Bilmece Bildirmece: Ne ola bu yerel yönetim?

1 Bir arada yaşayan insanlar, bu birliktelikten doğan ihtiyaçlarını karşılama adına ortak hareket ederler. Tarihsel olarak şehir, kasaba ve köylerde oturan insanlar, bu müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kendi kendilerine örgütlenmiş, çeşitli teşkilatlar, kurulllar kurmuşlardır2. Bu noktada belirtmek gerekir ki merkezi idare hali hazırda var olanı tanımış ve hizmetlerin yürütülmesine müsade etmiştir. Yerel yönetimlere adem-i merkeziyet de denmekle beraber anayasada "mahalli idareler" terimi kullanılmaktadır. Anayasal tanımı ise şu şekildedir: il, belediye veya köy gibi belli yerlerde oturanların, mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere, merkezi idarenin dışında, devletten ayrı tüzel kişilikleri bulunan , belli öerkliğe sahip olan, karar organları seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzel kişileridir. Yerel yönetimler demokrasilerin bir sonucu olarak ortaya çıkmış değillerdir. Tam tersine, demokrasiler yerel yönetim deneyimlerinin sonucu olarak ortaya çıkmıştır.3 XIII. Yüzyılın sonlarına doğru hukuki kişilik kazanan yerel yönetimler varlıksal anlamda devlet ile birlikte ortaya çıkmıştır. Bugünki niteliklerine sahip olmsada varlıklarını antik sitelere kadar götürmek mümkündür nihayetinde kent-devletler idari özelliğe sahip birimlere bölünmüştü. Türkiye'de geçmişi çok eskilere gitmeyen yerel yönetimler Tanzimat döneminde ve 1854’ten sonra kurulmuştur. Hukuki niteliklere sahip yerel yönetimlerin kuruluşu ise Cumhuriyet döneminde gerçekleştirilmiştir. 4 1850’li yıllara kadar Osmanlı devletinde bir belediye örgütlenmesi yoktu bu hizmetler vakıflar aracılığıyla görülüyordu, halktan vergi toplanmaması, devletin bu işler için para harcamaması ve hizmetlerin halka parasız olarak sunulması olumlu yanlar olarak sayılabilir. Yani halk demokrasi için para ödemiyordu. Geleneksel sistem devam ettiği sürece bu durum sorun olmamıştı. Ne zaman ki Osmanlı hammede ve pazar kaynağı haline geldi geleneksel ekonomi çöktü, atalara iktibas yolu göründü. Tarihçiler, Osmanlı yönetiminin de bütün geleneksel imparatorluklar gibi mahalli demokrasiye yabancı olduğunu belirtmektedirler. 19. Yüzyıla kadar klasik Osmanlı yönetimi taşrada ahalinin yönetime katılmasını, demokrat ve özgürlükçü bir yerel yönetimi aklına bile getirmemiştir.5 1840 yılında uygulamaya konulan tanzimatın öngördüğü yerel meclis sisteminde temsili boyut çok dardır ve orta sınıf temsilcileri meclislerden uzaklaştırılmışlardır.
1 Bu çalışma bilimsel bir ürrtim olmaktan çok öz bir bilgilendirme saiki ile hazırlanmışsa da referanslara dikkat edilmiş olup, Mehmet Ali Kahraman’ın makalesi esas alınmıştır. Nihayetinde üretimlerin amacının kollektif muvaffakiyet olduğu düşünülerek ozanvari kolaj bir çalışma hazırlanmıştır. 2 Kemal Gözler, İdare Hukukuna Giriş 3 ÖZERK YEREL YÖNETİMLER VE TÜRKİYE Av. Mehmet Ali KAHRAMAN 4 http://www.ibb.gov.tr/tr-TR/BilgiHizmetleri/YerelYonetimler 5 İlber Ortaylı Tanzimattan Cumhuriyete Yerel Yönetim Geleneği Hil Yayınları 1985 s.15

vilayetlerin mahalli işlerde manevi şahsiyeti ve muhtariyeti olduğunu. merkezi yetkileri elinde tutan kişilerin çoğulcu demokrasiye inanmamalarıdır. s. Yerel yönetimler kentleşme sürecinin aşırı derecede hızlanmasıyla önem kazanmıştır.k. Öyle ki 61anayasasında bir değişiklik gerekli görülmemişken 82 anayasasında daha açık düzenlemeler yapılmış ve genelde olumlu değişikiliklere gidilmiştir.21 8 Güler a. eğitimden sağlığa. Türkiye'de seçim. işlek ve güçlü bir yerel yönetim sistemi oluşmasını kolaylaştırmıştır. kaza. Bu düzenlemeyle yerel yönetimlere tarihsel. hakimiyeti ele geçirme aracı olarak görülmektedir. Fakat bir sorun vardır. Ülkede bir de yerel nitelikte kuruluşlar vardır ve bu kuruluşların organlarına.g. büyük toprak sahipleri ve seçimle gelen büyük mülk sahipleri eliyle sürdürülmüştür. sosyal gelişmelerin ve geleneğin ötesinde bir rol ve yetki yüklenerek önemli bir statü öngörmüştür.7 Osmanlı imparatorluğunun devlet geleneği 1840’ lı yıllardan başlayarak tutarlı.g. Seçimle başa gelenler. Yerel topluluklar tarafından seçilmiş kişilere güvenmek kimsenin aklına gelmez.10 Cumhuriyetin ilk yıllarında her konuda olduğu gibi bu konuda da önemli adımlar atılmış fakat toplumsal olarak bir önem arz etmemiştir. kendilerini ülkenin sahibi olarak görürler. vilayet temyiz divanlarında.k. idare meclislerinde. bu tarihten sonra muhassilik meclislerinde. s. Demokrasi eğer doğrudan değilse pek fazla bir anlam taşımaz. farklı düşüncede kişiler de seçilebilirler. kültürel. s. Ülkemizde yerel yönetim ve demokrasinin tarihimizdeki en önemli gelişmesi 1921 anayasası olup. daha sonra vilayet.25 10 Ortaylı a. memleket meclislerinde. 91877 yılında vilayetler belediye kanunu çıkmış ve belediyeye tüzel kişilik kazandırılmıştır. Türkiye'deki sorun. demokrasinin gereği olarak değil. ziraat komisyonlarında mal sandıklarında ve belediye meclislerinde yerel temsilciler bulundurmaya başlamışlardır.74 7 Ortaylı a. bu anayasanın 11-14.k.207-208 . 2000.k. vilayet halkının seçeceği vilayet şuralarının. O zaman bu kuruluşların yetkilerini kısıtlamak ve olabildiğince bunları kontrol altında tutmak gerekecektir. 6 Ayman Güler Yerel Yönetimler. s. eşraf. TODAİE Ankara.82 9 Ortaylı a. Maddeleri.g. 6Şu halde 1840’ larda Osmanlı toplumunda modern anlamdaki yerel yönetim çekirdeği oluşmaya başlamış olup. s. Bu nedenle öncelikle merkezi yetkileri elinde tutanların çoğulcu demokrasiye inanmaları gerekecektir.Ulema ve seçkinlerin geleneksel liderliği. tarımdan bayındırlığa değin bir dizi hizmeti göreceğini belirtmekteydi. Yoğun göç belediye hizmetlerindeki yetersizliği su yüzüne çıkarmıştır. liva.8 Daha sonra 19 Mart 1887’ de İlk Osmanlı Meclis-i Mebusan’ı toplandığında İmparatorluğun dört bir yanından gelen mebuslar büyük çoğunlukla Vilayet idare meclislerinin seçimle gelen üyeleri arasından Valilerce veya meclis üyelerinin ortak kararıyla tayin edilen kimselerden oluşmuştur.

11 Nihayetinde bu sistem iktibas edilmiştir lakin ödünçlüğün de bir süresi mevcuttur. 11 ÖZERK YEREL YÖNETİMLER VE TÜRKİYE Av. halen yürürlükteki "İdare-i Umumiye-i Vilayet Kanunu Muvakkatı"nın öngördüğü meclis ve encümen gibi seçilmiş organlara tanınan yetkilerle olmaz.Öyle olduğuna göre de toplumun gereksinimlerini gözlemleyip onun tatminine yönelik etkinlikler kurup işletmek yerel yürütmenin görev ve yetki alanı içinde olmalıdır ve bu hiçbir zaman 1930 tarihli Belediye Kanunu ile ondan daha da eski 13 Mart 1929 ya da 17 Rebiülahır 1331 yani 1913 doğumlu olup adı 1987'de "İl Özel İdaresi Kanunu" olarak değiştirilen. Mehmet Ali KAHRAMAN .

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful