam Eb Hanfe (80 150 H.)

slm dini, Horasan ve ran'da yayld. Btn Irak ve evresini istil etti. Birok byk mevki' ve asalet sahibi insanlar, bu istil srasnda mslumanlar tarafndan esir edildi. te bu esirler arasnda zengin, asalet sahibi ve Iran asll birisi vard ki ad Zt idi. lk mcahit mslumanlar, byklkleri icab, ellerine esir den insanlar kle olarak tutmuyorlar, onlar serbest brakyorlard. Geri bunlar bazan kle olarak aldklar da oluyordu. Fakat, dinin emirlerine ve Hz. Peygamber'in snnetlerine uyarak, ksa bir yoldan onlar zd cihetine gidiyorlar, aalk ve ululuk satma yerine, dostluu ve sevgiyi tercih ediyorlard. Bunun iin Zt da ksa bir zaman sonra esirlikten veya klelikten kurtuldu. O da tam olarak zd edilip hr insanlar arasna katld. Bundan sonra Ben Teym b. Sa'lebe kabilesinin azatls oldu. Bu kable, Kurey^den gelen Teymlerden baka bir Arap kablesidir. Allah, Zt'ya hrriyeti nasip

ettikten sonra, bundan daha byk ve daha deerli olan islm nimetini de ihsan eyledi. Bu asil insan, lykyla mslman olmu, ana vatan olan Kabil'den islm medeniyetinin ilk merkezlerinden biri ve ran'a en yakn bulunan Kfe ehrine g etmitir. Zt, Kfe'de mam Ali b, Eb Tlib (R.A.) ile karlam ve onu son derecede sevmitir. Nevruz bayram mnasebetiyle Hz. Ali'ye pluze (pelte) ikram etmiitr. Bu, onun byk mamla olan ilgisinin kuvvetli oluunu, kendisinin zenginliini ve Peygamber'in Ehli Beyt'ine kar duyduu sevgiyi gsterir. Onun, mslman olduktan sonra bir olu dnyaya geldi. O, bu oluna Sabit adn verdi, ite bu Sabit, Hz. Ali'ye kar babas gibi son derecede ilgi duyuyordu. Bir ok rivayetlere gre Hz. Ali, Sbit'e Allah'tan hayrl bir evlt vermesini dilemitir. Allah, mam Ali (R.A.)'nin bu duasn kabul buyurmu ve Sbit'e Irak'n fakhi istersen slmn fakihi diyebilirsin Numan' ihsan etmitir. mam afi, bu byk fakih hakknda: insanlar fkhta Ebu Hanife'nin iyalidir demitir.

Tarihin Ebu Hanife ismini verdii Numan b. Sabit, bu knye ile tannm ve nesilden nesile ismi, lim ve dncenin sembol olmutur.[2]

Doumu Ve Genli

Ebu Hanife, Kfe'de doup byd ve mrnn ounu orada geirdi. ok kk 'yata iken o adaki dindar insanlarn ocuklar gibi o da Kur'an Kerim'i hfzetti. Hfzn bitirdikten sonra unutmamak iin Kur'an Kerim'i en ok okuyan' insanlardan biri olmutur. Ramazanda bir ka defa Kur'an Kerim'i hatmettii rivayet edilir. Birok rivayetlere gre o, kraat ilmini Yedi Kurr'dan biri olan mam sm'dan renmitir. Kur'an'm hfz ve kraatim tamamladktan sonra gen yanda hadis tahsil etti ve din bilgisini artrd. Ebu Hanfe'nin iinde doup byd aile, Kfe'de ticaretle uraan ailelerden biridir. Ailesi, ipekli kuma ticaretiyle megul olduu iin onu da ticarete tevik ediyordu. Kendisi de, ailesi gibi ticarete kar byk bir kabiliyete sahip olmakla beraber, ayrca lim ve akl aratrmalara ynelen

bir zek ve kafaya sahipti. Dedesi ve babas, Hz. Aliye olan ballklar sebebiyle drt yan nuru ile aydnlatan yeni dini, yani slm anlamak iin daima bir evk duyard. Ayrca, Ebu Hanife, Kfe'de domu, orada bym ve yaamtr ki, bu ehir Irak'n byk ehirlerinden biri, hatt ikinci byk ehri idi. Irak, eski medeniyetlerin beii olduu iin hem slmdan nce, hem de slmdan sonra din ve mezheblerin de beii olmutur. Sryanler, oraya dalmlar ve slmdan nce orada Yunan ve ran felsefesinin okunduu ekolleri meydana getirmilerdir. Irak, slmdan sonra eitli rklarn birletii, siyas ve itikad fikirlerin arpt bir yer olmutur. Orada iler, Hriciler ve Mu'tezililer yanyana idiler. Ebu Hanife'nin anda birok tabiler vardj. O, bunlarla grt. Tabilerden nce Kfe'de Hz. mer'in, fkh retmek ve halk irad etmek iin gnderdii Abdullah b. Mes'ud'dan baka mam Ali (R.A.) gibi bir ok byk sahabler vard. Ebu Hanife, ailesinden gelen ticar" temaylne ramen dikkatini Irak'n ilmine, oradaki sahbilerin eserlerine evirmi, akl ve ilm almalara ynelmi ve bu sayede dnce

pnarlar fkrmaya balamtr. Birok cedelcilerle karlam ve saduyusunun verdii ilhamla baz sapk gre sahip kimselerle tartmalarda bulunmutur. Bunlar, onun genliinin baharnda veya ocukluunun sonlarna doru olmutur. Bunlarn yannda o, genel olarak ailesinin meslei ve geim yolu olan ticarete ynelmiti. yle anlalyor ki, bo vakitlerinde lim meclislerine pek az gelip gidebiliyordu. Hayat, babas gibi ticaretle geiyordu. Malm ekici ynleri olmakla beraber, ilmin de nuru ve cezbesi vardr. te bu yzden, ticar hayatnn verdii imkn nisbetinde Ebu Hanife'nin akl ve zihn susuzluunu ancak lim giderebiliyordu.[3]

lme Doru

Ebu Hanife'nin bu durumu, zek bakmndan bilginlerin dikkatini ekinceye kadar srp gitti. Bilginler, onu, kendisini bsbtn ticarete vermekten kurtarp okumaya ve ilme tevik ettiler. Kendisinden yle rivayet edilir:

Bir gn a'bye rasladm, oturuyordu. Beni ard ve nereye gidiyorsun, diye sordu. arya gidiyorum, dedim. a'b de; arya gitmeni deil, limlerin yanma gitmeni isterini dedi. Ben de limlerin yanma ok az uruyorum diye cevap verdim. Bunun zerine o, bana; yle yapma, senin limle uraman ve bilginlerin yanndan ayrlmaman gerekir; nk ben, sende dinamik bir zek ve uyanklk gryorum, dedi. Ebu Hanife, szn yle bitirmektedir: a'binin bu szleri kalbimde son derecede byk bir yer etti. ar vg pazara gitmeyi braktm, lim tahsiline koyuldum. Allah, a'bnin bu szleriyle beni ok faydalandrd. Ebu Hanife, bundan sonra vaktinin ounu lim yolunda sarfetmi, ar ve pazara ok gidip gelmeyi brakmtr. arda pazarda olup bitenlerden bile habersiz kalm ve ticaretle ilgili bir ksm bilgilerini de unutmutur. Buna karlk, lim ve onun derinliklerine inii elde etmitir. Gerekten lim denizi ok derindir. Bylece o, vakitlerinin ounu ilme hasretmi ve arya pek az gider olmutur. Ebu Hanife'nin kendisini ilme verii, onun bsbtn ticaretten uzaklamas demek deildir. Bize kadar gelen haberlere gre o, ticar ilerini vekili vastasyla ynetiyor, kendisi

de sadece bu ilere nezaret etmekle yetiniyordu. lerde iaret edeceimiz gibi Ebu Hanife, ancak ticarethanesinin durumunu bilecek kadar arya gelip gidiyordu. lme yneldikten sonra kk yata kazanm olduu cedelci ve mnazarac mizacn ancak Kelm ilmi tatmin ediyordu. O, bu konuda mu'tezilerle birok tartmalarda bulunuyordu. Ebu Hanife, akaid meselelerinde bilginlerle mzakerelere dalyor, Basra'ya eitli sehayatlar yaparak, buradaki mu'tezillerin grlerini reniyor ve onlarla mnazara yapyordu. Hricilerle de tartmalara giriiyor ve bunlarn da dncelerini yakndan tanma imknna kavuuyordu. te Ebu Hanife, byle frkalarn gr, ve anlaylarn renmeye devam ediyor; fakat, onun lim nurlaryla aydnlanm olan kalbi, ou zaman feveran ediyordu. nk o, seleflerininkinden ayr bir yoldan gidiyor ve kendisini, cedellemeye sebep olan ve pek fayda salamayan eylerle uratryordu. evresine iyice gz gezdirince fkh halkalar Ebu Hanife'nin dikkatini ekmitir. O ada bu fkh halkalarn, halka dini hususlarda faydal, zellikle amel bakmdan yararl olan meseleleri reten ve nazar

cedelden uzak bulunan limler tekil etmekte idiler.[4]

Fkha Doru

Ebu Hanfe, kendisini ilme vermi ve sonunda fkh'da karar klmtr. Bu hususta sz kendisine brakyoruz; o yle der: Kendi kendimi yokladm, dndm ve u kanaata vardm.Gemi olan Sahb ve Tabiler, bizim anladmz eylerin hi birisini gzden karmamlardr. Onlar, bu eyleri anlamada daha muktedir ve daha iyi kavray sahibi idiler. Meselelerin inceliklerini onlar daha iyi arlyorlard." Sonra onlar, bu hususlarda birbirleriyle sert bir ekilde mnakaa ve mcadelede bulunmuyorlar, faydasz mcadelelere dalmyorlard. Aksine, bunlardan uzak kalyorlar ve halk da menediyorlard, Keza, grdm ki onlar, eriata ve fkh konularna dalmlar, bu hususlarda birok eyler sylemilerdir. Onlar, fkh meclisleri tekil ederek, birbirlerini fkha tevik etmilerdir. Halka fkh retmiler,

mslmanlar fkh renmek iin armlar ve tevik etmilerdir. Birbirlerine fetva vermiler ve fetva sormulardr. te slmn ilk asri byle gemitir. Sonrakiler de onlara, yani ilk asr mslmanlarna bylece uymulardr. Ksaca tasvir etmeye altn onlarn bu tutumunu grnce ben de mnakaa, mcadele ve kelm bahislerine dalmay braktm. Fkh ilmi ile yetindim ve seleflerimizin yapt ilere dndm. Marifet sahibi olanlarla dp kalktm. Ve grdm ki, kelmla uraan ve kelm meseleleri zerinde tartmalarda bulunan kimselerin simalar eskilerin smalarna, netodlan da salihlerin metodlarua uymamaktadr. Yine grdm ki cedelcilerin kalbleri kat, ruhlar kabadr. Onlar Kitab, Snnet ve selefi slih'e muhalefetten ekinmiyorlar, vera' ve takvadan da uzaktrlar. Ebu Hanife, fkha yneldiinde kelm ilmini iyice okumutu. O, akaid meselelerini aklamakta, tevhd'in hakikatlarm akli delillerle isbat etmekte idi. Bir ksm hadisi erifleri hfzetmi, nahiv ve edebiyat renmiti. Btn bunlar sayesinde o, geni bir kltr sahibi olmutu ki ite bu kltr onun fikirlerim beslemitir. Kalbi, akl ve her eyi ile Fkh ve Hadis'e yneldii zaman tam bir vukuf sahibi ve hakikatlan kavramakta idi. O, lim

hayatnn balangcnda kelma olduu halde, olu Hammad'[5] ve talebelerini kelm mnakaalarna girmekten men ederdi. Olu, filozof babasna bir defa yle demitir: Siz kelm mnakaalarna giriyordunuz. Bizi ise ondan men ediyorsunuz. Bunun zerine Ebu Hanfe yle sylemitir : Evet, biz kelm mnakaalarna giriyorduk. Arkadamzn yanlmas korkusuyla sanki aklmz bamzdan gidiyordu. Siz ise kelm mnakaalarna giriyor ve arkadanzn yanlmasn istiyorsunuz. Arkadann yanlmasn isteyen kii, onun kfre gitmesini istiyor demektir. Arkadann kfre gitmesini isteyen ise, ondan nce kendisi kfre [6]gider.[7]

lm Ve Fkh Alannda

Ebu Hanfe, ilm almalarnn sonunda fkha dnmtr. O,Kitab ve Snnet'ten hkmler karmaya, meseleleri bunlar zerine bina etmeye, selefi slihin rivayet ettii hadisleri aratrmaya, ncekilerin ittifak ettikleri veya ihtilfa dtkleri konular renmeye koyulmutur. O, sahablerin ihtilfa dtkleri meselelerde onlarn grlerinin

dna kmaz, fakat bunlardan her hangi birisini benimserdi. Ebu Hanfe, fkh tahsilini kimden yapmtr? Bu soru, bizzat Ebu Hanfeye sorulmu, kendisi de onu yle cevaplandrmtr: Ben, lim ve fkhn merkezinde idim. lim ve 'fkh ehli ile dp kalktm. Bu lim ve fkh merkezindeki fakihlerden birinin yanndan hi ayrlmadm. mam Ebu Hanife'nin iaret ettii lim merkezi Kfe ehridir. Ali b. Eb Tlib, Abdullah b. Mes'ud (R.A.) gibi byk sahablerin ilmi bu ehirde toplanmtr. Tabilerden Alkame, brahim Naha, bu sahablerin yolundan gitmilerdir. Kyas ve tahrice dayanan fkh burada mevcuttu. Byk mamn yukardaki sz, bir rencinin ilminin, ancak u esasa dayand takdirde salam olacan gstermektedir: l Bir lim muhitinde yaamak ve bu muhitin gzel havasn teneffs etmek, 2 Bilginlerle dp kalkmak ve andaki her trl fikir hareketleriyle temas etmek,

3 Kendisine, nemli meseleleri aklayan ve kapal eylere kar onu uyaran bir stadn yanndan ayrlmamak. Ta ki o, her hususta basiretli hareket etsin, sapmasn ve perian olmasn. Eskiden limler yle sylerlerdi: Kim yetitirici bir staddan lim tahsil etmezse olgun bir dnce ve salam bir gr sahibi olamaz. bni Haldun, bni Hazm elEndels'nin fkh almalarndaki metodunu knar ve onu yetitirici bir staddan lim tahsil etmemekle itham ederdi. Allah, Ebu Hanfe'ye bunlarn hepsini vermiti. O, felsefe ve akaid limlerinin beii olan Kfe'de bulunuyordu. Bu ehir, fkh almalar bakmndan Medine ile yaryordu. Geri hadis ilmi bakmndan Medine'ye ulaamyorsa da, meseleleri nass'lara dayandrma ve hakknda nass bulunmayan meseleleri, hakknda nass bulunan meselelere kyas etmek bakmndan byk bir mesafe katetmiti. brahim Naha ve kendisinden sonra talebeleri, Kur'an ve Snnet hkmlerinin dayand illet (sebeb)'leri ortaya koymulardr. Onlar, hkmn illetini kavradklar zaman o hkm bu illeti tayan her meseleye tatbik etmilerdir. Onlar, birbirinin kyaslarn tetkik ediyorlar ve karlkl

mnazalarda bulunuyorlard. te Ebu Hanfe, byle bir fkh atmosferi iinde yaam ve fkh tahslim byle bir muhitte yapm, sonra da fkhta en yksek mevkii ihraz etmitir. Bylece o, Kfe'nin stad ve Irak'n fakhi olmutur. Eb Hanife, fkh tahsil ederken eitli mezheb ve frkalarn stadlaryla temas etmitir. Bunlarn hepsi Ehli Snnet fukahs olmad gibi aralarnda dinde ve fkhta kyas ve re'y'e msaade etmeyenler de vard. Ayn zamanda Eb Hanfe, mevcut hadislere bal kalan ve bunlarn dma kmyan bir ksm tabilerden de lim tahsil etmitir. Ayrca o, Abdullah b. Abbas'm talebelerinden Kur'anT Kerim ilmi tahsil etmitir. nk Abdullah b. Abbas, Kur'an ilmi bakmndan ada sahablerin en bilgini idi. Hatt ona Kur'an'n tercman denilirdi. Bu byk bilginin talebeleri Mekke'de oturmakta idiler. Ebu Hanfe de, Kfe'de karlat basklardan kaarak buraya gelmi ve alt yl kadar burada kalmtr. Fakat, Kfe'de kyasa dayanan fkh okuyup incelemi olan Ebu Hanfe iin bu seyahat, Hadis ve Kur'an fkhn tetkik bakmndan byk bir frsat olmutur.

Ebu Hanfe, Ca'feri Sdk'm Ali b. Eb Tlib'in ehri dedii rivayet edilen Kfe'de oturduu srada eitli i frkalarla temas etmekte idi. O, Zeydiyye ve Imamiyye mensuplar ile temas halinde idi. Bununla beraber Ebu Hanife'nin, bu mezheblerin mensuplar gibi dnd bilinmemektedir. Ancak o, Hz. Peygamberin line ve temiz soyuna kar byk, bir muhabbet duymaktayd. Onun Irakllardan, Mekkelilerden ve dierlerinden lim tahsil edip deiik g" rleri birletirii, eitli unsurlarla beslenip bu unsurlarn hepsini zmseyerek (temessl ederek) hayatnn kvamn salayan insan andrr. te bu ekilde Ebu Hanife bu unsurlarn hepsinden faydalanm, sonra bunlardan kendine has yeni bir fikir ve salam bir gr ortaya koymutur. Ebu Hanife, lim tahsil ederken u drt eit fkh renmeye gayret ediyordu: 1 Maslahata dayanan Hz. mer'in fkhn. 2 er' hakkatlar aratrp ortaya koymak iin yaplan istinbata dayanan fkh. 3 Tahrice dayanan Abdullah b. Mes'ud'un fkhn.

4 Kur'an ilmi olan Abdullah b. Abbas!m fkhn. Fakhlerin yannda byk bir mevki' ihraz eden Halife Ebu Ca'fer elMansur, mam Ebu Hnifeye: Ey Numan, ilmi kimlerden tahsil ettin? diye sordu. Ebu Hanife de u cevab verdi: Talebeleri vastasyla Hz. mer'den, yine telebeleri vastasyla Hz. Ali'den ve yetitirdikleri vastasyla Abdullah b. Mes'ud'dan tahsil ettim. Abdullah b. Abbas da yeryznde ann en byk bilgini idi; Bunun zerine Halife Ebu Ca'fer elMansur: Sen ok salam bir yol tutmusun, dedi.[8]

Byk Bir Bilgine Balan

Ebu Hanife, eitli evrelerde bir ok bilginlerle dp kalkm, onlarn metodlarn renmi, iinde yaad lim atmosferinden hakkyla

faydalanmtr. O, zellikle, ann fkh reisi olan bir bilgine balanm ve ondan hi ayrlmamtr. te bu bilgin Hammad b. Eb Sleyman'dr. Bu da mevl'den olup nasl Ebu Hanife'nin atas Teymerin azatls ise, Hammad'm babas da E'arlerin azatls idi. Hammad'm babas, brahim b. Ebi Ms elE'ari'nin azatlsdr. Hammad, brahim Nahai ile a'biden fkh tahsil etmitir. Kad ureyh, Alkame b. Kays, Mesruk b. el Ecda'm fkhn da bunlardan renmitir. Bunlar, Abdullah b. Mes'ud ve man Ali b. Eb Tlib (R.A.) gibi iki byk sahbnin fkhna sahip olan kimselerdir. Hammad, bu iki byk sahabden fkh tahsil eden mezkr tabiilerin fkhn renmekle beraber, brahim Naha ve Alkame'nin fkhna daha ok nem vermitir, tte Ebu Hanife, Hamjnad'dan bu tabilerin fkhn alm ve brahim Naha'nin fkh ile tahrce ok nem vermitir. Ebu Hanife, 28 yl gibi uzun bir zaman Hamnad'a talebelik yapmtr. Yani, Ebu Hanife, 120 H. ylnda len hocas Hammad'm yanndan lmnedek ayrlmamtr. Hocasnn lmnden sonra Kfe'deki ders krssne o gemitir.

Burada belirtmemiz gerekir ki, Ebu Hanife'nin, hocasnn derslerine devam edii aralksz olmamtr. O, hacca ok giderdi. Bu hacc seyahatlerinde baka stadlardan da fkh renirdi. Yalnz bir mazeret veya her hangi bir engel bulunmadka hocas Hammad'dan ayrlmad anlalyor. O, bu srada mzkere, mtala, rivayet, nakil, karlatrma ve tercihlerde bulunuyordu. Ebu Hanife, 130 H. ylnda Kfe'den Mekke'ye gittiinde de ayrca lim tahsiliyle tetkiklerde bulunma imknna kavumutur. Mekkei Mkerreme'de bealt yl Beytu'lHaram'm mcaviri olarak kalm, biraz nce yukarda da sylediimiz gibi, bu mcvirlii srasnda Abdullah b. Abbas'm talebeleriyle karlam ve onlarla ilm mzakerelerde bulunmutur.[9]

stad Ebu Hanife

Hammad, 120 H. ylnda lnce, btn gzler onun en bilgin ve kendisine en yakn olan talebesi Ebu Hanife'ye evrilmitir. Ebu Hanife de bu isteklere

olumlu cevap vermi ve hocasnn yerine geerek, onun ders halkasn devam ettirmitir. O, derslerinde zengin tecrbeleri, Allah'n kendisine yerdii stn kabiliyetleri, kuvvetli cedelcilii ve hazr cevaplih sayesinde ok feyizli olmutur. mam Ebu Hanife geni tecrbelere sahipti. nk ticareti meslek edinmi bir ailede doup bymt. arda pazarda dolar ve ilk zamanlar vakitlerinin ounu orada geirirdi. Kendisini ilme verdikten sonra da aryla ilikisini kesmedi. Hatt bir vekil veya ortak vastasyla ticar ilerine devam etti. Yani o, ekseri vakitlerini ilm almalarna ayryorsa da, kendisini limden ahkoyamyacak ekilde ortaklaa ticaret yapyordu. Buna ramen Ebu Hanife, kendisini ilme o derecede vermiti ki, tarih onun ticaretle uratn neredeyse unutacakt. phesiz onun ticaret hayat, fkh dncelerine byk. etkilerde bulunmutur. O, arkadalaryla tartmalara giriirdi. Mesele rf, maslahat veya bizzat adalet konusuna gelince arkadalar susmak ve onu dinlemek mecburiyetinde kalrlard. Talebesi Muhammed b. elHasen eeyban'den yle rivayet edilmitir: Ebu Hanife, kyaslar hakknda talebeleriyle tartmalarda bulunurdu. Talebeleri bazan ona uyarlar, bazan da itiraz

ederlerdi. Fakat, mam Ebu Hanife istihsana bavuruyorum deyince, ona artk hi kimse itiraz edemezdi. nk o, istihsan konusunda pekok mesele ileri srer ve hepsi de onun grn kabul edip kendisine hak verirdi. te bu, ancak meselelerin inceliklerini kavramak, halkla sk bir ekilde temas etmek, halkur eitli mnasebet ve maksatlarn bilmekle mmkn olur. Ebu Hanife'nin istihsanmm temeli, eriatn esaslar ile kaynaklarn ve halkn durumlaryla muamelelerini kkl bir ekilde incelemeye dayanr. mam Ebu Hanife, daha nce de sylediimiz gibi, ok seyahat ederdi. Bu seyahatleri, ona pek ok tecrbeler kazandrm ve eitli insan mizalarn tantmtr. O, seyahatleri srasnda fikirlerini aklar, kendisini tenkid edenleri ve grlerini samimiyetle inceleyenleri dinlerdi, tte bu eitli seyahatleri ona, olay ve meseleleri kavramak iin yle bir zihin akl vermitir ki, bir yere kapanp kalsayd buna ulamas elbette imknsz olurdu. mam A'zam Ebu Hanife, sahip olduu bu tecrbelerin yannda, keskin grl, meselelerin btn inceliklerini kavrayan bir insand. lminin meyvelerini tartmalarnda grrd. O gl

mnazaras ile tannrd. Hasmn btn dncesiyle embere alrd. Rivayet edildiine gre lemin yaratcs ve br yneticisi bulunduuna inanmayan dehrlerden bir toplulukla mnazara ve mnakaaya tututuu bir' srada hasmlarna yle bir soru sormu ve onlar kendi szleriyle balamtr: Bir adam size dese ki; ben ykl bir gemi grdm, tamamen ykn alm ve denizdeki azgm dalgalara karm, onu sevk ve idare eden herhangi bir kimse veya gemici bulunmad halde muntazam bir ekilde yoluna devam etmektedir. Buna ne dersiniz? Akl bunu kabul eder mi? Onlar; hayr, akl deil, bunu hayal dahi kabul etmez, dediler. mam Ebu Hanife de; Sbhnallah! Akl, ba bo yoluna devam eden bir geminin varln kabul etmezse, u koskoca dnyann, deiik halleri ve eitli ileri btn genilii, dalan, ovalar ve denizleriyle yaratcsz ve ustasz meydana gelip ayakta durduunu nasl kabul eder?* mam Ebu Hanife, aratrmalarnda hakkatlann zne ynelip hasslarn dayand sebep ve hkmleri kavrard. Kur'an'n her

hangi bir nassndan hkm karmak istedii zaman bu nassn maksat, gaye ve illetlerini bilme cihetine giderdi. Bir hkm ifade eden her hangi bir rivayeti ele alnca bu rivayetin illet ve gayesini tesbit eder; bununla, Peygamber (S.A.)'den rivayet edilen baka bir konuya ait hadis veya Kur'an nass ile sabit olan hkm ve umum kaideler arasnda ince bir karlatrma yapard. 'Hadsin sahih veya zayf olduunu anlamak iin kendisine has llere sahip olduundan mam Ebu Hanife, gerekten hadis sarraf saylmtr. O, bunu hadis fkh sayard ve bu hususta yle sylerdi: Hadis renip onun fkhn yapmayan kimse, eitli illar toplayan ve tabib gelinceyedek. hangi ilcn hangi hastala kar kullanlacan bilmeyen eczacya benzer. te sadece hadis renen kimse de, fakih gelene kadar rendii hadislerin neye yaradn [10]bilemez.[11]

Ebu Hanfe'nin Usl

mam Ebu Hanife'nin ders verme usl, Yunan filozofu Sokrat'm metoduna benzemektedir. O,

dorudan doruya dersi takrir etmezdi. Herhangi bir meseleyi ele alr ve ortaya kordu. Sonra bu meseleye ait hkmlerin dayand esaslar aklar ve talebeleriyle bunun zerinde mnakaa ederdi. Herkes kendi grn aklard. Onlar, bazan hocalarna uyar, bazan da onun itihadna muhalefet ederdi. Kimi zaman da. yksek seslerle ona itirazda bulunurlard. Mesele btn ynleriyle incelendikten sonra o, bu karlkl konumalarn neticesinde meydana gelen gr ortaya kordu ki, onun ulat bu gr, meselenin kesin bir zm ekli olurdu. Artk bu gr, btn talebeleri kabul eder ve beenirdi. mam Ebu Hanife'nin ada olan Mis'ar b. Kidm, onun ders veriini yle anlatmaktadr : Ebu Hanife'nin talebeleri sabah namazn mteakip ihtiyalarn grmek iin dalrlar, sonra onun dersinde bulunmak zere toplanrlard. mam Ebu Hanife gelip yerine oturur ve sorusu olan veya bir mesele zerinde mnakaa etmek isteyen var m? derdi. Bunun zerine her taraftan sesler ykselirdi. Allah, slmda an byk olan byle bir kimse sayesinde btn bu sesleri skunete kavutururdu.[12]

phesiz bu metodu, ancak byk bir ruha, gl bir ahsiyyete sahip olanlar uygulayabilirler. nk, bu metodu tatbik eden kim

Ebu Hanife'nin ahsiyet Ve Karakteri

mam.A'zam Ebu Hanfe'nn ders metodu ve dier hallerini ksmen anlattk. imdi onun ahsiyet ve karakteri zerinde durmak istiyoruz. Yukarda sylediklerimiz elbette o byk insann, ruhunda mevcut olan bir cevher sebebiyle meydana gelmitir. O halde, aacn asl bilinmeden meyvesi tannamyaca gibi, sebep bilinmeden netice de bilinemez. Ebu Hanfe, kendisi lim ve tarihi temsil eden kimseler arasnda en stn bir mevkie ycelten sfatlara sahipti. O; ileri grl, gerei kavrayan, meselelerin iyzn gren ve itimada lyk olan br lim adamnn btn sfatlarn kendisinde toplamaktadr. Bu sayede o, nes'eleleri son derecede iyi ihata ederdi. Bu, kendisinin sahip olduu ruh salaml ve zek kudretinin eseridir.

mam Ebu Hanfe, Allah ondan raz olsun nefsine tam olarak hkimdi. Lzumsuz eylerle asla uramazd. Bir defa o, Irak'n vaizi ve ann byklerinden biri olan Hasan elBasri'nin bir yanln karmt. Yanmda bulunanlardan birisi; "sen kim oluyorsun ki, Hasan elBasr'nn yanln karyorsun? demitir. .Fakat Irak'n o byk fakihinin yznde hi bir deiiklik olmam, sanki kendisine itiraz edilmemi gibi szne devamla, Evet, Allah'a and olsun ki, gerekten Hasan el Basr bu meselede yanlm ve Abdullah b. Mes'ud (R.A.) isabetli sylemitir, demi, sonra da unu ilve etmitir: Ey Allahm! Bize kar gnl dar olanlar, bizim geni gnlmz iine almaktadr. O, vakarl ve nefsine hkim olmakla beraber ayn zamanda duygulu bir kalbe ve hassas bir ruha sahipti. Bir defa kendisi ile mnakaa ederi birisi ona; ey zndk, ey bid'at, diye hitab etmir. mam A'zam, Allah'n rzasndan baka bir ey istemeyen bir lim adamnn vakar ve skneti ierisinde ona u cevab vermitir: Benim bu sfatlara asla sahip olmadm bilen Allah, seni affeylesin. Ben, Allah' tanyah O'na hi bir surette irk komadm. Sadece O'nun affn diler ve yalnz O'nun ikbndan korkarm. Ebu Hanfe, bu

ikb sznden sonra alamaya balamtr. Bunun zerine o adam; Bana hakkm hell et, ey mam demi; o byk mam da, chillerden bize kt sz syleyenlerin hepsine hakkmz hell olsun; ancak, bize dil uzatan lim sahiplerinin durumu mkildir, nk limlerin gybet etmesi kendilerinden sonra bir ey brakr, demitir. Ebu Hanfe'nin vakar ve skuneti, ruhunun yceliinden ve Allah'a ballndan ileri geliyordu. O'nun ruhuna dnya kirleri bulamamtr; ruhu, sanki cill bir levha idi; onda insanlarn eziyet verici szleri iz yapmaz ve kaybolup giderdi. O, heyecanna hkim ve soukkanl bir yaratla sahipti. Rivayet edilir ki; bir gn ders halkasnda iken kucana tavandan bir ylan dm ve etrafndakiler davermiti, O ise, hi aldrmadan ylan tutup bir tarafa atm ve dersine devam etmitir.[13] mam Ebu Hanife, derin bir tefekkr sahibi idi. O, nass'lann zahir mnlaryla yetinmez, bunlarn iine ald uzak ve yakn maksatlar kavrar, illet

ve sebeplerini aklard. Kendisini genliinde kelm ilmine ynelten, belki de onun bu felsef akl ve derin tefekkrdr. O, akl susuzluunu ilmi kelmla gidermeye almtr. Onun derin tefekkr, kendisini, hadislerin ihtiva ettii hkmlerin gayelerini aratrmaya sevketmitir. Bu aratrmalarnda o, lafzlarn iaretlerinden, durum ve artlarla ilgili hususlardan maslahat celbetme ve mazarrat defetme gibi hkm zerine terttb eden peylerden yardm grmtr. Hkmn gerek illetini tesbit edince kyaslar yapar, faraziye ve tasavvurlar ileri srerdi. O, bu hususlarda ok byk mesafeler katetmitir. mam Ebu Hanfe, derin bir tefekkre sahip olmakla beraber, ayn zamanda hrdnceli idi. Hi bir gr veya fikri aklna vurmadan kabul etmezdi. Onun bu durumunu stad Hammad b. Ebi Sleyman, kendisiyle her meselede mnakaa ettii zaman sezmi ve takdir etmitir, Ebu Hanfe'ye Kitab, Snnet veya Shb'lerin fetvasndan baka hi bir eye boyun edirmeyen, ite bu hr dnceli oluu idi. Tabinin grlerine gelince; o bunlar bazan doru, bazan da yanl bulurdu.

mam Ebu Hanfe, birbirine zt grlerin bulunduu bir ortamda yayordu. Her gr sahibinin grn ele alp tam bir hrriyet ierisinde incelerdi. O, Hz. Ali'nin soyundan gelen i mamlarla karlam, onlara hrmet ve ikramda bulunmu, grlerinden istifade etmitir. Fakat, onlar'ok sevdii halde ilememi (teeyyu'etmemi)tir.mami Zeyd b. AlilZeynelbidin'den Muhammed Bkr'dan, bunun olu Ca'feri Sdk'tan ve Hz. Hasan'n torunu Abdullah'dan lim tahsil etmitir. Fakat, dncelerinde bunlardan birine bal kald bilinmemektedir. Kfe ehri iliin merkezi olarak bilinmesine ve stiblerin mamlarna dil uzatlan bir yer olarak tannmasna ramen Ebu Hanfe, btn shblere sayg beslerdi. Said b. Eb Urbe yle der: Kfe'ye geldim ve Ebu Hanfe'nin meclisinde hazr bulundum. O, bir gn Osman (R.A.)' and ve ona Aliah'dan rahmet diledi. Ben de, ona; Allah rahmetini senden de esirgemesin, bu memlekette Osman b. Affan iin senden baka hibir kimsenin rahmet dilediini iitmedim, dedim.[14] mam Ebu Hanife, hakikati tam bir ihlsla aratrrd. Onu ycelten ve gnln aydnlatan ite bn sfatdr. Olay ve mes'eleleri incelerken

keyf ve nefs arzulardan uzak olan ihlasl bir kalbi, Allah, marifet nuru ile doldurur ki bu sayede onun anlay artar ve dncesi dosdoru olur. Buna mukabil, nefsi arzularna esir olan bir akl da bu nefs arzular saptr. Byle bir akla sahib olan insan, ehev arzularnn uurumuna m yuvarlanmakta, yoksa aklnn rehberliinde mi yrmektedir, bilemez!. Ebu Hanfe, kendisini her trl ehev arzulardan kurtarm ve Allah'dan sadece salam bir idrak sahibi olmay istemitir. O, fkhn bir din ilmi olduunu bilmi veya dinde istenilen eyin, insanolunun yalnz hakikatin peinden gitmesinden ibaret bulunduunu anlamtr. Ona gre, tartmada bir insan ister yensin isterse yenilsin nemli deildir. Bir insan, hakikati aratrp ona ulat mddete galiptir; isterse cedel ve tartmada hakikati ona hasm gstermi olsun. O, ihlas sebebiyle kendi grnn kaytsz artsz gpheden uzalc bir hakikat olduunu ileri srmez ve yle derdi: Bizim bu szmz, bir gr olup bize gre eriebildiimiz en iyi neticedir. Birisi bizim bu grmzden daha gzel olann ileri srerse, bize deil, ona uyulmas daha evldr.

Kendisine; Ey Ebu Hanfe, senin verdiin bu fetva, phesiz bir gerek midir? denildiinde, Byk mam; Bilmiyorum, belki de phe gtrmez bir btldr.[15] diye cevap vermitir. Talebesi Zfer der ki: Biz, Ebu Hanfe'den ders okurluk, Ebu Yusuf da yanmzda idi, onun sylediklerini yazardk. Bir gn" Ebu Yusuf'a o yle dedi: Ey Yakub, vay haline! Benden her iittiini yazma. nk ben, bu gne gre byle dnyorum, belki yarn Isu grmden vazgee rim. Belki de yarn baka bir gre sahib olurum. Fakat, ertesi gr onu da brakabilirim.[16]. man Ebu Hanife,yeni bir gre sahip olursa, bazan nceki grnden (re'yinden) vazgeerdi. Bazan da, kendisiyle mnazara eden ahs, sahih bir hadis ileri srerse, kendi grnden tamamen dnerdi.. nk, sahih bir hadis karsnda re'y beyan etmeye mahal yoktur. te bu, Ebu Hanfe'nin ihlasmm neticesidir. O, hi bir zaman kendi grne taassub derecesinde balananlardan olmamtr.

Akli kudretine ramen, zihnini, bakasnn grne de ak tutmak iin ihlas, onu daima hakkata yneltmitir. Taassub, ancak duygulan dncesine galebe alan veya a'sbi zayf ve akl kt olan kimselerde bulunur. Ebu Hanfe bu gibi eylerden uzakt. O; akl bakmndan kudretli, nefsine ve a'sbma hkim, hakikati ararken ihlash, samimi ve yalnz Rabbndan korkard. Bu sebepledir ki, grlerinde yanlma ihtimali bulunduunu kabul ederdi. mam A'zam, hazr cevapl olup ihtiya duyduu zaman fikirlerini kolay bir ekilde anlatr ve tutukluk gstermezdi. Hakikat zere olduuna inand ve kendisini destekliyen delillere sahip olduu mddete mnakaa ve mnazaradan ylmazd. O, andaki fakihler arasnda ite bu meziyetleriyle tannmtr. Msr'n byk fakih'i Leys b. Sa'd'den yle rivayet edilmitir: Ebu Hanfe'yi grmeyi ok isterdim. Nihayet onu grdm. nsanlar, stadn etrafnda kalabalk bir ekilde toplanmlard. Birisi, ey Ebu Hanfe, deyip ona bir soru sordu. Allah'a and olsun ki onun hazrcevapll kadar gerei syleyii de beni hayran brakt.

Ebu Hanfe mnazaralarnda byk bir mdafaa gcne sahipti. ayet hasm inatlk eder ve ii zora ekerse, Ebu Hanfe, onu en kolay bir yoldan yldrmasn bilirdi. Bu konuda ok ilgi ekici ve hayret verici menkbeleri vardr. Menkbe, tarih ve haltercemesi kitaplar bunlarla doludur. Biz, burada yalnz u iki menkbeyi anlatmakla yetineceiz: 1 Ebu Hanfe'yi gyaben vasi tyin eden bir adam lr ve olay zamann kads bulunan bni ubrume'ye arzedilir. Ebu Hanife, falan adamn ldne ve kendisini vasi tyin ettiine dair delilini ortaya kor. bni ubrume, ona; hidlerinin olay gerekten grdklerine dair yemin eder misin ?diye sorar. Irak'n fakihi Ebu Hanfe de; bana yemin dmez, nk olay yerinde bulunmuyordum, der. bni ubrume ise; senin kyslarn burada yanld, der. Bunun zerine Ebu Hanfe, ona yle bir soru yneltir. ki gz kr olan bir kimsenin ban yarsalar ve buna iki kii ahitlik etse, gzleri hi bir eyi grmeyen byle bir davacya ahidlerinin olay gerekten grp grmediine dair yemin teklif edilebilir mi? ne dersiniz? Bu durum karsnda bni ubrume, byk mamn savunmasn kabul eder ve hkmlehine verir.

2 Emevler devrinde isyan eden Dahkk b. Kays elHric, bir gn mescid'de Ebu Hanife'nin yanma gelir, bu srada haricler, kendilerine muhalefet edenleri ldrmektedirler Ebu Hanfe'ye; tevbe et, der. O da; neden tevbe edeyim? diye sorar. Dahkak; hakem tyinini caiz grdn iin, der. Bunun zerine Ebu Hanife; sen beni ldrecek misin, yoksa benimle mnazara m etmek istiyorsun? diye sorar. Adam; hayr mnazara etmek istiyorum cevabn verir. Ebu Hanfe; bir mesele zerinde tartrken ihtilfa dersek aramzda hangimizin hakl olduunu kim syleyecek? diye sorar. Dahkk elHaric; kimi istiyorsan onu ar, der. Ebu Hanfe de, bunun zerine Dahkk'm adamlarndan birine hitaben; ihtilfa dtmz zaman hangimizin hakl olduuna sen hkmet, der. Sonra Dahkk'e dnerek; bu adamn aramza girmesine sen raz msm? diye sorar. O, evet cevabn verince, mnazarasyla tannan mam Ebu Hanfe; ite hakem tyinini sen de caiz grdn, diye cevab kondurur. Ebu Hanfe'nin btn sfatlarm, bilhassa u sfatlar talandryordu. Belki de bu sfatlar, teki sfatlarnn hepsinin kayna olup Allah'n

baz kullarna bahetmi olduu bir meziyetti. te onun bu sfatlar; ahsiytinin kuvvetli oluu, keskin zeks, heybeti, muhabbet ve cazibe ynnden bakalarna tesir edii ve ruh salamldr. Onun bir ok talebeleri vard ve o bunlara kendi grn zorla kabul ettirmezdi. Aksine, onlarla mzakerede bulunur, byklerin grlerini bir arkada gibi tartr ve ya fark gzetmezdi. Sonunda kendisi bir gre varrd ki, btn talebleri burada susar ve ona raz olurlard. Baz hallerde ise, talebelerinden bir ksm kendi grlerinde srar ederlerdi; fakat, her iki halde de mam Ebu Hanife'nin mevki ve ahsiyetine bir halel gelmezdi. Ebu Hanfe, heybetinin yannda keskin ve derin bir firaset sahibi idi. Bu sayede, o, insanlarn ilerinde gizledikleri eylere nfuz eder ve olaylarn sonularn sezerdi. Onun btnyle hayat, ahsiyyet ve firasetmin glln haber verir. Firaset, gl ak sa^ hiplerinde geliir. Onun derin duygu ve sezgisi bilhassa talebelerini okuturken ve insanlarn durumlarn incelerken ortaya kar. Bunlardan baka, o, fikir nderlii yapacak ihlasl kimselere Allah'n ltfettii bir nura sahip idi. Ksaca, Ebu Hanfe, byle bir ahsiyet olup baz hadis kitaplarnda rivayet edilen

Peygamber (S.A.V.)'in; Mminin firasetinden saknnz; nk o, Allah'n nuru ile bakar. hadsi erifinde iaret edilen m'minlerdendi. te bunlar, mam Ebu Hanfe'nin sfatlarndan bir ksmdr. Bunlarn kimisi yaratltan, kimisi de sonradan kazanlmtr. O, nefsini olgunlatrmtr; ahsiyetinin anahtarn da bu ruh olgunluu tekil eder. Her trl manev gdalarla ruhunu besleyen, onun a, hocalar ve tecrbelerinden bol bol istifade etmesini salayan ite budur. Hlsa olarak diyebiliriz, ki o, btn bu unsurlardan besleniyor, ahsiyeti1 ona, kendisinden sonraki nesillere tesir edecek yepyeni bir fikir ve gr kazandryordu. Ebu Hanfe'nin ite bu sfatlar hayranlarn, kendisini son derecede vmeye sebeb olmu, kskananlarn da ayn ekilde kendisini yermeye sevketmitir. ihabddin Ahmed b. Hacer el Heytem (l. 973 H.) elHayrtu'1Hisn[17] adl eserinde; Gemilerden biri hakknda insanlarn zt eyler sylemesi, onun bykln gsterir. Hz. Ali'yi grmez misiniz? Onun hakknda iki frka helak olmutur: Ona ifrat derecesinde sevgi gsterenler ve yine ifrat derecesinde buuz edenler. der.

te mam A'zam Ebu Hanfe de, yaad devirde ayn duruma dmtr. nsanlarn kimisi onu takdh; etmede ifrata dm, kimisi de yermede haddini amtr. Fakat, O Byk mam hem Allah katnda, hem de insaf sahiplerine gre ulu bir ahsiyet olup Irak fakihlerinin staddr. Bu nokta, sz ve mnakaa gtrmez.[18]

Yaay Ve Siyas Tutumu

Ebu Hanfe'nin fkhn ele almadan nce, onun yaayn ve ann siyasetine kar nasl bir vaziyet alm olduunu anlatmak istiyoruz.[19]

1 Yaay

Apak bir gerektir ki Ebu Hanfe, devlet adamlarnn, ister halife olsun ister vali ve benzeri olsun, hi birisinden hediye ve ihsan kabul etmezdi. Geri her drt mezheb mamnn da

devlet adamlarndan hediye alnabileceine dair ruhsat verdiini tarih bize gstermektedir, mam Mlik, lim adamnn Beytu'IMal'da hakk olduuna inanrd. Ona gre, devlet adamlar, bu hediyeleri bilginlere kendi mallarndan vermiyorlar, ancak onlarn istihkaklarn vermi oluyorlar. nk, lim adam nefsini ilme, aratrmaya ve fetvaya hasretmekte, bu yzden de maietini kazanma imknndan mahrum olmaktadr. O halde Beytu'lMaldan ihtiyacn giderecek, oluk ve ocuunun geimini salayacak kadar para almak hakkdr. mam Mlik, alnmasna cevaz verdii bu hediye ve ihsanlarn bir ksmn kendisi lim tahsil eden talebelerine harcard. Dolaysyla, birok talebeler ona snrlard, mam afi de bunlar arasnda olup dokuz seneye yakn bir zaman mam Mlik'in himayesinde okumu ve hi bir geim sknts ekmemitir. Hocas mam Mlik ldkten sonradr ki. afi, Yemen'de bir greve (kadlk diyebileceimiz bir vazifeye) tyin edilmek mecburiyetinde kalmtr. mam afii, kendisini tamamen ilme verdikten sonra Hz. Peygamber'in Abdulmuttalib oullarna tyin etmi olduu hisseden kendisine deni Beytu'lMal'dan alr, ayrca hediye ve ihsan kabul

etmezdi. Ancak bu hisseyi, Kur'an Kerim'de Kurey'den Hz. Peygamber'e akraba olanlara tyin edilen bir hisse (hak) olduu iin alrd. mam Ebu Hanfe ile Ahmed b. Hanbel, Beytu'l Maldan bir ey almaktan kesin olarak kanrlard. mam Ahmed b. Hanbel, darlk iinde yaamay, hell olarak toplanp toplanmad belli olmayan bir mal almaya tercih ederdi. mm Ebu Hanife ise, zengin ve servet sahibi idi. nk, lnceye kadar ticaret iine devam etmiti. Yukarda da sylediimiz gibi, onun bir orta vard. yle anlalyor ki onun bu orta, iyi niyetli bir insan olup ihlas sayesinde ou zaman lim, fkh ve hadisle uramasn temin hususunda Ebu Hanfe'ye yardmc olmaktayd. Mu'tezillerin ba, Ebu Hanfe'nin ada ve onun gibi ran asll Vsl b. Ata da byle idi. Elbette Ebu Hanfe bir tacirdi. Fakat ticar ilerini vekili vastasyla yrtyor, kendisi de, iinin daima hell dairesi iinde yrmesi iin onu kontrol ediyordu. Ebu Hanife, bir tacir olarak aadaki drt sfata sahip idi ki, bunlar insanlara yaplacak

muamelelerle ilgilidir. Onu, lim adamlar arasnda olduu gibi, tacirler arasnda da en stn bir mertebeye karan bu sfatlar unlardr: 1 Onun gz tok ve gnl zengindi. Gnl ve ruhlar fakir klan agzllk, onu asla istil edememitir. Bunun sebebi, mam A'zam'n zengin bir aileden domu olmas ve hayatnda ihtiya zilletini hi tatmaydr. 2 Son derecede emanete riayetli ve kendisiyle ilgili olan her hususta nefsine hakimdi. 3 O, msamahal ve cmert olup kendisini Allah cimrilikten tamamen uzak klmtr. 4 Son derecede dindar olup iyi muameleyi ibadet sayard. Ayrca o, ou zaman oru tutar ve gecelerini ibadetle geirirdi. Bu arada, iyi muamelenin de, byk bir ibadet olduunu sylerdi. Bu sfatlarn tesiri, bilhassa Ebu Hanfe'nin ticaret hayatnda kendisini gsterir. O, tacirler arasnda ilgi ekici ve esiz bir kimse idi. Biroklar, ticaret hayatnda onu Ebu Bekr Sddk'a benzetirdi. nk Ebu Hanfe, onun yolundan gider, maln ktlerini stne karr, iyilerini de gizlerdi.

mam Ebu Hanfe, alm ve satmnda tam manasyla emin bir tacirdi. Bir gn bir kadn, ipekli bir elbiselik getirmi ve ona satmak istemitir. Ebu Hanfe; fiat katr, deyince; kadn, 100 dirhemdir, demitir. Ebu Hanife de; o yz dirhemden fazla eder, kaa satacaksn? diye sormu; kadncaz da, yz yz artrarak drtyz dirheme kadar karmtr. Yine Ebu Hanfe; o daha fazla eder, deyince; kadn, benimle alay m ediyorsun? demekten kendini alamamtr. Bunun zerine Ebu Hanfe; bir adam ar da malnn deerini sylesin, demi; kadn da bir adam arm ve nihayet o, bu elbiselii beyz dirheme satn almtr. Ebu Hanfe, mterisi yoksul veya bir dostu olursa mal krsz satard. Bir gn ona bir kadn gelmi; ben fakirim, srtmdaki elbise de emanettir, u elbiselii bana krsz ver, demitir. Ebu Hanfe de; hadi onu drt dirheme al, deyince, kadn, benim gibi yal biriyle alay m ediyorsun? demi, Ebu Hanfe de; hayr, ben iki elbiselik satn aldm; birisini, bu iki elbiselie verdiim paradan drt dirhem aasna sattm. Dolaysyla bu, elimde drt dirheme kald. Onu da sen bu fiyata al, demitir.

O, ok dindar olduu iin uzak bir ihtimalle dahi olsa haram kartndan phe ettii eylere kar pek titizlik gsterirdi. Rivayet edildiine gre Ebu Hanfe, orta Hafs b. Abdirrahman' bir defasnda kuma satmaya gnderirken, ona malda zr bulunduunu bildirmi ve bunu sat zamannda mteriye anlatmasn emretmitir. Hafs b. Abdirrahman kuma satm, fakat mteriye zrl olduunu sylemeyi unuttuu gibi, satn alan kimseyi de tanyamamtr. Ebu Hanfe, bu durumu renince maln hepsini sadaka olarak vermitir.[20] Bu byk takvas sayesinde onun ticareti pek ok kazan getirirdi. O da, bu kazancnn bir ksmn lim ve hadisle uraanlara harcard. Tarihu Badad'da kaydedildiine gre Ebu Hanfe, yllk gelirinin bir ksmn her sene biriktirir, onunla nce lim ve hadisle uraanlarn ihtiyalarm, yiyecek, giyecek vs. hususlarn temin ederdi. Sonra bu kazancndan artan paralar da yine onlara verir ve; bunlar da ihtiyalarnza siz kendiniz harcaynz, bunun iin yalnz Allah'a hamdediniz; nk ben, size kendi malmdan bir ey vermiyorum, verdiim eyler ise Allah'n maldr, derdi.[21]

Ebu Hanfe Allah ondan raz olsun hellinden ve tertemiz bir hayat yaamak iin ok gayret ederdi. O, giyimine nem verir, en gzel kumalardan elbiseler diktirirdi. Hatt, srtndaki elbisenin otuz dinar (altn) deerinde olduu sylenir. O, temiz ve gzel kyafetli' olup ho kokular srnrd. Talebesi Ebu Yusuf, hocas hakknda; O, ayakkabsna ok dikkat ederdi. Hatt, ayakkabsnn yrtk olduu hi grlmezdi[22] demitir. mam Ebu Hanfe, i ve yaaynda intizaml bir insand. Vakitlerinin ounu ilme, kalann da ar ve evine ayrrd. Talebesi Yusuf b. Hlid es Semt'den rivayet edildiine gre Ebu Haaife, haftann gnlerini yle taksim ederdi: Cuma gnleri talebe ve 'arkadalarna evinde ziyafet verir ve onlara trl trl yemekler sunard. Cumartesi gnleri ihtiyalarn grr, ne ders meclisine ne de arya urard. O gn evini ve ahs ilerini tanzim etmekle urard. Dier gnler kuluk vaktinden leyedek arda bulunur ve kalan vakitlerini de ders vermekle [23]geiridi.[24]

2 Siys Tutumu

Bundan nce mam Ebu Hanfe'nin hayat ve yaayn anlattk. Ksaca, onun hayat takva, refah, saadet ve intizam iinde gemitir. Buna karlk, Allah, bu takva ve gerek man sahibi lim adamn siys alanda ok etin imtihanlara tbi tutmutur. Allah, ,onu bu iddetli imtihanlarla hayatnn iki devresinde karlatrm olup ikincisinde mam Ebu Hanfe ehid olarak lmtr. Burada biz, mam A'zam'm andaki olaylara ksaca dokunmak istiyoruz. Ebu Hanfe mrnn elli iki yln Emevler, kalan 18 yln da Abbasler devrinde geirmitir. Bylece o, Emev devletinin gl devrini, gerileme ve ykl devirlerini grdkten sonra Abbas devletinin ilk yllarn da yaamtr. Abbas hareketi, bilhassa ran ilerine doru yaylan gizli bir propaganda eklinde balam, yeralt faaliyetleri ile gelimi ve nihayet Emev devletini ykp iktidar ele geirmitir. te Ebu Hanfe, btn bunlara ahid olmu ve bu olaylar, ruhunda derin etkiler brakmtr. Geri O,

ne ayaklananlara ne de ihtillcilere katlmtr. Fakat olaylarn ak gsteriyor ki nce mam 'zam'm gnl, Emevlere kar ayaklanan Hz. Ali evldlaryla birdi. Onlar, Abbslere kar ayaklandklar zaman mam A'zam, fifren yine bunlar desteklemekteydi. Ebu Hanfe, i olmamakla beraber, Emevlerin hilfet iin hibir haklar olmadna kani idi. Fakat, fiilen Emevlerin aleyhine harekete gememi ise de, onlarn aleyhine yaplan hareketleri benimsememitir. Rivayet edildiine gre Zeyd b. Ali Zeynelbidin, Kfe'de Hiam b. Abdilmelik'e kar isyan bayran at zaman Ebu Hanfe yle demitir": Zeyd'in bu k, Reslllah'n Bedir gnndeki kma benziyor. Kendisine, mam Zeyd'le birlikte niin savaa katlmad sorulduunda u cevab vermitir: Beni ondan alkoyan, halkn yanmdaki emanetleridir. Bu emanetleri bni Eb Leylya brakmak istedim, kabul etmedi. Savata lr ve bunca emanetin altnda kalrm diye korktum. Yine rivayet edildiine gre Zeydle savaa katlamadna dair zr beyan ederken yle demitir : Eer halkn, Zeydi, daha nce dedesi Hz. Hseyn'i brakp kat gibi, brakp kamyacam bilseydim, ben de Zeyd'le birlikte

savardm. nk o hakk mamdr. Fakat, bu dnce ile ona sadece mal yardmda bulundum. mam Ebu Hanfe, mam Zeyd'e on bin dirhem yardmda bulunmu ve elisine; benim zrm ona anlat, demitir.[25] Bu gsteriyor ki mam Ebu Hanife'ye gre Emevler halifelie lyk deillerdi. O, Zeyd b. Ali'yi mam olarak tanyordu. Fakat, sznde durmayan Irakllarn tabiatn bildii iin iyi netice alnacana inanmyordu. Bununla beraber mam Zeyd'i engellemek de istemedi. Hatt ona mal yardmda bulundu. mam Zeyd'in hareketi, kendisinin 122 H. ylnda fec bir ekilde lmyle sonuland. Daha sonra mam Zeyd'in olu Yahya/Horasan'da Emev idaresine kar ayakland. O da, 125 ylnda babas gibi ldrld. Bundan sonra Yahya'nn olu Abdullah da iktidar ele geirmek maksadyla Yemen'de isyan etti. Fakat son Emevi halifesi Mervn b. Muhammed, Abdullah zerine yollad adamlar vastasyla 130 H. ylnda onu da ldrtt.[26] te bu olaylar, mam Ebu Hanfe zerinde byk etkilerde bulunmutur. O, mam Zeyd'in

ayaklanm, Hz. Peygamber'in Bedir gnndeki kma benzetmitir. Fakat mam Zeyd, fec ekilde ldrlm ve cesedi bir hurma ktne aslmtr. Kendisinden sonra bu ackl kibeter olu ve torununun bana da gelmitir. Bu durum karsnda, elbette Ebu Hanfe, Emevlere kar nefret duyacak ve onlarn zulmlerini dier bilginler gibi o da tenkid edecekti. Alimlerin tenkid dilleri, kllarn yapamadm yapar; onlarn darbeleri kllardan daha kesici ve iddetli olur. Bunun iindir ki Emevler, mam Ebu Hanfeyi takip etmeye balamlar, bilhassa Abbas propagandasnn gizli gizli yayln ve intizaml isyan hareketlerini grnce bu takiblerini daha da artrmlardr. Emev" valisi bni Hubeyre tehlikenin arttm grnce fakih ve muhaddislerden korkmaya balam, zellikle fkh ve lim de byk bir yeri olan mam Zeyd'le temas bulunanlardan endielenmitir. Ad geen vi; bni Eb Leyl, Ibni ubrume, Dvd b. Hind gibi Irak'n fakihlerini toplam ve her birine Emev idaresinde birer vazife almalarn teklif ederek, onlarn Emev devletine bal olup olmadklarn

renmek istemitir. Bu arada Ebu Hanfe'ye de vazife teklif etmi, fakat o bunu iddetle reddetmitir. bni Hubeyre, mhrn Ebu Hanife'nin elinde olmasn ve muamelelerini bununla imza etmesini, onun elinden kmayan hi bir yaznn infaz edilmemesini ve mal sarfiyatn da yalnz onun msaadesiyle yaplmasn istemitir. Ebu Hanife, onun bu tekliflerini yerine getirmekten iddetle kanmtr. Vali bni Hubeyre ise, bu vazifeyi kabul etmedii takdirde Ebu Hanfe'yi dvdreceine yemin etmitir. Bunun zerine limler, Ebu Hanfe'ye bu vazifeyi kabul etmesi iin ricada bulunmular ve; Biz kendini tehlikeye atmayasn diye sana Allah iin t veriyoruz. Sen, bizim kardeimizsin. Hepimiz byle bir vazifeyi istemiyoruz. Fakat baka bir aremiz yoktur, demilerdir. Gl, manl ve takva sahibi Ebu Hanfe de onlara yle cevap vermitir: Eer o, Vst Mescidinin kaplarn saymam isteseydi benden, onu dahi kabul etmezdim. O halde nasl olur da o, bir adam idam etmek iin benim hkm vermemi ister ve bu hkmle onun boynunu vurur! Ben byle bir hkm ihtiva eden kararn altn nasl mhrlerim! Vallahi ben, byle bir ie lnceye kadar giremem.

Ebu Hanfe vazife almamakta srar etti. Ve onun srar karsnda btn kuvvetler perian oldu. Emniyet mdr (Sahibu'surta), Ebu Hanife'yi stste birka gn hapsettirdikten sonra dv drmeye balamtr. Hatt ona krba vuran kimse usanm ve dvlmeden dolay lr ve Emev idaresine kyamete kadar svlmeye sebep olur diye korkmutur.bni Hubeyr'e bilginlere; Ebu Hanfe'ye syleyin de bizi yeminimizden kurtarsn, demi, onlar da Ebu Hanife'den bu teklifi kabul etmesini rica etmiler, fakat o tutumunda iddetle srar etmitir. Bunun zerine bni Hubeyre, bilginlerden, zindanda bulunan mam Ebu Hanfe'ye tavassut ederek, vazife teklifini reddetmektense ileride belki yapabileceini sylemesini temin etmelerini istemi; fakat Ebu Hanfe bunu da kabul etmemitir. Sonunda bni Hubeyre, mam A'zam' serbest brakmak zorunda kalmtr. Ebu Hanfe, hrriyetine kavuur kavumaz yol hazrln yaparak, Beytullah'a snmak zere Hicaz'a gitmitir, te bu olaylar, 130 H. ylnda cereyan etmitir.[27] Ebu Hanfe, Allah'n evine mcavir olmu ve Abbasler iktidara gelinceye kadar orada kalmtr.

Abbasler iktidar ele alp asayii temin edince "mam A'zam da Kfe'ye dnm, dier bilginlerle birlikte ilk Abbasi Halifesi Ebu'lAbbas esSeffah ile bulumu ve yeni halifeye bat ettiini aklamak zere bir hitabede bulunmutur. Esasen dier bilginler, Halifenin bat talebine icabet etmek zepe/rman A'zam' kendileri iin temsilci semilerdi. Ebu Hanfe, bu hitabesinde unlar sylemitir: Hakk, Peygamberinin soyuna teslim eden, zlimlerin zulmn bizden kaldran ve hakikati syleyebilmemiz iin dlimizi hrriyete erdiren Allah'a hamd olsun. Ey Halfe, Allah'n emri zere biz sana bat ettik, kyamete kadar sana verdiimiz sze bal kalacaz. Allah, bu makam Peygamberinin soyundan geri almasn! mam A'zam'n bu hitabesi gsteriyor ki o, adalet ve doruluktan ayrlmamak artyla, devlet idaresini Ehli Beyt'in ele almasn ok arzu etmekteydi. Hanfe, Abbsilere bal kalmaya devam etmitir. nk onlarn iktidara gelii, Hz. Ali evldlarma reva grlen zulmn giderilmesi neticesinde olmutur. Abbasi halifeleri de mam A'zam'a

yaknlk gsteriyorlard. Ebu'lAbbas, ondan sonra Ebu Ca'fer elMansur birok ihsanlarda bulunmu ise de Ebu Hanfe bunlar nezaketle reddetmitir. mam Ebu Hanfe'nin, ilk yllarnda Abbas idaresi aleyhinde konutuu bilinmemektedir. Nihayet Abbasoullar ile Hz. Ali eyldlar arasnda ekime balam ve Ebu Hanfe'nin byk bir sevgi besledii Ali evldlarma kar ikence artmtr. Elbetde bu durum karsnda, Ebu Hanfe'nin Abbslere kar nefret etmemesi dnlemez. Hele elMansur'un iktidarna kar Hz. Ali'nin torunlarndan Muhammed enNefs'z Zekiyye b. Abdillah ve kardei ibrahim isyan edince durum bsbtn deimitir. Bunlarn babas Abdullah, Ebu Hanfe'nin hocas olup oullar isyan bayran ektii zaman elMansur tarafndan hapsettirilmiti. O, her iki olunun lmnden sonra elMansur'a kar kin ve nefret duygularyla dolu olarak hapishanede (145 H. yl) lmtr. ".. Ebu Hanfe iin, Enevler gibi A.bbaslerden de intikam almaktan baka bir are yoktu. Fakat onun intikam al, deti zere ders aralarnda konumaktan ileri gitmiyordu. teki limler de byle siysi olaylarla az megul oluyorlar ve

meylettikleri hususlara sevgi gstermekle duygularn tatmin ediyorlar ve bununla yetiniyorlard. 145 H. ylnda ad geen brahim Irak'da, kardei Muhammed enNefs'zZekiyye de Medine'de ayakland. Rivayete gre mam Mlik, Medine'de bu ayaklanmann (huruc'un) meruluuna fetva vermitir. nk o, elMansur'a yaplan biatin zor (ikrah) ile olduunu tesbit etmitir. yle grnyor ki mam Mlik, ayaklanmann caiz olduuna dair aka fetva vermemitir. Fakat o, Muhammed enNefs'zZekiyye'nin dvasn isbat bakmndan ii kolaylatrmtr. nk Muhammed enNefs'zZekiyye ayaklanmasnn meruluunu Ebu Ca'fer elMansur'a yaplan biatin ikrah ile oluuna dayandryordu, mam Mlik ise, hadis derslerinde sk sk bata m ederek, krah karsnda kalan kimsenin yemini muteber deildir diyordu. Bu sz tekrarlamaktan menedildii halde, mam Mlik bundan vazgememitir. atma, elNefs'zZekiyye'nin ldrlmesiyle sonulandktan sonra mam Mlik, birok ikencelere uramtr. Irak'da da Ebu Hanfe, enNefs'zZekiyye'nin kardei brahim'e yardm edilmesini aka

sylyordu. Hatt i, Ebu Hanfe'nin, elMansur'un baz komutanlarn onunla savamaktan alkoymasna kadar varmt. Rivayete gre elMansur'un kumandalarndan Hasan b. Kahtaba, bir gn Ebu Hanfe'nin yanma girmi ve; Vazifemi her halde biliyorsun, tevbe ediyor musun, etmiyor musun? demitir. Ebu Hanfe de; Allah bilir ya sen yaptndan piman olacaksn. Eer bir mslmanla kendi nefsini ldrmek arasnda muhayyer kalrsan, mslmam deil, kendi nefsini ldrmeyi tercih et. Sen, bir daha byle yapmayacana Allah'a sz ver. Bu sznde durursan o senin tevben olacaktr, demitir. Hasan b. Kahtaba, Ebu Hanfe'nin bu szne u cevab vermitir: Dediini kabul ediyor ve Allah'a sz veriyorum ki bir daha bir mslmam ldrmeye yel terimiyeceim. brahim b. Abdillah,b. Hasan huru edince, el Mansur, ad geen kumandana, Ebu Hanfe'ye gidip iini bitirmesini emretmi, kumandan da mam A'zam'n yanna gelince, o, kumandana daha nce verdii sz hatrlatarak yle demitir: Tevbenln vakti geldi. Sznde durursan tevbe etmi olacaksn. Aksi takdirde hem nceldi, hem de sonraki niyet ve fiilinden hesaba ekileceksin.

Bunun zerine kumandan, Ebu Hanfe'yi ldrmek iin hazrlanm olduu halde, tevbesinde durmu, elMansur'un yanna vararak yle demitir: Ben byle bir ii yapamam. Eer senin emrinle yaptm iler, Allah'a itaat saylrsa benim iin ok iyi bir eydir. Eer masiyet saylrsa bu bana yeter. Bunun zerine Halife elMansur f kelenmitir. Kumandann kardei Humeyd b. Kahtaba ileri atlarak *Biz bir yldan beri onun akli muvazenesinden holanmyoruz, o sa mahyor. Bu ii ben yapabilirim", demitir. Soukkanlln koruyar Halife elMansur, baz gvendii kimselere; Hasan b. Kahtaba'nr yanma fakihlerden kim gelip gidiyor? diye sormu, onlar da; O Ebu Hanfe'nin yanna gidip geliyor demilerdir.[28] Halife Ebu Ca'fer elMansur, mam Ebu Hanfe'yi takibe ve ver dii fetvalar aratrmaya balam, bu arada Ebu Hanfe'nin Mu sul halkna dair vermi olduu fetva zerinde, bilhassa, durmutur yle ki: Musul halk, Halifeye verdii sz (biat') defalarca bozmu tu. Halfe elMansur da, onlara szlerini bir daha bozarlarsa kanla rni dkeceini art komu, onlar da bu art kabul ederek, sz

mzden dnersek kanmz hell olsun, demilerdi. Halife, Ebu Ha nfe dahil olmak zere, btn fakihleri toplam ve onlara yle demitir: Peygamber (S.A.V.)'in M'min artlarna baldr.Hadsi erifi sahih deil midir? Musul halk bana kar ayaklanmamalar iin ileri srdm art kabul ettii halde, benim valime kar ayakland. imdi onlarn kanlarn aktmak benim iin hell deil midir?* Orada bulunanlardan birisi: Onlara istediini yapabilirsin, onlar hakknda sylediklerin yerindedir. Affedersen, bu, senin byklnn eseridir. Cezalandrrsan onlar buna mstahak olmulardr, dedi. Ebu Hanfe susmaktayd. el Mansur, ona dnd ve: stad, sen ne dersin, biz, Peygamberin hilfet ve eman evinde deil miyiz? diye sordu. Ebu Hanfe gerei yle ifade etti: Onlar, ellerinde olmayan artlar kabul etmiler. Sen de sna ait bulunmayan artlar onlara kabul ettirmisin. nk, bir mslmanm kan ancak u eyden biri ile hell olur: 1 Adam ldrmekten,

2 Mrted olmaktan, 3 Evlenmi ve hr (muhsan) olduu halde zina etmekten. Bu durumda sen, onlar cezalandrrsan hakszlk yapm olursun. Allah'n artlarna bal kalmak daha iyidir. ElMansur, fakihlerin gitmelerini emretmi, sonra Ebu Hanife'yi yanna ararak yle demitir: Ey stad, gerek gr senin sylediindir. Memleketine dn, Halifenizi ktleyecek ekilde halka fetva verme. nk isyanc Hariclerin cesareti artyor.[29] i olmad halde Hz. Ali soyuna byk bir sevgi besliyen Ebu Hanfe'nin bu gibi cesaretli grleri, elMansur'un memnuniyetsizliine sebep olmu, hatt onu takip ettirmek zere peine hafiyelerini takmtr. Bunun, ayrca iki sebebi daha vardr : 1 mam Ebu Hanfe ile ann kads bni Eb Leyl arasnda iddetli bir anlamazlk vard. Onun verdii hkmleri Ebu Hanfe sert bir

ekilde tenkid ederdi. bni Eb Leyl da onu el Mansur'a daima ikyette bulunurdu. Belki de en ok ikyeti Ebu Hanife'dendi. phesiz bu, halifenin iinde mam Ebu Hanife'ye kar bir kzgnlk ve intikam hissi meydana getirmitir. 2 elMansur'un maiyyetinde bulunanlardan Ebu Hanfe'yi sevmeyen veya Halifeye srf yaranmak iin onu ktleyener vard. elMansur'un hcibi olan erRabi' ve Ebu'lAbbas etTs bunlardandr. Btn bu olaylar sebebiyle elMansur, Ebu Hanfe'ye kar iyice bozulmu, iktidarn korumak iin sert bir vaziyet alm ve onu cezalandrmay zarur grmtr. Halife el Mansur, Ebu Hanfe'nin zamann kadsn srekli tenkidlerini gz nne alarak, ona kadlk vazifesini teklif etmitir. Esasen kurnaz bir halife olan elMansur, bilginlere dorudan doruya din ve dnyaya ait grlerinden tr baskda bulunmazd. Bu sebepten Ebu Hanfe'nin tenkidlerini ona kadlk teklif etmek iin istismar etmeye kalkt. Oysa Ebu Hanfe'nin bu vazifeyi kabul etmiyeceini biliyordu. Fakat onu, bu yzden cezalandursa hakl grneceim umuyordu.

Ebu Hanfe'ye nihayet kadlk vazifesini teklif etti. O da u cevab verdi: Kad olabilecek bir insan, gerekince hem senin, hem de ocuklarnla kumandanlarnn aleyhine hkm verecek bir ruha salip olmaldr. Ben ise, byle bir ruha sahip delim. Bunun zerine Halife; Benim gsterdiim yaknl niin kabul etmiyorsun? dedi. Byk takva sahibi mam da; Emiru'l M'minin, bana kendi mal ile bir yaknlk gstermedi ki onu reddetmi olaym. O, bana ancak mslmanlarm Beytu'lMalndan bir yaknlk gsterdi. Halbuki benim onlarn Beytu'l Mahnda bir hakkm yoktur. nk ben, mchid delim ki yaptm cihad karlnda bir ey alaym. Ben,onlarn hizmetileri de deilim ki, hizmetiler gibi bir ey alaym. Keza ben, onlarn fakirlerinden de deilim ki, fakirlerin ald eyleri alaym, dedi.[30] Kadlk teklifi nekadar tekrarlandysa, Ebu Hanfe'nin bunu reddedii de o kadar tekrarland. Sonunda sabr tkenen elMansur, bu vazifeyi kabul etmesi iin yemin ald. Ebu Hanfe de kabul etmiyeceine dair yemin ald. Ve yle dedi: Eer ben, bu vazifeyi kabul etmediim takdirde Frat nehrinde boulmakla tehdid edilsem, boulmay

tercih ederim. Senin etrafnda'ikrama muhta olanlarn oktur! Buna ramen Halife elMansur, mam A'zam'a kadlk teklifinden vazgemedi. Ondan, hi olmazsa, doru olanlarm yerine getirmesi, yanl olanlarn da tatbik etmekten saknmas iin kaz hkmlerini inceleyip isabetli olup olmadn kendisine bildirmesini istedi. Fakat o, bunu da reddetti. Bunun zerine Halife, Ebu Hanfe'yi hapsettirip ona her gn on krba vurdurmak suretiyle ikence edilmesini buyurdu. Ebu Hanfe'nin shhi durumu ktleince elMansur onu serbest brakm, fakat ders ve fetva vermekten menetmitir. manr A'zam Ebu Hanfe, bundan ksa bir zaman sonra hayata gzlerini yummutur. O, lmeden nce, gasbedilmi veya Halifenin gasbettii ileri srlen bir yere defnedilmemesini vasiyet etmitir. Bunun iindir ki Halife el Mansur; Ebu Hanfe'nin nezdinde saken de ldkten sonra da beni kim mazur gsterir? demitir. mam Ebu Hanfe, 150 H. ylnda sddiklar ve ehidler gibi lmtr. Fakat lm; o byk kalb, sapsalam dn vicdan, kudretli akl ve her trl ikenceye katlanan sabrl ruh iin bir rahatlk

olmutur. Ebu Hanfe, grlerinden dolay muarzlarndan ikence grd, trl dedikodulara hedef oldu. Fakat, bunlarn* hepsine gnlholuu ile katland. Sefihlerden eziyet grd. Valilerden, daha sonra halifelerden ikence grd. Fakat hibir zaman eilmedi ve hakikati sylemekten ekinmedi. Eer ruhlarn da bir cihad ve,bu cihadn yapld meydanlar varsa, phesiz Ebu Hanfe bu trl cihad alanlarnn en byk ve muzaffer kahramandr. O, cihadnda son nefesine kadar metanet gsteren bir yiit idi. lrken bile gasbedilmemi temiz bir yere defnedilmesini ve halife tarafndan gasbedilmi olma ihtimali bulunan bir yere defnedilmemesini vasiyet etmitir. lim, dn ve ahlkn heybet ve tesiri, sultan ve hkmdarlarn azametinden daha az deildir. Bunun iindeki btn Badad halk, Irak'n byk fakihi mam A'zam'n cenaze trenine katlmtr. Onun cenaze namazn klanlarn saysnn ellibin kadar olduu tehmin edilmektedir. Hatt; ona ikence eden Halife elMansur da defnedildikten sonra gelmi ve kabri zerinde cenaze namazn klmtr Bilmiyoruz bu, Halifenin lim, din, ahlk ve takvann azametini tiraf ediinden mi, yoksa

halk memnun etmek isteyiinden midir? Belki o bu her iki hususu da birlikte gzetmitir. Ebu Hanfe, gerekten byk bir insand. Ona ikence edenler, sadece ettikleri zulm, iledikleri fenalklar ve akttklar insan kanlan sebebiyle anlmaktadr. O ise, dnyann drt bucanda okutulup retilen grmleri ve nice insanlarn mzakate edip renmekle eref kazand ilmi ile anlmaktadr. Allah, ondan raz olsun, hem de onu raz etsin!..[31]

mam Ebu Hanfe'nin Fkh

mam afi; nsanlar fkhta Ebu Hanfe'nin iylidir, demitir. Abdullah b. Mbarek de, Ebu Hanfe iin: O, ilmin beynidir, derdi. Bunlar gsteriyor ki Ebu Hanfe, ilmin zne ulayor ve ondan sapmyordu. mam Mlik, mam A'zamla eitli ilm meseleler zerinde tarttktan sonra:O, gerekten fakihtir, demitir. Ebu Hanfe, gerekten ulu bir fakihtir. an fkhyla doldurmu olup insanlar onun hakknda

ihtilfa dmlerdir. nk O, fkh dnceye yepyeni bir metod getirmitir. Yahut da Ebu Hanife'nin kulland bu temodu, hi kimse onun kadar kullananamtr. O, hrdnce ve isabetli gr sahibi idi. Nass'larn zahirlerine sarlan ve mnlarnn derinliklerine dalamyanlar, Ebu Hanfe'ye kzmlar ve onu hakkattan uzaklamakla itham etmilerdir. te yandan, sapk dnceli kimseler de ona hcum etmilerdir. nk O, slm fkhnda istinbat (hkm karma) iin salam esaslar koyuyor ve bunlarn snrlarn tesbit ediyordu.[32]

Metodu

mam Ebu Hanfe, istinbat iin tafsiltl olmasa da bir metod getirmitir. Onun bu metodu, itihadn btn trlerini iine almaktadr. Kendisi yle derdi: Ben Allah'n kitabyla hkm veriyorum. Kitab'ta bulamazsam Reslullah'n snnetine sarlyorum. Allah'n Kitabnda ve Resl'nn Snnetinde bir hkm bulamadm zamanlarda da sahabilerin szlerine balanyorum. Yalnz, sa hablerden istediim kimselerin szn alyor,

istediim kimselerin szn almyorum. Ancak, sabahlerin szlerinin dna da kmyorum. Fakat i brahim (Naha), a'b, bni Srin, Ata ve Said b. elMseyyib'e gelince; onlar nasl ictihad yapmlarsa ben de yle ictihad yapyorum.[33] Bu ifade, Ebu Hanfe'nin nce Kitab, sonra Snnet, daha sonra da sahabilerin szne dayanarak fetva verdii, tabilerin sz ve grlerine bal kalmadn gsterir. Bu, nass'lara dayanarak ictihad yapmak demektir. Hakknda nass bulunmayan meselelerin hkmlerini aklamak iin yapt ictihadlara gelince; bu hususta el Mekri'nin Menkbu Ebi Hanfe sinde, mam A'zam'm bir adandan aynen yle nakledilir: Ebu Hanfe'nin grleri gvenilir (sika) kimselere dayanmak ve kt (kubh) den kanmaktr. Onun ifadeleri; insanlarn muamelelerini, bu muamelelerin dzgn olmasn, onlarn ilerinin iyi gitmesini salayan esaslar yakmdan incelemi bulunmasnn bir sonucudur. O, meseleleri kyasla hallederdi. Kyas tatbik etmek imknsz olursa istihsana ba vururdu. stihsan da yrmezse mslmanlarn rf ve teamlne gre fetva verirdi. cm' ile kabul edilen hadislere sarlr ve bunlara gre kyas

yapard. Sonra istihsana ba vururdu. Bunlardan hangisi daha uygun derse ona gre fetva verirdi. Sehl der ki: te Ebu Hanfe'nin ilmi budur. Bu ise mmenin ilmidir.[34] Buna gre Ebu Hanfe'nin ortaya koymu olduu metod u yedi esasa dayanr: 1 Kitab: Bu, eriatn temel direi ve Allah'n kyamete kadar bak olacak nurudur. O, eriatn genel esaslarm iine alr, asl hkmler ondan karlr. Yani o, eriatn anayasasn tekil eder. 2 Snnet: Bu, Allah'n Kitabm aklayan, Kitab'daki mcmel hkmleri genileten, Hz. Peygamber'in Rabbndan ald elilik grevini tebliinden ibarettir. Yani o, yaknen man edenler iin bir tebli olup onu kabul etmiyenler, Peygamber'in Rabbndan ald elilik grevini de tanmyorlar demektir. 3 Sahblerin szleri: nk sahbler, Peygamber'in tebliini bizzat iitmiler ve vahyin geliini gzleriyle grmlerdir. Onlar, yet ve hadisler arasndaki eitli mnasebetleri bilen Peygamber (S.A.V.)'in ilmini kendilerinden sonraki nesillere aktaran kimselerdir.

Tabiilerin szleri elbette ayn derecede deildir. nk, sahhbilerin szlerinin dorudan doruya Peygamber'den alnm olma ihtimali vardr ve srf ictihad'dan ibaret deildir. Hz. Peygamber'den rivayet etmeseler de, onlarn birok grleri Peygamber'in szlerine dayanmaktadr. Hz. Ebu Bekr, mer ve Ali gibi Hz. Peygamberle uzun zaman arkadalk yapm olan sahbler sohbetleriyle mtenasip miktarda hadis rivayet etmemilerdir. Fakat onlar, elbette Peygamber'in szleriyle fetva, veriyorlard. Ancak, Peygamberin szn deitirmekten korktuklar iin bunlar O'na nsbet etmiyorlard. 4 Kyas: Ebu Hanfe Kitab (Kur'an), Snnet ve Sahblerin szlerinde bir nass bulamad zaman kyasa ba vururdu. Kyas; hakknda nass bulunmayan meseleleri, aralarndaki ortak illet sebebiyle hakknda nass bulunan meselelere balamak ve hepsine ayn hkm vermektir. Aslnda bu; meseleyi, nassm ifade ettii hkmn evsaf ve sebeplerini tesbit etmek suretiyle nassa dayandrmaktr. Zira hkmn illeti bilinince, aym illete sahip olan btn meselelere tatbiki mmkn olur. Buna baz limler, nassm tefsiri demilerdir. mam/Ebu Hanfe, kyasla istinbat hususunda en

yksek mevkii igal eder. O, fkhtaki mertebesine bu sayede ulamtr. Ebu Hanfe, bir hkmn illetini aratrr ve onu tesbit ettikten sonra kyas yapmak suretiyle birok meseleleri zerdi. Hatt, ortaya kmam olan meseleleri varsayar ve ayn metodla onlarn hkmlerini aklard. te bu trl meseleleri olmu gibi takdir edip hkmlerini aklayan bu eit fkha takdiri (farazi) fkh ad verilir. 5 stihsan: Bu, ak (zahir) kyasn hkmn brakp buna muhalif olan baka bir hkm kabul etmektir. Bu, ya zahir kyasn baz cz' meselelere elverili olmad ortaya kt iin, baka 'bir illetin aratrlmasyla olur ve bu yeni illete gre hkm vermeye gizli (hafi) kyas denir, ya da zahir kyas, bir nass'la atr ve bu nass sebebiyle terkedilir. nk kyasla amel etmek nass bulunmad zaman olur. Yahut da kyas, icma' veya rfe aykr dt iin braklr; icm, ve rf ile amel edilir. 6 cm': Bu, aslnda bir hccet olup her hangi bir asrdaki mctehidlerin bir hkm zerinde fikir birliine varmalardr. Bilginler, icm'm hccet olduunda birletikleri halde, sahblerden sonraki asrlarda mevcut olup olmadnda ihtilafa

dmlerdir. mam Ahmed b. Hanbel, sahblerden sonrald asrlarda icm'm mmkn olamyacam, nk fakhlerin bir hkm zerinde gr birliine varmalarnn imknsz! olduunu ileri srmtr. 7 rf: Bu; Kur'an, Snnet ve Sahblerin tatbikat gibi hakknda her hangi bir nass bulunmayan mesele zerinde mslmanlarn teaml demektir. Bu da bir hccet olup iki ksma ayrlr: 1 Sahih rf, 2 Fsid rf. Sahh rf, nassa aykiri dmeyen rftr. Fsid rf de, nassa aykr den rftr. Fsid rfn bir deeri yoktur. Sahh rf ise, nass bulunmayan yerlerde bir hccet tekil eder.[35]

Fkhnn Bariz Vasf

Ebu Hanfe, tecrbeli ve gnn ticar durumunu iyi deerlendiren bir tacirdi. Vakitlerini ticaret, fkh ve ibadet arasnda paylatrmt. Bu arada en ok zamann fkha ayrmt. O, hr fikirli ve bakalarnn hrriyetine kendi hrriyeti gibi sayg gsteren bir lim adamdr. Bu sebeple onun fkhnn bariz iki vasf vardr: 1 Ticar bir ruha sahip oluu, 2 ahs hrriyeti himaye edii. imdi bunlar tek tek ele alalm: I) Ebu Hanife'nin fkhnda ticar ruh ve dncenin tesiri kendisini aka gstermektedir. O, slm'n ticaretle ilgili akid esaslarn incelerken, ticar ilerde salam bir melekesi olan ticaret rf ve teamln iyi bilen, insanlarn ticar muamelelerini yakndan tanyan, Kitab ve Snnet gibi eriatn nass'lanyla insanlarn benimsedii teamller arasnda ahenk kuran bir tacir gibi davranmtr. Bu husus, Ebu Hanfe'nin metodunda iki ekilde meydana kar: a) Ebu Hanfe, rf, er' bir prensip olarak kabul etmi ve yerine gre bunu kyasa tercih etmitir.

Ticari rf, ticaretin esas prensibini tekil eden ve tacirler arasnda yaygn hale gelmi olan bir teamldr. b) O, istihsam kabul etmitir. stihsanm esas da, fkh kyasn tatbikinin kt bir neticeye, yahut maslahat veya ticar rfle atan bir muameleye sebebiyet verdiini kabul edip kyas brakarak, er' bir nassa bal olan maslahata veya insanlar arasndaki rf ve teamle gre hkm vermektir. stihsan konusunda fakihlerin en kuvvetlisi mam Ebu Hanfe idi. mam Muhammed'in anlattuna gre, Ebu Hanfe'nin talebeleri kendisiyle kyas zerinde tartrlard. Fakat o, istihsali yapyorum deyince, hi kimse ona yetiemezdi. Ebu Hanfe'nin selem, murabaha, tevliye, vadia[36] ve irket gibi ticar akitlerdeki grleri, teki fakihlerin grlerine nisbeten ok salam ve ok incedir. Bu trl akitlerin hkmlerini ilk defa aklayan odur. mam Ebu Hanfe, bu ticar akitlerde u drt hususu art koard :

1 Maln bedelini tam olarak bilmek ve bu konuda mnazaaya sebep olacak bilinmeyen hususlarn ortadan kalkmas. nk, eriatta akitlerin esas, mal ve bedelini tam olarak bilmektir. T ki burada bir aldatma veya aldanma bulunmasn ve her hangi bir husumet domasn. Akit zaman bu hususlarn bilinmesi; ileride kacak, insanlar arasndaki sevgiyi ortadan kaldracak ve onlarn aralarnda verilmesi gereken hkm zorlatracak birok husumetlerin nne gemi olur. 2 Faizden, hatt faiz ihtimali bulunan akitlerden son derecede saknmak. nk btn eitleriyle faiz, slm nazarnda en kt ve haram olan bir eydir. Peygarmber (S.A.V.) yle buyurmutur: Bir dirhemlik faiz yemek, otuz defa zina etmekten daha ktdr. Haramla beslenen bir vcut atete yanmaya lyktr.[37] iinde faiz bulunan her akit btldr. Faiz bulunma ihtimali olan akitler de btldr. nk, bu suretle zarara srkleyen yollar kapatlm, bakalarna ait mallarn haksz yere yenmesi nlenmi olmaktadr.

3 Nass bulunmayan ticar akitlerde rfe bavurmak. Bu gibi hallerde rfn kabul ettii hususlara riayet edilir, rfe tannmayan hususlar da terkedilir. 4 Ticar akitlerde asl olan emaneti korumaktr.[38] Esasen slm akitlerin, hatt amellerin hepsinde emanet asldr. Murabaha, tevliye ve benzeri akitlerde fkh esas emanettir. nk mteri, yemin veya herhangi bir beyyine (belge, tank) olmakszn ilk fiat bildirirken satcya emniyet etmektedir. O halde bu emanetin korunmas ve ktye kullanlmamas gerekir. te bu esaslar, mam Ebu Hanife'den intikal eden ticar akitlerle ilgili btn fer'i fkh meselelerinde deimez prensiplerdir. Bunlar, Ebu Hanfe'nin takva ve dini elimi, ticar bilgi ve tecrbeleri ve metoduna bal olan genel prensiplerle badamaktadr. II) Ebu Hanfe'nin fkhnn bariz vasflarndan ikincisi, ahs hrriyeti himaye ediidir, demitik. O, fkhnda kil (akll) ve red olduu mddete insann tasarruf iradesine son derecede sayg gsterir. kil bir insann ahsi tasarruflarna hi kimsenin karmasna msamaha gstermez. Dnin

emrini ihll etmedike, ne toplum ne de her hangi bir idareci, ahsn kendisine ait ilerine karamaz. ahis, din bir emri ihll ederse o zaman buna mdahale etmek gerekir. Bu, ahsn zel hayatnda istedii gibi yaamasna veya maln istedii ekilde kullanmasna mdahale olmayp, nizam korumak iin din bir vazifedir. Meden milletlerin eski ve yeni btn nizamlar, insanlar slh etmek iin iki ksma ayrlr: Toplumculuun hkim olduu ynelime bal nizam: Burada, ahsn btn tasarruflar toplumla yakndan ilgili veya devletin kontrol altndadr. Bunu, gnmzdeki baz nizamlarda olduu gibi, tarihe karm bir takm nizamlarda da grmekteyiz. b) ahsn iradesini gelitirerek, onu olgunlatrp iyilie yneltme ve sonra da ona tam olarak hrriyet verme cihetine giden nizam: Bu nizam ierisinde ahs; kendisini ktlkten koruyacak, fesad'dan uzaklatracak ahlk ve din balarla mukayyettir: man Ebu Hanfe, bu ikinci nizm ekline meyletmitir. Onun bu temayl, kile ve blia bir kadnn evlenme hususunda velyetinin kendi

elinde olduunu ileri srnde, ma'th (bunak), sefih ve borlunun hacredilmesini reddediinde aka grlmektedir. Vakfn lzumunu (yani vkfn vakfndan geri dnememesini) mlkiyet hrriyetine engel saymas ve mlk sahibinin mlknde, hayatta olduu mddete, istedii gibi tasarruf edebileceini ileri sr de bu temaylne baldr. Burada biz, bunlara ksaca dokunmak istiyoruz.[39]

kile bir kadn kendisini evlendirebilir: Fakihler, hr ve bali bir kadn istemedii biriyle evlenmeye hi kimsenin zorlama hakkna sahib olmadnda ittifak etmilerdir. Ancak mam afi'nin kile ve bliga olsa dahi, bakireyi velisinin evlenmeye icbar edebileceine cevaz verdii rivayet edilir. Fakat ..burada, afi'ye dier mamlar katlmazlar. kile ve blia bir kadn istemedii biriyle evlenmeye hi kimsenin zorlama hakk olmadnda ittifak eden fakihler, Ebu Hanife ile u noktada ihtilfa dmlerdir: Onlara gre byle bir kadn velsi zorla evlendiremez; fakat o, velsi

istemezse kendi kendisini de evlendiremez. Onun evlenme akdi yapma yetkisi yoktur. Velsi, onun evlenecei ahs semeye katlma hakkna sahip olduu gibi, evlenme akdini de bizzat velisi yapacaktr. te fakihlerin byk ounluu (Cumhuri Fukah') bu grtedir. Kiilik hrriyetini n plna alan mam Ebu Hanife ise, onlara muhalefet etmekte ve bu noktada kendi grn yalnz bana savunmaktadr. Talebesi Ebu Yusuf'un bu hususta ona katld rivayet edilir. Dier bir rivayete gre ise, onun da hocasn bu meselede yalnz brakp teki fakihlere katld, sylenir. Ebu Hanife'nin bu grnde tek bana israr edii, onun kiilik hrriyetine verdii byk deeri gsterir. Burada o, hr ve kil bir insan zerinde, onun bir maslahat bulunmadka, velayet sabit olmayacan kabul eder. Maslahat bulunmaynca velayete lzum yoktur. nk velayet, hrriyeti kayt altna almakta ve zedelemektedir. Hrriyetin kayt altna alnmas, ancak daha byk bir zarar nlemek iin caiz olur. Daha sonra Ebu Hanife yle syler: Byle bir kadnn mal zerinde kendisinin tam olarak velayet hakk vardr. O halde kendi kendisini

evlendirmede de velayeti tamamen kendisine aittir. Ebu Hanife'ye gre delikanl erkek ve kz arasnda evlenme hususunda eitlik vardr. Erkek delikanl nasl evlenme konusunda tam bir velayet hakkna sahipse, delikanl kz da bu konuda tam bir velayet hakkna sahiptir. Fakat, Ebu Hanife bu konuda, kadnn evlenecei erkei semede yanlabeceini de dnyor. Eer o, eini seerken yanhrsa, sonunda meydana gelecek haysiyet kinci netice btn ailesini rencide edecektir. Dier fakihler, ite bu noktay gznne almakta ve bu yzden, kadnn ancak velsinin rzasyla evlenebileceini sylemektedirler. Burada Ebu Hanife, sz konusu olan haysiyet krc durumun meydana gelmesini nasl nlyor? veya bunun nlenmesi iin nasl bir tedbir alyor? Ebu Hanife, kadna kendisini evlendirme hrriyetini tanrken ailesinin eref ve haysiyetini korumak iin de yle br tedbir alyor: Kadnn ailesine denk (kfv) bir kimse ile evlenmesi arttr. Byle bir kadn, kendisine ve ailesine denk olmayan birisiyle evlenmeyi tercih ederse ve velsi de buna muvafakat etmezse, Ebu Hanife'den rivayet edilen en sahih kavle gre, bu trl evlenme akdi fsid'tir.

mam Ebu Hanife ile dier fakihler arasndaki bu konuyla ilgili ihtilf yle zetlenebilir: Fakihlerin byk ounluu, kadn kt bir e seer ve ailesinin erefini aa drr korkusuyla ona kendi bana evlenme hrriyeti tanmamaktadrlar. Ebu Hanfe'ye gre ise, insan hrriyetinin kayt altna alnmas, bizzat byk bir za rardr. Meydana gelip gelmiyecei ihtimalden ibaret olan bir zarar nlemek iin, kiinin hrriyetini elinden almak gibi daha byk bir zarara sebep olunamaz. Ona hrriyeti tam olarak verilir, ancak o fiilen kt bir e seerse evlenme akdi fasid olur. Bylece Ebu Hanife hem kadnn hrriyetini, hem de aile veya velsinin erefini korumu olur.[40]

kl bir insan hacr edilemez: Ebu Hanife, sefihi de ma'thu da hacr etmez[41]. Ona gre kii bula ermekle akl saylr. sterse sefih olsun isterse olmasn. O, mstakil bir ahsiyete sahip insandr. Bir kimse sefihlik ederek maln israf etse veya ma'th olduu iin maln iletmesini bilmese de, onun hacr'i cihetine gidilemez. nk ona mdhale etmek kimsenin, hakk deildir. O, bakasna zarar vermedike istedii gibi hareket edebilir. Byleinin hacr edilerek maln istedii

gibi kullanmasndan alkonulmasnda bir maslahat da yoktur. nk hacr, onun erefini rencide etmek ve hatt insanln yoketmektir. nsann mal ve mlknde istedii gibi mstakil olarak tasarruf etmesi, gzel tasarruflarnn neticesinde iyilik grmesi, kt tasarruflarnn neticesinde de zarara uramas, onun srf insan olduu iin sahip bulunduu insanlk eref ve haysiyetinin iktizsdr. Hrriyetin savunucusu olan mam A'zam'a gre hacr, maln boa sarfedilmesinden daha byk bir zarardr. Zira hr bir insan iin hacr edilmek, mallarnn yok olmasndan daha ok elem ve ztrap vericidir. Bir kimse, sefih ve matuh insanlarn hacr edilmesinde toplumun maslahat da vardr diyemez. nk toplumun maslahat, mallarn retici ellere intikalindedir. Onlar, altramyan kimselerin zimmetinde tutmakta ve bakalarn onlara beki yapmakta bir maslahat yoktur. O halde toplumun maslahat, mallarn uyuuk ellerden kp alan ellere gemesindedir. Mal, beceriksiz ve onu tutamyan bir ele geerse o zaman, onu iletecek ve muhafaza edecek baka ellere brakmak gerekir. mam Ebu Hanife Ben, 25 yana ulam bir insan hacr etmekten haya, ederim, derdi. te bu, byk mamn insanla ve

ahs hrriyete gsterdii saygnn bir delili ve insan iin tand yksek erefin bir nianesidir. Msr mahkemelerindeki tecrbeler isbat etmitir ki; sefih ve matuhun hacr'i iin alan dvalarla mal sahibinin maslahat korunmak istenmemekte, ancak bununla kiiye ikence etmek, onun iyilik yapmasn engellemek istenmektedir. Bu dvalarn asl sebebi, baz miraslarn kendi menfaatlarn teminat altna almak endiesidir. Halbuki slm hukukularna gre hacr, miraslarn korunmas iin deildir. nk, mal sahibi yaad mddete onlarn ne mal zerinde, nede mal sahibi zerinde hi bir hak ve selhiyetleri yoktur.[42]

Borlu Hacr edilmez ve hi kimse malndaki tasarruf hakkndan alkonamaz: mam Ebu Hanife, nasl sefih ve matuhu hacr etmiyorsa ayn ekilde borlu (medn) kimseyi de hacr etmez ve malndaki tasarruf yetkisini kstlamaz. sterse borlar malnn tamamn am olsun. O, ancak borluyu borcunu demek zere takip, hapis ve beden olarak icbar etmek cihetine gider. Zira, borcunu demekten kanan kimse alacaklya zulmetmektedir. Peygamberimiz; mkn olduu

halde borcunu sallayan kimse cezay haketmektedir buyurmutur. Fakat, borlunun tasarruf iradesi, akit ve szleme hakk elinden alnamaz. slm hukukularnn byk ounluu, Ebu Hanife'nin ileri srd beden cezalar kabul etmekle beraber, borlunun mal zerindeki kavli tasarrufunu da velinden almaktadr. O, borcunu demedike mlknde tasarruf edemez. Borcu malnn tamamn amasa dahi, mal cebren satlarak borcu denir. mam Ebu Hanife ise, fkhnda, insann iradesini elinden alp onun malnda bakasnn kavl tasarrufunun geerli oluunu kabul etmemektedir. Ona gre mlkiyetle hrriyet birbirinden ayrlmaz. Mlkiyetin bulunduu yerde tasarruf hrriyeti de bulunur. Ve asla bunlar birbirinden ayrlmaz. mam A'zan, bylesine, daima hrriyetten yana olmutur. Ebu Hanife, insann mlkndeki tasarruf hrriyetini o derecede korur ki, mahkemenin dahi bu hrriyete mdhale etmesini ve onu kayt altna almasn kabul etmez. nsann kendi mlkndeki tasarrufu bakasna zarar verecek olursa, o zaman bu, uurlu din bir vicdana havale edilir. nk bu gibi eylere mahkemece yaplan mdhaleler daha

ok husmet ve ekimelere, din duygularn zayflamasna sebep olur. nsann din duygusu zayfladktan sonra bunu elde ettii maddi eyler telfi edemez. Beri yandan,' din salam bir duygu, hertrl tecavz ve ekimeyi tek bana nlemeye kfidir. Bir insan kendi maslahatnn, komusunun maslahatyla ortak oluunun uuruna sahip olursa, daima ona iyilik etmeyi dnr. Bunlarn arasna mahkeme yoluyla bir mdhale yaplrsa mterek maslahat duygusu zayflar. steyerek ve hrriyet ierisinde yardmlamann yerini dmanlk alr. Ebu Hanfe, insanlarn muamelelerinde dne bal msamahakr hrriyeti, msamaha ruhundan yoksun ve zorlayc kaz hkmlere daima tercih eder. Rivayet edildiine gre; bir kii, Ebu Hanife'ye gelip komusunun evinde kendisinin duvarna yakn bir yerde kuyu kazdndan ikyetlenmi ve bu, kuyunun devaml kullanlmas sebebiyle kendi duyarnn zarar greceini sylemitir, mam A'zam da ona; git komuna syle, demitir. ikyeti ahs da; ona syledim dinlemedi, demitir. Bunun zerine Ebu Hanfe ona; yleyse git, sen de evinin dahilinde onun kuyusunun karsna bir lm ukuru kaz, diye sylemitir. Adam da, Ebu Hanfe'nin dediini yapmtr.

Tabatiyle ukurun pis suyu komusunun kuyusuna szmaya balaynca o, bunun zerine kendi kuyusunu kapatmak zorunda kalmtr. te Ebu Hanife'nin bu tavsiyesi, komular arasnda yardmlama duygusunun gelimesini hedef tutmaktadr. Ebu Hanfe, insann mlkndeki tasarruf hrriyetini korumak maksadyladr ki vakfn lzumu'na (yani vakfn, vkfn hayatnda kesinlik ifade etmesine) cevaz vermemitir. mam A'zam'a gre vakfn lzumu, mal sahibinin kendi mlknde tasarruf hakkn engellemektedir. Ona gre tasarruf hakk olmayan bir mal sahibi dnlemez. Vakfn, vkfn mlkiyetinden km olduunu da Ebu Hanfe kabul etmez. nk vkfn mlkiyetinden kan vakf mal, sahipsiz kalmaktadr. te byle bir eyin mlkiyet vasf ortadan kalkmaktadr. Vakfn, Allah'n mlk olduunu sylemek de Ebu Hanfe'yi tatmin etmez. nk bu, kuru bir lftan ibarettir. Zira aslnda, her ey Allah'n mlkdr. Dilimizdeki mlkiyet mefhumu, bir maln Allah'a nisbet edilmesiyle deil, insana nisbet edilmesiyle aklanr. Ancak Ebu Hanfe, byle bir vakfn cami iin yapld takdirde kesinleebileceini dnr. Zira cami Allah'a ibadet iin ayrlm bir yer olup mlkiyeti

sadece Allah'a izafe edilir; baka birine izafe edilemez.[43] Hanefi Mezhebinin Nakil Ve Tedvini

mam Ebu Hanife, bal bana bir kitap'telif etmemitir. Ancak ona birtakm kk risaleler nisbet edilmektedir. elFikhu'IEkber, elIim ve'1Mteallim, 132 H. ylnda len talebesi Osman elBetti'ye yazd risale ile Kaderiyye grlerini reddetmek iin kaleme ald risale bunlar arasndadr. Bu risalelerin hepsi kelm ilmine, t ve nashata dairdir. mam A'zam, fkha dair bir eser yazmamtr. Onun fkh grlerini, ictihad ve fetvalarn nakleden ve bir araya toplayan talebeleridir. Ebu Hanfe'nin fkhm ve ilm almalarn unutulmaktan kurtaran kymetli talebeleri arasnda, bilhassa, iki isme Taslamaktayz. Bunlara, slmm fkh tarihinde, mam A'zam'la Uzun zaman arkadalk ettikleri, ondan ayrlmadklar ve hocalarnn kurmu olduu fkh ekoln yaattklar iin shibeyn (iki arkada veya iki talebe) ad verilmektedir.

te bunlardan birincisi Yakub b. brahim el Ensr (l. 182 H.) olup Ebu Yusuf diye bilinir ki, olu Yusuf ile knyelenmitir. mam Ebu Yusuf, mam Ebu Hanfe ldkten sonra 32 yl daha yaamtr. Ebu Yusuf'un yazm olduu ve Ebu Hanfe'nin gr ve rivayetlerini de iine alan nemli eserleri unlardr: 1 Kitab'ulsr: Bu eseri, Ebu Yusuf un olu Yusuf babasndan, o da Ebu Hanfe'den rivayet etmitir. Bu eserdeki senedler, Ebu Hanife'den sonra Uz. Peygamber'e, bir sahabye veya Ebu Ha nife'nin rivayetini benimsedii bir tabiye dayanr. Ayn zamanda bu serde o, Irak fakihlerinden bir ok tabiilerin fetvalarn toplamtr. Bu eser, Ebu Hanfe'nin istinbat metoduna bal olan bir fkh mecmuas duruumnda olup mam Ebu Hanfe'nin istinbat ve ictihad'daki mevkiini gstermektedir. 2 htilfu Eb Hanfe ve bni Ebi Leyl: Bu eserde Ebu Yusuf, 148 H. tarihinde len Kad bni Eb Leyl ile mam Ebu Hanfe arasndaki ihtilflar toplamtr. Burada, Ebu Hanfe'nin grlerinin bir mdafaas yaplmaktadr. Ebu Yusuf'un bu eserini rivayet eden Muhammed b. el Hasen eSeybni'dir.

3 erRedd Al Siyeri'lEvz: Bu deerli eserde, sava halinde mslm anlarla gayri mslimler arasndaki alka ve mnasebetler ve cihadla ilgili hususlarda Evzaf ile dierleri arasndaki ihtilflar yeralmaktadr. Burada Ebu Yusuf, Irakllarn grn desdeklemekte ve Evza'nin fikirlerini reddetmektedir. 4 Kitab'ulHarc: Ebu Yusuf, bu lmez eserinde islm devletinin maliyesi iin deimez ve salam bir nizam ortaya koymaktadr. Burada o, hocas Ebu Hanfe'ye muhalefet ettii meseleleri de ele alp hem kendi grn hem de hocasnn gr ve itihadn byk bir sammiyyet, ciddiyyet ve ilim adamndan beklenilen bir drstlkle anlatr. Burada ihtilafl olduklarn anlatmad hususlarda onun hocasyla fikir birliine sahip olduu dnlebilir.[44] mam A'zam'n mezheb ve grlerinin yaylmasn salayan ikinci talebesi, Muhammed b. elHasen eeybndir. O, 132 H. ylnda domu ve 189 H. ylnda lmtr. mam Muhammed, Ebu Hanfe'nin derslerine ksa bir mddet devam edebilmitir. Fakat, Ebu Hanfe ile balad tahsilini Ebu Yusuf'tan tamamlam olup rak fkhnn hafz saylr. Btn blmlerini iine

almak zere fkh tedvin eden ilk ilim adam odur. Kendisine bu fkh almalarnda ikinci hocas Ebu Yusuf yardmc olmutur. mam Muhammed'in fkh mecmualar oktur. Fakat, fkh'da gerekten ilk kaynak vazifesi gren eserleri u alt kitabdr: 1 elAsl (elMebst) 2 ezZiydt 3 elCmi'usSar 4 elCmi'ulKebir 5 esSiyer'usSagir 6 esSiyer'ulKebir mam Muhammed bu kitaplarnn bir ksmn hocas Ebu Yusuf'la mzakere etmi, bir ksmn da ona arzetnitir. Kebir diye vasflandrd kitaplar tek bana rivayet ettii, Sagr diye vasflandrd kitaplar da Ebu Yusuf'a arzettii sylenmektedir.

Bu alt kitaba, mam Muhammed'den aka rivayet edildii iin Zhiri Rivaye ad verilir. Bunlar Hanefi Mezhebinde kaynak vazifesini grr. zel bir tercih sebebi bulunmadka bu kitaplardaki grler terkedilmez. mam Muhammed'in ayn derecede iki kitab daha vardr: 1 Kitab'urRedd Ala Ehl'ilMedine 2 Kitab'ulsr Bunlardan ikincisi, Ebu Yusuf'un Kitab'ulsr ndan ok ey nakleder. mam Muhammed'in Kitab'urRedd l Ehl'ilMedine sini mam afi rivayet etmitir. mam Muhammed'e nisbet edilen baka eserler de vardr. Fakat bunlar gvenilir rvlerce nakil ve rivayet edilmesi bakmndan nceki kitaplarnn derecesinde deildir. Bu kitaplar unlardr: 1 elKeysniyyt 2 elHrniyyt 3 elCrcniyyt

4 erRakkyyt 5 Ziydet'UzZiydt Bu kitaplara Gayri Zhiri Rivaye denilir. nk bunlar, mam Muhammed'den aka rivayet edilmemitir.[45]

Hanefi Mezhebi'nn Gelimesi Ve Yayl

Hanef mezhebi istinbat ve tahric sayesinde son derecede gelimitir. Bu mezhebin gelierek yaylmasn salyan miller u noktada toplanabilir: 1 mam Ebu Hanife'nin talebeleri pek oktu. Bunlar, onun grlerini yaymak, fkhnn dayand esaslar aklamak hususunda ok gayret gstermilerdir. Pek az meselede hocalarna muhalefet etmilerse de umum olarak onun grlerine uymulardr. ster hocalarna uysunlar isterse muhalefet etsinler, onun dayand delilleri aklamay ihmal etmemilerdir. Ayn zamanda Ebu Hanfe'nin grlerine dayanarak birok fer'

meseleleri ele alp incelemiler ve bu meselelerin dayand kyaslar aklamlardr. 2 mam Ebu Hanife'nin talebelerinden sonra gelen ve bu mezhebe bal olan fakihler, hkmlerin illetlerini ortaya kovmaya ve bunlar gelecek asrlarda meydana kacak olan meselelere tatbik etmeye ok nem vermilerdir. Bunlar, mezhebin fer' meselelerde dayand hkmlerin illetlerini tesbit edip ortaya kardktan sonra birbirine benzeyen btn meseleleri genel kaideler altnda toplamlardr. Bylece, eitli fur' meselelerini iine alan klli kaide ve nazariyeler koyarak, mezhebi sistemletirmilerdir. 3 Hanef Mezhebi, eitli rfleri bulunan birok lkelere yaylmtr. Bu lkelerde yeni hkmler karmay gerektiren bir ok olaylar meydana gelmi ve bu srada Abbasi devletinin resm mezhebi olmak sfatyla Hanef Mezhebi, bu meseleleri halletmek mecburiyetinde kalmtr, te Hanef Mezhebi, Abbasi Devletinin resini mezhebi olarak beyz seneden fazla slm lkelerinde tatbik edilmitir. Harun erRed, Ebu Yusuf u Badad kads olarak tyin et; mistir. Ayn zamanda Ebu Yusuf, Bakad (Kd'lKudt) lk makamnda olup btn vilyetlerin kadlar

onun emriyle tyin ediliyordu. Ebu Yusuf, tabi olarak ancak Hanef Mezhebini benimseyen fakihleri kad tyin ediyordu. Bu suretle Hanef mezhebi byk bir yaylma imknna kavumutur. phesiz, eitli rfler istinbat iini gelitirmitir. Bilhassa Hanef mezhebine gre, hakknda nass bulunmayan meselelerde ve istinbatm kyasa dayand yerlerde rf, istinbat esaslarndan birini tekil eder.[46]

Hanef Mezhebi'nn Yayld lkeler

Hanefi mezhebi, Abbasi Devletinin hkim olduu btn lkelerde yaylmtr. Mezhebin otoritesi devletin otoritesiyle orantl idi. Devletin otoritesi zayflad zaman mezhebin otoritesi de zayflyordu. Ancak, baz lkelerde tamamen halka mal olurken, dier bir ksm lkelerde de sadece resm mezheb olarak kalyor ve ibadet hususunda halk zerinde hkimiyet kuramyordu. Irak, Mvernnehr ve fethedilen dou slm lkelerinde hem resm, hem de halka benimsenen mezheb, Hanefi mezhebi idi. Trkistan ve

Mvernnehr'de afi mezhebi ile Hanef mezhebi arasnda sert mcadeleler olmu ve her iki mezheb bilginleri birbiriyle iddetli tartmalara girmilerdir. Matem trenlerinde bile fkh tartmalar yaplr ve bu tartmalar taziye yerine geerdi. Bu trl srekli fkh mnazaralarn sonunda eitli deliller ve bu delillerden de ilim domu, mslmanlar arasnda her hangi bir dmanlk yaratlmamtr. Irak ve dou slm lkelerine bir gzatarsak grrz ki, Hanef mezhebi am'da hem halkn hem de hkmetin mezhebi olmutur. Msr'a doru gelirsek, Mlik ve afi mezhebinin Msr halk zerinde hkimiyyet kurma mcadelesi ettiini grrz. nk Msr'da bir yandan mam Mlik'in birok talebeleri bulunuyordu, te yandan da mam afii hayatnn son ksmn Msr'da geirerek lm ve oraya defnedilmiti. Dolaysyla, Msr'da her iki mezhebe mensup sekin ilim adamlar bulunuyordu. Daha sonra Hanefi mezhebi, resm bir mezheb olarak, Msr'a gelmi, fakat halk zerinde bir otorite salayamamtr. Msr' Fatm Devleti igal edince, Hanef mezhebinin buradaki resmi otoritesini kaldrm ve yerine i mam

mezhebini hkim klmtr. Fatmlerin yerine geen Eyybler, afi mezhebini desteklemiler, yalnz Nuruddin eehid (l. 569 H.)[47], Hanef mezhebini halk arasnda yaymaya alm ve bu mezheb iin medreseler yaptrmtr. Klemenler devrinde Msr'da her drt mezhebe gre kaz hkmler verilmitir. Kavalal Mehmet Ali Paa (l. 1849 M.) Msr'a hkim olunca tek bana Hanefi mezhebini resmi mezheb olarak iln etmitir. Hanef Mezhebi Msr'dan Batya (Maribe) geememitir. Ancak Esedb, elFurat b. Sinan (l. 213 H)[48] devrinde Marib'e geen Hanef mezhebinin mr, orada ok ksa olmutur. nk Alebiler Devletinin otoritesi ok gl idi ve bu hanedan mensuplar Mliki mezhebini tutuyorlard. te bu yzden Marib ve Endls'de tek bana Mliki mezhebi yaylma imknn [49]bulmutur.[50]

[1] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/205. [2] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/207 208. [3] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/208 209. [4] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/209 210. [5]Ebu Hanfe, oluna, hocas Hammad'n ismini vermitir. eviren. [6] bnulBezzazi, Menakbu Eb Hanfe, c. I, s. 111.

[7] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/210 211. [8] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/211 213. [9] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/213 214. [10] elMekk, Menakibu Eb Hanife, c. II, s. 91. [11] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/214 216. [12] Ad geen eser, s. 26. [13] elMekk, Menakbu Ebi Hanfe, c. I, s. 268. [14] bni Abdilberr, elntik', s. 130. [15] Tarihu Badad, c. XII, s. 352. [16] Ayn eser, s. 402.

[17] Bu eser, Manastrl smail Hakk tarafndan Mevhibu'rRahmn ad ile Trkeye evrilmi ve 1310 H. ylnda stanbul'da baslmtr. eviren. [18] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/220 225. [19] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/226. [20] Tarihu Badad, c. XIII, s. 358. [21] Ayn eser, c. XIII, s. 360. [22] elHayrtulHisn, s. 61. [23] elMekki, Menkibu Eb Hanfe, c. II, s. 106. [24] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/226 229. [25] bnu'lBezzz, Menkbu Eb Hanfe, c. I, s. 55.

[26] bnulEsir, el'Kmil, c. V. 122, 125 ve 130 yllarna ait olaylar ksm. [27] elMekk, Menkbu Eb Hanfe, c. I, s. 23, 24. [28] bnulBezzz, Menkbu Eb Hanfe, c. II, s. 22. [29] Ad geen eser, c. II, s. 17. [30] elMekk, Menkbu Eb Hanfe, c. I, s. 215. [31] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/229 237. [32] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/238. [33] Tarhu Badad c. XIII, s. 368. [34] elMekk, Menkbu Ebi Hanife, c. I, s. 82. [35] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/238 240.

[36] Selem, para pein mal veresiye olmak zere yaplan bir akittir. Mesel, tarladaki pamuun yetimeden nce paras denerek satn alnmas byledir. Yalnz, burada faiz gayesinin giidlmemi olmas arttr. Murabaha, maln yzde be veya yzde on krla; Tevliye, nialm ab fiatma; Vadia da, maln al fiatndan daha aa bir fiyatla satlmasdr. [37] elMebst, c. XII, s. 110. [38] Gveni sarsmamaktr. [39] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/241 243. [40] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/243 245. [41] Sefih, israf yani malm yerli yersiz sap savuran kimsedir. Mth, bu. nak yani akl ve uuru tam olarak yerinde deilse de, deli de olmayan kimsedir. Hacr; delilik, ocukluk vb. sebeplerden tr kiinin kavli ta sorruftan yani

akit, szleme gibi.tasarruf hakkndan mahrum edilmesidir. eviren. [42] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/245 246. [43] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/246 247. [44] KitabulHarac, sayn Dr. Ali zek tarafndan dilimize evrilmi ve neredilmitir. eviren. [45] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/248 250. [46] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/250 251. [47] Bu sultan, Musul Atabeyi mamddin'in, Suriye ve civarnda geni bir hkmdarlk kuran olu ve elMelik elAd unvanyla anlan Nuruddin Mahmud'dur. Bilhassa bu, Hanef mezhebini hlam olduu yerlerde yaym ve bir

ok medrese, hastane ve drulhads in etmitir. Salnaddin Eyyb ve amcas irkh onun kumandanlar olup, bunlar, Msr'a o gndermitir. eviren. [48] Bu zat, 142 H. ylnda Kayravan'da domu, nce mam Mlik'ten, sonra da Badad'a gelip Ebu Hanfe'nin talebelerinden ders okumutur. 181 H. ylnda Kasavan'a dnen ve bir mddet sonra mehur bir faldh olarak dikkati eken Esed b. el Furat, Kayravan Kadlna tyin edilmi ve Hanef mezhebini Tunus ve Cezayir'de yaymaya almtr. 213 H. ylnda Sicilya'ya kar sevk ve idare ettii asker herakt srasnda vebaya yakalanarak lmtr. eviren. [49] Osmanllar zamannda, mparatorlua dahil olan btn lkelerin resm mezhebi, Hanef mezhebi olup kaza hkm ve fetvalar tamamen bu mezhebe gre verilmitir. Irak, Horasan, Sicisfan, Trkistan, Mvernnehr, Kafkasya, Azerbaycan, Kran, Kazan, in, Afganistan, Hindistan, Pakistan, Suriye, Yemen, Habeistan, Anadolu, Balkanlar ve Trkler vastasyla fethedilip slmlatnlan lkelerdeki mslmanlann ekserisi Hanef Mezhebine baldr. Baz lkelerde Hanef

mezhebi iin Trklerin Mezhebi denmek bir gelenek olmutur. Dnyadaki btn mslmanlann yaklak olarak te ikisi Hanef roezheblndedir. eviren. [50] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/251 252.

MAM MLK ve MEZHEB. 1 mam Mlik(93 179 H.) 1 Soyu, Doumu Ve Genlii 2 lim Tahsl 3 lim Tahslndek Gayreti 4 Tahsil Ettii limler. 5

Hocalar 6 Medine'de Re'y Fkh 8 mam Mlikin Ders Vermeye Balay 10 Ders Verme Usl. 10 mam Mlikin ahsiyet Ve Karakteri 12 1 Hafza Ve Zeks 13 2 Sabr Ve Tahamml. 13 3 hls 14 mam Mlik Ve Kadlar: 15 4 Firaseti 15 5 Heybeti 16 mam Mlikin Yaay Ve Geim Kayna 17 Hkmdarlarla likis 19 Mihneti 20

Vefat 22 Grleri 23 man Meselesi 24 Kader Meselesi 24 Kebre Meselesi 24 Kur'nI Kermin Yaratlm Olup Olmamas Meselesi 25 Kyamet Gn Allah'n Grlp Grlmemesi Meselesi 25 Siyaset Ve Hilfet Meselesi 25 mam Mlikin Fkh Ve Hadsi 27 Kitab. 27 Snnet 29 Mednellerin Amel 30

Sahb'nin Fetvas 30 Kyas, stihsan Ve Maslh Mrsele. 31 Sedd'zZeryi' 32 Eserleri 32 ElMuvatta' Adl Eseri 33 Mliki Mezhebi'nin Gelimesi Ve Yayl 34 Mlik Mezhebinin Yayld Yerler. 35

MAM MLK ve MEZHEB[1] mam Mlik(93 179 H.)

Irak'ta Kfe Mescidinde Ebu Hanife'nin ders halkalar vard. Onun etrafn, metod ve istinbat

ettii fer' fkh meselelerini gelecek nesillere nakleden talebeleri sarmakta idi. Fkh grleri talebeleri tarafndan gelecek nesillere nakledilen en eski fakih, belki de odur. Buna muvazi olarak Medine'de de baka bir ders halkas vard. Bu halkay baka bir mam tekil ediyor, onun etrafn da fkh ve hadis rencileri saryordu. O, ders halkasn, Peygamber (S.A.) in Mescidinde tekil etmeyi ve ayn zamanda Emru'lM'minn mer b. elHattab'n, mslmanlann dvalarn halletmek ve devlet ilerini dzenlemek iin oturduu yerde oturmay tercih etmiti. Hicr II. yzyln II. yarsnda Peygamber'in Mescidine girenler burada yal, top sakall, kumral yzl, Uzun boylu ve heybetli bir stadla karlard. Etrafn evreleyenler, heybetinden dolay onun yzne dorudrst bakamazlard. te bu zat, Hicret Yurdu'nun mam' Mlik b. Enes idi. Allah ondan raz olsun![2]

Soyu, Doumu Ve Genlii

En salam rivayetlere gre mam Mlik, 93 H. ylnda Medine'de Yemen kabilesine mensup Arab

asll bir ana babadan domutur. Babas Yemenli Z Asbah kabilesine mensup olup ad Enes b. Mlik b. Eb mir elAsbahi'dir. Annesi de, yine Yemen'in Arab kabilelerinden elEzd kabilesine mensup olup ad liye Binti ureyk el Ezdiyye'dir. mam Mlik'in dedesi Mlik, Yemen'in bir valisinden grd zulm zerine Msdne'ye gelip yerlemi ve Kurey'e mensup olan Ben Teym b. Murra kabilesiyle hsm olmutur. Sonra bu kabile mensuplaryla dostluk (vel') akdetmi ve gerekince kendisine yardm etmelerini salamtr. Mlik ailesi, Medine'ye yerletikten sonra bu aileye mensup olanlarn ou kendisini ilim, hads, sahblerin haber ve fetvalarn rivayete vermitir. mam Mlik'in dedesi byk tabilerdendi. Ondan, olu, yani mam Mlik'in babas Enes ve Ebu Sheyl diye anlan Nfi' birok rivayetler yapmtr. Burada ad geen Ebu Sheyl, rivayete en ok nem veren biri olup bni ihp,b ez Zhri'nin hocalar arasndadr. Geri bni ihab yaa ondan pek farkl deildi. bni Hacer'in Fethu'1Br sinde aynen yle denilmektedir: Ebu Sheyl Nafi' b. Eb Enes b. Mlik b. Eb mir, smail b. Ca'fer'in hocasdr. O, Zhr'nin de hocalar arasnda olup Zhri'nin talebeleri de ona

yetimitir. Yani Ebu Sheyl, Zhr'den sonra vevat etmitir.[3] O halde mamamz, ilim ve hadis rivayetiyle megul olan bir ailede doup bymtr. Geri babas, rivayet bakmndan dedesi Mlik ile amcas Ebu Sheyl'in seviyesinde deildi. Buna gre onun genliinde ilim ve rivayete ynelii, baka bir sanata meyletmeyii, hatt kendisini tamamen ilme verii normal bireydir. mam Mlik'in Nadr isminde bir kardei vard ki o da hadis tahsil etmi, tbin'in bilginlerinden ayrlmam, onlardan ilim renmitir. mam Mlik, rivayete yneldii zaman kardeinin hretine binaen Ahu'nNadr (Nadr'm kardei) diye biliniyordu. Daha sonra kendi hreti kardeini bastrd ve tersine Nadr, AhMlik (Mlik'in kardei) diye anlmaya balad. Onu, hem aile muhiti, hem de umum evresi ilme ve ilim tahsiline yneltiyordu. nk yaad muhit, Uz. Peygamber'in hicret ettii, eriatn vatan, nurun kayna, ilk slm hkmlerin vaz'edildii, Uz. Ebu Bekr, mer ve Osman devirlerinde slm'n merkezi olan Peygamber ehri Medine idi. Uz. mer devri, Kur'an ve Peygamber'in Snnetinden istinbat edilen slm

hkmler zerinde ittifak hsl olan bir devirdir ki, bu hkmler, ayn zamanda slmiyet'in glgesinde gelien medeniyetler iin ok yararl olmutur. Medine, Emevler devrinde de eriatn merkezi ve limlerin mercii olmaya devam etmitir. Abdullah b. mer, Abdullah b. Zbeyr ile Abdulmelik b. Mervan'n istiare ettii bir sahb idi. Abdullah b. mer bunlara: Eer meveret yapmay istiyorsanz hicret ve snnetin yurdundan ayrlmaynz, diye yazmtr. mer b. Abdilaziz, dier lkelerdeki mslmanlara snnetleri retmek iin, Mednelilere de yanlarnda bulunan ve gemilerden kendilerine intikal eden eyleri sorup renmek iih yazlar yazmtr. te mam Mlik'in genliinde Medine bu durumda idi. Yni hicret yurdunun mam, bu Peygamber ehrinin ve kendisini ilme sevkeden aile muhitinin glgesinde yetimitir.[4]

lim Tahsl

mam Mlik, nce Kur'an Kerm'i hfzetmi ve ailesine, amcas ve aabeyi gibi, kendisinin de ilim meclislerine gidip okumasn teklif etmitir. Ailesi de onun bu isteini msbet karlam ve bu hususta kendisine en ok annesi ilgi gstermitir. Annesine, ilim tahsili iin gitmek istediini syledii zaman O, kendsne en gzel elbiseleri giydirmi, sarn sarm ve: imdi git, oku ve yaz... demitir. Annesi sadece Mlik'in kyafetine nem vermemi, aym zamanda onun tahsil edecei hocalar da semitir. O, oluna;'Raba1ya git, onun ilim ve edebini ren, derdi. Bu Rabia, Medine'de re'y ile mehur olan byk bir fakihtir. Annesinin bu tevikiyle mam Mlik, Rabiatu'r Re'y'in derslerine devam etmi ve gen yanda ondan re'y'e dayanan fkh renmitir. Hatt bir ada; Mlik'i, Rabia'nn ders halkasnda grdm, kulanda askkpe (enf vard), demitir[5]. Bundan sonra Mlik, daldan dala konan ve her istedii aacn, meyvesinden faydalanan bir ku gibi, btn limlerin meclislerine gidip gelmitir. Fakat onun yanndan hi ayrlmad, kendisine daima mridlik yapan bir hocas olmas gerekirdi ki O, bni Hrmz' byle bir stad olarak kabul etmi ve yanndan ayrlmamtr. Gen bir talebe

olan Mlik, hocasna kar byk bir hayranlk ve muhabbet duyar ve onun ilmini takdir ederdi. O, hocas hakkilicla yle der: bni Hrmz'n derslerine on sene devam ettim. Ondan yle ilimler rendim ki, bunlarn bir ksmn halkdan hi kimseye sylemiyorum. O, hava ehlini red bakmndan ve insanlarn ihtilf ettikleri eyler hususunda onlarn en bilgini idi. Mlik, hocasnn edebiyle edeplenmi, onun ilim ve hikmetini grenniatir. O, bu hususta der ki: bni Hrmz'n yle dediini ismini: Bir lim, talebesine l edr bilmiyorum demeyi miras olarak brakmaldr. T ki byle sylemek, onlarn ellerinde snacaklar bir vsta olsun. Onlara bilmedikleri bir ey sorulduu zaman l edri bilmiyorum diyebilsinler. Mlik'in talebelerinden bni Vehb; mam Mlik, kendisine sorulan eylerin ouna bilmiyorum diye cevap verirdi, demitir. te mam Mlik'in bylesine tesirinde kald bni Hrmz, Abdurrahman b. Hrmz olup elA'rac " topal lakabyla mehurdur. O, Hamlerin azatls idi. Muhaddis ve kraat ehli tabilerdendir. Ebu Hureyre, Ebu Said elHudr, Muaviye b. Eb Sfyan gibi sahblerden rivayet etmitir. Kendisinden de ezZhr ve Ebu'zZinad gibi

biroklar rivayet etmitir. bni Hrmz, 117 H. ylnda vefat etmitir.[6]

lim Tahslndek Gayreti

mam Mlik, ilim tahsili iin her trl gayreti gstermitir. andaki btn bilginlerden faydalanm ve ilim urunda hibir eyini esirgememitir. Bu uurda her trl meakkate katlanm ve btn varn younu harcamtr. Hatt tahsil uruna evini dahi satmtr. O, hocalarnn hiddetine katlanr, iddetli scak ve souklarda onlarn yanna gidip ilim renirdi. Kendisi yle der: Ben, le vakitlerinde Nfi'a gelirdim. Gneten korunmak iin hibir aa bulamazdm. Dar kaca zaman gzetlerdim. Dar knca onu bir an iin terkeder ve grmemi gibi davranrdm. Sonra nne geer, kendisine selm verir ve yine onu terkederdim. Nihayet o ieri girince ben de arkasndan girer ve kendisine; bni mer u meseleler hakknda nasl dnyordu ?diye sorardm. O da, bu sorularm cevaplandrrd. Fakat, daima hiddetli idi.[7]

Ad geen Nafi', Abdullah b. mer'in, azatls olup onun ilmini, Peygamber'den yapm olduu rivayetleri, sahblerin amelini ve zellikle Emru'lM'minn mer elFaruk'un tatbikatn nakletmitir. Yukardaki ifadeden, mam Mlik'in gnein scana nasl katlandn, hocasnn hiddetinden nasl korktuunu, ondan Abdullah b. mer'in ilmini reninceye kadar nasl sabr gsterdiini anlyabiliriz. Hocasna yk olmamak ve onu, sorularna cevap vermek hususunda bktrmamak iin nasl titizlik gsterdiini grmekteyiz. O, Uzun zaman hocasn bekliyor, onunla karlanca selm veriyor, sonra susuyor ve daha sonra soruyordu. mam Mlik, bni ihab ezZhrf den de ders almak hususunda ok gayret gsterirdi. O, Said b. elMseyyib gibi birok tabilerden de ilim tahsil etmitir, Sad b. elMseyyib ile grmek iin de, Nfi' ile grmek iin gsterdii gayreti gstermitir. bni ihab ile grmek iin de ayn ekilde davranrd. bni ihab ile grmek iin onun bo vakitlerini kollar ve sakin bir atmosfer ierisinde ondan istifade ederdi.

mam Mlik'den yle rivayet edilmitir: Bir bayram gnyd. Kendi kendime, bugn bni ihab bo olur dedim ve camiden kp onun kapsnda bekledim. O, cariyesine: Bak kapdaki kimdir? dedi. Criye kapya bakt ve senin akar klen Mlik'dir, dedi. O da: Onu ieri al, dedi. Ben ieri girince: Sanrm ki daha evine gitmemisin, dedi. Evet gitmedim, dedim. Yemek yedin mi? diye sordu. Hayr, dedim. Yemek ye, dedi. Yemee ihtiyacm yok, dedim. yle ise ne istiyorsun benden? dedi. Bana hadis anlamanz istiyorum, dedim. Yaz yazacak sahfelerini kar, dedi. Ben de kardm ve bana krk tane hadis rivayet etti. Biraz daha rivayet etmesini syledim. Bu kadar yeter. Bu hadisleri riavyet edersen sen de hafzalardan saylrsn, dedi.[8] mam Mlik, grld gibi ie rivayet ilmiyle balamtr ki bu, Peygamber (S.A.)'in hadislerinin ilmidir. Daha sonra sahblerin fetvalarn renmek ve tesbit etmekle uram ve fkh grlerini de bu temeller zerine kurmutur. Uz. Peygamber'in hadsi eriflerine ocukluundan beri sayg duyard. Hatt o, ayakta hads rivayet etmekten sakmrd. elMedrikte anlatldna gre kendisine; bize Amr. b. Dinar'dan anlat, diye sorulduunda yle demitir : Onu hads rivayet

ederken grdm. nsanlar ayakta onun sylediklerini yazyorlard. Ben Peygamber (S.A.)'in hadsini byle ayakta yazmay uygunsUz buldum. O, bir gn hocas Ebu'zZinad'a hadis rivayet ederken raslasm ve halkasma katlmamtr. Daha sonra onunla karlanca hocas; Bizim halkamza niin oturmadm? diye sormu, Mlik de u cevab vermitir: Yer dard, Peygamber (S.A.)'in hadsini ayakta dinlemek istemedim.[9]

Tahsil Ettii limler

mam Mlik, nce hads ve sahblerin fetvalarn rendi. Fakat, bununla yetinmeyip hads ve rivayet ilminin yannda slmla ilgili btn ilimleri tahsil etti. Onun anda akaid etrafnda tartmalar oalmt. Hricilerin kendilerine gre bir din ve akide anlaylar vard. Keysaniyye, mamiyye ve Zeydiyye gibi i frkalarn da kendilerine gre ayr ayr grleri vard. Mu'teziller de, akide ile ilgili nass'lar kendilerine has metodlarla aklyorlard.

Daha baka birok frkalar vard ki bunlarn bir ksm, kendilerine islm adn verdikleri halde, s lmiyetten bsbtn Uzaklamlard. Fikr bir nderlik yapmak isteyen herkesin, btn bu gr ve anlaylar bilmesi ve tesbit etmesi gerekiyordu, te mam Mlik, btn bunlar bni Hrmz'den renmiti. Nitekim bunu kendisi anlatr. Geri o, rendii eylerin tamamn talebelerine intikal ettirmemitir. yle anlalyor ki mam Mlik, ilmi iki ksma ayryordu : a) Btn insanlara anlatlan mevzlarla ilgili olan bilgiler: Bu ksma giren bilgiler, hi kimseye zarar vermez, her insan akl bunlar renip faydalanabilir. Bunlar, Peygamber (S.A.)'in hadisleri, sahberin fetvalar ve bunlarn halka aklanmas gibi hususlardr. b) Herkese anlatlmayan ve sekin kimselere mahsus olan bilgiler : Bu trl bilgilerin bir ksm kimselere faydasndan ok zarar dokunmaktadr. Bunlar, eitli frkalarn grleri ve bu grler arasnda sapk olanlarn reddedilmesiyle ilgili hususlardr. Bu ihtilafl meselelerle ilgili hususlar herkes anlayamaz veya bir ksm yanl anlar. Hatt bunlar reddetmek iin urarken bir ksm

insanlar, bu sapk grlere kendilerini kaptirabilirer... lmin nc bir ksm daha vardr ki, bu Uzun bir tahsilden sonra aklanabilir. O da, re'ye dayanan fkh olup eitli meseleler hakknda fetva verme melekesidir. mam Mlik, ancak vuku bulmu bir mesele zerinde fetva verirdi. Vuku bulma ihtimali olsa dahi, vuku bulmam olan meselelere cevap vermezdi. mam Mlik'in, biraz nce sylediimiz gibi hads'e bal olarak tahsil ettii ilim, sahblerin ve kendisinin yetiemedii tabilerin fetvalardr. Uz. mer'in fetvalarn, Abdullah b. mer'in fetvalarn, Zeyd b. Sabit, Abdurrahman b. Avf, Osman b. Affan ve Peygarmber (A.S.)'den rendikleri eyleri aklayarak fetvalar veren dier sahblerin fetvalarn renmitir. Elbette bu sahbler, vahyin geliine ahit olmu. Peygamber CS.A.)'i gzleri ile grm ve O'nun hidyet nurundan bizzat faydalanm kimselerdir. mam Mlik; Said b. elMuseyyib, elKasm b. Muhammeb, Sleyman b Yesr gibi sahberin fkhn yakndan bilen, anlayan ve tetkik eden byk tabilerin fetvalarna da ok nem vermitir.

mam Mlik, hadsi eriflerin yannda sahb ve tabilerin fkhn renmekle yetinmemi, ayn zamanda re'ye dayanan fkha da ynelmitir. Medine'de Yahya b. Said ve Rabatu'rRey diye bilinen Raba b. (Eb) Abdirrahman gibi re'y taraftar fakhlerden ders okumutur. yle anlalyor ki Medine'deki Eaba ve dier re'y taraftar fakhlerden intikal eden re'y. Irakl fakhlerin re'yine benzememek tedir. Irakl fakhlere gre re'y, kyasa dayanmaktadr. Onlara g re kyas da, hakknda nass bulunmayan bir meselenin hkmn aralarndaki ortak ve hkme esas tekil eden illet sebebiyle, hakkn da nass bulunan bir meseleye mukayese ederek aklamaktr. Rabe ve dier Medineli fakhlere gre re'yin esas, nass'larla eitli maslahatlar badatrmaya dayanmaktadr. Bu itibarla el Medrik'de aynen yle denilmektedir: mam Mlike: Siz, Raba'nn meclisinde kyas yapar ve bu konuda birbirinizden daha ok fikir beyan eder miydiniz?diye sorulduunda, O, Vallahi hayr, demitir.[10] Bundan anlalyor ki mam Mlik, kyas ve fer' meselelerin yer ald re'y ile fazla uramamtr. Hatta O, olmam meseleleri olmu gibi ele alp hkmlerini aklamaktan ibaret olan takdir

fkh'dan holanmazd. Bu trl fkh, Irak'da daha ok olup kyastan, meselelerin hkmne esas tekil eden illetlerin aratrlmasndan ve bu illetlerin bulunduu meseleleri ayn hkme balamaktan ileri geliyordu. te mam Mlik, ilim tahsiline koyulduu zaman en ok Peygamber (S.A.)'in hadsleriyle ilgili olan rivayet ilmiyle megul olmu ve bu1 ilmi gvenilir kaynaklardan tahsil etmitir. O, Peygamber ve sahblerden rivayet edenleri (rvleri) aratrr, bunlardan fakih olan gvenilir Csika) kimseleri tesbit ederdi. mam Mlik, rvleri tanmak, onlarn akl glerini ve fkh derecelerini kavramak hususunda gl bir firaset sahibi idi. Onun Allah kendisinden raz olsun yle dedii rivayet edilir: Bu ilim, din ilmidir. Bunu aldnz kimselere dikkat ediniz. Peygamber'in mescidinin direklerini iaret ederek u stunlarn yannda Peygamber (S.A) yle buyurdu... diyenlerden yetmi kiiye ulatm. Bunlarn hibirinden bir .ey almadm. Bunlardan, ancak kendisine Beytu'1Mal emanet edilebilecek kii emn bir kimse olabilir. Fakat, onlarn hibirisi buna ehil [11]deildi.[12]

Hocalar

Gvenilir rviler, Peygamberimizin yle buyurduunu sylemilerdir: nsanlar, ilim tahsilinde devenin karacierine benzerler. Onlar Medneli bir limden daha bilgin dier bir rivayete gre daha fakh bir limi bulamazlar. Mliki Mezhebinde olanlar bu hadsi erifin, mam Mlik hakknda vrid olduunu ileri srerler. Buradaki Medneli bir lim sz ile mam Mlik'in kasdedildiini sylerler. Biz ise, bu hadsi erifi daha geni mnda kabul ediyor ve bununla Medine'deki ilmin stnln, buradaki limlerin derinliini ve okluk bakmndan imtiyazl olduklarn aklamak, mam Mlik'i de iine alan fikr bir evreye sahip oluu itibariyle Medine'nin erefini gstermek istiyorUz. Emevler devri ile Abbaslerin ilk devirlerinde Medine'nin ilim bakmndan stnl tarih bir gerektir. Hulefi Ridn devrinde Medine, sahbilerin, zellikle onlardan ilk slm'a girmi olanlarn karargh idi. nk Uz. mer, ihlslarmn stnl, ilimlerinin derinlii sebebiyle onlar Medine'de alkoymutur. Peygamber (S.A)'in mbarek ilminin hmili olan bu shberin

savalarda lp gitmelerine gnl raz olmayan Hz. mer, onlar yannda alkoymu ve grlerinden faydalanmtr... te bu yzden onlarn ilmi, Hz. Osman ve Hz. Ali devrinde bzlar eitli slm lkelerine dalncaya kadar Medine'de kalmtr. Emevler devri gelince; limler, dier ehirlerdeki fitnelerin okluu ve vahyin merkezi olmas, Peygamber (S.A)'in mbarek cismini sinesinde bulundurmas hasebiyle Medine'ye snmlardr. Ayrca sahblerden hayatta kalanlarla, bunlardan lm olan bilginlerin ilim ve rivayetleri burada idi. Tabilerin de ou Medine'de oturuyordu. Irak, am ve dier memleketlerde bulunan tabiler, sayca Medine'dekilerden ok daha az idiler. Emevler devrinin sonuna doru limler eitli fitnelerden ve tahtlar sallantya den hkmdarlarn basklarndan kap Hicaz'a geliyorlard. Daha nce de grdmz gibi Irak fukahasmn ba olan mam Ebu Hanfe, cann kurtarmak iin Mekke'ye snm ve alt yl Beytullah'n mcaviri olarak kalmtr. mam Mlik, zek ve kavrayl bir gen olarak byle bir muhitte yetimi, iare't ettiimiz yz kadar byk bilginden ilim tahsil etmitir. O,

buradaki btn dnce metodlarn renmitir. Hatt mam Ca'feri Sdk'm meclislerini de karmazd. elMedrik'de kendisinden aynen yle nakledilmektedir: Ca'fer b. Muhammed'e gelirdim. O ok akac ve gle yzl idi. Yannda Uz. Peygamberin ad anlnca yz sararrd. Ona Uzun zaman devam ettim. Her grmde onu ancak eyden biri ile megul bulurdum: Ya namaz klar, ya oru tutar veya Kur'n okurdu. Abdestli olmadan Uz. Peygamber'den hadis rivayet etmezdi. Mnsz szleri hi azna almazd. O, Allah'dan korkan zhid ve bid limlerden idi. Yanma geldiim zaman yastn alr, mutlaka bana ikram ederdi...[13]. mam Mlik, onun ve dier hocalarnn faziletlerini burada Uzun Uzun.anlatr. mam Mlik, Medine'deki btn sahblerin rivayet ve fetvalar ile Uz. Peygamberin szlerini toplamak iin byk bir gayret gstermitir. O, Uzun zaman bni Hrmz'den ayrlmad halde Medine'nin teki bilginlerinden de ilgisini kesmemitir. Kendisi Medine'de ilim tahsil ettii bilginlerin silsilesini yle anlatr:

bni ihab ezZhr'nin yle dediini iittim: Biz bu ilmi Ravzai Mutahhafa'daki insanlardan aldk. Onlar: Said b. elMseyyib, Ebu Seleme, Urve, el Kasm, Salim, Hrice, Sleyman ve Nafi'dir... Sonra onlardan bni Hrmz, Ebu'zZinad, Raba, elEnsri ve bir ilim denizi olan bni ihab rivayet etmitir. Bunlarn hepsi yukarda ad geenlerden okumulardr.[14]. Bu gsteriyor ki mam Mlik, bni Hrmz, Ebu'z Zinad, Raba, Yahya b. Said elEnsr ve bni ihab ezZhr'den tahsil grmtr. Daha nce de sylediimiz gibi mam Mlik, Abdullah b. mer'in fetvalaryla onun, babas Uz. mer'den naklettii eyleri ve azatls Nfi'in rivayetlerini biliyordu. O, bu yolla Uz. mer, Zeyd b. Sabit, Abdullah b. mer ve benzeri sahblerin fkhna dayanmaktadr. mam Mlik'in yukarda adlarn and bilginler, sahabe ve tabiilerin fkhn rivayete nem vermekle beraber, onlarn rivayet veya re'y'e dayanan fkha kar gsterdikleri ilgi deiiktir. Mesel, Abdullah b. mer'in azatls Nfi', Ebu'z Zinad ve bni ihab ezZhr'nin fkh daha ok rivayete, buna mukabil Rabia ve Yahya b. Said

gibi fakihlerin fkh da daha ok re'y'e dayanmaktayd. bni Hrmz'e gelince, onun hakknda mam Mlik'in rivayetleri arasnda fazla bir ey bulamyorUz. Lkin bni Hrmz'n, mam Mlik zerinde kuvvetli bir etkisi olduu muhakkaktr. yle grnyor ki O, bni Hrmz'den slm kltr, akaid ve frkalara dair konularda ok faydalanmtr. Buna yukarda da dokunmutuk. Fakat ibni Hrmz, kendisinden rivayet edilmesini istemezdi. Bu yzden o, mam Mlik'i, rivayet senedinde kendisini anmaktan menetmi, Uz. Peygamber'den bir ey rivayet edilirken yanlm olmas korkusuyla kendi isminin hret bulmamasn istemitir. Bu aklamalara dayanarak, mam Mlik'in hocalarn iki ksma ayrabiliriz: 1 Fkh ve re'y stadlar, 2 Hads ve rivayet stadlan. mam Mlik bu stadlann hepsinden ders alm, fakat her rendii eyi olduu gibi kabul etmeyip tetkik ve tenkit szgecinden geirerek, bzsn kabul etmi, bzsn da reddetmitir. bni Hrmz' ok takdir, ettii halde, szlerini tetkik

szgecinden geirir ve kendisi ile mnakaa ederdi. Bu sebepten bni Hrmz, onunla ilm mbhaselere girer ve bu mbhaselerde ona arkada Abdlaziz b. Eb Seleme'yi de katard. bni Hrmz'e; Biz sana bir ey soruyorUz cevap vermiyorsun. Mlik ve Abdlaziz bir ey sorunca cevaplandryorsun', denildiinde O yle demitir: Vcuduma bir zaaf geldi, aklma da byle bir eyin arz olup olmadndan emin deilim, siz bana bir ey sorduunUz zaman cevaplandrsart aynen kabul edeceksiniz. Halbuki Mlik ile Abdlaziz verdiim cevab inceleyip doru ise kabul, deilse [15]terkediyorlar.[16]

Medine'de Re'y Fkh

Irak re'y fkhnn, Hicaz da bilhassa Medine hads fkhnn merkezi olarak tannmtr. Bu gr byk bir reva bulmu, hatt slm fkh tarihinde herkese kabul edilen bir dereceye ulamtr. Biz de, re'y taraftar fakhlerin Irak'da say bakmndan Hicazdakilerden daha ok olduunda phe

etmiyorUz. Fakat, Irak fkhnn tamamen re'ye, Hicaz fkhnn da tamamen hads'e dayandn syleyemeyiz. nk, hads Irak'ta, re'y de Medine'de kabul edilmekte idi. ann byk tabilerinden biri ve bni ihab ezZhri gibi bilginlerin hocas olan Said b. elMseyyib, fetva vermekten ekinmez ve Cesaretli Said lkab ile anlrd. Fetva hususunda cretle hareket eden bir kimse elbette" fetvas iin birok hallerde re'y'e bavurmak zorundadr. Bz tabiler de rivayetleri ok cidd bir ekilde inceliyor, herhangi bir hadsi Allah'n Kitab, Peygamber'in Snneti ve ittifakla kabul edilen slm esaslarla karlatrmadan kabul etmiyorlard. Raba, Mednelilerin amelini, hd olan ve mehur olmayan hadslere tercih ediyordu. Raba: Bin kiinin bin kiiden .yapt rivayet, tek kiinin tek kiiden yapt rivayetten daha stndr, derdi. te ilerde aklayacamz gibi, mam Mlik de bu metodu kabul etmitir. Medine'de fkh almalar ok ve bu arada istinbat byk bir yer igal etmekte idi. yleyse fkh almalarnn yapld bir yerde elbette re'y ye tahric de bulunacaktr. Gerekten Irakllarn re'y metodu, Mednelerin re'y metodundan ayrlyordu.Irakllara gre re'y metodu kyas idi. nk onlar, Abdullah b. Mes"ud, Ali b. Eb Talib

ve bunladdan nakillerde bulunan Alkame, brahim Naha ve dier tabilere uyuyorlard. Irakllarda hadis, Hicazllara nisbetle miktar ve stad bakmndan farkl idi. Her memlekette fikir nderlii yapan ve nderliini yapt fikri rivayetle besleyen limler bulunuyordu. Nihayet bu trl fkh almalarda yaplan nderlik etrafnda ayr ayr metod ve mezhebler teekkl etmeye balad. Bu konuda Veliyyullah Dehlev yle syler: Her bilgin kendi memleketinin ve hocalarnn mezhebini semitir. nk o, hocalarnn mezhebini semitir. nk o, hocalarnn szlerinin doruluunu daha iyi biliyor, onlarn kabul ettii esaslara daha ok riayet ediyor ve gnl onlarn stnlklerine daha ok meylediyordu. Mesel; Uz. mer, Osman, bni mer, bni Abbas ve Zeyd b. Sabit'in mezhebi ile bunlarn talebelerinden Said b. elMuseyyib bu Uz. mer'in verdii hkmlerle, Ebu Hureyre'nin rivayet ettii hadsleri en iyi bilen bir kimsedir, Urve, Salim, At b. Yesar, elKasm, ezZhri, Yahya b. Said ve Zeyd b. Elem gibi bilginler, Mednelilerin nazarnda uyulmaya tekilerden daha lyk idiler. nk Peygamber (S.A.)

Medine'nin faziletlerini, bu ehrin fakhlerin merkezi ve her devirde limlerin toplanma yeri olacan beyan etmitir. Bunun iindir ki mam Mlik, onlarn yolundan gitmitir. te yandan Kfelilere gre Abdullah b. Mes'ud ve talebelerinin mezhebi, ureyh ve a'b'nin hkmleri ile ibrahim'in fetvalar kabul edilmeye daha lykt.[17]. Re'y Irakllarda olduu gibi, Mednelilerce de kabul ediliyordu. Fakat, her iki memleket fakhleri arasnda elbette bir ayrlk vard. Bunun esasn her ekole bal olan tabiler arasndaki ihtilf tekil ediyordu. Tabiatyla rivayet ve re'y bakmndan da bu iki memleket fakhleri arasnda bir fark vard. phesiz rivayet, Medine'de daha oktu. nk oras, bir kere sahblerin en ok bulunduu yer"di. te yandan birok tabilerin de merkezi idi. Ayrca Mednelilerle Irakllar arasnda u bakmdan da ihtilf mevcuttu: Byk tabilerin szleri, mam Mlik ve kendinden nceki hocalar gibi Medine fakihlerince byk bir deer tayordu. Buna karlk, byk bile olsalar, tabilerin grlerine Irak fakhleri dorudan doruya balanmyorlard. Mesel, Ebu Hanfe, yle diyordu: brahim ve Hasan'a gelince onlar da insan, biz de insanz.

Mednelilere gre re'y hadslerden karlmakta, Uz. mer ve ondan sonrakilerin maslahata uyarak hareket etme metoduna dayanmaktadr. Bu trl re'y, bir nevi hads ve rivayetlere benzemekte olup mn bakmndan bu hads ve rivayetlerin dna kmamaktadr. Bu incelemeden u sonucu karabiliriz: Bz fkh tarihi yazanlarn zannettii gibi Medine'de re'y ok az deildir. Geri Irak'taki re'y'e nisbetle az olup metodu da Irakllarnkine uymamaktadr. mam Mlik, Medine'de hem re'ye, hem de rivayete nem vermitir. nk o hem fakh, hem de muhaddis idi. Veliyullah Dehlev bu konuda yle der: Mlik, Peygamber (S.A.)'in hadslerini fcesbit bakmndan Mednelilerin en yetkilisi, isnad bakmndan oniann en gvenilir olan idi. Uz. mer'in hkmlerini, Abdullah b. mer, Uz. ie ve bunlarn taleblerinin szlerini, ilerinde en iyi bilen odur. mam Mlik ve emsali fakhler sayesinde rivayet ve fetv ilmi ayakta kald. Ona bir mesele geldii zaman, bu meseleye ait hadisleri zikrederek fetva verir ve onu en gzel ekilde [18]cevaplandrld.[19]

mam Mlikin Ders Vermeye Balay

mam Mlik, ders ve hads rivayetine, Medine'nin ilmini tam olarak renip kendi nefsine gven hsl olduktan sonra balamtr. renimini bitirdikten sonra O, rendiklerini bakalarna retmek, Peygamber (S.A.)'in hadslerini gvenilir rvlerden ald gibi insanlara nakletmek, fetva vermek, tahrite bulunmak ve fetva soranlara yol gstermek vazifesini hissetmitir. Anlaldna gre derse ve fetva vermeye balamadan nce O, iyi ve erdemli kiilerle istiarede bulunmutur. Bu konuda kendisi yle der: Her isteyen hadis ve fetva vermek iin mescidde oturamaz. yi, erdemli (faziletli) ve mescidde itibar olan kiilerle istiare etmesi gerekir. Eer, onlar, kendisini buna ehil grrlerse oturup ders ve fetva verebilir. Ben, ilim sahiplerinden yetmi kii benim buna ehil olduuma ahitlik etmedike, mescidde oturup ders ve fetva vermedim. Ehliyetine dir yaplan bu salam ahadetten sonradr ki mam Mlik, ders ve fetva vermeye balamtr. Fakat, bu srada onun ka yanda

olduu tam olarak bilinmemektedir. Ancak, hayatyla ilgili rivayetlerin heyeti mecmuasndan bu srada onun olgunluk ana ulat ve bu aa gelmeden derse balamad anlalmaktadr. Rviler der ki: mam Mlik kendisinin ehliyetine dair 70 limin ahadetine ramen derse balamamtr. Ancak Rabia ile ihtilfa dtkten sonra ders vermeye karar vermitir. Bu ihtilf, Leys b. Sa'd'in mam Mlik'e yazd risalede anlatlmaktadr. Bu risalede aynen yle denilmektedir: Bildiim, hazr bulunduum, senin ve Mednelilerden Yahya b. Said, Ubeydullah b. Abdlah b. mer, Kesir b. Ferkad ve bu Kesir'den daha yal olan re'y sahibi Mednelilerin grlerini iittiim hususlarda Rabia ile aranzda ihtilf km; hatt o, seni meclisini terk etmek gibi holanmadn bir eye mecbur etmiti. Ben, Raba'y knadm bz eyler hakknda sen ve Abdlaziz b. Abdilah ile mzakere etmitim. Siz ikiniz, benim kabul etmediim eyde bana muvafakat ediyor ve benim holanmadm eyden siz de holanmyordunuz. Bununla beraber Allah'a hamd olsun, Raba ok hayr, salam bir akl, apak bir stnlk, slm gzel bir yaay, genel olarak btn arkadalarna ve zellikle bize kar sdk bir muhabbete sahiptir. Allah ona rahmet ve

mafiret etsin. Onu, amelinden daha gzeli ile mkfaatlandrsn. ayet Raba'nn 136 H. ylnda ld doru ise, bu tarihte mam Mlik 43 yanda idi. Buna gre mam Mlik'in Raba ile ihtilfa dt zaman olgunluk ama ulam olduu dnlebilir ki, mkul olan da budur.[20]

Ders Verme Usl

mam Mlik, ilk nce Peygamber (S.A.)'in mescidinde ders vermeye balam ve yukarda da iaret ettiimiz gibi,' mer b. Hattab'n oturduu yerde oturmay tercih etmitir. Ayn zamanda Medine'de Abdullah b. Mes'ud'un oturduu evde oturmay tercih etmitir. nk, hem ders verdii yerde, hem de ikamet ettii evde sahblerin eserleri kendisini evrelemekte idi. Nitekim O, dnce ve re'yi bakmndan da sahblerin yaad atmosfer ierisinde yaamakta idi. mam Mlik, mam Ebu Hanfe gibi hayat boyunca derslerine, mescidde devam etmemi ve

idrarn tutamama (selisi bevl = prostat) hastalna yakaland zaman derslerine evinde devam etmitir. Hastal iddetlenince insanlarn yanna kamaz olmu, fakat derslerini kesmemitir. bni Ferhun'un edDibac el Mzehheb'inde yle denilmektedir: elVakd der ki: Mlik mescide gelir, be vakit namazla cenaze namazlarnda hazr bulunurdu. Hastalar ziyaret eder, gerekli ilerini grr, sonra mescide gelip otururdu. Bu srada talebeleri etrafna toplanrd. Daha sonra mescide gelip oturmay terketmitir. Sadece namazn klar ve ders verdii yere dnerdi. Sonra cenazelerde hazr bulunmaktan da vazgemitir. Cenaze sahiblerine gelir, onlar teselli ederdi. Daha sonra O, bunlarn hepsini terketmitir. Camiye ne be vakit namaz iin ne de Cum'a iin gelemez olmutur. Bu srada hibir kimseyi taziye iin de gelemiyordu. nsanlar, lnceye dek ona bakmlardr. Bzan kendisine durumu sorulduu zaman yle derdi: Her insan zrn syleyemez. mam Mlik'in iki trl ders meclisi vard: 1 Hads dersleri,

2 Vult bulmu mes'elelerle ilgili dersleri, yni fetva ileri. O, derslerine evinde devam ettii zamanlarda da bu iki trl ders meclislerini yrtyordu. Bir talebesi,bu konuda yle anlatr: mam Mlik, derslerini evinde vermeye baladktan sonra, insanlar evine ders iin geldiinde cariyesi kar ve onlara: Hoca, sizin hads iin mi, yoksa meseleler iin mi geldiinizi soruyor, derdi. Onlar: Mes'eleler iin geldik derlerse, mam Mlik kar, onlarn fetvalarn verirdi. Hads iin geldik derlerse, oturunUz, der ve guslhanesine girip gusleder, gzel kokular srnr, yeni elbiseleriyle tay lasann giyer ve sarm sarard. Kendisine bir de krs hazrlanrd. Bundan sonra o, gzel bir kyafetle, ho kokular srnm olarak ve huu ierisinde derse gelenlerin yanma kard. d aac yaklr ve hadsi erif dersini bitirinceye kadar bu d aac buhurlanrd.[21] Ksaca mam Mlik, gnlerinin bir ksmn hadsi erife, bir ksmn da mes'ele ve fetvalara ayrmtr. Kendisine sorulan mes'eleleri inceler ve cevaplarn yazl olarak verirdi. Hem Medine valisine, hem de bakalarna kar ayn ekilde yazl olarak cevap verirdi.

mam Mlik, ister hads ister fetva ile ilgili olsun, derslerinde vakar ve ciddiyet sahibi olup lzumsUz lflardan tamamen Uzak kalrd. Bunlar, ilim tahsil edenler iin art koard. O, yle derdi: lim tahsil etmek isteyenlere vakarl, ciddiyetli, hayetli olmak ve gemilerin yolundan gitmek gerekir. lim sahiplerinin bilhassa ilm mzakereler srasnda nefislerini mizahtan Uzak tutmalar gerekir.. Yine O, yle derdi: Glmemek ve sadece tebessm etmek, limin uymas gereken dabdandr. mam Mlik, kendisini bu hususta ok sk bir ekilde kontrola tbi tutmutur. Hatta onun elli senelik hocalk hayatnda, ders verirken bir defa bile gld bilinmemektedir. Onun bu tutumu, yaradlmdaki katln neticesi deildir. Sadece din ilminin edebine balanndan ileri gelmitir. O, dini ilim meclislerinin dnda sade bir hayat yaar, serbest ve mtevaz davranrd. Bir talebesi onun hakknda yle der: mam Mlik, bizimle oturduu zaman sanki bizden biri gibi davranrd. Konumalarmza ok. sade bir ekilde katlrd. O, bizden daha mtevaz idi. Hadsi erif anlatmaya balaynca onun szleri bize heybet verirdi; sanki o bizi, bizde onu tanmyorduk.

