You are on page 1of 566

VI

DAVRANII
in s a n

PS KOLOJNN TEMEL K A V R A M L A R I

DOAN CCELOGLU

R e MZ KTABEY

s.'*

Byk Fikir Kitaplar Dizisi: 96


n s a n

v e d a v r a n i i

/ Doan Ccelolu

lSBN-13: 978-975-14-0250-9
lSBN-10: 975-14-0250-6
BlRNC BASIM:

Austos, 1991
Eyll, 2006

ON BElNCI BASIM:

Kitabn bu basm 3000 adet olarak yaplmiftr.


Remzi Kitabevi A.., Akmcrkez, E 3- 14, Eter 34337. stanbul
Tel (212) 282 2080 Faks (212) 282 2090
"mvvr.remzi.com.tr post@remzi.com.tr
Remzi Kitabevi A.. tesislerinde baslmtr.

Bu kitab lise edebiyat retmenim


Cahit Okurer'in
aziz hatrasna sunuyorum.

SUNU

G R
Mson u Dauranu psikoloji biliminin temel kavrmlanri Trk toplumu
ve.kltrne mal edebilmek in yazlmtr," Madum grhil bu cmle
uzun yllar devam etmi olan karmak ve gl uralan kapsahaktadr.
Trk toplumu din merkezli geleneksel kltrden, bilimsel dnce mer
kezli ada demokratik Bat uygarlna geii yayor. Devlet dzeni (idare,
yasalarm yapm ve uygulanmas, eitim, ordu) ada Bat uygarlnn anla
y ve deerlerini temel ald halde, toplum yaam (ocuk terbiyesi, aile ii
ilikiler, komuluk ilikileri, ahlak anlay] geleneksel kltr temel alr.
1989 Aralk aynda MEF dercanesinin Ana-Baba Okulu"na konuucu
olarak davet edilmitim. Toplantya katlan birok ana-baba. lise andaki
ocuklarnn kendilerini nemsememelerinden, onlara bo vermelerinden ya
knd. Ba rtl bir anne, olunun kendisine. "Bam byle rttn sre
ce senin szn kimse nemsemez: sana sayg duymam nasl isteyebilir
sin?!" dediini ve bu duruma ok zldn ifade etti. Grdm
kadaryla, ena-babalann evde retmek istedii yaam dzeni ile. okullarda
retilen yaam felsefesi birbirinden farklyd; farkl dnya anlaylann ve
farkl deerleri ifade etmekteydi. Ana-babalann geleneksel kltr deerlerine
gre yaamlarm dzenlemeleri, ocuklan tarafndan tepki ve alayia karla
nyordu.
Modem Trkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatrk'tr.
Atatrk, Trkiye Cumhuriyeti Devletinin bamsz ve gl bir devlet olarak
yaayabilmesi iin. Bat uygarlna geii zorunlu grmtr. Onun nderli
inde Trk devletinin btn kurulular yeniden dzenlenmitir. Ne var k,
Trk insann deitirmek ve geleneksel kltrden ada uygarln kltr
ne yneltmek, devletin yapsn yeniden dzenlemekten daha da zor ve kar
mak bir iti.
Geleneksel kltrn anlay ve deerleriyle, ada uygarlm anlay ve
deerleri arasndaki eliki ve atma, gnmz Trk insannm en belirgin
ve baskn psikolojik zelliini oluturur. nsan deitirebilmek iin nce in
san anlamak gerekir. nsan anlamak psikoloji biliminin grevidir. ok kar
mak tarih ve kltr koullan inde olumu Trk toplumu ve onun insan.
Bat kltr iinde gelimi bir psikoloji bilimi inde kavranamaz. Ne var ki,
henz elimizde tam anlamyla gelimi bir Trk psikoloji bilimi de yoktur;
bir noktadan e balamak gerekiyor; bu kitap byle bir balang noktas ol
may amalyor.

NSAN VE DAVRANII

nceleri ki niversitenin felsefe blmlerinde okutulan psikoloji, so3rut


ve kuramsal bir bilgi olarak ele alnmakta, Trkiyenin koullan iinde uygu
lamal ynleri zerinde durulmamaktayd. Bugn uygulama3ra dnk psiko
loji canlanmakta ve uygulayclar eitim, endstri, salk alanlannda rabet
grmektedir. Psikoloji konulanna artan ilginin hz ve kapsamn, Baltalann
Stres adl kitabmm ikinci basksmn (1986) sunuunda bulabiliriz:
Zuhal Balla 1973'te tlgilendtgi konuyu somnlaru stres* ceuobm uercUinde, ounluu niversite evresinden olan soru sahipleri kendisine
ikinci bir soru daha yneltiyoriardv Stres nedir?
Aradan geen 14 yl iinde artk hi kimse stres nedir? diye sormu
yor, Bugn artk ou doru olmasa da, herkesin kafasnda bir stres kavrarm uor. Ancak bugn yeni bir soru ile kar karyayz: Stresle baaalahir mi? Nasl?*
Prova basks EylVde yaplan Stres ve Baakma Yollan, 26 Ekimde
3250 adet baslarak piyasaya kt ve tam iki ay sonra da tkendL Kitabm
grd bu ilgi kendi alarunda nemli bir boluu doldurduunun ak ia
retiydi"
Uygulamal alann yan sra, aratrma3ra dayal kuramsal psikoloji de
Trk toplumunu ve insann anlamak in gereklidir. nsan, Aile, Kltr adl
kitabmda idem Katba bu konuya geni yer ayrmaktadn
"insann durumunu anlamay ve onu deitirmeyi amalayan btn giiire.rin temelinde bir insan modeli vardr. Byle bir model insan dav
ran ve ilikilerinin nasl kavramsaliatnlacan gsterir ve bunlarn ge
litirilmesi iin gereken kuralc aty oluturur. Bazen aka ortaya konan
bazen sadece varsaylan psikolojik insan moK^lleri, ekonomiden psikoterapiye kadar uzanan geni bir alanda insan davrannn nasl eJdlleneceini aklayan ele allara temel tekil etmitir,
insan modeli, zellikle nc dnya lkelerinin geliim abalarnda
ve onlara nerilen gelime modellerinde de kullandr. Hatta salt teknoloji/
bilgi transferi ve ekonomik gelime modellerinin uygdanabilirlik beklentile
ri bile insanlarn belirli ekillerde davrandktan varsaymna dayanr. ...
insan davrannn konu edildii temel disiplin olan psikoloji bu insan
modelUnin olumasnda ve tartmasz kabul edilmesinde nemli bir rol oy
namtr. ..." (1990, s. 19).
Geleneksel kltr inde tanunlanan anne-baba, kan-koca. gretmenrencl, iveren-ii. doktor-hasta, devlet-vatanda vb. ilikilerini, ada bi
limsel deerler erevesinde Trk psikologlan yeniden tanmlama gayreti
inde bulunuyor. Bylece Trk psikologlan gnmzde, ada demokratik
uygar Trk nsan modeli yaratma ilevini yklenmitir. Yaratlan bu insan
mbdelinin bilimsel ve gereki oluu. Atatrkn zledii anlamda uygar bir
ulusun temelini oluturacaktr. ada demokratik uygar Trkiyenin yara
tlmasnda, Trk psikologlannn nemli grevler baaraca kansndaym.

SUNU

KTABIN DL
Dil konusunda toplumumuzdaki grler drt temel grupta toplanabilin
(1) dilde deimeye taraftar olmayanlar; (2) dilin topluma getirilecek devrimlerin bir arac olduuna, bu nedenle Trke'nin temelden ve hzla deitiril
mesi gerektiine inananlar; (3) Trk toplumundaki sosyal, ekonomik, politik
ve kltrel deimeleri dilin yanstmasm steyenler ve (4) Trkiye'nin artk
Batl bir toplum olduunu, bu nedenle Trke'nin bol miktarda Bat dillerin
den kelimeler almasnn salkh olduunu dnenler.
Bu kitapta daha ok (3) no.lu anlay baskm olmutur. Ancak Trk dili
oluum indedir; bir grn doru, deerlerinin yanl olduunu sylemek
geree uymaz; her grn hakl olduu yanlan vardr. Ne var ki, ayn say
fada hem mkn, hem de olanak kelimelerini kullanmam byk bir su"
olarak gren ve tek bama bir grn doru olduunu savunan kimseler
olacaktr. Elimden geldiince tutarl olmaya almakla beraber, gnlk ko
numa dilindeki zelliklere de yer vermeye altm; bu nedenle yaam keli
mesini tutarh olarak kullanrken Ben buna hayat m derim?" deyiini oldu
u gibi braktm. Olduka teknik konularda ise bilimsel terimleri ojinal
dilinden alarak kullandm.
ihtiya glbl baz psikolojik terimler gnlk konuma dilinde kullanl
maktadr. Bu tr kavramlann teknik ve bilimsel anlamn pekitirmek ama
cyla gereksinme glbl yeni Trke karlklarm kullandm. Bu konuda Trk
psikologlar arasnda gr farkll olduunun bilincindeyim. Benim kiisel
tercihim, olanaklar elverdii ve anlam bakmmdan bir kayp olmad srece,
teknik kavramlan yeni Trke karlklaryla karlamaktr. Bylece, kavra
mn bilimsel anlam, gnlk dilden gelen anmlardan arnm olur ve tek
nik bir psikolojik kavram olarak kesinliini korur. Bu nedenle artlama ye
rine koullama, hafza yerine bellek vb. terimleri tercih ettim.

TEEKKRLER
Bu kitabm elinizdeki biimde size ulamasmda birok kimsenin katks
oldu. Dr. Kurtulu ztopu kitab batan sona okudu, anlatm belirsizlikleri
nin temizlenmesine yardmc oldu. Do. Dr. Acar Balta ve Do. Dr. Zuhal
Bal ta kitabn tmn gzden geirerek anlatm, terminoloji, eklemeler ve
karmalar konusunda deiik katklarda bulundular. Bu meslektalarm,
zellikle Acar Balta, kitabn slubunu temelden etkilemitir. Prof. Dr. Sirel
Karaka'm ikinci ve nc blmle lgili eletirileri, bu blmlerin biimlen
mesinde etkili oldu. Dr. Karaka, zerinde halen almakta olduu psikoloji
terminolojisi almalanndan yararlanmama zin verdi. Prof. Dr. Suna Tevrz
onbeinci blmde eletirileriyle. Prof. Dr. Necla n er psikoloji terminolojisi
ve Trke yaynlar salayarak bana yardmc oldular. Ycel Perinek erik
ve slupla lgili deiik nerileriyle katkda bulundu. Kitabm birinci basksmdan sonra Do. Dr. Nilbfer Voltan-Acar. Dr. Ergun Baer ve ProL Dr. Fa
ruk Erem nerilertyle yardmc oldular. Dokuz Eyll niversitesi, lahiyat Fa

10

NSAN VE DAVRANII

kltesi Aratrma GrevUsl Mehmet TOrkel kitabm 4. basksm dikkatle oku


yarak gzden kam olan referans eksikliklerini tamamlamamda ve baz u
ifadeleri dzeltmemde katkda bulunmutur. Remzi Kitabevi sahipleri Erol
Eduran ve mer Erduran kitabn hazrlan sresince teknik vc ierik y
nnden deerli katklarda bulundular.
Adlarm yukarda verdiim kiilere ten teekkrleimi sunmay zevkli
bir grev say^rum. Onlarm katklar olmadan insan ve Davran elinizdeki
gelimesine eriemezdL
Son olarak Ayen. Elif. Umur. Aye. Hakan ve Salvador Leanos'a teek
kr etmek stiyorum; onlann gsterdii anlay ve destek olmadan bu kitaba
ne balayabilir, ne de bitirebilirdim.

NDEKLER

Bolam 1

PSKOLOJ BLMldN DOASI

1.

g ir i .

2.

DEK YAKLAIM TORLER, 26


Nrobiyolojik Yaklam. 26 Davransal Yaklam. 28 Bilisel Yaklam.
29 Psikoanalltik Yaklam, 30 Fenomenolojlk Yaklam. 32

21

3.

BLMSEL PSKOLOJNN KAPSAMI. 34


Psikolojinin Tanm, 34 Psikolojinin Alanlar, 35 Deneysel Pscoloft, 35
Fizyolojik Psikoloji 36 Geliimsel Psikohfi, 36 Kiilik PsikU^isi 37 Sos
yal PsikloJU 38 Bilisel PsIkoloJU 38 Klinik ve Danmanlik Psikolojisi, 38
Okul ve Eitim PsiklojisU 39 Endstri Psikolc^ist 39 Yeni Gelien Psi
koloji Alanlan. 39

4.

ARATIRMA YNTEMLER. 40
Giri. 40 Deneysel YOntem. 41 Gzlem Yntemi. 42 Tarama Yntemi,
43 Test Yntemi. 44 Vaka Tarihesi Yntemi. 45

5.

PSKOLOJ BiLMiNiN TRKTOPLUMUNDAKi YER, 46


Giri, 46 Birey Dzeyinde Psikolojinin Yararlan. 46 Psikolojinin Grup
ve Toplum Dzeyindeki Katks, 48

Blm 2

DAVRANIIN BYOLOJK TEMELLER


KARA KUTU RNE, 51
Bilinci Deneme. 52 kinci Deneme. 52 Onc Deneme. 52
DAVRANI RNE. 53
LK DZEY: SNR HCRES. 54
Temel Birim: Nron (Sinir Hcresi), 54 Sinir Hcresinin Yaps. 54 Sinir
Hcresinin l^ l: Tr Bilgi lem. 57 l.Tr: Akson boyunca iletim,
58 Elektrokimyasal sre: Aksiyon potansiyeli, 58 2. TYIn Sinapslarda
aktaran ve sinirsel aktartcar, 6 1 *3 . Tr; Btnleme, 62
4.

KNC DZEY: HCRE GRUPLAMALARI. 63


Grup Trleri, 63 Gctiricf, Gtrc ve Birletirici Gruplar, 63

12
5.

NC DZEY: SiNR SSTEM, 64


evresel Sinir Sistemi, 65 Merkezi Sinir Sistemi: Beyin ve Omurilik. 66

6.

BEYN. 67
Beyin Aratrmalarnda Kullanlan Teknikler, 67 Be3mln Temel Yaplan,
71 Arka Beyin, 71 Orta Beyin, 72 n Beyin, 74
BEYN KABUU VE DAVRANI, 75
Beyin Kabuundaki Duyu Alanlan, 76 Hareket ve Beyin Kabuu, 78
renme, Dnme ve Beyin Kabuu, 78 Konuma ve Beyin Kabuu, 79
Aynk-be3Tn Deneyleri, 80

8.

S A l^ l BEZLER, 84
Hipofz Bezi, 85 Tlrold Bezi, 86 Adrenal/Bbrekst Bezi, 86

9.

DAVRANI VE GENETK. 87
Kromozomlar ve Genler, 88 Baskn ve Altlan Genler, 90 Kromozomlarla
lgili Anormallikler. 91 Tkiz almalar, 92 Seerek iftletirme ve Ken
di Yaknndan Tretme almalar, 93 Kaltm, evre ve E>rim. 93

10. ZET. 95

Blm 3

DUYUM VE ALGILAMA
1.

ALGISAL EKLER. 99
zel Alclar, 99 Mutlak Eik, 99 Fark Eii, 100

2.

DUYUSAL UYUM. 101


Duyusal Uyumun Etkileri, 102

3.

ik in c il

4.

TME, 108
Ses Dalgalan, 108 Kulak Yaps, 109 itme Kuramlan. 110 Sesin Ye
rini ve Uzakln Anlamak, 111

5.

GRME, 112
Ik, 112 Gzn Yaps. 113 Retina: ubukuk ve Mzrakklar. 114
Karanla Uyum, 116 Renk Duyusu, 117

6.

ALGILAMA VE YAANTI, 118

7.

ALGI YANILMALARI .119


Alg Yanlmalan ve Halsinasyon. 121

8.

ALGILAMA SRELER, 121


Seici Dikkat. 121 rgtleme, 123

9.

KARMAIK ALGILAMA SRELER, 125


rnt Alglamas. 125 Hareket Alglamas, 126 Derinlik Alglamas,
127 Derinlik Alglamas Doutan mdr. Yoksa renUni midl?, 130
Dil Alglamas, 130

DUYULAR, 102
Birincil ve ikincil Duyular, 103 Dokunma Duyusu, 104 Pozisyon Duyu
su, 104 Koklama Du3njsu. 105 Tad Duyusu. 106

10. ALGISAL DEMEZLER, 131

13
11. ALGISAL BEKLENTLER. 132
12. ALGISAL GELM VE RENME, 135
13. ZET, 136

Blm 4

RENME
1.

KLASK KOULLAMA. 140


Pavlov'un Deneyleri, 141 Kazanma ve Snme, 141 Klasik Koullama
rnekleri, 142 Genelleme ve Ayrt Etme, 142 Klasik Koullamann De
iik KuramScd Yorumlan, 143

2.

EDMSEL KOULLAMA, 144


Skinnern Deneyleri. 145 Koullanm Pekitirme. 148 Pekitirme Tari
feleri, 149 Davran Biimlendirme, 151 nsan Davrannn Edimsel
Koullanmas, 153 Otonom Tepkilerin Edimsel Koullanmas ve Blyobildirim, 155

3.

PEKTRME KAVRAMI, 156


Premack Kurak, 157 Pekitirmenin Miktan ve Gecikme Sresi, 158
renmede Cezanm Rol, 159 Beyin Uyanimas ve Pekitinne, 161

4.

BLSEL (ZHNSEL) RENME, 162


Kavrama Deneyleri, 162 Zihinsel (Bilisel) Yaplar. 163

5.

BLGSAYAR YARDIMIYLA RENME. 165


Bireyselletirilmi retim. 165 retim Program. 166

6.

ZET. 167

Blm 5

BELLEK
1.

BELLEN BELRGN ZELLKLER. 170


Bellein O Aamas. 170 ki Tr Bellek. 171

2.

KISA SREL BELLEK. 171


Kodlama. 171 Fotografs mge. 172 Depolama. 173 Ara-bul-geriye ge
tir. 174 Ksa Sreli Bellek ve Dnme. 176 Kmeleme. 177

3.

UZUN SREU BELLEK. 179


Kodlama. 179 Depolama ve Ara-bul-geriye gelir. 181 rgtleme ve Ba
lam. 183 Bozucu Etkiler. 185 Unutmada Heyecansal Etkenler. 186

4.

BELLEN GELTRLMES. 187


Kmeleme ve Bellek Genilii. 187 Hayal Etme (mgeleme) ve Kodlama.
188 Aynntlama ve Kodlama. 189 Balam. 189 rgtleme. 190 Arabul-geriye getir in Altrma Yapma. 191 Alt Aamal Bellek Gelitirme
Yntemi. 191

5.

KISA VE UZUN SREL BELLEKLER ARASINDAK LK. 192


iki Trl Bellein Varbgn Destekleyen Kantlar. 192 kili Bellek Kuram,
194

14
6.

YAPILANDIRICl BELLEK. 196

7.

ZET. 198

Blm 6

BLM: DL. KAVRAMLAR VB


PROBLBM ZMNDE DNCE
1.

GELEN BLM ALANI. 201


Be Yaklam, 202

2.

DIL, 204
Fonem ve Morfemler, 204 Tmle Yaps Grameri, 205 Derin ve Yzey
sel Yap, 206 Drttrml Gramer, 206 Anlama/Hatrlamada Yap
landrma ve Yeniden Yaplandrma, 207 Dilin renilmesi, 209 Dillri
renilmesiyle lgili Kuramlar, 211 empanzeler ve Dil, 213 Dil ve D
nce, 214

3.

KAVRAM OLUTURMA, 215


Kavram Tanm, 215 Kavramlar ve Dil, 216 Kavram Oluturma Kuram
lar, 217

4.

PROBLEM ZME, 219


Problem zmndeki Drt Aama. 219 Alt-amalar ve Planlama. 219
Deneme ve Yanlma 3^a da Igr, 221 Problem zmede Karlalan
Glkler, 221 Benzetme Modelleri, 222

5.

BELLEK VE BiLiiMl ETKNLETRMEK, 222


Dikkat Et, 222 Tekrar Et, 223 Organize Et, 223 Uygun Bellek Teknik
leri Kullan, 223 Yeni Deyiler Uydur, 224 Birbirleriyle Etkileen imgeler
Olutur, 224 Bellein Yetersiz Olduu Durumlar: Balamn nemi, 225
. Nerede ve Nasl alma^ 225

6.

ZET. 226

Blm 7

GDLENME
1.

GR, 229
Gdlenmenin Tanm, 229

2.

GDLENMEYE KURAMSAL YAKLAIMLAR, 230


Drt Kuram, 230 zendirici Uyanc Kuram, 231 Optimal-DzeydeUyanlma Kuram, 232 igd Kuram, 232 Basmlama, 234 Bllind
Gdlenme Kayna, 235 Maslow'un Gereksinme Derecelemesi, 235

3.

ALIK, 238
HomeostaUs Kuram. 238 A Olduumuzu Bize Bildiren Ipulan, 238
Hipotalamik Denetim. 241 D Uyancar ve Alk, 241 An imanlk,
242

4.

SUSUZLUK, 243
Hcrelerde Su Kayb. 243 Kann Hacminde Azalma, 244 Az Kuruluu
ve Susuzluk. 244 Birincil ve kincil me Davranlar, 244

15
5.

CNSYET, 245
Cinsiyetin Dier Gdlerden Fark, 245 Cinsiyet Konusunda Aratrma
Yapma Zorluu, 246 Cinsel Davranta renmenin Etkisi. 247

6.

BR GD OLARAK DUYUSAL UYARIM, 248


kaynakb ve Dkaynakl dl, 249

7.

KARMAIK NSAN GDLER, 250


nsan Gereksinmelerinin Deiik Trleri. 250 Baarma Gereksinmesi,
251 liki Kurup Yalanlama Gereksinmesi. 255 Bilisel Tutarllk Ge
reksinmesi, 256 Denetim Altnda Tutma Gereksinmesi. 256 Gereksin
melerin Zaman inde Deiimi. 257

8.

ZET. 258

Blm 8

HEYECAN
HEYECANLARIN NCELENMES. 262
Hqrecanlann Snflandrlmas ve Tannmas, 263 Mantk ve Heyecan,
264 Heyecann Deiik Tanmlan. 264
HEYECANLARIN FZYOLOJS. 265
HEYECAN KURAMLARI. 266
James-Lange Kuram, 266 Cannon-Bard Kuram, 267 Bilisel Kuram,
268 Sosyobiyolojlk Kuram, 269
DOUTAN GETRDMZ VE SONRADAN RENDMZ FADELER,
269
5.

HEYECANIN SZSZ FADES, 272


DU Olarak Szsz fade, 272 Gz likisi. 272 Hareket. Beden Durumu
ve El-Kol Davramlan. 273 Kiisel Mekn. 274 ki Anlaml Mesajlar. 275
KAYGI, 276
Kayg Nedir?. 276 Kaygnn Nedenleri. 277 Kayg Yararl Olabilir mi?.
278

7.

ENGELLENME. 278
Engellenmenin Tanm ve Baz rnekler, 279 Gecikme Engellenmesi. 270
nleyici Engellenmesi. 280
ATIMA, 281
atmann Tamm ve Baz rnekler, 282 atma Trleri, 282 at
ma indeki Davran. 284

9.

ZET. 287

Blm 9

GNLK YAAMIMIZDA GD V HEYECANLAR


1.

GR. 289
ok Fazla Gdlenebilir miyiz?, 290 Kayg ve renme, 290

16
KAYGI VE GERGNLKLE BAAIKMA YOLLARI. 292
Kayg ve Gerginlik Belirtileri, 293 Bilinli Baakma Yollarndan Otohipnoz Teknii. 293 Bilinli Baakma Yollarndan Dereceli Geveme Tekni
i. 294 Bilinli Baakma Yollanndan Kayna Bulma Teknii, 297 Bi
linsiz Baalana Yollan; Savunma Mekanizmalan, 301
BAAIKMA YOLLARI. 304
Giri. 304 Bilinli Baakma YoUan, 305 Gvenli Girikenlik Eitimi,
308 zm Olmayan Sorunlarla Baakma, 310

3.

eng ellenm eyle

4.

ENGELLENMEYE BLNSZ YAPILAN TEPKLERDEN BR OLARAK


SALDIRGANLIK, 312
Uyuma Gtrc ve Uyumu Bozucu Trden Saldrganlk. 313 Yer Degltlnni Saldrganlk, 313 Saldrganlk renilmi bir Davran mdr?, 314

5.

ENGELLENMEYE BLNSZ YAPILAN TEPK1RDEN BR OLARAK


ACZLK VE DUYGUSAL KNT, 317
renilmi Acizlik, 317 Duygusal kntden Kurtulma, 318

6.

ENGELLENMEYE YAPILAN DER BLNSZ TEPICLER, 320


Gerileme, 320 Hayal Dnyasna Kama. 320 Kendi Kendini Ypratc ve
Ket Vurucu Davranlar, 320

7.

STRES VE BAAIKMA YOLLARI, 321


Genel Uyum Belirtisi, 321 Stresin Nedenleri ve Sonulan. 321

8.

TRKYEDE YAPILAN STRES ARATIRMALARI, 324


Stresle Baakma Yollan. 325

9.

CNSYET, 326
Giri, 326 Cinsiyet ve Pornografi. 327 Bireysel Farkllklar, 328

10. ZET. 328

Dlm 10

YAAM BOYUNCA GELM


1.

GR, 331

2.

GELM SRELER VE GELME FARKLI BAKI TARZLARI. 332


Biyolojik Sreler, 332 evreden Gelen Etkiler, 333 Etkileim Srele
ri. 335 Farkl Grlerin Kaynam ve Akla Gelen Baz Sorular. 338

3.

DOIDVI NCES DEVRE, 339


Hamilelik Sresinde D Etkiler. 341

4.

BREYN BEDENSEL VE HAREKETSEL GELM, 342


Doumla Gelen zellikler, 342 ilk ki Ylda Grlen Hareket Geliimi.
342 ki ile Be Ya Arasnda Bedensel Gelime. 344 Be ile Oniki Ya
Arasmda Bedensel Gelime. 345 Ergenlik a; Onki ile Onsekiz Ya
Arasmda Bedensel Gelime. 345

5.

BLSEL g e l i im , 346
lk ki Ylda Grlen Bilisel Geliim, 346 ki Uc Be Ya Arasnda Bili
sel Geliim ve Dil. 347 Be le OnlkJ Ya Arasnda Bilisel Geliim, 349
Oniki le Onsekiz Ya Arasnda Bilisel Geliim, 352

17
6.

SOSYAL VE DUYGUSAL GEM, 354


ilk ki Ylda Grlen Sosyal ve Duygusal Geliim, 355 ki le Be Ya Ara
snda Sosyal ve Duygusal Geliim, 357 Be le OnIkl Ya Arasnda Sosyal
ve Duygusal Geliim, 358 OnIkl Ue Onsekiz Ya Arasnda Sosyal ve Duy
gusal Geliim, 359

7.

TEMEL GELM SRELER, 361


ocukluk Sresince Biyolojik Etkiler, 361 evrenin Etkisi. 361 Etkile-,
im Faktr. 363

8. YETKNLK VE YALANMA. 364


Yetikinlik ve Yalanma Sresince Bedensel Geliim, 364 Yetikinlik ve
Yalanma Devresinde Bilisel Geliim, 365 Sosyal ve Bilisel Geliim. 366
9.

LM: SON AAMA, 367

10. ZET. 369

Blm 11

GEIME VE GNLK YAAM


GR, 371
OCUA KT DAVRANMA. 372
Sorunun Kapsam. 373 Geliim ve Toplum Ynnden Tartlmas. 374
Kt Davranlan ocuklann Gsterdikleri Davran zellikleri, 375 Kt
Davramm Altnda Yatan Nedenler, 376 ocua Kt Davranma nlenebUlrml?, 380
3.

BOANMA, 380
Sorunun Kapsam, 381 Geliim ve Toplum Ynnden Etkileri, 381 Bo
anmann ocuklar Ozerindeld Etkileri. 381 Boanmanm Eler zerin
deki Etkileri. 384 Boanma ya da Boanmama Karan. 384
GEN YATA ANNE OLMAK. 385
CNSEL FARKUUKLAR VE CNSEL ROLLERN KAUPLAMASI, 387
Cinsel Farkllklar, 387 Cinsel Farkllklann Altnda Yatan Nedenler, 388
Cinsel Rollerin Kalplamas, 391

6.

ORIA-YA KRZ: GEREK M YOKSA HAYAL M?. 395


Geliim ve Toplum Ynnden Orta Ya Krizi. 396 Orta-Ya Krizinin Varl
n Destekleyen Kantlar, 397 Orta-Ya Krizinin Varlna Kart Kant
lar, 400 Sonu. 400

7.

ZET. 401

Blm 12

KLK V KLK KURAMLARI


1.

KILIK PSKOLOJSNN ALT-ALANLARI. 403

2.

k i il i in

tn o

TANIMI, 404

18
3.

FREUDUN KiiLK KURAMI, 406


KiUlgin Temel Birimi, 407 Binal, 409 Kiiliin Dinamii. 410
Kiiliin Geliimi, 412 Freud'un Kuramna Yaplan itirazlar, 414 Yeni
Freud'cular, 415

4.

ZELLK YAKLAIMI, 416


Temel Varsaymlar, 416 Tipler, 417 Deerlendirme lekleri ve Kiilik
Profilleri, 418 Kendi Kendini Deerlendirme ve Bakalannm Deerlendir
mesinin Karlatrlmas, 419 Ka Tane nemli Kiilik zellii Vardr?,
419 Kiilik zellikleri Yaklamnn Karabg Dier Sorunlar. 420
Rotter'm -D lei, 421 E^senck'ln ednk-Dadnk ve OturmuUan Soyutlan, 422

5.

RENLM BR DAVRANI OLARAK KLK. 423


Genel renme Yaklam. 423 Miller ve Donald. 424 Sklnnerin Yoru
mu, 425 Bandura'nn Gr. 426 Rotter'm Yaklam. 426 renme
Yaklammm Eletirisi. 427

6.

BENLK KURAMLARI. 427


Benlik Yaklam, 427 Rogers'm Benlik Kuram, 428 Maslow'un Kura
m, 429 Benlik Kuramnn Eletirisi, 430

7.

ZET. 430

Blm 13

NORMALDII DAVRANILAR PSKOLOJS


1.

NORMALDIILIIN TANIMI. 434

2.

NORMALDII DAVRANIA PSKOLOJK YAKLAIMLAR. 435


Psikodinamik Yaklamlar, 435 Davran Yaklamlar, 436 Varoluu-Insancl Yaklamlar, 437 BiyoloJIk-Tbbl Yaklamlar, 438 Etkile
imsel Yaklam, 438

3.

NORMALDII DAVRANIIN TEHS KATEGORLER. 439

4.

KAYGIYLA LGL BOZUKLUKLAR. 440


Kayg Halleri, 440 Fobiler, 441 Obsessif-Kompalsif Bozukluklar 443

5.

BEDENDE GRLEN BOZUKLUKLAR, 444


Konversiyon Histerisi, 444 Psikojenlk An, 445 Hipokondriyasis, 446
Hlperkondriyasis, 446

6.

DISSOSYATF BOZUKLUKLAR, 446


Psikojenlk Amnezi, 446 Psikojenlk Fg, 447 Birden Fazla Kiilik. 447

7.

PSKOZLAR, 447
izofreni, 448 izofreni Trleri, 449 izofrenin Nedenleri. 450 Psikotik
Duygusal Bozukluklar, 453 Psikotik Duygusal Bozukluklann Nedenleri,
457

8.

ORGANK ZHIN BOZUKLUKLARI. 459


Beyin Zedelenmesinin Yol At Baz Bozukluklar, 459

9.

PSKOFIZYOLOJK BOZUKLUKLAR. 461

19
10. KT ALIKANUKLARA fTUTKUNLUA) BALI BOZUKLUKLAR, 462
Alkolizm, 463 Patal Alkol Sendromu. 465 Alkolizmin Nedenleri. 465
11. PSKOSEKSEL BOZUKLUKLAR, 466
Tehir (Egzibisyonizm), 467 Irza Geme, 467 Psikoseksel Tutukluklar.
468
12. KLK BOZUKLUKLARI, 469
Ansosyal Kiilik, 470
13. ZET. 471

Blm 14

PSKOTERAP YNTEMLER
1.

PSKOUMK TERAP YNTEMLER, 475


Pslkodinamlk Yaklam: Pslkoanaliz, 476 Varoluu-insancl Terapi. 480
Davram Terapi. 489 Davranm Tedavi Trleri, 491 Sistematik Dayarszlatrma; 491 Kendine Gvenli Davran Eitimi 492 rnek Cestererek Tedavi Yntemleri 493 Edimsel Koullama Yntemleri, 494 Mar
kayla dlleme, 494 Kendini-Denetim, 495 Biyobtidirim 495 tici
Uyarclara Koullama Yntemi, 496 Bilisel Davran Terapisi, 497

2.

TEMEL PSKOLOJK YAKLAIMIN KARILATIRIUdASI. 499


Eldektik Yaklam, 500 Grup Tedavisi, 501 Toplumsal Akl Sal
Yaklaun, 503

3.

BYOLOJK YAKIAIMLAR, 504


lala Tedavi. 504 Bedensel Tedavi. 506

4.

TERAPYE GEN KAPSAMLI YAKLAIMLAR: K RNEK. 507

5.

ZET. 510

Blm 15

SOSYAL PSKOLOJ
1.

SOSYAL PSKOLOJNN KONUSU. 514

2.

NSANLAR ARASINDAK LKLER ETKLEYEN BREY-Il SRELER,


515
Dier nsanlarla gili zlenimlerimizi Nasy Olutururuz. 515 Ykleme
Kuram, 515 Tutumlar ve Tutum Deimesi. 521

3.

KLER ARASI BR SRE OLARAK EKCLK, 525


ekiciliin Psikolojik Denge Kavramyla Aklanmas, 526 Kiiler Aras
ekiciliin renme Kavramlaryla Aklanmas, 529 Kiiler Aras eVdclk Aratrmalannm Temel Bulgulan, 530 ekiciliin Temel Birimleri,
532 Tutumlar, Yklemeler ve ekicilik, 532

4.

GRUPLARIN ETKLER. 532


Sosyal Etki Kuram. 533 Sosyal Etki Kuranma Baz rnekler. 533
Grup inde nderlik, 537 Grubun Verimliliini Etkileyen Faktrlere
Baka Bir Adan Bir Bak. 539

20
5.

HOLANMA VE SEVME, 539


Holanma ve Sevme Farkl eyler mi?. 539 Sevdiinizden Nasl Emin
Olabilirsiniz?, 540 Uzun Sreli likiler, 541

6.

NYARGILAR 643
nyargann Kaynaklan Nelerdir?, 544 nyargan Azaltma veya Orta
dan Kaldrma Olana Var xm?. 546

7.

SOSYAL NORMLAR 546

8.

k it l e

9.

YARDIM ETME DAVRANII. 551


Sorumluluun Dalm. 551 Dierlerinin Davramlannn Etkileri. 552
Yardma lk Koan Kiilerin zellikleri, 552 Bizim Topluma zg Baz
Ynler. 552

LETMNN ETKLER, 549


Gazete. Radyo ve Televl:^na Aynlan Zaman. 549 Kitle letiiminin Siya
sal Tutumlara Etkisi, 550

10 KALABAUIN EHTKLER. 553


Kiisel Mekn, 553 Rahatszln Nedeniyle lgili Ykleme, 555 Deneti
mi Elinde Bulundurmak. 555 Yabanclar ve ibirliki Davran. 555
Btn Etkenler Biraraya Gelince, 555
11. ZET. 556

Birinci Blm

PSKOLOJ BLMNN DOASI

Bu blm okuduktan sonra u sorulann cevaplarn verebllmelislniz:


1.
2.
3.
4.
5.

nsan daumnm aklamada kullanlan birbirinden farkl psikolojik


yaklam trieri nele^tr?
Psikolojiyi nasl tanmlarsnz? Psikolojinin inceledii dauram canlan
nelerdir^
Psikoloji bilimi hangi aratrma yntemlerini kullanr?
Psikoloji okumann bir birey olarak size ne gibi yararlan olabiliri
Psikoloji biliminin Trk toplumuna getirebilecei ne gibi yararlar vardr?

1. GR
Konumuza 8 Haziran 1985 tarihli Hrriyet Gazetesrnin bir haberiyle
balayalm.
Sivas Yanak Cezaevi'nden kaarak ei Firdevs He 2 ocuunu ld
rp birini de yaralad Idiasyla yakalanan 42 yandaki Mehmetah Demirta, Eim kt yola dm. Namusumu temizledim. ocukJan da
ortada kalp perian kalmamas iin ldrdm* dedi.
Uyuturucu kaaklndan 8 yla hkml bulunduu* Sivas Yanak Cezaevi'nden cezasnn bitimine 14 ay kala firar eden Mehmetah
Demirta Abdullahpaa Mahallesi'ndekl evine giderek lm sa.
nce ei 38 yandaki Firdevs'in kafasna bir ajr mermi boaltan
Mehmetah Demirta, ajr deitirerek evde bulunan ocuklarn da
kurun yamuruna tuttu. Km 21 yandaki Ayan olay yerinde. 15 ya
ndaki Ahmet Demirta ise kaldnldg hastanede ld. Glcan Demirta
ise olaydan kolundan yaral olarak kurtuldu.
Yetitirme yurdundaki 2 ocuu 7 yandaki Ercan ile 6 yandaki
zcan' da ldrmeye giden Mehmetah Demirta. nlem alp operasyona
geen polis tarafndan kmaz bir sokakta silahyla yakaland.
Yukardaki haber deiik ynlerden incelenerek farkl deerlendirmeler
yaplabilir. Kimi aratrmaclar, olay salt hukuksal adan inceleyip gerek
yanak cezaevi dzeniyle, gerekse buraya konulan mahkmlarn denetimiy
le lgili yntem ve ynetmelikleri tartma konusu yapar. Dier bir aratrma
c, bu kiinin soyo-ekonomik nedenlerle bu davrana itildiini dnerek.

22

NSAN VE DAVRANII

yukandaki gazete haberini, politik bir deoloji dorultusunda ele alp aklama3Ta alr. Dindar kii, len ve ldrenin din kurallar ve geleneklerine
gre bir deerlendirmesini yaparak.- dln.l buyruklar erevesinde bir yoruma
ular.
Psikolog olay, bireyin iinde ve dnda yer alan iki grup faktrn etkile
imi erevesinde aklar. Mehmetah Demlrta'm inde yer alan faktrler
onun sinir sistemi ve salg bezlerinin leyiini, gdlenmesini, alglama ve
dnme srelerini ierir. Mehmetah Demlrta'm dnda yer alan faktr
ler fiziksel ve sosyal olmak zere yine iki gruba blnr. Fiziksel faktrlere
rnek olarak hapishanenin yaps, olaym getii yerin mekn boyutlar verile
bilir. Sosyal faktrlere rnek olarak Mehmetah Demlrta'm iinde bulundu
u toplumun gelenek ve grenekleri, sosyal deerleri, arkada grubunun on
dan beklentileri verilir. Psikologun kulland kavramlar bilimsel olarak de
nenmi, deiik kiiler tarafndan tartldktan sonra geerlii saptanm
kavramlardr.
Psikoloji, insan davranmn altmda yatan temel nedenleri bulmaya al
an bilimsel abaya verilen addr. Birinin nnde duran bir bardak suya
uzanp almas gibi bize son derece basit grnen davranlardan, yukardakl
gazete haberlndekine benzer, ac sonular veren karmak davranlara ka
dar uzanan geni kapsaml bir alan vardr. Bu kitabn amac, psikoloji bili
minin temel kavramlan ve yntemlerini okuyucuya tantmaktr. Psikoloji bili
minin temel kavramlarm tanyan okuyucu, kendi davranlarma olduu ka
dar baka nsanlarn davranlarna da. ndlye kadar alagelmi olduu
bak ve aklay biimlerinin tesinde, daha bilimsel olarak bakabilecektir.
Psikoloji, yukarda verller{)cinayet olayndaki gibi, bir tek kii veya bir tek
davranla lgilenmez. Gazete ve dergilerde yer alan balklar nsan davranlannm deiik ynlerini gsterir ve daha karmak davranlar konu edinir.
Son yllarda yaynlanan gazete ve dergilerden geliigzel baz rnekler alalm:
/"Hasetle bilenmi bir saldrganlk..." "Son yllarda artan aydn dmanlmn sebepleri nelerdir?" (JVoicia, 27 Aralk 1987, s. 66.) /"Cln-sellikFantezller: Dler Dnyasnda Seks..." [Nokta, 10 Ocak 1988. s. 48-53.) /
Ablama ak olan svireliyle evlendim" (Gurbetin Gelinleri dizisinden. Hrri
yet, 31 Ocak 1985, s. 2.) /"Bu ocuu annesi de istemedi, babas da. Boa
nan kan-kocanm adliyede brakt 4 yandaki kzlarna komular sahip k
t." [Hrriyet, 22 Mart 1985, s. 3.) /Ayn gazetede o gn u bal da okuya
bilirsiniz: "TRKYE'DE MUTLU KADIN OK AZ... Prof Dr. Adnan Ziyalar,
hzn dolu ark, film ve romanlann insanlara umutsuzluk aladn, bu
nun da bunalmlara yol atn ne srd. /Yine bir baka haben "K KI
ZIYLA LK KURMU...Cinsi sapk baba hakime: Beni asm" diye yalvard."
[Hrriyet, 6 Nisan 1985, s. 5.) /Bu ola^ann arkasnda yatan davranlarn
aklanmasm. ayn Mehmetah Demlrta'm davranmda olduu gibi, dei
ik kimseler kendilerine gre farkh farkl yaparlar. Psikolog bu konulara, bu
kitapta greceiniz yntem ve kavramlar erevesinde yaklar.
Bireyin iinde yaad toplum karmaklatka, bireyin davranlarm
nceleyen psikoloji biliminin katks da o derece nem kazanr, rnein, otuz

PSKOLOJ B U M N N ^ A S I

23

Resim 1.1 Ayn nesneyi deiik formlarda grdOmOz gibi,


insan davrann da birok alardan incelemek olana vardr.
Yukardaki ekilde melek ve eytanklardan hangisini
gryorsunuz?
y nce niversite Genll|inin Sorunlar" diye bir konu zerinde dnme
yen Trk toplumu, bugn genliin yaamm etkileyen politik, ekonomik,
sosyal ve kltrel etkenleri, bilimsel bir yaklam tarz iinde incelemek zo
rundadr. Byle bir yaklam, niversite rencisinin davranlann etkileyen
geni bir etkenler yelpazesini ele alr, rnein, bu tr bilimsel bir yaklam.
Trk ocuunun aile iinde nasl yetitirildiiyle ilgilendii gibi, niversitenin
gemite, imdi ve gelecekte Trk toplumundaki farkl ilevlerini de inceler.
Ka trl ocuk yetitirme yntemi va? Bu yntemler hangi tip kiilik gelii
mine yol aQTor? niversitenin levleri iinde bu tip kiilikler U3omlu bir ge
liim gsterebiliyor mu?
Bunun gibi daha birok sorular akla gelebilir: Eitim sistemimiz renci
nin yetenek ve potansiyelini kefedebiliyor mu. gelireblliyor mu? Gerekten
eitilmi bir kimse olmaya zendiriyor mu? Bu sorudan daha nce sorulmas
gereken soru aslnda u: Genlerimiz lise ve niversite dnemlerinde bilgi, is
tek ve yeteneklerine uygun retim kurumuna seilip yerletirilebiliyor mu?
Bu sorulara cevap bulamam bir toplum, genlerinin yetenek ve potansi
yelini byk lde harcar. Bir toplumun en nemli sereti, hzinesi o toplu
mun insarannm. zihin gc^ zek ve yetenekleridir. Her nsan yaama atldk
tan sonra deneme-snama yntemiyle, el yordamyla, byk bir zaman ve
emek'kaybyla ve kiilik rselenmesiyle kendini bulabiliyorsa. bunun sorum
luluu nerede yatar? Her sene tekrar tekrar niversite snavna girenler, ni
versiteyi bitirdikten sonra u veya bu nedenle meslei le ilgili dallarda al

24

NSAN VE DAVRANII

amayanlar. tekrar okumak lstqrenler kimleri lgilendiriyor? Bu tr sorunla


ra bilimsel cevaplar aramak zaman gelmitir.
Otuz, krk yl ncesine kadar bu tr sorunlarla ilgilenmemi olan Trk
toplumu, buna benzer yzlerce nemli nsan sorunu"na bugn cevap bul
maya alyor. Osmanl devrinde herkes Sultanm buyrugu"nun yeterli ol
duunu dnrd. Bugnk modem Trk toplumu, son derece karmak
yntemleri eren parlamenter sistemle dare ediliyor. Bir kiinin buyruuyla
ynetilecek bir lke deiliz artk.
Okuyucu yle dnebilir: Ben elektrik uzman deilim ve olmay da
dnmyorum, bu nedenle, elektrik konusunun temel kavramlarn ve yn
temlerini grenmye hi ihtiya duymadm." Ayn temel dnce biimini iz
leyerek: Ben psikolog deilim ve psikolojiyi bir meslek olarak semeye de ni
yetim yok. Psikololintn temel kavramlann ve yntemlerini anlatan bir kitab
okumaya niin htiya duyaym? Byle dnen okuyucuya aadaki cevap
verilebilir. Elektrik uzman deilsiniz ama. gndelik yaamnzda elektrik
enerjisiyle deiik biimlerde kar karya kalyorsunuz. Szgelimi, elektrikli
ev aralanm, daha baka elektrikli ara ve gereleri kullanyorsunuz. Temel
kurallara uyulmazsa, elektrik akmna kaplp lnebllecelnl veya ksa devre
yapan elektrikli aletin yangm kartabileceini bilmeniz gerekir. Ayn ekilde
doktor deilsiniz ama. temel salk kurallarna uymann sizi hastalklardan
koruyacan biliyorsunuz."
Bunlar gibi, doumundan lmne kadar birey olarak yaantsm sr
drd toplumda, sosyal ilikiler ve letiimler yuma ve oda inde bulu
nan insan, psikoloji biliminin yardmyla nce kendini, sonra da dier insanlan tanyarak, ok ynl ve karmak yaam biimini ynlendirme durumun
dadr.
Psikoloji bugn hayatn her alannda kendisini hissettiren bir bilim dal
dr; reklamlardan, zayflama rejimlerine, personel seiminden, i veriminin
arttrlmasna ve modem ynetim ilkelerinin letmelerde uygulanmasna ka
dar geni bir alana yaylmtr.
Bireyin psikoloji biliminin temel kavramlarm bilmesinin hem kendisine
ve hem de inde yaad topluma getirecei yararlan iki temel grupta topla
yabiliriz: (1) Kendi davranlarnn nedenlerini daha iyi anlamaya dayanan
yararlan (2) toplum olarak daha salkl ve demokratik bir dzen oluturmay
kolaylatran yararlar.
(1) Psikoloji insan davranlannn bilimi olduundan, bireyin deiik tr
den davranlann srekli olarak nceler ve ilgilenen blr^e. kendi davranlann daha iyi anlayabilme olana verir. Bylece birey, kendi davranlannn
nedenleri konusunda daha bilinli bir insan olur. Bu ekilde bilinlenmi bir
e. ana-baba, retmen, ynetici veya veren daha salkl davranma olana
na sahiptir.
Ben 1960 yllannda stanbul nlversltesi'nde renciyken, snftaki kz
rencilerden biri abuk sabuk konumaya, sandalyelere tekme atmaya ve
nne kana vurmaya balad. Durum faklte idaresine bildirildi ve yardm
stendi. Fakltedeki yetkili bir ynetici O kzn btn stedii gzel bir da-

PSKOLOJ BLMNN DOASI

25

Resim 1.2 Psikoloji kavramlarn bilen anne ocuunun geKimine daha


etkin katkda bulunur.

yak. yle evire evire bir dversin, bak nasl kuzu kuzu oturur" grn
savundu. Hi kimse, o anda gerekten yardma htiyac olan renciyi bir psl-.
kologa ya da pslkiyatrlste gtrmeyi dnmedi. Polis geldikten sonra, usul
olarak kzn psikiyatrik gzlemden geirilmesi istendi. Ve o zaman bir izoirenik tablonun varl ortaya kt. Bu rencinin ailesi ve sosyal evresindeki
retmen, arkada gibi dier kimseler psikoloji konusunda bilinli olmadklan in hi kimse ona salkl bir yardm eli uzatamant.
(2) Demokratik sistemle idare edilen bir toplumun vatanda, kendi bilgi
ve grgs erevesinde doru seimlerde bulunabilir. Bilimsel bilgilerle do
natlm bir semenin kolay yoldan oy kazanmak isteyen, arlatan politikacy
engelleme gc vardr. Bilinli semen kitlesi demokratik rejimin en gl te
minatdr, Bilinli semen, insan konulannda daha gereki, daha yapc ka
rarlar alnmasnm garantisidir.
Psikoloji konusunda yazlm bu genel kitabn, okurun kendini olduu
kadar toplumu da anlayabilmesi iin yerarl olduuna, umarm okuyucu
inanmtr. Psikoloji gen bir bilim olduu ve insan davran gibi biyoloji, fiz
yoloji. kimya ve dier bilimlerin srelerini iine alan son derece karmak
bir konuyu inceledii iin, fiziksel doay konu edinen uzun bir gemie sa
hip bilimlerin ulat kesinlie ulaamamtr. Bu nedenle. a3m davran ol
gusunu aklayan birbirinden farkl psikolojik yaklamlar vardr. Psikoloji
nin gelien bir bilim olmasndan ka3maklanan bu zellii ve birbirinden farkl
yaklamlann varb. okuyucuyu psikolojinin nemli bir bilim olduu konu
sunda pheye drmemelidir. Trkiye gibi sratle deien bir toplumun,
rgtlenmi ve ada bir toplum olarak yaayabilmesi iin, Trk anababasnn, retmeninin, yneticisinin, politikacsnn, eiticisinin, askerinin

NSAN VE DAVRANII

26

ve adamnn Trk nsammn davranmn altnda yatan temel faktrleri iyi


anlamas gerekir. Davran bilimleri Trkiye'nin zerinde zellikle durmas
gereken bir konudur.
Aada, insan davrammn temellerini deiik alardan inceleyen mo
dem psikolojinin belli bah yaklam biimlerini zet olarak gzden geirece
iz.

2. DEK YAKLAIM TRLER


nsanm basit bir davran bile, birbirinden farkl yaklamlarla aklana
bilir. rnein, bir kimsenin bir bardak suya uzanma davrann ele alalm.
Nroblyolojlk yaklam (neurobiological approach) bu davran. nsann iin
de yer alan filo lo jik , nrolojik srelere dayanarak nceler. Davransal yak
loun (behaviorlal approach). ayn dav
ran bedenin indeki hibir sinirsel
oluuma deinmeden, uyanc ve tepki
kavramlar^la aklar. Bilisel yaklam
(cognitive approach) su bardana
uzanma davrann, kiinin amalan
ve beklentileri ynnden nceler ve
daha ok bilisel (zihinsel) srelere
nem verir. Su bardana uzanmak gibi
olduka basit bir davranta olduu ka
dar geliim, renme hatrlama, unut
ma, heyecan vb. gibi psikolojinin kar
mak konulanna da deiik ynlerden
baklabilir.
Bu ksmda psikolojinin belli bab be farkl yaklamn tantacaz. Bu
yaklamlar birbirlerinden tmyle lgisiz gr biimlerini yanstmazlar; her
bir grn bir dieriyle kesitii, ortaklat yanlar vardr. Yaklamlan in
celerken, biri "doru" dieri *yanl" biiminde bir yorum iine girmek doru
deildir. ncelenen davrana ve inceleyenin amacna gre aklama trlerin
den biri daha uygun" grlebilir.
Nroblyolojlk Yaklam
Her davramn temelinde son derece karmak sinirsel sreler yer alr.
Beyinde oluan sinirsel sreler belirli bir dzen izleyerek kaslara geer ve
gzlenebilen davranlar halinde da yansr, insan beyni 13 milyan akn si
nir hcresi ve baglantlanndan oluur. Bu karmak dzenin nasl abtm
a3omtlanyla bilebilmek youn aratrma gerektbir.
Normal nsan beyni zerine deneysel aratrma yapmak, okuyucunun
kolayca tahmin edebilecei nedenlerden dolay, ahlaki ve yasal ynlerden
mmkn deildir. Bu yzden beynin ileyiiyle ilgiU bilgilerimiz, hayvanlar
zerinde yaplan deneysel aratrma bulgulanna olduu kadar, tralk kazala-

p s ik o l o j i

BlUMiNiN DOASI

27

nndan sonra yaplan beyin amellyatlannda yaplan gzlemlere dayanr, rne


in. trailk kazas sonucu b ib in in belirli bir blgesi yaralanm Idinin hatr
lamayla lgili sorunlan, bellekle beynin o blgesi arasnda iliki olduunu d
ndrr.
Hayvanlar zerinde yaplan aratrmalar, beynin leyiiyle bireyin davram ve yaants arasnda bir iliki olduunu kantlamtr. rnein. be}dne
yerletirilen elektrotlarn uyarlmasyla hayvanlarda, kzgnlk ve korku belir
ten davranlar ortaya kartlmtr. Ayn biimde, insan beyninin belirli bl
gelerinin elektrikle uyanlmasyla ho ve ho olmayan izlenimlerin ortaya kh gzlenmitir. Beyin ameliyat sresince beynin belirli blgelerinin elekt
rikle uyarlmas, gemiteki olaylarn son derece aynnt .ve ak bir biimde
hatrlanmasna yol amtr.
Bu yaklam uygulayan bir psikolog, girite gazete haberi olarak verdii
miz davran nrobiyolojlk sreler erevesi iinde nceledii zaman. Mehmetah Demirtam davrann beynin deiik blgelerinin ilevleriyle akla
maya alr. lerde daha ayrmtl olarak tartacamz gibi, b ^ n in deiik
blgeleri birbirinden farkl ilevler grrler. Bu levlerden biri beyin kabu
uyla ilgilidir. Korteks olarak adlandrlan beyin kabuu, ou kere saldrgan
eilimleri snrlama ve ket vurma gibi bir ilev grr. Beyin kabuu, entelek
tel faaliyet iinde bulunan eitilmi kiilerde daha ok geliir ve bu nedenle,
yksek eitim grm kiilerde saldrgan davran daha azdr.
Davran nrobiyolojlk srelerle
aklayanlar, kiinin salg bezlerinin a
lmasn, kamn kimyasal yapsn ve b i
reyin beslenme dzenini de aklamala
rna temel etken olarak alrlar. Bu ekil
de dnen psikologlara gre evrede
olan deiiklikler, rnein havann basmcmdakl, ssndaki, veya nemindeki
deiiklikler, vcuttaki nrokimyasal
olaylan etkiler ve davranta nrokimyasal deiiklikler kendini gsterir. Bizim
bahar yorgunluu" dediimiz ruh hali
nin altnda iklimle ilgili faktrler yatar.
nsan beyninin son derece karmak
bir ileyi dzeni olmas ve aratrmalarm deneysel olarak yaplamamas, davramm nrobiyolojlk temelleri zerinde
ki bilgimizin olduka snrl kalmasna
yol aar. Buna karlk blre3dn davranrn. davrann iinde olutuu evre
koullaryla aklamaya alan psiko
loglar. davramsal yaklam gelitirir
ler. Bylece deneysel yntemin rahatlkla kullanlabilecei bir yaklam olanan
d S elektrik faaliyetleri
beyin blgelerinin
doar.
fonksiyonlan aratnlr.

28

NSAN VE DAVRANII

Davransal Yaldann
nsan zihninin ileyi biimini tncelemeie, lk balarda psikolojinin temel
konusu olarak kabul edilmiti. Balangta felsefenin youn etkisi altnda
olan psikoloji, bireyin dnme ve anlama yetenekleri zerinde almay n
plana almt. ebak (introspection) yntemini kullanan o devrin psikolog'
lan, dncenin yapsm anlamaya alyordu. Psikologlarn ounluunun
felsefe eitimi alm olmas ve psikolojik aratrma becerilerinin olmay, ie-*
bak ynteminin dzensiz bir biimde kullamimasma yol a.
Aratrmalardan elde edilen, gvenilir olmaktan uzak ve ne anlama geldil belirsiz veriler, psikologlar arasnda ciddiye alnmamaya baland. Bu yz
den. Amerikal psikolog James B. Watson 1920lerde, zihinde olup biten d'
nce ve duygularla hi ilgilenmeden, bireyin gzlenebilen davranlann in
celemeyi a m a la }^ davransal yaklam nerdi.
Davransal (behavioral) yaklam, bireyin gzlenebilen ve dolaysyla, l
lebilen davranlann incelemeyi psikolojinin tek bilimsel yntemi olarak
savunur. Bu gre gre ebak, dnce ve duygu gibi, denein kendisin
den baka kimsenin gzlemesine olanak vermeyen bir olguyu ierdiinden,
zneldi. Davransal yntem ise, herkesin gzleyebildii bir olguyu ierdiin
den. nesneldi. Bilimsel yntemin nesnellii zik. kimya, biyoloji gibi dier bi
lim dallarnda olduka yerlemi bir zellik olduundan, davransal ynte
min nesnel olma zellii, onun bilimsel yntem"le e anlaml imi gibi alg
lanmasna yol at.
Davransal yaklam, uyanc-davran (U-D) psikolojisi olarak da bilinir.
Uyancmn cinsi, iddeti ve tekran ile
davrann tr, kuvveti ve frekans
arasmdaki ilikiyi inceler. Ayrca, dav
ran pekitiren dllendirme koullann da ele alr. Harvard Oniversltesi
Profesrlerinden B.F. Skinner, bu ko
nudaki almalaryla n yapmtr.
Uyanc-davram psikolojisi orga
nizmann iinde olup biten biyolojik
veya bilisel srelerle ilgilenmez. Ama
c evredeki uyarc koullarla, ortaya
kan davran arasndaki ilikiyi ince
lemektir. Organizmanm iindeki sre
lerle ilgilenmedii in bu yaklama
bo organizma" yntemi adm verenler
de olmutur, gremne sreci, evrede
ki dllendirme (reward) koullnyia
aklanr
Resim 1.4 B. F. Skinner gelitirdit kenefi
adyla bilinen renme kutusuyla psikolop
laboratuvannda.

U-D yaklam, gazete haberi ola


rak verilen Mehmetah Derrirta'n ka
rsn ve iki ocuunu ldrmesini.

PSKOLOJ BMINN DOASI

onun iinde yaad evrenin ddOllendlnne kouUannda arar. Mehmetah


belirli bir toplumda yetimi ve belirli
dllendirmelerle koullandnlmtr.
Kansm ve ocuklarm ldrmek, onun
inde bulunduu kodli^ ynnden
en dllendirici davrantr. Cczaevl'ndekl dedikodu. Mehmetah'a. kan
szn ne yaptm bildiren/kii veya ki
ilerin gznde kk dOmek.*bir er
kek olarak yaammn sonuna kadar
namusu lekeli olarak onursuzca yaa
mak seeneklerinin yamnda. kansm
ldrerek "namusunu temizlemek.
Mehmetah Demirta'n iinde bulun
duu koullar iinde en dllendirici
renilmi davrantr.

29

Resim 1.5 "Adam iyi kouUadmi Her


klavyeye basmda bana yiyecek veriyor."

Basitletirerek zetlemeye altmz U-D psikolojisi, psikoloji biliminin


geliiminde nemli bir basama oluturur. Bir bilim olarak niversitelerde
ve sosyal yaamda psikolojinin yaygn olduu Amerika Birleik Devletlerinde
U-D yaklam, 1930-1960 yllan arasmda en belirgin yaklam olmu ve bir
ok aratrmann temelini oluturmutur. Daha sonraki yllarda se, Avru
pa'da daha kuramsal ve bilisel srelere arlk veren psikolojik yakiamlann gelimesiyle, etkisi zayflamtr. Gnmzde psikologlar, bilisel (zlhlnsel/cognitlve) sreleri hesaba katmadan, yalnzca nesnel evre koullanyla
U-D yaklam iinde, bireyin davranlann aklamann olanaksz olduunu
dnrler.
Bilisel Yaklam
Bilisel (cognitive) psikologlar insan, edilgen (pasif) bir yaratk olarak de
il, alglayan, uyanclan ileyen, anlamlandran etken (aktif) bir sistem ola
rak grrler. Onlara gre, inam dier canllardan ayran en belirgin zellik,
insann gelen uyanclan ileyebilme, anlamlandrabilme yeteneidir.
Bilisel oluumlar (cognitive processes) deyince akla alglama, bellek ve
dnme gibi zihinsel bilgi ilem sreleri gelir. Bu sreleri kullanarak bi
rey evresi ve kendi hakknda yeni bilgiler edinir, eski olaylan hatrlar, orta
ya kan sorunlar zer ve gelecekle ilgili planlar yapar. Alglama, bellek ve
bilgi lem srelerini inceleyen dala bilisel psikoloji (cognitive psychology)
ad verilir. Bilisel psikoloji organizmanm iinde yer alan bilisel srelerin
tr ve yapsyla, gzlenebilen davranlann tr ve zellikleri arasndaki
ilikiyi aratrr.
U-D psikolojisinin insan davramma yaklamn mekanik ve basit bulan
psikologlar. 1960'ladan beri bilisel srelere arlk vermeye baladlar. Bi
lisel psikologlar, Mehmetah Demirta'n hareketini onun bilisel srelertyle aklarlar. Mehmetah'm davrammm, onun toplumu ve kendini alglama

NSAN VE DAVRANII

30

Resim 1.6 empanzeye dil retilebilir mi? Bu tr aratrmalar nsan


dilinin yaps ve bilisel sOrelerin ileyiiyle ilgili nemli keiflere yol
amtr.
eklini. nanlann ve tuturann bilmeden aklanamayacan savunurlar.
Onlara gre, bireyin alglamas onun fiziksel ve sosyal evresini belirler. Fi
ziksel evre, alglama srecinden sonra uyanc evre" durumuna geer; de
mek oluyor ki, salt nesnel uyarcdan sz edemeyiz.
Bilisel psikologlara gre, Mehmetah'm inde yetitii ailenin inanlar,
onun yaamm etkileyen kiilerin tgtumlan ve tavrlar, onun dnyay ve ken
dini belirli bir biimde alglamasna yol aar; belirli durumlarda belirli tr
davranlarda bulunmasma olanak salar. Mehmetah'm iinde bulunduu
aym fiziksel ve sosyal evre ine Amerikan toplumunun deerleri iinde yeti*mI biri koyulsa, olaylar deerlendirmesi ve bilisel sreleri alglamas farkl
olur. Bu nedenle Mehmetah'm yapt trden bir davranta bulunmaz.
Bilisel psikoloji zihinsel sreleri ncelerken deneysel yntemler kullan
maya zellikle dikkat eder. Nesnel yntemlerle deneysel olarak bireyin zih
ninde yer alan bilisel sreleri inceler, bireyin d dnyay nasl selletirip,
I dnya" olarak temsil ettiini anlamaya alr.
Psikoanalitik TaMam
Slgmund Freud psikoanalitik yaklamn kurucusudur. Kendisi Avustur
ya'da tp eitimi grm, zellikle nroloji alannda uzmanlk almas yap
mtr. ABD'de davramsal yaklam kuvvet kazanp yaygnlarken, Avru
pa'da psikoanalitik yaklam gelimekteydi. Daha nce incelediimiz yakla
mlar deneysel bir yntem kuUandklan halde, psikoanalitik yaklam her

PSKOLOJ BLMNN DOASI

31

Resim 1.7 Sigmund Freud psikoanalizin kurucusudur ve psikoloji tarihinde


en etkOi kiilerden biridir.

bireyin kendi gemiini inceleyen *Vaka almalan" (case studles) yntemini


kullanr. Freud'un getirmi olduu kavramlar geni biimde tartlm ve
zamanla psikoloji biliminin deiik alanlarn etkilemitir.
Freuda gre insanolunun doutan getirdii iki temel kuvvetli eilim
vardn cinsellik (sexualUy) ve saldrganlk (agression). Bu ki temel eilim in
sanolunun bir toplum iinde uyumlu yaamasm zorlatrdgmdan, cinsellik
ve saldrganlk davranlan, ana-baba. retmen gibi ocuun sosyalleme
sinde nemli rol oynayan kiilerce ocukluktan tibaren srekli bask altnda
tutulur ve cezalandnhr. **Kardeine vurulur mu?", Yapmal Aypl", "ek elini
oradan terbiyesizi", "Oran, buran gsterme elleme, utanmaz!" gibi ifadeler
toplumun cezalandnc tutumunu temsil eder.
Freud'a gre, toplum tarafndan ho karlanmayan cinsiyet ve saldrganhk duygulan binalttna (subconscious) itilirler, nk bu tr dnce
ve istekleri srekli bilinte tutmak bireyde geginlik ve rahatszlk yaratr.
BiUnaltma itilmi azulann farkmda olamayz, ancak onlar bizim davran
mz etkilemeye devam ederler. Pslkoanalitik yaklam dil srmesi, unutma
lar. hatalar ve buna benzer davranlan bilinaltmdakl steklerin fadesi ola
rak kabul eder, rnein, belirli bir kiinin adn hatrlamakta zorluk ekiyor
sanz. onunla lgili olumsuz bir bilinalt "depolamanz!" var demektir. Bilinaltma itilme zorunda kalan istekler orada kaybolup gitmezler; u veya bu
biimde toplumca kabul edilebilen davram klfma brnerek (sanat bilim,
spor alanlannda) kendilerini ifade ederler.

32

NSAN VE DAVRANII

Psikoanalltik yaklam, Mehmetah Demlrta'n kansn ve iki ocuunu


ldrmesini saldrganlk drtsnn bir ifadesi olarak grr. Mehmetah
saldrganlk gdsn tam kontrol altna alm bir kimse deildir, nk aile
sinde ve iinde bydOg sosyal evresinde bu ynde etkin bir sosyalleme
iine girmemitir. Mehmetah'm saldrganlk drts, onun sosyalleme s>
rasnda edindii saldrganl denetici etkenlerden daha kuvvetlidir. Bu sal
drganl karsna ve ocuklanna kar niin gsteriyor?" sorusuna da. onun
bireysel geliim srelerine, zellikle de kendi anne ve babasyla ilikilerine
bakarak cevap aranr.
Psikoanalltik yaklam kitabn dier blmlerinde daha aynnth tarta
caz. Psikologlar, psikoloji alamnda ortaya atlan her kuramsal kavram de
neysel olarak somutlatnnak istediklerinden, psikoanalltik kavranlan ku
kuyla karlarlar, rnein, bilinalt ve bilin srelerini, birbirinden farkl
iki temel gruba a3nnnak yerine, farkmda olmann derecesine gre deien be
lirsiz bir sreklilik izgisi zerinde grrler.
Bireyin doutan saldrgan olduuna inanan Freud, insanolunun l
drme" igdsnn etkisi altmda birey ve toplum olarak srekli sava in
de yaayacana inanr. nsanlar ile hayvanlar arasnda bu adan bir farkl
lk grmez. Freud'un, nsanda olumsuz bir temel zellik olduu gr tm
pslkologlarca paylalmaz. Aada ele alacamz fenomenolojik yaklam bi
reyin temel zellii konusunda Freuddan farkl bir gr temsil eder.
Fenomenolojik Yaklam
Fenomen (phenomenon) kendini ve d dnyay kendine zg bir biimde
alglayan kiinin znel yaants na (subjective experience) verilen isimdir.
Fenomenolojik yaklam, bireyin davanlann anlayabilmek iin, onun ken
dine zg alglayn ve yaantsn bilmemiz gerektiini savunur. Bireyin
davrann ne evre koullan ne de organizmadaki btyolojlk drtler, istek
ler. gereksinmeler belirlen Bireyin davrann biimlendiren en nemli et
ken. onun kendini ve e v r ^ o andaki anlamlandn biimi, baka bir deyile
bireyin o andaki fenomenidir.
Her iki yaklam da bireyin iinde oluan srelere arlk verdiinden,
okuyucu, daha nce incelediimiz bilisel yaklamla imdi incelemekte oldu
umuz fenomenolojik yaklara arasmdaki farkn ne olduunu aklkla gremeyebilir. Bilisel yaklam, bireyin bilisel srelerini deneysel yoldan ince
lemeyi amalar: duyum, alglama, bellekle ilgili sreler, dnme, problem
zme vb. gibi alanlarda dzenli ve deneysel gzlemlerle insan zihninin lev
sel (fonksiyonel) bir modelini oluturmaya urar. Fenomenolojik }raklam
bireyin znel yaantsna nem verir, onun dnda baka hibir veri tanmaz.
Fenomenolojik yaklam benimsemi pslkologlarca deneysel yntem, bi
reyin tmlgn grebilme yeteneinden uzak, son derece snrl bir yntem
dir. nsann davrann etkileyen, ona yn veren en nemli etkeni (fenomeni)
deneysel yntemle inceleme olana yoktur. Deneysel yntemle elde edilen
bilgiler, btnden kopuk para para bilgiler olup, bireyin tmn anlamaya
gtrmezler. nsan anlayabilmek iin, onun yaamnda neyin anlaml oldu-

PStKOUXJl BtMtNtN DOASI

33

Resim 1.8 Fenomenolojik yaklam\n kuruculanndan Cari


Rogers (gzlOklO olan) bir etkileim grubu iinde grlyor.

unu, ne3Tl gerekletirmeye altn, bir baka deyile onun fenomenini


ahlamamz gerekir.
Fenomenolojlk yaklam benimsemi psikologlar. Mehmetah Demirta'n davranm anlayabilmemiz iin, kendisiyle konuarak onun fenomeni
ni anlamamz gerektiini savunurlar. Bireyin fenomenini anlamak uzun za
man alabilir; fakat yetenekli bir psikolog, eninde sonunda bu grevi baarr.
Fenomenolojlk yaklam benimseyen psikologlara gre. Mehmetah kendi fe
nomeni iinde, kendisi in en anlaml olan yapmtr. Sorun, bu fenomeni
ortaya karan koullan anlamakta. Mehmetahm olaylan gr biimini iyi
kavrayabilmekte yatyor.
Mehmetah'm davranm. ancak onun fenomenini anladktan sonra an
laml grebiliriz; dier yaklam biimleri, birey olarak Mehmetah'm ancak
bir parasm grebilirler. Ancak fenomenolojlk yaklam bireyin tmlnO
koruyabilir. Bireyin davran d ve i evre koullanyla mekanik bir biimde
olumaz. Birey, iinde bulunduu evre kouUannda o anda ne gibi davran
seenekleri olduunu grr ve birini seer. Mehmetah. seeneklerinin ne ol
duunu biliyordu ve ldrme seeneine karar verdi. Baka bir ifadeyle, ga
zetelerde sk sk duyduumuz kader kurbanlan anlayma kar kan fenomenolojik yaklam, bireyin seme zgrlne sahip olduunu savunur.
Bireyin seme zgrl, seeneklerinin farknda oluu, insanla hayvan
arasmd^cl en belirgin farkll oluturur, tnsan davrann denetleyebilen

34

in s a n v e

DAVRANII

zgr bir yaratktr, insanolu seme zgrln srekli kendini gerekle


tirme (self actualizatlon) ynnde kullanr. Blre3rin temel doasm. Freud*un
ne srd gibi b^rolojik yapyla toplum yapsnn atmas deil, kiinin
kendi tm potans^ellni gerekletirmek, gelitirmek ve yaamn anlamlandrmak abas oluturur. nsann temel doas. Freud*un inandnn aksine,
smrsz bir ekilde olumludur.
Fenomenolojik yaklam grn benimsemi psikologlar edebiyat ve
gzel sanatlann her daimi* insann doasm anlamada bir fenomen alan ola
rak kullanrlar ve daha nce de belirttiimiz gibi, deneysel almalardan
uzak dururlar.
Fenomenolojik yaklam modem psikolojiye bir katk olarak kabul edil
mekle beraber, gnmzn psikologlar, psikoloji biliminin bilimsel yntem
lerle ilerleyebilecei ynndeki inanlarn devam ettirirler. Baz psikologlar,
fenomenolojik yaklamdan vazgemeden deneysel veriler toplamann mm
kn olduuna inanr ve veri toplama abalarn srdrrler.

3. BLMSEL PSKOLOJNN KAPSAMI


nsan davrannn bilimi olan psikolojinin birbirinden farkl yaklamlar
ierdiini grdk. Bu blmde psikolojinin hangi alanlan kapsadn incele
yeceiz. nce psikolojinin tanmyla ncelememize balayalm.
Psikolojinin Tanm
Psikoloji dier bilimlere kyasla ksa bir gemie sahiptir. Bu ksa sre
iinde psikoloji deiik biimlerde tanmlanmtr. lk tanm *insan zihninin
yapsmn incelenmesf biimindeydi, insan zihnini gzl^ebilmenin olanakszb karsnda bunalan ilk psikologlar. John B. Watson*un nderliinde
psikolojiyi, 'gzlenebilen davanlarm bilimsel ncelenmesi* biiminde ta
nmlamlardr. Onlara gre psikoloji, ancak dier doa bilimlerinde kullan
lan den^sel yntemle bilimsellie kavuur.
Deneysel yntem, organizmanm iinde bulunduu evrenin kouUann
etkin bir biimde denetlemeyi gerektirdiinden, yntemin hayvanlar zerinde
kullanlmas daha kolay ve uygun oluyordu. Bu nedenle davran psikoloji
aratrmalannm ounluu hayvanlar zerinde yaplm, elde edilen bulgular
daha sonra insanlara genellenmitlr.
Bu geliimin etkisi altnda psikoloji zamanla, hayvan davrannn ince
lenmesi anlamma gelmeye balamtr. Davransal deneysel yaklam uy
gulayan psikologlar, insan ve hayvanlar arasnda gzlenen farklann genellik
le bir nicelik ve karmaklk derecesinde olutuunu dnmlerdir. Nite
kim. insana zg olarak bilinen dil davranm bile, hayvan deneylerinden
elde edilen kavramlarla aklamlardr.
nsan zihninin davran zerindeki etkisini kabul etmeyen bu yaklama,
psikoloji inde tepki olumaya balam ve bilgi ilem (Information Proces
sing) mhendisliinin gelitirdii kavramlarn yardmyla. 1960'lardan bu

PSKOLOJ BLMNN DOASI

35

yana insan alglamas, bellek sreleri ve dnme gibi zihinsel ilevleri nce
leyen bilisel (zlhinsel/cognitlve) psikoloji ortaya kmtr. .
Bu gelimeler gnmz psikolojisinin tanmm etkilemitir. Modem psi
koloji gnmzde, davran ve davrann altnda yatan sreleri bimsel
olarak inceleyen alma alan olarak tanmlanr. Bilisel (zihinsel) sreleri
dorudan gzleme olana yoktur; organizmann davranlar gzlenerek ya
da nrolojik bulgular kullanlarak onlann varl saptanr. Bilisel srelerin
dorudan gzlenememi olmas, yaplan almanm ya da psikolojinin bilim
sellik deerini yitirmez. nk bilimsellik bir yntem somnudur; incelenen
konudan ok, o konunun nasl incelendii almann bilimselliini olutu
rur. Yntem konusuna girmeden nce (bu konuyu ilerde daha aynntlanyla
ele alacaz), psikolojinin ilgi alanlarn zet olarak gzden geirelim.
Psikolojinin Alanlan
Bir insanm gnlk yaam birbirinden farkl deiik ynler ierir. nsan
yaamnn deiik ynleri psikolojinin deiik alanlar gelitirmesine yol a
mtr. Ali Gleryz'n gnlk yaamna bakarak, bu hayali vatandam gn
lk yaam sresince, ne gibi farkl durumlarla karlatn grelim.
AH Gleyz her zaman olduu gibi bu sabah da saat 6'da uyand.
(Gnde iki paket sigara itiinden srekli ksrr ve sk sk nefes darl
eker. AH Beyin kars Nebahat Hanm sigara imez ve sigara kokusun
dan da nefret eder. Kocasnn uyanr uyanmaz yatak odasmda bir sigara
yakmas, Nebahat Haram rahatsz eder ama. bu konuda daha nce yapbg ricalar, ikayetler, nihayet kavgalar sonu vermediinden, kendi ken
dine homurdanarak yatan br tarahna dnmekten baka bir^ yapa
mayacam bilir.) lk sigarasmdan sonra Ali Bey ay suyunu ocaa koy
du. banyoya gitti ve orada kabzlmn hl devam ettiini grd. Sabah
kahvalbsnda eker, ya ve yumurtadan uzak durmasn doktoru srarla
belirtmi olmasna ramen. "yi bir sabah kahvalts yapamazsam, h ^ a t
m derim ben bunal" diyerek, cannn ektii biimde kahvaltsn yapt.
ine gitmek iin 7:15'te otobs durana gitti ve hergn olduu gibi, ilk
gelen otobse bindi. Artk tank olduu ofrle merhabalat. alm
olduu devlet dairesine girerken, bun mdrle hangi konuda gre
ceini dnd. Ortaokulda okuyan ortanca kznn matematik retme
niyle bugn grmesi gerektiini hatrlad ve bu konuda mdrden
daha nce izin almad iin kendisine kzd.
Ali Gleyz* kendi yaamyla babaa brakalm ve imdi psikolojinin
deiik ilgi alanlanm gzden geirelim.
Deneysel Psikoloji
Psikolojinin her alannda deney yaphr, ancak, psikolojinin tarihsel geli
mesinden doan nedenlerle, baz alma trleri deneysel psikoloji (experi
mental psychology) olarak bilinir. Deneysel psikologlar, belirli bir davran
etkileyen evre koullarn ve uyancdan aynntl bir biimde tanmlayp le
rek. uyancmm hangi davran, nasl ve ne derecede etkilediini bulmay

36

NSAN VE DAVRANII

amalar. Sigara me miktan ile ksrme davran arasnda bir iliki var
m? Alnan nikotinin miktan ile, ksrk davrannn tr ve skl| arasn
da nasl bir iliki gzlenir? gibi sorular, deneysel psikolojinin alan iindedir.
Ali Gleyz zerinde deneme yaplarak, sigaradaki nikotinin beden ze
rindeki etkisi incelenmeye kalklsa, insan saln korumayla ilgili Trk yasalanyla karlalr. Yasal sorunlann yan sra ahlaksal sorunlar da vardr.
Bu nemli sorunlara gz kapatp deney gizlice uygulcinmaya kalklsa, o za
man insan evresinin karmaklndan doan deneysel denetim zoiugu or
taya kar. Deneyin bilimsel olabilmesi iin, Ali Gleryzn ne yediinin, ne
itiinin, ne zaman ne tr davranlarda bulunduunun denetim altna aln
mas gerekir. Byle bir denetim, insan olarak sahip olduu zgrlkleri Ali
Bey*in elinden alr, ite bu nedenlerle deneysel psikologlar, hayvanlar zerin
de aratrma yapmay daha kolay bulurlar.
Tarihsel geliimi iinde ele ahndgnda yapabileceimiz en belirgin gzlem
udur: Deneyisel psikoloji, deiik evre koullarnn davran nasl etkiledi
ini ha3Tvanlar zerinde yapt aratrmalarla bulmaya alr. Deneysel psi
koloji deyince gnmz pslkologlannn aklna, hayvan davranlan zerinde
yaplan ahmalar gelir.
Fizyolojik Psikoloji
Ali Gleyz'n sabah kahvaltsmda yedii reel, ekmeine srd ya,
onun saln nasl etkiliyor? Yenilen, iilen maddelerle, davrann herhangi
bir lUkiI var m? Bu tip sorularla fizyolojik tphystologicafi psikoloji urar.
Fizyolojik psikoloji, genel anlamda tanmlandnda, biyolojik srelerie dav
ran arasmdaki likiyi inceler. Duyu organlannn yaps ve ileyii, kana
karan hormonlarn fizyolojik sisteme ve dolaysyla davrana olan etkisi de
inceleme konusu ine girer. Nrologlarn zerinde alt konular davran
ilgilendiriyorsa, fizyolojik psikolojinin ilgi alan ine girer.
rnein, beynin hangi blgesi konuma davrann denetler? Dardan
gelen inanclarn tr ile b ^ n ln uyanldg blgenin, davran ynnden
nemi nedir? Pstkofarmakolojl ad^la son yllarda gelien bir dal, alman degi*ik ila trleri ile bireyin duygu, dnce ve davran arasndaki ilikiyi in
celer. Pslkofarmakoloji, fizyolojik psikolojinin bir alt daldir.
Geliimsel Psikoloji
Geliimsel (developmental) psikoloji, blr^dn kronolojik yayla onun davranmn tr arasndaki ilikiyi inceler. Ali Gleyz'n ocuu orta okuldadadr ve matematik dalnda baz sorunlar vardr. Acaba matematik kavram
larm renmedeki kolaylkla, bireyin ya arasmda bir iliki var m? Byle
bir soru, geliimsel psikolojinin inceleme konusu iine girer. Duyu organlar
nn yam ilerlemesine paralel olaiak nasl gelitii, konuma gibi olduka
karmak nemli bir davr^n. hangi ya aamalarnda ne gibi geliim ba
samaklar gsterdii geliim psikologlanmn zerflde alt sorunlara bir
ka rnek oluturur. Geliimsel psikolojinin dier bir konusu da ocuun

PSKOLOJ BLMNN DOASI

37

iinde bydg evre zellikleriyle onun gelitirdii davran trleri arasn


daki ilikiyi ncelemektir.
Bireyin gelimesinde evrenin roln ncelemek, gnmzde gittike
nem kazanan bir aratrma konusudur. Aile iindeki etkileimlerin tr o
cuu ne biimde etkiler? Boanm anne ve babann ocuklar, boanmam
anne ve babanm ocuklanna kyasla farkl bir geliim gsteriyorlar m? Okul
evresi ocuu hangi yalarda ve nasl etkiler?
Gnmzde geliim psikolojisi ocuun geliimi ile ilgilendii kadar,
yallk konusuyla da ilgilenir. Benim Amerikan toplumunda gzlediim
nemli farkllklardan biri, bireylerin ana-babalanyla olan ilikileriyle ilgilldin
Yal ana-babalar, ocuklanyla beraber olmak yerine genellikle kendi balar
na kalmay tercih ediyorlar. Aym gzlem onlarn ocuklar iin de geerli, on
lar da yalan ilerledike ana-babalanndan olabildiince bamsz olmaya a
balyorlar.
yice yalanan ana-babalar, kendi kendilerine bakamaz hale gelince, ya
l kimseler in yaplm hastane trnden *huzurevlerl"ne gitmeyi ocuklannn yannda kalmaya tercih ediyorlar. Ba3nramlarda ya da ayda bir ocuklan
tarafndan ziyaret edilmek onlara doal ve yeterli geliyor. Gzleyebildiim kadanyla, Amerikan toplumundaki yaklam, Trkiye'de bugn in geerli olan
yaklamdan farkldr*.
Dede ve bykannenin yaknda olduu ve torunlaryla steyerek ve seve
rek sk ilikiler iinde bulunduu bizim geleneksel geni kapsaml aile ya
antmzla. bireylerin kendi ufak ekirdek atletlerinin dna kamad
Amerikan tipine uygun dar kapsaml bir aile yaam birbirinden farkh ki aile
ortamn oluturur. Geliimsel psikoloji bu farkl ortamlarn ocuklarn gelii
mini hangi biimlerde ve hangi derecelerde etkilediini aratrr.
Kiilik Psikolojisi
Kiilik (personality) psikolojisi, bireylerin kendilerine zg davran, d
nce ve duygu biimleriyle ilgilenir. Ali Gleryz, doktorun nemle belirtme
sine ramen yine de, sabah kahvaltsmda yumurta, reel ve ya kullanmaya
devam eder. Salkla ilgili bu tutum, Ali Bey'in srekli zelliklerinden biri
m? Kznn matematik retmeniyle grmek iin mdrden iten erken
kma izni istemeyi ihmal edii, Ali Beyin sal konusunda taknd tutu
mu hatrlatmyor mu?
Gnlk yaam iinde birey her an hem evresiyle, hem de kendisiyle s
rekli etkileim halindedir. Birey bu tr etkileimlerde bulunurken kendine
zg duygu, dnce ve davran zellikleri gsterir. Davran, dnce ve
duygu zelliklerini ncelemeyi kiilik psikolojisi stlenmitir. ICiiliin nasl or
taya ktn arabran kiilik psikolojisi, kiiliin yaplamasn etkileyen de-

()

Trkiye'yi son zlyarctlnde, byk ehirlerde "huzurevi" saysnn artmakta oldu


unu gzledim. Huzurevleri, gittike endstrileen her toplumun kamlmaz bir
paras oluyor.

38

NSAN VE DAVRANII

glkenlerl eitli boyutlarda inceler, rnein. "Ali Gteryz'n ana-bahasnda


da ayn ihmalkr tutum gzlenebilir mi? " ( genetik, biyolojik yaklam boyu
tu), "Ali Bey'de gzlediimiz bu davran onun iinde yetitii yalan evresinin
bir rn m? "(kltrel yaklam boyutu), Ali Bey*in kendine zg gzlem ve
yaantan m onun yaama bak biim ini belirler? "( Fenomenolojik yaklam
boyutu). Kiilik psikolojisi, bunun gibi deiik ynleri inceleyerek bireye zg
davran, dnce ve duygu biimlerinin temelinde yatan genel yaplan bul
may amalar.
Sosyal Psikoloji
Bireyler birbirlerinden yaltlm olarak kendi balanna yaamazlar.
Gnlk yaamm ak iinde dier kimselerle yzlerce, binlerce etkileim ii
ne girerler, rnein. Ali Gleyz*n sabah kalkar kalkmaz sigara yakmas,
onu karsyla belirli bir etkileim iine sokar. Otobse binerken otobs of
rne selam vermesi, onun bir gn iinde yapaca yzlerce sosyal etkileimin
balangcm oluturur. Bireylerin birbirleriyle etkileimini inceleyen psikoloji
dalna sosyal (soclal) psikoloji ad verilir. Sosyal psikolojinin aratrma kap
sam iine, kiilerin birbirlerini alglamasnda etkisini gsteren nemli dei
kenler olarak tutumlar, kiisel ekicilik, uyma, itaat (boyun eme/cbedience),
sosyal normlar, kna etme ve edilme ve benzeri gibi ilerde ayrntlaryla ele
alacamz konular girer.
Bilisel Psikoloji
Ali Gleyz'n sabahlejin kalkmca sigarasn yakabilmesi, aynaya ba
knca kendisini tanyabilmesi, mutfaktaki eyalarn yerini bilebilmesi, onun
belleiyle gerekleir. Bellek (hafza/memry) nedir? sorusunu bilisel psiko
loji inceler. Alglama, dnme, hatrlama ve unutma, problem zme ve dil
davrannn altnda yatan sreler konusunda }raplan aratrmalar bilisel
psikolojinin kapsam ine girer. Ali Bey kzmn matematik gretmen^le g
rmesi gerektiini hatrlamtr, ne var k. mdrden bu konuda zin almay
unutmutur, insanlar niin baz bilgileri hatrlar, dier baz bilgileri unutur
lar? Bu tr sorular bilisel psikolojinin inceleme alan iine girer.
Klinik ve Danmanlk Psikolojisi
Ali Gleyz'n gnlk yaamndan verdiimiz ksa anlatm, karsyla
ilikisinin pek salkl olmadn ortaya koyar. Ali Beyin karsyla likileri
nin doyumsuzluunun temelinde hangi etkenler vardr? Niin gnde iki pa
ket sigara meye devam ediyor? Doktorun kesin uyarlanna ramen, niin
saln korumamakta srar ediyor? Bu gibi sorulan aratrmak ve bireye
dnsel, duygusal ve davransed dzeyde yardmc olmak, evresiyle daha
uyumlu bir liki kurmasn salamak, klinik (clinical) psikolojinin amalan
iine girer. Danmanlk (counseling) psikolojisi ise, bireyin kendi yaammn
deiik ynleriyle ilgili kararlar vermesine yardmc olabilecek bilgi ve yete
nekleri bireyde gelitirmeyi amalar, rnein, bir gen, danman psikologun
yardmyla kendi kiiliine, arzu ve steklerine, tutumlanna, bireysel deerle
rine, ilgi ve yeteneklerine en fazla uyan meslee yneltilir.

PSKOLOJ BMNN DOASI

39

Okul e Eitim Psikblolisl


''Hangf konu, kime ve nasl AgretilmellcUr?" sorusuyla okul ve eitim
(educaCionaD psikolojisi lgilenir. Elmde verimin en st dzeye ulamas
in retmen nasd yetltirilmelL retim program gerek erik, gerek biim
olarak nasl dzenlenmeli, smf ortamm etkileyen deikenleri nasl deer*
lendirmeli gibi sorular, okul ve eitim psikolojisinin gUendigl konulardan
blrkama rnek oluturur. AH Gleyz*n kzmn matematik gretmentyle
grmesini gerektiren sorunlardan bazlannn. okul ve eitim psikolojisini
lgilendireceinden emin olabiliriz. Psikolojinin bu dal, psikoloji biliminin
bulgulan erevesinde, okul ortamm ve eitim srecini, en eUdn dzeye get ir m ^ amalar.
EindstTi PskdU^isl
Endstriyel (ndustrlal) psikoloji belirli bir e en uygun kiiyi, veya belir
li bir kiiye en ^gun i sem ^le ilgilenir. Endstriyel psikolog, hem aabrmayla, hem de uygulamayla lgilenir, rnein, bir endstri kuruluunda yeni
bir makine gelitirilirken, deiik seenekler arasndan hangi makinenin d
zeninin en dk hata riskiyle alabileceini endstriyel psikolog aratrr.
Aynca, bu endstri kuruluunda alan bireylerin ten doyum almalann
salamay ve retimde verimlilik dzeylerini yksek tutabilmeyi amalayan
evresel, psikolojik ve sosyal dzenlemeler getirir, rnein, AH Bey'in alt
yerin orada alanlan daha etkin ve verimH bir biimde nasl etkileyeceini
endstriyel psikolog aratrr ve bellrH zm yollan nerir.
Yeni Gelien Psikoloji Alanlar
Toplum yaam karmaklap, bireyin davramlannn kkenleri aydmHa kavutuka, yeni psikoloji alanlan oluur. Bunlardan bazlann ksaca
yle tanmlayabiliriz;
Adalet psikolojisi (forensic psychology) yasalann hem yapm, hem de uy
gulanmas ynleriyle ilgilenir. nfaz sistemlerinin verimlilii, hapishane ve s
lahhanelerdeki kouUann bireyleri nasl etkiledii, bu alann ilgi konulan ii
ne girer (Bkz. Erem..F 1938).
Bilglsayarlann geUmesl ve gnlk jraamm farkl ynlerini etkisi altna
almas, psikologlann konuyla ilgilenmesine yol amtr. Yapay zek (artlilcial intelligence) konusuyla lgilenen psikologlar, bireyin dnce srelerini
ve zihninin ileyiini taklit edebilen bilgisayar programlan gelitirme abas
iindedirler. rnein, bir dilden baka bir dile bilgisayar aracbyla eviri ya
pabilme olanan, bu tr psikologlar aratrr.
evre (ecologlcal) psikolojisi de yeni gelien bir dal olarak, bireyin veya
grubun, davranm etkileyen evresel deikenleri inceler. evresel etkenler
renk, meknn bpyutlan, s, k gibi fiziksel deikenler olabilecei gibi, bi
reylerin belirli toplumsal olaylan ( cenaze, dn, cinayet evlenme, kz ka
rma vs.) yaad boyutlan belirten deikenler de olabilir.
Salc (health) psikolojisi psikoloji ve tp alanlarnda ^ttike kabul edilen
yeni bir alandr. Gnmzde geleneksel tbbm yerine, yeni bir bilimsel yakla
m temsil eden modem tp anlay geerlldir. Geleneksel tp modeli ieri
sinde,gelitirilmi olan medikal biyolojinin, insan sal^la ilgili btn konu-'

40

NSAN VE DAVRANII

lan kapsad varsaylyordu. Modem tp iinde bio-psiko-sosyal model geli


mi ve medikai biyolojinin yerini almtr. Salk psikolojisi yeni gelitirilen
blo-psiko'soyal modelin bir blmn oluturur. Genel olarak grevleri. 20.
yzyln sqn eyreinde elde edilen aratrma bulgulan nda, davran organizasyonlan ve davram deiiklikleri yapmaktr.
Bunlat:
(1) Sal korumak,
(2)

Sal gelitirici davran ve yaam biimlerini gelitirmek.

(3)

Hastalklardan korunmak ve hzla 3dlemek.

(4) Salk bakm sistemlerine lerlik kazandrmak.


olarak tanmlanmtr.
Salk, hasta ya da sakat olmama hail deil fiziksel zihinsel ve sosyal
ynden tam bir b^Uk hail* olarak tanmlanr. Modem tb'm temelini olutu
ran bio-psiko-sosyal modele gxe. bu yaplar birbirlerinden bamsz ilemez
ler. Sagbk psikologlan. zihnin bedeni nasl etkilediini aratrrlar. Bu tr
aratrmalardan elde edilen verileri, nsann salkl yaam" kalitesini yk
seltmede uygularlar.
20. yzyl balarmdaki lmcl hastalklar, birden ortaya kan ve hzla
sonulanan akut enfeksiyon hastahklan idi. Bugn ise lmcl hastalklar
kanser ya da kalp rahatszlklar gibi kronik zellikte. Yaama biimimiz ve
kararlanmzla. salkl yaamay ya da hasta olmay seebiliyoruz. Salk psi
kolojisi asmdan nemli olan bireylerin semptomatik dnemdeki sala ili
kin deerlerini, salk davramlanm taramak ve bilisel-davransal yakla
mlar (kuramlar) uygulayarak, bireyin salgnm her ynyle gelimesine
olanak salamaktr.
Spor Psfkolo/islyenl gelien bir psikoloji alandr. Dr. Ergun Baer, Uygu
lamal Spor Psikolofisi adl kitabmda. spor psikolojisinin lgi alanlarn yle
sralar: aer. .. 1988. s. 42.)
(1) Sportif etkinliin psikolojik zellikleri.
(2) Sporcularn sportif etkinliklerini srdrmeye hazr
olularnn psikolojik analizleri,
(3) Spor ve kiilik.
(4) Sporda kk gruplarn psikolojisi.
(5) Sporcu seiminde psikolojik ilkeler.
(6) Sporcu hazrlanmasnda iradenin rol.
(7) Sporculann yarmalara hazrlanmalannda psikolojik yntemler.

4. ARATIRMA YNTEMLER
Giri
Bilimi dier ura dallanndan ayran en belirgin zellik, kulland yn
temdir. Bilimsel yntem, verileri toplay ve analiz edii ynnden dier bilgi
edinme yntemlerinden ayrlr. Bilimsel yntemi ayrt edici zellikleri yle s
ralayabiliriz:

PSKOLOJ BlUMtNN DOASI

41

(1) DzenUdtr, ^ i r l l bir konuyu geliigzel deil, belirli bir dzen ere
vesinde adm adm nceler.
(2) Veriye daycar. Bilimsel yntem doanm belirli bir ynyle ilgili top
lanm verilerle urar. Olm ^an, gzlenemeyen. tutanaa geirilem^en s
relerle ilgilenmez.
(3) Nesneldtr. Bilimsel yntemin, bir kiinin alglay ya da otoriterisini
aan bir yn vardr . Bilimsel aratrma yapmak in eitilmi herhangi bir
kimsenin tekrarlayabilecei biimde sorunlar belirlenmeli, tanmlar yaplmal
verilerin toplanmas ve analizi ortaya konmaldr.
(4) Analitiktir. Bilimsel yntem olgulan paralarma a}rrarak ve her bir ol
gunun altmda yatan temel deikenleri birbirinden yaltarak ncelen bu ince
leme sonucunda neden-sonu ikilerine ular.
(5) Tekrar edilebilir. lgilenilen konu doanm bir paras olarak tekrar
tekrar gzlenebilen bir konu olmak zorundadr. Yalnz bir kere olan ve bir
daha ortaya kmayan olaylar bilimsel yntemlerle inceleyemeyiz.
Psikolojinin kulland deiik yntemler vardr. Hangi psikolojik aratr
ma ynteminin kullanlacam, incelenen konunun tr, psikologun ara ve
gere olanaklanmn snn ve aratrmanm iinde yapld ortamn koullan
saptar. Aada, gnmzde kullanlan psikoloji aratrma yntemlerini zet
olarak gzden geireceiz. Daha aynnth bilgi iin okuyucu Karaka (1988) ve
Tevrz'den (1989) yararlanabilir.
Deneysel Yntem
Deneysel yntemin en belirgin zellii, deney yoluyla deikenler arasnda
ki ilikileri kefetme abasdr. Deikenler (varlable). gzlenebilen ve farkl
deerler alabilen zelllk"ler olarak tanmlanr, rnein, cinsiyet bir deiken
dir nk gzlenebilir bir zelliktir ve erkek - dii olmak zere iki farkl deer
gsterir. Gzlenebildii ve haAilen ara doru farkh deerler alabildii in
auitk, baka bir deiken olarak tammlanabilir. Cinsiyetle arlk arasmda
bir iliki var m?" sorusu, iki deiken ara
smda olasl bir likiye yneliktir. Ayn bi
imde. bireyin ya ve renme yetenei ayn
ayn degikenierdir ve "yala renme yete
nei arasnda ne tr bir liki var?" sorusu,
bir aratrma konusu olarak ele almabilir.
Deneysel yntem konuya belirli bir yak
lam tutumunu belirtir. Deikenlerin de
erleri denetim altmda tutabildii ortamlar
da deney yaplr. Bu ortam gerekletirebil
mek zere laboratuvarlar (deney odalar)
gelitirilir. Deney odalar, incelenen dei
kenlerin deerlerini saptamaya olanak sa
lar. Den^rsel yntemde kullanlan dei
kenler bagtmstz (independent) ve baml
11,1
Resim 1.9 "nemli bir benlik krizine
(dependent) deiken olarak ki grupta top- gjrjim ^ n i srekli kontrol grubuna
la n r.
koyuyorlar."

42

^NSAN VE DAVRANII

ilen alkol miktanyla el titremesi arasmda bir iliki olup olmadn anlamak
iin bir deneysel aratrma planlandm
dnelim. Bu amala, birbirleriyle ya,
cinsiyet ve dier nemli deikenler y
nnden denkletirilmi be grup alnsn.
Birinci gruptakllere 10, ikinci gnptakilere
20 ve onar gram artla devam ederek so
nunda beinci gnptakilere 50 gram alkol
verilsin. Her bir grupta el titremesi, alkol
verilmeden nce ve alkol verildikten belirli
bir sre sonra llsn.
Deneyde alkol bamsz, el titremesi
baml deikendir. Bir deikenin miktaekli 1.2 Deneyin grafik sonulan
nna baml olarak, br deikenin dee^
rinde bir farkllk gzlentyorsa, iliki bir
kural olarak ifade edilir. Bilimsel kuramlar ise, baml ve bamsz deiken
ler arasmdaki ilikiyi daha karmak ve soyut dzeyde belirten ifadelerdir.
Deneysel yntemi kullanabilme olana olduu srece psikologlar bu yn
temi kullanmay yelerler. Fakat d e n ^ odasna sokulamayan psikolojik ara
trma konulan vardr. Bu nedenle baka psikolojik yntemler gelitirilmitir.
Gelitirilen yntemlerden biri aada ana batlaryla inceleyeceimiz gzlem
yntemidir.
Gzlem Yntem i
Deneysel yntem her aratrma konusuna kolaylkla uygulanamaz, n
k ncelenen olayn altnda yatan deikenler her zaman deney odasnda de
netlenip llemez. Bu nedenle, gzlem (observation) yntemi psikolojide sk
sk kullanlr. Gzlem yntemi, belirli bir davran olayn etkilemeden olduu
gibi gzleyerek daha iyi anlamak iin kullanlr.
Elimizde olanaklar olsa ve hem yasal hem de ahlaki ynden sakncas ol
masa, Ali Gleyz'n evinde ve yerinde TV kameralar kullanarak onun
gnlk davrann (onun haberi olmadan) gzleyebiliriz. Bylece gzlem yn
temini kullanarak Ali Gleyz'n ocuklar ve eiyle kurduu ilikinin nite
lii le ilgili baz bilgiler elde ederiz. Ali Bey'in gnlk yaamnda yer alan de
ikenlerin tmn deneysel koullar altnda ncelememiz olana bulunma
d iin, onun yaamyla ilgili veri toplama amacmza doal gzlem yntemi
daha uygun debilir.
Gzlem yntemi bir bilimin lk geliim aamalarnda daha sk kullanlr.
Yaplan gzlemler deikenler arasndaki ilikiler olduu sonucuna gtrr
se, daha aynnt yeni arannalar dzenlenir. Gzlem ynteminin verdii
bilgi, bilimsel geliimin ilk aamasn oluturur. Gzlem aamasmdan sonra
deneysel yntem kullanlr.
Daha nce gzlem yntemiyle saptanan ilikileri incelemek bilimin gelii
minde ikinci aamay oluturur, rnein, Ali Bey'in gece yatanda rahat

p s ik o l o j i b il im in in

DOASI

43

Resim 1.10 Kiiler doal ortamlar iinde gizlenerek, davranlarn etkileyen nemli
faktrler incelenir.
uyuma derecesiyle, o gn itii sigara miktan arasnda bir iliki gzlediimizi
varsayalm. Bu gzlemsel aamadan sonra, ka sigarann ne kadar rahatsz
lk getirdiini daha deneysel bir yntemle inceleyebilecek duruma geliriz..
Gzlem yntemi son derece yoruma ak bir yntemdir. Gzlenilen ola}an
ne olduu yoruma ak olduu gibi, niin sorusuna cevap veren ve olayn altn
da yatan nedensel dzenin aklanmas da yoruma gre deiebilir. Grld
gibi, farkl beklentileri, eitimleri ve anlay biimleri olan bilim adamlan.
aym olay gzledikleri halde, gzledikleri dayn ne olduu ue niin ortaya kt
konusunda birbirleriyle anlaamayabilirler. Grld gibi, gzlemsel dene
yin, znel yorumlara pek ak kap brakmayacak biimde yaplatnlmas
nemlidir. Byle bir yapatrma gzlemlere nesnellik getirir, yukanda syle
diimiz trden znel alglama ve yorum aynlklann ortadan kaldnr. Gittike
gelien grsel ve iitsel kayt aletleri, gzlem ynteminin daha nesnel bir biim
de yapatnlaak bilimsel aratrmalarda kullanlmasna yardmc olmutur.
Tarama Yntem i
ncelenmek istenen olay dorudan gzleme olana olmad zamanlarda
soru listesi araclyla ve mlakat yntemiyle, dolayl bir biimde gzlemle
mede bulunulur. rnein. Ali Gleyz'e sorular sorarak, onunla deiik zamanlada mlakatlar yaparak, evdeki ve teki gnlk yaamyla lgili temel
deikenleri renebiliriz.
Tarama yntemi (survey method) pazar aratrmalarnda, siyasal oylarn
dalmnn belirlenmesinde, kamuoyu yoklamalarnda sk sk kullanlr. So
rulan sorulann ierii, sorulu biimi, sralanmas, birbirleriyle likisi, soru
lan soran kiinin sorma biimi ve 8oni)ru cevaplayan ki^le ilikisi, gz n-

44

NSAN VE DAVRANII

ne alnmas gereken nemli ynlerdir. Kim*


lere sorulann verildii ve elde edilen bulgu*
lann kimlere ve ne derecede genelletirile
bilecei, dikkat edilmesi gereken ynlerden
birkadr.
Test Yntemi
Test yntemi psikolojinin nemli ara
trma yntemlerinden biridir. nceden ko
ullan belirlenmi durumlar yaratarak, bi
reylerin bu kouUar iinde nasl davrand
n gzlemek iin kullanlan ara veya ay
gta. test ad verilir. Bireylerin birbirlerine
gre nasl bir sralanma iinde olduklan,
testler yoluyla ortaya kanlr. rnein,
Mzik Yetenek Testi verilerek bir grup kii
Reslm 1.11 *Bu soruya nasl cevap
nin, mzik yetenei ynnden, nasl bir s
vermemi istersin? Bir aile reisi olarak
ralanma iinde olduklan ortaya konur.
m. orta gelirii bir vatanda olarak m,
yoksa bir parti yesi olarak m?
Ayn biimde, bireylere Zek Testi verile
rek. birbirlerine gre nasl bir zek sralan
masnda olduklan gzlenebilir. Gnmz
de. davrann hemen hemen her ynyle ilgili gelitirilmi testler vardn r
nein tutum testleri, zek testleri, yetenek testleri, kiilik testleri, kayg test
leri. benlik bilincinin trn inceleyen testler, vb. gibi.
Test alan son derece karmak konulan kapsayan nemli bir psikolojik
aratrma alandr. Testin ierii, testin yaps, testin uygulanmas, testin yorumlan bu alann belli bal ynlerini oluturur. Her bir alt-balk nemli
yntemsel ve davransal sorunlan e^. Psikologlar, test konusunun kap
sam iine giren deiik konularda birbirleriyle her zaman ayn fikirde deil-

Resim 1.12 Psikobg kiilik testlerinden birini uyguluyor.

PSKOLOJ BLMNN DOASI

45

dir. Baz konularda anlarlar, baz konularda birbirlerine aykn fadelerde


bulunurlar.
Al Cleryz'e zek testi vererek onun Trk Toplumu inde genel zek
sralamasnda nerede yer aldn bulabileceimiz gibi, kiilik testi, mzik ye
tenek testi, matematik yetenek testi vb. vererek, farkl bireysel zelliklerini de
belirleyebiliriz.
Gazetelerin magazin sayfalarnda sk sk verilen lyl bir e misiniz?", Ro
mantik mi, yoksa gereki misiniz?", Kbbk msnz?". Ne kadar apkm oldu
unuzu renin!" gibi testlerin, bu blmde szn ettiimiz bilimsel testlerle
hibir ilikisi yoktur. Gazetelerde verilen testler" okuyucuyu elendirmek ve
merakn kamlamak amacm gder. Herhangi bir bilimsel deer tamaz.
Vaka Tarihesi Yntemi
Bireyin gemiinde yer alan olaylar, betimsel bir biimde yanstan bi
reysel hlkaye"ye vaka tarihesi (case hlstoy) ad verilir. Vaka tariheleri, o
unlukla gemiteki olaylann hatrlanp sylenmesi yoluyla oluturulur. Ha-

Reslm 1.13 Psikolojik bozukluklarn incelenmesinde vaka tarihesi


nemli bir yntemdir. Bu resimleri izen kadn oklu kiilik
gsteriyordu ve vaka almas olarak ele alndnda, her bir resmi
farkl bir kiiliinin yapt ortaya karld.

46

NSAN VE DAVRANII

trlayan kiinin algsal srecindeki znellikler, yeniden yaplatrma sreci


iinde etkilerini gsterir. Bu nedenle psikologlar, vaka tarihelerinde olayn
kendisinin deil, hatrland biimde" inclelendlini srekli gz nnde tu
tarlar. Psikologlar baz ender hallerde bireyi uzun bir zaman boyutu iinde
gzleyerek gnlk tutarlar. Fakat bu tr vaka tariheleri azdr, ounlukla,
hatrlama yoluyla yeniden yaplatrma trnden vaka tariheleri kullanbr.
Vaka tarihesi yntemi, zellikle klinik psikoloji alannda kullanlr.
Ali Gleryz'n ocukluu, delikanll, genlik devrelerinde yer alm
nemli olaylarla ilgili sorular sorarak, onun vaka tarihesini gelitirerek bu
gnk davranlann anlamaya alrz. Byle bir giriim, daha nce de be
lirttiimiz gibi, klinik psikologlar tarafndan kullanlr.

5. PSKOLOJ BLMNN TRK


TOPLUMUNDAK YER
Giri
Psikoloji biliminin Trk^toplumundaki yerini tartmak iki dzeyde yap
labilir:
(1) Psikoloji biliminin bugnn Trkiye'sindeki yeri,
(2) Psikoloji biliminin Trk toplumunda alabilecei potansiyel yer.
Gnmzde Trkiye niversiteleri Ortadou ve Balkan lkeleri inde,
srail dnda, en gelimi psikoloji blmlerine sahiptir. Tannm Bat ni
versitelerinde, kendi konularnda dnyaca bilinen bilim adamlarnn rehber
liinde yetimi birok Trk psikologu, deiik Trk niversitelerinde grev
yapmaktadr.
Bu bilim adamlar, zaman ve gayretlerinin byk bir ksmn, mezuniyet
ncesi (lisans dze}^!) eitim ve retime ve niversitede yneticilik yapmaya
harcarlar. niversite ynetimini etkileyen ve hangi konulara ne kadar par
aynlacagna karar veren yneticiler, ders vermenin tesinde aratrma abalanna pek zaman ve para ayrmazlar. Bu nedenle Trk psikologlan ancak k
stl bir biimde aratrma yapabilir.
Baz bilim adamlan kendi kiisel gayretleriyle, koullan zorlayarak, ara
trana ve ya3nn yapabilmekteyse de, Trk psikolojisini modem toplumdaki yef
rlne ulatracak gce sahip deildir . Bu nedenle, bilimsel ynden iyi yetimi
olmalanna ramen, Trk bilim adamlannn byk bir ounluu, psikoloji
biliminin Trk toplumuna yapabilecei katklar gerekletirmekten uzaktr.
Bu 3Tzden bu blm, psikoloji biliminin topluma yapabilecei potansi
yel yararlara ayracam. Psikolojinin Trk toplumuna yapabilecei katklar
birey, grup ve toplum dzeyinde ele alnabilir.
Birey Dzeyinde Psikolojinin Tararlar
Psikoloji alanm incel^ren ve psikolojinin temel kavram ve srelerini
renen birey kendi davran, dnce ve duygulann daha iyi anlama olana

PSKOLOJ BLMNN DOASI

47

m bulur. Psikoloji biliminin temel kavramlann anlam bir Trk insan, ken
di davranlarn etkileyen ve d etkenlerin daha bilimsel olarak farkmda
olur, rnein. Ali Gleryz. girite ksaca zetlediimiz gnlk hikyesinde,
kendini tamyan biri olarak karmza kmyor. Ali Bey psikolojinin temel
kavramlann bilerek yaamna bakabilseydl. kendi gnlk davranlannn te
melinde yatan sonnlannn farkna varabilirdi, rnein, sigara Uyaklsl olu
unun temelinde yatan unsurun yaam gerginlii olduunu grebilinll. Bu
dzeyde kendini gzleyebilen Ali Bey, yaam gerginliini, yaam kaygsn ni
in bu iddette duyduunu soruturabilir ve temelde kendisine gveni olma
yan bir benlik kavram (self concept) gelitirmi olduunu gzleyebilirdi.
Psikoloji biliminin gelitirdii anlay. Ali Be/i daha da ileri bir kavray
dzeyine karabilir ve kendi benlik kavrammn altnda, byk bir olaslida
ana-babasnm etkilerini grmeye balard. Ali Gleryz bu anlaya ulaabllseydi. davrannm temelinde yatan nedenlerin farkmda olmayan bugnk
Ali Be3T*den arkl bir kii olurdu. Byk bir olaslkla sigaray brakr, kendi
ocuklarn ve karsn daha mutlu eden bir yaam srdrebilirdi.*
Psikoloji biliminin kavram ve srelerini bilen kiiler, kendi davranlan
zerinde daha dzenli gzlemler yapabilirler. Psikolojinin yntemleri ve eri
i konusunda bilgisini gelitirmi bir birey, kendi davranna nyarglar, kabplam gelenekler ve grenekler erevesinde deil, bilimsel bir yaklam
iinde bakabilir, rnein, kzn dvmeyen dizini dver" szn yeniden ve
daha bilimsel biimde gzden geirir.
Psikoloji bilmeyen kiinin, toplumupuzda sk sk rastladmz kalpla
m cevaplann arkasna snarak zmler aramaktan te baka bir seene
i yoktur. Bilimsel psikoloji asndan insan davranna bakabilen kimse,
daha bilimsel, gereklii denenmi kavramlar araclyla insan sorunlarna
yaklam tavn gelitirir, rnein, kklmden beri sk sk duyduum bir
sz bireyin tatl ve yal yemesiyle ilgilidir:
"Ye tatli3a ime suyu, yanarsa yansn;
Yc yaly i suyu, donarsa donsun!"
Benim yakn ocukluk evremde bu sze dayanarak yeme imesini dzenleni kimseler bilirim.
Bilimsel tutum iindeki bir kimsenin bu sz hemen soruturacan ve
bu szn geerli olup olmadn aratrmadan kr krne inanmayacan
bekleriz. Gda olarak alnan tatl ve yalnn kiinin bedensel sal yannda,
bireyin duygu ve dncelerini de nasl etkiledii konusunda yaplan aratr-

()

Sigaray brakma konusu, kiinin bireysel ve aile mutluluuyla lgili olarak, sade
ce bir rnek olarak yukarda verilmitir. Bu rnekte, kiinin kendi davranlarnn
altnda yatan etkenlerle ilgili igr ve anlayn onun davramn etkileyecei be
lirtilmektedir. Sigaray meyi brakma konusunda etkili yntemler gelitirmi olan
bilisel vc davran yaldamlar, bu nedenle burada incelenmemitir.

48

NSAN VE DAVRANII

mlar, lgin sonular vermitir. Bu aratrmalar, tatlnn birok kimsede ka


ramsarlk ve knt duygusu yarattm gsteriyor.
Aratrma sonularndan haberdar olan birey, yemekten sonra ken ani
karamsarln nedenini yedii baklavada arayabilr ve o anda daha olumlu
bir davrana ynelerek, karlat biyokimyasal zeminli bir duygusal
kntye kendini kaptrp koyuvermez. Bu rnekler, bireyin yaazmnm her
ynyle ilgili olarak oaltlabilir.
Sonu olarak unu syliyebiliriz: Psikolojinin temel kavramlarm ve s
relerini bilen birey, kendi duygu, dnce ve davramlarmm altmda yatan
nedenleri daha iyi anlayabilir.
imdi okuyucu sorabilir: Kendi dnce, duygu ve davranlann daha
^ anlamanm yaran nedir? Trkiye'nin, kendi kendisini dinleyen. 'Acaba bu
davran ben imdi niin yaptm?' diye srekli dnen kiilerden oluan
bir toplum olmasn m istiyorsunuz?" Bireylerin davranlannn altmda ya
tan psikolojik nedenleri srekli deen kiiler olmasn salk vermiyorum. Bu
rada sylemek istediim bir bilinlenme konusudur.
Psikoloji biliminin ieriini bilen birey kendi davran, dnce ve duy
gularyla ilgili bir bilinlenme dzeyine ular. Bilinlenme dzeyine ulaan
kimse, yaamnn deiik ynlerini tam anlamyla yaayabilme olanana ka
vuur. Daha iyi bir baba veya anne, daha yakn ve doyurucu bir e olur,
mesleini bir retmen, doktor, subay, mdr, vb. olarak daha etkin bir bi
imde uygular.
Psikolojik bilinlenmeyle kendini daha iyi anlayabilen kimse, eini, ocu
unu, rencisini, yannda alan dier kiileri de daha iyi anlar. Ben ken
dimi anlamak istemiyorum. Bilgisiz kalmann meziyetlerine inan^orum* d
ncesini tayacak, eitim grm normal bir kimse dnlemez. Bilgisiz
kimsenin mutlu bir yaam gerekletirme olanann, bilinli kimseye oranla
daha kstl olduunu hepimiz biliriz.
Psikolojinin Grup ve Toplum Dzeyindeki Katks
Gnlk yaammza ksaca bir gz attmzda, evremizdeki dier kimse
lerle srekli olarak iliki iinde olduumuzu grrz. Genellikle grup ortammda dier kiilerle iliki iine gireriz, megin, aile her toplumda rastlanan
temel bir gruptur. Gruplar toplumun yap birimleri olarak dnlebilir.
Gruplann dzenli ve salkl bir biimde ilemesi sonucu toplum dzenli ve
verimli iler.
Amerika'dan Trkiye'ye ziyarete geldiimde evli iftlerle ilgili olarak dik
katimi u konu ekti: yeni evlenen iUerln evlilik yaamlarnda karlatklan en byk sorun, kadmn ana-babasyla kocann ana-babas arasndaki
ilikideki gerginlik olmaktadr. Gzlemlediim kadaryla, toplumumuzda evle
nen iftlerin aileleri de bir bakma birbirleriyle evleniyorlar ve ailelerdeki b
ykler. ocuklanmn mutluluundan daha ok. birinci plana, maalesef, kendi
gurur ve bencilliklerini koyuyorlar.
ki aile arasnda oluan gerginlik ou kere baz beklentilerin yerine geti
rilmemesinden douyor ve yeni evlilerin arasndaki ilikiye kendini yans-

PSKOLOJ BLMiNN DOASI

49

yor. Trkiyedeki gen evlilerin mutluluu, iki birey arasndaki ilikiyi ap,
aileler arasmdaki ilikiyi de kapsyor. ki aile arasndaki ilikiyi iyi ynde ge
litirdiimiz an, iftler arasmdaki evlilik ilikisi de iyi ynde geliiyor.
Grup ilikilerinin doasn inceleyen psikologlar, nemli kavramlar ve
teknikler gelitirmilerdir. Bu kavram ve teknikler, aile ilikileri le lgili ola
bildii gibi, bir irket idare heyetinin veya smftaki rencilerin davranm
da Ugilendlrebilir. irket yneticisi, askeri birliin komutan, snfta ders ve
ren retmen, hastaneyi yneten bahekim, mahalle veya ky yneten muh
tar ve benzeri kiiler, psikolojinin yntem ve kavramlanndan faydalanarak,
gruplanndaki insan ilikilerini dzenli, salkl ve verimli ynde gelitirebilir
ler.
Bireyin ve grubun psikolojisini bilen kii, iyi ynetici olmaya adaydr.
Trk toplumu geleneksel, dini bir toplum olmaktan kp laik, modem, en
dstriyel bir toplum olma sreci iine girmi bulunduundan, gruplarm ahmasyla ilgili bilgi ve teknikler, sosyal yaamn her ynnde gerekli olmaya
balamtr.
Katba (1990) .Trk kalknmasnn altnda bulunan insan modelinin.
Bat psikologlarnn nerdii insan modelinden farkl olabileceine iaret
eder. Kalknma abasnn altnda yatan temel insan modeli akla kavu
madan gsterilen gayretler, Trk kltrnn temel yapsna uymayan un
surlara gre planlanacandan verimli olmaz. stelik bu tr gayretlerle elde
edilebilecek bir ekonomik kalknma, nemli sosyal ve siyasal huzursuzlukla
ra yol aar.
Grup dzeyinde sylediklerimiz, genel toplum dzeyinde de geerlidir.
Bir toplumu arkasna alabilen ve kendi grleri erevesinde toplumu dzenleyebilen siyasal nderler, insan psikolojisiyle ilgili baz temel kavram ve
sreleri iyi bilen insanlardr.

kinci BAlm

DAVRANIIN BYOLOJK TEMELLER

Bu blm okuduktan sonra u sorulann cevaplarn verebilmelisiniz:


1.
2.
3.
4.
5.
6.
7.
8.

Sinir hcresinin temel yaps hangi blmlerden oluur? Sinirsel uyanm bir ho
rden dierine nasl aktanhr?
Sinir hcrelerinin biraraya gelmesinden oluan ka tr grup vardr ve isimleri ne
lerdir?
Beyin ka blmden oluur ve beyin aratrmalarnda hangi yntemler kullamlu? .
Beyin kabuunun insan davran iin nemi nedir? Beyin kabuunun deiik
yreleri ile deiik insan davranlan arasnda ne gibi bir iliki vardr?
Aynk beyin nedir ve ayrk beyin zerinde yaplan aratrmalar beyinin ileyii
ile ilgili bize ne gibi bilgiler verir?
Katr salg bezi vardr ve ne gibi ilevleri yerine getirirler?
Gen nedir ve insan davranyla ne gibi ilgisi vardr? Ka tr gen vardr?
kizler zerine yaplan almalarn psikolojik nemi nedir?

insan davrannn temelinde yatan nedenleri anlamaya alan psikologa


1ar. nsann biyolojik yapma ve onun nasl altgma lgi gsterirler. Tip bi
liminin deiik dallarmdaki gelimeler. nsan davrammm altnda yatan bi
yolojik temelleri anlamamza yardmc olur. Bu nedenle fizyoloji, nroloji gibi
tp bilimleriyle, psikoloji gibi davran bilimleri arasnda sk bir bilgi ahveil sOegellr. Bu blmde sinir sistemi ve salg bezlerinin yap ve ileyllninln davran nasl etkilediini nceleyeceiz. Daha somut bakabilmek in
konumuza bir rnek vererek gireceiz, m egln ad Kara kutu megrdir.

1, KARA KUTU RNE


Aadaki gibi bir durumla karlaldn varsayalm; Kara kutu adn
da bir kutunun ncelenmesi gerekiyor. Kut^un giri ve k ulan var ve
ular araclyla kutuya belirli saysal degerer. girdlTer verilebiliyor. Kutu
kendisine verilen saysal deerler zerinde baz lemler yaparak br ucun
dan baka deerler, kt"lar retiyor. Verilen saysal deerler zerinde belir-

52

Gtndi

ekd 2.1 Kara kulunun giri ucun


dan verilen deerier, k ucundan
verilen deerierie karlatrlr.

NSAN VE DAVRANII

11 ilemler 3rapabllen kutunun nasl alt


bulunmak isteniyor. Kutunun giri ve k
ulan belirleniyor ve deneme balyor.
Birinci Deneme
Kara kutunun giri ucuna 1,2.3 gibi sa3asal deerler verildiinde, k ucundan 2.4,6
gibi k deerleri elde ediliyor. Sonulara ba
karak. kutunun ilevinin giren deeri ikiyle
arpmak olduu sonucuna varlyor. Daha
sonra sonu pek doyurucu bulunmuyor n
k kutunun dnldnden daha karma
k olduu ve evredeki k ve ses miktarma
gre ileyiini deitirdii syleniyor.

kinci Deneme
Aym deney karanlk bir odada yapldnda, yukanda verilen giri deer
lerine karlk olarak 1. 4 ve 9 k deerleri elde ediliyor. Bu denemede kara
kutunun karanlkta verilen giri deerlerinin karesini alarak (1^, 2. 3* gibi)
k deerleri verdii gzleniyor.
nc Deneme
Yukandaki deerler sessizlikte yaplan denemelerin sonulandr. Yksek
dzeyde grlt koullan iinde yaplan deneyde, sessiz koullar altmda el
de edilen deerlerin yansnn elde edildii grlyor. Bu sonular nasl aklanabili^ Baka bir deyile, kara kutu kl ya da karanlk, sessiz ya da g
rltl ortamlann farkna nasl vanyo?
Kara kutu alarak gzlenmek istendiinde, ilemez hale geliyor ye ku
tuyla deneme yapma olana ortadan kalkyor. Bir sre sonra Imianlk ve
k hallerini ayrt edemeyen bozuk bir kara kutu bulunuyor. Normal leyen
kara kutu le bozuk kara kutunun i yaplan karlatrlyor. Karlatrma
sonucunda, hangi i yapnn evredeki ^'alglama*' ilevini yklendii an
lalyor. Karlatrma yntemi kullanlarak, sesin iddetini alglayan" i ya
p da kefediliyor. Karlatrmalar, kara kutunun i yapsyla onun ilevleri
arasmdaki liktyl ortaya karyor.
Psikologlann nsan davranyla ilikileri, yukarda anlatlan kara kutu
ilikisine benzer. Psikologlar, insan davranmm temelinde yatan temel fak
trleri anlayabilmek iin, kara kutu denemesine benzer'durumlar yaratrlar.
nsanm be3mini aarak psikolojik denemeler yapmak olana olamad in,
davran bozukluklan gsteren kimseler ldkten sonra beyinleri incelenir,
bylece belirli beyin yaplan ile davrann trleri arasmda liki kurmaya a
llr. Kara kutu benzetmesini yaparken, insan sinir sistemi ve davranmm
karmakligm da unutmamak gerekir. Kara kutu rnei, psikologlann nsan
davranyla ilgili olarak karlat gerek sorunun binlerce defa basitleti
rilmi bir modelini temsil eder.

DAVRANIIN BYOLOJK TEMELLER

53

2. DAVRANI RNE
Masa zerinde duran bir bardak suyu alp imek steyen insan d
nn. Suyu iebilmesi iin kiinin, en azmdan aadaki ilemleri yapabilmesi
gerekin
(1)
(2)
(3)

Su gereksinmesi olduunun farkma varmas.


su bardam ve indeki suyu tanmas.
o koullar iinde suyu imesinin inde bulunduu sosyal ortam
inde normal bir davram olduuna karar vermesi.
(4) eli su bardana uzanrken, bardakla eli arasnda srekli olarak k
salan mesafeyi, geri-blldirim srecinden 3rararlanarak doru algla
mas ve barda yakalayabilmesi.
(5) barda yakalayan elin barda belirli bir kuvvet derecesinde kavra
mas (ok skarsa bardak krlr, gevek tutarsa bardak elinden d
er),
(6) elin kavrad bardam aza uygun hz ve mesafede getirilmesi (ayn
(4)*te olduu gibi burada da srekli geri-blldirim srecinden fayda
lanmak gerekir),
(7) azn a^rla bardan dudaklara dokunuu arasmda,
(8) 3Tutkunna davranmn hzyla aza giren suyun miktar arasnda,
(9) yutkunma davranyla nefes alma davran arasnda,
(10) aza girmesi istenilen su miktar ile bardan azla oluturduu
a arasnda ve buna benzer yzlerce davramsal ve algsal sre
arasnda dengeleme ve ibirlii (koordinasyon) yapabilmesi gerekir.
Yukarda saydklarmz aklmza geliveren ve kabaca gze arpacan
umduumuz olaylardr. Her bir davranm altnda yatan binlerce sinirsel s
re. saniyenin binde ve hatta milyonda biri kadar ufak birimlerle ifade edile
bilen ksa bir zaman sresi iinde sinir sisteminde gerekleir. Bylece, d
dnyadaki nsal eneji (bardak grnts), gzn retinasna iletilir, oradan
da dier grsel sinirler araclyla insan be}nrinin deiik blgelerine gnderi
lerek anlamlandrlr. Bu anlamlandrmann sonucunda, uzanp barda al
ma ve suyu ime davran gerekleir.
Bir bardak suyu imenin basitliinin yannda, hastasna kalp ameliyat
yapan bir doktorun davrannn altnda yatan sreleri tahmin edin. Doann
deiik ynlerini anlamaya alan bilim adamlarnn zihinsel faaliyetlerinin
ve onlar ifade etmede kullanlan dil davrannn altnda yatan sinirsel sre
lerin karmakln dnn. Bu rneklerde de grdnz gibi insan sinir
sistemi, ok ynl ve karmak davranlarn ortaya kmasna olanak verir.
Bu blmde ilk olarak, nsan sinir sisteminin yapsn ve levlerini gz
den geireceiz. Oku}rucunun hatrlamas gereken nemli nokta udur. Sinir
sistemi ile ilgili almalar henz oluum halindedir. nsan beyni, insan bey
nini incelemektedir. Kendisini bilimsel alma konusu yapan insan beyni,
ne kadar byk bir karmakla sahip olduunu grmekte ve her yl binler
ce aratrma ile bu bilinmeyen sim zmeye almaktadr. Burada verilen

54

in s a n v e

DAVRANII

bulgular, okumay renen rencinin lk alfabe)rl renmesi gibi balang,


temel bilgilerini erir.

3. LK DOZEV: SNR HCRES


nsan sinir sistemi, bedenin her yerine yaylm olan ve her birimi birbiriyle iliki halinde bulunan bir elektriksel ve kimyasal iletiim adr. Bu ileti
im an anlayabilmemiz iin, nce sinir dzenini oluturan temel birimleri
eitli dzeylerde inceleyeceiz. lk dzeyde sinir hcrelerini greceksiniz.
Nron ad verilen sinir hcreleri sinir sistemini oluturan temel birimlerden
dir. kinci dzeyde sinir hcre gruplamalarn inceleyeceiz. Bu gruplama
lar sinir hcrelerinin belirli bir ilevi yerine getirmek iin biraraya gelmeleri
sonucu oluur. Daha sonra, nc dzey olarak, tm sinir sisteminin nasl
bir dzen iinde altm gzden geireceiz. En son aamada da beynin k
smlarna. bu ksmlann ilevlerine ve birbirleriyle ilikilerine bakacaz.
Temel Birim: Nron (Sinir Hcresi/neuron)
Sinir sistemi, bedenin dier organlan gibi hcrelerden olumutur. Sinir
sisteminin bir paras olan nssm beyninde 13 milyar kadar sinir hcresi vardr. insan beyninin ortalama arl ise ancak 1,5 kilo civanndadr.
Sinir sistemi iki tr hcreden oluur. Nron ad verilen bir tr sinir hc
resi. organizmann her trl ileminin temelinde yatar. Bu lem dardan
gelen uyanclann alglanarak onlara yaplan tepkilerin altmda bulunduu gi
bi, kalbin ve midenin almas gibi i organlarla da ilgili olabilir.
Nron bizim zerinde duracamz temel sinir hcresidir nk, ren
me. hatrlama, dnme, alglama gibi bilisel davranlan da eren her tr
l insan davrammm temelinde bulunur. Clia (gliali) hcre ad verilen dier
bir tr sinir hcresinin ilevleri tam anlamyla akla kavumamtr. im
dilik bildiimiz, bu hcrelerin nronlann almasn destekleyici ve onlar
besleyici bir ilevi olduu ynndedir. Son yaplan aratrmalar, glia hcrele
rinin insan belleinde nemli rol oynadm gsteriyor. Fakat verilerin baka
aratrmalarla desteklenmesi gerekir.
Sinir Hcresinin Taps
Sinir sistemindeki hcrelerin tmyle doarz. Bir nron ld zaman
yerine yenisi gelmez. Beynin arlk kazanmas, yeni nron eklenmesinden
deil, nronlann ve glia hcrelerinin bymesinden ve aralannda balantlar
kurulmasmdan leri gelir.
Temel ilevi duyusal ahcar (receptor), dier nronlar ve kaslarla letiim
kurmak olduundan, nronun yaps bedendeki dier hcrelerin yapsndan
farkldr. Bunun yanmda, nronlar kendi aralannda grdkleri ileve gre
farkl yaplara sahiptirler. ekil 2.2de, tipik bir nron yaps gsterilmitir.
ekil 2.3'de ise sinir sisteminde rastlanan be ayn nron gsterilmitir.

DAVRANIIN BYOLOJK TEMELLER

55

HO cragvtoi

Sloptazma
(hcro8iV0i) I*

ereH

Sinaptik kesecMar (kesit gOrrtO)

DiernOronundendrtti
SInapttkaralk

ekli 2.2 Sinir hOcresi/nron ve hcreyi oluturan ksmlar. Alt ksmdaki bytlm ekil sinaps
yapsn gstermektedir.

OnurUkttbduntfi
hareket nOronu

OerideU
uzmanla^manuda

Koku elma

Ktsa

am^Aon

ekil 2.3 Sinir sisteminde bulunan deiik nron tOrleri. A: dendrit B: hcre gvdesi C: akson, 0:
akson ucu (u ftra/plak akson)

56

NSAN VE DAVRANII

Biimleri ne olursa olsun nron


lar ksmdan oluun hcre gV'
dest dendriSler ve akscn. Hcre gv
d esi ekil 2.2'de gsterildii gibi
hcre ekirdei hcre svs ve hcre
zam dan oluur. Hcre svs (sitoplazmcO pelte yapsn andrr ve hc
renin yaamasn temin eden besle
yici maddeleri ierir. Hcre zan hc
renin smrlann belirleyen bir deri
ilevini grr. Hcre ekirdei hc
renin nasl byyeceini ve by
ynce ne biim alacam belirleyen
kromozomlan ve genleri ierir.
Hcre gvdesini, aa dallan gibi
kan ve elin pamaklann andran
dendrit ad verilen uzantlar evre
ler. Dendritlerln deiik trleri var
dr. ekil 2.2*de grld gibi,
dendritler uzun, ince ve kvrml ola
bildii gibi, ksa bir al grnm
de alabilir.
Akson (axon) hcre gvdesinden
karak uzanan bir kuyruu andnr.
Aksonun boyu, sinir sisteminde gr
d ileve bagh olarak deiir; mili
metreden daha kk veya bir met
reden daha byk olabilir. Baz nronlann aksonlan miyeltn fci/yla
(myelin sheath) kapldr. Miyelln kl
f sinir akmnn daha sratli olarak
akson zerinden iletilmesini salar.
Basit hayvanlarn sinir sistemlerinde
rastlanmayan miyelin klf, evrimsel
aamada yksek basamakta bulu
nan hayvanlarn sinir sisteminde
bulunur ve en ok insanm sinir sis
teminde gelimitir. Bu gzlem, miyelinin evrimleme iinde bir aamay gs
terdii dncesini destekler. ekil 2.2'de grld gibi, miyelin klf baz
yerlerde boumlanm ve akson, iki boum arasnda miyelinsiz kalmbr.

ekil 2.4 Sinaptik aktarmda admiar; (1)


Sinirsel aktanc (nrotransmiter) nronun
hcre gvdesinde oluur ve akson ucuna gelir.
(2) Sinirsel aktanc. kesedk denen ufak
kapklara doluur. (3) Gir elektrik akm ya da
aksiyon potansiyeli akson ucuna ulanca,
keseciklerdeki sinirsel aktarclar, sinaps
aralna boalr. (4) Sinapstaki aralktan geen
sinirsel aktanclar dier hcrenin endritindeki
alc yerlerine dolar. (5) Alclarn yerlerine
dolan sinirsel aktarc, sodyum iyonlannn,
sinapstan sonraki hcreye gemesine yol aar.
(6) Sinirsel aktarc, sinapstan nceki hcreye
giderek, yeniden kullanlmak zere, hazr
beklemeye balar

Baz aksonlar uca doru ikiye a3mlp yan aksonlar (auxiliary axon) olu
tururlar. Akson ularmda u fra (end brush) diyebileceimiz al grn
mnde bir ksm vardr. U fra sinaptik birleim yerlerinde (synaptic knob)
biter. U fralarda sinaptik kesecikler (sinaptik kapklar/synaptic vesicles)
vardr. Sinaptik keseciklerin ilerinde sinirsel aktancar (neurotransmltters)

DAVRANIIN BYOLOJK TCMELLERl

57

ad verilen kimyasal maddeler bulunur. Bu kimyasal maddeler sinirsel ak


mn bir nrondan dier bir nrona aktarlmasnda lev grrler. Sinaps ad
verilen bu birleme yerlerinde sinirsel akm bir nronun aksonundan bir ba
ka nronun dendritlerine ular.
ekil 2.4'de yalnz iki nronun birletii bir sinaps gsterilmitir. Gerekte bu durum enderdir. Normal olarak nsan sinir sisteminde yzbinlerce n
ron sinapslarda btrbirtyle iliki iine girer. Bu durumda dnlebilecek n
ron birleimleri hemen hemen sonsuz denebilecek kadar oktur. nsan sinir
sisteminde bulunan botn sinaptik birleimleri temsil edebilecek bir bllgisayann, en modem mikro-transistrler kullanlsa dahi, yer kresinden daha
byOk bir hacmi kaplayaca hesaplanmtr. nsan elinin avucu iine sabllen ve ancak 1.5 kilo arhmda olan beynin karmaklm, byle bir kar
latrmadan sonra daha tyi anlayabiliyoruz.

Resim 2.1 Bu fotoraf, smklbcekteki sinapslarn 2000 defa


bytlm eklidir. Grdnz gibi basit bir sinir sisteminde bile
yzlerce sinap balant kurmaktadr.

Sinir Hcresinin leyii: Tr Bilgi lem


Sinir hcresinin yapsn bir dereceye kadar renmi bulunuyoruz. im
di de sinir akmnn bir hcreden dierine nasl getiini nceleyelim. Sinir
akmlan elektro-kimyasal srelerdir. Bir nronun dendritl ona yakn dier
nronlann faaliyetinden etkilenir ve bu uyanm aksonda bir elektrik yklen
mesine yol aar. Elektrik yklenme belirli bir dereceye geldiinde bir elektrik
sel akm harekete geer ve hcre gvdesinden aksona ve oradan da sinaptik
birleim yerlerine doru akar.

58

NSAN VE DAVRANII

Elektriksel enerji bir Wattm milyarda birine denktir ve nronun herhan


gi bir noktasnda ancak saniyenin binde biri, yani bir milisaniye kadar du
rur. Bu enerji sinaptik birleim yerine geldiinde sinaptik keseciklerde bulu
nan slnlrsel-aktanclan etkiler. Etkilenen kimyasal maddeler sinaptik aralktan (synaptic gap) geerek br nronun dendritlerine ular. Sinaptik arahk
santimetrenin iki milyonda biri boyunda ok ufak bir aralktr. Bu ufak aral
geen sinirsel aktarclar dier nronun dendrltlerini etkiler ve sinirsel
enerji, yeni nronda tekrar balar.
Nronun deiik ksmlan sinirsel enerjinin akmmda belirli bir rol oy
nar. Sinirsel enerjinin bir sinir hcresinden geii srasnda tr aktarma
iin iine giren
(1) Bir nron baka nronlar tarafmdan uyanldndan. kendisine gelen
deiik uyanlann tmn zetleyebilen bir ileve gereksinmesi vardr, zetleyici ileve btnleme (iritegration) adn veriyoruz. Bu ilevden yararlanarak
belirli bir nron, dier nronlardan gelen enerji akmlann btnletirir ve
btnlemi enerjinin dzeyi belirli bir aamaya ulamca tepkide bulunur.
(2) Elekrokimyasal enerji belirli bir iddete ulanca nron, sinirsel enerJbi akson tepeceinden aksona aktarr ve enerji, akson boyunca sinaptik bir
leim yerine doru akar. Bu aka akson boyunca iletim (axonal conduction)
adn veririz.
(3) Aksondan gelen sinirsel enerji sinaps aralndan elektro-kimyasal
maddelerden oluan sinirsel aktanclar araclyla dier nronlann dendrit
lerine ular. Bu ulam sinaptik aktarm (synaptic transmission) adm alr.
1. Tr: Akson boyunca iletim
nce akson boyunca sinirsel enerji akmm inceleyelim. Bir elektrik akmmn tel boyunca ilerlemesi, sinirsel akmn akson boyunca ilerlemesine r
nek olarak verilmek istenebilir, ne var ki gerekte bu benzetme doru deil
dir. Her eyden nce, sinirsel akm elektrik akmndan daha yavatr. imdi
ye kadar tesbit edilen verilere gre akson geimi en hzl saatte 300 kilomet
re. en yava 40-50 santimetre olur.
Sinirsel akmn akson boyunca lerlemesine bir dinamit Htili daha yi bir
rnek oluturur. Kibrit yakldktan sonra ltle ok yaklabnimazsa. fitil ate
almaz. Ancak kibrit yeterli derecede yaklatnidnda fitil ate ahr. Kibritin
atei ster kk, ster byk olsun, fitil tam kapasiteyle yanmaya balar. Fi
tilin ate alan ksm, kendisine bitiik ksm ateler ve bylece yanma fitilin
sonuna kadar devam eder. Akson bp3mnca akan sinirsel eneji buna benzer,
aradaki tek fark udur, fitildeki yanan madde yerine, akson boyunca elektrokimyasal bir oluum devam eder. Aynca, fitil bir kere yandktan sonra bir da
ha atelenemez, ancak akson tekrar tekrar uyanlabilir.
Elektrvkimyasal sre: Aksiyon potansiyeli
Sinir enej sinin akson boyunca akmasnn temelinde elektroklmyasal
(electrochemical) sre yatar. ekil 2.5, 2.6 ve 2.Tde grld gibi, elektrokimyasal sre iki aamahdr. Sinir hcresinin iindeki sv iyon (lon) ad ve-

DAVRANIIN BlYOUXJlK TEMELLER

Tekrar 6aj)lanm
dinlenme hali

Aksiyon
potansiyeli

59

Dintenme hali

U (aya gider-

Sinir aktmnmydnO
ekil 2.5 Elektro kimyasal enerjinin akson boyunca ak, hcre zannn her iki yannda
bulunan elektrik ykl potasyum ve sodyum iyonlarnn vartyla gerekleir. Hcre
zar uyarlnca sodyum (Na*^) lyonlan hcre zarnn ksmna akarlar. Bu deime
aksiyon potansiyelini ortaya karr. Daha sonra ierde bulunan potasyum (IC) iyonlan
hcre dna akarak dinlenme halindeki durumu yeniden yaratrtar.

ren elektrik ykl ufak zerreciklerle doludur. Sinir hcresinin dnda kalan
svda da farkl elektrik ykl yonlar vardr.
Hcre zan sadece baz yonlarn bir yandan dierine gemesine izin verir.
Dinlenme durumunda hcre zan potasyum iyonlanm (K*) geirir. Sodyum
lyonlan (Na^ se hcre zanndan geem^ecek kadar byk olduklan iin danda kalr. Hcre ii ve hcre d svlardaki iyonlar farkl younlukta olduklanndan, sinir hcresi dinlenme halinde ken zann iinde ve dnda az
bir elektrik gerilimi vardr. Hcre zannn i ksm, hcre zannn d ksmna
gre biraz daha negatif elektrik ykldr. Bu duruma hcrenin polarize hall
(polarized) denir.
Hcre gvdesi yakn nronlann sinaptik aktanclan tarafndan uyarld
nda. yon geirgenlik derecesi birdenbire deien hcre zan. sod3mm b^onlarm geirebilir bir duruma gelir. Geirgenlik derecesinin deimesi, aksiyon
potansiyel (action potential) ad verilen elektrokimyasal sreci akson boyunca
srdrecek biimde balatr. Danda kalan s o c ^ m iyonlan eriye akmaya
balar. Sodyum iyonlannm ak sonucu, zann o ksmmn ii, darya gre
daha pozitif ykl duruma gelir. Bu duruma hcre zannn depolarize hall
(depolarized) denir.
Zann bir noktasndaki elektrik yk deiiklii (depolarizasyon) zann bu
noktaya bitiik dier yerlerinde geirgenlik derecesinin deimesine yol aar
ve pozitif elektrik ykl sodyum iyonlannm ieriye ak sonucu, o noktada
da depolarizasyon olur. Depolarizasyon olan ksm, ayn ykl yonlar birbiri
ni ittiinden. erde bulunan pozitif elektrik ykl potasyum (KT yonlannm
danya kmasma yol aar ve denge bylece yeniden kurularak dinlenme ha li oluur. Bu zincirleme deiim, daha nce bahsettiimiz fitilin yanmas gibi.

60

in s a n v e

DAVRANII

aksonun sonuna kadar devam eder, zel ola


rak, aksiyon potansiyeli hcre zannn iki ya
nnda bulunan iyonlarn yer deitirmesiyle
oluur.
Sinirsel akmn gc akson b<yunca kay
bolmaz. akm aksonun banda hangi kuvvet
te ise aksonun sonundaki u fra (plak aksonllara geldiinde yine ayn gtedir. Bu
ak tek ynl bir alur. aksonun balang
cndan, veya dendrierden aksonun sonun
daki u ralara dorudur.
bndi aklnza ^ le bir soru gelebilin Si
nirsel akmn fuzm ne belirler? Bu konuda ki
etken nemlidin (1) Aksonun yan apmm b
ykl ve (21 aksonun miyelln klfyla kapl
olup olmamas. Kaim aksonlardan akm daha
hzl geer ve daha nce de belirttiimiz gibi,
miyelln klfyla kapl aksonlarda da akmm
hz artar.

akil 2.6 Aksiyon potansiyeli.


Nron aksiyon potansiyeli akson
boyunca gnderince, sodyum
iyonlarn darda tutan hcre zar,
art yki sodyum iyonlarn ieri
alr. Bu olay elektrik akmnn
akson boyunca ilerlemesine yol
aar.

{miBvon)

Sinirsel akmm akson boyunca iletilme


sinde hep ya da hi tikesi (all-or-none principle) geerlldlr. Nron belirli bir dereceye kadar
uyanimazsa sinirsel akm harekete gemez,
bir baka deyimle, atelemez. Uyarlan nron,
uyancmm iddeti ne olursa olsun, aksondan
ayn kuvvette bir sinir akm geirir. Akson
dan her zaman ayn kuvvette sinir akm ge
tiine gre birbirinden farkl iddette olan
uyancan nasl alglyoruz? sorusu aklnza
gelmi olabilir.

DAVRANIIN BYOLOJK TEMELLER

61

iddetli uyanc ile zayf uyanc arasndaki fark udun Uyancnn iddeti
arttka sinir hcresi daha sk ateleme yapar; fakat ateledii her bir akmm
elektriksel potansiyeli ayn gtedir. iddetli uyanc ayn zamanda daha fazla
sayda nronu da ateleme devresine sokar. Daha ok sayda nron ve daha
sk ateleme, daha yaygm bir sinirsel eneji akm oluturur ve bylece uyancmm iddetini alglarz.
Sinir hcresi ateleme yaptktan sonra birka milisaniye (bir milisaniye
saniyenin binde-birini gsterir) yeniden uyanlamaz. Hcrenin dtan gelen
uyancya duyarsz olduu bu aamaya rejrakter devre (refractoy period) ad
verilir. Refrakter devre kendini iki trl gsterir. Sinir hcresinin uyarlma
sndan hemen sonra gelen mutlak refrakter devre (absolute refractoy period)
de hibir uyanc. hangi gte olursa olsun, hcrede atelemeye yol aamaz.
Mutlak refrakter devreden hemen sonia sinir hcresi zayf uyancya tep
ki gsteremez, ancak uyanc iddetli ise. ateleme yapabilir. Bu aamaya g
reli refrakter devre (relative refractoy period) ad verilir. Hcreler arasnda
refrakter devrenin uzunluu bakmndan farklar vardr. Baz hcreler saniye
de 1000 kere ateleyebilen yapdadrlar, fakat baz hcreler saniyede ancak
birka defa ateleyebilirler. Parmak ulan ve avucumuzun ii gibi vcudu
muzun duyarllk derecesi yksek olan blgelerindeki sinir hcreleri ksa ref
rakter devrelere, kaladaki kaba etlerde bulunan sinir hcreleri ise uzun ref
rakter devrelere sahiptir.
2. Tr: Sinapslarda aktarm ve sinirsel aktarclar
Yukanda nronun yapsn ve akson boyunca sinirsel akmn nasl iletildi
ini inceledik. Sinirsel akm aksondan akp u fralara geldikten sonra ne
oluyor? Soruya cevap verebilmek iin sinapslardaki sinirsel aktarma bakalm.
Sinirsel akm aksondan iletilip u fralara gelince, sinapslarda bulunan
kapklardaki sinirsel-aktanc ad verilen biyokimyasal maddeleri etkiler ve
onlan bulunduklar kapklardan darya kartr. Serbest kalan biyokimya
sal maddeler, sinaptik aralktan geerek br nronun dendritlerindeki alc
lar etkiler ve elektrokimyasal bir srece yol aar. Olduka karmak olmas
na ramen, bu sre saniyenin binde-biri gibi ok ksa bir zaman iinde y6r
alr.
Sinaptik kapklardan boaltlan kimyasal maddeler dier nronda u iki
etkiden birini gsterir: Baz tr sinapslarda elektrokimyasal madde sinirsel
zann geirgenliini arttnr ve sinir hcresini depolarize ederek bir sinirsel
akmn balamasma 3rol aar. Bir baka tr sinapsta ise aktarlan elektro
kimyasal madde, hcreyi daha polarize ederek yeni bir atelemenin oluu
munu engeller.
Birbirine zt bu iki sre, otomobildeki gaz pedaln ve freni andnr. Be
yinde engellemeyi gerekletiren sinapslar olmasayd, belirli bir u}ranmdan
ksa bir zaman sonra btn be}rln uyarlr ve epilepsi hastalannda grlen
trden kontrolsz bir davran karmaas, bedeni kaplard. Uyanlma}n bir si
nirden br sinire aktaran veya durduran sinapslar sayesinde, nsanolu
son derece karmak davranlan duyarl ller iinde yapabilir. Uyanc ve

NSAN VE DAVRANII

62

ket vurucu (nhlbltory) sinapslar, bedenimizdeki organlarn leyiini de


denetlerler. Bu konulara daha sonra ayrntlaryla deineceiz.
Modem tp ararmalan, sinirsel aktarmay sinapslarda gerekletiren
deiik trden biyokimyasal maddelerin ,varlm ortaya koymutur. Her bir
nron ancak bir tek tr biyokimyasal madde oluturur, farkl nron gruplan
farkl maddeler retir. Bunlardan belli ballan Tablo 2.l'de gsterilmitir.

LA

SNRSEL AKTARICI

Emtisi

S e d a ttf-H ip n tik

Nropinefrn
Nropinefrln
Nropinefrn

Nropinefrn
Nropinefrn
Nropinefrn
Scrotonln

+
+
+

Klorpromazin
Reserpin

Dopamin
Dopamin, nropinefrln

Celaller
Esrar, morfin

Endorfin ve enkefalinler

Barbitraticr
Benzodlazepinicr
Alkol
U y a n c la r

Amfctaminler
Kkaln
Desipramin
Imipramin
A n lip s ik o tik m a d d e le r

PsO cod eU k ler

Atrofin
Muskarin
Meskalin, kannabis
LSD, psilosibin

Asctilkolln
Asetilkolin
Nropinefrln
Seretonin
Nropinefrln

+
+
f veya -

Tablo 2.1 Deiik ilalarm davran zerindeki etkilerini gsteren sinirsel aklarla
sistemler yukandaki listede gsterilmitir. Kimyasal madde sinirsel aktanmn
hzn sinapslarda ya arttrr (<() ya da azaltr (). (Kolb ve Whishaw, 1980)

3. TOr; Btnleme (Integration)


Sinir sistemindeki nronlann her biri birok nron tarafndan uyarlr.
Belirli bir nrona hem ket vurucu, hem de harekete geirici trden uyanlar
gelir. Bu uyanclar hcrenin belli bir blgesinde odaklap, yalnz o blgeyi
bombardmana tabi tuttuklan gibi, hcrenin geni bir yzeyine de yaylm
olabilir. Aynca harekete geirici, ya da ket vurucu sinaptik uyanclar zaman
bakmmdan da deiiklik gsterirlen Ayn anda, bir zaman devresine dagm olarak, salvo halinde ya da baka biimde gelebilirler.
Alc nron kendisine gelen uyanclann bir zetlemesini yapar (bu zetle
me srecine btnleme ad verilir) ve sinirsel enerjinin gcne gre ya atele

DAVRANIIN BYOLOJK TEMELLER

63

me yapar ya da durgun kalr. Bilim, btnleme srecinin nasl ilediini he


nz kesin olarak zebilmi deildir. Bilinen udur ki, nron kendisine gelen
ok saydaki karmak sinirsel uyancara mekanik bir biimde tepkide bu
lunmaz, henz dogasm bilemediimiz bir karar verme srecinden sonra ya
ateleme yapar ya da durgun kalr.

4. KiNCt DZEY: HCRE GRUPLAMALARI


Sinir hcreleri blrblrleriyle gruplama yaparlar ve kendilerine zg lev
ler yklenirler. Gruplama olay sinir sistemindeki ikinci dze>i oluturur.
Bu ksmda ilevsel gruplama gsteren nron yaplarm inceleyeceiz.
Grup Trleri
Baz nron gruplamalar yalnz nronun hcre gvdesi dzeyinde olur.
Bir araya gelerek yumaklaan hcre gvdeleri sinir sisteminin deiik blge
lerinde yer alr. Hcre gvdesi gruplamas beynin ya da omuriliin iinde
yet almsa nkeus (ekirdek/nucleus) ad verilir. Beyin yaplan (hipotalamus gibi) birok nkleusun bir araya gelmesi sonucu oluur. Nron gvdesi
gruplamas beynin ya da omuriliin dnda olumusa, bu gruplamaya
gangliyon (ganglion) ad verilir, rnein, nsan omurgasnn her iki yannda
ona paralel iki gangliyon dizisi vardr.
Gruplama, akson veya dendritler dzeyinde de olur. Be3mln veya omuri
liin inde akson veya dendrit gruplamas olmusa, buna akson grubu
(trakt/tract) ad verilir. Akson veya dendrit gruplamas beynin ya da omuri
liin dnda ise buna stnir (nerve) ad verilir, rnein, grsel sinir retinada
gruplam olan nron gvde aksonlannn bir araya gelmesinden olumu
tur. Aksonlar miyehnle kapldr ve miyelin klfnn rengi beyazdr. Nron gv
delerinin rengi ise gridir. En youn hcre gvde gruplamas beyinde oldu
undan beynin rengi grimsidir ve bundan dolay insan beyin kabuundan sk
sk gri madde olarak sz edilir.
Getirici, Gtrc ve Birletirici Gruplar
Bir dier trden nron gruplamas da mesajlarn hangi ynde gittii ile
ilgilidir, rnein hcre gvdeleri gzde, kulakta, deride ve dier duyu organ
larnda oluan fiziksel enejiyl sinirsel enejiye evirdikten sonra beyine geti
rirler. Ondan dolay bu gruplara getirici (aTerent) gruplar ad verilir. Ctrc
(efiferent) gruplar beyinde ve omurilikte oluan mesajlar kaslara ve i salg
bezlerine gtrrler.
GeUriciler d dnyay alglamamza, gtrcler ise algladmz dnya
ya tepkide bulunmamza olanak salarlar. Getirici ve gtrc nron gruplan arasmdaki balant omurilik dzeyinde kurulmusa, uyancra refleks ola
rak tepkide bulunuruz: byle bir davran srecinde dnce yer almaz. Bu
nun en gzel rneini, patella refleksini lmek iin, doktor ekici ile dizimize
vurduu zaman grrz.

NSAN VE DAVRANII

64
defi

ekil 2.8 Ouyumlamadan harekete giden yol. Bir uyancya ekilde gsterilen be
admdan geerek tepkide bulunuruz.

Beyin dze3rinde meydana gelen bir balant, karmak yaplan gerektirir.


Bu trden balantlar stemli olarak yaptmz davranlann altnda yatar;
baka bir deyile hareketlerimize dancenin denetimini getirir.
I-nronlar ad verilen birletirici gruplar (connecting groups) getirici ve g
trc nron gruplanm birbirleriyle iliki iine sokar ve birletirirler. Bu grup
lar getirici gruplardan gelen mesajlan derler, toplar, btnletirir ve koordine
ederler, insan beynindeki nronlann byk bir ksm bu tr bfrtetiricl nron
lardr (ntemeuron). Yukanda da belirttiimiz gibi basit reflekslerin tesindeki
insan davranlan birletirici nron gruplarnn faaliyetini gerektirir.

5. NC DZEY: SNiR SSTEM


Sinir hcresinin yapsn ve sinir hcre gruplarnn ilevlerini gzden ge
irdikten sonra, imdi sinir sistemini gzden geirebiliriz. Sinir sistemi bir
btn olarak alr. Ancak bu btn ksmlarma ayrmak ve her ksm ayn

Serebrumve
beyin kabuu

nb^n
Mericezi

mbik sistem
Talamus

' Parasempatik sistem


ekil 2.9 Sinir sisteminin organizasyonu.

DAVRANIIN BYOLOJK TEMELLER

65

ayn incelemek, sinir sistemini anlamamz halamndan daha uygun olur. e


kli 2.9'da sinir sisteminin ksmlannm ematik bir izimini bulacaksnz. i
zimde de belirtildii gibi, sinir sistemini evresel ve merkezi sinir sistemi ol
mak zere iki temel ksma ayrmak olana vardr.
evresel sinir sistemi (peripheral ncrvous system) du}ru organlarm, kas
lar. i salg bezlerini ve i organlar omurilik ve beyinle iliki haline sokan
nronladan oluur. Bu nronlar merkezi sinir sistemine bilgi getirirler ve bu
rada verilen kararlan uygulamak zere kaslara sinirsel emirler* gtrrler.
Merkezi sinir sistemi (central nervous system) beyin ve omurilikten oluur ve
insan sinir sistemindeki nronlarn ounluuna sahiptir. Merkezi sinir siste
mi. insan bedeninin davran ve ilevlerinin tmn koordine eder ve bir b
tn halinde ilemesini salar.
evresel Sinir Sistemi
evresel sinir sistemi sayesinde d dnyada olup bitenleri duyu organlanna bagb nronlar arackorle beyine aktarma olana doar. Beyin sinirsel
verileri degerlendirdiktan sonra, yine evresel sinir sistemine bal nronlar
araclyla kaslara emirler" vererek d dnyay etkilememize olanak salar.
evresel sinir sistemini oluturan nronlar yalnz d dnyadan deil, vcu
dun iindeki i dnyamdan da bilgi verir ve beyin, ayn d dnyay etkiledii
gibi, emirler gndererek organlann almalarn da dzenler. evresel si
nir sisteminin d dnyayla lgili ksmna bedensel (somatic) blm, i organ
larla lgili ksmna otonom (autonomic) blm ad verilir.
evresel sistemin somatik blm, daha nce ksaca yukarda szn et
tiimiz getirici (afferent) ve gtrc (eflerent) nronlardan oluur. Getirici ve
gtrc nronlar, birbirlerine ters ynde sinirsel akmlar ilettikleri halde,
ayn sinir demeti- iinde birlikte yer alrlar. Getirici nronlar hasara urarsa,
nronlann bal olduu duyumlarda bir azalma veya bozulma hissedilir, r
nein koklama nronlannda hasar olduu zaman, koku alma duyusunu kay
bederiz. te yandan, gtrc nronlar hasara urarsa, o nronlann hizmet
ettii kaslarda fel durumu grlr. Nronlarda yapsal bozukluklar olu
musa. vcut yeni nron yapamadndan, fel hali srekli olur. Karaka
(1990) evresel sinir sisteminde rejenerasyon olduunu, sinir liflerinin yeni
den uzayabileceini belirtir.
evresel sinir sisteminin otonom bim i organlara giden bir sinir a
oluturur. Otonom sinir sistemi: i salg bezlerinin, dz kaslarn ve kalbin i
leyiinden sorumludur. Dz kaslar kan damarlarnda, midede, barsak ci
darlarnda ve baka i organlarda mevcuttur. Bu sisteme otonom denmesinin
nedeni, onun beyin kontrolnden bamsz olarak otonom bir ekilde al
masdr. Kalp ahmas. terleme ve barsak hareketleri biz farknda olma
dan, beynimizin denetiminden bamsz olarak almaya devam ederler.
Otonom blm kendi iinde sempatik (sympathetic) ve parasempatik (pa
rasympathetic) sistem olmak zere ki ksma ayrlr. Sempatik sistem genelde
organlann almasm hzlandnc ynde etkiler, parasempatik sistem ise
tam aksine i organlann almasn yavalatc ynde bir etkide bulunur.

in s a n v e

66

DAVRANII

PARASEMPATK
Gd2bebeinlda/^r

Gz ya? bezine ketvvuf ^


Salglamayarnrr

SEMPATK

Ozbebe^ni aar
C jf Gz ya bezini kamior
Salglamaya katvurur.
terlemeyi arttrr

Kalbi yavalatr

Broniardaraftr

MLdmnvepaabeasKv

Mideninve pankreasn
zrrtemeyikoiaylabrc
(onkstyontanmazaltK

zmlemeyi Koiayletria
ior4(8yonlafmarttrr'
Bafirsadn.
zmtemeylkolayiatnc:
(onkslyontarnanur.

Sdklorbundara/lr

Baftrsadm
zmlemeyikolaylatifa

daralilmasnakelvuu

ekil 2.10 Parasempatik (sol) ve sempatik (sa) sinir sistemi. Parasempatik sinirler
beyinden ve omuriliin tepesinden, sempatik sinirler omuriliin dier yerlerinden
karlar. Her iki sinir grubu da ayn organlara hizmet ederler.

Herhangi bir nedenle korkarak kamaya hazrlanan bir kiinin karacieri ka


na bol miktarda eker aktr, kan damarlan geniler, kalp at hzlanr. or
ganlardaki deiiklikler sempatik sistemin etkisi altnda ortaya kar. Tehlike
geip kii rahatlad zaman parasempatik sistem ayn organlar ters ynde
etkiler ve kityi normJ dinlenme haline getirir. Sindirim ve uyku srasnda
parasempatik sistem etkinliini arttnr. evresel sinir sisteminin ksmlanh
grdkten sonra imdi zet olarak merkezi sinir sistemine bakalm.
Merkezi Sinir Sistemi: Beyin ve Omurilik
Omurilik (spinal cord) l ^ m bir kablq3o andnr ve omurga kemiklerinin
oluturduu kanal iinde yer alr. Omurilikte hem beyinden kaslara, hem de
duyusal alclardan omurilie ve beyine mesaj gtren sinirler vardr. Aynca.
gelen uyancmn trne ve hangi duyu organmdan geldiine gre, omurilikte
ki nron balantlan refleks trnden tepkilere imkan saladklar gibi, be
jinle srekli balant kurup bilinli olarak davranta bulunmamza da ola
nak salarlar. Vcudun evresinde' olup bitenleri omurilikten geen nronlar
beyine iletir.

DAVRANIIN BYOLOJK TEMELLER

67

nsanolu doumunda, yaam boyunca sahip olabilecei maksimum sa


ydaki nron hcrelerinin tmne sahiptir. ocuk henz anasnn kamnda
fets durumunda iken bir tp biiminde balayan sinir sistemi, ocuk dou
ma hazr hale geldiinde, sinir sisteminin temel yaplarn gsterecek biimde
geliimini tamamlamtr. ocuk doduktan sonra sinir sisteminde yeni hc
re olumaz. Buna karlk, var olan nronlar geliirler, birbirlelyle yeni
dendrit ve sinaptik balantlar kurarlar, mtyelin tabakas yaygnlar ve sinir
sistemindeki bu gelime, ocua daha karmak ve daha hatasz davranlar
yapabilme olana verir. Yetikin insandaki ^eyin, hem yap hem de ileyi
bakmmdan. yeni domu bir bebein beynine gre, daha gelimitir.

6. BEYN
Bilgisayar yapmmda kullanlan mikroprosesrler son yllarda o kadar
klmtr ki. otuz sene nce bir binanm btn katn boydan boya doldu
ran bir bilgisayar dzeninin fonksiyonlarn, bugn anta gibi elde tanabi
len tek bir bilgisayar yapabilmektedir. Mikroprosesr yapm ok gelise ve
imdikinden bin kat daha kk }raplabilecek olsa dahi, insan beyninin ka
pasitesini temsil edecek gteki bir bilgisayann, yer kresinden daha b < ^ k
hacimde olaca hesaplanmtr.
nsan beyni bilebildiimiz kadaryla evrendeki en karmak fiziksel yap
dr. u anda kitab okuma}n brakn ve evrenize bir bakm. evrenizde gr
dnz eyalann. zerinizdeki g^silerln. kullandgmz aletlerin, birbirinizle
konumak iin kuUandmz dilin temelinde hep insan beyni vardr. Bilim,
teknoloji, sanat, din, sava, ban. retim ve tketim hep beynimizin ilevleri
nin bir rndr. Beyin kendi kendini laboratuvarda nceledii gibi, kendi
kendini yok edecek intihar karan vererek, tabancann tetiini ekecek par
maa lm emxl"ni de verebilir.
Beyin aratrmalan, son yirmi ylm en aktif aratrma alann olutur
mutur. Buna ramen, u anda beyin hakknda bildiklerimiz, henz bilme
diklerimizin yamnda ok azdr. Bqmin srlann aratrmak, birok bilim ada
m tarafmdan insanolunun dogasm aratrmak anlamna gelir, nmzdeki
yllar, beynin yaps ve almas^la ilgili nemli keiflere gebedir.
Beyin Aratrmalannda Kullanlan Teknikler
Beynin yapsn ve ilevlerini incelemeye balamadan nce beyin aratrmalarmda kullamlan belli bal teknikleri ksaca gzden geirelim. Teknikler
den biri uzun sredir kullanlan beynin deiik yerlerini kartmak veya tah
rip etme tekniidir. Dier bir yntem beynin deiik blgelerini kimyasal veya
elektriksel olarak uyarmaktr. Birey deiik faaliyetlerde bulunurken, beynin
rettii elektromanyetik dalgalan lme teknii de, son yllarda sk kullan
lan aratrma yntemlerinden birini oluturur.
Beyin zedelenmelerinin davran bozukluklarna yol atna dikkat eden
bilim adamian, hayvanlann beyinleri zerinde ameliyat yapp, beynin deyilk

68

NSAN VE DAVRANII

blgelerini tahrip ederek (lesions), tahrip edilen blgeler ile davran arasnda
nasl bir iliki olduunu ararmladr. Bu tr aratrmalarda nceleri hay
vann beyninin bir ksm kesilip kartlyordu. Bu yntemle beynin i ksm
larnn levlerini bulmak zordu Onk, d ksm tahrip etmeden. ksma
ulamak hemen hemen olanakszdL Aynca. ameliyatla kesilip kartlan be
yin ksm, kullanlan tekniin zorunlu sonucu olarak, olduka byOk olmak
ta ve bu nedenle daha kk alanlarda bulunan zellemi beyin levlerini
ncelemek zorlamaktaydL Bu sakmcalan yok etmek iin elektrikle yakma
teknii gelitirilmitir.
Elektrikle yakma ynteminde, beynin daha nceden belirlenen bir noktasma elektrik teli (elektrot) uzatlr ve akm verildiinde, telin ucundaki s
beynin o ksmn tahrip eder. Bu teknik, ameliyat tekniine gre, daha belir
gin bir noktann ilevini inceleme olana verir.
Bilim adamlannn ilgilendii sorular, aada verilen sorulara benzer:
Ameliyatla kartlan ya da elektrikle yaklp tahrip edilen beyin ksm hay
vann davrannda ne gibi deiiklikler ortaya karr?". Ortaya kan yeni
davranta zaman iinde ne gibi deiiklikler gzlenir?", "Davranta gzlenen
ve beyindeki tahribata bal olan deiiklikler, baz yeni renmelerle ortadan
kaldrlabilir m?"
Teitelbaum adnda bir psikolog, bu yntemle fareler zerinde yapt
aratrmada hipotalamusun belirli bir noktasm tahrip edince farenin ok ye
meye baladn ve an arlk kazandn gzlemitir. A3m aratrmac bir
baka farenin hipotalamusunun o noktaya yakn baka bir yerini tahrip etti
inde, farenin itahnm tamamen ortadan kalktn grmtn fare alktan
lecek duruma geldii halde verilen yiyecee lgi gstermemitir CTeitelbaum.
1975). Teitelbaum'un aratrmas, beynin deiik blgelerinin, yemek yeme
ve itah gibi belirli davranlarn temelinde yattn gstermitir.
Trkiye'de sanlar zerinde Karaka ve Ungan'n yapt bir dizi aratr
malar, hipotalamusun alk ve tokluk merkezlerinden elde edilen beyin po
tansiyellerini incelemi ve bu potansiyellerin alk ve tokluk hallerine gre
deiimleri ortaya konmutur (Karaka ve Ungan 1982, 19&4. 1988; Ungan
ve Karaka 1989). Bu gzlemleri hemen yaygmlatnp. kesin bir genellemeye
gitmekte acele etmemeliyiz. nk baka aratrmaclar, beynin baz blgele
rine yaplan hasar sonucu ortaya kan davran bozukluklanmn. yeni
renme teknikleri ve ila tedavisi ile ortadan kaybolduunu gzlemilerdir.
Beyin aratrmalannda kullanlan dier bir yntem olan beyni elektriksel
uyarma (electrical stimulation) teknii yle uygulanr: Hayvanm beyninin
nceden belirlenen bir noktasna elektrot sokulur ve elektrota dk derece
lerde akm verilir. Beynin doal U3^nlm a potansiyeli civannda akm verildi
inde, kendi doal uyarlmasyla elektrottan gelme uyarlmay beyin ayrt
edemez. Bir anlamda beyin aldatlmaktadri" Elektrot uyanimasma beyin
normal tepkide bulunur ve hayvan belirli bir davram gsterir.
Bu teknikle, hayvann beynini pek zedelemeden, b^n in ksmlannn i
levlerini nceleme olana doar. nsanlarda, hayvanlar zerinde yapld
trden denemeler yapmak yasal ve ahlaki ynden olanakszdr. Fakat baz

DAVRANIIN BYOLOJK TEMELLER

69

Resim 2.2 Kedinin limbik sisteminin iine ve dolaylanna yertetirilmi elektrotlar


araclyla hafif elektrik akm verilir. Solda, limbik sistemin belirli bir blm uyanlan
kedi nndeki fareye hi ilgi gstermez. Sada, bir baka blm uyarlnca, kendini
okamaya kalkan laboratuvar asistanna saldrgan bir tavr taknr.
hastalanl beyin kortekslcrinln bozukluklann kefedebilmek iin elektriksel
uyanima teknii kullanlr. Ameliyat srasnda beyin kabuu haff voltajla
uyanlm hastalar deiik yaantlardan sz etmiler ve uzun zamandr hatrlamadklan ocukluk hatralann dile getirmilerdir. Ortaya kan hatralar,
besbelli k beynin uyanlan ksmnda depolanmtr. Bu hatralar son derece
canl ve aynnt bir ekilde ortaya kmaktadr.
Beyini kimyasal uyarma (chemical stlmulation) teknii ise hayvanm bey
nine ince bir boru sokarak uygulanr, ince boru beynin allmak istenen ye
rine gelince, baka bir klcal boru ilk borunun iinden sarktlr ve istenen
noktaya geldiinde iindeki kimyasal madde boaltlr.
Bu teknik, sinaptik aralktaki biyokimyasal maddelerin beyni ve dols^syla davran nasl etkilediini incelemek iin kullandr. Kimyasal maddenin
beyni etkileyli, elektriksel uyancmn etkileyiinden daha uzun srer ve ara
trmacya. o rt ^ kan davran daha ^ gzleme olana verir. Elektriksel
uyarma yntemi gibi, bu yntem de, beyinde srekli bir zedeleme ortaya
karmadndan. ameltyat yntemine yelenir.
Beyindeki nronlarn rettii elektriksel ene^iyi kaydetme yntemime ya
plan ararmalar gittike artmaktadr. Beynin rettii elektriksel enerji, bey
nin al^la ilgili fikir verir. Elektroensefalograf ad verilen alet beyin dalga
larn tesbit eder. akaklara, alma ve kafann eitli yerlerine konan elektrot
lar, aldklan elektrik enejisinl kaydedici alete gerirlrler bu alet elektriksel
dalgalanmalan srekli akmakta olan bir kt zerine izer.
kan izime elektroensefalogram* ad verilir ve ksaca EEG harfleriyle
gsterilir. Kitabm daha ilerdeki blmlerinde uyuma, rya ve uyanklk halle-

(*)

eski Yunanca e le k tro n kelimesinden tOremitlr ve elektrik anlamma gelir;


eski Yunanca en k ep h ed o s kdimcslnden tremitir ve .beytnOe ilgUi)
anlamna gelir, gtm, eski Yunanca gromma kelimesinden tremitir ve yazlan ya
da izilen anlamna gelir.

E lek tro ,

e n s e ja lo ,

70

NSAN VE DAVRANII

Elekiroensefalogram resimde grOten eiektroansalalograf aletiyle kaydedilir*

Oinleni(kn(alte<lalgalan}

I
Uykulu

Uyurken

P^uyioi

Koma

l&anrye

) ^v.

ekil 2.11 nsann deiik durumlarnda alnm EEGlerin


zellikleri.
rinde EEGnIn ne gibi zellikler gsterdiini aynntlanyla ele alacaz. Epilep
si (sara) nbetleriyle ilgili almalar EEGnin kefinden nemli lde yarar
lanmtr.
Beyindeki nronlann el^triksel faaQretlerini lmek mlkroelektrotlann
kefiyle daha ilerlemitir. Mfllmetrenin binde bir byklnde olan mlkroe-

DAVRANIIN BtYOLOJK TEMELLER

71

lektroar, beynin tek bir nronuna yerletirilir ve bylece. yalnz o nronun


elektrikse] faaliyetini gzleme olana doar. Bu yntem
aratnmalannm doasn byk lde etkilemitir. Son yllarda yaplan beyin aratrma'
lan. mikroelektrotlar kullanarak, beynin yaps ve ilevleriyle ilgili daha aynntl ve zel bilgiler ortaya karmtr.
Yukanda ksaca zetlediimiz aratnna tOrlerlht tp biliminin nroloji
dalmda uzmanlam bilim adamlan kadar. :^oljlk psikoloji dalmda uz
manlam psikologlar da uygular. F l^ lo jlk psikoloji, gelimi niversite
lerdeki psikoloji blmlerlhin nemli bir ksmidir. mrika Birleik Devletlerl*nde ve Kanadada deiik niversitelerde bu dalda doktora derecesi veri
lir.
lkemizde psikoloji blmleri henz gelien yeni kurululardr. Baz ni
versitelerde psikoloji blm, o niversitedeki p fakltesiyle sk ibirliine
girerek deney yapmak iin laboratuvar olanaklan yaratmtr. Bu blmlerde
fizyolojik psikoloji alanlannda aratrmalar yapma olana vardr. Nitekim.
1990'da Sirel Karaka. Hacettepe niversitesi Psikoloji Blm'nde Fizyolo
jik Psikoloji Laboratuvan kurmutur. Karaka ve Ungan'm (1982. 1984,
1986) sanlarn hipotalamusu zerinde yaptktan almalarda, aratrma
teknii olarak beyin iine yerletirilen derin elektrotlarla, bir beyin faaliyeti
olan uyanima potansiyelinin kayd kullanlmtr. Son almasnda Karaka
(1990) insanlarda bilisel potans^ellerl incelemi ve y z ^ elektrotlarla kayt
tekniini kullanmtr.

Beynin Temel Taplan


Be3rin aratrma tekniklerini ksaca gzden geirdikten sonra imdi bey
nin temel yapsn incelemeye balayabiliriz: arka beyin (hindbrain). orta
beyin (midbrain) ve n beyin (forebraln). lk nce arka beyni oluturan tasm
lan gzden geirelim.
Arka Beyin
Arka beyin medulla. serebellum (cerebellum) ve ponsdan oluur. Medulla. ekil 2.12*de grld gibi, omuriliin beyinle balant yapt yerdeki
ikinlie verilen addr. Bu ikin ksm otonom sinir sisteminin kalbin at
n. nefes almay ve kan basmcn deneeyen nronlarm ierdii gibi, omurili
in evresinde beklenen sinir hcrelerinin ulanmn beyine girdii noktay
da oluturur. Omuriliin iinden geerek beyine giden, gtren nronlarla,
beyinden omurilie giden, getiren nronlar medulladan geerek beyinle ba
lant kurarlar.
Serebellum (cerebellum) veya beyincik. be3mln evrimlemesinde ilk adm
lardan birini oluturur. muriligln beyinle birletii yede. birbiri zerine
katlanm ve krm ufak bir yapdr ve beyin yan-kreletinin her ikisinin
arka alt ksnuna sokularak saklanmtr. Beyinle ilgili imdiki bilgilerimizin
erevesinde, beyinciin grevi, kas faaliyetlerimizi koordine ederek hareket
lerimizi dzgn ve akc bir hale getirmektir.

NSAN VE DAVRANII

72

K a p s la llo M i

SofBtKun (I>4Ubuk,l(DnatasdnDr)

ekli 2.12 nsan beyninin temel birimlerinin grnOmO


Hayvanlar zerinde elektriksel uyarlma ile yaplan aratrmalarda, be
yinciinin deiik noktalan uyanlan hayvanlann beden durulann deltlrdlklerl, kas spazmlan gsterdikleri, ajltasyon inde kendi evrelerinde dnm ^ e baladklan gzlenmitir. nsanlann serebellumunda (beyincik) bozuk
luklar olursa, bu kiiler ayakta durmakta glk eker ve dengelerini koru
yamazlar. Arka beynin bu ksmn, neden iplii geirirken, ameliyat yapar
ken, piyano alarken, bisiklete binerken gerekii koordinasyonlarda kullanrz.
Pons v ^ a kpr denen ksm beyinciin iki lobu arasmdaki lli k ^ kurar. So
lunumla ilgili nronlar burada yer alr.
Orta Beyin
n beyni ve arka be3ml birbirine orta beyin (midbrain) birletirir. Orta be
yin nisbeten kk bir yapya sahiptir. Orta beyinde, iitme ve grme ile lgili
nemli ilevler gren nronlar vardr. Bu blm aydnla veya k ka3rnana
ynelmemizi salar. Beynin bu ksm, evrimsel gelimede lk gelien yaplar
dan biridir.
Beyin sap (brain stem) beynin her ksmyla arka beyin, orta beyin
ve n beyin iliki halinde olan bir yapdr. Omurga kemiklerinden kan
omurilik beyine girerken beyin sapn oluturur. E^^rlmsel adan bakld
nda beyin sap beynin en eski yapsm oluturur ve btn omurgal hay
vanlarda bulunur. Beyin sapmda olan nron faaliyetlerinin byk bir oun
luu dncenin kontrol altmda olmayan otomatik, refleks hareketlerdir.
Evrim basama ykseldike, beyin sapndan beynin st ksm]anna giden
nronlarn says artar, bu yeni balantlar sayesinde refleks hareketlerimizin
farkna varmaya balarz.
Retikler aktivasyon sistemi (Rcticular Activating System/RAS) yaps
tam olarak anlalmam bir ksmdr. Son derece karmak ilikileri eren

DAVRANIIN BYOLOJK TEMELLER

73

nronlardan oluur ve beynin her Q yapsyla da iliki halindedir. Temel i


levinin uyanklk ve dikkat derecesini ayarlamak olduu gzlenmitir. RAS
dardan gelen uyarclara gstereceimiz dikkat derecesini belirleyerek uyamk durumdan uykuya, uyku durumundan uyank duruma gememizi sala
yabilir. Hayvanlar zerinde yaplan aratrmalarda, uykudaki hayvann RAS'
uyanimca. hayvan uyanm, uyank hayvan daha da dikkatli duruma gelmi
tir. RAS'n baz blmleri tahrip edilen hayvan srekli baygn kalm, derin
uykudan hi uyanamamtr.

ekil 2.13 nsan beyninin temel birimleri

74

NSAN VE DAVRANII

n Beyin
n beyin talamus (thalamus), hlpotalamus (hypothalamus), limbik sis
tem Oinblc s)rstem), serebrum (cerebrum) ve beyin kabuundan (cerebral
cortex) oluur. Sinir sisteminin dier ksmlar gibi, n beyin de simetrik bir
yapara sahiptir. Serebrum evrimlemede son basamaklardan birini gsterir.
lkel hayvanlarda bulunmaz. Hayvann evrim basamanda bulunduu yerle,
serebrumun karmaklk derecesi birbirine paralel gider. Sinir sistemindeki
arln artmas serebrumun gelimesinden dolaydr. nsanlar, gvde arlklanna oranla en byk beyine sahiptirler. nssmlarda bulunan her drt n
rondan nn serebrumla likisi vardr.
Talamus duyu organlarndan gelen nronlarn be3dn kabuuyla olan ili
kisini salar. Talamusun belirli bir ksm, gzden gelen uyanclan alr ve be
yin kabuunun grmeyle ilgili blgesine yanstr. Baka bir ksm, kulaktan
gelen sinirsel uyarclar iitmeyle ilgili beyin kabuu blgesine iletir. Talamustaki nc dier bir blgenin ilevi, omurilikten gelen nronlan, beyin
kabuunun dokunma ve bedenin durumunu alglama ile lgili ksmlarna
yanstmaktr.
Hipotalamus talamusla hipoliz salg bezinin arasnda yer alr; son yllar
da en fsuzla aratrlan beyin ksmlanndan biridir. Bykl kk bir kes
me eker kadar olmasna ramen, grd lemler son derece nemli ve de
iiktir. Hlpotalamus heyecanlann ve arzulann denetlendii merkezdir. Cin
sel davran, yeme ve ime bu merkezce denetlenir. (Plipotalamusla ilgili Teltelbaum'un (1975) ve Karaka'n (1962, 1984, 1986) aratrmalann habrlarsnz: Hlpotalamusu zedelenen bir farenin srekli yiyerek imanlamas, bir
bakasnn se yeme a rzu s u ^ kaybedip alktan lse bile yiyecee lgi gster
memesi).
Vcut scaklndaki deiiklikleri fark eden ve beden scaklm normal
tutabilmek iin nlemler alan merkez hipotalamusta bulunur. Saldrganlk
duygusu ve saldrganlk fadesi, uyanklk ve uyku davran, i salg bezleri
nin almalann denetleyen srelerin ileyii yine hipotalamusta yer alr.
Hipotalamusta yer alan hlpoilz salg bezi, orkestra efi gibi, bedende yer alan
dier i salg bezlerinin almalarn denetler ve onlarn birbiriyle uyum iin
de ilemesini salar.
Um bik sistem beyin sapnn yukar ksmyla n beyin arasnda yer alan
nron andan oluur heyecan yaants, saldrma ve kama davranlanyla
ilikisi vardr. Limbik sistemin bir ksmnm heyecanlan yattnc bir ilevi
vardr, baka ksmlar ise tam aksine heyecanlan kamlar. Limbik sistemin
elektrikle uyarlan baz ksmlan kzgnlk ifade eden davranlar ortaya kanrken, dier ksnlan korku davrann ortaya kanr. Limbik sistemlerinde
tahribat olan hastalar, eer dikkatleri hatif dalrsa, biraz sonra ne yapacaklann hatrlayamazlar bu. limbik sistemin bellek fonksiyonlaryla da ilgili ol
duunu gsterir.
Serebrum insanda en gelimi beyin yapsdr. Beyin sapnm stnde
alm byk bir iei andnr ve beynin stn tmden rter. Serebrumu
rten girinUll kntl yzeye serebral korteks. veya beyin kabuu ad verilir.
Bu. derin girintileri ve katlanmalan olan, vadiler oluturan bir kabuktur ve

DAVRANIIN BYOLOJK TEMELLER

75

serebrumun en nemli ksmn olutu


rur. Derinliine bal olarak vadilere
Balk
yank (gyrua) veya oluk (fissure) ad ve
rilir.
En nemli yank nden arkaya gi
GOvordn
den ve serebrumu iki yan-kr^e ay
ran yarktr. Onun samda ve solunda
kalan ksmlara beyin yanrkreleri (cerebal hemlapheres) ad verilir. Yankreler simetriktin Yaplan tlbarbie
birbirlerine byk lde benzerler. ki
b ^ In yan-kresinl korpus kallosum
(corpus callosum) ad verilen ve lifler
den oluan kaim bir kabloyu andran
ba birletirir. Korpus kallosum beynin
ki yan-kresinin bibiriyle ilildsinl
salar, bi^lece yan-kOreler birbirleri
nin ne yaptndan haberdar olur.
Evrimlemenin etkisini en iyi serebrumda, zellikle beyin kabuundaki knklklann ve vadilerin saysmn art
masnda gzleriz. En basit serebnm
memeli bir omurgal olan farede bulu
nur; bunun biraz daha karma tav
anda kendini. gsterir. Kpee, may
muna ve nihayet insana geldiimizde,
serebnm ve beyin kabuu gittike by}rp kvnmlaarak en gelimi bir du
ruma ular. En byk beyin kabuu
kaUanmalan insanda kendini gsterir.
ekil 2.14 Hayvanlarn davranlar karma'
klatka, beyin kabuklarnn bOyOdOO
Beyin kabuunun kvnmlamas ve
grOlOr. Beyin kabuunun bOyOmesinn ya
kendi zerine katlanmas daha byk
n sra kvrlmas ve katlanmas da artmak
bir beyin kabuunun ufak bir hacme
tadr.
smasn salamtr. nsan beynine
dandan baktmzda onun gerek
yzc3rinin ancak te birini grebiliriz, te ikisi katlanmtr. Knklklar ve
yarklar olmasayd, ayn yzeydeki beyin kabuunu sdrabilmek in daha
byk kafatas tamamz gerekirdi.

7. BEYN KABUU VE DAVRANI


Beyin kabuunu kendi bana ncelemek gerekir. nk insan davran
n etkileyen en nemli sreler burada yer alr. Beyin kabuu, daha nce de
sylediimiz gibi beynin en evrimlemi ksmn oluturur.

NSAN VE DAVRANII

76

M a tto zo lu k
epdilobu(p8nelallote)

Vai^amasrmoluk
(Roiandoyar)

ki 2.15 Sol yar-krenin d grnm. Bu ekilde, serabral korteksin oluklar, yarklan ve


loblar grlmektedir.
Beyin yan-kreslnin (hemisfcr/hemlspherc) her biri drt loba (ksma/
lobe) aynimr. Merkez oluk (centrcil flssure), aln (frontal) lobunu eper (parietal) lobundan ayrr. Yanlamasna oluk (lateral flssure). akak (temporal) lo
bunu aln ve eper lobundan ayrr. Ense (oksipital) lobunu ayran bir yank
yoktur, beyin yan-kreslnln arka ksmm oluturur. Bu fiziksel aynmlar. i
levsel aynmlann da smrlann oluturur. Baka bir ifadeyle, beynin bu bl
geleri davranmzn belirli zelliklerini' ynetir. imdi, hangi davran trle
rinin hangi beyin loblaryla ilikili olduunu inceltelim .
Beyin Kabuundaki Duyu Alanlar
Grme (vision): Her yan-krenln oksipital lobu grme davran le lgili
dir. Gz yuvarlann arka ksmmda bulunan retinaya k dnce, grme
sinirleri U3ranlu ve burada elektrokimyasal eneji oluur. Sinir uyarm optik
sinir boyunca akar, optik kiasmann (optic chiasm) geerek grsel beyin ka
buuna ular. Optik kiasma grsel sinirlerin apraz olarak baland zel
bir blgedir. Her ki gzn buruna yakn olan retinasndan kan sinir ulan
o gzn br tarafndaki yan-kreye gider. akak ksmndaki retinadan
kan grme sinirleri ise gzn bulunduu yan-kreyc giderler. ekil 2.19'de,
aynk beyin (split brain) denemeleriyle ilgili izimde, bu ilikiler gsterilmitir.
Hem deneyler, hem de kazalar sonucu b tin d e oluan tahribatlar ense
lobunun grmeyle ilgili olduunu ortaya karmtr. Beyin ameliyat srasn
da ense lobu uyarlan hasta k grm, ya da grmeyle ilgili baz alglamalan olmutur. Ense lobu hasara urayan haatalann grme yeteneklerinde b
yk kayplar grlmtr.
iitm e (hearing): kulaktaki nronlar ses dalgalann sinirsel enejiye e
virerek yanlamasna oluun iinde yer alan iitme merkezlerine gnderirler.

DAVRANIIN BYOLOJtK TEMELLER

77

(bkz ekil 2.15) Buradaki hcreler iitmeyle lgili ilevleri }rapabilecek biim
de uzmanlamlardr. Her nronun yapt grev, dier nronlann yapt g
revden farkldr, rnein, buradaki baz nronlar ancak alak tondaki sesle
re. dier baka nronlar ise yalnzca yksek tondaki seslere tepkide bulunur
lar.
Beden Duyumlar (body senses): eper lobunda, merkez oluk boyunca
uzanan duyusal korteks (sensoy cortex), bedenin deiik yerlerinden gelen
duyumlarla lgilidir. Bu alandaki nronlar ciltteki alclardan mesajlar almca
biz dokunma, scaklk, soukluk, ac ve beden hareketleri gibi duyulan algla
rz. Duyusal kortekste bedendeki her blgeye karlk gelen bir yer vardr, r
nein. burnumuza dokunduumuz zaman duyusal korteksin burunla ilgili
belirli bir blgesindeki nronlarda faaliyet olur.
ekil 2.16'da, merkez oluun boylamasna kesitlerinden sa tarafla olan,
duyusal korteksteki blgeleri gstermektedir. Bu kesitte insan vcudu baaag temsil edilir. Ayak parmaklan, ayaklar, bacaklar gibi vcudun alt ksm
n oluturan ksmlar be}min tepesine, buna karlk bedenin st ksmlann
oluturan yz, el ve kollar beynin alt ksmna mesajlar gndermektedir.

ekil 2.16 Bedendeki beiti bal duyusal ve hareketsel alanlarn kortekse yansmalar. Beden
ksmlarnn bOyOklkieri. beyin kabuunda yer aldklar alanlarla doru orantldr.

78

NSAN VE DAVRANII

Vcudun hassas olan yerleri duyusal kortekste daha geni yer kaplsr.
rnein, dokunmaya son derece duyarl olduunu bildiimiz insan yz ve
elleri, bedenin dier ksmlarma oranla daha byk bir blgede temsil edilir,
n ayak tabanlann temsil eden duyusal korteks blgesi, kpeklerde klc,
evreyi aratrma Ve avn bulmada n ayaklarn kullanan rakunlarda se
byktr.
Hareket ve Beyin Kabuu
Abn (frontal) lobunda. du3rusal korteks alannn karsnda merkez oluk
boyunca uzanan motor kor^ks (motor cortex) bedenin hareketleriyle ilgilidir
(bkz. ekil 2.16), Motor koriekste, duyusal kortekste olduu gibi beden yine
baaag temsil edilmitir. Bedenin daha hassas davranlar yapmas gere
ken ve aynntl kas koordinasyonunu gerektiren ksmlarna daha geni mo
tor korteks alan aynimtr. Motor korteksin deiik blgeleri elektrikle uya
rlrsa, bedenin o blgelere karlk gelen ksmlar harekete geer.
Hayvanlar zerinde yaplan denemelerde, mikroelektrotlar beynin motor
korteksinin belirlenmi noktalarna yerletirilir ve hayvan hareket ettike,
hangi beden ksmnn motor korteksteki hangi nron gruplaryla ilikili oldu
u kaydedilir. (Mikroelektrotlar yerletirilirken hayvanlar anestezi altndadr;
anesteziden ktktan sonra denemelerin yapld sre iinde ac duymaz.)
renme. Dnme ye Beyin Kabuu
Duyum korteksi ve motor korteksi beynin ancak kk bir ksmm olu
turur. Beyin kabuunun geriye kalan byk ksmnn grevi nedir?" sorusu
bilim adamlan in srekli inceleme konusu olmutur. Duyum ve motor kortekslerin etrahnda ve arasnda kalan beyin kabuu ksmna balant kurucu
korteks (associative cortex) ad verilir. Yeni renilen davranlar ve bilgilerle
eski yaantlar arasndaki bagiantlann bu ksmda kurulduu varsaylmak
tadr.
Bu alanla ilgili bilgiler henz snrldr ve aratrmalarla srekli yeni bil
giler elde edilmektedir. Balant kurucu korteks, evrimleme srecinde en
fazla gelien ve insan sinir sisteminde en ok sa}nda nronu eren, en belir
gin beyin yapsdr. Alglama, renme, dnme ve bellekle ilgili srelerin
burada yer ald zannedilmektedir. Birok deney bu ynde destekleyici so
nular vermitir, rnein, ense lobu yaknnda balant kurucu kortekste
meydana gelen beyin zedelenmeleri, derinlik alglamasyla ilgili sorunlarm or
taya kmasma yol amtr.
Aa akak lobunda, balant kurucu korteksin grme yetenei ile lgisi
olduu gzlenmitir. Balant kurucu korteksin bu blgede yok edilmesi kr
le yol amamakla beraber, ekil alglamasn ve ekiller arasndaki a3nnin
yeteneini ortadan kaldnr, grsel alglamay son derece zorlatrr.
Aln lobundaki balant kurucu korteksin dnme ve bellekle ilgili oldu
u gzlenmitir, rnein, aln lobundan bir para karlan denek hayvanlan
yiyecein nerede olduunu hatrlayamamtr. Kaza sonucu aim lobu zede
lenmi insanlar nceden bildikleri bilmecelerin zm yollann harlayamamlardr.

DAVRANIIN BYOLOJK TEMELLER

79

Balant kurucu korteks alannn deiik noktalannn elektrikle uyarl


mas lgin gzlemlere yol amtr. Baz kiiler, beyin ameliyatndan nce t
mrn yerini tesbit etmek iin yaplan elektriksel uyarma aamasnda ba
lant kurucu alan ^anldnda. uzun zamandr hi hatrlamadklan ocuk
luk anlarn en nce a3mntlanna kadar hatrlamlar ve o olaylann getirdii
heyecan yeniden yaamlardr (Penfeld. 1969). Bu gzlemler, balant kuru
cu korteks alanmda bellekle lgili ilevlerin yer aldn gsterir.
Komma ve Beyin K ^ u u
Balant kurucu korteksin dil davran ile sk ilikisi olduu gzlenmi
tir. akak lobundaki belirli trden bir hasann afazi (aphasia) ad verilen ko
numa bozukluuna yol at gzlenmitir.
Afazinin deiik trleri vardr, bir trnde hasta kendine syleneni duyar
fakat ne anlama geldiini anlayamaz. Dier bir trnde nesneyi grr, tanr,
fakat smini syleyemez, rnein, deiik nesneler arasnda tarak" nesnesini
tanr ve istenirse verir, ancak Elimde tuttuum eyin adn syle dediiniz
de ismini syleyemez. Bu durum konuma yeteneiyle ilgili deildir nk
motor korteks salamdr ve kiinin dier davranlarnda herhangi bir aksak
lk yoktur.
Afazide grlen aksaklklar, motor korteksle konumann deiik ynleri
ni (anlamlandrma, sesi tanma. simlendirme, vb.) yneten ksmlann birbirleriyle ba kuramamalanndan kaynaklanr. Ondokuzuncu y2ylm ortalarna
doru konuma bozukluu gsteren bir hastann beyni zerinde yaplan
otopside, beynin sol yan-kredekl aln lobunun merkezi yarnn hemen al
tnda, hasar olduu tesbit edilmitir.

Braca tfani'

Motor KbrtBkB

WtemAaaim
Resim 2. 3 Paul Broca

ekil 2.17 Dilin Konuulmas. Konuma Wernicke alann


da balar. Burada kurulan cmleler, daha sonra Broca
alanna aktarlr. Broca alannda konumayla ilgili grtlak
taki. azdaki ve yzdeki kaslar kontrol edilir. Buradal
programlama motor korteks alana gnctorilir ve korteks
kaslara "uygula* emrini verir.

NSAN VE DAVRANII

80

Bu gzlem bir dizi arannann yaplmasna yol amtr. Aratrma so


nulan. dil davranmn (konuma ve yazma yetenei) sa elini kullanan kii
lerde sol beyin yan-kresinde yer aldn gstermitir. Sa beyin kresi se
daha szsz* ilevlere ayrlmtr. Baka bir deyile, simetrik yaplan olmasma ramen, beyin yan-krelei leyileri bakmndan simetrik deildir. Sol
yan-kre. sa yan-krenin yapmadklann baarma eilimindedir. Son za
manlarda yaplan aynk-beyin aratrmalan bu sonucu daha da belirgin du
ruma getirmitir.
Aynk-Beyn (split-bain) Deneyleri
1960 yllannda yapan almalarda, an epilepsi nbeti olan hastalan
skntlanndan kurtarmak in yeni bir mdahale teknii gelitirildi: iki yankreyi birbirine balayan korpus kallosum'u kesmek. Bu tekniin amac, sa
ra nbetinin altnda yatan ve nronlarda denetim altna alnamayan bioelektrik dearjn, br beyin 5ran-kreslne gemesini nlemekti. Gerekten
ameliyattan sonra sara nbetlerinde azalma gzlenmi ve sara nbetlerinin
yaygnlamasn engellemeye likin ama gereklemitir (Gazzaniga.1970.
1972).
Temel amac sara nbetlerinin nne gemek olan bu tr ameliyatlar, iki
beyin yan-kreslnln nasl altn gzlemleme olanan dourmutur. Bu
gzlemlerden belli ballarn aada inceleyeceiz.
Deneysel koul ekil 2.18 ve ekil 2.19'da gsterllmitir: Korpus kallosum kesilerek iki yan-krenln birblrtyle ilikisi koparlr. Bylece iki yan-kre
blrblrleriyle letiim kuramaz. Denek bir ekrann nne oturtulur ve ekrann

Normd beyin

Aynk-bey^

ekli 2.18 Aynk-beyin deneylerinin basit olarak gsterilii

DAVRANIIN BYOLOJK TEMELLER

Sotflian

Tesbiifloklas

81
Saalan

ekil 2,19 Aynk beyin deneylerinin ematik grOnOO. Bu ekilde


gzn sa ve so) taraflarndan kan sinirlerin beynin hangi krele
rine gittii aka gzlenebilmektedir. Grme atannn yalnz sol ta
rafna grnt drlrse, btn sinirsel uyarclar sa beyin yar
kresindeki ense lobunda toplanr. Gzn sa blgesine uyarclar
drlrse, sinirsel uyarclar beynin sol yan-kOresindeld ense lo
bunda toplanrlar.
merkezinde bir noktaya gzOn tesbit etmesi sylenir. Bir grsel uyanc. sani
yenin onda biri kadar bir zaman iin, ekrandaki merkez noktanm sana veya
soluna drlr.
Ekranda kak kelimesinin belirdiini farzedelim. Grnt ekrann sa
taranda olumusa grsel bilgi yalnz sol yan-kreye giden sol tarafnda
olumusa grsel bilgi yalnz sa yan-kreye gider. (Gzdeki retinanm burun
tarafndaki ksmndan kan sinirler gzn bulunduu yan-kreden brne
atlar, akak tarafndaki retinadan gelen grsel sinir ulan se ayn yankrede sonulanr.) Bylece ekrann sa veya sol ksmna grnt drerek,
beynin yalnzca sa veya sol yan-kresine mesaj gnderme olana yaratlr.
Korpus kallosum kesilmemi olsayd, beyin bir yan-krede elde ettii bilgiyi
dierine hemen aktarabilirdi, fakat deneysel durumda, bir yan-krenin bildi
ini dier yan-kre renemez.
Baz aynk-be}in almalan iki yan-krenin almasyla lgili hayret ve
rici gzlemler yapma olana dourmutur. Bu gzlemler sonucunda, beynin
sol yan-kresinin konuma ve yazma gibi dil davranlan zerinde uzman
lat anlalmtr. Ekranm sa kesine bir kelime drerek sol yankreye uyanc gnderilirse, denek bunu hem okuyabilir hem de syleyebilir.

82

NSAN VE DAVRANII

Sdel

8 4 el

\
ekil 2.20 Ayrk beyinli Kimselerin izlmlerinde sa ve sol yarmkrenin
farkl yetenekleri aka grOlr. Kendisine verilen deiik rnekleri hem
sa hem de sol eliyle izen denek, sa beyin yarmkOresinih denetimi al
tndaki sol eliyle daha baarl olmutur. Srekli sa elini kullanmaya alk
olduu halde, sa elin izimleri verilen rnee pek benzememektedir.
Ayn kelime ekrann sol tarana drlrse (bu durumda beynin sag yankreslne giden uyarclar sz konjusu olur), denek ekranda yazl olan kelime
yi syleyemez. Denek ancak, bu kelimeyi sylemesi yerine sadece tanmas
stendiinde baard olur.
Demek oluyor ki. sag yan>krenln dille hi ilikisi olmad sylenemez.
Konuma ve yazma gibi dilin hareketle ilgili ksmlarnn sol yan-kreyle ilgili
olduu aktr, fakat bir kelimeyi tanma ve anlama sag yan-krece de baanlabilir. Deneyler, sol yan-krenin dille ilgili ilevleri zerine 3rkledigini ve
sag yan-kreden. dil asndan daha yetenekli bir durumda olduunu gs
termitir.
Okuma, yazma ve matematiksel ilem yapma gibi becerileri sol yan-kre
daha uzmanlam bir biimde ileyebilir. Sag yan-kre meknda kendimizi
yneltmemizi, yapsal biimleri ve yapsal rntlerl tanmamz ve mzik
formlann hatrlamamz ve tanmamz salar. ki beyin yan-kresl normal
koullar altnda srekli birbirleriyle iletiim halindedir ama. her birinin fark
l ilevi vardr.

Bugn birok psikolog, sol yan-krenin entelektel, analitik, kritik d


nceden. sag yan-krenln se meknla ilgili, artistik ve sezgisel alglama
dan sorumlu olduunu dnr. Ne var k. byle bir genelleme, beyin gibi
son derece karmak levleri olan bir yap iin olduka yetersizdir. Shanon

DAVRANIIN BYOLOJK TEMELLER

83

(1980) adnda bir arannacnn bulgulan, sol yan-krenln mzik kompozis


yonunda kullanldm gstermitir. zellikle, mzik kompozisyonunda veri
len kararlar karmaklatka , sol b ^ n daha da iin ine girmitir. Bu bul
gulardan anlalabilecei gibi, bir yan-krenin tek tr bir lemi yOklendiinl
sylemek doru olmayacaktr.
Dier aynk-bcyin almalan baka ynlerde de hayret verici gzlemlere
yol amtr. Bu sonulardan biri de aynk-beyin a m e l^ t geinni kimsele
rin. baz ilevleri, normal beyinli kimselerden daha yi yapabilmeleridir. Ellenbeny ve Speny (1980) adndaki aratrmaclar aynk-beyin ameliyat geirmi
kimselerin bir yan-kresine bir grev verirken, aym anda dier yan-kOreye
bir baka grev vermilerdir. Aynk-beylnli kimseler *lki i aym ayna anda
yapma trnden grevlerde, normal beyinli kiilerden daha stn baan
gstermilerdir.
Bu gzlemden kan sonu udur: Normal beyin, belirli bir grevi yerine
getirirken, o grevin trne gre bir yan-kOreyl arlkl olarak kullansa dahi,
dier yan-kreyle srekli iletiim halindedir ve beyin bir btn olarak al
ma eilimindedir. Ameliyat sonucu iki bamsz y a n -k r ^ a3mlnca, beynin
bir btn olarak alabilmesi ortadan kaldmldgmdan, her bir yan-kre
kendi bama bamsz olarak bir grevi, dier yan-kreden hibir kantmc
etki gelmeden baarabilmektedir.

Adam

siyah kalar
veb/y/k

ekli 2.21 stteki resim perdede grlen resimdir. "Ne grQ/or8unuz?*d{/6 sorul
duunda ayrk beyinli denekler. "Siyah kalan ve by olan bir adam dedikleri
halde, "ki resimden hangisini gryorsun, gsteri" dendiinde, kadn resmini gs
termilerdir. Konumann sol yarm krenip, gstermenin sa yarmkrenin etkisin
de olduunu kantlayan bir deli) de budur.

84

NSAN VE DAVRANII

Dier hayret verici bulgulardan biri de kadn ve erkek beyinleri arasnda


ki farkllkla ilgilidir. Ladavas. Umilta ve Rccl-Bira (1980) adl aratrmacla
rn bulgularna gre kadnlar fotografladaki heyecansal fadeyi sag yankreleriyle daha kolayca tanrlar. Erkeklerde se sag ve sol yan-kreler. fo
toraflardan heyecansal fadeyi tanma bakunmdan bir farkllk gstermezler.
Bir baka gzlem sag ya da sol elin baskm olmasyla ilgilidir. Genel ola
rak bir toplumun yzde 2 ile 5'i rasmda deien bir oran solaktr. Sag elini
kullananlarda sag ve sol yan-kreler yukarda anlattgMnz trden bir leyi
tara gsterdikleri halde, sol elin baskn olduu kiilerde iki yan-kre arasn
daki bu fark kaybolur. Bu kiilerde her iki yan-kre birbirine eit ilevler
yapmaya ynelir. Baz solaklarda ise. sag eli hakim olanlarda grlen yankre ileyilerinin tam aksi bir tablo kar (Piazza. 1980).
Kiinin yapmakta olduu davrana gre, o davrann temelinde yatan
beyin blgesi faaliyet gsterir. rnein, birey konuurken sol yan-kre. sag
yan-kreye gre daha aktif dur. Ayn birey, mekn alglamasyla ilgili bir fa
aliyete balaynca, sol yan-kredeki faaltyet azalrken sag yan-kredeki faali
yet artar. Bu gzlemleri dikkate alan baz bilim adanlan, bizim, birblnden
farkh grevler yapan ki farkl beyin yan-kresiyle doduumuzu sylerler.
Dier bazdan ise. bunun doutan olmadn, kiinin gelime devresindeki
yaantlanna ve elde ettii becerilere dayal olarak, beyin yan-krelerinin
. zellemi ilevler gelitirdiklerini sylerier. Bu sorunun cevabn henz bilmtyoruz. lerde yaplacak aratrmalarla akla kavuacak bir soru olarak,
imdilik her iki yoruma da olasbk tanmak zorundayz.
Aklda tutulmas gereken en nemli konulardan biri udur. Beyin tm
olarak alan bir sistemdir. Baz beyin blgeleri belirli ilevler in uzmanla
m olabilir. Fakat her bir be3rin ilemi beynin tmn ilgilendiren bir olay
dr. En basit beyin ileminin bile temelinde ok sayda son derece karmak
ilikiler yatar. Bqnnl, deiik yerleri birbirinden habersiz olarak alan, bir
birinden kopuk ilevler toplam olarak grmek yanltr. Beyin her blm
dierleriyle iliki kurmu bir sistemdir ve bir btn olarak alr. Bu btn
lemi balam iinde baz blgeler, baz ilevler konusunda uzmanlamtr.
imdi davranmz etkileyen bir baka sisteme, i salg bezlerine baka
lm. Sinir sistemiyle ilgili almalar ilerledike, sinir sistemiyle salg bezle
ri dzeninin likisi akla kavumaktadr.

8. SALGI BEZLER
Vcudumuzda iki tr salg bezi vardr: Kanall bezler ve kanalsz bezler.
Kanall bezler (duet gland). azda salya olumas, gzden ya akmas ve ter
leme durumlarnda olduu gibi belirli bir kanaldan salglarn aktan bezler
dir. nsan davrann nemli lde etkilemediklerinden, bu bezlerin ileyi
leri psikologlann pek ilgisini ekmez.
Kanalsz bezlere i salg bezleri (ductJess/endocrlne glands) adn veriyo
ruz. nk hibir kanal aracl olmadan salglarm dorudan kana boaltr-

DAVRANIIN BYOLOJK TEMELLER

85

/^oAcMylbm tnmoflu,
faotreft(rSH);adM)al
kMitaMlfACTHK

90fMdM)(FSKLH.M

fomn (ADH) BolBtoaln

/Mbourinsainvi

aatraim
vBpraouttfMt

ekil 2.22 Kanalsz ve kanall bezler (endokrin) ve bu bezlerin


salgladrklan hormonlar.

1ar. salg bezlerinin salglanna hormon (hormone) ad verilir. Honnonlar in


san davranm nemli lde etkilediklerinden, psikologlar i salg bezleri
nin yaps ve ileyiiyle yakndan ilgilenir.
ekil 2.22'de i salg bezlerinin yerleri ve rettikleri hormonlar gsteril
mektedir. Honnonlar kana dorudan kantgndan hormonlann etkisi, be
dende smrl bir yei deil, daha yaygn bir alan etkiler. Aynca, hormonlann
etkisi kendini zaman iinde gsterir. Buna karlk, sinir sisteminde oluan
bir uyanima bedenin belirli bir blgesini etkiler ve ortaya kan etki kendini
hemen gsterir.
Hormonlar kan yoluyla organlara, dier salg bezlerine ve merkezi sinir
sisteminin belirli blgelerine gider. Hormonun tr ve gittii yere gre beden
deiik tepkiler gsterir. Aada, temel i salg bezini ve onlarm rettii
hormonlan nceleyerek, honnon ve davran arasndaki ilikiye bir gz ataca
z.
Hpofiz Bezi
Hipofz bezine (pltultary gland). i salg bezlerinin orkestra efl ad verilir.
Hlpotalamus yakmnda yer alan hipofiz bezi, hipotalamusun denetimi altn
dadr ve ok sayda hormon retir. Bu hormonlarn bazdan salg bezleriyle l
gili olmayan dokulan, bazdan se dier salg bezlerini etkiler.

86

NSAN VE DAVRANII

Hlpolz bezinin sekiz civarnda hormon rettii saptanmtr. Biz bunlar


dan birkam ele afacagz. Bu hormonlardan en nemlilerinden birinin ad
antidiretik hormon CADH)dur. Antl()Qretlk hormon hlpotalamusta retilir v6
hlpoflz bezinde depo edilir. Bu hormon bbrekleri etkiler ve onun etkisi altn
da bbrekler, vcudun organlarndan almp drar kesesine aktarlan su
miktarm azaltrlar. Vcuttaki susuzluk arttka ADH miktar artar.
Normal koullar altmda kana snrh miktarda ADH girer. Bedendeki su
miktar artarsa, kana verilen ADH miktan azalr ve hatta tamamen durur.
Bu koullar altnda bbrekler bol miktarda suyu drar torbasna aktarrlar.
Bylece, ADH bedendeki su miktarm koruyarak, organlarn ve kann fonkslyonlann tam anlamyla yapabilmesini salar.
Oksitokin hlpoflz hormonlarndan bir dieridir. Dz kaslan etkiler. ocuk
doururken kadmlann i rahim kaslarnn kaslmasn salayarak bebein
darya doru itilmesini salar. Douran annenin memesindeki st bezlerin
den st akmas da bu hormonun etkisi altndadr.
Byme (gelime/growth) hormonu, adndan da anlalaca zere. el
metabolik fonksiyonlar etkileyerek hem kemik hem de kas geliimine yn ve
rir. Hormon az olursa geliim durur ve birey cce kalr. Byme hormonu
nun fazla olarak kana kanmas gen yataki bireyin sratli ve an boy atmasma yol aar.
TTOd Bezi
Boazda nefes borusunun n ksmnda bulunan tiroid bezi tiroksin
(thyroxin) ad verilen bir hormon retir. Tiroksin bedenin metabolizmasn et
kiler, oksijen kullanmn ve dola}nsyla vcud ssn arttrr. Fazla miktarda
tiroksin retilirse hipertiroidizm (hyperthyroidism) ad verilen durum ortaya
kar. Hipertiroidizm gsteren bir kimse hemen heyecanlanabilir, srekli ger
gindir ve uyumakta zorluk eker. Bunlara laveten zayflama balar, srekli
terler, srekli susuzdur ve kalp atnda artma vardr.
Tiroksin retiminde azalma olursa hipoiiroidizm (hypothyroidism) ad ve
rilen hastalk gzlenir. Hipotiroidlzm gsteren bir kiinin bedensel ve zihinsel
bymesi durur. Hlpotiroid yetikinler abuk arlk kazanr, kendilerini
cansz hisseder ve ou zaman yorgundurlar.
A d r e n a l/ B o b r e k s t B e z i ( a d r e n a l g la n d s )

Bbreklerin st ksmnda adrenal bezleri bulunur. Adrenal bezleri birden


fazla hormon retirler. Bunlardan davran nemli lde etkileyen birka
ndan sz edeceiz.
Kortizol (cortisol) hormonu karacierdeki depolanm ekerin serbest braklmasm salar, bylece vcut annda gerekil enerji kaynana sahip olur.
Kortizoln sentetik olarak retilmiine kortizon (cortisone) ad verilir ve dei
ik cilt hastalklar, aleijik semptomlar ve artirit tedavisinde kullanlr. Korti
zon kullanan kimselerin bazen depresyona girdii grlmtr. Bu gzlem
den hareket edilerek, kortizol hormonunun akl hastalklannm gelimesinde
bir rol olabilecei zerinde durulur.

DAVRANIIN BYOLOJK TEMELLER

87

Adrenal bezleri andr{^en (androgen) ve estrojen (estrogen) ad verilen cin


siyet hormonlarm da retirler. Androjen erkeklerde, estrojen kadnlarda g
rlen bir grup hormonun addr. Asimda hem erkeklerde hem de kadnlarda
her iki hormon da retilir, ancak erkeklerde androjen ve kadnlarda se est
rojen daha baskndr. Bu hormonlarn dengesi bozulacak olursa bireyin g
rnnde ve davrannda deiiklikler gzlenir. Kadnlarda azla miktarda
androjen hormonu retilirse sesleri kalnlar, yzlerindeki tO^er sakala d
nr ve memeleri klmeye balar. Erkeklerde estrojen baskm olmaya
balarsa sesleri ncelmeye, sakallan kmamaya ve memeleri gelimeye ba
lar. Cinsiyet deitirmek iteyen kiilere, gemek istedikleri cinsiyete uygun
hormon verilerek, biraz nce szn ettiimiz ikincil trden cinsel zellikle
rin bireyde gelimesi salanabilir.
Adrenogenltal sendrom (adrenogenital syndrome/AGS) ad verilen duru
mu gsteren kiilerde doutan erkeksi zellikler grlr. Bu durum hem er
keklerde hem de diilerde gzlenir. AGS durumunu gsteren bir kzn cinsel
organnn d grnm erkek organn andnr. Byle bir kz erkek ocuklar
la oynamaktan holanr, dier kzlara gre giyimlerine ve grnlerine daha
az dkndr.
Epinefrin (epinephrine) ad verilen hormon bireyi ani. acil durumlara tep
ki yapmaya hazrlar. Bir dier ad adrenalin (adrenaline) olan bu hormon ka
na kannca kalp at ve dolaysyla kan basnc artar. Adrenalin, kam sin
dirim organlarndan alr ve izgili iskelet kaslarma yneltir. Terlemeyi arttrr.
Norepinefrin (noreplnephrlne) ya da noradrenalin (noradrenalin) ad veri
len hormon, adrenal salg bezlerince retilir ve sinaptik kavaklarda bulunan
biyokimyasal maddelerden biridir. B in d e k i ve sempatik sinir sistemindeki
nronlar arasnda nroelektriksel akmm akm salayarak sinir sisteminin
almasnda nemli bir rol oynar.

9. DAVRANI VE GENETK
Sinir sistemi her insanda ayn ekilde m alr? nsanlann evreyi alg
laylar. algladklar d dnyaya tepkileri ayn mdr? Bu tr sorular, kiile
rin doutan getirdikleri zelliklerle, sonradan evreden renerek kazandklan zelliklerin bir karlatrmasn yapmamz zorunlu klar.
Kaltma bal, kaltsal zelliklerin ana-babadan ocua geiini incele
yen bilime genetik (genetics) ad verilir. Yukarda ifade edilen trden sorulara,
cevap vermek iin son zamanlarda psikologlar genetik bilimine ilgi gsterme
ye balamlardr. Psikologlann bu il^si sonucu ortaya davransal genetik
(behavioral genetics) adnda yeni bir alma alan kmtr. Davransal ge
netikle ilgilenen psikologlar zek, akl hastalklar, kiilik trleri gibi davram
zelliklerinin kahtmla ne derece ilgisi olduunu aratrrlar.
Kaltmm davram etkileyip etkilemedii konusu psikoloji in yeni bir
konu deildir. Psikoloji kuruluundan beri, kiinin doutan getirdii kal
tmla ilgili davran zellikleri ile, renme sonucu ortaya kan davram
zelliklerini karlamu ve baz genellemeler yapmtr. Ne var ki, bunun

NSAN VE DAVRANII

88

sistematik bir biimde bilimsel olarak uygulanmas davransal genetik alannm kurulmasyla balamtr.
Sivas Yanak Cezaevl'nden kaarak ei Firdevs e 2 ocuunu ldren
Mehmetah Demirt bu davran doutan getirdii zelliklerden dolay m
yapmtr? Sivas'ta bu haberi duyan Mehmetah Demirta'm komusu "Demirta ailesinden baka ne beklenir kil? Babas katUdl. dedesi katildi, tabii ki
olu da katil olacakl eklinde konutuu zaman. Mehmetah'm davrann
ondaki genlere balamaktadr. Bu haberi TOrklye'nin baka bir yerinde oku
yan kii "Mehmetah Demirta. Sivas blgesinin rf ve adetlerine gre hare
ket etmitirr diyorsa, o zaman bu davran sonradan renilen sosyal deer
lere balamaktadr. Bu iki aklama biblrine taban tabana zttr.
Davransal genetik almalar, bu ki yaklam biiminin hangisinin
doru olduunu bulmaya yneliktir. Deiik almalann sonucunda ortaya
kan bilimsel gr udur: Kaltm bireyin temel eilimlerini ve davrann
alt ve st smrlann belirler. evrenin getirdii olanaklar, alt ve st snr ara
snda davrann nerede gerekleeceini saptar.
yle bir rnek verelim: Birey 95 e 110 arasnda bir ZB (zek blm)
potansiyeli ile domu olsun. Bu zek potansiyeli bireyin kaltm zellikleriyle
belirlenmitir, iy i evre koullan iinde, desteklenip yreklendirilerek by
tlm kii 110 civannda bir ZB olutururken, kt, evre koullan iinde
bytlm kii 95 yaknlannda bir yerde ZBn gerekletirir. Bylece. ka
ltm bir alt ve st sinir izerek bir dalm alan belirler, ancak evrenin zen
ginlii, fakirlii, destekleyici veya engelleyici oluu, bu dalm inde ZB'nin
nerede gerekleeceini saptar.
Kromozomlar ve Genler
nsan bedeninden alnan bir hcrenin ekirdei incelendiinde, kromo
zom (ehromosome) denen ve ift ift dizilmi bulunan ufak paracklar gr
lr. Her bir hcrede 23 ift halinde 46 kromozom bulunur. Kromozomlar g
rnlerine gre X kromozomlar ya da Y kromozomlar adn alr. Bykler X
harfine benzer, kkler se Y harfine.
lk 22 kromozom ifti birbirine benzeyen X veya Y kromozomlarndan olu
ur. Fakat 23. ift birbirine benzer olmayabilir, bu ift bireyin cinsiyetini be-

Kt W )KW XXXXXXXX
1

16

16

XA
13

K K
14

17

18

X X
19

XXxj(
9

10

it

X
20

12

A
21

22

23
ekil 2.23 YirmiO ift kromozomun grnm. 23. ift hem erkekler hem de
kadnlar iin verilmitir.

DAVRANIIN BtYOWUtK TEMELLER

89

lirler. Eer 23.c0 iftteki kromozomlann her


ikisi de X kromozomu se birey diidir. Kro
mozomlardan biri X dieri Y se bireyin cinsi
yeti erkektir.
Kromozomlar kaltmn temel birimlerini
bnyelerinde tarlar. Kuvvetli bir mikroskop
la incelendiinde kromozomlarda, gen (gene)
ad verilen birimler grlr. Saylan tam bi
linmemekle beraber her bir kromozomda bin
lerce gen bulunduu tahmin edilmektedir.
Her gen deokslribonkleik asit (deoiqnibonucleic acid) ad verilen ve Di\A harfleriyle
gsterilen bir kimyasal madde molekldr.
Molekln yaps. ekil 2.24'te grld gi
bi, bir p merdivenin kvrlarak heozonlam,
lft-spiral biimini andnr. Merdivenin d
ksmnda eker ve fosfat sralamasndan olu
mu bir dizi vardr. Merdivenin basamaklan
baz iftlerinden olumutur. Bunlardan birin
cisi adenine-thymine, kincisi de guanlneeytosine baz iftidir, Bu merdiven basamaklan rolndeki maddeler bireyin kaltmsal zel
liklerini belirler. Kaltmla lgili bilgilerin t
ekll 2.24 DNA yapsnn emaS
m merdiven basamaklanmn dizili biimin bir grnOiTi. P= fosfat. S= eker.
de sakldr.
A= adenin, T = thymine, G= guanin,
C= eytosne. Hcre blnmesi
Hcre oalmas srasmda fcvnk merdi
ven alr, merdivenin basamaklarn olutu annda, eklin alt ksmnda grOMO gibi, iki yeni yap oluur. Bu ya
ran baz iftleri blnr ve iftlerdeki bazlar
plar birbirlerinin m anlamyla ay
birbirlerinden ayrlr. Tek bana kalan baz
nsdr.
lar. yeniden bir ift oluturmak zere, hcre
svsnda bulunan kart bazlarla birleirler.
Bu aama sonucunda DNA zinciri kendinin
lynsm retir (kendini rcpllke eder) . Bu reme, hcre svsndan gerekil
iaddelert alarak merdivenin basamaklarn ayn srada ve ayn sa3nda ofaltakla baarlr. Bedendeki her bir hcre tamamen ayn genetik yapya sa>Ur. Hcre radyasyona tabi tutulursa veya doal koullar altmda mutasyougrarsa hcrenin genetik yaps bozulur. Mutasyona uram genler, etnreme hcrelerinde yer almadka gelecek nesillere aktanimaz, yalnz o
7in geliimsel ynn deitirir. reme hcrelerinde bir mutasyon ol
a gelecek nesiller bu deiimden etkilenir.
san hcresinde, daha nce de belirttiimiz gibi 46 kromozom bulunur,
n reme hcrelerinde bu say 23tr. Erkein sperminde ve kadmm
tasmda 23 tek kromozom vardr. Yumurta dllendl^nde. erkek sper1 kromozomlar yumurtadaki kromozomlarla eleir ve dllenen hr-
det, yani 23 ift kromozom oluur. Kadmm yumurto-'m her zaman bir X kromozomudur.

NSAN VE DAVRANII

90

da Y kromozomu vardr. Rahim inde olan ya da rastgele ortaya kan koul


lar. yumurtann X tr ya da Y tr bir spermle dllenmesine yol aar. Dl
lenme X spermiyle olmusa 23. ift XX olur ve doan ocuun cinsiyeti dii
olur. Dllenme Y spermiyle olmusa olan ocuu doar, Onk 23.c Ul XY
yapsn gsterir.
nsan genleri henz teker teker sayamamaktaysa da bir tek insan hc
resinde 20.000 ile 120,000 arasnda gen olduu tahmin edilmektedir. Dlle
nen yumurtadan balamak zere nsan bnyesinin her bir organmm nasl
gelieceine ve yaamnn ilk nndan lnceye kadar her bir aamada ne gi
bi zellikler gstereceine dair bilgiler genlerde depolanmtr. Genler samzm, gzmzn, cildimizin rengini, kemiklerimizin uzunluunu, ksacas be
denimizin tm fiziksel yapsm belirlerler.
Baskn ve Altkm Genler
Kromozomlarda olduu gibi, genler de iftler olutururlar. rnein, her
bir birey hem anneden hem de babadan sa rengiyle llgl gen tar. Bu gen
ler bir ift olutururlar ve kendi aralarndaki ilikinin trne gre bireyin sa
rengini belirlerler.
Baz genler baskm (dominant), baz genler de altkm (recessive) karakterde
dir. Gen iftlerinde belirleyici olan unsur baskn ve altkm genlerin biraraya ge
li eklidir. ki baskm ya da bir baskn ve bir altkm gene sahip olan birey bas
kn genin, iki altkn gene sahip olan birey ise aitkn genin zelliini gsterir.
Gz rengim alarak bir rnek verelim: Kahverengi gz rengi baskn, mavi
gz rengi se altkm bir geni fade eder. Aadaki tabloda kahverengi ya da
mavi gzl ana-babann ocuklannda oluabilecek gen iftleri grlmektedir.

Ana-babann
ikisi de
mavi gzl

m
m

m
(mm)
(mm)

m
(mm)
(mm)

m a v i gzl .

B
Ana-babanm
kisi de
kahverengi gzl
K
K

(KK)
(KK)

K
(KK)
(KK)

k a h ve re n g i g z l

K
K

K
(KK)
(KK)

m
(Km)
Ofai)

k a h v e re n g i g z l

C
Ana-babann
biri kahverengi
biri de mavi gzl

K
K

m
(Km)
(Km)

m
(Km)
(Km)

ra

k a h v e re n g i g z l

m
K (Km)
m (mm)

(Km)
(mm)

% 5 0 k a h ve ren g i
% 5 0 m a vi g d

K
m

K
(KK)
(Km)

m
(Km)
(mm)

% 7 5 k a h ve re n g i
% 2 5 m a v ig o z lii

DAVRANIIN BYOLOJtK TEMELLER

91

Bu tabloda da grlecei gibi ana-babann her ikisi de mavi gzlyse (A),


her iki taraftan da altkn gen geleceinden ocuk mavi gzl olur. Anababanm her ikisi de kahverengi gzl olduunda ise (B), ocuun kahverengi
gzl olmas daha muhtemeldir. Ancak hem anada hem de babada mavi gz
geni varsa ve ocuktaki gen iftini bu genler oluturmusa, ocuk mavi gzl
olur. Ana-babadan biri mavi biri de kahverengi gzl isie (C) daha nce belirt
tiimiz koullar iinde ocuk ya mavi ya da kahverengi gzl olur.
Eer ana-babanm ikisi de mavi gzl deilse, ocuun mavi gzl doup
domayacan evvelden sylemek zordun nk lbn ye
dal hcreden hcreye bakadr ve dllenme srasnda: raatgele bir srele
ana-baba hcreleri birleir.
Kromozomlarla lgili Anonnallikler
Kiinin gsterdii belirli geliimsel ve davransal bozukluklarn altnda
kromozom bozukluklannm yatg saptanmtr. Var olan 23 ift kromozom
dan son iftin cinsiyeti belirlediini daha nce sylemitik. Normal olarak
23.c ift XX ise birey dii, XV se erkek olur. Aratrmalar, baz kiilerin bu
normal durumu gstermediini akla kavuturmutur. Gzlenen durum
lardan biri 23. iftte yalnz bir tek X in bulunmasdr. Bu hale Turner sendromu ad verilir.
Turner sendromu gsteren bireyin cinsiyeti dii, boyu ksa, boynu kat
merli olur ve blu anda cinsel bakmdan geliemez. Bu bireyler matema
tiksel ilemler, meknsal ilikileri anlama gibi baz zihinsel faaliyetlerde bece
riksizlikler gsterirler.
Kline/elter sendromu ad verilen durumda 23. ift XXV yapsn gsterir.
Bunlardan bazlan erkek olarak geliirler ama, cinsel gelimelerinde ve fizik
sel grnmlerinde bir durgunluk vardr ve zihinsel gerilik gsterirler. Bu ya
py gsteren baz kiiler kadn olarak geliebilirler ve bedensel olarak bir ge
rilik gstermezler. Uluslararas yz metre kou yarmasna 196Tde katlan
PolonyalI bir kadn atlet bu kromozom yapsn gsterdiinden, bir baka de
yile 23. iftte ek bir
kromozomu olduundan yarma d braklmtr.
Baz erkekler fazladan bir
kromozomu le domulardr ve 23. ift
X W yapsm gsterir. Bu erkekler daha iri, daha saldgan ve cinsel adan
daha aktiftirler. Bunlann daha kolaylkla su ileme eiliminde olduklan ve
bu nedenle daha sk ceza evine girdikleri iddia edilmitir. Ancak bu iddialar
son yllarda yaplan aratrmalarla rtlmtr, kklkten beri kendi
yatlan arasnda daha csseli olmalarmn. onlarn daha saldrgan olmalanna yol at gr arlk kazanmaktadr.
Kromozom bozukluklan yalnz 23 . iftte gzlenmemitir. Yimlbirlnci ift
te gzlenen XXX yaps Down sendromu ad verilen ve daha nce mongoloit
ad ile blUnen zek geriliine yol amaktadr. Bu kiilere, gzleri yukan kal
kk ve gz kapaklan ikin olan yz yaplan Mool ya da inli yz yapsm
andrdndan, mongoloit ad verilmiti.
Baz zellikler kromozomlarm eksiklik veya fazlaligmdan deil, baskn ya
da altkm genlerden dolay ortaya kar. Erkeklerde erken yata salann d
klmesi baskn bir gen zelliinden dolaydr. Renk krl ise altkm gen

92

NSAN VE DAVRANII

zelliklerinin sonucu kendini gsterir. Son zamanlarda yaplan yaynlarda


e-dnklk (sosyal hayattan ekinen, utanga ve sklgan) ve dadnklk (sosyal hayata ak, serbest, konukan ve giriken) ad verilen kii
lik zelliklerinin ksmen kahtmla lgili olduu dnlmektedir. Bunun gibi
izofreni ad verilen akl hastalmn da kaltmla sk ilikisi olduu ok sa}ada bilim damnca savunulmaktadr.
kiz almalar
Davrann kaltmla ilgisini inceleyebil
mek iin izlenen yollardan biri ikizlerle ilgili
bilimsel gzlemler yapmaktr. ki tr ikiz var
dr: ki ayn yumurtann, iki farkl spermle
dllenmesinden oluan ikizlere karde ikizler
(lil yumurta kizl/di^gotic twins) ad verllr.
Karde ikizler ayn zamanda domalanna ra
men. genetik yaplan bakmndan, ayn za
manlarda domu iki kardei andnrlar.
zde ikizler (tek yumurta ikizi/identical,
mono^gotic twins) bir yumurtann dllendik
ten hemen sonra kiye blnmesiyle ortaya
kan iki hcre topluluunun gelimesi sonucu
iki bireyi olutururlar. Bu nedenle, genetik
yaplan bakmndan tam anlamyla birbirleri
ne benzerler.
Aratrmaclar, karde ikizlerle zde kiz
lerin kendi aralarndaki davransal benzer
likleri karlatrarak, evrenin mi yoksa kal
tmn m belirli bir davram zerinde daha et
kin olduunu gzleyebileceklerini dnrler.
evre her iki ikiz trnde de ayn kalmakta,
Rasim 2.4 Resimdeki byOktor
ama genetik yap karde ikizlerde farkl, z
1(arde ikiz*^ kkler ise
ikizdir.
de ikizlerde 33^01 bulunmaktadr. Gzlenen
davran karde kizlerde birbirinden farkl,
ancak zde kizlerde benziyorsa, gzlenen davrann temelinde, yukarda
sylenen nedenlerden dolay kalbmn yatt sylenir. Gzlenen davran her
Udz trnde de benzerlik gsteriyorsa o zaman davrann temelinde evre
nin etkisinin yatt rahatlkla sylenebilir.
Zek blm zerinde yaplan almalar, zde ikizlerin karde ikizler
den daha ok benzerlik gsterdiklerini saptamtr. Buna kark karde ikiz
ler. a3m zamanlarda domu normal kardelerden daha fazla birbirlerine
benzerlik gsterirler. Bu bulgular, zeknm gelimesinde hem kaltmm hem
de evrenin karlkl olarak birbirini etkilediini gsterir. Ne var ki, aratr
malarla lgili sorunlar ve tartmalar srmektedir.
Amerika Birleik Devletleri'nde bu aratrma konulan biraz ekinilen,
bir tr sakmcal ararma alanlanm oluturur, nk aratrma bulgulan

DAVRANIIN BYOLOJK TEMELLER

93

..iXxn rk ve "aa rk tartmalarna yol aabilme potansiyeline sahiptir.


Dier yandan sosyalizm felsefesine kendini adam bilim adamlan da. deitirllmesi olanaksz rk n deil, deitirilme olana bulunan sosyal koullann zek blmn saptadn kantleuna eilimindedirler. Bu konuda sre
gelen tartmalar, bilimsel olmaktan karak. deolojik ya da politik tartma
grnmne brnebilir.
Seerek iftletirme (selective breeding)
ve Kendi Yaknndan Tretme (inbred) almalar
Davramsal genetik seerek iftletirme yntemiyle kaltmn davran
zerindeki etkisini bulmaya alr. Aratrmalar evrimsel aamada alt basa
maklarda olan hayvanlar zerinde yaplr. Fakat bulunan neticeler insanlara
uyarlanabilir, nk genetik yapnn alma ekli evrenseldir.
Seerek iftletirme yntemi yle uygulanr, nce bir davran seilir,
daha sonra bu davran deiik derecelerde gsteren hayvanlar kendi aralannda ifletirillr. yle bir rnek alalm: Bir farenin, labirentin bir ucundan
.girip dier bir ucundan kmak iin harcad zamana renme hz" diyelim,
renme hz yksek olan dii fareleri, renme hz yksek olan erkek fare
lerle. aynca renme hz dk olan erkek ve dii fareleri de kendi aralannda iftletirelim.
Bu ilemi birok nesiller bo)runca uy
guladmzda, kendi yalanndan tretme
(nbred) yntemini kullanm oluruz: bu
yntemle iki grup fare gittike birbirinden
farkllar ve sonu olarak, renme hz
yksek ve renme hz dk ki grup or
taya kar. Kendi yaknndan tretme le
mi bir yl devam ederse, iki grup arasmdakl fark byr. Rosenzwelg*ln aratrmas
yukanda verdiimiz sonulan destekle
mitir (Rosenzwelg, 1969).
Aratrmalann arkasmda yatan temel
mantk udun Bir davramm temelinde
kaltsal bir zellik 3ratyorsa. seerek ift
letirme, davrann ortaya k derecesi
ni gelecek nesillerde deitirir; davran
kaltmdan bamsz olarak evre koullaekil 2.25 Labirenti renme yetenek
nnm etkisi altnda oluuyorsa, seerek
lerine gre seilerek iftletirilen fare
iftletirme sonucunda davranta bir dei
ler her kuakta birbirinden ayniarak.
farkl iki grup olma eilimi gstermitir.
iklik olmaz.
Kaltm, evre ve Evrim
Yukanda anlatlan seerek LUetirme deneyi deiik kimselerin kafasn
da Demek davran belirleyen temel etken kahtmmr dncesine yol
aabilir. Sosyobtyolojlye gre, yakandaki dnceye paralel olarak tm sos

94

NSAN VE DAVRANII

yal davranlarn temelinde genetik olarak saptanm nedenler bulunmakta


dr. Bu yaklam geregl btnyle aklayamamaktadr. Yukardaki fare de
nemesine benzer baka deneyler gsteriyor ki. evrenin U3ranclk ynnden
zengin veya fakir oluu, hayvann ya da insanm davrannm hzm veya t
rn etkiler, rnein, labirentin gei yollan deiik renklerle boyanr ve fare
yavrulannm oynamaktan zevk ald dner dolaplar gibi baz oyuncaklar ko
nursa renme hznm deitii gzlenmitir.
Bu gzlemler davramsal genetik zerinde alan bilim adamlann u
genellemeye gtrmtr: Kaltm belirli davran zelliklerinin alt ve st s
nrlarm belirler. Bu snrlar iinde davranm gerekte nerede oluacan
evre zellii belirler. Bu anlamda davrann son biimini, kaltmla evre
arasmdaki srekli etkileim belirlemektedir.
izofreni hastalna yakalanan kiilerin akrabalarnda da bu hastaha
rastland gzlenir ve akrabahk derecesinin yakmi arttka, izofreninin
grlme olasl da artar, zde ikizler arasnda bu olaslk %86 olarak gz
lenmitir. Hastalk yzde yz kahtmsal bir hastalk olsayd, zde ikizlerin
her ikisinde de gzlenmesi gerekirdi. Kahtm nemli bir belirleyici etkendir ve
bireyde'hastahn temelini oluturur. Fakat bu temelin ortaya kp kmamasm evrenin zellii belirler.
E^nrimsel adan bakldnda seerek iAletirme ile evreye uyum ara
snda sk bir liki gzleriz. Herhangi bir hayvan tr yeni bir ortama girdi
inde. 3raamn srdrebilmesi iin ortamn gerekli kld uyumu gstermek
zorundadr. Hayvan trnn iindeki baz bireylerin genlerindeki kromozom
lar, evreye uyum salamaya elverili davramlara yol aarlar. Bu bireyler
yaamlanm srdrrken, dierleri elenmeye balar. Bir sre sonra belirli ka
ltmsal zellikleri tayanlar hayatta kalrlar ve dierleri ortadan tamamen
kalkar.
evre koullan deitike bu sre kendini tekrar eder; yeni evrenin zo
runlu kld davranlan yapmaya olanak veren kaltmsal yapya sahip olan
lar yeni bir kuak oluturarak yaamlanm devam ettirebilirler. Kaltmsal ya
plan yeni evrenin gerekil kld davran yapmaya olanak vermeyen birey
ler ise ortadan silinirler. Yukanda sylediklerimiz, canllann evrim olaynm
bir ynn oluturur.
nsanolunun ortama U3rum gstermesi ynnden bugn karlat en
nemli sorun "saldrganlk davranln denetleyebilmesi sorunudur. Yer k
resini yzlerce defa yok edecek gte silahlar dnya politikasn etkileyen
glerin elinde bulunuyor. Tarih iinde gzlediimiz sava davrann insan
olu deitirmezse, kendi kendini yokedebilir. Sava" olmalaryla vnen
devletlerin bu yeni durumda ortadan silinmeleri byk bir olaslk haline gel
mitir. Hepimizin nemle zerinde durmas gereken bir konu bar" olmak
la vnen milletlerin nasl yaratlabileceidir. Bu konuda baansz olursak,
insanlk olarak yeyz zerinden silinip gitme tehlikesiyle kar kar^a k
iniz.

DAVRANIIN BYOLOJK TEMELLER

96

10, ZET
Sinirsel iletimin temel birimini oluturan sinir hcresi (nron), hcre
gvdesi, dendrltler. akson ve akson ucundaki ralardan oluur. Bir nron
yeterli derecede uyarld zaman elektriksel bir tepki oluur ve bu tepki ak
son boyunca sinaptik balantya doru akar. Sinapk keseciklerin indeki
kimyasal sinirsel aktarclar aksondan gelen uyancnn etkisi altnda sinapUk arala boahrlar ve yakndaki nronun dendritlerini uyarrlar.
Elektrokimyasal akm hcre zarnn her iki tarafmda yer alan elektrik
ykl yonlarn yer deitirmesiyle akson boyunca akar. Hep ya da hi ilkesi
ne gre alr. Mutlak dinlenme devresi hcre zannn hi uyanlamadg ksa
bir zaman sresine verilen addr. Sinirsel aktarclar sinaptik balantdaki
nronu uyarabildii gibi, uyarlmaya ket vurucu bir etki de yapabilir. Bir sinapsta uyarc ve ket vurucu trden ok sayda sinirsel aktarc ayn zaman
da etkide bulunabilir. Bu durumda, uyanc ve ket vurucularn cebirsel topla
m sonucu nron ya uyarlr ya da ketlenir.
Hcre gvdeleri bir araya gelerek nkleus ve gangiiyonlan olutururlar.
Aksonlar ve dendrltler ise bir araya geldikleri yere gre akson gruplan (traktlar) ya da sinirleri olutururlar. Getirici nronlar duyu organlanndan beyine
bgi getirirler. Gtrc nronlar beyinden kaslara ve salg bezlerine emirler
gtrrler.
Merkezi sinir sistemi beyin ve omurilikten oluur. evresel sistemin so
matik blm merkezi sisteme bilgi getirir ve kaslara emirler gtrr. evre
sel sistemin otonom blm i organlarm ve yaplann ileyilerini denetler.
Otonom sistemin sempatik blm bizi acil, ani durumlara hazrlar. Para
sempatik sistem ise kiiyi normal dinlenme haline getirir.
Beyin almalannda temel teknik kullanln Beyin ksmlannm ka
rlmas, beyindeki elektriksel faaliyetlerin kayd ve beynin elektriksel ya da
kimyasal uyanm.
Beyin ana blmden oluur: n beyin, orta beyin ve arka beyin. Arka
beyin medulla, serebellum ve ponstan oluur. Orta beyin nisbeten kktr
ve arka beyinle n beyin arasndadr. Beyin sap evrimsel gelime iinde en
ilkel yapy oluturur, arka ve orta beyni ierir ve n b ^ n le iliki kurar. Retikler aktivasyon sistemi (RAS) beyin sapmn iinde yer alr ve beynin uya
rlma derecesini denetler, n beyin talamus. hipotalamus. llmbik sistem ve
serebrumu ierir. Talamus gelen duyusal uyancan beyin kabuuna yans
tr. Hipotalamus heyecanlarn, arzulann ve isteklerin denetlendii yerdir.
Limbik sistem duygusal davranlarm, renme ve bellein, dikkatin denet
lendii merkezdir.
Her bir beyin yan-kresi drt loba aynlr. Alm (frontal) lobu hareketle l
gilidir, eper (parietal) lobu beden duymlanyia. akak (temporal) lobu iit
me, ense (oksipital) lobu grmeyle ilgili ilev grrler. Ahn lobunda merkez
oluk boyunca karlkl yer alan duyusal ve motor korteks, duyum ve hare
ketle ilgili ilevler grr. Beyin kabuunun balant kurucu alanlar ren

96

NSAN VE DAVRANII

me. dnme ve dil gibi yksek beyin ilevleriyle lgilidir. Aynk beyin al*
malan, dille lgili srelerin, genellikle sol yan-krede. meknla ilgili szl ol*
mayan srelerin ise genellikle sa yan*krede yer aldn gstermitir. Bu
ilevsel uzmanlamann yan sra, beynin bir btn olarak alt ve her bir
ilemin beynin dier ksmlanyla iliki iinde olduu gzlenmitir.
Hipoiz bezi, vcudun almasn nemli biimde etkileyen birbirinden
farkl sekiz hormon retir. Tirold bezinin rettii hormonlar bedenin metabo*
lizmasn dzenler. Adrenal bezinin rettii hormonlar, dier fonkstyonlannm
yan sra, ikincil trden cinsel belirtileri ve heyecansa! tepkileri denetler.
Kalbmn davran etkile3rip etkilemedii konusundaki son bilimsel d
nce u merkezdedir. Kaltm davrann alt ve st smrlann belirler, ya*
antnm tr se. kaltnm belbiedigi bu smrlar inde davranm geliim
noktasun saptar, insan bedenindeki her hcrede 46 adet (23 ift) kromozom
vardr. Byk kromozomlar X kkler ise Y biiminde bir grnme sahip*
tirler. Her bir kromozom binlerce genlerden oluur, bu genler karmak DNA
molekllerinden meydana gelmitir. Genetik bilgileri bu molekller tar.
Babann spermi ve annenin yumurtas 46 kromozomun ancak yansma
sahiptir. Sperm ve yumurta birleerek dllenme oluunca, bireyin 46 kromo*
zomu ve bylece genetik yaps tamamlanm olur. Altkm genlerden ikisi bir
arada olursa, bu altkm genin zellii bireyde ortaya kar. Aksi halde baskn
genin zelli^ geliir. Kromozomla ilgili anormallikler geri zeklla, bedensel
deformasyona ve normald cinsel gelimelere yol aar. Genlerin yaps zek
dzeyini ve izofreni gibi baz akl hastalklanna yatknl belirler.
Seerek iftletirme ve Inbred (ok yakn akrabalanyla iftletirerek ret*
me) davrann temelinde yatan genetik etkenleri anlamak iin yaplan ara*
trmalarda kullanlan iki teknik trdr. Soyobtyolojl, tm sosyal davranlann temelinde genetik olarak saptanm nedenler yatbgn iddia eden sosyo
lojik akmn addr.

nc Blm

DUYUM VE ALGILAMA

Bu blm okuduktan sonra u sorulann cevaplarn verebllmelisiniz:


/.
2.
3.
4.
5.
6.
7.
8.
9.

Hangi uyanc iddetlerini duyu organlarvmz alabilir?


Duyusal uyum nedir ue ne gibi etkileri vanT?
Duyular birincil ve ikincil duyular lancJc gruplandnlabilir m? Hangi duyular
ikincil duyulan oluturur?
Nasl iitiriz? Kulan temel yap birimleri nelerdir ve nasl alrlar?
Nasl grrz? Gzn temel yap birimleri nelerdir ve nasl alrlar?
Alglama ile gnlk yaantmz arasnda ne gibi bir liki vardr?
Alg yanlmas nedir ve niin nemlidir?
Alglamada seicilik ve rgtleme niin nemlidir ve bu srelerin etkisi nlenebi
lir m?
Algsal beklentiler niin nemlidir: geliim ve renmeyle ne ilgisi vardr?

1 Ekim 1987 sabah saat 7:42de, her zaman olduu gibi yatamn
zerinde bada kurmu sabah medltasyonumu yapyordum. Arkam da
yadm duvar titremeye balad. Binada grltler olduunu duyuyor
dum. Medltasyonumu yapmaya devam ettim, nk apartmann st ka
tnda oturan kiilerin evrelerine kar pek saygl insanlar olmadklann
bildiimden, onlann yine kavga etmeye baladklarn dndm. Belki
kavgaya o gn biraz erken balam olabilirlerdi.
ki katl bir binann alt katndaki orta dairede oturuyordum. Her kat
ta drt daire vard. Ahap bir bina olduu iin st kattaki dairedeki hare
ketler, yry, zplay, veya dler, benim oturduum alt kattaki da
irede rahatlkla duyulablllyordu. Srekli yksek sesle ve kavga edermi
gibi spanyolca konuan Meksika kkenli ufak tefek bir kadnla, sska,
uzun boylu, kollan dizlerine kadar uzayan, salan dklmeye balam
otuz yalannda bir erkek st katta oturuyordu.
1 Ekim sabah patrt ve grltnn onlardan geldiinden o kadar
emindim ki, durumumu hi bozmadan, medltasyona devam ettim. Bir
yandan ne kadar kaba olduklann dnyor ve imde kprdanmaya
balayan kzgnl hissetmeye balyordum, dier yandan da, darda
olup biten olaylara ramen derin medltasyon yapabilmeyi renmem in
bundan daha lyl frsat olamayacan dnyordum.
Altmdaki yatak sallanmaya balad. Yalnz yatak deil, btn oda
sallanmaya balad. Binann tmnn sarsldn ve uultu halinde bir
grltnn her taraf sardn duydum. nsan lklar, ocuk alay
ve grltler gelmeye balad. Yukandakilerin btn binay bu kadar
sallayamayacaklann dnrken, bunun bir deprem olduunu farket-

98

NSAN VE DAVRANII

tim. Tannnn beni koruyaca dncesi aklma geldi. O dncenin he


men ardndan da derviin, nce eeini salam kaza bala, sonra Al
lah'a emanet et" szn hatrladm.
Bina tam anlamyla sarslmaya balad. Tahtalann gcrtlanm duy
maya baladm. Daha fazla meditasyon durumunda kalamadm. "Acaba
neresi daha emniyetli?" diye dndm ve aklma ilk gelen eyi yaparak
kap erevesinin altnda durdum. Ellerimi kap erevesine dayayarak
ayakta durmaya gayret gsterdim. Sarsnt ve sallant alttan ve yanlar
dan geliyordu. Odann iindeki eyalann, kitaplarn, gece lambalarnn
sallandn ve yerlerinden oynadm gryordum. Pencere camlan id
detle sarslyordu. Bir yandan korkuyordum, bir yandan da o anda ola
anst bir olay yaadmn farkndaydm ve bunun bilincinde olmann
heyecann hissediyordum.
Yukarda anlatlan olayda grdnz gibi deprem baladnda kan
grlty yanl yorumladm; yukarda oturan erkekle kadmn kavga ettikle
rini zannettim. Fakat ayn binada oturan dier kimseler deprem olduunu
hemen anlamlar ve daha emniyetli olur diye, bina nndeki akha k
mlard. Bireyler arasndaki bu tr anlay farkllklarnn temelinde olaylan
alglama ekli yatar. Agu duyu verilerini rgtleyip yorumlayarak evremizde
ki nesne ve olaylara anlam verme srecine verilen addn
Bu aamada duyum (sensatlon) ile alg (perceptlon) arasmdaki farklha
dikkat edelim. Duyum, alc organlann evredeki enerjinin etkisi altnda uyanlmasyla ortaya kan nrofzyolojlk srelere verilen addr. Duyumu ncele
yen psikologlar alc organn yapsn, sinirsel enerjinin ak yollarn, evre
nin zellii ile ortaya kan sinirsel enejinin tr arasndaki ilikiyi inceler
ler. Duyum dzeyinde baklrsa, deprem annda duvarn sallantsnn nasl
duyumland, yatan sarslnn ve dardaki grltnn hangi alc organ
lar aracyla sinirsel enejiye dntrld soruturma konusu olur.
A lg sreciyle lgilenen psikologlar, birbirinden bamsz olarak deiik
du}a organlanndan gelen duyusal verilerin, anlaml bir btne nasl dn
tn aratrrlar. Duvann sarslmasn yukarda oturan kiilerin kavgas
biiminde niin anlamlandrdm? Hangi noktada deprem oluyor* kararma
vardm? Psikologlar, kisi de birbiriyle yakmdan ilikili olduundan, hem du
yusal srelerle, hem de algsal srelerle ilgilenirler. nce duyusal sreler
yer alr, onun hemen arkasmdan alg gelir. kisi arasndaki zaman fark o ka
dar ksadr ki. normal koullar altnda bu ksa sreyi biz alglayamayz ve b
nedenle duyumla alglama ayn anda oluyor zannederiz.
Alc organlar, nesne ve olaylarn zelliklerine gre farkl duyusal veriler
retirler. Nesne ve olaylann zelliklerinden, krmzlk, arlk, scaklk, yu
muaklk, hzlhk gibi tanmlayc belirtileri kastediyoruz. Bu zellikler, duyu
sal dzeyde nroflzyolojik enejiye dnrler ve bu aamadan sonra alg s
reci balar. Alglamada bizim daha nceki yaant ve deneyimlerimizin etkisi
byktr. Ben depremi ilk bata, daha nceki yaantlanma dayaneuak. yukandaki kiilerin kavgas olarak algladm.
Bu anlamda, her algla^a olay, gelen duyusal verilere dayanlarak, d
dnya hakknda kurulan bir kuramdr. Bu kuram tahkike ve denemeye ak.

DUYUM VE ALGILAMA

99

geici bir kuramdn daha sonradan gelen duyusal verilerle ya daha kuvvetle
nir ya da zayflayarak yerini baka geici bir kurama terkeder. Her birey kuramm. kendi yaants ve deneyimleri erevesinde kurar. Bu zelliinden
dolay temelde alg, son derece znel bir sretir, insamn yaratt her ey
kendi algsal srelerinden geerek oluur. Uygarlk ve kltOrn temelinde
de bu sreler yatar.
Bu blmde hem duyusal, hem de algsal sreleri inceleyeceiz. nce
duyu organlanna ve duyusal srelere bakacaz. Daha sonra, daha yksek
dzeyde zihinsel (bilisel) srelerin in iine girdii algsal sreleri gzden
geireceiz.

1. ALGISAL EKLER
zel Alclar
Birisi size, **Ben kulamla grr, gzmle iitir ve cildimle tad alnm de
se herhalde ciddiye almazsnz, veya onun akl hastas olduunu dnrs
nz. Biz. son derece deiik enerji trlerinin le girdii karmak bir evre
de yaarz. Uzmanlam alc organlar (rcccptors). evredeki belirli enejl tr
lerine seici tepki gsterirler ve bylece biz duyumsama ve alglama srecine
balarz. rnein, gz k dalga boylanna. .kulak ses dalg^ boylarna, dil
kimyasal enetjiye seici tepki gsterir. Bu alc organlarn yaplan birbirlerin
den farkldr.
Psikologlar imdi alt veya yedi du3ru organndan bahsediyorlan Gz. ku
lak, dil, cilt, burun, hareket alglamasn salayan kas eklem yerlerindeki ki
netik alclar ve denge duyumunu veren i kulakta yanm-daire kanallannda
bulunan alclar. leride alclarn yaplarn ye fonksiyonlann daha aynntl
olarak inceleyeceiz.
Muak Eik
Gney Kaliforniya'da gnde ortalama 30 kadar deprem olduu saptan
mtr. Burada oturan insanlar, duyarl aletler tarafndan kaydedilen dep
remlerin ancak belirli bir derece stnde olanlann fark edebilir. Alc organ
lar ok dk dzeydeki uyarc iddetine tepkide bulunamazlar. Duyarl
aletler tarafmdan llebilen baz ses dalgalarn biz duyamayz. Baz k
uyancan o kadar dk iddettedir ki. gz tarafndan alnmalar olanaksz
dr. Bir alc organm uyanlabildii en ufak uyanc iddetine mutlak eik (absolute thresholdlad verilir.
Mutlak eii bulmak iin ykselen ve alalan uys^c iddetleri yntemi
kuUanbr. rnein, grme duyusunu ele alarak bu yntemi uygulayalm. Bi
reyin grebildii k iddetinde balayarak, bu gittike azaltp, sonunda
gremeyecei bir k iddeti dzeyine indiririz. Bu yolu izleyerek yle bir k
iddetine geliriz ki. birey bu noktada. grp grememe arasnda bocala
maya balar. Tepkilerinin yzde ellisi Evet gryorum." dier yzde ellisi de
Ha3nr gremiyorum" biiminde olur. Bu i defalarca tekrarlanr ve hesapla
bir deer ortaya karlr. Bu deer bireyin mutlak eiini gsterir.

NSAN VE DAVRANII

100

Kiinin yorgunluk derecesine, verilen uyancnn trne ve hangi koullar


altnda verildiine gre, eik deerlen deitiinden, "mutlak" kelimesini kul
lanmak doru deildir. Ne var ki, bu kelime bir terim olarak psikologlar tarafmdan olduka yaygm bir ekilde kuUnlmaya devam ediliyor. hblo 3.1de
belirli duyu organlarnn mutlak eikleri, gnlk yaantmzda anlamh olabi
len bir dille ifade edilmitir.
Tablo 3.1 Duyu organlanmzn yaklak mutlak eik deerleri
Grme
itme
Tat alma
Koku alma
Dokunma

Karanlk bir gecede 60 km'den bir mum


Sessiz bir ortamda 5 metreden bir kol saatinin
ileyii
Sekiz litrelik bir suda bir ay ka eker
Alt odal bOyk bir evde bir damla esans
Bir santimetre ykseklikten yzne den bir
sinein kanad

Fark Eii
Duyu organlanna ulaan uyanclar srekli olarak ayn dzeyde kalmayp
deiim gsterirler. Uyanclarda meydana gelen srekli deiikliklerin hangi
lerini fark ederiz? Birka rnek vererek konuyu daha somutlatralm, rne
in. karanlk bir odada yaklan bir kibrit hemen farkedlllr. Ne var ki 200
wattlik bir lambayla aydnlatlm bir odada yanan kibriti, kimse fark ede
mez. Bir uyancda fark edilebilen en ufak iddet deiimine fark eii (difierence/dliTerential threshold) ad verilir. Mutlak eikte olduu gibi, alalan ve
ykselen iddet dereceleri kullanlarak, denein yzde elli fark ettii ve yzde
elli fark edemedii miktarlar bulunur. Bulunan miktarlar o bireyin fark eii
ni belirtirler.
Fark eii, bireyin iinde bulunduu fzyolojlk koullara, uyancnn ba
lang iddetine, kiinin dikkat derecesine ve dier baz koullara bal ola
rak deiir. Her eye ramen, genel olarak bir gzlem yapmak olana vardr.
Alman fizyologu E. H. Weber fark eii zerinde 1834*te almalar yapm ve
imdi Weber oran tWeber's fraetion) olarak bilinen
forml geliUrmllir.
Bu oran:
-T k

Resim 3.1 Ernst Weber

olarak ifade edilir. Bu fonnldeki /. uyancnn temel


iddetidir; D/, fark edilebilen uyarc miktandr; k. te
mel uyanc iddeti ile fark edilebilen iddet arasnda
ki deimez ilikiyi, katsayy gsterir. Bir rnek vere
lim. Frzedelim k elinizde 100 gramhk bir arlk var
[D ve bu arlktan 102 gramhk arl ayrt edebili
yor ve bylece 2 gramlk bir fark hissedebiliyorsunuz
(DJj; bu durumda k'nin deeri. 2/100 = .02 dir.

DUYUM VE ALGIUVMA

101

Bu oran deimez kabul edilirse, n tahminlerde bulunmaya balayabiliriz. rnein, elinize konan 400 grambk (I) bir arlktan fark ayrt edilebile
cek hangi agrlm dier elinize konmas gerektiini hesaplayabilirsiniz. Yukandaki forml uyguladnzda, 8 gramlk bir farkn (DI) birey tarafndan
hIssedUebilecegin, ve arln 408 gram olmas gerektiini bulursunuz. Tab
lo 3.2, deiik du30 i organlarmz iin Weber katsaylann veriyor.
Tablo 3.2. Deiik duyu organlar iin Weber katsaylar
Grme (parlaklk)
Kinestezi
Ac (syla orta3ra kan)
itme (orta frekanslar)
Basn (deri)
Koku
Tat (tuz)

1/60
1/50
1/30
1/10

1/7
1/4
1/3

2. DUYUSAL UYUM
Sabah tra olduktan sonra kullandmz kolonyann kokusunu ancak
birka dakika koklayabilirsiniz, daha sonra kokusunu alamazsnz. Ocakta
pien yemein kokusunu eve ilk girdiinizde kuvvetle alglarsnz, ama bir
sre sonra koku kaybolur. u anda giydiiniz elbiselerin cildinize dokundu
unun farknda msnz? Bir dakika kadar gzlerinizi kapayn ve sessiz kahn. Ne gibi sesler var evrenizde? Dikkat etmqre balaynca, imdiye kadar
farknda olmadnz baz seslerin farkma varmaya baladnz m?
Yukarda anlatlanlar duyusal uyum (sensoiy adaptalion) iin verilebile
cek rneklerdir. .Bir sre srekli olarak uyardan duyu organ, uyarcnn id
detinde ve zelliinde bir deiiklik olmazsa, duyarln kaybeder, duyusal
eikte ykselme olur. Ahc organ gelen uyarcya alr ve tepkide bulunma
maya balar. Uyanada bir deiiklik olursa, duyu organ yeniden tepkide bu
lunmaya balar.
Duyusal uyumla ilgili denemelerden birisini siz evde yapabilirsiniz, iine
su doldurup elinizi sokabileceiniz kap aln. Kaplardan birine souk, die
rine scak ve en son kaba da lk su koyun. Sa elinizi souk suya, sol elinizi
scak suya sokun ve iki dakika kadar bekletin. (Saatiniz yoksa. lOOrden
balayp 1120ye kadar sayn.) Daha sonra ellerinizi lk suya sokun. Gre
ceksiniz. sa ve sol eliniz size farkl duyumlar gnderir. Ayn lk suyu sa eli
niz scak", sol eliniz ise "souk" hisseder.
Bu olay, sa ve sol eldeki alc hcrelerin iinde bulunduklar sya du
yusal uyum yapmalaryla aklarz. Her duyu organmz iin duyusal uyum
geerli bir kuraldr. Aklnza yle bir soru gelebilir: "Ben ayn nesneye veya
kiiye srekli baktm halde, gzm niin uyum yapmyor? Niin bu kiiyi

NSAN VE DAVRANII

102

veya nesneyi hl grmeye devam ediyorum? Gnlk hayatta gzle lgili du


yusal uyum olmamasmn nedeni, gz srekli kprt inde olduundan g
rntnn retinada hep aym yere dmemesidir. Deneysel koullar altnda
grnt retinada ayn yere drldnde, ksa bir sre sonra retinanm
duyusal uyum yapt ve grnt alglamasnn da kaybolduu gzlenmitir.
Duyusal Uyumun Etkileri
Duyusal uyum nedeniyle evremizde sreglden belirli uyanclara dikkat
etmemeye balarz. Bylece, alglama yeteneimizin tm gc, evrede dei
en ve bizim bilmemizde yarar olan uyanclara ayrlabilmektedir. Du3rusal
uyum olmasayd ve amarlarmzn, vcudunuzun ssnn, evredeki ses
lerin tmnn srekli farknda olsaydnz, smfta ders dinlemek in dikkati
nizi toplayamaz, okuduunuz kitab anlamakta glk ekerdiniz. Etrafnz
da sizi ilgilendiren bir konu konuulurken ders almay hi denediniz m?
Ayn anda hem konuma3a dinlemek hem de ders almak olana hemen
hemen yok gibidir. Ancak etraftaki konumaya duyusal uyum yaptmzda
konumay alglamayz ve dikkatimizi derse verebiliriz.
Doann dzeni gerei, duyusal uyumun yararl olmad yerlerde, orga
nizma koruyucu mekanizmalar gelitirmitir, rnein, anya uyum yapam
yoruz. Bir baka deyile, elinizi atee koyduunuz veya diiniz and za
man. bir sre sonra anya uyum yapmanz sz konusu deildir. Bylece.
uyum yapamama sayesinde, kendimize zarar verecek unsurlardan uzak du
ruruz. Daha nce szn ettiimiz gibi, gnlk normal koullar altnda g
zn grntye u3rum yapmas zordur, nk gz srekli titreimler yaparak
grnty retinanm farkl yerlerine drr. Birok alc oganm duyusal
uyum yapabilmesi ve baz du3n organlannn bu uyumu yapamamas, bireyin
evredeki tehlikeli durumlardan saknarak en verimli bir alglama sreci iin
de bulunmasna yol aar.

3. KNCL DUYULAR
Cildimize ve vcudumuzun i ksmlanna yaylm sinir hcreleri kendilerine zg baz levler gelitirmilerdir. Duyu hcreleri ad verilen bu hc
reler gnne". iitme", tad alma gibi i ve d evrenin durumu hakknda
bize bilgi verirler. Duyu hcreleri
tr organizasyon gsterirler;
(1)

Vcudun belirli bir yerinde toplanarak bir duyu organ olutururlar;


iitme organ ve grme organ buna rnektir.

(2)

Baz duyu hcreleri vcudun belirli yerlerinde toplanrlar, fakat


kendileri bir organ oluturmazlar. Tad alma hcreleri dilde, damak
ta ve geniz adyla bilinen buiunun azla birletii yexie toplanm
tn ancak dil ve damak yalnz bir tad alma organ deildir.

(3)

Baz duyu hcreleri vcudun her yerine yaylmtr, ne bir organi


zasyon gsterirler, ne de belirli bir yerleme blgeleri vardn dokun
ma ve s duyusunu alan hcreler bu trdendir.

DUYUM VE ALGILAMA

103

Duyu hcreleri zel bir tip sinir hcreleridir.dler sinir hcrelerinden ay


rlan ynleri vardr. Dier hcreler uyanhnay* sinaptik ortamdan abrken. du
yu sinir hcreleri veya d evredeki eneji trlerine seici tepkide bulu
nurlar. rnein, gz d evredeki belirli m dalgalarma seici tepkide bulu
nur ve bylece evremizi grmemizi salar. Kaslardaki ve eklem yerlerindeki
hareket alglayc duyu hcreleri, i evredeki faaliyetler hakknda bize bilgi
verir. Her duyu hcresinin tepkide bulunduu eneji tr farkldr; kimi s
ya, kimi mekanik basn ve harekete, kimi kimyasal yapya, kimi ses dalgalanna seici tepkide bulunur. Beyin, bu duyu girdilerini alarak i ve d evre
hakkmda bilgi sahibi olur.
Birincil ve kincil Duyular
Gnlk yaantnz gzlediinizde, grme ve iitme oganlannz dier du
yu organlanndan daha fazla sklkta kullandnz fark edeceksiniz. Hayvan
lar aleminde ise. hayvamn trne gre baka bir duyu organmn. onun gn
lk hayanda daha fazla nem kazandn grrsnz. Baz hayvanlar kok
lama ogann, baz hayvanlar dokunma orgamn, baz hayvanlarsa tad alma
organn daha sk kullanrlar.
nsanlar kltr ve uygarlklann byk lde grme ve iitme organ
zerine kurmulardr. En nemli aracmz dil. gnmzde gsterdii etkinli
e iitme ve grme olmadan hibir zaman ulaamazd. Deiik sanat trleri,
zellikle mzik, resim, heykeltralk, mimari grme ve iitme duyusu zerine
kurulmutur. Kurtlar kendilerine alt alanm snrlarn, o snnn deiik yerle
rini idrarlaryla, kokusal biimde iaretleyerek belirlerler. Biz insanlar ise
kendi evimizin snrlarn levhalarla, ya da parmaklklarla belirtiriz*.
Yukarda belirttiimiz gibi insanolunun gelitirdii kltr ve uygarlk,
iitme ve grmeye daha nemli bir yer verir. Kiralk ev levhas yerine kira
lk ev" kokusunu kullanmyoruz. Bildiiniz gibi, trafik kurallarmz grme ve
itme duyusuna dayanlarak yaplmtr.
Grme ve iitme organnn insan in olan neminden dolay, bu duyu organlarma birincil duyu organlar denir. Dier duyu organlar da bize nemli
bilgiler verir ve nemli ilevler grr. Fakat, grme ve iitme organlanna
oranla daha az sklkta kullanldklar iin onlara ikincil duyu organlar ad
verilir. Aada nce, ikincil duyu organ olarak adlandrdmz duyu organlann inceleyeceiz. Bunlar scak ve souk duyular, basn duyularn alan
dokunma duyusu, bedenimizin hangi pozisyonda bulunduunu bildiren po
zisyon duyusu, evremizdeki kokulan almamza yarayan koku ve yediimiz
ytyeceklein tadn bildiren tad duyulandr.

(*)

Baz kimselerin duvarlara su dkmeleri, onlarn ehrin o blgesini kendi snrlan


olarak ilan etme arzusundan gelmemektedir. Halk tuvaletlerinin sk olmay ve
vatandan bir^sel gemiinde duvara su dkme alkanlnn oluu, ihtiya
halinde* bu davran hemen ortaya karabilmektedir. Kpeklerin ve kurtlarn
yapt gibi evimizin snrlann idrarla tanmlamaya alrsak, o zaman kurtlarnkine benzer bir sistem kullanm oluruz.

104

NSAN VE DAVRANII

Dokunma Duyusu
Cildimiz scaklk, soukluk, basn, ac ve
agn duyxmlann alr. Birka yl ncesine kadar
drt duyumun her biri in derimizde ayn sinir
hcreleri bulunduu kabul edilirdi; bu yorumun
yetersiz olduu anlalmtr. Geri derimizde ba
z sinir hcreleri scakla daha ok tepkide bu
lunur ama. scakla baka alc hcreler de tep
ki yaparlar. Bu durum soukluk, basn ve ac
duyumlan in de sz konusudur.

ekil 3.1 Ilk ve souk uyarl


mann sonucu scaklk duyumu
ortaya kar. Helezon borular
dan lk (40-44C) ve souk (05*C) su geirilince denek avu
cunun yandn hisseder. Bu
deney, scaklk duyumunun lk
ve souk alclarnn ayn anda
uyarlmasyla ortaya ktn
gsterir.

Deneylerin ayrmtlanna girmeden, elde edi


len bulgulan ksaca zetlemekle yetinelim; Deri
deki alc duyu hcreler birbiriyle srekli etkile
im iindedir: deri duyumlannn temelinde, tek
tek sinirsel hcreleri deil, karmak ve blrbllerlyle iliki iinde olan duyu hcre rntlei"
yatar. Ac, scaklk, soukluk ve basn, basit
tek tip alc hcrelerin deil, birbirinden farkl
trden hcrelerin etkileimleri sonucu ortaya
kar.
Pozisyon Duyusu

Bedenin nasl bir pozisyonda olduunu bildi


ren alc hcreler iki trdr. Birinci tr olutu
ran kinestetik alclar (kinesthetlc receptors) kas,
kiri ve eklemlerde yer alrlar. Hareket ettiimiz
zaman, bedenimizin neresinin ne gibi bir hareket
yaptn bize bu duyu hcreleri bildirin hangi kaslann gergin, hangilerinin
gevek olduu, beden arlmzn hangi ayak zerinde ne kadar bulunduu
ve bedenin geri kalan ksmmn hangi pozisyonda olduu hakknda bize bilgi
verir. Bu alc hcreler olmasayd, bedensel hareketimizi koordine etmek zor
olurdu. Deil yalnz dans etmek ye baz akrobatik hareketler yapmak, yr
mek bile olanaksz hale gelirdi.
Bedenimizin dengesi hakknda bilgi veren denge duyusu hcreleri (equlllbratory receptors). kulan i yapsna yakm olan yanmdaire kanallar (semlcircular canals) ve vestibler torbalar (vestibular sacs) iinde yer alrlar.
Kulan yapsm ncelerken bu kanallara da deineceiz. ekil 3.5*te inceleye
ceimiz gibi, vesbler torbalar, kulan satyangozu ile yanm kanallar inde
bulunur. Denge duyusu hcreleri bedenin yer ekimine gre ne pozisyonda
bulunduunu bildirir ve bedenin hangi ksmlarmn ne biimde etkilendiini
gsterir.
Birbirlerine dey durumda yanm daire kanal vardr. Kanalann ii s
v ile doludur. Bam hareketiyle bu svlar da hareket eder. Ba hareket edin
ce. kanallann i ksmlannda yer alan klcal sinir ulanna bu sv basn ya
par, basn sinirsel enerjiye dnr ve beyine sinirsel mesaj olarak gider.

DUYUM VE ALGILAMA

105

Vestibler torbacklar inde biraz daha peltemsi bir sv vardr. Ban hareke
ti. sv dolu torbann duvarlannda yer alan klcal sinir ularnn uyarmasma
yol aar. Bu sinirsel eneji de beyine gider. Beyin yarm daire kanallarndan ve
vestibler kanaldan gelen duyusal bilgileri alr ve bedenin denge durumuyla
ilgili alglamay oluturur.
Koklama Duyusu
Koklama duyusu baz hayvanlar iin en nemli duyudur. rnein, kpekbalgmm gz pek grmez ama koku alma duyusu ok gelimitir. Kpekbal
beyninin b0}rOk bir ksm, insan beyninin ise ancak ufak bir ksm koku al
ma ilevine ayrlmtr. Koku duyusu, duygu ve heyecan yaantmzla sk s
kya ilgilidir. Bu nedenle, yetikin kadn ve erkekler gzel bulduklar kokulan
srnmek iin nemU miktarlarda para harcamaktan ekinmezler.
Burnun st ksmlarnda koku epltali (olfactory epithelium) ad verilen
alc hcreler vardr. Buruna giren gazlar, burun iinden geerken koku epl
tali hcrelerini uyanr, bu uyarlma sinirsel enerji olarak beyine gider ve ora
da alglanr. Koku alma hcreleri, herhangi bir sinaplik balantdan geme
den beyinle dorudan iliki kurar.

Burun
bohj^u

ekil 3.2 Koku alma sistemi.

106

NSAN VE DAVRANII

Koku alma hcreleri, yaammz boyunca,


her ki veya gnde bir srekli olarak ken
dilerini yenilerler. Yeni hcreler henz koku
alamaz durumdayken geliirler; bir sre son
ra olgunlap koku alabilecek duruma gelirler
ve iki, gn sonra lerek yerlerini baka ye
ni hcrelere brakrlar. Bu bilgiler, iki aratrmacmm (Gazlade & Grazlade) 1978 3nlnda
yapklan bir aratrma sonucu elde edilmi
tir.

Resim 3.2 Uyuturucu madde ka


aklna kar, uyuturucu mad
denin kokusunu almak iin zel ei
timli kpekler kullanlr.

Temel kokularn ne olduu konusunda


bilim adamlar henz aralarnda anlaabilmi
deildir. Kokuyu tanmlayan bir kelime bul
mak zordun bulunan kelimeler ise basit deil
dir. nceleri alt temel koku olduu s^lenirdi. daha sonra dokuz temel koku olduu orta
ya atld, ne var k bu savunularm bilimsel bir
temeli yoktur.

Tad Duyusu
Tad tomurcuklar (taste buds) ad verilen tad alma duyusunun alclar
dilin yanlarnda, arkasnda ve grtlakta yer alrlar. Bu alclar svlam mad
deleri duyumlayablllr. Aynada kendi dilinize baktnzda, diliniz zerinde
birok kntlar grrsnz. Her bir knt ok sayda tad alma tomurcuu
nu ierir ve her tomurcukta da 20*den fazla tad alma hcresi vardr (Resim
3.3). Dilimizde, vcudumuzun dier yerlerine yaylm bulunan dokunma, ac
ve s (scak-souk) alc hcreleri de vardr. Bu alclar tm tad ve lezzet alma
deneyimine katkda bulunurlar.
Tad alma alclan, nceleri zellemi ilevlere gre i blm yapm ola
rak bilinirdi. Son }allarda yaplan aratrmalar, hcrelerde bu kadar uzman
lama olmadn, her bir tad alma hcresinin drt temel tada tepkide bulu
nabildiini gstermitir. Fakat unu da belirtelim ki. her bir alc hcrenin
daha kolaylkla tepkide bulunduu, bir anlamda tercih ettii belirli bir temel
tad vardr. Drt temel tad tatl, tuzlu, eki ve acdr. ekil 3.3 de gsterildii
gibi, dilin u ksmnda bulunan hcreler daha ok tatlya, dilin geriierine
doru gittike hcreler srayla tuzluya, ekiye ve acya daha duyarl hale ge
lirler. eklide de grld gibi, tad alma alanlar arasnda bir akma sz
konusudur.
Yiyecein tadm ve lezzetini yalnz dilimizdeki tad alma hcreleriyle du
yumsamayz, burnumuzdaki koku alma hcreleri de yiyecein tad ve lezzeti
hakknda bize nemli bilgiler verir. Souk algnlyla burnumuz tkal olduu
zaman yemein pek tadn alamadmz hepimiz biliriz; burnumuz tkal
ken yiyecekler lezzetini kaybeder. Byle bir deneyiminiz olmadysa, burnu
nuzu ve gznz kapayn ve yediiniz yemein lezzetini duyumsamaya al
n. Yiyecein sertlii ya da yumuakl, scak veya souk oluu yiyecek zev-

DUYUM VE ALGILAMA

107

kimizl etkiler. Yemeklere baharat konmasnm te


melinde. koku ve aclar ekleyerek dili ve burnu
zengin bir biimde uyarmak amac yatar.
Birey iinde bydg kltrn, ortamn et
kisiyle belirli tr bir "damak lezzeti"ne alr ve
bu lezzeti sk sk yiyeceklerinde arar. "Acl Ada
na Kebab" yemeye alm biri, halama sebze
tr yiyeceklerde pek lezzet bulamaz. Trkiye'ye
Talu
gelen ngiliz de. "Acl Adana Kebabrna ahmakta glk eker. Bunun gibi, yiyecein grn
de o yemei ne kadar itahla yiyeceimizi etkiler.
dkJI 3.3 Dil zerinde deiik
Hangi grnn "zevkli" bir yiyecek grn
tadiara duyarl oian ksmlar.
olacagm. yiyecein iinde hazrland kltr ve
Bu ekilde de grld gibi,
yemek yeme alkanlklar belirler, rnein, baz
baz tad blgeleri birbirieriyle
kltrlerde yan kanh et itah ac bir grnt
akrlar.
arzederken, baz kltrlerde mide bulandrc
olarak kabul edUlr.
Hayvanlann yiyecek maddelerine yaptklan tercihli davran gzlenerek,
farkl hayvanlann farkl tad alma alclanna sahip olduu anlalmtr, rne
in. kedi tatlya hi ilgi gstermez, fakat fare ve at tatly sever. Kedide tatl
ahc hcresi olmad halde, fare ve atta vardr. Kpek ve maymunlar suyun
tadn alabilir, fakat insanlar suyu tadamaz; ancak suyun iindeki maddeleri
tadabilir (Houston, Bee, Rimm. 1983, s. 102).

Resim 3.3 Tad tomurcuklannm byltlerek ekilmi resmi.

JNSAN v e DAVRANII

108

4. TME
iitme birincil duyulannzdan biridir. Konutuumuz dil. iitme duyumu
zerine kurulmutur. Hepimizin bildii gibi dil. bugnk insan uygarlgnm
temelinde yatar. "Nasl iitiriz?" sorusuna ses olayn inceleyerek balayaca
z. Daha sonra kulan yapsn ve iitmenin nasl gerekletiini aklayan
kuramlan inceleyeceiz.
Ses Dalgalan
Ses duyusu skan ve gev^en hava molekllerinin yaratt ses dalgalannn kulaktaki alc hcreleri ecilemesiyle oluur. Ses dalgalan su zerinde
grebildiimiz dalgalan andrr. Durgun bir havuza ta attmzda tan d
t yer merkez olmak zere, merkezden uzaklaan ve uzaklatka byyen
halkalar grrsnz. Halkalar merkezdan uzaklaarak bydke, kuvvetle
rinden kaybederler ve belirli bir uzaklktan sonra ortadan kaybolurlar. Su y
zeyinde grdmz bu dalgalan, su molekllerinin biraraya gelerek sk
mas ve daha sonra gevemesi meydana getirir.
Ses dalgalan da ayn biimde oluur. Belirli bir ses kayna, rnein bir
davula vurulan tokmak, hava molekllerinin biraraya skp daha sonra gev
emesine yol aar. Davula vurulan tokmaktaki mekanik enejl, davulun deri
sini. tokman vuru iddetine orantl olarak titretirir. Titreen deri, kendi
sine temas eden hava molekllerini harekete geirir. Hava molekllerinin tit
reimi demek, molekllerin skmas (compression) ve skmay takiben gev
emesi (rarefaction) demektir. Geveme ve skma birbirini izleyerek hava tit
reimini oluturur. Hava titreimlerinin hz, deniz dze}^nde saniyede 340
metre civarndadr.
ekil 3-4'te davuldan yaylan ses dalgalan ematik olarak grlyor. Bu
dalgalar birbini takip eden ini klardan oluur ve sins dalgas (sine wa
ve) adyla bilinir. Sins dalgasmn tepeleri hava molekllerinin skt blge
lere. vadileri de gevedii blgelere karlktr. Bir ses dalgasnn nemli
boyutu vardn frekans, genlik ve karmaklk.
Saniyedeki tekrar miktan. o ses dalgasnn frekansm (frequency) olutu
rur. ekil 3-4'te yatay dz izgi hava molekllerinin ilk balangtaki orijinal
Hava moydilerl

En falla 8ik)i(U En fazla govekEk


(enyCksakbas^ (en dOk basn)

Da^ix)yu-

EnyCks^

Endk

kil 3.4 Ses dalgasnn ortaya k ve yaps.

DUYUM VE ALGILAMA

109

durumunu gsterir. Bu izgiye yatay eksen diyelim. Dalgann herhangi bir


noktasndan bir sonraki ini ktaki ayn noktaya kadar olan uzakla dal
ga boyu (wave length) ad verilir. Yksek frekanstaki seslerin dalga boyu k
sa. dk frekanstaki seslerin dalga boyu uzundur. Sesin frekans hertz (Hz)
birimiyle llr ve saniyedeki dalga sa3nsn fade eder. Sesin frekans deii
mini. o sesin perdesi (pitch) nin ykselmesi ya da azalmas olarak alglarz.
Yksek frekansh (dolays^la ksa dalga boylu) sesler yksek perdeden, alak
frekansl (dolaysyla uzun dalga boylu) sesler alak perdeden ses kanrlar.
Kulamz ses dalgalannn hepsini dujrma yeteneine sahip deildir. n
san kula yaklak 20 ila 20.000 Hz arasndaki sesleri duyabilir. Piyano tel
leri 30 le 3,000 Hz. tuba ad verilen mzik aleti 45 le 320 Hz. keman 190 ila
3,000 Hz arasnda deien frekansta sesler karabilir. Bir baritonun sesi ise
96 la 320 Hz arasmda deiir.
Bir ses dalgasnn genligi (amplitude), ekil 3-4*te gsterildii gibi, yatay
eksen le sesin tepecii arasndaki dikey izdmn 3rakseklli ile llr ve
o sesin iddet derecesini belirler. Sins dalgasndaki tepecikler yatay eksen
den ne kadar uzaksa, o ses o kadar iddetli demektir. Birisine. Yksek sesle
konuma dediimiz zaman, fizik biliminin terimleri iinde. Sesinin genliini
azalt diyoruz. Desibel (dB) ses iddetini lmek iin kullanlan bir birimdir.
Sesin iddeti arttka kula rahatsz etmeye balar ve 120 desibeli geince
ac hissi verir. Bir kimse. 90 dBlk bir sese srekli maruz braklrsa, o kim
senin iitme yeteneinde zamanla bozulma balar ve kulak duyarln kaybe
der. Frekans ve sesin iddeti beraberce iitme deneyimini etkiler. Kulamz
en ok 1,000 le 3,000 Hz arasndaki seslere duyarldr. Bu frekans dalm
nn altndaki ve stndeki sesleri duyabilmemiz iin sesin iddetinin daha
yksek olmas gerekir.
eikiJ 3-4te verilen sins dalgas tek bir ses tonunu temsil ediyor. Gn
lk hayatta duyduumuz sesler byle tek sesli deildir, birok ses ayn za
manda birbirini etkileyerek kulamza gelir. Sesin bir temel frekans ve bir
de bu frekansn katsaylan olan armonileri (overtones) vardr. Temel ses to
nunun tepeleri ve vadileri karmak ses dalgasnda da kendini gsterir.
Temel dalga yapsnn stne dier dalgalar biner ve dz bir dalga izgi
sinin yerini, ufak girintileri ve kmtlan olan bir dalga yaps alr. Pl}ranoda
orta s tuuna vurduunuzda kan ses dalgasnda temel frekans olarak 256
Hz bulunur. Bu temel frekansa ek olarak 512, 768 ve 1024 Hzllk armonik
dalgalar da ortaya kar. Armonik sesler temel frekansn iki, ve drt kat
dr. Armonik frekanslar, genlikleri temel dalgadan az olduu halde, alglana
bilen iddettedir ve temel sesin alglan biimini nemli lde etkiler.
Kulak Yaps
ekil 3-5 kulan yapsn gsteriyor. ekilde grdnz gibi, kulak d
kulak, orta kulak ve i kulak olmak zere deiik ksmdan oluur.
D kulak kulak kepestylc, iitme kanalndan oluur ve d evredeki
ses dalgalann alp, kulak zarna yneltme levini grr. Kulak zar d ku
lakla orta kulak arasnda yer alan nce bir zara verilen isimdir.

lio

in s a n v e

DAVRANII

Orta kulak kkrdaktan olumu bir boluktur ve burada birbiriyle ba


lantl O kemik paras yer alr. Kulak zanyla temas eden kemie, biimin
den dolay eki (hammer) ad verilir. ekle temas eden kinci kemiin ad
rs (anvil) ve ona temas eden nc kemiin ad da zengidir (stlmp).
Ozengi. otK pencere denen ve orta kulakla kulak arasnda yer alan bir zar
la temas halindedir. Bu zara oval grnnden dolay oval pencere ad veril
mitir.
Ses kulak kepesi ve itme kanabndan kulak zanna gelince, ses dalgasmn biraz nce incelediimiz dalga boyu, frekans ve iddeti gibi zelllklerlhe
bal olarak kulak zann titretirir. Kulak zarnn titreimi srayla eki kemii,
rs kemii, zengi kemii ve oval pencereyi titretirir.
Grdnz gibi buraya kadar sesin iletimi tamam^la fziksel bir olay
olarak gerekleir. Kulak zannn yzeyi oval pencerenin yzeyinden daha bdyk olduundan, kulak zanndaki titreim iddet kazanarak oval pencere^
ular. Ses kulak zanna gelinceye kadar gcnden kaybettiinden, oval pen
cere azalan gc telafi eder.
Kulam i yapsnda salyangoz (kklea/cochlea) biiminde ii sv dolu
bir ksm vardr. Oval penceredeki titreimler salyangoz indeki svy titreti
rir. Salyangozun duvannda baziler zar (basilar membrane) denen bir ksm
vardr. Ses titreimine uygun olarak baziler zar titreim yapar. Bu hareket
Korti organ (organ of Corti) denilen ksmda bulunan alc kirpiksi hcrelert
uyanr. Salyangozdaki sv d];ardakl sesin zelliklerine gre titremeye bala
ynca, alc sinir hcreleri mekanik enerjiyi sinirsel enerjiye dntrrler ve
sinirsel enejiyi beyin ses olarak alglar.
itme Kuramlar
Korti organ bir bezelye byklgndedir ve sesi duyumlayan alc kir
piksi hcreler bu organ zerindedir. Nasl oluyor da birbirinden farkl binler
ce sesi bu kadar ufak bir organ ayrt edebiliyor? ki temel kuram bu olay
Yarmddre Hanaltar
. (Hareket duyumu)
eki

zengi

Oval pencere
i$ilme sinirt

Kklea

steMboresu

ekil 3.5 nsan kulann yaps.

DUYUM VE ALGILAMA

111

-KolmnmoMBksaMI
Ba^erzarveklcai horeler
K l a n n m ^ a s n A gflrOnC

BazJierzarvelotealhOcretof
ond pancara jraiannd^
deal h<knte(^aretotega^rir

Ofaklrekaral saate
b^arajtnortateHKteE
zstanh^atetagate.

W /
aD-Hlk bir 8 Mt(t baar car boyunca eyt\ hsitte
ortayad(v. 10004bSkblr>as.bai)nbu^arb6)runea
lOOHdk bk saknm otla^ karacakitr.

ekil 3.6 itme kuramlar.

aklamaya alr, ilk kuramn ad yer kuramdr (placc thcory) ve sesin per
desiyle. sa3rangoz indeki baziler zann uyarld yer arasnda bir iliki ol
duunu varsayar. Bu kurama gre, yksek frekansl sesler, zann oval pence
re yalanndaki dar ucunu, dk frekansb sesler de zann orta ksmn etki
ler.
kinci kuram frekans kuram (freqeny theory) olarak bilinir ve beyine gi
den sinirsel eneji frekansnn beyin tarafndan perde olarak yorumlandn
varsayar. Bu kurama gre, baziler zardaki tm alclar btn frekanslara duyarhdr. Frekansla ilgili bilgi, alc hcrelerin deaj frekansnda, iddet ile il
gili bilgi ise uyarlan sinir saysnda kodlanr. Aratrmalar, her iki kuramm
da doru ynleri olduunu gsteriyor. Bilim adamlan hem yer kuramnn,
hem de frekans kuramnn nasl iittiimizle ilgili gerein bir ksmn akla
d grndedirler.
Sesin Terini ve Uzakln Anlamak
Sesin kaynamm yerini saptamak : Bir ocuun gzlerini kapatm ve bir
sesin nereden geldiini parmayla iaret ederek gstermesini isteyin. Gzleri
kapal olduu halde ocuk, ses kaynamn ynn doru olarak gsterir. Se
sin kaynam nasl saptayabiliyoruz? Aratrmalar iki nemli etken kefet
mitir: etkenlerden ilki, iki kulak arasndaki uzaklktan kaynaklanan sesin
kulaklara ulamndaki zaman farkdr.
nsanlar 0.00003 saniye gibi ok ksa bir zaman farkn alglayabilir (But1er ve Flannery. 1980). Ses dalgas, nce sesi^kaynag ynnde olan kulaa
ve ksa bir zaman sonra da dier kulaa ular. Aradaki zaman fark, sesin
kaynann hangi ynde alglanacan belirler.
Sesin frekans ykseldike zamana dayanarak yaplan aynm zorlar. Se
sin ka3mann nerede olduunu alglamada zaman fark yannda, sesin ku

112

NSAN VE DAVRANII

laklara hangi iddette geldlgl de bir pucu olarak kullanlr. Ses kayna y
nndeki kulak ses dalgasn. br yndeki kulaktan daha iddetli alr; iddet
fark sesin kaynann hangi ynde olduunu belirtir. Ses tam kardan, ya
da tam tepeden geliyorsa, ki kulaa gelen ses arasnda zaman ve iddet fark
olmaz. Bu durumda sesin kaynan saptamak zorlar. Bu durumlarda ba
saa sola, aa yukar evrilerek, zaman ve iddet pulan yakalanr ve sesin
kayna anlalr.
Ses kaynagmm uzakUm algdamak : Sesin yansyarak ilerleme zellii,
sesin kaynann uzaklm alglamamzda temel etkendir. Bir ses ne kadar
yankl olarak kulamza ulayorsa, o sesin kayna o denli bizden uzakta
demektir. Deneysel koullar altnda laboratuvarlarda yaplan denemelerde,
sesin yank zellii denetim altnda tutulduunda, deneklerin ses kaynanm
uzakln alglamada hata yapma}ra baladklar gzlenmitir.
Bir sesin hangi ynde hareket ettiini alglamak: Ses kaynaklan sabit ol
mayabilir. Yolda hareket eden bir arabay dnn; gzleriniz kapal da olsa,
arabann hangi ynde gittiini anlayabilirsiniz. Dpppler etkisi (Doppler efiect)
denen olay, ses kaynagmm hareket ynn alglamamza yardm eder. Ara
bann hareket ettii ynde yaylan ses dalgalan, arabann hzmdan oluan
bir basn altmdadr ve bundan dolay sktrlm bir durumdadr. Ters yn
deki ses dalgalan ise. yine arabann hzndan dolay, gevek durumdadr. Bu
olaya Doppler etkisi ad verilmitir. Kulamz ses dalgalanma sktnim
veya gevek olduunu hissedebilir. Bu duyular, ses kaynann gidi yn
hakknda, beyinde bir alglama oluturur.
Vcut inde kalp at, kann dolam, sindirim organlannn almas
gibi ses karan srekli hareketler vardr. Dk frekansl olduklarndan bu
sesler duyulmaz. Kulanz parmaklannzla kapatn ve bir sre kalbinizin
atn dinleyin. Kalbinizin sesini srekli duysaydnz. d dnyadaki sesleri
alglamakta glk ekerdiniz. ok alak frekanslarn alglanmay, bu ba
kmdan iimize yarar.

5. GRME
Grme, birincil duyulanmzdan biridir. "Gzn grdne, akl inanr"
sz, gz duyumuzun bizim bilgi edinmemizde ne kadar nemli olduunu
ifade eder. Nasl gryoruz?" sorusuna gemeden nce, grme duyumuzun
temel "maddesi"olan k uyarcsn inceleyelim.
Ik
Gzmzn alglayabilecei k enejisi. geni bir elektromanyetik dalga
dalmnn ufak bir blmn oluturur. rnein, radyo, televizyon, radar
ve rntgen dalgalan, yukanda szn ettiimiz elektromanyetik dalga dal
m iinde yer almalanna ramen, gzmz bu dalgalan alglayacak yetenekte
deildir.
Elektromanyetik dalgalann hava moleklleriyle ilikisi yoktur, onlann
yaplan elektromanyetik enerjinin younlamas ve zayflamasndan olu

DUYUM VE ALGILAMA

113

mutur. Elektromanyetik dalganm. ayn ses dalgasnda olduu gibi, dalga


boyu, dalga tepecii, dalga vadisi gibi zellikleri vardr. Elektromanyetik dal>
ga boylan byk bir eitlilik gsterir; grlebilen nlann dalga boylan 380
le 760 nanometre (nm) arasmda deiirken (lm = 1.000.000.000 nm) baz
radyo dalgalannn boyu kilometrelerce uzunlukta olabilir.
Grlebilen mlann dalga boylan n rengini (color/hue), dalga genlii
se n iddetini (Intensity) ya da parlakln (brightness) oluturur. Kar>
maklk, k dalgasnn saf m, yoksa birok k dalgasyla beraber m bu
lunduunu belirtir ve rengin tokluu (saturation) olarak adlandrlr. Saf
renkler tok renklerdir.
G z n T a p s
Gz karmak fakat son derece mkemmel leyen bir mekanizmaya sa
hiptir. Bir mum n 35-40 km uzaklktan grebilen duyarla sahip olan
gz, son derece parlak gne nda da grevini yapar. Gzmze birka
santimetre yakmiktaki nesneleri grebildiimiz gibi, bizden milyarlarca k
yl uzaklkta bulunan yldzlan da grebiliriz. Gzmzn yapsn inceleye
rek grme ilevini nasl yerine getirdiini anlayalm.
ekil 3-7'de grld gibi, gzde birbirinden farkl yaplar bulunur. Ik
gze ndeki saydam tabakadan (comea) girer, iris (iris), gzn renkli ksm
dr ve kaslardan oluur. risin ortasnda yer alan gzbebei (pupil), iris kasla-

Grmednll i

ekil 3.7 (a) Sa gzOn enlemesine kesit grnts, (b) retinann kesitinin bytlm
grn.
D a

114

NSAN VE DAVRANII

nnm bzlmesi ya da gevemesiyle byyp klerek gze giren k xnlkta>


nn denetler. Gzbebeinl geen k gz merceine (lens) gelir ve gz merceglnden geerek retina (retina) zerinde toplanr.
Otonom sinir sisteminin parasempatik bolm risin hareketlerini denetler ve bylece retina zerine ok fazla k dmesine ve retinann zarar gr
mesine engel olur. ris sempatik sistemin de etkisi altndadr. Omein, duy
gulandmz. veya lgilendiimiz zaman, gz bebeimiz geniler. Hess. Seltzer
ve Shlien (1965) adl Amerikal psikolog yaptklan bir aratrmada erkek
lerin plak kadm resimleri^e baktklar zaman gz bebeklerinin genilediini
gzlemilerdir.
Dier aratrmalar da lgi duyduumuz nesnelere bakarken gz bebeimi
zin bydn saptamtr. Gazete veya TV reklam hazrlayan irketler, or
taya kardklar reklamlardan hangisinin daha ilgin olduunu, reklamlar
seyrederken seyircilerin gz bebeklerinin bjrme ve klmesini, denein
karsna konmu aynaya benzeyep aletler yoluyla lerek anlayabilirler.
Gz mercei uzak ve yakn cisimlerin grntsn retina zerine ak ye
net olarak drebilmek iin srekli uyum yapar. Yakndaki cisimlere bakam
ken mercek kalnlar ve uzaktaki cisimlere bakarken ncelir. Deiik neden
lerden dolay gz mercei bu yeteneini kaybedebilir.
Mercek srekli kaln kal^orsa. kii yakn grl (nearsighted). bir baka
deyile miyop olur. Byle bir kimse yakndadcI cisimleri ak ve net grr, fa
kat uzaktaki cisimleri ak seik gremez, br yandan, hipermetrop ad veri
len uzak grl (farsighted) kimselerin gz mercekleri kalnlama yeteneini
kaybetmitir ve yakndaki nesneleri ak seik .grmekte zorluk ekerler. Gz
kresinin tam yuvarlak olmad durumlarda kii astigmat olur. Astigmat
olanlar yatay ve dikey dzlemleri net olarak gremezler.
Mercek bozukluklar yallkta sk sk kendini gsterir. Yukanda sayd
mz her tr grme bozukluunu gzlk takarak gidermek olana vardr.
Gzn yapsna genel olarak baktktan sonra imdi de grmemize olanak
veren sinir hcrelerini nceleyelim.
Retina: ubukuk ve Mzrakklar
Retinada iki trl grme hcresi vardr. Hcrelerin biimlerinden dolay
biline ubukuk (rods) brne de mtzrakk (cones) ad verilir. ekil 3-7de
bu hcreler gsterilmitir. Geni bir m tayfna kar duyarl olan ubukuklar ayn zamanda dk iddetteki a da duyarllk gsterirler. Bu zel
liinden dolay gece karanlnda daha ok ubukuklan kullanrz.
Mzrakklar belirli snrlar iindeki dalga uzunluklarna duyarldrlar ye
bir gre gre, her bir dalga boyuna tepkide bulunan mzrakk ayrdr. Eu
zelliklerinden dolay mzrakklar renk alglamasna olanak verirler. Mzrakklar dk iddetteki a duyarl deildir ve gece grnde pek yararh
olmazlar.
ekil 3-7 (b) ve ekil 3-8*de grld gibi retina tabakadan oluur.
Grme algsna olanak veren ubukuk ve mzrakklar. beklentimizin tersi
ne. retinann en alt tabakasn olutururEur ve dier ki tabakann gerisinde
kalrlar.

DUYUM VE ALGILAMA

115

ekil 3.8 Retinaya n gelii ve uyarmn beyine gtOrtO

ki ulu grme hcreleri ubukuk ve mzrakkJann nnde yer alrlar.


Kendileri a duyarl deildir, fakat ubukuk ve mzrakklar tarafndan
uyarlrlar. Ikl-ulu-grme-hcreleri de kendilerinden sonra gelen tabakay
oluturan gangliyon hcrelerini uyarrlar. Gangliyon hcrelerinin uzun aksonlan gzden beyine giden grsel siniri oluturur. ekilden de anlayacanz
gibi, gze gelen k, retinadaki ubukuk ve mzrakga ulamadan nce,
saydam tabakadan, gz bebeinden, i-gzdeki svdan, gangliyon hcreleri
nin ve daha sonra da, ikl-ulu-grme-hcrelerinin oluturduu tabakalardan
gemek zorundadr.
Grme sinirleri biraraya toplanarak gz kresini terk eder. Sinirlerin gz
kresinden k noktasmda grsel alc hcreler yoktur. Bu nedenle, iki g
zmzde de bir kr nokta (blind spot) vardr. Gnlk koullar altnda, gz s
rekli ufak hareketler yaptmdan, kr noktann farkna varmayz. Fakat baz
koullarda kr noktay alglama olana vardr. ekil 3-9*da verilen ynerge
dikkatle okunup uygulanrsa, kr noktann farkna varlabilir.

ekil 3-9 Kr noktanz grebUtrsiniz. Kitab nOnOzdo tutun. Sol gzOnzO kapayn
ve noktaya gznz dikin. evresel grnz iinde X iaretini grmeye devam
edersiniz. imdi kitab yava yava kendinize doru getirin. Belirli bir noktada X iareti
kaybolur. Bu anda X'ln grnm kr noktanz zerine dmektedir. Sa gznz
kapayp ayn ilemleri yaparak, sa gznzn kr noktasn da kefedebilirsiniz.

116

NSAN VE DAVRANII

Retinada iki-ulu-grme hcrelerinden ve gangllyon hcrelerinden daha


ok ubukuk ve mzrakklar vardr. Her bir gzde ortalama 120 milyon ubukuk. 6 milyon civannda mzrakk ve yalnz bir milyon gangltyon hcre
bulunur. Mzrakklar youn bir biimde yalnz JoveadsL bulunur. ekil 3.7
(a)'da grld gibi, fovea kr noktaya yakn mercimek byklnde ufak
bir girintidir. ubukuklar ise. fovea hari, retinann her yerine dalm durumdadr.
Gze yan taraflardan giren k daha fazla ubukuklan etkiler, nk
yandan giren klar fovea zerinde odaklamaz ve retinann zerinde geni
bir alana yaylr. ubukuklar renk alglamasna duyarh olmadndan, g
zn kenarndan grdnz nesnelerin rengini semeniz zordur.
Yukarda da sylediimiz gibi iki-ulu-grme-hcrelerinln says, ubukuklann saysndan daha azdr. Bylece ok sayda ubukuk ancak bir
ikl-ulu-hcreyi uyanr. Birok ki-ulu-hcre bir gangliyon hcresine bala
nr. te }randan foveadaki mzrakklarda durum farkldr, her bir mzrakk
hcresi bir tek ikl-ulu-hcreye ve o da bir tek gangliyon hcresine balanr.
Demek oluyor k. ubukuklar beyine ancak geni bir alandan toplanm, ge
nel bir bilgi gnderebildikleri halde, foveadaki mzrakklar beyine tek tek
zel mesaj gnderebilirler. Bu nedenle foveadaki gr daha ayrntl ve net
olur, foveann evresinde oluan grn ise pek a3onntlan olmaz.
te yandan, birok ubukuun birtek Ikl-ulu-hcrede toplanmasndan
dolay ubukuk gr en hafif grebilen bir duyarlla erimitir. D
k dzeydeki k uyancs tek bama bir ikl-ulu hcreyi uyaracak kuvvet
te olmasa dahi, ok sayda ubukuklan birikerek iki-ulu-hcreye ulanca,
o hcreyi uyaracak kuvvete eriir. Bu nedenle, karanlk bir gecede bir yldza
dorudan bakldnda pek parlak grnmez; fakat yldzn yanndaki bir nok
taya gz dikilip, evresel grle baklrsa, yldzn parlaklnn artt fark
edilir. Fakat parlaklktaki artma ile birlikte grnmdeki netlik kaybolur.
Karanla Uyum
Gzmz, hem karanla hem de aydnla uyum yapabilecek yetenekte
dir. Gndz hi sinemaya gittiniz mi? Sinema salonuna ilk girdiinizde per
denin dnda hibir eyi gremezsiniz. Birka dakika sonra yava yava kol
tuklan ve oturan. nsanlann siluetlerini grmeye balarsnz. Karanlk or
tamlarda a duyarlk kazanmaya karanla uyum (dark adaptation) ad ve
rilir.
Bunun tam tersi olan aydnlk ortamlarda k dzeyine duyarszlk ka
zanma srecine. a uyum (llght adaptation) ad verilir. Ia uyuma rnek
olarak, karanlk bir odadan birdenbire aydnlk bir yere kmay verebiliriz.
Karanlk bir odadan aydnla birdenbire ktmzda, gzmz krptra
rak k miktann azaltmaya alrz daha sonra gzmz a uyum saladktap sonra normal gn ndan rahatsz olmayz.
ekil 3-10 ubukuk ve mzrakklann karanla uyum erisini veriyor.
ekilde grdnz gibi ubukuklar 10 dakika gibi ksa bir sre iinde
uyumlann tamamlasalar da belirli bir k iddetinin altndaki klara hibir
zaman duyarllk kazanamazlar, te yandan ubukuklar. uzun zaman

DUYUM VE ALGILAMA

117

ekil 3.10 Karanla uyum erileri. Bu eriler mzrakk veya ubukuklarn


duyarl olduu en ufak k miktann gstermektedir.

uyum srecini devam ettirerek daha dk dzeylerdeki klara duyaibk


kazanabilirler (Wist, 1976). Bu bulgunun bir iQrgulamasi ikinci Dnya Sava'nda gece uuu yapan pilotlarda yaplmtr. Gece uuu yapan pilotlar,
uu saatinden nce karanlk odaya abnmlar ve gece kamufle edilmi d>
man ehirlerini kefedebilmek iin, gzlerinin kenarndan bakarak evresel
gr eitimine girmilerdir.
Renk Duyusu
Renk duyusu nsanlarda gelimi olduundan birbirinden farkl deiik
renkleri grebiliriz. Renkleri temel boyutta toplamak gelenek olmutur.
Bunlar krmz-yeil, san>mavi ve styah-beyaz boyutlardr. Organizma her
boyuttaki renkleri grebiliyorsa ona trikromaiik (trichromatic), iki boyuttaki
renkleri grebiliyorsa dikromatik (dichromatlc). yalnz bir tek boyuttaki renk
leri grebiliyorsa monokromatik (monochromatic) ad verilir.
zellikle erkeklerde rastlanan ve renk krl ad verilen bir grme bo
zukluu vardr. Bu grme bozukluuna sahip kimselerin bazlar krmz ile
yeili, dierleri ise mavi ile sary ayrt edemez. nsanlarn byk ounluu
trikromatik grl iken, bu kimseler dikromatik grldrler. Dikromatik
grl kimseler arasmda krmz-yeU krl en yaygm olandr.
Krmz, mavi ve yeil temel k renkleridir. Dier btn k renkleri bu
temel rengin karmndan elde edilebilir. Temel renk kavramn kullana
rak renkleri nasl algladmz aklayan eitli renk alglama kuramlar var
dr. Bunlardan en tannm Young-Helmholtz kuramdr.
lk olarak Thomas Young tarafndan 1802'de ileri srlen bu kuram da
ha sonra Hermann von Helmholtz tarafmdan 1852*de gzden geirilerek daha
da gelitirilmitir. Young-Helmholtz kuramna gre her temel renk (krmz,
mavi, yeil) iin ayn bir mzrakk hcresi vardr ve bu* hcreler ancak kendi

118

NSAN VE DAVRANII

k dalgalarna tepkide bulunurlar. Dier renkler, farkl mzrakk hcre


sinin deiik derecelerde uyanlmas^rla ortaya kar.
Bu kuram son derece basit ancak o derece de kapsaml olduundan, yaygm kabul grmtr. Fakat daha sonralan renk krlyle ilgili aratrmalar
gelitirilince Young-Helmholtz kuram geerliini yitirmitir. Renk kr olan
kiilerin ya krmz-yeil. ya da mavl-san renkleri ayrt edemediini rendik.
Halbuki Young-Helmholtz kuramma gre krmz, yeil ve mavi iin ayn ayn
mzrakk hcreleri bulunur. Dolaysyla bu kuram renk krlerinin niye sa
dece baz renk iftlerini grmediini aklayamaz. Bu nedenle, renk alglamasm aklamak iin, kart sreler kuram ortaya atlmtr.
Kart sreler kuram (the opponent-process theo^: Bu kavram Ed
ward Herlng admda bir bilim adam tarafndan 1870 ylnda ortaya atlmtr.
Onun kuramma gre birbirine zt sre vardr. Srelerden biri rengin
iddetiyle (styah-beyaz). dieri krmz ve yeil renklerle, bir dieri de san ve
mavi ile lgilidir. Her sre iki biimde ler. Srecin bir aamasnda bir renk,
dier aamasnda baka bir renk alglanr.
Her srecin iki durumu vardr ve her durumda farkh bir renk alglanr.
Bir sre ayn anda iki durumda birden olamayacamdan, tek srece bal
krmz-yeil, veya san-mavi gibi renkler ayn anda alglanamaz. Fakat krmz-san, mavi-yeil, mavi-krmz. san-yeii duyumlan alglanabilir.
Bu kuram belirli bir renge bir sre baktktan sonra ortaya kan sonraki
grnm (after image) olayn da aklayabilmektedir. ekil 3.2rdekl renk
tablosuna iki daklkabk bir sre baktktan sonm gri zemine baktnzda tab
lonun bir hayalini grrsnz. Fakat bu grntde asl tablodaki krmz
rengi yeil, sar rengi de mavi olarak grrsnz. Bunun aklamasn kart
sreler kuram yle yapar: Krmz renge bir sre bakldnda, krmzyeil zt srelerinden krmz olan uyarlr ve krmz alclar bu sre inde
yorulur. ki dakika sonra gz gri zemine evrildiinde yorulan krmznn yeri
ne, ztt olan yorulmam yeil alclar faaliyete geer ve sonraki grnm ye
il olarak alglanr.
Renk duyumuyla ilgili aratrma yapan psikologlar, Young-Helmholtz ve
kart sreler kuramlarnn her ikisinin de doru yanlan olduunu ve renk
duyusunu aklamak iin, bu iki kuramn her kisinden de yararlanlmas ge
rektiini belirtirler.

6. ALGILAMA VE YAANTI
Duyu organlann ve temel duyulan yukanda ksaca gzden geirdik. Da
ha nce de belirttiimiz gibi, duyu, alc hcrelerin d evredeki fiziksel ener
jileri yakalayarak sinirsel enerjiye evirmesiyle oluur. Bu sinirsel enejl be
yinde lenir ve ilemin sonucunda bir algsal rn ortaya kar. Bu ileme
algama (perceiving) ve ortaya kan rne de alg (perception) ad verilir.
Alg, duyudan farkldr. Alglama anmda beyin, blre3dn inde bulunduu
durumdan beklentilerini, gemi yaantlann. dier duyu organlanndan ge
len baka duyulan, toplumsal ve kltrel etkenleri hesaba^ katar. Gelen du

DUYUM VE ALGILAMA

119

yulan seme, bazlarm ihmal etme, bazlann kuvvetlendirme, arada olan


boluklar doldurma ve beklentilere gre anlam verme bu aamada yaplr.
Duyu organlannm beyine ilettikleri duyular basittir. Eglama ise gemi
renme ve deneyimlerimizin de iin iine girdii son derece karmak bir s
retir. Daha nce szn etmi olduumuz deprem ola3rm dnnl Dep
rem olaynn devam ettiini anlamakta zorluk ektiimi hatrlaym. Algdama
srecini inceledike, sreci etkileyen deikenleri daha ayntlanyla yalan
dan incelteceiz.

7. ALGI YAN ILM ALyy


Alglama srecini
incelemeye balamadan nce, baz alg
yanlmalann ksaca gzden geirelim. Alg yanlmalar, alglama dzenimizin
hata yapmaya ak olduunu ve alg rOnOnn mkemmel olmadn gste
rir. Alg yanlmalarm inceleyerek, alglama srecinin temelinde yatan baz i
levleri kefedebiliriz. Bu nedenle, algsal sreleri ele almadan nce, alg yanlmalann ksaca gzden geireceiz.
lk olarak Ponza illzyonu (alg yansamas) olarak bilinen olay ele ala
lm. ekil 3.1 Te bakn. Birbirine yatay izgiler ayn byklkte olduu hal
de, sayfamn yukar ksmnda bulunan izgi, sayfann alt ksmnda kalan iz
giden daha uzun grnyor. Ponzo yanlsamas, uzaklk alglamasmda, birblriyle meknda kesien izgileri bir referans, karlatrma birimi olarak kullEUidnz ortaya karmtr. Bylece beyin, yukandaki yatay izgiyi uzakta
alglar ve bu uzakl telafi etmek iin bir miktar byklk ekler. Yaplan de
nemeler. Ponzo yanlsamasnm yalnz kat zerindeki izimde deil, gerek
hayatta da gzlendiini gstermitir.
Karanlk bir odada, 3 metre uzaklkta ne ucu
byklnde bir k noktasna gz dikilir ve m iddeti arttnlp azalblrsa, yerinde durduu
halde, k noktas yaklayor ve uzaklayormu gi
bi alglanr. Buna gamma olay ad verilir. Ik id
detlenince yaknda, zayfladka uzakta alglanr.
Bu yanlsama, k ka3magnn uzaklnn alglanmasmda. n iddetinin pucu olarak kullanld
n gsterir.
ekil 3.12'de baka yanlsama rnekleri gr
lyor:
(a)

Cb)

Mer-Lyler yanlsamas: Her iki izgi de


ayn uzunlukta olduu halde yukandaki
izgi aadakinden daha uzun grnyor.
Poggendorjf yanlsamas : Kegen izgi
sanki srekli deil, bir noktada knk gibi
grnyor. Gerekte izgi dzdr ve yatay

^
,
duruma yaklatka yanlsama ortadan
kaybolur.

mas. Bu ekilde grlen k


Kaln izgiden hangi daha
uzun gOnmekledir?

NSAN VE DAVRANII

120

I
(3 0

oOo

oo

o
a
.OOO
oo

X V 2

ekli 3.12 Deiik alg yaniisamalan.

(c)

Wundt yanlsamas: Yatay izgiler birbirine paralel olduu halde,


sanki ortada bel vermi gibi gzkrler.

(d)

Zoliner yanlsamas: Kegen hatlar birbirine paralel olduu halde


ufak kesik izgiler bunlan birbirine yaklayor ya da uzaklayormu
gibi gsteriyor.

Resim 3.21 Sonraki grnm (after image) olay: renk tablosunun ortasndaki noktaya gznz dikerek iki dakika sreyle bakn. Bu srenin biti
minde baknz sadaki gri alann ortasndaki noktaya evirin. Gznzde beliren hayaldeki renkler, renk tablosundaki renklerin tamamlayc renk
leri olacaktr. Dier bir deyile, mavinin yerinde sar, krmznn yerinde yeil, yeilin yerinde krmz ve sarnn yerinde mavi renk gzkecektir.

DUYUM VE ALGILAMA

(e)

(0
(g)
(h)
(D

121

Ortadaki yuvarlak her ki ekilde de ayn byklkte olduu halde,


kk daireler arasnda yer alan soldaki yuvarlak, sadaki ekildeki
orta yuvarlaa gre daha byk grnr.
Bir eyin eksik olduu hissediliyor ama. ne olduunu anlalam
yor.
insan ekillerinden hangisi daha byk grnyor? llrse,
hepsinin ayn boy olduu bulunur.
Hangi izgi ^ n ln devamdr? Bir cetvel aln ve deneyerek bulun.
Bourdon yandsamas: eklin sol kenan gerekte dz olmasna ra
men. eik gzkr.

Alg Yanlmalar ve Halsinasyon


Yukanda verdiimiz rneklerden sonra sanrz ki. alg yanlmalannn var
lndan pheniz kalmamtr. Alg yanlmalar yalnz fiziksel nesne ve olaylan kapsamaz, sosyal durumlan. insan davranlann da ierir, rnein, bir
kimse kendisine sylenen bir sz, syle3^nin niyetinden farkl ekilde yo
rumlad zaman bir alg yanlmas vardr. Sosyal durumlarla ilgili alg yanlmalan ya dzenli ve tutarl, ya da geliigzel ve seyrek bir biimde olur.
Bir insan dzenli ve tutarl alg yanlmalan gsteriyorsa, bu tr alglama
ya halsinasyon (hallucination) ad verilir. Haislnasyonlar bireyin akl salmda bir dengesizlie iaret eden an halsinasyon hallerinde, bireyler teh
likeli davranlarda bulunabilirler. rnein, bir kimsenin kendisini casusla
rn takip ettiini dnmesi ve arkasndan yryen her kimsenin bir ajan ol
duunu varsaymas dzenli ve tutarl bir halsinasyondur. Bu kimsenin, birgn tesadfen arkasnda yryen birini tabancayla vurup ldrmesi mm
kndr.
Yanlsamada var olan bir nesne farkl alglanr. Haislnasyonda kii blmayan bir eyi alglar. Genellikle yanlsama belirli bir flziksel nesne ya da
olay, halsinasyon bir sosyal olay ya da etkileimi ierir. Yanlsama, o nes
neye bakan her kimse tarafndan hemen hemen ayn biimde alglanr, fakat
halsinasyon. ancak bir kimseye zg alg yanlmasm temsil eder. Bu ynle
ri gz nnde tutulduu zaman, halsinasyon ve yanlsamanm farkl farkl
olaylar olduu aka grlr..

8. ALGILAMA SRELER
imdi alglamanm nemli iki srecini ele almaya haznz. Bunlardan ilki
seici dikkat, dieri de organizasyondur.
Seici Dikkat (selective attention)
D dnyada olup bitenlerin byk bir ksmn duyu organlarmz yaka
lar, ne var ki biz bu enerjilerin farkna varamayz. nsanolu, evresini seici
bir biimde alglar. Duyu organlarmzn yaiwdadigi uyarclarn ancak bir
ksmm seerek alglarz. rnein, u anda kitab okumay brakn ve gzleri
nizi kapatp, evrenizdeki sesleri dinleyin. Uzakta veya ysikmda farkna vard-

122

in s a n v e

DAVRANII

gnz yeni sesler var m? Kalbinizin atn hissedebiliyor musunuz? Ayagmzda orap var m, kitab okurken orabn olduunun veya olmadmn farknda
mydnz? Oturduunuz yer yumuak m, yoksa sert mi? Bedeninizin duru
mu nasl; beliniz, omuzunuz, boynunuz rahat m, yoksa gergin misiniz?
D uyanclann hepsinin farknda olarak okumaya devam etseydiniz,
okuduunuzdan bir ey anlayamazdnz. Beynimizin giren duyu verilerini i
leyerek anlaml bir alg oluturma kapasitesi son derece smrbdr. Bu neden
le beyin, belirli deikenlerin etkisi altmda srekli seerek alglar. Seme ola
y, alglama olaynn en belirgin zelliklerinden biridir.
Algsal seimi etkileyen deikenleri iki temel grupta toplayabiliriz. Bun
lardan ilkini alglanan uyancyla ilgili zellikler. kincisini de alglayan bireyle
ilgili zellikler oluturur.
Algsal seimi etkileyen uyarcyla gili deikenler: D dnyadaki uyancar, belirli baz zelliklerine gre dikkatimizi eker ve hemen alglanrlar.
Bu zelliklerden en bata geleni uyancnu deikenliidir (change in stimu
lus). Deiiklik gsteren uyanc hemen dikkati eker.
Seiciliin temelinde hem duyusal uyum, hem de evrimsel yaam kavgas
yer alabilir. Daha nce de szn etmitik, bir duyu organ belirli tr bir
uyancya uzun sre maruz braklrsa, duyu organ o uyancya uyum yapar.
Uyancda bir deiiklik olduu zaman, duyu organ hemen farkna vanr. Ev
rimsel ynden, uyarc deikenliinin hemen farkna varmann nemini kav
ramak zor deildir. Doada, hayvanlara gelen tehlike, hareket halinde olan
dier yaratklardan gelir. Bu nedenle hem avlayan, hem de avlanan hareket
lerine dikkat etmek zorundadr. Gemite biz insanlar baz hayvanlar gibi av
cydk. Kendi karnmz doyurmak ve ocuklarmz beslemek ancak yi avc
olmakla mmknd.
Reklam irketleri hareket eden reklamlarla, uyarcnn bu zelliinden
yararlanmak sterler. Ayn hareketin tekrar (repetition) ilk balarda dikkati
eker, daha sonra tekrara uyum yaplr. Fakat algsal uyum ortaya kmadan
nce, tekrar edilen uyanc tmyle alglanr.
Dikkatimizi eken uyanc zelliklerinden bir dieri de uyarcnn byktgdr (size). Uyanc bydke dikkatimizi daha ok eker. Ayn biimde
uyanann iddeti (intensity) de dikkati etkiler. Parlak renkler, yksek sesler,
iddetli ac, kuvvetli koku hemen dikkatimizi eker. Renkli uyanclar. renksiz
uyanclandan daha kolaylkla dikkatimizi eker. Renkler arasnda da. saf
renkler, kank renklerden dikkati daha ok eker. Tm saf renkler arasmda
da krmz ve mavi, san ve yeile gre dikkati daha ok eker.
Algsal seimi etkileyen alglaycyla gi deikenler: inde bulunduu
muz durumla ilgili beklentilerimiz (expectation) o durumda bulunan uyanclardan hangisini seeceimizi nemli derecede etkiler. ten dnp eve gelir
ken ocuklann bizi karladklan kede gzmz onlan arar."
lgiler (interests) ve o anda iinde bulunulan gereksinmeler (needs) alg
sal seimi etkiler. stanbul'da ayn sokakta yryen ki turistten biri mimar
sa evlerin yap biimlerine dikkat eder, dieri kedileri seviyorsa sokak kedile
rini gzler. Ayn biimde, a olan birey lokantadan gelen kokulan hemen farkeder. tok olan ise bunlann farkna bile varmaz.

DUYUM VE ALGILAMA

123

nanlar (bellefs) ve blrqrsel deerler (values) de ayn biimde alglama


mz etkiler. Dindar bir kii, bir konumann dinle ilgili ksmlanna , br
yandan bir sanatkr, ayn konumann sanatla ilgili ynlerine dikkat eder.
rgtleme
Alglama ile lgilenen psikologlarn rendikleri lk ey. algnn bir rgt
leme olduudur. Dn3ra}a rasgele bir araya gelmi, geliigzel nesnelerin di
zildii bir evre olarak grmeyiz. Bize gelen duyulan derler, toparlar, organize
ederek bir anlam veririz. Alg, kendisini oluturan duyusal girdilerin toplammdan daha fazla bir anlam fade eder: Bu gerei, algsal psikoloji zerinde*
ahan ilk Alman psikologlan gestalt kelimesi le ifade ettiler. Baz organizas
yon kurallan -gestalt ilkeleri- alglamamz etkilen bu kurallardan nemli blrkam ksaca belirtelim:
eki-Zemin (figure-ground) liktsi : Btn
alglamalarda bir ekil ve bir zemin vardr. ekil,
arka yzeyi oluturan zemin inde anlamn ka
zanr. ekil-zemin likisi btn duyu organlann kapsar. Ku sesini dinlerken, trafik sesi arka
da bir zemin oluturur. Birisi srtmza dokundu
unda, elbisemizden srekli gelen duyum zemi
ne. kiinin dokunmasyla oluan duyum ekle
rnektir. Otunna odasnn alageldiimiz koku
su zemin, mutfaktan gelen soan kokusu ekil
dir.
Grsel alanda ekil bize daha yakndr ve bir
nesne izlenimi verir, bir biimi vardr: zemin se
tanmlanmas zor bir madde zlenimi tar. ekil.
a}rn aydmik iddetinde olsa dahi, zeminden da
ha aydmik grnr. ekil daha etkile3dci bir iz
lenim yapar ve daha iyi hatrlanr.
ekil ve zeminin blrblrlyle yer deitirdii al
glamalarmz vardr. Bir biimi nce ekil olarak
grrken, biraz sonra zemin olarak grebiliriz.
Ancak, bir biimi, aym anda hem ekil hem de
zemin olarak gremeyiz. ekil 3.13 ve 3.14 bu
nun gzel rnekleridir. ekillerdeki izimleri hem
ekil hem de zemin olarak a3m anda grmeye a
ln. ekil 3.13'tekl izimi hem vazo hem de yz
olarak ayn zamanda gremezsiniz. Uzun zaman
kr kalm kiiler ameliyat sonras grmeye ba
laynca. ekll-zemin ilikisini hemen alglayabilir
ler. Bu gzlemler,, ekil-zemin alglamasmm do
utan gelen bir zellik olduunu, renme sonu
cunda kazandmz bir davran olmadn gs
terir.

ekil 3.13 (OsttB): Dnm


gsteren ekil. Hem insan y
z hem de vazo ekil olarak
grnebilir. Ama. ayn anda
hem ekil hem de zemin olarak
grlemez.
ekil 3.14 (Altta): izgilerle
belirtilmi kp. Bu kpn hangi
kesi size daha yakndr? K
pe srekli bakarak alglamanz
da ortaya kan deiimi izle
yin.

NSAN VE DAVRANII

124

'. A
^4

' r * 's

ekil 3.15 Tamamlama. Grnen ekiller dank biimde kat zerinde duran
lekelerden olutuu halde, biz belirli bir yapy tamamlayarak grebilmekteyiz.
Tamamlama (closure): Bir nesnenin tm grlmese de, o nesnenin t
m grlyomu gibi alglama tam olur. Gerekte alglama, ancak ender ola
rak tmden nesnelerden gelen duyulara dayanr. Bize gelen blk prk du
yulan biz tamamlarz. ekil 3.15e bakn, grlen gerekte baz siyah lekeler
oLmasma ramen, tamamlama sonucu, kpek Ue at ve zerindeki binici gr
lr. ekll-zemln likisinde olduu gibi tamamlama kural da yalnz grsel
alana zg deildir, btn duyu alanlar in geerli bir kuraldr. Konumak
ta olan birisinin szleri yanm yamalak duyulduu halde, o kiinin ne dedii
tamamlama kuralna dayanarak alglanabilir.
Devamllik (contlnulty): Algsal alanmzda bulunan ve ayn ynde giden
birimler birbirleriyle ilikili grnr. Bu algsal eilimin ad devamllktr. e
kil 3.1 6'ya bakm; yukardaki ekildeki ki izgi birbirinden bamsz grnr.
Ancak, aadaki ekilde grld gibi, st ste aktnid zaman, eski
izgiler ortadan kalkar ve devamllk kuralnn etkisi altmda yeni bir alglama
ortaya kar.

][][][]
ekil 3.16 Devamllk kuralna rnek.

ekil 3.17 Yaknlk kuralndan dolay


birbirine yakn izgileri gruplarz.

DUYUM VE ALGILAMA

Yaknlk (proxlmlty): Birbirine yakn olan nesneler gruplandrlarak algdanrlar. Grsel alanda
olduu gibi, dier alanlarda da bu geerlldir. Sokakta birka kiiyi beraberce toplu olarak grnce onlar grup olarak alglarz ve sokakta kendi
bana yryen kiilerden ayrt ederiz.
Mzikteki ritim alglamasnn temelinde, zaman iinde birbirine deiik yaknlklarda bulunan vurular yatar. Dm tek, dm tek, dm tek
bir ritim olutururken, dm dm tek tek. dm
dm tek tek ayn bir ritim oluturur. im dibucm leyiok uman zz orl la acak. Son cmleyi anlamakta zorluk ekmenizin altnda, hae-

125

JJ5SSS*ooo**J
#oooooooooo
J # o o o o o J J J
o o o o o o e o
00##000
oSoo oS ooooS
JJJJJJJ JJ JJJJ
ekil 3.1e. Benzerlik. Ufak
dairelerin benzerili nasl bir
biim alglayacamz belir-

rin sizin alageldiinizden daha farkl biimde


gruplamas yatar. ekil 3.17 grsel olarak yakmlk kuraln aklamaktadr.

Benzerlik (similarity): Birbirine benzer birimler bir algsal btnlk ka


zanrlar. Kalabala baktmz zaman baz zelliklerine gre bir^leri grupla
rz: ya benzerliine gre grupladmzda ocuklan. genleri, orta yallar.ve
ihtiyarlan grrz; cinsel benzerlii kullanarak erkek ve dii gruplann alg
larz. A}m topluluu, giydikleri gi}reilerin renklerine gre de gruplayabiliriz.
ekil 3-18de benzer yuvarlaklann bir algsal birim oluturduklar gzlenir.
Yukanda szn ettiimiz kurallar (ekil-zemin likisi, tamamlama, de
vamllk, yaknlk ve benzerlik) alglamamzn organize olmasnda nemli rol
oynarlar. Beynimiz, gelen duyusal verileri srekli ler ve son derece karma
k sreler sonunda bir algsal rne ular. Yukandaki genel tartmalar
dan sonra, algsal srelere imdi daha aynntlar^la bakabiliriz.

9. KARMAIK ALGILAMA SRELER


Alglama srecinde d ve i etkenler birbirlerini etkileyerek bir alg r
n olutururlar. D etkenler, evrede bulunan ve bizi etkileyen uyarclardr.
Bu etkenlerin, yukanda ksaca grdmz baz kuraar erevesinde, alg
sal sreci nasl etkilediini incelemi bulunuyoruz. etkenler dediimiz za
man. dandan gelen duyusal verileri i l ^ tarzmzla lgili psikolojik sre
leri kastederiz. rnt alglamasndan balayarak. etkenlerin alglamamz
da oynad rol inceQrelim.
rnt Alglamas (pattem recognition)
Bildiiniz bir melodiyi sekiz yamdaki ocuk sylyor, tanyorsunuz; 50
yamda kaim sesli bir erkek sylyor, yine tanyorsunuz; piyano veya ke
manla alnyor, yine tanyorsunuz. Bir kelime ster el yazs. ster kitap bas
ks olarak size gsterilsin, isterse sylensin, ayn kelimeyi tanyorsunuz. Bir
gen hangi byklkte olursa olsun, gen olarak tanyabiliyorsunuz. Bu

126

in s a n v e

DAVRANII

tr rntlerl nasl tanyabiliyorsunuz? Bu dununu ki farkl ekilde akla


yabiliriz:
lk aklama tam kaltba vurma (template matchlng) kuram olarak sim
lendirilebilir. Bu gre gre, her bir rntnn belleimizde yerlemi bir
kalb vardr ve gelen duyusal verileri kalba vurarak nasl bir rntO algla
makta olduumuza karar veririz. Bu kuram, birok gzleme cevap veremedii
iin bugn modem psikolojide geerliliini yitirmitir.
kinci aklama tarz zellc analizi (feauture analysis) ad altnda bilinir;
her bir rntnn belirli bir zellikler kmesi oluturduunu varsayar. Bu
gre gre, biz duyusal verilerdeki belirli zellikleri^ alglarz ve bu zellikle
rin bir araya geli tazmdan rnty tanmlarz.
Kedilerin belirli biimleri grmeleriyle ilgili yaplan aratrmalar, kedinin
beyninde grsel ilevleri srdren sinirsel hcrelerin ayn ayn zelliklere tep
kide bulunduunu ortaya karmtr. Kedinin karsma d ik ^ bir k izgisi
konduu zaman kedinin beyninde belirli tipten nronlar bu izgiye tepkide
bulunmu, dier nronlar tepkide bulunmamtr. Buna benzer biimde, ya
tay izgiye baka nronlar ve kegen izgilere daha baka nronlar tepkide
bulunmutur. Bu gzlemler zellik analizi kuramm destekler.
nsanlann rntlerl alglamasnn temelinde bu tr farkl nronlann
yattgm iddia edecek durumda deiliz, nk kedi zerine yaplan deneyler
den elde edilen sonular, nsanlara genelletirilemez, nsan alglamas son
derece karmak sreleri ierdiinden, genelleme yaparken dlklcatli olmal
yz. Fakat, insanlann rnt alglamasmn temelinde, belirli trden bir zel
lik analizi sreci yattn dnebiliriz. Bu konuda aratnnalar youn bi
imde srmektedir.
nsann rnt alglamasnm temel sreleri ^ c e anlalrsa, rntlerl
insan gibi alglayabilen makineler yapmak olana doar. Bylece. nsan ko
nuurken kelimeleri tanyan ve sylenen szleri yaz haline dntren ma
kineler yapma olana doar. Bu makineler yaplamad srece, rnt alg
lamasnn tam anlamyla kavrand sylenemez.
Hareket Alglamas (movement perception)
Hareket alglamasnn en basit aklamas udun Birbiri pei sra uyanlan nronlar, bu hareketi beyine aktarrlar ve bt^lece biz hareketi alglarz,
rnein, srtnza dokunan bir el hareket edince, birbiri pei sra alc sinirsel
hcreler uyarlr ve bu dizisel uyarlma beyinde hareket olarak alglamr. Sa
taraftan bize yaklamakta olan bir arabanm sesi, nce sa kulamza gelir,
araba yaklatka sesin iddeti artar ve araba bizi geince gittike zayflayan
ses nce sol kulaa, daha sonra sa kulaa ular. Bu uyarlma dizisi iitme
hcreleri araclyla beyine iletilince, ses kaynanm, bir baka deyile ara
bann. hangi ynde hareket ettii alglanr.
Hareket alglamasnn aklamas her zaman byle basil deildir, rne
in, yan yana duran iki trenden biri hareket ettiinde, iinde olduunuz tren
hareket etmemi olsa dahi, sanki siz gidiyormusunuz gibi alglarsnz. Bir
tenis mam seyrederken, gznzle tenis topunu zleyebilsenlz ve bylece

DUYUM VE ALGILAMA

127

topun grntsn srekli retinann ayn noktasna drebilsenlz dahi, yi


ne de topun hareketini alglarsnz.
Hareket alglamasnn temelinde ok sayda deiken yatar. Bunlardan
biri zeminin srekli deimesi ve eklin srekli grnt sahamzda kalmas
dr. lYen megl bu deikenin etkisini kantlar. Ban saa sola hareke. te
nis topu rneinde olduu gibi, grsel alglamayla blrleince, hareket lglmas ortaya kar. Birbirinin grntlerini, bazen engelleyen ve bazen de en
gellemeyen nesnelerin varb. hareket algamasma yol aar. Grntnn be
lirgin bir byklk ve iddet dzeyinde balayp, zaman inde gittike k
lerek zayflamas hareket alglamasna yol aar. Demek oluyor ki. hareket al
glamas. bir tek deikenle aklanabilecek basit bir olay olmayp, ok sayda
deikeni eren olduka karmak bir sretir.
Grnte hareket (apparent movement) eklin deil, zeminin hareketin
den doan bir hareket alglamasdr. Kovboy fllmlerlnde. grnte hareket
sk sk uygulanr. Aktr, yalnz belden yukans grlebilecek bir ekilde at
eerine oturtulur ve arkadaki manzara belirli bir hzda srekli deitirilir.
Filmi s^ ed en ler. sanki kovboy at zerinde gidiyormu gibi bir zlenim edi
nirler.
Stroboskobik hareket (stroboscoplc movement) kl reklamlarm ve ilim
sanayinin temelinde yatan bir tr hareket alglamasdr. Birbirine yakm k
lar birbirini izleyerek yamp sndnde, hareket eden bir k dizisi grrz.
Sinemada, gerekte perde zerine belirli bir hzda birbirini zleyerek den
grntleri kopuk kopuk deil, hareket halinde alglarz.
Otokinetik etki (autokinetic eflect) ad verilen hareket yanlsamas psikologlan halen artmaktadr. Tamamyla karanlk bir odada bulunan ufak bir
k noktasna srekli bakldmda. flziksel olarak k noktas kprdamad
halde, psikolojik olarak sanki hareket ediyormu gibi grnr. Bu hareket iz
lenimi. odada daha baka k noktalan yaratldnda, ya da oda halife aydmlatldnda kaybolur. Demek oluyor ki. referans noktalanndan yoksun
kald anda kii karanlk odadaki k noktasn hareket ediyor olarak grr.
Derinlik Alglamas (depth perception)
Retinamz ki boyutlu olduu halde grsel alglamamz boyutludur.
Hangi deikenler veya ipulan boyutlu grnty yaratr? Yaplan ara
trmalar. lil ve tek gzle ilgili aadaki ipulanmn kullanlarak derinlik alg
lamasna ulaldm gstermitir.
iji-gz gr (binocular Vision): Sol gz ve sa gz, gr alannm bi
raz farkl ynlerini grr, rnein, bir kitaba baktmz zaman, ekil 3.19*da
gsterildii gibi, sol gz kitab belirli bir adan, sa gz biraz daha farkl bir
adan alglar. Sa gz retinasma den kitap grnts, sol gz retinasma
den kitap grntsnden farkldr.
Beyin, grntdeki bu farkll derinlii deerlendirmede kullanr. Dei
ik alardan alnan grntlerde deimeyen birimler uzak, deien birimler
de yakm olarak alglanr. Bylece oluan ki farkl boyutlu grnty beyin
birletirir ve stereopsis ad verilen bir sre araclyla boyutlu bir kitap
algamasma dntrr.

128

NSAN VE DAVRANII

Burada ilgin bir gzlemde bulunalm: Tav


an. ceylan gibi avlanan hayvanlann gzleri yaidadr ve bylece yandan gelen tehlikeleri hemen
grebilirler. Aslan, kaplan gibi avlayc ha3rvanlann gzleri, insanlardaki gibi ndedir ve bu ne
denle ift gz grnden yararlanabilirler.
ljt-gzn kesime alan (binocular conver
gence):
Uzaktaki cisimlere baktmz zaman
gzlerimiz ve bak izgisi birbirine paralel bir
duruma girer, cisim yaklatka, gzler eri do
Sa gzn
gzn
Sol gzn
ru dner ve bak izgileri birbirini kesmeye ba
alglad
alglad
lar. Kesi as, cismin yakmigna orantl olarak
grnt
grnt
grnt
byr. Grme izgilerinin kesime alarnn de
ekil 3.19 ki gzOn farkl g
recesine gre, cismin uzakl ve yaknl hak
r alar; vardr.
knda bir nkir sahibi oluruz.
Araya girme (interposition): Baz derinlik ve
uzaklk alglamas ili gz gerektirmeyen pulanna dayanr. Bunlardan biri
objelerin birbirlerinin grntlerini kapatmas, baklan nesne le gzn aras
na girmesinden oluur, ndeki nesne, arkadaki nesnenin grntsn ke
ser; grnts kesilen nesneyi arkada, araya giren nesneyi nde alglarz.
Crunt zayflamas (aerial perspective): Yakndaki nesneler ak, seik
ve parlak grnrler, uzaktaki nesnelerin grntleri bulank ve zayfdr. Ge
ni bir ovada yakndaki tarlalarm ve tepelerin ak seildiine kart, uzakta
ki tepeler ve dalar bulank ve snk gzkrler.
rnt gradyan (texture gradient): Yakndaki nesnelerin aynntann g
rrz, fakat nesne uzaklatka aynntlar kaybolmaya balar. Bir ormann
kenannda duralm ve bakalm; ormann bize yakn ksmlannda aalarn
gvdelerini, dallan, yapraklarn grrz; ormandan uzaklatka ayrntlar
kaybolur. yice uzaklatmzda yalnz hal gibi bir yeillik grrz, aynntlar
tamamen kaybolmutur. Buna rnt gradyeni ad verilir.

ekil 3.20 Bu fotorafta birok ipularn birlikte grmekteyiz: Araya girme, grnt zayf
lamas. rnt gradyeni. izgilerin uzakta kesimeleri ve grsel byklk ipular, birlikte
uzaklk hakknda fikir verirler.

DUYUM VE ALGILAMA

129

Dorusal uzantann yaklam (linear pers


pective): Bir tren yoluna baktnz zamkn. birbi
rine paralel uzanan hatlarn sizden uzaklatka
birbirine yaklat izlenimini edinirsiniz. Bu ola
ya dorusal uzantlann yaklam ad verilir.
Dorusal uzantlarn yaklam, derinlik ve uzak
lk alglamasnda kuilandmiz bir dier algsal
pucudur. ekil 3-20 iki boyutlu kt zerilide
derinlik alglamasn, dorusal uzantlarn yakla
m ile nasl yarattmz gsterir.
ekli 3.22 Derinlik alglama
snda greli byklk bir ipucu
Ykseklik (elevation): Grsel alanda yksek
te bulunan grntler daha uzakta, alakta bu olmaktadr. Bu ki ie grnt
s sizin gznzden ayn
lunan grntler daha yaknda alglanr.
uzaklkta olduu halde, kk
Greli byklk (relative size): Nesnelerin g olan daha uzaktaym izlenimi
reli b3rklg, derinlik ve uzaklk alglamasmda
ni vermektedir.
pucu grevi stlenirler. Byk olan yaknda,
ufak olan uzakta olarak alglanr. ekil 3.22'de
hangi ie daha yaknda grlyor?
Gnlk hayatta derinlik ve uzaklk alglamasnda kullandmz ipular
birbirileriyle tutarldr. ekil 3.23'te, blrblrleriyle ttarl olan ve olmayan Ipu-

1 r
ekil 3.23 Greli bOyflklOk ve ipucunun tutali. (a) Greli bOyOklOk ken
di bana: Kk ekil daha uzakta alglanmaktadr, (b) Her ipucu da
birbirleriyle tutarldr: Grel byklk, uzaklaan izgilerin kesiimi, yk
seklik. (c) Ykseklik ve greli byklk birbiriyie tutarszdr: Kk ekil
cce bir kimse olarak alglanmaktadr, (d) Ykseklik byk ekille tutarl
dr: Kk ekil dev bir insan yapsnda alglanmaktadr, (e) Ykseklik her
iki ekilde de tutarszlk gstermektedir: Byk ekil dev bir kimse olarak,
kk insan ise kk bir cce olarak alglanmaktadr.

130

NSAN VE DAVRANII

lan beraberce verilmitir. Bu ekle bakarak alglamanzda hangi ipucunun et>


kin olduunu gbzl^ebilirslnlz. rnein. ekil 3.23 (c). (d) ve (e)*de grld
gibi, greli bykln ve yksekliin elikili olduu grntlerde, ykseklik
ipucuna daha arlk veririz ve greli byklk alglamamz deitiririz.
Hareket Paralaks (motion parallax): Trenle stanbuldan Ankara*}ra gitti
inizi farzedin. Haydarpaa gamdan ktktan sonra pencerenizden bakyor
sunuz, tren yolunun kenannda aalar var, ilerde bir ak alan, genler top
oynuyor, biraz daha geride evler ve evlerin arkasmda da bir tepe var. Vago
nun penceresinden bakarken agalarm hzla, top oynayan insanlann, evlerin
ve tepenin ise daha yava sizden uzaklam izliyorsunuz. Biz hareket eder
ken. yakm olan objeler uzak olan objelerden daha hzl uzaklarlar. Uzakla
ma hzm beynimiz hesaba katar ve nesnelerin bizden greli uzakh baklan
da bir karara vanr. Bu ipucuna hareket paralaks ad verilir.
Derinlik Alglamas Doutan mdr. Yoksa renilmi midir?
Her davran alannda olduu gibi, alglamemn da doutan getirdiimiz
(innate) yetenekler sayesinde mi, yoksa sonradan renilmi (leamed) beceri
ler sonunda m ortaya ktn merak ederiz. Bu soruya cevap ancak yaplan
deneylerle verilebilir. Gibson ve Walk(1960) admda iki psikolog, zekice ve us
talkla hazrlanm bir deneyi bebekler ve hayvan yavrulan zerinde yapm
lardr.
ekil 3.24te grld gibi, biri s
biri dein d yzey renkli karelerle kapla
np zerine knimaz kaim bir cam konula
rak, grsel bir uurum yarablmtr. Ara
trmaclar. yalan alb le ondrt ay arasmda deien bebekleri uurumun orta yeri
ne koymulardr. Bebeklerin anneleri o
cuklarn s taraftan ardnda ocuk,
s tara geerek hemen annesine gitmi
tir. Fakat anne grsel uurum tarafmdan
ocuu ardnda, ocuk eliyle cama
vurduu halde, karya gememitir.
Ayakta durabilen bir gnlk kei yav
rulan. 24 saatten kk civcivler, ayn
grsel uurumda denemeye konduunda,
insan bebeklerinde gzlenen davranlara
benzer davranlarda bulunmulardr. Bu
denemelerin sonucunda bugn biliyoruz
ki. derinlik alglamas doutan getirdii
miz bir yetenektir.
Resim 3.24 nsan ve hayvan yavrulan
hareket edebildikleri andan itibaren de
rinlik alglamasnda bulunurlar. Resim
de grlen bebek grsel uurumu alg
lam ve uurumun br yakasna ge
memitir.

Dil Alglamas
Dil alglamas olduka karmak bir
sretir. nsanlann temel iletiim aracn
oluturan dilin, deiik dzeyleri olduu-

DUYUM VE ALGILAMA

131

nu ve her bir dzeyde son derece karmak sreleri erdiini aklmzda tu


tarak. burada ksaca dilin yazl ve szl alglamasndan bahsedeceiz. u
anda sizin yaptnz okuma lemine bir gz atalm. Biliyoruz k. yava oku
yanlar ve hzl okuyanlar vardr. Mason (1980) adl psikolog, yapt aratr
malar sonucunda, hzl okuyan kimselerin okurken, bir satrda gzlerinin da
ha az sayda atlama yaptm kefetmitir. Biz okurken gzmz durma ve
srama hareketleri yapar. Hzl okuyanlarn bir satrdaki durma ve srama
lar daha az sa3ndadr.
Demek oluyor ki, hzh okuyanlar satrn daha byke bir ksmm bir ba
kta grrler ve her bir gz atlamas, daha byk bir kelime grubunu ierir.
Yava okuyanlar, bunun tersine, ufak ufak kelime beklerine bakarlar. Dier
bir dc3dle, yava okuyanlar hece dzeyinde okuma birimlerini olutururken,
hzl okuyanlar kelime ya da tmce dzeyinde okuma birimlerini oluturur.
Denemeler, bireyler okuma egserslzlerl yaparak okuma alkanlklarn geli
tirdike, hece ve kelime gibi kk okuma birimlerinden, tmce . cmlecik ve
tm cmle gibi daha b3rk okuma birimlerine ykseldiklerini gstermitir.
Daha nce bildiimiz kelimeleri okumak, bilmediimiz kelimeleri oku
maktan daha az zaman alr. ok iyi bildiimiz bir kelimenin yazlndaki ha
tay grmemiz daha zordur, nk iyi bildiimiz kellme3ri bir birim olarak al
glama eiliminde olduumuzdan, her bir harfine ve hecesine bakaak analiz
etmeyiz; bu nedenle o kelimenin yazlndaki eksik veya yanl harfi grme
miz zorlar. Bilmediimiz kelimelerin harflerinin teker teker farkna varma
mz daha kolaydr.
Yukarda verilen rnekler yazl dille lgilidir. Konuma dili zerinde yap
lan aratrmalar da, yazl dille ilgili denemelerin sonularna benzer sonu
lar vermitir. Ganong (1980) grltl bir ortamda dinleyicilere verdii keli
meleri tanmalann sylemitir ve gnlk dilde kullanlan, bilinen kelimele
rin, daha nce bilinmeyen kelimelerden daha kolaylkla duyulduunu gr
mtr.
Aratrmann ortaya kard dier ilgin bir bulgu da udur: Kelimeler
tek tek verilmek yerine, cmle inde verildii zaman, kelimelerin tannmas
kolaylar, zellikle, iinde bulunulan ortam, belirli bir kelimenin duyulma
olaslm arttnyorsa, baka bir fadeyle kelimenin duyulmas bekleniyorsa,
kelime daha kolaylkla alglanr (Mills, 1980). rnein, kebapda sylenen
Bursa", yourtlu", acl", yasz" gibi kelimeler daha kolaylkla alglanr ve
anlalr. Bir doktor muayenehanesinde ayn kelimeleri anlamakta glk e
kebiliriz.

10. ALGISAL DEMEZLER


Duyu organianmzn ald duyusal veriler beyin tarafndan srekli ola
rak dzeltilir ve bylece alg dnyamzda sreklilik oluur. rnek olarak ye
mek masasnn zerindeki tabak, bardak, atal ve kaklan dnn. Masa
y alglarken, yalnzca gznzn retinas zerine den verilere dayanm
olsaydnz, masann zerindeki tabaklar siz uzaktayken oval, yaklanca yu

132

in s a n v e

DAVRANII

varlak gzkrd; bardaklar uzaktan ufak, ya


kndan byk bardak olurdu. Bu durum algsal '
dnyamzda, altmdan klmaz bir karmaabk
yaratr ve evreye uyumumuz olanaksz hale ge
lirdi. Beynimiz bu karmaay nlemek iin alg
sal deimezleri (perceptual constancy) yaratm
tr. imdi algsal deimezlere ksaca bir gz ata
lm.
Byklk deimezlii (size constancy): De
iik uzaklklardan alglamamza ramen, nesne
lerin bykln ayn grmemizin altmda ya
tan algsal srece byklk deimezlii ad ve
rilmitir. Masadaki bardaklan deiik uzaklklar
da ayn byklkte grmemizin sebebi budur.
Biim deimezlii (shape constancy): Daha
nce verdiimiz masadaki tabaklar rneinde,
hangi mesafeden olursa olsun tabaklan yuvarlak
grmemizin altnda, biim deimezlii yatar. Bir
baka rnek alan bir kapnn yaratt grsel z
lenimle verilebilir. ekil 3.24*te grld gibi
kapal kap retinamzda dikdrtgen grnts
uyandrr. Kap yava yava alrken retina ze
rindeki grnts srekli deitii halde biz ay
n kapy alglamaya devam ederiz..

etdl 3.25 Biim deimezlii.


Kap alrken retinamza d
en grnt srekli deimesi
ne ramen biz dikdrtgen bir
kap grrz.

Renk ue parlaklk deimezlii (color and


brightness constancy): Glgedeki karn beyaz,
gne ndaki kmrn siyah grld gibi,
deiik k iddetleri altndaki renkler ve parlakl^ a r ayn alglanr. Bu ki gitintnn gze
yanstt k miktar ayn olduu halde, iki fark
l renk grmeye devam edilir. ekil 3.25*te, par
laklk zerine yaplan bir deneyin aklamas g
rlyor. Siyah kadife, evresi gzlenebildii za
man. parlak k altnda dahi siyah grlmeye
devam eder. Fakat, evre grnmez hale getiril
diinde. kadife beyaz olarak grlr.

11. ALGISAL BEKLENTLER


Alglamalarmzn byk bir ounluu algsal beklentilerimizin (percep
tual expectations) etkisi altndadr. Dier bir deyile, beklediimiz eyi algla
rz. Deneyimlerimize dayanarak hem nesnel, hem de sosyal evremizle lgili
birok beklentiler gelitiririz ve bu beklentiler daha sonraki alglamalarmz
srekli etkiler.

DUYUM VE ALGILAMA

Nesnel dnyamzla ilgili beklentilere


rnek olarak, biraz nce szn ettiimiz
algsai deimezler gsterilebilir. Aynca,
gerek dnya" dediimiz d evrede, nes
nelerin birbirini nasl etkilediini rene
rek beklentiler gelitirmi bulunuyoruz:
Yaxnur yaarsa toprak slanr, ta cama
arparsa krlr, keskin bak keser, vb.
Sosyal evremizle ilgili beklentilerimiz
dr, ayn nesnel evremizle ilgili beklentUerimiz gibi, yaantmz iinde geliir. Babamn yanmda sigara iilmez, bacak bacak
stne atlmaz; lise andaki gen kz,
okulda tamtg erkek arkadan eve geti
rerek "Bu arkadanm ad Mahmut ve ben
onunla evleneceim* diyemez.
Trk kltrnn tanmlam olduu
"uygun davranlar" ve yine ayn kltrn
olumsuz deerlendirdii "biimsiz davra
nlar" vardr. inde yetitiimiz kltr
den gelen algsal beklentiler srekli bizi et
kisi altnda tutar. Biz de alglamalarmz
ve davranlanmz bu beklentiler iinde
tutmaya akrz. 1 Ekim, 1987de Kalifor
niya'da deprem olurken, nce yukardaki
apartmanda oturanlann grlt yaptn
ve evi salladn dnmem, benim daha
nce gelitirdiim beklentilerimden gel
mekteydi. Ayn ekilde, 1. Blm'de sz
n ettiimiz Sivas Yanak Cezaevi'nden
kaan Mehmetah Demirta'm davranm
da, onun iinde yetitii kltrel deerler
ve yarglar etkilemitir.

133

MdstmiaaaydiniaDian

ovm iyta birSas aJgUmn


Kfidie s iy ^ gfirOnOr.

ifAla aydniaiilan^
siyah kadla

Yainakufla gOrfldiga zaman


siyah kttiia bsraz bfA alytanr.

ekil 3.26 evrenin k deimezlii


nin alg zerindeki etkisi.

Bireyin daha nceki deneyimlerinin al


gsal beklentilerini belirlediini ngiliz Ant
ropologu Tmbull'un (1961) aadaki gzleminde de bulabiliriz. Aihka ormanlannda pigmeler aasmda alan Tumbull, sk onnankktan dolay pigmelerin hi uzun ve geni bir ak alan grmediklerini renir.
Bir gn kald pigme kampndan malzeme almak in baka bir yere gider
ken yamna bir pigme alr. Ormandan akla ktklarnda bir mandamn uzak
ta otladm grr. Pigme, daha nce manda grd ve mandanm ne olduu
nu bildii halde, uzaktaki mandanm yaknda bir bcek olduunu zanneder.
rnekteki plgmenin daha nceki yaam, onun uzaktaki nesneleri algamasm etkiler ve bu nedenle, derinlik alglamasyla ilgili ipulann kullanma
dan. yalnz retina zerindeki grntyie alglamasna sebep olur.

134

NSAN VE DAVRANII

A 13 C D lE
10 II 12 13 14

>)

ekil 3.27 Belirsiz ekiller, (a) gen bir kadn m. yoksa yal bir kadn m
gsteriyor? (b) deki 13 her iki satrda ayn ayn okunmaktadr.

ekil 3.28 Algsal sihirbazlk: imrS insan, imcH fare. Bir arkadanzla u deneyi
yapn. Her iki dizi izimler! kapayn, nce yukardaki dizideki resimleri soldan sa
teker teker arkadanza gsterin ve her grd izimi tanmasn isteyin. Son i
zimi bir insan olarak grecektir. Daha sonra baka bir arkadanza alttaki diziden
balayn ve soldan saa siz gsterdike isimlendirmesini syleyin. Sondaki ayn
resmi o fare olarak grecektir.

Nesnenin ya da davrann iinde yer ald sosyal durum veya balam


(ilikiler erevesl/context) da sglamanuz etkiler. ekil 3.27 (a)da 'bir gen
kadm gizlenmitir, bulun" ynergesi verildiinde, gen kadm grlr, "bir
yal kadn gizlenmitir, bulun" ynergesi verildiinde, yal kadm alglanr.
Ayn ekilde (b)'de lk dizide gzlenen B harfi, ikinci dizi de 13 olmaktadr.
ocuklar zerinde yaplan bir aratrma (Bruner ve Goodman. 1947) fa
kir ocuklarn, zengin ocuklanna gre, bozuk paray daha byk grdkleri-

DUYUM VE ALGILAMA

135

nl ortaya karmtr. Fakir ocuklar, bozuk paraya, zengin aileden gelen o


cuklardan daha fazla deer verir ve yksek deer veri, onlarn parann b
ykln abartmalanna yol aar.
inde yetiilen kltr, o anda inde bulunulan ortam, gereksinmeler ve
benzeri her ey, algsal beklentileri etkiler. Bu nedenle alglamalar "mutlak"
bir gerek olamaz. Her blre3rin alglamas o bireyin "gereini* oluturur. Bu
bilimsel gerein unutularak, kendi bildii ve grdnn Tek Doru Yol"
olarak savunulmas, dierlerinin alglamasna sayg gstermeyen, bireyin z
grce alglama ve dnmesine srekli zincir vuran bir ortam yaratr. Bu or
tam, zgr dnen kimselerin yetimesini ve gelimesini kstlar.

12. ALGISAL GELM VE RENME


'Alglama yetenei doutan m gelir, yoksa algdamanm temelinde sonra
dan renilmi beceriler mi yatar? sorusu, felsefe tarihi inde, nce Descartes. Kant, daha sonra Berkeley ve Locke gibi deiik flozoflarca tartlmtr.
Psikologlar daha sonra bu soruya bilimsel bir cevap bulma abasna giri
miler ama fazla baarl olamamlardr; nk alglama son derece znel ve
abuk gelien bir olaydr. Ne var k bugn, daha nce bildiklerimizden daha
fazlasm biliyoruz ve deiik konularda daha belirgin fikirlerimiz var.
Bilim adamlan yukarda szn ettiimiz doutan m, yoksa sonradan
renilmi beceriler m?" sorusuna cevap ararken temel yntem kullanrlar
(1) Kr doup sonradan ameliyatla gzleri alanlar zerinde aratrma
lar yaplmas.
(2) Yeni doan hayvanlann deiik grsel koullar altnda laboratuvarda yetitirilmesi.
(3) Normal insan bebekleri ve hayvan yavrulanyla alg denemelerinin
yaplmas.
imdi ksaca bu yntemlere bir gz atalm:

(1)
Sonradan grenler: Von Senden (1960) kr doan ve katarakt am
yat geirerek yetikin yata gz alan kiilerle lgili aratrmalar yapmtr.
Aratrmacmn bulgulanna gre, ameliyattan kan kii, ekil-zemin likisini
hemen grebilir; gzlerini ekil zerinde tutabilir, ekli gzden geirebilir ve
ekil hareket edince gzleriyle onu lzle3reblllr.
Bu kimseler gremezken elleriyle tanyabildikleri nesnelerin grnts
n tanyamamlar ve. geni tanmak iin kenarlarma elleriyle dokunarak
saymalar gerekmitir. Bu kimselerin grme yetenekleri yava gelimi ve hi
bir zaman doutan grenlerin dzeyine ulaamamtr. Bir nesneyi grmeyi
rendikten sonra, o nesne baka bir balam iinde gsterildiinde, tanya
mamlardr.
Gregory (1966) admda baka bir aratrmac gzleri sonradan alan bir
kimse zerinde aadaki gzlemleri yapmtn Grsel duyunun baskn hale
gelmesi hibir zaman mmkn olmamtr halbuki grme sorunu olmayan
kiilerde bu baskm bir duyudur. Bu kii hibir zaman grmesine gven duy
mamtr. Gzleri grmedii dnemde tek bana soka geebildii halde, g-

136

NSAN VE DAVRANII

z alnca elinden birisi tutmaynca soka geemez hale gelmi, trafiin


kendisini korkuttuunu sylemitir. Grme duyusunu ou zaman kullan
mamtr ve hava kararnca karanlkta oturmay tercih etmi. yakma iht^ac duymamtr.
(2) zel koullarda yetitirilen hayvanlar : Yeni doan, kedi yavrulanna
yan saydam gzlkler taklmtr. Gzlkte kullanlan yan saydam cam. bi
zim gnlk dilde buzlu cam dediimiz trden bir camdr ve geirdii hal
de. nesnelerin biimini grmeye olanak vermez. O ay sonra gzlkleri ka
rldnda kediler byklk (size), parlaklk (brightness). renk tonunu (hue)
ayrt edebilmiler, ancak hareket eden bir nesneyi gzleriyle takip edememi
lerdir. Derinlik alglamas gsterememi ve farkl biimleri birbirlerinden
ayrt edememilerdir (Riesen. 1965). Aratrmalardan renfyoruz k. szn
ettiimiz son yetenek erken yalarda renilmektedir.
(3) insan bebekleri ue hayvan yavrular zerinde yaplan aratrmalar :
Grsel uurumla ilgili blmde bu yntemi aklamtk. Kei ve civcivler
zerinde yaplan denemeler, 24 saatlik ya da ondan daha erken domu hay
vanlar zerinde yaplabilmitir, ama insan bebekleri hareket etmeye 6 ay ci
varnda balad iin, ancak o yalardaki bebekler kullanlmtr. Bebekler
ve hayvanlar konuamad iin ancak davranlan gzlenerek alglan yo
rumlanabilir.
Bugnk psikologlarn ou u dncededir; Birok algsal yetenek do
utan gelir; fakat ok sayda baka algsal sreler de renmeye dayaldr.
Doutan gelen yetenekler ve sonradan renilen beceriler birbirlerini srekli
etkiler. En doru bilimsel yol. her iki etkenin, yani doutan getirilen yete
neklerin ve evreyle etkileim sonucu renilen becerilerin, alglamann te
melinde yattn kabul etmektir. Baz tr alglama srelerinde doutan ge
tirilen yetenekler, baka tr alglamalarda ise, sonradan renilen beceriler
daha byk rol oynar.

13. ZET
Duyu, duyu organlarnm getirmi olduu henz ilenmemi bilgidir. Alg,
gelen bilgileri leyerek belirli bir yap ve organizasyona sokma lemine veri
len addr. Mutlak eik, bir bireyin tepkide bulunabilmesi iin gerekli en k
k uyarc iddetini gsterir. Uyarcda meydana gelen deiikliin fark edil
dii en kk miktara fark eii ad, verilir. Uyarcnn iddetine gre fark ei
i deiir. Uyarc srekli se ve enerji dzeyinde bir deiiklik meydana gelmtyorsa duyu organ uyarcya uyum yapar ve tepkide bulunmamaya balar.
Basn, ac. scak ve souk deri duyumlannn belli ballann oluturur.
Farkl trden deri alclar belirli biimlerde uyanlarak deri duyulan ortaya
kartabillr.
Hareket alclan kaslarda, tendonlarda (kas kirii) ve eklemlerde yer alr
ve bedenimizin durumuyla ilgili bize srekli bilgi salarlar. .Denge alclan
kulaktaki yanm kanallarda ve vestibuler torbacklarda bulunur ve bedenin
denge durumuyla lgili bilgi verirler.

DUYUM VB ALGILAMA

137

Buruna giren gazlar burunun st ksmnda bulunan koku alma hcrele


rine arparlar ve koku alclarn harekete geirirler. Koku alclar birka
gnde bir deiirler. Baz aratrmaclar, temel 6 veya 7 koku olduunu ve
her bir koku tr iin zel bir koku alc hcre bulunduunu sylerler.
Her tat alc hcre temel tatlardan birine (ta. tuzlu, eki, ac) daha fazla
duyarldr. fakat dier tatlara da tepkide bulunur. Bu hcreler dilin belirli
blgelerine yerlemilerdir.
Hava dalgalan, molekllerin basnla skmas ve sonra hemen geveme
sinin birbiri ardndan tekrar etmesiyle oluur. lemin tekrar says sesin fre
kansn oluturur ve sesin perdesi olarak iitilir. Dalgann genlii sesin yk
seklii olarak itilir ve titreimin iddeti 3rkseldlke artar. Karmak bir ses
temel bir dalga boyu ile dalganm armonilerinden oluur. Sesin karmakl o
sesin tns olarak alglanr.
Kulaa gelen ses dalgalan kulak zann titretirir, titreim kulak zanndan
eki, rs ve zengi kemikleri araclyla orta kulaktan geer ve oval pencere
yoluyla salyangoz ad verilen ii sv dolu bir blme gelir. Salyangozun iin
deki baziler zar bklr ve Kor organndaki kirpiksi hcrelerin hareket et
mesine yol aar. Hareket eden kirpiksi hcreler beyine sinir akmnn gitme
sine yol aar.
Bir ses kaynann nerede ve ne kadar uzakta olduuna zaman, iddet ve
yansma gibi ipulann kullanarak karar veririz.
Grlebilen k dalga boylan 380 ile 760 nm (nanometre) arasnda dei
ir ve renk ya da ton olarak alglanr. Ik dalgasnn genlii parlaklk olarak
alglanr. Bir rengin tokluu, o rengin ne kadar saf olduunu gsterir.
k, srayla saydam tabakadan, iristen ve mercekten, gz yuvarlann
arka ksmndan geer ve a duyarl olan retina zerine der. Yakn gr
me. uza grme ve astigmatizm, uygun mercekler kullanarak, grntnn
retina zerine dmesi salanarak dzeltilebilir.
Mzrakklar renk grmemizi salayan hcrelerdir. Dk iddetteki k
dalgalarna duyarl deildirler. ubukuklar ise renk grmemize yardmc ol
mazlar, deiik dalga boylanna ve iddet derecelerine duyarldrlar. ubuk
uklar ve mzrakklar retinada ki kutuplu hcrelerin ve gangllyon hcrele
rinin arkasnda yer alr. Kr nokta gangUyon hcrelerinden gelen aksonlarm
beyine gitmek zere gzden kt yerde oluur. Fovea mzrakkJann youn
olarak bulunduu kk bir ukurlua verilen addr. ubukuklar. fovea
hari, retinann her yerine yaylmlardr. Karanla uyum halinde, hem mzrakklar ve hem de ubukuklar. uyarcnn dk eneji dzeyine duyarl
duruma gelirler.
Renk grmeyle ilgili Young-Helmhotz kuram tip mzrakk olduunu
ngrr. Bunlarn biri krmz, biri mavi biri de yeil renk iindir. Zt sreler
kuram ise krmz ve yeil in bir tr sre, sar ve mavi iin bir baka s
re ve deiik iddet derecelerini duyumsamak iin daha baka bir sre ol
duunu farzeder. Her sre ki biimde iler. Srecin bir aamasnda bir
renk, dier aamasnda da baka bir renk aigdanr.
Alg daha nceki deneyimleri ve renme srelerini ierir. Alg yanlma
lar. alglama dzenimizin hataya ak olduunun en gzel kantdr. Uyanc-

138

n s a n v e d a v r a n i i

nn deiik olmas, hareketli olmas, tekran. bjrklg, iddeti ve rengi dik


katimizi ekmede etkilidir. Bireyin gereksinmeleri ve deerleri onun alglay
n byk lde etkiler. Algsal organizasyonu, ekil-zemin. tamamlayclk,
devamllk, meknda yaknlk ve benzerlik eilimlerine gre yaparz. rnt
tanma se kalba vurma v ^ a zelliklerin analizi yoluyla baarlr.
Hareket alglamas birbirine yakn abclann birbiri ard sra uyarlmasy
la ortaya karlabilir. Bunun yannda, grnte hareket, stroboskobik ha
reket ve otokinetik etki de hareket alglamas 3raratan uyanclardr.
Derinlik alglamas birok etkenin katksyla ortaya kar. Bu etkenler:
l-gzle gr, lfl-gz alarmn kesimesi, araya girme, rnt. }rkseklik. dorusal bak, greli byklk ve hareket paralaksdrr. Derinlik algamasmda kullandmz yeteneklerin b}rk bir ksm doutandr.
Yazl ve szl dilin nasl alglandyla lgili aratrmalarda yaz ve sesle
rin birim olarak algland, dil alkanl gelitike alglanan birimlerin ge
niledii (bir heceden tm bir cmleye kadar) grlmtr.
Algsal deimezlik, srekli deien duyusal girdilere ramen nesnelerin
biimlerini, byklklerini, yerlerini ve renklerini deimeden alglamamza
verilen addr. Beklentilerimiz dorultusunda alglanz. bu olaya algsal bek
lenti denir.
Uyancmn iinde yer ald balam, o uyancnn alglann etkiler.
Baz alglama yetenekleri doutandr, ne var k kiinin rendikleri ve
deneyimleri, doutan gelen bu yeteneklerin gelimesinde nemli bir rol oy-

Drdnc Blm

RENME

Bu bIm okuduktan sonra u sorularn cevaplarm verebilmelisiniz:


J.
2.
3.
4.
5.

Klasik kouUama nedir ve ha tr yorumu vardr9


Edimsel kouBama nedir ve insan ^renmesiyle ne gibi bir i^isi vardr?
Pekitirme renmek iin gerekli midir? Premock pekitirmeden ne onlar? Pe
kitirme olanak ceza kuanmanm ne gibi saknccdan vardr?
Bilisel renme kurammm daha nceki renme kuramlarndan ne gibi farklan
vardr?
Bilgisayar kullanarak renmekfaydal mdr? Min?

Biyologlar, nsann biyolojik yapsnda son on bin 3nldr anlaml bir de|likllk olmadm size hemen syleyebilirler. Ne var k. on bin 3nl nceki nsan
toplumunun yaay biimiyle. bugOnkO nsann yaay biimini karlatr
dnzda. arada son derece nemli farklar olduunu grrsnz.
On bin yl nceki ilkel insan, zaman ierisinde yolculua kararak bu
gnk ehir yaammm iine getirebllseydik. otobse ya da trene binme, tra
fiin youn olduu bir sokakta kardan karya geme gibi bizim her gn
yaptmz davramlan yapamaz ve byk bir olaslkla bir trafik kazasmda
hayatm kaybederdi Unutmayalm, on bin yl ncesinin insan, bizim u an
daki sinir sistemimizin, renme yeteneimizin a3msna sahiptir.
inde bulunduumuz uygarl yaratmamz, daha nceki nsanlardan
daha zeki, veya daha yetenekli olduumuzdan deil, daha ok ey renmi
olduumuzdandr. nsann renme yetenei onun yaay tarznn srekli
deimesine olanak verir. Uygar toplumlar eitim sistemlerini nemli bir ulu
sal sorun olarak alglar ve srekli daha iyi retim yntemleri gelitirmeye
abalarlar.
Psikologlar, psikoloji biliminin ilk bamdan beri renme konusuna ilgi
gstermi ve renmeyle ilgili deiik kuramlar ve aklama biimleri gelitir
milerdir. Bu blmde, renme konusunun temel kavramlan ncelenecek ve
yeri geldike kavramlarn nasl uygulandklan gsterilecektir.
renmeyi agnm renme ve bilisel (zihinsel) renme olarak iki te
mel gruba ayrabiliriz. agnmh renmenin iki tr, klasik koullama ve
edimsel kouUamadr.

140

NSAN VE DAVRANII

Resim 4.1 Pavlov, asisnlan ve koullama denei olarak kullanlan kpek.


renme kavramlann tarihsel oluumu inde ele almak uygun grn
dnden, nce Pavlov'un klasik koullama deneylerinin anlatmyla bala
yacaz. Daha sonra SkJnner'n gelitirdii edimsel koullama yntemini nce
leyeceiz. Pekitirme kavramn, oynad kritik rol dolaysyla, ayrntlaryla
gzden geireceiz. Bilisel (zihinsel) renme ve bilgisayar yardmyla re
tim konular, blmn son konularn oluturacak.

1. KIASK KOULLAMA
Ivan Pavlov 1849 - 1936 yllan arasnda yaam bir Rus fizyologudur ve
l^ lo jlk aratrmalarnn byk bir ksmn kpeklerin koullanmalar ze
rine yapmtr. Bir gn Pavlov, zerinde aratrma yapt bir kpein, bo
yemek anan grnce, sanki kendisine yemek veriliyormu gibi salg ret-

ekll 4.1 Klasik koullama deneyi. Pencereden k (koullu uyarc)


verilince kpein nndeki tabaa otomatik olarak et tozu (doal
uyarc) gelir.

RENME

141

ligini gzlemitir. Olay daha aynnih olarak incelemek steyen Pavlov. kpek
ler zerinde koullama deneyleri yapmaya karar vermitir.
Pavlov'un Deneyleri
Deneyden nce kpein aznn yan taraf ameliyatla alnarak azmdaki
salya miktar kolaylkla llebilecek duruma getirilmitir. Daha sonra ses
ten yaltlm bir laboratuvarda, kaamayacak bir biimde tespit edilmi ve
bu duruma altktan sonra deneye balanmtr. Kpein grebilecei yerde
bir k yanm ve ktan birka saniye sonra kpee et verilmitir. Ik yan
dnda kpek herhangi bir salglamada bulunmamtr. Fakat et verildiinde
kpek normal salglamasm yapmtr. Bu dzen defalarca tekrar edildikten
sonra, yalnz k yandnda, sanki kendisine et verilmi gibi kpek salgla
mada bulunmutur.
Pavlov, kpein a yapt salglama
davranna koullu tepki (conditioned res
KOULUMAOANNCE
ponse) adn vermitir. Kpek. kla yiye
Koullu
Uyarc------------------- -- Ya hi tepki yokter,
cek arasnda bir iliki kurmu, dier bir
yo da ilgisiz bir tapio vardr
deyile a koullanmtr. Et verildii za
man kpek docd olarak salglamada bulu
Doal
Uyarc
, Doal tepki
nur. Pavlov buna doal (unconditioned)
(saigiana)
(ylyocak)
tepki adn verir. A3m dnce erevesi
inde et, doal uyanadr, nk et uyancsna salgsal tepkide bulunmak iin k
pein herhangi bir eitimden gemesine
gerek yoktur. Bir koullanma sreci soncunda k, et gibi salglama davrann
Oltaya kardndan, a da koullu (con
ditioned) uyarjc ad verilir. ekil 4.2'de e
matik olarak bu ilikiler belirtilmitir.
Kazanma ve Snme
Doal uyarc ile koullu uyanann
beraber verildii her bir tekrara deneme
(trial) ve organizmann iki uyanc arasn
daki ilikiyi rendii devreye kazanma
(acquisition) ad verilmitir. Doal uyanc
le koullu uyanc arasndaki zaman iliki
si birbirinden farkl durum gsterebilir.
Pavlov'un deneyini gz nnde tutarak
farkl durumu yle anlatabiliriz:
(1)

Ik ve et ayn zamanda verilir ve


kpek salglamaya balayncaya
kadar k devam eder. Buna e
zamanl (simultaneous) koullama
ad verilir.

ekil 4.2 Klasik kouilamann izimle


gsterilmesi. Koulsuz uyarc ile koul
suz tepki arasndaki iliki, deneme ba
lamadan nce vardr ve renilmesine
gerek yoktur. Kouillu uyarc ite koul
lu tepki arasndaki iliki ise renilmi
bir ilikidir. B renme, koullu ve ko
ulsuz uyarclarn bir sre iftletirilme
si ve daha sonra bunu koulsuz tepki
nin izlemesiyle ortaya kar. Koullu
tepki, koulsuz tepkiye benzemekle be
raber. ikisi arasnda baz kOk farklar
vardr.

NSAN VE DAVRANII

142

(2)

Ik yanar ve bir sre sonra et verilir. Salglama balaynca k sn


drlr buna gecikmeli (delayed) kouIama ad verilir
(3) Ik yanar, fakat et verilmeden nce sner. Daha sonra et verilir. Bu
na iz (trace) kodlamas ad verilir.
Doal uyarc (Pavlovun deneyinde et) ile koullu uyarcnn (k) tekrar
tekrar beraber verilmesi ikisi arasndaki ba kuvvetlendirir, teknik terimiyle.
pekitirir. Pekitirme (reinforcement) denemeleri sonucu koullu tepkinin
(salglamann) kuvveti artar. Doal uyanc (et) verilmeden yalnz koullu uya
rc (k) verilerek denemeler yaplrsa, koullu tepki (salglama) kuvvetinden
kaybetmeye balar ve bir sre sonra artk ortaya kmaz; bu olaya snme (ex
tinction) ad verilir.
Klasik Koullama rnekleri
Otonom sinir sisteminin levleri zerinde klasik koullama trnden de
neyler yaplmtr. Bu deneylerin sonucunda hemen hemen her otomatik fiz
yolojik ilevin koullanabilecei gsterilmitir, rnein, souk suya el soku
lursa kan damarlannzda bzme olur. Yaplan bir deneyde, sol kol suya
sokulurken zil alnm, denemeler birka kere tekrar edildikten sonra, yal
nz zil sesine tepki olarak damarlarda bzlme gzlenmitir.
Hava flenen gz. elde olmakszn (refleks olarak) krptrlr. Hava fle
me ile belirli bir tondaki ses birok kez beraber verildikten sonra yalnz ses
verildiinde gz krpmas ortaya kar. Bu deneme 5 ile 7 gnlk bebekler
zerinde yapldnda, ayn koullanma gzlenmitir. Bunun gibi ok sayda
deney, otonom sinir sisteminin ilevleri zerinde klasik koullama yaplabile
ceini ortaya koymutur. Limon grnce aznz sulanr m? Yiyecekle ilgili
rendiklerimizin ou, klasik koullanma trndendir.
Genelleme ve Ayrt Etme
Genelleme (generalization): Belirli bir uyarcya koullanan tepki, ilk uya
rcya benzer dier uyanclar verildiinde de ortaya kar. Kpekle yaplan ilk
deneyde, k yerine koullu uyanc olarak bir ses tonu kullanlrsa kpek,
koullamann yapld orijinal ses tonundan baka seslere de koullu tepki
de bulunur.
rnein, ilk koullu uyanc S or sesi olsun. Kpek koullandktan son
ra, Sol" sesi verildiinde, sanki et verilmi gibi salglamada bulunur. Sop
sesi yerine, kpee Fa veya La" sesi verildiinde, daha nce bu seslerle hi
koullanma denemesi yaplmad halde kpek yine salglamada bulunur.
Daha sonra verilen ses. ilk verilen sese ne kadar yakn olursa, salglama o
kadar ok olur. Daha sonra verilen ses tonu orijinal ses tonundan uzakla
tka. koullu tepkinin iddeti azalr. Bu olaya genelleme ad verilir.
Genelleme sayesinde, daha nce karlamadmz yeni uyanolara. evvel
den rendiimiz U3ranclara benzerlik derecesine gre tepkide bulunuruz.
Ses, dokunma, koku. k. renk, tat gibi deiik uyanclarla yaplan denemeler,
genelleme ilkesinin duyu organlarnn tm iin geerli olduunu gstermitir.
Volkova adl bir Rus psikologu, insanlarn belirli anlam ieriine de koullanabileceini gstermitir (Volkova. 1955). ocuklar zerinde yaplan bir

RENME

143

aratrmada ocua sevdii bir yiyecek (doal uyanc) verilirken, iyi" anlam
na gelen Rusa kelime (koullu uyanc) yksek sesle aratrmac tarafndan
sylenmitir. Koullanma lemi tamamlandktan sonra, aratrmac ocukla
ra Rusa cmleler sylemitin cmlelerin bazlan "iyi" bir anlamsal ierii,
bazlan ise "kt* bir anlamsal erii ifade eder. "ifti arkadama yardm
etti." ve "Leningrad gzel bir ehirdir." gibi olumlu anlam tayan cmleler
verildiinde ocuklann az sulanm, fakat "renci retmenine kaba dav
rand." ya da "Arkadam hasta" gibi olumsuz anlam tayan cmlelere her
hangi bir salglamada bulunmamlardr. Bu aratrma, genelleme olaynm
son derece geni bir alan kapsadn gsterir.
Ayrt etme (dlscrimination) genellemenin bir anlamda kartdr ve ayn
zamanda onu tamamlayan bir sretir. Genelleme benzerliklere yaplan bir
tepkidir, ayrt etme ise farkllklara yaplan bir tepki. Seici pekitirme ve
sndrme yntemleriyle ayrt etme tepkisi ortaya kartlr.
yle bir deney uyguladmz dnelim; Bir kpee "Do" sesi verildik
ten hemen sonra hailf bir ok verilir. Kpein Galvanik Deri Tepkisinin
(GDT), oktan sonra artt gzlenmitir. (GDT. derinin elektriksel akma ne
kadar direnli olduunun bir lsdr. Tehlikeli durumlarn yaratt kor
ku, kayg gibi duygusal tonlar GDTyi ykseltir, sakin durumlarda se GDT
der.) "Do sesi defalarca koullandktan sonra "Sol" sesi verilmi, fakat bu
sesten sonra herhangi bir ok verilmemitir. lk balarda kpek "Sol" sesine
de yksek GDT gstermi, genelleme yapm, fakat bir sre sonra, yalnz
Do" sesine yksek GDT gstermi. Sol" sesine ise hibir tepkide bulunma
mtr, baka bir deyile kpek iki sesi birbirinden ayrt etmesini renmitir.
Bir ocuk kpek tarafndan snlrsa. nce btn kpeklerden korkmaya
balar, bu aamada bir genelleme vardr. Bir sre sonra ocuk yalnz kendi
sini sran trden sahipsiz kpeklerden korkar ve dier ev kpeklerinden
korkmamaya balar, bu aamada ayrt etme ortaya kmtr. Gnlk hayat
ta bu tr rnekleri sk sk duyarz veya gzleriz. Genelleme ve ayrt etme
renme srecinin vazgeilmez bir yndr. Yalnz klasik koullama trnde
deil, edimsel koullama ve sosyal renme gibi dier renme trlerinde de
ortaya kar.
Klasik koullamann tek bir yorumu yoktur. Aadaki iki temel kuram
sal yorum, ayn renme olaym aklamada kullanlmaktadr.
Klasik KoUamanm
Deiik Kuramsal Tonmlan
Klasik koullamann hem bilisel (zihinsel) psikoloji hem de davransal
psikoloji ynnden aklamalar yaplmaktadr. Zihinsel yaklam, klasik koullamann temelinin alglama ve bellee dayandn savunur. Bu gre g
re. kpek ktan sonra etin geleceini "bilir." nk denemeler sonucunda
ktan sonra et geldiini belleine kaydetmitir. Bir baka deyile kpek ko
ullu tepki yapar, nk koullu uyarcdan sonra doal uyarcnn geleceiy
le ilgili bir "beklenti" gelitirmitir.

144

n s a n v e d a v r a n i i

Resim 4.2 'Or. Pavlov, belki zarflar yala>


masn retebilirizr

Davransa] yaklam ise daha me


kanik bir aklamaya ba vurur ve
renmenin herhangi bir alglama ya da
anlay (biiisel/zihinsel sre) gerek-f
lirmeden otomatik olarak olutuunu
savunur. Bu gre gre koullu uyar
c ile doal uyarcnn zaman iinde bir
birine yakn olmas koullamann te-f
melini oluturur. Zamanda yaknlk
(temporal contiguity) iki uyarc arasnj
da otomatik olarak bir arm ilikisi
kurulmasna yol aar ve iki uyarc be
raber tekrar edilince iliki pekitirilir.

Rescorla (1968) zekice hazrlanm bir deneyle, yukarda szn ettii


miz iki grten hangisinin daha geerli olduunu bulmaya almtr. Grup
A ve grup B olarak adlandrd iki grup fareden Grup A farelerine 16 dene4
meden drdnde ses tonuyla birlikte ok verilmitir. Grup B farelerine onalt
denemenin drdnde, ayn Grup Adaki gibi, ses tonu okla verilmitir. Fakat
bu farelere ses tonu verllmec^n aynca drj ok daha verilmitir.
Zaman iinde yaknlk klasik koullamann temelini oluturuyorsa. Grup
A ile Grup B arasnda herhangi bir farkllk olmamas gerekir, nk her iki
grupta drt defa ses tonuyla oka maruz kalmtr. Klasik koullamann te
melinde beklenti gelitirme yatyorsa, A grubunun B grubundan daha Ijri r
renmesl gerekir, nk A grubunda her ses tonundan sonra ok verilmi ve
baka hibir zaman ok verilmemitir. Baka bir fadeyle. A grubundaki far
Sesi duydum, demek k ok hemen bunu takip edecek" beklentisi iinde olaj
bilir. B grubundaki fare ise bu tr beklenti iine giremez, nk drt defa
sesle birlikte, drt defa da ses verilmeden oka maruz kalmtr.
Deneyin sonulan zihinsel gr desteklemitir. A grubundaki farelerin
tmnde klasik koullama grld halde. B grubundaki hibir farede kol
ullama grlmemitir. Deneyin sonular, basit bir renme dzeyinde bile
zihinsel srelerin nemli bir rol oynayabileceini gsterir. imdi, edimsel
koullama ad verilen, daha farkl bir renme trn gzden geirelim.

2. EDMSEL KOULLAMA
PavloVun deneylerinde doal tepki, rnein salyalama. doal bir uyanc
olan ete yaplmaktayd. Organizma bazen yle davranlar gsterir ki. davranm doal uyarcsn gstermek hemen hemen olanakszdr. Bir odaya kon
mu bir kpei dnn. Kpek kalkar, gezer, bir keye gidip yatar, ka
nr. esner, saa bakar, sola bakar, gzlerini kapar, kulan oynatr ve benze
ri daha nice davranlarda bulunur.
Davranlarn her birinin altnda yatau ayn ayn uyarclar bulmak zor
dur. Bu tr davranlara psikoloji dilinde edimsel (operant) davran ad veri

RENME

145

lir. "Operan!" kelimesiyle hayvann evresi zerinde bir ilemde, edimde bu


lunduu kasdedilir. Trke'de "operan!" karl "edim" kelimesini, "operan!
behavior" karhgi "edimsel davran" deyimini kullanyoruz." imdi edimsel
koullamayla ilgili ilk denerleri yapan Amerikal psikolog Skinner'n almalann anlatarak, edimsel renmenin temel kavramlann nceleyelim.
Skinner'n Deneyleri
Skinner Harvard niversitesi psikoloji profesrlerindendir. lk deneylerini
bir kutu iine koyduu fareler zerine yapmtr. Zamanla bu kutuya baz
aletler lave etmi ve l^ylece herkesin kolayhkla aratrma yapabilecei bir
alet durumuna getirmitir. lk kullancsnn ve yapcsnm adndan dolay
kutu. "Skinner kutusu" olarak bilinir.
Resim 4.3te Skinner kutusunun bir resmi grlyor. Resimde grld
gibi, farenin pisliinin gemesi iin kutunun alt ksm tel ubuklardan yapl
mtr. kutunun n ksmnda bir yiyecek kab ve kabn stnde bir delik var
dr. Bu delik bir hortumun ucudur ve hortum kutunun dndaki bir yiyecek
kabma balanmtr. Deliin stnde zerine baslabilecek bir manevlla var
dr. Kutunun yine n ksmnda yukanda bir ufak ampul vardr ve deneyicinln
denetimi altmdadr.
Fareyi kutuya yalnz bana koyduunuz zaman fare tipik olarak saa so
la bakar, gezer, her eyi koklar, bu arada manevilaya da basar. Kutuda belirli
bir sre, rnein yanm saat veya bir saat braklarak, farenin o sre inde
manivelaya kendiliinden ne kadar basaca saptanr. Manivelaya kendiliin
den basma saysna "temel say" ad verilir. Bu sreden sonra deneyici. fare
nin manivelaya her basnda yiyecek kutusuna bir yiyecek tanesi deek
ekilde dzeni ayarlar. Manivelaya basnca yiyecek tanesi hortumdan otoma
tik olarak yiyecek kabna der, fare bunu yedikten sonra manivelaya 3dne
basar. Bir sre yiyecek verilmeye devam edilir. Farenin manivelaya basma
saysnda bir artma gzlenir.

Rodlm 4.3 Edimsel koullamada kutlanlan Skinner kutusu.


D 10

146

NSAN VE DAVRANII

Farenln manivelaya basma saysmdaki art, manivelaya basma davrannm yiyecekle pekittrilmesiyle (reinforcement) aklanr. Belirli bir srenin
sonunda yiyecek kesilir ve fare manivelaya basnca kaba yiyecek dmez. Fa
renin manlvela3ra basma says zamanla azalarak k bataki temel say"ya
yaklar. Farenin manivelaya basma saysmdaki azalma, pekitirmenin (yiye
cein) kesilmesiyle aklanr ve davran azalmasna snme (extinction) ad
verilir.
Deneyci, fareye ayrt etme (discrimination) davranm retmek in y
le bir dzen kurar; Kutu iindeki k yanarken fare manivelaya basarsa yiye
cek der, k snkken manivelaya basarsa yiyecek gelmez. Bir sre sonra
farenin k yankken defalarca manivelaya bastm, fakat k snkken hi
basmadn ya da az bastn gzleriz, rnekte k uyarcs, manivelaya
basma davranm denetleyen ayrt edici (dlsrlmlnatlve) uyonct; grevini yk
lenmitir.
Yukanda anlatlan deneyde gzlediiniz gibi, fare deneysel koullar in
de. yiyecei almak in bir davranta bulunmak zorundadr, yoksa yiyecee
ulaamaz. Klsik koullamada se kpee, kpek sler davranta bulunsun,
ister bulunmasn, et verilir. Klasik koullamada kpek pasif, edimsel koulla
mada se fare aktiftir. Farenin manevUaya basma davrannn pekitlrebllmesl iin bir pekitire (pekltlrici/relnforcer) verilmelidir.
Pekitire, hayvann doal gereksinmelerini karlayabllen bir nesne veya
sre olabilir, rnein, alk drtsn yiyecek, susuzluk drtsn su
karlar ve bunlar koullama deneylerinde pekitire olarak kullanlr. Daha
ileride szn edeceimiz gibi, pekitire bir sre de olabilir. Organizmanm
bir sre oynayabilmesine zin verilmesi, b lr ^ ap kurcalamas da pekiti
re olarak lev grebilir. Belirli bir edimsel davran bir pekitire izlerse, o
edimsel davrann ortaya kma olasl artar.
Edimsel kuuuet: Edimsel koullanma deneylerinde kullanlan kavramlar
dan biri edimsel kuvvettir (operant strength). Fare srekli Skinner kutusu
nun iinde bulunduundan, manivelaya stedii sayda basmakta sehesttlr.
Be ya da 10 dakika gibi belirli bir zaman sresi inde farenin^manivelaya
basma sa}ns arttka, renilen edimsel davrann kuvvetinin artt, mani
velaya basma says azaldka edimsel davrann kuvvetinin azald kabul
edilir. Belirli bir zaman sresi iinde yaplan davran saysna davranm ora
n (response ratio) ad verilir.
Davranm oran genellikle birikil (kmlatif) eri (cumulative curve) ad
verilen bir lmle gsterilir. Farenin manivelaya her basnda ykseklii be
lirli miktarda artan bir kalem ucu. belirli bir hzda dnen bir silindir zerine iz
brakr. Fare manivelaya hi basmazsa kalem ucu yatay bir eri izer. Fare
manivelaya ok sayda basarsa kalem ucu birdenbire dikleen bir eri izer.
izilen erinin yatayl veya diklii, davranm oran hakknda bize bir fikir ve
rir. $ekil 4.3Ada davran kazanma (renme) devresinde iki farenin davranm oranlan verilmitir. A faresi 30 saat. B faresi se 10 saat a braklmtr.'
ekil 4.3Bde se snme sresince yaplan toplam davranm says gsteril
mitir. Yz pekitirmeden sonra snme, tahmin edilecei gibi, daha yava

RENME

olur. Tek bir pekitirmeden sonra snme


daha hzl olsa bile yine de beklenenden
ok daha yavatr.
Arcdcl (partlal/intennittent) pekitir^
me: Farenin her davran deiik aralk
larla pekirilirse ne olur? Edimsel dav
ran aralkh pekitirildiinde, olduka
dzenli ve tutarl sonular elde edilir.
t^le bir deney dzenleyelim: Tekir ve
Boncuk adnda iki kedi alahm ve her kisi
ni de ufak birer kafese koyalm. TckIrin
srt bize dnkken her miyavladnda
kafesin kaps alsn ve et verilsin, te
yandan Boncuk'a srt bize dnkken be
defa miyavladktan sonra et verilsin. Tekir
ve Boncuk bu davran yice reninceye
kadar denemeye devam edilsin.
Tekir ve Boncuk edimsel davran yi
ce rendikten sonra, edimsel davran
sndrlsn. Baka bir ifadeyle, hi pekitlrmeslz deney tekrar edilsin ve hangi
kedinin nasl bir snme sreci gsterecei
ne baklsn. u sonu elde edilin Boncuk
miyavlamaya uzun sre devam eder, bu
ekil 4.3 A. renme sresindeki birikici eri. Yukardaki ari iki farenin
nun yannda Tekir ksa bir sre sonra
renme sresindeki manivelaya basma
edimsel davrantan vazgeer.
davrann gstermektedir. B. Snme
Aralkl pekitirme etkisi ad verilen bu
sresindeki birikici eri. Bir farenin tek
olay az nceki deneyde yle aklanabilir:
bir pekitirmeden ve 100 pekitirme
Tekir'in renme srasmda karlat du
den sonra gsterdii snme erisi gs
terilmitir.
rumla. snme srasnda karlat du
rum arasnda belirgin bir fark vardr. Di
er yandan. Boncuk'un renme ve snme srelerinde inde bulunduu du
rumlar birbirlerinden o kadar belirgin bir biimde farkl deildir.
Bu gzlemden gnlk hayatmzda yararlanabilir miyiz? Alayarak, mz
mzlanarak kendi stediini babasna yaptrmak steyen bir ocuun bu tr
davranna ara sra boyun een baba, bu davrann ocukta srekli olarak
kalmasna yardmc olmaktadr. ocuun davrann ilerde sndrmek zor
dur.
Bir lkede deiik aralklarda genel af yasas kararak sulularn salve
rilmesi. su leme davranndan vazgemeyi deil, tam aksine, su ileme
davrannn, deiik durumlarda daha aklhca bir davran olarak grlme
sine yol aar. Baba ocuun kt davrann grmemezlikten gelip, ihmal et
meli ve yalnzca iyi davrann pekitirmelidir. Ceza sistemi, herkesi affede
cek yerde, ancak nemli olumlu deiim gsteren tutuklulan affetmelidir.
nemli olan tutuklulann yi davran gelitirmelerine olanak hazrlamak ve
gelitirilen yi davranlan pekitirmektir.

148

NSAN VE DAVRANII

Koullanm Pekitirme
Pavlov yapt deneylerde koullu uyanc adn verdiimiz ses tonunu bir
pekltlre olarak kullanmann mmkn olduunu gzlemitir. Ksaca syle
nirse, kpee ses tonundan sonra yiyecek verilmi ve kpek bir dizi tekrar
dan sonra ses tonunu duyunca, ayn ete yapt gibi, salya aktmaya bala
mtr. Daha sonra ayn kpee nce k ve hemen ardndan ses tonu veril
mitir. Ik ve ses byle bir sre beraberce verildikten sonra kpek a sal
glama tepkisinde bulunmaya balamtr. Anlalyor k ses tonu, pekltlre
bir zellik kazanarak, et gibi ilev grmeye balamtr. Deneyde, et doal pe
kltlre, ses tonu koullanm pekitiretir.
Edimsel koullanmada da koullanm pekitirme kullanlabilir. Bu defa
Sklnner kutusundaki fare manivelaya bastnda, mekanizma yle ayarlan
mtr* ki, nce bir ses du5rulur ve sesten sonra yiyecek kabna yem den
Bylece hayvan bir sre koullandktan sonra, bu kez davran sndrme
devresi balar. Davrann sndrlmesi sresi iinde fare manivelaya bast-f
nda ne ses duyulur, ne de kaba yiyecek gelir. Snme tam gerekletikten
sonra manivelaya basma davrannn tamamen ortadan kalkt grnr.
Bu aamada ses mekanizmas yeniden altrlr ve fare manivelaya bastn
da yalnz ses duyulur. Sesin yeniden duyulmaya balad bu devrede, fare
nin manivelaya basma davrannda birdenbire bir artma grnr. Yiyecek
verilmedii halde, sesin duyulmas fare in bir pekltlre olarak ilev grme
ye balamtr ve ses, yiyecein pekltlre zelliini kazanm bulunmaktadr.
Koull^m pekitireler, doal pekitirelerle kurduklan likileri saye
sinde lev kazanrlar. Doal pekitireler, yiyecek ya da su gibi bireyin biyo
lojik gereksinmelerini dorudan karlayabllen nesne veya srelerdir. Yukardakl rnekte verilen ses gibi koullu pekitirelerle, yiyecek ve ecek gibi
doal pekitireler arasndaki liki nasl aklanabilir?
Daha nceleri, koullanm pekitirele doal pekltlre arasndaki iliki
nin mekanik bir tekrar likisi olduu dnlrd. Bir baka deyile, ki tr
pekltlre ne kadar ok sayda birlikte verilirse, hayvann o derecede koulla
naca dnlrd. Klasik koullamayla ilgili olarak daha nce de belirttii
miz gibi, yaplan.deneyler, koullu uyancmn etkisinin, doal uyancy nc^
den kestIrebtIme derecesine bal olduunu gstermitir.
Ayn bulgu edimsel koullama in de geerlidir.. ki uyanc arasndaki
liki, zaman inde birbirlerini mekanik bir biimde zlemelerinin tesinde
bir likidir. Bir uyanc, doal bir pekitirecin verileceini nceden belirttii
lde, belirtmekte olduu o doal pekitirein zelliklerini kazanr. Eer
uyanc e pekltlre arasnda nceden kestirebllme likisi gelimemise, za
man inde birbirlerini izlemeleri bir anlam tamaz.
Koullanm pekitireler insan hayalnda nemli rol oynarlar. Bunun en
gzel rneini parayla ilgili olaylarda grrz. Para dediimiz kt ya da me
tal nesnenin kendisi, bizim hibir doal gereksinmemizi dorudan karlaya
maz. Ne var k,, doal gereksinmelerin byk bir ounluunu elde etmemizi
saladndan, para nemli bir koullu pekltlre olarak yaammzda nemli
rol oynar.

RENME

149

Pekitirme Tarifeleri
Aralkl pekitirme hayvanlarn renme srelerini anlaml bir ekilde
etkiler. Deiik deneyler bu gzlemi tekrar tekrar ortaya koymutur. Aralkl
pekitirme temel ki boyut erevesinde deitirilebilir: (1) Pekitirmeler ara
sndaki aralk ya dauronm says ya da geen zamanla saptanr (2) aralklar
ya dzenli ya da dzensiz bir biimde olur. ki temel boyutun her biri kendi
iinde ki seenek gsterdiinden, ikisinin biaraya gelmesinden drt tip ara
lkl pekitirme tr kar. Aralkl pekitirme trlerine pekitirme tarifeleri
(reinforcement schedules) ad verilir. Drt tip pekitirme tarifesini ksaca gz
den geirelim:
Deimez oranl (ibced ratio) tarife (DzO) : Bu tarife uygulandnda belirli
bir say davranmdan sonra pekitirme verilir ve pekitirilmeyen davranmla
pekitlilen davramm oran deimez. rnein her 20 davranmdan sonra k
davranm pekitirilir bu durumda oran l/20*dir.
Deimez aralkl (Axed interval) tarife (DzA) : Bu tarife uygulandgmda.
son pekitirilen davranmdan belirli bir sre getikten sonra ortaya kan lk
davranm pekitirilir, rnein, deimeyen aralkl tarife 60 saniye olsun; fa
reye son pekitirilmi davranndan sonra 60 saniye hibir pekitire veril
mez; bu sre getikten sonra, yaplan ilk davranm pekltlriUr.
Deien oranl (variable ratio) tarife (DnO) : Her bir denemede belirli bir
say davranmdan sonra davran pekitirilir, fakat pekitirilmeyen davranm
sa}ns bir denemeden dierine deiir. Bu tarifenin aklda tutulmas gereken
bir zellii, bir deney sresi iin belirli bir ortalama pekitirme oran olmas
ve bu orann her deneyde ayn kalmasdr. Birok tekrardan oluan bir deney
sresinde kullanlan 1/20 ortalama oran, 0 ile 40 arasnda deien oranla
rn her bir tekrarda deiik bir biimde bir araya getirilmesiyle ortaya kar,
rnein lk tekrarda oran 1/36, ikinci tekrarda 1/4 ve benzeri biimdedir,
ancak ortalama bir deney devresi iinde her zaman 1/20 olarak kalr.
Deien aralkl (variable Interval) tarife (DnA) : Her denemede belirli bir
zaman aralndan sonra davran pekitirilir, fakat zaman arab bir tekrar
dan dierine deiir. Deney sonucunda ortalama bir zaman aralna ulalr.
rnein, deneyde ortalama 60 saniyelik bir pekitirme aral yaratlmak s
teniyor. lk tekrarda 4 saniye, ikinci tekrarda 116 santye aralk verilmi ol
sun. iki tekrarm ortalamas 60 saniyedir. Deney 10 tekrar kapsyorsa. 10
tekrarn ortalamas 60 saniye olur, ancak her bir tekrarn sresi 0 saniye ile
120 saniye arasnda deiebilir.
Her bir pekitirme tarifesi kendine uygun davran biimleri getlrir.
Deimez zaman aralkl tarife uygulanan hayvanlann davran tipik kme
lenme gsterir; pekitirilme verilmeyen srede hayvan pek aktif deildir. Pe
kitirme zaman yaklanca faaliyet artar, rencilerin ounun ders alma
biimleri deimez aralkl tarifeyi hatrlatr; snav gn gelinceye kadar a
lma yoktur, snav gnnden nceki gece b ^n gece allr ve br snava
kadar yine kitap ve notlar bir yana braklr. ^
Deien aralkl tarifeler ise srekli devam eden bir davranm gsterirler,
nk her an iin, pekitirme geleblAr. rencilerin srekli almalarn

150

NSAN VE DAVRANII

DEmiEZARALBaj

O E 0 1 A R A U K L I

Zaman

Zbnan

DEMEZ 0RATJ

DEEN ORANU

ekil 4.4 Drt pekitirme tarifesinin birikid eri olarak gsterilmi tipik
sonularn gryorsunuz. Kesik izgfler davranmn pekitiriidii nok>
talan gsterir. Deimez oranl pekitirme tarifelerinde, her dllendir
meden sonra duraldama okiuka tipik bir sonutur. Deimez aralkl
pekitirme tarifelerinde ise iki pekitirme arasnda dk bir kavis ol
duka tipik bir gzlemdir.

salayabilmek in, retmen smestr iinde be snav yaplacagm syler,


ancak snavlan ne zaman yapacam aklamazsa renciler srekli hazr ol
mak zorunda kalrlar. nk smav okulun balamasndan iki hafta sonra da
yaplabilir, alt halta sonra da. renciler srekli hazr olmazsa kt not al
ma olaslklar artar. Balk tutmaya ahan kii de bu durumdadr; baln ne
zaman geleceini bilmediinden srekli uyank olmak zorundadr.
Oranl tarifeler, aralkh tarifelerin aksine, yksek akcl olan davranm1ar ortaya kanrlar ve bu zelliklerinden dolay sanayide ve kumar gazinolarmda en ok kullanlan pekitirme tarifelerini olutururlar, iisine para ba
na cret veren iveren, bu sistemi kullanmaktadr. Deien oran tarifesi
kullanld zaman, davranm genellikle yksek frekansta ortaya kar ve sn
meye son derece direnlidir, kumar gazinolarndaki makinelerde en sk kulla
nlan sistem budun

RENME

151

Davran Biimlendirme
Sirklerde hayvanlarn insan hayrete dren eitli davranlarda bu
lunduunu gnnsnzdr. Kpekler, keiler, gvercinler, vb. gibi hayvan
lar duruma uygun bir biimde kurnazca davranlar gsterirler, rnein bir
kpek sahibi "Yat!" deyince yatar. Elimi sk! deyince sag n ayan uzatr,
yemekten sonra masann zerindeki bo bira iesini aznda mutfaa gt
rr. Bu tr davramlar kpein yaamnda daha nceden olmayan yeni davramlardr ve klasik kouUama yntemiyle gretilemez.
Bu davramlann retilebilmesi. bir baka de3rile hayvann davranmn
biimlendirilebilmesi iin edimsel kouUama yntemi kullanlr. Yat!" deyin
ce srt st yatan bir kpee bu davran nasl reteceimizi inceleyelim.
T a t kelimesi burada koullu uyarcdr. Kelime sylenirken kpek ilk balar
da kuyruunu sallamak, saa sola bakmak, gelip dokunmak gibi deiik tr
den davranlarda bulunur. Bu davranlar amnda yere doru eilme davra
n gsterdiinde kpee hemen et verilir. Kpek ikinci kere yere doru daha
ok eildiinde et verilir. Nihayet yere dokunduu zaman et verilir. Bu adm
dan sonra kpek srt st dnme ynnde bir hareket yapt zaman et veri
lir.
Deneyi yapan kii, istedii davran seip pekitirerek ve istemedii dav
ran se pekitirmeden sndrerek, kpei belli bir davrana doru ynlen
dirir. Yine hatrlatalm k, bu denemeler sresince kpee her keresinde

Resim 4.4 Bu filler daha nce hi taburede oturmadklar halde,


davran biimlendirme sonucunda sirklerde byle gsteriler yapa
bilirler.

152

NSAN VE DAVRANII

ekil 4.5 Bir gvercine kafesindeki beyaz yuvarlan ortasndaki siyah noktay gagalama
sn nasl retirsiniz? (A) Gvercin kafese konduunda geliigzel sana, soluna, aa
yukar baknr. (B) Beyaz yuvarlaa dner, (C) Yiyecek kabna yiyecek gelir (gOvercin pekitiriiir). (D) Gvercin nce yuvariaa bakt iin. (E) daha sonra yuvarlaa bakarak yak
lat iin ve (F) en sonunda siyah noktay gagalad iin pekitirilir. Bundan sonra, an
cak siyah noktay gagalad zaman yiyecek verilir.

T at!" kelimesi sylenir. Yukanda akladmz bu srece davran biimlen


dirme (behavior shaping) ad verilir.
Sabrh seniz ve ortamnz uygunsa, kedinizin veya kpeinizin davran
n belirli bir derecede biimlendirebilirsiniz, nemli koullardan biri kpein
ya da kedinin davranm biimlendirdiiniz sre iinde, yiyecek konusunun
sizin denetimizin altnda olmasdr.
Browns ve Jenkins (1968) adnda ki Amerikal psikolog gvercinler ze
rinde yle bir deney yapmlardr. zerinde daha nce hibir deney yaplma
m a bir gvercin deney odasna konmutur. Deney odasndaki bir dme
her bir dakikann 6 saniyesi sresince klandrlm. 54 saniye klandrlmamtr. Ikl devrenin sonunda bir yiyecek paras otomatik olarak gver
cinin grebilecei bir kaba gelmitir.
Gvercinin davran ile yiyecein verilii arasnda herhangi bir iliki bu
lunmamaktadr. nk gvercin ne yaparsa yapsn, k yanp sndkten
sonra yiyecek otomatik olarak kua verilir. Bir sre sonra gvercin dme
klandrlnca gagalamaya balamtr. Bu olaya kendiliinden biimlendirme
(autoshaping) ad verilmitir.
Kendiliinden biimlendirme olaynn altnda hem klasik hem de edimsel
koullamann yat kabul edilir, nce kla yiyecek arasnda zamanda biti

RENME

153

iklik lkesine dayanarak bir iliki kurulmutur. Ik U3^ncs. }riyecek uyancsma koullanmtr. Bu sre klasik koullamann bir parasdr. Daha
sonra gvercin kh dmeye, yiyecek uyancs gibi davranma}^ renmitir.
Bu sre de edimsel koullanmann bir parasdr.
nsan Davrannn Edimsel Koullanmas
Verplanck adnda bir Amerikal psikolog deneklere haber vermeden yle
bir deney uygulamtr. niversite rencileri bir deneye katldklarnn farkmda olmadan aratrmac ile konumulardr. Konuma sresinde aratr
mac. rencilerin kullandklar belirli tr cmleleri pekitirmi, dier cmle
leri pekitirmemltlr. renci Kanaatmca." yle zannediyorum k," "Bana
yle geliyor ki. eklinde balayan cmleler kullandktan sonra aratrmac
"Evet haklsmz," Bana da yle grnyor." "Gerekten dediin gibi," eklin
deki cevaplarla rencinin ifadelerini pekitirmitir. Pekitirme devresinden
sonraki sndrme devresinde ifadelerden sonra aratrmac hibir ey syle
memitir. sessiz kalmtr (Verplanck, 1955).
Pekitirme devresinde deneklerin kiisel gr belirten ifadelerinde an
laml bir artma olmu, snme devresinde ise ayn tip ifadelerde bir d g
rlmtr. Aratrmac deneysel koullar altmda rencilerin szl davranlarm, Skinner kutusuna konmu gvercinin davranlarm denetledii biim
de denetleyebilmitir. Denek aratrmacnn ne yaptmn farkna vardnda
ayn etki elde edilir mi? Hayr! Denein farkna varmas koullama srecini
etkiler, ayn sonular alnmaz. Ne var k. farknda olmad zamanlarda, tpk
kafesteki gvercinin davrannda grld gibi, rencinin davran biim
lenir.

Resim 4.5 Hem insanlar hem de hayvanlar edimsel davran gnlk


yaamlannda sk sk gslerirter.

154

NSAN VE DAVRANII

Demek oluyor ki, ayn hayvan davranlannda olduu gibi, nsan davra
nlarnda da, belirli davranlar dllendirilerek, pekitirilerek, o davrann
ortaya kma olasl arttrlr, dllendirmenin ve davrann tr, gznnde tutulmas gereken nemli bir konudur.
Lepper, Greene ve Orant (1973) admda Amerikal psikolog, gereksiz
durumlarda pekitirme yapmann olumsuz sonular verdiini aadaki aratrmalanyla gstermilerdir. Aratrmaclar, iki grup ocuu denek olarak
kullanmlardr. Birinci grupta, ocuklann zaten zevk alalrak oynadklan bir
oyuna yeni bir pekitirme dzeni gelirmiler ve her oyundan sonra ocuklara
"yi 0}runcu Madalyas" adnda bir dl vermeye balamlardr. kinci grup
taki ocuklara hibir dl verilmemi, ocuklann oyunlanna devam etmeleri
ne izin verilmitir.
Birka haila sonra ocuklar serbest oyun saatlerinde snflarnda gzlen
diklerinde, dl verilen grubun bu oyundan artk zevk almad ve dl veril
medii takdirde oyuna devam etmek istemedikleri gzlenmitir. Bu gruptaki
ocuklar, oyun oynadktan sonra dl verileceini "beklem^e" balamlar
dr. Kendi hallerine braklan ocuklar ise, yine zevkle oyun oynama)ra devam
etmilerdir. Oyunun kendisi bir sre olarak onlara pekitirme roln gr
meye devam etmitir.
Yukandaki rnek, d ve dllerin fjarkl etkilerde bulunduunu gste
rir. D dl verildiinde, yeni renilen davran artar ve devaun eder. Ancak
bir davran zaten renilmise ve dllendirme yoluyla devam ediyorsa, o
davrana yeniden bir d dl getirmek, evvelden kurulmu olan dzeni bo
zar.
Herhangi bir davran renimini d dlle balatp, renildikten sonra,
davrann srdrlmesini zamanla i dle evirmek, daha anlaml olur.
Bylece, birey dandan bir ey beklemeden, o davrantan zevk ald iin,
davran devam ettirir.
Okula yeni gitmeye balam ocuumuza ev devlerini zamannda yap
masn retmek istediimizi varsayalm. lk balarda ocua her ev devini
bltlrilnde, "Aferin." gibi bir szl, veya istedii bir oyunca almak gibi nes
nel bir d dl veririz. Bir sre sonra ocuk ev devini zamannda yapmaya
balaynca, ev devini tamamlam olmann zevkini almaya balar, "baar
duygusu" onun i dln oluturur. Bu noktada d dl kesmek gerekir.
nsan davrannn biimlendrilmesinde bireyin iinde byyp yaad
toplumun gelenek ve grenekleri, kltr nemli bir rol oynar. Kltr belirli
trden davranlar istenen, uygun, beenilen davranlar olarak pekitirir,
baz tr davranlar ise yerer, aalar ve bylece zamanla sndrr. Bylece
kltr son derece kudretli ve yaygn bir sosyal pekitirme dzeni getirir. 1.
Blm'de verdiimiz gazete haberini imdi bu bilginin altnda yeniden
gzden geirelim:
Sivas Yanak CezaevTnden kaarak ei Firdcvs ile 2 ocuunu ld
rp birini de yaralad dlasyla yakalanan 42 yandaki Mehmctah Demlrta, Eim kt yola dm. Namusumu temizledim. ix:uklan da
ortada kalp perian kalmamas iin ldrdm" dedi.

RENME

155

Mehmetah Demirta Sivas blgesinde domu, bym ve bylece


Trkiyenin o blgesinin dnya ve yaam anlayn, kltrn renmi ve
benimsemitir. Onun syledii szler son derece anlamldr: Eim kt yola
dm. Mehmetah Demirta yi yoUa kt yolu nasl ayrt edebiliyor?
Mehmetahm kulland ve o blgenin insanlarmn ounluu tarafn
dan paylalan bir sosyal deerler dzeni ona yi" ve kt davrann ne ol
duunu retmitir. O blgede yaayan halkn benimsedii kltr deerleri
bu durumda Mehmetahm nasl davranmas gerektiini belirler. Herkes
Mehmetahm erkek olmadm, kansmn kt yola dmesine bile bile gz
yumduunu ve bundan dolay namussuz bir nsan olduunu kendisine bil
dirir ve yle bir davrana ter k, o davran kltr deerlerinin zaferiyle sonulamn "Nanmsmm temizledimT
Mehmetahm ocuklaryla lgili syledikleri de yine o blgenin kltr de
erleriyle tutarhdr. "ocuklanm ortada kalp p>erian kalmamas in ldr
dm." Demek kl, Mehmetahm anlayma gre ortada kalan ocua sahip
kmak, o ocuun yetimesiyle, tyl bir nsan olarak bymesiyle ilgilenmek,
o blge nsanlanmn kltr deerleri arasmda yer almaz. Yalnz ana-baba o
cuklarn yetitirmekle sorumludur, anne ldrld ve baba hapishanede
olduuna gre, ocuklar ortada kahp, rezil olurlar.
Mehmetah Demirta kendi kltr deerleri iinde tutarl hareket etmek
tedir. Trkiye Cumhuriyeti Atatrk Devrimlerinden gememi olsa ve eski
geleneksel deerler inde ynetilen bir lke olarak kalsayd, byk bir olasalkla, Mehmetah'm davran o kadar dikkati ekmezdi.
Atatrk Bat Uygarligrnn kltr deerlerini, yeni kurmu olduu Trki
ye Cumhuriyeti'nin temeline koymu ve bylece yepyeni bir dlleme ve ceza
landrma sistemi Trk toplumunda lemeye balamtr. Modem Trk yasalan, geleneksael blgelerimizde hl yaayp giden deerler dzenine gre a
lmaz; Batl lkelerin dnya ve yaam anlayna gre dzenlenmitir. Mo
dem eitimin ulaamad Mehmetah Demirta gibi kiiler, yaamlann gele
neksel deerlere gre dzenler, fakat bu davranlar, yeni bir dnya gr
n temsil eden modem yasalara gre cezalandnhr.*
Her toplumun kltr, o toplumun nsanlarm, belirli bir sosyal deerler
sistemi inde dllendirir ya da cezalandnr. Bylece, belli deerleri koruyan
bir toplum dzeni kurulur, veya kurulmu olan toplum dzeni kendi deerle
rini korur.
Otonom Tepkilerin Edimsel Koullanmas
ve Biyoblldirim
Psikologlar, klasik koulleuna ile edimsel koullama arasnda nemli
farklar olduunu kabul ederler. Yakn zamana kadar klasik koullamanm, i
organlarm ve salg bezlerinin almas gibi, stemimizin denetimi dmda bu
lunan sreleri kapsadgm, te yandan edimsel koullamanm. izgili kaslan()

Bu konularda daha ayrntl bilgi almak isteyen oku3rucu yazarn YenSden insan insona (COceloglu, 1991Jvefj/iD?nDo5ruKararVer(Ccelolu, 1993) kitaplarn
dan yararlanabilir.

156

NSAN VE DAVRANII

mzn davran gibi. stemimizin denetimi altnda bulunan sreleri ierdii


dnlmtr.
Daha baka bir deyile, bu dnce, klasik koullamanm otonom sinir
sisteminin denetimi altmda bulunan davranlara, edimsel koullamann ie
merkezi sinir sisteminin denetimi altmda bulunan davramlara uygulanabil
diini kabul eder. Son on ylda yaplan aratrmalar bu dn tarzn de
itirmitir. Edimsel koullamanm otonom sinir sisteminin denetimi altnda
bulunan davranlara da uygulanabildiini bugn artk biliyoruz. ,
Yaplan aratrmalann temel yapsm yle bir rnek vererek aklayabili
riz; Tans^rondan ikyeti olan bir kimse bir bilgisayar ekranmn karsna
oturtulur. Kan basncm len alet *hasta"ya taklr. Bu aletin bal olduu
bilgisayar ekrannda hasta kendi kan basmamn ne dzeyde olduunu gre
bilmektedir. Hasta ekran karsnda bir saat sreyle oturtulur.
Bu sre iinde kan basnc bazen ykselir, bazen alalr. Hasta, kan basmcmm dk olduu anlarda ne gibi dnce ve duygular inde olduu
nun farkma varmaya balar ve kan basncm drmek stedii zaman, bu
tr duygu ve dnceleri hatrlamak ister. Bir sre byle bir eitimden geen
kii, hibir ila almadan, kendi kan basncm dzenleme gcne eriir.
Bu tr uygulama kalp at, midenin an asit salglamas, elinde olma
dan gerginlik duyma gibi hallerde baaryla kullanlr. Bu ynteme biyobildlrim* (biyolojik geri-blldirim/bloreedback) ad verilir. Biyobildirim tp alannda
gnmzde yaygn olarak kullanlmaktadr, llalann olumsuz yan etkilerin
den sakmlmas gereken hastalarda, biyobildirim zellikle nemli bir grevi
yerine getirir.

3. PEKTRME KAvRAMI
Klasik kouUama deneylerinde pekitirme koullu ve koulsuz uyanclann (rnein, zil sesi ve et) beraberce verilmesini ifade ediyordu. Edimsel kbullamada. istenen davrann ortaya kma saysn arttran her uyarcya
pekitirme ad verilmitir. Her iki kouUama srecini kapsayan genel kural
yle fade edilebiUn Btr davranta ortaya kma olasltn arttran her trl
uyanaya pekitirme ad uenlir.
Pekitireleri iki gruba ayrmak olana vardn Olumlu pekitireler ve
olum suz >ekltireler. Olumlu (positlve) pekitireler verildii zaman davran
n ortaya kma olasl artar. Yiyecek, su. vg bu tr pekitirelere rnek
oluturur. Olumsuz (negatlve) pekitireler ortadan kaldrld, ya da verilme
dii zaman davranm ortaya kma olasl artar; elektrik oku, rahatsz edi
ci bir grlt gibi uyarclar olumsuz pekitirelere rnektir. Yaplan edimsel
kouUama deneylerinde olumsuz pekitirme genellikle denein denetimi altmdadr ve denek istenilen davran 3rapt anda olumsuz pekitirme orta
dan kalkar. rnein, Skinner kutusundaki fare manivelaya basnca, kutu
nun altndaki zgaraya verilen elektrik oku otomatik olarak kesilir.
(*)

Biyobildirim kavram daha kapsaml olarak 14. Bl0mde verilmitir.

RENME

157

dl (reward) kelimesi olumlu pekitire kavramyla e anlam olarak


kullanlabilir, fakat ceza (punishment) kavram olumsuz pekitirme kavram
ile e anlaml olarak kullanlamaz. Ceza istenmeyen davrana verilir. olum<
suz pekitire ise istenen davran ortaya ktnda ekilir. Olumsuz pekiti
re. stenen davranm ortaya kma olasln arttrr. Ceza istenmeyen davranm ortaya kma olasln azaltr.
Fremack Kural
Premack (1959) pekitire olarak uyanc yerine faaliyeti kullanmay ner
mitir. Ona gre. Skimer kutusuna konan fare yiyecek verildii iin deil,
yeme faaliyeti olduu iin manivelaya basma saysn artrr. Organizmanm
sk sk yapageldii bir hareket, organizmann daha seyrek olarak yapt ba
ka bir faaliyet iin pekitire rolOnO oynar, rnek olarak, iki ocuk alalm;
bunlardan biri ekere dkOn olup sk sk eker yesin, dieri ise ekerden
pek holanmasm fakat top oynamay sevsin.
Bilinci ocua top oynama retilmek istendiinde, acaba eker yeme pe
kitire olarak kullanabilir mi? Evet kullanlabilir! Top oynamas retilmek
isteniyorsa, her top oynayndan sonra ocua eker yeme olana verilmeli
dir. bir baka deyile ocuk ekere ancak top oynamakla ulaabilmelidir.
kinci ocua se eker yeme retilmek steniyor. Bu durumda ocuk bir e
ker yedikten sonra top o3mama olana verilmeli ve bylece top oynama, e
ker yeme olayna baml klnmaldr. Sonuta birinci ocukta eker yeme,
ikinci ocukta se top oynama pekitire grevini grr.
Bu tr gzlemler sonucu Premack. kendi adyla bilinen aadaki iki ilke
yi ileri srmtn (1) Belirli bir anda, her bir organizmann bir pekitireler
mertebesi (hiyerarisi) vardr. Bu mertebe dzeninin tepesinde, btn ola
naklar salandnda organizmann doal olarak yapaca ilk faaliyet yer alr.
Dier faaliyetlerin ortaya kma olasl mertebedeki yerine baml bir bi
imde greli olarak azalr. (2) Bu mertebe inde yer alan her davran, ken
dinden st bir faaliyet tarafndan pekitirilebilir ve kendinden daha alt dz^lerdeki faaliyetler iin bir pekitire rol oynar. Bu ikinci ifade Premack il
kesi olarak bilinir.
Premack ilkesi ana-babalarn uzun zamandr uygulad bir yntemi bi
limsel olarak ifade etmitir: Oluna Ev devini bitir, sonra sinemaya gidebillrslnP diyen baba Premack ilkesini kullanmaktadr. ocua isledii olanak
lar salansa, o ders alma yerine sinemaya gitmeyi tercih eder. Demek ki
sinemaya gitme davran, ev devini yapma davranna gre, ocuun faali
yetler sralamasnda daha st bir dzeyde yer alr. Ana-baba, nce sinema
ya git. daha sonra gelince ev devini yap!" derse yanl bir yntem kullanm
olur. Bu durumda dev yaplmaz.
Bu kural eitimde ve ocuklarn davranlarn denetimde son derece et
kin bir biimde kullanlabilir, nemli olan ilk adm, davrann deitirmek
istediimiz bireyin faaliyetlerinin mertebe yapsn kefetmektir. kinci adm
da, st dzeydeki bir faaliyeti, retmek istediimiz davran iin pekitire
olarak k^ullanmaktr.

NSAN VE DAVRANII

158

Blre3Tn faaliyetlerinin mertebe yapsn kefetmeye alrken aklda tu


tulmas gereken nemli nokta udur: Tercih edilen faaliyetler, bireyin iinde
oluturduu gereksinmelere gre deiir: a birey yemek yemek, susuz birey
su imek ster. Bylece hi deimeyen bir mertebe yaps yerine, zamanla
deiebilen esnek, dinamik bir mertebe yaps dnmek daha gereki olur.

1 2 3 4 5 6 7 8 9

10

Gnler

ekil 4.6 A. Pekitirme miktar. Fare


ler T biimindeki bir labirenti pekitire
(yiyecek) miktar arttka daha abuk
renmilerdir B. Pekitirmenin gecikti
rilmesi. Bu O grup fareye, labirentin
sonuna eritiklerinde, farkl geciktirme
srelerinde pekitirme verilmitir.

Pekitirmenin Miktar ve
Gecikme Sresi
Psikologlar pekitirme miktannn
renmenin hzn etkileyeceini dnm
ler ve dncelerini denemek iin aada
ki deneye benzer deneyler yapmlardr. O
grup fare alnm ve bir labirent denemesi
ne tabi tutulmutun Birinci gruptaki fare
lerin yapt her doru davran bir yiyecek
tesele dllendirilmitin ikinci gruptaki
farelere iki yiyecek tanesi verilmi nc
gruptaki fareler ise drt yiyecek tesele
dllendirilmitir. Farelerin renme hzy
la verilen pekitirme miktar arasnda do
rusal bir liki gzlenmitir drt yiyecek ta
nesi verilen fare en hzl, tek yiyecek tanesi
verilen fare se en yava renmitir.
Acaba pekitirmenin ne zaman verildi
i nemli bir etken midir? Yaplan deney
sel aratmalar gstermitir ki. pekitir
menin davrantan hemen sonra verilmesi
sratli renmeye yol amakta, pekitir
menin verilmesi geciktike renimin hz
azalmaktadr. Yine bir labirent deneyinde
fareler gruba ajTilm. ilk gruptaki fare
ler hi gecikmeden dllendirilmi, ikinci
gruptaki farelere 5 saniye, nc grupta
ki; farelere ise 30 saniye gecikmeden sonra
dlleri verilmitir. Aratrma sonular, 6
saniye sonra dllendirilen ikinci gruptaki
farelerin on gn sonra ilk gruptaki farele
rin dze3dne gelebildiini gstermitir.
Ama 30 saniye gecikmeyle pekitirilen
nc gruptaki fareler hibir zaman ilk
iki gruptaki farelerin renme dzeyine
eriememitir.
Yukandaki bilgileri gnlk yaama
yle uygulayabiliriz: ocuun yeni bir
davran renmesini steyen retmen ya
da ana-baba, ocua, nemli grecei bir

RENME

159

miktarda dl vermelidir, "ilk devrede karnende hi zayf getirmezsen seni si


nemaya gtreceimi" diyen bir baba, byk bir olaslkla, ocuuna yi bir
dl ortam yaratmamaktadr . te yandan "lk devrede karnende hi zayf
getirmezsen sana bisiklet alacam!" diyen bir dieri, ocuunu nemli bir
derecede dllendiriyor olabilir.
Bu rnekle, ocuklann iyi not alabilmeleri iin ille de maddesel olarak
dllendirilmeleri gerektiini sylemek istemiyoruz. Akla kavumasn is
tediimiz. ocuun davrann dllendirmeye karar verilmise, nce ocu
un neyi dl olarak alglayacan bilmenin gerektiidir. Ayrca, "Baban ge
lince senin yaptklann babana syleyeceim!" diyen anne, gecikmeli bir ceza
sistemi kullandndan, ocuun renme sreci pek etkin olmaz. Kt dav
rantan hemen sonra gelen ceza daha etkin olur.
renmede Cezanm Rol
Trke'de Kzn dvmeyen dizini dver" sz zellikle kz ocuklannn
eitiminde dayan gerekli olduunu mu ifade eder? "Kzlann niin erkekler
den daha ok dvlmeye ihtiyac var?" sorusuna verilecek cevaplar bizim
kltrmzn ilgin ynlerini aydnlatabilir. Ana-babalara sorulduunda,
cezann hem erkek hem de kz ocuklar iin gerekli olduunu sylerler. Bir
oklarmz "sopann cennetten kma" olduunu sk sk iitmiizdir. ocuklanmz lk okula gtrdmz zaman "Eti senin, kemii benim!" szyle
retmene brakrz. Bu dn tarz yalnz Ttirklere zg deildir, rnein.
Amerikan Ingilizces'nde Spare the rod and spoll the chlld" (Sopay vurmaz
san ocuu martrsn) sz ayn temel anlay ifade eder. Ceza davran
deitirme ve yi davran retme bakmndan gerekten etkin bir yol mu
dur?
Ceza geliigzel deil, son derece bilinli bir biimde kullanlmaldr. Ce
za uygulamasnn getirdii deiik sakncalar vardr. Her eyden nce ceza
nn etkisi nceden kestirilemez, te yandan dllemenin etkisini nceden
kestirmek hi te zor deildir. dUeme, Yaptn tekrar eti" mesajn verir.
Ceza ise, Yaptn bir daha yapma!" mesajm verir, ancak ocuun neyi yap
mas gerektii konusuna bir aklk getirmez.
istenilen davranm ne olduu konusunda hibir fikri olmayan ocuk,
cezanm getirdii kargaalkta, belki de daha nce yaptndan daha kt bir
davrana ynelebilir. Cezann ikinci sakncas, ortaya kard yan etkilerin
den kaynaklanr: Cezalandrlan birey cezalandran (retmen, ana-baba, ve
ya ivereni) ve cezanm verildii ortam (snf, ev. iyerini) sevmemeye balar.
Bu kiilerden ve ortamlardan uzak durmaya alr.
yice dnlmeden geliigzel verilmi ceza bireyin onurunu ve zbenllini son derece ncitici olabilir. Bunun sonucu bireyden tehlikeli kart tepki
ler gelebilir. Lise rencisi iken son derece efendi, saygl, sakin bir snf ar
kadamn mdr yardmcsyla okulun merdivenlerinde yumruklamaya ba
ladn grdm hatrlyorum. Mdr yardmcs, renciyi tanmad
halde, ayakkab balan zk ve kravat gevek olduu iin, dier rencile
rin nnde onun gururunu kinci hakaret tayan ifadeler kullanmt.

NSAN VE DAVRANII

160

Bu rnekte, mdr yardmcs rencinin iyilii iin onu cezalandrdn


dnd halde, renci okuldan kovulmay, hatta o anda lm bile gze
alarak o tr onur kinci hakaretlere maruz kalmak istememitir. Besbelli k
cezalanan ve cezalandran, o anda, iki farkl anlam dnyasndadrlar.
Cezalandrmann sakncalan gz nnde tutularak etkin renme durumlan yaratlabilir. Cezann etkin bir renme ortah yaratmas iin aa
daki u ilkeleri gz nnde tutmak gerekir;
(1)

Cezalandnimas dnlen, istenmeyen davrann niin ortaya


ktn gereki bir ekilde anlamak gerekir.

(2)

Cezalandnlan davrann yan sra, yaplmas istenen davranm ne


olduunun da ak seik belirtilmesi ve istenen bu davrann her
ortaya knda dllendirilmesi gerekir.

(3)

Ceza verilmeden nce cezann verileceini belirten n belirtiler, uyanclar, kazlar verilmelidir.

(4)

Ceza belirli bir anlam sistemi iinde verilmeli ve bir davrann niin
cezalandrld, ya da dllendirildil ak seik anlaml bir biimde
bireye anlatlmaldr.

(5)

Ceza, stenmeyen davrann her ortaya knda tutarl bir biimde


uygulanmaldr.

yle bir rnekle yukardaki ilkeleri akla kavuturalm. Diyelim ki 14

3randak Timur okuldan sonra arkadalaryla buluuyor ve eve ge geltyor.


Bu nedenle ders almaya pek vakit bulam^or ve ald notlar gittike d
yor.
(1)

Timur niin eve gelmek istemiyo? Bunu anlamaya almali3nz.


Belki de onun iin ev skc bir ortam. Evde herkes blrbiiyie kavga
ediyor ve ona deer veren kimse yok. Ya'da onun yatnda, onun
kafa dengi konuacak hi kimse yok. Ayrca, eve arkada getirmesi
ne de izin verilmiyor. Ancak ev dnda arkadalanyla beraber olabi
liyor.

(2)

Timura ak seik Okuldan sonra eve gelmeni ve evde derslerine


alman istiyorum" mesaj verilmelidir. "Okuldan ge geldiin her
gn iin sana verilen cep harlndan X miktar keseceim. Okudan doru eve gelip derslerine altn zaman hafta sonu seni fut
bol mana gtreceim."

(3)

Bir kavanoz iine grlebilen bir yere ocuun haftalk harl ko


nur ve her gelmedii gn onun gz nnde X miktar kavanozdan
alnr.

(4)

Timurun zeki ve yetenekli bir kii olduu, byle yetenekli bir kiinin
eitimsiz olarak yaama anlmasna ana-baba olarak inizin elver
medii ve ders almasn onun saygdeer bir meslek adam olarak
yetimesi in istediiniz anlatlmaldr. Bu konuda onun ilkrl sorul
mal ve onun syledikleri samimiyetle ve lgiyle dinlenmelidir. Timur

REI^ME

(5)

161

sizin niin bu biimde davrandnz iyice anlamaldr. Sizinle hem*


llkir olmas zonnluu yoktur, nemli olan sizin niin bu ceza dze
nini kurduunuzu anlayabilmesidir.
Okuldan her ge geliinde X miktar para kavanozdan alnmal ve
bundan hibir zaman taviz verilmemelidir. Ayrca dlleme iin ne
sz verilmise mutlaka yaplmaldr. Yaplan aratrmalar, annda,
geciktirmeden ve tutarl olarak uygulajan cezalandrmalann en et
kili yntem olduunu gstermitir.

Beyin Uyarlmas ve Pekitirme


Pekitirmeyle ilgili tartmay beyin
uyarlmasmdan sz etmeden bitireme
yiz. James Olds adl Amerikal bir psi
kolog farelerin beyinleri zerinde mlkroelektrotlar araclyla yapt aratr
malaryla tanmr. Aratrmac 1950*Ierln ortalanna doru yapt aratrmalannn birinde elektrodu. yanllkla,
farenin hipotalamusunun yaknlannda
bir blgeye yerletirmitir. Bu blgeye
hafif elektrik oku verildiinde, okun
uyguland ortama farenin tekrar tek
rar dnd gzlenmitir.

ekil 4.7 Bir pekitire olarak beynin uyarl


mas. Farenin manivelaya basmas onun
beynine yarm saniye sreyle 60 devrelik
bir akm verir. Akm yeniden alabilmesi iin
hayvann yanm saniyeden sonra yemden
manivelaya basmas gerekir. Hayvann
davran birikici kaydedici aletiyle kaydedi
lirken osiloskop akmn veriliini denetler.
Elektrotlar hipotalamusun orta-nbeyin bl
gesine yerletirildiinde fareler, dakikada
100 kere manivelaya basma davran gibi
yksek bir oran gstermilerdir.

Fare Skinner kutusuna konup,


manivelaya basarak kendi kendini
elektrikle uyarabilecek bir duruma
konduunda, dakikada yz kere mani
velaya basarak, daha nce hi grl
memi olaanst bir uyarlma davra
n gstermitir. Fareler saatte ortala
ma 2,000 kere manivelaya basmlar
ve yorgunluktan hareket edemeyecek
hale gelinceye kadar hi kesintisiz 15
veya 20 saat kendi kendilerini uyarma
ya devam etmilerdir.
James Oldsun aratrmalarndan sonra beyin uyanimasyla ilgili yzler
ce aratrma yaplmtr. Byk bir ksm iareler, maymunlar ve kediler ze
rinde uygulanan bu aratrmalarda beyinin her blgesi elektrotlar araclyla
uyarlmtr. Baz beyin blgelerinin uyarlmasndan hayvanlar holanm ve
bu blgelerin uyarlmas olumlu pekitire levini grmtr.
Hayvanlar baz beyin blgelerinin uyanimasndan ise holanmamlardr.
bu blgelerin uyarlmas olumsuz pekitirme levini yklenmitir. Beyinin
baz blgelerinin uyarlmas ya da uyanlmamas ise hayvann davrannda
hibir deiiklik yapmam, baka bir ifadeyle, bu blgelerin uyarlmasnm
hibir pekiUric etkisi olmamtr.
D 11

n s a n v e d a v r a n i i

162

4. BLSEL (ZHNSEL) RENME


Psikoloji bilimi birbirinden deiik yaklam tarzlarn ierir. Bu deiik
yaklam tarzlarm ksaca 1. Blm'de gzden geirmitik. Hatrlayacanz
gibi bilisel (zihinsel/cognttive) yaklam bireyin alglama, hatrlama ve d
nme gibi bilisel srelerine arlk verir. Bilisel yaklam tarzmn ren
meyi nasl anladm ve akladn tartmadan, renme konusunun tm
n gzden geirdiimiz sylenemez.
Daha nce ayrntlaryla incelediimiz klasik ve edimsel koullama yakla
mlar'renmenin temelinde agnm ilikilerinin yattn kabuUenir. Zihin
sel yaklam taraftan psikologlar bu aklamay yetersiz bulurlar. Onlara gre
renmenin temelinde organizmann alglamas, hatrlamas, dnmesi,
baka bir deyile, bilisel sreleri ve yaplar yatar, renme deneyine konan
organizma "neyin neyle ilikili olduunu alglar, anlar ve daha sonra test
edildiinde, daha nce alglam olduu ilikileri hatrlar ve ona gre davranr.
Demek oluyor k organizma mekanik bir ekilde deil, e\Teyi ye kendi
davrann bir alglama ve anlama srecinden geirdikten sonra davranr.
Bilisel psikologlar, .bu tr renmeyi yalnz insanlara zg bir sre olarak
grmezler, zihinsel srelerin hayvanlann renmesinin de altmda yattn
kabul ederler.* Grlerini hayvanlar ve nsanlar zerinde yaplm deneylere
dayanarak savunurlar. Aada bu tr renme deneylerinden rnekler vere
ceiz.
Kavrama Deneyleri
Alman psikologu Khler 1925 ylnda yaynlam olduu aratrmalarnda
empanzeler zerinde yapt renme deneylerinden sz eder. Deneylerinde
kullanm olduu empanzelerden birinin ad Sultandr. Sultan zerine yap
lan iki deney psikolojinin klasik deneyleri arasna girmitir.
Bu deneylerden birinde Sultan'n elinin ulaamayaca bir uzakla yiye
cek konmutur. Sultann yiyecee ulaabilmesi in nce elinin yetiebildii
ksa sopay almas, sopa araclyla daha uzun sopaya ulap kendine ek
mesi gerekir. Bu da yeterli deildir. Sopalar yle yaplmtr ki. biri dierinin
ucuna taklabilir ve ancak iki sopa birleiminden ortaya kan yeni uzunluk
le yiyecee ulalabilir.
Sultan bu deneyde baarl olmu ve sopalan kendine ekip birbirine ek
leyerek. elde ettii birleik uzun sopayla yiyecei kendine ekebilmitir. Her
aamada Sultan sama soluna bakm, durmu, kanm, yeniden sopalara
ynelmi ve zme adm adm yaklamtr.
Sultann ikinci deneyi, ulaamayaca bir ykseklikte al duran muza
erimesidir. inde bo sandk bulunan odann tavanndan muz sarkmak
tadr. Sultan zplar, kanr, odad" gezer, sonra bir keye oturur. Bir sre(*)

(*)

K a v r a m la ilg ili a k la m a 6 . B l m n b a n d a S . 2 0 5 lc v e rilm itir.

RENME

163

Resim 4.6 Bu Q resim Suttan'n muza erime sorunu'nu nasl zdn


adm adm gstermektedir.

sonra Ha imdi anladm!" dercesine kalkar, sandklan st ste kor, stne


kar ve muza ular.
Yukandakl her iki deneyde de. hayvann iinde bulunduu ortam algla
mas. o ortamda bulunan nesnelerin birbiriyle nasl likisi olduunu ka;ramas gerekir. Alglama ve kavramay gerektiren aratrmalar, empanze gibi
evrim merdiveninde yOksek basamaklarda bulunan hayvanlarda gzlendii
gibi, fare ve gvercin gibi daha dk dzeylerdeki ha3rvanlarda da gzlen
mitir.
Bilisel (Zhinsel/Cogntive) Yaplar
Berkeley kasabasndaki Kaliforniya OnIversitcsinde psikoloji binasnn
ad Tblman Blnas'dr. (Amerika'nn hemen hemen nemli niversitelerinin
tmnde psikoloji blmlerinin, bizim niversitelerimizdeki faklte binalar
byklnde, kendi binalar vardr.)
Amerika'da davranln en yksek zirvesine ula
t. davran yaklam kabul etmenin bilimsel psiko
lojinin temel gereklerinden biri olarak grld devre
lerde. Edward C. Tolman. tek bana bilisel (cognitive)
yaklam savunmutur. Dier psikologlar gibi o da fare
ler zerine deneyler yapmsa da Tolman'n amac, fare
lerin mekanik koullama yoluyla deil, zihinsel sreler
yol^la rendiini kantlamakt. Tolman renme dene
yindeki farenin, renme durumunda yer alan birimlerin
zihinsel resimleri ile bir bilisel harita (cognitive map) ge
litirdiini ne srm ve tezini gizil renme (latent leaming) zerine yapt aratrmalarla desteklemitir.

47

Tolman

164

in s a n v e

DAVRANII

Gizil renme, renme srecinin den ^ yaplrken kendini gstermedii, fakat


daha sonraki bir anda renilen davran
n ortaya kt durumlara verilen bir ad
dr. Gizil renme trnden aratrmalar
da hayvana bir sre hibir pekitire veril
mez. Daha sonra uygun pekitire verilme
ye balanmca. birdenbire istenilen doru
davran yapan hayvan, bir sre nce
kendisinde bir gizil renme srecinin yer
alm olduunu gsterir.
ekil 4.8, aada anlatacamz ara
trmada kullanlan labirentin ematik yap
sn gstermektedir. O grup fare alnm
ve birinci gruptaki farelere labirentin k
kapsm bulduklannda yiyecek (pekitire)
verilmitir. kinci ve nc grup farelere,
labirentin k kapsn bulduklan halde;
ilk on gn hibir pekitire verilmemitir.
Onbirinci gnde ikinci grup far^re, ilk
gruptaki gibi pekitire verilmeye balan
m, fakat nc grup fareye hibir peki
tire verilmemitir. Aratrmaya yedi gi
daha devam edilerek son verilmitir. Ara
trma sonulann anlayabilmek in ekil
4 . 8 'de verilen izelgeye bakalm:
izelgede grld gibi her grup
fare ilk gnlerde bir miktar renme gs
ekil 4.8 Kesik siyah izgiyle belirtilen
termilerdir. nk daha az hata ile labi
fareler, 11.d gn pekitirilmeye bala
rentin k noktasna ulama}ra balam^
nnca. gri izgiyle belirtilen ve srekli
pekitirilen fareler kadar, hatta onlar
lardr. Pekitirilen grup dier iki gruptan
dan biraz daha iyi ekilde yiyecek kutu
daha sratli renmitir. Onbirinci gnde
sunu bulma davran gstermeye ba
ikinci gruptaki fareler pekitirilmeye ba
lamlardr. Grafiin altnda bu aratr
lannca.
ilk gruptaki fareler dze3dnde bir
mada kullanlan labirentin izimi bulun
baar gstermeye balamlardr.
maktadr.
/
Bu gruptaki farelerin onbirinci gnde
ki ani baarsn yle aklayabiliriz: Fare
ler. pekitirmenin verilmedii sre iinde bireyler renmeye devam ettiler.
Tolman*a gre, farenin esas rendii labirentin bilisel emasdr. Bir baka
deyile, renme gizil olarak devam eder, daha sonra pekitirme verilince, gir
zil renme ortaya kar ve davranta gzlenebilir. Daha nce rendii bili
sel emay uygulamak iin hibir sebep grmeyen fare, kendisine pekitirme
verilmeye balannca, gizil bilisel emalann. yiyecek elde etmek amacyla
davrana dntrr.
Bugn modem psikolojide egemen olan gr udur: Koullama tr
renme ve bilisel sreler yoluyla renme. ki farkl renme trn fade

RENME

165

eden Bu ki farkl renme tr birbirlerini tamamlayc bir rol oynarlar.


Davranmzn yle ynleri vardr ki, hibir bilisel sreci gerektirmeden oto
matik olarak kouUama yoluyla renme ortaya kar: dier yandan, davran
mzn yle ynleri de vardr k. bizim tam bilinli olarak farknda olmamd
ve dikkat etmemizi gerektirir.
,
Bu renme trlerini bir lein ki ucu olarak dnebiliriz, lein bir
ucunda, limon kesildii veya houmuza giden bir yemein kokusu burnumu
za geldii zaman azmzn sulanmas gibi, koullama yoluyla renilen davramlar yer alr. Orta noktada yabanc dil. ya da araba srmeyi renme gi
bi. hem zihinsel sreleri hem de srekli tekrarlamay gerektiren, davran
trleri bulunur, lein dier ucunda ise belril bir felsef dn tarzn
anlama, aklama gibi renme durumlan vardr.
nsan davrannm byk bir ounluu, yalnz koullama veya yalnz zi
hinsel srelere dayanma yerine, lein iki ucu arasnda bir noktada yer
alr. Benim grme gre teknolojik yapya dayanan gnmzn modem
toplumlannda. byk ehirlerde yaayan nsanlarn davranlannn byk
bir ounluu zihinsel sreleri gerektirir. Bu nedenle. okuUanmzdakl ei
tim programlarn yaplatnrken. insann bilisel srelerinin nemi gz
nnde tutulmaldr.

5. BLGSAYAR YARDIMIYLA RENME


Bireyselletirilmi retim
lkokul, ortaokul ve lise snflarnda renci sa3ns 40 - 60 arasnda dei
ir. Her renciye bir retmen atamak, dnyann en zengin lkelerinde bile,
olanakl deildir. Smftakl renci s ^ arttka, retmenin verimliliinin
azaldm hepimiz biliyoruz. Baz eitimciler, bilgisayar araclyla, her
renciye bir retmen verilme durumunun yaratlabileceini dnmlerdir.
Bilgisayar araclyla yaplan eitimin en belirgin zellii bireysel bir eitim
oluudur.
Bilgisayarl eitimde, renci belirli bir konuda almak iin bilgisayarn
bana oturur. Yaz makinesinde olduu gibi, bilglsayann hangi tuunun
hangi grevi yapt daha nce kendisine anlatlr, renci belirli tulara ba
sarak konuyu ekrana getirir. Her konunun sonunda, o konuyla ilgili sorular
ekrana gelir ve her soruya cevap olarak deiik seenekler verilir, renci
yanl seenei seerse, ekrana otomatik olarak yle bir ifade gelir. "Vermi
oidumuz cevap yanltr. Bu soruyla gl konu imdi yine ekrana geliyor;
okuduktanjsonra ayn soruyu ltfen yeniden cevaplandrn," renci yeniden
okur, cevaplandrr, renci doru cevab bulursa, bilgisayar bu davran
"Evet, cevabmz dorul Ltfen br soruya gein." mesajyla karlar. Bilgi
sayarlar. rencinin yana ve konunun ieriine gre programlanr.
Belirli bir konu}ru, belirli bir renci dzeyine gre programlamak bilgisa
yarla renimin en nemli yndr. Bir rencinin zihinsel gcne ve lk
bataki temel bilgi dzeyine uygun bilgisayar program gelitirmek, bilgisa
yarla eitimin en can ahc noktasn oluturur. Bu yn hmal edilirse, bllglsa-

in s a n v e

166

DAVRANII

yarla eitimin hibir stnl kalmaz. Amerika'da okullarda, endstride ve


ordu eitim merkezlerinde bu konuda yaplan denemeler son derece olumlu
sonular vermitir.
Bilgisayarla eitimin baarl olabilmesi iin, retilen konunun en nce
aynntlanna kadar birimlerine ayrlmas ve ayrlan birimlerin deiik zorluk
dzeylerinde, rencinin bilgi ve yeteneine uygun bir biimde bir program
olarak yaplatnimas gerekir. Konuyu analiz ederek birimlerine indleyen
uzmanlarla, analiz edilmi birimleri bilgisayar dilinde uygun bir biimde
programlayan uzmanlar, bilgisayarla renme akmnn en nemli eleridir.
Bu uzmanlar olmadan ie yarar, etkin bir bilgisayarla eitim dzeni gelitir
mek olanakszdr. Bilgisayar cihazlarnn varh. eitimin kalitesini kendili
inden ykseltmez.
retim Program
Yukanda szn ettiimiz iki grup uzman beraberce alarak, retilen
her konu in bir bilgisayar program gelitirebilir, retim programnn geli
tirilmesi u basamaklan ierir:
( 1 ) rencinin renmeye balamadan nceki bilgi taban ile renme
srecinin sonunda ulalmas stenen bilgi tavannn saptanmas,
(2)

Saptanan tabann gereki olup olmadn anlamak iin baz rnek


renci gruplan zerinde denemeler yaplmas ve her rencinin bel
li bal bireysel eksikliklerini giderebilmesi in baz yardm olanaklnnm programn bana konmas. .

(3)

Taban ve tavan arasndaki uzakln anlaml birimlere blnmesi ve


her birimin en etkin bir biimde renciye verilmesi. Konu birimi ve
rildikten sonra test sorulan verilmesi ve cevaplann deerlendirilmesi,

(4)

Verilen cevaplara dayanlarak rencinin yeni tabannm deerlendi


rilmesi ve bu tabana uygun yeni konu birimine geilmesi.

retim programlan gelitirilmeden nce, pilot aratrmalar yaplarak


rencilerin hangi noktalarda bilgi eksiklikleri olduu saptanmaldr. Program
yapatnldktan sonra srekli gzden geirilmeli ve eksiklikleri tamamlan
maldr. renci neyi bilmediini hemen geblldii ve kendi bana ve kendi
hmnda alabildii iin bilgisayarla retim verimli bir renim ortam oluturr.
Psikolojik ynden bilgisayarla renimi stn klan etkenler unlardr:
(1)

Etkin etkileim: renici renilen malzemeyle etkin bir biimde (active) etkileim halindedir. Her admda renilen bilgi test edilir ve
renimde eksiklikler varsa, bu eksiklikler giderilinceye kadar, re
nilen malzeme tekrar tekrar gzden geirilir. Bilgisayar olmadan
bylesine bireysellemi bir etkin etkileimi renim yaamna sok
mak zordur.

(2)

Annda geri-bdlrtm (immedlate feedback): renci bir hata yapt


zaman, bilgisayar bunu annda renciye iletir ve yaplan hatann

RENME

167

dzeltilmesi in yeni bir renme olana salar, renme srasnda


yaplan hatann hemen bildirilmesi, hem hayvanlar hem de insanlar
zerinde yaplan renme denemelerinde olumlu sonular vermitir.
Annda geri-blldirimin saland renme ortamlarmda denekler,
konuyu daha sratli ve daha az hata yaparak renir.
Geri-bildirim konusunda gz nnde tutulacak dier bir yn de.
renim srasnda pekitirelerin hemen verilmesidir. renci bilgi
sayar araclyla renirken, yalnz yapt hatalar hakknda deil,
ayn zamanda doru cevaplan hakknda da hemen gerl-bildlrlm alr:
bilgisayar, her doru cevaptan sonra, rencinin 3rana uygun ola
rak pekitlre niteliinde ekranda Baardnz! Tebrikler!" gibi bir
mesaj gsterebilir. Bu tr mesajlarn zellikle kk yataki ren
ciler zerinde gdleyici bir etkisi olduu gzlenmitir.
(3)

renimin, bireyselletirilmesi: Bilgisayar araclyla renim yapan


renci kendi hzm kendisi belirleyebilir. Hzl renen bir kii se
daha sratli bir biimde konulan beller ve reniminde lerler; daha
yava renen biriyse, kendi hzma gre konuyu renir. Bireyin ek
siklikleri varsa, o eksiklikler zel programlar araclyla ortadan
kaldrldktan sonra temel konunun renilmesine balanr, rne
in. cebir dersine balayan fakat arpma, blme gibi temel lemler
de eksiklii olan bir renci, bu eksikliinin farkna vardktan son
ra. bu konulardaki eksikliklerini gidermek in baka bir programla
bir sre alr. Bylece, drt ilem konusundaki eksikliklerini ta
mamlayarak. cebir konusunu almaya hazr hale gelir.

6. ZET
renmeyi anml renme ve zihinsel renme olarak iki temel gruba
ayrabiliriz. anml renmenin iki trn gzden geirdik: Klasik koullama ve edimsel koullama. Klasik koullamada organizma ki uyancnm birbiriyle ilikili olduunu renir: edimsel koullamada ise organizma belirli
bir edimin (davranmn). belirli bir sonuca gtrdn renir. Pavlovun
denemeleri anmsal renmenin temelinde yer alan nemli ilkelerin re
nilmesinde yararl olmutur: Pekitirme, kazanma, snme, genelleme ve ayrt
etme bu kavramlardandr.
Sklnner*m denemeleri edimsel koullama kavramn gelitirmitir: Daha
nce doal^ olarak ortaya kmayan bir davran yeni bir uyarc ortamnda
ortaya karma olana Sklnner'm yaklamnn temelini oluturur. Edimsel
davran organizmaya ortamdaki pekitirelere ulamann yolunu aar. Be
lirgin bir dle ulaan edim pekitirilir ve a3m ortamda yeniden ortaya k
ma olasl artar. Edimin gc renilen davrann ne kadar sklkta kendini
gsterdii ile llr.
Pekitirme kavram Skinner'm denemelerinden sonra daha bir nem ka
zanm ve bu konuda birok ayrntlarn farkna vanimtr. Bunlardan biri

168

NSAN VE DAVRANII

aralkl pekitirme kavramdr: Ekiimsel davrann her zaman deil, belirli


aralklarda pekitirilmesini fade eder. Aralkl pekitirmeyle dllenen davra
nlar snmeye daha direnli olurlar.
Bir davranmn ortaya kma olasln ykselten her olaya pekitire
ad verilir. Pekitirme her zaman birincil, doal pekitirelerle olmaz. Doal
pekltlrele beraber bulunarak koullanan ve bylece pekire zelliini ka
zanan dller vardr: Para ve sosyal vg bu anlamda koullu pekitirelerdlr.
Koullu pekitirelerln varl, renme denemelerinde kullanlabilecek dlleme trlerini artrr.
Davran biimlendirme edimsel koullama yoluyla mmkndr: iste
nen edimi seici bir biimde dllendirip, stenmeyen edimi yine seici bk bi
imde sndrerek organizmann davreun biimlendirebiliriz. Sirklerde
gsteri yapan hayvanlarn davranlan, edimsel koullama lkelerinin uygu
lanmasyla, yani davran biimlendirmesi sreleriyle yaplr. Davran bi
imlendirme sreleri yalnz grlebilen davranlara deil. organlann a
lmasyla lgili olarak da kullanlabilir. Davran biimlendirme ilkeleri kalp
at, kan basnc gibi i organlann almasn dzenleyici olarak kullanld
nda btyobdirim adm alr.
Premack lkesine gre daha sk yaplan faaliyetler, daha az yaplan faali
yetler iin pekitire grevini grrler. Pekitirein miktar ve gecIktirilmesL
baka bir deyile davranmdan ne kadar sonra verildii, grenm^l etkileyen
nemli faktrlerdendir. Ceza bir davranmn ortaya kma olasln azaltan
olaya verilen addr.
Zihinsel renmenin insanlarda armsal renmeden daha nemli bir
rol oynadm ileri sren psikologlar vardr. Bu psikologlar ha3nran davranlar^la ilgili renme denemelerinin daha yakmdan gzden geirildiinde, on
larn temelinde de zihinsel srelerin bulunacan leri srerler.
Gizil renme deneyleri, zihinsel haritalarn ve zihinsel yaplarn davra
n ifade edilmeden (dlatnlmads^n) nce olutuunu ve yaplan davran
larn zihinsel srelere baml olarak yapldn gstermitir.
Bilgisayar yardmyla renme eitimde nemli bir gelime}ri erir. Bilgi
sayar yardmyla renmenin dier renme yntemlerine gre stnlkleri
rencinin rendii konuyla etkin etkileim kurabilmesi, annda geri
bildirim alabilmesi, renilen konu ve dzeyini kendi gereksinmelerine uydu
rabilmesidir.

Beinci Blm

BELLEK

Bu blm okuduktan sonra u sorulann cevaplann verebilmelisiniz:


J.
2.
3.
4.
5.

Ka trLL bellek vardr ve hangi aamalar ierir?


Kza sreli bellek nasl alr? Ksa sreli bellein kapasitesi nasl arttnlabii?
Uzun sreli bellek nasl alr?
Uzun sreli bellein eUdrdilni nasl arttrrz?
Ksa ve uzun sreli bellein varln destekleyen ne gibi kantlar var?

Sinir sisteminin evrimini incelerken grdmz gibi, insanolunun biyolojik yapsnn bugnk halini almasf milyarlarca yl almtr. 1 0 bin yllk
bir sre, milyarlarca yl kapsayan bu devre ile karlatrldnda ok ksa
kaldndan 1 0 bin yl nceki insann biyolojik yapsyla bugnk insann bi'
yolojik yaps arasnda anlaml herhangi bir fark olmadn syleyebiliriz.
On bin yl nceki insann sinir sistemi bizimkinin hemen hemen ayns
olduu halde, onun yaad toplum ve gnlk yaam biimi, renme konu
sunu incelerken grdmz gibi, bugn bizim iinde yaadmz toplum
dan farklyd. Olanak olsayd da. bir zaman atlamas yaparak, on bin yl n
cesinden bir yetikin insan bugnn stanbul'una getirebilseydik. iki yaa
ma biimi arasndaki fark daha iyi grrdk. Bu "ilkel" Insanm. stanbul'da
kendisini tehlikeye sokmadan, bir gn yaayabilmesi hemen hemen olanak
sz olurdu. Bir ara altnda kalarak, ya da elektrik tellerinde kavrularak can
verebilrdL
Ayn biyolojik yapya sahip, fakat deiik iki zaman diliminde yaayan bu
iki nsan arasndaki arkllk nereden ileri gelir? Sorunun cevabna renme
konusunu tatrken deinmitik. lkel toplumla bugnk modem toplumun
kltr ve sosyal dzeni arasndaki farkllk, ki toplumun renme dene3dmlerinde yatar. Kltr, insandan inscina. kuaktan kuaa bilgi ve grg aktanrmn sagTayan ortam oluturur. Kltr bir toplumun belleidir, toplum yaantann ve yaantlardan rendii sonulan kltr iinde kuaktan kua
a aktanr. ki toplum arasndaki fark, bilgi birikiminden doar ve kltr, bu
birikimin oiamn oluturur.
nsanlann bellei olmasayd, bir insan belirli bir deneyiminden rendii
davran ve grleri saklayamaz, her defasnda ayn davranlar yeni ba
tan renmek zorunda kalrd. Bellein olmad yerde renimden ve greni-

NSAN VE DAVRANII

170

len eylerin birikiminden sz edilemez. Bellek sayesinde insanolu dil ve kl


tr gelitirebilmi ve bylece son derece karmak modem toplumlar oluturabilmltir. Sinir sistemimiz 1 0 bin yl ncesine gre ayn potanstyele sahip
tir. ne var ki kltrmz ve toplumsal hayatmz 1 0 bin yl ncesinkinden
binlerce defa daha karmaktr. Bellek yeteneini hesaba katmadan insanm
bugnk ulat aamay anlamaya olanak yoktur.

1. BELLEN BELRGN ZELLKLER


Bellein iki temel boyutta belirgin zellikleri vardr. Birinci bp3nJt bellein
aamalarm ifade eder: kodlama, depolama ve ara-bul-geriye getir aamalar.
kinci boyut bellein trlerini ifade eden ksa sreli ve uzun sreli bellek.
Bellein Aamas
lkokul birinci snfta, alfabeyi renmeye alan bir renciyi dne
lim, retmen tahtaya A** harilnl yazar ve hariln nasl okunduunu syler.
Bir sre sonra retmen harfi tahtaya yazar ve, diyelim k Ali'den okumasn
ister. Ali "A" harfini doru olarak syler. Ali'nin A" harfini sylemesi, onun
bellei sayesinde mmkn olmutur. Bu olayda aama yer alr.
Birinci aama kodlama (coding) aamasdr. Ali, retmen harfi gsterdi
i zaman belleinde bu harfi, dier harflerden farkl olabilecek biimde kodla
m tr. Kodlamadan sonra Ali geen sre iinde kodlad bilgiyi bir yerde depolamtr. Bu aama}ra depolama (storage) aamas denir. retmen yeni
den sorduu zaman AU depolaom olduu bilgiyi bulmu ve geri getirmitir.
Bu aamaya ara-bdgeriye getir (retrleval) aamas denir.
Al, retmen harfi sylemesini istedii zaman cevap veremezse, onun
bellei aamadan birinde aksam olabilir: Ya ak seik harfi grememi
ve dier harflerden ayrt ederek kodlayamam. ya depolama aamasmda bir
aksaklk olmu ve kodlanan harf daha nce Ali'nin bildii dier bilgiler ara
snda kaybolup gitmi ya da yi depolanm olduu halde ara-bul-geiye getir
aamasnda depolanm bilgiyi bulup karmak olana olmamtr. ekil 5.1
ematik olarak bu aamalan gsterir. Bellek zerine yaplan psikoloji aratr
malar her bellek aamasnn kendine zg ileyi kurallann bulmaya ynel
mitir. lerde bu aratrmalarn bulgularndan sz edeceiz.

BeBefieyeietiHir

B eM te tutulur

Belleiaen arlr

ekil 5.1 Bellein Q aamas. Unutma, bu aamadaki srelerden birinin


aksamasyla aklanmaktadr.

BELLEK

171

ik i Tr BeUek
Birok aratrmadan sonra bugn en azndan iki tr bellek olduunu bi
liyoruz. En azndan diyoruz, nk baz psikologlar tr bellek olduunu
savunmaktalar. Biz bu kitapta ksa sreli (KS) ve uzun sreli fUS) olmak
zere ki tr bellekten sz edeceiz. Baz psikologlarn duyumsal bellek adn
verdikleri ok ksa sreli (short-term) bellek trn, ksa sreli bellein bir
paras olarak kabul edeceiz.
Ksa sreli bellek birka dakikay gemeyen hatrlama durumlarnda g
rlr. uzun sreli (long-term) bellek ise saatler, gnler, aylar ve yllan kapsa
yan hatralarla lgilidir. Her bellein kendine zg kodlama, depolama ve Arabul-geriye getir aamalan vardr.
Daha nce sz edilen ilkkul rencisi Ali rneine dnelim, retmen
A" harfini tanmladktan hemen sonra Ali'ye Bu hangi harf? Syle! diye
sorduunda. Ali ksa sreli belleini kullanr, retmen birka saat sonra ay
n soruyu sorduunda. Ali bu defa uzun sreli belleini kullanr. Ksa sreli
bellekle uzun sreli bellek arasndaki aynm. farknda olarak, bilerek kullan
dmz bilgi ile. farknda olmadan, bilmeden kullandmz bilgiye benzer.
Bu konuda konutuumuz dille ilgili rnek verebiliriz: Bir kimseyle ko
nuurken ne sylediimizin ve niin sylediimizin farkndayzdr; ne var k.
o anda konutuumuz dilin dizim kurallarn dnmeyiz. Dilin kurallan bi
lin dzeyine karmadmz bir bilgi hzinesidir; konutuumuz konu ise. o
anda dikkatimizi verdiimiz, bilinli olarak yaptmz bir itir. Uzun sreli.
bellek bir okyanus gibi zengin ve derindir. Bilgi haznemizin tth uzun s
reli belleimizdedir. Ksa sreli bellek se son derece snrl bir havuzu andnr. Biz ancak bu kk havuz araclyla o bilgi olyanusuyla iliki kurabili
riz.
imdi ksa ve uzun sreli belleklerde kodlama, depolama ve ara-bulgerlye getir aamalanna bir gz atalm.

2. KISA SREL BELLEK


grentten bilginin ancak iki fl saniye gibi ksa bir sre tutulduu durumlarda bile kodlama, depolama ve ara-bul-geriye getir aamalan yer alr.
Kodlama
Alglama konusunu ncelerken sylediimiz gibi d evredeki uyancann
hepsi alglanamaz, belirli bir seme szgecinden geirildikten sonra ancak
belirli bir ksm alglanr. Seilen uyanclar alglandktan sonra ksa sreli
bellee geer. Bu demektir ki. d evrede bulunan uyancann ve olaylann
bir ou ksa sreli bellee hibir zaman ulaamaz.
Bellee girmemi olaylann. deneyimlerin hatrlanmas sz konusu deil
dir. ou kimseler belleklerinden ikayet ederlen bOyk ounlukla bu kim

172

NSAN VE DAVRANII

selerin ikayetleri belleklerinden deil, seici alglama srelerinden kaynak


lanr. Baka bir fadeyle, neye dikkat edip neye dikkat etmedikleri konusun
da bir aksaklk vardr. Sorun, kodlama aamasndadr. megin, yanm saat
nce bakkala gitmi bir arkadanza bakkaln ayakkabsnn rengini soruh,
size doru cevap veremez: nk bakkaln ayakkabsmn rengine bakmak ve
onu aklnda tutmak onun dikkat ettii bir konu deildir.
evrede olan nesne ve olaylar, o olay ya da yaantmm trne uygun bir
duyusal kodla alglanr ve ksa sreli bellee gelir. Bir evin adresini iittii
miz zaman sesle ilgili kodu, resme baktmz zaman grsel kodu kullanrz.
Harf, kelime gibi dille ilgili uyanclarda sesse! kodun arbk kazand gz
lenmitir.
Bu konuda aratrma yapan psikologlardan biri, yle bir aratrma yn
temi kullanmtr. Bir grup denee, R L B K S J gibi bir dizi sessiz harf veril
mitir. Birka saniye sonra deneklerden, grdkleri harf dizisini aynen yaz
malar istenmitir. Verilen cevaplann ou doru olmakla beraber denekler
baz dizilerde hata yapmlardr, rnein yukandaki harf dizisini R L I K ^
olarak yazmlardr. "B" harfi, ses benzerliinden dolay T * harfiyle yer dei
tirmitir. Yaplan hatalann temelinde harflerin ses benzerliinin yatt gz
lenmitir. (Conrad, 1964). Bu aratrma gsterir ki, dille ilgili uyarclar ister
szl, isler yazl verilsin, sesle ilgili kodlama n plana gemektedir.
Yaplan almalar resimlerin hatrlanmasnda sesle ilgili kodlama yerine,
grsel kodlamann daha ar bastn gstermitir. Baz kk ocuklarda
fotoraflk bellee rastlanmtr. Bu tK^ok aynntl bellee psikolojide fotografs imge (image) ad verilir.
Potografs mge
oumuz grdmz bir resmi bir sre belleimizde tutabiliriz, ancak
belleimizdeki imge (image) genellikle a3nrmtlann kaybetmi, snk bir im
gedir. Baz kimseler grdkleri bir resmi veya manzaray btn ayrntlarorja
ak seik bir biimde belleklerinde tutabilirler, rnein, ocuun oyun
oynarlarken resmini ekelim ve ekilen resim, etrafiaki aalan, iekleri,
kulan ve ocuklann oynamakta olduu oyuncaktan gstersin.
Bu resim bize gsterildikten bir sre sonra Ortada yer alan kz ocuu
nun elbisesinde ka benek var? diye sorulsa, oumuz bu soruya doru ce
vap veremeyiz. Fakat baz kimseler, birka saniye dndkten sonra bu so
ruya doru cevab bulabilirler. Bunu nasl baardktan sorulduunda. Res
mi gzmn nne getiriyorum ve kz ocuunun elbisesinin beneklerini saytyoruml derler. Aynntl mge 5-10 dakika bellekte kalabilmektedir. Bu kii
lere fotoraf bellekli" ya da daha teknik terimiyle fotoraf imgeli (eidetic imagey) ad verilir.
Fotoraf imgeli kimselerin says olduka azdr. ocuklar zerinde J^plan deneyler ancak yzde beinin yanm dakikadan biraz uzun sre aynntl
olarak resmi belleklerinde tutabildiklerini gstermitir. Yetikinler arasnda
bu oran daha da azdr. Fotoraf imgeli kimseler bir resme 3 - 5 saniye bak-

BELLEK

173

tklan sonra, bu resmi btn a3rnntlanyla belleklerinde 5 - 10 dakika tuta


bilirler. Resme 3 saniyeden daha az sre bakarlarsa, bellekteki imgenin baz
ksmlar aym tsz olur. Demek oluyor ki, 3 - 5 saniyelik zaman denein res
mi belleine kodlamas iin gerekil bir zamandr. Denek srekli gzlerini krptnrsa. veya gzlerini baka bir yne evirirse fotorafs imge kaybolur.
Fotografs mge ocuun arzu, ilgi ve beklentileri ynnde deiim gste
rir. rnein, ocuk sevdii oyuncaklarla ilgili ayrntlar btn aklyla "g
rebildii; halde, ilgisini ekmeyen nesne ve olaylarn aynntlann pek "gre
mez." Demek oluyor k. fotografs imge, fotoraf makinesinde oluan bir g
rnt gibi mekanik olarak deil, denein ilgi, arzu ve beklentileriyle etkilee
rek oluur (Haber. 1969).
Depolama
Ksa sreli bellein kk bir kapasitesi vardr. Ortalama olarak bu ka
pasite yedi birim llktir. Baz kimseler be birimden sonra, baz kimselerse
dokuz birimden sonra ksa sreli belleklerinde hata yapmaya balarlar. Ksa
sreli bellein kapasitesinin 7 2 olmas sizi hayrete drebilir, nk
gnlk yaamnzda kiilerin belleklerinin dellk^tenekler gsterdiini gzlemlsinizdir. Gnlk yaamda bireyler arasnda gzlemi olduunuz bellek
teki yetenek farkll, uzun sreli bellekten ileri gelir.
Ksa sreli bellein kapasitesi yukardaki 7 + 2 formlyle ifade edilebi
lir. Bu gzlemi ilk yapanlardan biri bellek zerine almalanyla nl Alman
psikologu Ebbinghaus'dur (1885). Amerikal psikolog George MiIer kendi almalannda yedi rakamn tekrar tekrar grm ve ksa sreli bellein kapa
sitesini sihirli rakam yedi" ad altnda belirtmitir (1956).
Ksa sreli bellein kapasitesini psikologlann nasl belirlediini herhalde
merak ediyorsunuzdur? Kullanlan aratrma yntemi olduka basittir. Birbirlyle likisiz bir dizi kelime, rakam, ya da sembolden oluan renilmesi
gereken birim" denee verilir ve denein birimleri doru srada hemen hatr
lamas istenir. Birimler denee sratle verilerek, denein uzun sreli belleiy
le bu birimler arasnda iliki kurmasna'olanak verilmemitir. Hatrlanan bi
rim says ksa sreli bellein kapasitesini yanstr.
Denemenin ilk balarnda denee , drt birim vererek balanr. Denek
lerin hepsi birimleri kolaylkla hatrlar. Daha sonra dzenli bir biimde bi
rimlerin says artar. Baz denekler 5 birimden sonra, baz denekler 9 birim
den sonra hata yapmaya balarlar ve dierleri, bu iki rakam arasnda yer
alan bir yerde kendi kapasitelerine eriirler. Bu- kapasiteye bireyin bellek ge
nilii (memory span) ad verilir. Siz kendi zerinizde, veya bir arkadamz
zerinde bu tip bir deneme yapabilirsiniz. Sizin ve arkadanzn bellek geni
liinin 5 ile 9 birim arasnda yer aldn grrsnz.
Ksa sreli bellei. 5 ile 9 arasnda rafdan olumu bir kutu gibi dn
mek olana vardr. Aada vereceimiz tartmann kolayl iin 7 raf olan
bir kutuyu rnek alalm. lTet, Timur. Osman. Zuhal. Acar. Elif. Suna. Mahir
gibi bir isim dizisini vererek ksa sreli bellek geniliini denemek istiyoruz.

174

NSAN VE DAVRANII

B
Ksa sreB t^llek bo

Baka bircim girer

ffet girer
1

Ksa sref belek doMu

1 Tim ur

Ksa sOrell belek bo

Suna
Met
Acar
Zuhal
Osman
Timur

ekil 5.2 Yerini alma ilkesi. Ksa sreli bellein snrl kapasitesinden dolay, yeni eklenen bir bi
rim. eski birimlerden birinin kaybna yol aar.
ekil 5.2de belirtildii gibi railar altalta dizilmitir ve k gelen birim. ''f
fet," en st rafa konur. kinci birim, Tim ur" gelince, ly^ birim alttaki rafa ge
er ve ikinci birim onun stndeki rafta kalr. Bu sre nc, drdnc ve
dier gelen birimler iin de sz konusudur. Btn raflar dolunca yeni gelen
her birim, rnein Mahir", en alttaki raflakini, yani "Iflen atarak kutu iin
deki yerini alr.
Ksa sreli bellein kapasitesinin bu biimde aklanmasna yerini alma
ilkesi (principle of displacement) ad verilir. Bu ilke yalnz bellek genliini
aklamakla kalmaz, ksa sreli bellekte unutmann mekanizmasn da ak
lar. En alt raftan ablan birim bellekten kar, artk hatrlanmas olanakszdr,
bir baka deyile unutulmutur.
Baz psikologlar unutmay yerini alma ilkesiyle aklama yerine, renkli
resmin zamanla gittike rengini kaybetmesi gibi, sinirsel izin zayfla3rp orta
dan kaybolmasyla aklamay tercih ederler (Reltman, 1974). Bu psikologla
ra gre, iten tekrar, kaybolmaya yz tutmu sinirsel izin yeniden kuvvet ka
zanmasna yol atgmdan, hatrlamaya yardmc olur. Her iki gr de bugn
modem psikolojide yerini korumakladr. Hangi grn doru olduu ile ilgili
henz kesin bir sonuca ulalamamtr.
Ara-bul-geriye getir (retrieval)
Ksa sreli bellekteki bilginin srekli farknda olduumuz iin, bizden is
tendiinde bilgiyi hemen hi zaman gemeden bulup karmak mmknm
gibi dnrz. Gnlk yaamda, ksa sreli bellekteki bir birimle ilgili soru
lan soruya verilen cevab bulmak iin, sanki hi zaman gerekmiyormu gibi

BELLEK

175

bir izlenim ediniriz, megin. yukardaki isim listesi verildikten sonra size
stede Necla ismi var myd? diye sorsalar, sorunun sorulmasyla, sizin
Evet. ya da Hayr diye cevap veriiniz arasnda hi zaman gemiyormu
gibi dnebilirsiniz. Bu zlenim yanltr. Sorulan belirli bir bilgiyi cevaplar
ken ne kadar zaman harcand konusunun denemelerle nasl incelendiini
imdi ksaca gzden geirelim.
Stemberg adl Amerikal psikolog aadaki yntemle ksa sreli bellein
ara-bul-gerlye getir in ne kadar zaman istediini aratrmtr. Her deneme
de denee, bellek listesi ad verilen bir dizi rakam verilmlllr. Bellek listesin
deki rakam sajns yediden azdr, bu nedenle denein rakam dizisini ksa s
reli belleinde tutmas bir sorun olmaz.
Bellek listesi gsterilip kaldrldktan bir sre sonra denee bir test raka
m verilir ve denein bu rakamn bellek listesinde olup olmadna karar ver
mesi istenir. Denek cevabn Evet" veya Hayr" kelimeleriyle belirtir. Test ra
kam verilmeden nce bellek dizisi kaldnldgndan, denein cevap verebilmesi in,
ksa sreli bellekte depolad bellek liste
siyle test rakamn karlatrmas gerekir.
Denekler bu tr denemelerde ender ola
rak hata yaparlar. Aratrmacnn esas ilgi
lendii denein karar verme srecinin hz
dr. Karar verme zaman, test rakamnn verj[?esiyle denein Evet" ya da Hayr" diye
rek, verilen rakamn bellek listesinde yer
alp almadm belirttii an arasnda geen
sredir. Karar verme zaman ksadr ve sa
niyenin bindebirini belirten milisaniyeyle l
lmesi gerekir. Denek, uzunluu deien
yzlerce listeyle denemeye tabi tul ulur. So
nuta. aratrmac bellek listesindeki rakam
saysnn artmasyla, karar verme sresi
arasnda bir iliki olup olmadn incele
mitir.
ekil 5.3 aratrma sonulann gster
mektedir. ekilde de grld gibi, bellek
listesindeki rakam saysnn artyla, karar
iin gerekli zaman sresinin art arasnda
KsasOrefibeekeH
sk bir iliki vardr. Bellek listesinde her ra
birim says
kam art, karar verme sresinde 40 milisaniyelik bir art gerektirir. Denek bu ka
dar ksa bir zaman sresinin farknda deil ekil 5.3 Bir aratrma sreci olarak
dir, ancak deney sonulan, bellek listesin
ara-bul-geriye getir. Ksa sreli bel
lekteki birim saysna dorudan bal
deki rakam says arttka, listede test raka
mnn bulunup bulunmadna karar ver olarak karar verme zaman artar.
"Evet" ve Hayr" cevaplarnn her ikisi
mek iin gerekli zamann arttn gster
de dz bir izginin dorultusunda bu
mektedir.
lunmaktadr.

176

in s a n v e

DAVRANII

Karar verme sreci aamadan oluur. lk aamada test rakamnn


kodlanmas ve alglanmas gerekir. kinci aamada, test rakam teker teker
bellek dizisindeki rakamlarla karlatnlr bellek dizisinde bir rakam varsa
40 milisaniye, iki rakam varsa 80 milisaniye, rakam varsa 120 mllisaniye
gerekir. OOnc aamada denek Evet" veya Hayr dmesine basmak in
bir tepkiyi harakete geirir. Birinci ve nc aama toplam olarak 400 mlllsaniyelik bir zaman gerektirir ve bu zamann bellek listesindeki rakam saysyla ilgisi yoktur. kinci aamada gerekli zaman bellek listesindeki rakam saysnm 40*la arplmasyia bulunur. Bflylece karar verme sresi

400 + 40 n

formlyle gsterilebilir. Bu formide n ksa sreli bellekteki birim saysm


ifade eder. Byle bir forml ekil 5.3*te verilen sonulan gayet gzel aklar.
Sonular ksa sreli beliekteki aratrma srecinin seri bir sre (serial Pro
cessing) olduunu gsterir. Baka bir iiadeyle test rakam, bellekteki her ra
kamla sradan karlatrlr.
Bu tr aratrmalar deiik khltrlerde. deiik sosyo-ekbnomik dzey
lerde. hatta akl hastab belirtileri gsteren kimselerle yaplm ve hep ayn
sonular alnmtr. Anlald kadaryla, ksa sreli bellein ara-bul-geriye
getir dzeni tm insanlan kapsayan evrensel bir sretir (Stemberg. 1969).
Ksa Sreli Bellek ve Dnme
Ararmaclar. ksa sreli^ellein insan dnme srecini dorudan et
kiledii kanaatindedirler. Birpk psikoloa gre, 3rukanda rneini verdiimiz
ksa sreli bellek kapasitesi, insan dnmesinin de smnn belirler. Bir ar
kadanz zerinde u denemeyi yapabilirsiniz: Arkadanza u iki ilemi ay
n anda yapmasn syleyin: Bir telefon numarasn (2374347) ezberlemeye
alrken, ayn zamanda bir arpm ilemini (6x13) zihinsel olarak yapmaya
kalksn. Tek tek alnd zaman yaplmas gayet kolay olan bu ilemler, bbraber verildiinde, her ikisi de ksa sreli bellekte ileneceinden, ksa sreli
bellein kapasitesini aar ve birbirlerini elmeler.
Kompozisyon derslerinde retmenlerimiz uzun cmleler yerine, ksa ve
z cmlelerle yazmamz tler. Bu t Trk liselerinde verildii gibi, ABD
ve byk bir olaslkla dier lkelerin liselerinde de verilir. Ksa ve z cmle
lerle yazma dnn altnda ksa sreli bellek kapasitesi yatar. Cmleyi
oluturan alt cmleciklerdeki kelime says 7 2 kuraln at andan itibaren
okuyucu okuduu cmlenin anlamn kavramakta glk ekmeye balar.
Baz kimselerin ksa sreli bellek kapasitesi dier kimselere kyasla biraz
daha yksek olduundan (yukardaki kural 5 le 9 arasmda deien bir kaplsite yelpazesi oluturur) baz kimseler uzun cmleleri anlamakla daha z
zorluk eker. Fakat herkesin bir snn vardr ve ksa cmlelerle yazmak, yaidnz her trl okuyucunun rahatlkla anlamasna olanak salar. Baz psi
kologlar yaptktan aratrmalarla bu sonucu bilimsel olarak kantlamlardr
(Daneman ve Carpenter, 1981: Miller ve Kintsch, 1980).
u anda aklnza yle bir soru gelebilir: Konuurken ya da yazarken
ortalama yedi kelimeyi amayan trden cmleler kullanmak zorunda ni-

BELLEK

177

Resim 5.1 "Hakim Bey. bana


sorulan sorularla ilgili konular
uzun sreli belleime kaydetmem
gerektiini imdi anlyorum; ne var
ki. maaiesel onian hep ksa sreli
belleime kaydetmiimi"

ym?" Yukandaki verdiimiz bilgiler erevesinde verilebilecek cevap Evet


Ur. Fakat sorunun cevabn kesin olarak vermeden nce, kmeleme kavram
n incelememiz gerekir.
Kmeleme
Gnlk yaammzda reneceimiz konular, bize ufak ufak birimler ha
linde verlhiez. yle anlar vardr kl, uzun birka c m l^ hatrlamamz gere
kir. rnein bir yere nasl gidileceini bize syleyen kimsenin tekrar etmeye
zaman yoktur ve verilen yol tariHnl hemen obanda bellememiz zorunludur.
Bu durumlar ksa sreli belleimizin kapasitesmi at halde bu tr grevleri
belleimiz, ou kere rahatlkla baarr. Nasl oluyor da ksa sreli bellek
kendi kapasitesinin stnde grlen bu grevleri ksa sreli bellek baarabi
liyor ve renilen malzemeyi uzun sreli bellee aktarabiliyor? Sorunun cevabmn altmda kmeleme (elustering) sreci yalar.
Bir bellek deneyinde size u harf dizisi verilsin ve belleyip hatrlamanz is
tensin:

1R E L Z G N I R A L K U C O .
Byk, bir olaslkla 17 harilik diziyi ezberlemeniz ilk bata olanakl g
rlmez. imdi dizeyi sondan baa okuyun: OCUKLARIN GZLER. 17 harf
lik dizi, sizin bildiiniz ki kelimeye indirgendi. Bu iki kelimeyi tanmakta ve
hatrlamakta hi glk ekmezsiniz. Nasl oldu da harf dizisi iki kelimeye in
dirgenebildi? Bu soruya verilen cevabn altnda Trke dilbilgisi kurallar ya
tar. Trke dilbilgisi kurallar uzun sreli bellekte depolanmtr, bu bilgi ara
clyla 17 harflik bir diziyi, iki birimlik bir kelime dizisi haline dntrebildik.
D 12

178

NSAN VE DAVRANII

Uzun sreli bellekteki bilgileri


niz araclg^la size verilen yeni bi
rimleri anlaml bir biimde gruplama srecine kmeleme ad verilir ve
her gruba da kme (cluster) denir.

Resim 5.2 Resimdeki retmen iki snfa, tah


taya yazd rakamlar ezberlemelerini syle
mektedir. Her iki snfa da ayn rakamlar veril
mitir. Yukardaki resimde retmen rakamlar
io gruplar halinde kmelemitir. Aadaki
resimde ise. saylarn geliigzel dizilmeyip be
lirli bir kurala gre sralandn belirtir, ancak
kuraln ne olduunu sylemez, rencilerden
kuraln ne olduunu bulmalar beklenir. Kural
kefeden renciler diziyi hatasz olarak hatr
lamlardr. Saylarn dizimindeki kural sayfa
199'da verilmitir.

imdi daha nce sorduumuz


u soruyu cevaplayabiliriz: Konu
urken veya yazarken ortalama yedi
k e lim ^ amayan trden cmleler
m kullanmalym? Hayr, evvelden
bildiimiz gnlk konularda yedi
den daha fazla sayda kelimeden
oluan cmleierie konumak ye yaz
mak hibir zorluk orta3ra karmaz.
Uzun sreli belleimizdeki Trke
bilgisi sayesinde duyduumuz keli
meleri. belirli anlam birimlerine,
baka bir deyile cmleciklere * ve
cmlecikleri de cmlelere kmeleye
ceimizden. teker teker kelimelerin
farknda bile olmayz. Ne var ki.
yepyeni bir konuda ve bilmediimiz
kelimelerle yazlan bir yaz, ya da
yaplan konuma, bize byk zorluk
verir, nk bu konuma veya yaz
y kmelemek kolay olmaz. Yeni ke
limelerin kullanld durumlarda,
ksa sreli bellein kapasitesine dik
kat etmemiz ve ksa cmlelerle ko
numa ya da yazmamz gerekir.
Kmeleme yalnzca kelimelerle
deil, renilen her konuda yapla
bilir, nemli olan kmelemeye te
mel olacak bildiimiz ve kullanabile
ceimiz bir dzenin olmasdr. Dille
ilgili olarak verilen rnekte, dilin
gramer dzeni, kmeleme srecinin
temelinde yatar.

Dilbilgisi gibi aina olunan, bilinen her dzen, bir kmeleme sistemi
oluturabilir. Bu sistem araclyla bilinmeyen yeni uyanclar kmelenebilir,
rnein. 145319231989 rakamlannn bir okuyuta ezberlenip ve ayn srada
hatrlanmas istense zorluk ekilir, nk 1 2 rakamdan oluan bir say dizi
siyle kar karya bulunulmaktadr. Ancak bu dizi u ekilde grlebilse,
1453 (stanbul'un fethi), 1923 (Trkiye Cumhuriyetin kuruluu), 1989
(80*lerin son yl) kmelenerek birimlik bir dizi haline dntrlm

BELLEK

179

olur. O biimlik dizinin renmesi ise ok kolaydr. Bu rnekte, daha nce


den bilinen tarihler, yeni verilen birimleri kmelemek iin kullanld.
Kmeleme sayesinde son derece karmak ve uzun uyanc birimlerini,
nceden bilinen az sayda birim gruplanna indirgeme olana vardr; bu ola
naktan yararlanarak, smrl kapasitesi olan ksa sreli bellek, olduka kar
mak bilim, felsefe, sanat ve bilgi dzenlerini yaratabilmektedir. Bir telefon
numarasnn kodlanmas da buna rnektir. Saylar l ve ikili gruplar hali
ne getirilerek (145 31 92 gibi) kolayca aklda tutulabilir.

3. UZUN SREL BELLEK


Ksa sreli bellek biyoflzik. uzun sOrel bellek ise biyokimyasal bir sre
tir. Bir bilginin uzun sreli bellee girmesi protein sentezi le gerekleir.
Otuz saniye getikten sonra hatrlanan her bilgi veya olay uzun sreli
bellekten arlr. Uzun sreli bellek, ksa sreli bellekten kendisine bilgiyi
birka dakikadan balayan ve gnlere, haftalara, yllara, hatta bir mr bo
yuna uzanan srelerde saklayabilir. Yaplan aratrmalar, dakika ve saat gibi
ksa sreli zaman sreleri iinde yaplmtr, fakat aylan ve hatta yllan kap
sayan birka psikolojik aratrma da vardr. Ayn ksa sreli bellekte olduu
gibi, uzun sreli bellekte de, kodlama, depolama ve ara-bul-geriye getir s
relerini nceleyeceiz.
Kodlama
D dnya olaylannn ve insan yaantsnn tm boyuUann kapsayan
bir kodlama (codlng) sistemi insan belleinin bilgi kaydnn temelini olutu
rur. Ses. k, renk, tat, koku, dokunma, gibi insan duyu organlanna karhk
olan her uyanc tr bellekte kodlanabilir. Szl iletiimde anlam en nemli
kodlama aracdr. Yaplan baz aratrmalar bireylerin, dinledikleri cmlele
rin anlamn kavradktan sonra kelimeleri unuttuklann. fakat kelimelerin
oluturduu cmlenin temelinde yatan anlam rahatlkla hatrladklarn gs
termitir (Sachs. 1967).
nsan zihni yazl ya da szl dil yoluyla gelen uyanclann ierdikleri an
lam bulup kararak, gelen uyanclar deil, fakat bu uyanclann ieriini
oluturan anlam bellekte tutar. Bu nedenle, anlamsz bir biimde bize veri
len, birbiri3de ilikisiz kelime iAleri gb uyanc dizileri anlamh ilikiler ine
sokulursa, belleme kolaylar.
yle bir rnekle aklayalm: Size bir dizi kelime illi verilsin ve dizideki
kelime iftlerinden biri st^lenlnce sizin br kelimeyi hatrlamanz istensin
rnein, torak - kitap kelime iftinde, tarak dendiinde (uyanc kelime) sizin
kitap kelimesini (tepki davranm) hatrlamanz isteniyor. Byle bir belleme
durumunda, iki kelime arasnda anlaml bir iliki kurulursa, hatrlama mlktan aru*.
Anlaml iliki iki trl kurulabilin Ya (1) tarak ve kitap kelimeleri ayn
cmle iinde kullanlr ftarak kitabn iinde sakl), veya (2 ) tarak ve kitap
hayalinizde birbiriyle ilikili hale getirilir (kitap iinde duran bir taran res
mi dnlr). Cmle iinde kullanlarak, ya da hayalde birbiriyle iliki ine

180

NSAN VE DAVRANII

sokulan kelimeler uzun zaman bellekte kalr. Bower adl Amerikal psikolog
1972*de bir dizi aratrma yapm ve cmle iinde kullanlan veya hayalde
iliki haline sokulan kelime iftlerinin hatrlanma dlzeyinin %75, yalnz ez
berleme yoluyla hatrlama dzeyinin se %35 dzeyinde olduunu gzlemitir
(Bower. 1972).
Bellenmesi istenen malzemenin ne kadar aynnbsma gidilirse, bellekte b
kadar yi kahr. Birey, bellemek istedii malzemenin ayrmtlanna ulamak
iin deiik yntemler kullanabilir, iki rnek verelim; birinci rnek bir kelime
dizisini, ikinci rnek alp renme durumunda olduunuz bir konuyu
olutursun. Belleme durumunda olduunuz her kelimenin deiik dzeylerde
aynntlarma gidebilirsiniz.
rnein, reneceiniz kelime dizisindeki kelimelerden biri kavalye ol
sun. Kelimeyi renirken baka hangi kelimenin syleniine benziyor diye
dnebilir ve sandalye kelimesinin syleniine benzediini kefedebilirsi
niz. Benzetmeyi yapbgmz enda. belirli bir dzeyde ayrmlara inmi lrs
nz. Kavalye ile sandalye" kelimeleri arasmda bir liki kurarak (rnein
sandalye zerinde oturan kavalye ) daha da aynntya girebilirsiniz. Yaammzda hi kavalye olup olmadnz dnerek, belirli bir deneyiminizle keli
me arasnda bir balan kurabilirsiniz. Byle bir balant kurduunuzda da
ha ayrntl bir kodlama yapm olursunuz.
Anderson ve Reder adl iki psikolog, aynntlara nme derecesiyle hatrla
ma arasnda dorusal bir iliki bulmutur. Ararmaclann elde ettii sonu-

Resim 5.3 Daha nceleri bilgi, soldaki resimde grlen manyetik teyp
lere kaydedilirdi. Sadaki resimcte grlen mikroiplerin kefi, ok ufak
bir mekna byk miktarda bilgi depolama olana vermitir.

BELLEK

181

lra gre, en ufak ayrmtlanna inilerek kodlanan kelime en tyl. hi aynntlanna inilmeden kodlanan kelime en kt hatrlanr (Anderson ve Reden 1979).
Sonradan snanacanz bir konuyu kitaptan renme durumu kinci r
neimizi oluturuyor. Anderson 1980*de yle bir deneme yapmtr: iki grup
renciye ayn ders metnini vermi ve bir sre sonra bu konudan snava gire
ceklerini sjrlemitlr. Birinci gruptaki rencilere (deneme g^bu), daha orar
okumaya balamadan belirli sorular verilmi ve sorulara cevap aarcasma
okumalan stenmitir.
kinci gruptaki renciler (kontrol grubu) kendilerine bir ey sylenmedi
i iin normal gnlk alkanlklan inde metni okumulardr. Deneme gru
buna sorulan alma sorulan snavda sorulan sorulardan farkl olduu hal
de. bu gruptaki renciler, kontrol grubundaki rencilerden daha 3rl hatr
lamlardr. Deneme grubundaki renciler metni okurken aynntlanna gir
mi ve cevap arayarak okumulardr^ bu nedenle hatrlama dzeyleri, kontrol
grubunda bulunan ve gnlk alkanlktan inde okuyan kiilerden daha
yksek olmutur (Anderson. 1980).
Depolama ve Ara-bul-geriye getir
Ksa sreli bellekte lenen bilgi, uzun sreli bellee aktanbr ve burada
depolanr. Hatrlamak istediimiz bilgiyi aramaya balarz. Hatrlayabilmemiz
iin iki koulun yerine getirilmesi gerekin ( 1 ) Hatrlamak istediimiz bilginin
bellekt depolanm olmas ve (2 ) depolanm bilgiye bizi gtren ara-bulgeriye getir ipulannm var olmas gerekir.
ou zaman bilgi bellekle bulunduu halde ara-bul-geriye getir pucu
nun olmamas yznden bir trl hatrlayamayz. Baz gzlemler byle hatr
layamama olaylannn pek seyrek olmadm gsterir. SankL kitaplkta bir ki
tab bulmak in yaptmz ileme benzer bir durumla kar karyayz. Ara
dmz kitab bulamadmz zaman u olaslklar akla gelin (1) Aradmz
kitap kitaplkta yok; (2 ) kitap var. fakat yanl yere konmu: (3) kitabn fii
kaybolmu, kitabn nerede olduuna dair bir pucu yok. Aradmz kitapla l
gili bu olaslklar, uzun sreli bellekte aradmz bir bilgi in de geerlldir.
Snavda hatrlayamadmz bir bilgiyi, snavdan sonra hatrladmz ok
olmutur. Aynca. dllinin ucunda" olay da son derece lgin bir olaydr. Sy
leyemediimiz bir smi, sanki dilimizin ucunda" tutarz ve bir baims Avu
kat Celal Bey*in smini m hatrlamaya alyorsunuz?" diye sorduunda, ga
yet kesin olarak. Hayr! Baka birinin ismini hatrlamaya alyorum." di
yebiliriz. Aradmz smi eren bir liste verilse, o ad hemen tanyabiliriz.
Hipnozla llgUl almalar da ilgin sonular vermektedir: gnlk bilin dze
yinde hatrlayamad olaylar, kiiler hipnoz altnda hatrlayabilmektedirler.
Bu gzlemler gsteriyor k. belirli bir bilgi bellekte olduu halde, uygun
ara-bul-geriye getir ipucu olmad iin hatrlanamaz. Bilginin bellekte depo
lanmas kadar, uygun ara-bul-geiye getir pularnn bulunmas da nemli
dir.
yle bir deneme yaparak bu gzlemi kantlayabilirsiniz. Deiik kelime
gruplanm belirten bir dizi kelime aln. rnein, Tablo 5-1de verilen meyve

182

NSAN VE DAVRANII

(elma, armut.vb.). hayvan (at. eek), mutfak eyas (tabak, atal), renk (krm
z. san), giyecek (celoet. gmlek) gibi kelimelerden oluan bir liste olsun. On
kii civannda bir arkada grubu aln. Liste}d onlara bir kere okuyun, okudu
unuz listedeki kelimeleri belleklerinde tutmalann. biraz sonra onlara bu
kelimeleri soracanz syleyin.
Arkada grubunu imdi beer kiilik iki kOk gruba aynn. Birinci gru
ba kelimelerin kategori isimlerini verin: "Meyve isimlerini syle", "imdi de
hayvan simlerini sCyle'" gibi. kinci gruba hibir ipucu vermeyin. "Listeden
hatrladnz kelimeleri syleyin" ynergesini verin. Birinci gruptakilerin.
kinci gruptakilerden daha fazla sayda kelime hatrladn grrsnz.
Bu aamada, ikinci gruptakilere. ayn birinci gruptakilere yaptnz gibi
kategori isimlerini verin: "Meyve isimlerini syle", "imdi, hayvan simlerini
syle" gibi. Onlarn kelimeleri hatrlama orannn birinci gruptakilerin dze
yine geldiini grrsnz. Bu deney gsteriyor k. isim kategorileri ara-bulgerlye getir pulan olarak verildiinde hatrlamada bir artma olmaktadr.
Tablo 5.1 isim kategorilerini ieren isim listesi. sim kategorileri:
(1) Meyve, (2) hayvan, (3) mutfak eyas, (4) giyecek, (5) renk.
elma
at
atal
san
ceket
gmlek
armut
eek
kak
mavi
eftali
tabak
orap

erik
deve
bardak
pembe
kilot
ilek
ceylan
bak
yeil
elbise
nek
pembe
muz

Yukandakl deneyden de anlalaca gibi ne kadar ok ara-bul-geriye


getir ipucu varsa, hatrlama da o derece de iyi olur. Tanma le hatrlama
arasndaki kolaybk fark da ara-bul-geriye getir pulannn miktaryla ak
lanabilir. Tanma, size verilen bir uyancyla daha nce karlap, karla
madnza karar vermenizi gerektirir, "Geen gnk toplantda kimleri gr
dn?" diye size sorulsa. Ahmet Tarladeenin ismini hatrlayamayabilirsiniz.
Fakat. Ahmet Tariadeen'i baka bir toplantda grdnzde, kendisini tamrsmz.
Tanma durumunda daha fazla sayda ara-bul-geriye getir ipucu (Ahmet
TarladeenTn grnm, yz ifadesi, davranlar, sesi, giyimi, vb. gibi) bu
lunduundan, belleiniz ipulannn hepsini ya da birounu kullanr ve sizi

BELLEK

183

"hatrlama'' olayna gtrr. 0te yandan, yalnz bir tek ipucunun ("Geen
gnk toplant") bulunduu durumda Ahmet Tarladeen'i "hatrlama" olasl
dktr.
Acaba bellekteki bilgi, srekli bellekte kalr m. yoksa zamanla kaybolur
mu? Doru ara-bul-gerfye getir pucu kullanlrsa bellekteki btOn bilgerl
hatrlamak olana var m? Sorularn cevaplanh bugn kesin olarak yeremi
yoruz. Baz psikologlar. beUektekf bilgilerin, manyetik banda kaytl ses veya
grnt gibi sinir sisteminde kaytl olduunu ve manyetik banttaki kaytla
rn zamanla zayadg gibi, sinir sistemindeki bilgi kaytlarnn da zamanla
zayflayacam kabul ederler.
Baz psikologlar ise, bellekteki bilgilerin hibir zaman kaybolmadn, fa
kat o bilgilere ulamak iin gerekli ara-bul-geriye getir ipulannn, "ipucu"
olmak zelliklerini zamanla yitirdiklerinden "unutma olaynn" ortaya kt
n savunurlar. Dier baz psikologlar, her iki srecin de geerlii olduunu
kabul ederler. Onlara gre, deneyimin trne baml olarak, unutma olayn
da baz zamanlarda "zlerin za3ailamasr kuram, baz zamanlarda da, "ipucu
nun zelliini kaybetmesi" kuram geerli olur.
Hatrlamayla ilgili yaplan aratrmalar, ara-bul-geriye getir pulan kay
bolmasnn. hatrlayamama ola)nnm en belli bal nedenlerinden biri olduu
nu gsterir. imdi, ara-bul-geriye getir'i kolaylatran ya da zorlatran ne
denlere bir gz atarak bellekle ilgili konumuzu srdrelim.
rgtleme ve Balam
Hatrlamada iki faktr nemli rol ojrnar: ( 1 ) rgtleme (organizing) ve (2)
balam (ilikiler erevesi/context). Bilginin renimi, baka bir deyile kod
lanmas srasmda birey bilgiyi istedii ekilde rgtleyebilir. Bilgiyi gtlemede kullanlan dzen akla yatkn, evvelden bilinen bir dzense, hatrlama
srasnda ara-bul-geriye getir ipucu olarak kullanlr.
Size liste halinde verilmi doa bilimleriyle ilgili yz akn bir dizi kav
ram renme durumunda olduunuzu varsayalm. Size anlaml gelecek bi
imde rgtleyerek kavram dizisini renmek istiyorsunuz. Farzedelim k, en
dtan ie doru giden bir rgtleme dzeni kullanyorsunuz: Evrenin yap
syla ilgili kavranlan bir grup olarak topluyorsunuz, daha sonra gne siste
miyle ilgili kavrsunlan alyorsunuz ve bunu yer kresini ilgilendiren kavram
lar izliyor. Daha sonra, yer kresindeki, canl ve cansz varlklan ve cansz
varlklann hareketiyle lgili fizik kavramicirm grupluyorsunuz, canllann ya
psyla ilgili biyoloji kavramlann ve en sonunda da insan davranlanyla ilgili
psikoloji kavramlann da bir kmeye koyuyorsunuz.
Habrlamayla ilgili deneyler tekrar tekrar gstermitir ki. rgtlenerek
renilen bil^, hi rgtlenmeden bellenen bilgiden iki veya kat daha kolay
hatrlanr. Yukandaki rnekte grld gibi, verilen kavram dizisini, size
anlaml gelecek bir biimde rgtlediinizde, kavramlan hatrlama oranmz
yksek olur.
Kodlama srasnda rgtlenen bilgi, acaba niin daha yi hatrlanr? Bu
soruya psikologlar u cevab verin Kodlama srasnda kullanlan rgtleme
dzeni, ara-bul-geriye getir annda pucu olarak kullanlr. Kullanlan dzen

184

NSAN VE DAVRANII

daha nce bilindiinden, kodlama srasnda bilgileri rgtlemede yol gste


rir. rgtleme dzenini doduunuz, bydnz ve iyi bildiiniz bir ma
halleye benzetebiliriz. Kodlama srasnda bu mahallenin belirli sokaklann ve
bu sokaklarda daha nceden bildiiniz evleri ziyaret eder ve size verilen, yeni
bilgileri bu evlere brakrsnz. Sizden bilgiler yeniden geri stendiinde, baka
bir deyile hatrlama srasnda, yerlerini ok yi bildiiniz evleri yeniden s^
rayla ziyaret eder ve brakm olduunuz bilgilere ularsmz.
Hatrlamay kolaylatran dier bir faktr de. bilginin kodlanmas srasmda yer alan balamn (ortamn), bilginin hatrlanmas srasnda da bulunup
bulunmamasdr. Bu ifadeyi biraz daha aarak yle diyebiliriz: Her olay bir
balam iinde oluur.
rnein u anda siz bu kitab belirli bir ortamda okuyorsunuz, etrafnz
da belirli olaylar oluyor. Diyelim k evlnlzdesiniz, en rahat ettiiniz koltua
oturmu kitab okuyorsunuz. Sevdiiniz tr mzik hafiften alyor. Anneni
zin piirdii yemein kokusu geliyor ve darda oynayan ocuklarn sesini
duyuyorsunuz. Kendi evinizde olmann, sevdiiniz mzii dinlemenin, sevdi
iniz bir yemein piirildiini bilmenin verdii bir huzur var inizde. Dar
da oynayan ocuklarm sesi, hafife alnan mzik, koltukta oturmanz, ye
mein kokusu d ortam, d balam oluturur. Okudukannz da. bu ere
ve inde yer alr, te yandan, o andaki duygularnz ve tutumlannz orta
mnz, i ilikiler erevenizi oluturur.
Snava girdiinizde, kitapta okuduunuz bilgileri hatrlamanz istenir. B
durumda renme (kitab okurken) ve hatrlama (snav alrken) anlannda
hem d balam, (ortamn), hem de i balam farkldr. Balamlardaki b
farkllklar, ara-bul-geriye getir srecini sekteye vurur ve hatrlama zorlan
renme anndaki balam, hatrlama anndaki balama ne kadar benzerse,
hatrlama o kadar kolay olur. Baka bir deyile, snav ortamna benzer bir or
tamda bilgi renilirse, snavda hatrlanmas daha kolay olur.
Kiinin duygu ve tutumlarn belirten i balam da hatrlama srecini et
kiler. rnein, neeliyken rendiiniz bir iiri, zntl bir ruh hali in
deyken hatrlamanz zorlar. Bu tr gzlemler duruma (hale) bal bellek
(State dependent memory) adnda yeni bir kavramn gelimesine yol amtr.
Bu kavrama gre kii bir bilgiyi kodlarken hangi ruh durumu iindeyse (han
gi haldeyse) o bilgiyi o ruh hali iinde en kolay hatrlar.
Abartarak yle bir rnek verebiliriz: Ekrem Beyle Mahmut Bey meyha
nede tanyorlar. Mahmut Bey olduka kafay bulmu durumda. Ertesi gn
tesadfen Mahmut Beyle Kapalarda karlaan Ekrem BeyIn bir tandk
gibi davranp konumasn Mahmut Bey yadrgyor, nk Ekrem Bey'le da
ha nce hi karlamam olduundan emindir. Ayn akam ikisi meyhane
de yine ayn masada buluuyorlar. Mahmut Bey biraz kaiay bulduktan son
ra, Ekrem Bqrl bir gece nceki tanmalarndan hatrlyor ve gayet arkada
a davranyor, ama gndz Kapalarda karlatklann hatrlayamyor.
Bu haliyle Mahmut Bey. duruma bal bir bellek rnei verir. Sanki Mahmut
Beyin bir sarho durumdaki bellei", bir de normal durumdaki bellei" ol
mak zere, biribirinden farkl iki bellei, farkl zamanlarda ilev grr.

BELLEK

185

Resim 5.4 "rendiklerinizi snavda hatrlamanz nemlidir. Hatrlamay etkileyen faktrlerden


biri de, renme ve hatriama ortamlannn benzerliidir.

Bozucu Etkiler
Bir ara-bul-gerlye getir ipucu birden fazla bilgiyle liki kurar ve her biri
in ara-bul-gerlye getir pucu olarak lev grmeye balarsa, o zaman bozucu
etkiler (interference) kendini gsterir ve hatrlamada aksaklklar ortaya kar.
yle bir rnek verelim; Okuldan eve dnerken kitap almay unutmamak
in yznz sol elinizden karp sa elinizin parmana takyorsunuz.
Elinize baktnz zaman sa elinizdeki yzk size kitap almanz hatrlatr,
baim bir deyile bir ara-bul-gerlye getir ipucu olarak lev grr.
Bir sre sonra almanz gereken ey daha olduunu dnyorsunuz:
Yaz makinenize erit, kalem aaca ve arkadanzn doum gn iin br
kart. Sa elinizdeki yzn almanz gerekenleri size hatrlatacan zihniniz
den geiriyorsunuz. Okuldan ktktan sonra sa elinizdeki yzn gerek
ten farkna vanyorsunuz ve bunun size bireyler hatrlatmas gerektii iin
byle yaptnz hatrlyorsunuz, ancak almanz gereken eylerin ne olduu
nu hatrlayamyorsunuz. Hatrlayamama olayn psikologlar. pucu olarak
kullanlan uyarcda yer alan bozucu etkilerle aklarlar. Ayn ara-bul-gerlye
getir ipijicu birden fazla bilgi birimiyle liki haline getirildiinden, bilgiler bir
birlerine ket vururlar.
Hatrlamak istediiniz eyleri rgtleyerek ara-bul-geriye getir ipucunun
verimliliini arttrabilirsiniz. rnein, almak istediiniz eyleri birbiriyle iliki
haline getirerek bir rgtleme gelitirebilirsiniz. Yazmak ve okumak nlerinin
zerine kurulmu yle bir rgtleme kurabilirsiniz: Kalem aaca kalemin,
erit, yaz makinesinin yazmas iin; doum kart arkadanzn, kitap sizin
okumanz iin gerekli.

186

NSAN VE DAVRANII

Byle bir rgtleme yoluyla, sag parmaktaki yzk, bfrbirlyle hi likisi


olamayan drt birim yerine, okuma ve yazma gibi birbiriyle ilikili ki arabul-gerlye getir ipucuyla liki haline sokulun rgtleyerek bellemenin hatr
lamada yararl olduunu kantlayan ok sayda aratrma vardr.
Unutmada Heyecansal Etkenler
Hatrlama son derece mekanik bir hadise midir, yoksa nsan heyecanlan
unutmada rol oynarlar m? Birok aratrma ve tartmalardan sonra, heyecanlann drt farkl biimde hatrlamay etkiledii dnlmektedir.
Heyecan dolu olaylar, heyecansz olaylardan daha fazla insan zihnini u
ratrr ve bu nedenle, zihinde daha ok tekrar edilir. nsanlar dertleri ve
muUuhiklan gibi heyecan verici olaylan deiik kimselerle paylaarak tekrar
ederler.
rnein, byk bir depremle uyandm ve korkuyla evin sallanm. yatagm salncak gibi oynadn grdm 1 Elm 1987 sabahn hi unutmammdr. O sabah ne yaptm, nerede, kimlerle olduumu gayet tyi hatrl
yorum. Mektuplarda depremi yazdm. evremdeki herkes bu konuda konu
tu: birbirimize o anda aklmzdan geenleri anlattk. Deprem olayn ve bu
olayla gelen duygu ve dnceleri tekrar tekrar paylatm in belleimde
bu olaylarn izi kuvvetlendi ve olay hatrlamam kolaylat. Heyecanlann ha
trlamaya lk etkisi, yukardaki rnekte belirttiimiz gibi, heyecan ykl olaylann tekrarlanma zelliinden ileri gelir.
Heyecanlann hatrlamaya ikinci etkisi, onlann yaratt bozucu elktlerden ileri gelir. Korku, kayg, kzgnlk gibi heyecanlar, hatrlanmas stenilen
bilgiye dikkatin odaklanmasn engeller ve bir bulanklk, danklk getirirler.
Bu durumu renciler bazen kuvvetli bir biimde snavda 3raarlar. lk soru
yu okuyunca anlamakta glk eken renci yle dnmeye balar: lk
soruyu anlamakta dahi glk ekiyorsam, dier sorulan ben nasl cevaplan
drabilirim?" lk sorunun uyandrd kayg ve gerginlik, ikinci sorunun anla
lmasn daha da gletirir. Onc soruyu bu tutum iinde okuduunda
kendine gveni iyice sarslr . renci sakin bir kafayla, dikkatini hi dat
madan sorulan cevaplayabilmi olsayd, daha yi bir not alabilirdi.
Yalnz kayg, kzgnlk ve korku gibi olumsuz duygular deil, an coku,
sevin, srpriz de hatrlama zerinde bozucu bir etki yapar. Heyecanlann bu
tr etkisine bozucu etki ad verilir ve ara-bul-geriye gelir pulannn dikkat
ten kamas biiminde kendini gsterir.
Duruma bab bellek kavramn tartrken heyecanlann nc etkisini
de sylemi olduk. dnyamzn ve o andaki deneyimlerimizin tr, olaylan
ve rendiimiz bilgileri hatrlamada bize ara-bul-geriye getir pucu verir.
Baka bir deyile, hznl bir ortamda renilen bllger. byle hznl bir
ortamda daha iyi hatrlanr. Ayn ekilde sevinli ve mutlu bir haldeyken
renilen bilgiler, ya da meydana gelen olaylar, yine sevinli ve mutlu durum
larda daha kolay hatrlanr.
Bower adl bir psikolog, hipnotizmadan etkilenmeye yatkn bir grup de
nek alm ve bir hafta boyunca birer saat sreyle anlarn yazdrtmtr. Bl-

BELLEK

187

reyler anlarn yazarlaricen. duygusal durumlann da yazmlardr. Bir hafta


sonra denekler rastgele ki gruba ayrlmlar, birinci gruptaki denekler hipno
tizma arachg^la hOzOnl, ikinci gruptakiler ise neeli bir duygusal duruma
sokulmulardr. Hipnotizma yoluyla hztknl duruma sokulanlar genellikle
hznl anlarda olup biten olaylan hatrkunlar; te yandan, neeli duruma
sokulanlar ise, kendileri mutlu iken lp: bitenleri
(Bower,
1981). Bu deney, bireyin i dnyanm duygusal (aiTective) tonunun, hatrla
mada nemli bir ara-bul-geriye getir pucu olarak grebileceini gsterir.
Heyecanlann hatrlamaya etkisinin drdnc tr, bastrma kavramyla
fade edilir. Baz psikologlar, Freud'un ortaya koyduu bastuma (repression)
kavramyla unutma olayn aklar. Aklamaya gre, beli bir olay son dere
cede olumsuz duygular yaratan ve bireye ac veren trdense, birey o olayn
hatrlanmasna olanak veren ara-bul-gertye getir ipularn tmden bilinalt
na iter ve normal koullar altnda ac veren olay hatrlamaz. Bu kavram kli
nik psikolojide, psikoterapi srecinde sk sk kullanlan bir kavramdr.
Bu kavramn deneysel olarak incelenmesi olanakszdr, hibir psikolog
deneme amacyla deneklerine byk ac ektirip, ac olay deneklerin bilin
altna atp atmadklanna bakamaz. nk byle bir deneme ahlak kuralla
rn ve yasalar inemek anlamna gelir. Bastrma kavram, deneysel yn
temle aratnlamad halde, gzlemler yoluyla psikoterapi srelerinde izlen
mi ve bu nedenle canlln korumutur.

4. BELLEN GELTRLMES
Ksa ve uzun sreli bellein kodlama, depolama ve ara-bul-gerlye getir
srelerini inceleyerek bellein nasl altn anlamaya altk. imdi da
ha uygulamaya dnk olarak bellek konusunu tartacaz. Bellei gelitirme
olana var m? Soruya ksa sreli ve uzun sreli bellei gz nne alarak
iki aamada cevap vereceiz.
Kmeleme ve Bellek Genilii
Ksa sreli bellein 7 2 formlyle ifade ettiimiz bir kapasitesi olduu
nu daha nce sylemitik. Bu kapasiteyi artrmak olanakszdr. Ne var ki., k
meleme olaymdan yararlanarak, her kme iine giren birimlerin saysn artt
rabiliriz. Bylece, lasa sreli bellek 7 birimlik bir kapasitede kalsa bile her bi
rimin ierii daha karmak ilikilerin bulunduu bir kme oluturur. Daha
nce verdiimiz rnei hatrlayn: 145319231989 dizisi 12 rakamdan olu
makta ve ksa sreli bellein kapasitesini amaktadr. Fakat diziyi 1453.
1923, 1989 biiminde kmeleyince birimlik bir dizi haline getirmi oluruz.
Bu durumda, ksa sreli bellek tm kapasitesine erimek iin, yukardaki
trden drt veya be kme daha alabilir. Grdnz gibi, sonuta bellein
birim kapasitesi sabit kalrken, birimlerin kapasiteleri artar: kendi inde kar
mak ilikiler bulunduran her kme bir birim olarak alglanr.

188

NSAN VE DAVRANII

Bireyler kendi zel dzenlerini gelitirerek saylan kmelemeyi renebi


lirler. ABDde yaplan bir aratrma, SF harfleriyle belirtilen bir kiinin kendi
ne gre bir kmeleme dzeni gelitirerek 79 saylk bir diziyi bir duyuta bel
leyebildiin! ortaya ko3rmutur. Kendisi koucu olduu in SF, saylan bir
millik kou srelerine blm ve drt saylk her sreyi bir birim olarak bel
lemi. daha sonra kmeleri de kendi iinde st kmelere koyarak bir yap
oluturmutur, nce st kmeleri hatrlayan SF. daha sonra her kmenin
iini hatrlamaktadr.
lk bakta inanlmaz gibi grnen 79 rakamlk bir say dizisini bir kere
duyduktan ya da okuduktan sonra hatrlama olayn, byle basit bir kmele
me sistemiyle aklamak ok sayda kiiyi hayrete drmtr (Elcson.
Chase ve FaJoon, 1980). sterseniz kendiniz de bir sistem gelitirerek byle
beUek gsterilerinde bulunabilirsiniz. SF saylar yerine harfler verildiinde
ortalama yedi civannda harf hatrlayabilmitir. Bu da gsteriyor ki. SFnln
baarsnn temelinde onun belleinin kapasitesi deil, kullanm olduu k
meleme dzeni yatmaktadr.
imdi Uzun sreli bellei gelitirmek olana var m?" sorusuna dne
lim. Aada uzun sreli bellein kapasitesini artrmak iin kullanlan baz
uygulama yntemlerini nceleyerek bu soruya cevap vermeye alacaz.
Hayal Etme (mgeleme) ve Kodlama
Hayal etme yoluyla hatrlamay kolaylatrmak mmkndr. Hatrlamay
kolaylatrmak in hatrlanacak bilgiyi veya olay kodlama srasnda bellee
yardmc olacak bir dzenleme kullanmak gerekir. Bellee yardmc dzenle
melere teknik deyimiyle mnemonics ("nlmonlks" diye okunur) denir. Herkes
kendine gre bellee yardmc bir dzen gelitirebilir, ancak en ok kullan
lan ki tr vardr: ( 1 ) Ver arml yntem (method oflocl) ve (2 ) anahtar ke
lime yntemi (key-word method).
Yer anml yntem, iyi bilinen bir yerle renilecek bilgi arasnda bir
arm kurmay gerektirir. yle bir rnekle yer arml yntemi akla
yalm: Bir toplulukta konuma yapacaksnz ve yapacanz konumada se
kiz temel dnceyi ifade etmeye karar vermi bulunuyorsunuz. Dncele
rinizin srasn hatrlamak sizin iin nemli, nk bu dnceleri ancak be
lirli bir srada verdiinizde dinleyicilerin anlaml bir sonuca ulaabileceini
dnyorsunuz. Yer arml yntemi kullanmaya karar veriyorsunuz.
lyl bildiiniz bir yeri, rnein kendi evinizi, bellee yardmc dzen olarak
kullanmak istiyorsunuz. Hayalinizde evinizin d kapsndan giriyorsunuz, 1^
bildiiniz her yere konumada kullanacanz dncelerin birini koyuyorsuntiz. D kapya lk llkrl. misafir odasnn kapsna ikinci fikri, misafir odasn
daki TVye nc fikri, odadaki koltuklarn her birine birer fikir brakarak
mutfaa geliyorsunuz ve mutfan kapma ve buz dolabna birer fikir brak
tktan sonra listenizi tamamlam oluyorsunuz. Bylece lyl bildiiniz bir bl
geyle. konumada kullanacanz fikirleri anm haline getirmi oldunuz.
Topluluk karsnda konumay yaparken, hayalinizde evin d kapsn
dan girip misafir odasndan geerek mutfaa gitmeniz yeter. Sylemek stedi-

BELLEK

189

giniz flklrlei* daha nce brakm olduu


nuz belirli yerlerde sizi bekltyor bulursu
nuz.
Anahtar kelime yntemi yeni bir ya
banc dil renilirken sk sk bavurulan
bellee yardmc bir yntemdir, renil
mek stenen dildeki bir kelimenin anla
myla, Trke bir kelime arasnda hayali
bir iliki kurulur. Trke kelime her d
nldnde bu hayal akla geleceinden,
yeni dildeki kelimeyi hatrlatr.

Resim 5.5 "Genken bellek sorunu di


rnein, ngilizce beer (bira) kelimesi
ye bir ey bilmezsin. Ne var ki. benim
Trke bir* kelimesine benzer biimde
yama gelince bellee yardmc yn
temler kullanmak zorunda kalrsn."
syleniyor diye dnyor ve bira fs
biiminde yazlm 1 rakamm hayal
ed^orsunuz. Anahtar kelime Trke 1"
ralmm olur. Anahtar kelimenin sylenii,
ngilizce kelimenin syleni biimini size hatrlatr, hayal etme yoluyla da n
gilizce kelimenin anlam aklnza gelir. Yabanc dilde yeni kelimeler renir
ken bu yntemi kullanabilirsiniz.
Aynntlania ve Kodlama
Ne kadar ayrntlarna gidilerek renilirse, bilginin o kadar daha rahat
hatrlanacan daha nce grmlk. En iyi a3mntlama. renilecek bilgi ya
da olayla ilgili sorular sorarak, sorularla ilikili ayrntlan bellemekle olur.
rnein, stanbuldaki kpr alt ocuklan"yla lgili bir konuyu nceledi
inizi dnn. ocuklann kpr altnda kalmasna yol aan nedenlere li
kin sorular sorabildiiniz gibi, ayrca, kpr alt ocuklarnn stanbul'u nasl
etkilediiyle lgili sorular da sorabilirsiniz. Bu ocuklar Trkiyenin neresin
den geliyor? Ana-babalann dindar olma dereceleriyle, ocuklann sahipsiz
brakmalan arasnda bir iliki var m? ocuklarla uraan ve onlara yardm
eli uzatan bir kurulu var m? stanbul Belediyesi ve valilik, ocuklara gz
den karm bir biimde m davranyor, yoksa onlara sahip kyor mu?
ncelediiniz olayn sebep ve sonularyla ilgili sorular sorduka, aynnilama (elaboratlon) yapm olursunuz ve rendiiniz her aynntu bir ara-bulgerlye etir pucu olarak bellee yerleir. Ara-bul-geriye getir pucu olarak
bellee yerleen ayrntlar, hatrlama annda bilginin kolayca bellekten alnp
ortaya karlmasna yol aar.
Balam
likiler erevesinin nemli bir ara-bul-geriye getir ipucu olabileceini
daha nce tartmtk. Bir konu belirli bir yerde, belirli saatlerde, belirli bir
sre iin reniliyorsa. o konu en iyi yine ayn koullar altnda hatrlanr. Bu
demektir k. her dersin snav o smila. ayn saatle, ayn retmen tarafndan

NSAN VE DAVRANII

190

verilirse en yksek baan elde edilir. Ne var ki, deiik nedenlerle bu olanak
her zaman salanamaz. rnein, niversiteye Giri Snav sizin daha nce
bulunmadnz ehirlerde, hi gitmediiniz okuUarm dersane veya salonlarmda yaplmak zorundadr.
D evreyi zihinde tayarak, kodlama ve hatrlama balamlar arasmda
bir iliki kurulabilir. rnein, niversiteye Giri Snavna hazrlanrken, ken
di odanzda, kendi masanzda altmz. Smava baka bir ehirde, bilmedii
niz bir okulun smifinda girdiinizde, zihninizde kendi alma odanz canlan
drabilir ve smava, sanki kendi ahma odanzda cevap veriyormu gibi dav
ranabilirsiniz. Byle bir tavr takndnz zaman, bilgiyi renme (kodlama)
aamasmdaki balamla, ayn bilgiyi snavda kullanma (hatrlama) balam
arasmda zihnen bir benzerlik kurmu olursunuz. Zihnen yarattgmz balam,
smav durumunda ara-bul-geriye getir pucu olarak grr ve sizin harlamanza yardmc olur.
rgtleme (organize etme)
Bellei gelitirme yntemlerinden biri de, renme (kodlama) aamasmda
renilecek bilgiyi size anlaml gelecek biimde rgtlemektir. Burada size
kelimesinin altm birka kere izmek gerekir. renmekte olduunuz bUgyi
size bir anlam ifade edecek ekilde yaplandrr ve konulan alt ve st dzey
lere yerletirerek bir mertebeleme oluturursanz, bilgiyi hatrlamanz daha
kolay olur.
rnek olarak bellekle ilgili bu blm ele alalm. Deiik kavramlan gz
den geirdik. Bu kavramlar birblriyle ilikisiz, kendi bama ortada kalan kav
ramlar deildir. Her kavramn dierleriyle ilikisi vardr, ilikileri grebildim
mi? sorusunun cevabn, kavramlan kendinize gre yaplabnp, blmn

Uzun Sreli Bellek

Ksa Sreli Bellek

Kodlam a

itsel
kod

G rsel
kod

D epolam a

Snrl

A r a -b t ^ e r iy e getir

D izk e l
aram a

Korflama

Depolam a ve
ara-bul-geriye getir

Anls^

Ara-bul-gertye gelir
bozukhJkian

RikBer
kurma;
aynntlam a

O rganizasyon ve
^ U e r r n t s a

Bozucu
e ti^

Duygusal
taktder

ekil 5.4 Bellekle ilgili nemU kavramlann nasl organize olabilecei konusunda bir rnek.

BELLEK

191

tmnn zetini kararak" verebilirsiniz. ekil 5.4, bellekle* ilgili nemli kavramlann birbirleiyle likilerini benim nasl algladm gstermektedir. Siz,
daha baka bir organizasyon oluturabilirsiniz; oluturduunuz rgtleme si
ze daha anlamh gelebilir. Yaptnz organizasyon size anlaml geldii srece,
doru yoldasnz demektir. Byle bir rgtleme hatrlamanza mutlaka yar
dmc olur.Ara-bul-geriye getir iin Altuma Tapma
Bir bilgiyi kodlarken (renirken), onu nasl arayp-bulup-gerlye getirece
inizi (hatrlayacanz) planlar, ara-bul-geriye getir ipularn ak seik be
lirterek altrma yaparsanz, hatrlamanz o kadar kolaylar, rnein, snav
iin bir derse alyorsunuz, snav 120 sayfalk bir konuyu kaps^or. al
mak iin 3 gnnz var. Bu gnde 120 sayfay belki 4 defa okuyabilirsi
niz. ancak bunun size pek bir yaran olmayacaktr.
yle bir ahma tarz size daha yararl olur: ilk aamada konunun t
mn ksaca gzden geirin ve belli bal temel ana balklan renin, rne
in, bellek konusunda ksa sreli bellek, uzun sreli bellek olmak zere ki
temel grup var. Her temel konu kodlama, depolama ve ara-bul-geriye getir ol
mak zere alt balklara blnm. Alt balklann altnda da, ksa sreli bel
lek kapasitesi, grsel kodlama, iitsel kodlama gibi daha aynntl dzeylerde
kavramlar var.
kinci aamada, her alt balk, ya da kavramla lgili sorular sorun; "Ksa
sreli bellein kapasitesini gelitirmek olana var m? Nasl?" Her balkla
lgili soruyu o baln yanna yazn. nc aamada konuyu, sorulara ce
vap ararcasna okuyun. Btn sorulann cevabn verdikten sonra, drdnc
aamada, konuyla lgili yeni sorular sorun ve yeni sorulann cevabn bulmak
zere yeniden okuyun. Bylece. pasif bir okuyucu olmaktan kar, aktif bir
okuyucu durumuna gelirsiniz.
Deiik aamalarda sorular hazrlarken, snavda sorulabllen trden so
rular hazrlarsanz, o dersten alacanz not mutlaka ykselir. En yi alma
yntemi, renme annda ara-bul-geriye getir pulann gznnde tutarak
tekrar etmektir.
Alt Aamal Bellek Gelitirme Yntemi
imdiye kadar sylediklerimizi alt aamal bir yntem olarak ifade edebi
liriz. Bu bellek gelitirme yntemi uygulanrsa, ayn zaman sresi iinde da
ha iyi renir ve rendiklerinizi daha iyi hatrlarsnz. Yntemin alt adm
aada verilmitir.:
Aama 1. Gzden geirin. renmek istediiniz malzemeyi gzden
geirerek malzemenin nasl dzenlendiini anlamaya aln. Zaman
nz varsa, konunun ana hatlarn dzenleyerek kendi kelimelerinizle
ksaca yazn. Daha sonraki aamalarda okuduunuz bilginin dzen
lediiniz zetin neresinde yer aldn srekli hatrnzda tutun. Daha
nce sylediimiz gibi, renmekte olduunuz bilgileri rgtlemenin.

192

NSAN VE DAVRANII

bellee byk yardm olur, rgtleyerek, organize bir biimdekonuyu alarak, daha lk admda belleinize byk bir yardm salam
olursunuz.
Aama 2. Soru hazrlayn, rgtlediiniz her konu blmyle lgi
li sizin in anlaml ve retmeninizin sorma olasl yksek olan so
rular hazrlaym.
Aama 3. Okuyun. Hazrladnz sorulara cevap ararcasna eli
nizdeki metni okuyun.
Aama 4. likiler kurun. Sorulan cevapladka, blmler arasn
da ne gibi bir iliki olduunu anlamaya aln. Metni yazan kii, be
lirli bir plan erevesinde, bir dizi dnceyi anlaml bir biimde an
latmaya alm. O yazarn kafasndaki plan kefetmeye aln.
Konulann birblriyle ilikisi nasl kurulmu?", "Konu tmyle man
tksal bir btn oluturuyor mu?" Bu sorulara cevap bulmaya aba
layn.
Aama 5. Tekrar edin. Her blm bitirince birka kere tekrar
edin ve o blmde hatrlamakta zorluk ektiiniz kavramlann farkna
vann ve zellikle o kavramlar gzden geirin.
Aama 6. Yeniden gzden geirin. Konunun tmn yeniden gz
den geilin ve yukandaki her adm tam anlamyla yapp yapmad
nz saptamaya aln. Bu aamada, konunun temel blmlerini ve
her blmdeki ana kavramlar zorluk ekmeden hatrlayabilmeniz ge
rekir.
Bu yntem rgtleme, ayrntlama ve ara-bul-geriye getir iin albrma
yapma ilkelerini kullanr. Alt aamal bu yntem okullarda ve dier eitim
kurumlannda renilmesi gereken deiik konular iin baanyla kullanlabi
lir.

5. KISA VE UZUN SREL BELLEKLER


ARASINDAK LK
Daha nceki sayfalarda, ksa ve uzun sreli olmak zere iki tr bellek ol
duunu grdk ve bunlann leyi biimlerini inceledik. Psikologlar iki trl
bellek olduunu nasl anlyorlar? Hangi kantlara bakarak birbirinden farkh
iki tr bellek olduunu syleyebiliriz? Aada bu sorulann cevaplarn ara
yacaz.
ki Trl Bellein Varln Destekleyen Kantlar
Deneysel ve klinik kaynaklardan gelen kantlar iki tr bellek olduunu
destekler. Deneylerden elde edilen sonulara gre ksa sreli bellekle uzun
sreli bellek arasnda u farkllklar gzlyoruz: Her eyden nce, ksa sre
li bellekte sessel kod. uzun sreli bellekte ise anlamsal kod nemlidir. kinci
olarak, ka sreli bellein depolama kapasitesi 7 2 kuralyla ifade edilebil-

BELLEK

193

dlgl halde, uzun sreli bellein kapasitesi snrszdr. Onc olarak, ksa s
reli bellekten ara-bul-gerlye getir hemen heme^ hatasz olduu halde, uzun
sreli bellekten ara-bul-geiye getir ilemi hata yapmaya son derece eilimli
dir. Yukardaki deneysel gzlemler, iki tr bellek arasnda kodlama, depola
ma ve u*a-bul-gerlye getir ilemi ahalannd, henill farkllklar bldtui
gsterir;
Klinik gzlemler de, iki tr bellein varln destekler sonu^ar Vermitir.
Balarna byk bir darbe yiyen Hilcrin ba7.la retrogipad anmezl
len tlden bir beUek semptpmu gsterirler, k etr^ ra d arm^
dnk
bellek bolugu/retrgrade amnesia) darbe olayndan hemen nce oIm biten
hadiselerin hatrlanamamasna verilen addr. Bu kiiler, kazann nasl oldu
unu hatrlayamazlar ama, daha nce belleklerinde bulunan bilgi ve hatralan yerli yerindedir. Bu durum yle aklanr: Kaza bireyin ksa sreli bellei
ni etkilemi ve hemen kazadan nce olan hadiseler, kazanm okuyla silinmi
tir.
Hayvanlar zerinde yaplan denemeler bu yorumu destekleyici yndedir.
Yeni bir davran renen hayvana, renmenin yer almasmdan sonraki de
iik srelerde elektrik oku verilmi, okun verilme zamanyla, hayvanili ye
ni rendii davran hatrlamas arasndaki iliki gzlenmitir. Yeni reni
len davran, veya bilgi, ksa sreli bellekte 30 saniye kadar kalr ve sonra
uzun sreli bellee aktanlr. ok. lk 30 saniyesi inde verilirse, renilen
davrann uzun sreli bellee geme frsat olmaz ve hayvan yeni rendii
davran uzun sreli belleinde kodlayamaz. ok renmeden 30 saniye son
ra verilirse, hayvan rendii davran uzun sreli belleine kodlayabilir.

" :

:' '.i

w .

'v :

Resim 5.6 Retrograd amnezi baa gelen darbelerden ortaya kar. Darbenin iddetine gre, am
nezi birf( dakikadan, birka gne, haftalara, hatta aylara kadar deiebilir. Resimdeki at binici
si. kazadan nce olanlar hi hatrlayamam tr.
D 13

194

NSAN VE DAVRANII

Klinik gzlemlerden gelen dier bir kant de. beyin amellyaUann lgilen
dirir. Epileptik (sara) nbetleri sk ve kuvvetli tekrar eden baz hastalarn
temporal loplardaki hlpokampuslan beyin ameliyatyla kartlr. Kasta ame
liyattan sonra eski bildiklerini hatrlamakta hibir zorluk ekmez, fakat yeni
bilgileri renemez, megln, ameliyat geiren biri, eski evinin adresini ve eve
nasl gidileceini gayet iyi hatrlayabildii halde, ameliyattan sonra tand
ve bir senedir oturduu yeni evinin adresini ve yolunu hl bilemez. Besbelli
ki hipokampus ksa sreli bellekle ilgili bir beyin blgesidir ve bu blgenin
kartlmas ksa sreli bellek ilevlerini ortadan kaldrmaktadr.
Deneysel ve kliniksel gzlemler, iki tr bellek olduunu destekler. imdi
de iki tr bellein birbirleriyle nasl bir ilikisi olduunu grelim.
kili Bellek Kuram
Yukarda da grdmz gibi, ksa ve uzun sreU iki bellek hipotezi de
neysel ve klinik gzlemlerce desteklenmektedir. Fakat bu gr psikolojideki
tek gr biimi deildir. Dier yaklam biimlerinden ayrt edebilmek iin,
imdiye kadar incelediimiz ksa ve uzun sreli bellein varlm kabul eden
yaklama kili bellek kuram" ad verilir. kili bellek kuramn savunan psi
kologlar. renilen bilginin ksa sreli bellekten uzun sreli bellee aktanmn
temelinde tekrar etme olayn grrler. Aadaki aratrma sonulan bu g
r destekler.
Bir denee, krk kadar geliigzel kelimeden oluan bir kelime dizisi ve
rilse ve sonra ondan, aklnda kalanlan hibir sra dnmeden sylemesi is
tense, en ok listenin sonunda yer alan kelimeleri hatrlayabildii grlr.
kinci en iyi hatrlanan, listenin bandaki kelimelerdir (ekil 5.5). kili bel
lek kuramma inanan psikologlar bunu yle aklan Listenin sonundaki ke
limeler henz daha ksa sreli bellekte olduu iin halen tekrar edilmektedir
ve kaybolmamtr; bu nedenle onlar en iyi hatrlanrlar. Listenin bandaki
kelimeler verilmeye balandnda ksa sreli bellekte baka kelime yoktur ve
ilk kelimeleri bir sre tekrar etmek olana vardr. Daha sonra kelimeler oalmca, tekrar etme olana kalmaz, bu nedenle listenin ortalanndaki keli
meler en az hatrlanr.
Ezberlenecek kelime listesinden hemen sonra deneklere zihinsel aritme
tik problemleri verelim ve bylece onlann listedeki son kelimeleri tekrar et
melerini nleyelim. Yukardaki aklama tarz doruysa, listenin sonundaki
kelimelerin hatrlanma orannda bir dme olacaktr. Gerekten de deneyler.
ekil 5.5 Bde gsterildii gibi, beklenen sonulan vermitir.
Listedeki kelimelerin denee verili hznn da kelimelerin hatrlanma
orann etkilemesi gerekir. Kelimeler ya saniyede bir, ya da iki saniyede bir
dehee gsterilebilir. Saniyede bir verildiinde ksa sreli bellekte pek tekrar
zaman olmaz ve bu nedenle, hatrlama oran, iki saniyede bir kelime veril
mesine oranla daha dk olur. ekil 5.5 C'de gsterildii gibi, gerekten de
deney sonulan bu beklentiyi dorulambr. ekilde grebileceiniz gibi, lis
tedeki son kelimelerin hatrlanmas ynnden saniyede bir veya ki saniyede
bir verme pek farkllk yaratmamtr; nk listedeki son kelimeler, kelime
lerin denee verili hzlan ne olursa olsun, kendilerinden sonra fazla kelime

195

BELLEK

gelmedl|lnden tekrar edilme olana bulur


lar.
Daha dnce tarttmz deneysel ve kli
nik sonulara, imdi sdzOn ettiimiz gz
lemler de eklenince. kili bellek kurammn
geerliliini kabul etmek zorunda kalrz. Ne
var kl. bilim adamlar belirli bir gr ya da
kuram kolay kolay kabul etmezler; srekli
yeni aklama tarzlannm. yeni yaklamla
rn peinde koarlar. Bellek kuramnda da
durum byle olmutur.

U zun-seli benek

kili bellek kuramma itiraz eden psiko


loglar. bu kuramn aklayamad baz
olaylara aret ederler. Nedir bu olaylar?
Her eyden nce mekanik tekrarn belleme
yi kolaylatrmad deneylerle saptanm
tr. Tekrann etkili olabilmesi iin anlaml
bir biimde ve stekle yaplmas gerekir
(Cralk ve Watkins, 1973). Bu psikologlar,
tekrann basit bir sre olmayp, deiik g
rnmleri olan karmak bir olay olduunu
gstermilerdir.
kinci olarak, ikili bellek yaklam, bir
den ok ara-bul-geriye getir ipucu kullanl
dnda hatrlmanm niin koiaylatgm
aklayamaz. Daha nce grdmz gibi,
birey kodlama srasnda ayn bilgiyi evre
deki veya daha nce sahip olduu bilgilerle
lgili deiik ipulanyla iliki haline getirir
se. o bilginin hatrlanmas kolay olur.
Bu gzlemleri yapan psikologlar. kili
bellek kavramna, renilecek bilginin kod
lanma srecinin derinliini ifade eden yeni
bir kavramn eklenmesi gerektiini savu
nurlar. Hatta bazlar, ikili bellek deil,
farkl derinlik dzeylerinden oluan bir tek
bellek yeteneinden sz edilmesini isterler
(Cralk. 1979). Onlara gre, zerinde srarla
durulan ve birok ara-bul-geriye getir pularyla iliki haline getirilen bilgi, daha de
rin dzeylerde ilemlendiinden daha ok
hatrda kalr. Yzeysel ilemden geen dier
bilgi se. bellekte pek yer etmez.
Bu ilgin kuram psikolojide henz tam
arln ortaya koyamamtr. Gnmzde

Hesaplama olmadan
Hesaplama yaptktan sonra

2 saniyelik gsterme hz
1saniyelik
gOstennehu

10

20

30

40

Kelfanenin stedeki yed

ekil 5.5 Serbest arm deneyle


rinde gzlenen eriler, stedeki yeri
ne gre bir birimin hatrlanmas olas
l deiir. En yksek olasl (ihti
mali) listedeki son birimler, ondan
sonraki ikinci en yksek olasl liste
nin bandaki birimler, en dk olas
l ise listenin ortalarnda yer alan bi
rimler gsterir. (A) Listedeki son bir
ka birimin hatrlanmas ksa sreli
bellekle gerekletirilir. Dier birimler
uzun sreli bellek kullanlarak hatrla
nr. (B) Listeyi renmeyle hatrlama
arasndaki sre iinde deneklere bir
zihin aritmetii grevi verilirse, yalnz
ca ksa sreli bellein sonulan etki
lenmektedir. (C ) Listedeki birimlerin
daha yaya gsterilmesi, uzun-sreli
bellee dayal hatrlamann daha iyi
sonular vermesine yol aar.

196

NSAN VE DAVRANII

psikologlann byk bir ounluu kili bellek kuramn temel kabul ederek
kitap yazar ve aratrma yapar.

6. YAPILANDIRICI BELLEK
imdiye kadar basit kelime dizileriyle ve derse alma gibi daha karma
k dzeyde bellekten sz ettik. Gnlk yaamda karlatmz olaylar ve
bilgiler deiik karmaklkta ve yapdadr. renilecek bilginin ya da olayn
karmaklk derecesi arttka bellein bir baka zellii kendini belirtmeye
balar. Bellek pasif bir depolama yeri olarak hareket etmez, aktif bir biimde
gelen bilgileri yaplanr, eklemeler ve karmalar yapar, boluklar uygun
bir biimde doldurur. Bellein bu ynne yaplandnct (construclive) zellik
ad verilir.
Yaplandincilik, belirli bir kltrde yetimi olmamzdan ileri gelir. Belirli
bir kltrde yetimi olmak demek dnyaya, olaylara, bireylerin davranlanna bak tarz ve anlam verme bakmndan belli bir gr, belli bir dzeni,
toplumun dier yeleriyle paylamak demektir. Kltr, paylalan deerler ve
alglama tarzyla canlln bulur ve toplumda yaar. Kltr, hangi durumda
neyin nasl yapld takdirde uygun" deceini bize retir. Hangi durum
larda hangi davranlann daha olasl olduunu bize syler. Farknda olma-;
dan kltrn uygunluk" ve olaslk" dzenlemelerini gnlk yaamla ilgili
alglarmzda srekli kullannz. Kltrn bu zellii bellein yapdandnclt
biiminde kendini gsterir.
Aadaki trden bir.^tkileimi okuduunuzu farzedin;
Mmtaz, elindeki ieden bir yudum daha aldktan sonra kansna.
"Bktm ark! Bu evde yemek hi zamannda hazr olmayacak m!" diye
bard.
Kars, kzgn biimde mu^aa girdi, alamamak iin kendini zor tuttuu
belliydi.
Bir sre sonra size "Mmtaz karsyla konuurken sarho muydu?" diye
sorulsa, byk bir ihtimalle "E>et" cevabn verirsiniz. Niin? nk size ve
rilen hikayede Mmtaz'n elindeki ieden bir yudum daha ald syleniyor.
Evinde karsna kzgn bir fadeyle konuan Mmtaz'n elindeki ienin ki
iesi olduunu ve bi nedenle duygularm kontrol etmekte zorluk ektiini
dnmeye balamanz doaldr.
inde yaadmz kltr ki - kt duygular - ailede uyumsuzluk v<^
mutsuzluk" beklentiler zincirini bize rettii iin, bu zincirin ancak belirli
bir ksm verilse dahi, biz verilmeyen ksmlar zihnimizden tamamlarz. By^
lece Mmtaz'n sarho olduu hi sylenmedii halde, kltrn verdii bek
lentiler ztnctrtntn etkisi altnda, belleimiz bu bilgiyi ekler ve hikyeyi yeni
den yaplandnr.
yle bir baka rnekle belle^n yaplandnc zelliini tekrar gsterelim.
Size yle bir cmle verildiini dnn:

BELLEK

Z.h a tria m a

8. hatrlam a

9. hatrlam a

197

10. hatrlam a

ekil 5.6 lk izim, ana hattanyta bir baykutur. Deiik za


manlarda deneklerden bu ekli yeniden hatrladklar biimde
izmeleri istendiinde, izimin gittike ekil deitirerek, daha
iyi bilinen bir hayvan olan kediye benzediini gryorsunuz.
Bu rnek yaplandrc bellein etkisini gstermektedir.

Kular terken Gkhan aacn altmda oturuyordu.


Aradan birka gOn getikten sonra size bir dizi cmle veriltyor ve dizi
iinde daha nce size gsterilen cmlenin olup olmad soruluyor. Dizide yer
alan cOmle u;
Kular aata terken Gkhan aacvn altnda oturuyordu.
Byle bir deneme yapldnda deneklerin byk bir ounluu kinci
cmleyi daha nce grdklerini s^ler. Gnlk yaammz iinde gelien kl
trn beklentiler zin ciri. ilk cmleyi duyduumuzda, kularn aata olduu
izlenimini uyandrr; bu nedenle ilk cmlqrle ikinci cmleyi sanki ayn cm
lelermi gibi alglarz.
Kltrn beklenler zinciri yalnz yukarda verildii trden akl yrtme
yoluyla deil, olumu kalp-yarglar yoluyla da bellein ile)ri tarzn etkiler.
Yaplan bir aratrmada, deneklere, davul ve zuma alan ki kiiyle onlara
glerek bakan bir nc kiinin resimleri gsterildikten sonra, Gsterilen

198

in s a n v e

DAVRANII

resimdeki ingene ne yapyordu?" diye sorulduunda ya "Davul alyordu" ya


da Zuma alyordu" diye cevap vermilerdir. Gerekte se resim bir niversi
te gezisinde ekilmiti. ki ingeneden rica edilmi, oniann davul ve zumalann iki niversite rencisi almaya urarken, ingene onlara glerek bak
mt. Bu rnek, kltrmzdeki ingene'lerle ilgili kalp-yargmn belleimiz
deki yaplandnc etkiyi" belirli bir yne ittiini gsterir.
Bellein yaplandnc zellii, evvelden olmu bir olay hatrlarken kendi
ni daha etkin bir biimde gsterir. rnein, bir kii tanklk yaparken, olay
olduu gibi sylediine itenlikle inanabilir, ancak gerekte syledii, onun
belleinin zaman inde yaplandrd bir olaydr. Onun iin mahkemelerde
bir tek kiinin tanklyla karara ulamak, tank ne lde gvenilir olursa
olsun, son derece sakmcaldr.

7. ZET
Bellein aamas vardr: Kodlama, depolama ve arayp-bulup-geri ge
tirme. Kodlama d dnyadaki uyarclarn bellee kaydedilebilecek biime
dnmesine, depolama kodlanan bilginin tutulmasna ve ara-bul-geriye ge
tir ilemi de depolanan bir bilginin gerektii zaman aranp-bulupkanlmasna verilen addr. Bu aama, ksa ve uzun sreli belleklerde
farkl grnmler gsterirler. Grsel kodu da kulland halde, ksa sreli
bellein kullanm olduu en belirgin kod sessel koddur. Ksa sreli bellek
biyoRzlk. uzun sreli bellek ise protein zincirlerinin olumasyla gerekleen
biyokin^asal bir sretir.
Ksa sreli bellein depolama kapasitesi 7 + 2 birim, ya da kmedir. Bu
kapasit^e ulatktan sonra ksa sreli bellee giren her yeni birim, bellekte
evvelden bulunan dier bir birimi dan atar ve onun yerini alr. Ksa sreli
bellekteki bir birimi bulmak iin yaplan ara-bul-geriye getir sreci, bellekte
ki her birim srayla gzden geirilerek baanlr.
Uzun sreli bellekteki bilgileri kullanarak ksa sreli beekteki yeni bilgi
leri daha byk anlaml bilgi gruplan halinde toparlamaya kmeleme ad ve
rilir ve ksa sreli bellein kapasitesini arttrmada tek yol olarak kullanlr.
Uzun sreli bellekte bilgi temel anlamna gre kodlanr. Hatrlanmas ge
reken yeni birimler ne kadar anlam se ve birimler arasnda ne kadar yi
ilikiler kurulmusa, o kadar iyi hatrlanr. Birimler arasnda liki yoksa,
belleyenin yeni bilgileri anlaml bir biimde rgtlemesi hatrlama dzeyini
ykseltir, renilecek bilginin anlam ne kadar aynntl olarak ilenirse, bi
rim bellekte o kadar yi kalr.
Uzun sreli bellekteki unutmalarn ou ara-bul-geriye getir ipulannm
ortadan yok olmasndan ileri gelir: bir baka deyile bilgi beUektedir. fakat o
bilgiye ulaacak ara-bul-gerye getir ipulan ortadan kaybolmutur, renme
srasmda bilgi rgtlenmise ve renmenin iinde yer ald balamla hatrla
ma anndaki balam birbirine benzerse, ara-bul-geriye getir ipulan da o ka
dar ok olur ve bylece hatrlama kolaylar. Ara-bul-geriye getir ipulan. di

BELLEK

199

er renilen bilgilerden bozucu etkiler olduu ve heyecansal faktrler in i


ne glrdlgl zaman grevlerini tam anlamyla yapamazlar ve unutmaya yol aar
lar.
Belirli teknikler kullanarak bellein kapasitesini artrmak mmkndr.
Ksa sreli bellekte kmeleme yoluyla renilen birim saysn arttrabiliriz.
Uzun sreli bellein kapasitesi hem kodlama ve hem de ara-bul-geriye getir
aamasnda baz yntemler kullianlarak arttrlabilir. Kodlama aamasmda.
yer arml yntem ve anahtar kelime yntemi gibi bellee yardmc dzenle
me teknikleri kullanabiliriz, renilen bilginin aynntlanna nerek de kodla
ma aamasnda bellein kapasitesini arttrabiliriz. Ara-bul-geriye getir aa
masmda ise uzun sreli bellein kapasitesini artrmak iin rgtleme yararl
olaca gibi, renme ve hatrlama zamanlanndaki balamn benzerlii de ya
rarl olur.
kili bellek kuramu bilginin, ksa sreli bellekten uzun sreli bellee akta
rldn kabul eder. Bu kuram belirli bir kazadan sonra, kazadan hemen n
ceki olaylan hatrlayamama biiminde kendini gsteren retrograd amnezi (ge
riye dnk bellek boluu) olayn aklad gibi, beyinin hipokampus ksm
nn ameliyatla karlmasndan sonra ortaya kan ve yeni hibir ey renememe biiminde kendini gsteren anterogreyd amnezi (leri dnk bellek bo
luu) yl de aklayabilmektedir. Aklamann temelinde ksa sreli bellekten
uzun sreli bellee bilginin aktarlamamas suilay yatar.
Serbest hatrlama deneylerinden elde edilen bulgulan da ikili bellek ku
ramyla aklamak mmkndr. Listenin sonundaki kelimeler henz ksa
sreli bellekte olduu in, listenin bandaki kelimeler ise ilk balarda tek
rar edilme olana bulduklar in hatrlanrlar. Ne var ki ikili bellek kuram
anlaml tekrarla mekanik tekrar arasnda bir ayrm yapamaz. Aynca. anlaml
aynntlar dzeyine inerek renilen bilginin niin daha iyi hatrlandn da
aklayamamaktadr. Bu olaylan aklayabilmek iin kodlama srecinin de
rinlii kuram ortaya atlmtr. Adndan da anlalaca zere kuram, bilgile
rin deiik derinliklerde ilendiini ve en 3rzeyde ilenen bilginin en abuk,
en derin lenen bilginin ise en ge unutulacan savunur.
renilecek ve hatrlanacak bilgiler genellikle karmak olaylar ve ifade
lerden oluur. Bu tr bilgilerle urarken kltrn beklenti zinciri iinde
renilen olay belleimiz yeniden yaplandrr. Yaplandrma akl yrtme ve
kalp yarglar kuUanma araclyla etkinliini gsterir.()

()

kinci resimdeki saylarn dizimindeki kural: lk sayya 3, elde edilen sayya 4 ekle
ve bu lemi devam ettir.

Alnc Blm

B LM : DL, KAVRAMLAR VE
PROBLEM ZMNDE DNCE

Bu blm okuduktan sonra u sorularn cevaplarn verebllmellslnlz:


J.
2.
3.
4.
5.

Biliim korrum psikohglarca ka anlanuia kuanbnaktcuir?


Dve biim arasnda ne gibi bir iliki vardr? Dili oluturan temel yaplar neler
dir?
Kavram nasl oluur? Kavram oluturma ve dil arasnda ne gibi bir iliki vardr?
Problem gzerken ne gibi zihinsel sreler ve bilisel aamalar iin iine girer?
Daha etkin dnmeyi renebilir miyisi? Nasl?

1. GELEN BLM ALANI


Son yllarda en fazla gelien psikoloji alan biliim (cogniUon) olmutur.
Biliim son derece yaygm sreleri kapsar ye bu sreler blrbirlerlyle liki
halinde olan birok Imvramn ncelenmesini gerektirir. Bu derece karmak
erii olan bu alan ilk bata renciyi artr ve bazen onun cesaretini kra
bilir. insan zihninin ileyii, insann bilgi kazanmasnn vc dnmesinin te
melinde yatan sreler hemen hemen her trl insan faaliyelinl etkilediin
den. bilisel psikolojinin kapsam ok genitir. Ifitabn bu blmnde, nce
biliim alannn genel olarak yapsn, daha saj^ra da biliim inde yer alan
baz zel alanlar gzden geireceiz.
Birazdan greceimiz be yaklamn her biri biliim alamna bir katkda
bulunmutur, fakat bu alanlardan hibiri kendi bana biliim alann tanmlayamaz. Yeni bir alan olduu iin biliimi inceleyen psikologlar henz termi
noloji konusunda bile tam akla kavumu deildir. Psikolojinin dier

Biliim kelimesini ngilizce c o g n iU o n ' kavramnn karl olarak kullanyorum


B itm e k '' Hlline -i eki getirerek nce "bili'" kavramn trctiyora. B ili " birok
algsal sreler sonunda ulalan bir zihinsel durumu, hli ifade etmekledir. 'Bi
im.* tm zihinsel srelerin blrbirlerlyle eLkllecrck ortaya kard d ru n e, bil
m e, h a tu ia m a , p r o b le m z m e gibi btn zihinsel faaliyetleri iine alr. Benim kanaatmca ngilizcedeki c o g n itio n " kavramn tam olarak karlamaktadr. Bu kav
ram k o g n is y o n " olarak Trkeye aktarmak yerine, Trke'nin kendi olanaklarn
kullanarak b ili im " kelimesini kullanmay neriyorum.

2 02

NSAN VE DAVRANII

alanlaryla karlatnidnda biliim daha az yaplam, daha az tanmlan^


m bir alandr ve henz geliim halindedir.
Be Yaklam
(1) Bir Bilgiilem Sreci Olarak Biliim : Bu yaklam kabul eden psiko
loglar sinir sistemini, kendine du30 j organlan araclyla ulaan verileri ile
yen bir mekanizma olarak grrler. Onlara gre biliim bu mekanizmanm
nasl altn inceler. Alanm kurulmasnda nemli rol oynam olan Ulric
Nasser biliim alann u biimde tanmlar: Biliim duyu organlarndan ge
len bilginin biim degitiri, azalll, ileni, depolan ve yeniden kullanl
nda yer alan srelerin tmn nceleyen alandr" (Neisser, 1967). Bilgi i
lem dili psikologlar arasmda en yi bilinen dillerden biridir. Bu anlay iinde
biliim tartmas, insan organizmasnda bilginin ak yoilann aratrma
(dikkat, alg, depolama, geri getirme ve yeniden bilgiyi kullanma) biiminde
anlalr.
Bu anlayn doal sonucu olarak insan dncesini taklit eden baka
bir deyile bir anlamda "zek gsteren" programlar yazlmtr. Bylece in
sanlarla satran oynayan (Zobrist ve Carlson. 1973) ve problem zebilen
(Newell ve Simon. 1972) bilgisayar programlan gelitirilmitir. Baz aratr
maclar yazdklan program insan belleine benzeterek onu laldit etmilerdir
(Cofer, 1975).
Bir ksm aratrmaclar, sabrszlk ve cesaretin knimas gibi insann
baz duygusal zelliklerini yazdklar programlara eklemiler, bylece insan
davranna daha benzer sonular elde etmilerdir (Simon, 1967). Bu alan
yapay zek ve robot yapm olarak bilinir ve u anda hemen hemen gelimi
lkelerin tmnde en faal aratrma alanlanndan birini oluturur.
(2) Sembollerin Zihinde Kullanm Olarak Biliim : Biliim'! tanmlayan ba
z psikologlar bilisel faaliyet olarak gsterdiimiz her olayn, sembollerin zi
hinde kullanlmas sonucu meydana geldiini sylerler. Kendinden baka bir
eyi temsil eden her eye sembol ad verdir. Kelimeler sembollerden oluur,
rnein, "koyun" kelimesi hepimizin bildii bir hayvan belirten (yazl ya da
szl] bir semboldr. Dil kelimelerden olutuuna gre, dilin semboller arac
lyla iletiim kuran bir dzen olduunu syleyebiliriz.
Semboller yalnz dilde bulunmaz. Trafik dzenlemelerinde sembollerden
byk lde yararlanlr. Kara yollarnda tehlike olduunu belirtmek iin
snp yanan krmz k kullanlr. Matematik, mzik ve dier bilim dallannn kendilerine zg semboller kullandn hepimiz biliyoruz. Bizim bellei
miz sembollerle alr. Bir arkadanzn yzn dndnzde, nasl bir
yzt^ olduunu gznzn nne getirebilirsiniz. Arkadanzn yz sizin
belleinizde bir nesne olarak fiziksel bir biimde bulunmadna gre, bellek
te sinirsel enejilerin oluturduu semboller aracl^la temsil edilir.
Semboln en nemli zellii udur: inde bulunduumuz ann ve evre
nin esiri olmaktan bizi kurtanr ve daha nceden grm olduumuz d ev
reyi ve o evre iinde yer alan deneyimlerimizi istediimiz zaman yeniden ya
ratma olanan bize verir. u anda babanz dnn; o sizin yannzda ol
masa bile, hayalinizde onu u anda gznzn nne getirebilirsiniz. Sem

BLM. DL, KAVRAMLAR VE DNCE

203

boller bize yaratclk olana verirler, rnein, hi pembe kurbaa grmedii


niz halde, byle bir kurbaa dnme olananz vardr. Semboller yukanda
saydmz zellikleriyle bizi gemie, gelecee ve danda gzlenmesi olanak
sz olan yaratcla gtrr. Bu nedenle baz psikologlar sembollerin aklda
kullanln biliimin temel konusu olarak grr.
(3) Problem zm Olarak Biliim : Baz psikologlar en nemli biliim
sreci olarak problem zmede kullanlan dnceyi grrler ve biliim alanm bu srele tanmlarlar. Bu gre gre, evrede bulunan olanaklar ve
bellekte bulunan bilgi ve becerileri belirli bir problemi zmek iin kullanma,
biliimin en belirgin tanmlayc zelliidir. Her insan dncesi, ya dolayl
veya dolaysz ekilde belirli bir sorunu zmeye ynelmitir, rnein, a ol
duunuzun farkna vardnz ve yemek yemek isliyorsunuz; eve giderek yemek
hazrlamak, ya da lokantaya giderek yemek smarlamak alk sorununu z
me davranna rnek oluturur.
Hayal kurma, belirli bir zme ynelmi deildir, fakat hepimizin bildii
gibi bilisel bir davrantr. Hayal kurma gibi ilk bata belirli bir problemi
zmeye ynelmeyen dnce tarzlanyla ilgili olarak psikologlar ne derler?
Bu psikologlar, hayal kurmann gerekte belirli bir ilevi olduunu ve bu an
lamda belirli bir sorunu dolayl olarak zmeye yardmc olduunu sylerler.
Hayal kurarak inde bulunduu skc durumun bunaltc etkisinden uzaklasm kimse, hayal kurmay belirli bir ilev iin kullanr. Daha sonra gzden ge
ireceimiz savunma mekanizmalar da bu tr yaklama bir rnek olutu
rur.
Biliim alannda aratrma yapan psikologlarn tm, problem zmeyle
ilgili dncenin bilisel psikolojinin alan iinde olduunu kabul ederler.
Aradaki fark, baz psikologlann biliim olarak yalnz problem zmenin teme
linde yatan dnce srelerini ele almalan, baz psikologlarn ise, problem
zme davranmm yan sra dier deiik sreleri de biliim psikolojisinin
kapsam iine kalmalardr.
(4) Genel Kapsaml Dnce Olarak Biliim : Yalnz problem zme duru
munda iken dnmeyiz. Birinin ismini hatrlamaya alrken, duygu ve d
ncelerimizi okunakl bir biimde kt zerine yazarken, dn akam gr
dmz ryann ne anlama geldiini bulmaya alrken de dnrz. Ba
z hatralanmz kelimeler halinde bize gelir, bazlar ise (geen yaz Boaz'da
yaptmz vapur gezisini dndmz anda olduu gibi) grsel imajlar ha
linde gelir. Baz dnceler mantksal ilemlere dayanr, baz dncelerin
ise mantksal yaps gizlidir. Dnce srelerinin tm biliim alann olu
turur.
(5) BIrbUiyle tliki Srelerin Toplam Olarak Biliim : Baz psikologlar ke
sin snrlar koymak yerine birbirleriyle ilikili ok sayda psikolojik sreci bili
im alannda toplarlar. Bu psikologlara gre bilisel psikolojinin alan u s
releri kapsan Bilme, alglama, hatrlama, karar verme, dnme, akl yrt
me, problem zme, renme, hayal etme, kauramlatrmave dil kullanunL
Bu blmde bilisel psikologlann anlamaya edt deiik sreleri in
celeyeceiz. Yukanda da belirttiimiz gibi aslnda bu sreler birbirinden ba
msz deildir, inceleme ve tartma kolaylndan dolay ayr ayr ele almp

NSAN VE DAVRANII

204

ncelenirler, insan zihni bir btn olarak ve son derce karmak bir ekilde
ler. Bu karmak olay btnyle anlamamz olana olmad iin, anlaya
bileceimiz ufak alanlara blerek ncelemek yolunu seiyoruz.

2. DL
Dil, insanlara son derece karmak ve kudretli bir sembolik letiim arac
salamtr. Hayvanlar, 3dyecegln nerede olduu, tehlikeli bir durumun varl
. veya cinsel birleme stei gibi belirli temel mesajlar kendi hemcinslerine
iletebilir. Hayvanlarn letiimi, ne kadar karmak ve ilgi ekici de olsa, dile
bal olarak gelitirilmi nsan letiimiyle karlatrldnda, son derece ba
sit kalr, insan dili son derece soyut ve karmak bir sretir. Psikologlar n
san diliyle llgl deiik bilgiler elde etmilerdir, ne var ki bilmediimiz konu
lar oktur ve bu konuda aratrmalar devam etmektedir. Aada dilin yaps
n ve dile temel yaklamlan ana hatlanyla tartacaz.
Fonem ve Morfemler
Dil nsan seslerinin bir araya gelmesinden olumu, belirli bir yaps olan
bir sistemdir. Dilin bir anlam fark meydana getiren ses birimine fonem (phoneme) ad verilir. Her dil fonem ad verilen temel ses birimlerinden oluur
Trkiye Trkesinde 8 sesli ve 23 sessiz olmak zere 31 fonem vardr (UhderhlU, 1986). Bir genellen^ yaparak, Trk alfabesindeki her sesli ya da ses
siz harf Trke fonemlerinden birine karlktr, diyebiliriz. Aada Trk
e'deki fonemlere rnekler verilmitir:
Hece banda

Hece ortasnda

Hece sonunda

ot

,var

kan

ver

kas

et

vur

kat

Yukandaki rneklerde grld gibi, ister kelimenin banda, ister orta


snda veya sonunda olsun bir tek ses deiimi kelimenin tm anlamn dei
tirir.
i
En ufak dil yap birimine morfem (morpheme) ad verilir. Yine bir genelle
me yaparak Trke'deki hecelerin birounu morfemlere karbk olarak gs
terebiliriz. Morfemler, fonemlerin belirli kurallara gre bir araya gelmesinden
oluur. Sesli harfl V, sessiz harfi C ile belirtirsek, Trke hecelerin byk
bir ounluunun CVC (bir", ta", yak" rneklerinde olduu gibi) yapsna
gre kurulduunu grrz, ikinci en byk kmelenme olarak VC ("uri."
"at", el" rneklerinde olduu gibi) ve ancak kelime sonuna gelen eklerde CV
("-da" ve -ye" rneklerinde olduu gibi) yapsna rastlanr. "Kravat kelimesi
Franszca'dan alnm bir kelimedir. Bu kelime Trke yazld biiminde
sesli ve sessiz harfleriyle gsterilirse CCVCVC elde edilir. Son hece oat"

BtUM, DlL, KAVRAMLAR VE DO ONE

205

Trkenin CVC yapsna uygun der,


ancak ilk hece kra", CCV yapsn gsterir
ve Trke'nin hece yapsna ters der:
Franszca'nn etkisi altnda kalmam
Trkler, kelimeyi kravat" olarak yazma
ve syleme eilimi gsterirler.*
Tmle Taps Grameri
Dilin genel olarak yapsn ve ileyi
biimini yneten kurallarn tmne o din
grameri denir. Trke grameri, fonemlerin
nasl bir araya gelerek morfemleri olutur
duunu tanmlad gibi, morfemlerin bir
araya gelerek kelimeleri ve kelimelerin de
bir araya gelerek aama aama nce tm
le (phrase) daha sonra cmlecik (clause)
ve en sonunda da cmle (sentence) olu
turmasn tanmlar. Yapya ynelik bu
yaklama tmle yaps grameri ad verilir.
Tmle yaps gramerinin kurallann kul
lanarak cmleleri aama aama daha ufak
yap birimlerine indirgeyebiliriz.

Bu cmleyi yap birimle


1.
2.
3.
4.
5.

Cmle: A adam e
Tmle: isim tml
S/at: a; Isitrc ad
Haller, Alt olma (-:
Zaman Gemi zs

Bu tr cmle analizleri b
man, byle analizleri yapab
Tmle yaps gramerinin dil
mi alannda alan bilim ad

Resim 6.1 Hitit yazlarndaki gramer


kurallar, bugnk dillerde kullanlan
gramer kurallarnn aynsdr.

lanz:
)

endigi za
lyordu.
n dil bili

Yapya ynelik gramerler dille ilgili iki nemli olay aklayamaz: (1) Baz
cmleler birden fazla^nlam tarlar (rnein.Askerde olan amcamn olu]

Burada verilen bilgiler dilbilim kurollanna tam teknik anlamyla uymamakta an


cak gnlk yaamla ilgili likiler kurmamza yardm etmektedir. Dil konusu kendi
bama uzmanlk isteyen bir bilim konusudur. Biz burada bir genel psikoloji kitabnm erevesi iinde olduka genci anlamda bilgi vermeye yneldik. Kravat rne
iyle ilgili olarak unu syleyebiliriz: Trk kylleri asrlar boyunca bu tr dil ku
ralarn uygulayarak. Trke'yi Arapa ve Farsa'nn etkisinden korumulardr.

206

NSAN VE DAVRANII

Bu tr cmlelerin hangi anlama geldiini anlayabilmek iin tmle yapsnm


tesine gitmemiz gerekir, ne var ki gramer kstldr, bu konuda yardmc ola
cak bilgiyi bize veremez. (2) Ayn anlam birden fazla yap inde sylemek
olana vardr, rnein, Aii masay krd" cmlesini, Masay kran Aliy d i,
Masa Al tarafndan k n ld gibi deiik yaplarda sylediimiz halde az ok
aym anlam elde ederiz. Bu yetersizliklerinden dola3n tmle yaps gramerin
yerine dilde derin ve yzeysel yap ayrm yapan bir yaklam Noam
Chomsky (1965) tarafndan nerilmitir.
Derin ve Yzeysel Yap
Chomsky gramer analizlerinde yalnzca yapy deil, bireyin ne demek s
tediini. baka bir deyile konuann niyetini de hesaba katmak gerektiini
sylemitir. Dilin derin yaps (deep structure) konuann sylemek istedii
anlam, onun niyetini bulundurur. Dinleyen kiinin duyduu kelimeler dizisi
dilin yzeysel yapsn (surface structure) oluturur. Yukanda verdiimiz r
neklerde grld gibi, bir yzeysel yap, birden fazla derin yapy temsil
ederse, yzeysel yapnm belirsiz olduu sylenir. Deiik yzeysel yaplar ay
n anlam ifade ediyorsa, deiik cmlelerin ayn derin yapdan kaynakland
sylenir.
Dntrml Gramer
Derin yap nasl oluyor da kendisini yzeysel yapda fade edebiliyor? Bu
soruya Chomsky dnlrml gramer (transformational grammar) kavra
myla cevap vermitir. Birey konuurken s^lem ek istedii temel niyete aa
ma aama deiik dntrm kurallan uygular ve sonuta yzeysel yapya
ular.
rnein, Alt masay krd cmlesinde temel anlam, Ali* ve masa" ara
sndaki "lllkl"yi ifade eder. Konuanm azndan kan yzeysel yap, bu te
mel anlam deiik biimlerde fade eder. Dinleyen yzeysel yapy duyar ve
ters ynde aama aama dntrml kurallar uygulayarak konuann ne
demek stediine, temel anlama ular. Bu kurallar bilisel sreler iinde o
kadar sratle uygulanr ki. ne konuan ne de dinleyen herhangi bir zaman
sresi getiinin farknda deildir. Chomsl^'e gre, konuma ve dinlemede
dntrml kurallar mutlaka yer ahr.
Gramer kurallar deiir mi? Evet, bir dilin gramer kurallan yava da ol
sa srekli deiim iindedir. Toplum geliip karmaklatka, toplum iinde
yaayan bireylerin birbirlerine iletmek istedii mesajlarda deiir ve karma
klar. Dil bu deimeyi izler. Yzlerce yllk bir zaman sresi iinde bir di
lin yaps ve kelime hzinesi deiik zaman noktalannda karlatrlrsa, her
dilin srekli deiim inde olduu gzlenir. Belirli bir zaman sresi iinde o
dili yazan ve konuanlar bu deiimi kolaylkla farkedcmezler, ancak o dilin
tarihini inceleyen bilim adamlarna deimeler ok belirgin olarak grlr.
Trke hzl bir deiim iinde olan bir dildir. Modem Trkiye Cumhuri
yeti kuruluundan beri, hukuk, eitim ve ekonomi konusunda toplumsal

BLM, DL, KAVRAMLAR VE DO ONCE

207

devrimler yaparak Bat lkelerinin uygarlk dzeyine ulamak in byk a


ba harcamtr. Bu dorultuda, dilde Arapa ve Farsa'nn etkisinden kurtul
mu yeni bir Trke oluturma amacn gden Trke'letlrme*' akmna
Cumhurfyet Hkmetlerince byk nem verilmitir.
Akm anlatrma'*, "dil devrimi* ve Trke'letlrme" gibi deiik adlarla
bilinir. Bu akmn temelinde dilbilimsel nedenler yerine, yukarda ksaca be
lirttiimiz gibi, "toplumu Bat uygarlk dzeyine karmak" gibi siyasal ve de
olojik nedenler yatar. *0111 anlatrma" akm birok yazarn "Yeni Trke" le
yazmasna ve yaynlamasna olanak salam ve Trke'deki deiimi hzlan
drmtr.*
Anlama/Hatrlamada Yaplandrma (construction)
ve Yeniden Yaplandrma (reconstructlon)
Bize sylenenleri, syleyen kiinin niyetine uygun olarak anlayp, o bi
imde hatrladmz durumlar son derece enderdir. En sk grlen, konua
nn sylediini, demek stediinden daha farkl olarak anlama ve hatrlama
durumlandr. Konuan ve dinleyenin farkl eyleri syleme, anlama ve hatr
lamasnn temelinde deiik nedenler vardr ve bilisel psikolojide yaplan
aratrmalar bu konuya yava yava k tutmaya balamtr. Bu nedenleri
ksaca u ekilde zetleyebilirz:
(1) Balam : Alglamann dier alanlarnda olduu gibi, dille iletilen me
sajlarn alglanmas da. o mesajn yer ald balam iinde anlam kazanr. Ki
ilerin. ayn fiziksel ve toplumsal ortam iinde, farkl alglamalan vardr: bu
nedenle farkl bilisel balam gelitirirler. "Annesiyle arasmdaki ilikinin tm,
onun okulu ciddiye alp, bir an nce mezun olmasna yol at!" cmlesini oku
yan bir kii "ilikinin tr" ifadesini, kendi iinde bulunduu balam inde
anlar: Birey annesiyle yi ilikiler iinde ise yukardaki cmleyi "Annesi ona
eitimin nemini anlatm, srekli ona destek olmu" biiminde yorumlar,
te yandan, annesiyle ilikisi olumsuz olan bir baka kii se "Annesi ona ev
de yaam zehir ettiinden, bu cehennemden kurtulmak iin eitimi ciddiye
alm" biiminde yorumlar.
(2) K a y n a m (Integration): Cmlelerin anlam birbirleriyle srekli etkile
im ve kaynam halindedirler. Bize sylenen szleri birbirlerinden yaltlm
birimler halinde belleimizde tutamayz, srekli bir btn oluturmaya al
rz. E v d e s r e k l i b i r b i r l e r i n e b a r r la r d . H i k i m s e b i r b i r i y l e s k i n v e a n l a y l b i i m d e k o n u m a z d L

Y e m e k p i i r i r k e n O l c a y ' n a n n e s i b a b a s n d a n y a r d m

cmlelerini okuduumuzda, Olcay'n annesinin, babasndan yksek


sesle, bararak yardm istediini dnrz. Byle dndmzde nor
mal bir bilisel sre gstermi oluruz. nk hem balam, hem de kaynam etkenleri bizi byle bir sonuca gtrr.
is te d i

Trke iinde yer alan bu akmlar ve bunlarn incelenmesi burada birka sayfaya
sgamayacak kadar ok ynldr.

208

NSAN VE DAVRANII

(3)
Yaplandrma ve Yeniden Yapanduma Egilimt nsan belleiyle lg
uzun sreli zaman boyutu iinde yaplan aratrmalar bireylerin belleme ve
hatrlamalannda, ya p la n d a ve yeniden 3raplandma eilimleri gsterdii*
nl ortaya koymutur (Chrlsuansen. 1980; Splno, 1980).
Bu konuda nclk yapan ngiliz sosyal psikologu Frederick Bartlett
(1932) olmutur. Bartlett daha nce sylemi olduu bir hikyenin, anlatt
kiilerin belleinde on yllk bir zaman sresi iinde nasl deitiini izlemi
tir. Onun yapt gzlemler daha sonra laboratuvar koullan altnda gzlen
mitir. Hikye ilk sylendiinde her birey kendine gre hikyeyi yaplandrma
eilimi gstermitir. Zamanla hikye yeniden iraplandnim ve bireyin bilim
sel yapsna uygun bir biim kazanmtr.
4. emalar (schemala): Bilisel psikoloji ema" kavramn isvireli geli
im psikologu Piagetden alm ve onu bilisel psikolojinin nemli kavramlanndan biri yapmtr. ema, nesne ve olaylarn zihinde temsil edildii belirli
bir yapya verilen isimdir, rnein, elma" nesnesi belirli biim, renk, b
yklk ve koku duyumlaryla bizde bir ema oluturur. Nesnelerde olduu
gibi, soyut kavramlann da bir emasndan szedilebilir. Sayg" kavram, be
lirli bir duygusal ton, sosyal iliki, beden duruu, sesin perdesi gibi karma
k bir yapya, emaya sahiptir. Trklerin sayg emasyla, Amerikallarn
sayg emas farkl olduundan. Amerika ya gelen Trk'lerin ou, ilk balar
da Amerika'llann byklerine kar son derece saygsz olduunu dnr
ler. Gerek olan ise iki toplumun ayn kavram iin farkl emalar kullanma
sdr.
Tek tek olaylar, nesneler ve kavramlar emaya sahip olduklar gibi, kar
mak olaylar da her kltr ve toplum inde emaya sahiptirler, rnein,
dn olaynm emas bir balangc, bir geliimi, bir odak noktasn, ya
valamay ve nihayet bir bitimi ierir ve Trkiye'nin bir blgesinden dier bl
gesine her aamada farkllklar gsterir.
Ak hikyesi" kltrmzde belirli bir yap ve duygusal ton gsterir. Ge
leneksel blgelerde klar birbirleriyle iletiim kurma olanana sahip deil
dirler. geleneksel toplum onlar srekli bask altna almaya alr, ana-baba
bu sevgiye kardrlar, alama, hzn ve aynlk kanlmazdr. BJreysel z
grln toplum dzeninden stn tutulduu Amerika gibi bir toplumda
ak hikyesi" emas son derece farkldr. Bu nedenle bir Amerikal ve Trk
birbirleriyle duygusal liki ine girdiklerinde, byk bir olaslkla, bir sre
sonra Trk Amerikaly bencil" ve yzeysel", Amerika'l Trk karamsar"
ve kendine gvensiz" bulur.
Bireyler emalan hi farknda olmadan zihinlerinde tarlar ve duydukla
r kzleri, grdkleri olaylan bu emalar iinde yorumlarlar, anlarlar ve bel
leklerine kaydederler. Bir toplum iinde bireyler, emalan geni lde payla
rlar. Bu paylamann altnda yatan neden o toplumun kltrdr. Bu ne
denle Trkler birbirlerinin davranlann ve szlerini daha kolaylkla anlarlar
ve hatrlarlar. Farkl kltrlerde yetimi kimselerin birbirleriyle iletiim kurmalannda zorluk yalnz dillerinin deil zihinsel emalannm da farkl olma
sndan leri gelir.

BlUM, DL. KAVRAMLAR VE DNCE

209

Dilin renilmesi
ocuk dil renirken deiik
aamalardan geer. Bu aamalan
aada ana hatlarda tantacaz.
(1) Cvldama Devresi (babbllng):
Doumundan sonraki Uk -drl ay
inde bebekler alamann. *agu agu" sesi karmann, esneme ve ge
irme dnda szl faaliyetlerde bu
lunmazlar. Alt ay civarnda durum
deiir, bu devrede ocuk kendili
inden avldama davran gster
meye balar. Bu sesler ilk balarda
genel nsan sesleri olarak kendileri
ni gsterirler, fakat ksa bir zaman Resim 6.2 ocuk ve ana>baba etkileimi dil
renmenin temelini olutumr.
iinde, bebek evresindeki insanla
rn konutuu dUln fonemlerini an
dran sesler karmaya balar. Ses
lerin herhangi bir yaps ya da anlam yoktur. Fakat ocuk ses karma or
ganlarn kullanmaktan byk bir zevk alr ve her rsatta tekrar tekrar bu
sesleri karmaya devam eder.
Dnyann her blgesinde, hangi rktan ve hangi dilden olursa olsun be
bekler hemen hemen alt ay civarnda cvldamaya balarlar. lk balarda be
bekler birbirlerine son derece benzeyen evrensel sesler karrlar, yle ki. ses
ler yre, rk ve dil ayzmma gre kaydedilip sonradan bir grup kiiye, bu ka
ytlar dinletilerek gruplandnimas istendiinde, bebeklerin ses kaytlan arasmda bir aynm yaplamamtr (Atkinson. MacWhinney ve Stoel. 1970). Be
beklerin kard seslerin tr ve miktan blge. rk ve dil faktrlerinden etki
lenmez. Hatta sar ana-babadan doan ve onlann evresinde byyen bir
sar ocuk bile, dier ocuklannkine benzer sesler kanr (Lenneberg.
1967).
Genel ses durumu ksa srer ve ocuklar birka ay iinde anababalannn dilinin seslerini daha ok kanr. dier sesleri se ark karmaz
lar. Demek oluyor ki. ocuk doduunda deiik insan dillerini konuabile
cek bir ses haznesiyle doar, daha sonra hzla kendi toplumunun dilinde uz
manlamaya ynelir.
(2) Tek Kelime ve Tmcel Sz (holophrastic ^ e c h ) : Bir ya ctvannda be
bekler dilde bulunan gerek kelimeleri renme^ ve sylemeye balarlar. Bu
kelimeler toplumsal dilin lk balangcn gsterir ve ilk balarda yetikinlerin
diline pek benzemez, zamanla yetikinin konutuu dille ocuun konutuu
dil birbirine benzem^e balar. Kelime says en fazla iki ve be yalan ara
snda arlar, daha sonra kelime hzinesi bymeye davam eder, ancak art o
kadar hzl deildir. ki yamdaki ocuk ortalama 50 kadar kelime bilir. Bir
sene sonra, yandayken ocuun bildii kelime says 1 .0 0 0 civarndadr.
Be yandaki bir ocuk 2.000 kadar kelime bilir.
D 14

NSAN VE DAVRANII

210

ocuk nceleri bir kelimeyi tm bir anlam ifade etmek iin kullanr, r
nein, ocuk "Baba! dedii zaman, *Ben babamn omuzuna binip onunla
parka gezmeye gitmek Istiyoruml dncesini belirtmek steyebilir. Havhav'
kelimesi, Ben skldm, komunun kpeini buraya getirin, oynamak Istlyorumr anlamma gelebilir. Tmcel sz byle tek kelim^le karmak dnce
leri ifade etmeye verilen isimdir ve bu devrede, ocuun dili anlama yetenei
nin. konuabilme becerisinden ileri olduunu gsterir.
(3) tki Kelimeden Oluan Cmleler : On sekiz ay civarmda ocuklar iki
kelimelik ksa cmleler kurmaya balarlar. Bu cmleler ilk gramer yapsnn
belirtileridir. **Anne gel!* *Baba al!* Atta git!* gibi cmleler ocuun dilin gramatik yapsna lgili ilk abalarm gsterir. ocuk iki kelimelik cmlelerden
kelimelik cmlelere gemeden nce, ki kelimelik cmleleri sk sk kullan
maya balar. Braine (1963) bir ocuu uzun zaman boyutu iinde gzlediin
de, 19 aylk bebein 5-10 civarndaki iki kelimelik cmle kullanmnn. 20
aylkken 25. 21 aylkken 50. 22 aylkken 75. 23 alkken 150. 24 aylkken
1425 ve 25 a^ikken 2425 olduunu bulmutur. lk balarda yava yava ar
tan iki kelimelik cmle says 24. ve 25. aylarda birdenbire frlamtr. Miller
ve Evin (1964) de buna benzer sonular elde etmilerdir.
(4) TelegraJUc Sz : Ikl- kelimelik cmleler telegraflk sz ad verilen bir
yap gsteriden ocuk Baba seninle beraber parka gidelim* dncesini.
Baba park git* telegraflk cmlesiyle ifade eder. Telegraflk cmlede genellikle
isim ve lil yer ahr. dier btn aynntlar braklr. Bu nedenle ocuun dilini
anlamak iin, ocuun hangi durumda ve hangi amala bu sz s^lediini
bilmek gerekir.
Bu tr konumaya balama baml (context dependent) sz ad verilin
ocuun srekli evresinde bulunan anne, baba ve kardeler, onun zihnin
deki balam bildikleri iin ne demek istediini hemen anlar, ama bir yaban
c. ocuun ne demek stediini anlamakta byk glk eker. Tmcel sz
tek kelimeyle, telegraflk sz iki kelimeyle ifade edilen karmak dnce ya
plarn belirtin
(5) Uzun Cmleler: ki ve ya arasnda ocuklar daha uzun cmleler
kullanmaya balarlar. Cmlelerde kullandklar hece says artmaya balar.
Bu aamadaki dil srecinin, gz nne alnmas gereken yn vardr:
(1)

(2)

(3)

ocuklar arasnda bu aamada bireysel farklar belirgin hale gelme


ye balar. Her ocuk, greli olarak, sratle karmak cmleler kur
maya balar, ama baz ocuklar, dierlerine gre daha yava bir
tempoyla geliirler.
ocuklar arasnda grlen bireysel farkllk, renmekte olduklan
gramer kurallarnn birbirini izleyiindeki srada kendini gstermez.
Baka bir deyile, her ocuk a3m tr gramatlk geliimi benzer bir s
ra iinde yapar.
ocuklann cmlelerinin altnda yatan gramer kurallar deiik aa
malardan geerek yetikininkine benzer hale gelir. ocuk deneme
yanlma yoluyla deiik gramer* yaplarn dener ve yava yava ye
tikinin gramerini renir.

BLM, DL, KAVRAMLAR VE DNCE

211

imdi ocuun dil renimini aklamaya girien dil renme kuramlanm gzden geirelim.
Dilin renilmesiyle lgili Kuramlar
4. Blmde gzden geirdiimiz renme kuramlannn ou ocuun dil
renme davrann aklama da da kullanlmtr.
(1) Klasik Koullama: Bu model iinde ocuun kelimeleri nasl rendii
yle aklanmtr: ocuk deiik sesler karr, bu arada rastgele anne,
ann, nne gibi sesler karr ve kendisini besleyen, kucana alan, btn
rahatlkJann kayna olan kiinin bu anda kendisine glmsediini, kendisi
ni kucakladn grr: Bylece ocuun kendiliinden kard bir ses, be
lirli bir kiiyle koullanma durumuna girer. Ayn ekilde ocuk scak keli
mesini ocuk, sobaya dokunmas, elinin yanmas ve annesi ile balant iine
sokarak renir.
(2 ) Edimsel Koullama : Skinner (1957) ve Rachlln (1976) dil le ocuun
dier davranlan srasnda renme ynnden hibir fark grmezler. Onlara
gre, ocuk dier davranlarn nasl reniyorsa, dili de ayn renme s
releri araclyla renir. Tek fark, ocuun evresini el ve kollaryla deil,
szle etkilemesidir.
rnein, kendi ulamnn dnda bulunan belirli bir nesneyi almak iste
yen ocuk deiik sesler dener ve sonunda tesadfen "ver* szne benzer bir
ses kanr. ocuun evresinde olanlar ocuun uzand nesneyi alp ona
verirler. Bylece. ocuk sz araclyla evresini etkilediini anlar ve ulaa
mad bir nesneyi almak stediinde ayn ver" szne yakn bir ses kartr.
ocuk zamanla her istei ve davranyla ilgili yeni bir kelime renir. Bu g
re gre dil renmesinin temelinde pekitirme, snme ve genelleme gibi
edimsel renmenin temel ilkeleri yatar.
Koullama Kuramlarna Yapan tirazlar : Davran psikologlar insan
dilini dier davranlar gibi koullama ilkeleri iinde aklamaya abalarken,
dilbilimi iinde yeni gelimeler olmakta ve Chomsky dntrml gramer
kuramm ortaya atmaktayd. Chomsky (1959), Sklnnern (1957) dil reni
miyle lgili aklamasn eletirmi ve Skinner'n edimsel koullama kuram
nn tesinde, renmeye koullama modeli asndan bakan btn yaklamlann dili aklamada yetersiz olduunu savunmutur. Chomsky koullama
modellerine itirazlann u noktalarda toplamtr.
(a)

Koullama modelleri, aklamalarnda basit kas veya salg davran


larn temel alrlar. Dil davran karmak bir olaydr ve basit davra
nlar zerine kurulmu bir modelle aklanamaz.

(b)

Dil "yaratc" bir davrantr. ocuk daha nce hi duymad cmle


leri syleyebilir ve yeni cmleleri ilk duyuunda anlar. Koullama
modeli dil renmesinin temelinde bulunsayd, "dil yaratclnm
pekitirme kavramyla aklanabilmesi gerekirdi. ocuun daha n
ce hi sylemedii bir cmle pekitirilebilir mi? ocuk, daha nce

212

NSAN VE DAVRANII

Resim 6.3 Psikolinguistik kuram, evresinde konuan olduu srece, ocuun konumay
mutlaka reneceini savunur.

hi sylemedii ve duymad bir cmleyi pekitiremeyecegine gre,


dilde yaratclk pekitirme kavramyla aklanamaz.
(c) Dil renmenin temelinde koullanma bulunuyorsa, dnyann dei
ik toplumlannda deiik d ve sosyal koullar altnda yetien ocuklann birbirinden farkl dil renim emalan gstermeleri gerekir.
Lenneberg (1969) deiik koullar altnda yetien ocuklarn dilleri
ni ayn renme yaps iinde gelitirdiklerini gzlemitir. evresel
koullar dil renmesinin hzn ve aamalann byk lde etkile
mez
(3)
Psikolinguistik Kuram : Dilbilimci Chomsky'nin etkisi altnda psik
loglar dil renmeyle ilgili psikolinguistik (psycholinguistlc) kuram gelitir
milerdir (Dodd ve White, 1980). Bu kuram insanlarn doutan dil renme
yeteneiyle doduunu, insann, dili konumak zere doumdan nce proramlandgnr kabul eder. Bylece hangi evrede, hangi kouUar altnda olur
sa olsun, evresinde konuan olduu srece, insan yavrusu konufnay re
nir.
ocuk dil renirken sadece bir dizi kelimeyi deil, bu kelimeleri dizi ha
line geUrmesine olanak veren gramer kurallarn da renir. lk balarda bu
kurallar, her biri denenip, doruluu ya da yanll saptanacak bir hipo
tezdir." ocuk deneye deneye, bakalaryla konumalannda bu kurallar uy
gulayarak, bu hipotezleri" gramer kurallan haline dntrr (Chomsky,
1968). Kurallar ocuun dU davranndaki yaratclnn temelinde yatar.
"ocuk gramW kuraln nasl renir?" sorusuna koullama kuramlar henz
cevap verebilmi deildirler.
Psikolinguistik kuram ocuun biyolojik yapsna birinci derecede nem
verir ve insanolunun biyolojik dil program" ile doduunu kabul eder. ev
re koullan ocuun hangi dili, hangi szckleri kullanacan belirler, an
cak dilin renme srecini bu koullarla aklama olana yoktur.

BLM, DL, KAVRAMLAR VB DNCE

213

empanzelr DU
*Hayvanlar insana zg bir dil renebilir mi?" sorusu uzun sre psikologlan dndrmtr. empanzeler zerinde yaplan ilk denemeler iayes
ve Hayes. 1952) olumsuz sonu vermi ve aratrmaclar. empanzelerin dili
renemeyeceklerine karar vermilerdir.
Daha sonraki aratrmaclar, dil 3reteneglyle. dilin ifade mekanizmalann
birbirinden ayrt edince u soru ortaya kmtr: "empanze grtlagmdaki ses
mekanizmalan. insan dilinde kullanlan sesleri karmak iin yetersizdir. Ses
mekanizmalann kullanmadan "hayvan iaret dUi kullanarak iletiim kura
bilir m?" Gardner ve Gardner (1978)ln yapt aratrmalar bu soruya olum
lu cevap verir. Washoe adl empanze 200 den fazla iaret renmi ve iaret
ler araclyla basit ifadeler kullanabilmitir: Sen ben hemen git!" "Hemen
ver dlfrasl"gibl.
Premack ve Premack (1975) yaptklan aratrmada iaret dili kullanacak
yerde, baz ekilleri kelimelerin sembolleri olarak kullanmlar ve sembol dizile
rini belirli gramer kurallarna gre yaplandrmlardr. Sarah adl empanze
plastikten yaplm sembolleri kullanarak baz basit cmleler kurabilmi ve
sembollerle verilen cmleleri anlayarak kendisinden isteneni yerine getirmitir.
Aratrmalar gstermektedir ki. empanzelerin szl ifade mekanizmalan
bizimkinden farkl olduu in onlara szl dil retmek olana yoktur, ne
var ki iletiim yetenekleri bizim nceden dndmz kadar dk deil
dir. nsan dilinin karmakl, akcl, hz ve yaratclk derecesi hibir hay
van aratrmasmda gzlenemeyecek kadar st dzeydedir. Zekca en dk
insan bile, Sarah ve Washoe gibi zek dze3rl yksek empanzelerden kat kat
stn bir dil kullanma yeteneine sahiptir. Bu tr gzlemler, insanlann "dil
programyla" doduu kuramm destekler.

Resim 6.4 Ikibuuk yandaki Washoe adndaki empanze


ecek anlamna gelen areti reniyor.

2 14

NSAN VE DAVRANII

Dil ve Dnce
nsan dncesinin szl olmayan semboller kullandn bugn biliyo
ruz: mgeler, ekiller, duygular, tat ve koku gibi dier duyu organlannm kul
land semboller dnce srecinde nemli rol oynarlar. Dildeki sembol ve
kavramlar dnceyi byk lde etkiler.
Dil ve dnce arasmdakl iliki deiik biimlerde ifade edilmitin (1)
Dnce dilden bamszdr. Dil dncenin fadesi iin gereklidir, ama d
ncenin varl iin dile gerek yoktur. (2 ) Bir kiinin konutuu dilin tr, o
kiinin dncesinin ieriini ve biimini belirler. Dnce ancak belirli bir
dil ortamnda oluabilir, dnceyi dilden ayn dnemezsiniz (Whorf.
1956). (3) Dil ve dnce birbirlerini etkiler, dnce temelde algsal srele
re baldr.
Dil hem algsal sreleri etkiler, hem de belirli tr dncelerin daha ko
laylkla ifade edilmesini salar. Fakat dil. dncenin ieriini btnyle be
lirleyemez: nemli bir algsal olay varsa ve bu olayn mutlaka szle ifadesi ge
rekiyorsa, dnce kendisine yeni bir kelime, bir kavram yaratarak yeni kavramm ifadesini bulur. Bylece dil ve dnce birbirlerini karlkl srekli
olarak etkiler.
Bu farkl grler birok aratrmaya yol amtr. WhorPun (1956) verdi
i rneklerden biri. Eskimo dilinde karla ilgili 40*dan fazla kelimenin olduu
dur. Bu gzleme dayanarak Whorf, "Eskimo kara bakt zaman bizim grd
mzden daha fazla ayrnt grr, nk toz kar, sulu kar, iri kar iin onun
dilinde a}nn ayn kelimeler vardr ve bu nedenle Eskimo'nun karla ilgili algs
ve dncesi daha aynntldr" der.*
Buna benzer bir rnek Trke'deki akrabalk isimlerinden verilebilir: Ha
la. teyze, amca, day a3nnm bizim iin son derece doal olduu halde. Ameri
kan ingilizcesi'nde hala ve teyze aunt,
amca ve day nde kelimesiyle fade
edilir. Whorfa gre Trk'ler. Amerika' llara gre bu alanda daha aynnt algla
ma ve dnme olanana sahiptir.
Bu tr hipotezler deiik alanlarda
aratrmalara yol am ve aratrma
sonulan yukanda belirttiimiz nc
trden gr, baka bir deyile dil ve
dncenin srekli birbirini etkiledii
Resim 6.5 insanlarn azlanndan ses grn desteklemitir. Whorfun higerekten donj, ne var k, brbrienyle
seikten iletiim kurduklanna dair somut
d&liller bulmak ok zor.*

(*)

Pote2 tamamyla kabul gnncsc bile


^
gzlemleri bu alanda yeni
almalar yaplmasma yol amtr.
^

Eskimo dilinde krktan fazla kar ismi olduu yaygm kamsuun geree dayanmad
m. gerek bir aratnnaya dayanmadan kulaktan dolma bllgilerie bu kanya ula
ldm savunan bilim adamlar da vardr. Santa Cruz'daJd KaUfomiya niversite
si retim yelerinden GcolTiey K. Pullum bu konuda bir kitap yazm bulunmak
tadr. (Bkz. Pullum, G. K.. 1991.)

BLM, DL. KAVRAMLAR VE DNCE

215

Resim 6.6 Eskimolar bu resimde, belki de bir trden fazla kar grrler.

3. KAVRAM OLUTURMA
nsanlarn yaratt uygarl dile dayal letiim olmadan dnmek ola
nakszdr. Bu kadar nemli levleri stlenmi olan dil kavramlar kullanr.
Aada kavramlarn tanm, dille ilikisi ve nasl olutuu ile ilgili grleri
nceleyeceiz.
Kavram Tanm
Kavram (concept), aralarnda belirli zellikleri paylaan bir grup nesne ve
ya olaya verilen semboldr, rnein, aa bir kavramdr, nk ok sayda
nesneyi temsil eder ve bu nesneler topraa kk salma, dik durma, gvdesi,
dallan ve yapraklan olma gibi bir dizi zellikleri aralarnda paylarlar. Bu
nun gibi, kz, kitap, ev birer kavramdr.
Kavramlann birbirleriyle likileri vardr ve bu ilikiler mertebell bir yap
olutururlar. Biyoloji biliminden rnek verelim. Biyolojide her canlnn hangi
aile trne alt olduunu bulma nemli bir bilimsel faaliyettir. Bir hayvan ya
da bitkiyi snHamaya alan bilim adam, gerekte, nceledii canl yaratn
mertebell yap inde yerini bulmaya almaktadr. Mertebell yapdan neyi
anlatmak stediimize bir rnek yle verilebilir.
Evrendeki her ^ Enerji kavram altnda toplanabilir. Baz tr enerji
nesnelemitir, bazlar se manyetik dalga gibi titreim halindedir. Bylece
Enejiyi Nesnel ve Nesnel Olmayan gruplara ayrabiliriz. Nesnel grup Canl
ve Cansz olmak zere Ikl gruba ayrlabilir. Canllar, Bitkiler ve Hayvanlar
olmak zere iki gruba aynlr. Hayvanlar da Tek Hcreliler ve ok Hcreliler
olmak zere yeniden iki gruba ayrlr.

in s a n v e

216

DAVRANII

Enerji

/ \

Nesnel

Cansz

Canl

Hayvanlar

Tek hcreliler

Nesnel olmayan

Bitkiler

ok hcreliler

ekil 6.1 Bir mertebeli yap rnei.

Kavramlar dnce srecimizde


byk ekonomi saiar. Kavramiar
olmasayd, d dnyadaki her olay
teker teker renmek ve hatrlamak
durumunda olurduk. Dnn bi^
kere: A ra la ilgili bilgiyi vermek
iin imdiye kadar grdnz her
aac hatrlayp teker teker onlann
zelliini sylemeniz gerekirdi. Kav
ramlar, bireyin son derece karmak
ve aynntl algsal yaantsn zet
ler, soyutlatrr ve bylece insano
lunun bilim, teknoloji, kltr, sanat
ve edebiyat gelitirmesini salar.

Bir kavramn kapsamna giren


her nesne veya olaya o kavramn rnei (ncident) ad verilir. Bylece aa
kavramnn rnei, bir kimse iin mee aac olabilir. Mee aac bir kavram
olarak kullanldnda, onun rnei o kimsenin evinin nndeki, ocuklu
undan beri bildii bir mee aac olabilir. Bizim algsal yaantmz genellikle
rnekler dzeyindedir.
rnekler bizim kendimize zg kiisel alglamamz ve yaantlanmzi
kapsarlar. Bu dzeyde bakalaryla iletiim kuramayz, nk onlann rnek
leri kendilerine zgdr ve her birey in farkldr. Kavramsal soyut dzey bi
reyler arasnda paylaldndan, dille iletiim kavramsal dzeyde olur. Kav
ram ve dil ilikisi bu nedenle nemlidir. imdi bu ilikiye ksaca bir gz ata
lm.
Kavramlar ve Dil

ekil 6.2 Bu ekilde szsz kavram oluumuQU belirten bir deney gsterilmektedir. Yiyecek
her zaman iin bir genin altna konmu hibir
zaman dikdrtgenin altna konmamtr. Bir tek
rardan dierine genin biimi ve bykl
deitirilmi olduu halde, rdek renilmesi
isteneni becerebilmi ve yalnz gene giderek
yiyecee ulamtr. Bu deney dil kullanlma
dan kavram oluturmann mmkn olduunu
gstermektedir.

stanbul, Ahmet, Leyla. Beikta


gibi zel simler dnda kalan dilde
ki btn kelimeler belirli bir kavra
m temsil ederler. Kelimelerin he
men hemen hepsinin kavram olma
s. kavramlarn tmnn kelimeler
den olutuu anlamna gelmez. n
sanlarn kelimelerle ifade edemedik
leri kavramlar gelitirdikleri, kav
ram gelitikten sonra bu kavramm
fadesinin kelimeyle yapld gzlen
mitir. rnein, ocuk anne, st, k
pek kelimelerini sylemeden nce,
bunlar tanyp uygun davranlarda
bulunabilir. Ayrca hayvanlarla ya^
plan deneyler, deiik hayvanlani
belirli kavramlar oluturarak, bi

217

BiLiiM, DL, KAVRAMLAR VE DNCE

kavramlar tanyabildiklerini gsterir. ekil 6.1 deki rdek gen kavramm


renmi, byklne ve rengine aldrmadan gen biiminin altmda yiye
cek arama davranm gstermitir.
Kavram Oluturma Kuramlar

Kavramlar nasl oluturuyoruz? Bu konuda farkl grler vardr. Bu


grleri temel zellikleriyle yle zeUiyebiliriz.
(1)
anunsal Kuram : armsal kuram (associatlon theory) kavram
renilmesini armlar kurma olarak aklar. Bir nesne ya da olay belirli
bir grubun adyla anm kurmaya balar ve bu grubun ad iletiim kurma-

I.Sert

2.m

2 .S(l

SSeri

4. Seri

le^^ ^^ ^^11^^
fard

ra lk

m ank

rtik

A
A

ml

p ra n

DDDDG^

tttttt

mul

od

dllt

rank

ling

________________ i

stud

fard

leth

mul

stud

n
r
i

11

O iJ \

0^0
o

* *
mank

"
pran

4i

ddI 6.3 Burada be seri verilmitir. lk seride gsterilen izimlerin adlar yanlarna yazlm
tr. Yaplan deneyler baz kavramlarn daha abuk, baz kavramlarn ise daha zor renildiini
gstermitir. rnein, leth "somut nesne" kavramn gstermektedir ve olduka kolay renil
mitir. Sari 4 ve 5'teki kavramlar tanyn ve izimleri isimlendirin.

2 18

NSAN VE DAVRANII

da faydal olduu srece kullanlmaya devam eder. B alece nesne ile kavram
arasnda arm kurulur. Kullanlan kavram iletiim kurmakta etkin deil
se. daha nceden kavramla nesne arasmda kurulan agnm sner.
Bu yaklama gre, uzun bir zaman sresi inde yaplan deneme ve ya
nlmalar kavramlarla, o kavramlann iine giren rneklerin birbirletyle ba
kurmasna yol aar, renen kii kendine verilen kavramlarla rnekler ara
snda anm likileri kurar. Bu gr modem psikologlar arasmda pek ta
raftar bulmaz, nk psikologlar kiilerin faal olarak kavram oluturmaya
girdiklerini. a}m dil reniminde olduu gibi, kavram reniminin de yaratc
bir sre olduunu bilirler.
(2) Hipotez Oluturma : Bruner, Goodnow ve Austin, (1956) yaptklan
aratrmalarn sonulanna dayanarak, kavram gelitirirken bireylerin son
derece faal olduklarm ve deiik hipotezler gelitirerek bu hipotezleri s
rekli test ettiklerini (hypothesis testlng) ileri srmlerdir. Bir problem
zm zerinde alan bilim adam gibi, kavram gelitiren kii srekli hipo
tezler gelitirir ve kurduu bu hipotezleri srekli deneyerek, deneyiminin so
nucuna gre ya kabul eder, veya reddederek yeni bir hipotez kurmaya yne
lir.
(3) Kurallar Oluturma : Gnmz psikologlannn ou, kavramlann te
melinde baz tanmlayc kurallann yattn ve kavram reniminin gerekte
bu kurallann gelitirilmesinden (rule construetion) baka birey olmadn
sylerler (Roseh, 1978). Aratrmaclar, zellikle levsel kavramlann byle
kurallarla tanmlandna aret ederler. Kalem kavram ilevi ve biimiyle ta
nmlann Mrekkebi vardr, yaz yazmada kullanlr ve sivri uludur. Bu
kural bildiinizde, btn kalemleri tanyabilirsiniz. Bardak, kak gibi baz
kavramlar basit, bilgi ilem merkezleri, niversite gibi baz kavramlarsa daha
karmak kuallan gerektirebilir. Karmak kurallan olan kavramlann re
nilmesi. basit kurallan olan kavramlara gre daha zordur.
(4) Prototipler: Baz psikologlar, kavram reniminin belirli bir soyutla
ma srecini erdiini leri srerler. Onlarca her kavramn soyutlanm bir
model yaps vardr ve bu yapya prototip (prototype) ad verilir. Aa kavramm alalm. Hibir aa birbirinin tpatp ayns deildir. Ancak bizim zihni
mizde tipik bir agacm nasl olacana dair bir model ema (model seheme)
vardr. Bu model ema sayesinde biz. dut aac gibi tipik bir aala, brt
len aac gibi tipik olmayan bir aac hemen ayrt edebiliriz. Palmer (1978)
temelde kavram reniminin bu prototipleri gelitirme srecine dayandm
savunur.
Hipotez, kurallar ve prototip gelitirme yaklamlan birbirlerine ters d
en yaklamlar deildir. Kavram gelitirme alanmda aratrma yapan ara
trmaclarn byk bir ounluu, her kuramm da kavram renmede ge
erli bir yeri olduunu kabul ederler. Hipotez gelitirme hem kural, hem de
prototip in kullanlabilir. Baka bir deyile, birey hipotezini kavram kural,
ya da prototipi iin gelitirebilir. Prototip daha ok ku. aa, sandalye gibi
nesnelerle ilgili alanlarda daha geerli olur. Kural gelitirme ise bak, kalem
ve otomobil gibi ilevsel kavramlarla ilgilidir.

BLM, DL, KAVRAMLAR VE DNCE

2 19

4. PROBLEM ZME
Problem dendiinde aklmza yalnz matematik alanmdaki problemler
gelmez. Yaam bir dizi problemin zmlerini gerektirir. Problem, bireyin
varmak istedii bir amaca ulamasna ket vuran engeller var olduu zaman
ortaya kar, rnein, sinemaya gitmek istiyorsunuz, fakat u anda yannz
da yeterli para yok. Bu rnekte ama sinemaya gitmek, engel para yokluu
dur. Bir baka rnek: Ak olduunuz ve evlenmeyi istediiniz Nesrin zengin
bir ailenin kz. Sizin aileniz ekonomik olarak gl deil, okuldan mezun
olarak bir meslek sahibi olmanza ve para kazanmanza en azndan sene
daha var. Bu rnekte ama Nesrin'le evlenmek, engel kendinize zg gelirini
zin olmaydr. Okulun basketbol takmnda oynamak istiyorsunuz, ne var
k boyunuz ksa. Eve ge geldiniz, asmz ve yorgunsunuz. Evde yiyecek yok.
Btn bunlar gnlk hayatta rastladmz ve zm aradmz problemler
dir.
Problemler uzun sreli, ksa sreli, basit veya karmak olabilir. Duygu
sal. ekonomik ve bedensel problemler vardr. Bu farkl problem trleri birbir
leri iine kanarak byk karmak problemler haline dnebilirler.
Problemlerin zmleri, problemin tr ve karmaklna gre deiir.
Baz problemler tamamyla mantk yoluyla zlr, baz problemler duygusal
olgunluu gerektirir. Baz problemler ise olaylara yeni bir alglama asndan
bakmay gerektirir. Problem zmleri arasndaki ortak yan amaca ulamaya
ket vuran engeli ortadan kaldrmaktr.
Problem zmndeki Drt Aama
Problem Ozmede drt aama olduu baz psikologlar tarafndan leri s
rlmtr (Johnson, 1944). Bu aamalar tanma (familiarization). retme
(production), kuluka (incubation) ve deerlendirme (evaluatlon) aamalar
olarak adlandrlr.
Tanma aamasnda, ortaya kan problemi oluturan durumu ve engel
leri tanmaya alrz. retme aamasnda deiik zm seenekleri arama
ya balarz. Bu seenekleri uygulamaya koyar ve deerlendiririz. Uygulama
lardan hibiri zm getirmiyorsa, o zaman, bir tr kuluka devresine girer,
problemi bir yana brakr, baka eylerle urarz ve daha sonra probleme
yeniden geri dneriz. Yeniden deerlendirme yapar ve problem zme ula
ncaya kadar, bu aamalardan tekrar tekrar geeriz. Aamalar her zaman
bu sralamada gelmeyebilir, bazen atlamalar olur ve belirli bir sray izleme
yebilir.
Alt-amalar ve Planlama
Karmak problemleri btn olarak ele almak zor olduunda, zme y
nelik belirli stratejiler gelitiririz. Stratejilerden biri, sorunu daha basit alt
yaplanna ndirgemek ve tm sorunun zmne gtrecek alt-amalar (subgoals) saptamaktr. Mezuniyet snavna girecek bir renci, sorumlu olduu
konulana tmn dndnde, renilecek malzemenin okluundan do

220

in s a n v e

DAVRANII

lay byk kayg duyup, alma evkini kaybedebilir, renci, renilecek


malzemenin tmn alt-blmlere aynr ve her konuyu teker teker bir altama olarak dnrse daha verimli alr, rnein snava 24 gn varsa ve
okunup renilecek 18 konu bulunuyorsa. 24 gnn 18*lnl her bir konuyu
teker teker renmeye ayrabilir. Geri kalan alt gn de yeniden gzden ge
irme. baka arkadalaryla buluup bilgilerini karlatrma gibi faaliyetlerle
geirebilir.
Planlama soruna uzun bir zaman sresi inde bakmay ve nceden ha
zrlanarak tedbirler almay gerektirir. Planlama sayesinde birey soinun t
mn zihninde grerek sorunun zmne dnk daha etkin davranlarda
bulunabilir, rnein, snava hazrlanan kii. 60 gn nceden mezuniyet s
navyla ilgili planlamaya giriir. Bu planlama yle olabilin
Aama 1 : Ders notlann sratle gzden geir ve deiik konu balklar
na gre gruplara ayr (1 gn).
Aama 2 : lk konuyu okumadan nce, o konunun ana hatlarn kar ve
temel kavramlann bir listesini yap (1/2 gn).
Aama 3 : lk konuyu aynntlanyla oku ve okurken zet kar, zetler
daha sonra konuyu gzden geirmeye yardmc olacak kadar aynntl. ancak
kolayca gzden geirilebilecek kadar ksa olsun (2 gn).
Aama 4 : Konuyu bitirdikten sonra temel kavranlan yeniden gzden ge
ir. Hatrlayp, hatrlayamadn kendi kendini test ederek denetle (1/2 gn).
Aama 5 : Her konu in Aama 2. 3 ve 4 uygula (5 gn).
Aama 6 : Konularn hepsi bittikten sonra, konuyu tmyle oluturup,
genel bir gre ulamaya al (2 gn).
Aama 7 : Dier arkadalannla bir araya gel ve onlarn hangi konulara
nem verip vermediklerini ren. Onlarla deiik testler dzenleyerek konu
lan ne derece hatrlayabildiini denetle (2 gn).
Aama 8 : Snavdan bir gn nce hazrlam olduun zetleri yeniden
gzden geir. Akam iyi uyu, iyi yemek ye ve dinlen (1 gn).
Kan-koca Ikl psikolog (Hayes-Roth ve Hayes-Rolh, 1979) planlamann ve
rimli ve baarl bir yaam srdrmedeki roln aratrmlardr. Her gn
yaplan gnlk lerde bile planlamann son derece verimli sonulara gtr
dn grmler, meslek ve i alannda baarl kimselerle, baarsz kim
seler arasndaki en byk farklardan birinin planlama konusunda kendisini
gsterdiini gzlemilerdir.
Baz kimseler, kendi geliimlerindeki baz zelliklerden dolay, zellikle
yetitikleri evrede planlama yapan bir kimse olmadndan, planl bir yaam
kavramn anlayamazlar ve gnlk yaamlannn karmakark oluunu doal
bir yaam sreci olarak kabul ederler. Bir anlamda planl yaam gerek de
ildir ve bu nedenle kendi yaamlarnn karmak ve belirsiz olmasn ster
ler. Bu kimselere planlamay salk vermek, planlamay retmek olduka zor
dur.

BlUlM, DL, KAVRAMLAR VE D ONCE

221

Deneme ve Yanlma ya da gr
"Problem zm ok sayda deneme yanlmalann sonucu olarak yava
yava oluur" grO ile "problemin zm aniden gelen bir Igrden kay
naklanr" gr uzun sre tartma konusu olmutur. Deneme-yanlma (tri
al and error) yaklam zihinsel srelere, planlamaya, problemin tmn
grp hangi noktadan zme balanacama nem vermez. Bu srelere
nem veren Igr (Insight) yaklamdr. Deneme yanlma, bo durma, s
rekli ura, abala, belki bu abalardan biri seni zme gtr" anlay iin
de yaplr.
Alman psikologu Wolfgang Khler'n Sultan adl
empanze ile yapm olduu deneyden, 4. Blm'de
renme konusunu tartrken sz etmitik. Bu deneyde
problem zmnn "Hah. imdi kavradm!" biiminde
igryle geldiini grmtk. Hatrlayacamz gibi,
empanzenin iinde bulunduu odann tavanna bir
muz asldr ve odaya ok sayda bo tahta sandk kon
mutur. empanze srekli zplamasna ramen muza
ulaamaz. Birok denemeden sonra empanze bir ke
ye ekilir, sakinleir ve bir sre sandklara bakar. Da
ha sonra kalkar, sandklar st ste koyar ve stne
karak muzu alr.
Modem bilisel psikologlar problem zmnde
hem deneme-yanlmann hem de igrnn geerli
stratejiler olduunu kabul ederler. Onlara gre, birey
problemin zmne Igr yoluyla ulamadan nce,
birok deneme-yanlmada bulunur ve bylece. deiik
zm seenekleriyle tanklk kurar. Bu tanklk
devresi igrnn oluabilmesi iin gereklidir. Igr.
problemin btn eleri tanndktan sonra ortaya
kar. Bilisel psikologlar deneme-yanlmann yalnz dav
ran dzeyinde deil, ayn zamanda rtk bir biimde
algsal ve bilisel dzeyde de olduunu kabul ederler.
Bu bilisel deneme-yanlmalar. onlara gre, igrden
nce gelir ve igrye bir hazrlk oluturur.
Problem zmede Karlalan Glkler
Problem zme durumuyla karlatmzda, nce
ki bilgi ve denemelerimizden faydalannz. nceki dene
yimlerimiz problem zmede bize yardmc olabildikleri
gibi, baz glkler ve engeller de yaratabilirler. Bu
glkleri aadaki biimde zetleyebiliriz.
tleoe Taklma (functional fixedness): Daha nceki
deneyimlerimiz bize nesnelerin belirli ilevlerini ret
mitir. rnein, kalem yaz yazmak iin, anta kitap ta
mak iin, ayakkab giymek iindir. Biz nesnelerin bu

ekil 6.4 leve taklma


rnei. izimdeki kii
ye. sarkan iplerin ulann birbirine balamas
sylenmitir. (A) lev
sel taklmaya saplanan
kii, bir sre denedik
ten sonra bunun ola
naksz olduunu Hade
eder ve vazgeer. (B)
ilevsel taklmaya sap
lanmayan kii, makas
ipin ucuna balar. ve
makas sallayarak ipi
yakalar ve ulann ba
lar.

222

NSAN VE DAVRANII

levlerine saplanr kalrz ve bu ileve takdmanm sonucunda onlar yaratc


bir biimde yeni durumlarda kullanmay dnemeyiz. Yorgun olan bir kimse
otobs duranda beklerken antasn skemle gibi kullanp oturarak dinlene
bileceini akl edemez. nk antay kitap tamak in gerekli bir ara ola
rak renmitir, bu nedenle onun stne oturuiabiJecegini akl edemez.
Zihinsel Kurgu (mental set): Bir sorunu belirli bir yntemle zdkten
sonra, o ynteme balanrz. Bu tr algsal balla zihinsel kurgu ad verilir.
Zihinsel kurgu benzer problemlerde yeni zm yntemleri uygulamamz en
geller. srekli daha nce kullanm olduumuz yntemleri uygulama3ra yne
liriz.
Benzetme Modelleri
Problem zmeyi nceleme yollarndan biri, problemleri bilgisayar programlanyla zmektir. Robot ve Yapay Zek ahmalan. insanolunun zihin
sel davrann, bilgisayar programlan araclyla taklit etmek anlayna da
yanr. Byle bir anlayn kullanld bilgisayar alanna benzetme (slmlasyon/simulation) alan ad verilir.
Benzetme aratrmalanna ilgi duyan psikologlarn dnce ekli yledir: "Bilgisayar program, zihnin nasl ilediiyle ilgili kuramlar zerine, ben
zetme kullanlarak oturtulmutur. Bllgisa3^ r program belirli bir problemin
zmnde baanl olduunda, kullanlan programn yaps ve ileyii, insa
nn o tr problemleri zerken kulland zihinsel srelerin yaps ve ileyii
hakknda bilgi verir. Program baarsz olursa, o zaman, programn hata yap
t nokUlan bularak, bu tr hatcar zihinsel sreleri aklayan kurammz
dan karrz.*
Yapay zek ve robot yapm, endstrilemi lkelerin bugn byk l
de para harcadktan bir aratrma alandr. Baar derecesi henz olduka s
nrldr. Fakat robotlann endstride kullanlmas son derece yaygnlamtr.
Konumay yaz diline eviren, veya yazy sze aktaran bilgisayarlar gittike
daha baanl olma yolundadr ve insanln gelecei iin byk bir potansiye
le iaret etmektedirler.

5. BELLEK VE BLM ETKNLETRMEK


Bilisel psikolojinin bulgulann gnlk yaammzda kullanmak olana
var m? Bu nemli bir sorudur. Kitabn okuyuculanntn byk blm
renci olacandan ders almayla ilgili alandan bir rnek setik. Ders alr
ken daha etkin ve verimli olabilmek iin aadaki kurallan uygulayabilirsi
niz.
lk Kural: Dikkat Et
Belirli bir anda zihinsel olarak ileyeceimiz bilgi miktan son derece s
nrl olduundan, dikkatimizi renmemiz gereken bilgiye vermek byk
nem kazanr. u anda bu satrlar okurken, ayn zamanda, evrenizde olup

BLM, DU KAVRAMLAR VE DNCE

223

biten olaylan gzlemeye ve bakalannm konumalann anlama3ra aln.


Dikkatiniz daglacagmdan. okuduunuzu anlamakta zorluk ekmeye balar
snz. Neye dikkat edeceinize karar verip, seici olarak alglamaya balarsa
nz. baanh olma yolunda byk bir adm atm olursunuz. Snlla ders din
lerken neye dikkat ettiinizin farknda olmak ve bilinli olarak dikkatinizi
renmek istediiniz konuya yneltmek, verimli ve etkin renmenin Uk adm
dr. Okurken, hangi cmlenin nemli, hangi cmlenin nemsiz olduuna ka
rar verip, dikkatinizi seici bir biimde renmek istediiniz konuya vermek,
okulda baarl olma yolunda atacanz nemli bir adm oluturur.
kinci Kural: Tekrar Et
Dikkat etmek kendi bana baany garantilemez, yeni renilen bilginin
bellekte iyice yerlemesi ve kolaylkla hatrlanabilmesi iin tekrar edilmesi ge
rekir. Tekrar ederken de seici olmak gerekir; nk renilen her eyi ay
nen tekrar etmek. zihin kapasitesini gereksiz yere gsl eder, istenen, renil
mesi gereken temel bilgilerin tekrar edilmesidir. Bylece bu bilgiler daha ko
laylkla bellekte tutulur ve hatrlanr. Seici olmann bir yolu, okunan konu
nun anlalarak hangi bilginin temel kavram, hangisinin ayrnt olduunu
bilmektir. Seici dikkat, anlaml gelen ve birbiriyle likisi olan bilgilere veril
diinde, tekrar etme ve renme daha verimli olur.
nc Kural: Organize Et
Ders renme konusunda verdiimiz rnee devam edelim: Dikkat ede
rek seici bir biimde okudunuz ve yine seici olarak tekrar ettiniz, iyi ren
menin dier bir koulu da organize etmektir. Organize ederek okuduunuz
dersin hangi kitapta, kitabn hangi blmnde ve hangi alt balk altnda
bulunduunu bilmek gerekir. Bu organizasyon okuduunuz blmn ken
dinden nce ve sonra gelen blmlerle ne tr bir iliki iinde olduunu gste
rir. Organizasyon, okuduunuz konuya seicilik ve anlam getirir. Seici ola
rak kavramlar alglamaya balaynca, daha nce yukanda sylediimiz gibi,
hangi kavramn nemli olduunu grr ve tekrar ederken bu kavrama dikkat
ederek nem verirsiniz. Organizasyon, renmeye altnz kavramlar ara
snda iliki kurmanza yardmc olur ve her bir kavrama anlam verir. Bize an
lam ifade eden bUgl daha abuk renilir ve daha iyi bellekte kaln renece
iniz bilgbri size anlaml gelecek bir biimde organize etmekte byk 3rarar
vardr.
Drdnc Kural: Uygun Bellek Teknikleri Kullan
Baz bilek teknikleri, rendiiniz konuyu daha iyi hatrlamanzda size
yardmc olabilir. Bellek tekniklerinin deiik trleri vardr, bunlardan biri
olan blgeyle anm kurma yntemini rnek alarak bellekle lgili olarak 5.
Blm'de grmtk. Konunun nemini belirtmek iin burada bir rnek da
ha verelim. Elinizdeki bu psikoloji kitabmnn temel kavramlanm renmek
istediinizi ve kitabn her blmindeki bilgileri belleinize yerletirerek istedi
iniz zaman hatrlayabilmeyi amaladnz varsayalm.

in s a n v e

224

DAVRANII

Blgeyle agnn'kurma yntemini uygulamak isterseniz yle bir yol iz


lemeniz gerekin
(1)

ok ^ bildiiniz bir blge3rl, rnein iinde b}rm olduunuz evi.


bilginizi organize edeceiniz temel blge olarak sein.

(2)

Kitabm her konusunu, bu blgenin bir ksmyla anm iine so


kun. rnein, kitabm bilisel sreleri leyen bu blm evin mut
fayla liki iine sokulabilir.

(3)

Konunun blmleriyle, blgenin belirli bir ksmn dzenli bir biim


de iliki iine sokun.

rnein, bilisel psikolojiyle ilgili ilk giri ksmn mutfaktaki buz dolab^rla liki haline getirin ve be yaklam trnn her birini buz dolabnn
bir blgesele (buz dolabmn d kaps, kaps, raflar, vb. gibi) iliki haline
getirin. Daha sonra hatrlamak istediiniz zaman evinizin mutfan d
nn. buz dolabm gznzn nne getirin ve zihninizde buz dolabnn bl
gelerini gzden geirerek bu blgelerle liki iine soktuunuz kavramlar hatrlaym. Bylece bir kitabm btn blmlerini, belirli bir blgenin deiik ksmlanyia iliki haline getirebilirsiniz.
Bellek tekniklerinin temelinde yalan ana flkir, sizce iyi bilinen bir dzeni
(bu dzen bir blge, bir iir, bir resim veya bir nesne olabilir) temel ahp yeni
renilen bilgiyi bu dzenle iliki ine sokmaktr. Bylece seici olarak yeni
bilgiyi organize etmi olursunuz ve hatrlamak istediiniz zaman, bildiiniz
bir organizasyonu temel olarak kullanma olananz bulunur
Beinci Kural: Yeni Deyiler Uydur
Bazen yeni deyiler uydurarak, rendiiniz bilgileri hatrlamay kolaylarabilirsinlz. rnein, dilin gelimesindeki be aamay kolaylkla hatrla
mak iin bu aamalan size hatrlatacak bir deyi uydurmak istiyorsunuz,
renmek istediiniz aamalar unlar: 1. Cvldama Devresi, 2. Tek Kelime
ve Tmcel Sz , 3. ki Kelimeden Oluan Cmleler, 4. Telegraflk Sz. 5. Uzun
Cmleler. Bu aamalan hatrlatacak yle bir deyi uydurabilirslniz: Cvlda
an tek sz, iki kelimelik telgrajla uzunlar. Bu deyi iindeki kelimeler,
renmek istediiniz aamalarn balkJann size hatrlatr. Bu deyii belleiniz
de tuttuunuz srece, dil geliiminin aamalarn hatrlayabilirsiniz.
Altnc Kural: Brbrleriyle Etkileen mgeler Olutur
renmek stenilen kavramlar belirli grsel imgeler biimine sokulup birbirleriyle iliki iine sokulursa, ortaya kan yeni imge bellekte uzun sre nlr ve hatrlanmak istendiinde kolaylkla akla gelir, rnein, burun, kutu,
gzlk, doktor, ku, gazete gibi kelimelerden oluan belirli bir kelime listesi
ni renmek durumundasnz. Kelime dizisini tekrar ede ede renmek olanamz var. Fakat bu tr renmenin pek aklnzda kalmayacan ve kelime
leri kolaylkla unutacanz dnyorsunuz.
Kelimelerin mgelerini birbirleriyle iliki iine sokarak renirseniz, dada
uzun sre hatrlayabilirsiniz. Hayalinizde u imgeyi canlandrn: Bir doktor.

BLM, DL, KAVRAM-ARVE DNCE

226

bummun stne koydu|u gzlkle nndeki gazeteye bakyor: doktorun


bann stnde bir kutu var ve kutunun stne bir ku konmu. Bu mge
nin olaan olmayaa ynleri (doktorun bann stnde kutu olmas gibi) bel
leinizde daha belirgin olarak kalr.
Aratrmalar iliki ine konmu imgelerin, kendi bana braklm, liki
ine konmam mgelerden daha yi hatrlandm gstermitir. Ayrca aca
yip", tuhaT ya da "olaand" dlyebllecelmlz^rden likiler bellekte daha
iyi kalr.
Bellein Yetersiz Olduu Durumlar:
Balamn nemi
Belirli bir ortamda renilen bilgi, ayn ortam inde daha yi hatrlanr.
Burada ortam kavramyla fizik, zaman ve psikolojik balam kastedilir. Psiko
loji dersi sal ve perembe gnleri saat lO'da veriliyorsa, en iyi snav sonulan (dier koullar eit tutulduunda) sal ve perembe gnleri saat lO'da elde
edilir. Herhangi bir olay veya konuyu habrlayamadgnz zaman, o konuyu
rendiiniz ortam hatrlamaya aln ve bu ortam belleinizde iyice can
landrdktan sonra o konuyu hatrlamay deneyin. Hatrladnz miktar ar
tar.
inde bydnz ortamdan uzun sre ayn kalp yeniden a3m ortama
dndnzde, ou hatralannzn geri geldiini grrsnz. Ortam ve ba
lam bellee kaydedilen bilgilerin bir paras olarak depolanm durumdadr,
bellekteki bilgilerle agnm iindedir ve bu nedenle ara-bul-geriye gelir pulan olarak i grr.
Yalnz d ortam deil, kiinin ortam diyebileceimiz psikolojik duru
mu da bellee kaydedilen bilgilerin bir paras olarak depolanr. 5. Blm'de
bellek konusunu ncelerken sylediimiz gibi hznl bir ruh hali inde
ken renilen bilgi, yine hznl olunduu zamanlarda daha iyi hatrlanr.
Neeli ve mutlu anlarda renilen bilgi, bireyin neeli ve mutlu anlannda da
ha iyi hatrlanr. Baz kiiler sarhoken tantklan kimseleri, alkoln etki
sinden kurtulunca hatrlamazlar, ancak yeniden alkol aldklannda hatrlaya
bilirler. Bu rnekler, renirken iinde bulunduumuz psikolojik durum ile.
bellek arasnda bir iliki olduunu gsterir.
Hatrlama konusunu dnnce. yi alma becerilerini de dnrz.
Aada yi almay gerekletirecek nemli baz ilkeleri zet olarak ncele
yeceiz.
Nerede ve Nasl almal
Psikologlar, be aamal bir ahma dzenini rencilere salk verirler.
Bu aamalan (1) Tara. (2) Sor, (3) Oku. (4) Tekrar et ve (5) Gzden geir ola
rak simlendirilir.
(1) Tara : Bu aamada genel bir bilgi edinilir: Kitap ka blmden olu
mu. her blmn alt blmleri nelerdir ve hangi konular birbirini
izler? Kitabn sayfa sayfa okunmas sz konusu deildir.
D 15

in s a n v e

226

DAVRANII

(2)

S o r: Bu aamada kitabn blm ve alt-blm balklann soru bii


mine dntrmeniz salk verilir, rnein, blm bal Sinir sis
teminin ksmlar se, sizin , Sinir sisteminin ka ksm vardr ve
isimleri nelerdir?" gibi bir soru sormanz beklenir. Her alt blm
iin byle bir soru gelitirmelisiniz.

(3)

Oku : Bu aamada, yukanda sorduunuz sorulara cevap bulmak


amacyla blm ve alt blmleri okumaya balayn. Okurken s
rekli sorunuzu aklnzda tutun.
Tekrar et : Sorduunuz sorulian kitaba bakmadan, hatrmzda ka
lan bilgilerle, cevaplandnn,

(4)
(5)

Gzden geir : imdi yeniden kitaba dnn ve verdiiniz cevaplarla,


kitapta bulunan bilgileri karlatrn. Daha nce verdiiniz cevap
larla. kitabn bilgileri arasndaki farkllklara dikkat edin ve bu fark
llklar gz nnde tutarak, yeniden 3.. 4. ve 5. aamay tekrar
edin.
Bu tr alma sizin pasif deil, etkin ve faal bir biimde konuyla iliki
kurmanz salar. Aynca ilk bata konuyu tm olarak taramak, konunun
tm erevesini gz nnde tutmanz salar ve her rendiiniz bilgiyi, bu
ereve iinde anlaml bir biimde belirli bir yere oturtur. Byle yaplandrma
hem belleme, hem de hatrlama srasnda yardmc olur. Baita (1989) stn
Baar kitabnda, rencilerin kendilerine uygun verimli bir alma dzeni
ni nasl gelitirebileceklerini rnekleriyle aynntl olarak anlatmtr. al
malarnda ve snavlarnda daha etkin olmak steyen renciler bu kaynaktan
yararlanabilir.

6. ZET
Biliim dil. dnme, problem zme, hatrlama, kavramlarma. hayal
etme, renme, bilgi ileme ve sembollerin aklda kullanl gibi deiik zi
hinsel faaliyetleri erir.
Dil bizim letiim kurmamza, bilgileri depolamamza ve daha etkin d
nmemize yol aar. Fonemler konuulan dilin en ufak ses birimleridir.
Trkenin fonemlerinin ou alfabemizdeki harflerle gsterilir. Morfem en
ufak dil yap birimidir. Gramer, dilin fonemlerinin, morfemlerinin, kelimeleri
nin bir araya gelerek nasl bir cmle kurulacan belirleyen sz kurallanndan oluur. Bu kurallar zaman iinde j^va yava deiir. Dilbilimci, cmle
leri deiik aamalarda yap birimlerine indirgeyerek analiz eder. Tmle ya
ps analizi, konuann sylemek istedii niyeti ifade edemez. Bu eksiklii gi
dermek amacyla yzey yap ve derin yap kavramlan gelitirilmitin Yzey
yap konuann kulland kelimeleri ifade eder, derin yap konuann lk
bataki niyetini belirtir. Dntrml gramer, derin ve yzeysel yap ara
sndaki ilikileri salayan kurallan ierir.
Sylenenleri hatrlamamz yaplandnc ve yeniden jraplandrc sreleri
ierir. emalar, deiik kavramlar, olaylar, ya da nesnelerin zihnimizdeki ya-

BLM, DL, KAVRAMLAR VE DNCE

227

planyla ilgili bilgilerdir. emalar duyduumuz ve grdmz bilgileri nasl


depolayacamz etkiler.
Dil geliimi deiik aamalarda oluur. lk alt ay cvldama devresidir ve
bu devrede dnyamn her blgesindeki ocuklar benzer sesler karrlar. o
cuk bir ya civarndayken tek kelimeler ortaya karmaya balar ve ocuk
bu tek kelimeleri anlaml biimde kullanarak letiim kurmay becerir. Bu tr
tek kelimelik cmlelere tmcel sz ad verilir. On-sekiz ay ctvannda IklkeUmelik telegrailk cmleler grlmeye balanr. kiden fazla kelime ieren
cmlelerin ortaya kmas daha uzun zaman alr ve bu devrede ocuklar ara
snda bireysel farkllklar gzlenir. Bu farkllklara ramen, ocuklarn dil
renimi deiik diller konuan farkl toplum ve lkelerde ayn yapy gsterin
Basit gramer kurallar nce, karmak kurallar daha sonra renilir.
ocuklarn dili nasl rendii konusunda koullama kuramlar ve mo
dem pslkoUngulstik kuramlar birbirinden farkl grler ileri srerler. Koul
lama kuramlan dil davran ile bire}rin dier kassal davranlan arasmda bir
fark grmez ve dilin pekitirme, snme, cezalandrma gibi koullama ilkeleri
altnda renildiini savunur. Psikolinguistik yaklam dilin biyolojik temeli
ne nem verir ve insan ocuunun konumaya genetik olarak *programlandnr kabul eder. Bu genetik program evre harekete geirir. ocuk evreden
elde ettii ipulan sayesinde dilin gramerini kendisi kefeder.
Dil e dnce arasndaki iliki tartmaldr. Whorf dilin dnceyi be
lirlediini savunmutur. Bugnk gr dncenin temelinde alglamanm
yatt, ancak dil ve dncenin karlkl birbirini etkiledii ynndedir.
Bir kavram, bir grup nesne, veya olaylarn aralarndaki ortak zellikleri
belirten bir semboldr. Kavramlar dnceyi kolaylatrrlar, mertebell bir
yapya sahiptirler ve soyutluk ve somutluk bakmmdan farkllklar gsterir
ler. Dildeki znel isimlerin dndaki btn kelimeler birer kavramdr. Ne var
ki, btn kavramlar kelimeyle gsterilmez, baz kavramlar trafik iaretleri gi
bi szl olmayan sembollerle gsterilir.
Kavram oluumunu deiik trlerde aklayan yaklamlar vardn anmsal yaklam, kavram pekitirilmi armlar olarak grr. Baz psiko
loglar kavram oluumunun esasnda hipotez oluturma olduunu savun
mulardr. Kavramlann temelinde kurallarn yattn syleyen psikologlarm
yan sra, kavramlann temelinde prototiplerin bulunduunu syleyen psiko
loglar da vardr.
Problem, eriilmek istenen bir amacn ve bu amaca ulalmasn nleyen
bir engelin varln fade eder. Problem zm bilisel sreleri youn bi
imde ierir. Problem zmnn drt aamadan olutuu sylenir: Tanma,
retme, kuluka ve deerlendirme. Alt-amalar oluturma ve planlama prob
lem zmnde etkin stratejilerdir. Problem zmndeki srelerde deneme-yanlmann m yoksa igrnn m ar bast konusunda tartma de
vam etmektedir. leve taklma daha nceki yaantmzdan dolay belirli nes
nelerin alg ve kullanlnda saplantlar gelitirdiimizi ve bu nesneleri prob
lem zme durumlannda yaratc bir biimde kullanamadmz fade eder.
Zihinsel kurulum problem zmede daha nce kullandmz bir yntemi.

2 28

NSAN VE DAVRANII

baka hibir seenek aramadan, yeni problem zme durumlannda tekrar


tekrar kullanmamza verilen isimdir.
Bilgisayar programlan kullanarak insann bilisel leyiini taklit etmeye
benzetme ad verilir. Bu programlann insann zihinsel srelerini kopya ede
rek tekrar ettii kabul edilir.
Bellei kuvvetlendirmek iin atlacak admlardan lki, dikkati seici bir
biimde, renmek istenilen konu zerinde younlatrmaktr. Bilgi ilem ka
pasitesi snrl olduu iin grlen, du3rulan her ey bellee aktanlamaz. Se
ilen belirli birka konu zerinde dikkat yogunlatnldgmda, bu konular da
ha iyi bellee aktardr ve daha iyi hatrlanr.
Bellei kuvvetlendirecek ikinci bir adm da. renileni tekrar etmektir.
Her tekrar renileni daha iyi hatrda tutma}^ salar. Seici dikkat ve tekrara
ek olarak bellee yardmc olacak dier bir yntem renmek stenilen konu
yu organize etmektir. Organizasyon renmek istenilen konuya seicilik ve
anlam getirir. Daha nce bilinenle, yeni renilen bilgiler arasmda iliki kur
maya olanak verir.
Yukandaki temel yntem (seici olarak dikkat etme, rendiini tek
rar etme ve renilecek malzemeyi oanize ederek renme) baka bellek
teknikleri kullanlarak daha da pekitirilebilir. Bu bellek tekniklerinden biri
blgeyle arm kurma, dier biri yeni de3riler uydurarak rendiimizi bi
ze hatrlatma yntemidir. Ayrca birbirfyle etkileen imgeler yaratarak da bel
leimize yardmc olabiliriz.
Hatrlamaya yardmc olacak etkenlerden en nemlilerinden biri de konu
nun renilmi olduu ilikiler ortamnda, veya o ilikiler ortamna en ok
benzeyen bir ortamda hatrlanmasdr, ilikiler ortam, kiinin dnda yer
alan nesnel ortamlar olarak dnlebildii gibi, kiinin duygu ve dnce
lerini belirten isel ilikiler ortam olarak da dnlebilir.
En etkin ve verimli biimde alabilmek iin psikologlar be aamal bir
alma dzenini rencilere salk verirler: (1) Tara, (2) Sor, (3) Oku, (4) Tek
rar et ve (5) Gzden geir. Bu be aamaya dikkat ederek alan renci hem
renme hzn arnr. hem de rendii konulan daha iyl belleinde tutar.

Yedinci Blm

GDLENME

Bu blm okuduktan sonra u sorulann cevaplarn verebilmelisiniz:


J.
2.
3.
4.
5.
6.

G d l e n m e T w d (f? N a s d t a n m k m v ?

Gdlenmeyi aklayan kuramlar nelerdir ve amlannda ne gibifarklar vardr?


A ya da tok olduumuzu nasl anlarz?
Susuz olduumuzu ue ne kadar su imemiz perekttpini nasl anlanz?
Cinsiyet ve dier gdler arasndaki benzerlik ve farkllklar nelerdir^ Cinsel
davranta renmenin ne gibi etkileri vardr?
Karmak insan gdleri sznden ne anlyorsunuz? Karmak insan gdlerin
den hangisi sosyal yaammzda kendini sk sk gsterir?

1. GR
Akam saat onu gemi durumda, yannki snava hazrlanmak amacyla
ders alyorsunuz. Okuduunuzu anlamamaya balyor ve acktnz farkediyorsunuz. Cannz birey ekiyor ama. ne olduunu isimlendircmiyorsunuz.
Evet, buldunuzl Cannz ikembe orbas istiyor. kembeci 10 dakikalk
uzaklkta. Sizinle ayn yurtta kalan arkadanz Selimce gidiyorsunuz ve "Hay
di gel. kedeki ikembecide birer ikembe orbas ielim." diyorsunuz. kem
becide orbay zevkle ierken iinizden "yi k aklma orba imek geldi, tam
da yerini buldul" diye dnyorsunuz. Selimle beraber olmak da hounuza
gidiyor. Tekrar odanza dnp almaya baladnzda, okuduunuzu, biraz
ncesine gre, daha iyi anlamaya baladnz gryorsunuz.
Gdlenmenin Tanm
Yukanda anlalana benzer duygu ve dnceleri herkes gnlk hayatn
da yaamtr. Nasl oluyor da a olduumuzun farkna varabiliyoruz? Yalnz
a olduumuzun farkna varmakla kalmyor, yukanda verilen ikembe orba
s rneinde olduu gibi, belirli trden bir yiyecei canmzn ektiini de an
layabiliyoruz. Neden yalnz gitme yerine bir arkadamzla gitmeyi tercih edi
yoruz? Byle sorulann cevabn bulmaya altmz zaman gdlenme psi
kolojisinin alan iine girmi oluruz. Bu blmde gdlenme psikolojisinin
temel kavramlann inceleyeceiz. Bu kavramlardan ilki gd (motivation)
kavramdr.
Gd (motivasyon) istekleri, arzulan, gereksinmeleri, drtleri ve ilgileri
kapsayan genel bir kavramdr. Alk, susuzluk, cinsellik gibi fizyolojik kken
li gdlere drt (drlve) ad verilir. nsanlara zg baarma istei gibi yksek

230

in s a n v e

DAVRANII

drtlere de gereksinme (ihtiya) denir. Gdler organizmay (1) uyarr ve fa


aliyete geilir, (2 ) organizmann davranm belirli bir amaca doru yneltir.
Organizmann davrannda bu ki zellik gzlendii zaman organizmann g
dlenmi olduu sylenir.
Gd ve gdlenme kavram psikolojinin kefetmi olduu en nemli
kavramlardan biridir. nsanlarn ve hayvanlann davranlannm temelinde
gdler yatar. Gdler ya bugn bilinen ve rahakla anlalabilen, ya da
henz pek ak seik anlalmayan trden olabilir. Nerede olunursa olunsun
ve ne yaplrsa yaplsn, her davran altnda bir gd veya gdler zincirinin
yatt unutulmamaldr.
u anda kendinize sorun: Niin bu kitab okuyorum?" diye. Ya bir ders
gerei olarak, ya da insan bilimsel olarak anlamay istediiniz iin, veya u
anda benim dnemediim baka bir nedenle kitab okuduunuzu grrs
nz. Her insan davranmn altnda yatan bu kadar genel ve kapsaml bir
faktr anlamak, psikologlar iin nemlidir. Bu nedenle bu konuda yaplan
aratrmalarn says gittike artmaktadr.
Bu blmde nce gdlenme konusunda imdiye kadar ortaya atlm
olan kuramlar ve yaklam tarzlar gzden geirilecek, daha sonra alk, su
suzluk ve cinsiyet gibi belli bal nemli biyolojik gdler incelenecektir. Bi
yolojik temeli imdilik pek ak seik olarak anlalamayan duyusal uyarm
(sensory arousal) orama pdsnn tartmas bunu izleyecektir. Gd ko
nusunun genel deerlendirmesini, insanlara zg karmak gdleri gzden
geirerek tamamlayacaz.

2. GDLENMEYE KURAMSAL YAKLAIMLAR


Davranm temelinde yatan gdlenme konusuna birbirinden farkl yak
lamlar vardr. Bu kuramsal yaklamlar aada ana hatlanyla ele alacaz.
Drt Kuram
Organizma, yaamn srdrebilmesi iin gerekli olan su gibi bir madde,
ya da uyku gibi bir kouldan mahrum braklmsa, organizmann bu duru
muna gereksinme (gereksinim, Ihtiya/need) hail ad verilir. Gereksinme hail
organizmay gergin bir duruma sokar, organizma harekete hazrdr; organiz
mann bu durumuna drt hali ad verilir. Bu gergin hal. organizmay gerek
sinmesini giderme ynnde harekete iter. Gereksinme giderildikten sonra or
ganizmann gerginlii azalr ve organizma normal hale geer, rnein, susa
m bir kedi su gereksinmesini gidermek iin drtlenir ve davran su ara
ma ve ime ynnde olur. Suyu itikten sonra kedinin su gereksinmesi kar
lanm olduundan drt hali ortadan kalkar.
Drt (drtve) kavram, gdlenme konusunda uzun bir sre en nemli
kavram olma niteliini korumutur. Belki de aklnza u anda "Gereksinme
ile'drt hali arasnda niin bir ayrm yapma gerei duyulur?" sorusu gelir.
"Ne zaman gereksinme varsa o Zaman drt hail olacana gre, neden yalnz

GDLENME

231

gereksinneden sz etmtyonz?* Bu so
runun cevab yaplan baz gzlemlerde
yatar: Gereksinme le drtnn her za
man beaber yrmediini deneysel
gzlemler gstermitir.
Alk gereksinmesini ve drtsn
ele alalm. Alk gereksinmesi ile alk
drts arasmdaki iliki dorusal bir
iliki deildir. Belirli bir alk sresin
den sonra gereksinme halen artt hal
de. baka bir d<^le fizyolojik dzeyde

- Gereksinme (yoksunluk)------- ^
bireyin yiyecee gereksinmesi gittike
artt halde, alk drts azalr, hatta
ekil 7.1 Gereksinme ile drt ara
bir sre sonra, tamamen ortadan kal sndaki kuramsal liki.
kar. ekil 7.1'de gsterildii gibi iliki
grafii bir ana benzer. Alk gereksin
mesi ve ahk drts belirli bir dereceye kadar beraberce artar, daha sonra
alk gereksinmesi artmaya devam ettii halde, ahk drts azalmaya balar.
nsan davranlarn drt halleriyle aklamak bir ara psikolojide moda
olmutu. Alk, susuzluk gibi belirgin biyolojik gereksinmelerden sz ederken
drt halinden sz etmek doaldr. Ancak, insann baan steini aklamak
iin bir "baan dTts"nden. etrafta gezmek, dan kp yrmek iin bir
"gezinme drts"nden. sz etmek tuhaf kaar. Her davran iin bir drt
hali yaratmak belirli bir noktadan sonra gln olur. Zamanmzda psikolog
lar, drt kavramm her davrann altna koyacak yerde, daha geni alanl
bir gdlenme kavram gelitirmilerdir; drt kavram biyolojik kkenleri
ak seik grlebilen gereksinmeler iin kullanhr. Gdlenme kavramn
daha aynntl olarak bu blmde yeniden ele alacaz.
zendirici Uyarc Kuram
Baz davranlarmz belirli bir biyolojik temel olmadan . evredeki uyanclardan kaynaklanr. A olmadmz halde, yemekten sonra verilen kahve,
ikolata, veya dondurma bize ekici gelir. Yeni bir aleti kurcalamak, bir arkadam yeni mzik setini grmek iin yol yrmek hepimizin aina olduu
davranlardr. PsUcologlar, bireyin ilgisini eken ve onu davrana srkle
yen byle uyanclara zendirici ayanc (incentive) adn vermilerdir, zendi
rici uyanclar evremizde bulunan, bizi belirli bir davranta bulunmaya y
nelten, ekici eya ya da olaylardr. Bu davranlar herhangi bir biyolojik ge
reksinmeden kaynaklanmazlar.
zendirici uyarc kavram yalnz insanlar iin deil, hayvanlar iin de
geerlldir. Yaplan denemelerde hayvanlar, hibir gda deeri olmayan saka
rin uyancsnm tadm alabilmek veya kendileri iin yeni" olan bir krmz ob
jenin bulunduu odaya geebilmek iin yeni davranlar renmilerdir.
Drt kuram tamamyla organizmann ine nem verir; sanki organiz
mann iindeki bir g onu belirli bir yne ter, zendirici uyarc kavram ise
oganlzmamn dndadr ve organizmay kendine doru eker. Bu iki gr

232

NSAN VE DAVRANII

birletirdiimizde daha kapsaml bir aklama biimi elde etmi oluruz; baka
bir deyile organizmay hem iten iten (push), hem de dtan eken (pull) fak
trleri hesaba katm oluruz. Bu Ud faktr de kapsayan kurama it - ek ku
ram ad da verilir ve bugn psikolojide sk kullanlan bir yaklamdr.
Uyarclar belirli bir gereksinme karlyorsa zendliclllklerl artar. rne
in. hi a olmayan birine dner kebap zendirici bir uyarc deildir, ancak
birey acktka, dner kebabn zendiricilll artar. Burada alk duygusu ola
rak fade edebileceimiz drt halele, yiyecek U3rancsmn zendiricilik dere
cesi arasmda. belirli bir etkileim sz konusudur.
Optimal Dzeyde Uyanlma Kuram
Bir diskotekte mzik alarken arkadanzla konumaya kalktnzda
birbirinizi anlamakta b}rk zorluk ekersiniz. Ne var ki. an iddetteki bu
mzii dinlemek iin beraberce diskoya giden ok sayda kii vardr. Bu dav
ran drt hali yaklamorla aklayamayz. nk kendini iddetli mzie
maruz brakma diye bir gereksinme yoktur; zendirici uyanc yaklam ise
yksek sesle alnan mziin neden bazen stenip bazen stenmediini aklayamaz.
Hayvanlar zerinde yaplan gzlemler, belirli bir uyanlma derecesine
erimek in hayvann baz davranlara giritiini gstermitir. Mesela bir
maymun, kapy ap bir odaya bakabilmek in olduka zor bir kap ama
mekanizmasn seve seve renmitir. Fareler zerine yaplan baka bir de
neyde, karanlkta brakldnda fare nasl yakacan renmi ve baka
bir durumda se ayn fare, kl odada ken nasl sndrebilecegini
renmitir.
Bu gzlemler, hayvanlann evrelerinde deiiklik stediklerini gsterir.
Ayn stek insanlar iin de geerlldir. Etrafmzda fazla grlt olduu zaman
sakin bir yere ekilmek is te ^ ; etraf sakin olduu zaman grltl toplant
lara, ya da diskoya gitmek houmuza gider.
Bu gzlemlere dayanarak psikologlar optimal uyanlma dzeyi (optimallevel-of-arousal) kavramn leri srmlerdir. Bu kavram organizmanm belir
li bir uyanlma dzeyinde kalmak istediini varsayar. Bu uyanlma dzeyine
optimal uyanlma dzeyi ad verilir. Bu uyanlma dzqdnin altma dtn
de organizma evresinde daha ok uyanlma arar. Organizma optlmaluyanlma-dzeylnln stnde bir uyanlma hallnde3rse, daha sakin bir evre
arar ve homeostatis* kavramnda olduu gibi, belirli bir uyanlma dzeyini
devam ettirmeye alr.
gd Kuram
Hayvanlar bazen belirli durumlarda ve belirli uyancar karsnda trle
rine zg son derece yaplam davranlar gsterirler. Bu tr davranlara

(*)

Canllann, vcutlanndaki baz elemanlar arasndaki dengeyi sabit tutma eilimi


(Bkz. S.238)

Od Ol e n m e

233

igdsel davran ad verilir. gdsel davranlar doutan vardr, grenllmemilerdir ve nceden saptanm bir yap ierisinde, kendilerini gsterirler.
Doutan gelen yaplam davranlar belirli uyanclann ortamnda ortaya
karlar.
rnein, bir erkek aslan, kendi blgesinin smrlan iine giren dier bir
erkek aslan hemen tanr ve saldrr. Ayn davran erkek kularda da gzlen
mitin kanadmn yaps ve tylerinin renginden dier erkek kuu tannanca
ona saldrr. Bu davran bireysel farklbklar gstermez, o trn btn birey
lerinde, aym uyarc ortamda ayn biimde ortaya kar.
gdsel davranlar belirli bir biyolojik gereksinmenin sonucu olarak
ortaya kmazlar. Kendi blgesini koruma, analk, yuva kurma, ceviz ve fnd
topraa gmme davrantan deiik trlerde gzlenen baz igdsel dav
ranlara rnek oluturur.
Hayvanlarla ilgili olarak igdsel davranlardan sz edildiinde tiraz
eden pek kmaz. Ne var ki, nsanlann baz davranlanmn temelinde igd*
lerin yattm ortaya attnz zaman itiraz eden ok olur. Bowlby (1969) gibi
baz psikologlar, saldrganlk, kskanlk, blgeyi koruma gibi davranlann
insanlarda igdsel olduunu iddia etmilerdir. Fakat baz psikologlar bu
gre itiraz eder, nsan davrannn tmnn temelinde yalnz renmenin
yattm savunurlar.
Konrad Lorenz, Kari von Frisch ve Nikolas Tinbergen gibi Avrupab etolog1ar (hayvan davranlann ha3rvanm doal evresi iinde inceleyen bilim
adamlar) bu konuda Nobel armaan kazanayaratrmalar yapmlardr. Bu
bilim adamlar, hayvanlar iin geerli kavramlann ounun insanlar iin de

Resim 7.1 rmcek binlerce yllardr atalanmn yapt am


aynsn, kalrn yoluyla kendine aktarlan igdsyle yapar.
Burada renme sz konusu deildir.

234

in sa n v e

DAVRANII

geerli olduunu savunurlar. Bu konu


da bilim adamlar arasnda herhangi
bir anlamaya ulalm deildir. Konu
bilimsel aydnba tam kavumam ol
duundan, psikologlar arasmdaki tar
tma devam etmektedir.
Basunlama

Resim 7.2 Etolog Konrad Lorenz ve


basmlama yoluyla kendine balanan
kaz yavrulan.

Etologlann gzlemi olduu bir


olay nem kazanm ve psikoloji ala
nnda sk sk kuUanlan bir kavrama
yol amtr: Basmama (imprinting).
BasmamcL baz kulann yumurtadan
lk kt anda evresinde hareket
eden ilk nesneye balanp srekli o
nesneyi izlemelerine verilen simdir.
Konrad Lorenz lk gzlemini kaz civciv
leri zerine yapmtr; civciv yumurta
dan lk ktnda Lorenz yrm ve
civciv onu izlemitir. Daha sonra civci
vin annesi onun yanna geldii halde
civ civ Lorenz'I izlemeyi brakmamtr.
Lorenz'in gzleminden sonra ok say
da aratrmac deiik kular zerinde
yzlerce aratrma yapm ve civcivleri,
hareket eden renkli kutudan, kedi k
pee vanncya kadar deiik hayvanla
ra basmlamlardr (HoTman ve Ratner, 1973).

J\kla gelen sorulardan biri udur: Acaba civciv ancak belirli dnemler
iinde mi basmlamay uygundur, yoksa her zaman basmlama olabilir mi?
Bu tr sorulan cevaplamak, iin kaz civcivleri zerinde deneysel olarak al
an Psikolog Hess u nemli deneysel bulgulara ulamtr:
(1) Civciv doumdan sonra 13 ile 16 saat arasndaki saatlik zaman
sresi iinde, hareket eden bir nesneye maruz brakirsa basmlama en iyi
ekilde gerekleir. Bu devre getikten sonra basmlama geen zamana oranl
olarak gittike zorlar. Psikologlar bu devreye kritik dnem (critical period)
adn verirler..
(2) Civcivin hareket eden objeyi izledii zamanla, basmlamann kuvveti
arasnda dorudan bir iliki vardr. Civciv hareket eden nesneyi uzun bir s
re izlemise, basmlama kuvvetU. ksa bir sre izlemise, basmlama zayf
olur (Hess. 1972).
Baz psikologlar kritik dnemin bu kadar dar bir zaman sresi iinde ol
madm, daha geni bir dSnemi kapsadm savunur. Dier baz psikologlar,
insan yavrulanmn da basmlama davran gsterdiini savunmu ve rnek

GDLENME

235

olarak bebe|ln anneye balann gstermilerdir. Geliim psikologlar, kritik


dnem kavramnn insanlar in geerli olup olmad konusunda kesin bir fi
kir beraberliine henz ulaamamlardr.
Bilind Gdlenme (unconscious motivation) Kayna
imdiye kadar tarttmz gdler ya belirgin biyolojik temeli olan, veya
biyolojik temeli pek bilinmeyen, biraz kalkp gezinme ya da diskoya gitme gi
bi. bizi hangi yne ttiini bilebildiimiz trden gdlerdi. Bu blmn ban
da verdiimiz rnekte, derse alrken ackmanz, cannzn kembe orbas
stediini faricetmeniz ve yalnz bana gitmek yerine arkadanz Selimle git
meyi tercih etmeniz, sebebini bilerek yapmz davranlard. Acaba yapt
mz baz davranlarn atnda yatan nedenlerin farknda olmayabilir miyiz?
Bir baka deyile, davrann gds bilincimizin dnda yatabilir m?
Baz psikologlar bu ki soruya da "Evet" cevab vererek, bilind gdlerln varln kabul ederler. Bu pslkologlan ki grupta ele almak gerekir: (1) lk
gruptakiler bilind gdlerin kuvvetli olduunu ve davran byk lde
biimlendirdiini savunurlar. (2 ) dierleri bilind gdlerin ancak snrl
derecelerde davranmz etkilediini kabul ederler.
Birinci gruptaki psikologlar Freud'un grnden etkilenirler ve toplumca kabul edilmeyen saldrganlk ve cinsiyet eilimlerinin bllindna itildii
ni, ne var ki kuvvetli eilimlerin bUlndndan srekli olarak davranmz
etkilediini kabul ederler, rnek olarak da birok klinik gzlemler verirler:
Devaml evi temizleyerek, annesinin "dizinin dibinde" zamann geiren gen
kadm temizlemeye bu kadar zaman ayrmasnn sebebini bilemez. Ne var ki.
Freudcu yaklam zleyen psikoterapistlere gre, temizleme davran, sosyal
yaam kstlayarak, rahatsz olduu erkeklerle tanma" ortamndan ka
mak in bir bahane oluturmaktan baka bir ey deildir.
ikinci gruptaki psikologlar bilincin ok sayda derecelemeleri olduunu,
baz gdlerimizin tam anlamyla ak-selk, bazlarnn daha e i z farknda ol
duumuzu ve baz dnce ve arzularmzn da hi farknda olmadmz ka
bul ederler. Ne var k. bu bilincinde olma lei" inde davranmz belirle
yen gdlerin az bir ksmmn bllindnda bulunabileceini dnrler. Bi
linli gdler belirli bir davran aklayamazsa. ancak son are olarak, bi
lind gdlere bavurmamz gerektiini savunurlar.
Davran psikologlar ise. bilinli veya bilind gdleri lmek ve bylece bilimsel bir aratrma ortamna sokmak olana olmadn savunurlar.
Onlara gre, byle gd ve arzulan temel alarak nsan davrann aklama
ya abalayan yaklamlann bilimsel bir temeli yoktur. Bu grler bilimsel
psikolojik tartma iinde ele alnmamaldr. 13. Blm'de klinik psikoloji
yaklamlanm incelerken bu konulan daha geni olarak tartacamz in
burada aynntlanna girmeyeceiz.

Ma8ow*un Gereksinme Derecelemesi


Abraham Maslow (1971) nsan gdleriyle lgilenen nl psikologlardan
biridir. Maslow. insan gdlerinin hayvan gdlerinden baz ynlerden farkl

236

NSAN VE DAVRANII

olduunu savunmu ve insan gdlerini bir piramid gibi birbiri stne mer
diven basama eklinde kan mertebeli bir dzen iinde dnmtr. Bu
gd piramidinin temelinde. ekil 7.2de grld gibi, blyolojljt gdlcr,
st katnda se psikolojik gdler yer alr. Maslowa gre, temeldeki bir gd
nn gereksinmeleri karlanmadan, birey st dzeydeki gdlerden etkilen
mez. Alt dzeydeki gdler doyuma ulanca birey, st dzeydeki gdlere
hazr hale gelir.
Bir gemi kazas sonunda kendinizi bir adada buluyorsunuz. Asnz, su
suzsunuz. elbiseleriniz yrtlm ve hava souk. Bu durumda elime kt ka
lem alp, u ada}ra geliimin ve ilk gnlerimin romann yazaym* diye dn
mez. byk bir ihtimalle alkla, susuzlukla, souktan korunmayla lgili te
mel gereksinmelerinizi karlamaya alrsnz. Bu gereksinmelerinizi kar
ladktan sonra, kendinize bir kulbe yapp, adada olmas muhtemel yrbc
hayvanlardan kendinizi korumaya kalkabilirsiniz. Daha sonra. Acaba et
rafta baka kimse var m?" diye dnmeye balar ve dier nsanlarla iliki
kurmann yollann aramaya koyulursunuz. Ancak dier nsanlarla iliki kur
duktan ve toplumun bir paras olduktan sonra, bu toplumun en gzde bi
reylerinden biri olmay amalar ve yaamnzn deneyimlerini yaantlarn
gerekletirmeye ynelirsiniz.
Piramidin en st tepesinde yer alan kendini-gerekletirme (sefactuallzatlon) aamasna herkes ulaamayabilir. Fakat byk ressamlar, snatkrlar, yazarlar, airler, flozoftar ve mistikler bu aamaya gelerek, yaamlarmn en nemli doruk deneyimlerini gerekletirmi kimseler arasna girer
ler. Kendini gerekletirmi kimseler her zaman hretli ve tannm kimseler
olmak zorunda deildir; yaamn son derece anlaml gren ve yaamn her
dakikasm doyarcasma yaayabilen herkes, ister tannm ster tannmam

ekil 7.2 Maslow*un insan


gdlerinin piramidi. Bir
aamadaki gereksinmeleri
karlamadan daha st
aamadaki gereksinmelerin
farkna varamayz.

GDLENME

237

olsun, bu aamay gerekletirmi olarak algla


nr.
Bu kiiler hayatm tadn alarak yaarlar, yaratcdflar. yaama glmseyerek bakarlar. Bu
kiiler kendilerini zgr hissederlen yaamn
karmaldgma byk bir sayg duyarlar ve olaylan yarglamadan olduu gibi kabul etmeyi baa
rrlar.
Kendini gerekletirmi kiiler olmadmz
halde, ksa sren doruk yaantannuz (peak ex
perience) olmutur. Bize verilen bir grevi tam
anlam^la yaptmz, bir bakasma. onun zor bir
durumunda, hibir karlk beklemeden elimiz
den geldiince yardm ettiimiz, hi karhk bek
lemeden ve kskanmadan bir bakasn sevebildi
imiz zaman, bu cins doruk yaantlar, ksa bir
sre iin de olsa, yaarz. Doruk yaantlar, s
rekli olmasa bile, herkesin yaayabilecei tr
dendir.
Konuyu t^am lam adan nce. Maslow*un pi
ramidiyle ilgili u noktalan akla kavuturma
mz gerekin
( 1 ) st dzeydeki bir gdye gidebilmek iin
alt dzeydeki btn gdlerin doyuma ulamas
gereklilii yoktur; belirli bir derecede doyumluluk sizi br dzeye hazr hale getirebilir.
(2 ) Bireyden bireye dzeyler arasnda farkl
lk olabilir; baz kimseler iin sosyal ilikiler ku
rarak nsanlarla yakmlama gds, emniyet ve
korunma dzeyinden daha nce gelebilir, fakat
bir bakas iin bu doru olmayabilir.
(3) (nsanlann iinde byd aile ortam ^e
kltrn deerleri, hangi dzeydeki gdlenn
daha belirgin ve baskn bir rol oynayacan sap
tar.

Resim 7.3 Kendini gerek


letirmi ve insanla rnek
olmu kii: Mustafa Ke
mal Atatrk. Albert Einste
in ve Helen Keller.

evresinde ve iinde yetitii sosyo-kltrel


ortamda paradan baka bir ey konuulmayan
bir kiinin, manevi deerlerin ar bast kendi
ni gerekletirme aamasna gemesi zor olur,
br yandan. Yunus Emre'nin mistik gr
iinde yetimi ve Bir Ben vardr bende benden ieri" anlay erevesinde
yaamn anlamn arayan bir kimse iin, maddi kazan ve baarlar pek
nemli bir rol oynamaz; onun arad muuluk. Mevlanann ve Yunus Em
re'nin arad trdendir. ki farkl ortamda yetien bireylerin gd piramitle
ri. birbirlerinden farkb gelimeler gsterir.

238

NSAN VE DAVRANII

Buraya kadar genel anlamda gdleri ve gdlenmi davran aklama


abas gsteren, drt, zendirici uyanc. optimal uyanima dzeyi, igd,
bllind gdlenme ve gdler piramidi gibi gd kuramlarn gzden geir
dik. imdi temel gruptaki gdleri inceleyeceiz. Bunlar. I. Alk, susuz
luk ve cinsiyet gibi biyolojik gdler. II. Duyumsal uyarm iin gdlenme ve
III. Karmak insan gereksinmeleridir. imdi biyolojik gdlerden ab ince
leyelim.

3. ALIK
Alk, hepimizin bildii, her gn yaadmz en belli bal gdlerimiz
den birini oluturur. Niin ackrz?. Acktmz nasl anlarz?",
"Doyduumuzu nasl anlarz?* gibi sorular aratrmalara konu olmutur. A
lkla ilgili bildiklerimizi uygun altbalklar altnda aada vereceiz. Konuyu
incelemeye homeostatis kuram ile balayalm.
Homeostatis Kuram
Yaamn srdrlebilmesi, belirli maddelerin srekli alnmasna baldr.
Su. gda, hava, belirli bir derecede s gibi gerekli koullar salanamazsa l
rz; Koullardan birinin eksik olduu, ya da bu kouUar arasnda bir denge
olup olmad nasl anlalr? Sorunun cevab homeostaUs kavramnda yatar.
Bir binann i ssn srekli dengede tutan termostat gibi, homeostatis
de yaammz iin gerekli koullar gerekli denge dzeyinde tutar, rnein
belirli trden maddeler kanda eksilip denge bozulursa, homeostatis dzeni
acktmz veya susadmz kandaki eksilen maddeler araalgyla bize bil
dirir. Yukanda sylendii gibi, homeostatis bir binann i ssn dzenleyen
termostat aletine benzer; s dnce termostat otomatik olarak kaloriferi ya
kar ve s ykseldii zaman sndrr. Gerekli miktarda yiyecek alnd za
man homeostatis dojrulduunu" bildirir ve daha fazla yenmez.
Homeostatis insan ve hayvanlarda ayn ekilde iler. Daha lerde de g
rlecei gibi douta, tpk dier canllarda olduu gibi, bu dzen nsanlarda
iler haldedir, ne var ki kt yeme ve ime alkanlklan. olumsuz renme
ler homeostatis! bozarak ilemez hale getirir. imdi alk gdsyle ilgili ola
rak homeostatis dzeninin nasl ilediine bakalm.
A Olduumuzu Bize Bildiren pular
Alkla ilgili bir homeostatis dzeni incelendiinde karmza iki soru icar: (1) Alk sonucu bedende oluan kimyasal deimeler, hangi organlar
veya sreler araclyla be3rlne ular? (2) Beynin hangi blgesi, gelen "alk
mesajm alr ve bu mesaja nasl tepkide bulunur? nce beden iinde oluan
ve alk duygusunu beyine bildiren ipularndan sz edelim.
Kandaki eker Dzeyi ve Ksa Sreli Denetim: Yllardr kan ekeri dzeyi
le alk gds arasmda bir iliki olduu bilinir. Bir kimseye inslin verildi
inde. inslin kandaki ekeri yok eder ve alk duygusuna yol aar, te yan

GDLENME

239

dan, alk hisseden bir kimsenin kanna dorudan glikoz (kana dorudan ve
rilebilen eker trO) verildiinde, alk duygusu ortadan kalkar. Kan, bedenin
dier yerlerine gittii gibi beyine de gider, bu nedenle beyin, kandaki eker
miktann srekli "bilir" ve eker miktan belirli bir dzeyin altna dnce,
beyin alk gdsn oluturur.
Bu yaklam basit bulan ve kabul etm^^en ok sayda aratrmac var
dr. Onlara gre, alk duygusuyla kandaki eker miktan arasndaki liki g
rndnden daha karmaktr. Elinizdeki giri dzeyinde bir psikoloji kitab
olduu in burada tartmalarn aynntlarma girmeyeceiz.
Yag Dzeyi ve Uzun Sreli Denetim : Hayvanlann ou, arhklanm uzun
zaman sreleri iinde, byk bir kesinlikle denetleyebilir. Bir mevsimden bir
mevsime, ya da bir ya dneminden dier bir ya dnemine gre hayvanlar
byk bir arlk deiimi gstermezler. Biz nsanlar gibi d sosyal basklann
ve nceden renilmi kt alkanhklann etkisi altnda olmadklar in, be
denlerinden gelen uyarclara daha kolaylkla uyabilirler. Burada sorulmas
gereken soru udur: Uzun zaman sresi inde bedenin arln dzenleyen
mekanizma nasl alr? Dzenleyici mekanizma besbelli ki hayvann bede
ninde yer alr. Bizim bilmek stediimiz, bedende yer alan bu dzenin teme
linde ne gibi srelerin yattdr.
Baz aratrmaclar, hayvann bedenindeki yag miktarmn, beden agrbn dzenleyen mekanizmann temelinde yattn varsayarlar. Onlara gre,
bedendeki yan miktarn kanda bulunan zel bir biyokimyasal madde belir
tir. bir baka deyile ya arttka biyokimyasal maddenin miktan da artar.
Bu maddenin azl veya okluuna gre, hayvan yiyecek miktarn ayarlar.
Fakat bu hipotez henz deneysel olarak ispat edilmi deildir (Cotman ve
McOaugh, 1980).

ekil 7.3 Alk ve yeme davrannn basitletirilmi diyagram.

240

NSAN VE DAVRANII

Hormonlar ve Yeme Davran: Baz aratrmaclar, belirli hormonlann


kan yoluyla beyine giderek, bedenin ne kadar ve ne tr gdaya gereksinmesi
olduunu bildirdiklerine inanrlar. rnein. Dockray. Gregory ve Hutchispn
(1978) adl aratrmaclar, barsaklarda koleslstokinln (cholecysioklnin) acU
bir hormonun retildiini gzlemilerdir. Bu hormon kana enjekte edildii za
man birey yemek yemi gibi doygunluk" hisseder. Bunun gibi daha baka
hormonlann bulunaca umudu aratrclar arasnda yaygndr.
Bir Uyarc Olarak Mide: Acktmz zaman midemizin kaslan kaslarak
hareket etmeye balar ve yemek yedikten sonra kas hareketleri ortadan kay
bolur. zmlemeyle ilgili baka tr hareketler balar. Fakat psikologlar arsmda kimse, mide kaslmalannn insan alnn temelinde yattm ddia et
memitir. nk mide kaslmalanna yol aan uyanc dzeni, byk bir ola
slkla. beyine alkla lgili bilgileri gtren uyarc dzeninin kendisidir. Mi
desi kanser, lser ya da baka nedenlerle kartlm hastalar, bu tp ameli
yatlardan sonra yine alk duymaya devam ederler. Bu gzlem, mide kaslma
larnn alk duygusunun temelini oluturmadn gsterir.
Dier t Uyarclar: Yukardaki tartmalardan anladmza gre, yeme
davran ve alk duygusu deiik faktrlerin etkisi altndadr. Kandaki e
ker, ya miktan veya hormon tr birer faktr olduu gibi, mide kaslmalar
da faktrlerin biridir. Belki de bedenin arl, bedenin ss, karacierin fakllye de birer faktr olarak alk duygusunu etkileyebilir. Grdnz gibi,
yemek yeme ve onun altnda yatan alk duygusu gibi son derece basit zan
nettiimiz bir davran bile, henz btn ayrntlaryla anlalm deldir.
Belki bu karmaklndan olacak, kilo vermek isteyen kiiler bu arzularn
kolay kolay gerekletiremezler.

MdekstImalarmn
kayd
Dakika dnsinden
zaman kayd
Alk duygusunun
kayd

Gasirik balon

Nefes alveriin
kayd

ekil 7.4 Bu deneyde, denek bir balon yutmu vc balon mideye indikten
sonra, midenin cidarlarna dokunacak kadar iirilmitir. Mide kaslmalan. ekilde gsterildii biimde kaydedilmitir. Alk duygusunu nndeki
levyeye basarak denek kaydetmitir. Elde edilen sonular, alk duygu
suyla mide kaslmas arasnda bir iliki olduunu gstermitir.

GDLENME

241

Hpotalamik Denetim
Homeostatis kavramn tarttktan son
ra alkla lgili olarak u ki soruyu sorduk:
(1) Alk gds sonucu oluan kimyasal
deimeler hangi organlar ya da sreler
aracbyla beyine ular? Soruya cevap ola
rak yukardaki bulgulan getirdik. lgilendii
miz ikinci soru uydu: (2) Beyinin hangi bl
gesi gelen alk** mesajn alr ve bu mesaja
nasl tepkide bulunur?
Beyinin tabanna yakn bir yerde bulu
nan hipotalamusun alk duygusu ve yeme
davranyla ilgili olduu uzun zamandr
gzlenmitir. Bu gzlemler sistematik ara
trmalarla daha da kesinlemitir. Hayvan
lar zerinde yaplan beyin aratrmalannda.
hipotalamusu etkilenen hayvann yeme dav
Resim 7.4 Farenin alt (ventro
rannda gayet belirgin deiiklikler gzlen
medial) hlpotalamusunda lezmitir.
yonlar yapldktan sonra fare
Aratrmalarda hipotalamusu elektriksel
oburlam ve normal arlnn
kabn kazanmbr.
uyarma veya belirli blgelerini ameliyatla
karma gibi iki tr yntem kullanlmtr, r
nein. hipotalamusun belirli blgelerini
elektrikle uyannca hayvan yemeye balam (itah alm), baka blgeleri
ni uyannca yemeyi kesmitir (itah kapanmtr). Yine a)m ekilde beyin
ameliyatyla hipotalamusun belirli blgeleri alt (ventromedial) hipotalamus
kartlnca hayvan srekli yemi ve an kilo almtr. Ameliyatla kartlan
dier bir blge (lateral hipotalamus) ise hayvann yeme davrann tamamy
la ortadan kaldrmtr, yle k. hayvan alktan lse dahi yiyecee ilgi gster
memitir.
yle grlyor ki. hipotalamusun bir blgesi yemeye bala." dier bir
blgesi de yemeyi durdur" komutunu vermektedir. Beyindeki iki blge, ara
badaki gaz pedal ve fren gibi birbirinden farkl, fakat birbirini tamamlayc
grevler yapar. Baz aratrmaclar, yukanda sylediimizden daha karmak
olan srelerin^alk duygusunun ve yeme davrannn temelinde yattn
varsayar. Onlara gre imdiye kadar beynin almas^rla ilgili rendikleri
miz. bflyk bir ansiklopedinin iindeki tm bilgiyle, giri sayfalanndaki bilgi
miktanmn karlatnimasna benzer (Panksepp. 1971K
D Uyarclar ve Alk
Pek a deilsiniz, ne var ki bir grup arkadanzla berabersiniz ve onlarla
birlikte dnerciye gidiyorsunuz. A olmadnz iin onlarla oturup konuma
y, ama yememeyi dnyorsunuz. Garson herkesin smarladn getirip
masaya koyunca dnerin kokusu ve grn sizi acktnyor ve karannz
deitirip siz de dner smarlyorsunuz, Bu tip davran yalnz insanlara z
g deildir, yle grlyor ki, tavuklar da belirli ortamlarda tok" olmaktan
D 16

242

NSAN VE DAVRANII

vazgeip yemeye balyorlar, rnein, bir a tavua artk hi yiyemez duruma


genccye kadar yem verin doyurun. Sonra bu tavuu, yemlenen baka
vuklann arasna koyduunuzda, doymu" tavuk yeniden yemeye balar.
Epstein ve Teltelbaum (1962) farelerin yemeleriyle Ugl lgin bir aratr
ma yapmlardr. Aratrmaclar, fareyi daha nce renme konusuyla lgili
olarak incelediimiz Sklnner kutusu gibi bir deneysel ortama yerletirmiler
dir. Bu deneysel ortam inde, yiyecek maddesi farenin azmdan gemeden
dorudan farenin midesine gidecek ekilde bir dzen gelitirmilerdir: yle ki,
fare manevllaya bastgmda. nceden belirlenmi bir yiyecek miktan farenin
azna dokunmadan midesine gider. Fare bu denemede yiyecei hibir zaman
grmemitir, bir baka deyile d uyanc tEunamyla ortadan kaldrlmtr.
Elde edilen sonular ilgintir: Fare dorudan midesine giden yiyecein
miktarn bilir ve gerektii kadar gda aldktan sonra, manevllaya basmaz.
Her mnevllaya basta verilen gda miktan deitirildiinde fare, ancak ken
disi iin gerekli gday alncaya kadar manevila)ra basmtr. Her basta veri
len miktar azabnca farenin basma says artm, miktar oalnca farenin
basma says azalmtr; her iki durumda da gereksinme olan gday almca
fare manevlla3ra basmay brakmtr.
Bu deneme, alk duygusunun bilinmesinde ve denetiminde i uyanclann. bir baka deyile homeostatis dzeninin ne kadar etkin bir biimde al
tm gsterir.
An imanlk
An imanlk (obesity) nlenebilir m? Kaltmsal mdr, yoksa yeme
alkanlnn bir sonucu olarak m an imanlk ortaya kar? Richard
Nisbett (1972) bu alanda yaplan aabrmalan gzden geirerek u sonulara ulamtr:
Arlk insandaki ya hcrelerinin bykl
ve saytsma baldr. Insanlann gnlk gdalannn tr ve miktan hcrelerin bykl
n belirlemektedir. Bu nedenle, gnlk yiye
ceine dikkat eden bir kii, ya hcrelerinin
b3raklgn denetleyebilir. Ne var ki. ya
hcrelerinin saysnn gnlk gda rejimiyle
ilgisi yoktur. Ya hcresinin says hem kal
tmla hem de yaamn lk iki ylmdaki yiyecek
rejimiyle belirlenmektedir (Knittie, 1975). Bu
demektir ki, yediklerinizin tr ve miktan yaamm lk ki 3nlmda ya hcrelerinin saysn
etkilerken, erikinlikte bir deiiklik yapma
maktadr.
BJomtop (1972) an ar kimselerin v
Rssim 7.5 ki yana kadar ok
cutlarnda. normal arlktaki dier insanlara
miktarda zorla yedirilen ocukoranla ki misli daha fazla ya hcresi bulun
lann ya hcrelcrlntn says ar
duunu gzlemitir. Bu insanlar ne kadar gtar.

O d Ol e n m e

243

Resim 7.6 iman nsanlar ok yerler ve doduklan andan tiba


ren ocuklanna da ok yedirerek onlann da an arlkl bir kimse
olmasna yol aarlar.

da rejimi yaparlarsa yapsnlar, vcutlanndaki ya hcrelerinin saysn azal


tamazlar. Bedenlerindeki yag hcreleri zevkle" semirmeyi bekler ve onlara
srekli yemek yemeye ter. Bu insanlann agrlklann normal bir dzeyde tutmalan srekli bir mcadele gerektirir. Dier yandan, zayf kimseler ne kadar
yerlerse yesinler an arlk kazanamazlar, vcutiannda ya depolayacak
fazla sayda yag hcresi yoktur.

4. SUSUZLUK
Hepimizin yi bildii bir dier biyolojik gd de susuzluktur. Yaplan
aratrmalar, susuzluk konusunda ileyen homeostatis dzeninin daha kolay
anlalabilir olduunu gsterir. Susuzluk duygusunun ve su ime davran
nn altnda ikLtemel faktr vardn (1) Hcrelerdeki su kaybnn miktan. (2)
kan hacminin azalmas. imdi bunlar ana hatlanyla gzden geirelim.
Hcrelerde Su Kayb
Bedendeki su miktan azalnca, hcreleri saran svnn iindeki sodyum
miktan artar ve hcre dnda daha youn bir ortam oluturur. Hcre iinde
ki su. dandaki daha youn ortama szma yoluyla geer. Bylece hcre iin
deki su miktan gittike azalmaya balar. Hlpotalamusun belirli blgelerinde
ki hcreler su kaybna duyarldrlar ve hcrelerde su kayb olunca susuzluk
duygusu vererek bizi ime davranna terler.
Beyinde yer alan hipoflz bezi de hcrelerdeki su azalmasna tepkide bu
lunur: belirli bir hormon salglayarak bbreklere kandaki suyu dan atma

NSAN VE DAVRANII

244

masn syler". Sabahki idrarunz. gnn dier saatlerine gre bu nedenle


daha ko3ru renktedir; btn gece hi su imediimiz in bbrek biz uyurken
kandaki su miktarm bedende tutmaya ynelmitir.
iCftTtn Hacminde Azalma
Hcrelerdeki su kaybnn yan sra kann hacminin azalmas da susuzluk
duygusunun temelinde yatar. Kantn hacminin azalmas bbrek st bezlerin
(adrenal glands) belirli hormonlarn salglamasna, bu hormonlar da beyinde
hlpotalamus blgesinde susuzluk duygusu ve su me davrannn ortaya
kmasna yol aar.
Az Kuruluu ve Susuzluk
Baz oku3TUcular. Susuzluk duygusunun temelinde az kuruluu nemli
bir rol oynamaz m?* diye dnC^or olabilir. Birok psikolog, sizin gibi, uzun
zaman bu dnceyi bir gerek* olarak kabul etmiti. Fakat yaplpn deneyler
az kuruluunun susuzluk duygusunun temelinde yatmadn gstermitir.
Bu deneylerden birinde deneklerin az anesteziyle uyuturulduu halde su
suzluk duygusunda ve su me davrannda bir deiiklik olmamtr.
Adolph, 194 rd e yapt aratrmada, kpein yemek borusunu midesin
den ayrm, bylece kpein azndan giren su. midesi yerine baka bir kaba
gitmitir. Deneysel koullar altnda kpek belirli bir miktar su itikten sonra
su imeyi brakm, ancak birka dakika sonra yine ayn miktar suyu mi
tir. Her denemede kpein itii su hemen hemen ayn miktardadr. Bu dene
me gstermitir k:
(1)
(2)
(3)

Kpek az yoluyla giren suyun miktarn bilir,


miktar vcudun suya o anda olan gereksinmesiyle doru orantldr.
kpein bedeni bir sre sonra aldatldm* anlar ve kpee tekrar
su i!" komutunu verir.

Aym sonu daha nce szn ettiimiz Epstein ve Teitelbaum'un (1962)


aratrmasnda da gzlenmitir. Midesine dorudan su verilen fare, ancak ge
reksinmesi olduu kadar su almak iin manevilaya basm, ne fazlasna ne
de eksiine ilgi gstermitir.
Susuzluk ve su imeyle lgili rnekler, susuzluk gdsnn altnda ol
duka-duyarl bir homeostatis dzeni olduunu gsterir. Hayvanlann bu d
zene son derece saygl" bir biimcje davrandklarn gryoruz. Acaba insan
lar da biyolojik dzene saygl davranyorlar m? Aada birincil ve ikincil
me davranlarn tartrken bu soruya cevap arayacaz.
Birincil ve kincil me Davranlara
eme ve terleme gibi doal yollardan su kaybn gidermek iin su meye
birincil ime (prlmary drlnklng) ad verilir. Bedenin suya gereksinmesi olmad
halde imeye, ikincil ime (secondary drinking) denir. kincil ii, susuzlu
u gidermek in deildir; belirli bir svnn tad sevildii iin ya da sosy^
amala iki ildii zaman ortaya kar, renme yaants ve gelitirilen al
kanlklar, ikincil iiin temelinde yatan en nemli faktrlerdir.

o d Ol e n m e

245

ocuun iinde yetitii evre, onun ikincil i alkanbklann kazanma*


snda en nemli rol oynar. Kahve, ay, alkoll kiler gibi, sala zararU
kilerin iilmesinin altmda daha nce edindiimiz ime alkanlklar yatar.
Hayvanlar bizden daha akll davrandklar iin ikincil i alkanlklan ge
litirmezler.

5. CNSYET
Cinsiyetin biyolojik temelli bir gd olduundan kimsenin phesi yok
tur, ne var k cins^et gdOs alk ve susuzluktan farkl bir gddr. Alk
ve susuzluk homeostatis dzeniyle srdrlen gdlerdir ve bu dzen saye
sinde organizmanm bedeni suya veya yiyecee ne zaman ve ne kadar gerek
sinmesi olduunu bilir ve gereksinmesini gidermek iin organizmay zorun
lu ime ya da yeme davranma iter. Cinsiyetin temelinde de, alk ve susuz
luun baml olduu byle bir homeostatis dzeni mi vardr?
Cinsiyetin Dier Gdlerden Fark
Homeostatis kavramn olduu gibi cinsiyete uygulamak zordur, nk
cinsiyet gds, abk ve susuzluktan nemli farkllklar gsterir. Bu farkllklan yle sralayabiliriz:
(1)

Uzun sre a ve susuz kalan bir kimse lr, br yandan, uzun s


re cinsel faabyette bulunmayan kimse lmez. Cinsel faaliyet, trn
devam iin gereklidir, ancak cinsel gdnn giderilmemesi bireyin
yaamna son vermez.
(2) Normal koullar altnda alk ve susuzluk duygusunu birey isteye
rek oaltmaz, kendiliinden oalan abk ve susuzluu gidermeye
abr. Cinsel gdlenmede ise durum biraz farkldr; birey hem cin
sel ynden uyarlmay ster hem de b t( uyarlma sonunda ortaya
kan gerginbgl gidermeye alr.
(3) Susuzluk ve alkla karlanldnda. insanlarda cinsel gdy
etkileyen uyarc saysnn daha geni bir yelpazeyi oluturduunu
grrz Baz kimseler dnebileceiniz hemen hemen her uyarc
y. cinsel bir uyarc olarak grrler.
(4) Dier gdlerle karlanldnda. cinsel gd yoksunluktan en az
etkilenir. Erkeklerde orgazmdan sonra geen ksa bir sre (refirakter
devre) iinde cinsel uyarlma bnkan yoktur, ancak bu refrakter dev
reden sonra yeniden cinsel davranm ortaya kabilir. Kadnlar ok
lu orgazm olabildiklerinden, bu dzen onlarda biraz daha farkbdr.
Abk ve susuzluk gdsnn iddetiyle. 5riyecek ve ecekten yok
sun braklma sresi arasmda doru bir liki gzlenebilir, ama cin
sel gd, yukanda da sylediimiz gibi, yoksunluk sresinden bylesine dorudan etkilenmez.
(5) Cinsel davran enerji harcar, alk ve susuzluk gdleri organizma
ya enejl getirme ynnde alr.

246

in s a n v e

DAVRANII

Cinsiyet Konusunda Aratrma Yapma Zorluu


Cinsfyel konusu, dier birok toplumda olduu gibi bizim toplumumuzda
da. aklkla ve ulu orta konuulabilen bir konu deildir. nsanlarn cinsel
davranmm renmeyle sk bir ilikisi olduundan ve cinsel davranm delik ynleri sosyal yaantyla belirlendi^den. toplumdan topluma, kltr^
den kltre cinsel davranmm zellikleri deiebilir.
arklann. romanlann. filmlerin temelinde cinsel gdy grmemek ola*
nakszdr. Avrupa ve ABD gibi endstriyel gelimesini yapm ve kltrleri
bireysellemi toplumlarda. arklann ou, bagmszlma nem veren ki bi
reyin blrbirleriyle zel iliki kuru tarzn ve bu ilikiyi kuran kiilerin, birey
sel farklklanndan doan sorunlan konu edinir. Dnyann geleneksel toplumlarmn ounda arklar, toplumun, araya girici ve "sevenleri blriblrlnden aymc gcnden karamsarlk inde sz ederler: birey acizdir, zellikle
kadmm karar verme zgrl yoktur, toplumun sosyal deerlerini temsil
eden ailedeki yallar (ana-baba, amca, aabey, teyze, hala ve abla gibi) gen
ler adma karar verirler.
Bat uygarlnda cinsellik uzun sre bilimsel bir konu olarak ncelenememitir. Daha sonra Alfred Kinsey (1948. 1953) gibi baz aratrmaclar bu
konuda nclk yapmlardr. Bu kiilerin ncl sayesinde toplumun
anla3nnda nemli deiiklikler olmutur. Bugn ABD'deki hemen hemen
nemli her tp ve psikoloji merkezinde, insanm cinsel davrann inceleyen
bir aratrma enstits vardr.
Trk toplumu Cumhuriyetle beraber her ynyle modern bir toplum ol
mak iin Batya kaplann atndan, cinsel konuda bilimsel almalar Tr
kiye'de de balam ve belirli tp merkezlerinde cinsel davran bozukluklann tedaviye ynelik programlar gelitirilmitir. Programlann etkili olabilmesi
iin insann cinsel davranmm te
melinde yatan faktrleri bilmek ge
rekir. Aratrmalar srp gitmekte
dir. ne var ki. bu faktrler henz
tam anlam^la akla kavumu
deildir.
Kinsey'in almas (Kinsey Ra
poru) herkesin gizli tuttuu zel cin
sel yaam ortaya koymu ve birey
ler arasnda cinsel yaam ynnden
ne kadar byk farkllklar olduu
ortaya kmtr. Kinsey'in bulgular
na gre 20 le 30 yandaki Amerika
l erkeklerin orgazm says haftada
hi (sfr) orgazmdan drt veya daha
fazla orgazma kadar deiir, ayn
ya devresindeki Amerikal kadnlar
iin orgazm sa}ns sfrdan 24 ya da
ilesim 7.7 Alfred Kinsey 8000 kiiyle mlakat yaparak kitabn yazmtr.

36*ya kadar deiebilmektedir. Demek oluyor k bu snrlar iinde yer

GDLENME

247

alan herkes, normaldir ve varolan byk bireysel farkllklar bir kimsenin normald olduunu gstermez.
Daha sonraki yllarda Masters ve Johnson (1970) ekibi deneysel gzlem
ve lme yoluyla nsann cinsel davrann incelemilerdir. Onlarm bulgula
rnn sonucu, bugn klinik psikolojide cinsel bozukluklarn psikoterapislnde
baaryla uygulanabilir. Aratrmalar, cinsiyetin nasl ilediiyle lgili bilimsel
olmayan yanl grlerin ortadan kalkmasna, daha bilimsel grlerin yaygmlamasma yol amtr.
Toplumun deiik kesimlerinin bu cins bilgilerin yaygnlamasma deiik
tepkileri olmutur. svete byle bilgiler, dier bilimsel bilgiler gibi doganm
bir paras olarak kabul edilip, byk bir dikkat ve titizlikle okulda retildii
halde, ABD okullannda sveteki trden bir cinsel eitime kar gelen b C ^ k
bir grup vardr. Sanyoruz Trkiye'de de bu tip programlarn okullara konup
konmamas tartmalar yaknda balayacaktr.
cinsel Davranta renmenin Etkisi
Evrlmsel aamada hayvanlarn dzeyi ykseldike, renmenin davran
belirleme derecesi artar. Cinsiyet gdsnde de bu durum gzlenir. Hayvan
larda byk bir lde kalplam bir yaps olan cinsel davran, insanlarda
bu kalplardan byk bir lde kurtulur. Birok hayvan trnde diiler uzun
sre iftlemeye lgi gstermezler. Belirli devrelerde hlpoflz bezi diilik hormo
nu olarak bilinen estrojen (estrogen) hormonunu byk miktarlarda salglar.
Dii iftlemeyi estrous devresi ad verilen bu devrede aktif olarak arar. Erkek
lerde hlpoflz bezi yumurtalklan uyararak onlarm androjen (androgen) ad ve
rilen bir grup hormon salglamasna yol aar. Gelime anda bu hormonlann okluu, azl, ya da yokluu, nemli bedensel deiikliklere yol aar.
Cinsel davran, insanlarda bazen biyolojik temelinden uzaklar, rne
in, kadn hormon koullan ne olursa olsun cinsel davranta bulunabilmek
tedir. insanlar, hayvanlarda olduu gibi, hormonal devrelerin kontrol altn
da deildir. Baka bir deyile, insann cinsel davran, fizyolojik olmaktan
daha ok psikolojik faktrlerin etkisi altndadr, rnein, menopoz dnemin
den sonra kadnlann cinsel arzularnda bir azalma gzlenmemi, aksine baz
durumlarda, bir artma gzlenmitir. ok sayda kadn artk hamile kalmak
korkusu kalmadndan, kendilerini daha zgr hissettiklerini sylemilerdir.
Harlow'unr(1971) yapt aratrmalar, dierlerinden ayr olarak yaltlm
bir ortamda yetien maymunlarn cinsel davranlannda bozukluk gsterdik
lerini ortaya koymutur. Halbuki evrim aamasnda alt dzeylerde bulunan
ve yaltlm ortamda yetien kular, cinsel davran lannda herhangi bir ak
saklk gstermemilerdir.
Demek oluyor ki. evrimleme basamana baml olarak renmenin cin
sel davran etkilemesi gittike artar ve insanlarda en yksek dzeyine eri
ir; bu biyolojik faktrlerin nsanlar hi etkilemedii anlamna gelmez. Syle
mek istediimiz udun Kltrel ve sosyal ortam bir insann cinsel enerjisini
fade edi tarzm, zamanm, yerini ve saysm byk lde etkiler. Daha
ilerde 9. Blmde gd ve heyecanlarn gnlk yaammzla ilikisini ince
lerken, konunun deiik ynlerini tekrar greceiz.

248

NSAN VE DAVRANII

6. BR GD OLARAK DUYUSAL UYARIM


Kish adnda Amerikal bir psikolog . 1955 ylmda u ilgin aratrmay
yapt: Bir fare3ri Skinner kutusu trnden bir mekanizmada karanlk bir or
tama koydu. Fare manivelaya basnca ksa bir sre iin k yanyor, sonra
yine snyordu. I yakarak ortam aydnlatmak, bu deneyde bir pekitire
olmu ve fareler manevllaya basmay renmiler ve sk sk yakmlar
dr. Kish. baka bir grup fareyi aydnlk bir ortama koymu, bu defa fareler
manivelaya baarak sndrmeyi renmilerdir. Bu deneyde de fareler
sk sk sndrp karanlkta kalmay semilerdir. Klsh'ln bu deneyi
hayvanlar aleminde gzlediimiz ilgin bir yn sergiler: Hayvanlar evrele
rinde bir deiiklik yaratan, yeni bir uyanc ortam gelitiren davranlar is
tekle yaparlar.
Organizmanm yukarda anlatld trden davrann biyolojik temelli
drt kavramyla aklamak zordur. Daha nce cinsiyet gdsn tartr
ken sylediimiz gibi, hayvan belirli bir gereksinmeden doan gerginlii azalt
mak iin deil, bir anlamda daha ok uyarlma, daha ok gerilim salamak
iin davranr. Tiyatroya, sEemaya, veya maa gitmek, arkadalar arasnda
deiik oyunlar oynamak, cinsel ynden uyarc resim ya da limlere bcikmak,
insanlarm isteyerek yapt davranlardr. Demek oluyor ki duyusal uyarumh
kendisi bal bana bir gd olmaktadr.
Duyusal uyarmla yaplan en nemli aratrmalardan biri Heron, Doane
ve Scott (1956) tarafndan duyusal yaltm zerine yaplmtr. Aratrmac
lar, saat bana iyi cret denen gnll denekleri ses geirmeyen zel bir
odada, gzleri ve kulaklar kapal olarak, elleri ve a}raklan da dahil olmak
zere btn vcudu zel bir giysiyle yaltlm bir biimde yatrmlardr. B
srada deneklerin beyin dalgalan ve szl fadeleri kaydedilmitir.
Deneklerin ounluu, yattklan yerden* tyi para kazandklan halde,
birka gn sonra bu odadan kmak istemi ve aratrmacya kendilerini hel
men karmalann aksi halde *dell*olacaklarn sylemilerdir. Denekler bir
sre sonra halusinasyona (olmayan eyleri grmeye ve du3rmaya) balam
lardr. iki gn sonra hemen hemen hepsi ak seik dnme yetenekleri
ni kaybetmilerdir. Hangi gn olduunu ve nerede olduklann bilememeye,
sknt, kzgnlk ve gerginlik duygulan gelitirmeye balamlardr. Deneydeh
elde edilen bulgular, insanlar iin duyusal uyanmm gerekliliini aka orta
ya kiyar.
Yukanda verilen deneysel gzlemler, en yi optlmal-uyanlma-dzeyi yak
lamyla aklanabilir. Optimal-uyanima-dzeyi kavram, organizmanm be
lirli bir uyarlma dzeyinde kalmay amalayarak, uyanima dze}rinin altma
dlrse, evresinde deiiklikler yaparak daha uyarc bir ortam hazrladim, bu dzeyin stne klrsa, bu kez daha az uyanc, sakin* bir ortam
aradn kabul eder.
Optimal-uyanlma-dzeyini uyanima homeostatisi* olarak dnebiliriz.
Homeostatis alk ve susuzluk gibi biyolojik bir gereksinme in kullanlr.

GDLENME

249

ekil 7.5. Duyusal yaltm deneyine katlan denein


grnm.

Opmal-uyanlma-dz^ ise biyolojik temeli henOz l}ice anlalmam ve


renmenin etkisine daha ak bir baka tr homeostatis dzenini dOndrOr.
kaynakl ve Dkaynakl dl
Gdlenme konusundan sz ederken. ve d kaynakl dllerden de
sz etmek zorundajnz. kaynakl dl (intrinsic reward), yaplan davranm
ieriinde sakl bulunan zevk ve do3nm duyusuna verilen addr; faaliyetin
kendisi, hangi nedenle olursa olsun, bizim in bir doyum salar. Srf zevk
iin yaplan faaliyetler bu gruba girer; salmcakta sallanmak, yksek yerden
suya dalmak, bulmaca zmek davrantan bu tip faaliyetlere rnektir.
Dkaynakl dl (extrinsic reward) se. davrann kendi iinde bulunma
yan fakat davrann yaplmas iin dandan verilen dl trdr, rnein,
Perihan ve efika iki ilkokul rencisidir. Perihan ders almaktan, zellikle
aritmetik problemlerini zmekten byk zevk alr. Perihan'n annesi ve ba
bas kzlannn almas iin herhangi bir zorlamada, hatta hatrlatmada bu
lunma gereini duymazlar; nk Perihan frsat bulduka hemen dersine a
lmaya balar, te yandan eilka ders almaktan deil, annesine mutfakta
yardm etmekten zevk alr. ellka'nin annesi ve babas onun derse almas
iin yle bir dzen gelitirmilerdir: Ders altn her saat iin annenle
mutfakta 20 dakika kalabilirsin!. Bylece eilka saat ders alnca, an
nesiyle mutfakta bir saat beraber yemek piireceini bilir.

250

NSAN VE DAVRANII

Yukandaki rnekte Perihan kaynakl dl, eilka se d kaynakl dl


nedeniyle ders almaktadr. eflka in mutfakta annesiyle yemek piirmek
ikaynakl dldr. Bu nedenle efka'nn ana-babas, onun mutfakta an
neyle birlikte yemek piirmesini derse alma davran iin dl olarak kul
lanrlar.
imdi yle bir durum yaratalm: Perihan kendi steiyle, hibir zorlama
olmadan derse alrken onu dka3makl olarak dUemeye balayalm.
Baka bir deyile ana-babas Perihan derse altn her saat in sana u
kadar para vereceiz desinler. Perihanm derse alma davrannda bir de
iiklik olur mu? Aratrmalar, bir deiiklik olacan gsterir: Perihan ar
tk zevk ald in deil, fakat para verildii in almaya balayacak ve pa
ra verilmedii zaman almayacaktr.
Ana-babann belki de yi niyetle baladklar d kaynakl dlleme, ikaynakl dllemeyi arka plana iter ve zamanla yok eder. Bu ileme anya
gitme (ovejustificatlon) ad yerilir. Byle aratrmalar hem insanlar hem de
hayvanlar zerinde yaplm Ve benzer sonular alnmtr (Rosenield, Foltger, & Adelman. 1980). Zevk iin yaplan bir davrana ayrca bir d dl ve
rilince, o davrann kendisinden zevk almak yeterli gelmez, dkaynakl dl,
ikaynakl dln deerini ortadan kaldnr.
Yukarda sylediklerimizden karlacak nemli bir sonu vardr: ocuk
lar zevkle herhangi bir davranta bulunuyorlarsa, onlara karmayn. Afe
rin. bak kendi bana ne gzel alyor gibi, szl bile olsa, aynca d kay
nakl bir dl vermeye kalkmayn. ocuun bu davrann uzaktan gzleyin
ve ocua o konuda tam zgrlk tanyn. ocuk istedii zaman alsn, is
tedii zaman almay braksn, ona alma konusunda hi kanmayn.

7. KARMAIK NSAN GDLER


nsanlar iinde gelitikleri toplumun deerler dzenine gre biimlenen
ve hayvanlannkinden son derece farkl olan gereksinme trleri gsterirler.
Bu gereksinmelerin belli ballann aada gzden geireceiz.
nsan.Gerek8nmelerinin Deiik Trleri
Baarma gereksinmesi gibi, hayvanlarda gzlemediimiz baz gereksinme
trleri, insanlann davrannda nemli rol oynar. Bu gereksinmeler dolayl
olarak biyolojik gereksinmelerle ilikilidir, ancak bu liki, bireyin inde ye
titii toplumun yaay tarz ve deerler sisteminden byk lde etkilen
mitir. Etkilenmenin temelinde, toplum iinde oluan renme yaants yer
alr. Bu cins gereksinmelerin doyurulmamas lme yol amaz, ancak bireyin
yaamn zorlatrr ve psikolojik bakmdan bireyi salksz klar.
Tablo 7.1, renilmi karmak nsan gereksinmelerinin bazlarn gster
mektedir. Tabloda verilen gereksinmeler bir kltrden dierine farkl arlk
lar gsterebilir. rnein, Trk kltrnde sosyal kabul (social acceptance)
gereksinmesi, iinde bulunduu sosyal evreyi rahatsz etmeme ve oradaki

GDLENME

251

Tablo 7.1 Baz karmak insan gereksinmeleri

Boan:

S osya l K a b u l:

Mkemmellik standartlanna ulap, bu standartlan amay


amalamak
Dier nsanlann davanlanmz uygun bularak kabul etmele
rini ve onlar tarafndan beenilmeyi stemek

B a m s i 2l t k :

Hi kimseye gereksinme duymadan kendi yaamm kendi yete


nekleriyle ve gcyle blimlendlrebllmek

B a g u n h lk :

Bakalanyla ibirlii yaparak, onlann yardmyla, desteiyle


yaam srdrmek

A g z l l k :

Bakalannm zaronna dahi olsa, gereksinmesinden fazla mal


ve kudreti kendi denetimi altnda tutma istei

Gl olma (Kudret);

Bakalannm davranlann denetleyebilme, buna karlk ken


di davranlanmz istodlglmlz gibi ve denetimsiz yapabilme s
tei

U ym a

(Conformlty):

iinde bulunduu grubunun normlanna uygun olsun diye


kendi dn, davran ve duyu biimini deitirme

Belirginlik :

Daha sonra ne olacan bilmek, nceden ne olup biteceini


kestirmek, bilinmeyenden kanmak stei

Y o rd u n e tm e :

Yardma muhta kimselere yardm edip, onlann sorunlanm


zmede etkin olma stei

D zenlilik :

Kiinin evresindeki ve kendi dnyasndaki karmakla


son verip bir dzen kurma stei

Oyun:

Kiinin holand iin, srf zevk olsun diye davranma stei

Sayg g s te rm e :

Kiinin bir by veya nem verdii bir kimseyi davran ve


szleriyle yceltmek, desteklemek, onun yolunu izlemek ste
mesi

insanlarla uyum inde olma biiminde kendini gsterir ve yksek bir deere
sahiptir, te yandan Amerikan kltrnde, kimseye muhta olmadan, yalnz
kendi kaynaklaryla kendi kendine yeterli olabilme biiminde kendini gseteren bamszlk (Independence) gereksinmesi, daha kuvvetlidir. Kltrden
kltre deien arlk farkllklarn bir yana brakarak, imdi temel baz n
san gereksinmelerini gzden geirelim.
Baanna Gereksinmesi
Baarma gereksinmesi (aehlevement need) bir grevi ya da davran mkemmeUik stcindarllarna gre, hatta onun daha stnde yapma isteiyle
kendini gsterir. OzeUlkle, endstrilemi ve zel giriimci ekonomiyi temel
kabul etmi toplumlarda olduka yksektir. Bu gereksinme bamszlk ge
reksinmesiyle elele gider.
ABD toplumundan bir rnek vererek konuyu tartalm: ABDde, 18 ya
n bitiren bireyin ana-babann evinden ayrlp, kendi bann aresine bakma

252

NSAN VE DAVRANII

s belirgin kltrel bir deerdir. 18 yana gelen birey, ana-baba sylemese


dahi, evden ayrlmas gereRUglni bilir ve elinden gelen her ejrl yaparak, anbabasmdan ayn oturabilecei bir ortam hazrlar. Bunu yapamazsa, kendi
yatlan tarafndan gizli veya ak, dolayl ya da dolaysz olumsuz yarglarla
karlar.
Byle bir kltrdeki birey, doduu gnden beri kendi bann aresine
kendisinin bakmas gerektiini" duymu, grm ve yaamtr. Bu kltr
iinde bamsz birey, kimseye muhta olmadan, kendi yaamn kendi g
cyle denetleyebilen kimse, deerli bir mevkiye konun bir anlamda kahra
manlatrlr". Kiinin kimseye gereksinme duymamas iin kendisinin gl
olmas gerekir.
I
B ^ le bir toplumda birey nasl kuvvetli olur? Kendisine para kazandra
bilecek, bakalanna satabilecei" bireysel becerileriyle". Bireye para ve kud
ret getirebilecek bu "beceriler", yetenek temeline dayanabilir (iyi sporcu, iyi
mzisyen olmak gibi) veya piyasada geerli eitim ve retimden kaynaklanbllir (mhendis, ynetici, bilgisayar programcs olma gibi). Kii iini kusur
suz yaparsa, o kiiyi altran patron" kolay kolay bu bireyi iinden atamaz,
nk bireyin mkemmel yapt ie gereksinmesi vardr. Bu toplumslkltrel ortam inde, kk yatan balayarak bamsz olmaya ve bireyin
iini kusursuz yapmasna zel bir deer verilir.
Kaliforniyann Rlverslde ehrinde oturan Trklerin bir ev toplantsnda,
bu ehirdeki Kaliforniya Onlversitesine doktora sonras eitimi iin gelmi
bir Trk hanmla tantm. Kendisi 28 yamdayd. stanbulda domu ve b
ymt. doktorasn biyoloji alannda stanbul Onlversiteslnden almt ve
Amerkaya gelinceye kadar hep ailesiyle birlikte oturmutu. Kendisine Rlverside nasl bulduunu sordum.
Yaamndan hi memnun olmadn, niversitedeki profesr ve renci
lerin arkadaa davrandn, ancak kendisini yalnz hissettiini ifade etti.
Srekli stanbulu arayp, ailesiyle baada birka kere telefonla konutuu
nu ve konuurken kendini tutama5np srekli agladm. annesinin bu duru
ma zldn ve Kzm memnun deilsen orada daha fazla kalma, atla
uaa gel!" dediini, ne var ki stanbul Oniversitesindeki profesrhn hayal
krldna uratmamak iin diini skp bir sene Amerikada kalmaya niyetli
olduunu syledi.
"Amerika da neler dikkatinizi ekti?" diye sorduum zaman Burada aile
yok. insanlar yalnz. Herkesin btn derdi para kazanmak ve daha lks ara
ba ve ev almak" biiminde cevaplandrd. Oturmu olduu apartman dairesi
ni bir baka Amerikal kzla paylatn, her ikisininde ayr ayr odalar oldu
u halde, durumun kendisini rahatsz ettiini syledi.
iki konu zellikle dikkatini ekmiti: (1) Henz evli olmad halde, evi
paylat Amerikal kz bir adamla evliymi gibi beraber oturuyor ve her e
yi" yapyorlard; (2) Amerikal kzn annesi Rlversldeda, yani kzyla ayn e
hirde oturduu halde, birbirlerini ancak iki ayda bir gryorlard. Anne, r
nein. bir yemek piirip. Kzm sana sevdiin u yemei piirdim!" diye hi
bir zaman gelmemiti. Ayrca, ailesi kzlanna hi para vermiyor, renci oldu-

GDLENME

253

gu halde kz bOtn parasn kendisi kazanmak zorunda kalyor ve ayn za


manda okula devam ediyordu. Trk hanm szn Ben buna insanlk de
memi" diyerek bitirdi.
Yukarda anlattmz olay, bir kltrn, kendi deerlerinden farkl dier
bir kltrO alglayna gzel bir rnek oluturur. Trk hanm, bizim aile g
reneklerimize ve kltr deerlerimize gre yetimi normal" bir bireyi temsil
etmektedir. Bu deerlerden ok farkl kltr deerlerinin bulunduu ortama
"hazrlksz" girince arm, bir anlamda "dn3^s bama yklmtr*. Daha
nce "uygar insanlar* olarak grp saygyla bakt Ameikallarn, kendisi
iin nem verdii toplumsal deerlerinden bu kadar farkl olduunu grnce,
kendini yalnz" hissetmitir.
Amerikan kltrnde baarma gereksinmesi ve bamszlk. Trk klt
rnde ise aileye bamllk ve namuslu olma" yaamn en nemli amalanndan biri olarak zihinlere tam anlamyla ilenir. Bu iki rnek de gsterir ki, in
sanlar iinde yetitikleri toplumsal-kltrel ortamn byk lde etkisi altmdadrlar.
Amerikan kltrndeki nemli yerinden dolay baarma gereksinmesi
Amerikal psikologlar tarafndan farkl boyutlaryla incelenmi, bu gereksin
meyi lmek in teknikler gelitirilmiUr. imdi baarma gereksinmesini ilgi
lendiren dier konulara ksaca bir gz atalm.
Baarma Gereksinmesini lme : Baarma gereksinmesiyle ilgili aratr
malaryla n yapan psikolog McClelland (1953) bu gdnn TAT olarak bili
nen Thematic Apperception Test araclyla llebileceini sylemitir. TAT
bir dizi resimden oluur. Bu resimler baz durumlar ve insan ilikilerini gs
terirler, fakat resimlerde kesinlik yoktur, aksine, olduka belirsiz braklan
yerler vardr.
Bu resimlere bakan kii, resmin nasl bir hikyeyi dile getirdiini anlatr.
Resimler bilerek belirsiz brakld iin, birey belirsizlii kendi yaamyla,
kendi dnya anlayyla ilgili olarak dolduruf" ve bylece dnyasn resim
lere yanstr. rnein, resmin birinde okuldan eve dnen bir ocuun annesi,
evin penceresinden ocuunun geliini seyretmektedir, fakat annenin 3^z ifa
desi pek seilememektedir.
McClellanda gre, baarma gereksinmesi yksek olan bir kimse resme
bakmca. ocuuyla gurur duyan baanl bir annenin sabrszlkla ocu
unun yolunu gzlediini syler.
ocuk snftaki baansmdan ve arkadalanyla ilikisinden memnun
dur. te yandan, baan gereksin
mesi dk bir kimse, ayn resme
baktnda, baarsz bir anne ve baansz bir ocuk grr. TATdan el
de edilen bu tr ifadelere dayana
rak. McCleUand baan gereksinme
sini lme ve puanlama dzeni ge ekil 7.6 TAT kartlanndakine benzer bir
resim.
litirmitir.

254

NSAN VE DAVRANII

Baarma Gereksinmesi Davran Etkiler : Baarma gereksinmesi yksek


olan bireyler, yaptklar greve daha dikkat ederler ve herkesten daha iyi yap
maya alrlar. Verilen testlerde yksek baar gereksinmesi gsteren kiiler,
dk baar gereksinmesi gsteren kiilerden daha yksek ders notu alr
lar. Okulda daha yksek not aldklan gibi, toplumun st kademelerine daha
sratle trmandklar da gzlenmitir
Baarma Gereksinmesinin Kaynac ; Yukanda, Amerikan kltrnn bu
gereksinmeyi desteklediini ve bireyleri bu yne ittiini sylemitik. Ancak
Amerikallar arasnda bireysel farkllklar vardr. Bu bireysel farkllklar nere
den gelir? Aratrmaclar, ana-babann etkisinin, baka bir deyile ocuun
yetitirili tarzmn bu ynde nemli rol oynadna nanrlar. Amerikab anababa ocuklarnn daha bebekken, 0 }nmcak seiminde kendilerinin karar
vermesine, biraz byynce, komunun bahesindeki otlan temizleyerek pa
ra kazanma gibi baz ileri kendi bama karar vermesine olanak salar, te
yandan srekli itaat etmesi beklenen, kendi bama hibir konuda karar ver
me zgrl olmayan ocuklarda baarma gereksinmesi dktr. Bu psi
kologlara gre, ocuun lk yalardaki yaam deneyimleri onun baarl bir
insan olup olmamasm bylece belirler.
Baarszlk Korkusu ve Baarma evki : Bir kii belirli bir grevi kusur
suz bir biimde yapp bitirdiinde, davrannm altnda birbirinden farkl iki
gereksinme yatabilir: (1) Baanszlk korkusu, ya da (2) baarma evki. Bu
iki gereksinmeyi baz durumlarda ayrt etmek zordur, rnein, snfla yk
sek not alan renci hangi gereksinmeyle bu notu ald? Fakat baz durum
larda iki gereksinmeyi birbirinden ayrt etmek kolaydr. rnein, baanszhk
korkusuyla gdlenen birey, kolay kolay yeni atlmlara girimez, baar ga
rantisi olmadka herhangi yeni bir grevi stlenmez.
te yandan, baan evkiyle gdlenen kii, yeni grevleri yklenmekte
pek sakmca grmez. Bu kii in baanszlk, baanl olabilmek iin gerekil
admlardan biridir ve geici adma pek nem vermemek gerekir, nemli olan,
her baansz denemede, niin baansz olduunu renebilmektir. Sonun
da mutlaka baarl olacana nanan kii, baansz olduu zamanlarda, su
luluk duygusu hissetmez ve bu nedenle de. baanszlklanndan dolay hi
kimseden zr dilemek gereini duymaz.
Umarm okuyucu, bu grlerin temelinde, ana-babann ocuk yetitirir
ken tkndklan tutumlarn yattn takdir edebilmektedir, rnek olarak ben
yedi yandayken bamdan geen bir olay verebilirim. Babam divan alt yap
mak iin tahtalan ayaklar zerine iviliyordu. Ben onu gzlyordum. Bir ara
yan odaya gitti ve onun yokluundan yararlanarak ben. hem yardm etmek
hem de kendi becerimi gelitirmek amacyla bir iviyi alp akmaya baladm.
Hayatmda ilk defa bir ivi akyordum.
Babam geldi, bana bakt ve benim eki darbelerim altnda erilen, bz
len iviyi grnce, elimden ekici hrsla ekerek beceriksizin biri olduumu
syledi. Babam, kendi kuamn babalan gibi, normal bir babayd. Bana o
anda kt bir etkide bulunduu kendisine sylense, buna ne ilgi duyard, ne
de inanrd. nk onun yetitii yaam anlay inde, babayla oul arasmdaki .iliki belirlenmiti ve aynca, ilerde ocuk iin ne3^n iyi neyin kt olaca-

GDLENME

255

gn Allah'tan baka kimse bllemezdL Ne var k. uzun yllar ekingen bir n


san olarak kalp, giriken olmaktan kanan bir kii olmamn altnda, byk
bir olaslkla, babam ve dier byklerimle yaptm bu tr 3rzlerce ufak et
kileim yatmaktadr.
liki Kurup Yaknlama Gereksinmesi
Dier insanlarla iliki kurarak yaknlama gereksinmesi, kendisini her
toplumda gsterir. Bu gereksinmenin temelinde biyolojik bir yn vardr, ne
var k her toplum ve toplum iindeki her aile ortam, bu gereksinmeyi deiik
biimlerde ve derecelerde ortaya koyar.
Babam. "Bir kimsenin iyi bir nsan olup olmadgm ancak o kii lnce
anlarz. yi insanm cenaze namazna ok nsan gelir!* demiti. Bu ifade, dier
insanlarla ^ likiler kurup, onlarm gnln incitmeden ilikileri srdrme
nin nemli olduunu vurgular. Bir kimse ldkten sonra, artk o kimseden
elde edebileceimiz bir kar yoktur, o kimsenin cenaze namazma. o kimseye
verdiimiz nemden dolay gideriz.
Geleneksel Trk kltr iinde insan ilikileri gerekten nemlidir, ba
kalarnn bizim in ne dndne nem veririz. Ayp, yle yapma! Sonra
bakalar ne der! ocuklanmz terbiye ederken sk sk kullandmz szle
rin banda gelir. Bir insan rahatsz etmek, bir kimseyi toplum iinde mahup etmek hi istenmeyen davranlardandr.
Amerika'ya gelen Trklerin dikkatini lk eken ynlerden biri. Amerikal
larn, zellikle ocuklann ve genlerin, byklere kar ne kadar saygsz ve
kaba davrandklardr. Amerikal kendi istedii ynde zgrce hareket eder
ken. Acaba bakalann rahatsz ediyor muyum?" sorusunu Amerikan klt
rnn deerleri erevesinde dnr. Dier nsanlarn onun davrann etklleyli olduka smrldr. Ben stediimi yaparm, onlar da istediini.yapar"
anlay olduka geni smrlar inde geerlidir.
Bu ynyle, Trkler Amerikal'nm davrann bencil", saygsz" ve ka
ba buhr. Amerikal Trktyeye gittii zaman Trklerin davranlann "kst
lanm* ve kalplam bulur. Herkes bakasnn kendisi in ne dnd
n anlamaya ahmakta, gnlnden getii gibi zgrce davranaca yer
de. bakalannm izin verecei lde 'uygun' davranta bulunma abas iin
de" diye algar. Yukardaki rnekler de gsteriyor ki. her iki toplumun sosyal
ilikiler gelitirme ve yaknlama gdleri farkl biimlerde kendisini ifade et
mektedir.
Toplumlar arasmdakl farkllklan grdmz kadar, bireyler arasndaki
farkllklan da grmek zorundayz. Baz bireyler dier insanlarla beraber ol
maktan holanmaz ve mmkn olduu kadar kendi balanna yalnz kalmay
tercih ederler. Dier yandan, bir an bile yalnz kalmaktan nefret eden, srek
li dier kimselerle iliki inde olmak isteyen insanlar vardr. Bireysel farkllklann kayna kesin olarak bilinememektedir. Genel olarak kabul edilen g
r. hem biyolojik temelin, bir baka deyile kaltm yoluyla bireyin anababasmdan getirmi olduu kiilik zelliklerinin, hem de bebeklikten itibaren
iinde yetitii aile ortamnn etkin olduu ynndedir. Geliim konusunu
incelerken bu faktrleri daha aynntl olarak tartacaz.

25 6

in s a n v e

DAVRANII

Bilisel Tutarllk Gereksinmesi


Leon Festlnger (1957) bilisel tutarllk (cognitive consistency) konusunda
yaynlaryla n yapmtr. Onun gzlemlerine gre insanlar dnya grleri,
dnceleri, duygulan, szleri ve davranlan arasnda srekli bir tutarbbk
ararlar.
Tutarlln kayna "bilme*, alglama" ve dnme" le ilgili olduun
dan Festlnger buna bilisel adn vermitir. Tutarllk u veya bu nedenle bo
zulursa, kii gerginleir ve gerginbgl gidermek iin birey ya evresinde, ya da
kendi dnce biiminde bir deiiklik yapma yoluna gider. Festlnger yle
bir rnek verir: Kopya ekmenin hrszlktan farksz olduuna inanan bir
renci. snavda kopya ekme frsat bulmu ve kt not almaktan korktuu
in, kopya ekmitir. Bu andan tibaren rencide, nandnn aksini yap
m olmaktan kaynaklanan bir gerginlik balar ve bu gerginlik bir gd gre
vini grr. Bu renci, ya gidip retmenle konuur ve o sorudan ald no
tun saylmamasn ister, veya kopya le ilgili deer yargsn deitirir, "belirli
koullar altnda kopya ekmek normaldir" diye dnmeye balar. Her ki
davran tr de, rencinin gerginllbl azaltr.
Baka bir rnek de sigara en bir kimseyle verilebilir: Gnmzde aydm bir Trk'n sigarann sala zararb olduunu bilmemesi, olanakszdr.
Sigara ien bir Trk aydnnn, bildiiyle yapt arasndaki tutarszlk, o kim
sede bilisel tutarszlk yaratr. Bilisel tutarszlm yaratt gerginlii gider
mek in birey ya davrann, ya da sigarann zararl olduuyla ilgili bilgisini
deitirir. Davrann deitirirse, sigaray brakr. Gerekten de bugn ou
kimse sigaray brakmaktadr.
Buna karlk birok kimse de. sigarann zararl olduuyla ilgili alglamalann deitirir, rnein. Onlann hepsi laf. insann vadesi geldi mi. sigara
imi, imemi fark etmez, lm Allah'n emri, tp mp bizi biraz oyalyor,
hepsi o kadari" biiminde nceden saptanm bir kader grne snr. Yi
ne ayn ekilde Ben kylerde ok yal adam grdm. 80 - 90 yamm zerin
de. kklkten beri fosur fosur filtresiz kt kalite sigara iiyorlar ve turp
gibi salamlar! Amerika'da her ey abartlyor, bilim adam birka kiinin l
dn grnce, basyor yaygaray. 'Sigara adam ldrr!' diye" eklinde
yaptklar ii savunabilirler. Ve buna benzer daha birok deiik grler ifa
de edilebilir. Daha ileride. 15. Blm'de Sosyal Psikoloji'nin bir kousu ola
rak tutum ve tutum deimelerini tartrken bu konuya yeniden deineceiz.
Denetim Altnda Tutma Gereksinmesi
B ir ^ n evresinde olup bitenleri denetleme istei, kuvvetli bir gereksin
me olarak kendini gsterir. Bu gereksinme baz kimselerde daha kuvvetlidir,
byle kiiler her eyin kendi denetimleri altnda istedikleri ynde gitmesihi
sterler. Baz kimseler ise ne oirsa kabullenme eilimindedirler: "Bekleyelim
bakalm ne olacak" grne gre hareket ederler. Bu fark kltrler arasn
da da grmek mmkndr. Bat uygarlnn bir paras olan Avrupa ve
Amerika kltrlerinde doay ve bireyin evresini denetleyip kendi istekleri
dorultusunda kullanmak eilimi yaygn ve baskndr.

g Od Ol e n m e

257

Dier yandan mistik anlayn yaygn olduu Hindistan ve dier Budist


lkelerde, doayla uyum iinde yaama biimine daha byOk deer verilir.
Bat kltrnde bireyin baarb oluu ve dolaysyla onun mutluluu *doay
ne kadar denetlediiyle llrken, szn ettiimiz dier lkelerde mutlu
luk. bireyin doayla ne kadar uyum iinde yaayablldilyle llr.
Bireyin evresini denetim alUnda tutmas Amerikan kltr iinde nem
li bir yer tuttuu in, bu konuda ok sayda aratrma yaplmtr. Burger ve
Cooper (1979) bir }raynlannda bireyin denetleme gereksinmesinin gcn
lmek istemilerdir. Bireylere deiik ifadeler verilmi ve ifadelerle ayn fikir
de olup olmadklar sorulmutur. Bu ifadeler bireyin denetim arzusunu belir
tir. rnein, Bakasnn buyruu alnda almak yerine kendi kendimin
patronu olmay tercih ederim gibi bir ifade verilmi ve denein ifadeyle ne
kadar hemfikir olduu ya da olmadn bir lek zerinde belirtmesi isten
mitir. Bu tip fadelerle ayn fikirde olanlada evrelerini denetim altnda tut
ma gdsnn yksek olduu dnlmtr.
Rodin ve Longer (1977) adl iki aratrmac yalan 65 ile 90 arasnda de
ien yah kimselerin kald huzurevinde bir aratrma yapmlardr. Ara
trmada yallar geliigzel iki gruba ayrlm, birinci gruba huzurevinde ken
di yaamlanyla ilgili baz konularda dzenleme yapma hakk verilmi ve bylece evrelerini bir dereceye kadar denetleme olana salanmtr. kinci gru
ba ise byle bir olanak salanmamtr.
rnein birinci gruptakiler, haftada bir gsterilen film seanslannda han
gi filmi grmek istediklerine kendileri karar vermilerdir. Aynca. bu gruptaki
lerin istedikleri bir bitki veya iee bakmalanna izin verilmitir. Bir sre
sonra iki grup arasndaki farkllk belirgin ekilde gzlenmitir. Birinci grup
ta bir dereceye kadar kendi evrelerini denetleyebilen bireyler daha aktif ol
maya balamlar ve moralleri ykselerek kendilerini daha iyi hissetmiler
dir. Aratrmann en fazla dikkati eken yn, birinci gruptakilerin dier
gruptakilerden, ortalama olarak, daha uzun yaamalan olmutur.
Gereksinmelerin Zaman inde Deiimi
Toplum ve kltr zaman inde deitike, bireylerin gereksinmelerinin
de deieceini dnmek doaldr. Veroff, Depner, Kulka ve Douvan (1980)
ki farkl grubun 1957dc ve 1976da gereksinme llerini almlardr. l
len gereksinmeler baama, dier insanlarla ilikiler kurup yaknlama, bakalann denetleme ve bakalan tarafndan denetlenmekten saknma gerek
sinmeleridir.
Aratrmanm sonulann cinsiyete gre grupladklannda u sonulan el
de etmilerdir : erkeklerde baarma gereksinmesi ayn kalm, bakalaryla
3raknlap iliki kurma gereksinmesinde bir azalma olmu, ve dier iki gerek
sinme, yani bakalann denetleme fakat bakalan tarafndan denetlenmeme
gereksinmeleri artmtr. Kadnlarda, baarma ve bakalan tarafndan denet
lenmekten kanma gereksinmelerinde bir artma olmu, dier iki gereksin
me, yani bakalarm denetleme ve iliki kurarak yaknlama gereksinmeleri
ayn dzeyde kalmtr.
D 17

25 8

NSAN VE DAVRANII

Makalenin yazarlan. Amerikan toplumunda ortaya kan deiimin z


c olduunu iade ederlen Onlara gre agzllk, bencillik ve kudret kazan
ma istei artm, arkadalk ve ibirlii istei azalmtr.
Bu tr aratrmalar Trkiye'de yaplrsa, byk bir sos}ral ve ekonomik
deiim iine girmi lkemizde de. zaman iinde baz gereksinmelerin nemi
nin deitii ortaya kar. Byle bir aratrmadan ne gibi sonular elde edilir?
Kiisel tahminim udur; Trkiye'de insan ve aile ilikilerine, yardmlamaya
verilen nemde zamanla bir azalma olacak, para ve mevki birinci plana gee
cektin deimeler nce byk ehirlerde balayacak ve sratle kasaba ve ky
yerleim blgelerine dalacaktr. Bu deimeler, hem erkek, hem de kadnla
r etkileyecektir.*
nsan gdlenmesinde kltrden kltre ve ayn kltr inde zaman
iinde deiiklik olmas, gdlerin insann renme yaantsna ak olduu
nu gsterir, renim yaants bylesine nem kazamnca. Trkiye'de istedii
miz trden bir toplum yaratmak iin aile inde ocuk yetitirme tarzna,
okuldaki eitimin kalitesine, basn ve }rayn ortamlannm ileyi biimine,
niversitelerdeki bilim adamlarnn sorumlu olarak entelektel nderlik g
revlerini yapmalanna dikkat etmek zorundayz. nsanolu ktye olduu ka
dar. iyiye gitmeye de hazrdr.

8. ZET
Gdlenme davrana enejl ve yn verir. Gdlenmeyl aklamaya al
an deiik giriimler vardr. Bunlardan drt (drive) kuram, gdnn te
melinde biyolojik hcresel gereksinmeler bulunduunu ifade eder ve organiz
mann bu hcre dengesini korumak iin davrana itildiini savunur, zendi
rici uyanc yaklam, gdlenmi davran harekete geiren uyancya nem
verir. Uyarlmann optimal dzeyde bulunmasn amalayan kuram ise uya
rlma dzeyinin nemli olduunu savunur.
Baz gdlenmi davranlar doutan gelir, bunlara igdsel davran
lar ad verilir. gdsel davranlar doutan gelmedir, renmenin etkisi al
tnda deildir, tre zgdr ve belirli trden uyanc ortamnda otomatik ola
rak ortaya kar. Basmlama bu tr igdsel davranlardan biridir.
BUind gdlerin varln savunan psikologlar iki grupta toplanabilir:
BilJnd gdlere nemli yer verenler ve lml olanlar. Birinci gruptakiler,
cinsiyet ve saldrganlkla ilgili btn arzulanmzn toplumun basks altnda
bilindna itildiini ve buradan davranmz etkilediini savunurlar. Daha

(*)

idem Katba (1990), yukarda fade ettiim beklentilerin Batl psikologlarn

kafasndaki insan modelinin etkisi altnda olduunu, bu beklentilere ters den


gelimelerin Trkiye iin olas olduunu, stanbul'da bir gecekondu semtinde yap
t aratrma bulgularna dayanarak savunmaktadr.

GDLENME

259

lmb olan psikologlar ise. gdlerimizin byk bir ksmnn farknda olduu
muzu. ancak bir ksm gdlerin de bilindmda bulunduunu kabul ederler.
Maslow insan gdlerini mertebeli bir yap iinde grr. Bu mertebeli ya
pda biyolojik gereksinmeler en temelde, bireysel psikolojik gdler en tepede
yer alr. Kendini gerekletirme mertebeli yapmm doruunu oluturur.
Bedenimizdeki homeostatik dzen alk, susuzluk, hava ve syla ilgili
davranlarmzn temelinde yatar ve srekli bir denge salamay amalar.
A olduumuzu beylnimize bildiren deiik i ipulan vardr: Kandaki e
ker miktan, bedendeki jrag miktar ve midenin kasma hareketleri gibi.
Beyinin hipotalamus ksmmm hem yemeye balatma ve hem de durdur
ma grevleri olduu kabul edilir. D uyanclar yeme davrann etkileyebilir
ama. homeostatik faktrler belirleyici en nemli faktr roln oynar.
me davran hipotalamustaki baz duyarl hcrelerin su kaybyla ve
kan hacminin azalmasyla ortaya kar. Az kuruluu susuzluk gdsnn
temelinde yatmaz. nsanlarda birincil ve ikincil iiler a3nnmn yapmak olania vardr. Bedenin gereksinmesiyle ilgili iilere birincil, renme yoluyla
alkanlk haline gelmi iilere ikincil ii ad verilir.
Cinsel gd alk ve susuzluktan u ynlerden farkldr: Bireyin yaam
nn srdrlmesi iin gerekli deildir, cinsel gerilim birey tarandan istenir,
birbirinden farkl uyarclar in iine girer, yoksunluk sresinden daha az
etkilenir, enejiyi yerine koyma yerine enerjiyi harcar.
Cinsiyet davrannn normal ya da normald oluu toplumun deerleri
ne gre deiir. Bu konuda aratrma yapmak zor olmutur, ne var ki Kinsey'in ve Master ve Johnson*n yaynlan nclk yaparak deneysel aratr
may getirmitir. Hayvanlarla nsanlar arasndaki cinsel gd ynnden
nemli iarkllklar vardr: Hayvanlar biyolojik fonksiyonlara sk skya bal
olduklan halde. nsanlar renmenin daha ok etkisi altndadrlar.
OpUmal-uyanlma-dzeyl kuram, temelinde ak seik bir biyolojik ge
reksinme bulunmayan duyusal uyanima gdsn en yi aklayabilen ku
ramdr. Uzun sre duyusal uyarmdan mahrum kalan nsanlar, sklr, akselk dnme yeteneklerini yitirir ve halsinasyonlar grmeye balar.
dller i ve dkaynakl olarak a)rrlabilir. tkaynakl dllenmeye ek
olarak dkaynakl dl verilirse. lk dl deerini kaybeder, insana ait gd
ler karmak srelerdir ve toplumsal ve kltrel bir ortam iinde gelierek
grentne yaantsnn etkisi altnda kalmlardr. Bu karmak insan gerek
sinmelerinden baarma, insanlarla iliki kurarak yaknlama, bilisel tutar
szlk ve denetlemeyi inceledik. Gdlerin iinde olutuklar kltrle ilikile
rini ve kltr iinde zamanla deitiklerini belirttik.

Sekizinci Blm

HEYECAN

Bu blm okuduktan sonra u sorularn cevaplarn verebllmelisiniz:


1.
2.
3.
4.
5.
6.
7.

Heyecanlarn gnlk yaammzdaki nemi nedit? Ka trl heyecan vardr?


Heyecanlannca bedenimizde ne gibi degidlkler ohxr?
Heyecanlan aklayan deiik kuramlann donduk derecelerini saptamak ola
na var nudr?
Heyecan ifadeleri renilmi midir yoksa doutan m gelir?
Kayg nedir ve ne zaman ortaya kar? Kayg yararl olabilir mi?
Engellenme nedir ve ne zaman ortaya kar? Ka tr engellenme tanyorsunuz?
atma nedir ve ka tr atma uonir? atmay yanstan daunon nasl ta
nrsnz?

Fatih doup byd kasabadan lk defa ayrlyordu. Otobse bi


nip, yerine oturunca, kendisini uurlamaya gelen annesine, babasma ve
kz kardeine bakt. inde sim veremedii deiik duygular yer ahyordu.
Babas binbir emekle para kazanyor, annesi nice zorluklarla evi dare
ediyor ve her gn, bir mucize yaratrcasma sofraya scak yemek kart
yordu.
niversite snavlarm kazanm ve stedii faklteye girmeyi baar
mt. Kendisiyle yalnz ailesi deil, btn kasaba gurur duyuyordu. Kasabamn ki zengini onun okul masraflarnn bir ksmn karlamay ka
bul etmilerdi. Babas, bir yandan kendi olunu okutacak gerekil ekono
mik kaynaa sahip olamamann ezikliini, te yandan da zeki ve alkan
bir olu olmasnn gururunu du}ruyordu. Fatih, kendisiyle gurur duyan
ailesini, kendisine gvenen kasabann ileri gelenlerini hayal knklna
Uratmayacan biliyordu. Var gcyle almaya ve baanl bir niver
site rencisi olmaya kararlyd. Ne var k ailesini, arkadalanni, zellikle
. kz kardei Haticeyi zleyeceini biliyordu.
Haticeye kzp bard anlan hatrlad ve Il burkuldu. Otobsten
nip, kardeinin boynuna sarlp, alamak ve af dilemek inden geldi. As
lnda annesinin ve babasnn da bo}muna sanlp alamak stei vard
inde, fakat bunu yapmamas gerektiini biliyordu. Kendisini geirenlere
duygulanm ine gmm bir insann doluluuyla bakarken, ki damla
yan gzlerinden szldgn farketti.
lfadl Fatihi otobste kendi duygularyla babaa brakalm ve hibir
heyecanm olmad baka bir dn3raya dnelim. Bu dnyadaki insanlar.

262

NSAN VE DAVRANII

duygu ve heyecanlan yaama ve ifa


de etme yeteneinden yoksun ol
sunlar. evrelerinde olup bitenler
onlcira ne zevk, ne de ac duygusu
versin. Tantmaya altmz bu
dnyada ne sevin, ne de znt ol
sun. Hzn olmad gibi, pimanlk
duygusu da bulunmasn. nsanlar
sevgi veya nefretten anlamasnlar.
Ne korku, ne kayg, ne de umut ve
evk olsun.
Byle duygu ve heyecanlardan
annm bir dnyann sonularn
dnelim. Bu toplum ksa bir za
Resim 8.1 DOOnceli mi, hznl m. yoksa
man iinde zlr ve ker. Toplu
sadece yorgun mu? Yz ifadelerinden duygu
mun bireylerini birbirine balayan,
lan ak seik anlamak kolay deildir.
gdler ve gdlerle beraber gelen
heyecanlardr. nsanlar davrana
gtren gdler, heyecanlarla bera
ber ortaya karlar. Her gdlenmi davran heyecan tonuyla beraber gelir.
Alk, susuzluk, cinsel gdler belirli duygularla ortaya karlar.
Bu duygular ve heyacanlan ortadan kaldnnca. arkadalk*, dmanlk* ya da dllendirme* kavramlann da ortadan kaldrm oluruz. Heyecan
lardan yaltlm bu dnyada ne evlilik, ne sevgi, ne korku, ne sanat olur,
evk ve coku, korku ve dehetten a3art edilemez. Yaam yaamaya deer k
lan. insan belirli bir amac gerekletirmeye zendiren hibir ey bulunma
yacaktr. Bu toplumda yaamak iin bir neden olmaz, insanlar birbirine de
er vermez. yi ktden, sevilen nefret edilenden ayrt edilmez. Bir insanm
lm, rm bir elmann atlmasndan farksz olur. Duygulardan annm byle bir insan topluluu yaayamaz.
Hangi tr olursa olsun davranta bulunurken srekli deiik duygular
iinde bulunuruz. Heyecan ve duygularmz ryalanmzda dahi bizimle bera
berdir. Bizimle srekli beraber olan ve yaammza srekli renk veren heye
canlan bu blmde inceleyeceiz.

1. HEYECANLARIN NCELENMES
Hcyecanlann incelenmesi dzeyde yaplabildiinden heyecan konu
sunda herkesin ayn fikirde olabilecei bir sonuca ulamak hemen hemen
olanakszdr. lk dzey znel yaant (dene3dm/subjective experience) dzeyi
dir. Bir insan belirli bir duygu veya heyecan dorudan yaar ve bu yaant
zneldir, baka bir kimse tarafndan dorudan bilinmesi olanakszdr. Fatih

HEYECAN

263

otobste danda kendisini uurlamaya gelenlere bakarken, belirli duygu ve


heyecanlan yayordu; Fatih'in yaad duygulan, onun hissettii gibi do
rudan dierlerinin hissetmesi olanakszdr.
kinci dzey duygusal davran (aiTective/emotional behavlor) dzeyidir,
Fatih'in yz ifadesi, gznden szlen iki damla ya, onun inden geen heyecansal 3raant hakknda bize pucu verir, Fatih'in o anda ne gibi duygular
iinde olduunu bize syler. Gnlk yaamda bir kimsenin duygulanndan
bahsederken, genellikle byle ipucu" davranlara dayanarak vardmz so
nulardan, yaptmz yorumlardan sz ederiz.
Bir kimse size Fatih zgnd" derse, aslnda bu kimsenin size syledii
u oluyor: "Fatih'in yle bir yz fadesi vard ki, bu yz fadesi ancak zlen
nsanlarda grlebilirdi. Bu nedenle Fatih'in znt iinde olduu sonucuna
ulatm." Fatih yi bir aktr olsa, hi znt duygusunu yaamad halde,
yzyle, bedeniyle yle davranlarda bulunabilir ki. siz onun zntl oldu
unu syllyeblllrslnlz. Burada akla kavuturmak istediimiz yn. bir ba
ka kimsenin duygu ve heyecanlarn o kimsenin ancak davranlar aracly
la anlayabildiimiz halde, kendi duygu ve heyecanlanmz dorudan anladmzdr.
Onc dzey, duygusal yaan sresince bedende oluan JzyoioJik
olaylardr (Intemal physiologlcal events). inde bulunduumuz heyecansl
yaanti}ra gre kann kimyasal zelliklerinde, kalp at hznda, nefes al ve
ri oranmda, deiik salg bezlerinin rettii salglann miktarnda nemli de
iiklikler olur.
Bu dzey normal koullar altnda blrblrlerlyle paralel bir geliim gs
terir: Korktuumuz zaman korku duygusunu yaarz, yz ifademiz ve dier
davranlarmz duyduumuz korkuyu fade eder, kanmzdaki adrenalin
miktan artt iin kalp atmz, nefes al veriimiz deiir. Fakat bu dzenli
paralellik her zaman gzlenemez: Duygularn ifade edemeyen donuk yzl"
insanlar vardr; baz insanlar aglayacaklan yerde glmeye balar. Skld
mz baz durumlarda, "ayp olmasn" diye ilgiyle dinliyormuuz gibi bir yz
ifadesi takndmz olmutur. Dzeyler arasmdaki bu farkllklar he}recanlann incelenmesini zorlatrr.
Heyecanlarn Snflandrlmas ve Tannmas
Psikologlar heycanlan ve duygulan uzun sre snflandrmaya abala
mlar, fakat herkesin zerinde anlaabilecei bir snflama bulamamlardr.
Heyecanlann smilandnimasndan vazgeen psikologlar, "temel heyecanlar"
sorusuyla ilgilenmeye balamlardr. Bunlardan Plutchik (1980) sekiz temel
heyecan nermitin Korku, kzgnlk, nee, hzn, yaknlk, nefret, umut ve
hayret. O temel renk olduu ve dier renkler temel renklerin kanmyla
meydana geldii gibi. Plutchlk'e gre, dier btn heyecan ve duygular da se
kiz temel heyecanm karmndan oluur.
Thhmin edebileceiniz gibi, heyecanlan bu tr kategorilere indirgeme a
balan psikologlann ounluu tarafndan kolayca kabul edilmez. Heyecanla-

264

NSAN VE DAVRANII

nn ho olma ve ho olmama bo}rutu zerinde dizilebllecegi psikologlarn ou


taraimdan kabul edilir. Kimi aratrmaclar ho heyecanlara olumlu", ho
olmayan heyecanlara olumsuz" adm verirler. Psikologlar, heyecanlarn kuuvetli ve za yf bo}rutu zerinde de dizilebilecegini kabul ederler; ancak, psiko
loglarn zerinde anlatklar bir heyecanlan snflandrma ve dzenleme yn
temi henz gelitirilememitir.
Mantk ve Heyecan
Gnlk yaamda mantnzn ve heyecanlannzm sizi farkl davranlar
da bulunmaya ttiini gzlemisinizdir. Annemin sylediini yapmamn akl
lca olacan biliyorum, ama canm onun dediini yapmak istemiyor. Kafam
blrey sylyor, kalbim se baka birey." ok sayda arknn gllesi gnln (duygunun, kalbin) bamszln ve akl ile olan elikisini dile getirir.
rnein babam, aadaki szleri eren arky, sanki bu szler evrensel bir
gerei fade ediyormu gibi byk bir itenlik ve anlayla sylerdi:
Dell gnl gezer gezer gelirsin
Her iekten an gibi alrsn
Nerde gzel grsen orda kalrsn
Ben senin derdini ekemem gnl.
Gerekten duygular ve heyecanlar dnce ve bilisel srelerin deneti
minden bu denli bamsz mdr? Ha}nr. dnce duyguyu ve duygunun t
r de dnceyi srekli olarak etkileme durumundadr. Sevdiiniz bir kimse
nin davrann alglaynz ve o davrana verdiiniz anlam, sevmediiniz
baka bir kimsenin ayn davranna verdiiniz anlamdan farkldr. Sizi saf
bulup aldatan bir kimseyi, daha nce onu ne kadar sevmi olursanz olun,
bu davranndan sonra daha az sevmeye balarsnz. Grld gibi gnl,
duygu ve heyecanlar, akl, mantk ve dnceden tamamen bamsz sre
ler deildir.
Heyecann Deiik Tanmlan
Son derece karmak ve ok ynl bir sre olduundan, heyecann tanmm yapmak zordur. Ancak bu konuda deiik giriimler olmutur, rnein,
Young (1973) heyecan, iinde bulunulan ortamn aigilanlmasyla ortaya
kan. i organlar harekete geiren, bedende, davranta ve bilinte kendini
belirten duygusal sre" biiminde tanmlamtr. Plutehik (1980) heyecamn
tanmyla urama yerine, h^ecann bir dizi srelerden olduunu sylemi
ve bunlan Tablo 8.1'deki gibi sralamtr.
Tablo 8 .rd e grebileceiniz gibi, heyecan tehdit edici olay ya da-durum"
gibi bir d uyancyla balar. D uyanc, tehlike var" gibi bir alglamaya, bir
dnceye gtrr. Bu alglama korku" gibi bir heyecanla anm halinde
dir. Heyecan kama" gibi bir davrana yol aabilir ve bu davran hayvamn
yaammda tehlikeden korunma" gibi nemli bir rol oynar.

HEYECAN

265

Tablo 8.1 Heyecanlarn geliiminde iin iine giren sreler zinciri*


UYARICI

ALGILAMA

DUYGU

DAVRANI

ETK

Tehdit

-Tehlike"

Korku

Kama

Koruma

Engel

"Dman"

Kzgmik

Saldrma

Ortadan
kaldrma

Cinsiyet

Sahip ol"

Haz

Eleme

reme

Aileden biri

"Yakm kimse"

Gven

Paylama

Yaknlama

ren ey

"Zehir"

renme

Kusma

tme

len yakn

Yalnzlk"

Keder

Alama

Desteklenme

Yeni yer

"Merak"

Bekleyi

nceleme

Kefetme

Birdenbire
ortaya kan
yeni nesne

"Hangi
nesne?"

Hayret

Durup,
dikkat
kesilme

Ynelme

Plutchlk (1980)*den

2. HEYECANLARIN FZYOLOJS
Dncelerimizin heyecan durumunu etkilediini yukanda sylemitik.
Bu. heyecanlarm oluumunda beynin ve tmyle merkezi sinir sisteminin
nemli rol oynadn belirtir. Ancak, heyecanlarla ilgili temel fizyolojik dei
melerin temelinde otonom sinir sistemi yatar. 2. Bm'de grdmz gibi,
otonom sinir sistemi sempatik (sjnmpathetic) ve parasempatik (parasympat
hetic) olmak zere iki temel daldan oluur. Sempatik sistem, organizma acil
hallerle baakmaya alrken onu durumla mcadele etmeye hazrlar.
Sempatik sistemin etkisi alUnda organizmada olan deiikliklerin bir ksm
unlardn
1)

Kan basnc ve kalp at artar

2)

Nefes al ve veri says artar

3)

Gzbebei bO}rOr

4)

Terleme artar, ama tkrk salglamas azalr

5)

Kandaki eker miktar artar ve bylece daha fazla eneji verir

6)

Kanda phtlatrma faktr artar, bylece yaralanma olursa kan


daha abuk phtlar

7) ' Kan. sindirim organlanndan beyine ve izgili kaslara yneltilir

8)

Deri zerindeki kllar diken diken olur

Kavga ederken saldrma, veya korkuyla ka annda sempatik sistem yu


kardaki deiiklikler yoluyla organizmay bulunduu duruma hazrlar ve
enejl dolu zengin kan btn hcrelere gnderir.

266

NSAN VE DAVRANII

Bu tehlikeli durum ortadan kalktktan sonra parasempatik sistem yat*


tnc etkisini kuUanmaya balar ve 2^ 1oJlk dzenimizi normale dntrr.
Sakin durumlarda sakin duygu ve heyecanlarn, tehlikeli durumlarda
korku ve saldrganlk duygularnn grev yapt bir dzen iinde alyoruz,
insanolunun evresiyle yapt binlerce yUk kavgasndan baarl" kma*
sna bu ki sistem (sempatik ve parasempatik sistem) byk katklarda bu
lunmutur. Heyecanlannz, duruma uyum yapmamzda ve bylece insan so
yunun devamn sOrdOrmesinde nemli rol oynamlardr.
imdi heyecanlann nasl olutuunu ve ilediini aklamaya alan te
mel baz kuramlan gzden geirelim.

3. HEYECAN KURAMLARI
Heyecan nsan fizyolojisini, yaantsn ve davrann youn biimde e
ren ok ynl ve karmak bir sre olduundan, heyecanlann ne olduunu
ve nasl olutuunu aklsunaya aan birden fazla kuram vardr, nce, al
k olmadmz bir bak ve yaklam tarzn belirten James-Lange kuramyla
balayalm.
James-Lange Kuram
William James ve Cari Lange ayn ayn yerlerde ayn yl iinde (1884) aym
kuram ortaya atm olduundan bu kurama James-Lange kuram ad verilir.
Kuramm ana llkri udun Bedenimiz, evrenin belirli zelliklerine tepkide bulurar ve bedenimizin bu tepkisinin farkm a uardtunz zaman heyecan duyanz.
rnein, bir kpek hrlayarak karnza ksa, kpei grdkten sonra, bede
ninizde yukanda szn ettiimiz bedensel deiiklikler yer almaya balar,
nefes alnz, kalp atnz hzlanr, terlemeye balarsnz. Kurama gre, be
deninizdeki deiikliklerin farkna vannca korku heyecann alglarsnz.
Byle dnmek bize ilk bakta tuhaf gelir; normal olarak, korktuu
muz iin nefes almzm deitiini ve terlediimizi dnrz. Halbuki bu
kuram, terlediimiz ve nefes almz deitii iin korktuumuzu: alad
mz iin hzn duyduumuzu syler; halbuki biz kederli olduumuz iin a
ladmz syleriz. James-Lange kuram nce fizyolojik deiikliklerin, daha
sonra heyecan yaantsmn olutuunu syler.
Bu kurama destek olarak gsterilebilecek en iyi kant, hemen hemen he
pimizin bandan geen baz tehlikeli durumlardan verilebilir. Bir araba ka
zas. ya da baka tehlikeli bir durum yaadmz srada korku du3rmayz, fa
kat tehlike atlatldktan sonra souk terler dkmeye balar ve gerekten titre
yen elimize, sararan yzmze bakarak korktuumuzu anlarz.
Laboratuvarda yaplan d en eler James-Lange kuramn desteklemez. He
yecanlan James-Lange kuramnm dedii gibi bedensel fizyolojik tepkiler be
lirliyorsa. her ayn heyecan iin farkl bir dizi fizyolojik sre bulmamz gere
kir. rnein, nee heyecannn temelinde yatan fizyolojik oluumlar. ha3rret.

HEYECAN

james-Linge Kuram

CamorvBard Kuram

Beyin \
j (heyeuntn \
Wosedilmesi)/

""^\Hlpolalamuy^

O^ uyarclar

267

degi|iltiikler}

/ Fizyotor* \
i^ i^ ilc rk le r

ekil 8.1 James-Lange kuramna gre d uyarclarn alglanmas n


ce bedende fizyolojik srelere yol aar, bu fizyolojik srelerin daha
sonra farkna varmamz heyecan duygumuzun temelini oluturur. Cannon-Bard kuramna gre ise. d uyarclar hipotalamusu uyarr ve hipotalamus bir yandan fizyolojik deiikliklere yol aarken dier yandan
beyin korteksini oluumdan haberdar eder. Beyin korteksinin haberdar
edilmesi heyecan duygusunun temelinde yatar.

hzn, kzgnlk gibi dier heyecanlann temelinde yatan fizyolojik sreler


den farkl olmaldr. Ne var k. aratrmalar bu sonucu vermemektedir.
Heyecanlann byk bir ksm, ayn temel fizyolojik sreleri paylar ve
srf fizyolojik srelere bakarak bir kiinin hangi heyecan yaants iinde bu
lunduunu sylemek olanakszdr (Mandler. 1962). Bu zorlua ek olarak, u
gzlem de James-Lange kuramnn beklentilerine ters der: Bir nsan ayn
heyecan yaantsm. farkl zamanlarda, birbirinden farkl fizyolojik oluumlar
inde yaayabilir. Bir keresinde korktuunuzda terleyebilirsiniz, ikinci bir
korktuunuzda ise hi terlemez, ancak ayakta duramayacak kadar panie
kaplrsnz.
James-Lange kurammn aklayamad bir dier gzlem de. ayn heye
can duygusu iin bireyler arasnda birbirinden farkl fizyolojik srelerin yer
almasdr, rnein, siz korktuunuz zaman terlersiniz, fakat arkadanz
korktuu zaman hi terlemez, buna karlk titrer.
zet olarak unu syleyebiliriz: James-Lange kuram deneysel verilerce
desteklenmemitir. F ilo lo jik sreler heyecanlann nedeni deildir.
Cannon-Bard Kuram
Cannon-Bard kuram James-Lange kuramnn eksikliklerini giderici bir
giriimdir. Yine iki farkl p>sikolog tarafmdan ayn a}rr yaynlarda ileri srl
d iin her ikisinin ismiyle bilinir. Kuramn merkezinde hipotalamusun
fonkslyonlan bulunur. evrede bulunan heyecan verici olay (uyanc) hipota
lamusu etkileyince hipotalamus iki grevi ayn anda yapar: (1) Fizyolojik de
iiklikleri ortaya kararak sinir sistemini uyanr ve (2 ) beyin kabuuna si
nirsel akmlar gndererek heyecan yaantsnn farkna varmamz salar.

268

in s a n v e

DAVRANII

Dikkat edeceiniz gibi Cannon-Bard kuram bedende meydana gelen ve


James-Lange kuramnn nem verdii fizyolojik deiikliklerin. be3mi etkile
mesinden hi sz etmez. Bylece James-Lange kurmnm zayf noktasm
oluturan soruna hi karmam olur. ekil 8.1*de her iki kuram izerek
karlatrdk.
Bilisel Kuram
Stanley Schchter bedenimizde oluan filo lo jik deiikliklerle, iinde
bulunduumuz durumu alglama ve anlaymz arasnda srekli bir etkile
im olduunu savunur. Ona gre, bilisel sreler heyecanlara anlam verip
isimlendirmemizde nemli rol oynar.
Schachter'in gr, yapt bir deneyin (Schchter ve Singer. 1963) bulgulanna dayanr. Denejrl ksaca anlatalm: Deney grubu ve kontrol grubu ol
mak zere iki grup denek adnm, yeni bir ilacn grmeyi nasl etkilediini
ncelemek iin deneyin }^pldgr sylenmitir. Her ki gruptaki deneklere
ila enjekte edilmi ve bekleme odasnda bir soru listesini doldurmalan is
tenmitir.
Deney grubuna adrenalin (epinefrin) enjekte edilmi ve grup kendi iinde
geliigzel alt-gruba ayrlmtr. lk alt-gruba bu maddenin ne gibi etkileri
olaca sylenm ^itir. kinci alt-gruba. doru bilgi verilmi ve enjekte edilen
bu maddenin kalp atn arttraca ve onlan gergin bir duruma sokaca
sylenmitir. nc alt-gruba yanl bilgi verilmi ve ilacn kanma, uyu
ukluk ve baagns yapaca sylenmitir. Kontol grubuna adrenalin yerine
hibir fizyolojik etkisi olmayan bir sv verilmitir.
Birbirinden farkl iki evre yaratlm ve her alt-grubun ve kontrol grubu
nun yans bir evresel koula, dier )rans da br evresel koula konmu
tur. "Kzgnlk** koulunda denek kendisine verilen soru listesini odada doldu
rurken. ayn odada bulunan ve daha nce eitilmi ve aratrmacyla ibirlii
yapan biri (aratrma asistan), sanki kendisi de aatnnaya katlan denek
lerden biriymi gibi sorulan cevaplarken, sinirli hareketlerde bulunmu, sorularm okluundan ikayet etmi ve nihayet b3rk bir hmla soru listesini
yrtp paralayarak yere atmtr. *Mutlu" ortamda ise "aratrma asistan" s
rekli akalar yapm, glm, kttan uak yaparak uurmutur.
Uacm etkisi hakknda hi bilgi verilmeyen ve yanl bilgi verilen altgruplar. bedenlerinde oluan fizyolojik deiiklikleri evrelerinde olan hadise
lere atfetmilerdir. Bir baka deyile kzgn* ortamda kzgnlk, mutlu" or
tamda se mutluluk duymulardr. Doru bilgi verilen alt-grup yeleri beden
lerinde oluan deiikllgin*^nedeninl bildikleri iin, herhangi bir heyecansal
yoruma gitmemilerdir. Kontrol grubunda bulunan ve sahte sv verilen de
nekler ise. bedenlerinde herhangi bir deiiklik olmadndan, herhangi bir
heyecan hali yaamamlardr.
Bu bulgulara dayanarak Schchter bilisel heyecan kuramn ileri sfmtr. Kurama gre, bedenimizde olup biten fizyolojik deiikliklere, evre
mizde bulunan uyancar erevesinde anlaml olan bir heyecan ismi veririz.
evreyi alglaymz ve anlamlandrmz. iimizde meydana gelen fizyolojik

HEYECAN

269

oluumlara yol aan heyecann adm vennemlise yol aar. Bu kurama gre,
Fatih otobOstorken herkes glse ve bir bayram ve kutlama havasna girerek.
Fatih'in kasabadan aynlmasm sevindirici bir olay olarak grseydi, Fatih
kendi bedeninde meydana gelen ihg^lojlk depikiiklere bir isim verir ve
Mutluyum, onun iin g25mden ya g^yor* derdi.
Sosyoblyolojik Brtram
Sosyobj^k^l gr, nsann sosyal davrannn doal bir seim sre
cinden geerek bugnk biimini kazandn varsayar. He^canlarla lgili
olarak da ayn dn tarzn uygular. Bu yaklam, heyecanlarn nasl
olutuunu ve fizyolojik temelinin ne olduunu aklamaz ama. heyecanlarn
niin devam ettipid ve insan yaamnda heyecanlarn ne gibi ilevler r d
n aklar (Chance, 1980). Kuram destekleyen kiilere gre heyecanlar,
insann dier davramlan gibi, onun evresine uyum yapnasm salar.
nsanlk tarihi iinde belirli heyecanlar ortadan kalkm, dier yandan
trn devamn sa^ayan belirli heyecanlar varlklann korumulardr. Kendi
si in tehlikeli bir hayvanla karlat zaman korkmayan ve korkmad
iin de kamayan bir hayvan tr, kolayca avlanaca in zamanla ortadan
kalkar. Bu anlamda korku, evreye uyum yapma ve trn devam ynnden
nemli bir grev yerine getirir.
Sosyobiyologlar, her nsan heyecannn uyumsa! bir grevi olduunu var
sayarlar. Onlara gre In^nlk, bakaiannm saldganima kar bizl korur;
haz, nee ve mutluluk nsanlar birbirine yaklatrr ve eleme davrann
kolaylatrarak trn devamn salar; hzn ve keder alama davranna
yol aarak bakaiannm bize yardm eli uzatmasna yol aar.
Heyecanlar 3?almz insanlara zg bir olgu delidir. Sosyoblyologlara gre,
insanlarda olan tm heyecanlar, hayvanlarda da vardn ne var kl. hayvanlar
daki heyecanlar insanlardaki kadar gelimi olmadndan, onlan gzlemek
zordur. Korku ve kzgnlk gibi heyecanlan kolayca gzleyebildiimiz halde,
ksk^ik ve ksme gibi heyecanlan hayvanlarda aka gzlemek kolay de
lildir; Ama maymunlar zerinde yaplan baz gzlemler, ontann bu cins heecanan daha az bellrlgln olarak ifade ettiini gstermitir. Bu bulgular, n
in heyecanlarmn bir evrimsel gelimeden geerek bugnk biimlerini aldhlpotezint destekler (Weinrich. 1980).

4. DOUTAN GETRDMZ VE
SONRADAN RENDMZ FADELER
yecan fadeleri nsandan insana, bir toplumdan br topluma deiir
sa bireyler ve toplumlar arasnda kolayca anlalabilir mi? Bireyden
toplumdan topluma deiirse, heyecan ifadelerinin temelinde bireyin
yaantsnn yattn kabul etmek gerekir, te yandan, insani
ak olan bir fade dilinden* sz ediliyorsa, hevpn

270

NSAN VE DAVRANII

gutan geldii sylenebilir. Yaplan ararmalar ve


g2 ener hem renmenin, hem de biyolojik fak
trlerin heyecan fadelerini belirlediini gsterir.
Heyecanlan belirten yz ifadelerinin alglanmasyla ilgili nemli sorulardan biri udur Yz
fadesi kendi bana bir anlam fade eder m, yoksa
yz ifadesine onun iinde yer ald sosyal ortama
gre mi bir anlam veririz?
Trk pslkologlanndan Mmtaz Turhan, yz
ifadesinin inde yer ald sosyal ortama arhk
vermi ve sosyal ortam iinde yz fadesinin anlam
Resim 8.2 Bu yz hangi he
yecan Hade ediyor? Cevab
kazandn ileri srmtr (Turhan. 1941. 1961,
nz Resim 8.3e bakarak kar1966). Hem ilim, hem de fotoraf kullanarak yapt
latmn.
aratrmalar, deneklerin sosyal ortamn ne oldu
unu anlamaya arlk verdiklerini, sosyal ortam
anladktan sonra o ortam inde oluan yz ifadelerine anlam verebildiklerini
gstermitir. rnein, bir erkek ve iki kadnm yer ald bir fotorafta, kiile
rin yz ifadelerinin hangi duygu veya heyecanlan belirttii sorulduunda, de
nekler tebessm''. nezaket', 'lgisizlik gibi cevaplar vermilerdir.
Daha sonra fotorafla grlen sosyal ortam hakknda bilgi verilmi ve er
kein ilk kanstn. ikinci kansna tantrd sylenmitir. Bu defa denekler
kskanlk", sknt, soukluk" gibi farkl yz ifadeleri grmlerdir. Tur
han bu bulgulara dayanarak, yz fadesinin kendi bana bir anlam fade et
mediini, deneklerin sosyal ortama uygun den ifadeleri yze yansttm
ileri srmtr.
Ccelolu (1967) Trk. Japon ve Amerikan niversite rencilerinin so
yut yzleri nasl aigiladm aratrm ve her toplumda da ortak temel bo
yutlar olduunu gzlemitir, iki kutuplu olan her uta birbirinin kart olan
heyecanlar bulunur. Nee-hzn, kzgmIk-sakOilik ki temel boyutu olutu
rur, D i kaynakl - i kaynakl adn verdiimiz bir nc boyut, heyecanm
kaynann blre3rln dnda ya da inde olduunu belirtir, rnein hayret ve
korku d kaynakl, dnme ve hatrlama se i kaynakldr. ekil'8 .2 soyut
yz ifadelerinin kltrde bu boyutlar nasl ifade ettiini gstermektedir.
Temel heyecanlan belirten yz fadelerini gsteren resimlerle yaplan
aratrmalar, Avustralya lkelleri de dahil olmak zere hemen her toplumda,
doru olarak tannm ve yorumlanmtr (Ekman, 1971). Kr ocuklar ze
rinde yaplan gzlemler, onlann gl, ala3n ve fke fadeleriyle, gren ocuklann bu duygulan ifade edi tarzlan arasnda bir farkllk olmadm gs
termitir.
Kzgnlk, hzn, korku, hajrret. irenme ve mutluluk gibi temel heyecan
lan belirten yz ifadelerinin, kltrden kltre deimedii kanaati psikolog
lar arasnda olduka yaygndr. Fakat her kltr, kendi tarihi inde kendine
zg baz ifade tarzlann daha gelitirmitir. Kltre zg bu ifade tarzlarn
baka kltrden gelen biri kolay kolay anlayamaz.
rnein Japonlar. kendilerine yakm bir kimsenin lmesinden kaynakla
nan hznlerini glmseyerek ifade ederler. Japonlann bu geleneini bil-

HEYECAN

Ani9fi)(^

Tfk

Japcn

)29

2^0

(0 )

^38

^^^^38

222

} 221

271

Afnerkn

Tik

Japon

(0 )
218

(^ )

1-82

200

" J-13
1-30

33

(^ .1 3 0

126

'

1-17

1'2G

8.2B

8.2A

8.2C
m

Japon

Anrkan

(g )e

ekil 8.2A. Nee boyutunda en yksek de


eri alan drt yz ifadesi. Puanlar, yz ifa
desinin Faktr Analizi sonucu elde ettii
deerleri gstermektedir. Amerikan, Japon
ve Trk gruplarnda yz ifadelerinin yapla
rnn ve aldklar puanlarn r>e kadar benzer
olduu dikkati ekmektedir.

123

M2

^^^231

ekil 8.2B. Siniiilik/Kzgmlk boyutunda en


yksek deeri alan ctrt yz ifadesi. Eski
deer alan yz ifadeleri sinirli oimanm tam
zttn ifade etmektedir.
ekil 8.2C. I-kaynakl/O-kaynakl boyu
tunda Amerikan. Japon ve Trk gruplarnn
yz ifadelerini deerlendirmeleri. Az ve
gzlerin bu boyutta en nemli rol oynadklanna dikkat edin.

1-59

(r i ' )-H1

( '^ '

272

NSAN VE DAVRANII

mezsek onlann gerek duygulann anlamamz zor olur. Trk renci hocaya
saygsn yere bakarak, Amerikal renci hocanm gznn ine bakarak ifa
de eder. Bu nedenle, benim de yakndan gzlediim gibi. Amerika'da ders ve
ren ou Trk lk balarda uyum zorluu ekmilerdir.

5. HEYECANIN SZSZ FADES


Gittike endstrileen toplumumuzda yazl dil eski geleneksel toplumda
olduundan daha nem kazanmaya balam, okuyup-yazabilme modem
toplumda birey in en gerekli becerilerden biri olmutur. ofrlk gibi ol
duka yaygm bir beceriyi kullanabilmek iin src ehltyetlne ve src eh
liyeti alabilmek iin de en azndan lkokul diplomasna gerek vardr. Gelenek
sel toplumda szl dil nemliydi, modem toplumda yazlr dil n plana ge
mitir.
Bir Dil Olarak Szsz fade
Gnlk yaammzdaki ilikilerde en nemli grevi yazl ve szl dil de
il, duygu ve heyecanlanmz ifade eden szsz iletiim jrklenir. Yz ifadele
rimiz. bedenimizin duruu, konuma tarzmz, el-kol hareketlerimiz, sesimi
zin tonu bir kimseye kar nasl duygular inde olduumuzu fade eder. Kadn-erkek likilerinin kstl olduu geleneksel toplumlarda, d^gulan "g
zn dili" ifade eder. Aadaki gibi birok ark bunu dile getirir ve "bakn*
nemini anlatr.
Bir bak bir baka neler neler anlatr
B ir bak bir bak saatlerce alatr
Psikologlar, normal koullar altnda gnlk nsan ilikilerinde, mesajm
yzde seksenbeinin szsz iletiim araclyla anlatldgm s^lemektedir.
Geriye kalan yzde onbelik ksm szle ifade edilir. Bu kadar nemli olan
szsz iletiimin deiik trlerini ksaca gzden geirelim.
Oz likisi
Gz ilikisinin sresi sosyal etkileimde nemli bir mesaj tar. Bu mesaj
kltrden kltre ve her kltr inde bir sosyal ortamdan dier bir sosyal
ortama gre deiir. rnein Amerikan kltr iinde, bir erkek bir kadnla
gz ilikisini biraz uzun tutarsa, o kadna yaknlk duyduu ve bu yaknln
temelinde byk bir olashkla cinsel bir ekim olduu dnlr. Ayn kl
tr iinde bir erkek dier bir erkee bir sre baknca ayn cinsel anlam anlahr. Ecinseller, dier ecinsellerle bu yolla tanrlar. Trkiyede bir erkein
dier bir erkee biraz daha uzun bak "merak", "acaba bu kim?" veya "daha
nceden tanyor muyum?" biiminde yorumlanr. Ecinsellik Amerika'daki gi
bi toplumun her kurumuna yaygmlap bir gnlk olay haline gelmedii iin,
baka bir erkein bakn cinsel ynden deerlendirmek akla gelmez.
I
Daha nce de sylediimiz gibi, Amerikan toplumu iinde bir gencin ba
ka bir kimseye sayg ve ilgi gstermesi, o gencin dorudan dier kimsenin g-

HEYECAN

273

znn ine bakmasn gerektirir. Trkiye*de se gens^ sayg dtydugu kimse


nin yanmda yere bakarak sayg ve lgisini bellrr. Benim grev yaptm
Amerikan niversitesinde. Amerikana gmen olarak gelmi ok sayda Viet
namlI renci, ayn Trkler gibi, profesrn yannda sayglarm yere bakarak
fade ettiklerinde, Amerikal profesr ou kere rencinin yalan sylediini
ve utancndan kendi yzne bakamadm dnmtr. Vietnam kltrn
de sayg l ^ e s i olan yere bakma davam. Amerikan kltrnde sahtekrlk
fde eder.
Hareket, Beden Dununu ve ^ -K o l Davranlan
Hareketlerimizle, bedenimizin pozisyonuyla, el-kol davranlarmzla duy
gularmz bazen farknda olarak, bazen farknda olms^arak belirtiriz. Amerlkaya lk geldiimde, masanm zerine ayaklarm koyarak kitap okuyan kz
niversite rencilerine hayret etmitim. Bacaklarm aarak masanm zerine
serbeste koymay bir *hamm*dan hi beklemiyordum.
Aadaki olay, renci olarak .lk kez Amerika'ya geldiimde yaadm.
"John adnda baka bir Amerikal doktora rencisine aym ofiste aratrma
asistan olarak alyordum.. Sayg duyduum. Amerika apnda nl psiko
loji profesr hocam bir gn ofisimize geldi. John masanm stnde hi yerin
den kprdamadan hocaya "Merhaba" dedi, ben ise kendimi ayakta ceketimi
dmelerken buldum. John'un bu kadar kaba olabileceine inanamorordum.
Beni ayakta "hazrol" durumunda gren hoca, John'la konumak amac^la
odaya girmi olduu ve ona doru
yneldii halde, benimle lgilenmek
zorunda kald, Naslsm? Evden ha
ber alyor musun?" gibi baz nezaket
ifade eden szler syledi. Ben soru
larna byk bir ciddiyet ve saygyla
cevap verince biraz tuhaf oldu, a
rd ve konuma3Ti nas bitireceini
bilemedi."
Trkiyeden Amerikaya yeni git
mi biri olarak "hocaya sayg gster
me" davranm Trk kltrnde
yapld ekilde Amerikah profesre
gsterdim. Amerikal profesr, byle
bir davramm sayg gsterme oldu
unu pek anlayamad, nk benim
yaptm ayaa frlama, hazrol du
nuna geme, ceketini dmeleme gi
bi davranlar, ancak Amerikan or
dusu inde eitimde olan bir erin
yapaca trden davranlard.
niversite ortam iinde bir dok
Reslm 8.3 imdi durumu renmi bulunuyor
tora rencisinin byle davranmas
sunuz; kadnn yOzOnde daha nceki heyecan
dan daha farkl bir heyecan gryor musunuz?
an bir davrant ve profesr beD 18

274

n s a n v e d a v r a n i i

nim davranmdan rahatsz olmutu. Johnn davran ona daha doal ve


rahat geliyordu, te yandan, ben Trkedeki profesrme, Johnm kendi
profesrne davrand gibi davranm olsaydm, gayet iyi biliyorum ki, bilim
sel yeteneklerim kuvvetli de olsa, baka bir bahaneyle, asistanlktan athrdm.
Sosyal etkileim iinde olan kiiler, birbirlerini nasl algladklarn s
rekli olarak szsz mesajlar aracgyla belirtirler. Ne var k mesajlar, kltr
den kltre, bir sosyal ortamdan baka bir soyal ortama deiiklikler gste
rir. Bir kimsenin yama, mevkiine, cinsiyetine gre ve iinde bulunduumuz
sosyal ortama uygun olarak beden, el-kol hareketlerimiz deiir. Szsz me
sajlar, o sosyal durum iinde o kiiyle nasl bir iliki kurmak istediimizi be
lirtir (Mehrablan. 1971).
Kiisel Mekn
Eklward T. Hail (1966) her kltrn insan ilikilerini dzenl^en sessiz
bir d (silent language) olduunu syler. Bu diUn bir paras olarak, insanlar
birbirleriyle etkileirken aralarndaki uzakl, kiisel mekn srekli ayarlar
lar. Yakn hissettiimiz kimseye bize daha yakna gelme frsat tanrz, ancak
yabanc birini uzakta tutanz. Hail, drt tr kiisel mekn tanmlar:
(1) ili-dU uzaklk: Bu uzaklk birbirlerini yakn hisseden ve ill-dl
olan kimseler iin kullanlabilir. HaU, Amerikan kltr iin bu uzakln 0
ile 45 santim arasnda deiebileceini ifade eder.
(2) Kiisel uzaklk : Gnlk normal koullar altmda dier nsanlarla ili
ki iindeyken kullanlan uzaklk. Hail. Amerikan kltr iin bu uzakhm 45
ile 1 2 0 santim arasnda deiebileceini syler.
(3) Sosyal uzaklk : Bir toplum inde bulunulduunu size hatrlatan ve
bakalannm farknda olmanz gerektiren uzaklk. Bu uzaklk iinde bu kim-

Resim 8. 4 Bu kiilerin birbirlerini ne kadar


yakn hissettiklerini anlamakta zorluk eki
yor musunuz?

Resim 8.5 BOyk iin rahat olan kiisel uzaklk,


bebek iin tehct edici olabilir.

HEYECAN

2 75

selere merhaba" demek geregl duyulur. Bu uzaklk 120 le 350 santim ara
snda deiir.

(4)
Herkesin bulunabilecei uzaklk: 3.5 metre le 9-10 metre arasnda
deien bir uzaklk iindeki kimselerin farknda olunur ama. onlarla herhan
gi bir iliki kurmak gerei duyulmaz, ne onlar size, ne de siz onlara merha
ba" demek gereini duyarsmz.
Yukanda verilen uzaklklar Amerikan kltr iin verilmitir. Kltrden
kltre bu uzakhklann deitii gzlenmitir, iki rnek vererek kiisel mekm ilgilendiren uzaklklann nemini belirtelim. lk rnek ayn kltrden olan
kimseler arasnda, ikinci rnek se. farkl kltrlerden olan kimseler arasmda yer alr.
rnek 1. On kiilik kapasitesi olan bir asansre biniyorsunuz ve gerek
ten de on kii asansre giriyor. Bu skk asansrde hi tanmadmz kimse
lerle yzyzesiniz. Birbirinizin soluk ah veriini duyuyorsunuz ve normal
kouUar altnda bedeninizin bakalanna dokunmas ayp olan ksmlai. hi
tanmadnz kart cinsten kimselere dokunuyor. Bu ortam hangi kltr
iinde olursa olsun, son derece gerginlik yaratan bir durumdur. Byle bir du
rumda kendimizi bulduumuzda, gerginlii azaltmak iin geneUikle gz liki
sinden kamnz ve elimizden geldiince beden ilikisini azaltarak srekli ta
vana bakarz.
rnek 2. A kltrnden olan kimse. Halln yukanda verdii uzaklklara
gre mekn ilikilerini ayarlamaya alm biri olsun. B kltrnden olan di
er kimse ise. daha 3rakn mesafelerde ilikileri kurmaya alm biri. A ve B
belli bir ortamda birbirleriyle etkileimde bulunmaya balaymca, her kisi de
byk rahatszlk duyar. A baka kltrden olan Byi saldrgan, adabm ve
snnn pek bilmeyen bir kimse olarak alglar. B ise A'y, souk, kendini be
enmi ve umursamaz bulur. Kaynann ne olduunu bilemedikleri halde,
birbirleri hakkndaki olumsuz gl izlenimler gelitirirler.
ki Anlaml Mesajlar
Szl ve szsz mesajlar ayn iletiim etkileimi inde kullanlarak iki
anlaml mesajlar (double-edged messages) oluturulur, rnein ses tonunu
yle ayarlayabiliriz k. szl olarak fade ettiimizin tam aksini beUml olu
ruz. Benim olum tertipli biridirf" diyen anne, bu sz farkl ses tonunda
syleyerek, olunun son derece dank bir kimse olduunu fade edebilir. Bu
tr letiime byklerimiz istihza, veya hiciv adn vermilerdir.
Dikkat etmemiz gereken nokta, bir etkileimde hem szl hem de szsz
mesajlar verildiinde, szsz mesajn her zaman daha arlkl olduudur. Bir
baka deyile, szsz mesaj, szl mesajn nasl yorumlanacan belirler. Bir
kimse, Ah bugn ok mutluyuml ifadesini, olumsuz bir duyguyu belirten
ses tonu ve yz fadesiyle yapmsa, szl ifadesi, o olumsuz ynde yorumla
nr. Sosyal ortamda yer alan nsan likileriyle lgili olarak u genellemeyi ya
pabiliriz: Birbirleriyle etkileim halinde bulunen kiiler, her yerde ve her za
man, hi farknda olmadan, szsz mesajlara, szl mesajlardan, daha ar
lk verirler. Belki de bu insann biyolojik evrimiyle ilgili bir yndr.

276

NSAN VE DAVRANII

Dil, insan geliiminde sonradan ortaya km bir iletiim aracdir. nsan


lar. ayn hayvanlar gibi, uzun bir sre yaamlarmm devamm, szsz iletii
me dayanarak gerekletirmilerdir. Bu biyolojik alkanlk halen etkisini
srdrmektedir.
Mehrabiai ve Weiner (1967) yz ifadeleri, ses tonu ve szl ierik olmak
zere tr mesaj tanmlamlar ve mesaj trlerinden hangisinin kiiler arasmdaki iletiimde daha etkin olduunu bulmak istemilerdir. Szl ierik
ancak yzde on gibi kk bir rol oynam, buna karhk en ok yz ifadesi
etkin bulunmu ve onu iaes tonu izlemitir. Daha sonra baka aratrmaclar
(Ekman, Friesen. O'Sullivan ve Scherer, 1980; Hall, 1980) bu genellemenin
basit olduunu, iinde bulunulan ortama, konuulan konuya ve birbirleriyle
etkileimde bulunan bireylerin zelliklerine gre, yz fadesine, ses tonuna
ve szl ierie verilen nemin deiebileceini savunmulardr.
ki anlaml mesajlar bir aile ortamnda sk sk kullanlrsa, ocuklann ye
timesinde bir etki yaratabilir mi? Konuyla ilgilenen aratrmaclar, ocuk
luk izofrenisi gsteren hastalarn ailelerini incelemiler ve bu ailelerde, dier
ailelere gre daha fazla ki anlaml mesajlar kullanldm gzlemilerdi
(Helm, Fromme, Murphy, & Scott. 1976). ocuk sevildiini ya da reddedildi
ini anlayamaz, az bir mesaj verirken, beden ayn bir mesaj verir. ocuun
ailesiyle ilikisinde nerede olduunu anlayamad "ortada kal hali, ocuklanna srekli olarak kt davranan ana-babalann etkisinden daha da ktddr. ocuklarn dven ana-babalann ocuklannda. farkl uyum ve kiilik
bozukluklan gzlenmi, fakat yksek izofreni oranna rastlahmamtr.
Bu konuyu u gzlemi tekrar ederek noktalayalm: Szsz iletiim, duy
gu ve heyecanlarm fadesinde, szden daha etkindir ve insanlar arasndaki
etkileimde nemli bir rol oynar.

6. KAYGI
imdiye kadar heyecanlann nemini, fizyolojisini, heyecanlarm tanmlann, heyecan kuamlarm ve heyecan ifadelerini grdk. imdi, sk sk yaa
dmz ve yaammz srekli etkileyen heyecanlardan biri olan kaygi)n gz
den geireceiz. Daha sonra 9. Blm'de. kaygmm gnlk yaammzda bizi
nasl etkilediinden daha aynntl olarak sz edeceiz.
K ay^ Nedir?
Kendinizi Fatih'in yerine koyun! lk defa evden ayrlp kendi banza yaayacaksmz. ilk defa byk bir ehre gidiyorsunuz. lk defa bir niversite
ortammda olacaksmz. Bu durumda. Fatih'in duyduu heyecanlardan biri,
doal olarak, kaygdr (anxiety).
Dier heyecanlarm tanmmda olduu gibi, kaygnn da tanmm yapmak
zordur. Fakat, kaygmm ne olduu konusunda hibirimizin phesi yoktur.
Kayg* aadaki u heyecanlarn birini veya ounu erebilin zntU skn
t. korku, baanstzbk duygusu, acizlik, somcu bilememe ve yargdanma.

277

HEYECAN

Baz psikologlar korkuyla kayg ata


snda nemli fark bulunduunu s i l e r
le r (1) Kaynak: Ben andan korkanmi"
rneinde olduu glbU korkunun kaynaani :biliriz, ancak kygnin kayna belirsiz
din (2) iddet* Korku kaygdan daha id
detlidir (3) sre: Korku daha ksa sreli
dir, kayg ise uzun sre devam eder.
Korku ve kayg arasmdaki benzerlikle
re dayanarak pslkolo^ar. koiku srasmda
ortaya kan ilzyolojik oluumlann, kayg
anmda da gzlenebileceini ileri srm
lerdir. ddia deneysel gzlemlerle destek
lenmitir. Bu nedenle, psikologlar kalp at
. kan basnc, kanm klm3rasal yaps,
Galvanik Deri Tepkisi, nefes ah. nefes ve
ri oran gibi deiik filo lo jik belirtileri
kayg lmede kuUanrlar.

g. g
makyajla abartr.

iiadesini yapu-

Kaygnn Nedenleri
Heyecanlann nedenlerini* bireyin evresini alglay tarzndan ayrmak
olanakszdr. Belirli bir ortam iinde kendisini gven altnda ve huzurlu his
seden bireyde korku, ya da kayg olmaz. Dier yandan ayn evredeki baka
biri, evreyi tehlikeli bulabilir ve bu alglamayla lgili h^ecanlan yaayabilir.
Hangi sosyal ortamn nasl algUanacagm iinde yetitiimiz kltr bize re
tir. Bu nedenle, hangi ortamn hangi tr kayg( 3rarataca bir kltrden die
rine farkl olabilir. Ancak, btn toplumlar iin geerli baz genellemeler yap
mak olana vardr. Bu genellemeler, kayg duygusunun ortaya kmasma yol
aan ortamlardaki baz ortak ynleri belirtir.
(1) Destein ekilm est Fatih'in annesi, babas, kardei Hatice, evdeki
odas, alma masas, komulan, arkadatan, evdeki kpek, kedi onun yaammm bir parasyken. birdenbire kendisini yabanc bir ehirde, yabanc
bir evde, aile, akraba, arkada ve tandklannm hepsinden uzakta bulur. Ye
ni evrpsinde imdiye kadar alagelmi olduu destekler" yoktur. Allagel
mi evrenin ortadan kalkt byle durumlarda insanlar kayg duyar.
(2) Olumsuz bir sonucu beklemek: Pek hazrlanmadan snava girme, traflk cezasnm belirlenecei traAk mahkemesinde durumay bekleme gibi
olumsuz sonulann ortaya kaca durumlarda kayg duyarz.
(3) elik i: nandmz ve nem verdiimiz bir Akirle, yaptmz dav
ran arasmda bir eliki ortaya kt zaman kayg trnden bir gerginlik
diyanz. Daha nce gdlerle AglU olarak belirttiimiz gibi, bilisel eliki
nemli bir gd ve heyecan kaynadr. elikiyi giderecek bir zm yolu
ararz: zm yoluna ulancaya kadar bir derece kayg duyarz, rnein,
nkleer silahlann insanhg yok edecek gte tehlikeli bir gelime iinde oldu
una inanan birey, bu silahlann gelitirildii bir laboratuvarda akmak zo
runda kalrsa, kendisini srekli bir gerginlik ve kayg inde bulur.

278

NSAN VE DAVRANII

(4) Belirsizlik : Gelecekte ne


olacan bilememek insanlar in
en belli bah kayg nedenlerinden
biridir. lerde olumsuz trden olaylan olacan bilmek, ne olacan
hi bilmemeye yelenir. Tarih iinde
insanolunu dnmeye ve kefet
m e ten nedenlerden biri belirsiz
lii kaldumak gds olmutur. n
sanolunun belirsizlii ortadan kal
drmak in sosyal kurumlan ve
kltr, bilim ve teknolojiyi yaratt
sylenebilir.
Belirsizliin kayg yarattn
ekil 8.3 Yanda anlatlan deneyden beklenen
yle basit bir deneyle gzleyebilirsi
bulgu. Sonu belirsizletike fizyolojik belirtile
niz. tl grup denek aln ve ortam
riyle lOlen kaygda bir artma gzlenmektedir.
onlann Galvanik Deri Tepkisini l
ebilecek ekilde hazrlayn (Galva
nik Deri Tepkisi bir kayg gstergesi olarak kullanlr.)
lk gruba 15'e kadar saydktan sonra hafif iddette, ikinci gruba orta id
dette bir ok verileceini syleyin ve rnek oku gruptaki deneklere uygulaym. nc gruba hibir ey sylemeyin ve rnek ok vermeyin. Saymaya
balayn 15'e yaklatnzda en ok kaygy hangi grup gsterir? Evet, n
c grup en yksek Galvanik Deri Tepkisi gstereceklir.
Kayg Tararb Olabilir ini?
Kaygnn yararl veya zararl olduunu anlayabilmek in iki faktr bil
memiz gerekin ( 1 ) Kaygnn derecesi ve (2 ) baarmay amaladmz grevin
zorluk dzeyi. Kaygnn iddeti ve bizim baarmak istediimiz grevin zorluk
derecesi, kaygnn yararl ya da zararl olduunu belirler. Zor bir fizik proble
mini anlayarak zmleme gibi, olduka karmak bilisel lemleri eren bir
grevi baarma durumunda, kavgmm zararl olduu gzlenmitir, te yan
dan, belirli nesneleri nceden belrlenmi gruplara setirme gibi, basit bir
lemi gerektiren durumlarda orta derecedeki kayg, greve daha erken bala
mada ve daha erken bitirmede yararl bulunmutur.
9. Blm'de kaygmn renmeyle ilikisini tartacaz. Gnlk yaam
mzda kanlmaz olarak karmza kan kayglarla baakabilme yollanna
da aym blmde deineceiz. imdi, engellenme olarak adlandrdmz ba
ka bir heyecan ele alalm.

7. ENGELLENME
Gece ge saatlere kadar derse alarak bugnk snava hazrlandnz.
Ge yattmzdan dolay sizinle ayn odada kalan arkadamzn sabah kalk
n ve evden kn duymadnz. alar saati kurduunuzu zannediyordu
nuz. fakat kurmay unutmusunuz.

HEYECAN

279

Uyannca ge kaldnz anlyor ve kahvalt yapmadan kitaplan alp, oto


bs durama kouyorsunuz. Faklte nnden geen otobs siz gelmeden bir
dakika nce duraktan kalkm, uzaklaan otobsn ancak arkasm grC^orsunuz.
Snava ge kalmamak iin dolmu durana gidiyorsunuz, sizden nce
gelenler uzun bir kuyruk oluturmular. Beklemeye balyorsunuz. Pek sk
dolmu gelmtyor. Snava yarm saat kala dolmula okula yetlemeyeceinlzi
anlyor ve koarak bir taksi durama gidiyorsunuz.
Taksi sizin zannettiinizden daha ar gidiyor, nk o saatte youn bir
ehir trafii var. Faklteye yaklatnz zaman baka bir araba yandan sizin
taksiye arpyor. ofr Ulan hayvan kr msn?" diye dan karken, siz
telala saatinize bakyorsunuz. Snavm balamasna 8 dakika var.
ofrn eline taksimetrenin yazd paray tututurup, koarak faklteye
geliyorsunuz. Snfa son giren renci szsiniz, nefes nefesesiniz ve altklannz unutmu olmaktan korkuyorsunuz. Profesr snav sorulann datr
ken. yannza kalem almadnz farkediyorsunuz. Bitkin bir halde banm
elleriniz arasna alp bir sre o durumda kaldktan sonra, yaknnzda oturan
bir baka renciden fazla kalemi varsa size dn verip veremeyeceini so
ruyorsunuz.
Engellenmenin Tanm ve Baz rnekler
Yukandaki rencinin duygulan engellenme duygusuna bir rnek olu
turur. Elde etmek istediimiz bir nesneye, ulamak stediimiz belirli bir
amaca varmamz, veya bir gereksinmemizin giderilmesi nlendii zaman orta
ya kan olumsuz duygu}^ engellenme (frustration) ad verilir. Baz psikolog
lar engellenme kavramn bir davran olay, baka bir deyile bireyin stedii
bir amaca ulamasmn engellenmesi anlamnda kullanrlar. Baz psikologlar
se bu kavramla, engellenme sonucu bireyin inde oluan duygu ve heyecan
belirtirler. Biz kinci anlamda. )ranl bir duygu ve heyecan belirten bir kavram
olarak engellenme terimini kullanacaz.
Kayg ve engellenme ou kez bir arada olabilir. Kayg daha ok gelecee
dnk, bir durumun veya davrann ortaya karaca sonula ilgilidir ve bi
reyin kendisini muhtemel olumsuz bir durumdan korumasna yneliktir. En
gellenme, kzgnlk ve saldrganlk duygularnn ar bast bir sretir. Yukanda anlattmz smava gecikme durumunda olan renci, byk bir olas
lkla hem kayg, hem de engellenme duyar.
Ancak ki duygu birbirinden farkldr. Snavda baanl olup olmayacan
dnerek kayglanan renci, kendisini U3randrmad iin arkadama, a
lar saati kurmad ve yanna kalem almad iin de kendisine kzar. Kzgn
lk duygusu mantkl olmak zorunda deildir ve kendisine kastl olarak her
hangi bir ktlk yapmayan kiilere, hatta durumlara dahi uygulanr, rne
in. smava geciken renci otobsn bir ki dakika beklememesine, dolmu
durandaki kuyruun uzunluuna, kaza yapan arabann ofrne kzabilir.
Byle durumlarda hem kayg, hem de engellenme beraberce hissedilebllir.
Engellenmeye bireyler deiik tepkilerde bulunurlar. Baz kimseler sal
drgan olurken, bazlar ilerine kapanabilir: bazlan kendisini karamsarla

280

NSAN VE DAVRANII

brakr, bazlarysa batt balk yan gider" anlayyla hibir eye nem verme
yebilirler. Her davrann kendine zg sonulan vardr. Engellenmeyle nasl
baaklacagm sonraki blmde daha aynnh olarak inceleyeceiz. imdi
engellenmeyi ortaya karan temel nedeni gzden geirelim. Bunlar: (ij
Gecikme, (2) nleme ve (3) atma olarak grup iinde toplanabilir.
Gecikme Engellenmesi
Engellenme duygusunun temelinde bulunduumuz ortamda neyin ne za
man olacana dair beklentilerimiz nemli bir rol oynar. ou zaman bu bek
lentilerin farkmda deUlzdir. ngrlen sre iinde beklediimiz olay olmaz
sa engellenme duygusuna kaplrz, rnein, oullarna kz stemeye giden
ana-baba, Allah'n emri, peygamberin kavliyle, sizin kz bizim olana istiyo
ruz dedikten sonra, kz ailesi. Biz bir dnelim, tamalm. size cevabmz
daha sonra bildiririz demi olsun. Farzedelim ki. erkek ailesinin beklentisi
bir hafta, ya da en ge iki hq/ta ifnde cevab almak, kz ailesinin beklentisi
ise. kzn btn akraba ve byklerine dantktan sonra bir iki ay iinde er
kek tarafna cevap vermek. Bu gecikmeden dolay erkek taraf engellenme
hisseder ve byk bir olaslkla, istenmediklerini dnr.
Baka bir rnek, bir grup arkadan otobsle bir gezi yapmasndan veri
lebilir. Diyelim ki, gezide otobsn sabah erken hareket etmesine, yolda ba
z turistik yerlerde mola vermesine ve amalanan ehre akam saat 6 da var
masna karar veriliyor. Gezi grubundaki kiilerden biri o sabah ge uyanm
ve otobse 45 dakika ge gelmitir. Ge kalan beklendii iin yolda verilecek
baz turistik molalar ptal etmek zorunda kalnyor. Ge kalan kimseyi bekler
ken hissedilen duygu engellenmedir.
nleyici* Engellenmesi
Bir amaca ulamay nleyen, engel olan nedenler u grupta toplanabi
lir. (1) Nesnel nleyiciler (obstacles) veya olaylar. (2) sosyal ve yasal nleyici
ler (3) kiiden kaynaklanan nleyiciler. (4) atma.

(1)
Nesnel nleyiciler ya da ola yla r: Evinize girmek istiyorsunuz, ne var
ki evin anahtarm dairede unuttuunuzdan kapi3n aamyorsunuz. Sevdiiniz
kimse baka bir ehirde oturuyor, onu her grmek istediinizde 8 saatlik oto
bs yolculuu yapmak zorundasnz. Yeni aldnz eve tanmak iin hazrla
nrken ev yanyor ve yeni evinizde oturamyorsunuz. Yukarda anlatlan en
gellenme duygularnn temelinde kap, uzaklk ve yangn gibi fiziksel nesne ve
olaylar yer alr.

(*)

Burada nleyici* kelimesini ngilizce obstacle kelimesinin karl olarak kullan


yorum. Obstacle* kelimesinin Trke karl engel. Osmanlca karl mnladr. Mnla* kelimesini eski olduu iin kullanmyorum. br yandan engel keli
mesini kullanrsam engel engellenmesi gibi tuhaf bir sylejri ortaya kyor. Bu
nedenle, b ir dcujrarun y a p m a sru n n le n m e s i s o n u c u o rta y a k a n e n g e lle n m e a n
la m n d a, nleyici engellenmesi* deyimini kullanyorum.

HEYECAN

281

Jc"

! :': '*

Resim 8.7 Soldaki iki resimde grlen ocuk, psikoloji laboratuvarnda kendisini oyuncaklar
dan ayran engeli (nleyiciyi) amaya alm, baaramaynca alamaya balamtr. Sa iki
resimdeki ocuk ise. durumun imkanszln anlayarak, hibir denemeye girimeden hemen
alamaya balamtr.
(2) Sosyal ve yasal nleyiciler: niversitede tant yabanc uyruklu bir
k olan gen, ana-baba ve btn tandklannn Itlraz^la karlayor.
Kyde sevdii gen fakir olduu iin, balk paras karl zengin bir ihtiyara
satlan* kz ve onunla evlenmek isteyen delikanl, toplumun gelenekleri ve
grenekleri iinde bir ey yapam^orlar. byklerin dediklerine boyun eiyor
lar. Kendi balanna 3razlk evlerinde rahat sakin bir tatil yapmak isteyen b
ykbaba ve bykanne, kzlannn ve ouUannm kendileriyle kalmak isteme
lerine hayrr diyemiyorlar. Bu rneklerde bir sosyal deer, gelenek, veya an
lay engellenmenin temelinde yatar.
(3) Kiiden kaynaklanan (personal) nleyiciler: Baz engellenmeler ger
eki olmayan beklentilerden doar. Ksa boylu olduu halde profesyonel
basketbolcu olmak isteyen gen, kendini engellenme duygusuna kaptrr. leri
gelen mzisyenlerden biri olmak isteyen ses tonuna sar* gen, kendi yete
neklerinin yetersizliinden kaynaklanan engellenmeyi yaar, nemli konular-,
da karar vermeden nce, beklentilerin gereki olup olmadna baklmazsa,
engellenme duygusunu kamlmaz olur.
Engellenme duygusunun nemli nedenlerinin biri de atmadr. atma
kendi bana nemli bir konu olduu iin, daha aynntl bir biimde bal ba
na bir konu olarak ele almak daha yararl olur.

6. A T I M A
nsanolu karmak bir yaratk olarak ayn anda birok gdnn etkisi
altnda bulunur. Bazen gdler birbiriyle elikiye derler. Yann snav ol
duu iin youn olarak derse almas gerektiini bilen renci, ayn zaman
da arkadalaryla sinemaya gitmeyi de ister. Ne var k, hem sinemaya gitme

282

NSAN VE DAVRANII

y. hem de derse almay ayn anda gerekletirmesi olanakszdr; ki istek


birbliyle atr. atma, yukardaki rnekte belirtildii gibi, iki ya da daha
fazla gdnn ayn anda etkin olduu durumlarda ortaya kar.
atmann Tanm ve Baz rnekler
atma (confllct). birbiriyle uyumayan ci veya daha fazla gdnn ayn
anda bireyi etkiledii anlarda ortaya kar; gdlerin trne, iddetine, inde
bulunulan ortama gre deiik grntler gsterir. Kk bir ocuk lk defa
grd bir hayvana hem dokunmak ister, hem de o hayvandan korkar. r
nein, bu blmn giriinde szn ettiimiz Fatih atma indedin Evden
ayrlarak kendi yaamn kurup bireysel bamszligm kazanma yolunda ilk
admlarn atmak ster, ancak tek bana yabanc bir ehirde olmann korku
sunu da yaar. Baka bir rnek, kendi setii alanda doktora yaparak mesle
inde ilerlemek steyen niversiteli gen kadmm yaamndan verilebilir: Bu
kii, doktora yaparak hzla mesleinde lerlemek ster, ama a3m zamanda,
sevdii genle erken yata evlenerek bir an nce anne olmak da ster.
Belirli bir konuda karar vermede zorluk ekmeye, gerginlemeye bala
yan kii, byk bir olaslkla, bir atma indedir. Bu kii, biraz sakinleip
dnyasm gzleyebilirse, birbiriyle atan gdlerinin farkna varabilir.
Birey, atmasnm temeline ulap, birbiriyle atan gdlerin farkna var
dktan sonra, karar verme srecini daha akllca ve daha kolayca yapabilir.
Karar verme sreci, atmann trne gre de deiir. Birbirinden farkl tr
den atmalar vardr ve her trl ama, kendine zg sorunlarla beraber
gelir. atma konusunu daha kapsamb tanyabilmek iin aada ama
trlerini gzden geireceiz.
atma Trleri
Psikologlar tr ama tanmlarlar: (1) Yaklama-yaklama (appro
ach-approach) atmas. (2 ) kanma-kanma (avoidance-avoidance) amas ve (3) yaklama-kanma (approach-avoidance) atmas.
(1) Yaklama-yaklama atmas :
Gerekletirmek istediimiz iki
ama bibirleriyle ama iindedir. Hem erken yatmak ve uzun sre U3Tuyarak dinlenmek, hem de o gece TVTdekl program seyretmek stiyoruz. Yaz taUlinde deniz kysna gidip bol bol gne alnda yrmek, yzmek ve dinlen
mek isUyoruz. ancak ayn zamanda yaz sresince geici bir i bularak alp
para kazanmak ve motorsiklet almak istiyoruz. Bu tip atmalarda her ki
ama da bizim iin olumludur, ne var k ikisini ayn anda gerekleUrmemIz
olanakszdr, birini semek zorunluluu vardr.
(2) Kamma-kanma atmas : Yukarda verilen rnekle iki iyi"den
birini semek durumundaydk. Yaam her zaman byle gzel sorunlar getir
mez. bazen iki *kt"den birini semek zorunda kalrz. yle bir rnek d
nn: Remzi, zar zor ortaokulu bitirdikten sonra artk okula gitmek istemedi
ini babasna syler. Babas. Sen bilirsin olum" der. Ben okumadm, imdi
ayakkabclk yapyorum, en de okumazsan ya ayakkabc ra olarak be-

HEYECAN

2 83

nlm yanmda almaya balarsn, veya terzi ra olarak seni amcann yan
na veririm." Remzi ne okula gitmek, ne de raklk yapmak ster. Ancak,
kendisine tanman iki seenekten baka bir seenei olmadgm da bilir. Remzi'nln iinde bulunduu, kanma-kanma trnden atmadr.
Baka bir rnek, evlenme durumunda olan bir vey kzn yaammdan
verilebilir. Kendisi yandayken annesi len Pembe'nin babas baka bir
kadmla evlenmi ve Pembe analyla hi uyuamadg in ac yaantlarla
dolu bir ocukluk geirmitir. imdi 17 yandadr ve kendisini mahallenin
dul kasab^la evlendirmek istemektedirler. Kasapla evlenmek stemedii gibi,
anabyla ayn evde kalmak ta istemez. ki istenmeyen durum arasnda kalan
Pembe de kanma-kanma atmas iindedir.
(3)
Yaklama-kamma amasv Bazen bir ama ayn zamhnda hem iyiistenilen. hem de kt-istenllmeyen zelliklere sahip olur. Bu durumda kii o
amaca hem yaklamak hem de ondan kamak ster, rnein, bir arkadan
doum gn partisindesiniz ve ki
mek istiyorsunuz. ki imenin sizi
biraz sarho edeceini, ve bylece
daha ho sohbet olacanz ve ger
ginliinizi atarak dierleriyle biraz
daha serbeste iliki kurabileceini
zi umuyorsunuz, iki, bu ynleriyle
size ekici geliyor. Ancak, partiden
sonra uzun sre araba kullanacak
snz ve iki ierseniz, uykunuzun
geleceini ve kaza yapma olasl
nn artacan biliyorsunuz. Bir yan
dan imek istiyorsunuz, bir yandan
imekten ekiniyorsunuz.
Babamn anlatt aadaki hi
kye de yaklama kanma atma
sna bir rnek olabilir.
"Kzn ksmetlisi km ve ailesi
kzn fikrini alarak kz vermi.
Dn gn her ey yolunda git
mi ve nihayet olan evi. gelini al
mak iin kz evine gelmiler. Aile
sine son derece ballyla tan
nan kz. iki gz ki eme alyormu. Babas kzn bir keye ek
mi ve, Kzm, niye alyorsun,
eer o adama varmak istemiyor
san, bana imdi syle, dn u
anda ptal edeylmt" demi. Kz
g^alan ve hknklar arasnda
"Babacm sen benim alamama
bakma, ben hem aglanm. hem de
giderim!" diye cevap vermi.

Resim 8.8 Yaklama-kamma atmas.

284

in s a n v e

DAVRANII

Bu hikye, bydm kasabada herkes tarafndan bilinir. Kasaballar


kendilerinin yaklama-kanma atma trnden bir durum inde olduklanm dierlerine anlatabilmek iin, yle bir durum k kardeim, hem alyo
rum, hem de gidiyorum!" ifadesini sk sk kullanrlar.
atma indeki Davran
atma durumlannda nasl davranrz? Bir kimsenin davramma baka
rak onun hangi tr atma inde olduunu anlayabilir miyiz? Bu sorul^
psikologlan srekli ilgilendirmi ve onlara cevap bulabilmek iin ok sayda
deneysel gzlem yaplmtr. Psikolojinin dier alanlannda olduu gibi, bu
alanda da hayvanlar zerinde deneyler yaplm ve aratrma bulgulan n
sanlara genellenmitlr. Deneylerden birini rnek alarak elde edilen bulgulann insanlara nasl uygulan^ibilecelnl tartalm.
Judson Brown (1948) yle bir deneme yapmtr. Bir fare, tahtadan bir
yol boyunca giderek yolun sonundaki yiyecee ulap yemeyi renmitir.
Fare yiyecee ulama ve yeme davrann iyice rendikten sonra, ikinci
aamada yiyecei yerken fareye hafif ok verilmitir. nc aamada fare
deneysel yola konmu ve davran gzlenmitir. Bu aamada fare yaklama
-kanma atmas iindedir. Yiyecek onu ektii iin yolun sonuna doru,
baka bir deyile pekitirme verilen yere doru yrm, ancak pekitirme
noktasna yaklatnda tereddt gstermi, oktan korktuu iin geri dnp
ayrlmak itemi, fakat yiyecek ekici geldiinden ayrlamam, yeniden geri
dnmtr. Farenin davran yolun sonuna yaklatnda bir leri bir geri
salmm gstermitir.
Brown deneyi aamalara blp her aamada lmler yapmak stemitir.
ekil 8.4*te gsterildii gibi, farenin boynuna koum vurulmu ve yiyecee
ulamak in farenin ne kadar kuvvetle pi ektii llmtr. Fare yiyecee
yaklatka ipi daha kuvvetli ekmeye baleuntr.
kinci aamada farenin oktan kamak in ne kadar kuvvetle ektii l
lmtr. ekil 8.5te grld gibi, fare okun verildii pekitirme nokta
sna yaklamca kuvvetle ekerek oradan uzaklamaya alnu, fakat peki
tirme noktasndan belirli bir uzakla eritikten sonra ekme kuvveti azal
mtr. Bylece, deneysel yol boymca hem yaklamanm, hem de kamann,
hangi noktada hangi kuvveti gsterdii saptanmtr. ekil 8.4 ve ekil 8.5i
karlatrdnzda, u ki gzlemi rahatlkla yapabilirsiniz: (1) Kanma davranmn kuvveti yksek balar, pekitirme noktasndan uzaklatka srat
le azalr, (2 ) ilk 1 2 0 santimde kanma davran daha kuvvetli olduu hal
de, 1 2 0 santimden sonra yaklama daha kuvvetli bir duruma geer.
Hem yiyecee hem de oka maruz kalm bir farenin davran hangi nok
tada salnmaya balar? Brown'in deneyi, bu noktanm pekitirme yerinden
1 2 0 santim uzaklkta olacan syler. Fare 120 santimi geerek pekitirire
noktasna 3raklat zaman, ok korkusu, baka bir deyile kanma davra
n daha kuvvetli olmaya balar ve fare geri dnerek ok noktasndan uzak
lar. Pekitirme noktasmdal20 santimi geerek uzaklaan farede, yaklama
davran (yiyecek istei) daha kuvvetli olur ve yeniden 1 2 0 santime kadar
pekitirme noktasma yaklar. ekil 8 .6 , daha nceki iki eklin st ste bin-

HEYECAN

Yiyecek V M im y w

-7 ^

YlyaoA vem noktasndan maMk (cm. oiaak)

ekil 8.4 (stte) Yiyecek


verme noktasndan uzaklk'
la farenin ipi ekme kuvveti
arasndaki iliki. Bu yakla
ma eiliminin kuvvetini l
er.
ekil 8.5 (Ortada) ok
verme noktasndan uzaklk
la farenin ip ekme kuvveti
arasndaki iliki. Bu kama
eiliminin kuvvetini ler.
ekil 8.6 (Altta) Kama ve
yaklama eilimlerinin birbiriyle etkileimi. Fare son
noktaya 120 santimetreden
daha azla yaklarsa, geri
dnecek ve uzaklaacaktr,
nkfl bu noktadan sonra
kartma eitiminin kuvveti,
yaklama eiliminin kuvve
tinden daha bOyOktflr. Son
noktadan 120 santimetre
uzakln tesine geince,
yaklama eiliminin kuvve
ti, kanma eiliminin kuv
vetinden daha bOyOk ol
makta ve bu nedenle fare
geri dnerek bitim noktas
na doru ilerlemektedir.
Fareyi kendi haline brakr
sak. 120 santimetre dvannda bir davran salnm,
yani gidip-dnme davran
gsterir.

285

286

NSAN VE DAVRANII

dlrUml grnmn vermektedir. ekildeki izim salnmn 1 2 0 santim clvannda olacan graAk olarak gsterir.
Farenin salnm gsterdii 1 2 0 santim uzaklktaki noktay deitirmek
olana var m? ki deiken bu nokta}^ belirlemektedir: Farenin alk dere
cesi ve verilen okun kuvveti. Fare ok ackrsa, ne pahasna olursa olsun yi
yecee gitmeye alr, yaklama davrannn kuvveti artar, peldtlrme nok
tasna 120 santimden daha ok yaklar. Ayn ekilde, okun derecesi azaln
ca farenin kamma davrannn kuvveti azalr ve fare korkmad iin peki
tirme noktasna daha da yaklar.
Brown aratrmay yaymlarken sorunun cevabn vermeye almtr.
imdi bu sorulan ksaca gzden geirelim.
Soru 1. Aratrmanu sonulan insan dauranlanna uygulanabilir mi?
Brown Evet cevabn verir. Bunun en gzel rneini, beraber yaayan iftle
rin srekli birbirlerinden ayrlp tekrar biraraya gelmelerinde grebiliriz. E
ler. birbirlerine yaknken birbirlerinin olumsuz yanlann grmeye balar ve
**Bu durum ekilmezi diyerek kanma davrann gsterip, birbirlerinden
ayrlrlar. Ayrlan iftler, beraber yaamlarmn gzel ynlerini hatrlar ve yak
lama davrann gstererek birbirlerine dnerler. Beraber yaamaya balaymca. yine kt ynleri grmeye balar ve tekrar kanma davranna gider
ler. iftin birbirlerini alglamalannda bir deiiklik olmazsa, uzun sre sal
nm devam eder.
Soru 2. Yaklamayaklama atmasnda davran nasl olur? Browna
gre sorunun cevab kolayca verilebilir. Ona gre, iki seenekten birine yak
laan birey, hangi seenee yaklarsa, o seenek daha ekici olmaya balar
ve birey bu yne daha kuvvetle yaklar. Bu nedenle, yaklama-yaklama t
rnden olan atmalarda ilk adm en nemli admdr. rnein, sevdiiniz bir
kzla evlenmek isttyorsunuz, ne var ki, size rakip baka bir erkein olduunu
anlyorsunuz ve sevdiiniz, hanginizi seecei konusunda karar verem^or.
Kz arkadanz yaklama-yaklama atmas iindedir. Siz. ona iek verme
gibi onu mutlu eden davranlarda br erkekten daha nce davranrsanz,
rekabeti kazanma olashmz arttrm olursunuz. lk adm sizin atmanz ve
kadmn size biraz daha yakn gelmesini salamanz onun karar vermesinde
en nemli elken olur.
Soru 3. Kamma-kamma atma durumunda davran nasl bir zellik
gsterir? Bu cins atmay zmek zordur. Bir seenee yaklanca o see
nek gittike daha kt grnmeye balar, bu nedenle dnp br seenee
yaklarsmz, ne var ki. o zaman da br seenei daha olumsuz grmeye
balarsnz.
Bu durumda nsanlar u yollardan birini seerlen a) En az kt olan se
enee gitmek, b) orta bir noktada durarak, hibir davranta bulunmamak,
ya da c) sanki ortada bir sorun yokmu gibi davranarak, gerekten kopuk bir
hayal dnyasna, veya akl hastalna snmak.
9. ve 15. Blmlerde heyecanlarn ve atmalann gnlk yaamdaki
yerlerinden ve sosyal psikoloji alannda nasl alglandklanndan daha aynntb olarak sz edeceiz.

HEYECAN

287

7. ZET
Heyecanlar, denetim altnda tutamadmz lovvei duygulardr. Bu duy
gular davranmz etkiler ve yn verir. Psikologlar heyecann ynn n
celemilerdir; znel yaant, gzlenebilen davran ve rolojik deimeler.
Bu yn her zaman blrblrlyle aym ynde deiiklik gstermez.
Heyecanlar ho ve ho olmayan heyecanlar olarak gruplanabildii gibi,
zayf ve kuvvetli olarak da gruplanabilir. Baz psikologlar temel heyecanlar
adn verdikleri bir grup heyecan tanmlamlar ve dier heyecanlarn bu te
mel heyecanlarm karmndan trediini savunmulardr.
Heyecan ve dnce birbirinden bamsz deildir, biri dierini etkiler.
Heyecanlar, olduka kank bir dizi srecd ierir. Uyarc ortamn, uyancnm
alglanp anlalmasn, alglanan olayla ilgili duyulan duyguyu, ortama yap
lan tepkiyi ve bu tepkinin evrede yapt deiiklii kapsar.
Otonom sinir sistemi, heyecanlarla birlikte ortaya kan birok fizyolojik
deiikliklerin temelinde yatar. Otonom sinir sisteminin sempatik ksm, he
yecan durumlarnda vcudun duruma uygun abuk ve kuvvetli tepkide bu
lunabilmesine yol ac deiiklikler yapar. Heyecan ortaya karan durum
ortadan kalktktan sonra, bedenin normal duruma gemesini parasempatik
ksm salar.
James-Lange kuram uyarc ortammn bizde fizyolojik deiiklikler yaptm, bu deiikliklere uygun olarak davranta bulunduumuzu ve davran
larmza gre heyecanlanmza isim verdiimizi syler. Bu kurama gre "ala
dmz iin hznleniriz" ve titrediimiz iin korkarz." Deneyler bu kuram
desteklememitir.
Cannon-Bard kuram hlpotalamusa merkezi bir grev verir: D uyanclar
hlpotalamusu uyanr ve hlpotalamus hem beyin kabuuna durumu bildirir
hem otonom sinir sistemine. Beyin kabuu durumu alglayp anlamamza,
otonom sinir sistemi uygun fizyolojik deiikliklerin ortaya kmasna yol aar.
Bilise] kuram hangi heyecan yaadmzn temelinde, bizim evreyi na
sl anlamlandrdmzn yattn syler; fizyolojik deiiklikler geneldir ve bir
heyecandan dierine pek deimez.
Sosyobiyolojik kuram heyecanlarn nsan trnn devamyla ilgili oldu
unu syler. Bu kurama gre heyecanlann evreye uyum ve trn yaamn
devam ettirici bir grevi vardr.
Heyecanlann fadesinde hem doutan getirdiimiz, hem de sonradan
rendiimiz yetenekler yatar. Szsz letiim heyecanlann ifadesinde son dere
ce etkinlii olan bir "dlTdir. Ho ve ho olmayan olarak simlendirdiimiz he
yecanlar. yz ifadeleri, el-kol hareketleri, bedenin ald deiik pozisyonlar,
ses tonu gibi szsz mesajlarla anlatmlarn bulurlar.
Gz likisi szsz iletiimin nemli bir parasdr. Bireylerin evresini,
grnmeyen bir kiisel uzaklk" emberi kapsar ve emberin yar ap ki ki
i arasndaki ilikinin ve sosyal ortamn trne gre deiir.
ki-anlaml mesajlar szl mesajlarla bir anlam, szsz mesajlarla baka
bir anlam verirler, iki mesajn duygusal tonu birbiriyle eliir. Kinayeli, hi-

288

NSAN VE DAVRANII

civli konuma olumlu duygu ifade eden bir azl mesajn, olumsuz duygu
ifade eden bir szsz mesaj eliinde verilmesiyle gerekletirilir. ki insan
arasndaki etkileimde, yz ifadesi, sz ve sesin tonu ayn trden ve a}m mik
tarlarda iletiimde bulunurlar.
Nedeni kesin olarak bilinmeyen bir korku ya da tedirginlik olarak tanm
lanan kaygnn deiik kaynaklan bulunabilin Kaynaklar arasmda allagel
mi olan destein ortadan kalkmas, bir cezann verilme olaslna nanma,
ortamdaki belirsizlik veya bunlann bir karm yer alr. Yaplacak bir grev
karmaklatka kayg baanszla gtrr. Basit ilerin yapmnda ise,
kayg daha verimli olmaya gtrr.
Engellenme, gdlerin amacna ulaamamasyla ortaya kar. Engellen
me nedenleri arasnda, dln geciktirilmesi, ya da amaca gtrc davran
n nlenmesi yer alr. Amaca gtrc davran, ya evredeki engeller, ya
toplumun kural, grenek ve yasalar ya da bireyin yetersizliinden dolay en
gellenir.
atma, ayn anda ulalmas olanaksz olan birden fazla gOdnn iin
iine girdii ortamlarda kar. O tr vardn Yaklama-yaklama, kanmakamma ve yaklama-kanma atmalan.
Yaklama-yaklama tr atmalarda, atmaya konu olan seenekler
den birine yaklatka o seenein zendirici zellii artar ve dier seenek
kuvvetini kaybeder. Ayn durum, ters ynde, kanma-kanma tr atma
lar iin de geerlidir: Olumsuz bir seenee yaklatka o seenein iticilii
artar ve o seenekten uzaklamaya alrz. Kanma gdsnn artmas ya
da azalmas, yaklama gdsnnknden daha hzl olur.

Dokuzuncu Blm

GNLK YAAMIMIZDA GD VE
HEYECANLAR

Bu blm okuduktan sonra u sorularn cevaplann verebllmelisiniz:


J.
2.
3.
4.
5.
6.
7.

Kayg ve gerginlikle baakabiUr miyiz? Nasl?


Engellenme gnlk yaammzda ne gibi sorunlar yaratabilir ve burarki nasl
baakabiUjiz?
Ko tJil salduganhk vardr ue hangi durumlarda ortaya kar?
Acizlik ve duygusal kntnn kaynaklan nelerdir ve gnlk yaammzda bizi
nasl etkiler?
Niin hayal dnyasna kaarz ve kendi kendimizi ypnaoc daurtnlarda bulu
nuruz?
Stres r^dir ve nasl baadab?
Cinselliin gnlk yaammzdaki yeri nedir ve ne gibi bireysel farkllklar gzlenir?

Gd ve heyecanlar, hayvanlarn ve nsanlarn evreye uyum saglamalanna vc bylece yaamlann srdrmelerine yardmc olur. Acktmzn ya da
susadmzn farknda olamadmz dhnl Bu durumda salmz mut
laka tehlikeye girerdi. Aynca, korku heyecann bilmeyen bir tr olsaydk, teh
likeli durumlardan sakmamaz ve daha erken yata yaammz kaybederdik
Kzgnlk ve saldrganlk duygulan olmasa bize ait olan' koruyamaz, engel
lenme duygusu olmasa nmze kan zorluklar aamazdk. Cinsel gdlen
memiz olmasayd, insan soyunun srdrlmesinden sz edilemezdL

1. G R
Gd ve heyecanlanmz uyum grevlerinin yan sra baz sorunlan da be
raberlerinde getirirler. ou kimsenin yaamnda yer alan olumsuz d^gular.
bire3Tin mutsuz ve verimsiz bir hayat yaamasna yol aar. Bu blmde, birey
l e ^ mutsuzlu||^ ve baanszligma yol aan belli bal heyecanlan ele alp.
hyccanh ortaya kard sorunlarla fsaakma yoUann tartacaz.
nce gd ve kayg konusuyla lgili bir soru)^! ele alalm: Gd ve kaygmm derecesiyle, bireyin baans arasnda bir iliki var m? Bu soruyu ce
vaplamak iin, gdnn derecesiyle ilgili ahmalara bir gz atabm.
D 19

NSAN VE DAVRANII

290

ok Fazla Gdlenebilir miyiz?

Koiayl

Yerkes ve Dodson (1908) adl ki Ame


rikal psikolog, gdlenme derecesiyle davranm verimi arasndaki likiyi yirminci
asnn balannda yaynladklan bir aratr
mayla incelemilerdir. Onlanh bulgulan
bugn Yerkes-Dodson lkesi olarak bilinir.

Yksek ;

zzl
iI

^
Ote-

z:
3
OOk:
Osk

Orta

Yksek

Gdlenme dzeyi

Orta zorluktaki t}

Yksek"

Orta

Dk"
Dk

Orta
Gdlenme dzeyi

Zor i

Yksek

Bu lke onlarn aramalannda yaptklan gzlemleri zetler Gdlenme dere^


cesiyle yaplacak iin zorluk derecesi ora
snda ters bir iliki vardr. Yaplacak i.
mektubu zarfa koyup zar kapatma gibi
basit ve kolaysa, yksek derecede gd
lenme velimi arttnr. Yaplacak . soyut
matematiksel formllerin rdelenmesi gibi,
bilisel sreleri eren karmak bir duru
mu gsteriyorsa, o zaman yksek gd
lenme verimi azaltr, dk derecelerdeki
gdlenme daha baarl olur. ekil 9.1
kolay, orta zorlukta ve 3rksek zorluktaki
grevlerde, gdlenme derecesinin baany nasl etkilediini gstermektedir.

Yksek

Bu bulgulann gnlk yaammzla lgi


li nemli sonular vardr. rnein, satran
oyunu konusunda yksek derece gdl
olmak sizin yararnza olmaz. Arkadanz
la satran oynayacagmz zaman bunu hat
rnzda tutun. Kazanp kaybetmenin o ka
dar nemli olmad durumlarda daha yi
Gdaeune dzeyi
satran oynayacagmz hatrlaym. Genel
olarak hatrlayacamz ilke u: Yapaca
ekil 9.1 Yerkes-Dodson ilkesi.
nz ne kadar bilgi ve akl yrtmeyi ge
Kolay ilerde yksek gdlenme,
rektiriyorsa. sakin ve rahat bir zihinle o e
zor ilerde se dk gdlenme
daha yksek verime (baanya) g
girimek o kadar sizin yarannza olur.
trr.
Baheyi veya evi temizlemek, yemek
piirmek gibi pek dikkat gerektirmeyen
basit ilerde gdlenme derecesinin yksek oluu, iin daha abuk ve daha
tyi yaplmasna yol aar, renci olarak sizin bu bulgulardan karacanz
sonu u olabilir; Ders alrken, kendinizi sakin tutun, byk bir heyecan
ierisinde dersi anlamaya almaktan sakmn. Sakin bir tutum inde alm ve snavda ne not alacanz dnmeyin . Baannz daha yksek olur.
Kayg ve renme
Kayg ve renme arasndaki liki, gdlenme ve baan arasndaki likiye benzer, renilen malzeme basit ve kolaysa, yksek kayg derecesi bu-

GNLK YAAMIMIZDA CD VE HEYECANLAR

291

nun abuk renilmesine yol aar, renilen malzeme karmak ve zorsa, o


zaman yksek kayg renmeyi zorlatrr (ONell, Splelberger. & Hansen,
1969)
Ganzer'in (1968) almalarna gre, }rksek kayg gsteren kimseler, bir
yaparken evrede bulunan yabanclar kendilerine bakarsa son derece et
kilenirler: Bakalan tarafndan gzlenirlerken bir ii baarmaya alan yk
sek kaygllarn baar dereceleri birdenbire der. Kayg dereceleri dk
olanlar ise, bakalannn kendilerini gzlemelerinden o kadar etkilenmezler.

ABD'de doktora programmda iken kendi bamdan geen bir olay kayg
derecesiyle baar arasndaki ilikiye rnek olarak verebilirim: ABDye gidip
University of Illinois'de doktora programna kabul edildiim ilk smestir me
zuniyet sonras dzeyinde ders aldm, ilk haftann sonunda rendiim
u oldu; Her ders iin ortalama haftada yz sayfa okumam gerekiyordu ve
okuduklarmdan snavda sorumluydum. Byk bir azimle srekli okumaya
ve zet karmaya baladm. kinci haftann sonunda farkma vardm ikinci
ac gerek u oldu: Hi yemesem, mesem, uyumasam ve 24 saatimi okuma
ya ayrsam, okuma malzemesini bitirmem olanakszd nk o zamanki ngi
lizce bilgim erevesinde, saatte ancak sayfay okuyup zetleyebiliyordum.
ilk tepkim tela oldu, ikinci tepkim byk bir karamsarlk ve duygusal
knt. Bana yardm eden hi kimse yoktu. Karamsarlk inde bir hafta
geirdikten sonra u karara vardm: Bu ngilizce dzeyinde doktora progra
mn bitirmem ve derece}^ alarak Trklye^e dnmem olanaksz. Ne var k,
okul beni programdan alncaya kadar burada olmamdan faydalanarak, veri
len okuma malzemelerini anlamak amacyla* okuyup hem ngilizcemi ilerlete
ceim, hem de psikoloji konusunda bilgimi arttracam.**
Bu karan aldktan sonra pek kayglanmadan, telaa kaplmadan ve ol
duka rahat okudum. Altnc haftada, hocalann nc hafta in verdii
malzemeleri okuyordum. Ancak unu grdm k. her okuduumu daha ty\
anlyor ve hibir eyi anlamadan atlamyordum.
Yedinci haftada ki nemli olayn farkna vardm: (1) Okuduklarm birbirleriyle ilgiliydi ve daha nce verilen bir kitap 3ra da makaleyi anlam olmam,
daha sonra okuduum yazlan daha kolaylkla anlamamda yararb oluyordu
ve (2 ) okuma hzmda bir artma olmutu, artk saatte 1 0 sayfay zet kara
rak okuyabiltyordum.
Onuncu haftann sonunda dier rencilerle olan mesafeyi kapatmaya
baladm ve onalnc haftann sonunda, dersin kisinden A (pekiyi), birin
den B (iyi) alarak smestri bitirdim.
lk smestrdeki bu deneyimim bana byk bir ders oldu. Yukanda anlat
tm yaantdan sonra, doktora programm boyunca not ve snav sonular
na arlk vermedim. Doktoram alm olduuma kendi kendimi inandrdm.
Ben bu programda derece iin deil, renmek in bulunuyorum ve ren
mekten byk bir zevk alyorum" diye dndm. Bylece baarl veya ba
arsz olma konusundaki kaygm tamamen ortadan kalkt. Kendimi tmyle
renmeye verdim, zor gelen konularda uzun uzun dndm, yan okuma
lar yaptm, hocalara sorular sordum ve tamamyla anlamadan, hibir konu-

292

NSAN VE DAVRANII

yu atlamadm. Baanyla doktora


programm bitirdiim zaman, ne
hayret ettim, ne de ok sevindim.
Spelberger (1962) Amerikan
niversite rencileri zerinde ara
trma yapm ve okuma-grenme
(akademik yetenekle) kayg derecesi
arasmda herhangi bir liki olup ol
madn aratrmtr. Onun bulgu
Otta
Alsak
lan ekil 9.2'de verilmitir. ekilde
Akademik yalanekdOzayl
de grld gibi, ok dk ve ok
ekil 9.2 Orta derecede Ecademik yetene< 3ksek yetenekli kimselerde, kayg
l olan renciler arasnda, dk kayg derecesiyle akademik baan arasn
dzeyi olan renciler, }rksek kayg dze>
da bir iliki bulunamamtr. Ancak
yi olan rencilere gre daha baanl ol
rencilerin byk bir ounluunu
muladr. ok yksek ve ok dk aka
demik yetenek dzeyinde olan renciler oluturan orta yetenekli kimselerde,
de, yksek ya da dk kaygl olmak bir yksek kayg rencinin akademik
fark yaratmamtr.
baansm drm ve az kaygl
renciler daha baanl olmulardr.
Splelbegern bulgusu, benim kendi zerimde yaptm gzlemi desteklemek
tedir.
Snav kaygs, eitim baans nndeki en ciddi engeldir. Trkiye'de, ni
versite Giri Smav'na hazrlanan 4711 renci zerinde yaplan bir aratrma
da, rencilerin srekli kayg dzeylerinin, ameliyat olacak hastalann kayg
dzeylerinden daha yksek olduunu ortaya konmutur (Balta ve ark..
1988).
Eitimcilere ve ailelere. niversite Giri Smav'na hazrlanan renciler
iin gdlenme arac olarak kayg ykseltici yaklamlardan uzak durmalar
nerilir. Snava hazrlananlara, kaygyla baakacak teknikleri okul rehber
lik servislerinin retmeleri byk nem tamaktadr.
Bu ksm bitirmeden nce u nemli noktay belirtelim: Bu blmde gn
lk yaamda karlatguhz normal gdlenme ve heyecan sorunlaryla ilgi
leniyoruz. Gd ve heyecanla ilgili sorunlar byyebilir ve nemli davran
bozukluklanna dnebilir. Davran bozukluklanyla ilgili kuramlan ve bun
larn terapi yntemlerini 13. ve 14. Blmlerde a}mntlanyla ele alacaz. Bu
blmde gnlk yaamda karlatmz trden sorunlarla ilgileneceiz ve
onlarla baa kabilme yollarn tartacaz.

2. KAYGI VE GERGNLKLE
BAAIKMA YOLLARI
Kayg zannettiimizden daha da yaygm olarak gnlk yaammz etkiler.
evrenizdeki baz kimseleri vesveseli", srekli endie iinde" olan kimseler
olarak tanmlayabilirsiniz. Kendiniz de zaman zaman kaygya kaplm ve i

OONLOK YAAMIMIZDA GD VE HEYECANLAR

293

gremez hale gelmi olabilirsiniz. Acaba okulun giri snavn kazandm


m?, Acaba ev zamanmda satlacak m?. Maalarda bir art olacak m?
Hd gOn nce kafeteryada bana glmseyen kz. beni tekrar grdnde ta
nyacak m? trnden sorular bizde, zayf veya kuvvetli derecelede kayg ve
geglnlik yaratabilir. Kayg durumlaryla nasl baakabiliriz? Bu ksmda
kayg ve geglnlikle baaikma yntemlerinden bazlann zet olarak tanmla
yacaz.
Kayg ve gerginlikle baaikma yollann ki temel grupta toplayabiliriz;
Bilinli olarak uygulanan teknikler ve farknda olmadem uyguladmz tek
nikler. Farkmda olmadan uyguladmz tekniklere savunma mekanizmalar
ad verilir. Savunma mekanizmas kullanan birey, kayg ve gerginlii azalt
mak in bir teknik kullandmn farknda deildir. Bilinli olarak kulland'
mz teknikler renme sonunda elde ettiimiz davrantan erir. Kayg ve
gerginlikle baakmak iin bilinli teknikleri incelemeden nce, kayg varbgn gsteren davran belirtilerini ksaca gzden geirelim.
Kayg ve Gerginlik Belirtileri
Tablo 9.1. kaygl ve gergin insanda gzlenebilen belirtilerin bir listesini
veriyor. Tabloda grlen belirtiler sizde ya da yaknlanmzda varsa, bilinli
baaikma tekniklerinden birini veya birounu kullanmay deneyebilirsiniz.
Ancak dikkat etmeniz gereken bir konu var: Bu belirtiler, bedensel hastalk
larn belirtileri de olabilir; bireyde uzun zamandr gzlenmi ve onun gnlk
yaamm etkiler dereceye gelmilerse, bireyin bir doktora gidip muayene olmasmda yarar vardr. .

Tab lo 9.1 Kayg Belirtileri

nefes darl

mide ans

terleme

shal ya da kabzlk

nefes ahp vermede dzensizlik

an tepkide bulunma

kesik kesik nefes alma

titreme

gerginlik

el ve ayak parmaklarnn soukluu

kalp arpnts

srekli yorgunluk

aniden sinirlenme

srekli baans

belagns

boyun kaslannn gergin olmas

Bilinli Baaikma YoUamdan Otohipnoz Teknii


HoUand ve Tarlow (1980) adlarndaki psikologlar otohipnoz tekniinin
kayg ve gerginlik azaltlmasnda etkin bir biimde kullanlabileceini savun
mulardr. Allageldii anlammda hipnoz, baka birinin, davran ve algla

294

NSAN VE DAVRANII

mamz etkilemesini ifade eden kendi denetimimiz altnda yapabileceimiz bir


sre akla gelmez. HoUand ve Tarlow bir. insamn kendi kendini hipnotizma
edebileceini ve byiece istenmeyen dnce ve duygulan atp, daha isteni
len bir dn ve duyu biimine girerek, kayg ve gerginliini atabileceini
leri srmlerdir. Onlann teklif ettii teknik u basamaktan ierin
(1) Rahat bir sandalyeye bedenin yukan ksmn dik tutacak biimde
oturun. Sandalye bo bir duvardan 1.5 veya 3 metre uzaklkta olsun. Duvara
g6 znzn hizasndan 30 santim yksekliinde bir noktay bir bant yapt
rarak ya da toplu ineyle laretle3rin.
(2) Gznz duvardaki noktaya dikin ve hi acele etmeden sakin bir bi
imde nefes alp vermeye balayn. Derin ve muntazam nefes alm ve yava
yava gayet sakin bir ekilde nefes verin. Her nefes al verite, ondan sfra
doru birer birer sayn.
(3) Bir rakamna ulatnzda duvardaki noktaya bakmaya devam edin
ve bu arada eliniz ve kolunuzun arlamaya baladgm ve onlan kprdat
manzn mmkn olmadgm dnmeye balayn.
(4) imdi gz kapaklannzn gittike arlatn ve gzlerinizi ak tut
mann gittike zorlatn dnmeye balayn. Gz kapaklarnz sanki on
larda arlk aslym gibi aa doru kapanyor, gznz ak tutmak ola
naksz hale geliyor. imdi gzlerinizi kapatn (belki bu anda gz kapaklannz
kendiliinden kapanr).
(5) 2 . adm'da olduu gibi yine ondan aa doru saymaya balaym ve
her sayta derin, muntazam ve sakin nefes alp verin. Sadece nefesinizi d
nn ve baka hibir ey dnmeyin. Nefesinizi aydanlktan kan bir su
buhar gibi dnn ve sanki gryormu gibi buharn burnunuzdan girii
ni. cierlerinize gidiini ve sonra yine burnunuzdan km hayal edin.
(6 ) Nefes ah veri saymn yaparak bir saysna geldiiniz zaman kendi
nizi bir banyo kvetinde lk su iine gmlm hissedin. Ilk suyun cildinizi
nasl sardn dnn. Kendinizi tamamen gevek brakn, kendi kendinize
geve, btn vcudunu gevek brak" deyin. Vcudunuzu suyun iinde g
mlm ve tamamyla gevemi bir durumda brakn bu durumu devam etti
rebildiiniz kadar srdrn. Aklnza dnceler gelmeye balayp, gnn
sorunlanyla lgili planlar yapmaya baladnz andan itibaren gznz ya
va yava an ve bir sre o durumda gz ak kaldktan sonra kalkp, gn
lk faaliyetlerinize balayn.
Bal ta ve Balta (1986) stresle baakma yollann anlatrken bedenle il
gili ve zihinle ilgili olmak zere iki grup teknikten sz etmilerdir. Bizim yukanda verdiimiz teknik esasnda Baltalann vermi olduu deiik zihinsel
tekniklere benzer. Bu tekniklere ileride sras geldike deineceiz.
Bilinli Baakma Yollarndan Dereceli Geveme Teknii
Baltalar bedendeki kaslan adm adm gevetme yollarn u balklar altmda ahrlar; Progresif geveme, progresif geveme eitimi ve progresif geve
me egzersizi iin temel bilgiler (Balta ve Balta. 1986. 180-194). Burada gev

GONLOK YAAMIMIZDA GD VE HEYECANLAR

295

eme tekniinden bu denli uzun sz etmeyeceiz, okuyucuya bir klr vermek


iin HoUand ve Tarlow (1980)dan esinlenerek 24 basamaktan oluan bir
zetleme yapacaz. Daha fazla bilgi isteyen okuyucu Baltalann yaymmdan
yararlanabilir.
Kendinize rahat bir ortam sein. Sakin, hi olmazsa 30 dakika sizi kimse
nin rahatsz etmeyecei bir odada bir hah veya minder zerine uzann.
(1) Sa yumruunuzu skn, bir sre tutun ve gevetin. El kaslarmzm
eliniz skyken ve daha sonra geveyince, nasl hissettiine dikkat edin.
(2) imdi ayn yumruunuzu yava yava skn ve bir sre sonra yava
yava gevetin. Yine dikkatinizi kaslarnzdan ayrmayn yumruk sklrken ve
geverken nasl bir deiiklik olduunu gzleyin.
(3) imdi sol yumruunuzu skn, bir sre tutun ve gevetin.
(4) Sol yumruunuzu yava yava skn ve bir sre yle tuttuktan sonra
yava yava gevetin.
(5) Sanki bir arlk kaldryormu gibi her iki kolunuzu da bileklerden
bkerek pazulannz gerin, kademeli olarak bu gerginlii iyice arttrm,ve son
ra tamamyla gevek brakm.
(61 5. basama yava yava tekrar edin.
(7) Kolunuzu aaya indirin, ellerinizin arkasn bacaklarnzn zerine
koyun ve kollannz geriye doru gittike artan bir kuvvette itin. Daha sonra
tmden gevetin ve kolunuzun arka ksmnda yer alan kaslarnzn farkma
van.
(8 ) imdi kollarnz bedeninizin yan tarailanna brakn ve btnyle
gevetin ve gerginliin kolunuzdan akp dar ktn hayal edin.

Resim 9.1 Kaygy azaltmak iin derin dinlenmeyi


renen kiiler.

296

n s a n v e d a v r a n i i

(9) Kaslannz yukan doru kaldrarak abmz kntnn ve gerin. Bir s


re yle gegin tuttuktan sonra gevetin ve serbest brakn.
(10) Alnnzda. kalannzn arasnda kalan ksm iyice gerin ve bir sre
gergin tuttuktan sonra gevetin, rahat brakm.
(11) Gzkapaklannz sk skya kapatm; bir sre iyice skn. Daha son
ra gznz amadan gzkapaklannz gevetin. Gzkapaklannzn ve gz
nzn evresindeki kaslann gergin ve gevek olmalan arasmdaki derin farka
dikkat edin.
(12) Dilerinizi skarak ene ve akak kaslannz yice gerin. Bir sre
sonra geveterek eneniz gevek bir ekilde, aznz yan ak kalacak bir bi
imde brakn.
(13) Boyun kaslarnzn farkna varmak in kafanz arkaya doru atn
ve boynunuzun arkasndaki kaslan iyice gerin, daha sonra kaslarmz gergin
durumdayken banz nce saa, sonra sola evirin, daha sonra da ne do
ru ein. Bir sre gergin tuttuktan sonra gevetin.
(14) Omuzlarnz yukan kaldnp. omuzla boyun arasnda kalan kaslan
gerin, bir sre gergin tutun ve daha sonra btnyle gevetin.
(15) Omuzlcunz. daha sonra kollarmz. ensenizi, boynunuzu, enenizi,
gzkapaklannz ve alnmz tamamyla gevetin. Yogunluun ve geginligin
yukandan aa doru omuzlannzdan kollannza. oradan da parmak ucu
nuzdan yere akp dkldn hayal edin. Gerginnizin gittike hafifle
mekte olduuna dikkat edin.
(16) Derin nefes aln ve gsnzde oluan gerginlie dikkat edin. Nefe
sinizi tutun ve gs kalannzn gerginliini gzleyin. imdi nefes vererek
tmden geveyin.
(17) imdi yava yava ve dzenli bir ekilde nefes alp vermeye balaym. Her nefes verite bedeninizin gevediini dnn. Nefes alp vermeye
devam edin ve bedeninizin dier ksmlanndaki yorgunluun nefes alp verir
ken gittike kaybolup gittiini gzleyin.
(18) imdi kann kaslarnz kasn ve bir sre gergin tutun. Daha sonra
gevetin ve kann kalannzn gergin ve gevek olduklan zaman aralanndaki
byk farka dikkat edin.
(19) Omuriliinizin iki yanndaki kaslan gerin, bedenin dier yerleri gev
ekken bu kaslann gergin olmasna dikkat edin. Bu kaslan biraz gergin tut
tuktan sonra gevetin ve aradaki farka dikkat edin.
(20) Nefes abp vermeye devam edin ve bedeninizin st ya da alt ksmn
da. gergin hangi kas varsa gevetin. Bedeninizde hibir gergin kas kalmayncaya kadar gevemeye devam edin.
(21) imdi kala ve bacaklarnzn kaslarn iyice gerin ve bir sre sonra
gevetin. Bu kalannzn gergin veya gevek olmalan arasndaki b3rk farka
dikkat edin.
(2 2 ) Topuklarmz kaldrmadan ayak ulannz yukan kaldrarak baldr
kaslannzdakl gerginlii arttnn. Kaslarnz gerginken ayak parmaklannz
oynatarak kas gerginliinizi^ iyice farkna vann. Daha sonra ayak ucunuzu

GNLK YAAMIMIZDA GD VE HEYECANLAR

297

normal duruma getirip kaslarnz tamamyla geveterek aradaki fark gzle}rin.

(23) Topuklarmm kaldrmadan ayak ularnz geriye doru terek diz altmdakl baldr kemiklerinin n ksmndaki kaslan gerginletirin. Bu kaslar
bir sre gergin tuttuktan sonra gevetin ve aradaki fark gzleyin.
(24) imdi btn bedeni gzden geirin ve banzdan balayp, ayak
ucuna kadar kaslamzm tmn gevetin. Ba. aln, gzkapaklan. ene, bo
yun ve ense, omuzlar, kollar, gs, karn, kala, bacak, baldr ve ayak kas
lan tmden gevek bir ekilde 3ratn. Dzgn nefes alp vermeye devam edin.
Kaslannzdaki gerginliin kollannzdan ve bacanzdan akp gittiini gzle
yin. Bu ekilde 5-10 dakika rahata yatn.
Burada nemli nokta, kaslannz gergin ve gevek olduunda ne kadar
farkl olduklann hatrlamanzdr. Bu egzersizi birok kere yaptktan sonra,
zihin yoluyla verdiiniz emirlere kaslarnz hemen uymaya balar. lerde her
hangi bir gn gs kaslannzn gergin olduunu ve nefes al veri dzeni
nizin bozulduunu gzlediiniz zaman, bu kaslan nce gerip daha sonra tamam^la geveterek kas gerginliini nlemeniz mmkn olur.
Yukanda verilen trden bir geveme ve rahatlama teknii, iten geldikten
sonra her gn 15-20 dakika uygulanrsa, kayg ve gerginlik byk lde
azalr. Zaman getike bedeniniz bu teknie alarak, daha derin dzeylerde
dinlenme olana yaratr. Gnlk hayatn getirdii kayg ve gerginlikten kur
tulmak isteyen okuyucu bu teknikten ya da Balla ve Balta*m (1986) ner
dii buna benzer bir teknikten yararlanabilir.
Bilinli Baakma Yollarndan Kayna Bulma Teknii

Otohipnoz ve geveme tekniinin yan sra, kayg^ra yol aan nedenleri


bulup kanp anlayarak da kaygnn iddetini azaltmak olana vardr. Kayg
ya yol aan nedenler ya bire3dn iinde bulunduu ortamda ya da bireyin ben
lik kavramyla ilgili olarak onun yetersizlik duygusunda yatar. Bu nedenle,
kaygya yol aan temel nedenleri anlamak kolay bir i deildir. Ne var k, b
kp usanmadan yapacamz bir i-gzlem sonucu bizi kayglandran olay ya
da durumlan anlama olanamz vardr. Aadaki yntem bu amala veril
mitir ya aynen ya da size uygun ufak baz deiiklikler yaparak, uygulayabi
lirsiniz.
(1)
Kaygnzn Jorkna oann ve kayg olduunuzu kabul edin. En nem
admlardan biri budur. Kaygl olduunuzun farkna varamazsanz kendi
kendinize yardmc olamazsnz. Siz kayglyken bedeniniz ve ona bal olarak
davranlannz az ya da ok deiir, rnein daha yzeysel solunum, daha
sk kalp arpmas, dikkatinizi belirli bir konuya toplayamama, hemencecik
alnma veya en ufak bireye fkelenme gibi belirtiler, kayg sonucu ortaya
kar. Bedeninizin ve davranlarnzn farkndaysanz bu deiiklikleri hemen
gzleyebilirsiniz. Kaygl olduunuzun farkma vardnzda nnzde iki ola
nak vardn Kaygl olduunuzu ya kabul eder ya da etmezsiniz. Kaygl oldu
unuzu kabul etmezseniz, bundan sonraki admlan uygulama frsatn bula
mazsnz.

298

NSAN VE DAVRANII

(2 ) inde bdundumuz dunundan bir sre uzaklau ue durumunuzu


gzden geirin. megln evdesiniz ve ev ortamnda iken kaygl duruma girdiginizi fark ettiniz ve bu kaygmn altnda yatan nedenleri bulmaya karar ver
diniz. Karannz uygulamaya koyabilmek in ev ortamndan bir sre uzaklam ve ev durumunuzu gzden geirin.
Bir sre uzaklamak deiik biimlerde yaplabilir. Bir yrye kabi
lirsiniz. Ud-O saatlik bir vapur veya otobs yolculuu yapabilirsiniz veya bir
parka gidip kulara yem atarak zamanmz geirebilirsiniz. Ne yaptgmz
nemli deil, nemli olan bir sre ev ortamndan uzaklamanzdr. Kaygmz
i rlam ela ilgiliyse, iten bir sre uzaklan, ya da banda olniadgmz
bir zamanda aadaki basamaklan gzden geirmpye devam edin.
(3) Kendinizi en rahat hissedeceiniz ortam hayal edin. Fcizedelim ki
yeni evlisiniz. Einizin ablas, sizin bulunduunuz ehirdeki belirli bir dok
torda tedavi olmak iin iki haita kadar sizin evinizde kalacak. Einizin ablas
na yardmc olmay itenlikle istiyorsunuz. Ne var ki. ilk ve kinci admlarda
belirtildii gibi, kayglanmaya baladnz fark ettiniz ve kaygmn temelinde
yatan nedenleri bulmak iin pakta bir yrye ktnz. Kaygnzm ka3mam bulmak iin kendinizi kaygsz bir ortamda hayal etmek istediniz. Ken
dimi hangi durumda en rahat ve kaygsz hissederim? sorusuna cevap ola
rak hayalinizi altrmaya baladnz.
Bu sorunun cevab olarak, einizin ablasmn olmad zamanlarda kendi
nizi en rahat hissedeceinizi kefettiniz. inizde bir sululuk belirdi. nk
einizi seviyorsunuz ve onun iin nemli bir kii olan ablasna yardm etmeyi
gerekten tenlikle stiyorsunuz. Farkna vardnz k. einizin ablasnn sizin
piirdiiniz yemekleri sevmqreceglnden ve sizi eletireceinden ekiniyorsu
nuz. Yemek piirmeyi pek bilmiyorsunuz ama. einiz sizin piirdiiniz yemek
lerden ikayet etmiyor, aksine iyi pimemi yemek ikiniz arasnda bir aka
lama konusu oluyor. Ancak, einizin ablasnn sizde kalrken yemek piirme
konusunda sizi yarglayacandan korkuyorsunuz. Farkna vardnz u olu
yor: Yemek piirme konusu olmasa kaygnz ortadan kalkacak ve einizin ab
lasn misafir etmekten memnun kalacaksnz.
(4) Kaygmm temelinde yatan nedenlerin sizin benlik kauramnz nastl et
kilediini anlayn. Ekinizin ablasnn sizde kald sre iinde sizin piirdii
nizin yemeklerden holanmayaca ve kardei in sizin iyi bir e olmadnz
dnecei olaslnn, kaygnzn temelini oluturduunu 3. admda kefet
tiniz. imdi bir adm daha derine inerek, kayg yaratan bu durumun sizin
benlik kavramnz nasl etkilediini anlamak gerekir. Bir sre dnp, ken
di kendinize deiik sorular sorarak, bu etkileri kefedebilirsiniz.
rnein, Yemek piirme konusunun dnda, eimin ablasnn bizde kalmasmn bende uyard baka kayglar var m? diye sorabilirsiniz. Soruya
cevabmz Hayr ise. son derece zel ve snrl bir konuda kayglandnz
anlam olursunuz'. Yukardaki soruya cevabnz Evet" ise, durum yemek pi
irme* konusunun tesine gider ve daha ynl dnerek, kaygnzn gerek
kaynan veya kaynaklarn kefetme yolunda ilerlemeniz gerekir.
(5) Kaygtmzm ortadan kalkmas itn uygulayacanz ksa sreli ve uzun
sreli zm ycilarm saptayn. 4. admda kaygnzn son derece snrl bir

GNLK YAAMIMIZDA GD VE HEYECANLAR

2 99

alanda, baka bir deyile yemek piirmek konusunda olduunu kefettikten


sonra zmnz, o zel alandaki sorunu ortadan kaldrmaya ynelik olur.
Bu konuda deiik zm yollan uygulayabilirsiniz. zm yollanndan bazlan ksa sreli, bazdan se uzun sreli olur.
Ksa sreli zmlerden bazdan unlar olabilir; a) nnzdeki bir hafta
inde 5 ya da 6 yemein nas piirileceini, iyi bilen birinden iyice ren
mek; b) konuyu einizle konumak ve onun fikrini aldktan sonra ablasma
nceden bildirip, yemek konusunda yksek beklentiler iinde olmamasn
bildirerek, onu 3riyecek konusunda hazrlamak; c) einizin ablasnm geliini
bir frsat bilerek baz yemeklerin nasl piirildiini ondan renmek; d) yemek
piirme konusundaki kaygnzn nemsiz olduuna karar vererek, evinizde
hibir deiiklik yapmamaya karar vermek. Bu son seenek, einizin ablas
nn sizi olduunuz gibi kabul etmesini beklediinizi, u andaki benliinizden
memnun olduunuzu, bakalann memnun etmek in kolaylkla deimek
istemediinizi belirtir.
Uzun sreli zm yollan, bir kimsenin kendini derinden anlamasn ge
rektiren trden yaklamlardr, rnein, yemek piirme konusundaki kayg,
kiinin "d merkezli" bir kimse olduuna aret eder. D merkezli kimse,
hep bakalann memnun etmek in abalar, btn amac bakalannn ken
disine eletiri yneltmemesini salamaktr.
Bunun kart olan i merkezli" kimse, karar verirken kendi duygu ve
dncelerini merkez alr. (D merkezli ve i merkezli kiiler konusunu daha
aynntl olarak 12. Blm'de tartacaz.) Bir kimsenin d veya i merkezli
olmas, o kimsenin iinde byd aile ortamyla ilgilidir. Bir kimsenin d
merkezli bir kimse olmaktan vazgeip, merkezli biri olmas, bireyin karar
vermesine bal olarak hemen bir gnde gerekletirilebilen kolay bir i deil
din uzun bir aray ve dn, o kimseyi gemite ve imdi etkileyen fak
trlerin dzenli bir sistem inde anlalmasn gerektirir. Bu anlaya ulaa
bilmek bir sre psikoterapi gerektirebilir. Bu yaklam uzun sreli bir yakla
mdr ve kaygmm temelinde yatan sorunlar zme yneliktir.
Tem ek piirme konusunun dnda, eimin ablasnn bizde kalmasnn
bende dourduu baka kayglar var m? diye sorduunuzda cevabmz
Evet" ise kaygnzn kayna yemek piirme konusunun dna kar, daha
baka ynleri erir.
Akla deiik olaslklau* gelir:
a)

Belki einize gveniniz tam deildir ve onun kolayca ablasnn olum


suz etkisi altnda kalabileceinden korkabilirsiniz;

b)

einizin ailesiyle sizin aileniz arasndaki iliki, ikiniz arasnda bir so


run olarak kendini gsterebilir:

c)

siz kendine gveni olma3ran birisi olarak hemen hemen herkesin ya


nnda kayg duyabilirsiniz.

Daha nce de belirttiimiz gibi bunlar hemen ortadan kalkacak, trden


nedenler deildir. Uzun sre zerinde durulmas ve dnlmesi gereken so
runlar kapsar.

NSAN VE DAVRANII

300

(6 ) Ksa sureli zm yollarn hemen uygulamaya koy ue uzun sreli


zmler iin gerekli admlar atmaya hazrlan. 4. ve 5. admlarda farkna var
m olduunuz nedenlere dayanarak nce ksa sreli zmleri hemen uygu
lamaya koyun. Ksa sreli zmlerde hatrlayacanz en nemli nokta u
olmahdn lk adm, en zor admdr. lk adm attktan sonra, yava yava di
er admlar onu izler.
e ufak ve basit admlarla balamakta yarar vardr. Diyelim ki. yemek
piirme konusundaki kaygnza zm yolu olarak, einizin ablasmdan ye
mek piirmeyi renmeye karar verdiniz.
lk adm, einize ablasna mektup yazmak istediinizi s3emek olur. lk
adm atmak gayet kolay olur ve kayg derecenizi azaltarak size olumlu ynde
bir enejl verir.
kinci adm, einizin ablasna mektup yazmaktr. Mektupta, onun hastalma zldnz, kendisine burada yardmc olabilmeyi istediinizi, fakat
yemek piirmeyi pek bilmediiniz iin, ona iyi yemek piirememekten kayg
landnz yazarsmz. Mektubunuza devam ederek kendisinin burada teda
visine devam ederken size baz yemekleri retebilirse memnun kalacanz
sylersiniz. Ondan beklediinizin size yemek tarifesini vermesi olduunu, b
tn ii sizin yapacanz sylersiniz.
nc adm olarak, evin telefon olana varsa, einizin ablas gelmeden
nce onunla telefonda konumay planlayabilirsiniz. Her admda kayg dere
ceniz azalacak ve daha yapc zmler iin adm atma isteiniz artacaktr.
Ufak admlardan elde edeceiniz destek ve eneji size, daha temel sorunkra
uzun sreli zmler in yaklama cesaretini verir.
(7) Kayg iin harcadnz enerji ve zamann size hibir yaran olmadm
mutmaym. Kaygy ortaya karan nedenlerin Ikl temel grupta toplanabilebelni sylemitik:
a)

Bireyin iinde bulunduu ortamdan kaynaklanan nedenler, veya

b)

Bireyin kendisiyle ilgili yetersizlik alglamasndan kaynaklanan ne


denler.

Bu nedenleri ortadan kaldrp, kaygy sfra indirmek zordur, ancak za


man iinde, sizin.yapacanz abalar sonucu kayg ortadan kalkar. Bu aba
y gsterirken aklda tutulacak en nemli konu, kayglanarak harcanan ener
ji ve zamann size hibir yaran olmaddr. Kaygnm temelinde yatan neden
leri, kayglanmaya devam ederek hibir ekilde zemezsiniz. Aksine zm
zorlatnrsnz. Kaygya harcadnz enerji ve kayglanmann ortaya kard
nroflzyolojik koullar, sizin dikkatinizi ve dnme kapasitenizi olumsuz
ynde etkiler.
(8 ) Kaygmz abartmaktan saknn. Olumsuz duygulan abartarak oldu
undan daha da kt gstermek oumuzun alkanldr. Byle bir eilim
ksr dng yaratn Kayg abartlnca daha ok kaygya, daha fazla kayg da
ha ok abartmaya, abartma kaygnn yeniden artmasna yol aar. Bylece.
enerji ve zaman kaygy tfme yerine, kaygy bytp, beslemeye harcanm
olur. Bu ksr dngye girmekten saknn.

GNLK YAAMIMIZDA GD VE HEYECANLAR

301

imdfye kadar bilinli zm yollanndan sz ettik. Aadaki blmde,


nsanlarn kayg veren durumlarla bilinsiz olarak nasl baakma giriimle
rinde bulunduklanm inceleyeceiz.
Bilinsiz Baakma Yollan: Savunma Mekanizmalan
Savunma mekanizmas farknda olmadan, bilinsiz olarak kaygdan kur
tulma abasma verilen simdir. Belirli ortamlar bireyde kayg^a yol ayorsa,
bu tr ortamlarda birey bilmeden savunma mekanizmalann kullanmaya
balar. Kaygmn nedenleri bireyin benlik kavramyla ilgiliyse, o zaman birey
savunma mekanizmalarn deiik ortam ve durumlarda gsterir. Savunma
mekanizmalarnn birok trleri vardr.
Savunma mekanizmalannm ortaklaa paylatklan zellikler vardr. Pay
lalan bu genel zelliklere ksaca gz attktan sonra, sk sk gzlenen savun
ma mekanizmalarndan yedisini tanmlayacaz.
Savunma mekanizmalannm genel zellikleri unlardn
(1) Savunma mekanizmasn kullanan blr^'. davrannm gerek ilevi
nin farknda deildir. Savunma mekanizmalanna, bu anlamda, bilinsiz davraniiar olarak baklr.
(2) Savunma mekanizmalannm etkisi altnda, gerei olduundan biraz
daha farkl alglarz. Bir dereceye kadar kendi kendimizi cMatnwca iin ine
girer ve bylece alglamadaki bu deiiklik bizdeki kayg dzeyinin azalmas
na ol aar.
(3) Savunma mekanizmalan kaygmz azaltmada gerekten etkindir ve
yaammzda ortaya kan zor durumlan kendimizi ypratmadan atlatmamza
yardmc olur.
(4) Savunma mekanizmalan herkes tarafndan kullanlr ve normal bir
davran biimi olarak kabul edilir. Aada anlatlan baz savunma mekanizmalann okurken, byk bir olaslkla, bu mekanizmalardan birkan ya
kendinizin, ya da tandnz baz kimselerin kullandn fark edeceksiniz.
Bu durumda kendinizi veya br bireyi yarglamayn, nk savunma meka
nizmalan her salkl nsann zaman zaman bavurduu bir davran tr
dr. Birey evreye uyum yapmak iin srekli olarak savunma mekanizmalann kullanrsa, sorun o zaman ortaya kar. Ara sra bavurulan savunma
mekanizmalan. kayg derecemizi azaltarak evreyle geici olarak daha etkin
etkileimde bulunmamz saladmdan. salkldr. Srekli olarak kullanlan
savunma mekanizmalan se, tam aksine evreye uyum yapmamz bozar ve
salksz sonulara gtrr.
Bu drt noktay gz nnde tutarak temel savunma mekanizmalanndan
belli bahlann gzden geirelim:
Manta brme (rationalization): Bu tip savunma mekanizmas, bireyin
yapm olduu belirli bir davran haD/letici mazeretler bulma biiminde
kendisini gsterir. B ir ^ mazeretler bularak, kendi davrann olduundan
daha az yanl, ya da tuhaf gsterme eilimindedir, rnein, snavda kopya
ekerken yakalanan renci, bu yz kzartc davranm rtbas etmek iin.

302

NSAN VE DAVRANII

Herkes renciyken kopya eker." ya da Kopya ekme frsat veren retme


nin dersinde kopya ekilir" gibi bir genelleme yaparak, kendi davrann ma
kul gstermeye alr.
ok para harcayarak byk borlarm altna giren kii, Bor, yiidin
kamsdr." gibi bir syleyiin arkasna snarak borlanma davrann
olumlu bir atlm olarak gsterme abasndadr.
Hi uygun olmayan ortamlarda uygun olmayan steklerde bulunan kii.
steyenin bir yz kara, vermeyenin iki yz," diyerek uygunsuz davrann
manta brr.
Bu tr manta brme ve makul gsterme abalan, bireyin kaygsn ge
ici olarak azaltarak, zor ve utan verici bir durumu bireyin kolaylkla atlat
masna yol aar.
Kart tepki gelitirme (reactlon formatlon): Bu savunma mekanizmas,
gerekte hissettiiniz duygulann tam aksini yaptnz zaman kendisini gs
terir. Gerek duygulannz gstermek, iinde bulunduunuz durum iinde
uygun kamayacandan, gerek duygulannza zt fakat o durum iinde ka
bul edilebilen duygulan gstermeye balarsnz. Buna kart tepki gelitirme
ad verilir.
rnein, sevdiiniz bir ablanz, kocas kazada lnce, iki ocuunu ala
rak sizinle oturmak zere yannza geldi. 2^amanla ablanzn sizin yaamnza
karmaya baladn ve ocuklann srekli grlt yaparak sizin alman
z olumsuz ynde etkilediini gryorsunuz. inizde ablanza ve ocuklanna
kar bir kzgnhk belirmeye babyor. ne var ki inizdeki fkenin farkna va
rnca. sululuk hissediyorsunuz. nk, kocasnn lmnden sonra ablan
za ve ocuklanna yardmc olacak tek kii szsiniz. Gerekte hissettiiniz kzgml gstermek uygun olmad iin, kzgmhk duygusunun yerine onlara
efkat ve sevgi duygusu gstermeye al^orsunuz. Bu davrannz, kart
tepki gelitirmeye bir rnektin efkat gsterisi yaparak, kzgnlk duygusu
nun ortaya karaca kaygdan kurtulmu oluyorsunuz.
Bastrma (repression): Baz dnceler bizde derin kayg dourabilecek
potansiyele sahiptir, rnein, her an bir nkleer savan ortaya kma olas
l bu tr bir dncedir. Amerika'nn Kaliforniya Eyaleti srekli depremle
rin olduu bir blgededir. Bu blgede ortalama her otuz ylda bir son derece
iddetli deprem olduu saptanmtr. Byle bir depremde binlerce insan ya
amn kaybeder. Televi^on. radyo, gazeteler ve hkmet yaynlar srekli
olarak vatandalar depreme hazr olmalar iin uyardklar halde, byk bir
kitle, sanki byle bir olaslk hi yokmu gibi hareket eder.
Bizde derin kayg uyandrabilecek byle dnceleri bilinaltna iterek
bastrrz. Bylece olumsuz dncenin etkisi altnda ortaya kabilecek kay
gy nlemi oluruz, lm olayn ou kere hi dnmeyiimiz de. bastrma
trnden bir savunma mekanizmasna rnek olarak verilebilir. nsanlann
lml olduunu bildiimiz halde biz davranlarmz, planlanmz sanki hi
lmeyecekmiiz gibi yaparz. Olduka yal insanlarda sk sk gzlenen para
biriktirme ve kimseye yardm etmemek gibi durumlar, lm dncesini bas
trma davranma rnek olarak verilebilir.

GONLK YAAMIMIZDA GD VE HEYECANLAR

3 03

Bastrma davran klinik psikolojinin sk kulland kavramlardan biri


dir. Kavramn deneysel olarak gzlenmesi zor olduundan deneysel verilerle
pek desteklenmemitir. Ne var k, birok klinik gzlemi aklamada byk ko
laylk saladndan, bastrma kavram klinik alanda gcn korumaktadr.
Yanstma (projectlon): Bireyin kendisinde bulunan kusurlan bakalarn
da grme davramna yanstma ad verilir. Bakalarna hi yardm etmeyen
ve srekli kendi kanm gzleyen bencil biri, Herkes kendi bann aresine
bakyor, kimse bir dierine yardm eli uzatmyor," diyerek, etrafndaki kimse
leri sular. Birey, yanstma yoluyla kendisinde bulunan olumsuz ynleri zo
runlu ve gerekli imi gibi gsterir. Kendisinde bulunan kt zellikleri ba
kalarnda grerek birey kendini, olumsuz zellikler asndan bakalanndan
farkl grmez. Birey yanstma davrannda bulunarak, Ne yapaym, herkes
byle, ben de byle olmak zorundaym; byle davranmam yaamn zorunlu
bir sonucu, benim elimde olan birey yok." mesajn verir.
zdeleme (identiflcatlon); Birey kendinde bulunan zellikleri zenilir
bulmad zaman, kendisi olmaktan kp, istedii zelliklere sahip baka bi
riymi gibi kendini alglamaya ve davranmaya balar. Kendisini bir bakasmn yerine koyma ve davranma eilimine, zdeleme ad verilir.
zdelemeye kolaylkla rnekler verilebilir: irkin bir gen kz. kendini
beendii bir film artistiyle zdeletirerek, o artist gibi g3inlp. sslenerek
irkinliini unutur. Gen bir erkek, mahallenin kabadaysyla kendini zde
letirerek bedeninin zayflnn dourduu kaygnn stne kar. Yukanda
verilen iki rnekteki ortak yn, bireylerin kendilerindeki zellikleri begenmeyip. sanki baka biriymi gibi hareket etmeleridir.
Yer deitirme (displacement): Bizde kayg uyandran sorun, gcmzn
yetmedii bir kimse, ya da denetimimiz altnda olmayan bir olaysa, kaygmz
veya kzgnlmz gcmzn yettii bir kimseye yneltiriz. Ofisteki mdre
k^m memur, fkesini evdeki karsna boaltr. Memurun kans. kocasna
ifade edemedii kzgnl denetimi altnda olan, gcnn yettii ocuklann
azarlayarak fade eden ocuk da evdeki kediyi ya da kpei (ekmeler. Bylece
birey gcnn yetmedii kimseyle mcadele etmenin douraca kaygdan
kendisini uzaklatrm olur.
Yceltme (sublimation): Toplumsal ynden kabul edilmeyen saldrgan ve
ya cinsel eilimler, yceltme mekanizmas araclyla biim deitirerek top
lumun kabul edebilecei alanlarda ifadelerini bulurlar. rnein, srekli d
vmek ve bakalanna posta koymak" steyen kiinin bu davran, beki ya
da polis olduu zaman grevinin bir paras olarak grlr.
Soyut kavramlara brme (Intellectualization): Bizde kayg uyandran
duygusal (aifectlve) bir durumu soyut kavramlarn nda grerek, gerekle
ilikimizi kesme eilimine, soyut kavramlara brme ad verilir. Yakn len
kimse, bu k im s ^ bir daha hi gremeyeceini bildii halde, lm son dere
ce soyut bir olay yaparak duyduu acy bastrmaya alr. Sk sk soyut

304

NSAN VE DAVRANII

kavramlara brme davrann gsteren kimselerin kendi duygularnn farkma varmaktan korktuu dnlr. Bu kiiler, kendilerine en yakm hisset
tikleri elerine ya da ocuklanna dahi duygularm ifade edemezler. Duygusal
yaamlan son derece soyutlap gnlk yaamdan uzaklamtr.
Haycd dnyasna kama (fantasy escape): inde bulunulan durum kayg
uyandran bir durumsa, hayal dnyasna kap orada daha ho bir durum
iinde kendimizi dnerek iinde bulunduumuz durumun ortaya kard
kaygdan kurtulmu oluruz. rnein, sekreterlikten hi holanmayan gen
kadn kendini hayal dnyasmda son derece baanh bir avukat gibi dne
rek, sekreterliin verdii kaygdan kurtulur. Fakir bir gen, kendisini baarl
bir sporcu olarak boazdaki yalsnda hayal eder ve bylece fakirliin verdii
eziklikten bir an iin kurtulabilir.
TelaJI (compensatlon): Kendimizi zayf grdmz bir alandaki eksiklii
mizi, kuvvetli olduumuz baka bir alandaki baaryla rtme abasma t e l^
denir, rnein, zihinsel yetenekleri ksth olan bir kimse spor alannda b
yk baarlar kazanarak bu eksikliini giderebilir. Erkeklerin dikkatini eke
meyen irkin bir kz, alp baanl bir biimde doktorasn yapar ve bilim
alannda baarl bir kimse olarak herkesin dikkat ve takdirini eker. Kadhlann dikkatini ekemeyen irkin bir erkek baarl bir ressam ya da heykeltra olarak kadm vcudunu en ince ayrntlarna kadar fade etme olana bu
lur ve bu davranndan dolay da byk bir takdir ve destek grr.
inkr (denial): Birey daha nce yapm olduu bir davran kabul etme
yip, inkr ederek de bir savunma mekanizmas gsterebilir. irkin bir davra
nta bulunan kimse. Hayr ben hibir zaman o kiiye kaba davranmadm,
srekli saygl davrandm. diyerek daha nceki davrann inkr eder. Birey
bylece, kt davranndan doacak kaygy nlemeye abalar.
Farknda olmadan yaptmz savunma mekanizmalar, kaygmz azalt
ma yolunda bize yararldr. Her kimse, deiik zamanlarda u veya bu savun
ma mekanizmasn kullanr. Bu blm okuduktan sonra kendinizin ya da
arkadalarnzn davranlm n bazlarn savunma mekanizmas olarak gr
meye balayabilirsiniz. Byle bir gzlemde bulunduunuz zaman doal bir
sre iinde olduunuzu bilin ve ne kendinizi ne de bakalann yarglayp,
kmamayn. Bir kimse srekli olarak savunma mekanizmalarn kullanarak
gerekle ilikisini kesiyor, evresine ve yaama uyumunda zorluk ekiyorsa,
ancak o zaman bu kimsenin psikolojik tedaviye gereksinmesi var demektir.

3. ENGELLENMEYLE BAAIKMA YOLLARI


Giri
Daha nce akladmz gibi engellenme amacna ulaamam, nlenmi
gdlerin ortaya kard heyecan halidir. Deiik iddet derecelerinde her

GNLK YAAMIMIZDA GD VE HEYECANLAR

3 05

gn engellenme duygusunu yaarz. Bu ksmda engellenmeyle nasl baakabflecegimizl greceiz.


Kayglanma konusunda olduu gibi, engellenme konusunda da baakma yollarn iki temel grupta toplayabiliriz:

1 ) Bilinli ve planlanm baakma yollan.


2) Bilinsiz ve planlanmam baakma yollan.
k gruptaki davranlar dnlerek belirli bir program erevesinde hazrlannutr ve birey hangi davran ne amala yaptgmn farkmdadr. kinci
gruptaki davranlar ise planlanmamtr ve ken^llinden ortaya kan tepki
lerden oluur. Birey bu davranyla engellenme duygusu arasndaki ilikinin
ou kez bilincinde deildir. Aada hct grup davran ayn ayn nceleyece
iz. Gnlk yaamnda birey, her iki trden baakma davranm da aym
anda gsterebilir.
Bilinli Baakma ToUan
Engellenme duygusunun kayna, kaygda/olduu gibi, ya evrede ya da
engellenme duygusunu yaayan bireydedir. Engellenme duygusu, bireyin
inde bulunduu sosyal ya da fiziksel evreden kaynaklanyorsa, onunla baakmak in atlacak admlar, bireyin kendi zelliklerinden kaynaklanan
engellenme duygusuyla baakmak iin atlacak admlardan farkl olur. Be
lirli bir engellenme duygusu ayn zamanda hem ortamn koullarndan, hem
de bireyin kiisel zelliklerinden kaynaklanabilir. Aada her iki tr kaynak
tan gelen engellenme duygusuyla baakmada kullanlan gvenli-gbiken
(asserUve) yaklama gzden geireceiz.
yle bir rnekle tartmamza balayalm: Bir niversite rencisi kendi
siyle ayn snfla bulunan kart cinsten biriyle arkadalk kurmak stiyor.
Daha kolay anlatabilmek iin bu kiilere sim verelim; erkee Selim, kza da
ule adlanm verelim. ule'nin Selim'le arkadalk kurmak istediini varsaya
lm.
(1) Hangi gdnn engellendiini anlayn : lk admda engellenen, ama
cna ulaamayan gdy bulmaya yneliriz. ule. Selim'le konuamad s
rece engellenme duygusu yaar nk onunla arkadalk kurarak yalanla
ma amacna ulaamamtr.
(2) steinizi gerekletirmenize neyin engel olduunu anlayn: ule, "en
gelin ne olduunu" kendisine sorduunda, farkl cevaplar alr. Cevaplardan
bazlar Selim'in ve kendisinin iinde bulunduu koullardan, dier bazdan
ise ule'nin veya Selim'in kendi kiisel zelliklerinden kaynaklanr.
inde bulunulan koullara rnek olarak unlan verebiliriz: Selim niver
site yurdunda kalmaktadr ve her gn yurttaki arkadalanyla okula gelmek
te. snfla onlarla beraber oturmakta, beraber yemek yemekte ve okuldan
sonra yine beraberce yurda dnmekledir. Bu durum iinde ule'nin Selim'le
yalnz konumas olanakszlamaktadr.
evreden gelen baka bir engel. Selim'le telefonla konuma olanamm
bulunma3ndr. Yurdun telefonu vardr ama. }rurt ofisinde bulunan telefonla
D 2 0

306

in s a n v e

DAVRANII

konumak in kim olduunuzu ve kiminle konumak istediiniz sylemek


zorundasmz. Bu koullar altmda ule Selimc telefon ederse, durumu arkadalannn reneceinden korkmaktadr. ule bu aamada duygulannm
kimse tarafmdan bilinmesini stememektedir. evre ya da inde bulunulan
koullardan ka3maklanan engellere dier bir rnek de. Trk kltrnde bir
kzm erkekle arkadalk kurmak in giriimlerde bulunmasnn olaan kar
lan mamasdr. . Bu nedenle ule, rahat ve serbeste hareket etme zgrl
n kendisinde bulamamaktadr.
iinde bulunulan ortamn koullarnn yan sra. Selim veya ulenin ki
isel zelliklerinden kaynaklanan engeller de vardr: ule bir gen kz olarak
kendini, o kadar ekici ve gzel bulmamaktadr. SelimI yakkl ve erkeksi
grd iin, baka kzlann Selimden holandgm dnmektedir ve bu ne
denle, Selim'in belki de bir kz arkada olduunu dnmektedir. Selim ta
rafmdan beenilmeme korkusu ule'nin daha giriken olmasm engellemek
tedir. Aynca ule, kendi yaanna gre, biraz daha ekingen bir kiilik yap
ma sahiptir. Bakalarnn geliigzel yapverdikleri davrantan. ule d
nerek, yice gzden geirerek yapar; hata yapmaktan, bakalannn kendisini
ayplama ya da knamasmdan ekinir.
(3) Uygulamaya dnk durum deerlendirmenizi yapn: I ve d engelle
ri gzden geirdikten sonra uygulamaya dnk bir durum deerlendirmesi
yapm.
Bu aamada ule hangi engellerle ne zorlukta baakabileceglnl dn
melidir. Selimle szl letiim kurmak zorunda md? Belki de mektup yaza
rak letiim kurma daha kolay olabilir. Aynca. Selim'le yalnz konumak yeri
ne. kendisinin Selimin grubuna katlarak, nce o grubun bir paras olmak
ve herkesle arkadalk kurmak daha kolay ve makul bir adm olabilir. Bt^lece SelImM daha yakndan tanma olana bulabilir ve Selim'in kendisi iin lie
gibi duygular beslediini daha nceden renebilir.
ule kendi utangaln ve ekingenliini de gzden geirebilir, bunun
sonunda, o andan itibaren daha giriken bir kimse olmaya ya da, Ben ken
dimi u anda olduum gibi kabul ediyorum ve hibir ekilde deimek iste
miyorum," karanna varabilir. Grnm konusunda da ayn ekilde karar
lar alabilir. Ya giyimine daha dikkat edip, kendisine yakan trden elbise ve
renkleri giymeye zen gstermeye balayabilir ya da Ben neysem oyum, kim
seye kendimi beendirmek zorunda deilim. Beenen beni olduum gibi be
ensin." dncesiyle hareket edebilir. I ve d engellenme kaynaklann gz
den geirerek kii kendisi iin en uygun admlara bylece karar verebilir.
(4) Uygulamaya dnk bir plan yaparak, adm adm plannz gerekleti
rin Durumu deerlendirip, kendisi iin neyin nemli olduuna karar verdik
ten sonra, artk ule plann yapmaya ve adm adm bu plan gerekletirme
ye hazrd:r*
ule durum deerlendirmesi yaptktan sonra Selimin grubundaki her
kesle arkada olmaya ve kendisini hi deitirmeden olduu gibi brakmaya
karar vermi olsun. Plann gerekletirmek iin smRa onlann yaknma
oturmaya, onlarla konumak iin frsatlan deerlendirmeye, le yemeinde

GONLK YAAMIMIZDA GODO VE HEYECANLAR

307

onlarla beraber olmaya ve bazen onlarla beraber yurda yrmeye karar ve


rir. Selim'le ilikisini bir sre ikinci plana atmaya karar verir. Bir iliki geli
irse. bunun doal, hi zorlamadan gelimesini ister. Fakat bu potans^^el
ilikinin gelimesi iin gerekli ortamm koullarn hazrlamada kendisinin bir
eyler j^pabllecelnl grr. ule planm bu temel dnceler erevesinde
dzenler.
Engellenme duygusuyla nasl baakabilecegimiz konusuyla ilgili olarak
yukandaki admlan bylece gzden geirdikten sonra, imdi baz genelleme
lerde bulunalm.
Genelleme . Engellenme duygusuyla baakmak in sizin faal olmanz
gerekir, EngeUenme duygusunun etkisi altnda son derece kzgn ve bozuk
bir ruh hali iinde hibirey yapmamak, size bir zm getirmez.
Yukanda verilen rnekte ule faal olarak engellenme duygusuyla ilgilen
mitir. Pasif olarak ele alsayd, byk bir olaslkla daha fazla sigara imeye
balar, iki ierek yaamn ac ve hakszlklarla dolu olduundan" sz eder
ve karamsar bir dnya grn dile getiren ark ve trkleri dinleyerek,
daha da duygusal kntye girerdi. Bu aamada, iindeki kzgnlk ve bo
zulma duygusunu, yer deitirme savunma mekanizmas araclyla, ideolo
jik amalar iin kullanrd. Byle bir savunma mekanizmasna giren ule'nin
bir sre sonra belirli bir "solcu" ya da "sac" grubun paras olma olasl
ykselir. Grdnz gibi, yukandaki admlan zleyerek akf bir tavr iinde
engellenme duygusuyla uramak. ule'nin kendisi, ailesi, arkadalar ve ge
nel olarak toplumun psikolojik sal bakmmdan daha yararbdr.
Genelleme 2. EngeUenme duygusuyla baakmada. evreden kaynakla
nan engelleri olduu kadar kiinin kendisinden kaynaklanan engelleri de gznne almak zorunda3nz. 3. Blm*de alglama konusunu incelerken syle
diimiz gibi birey, kendi alglamas yoluyla psikolojik evresini belirler. Bir ki
inin evresindeki kii ve olaylar, o kiinin belirli tr dnce ve tutumlardan
dolay engel durumuna gIrebiUr. Bu nedenle, kiinin kendisindeki zelliklerin
farknda olmas, onun evresindeki engellerle baakmasmda yararl olur.
ule, Trk kltrnn deerleri ve normlan erevesi inde dnd
ve evresini "Trk kltr gzlyle" grd iin. inde bulunduu or
tamda baz engeller alglar. ulenin gdsne benzer bir gdye sahip tipik
Amerikal bir niversite rencisi kz. Selim durumunda olan erkee telefon
etmekten hi ekinmez ve olduka belirgin bir ekilde, bir kadn olarak Selim*e lgi duyduunu belirtir. evrede Selim'e ilgi duyan baka kadnlar var
sa, dier kadnlan safd brakarak Selim'in dikkatini kendi zerinde topla
maya alr. Bunu yaparken de o kadar sakl ve gizli ekilde hareket etmez,
olduka ak davranr.
Yukanda anlatlmaya allan temel fikir udun Farkl kltr ve sosyal,
ortamlardan gelen kiiler, farkl sosyal deer ve normlar iinde bydkle
rinden. ayn evre iinde farkl engeller grrler. evredeki engellerin temeli,
bu anlamda, bizdeki alglama zelliklerine baldr. Bu zelliklerin bilincinde
olmak, engellenme duygusuyla daha etkin ve baarl bir biimde urama
mz salar.

308

NSAN VE DAVRANII

Ceneeme 3. Kendisinin ve evresinin bilincinde olan kii haatkamayaca trden engellenme duygusunun ortaya ikmasm byk lde nleyebi
lir. Bu genelleme son derece ak seik olduundan daha da aynntlanna gi^meye gerek grmyoruz. Kendini ve evresini tanyan kii, arzu ve isteklerini
gereki bir anlamda deerlendirebilir, ortama ve kendisine uygun olmayan
ve3ra gcnn yetmeyecei durumlara kendini sokmaz. Bylece, engellenme
henz ortaya kmadan nlenmi olur.
ulenin durumu son derece doal bir gelimeyi gsterir. ki cinsiyet ara
sndaki ekim doann en gl ynlerinden biridir. ule bu ekimi reddet
miyor, bir Trk niversite rencisi olarak, kendi yaamna ve ortamna uy
gun baakma yollan anyor. Bylece salkl bir yaam abas ine girmi
bulunuyor. Bu abann sonunda daha olgun, daha derin, gelimi ve tecrbe
kazanm biri olur.
Gyenll Girikenlik Eitimi
Engellenmenin iki tr kayna olduunu, bunlardan birinin evre, dieri
nin de birey olduunu yukanda belirttik. Bireyden kaynaklanan en belli bah
engellenme nedeni, klinln^kendlne gveni olmamas ve istediini ak seik
sylememesidir. Ne istediliil syleyemeyen kii, istediini elde edemez ve so
nuta hrn, krgn, mutsuz bir kii olma yolunda adm adm ilerler.
Psikologlar ne istediini syleyemeyen kiiler zerinde aratrmalar yap
mlardr. Bu aratrmalann sonularna dayanlarak eitim yntemleri geli
tirilmitir. Gelitirilen yntemler uygulanarak eitilen bireyler, evrelerindekilerle gvenli bir biimde iletiim, kurabilir ve rendiklerini gnlk yaam
larnda uygulayabilirler.
Bilimsel ahmalarm sonucu Gvenli Girikenlik Eitimi (assertivenes
tralnlng) ad altnda yeni bir uygulama alan gelimitir. (Bu konuda daha
aynnl bilgi in u yazarlann yaynlarna bakabilirsiniz: Balta ve Balta.
1986; Halama, 1976; McFall & Tvventyman, 1973; Twentyman & McFall,
1975.)
Gvenli girikenlik eiUml bireyin dier insanlarla kurduu iletiim bii
mine yneliktir. Bireyin duygu ve dncelerini en etkin ve yapc bir biim
de karsndakine iletmesini retmeyi amalar. Tipik bir gvenli girikenlik
eitimi u admlardan oluur:
(1) Birey kendi ileUim biimini gzden geirip, kendine zg iletiim
davranlannm farkna vanr. Sylemek istediklerini iinde tutan, bakalan
zin vermedike konumayan, farkl biimde dnd halde ayp olmasm
diye evresindekilerinln dncelerine itiraz etmeyen, iinde biriktirip birikti
rip bir sre sonra patlayan bir kimse misiniz? Bu aamada byle sorulann
cevab aratrlr.
(2) Gvenli iletiimin yer almad sosyal durumlar gzden geirilerek,
bireyin niin gvenli ve giriken davran ortaya karamad zerinde d
nlr. Byle bir aba bireye ki ynde faydaldr Her eyden nce bireyin
kendisini anlamasma ve nasl bir benlik kavram gelitirdiini grmesine yar

GNLK YAAMIMIZDA GD VE HEYECANLAR

309

dmc olur. Iklnd yaran da b ir ^ n yeni renecei gvenli giriken letiim


davranmn bu tr ortamlarda kendisine nasl faydal olacan grmesinde
yatar.
(3) Birey in nemli bir iletiim rnek olarak ele alnr. Bireyin btn
aynntlanyla letiim olaym hatrlamasna yardmc olunun dier kimseye ne
s^^ledli. nasl davrand ve iletiimde bulunurken neler hissettiini hatrla
mas istenir. Aadaki sorular olay tm aynntlanyla hatrlamas iin bireye
verilin
a)

Gz temas; Konutuunuz kimseyle gz temas kurdunuz mu?

b)

El. kol ve beden hareketleriniz: Gergin bir durumda mydmz? Eli


nizi kolunuzu istediiniz gibi hareket ettiriyor muydunuz? Bedeni
niz dik ve o kimseye dnk myd?

c)

Yz ifadeniz: Yz fadeniz ekingen ve gvensiz bir inam m. 3roksa


kendine gvenil bir kimseyi mi tanmlyordu?

d)

Ses tonu: Sylediiniz eyin nemine uygun bir ses tonu kullandmz
m? Hafif ve ekingen bir ses. sylediinizin nemini azaltabilir.

e)

Konumanm akcl: Kesik kesik konuma, konuann kendine


gveni olmad izlenimini verir. Akc konuma, kendine gvenil ve
bilgili bir kimse izlenimini yaratr.

i)

Zamanlama: Konumak istediiniz konuyu zamannda konuabildinlz mi? Yoksa uzun zaman getikten sonra m konutunuz?

g)

erik: Konumanzn erii dncelerinizi tam yanstyor muydu?


Yoksa dndnzden daha az sylemek zorunluluu altnda m
konutunuz?

(4) Gvenli giriken bir kimsenin ayn durumda kurduu iletiim davra
nn gzleyin ve kendi iletiim davrannzla onunkini karlatrn. Aradaki
farklar ak seik grnceye kadar karlatq$ay tekrar edin.
(5) Daha gvenli giriken iletiim kurmak iin sizin baka hangi yollara
bavurabileceinizi saptayn. Ne gibi letiim seenekleriniz var? Seenekleri
nizin bir listesini yaparak hatnnzda tutun.
(6 ) Gznz kapatn ve her iletiim biimini hayalinizde canlandrarak
gzden geirin. Ses tonu, yz ifadesi, ierik gibi yukarda sralanan boyutlar
dnn. Yaklam biimlerinden hangisinin en etkin olabileceine karar ve
rin.
(7) Hayalinizde canlandrdmz iletiim davrannz tandnz blris^le
uygulamaya ko3run ve sahnede bir aktr gibi rolnz oynaym. Bu kimsenin
sizin iletiim davranlarnz dcerlendirmesinL hatalarnz dzeltmenize
yardmc olmasn sOyleyin.
(8 ) Tam anlamyla rahat ettiiniz bir iletiim davran gelitirinceye ka
dar 6 . ve 7. admlan tekrar edin. Otomatik olarak davranabilecek hale gelin.
(9) imdi gerek yaama hazr hale geldiniz demektir. Eitiminizi gerek
yaamda kullanarak, kendine gvenli ve giriken bir nsan olarak iletiimini
zi kurun. Hl ekingen ve utanga davranyorsanz, bu konuda yardana ih-

310

NSAN VE DAVRANII

t^acnz var demektin uzman bir psikologdan yardm aramaktan ekinme


yin.
Gvenli giriken iletiim bire}rin muulugunun temel talanndan biridir.
stek ve dncelerini ak ve seik bir biimde ifade edemeyen aciz kiinin,
mutlu ve baarl olmas olanakszdr. Bu konuda aba harcayarak gvenil
giriken iletiim kurmay renmek iin yapacanz zaman ve para yatnm.
mutluluunuz ve baarnz ynnde yapacanz en yi yabnm olacaktr.
(1 0 )
rendiiniz yeni bilgiler erevesinde, gnlk durumlardaki ileti
im davranlannz gzden geirip, her gn daha gvenli ve giriken iletiim
de bulunmaya abalayn. Birdenbire baarya ulamay beklemeyin. letiim
davrannzdaki deiiklik yava ve dereceli olarak ortaya kar. Unutmayn
ki. gvenli giriken iletiimin altnda, salam ve bilinli bir benlik bulunur.
Benlik yapm anlamak ve deitirmek insanolunun karlaabilecei en
zor ilerden biridir.
Gvenli giriken iletiimin faydalan gnlk yaamdaki ilikilerde kendini
hemen gsterir. Bu zelliinden dolay, gvenli giriken iletiim eitimi psiko
lojik tedavinin nemli bir paras haline gelmitir. 14. BlOmde psikoterapi
konusunu tartrken bu konuya yeniden deineceiz.
Gvenli giriken iletiim, zm kiinin iletiim biiminde yatan sorun
larla ilgilidir. Baz sorunlar vardr ki, iinde bulunduumuz koullar iinde,
zmleri olanakl deildir. imdi bu tr zm olmayan sorunlarla nasl
baaklabileceini inceleyeceiz.
zm Olmayan Sorunlarla Baakma
Bizde engellenme duygusu yaratan baz durumlan deitirecek gcmz
yoktur. Yeteneimiz olmayan bir konuda baarya ulamaya alma buna
bir rnek olabilir.
Gerekli boy uzunluu ve dier atletik yetenekleri bulunmayan bir kimse,
basketbol o}rununda baarl olmay istese de, baanl olamaz. Baka bir r
nek de gnln kaptrma" alanndan verilebilir, siz bir kimseye k olabilirslniz.ancak karnzdaki kimse size kar byle bir duygu beslemeyebilir. Ne
yaparsanz yapm, kiinin duygularn deitiremezsiniz. Bu rnekler oalt
labilir. yaamnda yle durumlar vardr ki. elinizden gelen her eyi yapnz halde, piyasada olan beklenmedik deiiklikler sizin planlarnz altst
edebilir. Bu rnekler gstermektedir ki, engellenme duygusu normal yaamm
bir parasdr, istesek de. istemesek de u ya da bu derecede engellenme
duygusunu yaanz.
Engellenme duygusunu yaamn kanlmaz bir paras olarak kabul
edebilmek, salkl ynde ilk adm oluturur. Byle bir kabullenme daha
gereki ve ddia olgun bir yaklam biimine aret eder. Yukanda szn
ettiimiz olgun yaklam biiminin yan sra, engellenme duygusuyla baakmada bize yardmc olacde iki nemli adm daha vardr. Her iki adm da iin
de bulunduumuz evrede deil, bizim kendimizde baz deiiklikler }rapmamz gerektirir. Bu admlardan biri engellenme duygusuyla ilgili hogr d
zeyimizi arttrmay, dieri de bizim beklenti dzeyimizi alalimay erir. Bu
ki yaklam temel izgileriyle ksaca nceleyelim.

GONLOK YAAMIMIZDA GO d O VE HEYECANLAR

311

Engellenme duygusuyla ilgili hogr dzeyimizi artumak: Bireylerin en


gellenme duygusuyla lgili hogr dzeyleri eitimle deitirilebilir. Belirli
bir e|ltJm sonucu, kiinin engellenme duygusu yaratan evreyle u)rum iine
girmesi salanr. Kelster ve Updergraff (1937) ocuklar zerinde yapt ara
trmalarda, engellenme duygusunun etkisi altmda abucak hrnlaan ocuklann, eitimle daha sakin biimde davranmay renebildiklerini gster
mitir. ocuklar, sorun yaratan evreyle adm adm yaklam biiminde ugrama}^ renmilerdir. Bir btn olarak algladklarnda baaklamayacak
byklkte grlen sorunlar, durumu yaplandran elerine ayrldktan
sonra daha rahatlkla baaklabilecek duruma gelir. Ayn yaklamm yeti
kinler in de geerli olduu gzlenmitir.
Bu teknii yle bir rnekle aklayabiliriz. Babasnn lmnden sonra
ailenin en by durumunda kalan Kadir kendisine birok sorumluluklar
yklendiinin farkndadr. Kadir, bir yandan babasnn kaybna zlr, bir
yandan da yeni sorumluluklarn altndan nasl kalkacam dnr. Cenaze
ilemleri, cenazeden sonra yaplmas gerekli resmi iler, daha sonra verasetle
lgili ilemler, kk kardelerin eitimiyle ilgili sorunlar, annenin bakm,
kardelerin blriblrlerlyle likilerinde ortaya kabilecek gerginlikler ve malmlk kavgas Kadlr1 geceleri uykusuz brakr.
Bu aamada Kadir durumun tmn alglar ve durumun tm onun ba
a kabileceinden daha b3rk gzkr. Kadir durumu oluturan eleri te
ker teker grebilir ve her eyi teker teker zmeyi planlarsa, sorun daha k
lr ve gcnn yetebilecei bir durum ortaya kar. Bu yaklam iinde ol
duu zaman Kadir, nce cenaze ilemlerini ele alr ve geri kalan dier konu
lara imdilik kafasn yormaz. Cenaze ilemleri bittikten sonra, ikinci adm
da doldurulacak resmi evraklan ve formlar dnmeye balar. Bu aamay
hallettikten sonra nc aamaya geer.
Bylece her aamann zmyle kendini biraz baanb hisseder ve on
dan ald kuvvetle ikinci aamaya geerek kk admlarla gnlk yaamm
devam ettirmeyi amalar. Durumu oluturan eleri alglayp, her eyi teker
teker ele almak. Kadir in, durumun tmn alglayp tepkide bulunmaktan
daha kolay olur. Bu yaklamla Kadir daha baarl olur ve engellenme duy
gusunun alnda o kadar ezilmez.
Beklenti dzeyini alaltmak : Bireyin beklentileri onun mutlu veya mut
suz olmasn etkileyen temel faktrlerden biridir. Basit bir rnek alalm: Ula
m olduu bir ky evinde kendisine yiyecek ve iecek verileceini bekleme
yen kimse, sunulan bir bardak ayran kranla karlar ve kyllerin davra
nndan memnun kalr. Ziyafet bekleyen bir dier kimse, kendisine sunulan
bir bardak ayran kmser ve kyllerin kendisine kaba davrandgm d
nr. Beklentilerimiz, bizim engellenme duygumuzun temelinde yatan nemli
etkenlerin banda gelir.
Beklentilerimizi bir lek boyunca deien derecelerde dnmek mm
kndr. Bu lein bir ucunda mistiklerin bir hrka bir lokma" anla3n, di
er ucunda da, ne kadar kazanrsa kazansn hibir zaman elindekiyle yeUn-

NSAN VE DAVRANII

31 2

meyen gzn hrs brm kimseler bulunun Her UcJ ucun da kendine
zg sakncalar vardr, nemli olan bireyin bu beklenti lei zerinde ken
disi iin gereki olan dengeyi bulabilmesidir.
Bugnk Amerikan toplumunda. Amerikan genliinin kendisinden ba
ka hi kimseyi dnmeyen, paradan baka hibir deer tanmayan, srekli
kazan peinde olup yaamn gzelliklerinden zevk alamayan kiiler olduu
nu syleyen yazarlar oalmakladr (Chafis. 1974: Houston. 1981). Bati uy
garlnn etkisi altndaki modem Trk toplumundaki deiim bir hrka b^
lokma" anlayndan gittike uzaklama ynndedir. Snes gnlk yaammizm bir paras haline gelme yolundadr. Kazan hrsna brnm, kazancn
dnda yaamda baka deer tanmayam kimselerden oluan bir toplum yo
lunda sratle ilerlediimiz kans olduka yaygndr. Umarz her Trk, yuka[nda szn ettiimiz lek zerinde kendisi iin en geerli beklenti noktasn
bularak, mutluluunun temelini kaybetme tehlikesinden kendisini korumas
n bilir.
imdiye kadar engellenme duygusuna yaplan planl tepkilerden sz et
tik. Engellenme duygusuna kendisini kaptran kii her zaman bilinli ve
planl hareket etmez. Aaca, engellenme duygusuna tepki olarak bilinsiz
yaplan davranlan gzden geireceiz.

4.

ENGELLENMEYE BLNSZ YAPILAN

TEPfdLERDEN BR OLARAK SALDIRGANLIK


stanbul'da arabanzla kpr zerinden Avrupa yakasndan Anadolu yakasma geiyorsunuz. kinci eritte arabanz srerken, arabann motoru tek
lemeye balad ve ksa bir sre son
ra tamamyla durdu. Arkanzdaki
araba komasn almaya, balad,
dnp arabann srcsne bakt
nzda onun olduka kzgn bir ta
vr iinde Haydi git, yolun ortasn
da durulur mu?" diye bardn
duydunuz. Birka saniye sonra
onun arkasndaki srcnn de
komasn alarak bannp arma^
ya baladn ittiniz.

, o 11^
4 . .. 1 4 , ^
Resim 9.2 Bu ki kiinin birbirlerine ne
dcdflderini tahmin etmeniz o kadar zor
olmasa gerekir.

Yukarda anlattmz bu durum


ehirlerde sk grdmz manza
ralardan birini oluturur. Yolu en
gellenen src, engellenme duygusunu komasn alarak, banp a_
,
i' i " - ^agnp arma
ou kere karlkl az kavgasna.

GNLK YAAMIMIZDA GD VE HEYECANLAR

313

bazen de yumruklamaya dnr. Saldrgan davran, engellenme duygusuna yaplan tipik bir davrantr. Saldrgan davranlardan bazlar engellenme
duygusunu ortaya karan durumun ortadan kalkmasna yardmc olur, bazlar^rsa durumu daha da ktletirir.
Uyuma Otrc ve Uyumu
Bozucu Trden Saldrganlk
Baka bir kasabadan gelen ortaokul rencisi Akn'n snfndaki renci
lerden bazlan onunla srekli alay eder, yeni olduu in onu bask altna
alrlar, ilerinde Kayhan adl bir renci onu zellikle srekli rahatsz etmek
tedir. Bir gn Akm kzarak Kayhanla kavga eder ve Kayhan'dan daha kuv
vetli olduu iin onu dver. Bu dvmeden sonra ocuklar artk Akn ra
hatsz etmezler ve baka bir grup renci onu arkada olarak kabul edip,
aralarna alrlar. Akn'n saldrgan davran, kendisini kzdran Kayhan ve
grubunu bir engel olarak ortadan kaldrmaya yardmc olmutur. Bu anlam
da Akm'n dvmesi, uyuma gtrc trden bir saldrgan davran olmu
tur.
Daha nce verdiimiz araba rneindeki saldrganlk ise uyumu bozucu
trden bir saldrganlktr. Kpr zerinde araba kullanan hibir kimse, bile
rek ve isteyerek arabasn yolun ortasnda durdurmaz. Srcnn elinde ol
mayan nedenleden dolay motor durmutur ve src, kendi arabasnm arkasmdakl kiiler kadar duruma sinirlenmitir ve engellenme duygusu iinde
dir.
Duran arabanm arkasndaki srclerin koma almalan ve banp agrmalannn temelinde, akla yatkn hibir sebep yoktur. Duran arabann s
rcsne banp ararak kfretme, herkesin sinirinin gergin olduu bir
anda, son derece tehlikeli bir durum yaratr. Bu kimseler birbirlerine ne ka
dar kfrederlerse etsinler, birbirleriyle ne kadar yumruklarlarsa yumruk
lasnlar. bu davranlan motordaki anzay gidermeye yardmc olmaz.
Ter Deitirmi (dsplaced) Saldrganlk
Engellenme sonucunda ortaya kan kzgnlk ve "bozum olma" duygusu
bazen ifade edilemez. rnein, bizden kuvvetli olan kimseye, ya da otorite
durumunda bulunan kiiye olan kzgnlmz ifade edemeyiz. Bu durumlar
da, bizden daha zayf, aciz kimse veya hayvanlardan kzgnlmz kartrz.
Kzgnlmz esas ka3mana deil de. kzgnlmzla gerekte hi ilgisi olma
yan zayf ve aciz kimselere yneltmeye, yer deitirmi saldrganlk ad verilir.
Byrken sk sk gzlediim olaylardan biri uydu: Belediyenin hizmet
gtrmeyi ihmal ettii fakir bir mahalledeki tek emenin bana yirmi ya da
otuz kii su almaya giderdi. Su bol miktarda akmad iin kiiler ancak sa
atlerce bekledikten sonra testi ve kovalarn doyurabilirdi. Bu kiiler arasn
da sk sk kavga kar, her gn tala yaralanan ok sayda kimse oray sava
alamna dntrrd. Dvlenler genellikle kk ocuklar, veya gen kz
lard. Kuvvetliler, acizleri saf d yapmay byle beceriyorlard. Engellenme

314

NSAN VE DAVRANII

duygusunun temelinde yatan "belediyenin hmaliyle" uramak blreyiein g


cnn tesinde bir sorun olarak grldnden, hi kimse "hkmee u
ramak" istemiyordu.
Miller ve Bugelski (1948) adl iki psikolog aadaki u ilgin deneyi yap
mlardr: Yaz kampna gitmi bir grup genci, her akam belirli saatlerde
holanna giden bir ilim se3rretmeye edtrmlardr. Bir gn psikologlar ol
duka skc bir dev vererek, genlerin uzun sre bu devle uramalarm
salamlar ve bylece onlarn grmeyi arzu ettikleri bir filmi grmelerini en
gellemilerdir.
devden nce ve devden sonra, genlerin Amerikadaki deiik gruplara
takndklan kalp tavrlar llmtr, devden sonra, genlerin kalp tavrlannn olumsuzluk derecesi anlaml bir biimde artmtr. Skc devle orta
ya kan engellenme duygusu kendisini baka gruplara yneltmi, engellen
me duygusunu gerekte ortaya karan deneylcilerle ilgili herhangi bir tepki
belirmemitir.
Yer deitirmi saldrganlk yalnz birey dze3dnde deil, toplum dzeyin
de de grlr. Ekonomik skmtlar geiren lkelerde herkesin duyduu en
gellenme duygusu yer deitirerek azmhklar sulanmaya, yakalanp dvl
meye ve her ktln altnda onlarm yatt st^rlenmeye balanr. Kpr
zerindeki srclerin birbirlerine barp armas motorun tamirini ger
ekletiremedii gibi. Nazi Almanya'snda Yahudilere yapld trden, bir
toplumun, iindeki aznlklan bask altma alp onlara eziyet etmesi, o toplu
mun ekonomik ve toplumsal sorunlarn zmez, aksine eskilerine ilave ola
rak yeni sorunlar 3raratr.
Saldrganlk renilmi bir Darram mdr?
ou bilim adam saldrganln doutan getirilmi bir davran olduu
nu ileri srmtr. Freud, saldrgan davrann ifade edilmedii takdirde be
lirli trden bir enej olarak iimizde kalacan savunmu ve birok davran
bozukluklarnn, doal ifadesini bulamam saldrganlk eiliminden kaynak
landn ifade etmitir.
Hayvanlarn davranlarn onlann doal ortamlarnda gzleyen etologlann ou, saldrganl doutan gelen ve hayvann yaamn srdrmesinde
nemli rol olan bir davran olarak grrler. Onlara gre, hayvanm evre
sindeki tehlikeleri nlemesinde, en kuvvetli erkein diileri dllemesi sonu
cunda kuvvetli bir neslin dogmasnda ve yiyecein daha kolaybkla temininde,
saldrganlk davran nemli bir ilevi yerine getirmektedir (Elbl-Eibesfeldt.
1970).
Psikologlann hemen hemen tm, insanlarda saldrganbn yalnz do
utan gelen faktrlere indirgenemeyeceini. renmenin saldrganlk davra
nnn tr ve miktar zerinde nemli bir etkisi olduunu savunur. Psiko
loglann bu gr kabul etmelerinin temelinde deneysel almalar yatar.
Bandura (1973) grup ocuk zerinde yaplan bir denemenin sonulann deerlendirdiinde, renmenin etkisini ak seik grmtr. I. Grup,
ii doldurulmu olduka byk bir oyuncak bebee dier ocuklann saldr-

GNLK YAAMIMIZDA GD VE HEYECANLAR

31 5

Resim 9.3 ocuk yetikinden grdOg saldrganl taklit eder. Resimde grdOnOz
ocuklar fUmde gzlemi olduklar yetikin gibi dolma bebee vurmu, tekmelemi,
kaldrp atmtr.

gan davranm gsteren bir film seyretmilerdir. II. Gruptakl ocuklar, yeti
kinlerin bebee }rapbklan saldrgan davranlan se3rretmllerdlr. III. Gruptaki
ocuklar, ya saldrgan davrann bulunmad bir ilim seyretmiler ya da sal
drgan davranta bulunmayan yetikinleri gzlemilerdir. ocuklar daha
sonra bebekle babaa braklm ve davranlan gzlenmitir. ekil 9.3*te
grdnz gibi saldrgan davran gzleyen gruptaki ocuklar, bebee tek
me ve tokat atarak saldrgan davranta bulunmulardr. ocuklann evrele
rinde grdkleri davranlan model olarak aldktan ve model erevesinde ha
reket ettikleri bu tip deneylerde ak seik gzlenmitir.
ocuun evresinde grd davranlan taklit etmesi sosyal renme
nin temelinde yatar. Bu renme mekanizmas nedeniyle, saldrganlk davranmda, toplumlar ve kltrler arasnda farkllklar gzlenir, rnein, ABDde
kaldm sre iinde trafik kazasmn sonucunda birbiriyle kavgaya tutuan
iki src grmedim. Birbirine baran aran kiiler yerine, birbirleriyle hi
konumayan, kaza yerine polisin gelmesini bekleyen ve ancak polisin sorulanna cevap veren ask suratl kiiler gzledim.

316

NSAN VE DAVRANII

Model lOrO

ekil 9.3 Canh veya Hlmc ekilmi saldrgan modcllcfl


seyretmek ocuun saldrgan davrannn artmasnda
nemli bir etken olmaktadr.

Trkedeki gzlemlerim se genellikle Ulan nek kr msn?" biiminde


bir hakaretle balam ve uzun sren bir az kavgasna ve ou kere, onun
da tesinde tiip, kakmaya dnmtr.
0te yandan Amerika'da hibir ey sylemeden kiinin tabancasm eke
rek hemen kardakine ate etmeye balamas daha yksek olaslkta bir da|vrantr. Trkiye'de bagnp. arma ve iti kaka ramen, bu durumlarda 1drc silah kullanma olash dktr. Toplumdan topluma saldrganlk
davrannn deitiine iaret eden bu gzlemler, saldrganlk d a^ n thl
ve miktarmn, sosyal renmeye byk derecede bal olduunu gsterir.
zetlemek gerekirse, engellenme duygusuna yaplan en tipik davranlar
dan biri saldrganlktr. Bireyi engelleyen nesne veya kiiye yaplan saldrgan
lk. bazen duruma uyum yapmaya, bazen de uyumsuzlua gtrr. Bizi en
gelleyen kii ya da olay gcmzn dnda ise. engellenme sonucu ortaya
kan kzgnlk yer deitirir ve gcmzn yettii kii ve nesnelere ynelir.
Saldrganlk davranmm renmenin etkisi altnda kaldn gsteren ara
trmalar vardn ne zaman, nerede, kime kar, ne derecede, ne tr saldrgan
lk yaplacam reniriz. Modem toplumlarda, saldrganlkla baakma balbana bir uzmanlk alam olma yolundadr.

GNLK YAAMIMIZDA GD VE HEYECANLAR

317

5. ENGELLEiiMEYE BLNSZ YAPILAN TEPKLERDEN


BR OLARAK ACZLK VE DUYGUSAL KNT
Gvenli girikenlik egidmi engellenme duygusunun ortaya kmasn n
lemede, veya ortaya ktktan sonra uyumlu bir biimde ifade edilmesini sa
lamada etkin bir yoldur. Belirli derecelerde ortamma uygun olarak yaplan
saldrganlk davranmm, bireyi daha uyumlu yapabileceini grdk. Bunlahh tesinde yle durumlar vardr ki. organizma engellenme duygusuna uy
gun hibir davranta bulunamaz, bunun sonucu olarak da engellenme duy
gusuna ek olarak yeni davran sorunlan ortaya kanr. renilmi acizUk
Qeamed helplessness) ve duygusal knt (dprssion) byle iki davrantr.
Bunlar ana hatlanyla aada gzden geireceiz.
I

renilmi Acizlik
Kedi, kpek fare, ya da tavan gibi herhangi bir hayvan yle bir duruma
sokun k, hayvan ne yaparsa yapsn belirli zamanlarda ac veren bir elektrik
oku ile karlasm. Bu durumu bir saat kadar devam ettirdikten sonra, or
tama yeni bir zellik getirin. Bir baka deyile, imdi ok verilmeden nce
hayvan belirli bir mekanizmaya dokunarak oktan kurlulabllsin.
oktan kurtulma olana veren yeni durumu hayvann renemedlglni,
sanki "ne yapaym, elimden hibir ey gelmez, kaderimin yazs olan elektrik
okundan kurtulmam olanaksz" anlay iinde hareket ettiini grrsnz.
te yandan, daha nce elektrik oku verilmemi baka bir grup hayvan,
elektrik okundan kurtulmay hemen renir. Maier ve Seligman (1976) bu
tip aratrmalan gzden geirmiler ve hemen hemen btn hayvan trlerin
de, yukarda tanmlanan renilmi acizlik davrannn deneysel koullar alnda ortaya ktn gzlemilerdir.
nsanlara acizlik retilebilir mi? Bu sorunun cevabn aramak in Hiroto M974) bir grup denei, ne yaparlarsa yapsnlar nleyemeyecekleri, rahat
szlk verecek derecede iddette grltye bir sre maruz brakmtr. Daha
sonra, d e n ^ durumuna, grlty nleyebilecekleri bir mekanizma eklen
mitir. Denekler grlty durdurabilecek sonradan eklenen olana kullan
mamlar. hayvanlann yaptklan gibL bir anlamda "kaderlerine nza gstermilerdlrl*. Sava esirlerinin, kendilerine yaplan ikence ve haksz muamele
ye bir sre sonra nza gsterip, bu konuda hibir giriimde bulunmamalan.
renilmi acizlikle aklanabilir (Strassman, Thaler ve Sehein (1956).
renilmi acizUk kavram sosyal adalet ve gerek demokrasi kavramlanyla sk skya likisi olan bir kavramdr. Doup bydm Silifke kasabasmda Say Mahallesi'nde yaayan bir grup Aptallar" olarak bilinirdi. Ma
hallenin erkekleri demirci, kalayc, hamal, kadmlan ise genellikle evlerde hiz
meti olarak akrd. Mahallenin baz erkekleri ofrl renip, meslek
olarak kamyon ofrl yapmaya baladklarda, byle bir meslei onlar
iin yksek bulduklanndan. btn Sillike hayretler iinde kalmt. Aptallar
dan hi kimse retmen, doktor, veya mhendis kmazd.

NSAN VE DAVRANII

3 18

Amerika Birleik Devleerinde zenci ve dier aznlklarla ilgili olarak da


aym gzlemi yapmak olana vardr. Burada ortaya kan soru udur: Amerlkadaki zenciler ve Slliikedekl Aptallar,* yeteneksiz olduklan iin mi eitim
sleyen yksek statl mesleklere ynelmiyorlar, yoksa asrlarn toplumsal
kouUamas sonucu ortaya kan renilmi bir acizlikle mi kar karyadr1ar?
Toplumsal dzeyde nemli bir kavram olarak karmza kan renilmi
acizlik bireysel dzeyde kazandan baanlann aklanmasnda da ele alnabi
lir. Kendi aile ortam iinde srekli horlanan, alma olana verilmeyen bir
ocuk, okulda baansz olduu zaman niin hayret ediyoruz? leride bu
renciye olanak verilse dahi, baarl olabilir mi?
Amerikan kltr Ue Trk kltr arasnda gzlediim en nemli fark
lardan biri udur: Trk kltrnde fakire acma. Allal bilir felein hangi
tokadyla adam bu hallere dt?" dncesiyle, fakir adam iinde bulun
duu kt durumla ilgili bireysel sorumluluktan kurtarma eilimi daha kuv
vetlidir. Amerikan kltrnde se kuvvetli eilim, bireyin evrenin kouUannn stnden gelebilecek gte olduu biiminde kendini gsterir: "Hangi
sosyal ortamdan gelirse gelsin, her birey iinde bulunduu kt durumdan,
isterse kendini kurtarma olanana sahiptir. Bireyin iinde bulunduu o k
t durum devam ediyorsa bunun altnda ki neden olabilir:
(1 )

Birey o durumun srmesini istiyordur, ya da

(2) o durumu deitirecek gayreti gstermek istemiyor. Baka bir deyi


le tembeldir."
Bu adan bakldnda, TOrkler. renilmi acizlik kavramn. merikahlara gre daha kolayca anlayabilirler. Amerikallar iin bu kavramn anlal
mas olduka zordur.
Duygusal kntden Kurtulma
Seligman (1977) duygusal kntnn temelinde acizlik duygusunun
yattn savunur. Ne yaplrsa yaplsn inde bulunulan kt durumun de
itirilemeyecei inanc bireyi duygusal kntye gtrr. Bu anlayn bir
sonucu olarak. Seligman. baz eitim programlanyla duygusal kntnn
ortadan kaldrlabileceini ileri srmtr. Aratrmac aadaki be noktanm nemli olduunu ve bireye eitimle kazandnlabilecegini ifade eder:
(1) Saldrganlk eitim i: Bu eitimde bireye gerektiinde evresinde ken
disine engel olan kiilere kzgnlk gsterebilecei ve kzmann., fkelenmenin
ve bu duygulan gstermenin olumlu bir davran olduu retilir. Psikolog
bireyi ylesine bunaltr k, nihayet birey patlar ve fkesini gsterir. O anda
psikolog kzgnlk ifadesini olaan bir davran olarak karlar. Birey, kzgn
lk gstermenin korkulacak bir davran olmadn bylece anlam olur.
(2) Gvenli girikenlik eilim i: Daha nce bu eitimi gzden geirdik. Bi
reyin duygu ve dncelerini olduu gibi ifade edebilmesi ve gerektii zaman
Hayrl" diyebilmesini renmesi, bu eitimin temel amalandr.

GNLK YAAMIMIZDA GD VE HEYECANLAR

319

(3) Kk aduTaTa ilerleme : Yaplmas gereken ii en ufak aynntlarma


kadar kk admlara blme ve her adm teker teker ele alp baarma, bu
tekniin zn oluturur. Her adm baarldnda, adma uygun ufak bir
dllendirme uygulanr.
rnein, bir renci matematikten kmiale kalm druhd ye
p sonbahatla btnleme smaihn girecek. renci matematik khshd^
korkmakta ve baaramayacana imdiden nanmaktadr:
Kk admlarla lerleme teknii bu duruma uygulanrsa, matematik
dersindeki konularn bir listesini yapp, her konu}^! kendi iiide eri kolaydan
en zora doru sraya dizip yle e balamak gerekir, renci kolay olan kav
ram ve lemleri baardka onu "Aferinl" diyerek, veya not vererek dllen
dirmek gerekir. Yava yava daha zor kavramlara geilir, rencinin mate
matik dersine btn olarak bakmas nlenir, yava yava daha karmak ko
nulara geilir.
(4) Yapacak t listesi: Bu teknik yukarda kullanlan kk admlarla
lerleme tekniine benzer. Bireyden yaplacak leri bir liste halinde dizmesi
istenir. Liste yaplrken ok sayda adm ieren byk paketler" yerine, ufak
sayda admlardan oluan gereki bir liste yaplr, rnein, evi temizleme*
ifadesi yerine, fazla sayda kk admdan oluan bir paket* oluturulur.
Paketin iinde yle kk admlar yer alabilin 1) Yatak odasm derle,
toparla ve dzenle. 2) bulaklan yka. 3) banyoyu temizle. 4) misailr odasn
spr, 5) yatak odasm spr, 6) pencereleri temizle, vb. Kk admlann
her biri bitirildii zaman denein dllendirilmesi, bireyde bir baarma duy
gusu yaratr. Bu izlenim bireydeki acizlik duygusunu siler, yerine kendi ya
amna kendisinin yn verdii, baarl bir insan duygusu gemeye balar.
(5) Duygusal kntnn snrl ve geici oluu: Duygusal knt iinde
olan kii, iinde bulunduu zaman kavramn yitirmitir ve yaamnm tm
nn duygusal knt iinde geecei izlenimi iindedir. Duygusal knt
nn geici olduunu ve her kiinin yaammda belirli zamanlarda byle duy
gulan yaayacan bilmenin yaran vardr. O bakmdan rahatlayp, duygusal
knty pek ciddiye almamak gerekir. Baz duygusal kntler ok gldr ve bireyi intihara kadar gtrebilir. Bizim sylediimiz rahat davran
ma. iddetli olmayan gnlk geici kntler iin geerlidir. iddetli
kntlerde kiinin en ksa zamanda bir ruh sal uzmanna grnmesi ge
rekir.
zetlemek gerekirse, an engellenme duygusu, renilmi acizlik ve
duygusal knt haline yol aabilir. Birok psikolog duygusal knt ile
acizlik duygusu arasmda bir iliki olduunu dnerek duygusal knt
nn tedavisi in baz eitim uygulamalan hazrlanulardr. Eitim sreleri
nin amac, bireyin kendisinin kuvvetli ve kudretli olduu duygusunu ona
vermektir. Bu duygu kk admlardan elde edilen gereki baanlarla yer
letirilir. Daha byk ve karmak baarlara yava yava ilerlenir.

320

NSAT VE DAVRANII

6. E N G E L L E N M E Y E Y A P IL A N
D E R B L N S Z T E P K L E R
Engellenme duygusuna bilinsiz yaplan dier tepkilerden tanesi bire
yin kendi dnyasna dnktr. Bunlar gerileme, hayal kurma ve kendi
kendine ket-vurucu davranlardr.
Gerileme (regression)
Birey engellendii zaman ocukken yapt davranlara dnerse buna
gerileme denir, rnein, 12 yandaki kznz sinemaya gitmek iin sizden
izin istedi, siz de gitmesine izin vermediniz. Kznz bebekken konutuu dile
dner ve yandaym gibi konumaya balarsa, gerileme davran gste
riyor demektir. Bebek konumas sizi etkilemiyorsa, o zaman yine bebeklikte
yapt gibi alamaya balayabilir. Bu tip davran ortadaki engeli kaldrmak
iin yaplan bir giriimi belirler ve ou durumlarda etkili olabilir. Gerileme
nin sk sk kullanl kendi bana bir sorun olabilir.
Hayal DUnyasma Kama (fantasy)
Engellendiimiz zaman hayal dnyasma kaarak kendimize daha ho ha
yali bir evre yaratabiliriz. Ara sra hayal dnyasna ka bizdeki gerginlii
gidererek gnlk yaamdaki sorunlarla daha etkin bir biimde uramamn
yardmc olur. Fakat birey hayal dnyasna ka sk sk kullanmaya bala
d zaman, gerekle ilgisini kesmeye, hayal dnyasyla gerek dnyay birbi
rine kantrmaya balar. Byle bir durumda hayal dnyasna ka, bireyin
gnlk yaamma uyumunu zorlatrmaya balar.
ok zor koullar altnda okuyan bir renci ara sra kendisini okulu bi
tirmi, mesleine atlm, gnlnce sevdii bir ei ve ocuklaryla hayal edebi
lir. Bylece rencilik yaamnn verdii zorluklardan, hayal dnyasnda bir
dereceye kadar kurtulmu olur. Bu hayal ara sra devam ettii srece yarar
ldr. Ancak, birey okulu bitirmeden kendini hayal dnyasnda srekli mes
lek adam olarak alglayp, gerekte renci olduunu unutursa. te o za
man, bireyin uyumunu zorlatran bir durum ortaya km olur.
Kendi Kendini Ypratc ve K et Vurucu
Davranlar (self-defeating reactions)
Engellenme duygusu baz kiileri kendilerini ypratc ve ket vurucu dav
ranlara yneltir. Engellenme duygusunu yaralan sorunlann zerine gidip o
sorunlann zmn aramak yerine, birok kii sorunlardan kama davranma ynelir.
Kama davranlan ou kez bireyin kendisini ypratc bir zellie sahip
tir. Baz kiiler ok yemeye ve kilo almaya, baz kiiler an sigara imeye
balarlar. ou kimse engellenme duygusunu yenemedikleri iin alkolik olur,
ya da uyuturucu ila alkanl gelitirirler. Bazlar ise an dindarla ve

GNLK YAAMIMIZDA GD VE HEYECANLAR

321

ya gizil dini rgtlere ynelirler. Engellenme duygusunun stesinden geleme


yen ok sayda insan an u zellii tayan ideolojik akmlara katlrlar.
Byle davranlar, bireyin temelde yatan sorununu hibir zaman zemez,
ancak o bireyi bir sre kendi sorunundan uzak tular.

7. S T R E S V E B A A IK M A Y O L L A R I
Stres kavram endstrileen her toplumun hemen rendii psikolojik
kavramlardan biridir. Balta ve Balta'n (1986) Trke yaym kavram aynntlanyla incelemektedir. Burada ksaca kavram tantacaz.
Genel Uyum Belirtisi
Bir organizma evresine srekli uyum yapma durumuyla her an kar
karyadr. Bireyin d evresindeki fiziksel koullar ya da iinde bulunduu
sosyal ortamdaki psikolojik koullar uyumu ya kolaylatnr ya da zorlatnr.
Uyumun zorlat anlarda organizma bedensel ve psikolojik olarak yorulma
ya balar. D evredeki fiziksel koullara basit bir rnek olarak havanm so
ukluu verilebilir. Hava souduka birey kendini korumak ve bir anlamda
evreye uyum yapmak iin stne bireyler giymek, ya da daha scak bir or
tama gitmek zorunlugunu duyar. Psikolojik koullara rnek olarak da ni
versite giri snavlanna alan bir kimseyi dnebilirsiniz. Snava hazrlan
ma kaygs, snavda geme veya kalma korkusu bireyde gerginlik yaratr. Bi
reyin, fizik ve sosyal evreden gelen uyumsuz koullar nedeniyle, bedensel ve
psikolojik stnrlarmm tesinde harcad gayrete stres" ad verilir.
Psikolog Selye (1976) stresin dnemli bir sre olduunu leri srer.
lk dnem alarm tepkisi adn alr. Bu dnemde otonom sinir sistemi gayet
faal bir duruma geer ve salg bezlerini uyararak kana bol miktarda adrena
lin ve onun etkisi altnda ortaya kan dier biyokimyasal maddeleri pompa
lar. Salgbnn etkisi altnda vcut alarm durumuna geer ve ortaya kacak
acil durumlarla uramaya hazrlanr.
Stres veren uyanc ya d ortam devam ederse ikinci dnem ortaya kar.
kinci basamaa diren dnemi ad verilir. Bu dnemde organizma yapm ol
duu alarm tepkisini ortadan kaldrr, stresli ortama bir tr uyum yapar ve
kandaki biyokimyasal maddeleri geri eker. Organizma, sanki normal koul
lar altnda liyormu zlenimini verir. Ne var ki. gerekte organizma yorul
maktadr ve iten e direncini yava yava kaybetmektedir.
nc basama oluturan tkenme dneminde beden artk stresin
basksna dayanamaz, direncini kaybeder. Uk alarm dnemindeki baz belirti
ler geri dner, hastalklar ortaya kmaya balar ve baz durumlarda lmle
sonulanr.
Stresin Nedenleri ve Sonulan
Stresin ka3maklann iki ynden gruplayabillrlz: 1) Stres kaynan bede
nin iinde veya dnda oluuna gre gruplamak olana vardr, rnein di
D21

322

NSAN VE DAVRANII

Tablo 9.2 Deiikyaamolayiannmatikpuanlan*


OLAYLAR

AIRLIK PUANI

Ein lOm
Boanma
Einden ayn yaamak
Hapla ctzasna arptrlmak
Aileden yakn birinin lm
nemli bir kiisel yaralanma v^a hastalk
Evlenmek
ten atlmak
Eliyle yeniden biraraya gelme
Emekli olma
Aile yelerinden birinin nemli bir salk sorunu
Hamilelik
Cinsel sorunlar
Aileye yeni katlmalar (doum, evlilik, vb.)
durumunda ortaya kan nemli sorunlar
Gelir durumunda meydana gelen nemli deiiklikler
Yakn bir arkadam lm
Farkl bir ie balamak
Ele olan srtme ve tartmalann allagelmiin tesine gemesi
Byk miktarda ipotek altna girme
denmeyen bor nedeniyle bankann eve cIkoymas
teki sorumluluk yknde nemli deiiklik
Kz ya da erkek ocuunun evden aynimas
Kaynvalide, kaynbaba. gelin, grmce gibi evlilik
yoluyla kurulmu alo-abalk iliklleindcki sorunlar
Gze batacak derecede nemli bir kiisel baar
Kadnn cv dnda almaya balamas ya da ii brakmas
Okula balamak veya okuldan mezun olmak
Hergnk yaama koullannda meydana gelen srekli deiiklikler
Kiisel alkanlklarda meydana gelen deiiklikler
Patron veya amirle olan llikilenie ortaya kan sorunlar
alma koullannda ya da i saatlerinde ortaya kan deiiklikler
Yeni bir semte tanmak
Yeni bir okula balamak
Dinlenme ve elenme yaamnzla lgili
alkanlklonmzda ortaya kan deiiklikler
Dini alkanlk ve uygulamalarda ortaya kan nemli deiiklikler
Sosyal faaliyetlerde nemli deiiklikler
Bir miktar potek altna girmek
Uyku saatlinde meydana gelen deiiklikler
Aile yeleriyle biraraya gelme saysnda deiiklik
Yiyecein tr v^a yeme zamannda meydana gelen nemli deiiklikler
Tatile gitme
Bayram ziyaretleri ve hediye veriliiyle lgili sorunlar
Yasalara kar ilenmi kk sular

100
73
65
63
63
53
50
47
45
45
44
40
39
39
39
38
37
36
35
31
30
29
29
29
28
26
26
25
24
23
20
20
20
19
19
18
17
16
15
15
13
12
11

* T. S. Holmes vcT. H. Holmcsn "Short-term intruslons Into life-style routinc" adl maka
lesinden adapte edilmitir. Jo u rn a l o f P s y c h o s o m a tic R esea rch , 14, sayfa 121-123 1970.

GNLK YAAMIMIZDA GD VE HEYECANLAR

323

agns bedenin inde olan bir stres kaynadr, te yandan, srekli yksek
derecedeki grltl ortam, bedenin dnda yer alan bir stres ka3magma r
nektir. 2) Bir baka gruplama daatreslerl bedensel ve psikolojik kkenli ola
rak aynr. Yukardaki rneklerde verilen di agns ve grltnn her ikisi de
bedensel trden stres kaynadr. Bir yakmn lmesi, boanma, iki kii ara
sndaki darlma ve ksmeden ileri gelen stresler se, psikolojik trdendir.
Baz Amerikal psikologlar olaylarn belirli bir stres arl ve bir anlam
da stres katsays" olduunu ileri srmler ve geni apta bir aratrmaya
girerek. Amerikan toplumu iinde stres veren olaylann bir listesini yapm
lardr (Holmes & Holmes, 1970: Holmes ve Masuda, 1974). Listeyi Tablo
9.2*de ver^oruz. Bu psikologlara gre, bir kimse bir y inde toplam olarak
300 ya da daha yukan stres puan toplarsa, stresin arl altnda deiik
bedensel ve psikolojik hastalklao* gelitirme htimali artar.
Tablo 9.2*de verilen stres olaylannn agrlklan Amerikan kltr iinde
anlamldr. Salamon Sorios tarafndan. 1982 ylnda zmir'de yaplan aratr
ma sonucunda Trkiye'ye zg stres puanlan saptanmtr. 116 maddelik l
ekte yer alan hayat olaylar arasnda en yksek stres deeri tayanlardan r
nek olarak seilenler Tablo 9.3'te verilmitir. Bu tablodan da grlecei gibi,
Trk kltr iinde yaplan aratrmalarda listece yeni baz olaylar eklenmi
ve tabloda gsterilen olaylann agrlklannda da baz deiiklikler olmutur.
Tablo 9.3 Trkiye'de deiik yaam olaylarnn arlk puanlar*
OLAYLAR
ocuun lm
Ein lm
E tarafndan aldatlma
Anne veya babamn lOm
Hapse mahkm olma
ocuun ar biimde hastalanmas veya sakatlanmas
Evlilik d hamilelik
stemedii cvliUgl yapma
Ein ar hastabg. kaza veya yaralanmas
Anne-baba geimsizlii veya aynima
E le ciddi anlamazlk
Ar hastalk, kaza, yaralanma
Boanma
Byk lde borlanma
Hakknda kt sylentiler karlma
Evlilik d ilikiye girme
ocuk drme veya dk yapma
Yakn bir dostun lm
istenmeyen gebelik
Anne-baba ile anlamazlk ve onlardan bask grme
ocuun okul baanszlg
Nianldan aynima

AIRLIK PUANI
92
90
87
87
86
85
83
83
79
78
77
75
73
72
72
68
68
66
65
64
62
58

* Sorias, S.: Hasta ve normallerde yaam olaylannm stres verici etkilerinin aratnlmas.
Yaymlaxunam doentlik tezi. zmir, 1982.

324

NSAN VE DAVRANII

Okuyucu in nemli olan, baz olaylann stres agrlklannm farkl oldu


unu ve toplam stres arlk puanlan oalnca, bireyin ciddi hastalklara
maruz kalabileceini, renmesidir.
Frledman ve Rosenman (1974) standart risk faktrlerinin kroner kalp
hastalklannn ancak %50'sini aklayablldigini, hastalarn dier %50'slnce
byle bir risk faktr sz konusu olmad halde kroner kalp hastalnn g
rldn ortaya koymutur. Kalp cerrah olan iki bilim adam. 35-59 yalan arasmdaki 3524 erkei 15 yl boyunca zleyerek, belirli bir davran biimi
nin kroner kalp hastalna sebep olduunu son derece ak bir biimde kmtlamlardr.
Kroner kalp hastal asmdan 3rksek risk tayan A Tipi Davran Bii
mine sahip bir kiinin zellikleri unlardr: 1) Hareketlilik, 2) drt ve hti
ras. 3) rekabet, saldrganlk ve dmanlk duygulan. 4) zaman basks, ve 5)
tek al kiilik.
Bu zellikleri gstermeyen rahat, sakin ve gvenli kimselere B Tipi Dav
ran Biimlne sahip denir (Balta ve Balta. 1986: Goldband. 1980; Lovallo
ve Plshkln, 1980). Aratrma sonulan. B Tlpl'nde olan kimselerin. A T p lne
sahip kimselerden daha uzun yaadklarn ve daha az hastalandklann gs
termitir.

8. TRKYEDE YAPILAN STRES ARATIRMALARI


Ortaokul giri snavna hazrlanan ocuklarn byk stres altnda olduklan, her yl snav dneminde kamuoyunu igal eden bir konudur. Bu konuda
yaplan bir aratrma (Balta ve Demirhindi. 1981), benzer sosyo-kltrel ye
sosyo-ekonomik koullan paylaan ve giri snavna hazrlanmayan ocuklann daha byk stres altnda olduunu ortaya koymutur. nk bu ocuk
lar. kendilerinin bir yatnm ve hazrlk yapmaya demediklerini dnerek,
bir azmhk problemi yaarlar. Bu aratrmadan stres douran faktrn sna
va hazrlanmak olmayp, ailelerin tutumlan olduu grlmtr.
Daha sonraki 10 yl indeki gelimeleri deerlendirmek amacyla yaplan
bir baka aratrmada, pslkometrik lmlerle, biyokimyasal laboratuvar l
mleri arasndaki ilikiler aratrlmtr. Bu sre iinde ocuklann giri s
navna hazrlajran ailelerin saysnn artmas ve konunun toplumsal bir pres
tij durumuna gelmesi nedeniyle, zellikle kz rencilerin stres dzeylerinde
bir art grlmtr. Pslkometrik deerlendirmelerle, biyokimyasal veriler
olarak ele alnan drarda ortaya kan stres ykm rnlerinin, birbirlerini
dogruladklan da aratrmann bir dier sonucu olmutur (Balta ve Balta,
1990).
Bu aratrma da, stres douran faktrn renme koullan ve ailelerin
tutumlan olduunu ve ailelerin daha byk bo}rutlarda stres yaadn orta
ya koymutur.
Dnyadaki deiim ve gelimeler farkl ve allmam stresler yaratabilir.
rnein. 1989 ylnda Bulgaristan'dan getmek zorunda braklan soydala-

GNLK YAAMIMIZDA GD VE HEYECANLAR

325

nmz. insanlk tarihinin yakn zamanda benzeri olmayan bir stresini yaa
mak zorunda braklmlardr. Geden soydalanmzm stres dzeyleri, dep
resyon ve kayg dzeyleri Trk bilim adamlan tarafndan aratrlmtr (Balta ve Balla. 1990; Togrol. 1990).
Trke'de stres lekleri zerine yaplan bir dier alma da Leihton
Stres Dzeyleri legi'nn standardizasyonu olmutur (Balla, 1981).

Stresle Baakma Yollar


Stres modem insann gnlk yaamnn bir parasn oluturur. Sabah
leyin kalktnzda suyun ya da elektriin kesik olmas, kaloriferin yakt yok
luundan yanmamas ve bu nedenle evin souk olmas, otobs duraklarnda
ki zdiham, i yerindeki sigara duman ve insanlann srekli hrn bir tavr
ve ses tonu iinde birbirieriyle konumalan, le yemei iin gittiiniz lokantamn pislii, garsonlarn kabal, yemein ge ve souk gelmesi, akam eve
dnerken otobste ektiiniz skntnm zerine uradnz bakkaln nezaket
sizlii ve her eyi biraz daha pahal satmas, evde ocuklarn hrnl, ei
nizle annenizin geimsizlii, stres kayna olarak srekli sizi etkiler.
Bu gnlk strese hastalk, lm, ayrlk ve benzeri gibi dier olaylar ekle
nince, artk daha fazla dayanamazsnz, nemli hastalklar kendini gsterme
ye balar. Stresli olaylan nlememiz ou kez olanakh deildir. Bu nedenle
stresli baakma yollarn renip, gnlk yaammza uygulamakta btfyk
yarar vardr.
Balla ve Balla (1986) stresle baakma yollann bedenle, zihinle ve
davranla ilgili olmak zere grupta toplar; lk grupta geveme teknikleri,
deiik beden egzersizleri ve beslenme biimleri yer abr. kinci grubu olutu
ran zihinsel baakma yollan, uyumsuzlua yol aan inanlarla urama ve
zihinsel dzenleme tekniini ierir. A tipi davran biiminin deitirilmesi,
gvenli girikenlik davran eitimi ve zaman dzenlemesi teknikleri nc
gruptaki davran baakma yollarn oluturur.
Bu teknikler }akarda szO edilen Trke yaynda aynntlanyia verilmi
olduundan burada aynca tartmayacaz. u nemli noktaya iaret etmek
le yetineceiz: Bizim iin esas olan ve vurgulamak istediimiz yn, stresin te
melinde insan alglamasnn ve deyimlerinin deerlendirmesinin yattdr.
Bireylerin olaylan anlamlandn. deerlendirii ve ynlendirii stresi azaltma
veya oaltmada temel faktrdr. Demek oluyor ki. stresler esas olarak insamn olaylan deerlendirme ve zmleme biiminden kaynaklanr.
Ayn fiziksel ve sosyal ortam inde baz kimseler son derece gergin ve
stresli.^baz kimseler ise daha rahat ve mutlu olabilir, rnein, bir st parag
rafla gnlk yaamm ksaca zetlediimiz kii Allahm benim ne suum
vard da beni bu durumlara soktun? Benim de zel bir arabam, yalm, yatm
olamaz myd?" diye yaamna lanet okurken, baka biri. Allahm verdiin
nimetlere binlerce krler olsunl" diye itenlikle dua edebilir. Okuyucu
hangi insanm daha mutlu, rahat ve sabkl olacan tahmin etmekte zorluk
ekmeyecektir.

326

NSAN VE DAVRANII

9 . C N S Y E T
Giri
Cinsel davran yetikin nsann gnlk yaamnn bir paras olduu
halde, bilimsel ncelenmesi ve aka konuulup tartlmas, dier gdlere
gre, daha zordur. ou konularda olduu gibi. Trk toplumu cinsellik konu
sunda da geleneksel gr ve alkanlm deitirme sreci iindedir. Gaze
telerde, dergilerde bu konuya yer aynimas, okuyuculardan mektuplar gel
mesi. baz hastanelerde psikologlarn seks terapisti olarak grev yapmalar
Trk toplumundaki gelimelerin bir gstergesidir.
Psikologlar, dier insan davranlarnda olduu gibi, cinsel davrana
yaklamlarnda da birbirlerinden farkllklar gsterilirler. Bir grup psikolog
cinsel davran tamamyla biyolojik bir gd olarak ele alr ve alk, susuz
luk nasl inceleniyorsa, cinsel davrann da ayn biimde ncelenip, o biim
de alglanmasn nerir (Sinclair, 1977; Timmers, 1977). Onlara gre cinsel
davrann alk ve susuzluk gibi dier biyolojik gdlerden farkl biimde al
glanmas. insan toplumlannn bilgisizliinden ileri gelen tarihsel bir yanlg
dr. Bu yanlglardan ne kadar abucak kurtulunulursa. o kadar gerek** o
kadar abuk bulunmu olur. Bu yaklam kabul eden psikologlarca, gele
nekler, grenekler, dini grler bu geree ulamaya engel tekil eder.
Baz psikologlar, cinselliin betimsel (tasviri/decripttve) olarak allma
snn konunun anlalmasma bir derece yardmc olacana inanrlar ama,
cinselliin doasmm dier gdlerden farkl bir yaanty ierdiini kabul
ederler. Susuzluk, alk gibi biyolojik gereksinmelerin benlik alglay^^la ili
kisi daha yzeyseldir ve bireyin insan likilerindeki yeri, cinsellik kadar
nemli deildir. Cinsel davran iki bireyi birbirleriyle son derece yakn bir
iliki iine sokar ve youn duygularn gelimesine zemin hazrlar. Bu duygu
larn oluturduu ortam iinde bireyler mutlu ya da mutsuzluk duygusunu
yaarlar.
Cinsel davrann bir yn de bireylere getirdii sorumlulukta yatar. Be
raber yemek 3riyen iki kii birbirlerine kar sorumlu bir iliki gelitirmezken,
cinsel ilikide bulunan bireyler, birbirlerine kar zel bir sorumluluk gelitir
meye balarlar. Bu psikologlara gre, cinsel iliki, bir toplumun ekirdeini
oluturan ailenin temelinde yatar. Bu nedenle tarih boyunca her toplum cin
sel ilikiyi dzenleyici tedbirler ve kurallar gelitirmitir. Kurallar sayesinde
genler, belirli bir aamaya gelmek iin abalamlar, kzlar kadnlk, erkek
ocuklar erkeklik olgunluuna erimek in uramlar ve bu olgunlua eri
tiklerini, her toplumun kendine zg gelenek ve greneklerine gre spatla
dktan sonra, evlenmelerine zin verilmitir. Bu psikologlara gre toplumlarm
cinsel davranla ilgili, gsterdii duyarhlk, tarihsel bir yanlgya deil, insa
nolunun saduyusuna iaret eder. Bilimsel alma, son derece karmak
ynleri olan cinsel davran basite ndirgemeye deil, onun biyolojik, psikolo
jik ve sosyal ynlerini anlamaya ynelik olmaldr.

GNLK YAAMIMIZDA GD VE HEYECANLAR

327

Cinsiyet ve Pornografi
Pskologlann yapt aratrmalarn bazlan pornografik yaynlarn cinsel
davranla lgili etkisini inceler, nceleri pornografik yaynlann daha ok er
keklere ynelik olduu ve byle yaynlardan daha fazla erkeklerin holand
dnlrd. ABD'de yaplan aratrmalar bunu dogrulamamtr. Aratr
malara gre kadnlar pornografik yaynlara daha rtk fakat srekli bir ilgi
gsterir ve bu yaymlara bakarak onlar da uyarlr (Kutschlnsky, 1971 Mann,
Sidman ve Starr, 1971).
Pornografi zerine yaplan aratrmalarn gsterdii dier bir bulgu da
udur: Pornografi, hem erkeklerde hem de kadnlarda cinsel uyanm artnr,
ancak bu art ancak 24 saat kadar srer. Bu sreden sonra bireyler eski
normal uyarm dzeylerine dner.
Pornografik yajrmlann topluma yararl veya zararl olduu konusunda
tartma gnceUlln korumaktadr. Bu konuda da grler deiiktir. Baz
kimseler pornografinin serbest olmasn savunurlar. Oy kullanma yana ge
len kii, kendisi iin neyin yararl ya da zararl olacagm bilir yaa gelmitir.
Pornografik bir dergi alp evinde okumay istiyorsa, bunu uygun yerlerden
alabilme zgrlne sahip olmaldr.
Baz kimseler, toplumun baz temel ahlak kurallan zerinde anlap bu
kurallan korumamz gerektiini savunurlar. Bu kiilere gre pornografi, top
lum dzenini tehdit eden, ldnlann bir cinsel nesne imi gibi kullanld

55 vsyukans

ekU 9.4 Zaman cinsel konulardaki tutumlarda daha geni bir


hogr getirmektedir. Yukardaki diyagram ABDde 30 yl sresin
ce ortaya kan tutum deimelerini gstermektedir.

328

in s a n v e

DAVRANII

bir dnya ve toplum grn yaygnlatran, hibir yapc yn olmayan


bir yayn trdr. Pomograilk yaynnm olup olmamasnn bir toplumun z
gr olup olmamasyla hibir ilikisi yoktur. Bu gr savunanlar, temel ah
lak kurallann korumak iin her toplumun bu yaynlan yasaklamas gerekti
ini dnrler, te yandan Jones ve Joe (1980), ya}rnlanmas yasaklana
rak kstlanan konunun, okuyucu gznde daha abartldn gtermllerdir. Onlara gre, yasaklanan yaynlar daha ilgi grr ve daha etkin olur.
Hzla deien Trk toplumundaki deimeleri gzleyebilmek iin, cinsel
davrann deiik ynleriyle lgili psikolojik ve sosyal aratrmalar yaplmas
na ihtiya vardr. Bu ihtiyaca Trk pslkologlan yaptklan yayn ve aratrma
larla cevap verme abas iindedirler. Cinsel davran bozukluklann biyolo
jik bir levsel bozukluun tesinde gremeyen doktorlarn sa}as azalmaya
balam, psikolojik ynn farknda olanlann saysnda art olmutur.
Cinsel davrann psikolojisinin farkmda olan bireyler, eski geleneksel
cinsel rol kalplan iinde kadn ne yapmeddr" ya da erkek ne yapmaldr
gibi sorulann tesine geerek, kendi kiisel zelliklerini anlamaya balarlar.
Bu sre toplumun hem erkek, hem de kadn kesiminde srmektedir. Trk
kadmnn ve erkeinin kendi cinselliini tanmlamalannda bu deimenin et
kileri grlr. Yukarda da deindiimiz gibi, bu yeni kiiliin zelliklerini ve
eskisinden nasl farkl olduunu, bilimsel aratrmalarla ncelememiz gerekir.
Bireysel Farkllklar
Cinsel davram bireysel farkllklarn en yaygn olduu alandr. Hem er
kekler. hem de kadmlar arasnda cinsel alanda byk bireysel ayrlklar var
dr. Cinsel yaynlar, belirli bir tr cinsel davran ve sevime tekniini model
davran olarak gsterme abasna girmilerdir. Bunun sonucunda yle bir
ortam yaratmlardr ki. okuyucular, elerin mutluluunun temel kaynagnm
seviirken kullamdklan cinsel teknikte yatt izlenimini edinmeye balam
lardr.
Bu tr sonular aratrmalarca desteklenmemitir. Utanga bir erkek,
hibir teknik kuUanmadan son derece mutlu bir evlilik yaam yaayabildii
gibi, serbest ve atlgan biri deiik cinsel tekniklere ramen doyumsuz bir ev
lilik yaam srdrebilir (VIncent, 1956). Okuyucuya bu konuda sylenecek
en bilimsel sz udur: Kendinizi olduunuz gibi kabul edin, bakasn taklit
yerine size doal gelen davran yapn. Kendi ilikinizi bakalannm beklenti
lerine gre deil, kendi deerlerinize ve beklentilerinize gre gerekletirin.

10. ZET
Gnlk yaammzda yaadmz gdler ve heyecanlar bize yararl ol
duu gibi, evreye uyumumuzu bozucu da olabilir. Yaplacak zorlatka,
en ufak kayg veya heyecan verimimizi olumsuz ynde etkiler. Skc ilerde
se tam tersi bir etkileim sz konusudur. Dier bir deyile, jrksek dzeyde

GNLK YAAMIMIZDA GD VE HEYECANLAR

329

gd skc ilerdeki verimin artmasna yol aar. Yksek kaygh niversite


rencileri derslerinde daha az baanl olur, kayg dzeyi azaldka dersler
deki haan ykselir.
Dereceli geveme ve otohipnoz teknikleri k ayg^ azaltr ve denetim altn
da tutmakta faydal olur. Kaygy denetim altmda tutmakta yararl dier bir
yaklam biimi de kaygnm ka3magma gitme tekniidir. Kaygl olduumuzu
farkederek temelde nedeni aratrmaya balamalyz. Kaygnm temel nedeni
ni bulduktan sonra uygun davranlarda bulunarak kaygy denetlemeye ba
larz.
Savunma mekanizmalan bireyin farknda olmadan yapt davrantan
belirtir. Savunma mekanizmalan iki ynde ilev grr: lk lev kayg veren
durumun alglanmasn engelleme eklinde kendisini fade eder. Savunma
mekanizmalannm ikinci ilevi alglanan kaygnn derecesini azaltmaktr. Sa
vunma mekanizmalan bir anlamda gerekten ka, veya gerei arptmay
ierir. Zor zamanlarda, kaygnn ve gerginliin derecesini azaltarak bize fay
dal olur. Herkes deiik zamanlarda, deiik derecelerde savunma mekaniz
masn faydal bir biimde kullanr.
Belli bal savunma mekanizmalar unlardr: Manta brme, kart
tepki gelitirme, bastrma, yanstma, zdeleme kurma, yer deitirme, y
celtme. soyut kavramlara brme, hayal dnyasna kama, telafi. nkr. Bu
mekanizmalann birou birbirleriyle ilikilidir ve bir salkm gibi birarada bu
lunurlar.
Engellenme duygusu bilinli ve bilinsiz olarak iki tr davrana yol aar.
Bilinli davranta engellenme duygusunu ortaya karan engeller tanmlanr
ve onlar ortadan kaldrmak in adm adm ilerlenir. Engelleri ortadan kal
drmak iin bir atlmda bulunmak gerei vardr. Bireyleri atlm yapmaktan
alkoyan en nemli etken onlarm ekingen ve utanga olmalandr. Bu ekin
genlii ortadan kaldrmak iin bireylere gvenil girikenlik eitimi verilir. G
venli girikenlik eitiminde kiinin kendini ak ve seik olarak serbeste ifa
de edebilmesi iin rol oynama gibi deiik yntemler kullanlr.
zm olmayan sorunlardan kaynaklanan engellenme duygusunu u
iki yaklamla hafifletebiliriz: 1) Daha ok hogrl olmay gelitirerek. 2)
beldenti dzeyimizi drerek.
EngeUenme-saldrganlk kuramma gre, engellenme duygusunun sonucu
ortaya kan drt, saldrganlk davrannn temelinde yalar. Bu davran,
gdnn nne geen engellere saldrma eklinde kendini gsterir. Yer degltinni saldrganlk, engellenme duygusunu ortaya karan gerek engellere
deil, gcmzn yettii daha zayf kimselere yneltilmi saldrganlktr.
Gerek engeller bizden daha gl olduu iin onlara saldrmaktan kanrz.
Saldrganlk davran doutan kkenli olduu gibi, sonradan renilmi
bir davram da olabilir. ou kez hem doutan gelen hem de renilmi fak
trler saldrganlk davrannn ortaya kmasnda ayn zamanda elkl olurlar.
nne geilemeyen an engellenme duygusuna bazen umursamazlk,
acizlik, ya da duygusal kntye brnerek tepkide bulunuruz, renilmi
acizlik, bir hayvan veya nsan kendi kontrol dnda, istese de nne gee-

330

NSAN VE DAVRANII

medlgl bir cezaya fflruz brakarak ortaya karlabilir. Denetimi alnda ol


mayan faktrlerin kendisine ac verdii durumlarda bir sre braklan insan,
daha sonra kendi denetimi altna alabilecei ceza durumlannda dahi aciz bir
tutum inde kalr. Duygusal knt acizlik duygusuna benzer ve organiz
ma ayn biimde davramr.
Sehgman adl psikolog duygusal kntnn temelinde renilmi aciz
lik duygusunun yattn savunur ve saldrganlk, gvenli girikenlik ve ufak
admlarla baarma eitimleriyle tedavi edilebileceini ileri srer. Birok duy
gusal kntler bir sre sonra kendiliklerinden ortadan kalkarlar.
Daha nceki ocuksu davranlara dne gerileme ad verilir ve baz
kimseler belirli engellenme durumlannda bu davran gsterir. Hayal dnya
sna ka da engellenme duygusuna yaplan bir tepkidir.
Baz kimseler an yiyip kilo alarak, alkolik ya da uyuturucu ila alkanlg gelitirmi biri haline dnerek engellenme duygusuna tepkide bulu
nurlar. An dindar veya ideolojik ulardaki kimselerin davranlanna. engel
lenme duygusuna yaplan tepki olarak baklabilir.
Genel uyum belirtisi ad verilen kurama gre stres*in dnemi vardr:
Alarm tepkisi, diren dnemi ve tkenme dnemi. Stres hem akl hem de be
den hastalklanna yol aar. Deiik yaam olaylarmn deiik stres agrlklan
vardr.
A Tipi Davran Biimi gsteren bireyler srekli zamann farkndadrlar,
kendi kendilerini bask altnda tutarlar ve.ani atlmlar yaparlar. Stresi azalt
mak iin bedensel, davransal ve zihinsel teknikler vardr.
Bireyin cinsel davrantan bilimsel ncelenmeye kolayca almamayan bir
davrantr ve toplum, dier davranlara tand zgrl byle davranla
ra tanmaz. Trk toplumu da dahil, ou toplumlar, cinsel dav*ana verdik
leri anlam ve alglay deitirmektedirler.
Pornografik yaynlar erkeklere olduu kadar kadnlara da ekici gelir.
Pornografik yaynlann cinsel uyarma etkisi ancak 24 saat srer. Bu tr ya
ynlara kar taknlan tavr deiiktir. Yasaklanan pornografinin ekiciliinin
artt gzlenmitir.
Toplum deitike, cinsiyet anlay ve ona bal olarak cinsel davran
da deiir. Herkesin kendine zg bir cinsel davran vardr ve imdiye ka
dar yaplan ararmalann bulgulan, cinsel konuda herhangi bir tekniin di
erinden daha stn olmadn gstermitir.

Onuncu Blm

YAAM BOYUNCA GELM

Bu blm okuduktan sonra u sorularn cevaplann verebilmelislniz:


J.
2.
3.
4.
5.
6.
7.
8

Jnsan geliiminde biyolojik ve evresel faktder ayn derecede ml etkindir^


Doum ncesi devrede hangi geliim sreleri yer alr?
Beyin geliimi ve bedensel geliim ayru dzeni ml izler? insan deiik yalarda
hangi aamalardan geerek geliir?
Bilisel geliimin aamalan nelerdir? Her aamann ne gibi zellikleri vardr?
Sosyal ve duygusal geliimin aamalan nelerdir? Her aamann ne gibi zellik
leri vardr?
Biyolojik etkenler ve eure birbirlerini nasl etkiler?
Yetikinlik ve yalarunada beden ve zihinde ne gibi deiikler ortaya kar? Bu
deimeler gnlk yaam nasl etkiler?
lm, geliimin son aamas olarak dnlebilir mi? lm olayna yaklama
bakmmdan toplumlar arasndafarklar var m?

1. GRi
evrenizdeki insanlar gzlediinizde, onlann birbirlerine benzer veya
farkl ynlerini grrsnz. Ahmet sakin, rahat bir insan. Kolay kolay kz
maz, bol bol gler ve olduk olmadk eye zlmez. Deniz atlgan, yankan
(rekabeti/competltlve) ve srekli dikkati kendi zerinde toplamak isteyen
bir kiidir. Kendisinden baka birinin baarl olaca bir ortam hemen terkeder ve ancak kendisinin baard olabilecei ortamlan seer. Stk ise, s
rekli znt ve kayg iinde, ne yapacagma karar veremeyen bir kiidir. Onu
mutlu edebilmek zordur, nk baard olduu konulara nem vermez ve
baaramad konulan gznde bytr.
Bu kiilerin davran zelliklerini aklayabilmek iin, onlann iinde ye
titii aile ortamn, nasd bir evre iinde hangi etkerln altnda bydkleri
ni bilmek isteriz. Bu isteimizin temelinde, bireyin bugnk davranyla.
inde yetitii ortamn zellikleri arasnda bir iliki olduu dncesi yatar.
nsan geliimi, ok ynl ve karmak bir sretir ve kii geliim srelerinin
etkisini mr boyunca tar. Bu blmde geliim srecini inceleyeceiz, nce
geliimin temel srelerine ve bu sreleri aklayan farkl bak tarzlarna
deineceiz.

NSAN VE DAVRANII

332

2. GELM SRELER VE GELME


FARKLI BAKI TARZLARI
Geliim ok ynl ve karmak bir sretir. Psikologlar geliim srecine
temel adan bakarlar: 1) Biyolojik bir sre olarak geliim, 2) evrenin et
kisi altnda yaplaan bir geliim ve 3) biyolojik yapnn ve evre zellikleti^
birbirlerini karlkl etkiledikleri bir geliim. Bu alann her biri geliim oiaymn farkl ynlerine arlk verir ve kendilerine zg bir kuramsal yaklam
kuUamr.
Biyolojik Sreler
Yeni doan bir bebein, doduktan bir hafta sonra yryerek annesiyle
alverie kgn duysanz, inanmazsnz. Birinin aka yapmak iin byle
bir hikye uydurduunu dnrsnz. Yirmi yandaki bir delikanlyla,
seksen yandaki bir Ihtiyann gretiini syleseler, bunu hayretle karlars
nz. Bu grete, byk bir olaslkla gencin galip geleceini dnrsnz. |
Davranlarmzm temelinde belirli biyolojik aamalar yer alr. Her aha
-baba, ocuun belirli aylarda yrmeye baladm size syleyebilir. Belirli
bir aamada ocuk di karmaya balar. Dilin geliimi de kendisini belirli
aamalarda gsterir.
Tek hcreyle yaama balayan nsan yavrusu, bu hcrenin iindeki gen
lerde kodlanm bilgilerin ynergesine uyarak, belirli aamalarda deiik geli
im basamaklarna ular. Dokuz ay nce bir tek hcreden baret olan orga
nizma, bebek doduunda, tam bir nsan bedeninin yapsna ulamtr.

Resim 10.1 Annenin memesine yana dokunan ocuk azn


aar ve memeye dom dnerek aratrmaya balar. Meme
ucunu bulunca otomatik olarak emmeye balar.

YAAM BOYUNCA GELllM

333

Doumdan sonra byme ve gelime devam eder ve deiik aamalada


beden faikl i salglar reterek boyun uzunluunu, sesin tonunu ve cildin
grnn belirler, rnein, tiroid bezinin salglad tiroksin salgs, yaamm ve ergenliin ilk yllarnda bol miktarda retildii halde, daha sonraki
aamalarda azalr. Ayn ekilde, kzlarda estrojen ve erkeklerde testosteron
salglan, ergenliin ilk aamalannda bol miktarda retildii halde, daha son
raki aamalarda azalr.
Demek oluyor ki, bedenin iinde belirli bir yerde bir btyolojik saat al
makta ve belirli zamanlarda belirli salglan harekete geirmektedir. Bu tr
biyolojik oluumlar, geliim srecinin en nen^l temellerinden birini olutu
rur.
Baz psikologlar bireyin doutan getirdii biyolojik zelliklerin nemli
olduuna dikkati ekmilerdir. Bunlardan Amerikal psikolog Amold Gesell
(1954) olgunlamaya dikkati ekmi ve ilk defa olgunlama (maturation)
kavramn psikolojik bir kavram olarak kullanmtr. ABD'de davran psi
koloji okulun baskn olduu bu dnemde yalnz evreden gelen koullanma
larn davran biimlendirdii grne inanld iin Gesell'n grne
psikologlar arasnda pek nem verilmemitir. Halbuki bugnk modem psi
kolojide, biyolojik srelerin nemi kabul edilmekte ve davrann biyolojik
temelleri youn bir biimde aratnimaktadr. Biyolojik temele dayanan s
reler ok nemli olmalanna ramen geliimin ancak bir boyutunu olutu
rurlar.
evreden Gelen Etkiler
nsann inde yetitii evre koullarnn o kiiyi her ynden derin bi
imde etkilediini bilmek iin psikolog olmaya gerek yoktur. "evre koullan
gelien kiiyi hangi ynlerde ve ne biimde etkiler?** sorusu pslkologlann ze
rinde aratrma yaptklan en eski konudur.
evre bireyi renme yoluyla etkiler. Psikologlar renmeyi deiik ku
ramsal yaklamlar inde incelediklerinden, evrenin bireyi nasl etkilediini,
deiik biimlerde deerlendirmilerdir. Bu nedenle nce renme sreleri
ve renme kuramlan asndan evrenin etkisini tartacaz. Daha sonra
beslenmeyi ve aile iindeki duygusal etkileimleri de ieren daha geni ere
veli bir yaklama deineceiz.
renme Sreleri ve renme Kuramlan Atsmdan evrenin E tkisi: Da
ha nce 4. Blm*de incelediimiz her renme kuram, evrenin ocuu na
sl etkiledi^le ilgili olarak gr belirtmitir. Klasik koullama renme kuramma gre, ocuk ve ana-baba ilikisini yle ifade edebiliriz: ocuk alt s
landnda. acktnda, veya baka bir nedenle rahatsz bir durumda oldu
unda alar. Alayan ocuun yanna gelen ana-baba. ocuun altm deiti
rerek ya da onu besleyerek onu rahat bir duruma getirir. ocuk zamanla,
rahatlk" ve iyi hissetme" duygusuyla ana-babann varln birbirine koullamaya balar. Zamanla srf ana-babann varl ocukta rahatlk, huzur, g
venlik duygulann uyandrmaya balar.

334

in s a n v e

DAVRANII

Klasik koullama yaklamna gre, ocuun kkken geirdii ho ol


mayan deneyimler, kendilerini korku ve ekingenlik biiminde yetikin ya
amda gsterebilir. ocuunun yannda srekli fkeyle baran baba, ileride
kzgn olmad zamanlarda da ocukta korku tepkisi dourur. Kkken k
pek veya kedi tarafndan snlm bir ocuk, kpek ya da kedi korkusunu ye
tikin bir kiiyken de tar.
Edimsel koullama. ocuun baz davranlarnn glenip, baz davramlannm snmesini yle aklan ocuk annesine bakp glmsedii za
man, anne ocuunu kucakla3ap pyor ve ona gzel eyler sylyorsa, o
cuun anneye glmseyerek bakma davrammda bir artma olur, te yan
dan, anne ancak ocuk alad zaman ilgi gsteriyorsa, ocuun alama
davrannda bir artma olur. lkokul birinci smfta, yeni yeni alfabeyi skme
ye alan bir rencinin ana-babas. her yapt hatada ocuu azarlarsa, k
sa bir zaman sresi iinde, ocukta okumaya kar bir isteksizlik belirir ve
belki de bu ocuk, okul ve okumayla ilgili faaallyeere yaam boyunca s
rekli olumsuz tepkide bulunur.
ocuun bakalarna bakp, onlan model olarak rendiini savunan g
re gre, ocuun davranlann aklayabilmek iin, ocuun gelime ev
resinde grd model davranlarda bakmak gerekir (Bandura & Walters,
1963). Srekli kfr eden kavgac bir adamn olu, ok byk bir olaslkla
kfrbaz ve kavgac olur. En gergin durumlarda soukkanlln koruyan ve
arballkla sorunlara yaklaan baka bir babanm olu ise, babasmdan
grd modelin etkisi altnda, soukkan
llkla ve kavga etmeden ilikilerini srd
rr.
Hepimizin bildii "Kenanna bak bezini
al. anasna bak kzn al" atasz, Ameri
kal psikolog Bandurann sosyal renme
modelini etkin bir biimde zetler. Bu g
r, kk ocuklarn evresini eitim
amalarna en uygun biimde dzenlemek
isteyen kiilerin duyarllkla zerinde dur
duu bir grtr.
Yaamnda hi okula gitmemi, okula
ve eitime saygs olmayan bir ana-baba
ortamndan okula gelen renciyle, annesi
babas srekli okuyan ve normal gnlk
yaammn ak iinde srekli kitap oku
nan bir ortamda yetien rencinin okul
daki baarlan ayn olmaz. Bu iki ocuk,
ayn okula, ayn snfa gittikleri halde, iki
farkl gerei temsil ederler,
R - i m 10 Model ala.3 k -enme
ocuk geliiminin nemli bir ksmn
olutumr.

ok kk y a anaokuluna gndererek, ocuklar arasndaki aile ortamndan kaynaklanan

YAAM BOYUNCA GELM

335

farklar kapatmay nermilerdir. Bu nerinin uygulamada ortaya karaca


durum, ocuk-aile ilikisinin deiik ynleri ve anayasann insan haklan
konusunda ortaya att temel anlay ile yakmdan ilgilidir. Bu nedenle
zerinde kolayca karar verilerek hemen zme ulalacak bir konu deil
dir.
Daha Geni Anlamda evresel Fhrkldklar: evrenin farkl ynleri vardr,
rnein, alnan gdann miktan ve tr, iinde yetiilen ortamn temizlii ve
salkl oluu, hava kirlilii, spor olanaklannn varl veya yokluu, ocuun
bedensel ve psikolojik geliimini etkiler. Amerikada gmenler zerinde yap
lan aratrmalar gmen ailelerin ocuklannm. ana-babalanndan daha uzun
boylu ve spor dallarmda daha baarl olduunu, daha az hastala yakalan
dn gstermitir.
ki kuak arasmdaki bu fark, yeni neslin ald gdalarm vitamin, mine
ral ve protein bakmndan daha besleyici olmasyla aklanr. Trkiyede de
gelir dzeyi ykselip, salk hizmetleri yaygnlatka, nesillerin boylannn
uzunluunda ve genel olarak bedensel gelimelerinde olumlu deiiklikler
olaca beklenir. Kyde domu fakat okuyarak meslek sahibi olmu anababalarn ehirde byyen ocuklar, ana-babalanndan daha uzun boylu
olurlar.

Etkileim Sreleri
Bireyin biyolojik sreleriyle bulunduu evrenin koullan srekli etkile
im halindedir. Biyolojik oluumlar belirli bir evrenin verdii olanaklara ba
ml olarak biimlenir. evreyle biyolojik yapnn srekli etkileim iinde bu
lunduunu kabul eden psikologlar, etkileim srelerine nem verirler ve onlann geliimin ynn ve derecesini belirlediini kabul ederler.
Son zamanlarda Amerikal psikologlann ou ocuklann genetik yapya
bal olarak farkl miza yaplanyla doduklann kabul etmektedir (Plomin &
Row, 1979; Goldsmith & Gottesman. 1981). Bu temel biyolojik bir sretir.
ocuun mizacnn tr, ocuun evresiyle kurduu ilikinin trn belir
ler (Carey, 1981). Srekli alayan ve mzmzlanan zor mizal" ocuklann
uykulan ve yemeleri dzenli deildir, bunlar her eye alarlar ve evrelerinde
olup biten olaylarla ilgilenmezler. Byle ocuklarn anneleri zamanla, ocuklanna kar umursamaz olur ve onlara olan dknlklerini kaybederler (Ba
tes, 1980). Bu tip ocuklar daha sonra okulda problem ocuk olmaya ynelir
ler.
Srekli alamayan kolay mizal" ocuklann. ana-babalaryla ilikileri
balangtan iyidir ve zaman iinde ocuk, evredekilerle dciha olumlu iliki
ler gelitirmeye devam eder. "Kolay mizal" ocuklarn okulda retmenlerle
ve dier rencilerle daha iyi iliki kurduklar ve daha baanl olduklan gz
lenmitir.
ocuun bilisel geliimi ve genel olgunluk dzeyi de. onun evreden na
sl ve ne kadar etkileneceini belirler. Yalan farkl olan iki ocuun bilisel

336

NSAN VE DAVRANII

geliimleri farkl olacandan, ayn


ortamda deiik alglamalarda bulu
nurlar ve bu nedenle, farkl eyler
renirler. evreden bamsz bir bi
yolojik geliimden bahsetmek, ya da
biyolojik sreleri hesaba katmadan
evrenin etkisinden sz etmek eksik
bir yaklam gsterir.
Geliim, bireyin doutan getir
dii biyolojik srelerle, evre koullannn srekli etkileimi iinde olu
ur. Etkileimsel yaklam temel
kabul etmi psikologlar, evrenin ve
biyolojik yapnn deiik ynlerine
arlk verirler. Bu nedenle etkile
imsel yaklam inde birbirinden
farkl kuramlar yer alr. Kuramlar
dan en belirgin n aada ksa
ca zetleyeceiz.
Etkileim Kuramlar: O temel
yaklam tarz geliimsel psikologla
rn grlerini etkilemitir. Bunlar
dan biri bireyin pslkoseksel gelii
mine nem vermitir ve Freuduh
Reslm 10.3 zde ikizlerde bile miza farkllk
lar gzlenir. Resimdeki ikizlerden biri *kolay* adyla bilinen pslkoanalitik okulu
oluturur. kinci yaklam tarz bire
mizal dieri de zor mizal* kiilik gelitirmi
lerdir.
yin psikosoyal geliimine nem ve
rir ve Erik Erikson tarafndan geli
tirilmitir. nc gr bireyin bilisel geliimine arlk verir ve Jean Pldget tarafmdan gelitirilmitir.
Pslkoanalitik gre gre psikolojik geliimin temelinde iki g vardr: (1)
Cinsel ve saldrganlk gdleri. (2) evredeki davranlar. Freudun kuFamh
ileride daha aynntlanyla inceleyeceimiz iin burada ancak pscoseksel
(psychosexual) kuramnn iki nemli noktasna deineceiz.
lk nokta, yaamn ilk yUannda yaplandnlan zeUiklerln son derece
kuvvel olduu ve sonradan deimeye diren gsterdiidir. kinci nokta, bi
reyin geliiminin birbirini izleyen pslkoseksel aamalardan olutuudur
her aama bedenin bir blmyle iliki halindedir (Tablo 10.1 ksaca her
aamann zelliklerini belirtmektedir). Her aamada ocukla ana-baba ara
sndaki ilikinin yeniden dzenlenmesi gerekir. Her aamadaki etkileim o
cuun yaamn etkiler ve etkilerin toplam bireyin kiilik zelliklerinin teme
lini oluturur.
Erikson (1963, 1980) geliimin aamalardan olutuunu kabul eder, an
cak bireyin cinsel geliimi yerine onun sosyal geliimini temel kabul eder. Bu
nedenle onun kuram, psikososyal (psychosoclal) kuram adn alr. Her aa-

YAAM BOYUNCA GELiM

Tablo 10.1. Freud. Erikson ve Piaget tarafndan nerilen gelime aamalar


F R B U m JN

RS K O S E K S O EL

C E g lM AAM ALAR I

ERlKSOmJN PSK060SYAL
OSM AAMALARI

P tA G E TN tN B LS EL
G E L M AAM ALAR I

Orol aama: Az uya> Temd gven ve bunun karl temel gvensizlik:


nlmann odak nokta Bebek kendine bakan kiiye gven balan
sn oluturur; ocuu kurmaldr.
memeden kesmek ok
zordur.

Duyusal-hareketsel aama (0-2):


Bebek d d^ayla duyu oganlan ve nesnelerle yapt faaliyet
lerle etkileim kurar.

Anal aama: Ans


uyanlmaun odak noktasn oluturur: tuvaIcle gitmeyi retme
temel btr adm olu
turur.

Operasyon (lemi ncesi devre (2ocuk zihinsel mgeler veya ke


limeler yoluyla d nesne ve olaylan temsil eder: nesneleri gruplara
ayumaya balar, fakat akl yrt
me ncsnelein grnlerine ve
hareketlerine bal kabr.

BagmsiziJc ve bunun karl utan ve phe:


ocuk bamszlk peindedir. Tuvalet egiUml
^ beccrllemczse utanma duygusu yerleir.

rS

Fallik aama: Cinsel Giriim ve bunun kart sululuk duygusu: o


organ
uyanimann cuk daha kendine gvenil ve saldrgan olur;
odak noktasdr; ayn ayn cinsiyetten ana-babayla atma sululuk
cinslen ana-babayla duygusuna yol aabilir.
zdeleme
kurmak
temel adm oluturur.

-12

rtk aama: Cinsel


enerji basnlmUr.
Savunma
mckanlzmalanmn geliimi en
bnemh grevdir.

reticilik ya da aalk duygusu: ocuk kultrn gerektirdii bln becerileri (okuma yazma, bisiklete binme, vb.) kazanmak zorundadin aksi halde aalk duygusu gditirir.

Somut ilemsel aama' Dnce


nin Boyullanas ynnde atlan
bityk bir adm bu aamada ger
ekleir. Deneyimlerine dayana
rak ocuk toplama, karma, snfbma ve sraya dizme gibi baz ye
ni zihinsel ilemleri yapabilir.

3-18

Genttol aama* C lnsd


oganlar uyanlmonn
ylne odak noktasdn
olgun clnsd likiler gelUrebllmek en nem
li grevi oluturur.

Benlik zdelemesi ue bunun karl rol bunaltmc Gen kii cinsel ve mesleksel benlik zdeimini gerekletirmeli ve yeni deerler aramaldr.

Fcrmel ilemsel aama: Birey so


yut ve karmak zihinsd lemleri
kullanarak sorunlara sistematik
olarak yaklaabilir. Nesnelere da
yanmadan soyut kavranlan ve
sembolleri kullanabilir. Her yeti
kin bu aamaya ulaamayabilir.

9-26

Vaknk ve bunun kart yalnzldc Yetikin gerekten yakn ve mahrem olan ilikiler gelitir
me durumundadr; aksi halde kendini soyut
lanm ve yalnz hisseder.

6-40+

Oretidiik ve bunun karl verims2Uic Yetikin


mealeyi gelecek nesillere aktaracak* biimin
de. ocuk yetitirme, yaratc davranlarda bu
lunma, bakalanna yardm gibi, baz faaliyetle
re girmelidir. Aksi halde kendini verimsiz ve
deersiz hisseder.

0+

Benlik kaynaum ve bunun karl kknlk


ve bezginlik: Son aama olarak yetikin, daha
nedei aamalar kaynatrarak, kendisinin ge
lierek nasl bir nsan haline geldiini kabul et
melidir. Aksi halde kkn ve i ban olma
yan bir insan olur.

D 22

338

in s a n v e

DAVRANII

mada ocuun gereksinmeleri ve toplumun ocuktan beklentileri deiir. o


cuk kundaktan kurtulup hareket etmeye balaymca ana-baba ocuun ha
reketlerini denetlemeye ve ocuun neye dokunup neye dokunamayacam
belirlemeye balar. ocuun bamszlk eilimi gittike kstlanr.
ocuun bamszbk eilimi ile. ana-babanm denetim eilimi arasmdaki
etkileim bir dengeye ular ve bu denge her ocuk iin ayn ayn oluur. Bu
dengenin zellii, ocuun daha sonraki yetikin yaammdaki kiilik zellik
lerinin temelini oluturur. Freud ile Erikson arasmdaki farklardan bir dieri
de udur: Freud geliimi ilk ocukluk yllanna snrlar, te yandan Erikson,
geliim srecinin ve bu srecin bir paras olarak bireyin bamszlk eilimi
ile toplumun bireyi denetim altna alma abasmm. mr boyu srdQgQn
kabul eder. Tablo 1 0 . 1 'de gsterildii gibi, her aama kendi ikilemini berabe
rinde getirir ve bireyi yeni bir denge arayma gtrr.
svireli psikolog Piaget daha ok bireyin alglama ve dn tarzm
kapsayan bilisel geliim ile ilgilenmi ve onun kuramsal yaklam ok say
da geliim psikologunu etkilemitir (Piaget 1964, 1980; Piaget & nhelder.
1969). Piagetnin yaklam bisel-gel(im (cognitive development) kuram
olarak bilinir.
Piaget hem olgunlamann, hem de renmenin etkisini kabul eder an
cak ocuun faal olarak srekli bir etkileim iinde olmasn temel olarak.grr. ocuun evresiyle ister o)run, ster baka biimde srekli etkileim iin
de olmas, onun zihinsel (bilisel) geliiminin ynn ve derecesini belirler.
ocuk her aamad kavramlar ve yaklam tarzlan gelitirerek belirli bir bi
lisel dengelemeye (cognitive balance) ular. Yeni ortamlar ve yeni deneyim
ler bazen bilisel dengelemeyi bozar. Bilisel dengelemesi bozulan ocuk yeni
bir dengelemeye ulaabilmek iin yeni kavramlar gelitirme, veya yeni yakla
m tarzlar uygulama yoluna gider. Bylece bilisel geliim srekli iler.
Bilisel geliimin olabilmesi iin, yukarda verilen rneklerden de anlala
ca gibi, ocuun evresiyle srekli etkileim halinde olmas gerekir. Esasn
da ocukta gzlenen bilisel dengeleme sreci, yetikinlerde de olur, ne var ki
yetikinlerde daha az sklkta gzlenir. Yeni baz deneyimlerden dolay yeti
kinin bilisel dengelemesinde bir bozulma olursa, yetikin de yeni dengeleme
yollan arar ve bu dengelemeyi buluncaya kadar dn tarzn deitirmeye
devam ederi Bilisel dengelemenin yetikinlerde sk sk deitiini gzlemeyiz,
nk yetikin gnlk yaamnda karlat olaylann hemen hemen hepsi
ni. kendisinde var olan kavram ve dnce sreleriyle aklayabilir.
Piaget d geliimi birbirini izleyen aamalardan oluan bir sre olarak
kabul eder (Tablo 1 0 . 1 'e baknz.). Her aamann, kendisinden sonra gelen
aama iin bir basamak oluturduu ve aam2ann srasmm deimedii ka
bul edilir. Her aama iin psikoloun teklif ettii yalarda baz farkllklar
vardr ama. benzerlikler farkllklardan daha fazladr.
Farkl Grlerin Kaynam ve Akla Gelen Ban Somlar
Geliim olaym hibir gr kendi bana aklayamaz. Her psikolojik ku
ram geliim srecinin belirli bir ynn aklar. Geliim almalannda her
kuramsal yaklamm temel gr ve kavramlarndan faydalanabiliriz. Geli-

YAAM BOYUNCA GELM

339

lm kuramlarnn birbirlerini tamamlasalar da Ud temel soruda ayrlklar


vardr. Bu temel sorulan aada ksaca anlatacaz.
Birinci soru : Gelime srekli bir izgiyi mi takip eder, yoksa birbirinden
doalar itibaryla farkl admlardan ve aamalardan m oluur? Biyolojiyi ya
da evreden gelen renme etkilerini temel alan grler, srekli bir srecin
varlm kabul ederler. Her aama son derece ufak, fakat srekli olarak de
vam eden biyolojik olaylardan oluur, renmeyi temel kabul eden psikolog
lar da ayn gr kabul ederler ve ufak admlardan oluan srekli bir
renme olaynn geliimin temelinde yattn dnrler. Etkileime nem ve
ren psikologlar se. Tablo lO.Tde de grdnz gibi, zellikleri itibaryla bir
birinden farkl aamalarn varln savunurlar.
ikinci soru : Bireyin temel kiilik yapsn tanmlamada ve belirlemede, tik
aamalardaki etkiler, daha sonraki aamalardaki etkilerden daha m nemli^
dir? Kritik devre (critlcal period) ad verilen bir aamann, hayvanlann geli
iminde nemli olduunu etologlann almasndan renmitik. Ayn kav
ram ocukEUn geliimi iin de kullanlabilir mi?
Freud'un psikoanalitik yaklam, kritik devre anlayna yakn der,
te yandan renmeyi geliimin temeli olarak kabul eden psikologlar, insan
olunun her yata deiebileceini kabul ederler. Bylece. psikoanalitik yak
lam kabul etmi psikologlar, insanm olumlu ynde geliimi konusunda bi
raz karamsar olduklan halde, renmeyi temel kabul etmi.psikologlar iyim
serdirler; nk onlar bireylerin her yata kendi hatalarm dzeltip, yeni ge
lime srelerini renebileceine nanrlar. Bu inancn etkisi altnda, fakir
evreden gelen ocuklann zengin evreden gelen ocuklann aamasna ula
abilmesi in yeni eitim programlan teklif eden kiilerin balannda. ren
me pslkologlan gelirler.
Yukanda incelediimiz }raklam tarzlann gznnde tutarak, ocuun
anne rahmine dnden, yalanp lmne kadar geen zaman sresi
iinde ortaya kan sreleri gzden geirelim.

3. DOUM NCES DEVRE


ocuun geliimine yumurtann dllenmesi anndan itibaren bakmak ge
rekir. Dllenme amnda anneden gelen 23 kromozom babadan gelen 23 kro
mozomla birieir ve o insan yavrusunun biyolojik yapsnn temeli olan 46
kromozumu oluturur. Her bireyin 46 kromozumu. o bireyin biyolojik geliim
aamalann ve bu aamalarn hangi zamanlarda olacan programlar. Biyo
lojik zamanm saati dllenme anndan itibaren almaya balar.
Yumurta fallop kanal ad verilen kanaldan rahime doru giden bir yol iz
ler. Yumurta rahime yaklatka erkein spermiyle karlama ve dolaysyla
dllenme olana artar. Ana-babann cinsel birleimi sonucunda vajina kana
lyla rahim yolunda ileriden erkek spermi yumurtay dUer ve bu andan iti
baren bir insan yavrusu. 46 kromozomdan oluan tek bir hcre olarak yaamma balam olur. Dllenen hcreye zigot (zygote) ad verilir. Zigot yaam-

NSAN VE DAVRANII

340

nn ilk daklkalanndan tibaren m ito


sis (mltosis) ad verilen hcre bln
me ve oalma faaltyetine balar.
(Mltosis sreci daha aynntl olarak
2 . Blm'de anlatld.)
Mltosis lk iki hafta srekli da
vam eder, ikinci haftanm sonunda
hcreler farkl trlere blnmeye
balarlar. Hcrelerin bir ksm geli
en hcre kmesini kaplar ve epe
evre kuatr. Bir baka hcre gru
bu, epeevre kuatlan bu hct^
ekil 10.1 Dllenme sOrecini gsteren izim.
grubunu rahime balar. Onc
Sperm Fallop kanalndan geerek yumurtayla
hafta le 7. hafta arasmda gelimekkarlar ve yumurtay dller.
ta olan hcre grubuna embrjo
(embyo) ad verilir. Ayn hcre gnibu gelimesine devam eder ve 8 le 40 hafta arasnda fets (fetus) adn alr.
Bu devre inde gelien organizma besinini plasenta (placenta) ad verilen or
gana bal gbek bamdan ahr. Plasenta embriyonun rahime bititii 3rerde
geliir ve embriyo ile rahim arasmda yer alr. Plasenta annenin kanndan
besleyici maddeleri alr, zararl maddeleri bir dereceye kadar szer ve yeni ge
lien organizmann kan dolamna boaltr.
ekil 10.2'de grld gibi 7. haftann sonlan ve 8 . haftann balannda.
az, burun, kollar, eller, bacaklar gibi insan organlannn bazlan tannabilir
hale gelmitir. Hamileliin geri kalan 7 aynda geliim devam eder ve organlar
daha belirgin hale gelir. Sinir sistemi, geliimini en son tamamlar ve ocuk
doduktan sonra da biyolojik geliimini srdrr.
ekil 10.2'de grld gibi doumdan nceki geliimin sras bireyin
kromozomlahndaki programda vardr ve d etkilerden olduka bamszdr.
nsan embriyo ve fetsleri hemen hemen hep ayn srada ve a)m hzda geli-

Em briyo
3-7 Hafta

s S)

Fetos
8-38 Hafta

12

16

ekil 10.2 Doumdan nceki temel geliim aamalar.

YAAM BOYUNCA GELM

341

irler. Biyolojik temelli ve d faktrlerden pek etkilenmeyen bu srece olgun


lama adn verdiimizi daha nce belirtmitik. Olgunlama admlar son de
rece kuvvetli bir biyolojik faktr ifade eder ve hem psikolojik hem de ro lo
jik bozukluklar gsteren annelerde bile, kendisini aynen gsterir.
Hamilelik Sresinde D Etkiler
Hamilelik srasmda gzlenen biyolojik olgunlama sreci kuvvetli genetik
bir programlamaya da3randg ve deiik evre koullan altmda kolay kolay
aksamadan belirli bir dzen iinde kendini gsterdii halde, baz hastalklar
ve evre etkileri fetsn geliimini engeller. Tablo 10.2*de bu etkilerin bir ze
ti verilmitir.
D faktrlerin ortaya k zaman, embriyo-fetsn nasl ve ne biimde
etkileneceini belirler. Organizmann en hzl gelitii srelerde olumsuz bir
d faktr en yksek etkisini yapar; ayn d etken, organizmann yava geli
tii bir devrede o iddette etki yapamaz, rnein kzamk hastal hamileli
in ilk aynda ocuun iitme organn bozar, tik ay iinde kulak ve i
iitme organlan gelimesini tamamlam olduundan, kzlck hastab daha
sonraki aylarda bir etki yapmaz. te yandan, hamileliin son aynda o
cuun sinir sistemi en youn gelime devresinde olduundan, bu devrede an
nenin beslenmesinde grlen bozukluklar, ocuun beyin gelimesini en et
kin bir biimde etkiler.
Tablo10.2 Hamilelik Sresindeki Temel D Etkenlerin Olumsuz Etkilerine rnekler
DI ETKENN TOrO

EMBRYO YA DA FETOS ZERNDEK ETKS

Annenin gdasnda yetersizlik (ok


az protein ya da ok az kalori var)

Beyin hcrelerinde azalma, dk saysnda artma,


doumdan sonraki lk yl iinde gzlenen bebek lm
leri.
Sariilc. Bazen kalp arzalan vc dier bedensel
bozukluklar.
Czaml annenin ocuu %25 ihdmalle l ya
da normal alt bir bebek olarak doar.
Alkolik annenin ocuu alkol alkanlna yatkn ola
rak doar ve birok bedensel bozukluklan berabe
rinde getirir. Az miktarda alnan alkoln bile bebein
gelimesini anlaml lde nledii saptanmtr.
Sigara tiryakisi annelerin bebekleri daha zayf doar
ve ok daha sk hastalanr.
ay ve sigara tiryakisi annenin bebeinin tam
arlna kavumadan doduu gzlenmitir.
Beden hcreleri tam geliim kapasitesine ulaama
maktadr.

Annenin kzamk hastalna


yakalanmas
Annenin czam hastalna
yakalanmas
Annenin alkolik olmas

Annenin sigara tiryakisi olmas


Annenin ay vc kahve tiryakisi
olmas

Doumdan sonra ocuk, geliimine birok ynden devam eder* Bundan


sonra ocuun gelimesi bedensel, bilisel ve duygusal olmak zere temel
boyutta incelenecektir..

342

NSAN VE DAVRANII

4. BREYN BEDENSEL VE
HAREKETSEL GELM
ocuk dogmadan nce balad geliim srecine doduktan sonra da
devam eder. Psikologlar ocukta gzlenen bedensel ve hareketse! geliimi
drt temel devrede incelerler: 1) Doumdan ki yama kadar. 2) 2 le 5 ya
aras. 3) 5-12 yalan arasmdaki devre ve 4) 12-18 yalan arasndaki devre.
Onsekiz yandan sonra da bireyin bedensel deiiklikleri devam eder, bu de
iiklikler de daha leride ele alnacaktr.
Doumla Gelen zellikler
Bebek aada ksaca zetlenen becerilerle birlikte doan
(1) Grme duyumu olduka gelimitir. Her iki gzn bir tek nesne ze
rine odaklayabilir, hareket eden bir objeyi izleyebilir ve baz renkleri ayrt ede
bilir. En nemlisi nsan yzne zellikle Ugl gsterir ve k ki hafta iinde gz
gze bakabilir beceriye eriir. Bebein nsan yzne ilgi gstermesi ve gz te
mas kurabilmesi, bebekle ana-baba arasmda trn devam iin gerekli son
derecede nemli bir letiim ilikisinin domasma olanak verir.
(2 ) Yeni doan bebeklerin kula ok geni bir ses bandna tepkide
(spektrum) bulunabilir. Gerekte bebein en fazla duyarllk gsterdii ses n
san sesidir. nsan sesindeki perde ve iddet deiikliinin farkma varabilen
bebek, ksa bir sre iinde aina* olan sesle yabanc olan sesi ayrt edebi
lir. Ayrca, yeni doan bebek sesin geldii yn alglayabllme yeteneini de
beraberinde getirdiinden, ban sesin geldii yne evirerek uygun davran
gsterebilir.
(3) Bebekler, koklama ve tat alma duyu organlan da olduka gelimi
olarak dnyaya gelirler. Birbirinden farkh kokulan ve temel tatlan kolaylkla
ayrt edebilirler.
(4) Yaplan ararmalar yeni doan bebein hem operant hem de klasik
koulluma yoluyla renebildiini gstermitir (SameroT &l Cavanaugh,
1979; Stamps. 1977).
(5) Bebek duyu o^anlannn doutan itibaren hemen hemen mkemmel
bir biimde ileyiinin yan sra, kendisini besleme konusunda son derece ya
rarl baz refleksleri de beraberinde getirir. Bunlann banda emme refleksi
gelir. Anne memesini veya emzii dudanda hisseden bebek hemen emmeye
balar. Bu refleks o kadar kuvvetlidir ki. emecek birey bulamayan ocuk
parmagm emer.
Doumla gelen zellikler zerine alglama ve hareketle ilgili yeni beceriler
renilmeye balar. imdi ilk iki ylda bebekte gzlenen hareket geliimine
bir gz atalm.
bk ki Tda Grlen Hareket Geliimi
ocuun ilk yllardaki hareket geliimi ematik olarak ekil 10.3te gs
terilmitir. ekilde yer alan geliim aamalar, May Shirley adl bir Amerikal
psikologun 1933 ylnda yapt aratrma bulgularna dayanlarak saptan-

YAAM BOYUNCA GELiM

343

Yeni doan

1 aylk

2 aylk

3 aylk

Anne kammda}
durumu

ene kalkk

Gs kalkk

Uzanma ve
yakalama abas

5 aylk

4 aylk
Yardmla toturma

KiKakta otu;ma
itesneyi tutma

9 aylk

8 aylk
Yardanla
ayakta durma

Eyaya tutunarak
ayaa kalkma

Eyaya tutunarak
ayakta durma

Merdiven
basamaklarn
trmanma

6 aylk

7 aylk

ocuk san iyesin d e


oturma. nnde
saanan nesneyi
yakalama

Kendi bana
oturma

10 aylk

11 aylk.

Emekleme

Binden
tutulduunda
yrme

14 aylk

15 aylk

Tek bana
ayakta durabilme

Kendi bana
yrme

e k il 10.3 lk onbe a yd a bebein gsterdii hareket geliimi.

344

NSAN VE DAVRANII

m. daha sonra yaplan aratrmalar, bu temel sralamaya herhangi bir dei


iklik getirmemitir. ekilde grm olduunuz hareket aamalarna bakar
ken aklda tutulmas gereken nemli nokta udur: Her ocuk ayn aylarda,
haftalarda ya da gnlerde farkl aamalara ulaabilir: fakat her ocuk gste
rilen aamalan srasyla takip eder, baka bir deyile hibir ocuk oturmadan
emeklem^e ve emeklemeden yrmeye balamaz.
Dnyanm deiik yrelerinde yaplan arabrmalar. ocuun hareket ge
limesinde izledii srann evrensel olduunu gstermitir. Hangi rktan veya
milliyetten olursa olsun ve hangi iklim kuanda b}rrse bysn, her o
cuk ekil 10.3'te gsterilen geliim srasn izler. Bu gzlem, hareketsel gelii
min ilk yllarda olgunlamaya bal biyolojik bir sre olduunu gsterir.

ki le Be Ta Arasnda Bedensel Gelime


Bedensel gelime srekli bir olaydr, iki yamdaki ocuk, yetikinin du
yusal yeteneklerinin hemen hemen tmne sahiptir. Bu nedenle, be yan
dan sonra duyusal yetenekte bir gelimeden sz edilmez, ancak beyni geli
mesi devam eder. Ikl 3^mdaki ocuun beyni, yetikin nsan beyni arl
nn %75i kadardr. Bu oran be yanda %90*a ular. Beyinde meydana ge
len deiikliin byk bir ksm, var olan olan beyin hcrelerini birbirine
balayan balantlarn oalmasyla aklanabilir. Aynca ya ilerledike ak
sonlar kapsayan miyelin tabakasnda da bir gelime gzlenir.
ki ile be ya arasnda ocuun hareketlerinin tr ve saysnda da bir
artma gzlenir. ocuk ayak parmaklan zerinde 3rryebilir. bir adm atarak
merdiven basamana kabilir, tekerlekli bisiklete binebilir. Bu davran
gelimeleri esas itibariyle olgunlamaya baldr, ancak hareket etme zgr
l bol olan evrede geliim daha abuk ve tam anlamyla ortaya kar.

Resim 10.4 Yatlar arasndaki iliki ocuklarn gelimesinde


nemli rol oynar.

YAAM BOYUNCA GELM

345

ki ile be ya arasnda boy uzama hz yavalar. Doumda bebek ortala


ma olarak boyunun %30'unu kazanm olarak dnyaya gelir. ki yanda ye
tikin bo3runun yaklak yansna ulaan ocuk, iki yandan sonra bedensel
ynden pek gelimez. Yllk geliim %5 dolayna der, daha sonra ergenlik
.anda! yeniden hzlanr.
Be ile Oniki Ya Arasnda Bedensel Gelime
Yukanda da belirttiimiz gibi, okul amda
gzlenen bedensel gelime yava bir tempoyu iz
ler. ocuk bu sre iinde boy atar, daha karma
k hareketleri becerebilecek hale gelir ve beden
sel kuvvetinde bir artma olur, ancak bu deiik
likler yava bir biimde olur ve dikkati ekmez. lk
iki yl iinde gzlenen yrmeye balama gibi b
yk davran aamalan gzlenmez. ocuun iki
tekerlekli bisiklete binmeyi renmesi belki de bu
devrenin en nemli yeni davrandr.
Ergenlik a: Oniki le Onsekiz Ya
Arasnda Bedensel Gelime
Ergenlik a, hem bedensel, hem de psikolo
jik adan birok temel deiikliklerin olutuu
bir adr. Lise rencileri bu an son ksmn
yaar, niversite rencileri se bu adan pek
uzaklam saylmazlar, bu an hatralar onlann belleinde canllm hl korur.
Resim 10.5 Resimde grlen
her iki kz ocuu da oniki
Ergenlik andaki deiiklikler, cinsel salg
yandadr. Biri dierinden
bezlerinin kana bol miktarda salg bralunalanyia
daha abuk gelimitir. Her
balar. Erkeklerde testosteron (testosterone) kz alanda gzlenen bireysel
larda estrojen (estrogen) salglan beyindeki hipofarkllklar, bireylerin gelime
flz bezinin uyanimasyla bol miktarda retilmeye
zaman ve hznda da kendini
gsterir.
balanr.
Kzlarda gzlenen deiiklikler daha erken
yalarda ortaya karlar. Kzlann gsleri 11 ^
dolaylannda gelime gsterir. Bu yata kzlar ^ r a tli bir biimde boy atmaya
balarlar, ne var ki 13 ya civannda boy uzamas yavalar. Bu yalarda
mensturasyon kendini gsterir. Erkek ocuklarda gelime kzlardan iki y
daha ge balar. Erkeklerin }njmurtalannn ve penislerinin geliimi 12-13
yalannda balar ve yetikinlikteki byklne 15-16 yalannda eriir. Or
talama olatak boy sramas 14 ile 15 yalannda grlr (Tanner. 1970). Ve
rilen rakamlar ortalama rakamlardr ve byk bireysel farklar gzlenebilir,
rnein 10 yanda mensturasyona balayan kzlar olduu gibi on yedi ya
na kadar mensturasyon gstermeyen kzlar da olmutur. Erkeklerdeki dei
iklikler de 10 ile 18 yalan arasnda farkllk gstermitir.
Hem kzlarda hem de erkeklerde byme belirli bir sray takip eder. El
ler ve ayaklar ilk byyen organlardr. Daha sonra kollar ve bacaklar ve en

346

NSAN VE DAVRANII

sonra da beden geliir. Bu nedenle nce ayakkablar klr. daha sonra


pantolonlar kk gelmeye balar ve en sonunda da gmlek, bluz ve ceketler
deiir.
Bedensel geliim srasnda kzlarda kas geliimi, erkeklerinklne gre ikin
ci planda kalr. Bunun sonucu olarak, tam g a m y la gelimi bir kadnm be
deninde daha ok ya| bulunur, erkein bedeninde ise daha fazla kas vardr.
Ergenlik andaki bedensel geliimin ilgin ynlerinden biri de. kzlar le er
kekler arasndaki cier ve kalp geliimindeki farkllktr. