You are on page 1of 151

ANTİBİYOTİKLER

Yrd. Doç. Dr. Adem KÖSE


İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi
İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D.
Malatya - 2016
Sunum Planı
 Antibiyotik tanımı
 Antibiyotiklerin genel sınıflandırılması
 Hücre duvarı sentez inhibitörleri
 B-laktam antibiyotikler
 Glikopeptidler (vankomisin, teikoplanin, daptomisin)
 Sitoplazmik membran geçirgenliğini etkileyenler
 DNA sentez inhibitörleri
 Nükleik asit sentez inhibitörleri
 Antimetabolit etki gösterenler

2
Tanım

Antibiyotik: Bazı bakterilerden ama çoğunlukla mantarlardan elde


edilen, insana verildiğinde çok küçük dozlarda bile diğer bakteriler
üzerinde öldürücü ya da üremelerini engelleyici etki gösteren,
buna karşın insana zararı hiç olmayan veya çok az olan (seçici
toksik etki ) ve genellikle bakteriyel enfeksiyonların tedavisinde
kullanılan ilaçlardır. (Penisilin, SS gibi..)

Anti: Karşı Biyos: Yaşam

3
Antibiyotiklerin Sınıflandırılması

1. Hedef hücreye etkilerine göre

2. Etki gösterdiği mikroorganizma grubuna göre


3. Etki spektrumuna göre
4. İmmunomodülatör etkilerine göre
5. Etki mekanizmalarına göre

4
1 - Hedef hücreye etkilerine göre

 Bakteriyostatik:
Bakterilerin üremelerini engelleyen.
Bakteriyostatik etki gücünün göstergesi minimum
inhibitör konsantrasyondur [MİK].

 Bakterisidal:
Bakterileri öldüren. Bakterisid etki gücünün
göstergesi minumum bakterisid konsantrasyondur
[MBK].

5
Antibiyotiklerin Etki Güçlerine
Göre Sınıflandırılmaları
 1. Bakterisidler 2. Bakteriyostatikler
(Bakterileri öldüren) (Bakterilerin üremelerini engelleyen)
Penisilinler Tetrasiklinler
Sefalosporinler Kloramfenikol
Aminoglikozidler Sülfonamidler
Eritromisin
Vankomisin
Klindamisin
Rifampisin Mikonazol
Florokinolonlar Etambutol
Polimiksinler
Teikoplanin

6
2 - Etki gösterdiği mikroorganizma
grubuna göre

 Antibakteriyel
 Antiviral
 Antifungal
 Antiparaziter
 Antimikobakteriyel

7
Antiviraller
 Oseltamivir: İnfluenzae oral tedavisinde (Tamiflu)
 Zanavimir: İnfluenzae inhaler tedavisinde (Relenza)
 Amantadin, Rimantadin: İnfluenzae ve Parkinson
hastalığının tedavisinde
 Asiklovir: Herpes grup virüslerinin oral, lokal ve iv
tedavilerinde (Asiviral, Zovirax)
 Valasiklovir: Herpes virus oral tedavisinde (Valtrex)
 Famsiklovir: Herpes oral tedavisinde (Famvir)

8
Antiviraller
 Gansiklovir: CMV enfeksiyonlarının iv tedavisinde
(Cymevene)
 Valgansiklovir: CMV oral supresyon ve proflaksisinde
(Valcyte)
 Lamivudin: HBV tedavisinde (Zeffix)
 Ribavirin: HCV oral tedavisinde pegile interferon ile
kombine (Rebetol, Ribasphere)
 Antiretroviraller: (RTI, NNRTI, Proteaz inh.leri gibi …)

9
Antifungaller
 Polienler:
 Konvansiyonel Amfoterisin B (Fungizome)
 Lipozomal Amfoterisin B (Ambizome)
 Flusitozin (Zostex)
 Ekinokandinler
 Caspofungin (Cansidas)
 Anidulofungin (Eraxis)
 Micafungin (Mycamine)

10
Antifungaller
 Azoller
 Flukonazol (Flucan, Fluzole, Lümen)
 Ketokonazol (Ketoral)
 Vorikonazol (Vifend)
 Posakonazol (Noxafil)
 Mikonazol (Fungusit, Lotrimin)
 İtrakonazol (Itraspor, Sporex)

11
Antiparaziterler
 Albendazol  Primetamin
 Mebendazol  Klorokin
 Metronidazol  Kinin
 Ornidazol  Kinidin
 Triclabendazol  Klindamisin
 Niklozamid  Spiramisin
 Pirantel pomat  Doksisiklin
 Levamizol  TMP/SMX

12
Antimikobakteriyeller
BİRİNCİ JENERASYON YENİ NESİL
 İzoniazid  Kanamisin
 Rifampisin  Amikasin
 Etambutol  Kinolonlar
 Pirazinamid  Makrolidler
 Streptomisin  Tetrasiklinler
 Ethionamid

 PAS

13
3 - Etki spektrumuna göre
Dar spektrumlu
• Makrolidler
• Polimiksin

Orta derecede geniş spektrumlu


• Sulfonamidler
• Aminoglikozidler
• Beta laktamlar

Geniş spektrumlu
• Kloramfenikol
• Tetrasiklinler

14
4 - İmmünomodülatör etkilerine
göre

 İmmün sistemle sinerjistik davrananlar


• Kinolonlar (mikroorganizmaları fagositoza elverişli hale
getirirler.)
 İmmün fonksiyonları deprese edenler
• Tetrasiklinler, kloramfenikol (selüler ve humoral yanıtları
olumsuz etkilerler.)
 İmmün fonksiyonları şiddetlendirenler
• Sefozidim (CD4 sayısını ve CD4 / CD8 oranını arttırır,
sitotoksisiteyi, kemotaksisi ve fagositozu güçlendirirler.)
 Konak immün savunmasına belirgin etkileri olmayanlar
• Beta- laktamlar, vankomisin

15
5 - Etki mekanizmalarına göre
1. Bakteri hücre duvar sentez inhibitörleri
2. Sitoplazma membran geçirgenliğini
engelleyenler
3. Protein sentezi inhibitörleri
4. Nükleik asit sentezi inhibitörleri
5. Antimetabolik etki gösterenler

16
Antibiyotikler

17
Etki Mekanizmalarına Göre
5. 1 - HÜCRE DUVARI SENTEZ İNHİBİTÖRLERİ
 Beta-laktamlar
 Penisilinler
 Sefalosporinler
 Monobaktamlar (Aztreonam – tek üye )
 Karbapenemler ( İmipenem, Meropenem, Ertapenem, Doripenem )
 Sikloserin
 Basitrasin
 Fosfomisin
 Glikopeptidler ( Vankomisin, Teikoplanin, Oritavansin,
Dalbavansin, Telavansin )

18
Etki Mekanizmalarına Göre
5. 2 - SİTOPLAZMİK MEMBRAN
GEÇİRGENLİĞİNİ ETKİLEYENLER
• Polimiksinler (Kolistin) •Azoller
• Daptomisin Ketokonazol
• Gramisidin Itrakonazol
Flukonazol
• Polienler Vorikonazol
Amfoterisin B Mikonazol
Nistatin

19
Etki Mekanizmalarına Göre
5. 3 - PROTEİN SENTEZ İNHİBİSYONU YAPANLAR
• Aminoglikozidler Telitromisin
• Tetrasiklinler Fusidik asit
• Tigesiklin Kloramfenikol
• Linkozamidler Makrolidler
• Streptograminler (Kinopristin / Dalfopristin)
• Oksazolidinonlar (Linezolid)

20
Etki Mekanizmalarına Göre
5. 4 - NÜKLEİK ASİT SENTEZ İNHİBİSYONU YAPANLAR
 Kinolonlar

 Rifamisinler (Rifampisin, Rifabutin)

 Nitroimidazoller (Metronidazol, Ornidazol,

Tinidazol)
 Mitoz zehirleri (Mitomisin, Aktinomisin)

 Antrasiklinler (Doksorubisin, Daunorubisin)

21
Etki Mekanizmalarına Göre
5. 5 - ANTİMETABOLİT ETKİ GÖSTERENLER
 PAS

 İNH

 Trimetoprim

 Sulfonamidler

 Dapson

 Etambutol

 Klorokin

22
Beta Laktam Antibiyotikler
 Penisilinler
 Sefalosporinler
 Monobaktamlar
 Karbapenemler
 Beta laktamaz inhibitörlü
kombinasyonlar

B – laktam tam halka


3 C ve 1 N’den oluşan beta- Antibakteriyel etki için
laktam halka hepsinde ortaktır gerekli

23
Beta Laktam Antibiyotiklerin
Etki Mekanizması
 PBP’ye bağlanırlar.

 Transpeptidasyonu önlerler.

 Hücre duvar ağı örülemez.

 Bakteri otolitik aktivitesi artar.

 Bakteri hücresi parçalanır.

24
Beta Laktam Antibiyotiklere Karşı
Gelişen Direnç Mekanizmaları
*1. Beta 3. Membran
laktamazlar geçirgenliğinde azalma
(plazmit/kromozom)

*2. Hedef (PBP)’de 4. Dışarı pompalama


değişiklik (Eflux)

25
Penisilinler
Doğal penisilinler Antipsödomonal penisilinler
 Penisilin G  Karbenisilin
 Penisilin V  Azlosislin
Penisilinaza dayanıklı penisilinler  Tikarsilin
 Metisilin  Mezlosilin
 Oksasilin  Piperasilin
 Kloksasilin Beta-laktamaz inhibitörleri ile kombine

 Dikloksasilin penisilinler
 Nafsilin  Ampisilin - sulbaktam
Aminopenisilinler  Amoksisilin - klavulanik asit
 Ampisilin  Tikarsilin - klavulanik asit
 Amoksasilin  Piperasilin - tazobactam
 Bakampisilin
 Pivampisilin

26
Doğal Penisilinler Etkinlik
 Streptococcus viridans Clostridium spp.
(C.difficile dışı)
 Streptococcus pyogenes
 Streptococcus pneumonia Actinomycetes spp.
 Anaerobik streptokoklar Neisseria meningitis
 Enterococcus spp.
 Penisilinaz oluşturmayan N.gonorrhoeae (penisilinaz
oluşturmayan)
 Staphylococcus aureus

 KNS Treponema pallidum

27
Aminopenisilinler Etkinlik

 Günümüzde doğal penisilinlerin antimikrobik


etkilerine ek olarak
 Listeria monocytogenes’e de etkilidirler

ANCAK
 Haemophilus influenzae
 Escherichia coli Günümüzde
direnç oranları
 Proteus mirabilis
yüksektir
 Salmonella spp.
 Shigella spp.

28
Antipsödomonal Penisilinler Etkinlik
 Psödomonas türlerine etkinlik sırasıyla;
 Piperasilin = azlosilin > tikarsilin
 Gram negatif bakterilere karşı etkinlik genişlemiştir.
 Ampisilin’in antimikrobik etkilerine ek olarak
(Enterokok türleri hariç)
 Enterobacter spp.
 Providencia spp.
 Morganella spp.
 İndol pozitif Proteus türleri’ne karşı etkilidirler.
29
Doğal Penisilinler Özellikler
 Prokain ve benzatin penisilin G hariç yarı ömürleri kısadır.

 Fagositik hücrelere iyi penetre olamazlar, ancak serum, safra


ve sinovyal sıvıya geçişleri iyidir.

 Plasentaya ve süte geçerler ancak teratojen değildirler.

 Gebelik kategorisi B

 BOS’a ancak enflamasyon durumunda az oranda geçerler.

 Çoğu (%90) böbrekler yoluyla atılır.

30
Penisilinaza Dirençli Penisilinler
Özellikler

 Oksasilin, kloksasilin ve dikloksasilin oral yoldan alınır.

 Serumda en yüksek konsantrasyona dikloksasilin ulaşır.

 Safraya en fazla nafsilin geçer.

 Böbrek yetmezliğinde nafsilin, oksasilin, kloksasilin ve


dikloksasilin doz ayarlamasına gerek yoktur.

31
Aminopenisilinler Özellikler

 Mide asidine dayanıklıdırlar.


 Ağızdan alındıktan sonra amoksisilinin %90’ı, ampisilinin
%30-40’ı emilir.
 Besin maddeleri ile alındığında emilimleri azalır.
 Enflamasyon varlığında ampisilin BOS’a geçer.
 Böbrek yetmezliğinde ampisilin ve amoksisilin dozunun
ayarlanması gereklidir.
32
Antipsödomonal Penisilinler Özellikler

 Karbenisilinin serum konsantrasyonu sistemik enfeksiyon tedavisi


için yeterli değildir.
 Tikarsilin, mezlosilin ve piperasilin enflamasyon durumunda BOS’a
geçerler.
 Piperasilin safraya en fazla geçer.
 Hem böbrek hem de karaciğerden atılırlar.
 Böbrek yetmezliğinde mezlosilin, piperasilin ve tikarsilin dozları
ayarlanmalıdır.

33
Penisilinler Klinik Kullanım

 Üst solunum yolları  Santral sinir sistemi


enfeksiyonları
enfeksiyonları
 (Sinüzit, otit, farenjit,
epiglottit)  Gastrointestinal sistem
 Alt solunum yolları enfeksiyonları
enfeksiyonları  (Peritonit, kolanjit,
 (Bronşit, pnömoni) gastroenterit)
 Deri ve yumuşak doku  İdrar yolu enfeksiyonları
enfeksiyonları  Protez enfeksiyonları
 Genital sistem  Kemik ve eklem
enfeksiyonları enfeksiyonları
 (N.gonorrhoeae’ye bağlı  (Osteomiyelit, septik artrit)
servisit, üretrit)
34
Doğal Penisilinler
İlk Tercih Enfeksiyonlar
 A grubu beta-hemolitik streptokok farenjiti
 Deri ve yumuşak doku enfeksiyonları
 Viridans grup streptokoklara bağlı endokarditler
 Meningokoksik menenjit
 Şarbon
 Gazlı gangren
 Sifiliz
 Periodontal enfeksiyonlar

35
Penisilinaza Dayanıklı Penisilinler İlk
Tercih Enfeksiyonlar

 Metisiline dirençli S.aureus (MRSA) ile


 Metisiline dirençli koagülaz negatif stafilokok (MRKNS)

dışında kalan ve penisilinaz üreten stafilokoklar ile


oluşan enfeksiyonlar

36
Beta Laktamaz İnhibitörlü Penisilinler
İlk Tercih Enfeksiyonlar

 SAM (Ampsilin/sulbaktam) ve KAM (Klavulonat/amoksisilin)


 Alt solunum yolu enfeksiyonları
 Şankroid
 Osteomiyelit
 İnsan ve hayvan ısırıkları
 Deri ve yumuşak doku enfeksiyonları
 Pelvik enflamatuvar hastalık
 Piperasilin-tazobaktam (Tazocin, Tazofer, Tazoject)
 Hastane enfeksiyonları (Ventilatör ile ilişkili pnömoni gibi …..)
 Diyabetik ayak enfeksiyonları
 İntraabdominal ve jinekolojik enfeksiyonlar

37
Penisilinler Yan Etkiler

 Aşırı duyarlılık reaksiyonları


 Anafilaksi
 Hematolojik
 Pansitopeni, koagülasyon bozuklukları
 Nörolojik
 Antibiyotik ile ilişkili kolit
 İntersitisyel nefrit
38
Sulbaktam (B-laktam)
 Beta laktamazları irreversibl olarak inhibe eder.
 Belirli antibiyotiklerle kombine edilerek orta ila ağır dereceli
bakteriyel enfeksiyonların tedavisinde kullanılır.
 Kombine kullanımı sulbaktamın tek başına uygulanmasına
tercih edilir.
 Sulbaktam oral yoldan iyi emilmez, parenteral verilmelidir.
 Amp C sefalosporinaz üreten mikroorganizmalara karşı
(P.aeruginosa, Citrobacter, Enterobacter ve Serratia türleri)
tek başına etkisizdir.

39
Sulbaktam (B-laktam)
 Karbapenem + sulbaktam sinerjik etki oluşturur.
 Sefepim/seftazidim kullanılıyorsa tedaviye mutlaka sulbaktam
eklenmelidir
 Kolistin kullanılıyorsa kolistine direnç gelişinin engellenmesi için
sulbaktamla kombine edilebilir,
 Acinetobacter için ampisilin/sulbaktam kombinasyonu
sefoperazon/sulbaktama oranla daha etkilidir.
 İmipenem+sulbaktam kombinasyonu İmipenem dirençli A. baumannii
bakteremisinde kullanılabilir.

40
Sulbaktam kombine
kullanımları
 Ampisilin/sulbaktam (Alfasid):
 Polimikrobiyal infeksiyonlar

 Abdominal ve jinekolojik cerrahi inf.lar

 Aspirasyon pnömonisi

 Odontojenik abseler

 Diyabetik ayak inf.ları

 Sefaperazon/sulbaktam (Sulperazon): gr negatif, gr


pozitif ve anaerobik etki
 Seftazidim/sulbaktam (Avibaktam): E.clocae,
A.baumannii, ESBL(+) K.pneumoniae
41
Sulbaktam kombine
kullanımları
 İmipenem + sulbaktam: Acinetobacter spp ( imipenem R
suşlar )
 Sefepim + sulbaktam: Acinetobacter spp ( imipenem R
suşlar )
 Sefotaksim + sulbaktam: E.clocae, S.marcescens,
A.baumannii, ESBL (+) K.penumoniae
 Aztreonam + sulbaktam: E.clocae, imipenem S ve R,
A.baumannii, ESBL E.coli

42
Sefalosporinler
 Temel yapı;
 6 üyeli dihidrotiyazin halkasına bağlı 4 üyeli bir beta laktam
halkadır

 Beta laktam halkasının 7. pozisyonundaki


modifikasyonlar sefalosporinlerin kuşaklara ayrılmasına
yol açar.

43
Sefalosporinler
 Parenteral formlar aside dayanıksız.
 Seftriakson en uzun ömürlü sefalosporin.
 Kemik dokuya iyi geçerler.
 Menenjit durumunda BOS’a geçenler: (sefotaksim,
seftriakson, seftazidim ve seftizoksim)
 Metabolize edilmeden böbreklerden glomerüler filtrasyon ile
atılırlar.
 Böbrek yetmezliğinde sefaperazon hariç diğerleri için doz
ayarlanmasına gerek vardır.
 Plasentadan fetal dolaşım ve anne sütüne geçerler.
 Gebelik kategorisi B

44
Parenteral Sefalosporinler

Birinci Kuşak Üçüncü Kuşak


Sefotaksim
Sefalotin Sefoperazon
Sefazolin Seftriakson
Sefaleksin Seftazidim
Sefodizim
Sefradin Seftizoksim
Sefiksim

Dördüncü Kuşak
İkinci Kuşak Sefepim
Sefuroksim Sefpirom (T.C’de yok)
Sefoksitin Beşinci Kuşak
Lorakarbef (MRSA’ ya Etkili
Sefprozil Olanlar)
Sefaklor Seftarolin
Seftobiprol 45
Parenteral Sefalosporinler Klinik
Kullanım
 Menenjit tedavisinde kullanılanlar:
 Seftriakson, sefotaksim, seftazidim, seftizoksim
 Üst ve alt solunum yolu enfeksiyonları
 Sefuroksim, seftriakson, sefotaksim
 İntra-abdominal enfeksiyonlar
 Sefoksitin, Sefotetan: anaeroblara etkili sefalosporinler
 Safra kesesi ve yolları enfeksiyonları
 Birinci kuşak sef., seftriakson, sefoperazon
 Gonore
 Kemik-eklem enfeksiyonları
 Stafilokoklar için 1. Kuşak sefalosporinler
 Gram negatifler için 3. Kuşak sefalosporin
 Sepsis
 3. Kuşak + aminoglikozid ile kombine
 Deri ve yumuşak doku enfeksiyoları
 1. Kuşak sefalosporinler
 Lyme hastalığı: Seftriakson
46
Oral Sefalosporinler

 Sefaleksin*  Sefuroksim aksetil **

 Sefradin*  Sefprozil**

 Sefadroksil*  Sefaklor**

 Sefpodoksim proksetil*  Lorakarbef **

 Seftibuten*  Sefiksim ***

* 1. Kuşak, ** 2. Kuşak, *** 3. Kuşak Sefalosporinler

47
Oral Sefalosporinler
Klinik Kullanım

 Üst Solunum Yolu Enfeksiyonları


 Tonsillofarenjit
 Akut otitis media
 Akut sinüzit
 Alt Solunum Yolu Enfeksiyonları
 Deri ve Yumuşak Doku Enfeksiyonları
 Üriner Sistem Enfeksiyonları
 Cinsel Temasla Bulaşan Enfeksiyonlar

48
Sefalosporinler Profilaktik Kullanım

 Cerrahi kemoprofilaksi;
 Sefazolin: Kardiyak, ortopedik, safra kesesi ve yolları,
baş boyun operasyonları, histerektomi için.
 Sefoxitin: Apendektomi, kolorektal cerrahi girişimler
için.
 Penisilin’e allerjik (anafilaksi değil) ve oral alamayan
olgularda endokardit profilaksisinde (diş, ağız, solunum
yolları ve özefageal işlemler için).
49
Sefalosporinler Empirik Kullanım

 Menenjit
 Meningokok, pnömokok seftriakson ve sefotaksim
 Travma veya cerrahi sonrası seftazidim
 Listeria monocytogenes seftriakson + ampisilin
 Febril nötropeni’de
 Seftazidim / sefepim + aminoglikozid kombinasyonu

50
Sefalosporinler Yan Etkiler
 Enjeksiyon bölgesinde ağrı (IM uygulama sonrası)

 Anafilaksi, anjioödem, ürtiker

 Protrombin zamanında uzama, kanama

 Disülfiram benzeri etki

 Bulantı, kusma, ishal

 Transaminazlarda artış

 Trombofilebit (IV tedaviye bağlı)

51
Sefalosporinler Diğer İlaçlarla
Etkileşim

 Sefaklor antiasit ilaçların serum


konsantrasyonunu azaltır.
 Nifedipin sefiksim’in serum düzeyini artırır.
 Furosemid seftazidim’in serum düzeyini arttırır.
 Fenobarbital sefotaksim ile birlikte kullanılırsa
ekzantemli deri döküntüleri oluşur.

52
Monobaktamlar

 Bu grubun tek üyesi Aztreonam

 Monosiklik yapıdabeta laktam antibiyotik

 Sadece antipsödomonal etkili

 Beta laktamaz enzimlerin çoğuna dirençli

 Gram pozitif ve anaerob bakterilere karşı etkili


değildir.

53
Karbapenemler
Grup 1 Grup 2 Grup 3
Karbapenemler Karbapenemler Karbapenemler
(Toplum kökenli infeksiyonlar (Hastane infeksiyonları–
nonfermentative gram-negatif Pseudomonas ve (MRSA aktivitesi)
basillere sınırlı etki) Acinetobacter aktivitesi)

Imipenem CS-023
Ertapenem
Meropenem (Doripenem)
Pamipenem
Biapenem

54
Karbapenemler Özellikler

 En geniş spektruma sahiptirler.


 Bağırsak yolu ile emilmezler, oral kullanılamazlar
 İV kullanılırlar, İmipenem İM yoldan da verilebilir.
 Vücut sıvılarına çok iyi dağılırlar.
 BOS’a en fazla Meropenem, en az İmipenem geçer. Bu nedenle
SSS enfeksiyonlarında Meropenem kullanılmalıdır.
 Tubüler sekresyon ve glomerüler filtrasyon yoluyla atılırlar, bu
nedenle böbrek fonksiyon bozukluklarında doz ayarlaması
gereklidir.
 İmipenem böbreklerden 1α dihidropeptidaz enzimi ile hızla hidrolize
olduğu için inhibitörü olan “Silastatin” ile kombine kullanılmaktadır.
55
Karbapenemler Klinikte Kullanım
 Hayatı tehdit edici nozokomiyal infeksiyonlarda
ampirik/etkene yönelik tedavide kombine ya da tek başına
 Kan-dolaşımı enfeksiyonu / sepsis
 Hastane kökenli enfeksiyonlar
 Komplike intraabdominal enfeksiyonlar
 Ağır perineal yumuşak doku enfeksiyonları
 Osteomiyelit
 Febril nötropeni
 Psödomonas enfeksiyonlarında genellikle aminoglikozit ile
kombine edilerek
56
Karbapenem KUL-LAN-MA !!!

 P.aeruginosa’nın neden olduğu ciddi enfeksiyonlarda


(pnömoni, sepsis vb.) tek başına
 P.aeruginosa dışı psödomonas enfeksiyonları
 E.faecalis enfeksiyonları’nda tek başına
 Toplum kökenli enfeksiyonlarda
 Cerrahi profilakside
 MRSA enfeksiyonlarında
 VRE enfeksiyonlarında
57
Karbapenem Yan Etkiler

 Bulantı, ishal, kusma


 Allerjik reaksiyonlar
 Enjeksiyon yerinde flebit, sellülit
 Karaciğer enzimlerinde geçici yükselme
 Konvülziyon eşiğini düşürür nöbet sıkılığını arttırırlar. En
fazla İmipenem, en az Meropenem yapar.
 Penisilin allerjisi olanlarda kullanılmaz.

58
Ertapenem
 Sentetik, uzun etkili, parenteral, 1-ß methyl-
karbapenemdir.
 Türkiye’de 2008’de onay alan bakterisidal etkili
antibiyotik
 PBP’lere (PBP 2 ve 3’e) bağlanarak peptidoglikan
tabakanın transpepdidasyonunu önler ve hücre
duvarı oluşumu engeller.
 Ertapenem böbreklerden atılır.
 Böbrek yetmezliğinde doz ayarlanması gerekir.
 Ciddi sepsiste tek başına kullanımı önerilmez.
 Gebelik kategorisi B’dir. 59
Ertapenem Etkinlik
 Gram pozitif aeroblar Gram negatif aeroblar
 S. Aureus (MSSA)  Escherichia coli
 Streptococcus agalactiae  Haemophilus
 Streptococcus
pneumoniae (penisilin Anaeroblar
duyarlı ya da dirençli) Bacteroides fragilis
Clostridium spp
 Streptococcus pyogenes Eubacterium spp
 K. pneumoniae Peptostreptococcus spp
 Moraxella catarrhalis Porphyromonas
 Proteus mirabilis asaccharolytica
Prevotella spp 60
Ertapenem Klinik Kullanım
 Komplike intra-abdominal enfeksiyonlar
 Komplike deri yumuşak doku enfeksiyonları
 Diyabetik ayak enfeksiyonları
 Komplike üriner enfeksiyonlar
 Akut pelvik enfeksiyonlar (Doğum sonrası
endomiyometrit, septik düşük, ameliyat sonrası
jinekolojik enfeksiyonlar)

61
Doripenem
 FDA tarafından 2007 yılında komplike intraabdominal ve
üriner sistem enfeksiyonlarında tedavi onayı almıştır.
 Transpeptidaz enzimine etki ederek peptidoglikan sentezini
inhibe eder hücre duvarı sentezi engellenir.
 P.aeruginosa’ ya karşı etkinliği imipenem ya da meropenem
kıyasla genellikle 2 ve 4 kat daha etkilidir.
 MRSA etkinliği düşüktür.
 E. faecium, Corynebacterium spp. ve Stenotrophomonas
maltophilia ya karşı etkisizdir.

62
Doripenem
 Nozokomiyal pnömonide (özellikle VİP) 4 saatlik uygulama
önerilir.
 Böbrekler yoluyla değişmeden atılır.
 Yan etkileri bulantı, baş ağrısı, ishal, flebit, hipokalemi ve
Kc enzimlerinde yükselme.
 Direnç mekanizmaları:
 PBP afinitesinde azalma
 Karbepenem hidrolize eden enzimlerle ilacın inaktivasyonu
 Dış membran geçirgenliginde azalma
 Eflüks mekanizmaları

63
Hücre Duvarı Sentez İnhibitörleri

SİKLOSERİN
 D-alanin’in analoğudur
 D-alanil-D-alanin sentaz’ı kompetitif olarak inhibe eder.
 Günümüzde pulmoner / ekstrapulmoner tüberkülozun
tedavisinde primer ilaçlar başarısız olduğunda, diğer
tüberkülostatik ilaçlarla birlikte kullanılır.
 Sikloserin yeniden tedavi gerekli olduğunda ya da diğer
ilaçlara direnç durumunda kullanılmalıdır.
 Yetişkinler için günde iki kez 250- 500 mg önerilmektedir.

64
Hücre Duvarı Sentez İnhibitörleri

BASİTRASİN
 Basitrasin testi A grubu beta hemolotik
streptekokları diğer Streptekoklardan ayırt
etmek için kullanılır.

65
Hücre Duvarı Sentez İnhibitörleri

FOSFOMİSİN
 Pirüvil transferaz enzimini inhibe ederek etki gösterir.
 Ayrıca üropatojenlerin fimbriya sentezini ve hareket yeteneklerini azaltır,
üriner sistem epiteline ve idrar sondalarının iç yüzeyine yapışmasını
engelleyebilir.
 Biyofilm tabakalarına geçerek mikroorganizmalar üzerinde etkinliğini
sürdürebilme özelliği vardır.
 Oral alımından sonra hızla metabolize olur, idrarda değişmeden atılır.
 Kadınlarda akut nonkomplike sistit tek doz tedavisinde alternatif ilaç
olarak kullanılır.

66
Fosfomisin
 Yan etkiler: GİS fonksiyon bozukluğu en sık (özellikle
diare) güçsüzlük, başağrısı ve vajinit.
 Genel yan etkiler ilaç kesildikten 1-2 gün içinde düzelir.
 Daha ciddi yan etkileri oldukça nadir (anjiödem, aplastik
anemi, astımın alevlenmesi, kolestatik sarılık, hepatik
nekroz ve toksik megakolon)
 Fetal toksisitesi tek doz tedavi ile gebelerde bildirilmemiş
 Gebelik kategorisi B

67
Hücre Duvarı Sentez İnhibitörleri
GLİKOPEPTİDLER
 Vankomisin (1956)

 Teikoplanin (1988)

SİKLİK LİPOPEPTİDLER
 Daptomisin (2003)

LİPOGLİKOPEPTİDLER
 Oritavansin (2006)

 Telavansin (2008)

 Dalbavansin (2009)

68
Glikopeptidler

 Vankomisin ilk kez Borneo topraklarında Streptomyces


orientalis’ten izole edimiş.
 1956 yılında saflaştırılıp klinik kullanıma girmiş.
 Gram pozitif mikroorganizmalarda bakteri hücre
duvarındaki peptidlerin terminal D-ala-D-ala dizisine
bağlanır, transglikolizasyon reaksiyonunu ve peptidoglikan
sentezini inhibe eder.
 Bakterisidal etkinliğe sahiptir.
 Böbrekler yoluyla atılırlar, böbrek yetmezliğinde doz
ayarlanmalıdr. Diyaliz sonrası ek doz gereksinimi yoktur.

69
Glikopeptid Etki Spektrumu
 MRSA, MRSE
 Dirençli St. pneumoniae
 Enterococus spp.
 Viridans streptokoklar
 Corynebacterium spp.
 Propionibacterium acnes
 Peptostreptokoklar
 L. monocytogenesis
 C. difficile

70
Glikopeptid Endikasyonlar
 Akut bakteriyel menenjitler
 Endokarditler
 Bakteriyemiler
 Osteomiyelitler
 Pnömoniler
 Cilt, yumuşak doku infeksiyonları
 Üriner sistem infeksiyonları
 C.difficile’ye bağlı pseudomembranöz kolit

71
Glikopeptid Yan Etkiler
 Allerjik reaksiyonlar
 Nefrotoksisite
 Ototoksisite
 Red-man sendrom, red-neck sendrom
 KCFT artışı (Teikoplanin)
 Tromboflebit
 Geçici nötropeni, eozinofili, trombositopeni ve
lökopeni

72
Oritavansin
 Yarı sentetik bir glikopeptidtir (lipoglikopeptid).
 Glikopeptid duyarlı / dirençli Gram pozitif bakterilere in vitro
etkilidir.
 Enterokoklara etkinliği vankomisin ve teikoplaninden
belirgin şekilde üstündür.
 Tüm pnömokoklara, streptokoklara, Listeria, Clostridium
spp. ve korinebakterilere in vitro etkilidir.
 Gram negatif etkinliği yoktur.

73
Dalvabansin
 KNS, St. pyogenes ve pnömokoklara vankomisin,
teikoplanin ve oritavansinden daha etkilidir.
 Bakterisidal etkilidir.
 Haftada tek doz uygulanır, iki haftalık tedaviye
olanak sağlar.

74
Telavansin
 Transglikozilaz aktivitesini inhibe eder, hücre
membran potansiyelini değiştirir, permeabilite
değişikliğine yol açar.
 Diğer glikopeptitlerden farklı olarak,
konsantrasyona bağlı etki gösterir.
 VRE dahil enterokok suşlarına, VRSA dahil
stafilokoklara, streptokok ve pnömokoklara etkilidir.
 Uzun süreli post antibiyotik etki söz konusudur.

75
Sitoplazmik Membran
Geçirgenliğini Etkileyenler

POLİMİKSİNLER
 Kimyasal olarak 5 farklı bileşiği içeren polipeptid antibiyotikler
 1947 yılında bulunmuş.
 Klinik pratikte sadece polimiksin B ve polimiksin E (kolistin) kullanılır.
 Kolistin, lipopolisakkarid (LPS) moleküllerini stabil halde tutan
magnezyum ve kalsiyumun yerini değiştirerek dış membranda
bozulmaya yol açar, oluşan permeabilite bozukluğu ile bakterinin
ölümüne neden olur.
 Kolistinin ek olarak anti-endotoksin aktivitesi de vardır ve LPS’yi
nötralize eder.

76
Kolistin
 Böbrekler yolu ile atılır.
 En önemli yan etkileri nefrotoksisite ve nörotoksisitedir.
 Acinetobacter turleri, P. aeruginosa, Klebsiella,
Enterobacter, Citrobacter, Salmonella/Shigella turleri,
E.coli, Y. pseudotuberculosis, Morganella morganii ve H.
influenzae’ya karşı bakterisidal etki gosterir.
 Son yıllarda özellikle kolistin dışındaki tüm antibiyotiklere
dirençli P. aeruginosa ve A.baumanii infeksiyonlarının
tedavisinde yeniden gündeme gelmiştir.

77
Daptomisin
 Bakteri hücre duvarına bağlanarak hızla membran depolarizasyonu ve
hücreden dışarı potasyum pompalanmasını sağlar.
 DNA, RNA ve protein sentezlerini bozarak hücre ölümüne sebep olur.
 Vankomisine dirençli kökenler dahil, tüm stafilokok, enterokok ve
streptokoklara hızlı ve konsantrasyon bağımlı bakterisidal etki gösterir.
 Esas olarak böbreklerle değişmeden atılır, ağır böbrek yetmezliğinde
doz ayarlaması gerekir.
 Hafif karaciğer yetmezliğinde doz değişikliği gerekmez.
 DYDİ’nda doz 4 mg/kg/gün günde bir kez uygulanır (7-14 günlük).
 Bakteriyemi, sağ kalp endokarditinde (MSSA veya MRSA etken ise) 6
mg/kg/gün (tek doz) kullanılır (2-6 hafta).

78
Daptomisin
 Yan etkiler: Anemi; dispepsi, bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı,
öksürük, dispne, uykusuzluk, başağrısı, ilaç ateşi, baş dönmesi,
anksiyete, döküntü, kaşıntı, eritem, terleme, hipokalemi, hiperkalemi,
hiperfosfatemi, INR artması; transaminaz artması, alkalin fosfataz
artması.
 Rabdomiyoliz, CPK artması, artralji, güçsüzlük; böbrek yetmezliği.
 Gebelik kategorisi B.
 Dezavantajları; maliyet, klinik endikasyon kısıtlılığı, endikasyona uygun
oral formun bulunmaması, pulmoner penetrasyon zayıflığı ve
rabdomiyoliz.
 Klinikte kullanırken en az haftada bir kez CPK düzeyi takip edilmelidir.

79
Protein Sentez
İnhibisyonu Yapanlar
AMİNOGLİKOZİDLER
 Streptomisin (1944)
 Neomisin (1949)
 Kanamisin (1957)
 Gentamisin (1963)
 Tobramisin (1967)
 Sisomisin (1970)
 Amikasin (1972)
 Netilmisin (1975)

80
Aminoglikozidler
 Streptomyces ve Micromonospora türü funguslardan
elde edilen dar spektrumlu antibiyotikler.
 Bakterilerin ribozomal 30S ve 50S alt birimlerine
bağlanarak protein sentezini inhibe ederler.
 Terapötik doz aralığı dar ilaçlardır.
 Gebelik kategorisi D. Gebelikte kesinlikle
kullanılmamalıdırlar.
 Üriner sistem infeksiyonları dışında tek başlarına
kullanılamazlar.
 Genellikle beta-laktam antibiyotiklerle kombine olarak
kullanılırlar.
81
Aminoglikozidler Etki Spektrumu
 E.coli
 Klebsiella spp.
 Proteus spp.
 P.aeruginosa
 Acinetobacter spp.
 Serratia spp.
 M.morganii
 Providencia spp.
82
Aminoglikozidler Klinik Kullanım
 Nozokomiyal pnömoniler
 Nozokomiyal bakteriyemiler
 Nozokomiyal üriner sistem infeksiyonları
 Bakteriyel endokarditler
 İntraabdominal infeksiyonlar
 Nötropenik ateş
 Artritler, osteomiyelitler
 Gram negatif bakteri menenjitleri
83
Aminoglikozidler Yan etkiler
 Nefrotoksisite (% 8-26 oranında böbrek yetmezliği
görülebilmektedir).
 Ototoksisite (sıklıkla streptomisin ve amikasin
kullanımı sonrasında görülmektedir).
 Vestibuler toksisite ( baş ağrısı, tinnitus, vertigo,
nistagmus, ataksi).
 Nörotoksisite (sıklıkla neomisin, streptomisin
kullanımı sonucunda görülmektedir).
 Cilt döküntüleri
 Eozinofili

84
Aminoglikozidler Direnç
mekanizmaları
 Ribozomal direnç
 Membran geçirgenliğinde azalma
 Aminoglikozidleri modifiye edici
enzimler (en yaygın ve önemli olan
mekanizmadır)

85
Tetrasiklinler
1. Kısa etkililer (Klortetrasiklin Tetrasiklin)
2. Orta etkililer (Demekloksiklin, Metasiklin)
3. Uzun etkililer (Doksisiklin, Minosiklin)

86
Tetrasiklinler
 Hücre içine girerek reversibl olarak 30S ribosomal alt
birimine bağlanır ve protein sentezini inhibe eder.
 Geniş spektrumlu, bakteriyostatik antibiyotikler.
 Birçok aerob gr pozitif, gr negatif bakteri infeksiyonlarında
ve atipik patojenlere karşı etkilidirler (Riketsiya, Borrelia
spp., Coxiella burnetti, Treponema spp., Chlamydia spp.,
Mycoplasma pneumoniae, Plasmodium spp. ve
Entamoeba histolytica gibi.)
 Fungus ve viruslara da etkinlikleri vardır.
 Antiinflamatuvar özellikleri, immünsupresif etkileri ve
lipaz/kollajenaz inhibitör etkileri nedeniyle infeksiyon dışı
endikasyonlarda da kullanılmaktadır.
87
Tetrasiklinler Klinik Kullanım
 Alt solunum yolu infeksiyonları (kronik bronşitlerin akut
alevlenmeleri)
 Atipik pnömonilerde (C. pneumoniae ve M. pneumoniae)
 Psittakoz tedavisinde,
 Riketsiya infeksiyonları (Kayalık dağlar humması, epidemik
tifüs (louse-borne), Brill-Zinsser hastalığı, scrub tifüs,
endemik (murine) tifüs ve riketsiya çiçeği tedavisinde),
 Q ateşinde,
 Cinsel yolla bulaşan hastalıkların tedavisinde (LGV,
granüloma inguinale (donovanozis)
88
Tetrasiklinler Klinik Kullanım
 Penisiline alerjik ve gebe olmayan hastalarda primer,
sekonder veya latent sifiliz tedavisi,
 Nongonokokal üretritler,
 Serviks, üretra, rektum ve farenksin komplike olmayan
gonokok infeksiyonları,
 Lyme hastalığının erken döneminde ilk tercih ve geç
döneminde alternatif tedavide,
 Sıtmada özellikle mefloquin dirençli Pl.falciparum
profilaksisinde.
 Rifampin / streptomisin ile doksisiklin kombinasyonu akut
ya da kronik Brucella spp. infeksiyonlarında,
89
Tetrasiklinler Klinik Kullanım
 Doksisiklin gonokok ya da klamidyaların neden olduğu pelvik
inflamatuvar hastalık ve akut proktit tedavisinde,
 Borrelia recurrentis’in neden olduğu endemik (tick borne)
veya epidemik (louse borne) dönek ateş tedavisinde,
 Yaws, pinta, leptospirosis ve bejel hastalıklarında (özellikle
penisilin G’ nin etkisiz ya da kontrendike olduğu durumlarda),
 Özellikle V. cholerae ve V. vulnificus infeksiyonlarının
tedavisinde,

90
Tetrasiklinler Yan Etkiler
 Karında ağrısı, epigastrik ağrı, bulantı, kusma, anoreksia,
sulu dışkılama ya da ishal.
 Demeklosiklin; güneş ışığına maruz kalma durumunda
deride büller tarzında fotosensitivite reaksiyonları
 Sekiz yaş altı çocuklarda dişlerde kahverengi sarı renk
değişikliği ve bazen hipoplazi, aynı zamanda kalsiyumla
şelat oluşturarak kemik gelişimini olumsuz etkilerler.
 Hepatotoksiste nadir ancak fatal seyirlidir. En sık günü
geçmiş tetrasiklin ve minosiklin kullanımında görülür.

91
Tetrasiklinler Yan Etkiler
 Renal yetmezliği şiddetlendirebilirler.
 Demeklosiklin uygunsuz ADH salınımı ve nefrojenik
diabetes insipidusa neden olur.
 Reversibl Fanconi-benzeri sendrom ve renal tubuler asidoz
oluşturur.
 Gebelik kategorisi D
 Gebelerde ve 8 yaş altı hastalarda kullanımı
kontrendikedir.

92
Tigesiklin
 Glisilsiklin türevi tetrasiklin grubu geniş spektrumlu bir
antibiyotik.
 İn vitro geniş etkinlik gösterir.
 Değişme olmaksızın safra ve fekal yolla atılır.
 Sitokrom P450 sistemi ile etkileşmediğinden diğer ilaçlarla
etkileşme riski oldukça düşüktür.
 Monomikrobiyal ve polimikrobiyal kaynaklı sellülit, erizipel,
diyabetik ayak inf., cerrahi yara infeksiyonları, dekübitus
ülser infeksiyonları ve abselerin tedavisinde.
 Antipsödomonal etkinliği yoktur.

93
Tigesiklin Klinik Etkinlik

 Diyabet, periferik damar hastalığı, böbrek yetmezliği gibi


komorbid koşulların varlığında güvenle kullanılabilir.
 Gram negatif, gram pozitif, anaerob mikroorganizmaların
neden olduğu infeksiyonlarda.
 Komplike kolesistit, komplike appandisit, komplike
divertikülit, gastrik/duodenal perforasyon, peritonitler ve
intra-abdominal abselerin tedavisinde.
 ESBL, MRSA ve VRE’ye etkilidir.

94
Tigesiklin Yan Etkiler
 En sık yan etkileri bulantı-kusma, ishal, trombositopeni ve
KCFT artışı.
 Gebelerde ve 18 yaş altındaki bireylerde kontrendikedir.
 Amfoterisin B, klorpromazin, metilprednizolon ve
vorikonazol ile eş zamanlı olarak uygulanmamalı.
 Ciddi karaciğer yetmezliği (Child Pugh C) olan hastalarda
100 mg. başlangıç dozunu takiben 12 saatte bir 25 mg.
olarak verilmelidir.
 Böbrek yetmezliğinde doz ayarlaması gerekmez.
 Ciddi karaciğer yetmezliğinde idame dozu yarıya indirilir.
 Hafif ya da orta düzeydeki yetmezliklerde doz ayarlaması
gerekmez.
95
Kloramfenikol
 Streptomyces venezuelae’den elde edilmiş.
 Bakterilerin 70S rRNA’nın 50S alt birimlerine
bağlanarak protein sentezini inhibe eder.
 Çoğunlukla bakteriyostatik etki gösterir, ancak
Pnömokok, Meningokok ve H.influenzae üzerine
bakterisid etkilidir.
 Anaerob bakterilere etkili (Bacteroides fragilis
dahil) en önemli antibiyotiklerden biridir.

96
Kloramfenikol Etki spektrumu
 S.aureus
 S.pneumoniae
 H.influenzae
 N.meningitidis
 S.typhi ve paratyphi
 Shigella spp.
 V.cholera
 B.pertusis
 Gram pozitif ve negatif anaeroblar
 Klamidya, mikoplazma, riketsiya türleri

97
Kloramfenikol Klinik Kullanımı
 Santral sinir sistemi infeksiyonları
 Enterik ateş
 Septik artrit
 Osteomiyelitler
 Riketsiya infeksiyonları
 Melioidoz

98
Kloramfenikol Yan Etkiler
 En sık rastlanan kemik iliği depresyonu (doza ve süreye
bağlı). İdiosenkrazik aplastik anemi (doz bağımsız)
 Glukoz-6-fosfat dehidrogenaz eksikliği olanlarda hemolitik
anemi
 Gri bebek sendromu (abdominal distansiyon, kusma,
siyanoz, kollaps ve ölümle karakterizedir. Bu yan etki
kloramfenikol konjugasyonunun bozulması ve idrarda aktif
formda eksresyon sonucunda ortaya çıkar.)
 Optik nörit, periferal nörit, başağrısı, depresyon,
oftalmopleji ve mental konfüzyon gibi nörolojik yan etkiler
 GİS yan etkileri (glossit, stomatit, bulantı, kusma)
99
Linkozamidler
 Klindamisin
 Linkomisin

 İlk kez 1962 yılında Streptomyces lincolnensis’ten izole


edilmiştir.
 Bakterilerin 50S ribozomal alt birimlerine bağlanarak
protein sentezini inhibe ederler.
 Bakteriyostatik etkili antibiyotiklerdir.
 Yan etkileri; psödomembranöz kolit (~% 20),
transaminazlarda hafif artma, nadiren ikter, reversibl
nötropeni, trombositopeni, agranulositoz
100
Linkozamidler Etkinlik
 S. aureus, S.epidermidis
 S.pneumoniae
 S.pyogenes
 Viridans streptokoklar
 B.fragilis
 Fusobacterium spp.
 Peptococcus spp.
 Peptostreptococcus spp.
 C.perfringens

101
Makrolidler
 1952 yılından beri kullanılmakta, iilk üyesi eritromisindir.
 Bakteri ribozomlarının 50S alt birimlerine bağlanarak, aynı
yere t-RNA molekülünün bağlanmasını ve peptid zincirinin
uzamasını önlerler. (elongasyon faktörü inhibisyonu)
 14, 15, 16 üyeli olmak üzere üç grubu vardır:
 14 üyeli makrolidler : Eritromisin, Oleandromisin,
Telitromisin, Roksitromisin, Klaritromisin, Diritromisin
 15 üyeli makrolidler : Azitromisin
 16 üyeli makrolidler : Spiramisin, Josamisin

102
Makrolidler Etki Spektrumu
 Gram pozitifler
 Neisseria gonorrhoeae
 Legionella pneumophila
 Mycoplasma pneumoniae
 C. pneumoniae ve trachomatis
 Campylobacter jejuni
 Corynebacterium diphteriae
 Corynebacterium minutissium
 Bordetella pertussis
 Mycoplasma hominis
 Ureaplasma urealyticum
 Helicobacter pylori
103
Makrolidler Etkinlik
 Eritromisin sıklıkla penisilin aşırı duyarlılığı olanlarda
alternatif
 Tipik, atipik pnömoniye neden olan etkenlerin
tedavisinde
 Erizipel, sellülit, lenfanjit, impetigo tedavisinde sıklıkla
 Spiramisin gebelikte toksoplazmosis tedavisinde
kullanılır.
 Yan etkiler; GİS yan etkileri (bulantı, kusma, diyare),
allerjik reaksiyonlar (cilt döküntüsü, ateş ve eozinofili),
kolestatik hepatit, işitme kaybı ve ventriküler taşikardi
 İlaç Etkileşimleri; Teofilin, Warfarin, Metilprednizolon,
Bromokriptin, Karbamazepin, Siklosporin, Terfenadin ve
Astemizol’ün serum düzeyleri artmaktadır.
104
Telitromisin (Ketec®)
 Telitromisin ketolid sınıfı antibiyotiklerin ilk uyesidir,
eritromisinin semisentetik derivesidir.
 Akut tonsillofarenjit, akut sinuzit, toplum kökenli pnomoni
ve KOAH akut alevlenmelerinin tedavisinde endikedir.
 Ketolidlerin etki mekanizması makrolidlere benzer.
 Telitromisin başlıca solunum yolu infeksiyonu etkenlerine
karşı etkilidir. Atipik patojenlere (C.pneumoniae,
M.pneumoniae, L.pneumophila) karşı da bakterisidal etki
gosterir.
 Ciddi kardiyak yan etkileri nedeniyle kullanılmamaktadır.

105
Streptograminler
 Kinopristin
 Dalfopristin

 K/D kombinasyonunun antibakteriyel etkinliği her bir


bileşiğin tek tek etkinliğinden yaklaşık 16 kat daha fazladır.
 Dar spektrumludur (sadece gr pozitifler).
 Gebelik kategorisi B’dir.
 K/D karaciğerde metabolize olur, Kc ve böbrek
yetmezliğinde doz ayarlanmasına gerek yoktur.
 Nozokomiyal pnömoni, k-DYDİ, toplum kökenli pnömoniler,
kateter ilişkili bakteremiler ve VRE infeksiyonları K/D’inin en
önemli kullanım alanlarını oluşturur.
106
Oksazolidinonlar (Linezolid)
 Ribozomlarda 70S başlangıç kompleksinin
(initiation complex) oluşmasını önlerler.
 Bakteriyostatik etkinlik vardır, ancak
St.pneumoniae ve S.pyogenes için bakterisidal
etkilidir.

107
Linezolid Etki Spektrumu
 MRSA  S. pyogenes
 MRSE  Grup C,F,G streptokoklar
 VRE  Viridans streptokoklar
 E. faecalis  Corynebacterium spp.
 E. faecium  Listeria monocytogenes
 S. pneumoniae  Mycobacterium tuberculosis
 Penisilin duyarlı  Anaerob bakteriler
 Penisilin dirençli  Bacteroides fragilis

 Peptostreptokoklar

 Fusobacterium spp

108
Linezolid Klinik Etkinlik
 Hastane kaynaklı pnömoni Ventilatörle ilişkili Pnömoni
 S. pneumoniae (penisiline (VİP)
duyarlı) Osteomiyelit
 S. aureus (MRSA ve MSSA)
Enterokok veya stafilokok
 Toplum kökenli pnömoni endokarditlerde Gentamisin
 S. pneumoniae (penisiline
ile kombine
duyarlı)
Diyabetik ayak enfeksiyonları
 MSSA
Febril Nötropeni
 Deri ve yumuşak doku
infeksiyonları
SSS Enfeksiyonları
 MRSA dahil

 VREF (E. faecium) infeksiyonları


109
Linezolid Yan Etkiler
 Renal yetmezlikte, hafif ve orta derecede karaciğer yetmezliğinde doz
ayarlanması gerekmez.
 Hemodiyaliz sonrası ek doz verilmelidir.
 En sık yan etkiler; ishal, bulantı, kusma, baş ağrısı, uykusuzluk,
trombositopeni, döküntü, baş dönmesi ve dilde renk değişikliği
Sitokrom P450 sistemini kullanmaz

MAO inhibitörüdür. (geri dönüşümlü)

Adrenerjik/serotonerjik ilaçların etkisi artırır.

Tiramin

Psödoefedrin

Fenilpropanolamin

Hipertansif kriz

Serotonin sendromu

110
Fusidik Asit (Sodyum fusidat)
 Ülkemizde 1998 yılında kullanıma girmiş.
 Dirençli stafilokok infeksiyonlarında kullanımı önerilmekte.
 Vankomisin ve teikoplanine alternatiftir.
 Oral kullanım kolaylığı mevcuttur ve maliyet etkindir.
 Elongation factor G (EF-G) ve ribozomlar üzerinden etki
eder.
 Genellikle bakteriostatik etkili, ancak yüksek dozlarda
bakterisidaldir.
 Tüm gr negatif basiller ve mantarlar dirençlidir.
 Dar spektrumludur.
111
Fusidik Asit (Sodyum fusidat)
 MRSA enfeksiyonlarının tedavisinde glikopeptidlere
alternatiftir.
 Doğrudan veya ardışık tedavide tek başına ya da diğer
antistafilakoksik antibiyotiklerle birlikte kullanılır.
 Oral uygulamadan sonra tama yakın emilir, proteinlere
yüksek oranda (%95-97) bağlanır, etkin kısmı %3-5’lik
serbest kısmıdır.
 Proteinlere sıkı bağlandığı için tüm doku ve sıvılara iyi
dağılır, lenfosit, makrofaj ve fibroblast gibi hücrelerin içine
geçişi iyidir.
 Plasentayı geçer ve anne sütünde bulunur.
112
Fusidik Asit Endikasyonları
 Akut ve kronik osteomiyelit
 Septik artrit
 Endokardit
 Yumuşak doku infeksiyonları
 Kistik fibrozlu hastalarda alt solunum yolları infeksiyonlarının
tedavisi
 Oral kullanım üstünlüğü vardır, maliyeti ucuzdur ve uzamış
tedavilerinde glikopeptidlerden sonra ardışık olarak
kullanılabilir.
 C.difficile’ye bağlı pseudomembranöz enterokolitde
metronidazole alternatiftir.
113
Nükleik Asit Sentez
İnhibisyonu Yapanlar

KİNOLONLAR
 Bakterisidal etkilidirler. DNA sentezini inhibe ederler. DNA
giraz (topoizomeraz II) ve Topoizomeraz IV enzimleri
üzerinden etkilerini gösterirler.
 DNA giraz (gram negatiflerde ilk hedef) DNA’da süper
kıvrılmalarla DNA’yı bakteri içine sığdırır, DNA replikasyonu
ve transkripsiyonunu başlatır.
 Topoizomeraz IV (gram pozitiflerde ilk hedef) DNA
replikasyonunun son döneminde yavru DNA’nın ana
DNA’dan kopmasını sağlar.

114
Kinolonlar Sınıflandırılması
I.Kuşak II. Kuşak III. Kuşak IV. Kuşak

Alt Grup I Alt Grup II


Nalidiksik Enoksasin Ofloksasin Levofloksasin Moksifloksasin
asit Norfloksasin Ciprofloksasin Sparfloksasin Trovafloksasin
Oksolinik Lomefloksasin Fleroksasin Grepafloksasin
asit Pefloksasin Klinafloksasin
Sinoksasin Sitafloksasin
Gemifloksasin
Gatifloksasin
Prulifloksasin
Pazufloksasin
Sitafloksasin
Nemonoksasin
115
Kinolonlar Antimikrobiyal Etkinlik

 I. Kuşak kinolonlar (Nalidiksik asit vb):


 Enterik basiller (gr pozitif etkinliği yoktur.)

 II. Kuşak kinolonlar (Ofloksasin, Ciprofloksasin vb):


I. kuşak etki alanı
+
 Haemophilus spp.

 Moraxella catarrhalis

 Neisseria spp.

 Atipikler (Chlamydia, Legionella, Mycoplasma)

 P.aeruginosa (Ciprofloksasin, antipsödomonal etkinliği en fazla olan


kinolon)
 M.tuberculosis

 Bazı Mycobacterium türleri

 III. kuşak kinolonlar (Levofloksasin vb):


 II. kuşak etki alanı + Streptokoklar ve MSSA
 IV. kuşak kinolonlar (Moksifloksasin vb):
 III. kuşak etki alanı + Anaeroplar 116
Genitoüriner İnfeksiyonlarda
Kinolon Kullanımı

 I. Kuşak kinolonlar (Nalidiksik asit): Üriner infeksiyonlar,


Shigelloz
 Genito-üriner sistem enfeksiyonlarında en çok 2. kuşak
kinolonlar kullanılır.
 Basit sistit (3-10 günlük tedavi), akut piyelonefrit ve diğer
komplike üriner infeksiyonlarda (7-10 günlük tedavi).
 Prostatit (kronikse 1 aylık tedavi), şankroid (tek doz-3
günlük tedavi), gonore (üretrit, servisit): tek doz tedavi
yeterlidir. Beraberinde C.trachomatis olabileceği için:
Doksisiklin + kinolon (7 günlük tedavi) kombine verilmelidir.
 Sifilize etkisizdirler.

117
Gastrointestinal İnfeksiyonlarda Kinolon
Kullanımı

 2. kuşak kinolonlar (en çok ofloksasin ve ciprofloksasin)


kullanılır.
 C.difficile ve C.jejuni etkense başarısız kalınabilir.
 Tifo ve paratifo’da 7-10 günlük tedavi (direnç olan
yerlerde ilk tercih)
 Akut bakteriyel ishaller
 Şigelloz (3-5 gün)

 Kolera (1-3 gün)

 Salmonella enterokoliti (gerektiğinde)

 Yersinia enterokoliti

 Turist ishalleri (3-5 gün)


 Salmonella taşıyıcılığı (1 ay)
118
Solunum Yolu İnfeksiyonlarında
Kinolon Kullanımı
 3. ve 4. kuşak kinolonlar (nadiren II.kuşak) tercih edilir. (Levofloksasin
ve moksifloksasin). Balgamda yüksek düzeye ulaşırlar.
 Parenteral ve oral preparatların olması ardışık tedaviye olanak sağlar.
 III. ve IV. kuşak kinolonlar: Levofloksasin ve Moksifloksasin)
 Toplum kökenli pnömoniler (pnömokok penisilin direnci fazla ise)

 Kronik bronşit akut alevlenmesi

 Sinüzit

 2. kuşak kinolonlardan Ciprofloksasin:


 Kistik fibrozisli hastada pseudomonas pnömonisinde

 Diabetik hastada otitis eksterna

 Nozokomiyal gram negatif pnömoniler (anti pseudomonal etkili beta-


laktamlarla kombine edilerek)

119
Kemik Eklem ve Yumuşak Doku
İnfeksiyonlarında Kinolon Kullanımı

 Kronik osteomiyelit (stafilokoklarda direnç sorunu)


 Ortopedik protez infeksiyonları (rifampisinle kombine)
 Gram negatiflere bağlı septik artrit
 Diyabetik ayak tedavisinde; Kinolon + klindamisin veya
Kinolon + teikoplanin kombinasyonları cerrahi debridman ile
birlikte uygulanır.

120
Kinolonları KUL-LAN-MA !!!
 Streptokoksik anjin
 Toplum kökenli pnömoniler (III. ve IV. kuşak hariç)
 MRSA, enterokok infeksiyonları
 MSSA (III. ve IV. kuşak hariç)
 Sifiliz
 Profilaktik olarak (menengokok taşıyıcılığı hariç)
 C.jejuni, gonokok, P.aeruginosa’da direnç
 Tek başına nötropenik ateş
 Mycobacterium infeksiyonlarında
 14 yaşından küçük çocuklarda, gebelerde, yeni doğanlarda,
emziren annelerde ve epilepsisi olanlarda
 Bazı ilaçlarla (teofilin, warfarin, kafein, antiasitler ve sükralfat
ile birlikte kullanılmamalıdır.
121
Kinolonların Diğer
Antimikrobiklerle Etkileşimi

 Additif
 Beta laktamlar

 Aminoglikozidler

 Sinerjik (%30-50)
 İmipenem

 Azlosilin

 Antagonistik
 Kloramfenikol

 Tetrasiklin

 Vankomisin

122
Kinolonların avantajları
 Geniş antibakteriyel etki alanı
 Bakterisidal etki
 Direnç gelişim hızının düşük olması
 Oral ve parentaral preparatlarının olması
 Günde tek veya iki dozda uygulama kolaylığı
 Doku ve hücre penetrasyonunun iyi olması
 Yan etkilerinin azlığı
 Nispeten ucuz olması

123
Kinolonların dezavantajları
 I. ve II. kuşağın anaeroplara, gram pozitif koklara, T.pallidum’a
etkilerinin yetersizliği
 Bazı bakterilerde direnç gelişimi
- MRSA
- Enterokok
- C.jejuni
- Gonokok
- Pseudomonas türleri vb.
 Bazılarının ciddi yan etkileri
 Çocuk, gebe, süt veren annelerde kullanım kısıtlılığı
 Böbrek fonksiyon bozukluğunda doz ayarlama gereği

124
Nükleik Asit Sentez
İnhibisyonu Yapanlar

RİFAMPİSİN
 RNA bağımlı RNA polimeraz enzimini inhibe ederek mRNA sentezini
bozar.
 Bakterisid etki gösterirler.
 Gr pozitif koklara (streptokoklar, pnömokoklar ve özellikle Staph.
aureus'a), gram-negatif koklara (özellikle N. menengitidis'e), gram-
negatif basillere ve M. tuberculosis ve M. leprae gibi aside dirençli
bakterilere karşı etkilidirler.
 Büyük kısmı karaciğerden safraya itrah edilir ve enterohepatik siklusa
girer: bundan dolayı eliminasyon yanlanma ömrü ve etki süresi nispeten
uzundur.

125
Rifampisin
 Gastrointestinal kanaldan iyi absorbe edilir ve esas olarak
ağızdan kullanılır.
 Vücut sıvılarını portakal rengine boyar.
 Mikrozomal enzim indüksiyonu yapar.
 Rifampin mutlaka aç karnına ve sadece suyla
kullanılmalıdır.
 Gıdalarla en çok etkileşen ilaçlardan biridir.
 Kendini yıkan enzimleri indükleyen (otoindüksiyon yapan)
antibiyotiktir.

126
Rifampisin
 Rifampin, çabuk direnç gelişmesi nedeniyle genellikle tek
başına kullanılmaz; diğer antibakteriyel ve
antimikobakteriyel ilaçlarla kombine kullanılır.
 Mide-barsak kanalından çabuk ve tam olarak absorbe edilir,
ancak karaciğerde ilk geçişte kısmen eliminasyona uğrar.
 Bir süre kullanıldıktan sonra, kendini yıkan mikrozomal
enzimlerde yaptığı otoindüksiyon nedeniyle ilk geçişte
eliminasyon oranı artma gösterir.

127
Rifampisin Endikasyonlar
 Tüberküloz ve Lepra tedavisi
 Menengokokal menenjit salgınları sırasında asemptomatik
portörlerin tedavisi
 Çoklu dirençli stafilokokların yaptığı infeksiyonlann tedavisi
 Penisilin G’ye dirençli S.pneumoniae’ye bağlı menenjit,
endokardit ve diğer ciddi enfeksiyonlarda
 Eritromisine dirençli Legionella pneumophila enfeksiyonu
 Bruselloz tedavisi

128
Nükleik Asit Sentez
İnhibisyonu Yapanlar
NİTROİMİDAZOLLER
 Metronidazol Tinidazol
 Ornidazol Seknidazol
 Prodrog ilaçlardır. Redükte metronidazol sitotoksik etkilidir.
Nükleik asit sentezini önleyerek hücre ölümüne neden olur.
 Lipofiliktirler, oral alınınca hızla ve tama yakın emilirler,
emilimleri gıdalarda etkilenmez. Tüm vücut dokularına ve
sıvılarına geçerler, Karaciğerde metabolize olurlar.
 En önemli yan etkileri KCFT artışı, ağızda metalik tat hissi
ve ekstrapiramidal bulgulardır.
129
Antimikrobiyal Aktivite
 E. histolytica,  Anaerop gram (-)
 T. vaginalis, koklar,
 G.lamblia,  Anaerop gram (+)
 B.hominis, koklar:
 Peptococcus spp.
 Anaerop gram (-)  Peptostreptococcus
basiller: spp.
Bacteroides spp.

 H.pylori, C. fetus…
 Fusabacterium spp.
 Prevotella spp.
 Selenomonas spp.
130
Klinik Kullanım - Paraziter
infeksiyonlar
İnfeksiyon İlaç Doz-Süre (gün)
İntestinal amebiyaz Metronidazol 3x750mg/gün; 10
Ornidazol 2x750mg/gün; 7-10
Tinidazol 2 g/gün; 3
Seknidazol 2 g; tek doz
Giyardiyaz Metronidazol 3x250mg/gün; 5-7
Ornidazol 2x250mg/gün; 5-7
Tinidazol 2x150mg/gün; 5-7
Seknidazol 2 g; tek doz
Trikomonyaz* Metronidazol 2 g; tek doz
Ornidazol 1.5 g; tek doz
Tinidazol 2 g; tek doz
* eş tedavisi unutulmamalı Seknidazol 2 g; tek doz 131
Metronidazol klinik kullanım
 Paraziter infeksiyonlar,
 Anaerobik bakteriyel infeksiyonlar,
 Diğer:
 H.pylori’ nin neden olduğu gastrit/ülser,
 Bakteriyel vajinit,
 Akne rosasea vd.

132
Nükleik Asit Sentez
İnhibisyonu Yapanlar

ANTİNEOPLASTİK AJANLAR:
 Mitoz zehirleri (Mitomisin, Aktinomisin)
 Antrasiklinler (Daunorubisin ve Doksorubisin)
 Aktinomisin: DNA’ya bağımlı RNA polimeraz enzimini
inhibe ederek mRNA sentezini (transkripsiyon) önler.
 Mitomisin: DNA zincirini alkilleyerek DNA moleküllerinin
birbirinden ayrılmasını önler. Böylece DNA replikasyonu
durur.
 Antrasiklinler: Kardiyotoksisite yaparlar.

133
Antimetabolit Etki
Gösterenler

SULFONAMİDLER
 Bakteriler folik asiti dışarıdan sitoplazmaları içine alamazlar; onu
sentezlemek zorundadırlar.
 Dışarıdan aldıkları öncül PABA‘ yı dihidropteroat sentetaz enzimiyle
dihidropteroik aside dönüştürürler.
 Sulfonamidler bu enzimi inhibe ederler.
 Sulfonamidler kendisi de PABA derivesidir.
 Sonuçta purin bazları ve timidin yapımını sağlayan enzimlerin kofaktörü
olan tetrahidrofolat türevleri yapılamaz ve bakterilerde DNA ve RNA
sentezi bozulur.
 Sulfonamidlerin dihidrofolat redüktaz enzimi üzerine etkisi yoktur.

134
Sulfonamidler
 Bakteriyostatik etkilidir, ancak çok yüksek dozda bakterisid
etki yapabilirler.
 İdrarda serbest sulfonamid düzeyi plazmadakinin 10-20
katına çıkabilir. Bu nedenle idrarda bakterisid etki (co-
trimoksazol) gösterirler.
 Gram pozitif bakteriler (AGBHS, ve St. pneumoniae ve
B.antracis'in bazı suşları sulfonamidlere duyarlıdırlar.
 H. influenzae, H. ducreyi, Brucella türleri, Pseudomonas
pseudomallei, Vibro cholerae, Corynebacterium diphterae,
Chlamydia trachomatis, Plasmodium'lar ve Toxoplasma’ya
da etki gösterirler.
135
Sulfonamidler
 Salmonella türleri ve bazı Shigella türlerinin (S. sonnei ve
S.flexneri gibi) pek çok suşu sulfonamidlere dirençlidir.
 Genellikle ağız yolundan kullanılırlar.
 İnce barsaklardan oldukça hızlı ve tama yakın absorbe
edilirler.
 BOS hariç diğer vücut sıvılarına ve dokulara iyi nüfuz
ederler.
 Karaciğerden asetillenme (N-asetilasyon) suretiyle inaktive
edilirler.

136
Sistemik Sulfonamidler
 Sulfadiazin:
BOS’a en fazla geçen sülfonamiddir.
Meningokokkal menenjit profilaksisinde sulfonamid kullanılması gerekirse
diğer tercih edilir.
Nokardioziste ve (Pirimetaminle kombine edilerek Toksoplazmozis ve
klorokin dirençli P. falciparum sıtması tedavisinde.
 Sulfizoksazol:
İdrar yolu infeksiyonlarının tedavisinde en fazla tercih edilen sulfonamiddir.
 Sulfametoksazol:
Trimetoprim ile sabit doz oranlı kombinasyonu (ko-trimoksazol) şeklinde
kullanılır. Kristalüri oluşturabilir.
 Sulfodoksin:
Sıtma profilaksisinde ve tedavisinde
137
Sistemik Sulfonamidler
 Sulfasalazin:
İnflamatuvar barsak hastalıkları (ülseratif kolit ve crohn hast)
ve romatoid artrit tedavisinde kullanılır.
 Sulfapiridin:

Dermatitis herpetiformiste etkili tek sulfonamiddir.


 Primetamin:

Sıtma profilaksisi (sulfadoksinle birlikte) 25 mg haftada 1 kez,


Sıtma tedavisi (sulfadoksinle+fansidar), 50-75 mg tek doz
Toksoplazmoz tedavisi (sulfadiazinle birlikte) 75-200 mg
yükleme takiben, günde 25-100 mg, 3-6 hafta boyunca
138
Lokal Sulfonamidler
 Sulfasetamid:
%10'Iuk merhemi göze lokal olarak kullanılır.
 Gümüş-sülfadiazin:

Yanık tedavisinde lokal kullanılan bir sulfonamiddir.


 Marfanil (mafenid):

Yanık ciltten absorbe edilen ilaç karbonik anhidraz enzimini


inhibe ederek etki gösterir.
Diüretik etki yapabilir
Hiperkloremik asidoz oluşturabilir.

139
Sulfonamid Endikasyonları
 Toplum kökenli nonkomplike akut idrar yolu infeksiyonları
(sistit) sulfonamidlerin en yaygın kullanılış yeridir
 Nokardiozis tedavisinde en tercih edilen ilaçlardır
 Şankroid (H. ducreyi) ve melliodozis (P. pseudomallei
tedavisi
 Sinüzit bronşit ve otitis media gibi üst solunum yolu
infeksiyonları
 Romatizmal ateş profilaksisinde penisilin allerjisi varlığında
(Sulfadiazin, Sulfizoksazol)
 AİDS hastalarında SSS toksoplazmozisine karşı sekonder
profilaksi için pirimetamin ile kombinasyonu
140
Antimetabolit Etki
Gösterenler

KO-TRİMAKSAZOL
 Primetamin'in yapıca benzeri trimetroprim ile bir sulfonamid
olan sulfometoksazolun kombinasyonu, ko-trimoksazol
genel adıyla adlandırılır.( 1 TMP ve 5 SMX içerirler.)
 Sulfonamidlerin ve trimetroprimin; duyarlı bakteride purin,
timidin, metionin ve glisin sentezi için gerekli olan
tetrahidrofolik asid sentezini iki yerde bloke ederler.
 Trimetoprim dihidrofolat sentetaz enzimini,
Sulfometoksazol ise dihidropteroat sentetaz enzimini inhibe
eder. Bu kombinasyon duyarlı bakterilerde bakterisidal etki
yapar.
141
Ko-trimaksazol Endikasyonlar
 Genitouriner infeksiyonlar: E.coli ve diğer
Enterobacteriaceae grubu gram negatif basillerin önemli
rol oynadığı idrar yolu infeksiyonlarının tedavisinde
 Şankroid (H. ducreyi infeksiyonu) tedavisinde en tercih
edilen ilaçlardan biri
 Şigella gastroenteritinde florokinolonlardan sonra tercih
edilen ilaç
 AIDS’te görülen Pneumocystis carinii (jirovicii)
enfeksiyonunda en tercih edilen ilaçtır.
 Nokardia enfeksiyonlarında en tercih edilen ilaçtır.

142
Ko-trimaksazol Endikasyonlar
 Legionella pnömonisinde makrolidler, rifampin ve
ciprofloksasinden sonra
 Gardnerella vaginalis vajiniti (metronidazol ilk
tercih edilir)
 Grup A streptokoklar her ne kadar ko-
trimoksazola duyarlı iseler de bunların yaptığı
farenjit ve tonsilitte bu ilacın kullanılması
kontrendikedir.

143
Antimetabolit Etki
Gösterenler

TRİMETOPRİM
 Duyarlı bakterilerin ve protozoonların dihidrofolat redüktaz
enzimini inhibe eder.
 Tek başına, en önemli kullanılış yeri E.coli nin yaptığı
komplikasyonsuz idrar yolu infeksiyonlan ve akut ve kronik
bronşittir.

144
Antimetabolit Etki
Gösterenler
İZONİAZİD
 Halen en güçlü antitüberküloz ilaçtır.
 Dormant (uyuyan) basiller üzerinde tüberkülostatik, hızlı çoğalan basiller
üzerinde ise tüberkülisid etki yapar.
 Makrofajlar ve kazeöz lezyonlar içine girebilir,
 İyi absorbe edilmesi, kolay temini ve ucuz olması nedeniyle en önemli
antitüberküloz ilaçtır.
 Etki mekanizması kesin olarak bilinmemektedir.
 Sadece M.tuberculosis’e etki eder. Bu nedenle çok dar spektrumludur.
 İzoniazid incebarsaktan çabuk ve tama yakın absorbe edilir,
biyoyararlanımı yaklaşık %90’dır.

145
İzoniazid (INH)
 Mutlaka aç alınmalıdır. Genellikle oral tek doz verilir.
 Asetillenme en önemli biyotransformasyon mekanizmasıdır.
 Karaciğerde mikrozomal enzim sistemini inhibe eder, bu
enzimlerle yıkılan ilaçların plazma düzeyini artırabilir.
 Sadece ciddi böbrek yetmezliği olan hastalarda doz
azaltılmalı.
 İzoniazid’in erişkinlerdeki dozu maksimum 300 mg (5
mg/kg) dır.
 Yan Etkiler: hepatotoksisite, polinöropati (eşzamanlı
piridoksin tedavisi ile önlenebilir), döküntü, akne ve G6PD
eksikliği olanlarda anemi.
146
Antimetabolit Etki
Gösterenler

ETAMBUTOL
 Tüberkülostatik bir ilaçtır ve etkinliği INH ve rifampisine göre düşüktür
 Antitüberküloz kombinasyona direnç gelişimini önlemek veya
geciktirmek için katılır.
 Tamamıyla böbreklerden atılır, itrahı oldukça hızlıdır.
 Böbrek bozukluğu olan hastalarda doz ayarlaması yapılması
zorunludur.
 Plazmada proteinlere az bağlanır (%10’dan az); fakat eritrositler içinde
ilaç depo görevi yapar, kan düzeyinin uzun süre sürdürülmesini sağlar.
 Etambutol normal yetişkin dozu günde bir kez verilen 15 mg/kg’dır.
 En önemli yan etkisi optik nörittir.
147
Antimetabolit Etki
Gösterenler
PAS (Para-aminosalisilik asid):
 Sadece M. tuberculosis üzerine tüberkülostatik etkili, çok
dar spektrumlu bir ilaçtır.
 PAS, PABA analoğudur ve para-aminobenzoik asidin folik
aside dönüşümünü kompetitif olarak bloke eder.
 Günümüzde, 2 yaşın altındaki çocuklarda tüberkülozun
kombine tedavisinde kullanılır, çünkü çocuklarda
etambutole bağlı optik nörit başlangıcını saptamak zor
olduğundan tedavide PAS kullanmak gerekir.

148
Antimetabolit Etki
Gösterenler

DAPSON
 Çoğunlukla Mycobacterium leprae tedavisinde kullanılır,
ancak Plasmodium ve Pneumocystis carinii’ye de etkileri
vardır.
 Dermatit herpetiformis tedavisinde de çoğu hastada deri
lezyonları Dapson (50-200 mg/gün) ile kontrol edilebilir.
 Yan etkiler: hemoliz, methemoglobinemi,
sulfhemoglobinemi ve kaşların dış kısmında dökülme

149
Antimetabolit Etki
Gösterenler
KLORAKİN
 En çok kullanılan şizontosid etkili antimalaryal ilaçtır.
Antiaritmik, antiamibik ve antiinflamatuvar ilaç olarak da
kullanılabilir.
 P. vivax‘ın eritrositik şekillerine güçlü etkili, ancak parazitin
doku şekilleri üzerinde etkisizdir.
 Antimalaryal etkisini, parazitin DNA replikasyonu bozarak
gösterir. Parazit içeren eritrositlerde birikme eğilimi gösterir.
 En önemli yan etkisi irreversible olabilen retinopati, G6PD
eksikliği olanlarda hemoliz ve tüm organ dokularında birikip
depolanmadır.
150
Sabrınız İçin
Teşekkürler

151