Yl iinde mam Mlik'in derslerine Mednelilerden isteyen herkes gelirdi. Dersi ister evinde ister mescidde vermi olsun. Fakat derslerini tamamen evinde vermeye balaynca, hac mevsiminde dersini dinlemek isteyen haclarn hepsini evi almazd. Bu bakmdan o, nce Mednelileri kabul eder, bunlara hads rivayetiyle fetva verme iini bitirdikten sonra dierlerinin ieri girmesine izin verirdi. Kimi zaman da evinin n ok kalabalklamca, memleketlerine gre onlar sra ile ieri alrd. elMedarik'te yle denilmektedir: elHasen b. Rab' der ki: mam Mlik'in kapsnda idim, onun mndisi, nce Hicazllar ieri girsinler, diye ard ve yalnz Hicazhlar ieri girdiler. Sonra amllar girsin, diye ard. Daha sonra da Irakllar girsin, diye ard. Bu yzden, onun yanna en son giren ben oldum. Ebu Hanfe'nin olu Hammad da aramzda idi. mam Mlik, ancak vuku bulmu mes'eleler hakknda fetva verirdi. Vuku bulmam mes'eleye, vuku bulmas mmkn bile olsa, mam Ebu Hanfe'nin verdii gibi fetva vermezdi. Birisi ona vuku bulmam bir mes'ele sordu. mam Mlik de

ona: Olan sor, olmayan brak. dedi. Talebesi bnu'lKsm derki: mam Mlik, olmam bir mes'eleye hemen hemen hi cevap vermezdi. Talebeleri, renmek istedikleri bir mes'eleyi, bir adamn ona gelip bunu olmu bir mes'ele gibi sormas ve onu hocalarnn cevaplandrmas iin hileye bavururlard. mam Mlik, farazi mes'elelerden kanmak suretiyle, bilmeksizin ve bir ksm mes'eleleri farzederek, hadsi eriflere aykr bir ey yapmaktan kendisini korumutur. Ona gre fetva vermek, lim iin bir imtihandr. Bir lim, fetva vermeye, ancak, insanlar amel hayatlarnda irad etmek ve onlarn slmiyet dairesinden dar kmamalarn salamak iin teebbs eder. O, mes'eleler hakknda fetva verirken yanlmamak iin ok titizlik gsterirdi. Bilmedii eye cevap vermezdi. Hatt kesin olarak bilmedii bir mes'ele zerinde, Bilmiyorum l edr demek deti idi, bu sz onun hatdan korunmak iin snd bir kale idi. Rivayet edildiine gre bir ahs ona bir ey sormu ve kendisinin Marib (Kuzey Afrika)'den alt aylk bir yoldan geldiini sylemitir. mam Mlik bu ahsa: Seni, benim bilmediim bir mes'ele iin buraya kadar kim

gnderdi? demitir. O ahs; Bu mes'eleyi bilen kimdir? dediinde, mam Mlik; Allah kime bildirdiyse odur." demitir.[22] Yine Maribli birisi ona bir mes'ele sormu, o da: Bilmiyorum, byle bir mes'ele bizim memleketimizde vuku bulmamtr. Hocalarmzdan hibirisinden de bu konuda bir ey iitmedik. Fakat, yarn bize tekrar ura. demitir. Ertesi gn adam gelince mam Mlik ona; Sorduun mes'eleyi bilemiyorum. demitir. O ahs da; Ey Abdullah'n babas, beni sana gnderen kimse, yeryznde senden daha bilgin birinin bulunmadn syledi. demitir. Bunun zerine mam Mlik ekinmeden: Ben, iyi yapamyorum. diye cevap [23]vermitir.[24]

mam Mlikin ahsiyet Ve Karakteri

Bu ilim, o hak ve hakikat yolundan gidi, kiinin nce ahsiyet ve karakterinden sonra hocalarnn irad ve iinde yaad an kendisini besleyen fikir atmosferinden, daha sonra da ahs gayretlerinden doar. mam Mlik'in bu

sfatlarnn bir ksmn iaret ettik. Fakat kitabmzn hacmi ile mammzn ahsiyetine uygun bir ekilde biraz daha geni bilgi vermemiz gerekiyor. Burada durmak istediimiz konu, mam Mlik'in ahsiyet ve karakteridir. nk bunlar aacn kk durumunda olup, dierleri bu kkten beslenen dallar mesabesindedir. Topran ierisinde kk olmazsa, elbette aacn dallar geliip serpilme imknna eriemez.[25]

1 Hafza Ve Zeks

Allah, mam Mlik'e salam bir hafza, rendiklerini unumamak iin kuvvetli bir arzu vermitir. O, bni ibab ezZhr'den 31 hadsi erif dinlemi, yazmad bu hadslerin hepsini sonra hocasna anlatm ve bunlardan sadece bir tanesini unutmutur. mam Mlik'in anda hafza ve ezber iine son derecede nem ve itimat gsteriliyordu. lim, kitaplar vstasiyle deil, bilginlerin azndan reniliyordu. Peygamber (S.A.V)'in hadsi erifleri de kitap halinde yazlmamt. Hadsi erifler ancak kalblerde ve bilhassa stadlarn hafzalarnda bulunuyordu.

Dolaysyla hadsi erifleri renciler, ellerinde kitap halinde bulunduramyorlardi; sadece onlar stadlarm azlarndan iiterek reniyorlard. phesiz kuvvetli hafza, her ilm alanda ykselmenin esasn tekil eder. nk hafza, limin akln besler ve onun dncesine esasl bir ekilde yardmc olur. te mam Mlik, gl hafzas sayesinde ann ilk muhaddisi olmutur. mam afi, onun hakknda; Hads gelince mam Mlik, sanki k saan byk bir yldz olurdu, demitir. Hocas bni ihab da ona : lim Daarc derdi. mam Mlik, hfzettii hadsler zerinde byle kuvvetli olduu halde bir maslahat grmedike insanlara hadisi erif anlatmazd. Kendisine, bni Uyeyne, senden daha ok hads biliyor, denildiinde u cevab vermitir: O halde btn iittiim hadsleri anlataym m? O zaman ben bir ahmak olurum ve insanlar saptmak istiyor gibi bir duruma derim. Benden bz hadsler rivayet edilmitir. Ben, and olsun ki, bu hadslerden her biri iin bir krba yemek isterdim de o hadsleri rivayet etmek [26]istemezdim.[27]

2 Sabr Ve Tahamml

mam Mlik, bu gl akl ve salam hafzas ile birlikte byk bir sabr ve metanet sahibi idi. O, ilim tahsili yolunda karsna kan her engeli yenmitir: lim tahsil ederken karlat geim zorluuna ve hocalarn hiddetine aldrmam, yazn kavurucu scana, kn iddetli souuna katlanm, scak ve souk demeden hocadan hocaya komutur. O, talebelerini de ilim urunda sabra tevik ederdi. Ve; lim sahibi olanlar, bunu sabrla elde ettiler, derdi. Bir dersinde talebelerine yle demitir: lim renmek isteyen herkes, fakirlii yenmek ve ilmi her ale tercih etmek zorundadr. Bu sfat, mam Mlik'e gl bir irade ve sarslmaz bir azim vermitir. O, bu sayede hayatn her trl mkillerini yenmi, nefsi ve ehevi arzularna hkim olmutur. Onu hibir kuvvet ezememi ve kendisi de hibir otorite karsnda zaaf gstermemitir. te bu sayede mam Mlik, her ynyle ilim tahsilini baarmtr.[28]

3 hls

mam Mlik'in kalbini hikmet nuruyla aydnlatan sfat, hlasdr. O, ilim tahsil ederken ihls ile alm ve ilmi srf Allah rzas iin tahsil etmitir. Nefsini, her trl garaz ve kt arzulardan temizlemitir. Hakikati aratrrken de ihlstan ayrlmam ve hibir ekilde saa sola sapmadan hakkata ynelmitir. Ihls, fikre k tutar ve bu sayede fikir doru izgiden ayrlmaz. Hakikata ulatran en ksa yol doru olan yoldur. Nitekim iki nokta arasndaki en yakn yol da doru izgidir. Nefsi arzular kadar hibir ey fikri bulandrmaz. Zira nefs arzular, bulut gibi hakikatleri rter; akln onlar grmesine engel olur. hls, ona lim nurunun, ancak takva ile ciola olan gnlde bulamayacan kabul ettirmitir. O, yle der: lim bir nurdur, ancak takva ve huu sahibi gnlde yerleebilir. lim tansindeki fhlftst, kendisini z olan fetvalardan Uzaklatrmttr. O, apak dtellere dayanan fetvalar verirdi ve yle derdi: En hayrl ey, ak ve seik olan eydir. Eer iki ey arasnda pheye dersen bunlardan en salam olanm al.

mam Mlik, fetva hususunda teenni ile hareket eder" ve abucak cevap vermezdi. bni Abdilhakem bu konuda yle der: mam Mlik, kendisine bir mes'ele sorulduu zaman soran kimseye: Sen git, ben bu mes'eley inceleyim, derdi. Kendisi de gider bu mes'ele zerinde dururdu. Kendisine bu hususta, niin byle yapyorsun, diye sorduk. Alad ve : Ben bu mes'elelerden dolay ok etin bir gnle karlaacamdan korkuyorum, dedi. O, fetva hususunda kolay ve zor diye bir ey tanmazd. Ona gre her mes'ele, haram ve helli aklamaya dayand iin zor bir iti. Kendisine birisi bir ey sormu ve bu mes'ele kolaydr, demiti. Bunun zerine mam Mlik kzm ve yle demitir: Kolay mes'ele, yle mi? limde kolay birey yoktur. Sen Allah'n Dorusu biz, sana, tanmas ar br sz vahyedeceiz.[29] yetini iitmedin mi? lmin hepsi zordur; bilhassa kyamet gn mes'ul olunan ilim! O, ihls sayesinde apak bir nass bulamazsa, bir eye haram veya helldir, de.mezdi Fakat, herhangi bir re'ye gre istinbat gerekirse yine haram veya hell demezdi. Ancak, ho grmyorum veya iyi

buluyorum, derdi. ou zaman szne u yeti kermeyi ilve ederdi: Biz ancak zanda bulunuyorUz ve yakinen bilemiyorUz.[30] hls onu, Allah'n dininde mnakaa etmekten uzaklatrmtr. O, hi kimsenin Allah'n dninde mcadele etmesini istemezdi. nk mcadele bir nevi savatr. Allah'n .Uni ise mslmanlar arasnda sava alan olmaktan mnezzehtir. Mcadele, ou zaman mcadele edenlerin uursUzca kendi fikirlerine taassup gstermelerini dourur. Taassup ise, mutaassp insann grn bir tek yne mahkm eder; o da, bu yzden ancak tek tarafl dnr. mam Mlik'e gre mcadele alimlerin eref ve haysiyetine yakmaz. nk, dinleyiciler, onlara, birbirini yenmek iin sz yans yaparken dmekte olan iki horoz nazaryla bakarlar. Bu hakikati, Halife Harun erHeid'in yzne kar, mam Ebu Ysuf da sylemitir. Hnn erReid ona: Hadi mnazara ve mcadele et, dedii zaman Ebu Yusuf: lim, horoz ve vah hayvanlar gibi bouma vstas deildir, demitir. mam Mlik, mcadeleden nefret ettii iin insanlar da bundan ok nehyeder ve yle derdi: Mcadele, kalbi katlatrr ve kin tohumlarn

eker. Yine O; Dinde mnakaa ve mcadele, kulun kalbinden ilim nurunu gtrr, derdi. Kendisine, snneti bilen bir insann snneti savunmak iin mnakaa etmesi doru mudur? diye sorulduunda; Hayr, ancak snneti tebli eder, muhatab bunu kabul ederse ne a'l, etmezse susar, demitir. mam Mlik mcadelenin, mcadele edenleri dnin hakkatmdan Uzaklatracana kaani idi. O, bu konuda yle derdi: Bir mcadeleciden daha mcadeleci olan birinin her geliinde Cebrail'in getirdii (Kur'n) bizi terketmektedir. mam Mlik mcadeleyi menettii halde, dayand delili aklamak iin ihls sahibi bz bilginlerle tartmalarda bulunurdu. mam Mlik'i, dne kar olan ihls, Peygamber (S.A.)'den ok hads rivayet etmekten alkordu. Yukarda da iaret ettiimiz gibi o, ok fetva vermekten de sakmrd. Ancak, insanlar arasnda vuku bulan mes'eleler hakknda fetva verirdi.[31]

mam Mlik Ve Kadlar:

hls ve temiz kalblilii, mam Mlik'i kad ve kadlarn verdii hkmlerle ilgili mes'eleler hakknda fetva vermeye sevketmitir. Talebesi bni Vehb der ki: mam Mlik'e kadlarn ii sorulduunda onun, bu sultanlarn metaldir, dediini iittim! O, kadlarn hkmlerini tenkit etmezdi. te o, bu tutumu ile Ebu Hanfe'den ayrlmaktadr. Her ikisi de mesleinde ihls sahibi olduu halde, Ebu Hanfe'yi fkh ve dine kar olan ihls, Kad Abdurrahman b. Eb Leyl'nn verdii hkmleri derslerinde tenkit etmeye sevketmitir. Hatt bni Eb Leyl, mam Ebu Hanfe'yi vali ve hkmdarlara ikyet etmek zorunda kalm ve derin bir fkh bilgini olan Ebu Hanfe'nin bir mddet insanlara fetva verme hrriyetini kstlayan bir emir bile karlmtr. mam Mlik'i de ihls, alenen kadlarn verdii hkmleri tenkit etmemeye sevketmitir. nk bu hkmleri alenen talebe ve arkadalar arasnda tenkit etmesi, halkn kadlara kar isyanna sebep olacak, bu yzden de kadlarn heybet ve itibarlar sarslacak, dolaysyla mnazaa konusu olan mes'elelerin nne geilemiyecektir. te ihlsa dayanan ayr ayr ve birbirine zt iki tutum... hls birincisini ilim ve hakkata, ikincisini

de nizam ve insanlar arasndaki ihtilflar halletme cihetine sevketmitir. Eer biz, bu iki tutumdan birini tercih etmek zorunda kalrsak, elbette hicret yurdunun mam olan Mlik'in tutumunu tercih ederiz. Bilhassa onun kadlara devaml t verme, onlar daima apak hakkatlara ulatrmak iin irad metodu ok nemlidir. Bylece o, verilen hkmleri kmsemeksizin kadlara, doru yolu gsteriyordu.[32]

4 Firaseti

mam Mlik, mes'elelerin iyzne ve insanlarn ruhlarna nfUz etmesini salayan gl bir firasete sahipti. O, bu sayede insanlarn davranlar srasnda ruhlarnda gizledikleri eyleri ve szlerindeki erilikleri bilirdi. Firaset, yle bir sfattr ki ahsta kuvvetli bir duygu, akl ve ruh bir uyanklk, keskin bir basret, organlarla yaplan hareketleri sk bir ekilde tetkik ve salam bir akla dayanan zengin

tecrbeler sayesinde meydana gelir. te btn bunlar, hereyi bilen Allah, mam Mlik'e ltfetmitir. O da, bunlar grd eitim ile kuvvetlendirip gelitirmitir. mam afi, mam Mlik'in firaseti hakknda yle der: Medine'ye geldim, mam Mlik'le grtm, beni dinledi ve bir mddet iyice bana bakt; onun kuvvetli bir firaseti vard. Sonra bana: Adn ne? dedi, ben de; Muhammed'dir, dedim. Ey Muhammed, dedi, Allah'dan kork, gnahlardan sakn, nk senin ileride yksek bir ann olacaktr. ahslarn ruhlarna nfz eden ve onlarn ilerinin iyzn aa karan firaset, insanlar irad ve terbiye etmek iin ileri atlan kiileri ycelten sfatlardandr. nk bu kiiler, o sayede insanlarn hastalklarnn gizli taraflarn kavrar ve onlara if verici ilc ve hazmedebilecekleri yararl gdalar verirler. Bu suretle ruhun if, selmet ve kuvveti tamamlanm olur.[33]

5 Heybeti

Btn rivayetler, mam Mlik'in heybetli bir ahsiyet sahibi olduunda birleir. Hatt onun meclisine gelen bir ahs, orada bulunanlara selm verdii zaman hi kimse yksek sesle onun selmn alamaz ve herkes, gelen bu ahsa sessizce oturmasn iaret ederdi. Geten ahs, bu durumu tuhaf bulurdu. Fakat gz mam Mlik'e iliip onun keskin baklarnn etkisi altna girince, brleri gibi o da yerini alr ve sessizce otururdu. Sanki tekiler gibi onun da banda bir ku bulunurdu (yani, kprdamadan dururdu.) Medine valisi, nn heybetinden korkar ve sadece onun hUzurunda klrd. Halfelerin ocuklar da mam Mlik'ten korkarlard. Hatt rivayet edildiine gre, mam Mlik, Halfe Ebu Ca'fer el Mansur'un meclisinde bulunuyordu. Bu srada bir ocuk ieriye girip kyordu. elMansur, mam Mlik'e: Bu kimdir biliyor musun? dedi. O da: Hayr, diye cevap verdi. elMansur: Bu benim olumdur, senin heybetinden korkuyor, dedi. Hatt halfeler kendileri bile onun heybetinden korkuyorlard. Yine rivayet edildiine gre Halfe elMehd onu davet etmiti. Meclis ok kalabalk ve oturacak yer yoktu. Nihayet mam Mlik

gelince cemaat bir tarafa ekilip ona yer verdiler. O da Halfenin yanna kadar ilerledi. Halfe de oturduu yerden bir tarafa ekilip ayaklarn toplayarak mam Mlik'e yer at. te Medine fakhlernin ba olan mam Mlik byle heybetli idi. Onun nfUzu valilerden 'daha fazla idi. Kendisi bir sultan olmad halde onun meclisi, sultanlarn meclisinden, tesir bakmndan, daha kuvvetli idi. ada bir air onun hakknda yle der: Ona cevap verilmez, heybetinden soru sorulmazd. Hep eik olurdu soru soranlarn balar. O, vakarn edebi, takva sultannn erefidir. Boyun eilmi ona, saltanat sahibi olmad halde. Bu heybetin sun nedir? Bir ahs, her ne kadar akl ve bedeni sfatlara sahip olursa olsun bunlar, bizim ona heybet sfatn ispat etmemize yetmez, insanlardan yleleri vardr ki, btn bu sfatlara sahip olduklar halde heybet sfatndan yoksundurlar. Bunun iin diyebiliriz ki, bu

heybetin sebebi ruh bir kuvvettir. Allah, bz insanlara bakalar zerinde yle ruh bir tesir vermitir ki bu tesir,, onlar ruhlar zerine, hkim ilmitir. Onlarn szleri gnllerde yer eder. Onlar konuurken szleri, sanki ruhlara nakolunur. Allah mam Mlik'e te buvrh kuvveti ihsan etmitir. mam Mlik'in btn hayat onun bu ruh kuvvetini artrmakta, gelitirmekte ve ortaya karmakta idi. Akla uygun bir yaay, geni ufuk, ileri gr, derin ilim, nefse hkimiyet, keskin basiret, gzel ahlk ve az sz, mam Mlik'in sfatlar arasndadr. nk ok konumak, inam hataya drr ve hatya dmek de heybetin yansm gtrr. Bunlara ilveten mam Mlik, yardaklk, riyakarlk gibi huylardan tamamen Uzak olup takva sahibi ve doru szl idi, O, giyim ve kuamna ok nem verir ve ev eyasna da , dikkat ederdi. En gzel elbiseleri giyer, temizlie son derecede itin gsterirdi. Ona, Allah,. beden bir stnlk vermitir. Beden yaps da ok yakkl idi. Bir talebesi onu yle tantr: mam Mlik, Uzun boylu, iriyar, byk kafal, gayet ak sal ve ak sakall, iri gzl, yakkl, gzel" ve iri burunlu, geni ve Uzun sakal gsne kadar inmiti. O, byn stten ksaltr ve tamamen

kesmezdi. nk byn tra edilmesini sevmezdi. Bynn iki yana doru ularn Uzunca brakrd. Bir eye nem verdii zaman byn burar ve bu hususta Uz. mer'in byn kvrmasn delil olarak ileri srerdi.[34] mam Mlik'in beden yaps ve karakteri te byle idi. Ahlk ve yaay da heybetini artrm ve onu sultanlardan daha yksek bir heybet sahibi yapmtr... Endlsl bir ahs yanma gelip onu grnce yle demitir: Abdurrahman b. Muaviye[35]'den korktuum gibi hi kimseden korkmamtm. Fakat, mam Mlik'in yanma gelince ondan yle korktum ki, onun heybetine nisbetle Abdurrahman b. Muaviye'nin heybeti gzmde ok kld.[36]

mam Mlikin Yaay Ve Geim Kayna

Menkbe ve haltercemesi kitaplar, mam Mlik'in talebelik anda geimini nereden saladm ve ailesinin gelir kaynaklarn tam olarak ve aka bidirmemektedir. Fakat, bize gelen dank haberlerin toplamndan faydalanarak tatmin edici

olmasa bile, onun gelir kaynaklarn aklamak mmkndr. limler, mam Mlik'in babasnn ok imalts olduunu zikrederler. Fakat olu bu sanatta almam, amcalar ve kardei gibi o da kendisini hads rivayetine vermitir. Sylendiine gre kardei hem hadis tahsil ve rivayetiyle, hem de ipek ticaretiyle uramtr, mam Mlik de ona ticar ilerinde yardm etmekteydi. Bu, onun ilimle uramasna engel tekil etmez. Bilginlerin tercih ettii gr, mam Mlik'in de ticaretle megul olduu ynndedir. Talebesi bnu'lKsm; mam Mlik'in 400 dinar altn vard. Bununla ticaret ederdi. Maietini de buradan salard, der.[37] Bu haberler ne olursa olsun, gerek olan udur ki, mam Mlik tahsil anda madd bakmdan biraz sknt ekiyordu. Nihayet ilim sahibi olduktan sonra durumu, halife ve valilerce duyulup hreti artnca ona bir maiet genilii vermitir. O, yalnz halfelerin ihsanlarn kabul eder ve ondan aa mevkide olanlardan bir ey almazd. Kendisine, hkmdarlarn yapt mal yardm kabul etmek hususunda sorulan soruya yle cevap vermitir: Halfelerden hediye ve ihsan almakta bir mauzur

yoktur. Onlardan aa olanlardan almak iyi deildir. Bazlar, mam Mlik'in ok hediye kabul ettiini sylerler. Hatt rivayete gre Harun erRed ona bin dinar ihsanda bulunmutur mam Mlik'e; Ey Abdullah'n babas, Emru'lM'minnden bin dinar alyormusun? denildiinde yle cevap vermitir: Eer dil bir" hkmdar olup insafl ve mrvvet sahibi ise onun ihsann kabul etmekte beis grmyorum,' Bu ifade gsteriyor ki mam Mlik ancak insafl ve ikramda bulunduu kimselerin izzeti nefsini rencide etmeyen mrvvet ehlinden hediye kabul ederdi. O, ald bu hediye ve ihsanlarla muhtalarn ihtiyalarn giderir ve ilim tahsil etmek iin kendisine sman talebelerin nafakalarn temin ederdi, mam Mlik'in talebelerinden bir ksm ona snmlar ve onun glgesinde tahsillerine devam etmilerdir. mam afi bunlardan biri olup dokUz yl mam Mlik'in himayesinde okumutur. Daha nce bz sahbler, halfelerin hediyelerini kabul ederlerdi. Bzlar bu sahblere, halfelerin hediyeleri hakknda soru sorduklarnda onlar yle cevap vermilerdir: Yemesi bize, gnah da onlara aittir..

Gerekte limlerin Beytu'lMalda haklar vardr. nk onlar, kendilerini ilim ve insanlar ird hizmetine vakfetmektedirler. O halde bu ilim adamlaryla ailelerinin yetecek kadar rzklarm Beytu'1Maldan temin etmek gerekir. Bununla beraber mam Mlik, halfelerin hediyelerini kendisi ald halde bakalarn bundan men ederdi. nk kendisi bakalarnda bulunmayan bir niyete sahipti. Ayrca o, bu hediyeleri, slm ve mslmanlara yapm olduu bir hizmet karl olarak, kabul ediyordu. Bakalar ise hibir i karl olmakszn hediye alyorlard. Fakat o, bu mesele zerinde fazla bir ey sylemezdi. nk, mnakaay pek sevmezdi. Kendisine hediye hususunda soru soran birisine; Alma! diye cevap vermitir. O da; Sen alyorsun ya! deyince, mam Mlik yle cevap vermitir: Sen, benim, hem kendi gnahm, hem de senin gnahn yklenmemi mi istiyorsun?. mam Mlik'e Allah gzel ve refahl bir hayat nasip etmitir. Bu ni'metin eserleri onun giyiminde, mesken ve yaaynda daima gze arpard. O, Allah'n ni'met verdii kimsenin, bilhassa ilim sahibinin zerinde bu ni'metin eserlerini grmemek, benim hi houma gitmiyor, derdi.

mam Mlik, yiyecei eylere dikkat ederdi. Kaba saba eyleri yemezdi. Gdasz da kalmazd. Haddini amamak artyla gzel gdalarla beslenirdi. Her gn iki dirhem deerinde et yemeye nem verirdi. O ada etin ucUzluu gznne alnrsa, iki dirhem deerindeki et az deildir. O, yemek hususunda zevk sahibi idi. Her eit gzel yiyecekleri ok iyi seerdi. Bilhassa muz, ok houna giderdi ve mUz hakknda yle derdi: Cennet meyvelerine, hibir meyve muz kadar benzemez. K yaz demeden bulunca onu yiyiniz. Kur'an Kerm'de cennet meyveleri hakknda, Yemileri ve glgeleri daimdir.[38] buyurulur. man Mlik, giyimine de nem verirdi. Gzel ve beyaz elbiseleri tercih ederdi. elMedrik'te bu konuda yle denilmektedir: mam Mlik Aden, Horasan ve Msr ii pahal kumolardan elbiseler diktirirdi.[39] O, ayn zamanda elbiselerinin temiz olmasna ok dikkat ederdi. Mesken iine de nem verirdi. Evindeki demeler iyi cinsten olup her trl rahatlk imknlar mevcuttu. Evinin ierisinde sal sollu minder yastklar vard. Kurey, Ensr ve eraftan gelenler bunlarn zerine otururdu.

mam Mlik, her zaman gzel bir kyafetle dolard. Gzel kokular srnr ve kendisine lyk bir ekilde sslenirdi. elMedrik'te anlatldna gre O, hibir zaman pe)mrde elbise ile halkn huzuruna kmazd. Yine elMedrik'te yle denilmektedir: mam Mlik, sabahleyin erkenden elbise ve sarn giyinirdi. Ne ailesinden, ne de arkadalarndan hi kimse onu sarksz grmezdi. Yine hi kimse, onun halkn grecei yerlerde yiyip itiini grmemitir.[40] Birisi yle dnebilir: Eefah ierisindeki bu hayat, din adamlarnn dnyadan yz evirme ve zhd sahibi olma gibi halleriyle badamamaktadr. Yine bu hayat, din adamlarnn klk ve kyafetine deil, hak ve hakikate nem vermesi gerekir, dncesiyle de badamamaktadr. Bu hayat, daha ok sultan ve hkmdarlarn yaayna benzemekte, maddeyi deil mnay, cismi deil ruhu gaye edinen bilgin ve din adamlarnn yaayna uymamaktadr. lk grnte bunlar dorudur. Fakat, mam Mlik'in hayat ve iinde bulunduu artlar yakndan incelenirse anlalr ki o, bu yaayiyla ziyneti! bir hayat geirmeyi veya kibir ve gurur satmay gaye edinmemitir. Ancak o, bununla ruhi ykseklii, kk drc eylerden uzaklamay, fikir ve

irad hayatnda byle bir yaayn kendisine yardmc olmasn mid etmitir. nk, haddini amakszm gda maddelerinden tam olarak istifade etmeyen kiinin sb* normal olamaz; aksine o, ruh ve fikr sarsntlar geirir. ou zaman yanl dnme, kt beslenmeden ileri gelir. Ayn zamanda Allah, bize hell kld eyleri nefsimize haram klmamay emretmektedir. Ziynet de, kibirlilik vstas olmazsa, aslnda gzel bir eydir. Kur'an Kerm'de yle buyurulmutur: De ki, Allah'n kullar iin kard ziyneti, temiz ve ho nzklar kim haram klmtr?[41] Zhidlerin zahidi Uz. Muhammed (S.A.) gzel yemekleri tercih eder, agzllk ve boazna dknlk gstermezdi. Burada unlar da hesaba katmalyz: mam Mlik, byle mreffeh bir hayat srmekle beraber, eline geen eyleri veya kazan sahibi olduu gnlerdeki gelirlerini, yahut da halfelerin gnderdii ihsanlar tamamen ihtiyac olanlara datrd. Hatt oturduu ev kendisinin mlk olmayp kiralkt. Geri hayatnn ilk devresinde kendisine miras

olarak intikal eden bir evi vard. Sonra bunu satmtr.[42]

Hkmdarlarla likis

mam Mlik, Emev Devletinin parlak devrinde, bu devletin k gnlerinde ve Abbas Devletinin gl olduu ada yaamtr. Bu devletin her ikisi de hilfet ad ile hkmet ediyordu. Fakat aslnda, bunlarn hkmetleri babadan oula intikal eden birer saltanat idi. Hilfetle saltanat arasnda byk fark vardr. Hilfetin esas sra (meveret) dr, babadan oula kalan istibdat saltanatnda rann yeri yoktur. Fakat mam Mlik, ancak bu saltanata benzeyen hilfet devrine yetimitir. O, ortaya kan birok fitnelere ahit olmutur. Haric fitnelerini, Hiam b. Abdilmelik devrindeki fitneleri, bundan sonra meydana gelen olaylar ve nihayet iktidarn Abbaslere geiini grmtr. O, hayatnda u iki hususun kendisine bir gr kazandrdn mlhaza etmektedir:

1 Fitneler sebebiyle saysz zulm ve hakszlklar meydana gelmektedir. Zira fitne)ler anariyi umumiletirmektedir. Bir saatlik anari ierisinde, senelerce sren istibdat ierisinde ilenmeyen zulm ve hakszlk ilenmi olur. 2 Adaletli hkmdarlar ra ve seimle ibana gelmese bile maslahata uygun olabilir. Mesel; mer b. Abdilaziz byledir. Mstebit hkmdarlarn istibdatlar arasnda onun merhameti, sab yeli gibi dalgalanmaktadr. Bu halfe, zulmleri yok etmi, btn insanlara kendi ailesinin fertleri gibi adaletle hkmetmitir. Bunun iindir ki mam Mlik, onu dil idarenin numunesi sayard, mam Mlik'e ilk Abbas devrindeki isyan hareketlerinden sorularak halfeyle mi, isyanclarla m savamak gerekir? denildiinde u cevab vermitir: Eer isyanclar mer b. Abdilaziz gibi bir halfeye kar ayaklanmlarsa onlarla savamak gerekir. Aksi takdirde onlar Allah'a braknz. Allah nce bir zalimden baka bir zalim vastasyla intikam alr. Sonra da her ikisinden intikam alr. Bu yzden man Mlik, fiil olarak siyasetten uzak kalm, ne isyanclarla ne de hkmdarlarla birlik olmutur. Fitneye asla sebebiyet vermedii gibi

zalimi de desteklememitir. mam Mlik, hkmdarn istibdat ve azgnlk ettiini grrse bunu halkn durumuyla ilgili bulurdu. nk halk, dil olup haklarn bildii, vazifelerini yerine getirdii, hkmdarlarn kontrol ettii ve iyilii emredip ktl yasaklad halde, bana mstebit ve zalim bir hkmdar gemez. Onun bu gr umum ve stn bir grtr. Peygamber (S.A.) de; Nasl olursanz yle idare edilirsiniz. buyurmutur. Nitekim Kur'an'da da: Bir kavim, nefislerindekini deitirmedike phesiz k Allah da onun durumunu deitirmez.[43] buyurulmutur. mam Mlik bata olmak zere, fakihlerin ouna gre, zalim hkmdarlara kar fitne yaratacak ekilde ayaklanmak doru deildir. Fakat, byle bir hkmdar deitirmek iin almak gerekir. Fitne ve anari karmakszm zalim hkmdar deitirmek iin almayan mmet, toptan gnahkr olur. Fitnelerin grlt ve patrts ierisinde ise gerein sesi iitilmez, nefsi ve ehev arzulara uyulur, tedavi edilecek yerlere kl darbeleri indirilir. Bu durumda m'min iin klcn alp taa arpmak daha iyi olur.

Bu itibarla, zulmn hkim olduu devirlerde limler halk irad etmek, ona gerek dini retmek, onun vicdann gelitirmek, onu eref ve izzeti nefis sahibi yapmak cihetine gitmilerdir. Ayrca imkn dhilinde hkmdarlara doru yolu gstermek, hakkn sesi duyulmaz olunca da menf bir vaziyet almak ynn tercih etmiler? dir. Btn m'minler zalimlere kar menf bir vaziyet alrsa, onlar zulmlerine devam ve azgnlklarnda srar edemezler. Fakat ou zaman hatt her zaman zalimler, kendilerini her ynden destekleyen, zulmlerini adalet, fesatlklarn slah, halka yaptklar basky sayg ve i'zaz diye adlandran kimseleri bulmakta zorluk ekmezler.[44]

Mihneti

mam Mlik, fitnelerden uzak durmasna ve onlar desteklemekten kanmasna ramen Abbaslerin kinci Halifesi Ebu Ca'fer elMansur devrinde iddetli bir mihnete (ikenceye) uramtr. Btn tarihiler o byk limin byle bir mihnete uradn kabul ederler. Rvlerin ekserisine gre

onun bana gelen bu mihnet, 146 H. ylnda olmutur. Tarihiler bu mihnetin sebebi zerinde ihtilfa dmlerdir. Kimisine gre bu mihnetin sebebi udur: mam Mlik mt'a nikhnn haram olduuna dair fetva verirdi. Mut'a nikh, kiinin bir kadnla, belirli bir mddet iinde ona muayen bir cret vermek suretiyle birlikte yaamak zere, yapt muvakkat bir akittir. Eer kadn bu mddet ierisinde kocasna itaat etmezse, vazifesini yapmayan herhangi bir ii gibi kocas onun cretinden keser. mam Mlik, mt'a nikhnn haram olduuna dair fetva verince, her trl fetvadan menedildi. nk, elMansur'un dipdedesi olan Abdullah b. Abbas'm mut'a nikhn hell sayd rivayet ediliyordu, leri srlen bu sebep, bizce yerinde deildir. nk elMansur'un mut'a nikhn mubah saydna dair hibir ey bilinmemektedir. Ayrca rvlerin ouna gre Abdullah b. Abbas da bu husustaki grnden, amcas olu Uz. Ali'nin kendisini knamas zerine vazgemitir. Kimisine gre de mam Mlik'in mihnetinin sebebi, Uz. Osman' Uz. Ali'den stn tutuu ve alevlerin onun bu tutumunu halfeye gizlice bildirmeleridir. Bizce bu sebep de yerinde deildir. nk mam Mlik ikenceye urad zaman,

Medine'de Muhammed en Nefs'zZekiyye'nin, Badat'ta da kardei brahim'in 145 H. ylndaki ayaklanmalar zerine kan olaylar yznden alevler, elMansur'a kar dargn ve kzgn idiler. Bizim mkul olarak kabul ettiimiz sebep udur: mam Mlik, krah karsnda kalan kimsenin yemini muteber deildir. hadsi erifini sk sk tekrarlyordu. Alevler ve Muhammed enNefsz Zekiyye ile ayaklananlar, elMansur'a yaplan bat'n ikrah ile olduunu sylyorlar ve bu hadsi erifi bat' iptal etmek iin delil olarak kullanyorlard. Medne Valisi, elMansur adna mam Mlik'i bu hadsi rivayet etmekten menetmi, sonra da hile yaparak biri vstasiyle bu hadisi ona sordurmu, mam Mlik de, herkesin ierisinde mezkr hadsi tekrar etmitir. Hicret yurdunun mam Mlik iin byle hle dnenler, bu suretle onun elMansur ve devletinin aleyhinde olduunu yayma imkn bulmulardr. mam Mlik'in bu hadsi rivayet edii, iki ekilde yorumlanmtr: 1 Siyasiler ve her zaman siyaslerin etrafn eviren mnafklarn gz ile: Onlar, mam Mlik'in bu hadsi aleyhlerine bir propaganda olarak rivayet ettiini, isyanclarn ayakland bir

srada onu kasten sk sk tekrar ettiini zannetmilerdir. 2 mam Mlik'in gzyle : O, kendisine isorulduu iin bu hadsi rivayet etmektedir. nk, onu rivayet "etmekle Peygamberin szn herkese duyurmakta, bylece ilmi aklamakta ve onu gizlemekten kanmaktadr. mam Mlik, bu konuda hibir eye aldrmazd. nk herhangi bir hadisi rivayet etmekten kanrsa, Peygamber (S.A.)'in szn gizledii iin kendisini gnahkr sayard ki, bu takdirde Allah ona lanet ederdi. Zira Allah, ilmi gizleyeni lnetlemitir. mam Mlik'e krba vurmakla ikence yaplyordu. Hatt bir kolu da ekilmek suretiyle omUzundan karlmtr. Mednelilerle kendisine ilim tahsili iin gelmi olan talebelerinin ruhunda bu ikenceler, ok kt bir tesir brakmtr. Onlar gryorlard ki hicret yurdunun byk fakih ve mam, sebepsiz yere bu ikencelere uruyordu. Halbuki o, hibir fitneyi tahcik etmemi, haksz bir ey sylememi ve fetvasnda haddini amamtr. Mlik, onlarn aldklar bu mnevi yaralar ikenceden sonra da hak bildii yolda yrmekle tedavi etmitir. Yani o, yaras if bulur bulmaz yine ders vermeye balamtr. Yine o, hi kimseyi

fitne karmak iin kkrmam ve fesat kmasna sebep olmamtr. Bu suretle Mednelilerle mam Mlik'in talebeleri, idarecilere kin beslemiler ve onlara buuz etmilerdir. Gnlleri de o zlimlere kar esef ve elemle dolmutur. Bir mddet sonra idareciler, yaptklarnn ac ve strabn duymular veya en azndan atklar yaralar tedavi etmek istemilerdir. Bilhassa kurnaz bir halife olan elMansur, frsat bulunca suunu rtmeye almtr. Grnte mam Mlik'e krba vurduran o deildir. Krba vurulmas iin emrettii veya rza gsterdii de tesbit edilmi deildir. Bu itibarla, hac maksadyla Hicaz'a gelince, mam Mlik'e haber gnderip zr beyan etmek iin onu yanma armtr. mam Mlik'in ilmi, heybeti ve dier meziyetlerindeki azameti, gibi, nsamahasmdaki azametini de grmek iin bu durumu kendi azndan dinleyelim: Ebu Ca'fer elMansur'un yanma girdim. Beni o, hac mevsiminde yanma armt. Bana yle dedi: Kendisinden baka hibir Tanr bulunmayan Allah'a and olsun ki olup bitenleri ben emretmedim, bilmiyorum da. Sen aralarnda bulunduka Harameyn ehli (Mekke ve

Medneliler) hayr iindedirler. Ben onlarn azaptan korunmalar iin seni eman olarak gryorum. Allah byk bir felketi senin sayende onlardan Uzaklatrmtr. nk onlar, insanlarn fitneye en sratli olanlardr. Sana yaplan ikenceden sonra, vallahi valinin derhal yerinden alnmasn ve zindana atlp cezalandrlmasn emrettim. Mutlaka ben, onu, sana yaptndan kat kat fazla cezaya arptracam. Bunun zerine ben de yle dedim: Allah Emr'ulM'minni affeylesin ve iini rasgetirsin. Reslullh'n akrabas olduu iin ben onu baladm. Halife de: Allah seni de affeylesin ve rzasna erdirsin, dedi. te bylece mam Mlik, mihnetten, erefli bir ekilde kurtulmutur. Bu mihnet, onun halfe ve halk nazanndaki ftibarn daha da ykseltmitir. Halfe, ona, bu ekilde tarziyede bulunmakla beraber, mam Mlik'ten hem nefsiyle ilgili, hem de halkn yararna olan hususlar kendisine yazmasn istemi ve bylece halka kar reva grlen herhangi bir zulm ortadan kaldracan bildirmitir. Ayrca halfe, mam Mlik'e byk bir vazife havale etmitir. O da, Peygamber (S.A.)'in hadislerini, sahblerin hkm, fetva ve eserlerini,

halka kanun olarak tatbik etmek zere, toplamas iidir. Halk nazarnda ise mam Mlik'in mevkii eskisinden daha fazla ykselmitir. Hatt ona vurulan krbalar, Allah katnda eref ve i'tibarnm yksekliinin ehdeti olmutur. Bylece mam Mlik, daima ykselmi ve asla alalmamtr.[45]

Vefat

O byk mam eref, vakar ve heybetle yaamtr. Peygamber (S.A.)in mescidine gelen herkes, mam Mlik'in hUzuruna varr, onu dinler, ondan Peygamber'in hadslerini nakleder ve karlat olaylar hakknda fetva sorard. mam Mlik'in otoritesi ders hududunu gemi, hatt o, vatandalar arasnda adaletin bekisi olmutur... Halfe elMansur, urad ikenceden sonra ona yle demitir: Medine, Mekke veya Hicaz'daki herhangi bir validen ahsn veya bakalar hakknda pheye dersen, yahut vatandalara bir ktlk yapldm sezersen bana yaz, ben onlara mstahak olduklar cezay veririm. Bu sebepten

mam Mlik, valilere t verir, haksz yere biri iin tavassutta bulunmakszn ve ilerine mdahale etmeksizin, onlara doru yolu gsterirdi. mam Mlik'in tleri valilere mnhasr kalmaz, hatt halifelere kadar varr. Onun, bunlara vermi olduu gzel ve deerli nashatlarn tarihler yazmaktadr. Bu byk insan, hayatnn birok ksmn hastalkla geirmitir. Fakat, onun hastaln kimse bilmezdi; ancak, bu hususta bz kimseler eitli zanlarda bulunurdu. Fakat o, hastaln sylemezdi, mam Mlik, nce mescidde ders verirdi. Sonra hastalnn iddetlenmesi yznden dersini evinde vermeye balad. O, sadece Cum'a ve Bayram namazlarn klmak iin dar kar, hastalan ziyaret eder ve cenazelerde hazr bulunurdu. Sonra hastalk ve mazereti artt iin evine ekildi, cemaata kamaz oldu. Daha sonra cenaze namazlarna da gelemez oldu. Sadece taziye ile yetiniyordu. Bir mddet sonra da btn bunlardan mahrum kald. O,'hastaln hl sylemiyordu. Kendisine hastal sorulduunda; Her insan zrn sylemez. derdi. lm deine dnceye kadar hastaln sylemedi ve ancak lecei anlarda onu aklarken yle dedi:

Eer hayatmn son gnleri olmasayd, size bildirmeyecektim. Benim hastalm idrarm tutamamamdr. Peygamber'in mescidine tam abdestli olmakszn gelmek istemedim. Rabbim'e ikyet olmasn, diye de hastalm kimseye sylemedim. te O byk ve fazilet sahibi mam, klk ve kyafeti gzel olduu halde, hastalkl bir hayat yayordu. Fakat inleyip szlamadan ve halka durumnu bildirmeden en iyi ekilde sabrediyordu. Allah, hem ondan raz olsun, hem de onu raz [46]klsn.[47]

Grleri

mam Mlik byk bir hads bilgini olduu gibi, ayn zamanda byk bir fakh idi. Yani O, hem hads hem de fkhda mamlk mertebesine ulamt. Fakat O, fikr tartmalarla alkalanan bir ada yayordu. Bu ada hem siyaset hakknda, hem de akide konusunda birok sapk fikirler mevcuttu. Mesel, bzlar, insan, fiillerini cebren yapmakta ve hi bir ihtiyar tirade) sahibi

deildir, diyorlard. Bir ksmlar da, byk gnah ileyenlerin kfir olduunu sylyordu. Bu arada kimisi de daha ileri gidiyor ve; nasl kfrle tat fayda vermiyorsa, man bulunduktan sonra msiyet de zarar vermez, diyordu. Ayrca eitli frkalardan siyas konularla uraan bir gurup: hilfet, Hz. Ali ve onun Ftma'dan doan oullarna mahsustur, diyordu. Baka bir grup da; mamet (hilfet) in Hz. Hseyin evltlarna mnhasr olduunu sylyordu. nc bir gurup ise, hilfetin ne herhangi bir Arap kabilesine, ne herhangi bir Arap soyuna, ne de herhangi bir hanedana mahsus olduunu ileri sryordu... phesiz bu durumda hicret yurdunun mam Mlik, halk irad ederek onlar bu kemeke ve sapk dncelerden kurtaracak ve onlara Allah'n dosdoru yolunu gsterecekti. Bu yol hakknda Allah Kur'an Kerm'inde, phesiz ki bu benim dosdoru yolumdr. O halde ona uyun, baka yollara tbi olup gitmeyin. Sonra bu sizi O'nun yolundan ayrr.[48] buyurmaktadr. mam Mlik bu meselelerde de fkh ve hadsde uygulad metoddan hareket etmitir. O, snnete ve selefi slihin yoluna uymann zarur olduuna inanr ve daima airin u beytini terennm ederdi:

lerin en hayrls snnet olandr, En kts de uydurma ve bid'at olandr. mam Mlik, mer b. Abdilaziz'in u szlerinden ok holanrd: Peygamber (S.A.) ve O'ndan sonra ibana gelen ul'1emr, bir ksm snnetler koymulardr. Bu snnetlere balanmak, Allah'n kitabna uymak, Allah'a taat tamamlamak ve O'nun dninde kuvvetli olmaktr. Hi kimse bu snnetleri deitiremez. Bunlara aykr olan eyleri .yapamaz. Bu snnetlere sarlanlar hidyete erer, bunlardan yardm isteyen kazanr, kim bunlar terkederse Allah'n u yetine muhatap olur: Kim m'minlerin yolundan bakasna oyup giderse onu dnd yolda brakrz, onu cehenneme koyarz. Oras ne kt bir yerdir.[49]. tte mam Mlik, bylece hem akde, hem de fkh zerine yapt almalarda snnetten ayrlmamtr. O, insanlarn akideyi, Allah'n Kitab ve O'nun Elisi'nin Snnetinden almalarn, eriatn ne uslnde, ne de frunda akla aykr bir ey bulunmamakla beraber, akideyi, mcerret akim hkmlerinden karmamalarn sylerdi.[50]

man Meselesi

mam Mlik, mann sz, inan.ve amel olduunu syler ve bu grn Kur'an ve Hadslerin nass'larmdan karrd. O, inancn arttn kabul eder ve eksildiine dair bir ey sylemezdi. nk Kur'an Kerm, mann artacan bildirmekte, azalacana dair herhangi bir beyanda bulunmamaktadr. te o, akde konusunda byle nakle dayanr ve kiiyi saptan akl faraziye ve dncelerin peine dmezdi.[51]

Kader Meselesi

mam Mlik, hayr ve erri ile kadere inanr, insann hrriyet ve ihtiyar sahibi olduunu, hayr veya er olsun, yapt her eyden sorguya ekileceini kabul ederdi. O, bu kadarla yetinir ve insan fullerinin Alh'n ona verdii bir kudretle veya takdir neticesinde meydana geldiini sylemezdi. Bu konuda o yle demitir: Kade riyecilerden kimi grdmse o baya, akn ve

dk kimsedir. mam Mlik bu grne, mer b.. Abdilaziz'in u szn delil olarak gsterirdi: Allah isyan edilmesini istemeseydi. blis'i yaratmazd. nk o, btn fenalklarn badr. mam Mlik, buna ilveten, Kaderiyecilerin hallerini u yetti kerime ne gzel aklyor, derdi: Eer biz dileseydik herkesi elbette hidyete erdirirdik. Fakat benden (sdr olan): Cehennemi mutlaka btn cinlerle ve insanlardan (nieleriyle) dolduracam, sz [52]gerekleecektir.[53]

Kebre Meselesi

mam Mlik'in byk gnah (Kebre) ileyenler hakkndaki gr yle idi: Byk gnah ileyenler gnahlar kadar azap grecekler. Ancak Allah dilerse bunlar affeder. nk Kur'an Ke rm'de: phesiz ki Allah, kendisine e tannmasn yarlamaz. Ondan bakasn, diledii kimseler iin yarlar.[54] buyurulmutur. te bu, Ebu Hanfe'nin grdr. Ebu Hanfe'nin olu Hammad, babasnn bu grn aklad zaman, mam Mlik ona katlmtr, mam Mlik bu konuda yle der: Kul, Allah'a irk komakszn,

btn byk gnahlar ilese, sonra bu kt hallerden vazgese umarm ki o, Cennetin yksek derecelerine erebilir. Byk gnah, kul ile Rabbi arasnda bir ey olup kul bunun afvn dileyebilir. Afv istenilmeyen her sapklk ise, sahibini cehennem ateine [55]srkler.[56]

Kur'nI Kermin Yaratlm Olup Olmamas Meselesi

mam Mlik zamannda Kur'n Kerim'in yaratlm (mahlk) olup olmamas meselesi ortaya atlmt. Bu meseleyi ortaya atan Ca'd b. Dirhem idi. O, bu meseleyi Yahudi asll olan ve slm akidesini bozmak isteyen bir kimseden almtr. Mslmanlardan bir ksmi; Kur'n yaratlmtr; dier bir ksm da, yaratlmamtr, diye srar etmilerdir. Hatya dmekten saknan mslnanlar, bu meselenin bir fitne douracan anlamlar ve bu konuya dalmaktan kendilerini alkoymulardr. mam Mlik de bunlar arasnda idi. mam Mlik'e gre, mslmanlar dinlerinde fitneye drmek iin kendilerini vakfetmi olan

kimselerin ortaya attklar meselelerin arkasna dp cedellemek doru deildir.[57]

Kyamet Gn Allah'n Grlp Grlmemesi Meselesi

Mu'teziller de, kyamet gn Allah' grmenin mmkn olup olmayaca meselesini ortaya atmlar, bu meseleyi akl esaslara gre inceleyip Allah'n grlemiyeceini ileri srmlerdir. Kur'n Kerm'deki Yzler vardr o gn ter tazedir, Rablanm grecektir.[58] yeti gibi nass'lan da te'vil etmilerdir. Fakat mam Mlik, Allah' grmenin mmkn olduunu, nass'lann zahirlerine sarlarak ve bunlar te'vil etmeksizin kabul etmitir. Lkin Allah' grme olaynn keyfiyetini ve bizim dnyadaki grme fiilimize, benzeyip benzemediini izah etmemitir. Allah' grme iinin, O'nun yarattklarndan hibirine benzemeyen Yce Zt'ma lyk olacak bir ekilde gerekleeceini, Kur'n'da, Onun benzeri yoktur. O hakkyla iiten, kemlile grendir.[59] buyurulduunu sylemitir.

te mam Mlik, akid hususunda snnet ve snnetin metodundan hareket etmi, slm akdes.ai bozmak isteyenlerin veya akid meselelerinde mslmanlar arasnda tefrika dourmaya alanlarn yolundan gitmemitir. Zira, bu yolun tesinde fikr ve ruh bir knt vardr.[60]

Siyaset Ve Hilfet Meselesi

mam Mlik, siyaset konusunda Hulefi Ridn'in tatbikatn kabul ederdi. Ona gre adaletin yerine getirilmedii ve Peygamber (A.S.)in sahblerine svlen bir memlekette oturulmaz. O, bu konuda; Peygamber'in sahblerine sven bir kimsenin dnyada yeri yoktur. ve Haksz i yaplan ve gemilere svlen bir memlekette oturmak caiz deildir. derdi. mam Mlik, hilfetin sadece Himi ailesine veya Hz. Ali evltlarna mahsus olduunu kabul etmezdi. nk Hz. Ebu Bekr, mer ve Osman gibi ilk byk halfeler, ne Haim ne de Hz. Ali

evltlarmdandr. O, Hz. Ebu Bekr'in halfe seildii gn szkonusu olan ve hilfetin Kurey'e ait olduunu aklayan hadisi erifi rivayet etmitir. Bundan anlalyor ki kendisi de bu meseleyi byle kabul ediyordu. man Mlik'e gre, sahbilerin Hulefi Ridn'i setikleri usl, en salam yoldur. Bu itibarla O, hrriyet ierisinde ve herhangi bir zorlama olmakszn b'at edilmek artyla halfenin yerine gemek zere birini tavsiye etmesini meru grmtr. Nitekim Ebu Bekr (R.A), Uz. mer'i yerine halfe olarak tavsiye etmitir. mam Mlik, nceki halfe tarafndan tyin edilen belli miktarda ahslarn tekil edecei ray da kabul etmitir. Yni mam Mlik, Hz. Ebu Bekr ve Hz. li'nin halifelik makamna getirilmelerinde sahblerin yapt gibi nceden tyin edilen ray yerinde bulurdu. mam Mlik'e gre Mekke ve Medine'deki mslmanlarn biati kfidir. Mekke ve Medneliler dhil olmazsa dier lkelerdeki mslmanlarn biati yeterli olmaz. Onun bu ekildeki anlay, tamamen sahblerin uslne uygundur.

mam Mlik, kendi gcyle halifelik mevkiine gelen ve daha sonra halkn kendi rzasyla bat ettii adaletli kimseyi meru bir halfe sayard. nk, halkn rzasyla bat etmesi, onun halifeliini merlatrm olup bunda mslmanlarn menfaati vardr. mam Mlik, siyas grlerinde dima maslahat ve adaleti esas alrd. Fesat ve zarara sebep olan eyleri caiz grmezdi. Adalet ve maslahata gtren eyleri caiz grrd. stemedikleri eyleri yaptrmak iin insanlar zorlamak (ikrah)'da maslahat ve adalet yoktur. Halife elMansur'a kar ayaklananlardan biri belki bu,Muhammed en Nefs'zZekiyye'dir Ona; Bana Mekke ve Medneliler bat ettiler, sen Ebu Ca'fer el Mansur'un zulmn gryorsun te I demitir. mam Mlik de; Sen, mer b Abdilaziz'i, kendinden sonra iyi bir kimseyi velahd olarak tyin etmekten alkoyan ey nedir biliyor musun? diye sordu. O da; Hayr dedi. mam Mlik, bunun zerine yle syledi: Yezid b. Abdilmelik'e bat yaplmt. mer b. Abdilaziz, bakasna bat edildii takdirde ad geen Yezid'in karklk karp insanlar ldreceinden ve maslahata aykr ilere bavuracandan korkmutur.[61]

te burada gryorUz ki mam Mlik, halife seimindeki rnek ekillere deil, gereklere ve mslmanlarn iinde bulunduu duruma gre dnmektedir. mam Mlik'e gre mevcut maslahatlarn dima gznnde tutulmas, insanlar tat veya muhalefet etmeye tevik edenlerin hu maslahatlar deerlendirmesi gerekir. O hu prensipten hareket ederek, skn ve hUzurun, isyan ve anari den; fitnelerden uzak durmann, fitneye sebep olacak davranlar dan stn olduu neticesine varr. Ayaklanmakszm hkmdardoru yola sevkedecek ekilde ird etmek, maslahat cab olup, fesat ve zarara meydan vermez. Hkmdar zalim olursa sabrl olmak ve onu ird etmek gerekir. Buradaki sabr, zulme boyun een zavall insann sabr deil halkn maslahatn gznne alan kimsenin sabrdr. Fesat, dims isyan hareketleriyle birlikte kmaktadr. Zalim hkmdar gzel tlerle ve ona dnin emirlerini hatrlatmak suretiyle adaletli olmaya sevketmek lzmdr. Bu vazifeyi olgun bir yol gsterici (mrid) yerine getirir. Eer o, zalim hkmdarn hmna urar ve gzel t verme yolunda drlrse ehid olur; nk Peygamber (S.A.) yle buyurmutur: ehidlerin en hayrls

Abdlmuttalib'in olu Hamza ile zalim sultana kar hakikati syledii iin ldrlen kimsedir. Eer mslmanlar, mam Mlik'in bu grne uysa, mslman limleri t ve ird vazifesini yerine getirse ve ikiyzl dalkavuklar bulunmasa, hibir istibdat ve hibir zalimin azgnl srp gitmez.[62]

mam Mlikin Fkh Ve Hadsi

Yukarda da sylediimiz gibi mam Mlik hem muhaddis, hem de fakih idi. O, hads rivayet ettii rvleri iyice szgeten geirirdi. Belki de O, rivayeti'esasl ekilde bir disipline balayan ilk muhaddistir. Kendisinden sonra gelen talebesi man afi, bu ie son derecede nem vermitir. mam Mlik'in Peygamber (S.A.)'den yapt rivayet, rivayetlerin en salam ve altn halkalar saylr. Buhr; En salam rivayet mam Mlik'in Nfi' vastasyla Abdullah b! mer'den yapt rivayetlerdir. demitir.

mam Mlik'in hadsteki yerini, ilk hads mecmuas saylan elMuvatta' adl kitabndan sz ederken anlatalm. imdi burada onun fkhn ele alalm... Btn limler, mam Mlik'in byk bir fakh olduunu kabul ederler. Ayrca bni Kuteybe, onun ayi zamanda ve'ye dayanan fakhlerden olduunu syler. Bz limler, Yahya b. Said'de.n sonra re'ye dayanan fakh kimdir? diye sormular ve; mam Mlik'tir, cevabn almlardr. mam Mlik'in fkh istinbat sahasnda kendine has bir metodu vard. Fakat, rivayet konusundaki bz metodlann yazd halde, istinbat metodunu yazmamtr. . Bununla beraber, onun bir ksm ifadelerinden bu metodunun anahatlan belli olmaktadr. Yani kendisinden intikal eden fer' fkh meselelerinden, onun istinbat metodunu karmak mmkndr. Nitekim Mliki Mezhebinin fakhleri, bu ii yapmlar ve mam Mlik'in, fkhn bina ettii metod ve prensiplerini kitap halinde toplamlardr. Kd Iyaz: elMedrik te mam Mlik'in istinbat konusundaki metod ve dayand esaslar anlatr. Ayrca Mliki fahklerinden Rid b. Eb Rid de, elBehce de bunlar anlatmtr.

Bu iki bilgin ile dierlerinin anlattklarn zetliyecek olursak yle diyebiliriz: Hicret Yurdu'nun mam olan Mlik, nce Allah'n kitabna sarlrd. Kitapta bir nass bulamazsa snnete ynelirdi. Ona gre Peygamber'in hadsleri, sahbilerin fetva ve hkmleri ile Me dinelilerin ameli snnete dhildir. Snnetten sonra btn eitleriyle Kyas gelir. Kyas, hkm bakmndan hakknda nass bulunmayan bir meseleyi, hkme esas tekil eden ve aralarnda mterek olan bir illet sebebiyle hakknda nass bulunan bir meseleye balamaktr. Kyasla birlikte maslahat, sedd'zzerayi', rf ve detler yer alr. Bu esaslar ayr ayr ksaca grelim:[63]

Kitab

mam Mlik, Kitab (Kur'n)' btn delillerin stne kor. nk Kitab, bu eriatn asl ve anayasasdr. Kitabn iine ald hkmler kyamete kadar bki'dir. mam Mlik, Kitab' Snnet ve dier delillerin bana kor... Dolaysyla mam Mlik, Kitab'n te'vil kabul etmeyen sarih

nassna sarlr. Eer bizzat eriat'ta nassn te'vil edilmesini gerektiren bir delil bulunmuyorsa, nassn te'vil kabul eden zahirini de olduu gibi alr. O, mefhum muvfakat'a gre de hareket eder. Mefhum muvafakat ise, szn ihtiva ettii ma'nya uygun den hkmdr ki, buna fahvyi kelm denir. yle ki: Herhangi bir hkm zerinde Kur'an'm bir nass bulunur ve akl bir gayret gstermeksizin dorudan doruya bu nass'n ifade ettii hkmden daha ar bir hkm karlabilir. Mesel yetim mallan ve bu mallar yiyenler hakknda Kur'an'da yle buyurulmutur: Yetimlerin mallarn haksz olarak yiyenler, karnlarna ancak ate yemi olurlar. Onlar lgn bir atee gireceklerdir.[64] Bu nass'dan, yetim mallarnn bo yere salp savrulmasnn ve bu mallar korumada kusur edilmesinin yasaklanm olmas hkmn kolayca karabiliriz. mam Mlik, mefhumi muhlefet'i de alr. Bu da, nass'n bir vasf veya benzeri bir eyle mukayyet olarak hkm ifade etmesidir. Nass'daki vasf veya kayt bulunmad takdirde hkmn aksi anlalr. Mesel; Sime'de zekt vardr. hadsi erifi byledir. nk bu nass'dan anlaldna

gresafine olan devenin ki bu, umum otlaklarda yaylan hayvandr zekt verilecektir. Bunun mefhumi muhalefetine gre ieride yemlenen deve iin zekt verilmez. Geri mam Mlik, ieride yemlenen deve (ma'lfe) ye zekt dtn baka delillerle isbatlamtr. O, hkmn illetine yaplan tenhih ile de amel ederdi. Mesel; Kur'n Kerm'de: De ki: Bana vahyolunanlar arasnda bir kimsenin yiyecei iinde haram edilmi bir ey bulamyorum. Yalnz l, veya dklen kan veya domUz eti ki bu phesiz bir murdardr veya Allah'dan bakasnn adna boazlanm olan hayvan mstesnadr.[65] buyurulmaktadr. Bu yetten anlaldna gre buradaki eylerin haram edilmesinin sebebi, pis ve kt bir yiyecek oluudur. Bu vasflar tayan benzeri eyler de haramdr. mam Mlik, sarih bir nass olsun, iaret olsun, tenbih olsun, mefhum olsun Kitap'tan anlalan eylerin hepsini 1 delil olarak alr. O, Kitab', Hads ve dier delillerin bana kor, bz hadsi senediyle rivayet eder, sonra da Allah'n Kitab'na muhalif ise reddederdi. Mesel; Kpek, birinin

kabna batarsa o bunu, biri temiz toprakla olmak artyla, yedi kere ykasn. hadsini rivayet etmi, sonra bu hads'e gre amel etmemitir. nk onu sahih ve sabit saymamtr. Zira Kur'an Kerm u yetiyle kpein avlad hayvann yenilmesini mubah klmtr: Kendilerine hangi eylerin hell edildiini sana sorarlar. De ki: Btn iyi ve temiz rzklar size hell klnmtr. Allah'n size rettiinden retip yetitirdiiniz avc kpeklerin size tutuverdiklerinden de yeyin ve zerine besmele ekin.[66]. mam Mlik, kpek necis ise av nasl mubah oluyor? diye itirazda bulunmutur. O, ocuun veklet almakszn babas veya annesi adna haccetmesini caiz klan haberi de kabul etmemitir. nk Kur'an Kerm'de yle buyurulmaktadr; Gerekten insan iin kendi altndan baka bir ey yoktur. Hakkaten alt ileride grlecek, sonra ona, tam bir mkfat [67]verilecektir.[68]

Snnet

Snnet, Kitap'tan sonra gelir ve ikinci mertebede yer alr. mam Mlik, mtevtir olan snneti delil olarak kabul eder. Mtettir snnet ise, yalan zerinde birlemesi imknsz olan bir topluluun ittifakla rivayet ettii ve bu rivayetsenedini Peygamber (S.A.)'e kadar ulatrd hadstir. mam Mlik, mehur snneti de kabul eder. Mehur snnet de; Peygamber'den bir, iki veya daha ok sahbnin rivayet ettii ve tevatr derecesine ulamayan hadstir. Bu hadsi, daha sonra, yalan zerinde birlemeleri mmkn olmayan birok sahb rivayet etmitir. Yahut da, bir veya daha ok tbi'nin rivayet ettii ve daha sonra yalan zerinde ittifak etmiyeceklerinden emin olunan birok tabin'in rivayet ettii hadislere mehur hadsler denir. Bu hadslerin, tabiler veya tebai tabiin devrinde mehur olmas arttr. Daha sonraki devirlerde mehur olmak bir ey ifade etmez. Mehur hadsler, istidlal bakmndan mtevtir hadslere yakndr. mam Mlik, hd haberleri de kabul eder. hd hadsler, tabiler ve tebai tabin devirlerinde mtevtir veya mehur olmayan hadislerdir. O, Mednelilerin amelini bu hd haberlere tercih eder. Kendi mezhebine mensup olan bz fakihlerm istinbatma gre mam Mlik, kyas da

bu haberlere tercih ederdi. Bu hususu ileride aklayacaz. Kad yaz ve elMukaddemtu'l Mmehhedtda Byk bni Rd[69], mam Mlik'in kyas had haberlere tercihi konusunda iki trl rivayet zikrederler: O, bir rivayete gre, had haberi kyasa, baka bir rivayete gre de, kyas had habere tercih ederdi. mam Mlik'den birtakm meseleler rivayet edilmitir ki o, bu meselelerde rivayet ettii had haberleri re'y ile terketmitir. Mesel; Abdullah b. mer'den rivayet ettii almsatmdaki meclis muhayyerliini ifade eden hadsi reddetmitir. Bu hads udur: Alc ve satc, birbirinden ayrlmadka muhayyerdirler. Yani alici ve satc birbirinden ayrlmadka yaptklar akdi feshetme haklar vardr. mam Mlik bu hadsi; Elimizde bu hususta belli bir smr ve tarif yoktur. diyerek reddetmi ve akidden sonra feshetme hakkm iptal etmitir. nk meclisin (akit yapma oturumunun) mddeti belli deildir. mam Mlik, taksim edilmeden nce ganimet olarak alman deve veya koyun eti piirilmi olan tencereleri Uz. Peygamber'in ters evirdii haberini de reddetmitir. Rivayete gre Peygamber (S.A.), taksimden nce ganimet hayvanlarnn eti piirilen

tencereleri ters evirmi ve eti toprakta yuvarlamtr. mam Mlik, bu haberin Peygamber'e nisbetini inkr etmitir. nk tencereleri ters evirip iindeki eti toprakta yuvarlamak, lzumsUz yere maslahata aykr ve zararl bir davrantr. Zira Peygamber'in vazifesi menetmektir. Bundan fazlasn yapmak onu ilgilendirmez. mam Mlik, Peygamber (S.A.)'den vrid olan ve Ramazan Bayramnn ikinci gnnden itibaren balayan alt gnlk evval orucu hakkndaki haberi de kabul etmemitir. nk bu haber, Ramazan orucunu artrmaya sebep olmaktadr. Byle birok fr' meselelerinde mam Mlik, maslahat veya kyas tercih ederek, hd haberleri reddetmektedir. Yni mam Mlik, istinbat. ile elde edilmi de olsa, herkese bilinen bir nass (asi)'a aykr den hd haberleri brakr ve bunlarn Hz. Peygamber'e nisbetini reddederdi. Ancak byle haberleri, kesin olan baka bir nass (asi) desteklerse kabul ederdi. Bu aklamalarmzdan anlalaca zere mam Mlik, yalnz hadis taraftan bir fakh deil, ayn zamanda re'ye de deer veren bir fakhtir. Geri O,

talebesi afi'nin deyii ile hadste Ik saan byk bir yldz idi. Allah, ikisinden de raz olsun.[70]

Mednellerin Amel

Ancak Peygamber'den nakledildii dnlebilen Mednelilerin amelini, mam Mlik hccet sayard. Hocas Raba b. (Eb) Abdirrahman gibi o da; Bin kiinin bin kiiden rivayeti, tek kiinin tek kiiden rivayetinden daha stndr. derdi. Bu itibarla O, re'ye dayanan Mednelilerin amelini hd haberlere tercih eder, Mednelilerin amelini delil olarak tanmayan ve onlara muhalefet eden her fa kihi knard. mam Mlik, Leys b. Sa'd'e yazd risalesinde bu hususu yle anlatr: Bana gelen haberlere gre sen, bizim bulunduumUz bu memleketteki cemaatn bal olduu eylere aykr olarak halka eitli fetvalar veriyormusun. Sen emanet ve fazilet ehli oluuna, senden ncekilerin sana olan ihtiyacna ve senin sylediklerine itimat, etmelerine ramen nefsini tehlikeye atmaktan korkmalsn. Ve uyduun

takdirde seni kurtulua gtrecek olan eylere bal kalmalsn. nk Kur'an'da Allah yle buyurmutur: ...O halde sz dinleyip en gzeline uyan kullarm m)dele![71]. Zra insanlar, Kur'an'n nazil olduu Medine ahlisine tabidirler. Mednelilerin ameli, mam Mlik'den nce de revata idi. Hatt kadlar, Mednelilerin amelini Peygamber (S.A.V.)'den nakledilmi olarak kabul ederlerdi. Rivayete gre, Kad Muhammed b. Eb Bekr'e verdii bir hkm dolaysyla yle denilmitir: Bu hususta yle bir hads yok mudur? O; Evet, vardr. demitir. Kendisine; O halde niin buna gre hkmetmiyorsun? denildiinde; nsanlar, bu hads karsnda nasl davranmlardr? diye cevap vermitir. Yani Medine'deki slih kimseler, bu hads zerinde ittifak etmemilerdir. Dolaysiyle O, Mednelilerin amelini, Uz. Peygamber'den nakledilmi olmas itibariyle daha kuvvetli grm ve nisbeten zayf olan bir haberi ondan kuvvetli olan bir amel ile reddetmitir.[72]

Sahb'nin Fetvas

mam Mlik, sahbinin fetvasn, amel edilmesi vacip olan bir hadis olarak kabul ederdi. Bunun iindir ki O, haccm bir ksm vecbelerini yerine getirirken, bz sahblerin fetvalarna gre amel edip Peygamber (S.A.V)'den bu hususta rivayet edilen bir ameli terketmitir. nk bu sahblerin, hac srasnda Peygamber'in emri olmakszn herhangi bir fiili yapmas imknszdr. Zira hac ile ilgili ibdetler nakle dayanr ve baka trl bilinemez. te mam afi, bu gibi konularda hocas mam Mlik'i tenkit etmi ve hocasnn asl' fer'i mevkiine, fer'i.de asi mevkiine koyduunu sylemitir... nk, Peygamber (S.A.V.)'in sz asl'dir, sahbinin sz ise, ona dayanan feri'dir. yleyse feri' nasl olur da asi zerine tercih edilir? Lkin mam Mlik, sahbinin szn, ancak nakil ile bilinebilecek olan bir meselede delil olarak alrd. Buradaki atma iki asi arasndadr, asi ile feri' arasnda deildir. O halde, mam Mlik, iki asl'dan hangisi kuvvetli ise onu tercih ederek, slm'n umum hkmlerine uygunluk bakmndan en kuvvetli olan alp ikincisini reddetmi ve onun Peygamber (S.A.V.)'e nisbetini sabit saymamtr.

Rivayet edildiine gre mam Mlik, byk tabilerin fetvalarn da delil olarak alrd. Fakat bunlar, sahblerin szlerinin derecesinde grmezdi. Tabiatyla, tabilerin fetvalarn da Peygamber'e nisbet edilen hadslerin derecesinde grmezdi. Ancak, tabilerin fetvas zerinde Mednelilerin icma' hsl olmusa, mam Mlik bu fetvay delil sayard.[73]

Kyas, stihsan Ve Maslh Mrsele

mam Mlik, kyas' kabul ederdi. Ona gre kyas sz, kyasn stlah mnasna mildir. O da, hkm bakmndan hakknda nass bulunmayan bir meseleyi, hkme esas tekil eden ve aralarndaki ortak bir illet sebebiyle, hakknda nass bulunan meselenin hkmne balamaktr. stihsan: Cz' maslahatn hkmn, kyasn hkmne tercih etmektir. Kyasa gre hakknda nass bulunmayan meselenin hkmn, hakknda nass bulunan bir meselenin hkmne balamak gerektii halde, cz' maslahat bunun aksini icap

ettirmektedir. te mam Mlik, bu maslahata gre hkmetmekte ve buna stihsan adn vermektedir. Bu, istihsanm stlah mnsdr. Fakat mam Mlik, istihsan btn maslahatlar iine alacak ekilde tamim etmitir.Ona gre istihsan, nass bulunmayan yerde maslahatn hkmne uymaktr. sterse bu konuda kyas bulunsun, isterse bulunmasn. yle anlalyor ki mam Mlik'in istihsan tbiri, hem stlahi mnada istihsan, hem de maslihi mrseleyi ierisine almaktadr. Maslihi mrsele[74]: Hakknda msbet veya menf zel bir delil bulunmayan maslahatlardr. Dolaysyla herhangi bir nass bulunmazsa bu maslahatlara gre hareket edilir. Ancak burada gln kldrlmas, nazar dikkte alman maslahatlarn slmiyetin muteber sayd maslahatlardan olmas arttr. mam Mlik, maslahatlara gre hareket etmeyi, biraz nce iaret ettiimiz gibi, istihsan sayard. Ve: stihsan ilmin onda dokuzudur derdi. Nass bulunmazsa kyasa gre hareket etmek, bazan skk bir durum meydana getirir. Bunun iindir ki bni Vehb; Kyasa fazla dalan hemen hemen snnetten ayrlm olur. demitir.

Hulsa, mam Mlik, herhangi bir Kur'an veya Hadis nass bulunmazsa maslahatn hkmne uyard. nk eriat, saddce insanlarn maslahatlarn temin iin gelmitir. er' her nass, phesiz bir maslahat ihtiva eder. Nass bulunmazsa Allah'n eriatnn amalarna uygun olan hakiki maslahata gre hareket edilir. tb, bu hususta yle der: mam Mlik, maslihi mrseleye gre hkm verirken eriatn amalarna riayet ederek, maslahatn mnsn derinlemesine kavrayan bir kimse olarak hareket etmi, eriatn amalarnn dna kmad gibi, onun herhangi bir esasna da aykr davranmamtr... Fakat, ou zaman limler, onun maslihi mrsele anlayan tenkit etmi ve onun daha ileri giderek teri' (yasama) kapsn atn sanmlardr... Heyhat!. Rahmetli, bundan ne kadar Uzaktr. Hatt fkhta ncekilere uymaya raz olan odur. O derecede ki, bzlar, onun kendisinden ncekileri taklit ettiini sanmtr. Lkin O, Allah'n dninde basiret sahibi [75]idi.[76]

Sedd'zZeryi'

Sedd'zzeryi', mam Mlik'e gre asl bir delil tekil eder. Ondan rivayet edilen birok fr' meselelerinde bunun esas tekil ettii grlr. Bu prensibe gre, harama gtren ey haramdr, hel la gtren ey helldir. Maslahata gtren ey de matluptur. Mefsedet (zarar) 'e gtren ey ise haramdr. Mefsedet'e sebep olan eyler drde ayrlr. 1 Kesin olarak mefsedet'e gtren ey; mesel, ieri giren kimsenin dmesine sebep olacak ekilde kapnn arkasna kuyu kazmak byledir. 2 Ekseriya mefsedet'e gtren ve bu hususta galip zan hsl olan[77] ey; zm, arap yapan kimseye satmak gibi. 3 Ndir olarak mefsedet'e srkleyen ey; kimseye zarar olmayan bir yerde kuyu kazmak gibi. Birinci ve ikinci ksma giren eyler, mam Mlik'e gre kesin olarak haramdr. nc ksma girenler

ise, haram deildir. nk, ndir eyler zerine hkmler bina edilmez. 4 Ekseriya mefsedet'e sebep olan, fakat bu hususta galip zan hsl olmayan ey; veresiye sat byledir. nk bu trl satlar, bazan faize sebep olmakta ve bz kimseler de bu yola bavurmaktadrlar. Burada iki husus birbiriyle atmaktadr. Biri esas olan izin hususu ki, buna gre veresiye sat helldir. Dieri de faize sebep olan husus ki, buna gre de veresiye sat haramdr. Bu itibarla Mlkler, veresiye satn sahih olduunu kabul ederler. Yani faiz maksadnn bulunup bulunmadn satcnn niyetine brakrlar. Eer satc faiz kastediyorsa gnahkr olur ve cezas Allah'a aittir. Faiz kasdetmiyorsa gnah ilemi olmaz. te mam Mlik, slm hkmler iin geni bir kap am ve buna gre birok meseleleri zmtr. Bu yzden onun mezhebi ok verimli olmu ve fkh, eriatn esaslaryla insanlarn maslahatlarn birbirine balayan maslahat koruyucu bir renk [78]kazanmtr.[79]

Eserleri

Bize mam Mlik'in eitli risaleleri intikal etmitir. Talebeleri, onun her trl fikirlerini rivayet etmiler ve bunlar kitap haline getirmilerdir. Abdullah b. Vehb (l. 197 H.3) hocas mam Mlik'in derslerinde dinlemi olduu takrirlerini toplam ve elMcselt ad ile bir kitap meydana getirmitir. Bu kitap, byk bir cilt tekil etmek? olup mam Mlik'in rivayet ettii hadis, eser, terbiye ve db muaeretle ilgili meseleleri iine almaktadr. Fakat, bunu kitap haline getiren bni Vehb'dir. mam Mlik'in kader hakknda da bir risalesi vardr. Bunu, talebesi bni Vehb'e gndermitir. Onu da rivayet eden bni Vehb'dir. Bz kadlar iin yazd kaz hkmlere dair bir risalesi daha vardr. Bunu da, kendisinden bz talebeleri rivayet etmitir. Fetva hakkndaki risalesi de byledir. Bu kitaplarn mam Mlik'e nisbeti tartma konusu edilmitir. Fakat ona nisbetini kabul eden gr tercihe lyktr. mam Mlik'e nisbetinde phe edilmeyen kitap elMuvatta adl [80]esridir.[81]

ElMuvatta' Adl Eseri

mam Mlik tarafndan yazlan bu kitap, konusunda tedvin edilmi ilk eserdir. Bu eserde hads rivayetleri toplanmtr. Bundan nce mslmanlar, zihin ve hafzalarna gveniyorlard. te yandan birok rvler, yaz yazmay ve eser telifini bilmiyorlard. mam Mlik devrinde tedvin ve telif balamt. Daha nce mer b. Abdilaziz, hadslerin toplanmasn dnm; fakat, onun bu istei gerekleememiti. Daha sonra Ebu Ca'fer elMansur, btn halk bir kanun zerinde toplamak fikrini ortaya atmtr. Onun istedii bu kanun Medine'deki fkh ve oradaki rverin rivayet ettii hadisleri ihtiva edecekti. Bu hususta elMansur'a eitli teklifler yaplmt? Bu arada Abdullah b. elMukaffa', sahber hakknda yazd risalede bu konuya halfenin dikkatini ekmi ve btn kaz hkmlerin tek esasa balanmasn ve bu konuda hibir memleketin dierinden farkl olmamasn elMansur'a arzetraiti.

Elbette, elMuvatta'm tedvinini gerektiren eitli sebepler vardr. mam Mlik, bu eseri Ebu Ga'fer elMansur devrinde (onun teklifi zerine) yazmaya balam, fakat elMansur'un salnda bunu tamamlayamamtr. Ancak elMehd devrinde tamamlayabilmitir. Fakat onun bu eseri, btn memlekete mil bir kanun olmamtr. nk mam Mlik, buna msaade etmemitir. Harun erRed, bu eseri kanun olarak kabul etmek ve bir nshasn btn halka retmek iin Ka'be'ye asmak teebbsnde bulunmutur. Lkin mam Mlik, buna da raz olmam, insanlara kaz hkmlerinde kolaylk salamak iin bundan sarfnazar etmitir. elMuvatta', bir hads ve fkh kitabdr. Hadisler, mam Mlik'in itihad ettii fkh mevzularn ierisinde zikredilir. Sonra Mednelilerin icm' zere olan amelleri, bundan sonra da mam Mlik'in karlat tabilerin re'yleri ve kendisinin yetiemedii sahbilerle Said b. elMseyyib gibi tabilerin re'yleri anlatlr. Medine'deki mehur re'yler ve mam Mlik'in hads, sahbilerin fetva ve hkmleri ve bz tabilerin re'y ve fetvalarna dayanarak ileri srd ictihadlar bu kitapta yer almaktadr. Bunun iindir ki mam Mlik'in fkh re'yi, tahric edilmi ve ncekilere uyan bir re'ydir.

Yeni ve icat edilmi bir ey deildir. mam Mlik der ki: Kitaptakilerin ou re'ydir. Andolsun ki aslnda onlar re'y deildir. Ancak, bir ok ilim ve fazilet sahiplerinden ve kendilerinden ilim tahsil ettiim byk mamlardan iitilmitir. Bu mamlar, Allah'dan korkan kimseler idi. Bunlar, o mamlara nisbet etmekten ekindiim iin re'ydir dedim. Onlarn re'yleri, yetitikleri sahblerin re'yleri gibidir. Ben de onlar bu re'ylere bal buldum. te bu, asrdan ara zamanmza kadar intikal eden bir mirastr. Yani bu, ngeki mamlarn tekil ettii bir topluluun re'yidir. te elMuvatta', hem snneti, hem de mam Mlik'in snnet zere bina ettii eyleri ihtiva etmektedir. elMuvatta'daki hadslerin miktar rvlerine gre deimektedir. nk el Muvatta' rivayet eden rvler deiik olduu iin zaman zaman yaplan rivayetler de daima deiik ekilde tesbit edilmitir. elMuvatta'm en mehur iki rivayeti vardr: 1 Biri Yahya b. elLeysi elEndels (l. 234 H.)nin rivayeti,

2 teki de mam Ebu Hanife'nin talebesi Muhammed b. elHasen eeybn (l. 189 H.)nin [82]rivayetidir.[83]

Mliki Mezhebi'nin Gelimesi Ve Yayl

Uslndeki zenginlik ve kaynaklarnn eitlilii sayesinde Mliki Mezhebi'nin fr'u ok gelimi ve tefekkr ufku olduka genilemitir. mam Mlik'ten sonra bu mezhebi temsil edenler, kendileri iin geni bir dnce sahas ve ok eitli itihatlarda bulunacak bir fikir atmosferine sahip olmulardr. Btn bu gelime imknlarnn yannda, Mliki Mezhebi'nin metod ve prensipleri eitli ve zengin olduu gibi, mam Mlik'in talebeleri de kendisinden sonra hocalarnn prensiplerini tatbik hususunda dnce sahasn geniletmilerdir. Mliki Mezhebi bir ok memleketlerde yaylmtr. Bu mezhebin fakhleri arasnda derin bir fkh ile felsefe ve hikmeti birletiren ahsiyetler vardr. Avrupallara Aristo felsefesini tantan ve filozoflara hcum ettii iin Gazzli'nin eser ve grlerini sert bir dille

reddeden filozof bni Rd elHafid (l. 1198 M.), byk bir Mlk fakhi idi. bni Rd'n karlatrmal fkh zerinde Bidyet'lMctehid ve Nihayet'lMuktasd adl deerli bir eseri vardr. Mliki mezhebinin birbirinden Uzak ok eitli lkelerde yayl ve ictihad sebeblerinin bolluu, metod ve prensiplerinin zenginlii bu mezhebdeki grlerin artmasna sebep olmutur. Mliki fkhn aratran kimse, bu ok zengin grler sayesinde eitli fikir rnlerini, muhtelif evrelere ve bu evrelerin rf ve geleneklerine uygun ve elverili fkh anlaylar bulur. Bilhassa rf ve detin, Mliki fkhnda istinbat bakmndan, byk bir yeri vardr. Bu sayede mft, eer kendisini, mezhebin kesin prensiplerine balanarak ictihad yapacak bir mevki'de grmezse, mevcut olan deiik fikirler arasnda kolayca tercihlerde bulunabilir. Bu hususta elHattb yle der: Bu zamanda fetva veren kimse, en azndan mezhebin grlerini nakil hususunda mezhebin btn rivayetlerini ve mezheb stadlannn tefsirlerini, aralarndaki ihtilflar nasl izah ettiklerini, meseleleri birbirine nasl tebih ve mukayese yaptklarn, akla yakn

veya uzak olan meseleleri birbirinden nasl ayrdklarn tam olarak bilmelidir. Ayrca o, Karavlerden[84] mteahhirin (sonraki limler)'in kitaplarndaki meseleleri, mam Mlik'in bunlardan nce yayan talebelerinin eser ve rivayetlerini de bilmek [85]mecburiyetindedir.[86]

Mlik Mezhebinin Yayld Yerler

Mliki Mezhebi birok lkelere yaylmtr. Mantk olarak dnrsek, bu mezhebin doduu ve gelitii Hicaz lkesinde daha ok yaylm olmas gerekirdi. nk o, Hicaz evresinden beslenerek meydana gelen bir eserdir. Fakat yle zaman olmutur ki bu mezhebin durumu Hicaz'da ok deimitir. Bzan lkeye hkim olmu, bzan da burada tamamen snmtr. Hatt Medine'de bu mezhebin uzun zaman adnn dahi unutulduu ve 793 H. ylnda buraya kad tyin edilen bni Ferhun sayesinde yeniden canlandrl d anlatlr. Mliki Mezhebi, Msr'a mam Mlik'in salnda girmitir. Bu mezhebi Msr'a ilk olarak sokan,

mam Mlik'in talebelerinden Abdurrahman b. el Ksm, Osman b. elHakem, Abdurrahman b. Hlid, Eheb ve Msr'a yerleen onun dier talebeleridir. Mliki mezhebi, Msr'n hkim mezhebi idi. Nihayet afi mezhebi bu lkeye gelince, her iki mezheb arasnda hkimiyet mcadelesi balamtr. Bugn bile Msr'da, bilhasa ibdet bakmndan hkim olan bu iki mezhebdir[87]. Tunus ve civarnda da Mliki mezhebi hkim bir duruma gelmitir. Ancak Esed b. elFurat'n nfUzlu olduu devirde Hanefi mezhebi, Mliki mezhebini yenilgiye uratmtr. Ad geen Esed b. elFurat, aslnda Mliki idi. Sonra Irak'a gelip mam Muhammed b. elHasen eeybn'den Hanefi fkhn okumu ve Hanef mezhebini kabul etmitir. Daha sonra elMuizz b. Badis, Tunus ve evresini tekrar Mliki mezhebine sokmutur. Hl bu lkelerde ibdetler, Mliki mezhebine gre .ed edilmektedir. Endls'te de Mliki mezhebi byk bir otoriteye sahip idi. Sylendiine gre, Endlsller bir mddet am'n fakihi olan mam Evz'nin mezhebine balanmlardr. Nihayet Mliki mezhebi gelip .buralar istil etmitir. Endls

Emri (Hakem b. Hiam)'nin katnda byk bir mevkii olan Yahya b. Yahya, kadlk mevkiine getirilince, Mliki mezhebi devletin otoritesinden ok faydalanmtr. Abbas Devletinin bakadlma tyin edilen Ebu Yusuf, nasl kadlk makamlarna sadece Hanef mezhebi mensuplarn tyin etmise, Yahya b. Yahya da, ayn ekilde kendi mezhebine bal olanlar ibana getirmitir. Bu konuda bni Hazm elEndels yle demitir: kimezheb devletin otoritesine dayanarak bidayette yaylma imknna kavumutur: Douda Hanef mezhebi, Endls'te de Mliki mezhebi. Marib'de de Mliki mezhebi ayn ekilde yaylmtr[88]. te Mliki mezhebi slm lkelerinin bat ksmlarnda bu ekilde yayld halde, dou ksmlarnda, Irak ve daha ilerilerde pek az yaylma imkn bulmutur. Bunun sebebi udur: mam Mlik'in talebelerinin ou Msr ve Tunus'a yerlemi olup Mliki mezhebi bu iki ike vastasyla daha ok o evrelere [89]yaylmtr.[90]

[1] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/253. [2] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/255. [3] Fethu'IBr erhu'lBuhr, c. IV, s. 80. [4] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/255 256. [5] enf, erkek ocuklarn kulaklar zerinden taklan bir eit kpedir. Mtercim Asm Efendi, Kamus Tercemesnde buna askkpe demektedir. eviren. [6] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/257 258.

[7] edDibc elMzehheb, s. 117. [8] Tertib u'IMedrik, yazma, Dr u'1Ktb el Msriyye, varak : 121. (Mellif Kad yaz'n bu eserini umumiyetle elMedrik diye zikretmektedir. eviren. [9] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/258 259. [10] bni Abdilberr, elIntik; Suyut, Tezyml Memlik; Kad tyaz, TertbulMedrk. [11] bni Abdberr, eltntDt'. [12] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/259 261. [13] elMedrik, varak: 210. [14] Ad geen eser, varak: 187. [15] Ad geen eser, varak : 141.

[16] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/261 264. [17] Huccetullah elBaliga, c. I, s, 144. [18] Ad geen eser, c. I, s. 145. [19] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/264 266. [20] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/266 267. [21] elMedrik, varak : 171, edDibc, s. 23. [22] elMedrik, varak: 159. [23] Ad geen eser. [24] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/267 270.

[25] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/271. [26] elMedrik, varak : 164. [27] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/271 272. [28] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/272. [29] Mzzemmil, 5. [30] Csiye, 32. [31] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/272 274. [32] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/274 275. [33] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/275.

[34] bni Ferinin, edDibac elMzehheb, s. 18. [35] Bu, Abdurrahman ed Dahil diye de anlan I. Abdurrahman olup Abba silerin iktidara geip Emevilere kar basklarn artrmalar zerine, 750 M. ylnda Endls'e kam ve 756 M. ylnda Kurtuba'da Endls Emev Devletini kurmutur. Mehur Kurtuba Camiini yaptran bu zattr. O, bir ara Abbas Halifesi elMansur'u sktrm olup Fransa Kral arlmanla da savamtr. [36] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/275 277. [37] Ad geen eser, s. 19. [38] Ra'd Sresi, 35. [39] elMedrik, varak : 106, [40] elMedrik, varak : 112. [41] A'rf Sresi, 32. [42] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/278 281.

[43] Ra'd Sresi, 11. [44] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/281 282. [45] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/282 285. [46] mam Mlik, 179 H. ylnda Medine'de vefat ettii zaman 85 yan gemitir. Baki' mezarlna defnedildi Cenaze namazm cebrin valisi Abdullah b, Zeyneb kildrmtr. eviren. [47] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/285 286. [48] En'm Sresi, 15. [49] Nisa Sresi, 115. [50] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/287 288.

[51] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/288. [52] Secde Sresi, 13. [53] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/288 289. [54] Nisa Sresi, 48. [55] elMedrik, varak : 207. [56] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/289. [57] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/289. [58] Kiyme Sresi, 22, 23. [59] ra Sresi, 11. [60] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/289 290.

[61] elMedrik, varak : 149. [62] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/290 292. [63] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/293 294. [64] Nisa' Sresi, 10. [65] En'am Sresi, 145. [66] Mide Sresi, 4. [67] Necm Sresi, 3941. [68] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/294 295. [69] Bu zat, Ebu'lVelid bni Rd elKebir (450 520 H./10581126 M.) olup nl slm filozofu bni Rd elHafd (11261198) M.)'in dedesidir.eviren.

[70] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/295 297. [71] Zumer Sresi, 17, 18. [72] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/297 298. [73] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/298. [74] Buna gre istidlale Istslah denir ve bilhassa Mliki Mezhebi le Hanbel Mezhebinde mhim bir yer igal eder. Hanefi Mezhebi ile afi Mezhebinde de bu prensibin bir yeri varsa da, tal derecede kalr. Buna mukabil Hanelilerde istihsan, fiilerde de kyas, Mklerdeki istslalm yerini tutar. eviren. [75] atb, el'tism, c. II, s. 311. [76] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/298 299.

[77] Byk bir ihtimalle, zarara veya ktle sebep olduu tahmin edilen. eviren. [78] mam Mlikin istinbat konusunda dayand baka deliller de vardr. Bunlardan biri stishabdr. Bu da; bir eyin deitirilmesini icabettiren msbet veya menf bir delil yoksa o eyin eski hali zere devam etmesidir. te mam Mlik'in, mam Ebu Hanfe'ye muhalefet ettii noktalardan biri de budur. Geri Haneflere gre de Bereti asliyye esastr. Fakat istisbab her hususta bir hccet deildir. eviren. [79] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/300. [80] mam Mlik'ten rivayet edilen fetvalar iine alan elMdevvene adl bir eser vardr. Bunu, talebesi Abdurrahman b. elKsm (l. 191 H.)'dan Esed b. elFurat vastasyla Abdusselm Sahmm rivayet etmitir. Bu eser, Mliki Mezhebinin ana kitabn tekil eder. (Bak Muhammed Ebu Zehra, elmam Mlik, Kahire 1952, s. 246.)

Syt, Tezyin elMemlik'inde Kad Iyaz'n Tertb elMedarik adl eserinden naklen imara Mlik'in birok risalelerini zikreder; bu arada yldzlar (Ncm)'a dair bir kitab ile Harun er Resid'e yazd bir risalesi zerinde durur. Harun erRed'e yazd bu risale, Msr'da baslm olup t ve db muaeret konularm ihtiva etmekte ve vaizlerin elinden dmemektedir. (Bak, M. E. Zehra, elmam Mlik, Kahire 1952, s. 201.) eviren. [81] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/301. [82] elMuvatta', iki cilt halinde Msr'da 1348 ylnda ve mteakip yllarda mteaddit defalar baslmtr. eviren. [83] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/301 302. [84] Fas (Marib)'da 172363 H. yllarnda hkmran olan drisiler zamannda (248 H.) inasna balanlan Gmiu'IKaraviyyin, daha sonralar bir niversite haline gelmi ve birok bilgin yetitirmitir. te metindeki

Karavlerden maksat, burada yetimi olan Mlik! bilginleridir. eviren. [85] erhulHattb al MuhtasarilHal, c. I, s. 33. elHattab bu pasaj, elMzer'nin erhu't Telkin'inden almtr. Ayrca Bak. eyh Ulley, Fety, c. I, s, 59. [86] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/303 304. [87] Msr ve KUzey Afrika Ftmlerln eline geince Maliki Mezhebi byk bir ihmale uram; fakat, Ftmler ortadan kalktktan sonra, bilhassa Eyybler ve Klemenler zamannda yeniden canlanarak eski yerim almtr. eviren. [88] Bir ara Endls ve Marib'de Mliki Mezhebi mk bir duruma dmtr. yle d : Muvahhid Emir Yakub b. Yusuf b. Abdilm'min, Zahir Mezhebini benimsemi ve Mlik Mezhebine kar baskda bulunmutur. Hatt bir ara mam Mlik'in elMuvatta' hari, Mlik Mezhebine gre yazlan btn kitaplarn yaklmasn emretmitir. Fakat ad geen emr

lnce Mliki Mezhebi yine eski haline dnmtr. eviren. [89] Mlik, Mezhebi, bugn genel olarak Afrika mslmanlannca takip edilen bir mezhebdir. Metinde zikredilmeyen Sudan ve dier Mslman Afrika'da yaygn olan mezheb budur. Bilhassa Hicaz'a haccetmek iin gelenler vastasyla Hicaz ve evrelerinde, Badat, Basra, Horasan, Nisabur ve Kazvin gibi Dou slm memleketlerinde de yaylm olan Mlik Mezhebi, buralarda fazla tutunamamtr. eviren, [90] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/304 305.

MAM AF ve MEZHEB. 1 mam afi (150 204h.) 1 Doumu Ve Nesebi 2

Genlii Ve Yetimesi 3 mam Mlikin Himayesinde. 4 Vazifeye Tyin Edilii 5 Mihneti 6 afi'nin lme Tekrar Dn. 7 Beyt'lHarm' Gel 8 Badad'a Tekrar Gelii 9 Badad't Ksa Br kmeti 10 afi Msr'da. 11 afi'nin lmi 12 lme Ynelii Ve a 13 afi'nin ahsiyet Ve Karakteri 15 1 drk Ve Hafza Gc. 15 2 fade Gc. 15

3 Basiret Ve Fraseti 16 4 hls 16 afi'nin Grleri 17 Hilfet Hakkndaki Gr. 18 afi'nin Fkh 19 afi Fkhnn Kaynaklar 20 1, 2 Ktab Ve Snnet: 20 afi'nin Snneti Mdfaas: 22 3 cm' 24 4 Shblern Szleri 25 5 Kyas. 27 afi'nin stihsn' btali 29 afi'nin Usl Fkh almalar 30

afi'nin Mezhebi 32 fii Mezhebinde Tahric. 34 afii Mezhebinde Mctehdler. 34 afi Mezhebinin Yayl 35

MAM AF ve MEZHEB[1] mam afi (150 204h.)

Hicri II. asrn son yllarnda Beytullah' ziyarete gidenler, tavaf srasnda etrafa gz atnca, esmer benizli ve boyu Uzuna yakn bir delikanl ile karlar, gen ve yal talebeleri onun etrafnda halkalanm grrd. Bu delikanl onlara, fakh ve muhaddislerden dinlemeye alk olmadklar bir

slpla er' hakkatlar anlatyordu. Irak gibi re'y fkhnn hkim olduu lkelerden gelenler de, Medine gibi muhaddislerin fkhnn hkim olduu yerlerden gelenler de ayn durumla karlayorlard. Hac ibdeti iin ve bu arada hads bilgisini artrmak maksadyla buraya gelen mam Ahmed b. Hanbel, mam .afi'yi grm ve arkada shak b. Rhye (Rhveyh)'ye: Birinin dersini dinledim, ondan daha akll hibir kimse grmedim. demi ve onu alp gtrmtr. Arkada kendisine; bni Uyeyne ve emsalinin hadsini brakp bu delikanly m dinleyelim? diye sorunca Ahmed b. Hanbel yle cevap vermitir: Bu delikanlnn aklndan faydalanmazsan onun yerini tutacak baka birini bulamazsn. li hadsi karrsan, nazil hadsi de kairmazsm ya![2]. te bu delikanl mam Muhammed b. drs efi el:Kura'dir. Usli Fkh ilmini kurup ilk nce tedvin etmek ve esaslarn aklamak erefine ulaan odur. Kendinden sonraki nesiller, ilmi, ondan miras olarak almlardr.[3]

Doumu Ve Nesebi

Btn rivayetler, mam fiinin 150 H. ylnda Gazze ehrinde domu olduunda birleir. O, kyas mam ve Irak fakhlerinin ba olan mam Ebu Hanfe'nin vefat ettii sene dnyaya gelmitir. Bz yazarlar hayle kaplarak, afi'nin, Ebu Hanfe'nin ld gece doduu ve bylece yeryznn fkh mamlarndan hibir zaman hli kalmad dncesini uyandrmak istemilerdir. Byle bir iddia, herhangi bir temele dayanmad gibi bir fayda da salamaz. ttifakla rivayet edildiine gre afi'nin babas Kurey kabilesine mensup olup Peygamber (S.A.V.)'in dedesi olan Him'in kardei Muttalib oullarna dayanr. Onun eceresini tarihilerin ou yle anlatr. Muhammed b. drs b. Abbas b. Osman b. fi' b. Sib b. Ubeyd b. Abdiyezid b. Him b. Muttalib b. Abdimenaf. Bu silsilede alman Muttalib, Abdumenaf m drt. olundan biridir. Abdumenaf'u oullar unlard: 1 Muttalib, 2 Him, 3 Abduems Bu Emevlerin dip dedesidir, 4 Nevfel Bu da Cbeyr b. Mut'im'iri dedesidir.

Peygamber (S.A.V.) Efendimiz'in dedesi^Abdulmuttalib'i yetitiren, ad geen Muttalib'dir. Muttalib oullar hem chiliye, hem de islm amda Him oullarnn yardmcs idiler. Hatt Kureyliler, Mekke'de insanlar Allah yoluna aran Peygamber'e yardm ettikleri ve Peygamber'e kar kendilerini desteklemedikleri iin Haimlerle btn mnasebetlerini kestikleri zaman, Muttalib oullar Himlerle birlik olmular, i'b[4] de yaamlar ve Himlere uygulanan zulm ve ikenceye onlar ila ayn ekilde katlanmlardr. Yalnz Uz. Peygamber'in amcas olan Ebu Leheb, bu boykot srasnda Kureylilere katlmtr. Bu sebeple Peygamber (S.A.V.), Muttalib oullarna da Him oullar gibi ganimetten hisse ayrmtr. Rivayet edildiine gre Peygamber Efendimiz, Him oullan gibi Muttalib oullarna da ganimetten hisse verdii zaman Umeyye ve Nevfel oullar da ayn ekilde hisse talep etmilerdir. Cbeyr b. Mut'im bu konuda yle bir rivayette bulunmutur: Peygamber (S.A.V.), Hayber'de elde edilen ganimetlerden Him oullan ile Muttalib oullarna Akrabal olanlarda ayrlan hisseleri

verince ben ve Osman b. Affri gidip; Y Reslullah, dedik, onlar Him oullar olarak senin kardelerindir. stnlkleri inkr, edilemez. nk, Allahu Tel, seni onlarn iinden semitir. Ancak sen, Muttalib oullanna da hisse verdiin halde bizi braktn. Biz ve Muttaliboullar akrabalk ynnden ayn derecedeyiz. Bunun zerine Peygamber (S.A.V.) yle buyurdu: nk onlar hem chiliye, hem de islmiyet devrinde bizden ayrlmadlar ve iki elinin parmaklarn birbirine geirerek, Him oullar ile Muttalib oullar bu bakmdan ayndrlar diye ilve etti. afi'nin anas Yemenli olup Ezd kablesindendir. Kurey kabilesine mensup deildir. Olunun yetiip olgunlamasnda onun byk bir pay vardr.[5]

Genlii Ve Yetimesi

afi, Rureyli bir babadan domu, fakat beikte iken onu kaybetmi ve bu yzden fakir olarak bymtr. Annesi, olunun neseb ve kendisini

belki ihtiyatan kurtaracak olan hukukunun Ku reylilerce tannmayacak ekilde zayi olacandan korkmutur. Bu sebeple olunu MekkeTdeki makamna sahip klmak iin gayret sarfetmitir. Hatb Badadi, Tarihu Badad adl eserinde afi'ye dayanan bir senedle yle rivayet eder: Ben Yemen'de dodum[6]. Anam, hukukumun zayi olmasndan korktu ve bana; ailenin yanna gidip onlar gibi olman daha iyidir; nk ben nesebini kaybedersin diye korkuyorum, dedi ve yol hazrlm yapt. Ben de Mekke'ye geldim. O zaman yaklak olarak on yamda idim. Bir akrabamn yanna indim ve ilim tahsiline baladm. Buna gre diyebiliriz ki: mam fii ocukluunda, yksek bir soya mensup olduu halde fakir ve yetim ocuklar gibi yaamtr.. Yksek soya mensup olan fakir ocuklar, genlik alarnda genel olarak bir eitim bozukluu olmazsa, soylarnn tesiriyle yksek ilere ynelirler. afi'nin eitiminde herhangi bir bozukluk veya gayri tabilik olmad iin kendi znden gelen bir insiyakla yksek hedeflere ynelmitir. Fakirliine ramen yksek bir soya mensup oluu, kendisini insanlara yaklatrm,

cemiyete karmasn salam ve bylece iinde yaad ortamn duygularna o da katlmtr. phesiz btn bunlar afi'nin ruhunu itima bir terbiye ile gelitirmitir. Bu terbiye sayesinde O, insanlarla kaynam, cemiyeti ve halkn duygularn yakndan tanyabilmi tir. nk cemiyeti yakndan tanmak; toplumu ilgilendiren, toplumla ilgili muameleleri, toplumu'tanzim ve ferdler arasndaki ilikileri salam esaslara gre tesis etmekle uraan kiiler iin zarurdir. Keza, eriat tefsir ve eriatn hkmlerini karp llerini ortaya koyma ii, cemiyeti yakndan tanmay gerektirir. afi'nin ruhunda yksek iler yapma istidad mevcuttu. Anas da olunu Gazze'den Mekke'ye gnderirken onu bu yola tevik etmi ve gerekli sebepleri hazrlam, afi de, ileride hedefine ulamtr. afi, nce Gazze'de iken ilim tahsiline balam ve Kur'an Kerm'i hfzetmitir. Mekek'ye gelince de byk hadis stadlanndan Peygamberin hadislerini tahsile koyulmutur. O, hadisi erifleri hem yazmak, hem de ezberlemek iin byk gayretler' gsteriyordu. Hadsleri elde ettii eylere

yazyordu. Bazan onlar saks zerine, bazan da deri zerine yazyordu. O, hkmet konana gidip teki yzne yaz yazmak iin kullanlm kt isterdi. Henz ocuk yata, iken tahsilini ilerletince, Arapada derinlemek cihetine gitti; bylece ehir ve kasabalardaki yabanclarla meydana gelen karma yznden Arap dilini tahrip eden yabanc kelimelerin tesirinden kurtulmaya alt. Bu maksatla afii, le gitti ve HUzeyl kabilesinin iinde yaad. O, bu konuda yle der: Ben Mekke'den ktm, lde Hzeyl kabilesinin yanma gittim. Bu kabilenin yaayn ve dilini rendim. Bu kabile, Araplarn dil bakmndan en fasihi idi. Onlarla birlikte gezdim, dolatm. MeMe'ye dndm zaman birok rivayet ve edebiyat bilgilerine sahip oh ustum. mam afi ldeki haber, rivayet ve iirleri ezberlemi, Hzeyl kabilesinin iirinde ihtisas sahibi olmutur. Hatt chiliye ve ilk slm asrnn sanat ve edebiyatn rivayet eden elAsma' der ki: Huzeyl kabilesinin iirlerini Muhammed b. dris isimli bir Kurey genci sayesinde dzelttim..

afi, lde bulunan iyi eylerin hepsini renmitir. O, Arapay renip incelerken ayn zamanda ok atmay da renmi; hatt bu konuda en yksek mevkii ihraz etmitir. yle ki on defa ok atsa hepsim hedefe isabet ettirirdi. Onun, bz talebelerine yle syledii rivayet edilir: Benim iin iki mhim ey vard: Biri ilim, dieri de ok atmak. Ok atmak hususunda onda on isabet kaydedecek bir dereceye geldim. lim konusunda bir ey sylememi, fakat hazr bulunanlardan birisi; Vallahi, sen, qk atma maharetinden daha ok ilme sahipsin. demitir. Bundan anlalyor ki mam afii, ann en stn eitimi ile yetimitir. Bundan sonra kendisini btn ile ilme verip Mekke'deki fakih ve muhaddislerden fkh ve hadis tahsil etmitir. Nihayet Mekkei genler arasnda parmakla gsterilmeye lyk olmutur. Sfyan b. Uyeyne, Mslim b. Hlid ezZenc gibi bilgin ve hadsiler, onu zel olarak koruyup gzetmi ve takdir etmitir.[7]

mam Mlikin Himayesinde

Delikanl, yirmi yana dedii zaman fetva verecek' ve hadis rivayet edecek bir mertebeye ulamt. Fakat onun ilim tahsilindeki gayreti, Mekke'nin surlarn am ve bu ehrin telerine doru Uzanmaya balamt. nk, ilmin hudut ve lkeleri yoktur. Bu arada Medine'nin mam Mlik b. Ene's'in ad afii'ye ulamt. Zra, bu byk mamn ad o derecede etrafa yaylmt ki, gelip gidenler hep onu anyorlard. Bu durumda afi'nin gayreti ondan ilim tahsiline ynelmi ve bu yzden o, Medine'ye gitmek mecburiyetinde kalmtr. Fakat afi, mam Mlik'in yanna elibo gitmek istememitir. Yani daarcna mam Mlik'in ilminden de bir miktar koymutu. , yle ki; mam Mlik'in mehur bir kitab vard. smi hertarafa yaylan bu eser elMuvatta' idi. f, bu eseri Mekke'de birisinden emanet olarak alp okumutu. Medine'ye gitme arzusu zerine bu kitab defalarca okuyup mam Mlik'in fkhna nsiyet kazanm ve onun rivayetteki yksek derecesini renmte afi, yola kmaya karar verince mam Mlik'le karlatnda kendisine kolaylk gstermesi iin Mekke Valisinden Medine Valisine bir mektup almtr.

Mu'cemu'ldeb, adl kitabnda Yakut elHamev bu mektup ve afi'nin nairi Mlik'le karlama hikyesini bizzat mam afi'den naklen yle anlatr: Mekke Valisinin hUzuruna girdim ve ondan Medine Valisine bir mektup aldm. Medine'ye gelip bu mektubu valiye sundum. Vali, onu okuduktan sonra yle dedi: Benim iin Medine'den Mekke'ye kadar yaya ve yalnayak gitmek, Mlik b. Enes'in kapsna gitmekten daha kolaydr. Ben, onun kapsnda dikilmek kadar hibir zillet grmedim. Bunun zerine ben de; Allah valinin iini rasgetirsin, nk Vali dilerse onu hUzuruna arabilir, dedim. Vali de; heyhat! Nola ben ve maiyetim, binitlerimize binsek ve zerimize krmz toprak bulasa da bz arzularmz elde etsek! dedi. Vallahi onun dedii gibi oldu. zerimize kpkrmz toprak bulat. [Bir mddet gidip Malik'in evine vardktan sonra) br adam ilerledi ve kapy ald. Bunun zerine darya siyah bir criye kt. Vali, ona; Efendine benim kapda olduumu syle, dedi. Criye ieri girdi ve biraz gecikti. Sonra dar kp yle syledi: Efendim size selm ediyor ve diyor ki: Valinin bir meselesi varsa bir eye yazp versin,

cevap verelim. Hads iin geldiyse, hads meclisinin gnn biliyor, gitsin. Bunun zerine Vali, cariyeye; Ona syle, yanmda Mekke Valisinden kendisine yazlm mhim bir mesele ile ilgili bir mektup vardr, dedi. Criye ieri girdi. Sonra elinde bir krs (sandalye) ile dar kt ve onu bir yere koydu. Az sonra mam Mlik, heybet ve vakarla ieriden kt: Uzun boylu ve deirmi sakall idi. Sonra yerine oturdu... Vali mektubu ona takdim etti. Onu okudu ve: Bu ahsa durumuna gre muamele et, ona hads ret ve iyilikte bulun. szlerine gelince mektubu elinden brakt ve: Sbhnallh, Allah'n Resl'nn ilmi vstalarla m retilir oldu? dedi. Valiye baktm, onunla konumaktan ekiniyordu. Ona doru yaklatm ve: Allah iinizi rasgetirsin. Ben yle bir kimseyim; maksadm, durum ve hikyem udur... dedim. Szm dinledikten sonra bana iyice bakt... Onun kuvvetli bir firseti vard. Adn nedir? diye sordu, Muhammed'dir, dedim. Ey Muhammed, dedi, Allah'dan kork, gnahlardan sakn. nk senin ileride byk bir nm olacaktr. Allah senin kalbine bir nr vermitir. Onu msiyetle sndrme. Sen yarn buraya gelirsin, seni okutacak olan da gelir.

Bu alarda hads rivayetinde gelenek yle idi: Hads tahsil eden kimse, hads rivayet ettii veya hads okuduu staddan. bir hads kitab alr, onu yazar ve rivayet.ederdi. Bunun iin afi,"ertesi gn gelmi ve yannda da mam Malik'in hUzurunda okumak zere onun elMuvatta' adl kitabn getirmiti. afi bu kitab okumaya balaynca, onun gzel okuyuu mam Malik'in ok houna gitmitir. afi, kitab fazla okumaktan ekinirse, mam Mlik, oha; Devam et, ey delikanl, derdi. Bu sebeple afi, elMuvatta' kitabn mam Malik'in huzurunda birka gn ierisinde okuyup bitirmitir. afi, Hicaz fakhlerinin ba olan mam Malik'in yanndan ayrlmam ve onun himayesinde yaamtr. Bununla beraber arasra le gidip Arap kabilelerini tetkik eder ve bir mddet onlarla dp kalkard. NiteknTnnesini ziyaret etmek ve onun tlerini dinlemek iin arasra da Mekke'ye giderdi. Annesi de asalet, gzel anlay ve olaylar takdir kabiliyetine sahipti. Buna gre afi'nin, arasra hocasnn yannda kalmadn syleyebiliriz.[8]

Vazifeye Tyin Edilii

afi fakir bir hayat geiriyordu. Ancak mrnn sonuna doru ona Beytu'lMaldan, Muttalip oullarna ayrlan fasldan bir tahsisat balanmtr. mam Mlik lnce afi geimini temin iin bir i aram ve mam Malik'in yannda dokuz yl kaldktan sonra Mekke'ye dnmtr. Bu srada Yemen Valisi Hicaz'a gelmiti. Bz Kureyliler vali ile konumu, o da afii'yi yanma alp gtrmt. afi bu hususta yle der: Annemin yannda yol harlm verecek bir ey yoktu. Evimizi rehin olarak verip onunla yol masrafm kaladm. Yemen'e gelince aldm bu paray demek iin altm. mam afi'nin dirayeti, bilhassa Yemen Valisinin maiyetinde ald ve kadlk mahiyetinde olan bu grevinde dikkati ekmitir. Vazifesi Yemen'e bal olan Necrari'da idi. afi, burada adaleti hakkyla gerekletirmitir. Her zaman ve her yerde olduu gibi Necran'daki halk da vali ve kadlara kar dalkavukluk ederek, kendi karlarn temine alyorlard. Fakat onlar, afii'nin ahsiyetinde adaletle karlatlar ve dalkavukluk yapmak suretiyle onun ruhunu istilya imkn

bulamadlar. afi bu durumu tasvir ederken yle der: Necran'da almak zere vazifelendim. el Hris b. Abdilmedn ve Skf kabilesinin azatllar orada idiler. Vali buraya gelince ona dalkavukluk ettiler, ayn eyi bana yapmak istedilerse de benden yz bulamadlar. mam afi, bylece, ruhuna hibir kimsenin ilememesi iin dalkavukluk kapsn kapam oldu. nk ifsatlar, valilerin ruhlarna bu kapdan nfuz ediyorlard. afi bu kapc kapatmakla nefsini fesat, er ve zulmden korumu oldu. Dolaysyla adaleti tam olarak gerekletirdi. Fakat adaleti yerine getirmek g bir i olup onu ancak azimkar valiler gerekletirebilirler. Onlar da zamann merhametsizlii ve fesatlarn hileleri ile karlarlar.[9]

Mihneti

Bu itibarla mam afii'nin iddetli bir mihnetle karlamas tab grlmelidir. Bu srada Necran'a zlim bir vali gelmiti. afi, onun idaresi

altndakilere zulm etmesini nlemiti. htimal ki mam afi dier bilginlerin sahip olduu tenkit klcna mlik olup bunu gayet gzel kullanyordu. Belki de afi, valiyi hem zulmden alkoyuyor, hem de emrinde.olduu halde dili veya tenkidi ile onu hrpalyordu. Bunun zerine vi, bir yolunu bulup afi'ye kar tezvir ve hileye bavurdu. Zra herkes sdnn icabn yerine getirecektir. Abbasler, Ali evltlarna kar daima saltanatlarn kskanyorlard. nk onlar da, Abbasler gibi Uz. Peygamberin soyuna dayanyorlard. Hatt onlar, Uz. Peygamber'e Abbasilerden daha yar kn idiler. Ayrca yaplan isyanlarn hepsi de Ali evltlar tarafndan oluyordu. Bu sebeple Abbasler, daima onlardan ekmiyorlard. Dolaysiyle herhangi bir alev hareketi grdkleri zaman onu hzla bastryorlard. Herhangi bir valinin Ali evltlarna kar gzel davrandn tesbit ederlerse derhal onu ya azlediyorlar, ya muhakemeye ekiyorlar, ya da ldryorlard. Hatt bunu, phelendikleri ahslara da tatbik ediyorlard. Zra, onlara gre, memleket dzeninin iyi gitmesi iin susUz bir adam ldrmek, bu dzenin bozulmasna sebep olabilecek itham altndaki kimsenin serbest braklmasndan daha iyidir.

Ad geen zlim vali, Abbslerin ruhlarndaki bu zaaf noktasndan faydalanarak, afi'ye kar bir tUzak hazrlamak istedi ve onu alevlerle birlik olmakla itham etti. Bu maksatla o zamanki hilfet makamn igal eden Hnn erRed'e bir mektup gnderdi. O, bu mektubunda yle diyordu: Alevlerden dokUz kii harekete geti. Ben, bunlarn ayaklanmasndan korkuyorum. Onlardan birisi Muttalib oullarndan afi denilen bir adamdr. Benim ona ne emrim, ne de yasaklarm tesir ediyor. O, diliyle, savalarn kllaryla yapamadklarn yapyor. te afi byle bir thmet altnda kald. Aslnda bu thmetin sebebi psikolo)ik idi. Fiil bir eye dayanmyordu. nk, afi'nin Uz. Ali evltlarna kar sevgi besledii herkese biliniyordu. Fakat, onun bu sevgisi kendisini ilik propagandasna ve onlarn iktidara gelmesi iin fiili bir harekete sevkedecek durumda deildi. Fakat o, bu yzden rfizlikle itham edildi. Gy o, Ebu Bekr ve mer (R.A.)'in hilfetini reddediyordu. phesiz afi bundan beri' idi. O, bu hususta bir beytinde yle der:

Eer li Muhammedi sevmem, rfizHkse, ki cihan tank olsun ben rafizyim. Nihayet afi, eli kelepeli Badat'a gnderildi. Bu, afii'nin Badad'a ilk geliidir. Bu olay 184 H. ylnda cereyan etmi olup afi o tarihte takriben 34 yanda idi. mam afi, Halfe Harun er Red'in hUzuruna karld zaman gzel konumas ve mam Muhammed b. elHasen e eybn'nin hsn ahadeti sayesinde cann kurtarmtr. htimal ki mam afi, mam Muhammed ile man Mlik'in derslerinde tanmt. Zra afi, mam Mlik'in hayatnn sonuna kadar dokUz yl onun yanndan ayrlmamt. mam Muhammed de bu srada tam yl mam Mlik'in derslerine devam etmiti. afi'nin gzel konumas ve ifade gc, Harun er Red'e, kendisini sorguya ektii zaman verdii u cevaptan anlalmaktadr: Ey Emir'u'1M'minin, iki kii farzedelim, birisi beni karde olarak grendir, dedi. f de yle cevap verdi: te sen bylesin, ey Emru'l M'ninn. nk siz Abbas oullarsnz, onlar ise Ali oullardr. Biz Muttalib oullaryz. Siz Abbas oullan bizi karde gryorsunUz, onlar ise kle gryorlar. afi, bu ifade ile alevlik iddia eden

bz ilerin szn im etmitir. Aslnda gerek alevler kendi soylarna kar byle bir ey dnmezler[10]. mam Muhammed b. elHasen eeybn'nin tanklna gelince; o bu srada Badat Kads idi. afi, Harun erRedin meclisinde itham edilerek sorguya ekilirken, mam Muhammed'i grm ve ona yaknlk duymutur. nk, ilim sahipleri arasnda manev bir akrabalk vardr. Bunun iin afi, kendisini mdafaa srasnda yle demitir: Ben ilim adamym, bunu kadnz Muhammed b. elHasen bilir. Bunun zerine Hnn erRed, mam Muhammed'e bu durumu sormu, o da yle cevap vermitir: Evet, bunun ilimden byk bir nasibi vardr, iddia edilen eyle onun bir ilgisi olamaz. Pek kan dkmek heveslisi olmayan Harun er Red, bu ii incelemek iin bir yol bulmu ve acele etmemitir. Byk bir itimat duyduu Muhammed b. elHasen'e, bunu yanma al ve durumunu incele, demitir. Bu inceleme ii, afi'ye yneltilen thmete iltifat edilmemekle neticelenmitir.[11]

afi'nin lme Tekrar Dn

Irak'n byk fakihi Muhammed b. elHasen, yalnz afi'nin hayatm kurtarmam, ayn zamanda onu kadlk memuriyetinin karanlndan karp tekrar ilmin nuruna kavuturmutur. te mam afi, bu tarihten, yani 184 H. ylndan itibaren lnceye kadar yirmi yl ilimle uramtr. Memuriyet hayat mamafi'nin ksa ve kymetli mrnn be yl kadarn igal etmitir. nk O, 54 yanda vefat etmitir. Denilebilir ki, onun urad mihnet, kendisi iin ok hayrl olmutur. Eer o, bu mihnetle karlamadayd memurluu devam edecek ve belki de ilme hi dnemiyecekti. Dolaysyla, gelecek nesiller onun lmez ilm mirasndan yoksun kalacakt. mam afi, Muhammed b. elHasen'in evinde konaklad. Daha nce man Mlik'e snd gibi bu kez de mam Muhammed'e snm oldu. lk nce Irakllarn fkhna gre man Muhammed'in telif ettii kitaplar okumaya balad. Bu kitaplar bizzat mam Muhammed'den okudu. Nitekim

bundan nce elMuvatta'i da mam Mlik'ten okumutu. Allah cmlesinden raz olsun! Bylece mam afi, hem Irak'n hem de Hicaz'n fkhn birletirmi ve ann en byk fakhlerinden ders almtr. Bu konuda bni Hacer elAskaln Tevali etTe'sis f Mal bni drs adl kitabnda yle der: Medine'de fkh Mlik b. Eries temsil ediyordu. afi onun yanma gidip derslerine devam etmitir. Irak'ta da fkh mam Ebu Hanife temsil ediyordu. afi, Ebu Hanfe'nin talebesi Muhammed b. elHasen'den bizzat ders ald. Bylece o, hem re'y taraftarlarnn, hem de hads taraftarlarnn ilmini kendisinde birletirdi. Bu ilmin kaide ve prensiplerini tesbit edecek kadar yksek bir mevki ihraz etti. Bu konuda muvafk ve muhalif herkes onun bu mevkiini tand. Bylece onun n her tarafa yayld, itibar ykseldi ve nihayet o, hakkyla mamlk mertebesine eriti. afi, Muhammed b. elHasen'den ilim tahsil etti. Ondan nakil ve rivayetlerde bulundu. Yapt bu nakil ve rivayetleri yazd. Kendisi bu konuda yle der: Muhammed b. elHasen'den bizzat kendisinden iitmek suretiyle br deve yk ilim rendim. afi, Muhammed b. elHasen'i daima hrmet ve tazimle anard. Onun hakknda yle

der: Ancak Muhammed b, elHasen hari, kendisine mnakaal bir mesele sorulan herkesin yznde bir nholuk grrdm. Burada belirtmeliyiz ki, f, mam Muhammed'den yalnz re'y ve kyas fkhn tahsil etmemi, ayn zamanda ondan Irakllarca mehur olan ve fakat Hicazllarca mehur olmayan rivayetleri de renmitir. afi'nin mam Muhammed'den yapt rivayetlere unu misl olarak syleyebiliriz: Muhammed b. elHasen, Yakub b. brahim (Ebu Yusuf) 'den, o da Abdullah b. Dinar'dan, o da Abdullah b. mer'den, Peygamber (S.A.)'in yle buyurduunu bana haber verdi; Vel' (birinin azatls olma) soy bakmndan akrabalk gibidir. (Azatl) ne satlr, ne de hbe edilir. afi, Badad'ta oturduu sralarda Irakllarla fkh mnakaalar yapar ve kendisini mam Mlik'in talebesi sayard. Muayyen bir metod ortaya koymazd. Fakat mam Muhammed hari, yaa ona denk olanlarla tartrd, mam Muhammed'le tartmay kendisine yaktrmazd. nk, onu kendisinin hocas olarak gryordu. Fakat, nasl Ebu Hanfe talebeleriyle mnakaa ediyor idiyse, afi'nin hocas mam Muhammed de onun kendisiyle mnakaa etmesini isterdi. Fakat, afi, hocasyla tartrken

utanrd. nk ilk hocas mam Mlik, talebelerine mnakaa kapsn amaz ve onlar cedellemeden menederdi.[12]

Beyt'lHarm' Gel

Tarihiler, mam afi'nin Badat'ta mam Muhammed'in yannda hoca ve talebelerle tartarak, ne kadar kaldn bildirmemektedirler. Byk bir ihtimale gre o, burada iki sene kalmtr. Bu mddet, ister Uzun ister ksa olsun, gerek olan onun ok verimli oluudur. Zra, mam Mlik'in talebesi afi, hocasndan baka stadlatn da gr ve fkh metodlarm renme imknn bulmutur. Bunun tabii bir neticesi olarak, afi'nin, bu deiik gr ve metodlar arasnda karlatrmal bir inceleme yapmas zaruri idi. Keza, onun, bu karlatrmal incelemelerinden sonra bu her iki gr ve netodlardan birine yakn veya her ikisinden de Uzak bz grler ortaya atmas gerekirdi. Bu karlatrma, elbette gr ve metodlar szgeten geirerek ve bunlardan hangisinin daha

doru ve geree daha yakn olduunu ortaya koyacak esasl llere dayanmak mecburiyetinde idi. mam afi, byle bir karlatrma yapmak zere Beyt'lHarm'a ekilmi; kendisini, keskin bir basiret ve anlayl bir teemml ierisinde bu ie vermitir. afi, burada yapt karlatrmalarndan yle iki netice elde etmitir: 1 afi, kendisine has bir mezheble ortaya kmtr. O,daha nce mam Mlik'in talebesi olup onun grlerini yaymaya akyordu. imdi ise mam Mlik'in grlerini mstakil olarak ele alp inceliyen ve yerine gre tenkit eden, bazen ona muvafakat, bazan da muhalefet eden bir ilim adam olarak davranyordu. O, bu konuda Hilafu Mlik adnda bir kitap yazmtr. Keza, afi, mam Muhammed ve onun hocas Ebu Hanfe ile Ebu Ysuf'un grlerlin incelemi, tenkid etmi; bzan bunlara muhalefet, bzan da muvafakat etmitir. Bu konuda yazd kitaba da Hilfu'I Irkiyyn adn vermitir, te bylece mam afii, fakhlerden herhangi bir guruba bal kalmaktan kurtulmu, Allah'n Kitab ve Reslullah'n Snnetinin glgesinde hr ve mstakil olarak, ictihad mertebesine ykselmitir.

2 stinbat (hkm karma) prensiplerini tesbit etmitir ki, daha sonra bu usli fkh adn almtr. afi, itihadlarmda yalnz ortaya koyduu bu prensiplere gre hareket ederdi. Ondan nceki limler de, itihatlarnda birtakm metodlara balanrlar ve bu metodlar ksaca iaret ederlerdi. afi ise, bu metodlan iaret etmekle yetinmemi, mctehidin ictihad ve istinbat srasnda hatya dmemesi ve itihadnn verdii imkn nisbetinde hakkata ulamas iin bal kalmas gereken prensip ve kanunlar tesbit ederek aklamtr.[13]

Badad'a Tekrar Gelii

mam afi, Mekkei Mkerreme'de inceleme ve aratrmalaryla rencilerine daha nce alk olmadklar bir ilmi retmeye devam etmitir. O, fkh derslerinde Kur'an ve Snnetin glgesinden dar kmazd. Bu srada bilhassa hac mevsiminde btn Uzak islm lkelerinden gelen ilim adamlar ondan feyz alrlard. Mesel, Irakllar ve dierleri gelip ondan faydalanrlard. Mekke'de bu seferki ikameti dokUz yl srmtr.

phesiz afi, ulam olduu neticeleri ve zellikle fkh! istinbat iin koymu olduu metodlan btn islm lkelerine yayacakt. O ada islm leminde ilim nurunun yayld yer islm Devleti'nin merkezi olan Badad ehri idi. afi bu ehre, bu ehir de ona snmt. afi buray, bura da kendisini tanmt. Bunun iindir ki afi, 195 H. ylnda tekrar Bagdad'a dnmtr. Bu tarihte o, yaklak olarak 45 yanda idi. Badad'ta ona btn limler nem vermi ve talebeler etrafn' sarmtr. Badad limleri, ondan ders almak konusunda byklk samamtr. Mesel, daha nce Mekke'de afi ile gren Ah med b. Hanbel ona talebe olmu, onun akl ve fikrine hayran kalmtr. Aa yukar kendisinin yat olan shak b, Rahye de ondan tahsil grmtr. Bunlar ve benzerleri, mam afi'den ilim tahsil eden asl talebelerden ayrdrlar. Herkes onun dersine kouyor ve verdii cevaplara hayran kalyordu. nk O, Irakllarn alk olmadklar bir metoda dayanan yeni bir ilim getirmiti. Ayrca o, kendisinden ncekilerde bulunmayan bir ksm sfatlara sahipti. afi'nin metodu, tafsilatyla aklad istinbat metodu

olan usli fkh ilmi idi. O, bu sayede ak lfzlara dayanarak, kapal olan mnalar ortaya koyuyordu. Bunun iindir ki shak b. Rahye: afi'den nce biz, nsih ve menshu bilmiyorduk. demitir. Sahip olduu sfatlar ise, gzel ve ak konuma, mnazara ve mnakaa kudretidir. Onun ifadesi gayet ak, gzel ve tesir bakmndan ok gl idi. Bunun iin bir ada O, limlerin hatibidir. demitir. afi, bu geliinde Badad kitaplar (elKtbu'1 Badadiyye) adn verdii eserlerini yazdrm (iml etmi) tr. elUmm veya elMebst diye isimlendirilen eseri bunlar arasndadr. Bu eser, birka kitaptan meydana gelmi olup ou fr'a dairdir. Bunu kendisinden rivayet eden, talebesi ezZafern'dir. Keza, burada afi, usli fkha ait olan kitabn iml etmitir. Bu eser erRisle adn alm olup bunu rivayet eden de ezZafern'dir. Bylece afi'nin ilmi Irak'n snrlarn am ve btn Dou slm lkelerinde yaylmtr. Onun ilmini yaymada talebelerinin tesiri ok olmutur. Talebelerine tesir eden iki husus vard: Birisi ondan istifade arzusu, dieri de afi'nin esiz ahsiyetine kar duyduklar hayranlk idi.

Bu geliinde afi, iki seneden fazla alm, sonra tekrar Mekke'ye dnmtr. Belki afi, tekrar Mekke'ye eya ve ilerini toparlamak, Beytu' Harm' ve Sfyayn b. Uyeyne gibi hocalarn ziyaret etmek iin gelmitir. Dolaysiyle burada fazla kalmam, 198 H. ylnda yeniden Bagdad'a dnmtr.[14]

Badad't Ksa Br kmeti

afi, Bagdad'a bu geliinde ksa bir sre ikmet ettikten sonra Msr'a gitmek zere yola km ve oraya 199 H. ylnda varmtr. afi, bu sefer Badad'ta niin ksa bir sre kalmtr? Halbuki umum vaziyet onun bu ehirde Uzun mddet kalmasn gerektiriyordu. nk buras, limlerin merkezi ve slm Devleti'nin bakenti idi. te yandan burada, afi'nin birok talebeleri vard. Bu ehirden slm leminin drt bucana ilim nuru yaylyordu. yle ise, mam afi buray terkedip niin Msr'a gitmitir? Halbuki Msr, bu srada ilim merkezi deildi.

Geri yava yava bir ilim merkezi olmaya balamt. imizi rahatsz eden bu soru bizden cevap beklemektedir. Bu sorunun cevab bizce udur: 198 H. ylnda hilfet, Harun erRed'in olu Abdullah el Me'mun'a gemitir. Arap.ve ranllar arasnda cereyan eden birok sava ve fitnelerden sonra el Emin ldrlm (198 H ve elMe'mun .(l. 218 H.) halifelik makamna oturmutur. elMe'mun devrinde hkim bir durumda olan iki husus, afi'nin Msr'a gitmesinde etkili olmutur ki, bu kanaati afi'nin hayat ve ilm metodu teyit etmektedir. 1 elMe'mun devrinde duruma ranllar hkim olmulard. nk elEmin'le elMe'mun arasndaki taht kavgas, gerekte Araplarla ranllar arasnda cereyan etmitir. Neticede de el Me'mun mUzaffer olmu, dolaysyla ranllar, Araplara galip gelmiler ve nfuz onlarn eline gemitir. Bu durumda Kureyli afi, ranllarn nfUz ve otoritesine boyun emek istememitir. 2 elMe'mun, kelmc filozoflardan idi. Mu'tezilleri. yanma alm, kendisini onlardan saym, ktip, hcip ve nedimlerini onlardan

semi, ilimde ve limler arasnda onlar stn tutmutur. afii ise, mu'tezillerden ve onlarn metodlanndan nefret ederdi. Mu'teziller gibi mnakaalara giren ve onlarn metoduyla akid konularn anlatan kimselerin cezalandrlmasn isterdi. afi gibi bir ahsiyet, elbette bunlarla beraber yayamaz ve onlara yzveren Halfe el Me'mun'un yannda kalamazd. yle ki Hlfe el Me'mun, daha sonra mu'tezillerin tahrikiyle fakh ve muhaddislere ikencelerde bulunmutur. Bu ikencelerin balca sebebi, Kur'an Kerm'in yaratlm olup olmamas meselesi idi. Bu yzden man Ahmed b. Hanbel de, trl ikencelere uramtr. afi mezhebine bal olanlardan bzsnn rivayetine gre, Halfe elMe'mun, mam afi'ye kadlk teklifinde bulunmu, o da bu konuda zr beyan etmitir. phesiz bu rivayet, mam Mlik'in talebesi olan afi'nin hem dncesi, hem mant, hem de yaayla badamaktadr.[15]

afi Msr'da

Son geliinde Badad'ta oturmak, afi iin ho olmuyordu. Onun, ilim bakmndan buraya yakn bir deer tayan baka bir memlekete gitmesi gerekiyordu. Gidecei bu memlekette O, Badad'taki gibi ranllarn AVaplara tahakkm ile karamamalyd. afi aradn Msr'da buldu. nk mam Mlik'in talebeleri ve Leys b. Sa'd Msr'da idiler. Ayrca Msr, ilim bakmndan Badad'a benzememekte ise de, ona yaknd. Buraya Araplar hkimdi. Burann valisi Kurey'e mensup olup Abbas oullarndan idi. Yakut el Hamev Mu'cemu'ldeb smda bu konuda yle der: afi'nin Msr'a geliinin sebebi, bura valisinin Abbas b. Abdillah b. Abbas b. Musa b. Abdillah b. Abbas oluudur. afi, Msr yolculuuna karar verince u msralar sylemitir: Durmadan Msr' zlyor ruhum? Ondan gayri l ve ova kalmad. Kurtulu ve zenginlie mi? Vallahi bilmiyorum, Yoksa kabre mi gtrlyorum?

Kader, afii'nin bu arzusunu yerine getirdi ve onu burada zenginlie ulatrd. nk Msr'n Arap valisi, Peygamber'e akraba olanlara tahsis edilen ganimetlerden afi iin de bir hisse ayrm ve bylece afii, nesebinin erefiyle mtenasip bir duruma gelmitir. afii, te yandan ilmini, fkhn ve grlerini burada yaymaya muvaffak olmutur. Daha1 sonra lm tadarak Msr'daki kabrine defnedilmitir. afi, Msr'da 204 H. yl Recep aynn son gecesi ld zaman 54 yanda idi. Halbuki mam Ebu Hanfe takriben 70 ve afi'nin hocas mam Mlik 86 yama deinceye kadar hayatta kalmtr. mam afi'nin hayat mcadele iinde gemi olup hasta iken yatanda lmtr[16]. Zayf bir rivayete gre f, Mliki mezhebine mensup Fityan isimli budala ve yobaz bir kimsenin adamlar tarafndan dvlm ve bunun zerine lmtr. Bu rivayeti Yakut elHamevi Mulcemu'lUdeb smda anlatrken aynen yle der: Msr'da Fityan denilen ve Mliki mezhebine bal olan hiddetli ve zlim bir kimse sard. Bu, ou zaman afi ile mnakaa eder, halk da bunlarn etrafna toplanrd. Bir gn hr bir insann

satlmas meselesi zerine tartyorlard. Meselenin asl u idi: Rehin olarak verilmi olan bir kleyi, onu rehin olarak veren sahibi zd etse ve borcunu verecek baka mal bulunmasa durum ne olacaktr? afi, bir kavline gre bu zd edilmi klenin satlabileceini syledi. Grn isbat iin birok delil serdetti. Bunun zerine fkelenen Fityan afi'ye ar ekilde kfretti. afi, ona hi cevap vermedi ve meseleyi aklamaya devam etti. Bir ahs bu durumu Msr Valisine haber verdi, Vali de, afi'yi arp durumu sordu. afi olanlar anlatt ve bz kimseler de Fityan'm aleyhinde ahitlik ettiler. Bunun zerine Vali, afi gibi bir kii daha Fityan aleyhinde ahitlik etseydi Fityan'n boynunu vurdururdun, dedi. Valinin emriyle Fityan krbala dvld ve bir deve zerine bindirilip sokaklarda dolatrld. nnden giden bir telll: te Peygamber'in soyuna kfredenlerin cezas budur, diye bard. Daha sonra baya kimselerden meydana gelen bir topluluk, Fityan lehine harekete geip. afii'yi takibe baladlar. afi, talebelerinden ayrlp yalnz kalnca zerine saldrdlar ve dvdler. Bundan sonra evine gelen afi lnceye kadar iyileemedi.

Bu rivayete gre, afi'nin lm sebebi bu dvlme olaydr. Biz, bu rivayeti yerinde bulmuyorUz. nk fiye kfreden kimseyi, nerede ise lm cezas ile cezalandracak olan Msr Valisi onu dvenlere kar susmaz, durumu afi'den mutlaka sorup sulular en ar ekilde cezalandrrd. Bu dvme olay, ister doru olsun ister doru olmasn, gerek olan udur ki, afi'nin lmnn sebebi, basur hastalna yakalanm olmasdr. afi bu yzden iddetli bir kanama geirmi ve neticede Rabbma kavumutur. Allah ondan raz olsun! mam afi, kendisinden sonrakiler iin zengin bir miras ve fkh iin hl tkenme bilmeyen bir hazine brakmtr. Bu sayede onun ad, her yerde hrmetle anlmaktadr.[17]

afi'nin lmi

mam afi, insanlarn dikkatini akl, ilmi ve belagat ile kendi zerine ekmitir. Badad'ta iken, burann fakhleri ile yapt mnazaralarda onlarn dikkatini zerine ekmitir. Bu srada O,

mam Muhammed b. elHasen eeybn'den ilim tahsil eden bir delikanl idi. Beytu'lHarm' hac maksadyla ziyarete gelen ve Uz. Peygamber'in hadslerini hayatta bulunan tabilerden renmek isteyen bilginlerin dikkatini eken yine afi idi. O, ikinci olarak Badad', ulam olduu ilmin semereleriyle doldurmutur. afi, Beytu'1 Harm'da iken slm hukukunun esaslarm, usli fkh kaidelerini tesbit ediyor ve limlerin re'ylerini grlmemi bir ekilde karlatrarak inceliyordu. O, daha sonra Msr'a gelmi ve buradaki insanlar, geni ilmi ile kendisine ekmitir. Geri Msr*dakilerin de kendilerine gre bir .stnlkleri mevcuttu. afi'yi ilim tahsil ettii hocalar vm, kendisiyle mnakaa eden arkadalar ona hoca muamelesinde bulunmu ve rencileri onun ok zengin ilim mirasn gelecek nesillere aktarmlardr. Hocas mam Mlik, Sfyan b. Uyeyne ve Mslim b. Halid ezZenc, onun akli gcn vmektedir. Abdurrahman b. Mehdi, afii'nin Usl hakkndaki erRisIesini okuduktan sonra: te bu, gerekten anlayl bir delikanldr. demitir. afi'nin talebelerinden Muhammed b. Abdlah b.

elHakem de yle demektedir. afi olmasayd beri, bir kimseyi nasl reddedeceimi renemezdim. Bildiklerimi hep onun sayesinde rendim. Bana kyas reten o rahmetlidir. O, snnete bal, her trl fazilete, keskin ve ak bir dile, salam bir kafa ile stn bir akla sahipti. Talebesi Ahmed b. Hanbel de yle der: Peygamber (S.A.)'den yle buyurduu rivayet edilmitir: Allahu Tel, bu mmetin d nini doru olarak uygulamak iin her yz ylda bir ahs gnderir. Birinci yzyln banda bu ahs mer b. Abdilaziz olmutur. kin ci yzyln banda da bu ahsn afi olacan umuyorum. te bu ilim adamlarnn ahadetleri, mam afi'nin ilim, fazilet ve stn bir kavraya sahib olduunu aka gstermektedir. Gerekten afi, kendisini byle yksek bir mevkie getiren ilim vastalarnn hepsine sahipti. O, Kur'an ilmini, Kur'an'm mna, gaye ve srlarn hakkyla renmiti. Bir talebesi yle der: afi tefsire balaynca, Kur'an'n iniine ahid olmu gibi davranrd. afi, Hads ilmini de hakkyle elde etmiti. O, Mekke'de bulunan tabilerin hayatta olanlarndan birok hads rivayet etmi ve ilk hads kitab olan el Muvatta' da bizzat mam Mlik'ten okumutur.

mam Muhammed'den tahsil grd srada, Irakllarn ilmine sahip olmu ve bu ilmin de rvleri arasna katlmtr. Bununla birlikte afi, re'y'e dayanan fkh da tehsil etmi; fkh, kyas ve nesh'in kaide ve prensiplerini vaz'etmitir. O, Allah kendinden raz olsun her eit ilmin renilmesini ister ve yle derdi: Kur'an ilmini renenin kymeti ykselir. Hads ilmini renip yazann delil getirme gc artar, fkh renen kimsenin erefi ykselir, dil zerinde alann duygular incelir, matematik tahsil edenin gr artar ve nefsini koruyamyann ilmi kendisine hibir fayda vermez.[18]

lme Ynelii Ve a

afii, akran arasnda en yksek seviyeye ulamak iin gen yata ilme ynelmi ve ilmin her trl imknlar ierisinde yetimitir. nk O, Mekke'de oturuyordu. Bu srada, tabilerden hayatta olanlar vard. Beyt'lHarm'm civarnda

oturmay tercih eden Abdullah b. Abbas'n medresesi burada idi. Biraz byyp delikanllk ana ulanca Peygamber ehrinin mam olan Mlik'in yanna gelmi ve dokuz yl ondan ayrlmamtr. Bu zaman, hon hocas iin, hem de talebesi iin en verimli yllar olmutur. afi, mrn ilimden baka bir yerde harcamamtr. Ancak ksa bir zaman vazife alm ise de, evkle ve btn erefin ilme ait olduunu kavrayarak, tekrar ilme dnmtr. Kur'an ve Snnet ilmini ve fakh lerin ihtilflarn incelemeye balam ve bunlar iin hakikati bildirecek ller koymutur. nce dersine Beytu'lHarm'da balam, nihayet ilim daarc dolunca Badad'a gitmitir. Badad'ta da dersi iin baka bir krsye sahip olmutur. Badad kendisini skmaya ve baz evreler houna gitmeyen bir takm ilmi grlere tkassup gstermeye balaynca afi, Msr lkesine gitmeye karar vermitir, te bundan sonradr ki slm leminin eitli felketlerle karlat anlarda gzel Msr'mz, Dou ve Bat limlerinin sma haline gelmitir. O alarda limler, emniyet ve hUzura kavumak iin memleketlerinden ayrlmak zorunda kalmlar, aradklar emniyet ve hUzuru da ancak Msr'da bulabilmilerdir.

afii'nin btn hayati; deh derecesinde bir akl, salam bir kalem, belgatli ve tasvir gcne sahip bir dil ile ilim urunda gemitir. afii'nin iinde yaad a, ilimlerin gelitii, tedvin ve telifin balad, her ilmin esaslarnn konduu bir adr. Bu a da Arap dili tedvin ediliyor ve esaslar konuyordu. Ebu'lEsved ed Duel'nin ardndan gelenler, nahiv ilminin esaslarn koymaya balamlard. elAma' ve dierleri, iir rivayetlerini tesbit ve naklediyorlard: Halil b. Ahmed, Arap iirinin name llerini ifade eden ArUz ilmini koymutu. Chz, dikkatleri edeb tenkit usllerine evirmiti. te btn ilimler byle geliiyordu. limler, hadslerin eitli kaynaklarndan toplanmasna ynelmiti. Hads'in rivayet bakmndan doru olup olmadn, rvler (rical) ve metni itibariyle Peygamber (S,A.)'e nisbet bakmndan elverili bulunup bulunmadn tesbit iin esas ve ller konmaya balanmt. Fkh konusunda da eitli ekol (medrese)'ler kurulmutu. Mekke ekol, Abdullah b. Abbas'n grlerini; Medine ekol, mer b. elHatlb, Zeyd b. Sabit, Osman b. Affan, Ali b. Eb Tlib ve

Peygamber (S.A.V.)'in ilmini kendilerinden sonrakilere olduu gibi aktaran dier bilgin sahblerin fkhn naklediyordu. Fkh, tedvin edilmeye balanmt. Mesel, mam Mlik, kendi fkhn ve rivayet ettii hadisleri, talebeleri vastasyla nakledilen sahblerin fetvalarn iine alan elMuvatta adl eserini tedvin etmiti. mam Muhammed b. elHasen, Irak fkhm tedvin etmi ve bu fkhn fr'unu inceden inceye yazmt. te afi, btn bunlardan faydalanmtr. Burada sylenmesi gereken bir husus daha vardr ki o da eitli slm frkalardr. Her frka, kendi grlerini savunup yaymaya balamt. Mu'teziller kendi grleri urunda mcdele ediyorlar ve slmiyeti kendi alarndan savunuyorlard. ilerden mamiyye, Zeydiyye ve sair siyas frkalar da byle idiler. Ksaca bu a, mcadele ve mnazara a idi. f, bu frkalarn oundan memnun deildi. O, ne Mu'tezililerin, ne iilerin ve ne de Hricilerin yolundan gitmitir. phesiz O, iinde yaad an metod bakmndan etkisinde kalmtr. Onun a mcadele ve mnazara a idi. Bu itibarla afi de, byk bir mcadele ve mnazara gcne sahipti. O, mcadele ve mnakaalarnda btl

nasl ykacan ve hakikati nasl ortaya karacan biliyordu. afi, hadisi savunmak iin Mu'tezillerle bilfiil mcadele etmitir. Yni, Basra'da bulunan bir gurup, mtevtir olmayan hadsleri delil olarak kabul etmiyordu. afi, bunlara kar mcadeleye girimi ve Reslllah'n Snnetini savunmutur. Bu konudaki mcadelelerini elUmm adl kitabnda anlatan afi, gerekten Snnetin koruyucusu unvanna hak kazanmtr. afi'nin anda Yunan, Fars ve Hint dillerinden eitli ilimler Arapaya terceme edilmitir.. Bu tercemelerle o ada birok ilimler yaylmtr. afi'nin bu ilimlerden Uzak kaldn sanmyorUz.. Belki O, bu ilimlerden cedel ve mnazara ile ilgisi nisbetinde faydalanmtr. Ne olursa olsun, afi'nin fkh grlerinde bu ilimlerin herhangi bir etkisi yoktur. nk, afi'nin fkh grleri tamamen slm kaynaklardan gelmektedir. Hatt.O, nass'lara ballkta son haddine varmaktadr. nk O, nass'lara dayanmayan her itihad iptal etmektedir. Bu hususu, ileride, inaallah, ksaca aklayacz.[19]

afi'nin ahsiyet Ve Karakteri

Allh, mam afi'ye adalar arasnda ilim, ahlk, din ve itima mevki' bakmndan onu ycelten birok sfatlar ihsan etmitir.[20]

1 drk Ve Hafza Gc

afi, ilm idrk ynnden ok kuvvetli idi. yle salam bir hafzaya sahipti ki, mam Mlik'in el Muvatta' n okuyup hfzetmiti. Onu, mam Mlik'in rivayet ettii ekilde ezberden okurdu. Hatt afi, elMuvatta' mam Mlik'le karlamadan nce hfzetmiti. Bu salam hafzasnn yannda afii, hazircevapl bir ahsiyetti, ihtiya duyduu zaman bildiklerini rahatlkla anlatrd. O, fikri hibir tutukluk gstermezdi. Olaylarn altnda kalmaz, aksine inceledii mes'eleleri dncesiyle aydnlatrd. Onun nnde hakkatlar kendiliinden aa kar

ve bunlarn mantik' doru olarak belirirdi. O da, i bu mantk sayesinde gereklere nfuz ederdi. afi derin bir dnceye sahip olup mes'elelerin d yzn incelemekle yetinmez, aksine onlarn derinliklerine inerdi. O, son derecede anlayl lp hakkata tam olarak ulancaya kadar hibir noktada duraklamazd. Hadisler ve bunlarla ilgili hkmleri tetkik ederken, onlar belli prensiplere balamaya alrd. Onun aratrmalar kl neticelere ulamak.iindi. O cz'iyyatla yetinmezdi. te byle klli neticelere yneliinin sonunda, afi, usli fkh ilmini kurmutur:[21]

2 fade Gc

afi, konuurken gl ve ak bir. ifadeye sahipti. O, dilinin fesahati, ifadesinin belagat ve kalbinin kuvvetli oluu yannda, derin tesirli bir sese sahipti. O, ifadeleriyle bir eyi gzelce aklad gibi, sesinin ihtizaz ile de maksadn anlatrd. afi, mam Mlikle grtnde mam Mlik, ondan, elMuvatta' arkadalarna okumasn istemi ve ona; bir sahife oku, demitir. afi

sahfeyi bitirince, mam Mlik, onu daha ok dinlemek istemi ve sonuna kadar ona elMuvatta' okumutur. te bu, onun sesindeki derin tesirin bir neticesidir. Bir talebesinden yle rivayet edilmitir: Ben, afi'den baka yazlar konumasndan daha stn (fash) olan birini grmedim. Bununla beraber afi'nin dili, yazsndan da stn (fasih) idi. afi'nin yazdklar, ifade ve dnceleri tasvir bakmndan son derecede gzel olursa, onun konumas nasl olur? Elbette onun konu ' mas, ifade bakmndan daha kuvvetli, iaret bakmndan daha mkemmel, ibare ve slp bakmndan daha stnd. O, salam ifadede yle bir dereceye ulamt ki, shak b. Rahye, onun hakknda; afi, limlerin hatibidir. demitir.[22]

3 Basiret Ve Fraseti

afii, hocas mm Mlik gibi keskin bir basiret ve kuvvetli bir firaset sahibi idi. Bu sfat, mnazara ile uraan uyank kiilerden ayrlmayan bir haslettir. Ayn zamanda bu sfat, byk stadlann sfatdr.

nk afi, talebelerine ders anlatrken onlarn marifet bakmndan kavryabilecekleri kadar anlatrd. O, bunu ancak firaseti sayesinde bilir, dolaysiyle onlarn anlama ve aklama bakmndan tkatlanna gre ders takrir ederdi. Bu basiret ve firaseti sayesindedir ki, say bakmndan en ok talebe onun etrafnda toplanmtr. O, insanlarn ruh durumlarn iyi bildii iin dinleyicilerine ancak tkatlari nisbetinde ders verirdi. Bu konuda Yakut'un M'cem'ldeb snda anlattna gre, afi, bz dinleyicilerine Huzeyl kabilesinin iirlerini okurdu. O, bu iirlerden pek ok ezberlemi ve bunlar yannda okuduu bir talebesine yle demitir: Bunu, hads ehlinden hibir kimseye belli etme; nk onlar, bunu hazmedemezler.[23]

4 hls

afi hakikatlan aratrmada byk bir ihls ve ulamak istedii geree ynelmede de salam bir gr sahibi idi. rak felsefesine gre hakkatlan aramada ihls, kalbi marifet nuru ile doldurur ve ruhta yle bir safiyet meydana gelir ki bu sayede

hkkatlar kendiliniden aa kar, akl onlar kavrar, dnce dosdoru olur, ifadeler gerek mnalar sadakatle tasvir eder, dolaysiyle gr doru ve ifade salam olur. afi'nin hakikatlar aramadaki ihls, hayatnn btn devrelerinde kendisinden ayrlmamtr. Hatt O, nerede olursa olsun, hakikati bulmaya almtr. hls sayesinde afi, insanlarn alk bulunduu grlerle atsa dahi kendi grlerini cesaretle aklamtr. Keza, hakkatlar urundaki ihls, hocalarna kar duyduu ballkla attnda da afi, hakikatlar tercih etmitir. Onun mam Mlik'e kar besledii ballk ve ihls, kendisini,'hocasna muhalefet etmekten alkoymamtr. Geri afi, hocasna kar muhalefette biraz tereddt gstermitir. Fakat, Endls halknn, mam Mlik'in klah ie yamur duasna ktn duyunca, mam Mlik'i tenkit maksadyla yazm olduu kitab halka aklamtr. Bylece afi, mam Mlik'in beer olduunu, bzan doru dndn, b'zan ua yanldn gstermitir. Kendisini kurtaran ve himayesine alan mam Muhammed b. elHasen'e kar besledii ihls da, onunla mnazara ve iddetli bir ekilde mcdele etmesine ve Mednelilerin de hakl olduunu kabul ettirmek

iin onun talebelerini yenilgiye uratmasna mni olmamtr. te mam afi, ilim hayatnn btn devrelerinde byle davranmtr. Bu sebeple O, kendisiyle mnazara yapanlar, hakikat urunda gsterdii ihlsla karlar ve onlar yenilgiye uratrd. nk O, hakkattan baka bir ey dnmezdi. afi, slm eriat esasnn Allah'n Kitab ve O'nun Elisi'nin Snneti olduuna inanrd. Kendisinin ilmi ile Reslllah'm Snnetini ihata ettiine inanmazd. Dolaysiyle, talebelerini dima hads aratrmaya tevik ederdi. Kendi grne muhalif olan sahh bir hads bulursa, onu brakp hads ile amel etmelerini sylerdi. Yakut'un Mu'cemu'lUdeb srida Rabi' b. Sleyman'dan yle rivayet edilmektedir: Bir ahsn bir me's'ele sormas zerine afi'nin yle dediini iittim: Peygamber (S.A.V.) den yle yle... buyurduu rivayet edilmektedir. O adam afi'ye, ey Abdullah'n babas, buna gre mi fetva veriyorsun? dedi. Bunun zerine afi'nin tyleri diken diken oldu, yz sarard, durumu deiti ve yle dedi: Eer Peygamber'den bir hads rivayet ettiim halde onunla amel etmezsem, hangi yer beni tar, harigi gk beni glgelendirir? Peygamber'in hadsinin

bam gzm stnde yeri vardr. Ayrca Rabi' b. Sleyman, afi'nin; Herkes, Peygamber'in herhangi bir snnetini bilmeyebilir. Ben, Peygamber'in snnetine muhalif olarak herhangi bir fikir ileri srer veya bir esas ortaya korsan, uyulmas gereken Peygamber'in szdr. te benim mezhebim budur. dediini ve bu sz sk sk tekrarladn sylemitir. Allah'n, insanlara rnek olan sekin kullarna ihsan ettii baka bir ihls nev'i daha vardr. O da syleyen kim olursa olsun, hakikata boyun emek iin m'minin sahip olduu ve bakalarna vermeye alt dnce ierisinde kendisinin eriyip gitmesi, yok olmasdr. nk kaybolan inci, onu karan dalg'm nemsiz oluu sebebiyle ihmal edilemez. Dost olsun dman olsun, hakkn yannda olduu mddete ona itaat etmek gerekir. Bu ekliyle ihls, klmas zor bir merdiven ve ulalmas g bir ameldir. nk dilleriyle saldran ve deliller getirerek mcdele eden niceleri vardr ki, onlarn arasnda bu trl yce ve hak k olan pek azdr. afi te bu ndir insanlardan biridir. Bunun iindir ki afi, mcdele srasnda fkelenmez ve hiddetle bakalarna dil Uzatmazd. nk O, hakk aryor ve mevki sahibi olmak istemiyordu. O, zhd ve

takvas sayesinde ilim mevkiine ykselmitir. Dahas var: afi, hakk aramadaki ihls ve hakikat ierisinde yok olma, eriyip gitme (fena) mertebesine ulamas neticesinde kendi ilminden insanlarn, ona nisbet etmeksizin faydalanmalarn istemitir. bni Kesir'in Tarh'inde afii'nin yle dedii rivayet edilir: sterim ki insanlar, bu ilmi rensin ve bana hibir eyi nisbet etmesin. Ben, onun ecrini yeter ki Allah'dan greyim de onlar beni vmesinler. hls, afi'ye kalb zeks, ruh kuvveti, baya eylerden Uzaklama ve olgun insana yakmayan eylerden beri' olma gibi sfatlar kazandrmtr. Yahya b. Man, afii'nin ahlk hakknda, Yalan mubah olsayd afi'nin mrvveti kendisini yine de yalan sylemekten alkordu. demitir. te sdk ve ihlsl insann ulaabilecei en yksek mertebe budur. Bylesi, vazifesini, vicdan ve kalbinin emrini yerine getirmek iin yapar, srf emir veya yasak edildii iin deil.[24]

afi'nin Grleri

afi anda eitli fikirler ve birbirine zt mezhepler bomutu. Bu arada lmi Kelm ad verilen ve temelleri Mu'teziller tarafndan atlan ilim de domutu. Mu'teziller, Allah'n Kelm sfat ve Kur'n'in yaratlm olup olmad zerinde konuup tartyorlard. Keza, onlar, Allah'n sfatlar mnlardan ibaret ve ztndan ayr mdr, yoksa Allahu Tel ancak sfatlaryla bilindiine gre, zt ile sfatlar ayn mdr? Konusu zerinde tartp duruyorlard. Bir yandan Mu'teziller, te yandan da Cebriyeciler kader ve Allah'n takdiri yannda insan iradesinin snr zerinde sert tartmalara giriyorlard. Bu arada iler, Hriciler ve Abbsiiere dayanan eitli siyas frkalar da domutu. Bu durum karsnda afi'nin dnce sisteminde msbet veya menf, kabul veya red bakmndan bir vaziyet almas zarur idi. Rivayete gre O, ilmi kelm ve bununla ilgili mes'elelere kar menf bir vaziyet alm ve bu ilimle itigali nehyetmitir. Kendisinden yle rivayet edilmektedir: lmi kelmla uramaktan saknn; nk, bir kimseye fkh bir mes'ele sorulsa ve o, bunda hat etse, olsa olsa en ok gln bir duruma dm olur. Mesel, birine, bir kimseyi ldren ahsn diyeti nedir? diye sorulduu zaman onun, buna; bir tavuk yumurtasdr, diye cevap vermesi byledir.

Eer birine kelm hakknda bir mes'ele sorulsa ve o, buna yanl cevap verse, bit'at'a sapmakla sulanr. afi, kelmla uramay menettii halde kendisi kelm hakknda ok ey bilirdi. afi gibi bir ahsiyetin, bilmedii bir eyi menr tii dnlemez. Bir defasnda O, talebelerinin yanma girmi ve onlar kelm konusunda mnakaa halinde bulmutu. Onlara: Benim kelm bilmediimi mi sanyorsunUz? Ben bu konuyla uratm, hatt bunda byk bir mertebeye ulatm. Ancak kelmn sonu yoktur. yle bir ey zerinde mnakaa ediniz ki, yanlrsamz yanld desinler, kfre dt demesinler. afii'nin talebelerini kelm mnakaalarndan men etmesi, onun kelmclarm dima tartma konusu yaptklar mes'eleler hakknda bir gr sahibi olmad mnsna da gelmez. afi'nin kyamet gn Allah' grmek, kader ve Allah'n sfatlar gibi mes'eleler zerindeki grleri, kendisinin fkh metoduna uygundur. O, bu konularda da Kur'n ve Snnetin hkmlerine sarlr,, mtekellimler (kelmclar)in ileri srd delillere fazla dalmazd. Ancak, bu delillerin nass'lar destekliyecek kadarm alrd. Mesel, Kur'n ve

Hads nass'larnn zahirlerine bakarak mann artp eksileceine inanrd.[25]

Hilfet Hakkndaki Gr

Kelmclarla siyasi frkalarn ortaya att mes'elelerden biri de hilfet mes'elesi ve hilfetin artlardr. Bu mes'elenin, yakn veya Uzaktan fkhla bir alkas vardr. afi'nin bu konuda trl gr sahibi olduu rivayet edilmitir: 1 afi, hilfet (mamet) in yerine getirilmesi gereken dn bir emir olduuna inanrd. Dolaysiyle glgesinde, hem mslmnlarn i yapaca, hem de kfirlerin faydalanaca.bir halfenin bulunmas arttr. T ki Uz. Ali'nin deyiiyle, yi insanlar huzura kavusun, kt insanlarn da errinden korunulmu olsun. 2 afi, hilfetin Kurey'e ait olduunu kabul ederdi. O, bu konuda mer b. Abdilaziz ve bni ihab ezZhri'den Peygamber'e ulaan bir senedle; Kim Kurey'e ihanet ederse Allah da ona ihanet eder. hadsini rivayet ederdi. Yine O, Uz.

Peygamber'in Kurey'e hitaben yle buyurduunu rivayet etmitir: Siz haktan ayrlmadka bu ie daha lyksnz. Ancak, adaletten ayrlrsamz hurma yapra gibi soyulursunuz. Bu nass'dan anlaldna gre halfenin adaletli olmas arttr. Zlim.bir kimse halfe (mam) olarak kabul edilemez. 3 afi, hilfetin sahih olmas iin bat'n nceden yaplm olmasn art komazd. phesiz bat'n nceden yaplm olmas daha iyidir. Fakat, afi'ye gre Kurey'ten bir kimse zorla: iktidar ele geirse, sonra adaletle hareket etse ve halk onun halifelii zerinde fikir birliine varsa bu kimse meru bir halife saylr.. Talebesi Harmele, afii'nin. Klla hilfeti ele geiren ve daha sonra . halkn kabulne mazhar olan Kurey'li bir kimse halfedir. dediini rivayet eder. afi, hilfet iin ortaya atlan kimsenin Kurey'li olmasn, iktidar ele almadan nce veya sonra halkn onun etrafnda birlemi olmasn art koard. Daha nce belirttiimiz gibi adaleti de art koard. mam afi'ye gre insanlarn hilfete en lyk olan Hz. Ebu Bekr Sddk, sonra mer el Frk, sonra Osman Zinnreyn, daha sonra da hidyet yolunun mam Ali b. Eb Tlib'dir. Allah cmlesinden raz olsun!

Rivayete gre afi, Hulefi Ridin'i be olarak kabul ederdi. Yni, drt halfeye beinci olarak mer b. Abdilaziz'i de eklerdi. afi, Hulefi Ridin'in stnln, halfe olularmdaki sraya gre kabul ederdi. Fakat, kendisi de Kureyli olan afii, stnlk bakmndan Ebu Bekr'den sonra geldiini kabul ettii Hz. li'yi, zel olarak, severdi. afi'nin Hz. Ali (R.A.)'ye hayranln gsteren yle bir rivayet vardr: Hz Ali hakknda konuan bir kiinin; nsanlar, ancak, hibir kimseye kymet vermedii iin Hz. Ali'den nefret etmitir. demesi zerine afi, yle sylemitir: Uz. Ali'nin drt meziyeti vard. Bu meziyetlerden birine sahip olmak bir insann bakalarna kymet vermemesini hakl gsterir: a) Hz. Ali zhid idi. Zhid, dnyaya ve dnya ehline nem vermez. b) Hz. Ali lim idi. lim, hi kimseye kymet vermez. c) Hz. Ali yiit idi. Yiit de, kimseye nem vermez.

d) Hz. Ali erefli idi. erefli insan da, kimseye kymet vermez. te yandan Hz. Ali'yi, Peygamber (S.A.), Kur'n ilmi ile bakalarndan ayrmtr. nk Hz. Peygamber, onu arm ve insanlar arasnda hkm vermesini emretmitir. Onun verdii hkmler, hz. Peygamber'e arzedilir, O da bunlar imza ederdi. mam afii, Hz. Ali ile Muviye arasndaki ihtilf konusunda Ali'yi hakl ve Muviye'yi de haksz bulurdu. Hatt Muviye'yi, bg. (s) sayard. Keza, Hricileri de b sayard. Bunun iindir ki afi, bglerle ilgili hkmlerde Uz. Ali'nin Hrici'lere kar yapm olduu muameleyi esas olarak almtr. Bu hususta yle bir rivayet vardr: Ahmed b. Hanbel'e, Yahya b. Man'in afi'yi i sayd sylenmitir. Ahmed b. Hanbel, Yahya b. Man'e bunu nasl tehis ettin, diye sorduunda Yahya, u cevab vermitir: afi'nin bg'lerie savamak konusunda yazd eseri inceledim. Grdm ki, o bandan sonuna kadar delillerini Uz. Ali'den almaktadr. Bunun zerine Ahmed b. Hanbel: Ak olsun sana! afi bglerle savamak konusunda delillerini kimden alacakt? nk, bu mmet ierisinde bglerle ilk olarak savama imtihan ile karlaan Ali b. Ebi Tlib'dir, demitir.[26]

afi'nin Fkh

afi, Badad'tan Mekke'ye dndkten sonra hocas mam Mlik ve Irak fkhn temsil eden Muhammed b. elHasen eeybni'ye bal kalmam ve kendine zg fkh bir r amtr. Daha nce iaret ettiimiz gibi afii, fr' mes'elelerinin yannda klli kaideleri tesbite ynelmitir. Bunun iindir ki, mam Ahmed b. Hanbel onun hakknda yle demitir. Fkh kaps, ehli zerine kilitli idi. Nihayet onu Allah afii ile at. nsanlar, bu ilim nev'ini, fkh almalarda alan yeni bir kap olarak kabul ettiler. Bu ilmi, afii'den nce kimse ortaya koymamtr. Hatt 195 H. ylnda afii bunu iln ettii zaman limlerin hayranln mucip olmutur. Ebu Ali elKerabs[27] der ki: Biz ne Kitab, ne Snneti, ne de cma' biliyorduk. Nihayet Kitap, Snnet ve cma' afi'den rendik. Ebu Sevr elKelb (l. 240 H.) de yle demitir: afi, memleketimize relince yanna vardk. O, Alhu Tel, bazan nm (genel bir hkm) zikreder ve bununla hss (zel bir eyi)

muradeder; bzan dalss zikreder, bununla da mm murad eder, diyordu. Halbuki biz tamlar bilmiyorduk. afi'ye sorduk, yle cevap verdi: Baknz lur'n'da ...nsanlar sizlere kar bir ordu topladlar...[28] buyurmaktadr. Buradaki nsanlar dan murat Ebu Sfyan'dr ki, te bu hss'dr. Yine Kur'n'da: Ey Peygamber, kadnlar bouyacanz vakit...[29] buyurmaktadr. Burada da hss zikredilmi olduu halde murat edilen mm'dr, yni insanlardr. te grlyor ki, afi Badad'a .geldii zaman antas, Badadllarm bilmedii byle bir ilimle dolu idi. Bu ilmi, kuran, yani usli fokh' aklayan ve esaslarn tesbit eden afi idi. Geri O, bu ilmi tamamen yoktan varetmemiti. afi'nin fkhn incelerken iki hususu, burada ksaca, belirtmemiz gerekir: 1 afii'nin, fkhn zerine bina etlii deliller veya fkhnn kaynaklar, 2 afi'nin usli fkh ilmine dair almalar.[30]

afi Fkhnn Kaynaklar[31]

1, 2 Ktab Ve Snnet:

mam afi, fkhn, be kaynaktan beslemitir. Kendisi bunlar elUnun adl kitabnda yle tesbit etmitir: lim eitli tabakalara ayrlr: Birincisi, Kitab ve sabit olan Snnettir. kincisi, hakknda Kitab ve Snnette bir hkm bulunamayan mes'eleler zerindeki icm'dr. ncs Peygamber'in sahblerinden bir ksmnn sylemi olduu szdr. Burada dier sahbilerden onlara muhalif olanlarm bulunduunu bilmememiz arttr. Drdncs, zerinde Peygamber (S.A.V)'in sahblerinin ihtilfa dm olduklar szdr. Beincisi Kyastr. Bu da, Kitab ve Snnette mevcut olandan baka bir eye dayanmaz. lim, ancak bu eh st tabakadan elde edilir.[32] Buna gre afi, istinbat mertebelerinin bana nass'lar koymaktadr. Bunlar da, Kitab ve Snnettir. afi, Kitab ve Snneti slm hukukunun asl kayna olarak kabul etmekte ve

dier kaynaklar bunlara dayandrmaktadr. Sahbler, grlerinde ister ittifak etsinler, ister ihtilfa dsnler, Kitab ve Snnete aykr hareket edemezler. Hatt onlarn grleri, ya bir nass sebebiyle Kitab ve Snnete dayanmakta veya bunlara hamledilmektedir. Keza, icm'da Kitab ve Snnete dayanmakta ve bunlarn dna kmamaktadr. O halde ilim, daima st kaynaktan alnmaktadr ki bu da Kitab ve Snnettir. mam afii'den sonra gelen fakhlerin Kitab nce, Snneti de ikinci olarak zikrettiklerini gryorUz. Keza, afi'den nce Ebu Hanfe'nin de delil olarak nce Kitab kabul ettiini, Kitabda bir nass bulamad zaman Snnete bavurduunu gryorUz. Muaz b. Cebel'den rivayet edilen hadisi erfde de Kitab nce gelmektedir. Yani Peygamber (S.A), Muaz b. Cebel'e: Ne ile hkmedeceksin? diye sorduunda Muaz. Allah'n Kitabyla hkmedeceini, Kitabda bir nass bulamazsa Reslllah'm Snnetiyle hkmedeceini, her ikisinde de bir nass bulamazsa re'y'i ile ictihad yapacan sylemitir; yle ise afi, Snneti Kur'an ile niin birletirmitir? Halbuki gerekte bunun ikisi ayn mertebede deildir. Snnetin hccet oluu Kitab

sayesindedir. phesiz ki afi, Snneti her ynden Kur'an mertebesinde grmyordu. En azndan Kur'an, tevatrle nakledilmekte olup ibdet maksadyla okunan Allah'n Kelmdr. Snnetin ou tevatre dayanmad gibi, ibdet kasdyla da okunmaz, Allah kelm deildir. Peygamber'in kelmdr. afi, fkh incelemi ve Kur'an'm klli kaideler ile birok cz' nies'eleleri ihtiva ettiini ve Snnetin de Kur'an'm beyann tamamladn, ksa (mcmel) ifadelerini genilettiini, bz kimselerin kavrayamyaca incelikleri akladn grmtr. O halde Snnet, Kitabn ihtiva ettii btn kll nies'eleleri aklamakta ve onun mcmel hkmlerini geniletmektedir. Buna gre Snnetin aklayc bir durumda olabilmesi iin ilim bakmndan aklad eyin mertebesinde olmas gerekir. Birok sahbler de Hads'e (Snnet'e) bu gzle bakyorlard. afii'nin maksadn baka bir yne sapmamak veya onun sznii yanl anlamamak iiny bz kimselerce kavranmas g olan u mes'eleye iaret etmemiz gerekir:

1 afi, fer' mes'elelerin hkmlerini karrken, Snnetle elde edilen ilmi, Kur'an'la elde edilen ilim mertebesine koymakla Kur'an'm bu dinin asl, esas ve Uz. Peygamber'in en byk mu'cizesi oluunu inkr etmemektedir. nk aslolan Kur'an'dr, Snnet onun dal mesabesindedir. Bu itibarla kuvvetini Kur'an'dan almaktadr. Ancak Snnet, hkm karrken derece bakmndan Kur'an mertebesindedir. nk aklamak hususunda ona yardmc olmakta, insanlara dnya ve hiret sa'detlerini temin etmeleri iin getirmi olduu hkmleri beyan etmek babnda onu desteklemektedir. 2 afi, fer' mes'eleleri aklarken umum olarak Snnete dayanan ilmi, Kur'an'a dayanan ilim mertebesine koymutur. T ki istinbat doru ve salam olsun. afi, rivayet tarz ne olursa olsun, Peygamber'e nisbet edilen her eyi mtevtir olan Kur'an mertebesinde grmemektedir. nk hd hadsler, Kur'an yetleri yle dursun, mtevtir hadsler mertebesinde bile deildir. Bizzat afii yukarda kendisinden biraz nce naklettiimiz ifadesinde, fer'i kmleri karmada Snneti Kur'an mertebesinde zikrederken, Sabit olan Snnet demek suretiyle bu noktaya dikkati

ekmi ve : Birincisi Kitab ve sabit olan Snnettir. demitir. 3 afi, akid esaslarn tesbit konusunda Snnetin Kur'an derecesinde olmadn aka ifade etmitir. afii'den sonra gelen birok fakhler onun bu grn desteklemilerdr. tb, el Muvafakat'nda yle der. Kur'an'dan h)teai istiabfti ederken sadece Kur'an'a dayanmak ve onun aklamas mahiyetinde olan Snneti gznne almamak caiz olmaz. nk Kur'an'n ifade ve hkmleri kllidir. Mesel; namaz, zekt, hac, bru vb. konularda Kur'an'in hkmleri byledir. Bunlarn aklanmas zaruridir. afi, Snnetten sonra selefi slihn Kur'an tefsirini nazar dikkate alr. nk onlar, Kur'an' bakalarndan daha iyi bilmektedirler. Selefi slihn tefsiri bulunmayan konularda, afi'ye gre Arapay iyi bilmek Kur'an' anlamaya yeter. afi delil getirme bakmndan Kur'an ve Snneti ayn derecede grd halde, Kur'an'n Snneti, Snnetin de Kur'an' nesh etmediini syler. Lkin bununla birlikte afi, eer Kur'an Snneti nesh etmise byle bir nesh olayn aklayan bir

Snnetin bulunmasn art koar. O, bu noktada ok iddetli davranr ve bunu u iki esas zerine bina eder: 1 stikr' (Endksiyon) ile sabit olmutur ki, Kur'an'n nesh ettii her hkm Snnet ile belirtilmitir. Mesel, kblenin Beytu'lMakdis'ten K'be'ye evrilmesi byledir. Peygamber (S.A.V.), Kba'da namaz klanlara eli gndermi ve bylece onlarn K'be'ye dnmelerini temin etmitir. Burada, Kur'an Kerm'in bildirdii nesih olayn Snnet aklamaktadr. Nesih olay, amel hkmlerin deimesini gerektirir. Amel hkmlerin deimesi de. Peygamber (S.A.V.)'in nesih olayn adece aklamasyla deil, fiil olarak tatbik etmesiyle belli olur. 2 Snnet, Kur'an' beyn etmektedir. Nesih ise, herhangi bir hkme gre amel etmenin sona erdiini bildirmektedir. Snnet, Kur'an' akladna gre neshi ifade eden nass aklayan br Snnetin bulunmas gerekir. afi, phesiz ki, Snnet Kur'an ile nesh edilemez, derken fukahnn ekserisine muhalefet etmitir. Bunun sebebi, afi'nin Snneti ihmal etmemek hususunda ve onun, Kur'an'n bir aklamas

olduunda ok sk davrandr. nk O, yle dnyordu: Nsh'i aklayan bir Snnet olmakszn, Snnetin Kur'an'la nesh edilmesi caiz olursa, Kur'an nass'lannn zahirine muhalif grnen birok snnetlerin nesh edilmi olduu iddia edilebilir. afi, Allah ondan raz olsun bu kapy kapatm ve Snnetin ancak Snnetle nesh edileceini sylemitir. afii ys gre Snnet, Kur'an'a aykr derse phesiz Kur'an tercih edilir. Kur'an'a muvafk olan veya nesh'i beyan eden snnetler vardr. Snnetle Kur'an arasndaki muhalefet, her ikisini birden almaya msaade etmez. Bu durumda nesh'e dellet eden bir Snnet bulunmazsa, Kur'an'a aykr den Snnet zaf saylr, Uz. Peygamber'e nisbeti sabit grlmez.[33]

afi'nin Snneti Mdfaas:

aret ettiimiz gibi afi'nin anda eitli mezhebler vcut bulmutu. Bz zmreler, bu ada Snnete hcum etmeye balamt. afii Cimu'llm adl kitabnda bunlar snfa ayrr:

1 Snneti toptan inkr eden ve yalnz Kur'an'm hccet olduunu ileri srenler, 2 Ancak, ayn mnda Kur'an yeti bulunan Snneti kabul edenler, 3 __ Mtevtir olan Snneti kabul eden ve mtevtir olmayan Snneti tanmayan kimseler. Mtevtir diye, ummun rivayet ettii hadis veya habere denir. Mtevtir olmayan diye de, zel ahslarn rivayet ettii hads veya habere denir. Birinci ve ikinci snfa dhil olanlar Snneti tamamen ykmakta ve onu kendi bana bir delil olarak tanmamaktadrlar. afi, birinci snfa dhil olanlarn szne gre hareket etmenin, ok tehlikeli bir ey olduunu, nk bu durumda bizim namaz, zekt, hacc, Kur'ari'da ksaca zikredilen ve Snnet tarafndan aklanan dier farzlar anlayamyacaraz, bunlarn ancak basit olarak lgat mnasna gre deerlendirebileceimizi syler. Buna gre namaz veya zekt ad verilebilecek pek az bir ey farz klnm olur. Mesel, birisi gnde iki rek'at namaz klp, Allah'n Kitabnda olmayan bir ey bana farz klnmamtr, dese ne lzm gelir? Byle

bir anlay, namazlar, zektlar ve hacc ortadan kaldrmak demektir. afi, Allah ondan raz olsun birinci snfa dhil olanlar iin sylenilenlerin, ikinci snfa dhil olanlar iin de sylenebileceini beyan etmitir. __ nc snfa gelince, bunlar: hd haber (hads)'le istidlali inkr etmektedirler. afi bunlarn grn de kkl ve salam delillere dayanarak reddetmitir. O, Peygamber (.A.V.)'in slma davet iin teblileri tevatr derecesine ulamayacak miktarda eliler gnderdiini beyan etmitir. Eer tevatr zarur olsayd Peygamber (S.A.V.) bunlarla iktifa etmezdi. nk slm'a davet iin kendilerine eli gnderilenler bu elileri tevatr ifade etmedii iddiasyla reddedebilirlerdi. afi, ayrca mal, can ve kanla ilgili dvalarda iM kiinin ahitlii tevatr derecesine ulamayan bir haber olduu halde eriatbu habere gre karar vermektedir. nc olarak, afi, Peygamber (S.A.V.)'in kendisinden hadis iitenlere bir kii bile olsa duyduu eyi nakletmeleri iin izin veriini delil olarak beyan etmitir. nk Peygamber (Aleyhisselm) yle buyurmutur: Allah, benim szm iitip ezberleyen ve onu bakalarna tebli

eden kulunu nurlandrsn. Bz fkh ehli vardr ki, aslnda fakh deildir. Bz fkh ehli de vardr ki, rendii fkh kendisinden daha iyi anlyacak olan birine nakleder. ey vardr ki, msiin ann kalbi bu sayede paslanmaz. Bunlar: Allah'a amelde ihls, mslnanlara nasihat ve mslmanlarn cemaatndan ayrlmamaktr. afi, grn isbat iin, drdnc olarak, sablerin, Peygamber (S.A.V.)'in hadslerini mnferit olarak birbirinden naklettiklerini ve birok kimse tarafndan rivayeti art komadklarn ileri srer. te pu ekilde afi, hd haberlerin kabul edileceine dair birok deliller getirir. Burada hemen belirtelim ki, afi'nin zikrettii her snf da tarihin dalgalar iinde kaybolup gitmi, onlardan slm tarihinde anlmaya deer bir kimse kalmamtr. Gerek odur ki, bu her snfa dhil olan kimseler; hadsi ykmak ve onu kabul etmemek cihetine gitmilerdir. Aslnda bunlar, slm ykmak, Kur'an' bozmak veya Km'an'm mnalar ile oynamak isteyen, fakat buna imkn bulamaynca, hi olmazsa, Kur'an'm bir aklamas olan Snneti ondan ayrmak midine kaplan kimselerdir. Onlar, Kur'an aklayan

Snneti Kur'an'dan ayrmakla Kur'an'm mnlarn tahrif ve hkmleriyle oynamak imknna kavumak ve bu suretle de kolayca slm' temelden ykmak istemilerdir. inde yaadmz ve slm' ykmak iin bir sr unsurlarn bulunduu bu ada da, gemteki sapk ve slm' rtmek isteyen kimselerin yolundan gidenler mevcuttur. Bunlarn bir ksm, tersine, sadece Snnete itimad edilmesi gerektiini ileri srmektedirler. Bu slm dmanlar ikiye ayrlm olup her ikisinin tuttuu yol da yanltr: Bunlardan birincisi, aka Snnetin hccet olmadn, ancak tek bana Kur'an'm hccet olduunu sylemektedirler. Bunlardan bzlar ile, Pakistan'n Lahor ehrinde akdedilen Byk slm Kongresinde karlatk[34]. Bu topluluk, kendisine Kur'an Cemaat adn vermektedir. Aslnda bunlar, Kur'an'm en byk dmandrlar. Bunlar, bir kelime Arapa bilmedikleri halde, yanl yamalak tefsirlere dayanarak ve bu tefsirlerdeki szleri, Peygamber (S.A.V)in Snnetine hibir ihtiya duymakszn hccet saymaktadrlar. Eer onlarn metodu hkim olursa, Kur'an Kerm, nceki ilh kitaplarn urad

felkete urar. nk o kitaplar, tercme sebebiyle ve asl zayi olduu iin tahrif ve tayire uramtr. Bu toplulua benzer bir zmre de Msr'da mevcut idi. Bunlar, grlerini anlatan birok kitaplar telif etmiler ve balar da bir Bakan idi. Fakat Allah, bu bakan helak etmi ve bylece cemaat da dalmtr. kincisine gelince; onlar da, rvleri yermek (ta'n etmek) ve ayklayacaz, diye sahih hadsleri tekzip etmek suretiyle Snneti temelinden ykmak istemektedirler. Bunlarn maksad da, birincilerin maksadnn ayndr. Her iki frka da, slm iin kendilerinden iyilik beklenmiyen kimselerden yardm grmektedirler. slm dmanlar, onlar mallaryla, ilanlaryla ve karlarna kanlar ezmek suretiyle desteklemektedirler. Bugn bir afi'miz bulunsayd, ne iyi olurdu. Fakat, bunlarn sesi de kslacaktr. Allah, dierleri gibi, phesiz, onlar da slm tarihinin dalgalar ierisinde boacak ve yok edecektir.[35]

3 cm'

afi, icm'n dni bir hccet olduunu kabul etmi ve onu yle tanmlamtr: cm', herhangi bir adaki slm limlerinin bir delile dayanarak er'i ve amel bir hkm zerinde fikir birliine varmasdr. afi bu konuda yle der: Ben ve ilim sahiplerinden bir kimse bunun zerinde icm' vardr demi isek, mutlaka karlaacanz her lim onu sylemi ve kendisinden ncekilerden ayn eyi nakletmitir. Mesel, le namaz farznn drt rek'at oluu, arap ve benzerinin haram edilii byledir. afi'nin kabul ettii ilk icm, sahblerin icm'dr. afi'nin ifadelerinde, sahberden bakalarnn icm' hccet olmaz, diye bir sarahat yoktur. Burada u noktay belirtmemiz gerekir: 1 afi, delil olma bakmndan icma', Kitab ve Snnet'ten sonraya brakr. zerinde icm' edilen bir ey, Kitab ve Snnet'e aykr ise delil olamaz. Gerekten Kitab ve Snnet'e aykr bir mes'ele zerinde icm' mmkn deildir. Byle bir ey dnlmiyecei gibi slm tarihinde bunun aksini teyid edecek veya bu hususta misl olacak bir ey vki' de olmamtr.

afi'den sonra fakhlerden bzs icm'm Kitab ve Snnet'ten nce geldii vehmine kaplmtr. Bu nokta zerinde bir ksm Batllar bz fikirler ileri srmlerse de, tamamen yanlmlardr. Bunlara gre, Kitab ve Snnet'in nassma muhalif bile olsa, birey zerinde yaplan icma' onu meru kldndan slm eriat durnadan inkiaf etmektedir. Onlar, nce byle bir kuruntuya kaplp sonra da mslmanlarn bu yolla slm' niin inkiaf ettirmediklerine hayret ederler (!). Hakikatte icm' iki ksma ayrlr: a) Nass'Iar zerindeki icm': Bu icm', tevatr derecesinde olup slm'n ana erevesini meydana getiren mes'eleler zerindeki icm'dr. Bu mes'eleler hakknda limler, dnin zaruri olarak bilinen emirleridir, derler. Bunlar be vakit namaz ve namazn rek'atieri, hac ile ilgili ibdetler, btn eitleriyle zekt ve benzeri hususlardr. Birok nass ve mtevtir hadslere dayanlarak bunlar zerinde icma' hsl olmutur. limlerin bu mes'eleler zerindeki icm'i nass'lar, sdk haberler (hadsler), bunlarn mn ve hkmlerinin anlalmas ve yakinen bilinmesi zerinde yaplm olan bir icm'dr. phesiz bu trl icm'iar bunlara muhalif olduu sanlan cz' nass'lardan

nce gelir. Bu trl icm'Iara aykr den bir nass'a iltifat edilmez. nk byle bir nass, mnalarnda icm' hsl olan nass'lara aykr dmektedir. b) limler arasnda mnakaa konusu olan bz hkmler zerindeki icm'lar: Sahblerin bir mes'elede Uz. mer'in re'y'i zerindeki icm' byledir. yle ki: Uz. mer, fethedilen araznin mchitler arasnda ganimet olarak datlmasn emretmi, sahbler de onun bu gr zerinde icm' etmilerdir. Bu icm' da nassa dayanmaktadr. Fakat bunu tanmayanlar, be vakit namaz ve namazn rek'atlerini inkr edenler gibi kfir olmazlar. phesiz bu trl icm'lar, delil olma bakmndan Kitab ve Snnet'ten sonra gelir. 2 afi Mednelilerin icm'mn kabul etmezdi. te O, bu noktada hocas mam Mlik'e muhalefet etmitir. afi bu meseleyi ilm ynden yle aklamtr: Medneliler ancak, le namaznn drt rek'at, akam namaznn rek'at ve sabah namaznn iki ret'at oluu gibi konular zerinde icm' etmilerdir. Dier btn slm memleketlerinde de bu gibi konularda icm' edilmitir[36]. Fakat f, mslmanlar arasnda ihtilaf konusu olan meselelerde Mednelilerin

ameline gre hareket edileceini sylemitir. te afi, bu konuda hocasna nazar olarak muhalefet ettii halde, amel bakmdan onunla birlemektedir. 3 Bir kimse, kendisiyle mnazara yaparken kendi grn destekleyen bir icm' bulunduunu ileri srerse, afi bu konuda icma'n mevcudiyetini inkr ederdi. Hatt bu yzden afii'nin icm' hi tanmad iddia edilmitir. Hakkaten bir ksm konularda icm' bulunduu iddias, mctehid mamlar devrinde ok rastlanlan bir eydir. yle ki hakknda icm' bulunmayan birok meseleler zerinde de icm' olduu ileri srlmtr. Mesel, Ebu Hanfe'nin talebesi Ebu Ysuf, mam Evz'nin grlerini reddederken kendisini destekleyen birok icm' larm bulunduunu ileri srmtr. Fakat Ebu Ysuf, Evz'yi reddederken ou zaman ar bir dil kullanmtr. Hulsa; afi, icm' hccet olarak kabul ederdi. Fakat, bir mesele zerinde icm' iddia edildii zaman, meseleyi incelemek iin bu icm' iddiasna kar kard.[37]

4 Shblern Szleri

afii mezhebine bal olan usl yazarlarnn bzs, mamlarnn eski mezhebine gre sahblerin szlerini delil olarak aldn, yeni mezhebine gre ise bundan vazgetiim iddia etmitir. afi'nin eski mezhebi, Irak'ta yazm olduu ve Zaferni'nin rivayet ettii kitaplarndaki grleridir. Yeni mezhebi ise, Msr'da yazm olduu ve Rabf b. Sleyman elMurad el Mezzin'in rivayet ettii kitaplarndaki grleridir. Fakat biz, Rab' b. Sleyman'n rivayet ettii el Risale adl eserinde afi'nin, sahblerin szlerini delil olarak aldn gryorUz. Bundan afi'nin, yeni mezhebinde de sahblerin szn delil olarak kabul ettii anlalyor. Eski mezhebinde sahbnin szn delil olarak kabul edii zerinde de ittifak vardr. Biz de, doru olarak bu gr kabul ediyoruz. Szn ksas, afi, sahblerin re'y'ini yle. ksma ayrr:

1 Sahblerin zerinde icm ettikleri meseleler: Sahblerin fethedilen araznin sahiplerine braklmasna dair yapm olduklar icm' byledir. Bu trl icm'lar hccet olup icm'n mulne da . hildir ve hi kimse bu konuda bir ey syleyemez. 2 Hakknda bir sahbnin herhangi bir gr beyan ettii, buna muhalif veya muvafk baka bir gr bulunmayan meseleler: f, sahblerin bu trl grlerini de delil olarak alr. erRisale adl eserinde afi, birisiyle yle bir mnazarada bulunduunu anlatr: Mnazara eden: Sahblerden birisi bir mesele zerinde herhangi bir gr beyan etse, buna muvafk veya muhalif baka bir sahbnin herhangi bir gr beyan ettii bilinmese, sen bu konuda Kitab, Snnet veya icm'da bu sahb sznn uyulmas gereken bir hccet olduunu gsteren bir delil bulabilir misin? dedi. Ben de: Bu konuda Kitab ve sabit olan Snnet'te bir ey grmedik. Ancak ilim sahiplerinin, sahberden birine ait bir sz bzan kabul ettiklerini, bzan da terk ettiklerini grdk... dedim. Bunun zerine O: Sen bunlardan hangisini kabul ettin? dedi. Ben de: Kitab, Snnet ve icm' ile sabit olan bir hkm bulamadm zaman, Sahblerden birinin szne uymay tercih ettim...

dedim. Sahblerden sadece birine ait olan bir sze, baka birinin muhalefet etmedii ise pek azdr.[38] 3 Sahblerin ihtilf ettii mes'eleler: f bu konuda Ebu Hanfe gibi sahbilerin szleri arasnda istediklerini tercih eder ve btn sahblerin grlerine aykr bir ey sylemez. Onlarn szleri arasnda Kitab, Snnet ve icm'a yakn veya kuvvetli bir kyas ile desteklenmi olanlar tercih eder. Size burada afi'nin, konu ile ilgili kendi grlerini sunuyorum : Kitab ve Snnet'de bulunan eyleri iitenler iin zr sz konusu deildir, mutlaka onlara uymak gerekir. Kitab ve Snnet'de bir ey yoksa sahblerin veya onlardan birinin szlerine bavururUz. Eer ihtilf edilen meselede Kitab ve Snnet'e daha yakn olan sze bir dellet bulamazsak Ebu Bekr, nier ve Osman (R.A.)m szne uymamz daha iyi olur. Eer bir szn Kitab ve Snnet'e daha yakn oduuna dair herhangi bir dellet bulunursa o sze uyarz.[39] Bu ifadeden anlalyor ki, sahblerin ihtilfa dtkleri bir meselede afi, nce Kitab ve Snnet'e daha yakn olan gr tetkik etme

cihetine gidiyor. Sahblerin grlerinden hibirisinin Kitab ve Snnet'e dellet bakmndan daha yakn olduunu tesbit etmemesi pek azdr. Bu sebeple f, ikinci cihete yani taklide ynelmemektedir. O, byle bir durumda mamn (halfenin) benimsedii taraf tercih etmektedir. Dolaysyla bu gibi ihtilafl bir konuda nce Ebu Bekr, sonra mer, daha sonra da Osman (R.A.)'n benimsedii gr kabul etmektedir. afi bu tutumunu, yle izah eder: mamn (halfenin) sz herkese bilinecei iin halkn buna uymas gerekir. Halkn uymas lzm gelen kimsenin gr, bir veya birka kiiye fetva veren kimsenin grnden elbette daha mehurdur. nk onlar, byle bir kimsenin fetvasn ya kabul eder, ya reddeder. Ekseri mftler evlerinde veya meclislerinde zel kiilere Fetva verirler. Halk bunlarn fetvalarna halfenin fetvalar kadar nem vermez. Grdk ki, ilk halfeler nce fetva vermek istedikleri bir konu zerinde Kitab ve Snnet'de bir ey bulunup bulunmadn sormakla ie balyorlar ve grlerini aklyorlard. Sonra onlara grlerine muhalif haberler bildiriliyor, onlar da takva ve faziletleri sayesinde kendi grlerinden vazgemekten ekinmiyorlar ve bu haberleri kabul ediyorlard. O halde ilk halifelerden intikl eden bir ey bulunmazsa,

Peygamber (S.A.)'in dier sahbleri de gvenmeye lyk kimseler olduklarndan onlarn szlerini alrz. Sahbilere uymak, onlardan sonrakilere uymaktan daha iyidir.[40] Bu ifade de gsteriyor ki afii, sahblerin szlerini delil olarak almakta, onlarn ihtilf ettikleri konularda da birinin.delilini dierinin deliline tercih edecek bir ey bulunmazsa, Hulefi Ridn'i takld etmektedir.[41]

5 Kyas

Yukarda anlatlan kaynaklar konusunda, afi, sadece nkildir, mtehid deildir. Ancak O, nass'larm mnlarn kavramak, sahblerin grleri arasnda yapt gibi, mevcut grlerin bzsn dier bzlarna tercih etmek iin gayret gstermitir. Kyas'a gelince; f, bu konuda uyulmas gereken bir gr ortaya koymak hususunda bir ictihadda bulunmutur. Bunun iindir ki afi, kyasn bir ictihad olduunu syler. afii'nin misl olarak

ileri srd birok meselelerden anlaldna gre onun kyas anlay, dier usl limlerinin kyas hakknda yapm olduu tarife uyar. Buna gre Kyas: Hkm bakmndan hakknda nass bulunmayan bir meseleyi, hkme esas tekil eden. ortak bir illet sebebiyle hakknda nass bulunan bir mes'eleye balamaktr.

fii, kyasn, slm'n bir esas olduunu isbat eder. nk mesele hakknda bir nass bulunmazsa, Kitab ve Snnet'in dellet ettii hkm ancak kyasla bilinir. afi, kyas u iki mukaddime (ncl) zerine dayandrr: 1 eratin btn Hkmleri umm olup muayyen hdise ve zamanla kaytl deildir. Durum byle olunca insann karlat her hadisenin er' hkmn aklamak gerekir. Bu ise ya sarih bir nass'la sabit olur, ya nass'a atfla olur. Buda hakknda nass bulunmayan bir meseleyi, hakknda nass bulunan bir meseleye kyasla mmkndr. afi, bu konuda yle der: Mslmanm karlat her mesele iin ya apak bir hkm veya hakkata uygun ekilde bir dellet mevcuttur. Eer meseleyle ilgili dorudan doruya bir hkm varsa, mslmanm ona .uymas

gerekir. Eer dorudan doruya bir hkm yoksa, ictihad yapmak suretiyle hakkata uygun olan delleti aramas icabeder. ctihad da, Kyas demektir.[42] Bu szn mnsna gre eriat umumdir. Ak bir nass bulunursa ona uyulur, bulunmazsa eratin umm hkmlerinin iaretine gre mctehid, meselenin hkmn tyin etmek iin ictihad'a bavurur. Bu arada bz nas'Iarm delleti onu, bu nass'lar zerine kyas cihetine sevkeder. 2 afi, hkmlerle ilgili eriat ilmini iki ksma ayrr: a) Hkmlere kesin olarak dellet eden (kat') nass'larla sabit olan kesin ilim. b) Galip zan ile iktifa edilen zann ilim. te hd haberler ve kyas bu ksma dhildir. afi, nass'lardan kat' bir ilim elde edilmezse mctehidin galip zanla elde edilen ilimle yetineceini syler. afi'ye gre; kesinlik ifade eden ilim, zahir, ve btna ait ilimdir. Yni bir mslman onu inkr edemez ve onun icabna uyarak amel etmek

zorundadr. Galip zanla hsl olan ilim ise, zahire ait olup btmda onun icabna gre amel etmek ve ona boyun emek gerekmedii gibi, bunu inkr eden kfir de olmaz. mam afi, eriatn birok hkmlerinde zahire gre hareket edilmesi gerektiini misallerle anlatr. Mesel, kad ahitlerin ahadetiyle san ldrr. Burada, ahitlerin doruluk ve adaletli davrandklarna, grnte durumlarnn iyi olduuna, yalanc olmadklarna veya bir taraf tutmadklarna dellet edecek emarelerin bulunmas arttr[43]. ahitlerin yanlm veya yalanc olmalar mmkndr. Fakat kad, zahire gre amel eder, btn (iin iyzn) Allah'a brakr. Bunda toplumun maslahat vardr. nk ahitlerin yalanc olmalar ihtimaliyle sulular muhakeme edilmezse, nice mallar zayi ve kanlar heder olur. Bylece halk anari iinde kalr ve Allah'n: Ksasda sizin iin hayat vardr...[44] yetindeki itima yksek mn gerekleemez. O halde mctehidler, hkmleri delillere dayanarak ortaya koymakla vazifeli olduklar gibi, imknlarn kendilerini ulatrd neticeye gre amel etmekle de mkelleftirler. Onlar, gzlerinden kaan eylerden tr gnahkr da olmazlar. Mesel, bir kimse hell diye bir kadnla evlense, karkoca olduktan sonra onunla st kardei olduu

anlalsa, b kimse Allah'a kar gnah ilemi olmaz. nk, durumu bilmiyordu, renmek iin yapm olduu aratrma da onu byle bir bilgiye ulatrmamt. Nihayet bilinmeyen nokta ortaya knca evlenme akdi feshedilir. Bu durumda zahire gre bir hkm, batma gre de ayr bir hkm terettp eder: Zahire gre nesep sabit olur. ddet ve mehir gerekir. Btna gre de miras ve nafaka gerekmez, afi, kyasn bir ictihad olduunu isbat etmi; fakat bunu mctehid tarafndan ortaya konan bir hkm saymamtr. Aksine, afi, bunu, mctehid'in ictihad'da bulunduu meselenin er' hkmnn bir aklamas olarak kabul etmitir. Bu hususta afi yle der: Kitab ve Snnet'in habe,ri, mctehidin isbat etmek iin mnsn aratraca bir madde (ayn) dir.[45]. Yani kyas, mctehidin birtakm nass'larm mnsn iyice kavramas, ictihad yapt mesele ile kyasa esas tekil eden mevcut nass'm dellet ettii mny kar, latrmas bakmndan Kitab ve Snnete dayanr. afi, re'y'e dayanan itihadn eitlerinden ancak kyas kabul eder. Sarih nass'lardan i'cm' ve sahblerin fetvalarndan sonra sadece kyasa

bavurulacan, syler ve bu konuda da yle der:, Peygamber, ictihad ile emretmitir. ctihad ise, bir eyi talep etmektir. Bu da, ancak delletler vastasyla olur. Delletler de kyastr. GryorUz ki, bir kimse baka birine bir kle satmak istese, bilen kimseler; alcya, eer piyasay, kle ve cariyenin o gn katan satldn bilmiyorsa, bunun kymetini takdir et, demezler. Zira onun doru bir kymet takdir etmesi ve sznn muteber olabilmesi iin bu kleyi dieriyle.mukayese yapmas ve her ikisinin deerini bilmesi gerekir. Ayn ey, piyasay bilmiyorsa, 'mal sahibi iin de byledir. Klenin katan satldn bilmiyen bir fakh'e de bu kle veya cariyenin kymetini, yahut u iinin cretini 'takdir et, denilemez. nk o, emsal gstermeksizin buna bir kymet takdir ederse hakszlk etmi olur.[46]. Bu ifadeden karlan neticeye gre ictihad, ancak elde kendisine kyas edilecek bir misl bulunursa mmkn olur. Mesel, bir kimse bir maln kymetini takdir etmek istese, onun, nce bu maln mahiyet ve faydasn, sonra da ardaki emsalinin deerini gznne almas gerekir. te fakih de byledir. O da karaca hkm, zerine bina edecek mevcut bir asl gznne almaldr. T ki yapt i, temelsiz ve gelii gzel olmasn.

Allah'n emir ve nehiyleri yannda basit bir ey olan eyann kymeti ancak emsali gznne alnmak suretiyle takdir edildiine gre; mctehidin de, itihadnda en azndan bir eyann kymetini takdir ederken bal olduu eylerle mukayyet olmas lzm gelir. te bu da, onun itihadn zerine bina etmesi iin mn ynnden benzeri bir nassn bulunmasdr. ctihad'da kyasa bavuran ilk imara, afi deildir; mam Mlik de kyas kabul etmitir. Ebu Hanfe ise kyas fakhlerinin stad saylr. brahim Naha'den beri Irak ekolnde ictihad, kyasa dayanmakta idi. Fakat afi, zaman bakmndan Irak ekolnden sonra ise de ve kendisini, kyaslarn illetlerini ortaya karma bakmndan Ebu Hanfe derecesinde saymasa da, onun bu esas zerindeki stn hizmeti bir gerektir. nk kyasn kaidelerini bir disipline balayan, fakh veya mctehidin kyasa gre hkm karrken uyduu takdirde yanlmamasm salayacak olan artlan ortaya koyan mam afi'dir. Kyasn derece ve ksmlarn aklayan yine O'dur. Buna gre, daha nce kyas kullananlar varsa da, kyasn kanunlarn istinbat eden ve onu bir nizama sokan afi olmutur. Yni afi, kyas

mamlarnn aklamadan bahsettikleri ilmin kifi saylr. afi, kyasn cereyan edip etmeyecei yerleri zikretmi ve onu fer' meselelere nisbetle illetlerin akl ve tesir kuvvetine gre derecelere ayrmtr. 1 Fer'i mes'elede illet daha ak ve tesir bakmndan daha kuvvetli olursa kyas birinci dereceyi tekil eder. Mesel: bir eyin az haram ise, ounun evleviyete haram oluu byledir. 2 Fer' mesele, illet bakmndan asl meseleye msavi olursa, kyas ikinci dereceye dhil olur. Mesel; yar ceza alma bakmndan kleyi cariyeye kyas etmek byledir. 3 Fer'i mesele, hkmn illetine nisbetle asl meseleden daha az ak olursa, kyas, nc derecede bir kyas olur. Fakihlerin ekserisi birinci ve ikinci dereceye dhil olanlar kyas saymazlar. Yani onlar, birinciyi Delletu'nNass denilen mefhum muvafakat'a dhil etmilerdir. afi de buna cevaz vermi ve onun, kyas babndan karlp nass'lara dhil

edilmesine itirazda bulunmamtr. Yine fakhlrin ekserisine gre, ikinci dereceye dhil olanlar da kyas saylmazlar. Belki bunlar, teklif ifade eden hkmlerde erkekle kadn arasndaki msavat kanununa tabidirler. te kyas inkr edenler, bu eit istinbat kabul ederler. afi kyasn derecelerini saymakla iktifa etmez. Ayrca kyas ile uraan fakihin uymas lzm gelen ve kitabn ba tarafnda akladmz ictihad artlarn da tafsilatyla [47]anlatr.[48]

afi'nin stihsn' btali

mam Mlik: stihsan, ilmin onda dokUzudur. demiti. mam afii de; Kim istihsan yaparsa o, eriata yeni bir ilvede bulunur. demitir. O halde byk bir mamn deer verdii ve ayn mamn byk bir talebesinin tanmad istihsan nedir? Mlikler, mam Mlik'in dilindeki istihsn, maslihi mrseleyi almakla tefsir ederler. Maslihi mrsele de, eriatin hkmlerine uygun den ve hakknda msbet veya menfi bir nass bulunmayan maslahatlardr. sterse bu

maslahatlar, kyas konusu olsun isterse olmasn. Eer kyas konusu olursa, bz Mlikler buna zel olarak istihsan adm verirler. Ksaca, mam Mlik'in dilindeki istihsnm tefsiri, nass bulunmayan yerde eriatn hkmlerine uygun olan maslahat almaktr. afi bu istihsn kesin olarak reddetmi ve "bu konuda u delilleri ileri srmtr: 1 stihsn kabul etmek, bz meselelerin hkmn eriat beyan etmemitir, demek olur. Halbuki Allah Kur'an'da: nsan kendisinin babo braklacan m sanr?[49] buyurmaktadr. Buna gre apak bir nass veya ona hamledilen bir kyas bulunmakszn meselenin hkmsz braklmas, insann babo braklmas demektr. Bu ise btldr. 2 taat yalnz Allah'a ve O'nun Resul'nedir. Hkm de yalnz Allah'n indirdii iledir. Bu ise ya nass'm hkm ile olur veya nass'a hamletmekle. 3 Peygamber (S.A.), fkh hkmleri istihsna dayanarak aklamamtr. Uz. Peygamber, kendisine bildirilmeyen meselelerde vahyin gelmesini beklerdi. Eer bir kimsenin istihsn ile

hkm vermesi caiz olsayd, kendiliinden konumayan Peygamber (S.A.)'in istihsn ile hkmetmesi gerekirdi. 4 Peygamber (S.A.), sahblerin istihsanlar ile verdikleri hkmleri ho karlamamtr. Mesel, sahbilerin bir aaca snan kimseyi aac yakarak ldrmelerini knad gibi, kl korkusu ile, Allah iin mslman oldum, diyen baka bir ahs ldrmelerini de Peygamber (S.A.) ho grmemitir. 5 stihsnn belli bir ls ve kaidesi yoktur. Bu ise ihtilfa ve babolua sebep olmaktadr. Bylece herkes kendi arzusuna gre hkm vermektedir.Kyas, byle deildir. nk kyasn bavuracak bir kaide ve esas vardr. O da, kyasa esas tekil eden nass'dr. 6 Maslahat hkmnde olan istihsn makbul olursa, eriat bilen de bilmeyen de onu kabul eder. nk maslahatn bulunup bulunmadm her ikisi de anlayabilir. Hatt sanat erbab, maslahatn bulunup bulunmadn limlerden daha iyi bilirler. Fakat bu noktaya yle bir cevap verilebilir: Maslahata dayanarak hkm vermeyi kabul

edenler, maslahatn eriata tannm olan maslahatlar cinsinden olmasn art komular ve hakknda nass bulunmayan konularda maslahata gre hkm vermilerdir. te bunlarn hepsini gznne alp deerlendirecek olan kimsenin, ancak eriatn kaynaklarn ve tanm olduu maslahat eitlerini bilen bir ilim adam olmas gerekir. Hulsa, mam afi, yukarda anlattmz delilleri elUmm ve erRisale adl eserlerinde ileri srerek, istihsn reddetmitir.[50]

afi'nin Usl Fkh almalar

afi'nin a gerekten slm'n ilim adr. limler, bu ada ilimleri tedvine ve ilimlerin esaslarn tesbite ynelmilerdir. Bu ada Basra ve Kfe ekolleri, nahiv kaidelerini koymu; Halil b. Ahmed, arUz ilmini meydana getirmi ve Chz, edeb' tenkit usln tesbite almtr. Bu durumda phesiz fkhn da istinbat kaideleri tesbit edilmeli idi. mam afi, fer' hkmleri

ihtiva eclen, tedvin edilmemi olmakla beraber, fakhlerin istinbat esnasnda tutmu olduklar esaslar gsteren fkh bir mirasa kavumutur. O, eitli fkh ekolleri ile karlamtr. Mesel, iinde yetitii Mekke ekol, daha sonra gelmi olduu Medine ekol ve kendisini sinesine eken Irak ekol burada anlmay deer. afi, btn bu ekollerin iinde yaam ve bunlann hem ittifak, hem de ihtilf ettikleri meseleleri incelemitir. Bu ekollerin ihtilf ettikleri konular zerinde bir hkni verebilmek iin bunlarn fkhda kullandklar lleri, grlerinin sakat ve salam ynlerini veya bunlarn en azndan hakkata yakn olanlarn bilmek gerekiyordu. te bu konuda salam metodu tyin eden ller, usM fkh ilmini dourmutur. afii'yi, bu yk omUzlamaya sevkeden ve kendisini buna ehil gsteren miller vardr. a) afi, Arap dilini tam olarak ve ihtisas derecesinde biliyordu. Hatt ada olan Chz, fakhler arasnda afi gibi Arap dilini bilen bir kimse bulunmadn sylemitir. yle ki afi, bu sayede Kur'n' anlamak ve Kur'n'daki lfzlarn

dellet bakmndan derecelerini bilmek iin gereken kaideleri koyabilmitir. b) afi Snneti biliyordu, yni Snnetin rivayetlerini hfzetmi, sahihlerini kavram; hem Irak, hem de Hicaz'da bilinen btn hadsleri renmiti. te bu sayede O, hadslerin eitlerini, hkmleri isbat bakmndan kuvvet derecelerini aklam, istidlal mmkn olan veya caiz olmayan hadsleri tyin edecek lleri kefedebilmistir. c) afii, mam Mlik'in elMuvatta'm ezberlemi, bu eseri eitli ynlerden incelemi ve dier btn ekollerin fkhn renmiti. Bu arada sahblerin grlerini, ittifak veya ihtilf ettikleri fkh meselelerini biliyor ve ihtilf ettikleri meseleler arasnda ortaya koyduu llere dayanarak tercihlerde bulunuyordu. d) afi, kllilere ynelen.ve cz'ler iinde dolap durmayan ilm akl sayesindedir ki, hkm istinbat srasnda uyulmas gereken mevcut grleri lp tartarak, bunlarn salam ve sakat olanlarn tanmak iin kstas tekil eden umum kaideleri ortaya koyma bakmndan andaki fakhlerin en kudretlisi idi.

te afi, kendisini ehliyetli klan bu miller ve kendisinden nceki ekollerin meydana getirdii fkh mirasn hazrlad imkn sayesinde usli fkh ilmini kurmutur. afi kurduu bu ilmi veya tesbit ettii usli fkh kaidelerini iki maksatla kullanmtr: 1 Bu kaideleri salam (sahih) grleri tanmak iin bir l olarak kullanmtr. O, mam Mlik'in, Irakllarn ve mam Evz'nin grlerini bu llere gre deerlendirmitir. 2 Yeni hkmleri karrken, bu kaideleri uyulmas lzm gelen klli bir kanun olarak kabul etmi ve kendisi bundan ayrlmamtr, mam afi, bu kaidelerle hem amel, hem de nazar bir yol tutmutur. Yani O, tasavvur ve faraziyelerin iinde boulup kalmyor, birok meseleleri bir disipline balyor ve smsk sarlmak gereken metodun bu olduunu sylyordu. mam afi'nin kyas sadece tarifle deil, ayn zamanda misallerle aklamasn salayan ey, belki de, kaideleri tesbit ve tatbik bakmndan tutmu olduu bu yoldur.

afii'nin tekbama kendisini istinbat kaidelerini tesbite sevkeden bu amel ynden almas, fkh, usl ve kaideler zerine oturan bir ilim haline getirmi ve onu yalnz fetva, hkm, vki olan veya vki olmas farzedilen cz' meselelerin zmn iine alan bir mecmua olmaktan karmtr.[51]

afi'nin Mezhebi

mam afi'nin mezhebi iki devreye ayrlr: 1 Badad'ta yaym olduu mezheb: Bunu Za'fern[52] rivayet etmi olup afi'nin Badad'ta yazm olduu kitaplar iine alr. Bu kitaplar da, erRisle usl hakkndadr, el Umm ve elMebsut'dur.[53] Bunlar Za'fern afi'nin imls (yazdrmas) ile tedvin etmi ve Badad'ta talebelerine okutmutur. Za'fern bu kitaplar, 260 Hicr ylnda lnceye kadar okutmaya devam etmitir Halbuki mam afii, Msr'da grlerinin bir ksmn deitirmitir

2 199 Hicr ylnda Msr'a geldikten sonra yazd mezheb afi, Msr'a gelince Irak'ta yazm olduu kitaplarn yeniden gzden geirmi ve bz ksmlarn deitirmitir. Bu kitaplarndan bi risi erRisle, dieri de el Mebsut'dur. O, bundaki grlerini yeni den incelemi, bz grlerinden vazgemi ve bzlarnda da sra etmitir. fadesinde iki eit gre ihtimal veren ksmlar kesin bi ekle kavuturmutur. Halbuki afi, daha nce bz meselelerir iki trl halledilebileceini sylerdi. Yeni mezhebine gre O, bu iki ekilden birini tercih etmi veya her ikisinden vazgemi, yahut nc bir zm ekli ortaya atm, veyahut daha nce bilmedi: bir hads'e vkf olduu iin nceki grnn her ikisinden de vaz gemi, ya da hatrna gelen yeni bir kyasa dayanarak birini tekine tercih etmitir. afi'nin sonraki grlerine gre yazd yeni kitaplarn Rabi b. Sleyman elMurad el Mezzin[54] rivayet etmitir. afi'nin kitaplarn Msr'da nakleden bu zattr. slm leminin her tarafndan afi'nin kitaplarn okumak iin onun yanna gelenler vard. Rabf b. Sleyman, 270 H. ylnda lmtr.

afi, Msr'da yazd kitaplarla Badad'ta yazd kitaplar neshetmitir. O, Badad'ta yazdm kitaplar benden kimsenin rivayet etmesine cevaz vermiyorum. demitir. Demek ki afi, eski fikirlerini yeni fikirleriyle neshetmitir. sterseniz, afi eski kitaplarn yeniden dzelterek kaleme alm ve bunlar yeni kitaplarn tekil etmitir, diyebilirsiniz ki, bu, daha doru olur. afi'nin eski kitaplarnda, yeni kitaplarnda olduu gibi, bazan bir konu zerinde eitli grler yer alr. Bilhassa bunlar kyas meselelerine aittir. O, kyasa dayanan bir gr (re'y) bzan kesin olarak ifade eder, ou zaman bunu baka grlere tercih eder, bzan da kyas ekillerinden ikisi arasnda tereddde dt iin birini dierine tercih etmez; hatt kyas ekli arasnda tereddt ettii de vkidir. lim ve dn hakikat urundaki ihls, kendisini, byle kyasn eklini birden, aralarnda herhangi bir tercih yapmakszn, kitabna koymaya sevketmitir. nk bunlar arasnda tercihe medar olacak bir mesned bulamamtr. Bu ekillerden her birini afi'ye nisbet etmek doru saylr.

Bunlara yle bir misl verebiliriz: Bir kimse zektn vermeden meyve veya tahln satsa, sonra mteri de bunlarn zektnn verilmediini anlasa, mteri, maln tamamnn m, yoksa zekt olarak verilmesi gereken miktarnn m sat akdini feshetme hakkna sahiptir? Zekt olarak verilmesi gereken miktar da, arazyi letle sulamadysa r (l/10) dur. letle suladysa rn yans (1/20) dr. Veya mteri burada muhayyer midir? Yoksa zekt karldktan sonra kalan ksm parann tamam ile alr m, yoksa sat fesh mi eder? afi btn bu grlerin doru olabileceini zikreder. Dier bir misl: Bir kimse, soyundan olmad birinin nesebinden olduunu iddia etse ve bu iddia ettii neseb esasna gre bir kadnla evlense, sonra da kendisinin hem iddia ettii nesebden, hem de kadnn nesebinden aa bir soydan olduu anlalsa durum ne olacaktr? afi bu meselede iki trl gr ileri srmtr: Birincisine gre kadnn muhayyerlik hakk vardr. kincisine gre de nikh btldr. afii mezhebinde grlerin ok oluu bu mezhebin inkiafn salamtr. nk tercih kaps daima ak braklmtr. afi, talebelerine

fur'da ictihad tapsm am ve mezhebin gelimesini kolaylatrmtr. afi fakhleri iin, mam afii'nin eski ve yeni mezheblerini incelemek en byk konuyu tekil eder. limlerden bir ksm, bz meseleleri afi'nin eski mezhebine gre ele alm ve fetva vermitir. afi'lerin ekserisi, mam afi'nin eski grn destekleyen bir hads bulunursa ona uymay ittifakla kabul etmilerdir. afi'nin yeni gr sadece kyasa dayanyorsa, eski gr ile amel edilir. nk afi, Sahih bir hads bulunursa benim mezhebim odur. derdi. Herhangi bir hads desteklemedii halde afi'nin eski bir grn tercih etmek mmkn mdr? limlerin bir ksmna gre mezheb d e metehid olanlar, onun byle bir grn tercih edebilirler. nk, bu da mama ait bir grtr. Sonradan bunun aksini ileri srmesi, nceki grnden dnm olduunu gstermez. Fakat, bundan, kendisinin iki gre sahip olduu anlalr. limlerin dier bir ksmna gre ise, mezhebde metehid olanlar, afi'nin mezhebidir, diye eski grn tercih edemezler. nk yeni grne nisbetle eski gr birbirine zt ve bir arada mtala edilmesi imknsz iki nass

durumundadr. Ve sonraki grne gre amel edilir. Bu anlay, afi'nin eski grnden vazgetii yolundaki rivayetle badamaktadr.. Sylendiine gre afii; Ben, Badad'ta yazdm kitaplarma gre amel edenlerden beriyim. diyerek, eski grleriyle amel edilmesini yasaklamtr. Bu ihtilf meselesi ne olursa olsun, gerek odur ki, muayyen mes'elelerde afi fakhleri, mam afi'nin eski grn tercih etmiler, ona gre fetva vererek, yeni grn terketmilerdir. Bzlarnn tesbitine gre bu meselelerin says ondrttr. Bzlarna gre ise yirmiikidir. Gerekte bunlar daha fazla olup bu mezhebin kitaplarnda dank bir.ekilde mevcuttur.[55]

fii Mezhebinde Tahric

afi mezhebinde tahric, byk bir yer igal eder. Tahricle halledilen meselelerin bir ksm afi'ye, bir ksm da mezhebe izafe edilir. Bir ksm ise, tamamen mezhebin dnda saylr. Mezhebin dnda saylan bu meseleleri tahric eden fakhler,

afi'nin nass ve kaidelerine aykr olarak hareket etmilerdir. nk, kendisinden nakledildii sabit olan fetvalara aykr den her hangi bir eyi, mam afi'ye nisbet etmek mkul olamaz. Bir ksm tahricler vardr ki bunlar, mam afi'ye atfen mezhebe izafe edilmitir. Bir ksm tahricler de afi'nin uslne dayanmakta, fakat bunlar hakknda afi'nin herhangi bir gr nakledilmemektedir. phesiz ki bu tahricler, mezhebin gr ekillerinden (vecihlerinden) birini tekil eder; bunlar mam afi sylememi olsa da, onun uslne dayanmaktadr. Bz tahricler de vardr ki limler bunlarn afi mezhebine nisbetinde tereddt etmilerdir. Bunlar yle sralanabilir: a) Hakknda mam afi'den bir ey nakledilmeyen ve onun uslne dayanmayan fr'a dair tahricler: Tahri yapan (muharric), afi mezhebine mensup olduu halde, mezhebin fr'u ile bunlar arasnda bir uygunluk yoksa, ekseriyete gre bunlar mezhebden saylmaz. Eer bunlarla mezhebin fr'u arasnda bir uygunluk varsa mezhebden saylr.

Bu, tahri yapan fakhin mes'elede afi'nin uslne bal kalmadn aka sylemi olmasna gre byledir. Eer tahric yapan fakh, bunu aka sylemezse durum deiir: afi fakhlerinin ekserisine gre tahri yapan kimse, Ebu Hmid elGazzal gibi afi uslne bal olmakla tannan biri ise, bu tahricler mezhebden saylr, deilse saylmaz. b) Mctehid, mam afi'nin ak bir ifade ile vazgetiini bildirdii bir grn tercih etmise bu, ittifakla mezhebden saylmaz. c) Mctehid, bir mes'elede mam afi'nin re'y'ine muhalif olan bir gr tercih etmi ve bu mes'elede bir hads'e dayannsa, afi fakhlerinin ouna gre bu, mezhebden saylr. nk fii: Sahih bir hads bulunursa benim mezhebim odur. demitir. Fakhlerin dier ksm burada tereddt etmitir; fakat ounluk birinci gr benimsemitir.[56]

afii Mezhebinde Mctehdler

mam afi'nin Irak'ta, Mekke'de ve Msr'da talebeleri vard. am'da, Yemen'de, daha sonra Nibur ve Horasan'da yerlemi olan filer bulunuyordu. Yni, byle birbirinden Uzak lkelerde birok kimseler ayn mezhebe mensup bulunuyorlard. Bunlar arasnda afi mezhebine gre mntesip mtehidler, afi'den rivayet edilen fr' mes'elelerine, afii'nin aklad kyas ve esaslara (usle) gre tahric yapan mtehidler vard. phesiz bunlar, tahriclerde bulunurlarken deiik olan evre ve mereblerinin, karlatklar hdiselerin, bu hdiseleri halletmede kullandklar metodlarn tesirlerinde kalmlardr. phesiz ki bu da,, onlarn ayr ayr gre sahip olmalarna yol amtr. Geri hepsi de, ayn kaynaktan ilham alyor, ayn usle bal kalyorlard. Eer biz Horasan, Nisbur ve Irak'taki afii fakhlerinin grlerini aratrrsak ve onlar bu aratrmann altnda tahlil edecek olursak, onlarda deiik evre ve temayllerin tesirini grrz. Bu fakhlerden bir ksm, afi'den nakledilen fur'a iddetle balanyor, bir ksm da bu konuda iddet gstermiyordu. mam Muhyiddin enNevevi yle der: Bilmi ol ki, Irak'l

arkadalarmzn afi'nin nass'larn, mezhebinin kaidelerini ve seleflerimizin eitli grlerini nakilleri, Horasanllarn nakillerinden umumiyetle daha salam ve daha esasldr. Horasanllar ise tertip, fer'i mes'eleleri ortaya koyma ve afi mezhebinin nass ve kaideleri zerinde tasarruf bakmndan ekseriya daha iyidir. afi mezhebine mensup tahric yapan mtehidler, Horasan ve Nisbur'da i mam mezheb'le, Yemen'de de Zeyd mezhebi ile temas etmilerdir. Farkl mezhebler arasnda kimi ynlerden temasn bulunuu, bir ksm mes'elelerde atma doursa bile, bu mezheplerden her birine mensup olanlarn birbirini anlamasn ve iyi bulduu hususlar kabul etmesini mmkn klar. nk fikr ve madd temaslar, grler arasnda ister istemez mbadeleyi salar. afii mezhebi, Arap lkelerinden Uzak bu yerlerde Hanef mezhebi ile de yzyze gelmitir. Her iki mezheb arasnda ok iddetli bir atma balam ve bu son haddine varmtr. Bu maksatla camilerde ve btn toplant yerlerinde mnazaralar yaplyordu. Her bilgin kendi mezhebini savunmak, mezheb ve grlerini destekleyen, dier mezheb ve onun grlerini

zayflatan delilleri serdetmeyi Allah'a ibdet sayyordu. Hatt yas trenleri bile mahalle mescitlerinde tertiplenen fkh mnazaralar ile ihya ediliyordu. Bunun zerine u iki husus ortaya kmtr: 1 Mezheb taassubu iddetlenmi ve bz yazarlar bu hususta ok ileri gitmilerdir. Hatt bzlar, mam afii'nin; nsanlar, fkhta Ebu Hanife'nin ylidir diye vd ve herkese mnkaasz bir ekilde, Irak fakhlerinin stad olduu kabul edilen man Ebu Hanife'ye dil uzatacak kadar ileri gitmitir. Bunun, hem afii hem de Hanef limleri zerinde ok kt ve zc tesirleri olmutur. yle ki, bir ksm afi limleri, mam Ebu Hanfe'nin menkbelerini yazmaya teebbs etmek suretiyle o byk mam'a kar yaplan yergi (ta'an) damgasn filerden silmeye almtr. 2 Dou slm memleketlerinde, bilhassa Hanefler, filer, Zahiriler ve iler (mamler Ca'ferler) arasnda ok iddetli mezheb mnakaalarna girilmi ve bunlar, zaman zaman byk fitnelerin domasna sebep olmutur. Hatt bu yzden birok insanlarn kanlan bile boa akp [57]gitmitir.[58]

afi Mezhebinin Yayl

afi mezhebi, zellikle Msr'da yaylmtr. nk mam afi, hayatnn son ksmn burada geirmitir. Bu mezheb, Irak'ta da yaylmtr. Zira afi, fikirlerini neretmeye nce orada balamtr. Irak yoluyla Horasan ve Maveran'n Nehr'de de yaylma imkn bulmu ve bu lkelerde fetva ile tedrisat Hanef mezhebi ile paylamtr. Bununla beraber, bu lkelerde Hanef mezhebi hkim durumda idi. nk o, Abbas Devletinin resm mezhebi idi. afi mezhebi, halk zerinde Hanef mezhebi ile hkimiyet mcadelesi yapm, Msr ve Suriye'ye Fatura Devleti hakim olduktan sonra bile Msr'da halk zerindeki otoritesini korumutur. Msr'da iktidar Eyyblerin eline geince, afi mezhebi daha da kuvvetlenmi, hem halk, hem de devlet zerinde en byk otoriteye sahip olmutur. afi mezhebinin bu durumu Klemenler devrinde Sultan Zahir Baybars'a kadar devam

etmitir. Bu sultan, kadlarn \drt mezhebe gre tyin edilmesi fikrini ortaya atmtr. Bunun zerine her mezhebin kendi grlerine gre hkmeden ve mezheb mensuplarnn dvalarna bakan ayr bir kad tyin edilmitir. Fakat ad geen sultan da, afi mezhebine dier mezheblerden stn bir yer tanmtr. yle ki: Tara ehirlerine kad (nib) tyin etme hakk ile yetim ve vakf mallarn kontrol hakk yalnz afi mezhebine ait idi. afi mezhebinden sonra Mliki mezhebi, bundan sonra da Hanbel mezhebi geliyordu. Fakat Subh elA''da zikredildiine gre bni Batta, Melik Nsr'dan beri Msr'da mezheblerin derecelendirildiini ve Hanef mezhebinin Mliki mezhebinden nce geldiini syler. Osmanllar, Msr' zaptedince, Hanef mezhebini birinci dereceye almlardr. Mehmet Ali Paa Msr'a hkim olunca, Hanef mezhebinden baka dier mezheblerle resmiyette amel edilmesini ilga etmitir. Fakat afi ve Mliki mezhebleri halk zerindeki mevkiini korumutur. amllar, kaz konularda, 302 H. ylnda len Ebu Zur'a edDimaki efi[59] am Kadlna tyin edilinceye kadar, Evzi mezhebine bal

idiler. Lkin afi mezhebinin bundan nce de halk arasnda yksek bir mevkii vard. Bir ksm Irakllar katnda afi mezhebinin byk bir itibar olduu halde, bu mezheb, halk zerinde tamamen bir kuvvet gsteremedii gibi, kaza (yarg) bakmndan da Hanef mezhebini yenememitir. Nihayet Halfe elKadir Billh Badad'a afi bir kad tyin etmi; fakat halk, buna kar ayaklanmtr. Meydana gelen fitneler karsnda Halife, halkn ounluunu memnun etmek zorunda kalm ve afi kady vazifesinden ayrmtr. afi mezhebi, ran'a da girmitir. bn u'Subk Tabaktufiyye sinde; ran'da afi mezhebi ile Davudi Zhir'nin mezhebinden baka bir mezheb yoktu demitir. Zannedirim ki, bu ifadede bir mbala vardr. afi mezhebi, Hicr nc asrn sonunda Merv ve Horasan'a gelmitir. Bu mezhebi buralara getiren limler, hem mezhebin kitaplarn mnevverler arasnda, hem de afi fkhn halk arasnda yaymaya alyorlard. Bu afi limleri, sadece bunlarla yetinmemiler, hkim ve sultanlar da ikna etmek iin uramlar, onlarn yli veya

hkim olduklar memleketlerde bu mezhebi uygulamalarn istemilerdir. afi mezhebinin Endls ve Marib lkelerinde bir yer igal etmedii sylenebilir. Bugn afii mezhebinin, mzde girmi olduu lkelerde devam ettii dnlebilir. afi mezhebi, gnmzde (Yemen taraflarnda) Zeyd mezhebi ile halk zerinde hkimiyet mcadelesi yapmakta, ran'da da i mezhebi ile yanyana bulunmaktadr.[60] Allah, mam afi'ye rahmet etsin ve ondan raz olsun![61]

[1] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/307.

[2] Hadsin senedini tekil eden rvler az ise, yani hadis sened bakmndan Peygamber (S.A.)'e yakn ise buna Al Hads denir. Hads, rvler silsilesi fazlalamak suretiyle Peygamber (S.A,)'e yalan deilse buna da Nazil Hads denir. eviren. [3] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/309. [4] i'b: Mekke'de Eb Talibin oturduu semtin addr. eviren. [5] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/310 311. [6] Biraz nce afii'nin doumu ve Nesebi balkl yerde afi'nin Gazze'de doduu sylenmitir. Esasen afi'nin doum yeri ile ilgili bizzat fiye dayanan rivayet vardr: 1 Gazze. Ekseri tarihiler bunu kabul etmilerdir. 2 Askaln. Buras Gazze'ye fersah uzaklkta bir kasabadr. 3 Yemen. Bazs da, bu rivayeti birletirmek: amaciyle afi'nin Yemen'de doup Askaln ve Gazze'de bydn'

sylemitir. (Bak: M. E. Zehra elmam efi, Msr 1948, s. 14.)eviren [7] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/311 313. [8] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/313 315. [9] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/315. [10] Bir ksm iilerle mezheb taassubunda boulup kalanlar mam afiinin atalar arasnda yer alan afii b.Saibin Kureylilerden Ebu Lehebin azatl klesi olduunu ve bylece mam afiinin soy bakmndan Kurey'e mensup olmadn iddia etmilerdir. eviren. [11] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/316 317.

[12] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/318 319. [13] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/319 320. [14] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/320 321. [15] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/321 322. [16] mam afii Fustat (Kahire)'da vefat etmi olup elMukattam dann eteindeki Ben Abdilhakem trbesine defnedilmitir. Trbesi zerindeki bugnk muhteem kubbe, Eyyb sultanlarndan elMelik elKmil tarafndan 608 H. ylnda yaptrlmtr. Buras nemli bir ziyaret yeridir. Salhuddn Eyyb tarafndan afii'nin trbesi yanma byk ve geni bir medrese yaptrlmtr. Burada bugn, bir de Ulucmi vardr.eviren.

[17] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/322 324. [18] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/324 325. [19] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/326 327. [20] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/328. [21] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/328. [22] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/328 329. [23] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/329.

[24] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/329 331. [25] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/332 333. [26] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/333 334. [27] Asl ad, Ebu Ali elHseyin b. Ali'dir (l. 256 H.) eviren. [28] Ali mrn Sresi, 173. [29] Talk Sresi, 1. [30] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/335 336. [31] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/336. [32] elUmm, c. VII, s. 246.

[33] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/336 339. [34] Bu kongre, 29 Aralk 1957 13 Ocak 1958 tarihleri arasnda yaplmtr.eviren [35] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/339 341. [36] fiye gre bir memleketin icm', icm' olamaz. Bir asrdaki btn mslman memleketlerinde mevcut olan bilginlerin icm', ancak bir icm' olur. Mednelilerin icm' ettii ileri srlen meselelerin aksini syleyenler, bizzat Medneliler arasnda mevcuttur. Metinde de zikredildii gibi Mednelilerin icm' ettii konular, sadece onlara ait deildir. Dier fslm lkelerinde de ayn eyler zerinde icm' edlmitr. (Bak. M. Ebu Zehra, elmam ef, Kahire 1948, s. 259.)eviren. [37] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/341 343.

[38] erRsale, s. 597, elHaleb basks ve merhum Ahmet akr neri, Kahire 1940. [39] elmm, c. VII. s. 246. [40] Ayn eser, c. VII, s. 246. [41] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/343 345. [42] erRisale, s. 477. [43] Baka bir misl: Bir kimse grnte mslman olsa, iinden de gayrimslim olsa, biz zahirine bakarab, ona mslman muamelesi yapmak mecburiyetindeyiz.eviren. [44] Bakara, 179. [45] erRisle, s. 504. [46] Ayn eser, s. 506. [47] Bak. s. 103110.

[48] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/345 349. [49] Kiyme Sresi, 36. [50] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/349 350. [51] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/350 352. [52] Asl ad, Ebu Ali elHasen esSabbah ez Za'ferndir. eviren. [53] elMebsut veya elHucce adl eserini Msr'da yeniden kaleme alm ve elUmm adm vermitir. Bu eserinde O, fkh meselelerini enine boyuna ele alm ve ihtilafl meselelere dair hem kendi grlerim hem de dier fakhlerin grlerini aynen anlatmtr. erRisale, elUmm'n mukaddimesi mahiyetini arzeder. erRisale, Ahmed Muhammed akir tarafndan tahkik edilerek, Kahire'de 1940 senesinde neredilmitir. elmm de 7 cilt halinde Msr'da 1321'de

baslmtr. afi'nin hads'e dair elMsned adl eseri de Msrda 132Tde baslmtr. mam afii'nin Mekke'de iken eser telif ettiini bilmiyorUz. Fakat Badad'a gelince kitap telifine balam ve burada nce erRisale sini ne retmitir. Daha sonra fkh ve fru'a dair grlerini byk bir eser halinde toplam ve ona elHucce adn vermitir. bni Nedim'e gre Za'fern'nin rivayet ettii bu eser elMebsut adn almtr. afi Msr'da yeniden gzden geirerek ilve ve kmalarda bulunduktan sonra bu eserine elUmm adn vermitir. Menkbu afi'de Beyhak yle der: afi'nin Badad'ta yazd elHucce'yi Zafern rivayet etmitir. Hseyin b. Ali elKerabs ile Ebu Abdirrahman b. Yahya efi tarafndan rivayet edilen kitaplar da vardr. Ben, Ebu Abdirrahman'n rivayet ettii esSyer kitabnn bir nshasn grdm. Bunda bakalarnda olmayan zryadelikler vardr. EbulVelid Musa b. EbilCnd'un da ondan rivayet ettii bir muhtasar vardr. Bunda da bz sdyadelikler mevcuttur. mam afi'nin Msr'da yazd eserleri unlardr: 1 elUmm,

2 Kitabu'sSnen, 3 elEml elKbr, 4 eltml' esSagr. Buvayt (L 231 H.) ile Mzeni (l. 264 H.), afi'den iittiklerini elMuhtasar adh birer kitap halinde toplamlardr. (Bak. M. Eb Zehra, el lmam efi, Kahire 1948, s. 154. 155). eviren. [54] Bu zat, Msr ftihi Arar b. elAs tarafndan in edilen Fnstat'dakl Ulucm'de mezzin idi. eviren. [55] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/353 356. [56] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/356 357. [57] Elimizdeki metinde (2) rakam yazld halde bu ikinci husus zikredilmemistir. Biz bu ksm, yazarn elImam efi (Kahire 1948) dil

eserinin 374377. sayfalarndan zetliyerek tamamladk. eviren. [58] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/357 358. [59] Asl ad, Muhammed b. Osman'dr. eviren. [60] Anadolu'muzun dou kesimlerinde, Kafkasya, Azerbaycan, Hindistan, Filipin, Seyln ve Malaya mslmanlan arasnda efi mezhebine mensup olanlar nayli kabarktr. Endonezya adalarnda ise hkim olan mezheb, sadece afi mezhebidir. eviren. [61] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/358 360.

MAM AHMED B. HANBEL VE MEZHEB. 1 mam Ahmed B. Hanbel (164 241 H.) 2

Doumu Ve Genlii 2 Tahsil 3 Hads Tahsili in Yapm Olduu Seyahatler. 4 Hokka Ve Kalem le Mezara... 5 Fkha Doru. 5 Ahmed B. Hanbel Farsa Blir Miydi?. 7 Ahmed B. Hanbel'in Hads Rvayetne Ve Fetva Vermeye Balay 7 Mihneti, Mihnetinin Sebep Ve Devreleri 11 Kur'n'n Yaratlm Olup Olmamashakknda Ahmed B. Hanbel Ve Dierlerinin Grleri 14 Ahmed B. Hanbel'in Yaay 17 Halfelerin hsanlarn Ve Vazife Almay Reddedii 19 ahsiyet Ve Karakteri 23

1 Hafzas 23 2 Sabr Ve Tahamml. 24 3 Nezheti 25 4 hls 26 5 Heybeti 26 6 y Muaereti 27 Ahmed B. Hanbel'in Grleri 27 man Hakkndaki Gr. 28 Byk Gnah leyenler Hakkndaki Gr. 28 Kader Ve nsann Fiilleri Hakkndak Gr. 29 Allah'n Sfatlar Hakkndaki Gr. 29 Siyaset Hakkndaki Grleri 30 Ahmed B. Hanbel'in Hads Ve Fkh 32 ElMsned. 33

Ahmed B. Hanbel'n ElMsned' Rivayetteki Metodu. 34 ElMsned'de Zaf Hads Var Mdr?. 35 Ahmed B. Hanbelin Fkh 36 cm' 38 Kyas. 39 Maslh. 40 stihsan. 41 Zeryi 41 stishb. 43 Hanbel Mezhebinin Gelimesi Ve Yayl 43 Mezhebin Rivayeti 43 Mezheb'dek Kaviller. 44 Mezhebin Gelimesi 45

Mezhebin Yayl 47

MAM AHMED B. HANBEL VE MEZHEB[1]

mam Ahmed B. Hanbel (164 241 H.)

Hicri III. Asrn 18. ylnda insanlar, hads dersinden, hadsleri toplayp mslmanlara neklederek snnet fkhm aklamadan baka bir ii olmayan yal bir zat gryorlard. Fakat O, hakaret ve horlua mrUz kalyor; Badat'tan, elleri kelepeli olarak ders meclisinden Uzaklatrlyor; srtnda simsiyah izler brakan krbalarn altnda, Halife Me'mun'un halifelik iin ayakland ve mrnn sonunda lm olduu Tarsus ehrine gtrlyordu. Bu zat, hapsediliyor ve hapishanede ona durmadan dayak atlyordu. Fakat, dayak atan ve attranlar, ona syletmek istediklerini ve onun, sylenmesine dince msaade edilmediine inand eyi syletmekten ciz kalmlard. Hem onlar, hem de

o zat bu hal zere, 18 ay devam etmilerdi. Bu sre ierisindeki ikence ve basklarna ramen O, bunlarn arzularn yerine getirmemitir. Sonunda onlar mitsizlie dm, O ise boyun ememitir. Nihayet onu yaralar iersinde serbest brakmlardr. O, bu yaralardan if bulup straplar dinince dersine tekrar dnmtr. Fakat onlar, bundan sonra, bu zat yine hapsederek, Allah'n yardm eriinceye kadar dersinden alkoymulardr. te bu zat, Dru'sSelm (Badad)'n mam, andaki fakh ve muhaddislerin stad mam Ahmed b. Hanbel'dir.[2]

Doumu Ve Genlii

Ahmed b. Hanbel, 164 H. yl Rabulevvel aynda Badad'ta domutur. Buras onun yaad, ders verdii ve hretinin yayld yerdir. Annesi onu, babasnn ikmet ettii Merv ehrinden hmile olarak getirmitir. O, hem ana hem de baba tarafndan soyca Araptr. nk, ana ve babas eyban kablesindendir. Bu kabile de, Adnan kabilesinin bir kolu olan Rab'a kabilesinden

ayrlma olup Nizar kabilesinde Peygamber (S.A.)'in soyuna karr. Hanbel, babasnn ad deildir, dedesinin addr, Babas Muham med b. Hanbel b. Hill'dir. Bu aile, nceleri Horasan'da oturmakta idi. Ahmed b. Hanbel'in dedesi Horasan blgesinde bulunan Serahs Vilyetinin Valisi idi. Babas da, mslman kumandanlarndan veya kumandanlk rtbesine yakn bir rtbeye sahip bir askerdi. Bu aile, Ahmed'in doumuna yakn bir srada Badad'a gelmi olup Abbas halfeleriyle mnasebetlerini devam ettirmitir. Zira Ahmed'in amcas, ayn vazifeyi zerine almtr. nk. Ahmed'in babas Muhammed, Badad'a geliinden ksa bir zaman sonra lmtr. Ahmed b. Hanbel'in ailesi himmet sahibi ve cmert idi. Dedesi Emevlerin valisi idi. Daha sonra Abbas hareketinin hakl olduunu ve Emev idaresinin ktn grnce vazifesinden ayrld. Abbas oullarnn dvetileriyle temas kurduu iin ikenceye urad. Babas da, cmert ve licenap bir insand. Horasan'daki evi Arap misafirlere akt. Onun evine inerler, ikram ve hrmet grrlerdi.

Fakat kk Ahmed, babasn kaybettii iin bu cmertliin nurunu grmemiti. Esasen O, babasn bile grmediini syler. nk babas ld zaman kendisi, grdn tanyacak bir aa ulamamt. Tarihilerin anlattna gre babas, 30 yanda ok gen iken lmt. Ahmed'in terbiye ve yetimesini annesi zerine alm ve buna amcas da nezaret etmitir. ocuk saylacak bir yata annesi, onu ilim tahsiline balatmtr. Durum ve evre de buna msait idi. Zira ailesi, devaml olarak slm ilimlerinin merkezi olan Badad'ta oturuyordu. Bu srada Badad'ta ilim ve sanat btn eitleriyle rnlerini vermeye balamt. Burada muhaddisler, kraat bilginleri, mutasavvflar, dil limleri ve filozoflar bulunuyordu. Bylece Badad, slm leminin medeniyet merkezi olmutur. Ahmed, ocukluundan itibaren slm ilimlerini renmeye balamt. O, nce Kur'an' hfzetmi, daha sonra Arapa, Hads, Sahb ve Tabilerin rivayetlerini, Peygamber (S.A.)'in sretini, onun sekin sahbleriyle gzelce onlarn yolundan

gidenlerin (tabilerin) hayatlarn renmeye koyulmutu. ocukluk ve genlik andan beri onda asalet ve takva emareleri gzkyordu. Onu, limler arasnda muttaki bir lim, genler arasnda da mttak bir gen olarak gryorUz. Daha sonra onu, inanc uruna en byk imtihanlara katlanan, azim sahibi muttaki insnlardan bakasnn dayanamyaca ikencelere ftursUzca gs geren ortayal bir insan olarak gryoruz. Akran olan ocuklar oyun oynarken Ahmed b. Hanbel, cidd ilerle urayordu. Yetimlik ona ciddiyet, dayankllk ve alma ak vermitir. Aslnda btn babalar, bunlar arzu eder ve ocuklarnn Ahmed gibi olmasn isterdi. Rivayet edildiine gre bir ocuk babas yle demitir: Ben ocuklarm iin bol bol masraf ediyorum. Onlar, yetisin diye hususi hocalara (meddiblere) gtryorum. Fakat umduum ekilde yetimiyorlar. Yetim bir ocuk olan Ahmed b. Hanbel'e baknz! Onun edep ve gzel gidiat herkesi hayran ediyor.[3]

Tahsil

Ahmed b. Hanbel, byk adam olma srrna sahip bir yaradlta idi. O, biraz byynce ailesinin tevikiyle ilim tahsiline ynelmi ve ksa bir zaman sonra, kendisinin takva zere yetime tarzna uygun olan bir ilmi semitir. Ne felsefeyi, ne de matematii tercih etmitir. O, sadece din ilmini" semi ve bu arada kendisini, memleket memleket dolamay gerektiren hads ilmine vermitir. Hadis ilmi de onu fkha gtrm, bylece onda hem fkh, hem de hads ilmi birlemitir. Bz limler hads veya fkhtan birini tercih ettii halde, Ahmed b. Hanbel, bunlarn her ikisini de ayn oranda kendisinde toplamtr. Ahmed b. Hanbel, emsali arasnda takva, ciddiyet, sabr, metanet ve tahamml ile mehur olmutur. Belki bu, onun ocukluunda nfsine fazla itimadndan ve kk yatan beri ruh istikllini hissediinden ileri geliyordu. Ahmed b. Hanbel'in bu hali, ocukken temas ettii limlerin"de dikkatini ekmitir. Hatt elHaysem b. Cemil, onun hakknda yle sylemitir: Bu ocuk yaarsa, zamanndakilerin hcceti olacaktr.

Ahmed b. Hanbel, biraz nce sylediimiz gibi hads rivayet ve tedvini ile uraan, hads ilmini kendisinden sonrakilere devreden bir muhaddis olmak istemitir. Hadis ilmini tercih edii rasgele deldir. nce O, rivayetle dirayeti birletiren fkh tahsiline balam, Ebu Hanife'nin talebesi ve o an en byk kads Ebu Yusuf'tan ders almtr. Fakat, onun hads ilmine meyletmi, fkhna fazla ilgi duymamtr. Bu itibarla O, lk hads yazdm ahs Ebu Yusuf'tur. demitir. Yani Ahmed b. Hanbel, Ebu Yusuf'tan hads tahsil ettii gibi fkh zevkini de ondan tatmtr. Bu rivayeti, yani Ahmed b. Hanbel'in Ebu Yusuf'tan tahsil grn anlatan rivayeti gznne alrsak, onun nce re'y'e dayanan fkhtan ie balad sonucuna varrz., Re'y'e dayanan fkh, o ada Irak'ta hkim olan ve Ebu Yusuf'un temsil ettii fkhtr. Ahmed b. Hanbel, hadis almalarn fkh almalaryla birletirdikten sonra kyasa bal olan fkh istinbatn hads'e dayandrmtr. O, hkm hadisten istinbat eder, bu hkme gre yeni birtakm hkmler karr, kyaslarda bulunur ve fer' fkh mes'elelerini ortaya kordu.

Ahmed b. Hanbel, nce hadis tahsil edip fkh tahsilini sonraya brakt. Hadis bilginleri, btn tslm memleketlerine dalmt. Badad'ta, Kfe'de, Basra'da, Msr'da, Hicaz'da ve Yemen'de muhaddisler vard. te btn slm lkelerinde byle muhaddisler bulunuyordu. Hads tahsil eden bir kimse, elbette bu lkelere gidecek ve adm adm buralar dolaacakt.[4]

Hads Tahsili in Yapm Olduu Seyahatler

Ahmed b. Hanbel, 179 H. ylnda, yni onbe yanda iken hadis tahsiline balad. 186 H, ylna kadar, yni yedi yl Badad'ta hads tahsiline devam etti. lk olarak 186 H. ylnda Basra'ya gitmek suretiyle seyahatlerine balam oldu.[5] Ertesi yl Hicaz'a gitti. Daha sonra bunlar Basra, Kfe, Hicaz ve Yemen seyahatleri takip etti. Ahmed b. Hanbel'in seyahatleri, hayatta bulunan rvilerden ifah olarak hads tahsl etmek maksadn gdyordu. O, hadis nakletmek iin kitaplarla yetinmiyordu. Bizzat rvlerle grmek

suretiyle rivayet iini daha salam tutmak istiyordu. Sylendiine gre O, Basra ve Hicaz'a beer defa seyahat etmitir. Biraz nce iaret ettiimiz gibi Hicaz'a ilk defa 187 H. ylnda gitmi ve orada mam afi ile ilk olarak grmtr. afi ile Mekke'de Mescidi Harm'da karlamtr. Bundan sonra onunla tekrar karlamas, Badad'ta olmutur. bni Kesr, Ahmed b. Hanbel'in hac seyahatlerini anlatrken u tafsilt verir: Ahmed b. Hanbel'in ilk hac seferi, 187 H. ylnda olmutur. Bundan sonraki hac seferleri 191, 196 H. yllarnda olmutur. Bu son seferinde 197 H. ylna kadar mcavir kalm ve 198 H. yl haccm if etmi ve yine 199 H. ylma kadar mcavir kalmtr. mam Ahmed h. Hanbel yle der: Be defa .hacca gittim, bunun nde yaya idim. Bu hac seferlerimin birinde otUz dirhem harcadm. Bir defasnda yrrken yolumu kaybettim ve: Ey Allah'n kullar, bana yolu gsteriniz', diye feryada baladm; sonunda yolu bulabildim.[6] Bundan anlyorUz ki hmed b. Hanbel, hacca ok gitmitir. Fakat onun bu seyahatleri sadece hac

iin deildi. Dier bir maksad daha vard ki, bu da Peygamber (S.A.V.) "in hadislerini rivayet etmekti. Ahmed b. Hanbel, hads tahsili uruna her trl zorlua katlanarak, nerede bulunurlarsa bulunsunlar, hads rverinin yanlarna kadar giderdi. O, bu yolda meakket ekmeyi, muradna kolayca ermeye tercih ederdi. nk kolayca elde edilen eyler abucak unutulmakta, glkle elde edilen eyler ise unutulmamaktadr. Ahmed b. Hanbel, hac farizasn yerine getirdikten ve Beytullah'a mczir olarak (Mekke'de) kaldktan sonra Yemen'in San' ehrinde bulunan mehur muhaddis Abdurrazzk b. Hemmam (l. 211 H.)'a gidip hads renmek istiyordu. Bu ii, ad geen muhaddisle hac mevsiminde grtkten sonra gerekletirdi. Ondan hac mevsiminde hads renmesi mmknd. Fakat O, hac mevsiminde Mekke ve Medine muhaddislerinden hads tahsilini tercih etmi, Abdurrazzk b. Hemmam'dan bundan sonra faydalanmay kararlatrmtr. Maksad, San''ya kadar zahmet ekip gitmek suretiyle sevap kazanmakt. O, bilfiil San''ya gitmek zere yola kt. Bu uurda alk skntsna dt ve trl glklerle

karlat. nk, yolda nafakas bitmiti. San''ya varncaya kadar nakliyecilerin yannda hammallk yapmak zorunda kald. Yol arkadalar ona yardm ellerini Uzatmaya teebbs etmilerse de O, Allah'n, kendisine beden olarak almak suretiyle nafakasn kazanacak kuvveti ihsan etmi olduunu ileri srerek, bu yardm kabul etmemitir. San''ya ulanca Abdurrazzk'la grt. O da, kendisine yardm etmek teebbsnde bulundu ve: Ey Abdullah'n babas, unu al faydalan, nk bizim memleketimiz ticaret ve kazan iin elverili deildir, dedi ve eline birka dinar Uzatt. Ahmed b. Hanbel de: Benim durumum iyidir, dedi. Bu meakkatlere tam iki sene katland. nk burada, "ezZhr ve bnu'lMseyyib yoluyla daha nce bilmedii birok hadisleri iitip reniyordu.[7]

Hokka Ve Kalem le Mezara...

Ahmed b. Hanbel, birok meakkatlere aldrmadan tahsili iin slm memleketlerinde dolayor ve

kitap antalann srtnda tayordu. Bir seferinde kendisini tanyan biri onu grm ve hadis rivayetini, hadis hfzn ve kitaplarn ok bulmu, bu kadar hads yazp hfz ve rivayet etmesine itirazda bulunarak: Bir Kfe'ye, bir Basra'ya!.. Ne zamana kadar byle devam edeceksin? demitir. Ahmed b. Hanbel de; Hokka ve kalem ile mezara kadar... diye cevap vermitir. mam Ahmed, hafzasnn kuvvetli oluuna ilveten, iitmi olduu Peygamber (A.S.)'in btn hadslerini yazmaya ok nem verirdi. nk a, telif ve tedvin a idi. Bu ada fkh ve dil ilimleri tedvin edilmiti. Hads ilimlerinin de tedvini gerekirdi. Geri mam Mlk el Muvatta' , Ebu Yusuf ve Muhammed b. Hasen elsr adl eserlerini, afi de elMsnedini tedvin etmiti. Elbette Ahmed b. Hanbel de; iittii hadsleri hem hfzedecek, hem de tedvin edecekti. O, kendisine bir hads sorulduu zaman ezberden rivayet etmezdi. Byk bir ilim adam olduu zaman dahi ancak yazd hadsleri rivayet ederdi. Rivayete gre Mervli birisi kendisine bir hads sormu; o da, olu Abdullah'a bu hadsi bulmak iin Kitabu'lFevid'i getirmesini sylemitir. Fakat olu, bu kitab bulamamtr. Bunun zerine kendisi kalkm ve kitab bulup

getirmitir. Birka cilt olan bu kitapta sorulan hadsi aratrmaya [8]balamtr.[9]

Fkha Doru

Ahmed b. Hanbel'in toplad Snnet, Peygamber (S.A.)'in hadisleri, sahbler ile tabilerin fetva ve hkmleri idi. Bu rivayetler snnet olmakla beraber, ayn zamanda, derin ve ince bir fkh idi. Bu itibarla, rivayetle urarken Ahmed b. Hanbel'in, fkh, mes'ele ve fetvalardan Uzak kaldn syleyemeyiz. Aksine, O, fkhla sk skya ilgili idi. Hayatnn byk bir ksmn rivayete ayrmsa da, fkha kar mr boyunca ilgisiz kalm deildir. Onun ilk almalar, Kad Eb Yusuf'tan fkh tahsiline ynelmiti. Olgunluk ama ulanca snnet fkhna meyletmitir. Belki de O'nu fkha doru eken bu olmutur. Bilhassa Mekke'de mam afi ile karlanca Ahmed b. Hanbel, onun akl kudretine ve fkh istinbat hususunda koymu olduu llere hayran kalmtr. Yakut el

Hamev'nin Mu'cemu'lUdeb'smda aynen yle denilmektedir: shak b. Rahye (Rahveyh)[10] der ki: Sfyan b. Uyeyne'nin yannda idik. Amr b. Dinar'n hadslerini yasyorduk. 'Ahmea b. Hanbel geldi ve bana: Ey Eb Yakub, kalk sana benzerini imdiye kadar grmediin bir zat gstereyim, dedi. Kalktun, beni zemzem kuyusundan tarafa gtrd. Orada beyaz elbiseli,, esmer benizli, yakkl, gayet zek bir zat vard. Beni onun yanna oturttu. Sonra bu zta hitaben: Ey Eb Abdillah, te bu shak b. aRhye elHanzal'dir, dedi. O da: Merhaba, diyerek beni selmlad. Karlkl mzakerelerde bulunduk. Onda, beni akna eviren bir ilim grdm. Meclisimiz Uzaynca Ahmed b. Hanbel'e: Kalk, o sylediin zta gidelim, dedim. Ahmed de; te: O zat budur, dedi. Ben de: Subhnellah! ezZhr bize yle... rivayet etti diye anlatan bir zatn yanndan kalktm ve zannettim ki sen, beni, ezZhr gibi veya ona yakn bir ztn yanma gtreceksin. Halbuki sen, beni bu delikanlnn yanna getirdin, dedim. Bunun zerine Ahmed b. Hanbel, bana. Ey Yakub'un babas, bu delikanldan (yani afi'den) feyz al. nk ben, bunun benzerini asla grmedim, dedi.

Burada belirtmeliyiz ki, Ahmed b. Hanbel tahsile balad zaman fkh ve istinbat ilmini rivayet ilmi ile birlikte tahsil ediyordu. Yukarda sylediimiz gibi, tahisle Ebu Yusuf'un yannda balamt. Daha sonra afi ve dierlerinden tahsil grd. afi ile 1.98 H. ylnda Badad'ta tekrar grmt. afi, ondan, kendisinin ortaya koyduu mes'elelere muhalif olarak tesbit ettii her hadsi kendisine hatrlatmasn rica etmitir. afi, Msr'a gittii zaman, Ahmed b. Hanbel de onun yanna gitmek niyetinde idi. Fakat bunu gerekletirememitir. te bylece Ahmed b. Hanbel'de hads, snnet ve rivayet fkhla birlemi oldu. ster nce fkh tahsiline balasn, isterse hads ve snnetten sonra fkha dnm olsun, gerek odur ki, Ahmed b. Hanbel tam manasyla fkha ynelmitir. Bu konuda bnim grm udur: Ahmed b. Hanbel, hadslerin ihtiva ettii fkh incelerken bu derin tetkikleri sayesinde fkha ynelmitir. O, sahblerin fkhn renmek istiyordu. el Msned adl kitabnda her sahb iin mstakil bir sened tahsis etmitir. Ali b. Eb Tlib, Zeyd b. Sabit, Reslllah'n Halfesi Ebu Bekr, Mzminlerin Emri mer b. elHattab

Radiyallhu anhum gibi fetva vermekle mehur olan mctehid sahbler iin ayr ayr tahsis ettii senedlerle bu sahblerin fkhn incelemeye ve bunlarn fkhnn gaye ve maksatlarn anlamaya nem vermitir. Bunlar ve Abdullah b. Mes'ud, Abdullah b. Abbas, Abdullah b. mer, Abdullah b. Amr b. els gibi dier sahbilerin fkhn tetkik etmek, uurlu bir rvinin akln keskinletirir; zihnini aar ve ona derin fkh bir meleke kazandrr. mam afi'nin istinbat ilmi iin koymu olduu esaslar Ahmed b. Hanbel'in renmi olduu bunlara ilve edilecek olursa, phesiz onun snnet fkhn tam olarak bilen bir fakh olduu ve grlerinde eriatn doru yolundan ayrlmasnn imknszl kendiliinden anlalr. Bundan sonra Ahmed b. Hanbel, sahblerin fkhn incelemekle yetinmemi, tabilerin fkhn renmi ve fetvalarn toplamtr. Tabiler arasnda re'y taraf galip olanlar bulunduu gibi, bir hads bulamaynca fikir beyan etmekten ekmen kimseler de vard. Ahmed b. Hanbel, tabilerin fkhnda yle fkh bir miras bulmutur ki, kendisi de Kitab ve .Snnet'te bir nass, yahut da sahb veya tabinin herhangi bir fetvasn bulamad

zaman bu mirasa uymu, onlarn metoduna ve sahblerden intikal eden metodlara gre hkm karmtr.[11]

Ahmed B. Hanbel Farsa Blir Miydi?

Ahmed b. Hanbel'in ailesi Merv'den gelirken annesi ona hmile idi. Annesi onu Badad'ta dnyaya getirmitir. Ailesinin Uzun zaman Horasan'da oturduu anlalyor. Amcasnn iinin de Horasan'la ilgili oluu, bu ailenin farsa bildiini gstermektedir. Buna gre Ahmed b. Hanbel'in de farsa bildii ve bu dili konutuu anlalmaktadr. Bu hususu Zeheb, Trih'inde anlatmaktadr. Rivayete gre Ahmed b. Hanbel'in teyzesinin olu Horasan'dan gelmi ve onun yanma msafir olmutur. Ahmed b. Hanbel ona yemek getirmi, Horasan ve orann halkyla ilgili eyler sormutur. Msafiri, kendisinin dilini anlanaymca, Ahmed b. Hanbel onunla farsa konumutur. Zehebi, bu olay Ahmed b. Hanbel'in torunu Zheyr'den rivayet etmi ve Zheyr'in bu olaya ahit olduunu sylemitir. Bu durumda bize

den, bu haberi kabul etmektir. nk, onu rivayet eden gvenilir bir kimse olup mam Ahmed b. Hanbel'in ailesiyle yaknl bulunan bir ahstr. Ayrca bu haberi reddedecek elimizde herhangi bir delil de yoktur. Gvenilir bir kimsenin rivayet ettii bir haber, ancak, rivayet bakmndan daha kuvvetli veya daha salam bir delille reddedilir.[12]

Ahmed B. Hanbel'in Hads Rvayetne Ve Fetva Vermeye Balay

Ahmed b. Hanbel, hadsi, btn muhaddislerden tahsil etmi; Badad, Basra, Kfe, Mekke ve Medine ile yetinmemi, Yemen'e dahi gitmitir. Hatt stad afi'nin ardndan Msr.a da gitmeye niyetlenmitir. Hadis ilmine sahip olan kimi iitmise, gidip ondan hads rivayet etmitir. O, yalnz rvayet ilmiyle iktifa etmemitir. Rivayet ilmi, onu derin bir fkha ulatrmtr. Esasen ilk tahsil anda fkha kar bir Cinsiyet kazanm, din ile ilgili olan eitli ilimleri renmi ve bunlarn bzsnda olduka derinlemitir.

Bilhassa Kitab ve Snnetle ilgili rivayet ve fkh zerinde ihtisas sahibi olmutur. Byle bir ilim adamnn artk aldklarm verme, yazdklarn bakalarna yazdrma ve retme zaman gelmiti. Fakat O, hads rivayetine ve fetva vermeye ancak krk yadna ulatktan sonra balamtr. Acaba O, bu durumda Uz. Peygamber'e mi uyuyordu? nk Peygamber (S.A.V.), ancak krk yandan sonra Peygamber olarak vazifelendirilmiti. Gerekten insan krk yama ulat zaman, tam olgunluk ama gelmi olur, nefs arzular bu ada azalr, akl ve irade ykselir. Ebu Hanfe de, fetva vermeye ancak krk yanda balamtr. Ahmed b. Hanbel, bizi yukardaki soruya cevap aramaktan kurtarmtr. nk bu soru, kendisine de sorulmu, o da; Hocalar hayatta iken hads rivayet etmediini sylemitir. Bir ada, kendisine, Abdurrazzk'tan rivayet ettii hadsleri yazdrmasn sylediini, Ahmed b. Hanbel'in de, Abdurrazzk sa olduu iin bundan kandn anlatr. Bu ifadelerde Ahmed b. Hanbel'in, niin 204 H. ylndan sonra hads rivayetine ve fetva vermeye balam olduunu gsteren ak bir delil mevcuttur. nk bu tarihte, mam afi Msr'da

lmt. Byle bir izah, tarih olaylar da desteklemektedir. Burada sylemeliyiz ki Ahmed b. Hanbel, hads rivayetine ve fetv vermeye baladktan sonra, hads ve fetva konusunda bavurulan bir kaynak olmutur. Bu demek deildir ki, kendisine daha nce snnetle ilgili bir soru sorulduu zaman O cevap vermezdi. Zira, ilmi ketmetmek caiz deildir. Din; ird etmeyi, bakalarnn bilmediklerini retmeyi ve Peygamber'in hadislerini yaymay emreder. Ahmed b. Hanbel'in 198 H. ylnda 34 yanda iken Mescidi Hayfda[13] kendisine sorulan bir meseleye fetva verdii rivayet edilmitir. Buna gre Ahmed b. Hanbel'in, krk yana varmadan nce de, mecbur olduu zaman fetva verdiini syleyebiliriz. nk zaruret, onu bazan bu ie zorluyordu. Ancak kendisine ilim tahsili iin gelen talebelerine ders vermeye krk yana dedikten sonra balam ve Peygamber'in Snnetine uyarak krk yandan sonra ird ve fetva verme iini zerine almay bir vazife bilerek, mevcut boluu doldurmaya karar vermitir.

Ahmed b. Hanbel'in iffet, nezahet ve takvas, insanlar arasnda yaylmt. Herkes ona fkh ve hads rivayeti iin bavuruyordu. O da, bunlara mescidde cevap vermek zorunda kald. hreti de, bunun zerine gittike artmaya balad. Bundan sonra Ahmed b. Hanbel, ileride aklayacamz ve onun nefsini olgunlatran sabr ve metanetinin derecesini gsteren mihnetlere uramtr. Fakat, bu mihnetler onu daha ok ykseltmi, Allah ve insanlar katnda deerini daha ok artrm ve halka onu daha iyi tantm, halk da onun adn drt yana yaymtr. O, Allah yolunda insanlara kar tevazu' gsterdike yceliyordu. Adnn ilim, zhd ve takva ile birlikte yayl, dersinde izdihama sebep oldu. Bzlarnn rivayetine gre, onun dersini dinleyen' lerin says bebin civarnda idi. Bunlardan beyz kadar dinlediklerini yazyorlard. Biz, bu kadar talebenin onun dersinde hazr bulunduunu teslim edemeyiz. Fakat, buna yakn bir miktarda olduunu syleyebiliriz. Yahut, talebelerinin says ok kabarkt, diyebiliriz. nk Bin kelimesi phesiz pekok mnsna da kullanlr. Ahmed b. Hanbel'in derslerini dinleyenlerin says zikredilen saynn yansna, hatt betebirine dahi indirilse, yine de azmsanamaz ve onun

Badad'taki mevkiini ve slm lkelerinden kendisine tahsil iin gelenlerin okluunu gsterir. Ahmed b. Hanbel'den ders alanlarn ve iittiklerini yazanlarn okluu, ondan hads ve snnet rivayet edenlerle onun fkhn nakledenlerin okluunu gsterir. Burada sylememiz gerekir ki, Ahmed b. Hanbel, faziletli muttaki; zhd, sabr ve metanet sahibi idi. Yukarda dediimiz gibi, insanlar, O'nu, bu meziyetlerinden dolay dinlemek istiyorlard. phesiz onu dinlemek iin gelenlerin hepsi ilim tahsil eden talebe deildi. Bir ksm, Ahmed b. Hanbel'in meclisine, onu sevdikleri ve saydklar iin geliyorlard. Bir ksm da, onun yaayna gre yaamak, onu tanmak, ahlk, edep ve iradndan faydalanmak iin geliyorlard. bnul Cevz'nin Menakbu'1mam Ahmed b. Hanbel adl eserinde onun bir adandan yle rivayet edilir: Ebu Abdillah (Ahmed b. Hanbel)'e oniki.sene gelip gittim, o ocuklarna elMsned'i okuturdu. Ondan bir tek hads yazmadm, ancak ona ahlk ve irad iin gelirdim. yle anlalyor ki, onun iki trl meclisi (ders halkas) vard:

1 ocuklaryla zel talebelerine hads anlatmak iin evindeki meclisi. 2 Hem talebelerinin, hem de halktan istiyenlerin hazr bulunduu mescid'deki meclisi. Ahmed b. Hanbel'den hads yazan talebelerinin says, mescid'de dersini dinliyenlerin ondabiri kadard. Zeheb, Ahmed b. Hanbe'in mescid'deki derslerinin ikindiden sonra olduunu syler. Ebu Hanfe'nin Kfe mescidindeki dersi de byle idi. nk ikindiden sonraki vakit, insann dinlenmi olduu, ruhun safa bulduu ve hayat megalelerinden kurtulduu bir vakittir. Hads ve fetva bu vakitte anlatlrken, ruhlar dinlenmi ve renmeye hazrlanm bir vaziyettedir. Yorgun ve bkkn deildir. nsanlar ruh bakmdan hazr bulunduklar zaman, dersin tesiri daha byk ve daha derin olur. Ahmed b. Hanbel'in derslerinde, dinleyicilerin ruhunda gzel bir tesir brakan u husus dikkati ekiyordu: 1 Onun meclisine vakar, ciddiyet, tevazu ve ruh hUzur hkim idi. Kendisi aka ve alay eneyi

sevmezdi. nk cidd olmak gereken bir yerde aka etmek, akl ktlndan ileri gelir. Byle bir durumda alay etmek, samalktr. Dersinde hazr bulunanlar bu durumu gznnde tutarlar ve onun meclisinde, ders vermiyor olsa dahi, akalamazlard. Ebu Nuaym, Halef b. Slim'den yle rivayet etmitir: Biz, Yezid b. Harun'un meclisinde idik, Yezid aka yapt iin Ahmed b. Hanbel kalkp gitti. Yezid bunun zerine eliyle alnna vurdu ve Ahmed'in burada olduunu bana bildirseniz ya! T ki aka yapmyaym, dedi.[14] 2 Ahmed b. Hanbel, dersinde ancak hadsleri rivayet etmesi istendii zaman anlatrd. Bylece hads rivayetine rabet artyordu. O, bir hadis rivayet edecei zaman kendi yazd kitaplardan rivayet ederdi. Rvlerden alm olduu hadsleri anlatrken yanh olur korkusuyla hafzasna asla itimad etmezdi. Peygamber'in sylemedii eyi rivayet etmemek iin mecbur kalmadka ve hadsin metninden emin olmadka ezberden hads rivayet etmezdi. yle ki talebeleri, kitab'a bavurmakszn okuttuu hadsleri saymlar ve bunlarn yz adedi amadn grmlerdir.

Zehebi'nin Tarih'inde, Ahmed b. Hanbel'in talebesi Mervez'den yle rivayet edilir: Herhangi bir mecliste hibir fakir grmedim ki o, Ebu Abdillah (Ahmed b. Hanbel)'in meclisindeki gibi kymetli olsun. Ahmed b. Hanbel, tamamen fakirlerle ilgilenirdi Dnya ehli ile ilgilenmezdi. Aceleci deildi. ok mtevaz idi. Vakar ve ciddiyet sahibi idi. kindiden sonra dersine oturur ve kendisine birey sorulmadka konumazd.[15] 3 Ahmed b. .Hanbel, ancak hadslerin yazlmasna msaade ederdi. Hatt hads rivayet ve nakli iin slm memleketlerinde dolarken kendi nefsini mecbur ettii gibi, hadsleri yazmaya talebelerini de mecbur ederdi. Verdii fetvalara gelince, bunlarn yazlp nakledilmesini menederdi. Ona gre yazlmay icabeden din ilmi, ancak Kitab ve Snnettir. Bundan bakas yazlmaz. te fetvalarnn yazlmasn bu sebeple menederdi. Birisi kendisine, Irak fakhlerinden re'y taraftarlarnn kitaplar yazlabilir mi? diye sordu. Ahmed b. Hanbel, hayzr, dedi. Soran kimse; bnu'lMbrek onlar yazmtr, deyince, Ahmed b. Hanbe; bnu'lMbrek gkten inmedi, biz ilmi yukardan almakla emrolunduk. dedi. Hatt O,

muhaddisleri afi'nin kitaplarn yazmaktan bile menederdi. Halbuki O, mam afi'ye hocas nazaryla bakar ve gnlnde ona byk bir yer verirdi. Ahmed b. Hanbel'e gre Kitab ve Snnetten baka din ilmi konusunda yazlarak gelecek nesillere nakledilmeye lyk bir ey yoktur. nk, ilim adamlarnn szleri zamanlarna ait olup alarna mahsus olan mkillerin hallinden ibarettir. Bunlarn gelecek nesillere intikalinde bir faide yoktur. Yazlmas da nemli deildir. nsanlara ntikali gereken ey, Kur'n ilmiyle Peygamber, Sahbiler ve Tabilerin ilmidir. Yalnz bu ilimlerin saf bir ekilde intikali gerekir. limleri ve kiileri isimlerine gre taklit etmek gerekmez. Fakat, bu konuda ok ileri gitmi olan Ahmed b. Hanbel'i Allah, istemedii bir eye mruz brakmtr. Yni talebeleri, kendisinden kocaman ciltler halinde kitaplar rivayet etmilerdir. Ahmed b. Hanbel, kendisinden ncekilerin megul olmad bir eyle uramamtr. Kendisinden ncekiler Kitab ve Snnet ilmi ile, fetva ile, Kitab ve Snnet'ten faydalanarak mslmanlara din meselelerini retmekle uramlardr. Akidenin de kayna sadece Kitab ve Snnettir. Dolaysyla

Kitab ve Snnet'tn bildirmi olduu eyler, inanlmas gereken akideyi tekil eder. Akde veya dier slm ilimlerin delil ve kayna, Allah'n Kelm ile Reslullh'n Snnetidir. Srf akl yoluyla akideden bahsedilemez; elbette akde nakil ile izah edilir ve bu konuda naklin dna klamaz. Ahmed b. Hanbel devrinde akaid konusunda ok sz ediliyordu. Fakat, Kitab ve Snnetin metoduna uyulmuyordu. Akde ile ilgili cebr ve ihtiyar (irade) konusunda mnakaalara giriiliyordu. Allah'n Kur'n'da zikredilen isimleri, Allah'n sfatlar olup, ztndan ayr mdr, yoksa ztnn ayn mdr? Allah'n kelm sfat var mdr. Kur'n kadm mi, yoksa mahlk mudur? te kelmc (mtekellim) denilen limler bu gibi meseleler zerinde tartyorlard. Ahmed b. Hanbel, bunlarn yaptn yapmad; derslerinde asla bunlarn szlerinden bahsetmedi. Esasen O, bunlar sapklardan sayard. Bir kimse kendisine mektup yazarak, kelmcarla mnazara hakknda sormu, O da u cevab vermitir: Allah, senin sonunu iyi eylesin. Bizim, iittiimiz ve ulatmz kimselerden grdmze gre onlar kelm konusundan holanmyordu, sapklarla dp kalkmyorlard. Mesele, nnde

sonunda Allah'n Kitabna teslim olmak ve bundan te gitmemektir. nsanlar, kitap yazmaktan ve bidatlarla dp kalkmaktan holanmamaktadrlar. Bylece onlar, bid'atann din konusunda insann ierisine soktuu pheleri reddediyorlard.[16] te Ahmed b. Hanbel'in tuttuu yol, byle bir yol idi. Elbette onun bu tutumunu devrin Abbas Hkmeti tevik etmiyordu. Bu a da Abbas Hkmetinin banda Abdullah elMe'mun b. Harun elRed bulunuyordu. Bu Halfe, kendisini mu'tezil linlerden sayyordu. O Mu'tezile mezhebini desteklemek iin mnazaralar dzenliyor ve Kurann mahluk olup olmadna dair mhaddislerden bir kmna bu gr kabul ettirmek iin zor kullanmaya balamt.Drus Selam (Bada)n mam Ahmed b. Hanbel de, ite bu yzden ikenceye uramtr.[17]

Mihneti, Mihnetinin Sebep Ve Devreleri

Kur'n Kermin mahlk (yaratlm) olup olmad zerinde birok sz sylenmitir. Bu

meselenin ortaya atlnda Emev hanedannn maiyetinde bulunan hristiyanlarm rol byk olmutur. Bunlarn banda Yuhann edDimak gelir. Bu ahs, slm alemindeki hristiyan limleri arasnda mslmanlar dinlerinde pheye drecek mnazara usllerini yayyordu. Mslmanlar arasnda da Peygamberleri hakknda yalanlar uyduruyordu. Mesel Peygamber (S.A.V.), Zeynep Binti Cah'a k olmu, diyordu. Keza, Kur'n'da bildirildiine gre, s, Allah'n oludur ve Meryem'e ilka' ettii kelimesidir, diyordu. Yine O, Mslmanlar arasnda Allah'n kelimesinin kadm olduunu yayyor ve onlara; Allah'n kelimesi kadim midir, deil midir? diye soruyordu. Mslmanlar: Hayr, diye cevap verirlerse, O'nun kelm olan Kur1 n da mahlktur demi oluyorlard. Allah'n kelimesi kadmdir, derlerse, s'nm .da kadim olduunu iddia ediyordu.[18] Bunun zerine mslmanlardan; Kur'n mahlktur, diyerek onlarn hilesini reddetmek isteyenler olmutur. Mesel, Cad b. Dirhem[19], Cehm b. Safvn ve Mu'tezililer; Kur'n mahlktur, demiler, Halife Me'mun da bu gr benimsemitir. 212 H. ylnda ad geen Halfe, Kur'n'm mahlk olduu grn hak nezheb olarak iln etmitir.

Bu maksatla mnazara meclisleri tertiplemi ve bu konuda kesin delil olarak kabul ettii eyleri ortaya atmtr. Fakat, bu konuda mnakaay serbest brakm ve insanlarn dncelerinde hr olduklarn sylemitir. Lkin 218 H. ylnda kendisi bu ylda lmtr bu fikri insanlara zorla kabul ettirmeye karar vermitir. Gariptir ki, bu ie kendisi Badad'n hricinde iken balamtr. Bu uurda mcahid olarak ortaya atlm ve bulunduu Rakka ehrinde bu maksatla bir ksm mektuplar yazm ve bu mektuplar Badad'taki vekili bulunan shak b. brahim'e gndererek, halk, Kur':n'm mahlk olduu grn benimsemeye tevik etmitir. Bu. mektuplar Mu'tezile stadlarndan ve fakhlerle muhaddislerin amansz dman olan Ahmed b. Eb Dd (l. 240 H)'m yazd tahmin edilmektedir. Bu maksatla dn bask, nce devlet dairelerindeki vazifelerden hibirine, bu gr kabul etmiyenleri tyin etmemekle balam ve hibir meselede bu gr benimsemiyenlerin ahitlii kabul edilmemitir. Birinci mektupta yle denilmektedir:

Onlara (kadlara) bildir ki, Emru'lM'minn, iinde kimseden yardm istememektedir. Raiyyesinden vazifeye tyin ettii kimselerden dn, man ve tevhd konusundaki ihlsna gvenilmeyen kimselere, itamat etmemektedir. Eer onlar, bu gr ikrar ederler, Emru'l M'minn'e uyarlar, hidyet ve kurtulu yolunda olurlarsa, onlara, insanlar iin ahitlik edecek kimselerin Kur'n hakkndaki dncelerini tesbit etmelerini; Kur'n yaratlmtr, sonradan meydana gelmitir, diye ikrar edip bu gr kabul etmiyenlerin ahitliini dinlememelerini emret.[20] Bu mektuptan anlyoruz ki, onun bu grn kabul etmiyenlerin cezas menf (olumsUz) bir cezadr, msbet (olumlu) bir ceza deildir. Fakat i, byle menf bir vaziyet alla kalmam, tersine, bz insanlar sk imtihanlar geirmeye sebep olacak kadar ileri gitmitir. Bu insanlara, Kur'n hakkndaki grleri soruluyor, Hlifenin ileri srd gr kabul etmezlerse, elleri kollar balanp Emru'lM'minn'in ordughna sevkediliyorlardi. nk o mektupta[21] fakih ve muhaddislerin imtihan edilmesi de emrediliyordu. Onlardan bu gr kabul etmiyenler, prangaya

vurularak Halfenin yanma gnderilecek ve bu gr benimseyenler de, fetva vermeye ve hads rivayetine devam edeceklerdi. Badad'ta Halfenin vekili kendisine verilen emri yerine getirmek iin derhal harekete geti. Fakih ve muhaddisleri artt. Aralarnda Ahmed b, Hanbel de vard. Onlara, istenileni yerine getirmezlerse ikence ve ceza greceklerini ve hibir tereddt gsterilmeksizin Me'mun'un arzusuna gre muhakeme edileceklerini syleyerek,'tehditler savurdu. Fakh ve muhaddisler istenileni yerine getirdiler ve Kur'n hakknda bu mezhebi benimsediklerini iln ettiler. Ancak drt kiinin kalbini Allah bundan korudu. Onlar cesaret ve srarla inanlarndan fedakrlk etmediler. Bunlar Ahmed b. Hanbel, Muhammed b. Nuh, elKavrr ve Seccde'dir.[22] Bunlar yakalanp elleri kelepelendi, ayaklarna zincir baland. Ertesi gn olunca Seccade, Halfenin vekili shak'm emrini kabul etti ve balar zlerek serbest brakld. Dier inanlarnda direndiler. brgn olunca ayn soru tekrar edildi ve cevap istendi. elKavvr'nin tahamml bitmiti. stenilen cevab verdi ve balar zlerek o da serbest brakld. Geriye iki kii kalmt. Allah onlarla beraberdi. Bunlar, zincirlerle bal

olarak Tarsus'taki elMe'mn'unun hUzuruna gnderildi. Yolda Muhammed b. Nuh ehid oldu. Ahmed b. Hanbel, tek bana inanc uruna ikence ve zulme gs geriyordu. Fakat halinden memnundu. Ahmed b. Hanbel yolda iken Me'mun'un lm haberi geldi. Fakat Halfe, dnyadan ayrlrken kendisinden sonrakilere bir vasiyetname brakm ve bunda fakihlerle muhaddislere, Kur'n'm mahlk olduunu syleyinceye kadar ikenceye devam edilmesini vasiyet etmitir. Bu vasiyetnamede unlar yer almtr. te bu, Emru'lM'minn Abdullah (elMe'mun) b. Harun erRed'in yannda bulunanlarn hepsini ahit kld eydir. O, kendisi ve yanmdakilerin hepsi yle ahadet etmilerdir: Allhu Tel birdir, O'nun mlknde orta da yoktur. lerini kendisinden baka bir tedbir eden de yoktur. O, Halik (Yaratc) dr, O'ndan baka her ey mahlktur. Kur'n da, her ey gibi mahlktur. Hibir ey Allah'a benzemez. Bu vasiyetnamede kendisinden sonra Halfe olan kardei el Mu'tasm'a yle hitabetmektedir: Ey shak'm babas, bana yakn ol, grdklerinden ibret al, Kur'n'm yaratlm olmas konusunda kardeinin yolundan git.

te bu yzden Ahmed b. Hanbel ve inanlarndan ayrlmayan dier fakh ve muhaddislerin urad mihnet Uzayp gitti. Bu mihnet Me'mun'un 218 H. ylnda lmyle sona ermedi, daha da yaygn bir hal ald ve strap artt, daha etin ve daha iddetli devrelere girdi. Me.mun'un vasiyetleri arasnda, insanlarn iddet ve baskyla Kur'n'n mahlk oluunu kabule zorlanmalar ve Ahmed b. Ebi Dd'n[23] (l. 240 H.) grevinde kalmas yer alyordu. te bu belnn ba o idi. kence etmek iin Halfeyi o kkrtyordu. Hatt Halifenin mektuplarn o kaleme alyordu. lm hastalnda iken Me'mun'un iradesine hkim olan o idi. Nihayet Halfe onun tesiriyle bu emirleri vermi ve bu vasiyetlerde bulunmutur. hmed b. Hanbel, zircirlerle bal olarak kendisine getirilirken Me'mun lmt. lm haberi iln edilince Ahmed b. Hanbel Badad'a geri getirildi. Hakknda yeni bir emir kncaya kadar zindanda kald. Sonra Halfe Mu'tasm (l. 227 H)'n hUzuruna karld. rktlp korkutulmak iin her trl yola bavuruldu. Fakat hibirisi fayda vermedi. Ahmed b. Hanbel'in hibir eye aldrmadan inancnda sebat etmesi zerine tehditler

gerekletirildi. Onu nbet nbet krbalamaya baladlar. Her defasnda baylmadka brakmyorlard. yle ki klla drtld zaman bile bir ey hissetmiyordu. Bu ameliye, faslalarla tekrarlanyordu. 28 ay kadar zindanda bu ikence devam etti. mitleri kesilince onu serbest brakarak evine iade ettiler. Fakat man Ahmed b. Hanbel, zindanda Uzun bir zaman kal, ok iddetli bir ekilde durmadan dvl ve vcudundaki yaralar sebebiyle yryecek bir halde deildi. Lkin O, yine de mUzafferdi. Ahmed b. Hanbel, yaralar iyi olup mescide gelme imknna kavuuncaya kadar ders ve hads okutmaktan mahrum kald. yileince fetva ve hads derslerine balad. Urad mihnet, insanlarn onu daha ok takdirine sebep oldu. Onu dinlemek iin daha ok rabet ettiler ve onun derslerine kotular. Mu'tasm'dan sonra elVsk (l. 232 H.) Halfe oldu. kence vasiyetnamesi yrrlkte idi. Bu sebepten hmed b. Hanbel'e tekrar mihnet ektirmeye baladlar. Fakat bu sefer, Ahmed b. Hanbel'in Mu'tasm devrinde olduu gibi krbala dvlmesi emredilmedi. nk bu, halk nazarnda onun mevkiini ok ykseltiyor ve Halfenin fikrinin yaylmasna engel oluyordu. Fikirler, bask ve zorla yaylmaz. stelik

ona yaplan ikence, halkn nefretine sebep oluyor ve bu ktln anas olan Ahmed b. Eb Dd gibi milletin babelsmdan intikam almak duygusunu iddetlendiriyordu. Ahmed b. Hanbel'in karlat yeni mihnet, onu insanlarla dp kalkmaktan, hads rivayet etmekten ve fetva vermekten alkoymakt. elVsk, ona yle demitir: Senin yanma hibir kimse gelmeyecek ve sen benim bulunduum hibir yerde oturmayacaksn! Bunun zerine mam Ahmed b. Hanbel, elVsk lnceye kadar kesine gizlenmitir.[24] elMte vekkil (l. 247 H.) Halfe olunca bu mihneti kaldrm, fakh ve muhaddislere yaknlk gstermi, Mu'tezilleri de saraydan uzaklatarak ellerindeki imknlar almtr. Tarihin hakkn yerine getirmek iin sylemeliyiz ki, fitne (mihnet) umum idi. Ahmed b. Hanbel'e mahsus deildi. Dier fakh ve muhaddislere de mildi. Bunlar arasnda mam afii'nin talebesi el Buvayt de vard. O da bu uurda zindana atlmt.[25] Rivayete gre mrnn sonuna doru elVsk bu ten usanmtr. nk bu i, onu bazan ok

gln bir duruma dryordu. Sylendiine gre, kendisiyle alay etmek iin komik birisi hUzuruna girmi ve' Ey Emru'lM'minin, Kur' n hususunda Allah senin ecrini artrsn (yni ban saolsun), demi. elVsk da: Vay haline! Kur'n ld m? diye sormu. O ahs da: Ey Emiru'l M'minn, her mahlk lr. nsanlar teravih namazm ne ile klacaklar? diye cevap vermi. Bunun zerine Halfe glm ve: Allah seni kahretsin, sus, demitir. Demiri, Halfe eKVsik'm hayatnn sonuna doru ikenceden vazgetiim teyid sadedinde yle rivayet eder: Kur'n'n yaratlm olup olmamas meselesinden ikence gren bir bilgin, elVsk'n hUzuruna gelmi ve Ahmed b. Ebi Dd ile mcadeleye tutumu ve bu mcadele srasnda yle demitir: yle bir ey ki, ona, ne Allah'n Elisi, Ne Eb Bekr, ne mer, ne Osman ve ne de Ali (R.A.) davet etmitir. Sen, insanlar ona davet ediyorsun. Onlar ya bunu biliyorlard veya bilmiyorlard diyebilirsin. Eer onlar biliyorlard, fakat sylemediler dersen, bu konuda sana da bana da susmak der. Fakat onlar bilmiyorlard, ben biliyorum, dersen (Ahmed b. Eb Dd'a hitaben),

ey hayvan olu hayvan, Peygamber ve Hulefi Raidn'in bilmedii eyi sen mi biliyorsun? demitir. Bu sz iitince elVsk yerinden sram ve ayn kelimeleri tekrarlamaya balamtr. Bunun zerine o bilgini affetmi ve bu ikenceden vazgemitir. te bunlar, btn mihnet tarihini zetleyen ksa ifadelerdir. Bu tarih, muttaki mam Ahmed b. Hanbel iin ok skc gemitir. 14 sene kadar O, byle zc bir hayat yaamtr. Bu 14 yln en az yans ikence ile gemitir. Ahmed b. Hanbel, namaz klmak iin camiye dahi gidemiyordu. Bak : Muhammet! Eb Burada yle bir soru hatra gelebilir. Bu byk m'min iin, grnte onlarn re'yine muvafakat ederek ve doru bildii eyi kendi iinde gizleyerek, hem nefsini ikenceden kurtarmak, hem de fetva ve hadis rivayetini aksamamak daha iyi olmaz m idi? nk kendi inancnda aka direnmesi, Kur'n'n yaratlm olduunu sylemesinden ok daha zararl olmutur. Halbuki Kur'ri yaratlmtr, demek, insan kfir de etmez. Belki, Kur'n yaratlmtr dememek, istidlal ve

tetkik bakmndan ona gre daha salam bir yoldur. Buna yle cevap verilebilir: slm hkmlerin tatbik edildii bir slm diyarnda takiyye (inancn korktuu iin gizleme), emri bi'1ma'ruf ve nehyi ani'Imnker esasna aykr der. Ahmed b. Hanbel gibi hads ve fetvada byk bir mevki igal eden kimse iin susmak caiz deildir, iyilii emr ve ktl nehyetmek, onui vazifesidir. sterse bu uurda O, en ar ikenceye urasn, grnde srar etmesi gerekir. Mslmanlarn iktid ettii mamlar iin takiyye caiz deildir. nk bu, insanlarn saptmasna sebep olur. te yandan mamlar, inanlarna muhalif olan eyleri sylerse halk tabiatyla onlarn kalblerinin iini bilmemektedir onlara uyar, sylediklerini hakikat sanr ve bylece fesat umumilemi olur. Kanaatimizce bu yzden man Ahmed b. Hanbel'in ikenceye sabretmesi daha iyi olmutur. Geri iin banda biz, onun dncesine katlmamtk.[26]

Kur'n'n Yaratlm Olup Olmamashakknda Ahmed B. Hanbel Ve Dierlerinin Grleri

Bu mihnet hikyesini burada brakp Ahmed b. Hanbel'in gryle Mu'tezillerin grlerinin hakki mahiyetini anlamamz daha iyi olacaktr. Mu'teziller, Kur'n'n yaratlm olduunu sylyorlard; onlara gre, Kur'n'n yaratlm olmas, onun Allah kelm ve Peygamber'in mu'cizesi oluuna engel tekil etmez. nk onu yaratan ve Peyganber'e vahiy suretiyle gnderen Allah'dr. O, Kur'n' Peygamber'ine para para 23 senede, beer kudretinin stnde bir kitap olarak gndermitir. Btn insanlk birleerek bu kitabn bir benzerini yapmak isteseler, bunu gerekletiremezler. Mu'tezillerin Kur'n'n yaratlm olduuna dair ileri srdkleri deliller u esasa dayanr: 1 Allah'dan baka her ey mahlktur. Sonradan yaratlmtr. phesiz Kur'an da, Allah'dan baka bir ey olduuna gre, o da ancak mahlk olabilir. 2 Kur'n, insanlar tarafndan okunan (telffuz edilen) harf ve kelimelerden meydana gelmitir. Bu harf ve kelimeler olmakszn Kur'n var olamaz. Bu da, onun ancak yaratlm olduunu

gsterir. nk hem okunurken, hem de yazlrken yaratlm olan harf ve kelimelere dayanmaktadr. 3 Kur'n'n mahlk olmad farzedilince kadim olmas gerekir. nk yaratlmam bir eyin balangc yoktur. Balangc olmayan bir ey de, ancak kadm olabilir. Kur'n'n kadm olduu kabul edilirse kadm olan varlklar birka tane olur. Bu da hristiyanlarn Uz. Is hakknda ileri srdkleri gre benzer.[27] Mu'tezillerin grlerini hakl gstermek iin yle sylenebilir.Yuhann edDimak; s, Allah'n Meryem'e ilk ettii bir kelimesi olup O'nun ruhundandr, diyerek mslmanlan saptmaya alyordu. Allah'n kelimesi mahlktur, denilirse onun bu gayreti boa gidecekti. Dolaysyla, Allah'n sz olan Kur'n da mahlktur, demek suretiyle bu hristiyan propagandalar nlenecek ve onlarn silhlar kendilerine evrilmi olacakt. Evet, Hristiyanlarn delilleri btld; nk Uz. s hakknda Allah'n kelimesi (sz) demek, onu Allah, srf ol = kn kelimesiyle yaratmtr demektir. Yni Allah, Uz. sa'y, dier canllarn yaradlna hkim olan kanunlara gre yaramamtr.Is, Allah'n

rhundandr demek de, Allah s'nn ruhunu dorudan doruya kendi emriyle yaratt ve dier canllarn yaradlmdaki sebepleri kullanmad demektir. nk sebepleri yaradan da Allah'dr ve O, pnesiz btn sebeplerin stndedir. O, dilediini yapar[28] Allah'n kudreti yksek ve iradesi sonsuzdur. te bu konuda Mu'tezillerin grleri bundan ibaret olup ileri srdkleri deliller aktr. yleyse bu konuda Ahmed b. Hanbel'in gr nedir? Bu soruya cevap verirken nce unu belirtmeliyiz: mam Ahmed b. Hanbel, bu gibi meselelere dalmak istemiyordu. Nitekim selefislih de byle meselelere girmemitir. nk Ahmed b. Hanbel, ilim olarak selefi slihin ilmini kabul ediyordu.Onlarn tartma konusu yapt meseleleri o da tartma konusu yapyordu. Onlarn dalmad konular bid'at sayyor ve bu gibi konulardan kesin olarak uzak duruyordu. Kur'n'm yaratlm olup olmamas da selefi slihin zerinde mnakaa etmedii bir meseledir. Dolaysyla, Ahmed b. Hanbel de, bu mesele zerinde hibir ey sylemiyordu. Ona gre bu mesele zerinde konuanlar bid'at kimselerdir. Kendisi de bunlarn ardndan gitmek mecburiyetinde deildir.

Burada bz bilginler, bu meselede Ahmed b. Hanbel'in tevakkuf ettiini, asla bir ey sylemediini ileri srerler ve Ahmed b. Hanbel'den rivayet edilen aadaki szlerle de, bu grlerini desteklemeye alrlar. Rivayete gre Ahmed b. Hanbel yle demitir: Kelepe ve zincirlere dayanamadn iin oturdum. Biraz durduktan sonra yanmdakine: Konumama msaade eder misiniz? dedim. Bunun zerine o: Konuabilirsiniz, dedi. Ben de: Allah'n Resl insanlar neye davet etmitir? diye sordum. O da: Allah'dan baka Tanr olmadna ve Uz. Muhammed'in Allah'n Elisi olduuna ehdet etmeye, namaz klmaya, zekt vermeye, Ramazan orucunu tutmaya ve ganimetin bete birini vermeye davet etmitir, dedi.[29] Ahmed b. Hanbel'in bu sz, Kur'n'n yaratlm olup olmamas meselesinde hibir ey sylemediini gsterir.[30] Ayrca Ahmed b. Hanbel'den u sz de rivayet edilmitir: Bir kimse, Kur'n'n mahlk olduunu iddia ederse o

cehmdir.[31] Bit kimse, Kur'n'n mahlk olmadn iddia ederse o da bid'atcr. limlerden bir ksm da yle demitir: Ahmed b. Hanbel'e gre Kur'n harfleri, kelimeleri, ibare ve mnlar ile birlikte mahlk deildir. Bu grlerine delil olarak onlar, Ahmed b. Hanbel'in, Halfe Mtevekkil tarafndan kendisine Kur'n hakkndaki gr sorulduu zaman cevap olarak yazd mektubu ileri srmlerdir. Bu mektupta aynen u szler vardr: [Allah Kur'n'da: Eer mriklerden birisi senden eman dilerse ona eman ver, t ki Allah'n kelmn dinlesin.[32] ve Bilesiniz ki yaratma (halk) da, emir de O'na mahsustur.[33] buyurmu ve emrin de, yaramann da kendisine ait bulunduunu, emrin yaratmadan baka bir ey olduunu haber vermitir.! te yukardaki mektupta yer alan bu ifadelere gre Ahmed b. Hanbel, yaratma ile emir arasnda bir fark bulunduunu, Kur'n'n Allah'n emrinden, kelm ve ilminden olduunu, yaratmasndan olmadn gstermektedir. Buna gre Ahmed b. Hanbel, Kur'n' mahlk saymamaktadr.

Yine sz konusu mektupta yle denilmektedir: Gemi (selef) lerimizin biroundan rivayet edildiine gre onlar; Kur'n Allah kelmdr; mahlk deildir, demilerdir. Ben bu gre uyuyorum, kendimden bir ey sylemiyorum. Bu konuda konumay lzumsUz gryorum. Ancak Allah'n Kitabnda, Peygamberin Hadsinde, Sa hb ve Tabilerden nakledilen haberlerde ne varsa ben onlar anlatyorum. Bunlarn dndaki meseleler zerinde konumak ho kamaz. Ahmed b. Hanbel, bu mektubu mihnet'den kurtulup hzura kavutuktan sonra yazmtr. Bu mektuptaki ak ifadeye gre hmed b. Hanbel, phesiz ki Kur'n'n yaratlm olmadn benimseyenlerin grlerinin doru olduunu sylemektedir. Ahned b. Hanbel'e ait.olduu rivayet edilen bu iki gr birletirmek iin u iki hakikati aklamamz gerekir: 1 Ahmed b. Hanbel, nceleri Kur'n'n mahlk olup olmadn sylemekten ekinmiti. nk bu hususta konumay bid'at sayyordu. Fakat, mihnet'den kurtulduktan sonra eski ekimserliinde devam edemezdi, iki grten

birini benimseyip desteklemesi gerekirdi. Mtevekkil de ondan bunu istemiti. Bunun zerine kendisi iin daha doru gelen gr tercih etmitir. Bu da, Kur'n'm yaratlmam oluudur. Bunun mnas, Kur'n'm kadm olmas demek deildir. nk Ahmed b. Hanbel'den Kur'n'n kadm olduuna dair hibir ey intikal etmemitir. Ancak O, Allah kelm olan ve Allah'n ilmine dhil bulunan Kur'n iin mahlktur demeyi kendisine yaktramamtr. Zira Allah, Kur'n' yaratmas deil, kendi kelm ve emri olmak zere ztna nisbet etmitir. Eer biz; btn bu mihnetlere sebep tekil eden ihtilfn, sadece isim verme zerinde olduu sonucuna varrsak, aradaki fark basit bir ey olur. 2 Ahmed b. Hanbel, hayatnn sonuna doru yukardaki gre sahip olmakla beraber bu mevzuda mnakaa yaplmasn menederdi. el Me'mun'a gnderdii bir mektubunun banda Peygamber (S.A)'den ve sahblerden birok rivayetleri zikrettikten sonra, Peygamber (S.A.)'in yle buyurduunu sylemitir: Kur'n zerinde mnakaalara girmeyiniz. nk bu konuda mnakaa etmek kfrdr.

Yine Ahmed b. Hanbel, bu mektubunda bni Abbas'n Kur'n zerinde mnakaa etmekten ekindiini ve kendisine Emru'1M'minn (Hz. mer) bunun sebebini sorduunda yle cevap verdiini rivayet eder[34]: Ey Emr'ulM'minn, insanlar ne zaman bu konuda mnakaaya giriirlerse herkes kendisinin hakl olduunu iddia eder, herkes kendisinin hakl olduunu iddia edince birbiriyle ekimeye balar, birbiriyle ekimeye balaynca ihtilfa der, ihtilfa dnce de kavgaya tutuurlar. Halfe mer (R.A.) de; Babana rahmet, vallahi ben de bunu[35] insanlardan gizliyordum, nihayet onu sen getirdin (syledin). dedi. Bylece biz, Ahmed b. Hanbel'in Kur'n'n mahlk olmad grnde karar kld neticesine varm oluyorUz. Ahmed b. Hanbel'in szleri arasnda Kur'n'n kadm oluuna dair de bir ey mevcut deildir. Fakat Kur'n'n kadm olduunu, ondan sonra syleyenler mevcuttur. Ahmed b. Hanbel, bu konu zerinde mnakaa edilmesini de caiz grmezdi. Kendisi de byle bir mnakaaya girimezdi. Ancak, elMtevekkilin istei zerine Kur'n'm mahlk olmad grn aklamtr. nk selefi slihin, Kur'n mahlkitur, dedii varit deildir. Ayrca Kur'n, Allah'n emri ile

alkaldr. Allah'n emri de yaratmasndan bakadr. Fakat, Kur'n kadm midir, deil midir? Bu soruya cevap verebilmek iin Kur'n'n iki yn zerinde duracaz: 1 Kur'n'n mnlar: Bunlar, Allah'n ezel ilmine taallk etmektedir. Yani Allah' ilmine dahildir. Allah'n ilmi de kadimdir. 2 Kuran'in lfz ve harfleri: Bunlar Allah, Peygamber'ine Rhu'1Emn olan Cebrail vastasyla vahyetmitir. Cebrail, bunlar Uz. Peygamber'e okumu, Hz. Peygamber de sahblere okuyarak retmitir. Sahbler de, ayn ekilde onu tabilere retmitir. Boylere Kur'n tevatr yoluyla okunup retilmitir. te bize gre Kur'n, bu ynyle mahlktur. Byle bir anlay. Kur'n'n Allah katndan gnderiliine ve Peygamber (A.S.)'in bir mu'cizesi oluuna aykr dmez. Kur'n, Peygamber'in yle bir mu'cizesidir ki, btn mriklere meydan okumu; eer Kur'n, uydurma bir eyse kendilerinin de onun bir mislini veya on sresini, yahut da bir tek sresini getirmelerini sylemitir. Fakat mrikler, bundan ciz kalmlardr.[36]

Ahmed B. Hanbel'in Yaay

mam Ahmed b. Hanbel'in hayatn ve ektii mihnetleri anlattk. Fakat yaay ve geim kaynan sylemedik. O, bolluk iinde mi, yoksa darlk iinde mi yaamtr? Acaba halfe ve emirlerin ihsanlarn kabul eder miydi? Btn bu sorularn cevaplandrlmas gerekir. Ahmed b. Hanbel, fakir bir hayat srm ve bol bir servete sahip olmamtr. O, fakirlii, nereden geldii bilinmeyen bir mala sahip olmaya tercih ederdi. Ayn zamanda kendi zerinde ihsan ve yardmda bulunan bir elin mevcudiyetinden nefret ederdi. ou zaman ihtiya, onu beden olarak bir te almaya mecbur etmitir. Mesel, bir yolculuk srasnda yiyip iecei kalmad iin cretle almtr. O, bu trl zahmetli ileri, hediye ve yardm kabul etmekten stn tutard. nk bu durumda hediye ve yardm, karln yapmaktan insan ciz brakr, izzeti nefis sahibi olan Ahmed b. Hanbel, buna tahamml edemezdi. Bu suretle O, cismini yorard. Fakat, ruhunu hrriyete

kavutururdu. Ahmed b. Hanbel, beden yorgunlukla ruh yorgunluk arasnda kald zaman daima byle yapard. Ahmed b. Hanbel'in geim kaynana gelince: O, babasndan kendisine miras olarak kalan bir akarn geliriyle yayordu. bnu'lCevz'nin Menkbu'l mam Ahmed b. Hanbel'inde yle denilmektedir : Ahmed b. Hanoel'e babas miras olarak bir dokuma atlyesi (turz) brakmt. O, bu atlyenin gelirini yerdi. Bunun kirasyla kimselere muhta olmazd.[37] htimal ki baka kitaplarda dkknlar diye ifade edilen ey bu atlye idi. Ebu Nuaym' Hlyetu'l Evliysmda yle denilmektedir : Ahmed b. Hanbel'in kuyuya makas dt. Kiracs geldi ve bunu kard. Buna karlk olarak, Ebu Abdillah (Ahmed b. Hanbel), ona yarm dirhem veya daha az, yahut daha ok bir miktar para verdi. O da; makasn kendisi bir krat deerindedir. Ben bir ey almam, dedi ve kp gitti. Birka gn sonra Ahmed b. Hanbel, ona: Dkknn kirasna ne veriyorsun? dedi. O da: aylk kiraladm ve her ay iin dirhem vereceim, dedi. Bunu, Ahmed

b. Hanbel onun hesabna sayd ve hell olsun, dedi. GryorsunUz ki bu fkra, Ahmed b. Hanbel'in sn derecede bakalarnn hakkn gzettiini anlatmaktadr. O, bu kiracsndan byle bir iyilik grm, daha sonra onun aylk kiray demekte glk ektiini anlaynca ona kalan hakkn hell etmi ve onun iyiliine karlk kendisi de bir iyilikte bulunmutur. Ahmed b. Hanbel'in geimini temin ettii bu gelirinin, bn Kesir, 17 dirhem olduunu sylemektedir. Tarih'inde O, yle anlatr Ahmed b. Hanbel'in mlknn aylk geliri 17 dirhem idi. Bunu ailesine harcar ve bu kadara kanaat ederdi. Allah, sabrl ve kendisinin rzsn uman bu kuluna rahmet eylesin! phesiz ki onun bu geliri ok azd. bni Kesr'in syledii miktar ister doru olsun ister doru olmasn, birok haberler gsteriyor ki onun geliri ihtiyacn karlamyacak kadar azd. Fakat o, gayet kanaatli ve sabrl idi. Ahmed b. Hanbel, bu kadar az bir gelire kanaat ederek Allah'a hamd ediyor ve hibir kimsenin

ihsanna raz olmuyor ve yardmn kabul etmiyordu. O, bu az geliri ihtiyacn karlamad zaman u yoldan birine bavuruyordu: 1 Bor almak mecburiyetinde kalyordu. O, kira alma zaman yaklanca, kendisine bor veren kimsenin verdii eyi bor olarak kabul edip yardm olarak kabul etmediinden emin olursa ve yolcu olmazsa buna bavuruyordu. Bor ald kimsenin takva sahibi ve malnn hell olmasna, pheli olmamasna dikkat ediyordu. Rivayet edildiine gre, bir defa bir ahstan iki yz dirhem bor almt, sonra bunu geri vermek zere ona gitti. Bor veren kimse: Ey Abdullah'n babas (Ahmed b. Hanbel), bunu sana geri almak niyetiyle vermedim, dedi. Ahmed b. Hanbel de: Ben bunu ancak sana geri vermek niyetiyle aldm, dedi. 2 Bir i arard. in eidi ne olursa olsun, o te almaktan ekinmezdi. nk eli ste karan ve alta drmeyen her ie1 reflidir.[38] Bakalarnn artklarn ve mallarnn dkntlerini alinak gibi insan aa bir duruma drmeyen ve dnin msaade ettii hibir i kmsenemez.

Yukarda grdk ki, yolda kalnca Ahmed b. Hanbel cretle yk tayor, bazan da dokumaclk yapyordu. Zeheb, Tarih'inde aynen yle der: Bizim bir komumUz vard, bir gn bir kitap getirdi ve bu yazy tamyormusunUz? dedi. TanyorUz : Ahmed b. Hanbel'in yazsdr, bunu senin iin nasl yazd? dedik. O da yle syledi: Mekke'de Sfyan b. Uyeyne'nin yannda kalyorduk, Ahmed'i birka gn kaybettik. Sonra onu sormak iin geldik, kaps rtk idi. Ne haber? dedim. Elbiselerim alnd, dedi. Ben de: Yanmda birka dinar var, istersen arkadalk hatr iin, istersen bor olarak vereyim, dedim. Kabul etmedi. Bunun zerine bana cretle yaz yazar msn? diye sordum. Evet, dedi. Bir dinar kardm. Ahmed b. Hanbel: Bununla bana bir kuma al ve ikiye ayr, yani biri petemal biri de stlk olsun, biraz da kt getir, dedi. Ben de dediini yaptm ve biraz da kt getirdim. O da, bunu bana yazd. Ahmed b. Hanbel, bazan bir ksm basit dokuma ileri de yapard. Zeheb, shak b. Rahuye'den yle rivayet eder: Ahmed b. Hanbel ile Yemen'de Abdurrazzak'n yannda idik. Ben stte, O da alttaki odada

oturuyorduk. Ben, istesem bir criye satnalabilecek durumda idim. rendim ki Ahmed b. Hanbel'in nafakas bitmitir. Ona bir eyler vermek istedim, kabul etmedi. stersen bor olsun, istersen yardm olsun, dedim; yine kabul etmedi. Sonra baktm ki O, ukur ba dokuyor ve bunu satp nafakasn temin ediyordu.[39] 3 Ahmed b. Hanbel, herkes iin serbest olan ekin kalntlarn toplard. O byk bilgin ve muhaddis ipini omUzuna alr, araz zerinde braklm olan ekin kalntlarn toplamak iin giderdi. Ancak sahibinin msaadesi olmadka hibir tarlaya girmemeye alrd. Bu konuda ondan yle rivayet edilir: Yaya olarak yazya kmtm, bir eyler topladk. Bir ksm insanlar grdm ki halkn tarlalarn mahvediyorlard. Sahibi msaade etmedike hibir kimsenin herhangi bir tarlaya girmesi doru [40]olmaz.[41]

Halfelerin hsanlarn Ve Vazife Almay Reddedii

n salnda her tarafa yaylan, lmnden sonra nesiller bo: yu ad anlan, dnyann deersiz ve fni eylerini deil, byk bir ilim miras brakan Ahmed b. Hanbel te budur. almak onun erefini azalmam, aksine nesiller boyu ykseltmitir. nk insanlarn ruhuna madde hkim ise de, ruh ve akl stnl takdir edenler de vardr, insanlar, bu deer ve meziyetleri kendileri elde etmemi olsalar da, ilerinde insaf ve insanln mnsndan bir eser bulunanlar, onlara sahip olanlara hayranlk duyarlar. Ahmed b. Hanbel'in u iki eyden kandn rendiimiz zaman, onun bykln daha iyi anlam oluruz: 1 Bir devlet memuru olmak, 2 Vali veya halfenin ihsann kabul etmek. hned b. Hanbel'in resm vazifeye tyin meselesi ile ilgili olarak yle rivayet edilir: mam afi, ilk defa 195 H. ylnda Badad'a gelip kendi grlerini burada yaymaya balad zaman Ahmed b. Hanbel ondan ayrlmyordu. Badad'ta olsun, sefere km olsun, hadis tahsili iin onu takip ediyordu. mam afi, daha nce de sylediimiz gibi, onun Yemen'e bdurrazzk b. Heramam'dan hads rivayeti iin gidecei ve bu

uurda ekecei zahmeti gznne alarak, kendisine bir yardmda bulunmak istemitir. afi'nin durumu elEmn[42]'in yannda ok iyi idi. elEmn, afi'ye Yemen'e tyin edilmek zere bir kad bulmasn teklif edince, afi, de Ahmed b. Hanbel'i tavsiye etti. Bylece Ahmed b. Hanbel'in.ad geen bdurrazzk'dan hads dinlemesi kolayca mmkn olacakt. Durumu Ah med'e anlatt, o da bu teklifi reddetti. afi ayn teklifi birka kere tekrarlad ise de, Ahmed b. Hanbel, dima sayg duyduu hocasna, kesin olarak u cevab verdi: Ey Abdullah'n babas (afi), bunu senden ikinci defa iitirsem, beni bir daha yannda gremezsin.[43] Gryoruz ki, Ahmed b. Hanbel, hocasnn bu teklifini reddetmitir. nk O, tam manasyla adaletli olmayan sultann emrinde almay uygun bulmuyordu. Bu noktada onun hocasyla gr birliinde olmadn gryorUz. Hocas afi, daha nce Yemen'de drt yl kadar bir zaman vazife yapt iin hkmdarlarn ne derecede adaletli olmalar gerektiini bildii halde, takva bakmndan Ahmed b. Hanbel'den daha m geri idi? Bu sorunun cevab udur: afi, eer adaleti yerine getirmek iin anlmsa, isterse onu arann kendisi adaletsiz biri olsun, adaleti yerine

getirmeyi bir vazife sayyordu. nk bu durumda O, kendisini bu vazifeye tyin eden iin deil, Allah iin alacaktr. Onu tyin edenin dil olmay, kendisinin adaletli olmasna mni deildir. Mesel, mer b. Abdilaziz, Sleyman b. Abdilmelik'in veliahd olmadan nce man, takva ve adaletiyle bilinen bir kimse idi. Ad geen Sleyman ise, dier Emev hkmdarlarndan farkszd. Eer vazifeye tyin edilmesi istenilen kimse, kendisinde adaleti gerekletirme yetkisini g ryorsa tyin edilebilir. te afi'nin gr budur. Ahmed b. Hanbel ve ondan nceki Ebu Hanfe gibi mamlarn grne gelince; bunlar, zlim hkmdarlar tarafndan vazifeye tyin edilmeyi, onlara bir nevi yardm etmek ve onlarn haksz olarak topladklar mal yemek gibi bir ey addediyorlard. Bunun iin onlar, vazife almay reddederek takvadan ayrlmyorlar ve haksz grdkleri kimselere yardmc olmaktan uzaklayorlard. hmed b. Hanbel, kadlk vazifesine tyini reddettii gibi, halife veya vali tarafndan gelen her trl ihsan da reddetmitir. Esasen bu konuda fakihler ksma ayrlmaktadrlar:

1 Sultan veya halfenin malndan bir ey almay ho grmeyen ve kendilerine bir ey verilince onu iddetle reddeden fakihler. Eb Hanife ve Sfyn Svr bunlar arasndadr. Mesel, Ebu Hanfe byle bir ey almaktan iddetle kanrd. Halbuki O, bu suretle kendisini tehlikeye attn biliyordu. nk elMansur, onun kendisine bal olup olmadn, ihsanlarn kabul edip etmemesiyle anlyordu. Ksaca, bu ksma giren fa,khler, hem vazifeyi hem de ihsan kabul etmiyorlard. 2 Halfelerin ihsanlarn kabul eden fakihler. Bunlar, bylece herhangi bir ihtiya sahibine veya ianeye muhta olan ilim ehline yardm etme imknna kavuuyorlard. Bu suretle ilim adamnn, ilmin erefine lyk bir hayat geirmesini temine ve mslmanlann israfa dmemelerine alyorlard. Bu fakhlerin banda Ha7 san elBasr ve mam. Mlik gelir. Onlara gre halfelerin verdii ihsanlar, mslmanlarm mal olup ilim ve dn tahsil yapan, mslmanlara dn meseleleri retmek iin kendilerini vakfeden kimseler buna daha lyktr. Bu bakmdan onlar asker gibidirler. Askerler, memleketi dmandan korumak iin kendilerini vakfetmi olup nasl vatan savunuyorlarsa, ayn ekilde limler de sapkl nlemek, dinde bir

gedik almamas ve mmetin manev btnlnn bozulmamas iin alyorlar. Bu ikinci ksma giren fakhler,halfelerin ihsanlarn boyun emeksizin kabul ediyor ve valilerce verilenleri de alyorlard. 3 Hem kadlk vazifesini, hem de ihsan kabul edip bunu bir sadaka olarak ihtiyac olanlara veren fakhler. te mam afi bunlar arasndadr. O, ald hibir ihsan (at'y) kendisi yememitir. Ancak Msr'da Muttalib oullar iin ganimetin betebirinden (1/5) kendisine ayrlan hisseyi yemitir. phesiz ki Ahmed b. Hanbel, Eb Hanfe'nin yolunu benimsemitir. Bununla beraber O, Abbasileri sever ve onlar aleyhinde hareket etmezdi. Mihnetten nce de sonra da, ne ihsan (armaan) ne de vazife kabul etmitir. Fakat, bazan ihsan ve hediye kabul etmek mecburiyetinde kalrd. Lkin bunu evine sokmaz ve ihtiyac olanlara datrd. Bu hususta yle bir rivayet vardr: Halfe Mtevekkil'in Veziri, Ahmed b. Hanbel'e bir yaz gndermi ve yle demitir: Emiru'lM' minin, sana bir armaan tahsis etmitir. Huzuruna kman emrediyor. Bu hususta ya Allah'a snrsn veya bu mal reddetmek

suretiyle sana kar fkelenen (Halfe)'nin cezasna lyk olursun.[44] Bu durumda Ahmed b. Hanbel, armaan kabul etmek zorunda kald ve bylece kendisini tezvirci Vezirin zulmnden kurtard. Fakat ald bu mala elini srmedi ve olu Salih'e, bunu alp muhta olduu halde sabredenlere, muhacir ve anasar'n ocuklarna datmasn emretti. nk onlar bu mala daha lyk gryordu. stelik O, hell olup olmad pheli bulunan veya houna gitmeyen bir maln sadaka olarak verilmesini daha uygun bulurdu. Bylece Ahmed b. Hanbel, nefsini temizlemi ve Peygamber (S.A.V)in Sana pheli geleni brak, pheli gelmeyene bak. hadisine uyarak pheli eyden Uzaklamtr. Bununla beraber tezvir ii durmamtr. Fakat u hikyeden anlaldna gre Mtevekkil, bu tezvir iine kesin olarak son vermitir. yle ki; er vstas olan bir ksm insanlar gelip Mtevekkil'e; Ahmed b. Hanbel senin yemeini yemiyor, deine oturmuyor, itiin u eyin haram olduunu sylyor. demiler; O da, bu tezvirlere btn tezvirceri kesin olarak susturmaya yeten u cevab vermitir. el

Mu'tasm kabrinden kp gelse ve bana nn hakknda bir ey sylese onu da kabul etmem.[45] Ahmed b. Hanbel, Halfe Mtevekkil'in bylesine bir gvenini kazannca tezvirciler susmak mecburiyetinde kalmlardr. Mtevekkil de, onun kendisine , verilen armaanlar alp almamakta tamamen serbest olduunu bildirmitir. Dolaysyla Ahned b. Hanbel, bundan sonra her trl ihsan reddetmitir.Rivayet edildiine gre, Mtevekkil, ihtiyac olanlara datmas iin Ahmed b. Hanbel'e bin dinar vermi, O da: Ben evden kmyorum. Emru'lM'minn beni sevmediim eylerden affetti. Bu da sevmediim bir itir. demitir, Ahmed b. Hanbel, Halfenin verdii bu mal almam, o da bunu almas iin kendisini rahatsz etmemitir. Fakat, yine de bu byk ilim adamnn gnl hUzura kavumamtr. nk akraba ve ocuklar, Halfeninverdii mal alyorlard. Belki de bu ii Ahmed b. Hanbel'in akrabal adna yapyorlard. Lkin mam Ahmel, onlar bundan menettii halde vazgemiyorlard. mam Ahmed onlara yle derdi: Bunu niin alyorsunuz? Halbuki hudutlar, muattal ve botur, ganimet'deehline taksim edilmemektedir.[46]

Sonra bunlarla ilikisini kesmi ve birlikte yemek yememitir. Hatt onlarn tandrnda pien ekmei dahi yememitir. Rivayete gre oklunun evindeki tandrda kendisi iin ekmek piirilmi, fakat O, bu ekmekten yemeyi kabul etmemitir. nk olu, Halfenin ihsanlarn kabul ediyordu. Bu durum Halfeye sylendii zaman fkelenmenitir. nk Halfe, onun man ve ihlsn biliyordu. Bunun zerine Halfe.Ahmed, bizi oluna iyilik yapmaktan menediyor. demi ve Ahmed b. Hanbel'in haberi olmadan akraba ve ocuklarna yardm yaplmasn emretmitir. Ahmed b. Hanbel, Halfenin verdii mal almamak hususunda bylesine iddetli davrand halde, halfenin malnn haram olduunu aka sylemezdi. Sadece kendisinin bu mal pheli bulduunu sylerdi. Anlatldna gre, hasta yatarken olu kendisini ziyaret iin gelmi ve babasna: Babacm,, Mtevekkilin yardm olarak verdii eyden bir miktar kald, bununla hacca gidebilir miyim? demi; Ahmed b. Hanbel de: Evet, diye cevap vermitir. Bunun zerine olu: Sana gre bu byle ise niin kendin kabul etmedin? diye sormu, babas da: Yavrum, bana gre o haram deildir, ancak ben, onu nezahet bakmndan kabul etmedim, demitir.[47]

Bu hale gre Ahmed b. Hanbel, Halfenin ihsann haram olduu iin deil, pheli grd iin kabul etmiyordu. O pheli bulduu her eyden Uzak dururdu. Dahas var, Ahmed b. Hanbel, minnet altnda kalmak korkusuyla arkadalarnn hediyelerini bile kabul etmezdi. Kald ki halfe ve emirlerin hediyelerini kabul etsin! te mam Ahmed b. Hanbel'in bylesine zhidne, Uz. Peygamber'in Snnetine ve sahblerle tabilerin ilmine bal bir hayat yaadn gryorUz. O, zhid, mtevaz ve huu sahibi idi. Peygamber'in Snnetinden bakasna nem vermezdi. Hatt snneti yerine getirmek iin bir cariyeyi teserr etmitir.[48] Zira biliyordu ki Peygamber (A.S.), Mriyyei Kptyye'yi teserr etmiti. Ahmed b. Hanbel, teserrden kanmasnn Snnetten Uzaklama olacandan korkmu ve karsndan bu hususta msaade istemi, o da kendisine msaade etmitir.[49] O, Snnete smsk bal kalmak uruna her trl ikenceyi umursamam ve Snnetten ayrlmamtr. Aksine btn mihnetlere ramen selefi Salih'in yolunda devam etmitir. O, selefi slih'den intikal eden eylere sarld iin en iddetli ikencelere mrUz kalm, fakat onlarn

sylediklerini sylemi, sylemediklerini de sylememi; ksaca onlarn anlay ve yollarndan kl kadar ayrlmamtr. Bu zhd ve takvas, bylesine selefi Salih'in yoluna bal kal sayesinde durmadan ykselmi ve nihayet hakkyle Dru'sSem (Badad)'m mam olmutur. Hadis ve fkh renmek iin slm leminin drt bucandan bilginler gelip ona bavuruyorlard. O, Allah kendisinden raz olsun fakir bir hayat tercih ettii halde, bu yksek ilim mevkiinde devaml olarak kalm; dolaysiyle, insanlarn yannda deer ve itibar durmadan artmtr. Bu sebeple, Ahmed b. Hanbel, 241 H. ylnda ld zaman ilim ve takvasn takdir ederek, bu byk mamn ahsnda temsil ve ihya ettii, smsk sarld, yaymaya alt ve urunda her eyden vazgetii Peygamber (S.A.)'in Snnetiyle selefi Salih'in ilmini tebcil iin cenazesinde btn Badad halk hazr bulunmutur.[50]

ahsiyet Ve Karakteri

Ahmed b. Hanbel'in hayatn anlatrken sfatlarnn da bir ksmn ksaca belirtmi olduk. Fakat burada, onun sfatlarn daha geni bir ekilde ele alacaz ve ksaca iaret etmekle yetinmeyeceiz. Ahmed b. Hanbel'in sfatlarnn bir ksm Allah vergisidir. Bir ksmn da O, ruh eitim ve retimi sayesinde kazanmtr. Biz burada her iki ksma dhil olan sfatlarm anlatmaya alacaz.[51]

1 Hafzas

Ahmed b. Hanbel'in sfatlarnn banda kuvvetli bir hafzaya sahip oluu gelir. Bu, btn muhaddislerde ve zel olarak mamlk mertebesine ulaanlarda mevcut olan bir sfattr. Bu sfat, ayn zamanda her trl ilim iin esas tekil eder. lim sahibinin mutlaka hafzaya dayanan bir ksm konularla uramas gerekir. O, bunlar hafzasna yerletirir ve baka eyleri bunlar zerine bina eder; yeni hkm ve grlerini aklarken bunlara dayanr. Yeni ve eski psikolo)i, zek lsnn hafza ve gerektii zaman malmat aa karan

hazrcevapllk olduunu kabul eder. Ahmed b. Hanbel'e, Allah, bu sfatlardan bol bir nasip vermitir. Bu konuda birbirini teyid eden birok rivayet vardr. adalar onun kuvvetli bir hafzaya sahip olduuna ahitlik ederler ve onu aralarnda en byk hafza sahibi bir kimse sayarlard. Eb Zur'a'ya; Muhaddis ve stadlar arasnda hafzas en kuvvetli olan kimdir? diye sorulmu, O da; Ahmed b. Hanbel'dir. demitir. Ahmed b. Hanbel, Uz. Peygamber'in hadsi eriflerini, sahblerle tabilerin sz ve fetvalarn hfzetmitir. Ayn zamanda O, bu hfzettii eyleri tam manasyla anlyor ve bu anlayna dayanarak hkmler istibat ediyordu. te O, andaki dier muhaddislerden bu zellii ile ayrlyordu. Dier muhaddisler sadece rivayetle iktifa ediyorlar; fkh, dirayet ve istinbat fakhlere brakyorlard. Ahmed b. Hanbel ise, byk bir rv olduu gibi, snnet fkhna da nem veriyordu. ada ve bz seyahatlarnda kendisinden ayrlmayan arkada shak b. Rahuye bu konuda yle der: Irak'ta Ahmed b. Hanbel, Yahya b. Man ve dier arkadalarmzla bir arada bulunur ve hads mzakere ederdik. Ben: Bundan murat nedir?

Bunun tefsiri ve fkhi yn nedir? diye sorardm. Ancak, Ahmed b. Hanbel hari, herkes susard. Yine bu konuda talebesi brahim elHarbi[52] yle der: Benzeri grlmemi kiiye ulatm: Eb Ubuyd elKsm b. Sellm' grdm, onu ancak canl bir daa penzetebilirim. Bir b. el Hris'i grdm, onu da bandan trnana kadar akl ile yourulmu bir kimseye benzetebilirim. Ahmed b. Hanbel'i grdm; Allah sanki, ncekilerin ve sonrakilerin ilmini onda toplamtr. O dilediini syler, dilemediini de sylemezdi.[53]

2 Sabr Ve Tahamml

Ahmed b. Hanbel'in en byk ve adn her tarafa yayan sfat, sabr ve tahammldr. Bu sfat, yksek bir seciyenin mahsuldr. Bu sfatn esasn irade gc, gerek azim ve byk br himmet sahibi olmak tekil eder. Beden ne kadar yorulursa yorulsun, bu sfata sahip olanlar ylmak bilmezler. Ahmed b. Hanbel, kendisinde ahlk bir miza haline gelen bu sfat ile fakirlikle cmertlii, iffetle izzeti, byklkle msamahakrl ve

ikenceye tahamml etmeyi birletirmitir. O, bu sfat sayesinde hads tahsili iin seyahatlar yapm ve bu seyahatleri srasnda karlat meakkatlere gs germitir. Yine bu sfat sayesinde O, hediye ve ihsanlar almaya tahamml edememi, hammalhk ve dokumaclk yapmaya raz olmutur. Keza, onu, akarnn geliri yetmedii zaman ekmeini karmak iin bz sanatlar renmeye sevkeden bu sfatdr. te 28 ay gibi bir zaman ierisinde mruz kald byk felakete, iddetli krbalara ve cehennem gibi zindanlara tahamml etmesini salayan, yine bu sfatdr. Keza, Onu, hemen heme'n Halfe el Vsk'n iktidar boyunca insanlardan ayr kalmaya, hadis rivayetinden ve din mes'eleleri aklamaktan mahrum braklmaya tahamml ettiren bu sfatdr. Burada sylemeliyiz ki, Ahmed b. Hanbel'in sabr, sabr cemil (gzel sabr)[54] nev'indendir. Bu da inlemeden, feryad etmeden ve ikyette bulunmadan yaplan bir sabrdr. O, yle salam bir kalbe sahipti ki hibir ey onu korkutamazd. Rivayet edildiine gre Ahmed b. Hanbel, mihnet gnlerinde Halfenin huzuruna getirilmi ve sorguya ekiliyordu. stedikleri gibi konuup kendisini kurtarmu s iin tehdit ettiler ve

gzlerinin nnde onu korkutmak iin iki kiinin boynunu vurdular. Fakat O, bu korkun manzara karsnda iken gzleri afi'nin bir talebesine ilimi ve ona: Mest zerine meshetmek hususunda mam afi'den hatrnda bir ey var mdr? diye sormutur. Ahmed b. Hanbel'in bu soukkanll orada hazr bulunanlar dehete drm ve onlar kendisinin bylesine salam bir kalbe sahip oluuna hayran brakmtr. Hatt onun en azl dman olan Ahmed b. Eb Dd; u adama baknz ki, boynu kesilmek zereyken bile fkh mes'elelerini mnakaa ediyor! demitir.[55] Buradaki sr udur: Ahmed b. Hanbel, yalnz Allah'n yceliini tanm ve yalnz O'na gvenmitir. O'nun elinde olanlara bakm, insanlarn elinde olanlara bakmam ve 'ndan bakasnn azametini duymamtr. Bylece o, kendisine ikence edenlerin seviyesine inmemi, iddet ve basklar kmsemi, hayat ve dnya zevklerini hie saym, az bir dnya mal ile kanaat etmi, fakat Allah iin ok amel ile dahi yetinmemitir. Ahmed b. Hanbel, halfe ve avenelerinin seviyesinden ok yksek bir seviyede olduundan,

onlara Allah'n yannda hibir deer vermemitir. Allah'n yceliini tand iin insanlara kar nter vz davranm ve onlarn kusurlarna bakmamtr. nk Allah'dan bakasnn yceliine inananlar kaba ve kibirli olurlar. Allah'n yceliini tanyanlar ise nzik ve ok affedici olurlar. Ahmed b. Hanbel, Peygamber (S.A)'den rivayet ettii eyleri iyi kavrar ve onlarla amel ederdi. O, Uz. Peygamber'den u hadsi erifi rivayet etmi ve bunu nefsinde uygulamtr: Sadaka mal azaltmaz, kul affetmekle ancak erefini artrr, Allah iin tevazu' gstereni Allah ykseltir.[56]

3 Nezheti

Kelimenin en geni manasyla Ahmed b. Hanbel, nezhet sfatna sahipti. O, ruh bakmndan nezihti; ister az ister ok olsun, bakasnn maln asla almazd. ffetli idi, nefsine ve ehvetine boyun emezdi. man ynnden de nezihdi; O, Allah'dan baka kimsenin hkimiyetini tanmamtr. Dncesinde de,nezihdi. Selefi Salih'in tartma konusu etmedii bir mes'eleyi O da tartma

konusu yapmamtr. O, ifadesinde de nezih idi; inanmad eyi sylemek istemezdi. Bu uurda iddet ve basklara gs germitir. Fkhnda da nezihti; bu yzden kendisine, aralarnda ihtilf bulunan sahblerin grlerini karlatrmak iin msaade etmemitir. Sahblerin her birinin grn mstakil bir gr olarak kabul etmitir. Ahmed b. Hanbel, tabilere kar da ayn tutumu gstermitir. Bu nezaheti, Ahmed b. Hanbel'i, hell olan bz eyleri terketmeye kadar gtrmtr. Bu sebepten O, ne arkadann, ne de halifenin hediye ve ihsann almtr. Halbuki oullarndan birine, halfenin verdii mal ile hacca gitmenin caiz olduunu, fakat kendisinin bunu ruhi bakmdan bir nezahet mes'elesi sayd iin kabul etmediini aklamtr. Ahmed b. Hanbel'in zhd ve nezaheti, hayatn gzel nimetlerinden mahrum olmak deildir. Ancak hell olan eyleri aratrmak esasna dayanyordu. O, gzel ve hell olan nimetlerden istifade ederdi. Fakat, az dahi olsa, pheli eylerden kanrd. Ahmed b. Hanbel'e gre kalbleri yumuatan ve nefsi olgunlatran zhd,

seksiz ve phesiz hell olan eylerden kanmak deildir, ancak zhd, seksiz phesiz hell olan eyi taiebetmek hususunda titizlik gstermektir. Bu konuda rivayet edildiine gre Eb Hafs mer b. Salih etTarsus yle demitir: Eb Abdlah CAhmed b. Hanbel)'a gittim ve ona: Kalbler ne ile yumuar? diye sordum. Talebelerine bakt, sonra ban bir mddet edi ve yle dedi: Hell yemekle yavrucuum. Eb Nasr Bir b. elHris'e uradm ve ona: Ey Eb Nasr, kalbler ne ile yumuar? dedim: Biliniz ki kalbler, ancak Allah'n zikri ile hUzura kavuur.[57] dedi. Ben de Ebu Abdillah'n yanndan geliyorum, dedim. Bunun zerine: Ebu bdillah sana ne dedi? diye sordu. Hell yemekle, dedi diye cevap verdim. Ebu Nasr da; O, iin esasm sylemitir, dedi. AbdulVahhb b. EbilHasen'e geldim ve: Kalbler ne ile yumuar? diye sordum. O da; Biliniz ki kalbler, ancak Allah'n" zikri ile hUzura kavuur.[58] dedi. Ben de: Ebu Abdillah'm yanndan geldim, deyince sevinten yanaklar kzard ve: Ebu Abdillah (Ahmed b. Hanbel) ne dedi? diye sordu. Ben de: Hell yemekle, dedi, diye cevap verdim. O da: Ebu Abdlah sana iin cevherini vermitir, dedi ve: Asl olan onun dedii

gibidir, asl olan onun dedii gibidir, diye ilve etti. Rahmetli, her trl pheden uzak olan hell rzk ile iktifa etmeyi eref mertebelerinin en stn sayard. Bu mertebeye ancak azimli insanlar ulaabilirler. Ahmed b. Hanbel'e gre insan iin hakiki g, beden gc deil, nefse hkim olmak, onu hell ve temiz rzk ile iktifaya sevketmektir. Kendisine bir defasnda: Yiitlik nedir? diye sorulduunda: Yiitlik, nefsinin arzu ettii eyi korktuun ey iin terketmendir. dedi. Temiz ve hell rzkla iktifa etmek, Allah'n: Ey man edenler, Allah'n size hell kld temiz eyleri haram klmayn.[59] yeti kermesinde nehyetmi olduu mutlak mahrumiyetle, Allah'n mubah kld eyleri tecvz veya haram olan eylere dalmaya sebebiyet veren ve yaplmasnda ruh meakkat bulunan mutlak baboluk arasnda bir mertebedir. nk nefis, faydalanmak iin dimi bir arzu iindedir. Ya mahrum edilmek suretiyle onun bu arzusu krlm olur veya istei yerine getirilmek suretiyle harama dm olur. Sapmakszm salamca bu iki noktann ortasnda durabilmek, ruh kuvvetine ve nefse hkim olmaya muhtatr.[60]

4 hls

Ahmed b. Hanbel'in en bariz sfatlarndan biri de ihlsdr. Btn byk mamlar, bu sfatla imtiyaz etmilerdir. Allah u Tel, Kitab ve Snnet ilmini tahsilde mam Ahmed b. Hanbel'e ihls bakmndan byk bir nasip vermitir. Nefsi arzular, tahsil srasnda ona musallat olmamtr. Tahsilinde selefi Salih'in yoluna uymayan hibir eyi ortaya, atmak istememitir. nk, bu ilim din ilmidir. Herhangi bir bid'atla deil, bu ilme uymak zarurdir. O, bu ilmi mevki' ve hret elde etmek iin tahsil etmemitir. Rahmetli yle derdi : Bilinmemek iin Mekke'ye gitmek ve kendimi orann mahallelerinden birine atmak istiyorum. Ahmed b. Hanbel, ad sam unutulmu olan limlere imrenir ve: Adn Allah'n unutturduu kimselere ne mutlu! derdi. Ahmed b. Hanbel, mttakilikle nmenin takvay eksilteceine inanrd. Yahya h. Man yle der: Ahmed b. Hanbel'in emsaline raslamadm. Onunla be yl arkadalk ettim. O, salh ve hayr ile bize asla nmedi.[61]

Ahmed b. Hanbel'in en ok nefret ettii ey riyadr. O, ne amelde, ne ibdette ve ne de ilim tahsilinde riyakrlk etmitir. Dima riyay menederdi. Hatt lim veya talebenin ilim aletlerini yannda tamasn riya sayar ve : hokka ve kalemi gstermek de riyadr, derdi. Bunun iin kendisi onlar gstermezdi. O, Allah kendisinden raz olsun Allah'n Kitab, Reslullh'n Snneti ve selefi slih'in yolundan ayrlmamak iin urad eyleri azmsard.'Dn vicdannn kuvveti sayesinde O, dnni korumak uruna karlat felketleri de ok grmezdi. nk nefsi' levvme, sahibini kusur ilemekle sular ve ibdetle marmasn nler.[62]

5 Heybeti

Ahmed b. Hanbel'in nemli sfatlarndan biri de heybetidir. Bu sfat, onun sz ve rivayetinin ruhlar zerindeki tesirini artrmtr. Heybet sfatnn yannda ona mutlak bir surette itimat edilirdi. O,

heybetli idi. Asla korkak deildi. Emniyet mensuplar onun evinin yanndan geerlerken korkarlard. Rivayete gre Ahmed b. Hanbel'in kapsnda gece beklemekle grevlendirilen bir polis (urt) onu armak iin gitmi, fakat kapsn vurmaktan korktuu iin amcasnn kapsn almay tercih etmi ve kendisini byle heybetli bir ahsla karlamaya altrdktan sonra bu kapdan Ahmed b. Hanbel'in yanma varabilmitir. Ahmed b. Hanbel'in, talebeleri zerindeki heybeti, onlarla fazla lfet etmesine ramen ok bykt. Bir talebesi bu konuda yle demitir: Ahrned b. Hanbel'i bir eyden dolay reddetmekten veya herhangi bir ey zerinde onunla tartmaktan korkardk. Baka bir talebesi de yle demitir: Ahmed b. Hanbel'den daha heybeyli birini grmedim. Bir ey sylemek iin yanna gitmitim, Onu grnce heybetinden beni bir titreme ald. Ahmed b. Hanbel'in halleri onun bu heybetini artrmakta ve ruhlar zerindeki tesirini kuvvetlendirmekte idi. O, her zaman cidd idi. Alay ve aka etmezdi. Hatt O, cidd olmak gereken bir yerde aka etmenin, akl ktlndan veya dn vicdann uyuukluundan ileri geldiini

sylerdi. Ahmed b. Hanbel'in meclisinde ne bo lf, ne de kt sz bulunurdu. O, ya Kur'n ve Snnet ilminden bahsederdi, ya da susard. Heybet ve vakar; bo laf, lzumsUz yere ok mnakaa etmek kadar hibir ey azaltmaz. Ahmed b. Hanbel, bunlarn hepsinden Uzak durmu, kalb ve dilini bunlardan korumutur.[63]

6 y Muaereti

Ahmed b. Hanbel, bylesine heybetli olmakla beraber ayn zamanda iyi muaeret sahibi idi. Kat kalbli deildi. Geni ruhlu, gle yzl, yumuak huylu ve byk bir haya sahibi1 idi. Allah'dan hakkyla haya eder, mnafklk ve riyakrlk bilmezdi. nsanlardan da haya ettii iin onlara emir vermez ve byklk satmazd. Bir ada yle der: Ahmed b. Hanbel'in anda grdklerim arasnda ondan daha dindar, daha mttak, daha nefsine hkim, daha fakh, daha edepli, daha ahlkl, daha sebatl, daha iyi muaeretli ve gsterten daha Uzak hibir kimse grmedim.

te Ahmed b. Hanbel'in ahlk ve sfatlar bunlardr. Onun ahsiyet ve karakteri Peygamber'in Snnetinin glgesinde teekkl etmitir. O, Reslullh'm Snnetine tam olarak uymu, O'nu kendisine rnek edinmitir. Peygamber (S.A) 'in ahlkn iyice renmi, hibir riyaya kaplmakszm veya insan silikletiren hret peine dmeksizin nefsini bu ynden smsk kontrol altna almtr. Dolaysyla Ahmed b. Hanbel, hem sznde, hem de iinde. mtevaz davranrd, byk bir haya sahibi idi. Yalnz Allah'a itaat ederdi. Hakka sarlrd. Sadece yce ve sonsUz Kudret sahibi olan Allah'a gvenirdi.[64]

Ahmed B. Hanbel'in Grleri

Ahmed b. Hanbel, Snnet adam idi. Yani Snneti tam olarak hfzetmiti. Onun fkh Snnete dayanmaktadr. Fakat kendisinden, . mcadelelere dalmakszm, akaid me's'eleleri zerinde bir ksm grler ileri srd rivayet edilmitir. Yni Ahmed b. Hanbel'in man, kader, insann fiilleri, byk gnah ileyen kimselerin durumu ve

Kur'an'm yaratlm olup olmamas hakknda kendine has grleri vardr. Kur'an hakkndaki grn, mihnetinden bahsederken anlattk. Burada, dier konular hakkndaki grlerini ksaca belirtmek istiyoruz.[65]

man Hakkndaki Gr

Ahmed b. Hanbel'in andaki ve kendisinden nceki limler, mann hakikati zerinde mnakaa etmilerdir. Bunlardan bzs: man bir marifettir, demi; bzs: man tasdik ve iz'ndr, ne artar ne de eksilir, demi; kimisi de: man artar ve eksilir, demitir. Elbette Ahmed b. Hanbel de, mnakaaya girmeksizin kendi lsne gre ve Snnetin u altnda grn aklamak mecburiyetinde idi. Ahmed b. Hanbel'e gre man: Kesin olarak inanmaktan, iz'n ve amelden ibarettir. Bu konuda onun yle syledii rivayet edilmitir: man, hem sz hem de ameldir; artar ve eksilir. Yni man, iyi amellerle artar, kt amellerle eksilir. nsan, mandan kar; fakat, islm'dan

kmaz. Tevbe edince yeniden mana dner. nsan .ancak Allah'a irk komak veya farzlardan birini inkr ederek yapmamak mandan dar karr. nsan herhangi bir farz tembellik veya geveklik sebebiyle terkederse, onun durumu Allah'n iradesine kalmtr. Allah dilerse ona azap eder, dilerse onu affeder. Bu szlerden anlalyor ki Ahmed b., Hanbel u hakikati birbirinden ayryordu: 1 man: Kalb ile tasdik, dil ile ikrar ve Uzuvlarla ameldir. 2 slm: Tasdik ve ikrardan ibarettir. Kii, Allah'a irk komakszn veya Kur'an ile Snnetin bildirdii herhangi bir emri inkr etmeksizin amelden geri kalrsa, slm'dan km olmaz. 3 Kfr: Bu da, Allah'a irk komak veya dinin emir ve nehiylerinden birini inkr etmektir. Ahmed b. Hanbel, bu grlerinde sadece nass'lara dayanr ve akl mnakaalara girimezdi.[66]

Byk Gnah leyenler Hakkndaki Gr

mam Ali Kerremallhu vecheh zamanndan beri mslmanlar, byk gnah (kebre) ileyenlerin durumu zerinde mnakaalara dalyorlard. nk Hriciler, byk gnah ileyenlerin mrik olduklarna hkmediyorlar ve bu konuda ok iddetli davranyorlard. Dolaysyla limler, bu konuda ihtilfa dmlerdir. Hasan elBasri: Byk gnah ileyen mnafktr, demi; Mrcie'nin sapklar: man olduktan sonra gnahn hibir zarar yoktur, nitekim kfr ile tatn da hibir faydas yoktur; yni man olduktan sonra azap da yoktur, hesap da yoktur, demilerdir. Ebu Hanfe ve fakhlerin byk ounluuna gre kebre ileyen kimse, tevbei nasuh ile tevbe ederse Allah onun tevbesini kabul eder. Nitekim Allah, kullar iin byle va'detmitir. Eer tevbe etmezse durumu Rabbma havale edilir. Allah isterse ona azap eder, isterse onu affeder. Mu'teziller byk gnah ileyen kimseyi m'min saymazlar ve onun iki menzile arasnda kalacan sylerler.

Ahmed b. Hanbel'in gr de dier fakhlerin gr gibidir. O, m'minin vasflarn yle anlatr: M'min kendisine gizli olan ileri Allah'a havale eder, kendi iini de O'na brakr. Gnahlarla Allah'n "mafiret kapsn kapatmaz. Her eyin, btn hayr ve errin, Allah'n kaza ve kaderiyle olduunu bilir. Muhammed mmetinden ikilik edenler iin Allah'dan midini kesmez. Ktlk edenlerin akbetinden korkar. mmeti Muhammed'den hibir kimse, yapt iyilik sebebiyle cennete ve kazand gnah sebebiyle cehenneme girmez. Ancak Allah kullarn diledii yere gnderir.[67] Bundan anlyorUz ki, Ahmed b. Hanbel gnahkrlarn iini Allah'a havale ediyor. Fakat, onlarn akbetinden korkuyor. Mu'tezillerin, kebire ileyen rri'min deildir, szn de reddediyor ve yle sylyor: Eer bir kimse, kebre ileyenlerin m'min olmadklarna inanrsa, o, Hz. dem ve babalarna yalan syledikleri iin Uz. Yusuf'un kardelerinin de kfir olduklarn iddia etmi [68]olur.[69]

Kader Ve nsann Fiilleri Hakkndak Gr

Ahmed b. Hanbel'in dn nes'eleleri inceleme metodu selefin metodu idi. Nakli brakp sadece akla itimat etmezdi. Selefin syledii eyleri syler, onlarn sylemekten kand eylerden kanrd. Kaza, kader ve insann fiilleri hakkndaki tutumu da byle idi. Bu konuda selefin kabul ettii eyleri syler, onlarn mnakaa etmedii akl mes'eleler zerinde durmaz ve mnakaa etmezdi. Onun kader hakkndaki u grne baknz. O, sadece bu husustaki selefin grn naklediyor ve kendisi susmay uygun buluyor: Tabilerden, mslumanlarn mamlarndan ve byk ehirlerin fakhlerinden yetmi kii Peygamber (S.A.)'in brakt, u snnet zerinde icm' etmitir: Allah'n kazasna rz, emrine teslimiyet, hkmne sabr, emrettiini yapmak, nehyettiinden Uzaklamak, hayr ve erriyle kadere man etmek, dinde mcadele ve husumeti brakmaktr.[70]

te gryorUz ki Ahmed b. Hanbel, hayr ve erri ile kadere man ve itaatin vacip olduunu beyan etmektedir. Kader, teklif ve tat'da irade ve ihtiyara aykr dmez. Geri o, bunu aka sylemiyor. Fakat yukardaki ifadesi bu gr ierisine almaktadr. Allhu Tel, kullarnn yapt her eyi bilir ve onu kendisi murad eder. Kinatta O'nun nurad etmedii hibir ey olmaz. Ahmed b. Hanbel, bz kaderiyecilerin grlerini beenmez ve daima kendi grn yle aklar: Ben sz sahibi deilim. Bu konuda herhangi bir sz sylemeyi dnmyorum. Ancak Kitab, Snnet veya Peygamber'in Hadisinde ve sahblerden rivayet edilenlerde ne varsa onu sylyorum. Bunlarn dnda sz sylemek ho bir ey deildir.[71]

Allah'n Sfatlar Hakkndaki Gr

Allahu Tel yce ztn bir ksm sfatlarla vasiflandrmtr. Mesel, Allah'n kudret, irade, ilim, hayat, semi' (iitme), basar (grme) ve kelm sfatlan vardr. Nitekim Kur'an'da; Allah Musa'ya

hitab ederek konutu.[72] buyurulmutur. Yine Allahu Tel yce ztn, bunlardan baka Esmu'l Husn'smda zikrettii sfatlarla tavsif etmitir. te Ahmed b. Hanbel, Kur'an ve hadislerde zikredilen Allah'n btn sfatlarn aynen kabul etmitir. Ona gre Allah iitici (semi), konuucu (mtekellim), kudret sahibi (kadir), irade sahibi (mrid), her eyi bilen (alm), her eyden haberdar (habir), latif ve hakimdir. Kur'an'da da; Onun benzeri dahi yoktur.[73] buyurulmaktadr. Ahmed b. Hanbel, Allah'n kendi ztn vasflandrd btn sfatlarn sayar ve bunlar te'vile almazd. Yine O, bu hususta Uz. Peygamber'den rivayet edilen eyleri de te'yil etmezdi. Olu Abdullah'dan babasnn, Allah'n sfatlarndan bahseden hadisler hakknda; Biz bu hadisleri olduu gibi rivayet ediyoruz., dedii nakledilmitir. Buna gre Ahmed b. Hanbel, Allah'n sfatlarnn hakikat ve knhnden bahsetmedii gibi, bir nassa dayanmayan te'vili de Snnet ve Kur'an'n dna kma sayard. nk mtebihlere uymak, fitne peine dmek ve slm'da bid'at karmaktr. Bunun iin O yle derdi:

M'minin sfat, kendisine gizli olan ileri Allah'a havale etmektir. Peygamber'in hadslerindeki eyleri de olduu gibi tasdik etmek ve bunlar misallerle anlamamaktr.[74] Gryoruz 'ki, Ahmed b. Hanbel i'tikad meselelerde nakle sarlmakta ve akln ortaya koyduu neticeleri kullanmamaktadr. nk O, tam manasyla Snnet adamdr. Felsefe adam deildir. Felsef kaziye (nerme) lere ve akl prensiplere dayanmamaktadr. Zira akl, duyulan (mahss) ve grlen lemin tesini kavrayamaz. Yunan filozoflarndan tutunUz da gnmze kadar btn insanlar, gayb lemi veya onlarn tabiriyle tabiattesi (metafizik), bizim deyiimizle, duyulanlartesi lem hakknda deiik grler ortaya atmlardr. . . Ahmed b. Hanbel, Allah veya Peygamber" tarafndan bildirildii kesin olarak anlalan nass'lara itimat etmekle saf lam bir kaleye snm, akln kuruntu ve saptantilanndan Uzak kalmtr. O, faydasz eyleri brakarak ancak faydal eylerle, insanlara ilerinde, dnya ve hiretterinde yararl olan ilimlerle [75]uramtr.[76]

Siyaset Hakkndaki Grleri

Ahmed b. Hanbel'in siyasetle ilgili mes'eleler hakkndaki metodu da selefin metoduna uygundur. O, hilfet ve halfe konusunda sahbi ve tabilerin ounluuna uyar. Dolaysyla burada da selefi slih'e uyulmas grn benimser. Selefin bu husustaki tutumuna gre, halife kendisinden sonra elverili grd birini hilafet iin tavsiye edebilir. Burada son sz, m'minlerin b'atdr. Nitekim Peygamber (S.A.),Hz. Eb Bekr'in kendi yerine gemesine iaret buyurmu, fakat bunu aka sylememitir. yle ki: Hz. Peygamber Eb Beki"i mslmanlara namaz kldrmak iin mam olarak semitir. te bu O'nun dnya ileri bakmndan da mamet'e (hilafet'e) tam olarak ehil olduuna bir iarettir. Bu itibarla sahblerin Peygamber (S.A.) Eb Bekr'i din iimiz iin semitir. O halde biz, onu dny iimiz iin nasl semiyelim? sz, ona yaplan b'at'n yerinde olduunu gsterir. Eb Bekr (R.A.), kendisinden sonra halfe olmak zere Hz. mer'i semi ve mslmanlarm biat

edip etmeme hususunda serbest olduklarn bildirmitir. Mslmanlar da Hz. mer'e bat etmilerdir. Daha sonra Hz. mer, Peygamber'in honutluunu kazanan alt kiiyi semi ve bu alt kiiye, aralarndan birini halfe seip mslmanlar buna b'at'a davet etmelerini tavsiye etmitir. Bunlarn drd. Hz. Osman' semi ve mslmanlar da ona bat etmilerdir. Hz. Ali de ona b'at edenler arasndadr. Ahmed b. Hanbel, Onlarn ileri, aralarnda danma (ra) iledir.[77] yetine uyarak, halfenin ra ile seilmesini kabul ederdi. O, Snnete uyarak, Peygamber (S.A.Ve halfe olacak kimselerin Kurey'den olmasn ileri srerdi. Ahmed b. Hanbel'in dier fakhlerle birletii siyasi gr de, hilfeti zorla ele geirip halk memnun eden ve adaleti yerine getiren kimsenin hilfetini meru saymasdr. Hatt Ahmed b. Hanbel, daha ileri giderek, hilfeti zorla ele geiren kimseye, fcir bile olsa, itaatin vacip olduunu syler. nk bu suretle fitnelerin nne geilmi olur. Bir risalesinde aynen yle der: mamlara (halfelere), yni emiru'lm'minine, halifelik mevkiine gelen ve halk tarafndan

memnunlukla kabul edilen veya klla halkn zerinde, hkimiyet kurduktan sonra emru'l m'minn unvann alan devlet reisine, ister fcir olsun isterse muttaki olsun, itaat gerekir. Emirlerle,[78] ister fcir ister mtak olsun gaza ii, kyamete kadar srecektir. Ganimeti taksim ve cezalan infaz etmek de mamlara aittir. Hibir kimsenin onlar ta'n etmek (yermek) veya onlarla mnazaada bulunmak hakk yoktur. Sadakalar (vergileri) onlara vermek caizdir. Bir kimse, fcir olsun mttk olsun, onlara bu sadakalar verirse bortan kurtulur. Cum'a namaz bunlarn tyin ettii mamlarn arkasnda da kalnabilir. Bir kimse, bunlarn arkasnda kld namaz iade ederse bid'at ilemi, hadisleri terketmi ve snnete muhalefette bulunmu olur. Bir kimse, mslmanlarn mamlarndan birine kar ayaklansa, bu mam etrafnda , toplanm olan halkda herhangi bir ekilde ister rz ile, ister tahakkm karsnda onun hilfetini tamsa, ayaklanan kimse mslmanlarn birliini bozmu ve Peygamber'in hadislerine aykr davranm saylr. Eer ayaklanan bu kimse, ayn hal zere lrse cahiliye lm ile lm olur.[79] Bu grler tuhaf karlanabilir. nk, zulm kabul etmekte, zlime kar isyan itaatsizlik

saymaktadr. Ahmed b. Hanbel, bunlar nasl syler? phesiz Ahmed b. Hanbel, zlimin zulmn kabul etmemektedir. O, zlimin zulm miktarnca Allah'n hUzurunda hesaba ekileceine inanmaktadr. Kendisi bu konuda birok hads rivayet etmitir. Fakat, bu meselede O, mslmanlann maslahatn gzetmektedir. Ona gre istikrarl ve sabit bir nizam, mutlaka bulunmaldr. Bu nizamn dna kanlar mmetin kuvvetini paralamakta ve onu temelinden sarsmaktadr. Ahmed b. Hanbel, Hricilerin bir ksm haber ve fitnelerini gznne alarak her eyden nce sabit bir nizamn bulunmasn lzumlu grmtr. Bu nizam bozmak isteyenler, zlim hkmdarlarn iledikleri sutan daha fazla s ilemi olurlar. Ayrca Ahmed b. Hanbel, bu meseleyi selefe tbi olmak ynnden ele almaktadr. nk tabiler, Emevler devrinin te ikisinden ounu tekil eden yllarda yaamlardr. Birok' zulm ve fsk u fcur ile karlamlardr. Bununla beraber isyan nehyetmiler ve isyanclara katlmamlardr. Onlar, halfe ve valilerde dinleyecek kulak ve anlyacak kalb bulduklar zaman nasihat etmilerdir. Durum ne olursa olsun

onlar, isyan etmedikleri gibi isyanclar da desteklememilerdir. Ahmed b. Hanbel, hkmdarn vasf ne olursa olsun, istikrar ve nizamn korunmasn isteyen byle bir gre sahip olmakla beraber, halfe ve valilerle hibir ekilde temas kurmamtr. Asla onlarn hediye ve armaanlarn kabul etmemitir. Gerekten O, anda adaletin yerine getirildiini grmyordu. Devrin halfelerinde insaf yoktu. Hatt onlar, zulmde ok ileri gidiyorlard. Fakat Ahmed b. Hanbel, yine de kimseyi isyana tevik etmemitir. Lkin, nefsini tenzih iin bizzat onlardan Uzaklamtr. Allah Ona rahmet etsin ve Ondan raz olsun. O, hakka inanan, zulm tanmayan, fesat ve karkl istemeyen byk bir kalbe sahipti.[80]

Ahmed B. Hanbel'in Hads Ve Fkh

Bilginler, Ahmed b. Hanbel'in muhaddis olduunu, ittifakla kabul ederler. Fakat bir ksm, onun fakh olduunu" kabul etmez. Bizim, burada yle .sylememiz uygun olur: phesiz Ahmed b. Han

bel hadste mamdr. te onun fkhtaki maml da buradan gelmektedir. Zira onun fkh; mant ve prensipleri, ls ve rengi itibariyle hadislere dayanmaktadr. Bunun iindir ki bni Cerir et Taberi, O'nun fakh olduunu kabul etmemitir. bni Kuteybe de O'nu mahaddislerden saym ve fakhler arasnda zikretmemitir. Bunlardan baka bilginlerin grleri de onlara yakndr. Fakat Ahmed b. Hanbel'den intikal eden gr ve fetvalar dikkatle incelenirse, daha nce sylediimiz gibi, onun hadis yn stn gelen bir fakh olduu anlalr. Ahmed b. Hanbel'in fakh olup olmadna dair bilginlerin kanaati ne olursa olsun, gerek odur ki, kendisine kadar ulaan senedlere'dayanan eitli rivayetlerle Ona nisbet edilen elimizde bir yn fkh miras vardr. Bu miras insanlar kabul etmektedirler. nsanlarn kabul ettii bir eyi, delilsiz reddetmek hakkmz deildir. . Ahmed b. Hanbel'in fkh etrafnda koparlan grlt, gerekte unlardan ileri geliyor: 1 Ahmed b. Hanbel, rivayeti fetvaya tercih ederdi. Onun hads ile mehur oluu ve hadste

mamlk derecesine k, bir mddet kendi fkhn perdelemitir. 2 O, fetvalarnn yazlmasn menederdi. nk, insanlarn istinbata dayanan fkha nem verip bu fkhn asl kaynana nem vermemeleri endiesiyle, Peygamber (S.A.V)'in hadslerinden baka bir eyin yazlmasn ho grmezdi. yle anlalyor ki, Onun fetvalarnn yazlmasn menedii, fkh hayatnn balarna raslamaktadr. Bu sebeple daha sonraki rivayetler, Ahmed b. Hanbel'in bz fetvalar kendisinin yazm olduunu ve bunlar naklettiini gstermektedir. Belki de O, hadslere yakn olan veya hkm hadslerle belirtilen fetvalar nakletmitir. 3 Ahmed b. Hanbel, ihtilfa den sahblerin grlerini ayr ayr kabul eder ve bunlar meselenin eitli ynlerden izah (vecihleri) sayard. htilfa den tabiilerin grlerini de meselenin vecihleri olarak kabul ederdi. Kendisine onlarn szleri arasnda tercih etme yetkisi tanmazd. te yandan Eb Hanfe'nin tabiler hakknda; Onlar da insan, biz de insanz... dedii, afi'nin de sahbilerin grleri arasnda Allah'n Kitab ve Peygamber (S..V.)'in

Snnetine en yakn olan tercih ettii bilinmektedir. 4 Bilginler, hadis hakkndaki elMsned in Ahmed b. Habel'e nisbetinin shhati zerinde birlemilerdir. Fakat bilginlerin ou, bz fkh meselelerin Ona nisbetinde pheye dmlerdir. Geri onlarn bu pheleri bir mesnede dayanmamaktadr. Biz, nce muhaddis olan Ahmed b. Hanbel'i anlatalm. Sz bu noktaya getirince, ilk kez el Msned'den bahsetmemiz gerekmektedir.[81]

ElMsned[82]

elMsned, mam Ahmed b. Hanbel'in rivayet ettii hadslerin bir kolleksiyonunu tekil eder. Bu hadsler Onun gvenilir (Sika) rvlerden yapm olduu rivayetlerin bir hulasasdr. Ahmed b. Hanbel, ilk nce elMsned'deki hadsleri toplamaya hads rivayetine balad zaman teebbs etmi ve hayat boyunca bu ii brakmamtr. Fakat, gayretini hadsleri tertip

iine yneltmemi, sadece onlar toplamak ve tedvin etmekle uramtr. O, hadsleri ayr ayr ktlara yazyordu ve bu ktlar, onun toplam olduu btn hadsleri iine alyordu. Ya ilerleyince toplad bu hadslerimi zayi olmasndan korkmu ve bunlar ocuklaryla yaknlarna yazdrmaya balamtr. Bu hadsleri onlara, tertiplenmi bip. ekilde olmasa da, tam olarak okutmutur. emsddin elCezer yle der: mam Ahmed b. Hanbel, elMsned'i toplamaya balam, onlar ayr ayr ktlara yazm, msveddesinde olduu gibi ayr ayr czlere blmtr. Daha sonra yalannca, lmnden evvel elMsned'i ocuklaryla aile efradna okutmaya balamtr. Fakat onlar iyice ayklayp tanzim etmeden nce lm ve elMsned eski hli zere kalmtr. Bundan sonra olu Abdullah, elMsned'e kendi iittii benzeri hadis ve rivayetleri de ilve etmitir.[83] Bu szler u iki hususu gsterir: 1 elMsned'in toplanmas ve tertibi Ahmed b. Hanbel'e ait deildir. Belki kendisinden sonra rivayet edene aittir. Onu rivayet eden de Ahmed.

Hanbel'in olu Abdullah olduuna gre, tertibi de ona aittir. Bu bir eksiklik deildir. nk Abdullah, babasnn rivayet ettii btn hadisleri hfzetmi bir nuhaddis olduu gibi, babasndan bakalarndan da hadis tahsil etmitir. 2 Abdullah, elMsned'i bir kitap haline getirmekle yetinmemi, ayn zamanda kendi iittii benzeri eyleri de ona ilve etmitir. Benzeri eyler den maksat, elMsned'de Abdullah'n rivayet ettii herhangi bir mesele hakknda sahbilere ait olan hkmlerdir. Mesel, Abdullah babasndan veya baka birinden iitmi olduu benzeri eyleri, babasnn kendisine yazdrm olduu mecmuaya ilve etmitir. htimal ki bunlar ok fazla deildir. O, elMsned'e babasnn dmdaki rvlerden pek az bir ey ilve etmitir. nk bilginler, elMsned'in Ahmed b. Hanbel'e ait oluunda ihtilf etmemilerdir. Ahmed b. Hanbel'in olu Abdullah, hem babasnn salnda, hem de babasnn lmnden sonra hadsle uraan bir kimsedir. Ebu'lHseyin b. el Mnadi'nin kitabnda Ahmed b. Hanbel'in olu Salih ve Abdullah'dan bahsedilir: Salih babasndan az bir ey yazmtr. Abdulah'a

gelince, dnyada babasndan en ok hads rivayet eden ahs odur.[84] limler, Abdullah' babasnn faziletini devam ettirdii, byk himmet sahibi olduu ve babasnn brakt zengin ilim miras zerinde alt iin ok verler. te elMsned'i tertip ve tedvin eden bu Abdullah olmutur. Fakat, onun bu tertibi bambaka olup hads kitaplarnn tertibine benzememektedir. nk dier sahih hads kitaplar, umumiyetle fkh bablanna gre tertip edilmitir. Fkhla ilgili olmayan hadsler de rvileri gznne alnmakszn dhil olduklar konulara gre dzenlenmitir. Bylece edeple ilgili hadsler, tefsirle ilgili hadsler, ilimle ilgili hadsler, vahiyle ilgili hadisler vb. bir araya toplanmtr. Uz. Peygamber'den riayet edilen herhangi bir eyi renmek isteyenler ilgili blme (bab'a) kolayca bavurabilirler. elMsned'in tertibine gelince, bu, sahblerin srasna gre yaplmtr. Mesel Eb Bekr'in rivayet ettii hads ve ondan intikal eden snnetler bir kitapta toplanm ve adna Msnedu Eb Bekr denmitir. Keza, mer b. elHattab, Osman

b. Affn, Ali b. Eb Tlib ve bu minval zere btn sahblerin rivayetleri birer kitap halinde toplanmtr. Bu yzden hadislerin ihtiva ettii ilm konulara gre bulunmas g olmaktadr. Bununla beraber elMsned'in bu tertibi, herhangi bir sahbnin fkh ve rivayetini renmek isteyen tarihi iin ok faydal olmaktadr. Szgelimi, Hz. mer'in fkhn renmek isteyen bir kimse, phesiz Msnedu mer'de onun deerli fkhn gsteren esasl ve ilm bir malzeme bulacaktr. Gerekten bu ok faydal bir eydir. Fakat, Hads fkhn ve Snneti Seniyyeyi renmek isteyenlerin maksadna elverili deildir. Zehebi, Ahmed b, Hanbel'in olu Abdullah'n tedvin etmi olduu, elMsned'in tertibi hakknda yle der: Eer O, elMsned'in tertibini daha gzel ve daha dzgn yapsayd en byk hizmeti yapm olurdu. Yine de bu kymetli esere emei geen, onu blmlere ayran, rvlerini anlatan ve ona bu ekil ve dzeni veren kimseyi Allah'n mkfatlandrmasn umarm. nk elMsned, Hz. Peygamber'in hadislerinin ounu iine almakta ve ondan sdr olan her hads, hemen hemen bunda bulunmaktadr.[85]

Ahmed B. Hanbel'n ElMsned' Rivayetteki Metodu

Ahmed b. Hanbel, andaki gvenilir kimselerden rivayet ederdi. Rivayet ettii hadsin sened bakmndan Uz. Peyganber'e ulamasna ok dikkat ederdi. Sened bakmndan Peygamber (S.A.V)'e ittisal etmeyen hadsleri zaf sayard. sterse bu hadslerin rvsi gvenilir kimselerden olsun. Zeheb'nin deyiiyle, Ahmed b. Hanbel, bu metodla en byk hads mecmuasn meydana getirmitir. Fakat O, toplad hadsleri daima ayklar, rivayet ettii bz eyleri sonradan silerdi. Bazan O, kendisinden hadis rivayet ettii ahsn Hadsi renip hfzetme (zapt) bakmndan mkemmel olmadn veya rivayet ettii eyde aldandn anlarsa ondan yapt rivayeti karrd. O daima, lm deinde bile yapt rivayetleri ayklar, dzeltir ve zaif grdklerini silerdi. Ekseriya mehur ve sahih hadislere aykr den eyleri hazfederdi. Birbirine zt.olan her iki rivayeti de nce yazar, sonra sahih hadslere aykr dtn veya biriifn dierinden kuvvetli olduunu grd iin ayklama srasnda bunlardan birini hazfederdi (silerdi).

Lkin bu hazf ve ayklama (ten'kh) iinden sonra elMsned'in ihtiva ettii btn hadslere itimat edilebilir mi? Bu soruya limler yle cevap vermilerdir: mam Ahmed b. Hanbel, hazf ve ayklamaktan kendisini alamam ise de, hazf iinde son derecede iktisatl hareket etmitir. Kendisinden hadis rivayet ettii rvnin bir kusurunu grmedike onun hadsini hazfetmezdi. Bu konuda olu Abdullah'a yle syledii bilinmektedir: elMsned'de mehur hadslere yneldim. nsanlar Allah'a havale ettim. Eer bana gre sahih olan hadslere ynelmek isteseydim, bu el Msned'de ancak pek az bir ey rivayet etmi olurdum. Fakat, ey oulcuum! Sen, benim hadsteki metodumu biliyorsun; ben zaif hads'e, bu babda onu reddeden bir ey yoksa muhalefet etmedim.[86]

ElMsned'de Zaf Hads Var Mdr?

Ahmed b. Hanbel'den rivayet edilen yukardaki paragrafa gre elMsned'de bz zaf hads vardr ve elbette byle dnmek gerekir. elMsned'de zaf hadsin bulunmas,'onda yalan veya uydurma olduu sabit olan hadslerin bulunmas demek deildir. Zaf hadsle uydurma (mevzii' > hads arasnda fark vardr. Zaif hadis diye, rvileri arasnda sika (gvenilir kimse) derecesine ulamayan ahs bulunan veya sened zincirinde kesiklik olan, Peygamber (S.A.)'e nisbetinin btl olduuna dair herhangi bir delil bulunmayan ve sika kimselerden ona muhalif bir ey sabit olmayan hads'e denir. Yalan veya mevzu' (uydurma) hads ise, Snnetten saylmasnn btl olduuna dair delil bulunan, sika rvlerce red ve Peyganber'e nisbeti iptal edilen hadstir. Fakat, elMsned'de uydurma olduu sabit olan hadisler var mdr? Bz limlere gre el Msned'de zaf saylabilecek hadsler vardr. Uydurma olduu sabit olan hadsler de vardr. Fakat, bunlar ok az, hatt ndirdir. elrak[87] bu grtedir. bni Teymiyye de elMsned'de zaf hadslerin bulunduunu, fakat hibir zaman uydurma

hadslerin mevcudiyetininsabit olmadn sylemitir.[88] Ekseri limler, bni Teymiyye'nin bu grne katlmlardr. Taassuba saplanan bz limler de elMsned'de asla zaif hadsin bulunmadm iddia etmilerdir. Biz, bu konuda sz bnu'1Cevzi'nin u satrlaryla bitirmek istiyoruz: Bz hadsiler, bana, Ahmed b. Hanbel'in el Msned'inde sahih olmayan hads var mdr? diye sordular. Ben de: Evet, dedim. Bu, Hanbel mezhebinde olan bir toplulua ar geldi. Ben de,, onlarn bu durumlarn avamdan olularna hamlettim ve nem vermedim. Bir de grdm ki, onlar fetvalar yazmlar, bu arada bir topluluk da bu sz yermi ve reddetmitir. Onlar, bu sz syleyeni de bir hayli ktlemilerdir. Bu durum karsnda ardm kaldm ve kendi kendime yle dedim: ok acaip bir ey! limle uraan kimseler de, avamdan ayrdedilmez oldu. nk onlar, hadsi iitiyorlar, fakat bu hadsin sahih veya illetli olup olmadn aratrmyorlar. Benim sylediim sz syleyenlerin Ahmed b. Hanbel'in rivayet ettii eylere dil Uzattn sanyorlar. Hi de byle deildir. nk mam Ahmed b. Hanbel mehur, hasen ve zaf hadisleri rivayet etmi,

sonra bunlarn ounu atm ve kendisi de kabul etmemitir. bnu'lCevzi szn yle bitiriyor: Beni zen ey, bu devirde limlerin ilim bakmndan yetersizlikleri ve avam durumuna dmeleridir. Onlar, uydurma bir hadsle karlatklar zaman bile byle bir rivayet vardr, diyorlar. Himmetlerin bu derecede azalna alamak gerekir. Lahavle vel kuvvete ill billahi Szn ksas, elMsned'in ihtiva ettii hadislerin ekserisi salih olup bunlar saylamayacak kadar oktur. Onda zaif hadsler ve vrdir olarak mevzu' (uydurma) hadsler de vardr. Fakat, bz limler onda mevzu' hadsin bulunduunu kabul [89]etmezler.[90]

Ahmed B. Hanbelin Fkh

Buraya kadar sylediklerimizden anlalmtr ki, Ahmed b. Han bel'in fkh maml hads

mamlndan sonra gelmektedir. Bu nun iin O'nun fkh hads'e daha yakndr. Hanbeli mezhebinin fa kinleri, Hanbel fkhnn dayand usl (delilleri) tesbit ederek or taya koymulardr. Ahmed b. Hanbel'in fkh', kendisinin snnet ve ya benzerinden faydalanarak vermi olduu fetvalarnda mevcut tur. bni Kaym elCevziyye, bu fetvalarn dayand usl (delille ri)' zetlemi ve bunlarn u be esastan ibaret olduunu sylemi tir: 1 Nass'lar : Ahmed b. Hanbel, bir nass bulursa onunla fetva verir ve baka bir eye iltifat etmez. Bu sebepten O, nassi sahbile rin fetvalarna tercih eder. bni Kayym elCevziyye, Onun nass karsnda sahblerin fetvalarn terkettiine dair birok misaller verii ki, bunlardan bir ikisini zikrediyorUz : Ahmed b. Hanbel, kocas lm.hmile kadnn iddetinin doumu iie sona ereceini bildiren hadisi tercih etmi ve byle bir kadnn iki iddetden en Uzun olann beklemesi yolundaki fetvaya uymamtr.[91] Nitekim bni Abbs'n fetvas da Ahmed b. Hanbel'in grne uygundur. Keza, Ahmed b. Hanbel, mslim ile gayrimslim arasnda miras cereyan etmeyeceini bildiren hadsi tercih etmi ve Muaz b. Cebel ile

Muviye b. Ebi Sfyan'm fetvalarn nazan itibara almamtr. 2 Sahbilerin vermi olduu fetvalar: Ahmed b. Hanbel, sahablerden bzsnn vermi olduu fetvalara dierlerinin muhalif olduunu tesbit edemez ise bu fetvalar esas olarak alr ve bakasna ehemmiyet vermez. Buna icm da demez. Takvasndan tr, Bunu reddedecek bir ey bilmiyorum. der. Klenin ahitliini kabul edii de byledir. O, bunu, Enes'ten rivayet etmitir. Bu hususta Onun, Klenin ahitliini hibir kimsenin reddettiini bilmiyorum. dedii, rivayet edilmitir. bni Kayym elCevziyye de yle der: mam Ahmed, sahbilerden byle bir ey bulursa ona herhangi bir ameli, re'yi ve kyas tercih etmezdi.[92] 3 Sahblerin grleri: Ahmed b.. Hanbel, sahber arasnda ihtilf olduu zaman bunlarn grlerinden Kitab ve Snnete muvafk olanlar tercih eder ve sahblerin grlerinin dna kmaz. Ahmed b. Hanbel, eer sahblerin grlerinden herhangi birinin Kitab veya Snnete uygun olduunu anlyamazsa, sahblerin

ihtilflarn anlatr ve kesin olarak bir ey sylemez. shak b. brahim b. Hni' Mesl'inde yle syler: Ahmed b. Hanbel'e: nsana, kavmi ierisinde ihtilafl bir ey sorulsa nasl yapacaktr? denildi. Ahmed b. Hanbel de: bu grlerden O, Kitab ve Snnete uygun olan ile fetva verecek, Kitab ve Snnete uygun olmayan hakknda bir ey sylemeyecektir, demitir.[93] Burada Ahmed b. Hanbel'in afi'den ayrldn gryoruz. nk afi, kyas ile de olsa, tercihlerde bulunur. afi, kyas bakmndan daha kuvvetli olan alr ve tercih eder, kyas bakmndan kuvvetli olmayan biralar. Ahmed b. Hanbel ise, sahblerin grleri arasndan Kur'n veya Hads nass ile desteklenmi olan tercih eder ve kyas'a bavurmaz. nk O, kyas sahbnin gr ne tercih etmez 4 Mrsel hadis: Ahmed b. Hanbel, mrsel hadisi delil olarak kabul eder. Bir hadis'i rivayet eden sahbi bilinmezse ona mrsel hadis denir. Zaf hadis ise, uydurma olduu sabit olmayan hadistir. Ahmed b. Hanbel, zaif hadsi de, bu babda onu reddedecek bir ey yoksa, kyasa tercih eder. bni Kayym elCevziyye, zaf hadisi y,1e aklar: Zaf hads btl, mnker ve kabul

mmkn olmayacak ekilde rivayet bakmndan mttehem olan hads deildir. Zaf hadsten murat, "rvleri sika derecesine ulamayan ve ayn zamanda ittiham derecesine de dmeyen hadstir. GryorUz ki, burada bni Kayym elCevziyye, Ahmed b. Hanbel'in tabilerin grleri karsndaki tutumunu anlamamaktadr. bni Kayym elCevziyye, tabilerin grlerinden bzsn Ahmed b. Hanbel'in mcerret olarak ve kendisini onlara uydurmak mecburiyetinde grmeksizin tercih ettiine dair mevcut olan rivayeti benimsemi grnyor. Buna gre, tabinin sz Ahmed b. Hanbel'in elMsned'i iin bir hccet deildir. Eer O, tabilerden birinin szne uymusa, bu, onun deliline gvendii iindir, sahibinin hccet oluundan dolay deildir. Dier rivayete gre ise, Ahmed b. Hanbel, tabinin szne uymann vacip olduunu syler. Bu itibarla Kitab, Snnet ve Sahblerin fetvasn bulamad zaman Tabinin szn delil olarak alr. Eer tabiler ihtilf etmilerse ve bunlardan herhangi birinin sz bir sahb szne uygun 'dmyorsa, bunlar kendi mezhebinde ayr ayr birer gr olarak brakr, deilse Snnete uygun deni tercih eder. nk Snnet, tabilerin stnde olup Peygamber (S.A.V.) veya sahbilerin szleridir.

Bu rivayet daha mehurdur. mam Ahmed'in bize intikal eden szleri ve risaleleri de bunu teyit etmektedir. Bunlarn bir ksmn daha nce iaret ettik. O, selefin sz ve metodunu uyulmaya daha lyk grr ve tabileri de seleften sayard. 5 Kyas: Ahmed b. Hanbel, elinde Kitab ve Snnetten bir nass, sahblerle mehur rivayete gre tabilerin sz, mrsel veya zaf bir hads bulunmazsa kyasa bavurur. elHalll[94] Ahmed b. Hanbel'den yle nakletmi tir: afi'ye kyas Sordum. O da: Kyasa.ancak zaruret nnda bavurulur, diye cevap verdi.[95] Gryoruz ki, Ah'med b. Hanbel, kyas hccet olarak kabul etmekte ve ona ancak zaruret halinde bavurmaktadr. Eer imkn bulursa kyasa hi yanamamktadr. O, bu konuda afi'den rivayet ettii yukardaki gre yaklamaktadr. Fakat afi, kyas terkedip zaif hadsi delil olarak almaz. Her iki mamn kyas kabul edii deiiktir. afi, kesin bir delil bulamad zaman kyasa ynelir. Ahmed b. Hanbel ise, kyas, reddetmek iin bir delil yoksa, her trl nass veya nass kabilinden olan eylerden sonraya brakr.

Gryoruz ki, bni Kayym elCevziyye'nin anlatt bu usl (deliller) nass'lara dayanmaktadr. Mrsel ve zaf hadsler, sahbilerin fetvalar, sonra mnakaa kabul etaneKle beraber tabiilerin szleri, daha sonra da kyas bunlara dhildir. Fakat bni Kayym elCevziyye cm', maslih, zeryi', istihsan ve istishab'm Ahmed b. Hanbel'e gre birer asi (delil) olup olmadm sylememektedir. Halbuki bunlar, Hanbellere gre. uslden saylmakta ve kitaplarnda anlatlmaktadr. Bunun iindir ki biz, bu esaslar ksaca aklamak mecburiyetinde kaldk. Eer kyas, nass'lar hari, dier istinbat vstalarn iine alacak ekilde geni mnada tefsir edilirse maslih, istihsan, zerayi' ve istishab'm kyasa dhil olduunu syleyebiliriz.[96]

cm'

cm', herhangi bir asrda mmetin mctehidlerinin Kitab, Snnet veya bz fakihlere gre kyas

delillerinden birine dayanarak er' bir hkm zerinde ittifak etmeleridir. Daha nce de belirttiimiz gibi icm' ikiye ayrlr: 1 Farzlarn asllar zerindeki icm': Mesel, farz olan namazlar, bunlarn rek'atleri, oru, hac, zekt. vs. zerindeki icm' byledir. Bu trl, icm', her mslman tarafndan kabul edilmitir. Onu inkr eden, dnin kesin olarak bilinen emirlerinden birini inkr ettii iin kfir olur. nk, bu gibi emirler zerindeki icm', Kur'n ve Snnetle kesn olarak sabit olan meseleler hakkndadr. Bu meseleler, dnin asl snrlarn ve mstahkem surlarn tekil eder. Bunlarn dna kan kimse, dinin dna km olur. 2 Birinci ksmda zikredilen farzlarn asllarna dhil olmayan meseleler zerindeki icm': Mesel, fethedilen memleketlerdeki arazinin mlkiyeti devlete ait olmak zere eski sahiplerinin elinde braklmas ve mrted (dinden dnen) lerin ldrlmesi vs. zerindeki sahbilerin icm' hakknda Ahmed b. Hanbel'den deiik rivayetler yaplmtr. limlerden bir ksm, Ahmed b. Hanbel'in: cm'n mevcudiyetini iddia eden yalancdr. dediini nakletmitir. bni Kayym el

Cevziyye; Ahmed b. Hanbel icm' iddiasnda bulunanlar yalanlard ve icm'm sabit olan bir hadis zerine takdim edilmesine cevaz vermezdi. demitir. Ahmed b. Hanbel'in olu Abdullah da yle rivayet etmitir: Babamn yle dediini iittim: Bir ey zerinde icm' olduunu iddia eden kimse yalancdr. Belki insanlar bir ey zerinde ihtilfa dmler, fakat o ey zerinde icm' olduunu iddia.eden kimse buna vkf olamamtr. Dolaysyla, o kimse, icm olup olmadn bilmiyoruz, desin. Bu aklamalardan, Ahmed b. Hanbel'in icm'm asln inkr etmedii, fakat sahbiler asrndan sonra vuku'unun bilinmediine kani olduu sonucuna varabiliriz. Dolaysyla O, sahbilerin bz meseleler zerinde icm' ettiini sylerdi. nk onlar malmdurlar, bilginleri de mahdut ve belli kiilerdir. Uz. mer, bunlar Medine'de alkoymutur. O, mslmanlar ilgilendiren her mhim meselede kendileriyle istiarede bulunmak iin, mslmanlarla bilgin sahbileri bir araya toplar ve onlar sayesinde kesin bir gre ulard. Bylece kendisi, mesuliyeti tek bana zerine almazd.

Bundan sonraki devirlere ait olduu ileri srlen icm'lar hakknda Ahmed b. Hanbel; Bunlara muhalif olan bir ey bilmiyoruz. ' derdi. Buna gre Ahmed b. Hanbel'in iki dereceli bir icm' kabul ettiini syleyebiliriz: 1 Yksek icm': Bu sahblerin icm'dr. Bu trl icm'lar, sahbilerin karlat ve neticede hakknda tek bir gr beyan ettii meselelere aittir. Byle icm'lar hccettir. nk Kitab ve sahih Snnetin esaslarndan birine dayanmaktadr. Sahbierin sahih bir snnete muhalif hareket ettikleri dnlemez. Zira onlar, Peygamber (S;A.V.)'in szlerini rivayet eden kimselerdir. Onlardan bir ksm, bz hadisleri bilmeyebilirler. Fakat, mam afi'nin deyiiyle, hepsinin btn hadsleri bilmemesi imknszdr. 2 kinci derecede yer alan icm': Herhangi bir gr, herkese bilinir ve buna birinin muhalefet ettii bilinmezse byle bir gr, eer buna icm' diyebilirsek, bu trl icm'a dhil olur. Bu icm', sahih hadsten sonra ve kyastan nce gelir. nk, buna muhalif olan bir fakh bulunursa icm' bozulur.

Burada gznne alnmas gereken husus udur: Yukarda anlatlan icm'm her iki derecesi de dinin kesin emirlerinden olan farzlarn asllar zerindeki icm'dam sonra gelir. Zira, dnin kesin emirlerinden olan farzlarn asllarndan birini inkr eden kfir olur. Mesel, be vakit namaz ve namazu rek'atlerini inkr eden kimse byledir. nk, bunlar zerindeki icm'm derecesi, dier btn istinbat esaslarndan nce gelir.[97]

Kyas

Buradaki kyas sz ile Eb Hanfe, afi ve dier kyasa dayanan fakherin istlhmdaki kyas kastediyoruz. Buna istihsan, maslihi mrsele ve zeryi' dhil deildir. O halde buradaki kyas, hkm bakmndan hakknda nass bulunmayan bir meseleyi, aralarndaki ortak ve hkme esas tekil eden bir vasf sebebiyle hakknda nass bulunan bir meseleye balamaktr. Ahmed b. Hanbel'den rivayet edildiine gre kyastan mstani olunamaz. Sahbler kyasa bavurmulardr. hmed b. Hanbel, prensip olarak

kyas kabul ettii iin kendisinden sonraki Hanbe Hler de kyasa nem vermiler, Peygamber (S.A.V) ve sahbilerin hkmn beyan etmedii hdiselerle karlatklarnda kyastan olduka faydalanmlardr. Fakat yle anlalyor ki, bni Teymiyye ve talebesi bni Kayym elCevziyye gibi Hanbel yazarlar, tesbit edilen mcerret illete gre deil, mnasip vasflara[98] gre kyas yapyorlard. Mesel, Hanefler selem akdini kabul ederler. Bu akid, para pein ve mal veresiye olmak zere borcu (deyn'i) mal (ayn) karlnda satmaktr. Bu akid, aslmda kyasa uymamaktadr.nk, zerine akid terettp eden ey mevcut deildir. Mevcut olmayan eyin satlmas ise caiz olmaz. Fakat bni Teymiyye bu akdin kyasa uygun olduunu sylemektedir. nk, satlan maln bulunmasmdaki hikmet, burada da mevcuttur. O da, mal hakkndaki cehaletin ortadan kalkmasdr. Burada cehalet veya zr bulunmadna gre akid kyasa uygundur. Baka bir misl: Hanbeller bir ahsn baka, bir ahsa olan borcunun havalesini kabul ederler. Buna gre alacak (bor), baka bir ahsa havale edilir ve bu, o ahstan istenir. Bu, kyas Hanefilerin

grne aykrdr. nk bu, bir nevi bor karlnda borcu satmaktr ki, caiz deildir.[99] Hanbellere gre ise, bu, borcu demek demektir. Zira borcu havale eden kimse havale ettii ahs vstasiyle onu demi oluyor. Borcu demek ise gayet tabidir ki caizdir. te gryorUz ki, bylece birok mes'elelerde Hanbeller illetlere iltifat etmiyorlar; buna mukabil, mes'elelerdeki hkm ve mnasip vasflara nem veriyorlar.[100]

Maslh

Burada maslihderi maksat, naslihi mrseledir. O da, hakknda Kitab, Snnet ve cm'a dayanan msbet veya menf zel bir delil bulunmayan maslahatlardr. Tabiidir ki bunlarn, eriatn kabul ettii maslahatlardan olmas gerekir. Mlikler, eriatn genel ama) larna uygun dmek, herhangi bir gl kaldrmak ve bir nassa aykr olmamak artyla bu trl maslahatlar kabul ederler.

Hanbellerle dierleri, bu maslahatlar kyastan sayarlar. nk bunlar, Kur'an ve Snnet nass'larmm toplamndan elde edilen umum maslahatlardr. Geri bunlar, bizzat zel bir nass zerine kyas edilmemitir. Esasen, sahber bu maslahatlar kabul ettii iin Ahmed b. Hanbel de kabul etmitir. Ahmed b. Hanbel, siyaseti er'iyye'de maslahat esas alr. Siyaseti er'iyye,1 mam (halfe)'m insanlar slh maksadyla onlar yararl ilere tevik etmek ve zararl ilerden Uzaklatrmak iin takip etmi olduu yoldur. Ahmed b. Hanbel Allah ondan raz olsun bir nass mevcut olmasa dahi bu konuda bir ksm cezalarn tatbikini kabul etmitir. Onun bu kabil' fetvalarndan bzlar ihit lardir: Fesat ve ktlk karanlar, erlerinden emin olunabilecek bir memlekete srgn edilirler. Ramazanda gndz arap ienlerin cezalar artrlr. Sahbi'ye dil Uzatan cezalandrlr. Yni Ahmed b. Hanbel, sahbi'ye dil Uzatann cezalandrlmasn zaruri grr. Hkmdar, onu affedemez; mutlaka cezalandrr ve tevbeye davet eder. Eer o, tevbesinde durursa mesele yok, durmazsa tekrar cezalandrlr.[101]

Hanbeller, bu hususta Ahmed b. Hanbel'e uyarak ve eriatn kabul ettii maslahatlar nev'inden olan maslahatlara dayanarak birok konularda fetvalar vermilerdir. Mesel : Bir ev sahibini, eer evi msaitse, barmacak yeri olmaya'n bir kimseyi evinde iskn etmesi iin icbar etmek caizdir, diye fetva vermilerdir. Bu hususta bni Kayyim el Cevziyye yle der: Eer bir cemat herhangi bir ahsn evinde oturmak mecburiyetinde kalsa bundan baka bir yer veya bir han (otel) bulamasa, o ahsn mnazaasz bir ekilde evini bunlara vermesi gerekir. Fakat, karlnda bir cret alabilir mi? limler burada ayr ayr iki gr beyan etmektedir. Bu grler, aslnda Ahmed b. Hanbel'in talebelerine aittir. Bunlardan cret almasn caiz grenler, ev sahibinin ecri misilden fazla bir cret istemesinin haram olduunu sylemilerdir.[102] Ahmed b. Hanbel'in talebelerinin verdii fetvalardan dier bir misl: nsanlarn muhta olduu ifti vs. sanatkrlar, ecri misliyle almak zere icbar edilirler. Bu sanatkrlarn almaktan imtina etme haklar yoktur. Eer imtina ederlerse cezalandrlrlar.nk maslahat, ancak byle tamam olur. Yine onlara gre korunmas vacip olan maslahata dayanlarak

sanatkr yetitirilmesi farz kifyedir. nk insanlarn sanatkrlara ihtiyac vardr.[103] Ahmed b. Hanbel, maslahatlar kyasn blmlerine dhil olan bir esas olarak kabul etmi ve bylece kyasn mnsn geniletmitir. Diyebiliriz ki, O, maslahatlar umm olarak, slm fkhnda muteber olan ve belli bir nass'dan deil, topluca btn nass'lardan karlan maslahatlara kyas etmitir. Maslahatlar, kyasn blmlerine dhil olduu iin Ahmed b. Hanbel, bunlar hadslerden sonraya brakr. Hadisler, isterse kuvvetli olmasn, yalan olduu sabit olmadka kyastan nce gelir unku Ahmed b. Hanbel'in kaidesine gre, kyasla ancak zaruret annda Ktab, Snnet veya sahblere ait bir nass (hkm) bulunmad zaman amel edilir.[104]

stihsan

Haneflere gre istihsn; nass, icm' ve zarurete dayanan bir delil veya zahir kyam daha kuvvetli

bir kyas ile atmas sebebiyle bir mes'eleye benzeri bir mes'elenin hkmnden baka bir hkm vermektir. phesiz bu esas, Hanbeli usl i fkh'na da dhildir. nk istihsn ya nass, ya icm' gibi bir delile dayanmakta veya zaruretin hkmne uyularak kabul edilmektedir. Bunlarn hepsi Hanbel mezhebinde muteber olup mam Ahmed b. Hanbel'in bunlara muhalefet etmesi mmkn deildir. Mliklere gre istihsn, sabit bir kaideye dayanarak maslahatla hkmetmektir. Hanbellerin kabul ettii maslahatlar da Mliki mezhebine aykr deildir. nk bu, malsahatm hkmne' uymak demektir. Hanbeller, nass bulunmayan yerde Hulefi Ridn ve dier sahblerin fakhleri gibi selefi slih'e uyarak, maslahat esas olarak alrlar.[105]

Zeryi

Bu fikh esas Hanbeller, mamlar Ahmed'e uyarak kabul ederler. nk eriatn yaplmasn istedii bir ie vsta olan her ey matluptur.

Yasaklad bir ie vsta olan her ey de memnu'dur. Zeryi' te bu vstalardr. Bunlar vsta olduu eyin hkmn alr. Dolaysyla bunlar, emredilen bir eye vsta oluyorsa matlup, menedilen bir eye vsta oluyorsa yasaktr. Hanbel mezhebi, zeryi' ile amel etme bakmndan, mezheblerin en iddetlisidir. Bu konuda bni Kayym elCevziyye yle der: Maksatlara, ancak onlara gtren vsta ve yollarla ulaldna, gre, bu vsta ve yollar da onlara tbi olur ve onlarn hkmn alr. Dolaysyla, haram ve msiyete vsta olan eyler, sebep olduu ve gtrd gayelere gre mekruh veya haramdr. Allah bir eyi haram etmise, bu haramn ilenmemesi iin ona gtren birtakm yol ve vstalar da haram etmi demektir. Eer Allah harama gtren vstalar, (zeryi) mubah klsayd, haram edii (tahrimi) bozmu ve ruhlar ona tevik etmi olurdu. Allah'n hikmet ve ilmi buna mnidir. Mesel, tabibler bir hastaln nne gemek istediklerinde, hastay buna sebep olan eylerden menederler. Aksi takdirde iyiletirmek istedikleri hastay fenalatrm olurlar. O halde hikmet, maslahat ve keml derecelerinin en stnde olan bu eriat hakknda ne dnlr? Bir

kimse, bu eriatn kaynaklarn iyice incelerse, Allah ve Reslullh'm harama gtren yollar tkadn (sedd'zzeryi'), yni harama sebep olan eyleri yasakladn grr.[106] Bundan anlalyor ki Hanbel mezhebi, Ahmed b. Hanbel'e uyarak, zeryi'i hem emirler iin, hem de nehiyler iin bir esas olarak kabul etmitir. Dolaysyla, yaplmas istenilen hususlara vsta olan eyler matlup, yaplmamas istenilen hususlara vsta olan eyler de, seddu'zzeryi' olmak zere memnudur. Hanbel mezhebinde zeryi' iki trl ele alnmaktadr: 1 Fiillerin yaplmasna vsta oluu ynnden; ahs, bu fiilleri yapmakla haram m, yoksa mubah m ilemeyi kasdetmitir. nk Peygamber (S.A.V.) : Ameller niyetlere baldr. Herkesin amel niyetine gredir. buyurmutur. 2 Mcerret haller ynnden; isterse iyi niyete bal olsun. Mesel, bir kimse putlara svse, fakat bunu iyi niyetle yapt halde neticede bu, mriklerin Allah'n yce ztna svmesine sebep olsa, o kimse kt bir ey yapm olur.

Buna gre zeryi' ele almak, srf niyete dayanmaz. Belki bazan niyete dayanr, ou zaman da sebep olduu neticeye gre deerlendirilir. Hanbeller, bu iki hususu da gznne alrlar. Bu sebeple zarar ve ktle sebep olan eyler menedilir; isterse bu eyler aslnda mefsedet (zararl) olmasn. Bir kimse; bunlar yapmakla er kastederse ve bu fiili de kendisinin ktlk yapmasna sebep olursa gnah ilemi olur. Mesel, bir kimse uyuyan herhangi bir insana, ldrmek kasdyle ok atsa, fakat bu oku ona demese, orada bulunan ve bu uyuyan ahs sokmak isteyen ylana dese, o ahs Allah huzurunda gnahkrdr; isterse yapt iin neticesi iyilik olsun. Hanbeli mezhebinin zeryi'a gre vermi olduu fetvalar iin birka misl daha verelim: a) Pazara gelmeden nce mal almak ve onu, pazara tahakkm etmek iin elde tutmak menedilmitir. nk bu, ihtikra ve satcyi fahi fiyata sevkeder. Bu sebepledir ki, Ahmed b. Hanbel'e gre satcnn, malnn deerinin sattndan baka olgunu anlasn veya anlamasn, muhayyerlik hakk vardr. sterse o, sedd'z zeryi'a uyarak akdi fesheder.

b) Ahnaed b. Hanbel'in zeryi'a dayanarak verdii fetvalardan birine gre, bir kimse herhangi bir ahs yemek ve imekten menetse, sonunda da o alktan lse, diyet vermesi gerekir. nk o kimsenin yemek ve imekten menedii, bu ahsn lmne sebep olmutur. c) Ahmed t. Hanbel, insanlarn komusundan al veri yapmasn nlemek iin maln fiyatn indiren kimselerden bir ey satmalmay mekruh sayard. nk fiyat indirmekle O, kardeini zarara uratmak istemektedir. Byle bir adamdan al veri etmemek, bu zarar nlemektir. Peygamber (S.A.V.) 'den vrid oldiuna gre O, birbiriyle yar eden iki kiinin, yni fiyat indiriminde birbirini gemek isteyen kimselerin yemeinden nehyetmitir. d) Ahmed b. Hanbel, fitne zaman silh satnn haram olduunu sylemitir. nk bu, ktle bir yardmdr. Yol kesenlere silh satmak da byledir; zira bu da, crm ilemeleri iin onlara bir yardmdr. arap imal edenlere, arap yapt kuvvetle tahmin edilen kimselere zm satmak da haramdr. te bu trl alm satmlar sahih deildir. Keza, haram olan elenceler ve raks gibi

gnah eyler iin kullanmak isteyen kimselere binay icara vermek de haramdr.[107]

stishb

stishb'n mnas, sabit bir hkmn, onu deitiren bir delil bulununcaya kadar devam etmesidir. Hanbeller, bu esas da ok kullanmlardr. Onlarn istishba gre fetva vermi olduklar bz meseleler unlardr: a) Menedildiine dair bir delil bulununcaya kadar eyada asl olan ibahattr Cmbah olmaktr). Bunun iindir ki, akid ve artlarda asl olan ibahattr. Bunlar meneden bir nass bulununcaya kadar akid ve artlara bal kalmak vaciptir. b) Pis olduunu gsteren bir delil bulununcaya kadar suda aslolan temizliktir. c) Bir kimse karsn boasa, sonra bir talkla m, yoksa talkla m boadmda phe etse, onu

bir talkla boam olur.nk bir talkla boad muhakkaktr.[108]

Hanbel Mezhebinin Gelimesi Ve Yayl[109]

Mezhebin Rivayeti

Ahmed b. Hanbel, fkhn yazmamtr. Hatt O, fkhnn yazlmasn menetmitir. Halbuki mam afii, kendi fkhn daha nce bizzat yazmtr. Ahmed b. Hanbel'in bz fkh meseleleriyle ilgili birtakm yazlan mevcut ise de, bunlar, kendisi iin tutmu olduu notlardr. O, bunlar neretmedii gibi bakalarnn nakletmesine de msaade etmemitir. Yukarda da iaret ettiimiz gibi insanlar, teklif ifade eden hkmleri renmek iin bavumay unutmasnlar diye Kitab ve Snnet'ten baka hibir eyin tedvinini hogrmezdi. Hanbel fkhnn nakil ve rivayeti yle olmutur: 1 Hanbel fkh mam Ahmed b. Hanbel'in talebeleri vastasyla rivayet edilmitir. Bunlarn

banda Ahmed b. Hanbel'in olu Salih (l. 266 H.) gelir. Bu, hem babasndan hem de bakalarndan fkh tahsil etmitir. O, babasnn fkhn, yazd mektuplar vastasyla yaymtr. nk O, kendisine gelen mektuplara cevap verirken babasnn grlerine dayanyordu. Salih, ayn zamanda kadlk vazifesine tyin edildii iin babasnn fkhn, sadece gelecek nesillere nakletmekle kalmam, ayn zamanda onu fiil ve tatbik sahasna' koymutur. 2 Ahmed b. Hanbel'in dier olu Abdullah (l. 290 H.) da, elMsned'i ve babasnn fkhn gelecek nesillere nakletmitir. Geri Abdullah, hads rivyetiyle daha ok urayordu. 3 Ahmed b. Hanbel'in fkhn nakleden talebelerinden biri de Eb Bekr elEsrem[110] (l. 261 H.) dir. Bu, mam Ahmed'in yannda Uzun zaman kalm ve onun fkhn nakletmitir. 4 Talebelerinden Abdlmelik elMeymun[111] (l. 274 H.) de Ahmed b. Hanbel'in yannda yirmi iki seneye yakm bir zaman kalm ve hocasnn kendisini menetmesine ramen, aklad mes'eleleri

yazmtr. Ahmed b. Hanbel'in fkhn rivayet iinde onun byk bir mevkii vardr. 5 Eb Bekr elMervez[112] (l. 275 H), Ahmed b, Hanbel'in en sekin talebelerinden olup hocasnn birok meselelere ait grlerini nakletmitir. ElHalll da ondan nakletmi olup Efou Bekr elMervez'ye kar byk bir hayranlk duyard. 6 Ahmed b. Hanbel'in fkhn nakledenlerden biri de Harb[113] (l. 280 H.)'dir. Bu zat, Ahmed b. Hanbel'in yannda ksa bir mddet kald halde onun birok fkh grlerini rivayet etmitir. Ahmed b. Hanbel'in aklam olduu hkmleri aratran Harb'in rivayetleri arasnda onun u sz de bulunmaktadr: nsanlar ilme, ekmek ve su kadar muhtatrlar. 7 Ahmed b. Hanbel'in talebelerinden brahim b. shak elHarb (l. 285 H.) de hocasnn fkh ve hadsini nakletmitir. Bu zat, zhd ve takva bakmndan tamamen hocasna uymakta idi. Rivayet edildiine gre Halfe elMu'tazd kendisine onbin dirhem gndermi, O da kabul etmemitir. Halfe, bunu alp komularna datmasn istemi ise de, brahim elHarbi,

eliye u cevab vermitir: Emru'lM'minn'e syle, biz, toplamak iin megul olmadmz eyi datmakla da kendimizi megul etmeyiz. Yine EmrulM'minn'e syle, bizi braksn, yoksa civarndan gideriz. Bunlardan baka daha biroklar, Hanbel fkhn nakletmilerdir. Fakat buuydmz zatlarn stn bir yeri, vardr ve bunlarn ou, Uzun zaman Ahmed b. Hanbel'e arkadalk etmitir. mam Ahmed b. Hanbel'den ayrlmayan bu talebelerinden sonra, Eb Bekr elHalll (l. 311 H.) gelir. Bu zat, mam Ahmed b. Hanbel'in ilimlerini cem'etmek iin btn gayretini sarfetmi, bu maksatla seyahatlere km ve birok kitap telif etmitir. Onun, Eb Bekr elMervez ile Uzun zaman kal, Ahmed b. Hanbel'in fkhn rivayet etme arzusunu kuvvetlendirmitir. Dolaysyla Ahmed b. Hanbel'in fkhn rivayet eden herkesten nakillerde bulunmutur. Mesel; Ahmed b, Hanbel'in ocuklarndan, Harb'den, elMeymun' den ve bunlardan baka saylamyacak kadar ok kimselerden nakillerde bulunmutur, Bu yzden elHalll, talebelerinden sonra Ahmed b. Hanbel'in fkhnn nkili saylmtr. Eb Bekr el Halll'dan sonra Hanbel mezhebini nakleden

birok kimse gelmi ve bu mezheb insanlar arasnda yaylmtr.[114]

Mezheb'dek Kaviller

Hanbel mezhebinde birok kaviller (grler) vardr. Bunun sebepleri oktur: 1 Ahmed b. Hanbel, selefiyeci bir fakih idi. Tercih yapmaktan saknrd. Sahbler veya tabilerden iki trl kavil naklettii zaman, bunlardan birini Veya birkan terketmeyi gerektiren herhangi bir nass bulunmazsa her iki veya daha ok kavli de mezhebinde ayr ayr kabul ederdi. 2 Ahmed b. Hanbel, bz hallerde hkm verirken iki gr veya iki vecih arasnda tereddde der ve her ikisini de, herhangi bir tercihe tabi tutmakszn aklard. 3 Ahmed b. Hanbel'in bir ksm meselelere ait gr deiik ekilde rivayet edilmitir. Birinin doruluunu dierine tercih edecek bir ey

bulunmad mddete, her rivayet mezheb'de ayr bir kavil olarak kabul edilir. 4 mam Ahmed, herhangi bir durumda muayyen bir mesele hakknda fetva verirdi. Fakat, kendisine ayn mes'ele tekrar sorulduunda, meseleyi soran kimsenin nceki durumu ile sonraki durumu arasndaki deiiklie dikkat eder ve onun durumuna gre fetva verirdi. Halbuki bu fetvalar nakleden rv, ayn mes'ele zerinde Ahmed b. Hanbel'in iki gre sahip olduunu zanneder. Lkin hakkatta, durum deitii iin hkm (fetva) de deimitir. Ahmed b. Hanbel, fetva verirken, fetva soran kimsenin durumunu tetkik ederdi. Zira fetva soran kimse, belki alaca fetvay haram bir eye" vsta yapabilir. 5 mam Ahmed, maslahat veya kyasa dayanan re'ye gre ok az fetva verirdi. Bu durumda deiik grler ortaya karsa, herhangi bir tercih yapmakszn onlar olduu gibi brakrd.[115]

Mezhebin Gelimesi

Hanbeler, ictihad kapsnn kapanmadn sylerler. Bz mezheblerin mutaassb evreleri, itihad kapsnn kapal olduunu ileri srerken, Hanbeller, mctehid olmaya ehil olan veya kendisinde ictihad artlan bulunan herkes iin b kapy ak tutmulardr. Bunu kitabmzn ba tarafnda da syledik. Hatt Hanbeller, daha da ileri gitmiler ve her asrda bir mstakil (mutlak) mctehidin bulunmasn farz kifye saymlardr. nk, insanlarn karlat yeni olaylar da bunu zarur klmaktadr. T ki saptmasnlar, bu mctehid yeni olaylar hakknda onlara fetva versin, Kitab ve Snnet'e bavuracak yerde dnin bizzat esas imi gibi mezheblere balanp kalmasnlar ve mezhebleri Kitab ve Snnetin stne karmasnlar. Bu ve baka miller sebebiyle Hanbeli mezhebi olduka gelimitir. Bu mezhebin gelimesi u esasa dayanr: 1 Mezhebin usl (dayand deliller), 2 Fetvalar, 3 Tahric.

nce usl ele alalm:Hanbel mezhebinin dayand usln ok zengin olduunu gryorUz. Bunlar yukarda ksmen anlattk. Bu mezhebin gelimesini salayan en byk mil, mezhebce hads, snnet, sahb ve tabilerin fetvalarnn geni apta ele alnmas ve toplanm olmasdr. Daha sonra birok fetvalar, bunlarn zerine bina edilmitir. Zira bunlar, mctehidler iin bir kaynak tekil etmitir. Onlar, buna gre hkm karmlar, kyaslar yapmlar ve yollarn tyin etmilerdir. Sonra dier deliller de ok verimli olmutur. zellikle maslih ve zeryi', ictihad iin geni bir kap amtr. Bunun iindir ki Hanbel mezhebinin fr'u olduka zenginlemitir. stishb babnda da Hanbel mamlar geni apta ictihadlar yapmlardr. Bilhassa akidlerle ilgili konularda en ok istishabdan istifade edilmitir. Fetvalara gelince; Hanbeller' fetva verme (ift) artlarn ok arlatrmalardr. Buna gre fetva verecek kimsenin Kitab, Snnet ilimlerinde, sahbve tabilerin fetvalarna vukufda, mezhebin usl ve fr' ilminde ok kudretli olmas gerekir. Ayrca mftinin idrk edici bir akl ve halis bir niyet sahibi olmas, insanlarn hallerini yakinen

bilmesi gerekir l;c bu artlan kendisinde' toplayan kimse, doru ve insanlarn haline uygun, ayn zamanda uslden aynlmakszn fetva verebilir. Hanbeli mezhebi fakihlernden ounun mutlak mctehid olduu iddia edilmitir. bni Kayym e Cevziyye yle der: Hanbel fakhlerinden bir ksm Ahmed b. Hanbel'in derecesine ulaamamsa da, mutlak (mstakil) ictihad mertebesine kmtr. Bir ksm da, bu dereceye ykselememiir.Ad geen mellif, Hanbel faKnleri hakknda yine yle der : Bir kimse bunlarn hallerini, fetvalarn ve tercihlerini incelerse, syledikleri her konuda mamlarn taklit etmediklerini, onlara muhalefet bile ettiklerini grr. Bu durum inkr edilemiyecek kadar aktr. Geri onlar arasnda bu ekilde davrananlar az veya ok olabilir. Fetva ve fer'i meselelerle uraan bilginlerin ilmi kudreti nisbetinde mezheb gelimi ve isabetli tahricler yaplmtr. Tahric yapan mezheb bilginlerine ve bunlarn mezhebi gelitirmedeki hizmetlerine gelince; bunlar, mezhebi esasl bir ekilde tertip etmiler, fetva ve fer' meseleler zerindeki almalarn bir

dzene balamlardr. Onlara gre fetva ve kaviller ksma ayrlr : 1 Rivayetler: Bunlar, hmed b. Hanbel'e nisbet edilen eyler olup hkmleri aktr. Tahri yapan mezheb bilginleri, bu rivayetleri esas olarak almlar, kendi almalarn bunlarn zerine bina etmiler, birok fer' mes'eleleri ortaya koymular ve tahrilerde bulunmulardr. 2 Tenbihler: Bunlar, ak ifadelerle Ahmed b. Hanbel'e nisbet edilmeyen kaviller olup mamn grnn ne olduu, onun bir hkm gsteren herhangi bir hadsi sylemesi, bu hadsin Hasen olduunu aklamas veya bir ifade ile o hadisi kuvvetlendirmesi gibi herhangi bir ibarenin iaret ettii tenbih yoluyla anlalr. te bu tenbihler, mezhebde ayr ayr birer kavil (sz gr) olarak benimsenmi ve zerine yeni mes'eleler bina edilmi; bilginler de fkh istinbat kudretlerine ve sahb, tabi ve dierlerinden rivayet edilen fetvalar hakkndaki bilgilerine gre tahriclerde bulunmulardr. 3 Vecihler: Bunlar ne nass, ne tenbih, ne de iaret ile mama ait kavillerdir. Bunlar, mezhebde mctehid olanlarla tahri yapanlarn szleridir.

tfa rtbesine ulaan fakhlerin btn ictihadlar mezhebe nisbet edilir ve mezheb'de bir vecih saylr. manm bu konuda, ibare (ifade) veya iaretle bir gr vrid olmad halde, bazan bunlar ona nisbet edilir. En dorusu, bunlarn mezhebe ait kaviller olmas ve mama nisbet edilmemesidir. Bu bilginler, kyasla ilgili mes'elelerde mama muhalefeti caiz grmlerdir. Bylece nama nisbet edilmese dahi mezhebde dier bir ksm vecihler meydana gelmitir. Hanbel mezhebindeki tahric ehlinin bu mezhebe hizmet hususunda byk gayretleri olmutur. Belki bu gayretlerin en by, mezhebin fer'i ve dank mes'eleleri iin kll kaideleri ortaya koymu olmalardr. Onlar, muhtelif blmlerde damk bir ekilde yer alan mes'eleleri ve eitli bablarda belirtilen birbirine yakn hkmleri tesbit etmiler, sonra bunlar biraraya toplamlar, hkm ve illeti ayn olan mes'eleleri kll kaidelere balamlardr. Byle bir gurup tekil eden fkh konular, mes'eleleri biraraya toplayan kaidelerin domasn salamtr.

Bu kaideler, mezhebin umum hkmlerinin kavranlmasn kolaylatrm, fr'u renmek iin bir kap olmu, mezhebin mantk ve ynelileri hakknda ak rnekler vermitir. Bu kaidelerle ilgili eitli kitaplar telif edilmitir. Misl olarak Necmeddin etTf (l. 717 H.)'nin elKavid esBrsn, bni Receb[116] (Tin elKavid elKbrsm ve bnuh'lLahham diye bilmen Aluddn b. Muhammed b. Abbas (l. 803 H.)'in elKavidini zikredebiliriz.[117]

Mezhebin Yayl

Hanbeli mezhebi'nin fakhleri ok gl olduu halde bu mezheb; fakihlerin bu gleri, istinbat imknlar ve ehline geni ictihad hrriyeti tanmalar ile mtenasip bir ekilde yaylmamtr. Halktan bu mezhebe bal olanlar aznlkta kalmlardr. Hatta hibir slm lkesinde ounluu tekil edememilerdir. Fakat Saud[118] ailesi Hicaz blgesine hkim olduktan sonra Arabistan yarmadasnda Hanbeli mezhebi olduka kuvvetlenmitir.

Hanbel mezhebi'nin byle az yaylnn sebebi ne olabilir? Bu soruya cevap vermek iin mezheb'in yayln yavalatan u birka sebebi aklamak gerekir: 1 Hanbeli mezhebi ortaya kt zaman, kendisinden nce teekkl eden mezheb, slm lkelerindeki byk ehirlerde yaylm bulunuyordu. Mesel; Irak'da Hanef mezhebi, Msr'da afi ve Mliki mezhebi, Endls ve Marib'de yine Mliki mezhebi hkim durumda idi. 2 Kadlardan Hanbeli mezhebine mensup olanlar yoktu. Halbuki kadlar, bal olduklar mezhebi yayyorlard. Mesel, Eb Ysuf ve ondan sonra Muhammed b. elHasen, Irak mezhebini ve bilhassa Eb Hanfe'nin grlerini neretmilerdir. Marib'de Esed b. elFurt [119] Mlik mezhebini neretmitir. Ayrca Endls Emev Devleti de Mlik mezhebini neretmekte byk bir mil olmutur. Hanbeli mezhebi, son zamanlarda byle bir imkna, ancak Arabistan yarmadasnda kavumutur.

3 Hanbeller ok iddetli ve mutaassb idiler. Bakalaryla olan birok ihtilflarnda hccet ve delile deil, daha ok fiile bavuruyorlard. Kuvvetleri arttka Emri bi'1ma'ruf ve nehy nailmnker Cyilii emr, ktl yasak etme) adna insanlara bask yapyorlard. Bu konuda, bnu'lEsr'in elKmiMnde yazm olduu u satrlar okumak kfidir: 323 H. ylnda Hanbeliler ii bytmt. Kuvvetleri artmt. Evlere ve halka hcum ediyorlard. Bulduklar ikileri dkyorlar, arkclar dvyorlar ve alg letlerini kryorlard. Almsatm ilerine karyorlar,; erkeklerin kadn ve ocuklarla birlikte gitmesine mni oluyorlard. Gidenleri grdklerinde: yannzdaki kimdir? diye soruyorlard. Kim olduunu haber vermeyenleri dvyorlar, emniyet mdrne (Sahibu'urta'ya) gtryorlar ve bu fahiedir, diye onun aleyhinde ahitlik ediyorlard. Bylece Badad' birbirine katyorlard... Hanbellerin bu gibi davranlar yznden, insanlar bu mezhebden rkmlerdir. Dolaysyla Hanbel mezhebi, fazla bir mensup bulamamtr.

leri hikmet ve tedbiri ile yrten, Yce Allah'dr.[120]

[1] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/361. [2] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/363. [3] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/363 365. [4] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/365 366.

[5] bnu'lCevz, Menakbulmam Ahmed b. Hanbel, s. 185 (Bu eser, M. Emin elHanc tarafndan 1349 H. ylnda Msr'da baslmtr. eviren) [6] bn Kesr, Tarih c. X, s. 329. [7] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/366 367. [8] bnulCevz, Menakjbulmam Ahmed b. Hanbel, a. 190, 191. [9] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/367 368. [10] shak b. Rahveyh (161 238 H.) Mervli byk bir hads bilgini olup Buhar, Mslim, Tirtaim, Nesai ve dierleri ondan hads rivayet etmilerdir. Kendisi Nisabur'a yerlemi ve orada 238 H. ylnda vefat etmitir.eviren. [11] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/368 370.

[12] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/370. [13] Mescidi Hayf, Mekke'nin arkmdaki dalarda Arafat'a piden yolda Mzdetife ile Mekke arasnda bulunan Mina'dadr. Selhuddin Eyyub tarafndan ihya edilen bu mescid, Klemen Sultanlarndan Kaytbay'n emriyle yeniden in edilmi olup balen ma'mnrdar. eviren. [14] HilyetulEvliy, c. IX, s. 169. [15] Bak: Zehebi, Tercemetu Ahmed b. Hanbel. Bu faaltercemes, MektebetulMarf (Msr) tarafndan baslan Ahmed akir'in nerettii elMsned'n ba tarafnda yaymlanmtr. [16] Ad geen eser. [17] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/371 376. [18] phesiz bu bir mugalatadr. nk s; Allah'n kelimesidir demek, Allah onu, kendinden bir kelime (knol emri) ile yaratmtr demektir.

Nitekim Kur'n'm dier yetlerinde bu ve sa'nn bizzat kelime olmad aka belirtilmitir (Bak: Ali mran: 59; Nisa: 171, 172; Maide: 7275). [19] Ca'd b. Dirhem (l. 124 H.), Emevler devrinde Kur'n'm nulk olduunu syleyen ilk ahstr. Bu fikri ileri srd iin Kfe Valisi Hlid b. Abdllah elKasr tarafndan ldrlmtr. eviren. [20] Trihu'tTaber. [21] Bak: Muhammed Eb Zehra, elmam Ahmed b. Hanbel, Kahire 1947, s. 46. eviren. [22] elKavrr'nin ad Ubeydullah b. mer'dir. Seccde'nin ad da elHasen b. Hammd'dr. eviren. [23] Bu zat, Halfe Mu'tasm devrinde daha ok itibar grm ve bakad (kdilkudt) olmutur. eviren. [24] Zehra, elmam Ahmed b. Hanbel, Kahire 1947, s. 66.eviren.

[25] elBuvayt, zindanda prangaya vurulmu olarak lmtr (l. 231 H.) Bak: Muhammed Eb Zehra, ayn eser, ayn sahife. eviren. [26] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/377 382. [27] Mu'tezililere gre Kur'n'n kadm oldtranu ileri sren mslmanlar, bir nevi Allah'a irk komada hristiyanlann durumuna dmektedirler.eviren. [28] Buruc sresi, 16. [29] Hyetu'lEvliy, c IX, s. 198. [30] Yni Uz. Peygamber, insanlara Kur'an'n yaratlm olduunu bildirmemi ve onlar buna inanmalar iin davet etmemitir. Bu rivayete gm Ahmed b. Hanbel, bunu kendisine ikence edenlere de itiraf ettirmektedir. eviren. [31] Cehm, Cehm b. Safvn (81. 128 H.)'a nisbet edilen kmsedir. nk Kur'an'ra mahlk oldnunu ve Allah'n kelm sfatn ji bulunmadm syleyenler arasnda Cehm b. Safvn da vardr.

[32] Tevbe Sresi, 6. [33] A'rf Sresi, 54. [34] Bu rivayetin batarab yledir: Bir kii Uz. mer'e geldi. mer (R.A.), ona insanlarn durumnu sordu. O da: Y EmrlM'mmn, insanlardan bzs Kur'an' yle yle okudu, dedi. Bunun zerine ben (Abdullah b. Abbas) sze karp: Ben, bu gnlerinde onlarn Kur'an zerinde byle mnakaa etmelerini sevmiyorum, dedim. mer de beni susturdu. Bunun zerine ben zgn bir ekilde evime gittim. Biraz sonra birisi geldi ve bana: EmrlM'mine'e cevap ver, dedi. Bir de baktun ki, EmrulM'minn kapda beni bekliyor. Elimden tuttu, beni bir, kenara ekti ve holanmadn ey nedir? dedi. Ben de yle cevap verdim:... (Bak; Hlyetu'IEvliy', Kahire 1938, c. IX, s. 216, 217) eviren. [35] Kur'n zerinde mnakaa etmenin doru olmadn sylemeyieviren. [36] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/383 387.

[37] Tura, traz'n oulu olup kuma dokunan yere denir. Biz buna gnmzde (Msr'da) Anbar adn veriyorUz. Anlaldna gre Ahmed b. Hanbel'e bu miras olarak kalmtr. Kendisi bunu icara verir ve onunla geimini temin ederdi. [38] Zira Peygamber Efendimiz stteki (veren) d. alttaki (alan) elden hayrldr. buyurmutur.eviren. [39] Zeheb, Tereeinetu Ahmed b. Hanbel,Bu haltetrcemesi, merhum Ahmed kir'in nerettii elMsnedin ba tarafnda yaymlanmtr. [40] bnulCevz, Menakbullmam Ahmed b. Hanbel. [41] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/388 390. [42] Halfe Harm erReid'm oludur (l. 198 H.). eviren. [43] Ad geen elMenkb, s. 371.

[44] Ad geen elMenakib. [45] Ad geen elMenakb, s. 369. [46] Ayn elMenakib, s. 384. [47] Ayn elMenakb. [48] Teserr, bir cariyeyi odalk edinmek manasnadr. eviren. [49] Ahmed b. Hanbel, karsnn msaadesi zerine az bir mebl karlinda bir criye satn alm ve adn (Reyhne) koymutur. Pak: nbulCevz, Menkbulmam Ahmed b. Hanbel, s. 177. eviren. [50] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/391 395. [51] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/396. [52] Bu zat, brahim b. shak elHarb'dir (51. 385 H.) Ahmed b. Hanbel'den rivayetlerde

bulunmutur. Birok eserleri arasmda Garibul Hads adl eseri mehurdur. eviren. [53] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/396 397. [54] Kur'an Kerm'de, Uz. Yakub'un kaybolan olu Yusuf iin ettii sabr, sabr ceml diye vasflandrlr. eviren. [55] HyetulEvy', c. IX. s. 186. [56] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/397 398. [57] Ra'd, 28. [58] Ayn sure ve ayn ayet. [59] Mide, 87. [60] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/399 400.

[61] Hlyetu'IEvliy', c. IX, s. 181. [62] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/400 401. [63] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/401 402. [64] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/402. [65] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/403. [66] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/403 404. [67] bnulCevz Menkbu'1lmam Ahmed b. Hanbel, s. 165. eviren. [68] bnulCevz, Menakbulmam Ahmed b, Hanbel, s. 168.

[69] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/404 405. [70] Ad geen eser, s. 176. [71] Ad geen eser, s. 156. [72] Nisa, 164. [73] ra Sresi, 11. [74] bnu'lCevz, Menakbulmam Ahmed b. Hanbel [75] Kyamet gn Allah' grme meselesinde de Ahmed b. Hanbel, yet ve hadislerin zahirine gre hareket eder ve onlar te'vil etmezdi Ona gre, Peygamber'in Mi'rc'da Rabbini grdne ve m'minlerin de kyamet gn O'm greceklerine dair sahih hadsler vardr. Elbette ranlara inanmak gerekir. Bunlar zerinde) mnakaa etmek bid'attir. (Bak: bnulGevz, ad geen elMenakb, s. 172, 173.) eviren. [76] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/405.

[77] ur Sresi, 38. [78] Emirlerin bakanl altnda.eviren. [79] UmulCevri, ad geen elMenakb, s. 176. [80] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/407 709. [81] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/410 411. [82] Ahmed b. Hanbel'in bu eseri, otUz binden fazla hadis tfhtiv eder. O, bunlar ikiyzelli bin hads arasndan setiini ve bu eserinin hads konusunda mam olduunu syler. Bak: Ahmed Muhammed kir, elBisulHass erhu thtisari Ulmil Hads, Msr 1951, s. 210.elMsne, birinci defa alt cilt halinde 1313 ylnda Msr'da baslmtr, Ahmed kir tarafndan tahkik edilerek, ancak 15 cildi yeniden neredilebilmitir. eviren.

[83] Ahmed kir'in nerettii elMsned'in mukaddimesine baknz. [84] bni Eb Ya'i, TabakatulHanbile el Muhtasara, s. 133, am basks. [85] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/411 413, [86] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/413 414. [87] Bu zat, EbulFadl Abdurrahim b. eiHseyin b. Abdirrahman olup Zeynddin elrak diye bilinir (l. 806 H.). eviren. [88] bni Teymiyye, Minhcu'sSnne adl eserinde bu konu zerinde durur ve yle der: Ahmed b. Hanbel'in elMsned'ine, Ebu Bekr el Kati (l. 368 H.) birok mevzu hads ilve etmitir. Chiller de, bunlar elMsned'de Ahmed b. Hanbel'in rivayet ettiini sanmlardr. Bu, ok irkin bir yanltr. Bak: Muhammed Eb Zehra, elmam Ahmed b. Hanbel, Msr 1947, s. 166. eviren.

[89] Dier eserleri: Ahmed b. Hanbel, kitap telifini caiz grmediinden eserleri kendisinin lmnden sonra rivayet ve nakledilmek suretiyle meydana getirilmitir. Dolayisiyle onun el Msned'den baka birok eserler bilinmektedir : 1 Kitabu'sSnne, 2 Kitabu'zZhd, 3 Kitabu'sSalt (1223 H. yi lnda Kahire'de baslmtr), 4 KitabulVer veltmn, 5 Kitabu'r Reddi ala'ICehmiyye Ve'zZendika, 6 Kitbu'IEribe, 7 Kitabu'l Mesil, 8 Cz' fi UsIiSnne, 9 Fadilu'sSahbe, 10 er Redd al Men iddea'tTenakuda filKur'n, 11 etTefsr, 12 enNsii velMensh, 13 et Tarh, 14 Hadsu ulte, 15 elMukaddem veT Muahhar filKur'n, 16 VebtulKur'n, 17 Mcnsiku'1Keb ve'sSagr, 18 elCeirhu ve'tTa'dil, 19 Kitabullel ve Ma'rifetu'rRicl. (Bak: llmu'I Cevz elMenakib, s. 191; Brockelmann, GI. 181, SI 309.) Kitabul'lel ve Ma'rifet'rRicl adl eserin Ayasofya (stanbul) Ktphanesinde bulunan tek nshas, lahiyat Fakltesi Profesrlerinde) Dr. Talt Koyiit ve Dr. smail Cerraholu tarafndan iki cilt halind neredilmekte olup I. cildi Ankara'da

1963 ylnda lahiyat Fakltesi yi ymlan arasnda kmtr. Sayn Prof. M. Tayyib Mariclin hem Arapi hem de Trke bir nszn ihtiva eden bu eilt'de Talt Koyiit'in d Trke uzun bir mukaddimesi vardr. eviren . [90] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/414 415. [91] Bu fetva, Uz. Ali'ye aittir. Yani byle bir kadn hmile olmasayd drt ay on gn iddet bekliyecekti. Uz. Ali'ye gre kocasnn lmnden hemen sonra doum yapan kadmn ddetmi drt ay on sne tamamlar.eviren. [92] lam elMavakkn, c. I, . 22. [93] Ayn eser. [94] Bu zat, Eb Bekr elHalIl diye bilinir, Asl ad, Ahmed b. Muhammed b. Harun'dur (l. 311 H.). Ahmed b. Hanbel'in fkhm yayan ve gelecek " nesillere intikal ettiren Eb Bekr elHallTdr. Bu zat, Ahmed b. Hanbel'in fkh grlerini, mes'ele ve fetvalarm yirmi cildi aan Cmiu'I Kebir'inde toplamak suretiyle Hanbel fkhna en

byk hizmeti yapm ve bu mezhebin hakik nkili saylmtr. (Bak: bni Kayym elCevziyye, lm elMuvaklan, c. I, s. 23.) eviren, [95] Ayn eser, s. 26. [96] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/416 419. [97] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/419 421. [98] Haneflere gre kyasn esas, asl ile feri' arasnda mterek olan illettir, mnasip vasf deildir. Onlar, illetle mnasip vasf (hikmeti) birbirinden ayrrlar, onlara gre mnasip vasf, mazbut olmayan ve eriatn emir ve nehiylerindeki maslahattr. llet ise, mazbut olup hkm balonundan emir ve nehyin esasm teldl eder. Geri ou zaman illetle mnasip vasf birlikte bulunur. Fakat illet, hikmetten kuvvetlidir. bni Teymiyye ve bni Kayym elCevziyye gibi Hanbeler ise, kyasa esas olarak mnasip vasf, yani hkmdeki hikmeti kabul ederler. Bu da, eriatn genel amalarndan elde edilir, yani

maslahat celb, mazacrat defetme prensibine dayanr, (Bak : Muhammed Ebu Zehra, ellmam Ahmed b. Hanbel, Msr 194T, s. 276, 277.) eviren. [99] Yni Haneflerin kyas prensiplerine gre borcun havalesi caiz olmamak gerekir. Fakat Hanefler borcun havalesini, ilgililerin nzas varsa caiz grrler. nk bunun cevazna dellet eden bir hadsf erf vardr, (Bak: Mecma'u'lEnmir, stanbul 1310, c. II, s. 146.) Ayraca, havale, alm satm nev'inden deil, hakk demek nev'indend. Borlu borcunu brine havale ettii zaman kendisi bir nevi bortan 'kurtuluyor ve bor havaleyi kabul eden kimsenin zimmetine giriyor. (Bak: Muhammed Eb Zehra, ellmam Ahmed b. Hanbel, s. 279, Msr 1947.) eviren. [100] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/421 422. [101] lamulMuvakkm, c. IV, s. 313. [102] bn Kaym elCevziyye, etTurukul Hikmiyye, s. 239.

[103] Ayn eser, s. 227. [104] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/422 424. [105] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/424. [106] lamulMuvakkin, c. I, s. 119. [107] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/424 426. [108] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/426 427. [109] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/428. [110] Asl ad, Ahmed b. Muhammed b. Hni'dir. eviren. [111] Tam ad, Abdulmek b. AbdoDamid b. Mihran'dr. eviren.

[112] Asl ad, Ahmed b. Muhammed b. el Haccc'dr. eviren. [113] Tam ad, Harb b. smail elHanzali b Kirmn'dir. eviren. [114] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/428 429. [115] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/430. [116] Ad, Abdurrahman b. hmed'dr (l. 795 H.). eviren. [117] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/430 433. [118] Bu isim, Trkemizde Suud eklinde sylenmektedir. eviren. [119] Esed b. elFurt, bir ara Hanefi mezhebini benimsemi ve Marib'de bu mezhebi yaymaya almtr. eviren.

[120] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/433 434.

DVD EZZHR VE MEZHEB. 1 Zahir Mezhebi 1 Dvd EzZhtr (202270 H.) 1 Mezhebinin Yayl 4 Endls'de Zhr Mezhebi 5

DVD EZZHR VE MEZHEB[1]

Zahir Mezhebi

Bu blmde Zahir Mezhebini anlatacaz. Bu mezhebe' gre fkh kaynaklar sadece nass'lardir. eriatn hi bir hkm re'y ile aklanmaz. Bu mezhebe bal olanlar, btn eitleriyle re'y'i tanmazlar. Kyas, istihsan, maslihi mrsele ve zeryi'i delil olarak kabul etmezler. Sadece nass'lan delil sayarlar. Nasss bulunmad zaman istisbahn hkmn esas kabul ederler. stishabn hkm de : Yerde ne varsa hepsini sizin iin yaratan O'dur.[2] yeti kerimesiyle sabit olan ibahat asliyyedir. Bu mezheb mensuplar, kabul ettikleri birok hkmlerde dier fakihlere muhalefette bulunmulardr. Mesel; btn fakihlere gre lm deindeki hastasnn tasarruflar, vrislerin terekedeki hakkna taallk ettii iin, baz kaytlara tbidir. Szgelimi, maln vrislerinden birine hibe etmek gibi bir tasarrufla baz vrislerini kayrma endiesine kaplacandan onun bu hibesi vasiyet hkmn alr. nk malnn tamamn veya ounu vrislerinden birine hibe etmekle onun

teki vrislerinimirastan mahrum brakmak istemi olmasndan endie edilmektedir. Fakat zahirilere gre byle bir hastann tasarruflar, ayn salam insanlarn tasarruflar gibidir. Dlaysiyle byle bir hasta btn maln hibe etse hi bir kimsenin itiraz hakk yoktur. Zira lm deindeki hastann tasarruflarn kayt altna alan esas, seddu'zzeryi'a dayanan re'ydir. Halbuki zahirler re'y'in hi bir eidini tanmamaktadrlar. Zahirler re'y'i terkedip nass'lara sarlacaz derken son derecede tuhaf hkmler ileri srmlerdir. Mesel; insann idrar ile suyun pis olacana hkmetmilerdir. nk bu konuda hadisi erif vardr. te yandan domUzun idranyla suyun pis olmayacana hkmetmilerdir. Zira bu konuda bir nass yoktur. Onlara: hayvann idrar etine baldr, domUzun eti ise pistir, denilse, onlar; bu bir reydir, slmn hkmlerinde re'y'in bir yeri yoktur, derler.[3]

Dvd EzZhtr (202270 H.)

Asl ad Dvd b. Halef elsbahani'dir.[4] Hicrnc yzyln balarnda domu ve 270

ylnda lmtr. Fkf tahsilini afi'nin talebelerinden yapm ve onun yanndan ayrlmayan bir ok arkadayla grmtr. O, mam afii'ye son derecede hayranlk duyard. Hatt afi'nin faziletlerini anlatan bir de eser yazmtr. Dvd, afi'nin fkhn tahsil ederken hadisle de megul olmutur. ann birok muhaddislerinden hads dinlemi ve onlardan rivayetler yapmtr. Memleketi oldn Badad'ta oturan muhaddisleri dinledii gibi, Badad'ta bulunmayan muhaddislerden de hadis dinlemek iin seyahatler etmitir. Mesel; Nisabur'a gitmi, oradaki muhaddisleri dinlemitir. Rivayet ettii hadisleri kitaplarnda toplamtr. Davud'un kitaplar hadislerle doludur. Zahir fkhn ortaya att zaman rivayet etmi olduu hadslerden geni lde faydalanmtr. Lkin Dvd, tahsil etmi olduu afi fkhndan Zahir fkhna nasl gemitir? Buna yle cevap verilebilir: Davud'un nass'lar esas kabul edii, bunlara byk bir nem veren afi fkhnn tesirinde kal ve andaki hadis rivayetinin ok oluu, onu yalnz nass'lara yneltmitir. nk mam afi, eriat daima nass'lara dayanarak tefsir

ederdi. Dolaysyla eriatn kaynaklarm nass'lardan ve nass'lara hamledilen kyastan ibaret sayard. fiye gre itihad, ya bir nassa dayanmal, yahut da mevcut bir nass zerine hamledilmelidir. te Dvd ezZhir, bu dnceyi daraltarak afi'den Uzaklam ve eriat yalnz nass'lardan ibaret saymtr. Ona gre, eriatta re'y'in bir yeri bulunmad gibi, slm ilimler de ancak nass'larla olur. Dvd ezZhiri, kyas da iptal etmitir. Kendisine: kyas nasl iptal edersin? Halbuki afi k)yas' kabul etmektedir, denildiinde; afii'nin istihsan iptal etmek iin kulland delilleri aldm; bir de grdm ki bu deliller, kyas da iptal etmektedir demitir. eriatn zahirine uyulmasn ve sebepleri ratrlmakszn nass'larn zahirine gre hkm verilmesini ilk olarak Davud'un ileri srdnde limler ittifak etmilerdir. Bunun iindir ki Hatb Badad, Dvd ezZhiri'nin haltercemesini anlatrken yle der: Zahiri mezhebini ilk olarak benimseyen, hkmlerde kavli olarak kyas tanmad halde, delil adm vererek, fiilen kyasa bavurmak zorunda kalan O'dur.[5]

Badad'nin zikrettii delil. Zahirlere gre sarih nass'lara dayanan fkh istidlal esaslarmdandr, kyas eitlerinden deildir. Delilin birka nerme (kaziye) leri vardr. yle ki: ki ncl (mukaddimeyi) ihtiva eden bir nass zikredilir ve netice aklanmaz. Mesel; Her sarholuk veren ey arap (hamr) dr ve her arap haramdr. Buradan *Her sarholuk veren ey haramdr neticesi kmaktadr, Fakat bu neticeyi nass aka ifade etmemektedir. Bu bir kyas saylr m? Hayr; bu, lfzn delletidir veya mantklarn deyiiyle Kyas izmari (kiyas matvi drlgen kyas) dr. Zahirlerin, delil adn verdikleri istidlal usullerine dier bir misal olmak zere art fiilini tamim edilerini syleyebiliriz. Mesel; ... vazgeerlerse gemi olan (gnah) lan yarlganacaktr...[6] yetindeki art fiilini umumletirirler. Bu nass, kfirler hakknda vrid olmutur. Fakat lafzndan anlalan mn, isyan halinde bulunan ve bu isyana son verip tevbe eden herkesin Allah'n mafiretine dahil olduunu gsterir. Buradaki tamim, nass'm zahirinden ileri gelmektedir. Kyas yoluyla deildir...

Allah, Dvd b. Ali'ye zengin bir hadis ilmi vermitir. Onun kitaplar hadisle doludur. Zira yukarda sylediimiz gibi, onun fkh hadislere dayanmaktadr. Fakat zahiri mezhebini ortaya att ve : elimizdeki Kur'an Kerm mahluktur, dedii iin ondan ok az hads rivayet edilmitir. O adaki limler, Kur'an Kerim'in mahluk olduunu syleyenleri bid'atlkla itham ediyorlar ve bid'atdan hadis rivayetini caiz grmyorlard. Bununla beraber Dvd'dan az miktarda hadis rivayet edilmitir. Hatib Badad yle der: Dvd'dan olu Muhammed, Zekeriyy b. Yahya esSci, Yusuf b. Ykub b. Mihran edDavdi ve Abbas b. Ahmed elMzekkir hadis rivayet etmitir.[7] yle anlalyor ki Dvd'dan hadis rivayet edenler, onun mezhebine giren ve fkhn benimseyenlerdir. Fakat, umum olarak, fakih ve muhaddisler ondan hadis rivayet etmekten ekinmilerdir. Bilhassa Dvd, Kur'an, fkh istidlal ve baz fkh mes'eleleri hakkndaki grlerini iln ettikten sonra limler ondan nefret etmilerdir. Mesel; Davud'a gre cnp veya abdestsiz kimse Mushafa dokunabilir. te bu gibi grlere sahip olan Dvd'dan byk

muhaddisler nefret etmiler ve ondan hadis rivayet etmemilerdir. Dvd, Ahmed b. Hanbel'den hadis rivayet etmek istemi, fakat Ahmed b. Hanbe onunla grmekten kanmtr. ok zeki bir kimse olan Dvd, Ahmed, b. Hanbel'le grmek iin bir are aram, bu maksatla Badad'ta grlerini aklamaktan kanm ve onlar Nisabur'da iln etmitir. Bununla beraber Ahmed b. Hanbel, ona kendisiyle grme imkn vermemitir. Bunun zerine Dvd, Ahmed b. Hanbel'in olu Salih'e bavurmutur. Salih babasyla konumu ve msaade istemitir. Babasna; bir adam, size gelmek iin benden ricada bulundu, demi, babas da; ad nedir? diye sormu, o da; Dvd'dur, diye cevap vermitir. Ahmed b. Hanbel; O, sbahanl mdr? demi, Salih de, babasnn grmekten kanmamas iin onu tam olarak tantmak istememitir. Fakat Ahmed b. Hanbel, byle muhalif fikirli bir kimseyi kabul etmek hususunda ok titizlik gstermi, bu ahsn Dvd b. Ali b. Halef olduunu ' reninceye kadar durumu tetkik etmi ve oluna; Muhammed b. Yahya bana bu adamn; Kur'an mahluktur, diye iddia ettiini yazd. O, bana asla yaklamasn! demitir. Salih de; Kendisi, byle bir iddiada bulunduunu inkr

ediyor. diye cevap vermitir. Fakat mam Ahmed b. Hanbel, hakkatta onun durumunu gizlemekten ibaret olan bu inkrnn sebebini anlamtr. Zten, kendisine Muhammed b. Yahya da: Onu iyi ren ve izin verme demiti.[8] Ksaca Davud'un grlerine iaret ettik..Bunlar bni Hazm'den bahsederken genie aklyacaz. Dvd, Zahir fkhn byk bir kitap halinde yazmtr. Onun bu eseri, Snnet fkh ve Sahblerin rivayetleri hakknda en byk islm kaynaklarndan biri saylr. Ayn zamanda Dvd, zahiri usli fkhn da mstakil bir kitap halinde tedvin etmitir. adalarnn kendisinden nefret etmelerine ramen, Dvd ezZhiri'nin, ahsiyetini ycelten bir takm sfatlara sahip olduunu syleyebiliriz. O, gzel, ak ve kuvvetli bir anlata sahipti. Hazrcevapl, delil getirme bakmndan gl ve srati intikal sahibi idi. ada Ebu Zur'a, Dvd hakknda yle der: Eer o, ilim sahiplerinin yetindii eyle iktifa etseydi, sanrm ki bid't ehlini, sahip olduu beyan ve delilleriyle ezerdi. Fakat o, ileri gitti.[9] Dvd, hak bildii ey urunda cesaretle hareket ederdi. Onu sylemekten ekinmez ve kimsenin knamasndan korkmazd.

Ancak re'y'mi aklamas, ilim tahsiline mni olacaksa ilimin hatr iin susard; Ahmed b. Hanbel'le grmek iin yapt teebbs hikyesinde grdmz gibi. ada elMstl yle der: Dvd b. Ali elsbahnfnin, shak b. Rhuye'yi reddediini dinledim. Dvd'dan nce de sonra da hibir kimsenin shak' reddettiini grmedim. nk herkes, onun heybetinden buna cesaret edemezdi.[10] Dvd, byle cretli grlere sahip olmakla beraber, ayn zamanda ibadet ehli, zhd ve takva sahibi idi. Maiet bakmndan pek az bir eyle iktifa ederdi. Bununla birlikte ok muttaki olduu iin hediye de kabul etmezdi. Devlet adamlarndan birisi ona halini dzeltmesi iin bin dirhem gndermiti. Dvd, bunu uayla geri evirmi ve yle demitir: Seni gnderen kimseye syle: O, beni hangi gzle grm ve nasl bir ihtiya iinde olduunu duyup bunu seninle bana gndermi, merak ediyorum dorusu!

Dvd; zhd, takva ve ibadet ehli oluunun yannda byk bir tevazu' ve insanlara yardm etme duygusuna sahipti. O, ilmi ve ibadetiyle kendisini hi kimseden stn grmezdi. Baz

zhidler vardr ki, ibadet ve takvalarn, insanlara tahakkm etmek ve stnlk satmak iin bir vsta yaparlar. Hatt bunlarn bazsn o derecede gurur kaplamtr ki bu, onlarn btn ibadetlerinin faziletini yok etmitir. Bazan da kibir ve gurur, ibadet ve tevz kisvesine brnr. Dvd, bu trl insanlardan deildi. Bir ada onu yle anlatr.Dvd b. Ali'yi namaz klarken grdm, ben hi bir mslmann byle gzel tevz sahibi olduunu ve bu bakmdan Dvd'a benzediini grmedim.[11]

Mezhebinin Yayl

Dvd, istinbat hakkndaki mezhebini yaymaya kendisi balamtr. inde yaad ada rivayet ve snnetin hem ok hem de revata oluu, onu dncesinde destekliyordu. Mezhebi biraz yer tutunca, bir ksm onu desteklemise de muarzlar daha oktu. Dvd, mnazara meclisleri tertipleyerek kendi fikrini yaymaya, sadece Kitab ve Snnete uyulmasna almtr. O, icm' kabul eder ve grlerini ona dayandrrd. Bu konuda yle bir rivayet vardr: Hicri nc yzylda

Hanef mezhebi'nin stad olan Eb Said elBerza, Davud'un yanna gelmi ve ona, mm'lveled olan cariyelerin[12] satlp satlr yac a m sormu, Dvd da; satlmalar caizdir, nk biz, bu cariyelerin hmile olmadan nce satlabilecekleri zerinde icm' ettik, bu icm'dan ancak benzeri bir icm' olursa vazgeebiliriz, demitir. Buna el Berza u cevab vermitir: Biz de mm'lveled'in hmile kaldktan sonra satlmayaca zerinde icm' ettik, bu icm'dan ayrlmamamz gerekir. Bundan, ancak benzeri bir icma' olursa vazgeebiliriz.[13] Bu mezhebe kar gsterilen iddetli muhalefetin sebeplerinden biri de udur: Davud ezZhir, taklidi kesin olarak menetmitir.' Ona gre halktan' olanlar dahi kimseyi taklit yapamazlar, ictihad yapmalar gerekir. tihad yapamazlarsa bakalarna sorarlar. Fakat onlarn szlerini, Kitab, Snnet veya Icm'a dayanarak bir delil getirmezlerse kabul etmezler ve meseleyi sormak zere baka birisine giderler. Bu gr, ne derecede yerinde olursa olsun iyi netice vermez. nk Kitab ve Snnet'i doru drst anlamayanlar ictihad yapmaya tevik etmektedir. Nass'lann zahirlerine sarlan kimseler,

tpk nass'larm zahirlerine balanp kalan ve kfir olmayan hariclere benzerler. Biroklarnn kar koymasna ramen Zahir mezhebi yaylma imkn bulmutur. Fakat fakihlerin bazs, Zahirilerin muhalefeti ima' bozmaz, ekserisi de, Zahirilerin kyasn dndaki muhalefeti icma' bozar, demitir. Bu mezhebin yaylmasn salayan iki mil vardr: l Dvd ezZhir'nin telif ettii kitaplar tamamen snnet ve hadislerden ibaret idi. O, kitaplarnda kendi mezhebini isbat iin ileri srd delilleri de toplamtr. Ayrca bu kitaplarnda o, karlat fer' fkh mes'eleleri hakkndaki grlerini ileri srmekte, bu mes'elelerin hkmlerini nass'lara gre aklamakta ve ayn zamanda her mslman'n karlat olaylarla ilgili hkmler muvacehesinde ihtiya duyduu nass'Iarn muln belirtmektedir. Bu kitaplar, kendiliinden yok olup gitmesi kabil olmayan canl eserlerdir. Bunlar, mevcudiyetleriyle yazarnn mezhebini yaymakta olup lmez fikir mahsulleridir.

2 Davud'un talebeleri, hocalarnn kitaplarndaki grlerini yaymaya ve bu kitaplarn meydana getirdii ilm atmosferi geniletmeye almlardr. Onun mezhebini ve kitaplarn yayan en sekin talebesi, olu Eb Bekr Muhammedi'dir. Bu, babasnn miras brakm olduu zengin snnet ilmini korumu, yaym ve insanlar bunlara uymaya davet etmitir. Fkh gr ve mezheb erevesinde kalan ictihadlarm oald bir devirde Zahirlerin snnet'in mevkiini yceltileri, insanlar bu mezhebe doru ekiyordu. te bu iki mil sayesinde Zahiri mezhebi, Hicr ve drdnc yzyllarda yaylmtr. Hatt Ahsenu'tTaksm mellifi[14], arkta Hicr drdnc yzylda Zahir mezhebinin drdnc mezheb olduunu yazar. Bu mezheblerin ; Hanefi, afii ve Mliki mezhebleri, drdncs de Zahir mezhebi idi. Hemen hemen arkta Zahir mezhebi, drdnc Hicr yzylda snnet mam olarak kabul edilen Ahmed b. Hanbel'in mezhebinden daha ok yaylm ve mensup bulmutur. Fakat, Hicr beinci yzylda Kad Ebu Yal', Hanbel mezhebini kuvvetlendirmitir. Bu sayede Hanbel mezhebi Zahir mezhebini sindirmi ve onun yerini tutmutur.

Bu srada, Dou slm memleketlerinde byk bir otoriteye sahip olan Zahir mezhebine mensup bulunanlar arasnda byk bilginler yetimitir. Bu bilginler, fur' hakknda ileri srdkleri Kitab, Snnet ve Sahblerin icm'ma dayanan hkmlerle fkh dnceyi gelitirmilerdir.[15]

Endls'de Zhr Mezhebi

Zahir mezhebi, Dou slm memleketlerinde snd sralarda Endls'de gittike kuvvetleniyordu. phesiz bu, Endls'teki mensuplarnn okluu ile deil, kuvvetli tefekkre sahib bir limin ortaya k ile oluyordu. Allah, bu lime tasvir kabiliyeti olan bir kalem, kuvvetli ve keskin bir dil ihsan etmitir. te bu lim bni Hazm elEndelsi'dir. bni Hazm, Zahir mezhebinin, Kad Ebu Ya'l vastasyla Hanbel mezhebi tarafndan sktrld bir srada ortaya km. Zahir mezhebini iddetle savunarak yaymaya alm ve bu mezheb urunda gz krpmadan mcadele etmitir.Bu her iki fakih de ayn ada yayorlard. Bunlardan Ebu Ya'l 458, bni Hazm de 456 H. ylnda lmtr.

Fakat Zahir mezhebi, Dou slm lkelerinden Bat slm lkelerine nasl gelmi ve Endls'e hangi yolla girmitir? Marib ve Endls'de geni bir yaylma sabas bulunmamakla beraber, Zahiri mezhebinin tohumlar bu iki lkede filizleniyordu. Hatt Dvd ezZhir'nin hayatta olduu gnlerde bu mezhebin metodu buralara gelmiti. nk Hicri nc yzylda Kurtuba limlerinden sekin bir topluluk, Dou slm memleketlerine gelmi, buralarn ilim ve feyzinden istifade etmitir. Bunlardan bazs Ahmed b. Hanbel ve ada Dvd b. Ali b. Halef gibi ahsiyetlerle grmtr. Bunlar arasnda devlet katnda byk mevki' sahipleri de vard. te bu bilginler, arktan getirdikleri snnet ve rivayet ilmini Endls'de yaymlardr. Ayn zamanda bunlar arkn mezheplerini de birlikte gtrmlerdir. Dolaysyla Endls'de de Zahiri mezhebini yaymak isteyenler ortaya kmtr. Bunlarn banda Kad ve Endls Hatibi Munzir b. Said elBallti (l. 355 H.) gelir. Belki .de bu lkede Zahiri mezhebi Hanef, afii ve Hanbel mezheblerinden daha geni admlarla ilerliyordu. nk bu mezhebi yayan bilginler vard. Bunlar arasnda bni Hazm'in Zahir mezhebini rendii

bir bilgin vard ki ad, Mes'ud b. Sleyman b. Mflit Ebi'lHyar (l. 426 H.) dir. bni Hazm elEndls'nin istinatgah te bu hocas Mesud'dur. bni Hazm, onu daima hr fikirli ve hibir mezhebe bal olmayan bir stad olarak anard. Ad geen Mes'ud b. Sleyman, esasen hibir mezhebin taklidini doru grmezdi. Dvd ezZhir'nin metoduna sahipti. stidlal konusunda Zahirlerin yolundan giderdi. O, mtevz idi. lmi, nerede ve kimde bulursa bulsun, renmek isterdi. limin beikten mezara kadar ilim tahsil etmesi gerektiine inanrd. te bu zat, Endls ilerinde, dar bir ereve dahilinde de olsa, Zahir mezhebini yaymaya balamtr. . Davud'un fer' fkh mes'eleleri zerinde yazm olduu kitaplar, tamamen hadis ve snnetlerden ibaret idi. Kendisinden sonra yle dah bir fakih geldi ki o, bu mezhebi delillere dayanarak mdafaa etti ve adn ebedetirdi. Bu fakih, bazan Davud'a muhalefet, bazan da muvafakat etmitir. Fakat her iki halde de onun metodunu desteklemitir. Davud'un eserleri kaybolduktan sonra onun mezhebini yeniden canlandran bu ikinci mam, bni Hazm'dir.[16]

[1] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/435. [2] Bakara, 29. [3] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/437 438. [4] Zhiri mezhebini lk olarak ortaya att in ksaca Davud ezZahiri diye anlmaktadr. eviren. [5] Tarha Badad, c. VIII, s. 374. [6] Enfl Sresi, 38. [7] Tarihu Badad, c. VIII, s. 370.

[8] bni Subk, Tabaktu'fiyye, c. II, s. 43. [9] Tarhu Badad, c VIII, s. 373. [10] Ayn eser, s. 370. [11] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/439 442. [12] mm'lveled, efendisinden hmile olarak ocuk dourmu bulunan cariyeye denir. Bu trl cariyeler alnp satlmaz, efendilerinin lm ile hr saylrlar. eviren. [13] Bak. Merhum mam Zahid elKevser Mukaddimet'nNubez f UslilFkhi'zZhiri, Kahire 1940, s. 4. Emin elHanci tab. [14] emsuddin Ebu Abdllah Mnhammed b. Ahmed elMakdis. eviren. [15] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/443 444.

[16] slamda Fkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yaynevi: 2/445 446.

BN HAZM VE ZAHR MEZHEB. 1 bni Hazm (384 456 H.) 1 Doumu Ve Genl 2 Refahtan Skntya Doru. 3 lmn Yceliine Doru. 4 Geici Olarak Siyasete Girii 5 lim Mihrabna Dn. 6 Tekrar Siyasete Dns. 6 Yaay 6 Seyahatleri 7

Kitaplarnn Yakl 8 Leble'dek iftliine Dn. 10 ahsiyet Ve Karakteri 10 Sanat Ve Edeb Zevk 14 bni Hazmn lmi 14 lmi Metodu. 16 Akl Metodu. 16 Ruh Ve Ahlk ncelemeleri 17 Tavku'lHamme'si 19 Nakl limlere Ait Metodu Ve Grleri 21 Akdeye Ait Grleri 21 Vahdniyyetle lgili Grleri 21 Tebih fade Eden Lfzlarla lgl Grleri 22 Cebr Ve htiyar Hakkndaki Grleri 23

Siyas Grleri 23 Kebre leyenler Hakkndaki Grleri 24 bn Hazmin Fkh 25 Re'ye Dayanan tihad btl 25 bni Hazm'e Gre Seri Deliller. 27 1 Kitab. 27 2 Snnet 28 Rivayet Bakmndan Snnetn Ksmlar 29 3 cm1. 31 4 Dell 33 Nass'larn T'lli 33 stishb. 34 Sonu. 35

Zahiri Mezhebinin Yayl 36 bni Hazm'den Sonra Zahiri Mezhebi'nn Durumu. 37

BN HAZM VE ZAHR MEZHEB[1]

bni Hazm (384 456 H.)

Asl ad Ali b. Ahmed b. Sad b. Hazm b. Galib b. Salih b. Eb Sfyan b. Yezid olup knyesi Ebu Muhammed'dir. O, eserlerinde kendisinden bu knye ile bahseder. Ksaca bni Hazm denmekle mehurdur. Babas Ahmed[2] Endls Emev Devletinde mhim mevkii olan bir aileye mensuptur, bni Hazm, kendisinin tran asll bir aileye mensup olduunu, ran meneli olan dip dedesinin, Muaviye'nin kardei Yezid b. Ebi Sfyan'm azatls bulunduunu syler. Buna gre

o, vel' (azatl olma) ynnden Kureyli, milliyet ynnden de ranldr. bni Hazm, bu vel' sebebiyle Emevlere fazla ballk gsterir, onlar sevmeyenleri sevmez ve dostlarna kar dostluk gsterirdi. Bu, bni Hazm'in en bariz sfat olan vefakrlndan ileri geliyordu. bni Hazm, nesebine dil Uzatanlara asla hak vermez. Ebu Mervan b. Hayyan, bni Hazm'in soyca ranl oluunu inkr etmi ve tam olarak soyunun belli olmadn sylemitir. Ona gre bu ailenin durumunu ykselten bni Hazm'in babas Ahmed'dir. Fakat biz, bni Hazm'in kendi nesebi hakknda verdii bilgiyi yalan sayamayz. nk o, kendi soyunu herkesten daha iyi bilir. Ailesi, Emev hanedanna hizmete devam etmi, Emevler Endls'e geip bir devlet kurduklar zaman bu aile de onlarla birlikte buraya gelmitir. bni Hazm'in dip dedesi, Yezid b. Eb Sfyan ile velakdettiine gre, onun ailesi ok eski tarihlerde slm Dinini kabul etmitir. bni Hazm'in Hristiyan bir aileye mensup olduuna ve ailesinin yalan bir tarihte mslmanli kabul ettiine ve Leble'nin Arap olmayan unsurlarndan olduuna dair bni Hayyan'n ileri srd iddia nemsizdir.[3]

Doumu Ve Genl

Aratrc, hibir ilim adamnn kendi doum tarihini kesin olarak belirttiini gremez. Fakat bni Hazm, kendisinin doum tarihini yalnz gn, ay ve yl ile deil, tam saati saatna tesbit etmitir. bni Hazm kendisi, Kad id'e[4] 384 H. yl Ramazan aynn son gn, afak sktkten sonra ve gne domadan nce dnyaya geldiini yazmtr. Bu, mensup olduu ailenin ocuklarmn doumuna ok nem verdiini gsterir. Elbette bu da fikr bir terakkinin eseridir. bni Hazm, o ada hem Avrupa'nn ilim merkezi olan, hem de barnda ilim, marifet, mran ve medeniyyet hazinelerini tayan ve islm'n medeniyyet merkezlerinden biri bulunon Kurtuba'nn dou kesiminde dnyaya gelmitir. bni Hazm, devlet katnda byk mevkii olan zengin bir aile muhitinde bymtr. Fakat o, mevki' ve mal peinde komamak ve ilim tahsil etmekle ykselmitir, ilmi, bizzat ilim olduu iin

tahsil etmitir. Rivayet edildiine gre bni Hazm elMuvatta' erheden elBc[5] ile bir mnazarada bulunmutur. Nefhu'tTib'de bu mnazara yle anlatlr: elBc; Benim ilim tahsilindeki himmetim senden daha byktr. nk sen, ilmi altndan yaplm lmba nda ve her trl imknlar ierisinde tahsil ettin. Ben ise onu, ardaki kandilin altnda tahsil ettim. dedi. bni Hazm de; Bu sz senin lehine deil aleyhinedir. nk sen ilmi, halini benim halime evirmek iin tahsil etmisin. Ben ise onu, bildiin ve sylediin artlar ierisinde tahsil ettim. Onunla sadece dnya ve ahrette ilm bir ycelie erimek istedim dedi.[6]

bni Hazm, te byle yksek ve zengin bir ailede doup bymtr. O, nce Kur'an Kerni'i hfzetmitir. Kendisi, Kur'an' evlerinde

hfzettiini ve O'nu kendisine kadn yaknlaryla cariyelerin hfzettirdiini syler.[7] Bu kadnlar, bni Hazine okuyup yazmay ve gzel yaz (Hat) sanatn rettikleri gibi, onun yalnz eitim ve retimiyle ura mamlar, ayn zamand onu ucukluk ve genlik ann iddetli fitnelerinden korumak in ok titizlik gstermilerdir. Kendisi bu hususta yle der: Ben, ocukluk atei ile genlik.irretinin alevlendii,, delikanllk ann insan" aldatt srada kadn ve erkek gzclerin yannda kapal idim. Nefsine hkim olup aklm yetince Ebu'l Hasan b. Ali elFasi'nin yanncia kaldm. Bu zat, dnyaya kar zhd sahibi olma ve ahiret iin alma, takva ve salam bir ibadet bakmndan kendisinden ncekilerden lim, mil ve akll idi. Onun zrl olduunu zannederdim. nk o, hi evlenmemiti. lim, amel, dindarlk ve takva bakmndan onun bir benzerini grmedim. Allah, ben ondan ok faydalandrd. Ben, ktln ne demek oldunu, gnah ilemenin fenaln ondan rendim. Ebu'lHasan Allah, ona rahmet eylesin hak yolunda [8]lmtr.[9] Refahtan Skntya Doru

bni Hazm, criye ve kadnlarn eitimi, erkek ve limlerin retimi ile yetimitir. ncekiler onun duygularn kontrol etmiler, ona Kur'an, hadis ve ince zevki retmilerdir, Sonrakiler de fikri, kalbi ve ruhu ile onu hiret ilerine sevketmierdir.

bni Hazm'in hayat mesut bir hayat idi, etin deildi. Yani o, huzurlu ve refahl bir hayata sahipti. bni Hazm'in bu hayat byle devam etseydi, belki o,gsz ve nemsiz bir ahsiyet olurdu. nk refahl bir hayat, ahlk ynden geveklik meydana getirir ve kiileri arklatrr. Allah Tel, bni Hazm'in muhaliflerini iddetli mdafaas ile kayaya arplm yzler gibi akna eviren bir ahsiyet ve karakter olarak ortaya kmasn takdir etmitir. Allah, onu saadetve refah ile imtihan ettii gibi madd sknt ile de imtihan etmitir, bni Hazm, onbe yanda iken ailesinde byk bir sknt belirmi ve iinde bulunduu refah, sefalete evrilmitir. Bundan sonradr ki ailesi ztrap kadehini tatmtr. nk, babas Endls Emev hanedan vezirlerinden idi. Hiam elMeyyed (l. 403 H.) tahta getii

zaman ocuktu.[10] Birok iddetli karklklar kmt. Bu srada Endls Emev Halifesi, mnsz bir isimden ibaret olmutu. Bundan sonra Emev hanedan mensuplar arasnda iddetli taht kavgalar bagstermitir. Bu konuda sz bni Hazm'e brakalm. O, ailesinin maruz kald durumu byk bir tasvir gcne sahip olan kalemiyle anlatrken yle der: Emiru'lM'minn Hiam elMeyyed tahta ktktan sonra birok felketlere uradk. Onun devlet erknnn tecavzlerine maruz kaldk. Zindana atlma, srgn edilme ve ar para cezasna arptrlma gibi eylerle imtihan edildik. Fitne, alabildiine iddetlenip her taraf sard. Bu fitne, btn insanlar ve zellikle bizi, vezir olan babam lnceye kadar brakmad. Biz bu haller ierisinde iken, Hicr 402 yl Zilka'de aynn bitmesine iki gn kala Cumartesi gn ikindiden sonra babam vefat etti. Sknt ve felketler, bni Hazm'in yumuak ruhunu olgunlatrm ve onu gl bir irade sahibi klmtr. Bu srada bni Hazm ailesinin yeni evleri yama edihni ve onlar da eski evlerine gitmek zorunda kalmlardr. Daha sonra mihnet ve felketler, kendilerini Endls'n merkezi olan

Kurtuba'dan Meriye'ye gitmeye mecbur etmitir.[11]

lmn Yceliine Doru

bni Hazm'in genliinin baharnda ailesinin basma gelen felket, bu aileyi izzet ve ikbalden uzaklatrp srgn ve mallarnn talan edilmesine maruz brakmtr. Fakat onu, zenginlikten fakirlie drmemitir. nk, byk bir ksm gitmi ise de, ellerinde kalan mal yine de az deildi. Fakat, vezir olu bn Hazm, kendisi de vezir olarak yetimek istiyordu. nk o devirde veraset kanunu, kan ve ekil verasetine inhisar etmiyor, makam ve i verasetini de iine alyordu. Bu felketler, bni Hazm'i yalnz ilme yneltmitir. O, yalnz ilimle ycelik duyard. Geri hayatna bir ara siyaset de karmtr. Fakat bu, geici ve Emevlere kar gsterdii vefakrln bir neticesi olmutur. bni Hazm ilme ynelmitir. Ailesi de onun iin ilim yolunu kolaylatrmtr. O, kk iken ilmi

tatmt. Byd zaman da ruhunda ilmin zevkini duyuyordu. Bu yzden o, kendisini lme vermitir. bni Hazm, nce Kur'an ilmine, sonra hadis rivayetine ve din ilmine ynelmi, btn bu ilimlerde en yksek mertebeye ulamtr. Daha sonra da fkha ynelmitir. Fakat genliinde kendisini tamamen fkha vermemitir. Ancak o ada dil, hadis, Kur'an, hikmet ve felsefe gibi ilimlerde mehur olan kimselerin kltrne yetecek kadar fkh renmitir. O, nce fkh, mam Mlik'in mezhebine gre renmitir. nk Endls ve Kuzey Afrikallarn mezhebi bu idi. Zeheb'nin Tezkiratu'lHuffazmda bir adandan yle rivayet edilir: Biz Belensiye (Valansiye)'de Mlik mezhebine gre okuyorduk. Bir gn Ebu Muhammed b. Hazm bizi dinledi ve hayret etti. Sonra hazr bulunanlara fkha dair eyler sordu. Kendisine verilen cevaplara itiraz etti. Hazr bulunanlardan birisi ona; Bu, senin uradan buradan topladn eylerden deildir dedi. Bunun zerine Ibni Hazm, kalkt gitti. Evine varp ieri kapand ve hi dar kmad. Biray getikten sonra biz oraya gittik. bni Hazm en gzel bir

ekilde mnazara yapt ve: ben hakka tbi oluyorum, ictihad yapyorum, hi bir mezhebe bal kalmyorum, dedi. bni Hazm nce Maliki mezhebine ynelmi ve okuduu hadis kitaplar arasnda elMuvatta' da okumutur. Fakat Mlik mezhebini incelerken hr olarak hareket etmeye alm, dier fkh mezheblerden e baz grleri almay tercih etmi ve herhangi bir mezhebe bal kalmamtr. phesizdir ki bu srada o, mam afi'nin htilafu Mlik adl kitabn okumu, bylece onun mam Mlik'in usl ve fur'a dair birtakm grlerini nasl tenkit ettiini grmtr. Bu sebepledir ki, Mlik mezhebinden afi mezhebine gemitir. afi mezhebini incelerken Irakllardan Abdurrahman b. Ebi Leyl, bni brume, Osman elBett, kyas fakihlerinin ba Ebu Hanife ve onun talebeleri Ebu Ysuf, Muhammed b. elHasen, Zufer b. elHzeyl ve dierlerinin mezhebleri hakknda bilgi sahibi olmutur. Bu mezhebler arasnda afi mezhebi bni Hazm'in houna gitmitir. Belki de onun en ok houna giden, afi'nin nass'lara smsk bal kal, fkh

nass'dan veya nassa hamletmekten ibaret say, istihsan ve maslihi mrseleye gre fetva verenlere iddetli bir ekilde hcum edii olmutur. nk afinin stlahnda istihsan, meslih'i de iine almaktadr. phesiz bni Hazm, afi'nin Ibtlu'lstihsan adl kitabn da okumutur.[12] Fakat bni Hazm, afi mezhebinde ksa bir zaman kalm, Davd ezZahirl gibi o da bu mezhebi brakmtr. Daha sonra tpk Dvd ezZhir gibi, afi'nin istihsan iptal etmek iin kulland delillerin, kyas ve btn re'y ekillerini iptal etmeye elverili olduunu kabul etmitir. stelik Endls'te birbirini takibeden bir ksm alimler, Zahir mezhebi iin bir zemin hazrlyordu. Bilhassa bni Hazm'in hocas Mes'ul b. Sleyman, bu konuda nemli bir adm atmtr. Bu zhd ve takva sahibi ilim adam, btn mezheblerin nass'lara uygun den grlerini seiyor, nass'lara dayanarak hkm karmak iin ictihad yapyor ve nass'lardan bakasna itimat etmiyordu.[13]

Geici Olarak Siyasete Girii

Emev hanedan mensuplar arasndaki ekimeler srp gidiyordu. Babas gibi bni Hazm de, bu hanedana bal idi. Bu ekimeler devam ederken bni Hazm, genliinde babasnn kendisine tavsiye etmi olduu yolu benimsedi. Bu da, herhangi bir taraf dier bir taraf aleyhine desteklemekten uzak kalmak ve tam olarak kendisini ilme vermekti. ekimeler, Hammd oullarnn taht ele geirmesiyle sonuland. Bu Hammd oullar alevi idiler, Emevlerle aralarndaki mcadelede ok eski idi. Byle bir netice, Emev hanedanna bal olan bni Hazm'i ok zmtr. te yandan bni Hazm'in hem ahs, hem de ailesi iin bask artmt. nk bni Hazm, Emevilere ball ile mehurdu. Bu kez bni Haz