Welcome to Scribd, the world's digital library. Read, publish, and share books and documents. See more ➡
Download
Standard view
Full view
of .
Add note
Save to My Library
Sync to mobile
Look up keyword
Like this
3Activity
×
0 of .
Results for:
No results containing your search query
P. 1
Immanuel Kant'ın Ahlak Felsefesi

Immanuel Kant'ın Ahlak Felsefesi

Ratings: (0)|Views: 620|Likes:
Published by Stuart Winters

More info:

Published by: Stuart Winters on Aug 05, 2012
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See More
See less

05/23/2013

pdf

text

original

 
IMMANUEL KANT’IN AHLAK FELSEFESİ BAĞLAMINDA
 
TANRI KAVRAMININ EPİSTEMOLOJİK BİR TAHLİLİŞefik Taylan AKMAN*
 İki şey, üzerlerine sık sık ilip ısrarla
 
düşünülürse, insanın ruhsal yapısını hep yeni,
 
hep artan bir hayranlık ve korkunç saygıyla
 
dolduruyor: üzerimdeki yıldızlı gök ve içimdeki
 
ahlak yasası1.
1. Giriş
Bu çalışmanın temel amacı, Immanuel Kant’ın ahlak felsefesinde enyüksek iyinin (summum bonum) gerçekleştirilebilmesi bağlamında birzorunluluk olarak ortaya konan Tanrının varlığı kavramının ve bukavramla olan ilişkisi dolayısıyla yine Kant’ın ahlak felsefesinde önemlibir yer tutan din felsefesinin irdelenmesidir. Bu çalışma ile ayrıca, Kantfelsefesi içerisinde Tanrı kavramının -ontolojik bir tahlilinden ziyadeepistemolojik mahiyetinin göz önüne alınması suretiyle- genel olarakhangi anlamları kapsadığı ve Kant tarafından nasıl bir yöntemçerçevesinde değerlendirildiği araştırılmak istenmektedir. Dolayısıylainsanın sahip olduğu bilginin kökeni, niteliği ve sınırları gibi konular ileaklın bunlara ilişkin kullanılış biçimleri bilhassa Kant’ın gelenekselmetafiziğe yönelttiği eleştiriler esas alınarak değerlendirilecektir. ZiraKant, geliştirdiği ahlak felsefesi aracılığıyla en yüksek iyiye ulaşılabilmesiiçin teorik aklın sorun olarak fark ettiği ve ortaya koyduğu amaçözemediği ölümsüzlük, özgürlük ve Tanrının varlığı gibi kavramları, bukez pratik aklın yardımıyla ahlaksal bakımdan ele alarak açıklamayaçalışır. Kant, bu üç kavramı koyutlandırarak (postulat ederek) ahlakfelsefesinin sorunlarını çözmeyi hedefler. Bu çalışmada da asıl olarak buüç koyuttan biri olan Tanrının varlığı kavramı incelenecektir.Kant’ın eserlerinin ve çalışmalarının kabaca iki ana döneme ayrıldığıkabul edilirse Tanrının varlığına ilişkin görüşlerinin de söz konusudönemlere göre farklılaştığı söylenebilir. Gerçekten kendisinin eleştirelöncesi dönemine denk gelen “Tanrının Varlığının Kanıtlanmasında TekMümkün Kanıt”taki Tanrı anlayışıyla eleştirel dönem eserlerinden olanArş. Gör., Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Hukuk Felsefesi veSosyolojisi Anabilim Dalı1KANT, Immanuel, Pratik Akn Eleştirisi, (çev. Kuçuradi, İoanna Gökberk, Ülker / Akatlı, Füsun), Türkiye Felsefe Kurumu, Ankara, 1994, s. 174.
 
Akman
“Saf Aklın Eleştirisi”ndeki veya “Pratik Aklın Eleştirisi”ndeki -doğalolarak diğer eleştirel dönem çalışmaları için de geçerli olmak üzere-Tanrı anlayışı, bu anlayışına ilişkin nitelendirmeleri ve kavramlaştırmalarıarasında önemli farklılıklar -değişimler- söz konusudur. Çalışma, bufarklılıkları da ortaya koyabilecek bir tarzda Kant’ın Tanrı üzerinedüşüncelerini açımlamayı amaçladığından, Kant’ın eserlerinin vedüşüncelerinin incelenmesinde mümkün oldukça kronolojik sırayauyulmak istenmiştir. Dolayısıyla Kant’ın önce “Tanrının VarlığınınKanıtlanmasında Tek Mümkün Kanıt”, ardından “Saf Aklın Eleştirisi” veson olarak “Pratik Aklın Eleştirisi” ile “Ahlak MetafiziğininTemellendirilmesi” adlı eserleri üzerine yoğunlaşılmıştır. Ayrıca Tanrınınvarlığı kavramı bağlamında ondan soyutlanamayacak koyutlar düşüncesi,ahlak yasası, en yüksek iyi kavramı, din felsefesi ve amaçlar düzeni gibiKant’ın felsefesinde son derece önem taşıyan konular da ele alınmıştır.Ancak incelemenin niteliği ve sınırları göz önüne alındığında, bu konularailişkin birçok nokta üzerinde durulamamış; bilhassa ilgili konularınsadece Tanrının varlığı ve din felsefesiyle bağlantılı olan yönlerinin önplana çıkarılarak değerlendirilmesiyle yetinilmiştir.
2. “Tanrının Varlığının Kanıtlanmasında Tek Mümkün Kanıt”2
 
ve Tanrının Varlığının Kanıtlanmasına Yönelik İlk Çalışmalar
Kant’ın eleştirel dönem öncesi yazdığı ve Tanrıyı mümkünolduğunca ontolojik yönü ağır basan bir kanıtlama mücadelesi içinegirdiği bu kitabında öne sürdüğü görüşler ileride anlatılacak eleştireldönem çalışmalarından birçok önemli noktada ayrılır. Kant buradaTanrıyı, ahlaksal olanın dışında konumlandırarak onu bir ilk neden olaraknitelemekte; ideal ilişkilerin varolabilmesi için zorunlu, mutlak bir varlıkbiçiminde tanımlamaktadır. Buna rağmen Kant’ın kullandığı yöntemindaha bu çalışmasında Tanrının varlığını kanıtlamaya dönük kendindenönceki metafiziksel yöntemlerden çeşitli farklılıklar taşıdığı belirtilmelidir.Bu eserin önemi, Kant’ın eleştirel dönem çalışmalarına giden yoldaTanrının varlığı konusundaki düşünceleri hakkında aydınlatıcı fikirlerverebilmesinde ve sistemi ile kendisindeki değişimi serimlemesindedir.2Cassirer’e göre, Kant’ın 1763 tarihli “Tanrının Varlığının KanıtlanmasındaTek Mümkün Kanıt” (Der einzig mögliche Beweisgrund zu einer Demonstration desDaseins Gottes) adlı eserinin önemi, bilhassa Kant’ın daha sonraki düşünsel gelişimiaçısından bakıldığında ortaya çıkar. Söz konusu eserin, “onun bundan önceki tümyazılarından farklı olduğu, bu farkın her şeyden önce, onun çok daha yüksek birrefleksiyon basamağında bulunmasında ve bir eleştirel kendini tanımanın ortaya çıkmışolmasında olduğu görülür. Artık şimdi Kant, önündeki konular üzerine, kanıtlara dayalıiddialar ileri sürmekle yetinmemekte, tersine, aynı zamanda bunların mantıksalkaynağını, bunların özel doğruluk karakterlerini de sorgulamaktadır”. Bkz. CASSIRER,Ernst, Kant’ın Yaşamı ve Öğretisi, (çev. Özlem, Doğan), İnkılâp Kitabevi,İstanbul, 2007, s. 93.1618
 
Kant’ın “Tek Mümkün Kanıt”ta Tanrının varlığınınkanıtlanmasındaki kalkış noktası ampirik - rastlantısal nesneler, şeyleralanında değil, tersine zorunlu yasalar alanında; varolanlar alanında değil,tersine saf imkanlar alanındadır3. Kant bu çalışmasında henüz, eserinisminden de anlaşılacağı üzere Tanrının varlığının felsefi kanıtlarlagösterilmesinin mümkün olduğuna inanıyordu4. Lakin yine de Kant,Tanrının varlığının kanıtlanması konusunda kendisine kadar gelen süreçiçerisinde başvurulan ve yetersiz olan yöntemlerin dışında bir yöntem vebu yöntemlerin ileri sürdükleri kanıtların dışında bir kanıt ortaya koymayıamaçlıyordu.Bu amaçla o, geleneksel anlamdaki nesnelerin Tanrıya “ahlaksal”bağımlılığı düşüncesinin yerine “ahlaksal olanın dışında” bir bağımlılıkdüşüncesini konumlamak istedi5. Kanıtlamalarını, sonlu bir ruh içinolduğu kadar sonsuz bir ruh için de sarsılmaz normlar olarak genel vezorunlu bağlam ve ilişkilere dayatmayı denedi. Kant, verilmiş bir düzenolarak “nesneler düzeni”nden hareket etmedi; tersine, tüm idealdoğrular için olduğu kadar, onlar dolayısıyla tüm gerçek doğruların davaroluşlarının tasarımını sağlayan evrensel imkânlara yaslanmak istedi.Böylece Kant’ın aradığı kanıt, tamamen a priori6 bir niteliğe dönüştü. O,
Immanuel Kant'ın Ahlak Felsefesi BağlamındaTanrı Kavramının Epistemolojik Bir Tahlili
3 Ibid., s. 87.4 HEIMSOETH, Heinz, Immanuel Kant’ın Felsefesi, (çev. Mengüşoğlu,Takiyettin), İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları, İstanbul, 1967, s. 29.Heimsoeth’e göre Kant’ın bu çalışmasında öne sürdüğü kanıt aslında rasyonel teolojininbir parçasıydı. Bu çalışması aracılığıyla Kant, kendisinden önce Tanrının varlığınıkanıtlamaya dönük olarak ileri sürülen iddiaların hepsini yetersiz bularak yıkmayıamaçlıyordu. Keza kullandığı yöntem ona, mümkün olan biricik ispat yolu olarakgörünüyordu. Burada Kant, gelenekle gelen metafiziği büsbütün terk etmeden, düzeltmekistiyordu. Hâlbuki sonraları, “Saf Aklın Eleştirisi” ile bu yeni kanıtlardan söz bileetmeden, kullandığı bu kanıtlama yönteminden vazgeçecektir. Ibid., s. 30.5 Kant’ın burada, Tanrının varlığına ilişkin ahlaksal olanın dışında bir kanıtaramasının, eleştirel dönem çalışmaları göz önünde tutulduğunda Tanrının varlığınıahlaksal açıdan ele almasıyla arasında bir çelişki yarattığı düşünülebilir. Ancak Kant’ın,“Tek Mümkün Kanıt”ta çok farklı bir amacı olduğu, Tanrının varlığına ilişkin a priori birbilginin olanağını araştırdığı, oysa ileride ayrıntılı olarak değinileceği üzere eleştireldöneminde buna ilişkin bilgiyi araştırmayı bir kenara bıraktığı ve Tanrının varlığınailişkin sorunu ahlaksal/etik bir bağlamda değerlendirmeye yöneldiği göz ardıedilmemelidir.6 Deleuze’a göre Kant, deneyimden bağımsız, deneye dayanmayan manasındaki apriori kavramını daha farklı bir anlamda kullanmaktadır. Buna göre a priori, mümkündeneyimin koşullarıdır (a priori’nin, belli durumlarda, yalnızca deneyime uygulanabilirolması mümkündür, yoksa deneyimden çıkması mümkün değildir, çünkü tanım gereği“her”, “daima”, “zorunlulukla” sözcüklerine karşılık olan hiçbir deneyim yoktur), yaniampirik yüklemlere veya a posteriori yüklemlere karşıt olarak evrensel yüklemlerdir.Dolayısıyla temel özellikleri tümellik ve zorunluluktur. Bkz. DELEUZE, Gilles, Kant1619

You're Reading a Free Preview

Download
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->