You are on page 1of 14

Aydnlanma, Trk Aydnlanmas ve Marksizm zerine(*)

Mustafa Bayram MISIR Adorno ve Horkheimer Aydnlanmann Diyalektii'ni (1995 ve 1996), nasyonal sosyalist terrn yenilmeye yaklat bir dnemde yazmlard. Eletirel dnmenin bu iki nemli temsilcisi, Frankfurt Sosyal Aratrmalar Enstits'nde, dnemin btn ktmser kkrtmalarna ramen, gelien insanln dnce daarcnn bir paras olarak 'dnyay anlamaya' alrken zgrle, 'dnyay deitirmeye' hala bal idiler. Yaptlarnn gnn birinde, Aydnlanma ideallerine ynelik saldrnn dayanaklarndan biri olacan tasarladklarn iddia etmek gtr. Onlarn gstermek istedikleri ey, apak "Aydnlanmann kendi kendini tahrip ediiydi" (Adorno-Horkheimer, 1995:13). Onlar iin 'sz konusu' olan ey, 'Huxley, Jaspers, Ortega y Gasset ve dier uygarlk eletirmenlerinin dndkleri gibi deer olarak kltr' deil, "insanlarn tamamen ihanete uramamalar gerekiyorsa, Aydnlanmann akln bana toplamas", "gemii korumak deil, gemite beslenen umutlarn gereklemesi"ydi (1995:15-6). Sonuta bir btn olarak gsterdikleri ey, 'burjuva aydnlanmasnn sonu'dur. Gbbels'in denetimindeki bir kltr sanayinin, nihai olarak insanlar Hitler'in, daha doru bir deyile Alman sermayesinin iradesine teslim etmesi karsnda Aydnlanma etiinin burjuvazinin farkl eilimlerinin bir uzlamas olarak- ntrl, eletirel dnmeyi Aydnlanma karsnda kkrtr ve 'burjuva aydnlanmasnn' 'ampirik ve rasyonel' varsaymlarn sorgulamaya iter: tarihin maddeci yorumunun, Marksizmin at bir yoldur bu. Bizzat bu 'negatif aydnlanma'nn mirasn oluturan, Nietszche, Heidegger, Derrida ve ardllar olan postmodernlerin srdrd izginin, Marksizm'i hedef almas, biraz da Marksizmin Aydnlanmann srdrlebilir ideallerinin meru temsilcisi olmasndan kaynaklanyor. Bauman, Yahudi soykrmn, modernlikle -baka bir deyile, Aydnlanmayla- ilikilendirirken, (Bauman, 1997) aslnda bir paras olduu 'negatif Aydnlanma' izgisinin korkusunu da vurmaktadr: 'faizmle su ortakl'. "Uygarlk, totaliter toplumlar yaratmtr" (Arendt) olgusal gerei, uygarlk yaratcs olarak grlen -bir deneyim olarak- Aydnlanma (Febvre, 1995:28) ile ilikilendirilince, postmodern tartma, mehul failin robot resminde Aydnlanmay ya da 'modernizm'i grmektedir1. Burada, postmodern tartma, byk oranda ilgi alanmzda deildir. Fakat u kadarn sylemek zorundayz: Burjuva hegemonyasndaki akademi dnyas, kapitalizmi artk bir analiz nesnesi olmaktan karm -smr ve eitsizlik dnyasn grnmez klmann olduka akllca bir yolu olarak- kapitalizm kavram yerine, Aydnlanmay da kapsayacak ekilde modernlik kavramn icat ederek tarihsel ve toplumsal analizin nesnesini modernlie indirgemitir. Postmodern tartma, ultra grececi, epistemolojik temsil (yani bilgi ve bilim) kart olmakla, aslnda bizzat bilimsel bilgiye konu olabilecek her tr nesneyi ilga etmek ister; ama burjuva hegemonya, daha tesini gereksinir, bir bilgi nesnesi olacak ise de - bir profesr kadar cahillerin oluturduu burjuva akademi

dnyasnn msaade ettii oranda- bu ancak, modernlik olabilir. Ak ki, modernlik uydurma bir kavramdr ve ieriksizdir. Bu yzden, Aydnlanma zerine konuurken, modern, modernlik (modernite), modernizm2 gibi kavramlara zellikle ilgi gstermemek gerekir. Bu erevede Postmodern tartmann mdahalesi Marksizmin Aydnlanma eletirisini gncelletirir. Burada tarihsel maddeci bir perspektiften Modernlik zerine ksa bir paragraf amak yerinde olacaktr. Marksizmin, yorumcularnn eitlilii karsnda modernlik stne 'tek bir ey' sylediini iddia etmek gtr. Fakat, btnsel Marksizmin bir esi olan tarihsel maddeciliin modernlie yaklam, modernliin, akademik burjuva dncesinin gelimesinin bir evresinde icat ettii bir kavram olduu tezinde belirginleir. Aydnlanmann aksine modernlik kavram, Marksist perspektife bir aklama olana sunmaz. Marksizm, Aydnlanmann hem en kkl eletirisi hem de en meru mirassdr. Fakat, Marksizme gre modernlik -eer byle bir eyden sz edilebilirse-, kesinlikle ortadan kaldrlmas gereken bir eydir. Marksizm, kapitalistleme srelerinin btnlkl bir ifadesi olarak, toplumsal ilikilerin yapsal isel eitsizliklerinden kaynaklanan, baml lkelerdeki dsal ya da tepeden kapitalistleme srelerini aklatrmak iin 'modernleme' kavramna yer yer bavurur. Bu kavramn smrgecilik ilikileri iinde ilevsel aklaycl olduu anlamna gelir; bunun tesinde modernlik, kapitalistleme sreleri ile ilgili bir kavram olarak anlalr. Burada, Aydnlanma ve Marksizm ilikisini tartacaz. Devamla, konu ile dorudan bir balant iermese de, Trkiye'de bir Aydnlanma srecinden hangi tarihsel koullarda sz edilebilecei zerine ksaca duracaz. 1. Aydnlanma Neydi? Ulrich Im Hof'tan rendiimize gre, Aydnlanma (Aufklrung) Alman Sanats Daniel Chodowiecki'nin bakr zerine yaplm bir gravrnn addr. Resmin n plannda, aalarn arkasnda biri byk, dieriyse daha kk iki kulesi grnen ato benzeri bir yerleime ait karanlk ormann glgesindeki ose yolda bir yaya ve tek bana bir atlnn pei sra bir yk arabas ilerlemektedir. Yerleim yeri, uzak sradalarn arkasndan ortaya kan gneten, nlarn henz aarmakta olan gkyzne gnderen ve yerleim yerinin ardndaki sis perdesini datmak zere olan sabah gneinden gelen aydnla brnmtr (Hof, 1995:11). Terimin ngilizcesi olan enlightenment da aufklarung gibi kla ilgilidir. Ak ki, Aydnlanma btn bir Avrupa corafyasnda, air Alexander Pope'nin u dizelerindeki ruh haliyle karlanmtr: "Doa ve yasalar gecede saklyd./Tanr, 'Newton olsun!' dedi ve her ey k oldu." (Hof, 1995:12). Aydnlanma, onu yaayanlarn gznde, insanlar karanlktan kurtaran bir 'k'tr3. Bu k, ncelikle karanlktan doan korkuyu kr bir kuyuya atar. Yeryz gkyznden ayrlr. Bu aydnlanmann en zl ifadesidir aslnda: Aydnlanma, Tanr'ya ve yeryznde onun adna kurulan despotlua kafa tutarken -yalnzca akla deil ama esasen akla dayalromantik4 ve zgrlkdr. Siyasal mutlakiyetilie -monari-, toplumsal alann dinsel inasna -katolik mutlakiyetilik-, art-rnn (iktisadi zenginliin) feodal el koymasna kar gelien hareketin baka trl olmas da beklenemezdi. Aydnlanma zerine tartmamz, baka bir deyile sosyoloji ya da siyaset biliminin Aydnlanma zerine aklamalar, bizzat onun sonular tarafndan belirlenen, dolaysyla bitmeyecek bir tartmadr. Aydnlanma, baz yazarlarca (Goldmann, 1999) radikal Fransz Aydnlanmas ve romantik -uzlac- Alman Aydnlanmas olarak ayrlmaktadr. lki, elbette Ansiklopedistleri ve Rousseau bata olmak zere 'szleme' teorisyenlerini;

ikincisi ise, daha ok Kant ve belki de Goethe'yi ima eder. Ak ki bu analiz, Aydnlanmay bir btnlk olarak gremez. Aydnlanma, maddeci tarih bakmndan bir btnlktr. Bu btnlk hali, onu burjuvazinin bir snf olarak programna indirgemekle yetinmez, Aydnlanmay srdrlebilir bir siyasal program olarak ne karr. Aksi halde, Ansiklopedist'lere (Diderot, d'Allambert), ya da daha geni biimde, Voltaire, Rousseau, Helvetius, d'Holbach da ilerinde olmak zere Fransz geleneine indirgenen bir Aydnlanma, bir program olarak, sadece radikal burjuvaziyi -ve tarihsel mttefiklerinikapsar. Evrensel bir eitlik ve zgrlk program olarak Aydnlanma, srdrlmesi gereken eksik bir balangca iaret eder. Bu 'eksik' ve sonradan egemen snf olarak rgtlenen burjuvazinin elinde 'tutuculam' Aydnlanma zerinde tarihsel ve sosyolojik bir 'dnme'ye bavurmak, onu anlamak iin iyi bir balang olabilir. Febvre, uygarl Aydnlanmaya balar: "Uygarlk, kendi zamannda domutur. Yani 1751'de balayan, iktidarn mdahaleleriyle 1752 ve 1757'de iki kez kesintiye urayan, 1765'te Diderot'nun cretkar inad sayesinde yeniden devreye sokulan ve 1772'de zaferle tamamlanan byk Encyclopdie abas sona ererken domutur." (Febvre, 1995:28) Aydnlanmann program dnyay gizlerinden kurtarmakt (Adorno-Horkheimer, 1995:19). Dnyann gizlerinden kurtarlmas, doann aklatrlmas, Tanr karsnda isel sorumlulua sahip insan zneyi serbest brakt. Aydnlanma dncesinin en byk sonucu herhalde budur; Doan zlem'in snflandrmasyla, Tanr-zne, yerini nsanzne'ye brakmak zere 'uhrevi' kesine ekilmitir. zlem'e gre, "Modernite'yi, bir nemli ynyle, Tanr-zne'nin yerini nsan-zne'nin almasyla karakterize etmek olanakldr. Tanrsal ve nesnel akln yerini artk znel Akl almtr. Bu zne, her trl phenin tesinde, kendi z kesinliine sahiptir (Descartes)" (zlem, 1999:189). Kant'n Aydnlanma Nedir'e verdii yant da benzerdir: "Aydnlanma, insann bizzat kendisinin neden olduu erginsizlikten kurtuluudur. aret edilen bu erginsizlik bakasnn klavuzluu olmadan kendi zekasn kullanma yeteneksizliidir. Eer bunun nedeni, insan kavraynn yetersizlii deil de, bakasnn klavuzluu yerine kendi zekasna dayanmak iin gereken sebat ve cesaret eksikliiyse, bu insann kendi suudur. Bu yzden Aydnlanmann iar 'Sapere aude! Kendi zekan kullanmaya cesaret et!' olmaldr." (aktaran Goldmann, 1999:16) Kant, ayn yerde 'Aydnlanmann temel baarsnn -ki bu insann 'kendisinin' neden olduu ergensizlikten kurutuluudur- her eyden nce dinsel konularda olduunu' ne srer (Goldmann, 1999:17). Kant'n gsterdii ey, insan aklnn 'vahiy'den zgrlemesidir. Bu zgrleme insan tekini 'zne' klacak ve zerkletirecektir. Aydnlanmann znesi, doal olarak, byk corafi keiflerin ve bilimsel bulularn 'yapcs' bir 'kaif'/'bilim adam' (Bauman, 1997:98); doaya hkmetmek arzusu tayan, akla gvenen ve inanan, isel sorumluluk sahibi bir 'birey'; toplumsal szlemeye katlan -szlemeyi yaparak genel iradeyi kuran- siyasal bir 'yurtta'tr (Rousseau). Aydnlanmann znesi, modernliin kurucu iradesi olarak grlr ve modernlik eletirileri ncelikle bu znenin 'kyc'lnn ve 'totaliter'liinin kanlmaz bir sonu olduunu syleyerek (Bauman, 1997; Lyotard, 1990; Baudrillard, 1991 ve 1995) balar: "Moderniteyi yaratan zne, 'modern zne' olarak da anlr. Modern zne, kendi rn olan modern bilimin, 'deneysel bilim'in izinde doaya hakim de olmak ister. O, doann efendisi olmaldr. Teknik/teknolojik baarlar, ondaki ilerleme inancn ve bunun sonucu olarak onun doann efendisi olabileceine duyduu gvenini pekitirirler. Doaya hakim olan zne, toplumun da elbette aklc dzenlemelerle ilerleyebileceine inanr. lerleme

inanc, tm gemiin (tarihin) geride kalm, alm olduu inancn da getirir. Modern zne kendisini tarihine bal bir konumda grmek istemez. O hereye, evrensel/aklsal olduuna inand ilkeler dorultusunda ex nihilio balayabileceine, grnteki tm farkl toplumsal yaam biimlerinin, tm farkl ahlak ve dinlerin, ksacas tm kltrlerin bu dorultuda tek/biricik toplumsal dzende, tek/biricik, bu demektir ki evrensel bir kltr ierisinde ortadan kalkacana inanr. zellikle Aydnlanmann soluduu hava, radikalizmin havasdr." (zlem, 1999:190) Aydnlanmac zne'nin gelitii toplumsal ortam, soluduu hava, baka bir deyile iinde bulunduu kltr, postmodern tartma evrelerinde genel olarak 'modernlik deneyimi' diye nitelenir. Tarihin maddeci bir okumas ise, bu dnemin, kapitalizmin gelitii dnem olduunu vurgular (Wood, 1997). Postmodern tartma modernlik deneyiminden bir modernlik imgesi retir ve bylece dnemleme/tarihsel blme sorununu zer. Postmodern tartma asndan modernlik (ya da modern, modernizm) bir durumdur, hangi tarihsel kesitte gelitii nemli deildir; bugn ise bu durum/ deneyimin karsnda yeni bir durum/ deneyim gelimektedir; postmodernlik (ya da postmodern, postmodernizm). Tarihin maddeci bir okumas, bu yeni durum ya da deneyimin kapitalizmin evrensellemesinden baka bir ey olmadn gzler nne serer. Wood'a gre, eer 'modernlik' kapitalizmle ilintilisiyle postmodernlik fikrine -byle bir dnemlemeye- ihtiyacmz yoktur ve uramamz gereken tek konsept, evrenselleen kapitalizmdir(1999: 51). 2. Modernliin Deil Kapitalizmin Eletirisi Olarak Marksizm Marksizmin Aydnlanma ile ilikisi sorunludur. Aydnlanma dncesinin hem mirass hem de en kkl eletirmeni olan, bizzat dnyay deitirme eylemine bal bir dnsel akmn kendi kkleriyle sorunsuz bir iliki yaamas pek de olanakl deildir. Lenin, 'Marksizmin Kayna ve esi' adl makalesinde kaynak yle sralanr: "Marksist reti gldr, nk dorudur. Kapsaml ve uyumludur ve insana kr inancn, gericiliin ve burjuva basksn savunmann hi bir biimiyle badamayan eksiksiz bir dnya gr salar. Alman felsefesi, ngiliz ekonomi politii ve Fransz sosyalizminin temsil ettii, insanln 19.yzylda yaratt en iyi rnlerin meru mirassdr." (Lenin, 1990:79) Lenin'in vurgulad gibi Marksizm Aydnlanma'nn meru mirassdr ama onunla ilikisi, ayn zamanda reddi miras, kkl bir eletiri zerinde ykselir. Marx ve Engels, zel olarak yaptlarnda herhangi bir Aydnlanma dnrn eletirmezler. Ama Aydnlanmann 'rasyonalizmi(Fransz) ve ampirizmine(ngiliz)' ve bu temel zerinde ykselen 'pozitivizme' kar, toplumun ve tarihin maddeci bir aklama tarzn gelitirir ve Aydnlanmay aarlar. Marx ve Engels'in yntemi pozitivist olmad gibi ampirist de deildir. Marksizm Aydnlanmay, kapitalizmin gelimesi ile ilikilendirir. Aydnlanmann tarihsel materyalist okumas, onun kapitalizmin gelimesi ile ilgisini kurmaktan ekinmez. Fakat bu, kanlamaz ya da mutlak bir iliki olmaktan ziyade, tarihsel bir rtmedir; ve fakat, her tarihsel rtme gibi, Aydnlanma ve kapitalizm karlkl belirlenmilik ierirler. Marx, Engels ve Lenin, Aydnlanmay aristokrasiye kar mcadele eden burjuvazinin dnsel bir hareketi olarak nitelendirirler. Aydnlanmann zaferini, burjuvazinin -ve kapitalizmin- zaferine balarlar. Dolaysyla Aydnlanma, burjuvazi iktidar olup tutuculat zaman, tutuculaacaktr.

Marksizm, Aydnlanmann felsefi maddeciliine sempati ile bakar. Fakat bu sempati, Aydnlanma maddecilerini, Marx ve Engels'in sert bir eletirisinden kurtaramaz. Kutsal Aile'de birlikte (Marx-Engels, 1976), Bilimsel ve topik Sosyalizm'de Engels (MarxEngels,1979:139), Anti-Dhrihg'de Engels, L. Feuerbach ve Klasik Alman Felsefesinin Sonu'nda Marx, mekanik maddecilii sert bir ekilde eletirirler. Bu eletiri, ak bir pozitivizm eletirisi olarak da okunabilir. Marksizm, Aydnlanmann siyasal sonularn, burjuvazinin siyasal zaferi; ii snfnn kapitalizm altndaki cretli kleliliin somutlam biimi olarak grr ve 'szleme' teorilerini eletirir: "Feodal dzen yklp, 'zgr' kapitalist toplum yaama gelir gelmez, bu zgrln yeni bir bask sistemi ve ii snfnn smrlmesi anlamna geldii hemen belli oldu" (Lenin, 1990:82). Marx ve Engels kapitalizmin gelimesinde Aydnlanma ideallerinin snrlarn grdler ve bu idealleri ii snf hareketinin programna yazdlar. Daha sonra gelien baz Marksizm yorumlar, Marksizm'i pozitivist bir arptmaya uratmlarsa da; Aydnlanmann ideallerini meru bir ekilde devralan Marksizm, burjuva toplumunun ve onun akl olan Aydnlanmann ilk btnsel eletirisi olarak gelimitir. Lenin, kapitalizmin st aamas olarak emperyalizmin 'iten ie ryen bir kapitalizm' olduunun altn izer. Bu, bir 'nihai k' vurgusundan ok, siyasal bir 'ya sosyalizm ya barbarlk' arsdr. Kapitalizm, bir toplumsal sistem (retim tarz) olarak barndan kan tek devrimci snf tarafndan yadsnana dek barbarla doru ykseliini srdrecektir. Sz konusu olan Aydnlanma miras olduunda Marksizm, Aydnlanmann znesini yeniden kurar ve bir 'kolektif zne'ye -ii snf- dntrr; hakikati, felsefi olarak snrlandrrken bilimsel bilgiye gveni ne karr ve tarihsel maddecilii bir bilimsel disiplin olarak kurar; ve nihayet, 11.tez 'Bugne dek filozoflar, dnyay anlamaya almakla yetindiler; aslolan onu deitirmektir' diyerek, Aydnlanmann snrl ve pozitivizmle malul pratik ve siyaset perspektifini, bir eylemli bilin ve dnyay deitirme perspektifi ile deiir. Marksizm, Aydnlanmay yadsyarak aar. Bylece onun ideallerini yeniden kurar; insanln eitlik, zgrlk ve kardelik hedefini bunu gerekletirebilecek -ve hatta buna mahkum olan- tarihsel bir snfn nne koyar. Marksizme gre, Aydnlanma, burjuva akl olarak, burjuva iktidarnda donuklar ve gericileir. Pozitivizm barndan akldc akmlar karmtr ve ge kapitalizmde kmtr: zellikle seksenli yllardan balayarak, 'Tanr' dnm bulunuyor; adna cinayetler ileyen tarikatlar, adna iktidarlar fethetmeyi baaran siyasal partiler, adna tek gerei ve mutluluu mutulayan papazlar, hahamlar ve imamlar araclyla grkemli bir len veriyor, Ortaan geri dnn, hkmranlnn yeniden kuruluunu kutluyor. Bu negatif Aydnlanma izgisinin, Schopenhauer'in, Nietzsche'nin, Heidegger'in, Derrida'nn ve ardllar postmodernlerin, genel olarak 'akld'nn burjuva dncesinde egemen olduklar anlamna gelmektedir. Aydnlanma tarihsel olarak, btn bir feodalitenin kltrel ve siyasal eletirisi olmay ap, ykselen bir snfn, burjuvazinin yeniden kuraca dnyann kltrel ve siyasal ruhu olmaya baladnda, realist ve despot olmaktan kurtulamaz. Realist ve despot burjuvazi, skolastiin tanrsna kar yeni bir tanr yaratmakta gecikmemitir. Tanr adna yneten feodal egemenlik aygt gitmi, bilim adna yneten, burjuva egemenlik sistemi, kapitalizm eski retim ilikilerinin barndan kp dnyaya yayldka yaylmtr. Artk Bat, Hal Seferlerine deil, insanln 'geri kalm' ksmlarna 'medeniyet' gtrmek

iin smrgecilik seferlerine kaca, dnyay Batlllatraca yeni bir dneme girmitir. Aydnlanma, bylece btn eletirel ruhunu yitirmi, smrgeci Bat'nn kapitalizmin- merulatrc bir ideolojik ve kltrel kimlii olarak donuklamtr. Pozitivizm, iktidardaki bir burjuva akl olarak, Aydnlanmann bu dnemini temsil eder. Pozitivizm, basit bir varsayma dayanr. Her ey, btn olan bitenler, akln sradzenine (hiyerarisine) sokulabilir. Bunu yapacak olan da bilimdir. Bu grleri sistematize eden Auguste Comte, insanln teolojik, metafizik ve son olarak da pozitif ya da pozitivist dnemlerde yaadn varsayar. Pozitif dnemde artk bilimin aklayamayaca hi bir ey yoktur. Comte, bylece, insan bilimlerinde de doa bilimlerinin kesinliini aramaya balar ve 'bilimsel sosyolojisini' kurar. Comte, doa bilimcileri gibi, tahminde de rol oynayabilecek nedenselliklere dayal yasalar peindedir. nk Comte, burjuva egemenliindeki toplumu dzene sokmak, tabiri caizse 'hizaya getirmek' istemektedir. Evrimci ve ampirist bir bilimsel yaklam, ki Comte'un alarnda rpnd bilimsel yntem budur, bugn doa bilimlerinde dahi sorgulanmaktadr. Denilebilir ki, pozitivizm, aydnlanma eletirisinin eletirisidir: "Aydnlanma'nn znde eletirel ve dolaysyla negatif felsefesi eski toplum dzenini alaa edebilmitir, ancak yeni dzenin pekimesi iin pozitif felsefenin bizzat insanln incelenmesine de aktarlmas gerekmektedir. Beeri bilimlerin alan ampirik bilimlerin disiplini altna sokulduunda entelektel anari son bulacak ve bu oydamadan (mutabakat) dolay yeni bir kuramsal dzen istikrara kavuacaktr. Toplumun yasalarnn bilinmesi yurttalarn mmkn reformun snrlarn grebilmelerini salarken, ynetimler de oydamay destekleyecek olan adm adm reformlar iin toplumun bilimsel bilgisini temel alabileceklerdir, ilevsel bakmdan eski dzendeki Katoliklie benzer bir biimde yeni toplum dzeninin -sanayi toplumu- laik dini de bilim olacaktr." (MDS, 1993:447) Eletirel teori, Pozitif dnemde, artk aklarmz bile hizaya getirecek yeni bir tanrnn, smrgeciliin tanrsnn peydahlandn ne srer ve insanl, bu yeni Tanr'nn kulluuna kar uyarr: "Bugn Bacon'un topyas, yani 'doaya praksiste hkmetmemiz' dnyevi ltler iinde yerine geldii iin, Bacon tarafndan egemen olunmayanlarn stne atlan basknn z aa kmaktadr. Bu egemenliin kendisiydi. Bacon'a gre hi kukusuz insann stnln kantlayan bilgi imdi egemenliin zlyle yer deitirebilir. Ama byle bir olaslk karsnda gncelin hizmetindeki Aydnlanma kitlelerin eksiksiz ekilde aldatlmasna dnmektedir." (Adorno-Horkheimer, 1995:62) 5 Bu uyary dikkate almayan Marksizmin pozitivist yorumcular, mantksal sonucu Stalin dnemine uzanan 'bilimci ve despot bir toplum mhendislii olarak Marksizm'e yol amlardr. Bylece, pozitivizm, sada ve solda tartmasz egemen olmu, zgrlk eylemi ve d tutsak etmitir. Fakat bu postmodern tartmann geerlilii iin bal bana bir gereke oluturmaz; postmodern tartma bizzat zgrlk eylemi sorgular. Aydnlanma ise, Tanr'y gkyzne hapsedip, yeryznde insana ait bir sistem kurmak istemiti. Akl, zincirlerinden kurtarm; korkuyu, kr bir kuyuya atmt: "Aydnlanma, gelien dnme'nin en geni anlamnda, balangtan bu yana insanlardan korkuyu kaldrmak ve onlar kendilerinin efendisi durumuna getirmek amacn gtmtr. Aydnlanmann program dnyay gizlerinden kurtarmakt. Mitleri paralayacak, ham hayalleri bilgi vastasyla alaa edecekti. Ne var ki, tamamen aydnlatlm yeryz bugn muzaffer bir felaketin belirtilerini tayor." (Adorno-Horkheimer, 1995:19) Bugn aslnda o felaketin iinde yayoruz ve bu bir sona iaret ediyor, burjuva

aydnlanmasnn sonuna. Aydnlanma, feodalitenin k yllarnda gl bir Ortaa eletirisi olarak, devrimci ve zgrlkyd. Burjuvazi bir snf olarak ykselirken, halkn barnda (kentliler arasnda) geni kabul gren eitlik, zgrlk, kardelik fikirlerini arkasna ald. Burjuvazi bir snf olarak iktidar olmay becerdii zaman, tpk daha nceki egemenler gibi toplumu hizaya sokmak, yeni bir dzen kurmak iin tanry yeniden buldu ve bilimi tanrnn hizmetine soktu. Bylece meruiyet ve iktidar bilim adna kurulmaya balad. Aydnlanma, pozitivist deli gmleini giydi, ampirizme ve evrimcilie teslim oldu. Bundan sonra, smrgecilik seferlerinin meruiyetini kurarak burjuvazinin dzenini, kapitalizmi kutsayan pozitivizm, daha 'akll' burjuvalarn, Hitler gibi 'akld' bir canavar yaratmalaryla tarihsel sularn gizleyemez hale geldi. Artk Aydnlanma, kitlelerin eksiksiz bir aldatlmasndan baka bir ey deildi. Gbbels, sinemann ve radyonun nasl bir yeni kilise olarak despotizmi besleyeceini, Hitler'in memuru olarak yaptklaryla gsterdi. Adorno ve Horkheimer, ad geen yaptlarnda, faizmin yenildiinin varsayld, kinci Dnya Sava sonras iyimser ortamda, totalitarizmin kitle toplumu iinde kurumsallatn yazdklarnda, bu 'sol' iinde bile ciddiye alnmad. Aydnlanmann yaayan son mitine, 'burjuva demokrasisine' sol teslim oldu. Bugnde, parlamenter demokrasi miti liberal nyarglarla yaamay srdrmektedir, Aydnlanmann bizi klece ona balad ve hala yaayan yegane mittir bu. Gerekte, ekonomik ve siyasal dzeylerde kurulan egemenlik (tabiiyet) ilikileri, yabanclama bir yandan, standartlatrc kltr endstrisi te yandan, insanlar oktan tekdze yaratklar halene getirmi, eylemi dnyann sahte zneleri, 'mutlu olduunu sanan cretli kleleri' olarak kurmutur: "Bugn kltr sanayii, manevi sapmalar karsnda duyarl pek de hassas gelimemi snr demokrasisi ile iveren demokrasisinin uygarlk mirasna konmutur. Herkes dans etmek ve elenmekte serbesttir, tpk dinin tarihsel olarak tarafszlatrlmasndan bu yana saysz mezheplerden birine girmekte serbest olmas gibi. Ancak ideoloji seiminin her zaman ekonomik basky yanstan zgrl, her alanda, benzer olanlarn zgrl olarak meydana kmaktadr. Bir gen kzn gerekli randevuyu kabul edi ve sona erdiri tarz, telefondaki en senli benli durumlardaki aksan, sohbet srasnda szcklerin seimi hatta soysuzlam derinlik psikolojisindeki dzen kavramlarna gre blnm tm manevi yaam, insann kendini, kltr sanayiince itkisel uyarmlara kadar temsil edilen modele denk baarl bir aygt haline getirme abasna kant oluturmaktadr. nsanlarn en mahrem tepkileri bile kendilerine kyasla o kadar eksiksiz ekilde eyletirilmitir ki, kendine zg olma dncesi sadece en ar soyutluklarda yaamaya devam etmektedir: Personality kavram artk onlara parlak beyaz dlerden ve koltuk altlarnn terlememesinden heyecan duymamaktan baka bir ey ifade etmemektedir." (Adorno-Horkheimer, 1996:62) E. Meiksins Wood'a gre, eer gnmzde bir deiim varsa bile bu kapitalizmde bir deiiklik ya da srama deil, aksine kapitalizmin olgunlua ulamasdr. 'Belki de grdmz ey, kapitalizmin etrafl bir sistem olarak ilk gerek etkileridir.' Wood'a gre kapitalizm, kendi isel elikileriyle yamaya devam etmektedir. Ancak, kendi isel mekanizmas ile elikilerini ve ykc etkilerini ekarte etmektedir. Emperyalizm, artk, plak smrgecilikten ziyade, ekonomik hegemonya ve finansal bamllk yoluyla saf kapitalist mekanizmalar kullanmaktadr. Bu noktadan baklr ise, nmzde duran, kapitalizmin yeni bir evresi deil, tam da kapitalizmdir. "Eer hikaye buysa," diye yazar Wood, "postmodernlik fikrine gerekten ihtiyacmz yok, uramamz gereken tek

konsept, bu yeni realite, kapitalizmdir. Bunun anti-tezi de tabii ki, postmodernizm deil sosyalizmdir" (Wood, 1997:50-51). Wood, modernlik ve kapitalizm ilikisini tartrken de, kapitalizmin Aydnlanma'y sona erdirdiini, Aydnlanma'nn belki sosyalizm tarafndan diriltilebileceini de vurgulamadan edemez. (Wood, 1997:51) 3. Aydnlanma'nn Miras: Bilim, Kapitalist Devlet ve zne Wood'un brakt yerden devam ettiimizde, yantlamamz gereken soru "Aydnlanmann karakteristiinin ne olduu"dur. Burada Aydnlanma kavramn, kapitalizm ve burjuva toplumunun inas balamnda ele alarak bir analiz erevesi oluturmak iin bu soruyu yantlarsak -yani Aydnlanma derken ayn zamanda kapitalist retim tarznn toplumsal sonularn da anlarsak- , karmza yle bir sonu kar: Aydnlanma, ncelikle, insan tekinin akl sahibi olarak yapp etmelerini dnyeviletirmesinde karakterize olur: yani, yeryz gkyznden ayrlr. Bunun bir dizi temel sonucu vardr. lk olarak, dnyann bilinebilecei dncesine, dolaysyla bilim araclyla insan tekinin dndaki dnyay kavrayabilmesine olanak tanr. Bilim, bylece insan doa karsnda muktedir klc bir etkinlik olarak belirir. nsan teki bilimle, dnyay 'kefeder' ve uygarl 'icat' eder. kinci olarak, genel olarak meruluk 'tanrsal akl'dan 'insan akl'nn snrlar iine ekilir. Artk, dorunun tekeli 'insan aklna' ve onun rn 'bilime' geer. nc olarak, toplumsal ilikiler dinin kurumlar ile daha az denetlenir. Aydnlanma, devamla, insan tekini 'zerk' olarak kurgular. nsan teki, yalnz bana sorumluluk sahibi ve muktedirdir. Bunun anlam basite, insan tekinin 'zne' olmasdr. Aydnlanma, kendi kurumlarn yaratr. Bu kurumlar, insan tekini eskiye nazaran 'zerk' klarlar ama kurumlarn doas gerei, ayn zamanda disiplin altna alrlar. (Wagner, 1996:45) Aydnlanmann siyasal bakmdan sonucu, ynetme hakknn insanlar aras bir szlemeye balanmasdr. Ki bizi en ok ilgilendiren budur. Bunun sonucunda, modern devlet denilen kurum aa kmtr ki, burjuva toplumunun en temel kurumu budur. Hatta bizim burada Aydnlanmann ya da burjuva toplumunun bir grngs olarak nitelediimiz 'milli devlet'i Trkne, "Modernite'nin ngrmedii ama Modern a btnyle tanmlayan asli unsur" olarak niteler (Trkne, 1995:40). Modern (kapitalist) devlet, temel olarak yukardaki Aydnlanma varsaymlar zerinde ykselir: ilk ve temel olarak, ynetme hakk, meruluunu 'sosyal kontrat'tan alr; ynetilenler u ya bu kadar ynetime katlma hakkna sahiptir ama devlet, egemenliin somut timsali olarak 'ynetme hakk'n kullanlabilecek tek kurumdur. Modern devlet, egemenlii elinde toplar. kinci olarak, modern devlet, ynetilenlere tek ve eit bir hukuk vazeder; ynetilenler ayn hukuka tabi olurlar. nc olarak; modern devlet, dini kurumlar ve pratikler karsnda ilgisizdir; dini, insan tekinin zerklik alannn iine sokar ama kendi meruluk temeli olan 'sosyal kontrat' insanlararaslatrarak dinin meruluk alanna mdahalesini nler. Drdnc olarak; modern devlet, bir ulus icat eder. Ulus, tamamiyle modern bir fenomendir ve ulus olmadan insanlar bir kurum olarak devleti her gn yeniden retemezler. Bu ulus, genellikle 'ortak pazar' diyebileceimiz bir ekonomik nesnellie de tekabl eder. Modern devlet, bir ulus devlettir ve meruiyet temeli bakmndan anayasal bir devlettir. Siyasal toplum -siyasal partiler, seim, parlamento; genel olarak anayasal parlamenter rejim- araclyla oluan iradenin, devlet idaresini kulland varsaym, esas olarak toplumsal szleme varsaymdr. Toplumsal szleme varsaym, siyasal meruiyeti bu siyasal iradenin -toplumun genel iradesi olarak-

demokratik temsil yoluyla aa kmasna balar. Wagner, 'Aydnlanma yazlarna bakacak olursak eer, tarihsel kkenlerinin feodal ve mutlakiyeti olmasna ramen bu yazlarda devletin genellikle Aydnlanmann toplumsal pratiklerini olanakl klacak bir ara olarak deerlendirildiini grrz.' (1996:26) diye yazar. Gerekten de Aydnlanma yazarlar asndan, genel iradenin bir ifadesi olarak devlet, toplumun kendi kaderini tayinine olanak veren bir kurumdur. Aydnlanma yazarlar, bu dnemde, kadnlarn ve iilerin -ya da mlkszlerin- genel iradenin oluumuna katlamamasn bir sorun olarak grmemilerdir; fakat teorilerindeki genel insan merkezli vurgunun, iiler asndan olmasa da kadnlar ve dier toplumsal tekiler asndan en azndan bir genel ve eit oy hakkn varsayd sylenebilir. Marksizm, Aydnlanmann bu snrl perspektifini kktenci bir eletiriye tabi tutar ve Aydnlanma deerlerini insanlk deerleri olarak ierip aarak, burada tekrarna girmeyeceimiz ama en kt sosyalist partilerin bile programlarnda okuyabileceiniz, tarihsel gereklemesi bir snfn, ii snfnn eylemine balanan btnsel bir programa, sosyalizme katar. 4. Bir Trk Aydnlanmas Var mdr? Eer bir nceki blmde izdiimiz ereveyi esas alacak olursak, bir Trk Aydnlanmasndan sz edebiliriz. Bunu herhangi bir nyargdan uzak durarak kabul etmek durumundayz. Fakat, sorun, bu Aydnlanmann nihai sonularna varma ans olup olmaddr. Yahut dris Kkmer'in, sorulduunda bile Marksist bir tarihsel aklama iin yntemsel bir kazanm oluturan sorusudur: "Trkiye Batlaabilir mi?", cevap da aktr: "Trkiye Batlaamaz!" Sorunu tartacaz. nce daha tali tarihsel problemleri geelim. Cumhuriyet'in lan nedir? Biliyoruz ki, ilk (T)BMM, Meclis-i Mebusan'n Misak- Milli kararna dayanan ve Meclis-i Mebusan'n kaan yelerinin de dorudan kabul edildii, meruiyetini Osmanl Meclis-i Mebusan'ndan alan bir oluumdur. Olutuunda (1920'de) igal nedeni ile erkleri btnyle kendisinde toplayan Meclis, 1922'de Saltanat kaldrarak, btn erki iktidar- kendisinde toplamtr. Dolaysyla siyasal meruiyet temeli deitirilmi, Cumhuriyetin ilanyla (1923) bu tarihsel bir aklk kazanm, 1924 Anayasasyla siyasal meruiyet temeli ya da iktidarn kayna "millet" olarak tanmlanmtr. Bu bir devrim mi? Eer bir devrimden sz edilecekse, ki bizce sz edilemez, herhalde bunun tarihi 1908, ad Hrriyetin lan'dr. 1923, sadece siyasal meruiyet temelinin deitirilmesi srecinde bir admdr. Bu sreci, biraz farkl terimlerle de olsa Kadir Cangzbay da (2000) "siyasal meruiyet temelinin deimesi" olarak grmektedir. Osmanl Devleti iinde, daha ilk anayasaclk hareketleri baladnda bu yolda admlar atlmt. Fakat siyasal meruiyet temeli hala monark'n kendisiydi. 1908, yol at ve siyasal meruiyet temelini deitirmese de, monark'n yetkilerini zellikle 1909 Anayasal deiiklikleri ile byk oranda Meclis-i Mebusan'a devretti. 1923, bu tarihsel kesitte, alan yoldan yrmtr.6 Buradaki sorun, 1923'n devrim olup olmamas ile dorudan ilgili; zira, bir Trk Aydnlanmasndan sz edebileceimize gre bu Aydnlanmann ne zaman baladn belirlememiz gerekir. Eer Aydnlanmay en geni anlamnda alrsak, bu Tanzimat'la balamtr(1839).7 Tanzimat'la ilk kez, "can gvenlii" kavramnda belirtikleen insan tekinin zerklii dorultusunda bir adm atlmtr. Devamnda, 1856 Islahat Ferman ve 1876 Anayasas, 1908(Hrriyetin lan), 1909(yeni Kanun-i Esasi) ve 1921(Konvansiyon

Anayasas), 1922(Saltann Kaldrlmas), 1923(Cumhuriyetin lan), 1924(lk T.C. Anayasas) var. Tanzimatn at yoldan bugne kadar gelmi bulunuyoruz. Bylece unu tespit ediyoruz ki, Trk Aydnlanmas, bir imparatorluk iinde balad ve balangta "Trk" deil, "Osmanl" olarak tecelli etti. Ancak, bir kez insan tekinin zerkliinin ve modern devletin inas yolunda admlar atlmaya balanmt ve bu hem monark tarafndan hem de monarkn saraynda ya da sefirliklerinde eviri ii yaparak domu olan mnevverler tarafndan geri dnlemez bir yol olarak grld. rnein, Abdlhamit, son muktedir Osmanl monark,1876 Anayasasn askya almtr ama en ok "ada okul" da onun dneminde almtr. 1908'de de henz Osmanl Aydnlanmas, tmyle bir "Trk Aydnlanmas"na dnm deildi. Ama imparatorluk hzla klm ve imparatorluun ayrlmaz paras olarak saylan cinsler (uluslar) arasnda dinsel bir ayrlk yneticiler tarafndan yaplmtr. Bylece Aydnlanma, daha ziyade slam dinine mensuplarn modern devleti ele geirmeleri ekline brnd. Fakat, bu ok ksa bir sre sonra, Mslman olmayan unsurlar genellikle Trk de olmad ve modern devlet "modern anlamda bir ulus" gereksindii iin -Ziya Gkalp gibi, ttihat ve Terakki'nin Merkez Heyetine girmeyi baarabilmi baz mnevverlerin de istedii gibiTrk ve Mslman unsurlarn egemenlii eklini ald. 1908'de iktidara gelen ttihat ve Terakki'nin yapmaya alt iki ey, gerekten modern devlet kurumlarn (eitim ve adalet bata olmak zere) oluturmaya almak ve bir milli burjuvazi oluturmaktr.8 Kemalizm, bu yoldan yrmtr ve mparatorluun nihai zl karsnda artk hibir ans kalmayan "Osmanlc" ve "mmeti" projeler yerine ttihat ve Terakki'nin rnein Ermeni Sorunu'nda iyice belirginleen- Trk projesini hayata geirmitir; Anadolu'yu Trkletirmeye kalkm ve Anadolu'nun btn zenginliini Trk burjuvalarna -gerektiinde devlet eliyle Trk burjuvalar yaratarak- teslim etmitir. Tarihsel bir evrede (1923-1945), Kemalist kadrolarn (brokrasinin) Bonapartizmi andran -ama asla Bonapartist olarak nitelenemeyecek zgl bir kapitalist devlet- iktidar kullanm olmalar, ayr bir sorundur ve burada temel derdimiz 1923'de oluan devletin niteliini9 tartmak olmadna gre, ihmal edilebilirdir. Kemalizmin, gerek Anadolu'yu Trkletirirken, gerek milli bir burjuvazi yaratmaya alrken gerekse de Batllarken btn yapp ettikleri, bize gre Trk Aydnlanmasnn temelini oluturur. Bu aydnlanma, Trk' zerk bir insan teki olarak kurar; modern Trk devletini oluturur ve kurumsallatrr; dini "devlet tekeline alarak" kamu hayatndan srmeye alr. Bu Aydnlanma pratiidir. dris Kkmer'in sorduu soruya ve sorunumuza dnersek; evet bu bir Aydnlanma pratiidir ama tarihsel bakmdan geri retim tarzlarnn kapitalist retim tarzlarna eklemlenmi olduu (baml)10 bir toplumsal formasyonda bu Aydnlanma pratii sadece ve sadece o toplumsal formasyon iindeki ii, kyl ve ezilenlerin disipline edilmesi, modern bir boyunduruk altna alnmas anlamna gelir. Bu pratik, zgrletirmez, aksine eitsiz ve bileik geliim yasas gerei, emperyalist bamll kkletirir ve kapitalist smry katmerletirir. Bu pratik, siyasal ve kltrel dzeylerde de, demokratik bir gelimeyi "hzlandrmaz", ada totaliter kurumlar ve gndelik pratikleri yerletirir. Devletin greli zerklii ve buna bal olarak otoriter uygulamalar artar (Bonapartizm tahlilleri de genelde bu greli zerkliin artna aldanrlar, zaten. Bkz. dipnot 9) Bu pratik, baml kapitalist formasyonun zgl eklemlenme biimleri nedeni ile uluslar ya da tek bana ulusu da zgrletirmez (bamsz klmaz), aksine emperyalizme kar kleletirir.

10

Sonuta, Kemalizm de sadece, baz kltrel reformlarla yetinmitir. Ama bu reformlarn, Gbbels'in kltr sanayiinin egemen olduu bir ada, Trk' zerk bir insan teki olarak kuracan ummak, biraz fazlas ile safdillik deil midir? Ya da bugn, monarktan kurtulmu olmamz ve buna sevinmemiz, biraz fazlasyla iyimser bir tarih okumas deil midir? Yine de btn bunlar, olumlu ierii ile bir Trk Aydnlanmas olmad anlamna gelmez. Bunlarn anlam udur: Trkiye Batlaamaz, batlama istenci ve abas, ya da Aydnlanma pratii, bu pratiin ierdii btn olumluluklar dlamadan ve veri kabul ederek sylyoruz; bizzat Aydnlanmann kendisinin bir burjuva pratii olarak k yaad gnmzde bize ileri gtrlmesi gereken ya da sosyalistler olarak sahiplenmemiz gereken bir tarihsel gelenek brakm olmaz. Bugn Aydnlanma, Wood'un dedii gibi, sosyalizmin gndemidir. Trkiye Batlaamazd, hala da batlaamaz ve batlamak da Trkiye emeki halk iin hibir gerek kar iermez. 5. Sonu Yerine: Bir Mcadele Alan Olarak Aydnlanma Btn yaz boyunca gstermeye altmz ve ksaca Trk Aydnlanmasna uyarlamaya altmz sorun; burjuva rasyonalitesi olarak Aydnlanmann k karsnda sosyalizmin yeni bir Aydnlanmay gndemletirmesi gereine iaret eder. Aydnlanmann yaratt deerler, insanln gndemindedir ama artk burjuvazinin deil, proletaryann programnda yazldr. Dolaysyla, bizzat emperyalist metropollerde, Kemalizmin en 'sol' dneminde bile tutuculam olan burjuva Aydnlanma pratiinin, eitsiz ve bileik gelime gerei, zgl bir tarihsel dnemde retim tarzna ilikin gerek bir devrimci mdahale iermeden Kemalist kltrel reformlarda cisimlemi olmas bizim Kemalizmi geleneimiz iinde deerlendirmemizi gerektirmez. Fakat, bu, bugn, yaz boyunca da gsterdiimiz gibi, neo-liberal burjuva program her dzeyde Aydnlanma deerlerinden koparken, sosyalizmin gndemletirecei bir Aydnlanma mcadelesini nmze koymamz da gerektirmez. Aksine, bu bir gerekliliktir. Elbette bu Aydnlanma mcadelesi, sosyalist bir mcadele olmak zorundadr. Burjuva Aydnlanmasndan gerekte, pek az ey devralacaktr ve burjuva devrimini ileri gtrmek safsatasndan sonuna kadar uzak duracaktr. Modern devleti inaya koyulmayacak, devletin snmlendirilmesi iin alacaktr, insan tekini yalnzca zerk klmayacak, muktedir klacaktr, smrye ve toplumsal eitsizlie duyarsz kalmayacak, kapitalizmi kkten amaya ve eitliki ve zgrlk bir toplumu inaya giriecektir. Sosyalizmin gndemletirecei bir Aydnlanma mcadelesi, bizi, hem kendi tarihimizin anlamsz ikilemlerine, hem de sol-liberal szde demokratik programlara teslim olmaktan kurtarr. Neo-liberalizme kar mcadelenin bir aya da budur. (*) 1999 ylnda, Krt Solu Dergisi'nin istemi zerine kaleme alnm, ilgili sayda yaynlanmtr. 1. Su faizm ya da totalitarizm olduunda, gerek fail, tm veheleriyle, tekelcileme aamasndaki kapitalizm, emperyalizmdir. Eletirel dncenin nemli bir temsilcisi olan iktisat Pollock, "Tekelci rgtlenmeler artk canskc zorbalar olarak faaliyette bulunmazlar, pazardaki ilevlerini birer hkmet grevlisi gibi yrtrler" diye yazar (Slater, 1989:44). Pollock bylece, bu tr bir tekelci kapitalizmin totaliter olmayan bir biiminin 'pratikte' olanakl olmadn ileri srmektedir.

11

2. Bu sonuncusunun sanat akm olarak bir karl vardr ve sanat tarihi ve eletirisi balamnda anlamldr. Burada hemen belirtelim, "modernleme" kavram da bu ayn zincir iinde dnlmemelidir. Modernleme kavram her ne kadar, Amerika mahreli sosyolojinin ideolojik amal bir mdahalesi sonucunda domu ise de, zellikle geri retim biimleri ile youn olarak eklemlenmi, ge kapitalistlemi ya da baml kapitalist formasyonlarn evrimi zerine bu kavrama bavurarak yaplabilecek tarihsel materyalist aklamalar vardr. Bir rnei iin ltfen bkz. Tarihsel Seyri inde DP, Solun Yakn Ksa Tarihi zerine (Msr ve Horu, 1999, topya) 3. Hof'un yapt, Aydnlanma ve k arasndaki ilikiyi aklatran bir dizi ilgin rnekle doludur. Aufklarung, 'klandrma' demektir ve ngilizce terim de 'k' kkenlidir. Herder, kendi ann ayrt edici zelliini belirtirken onu 'klandrlm yzylmz, bu en aydnlk yzyl' olarak betimlemitir. (Hof, 1995:16 vd.) Sonuta Trke'de de, Aydnlanma, kla bir dzeyde ilgilidir. Gne dounca, etraf aydnlanr. Aydnlanma terimsel karlndan nce bile, insanln bir gne doumu anna iaret eder. Artk insanlk 'karanlktan aydnla' kmtr. Bu dnemin yeterince uzun srmedii ise ayr bir gerekliktir ve bu tezin konusu da bununla ilgilidir. 4. Romantizmin, hakl olarak, erken bir Aydnlanma eletirisi olduu sylenir. zellikle Fransa'da ikinci restorasyon dneminde bu mahiyette gelien ve apak gerici olan romantizm, esasen 'deli gmlei giyen Aydnlanmay' yani 'pozitivizmin arlklarn' bahane eder. Erken romantizm ve Alman romantikleri, zellikle Goethe -kimilerince romantik saylmazsa da- akln zaferini ve insan zgrln mutularlar. Deli gmlei giyen pozitivist Aydnlanma karsnda romantik Aydnlanma, bugnde sahiplenilmesi gereken Aydnlanma ideallerinin kirlenmemi -Holocaust'a bulamam- ksmn temsil eder. 5. Bu yaznn giriinde de ima edildii zere, Frankfurt Okulu teorisyenleri, Aydnlanma deerlerinin bir snf etii erevesine oturtulmad taktirde ntr olduklarn ve postmodern bir slupla sylersek- Aydnlanmann povitivist bir okumasnn/ yorumunun, totalitarizmle sonulanabileceini ileri srmlerdi. Frankfurt Okulu teorisyenleri, teknolojik gelimenin devletle iyice i ie gemi bir tekelci sermayenin oluumunu kolaylatrdn; bir denetim, standartlatrma ve kodlama/ maniplasyon arac olarak ayn teknolojinin kltr endstrisini aa kardn gzlemliyorlard. Gerek tekeller gerekse de 'kltr endstrisi' apak totalitarizmi haber vermekteydiler ve bu, teknolojinin ya da ayn anlama gelmek zere bilimin modern kullanmnn demokratik potansiyellerine ilikin onlarda gl bir nyarg yaratmt. Frankfurt Okulu teorisyenlerinin modernist sanat rnne, rnn kendi tekilliinde srar etme potansiyeli arttka ilgi duymalar ak ki, bu nedene dayanr. Adorno'nun zellikle mzik zerine incelemeleri, klasik mziin 'aura'sn yitirmeme potansiyelinin etrafnda dner ve nihayetinde 'insanl' yitirmemenin koulu, deneyimlerimizin tekilliine kadar geriler. Benjamin'in bu kadar ktmser olmad; Frankfurt Okulu ile bir ilgisi olmamasna ramen adalar Brecht'in de bir sanat olarak da teknolojinin demokratik kullanm iin somut abalar harcayarak baka bir alternatif gelitirdii ya da aka sylersek devrimci bir umut besledii sylenebilir. Nihayetinde, devrimci umutlar sonul bir zaferle talanmamtr ama bugnde, ktmser bir tabloya ramen, umudu tmyle bir keye brakmak iin yeterli neden grnmemektedir. Postmodernlerin, Frankfurt Okulu'nun tamamen farkl kayglarla teorize etmek durumunda kald ktmserlii -ki daha sonra Marcuse, 'Kar devrim ve Bakaldr'da renci devrimini yceltecek ve tamamen

12

devrimci iyimserlii yeleyecektir- kendi teorileriyle ilikilendirmeleri kanaatimizce, Frankfurt Okulu'na ve eletirel dnmeye hak etmedii bir tarihsel konum kazandrmaktadr. 6. Aslnda bunun kantlanmas iin derin teorik tahlillere de hi gerek yok. Trkiye Cumhuriyeti'nin erki kullanan kurumlarna bakn; TBMM, Dantay, Yargtay vd. hepsi Cumhuriyetten yaldr. Baz yasalarn ya da maalesef Cumhuriyetten oktur. Bankalara bakn, ya da tapu kaytlarna vs. bir tane "devrimci" krlma bulamazsnz. Sadece, 1924 Anayasasna egemenliin kayna "millet" olarak ilenmitir. Bu da az bir ey deil, ama bunun ad, "siyasal meruiyet temelinin deimesi"dir ki bu da zaten fiilen 1908 sonrasnda kazanlmtr. Kemalistler, bir siyasal devrim yapmad, ama bir Aydnlanma politikas yrttler. 7. Soruyu, Trk Modernlemesi ne zaman balamtr diye sorsaydk, herhalde 1826 tarihini (Vakay- Hayriye, Yenieri Ocann Lav) vermemiz gerekecekti. 8. Bu srecin anlalabilmesi iin, monarkn bir protokol unsuruna dntn gstermesi bakmndan Halit Ziya Uaklgil'in Saray ve tesi adl anlarna, ttihat ve Terakki'nin modern devlet kurumlarn oluturmak ve Trklk bilincini baskn klmak bakmndan gsterdii abann anlalabilmesi iin Anadolu'da Tanin isimli bir ttihat ve Terakki'li gazetecinin Anadolu gezilerini ieren raporlarna, milli burjuvazinin nasl oluturulduunun grlebilmesi iin ttihat ve Terakki'nin kurduu Milli Ticaret irketi'nin bakannn kzyla evlenen Vehbi Ko'un anlarna, nihayet, Trk aydnnn imparatorluun zl karsnda yaad travma ve evrildii milliyeti bilin iin de evket Sreyya Aydemir'in Suyu Arayan Adam'daki anlarna bavurulabilir. Bu sonuncusu, Kemalist kadrolarn ruh halinin anlalabilmesi iin de iyi bir kaynaktr. 9. Bunu ve Trkiye'deki snf mcadelelerini aklatrmak iin bir analiz erevesini kabaca sunmak gerekiyor: Asyatik toplumlardan, genel olarak merkezi feodaliteye geildiini ve merkezi feodaliteden de kapitalizme geiin zgllkler tadn kabul etmek gerekir. Esasen bu Marksizmin temel metinlerinde de ne srlmtr. Yine, Miliband'n "Marx ve Devlet" makalesine bavuracak olursak, Marx, asyatik toplumlarda devletin ilevine ilikin farkl bir analiz gelitirir: "Marx'n devleti, Asyatik despotizm koullarnda, toplumdaki egemen g olarak, toplumun btn yelerinden bamsz olup hepsine baskn kt biiminde deerlendirdii, devletin idaresini denetimleri altnda bulunduranlarn toplumun gvenilir hakimleri olduklar aktr." Bir dizi yazar, Marx'n bu analizi izlemediini ileri srse de, Miliband'n aka gsterdii gibi, bu iddia edilemez. Burada, bizim yeni olarak ileri srdmz ey, asyatik retim tarzndan feodal retim tarzna geen topluluklarn, farkl bir feodalite tekil ettikleri, yani "merkezi bir feodalite oluturduklar", bu feodalitenin, asyatik retimin temel zellii olan "devletin mlk sahiplii" zelliini srdrdn ve bu bakmdan, Avrupa feodalitesinin aksine merkezi feodalitede, toplumsal ilikilerin tarihsel zne olarak devletin denetiminde ok daha gl bir ekilde bulunduudur. Bu nerme, bir dnem lkemizde yrtlen, "asyatik mi - merkezi feodal mi" tartmasn ortadan kaldrd gibi, esas olarak da imdi aklayacamz zere, genel olarak kapitalizme gei sorunlarn zer: Her gei, her zgl toplumsal formasyon iin farkl zellikler tasa da -tarihsel zgllk ilkesi gerei baka trl de olamaz- ; kapitalizme esas olarak iki tr geiin tarihsel olarak gzlendii aklamay kolalatrmak iin ileri srlebilir: lki ngiltere ve Fransa'da gzlenebilecek "devrimsel" deiikliklerin, aa kan kapitalizmin temel toplumsal snflarnn aadan mdahalesiyle gerekletii gei tr, ikincisi, Prusya tipi geitir. Prusya tipi

13

geite, "tarihin motoru" olarak kapitalizmin temel toplumsal snflarnn gerek i ve gerekse de aristokrasiye kar mcadelesinden ok, tarihsel zne olan devletin "itici gc" sz konusudur. Bu da daha ok "devlet ii" bir mcadele olarak cereyan eder. Prusya tipi gei, temel nitelikleriyle Prusya da deil, Osmanl Devleti gibi, daha seik bir biimde asyatik -merkezi feodal- kapitalist (baml, smrge kapitalizmi) tarihsel izgisinde ilerleyen toplumsal yaplamalarda gzlenir. Demek ki, ilk gei modelinin karmza kard aklamalar ikincisine uygulanamaz. Mesela, Bonapartizm, ilk gei tipinin bir ara formudur; ikinci gei tipinde Bonapartizm aramak nafile bir abadr. kinci gei tipinde, devlet, daha batan, tarihsel olarak "temel aktr" olduu iin, Bonapartizmdeki "devletin -ar- greli zerklii" istisna deil, kuraldr. kinci gei tipinde, ilk olarak, kapitalizmin temel toplumsal snflar gerek kendi i gerekse de aristokrasiye kar mcadeleleriyle "geite" belirleyici bir rol -motor roloynamazlar. kinci olarak, gei, tarihsel temel aktr olan devlet eliyle yrtlr. nc olarak, toplumsal snflar ancak devlet iinde temsil edilebildikleri oranda "tarihsel zneye" dnebildiklerinden, toplumsal ilikilerde gzlenebilecek mcadele de, esas olarak "devlet snflar iindeki" blnme, baka bir deyile yeniliki restorasyon taraftarlar ile geleneki restorasyon taraftarlarnn g dengeleri iinde geliir. Drdnc olarak, aydn, devlet snflar iinde doar ve devlete baml olarak, "gei" ideolojisini retir; bazen de asker ve sivil brokrasi olarak geiin yrtcs olarak grnr. Beinci olarak, burjuva snf, hem devletle i ie hem de kapitalist merkezlere baml komprador- olarak geliir. Bu, bu tr geiin en nemli zelliidir; genel olarak, gei, toplumsal ilikilerin ekonomi d dzeylerinde i dinamik yani "devlet" tarafndan yrtlrken, ekonomik dzeyde d dinamik yani "smrge ilikileri", daha doru bir deyile emperyalist mdahale tarafndan yrtlr. Prusya tipi geiin bir de daha zgl bir biimi vardr: bu da genel olarak bu tip iindeki bir geitir; dorudan emperyalist igal altndaki toplumlarn geii... Bu toplumlarda, "tarihsel zne olarak devlet"in ilevini "smrge valileri" grr ve devletin itmesi, ok daha vahi metotlarla yrtlr. Burada bir kez daha belirtelim ki, tarihsel zgllk ilkesi gerei, aklamadaki kolaylatrc ilevi bir yana, bu genel soyutlama, ayrca gzden geirilmek ve zgl olarak tarihsel geiin nasl olduu saptanmak durumundadr. Bu balamda, ili, Brezilya'ya benzer ama indirgenemez; Osmanl Prusya'ya -belki birazbenzer ama indirgenemez; nihayet, genel olarak modernleen lkeler Trkiye'ye benzer ama indirgenemez. ok genel olarak aklamaya altmz merkezi feodaliteden ya da genel olarak asyatik retim tarznn modern uzantlarndan kapitalizme geite devletin oynad merkezi rol; artk modern kapitalizme iyice eklemlemi olan bu toplumsal formasyonlarda, devletin "ar zerk" bir konumu olmasn dourmutur. Alavi'nin farkl deikenlere dayanan ama esas olarak "baml lkeler" iin geerli varsayd "greli zerklik" kuram, kanmca buradaki ereve ile btnletirilirse daha anlaml olacaktr. Sorun, gnmz asndan yani ge kapitalizm asndan tartldnda; bu baml toplumsal formasyonlarn, a. belirgin bir kapitalist gelime ile modern toplumsal snflarn aa ktn ve toplumsal formasyona zne olarak mdahil olduklarn, b. bu srecin sermaye snfnn egemen snf olarak rgtlenmesiyle sonulandn ve bu ii bu snfla i ie evrimleen devletin yaptn, c. aydnlarn -asker sivil brokrasi- bataki etkin rollerini modern bir devlet aygtnn "greli zerklii" lehine terk et

14