You are on page 1of 66

Panait strati _ Arkada UYARI: www.kitapsevenler.com Kitap sevenlerin yeni buluma noktasndan herkese merhabalar...

Cehaletin yenildii, sevginin, iyiliin ve bilginin paylald yer olarak grdmz sitemizdeki tm e-kitaplar, 5846 sayl kanun'un ilgili maddesine istinaden, engellilerin faydalanabilmeleri amacyla ekran okuyucu, ses sentezleyici program, konuan "Braille Not Speak", kabartma ekran ve benzeri yardmc aralara, uyumlu olacak ekilde, "TXT", "DOC" ve "HTML" gibi formatlarda, tarayc ve OCR (optik karakter tanma) yazlm kullanlarak, sadece grme engelliler iin, hazrlanmaktadr. Tmyle cretsiz olan sitemizdeki e-kitaplar, "engelli-engelsiz elele" dncesiyle, hibir ticari ama gzetilmeksizin, tamamen gnlllk esasna dayal olarak, engelli-engelsiz yardmsever arkadalarmzn youn emei sayesinde, grme engelli kitap sevenlerin istifadesine sunulmaktadr. Bu e-kitaplar hibir ekilde ticari amala veya kanuna aykr olarak kullanlamaz, kullandrlamaz. Aksi kullanmdan doabilecek tm yasal sorumluluklar kullanana aittir. Sitemizin amac asla eser sahiplerine zarar vermek deildir. www.kitapsevenler.com web sitesinin amac grme engellilerin kitap okuma hak ve zgrln yceltmek ve kitap okuma alkanln pekitirmektir. Ben de bir grme engelli olarak kitap okumay seviyorum. Sevginin olduu gibi, bilginin de paylaldka pekieceine inanyorum. Tm kitap dostlarna, grme engellilerin kitap okuyabilmeleri iin gsterdikleri abalardan ve yaptklar katklardan tr teekkr ediyorum. Bilgi paylamakla oalr. Yaar MUTLU LGL KANUN: 5846 sayl kanun'un "Altnc Blm-eitli Hkmler" blmnde yeralan "EK MADDE 11" : "ders kitaplar dahil, alenilemi veya yaymlanm yazl ilim ve edebiyat eserlerinin engelliler iin retilmi bir nshas yoksa hibir ticar ama gdlmeksizin bir engellinin kullanm iin kendisi veya nc bir kii tek nsha olarak ya da engellilere ynelik hizmet veren eitim kurumu, vakf veya dernek gibi kurulular tarafndan ihtiya kadar kaset, CD, braill alfabesi ve benzeri formatlarda oaltlmas veya dn verilmesi bu Kanunda ngrlen izinler alnmadan gerekletirilebilir."Bu nshalar hibir ekilde satlamaz, ticarete konu edilemez ve amac dnda kullanlamaz ve kullandrlamaz. Ayrca bu nshalar zerinde hak sahipleri ile ilgili bilgilerin bulundurulmas ve oaltm amacnn belirtilmesi zorunludur." Bu e-kitap grme engelliler iin dzenlenmitir. Kitap taramak gerekten incelik ve beceri isteyen, zahmet verici bir itir. Ne mutlu ki, bir grme engellinin, dzgn taranm ve hazrlanm bir e-kitab okuyabilmesinden duyduu sevinci paylaabilmek tm zahmete deer. Sizler de bu mutluluu paylaabilmek iin bir kitabnz tarayp, kitapsevenler@gmail.com adresine gndermeyi ve bu isimsiz kahramanlara katlmay dnebilirsiniz. Bu kitaplar, size gelene kadar verilen emee ve kanunlara sayg gstererek, ltfen bu aklamalar silmeyiniz. Siz de bir grme engelliye, okuyabilecei formatlarda, bir kitap armaan ediniz... Teekkrler. Ne Mutlu Bilgi iin, Bilgece yaayanlara. www.kitapsevenler.com www.yasarmutlu.com

yasarmutlu@yasarmutlu.com yasarmutlu@kitapsevenler.com kitapsevenler@gmail.com

Tarayann Notu Bu ekitap "Grme Engelli" dostlar iin taranm ve ilk defa www.kitapsevenler.com da yaynlanmtr. Bu sitenin sahibi grme engelli dost Yaar Mutlu'nun gayret ve azmini grnce iki gzmden utanp yardm edebileceimi dndm. Bir katre k olabildiysem ne mutlu. Herkesi bu mutlulua davet ediyorum. Bu dostlara yardmc olun. Polaris ----{ kutupyldz kitapl }---27

ARKADA Panait strati

M H A L Sabahn saat dokuzuydu. Mahallerin ihtiyar postacs sopas ile sokak kapsn vurarak seslendi: Adrian Zografi! Adrian: Durun, Gavrila baba! diye bard, daha giyinmedim. Postac: Vay, bizim gebe ku gene yuvaya dnm, diye dnd. Avluya girdi, Adrian'n iek sakslar ile (sardunya, karanfil, fesleen) dolu odasnn tl perdesini sopann ucu ile teklifsizce kaldrd. Delikanlnn, evde bulunmad zamanlar, elinden mektubu alrken bir kadeh tzuyka iersin diye avucuna iki santim sktrmay asla ihmal etmediini bilirdi; hele btn mahallenin ayplad o kalardan birinden dnse bahi ahane olurdu. Bu sefer de yle oldu: pencereden ban gstermeden Adrian elini uzatt, mektubu ald ve elli santim uzatt - (tarihe karm bir devrin altn santimleri) - nk postaclar herkesten ok severdi : saadet ve

felketlerimizin srlarn kendisine emanet ettiimiz ve devletin dilencilie mahkm ettii demokrasi paryalar. Onlar byle tarif ederdi. Gavrila baba, bahie sevinmekle beraber biraz aalamad deil: Adrian ilk defa olarak elini skmam, ona vaktini nerede ve nasl geirdiini ksaca anlatmamt, halbuki bu samimiyet en az bahi kadar houna giderdi. Tam o srada, Prispo'da bahar gnei altnda melmeye kan ocuun annesine alak sesle sordu: Bana bir ksknl m var dersin? Sana deil, bana kst, dedi annesi. Dn akam eve dneliberi ekiip duruyoruz. Ah! bu hayrsz ocuklar! insan ta doursa daha iyi. Gavrila baba, oluna iittirmeden Zoitza anaya: yle, yle... haklsn... ocuk mu dedin... illallah... mnasna gelen ve kadncazn alkayla takip ettii uzun ve kark iaretlerde bulundu. te o aralk Adrian grnd : biraz zayfa, on sekiz yanda, esmer bir delikanlyd, gr salar, kaln kara kalarnn altnda kzlmtrak gzleri uzun ve solgun bir yz, etli bir az, yeni terlemi kk bir by vard. Srtnda kurun bir ceket, zefir gmlek, ayanda izgili pantalon ve iskarpinler grlyordu. Bir elinde kahve, tekinde sigara. Postacnn elini skmak iin sigarasn dudann ucuna sktrd: Merhaba, Gavrila baba! Ho geldin, Adrian! breh, breh! yaman delikanl olmusun yahu! seni gren bey evld sanr. Bunlara kimbilir ne kadar para harcadn... Byle masraflardan can yanm olan annesi sorma! dercesine postacya bir gz etti ve: Bari nasihatlerimi dinlese... dedi. Nerede? Bildiinden hi amaz; yetmezmi gibi bir de surat asar. Adrian, annesini boynundan tutup pt: Surat asmyorum, anne, dedi : kendimi koruyorum... Sonra postacya dnd: Dn bak, Gavrila baba : annem imdiden beni evlendirmeye kalkyor! akl kr m bu? Zoitza ana kzd: kide bir evden kap dilenci klnda geri dnmek mi akl krym?.. Niye sormuyorsun Gavrila babaya? htiyar adam rsle eki arasna parman uzatmann doru olmyacan dnd, omuz silkerek uzaklat. * Bu, ana ile oul arasnda, kapanmak bilmiyen bir yara gibi eskidenberi srp gelen bir anlamazlkt. Adrian, btn fakir analarn oullarndan beklediklerinin tersine olarak, hayatta kendisine iyi bir mevki temin etmek istiyen her gencin tuttuu yolda gitmeye yanamyordu. Hi de kabiliyetsiz olmad, alkan, hatt akgz olduu halde, gene de annesini ileden karacak kadar hercai idi. Bu hercailii yznden mahalleli onu alaya alrd, nk bu mahalle bizim olandan hayrl olmamakla beraber bakalarn ekitirmekten pek holanrd. Adrian da buna meydan vermez deildi hani. On iki yanda uakla girdii gnden imdi karmzda grdmz na kadar, alt yl iinde girip kt ilerin saysn bir Allah bilirdi. stelik annesinden ve hele mahalleden izin almadan - sk sk ehirden ayrlr, aylarca ortalarda gzkmez, sonra gnn birinde dilenci klnda eve dnd renilirdi. O zaman azlar alp gzler yumulurdu: Ne olacak, zirzopun biri! Anasnn kaak peydahlad nasl da belli... Bu olan adam olmaz, grrsnz... Zoitza da bunu haketmedi deil! Cezasdr eksin... Adrian hi de zrzp deildi. Annesi de onu, birlemesini kilisede takdis ettirmi olmasa da, pekl her kadn gibi, Allahn emriyle peydahlamt. Gelecei hakkndaki kt yorumlara, annesinin hakettii sylenen cezaya gelince, Tanrnn takdirini beklemeden mahalle kendi kanaatini belirterek, biare dulu kan alatyordu, nk herkesin azndan duya duya artk o da olunun zirzopluuna inanmt.

Buna inanmt ama bakalarnn nnde yanma yaklatrmazd. Olu mu? Hadi canm, derdi, ne imi suu zavallcn? Onlarn veletleri gibi iki, dou, hrszlk bilmez. Serseri de deildir. Okur. Gece gndz ban kitaptan kaldrmaz. te bu! Sz dinlemezmi, gmlek deitirir gibi patron deitirirmi, ban alp diyar diyar gezermi, doru, ama bunun benden baka kime ne zarar var? yle ise ne diye karrlar iine? Herkes kendi gzndeki mertei grsn... Hakl szler... Basit kadnlarn doru mant... Ama haktan, mantktan ne anlar u zavall dnya? Bunlar umurunda bile deildir ,o hakszln alabildiine yrtr; ho, Adrian'n da bir eye aldrd yoktu, bildii gibi gidiyordu yoluna. Hangi yoluna? Buna aklamak pek kolay olmasa gerek. Bu amarc Zoitza'nn olu hibir zaman kendine bir yol izmemiti. Daha ok kendini esen yellere brakmt. Ve brail'in bu kenar mahallesinde, bir manev l ortasnda imi gibi tek bana, anlalmam, rehbersiz, dostsuz, ac ya da sevinten ldracak kadar yalnz, kendini hava ve hevesine dolu dizgin kaptrm gidiyordu. Ona gre, saa sola dirsek vurarak hayatta gzel bir mevki edinmek di, baya, deta sama bir fikir, herkesi megul ettii halde onun umurunda bile olmyan anlamsz bir ura idi! Bunu annesine de sylerdi: Hayatta iyi bir mevki sahibi olmak m? Amma da i! Srf byk bir patron, byk bir tccar olmak gayesi ile yaamak ha? Rahatlktan, madd refahtan baka aranacak ey yok mu? Btn saatlerimi, btn gnlerimi, btn mrm zengin olma yollarn aramakla geireyim, sonunda da zengin olaym o zaman sen, bir de u biareler, beni takdir edeceksiniz... Ama, sana bir ey syliyeyim mi, ben bu takdire metelik vermem, zengin olmya da hi heves ettiim yok. O zengin dedikleri adamlarn acnacak hayatlar gzmn nnde, nasl yaadklarn, neleri sevdiklerini, nelere dkn olduklarm gryorum. Gzm yok benim yle eylerde! Dnyalar verseler duygularm onlarnkine deimem. Onlar insan solucanlardr. Hayatn byklnden hi ama hibir ey anlamazlar... Annesi bu szlere pek akl erdiremezdi, itiraz ederdi: Hayatn bykl dediin de neymi? Bizim gibi yoksul insanlara m kalm yle eylerle uramak? Benim gibi iki frankla boaz tokluuna gnde on be saat didinmenin byklk neresinde? Papazlar gibi ban kitaptan kaldrmyorsun da ne geiyor eline bu okumalardan? Bakkal Elia'nn imzasn atmaktan baka bir ey bildii yok ama, milyonerdir. Sen ondan iyisini yap: nce ilerisi karanlk bir gndeliki olmaktan kurtulmaya bak, sonra cann istedii kadar oku... Olmaz anne! derdi Adrian. nsan hem Tanrya hem eytana tapamaz. yi ama hangi Tanrya tapyorsun sen! ah bama gelenler! Ne yapmak istiyorsun? Nedir maksadn? Hi. Ben kendi havama uyarak yayorum, midem iin ok bir ey istediim yok, ama kafam yreimi iyice doyurmaya bakyorum... Peki, ne ile doyuracaksn kafan, yreini? * Burada duralm! Bitmez tkenmez ekimeler hep burada sona ererdi. Annenin bu suali zerine oul ne cevap vereceini bilemezdi. in eddi, almaz duvar... Adrian, hayat nasl anladn annesine aklamya bir hayli almt ama bouna: edebiyat ve gzel sanatlar sevmek; yeryznn gzelliklerini tatmak; insanlar ezenlerin saflarnda yer almamak; onun iin de madd bakmdan aza kanaat etmek; doruluktan ayrlmamak; insanlarla kardee geinmek; iyi bir arkadaa balanmak; evresine elinden geldii kadar iyilik yapmak... Ah... Zoitza ana, insanlna insand, efkat ve merhametle dolu bir yrek tard ama, iki frankla boaz tokluuna gnde on be saat didinen kadncaz tecrbesile pek iyi bilirdi ki byle eyler karn doyurmaz. Ses karmaz, zgn zgn oluna bakard. Bazan da derdi ki: Yumurtalarndan rdek yavrular km tavua dndm: yzme bilmediim iin olumun peinden suya dalamyorum!

Bu rdek yavrusunu rahata dolat lkcln temiz sularnda takip edemiyordu. Buna karlk, kyda boynu bkk durup acaip yavrusunun trl oyunlarn seyrederdi, bu oyunlardan yavru daima kursa bombo dnerdi, nk bu kl sular beslemezdi, hi hi beslemezdi; hatt bu sularda sk sk ykanmak pahalya da mal olurdu. O tpk bulduklarn gagahyarak cvldaan kular gibi bunun farknda bile olmazd. Ama Gavrila babann kuu pek kanaatkar olmasna ramen gagalyacak bir eycikler bulamazd. O zaman, bu su oyunlarndan holanmyan kuluka ana, gayretini iki katna kararak, topra her ikisi hesabna eeler ve dnyaya getirdii akn beslerdi. Bu hal mahalleye gre bir rezaletti. Acaip kanaatleri vardr bu mahallenin. Bir kiievldnn topu topu bir diplomadan baka nlecek bir eyi olmad halde yirmi yana gelene kadar toplumun srtndan geinmesini mahalleli pek tabi bulur. Memnun da olur stelik. ? Ah! stasyon mdrmzn olu savc olacak biliyor musun! Sefaleti zerine bina edilmi bir saadetten mest olur, tpk shhatine ampanya ien efendilerini grd zaman oy sahiplerinin yaasnlar bast gibi! Ama bir kulbede domak felketine uram bir ocuun yreinde renmek arzusu tutusun, bu ocuk kaderine kar ayaklanmak cretini gstersin, mahalleli buna hi tahamml edemez: e bak!., ne bbrleniyor o smsk? Ne renecekmi sanki? Akranlarndan ne fark var onun?.. Adrian'n bbrlendii yoktu, ama mahalleli iin herkes gibi olmamak bbrlenmektir, hatt ondan daha beterdir. O bu samalara hi cevap vermezdi. Kendi kendine derdi ki: Evet, sizlerden daha fazla anlamak iddiasndaym. Mstakbel savcnzn eriebileceinden ok daha fazlasn istiyorum ben! * Postacnn nnde yedii darbe Adrian'n yreine ilemiti. Odasna girdi ve yeniden bir vicdan muhasebesine giriti. phesiz, dedikodular bir yana braklrsa, mahalle bsbtn haksz deildi. Zamannn yarsn kaldrmlar arnlamakla veya o basit insanlarn nazarnda ayn kapya kan okumakla geiriyordu. Bu insanlar iki yoldan birini semesini istiyorlard, ya istasyon mdrnn olu gibi savc olmak iin tahsil edecek, yahut da srden ayrlmyarak alacak, evlenecek, oluk ocuk sahibi olacak ve lecekti. Bu apakt. Halbuki, onun tuttuu yol pek o kadar ak deildi. Durmadan yer deitiriyor, Romanya'nn her yann dolayor, aratrmalar yapmaya kalkyor, kimse ile dost olmuyor ve annesinin trl mahrumiyetler pahasna bin bir glkle bir yana koyduu paralar yiyordu. Hele Giurgiu, Buzeu, Balatz gibi uzak yerlere yapt masrafl yolculuklar hi doru bulmuyorlard. Bu yolculuklardan her seferinde st ba parampara, srtnda bir gmlei bile olmadan a sefil dnerdi. Eve dnnce Zoitza :anann geceleri gzyalar dkerek hazrlad yepyeni giyecekler bulurdu. Doru, byleydi, inkr etmiyordum, ama... Tanrm, beni byle yaratmsan, ne gelir elimden benim!" Ama kendine de acdndan birtakm mazeretler bulmakta gecikmezdi. .Daha on iki yanda ne kadar iyi niyetli olduunu gstermemi miydi? O yata, kendiliinden gidip bir kapya uak olmam myd? Sonra komu breki Kir Nikola'nn yannda almt; sonra byk bir bakkalda; sonra, doklar atelyesinde raklk, limanlarda iilik, bir armatrn yannda ayak olanl yapm, u son iki yl iinde de duvar boyacln renerek onda karar klmt. Geri kazand be kuruu kitaplarla yolculuklara - bu zihin ve kalb kl banyolarna - veriyor ve abucak annesinin eline bakmak zorunda kalyordu, ama... ah bu ama... en byk bir mazeret gibi her an dudaklarnn ucuna gelen bu ama'y kime syliyebilirdi? Hangi dost gse ban yaslyarak hkrp inliyebilirdi: Ama, seviyorum bunlar ben... Varm youm bunlardan ibaret... Onlar da elimden alrlarsa hayatn benim iin hibir anlam kalmyacak; ruhum karanla boulacak...

Odasnda, tek bana, ban avular arasna alarak, Adrian kendi kendine haykryordu: Kime sylemeli bunu? Sesimi duyup beni anlyacak dost nerede? Yoksa ben muvazenesizin biri miyim? Ar ar ayaa kalkt, kunduralarn giydi, dar kt. Avluda tam mnasile am leylklar havay gzel bir koku ile doldurmutu. Kocaman bir leylk salkmna yzn gmd, gzlerini kapal ve derin derin koklad. Annesi hl prispa'da melmi amarlardan yanm, ellerine bakyordu. Adrian usulca bu elleri alp pt: ok mu kzyorsun bana? Yo... sana deil... kaderime kzyorum. Sen fena bir insan deilsin, biliyorum... Esasl bir ekilde alacama sz veriyorum sana. Duvar boyacl houma gidiyor. Daha serbest oluyorum. Hem bak: Dobruca'ya son gidiimde haftadan az zamanda elli frank kadar bir para koydum kenara. Dn vakit brakmadn ki syliyeyim. ite para. Yalnz be frank ayrdm kendime. Gzleri yaaran anne, olunun ban iki eli ile kavryarak gzlerinden pt: Sen benim olumsun, biliyorum!... ki gnlden kopan bu cokun szlere ksk bir ses cevap verdi: Sizi gidi yavuklular, sizi!.. Zaten bouna dememiler, kavga eden anayla oul arasna girilmez diye... Nasl olsa barrlar. Bu, ev sahibi Yovanna ninenin sesi idi. Kirele badana edilmi kutular andran yanyana sralanm alt odann sahibi fakir bir kadnd; bu odalardan topu topu ayda yirmi frank kadar bir ey geerdi eline. Aziz ahbab olan Adrian'n annesi gibi duldu ve amarclk ediyordu. ocuklarnn yzst braktklar Yovanna nine, ihtiyarlna alamak iin, avlunun bir ucunda ufack bir oda ayrmt kendine. Ama onun da hayatn mnalandran bir umudu vard: Bir sr evldnn sonuncusu olan Leana iyi bir terzi idi ve mesleini daha iyi renmek iin iki yldanberi Bkre'te alyordu. Adrian'n ocukluk arkada ve akrabalarnn arzusu ile onun szls idi. Zaten iki ocuk her zaman sevimilerdi, hem de rivayete gre lzumundan biraz fazla, nk yalar gibi cokun tabiatleri de birdi; ama, o gnden bugne dnya o kadar dnmt ki dnk sevgilerinden beriye ne kald pek bilinemezdi. Son Noel yortusu mnasebetiyle birka gn iin evine dnd zaman Leana serseri bir nianly artk istemediini sylemiti. Adrian ona hak vermi, evlenmeyi aklna getirmedii halde gene de biraz mahzun olmutu. Ama evlenmelerini ok istiyen annesinin yreine inmiti .Kadncazn btn umudu bu evlenmede idi, olunun bir yuvas olursa oraya balanacam dnyordu. Yovanna nineye gelince, Adrian'n kararszl karsnda ihtiyatl sktu pek manal idi. te bugn Leana'nn gelmesiyle her ey meydana kacakt. Annesiyle Adrian'a Bkre'ten bsbtn ayrldn, brail'de terzilik edeceini bildirmiti. Bu karar oktanberi malmdu. O sabah Adrian'n ald mektup (biraz teklifli olmakla beraber hayli dosta bir mektup) sadece leyin geleceini haber veriyordu. Onun iindir ki Adrian, eski arkadan evlenmeye raz etmekten ziyade ona srf kendini beendirmek iin takm taktrmt. imdiden Bkre'li diye andklar hanm kzyla vnen Yovanna nine, sevin iinde Adrian'a sordu: Karlamaya istasyona gidiyor musun? Gen adam: Niyetim var, dedi, eer sizce bir mahzur yoksa... Uslu durmak artiyle gidebilirsin. Onu pmeme msaade edersiniz herhalde. Edep, terbiye dairesinde. * stasyona ok erken gelen Adrian, bfeye gitti, kahve smarlad, bir sigara yakt ve sevgilisini dnd. Onu, evlenmeyi aklna getirmeden arzu ediyordu. Tatl ocukluk gnlerini hatrlyordu. Anneler ie gittikten sonra Leana'nm odasna koar, ona Paul ile Virginie'yi okur, gzleri ile kz yerdi. Leana hl yatandan kmam, hibir

eyden habersiz bir masum rol oynayarak o arzulu baklara ses karmazd. Ama rol oynamyan Adrian daha ocuk yanda yanp tutuurdu. Masumluk, saflk derken cins bilgilerden mahrum olmak kastediliyorsa, bu ocuk asla masum olmamt. On yana geldii zaman her eyi grm, her eyi kefetmiti; on beine vard zaman bu mnada erkekti artk. Bundan hibir zaman zarar da grmemiti; o yzden ruha ve bedence daha da shhatliydi hatt, insanlara musallat olan ve kabiliyetlerine set eken cins buhranlardan kurtulduundan, anlalmak iin bu marazi safradan tamamiyle syrlm bir ruh istiyen sahalara doru havalanmt. Aklna eseni yapan, geer ake olan ahlk kurallarna yabanc ve yaradln kanunlarna kr krne tbi olan Adrian, her hususta iinden geldii gibi hareket ederdi. Onun btn safl, vah safl bundan ibaretti. Leana trenden inerken bunu bir kere daha ispat etti. ki yldr kz grmemiti. Onu tam istedii gibi bir kadn hissetti ve ate paras kesildi. Beyni tepetaklak oldu, yrei kudurmu bir arslan gibi dar kafesinden frlad ve kaynyan kan bir alev seli gibi tepesinden trnana kadar akt. Hakk da vard hani. Pi bir Romen kadn ile pi bir Tatarn kz olan bu Leana haspas, arzu cehenneminde kalp verilmi vcudu, ylan gibi kvrak endam, can yakc baklar, gelip geeni olduu yere mhlyan ekik gzl vahi yz ile terzilikten ziyade sevime iin yaratlmt. Zavall olan aznda srmak ihtiyac, gzleri fkrdayan kazandan kan kaln bir buu ile nemli tek kelime sylemedi. Leana ile eyasn bir arabaya att, sonra, o satte tenha olan kener mahallenin dolambal sokaklar boyunca sevgilisinin boynuna sarlarak pt, pt. Ne kadar Bkreli olsa da, Leana arabacy unuttu, ancak brail'de akamlar Tuna zerinde akp giden kayklarla veya boucu ikindi vakitleri dut aalarnn glgesinde duyulan bir kinemeyi zaptedemedi. Houna gitmemi deildi (shhatli bir kadnn byle eyler nasl houna gitmez,) ama Adrian fena halde canm actmt. Ve brailli olduunu ispat etmek iin kz derhal yanana tam bizim memleket harc okkal bir tokat aketmiti. Al sana! Bir daha akln bana alr, o kadar hzl gitmezsin. Arabac sze kart: ona kaldysa daha yava ama daha emin gider. O da vaktiyle Leana iin yanp tutumutu, ama imdi evli ve aile babasyd. Kz bunu kendisine hatrlatt: Sen yoluna baksan daha iyi edersin, seni koan komu arabasna... Para ile deil sra ile. Yarn sen de Adrian' koacaksn arabana... Bu haydudu mu? Dnyada! lkin iyi koca olamaz. Olsa olsa belki yavuklusu olurum. Vay kftehor olan, vay! Beni istememitin. Sen sade kadnlar ana yapmasn bilenlerin takmndansn, senin gibileri sokaklar almyor. Sulu zrtlak, sen de! Adrian'n lflar bir kulandan girip brnden kyordu. Kz gevezelik ederken azn amyor, bir kpek gibi onu kokluyordu. Grivitza sokanda, arabann grlts kadn erkek btn mahalleyi sokaa uratt. Avluda yemek yiyen kadnlar kaplara kouyor, son lokmalarn inerken dudaklar kzarm kuzu yan nlkleri ile siliyorlard. Adrian, arabadan inerken bunlardan birinin: Ne iyi bir ift olacaklard... olann bu kadar haylaz olmas ne yazk!., dediini iitti.

Birka saat sonra Adrian, fke ; yerinden frlyordu. Yok! Yok! kide birde bu mesele, artk ekilir ey deil dorusu? Gnn birinde kp gideceim, bir daha adm iitmiyeceksin! Kaplar nnde melmi ay iei tohumu yiyen mahalle karlarn meraka drerek kapy vurduu gibi sokaa frlamt. Adrian' byle apartopar sokaa uratan meselenin ne olduunu biliyoruz. Kucaklamalardan, sulanp sprlm olan avluda birlikte yenilen mkellef bir yemekten sonra, annelerle gen kz Adrian' bir yaylm ateine tutmulard, hafiften balam, az sonra veryansn etmilerdi:

Artk karar klmal imi... istikbali temin etmeli imi... her eyi bir vakti zaman varm... yeter srtm artk... dul anann tek evld olduundan yaknda askerlikten ihra edilince evlenirlermi... Leana onu bekliyormu... hem de bileinde altn bilezik varm kzn... daha on sekiz yanda hayatn kazanacak hale gelmi hamarat kz... annesine bakabiliyormu... bir erkekten fazla kazanc varm... bundan iyisi can sal imi... Leana da atlyordu: Okumaktan dolamaktan ne hayr var sanki? Bkre baehirdir ama kimsenin gazeteden baka bir ey okuduunu grmedim... Hem ok bilmek tehlikeli imi. Bkre'de yle diyorlar... insanlar ideal peinde kotururmu. deal de ne oluyormu? Bo lf! Baehirden dndm ben, inan bana... Mesleini ren, usta ol, ok para kazan, ite ideal! Adrian gzlerini birinden tekine eviriyor ve iinden: Hey Tanrm, ne berbat u dnya! diyordu. Nihayet dayanamyarak onlar ittifaklariyle babaa brakp kt gitti. Darda: irin Grivitza soka, kunduranzn penesini sken krlm talar, gzlerinizi yakan toz bulutlar; kaplarn nnde, birbirleriyle akalaan alacal esvaplariyle mahalle insanlarndan salkmlar; irkinlemi gne; tatsz bir gk. iek am akasyalarn bile boynu bkk. Elleri ceplerinde, saa sola selm vermekten kurtulmak iin, ba nnde, Adrian ar ar Komorofka'y3 doruldu: Ah, bari Kodin'im sa olsayd! Onunla sazlklara giderdim... biraz avunurdum... Ama, ne are, bir Kodin bile yok. Bir dost bile yok! Sonra aklna geldi: Aa! Kir Nikola'y unuttum... Bir aydanberi yzn grmedii brekiden yana evirdi rotay. Eski ustasnn houna gider diye, Ortodoks paskalyasndan sonraki krk gnlerde bulunduklar iin Adrian onu rumca sa dirildi szleriyle selmlad. Kir Nikola sevinle : Gerekten dirildi!... Sen de dirildin hani... cevabn verdi. Nerelerde kayboldun, bre Adriani? Ne zamandr gremez olduk gayri seni... Dobruca'daydm. Kir Nikola. Ah! Dobruca tam bir dou kesi! Nasl, senin boyaclk ii yryor mu? Fena deil, ama katedralleri sslemiye hibir zaman eriemiyeceimi anlyorum; resimle bam ho deil.. Oturmak isterken etrafna baknd: Dkknn her yan un iinde yahu... Ne olacak be aslanm, pis Arnavudun dkkn byle olur elbet. Ama sen Krallk soka beyleri gibi iki dirhem bir ekirdek .giyinmisin: Bkreli kza abay yaktn nasl da belli. Dur sana bir iskemle getireyim. Adrian, dkknda bir kii daha bulunduunu ancak o zaman farketti, tahta sraya oturmu kitap okuyan bir adam, kitabn stne eilmi yz kasketinin altnda grnmyordu. * Bir adam! Bir adamdan daha tabi ne olabilir? Bir adama kar ne ilgi duyabiliriz ki? Sade ekiniriz ondan. Hatt okuyan bir adam olsa bile. Herkes okur. Eline kitap alm bir adam omuzlarndan yakalayp duvara yaptrarak: Dur biraz, gzlerinin iini greyim, mi demek gerekir? Ah! Bir adamn gzlerinin iine bakmak yle kolay i midir, sanrsnz? Adam her gn binlerce gzle karlar. Bir an gz gze gelirsiniz, sonra, bir daha hi grmemek zere, saa sola gidersiniz, tpk mezbahaya gtrlen srlarn baklar gibi. O gzlerin, o baklarn iinde kalbinizin ta derinliklerine iliyecek ve sizi anhyacaklar da vardr. Ama geip gidenler. Siz de yolunuza gidersiniz. Bir anlk bir zaman iinde bizim iin yaratlm dostu, hayatn, en aalna varncaya kadar, her insana ayrd biricik dostu kaydederiz. Onu elimizden karmzdr. nk biz yolda karlanca koklaan ve birbirlerine: Dur bir greyim seni! Benim gibi bir hayvancksn: Belki bana bir diyecein vardr, ac veya tatl, ama beni de ilgilendiren bir. szn vardr belki, nk ben de senin soyundanm. Diyen o kpeklerden aa yaratklarz biz.

Bir adam? esperanto da dahil otuz alt dil bilse de birine seslenmek istedii zaman onun dilinden anlyabileceinden emin deildir. Bir kpek kadar bile tecesss yoktur. Ne diye seslenmeli bir adama? Sizinle ayn fikirde olmyabilir (nk insanlarn fikirleri vardr) o zaman onu ldrmelisiniz, yahut da tek bana lmeye mahkm etmelisiniz, zaten ikisi de bir kapya kar. * Adrian okuyan adama bakyor, o kendisine bakmyordu. Bir adama, hele Krallk soka beyleri gibi iki dirhem bir ekirdek giyinmi adamlara bakmaya demiyeceini biliyordu, halbuki o... Adamn st ba paramparayd, ayanda yamal ve amurlu kunduralar, srtnda iren bir gmlek, akaklar ile ensesinde, stne tkrmeye bile tenezzl etmiyeceiniz sefilleri andran ubuk ekeri biiminde salar vard. Byle paryalar kim takar? Elinde bir kitap tutsa bile, byle bir klk iinde bir insan bulunmas imknszd! Hem byle bir yabancya hitap etmiye kalktnz farzetsek bile yapamazsnz bunu. Dosdoru stne varp: Affedersiniz bey kardeim, ne okuduunu/u grebilir miyim? Demeniz ve grdkten sonra da: Ya! Bu kitab okuyorsunuz demek? Ama u elinde tuttuun cinsten kitaplar burada, Grivitza sokanda ancak ei grlmedik insanlar okuyabilir! Bu insanlar ben birer yldz sayarm... Sen bir yldzsn dostum! Madem ki brail'in u kenar mahallesinde seni anlyan tek adamm ben. demek ki ben de senin soyundanm. Demek yakk alr m? Hayr, byle terbiyesizlik edilemez. Bir arac lzm. Peki ama, bu iki yldzn arasnda kim araclk etsin istersiniz. nc bir yldz m? Amma da yaptnz ha! brail'de yldzlarn yerden mantar gibi bittiini mi sanrsnz? Terbiyeli bir gen olmyan Adrian, dizine koyduu kitab okuyan adamn yanndan ustalkla geti ve iki ak sahifeye yle bir gz att. Bakn bu ayp eydir! Ama hayat bazan yle ayp eyler yapmaya deer. Kitap Franszca resimli bir romand; Alphonse Daudet'nin Jack'; ve okuyann omuzunda, Adrian ondan parlak bir baka resim, daha grd: besili bir kaz gibi yalpa vurarak yryen bir bit... Belki okuyucu: Demindenberi yaptn azlar bu sonuca varmak n miydi? diyecek. Evet, dostum, bu sonuca varmak iindi. Ama bir edeb yapmack deil, hayatn ta kendisi - gzel hayat, irkin hayat, zalim hayat - olduu zaman az ey midir sanrsnz bu? Pek ok mu rastladnz byle eylere siz? Bitlere yem olurken gzlerini kitaptan kaldrmyan ok adam m tandnz Kendi hesabma, ben otuz yl yeryznde doudan batya durmadan srttkten, bin glgenin peinde kotuktan, yzme bin balgam yedikten sonra ben yalnz bu adam kefedebildim, ama o dnyalara deerdi! Adrian'n yreinde uyuklyan dostluk aslann sarsarak uyandran bu bitlinin Franszca okumasyd, hem de nasl bir yazar! Kt evrilmi olmasna ramen o pek tatl, pek beer Jack'la kendisinin de o sralarda kefettii bir yazar. Grivitza sokann pis bir brekisinde bir delikanl iin kendisine ters cevap verecek herhangi bir adamn barsaklarn dkmek bir yiitlik sayld o devirde bu klhanbeyler yuvasnn kapsnda onbe frank aylkl sefil bir uak olmak, karanlk inlerin kara amurlarna gmlm adaletsizlik ve sefalet kurban bir adam olmak ve Franszca okumak, hayli tecrbesi olan Adrian iin bu bir mucize idi. Buna inanmak istemedi. Dncesini syledi: Bu kitab okuyor musunuz, yoksa redimlere mi bakyorsunuz? Adam, sanki yldzlar aras uurumlarda zevkli bir yolculuktan dnyormu gibi ar ar ban kaldrd, snm gzleriyle, dosta bir baktan kendini bir fersah uzakta sanan gzlerle Adrian' seyretti ,atlak dudaklarnda hafif bir glmseme ve bozuk bir Romence ile: Resimlerde baktm, dedi. Sonra bir ey grmeden, bir ey sezmeden oldum olas onu arayan kardeini, dostunu, kendi glgesini hi farketmeden ban edi ve susuzluunu sanatla gideren, sanatla sarho olan ve yaayan her paryann gizli cennetine yeniden

dald. Ama Adrain'n gzleri hayatta tek gayesi olan ve almak iin gnei bekliyen tomurcuk gibi bekledii dostluun varlndan asla phe etmemi olan mnzevi dost gzleri hibir ey szdrmak istemiyen o baklardaki perdeyi yrtm ve bu perdenin ardnda hibir derdin sndremiyecei alevin titreyiini grmt. Adrian, ilk defa olarak hayat ap lme hkmeden Ak'n atei ile tututuunu duydu. Arkada, onun arkada oradayd. Bir iskemle ile dnen Kir Nikola, Adrian'la uak arasndaki Romence konuulan bir ift sz duydu ve Rumca haykrd: Romence bilmez o, Adriani. Ama babann dilini pek iyi konuur: Rumca syle ona. te tam sana gre biri; herhalde senin soyundan olmal. Akl banda bir adamdan gelen bu ifaat Adrian'n kanaatine bir ey ilve etmedi; gen adam, dnceli, deta kaytsz kald, ama okuyan iin yle olmad. O da bu sefer yaklaan byk dostluk frtnasnn sarsntsn duydu; Kir Nikola ona dnm diyordu ki: Mihail, hani geen gn sana bahsetmitim, dlerle beslenen gen yok mu, ite bu. Demek kendisinden sz amt ona? Peki, Mihail ne dnm olacakt hakknda? Mebbet kree mahkm olmu bir adam kouuna girip ona: k dar! serbestsin! diyecek bir hayaletin szlerine nasl inanabilirdi. Mihail yavaa kitab kapad. Sayfay iaret etmek iin arasna bir kibrit p koymutu. Sonra, yerinden kmldamadan ve cevap vermeden, okumasna mani oldunduu iin biraz bezgin, sevimli bir glmseyile Adrian' daha uyank bir ilgi ile szd. Ama bak, glmseyii, halime kesin bir cevapt: ...Dlerle beslenen soyundan bir gen mi?... inanmyorum... Adrian bu pheli ifadeye hi aldrmad; bunu anlyordu. Elleri ceplerinde, ar ar dolayordu dkknda. Bir ayaklarna bakyordu bir sokaa. Korku ile bahtiyarlk kark bir duygu iini saryordu. Kefinin byk deerini seziyor, kendi soyundan adam, kaderin kendisine uzaklardan, kimbilir nereden gnderdii ve insan ktlnn meziyetlerini daha iyi saklamak iin irkinletirdii dostu yannda hissediyordu. Bu adama ne syliyeyim? Nasl yakalyaym onu? diye dnd. Mihail'in sefaletiyle tam bir tezad tekil eden srtndaki yeni elbiselere bir gz atarak zld. Sonra brekinin ahbab iki Arnavut, kahkahalar atp akalaarak dkkna girerlerken Adrian bu grltl giriten faydalanarak bir ey sylemeden sokaa frlad. Brekiden iki numara aada olan evine koa koa gitti, mutfaa dald, srtndaki yeni elbiseleri atarak kirli bir gmlek, bir i pantalon, kirelenmi bir kasket ve bunlara uygun postallar giyindi. Bu klkla sokaa ktn grnce Leana ocuun akln kardna hkmetti: Ne yapyorsun Adrian? Birazdan grrz. Ustama rastladm, biraz yardma ihtiyac varm. Bir saate kadar dnerim, bu akam donanmay grmee gideriz. Anneme haber ver. Ve cevab beklemeden dar frlad. Brekinin dkknna sakin bir tavrla girdi. Arkadalar ile bir kadeh atan Kir Nikola kahkahay bast: Bu klk da ne oluyor yahu? Adrian bir sigara yakarak cevap verdi: Hi, yarn alacak antiyeye teberi tayacam da; hem ne olur, adamna izin versen de bana biraz yardm etse. Gene kitabna dalm olan Mihail, hayretle ban kaldrd. Nikola: Hay hay! dedi; bugn bayramdr; ii de yok. Hadi git, Mihail... Beraber ktlar. Adrian liman tarafna yneldi. * O saatte, bayram olduu iin, kenar mahalle bin azla ve telli, nefesli yz sazla delice neesini, ldrc gururunu, kahredici hayat cokunluunu haykryordu. arklar, patlangalar, laternalar, kemanlar, barmalar, ayp szler her yandan ve zellikle Komorofka'dan ykseliyor, bu enlik havas

Adrian'n duyarl zerinde sar edici kfrlerin etkisini yapyordu; kulaklarn tkayp gzlerini yumuyor, her enlik gnnde det olduu gibi, akamn gene birka lyle birka yaralya mal olacan dnyordu. Tklm tklm dolu meyhaneler nnde etraflarna meydan okuyan delikanllarla bir kar ocuklar kemerlere sktrlm klfl baklarn tehir ediyor, kulaklarnda veya dileri arasnda bir leylk salkm veya sardunya iei, bir ayaklar tabure stnde, gzleri dar frlam, yumruklar arap, rak, balk istemek iin durmadan masalara iniyordu. Fena halde cann skan bu cehennemden dar kmak iin, Adrian metin admlarla, doruca tuna geidi denilen inie doruldu. Ksa boylu ve bodur, yirmi be yalarnda, koca kafal, yuvarlak yzl, kara sal ve kumral bykl olan Mihail kitabn ceketinin cebine tkm, Adrian'n solunda kaba izmelerin arlatrd ksa admlarla yryordu Adrian'n ancak omuzuna eriebiliyordu. Adrian bu sayede onu farkettirmeden gzetliyor, terbiyeli sade, tabi, fakat bir serseri klnn ac bir ekilde, tannmaz hale getirdii bir insan karsnda olduuna kanaat getiriyordu. Geidin sszlna vardklar zaman Adrian admlarn yavalatt, Mihail'e ttn kesesini uzatt. Beriki kk bir tereddtten sonra kabul etti. Sigarasn sararken kuzeyli yznn dzgn izgilerini belli belirsiz alayc bir glmesme aydnlatyordu. Adrian bunun farkna vard ve aka sordu: Ne dnyorsun u anda? Mihail uzun kirpikli gzel kestane gzlerini bu saygsza evirdi: Sizi ilgilendiriyor mu? ok, eer sylemeniz mmknse. Sizin pek lehinize olmyacak ama. Adrian ban sallyarak: Zarar yok; syleyin! diye srar etti. Ah! Bu adamdan gsnn ortasna bir yumruk yemeyi, ac bir sz iitmeyi, Mihail'in kendine kar mutlak bir kaytszlk gsterdii hakkndaki phelerini silip gtrecek ve kendisine, galip kacan nceden hissettii bir mcadele frsat verecek bir mukabelede bulunmasn ne kadar istiyordu. Dostlua susam gzleri ile bu tahriki dilendi ondan. Mihail de tan istediini yapt. Sard sigaray yaptrmak iin durmutu, bir an dnceli kald, sonra gene glmsiyerek dedi ki: Syliyeyim: Memleketinizde dclerin bile, kendi rzas olup olmadn dnmeden, tpk bir at veya eei ister gibi sahibinden uan yardm iin istediklerini gryorum. Adrian, byk bir sknetle: Tamamen haklsnz, dedi. Yalnz beni kurtaracak bir mazeretim var: ona yalan syledim. Adrian'n sigarasndan sigarasn yakan Mihail hayretle irkildi: Nasl, yalan m sylediniz? Evet; bir ey tayacak deilim. Sadece sizinle biraz dolanmak istiyordum, ona bu oyunu oynadm. Yryelim, limana gideriz, bugn orada kimsecikler yoktur. Mihail akna dnmt: Hayr, gitmem, dedi. Nasl dolarsnz benimle? Neden? nsan dolamaya kt zaman arkada diye benim gibi adamlar semez. Ve bunu sylerken, btn d sefaletini meydana koymak istercesine iki kolunu boylu boyunca at. Adrian'n yrei burkuldu. Onu kolundan tuttu: Dostum, sizinle dolamak istedim, nk siz beni ilgilendiriyorsunuz: sizin grndnz gibi olacanz hi... .Benim ne olduumla, ne olabileceimle megul olmayn. Ben bir merak konusu deilim! Sizi bir merak konusu yaptm yok. sadece takdir ettiim bir insansnz. Mihail kollarn hrsla kavuturdu: Benimle alay etmiyorsanz sorarm size: neyimi takdir ediyorsunuz benim? Bitlerimi mi? Adrian az kalsn zntsnden alyacakt: Karsnda kollarn kavuturmu, reddinde samim ve anlamaya yanamayarak, Mihail kendi menfaati aleyhine ayak diriyordu. Adrian, kalbinde byk bir znt ile bir aaca dayand, gnei grmemek iin gzlerini kapayan bu zeki adamn srrna akl erdirmeye alt.

Yznde okunan zc samimiyet olmasa, Adrian onu hayszlkla itham edecekti. Ama berbat bir klk altnda nasl bir ruh sakl olduunu kefedecek gzlere her ke banda rastlanmadn bilen Mihail de kendini emniyette sanmakta haklyd. En iyi niyetli bir insann baklar da olsa nne gelenin merakl baklarna ruhunu serecek yerde kalbinin yaralarn tek bana seyretmei ye buluyordu. Mihail Rumcay ok kolaylkla konuuyordu, halbuki Adrian, bilhassa havadan sudan olmyan bir konu zerinde kelimeleri aramak zorunda kalyordu. Bununla beraber boyun emedi. Damdan dercesine ona dedi ki: _ Mihail, kendinizi saklamya bouna urayorsunuz: sizi tanyorum. teki yerinden hoplad: Neyi tanyorsunuz? Bir ey tandnz yok... Hayr; kaderin srtnza geirdii u pis elbiseler altnda bir insan gryorum. Ve onu ceketinden hzla ekti. Ad ile arlan asl bir gen bu darbeyi yiyince, sefil kl iinde titredi. Yalann meydana karan sorgu yargc karsnda sulu gibi sapsar kesildi. Ama, utan verici sayd bir durumda yakaland iin kendini ele vermemek arzusu bsbtn kuvvetlendi. aknln gizlemeye alarak dedi ki: Benden bu kadar teklifsizce bahsetmenize msaade edip etmediimi sormadnz? Bu msaadeye ihtiyacm yoktu; bir hakk kullandm. Neymi bu hak? Adaletsizlik karsnda kaytsz kalmamak hakk. Ama ben sizden adalet istemedim. Ustam beni size bir el iinde yardm etmiye gnderdi: bu ii grmeye hazrm, ite o kadar. Hayr, Mihail! Bana ok daha yerinde bir yardmda bulunacak, sizi anlamama ve sizin mkemmel bildiiniz eyleri renmeme yardm edeceksiniz. Size hizmette bulunmak, sizi sevmek bana der. Bu cevap Mihail'i dndrd. Adrian'n kesin baklarndan kurtulmaya alyordu. Adrian, artk hedefine vardn sanarak ly kard dostluk bahsinde btn mrnce dm olduu hatay tekrarlyarak grg kurallarn hie sayarak avnn stne atld. O altnz yerde ben de drt yl nce almtm, o korkun dkkndan hemen ayrlacak ve benimle beraber geleceksiniz: size hr yaamann yolunu gstereceim. Mihail, gzlerinin iine bakarak: Deli misiniz siz? dedi. Sizi tanmyorum ben. Hl tanmyor musunuz beni? Nasl hl? Sizi hi tanmyorum... insan bir saatte tannmaz. Adrian zgn zgn boynunu bkt: Yazk! Bense hi olmazsa bir insan sevmek iin zamann nemi olmadn sanyordum. Evet ama, bir insan sevmek iin ilkin onu tanmak gerekir. Tam tersini sylemeli: Bir insan tanyabilmek iin ilkin onu sevmek gerek. lgilendiimiz insanlar bize kendilerini sevdirirler, bylece onlar tanmamza imkn verirler. Btn kalbleri aacak ancak sevgidir, sanyorum. Mihail, scak bir ilgiyle Adrian' szd, sonra, birdenbire, nefes nefese sordu: Kim retti size bu lflar? Kimse. Nerede okudunuz? Her eyden nce kalbimde. Mihail, aknla yakn bir hayretle Adrian'a bakyordu. Btn sylediklerinizi hissettiinizi kabul edelim: ne istiyorsunuz benden? Sizi anneme tantacam, iyi kadndr, her istediimi yapar. Sonra o iten ayrlrsnz, beraber yaarz, imdi yaptnz iten daha kolay, daha paral ve daha serbest ilerde alrz. Arkada oluruz. Siz dnyada yalnzsnz. Annem var ama ben de yalnz saylrm. Siz annemin ikinci olu, benim aabeyim olursunuz. Byle olmasn istiyorum! hem de derhal. Bu sefer Mihail, Adrian'n hezeyan nbetine tutulduunu sand. Muhabbetle glmseyerek cevap verdi:

Sefaletimin size ilham ettii gzel duygular iin ok teekkr ederim, ama siz bu dleri gerek sanan bir romantiksiniz. Hayat tanmyorsunuz, kendi zararnza olarak tanmanz da istemem. Haydi, brakn da inime gideyim ben. Elini uzatarak ekledi: Sizi daima muhabbetle hatrlyacam. Adrian bu eli avular arasna ald ve dost elini, uzun zaman, her zaman elinizde tutmak ihtiyacn duyduunuz eli, bin tanesi arasnda gznz kapal tandnz eli hissetti; ondan kan scaklk asla, asla aldatmaz! insanlarn iradesinden stn yanlmaz bir makamn emirlerini dinliyormu gibi ba nne eik, gzleri yar kapal, o eli uzun uzun elinde tuttu; sonra dndklerinin imdilik imknsz olduunu teslim ederek dedi ki: Sizi brakyorum Mihail, ektiiniz sefalet mantnz sevgi'nin kurtaracana inanmyacak kadar karartmsa o hazin iinize dnn, ama bu duygular bana ilham edenin sefalet olmadn iyi bilin. Bir insann maddi sefaleti bana ancak acma duyurur, halbuki daha ilk grdm anda size kar duyduum his sevgi ve hayranlkt. Benim nazarmda ezilmi deil, kuvvetli bir insansnz. Size atafatl bir prens kl iinde rastlam olsaydm da bu benim hakkmdr diye dostluunuzu gene arardm, nk ben yalnz bir ey, bir tek kardelik tanrm : iyilik ve ktlkte ayn duygulara tbi olan insanlarn kardelii. Hadi imdi gidin ve emin olun ki ya!nz deilsiniz. Adrian olduu yere ivilenmi gibi kald. Daha iyi bir hayata olan hakkn ararm gibi partal kunduralarn sryen Mihail'i gzleriyle takibetti. Tuna geidi civarnda gzden kaybolaca srada Mihail, Adrian'dan yana ban evirdi ve yarnki iki dostu birbirinden ayran yz adn mesafeden saniye gz gze geldiler. Baklarn birinde phe, birinde iman vard. Biri, cezbelilerin cokunluu ile: nanyorum. Eminim, diyordu. teki de, ac kanaati sarslm: Acaba, mmkn m? diye kendi kendine soruyordu.

Yaradann kalbimize doldurduu duygular arasnda Dostluk en az izah edebildiimiz ve insan hayvandan ayran tek nitir. Yalnz kpei istisna edelim, nk bu hayvan karlksz sevgi duygusuna bazan sahibinin lmnden sonra yaayamyacak kadar, fedakrla varan bir derecede sahiptir. Anamz babamz ana baba olduklar iin, evltlarmz evlt olduklar iin severiz. Kardelerimizle kzkardelerimizi karde ve kzkarde olduklar iin severiz. Bir yaa geldikten sonra bir kadn severiz, o da bizi sever Tanrm! sebebini bilirsin pekl ama devam ettirmemiz iin sebep kalmad zaman, gnn birinde bu sevgilere bo verir geeriz. Hayvanlar da baka trl deildirler. u halde bunlarla nmekte mna yok. Ama bir adama, tanmadmz birine, bir yabancya, bazan kendisiyle anlamay bile baaramadmz birine ne diye gnlmz haptrrz? Onu deli gibi, onsuz ya?ayamyacamz hissedecek derecede sevmeye balamamzn sebebi nedir? Sizinkilere benziyen gzlerinin iine bakarsnz ve orada arzularnzn sonsuzluunu grrsnz. Onun prl prl yzn uzun zaman avularnzn iinde tutmak istersiniz. Ve sadk bir kpein ayaklar gibi, masann stnde duran elleri stne kimi yananz, kimi ateli alnnz yaslamak gelir iinizden, nk bu sevgi bir alevdir, hayatn frtnalarna dayanan, Tanrnn eytan aklna getirmeden yaratt bir yala beslenen tek alevdir. nsan dostluun bu trlsne mrnde yalnz bir kere rastlar ve hayata att ilk admlarda bu dostlukla karlamyan bir daha onu hibir zaman bulamyacaktr. Onu tanm olan Hakka ermitir; hayat onu istedii kadar zehirlerine bosun, o iyi kalacaktr. Onu tanmam, yani tanmaktan ciz olan biare ise, ta yrei bu atele tutuuncaya kadar dnyamza tekrar tekrar dner, ondan sonra ebed hayatta ya da ebed yoklukta yerine dner. *

Adrian evine deimi, deta sersemlemi bir halde dnd. Mihail'in btn itirazlarna ramen, bo hayaller peinde komadn anlamt. Evet, imdi apak gryordu; hayat, btn bir ehrin, bizzat annesinin bile ona ille gstermek istedii baya maddecilik sefaletinden ibaret deildi. Hayr, onun da ayr bi,r dnyas vard, kitaplarnn ve her zamanki hlyalarnn dnyas, kalbinin dnyas. Bu dnya geri darackt, deta bulunmaz bir eydi ama cehaletin gr kuvvetleri karsnda hkm, gc nasl da dayanlmaz bir mertebeye kyordu! Bunun su gtrmez delili az nce bir yldrm gibi tepesine inmiti: ezilmi, zahiren yenilmi Mihail, o zamana kadar tand btn insanlar iinde, kalbin t derinliklerine nfuz etmesini bilen tek adam olmutu. Konutuklar eylerden, ondan grd ters karlklardan ne kard? Uup gitmiti onlar! Onun iin nemli olan Jack' Franszca aslndan okuyan bu bitlinin karsnda kalbi yerinden sarslm, btn benlii daha hig tanmad bir heyecanla titremiti, bu heyecan ne annesine duyduu sevgiye, ne Leana'mn telkin ettii arzuya, ne de hayatnda duymu olduu heyecanlarn hibirisine benzemiyordu, halbuki az m heyecan duymutu o, saysn bir Allah bilirdi. Mihail istedii kadar kendini savunsun, gerei ve kendini inkr etsin varsn: Adrian'a gre bunun sebebi mehuld, nasl ki bir tan ne diye en haksever adamn bana dtn de kimse bilmezdi. Ama bu onun bilecei i deildi. Mihail kendisini dvebilir, tekmeliyerek yarmdan kovabilir, cannn istedii kfrleri savurabilircii kulana. Kr ve sar Adrian yalnz kalbini dinliyordu, kalbi ise ona diyordu ki: Bildiinden ama! Siz ayn soydan insanlarsnz. O Grivitza sokana gelinceye kadar binbir kla girmitir. Bu tecrbe insan vahi yapar. Ama o hayatta senin ksmetindir, sen de onun ksmetisin. Tam brekinin nnden geerken, yana srad ve dkknn karsndaki bir tahtaperdeye dayanarak Kir Nikola'nn frnn uzun uzun seyretti .Buras imdi ona bir tapmak ve eski ustas, Mihail'i anlam, kendisine teslim etmek zere yanna alm byk bir adam gibi grnyordu. nk ne denebilirdi? Ne diye iinde doduu mahalle halk ile elbirlii etmiyor, onlarla birlikte barmyor, baya dertler ve kaba zevklerle gnn gn etmiyordu? Ya Mihail neden kalkm da brail'de evinden iki adm tedeki bu dkkna dmt? Dnyamz grp anlamasn bilen insanlarla dolu ise neden onu daha nce bir grp takdir eden kmamt? Hayr, hayr! nsanlarn admlarn idare eden o esrarl el ie karmt. Etrafnda olup bitenlere yabanc, Adrian mutlu, tahta sras stnde Mihail'i daha iyi grmek iin gzlerini kapyordu. te Mihail orada, bada kurmu, oraya varncaya kadar geirmi olduu yollarn esrar iinde ezilmi, Arnavutluunu hatrlyarak iini eken ve susan iyi kalbli Kir Nikola'nn scak baklar altnda, yeniden Jack'n Franszca aslndan okuyordu. Adrian bir daha asla unutmyaca bu hayalin tadn karrken dostunun omuzunda salna salma yryen korkun biti grr gibi oldu, kalbine bir bak sapland. Ah! Mihail'i bu halinden kurtarmak iin hibir engel onu durduramyacakt, evin altn stne getirmek, annesini ateglere atmak da gerekse tereddt etmiyecekti. (Mihail'in vahice direnmesini artk hesaba katmyordu bile.) Tam o anda uzaktan sklan bir sifonun fskyesiyle kendine geldi. Laterna, keman sesleri, sarho naralar arasnda kulana kahkahalar arpt. Bir kadn sesi haykrd: Tencere tekerlendi kapan buldu, sevincine diyecek yok! Mahalleli, dlerine burnunu sokuyordu. Adrian evine girmek iin sokan br yanna geerken iinden cevap verdi: Tam dediin gibi, sevgili mahallem! Ne kadar haklsn! * Adrian olmyacak hlyalara kendini kaptrm kalbi ile kapdan ieri girdii zaman evdekiler gznde o kadar klmt ki gidip Mihail'in kollarna atlarak: Kendi vatannda ve ana ocanda senin kadar gurbette olduumu yalnz sen anlyacaksn! diyerek haykrmak istiyordu.

Ama annesine olan sevgisi hemen duygularn deitirdi. Zaten karlat sahne az dokunakl deildi. Yovanna nine oullarndan biri, kmak iin Zoitza anann tuvaletini tamamlamasn bekliyorlard. Leana'nn becerikli elleri bu ile meguld. Bilgiliiyle nen kz, mstakbel kaynanasn, ar bir zenle sslyordu. Gne batmadan nce hep birlikte halk bahesine bir gezintiye kacaklard. Odasnda giyinirken bunu iiten Adrian'n yrei hoplad: bu kendisine kar hazrlanm bir tuzakt; btn ehire kar yaplacak bir gsteri ki dnle sonulanacak, nianl, kaynana ve kayn birader le birlikte i!k gezinti idi bu. Fena halde itiraz etti: Gpegndz byle embur cemaat halk bahesine gitmem. Leana'nn gcne gitti: Ya, demek hatrmz bu kadarm yle mi? Cumbur cemaat olduk demek! Nianlanacamz gn bunu unutmyacam! Zoitza ana: Aldrma, Leana, dedi. O, sandndan daha uysaldr. Dediine bakma, bizimle gelecek. Ah bu anne kalbi! Nasl kar gelinir ona? Adrian, hazrln bitirince, teki odada onlarn yanna geldi. Leana hl annesinin boyun atksn dzeltmekle meguld. Annesi, okayc bir sesle: Gryor musun, Adrian, bana Leana kadar sevimli bir gelin getirirsen, aranzda ihtiyarlamak byk bir zevk olacak, dedi. Houna giden arzular yerine getirmekte hi tereddt etmiyen Adrian, atld: Dndn eye bak, anne: hepiniz anlatysanz, istersen yarn gelinin olsun. Gelinle sevgiliyi birbirine kartrarak, gzleri o yosma Leana da, dncesini tamamlad : Evet; yarndan tezi yok, gelsin bizim evde otursun, ben razym. Annesi, Yo, hemen olmaz, dedi. lkin bizi besliyecek kadar para kazanman lzm. Adrian irkildi: Hah, tamam! gene balad! Ve cevap vermeden dar kt. Birka dakika sonra, bei birlikte, Mihail'in'in nnden geiyorlard. Adrian ban edi. Birdenbire bir utan duygusuyla buz kesildi. Arkada orada mitsiz bir yabanc gibi pineklerken kendi aile saadeti ona bir u gibi grnmt. inden bir ses diyordu ki: Ne dersen de, senin bir ailen var, halbuki onun Jack'ndan baka dnyada kimsesi yok. Krallk soka beyleri gibi giyinmi bir genle burnu havada, iki dirhem bir ekirdek bir Bkre yosmas ve onun bayramlk elbisesini giymi, kt yakal iinde boulan kardei, bir de ocuklar ile ayn derecede vnen ve mthi bir naftalin kokusu yayan nuhnebiden kalma klklaryle iki anneden mrekkep bu aileyi grenler kahkahadan krlyorlard. * brail'in Halk Bahesi, Semiramis'in o mehur asma baheleri hakknda bir fikir verebilir, nk o da muhteem Tuna ile onun esiz batakl deltasna hkim olan yaylann kenarnda bir yarn ucuna ilitirilmi gibidir. ehir tarafndan tamamen derebeyi evleriyle evrilmi olan bahe, bir zamanlar herhalde yalnz zenginlere mahsus nefis bir parkm. Ama bugn btn halis gzellikleri bayalatran o mbarek demokrasi rejimi sayesinde artk hibir eye sayg kalmad, onun iindir ki, hele bayram gnleri, bahe yollar, renklerin ve ak sak gevezeliklerinin btn garabetiyle birlikte Komorofka cinsinden bir mahallede mmkn ve beklenebilen btn kokular da getiren bir kenar mahalle kalabal ile dolup taar. O yzden eski zenginler bu mnasebetsiz istilcnn nnde arnaar piliyi prty toplayp ekilmek zorunda kalmlard. Pek seyrek ve ancak pek sakin zamanlardadr ki, buldok yzl bir iftlik prensini ve zenginliin verdii

ciddiyeti ve aksalariyle bir Rum armatr, bu dinlenme yerinin ince kumlar stnde damal ayaklarn tiriirken grrdnz. Ne bir iftlik prensi, ne de arbal bir armatrd ama Adrian da onlar gibi, bahede gezinmek iin tenha saatlerde gelirdi. (Zdlar birleirler.) O 10 Mays bayramnda, saat be sularnda cumbur cemaat oraya vard zaman sakin baheyi batan baa askerler ve ehrin ii korporasyonlar ile dolu bulunca ne kadar kzdn tasavvur edebilirsiniz. Konfeti ve serpantin yamuru altnda, bara tepine, demirciler gibi terliyerek, koltuklariyle ayaklarndan le gibi kokular kararak glkle kmldayan bir kalabaln azgn dalgalar karsnda dehetle irkildi. Kalabalk arasndan kendine yol amaya alarak: Bir daha sizin sznze uyarsam adam deilim, diye haykrd. Aadaki uuruma bakan bfenin dzlne varnca oraya demir att ve bir yere kmldamamaya karar verdi. tekiler hep bir azdan itiraz ettiler: Yo! Buraya ihtiyarlar gibi bir masaya yerlemi ye gelmedik. Annesi azarlad: Hadi! sersemlik etme... git konfeti al da Leana'y elendir biraz. nsan gen olunca zemine zamana uymal. Lenana da direnmekten vazgeirdi. Beni bu zevkten mahrum edersen arslanm deilsin benim! Ne yapaym, kadnm ben, etrafmda kalabalk grmekten holanrm. Adrian, onlar memnun etmek, biraz da dilberiyle vnmek iin raz oldu: Ama, grrsnz, dedi, atalar szdr nasl doru kacak: Domuz ahrna gireni domuzlar yer! Dedii kt. Kollar konfeti torbalar ile dolu bir halde kalaba'a kartklar anda alayc yzl gedikli ve sivil gruplar bunlar sardlar. ki annenin canlar kmt. Adrian, Leana ve kardei ellerinden1 "geldii kadar kendilerini korudular, ama cephaneleri tkenince kale leri hcumla zaptedildiinden kollar ve yzlerini rterek geri ekilmek ten baka kar yol bulamadlar. O gn pek itibarda olan bu asker tedbirler mnasebet almyacak bir arla vardrld ve herkesin sz koyduu Leana trl tecavzlere maruz kald ve yle iltifatlar iitti ki, bu kalabaln arasna kartna bin kere piman oldu. Erkek elleri kimin eli olduunu o hengmede tyin etmek de imknszd kz belinden, ensesinden kavramaya, gsne konfetiler doldurmaya, hatt ona iekler atmaya kadar vardrmt ii. Bu esnada arkadalar bakalar tarafndan tecrit edilmi ve bir ey gremiyecek hale konulmulard. Bu elence gnnn tam noktasna geldikleri srada kalabalk arasndan azl bir sava hzr gibi yetiti, onlarn tarafn tutarak stma grmemi sesi ile grledi: Vay haydutlar vay! Bir kiiye on kii klr m, ayp deil mi size? Ha gayret, Adrian! Ve kocaman torbasndan avu dolusu konfeti alarak savaa katld, taarruz edenlerin yzlerine baza n rengarenk konfetilerle birlikte elinin tersi de, kazarayms gibi raslayveriyordu. Kar durulmaz bir sratle vurdu, en cesurlarn yere serdi ve kala gz arasnda etrafnda bir boluk meydana getirdi. Baskdan kurtulan Adrian'la Leana, bu adama minnettardlar ama kendisini tanmyorlard. Adrian onu ayhanede akam ayn ierken grm olduunu hatrlad. Halbuki bu, ehrin en sempatik adamlarndan biri, o devrin gcnliince en tanlan ve sevileni idi: Samoyla Petrov, kk bir sobac dkkn sahibi, doutan istidatl bir ressam, esiz bir sporcu ve byk bir edebiyat merakls idi. Aslen Rustu ama Romen olmutu. Askerlik hizmetini istihkm snfnda yapm, avu olmu, stlerinin parlak takdirlerini kazanmt. Boylu, Adrian'dan daha boylu, devaml olarak eskrim ve yzme ile urat iin salam yapl ve adaleli bir vcudu vard, omuzlar stnde. brail'de ei olmayan gzel bir erkek ba tayordu: yz ksa ve kendiliinden kvrck siyah bir sakalla evrili idi, kestane rengi gr salarnn stne yazn bir panama gapka, kn geni kenarl bir ftr oturturdu. Petrov bu kozmopolit ehirde eski zaman artistinin mkemmel bir rneini temsil ediyordu: cokun, cmert, ok zeki, konukan, arlar gibi peini brakmyan kadnlara kendini

sevdirmek kadar bir eyler retmek iin de can atan bir adamd. stelik mesleinde domuzuna alr, erbabnn anlad ve ok mit verici olan acaip renkli tablolarnda canl bir kabiliyet gsterirdi. * Savatan sersemlemi bir halde baheden dar katlar. Adrian, Petrov'un elini skt ve ona: Beklenmedik ve pek tesirli mdahaleniz iin bilhassa teekkr ederiz, efendim, dedi, ama sizinle ancak gz. ainalmz var, kimsiniz siz? Adam : Bana Samoyla Petrov derler, dedi. Ve apkasn kararak hepsinin hararetle elini skt. Adrian: Sizi galiba Galatz meydannda Prokop'un ayhanesinde grdm, dedi. Tamam, siz de arasra patronunuz Petrak usta ile oraya gelirsiniz. ok kere konumalarnza kulak misafiri oldum ve szlerinizi enteresan buldum. Sonra kitaplara kar sevginiz.., ben de severim kitaplar... Ya, demek kitaplar seversiniz? ok. Bugne kadar en iyi dostlarm onlar oldu. Ya, ite o zamandanberi hep sizinle tanmak iin frsat kollardm, bu akam tesadf, biraz baya bir ekilde de olsa, istediimi yerine getirdi. Size kk adnzla hitap ettiim iin kusura bakmayn: dost olduumzu sanmalarn istiyordum. Adrian: Arzu ediyorsanz bundan byle gerekten dost oluruz, dedi, nk gzel sanatlar seven arkadalara insan pek sk rastlamaz; beni kk admla armaya devam edebilirsiniz. Ben de yle yaparm ve size Samoyla derim. Kabul m? Petrov: Mkemmel! diye haykrd. Dostlukta bu kadar teklifsiz davranrsanz daha da ileri gideceim: istediiniz zaman beni saat dokuzdan nce resim atlyemde grmeye davet ediyorum sizi. O saatten sonra evde deilim, yalnz darda hi iim olmad gnler mstesna. Hem bundan byle Prokop'un dkknnda ay birlikte ieriz, olmaz m? Ona kartn uzatrken Petrov, samim bir cokunlukla, husus hayat hakknda bir sr tafsilt verdi: ar iini, ressamln, okumasn, idmanlarn, dostluu telkki tarzn, kendine gre dost bulmakta karlat imknszl anlatt. Adrian, bir eyrek saattenberi btn dikkatiyle onu dinliyor, sanki bir ruh acsnn yourduu yzndeki krklar, hareketleri, gzlerini tetkik ediyor, tatl sesinin titreimlerini kaydediyor ve gzlerine inanmyaca geliyordu: Nasl oluyor da imdiye kadar brail'de yaadm da bu adamn farknda olmadm? diye ayordu. Onu derhal sevmiti, yaknlar yannda bir ey sylemek istemedi, sadece Petrov'a ayhanede bir randevu verdi. Fakat Meryem Ana bulvar kesinde ayrldklar zaman Adrian artk dost olduklarn biliyordu. Leana: Ne ho delikanl! dedi. Adrian, Leana'dan ziyade kendi kendine cevap vererek: Evet, dedi, bugnk gnm bouna geirmedim sanyorum. Ve Mihail'i dnd. Dostluun alm kollar karsnda pheli, hayatn mucizeler yaratabileceine inanmak istemiyerek, kara sefaleti zerine smsk kapanm bir halde mterek inine girerken gryordu onu. Istraplarla beslenmi bu inat ekingenin timsali karsnda Adrian, Petrov'un hemen, cokun bir hayatiyet ve lgnca mitlerle dolu bir halde dikildiini grd. Ayn gnde nne kan birbirinden farkl iki dost: ne bereketli gn! Bugn 10 Mays, diye mrldand. Konfetiler, stnden syrlarak yere dyordu. Batan gne camlar tututuruyor, sokak talarn .yaldzlyordu.

Ertesi gn saat be buukta Adrian derin uykusunda iken, iine gitmeye hazrlanm olan annesi, her zamanki gibi onu kucaklamak, kahvesiyle mutad bir kak reelini getirmek iin odasna girdi. Bugn hava iyi deil, dedi; yamura tutulmamak iin komalym. Ve kayglardan burumu aln ile zayf yz olunun uykulu gzleri stne eildi: Adrian, annesinin p ile birlikte hl dudaklarndan umam nefis kahve kokusunu duydu. Zoitza ana, avluda, sefalet arkada olan Leana'mn annesine seslendi ve iki dul kadn, sokak kapsn vurarak dar ktlar, kapnn yerinden oynam demirleri sabah karanlnda, Adrian'n yreinde yanklar yapan ir hznle gcrdad. Adrian, bir sigara yakarak: Ne hayat! dedi. Ben dnyaya geldiim gnden<eri hep byle geirmi mrn. Bir Allann gn dert erini dnmeye bile hakk yok. Ama bu kadar zahmet ekmesi daha ok kendisi iin 'Iduunu ve annesine yardm edecek yata olmasna ramen onun bugn de ayn glklere katlandn dnnce yrei szlad. Zavall annesinin kenara koyduu btn paralar o harcyordu. Bunu kendisi kadar bakalarnn da bildii aklna gelince bsbtn keyfi kat, ama doru sze ne denebilirdi. Halbuki ne ikim var, ne kumarm, diye dnd. Okurum, hepsi bu kadar, arada srada basm! alp dolamasn severim, dorusu. Dolamak... arasra dolamak da youn bir ekilde yaamak demek deil midir? Bir i gn, odasndan k myarak dertleriyle babaa kalmaya da hakk yok mu adamn? yle ise hayatn ne mnas var? Adrian, gzlerini odasnn beyaz duvarlarnda gezdirdi ve hayat bu ekilde anlayta ne kadar yalnz olduunu hissetti. Masasnn stne sralanm kitaplar arasndan bir tanesi biraz dar frlam, ismini gznn nne sermiti: erniyaevski'nin Ne Yapmal? isimli eseri. Evet, ne yapmal? Annesi, nianl sevgisi; onu rabtal bir insan, evine bal bir oul, bir baba, bir koca yapmak isteyen hodbin sevgiler. Eksik olsun! Ya houma gitmiyorsa byle olmak? Hayat sizin gibi anlamya mecbur muyum ben? Bir bal, ivi uvalnda yaatabilir misiniz? e gitmek zere giyinirken Adrian, dnyordu. Yarn Mihail'i buraya getirdiim zaman ne diyecekler? Kzlca kyamet kopacak. Annesinin bu isteini kabul etmemek ihtimali aklna gelince kuvvetle kaydrd: Vallahi! hele bir yapsn bunu! Mihail'le birlikte alr bam derim yollara. Evet, Adrian, hakkn var: Madem ki sen kaderini' boyun eerek kendi hayatn yayacaksn ve madem ki bunun iin birini yaralaman gerekiyor, ekinme, vur ocuum. lkin seni dnyaya getirene vur. Bu sana hi de pahalya mal olmaz bugn. * Tam kaca srada Adrian, avluda ustasnn ral Serafim'i grd. Elleri cebinde, aya kar havlayan kpekler gibi burnu havada, yumurcak, pencerenin nnde keskin Rus ivesiyle haykrd: Msy Adrian! Petrak usta diyor ki, dn akam fazla karm ikiyi, ondan bu sabah i olmyacakm. Ne zaman olacak ya? Belki sat birde, dedi. Peki Serafim... anlald... Ve derhal Mihail'i dnd: Saat alt... u srada simidiyle beraber sokaa kmak zeredir, gitmeden yakalarm onu. Ama Leana'nn sokak stnde oturduu gzel odann pencereleri nnden geerken, ieri bir gz atmaktan kendini alamad. Daha yatakta olan kz: Gir! diye seslendi. Mademki i yokmu, nereye gidiyorsun?.. Odaya girerken Adrian: Demek Serafim'i iittin, dedi.

Ve kza ne yalan uyduracan bilemedi. Bu gen kz odasnda hkm sren kargaalkta koku akln bandan almt. Leana farkna vard ve yorgann biraz daha toplad. Nereye gidiyorsun bu kadar erken? eye... ite bu eye gidecektim... Ba frldak gibi dnyor, gzleriyle burnu odann altn stne getiriyordu. Leana bu sabah yatanda o kadar gzeldi ki. Hadi, hadi! Yalanlar kvrmaya alma! Syle bana dorusunu; bu saatte nereye gidiyorsun? Odann ortasnda hareketsiz, kesketi elinde, kzn yzne bakt. Dorusunu mu? yle ya, neden sylemiyordu dorusunu ona? Belki de gen, heyecanl ruhu onu anlard. Mihail iin ne iyi olurdu bu. Ve kzn salarn okyarak damdan dercesine sordu: Lenutza, syle bakaym, bir kardeim olsayd sever miydin onu? Leana gld: Belli olmaz. Ama hangi kardeten bahsediyorsun? Samoyla Petrov'dan m? Yok... ondan deil... Samoyla'y sevmek g deildir. O mutlu bir adam; halbuki benim ok sevdiim ve senin de sevmeni istediim arkada, biarenin biridir. Kimdir o? Merak ettim dorusu! Adrian, istasyon efinin olu, mstakbel savc dermi gibi byk bir sknetle: Kir Nikola'nn ua, dedi. Leana yle ard ki, yorgan stnden att ve gzel kollarn fkeyle yukar kaldrd: Aman! O bitli mi? Delirdin mi sen, Adrian? Adrian, meydana kan bu nefs vcudu gzleriyle takip ederken arkada hakknda savrulan o irkin hakareti iitti ve bu derece gzellikle irkinliin bir araya gelmesi ona baya bir tanrann savurduu bir lanet gibi geldi. Annesi, Leana's ve Mihail'i arasnda tasavvur ettii mutlu hayat midi uup gitmiti. Bitli ha! Kurun gibi bir yk kmt stne. Tek kelime? sylemeden, sendeliye sendeliye kapya doru gitti. Leana haykrd. Adrian yalnz bir grlt iitti. Az nce iinde ebediyete kadar yaamak isteini duyduu bu baygn odayla dolu olan ba imdi, Mihail'in hayaliyle dolmutu. Ayrld srada bu kadar iyilie inanamyorum der gibi kendisine bakm olan Mihail'in o son bak gzlerinin nndeydi. * Ama znts uzun srmedi. Darya knca Adrian kendini toplad: Leana, arkadan istemiyorsa, o istiyecekti. Brekinin nne geldi, plainta ve simitlerle dolu sepetlerin frnn stndeki yerlerinde olmadn grd. Sanki arkadann hayat tehlikedeymi gibi bacaklarnn olanca gcyle limana kotu. Yoku aa inen yollarn ilkine gelince, acaba buradan m gitsem, burdan sonraki yoldan m, diye bir tereddt geirdi, fakat bu yolu daha kestirme bularak oraya sapt ve hububat vagonlar labirentine vard zaman, ssz .demiryollar zerinde Mihail'in ar ar ilerlediini grerek sevindi. Sevindi ama, zld de, nk on be kiloya yakn ykn altnda ikibklm, sepetin kay boynunda her admda sendeliyen Mihail, ona tevekkln timsali gibi grnmt. Uzaktan seslendi: Mihail! Mihail, ar ar dnd ve Adrian' grnce sepetini yere koydu. Adrian bir srayta onun yanna indi. Elini uzatarak: Merhaba, Mihail; dedi. Sat iin size yardm etmeye geldim. Bu iten anlarm. Mihail, glmsiyerek onun elini skt: yi ettiniz, dedi. Adrian, Leana'nn kalbinde at yaraya merhem srlm gibi ferahlad. Mihail'in szleri de, el sk da samimiydi ve yorgunluktan kzarm yz, Adrian'n gzlerine riyasz bakan ltl gzleriyle sevincini ifade ediyordu. Gen adam, arkadan, ilk seferkinden ok daha uysal bulmutu. Mihail:

Biliyor musunuz, burada gecikmemiz doru deil, simitler scak olmazsa iiler kfr basarlar. Adrian: Doru, diye tasdik etti. Bunu kabil olduu kadar abuk elden karmaya bakmal. Ben de yle yapardm. Bunu syliyerek sepeti yakalad, kay bir omuzuna geirdi ve ileri atld. Gafil avlanan Mihail, ona mni olmaya vakit bulamad. izmelerini sryerek peinden gelirken itiraz ediyordu: Hayr, simiti tamanz istemiyorum! O benim vazifemdir. Ama daha grbz olan teki uzun bacaklaryla gidi\ ordu: Zarar yok! daha ileride size veririm. Hemen verin bana onu! Durun! Birazdan! Bir dakikack, nefes aln. Kay ensenizde krmz bir iz brakm. Hem ben sizden kuvvetliyim. makul olun! Adrian deta kouyordu. Mihail onu uzaktan takip etmekten baka are bulamad. Bir sr ceketsiz insann bir Hollanda gemisini yklemekle megul olduklar 6.nc rhtma kacaklar srada Adrian durdu ve sepeti arkadana verdi: te geldik, dedi. Bu da i miydi sanki, insan bu kadarn bazan bir yabanc iin bile yapar. Mihail, Adrian'n sonralar dostluklarnn devamnca her zaman grd o samimiyet ve ak yreklilikle ellerine sarld: Adrian, kabul etmeye mecburum ki, siz mert yrekli bir adam, arklarda grlen bir dostsunuz. Ama ne olur, beni hi holanmadm eylere zorlamayn. Adrian, ihtara kulak asmadan, bu ilk baarsndan o kadar memnun oldu ki, o anda kendini iki koluyla bir vagonu kavrayp yere vuracak kadar kuvvetli hissetti. * Mihail'in mallarn bir saatten az bir zamanda satt 6.nc posta i ocanda, hamallar, sepeti grnce derhal stne ullandlar. Mallar scak scak kapana gidiyordu. nk simitler sd mu yavan olurlar, donmu bir plainta da olsa olsa kpeklere atlmaya yarar. Para bana altklar iin kimse onlar i grrken yemek yemekten menedemez, ama plak omuzlarnda elli veya yz kiloluk uvallarla, kanter iinde koarken lokmalarn ineyip yuttuklarn grmek insann iini szlatr. Hepsi de acele ettiklerinden, satcy akna evirirler. Mihail anaforculara kar sepetini korumak, mallarn bir uvalla rtl tutmak ve paray pein istemek zorundadr. Sepet boalr da Kir Nikola'nn paralarn sayd zaman bir hayli meteliin eksik kmasn gene de nliyemez. Adrian, Mihail'e elinden geldii kadar yardm etti ve kendisini tanyan amelelere, bu dostuna ktlk etmemelerini, Romenceyi bilmediini ve bugn muhta olduu iin bu ekilde ekmeini kazanmakla beraber, onun gn grm efendilerden bir yabanc olduunu haykryordu. Sonra, sat bitip de, Mihail, sepetinin uval ve para torbasiyle birlikte omuzunda sallandn grmekten memnun, yola koyulmaya hazrlanrken Adrian sordu: Mterilerinizi, bizim liman amelesini nasl buluyorsunuz? Gzleri nehre dalan Mihail: Houma gidiyorlar, dedi. Hounuza m gidiyorlar? Her zaman yle olmasa gerek... Kla kapsnda bu ii yaptm sralarda mallarmn alndn grmek hi de houma gitmezdi, nk Kir Nikola'ya hesap vermek zorundaydm. Ben de hesap veriyorum, ama Kir Nikola bu mteriler hi farkna varmadan kulukann altndan yumurtasn arabileceklerini biliyor. Elimden geldii kadar dikkat ediyorum, gene de alyorlar. Bu houma gidiyor. Dnn ki, bu adamlarn ou aile babas, vatann koruyuculardrlar. Mahkeme huzurunda ahitlik eder, belediye reisleriyle mebuslar seer, son:'a da gelir benim sepetin nnde benden bir metelik anaforlamak iin akla gelmedik arelere bavururlar. Baza hrszln tam zamannda farknda olurum, ama o kadar ustalk gsterirler ki, bu ustalk karsnda azm ak kalr, bir harekette bulunamam: srf bu ustalk bile bir metelikten fazla eder. O zaman dnrm: bu kadar kk bir sonu iin ne diye bunca zahmete girerler?

Bir simit alamyacak kadar fakir deildirler. Hrsz da deildirler; iidirler, hatt fena para da kazanmazlar. Meslekten hrsz iin alacak bir ey olmamasna karlk hayatn kazanan ve bir metelik iin erefini lekeliyen drst adam, akl erdiremediim bir elimedir. Sizin aklnz eriyor mu? Adrian: Bu eyler stnde dnmek hi aklma gelmemisti. Dnn yleyse. Bunlar insan tabiatnn tuhaflklardr. zerinde dnrken bundan niin holandm farkedersiniz. Adrian; Peki, aldklar simitleri ellerinden almaya almaz msnz? dedi. A Hayr, almam. Buna kalkmak bile doru deildir; ardklarn kabul etmektense sizi ldrebilirler; namuslu adam, byle bir durumda fena halde ierler ve namusunu kurtarmak iin bir cinayet ilemeyi bile gze alabilir. Sonralar gerek bir haydut kesilenler hep bu trl kabahatlerle ie balarlar. Bugn serbest dolaan nice nice insanlar, eer ardklar bir brek yznden hapse atlsalard, imdi oktan krei boylam olurlard, insafsz adaletin damgasyla bir kere damgaland m, insanlann en iyisi bile artk namusa deer vermez olur. * Adrian onu byle akama kadar dinlemeyi ne kadar isterdi. Fakat Mihail durup sepeti kartrd. Bir para brek mi yersiniz, yoksa bir simit mi? diye sordu. Daha kald m? Gndelik paym sakladm: yarm kilo plinta ile simit, bunun yarsn kendim yerim. O halde ne diye geri kalann satp be on para kazanmyorsunuz? nk onlar uslu ocuklara yedirmeyi severim. Halbuki bir ttn paras karrdnz onunla. Boazm gibi ttnm de Kir Nikola verir. Fazla mal gz karmaz ya, ayda aldnz on be frank yerine, bu kalanlar da satsanz ayda yirmi be frank geerdi elinize. Mihail, esrarl bir bakla: Yirmi be franktan fazla, hatt bunun iki katndan fazla kazanyorum, dedi. Adrian'n anlamaktan glk ektiini grnce onun usulca kolundan tuttu (bu, Adrian' duygulandran ilk samimiyet almetiydi) ve ona dedi ki: Zihninizi yormayn bouna! Birazdan grecek, anlyacak ve bana hak vereceksiniz. Byle konuarak yrrken ikisinin de canlar ekmedi simitleri. Mihail sepetini srtna vurdu ve nehir kys boyunca, evin aksi istikametinde, Violatos'un deirmenine doru yryne devam etti. Adrian buna memnun oldu. Arkadann dkkna dneceini dnerek zlyordu. Hem Mihail'in leye kadar serbest olduunu da biliyordu. leyin uyku saatiydi. nk gece saat ikide simitler piirilip satlana kadar durmadan alrd. Ama o saatlerde uyumak Mihail'in deti deildi. Kir Nikola'nn btn srarna ramen renemedii ve kimsenin bilmedii yerlerde geirirdi vaktini. leden sonra da uakla efendisi uykularn kestirdikten sonra Pis Arnavutun lokomotifinden taze simitler kar, i gnnn sona erdii sralarda saat be alt sularnda yeni bir sat yaplr ve Mihail bir mddet serbest kalrd. O zaman akam yemeini yer, sonra da ok kere saat sekize varmadan uykuya yatard. Yani Adriann bir zamanlar geirdii hayatn ayn. Adrian, arkadann dkkna dnmeye kalkmadn grerek seviniyordu. Mihail, halinden memnun, ivili izmelerini ar ar sryerek, liman grltlerinin gitgide uzaklat ve Tuna zerinde ssz kylarn vahi gzelliinin balad noktaya doru ilerliyordu. Az sonra deirmeni getiler. Biraz ilerde, Karaky denilen Rum mahallesinin son evleri, brail ehrinin stne yasland yaylann kenarna kadar trmanyordu. Karaorman dalarndan son pn alan Sulinaya kadar uzun yolu boyunca saysz yavuklular kucaklyan Tuna, bu gm tenli, yeil sal k, brail'in o kvrak gen kz belini bu noktada sarar.

imdi ortadan kalkm olan iinde Kir Nikola cinsinden arkllarn barnd bu Karaky'n sevinlerini ve dertlerini kim anlatacak? Bekr olsun, evli olsun: erkekler, kadnlar, hatt ocuklar bile, seslerinde ve baklarnda unutulmaz vatanlarnn zlemini tarlar. Ne zaman sokaa ayak basacak olsalar pis millet diye hakarete uramaktan ektikleri aclar, dktkleri gzyalarn kim anlatacak bize? Kim anlatacak bize, neden hepsi de Tuna zerine tnemi bu Karaky,e ve onun yelken direinden ormanna gelip yerleirlerdi? Neden birbirlerine ylesine sokulmular ki yersizlikten avlularn birer balkon gibi direkkr stnde durdurmak zorunda kalmlard? Heyhat!... Kim anlatacak bize. neden insan kalbi sevgi yannda kinle de doludur?...

Dostluklarn arttracak, ileride aralarnda kacak gr ayrlklarn onlara unutturacak, hayatlarn birletirerek onlar ayrlmaz iki arkada haline getirecek bir tesadfle Mihail de Adrian da tabiate delicesine ktlar: bu ak yle bir k alyamdr ki, btn kk kanaatlerimiz, zavall dncelerimiz, biare hkmlerimiz onun yannda kararp sner. O pitoresk yere geldikleri zaman bunu birlikte farkettiler; sevdiinde ayn iptily kefettii zaman insann baklarnda parlayan o dilsiz hazla rperdiler. Ayn iradeey tbi olan admlar, burada kendiliinden mhlanp kald ve ilk nce Mihail, kynn sertlemi topra zerine kt. Az/ Karaky'nn htrasiyle duygulanan Adrian, gzlerini yaylann kenarna tneyen meskenlere doru kaldrd: Alt yl nce. rumcay ta urada, binbir zahmete katlanarak rendim, dedi. Breini bee blmekle megul olan Mihail: Her gerek baar byk zahmetlerle elde edilir, dedi. Adrian, brei neden o kadar ustalkla pay ettiini sormak zereydi ki, yukardan rumca konuan ocuklarn haykrlar duyuldu. Bir tanesi: Aa! Mihail gelmi bile! diye bard. Daha uzaktan bir bakas: Kim? diye sordu. Kim olacak. Mihail, simiti! Sonra avazlar kt kadar bir sr Rum ad ardlar: Hristo, Stamati! Vasili... abuk gelin! Mihail ayaa kalkarak: te dostlarm, dedi. Kk Rum ocuklar, srtn sarp yollarndan, keiler gibi paldr kldr indiler, yzleri neeli, burunlar havada, gzleri fldr fldr, Mihail'in etrafn evirdiler ve onu bir hayli mutaladlar. En bykleri olup tekilere elebalk edeni: Dn gelmedin, diye kt. Mihail, onlar grmekten memnun, glmsiyerek cevap verdi: Gelmedim, dn bayramd da ondan. teki: Bir maskara! diye atld. Birincisi, Adrian'n kendilerine baktn grnce, bu teklifsizlii merak etti; Mihail'e onu bakyla iaret ederek sordu: Kim o? Bir arkada. Ya, demek arkadan da var imdi? Evet ,ama simitleri sevmiyor. Mihail iyi akl etmiti: Adrian'n rakip olmadn anlyan ocuk, gidip ona elini uzatt: Rumca bilir misin? Evet. Ama Rum deilsin sen! Hayr, Romenim. Kk milliyeti: Yazk! dedi. Adrian sordu: Neden yazk oluyormu? ocuk yzn buruturdu: Bayram m. ne bayram? ocuk: Biz byk bir milletiz de ondan, cevabn verdi. Adrian onu inelemek istedi: Evet, byk milletsiniz ama, gene de bizim mamaliga'mz yemiye geldiniz.

Bacaksz fena halde kzd: Ne mnasebet! O mancay domuzlar yer! Mihail: Hakkn var, Yani, dedi; ben de sevmem onu. Ve plinta paralarn datmaya balad. ocuklar her parann bykln gzleriyle tartyorlard. Mihail: Her zaman drt kiiydiniz, bugn be kiisiniz, dedi, arna kimsenin mahrum kalmamas iin kendi paym da size vereceim. En yallar, dudaklarn yalyarak anlatt: Yeni gelenin kim olduunu biliyor musun. Mihail? Yok. Hristopulos'tur; hani sana bahsetmitim ya, her gece kocasndan dayak yiyen zavall Kalyopi'nin olu. Bu ekilde takdim edilen ocuk, iddiay biraz hafifletmek istedi: Ama dn gece babam o kadar sarho dnd ki, anam dvemedi, lmbay arpp krd, az kalsn yanyorduk. Mihail, zgn bir tavrla Adrian'a bakarak: lerleme var, dedi. * Az, sonra, ocuklar gidince, iki arkada, kyda yollarna devam ettiler ve Mihail, heyecanl bir sesle dedi ki: Boazmdan arttrdn nereye harcadm grdnz ya, Adrian. Gzel memleketinizde benim ailem ite bu ocuklardan ibarettir: beni candan seven, sevinle bekliyen bir onlar var; simiti olmadan nce de brail'e yeni gelip de a biil limanda dolandm sralarda da beni sever ve beklerdiler. On be gndenberi btn Grivitza soka halknn yapt gibi bana bitli demiyen de sade onlardr. Artk gzyalarn tutamayan Adrian, birdenbire bulutlarn arasndan syrlan gneten gya korunuyormu. gibi, yzn elleriyle kapad ve sessizce alad. Daha arkada azn amadan o anlamt. Ve Mihail'in syledii o dokunakl szler yreini paralamt. Ona Leana'y ve sabahki sahneyi hatrlatan bitli sz zntsn son haddine kard. Mihail'in elini tuttu, kkrarak: Zavall dostum, dedi. Affedin beni hereyi biliyorum. Bu iten kopan szler karsnda Mihail'in de gzleri doldu: Hadi, hadi, Adrian, metin olalm Kalbimiz alasa da gzmz kuru kalsn. Hayat gzyalarmza demez. Ama Adrian kanasya alad. Mihail'i adaletsizliin mthi bir kurban olarak gryordu: ruhunun kefettii ilk dost ezilmi bir insand. Byle bir adama doduu ehir sefaletle hakaretten baka verecek bir ey bulamamt. Onu hemen sefalet yuvasndan karmak, evine getirmek, varn younu onun emrine vermek istedi, ama Mihail'de, felketlerle su verilmi elikten bir irade bulunduunu gryordu, bu iradeyi ancak ok ihtiyatla, ok samimiyet ve sevgiyle yola getirmek kabil olacakt. Mihail bu muhabbet ve iyilik karsnda pek duyguland. Dnyayla kendi arasna ekmi olduu duvara ve btn pheciliine ramen, sevgi ateine dayanacak buz olmadn bilecek kadar zekiydi ve zengin bir i lemi vard. phesiz, Adrian, henz kalbini kazanm deildi, uma bu beklenmedik olay, Mihail'in ekingenliinde bir gedik amaya, korkun hilik kangreninin kemirdii kalbini stacak atei geirmeye yaramt. Adrian'n elleriyle yzn kapam bir halde kendinden getiini grnce usulca omuzuna dokundu: Size bir ey syliyeyim mi?... tiraf edeyim ki bana iyilik ettiniz... Artk eskisi kadar yalnz hissetmiyorum kendimi... ileride size kar daha samimi davranacama sz veriyorum. Doru, inanmyordum, ihtimal vermiyordum, ama siz gerekten bir dostsunuz, bir dostsunuz... Adrian, alamakl bir yzle ona bakt: Dostsam felketiniz karsnda nasl kaytsz kalabilirim? imdi nasl olur da sizden ayrlp, beni sevenlerin arasna dnerim, nasl olur da sizin o pis ine ve yalnzlnza dndnz bildiim halde temiz bir yatak ve temiz bir sofrann beni bekledii yuvama gidebilirim? kimiz de ayn sefaleti ekseydik o zaman diyecek yoktu. Ama ben, rahat yaarken, siz yoksulluk ekeceksiniz, ite

bu olamaz! Byle bir dostlua ben asla gelemem. Beni size kar kaytsz davranmya zorlamakla bana hakszlk ediyorsunuz, siz bir zalimsiniz. Kt, ok kt bu... Kalbimi kryorsunuz... Adrian'n hakk var. Mihail, ona hakszlk ediyordu. Ve bu gerekten kt bir eydi. Pis gmlei gibi sprnt kfesinde bulunmua benziyen kasketi ellerinde Adrian'n yannda oturmutu; her yan yrtk, yakas yal kurun ceketinin ok uzun gelen kollarn kvrmt; pantalonunun yamanmadk yeri kalmamt; sertlemi izmelerinin keleri arplmt; arasra meydana karak sonra kaybolan bitleri; tuhaf bir istirahat vaziyetinde bacaklar arasna salverilmi kollar ve btn bu sefaletin ortasnda, ta kalbinizin ve beyninizin iini okuyan, bir hayvann uysal baklarnn mnasn anlyan ve dostluun alm kalbine ok eyler anlatan gzleriyle ey dostlar, bundan daha ackl bir adaletsizlik levhas grdnz m siz? (Ey yalnzln kurban olan dost, u yeryznn her neresinde bulunursan bulun, kendini topla ve gelip sana derhal kalbini sunan yabanc karsnda saadet gibi, strap gibi byk ol! inde sakladn hazineyi sana sunulan hazineyle pazarla girime! mitlerini yelalp gtrm olsa da, asil ol, gven, ruhunun kendi ateine inan daima ve senden onu dilenen susamtan esirgeme: madem ki bu ruh ateini iinde hissediyorsun, senden bakalarnn da bundan nasibi olduuna phe etme nk o esiz hayatn tekeli kimseye verilmemitir, dengin olan tek dosta znt vermektense bir saatte bin kere aldanmak yedir!) * Ilk bir gne sabah serinliiyle bulutlar tamamiyle datt zaman saat dokuzu bulmutu. teki kyda salkmstler orman btn girdisi ktsyla gzlerin nne serildi ve t dipte, ufkun stnde, Dobruca'nn gaml dalar silik ekilleriyle grnd. ki arkada anlatlmaz eylerin ilham ettii ayn din huu iinde, fakat farkl duygularla susuyorlard. Adrian, yrei daralm, gzleri dalgn, kumlar okayan dalgalarn alkantsna bakyor, sanki grnmez ellerle, birtakm fikirleri toplamaya, onlar bir sraya koymaya ve Mihail'in asil projelerine kar mukavemetini yenmek imknn verecek bir are bulmaya alyordu. Mihail de heyecanlyd, ama o, doruyu grmekte hi glk ekmiyordu. Adrian'n ne istediini biliyor ve onun tersine, yani onurunu kracak bir ekilde kendisine iyilik etmeye almasna ierliyordu. Adrian'n yattn grnce sordu : Bugn alyor musunuz? Hayr. Ancak saat bir'den sonra. O halde ister misiniz birlikte nehrin br kysna geelim? Ferahlarz. Adrian'n gzleri drt ald! Babasnn mezarndan kalktn haber verselerdi daha ok sevinmeydi. Kalbi sevinle arparak : Sahi mi? dedi. aka etmiyor musunuz. Ve yznde o kadar ocuka bir mit parlad ki, Mihail piman oldu : Madem ki teklif ettim, herhalde alay edecek deilim. O kadar kt bir insan mym? Eh, olduka! Evet, istediim zaman; ama hat ettiime kani misiniz? Bir hayli eyler tahmin ediyorum. Tahmin etmek doru deildir, insan geree ya eriemez, ya da bsbtn tesine geer... mesele, olan grebilmekte. Hadi gidip kayks rumca bilmeyen bir kayk bulun. Adrian kayk ile birlikte gelince Mihail sordu : Dilimizi bilip bilmediini tahkik ettiniz mi? Evet. Nasl? Rumca ben teki kyya geirmesini syledim, anlamad. Mihail : Bu ocuk hi de aptal deil, diye dnd.

Ve kaya atlyarak, kaykya arkasn dnecek ekilde oturdu. Adrian k tarafta arkadann karsna geti, bu kabiliyet denemesinden sonra ona imdi biraz korku ile bakyordu. Bakalarnn anlamyaca yabanc bir dil konuabilmek ne iyi bir ey, dedi. Mihail : Birka dil konumak bsbtn iyi. nk rumcay brail'de bilen ok, dedi. ok mu dil bilirsiniz? Birka tane... Birka dil bilmek Adrian'n byk arzularndan biriydi. Sordu : Hangileri? Mihail, mkl mevkide kalarak glmsedi, bilgileri ve hayat hakknda ne zaman sorguya ekilse bu sevimli ekingenlii tutuyordu. Cevap verdi : ... Franszcay grdnz. tekileri de frsat dnce grrsnz. Adrian'dan baka biri olsayd bu cevaptan ok eyler anlard, ama bizim delikanl hi oral olmad, soruyu deitirerek daha ustaca sormak istedi : Rum deil misiniz? Mihail kzarak : Hayr, dedi. Bu utanc, hayat tecrbesi biraz daha fazla olsayd Adrian' srardan vazgeirirdi. Ama tecrbesi olmad iin devam etti : ... Fransz? Mihail, kayn iine bakarak : O da deil... dedi. Ve birdenbire ban kaldrarak, sert bir tavrla, beceriksiz delikanlya ilk dosta cezay uygulad : Adrian, eer dostluuma deer veriyor ve onu kazanmak istiyorsanz, size tavsiye ederim, bundan byle bana ok soru sormayn. yle eyler vardr ki sizin hesabnza da, kendi hesabma da aa vurmamam gerekir. Bazlar da vardr ki, biraz daha sabrl olursanz renirsiniz. Sylemek istediim zaman beni zorlamaya hi lzum yoktur... sylerim. imdi kapyalm bu bahsi... Adrian, o cokun tabiatndan beklenmiyecek bir anlayla anlamt. * Nehrin kar yakasna varmlard. Kayk, bir dokuma mekii gibi st dallarnn arasndan szlerek sa kyy takip ediyordu. Bu trl gezintilere alkn olmakla beraber, Adrian, hibir zaman bu derece duygulanmamt, ilk defa olarak yannda kendini anlyan bir insan, hayatnz altst edecek kadar size kendini sevdiren bir dost vard. O zaman, kendi heyecann yattrmakla megul olan Mihail, arkadana dnerek szn esirgemeden dedi ki : Adrian, anlatn bana; az nce. size kar hakszlk ettiimi, kalbinizi krdm sylerken kasdiniz neydi? Beni ne ekilde gryorsunuz? Adrian, arkadann cann skm olmaktan korkarak : Sizi haysiyetinize uymyan durumda gryorum, bu yzden strap ektiinizi dnyorum... Bundan strap ektiimi nereden biliyorsunuz? Size byle bir ey syledim mi? Yok ama, yle tahmin ettim. Sefalet ho bir ey deildir. Ben de bilirim onun tadn. Sefalet iinde yaadma emin misiniz? Bu tezatl soru Adrian' artt. Artk bir ey anlamyordu. Gzleri hayretle ald. Yz yle bir hal ald ki, Mihail neeli bir kahkaha atmaktan kendini alamad ve bu gl tekini bsbtn afallatt. Adrian, en mutsuz insanlardan biri sayd ve gerek bir neeyle glen bu adam hakknda ne dneceini bilemiyordu. Bylece Mihail, ilk vuruta ve kolaylkla elinden silhn drmt. Onun her elime, kanaatleri altst eden her olay karsnda duyduu samim hayret, en cmerte hareketlerden ziyade Mihail'in kalbini kazanmt. Sonralar bundan pek zevk alr olacakt. Glmesini keserek dedi ki : Demek sizce benimkinden daha kt bir durum olamaz? Hastalkla hapishaneyi bir yana brakrsanz olamaz elbette.

Yanlyorsunuz. Sefalet, gerek yani, hayat zehirleyen sefalet, u iinde yzdm dipsiz yoksulluk ve pislik deildir, sevdii hayat srmek iin btn imknlara mlik olduu halde, bunu yapamyan insann durumudur. Bu acy tattm ben ve gerekten sefil oldum! Bugn mesudum : imdi bir rdek gibi, eskiden eriemediim sulara daldrabiliyorum gagam. Farknda deil misiniz bunun? Adrian, cevap vermeden alk alk arkadann yzne bakarken Mihail alayc gzlerle onu szyordu; sonra kapyalm bu bahsi demek ister gibi bir kol hareketiyle, elini onun dizine koydu : Size bir ey sormak istiyorum, dedi. Syleyin... istediinizi sorabilirsiniz... Sizden saklayacak bir eyim yok. Bunu yle zgn bir tavrla sylemiti ki, Mihail'in houna gitti ve kendisine kar sevgisini arttrd. Gerek dostlarnz var m? Hayr. Yalnz tandklar var. Benim anladm mnada dostlua henz rastlamadm. Dostluu nasl anlyorsunuz? Adrian serbeste cevap verdi : Pek basit : insan, tabiat ve sanat anlyarak kendini feda edercesine sevmek. Mihail biraz mahzun bir tavrla : Kendini feda edercesine mi? dedi. Buna ideal derler. Yalnz hayat, u izdiiniz dairenin iine pek de girmez. Adrian coarak : Neden girmesin? dedi. Her gzellii seven insann fedakr olmamasna imkn yoktur. Her zaman yle deildir ya, hadi istediinizi kabul edelim : bununla i bitmez. Bazan en iyi insanlarn bile anlamalarna engel olan derin soy ve terbiye farklar vardr. nsanlarn karakterleri, mizalar, duygularnn nevileri hakknda bir eyler okudunuz mu? Hayr, okumadm. Ne okursunuz? Edebiyat : yalnz onu anlarm. Hangi yazarlar seversiniz? Balzac, Dostoyevski ve bunlara yaklaanlar. Kim tantt size onlar? Kalbim. Sylediiniz doru ise mthi bir ey. Ama tek bana edebiyat yetmez, nk edebiyat; bizi sarho ederek ok kere bilgiler edinmemize engel olur. Zihnimiz iin edebiyat, kuun kanatlar vazifesini grr : Ku hi amadan uuyorsa, kanatlar deil, keskin gzleri sayesindedir. iir, sakin bir saatin sarkdr, iir derken, btn yeryz gzelliklerini, sanatn btn belirtilerini, insann sevebilecei her eyi kastediyorum. Ama ne yazk ki ark syledikten sonra yaamak da lzmdr, yaamaksa hayata kar savamaktr. Adrian : aka ediyorsunuz, dedi. Mihail cidd bir tavrla devam etti : Dinleyin... Hayat bir dev makine eklinde tasavvur edin, son derece aprak olan bu makinenin btn letleri ayr paralar halinde durmaktadr. Su letler, bizim yeteneklerimizi, igdlerimizi, tutkularmz, ihtiyalarmz temsil ederler. Bu makineyi ideal bir ekilde iletmek iin onu ideal bir ekilde kurmak gerekir, ama buna imkn yoktur, nk bu ii yapacak usta henz domamtr; btn bilgilerimiz onun nnde ciz kalr. Bu makinenin letleri insan yanltacak bir ekilde hep birbirine uymaktadr : istediiniz gibi yerletirin, itaat ederler, makine harekete geer, iini grr, ne verseniz, daha dorusu ne braksanz onunla yetinir, tpk insan gibi : kollarn, bacaklarn, gzlerini, kulaklarn, burnunu koparabilir, suratn paralayp onu sar, dilsiz, ktrm edebilirsiniz, gene yaamak isteyecek ve yaayacaktr, nk o bir hile yetinen bu ebediyetten bir damladr. Bu mekanizma insanlktr. Sknet halindeyken iir yaratr : bir odada iki kii; bir tiyatroda bin kii; bir stadyumda yz bin kiiyle, hemen hemen kusursuz bir birlik, bir ahenk gsterir. nk o sralarda yaamyor, hayal ediyordur. Sonu iyi biten bir roman okurken mutluluk yalar dken aksi kocakary; kebalarnda birbirine sarlan dostlar! bir trampet sesiyle heyecana gelen,

kucaklaan kalabalklar; seimlerde demagoglar elleri stnde tayan halk bir gz nne getirin. Bunda alay edecek bir taraf yoktu. Hayatn, hem de en disinin bile ilk destei iyilik arzusu, ruh cmertlii ve ideal ynelimidir. Ama bu ancak bir hayalden ibarettir. Biare insan makinesi hayali bir kenara brakp da yaamaya balad m, her ey allak bullak olur, daha dn kucaklaanlarn birbirlerinin yzlerine tkrdkleri grlr. iirin yanbanda lm vardr. Yaama kavgas d kskalar arasna almtr. Bu ite, bir dokunmakla harekete gecen, ama hibir ustann ideal bir ekilde iletemedii toplum makinesidir. Adrian, kendinizi onun arklar arasna kaptrmamaya aln : bunu size sylemekten ekinmiyorum, nk size kar muhabbet duyuyorum, hem bana yle geliyor ki, siz, bu makinenin arklar arasnda parampara olanlarn soyundansnz. * Adrian, Mihail'in kendisine muhabbet beslediini iitince, yreinin hzla dolduunu duydu. Ama, dedi, sevgi yoluyla insanlar birletirmenin mmkn olduunu sanyorum. Mihail souk bir ekilde : Hayat, benlik sevgisinden baka sevgiye yer vermez, dedi. Gerisi hayaldir. Adrian haykrd : Nasl? Ben yalnz bakalarn severim : sizinle ve sizin gibi bakalaryla birlikte yaayabilmek iin canm bile fedaya hazrm. Olabilir, ama hayatta sizin ne hkmnz olur? Halbuki ben, bu trl yaamay hayatn en iyi yan sayarm. yledir de... yalnz, vcutta kl ne ise, sizle ben, yahut Pierre'le Paul da hayatta oyuz : biz hayat hie sayabiliriz, ama o yolunda devam eder. nk insanlar yaratrken bana kalrsa, Tanr da yle davranmtr : ilkin teknesine insan baln grdmz ekilde, yani hissiz ve zasz yaayacak ekilde atmtr. Ama onu byle bir kadere terketseydi, o baln baz nlarda akla rperen hibir taraf kalmyacakt, bunu gren Yaradan, ona bir tutam gzellik, bir tutam istidat, bir tutam ruh asillii, bir tutam da zek katmay elenceli buldu; bulamacn iyice yourduktan sonra Tanr, ban geliigzel indirerek, kullarn kesip kesip koyuvermi. te karkla, buhrana sebebiyet veren de budur, nk bu beer deerlerin hazm imknszd. Bunlar hamurun iinde ayr ve erimez maddeler halinde kald. Ama bu baharat hamura tad vermiti. Onun iin de bu anlamazlk ok ac bir eydir. nandklarna aykr gelen bu szler Adrian'a dert oldu, gzleri elinde olmadan ehre doru kayd, insanlar Mihail'in gzleriyle grmeye alt. Fakat bir ey farkedemedi. Urad hayal krllarn, annesinin ektii ileyi, madd zihniyetini hi beenmedii Leana'ya kar sevgisini dnyordu, bunlarn hepsini arkadann tuttuu karanlk kta gzden geirmek istedi. .Hibir ak sonuca varamad. Tecrbesi yoktu : ktl unutan ve sevgi ihtiyacnn durmadan besledii grbz delikanl sinirleriyle aclara katlanmt; Mihail'in hayat hakkndaki grn anlamad. Ama imdi kalender sayd bu adama kar derin saygs olduu iin, Adrian sahne bilgilerinin boluunu itiraf etti ve kendini hor grd. Bu yzden duygularnn kesinlii iine bsbtn kapand. Orada her ey apaydnlkt: annesini nianlsn, hatt herkesi seviyordu, ve kendisini anlamadklar iin onlar affediyordu. Kendisini anlayan Mihail'e kar daha iddetli bir sevgi duydu ve ne olursa olsun onun dostluunu kazanmaya karar verdi. Bu yabanc adam besbelli daima hayal ettii dosttu. Onu elinden karmyacakt. Galatz'a giden bir vapur, nehrin ortasndan hzla geti. Kuvvetli dalgalar kyya doru atld ve sancak tarafndan kayklarna arpt. Kayk, bir iki dakika bir ceviz kabuu gibi salland, tan o srada Mihail, ttn kesesini dizine koymu, sigara sarmak istiyordu. Adrian, paketi drt metelie satlan kt ttn farketti ve onu durdurdu : Bu pis maharka'y imeyin; aln, bende daha iyisi var. Ve ona paketi on metelie olan kendi ttnn ikram etti. Can skldn saklamyan, ama glmsemesi dudaklarndan eksik olmyan Mihail, bu koca olan

memnun etmek iin boyun emek zorunda kald, sonra, sigaralarn yaktklar zaman dedi ki : Adrian, gnn birinde dost olacamz sanyorum, ama ondan nce dvsek daha iyi olmaz m dersin? Dvmek mi? O da neden? nk kusurlarnz arasnda bir tanesi var ki baz kimselere pek ar gelir; bu da, birine, isteyip istemediini sormadan vermek arzumuzdur, korkun bir ey bu, nk takdir ettiimiz insann bir ikramn kabul edememek bazan bizi bir malmz elimizden zorla almalarndan ziyade zer. Zorla cmertlik, buna katlanamyan iin zorla yaplan eylerin en ktsdr. Bu gerek size ne kadar acaip grnrse grnsn, byledir. akna dnen Adrian : Ama ben bir dostun ikramn ayn kolaylkla kabul ederdim! dedi. Bir ihtiyacm olsa ondan isterdim hatt. Sizin mizacnzda insanlar iin pek tabidir bu: vermek gcmzn eiti demektir. Ama dostum, byle bir tahakkm ihtiyac ile dnyaya gelmiseniz acrm size; bir gn bu tabiat, dost ve kaytsz, btn insanlarla aranz aacaktr. Adrian, fkesinden kpkrmz kesilerek, kprd : O halde eytan grsn yzn! nsan sevgisi deil de nedir u dostluk dediiniz? Vermesi pek kolay olan paradan en byk malmz olan canmza kadar nemiz var nemiz yoksa urunda veremiyeceimiz bir sevgi tasavvur edilebilir mi? Herkesin kendi hesabn grd birahane dostluundan baka dostluk yok mudur yeryznde? nsanlar almak kadar vermekten de ayn karlkl hazz duymazlar m? Yoksa ldrdma m inandracaksnz beni? Dizleri stne bklm dinlerken en sevdii vaziyetti bu Mihail, kayn dibine bakyor ve kk parman yakmay da gze alarak durmadan sigarasnn kln silkeliyordu. Hi cevap vermedi. Adrian, onun ne dndn bilmedii iin tekrar hcuma geti : Bana byle eyler syliyerek duygularmn elinden kurtulabileceinizi veya her zaman gsmde duymu olduum inancn bir katresini bile deitirebileceinizi hi sanmyorum. Bama ne gelirse gelsin, hakkmdaki tahminlerinize ramen, hayr, hayr, bildiimden amayacam! Ben byle hissediyorum ve yeryznde benim dostluumu seven tek insan varsa o bana yeter, kalbimde btn insanln yerini tutar. Onu kefetmek iin, dnyann altn stne getirebilirim, hibir zaman rastlamyacak olsam da ona olan imanm kaybetmiyeceim, inanacam. Mihail sigarasn atmt, imdi bir eli suda, nehirde izdii, hareketsiz izi seyrediyordu. Adrian'n gzlerine bakmaktan ekiniyordu; bununla beraber, byk bir dikkatle dinledii halinden belliydi. Adrian, gnein parladna onu inandrmak iin urap duruyordu : Kendimizden bahsetmemize izin verirseniz maksadm anlatmam daha kolaylar. Sizi grdm ve grr grmez size balandm hissettim. imdi bilgili bir insan olduunuzu biliyorum, demek ki yanlmamm, nk, dn byle bir karlama ihtimalini aklnza bile getirmeden Jack' okuduunuz srada sizinle gzgze geldiimiz anda bunu tahmin etmitim. Tam benim dndm ekilde bir dost, gerek dost kalbiniz olduuna da inanyorum. Buna inanyorum, nereden bildiimi sormak botur. Neden baka insanlar hakknda byle bir zanna kaplmadm? nk yaradann paylalsn diye meydana getirdii bunca gzellii tek bama tutmaktan kendimi mutsuz hissettiim andanberi dostluu ararm. Ama bu gzellikleri kiminle paylaaym Tanrm, annem de. nianlm dediim kz da, ksaca tandklarmdan hibiri aklmdan geenleri anlamaktan bile ciz olduktan sonra; insann kendi ehrinde, ailesi arasnda kendini yabanc hissetmesinin ne kadar ac geleceini, iinde bir ihtiraslar dnyas, bir hayaller lemi, dnyann en byk saadetlerini tayor diye serseri sayldn grmekten ne kadar azap duyacan kim sizden iyi anlyabilir Baz nlar sevdiim o insanlardan kaar, tek bama buraya gelir, hrsm bu nehre haykrr, ondan benim gibi bir dost, bir serseri isterim. Hal byle olunca nasl olur da size kar hesapl, iinden pazarlkl, bencil davranmam istiyebilirsiniz. Skntlarnz paylamama msaade etmeniz, beni mesut etmek, bana eref vermek demektir, bir dostun yardmn denmi bir bor gibi kabul etmek dostluun hakkn vermek demektir. Benim bildiim biricik hlis

cmertlik budur; tekilerden hibiri karlksz deildir. Hatt insan gcendirmiyecek tek cmertlik de budur sanrm. Maln akrabalndan baka bir meziyeti olmyan akrabalarla paylamak, yahut da bir karya srf kar olduu iin varn younu yedirtmek; syler misiniz bana sadakalarn kendi kendilerine veren bu insanlarla benim ne yaknlm olabilir? Hayr! Hayatmda mevki sahibi olmya hak kazanacak tek mahlk, dostluk yznden btn varln bana verecek ve benim de btn varlmla kendisine balanacam insan olacaktr. Gerisi beni ilgilendirmez. * Kayk, biraz ykseke ve stlerle kapl ssz bir adack boyunca ilerliyordu. Mihail birden bire kalkt, kaykya sahile yanamasn iaret etti, karaya yaklamalarn beklemeden izmelerinin yarsna kacak kadar s olan suya atlayverdi. Zor anlalr bir sesle: Adama syleyin, bizi beklesin, dedi. Adrian, arkadann telndan son derece heyecanl olduunu tahmin etmiti. O da kayktan indi ve Mihail'in peinden yrd. Mihail, batanbaa iri beyaz nilferlerle kapl kk bir su birikintisinin kenarna gitti, kocaman nilfer yapraklarnn geni hals durgun suyun yznde ar ar yzyordu. epeevre, canl bir saz iti ssz glckler lkesinde gizlenmi bu su incilerini kuatyordu. Adrian yaklat ve grnmez incecik saplar stnde masum masum ykselen bu beyaz kaln iekler karsnda hayran kald. Eildi ve yeni almaya balyan bir goncay eline ald. Aa indike kalnlaan bir sap vard. Ellen ceplerinde, sessiz seyreden Mihail arkadana dedi ki: Koparmak doru olmaz... o, yerinde gzeldir; koparp gtrmek onun kutsalln bozmak demektir... Adrian, iei usulca brakt. Kk bir ocukken, Dimi day ile birlikte saz kesmeye veya Kodin'le beraber rdek avna gittikleri o uzak gnlerdenberi bu gzel yabani zambaklara el srdn hatrlamyordu . ki arkada vaktiyle nehrin getirdii topraklardan meydana gelmi tepecikler stnde biten ve devaml bir rutubetin bol bol besledii gr imenler stne oturdular. Bakyor ve susuyorlard. Mihail, iki bklm. deta topraa girecek gibiydi. Adrian ellerini imenlere daldrm, serinliini hissetmek iin yumuak topra hafif hafif kazyordu. nlerinde glck, gnein stne dkt klar iinde ykanyordu. Bir yn bcek ortalkta kaynayordu. Nilferlerle kaplanmam, tabak byklnde aynalar zerinde kendir tohumlar gibi ekilsiz sinekcikler, badndren bir hzla dnp duruyorlard. Su rmcekleri, sebebini bilmeden enine boyuna dolayor, zevkten sarhoa dnm sivrisinek kmeleri glcn stnde delicesine raksediyorlard. Arasra yaban arlariyle belekler bir kou gelip oray kefediyorlar ve memnun kalmyarak ekip gidiyorlard. ki seyircinin gzleri bir sahneden tekine atlyor, ama kurbaalarn durumlariyle hareketlerini tetkik etmekten daha ok zevk duyuyorlard. Kimileri, yapraklarn stne km gneleniyor ve ayn filizi yeil renk iinde eriyorlard. Bakalar, sudan balarn kararak, bir an akn baklarla orada oturan iki adama bakyor, ve saf bir rkeklikle tekrar dalyorlard. Baz kk kurbaalar sivrisinek avna ekinmeden devam ediyor, yakaladklarn oburcasna yutuyor ve her lokmadan sonra sevinlerinden bir vrak! sesi karyorlard. Bunlar grdke iki arkada, gzlerinde canl bir haz parltsyla bakyorlard. ok kere uzaktan gelen bir brme veya yakn kylerdeki kpeklerin havlamalar sessizlii bozuyordu. Zaman zaman grbz hanerelerden kopan haykrlar, seslenmeler, Tuna kollarnn bir kysndan tekine romence, rumca, trke barlarak sylenen cmleler, kayklarla sallar stnde iletilen pompalarn takrts ve keskin ddk Keleri, bu tabiatn koynunda onunla birlemenin verdii bu huruzu birdenbire bozuyor, insanlarn ve hayatn kendilerinden uzakta olmadn bizimkilere hatrlatyordu. O zaman, kaynam ruhlarnn huzuru

iinde, bu grltler, bir gln przsz yzne arpan yamur damlalar gibi dyordu. nk, muhakkakt ki, Adrian, hi farknda olmadan, Mihail'in yaral gnlnn ba ucunda insafszca bekledii tapnaa yeni bir sevginin girmesine engel olan gizli bir kilidin direncini sihirli bir ekilde krmt: u anda eski hastalndan iyilemekte olan adamn gzleri Adrian'n kendisine uzatt iki ele tatl bir glmseyile bakyordu. Hi phe yoktu: Mihail'in ruhundaki alkant, rkek sktu, endieli temkini, bunu apak gsteriyordu. Her eyi sezen Adrian, bir sulu gibi sakin duruyordu. Fakat ebed sevginin hazineleri olan, btn yaralar iyi etmesini ve bizden ne dua, ne de tts beklemeden her eyi canlandrmasn bilen varlk, dostlardan birinin kalbini dolduran verme arzusunun samimiliini de, tekinin susam olduu yaama arzusunu da anlad .Ve insan elinin kirletmedii bu tabiat kesinde, hayatn sahibi onlar sekiz yllk bir dostluk iin birletirecek olan sevgilerini takdis etti; bir dostluk ki nankr bir hayatn her trl mihnetine katlandktan, trl memleketlerde sefalet iinde geen insanlarn bayal yznden yz kere yaralanan, kendi noksanlarnn teneffs edilmez buulariyle yz kere boulacak hale gelen vre bir yaayn btn ktlklerine uradktan sonra, ka kereler onu yere vuran frtnalara gs gerecek ve mayasnn tekil eden iki kelimeyi sanat ve sevgi sonuna kadar azndan drmiyecekti. Bu byy ancak lm bir kl darbesiyle bozacak, iki dosttan birini hepimizin bir gn gideceimiz yere gnderecek, bundan byle yapayalnz kalacak olan tekini de, her kuvvetli ruhun ihtiyac olan kendi gereini aratrmak, birlikte yaanm zamanlar hatrlayarak alamak ve yoluna kan btn ufuklardan, ilkine benziyen bir lokma dostluk dilenmek iin diyar diyar dolaacakt. Mihail heyecanl bir sesle sktu bozdu. Szleri, uzun uzun alam bir kadnn konumas gibi, kesik kesik ve iliydi. Rumcann zengin ahengi dncelerine derin bir mna katyordu. Adrian bu dnceleri ilk defa olarak reniyor ve o yzden rperiyordu. Dostluklar devamnca bu trl szleri pek nadir frsatlarla iitecektir. Mihail, hi kmldamadan, gzleri hep sulara dikili: Adrian... dedi. Sizi pek az tanyorum... Fikirlerinizi, yani dnyay gr tarzn bilmiyorum, tabiatnz hakknda da etrafl bir fikrim yok. nsan tabiat, ne kadar kabiliyetli olursa, katmerleri arasnda o kadar kendimizin bile bilmediimiz taraflar gizler, bu taraflarn hayatta anszn meydana kvermeleri her zaman zararsz olmaz. Bunu tecrbe etmiimdir. Bakalar bu trl srprizleri sknetle karlasalar bile bana ok ar geliyor bu eyler: insanlarla iyi insanlarla ne zaman arpm olsam krlp paralanan hep ben oldum. Kalbinize hitap ediyorum. Beni tanmay, kim olduumu renmeyi sabrszlkla istediinizi biliyorum. Bu pek tabidir, zellikle ki beni seviyorsunuz ve bunu istemek hakknzdr, ama imknsz ite... size syliyebileceklerimi gvenimi kazandnz lde yava yava anlatacam. Ama iyice bilmi olun ki, bir sevgi ve ketumluk tanrs olsanz dahi btn mazimi asla, asla renemiyeceksiniz. Zaten bunu dostluumuz zerine hibir tesiri olmyacak... Ben henz yeteri kadar canlym, siz de sevilmeye lyk bir insansnz, sizi dnyada kimsenin sevemiyecei kadar seveceim, anneniz bile sizi benden ok sevemiyecek. Hem bana rastladnz gn domu olduunuzu farzedin. Benim mazim yok, ld o, mezara koydum, unutalm onu ve yaamaya bakalm... Sizi henz pek az tandm syledim. Ama bu kadar da imdilik bana yeter. Sizin gibi, hatt sizden ziyade nk sizinkinden zengin olan tecrbem bana yardm ediyor ben de duygularmn antenleriyle yolumu aratrarak yrrm ve sizinle karlamam bana mutlu bir olay olarak grnyor: Mesel, size itimadm isbat etmek iin, dnyann bir tarafndan fakir olmayan bir aileden dnyaya geldiimi syliyeceim. Nerede mi? Belki gnn birinde bunu da, milliyetimi de renirsiniz. Ama ne evrakm, ne de dilim nereli olduumu belli etmez: nk ana dilim derecesinde olmak zere alt dil bilirim. ocukluum rahat, mesut geti, fakat ilk genliim, birtakm fikirlerle zehirlendi; ailemin nefret ettii bu fikirlere sonralar ben de dman oldum

nk beni hayal krllarnn en acsna uratt, daha sonraki yllarm da tevekkl aclariyle harabettim... size ancak bu kadarn syliyeceim. Seyahat ettim... hayat irkin buldum. Hayat hem irkindir, hem deildir, ama ili insanlar mantklarna uymazlar ,o yzden az kalsn kaybolup gidiyordum. Size baka bir sefer anlatabileceim gzel ve ho bir mucize kurtard. imdilik size syliyeceim bundan ibaret... Bunu kendiniz iin saklayn. Biri sizi sorguya ekecek olursa bir ey bilmediinizi syleyin, bakalarnn ekingenliini kollamak, onlarn ereflerini veya bir hayat kurtarmak gerektii zaman yalan merudur. imdi en nemli noktaya geelim : bu sefer de zeknza hitap ediyorum, Benim ac ektiimi dnyorsunuz. Tabi ekiyorum. Beni sefalet iinde gryorsunuz. Apak bir ey. Ve yardmma komaya can atyorsunuz. Pek gzel. Gzelden de fazla bir ey: hayatmda siz, modern adamn zeksyla birlemi hristiyan sevgisinin bir rneisiniz. Ama, azizim Adrian, emin olun ki aclarm ve sefaletim, sizi benden ziyade zyor. Samim zntnz grdm iindir ki kar yakada niyet ettiimden biraz daha fazla kabuumdan kmaya karar verdim. Bakn, dinleyin: Hayatmda bayram gnlerim olmad deil, btn saadetlerin nda ykanan prl prl gnler:. Dnyadan, insanca ve drste bekliyebileceimiz her eyi elde ediyordum. Ve ili bir gnlm imdi ok daha ilidir ve olduka kuvvetli bir zekm bugn daha kuvvetliolduu iin yanasya mesuttum. Ama ite felketim de bundan ileri geldi: hayatn, hayatmn, yalnz bundan, yani bazlardan ibaret kalmas gerektiine amaz bir imanm vard. Halbuki, yldrm gibi sratli ve korkun olan felket, en mesut nmda tepeme inmekte gecikmedi; bu darbe bizi ne kadar hazrlksz yakalarsa, tesiri de o kadar mthi oluyor. nann szme, gururumun kefaretini dediim, az kalsn canmdan da olacam raf'dan cascavlak ktm halde, imdi karnzda o varlkl zamanmdaki kadar zengin saadet imknlaryla dolu bulunuyorum; bir zamanlar atm, gzel al atm on dakika sonra nmde hazr bulmak iin bir zile basmam kfi gelirdi, o hayvan, beni bugn maziye eken, arasra gzm kapayp, bir daha asla grmiyeceim o kallee saadet yuvasna tekrar dnmek iin bana lgnca arzular veren biricik mahlktur. Evet, dostum, hayatn byle mucizeleri var: gene de bir eyim eksilmedi. Tam tersine, o zamana kadar aklma bile getirmediim, rahat iinde geen hayatm sresince gizli kalm daha bol baka saadet kaynaklar kefettim. Rahat bir hayat gzlerinizi kamatran kuvvetli bir k gibidir; btn incelikler asl gzel hayat ve byk sanat meydana getiren incelikler gznzden kaar. Sanat ve tabiatn ihtiamn hissettiimi sanyordum, gerekte kadnlar boyunlarndan perek en canskc bir musikiyi dinliyor, bayanlara en iyi eserleri, daha ziyade okumaktaki ustalm takdir ettirmek iin, okuyordum; ve hyabanlarn dallar altndan atla geerken yapraklar krbalyarak yere indiriyordum. Ayn derecede insafsz olan bedeni ve ruh aclar, bu saadet israf stne, samimiyet dedikleri esiz yala beslenen n dkt. Sonra da sefalet gururumun stnden kayc sngerini geirdi ve maraz bir duyarln tattrd btn hazlarn izini sildi. Artk kusursuz olmasn istedikleri her hareketimi gzetliyecek veya srf kendilerine vnme vesilesi vermek iin edindiim bilgileri takdir edecek kimsem yok; imdi u glce srf vah gzellii iin hayranm, bir kitab gerek deeri iin okuyorum, bir gzelin gzne girmek veya bir rakibi atlatmak iin tek kelime sylemiyor, tek harekette bulunmuyorum ve mutluluun ne olduunu asl imdi anlyorum. Kader byleymi! sefalet ve aclar insan samim yapar. Daha ileri gidiyorum: strap saadetler yaratr. Kolay bahtiyarln kararszl, emek karl olmyan hazlarn kallelii, Narcisse gibi kendi kendine hayran olmann boluu sinirlerimizi yorar, hayatn en beer deerlerinden insan mahrum eder ve byk felketlerden habersiz olan her insann srd tek tarafl hayatn kaynaklarn kurutur. Bu kaynaklar, tpk, gr ve dzenli akmak iin baklmaya, geniletilmeye, iskandil edilmeye muhta olan su kaynaklar gibidir. Bizim saadet kaynaklarmzn kesilmemesini temin eden tek vasta ise straptr. Evet, yalnz strap bizi samim klabilir, u artla ki, strap eken adam bu sefer de ters anlalarak vlmesin, nk, insan btn hayatnca hava kalacaksa, baki kalan bit izlerinden ise akp giden

altnn hafifliini duymak elbette ki yedir. Ben bir sefaletin hayran deilim, hele onun verdii mnsz aclara susam da deilim, ama bir kere bu denize dil; tkten sonra, gln bir mitsizlikle suyun yzne abalamaktansa dosdoru dibe gitmeyi tercih ederim te bende grdnz ve sizi rkten o aldrmazln, o sknetin, o tevekkln sebebi budur. Benim haysiyetimden de bahsettiniz galiba. Haysiyet ancak kaybetmekten korktunuz mu kaybedebileceiniz deerlerdendir. Haysiyetimizi derhal stne tkrecek baya ellere emanet etmisek hibir babayiit ona el sremez. Haysiyet ahsiyetimizin en halis tarafdr, onu olur olmaz vesilelerle aza almak iin insann deli olmas lzmdr. Mesel, bir liman iisi burnumu parmaklar arasnda kstrd veya suratma bir fiske vurduu zaman btn sefaletimle herifin karsna dikilerek: Hey bana bak, hemeri, beni kim sandn sen? Biliyor musun ki ben, simitilik etsem de falanca atoda domu, filancann olu filancaym! demeye mi kalkaym? Hayr, asla byle ey yapmamal, yoksa halinize gldrrsnz herkesi. Ama ok kere bama geldii gibi, biri kp size, Bitli! diye barr. Eer bitleriniz varsa doru sylemi demektir; yoksa yanlmtr; her iki halde de size kar kt davranmak istemilerdir. stemilerdir diyorum, nk ok kere iyi insanlardr bunlar, makinelerine yanl bir let taklm mert insanlardr, size demedim mi ki, bizim insan makinemizi mkemmel kuracak usta yoktur, diye. Ama o adamlarn gerekten kt olduklarn kabul edelim, hayat tecrbesinden mahrum olduklarndan baka ne ifade eder bu? u halde benim iin tasalanmayn. Ben halimden ikyeti deilim. Bir ay nce brail'e geldiim zaman bu denizin dibini boylamtm, imdi yava yava su yzne kmaya balyorum. Sahile trmanmam iin bana yardm etmek mi istiyorsunuz? Kabul, ama bu avnz, yani ya kaladmz baln ne eit ey olduunu kimsenin fark etmemesi artiyle. Herkes hakkmda ne dnyorsa herkes iin yle kalmak istiyorum: yani bir simiti paras. Kir Nikola'nn ua. Lf aramzda u Kir Nikola yok mu, bir zamanki dostlarmn ouna deimem onu. phesiz, pek ok kimseler bizimle megul oluyorlar, nk basit insanlarn en byk zevki bakalarnn ilerine burunlarn sokmaktr, ama bir yaram olduunu kefetmemeleri iin dikkatli davrann: yoksa derhal parmaklarn o yaraya sokmak iin stme atlrlar. Hadi, imdi svalm. * Adrian, konuurken Mihail'in kalar arasnda yukardan aa ok derin ve kendisine sert bir eda veren bir izgi peyda olduunu grmt. Bu izgi ile onun yzne verdii sertlii, Adrian, Mihail'in sesindeki tatlla, hareketlerindeki durgunlua ve szlerindeki itidale aykr buluyordu. Her zaman byle olmayacaktr, Adrian'n hatas yznden tekrar belirdii zaman bu mthi izginin ne ifade ettiini kendisine gsterecek bir Mihail tanyacaktr yaknda. Kayk, Dok'larn kapsna doruldu. Kayn sol kyya tad iki dost, btn yol boyunca tek kelime konumadlar, kayk bunlarn kstklerini sand. Gzleri karlat zaman: imdi bildiimiz eyler ne gzel! Ama susmak lazm! diyorlard. Balkhanede indiler. Mihail, sepetin kay boynunda, nden atlad ve kayknn parasn vermek iin para kutusunu kard. Adrian sitemli bir bakla ona mni oldu. Etraflarnda rumcay anlyabilecek insanlar vard. Usulca kulana: Siz mi vermek istiyorsunuz paray? dedi. Mihail sevimli bir glmseme, fakat kabahat ilemi bir insan haliyle: Evet, dedi. Adrian, fkeli bir bakla: Byle mi anlamtk? dedi. Mihail sustu, kutusunu saklad ve asil bir utanla gzlerini indirdi. (Sefil para! Hemen ktn m ortaya? Dostluun ellerini kirletmeye ve seni hor gren iki adamn hayatlarn zehirlemeye hemen baladn m? Bu yeni doan kardelik yuvasna geimsizlik kundan sokmak, insanlar arasndaki mnasebetlerde ilk ve son art olduunu ve elinden hibir eyin kurtulamayacan isbat etmek mi istiyorsun? Baya bir kafann irkef kefi! Adalet rol oynyan ihanet! Hey Adrian! Dikkat)

Gnlleri dostluk ateiyle tutuanlara ne mutlu. Yalnzl daha az ldrc ve hayat katlanr bir hale getiren yalnz odur. Adrian, Mihail'den ayrld zaman yle bir uyuukluk iindeydi ki, hibir ey dnemiyordu. Bir fikri yakalamas imknszd. Her ey cva gibi kayyor, kayordu. Dorusunu isterseniz, kafasnda fikir yok deildi, hatt belki gereinden fazla vard, ama bunlar ok akc, ok sevin doluydu, ne zaman kalb dimaa kacak olsa bu hal grlr, nk tek bana dima Tanrnn bize bo yere musallat ettii berbat bir lettir. ine giderken, glck stndeki binlerce sinek gibi kafasnda ve belki de kalbinde oynaan bu sevinli dnceleri tembel ve iyicil bir gzle gryordu. brail'in Champs Elysees'si olan geni Karol Bulvar'nn sszlnda o saatte gazc ihtiyar Yahudinin. Gaz! Gaaz! diye barmalarndan baka bir hareket yoktu. Adrian, bir sra aslm iki bidonun arl altnda iki bklm yryen adama bakarak iinden: Bu hayata tahamml edebildiine gre, benim Mihail'i sevdiim gibi birini seviyorsundur herhalde diyordu. Hemen annesiyle Leana'y sevdii de aklna geldi. Bu sevgiliyi rahata birbiriyle uzlatrd. Gerekten yle miydiler? Evet, yreinde yleydiler. leden sonra, bu mesut uyuukluk iinde geti. Talihine, i pek skntl deildi, yani iki iiyle ustas da Adrian'dan daha gayretli deildiler, ama sebep bakayd; bir gn nce veryansn etmilerdi ve sabahleyin ii asm olmalarna ramen, hl kendilerine gelmi deillerdi. Adrian' da kendileri gibi kafas dumanl sandlar. Petrak usta: Yok, hazret, dedi, gzlerini ne kadar aarsan a, gzkapaklarnn bizimkilerden de ar olduunu gryorum. Anlarz halden, ha! i dedikleri ey holanacak bir matah olmad iin zenginler onu, can skntsndan patlamyalm diye, biz yoksullara brakmlar. Usta, bir stbe fsnn stnde oturakalmt, nln geirmeye pek hevesli grnmyordu, teki iki ii nlklerini giymilerdi, ama letlere zehirli ylanlara bakar gibi bakyorlard. Yalnz rak kk Serafim gayretli grnyordu: eski bir duvar stne kmrle domuz yavrular iziyordu. Bu antiye, mterinin ihmali yznden ina srasnda yar braklm eski bir iti; adam para avansn kestii iin Petrak usta da adamn keyfi gelene kadar semtine uramamt. Herif nihayet yola geldiinden imdi ie yeniden balamt. Byle eski bir ii tazelemenin glklerini bilenler zenaatkrlarn neden somurttuklarn anlarlar. Dekoratr Matei, ieklerinin rengini bir trl tutturamyor, kabartma, al ilerinde stne olmyan tzik, ek yerlerinde muvaffak olamyordu, ilerinde en mtevaz olan Adrian da baz panolarn krlarn doldurmaya gitti. Ustaya, gelince, hafta nce brakm olduu tahta taklidine devam iin terleyip duruyordu. Petrak usta, mesleinde parlak bir zenaatkr deildi, ama becerikli ve iyi idareciydi. Drst, cmert, efkatli ve ii ruhunu tembellie hakk olmyan bu ruhu anlyan bir adam olduu iin en aksi iilere bile kendini sevdirirdi. Dev yapl bir irozdu. Yznn btn ehirde bir benzeri bulunmazd: upuzun bir yzn stnde yumurta gibi sivri ve dazlak bir kafas, patlcan bir burnu, en kk glmsemede drtleen iki duda vard. Domates gibi enesinin ukuru, berberleri hayli yorard, kulaklar o kadar sarkkt ki, soyumu belli ediyor derdi. Bununla beraber Petrak usta kadar sempatik bir irkin grlmemitir, yalnz iyi kalbli tabiatnn btn neesini ifade eden gzlerle bile onu Prokop ayhanesinin en sevimli insan haline koymutu, orada kalp kyafetinden tr herkes onunla ahbapa ve krmadan aka ederdi. antiyede byle mthi bir fke nbetine tutulduu gnler, Petrak usta yldrm gibi dar frlar, bir araba, bir de kemanc ingene tutarak btn iileri iine doldurur, stste istif edilmi bir halde onlar alr gtrrd. Sabaha kadar sren mthi bir vurpatlasn bir hafta iin ortal stliman eder ve herkesi bartrrd.

Adrian bu adamn ruh asillii, irkin kalbndan, bulutlar arasndan bir yaz gnei gibi syrld anlarda onu tanmt. lk defa ona Adrian'n ayak ilerinde alt bir ihracat messesinde rastlamt. Usta, baz tamirler iin gelmiti oraya. O gnn sonunda, neesiyle btn evi byledikten sonra ev hanmyla hizmeti kadn arasnda iddetli bir kavgaya ahit oldu. Hizmeti insafszca sokaa atlmt. Petrak usta, aletleriyle birlikte bu zavall kadn da yanna alm, kendisi kadar iyi kalbli olan karsna gtrm, o da kadncaz pek iyi bir ie yerletirmiti. Adrian, iinden o adama iyi bir not vermiti. Ona ancak bir yl sonra tekrar rastlyacakt. Aylardanberi isiz bir halde, nasl olursa olsun gndelikle bir i bulmaya abalad sralardayd. Bir ilingir bir demir kapy yerletirmek iin onu bir gn tutmutu. Adrian ayn inaatta Petrak usta ile karlat. kisi de bundan memnun kaldlar. Prokop'un ayhanesinde birlikte ay itiler ve rahata gevezelik ettiler. Bir akam isizlik yznden Adrian'a yol vermilerdi. Petrak usta, bir dost samimiyetiyle onu sorguya ekmiti: Adrian : Yok, ilingir deilim, dedi, hibir ey olacam yok benim! Bu akszllk Petrak ustay acndrmt. Gen adama ilgiyle bakt: Demek bir zenaatn yok? N'aparsn. Bir zenaat renmeye de almadn m hi? Dok atlyelerinde makinistlik reniyordum ama, bir yl sonra vazgemek zorunda kaldm, nk anneme fazla yk olmutum. Prokop'ta oturuyorlard. ayhanenin lzumundan fazla scak havasnn tesiriyle dostluklar abuk ilerler burada. Petrak usta bardak bardak ay iiyor, burnunu yrtarcasma mendiliyle kurulanyordu. Tekrar sordu: Bir zenaat renmek istemez miydin? Adrian zntl bir tavrla: Artk ge kaldm, dedi. Ka yandasn? On sekize yakn. On sekiz ya ge mi sayyorsun sen?.. Ben fray ilk defa elime aldm zaman yirmi drt yandaydm, ama gryorsun ite, pek ikyeti deilim halimden.. Yalnz u var ki: Zenaat altn bilezikse zenaatkr iin boaz da gm bir hunidir! Bu Romen ataszyle zenaatkr para kazansa bile daha ounu iiye verdiini anlatmak istiyordu. Adrian bu adamn yannda iki saat geirdi ve durmadan gznden ya gelesiye gld, bu szlerden bir netice kacan sanmyordu, ama yalnz kaldklar zaman usta, kendisine sordu: Gnde ne alyorsunuz? ki frank. Pekl, eer suratm fazla korkutmuyorsa seni, yarn sabahtan itibaren sana iki frank veriyorum. eytann ressamlarn gsterdii kadar kara olmadn grrsn! Adrian o kadar armt ki, gzlerine minnet yalar doldu. Sebepsiz de deildi hani, nk o sralarda bir ran gndelii iki franktan deil, yarm franktan balard. Aradan alt ay gemiti; Adrian, abuk ilerliyerek, dost ve ustasnn cmertliine lyk olduunu gstermiti. Bugn kendisine verilen ileri iyi becerdii iin gndelii franka ykseltmiti, halbuki en yetimi iiler bile be franktan fazla almazlard. * Yeniden balanan bu iin bulunduu st katta mterinin ailesi oturuyordu. Bunlarn hizmetisi olan cokun bir Macar kz, ask suratl badanaclarn arasna birdenbire dt ve bozuk Romencesiyle haykrd: Vay, usta Petrak, sen byle alr! Kalk ayakta! Usta, fena halde korkmu, gibi yerinden bir hoplad, kollarn kaldrarak, btn yzlere nee getiren bir znt taklidiyle:

Ah, Marika, Marika! dedi. Az yakan, insan sevdal eden paprika(*) memleketinin dilber kz! Btn dertli svaclarn tlsm, syle bakaym: badanaclar sever misin? Bu suali sorarken, srtn leylein boynunu bk gibi kamburlatrmt: Marika, burnunu ustann burnuna dedirircesine yaklatrarak: yle, mosi Petrak, dedi, ben sevdi badanaclar, niin syler hep ark onlar, hem eyi insan, ama sevmezler i yapacak! Petrak usta, hizmetiyi belinden kavrayp yle birka adm dndrerek: Bravo Marika! diye haykrd. Nefes almadan almamz istiyorsan, hemen git, bize drt fincan Trk kahvesi yap, okkal az ekerli, kpkl, azmz yakacak kadar da scak olsun... hadi. Hizmeti, ustann kollarndan syrlarak koarken: imdi imdi mosi Petrak diyordu. Uyuukluklar geen iiler glmekten krlyorlard. Az sonra kzcaz, bir tepsi iinde drt kahveyi getirdi, yanna drt kak reelle drt bardak da su katmt. Romen misafirperverliinin bu en basit ikram garpllar arasnda hi de yaygn deildir, orada insan susuzluktan ve gzel bir kahve imek arzusundan lse gene aldrmazlar (onlarn kahveleri Trk kahvesi deildir, bir bulak suyundan ibarettir.) Bu nefis kahve ve reellerle keyifleri yerine gelen drt arkada gayrete geldiler. Matei ile tzik, ikisi de tabu merdivenlerle ayaklarnda easlar varm gibi yrrlerdi, biri ieklerini serpitiriyor, teki izgilerini iziyordu (Sras dmken syliyeyim ki, bu merdiven yrtme usul Almanya'da kefedilmitir. Fransa'da bunu kimse bilmez, ii, merdivenin yerini deitirmek iin ikide birde inmek mecburiyetinde kalarak beyhude yere yorulur, patron da bir sr vakit kaybetmi olur.) Petrak usta ile Adrian da ie koyuldular: usta bir balkona ekilecek son yalboya tabakas iin boyay hazrlyor, teki de bir odann duvarlarna av sahnelerini gsteren delikli bir kalptan patron karyordu. Gevezelik grla gidiyordu. Sesler ve kahkahalardan geilmiyordu. Bir yandan alrken herbiri dnk hovardaln hdiselerini anlatyordu. Usta, bir boya kovasn bacaklar arasna alarak yere oturmu, Serafim'in uzatt renk, ya, sekatif veya neft yan ilve ederek boyasn kartrrken bir yandan da grltye nayak oluyor, arkadalarn gayrete getiriyordu. Adrian .odasndan bu samalar dinliyor, candan glyor ve duvarlar yeil ormanlar, yeil avclar, yeil geyik ve kpeklerle kaplyordu. Fakat yava yava, yorulan sesler hafifledi; cevaplar ve glmeler araland, koflam gslerden artk atlak sesler geliyordu, bir saat gemeden ortal hemen hemen mutlak bir sessizlik kaplamt. Arasra, yryen bir merdivenin tkrts, ksa bir bouk ksrk, bir honutsuzluk i ekmesi veya patronun raa yavaa, Prusya mavisi, koyu yeil, al u meredi diyen sesi skneti bozan tek hareketlerdi. Sonra Adrian artk hibir ey iitmedi, kasvetli gnlerde insan bastran uyku ve hareketsizlik her eyi uyuturmutu. Adrian, ii unuttu, zihni beyaz nilferler diyarna, onlarn mavi gne (yoksa Prusya mavisine deil) ve bilhassa gidip Samoyla Petrov'u grmek ve onu Mihail'i kurtarmak projesine itirak ettirmek sabit fikrine dnd. Bir yandan dnrken, bir yandan da, elindeki patronu duvara tatbik ediyor, delikler zerinden frasn geiriyor, patronu kaldryor ve biraz ileride ayn skc hareketi tekrarlyordu ki birden nilferden kurtulan zihni son kalb tersine evirmi olduunu fark etti Felket! Bir elinde kartonu, tekinde fras, tersine dnm orman, baaa avclar, ayaklar havada geyiklerle kpekleri zntyle seyrediyordu ve Seine nehri kylarnda hemen dilin ucuna beliveren Cambronne'un o mthi szn bilmedii iin romence bir kfr savurdu. Adrian .iitilmesin diye iinden kfrederken yannda camlar titreten bir baka kfr savruldu. Petrak, kprm, baryordu: Dinine yandm!.. Van Dyck yeiline bu Berlin krmzsn kim kartrd? ki litre boyay gvur ettim! Kimse ses karmad. Serafim, rkm bir sesle: brakld gn her eyin karmakark bir halde sanda doldurulduunu, imdi kullanmadan nce her eyi dikkatle muayene etmek gerektiini anlatyordu.

Pot krmakta yalnz kalmadna memnun olan Adrian, tersine panoyu sessizce ykad ve stne bir tabaka boya geti, bu esnada yapt hataya can sklan patron, tavanda uraan iki iinin ne yaptklarn grmeye gitti. Bundan da memnun kalmad: Dostlar, dedi, merdivenlerinizden inseniz fena olmaz. Matei, senin iekler cansz, soluk, tzik, senin de kabartmalarn hi kabarm grnmyor. Adrian da lfa kart: Ya benim kalb sormuyorsunuz, dedi. Tersine koymuum patronu! Zavall usta yerinden hoplad: Hepsini mi? Yok, yalnz bir paray. Anlald! Brakalm bu ii! Haydi svalm. Bugn kimsede burnunun ucunu grecek hal yok. Yarn acsn kararz. Yarm gndelii vereceim. Toplayn letleri. Herkes memnun oldu. Hepsi kaybedilen saati kazanmak iin yarn canla bala alacaklarn patrona vadettiler. kp gittiler. (*) Macarca: Biber. * Sokakta Adrian, saatini kard: saat drt buuktu. Samoyla ayhaneye bu kadar erken gelmez. Belki oradadr midiyle, sobac-ressamn Dlgerler sokandaki evine doru yrmee balad. Buras sakin bir esnaf mahallesidir. Sokan 7 numarasnda mtevazi bir ev grd. Avlunun tahta kapsn ald ve kpek korkusuyla ihtiyatla aralad. Krk be yalarnda, ok iman, Rus usulnde giyinip kuanm mutfaktan kp bir tand grm gibi sevimli bir tebessmle onu karlad. Adrian selmlyarak sordu: Bay Samoyla Petrov burada m oturuyor? Evet, evet, efendim, girin ltfen! Sabahtanberi sizi bekliyor, geldiniz mi diye tr soruyor. Adrian ararak: Nasl olur dedi; siz beni tanmazsnz ki. yle ama, dn halk bahesinde size nasl rastladn btn gn anlatt durdu. Size k ocuk, ben de sizi grdme memnun oldum. O esnada Samoyla, avlunun nihayetindeki odalardan birinden frlad, kollarn aarak Adrian'a kotu. stnde beyaz bir bluz, yumuak yaka, siyah boyunba vard, genlik ve zerafetle prl prl yanyordu, hayat, cokunluk, vekarla doluydu, kendi kendisiyle ve mitleriyle doluydu. Adrian' kolundan tutup atlyesine doru gtrrken muhabbetli bir sz tufanna bodu: ok kr gelebildiniz! Sabahtanberi sizi sabrszlkla bekliyordum, biliyor musunuz, bir ahbabm sizi saat sekiz sularnda limanda bir simiti ile dolarken grm, bu ahbap dn konfeti yarmamza katlmt, sizi tanyor ve bir simit satcsyla dolamanzdan sizi kltc bir tarzda bahsetti. Onu nasl yerine oturttuumu bir grseydiniz! Fakat bu suretle ie gitmediinizi renmi oldum, dnk vaadinizin samimiyetine gvendiim iin beni aryacanzdan emindim. O sebeple, eer ben yokken gelirseniz ieri alp biraz bekletmesini anneme tembih etmitim. Kap eiinden bir mark ocuk edasiyle annesine seslendi: Mami! semaveri hazrlar msn? eri girdiler, Adrian, mtevazi bir ekilde denmi iki temiz oda grd. Samoyla'nn yatak odasyla atlye-okuma odas. Bu ikinci odadaki byk bir sanatkr karkl Adrian'n pek houna gitti. Her boydan elli kadar resim yerden tavana kadar duvarlar kaplyordu. Daha ok peyzaj vard. tede beride birka ba edt ve din mevzulu kompozisyonlar grlyordu. Petrov'un en ok sevdii Rembrandt'n renkli veya siyah basma resim, musiki ve edebiyat stadlarndan birounun portreleri her tarafa inelenmiti. Kitap ynlariyle dolu yaz masasnda Pukin, Veresagin; Lermontov'un yannda Tolstoy ba keyi igal ediyor, Beethoven'in, Eminescu'nun mask-resimleri karmakark bir halde duruyordu. Pencere yannda valenin stnde hemen hemen tamamlanm byk bir tuval vard, bu resim, ziyaretinin dikkatini ekti. Samoyla:

Bu peyzaj tandnz m? dedi. Anlyorum! bildiim bir yer, dedi Adrian. smini ne koydunuz? Siz olsaydnz ne derdiniz? Vallah... ne bileyim... brail nnde Tuna derdim. Pekl! dediiniz gibi olsun, ben Tuna batakl demeyi dnyordum. Adrian: Bu isim pek yerinde olmyacakt galiba, dedi. Bataklklar ikinci plnda, nehir, detaylarnn parlakliyle daha ok ge arpyor. Resmi, edebiyat mstesna, btn dier sanatlar sevdiim gibi severim. Yani fazla anlamadan. Bu sahada bocalyorum. Petrov: O halde birbirimizi tamamlyacaz, dedi. Ben size resimden bahsederim, siz de bana edebiyattan. Bu sahada siz benden ilerdesiniz. Edebiyatla ne derece ilgili olduunuzu bilmiyorum ama, benim bu iin ehli olduumu sylemek mbala olur. phesiz, her zaman bu scak k iinde ykandm, daima kalbine nfuza altm, ama saha o kadar geni ki, renmek arzumu yldryor. Eksiim yle ok ki! Baka dil biliyor musunuz? Grdnz m? te bir cehaletimin stne parmanz bastnz. Sade modern Yunancay bilirim, o da bilirim demek caizse! Ama, onu Franszca ile deitirmeye can atardm, siz istediiniz kadar gln... gerekirse stne Romence'yi de veririm. Samoyla: Bilseniz ne kadar ayn fikirdeyiz! diye iini ekti. Ben de Franszcay, Fransa'y, Paris'i ve aheserlerini bilmeyi yle istiyorum ki. Ama siz Rusa biliyorsunuz, benim topal Rusamdan daha fazla bir eydir bu da. Ne de olsa bir dnya dili deil Rusa, halbuki ben de sizin gibi ok ykseklerde umak istiyorum. Petrov'un konumasnda Adrian'n houna giden teklifsizlikler ve mimikler vard. Ona tablolarn gezdirir ve konular, desen, renkler, ifade hakknda bir sr aklamalarda bulunurken, Samoyla kolunu skyor, omuzuna vuruyor, pek ho latifeler yapyordu. Adrian, onu dinlerken kendisini Mihail'le kyaslyor ve iinden: Ne mthi fark! diyordu. Bununla beraber bu cokun adam, tpk Mihail gibi onu ekiyordu. Bu, ona, yeni ve hayret verici grnd. ki adam... iki adam kefetmiti. Birini iple ekmek gerekiyordu; teki koa koa geliyordu. Petrov'un annesi, bakr prl prl parlayan semaver fincan, eker, limon, rom ve biskvi vard. Adrian hi byle bir ikram grmemiti. yi kalbli anne sordu: Siz de resim yapar msnz? Adrian gld: Evet efendim, duvarlar boyarm. ay boaltan Samoyla itiraz etti: nanma szne, Mami! Adrian ok deerli ocuktur, haftalardanberi onu ele geirmeye alyordum. Ama artk samimi dostuz, deil mi, Adrian? Yalnz kaldklar zaman, aylarn hopurtadarak ierlerken Petrov sordu: Dostlarnz var m? Adrian: Sonra cevap vereceim, dedi, imdi de ben size soraym: ya siz? ok dostunuz var m? Ressamn dili aklad: Pek ok tandm var, bazlarn severim. Orduda hizmet ettim, spor yaparm, ok kimselerle grrm. Ama tuhaf deil mi, bu dostlardan daha bilgili olmamakla beraber, onlardan daima tketilmemi bir heyecan fazlasiyle ayrlrm, tpk bizi doyurmam bir tiyatrodan kar gibi. Havailikte de onlardan kalr yerim yoktur hani, birlikte kadn avclna karz, sefahat lemleri ve birtakm pestenkerani zevkler yaparz; ama size nasl anlataym, bilmem baz nlar sanki baka bir insan oluyordum. Bazan, ilerinden en iyileriyle geirdiim bir geceden sonra eve dnerken iimi bir hzndr kaplyor: Herhalde hayattan azam zevk almak iin harcadm gayretin sonucu olarak iimde bir ac tad kalyor. Size sanat heyecannn verdii zevkten bahsediyorum: bu zevki bakalarna da alamak ve gzlerinin ifadesinde parladn grmek istiyorum. Bunu baardm zaman ok bahtiyar olacam; tamamiyle anlaldm hissedeceim. te bu zevk parltsn bir akam sizin gzlerinde grdm. Adrian hayret etti:

Ne zaman? Epey oluyor... Daha nce ayhanenin grltleri arasnda, masamdan szlerinize kulak misafiri olmutum: Petrak ustaya kitaplar okur ve izah ederdiniz; bir seferinde Su ve Ceza'dan, Raskolnikof'un Sonya'nn ayaklarna kapanndan sz ediyor ve bu sahnenin bykln arkadanza anlatrken couyordunuz. Baz yerleri anlyan. baz taraflara hi akl erdiremeyen adamcaz sizi takip etmekte glk ekiyordu, ama siz, karnzdakinin ne kadar geride kaldndan habersiz, doludizgin gidiyordunuz. Adrian mahcup olarak: Hatrlyorum, dedi. Dahas var. Sizi tek banza heyecanlanrken de grdm ve sanattan zevk almakta samimiyetinizin derecesini asl o zaman anladm. Adrian: Demek hafiyelik ediyordunuz, ha? Hi de deil. Sizin gzleriniz zayf olacak, yle deil mi? Evet, biraz miyopum, hele geceleri. Ya ite, bir akam koltuunuzda bir paketle Prokop'un dkknna girdiniz. erde be alt kiiden fazla yoktu, ben karanlka bir kede oturmutum; bir iiyi bekliyordum. Paketi atnz, iki kitap kardnz, birka sayfasn kestiniz ve yutarcasna okudunuz, sonra sayfalar kartrdnz, sonra yine okumaya daldnz. Nihayet, enenizi iki avucunuzun iine alarak, hlyalar leminde kayboldunuz, ama gzleriniz bana evrildi ve benim gzlerim de ne dnyorsunuz, anlatsanza bana diye haykryordu size. Karsnda dostluk denen ayna bulunmadka insann ancak tek bana duyabilecei bir sevincin parltlarn yznzde rahata seyredebildim. Sonunda, dar karken masanza srtnrcesine getim, arakadalarnz Sienkievicz ile Balzac olduunu grdm. Hannia ile Goriot Baba. Adrian, zlerek sordu: Peki, ne diye masama bir yumruk atp bana bunlar o zaman sylemediniz? Samoyla : Yoo! dedi, byle damdan der gibi insanlara satalmaz. Dn akam halk bahesinde size kar byle laubali davrandmsa sebebi var: iki bardak ampanya imitim. Doru deil, Samoyla, dedi Adrian. nsan ampanya imeden de bir bakasn yakalayp ona iini aabilir ve ondan da ayn eyi yapmasn isteyebilir. Bizim gibi adamlar iin en iyi ampanya kalbimizi dolduran ve dnyann kuruluundan beri iimizde kabaran sevgidir. Ben hi ampanya imedim, yalnz onun sarholuunu bilirim. te bu sevgiden kuvvet alarak daha dn ve bu sabah, sefalet ve adaletsizliin kalbini insanlara kapatm olduu bir adama damdan der gibi atldm ve insanlarn nankrl yznden hemen hemen snm olan sevgisini tututurmaya baardm. Buraya o adamdan bahsetmeye ve onu kendimize ve sevdii hayata kavuturmak iin elbirlii etmeye geldim. Bu teebbse hararetle katlacak dostu sizde umduumdan fazla bulduumu sylememe izin veriniz. Samoyla, kalarn atp iskemlesinden frlayarak: Kimmi bu adam? dedi. Dostluunuza lyk birisiyse ben de onun dostu olmaya can atacam. Elimden gelen her eyi isteyin, hemen yapmaya hazrm: ite evim, ite kesem, skntda ise ikisi de emrine amadedir! Ayakta, kollarn am, gzel sakal dimdik, gzleri sevgi alevleri saan Samoyla Petrov, Adrian'n nazarnda en gzel sanat aheserini de glgede brakyordu. Ona bakarken : Byk bir sanatnn kafasnda domu bir hayal deil bu, diyordu iinden: Yaradann elinden km bir insan paras bu, ve bu insan artk benimdir! Onun elinden tutarak derin bir zntyle: Ah Samoyla'cm, dedi, dostlua eref veriyorsunuz ve bu ruh asaletini gstererek beni yerin dibine geiriyorsunuz. Ama bu sefer vermek kfi deil ,kabul ettirmeyi baarmak gerek. ki elinden baka geliri olmayan fakir bir insan olmakla beraber sizin gibi hemen ayn teklifte bulundum ve granit kadar sert bir redle karlatm. yi ama kim bu acaip adam? Sakn bu sabah limanda sizinle beraber grdkleri olmasn? Evet, odur.

Simiti? Ta kendisi. Bu simiti paras, benim ilk dostumdur, onu dn saat ikide kefettim, saat sonra da sizin dostluunuzu kazandm, daima sizleri zler ve hasretinizle yaarken bir tesadf bana sizleri kefettirdi. Dnn bakn, Samoyla, ne mthi bir cehalet okyanusu iinde yayoruz! Heyecanland belli olan ressam, Mihail'in hayalini yakalamak ister gibi Adrian'n gzlerinin iine bakarak akn akn duruyordu. Bir ryadan uyanr gibi: Romen mi? dedi. Hayr, Romen deil. Hangi memlekettenmi? Bilmiyorum. Sormalydn. Soracak oldum da fena halde kzd. Ne garip insan! Romence biliyor mu? ok az. Rumca konuuruz, ama alt dil biliyor, sonradan syledi bana. Hatt Franszca kitap okuduunu bile grdm. Petrov ard: Franszca m? Evet, dostum. Ve bu adam yle kara bir sefalet iinde yayor ki bitleri bile eksik deil. Ressam eliyle gzlerini kapad: Ne diyorsunuz., ne diyorsunuz! Kimbilir ne kadar deerli adamdr. Kimbilir de lf m. Bundan eminim. Saatlerce beraberdik ve onun yannda kendimi filin yannda sinek gibi hissettim. Petrov, Adrian' omuzlarndan yakalad: Yardmna koalm! diye bard. Onu bulalm, kandrmaya alalm, gerekirse dvelim, ama ne olursa olsun o sefaletten kurtaralm. Adrian ac ac gld: Ben de ilknce byle davranmak istedim, ama bir ie yaramyor bu, olsa olsa onu bizden uzaklatrmaya yarar. O halde ne yapmal? Ne pln? Ne yapmak niyetindesiniz? Ona kar, tpk mehul kalm byk sanatlarn rkek hrete yaptklar gibi davranmak gerek: samimiyet, sevgi ve tutkuyla ona hizmet ederlerken kendi kendine gelmesini beklerler. imdilik biz de, Mihail'in iyilii iin alan iki dost olmak ve onu rktmeden sevmekle yetinelim, nk bir gn annem bana demiti ki: bir insandan zorla bir ey alnabilir ama bir insana zorla bir ey verilemez. Bunun zerine Adrian, Samoyla'nn ellerini hararetle skt ve: Yine grrz! diyerek ayrld.

Bu dostluk fesadn kuran iki arkadan tekrar grmeleri iin aradan epey zaman gemesi icabetti, nk iki gn sonra Petrov bir iftlik beyinin mkellef konanda sobalar -tuladan nefis ocaklar- kurmak zere vilyetin uzaka bir yerine gitmiti. O sralarda Adrian'n hayat hi de neeli gemiyordu. Annesinin znts daha bykt ve bunun acsn Mihail ekti. Byle olaca besbelliydi. nk ilkin Leana, Mihail'i sevmesini istiyen Adrian'n o acaip teklifini cihana yaymt. Bir bitlidir gidiyordu. Leana kz arkadalarna: Dnn bir kere! diyordu. Bizim gibi insanlar byleleriyle tanr m? Bkre'te en kibar insanlarla dp kalktktan sonra buraya gelince bula bula bana takdim edecek o sms m buldu? Yo, bu kadarna gelemem! te bu ty dikti! Akln m kard nedir?.. Bir arkada da: Hem aralarndaki dostluun kt bir taraf olmad ne malm. Hi de tabi deil bu karde, tabi deil bu, iin iinde i var galiba. (Bu kz bilmiyordu ki kahramanlarmz arasnda kukuland sevgi sadece bir lmda domu

insanlar arasnda olabilir; byleleri bugn Paris'te ve baka yerlerde sevginin bu cinsini pek muteber kitaplarda ballandra ballandra yorlar.) Leana'nn fkesini ve kz ahbaplarnn faraziyelerini hakl karmak iin de Adrian elinden geleni ardna koymad: btn bo zamanlarn yalnz bitliye tahsis etti. Gzleri bir ey grmyor, kulaklar bir ey iitmiyor, sabah, le, akam; hava ak olsun, yamurlu olsun, pazar gn olsun, i gn olsun, Adrian, nne ardna bakmadan dosdoru arkadana kouyordu. (Bu sevgi edebiyetler edebiyetinde kutlu olsun, nk dnyamz gnn birinde dzelirse srf onun sayesinde dzelecek!) Baz gnler ok erken kalkt, Mihail'i de ii esnasnda rahatsz etmekten ekindii iin Adrian, arkadann elini skabilmek zere, iinden, pien pilinta buharlar ykselen frnn nne gidip bir akasya ktne oturur, ban bir kitabn sayfalar arasna gmerek byk dostu dhi uan kmasn beklerdi. nnden liman iileriyle arabaclar geerdi. alkan mahallesinin btn sabah hayat geerdi. Adrian bir ey grmez, bir ey iitmezdi. Halbuki, hey Tanrm, bunlarn arasnda kendisine kar grlecek ne tiksinti ifadeleri, iitilecek ne kt szler vard, nk hayat sevgiyle dolu olduu kadar nefretle de doludur. ...Mihail'i acaip bir sevgiyle seven adam, kr ve sar, sen bildiini oku bakalm gene! Yalnzlndan pervas olmayan, bildiinden amyan Mihail, lgn cokun muhabbetini sknetle karlar, elinden geldii kadar kendini savunur ve onu anlard. Adrian'n onlar gzetliyen kem gzlerden pervas olmadan, tpk aacn yz kzarmadan dallarn gn na kaldr gibi, ona kar sevgisini saklamad iin Grivitza soka halknn onlara kurduu dolapta kendisinin bir pay bulunmadn, bununla beraber her eye sebep olann da yine kendisi olduunu anlyordu. Hemen hemen ayn derecede mesut, felsef ve hiss hararetli sohbetlere dalyor, kocakarlarn dedikodularna aldr etmiyorlard. Halbuki neler sylyorlard onlar iin: o neyin nesi olduu belirsiz herif mi, yedi diyar yedi derya ap gelerek Arnavudun dkknna yerleen, ustasndan da pis kerata, gz memleketimizde kesesini doldurmakta, amarcnn oluyla al takke ver klah ettikleri de cabas! Zavall amarc kadn da, her yandan yaan hakaretleri sineye ekiyor ama, kendi olu da bunlara katlnca o zaman beli bklyor, ban dizlerine dayyarak alyor, kendim kurtarmak ister gibi hep kollaryla ban rtyordu. nk btn masumlar gibi zalim ve btn mark ocuklar gibi insafsz olan Adrian, her sabah ve her akam annesinden Mihail'i evlerine almasn ve byk olu yerine koymasn istiyordu. Sevsinler! Zavall anne, Adrian'n, Mihail'in haberi olmadan eve getirdii berbat amarlar ykamay kabul etmi, hatt amara gittii zengin evlerinden getirdii bir iki kullanlm gmlei de bunlara katmt, daha iyi bir ie girmesi iin beylerine onu hararetle tavsiye etmeyi de zerine almt, ama onu evine almya gelince, oluna: Hey oul! derdi: seni dnyaya getirdiim iin ellemin karsna yzm nasl ak edeceimi bilmezken senin cinsinden bir baka mal da m evime almam istiyorsun? nsaf et be evldm! Adrian cevap verirdi: Bana ne ellemden be! Ben ellemle yaamyorum: seninle ve Mihail gibi insanlarla yayorum. Ellem! Canlar cehenneme hepsinin! Ben nasl onlarla megul deilsem onlar da benimle megul olmasalar, alktan nefesleri kokacak yerde boazlarna koyacak bir lokma ekmek bulmalarna daha ok sevinirdim. Hayattan bundan baka bir ey istemiyenlere benim insaniyetim bu kadardr. Onlarn holarna gitse de gitmese de Mihail'den ayrlmayacam. Annesi sordu: Ya Leana? Greceksin, senden souyacak. Soursa sousun! Mihail'in trnana deimem onu! Canm, Mihail sadece bir arkadatr, sana bir kar lzm. Bugne kadar yz tanesi elimden geti; yarn daha bin tanesini bulurum; srtna bindirecek eekleri olmaya raz olduktan sonra. Bana Mihail'in ayarnda bir kadn gster, kpei olaym!

Ve kimseye zarar dokunmayan sevgilerinden kuvvet alan iki arkada, kem szlere, kem gzlere, hatt ak hakaretlere hi aldrmadan gene bulumalarna devam ettiler. Ama bir sabah, erkenden, ayrlmadan nce birlikte yrdkleri iki yz admlk mesafede Adrian, Mihail'e arkadalk ederken, Grivitza soka dnemecinde araba, keman ve sarho naralar duyuldu; sabah sabah bu patrdy yapanlarn kimler olduunu grmek iin arkalarna dndkleri srada berikiler birdenbire durdular azl, Skatui kardeler ve tek kelime sylemeden, hatt bir kfr bile etmeden iki zavallnn stne ullandlar. Mihail'le Adrian, ancak, biri sepetini bir kenara brakacak, teki de yerden bir ta alacak kadar vakit bulabilmilerdi ki, bir yumruk ve tekme yamuru altnda yere serildiler, yere devrilen simitler, haydut tarafndan kasden inendi ve herifler, bu ii bitirdikten sonra, gene hi ses karmadan arabalarna binerek svtlar. Btn bunlar bir dakika iinde olup bitmiti. brail'de kan kmadka byle dayak fasllarna kimse kulak amazd. O yzden Adrian, yerden kalkarken daha ok kendi kuvvetsizliine lanet ediyordu: Ah, Yarabbi! Kodin'in tek parman bana yollam olsaydn, bu hergeleyi yere sermeye yeterdi... Mihail, simitlerinden ie yarar halde olanlar toplarken kalenderce boynunu bkt: Allah vere de hnlarn alm olsalar; gene ucuz kurtulduk... Bu memlekette yaamak hakkmz bu kadar ucuz dersek, eyvallah diyelim. * Austos'un ilk gn, Petrov kyden dnd, ingene gibi kapkara ve savatan galip dnen bir sava gibi marurdu. Kyllerin hayatna karm, toprak ilerinin arl altnda ezilenlere yardm etmek iin iini ihmal etmi, daima cezasz kalan bin bir adaletsizlikle karlam ve akamlar, crcr bcei ile ateli kzlarn yannda ky iiriyle sarho olmutu. Mihail'le birlikte mahalle itlerinden yedikleri daya Adrian'dan renen Petrov fena halde kzd ve derhal gidip Skatiu kardelerin haddini bildirmek istedi. Bilirim onlar, dedi, limanda serserilik ederler, ne kar tek bama da olsam, eek sudan gelinceye kadar derim hergeleleri, diyordu. Adrian onu bu fikrinden vazgeirdi: Sonra onlar da intikam almya kalkarlar, bizi de kendileri gibi devaml kavga hayat yaamak zorunda brakrlar. Buna hi hevesim yok, Mihail de istemez. Sonra sizinle tanmaya yanamaz. Benden bahsettiniz mi ona? ok. Pekl; kendisine takdim edilmemi istiyor mu? Bir ey istedii yok. Sizin hakknzda sylediklerime tek cevap vermedi; ama tabiat malm olduu iin bunun nemi yok, ihtiyatl davranmamz artiyle birazdan gidip onu limanda buluruz. Peki ama onunla nasl anlaacam, her sekin brail'li gibi Rumcay anlasam bile bu dilde meramm ifade etmek ok g geliyor bana. Adrian : Galiba Rusa da biliyor, dedi. O! yleyse mesele yok, diye haykrd. Fazla comamaya bakn. Hem ona sylemek istemedii eyleri syletmek, veya kabul etmek istemedii teklifleri kabul ettirmek tasavvurlarnz da bir yana braksanz fena olmaz. Adrian, kavurucu bir ikindi vakti. Samoyla'nn evinde bulunduu srada, Mihail'le ressam birbirlerine tantrmaya karar verdi. Samoyla, bir yandan gevezelik ediyor, bir yandan da, Adrian'n dalgn baklar altnda elindeki kmrle resim yapyordu, Adrian samimiyetine kanaat getirmek iin, hi farknda olmadan, ressamn ruhuna nfuz etmeye alyordu. Petrov'un k giyinmi olduu farkederek: Biliyor musunuz, dedi, elbiseniz Mihail'in srtndaki paavralara pek aykr dmemeli... bir ihtiyat tedbiri olarak...

sterseniz sobac nln giyeyim! Malzeme tarken bu klkta ktm ok olur. Adrian: Hayr, dedi, sadece benimki gibi eski bir elbise giyin, yeter. Samoyla dediini yapt Adrian gibi o da yakalk takmad, birlikte ktlar. Darda yakc bir gne onlar dmeni doruca halk bahesine doru krmaya zorlad, buraya gelince ilk bulumalarn hatrladlar, fakat bir tahta kanapede oturmu konuan Petrov'un iki ahbabiyle karlamamak iin ana yoldan ayrlmak zorunda kaldlar. Ressam Adrian' tenha bir yol doru gtrrken: Bunlar tradrlar, dedi. Tatan daha sert formller iinde kalplam fikir softalar. Onlar sevmem. leri gleri yoktur, yzszce srnarlar ve insanln en gzel mitlerini kepaze ederler. Adrian: Onlarla grmem, dedi, beni tanmazlar, siz de yle yapn. Ne eidi olursa olsun, softalk, iyilii tekeline almak iddiasndadr ama iyilikten tamamen mahrumdur. Hibir zaman, hatt mhleti bilinmiyen lmde bile kesin olmyan hayatn tam zdd bir ey varsa o da taassuptur. Onun iin her eyi anlamya, her eyi msamaha ile karlamaya alrm, ama kabul edemiyeceim bir kanaati bana zorla kabul ettirmeye kalktlar m isyan eder huysuzlarm. Petrov : Ne iyi anlaacak insanlarz biz! diye haykrd. Mihail de bizim gibi ise kiilik mkemmel bir grup olacaz. Adrian : Bizim gibidir, hatt bizden de stndr, diye szne devam edecek olmutu ki o anda bir sihirbaz denei dokunmu gibi gzlerinin nne serilmi manzara karsnda arkada birden haykrd : Ah! bakn, Adrian, ne manzara bugn! Bir empresyonist'in elinden km bir kabartma diyecei geliyor insann, hem bize bu derece yakn olduunu hi grmemitim. Gzleri limanla geni Tuna deltasna kayan Adrian. Frtna havas var da ondan, dedi. ocukluklarndan beri bu panoramaya alkn olmalarna ramen ikisi de dalp gitmiti ama farkl bir ekilde. Hayatnda sefaleti hi tanmam bir ressam olan Samoyla, daha ziyade manzarann nndeki gzellii ac bir htrasndan ayramyordu. Saz kmeleriyle bataklklar; cva gibi parlyan tabi kanallariyle salkm st korular ona hep Kodin'i, onun o korkun sonunu, Dimi dayy ve daynn ldrd gzel aygr hatrlatyordu. Limanda da insan duygulandran gzellik ne zahmetler ve aclarla lekelenmiti. Gemilerin ambarlarna uvallarn boaltmak iin koa koa giden u arasz insan dizileri; yk altnda akalaan, birbirine elme atan, en arklar mrldanan, kadnlara ayp szler haykran, kardee ve keyifli halleriyle, onlar yakndan tanmyanlar aldatan bu kabadaylar Adrian pek iyi tanr: Sabah karanlnda ekipler tekil edilirken, ask suratl, vahi, kan dkmeye hazr bir halde, bak ekerek hayat haklar urunda nasl dtklerini bilir. Modern medeniyetin bu baka eref meydannda den oul veya kocalarn phtlam kanlar nnde salarn yolan ne analar, ne karlar grmt. Onun iin, Petrov'a iileri iaret ederek, zntl bir sesle: Bu adamlar gryor musunuz? dedi. enlik yapyorlar sanrsnz, iime ac oluyor bu manzara benim... Srtna byle ar bir yk vursanz hi at oynar m? Adrian saatini kararak: Saat drt, dedi. Hadi gidip Mihail'i bulalm. * Daha yola ktklar anda yzlerine souk bir rzgr arpt. Hava birdenbire kapanmt. Son derece ykl byk bulutlar tehditti ynlar etrafnda dnp duruyorlard. Yazn boucu scaklarda byle haller ok grlr. Bir yol bekisinin evi nnden geerlerken avluda bir kadnn: abuk toplayalm amar! frtna geliyor... diye bardn duydular. Yz adm ilerde, ar ve souk iri yamur taneleri yzlerini kamlad. Adrian: Hay aksilik! dedi; Mihail'i karacaz.

Ceketlerinin yakalarn kaldrdlar, kasketlerini kulaklarna kadar ektiler ve koar admla ileri atldlar. Hubabat vagonlarnn tkad demiryollariyle antrepolar lbirentinde yamur testiden boanrcasna yayordu. Az sonra, rzgrn krbalad bir sanak halini ald. Duvarlara srnerek koan; yollar kapayan vagon katarlarnn altnda emekliyerek karya geen; her yol kavanda geit vermeyen kpkl sellerden ve geni su birikintilerinden atlayan iki arkada nihayet liman meydanna eritiler ve snmak iin bo bir vagona trmandlar. Sudan km sanlara dnm, nefesleri kesilmiti. Birbirlerine bir gz attklar anda ikisi de kahkahay bastlar. Hele Samoyla, stma grmemi sesiyle frtnann grltsn bastryordu. Adrian'n siyah kasketinin altndan, karamtrak bir boya. yznden aa akarak gmleini berbat ediyordu, kei sakal gibi sivrileen Petrov'un sakalndan, sular, oluk gibi akyordu. Ressamn yz tannmaz bir hale gelmiti. Samoyla: Artk emsiyeye ihtiyacmz olduunu syleyemeyiz ya! diye baryordu. ...Ak bir meydanda bir simitiyi aramaya geldiimizi kim iddia edebilir ya! diye ilve ederken Adrian, su tabakas arasndan, gzlerinin nne serilen manzaray grmeye alyordu. Bu manzara gerekten grlecek eydi, nk on be dakika nce seyrettikleri ile hibir mnasebeti kalmamt. Birka hektar geniliinde olan ve azgn su hortumlaryla ykanan liman meydannda, birbirine giren byk bir insan, hayvan ve araba kalabal, frtna altnda acnacak bir kargaalkla didiniyor veya kudurmu tabiatn hcumu karsnda boyun eiyordu. Karnca gibi kaynaan iiler imdi barnacak bir yer bulmak iin deve kular gibi kouuyor, yar plak vcutlarndan ziyade elbiselerini bir uvalla rtmee alyorlard. Tek atl arabalaryla bir araya ylm kalabalk arasnda ar ar kendilerine yol amaya alyor, baryor, kfr ediyor, yamurun kams altnda sersemce dnen hayvanlara vuruyor ve kk kmeler halinde hengmeden kurtulmaya muvaffak olduklar anda drt nala svyorlard. Yklerinin arl altnda ezilen yemii, karpuzcu, limonatac, kfteci gibi seyyar satclar da kadere boyun emi, ar ar gidiyorlard. Fakat iki arkadan en ok dikkatlerini eken ey. lopatari denilen gndeliki iilerin, perian hallerini unutarak, ilkin kendilerine emanet edilmi hububat muambalarla rtp bunlar kocaman talarla tutturmaya almalar ve ancak ondan sonra snacak yer aramalaryd. Halbuki byle bir saanakta btn gayretleri boa gitmeye mahkmdu. ki seyircimizin barndklar vagondan yz metre kadar ileride, bir lopatari ifti frtnadan hrpalanm grnyorlard. Adamla kadn koca msr tmseiyle tek balarna urayorlard. Yardmlarna gelen yoktu. Petrov, Adrian'a bunlar gsterdi: u ikisine bak, muambay yerinde tutmak iin ne kadar zahmet ekiyorlar. Rzgrn basks altnda kurun gibi arlam geni yelken bezi, yamurdan bsbtn arlayor ve bir yanndan tesbit edilirken ellerinden kurtuluveriyor, iiyor ve bir balon gibi havalanyordu. Yorgunluktan, ihtiyarlktan, gdaszlktan gevemi bare kollar, srsklam olmu msr tanelerinin stne muambay yaymak iin acnacak bir ekilde abalyordu. Adam hrsndan baryordu. Etekleri bacaklarna yapan kadn bir dakikada on kere yere kapaklanyordu. Bir an geldi ki rzgr muambay kadnn ellerinden syrarak adamn stne frlatt, teki bu koca bezin altnda kayboldu. Bu sahnenin glnl kargsnda Samoyla bi kahkaha atmaktan kendini alamad ama, Adrian, ayn yrek ferahlyla glemedi, ardndan bir ktlk kmasndan korkuyordu, korktuuna da urad, nk muambann altndan syrlan adam yerden kocaman bir ta ald ve klesinin stne frlatt. Ta gsnn ortasna yiyen kadncaz yere ykld. Bu vahet karsnda iki arkadan azndan bir dehet l koptu. Petrov bir hamlede vagondan aa atlad, mesafeyi iri admlarla at ve zalim kocann stne atlarak, herifi, kedinin yedii ta kadar ar bir yumrukla yere serdi, Adrian da hemen ileri atld, azndan burnundan kanlar gelen kadnn imdadna kotular.

imdi liman bombotu. Saanak ayn hzla devam edi yordu. Tuna ile bataklklar, frtnann etkisiyle seller gibi den sisli su tabakasnn altnda artk grnmez olmutu. Burada, kimsenin haberdar olmad bir znt iinde rpnan drt biare vard. Yamura aldr etmeyen Adrian'la Petrov kadnn kann durdurmaya muvaffak oldular, zavall, l gibiydi. Ressam, kadnn kocasna kfr ediyor ve kendisini polislere teslim edeceini sylyordu. Ama sularn iine oturmu olan adamcaz felketine boyun bkm, bu ar szlere kzmyordu. Srlsklam olan mallar iaret ederek : uraya bak, diyordu, bari u msrlar rtmek zahmetine katlansn, frtna ile muambadan ektiimiz yetmiyormu gibi bir de yumruk yiyoruz stelik. Samoyla: Msrn da umurumda m, hayvan! diye bard, grmyor musun, karn ldrdn? Adam : Onun iin zlme, dedi, o daha beterini de grmtr de bireycikler olmamtr: kadn da kedi gibi dokuz canldr. Bu szleri iiten kadn bir hayvan gibi brerek sanki hibir ey olmam gibi yerinden frlad, sularda yzen bir krei kapt gibi kocasna vurmak iin kaldrd, ama aya kayd, dt; kocasna, kree ve sefalet iinde geen mrne alamaya balad. Adan glerek : Grdnz m? dedi. Dediim doru muymu. Bir eycik olmaz ona. Sonra tekrar ie koyularak : Ne olur, bir el verin, u msr orbasn rtelim de defolup gidelim buradan be yahu! dedi: Adrian'la Petrov, kuvvetli elleriyle muambay kavryarak kocaman kaldrm talariyle tutturdular. i adam iki krei, sular iinde yzen pl prtlarn toplad ve hl alyan karsna seslendi: Hadi, kalk, kz! Gebermezsin korkma, bana da bir halt olmaz. mrmz tketene kadar daha ok msr savururuz biz. Bu avunma tarz Samoyla'y acndrd. Bu insanlarn feci hayatn btn korkunluuyla grd. Adama vurduu iin vicdan azab duydu. Karsyla birlikte yrdklerini grnce dnd: Sanki ne yardmn dokundu adama? Bunu vaktinde yapacak yerde urad felketle nasl savatn seyrederek eleniyordum, yerimden kalktm zaman da tek yaptm i yumruk atmak oldu. Bunu bana sylemekte hakk vard. Sonra iki bklm yryen Adrian'a dnd: Hadi bizimle bir kadeh imeye davet edelim unlar! diye ilve etti. Lopatar'larn peinden kotular ve onlara yetitiler. Petrov dedi ki : Bana bakn: byle bir banyodan sonra bizimle birlikte yarm kilo tsuyka imeyi reddetmiyeceinizi dndk... Gelin... Saanak dinecee benziyor. Gne aarsa msr orbanza birlikte dneriz . Bu davet zerine lopatar'n keyfi yerine keldi. Her taraf derin krklklarla dolu geni yzn byk bir sevin kaplad: Bak! te buna diyecek yok! Allah, raz olsun sizden! Bir yudum tzuyka gzmde ttyordu, halbuki toputopu bir meteliim var, ancak bir kadeh paras, ama kary mahrum edip kendim iersem iime sinmez; zaten belsn bulmu Allahtan, bir de byle zmek istemem onu. Petrov : Kafasna bir ta frlatmay tercih edersiniz, deil mi? dedi. Adam kreini ge kaldrd : Ah beyim! aryorsunuz deil mi buna? Ama bir haftalk benim yerime gein: ayak altnda ezilen bir kurbaa yavrusu gibi attadan atlarsnz. Drd de gldler. Hl yz kan ve amur iinde olan kadn kocasn tasdik etti : yle beyim, atlardnz dorusu! Doklarn giri yerinde balkhanenin karsnda iilere mahsus meyhaneler sraldr. Oraya doru yrdler. Arkalarndan baknca, sudan karlm drt kazazade sanrdnz. Kollarn sallaya sallaya yrylerinde sakat insanlara has bir hal vard, elleriyle yenlerinden kirli su damlalar szp duruyordu.

* Yarm saatten az bir zaman iinde, frtna ortal gle evirip gitmiti. Parlak bir mavilikte olan gkte dalp eriyen beyazms bulut krntlarndan baka bir ey grlmyordu. Yakc bir gne at. Macin dalar, vadilerde muazzam kazanlar kaynyormu gibi ar ar ykselen bir buhar tabakas ile rtlmt. Frtnann hrpalad tabiata byk bir yorgunluk kmt. Hl sularla kapl yerde, bakla taneleri kadar yzlerce kurbaa yavrusu her istikamete sryorlard ve her adm atnda bunlar ezmemek iin insann dikkat etmesi gerekiyordu. Ykanan, serinlenen liman yeniden canland. Her taraftan vagonlardan, meyhanelerden, gemilerle sallardan ynla insan fkrd, tpk kovanlardan boalan arlar gibi. Islandklar halde almak zorunda olanlar gmleklerine varncaya kadar karyor, elbiselerini gnee seriyor, yarm kalan ie yeniden balyorlard. Hububat ynlarna ilk koanlar gndeliki iiler oldu. Adrian'la Petrov'un arkadalk ettikleri ift de iinin bana kotu, iki arkada da birlikte gittiler. Muamba kaldrld, msr bir ince tabaka halinde yayld, kreklerle durmadan kartryorlard. Bir yandan bu ile urarken adamcazn enesi de hi durmuyordu, halbuki Mihail'in bir keden grneceini uman iki arkada susuyor ve gneleniyorlard. ...Gcenmeyin bana ama, doruyu sylyorum... diyordu adam. u veya bu sebepten fkelenip bir yabancnn suratna yumruk atmak, ona hayvan diye haykrmak kolaydr... ama bir kere de kendinizi onun yerine koyun... Mesel benim gibi tam otuz yl msr savurun ve sefalet ekin ya! otuz yl! grrsnz bakalm naslm... Hem... kr olasca... insan tatan deil ki... dayand kadar dayanyor, sonra gnn birinde srtmdaki gmlek gibi cart diye gidiveriyor. Gmlei atmak kolay ama canna biraz daha dkn oluyor adam. Hem ne sanki? Ben de gen ve yakkl delikanl olmadm m? Kk dalar ben yarattm dediim olmad m benim de? Korkmayn: kimse sevmez ktl... nsan zorla srklenir ktle, ite bu kadar... Babam demirciydi, ben de demirci olmay ok istedim, nk demire ekici her indirite paralar dklyordu, ama hey anacm, eki yalnz demire inmiyordu ki, on bir yandaki bacakszn, benim de stme iniyordu. aryorsunuz deil mi? Babamn ekicinden krlmam kemiim kalmamt. Babam acmadktan sonra, bu cana kim acsn istersiniz be dostlar? Mesel demin bir yumrukta beni yere serdiniz ama siz kt adam deilsiniz, gene de canm yaktnz benim. Neden? Karma vurmuum da ondan. Ama neden yaptm bu ii biliyor musunuz? Kabahati olduu iin mi? Yok!.. Btn kabahatimiz fakirlik... Kabahat ilkin babamda: Baka ocuklarn giyinmelerine yardm edildii bir yata kaburgalarm insafszca krd. Evden kamak, limanda serserilik etmek, vagonlarn kurun mhrlerini krp hububat alarak yaamak zorunda kaldm!... Evet, yaamak! Bu sefer de bakalar krd kemiklerimi, sonra da beni bir cezaevine gnderdiler. Daha sonralar yllarca yatak yz grmedim, hep at aralarnda, ambarlarda, lp kokumu veya canl canl stmde gezinen sanlarla koyun koyuna yattm. te otuz yldr krekle ve sefaletle cebelleirim; her zaman iki bklm, yutmadmz tok kalmaz, her zaman bir lokma mamaliga ile fasulye orbasna fitolurum, her zaman gmleim kirlidir, kulbe le kokar ve tzuyka berbattr. Daha ne istersiniz?.. (Adam durdu, kreine dayanarak Adrian'a Petrov'a meydan okurcasna bakt.) Ha? Acaba gelip de bana hemeri, yediin dayak cann yakyor mu senin? diye bir soran oldu mu? Ne gezer! Yo, hakkn yemiyeyim: bir u kadn vardr bana acyan, demin az kalsn ldryordum hani... Ka kereler sarmsakl sirke ile omutur brm, iyi kadndr, cefakr kadndr. Onun iin onsuz bir yudum tzuyka iecek olsam boazmdan gemez... yle deil mi, Stana? Kars : yle, yle Toader, diye kekeledi, ama bir daha tala vurma bana... ki arkada uzaklatlar.

Antrepolar arasnda kaybolmadan nce, lopatar'lara bir kere daha gz attlar: imdi krekler, altn taneleri gnee doru habire ykseltiyordu.

Pantalonlar kasklarna yapm, ar eken ceketleri ellerinde, antrepolar arasnda dnp dolaarak, biraz hayal krlna uram bir halde sessizce ve ar ar yryorlard. Souk algnlna uramaktan korkarak Adrian dedi ki : Prokop'a gidip birer romlu ay ierek snrz, elbiselerimizi de kuruturuz. Bunu sylerken dar kaldrmn stne uzanm izmeli iki ayaa basyordu az kalsn: bu Mihail'di. Elbiseleri kupkuru, bir paa gibi sakin, depolarn nndeki pek eri ve uzun merdivenlerden birine boylu boyunca uzanm, Romence bir akam gazetesini heceliyordu. Adrian, sevincinden akn krlanglarn seslerini andran ksa bir lk kopard ve Mihail'in ellerine sarld. Bak buna diyecek yok! Gkte ararken yerde bulduk seni. Bu dostluk belirtisi Mihail'in stnde fazla bir tesir yapmad, bsbtn arka st uzanp, tenha soka a boan gneten korunmak istermi gibi gzlerini yar yarya kapayarak o pheci glmsemesi ile mukabele etti. Adrian : Ne yapyorsunuz burada? diye sordu. Mihail sonsuz bir tembellikle gerinerek : Bekliyorum... dedi. Ne bekliyorsunuz? Kyamet gnn m? Yok... suyun ekilmesini bekliyorum. Hangi suyun? Yamur suyunun... Aada drt yol aznda gemiyc mni olan byk bir su birikintisi var. Petrov, gzlerini Mihail'den ayrmadan, Rumca konumaya katlamad iin kuduruyordu. Adrian onun bu arzusunu anlad, arkadann da keyfi yerinde olduunu grnce damdan der gibi atld: Bu adam kim biliyor musun? dedi. Mihail : Sen de ayrda tezek toplar gibi adam kefediyorsun, demeye getiren bir tavrla omuz silkti. Adrian, bu gvensiz tavr grnce ate ald. Kalarn att, omuzlarn geri ekerek bir ko gibi Mihail'in stne yrd. Ressam hakknda daha nce kendisine syledii eyleri, ateli bir dille, nefes nefese ona ksaca tekrarlad: samimiyetini, heyecann, btn sanatlara kar sevgisini, dostlua hasretini ve Mihail'i tanmak ve sevmek istediini bir bir anlatt. Bu dakika bile srmedi, ama saniyeden saniyeye, istifini hi bozmadan, Mihail'in yar kapal gzleri, Adrian'n azndan bir kelime seli cokunlukla alarken, yava yava alyordu. Nihayet Adrian: Ona elini uzattnza piman olursanz ne derseniz deyin bana! Diye teminat verdii zaman Mihail'in gzlerinde seziyorum, gryorum, anlyorum itiraf okunuyordu. Bir saniye duraksadktan sonra Mihail topland, ar ar kalkt ve sevincinden deliye dnen Samoyla'ya, gzlerinin iine bakarak, elini uzatt.. Sonra Adrian, konutuklarndan tek kelime anlamad. ki delikanlnn etli dudaklarndan dklen Rusa kelimeler Adrian'n kalbine bir musiki gibi akyordu. * Bu ani ve ksa sevgi belirtilerinden sonra, arkadalarnn srsklam olduunu gren Mihail, bo sepetini kavrad gibi Komorofka geidine doruldu. Adeta koa koa oraya vardlar. Buras Lipovan'larn mahallesidir. Harap evcikler, kulbeler srt boyunca ststedir ve ta Grivitza sokann ilk evleriyle Komorofka'ya kadar uzar. Akam satlarndan sonra Mihail hep bu yoldan dner, tpk limann br ucunda simiti sepetinin krntlarn Rum ocuklarna datt gibi burada da Lipovan ocuklarna datr. Yukardan gelen amurlu seller iinde ocuklarn, plak ayaklar, pis klklaryla oynatklar grlyordu. Mihail'i sevin lklaryla

karladlar, ama Rumlardan daha sklgan olduklar iin, yannda iki yabanc bulunduunu grnce hemen durakladlar. Mihail, ocuklar rktmemek iin, arkadalarnn biraz kenarda durmalarn rica etti ve gidip onlara simit paralaryla plaintadan kopmu yal ve ekerli yapraklar avu avu datmaya balad. ocuklar epevre etrafn sardlar, bir yandan attrrken kendilerine sualler soran dostlaryla konuuyorlard. Sekiz yalarnda bir ocua Mihail tekilerden fazla ilgi gsteriyordu. Bu, sarn dz sal, soluk yzl bir oland. Ban kaldrd zaman iki yeil, hasta gz grlyordu. Sesi o kadar hafif kyordu ki, Mihail, ne dediini anlamak iin bazan kulan ocuun azna gtryordu. Nihayet ikisi de amurla sval, sazlarla kapl, yana yatm ve derin atlaklar olan bir kulbeye girdiler, Mihail oradan yalnz kt, bir ey sylemedi ve srt trmanmaya balad. Arkasndan yryen Adrian'la Samoyla bir ey sormaya cesaret edemiyorlard. Bir zntsn saklamaya altn farketmitiler, susuuna sayg gsterdiler. Tepeye ktklar zaman Mihail bir bakkala girdi, ustas hesabna bir miktar peynir, ya ve eker smarlad. Bakkal istediklerini tartarken, sepetini yere brakt ve ainas olduu grlen bir keye gitti. Orada, bir iskemleye oturup, tozlu ve ou yrtk bir yn kitab kartrmaya balad. Adrian, Samoyla'ya : Galiba ktphanesini kartryor, dedi. Ne ktphanesi? Kitaplarn buradan tedarik ediyor sanrm. Gerekten de Mihail elinde bir kitapla dnd, glmsediklerini grnce tahmin etmi olduklarn anlad. Adrian'a dnerek aka etti: Siz hafiyesiniz. Evet, size hayran olan hafiyeler! Hayran olacak bir ey yok. Ar sepetini srtna vurarak dar ktklar zaman anlatt: Hayran olunacak bir ey varsa o da iki meteliklik zeytini mehur bir muharririn bir sahifesine saran bakkaln budalaldr. Anlyorsunuz ya, adamcaz kimbilir nerden, yzlerce kilo kitap alm, kt klah yapmak iin. Bu kitaplardan ou yabanc dilde ve pek pis olduu iin bunlar ayklayp satmay kimse dnmemi, ama u yn iinde iyi halde en az yz tane okunacak kitap bulunduuna eminim. imdiye kadar yirmiden fazla birinci snf kitap okudum. Adrian: Onlar satn m alyorsunuz diye sordu. Hayr... Bir metelie kitab okumak zere kiralyor, sonra geri veriyorum. Nedir o kitap? Mihail gsterdi. Petrov derhal kitaba burnunu soktu ve iki kitap delisi eserin ismini heceleyebildiler. H. de Balzac: Un Menage de Garon. Bal anladklarna pek memnun olmulard ama daha ileri gitmeye, birka satr okumaya kalknca, bu mnsz bir kekelemeden ibaret kald. Adrian, kitab kartrmaya devam ederken Petrov, Mihail'e dedi ki: Ne mutlu size ki Franszca okuyabiliyorsunuz! Evet, buna pek memnunum... Hi olmazsa bu... O zaman Adrian'n tenbihini unutan ressam daha fazlasn renmek istiyerek birdenbire sordu : Niin okursunuz? Teklifsizce sorulardan pek saknan Mihail irkildi: Mnasn kardndan Balzac'la megul bulunan ve Rusay anlamyan Adrian, Petrov'un krd potun farkna varmad. Ama gzlerini drt at. Mihail'in kzdn, tekinin de hatasndan rkm bir halde, ellerini uuturduunu grmt.. Petrov : Affedin beni, msy Mihail, dedi; sizi krmak istemiyordum... Ama... Sizi anlamak isterim... Szlerinin samim edasndan duygulanan Mihail yumuad : Bu da sual mi sanki? Niin okurmuum... Siz de okuyorsunuz, Adrian da... Herkes okur.. Adrian araya girerek : Ne oldu? dedi. tekilerden ses kmaynca Mihail'e kt:

Aksilik yok!.. Hadi gidin, eyanz brakn da abuk gelin: Prokop'da ay ieceiz. Bu deta bir emirdi, ama Mihail bu emrin yrekten geldiini duydu ve safa glmsedi : Bastne... Yalnz kaldklar zaman Adrian, Samoyla'ya : Az kalsn bir uval inciri berbat ediyordunuz, dedi. Size demedim mi, ihtiyatl davranmak lzm onunla konuurken diye. Ressam : Ah, ne adam! Ne adam! diye haykrd. Nerden kondu bu devlet kuu bamza? Ah bir bilseniz ne mkemmel bir Rusa konuuyor! Hayr, o bizim snfmzdan bir insan deil. Ben de bizim snfmzdan olmadn sanyorum, ama bizim soydandr. Ustas, belki de ne dediinin farknda olmadan syledi bunu. Nasl bizim soydan? Evet, ayn eyleri sevenlerin soyundan. Byle bir soy olduunu sanyor musunuz? Gryorsunuz ite: daha dn tanmyorduk bile; yarn itikleri su ayr gitmeyen arkadalar olacaz. Samoyla : Doru, dedi, sosyal seviyelerin farkn ortadan kaldran bir insan soyu olsa gerek. Grivitza soka kesine gelmilerdi. Mihail, aznda bir sigara, keyifli, dalnda bir ispinoz gibi en, dkknndan kt. O gnk byk krn kasasna istif etmekten dnen bir banker sanrdnz. Rumca dedi ki: Mahalle kii olduumuzu imdiden renmi, bize kaklar adn takm. Adrian : Mkemmel, dedi: kakln bylesine canmz kurban bizim! Galatz meydannda Prokop'un ayhanesine giderlerken rahata anlamalar iin Mihail'i Petrov'a brakt, kendisi Balzac'n bir ey anlamad kitabn kartrarak birka adm geriden yryordu. Fakat konumalarnn tonuna kulak kabartarak onlar gzetlemeden geri durmuyordu. O akam Mihail'in keyfi yerinde olduu iin samimiyet derhal tazelenmiti. Mihail ressama dedi ki : Benim gibi bir adamn okumaya bu kadar dkn oluuna akl erdirememekte haklsnz, ama beni hi olmadm bir insan yerine koymakla pek hata ediyorsunuz. teki aklyordu : Bakn; insann okuyabilmesi iin mesut deilse bile memnun olmas, yani asgar bir rahatlk iinde olmas gerekir. A karnna okunabileceini de iddia edecek deilsiniz ya! Evet ,iddia ediyorum. O halde anlyamyorum dorusu. Anlyacaksnz. Okumak nedir sizce? Bir zevk. Petrov armt. Mihail devam etti: unu bilin ki, sanattan herkes ayn ekilde zevk almaz. Onu, yemei hazmetmek iin bir likr gibi ienler vardr... Petrov derhal atld : Ben bunlardan deilim. Sanattan manev bir zevk beklediinize gre siz tabii onlardan stnsnz, ama buna erimek iin daha gidecek yolunuz var. Nedir o yol? Aclar gnl rzasyla kabul etmek, onu deta bir kurtarc gibi armak. Yalnz siz de, dostumuz Adrian da yeteri kadar ile ekmemisiniz. ile ekenleri grmek ile ekmek deilmidir? Yok, yok. Asla. Samoyla yenildiini kabul etmek istemedi. Lopatar'larn misalini ileri srd, frtna esnasnda geen sahneyi anlatt, adama kar ne kadar sert davranm olduunu itiraf etti.

...Ama, biare iftin ackl hayatlarn, on bir yandaki demirci ocuun macerasn ve sonraki btn hayatn renince yreim paraland. Ona vurduuma bin kere piman oldum. Mihail : Muhakkak, acsn karmak iin ona bir litre arap smarlamsnzdr, dedi. Ressam utand : Doru, dedi, onlar meyhaneye gtrdm. Gryorsunuz ya, hrslarnzn esirisiniz, iradenize hkim olmaktan ok uzaksnz. Tabiatm yle, elimden bir ey gelmez. Gelir. Gelmelidir, tabiatmz deiebilir. Nasl? Kitaplarn ve bilhassa hayatn verdii derslerden faydalanmasn bilerek, strap ekerek. Zaten btn dikkatimle okurum, mahade ederim. Yaptnz bir ie yaramaz, sadece kafanz yorup vakit kaybediyorsunuz. Vaktinizi soba yapmaya harcasanz iyi edersiniz? ok alngan olan Samoyla tepesinden aa souk bir du yemi gibi yzn buruturdu. Mihail atld : Ya! Demek szm cannz skt. Pek tabidir, ama ite hakik dostluun en byk eksii de budur. Byk bir ressam olduunuzu sylememi tercih edersiniz. Evet, sizde bir sanatkr mizac var; ama resimlerinizi grmeden syliyebilirim ki onlarda mesut ve belki de istidatl bir ocuun gevezeliklerinden baka bir ey yoktur. Dnyadaki sanatkrlarn onda dokuzu ve belki daha fazlas da ayn vaziyettedir: biraz (gnete uan sinekten ok daha az) ihtizaz edersiniz, kolayca gler, kolayca alarsnz, abucak mesut, abucak bedbaht olursunuz, hemen kalkp resim yapar, heykel yontar, besteler, yaz yazarsnz... te sanat diye de buna diyorlar! Ama istidad olmak, iyi bir kalp tamak ve hatt bir si olmak byk bir ey ifade etmez... Petrov : Nasl? diye haykrd. Bunlar birer meziyet deil midir? Evet: su verilmemi elik cinsinden birer meziyet. Ama granit parmakla oyulmaz. nsan sefaletinin derinliklerine de sadece iyi niyetle inilmez. Halbuki sanatkrn bunu yapmas, yalnz ve yalnz bunu yapmas lzmdr. O kimsenin ayak basmad lkeler kefedecek, kayalar arasndan mstakbel hayatlarn yollarn hazrlayacak, bizim rahata geebileceimiz rlar aacaktr. nk gerek sanat gne gibi cmert ve onun gibi kaytszdr. Buna gc yetmiyorsa vazgesin bu sevdadan. Maden kuyusuna inip kmz stacak kmr karan iinin daha ok faydas dokunur insanla. Onun iin size ac ekmeniz gerektiini sylyorum. Dilsiz olan, renilmeyen acda byk bir hazine sakldr: Huzur. ldren hayata kar insann elde edebilecei en byk zafer bu huzura erimektir. Bu bir hamlede olacak ey deildir, byle yapmaya kalkan kl eder derece derece olur. Hele u yaptnz ie bakn: saanak altnda bir adam gryorsunuz, gkyznden inen saanakla insiyaklarnn saana altnda rpnan bir adam, ve onu anlay sondasyla iskandil edecek, dramn kavryarak, size btn anlattklarn ve hatt daha fazlasn sezecek yerde, o anda oradan geen herhangi bir arabacnn yapaca eyi yapyor, bir yumrukta adam yere seriveriyorsunuz. phesiz, onu ldrm olsaydnz, eminim ki ardndan alardnz. Baka bir rnek: bana raslyorsunuz, hatt beni aryordunuz da. Neden aryordunuz beni? Petrov : Sizi tanmak iin, diye kekeledi. Tandnz m bari? Daha tanmadm... Bugnk imknlarnzla hibir zaman da tanyamazsnz nk demin yaptnz gibi, partallarmzn altnda sakl olana nfuz etmiye alacak yerde siz yalnz partallar gryor ve derhal beni bir zavall sanarak acnyorsunuz. Hatt bu halimle bir kitabn, veya gnein okamalarnn tadna varamyacam sanyor, tpk Adrian gibi, zorla yardmma komak istiyorsunuz, yle deil mi? Bilmiyorsunuz ki, mzden yardma muhta biri varsa sizsiniz, Adrian'dr.

In kymetini daha iyi kavrayacanz karanlklara ve amurlara inmeniz iin size el vermek lzm: yahut da bir sanat mizacna sahipsiniz, size yalnzadamn aclarn tattrmak gerek, bu ilehaneden insan, graniti paralyacak enelerle kar. Ama daha nce, Tanrya da, dnyaya da, kendi nefsine de kserek akkor halinde kzanlardan olmak gerek. O kadar ileri gitmiyelim. te, aynn ei menendi olmad rivayet edilen Gospodin Prokop'un dkknna geldik. Rivayet edilen mi? Ah u Mihail, nasl olur da brail'de bir tane olan Gospodin Prokop'un ayhanesinin hretini bile phe ile karlar? Bu hretin sebepleri eitliydi: Yalnz ayn cinsi deil, Prokop'da hakik popof iilirdi (Popof olsun denildi mi bir metelik fazla denirdi). Hele eker hi deildi, bu eker bahsi brail'de ezel bir tartma konuuydu, birok sadk mteriler kendilerine unlu eker verildii iddiasiyle birdenbire ayhane deitirirlerdi. Burada kk bir parantez amak zorundaym. Unlu ekerden vebadan kaar gibi saknlmasnn sebebi neydi? nk brail'de, tpk Rusya'da olduu gibi, ay renkli lk suya eker atarak, hatt ona birka damla st de katarak Paris de Londra'da iildii gibi imezler. Siz ay dediiniz eyi o memleketlerde cannzn istedii gibi kirletmekte, veya mshil gibi bir yudumda ekmekte, yahut da hatr iin kabul edip elinizi bile srmeden ok teekkr ederim diyerek brakp gitmekte serbestsiniz. Romanya'nn Tuna zerindeki ikinci limannda halk ay baka trl ier. ster cetbecet yerli, ister Tristan Bernardvari sakallariyle Lipovan olsun, halk ay tiryakisidir. tah ac, besleyici, hazmettirici, yumuatc, peklik verici, uyarc, yatrc, idrar verici gibi trl hassalar yznden sabahtan akama kadar ay ierler, ve gnde iki il drt litre aya bana msn demezler? Peki bu kadar suyu mideleri nasl kaldrr? diyeceksiniz. Nasl olacak, fincan fincan ay rahata ier, sonra ayn safiyetle, sokaa karak, bir yandan yznn terini alrken, bir yandan da kaldrma ierler. Bylece termosifon durmadan iler. Bol suyla ykanan barsaklar arabuk ackr, kn kar stnde sar sar delikler amaya kld sralarda cierlerin souk ald da ok olur. Kazanlarn azl, eker fiyatnn ar ykseklii karsnda bu kadar ok ay tasarrufla iebilmek iin zel bir areye bavurmak gerekmitir. Sif denilen kk bir letle zar boyunda ufak paralara blnen eker ilkin limona batrlr; sonra yanakla ene arasna ustaca yerletirilir, eker paras burada, kaynar ayn btn yudumlarna kahramanca kar kor, bylece hl belli belirsiz bir eker tad duyulurken fincann dibine varlr. Orada buna prikutsk usul ay imek denir. Onun iin ayn kolayca erittii unlu ekeri kimse istemez. irmik gibi eriyen eker yerine cam gibi sert olann ve eskiden zehirlenmek iin kullanlan kibritler gibi geceleri fosforlaann tercih ederler. Yarm porsiyon olarak getirilen iki para eker 50 gram kadar be kiloluk bir kelle ekerinin destere ile blnmesinden meydana gelir. Bu ii usta bizzat yapar, nk baz paralarn mterilere ok kk ve masa komularna ok byk grnmesini nlemek iin ekeri tam ayn byklkte paralara blmek lzmdr. Bu da ayr bir honutsuzluk kaynadr. Kelle ekeri defa rafine olsa da st ucunun daha sert ve alt tarafnn unlu kaca muhakkaktr. Onun iin zavall garson aksi mteri ile tezgh bandaki kadn arasnda durmadan mekik dokur : Madam, Msy X. Udan bir para istiyor. Canm, Msy X, pekl bilir ki, kelle ekerinde yalnz u yoktur! yle, madam, ama yalnz dip de yoktur a! Her eyi gren, her eyi iiten Gospodin Prokop, hemen koar, aratrr, u tarafndan bir para bulur ve mteriye verir: bu mterinin makul bir insan olduunu bildii iin onu memnun etmiye alrd, nk bazlarn kap dar ettii de olurdu. Popof olmasa da mkemmel olan ay gibi, mkemmel eker, servis ve malzeme (kusursuzdu), dkkn (geni, temizce aydnlk), su, (biri devaml surette kaynyan iki kazandan gelirdi,) btn bu meziyetler bir arada Gospodin Prokop'un ayhanesinin hretinde bizzat Gospodin Prokop'un kendisi kadar rol oynamamtr. nk insan en aalna varncaya kadar insanln farknda olmadan arada mkemmellik tohumunu kendinde tayan bir hayvandr. Onun iin Prokop'da bir

masann keciine ilimekle yetinen kaba ii, mavi gzl ve iyi taranm sakall, dev yapl Lipovan'n mterileri arasnda sk bir surette fark gzettiini bilir. ayn fiyat ve kalitesi herkes iin bir olsa da patronun merhabas farkl olduunu da bilin Halbuki btn kalabala ramen, farknda olmadan tad asil tohumun tesiri altnda en can att ey de budur. Bu kaba ii, Prokop'u sevdii kadar ondan ekinir de, onun saygsn kazanmak ister, nk koca Lipovan'n oturan karsnn yannda bir hkim gibi ayakta durduu tezghndan ayrlarak ieri giren bir mterinin elini skt, onu iyi bir yere gtrdn, srf nezaket olsun diye nk masa temizdir masay bizzat sildiini, bir dakika onunla hobe ettikten sonra mterinin her zaman imek detinde olduu eyi o patron sesiyle Msy filancaya bir yarm diye smarladn grrd. Bu bfe garsonunun kulaklariyle btn kulaklar iin ilkin itibar ifade eder, sonra da nemsiz bir iki ey: entilmemi fincan ve tabak, muntazam birer para eker ve limon dilimi. Ama bunun anlam udur ki, Gospodin Prokop'dan byle itibar gren mteri, onun yapt hergeleliklerden hibirini yapmaz; yere tkrmez; kadnlarn yannda pis lflar etmez; garsonu armak iin hayvancasna masaya vurmaz; sokaa iemez; sfi'i almaya ya da yanndaki mterinin giderken masa stne brakt paray cebine indirmeye kalkmaz, ya da masum ihtiyac gelmi gibi yaparak paray vermeden svmaz. O, yzsz adam, bunlarn hepsini yapar. Yapmamak elinden gelmez, nk bunlar onun iliklerine ilemi kusurlardandr nasl ki arszca istismar ve kollektif cinayetler de, itima derecelerin en stnde bulunan ve btn zalimliiyle onun srtnda oturan teki herifin iliklerine ilemitir. Ama cehalet iinde yzdrlen, insiyaklaryla babaa braklan ve belini dorultmasna yardm eder. Hayr yardm etmez, itaat eder. Ruhunda kabaran mayann etkisi altnda rperir ve Gospodin Prokop'un drst, temiz, nazik insanlara iltifat ettiini grnce, zavall gzlerini aar, hayran hayran bakar, glmser, gzlerini krptrr, hazzndan yere tkrr ve kendi kesinde haline kreder: bu iltifat ona gre deildir, ama gene de ondan hisse alr, nk bugn, o yarnn drst, temiz, nazik insanlnn kaba bir ceddidir. Bundan haberi yoktur. Ahlk ykselie deer veren Prokop da bunun ne olduunu bilmez. O da sadece iinden gelen emre boyun eer. Yazn kaldrmlar stne sralanan ve tklm tklm dolan on kadar masas arasnda, salam bacaklaryla dikilerek, ba yukarda, kmsiyen gzlerle komu ayhanelerin manzarasna, orada mterilerin kfr etmelerine, biribirlerine klarn gstermelerine, grltyle yellenmelerine birbirlerinin pantalonlarnn dmelerinden yakalamalarna ve bunlar gren dkkn sahiplerinin kahkahayla glmelerine bakarken Gospodin Prokop, tiksinti ile yere tkrmemek iin kendini zor tutarak itibar ettii bir mteriye dner : Hani bazan dnyorum da Tanr insan, srf hayvanlarn ne kadar drst ve nazik olduklarn ispat etmek iin yeryzne getirmi olmal diyorum. Prokop'un yapt, syledii bundan ibarettir. Ama kaba ii, onun bu kadar yukardan bakarak hor grd ve dkknna kabul etmedii insanlar arasnda deil de bu drst Lipovan'n taraasnda bulunduuna kreder. Pazar gn, kendisi kadar kocaman kara cbbesini giyerek yusyuvarlak kars ve krmz, sar, mavi pullu elbiseleri iinde tombul yanakl alt ocuu ile evrili bir halde Rus kilisesinin yolunu tuttuu zaman, yaman bir dinsiz olan Petrov, bu erefli aileyi ayaa kalkarak selmlar ve Gospodin Prokop'un peine derek ocukluundan beri ayak atmad yere gitmemek iin kendini zor tutar. te Prokop ayhanesinin cazibesi buradadr: burann hreti sert ekerle Popof ayna deil, insanlk inancna dayanr. Haberleri yoktur ondan, ama ona itaat ederler. Barbarlk kayamz durmadan kazmalar o, uzak telerden kaplumbaa yryiyle gelen o yeni dnyann filizlenmesine yardm eder. Vazifesini grmek iin vazlar vermeye ihtiyac yoktur: Sadece bir ksm insanlar rnek olmaya, tekileri de bu rneklere uymaya zorlar, vastalar da gne kadar basit eylerdir: Gospodin Prokop tatl konferanslar vermez, ac szler de sylemez; ilkin drst bir hayat yaar, sonra dkknna sayg gsterenleri sayar, daha scak bir merhaba demek ve hizmetlerine daha zenmek suretiyle sayar.

Onun iindir ki, Mihail'le Adrian' nezaketle ne geirmi olan Samoyla'nn ban onlarn balar zerinde grnce Gospodin Prokop onlar karlamaya gitti ve Petrov'a : Daha bir dakika olmad, hizmetinize bakan garsona akam ayn itiniz mi diye soruyordum. Sonra tekilere bakarak: Vay, iliklerinize kadar slanmsnz, dedi. Ressam : O yzden, bir saat iin kazanlar yanndaki odanz rica edeceim: aylarmz iinceye kadar elbiseler kurur. Sonra Rumca ilve etti : Size Gospodin Mihail'i takdim ederim. Buraya yalnz da, tandnz Adrian'la birlikte de gelse, bana yaptnz muameleyi aynen ona da yapmanz rica ediyorum. Prokop, Rus usulnde eildi, Mihail'in elini skt ve sefil klna aldr eder grnmedi. Sonra onlar istenilen odaya gtrrken kaln sesiyle bard: Msy Samoyla iin bir porsiyon popof, fincanla! Herkes ban kaldrd.

Bu olaylar Rus Japon harbi sralarnda geiyordu. Rus yenilgisi apak belirmiti, birok Slav taraftariyle baz brail vatandalar arn maneviyatn ykseltmek iin ayhanelerde habire ene alyordu ama, ar hazretleri Manurideki ordusuna cephane yerine bol bol putlar yollarken Tokyo'daki dman kendi ordusuna pirin, top ve elbiseler gnderiyordu. brail'lerin daha dne kadar hi iitmemi olduklar ehir, kale ve general adlar o kadar harc lem oldu ki, ocuklar bile, askerlik oynarken, topuk vurarak : Ku-ro-pot-kin. Port-Ar-tur! Byk tirajl gazetelerin okuyucular misline km, ayhanelerle meyhanelere devam edenler de bir o kadar artmt. Evlerinin dnda bir ey imek detleri ve bunu yapacak paralar olmayan kendi halinde aile reisleri hemen her akam harpten yeni ne haberler var diye merak edip bir ay fincan nnde gazete okuyor ve dnyann bir ucunda neler olduu hakknda tartyorlard. O akam yemek saati olmasna ramen, tartmalar btn hararetiyle devam ediyor, kimse, evdekilerin sofrada beklediklerini dnmyordu. Sebep de, uzak doudan gelen ve gazetelerin insan koyunlarna gerek bir ziyafet gibi sunduklar bir haberdi: byk Rus zrhls Petropavlosk Japonlar tarafndan batrlmt. Ah! Byle bir haberle ne gzel bir ikindi basks karlr! Byk bir gazetenin mdr olmak zahmetine deerdi dorusu! Ne yazk ki her yl bir sava olmuyor ve her hafta bir zrhl batmyor. Olay tefsir tarzna gelince, bir gazeteci iin bundan kolay da olur mu? Felket hoa gitmiyen bir milletin bana geldiyse sevin naralar atarsnz; sevilen bir millete indirilmi bir darbe ise, intikam diye haykrr, kinleri krklersiniz; her iki halde de gazete srlr, tiraj ykselir, tirajla birlikte ilnlarn geliri ve hkmetlerin btesindeki hissesi de artar. Bir penceresi ayhaneye bakan zel odackta, Mihail akam gazetesini heceliyor, teki ikisi kazanlarn yakc duvarlarna yaslanarak snyorlard. Yalnz olduklarna zlyorlard. Dkknn grltsne aldr ettikleri yoktu. Herkes gibi onlar da sava olaylar ile ilgiliydiler, ama yabanclara ait ilerden nce bizzat kendileriyle megul olan insanlarn kaytszlyla. Bir anlk frsattan faydalanarak, Samoyla, Adrian'a, Mihail'le yolda neler konutuunu zetledi, arkadalarnn zeksn d, ama sonunda u dnceyi ileri srd : Hadi Allahn seversen, Adrian, bu adamn bu kadar bilgili olduu, bu kadar dil bildii halde geceleri pislik ve bitler iinde yourduu simitleri satmaktan baka bir i beceremiyeceini iddia edemezsiniz ya! Hele bir istesin. Yarn ona yepyeni elbiseler giydirir, kendine lyk bir i bulurum, bu yaad da hayat mdr sanki! O insanlardan kayor, insanlar ondan tiksiniyor. Bugn Diyojen zamanndaki gibi adam mumla aryoruz, bulduk mu da kendisini refaha ykseltecek yerde onun sefaletine inmek zorunda kalyoruz. Onun gibi paavralarla giyinmemek

ve bitlenmemek iin koluna girmekten saknmak lzm. Yok, ideal herhalde bu deildir. Garson, elinde bir tepsi ile ieri girdi, tepside zengin bir ekilde boyal ve yaldzl nefis fincanlar, kapaklar oynyan kaynar aydanlklar, tun gibi ten tabaklar, Popof ay u tarafndan eker vard, hepsi altm santime. ok susam olan Petrov, hemen ie giriti, fincanlar halad, herkesin nne koydu, ay boaltt, sonra sif'i eline alarak arkadalarna sordu : Prikutsk mu? Prikutsk, cevabn verdiler. eitli fakat muntazam hendes ekillerdeki be para eker kala gz arasnda bir yn msr tanesi haline geldi. Bundan sonra fincann yarsn tabaklarna boaltarak, az ok zarafetle dudaklarna gtrdler, ay ok scak olduu iin yass tabaklarda soutmak ve aprtiyle imek gerekir. Bylece beinci fincana kadar ktlar, terliyor, mendille terlerini kuruluyor, tabayla aydanla tak tak vurarak durmadan garsonu aryor, scak su istiyorlard (hep ayn altm santim iin!) tam o srada, Mihail'in elindeki gazeteye bir gz atan Adrian haykrd: Aman yarabbi! O yere batasca Petropavlosk zrhlsnn infilknda Vereagin de lm. skemlesinden frlayan Samoyla : Ne diyorsunuz! diye inledi. Gazeteyi Adrian'n elinden kaparak, amiral gemisinin urad felketi haber veren ve iri harflerle ressamn lmn bildiren havadisi titriyerek okudu. Bir ey sylemek istedi ama gzleri doldu, ban masaya dayal kollarn stne brakt. Veresagin'i o devrin idealist Romen genliine Rus Japon harbi tantmt. Bilhassa 1904 katliamn gsteren ve binlerce kartpostal zerine baslan iki eseri ok yaylmt: mehur Kafa taslar piramidi ve bekledii noktada karlara gmlen Nbeti'si. Bu resimler her evin duvarna ivilenmiti. Rusya'da pek zengin bir kiizade olan Vereagin, insanla hizmet etmek ve en byk felket olan sava fikriyle mcadele etmek urunda hayatn bile tehlikeye koyduu iin resimlerinin etkisi bsbtn artmt. Petrov bu byk sanatkra hayrand. lm iine dert oldu. Acsn anlad iin Adrian dosta onun elini okuyordu. Mihail'e gelince, bu esrarl adam hislerini hi belli etmiyordu. Dirsekleri masaya dayal, sessiz, kaytsz duruyor ve sigarasn tttryordu. Samoyla, ban kaldrp gzlerini silerek, boulur gibi dedi ki : Babamn mrn uzatmak iin tek gnm vermezdim, ama Veresagin'i diriltmek iin kalan mrmn yarsn feda etmiye hazrm!.. Ve bu szleri izleyen sessizlik iinde, gzlerini uursuz telgrafn harflerinden ayrmadan szlanmaya devam etti: bir deer yok oldu! Kimbilir ne aheser onunla birlikte gmlmtr! Sanat hesabna gerek bir felket! Hem de tamir kabul etmez bir felket! Mihail tatl bir sesle itiraz etti : Dostum, facial bir ekilde olsun veya olmasn, her snen hayat bir kimse iin felket olabilir. Evet ama, sanat iin olmaz. Ac ve tamir kabul etmez kayplara urayan yalnz sanat deildir. u masaya oturduumuzdan beri, yeryznde yzlerce insan lmtr, kimisi eceliyle kimisi denizde boularak, fabrikada paralanarak, madende ezilerek, kin ve kskanlk yznden baklanarak veya kaderinden intihar ederek. Bu lmlerden sanatn kaybndan ok daha tamir kabul etmez olan bu kayplara hangi babann, anann, karnn, evldn, nianlnn, dostun aladn biliyor musunuz? Ressam : Byle sylemeyin, sanata kar saygszlk ediyorsunuz! dedi. Hayr... Saygszlk ettiim yok. Veresagin'i, brail'de tannmasndan ok nce tandm, onun asil sanatn severim. Ama sanat, kayb facialara sebep olmyan sun' bir hayattr, halbuki gerek hayatta uranlan kayplar bsbtn tamir kabul etmez. Samoyla bu muhakeme tarz karsnda kprd : Demek sizin iin byk ressamn lmyle onunla birlikte sulara gmlen kk tayfann lm arasnda bir fark yok!

Benim iin farkl da olabilir, farksz da. Ben kendimden bahsetmiyorum, ne de sizden. Biz, Petropavlosk faciasna ramen, bu gece yataklarmzda rahat rahat uyuyacaz. Ben size bir lm karsnda yere serilen ve bir daha belini dorultamyanlardan bahsediyorum: Onlarn nazarnda byk ressam, kk tayfa gibi szlerin bir anlam yoktur. Petrov kani olmamt. Adrian' hakem yapt. Beriki, hiss bir sahnenin yaklatn anlyarak, Mihail'in dilini zmek iin ressamn fikrine itirak eder gibi grnd. Vallah, dedi, byle bir mesele hi aklma gelmemiti. Ben de hayatlar arasnda fark olduunu sanyorum. Bunun zerine Mihail doruldu, yz bir i atein yla aydnlanarak birdenbire dedi ki : Dinleyin, dostlarm! (Samoyla'nn Rumcay olduka anladn, Adrian'n ise tek kelime Rusa bilmediini gznnde tutarak Rumca sylyordu.) kinizin de vatan ve gzel bir ehir olan brail'e yeni gelmitim. Bir yerden geliyordum, (nereden olduu sizi ilgilendirmez) diyelim ki, Rusya'dan, Veresagin'in Rusya'sndan. Ne cebimde meteliim, ne satlacak eyam vard, hepsi Odesa'da satlmt zaten. O zaman stmde olan gzel elbiseleri u srtmda grdnz partallarla deitirmenin uygun olacan dndm, elde ettiim krla da bir mddet rahata yayacaktm. aradm falan yoktu. Ekmek, zeytin ve hyar turusuyla ar ykler tayan adamlarn ellerinde grdm bu kymetli gda ile bey gibi yayordum. Benim de srtmda tatsz htralarn yk olduu iin bu hamallarn gdasn benimsemitim. Bir kelime Romence bilmediim halde, almak istediim eyi parmakla gsteriyor. ekmeimi, zeytinimi ve hyar turumu Tuna kysnda lezzetle yemeye gidiyordum. Bu hazlarla dolu, tatl ve rehavetli bir hayatt, ancak gzel elbiselerini partallarla deitirebilecek, bu deitirmeden elde ettii kr sknetle kemirecek ve bu srada i aramay bile aklna getirmeyecek olanlarn tanyabilecekleri bir hayat. Evet, ben bunu yaptm. Sizi bomaya hazrlanan hayat uslu uslu seyretmek derler buna. Ama ne kadar zaman yayabildim bu ekilde? Artk hatrlamyorum: Belki bir ay, belki iki, sonra... Sonra ackmaya baladm... Hi de ho bir ey deil alk. ki gn ardarda sudan baka bir ey gemedi boazmdan. nc gn, ellerim ceplerimde dolarken, rhtmda bir metelik buldum ve bir para kara ekmek aldm, bu ekmek mideme kurun gibi indi. yle sanclarla kvrandm ki, zehirlendiimi sandm. lmeye de hi niyetim yoktu. Bu esiz gneten ve onun kadar esiz olan, dnyada yalnz adam, dalar gibi kuvvetli adam olmak dncesinden, daha bir dakika, bir dakikack daha faydalanmak. nk dnyordum, a karnna dnmek caizse, ancak dnyann ssz olduuna kanaat getirdii gn insann duyabilecei bin bir ey dnyordum. Bir gn vagonuma kadar srklene srklene gittim, sahi, sylemeyi unuttum, gzel ehrinize geleliberi, hep liman hatlarnda sralanan bo hubabat vagonlarnda yatyordum. Mart sonlarndayd ve hava pek serindi. Daireme ekildim, arkast tahtalara uzandm ve ylece kaldm. Keyfim olduka yerindeydi, ama, daha az ldrc olmakla beraber, aclarm da yerinde idi... Ah, o akam, souk ebediyetini iinde beni selmlyan guruba gzlerim evrili, kendimi vagonumda, bir insann yeryznde ne kadar yalnz kalmas mmknse o kadar yalnz, kimsesiz hissederek korkun lm hayalleriyle hayat mitlerini birbirine eklediim unutulmaz, dakikalar! Bunlar, dnyann hibir hazinesine deiilmiyecek dakikalardr. Bu anlarn tadn tatmam olan, bir altn kral, bir fikir stad da olsa yoksul ve eksik bir irsandr. nk hayatta her ey nisbdir, yalnz mitsiz lm sezdii, o lm ki, sen bir gzel dnce nn, cmert gnein daha bir anlk scan elinden koparabilmek iin strabnla cenkleirken birdenbire karna kar ve sana: Hadi der. Hemen mi? Hemen! Biraz geciktirmek mmkn deil mi? mknsz!

Ve, seni bitmemi ryadan koparp alarak gtrr. Budalacasna. Nihayet, birka saatlik bir ikenceden sonra uyumuum, birden gece ge vakit, kafam ve barsaklarm yerinden oynatan mthi bir sarsnt bana uykumda o kadar korkun bir tesir yapt ki, artk lm olduumu sandm. Sonra lokomotif ddkleri... Ve ben, a karnma bilinmedik bir yne doru seyahate ktm... Ah! dedim koleksiyonumda bir bu gezinti eksik kalmt, ama tok karnna teki dnyaya seyahat etmedense, bu dnyada a karnna da olsa yola kmak gene de yedir. yice uyandm. Beden ve zihn aclarm, bir hamlede sona ermiti. Kendimi bir yatakl vagonda gibi rahat hissettiim tahtalardan kmldamadan, bo midemin btn kuvvetiyle Pukin'in bir ak trksn sylemiye baladm, hayvanlara mahsus bir furgonda, o arky yeni rendiim ve kendini dnyann bahtiyarlarndan biri saydm zamankinden daha mesuttum. Yarm saat sren bir salntdan sonra, zel trenim merkez garnda durdu, vagonum bo bir hattn stne ekildi. Btn bnlar bir balangtr. Asl hikyeye geliyorum. * Ertesi gn le zeri, dayak yemi bir kedi gibi sendeliye sendeliye limana dndm zaman ak bir vagonun sahanlnda oturmu, hl srtm kavuran gnei dnerek, avucumdan bir ku gibi dudaklarmla topladm buday tanelerini iniyordum. Kendimi yalnz sanyordum, ama, bir an geldi ki, bir Lipovan kadnnn, kar hat zerindeki bir vagonun kaplarnn aralndan beni seyrettiini grdm. Sprmek ve yerdeki taneleri toplamak iin oraya gitmiti. ki hayvan gibi, hi gz krpmadan uzun uzun baktk, sonra, nedendir bilmem, glmeye baladm (akn baklarna glyordum); ama zavall kadn alamaya koyulmaz m? Anlyorsunuz ya: Beni bu halimle buday yerken grnce kendi dertlerini unutmu, bana acmt. Yreime indi bu: Demek sefalet iinde yorulmu insanlar bile alatacak kadar sefil olmutum? Sahanlktan atlyarak yanna yaklatm; Rusa ona: Alama, dedim, senin halin benimkinden iyi deil. Ama, Lipovan kadn bana cevap verecek yerde. iinde sprgesi, fara ve toplad budaylar bulunan torbasn kartrd, bir dilim kuru ekmek kard ve Al! Ye der gibi bir iaretle bana uzatt. Cehenneme inip diri diri yanmadma yanarak orada yle kalakaldm. Dizlerimde ekmek parasyla, yzn buruturmadan alad, yalar, hareketsiz gzlerinden fkryor ve ekmein stne akyordu. Sonra, bir kedi gibi miyavladn iittim : Bu ekmei yemezsen, iyi bir Hristiyan deilsin! Dostlarm, dinsiz hayatmda bari bir kerecik (iyi hristiyan) olabilmek iin o mbarek ekmei kadnn gz nnde yedim ve birbirimizi daha iyi tandk, yani ben ondan bir eyler rendim, nki bu sefil klkl kadn, beni uyuukluumdan syrd, hayatn tek manivelalar olan umuda, istee, almaya yeniden kavuturdu. Neden yerde grdn bu kurunlar toplamyorsun? dedi. Sabahlar vagonlarn mhrlerini aarken bunlar yere atarlar; bazan gnde iki kilo toplayabilirsin, yani seksen santimlik, baka bir i buluncaya kadar insan bununla geinebilir. Ben uzun zaman geindim: Ama imdi, vagonlar sprerek daha ok kazanyorum, akama kadar bir iki franklk hububat topluyorum. Torba, sprge, fara, kalbur gibi eyler alacak hale gelince sen de ayn eyi yaparsn. O zaman daha az sknt ekersin... Bu olgun yzl, atlak elli, amurlu ayakl, fakat kalender ruhlu insan artna bakyordum, kendimi byle kapp koyuveriimden utandm. Mazimden utandm; dnk marur delikanl hayatmda, bu ulsuzlarn (merhabalarna cevap vermek erefini bile kendilerinden esirgediim ulsuzlarn) dknn karsnda kendi felketlerini unutmak, kendinden zayf karsnda ifadesini kullanmak ve onun yardmna komak gibi dnyann en byk hazinesine sahip olduklarn bir dakika bile aklma getirmemitim. te insann hayvandan stn olan tek yan budur. Btn okumuluuma ramen, bundan haberim yoktu. Bu sefil insanlardan birinin gelip bana, dnda kargaalk ve hayvanlktan baka bir ey bulunmayan

gerek hayat yolunu gstermesi iin insanln en aa derecesine dmem gerekmiti. Bana rnek olan bu insan sayesinde belimi dorulttum ekmeimi zahmetsizce, irenmeden her trl manev tiksintiden uzak olarak kazandm, kular gibi yayordum. Artk izmarit toplamyor, ttn alabiliyordum, nk, aksilie bakn ki, ben ttn tiryakisi bir kuum. Gene vagonlarda yatyordum, arasra makinistlerin aklna eserse, beni niyetim olmyan seyahatlere karyorlard, ama artk hemen seyyar evimden aa atlyor ve kendime yeni bir daire aryordum. (Bylece, ben kurun, o hububat toplayarak, kadnla ahbap olmutuk. Krk yalarnda, uzun boylu ve son derece zayf bir kadnd. ki bklm yryor, durmadan ksryor, saatlerce mahzun mahzun duruyor, hatt alyordu. Onu biraz neelendirmek, gldrmek iin, basit insanlar elendirecek trl hikyeler anlatyordum, nk ayn vagonlarn etrafnda her gn buluuyorduk. Bir seferinde onu ylesine gldrdm ki, bana iini at ve bandan geenleri anlatt, greceiniz gibi, bandan geenler hi de elenceli eyler deildi. Her zaman bu kadar zavall deilmi. Kocas vaktiyle kendi hesabna balklk edermi. ocuundan byyle tosun gibi kuvvetli, on be yanda bir delikanl her akam Tuna'da balk tutmaya gider, sabahlar erkenden, satt balklarn parasyla eve dnermi. Babaoul, gayretli insanlarm: iki imez, btn kazandklarn babuka'ya getirirlermi. ok bir ey deilmi ama, bir gn eksik, bir gn fazla, geinip giderlermi. Geen yl mira yortusuna kadar byle gitmi ama, sonra i birdenbire deimi. O uursuz gn, olan gece saat ikide gelip pencereye vurmu, kadn gidip anca ocuk: Ana! Babam bouldu! diyecek kadar kuvveti kendinde g bulmu, sonra yklvermi oraca. Kayk dalgalardan devrilmi. Ayanda ar izmeler bulunan baba. su yznde kalmya elinden geldii kadar gayret ederken olan da o uursuz izmeleri karmya urayormu o anadan doma yzclerin tek babelsdr bu izmeler , ama tam iki izmeden biri ocuun elinde kald anda adamcaz batp boulmu. Olan, bir an nce babasnn: Petrusjka! Ka git, anana iyi bak! diye bardn iitmi. Petruka, anasna iyi bakm, az kalsn lyormu kadncaz. Ama insan fakir olunca yle kolay kolay lmez! Kimbilir?.. Belki de babalarn, dedelerin iledikleri baz gnahlarn kefaretini demek lzmdr? Olann byk gayretleri sayesinde aile teselli bulmu, ocuk kk kardeleriyle alt ayda on ya ihtiyarlyan anas iin gerek bir aile reisi olmu. Petruka, yuvalarnn kapsnda sefalet dilerini gstermesin diye elinden geleni yapm, gene de skntya dmelerine engel olamam. Babalarnn zamanndakine nisbetle gelirleri te bire inmi; halbuki liman ilerinden en ar ve en pahalsyla urayordu: buday vagonlarnn boaltlmas ii sabahn altsndan akamn sekizine kadar, on, onbe ton hububat, on alt yann krpe omuzlarnda tayormu. Ama drt boaz beslemiye yetmiyormu geliri, nk her gn i olmuyormu. Kuaklarnda yle yle kamalar olan Romen iiler bu Lipovan ocuuna gz atrmyorlarm. Bunu gren vazall Babuka evini on iki yandaki kzcazlarn ellerine teslim ederek vagon vagon dolap dklen zahirelerle birlikte bir hayli de kfr toplayan yoksul kadnlar arasna katlm, bylece gnde bir iki frank kazanabiliyormu. te o yz kzartc mesleinin balangcnda iken, bir gn, bir ikindi vakti, bir vagonu sprd yerden az tedeki i postasnda insanlarn koutuunu, bir amele kalabalnn toplandn grm. Hamallarn bir hi yznden kavga edip dvtklerini bildii iin ne olduunu grmeyi merak etmemi, ama birdenbire sa gz hzl hzl seirmeye balam, sonra baylacak gibi yrei vurmu, o zaman torbay da, sprgeyi de, her eyi de frlatarak sedyeye koyup tadklar adamn kim olduunu grmek iin bacaklarnn olanca kuvvetile komu. Bunun, olu Petruka olduunu anlamak iin ta yanna kadar sokulmasna hacet yokmu, arkadalar gsnn iki tampon arasnda kalarak tabak gibi yamyass olduunu sylyorlarm; gerekten de uzaktan bir ucu sedyeden dar sarkan yeil ynden enli kuan grm bunu grnce gzleri kararm, ba dnm, oraca ylvermi...

Kaldrp bir eczaneye gtrmler, kadn orada banda mthi arlarla uyanm. Eczac iyi adamm elinden gelen yardm yapm, ama kadncaz bir mddet, kendisi gibi sefil bir kadnn temiz bir yatakta ne ii olduunu dnekalm. Sonra, birdenbire sedyeden aa sarkan kuak gznn nne gelmi, her eyi hatrlam ve boazlanm bir hayvan gibi uluyarak yerinden kalkm, sokaa frlamak isterken eczanenin kapsnda ylakalm. iyi kalpli eczac onu kaldrm, dkknn arkasndaki bir odada yatrm, onu kardee okams, hastaneye telefon etmi, vahim bir ey olmadn Petruka'nn sadece bir omuzunun berelendiini, geeceini sylemiler. Ne yazk ki bunlar bir nezaket tesellisi, hastanenin cevab da insan bir yalanm! Gerei zavall ana komiserlikte renmi ve gerek, kalbi vurduu ve sa gz seirdii zaman hissettii imi: Petruka'nn gs gerekten iki tampon arasna skarak bir tabak gibi yamyass olmu! Szn bitirirken: Hi olmazsa Petruka'nn bir mezar var, dedi. Lipovan'lar birer frank ,ikier frank yardma kotular, ocuu hastanede brakmadlar orada lleri kesip bier ve merasimsiz gmerlermi! olunu hayatnda olduu gibi dini btn bir hiristiyana yakr ekilde papazlar ve dualarla Lipovan mezarlna gmmler. Hep byle olur ite. Zavall kadnn teselliye ihtiyac vard ve onu olunun mezarnda buldu. Felketlerini anlatarak iini boalttktan sonra bu teselliyi bende de buldu, onun kadar ben de haz duydum bundan. Demek yeryznde bsbtn gereksiz bir insan deilmiim diyordum. Eskidenberi dostmuuz gibi her sabah buluurduk. Bana erkenden arlam olan uvaln gsterdi; ben de ona zerindeki sicimleriyle birlikte kurun mhrlerle dolu torbam gsterirdim, bu torbay kurunlar cepleri mi doldurmyaym diye bir gn bana o vermiti. Tahsil ve terbiyemin bana hor grmeyi emrettii bu insan benim iin o kadar kymetli oldu ki, bir gn le vakti kendisine rastlamyacak olsam, yzlerce vagon ve sryle araba arasnda liman batanbaa dolaarak onu arardm. Kadn bulur, hatrn sorar, sonra en yakn seyyar kfteciye girerek cier kebab ile ekmek alp getirirdim. Ama bir gn liman altst ettiim halde onu bu bulamadm. Ertesi ve daha sonraki gnler de ortalarda yoktu. O zaman kendimi dnyann en bedbaht insan hissettim! Hasta olduuna kanaat, getirdim. Verem onu yava yava kemiriyordu. Nerede oturduunu da bilmiyordum. Adn bile bilmiyordum. O bana batiuya der, ben de onu babuka diye arrdm. Beinci gn, Lipovan'lar mahallesinin her tarafn aramaya koyuldum, evden eve giriyor, bamdan geenleri anlatarak ondan haber soruyordum. Nihayet kefettim onu. zntm de sevincim nisbetinde byk oldu. Bana bir lke hediye etseler bu kadar sevinemezdim. Ama ondan artk hayr kalmadn anladm zaman kalbimin nasl paralandn kimse tasavvur edemez. Kulbesinde, tahtadan bir yataa uzanm, ateten yanan gzlerini dou tarafndaki kede yl ikonalar zerine dikmiti. Yannda, kz ile kk olu vard; ikisinde de amansz hastaln izleri belli idi. Masa stnde komularn getirdii bir fasulye orbasnn art grlyordu. Bu manzara karsnda ben, zincirlere vurulmu bir krek mahkmu gibi cizdim! Beni grnce kadnn sapsar yznde yle bir sevin parlad ki onu, kendimden ummadm bir cokunlukla kucakladm, acmayla dolan kalbimin btn gcyle aladm... Bo durmadm... Kendim iin. anam babam iin yapmyacam eyi hrriyetim ve gneim iin yapmayacam eyi bu strap gnei urunda yaptm: Uakla girerek kendimi sattm. Talihime bir insana rastlamtm. Kendisine bir ey amadan beni anlyan ve artsz urtsuz bana avans veren bir adam. Bu adam Kir Nikola'dr, ona kar yle bir minnet borcum var ki asla diyemem. Bu kadnn kim olduunu rendiniz mi, dostlarm? * Adrian'la Petrov, dolu dolu olan gzlerini atlar :

Ha u olacak... Hani... Tamam: Komorofka geidi altnda demin kk sarnla birlikte girdiimi grdnz ev. Ah! diye haykrd; yarn erkenden bir araba tutup bir doktor alacam, oraya gtreceim. Mihail: yilik etmi olursunuz, dedi, yalnz bilmi olun ki, bu zavall kadna artk erkenden komann da, doktorun da, iyiliin de bir faydas dokunmyacak, nk kurtulmas artk imknsz. Demin Veresagin'in lm, sanat iin tamir kabul etmez bir kayp olduunu sylyordunuz, halbuki baka Veresagin'ler yetiebilir, hatt onu geebilirler. Ama insan hayatnn trl felketleri iinde benim babuka'nn bana gelen, en ackls, en acs, en kanlsdr, nk burada resmedilemiyecek tablolar deil, yaratn asl gayesi olan insan hayat sz konusudur, kendi varlm da yokluuna da ayn derecede kaytszlkla kl kprdamadan bizi yiyip bitiren bu hayat. Ve bu tamir kabul etmez felket, dnyann her yannda, gece gndz her dakika tekrarlanp duruyor: biz dinlenirken, uyurken, gezerken, ark sylerken veya alarken. amaz bir ekilde kader yerine gelmektedir, ve yeryznde insanlar yaadka bu byle devam edecektir. nk asl illet hayatn kendisidir. Ona kar elimizden bir ey gelmez. Byyen ve frtnann paralad aaca kar elden ne gelir? Lzm olan nedir? Sknet... Sknet... Durmadan kanayan yaralarmza en ifali merhem gibi sknete erimeye alalm. Yalnz o, aydnlk ve zahir kaytszlyla Yaradann aprak eserini daha iyi anlamamza ve idrkimizi arttrmak suretiyle aclarmz hafifletmeye yardm edebilir. * O saanak, heyecanl dostluk ve beklenmedik itiraflar gnnden sonra Zoitza anann yuvasnda felket, deta matem hkm sryordu. Adrian iddetli bir zatrreden az kalsn lyordu. Akam eve titriyerek dnd, yemek yemeden yataa girdi. Gece yars, evdeki btn yorganlar onu stmaya yetmiyordu. Sabahn saat drdnde, annesi derdin yerini bulmak iin taze bir yumurta sarsn gsnn stnde gezdiriyordu, dert, nefes darlndan baka bir ey deildi. Kt dert tam sol memenin altnda kefedildi, bu noktaya gelince yumurta sars hemen deiliverdi. Yumurta sarsn oraya srdler, tuz biber ektiler, stne ince bir bez yaydlar, ama btn bunlar bir ie yaramad; iki saat sonra kadncazn ie gidecei saat Adrian frn gibi yanyor ve kendini kaybediyordu. Sakin hezeyan esnasnda azndan tek kelime kyordu: Mihail!.. Mihail!.. Mihail!.. Ve btn yorganlar yere atyordu. Biare anne, deli gibi, iki gz iki eme, dedikodular abucak unuttu ve brekiye kotu, dkknn kapsn o kadar iddetli at ki, kapnn stnde asl kk an yerinden frlyarak duvara arpt. Mihail! diye bard. Adrian lyor ve sizi aryor! Gitti, olum, gitti elden! Mihail. sokaa kmak zere, sepetini doldurmakla meguld. Dertli anann imek gibi ortaya atlmas ve mkemmel Rumca ile syledii ackl szler zerine, bir otomat gibi topuklar stnde dnd, sarard ve usulca sordu : Adrian, lyor mu, dediniz? Sonra orada bulunan Kir Nikola'ya : Artk siz banzn aresine bakn, dedi. Anneye dnerek: Haydi abuk gidelim! Kimseyi tanyacak halde olmyan Adrian'n ba ucunda Mihail, hastaln vahimliini kavrad, ama bir gn nce bahsettii sakinlii gstererek ceketini kard : Bana kuyu suyu ile bir araf lzm, dedi. stediklerini getirdiler. Mihail, hepsinin dar kmalarn rica etti, nk odada Leana ile annesi vard, daha baka kiraclar da ak kapnn nne ylmlard.

Elini abuk tutarak, slak souk araf hastaya sard, araf derhal ate kesildi, ameliye tekrarland. Sonra Mihail, mutfakta alyan annenin yanna kotu, hep ayn .sknetle : Bir dereceniz var m? dedi. Anne hkrarak : Yok, dedi, derece yz grmedik biz! Bana bir derece lzm, mutlaka lzm... Adriann yanndan ayrlamam, ltfen eczaneye koup bir tane aln. Hazr gitmiken bir doktor, getirseniz fena olmaz sanrm. Zoitza ana, birka soka gzyalaryla sulamaya gitti, termometre ve doktorla geldi. Derece ilemedi, ama doktor Mihail'i hayrette brakt. Fakir klkl, ufak tefek, ok esmer, sincap gzl, sincap tavrl, gencecik bir yahudi idi. Hastay grmeden evin ve hastabakcnn sefaletini grmt. Mihail kendisine Franszca hitap ederek onu artmt: Hastalk vahimse ltfen belli etmeyin ne olur! Mihail'e hareretli bir merakla bakt. Adrian'n ateini yoklad ve krk derece olduunu grd. Sonra bastonunu alarak : Bu gibi hallerde tavsiye edebileceim tek eyi yapyorsunuz, araf sarmaya devam edin, dedi. Hastaya st, et suyu, biraz arap iirin. Dereceniz olmadna gre size benimkini brakyorum. Bunlar Mihail'e Franszca syledikten sonra yz nlyle kapal bir halde bir kede duran Adrian'n annesine dnd, elini kadnn omuzuna koydu ve : Olunuz hastaln hakkndan gelecek ve yavuklularna daha ok ile ektirecek, hi merak etmeyin, dedi. Herhalde istediiniz zaman beni arabilirsiniz. Allaha smarladk. Sonra kt. Zoitza ana arkasndan kotu : yi ama, size borcumu vermedim, doktor bey. Bir borcunuz yok, valide. Allahn borcu daha fazla! Haydi, hoa kaln. Kadn, avlunun ortasnda, ara kald. Mihail anlamt, koup doktoru kap yannda yakalad. Doktor bey, affedersiniz, elinizi skabilir miyim? Memnuniyetle! ki adam baktlar ve birbiri hakknda tarifi imknsz eyler dndler. gn gece Mihail bir dakika gzn yummad ve souk su ekmek iin kuyaya kotuu zamanlarn dnda durmadan araf deitirdi. Drdnc gn Adrian gzlerini at ve annesiyle Mihail'i bir arada kucaklad. Karlkl sevin gzyalar dkld. Mihail dedi ki : Dostum, artk kurtuldun sanyorum, bunun erefine bundan sonra senli benli konuacaz. Orada hazr bulunan Samoyla bu enlie katld, avluda zp zp zplad, Leana da dahil olmak zere ieri giren herkesi kucaklad ve Adriana et suyu iin ardan btn bir sr budu ile bir araba sebze getirdi, fakat hasta iyi olmamt. lk gnden baka dinlenme faslalar ile daha be gn tedaviye devam etmek icabetti ve Petrov, Mihail'in yerini kendisine brakmas iin deta onunla dmek zorunda kald. Mihail, kabul etti ama gecelerini Adrian'n karyolas dibine serilen bir ilte zerinde, gzleri yar ak geiriyordu. O zaman kenar mahalle grd ki bu genler arasndaki dostluun, verdikleri kt mna ile hibir iliii yoktu, Mihail de klnn tahmin ettirdii adam deildi. Zoitza ana : Allah raz olsun ondan : Adrian'm o kurtard! imdi iki olum var, buna seviniyorum. Derken, mahalleli, ban eerek cevap veriyordu : Evet Zoitza, doru, bu zavall yabancnn gnahna girmiiz. Ortalk skna kavumutu. Hatt Leana bile, bir gn, Adrian'n glmsiyen gzleri nnde, Mihail'e bir kedi gibi sokuldu : Paris'ten bir moda katolou getirtmek istiyorum, ama ne yapmak icabettiini bilmiyorum. Siz dil bildiinize gre herhalde aklnz erer. Mihail bir kalem ald, birka satr karalyarak Paris'teki byk bir messeseye gnderdi, bir hafta sonra Leana'ya bir kilo arlnda model geldi, ama onu asl hayrete dren ey, paketin zerine adnn basl olmas idi. ki dost, hoppa kzn avluda yle bardn iittiler: yle sevindim ki, gidip boynuna sarlacam geldi, ama...

Mihail : Kadnlarn iffeti hep bir amaya baldr, dedi. * Adrian zatrreyi on be gn yatmak ve bir haftalk nekahet devresiyle atlatmt, ama sekiz kilo da kaybetmiti: Yarnki verem iin zemin hazrlanm demektir. Cokunluunun verdii bu ac dersten sonra sokaa ilk kt gn, Mihail'le Petrov arasnda hi deilse aln ak yryebiliyordu, hl ateli olan baklar aka : Hakkm var! diyordu, kefaretimi dedim. Kir Nikola onun yerine derhal bir bakasn almak zorunda kaldndan, imdi Mihail, Petrov'la birlikte alyordu. Mesken meselesine gelince, ana ile oulun btn srarlarna ramen Adrian'n evinde kalmya asla raz olmam ve avlunun sa kesinde, dostunun odas karsndaki yaz barakasnda hazrlanan bir yatakla yetinmiti. Mihail, bu kulbeyi bile byk bir znt ile kabul etmiti, Leana ve kiraclar ile dirsek dirsee yaamaktan duyduu sknty Adrian'dan saklamamt. Fakat, kader onlara orada da rahat vermedi, ikisini de apartopar Grivitza sokanda atarak geni dnyayla dirsek dirsee gelmeye yollad. Bu an macera yle balad : Eyll ayndaydlar, cmert ay gzel havalarla geiyordu. Adrian tamamiyle iyileince Petrov, yakn bir kyde, Mihail'le birlikte sobalarn ina ettii bir papazn evine birka oday kendi hesabna badana etmeye davet etmiti onu. Adrian sevindi: te hayalim gerek oluyor, dedi: mz birlikte, serbeste alabilmek, hr dostlar sfatyle hakkmz olan saadete doru ilk admdr. Gidip evi grd. Pazarlk derhal kesildi. O akam, kafalar ttslenmi, ark syleyerek, titrek admlarla eve dnyordu. Ve bu, hafta sren gzel bir hayat oldu. brail'den papazn kyne kadar, sabah afak vakti gidilecek be kilometrelik yol vard, akam, alacakaranlkta ayn yoldan dnyorlard. Btn hakik genler gibi yaya gidiyorlard: ge kaldklar veya hava kararsz olduu, ya da sobac rann kalar arasnda bir izgi peyda olduu zamanlarda bu bir saat abuk geiyordu, ama hava, yer ve ruhlar, hayat durduran ve bir yudumda ien ayn saadet cokunluu iinde yzd sralarda bu saat ne kadar uzun ve tatlyd. ok kere hayat yle yudum yudum iiyordu, nk afak gkkubbenin yarsn klarna boarken ve toprak msrlarn arl altnda inlerken hayat gerekten gnlmzcedir. Msrlar... Uzun ve ssz yolun iki yann kaplyan deniz gibi geni tarlalarda iki metreyi aan boylariyle msrlar, onlar toplyan kyl kzlarn memeleri gibi dolgun ve stl baaklarn gelip geenlere sunar; ama bu usuz bucaksz ormanda kaybolan o kzlar, yank trklerinde, insann kanatlarn kesmek iin harcad btn gayretlere ramen sereserpe dolaan ak arp dururlar. Byle anlarda, Mihail'in burnu stnde alnn ikiye ayran o kt izgi kaybolurdu, artk ardndan kpekler kovalyormu gibi komazd da. Ba ak, gs ilerde, partal ceketinin kanatlar havada savrulur, aralanan gmlei kll gsn rzgrn okayna aar, ayaklar pamuk gibi yumuak kaln toz tabakalarna hafiften basar ve sanki zamann akn yavalatmak ister gibidir. Daima Adrian'm solunda, Petrov'un sanda yryen Mihail, bazan pek iyi bilirdi ki, efkat jandarmasnn nezareti altndadr. Ve bu hal houna gitmezdi. Onlara yaamasn retmek iin, neeli bir yz ve alayc bir hazla parldayan gzlerle mutlak bir skta gmlr ve bylece tek kelime sylemeden bir saat yryerek nbetilerini yorar ve beyhude bekleyileriyle elenirdi. nk insan tabiat o kadar acaiptir ki, sylemek istemediiniz eyi merak ve dikkatle bekliyen biri dinlemek istemediiniz eyleri durmadan syliyen bir geveze kadar skcdr. brail'le papazn evi arasnda yryleri ilkin byle geerdi, iki arkada fazla zlmeden bu gidie ayak uydurdular: Mihail'in btn yol boyunca, sert msr yapraklarndan elmas krntlar halinde sarkan iy tanelerine parmakla dokunmak ya da msr baaklarndan kan sar psklleri okamak veya gkkubbeye

talar frlatmakla vakit geirdiini grerek tekiler de sonunda onu taklide baladlar ve bunun bir zararn da grmediler. lk gidigelilerin sknt ve inkisarlar unutulunca, sonralar, Mihail, msr tarlalarnn sonsuzluu iinde al al moru mor, nefes nefese, keskin yapraklardan yzleri yark yark, kaan bldrcnlar peinde tazlar gibi zplyarak havalanmakta kendisini de geride braktklarn grnce bir sabah nee iinde grd arkadalarna dedi ki : Neylersiniz, dostlar! En kymetli insanlar bile, etrafmzdaki eyler kadar dikkatimize lyk deildir, hatt etrafmzda olanlar msr tarlalariyle evrili bir yoldan ve stnde gkkubbeden ibaret de olsa. Bylece, hep bir mucize gzliyen bekleyiinden kurtulan Mihail, kendini daha rahat hissetti, yle ki, bir akam samalamaya balad. Papazn evinde ilerini bitirdikleri gnd, kabahat da kadehteydi, kadeh hep ayn kadehti ama, biraz sk sk doldurmutu. Kabahati arabn stne atyorum ya, asl kabahatli papazd, nk, yaplan iden memnun, ruhan dairesinden bsbtn memnun olan papaz, ilh flarnn dinamitini arkadan cehennemi azlarna dkmt. Sarn papaz olmasna ramen Romen kyls ondan saknr ve sokakla rastlad zaman evresine bir dm atar, ama iyi adamd bu papaz, olsa olsa biraz zenginceydi o fakir kye gre. Kyde kocalar arasnda bir de dedikodu alp yrmt; efendim, hep esmer insanlarn yaad bu memlekette arasra baz evlerde melekler gibi sarn birtakm bebek balar peyda oluyormu ve bu bebekler tpk tpksna papazn ocuklarna benziyorlarm. Kocalar buna fena halde ierliyorlard, papazn kars da ifrit kesiliyordu. Byle bir sarn rezaleti dnyaya getiren kadn, kocas tarafndan sktrlnca sknetle u cevab veriyordu : Efendi, anandan babandan duymusundur, gebe kadnn grd eyleri ocuk kapar. Kimbilir, belki ben de pazar gn kilisede, yahut ay banda evimize takdise geldii zamanlar papaza dikkatli bakmmdr... Ne bileyim... Belki gereinden fazla bakmmdr! Olur a!.. Kocas parlad: Kar, kar; papaz topu topu pazarlar, bir de ay balarnda grrken, ona fazla bakm oluyorsun da her gn kargnda duran u Allann kuluna da biraz gz atmak iin aklndan gemiyor mu, be mbarek? Kyllerin arasnda byle eyler olurken, papazn evinde kzlca kyamet kopard. nk papazn evi bir nevi kilise ocayd, papazn kars kk papazlar imal etmek kutsal tekelini yalnz kendine ayrmak isterdi. Ve zavall Tanr elisi, kyllerden yana, evreye atlan bir dmle yakay kurtarsa bile, karsndan yle zapartalar yerdi ki, lokmas boazna dmlenip kalr, azna bir yudum mbarek iki almadan bir trl aa inmezdi. Bu iki tabiatiyle, papazn, din merasimde kullanmak zere bulundurmak zorunda olduu arapt. Ama bu hususta da kyllerin dili durmazd: Biz dua gn arab kakla tadarken, papaz evinde gieyle ekiyor, diye sylenirlerdi. Doru deildi. arkada gzleriyle grmlerdi ki papaz, ie ile deil, kadehle iiyordu. Bunu grdler ve hatt iki lemine itirak da ettiler, nk evindeki geimsizlikten daima can yanan adam, irret karsndan kaarak ok kere sa sakal perian, ablak ve kumral yznn btn geniliiyle glerek iilerle iki lf etmiye ve karsndan iittii azarlarn acsn onlarn yannda unutmya can atard. O gzel sonbahar ve tatl tembellik gn de, arkada bir sr kfrle kark bir tencere grlts iittiler. Bu grltye bir mna veremediler, ama bir kskanlk sahnesi olduuna hkmettiler; sonra zavall papazn cehennemden kaar gibi mutfaktan frladn grdler, arkasndan frlatlan kara papaz apkas da ayaklar arasnda yuvarland. Kars haykryordu : Al kazann kafana geir! Allah belsn versin senin gibi herifin, ykl karmdan, gzm grmesin seni, koca zampara. Biare adam, kazann yerden alp cbbesinin yeniyle silerken : Duydunuz ya, dostlar! dedi. Ama hi amayn, kadn, ister papaz kars olsun, ister eytan kars, hep ayn mahlktur. Bir kere nikahladnz m, banza bir sadakat belasdr karr, hayat zindan ederler size. Ama, ah bir dul kalabilsem! O zaman yaadm anlarm, nk biz papazlar bir kere dul kalnca ok kr bir daha evlenmek hakkna sahip deiliz. te buna akla yakn bir usul derim. Bu usul koyan da muhakkak evliliin tadn tatmtr.

Sonra hemen bodruma inerek bir testi arap ve ok biberli, ok kuru bir sucuk olan kocaman bir gdem'le geldi. Kadehini kaldrarak : Buyrun, erenler, dedi, yiyip ielim! ok kr evlenmek bedbahtlna uramyan o iyi kalpli sa'nn kan(*)ndan mahrum deiliz! Samoyla itiraz etti : yi ama pederim, Kutsal Kitap, insanlarn kumlar gibi oalmas gerektiini sylemez mi? Papaz, arapla slanm byklarn emerek: Evet, cevabn verdi, evet oalmak, ama insanlar evlenmeden de oalabilirler... Hem Kutsal Kitap da nihayet bir kitaptr: lohusa kadnlar gibi kitaplar iin de ahlk yolundan ayrlmamak iten deildir. Petrov, camlar sarsan o heybetli kahkahalarn atyordu. Papaz korktu: O kadar hzl glme, evlt! Lanet kar buraya da gelip boya kablarnzdan birini kafama atabilir!.. Ve gidip anahtar evirdi. Bir yandan gdem erirken be litrelik desti de yava. yava boalyordu. Papazn yz gitgide kzaryor, fakat kafas iliyordu. Bizim ahbaplarnsa balar dnmeye balamt. Btn letleri ayn gnde tamak isteyen Petrov, bir kyl arabas kiralamaya gitti. Az sonra, valeler stne ata biner gibi oturmu, Mihail'le Adrian'a dilini kararak brail'in yolunu tutuyordu, tekilerse, arabann sarsntsna uramamak iin arkadan yaya gelmeyi tercih etmilerdi. Bu son dnte biraz yalnz kalmak da istemiyor deillerdi. (*) Yani, arap. * Vakit ge olmakla beraber gne hl kuvvetle parlyordu. Seret vadisini kubak seyreden yol bekisinin evini geer gemez, yol, onlar sonsuz iki tarla halinde katettii msr denizinin iine att. Gen kyl ite bu yoldadr ki ecdad haydutlar gibi yeleini zer ve sigarasn yakar. Bu hareketli sszlk iindedir ki, sevincinin veya kederinin sedlerini kaldrr ve aknn ateli itiraflarn veya kininin intikam lklarn rzgrlara savurur. Bu bolluk denizinden geen btn cokun ruhlar burada kendilerini sulara brakrlar. Bunlardan biri olan Mihail de akntya kaplmaktan kurtulamad. Yar kapal gzleri htralarn tatl tlne brnd, omuzlar yaam olduu ac gnlerin arl altnda kt. Adrian bakmaya lzum grmeden her eyi sezdi. Ah, etrafmz grmek iin gzlerimizden baka vastamz olmasayd zavall ruhlarmz nelerden mahrum kalrd! Arkadanzn sigarasyla biraz fazla megul olduunu; nefes almak iin ban sk sk br yanna evirdiini, veya sanki yol bir sr engellerle doluymu. gibi hep yere baktnz hissettiiniz zaman, size kalbini amasn istiyorsanz rahat brakn onu! Mihail'i rahat brakmak iin, Adrian trl hnerler gsterdi ve pek ocuka olan bu hnerler, dostunun sevgisini arttrmaktan baka bir eye yaramad. Hem ekirgeler. crcr bcekleri yakalamak, geride kalarak bunlar uzun uzun muayene etmek, yahut da msr baaklarnn yannda elenerek, trnakla yapraklarn yarp tanelerin olgunluk derecesine bakmak da ayr bir zevk deil midir? Mihail, ateinden sigarsn yakmak iin Adrian' durdurdu ve bununla megulken gzlerinin t iine bakt. Fakat bir nekahatlinin fethettii o tatl glmseme dudaklarnda belirmiti bile. yor musun, Adrian? diye sordu. Katiyen, hatt bir kebem olsa burada yatabilirim. O halde bir dakika dinlenelim. Yolun kenarndaki yksek otlara kendini bir ktk gibi att. Sonra : Eh, ne yaparsn? dedi, hayalperest dostlar her zaman hoa gitmezler; bazan yanlarnda senin gibi iyi arkadalar olduu halde, yalnz balarna d kurmaya baylrlar, Bunu insan biraz hodbince bulabilir, ama hodbinlik de hayat aacn besliyen usarelerden biridir, faydal meyvelerin bymesine yardm etmesi artyla. Demek bana kzmyorsun?

Ne diye kzaym? Hem farknda bile olmadm. Mihail : Seni gidi eytan! dedi, beni aldatmaya m kalkyorsun? Adrian glerek itiraf etti : Evet, doru: senin uzakln hissettim, ama muhabbet borusuyla aracak yerde, kendi isteinle gelmeni tercih ettim. Aferin! Byle olduun zamanlar houma gidiyorsun. Sylediin hakikatin farkndaysan, iyi dost olacaz. imdi nezaketine bir karlk olarak ben de sana yolun yarsnda neden konumadm syliyeyim. Demin, yol bekisinin evi yannda, biri tekinin stne atlyarak, kendi usullerince keyfeden iki sere grdm. Gz kr olsun, u kafamda kaynayan arap yznden sereler bana birdenbire eski bir olay, naho veya istersen ho bir eyi hatrlatt. Bilir misin bu hissi Adrian? u hani sevinle kederin birletii nlar... Berbat bir eydir. Mayalanr durur iinde insann. Neyse, ite eskiden de bir gn byle elenen iki sere grmtm. Bir bahede, yksek duvarlarla evrili bir bahede bulunuyordum. yle yksek duvarlar ki, stnden hibir insan atlyamamtr!.. te ben, birka gndenberi orada bulunuyordum, insan byle yerlerde bulunurken kamak iin tek are vardr : oraya girmeden nce yaanm hayat dnmek ve yeniden yaamak, ite bu kadar. Bunu yapamyan mahvolur. Ben de elimden geldii kadar byle yapyordum. Scak bir mevsimde olduumuz iin, btn gn avluda geiriyor, kh dolayor, kh talarn stne uzanyordum, daha ok uzanyordum. yle zamanlarm oluyordu ki, gnei, rzgrn, yamurun varlna ne anlam verebileceini artk anlamaz oluyordum, bunlar gzlerimin nnde birbirini kovalayan biricik eylerdi ve bana oradaki hayatm kadar hrriyetten yoksun ve sama grnyorlard... Mihail sustu, bir sigara daha sard ve tekrar Adrian'n gzleri iine bakarak birdenbire sordu : Hrriyetini kaybettiin oldu mu hi? Hayr, hi olmad. Gnn birinde, bir an iin kaybetmeni isterdim... Bizim gibi insanlar iin bu, hayat bir zorunluktur: memleketinden dar ayak atmam adam ne memleketini tanr, ne de baka yerleri, hrriyetini hi kaybetmemi olan da nefsinin meziyetleri gibi kusurlarndan da habersizdir. Ah, bu mel'un dnyada her eyi mkemmel deildir ama, hissetmek, dengeyi altst edinceye kadar hissetmek iyi eydir! Az, kalsn ben de kaybediyordum dengeyi. nsann bana bir hal geldii zaman, bir grlt iitir, havada bir titreyi, tpk kyllerin, bir zelzeleden nceki anda iittiklerini sandklar ve tafsiltiyle anlattklar grlt nev'inden birey. Bu grltyle birlikte insan bann hafiflediini hisseder, ama ta tepesinde badndrc bir bask vardr. O zaman sevilen yzler, gzkapaklarmz nnden hzla geerler ve kafamzn arkasnda kaybolurlar, gzler de onlar takibetmek ister gibi arkaya evrilir, bu esnada kollarn dayal olsa bile, gene kollarn bir yere dayamak ihtiyacn duyarsn. Btn bunlar bir saniye iinde olup biter, sonra... Sonra ikisinden biri: ya akl bana gelir, ya ldrr adam. Deminkiler gibi iki sere benim aklm yerine getirmiti. Aklmn bamdan uup gittii anda, o bahede, en sevdiim yerde, talarn stne uzanm, bacaklarm, duvarda yksek bir noktaya dayam, gzlerimi ge evirmi, bir saattanberi durmadan ismimi tekrarlyarak kim olduumu renmiye alyordum. Tam o grlty iittiim, bama hafiften o eki darbesini kafama yediim ve iki elimle talara asldm anda, havay csseleriyle kaplyan iki kara ve kocaman kuun birbiri ardndan stmden getiini grdm: bunlar, sadece akl dengesi bozukluunun bytp karatt iki sereydi. Ama geileri kendimi toplamama yetmiti. O zaman kalkmak istedim: yanma dnmiye bile takatim yetmediini grdm ve beklemek zorunda kaldm. Tam o anda biraz nce grdm kularn garabetini farkettim: iki ku duvarn stne konmutu; keyifli keyifli elenilerini seyretmek benim iin bir dinlenme oldu. Hep ayn sere tekinin stne atlyordu. stste on bir defa atlad. Bu gerek bir erkeklik gsterisi miydi, yleyse mthi bir ey yoksa sadece bir oyun muydu? Bilmiyorum, nasl ki hikyemin arkasn da bilmiyorum artk. Ve tekrar yola koyulmak zere kalkarak ekledi :

Brakalm bu samalar! Bu sere hikyesini de bizim sarn papaz andran erkeklik bahsini de unut! * Yolun geri kalan ksmnda hi azlarn amadlar. Mihail derhal souk ve dilsiz olmu, sevisiz, dsz, yaban bir sessizlie brnmt. ehirde, sokak fenerleri altndan geerlerken huysuz bir bakla Adrian'n gzlerinin iini aratryordu. Adrian bundan korktu. Konumak m, susmaya devam etmek mi gerektiini kestiremiyordu. Halbuki hibir kabahati yoktu: ona cann skabilecek bir ey sormam, hikyesini anlatmya da zorlamamt. Eve geldikleri zaman Mihail, yemek yemiyeceini syledi, doruca barakasna gitti, lmbay bile yakmadan elbiseleriyle yataa uzand, Adrian'n yalvarmalarn sert bir sesle kesti : Beni rahat brak dedim mi rahat brak nazlanmak detim deildir. Adrian'n annesi, olundan izahat istedi : Gcendirdin mi ocuu? Yok be anne, vallahi bir ey yapmadm. Kadncaz, Mihail'in yanna gitti, karanlkta onun ban okad ve dedi ki : Darlma, ne olursun! Bir huysuzluk ettiyse ben onun kulaklarn ekerim! Sade syle bana... Mihail, kadnn elini alp pt : Ne iyi bir annesiniz... Emin olun bu halimde Adrian'n hibir kabahati yoktur. Kabahat benim, hatt benim bile deil: baz eyler hatrladm da canm skld. Yalnz. brakn beni ne olur. u anda beni kimse yattramaz. Byleyim ben... Geer... Gece yarsyd? Daha nce mi, yoksa daha sonra m? Adrian da bilmiyordu, bir aralk bir kbusun, deheti iinde uyand: Mihail bir kalenin duvarlarna ban vuruyor ve sular stnde cvldaan serelerle konuuyordu. Bunun kt bir dten ibaret olduuna sevinerek, gzleri uykudan arlam, tekrar uyudu. Ama biraz sonra yeniden uyand, gzleri nnde btn akliyle u soru belirmiti : Acaba Mihail yerinde mi ki? Bir hamlede yataktan frlad, saate bakmak iin lmbay yakt: saat beti. Pantalonunu geirdi, annesini uyandrmamak iin lmbann fitilini kst. Darda hava gzeldi. Yldzl bir gk. Dou tarafnda gn aarmaya balamt. Adrian, kalbi arparak, Mihail'in yatanda olup olmadna bakmaya gitti, baraka botu! antasn bulmak iin etraf yoklad: hibir ey yoktu. Bir an, dostlua kar byle bir gnh ilenebileceine inanmak istemedi, sonra, Mihail'in bir gn kendisine syledii bir atalar sz aklna geldi: Bir srr iinde sakladka o senin klendir. Bir bakasna sylediin anda sen onun klesi olursun. Anlald: Mihail ,kleliin hibir trlsn sevmezdi * O Eyll sabah ortalk aarrken, bir gencin ba kabak, yalnayak, ceketsiz Galatz kapsndan karak rzgr gibi kotuu grld. Dikenler ayrnda koyunlarn otlatan obanlarla brail'e sebze gtren bahvanlar, onu grnce istavroz karyor ve arkasndan yere tkryorlard : Oynatm herif! Bu sz iiten Adrian: Haklar var! diyordu iinden. Hayvanlar da korkuttu: eekler, koyunlar, kargalar, saka kular yolundan kayor, kpekler stne saldryordu, yoldan iki metre teden hzla gecen bir trenin altnda kalyordu az kalsn. Sonra, ok uzaklarda, ortada yaldzl bir gkle kurun bir krdan baka bir ey kalmad srada, Adrian, birka yz adm ilerisinde, kasna zplayan torbasyla salna salna giden bir kk adam grd. byk kalbli bir kk adam grd. byk kalbli bir kk adam ki, bir eyden habersiz yryordu ve

baka yerlerde gzlerini yala dolduracak olan htralar arasna brail'le Adrian' yerletirmekle megul oluyordu. Ah! dostluktan kaan huysuz, hain dost, beendin mi u yaptn! Bir kucaklamaya demez mi dersiniz? Birka sray daha, sonra: Mihail!.. Ve Adrian taze tozlarn stne yuvarland. Mihail, kurunla vurulmu gibi olduu yerde bir dnd, kollarn kaldrd: Yok be!.. Yok be!.. Kotu, ate gibi yanan arkadann stne atld, yzn pt, pt: Affet beni Adrian! Affet! Byle bir dostlua lyk deilim ben! teki, bayla : Ne mnasebet! diye itiraz ediyordu. Mihail, Adrian'n srtndan srsklam gmleini kard, torbasndan ald temiz bir gmlei ve kendi ceketini ona giydirdi, sonra, ayaa kalknca onu elinden tuttu : imdi koalm, kabil olduu kadar hzl koalm. yoksa mahvolursun! Adrian : Yok, mahvolmak istemem! dedi. Hayat!.. Hayat!.. nk beraberiz ve ayn yoldayz!.. te bylece brail'den ayrlp dnyay gezmeye ktlar. PANAT STRAT'NN ESERLER 1. Akdeniz 2. Kira Kiralina 3. Uak 4. bulma Kurumu 5. Minka Abla 6. Kodin 7. Angel Day 8. Perlmutter Ailesi 9. Hayat Yollarnda 10. Baragann Dikenleri 11. Sokak Kz 12. Snger Avcs 13. Arkada { kutupyldz kitapl } 27 Tarayann Notu Bu ekitap "Grme Engelli" dostlar iin taranm ve ilk defa www.kitapsevenler.com da yaynlanmtr. Bu sitenin sahibi grme engelli dost Yaar Mutlu'nun gayret ve azmini grnce iki gzmden utanp yardm edebileceimi dndm. Bir katre k olabildiysem ne mutlu. Herkesi bu mutlulua davet ediyorum. Bu dostlara yardmc olun. Polaris

UYARI: www.kitapsevenler.com Kitap sevenlerin yeni buluma noktasndan herkese merhabalar... Cehaletin yenildii, sevginin, iyiliin ve bilginin paylald yer olarak grdmz sitemizdeki tm e-kitaplar, 5846 sayl kanun'un ilgili maddesine istinaden, engellilerin faydalanabilmeleri amacyla ekran okuyucu, ses sentezleyici

program, konuan "Braille Not Speak", kabartma ekran ve benzeri yardmc aralara, uyumlu olacak ekilde, "TXT", "DOC" ve "HTML" gibi formatlarda, tarayc ve OCR (optik karakter tanma) yazlm kullanlarak, sadece grme engelliler iin, hazrlanmaktadr. Tmyle cretsiz olan sitemizdeki e-kitaplar, "engelli-engelsiz elele" dncesiyle, hibir ticari ama gzetilmeksizin, tamamen gnlllk esasna dayal olarak, engelli-engelsiz yardmsever arkadalarmzn youn emei sayesinde, grme engelli kitap sevenlerin istifadesine sunulmaktadr. Bu e-kitaplar hibir ekilde ticari amala veya kanuna aykr olarak kullanlamaz, kullandrlamaz. Aksi kullanmdan doabilecek tm yasal sorumluluklar kullanana aittir. Sitemizin amac asla eser sahiplerine zarar vermek deildir. www.kitapsevenler.com web sitesinin amac grme engellilerin kitap okuma hak ve zgrln yceltmek ve kitap okuma alkanln pekitirmektir. Ben de bir grme engelli olarak kitap okumay seviyorum. Sevginin olduu gibi, bilginin de paylaldka pekieceine inanyorum. Tm kitap dostlarna, grme engellilerin kitap okuyabilmeleri iin gsterdikleri abalardan ve yaptklar katklardan tr teekkr ediyorum. Bilgi paylamakla oalr. Yaar MUTLU LGL KANUN: 5846 sayl kanun'un "Altnc Blm-eitli Hkmler" blmnde yeralan "EK MADDE 11" : "ders kitaplar dahil, alenilemi veya yaymlanm yazl ilim ve edebiyat eserlerinin engelliler iin retilmi bir nshas yoksa hibir ticar ama gdlmeksizin bir engellinin kullanm iin kendisi veya nc bir kii tek nsha olarak ya da engellilere ynelik hizmet veren eitim kurumu, vakf veya dernek gibi kurulular tarafndan ihtiya kadar kaset, CD, braill alfabesi ve benzeri formatlarda oaltlmas veya dn verilmesi bu Kanunda ngrlen izinler alnmadan gerekletirilebilir."Bu nshalar hibir ekilde satlamaz, ticarete konu edilemez ve amac dnda kullanlamaz ve kullandrlamaz. Ayrca bu nshalar zerinde hak sahipleri ile ilgili bilgilerin bulundurulmas ve oaltm amacnn belirtilmesi zorunludur." Bu e-kitap grme engelliler iin dzenlenmitir. Kitap taramak gerekten incelik ve beceri isteyen, zahmet verici bir itir. Ne mutlu ki, bir grme engellinin, dzgn taranm ve hazrlanm bir e-kitab okuyabilmesinden duyduu sevinci paylaabilmek tm zahmete deer. Sizler de bu mutluluu paylaabilmek iin bir kitabnz tarayp, kitapsevenler@gmail.com adresine gndermeyi ve bu isimsiz kahramanlara katlmay dnebilirsiniz. Bu kitaplar, size gelene kadar verilen emee ve kanunlara sayg gstererek, ltfen bu aklamalar silmeyiniz. Siz de bir grme engelliye, okuyabilecei formatlarda, bir kitap armaan ediniz... Teekkrler. Ne Mutlu Bilgi iin, Bilgece yaayanlara. www.kitapsevenler.com www.yasarmutlu.com yasarmutlu@yasarmutlu.com yasarmutlu@kitapsevenler.com kitapsevenler@gmail.com Panait strati _ Arkada