Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu • Analiz No: 18 • Mart 2012

“Arap Baharı” ve Suriye: Komplolar ve Propaganda Savaşları
Osman Bahadır Dinçer & Mustafa Kutlay

Avrupa’nın politik ekonomisi. Kıbrıs sorunu.org.87 Faks: (0312) 212 25 84 www. Mustafa Kutlay. Arap dünyasında sosyal ve siyasal haraketler.net www. politik ekonomi uzmanıdır. USAK Analiz No: 18 USAK Raporları Editörü: Mehmet GÜÇER Copyright © 2012 USAK Derneği Tüm Hakları Saklıdır Birinci Baskı Tasarım Mehmet Güçer & Önder Çukurluöz Kurum ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU Ortadoğu ve Afrika Araştırmaları Merkezi İletişim Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu International Strategic Research Organization Ayten Sokak No: 21 Tandoğan / Ankara Tel: (0312) 212 28 86 . “Arap Baharı” ve Suriye: Komplolar ve Propaganda Savaşları Künye “Arap Baharı” ve Suriye: Komplolar ve Propaganda Savaşları Yazarlar Osman Bahadır Dinçer.www.usak.Arap ilişkileridir.usakgundem. küresel politik ekonomi. demokratikleşme ve Türk .turkishweekly.tr .com . Ortadoğu uzmanıdır.ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU Analiz No: 18. Temel çalışma alanları Ortadoğu siyaseti.org. Temel çalışma alanları. Türkiye-AB ilişkileri ve Güney Avrupa (İspanya.info@usak. Yunanistan)’dır.tr .

İsrail’e karşı mücadele eden Filistinlilerin her daim arkasında duran kesimler. Suriye’de yaşananlar karşısında sadece siyasette değil. genelde Arap ayaklanmaları ve özelde Suriye’deki isyanın dinamikleri üzerine alternatif bir okuma önerisinde bulunuyor.ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU Analiz No: 18. sivil toplumda ve medyada da ciddi bir arafta kalma durumu söz konusu. Suriye konusunda ciddi bir meydan okumayla karşı karşıya bulunuyor. bu eksende perde arkasındaki asıl müessir aktör olarak ABD’yi işaret eden pek çok analiz yapıldığı görülüyor. Hatta Suriye’de olup bitenleri ve daha geniş çerçevede Arap ayaklanmalarını “Batı’nın bir komplosu” olarak gören. söz konusu yaklaşımları eleştirel bir perspektifle ele alıyor. 1 . “Arap Baharı” ve Suriye: Komplolar ve Propaganda Savaşları Özet Özet Türkiye. Bu çalışma. Sırplara karşı savaşan Boşnaklara destek veren. Suriye’de Esed rejiminin uyguladığı katliam karşısında sessizliği ve hatta destek vermeyi tercih ediyor.

bu coğrafyada her an her şeyin olabileceği yönünde bir çıkarım yapmayı gerektiriyordu. kurumsallaşmış güçlü bürokratik yapıların ve istihbarat örgütlerinin rolü ciddiyetle analiz edilmelidir. Kadim Mısır halkı. Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed 10. Ortadoğu jeopolitiğini büyük ölçüde değiştirecek domino etkisinin işlemeye başladığının işaretçisiydi. insanların sonuna kadar mücadele etme eğiliminde olduğunu teyit etmektedir. tarihi bir dayanışma örneği göstererek Mısırlı diktatöre karşı ayaklanmış ve “hesapta olmayan” bir başarı göstermişti. Diğer taraftan ise. koltuğundan ayrılmaya mecbur bırakıldı. Osman Bahadır Dinçer ve Gamze Coşkun. Suriye örneğinde her türlü kanlı karşı-dalgaya rağmen yılmayan. büyük ihtimalle farkında olmadan milyonları çekim alanına sokacak bir başkaldırı dalgasının fitilini de ateşlemiş oldu. “Mayınlı Arazide Yürümenin Adı. bölge çalışmalarına ilişkin hâlihazırdaki teorik ve metodolojik birikimin de gözden geçirilmesi zorunluluğunu ortaya çıkardı. Bu noktada özellikle Batı’nın diktatörlere sağladığı desteğin. kararlı bir duruşa evrildi. açlık.5 Bu açıdan birinci dinamiğe bakan bölge uzmanları. sayısında yayınlanmıştır. Tunus halkının isyan bayrağını çekmesinin üzerinden uzun bir süre geçmeden.3 Bu nedenledir ki Tunus halkının sürecin başında attığı mütereddit adımlar. “Ortadoğu’da rejim değişikliğinin kaçınılmaz olduğunu” salık veriyor. “Arap Baharı” ve Suriye: Komplolar ve Propaganda Savaşları “Arap Baharı” ve Suriye: Komplolar ve Propaganda Savaşları 2010’un son günlerinde Tunus’ta kendini ateşe veren Muhammed Buazizi. “Tarih Makas Değiştirirken Kuzey Afrika ve Ortadoğu’da Değişim Arzusu”.1 Arap coğrafyasında yaşanan tektonik kaymalar.000’e yakın insanın ölümüne neden olsa da.2 Ardından Libya ve Suriye’de kanlı bir mecraya evrilen protesto gösterileri. Mısır’ı 1981’den bu yana demir yumrukla yöneten Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek.Giriş ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU Analiz No: 18. ancak aynı analistler diğer taraftan da “statükonun gücünü küçümsememek ge4 Yerel unsurlarla yapılan görüşmeler. halkı “surda bir gedik açmış” ve “korku duvarını” çoktan aşmış durumda. Hemen akabinde. sansür. Özellikle Tunus ve Mısır’da neler olduğunu iç dinamikler üzerinden anlatmaya çalışan kapsamlı bir çalışma için bkz. Suriye’de Değişimi Zorlamak”. USAK Raporları 11-04. 3 5 2 . USAK Raporları 1102. her şeye rağmen. Ortadoğu üzerine çalışan uzmanlar yıllardır garip bir “epistemolojik ikilem” içine hapsolmuştu. Esasında. Nisan 2011. katı diktatörlükler ve onların sırtını yasladığı müstebit rejimler bir şekilde hayatiyetini devam ettirmeyi başarıyordu. Bir taraftan bölgede hüküm süren baskı.4 Arap coğrafyasında yaşanan bu tektonik kaymalar. Ankara. eşitsizlik ve ahbap-çavuş kapitalizmine yol veren kurumsallaşmış yolsuzluk. bölge çalışmalarına ilişkin hâlihazırdaki teorik ve metodolojik birikimin de gözden geçirilmesi zorunluluğunu ortaya çıkardı. Ankara. diktatör Zeynel Abidin Bin Ali ülkesini terk etmek zorunda kaldı. Mayıs 2011. Suriye 1 1 2 Bu çalışmanın değişik bir versiyonu daha önce Türkiye Günlüğü dergisinin 107. Osman Bahadır Dinçer ve Gamze Coşkun.

geçiş süreçlerini zorlaştırmakta hatta bazen imkânsız kılmaktadır. sadece Batılı sosyal hareketlere ait bir keyfiyetmiş gibi anlatılagelse de. Habibe Özdal. Başka bir deyişle.9 Bu hâkim paradigmaya paralel olarak. Her ne kadar halkın mobilize olarak sonuç elde etmesi. hatta Türk hariciyesinin doğal refleksi “Ortadoğu bataklığından” uzak durmak ekseninde şekillenmişti. 4 Cilt. tartışmanın kalkış noktasını oluşturan makro-anlatılar ve bu bağlamda küresel hegemon ABD başta olmak üzere dış aktörlerin rolüne ilişkin ortaya atılan spekülatif yorumlar üzerine eleştirel bir analiz yapmaktır. Osman Bahadır Dinçer. Medyanın yoğun ilgi gösterdiği ilk dönemdeki “sözel analizler” bir kenara bırakılırsa. 2010-2011. bunun Batı’ya özgü bir durum olmadığı yapılan bilimsel çalışmalarla da desteklenmiştir. States and Social Revolutions. Analist dergisi “Ortadoğu’da Kırılan Fay Hattı” isimli birinci. 4. bu çalışmanın amacı. Zira Türkiye’nin ekonomik ve sosyopolitik açıdan doğal bir uzantısı olmasına rağmen Ortadoğu bölgesi. şimdiye kadar bölgede sınırlı bir şekilde incelenen sosyal hareketlerin önümüzdeki dönemde daha titiz bir biçimde masaya yatırılacağına da işaret etmektedir. USAK Stratejik Gündem. s. Bu husustaki temel kaynaklardan biri için bkz. son dönemde bunun Batı’ya özgü bir durum olmadığı yapılan bilimsel çalışmalarla da desteklenmiştir. Bkz. Mülakatlarla Türk Dış Politikası.6 Dolayısıyla. 11 Konuya ilişkin detaylı dosya hazırlayan diğer dergi ise Analist dergisi oldu. 2009. “uzaktaki yakınlar” olarak kalmış. Ortadoğu uzmanı yetiştirme konusunda da olması gereken seviyenin çok uzağında kaldığı görülmüş oldu.10 Bölgeye dair yetersiz envantere sahip Türkiye’nin. sadece Batılı sosyal hareketlere ait bir keyfiyetmiş gibi anlatılagelse de. Dinçer ve Coşkun. Diğer taraftan Birikim dergisi de “Başkaldırı ve Değişim” başlığıyla hazırladığı bir sayıda konuyu teşrih masasına yatırdı. Theda Skocpol. 34. 10 Bahadır Dinçer. Life as Politics: How Ordinary People Change the Middle East. ülkemizde hep 6 Devrimler ve sosyal hareketler literatürünün önemli figürlerinden biri olan Skocpol’a göre de rejimlerin sert politikalar uygulama konusundaki tekelleri. Türk matbuatında da oldukça rağbet gören. 16 Şubat 2011. Ankara. USAK Yayınları. dosya konusu ve röportaj yayınlandı. Asef Bayat. Mehmet Yegin. “Çanlar Esed İçin Çalıyor…” isimli dördüncü ve “Çarklar Yeniden Dönmeli: Türkiye Ortadoğu’ya Model Olur mu?” isimli altıncı sayısında konuya ilişkin kapsamlı dosyalar hazırladı. sürecin kapsamlı muhasebesini yapan yayın sayısı oldukça azdı. “Arap Baharı” ve Suriye: Komplolar ve Propaganda Savaşları Giriş rektiğini” telkin ediyorlardı. Arap dünyasındaki sosyal hareketlenme. Ortadoğu’da halkın sokaklara dökülmesi. Şüphesiz bunların dışında da pek çok yayın organında.8 Bu süreçte. Sistem düzeyinde kendilerine fırsatlar sunulduğunda ve gerekli şartlar sağlandığında Arapların da diğer bütün rasyonel milletler gibi kolektif eylemler içine girebildikleri görülmüştür. köşe yazısı. ekonomik ve sosyal çevreyi iyileştirmek adına geçerli nedenlere sahip insanların mobilize olmasını mümkün kılan gerekli motivasyon sağlanmıştır. Ancak bu yazıların sistematik sayılabilecek bir çerçevede neden-sonuç ilişkileriyle bütüncül bir resim ortaya koyduğunu söyleyebilmek mümkün değildir. olayların patlak verdiği ilk günden itibaren Türkiye’nin bölge uzmanlığı konusundaki müktesebatının derinliği de dramatik biçimde zuhur etti. Stanford: Stanford University Press. Her ne kadar halkın mobilize olarak sonuç elde etmesi. sosyal hareketlerin oluşması için gereken birçok şartın bu bölgede de olgunlaştığını gösteriyor.ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU Analiz No: 18. siyaset bilimi literatüründe önemli bir sayfa açacak gibi duruyor. konunun uzmanlarını büyük bir boşluk ve yönsüzlük duygusuna hapsetti. Cambridge: Cambridge University Press. son dönemde yaşanan halk ayaklanmaları. dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi Türkiye’nin entelektüel birikiminin de olup-biteni layıkıyla muhasara etmeye müsait olmadığı ortaya çıktı. Diğer bir deyişle bu çalışmanın amacı. 7 8 3 .11 Bu kapsamda.7 Özellikle son bir yıldır yaşananlar. “Tarih Makas Değiştirirken…”. 9 Türk dış politikasının Ortadoğu’ya nasıl baktığını daha detaylı görebilmek için işin uzmanları ile yapılmış olan mülakatlar iyi bir fikir verebilir. olayları “ABD’nin planladığı ve Büyük Ortadoğu Projesi çerçevesinde uygulamaya koyduğu” tezini teşrih masasına yatırmak suretiyle bu tezin varsayımlarını ve doğurduğu normatif sonuçları tartışmaya açmaktır. Her şeyden önce içinde yaşadığı siyasi. s. “Yeni Ortadoğu’ya Yeni Nesil Uzmanlar”. 1979.

4 . sadece metodolojik bir kaygı değil. süreç ve sonuca giden yolda fikirsel/ epistemolojik çerçeveyi de belirleyecek ölçektedir. Bu nedenle. Sonuç olarak analizin iddiası şudur: Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da tarihin makas değiştirme- sine neden olabilecek çaptaki son olayların nasıl yorumlanması gerektiğine ilişkin entelektüel duruş. ardından bu argümanların dayandığı iki temel varsayım olan (1) ABD’nin bu operasyonları yapabilecek tek hegemon güç olduğu ve (2) bölgede isyan ateşini yakan kitlelerin “özne” değil. Bu kapsamda analizin ilk bölümünde olan-biteni “ABD’nin hegemonik projesi” olarak gören yaklaşımların argümanları ele alınacak. esasında “nesne” olduğu varsayımları eleştirel bir incelemeye tabi tutulacaktır. “Arap Baharı” ve Suriye: Komplolar ve Propaganda Savaşları Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da tarihin makas değiştirmesine neden olabilecek çaptaki son olayların nasıl yorumlanması gerektiğine ilişkin entelektüel duruş. reel politikteki sonuçları itibariyle ahlaki çağrışımları da olan hassas bir konudur.Giriş ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU Analiz No: 18. bu önemli dönüm noktasını “hegemonik bir proje” olarak yorumlayan tezlerin varsayımlarıyla birlikte detaylı bir eleştirel incelemeye tabi tutulması. süreç ve sonuca giden yolda fikirsel/epistemolojik çerçeveyi de belirleyecek ölçektedir.

Bu yaklaşım özü itibariyle yanlış olmamakla birlikte. kendi düşüncelerini meşrulaştırmak.14 12 Gerek sosyolojik gerçekleri gerekse stratejik önemleri farklı ülkeleri renk körlüğü içinde analiz etmek indirgemeci yaklaşımlara kapı açmaktadır. Örneğin Sinan Oğan. Diğer bir ifade ile bu yaklaşım. 15 Şubat 2011. meselenin sadece bir yönüne odaklanılmıştır.net/arsiv.” Oğan’a göre ABD. olayları ABD’nin kapsamlı bir projesi olarak yorumlamak gerektiğini öne sürüyordu. 13 Siyaset Meydanı. Ortadoğu ve Kuzey Afrika coğrafyasında meydana gelen olaylarda yukarıda işaret edilen keyfiyet açıkça ortaya çıktı. duruşlarına haklılık kazandırmak. Birçok analist olayların arkasında ABD’nin olduğunu. 24 Şubat 2011. Bu hataya düşmemek adına bölgedeki olayların temelinde yatan özgün dinamiklerin iyi analiz edilmesi gerekir. En temel dış dinamik de küresel hegemon olan ABD idi. Ortadoğu coğrafyasını alt üst eden kitlesel hareketleri. Zira olayları izah etmeye çalışırken. bölge gerçeklerini dikkate almamak demektir. http://www. Hal böyle olunca analiz yapanlar.org/tr/ a2329.html 5 . “Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında mezkûr coğrafyanın yeniden yapılandırıldığını” ve hatta bu süreçte “Ilımlı İslam modeli çerçevesinde ABD’nin yedeğinde bir ülke olarak Türkiye’nin de ön plana sürüldüğünü” iddia etti.ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU Analiz No: 18. hatta kitleleri belli yönlere kanalize etmek için “hakikat” denen prizmaya değişik boyutlarından yaklaşmayı tercih ederler. nedensellikler doğru kurulmadığında en iyi durumda ‘eksik’. program deşifreleri.12 Bu bakış açısına göre. “ABD’nin tasarladığı ve yönettiği” yönündeki argümanlar bir anda popülarite kazandı. Zira bu bakış açısıyla. Son dönemde.asp?id=126 14 Sinan Oğan. Arap coğrafyasında iç dinamikleri harekete geçiren dış güçler oldu. en kötü durumda ise tamamen ‘yanlış’ çıkarımlara varılmasına sebep olur. “Arap Baharı” ve Suriye: Komplolar ve Propaganda Savaşları 1 “Arap Baharı Hegemonik bir Projedir” Tezi: Kısa bir Literatür Taraması Sosyal bilimler aynı anda farklı hakikatlerin var olabildiği disiplinleri kapsar. http://turksam. “Arap Coğrafyasında Renkli Devrimler: Tunus ve Mısır Tamam. Yemen ve İran’da Ne Olur?” Türksam. STK devrimleri ile eski Sovyet bölgesinde edindiği tecrübeyle devrimleri Ortadoğu’da yaymaya çalışmaktadır.siyasetmeydani. 24 Şubat 2011 günü katıldığı Siyaset Meydanı programında şu ifadeleri kullandı: “ABD demokrasi projesi çerçevesinde eski Sovyet kuşağı ülkelerinde ve büyük Ortadoğu coğrafyasında yer alan ülkelerde büyük bir dönüşüm projesini hayata geçirmek istemektedir. Bu bağlamda Oğan “Türkiye’de uygulamaya konan ılımlı İslam modelinin de bugün Tunus’ta da […] Mısır’da da büyük bir planın parçası olarak model alınacağını” iddia ediyordu. fazlaca düşünmeden fikir beyan edebilmenin en kolay yolu budur.13 Oğan bir başka yazısında her ne kadar “bu devrimlerin ABD’nin tetikleyerek bir dönüşüm projesine çevirmesi Tunus ve Mısır halkının haklı demokrasi taleplerini ve gayretlerini batıl kılmaz” dese de aslan payını ABD’ye vererek.

Mahalli aslında ABD’nin bölgeyi yeniden şekillendirdiğini ifade ediyor. “Medyanın Rolü”. görmek istemiyor ya da görmesine izin verilmiyor. Almanya gibi dış politika çıkarları birbirinden oldukça farklılaşan ve bölgeye ilişkin yoğun bir rekabet içinde olan G-8 üyelerinin ortak kararıyla yedi yıl önce uygulamaya konulmuş.15 Benzer bir mantıkla bir başka yazısında Mahalli. ABD. 19 Mahir Kaynak.”17 Hatta bu argümanı desteklemek için iki hafta sonra yazdığı bir başka yazıda da şunları ifade ediyor Mahalli: “…8 Haziran 2004’te ABD’nin Sea Island kasabasında bir araya gelen G-8 liderleri Yemen. 11 Mayıs 2001. Grekler ve daha sonra emperyalist sömürgeci ülkeler Hıristiyanlığı Afrika’nın ortalarına Tunus ve Libya üzerinden yaymışlardı. Bu bağlamda. Bahreyn. Cezayir. 13 Şubat 2011. “Arap Baharı’nın hegemonik bir proje olduğu” yönündeki tezin meşruiyet dayanakları sorgulanacaktır. 6 . kurdukları nedenselliklerin tutarlı olup olmaması değil. “Arap Baharı” ve Suriye: Komplolar ve Propaganda Savaşları Komplo teorilerinin yarattığı mistik çekiciliği ve içerdiği “stratejik” çağrışımların neden olduğu cezbedici etkiyi de yedeğine almış olan “hegemonik proje” tezlerinin diğer izah denemelerine göre nispeten daha çok rağbet gördüğünü. 17 Hüsnü Mahalli.”18 Mahalli’ye göre. Akşam.1 ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU Analiz No: 18. Türkiye’yi de toplantıya davet etmiş ve bugün bölgemizde yaşanan gelişmelerin temelini atmıştı. Japonya. Bu ülkelerdeki rejim değişiklikleri onların stratejilerine uygunsa desteklenir. Bu tür argümanların dile getirildiği örneklerin sayısı arttırılabilir ancak son olarak bir de Mahir Kaynak’tan bir örnek vererek bu faslı kapatmak istiyoruz. 23 Nisan 2011. Akşam. bir noktada iç tutarlılığının da bulunduğunu teslim etmek gerekir. Afganistan’ın yanı sıra 15 Hüsnü Mahalli. Irak. Mahalli’ye göre. 30 Nisan 2011. Arap coğrafyasında gerçekleşen son ayaklanmalar. Yani değişikliklere yol açan dinamikler bu ülkenin içinde değil uluslararası plandadır”19 diyerek. “Demokrasi Bahane”. Star. dayandıkları varsayımlardır. bu varsayımlar detaylı incelemeye tabi tutularak. ardından “CIA” marifetiyle muhalefet grupları aktive edilmiştir. her şeyi planlı programlı yapan bir hegemonik güç ile karşı karşıyayız: “Devrim ya da ayaklanma yaşanan bölge ülkelerine bakıldığında bunu çok net olarak görebilirsiniz. ancak son tahlilde iç dinamikleri kim oldukları konusunda çok net olmadığını gördüğümüz uluslararası aktörlerin iradesine ram ettiğini ortaya koyuyor. Suriye muhalefetine yardım ediyor’ diyor ama bazıları hala bu ülkede demokrasi mücadelesinden söz ediyor ve orada oynanmaya çalışılan büyük oyunu görmüyor. Fransa. Ancak bu analizlerde ilk elde önemli olan nokta. 28 Mayıs 2011. Akşam. “Üçüncü Boyut”. Komplo teorilerinin yarattığı mistik çekiciliği ve içerdiği “stratejik” çağrışımların neden olduğu cezbedici etkiyi de yedeğine almış olan “hegemonik proje” tezlerinin diğer izah denemelerine göre nispeten daha çok rağbet gördüğünü. “İşler Zor”. “Türkiye Ne Yapıyor?”. Rusya. Akşam. nispeten daha dengeli. 16 Hüsnü Mahalli. bir noktada iç tutarlılığının da bulunduğunu teslim etmek gerekir. Mısır ise Süveyş kanalını kontrol etmektedir. Star gazetesinde yazdığı bir köşe yazısında. analizin bundan sonraki bölümünde. 18 Hüsnü Mahalli. Kaynak. “bir ülkede demokrasinin olması büyük güçler açısından bir hedef değildir. “ben başından beri… Suriye ve bölgedeki gelişmelere Batılıların coğrafyamıza yönelik yeni bir planı çerçevesi içinde bakıyorum”16 diyerek olan-biteni dış güçlerin büyük projesi çerçevesinde ele almak gerektiği konusunda net bir tutum takınıyor. Batı’nın petrol gereksiniminin % 60’ı buralardan geçmektedir. Hıristiyanlık ise Suriye’den tüm dünyaya yayılmıştır. Bu argümanlar iyi bir “hikâyeye” sahip olsa bile. Örneğin Bahreyn Hürmüz Boğazı’nı. Romalılar. Demokrasi adına verilen mücadelenin meşruiyetini yok sayan bir yaklaşımla. “Demokrasi Bahane” başlık yazısında Mahalli şöyle diyordu: Amerikan gazeteleri bile çıkıp ‘CIA. ancak içerdikleri açık ya da örtülü varsayımlar geçerli olduğu ölçüde dikkate alınması gereken perspektiflerdir. Özellikle Suriye ile ilgili kaleme aldığı yazılarında bölgede yaşananları büyük bir komplonun parçası olarak nitelendiren Hüsnü Mahalli de benzer şekilde her şeyin arkasında ABD’yi ve Batılı güçleri gören yazarlardan. Yemen Kızıl Deniz’in girişini. Ürdün.

7 .21 Ancak söz konusu çapta ayaklanmaları ortaya çıkarmak ve belirli bir siyasal proje çerçevesinde yönlendirebilmek için “en büyük güç” olmak yetmez. Bu varsayımlardan birincisi. diğeri ise Arap dünyasında olayların amil faktörü olan kitlelerin kendilerini özne olarak telakki etseler bile aslında nesne olduğudur. “Arap Baharı” ve Suriye: Komplolar ve Propaganda Savaşları 2 “Arap Baharı Hegemonik bir Projedir” Tezinin Varsayımları Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da ortaya çıkan sosyal hareketleri. Zira ABD.20 Amerikan üniversiteleri.” ABD’nin ekonomik. Halkları makro projeler çerçevesinde harekete geçirebilmek için kurumsallaşmış yapısal ve ilişkisel ağlarla bütün sistemi tek başına kontrol eden güç. Daha önceki dönemlerde. ABD’nin bu tarz kapsamlı operasyonlar yapabilecek “tek ve mutlak hegemon güç” olduğu. tam bir “hegemon” olmak gerekir. medyası ve diplomatik misyonları çok 20 Örneğin Ortadoğu’da 5. tam bir “hegemon” olmak gerekir. Filo bölgeyi sıkı sıkıya kontrol altında tutmaktadır. askeri yeteneğinin ve ekonomik gücünün yanında entelektüel ve moral üstünlüğe de sahip olması gerekir. yani kelimenin sözlük tanımıyla. dünyanın tek hegemon gücü ve olan biten her şeyi kontrol edebilecek “yegâne büyük aklıdır. 22 Gramsci’nin çizdiği teorik çerçeveden hareketle uluslararası ilişkiler analizi geliştiren kapsamlı bir yaklaşım Halkları makro projeler çerçevesinde harekete geçirebilmek için kurumsallaşmış yapısal ve ilişkisel ağlarla bütün sistemi tek başına kontrol eden güç. tüm okyanuslarda filosunu dolaştırabilen tek aktördür. üretilen bu bilgiyi siyasal amaçlara müstenit bir biçimde stratejik operasyonlara tahvil edebilmektedir. Amerikan halkı Çin ve Hindistan’ın toplam tüketiminin yaklaşık dört katı kadar tüketim yapmaktadır. “ABD’nin planladığı ve yönlendirdiği” tezini ileri sürenlerin dayandığı iki basit. Aşağıda bu iki varsayım üzerinde akıl yürütmelerde bulunulacak ve bu sayede “ABD’nin hegemonik projesi” tezlerinin dayandığı varsayım kümesi tartışmaya açılacaktır. hâlihazırda dünya ekonomik hâsılasının yüzde 25’ini tek başına üretmekte. Filo ve 6. Varsayım 1: ABD. Bu yaklaşıma göre hegemonik aktörün. ABD dünyanın en büyük askeri gücüne sahip olup. Latin Amerika’da yaşanan devrimlerde ve darbelerde Amerika’nın rolü de bilinmektedir. varsayım olduğu söylenebilir. Gramsci’ye göre hegemonya “rıza” ve “zor” boyutu olan iki-yüzlü bir kavramdır. ama çıkarımları çok kuvvetli. askeri ve entelektüel açıdan dünyanın en büyük gücü olduğuna şüphe yok. yani kelimenin sözlük tanımıyla. Yüksek operasyon kabiliyetine sahip olan ABD’nin siyasal hedefleri doğrultusunda iç karışıklıklar çıkarmak ya da sivil toplum unsurlarıyla rejim değişiklikleri yaratmak gibi yöntemleri sıklıkla kullandığı da vakidir.22 21 Renkli Devrimler bunun açık bir örneğidir.ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU Analiz No: 18. büyük bir organizasyon kapasitesiyle dünyanın her köşesine ait bilgi birikimini kısa zamanda üretebilmekte.

Kısacası Obama’ya rağmen ABD ve temsil ettiği değerler sistemi günümüzde Arap halkları açısından öykünülecek ve örnek alınacak bir “hikâye” sunmuyor.brookings. Strange. “finans”. “2010 Arab Public Opinion Poll: Results of Arab Opinion Survey Conducted June 29-July 20. Bush dönemindeki politikalarıyla “güç” boyutuna aşırı yüklenmiş ve uygulanan şiddet yanlısı saldırgan ve meşruiyetten uzak politikalar nedeniyle “moral üstünlüğünü” yitirmişti.2 ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU Analiz No: 18. “Amerikan Hegemonyasının Sonbaharı mı?”. Sayı 4. “enerji” ve “refah” alanlarında başat aktör olmanın gerekliliğini vurgulamıştır.edu/reports/2010/0805_arab_opinion_poll_telhami. 1989. Hatta “ABD sonrası dünyada istikrarın nasıl sağlanacağı”. 8 .26 ABD’nin bir 25 Shibley Telhami. günümüz dünyasında oldukça tartışmalı bir konu. Power and World Order: Social Forces in the Making of History. Robert W. Zira 2009 yılının Nisan/Mayıs döneminde yapılan araştırmada Obama’ya pozitif yaklaşanlar yüzde 45’lik bir oranı temsil ederken. www. 1987. daha öncekilerden farklı olarak. States and Markets. Hegemonyanın mahiyeti konusundaki diğer önemli kavramsallaştırmanın sahibi Susan Strange’e göre ise hegemonya “ilişkisel gücün” ötesinde “yapısal güç” unsurlarına sahip olmayı gerektirir. kapitalizmin kalpgahında yaşanan bir bunalıma işaret ediyor. Mustafa Kutlay ve Mehmet Yegin. buna mukabil Japonya ve Avrupa Ekonomik Topluluğu gibi yeni güç odakları yükselişe geçiyordu. Zira Gramsci’nin perspektifinden bakıldığında ABD. Analist. akabinde üçüncü dünya ülkelerinin “Yeni Uluslararası Ekonomik Düzen” sloganıyla ABD’ye kafa tutması. Ya da farklı bir açıdan olaya bakıldığında. hegemon olmak için sadece birincil yapısal gücün dahi yetmeyeceğini vurgulayarak “ticaret”. 13-15. “ulaşım”. Rana Foroohar. Siyasi iktisatçıların büyük çoğunluğu için ABD gerilemesi çok açıktı ve geleceğin nasıl şekilleneceğine dair bir karamsarlık hâkimdi. ss. ss. hızlı ekonomik büyüme ve diplomatik aktivizm sayesinde adeta küllerinden “yeniden doğmuştu”.24 Obama ile birlikte “rıza” boyutunu ön plana çıkarmak gibi bir stratejiye meyledilmişse de bu yönde ikna edici adımların atılabildiğini söyleiçin bkz. “güvenlik” ve “bilgi” alanları olarak tasnif etmiş. 22 Ağustos 2011. New York: Columbia University Press. ABD’nin olan biteni her şeyiyle kontrol edebilecek “tek hegemon güç ve büyük akıl” olup olmadığı. Bush dönemindeki politikalarıyla “güç” boyutuna aşırı yüklenmiş ve uygulanan şiddet yanlısı saldırgan ve meşruiyetten uzak politikalar nedeniyle “moral üstünlüğünü” yitirmişti. Bu konuda bir tartışma için bkz.23 Bu kavramsal çerçeveden bakıldığında. Buna göre ABD geriliyor. Petrol krizleri. 24 ABD hegemonyasına ilişkin ilk tartışmalar 1970’lerde yaşandı. Ayrıca bu rakamlar Arapların Amerika’nın Ortadoğu politikalarında hala samimi olmadığını düşündüğünün de bir ifadesidir. Hatta ABD. Strange’in perspektifinden bakıldığında ise. Konuya. ABD hegemonyasında sonbaharın yaşandığı bir döneme girildiğini çağrıştıran bir tablo ortaya çıkıyor. 1980’lerde. ABD sendelemiş ama düşmemişti. bu tezi daha da güçlendiriyordu. 2011. Shipley Telhami’nin düzenli olarak Arap dünyasında yaptığı kamuoyu araştırmaları bu durumu teyit eder niteliktedir. Zira Obama’nın başlangıçta yarattığı etkinin Arap dünyasında yerini zamanla hayal kırıklığına bıraktığı görülmüş durumda. “The End of Europe”. 1970’lerde ateşli akademik tartışmalara konu olmuştu. yapısal gücün birincil unsurlarını “üretim”. Production. Bretton Woods sisteminin çöküşü ve alternatif güç bloklarının ortaya çıkmaya başlaması. 2010 Haziran/Temmuz döneminde yapılan ankette bu olumlu yaklaşım yüzde 20’ye düşüyor. 2010”. ABD’nin hegemonik gücündeki gerilemenin açık işaretleriydi. London: Pinter Publishers. 21-25.25 Telhami’nin yaptığı son araştırmaların sonuçlarına göre Arap halkları açısından büyük umutlarla başa gelen Obama’nın giderek popülaritesini kaybettiği ve bu anlamda insanlarda artan bir umutsuzluğun oluşmaya başladığı söylenebilir. Obama’nın Ortadoğu’da her geçen gün silikleştiğinin bir göstergesidir.aspx 26 Avrupa’yı da saran çok boyutlu yapısal krizi ele alan çarpıcı bir analiz için bkz. Zira 2007’de ortaya çıkan ve kısa sürede Avrupa’yı da etkisi altına alan ekonomik kriz. Time. “Arap Baharı” ve Suriye: Komplolar ve Propaganda Savaşları ABD. Obama’ya rağmen ABD ve temsil ettiği değerler sistemi günümüzde Arap halkları açısından öykünülecek ve örnek alınacak bir “hikâye” sunmuyor. mek oldukça güç. Cox. kimi araştırmacılara göre. 23 Susan Strange. Ancak. 2009’da Obama yönetiminden ümitli olanların oranı yüzde 52 gibi yüksek bir oran iken bu oranın 2010’da ciddi bir düşüşle yüzde 16’ya gerilediği görülüyor ki bu. Petrol kriziyle birlikte yaşanan ekonomik bulanım.

32 İşte böylesi bir uluslararası konjonktür içerisinde Arap halklarının isyan ateşini yaktığını görüyoruz. Tam da bu noktada. “Economy as the ‘Practical Hand’ of ‘New Turkish Foreign Policy’: A Political Economy Explanation”. ss. Türkiye. En son Standart&Poor’s isimli kredi derecelendirme kuruluşunun dünyanın en büyük ekonomisinin kredi notunu düşürmesi.ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU Analiz No: 18. Brezilya gibi bölgesel aktörlerin uluslararası sistemde daha fazla manevra alanı bulabildiği ve alt-hegemonik projelerini uygulamaya koyabildikleri bir geçiş dönemine girilmiş oldu. Zira Fareed Zakaria’nın dediği gibi “son krizle Amerikalılar kendilerine. Insight Turkey. ABD’nin yapısal gücünün diğer unsurları açısından da bir “sonbahar” yaşadığı tezi kuvvet kazanıyor. “sistemin kontrol mekanizmalarının zayıflaması” gibi bir jeostratejik boşluk ortaya çıkardı. “9/11 Anniversary: From Empire to Decline”. kamu borcunun GSYİH’nin yüzde 100’üne yaklaşmasının. Sayı 8/9. uluslararası dengeleri etkileme ve kapsamlı sınır-dışı rejim müdahaleleri yapma konusunda Amerika’nın kapasitesi ve isteği eskiye nispetle daha zayıf durumda. Brezilya gibi bölgesel aktörlerin uluslararası sistemde daha fazla manevra alanı bulabildiği ve alt-hegemonik projelerini uygulamaya koyabildikleri bir geçiş dönemine girilmiş oldu. dolayısıyla varsayımlarını test etmeye ihtiyaç duymadan. 14. Sayı 1. 9 . 28 2000’li yılların ikinci yarısından itibaren. s. 1917’den bu yana hep en üst seviyede notlanan bir ekonominin içine düştüğü zor durumu yansıtması bağlamında sembolik bir etki oluşturdu. 30 ABD’nin Libya konusunda takındığı tavır bu duruma bir örnek teşkil ediyor.29 Böyle bir ortamda. Irak işgalinin büyük maliyetler doğurması ve Afganistan müdahalesinin başarısızlıkla sonuçlanmış olması gibi nedenlerle. Time. ABD’nin büyük oranda sarsılmasına ve içe kapanmasına neden olduğu görülüyor. geleceğe yönelik tahminlerde. işsizlik rakamlarının ABD için çok ciddi bir seviye olan yüzde 10 barajına ulaşmış olmasının. “hegemonyasız hâkimiyet” dönemine girmiş bulunuyor. Hatta Arrighi gibi siyasal iktisatçılara göre dünya sisteminde. doğrudan “test edilmemiş bir varsayım” üzerine analize giriştikleri görülüyor. dek” konumuna gerilediği. 2011. Tekrar etmek gerekir ki son olaylarda işin arka29 Giovanni Arrighi. “ABD’nin hegemonik projesi” şeklinde açıklamaya çalışanların. yukarıdaki jeopolitik denklemi dikkate almadan. 67-89. ABD hegemonyasının gerilediği bir dönemde tüm Arap coğrafyasını yeniden dizayn edebilecek kapasiteye sahip olup olmadığını tartışmaya açanları. Üstelik aynı yaklaşımların. London: Verso. Cilt 67. Mustafa Kutlay.30 Zira ABD’nin içine kapanma eğilimine girmesi. Adam Smith in Beijing: Lineages of the Twenty-First Century.”27 Benzer şekilde. Çin. Ancak son dönem olaylarını. ABD ekonomisinin Çin ile nasıl rekabet edeceği asıl tartışma konusu haline gelmiş durumda. 2025’te ABD ile eşit ekonomik büyüklüğe ulaşacak. 32 Michael Cox. ABD’nin en büyük rakibi konumunda: Mevcut eğilimin radikal değişikliklere uğramadan devam etmesi halinde Çin. 2050 yılında ise ABD’nin iki katı büyüklüğe erişecek.28 Dolayısıyla son on yılda. “The Debt Deal’s Failure”. dünyaya ve piyasalara politik sistemlerinin tıkandığını ve mantıklı bir kamu politikası tasarlama ve uygulama yeteneğinden mahrum olduklarını göstermiş oldu. ABD hala en büyük güç olsa da hegemonya açısından “topal ör27 Fareed Zakaria. Küresel krizden daha da güçlenerek çıkan “uyuyan dev”. Cilt 13. Son ekonomik kriz ve borçlanma tavanının arttırılması tartışmaları da gösteriyor ki maddi kaybın ötesinde. “Arap Baharı” ve Suriye: Komplolar ve Propaganda Savaşları 2 türlü gereken ekonomik toparlanmayı sağlayamamasının. “Çin rüzgârı”.31 Diğer taraftan Çin. Türkiye. kendi varsayımlarıyla yüzleşmekten kaçındıkları görülüyor. Rusya. kadim tartışmanın üstündeki şalı yeniden kaldırdı. “stratejik oyunu anlayamayan ve büyük resmi göremeyenler” kategorisine dâhil ederek. Amerikan hegemonyasının düşüşe geçtiğine dair tartışmalar giderek daha fazla ön plana çıktı. “Leading from behind” (arkadan liderlik) gibi muğlâk kavramlarla zevahiri kurtarmaya çalışan bir ABD profilinin ağırlık kazandığını belirtmek mümkün. 2007. Rusya. 2011. Ağustos 2011. 15 Ağustos. 31 Türk dış politikasının bu tarz bir perspektiften analizi için bkz. ABD hegemonyasının bilişsel temelleri açısından derin bir prestij kaybı oluşmuş durumda. The World Today.

ABD Mısır’da Mübarek sonrası dönemi kendi çıkarları çerçevesinde şekillendirmek istemekte. Ortadoğu’da yaşanan tüm günahların yegâne sahibi ve sorumlusudur. ortada halen daha test edilmeyi bekleyen oldukça büyük bir varsayım bulunmaktadır: Çokkutupluluğa doğru evrilen uluslararası sistemde ABD. Bu anlamda Mısır örneğinde. çok tehlikeli planları kusursuz bir şekilde uygulayan mükemmel Batı. USAK Analiz No. Çünkü özne olmak “öngörülememek”. Varsayım 2: Çevre ülkelerin halkları herhangi bir irade ortaya koyabilen özneler değil. Mısır’da Tahrir Meydanı’nı dolduran yüz binler.34 Zaten küresel aktör olmanın en doğal gereği de budur. “Ortadoğu coğrafyasında ne zaman bir hareketlilik olsa dış güçler yani Batılılar hemen her şeyin mutlak planlayıcısı olarak karşımıza çıkarılır. ortaya çıkan her önemli olayı yakından takip etmekte. Ortadoğu’da yaşanan tüm günahların yegâne sahibi ve sorumlusudur. Ortadoğu coğrafyasında ne zaman bir hareketlilik olsa dış güçler yani Batılılar hemen her şeyin mutlak planlayıcısı olarak karşımıza çıkarılır. ilerleyen aşamalarda sürece dâhil olmak. Bu durum Ortadoğu halklarının adeta narkoz yemiş ruh haliyle edilgen bir rol üstlenmesine yol açar. Şubat 2011. normatif açıdan ise nesne konumuna indirgenen halklara karşı ağır bir ithamdır. “Ortadoğu’nun Dayanılmaz Komplo Hastalığı”. süreçte rol alan aktörlerin bir inisiyatif almasını beklememek -ya da “varsaymamak”gerekir. sürecin içinde yönlendirilen nesnelerdir. Libya’da çıkarlarına tehdit oluşturduğunu düşün34 Bahadır Dinçer. hatta olayların bidayetinde değilse bile. 26 Mart 2011. bu çalışmada süreç boyunca ABD’nin hiçbir dahli olmadığı gibi bir argüman ileri sürülmemektedir. sonunu “görünmez elin” yazdığı bir senaryonun sadık aktörleri olmaktadır. Bu noktada altı çizilerek belirtilmelidir ki.2 ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU Analiz No: 18. “öngörülememek” de sonucun planlanandan farklı bir noktaya gitmesi ihtimali demektir. onu destekleyen yukarıdaki iki varsayım dikkate alınmadıkça sağlanamaz.” Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da olan biten her şey “büyük bir aklın” ürünü ise ve hikayenin sonu en başından belirlenmişse. Ancak bu tutarlılık. USAK Stratejik Gündem.33 33 İhsan Bal. “Ortadoğu’da ABD: Jonglörün Elinden Düşen Toplar”.35 Aynı şekilde. 2. “engelleyemese bile yönlendirmek” istemektedir. çok tehlikeli planları kusursuz bir şekilde uygulayan mükemmel Batı. Bu durum Ortadoğu halklarının adeta narkoz yemiş ruh haliyle edilgen bir rol üstlenmesine yol açar. 10 . Son olayların izahını bu perspektiften yapanların. bu operasyonları yapabilecek çapta bir hegemonik güç müdür? Bu varsayımın test edilmesi ile ortaya çıkacak sonuç. “Arap Baharı” ve Suriye: Komplolar ve Propaganda Savaşları Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da olan biten her şey “büyük bir aklın” ürünü ise ve hikayenin sonu en başından belirlenmişse. ülkedeki kilit aktörlerle dirsek teması içinde bulunmaktadır. Analizin başında da değinildiği gibi “ABD’nin hegemonik projesi” tezinin kendi iç tutarlılığı olabilir. sında temel yönlendirici olarak ABD’nin olduğunu düşünenler açısından. 35 ABD bugüne kadar ittifak ilişkilerini kişiler üzerinden değil.gerekir. olan bitenden etkilenen diğer bölge halkları. Bu kapsamda. hele de bunun bölge entelektüelleri tarafından yapılıyor olması oldukça garip bir mahiyet arz ediyor. Bugüne kadar bu bölge insanını birer nesne olarak tasvir eden sanki Oryantalist mantık değilmiş gibi davranılması. her türlü askeri müdahaleye rağmen mücadeleye devam eden Suriyeliler. Şüphesiz dünyanın en büyük askeri-sınaî-politik kompleksi olan ABD. Bu kapsamda yukarıdaki tez çerçevesinde Tunus’ta kendini yakan genç. “ABD’nin hegemonik projesi” tezini ortaya atanların ima ettiği ikinci varsayım açısından da belirleyici olacaktır. tarih boyunca birçok medeniyet kurmuş bu insanları bugüne kadar pasifize eden elitist yaklaşımların bilerek ya da bilmeyerek desteklenmesi. Bu görüş sahiplerine göre. Bu varsayımın yarattığı ruh halini İhsan Bal şu şekilde özetliyor. söz konusu varsayımlardan işe başlamamaları metodolojik açıdan ciddi bir eksik. Bu görüş sahiplerine göre. süreçte rol alan aktörlerin bir inisiyatif almasını beklememek -ya da “varsaymamak”. kurumlar üzerinden şekillendirme yolunu seçmiştir. “Olup bitenler Batı’nın oyunudur” tezini dillendirenlerin aslında bugüne kadar eleştirdikleri Oryantalist yaklaşımları yeniden ürettiklerini fark edemiyor olmaları kendi içinde ilginç bir çelişki teşkil ediyor. ordu ile kurulan yakın ilişkiler devam etmektedir ve bu sayede ABD Mısır’da halen en etkili dış aktördür.

Ancak bütün bunlar.ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU Analiz No: 18. 11 . Ancak bütün bunlar. sürecin içinde hem de merkezinde yer alan küresel bir aktördür. Şüphesiz ABD. Haddizatında bu iki nokta ayrı tartışmaların konusudur ve birbiriyle nedensellik ilişkisi içinde dahi değildir. “Arap Baharı” ve Suriye: Komplolar ve Propaganda Savaşları 2 düğü Kaddafi’ye karşı askeri operasyon düzenlemekte beis görmemekte. nedensellik açısın- dan. Suriye’ye karşı ise bambaşka çıkar hesapları çerçevesinde farklı bir politika izleyebilmektedir. ABD’nin “Arap Baharı”nın mimarı olduğu tezini ve kitlelerin nesneleştirilerek analiz edilmesini gerektirmez. sürecin içinde hem de merkezinde yer alan küresel bir aktördür. nedensellik açısından. ABD’nin “Arap Baharı”nın mimarı olduğu tezini ve kitlelerin nesneleştirilerek analiz edilmesini gerektirmez. ABD.

bu hassasiyet gösterilmezse ne olur? Bu tür analizler dikkatle ele alınmadığı ve bir çırpıda benimsendiği durumlarda.37 Bu durumda bile ayrıca işletilen kurallar bulunmaktadır. Yukarıda izah edildiği üzere komplonun üzerine bina edildiği “varsayımlar” net olarak ortaya konmalı ve test edilmelidir.36 başvurulan bir izah tarzıdır. 2009. bu halkların pasifleştirilmesi ve nesneleştirilmesi yönünde yanlış bir algı inşa edebilir. Kural olarak komplo. belki de hiç fark etmeden. Ankara: Asil Yayın Dağıtım. anlamlı bir sonuca ulaşılamadığı durumlarda. Yeterince test edilmeden öne sürülen varsayımlar üzerine bina edilen “ABD’nin hegemonik projesi” tezi. “ABD’nin hegemonik projesi” tezi de diğer tezler gibi üzerinde düşünülmeyi hak etmektedir. Ancak kural olarak komplo. Sosyal hareketler için gerekli olan şartlar sağlandığında bu coğrafya insanının da neticeye ulaşabilmesi mümkündür. her türlü nedensel ilişkiler analiz edildikten ve izah tarzları geliştirildikten sonra. Kuram. komplo teorileri üzerine bina edilmiş hacimli bir literatür de bulunmaktadır. Gerçekte öyle olmasa da. Bu süreçte de yorumcu bilerek ya da bilmeyerek hegemonyanın yeniden kendisini inşa etmesi sürecinde araçsallaşmış olabilir. her şeyin mutlak bir güç tarafından kontrol edildiğini ileri süren -çoğu kez de dinleyeni cezbeden. Ancak ABD’nin. Tam tersine. Peki. 36 Hâlbuki Ortadoğu’da hâlihazırda yaşanan alt üst oluşların iç dinamiklerini açıklayan hacimli bir siyaset bilimi ve sosyoloji literatürü bulunmaktadır. Ersel Aydınlı ve Haluk Özdemir. esasında olduğundan kuvvetli bir “merkez” fikrini “çevrede” işleyerek. mevcut literatürü de görmezden gelmek demektir. ABD hegemonyasının. “merkezin hegemonyasının çevrede yeniden üretildiği” bir operasyona dönüşme riskini taşımaktadır. “Bir Kuram Sorunu: Türk Uluslararası İlişkilerinde Komplocu Açıklama Eğilimi ve Kuramsallaşmaya Etkisi”. bizzat analizin sahibini nesneleştiren. Üstelik hegemonik güç açısından maliyetsiz bir şekilde… Bu durum aynı zamanda entelektüel gelişime de ciddi anlamda zarar veren bir geri kalmışlık emaresidir. Sonuç olarak belirtmek gerekir ki. çevrede yeniden üretilmesi sonucunu doğurabilir. Zira sosyal hareketlerin örgütlenme stratejileri. her türlü nedensel ilişkiler analiz edildikten ve izah tarzları geliştirildikten sonra. anlamlı bir sonuca ulaşılamadığı durumlarda. Kaldı ki Bretton Woods sistemini inşa eden de bizatihi tek hegemonik güç olan ABD’dir. Keohane’nin ifadesiyle “sözlük anlamıyla 12 . içinde Erol Kurubaş. İşte bu noktada yorumcu.izahlar. devlet kurumunun sonuca ulaşmayı zorlaştıran ya da kolaylaştıran yapısı ve kültürel değerler bağlamında insanların değişime inanması gibi faktörler analiz edilmeden komplolara başvurmak. başvurulan bir izah tarzıdır. aslında reel temeli olmasa bile. “Arap Baharı” ve Suriye: Komplolar ve Propaganda Savaşları Öznesini Nesneleştiren Analiz Uluslararası ilişkilerde komplonun olmadığını kimse iddia edemez. Yöntem. kendi yaptığı analiz neticesinde bir “nesneye” dönüşecektir. Komplo: Türk Uluslararası İlişkiler Disiplininde Vizyon Arayışları.Sonuç ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU Analiz No: 18. 37 Erol Kurubaş. dönem dönem oluşan sistemik yapısal fırsatlar. Bu bağlamda son yaşanan olaylarda ortaya çıkan risk de bu olmuştur.

Gerçekte öyle olmasa da. bu halkların pasifleştirilmesi ve nesneleştirilmesi yönünde yanlış bir algı inşa edebilir. giriştikleri entelektüel işin metodolojik ve normatif sonuçlarını bir kere daha düşünmelidirler. Sokaklarda canlarını ortaya koyanların tamamen nesneleştirilmelerinin yarattığı vicdani muhasebe gereği ise akademik analizin dışında olmakla birlikte işin nirengi noktasını oluşturmaktadır. Zira metodolojik açıdan yanlış kabul üzerine temel- siz bir analiz geliştirme ihtimalleri olabilir. her şeyin mutlak bir güç tarafından kontrol edildiğini ileri süren -çoğu kez de dinleyeni cezbeden. “Arap Baharı” ve Suriye: Komplolar ve Propaganda Savaşları Sonuç bir hegemon olduğu” dönemlerin üzerinden uzun yıllar geçmiş. 13 . Normatif açıdan ise “merkez”in hegemonyasını “çevre”de yeniden üretmek gibi ahlaki bir ikilemle karşı karşıya kalabilirler. Böylesi bir durumda. literatür Amerikasonrası yeni dünya düzenini çoktandır tartışmaya başlamıştır. yukarıdaki izahı varsayımlarını sorgulamadan sahiplenenler. esasında olduğundan kuvvetli bir “merkez” fikrini “çevrede” işleyerek.ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU Analiz No: 18.izahlar.

dünyanın diğer ülkelerinden de gelmektedirler. toplumsal bilimler ve güvenlik alanlarında faaliyet gösteren bağımsız bir düşünce kuruluşudur (think-tank). Kendisine bağlı 7 araştırma merkezi aracılığıyla çalışmalarını yürütür. USAK Türkiye için dünyalı. Bunlara ek olarak anlaşmalı. USAK doğru bilginin. USAK’ın en temel ilkesi şudur: ‘ Bilgi doğru kullanıldığı sürece güçtür’. bireysel talepleri de karşılamaya çalışır. alanında uzman. Katılımcılar sadece Türkiye’den değil. ihtiyaç duyduğu anda istediği nitelik ve nicelikte bilgiyi sunmaya çalışır. Staj ve eğitim programları çerçevesinde her dönemde eğitim vermektedir. kavramların doğru tanımlanmasına büyük önem verir. Özellikle Türkiye’nin son yıllarda yaşadığı sorunlarda kavram karmaşasının rolü büyüktür. araştırmacı ve yazar ile çalışmaklarını zenginleştirmektedir. ekonomi. Günümüzde anlaşmazlıkların önemli bir kısmının kavram karmaşasından doğduğunu düşünen USAK. yarı-zamanlı ve gönüllü çalışanlar da zaman zaman USAK çalışmalarına katkıda bulunmaktadır. doğru ve yeterli bilgi ihtiyacını karşılamayı amaçlar.ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU (USAK) USAK. USAK’ın yerine getirmeye çalıştığı önemli amaçlarından biri Türkiye’nin ve dünyanın ihtiyaç duyduğu bilgileri toplamak ve bilgi yığınları içinden gerekli seçkiyi yapmaktır. Merkez’de 34 tam zamanlı akademisyen. Aynı çerçevede bilgilerin değerlendirilmesi ve analiz edilmesi de USAK’ın amaç ve görevleri arasındadır. dünya için Türkiyeli kavramları sunmaktadır. Öncelikli olarak kamuoyunun tarafsız. . firmaların ve medya kuruluşlarının taleplerinin yanı sıra. USAK bir tür ‘şemsiye örgüt’ yapılanması modelini izlemektedir. Bu amaç çerçevesinde özel ve kamu kuruluşlarının. Gerekli nitelikli personelin yetiştirilmesi ve eğitim hizmetlerinin verilmesi. Alan çalışmalarına ek olarak USAK kuramsal ve kavramsal alanda da kendisine görevler düştüğünün bilincindedir. daha iyi bir eğitimin ve daha iyi bir iletişimin Türkiye ve insanlığın daha mutlu ve refah içinde yaşamasına katkıda bulunacağına inanır. ulusal ve uluslararası siyaset. İhtiyaç sahibine. hukuk. uzman ve araştırmacı ile 7 teknik personeli bulunan USAK ayrıca Türkiye ve dünya çapında 100’ün üzerinde akademisyen. uzmanlar ve uygulayıcılar arasındaki iletişim eksikliğinin giderilmesi USAK’ın amaçları arasındadır. 2004 yılında kurulan USAK merkez binası Ankara Mebusevleri’ndedir.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful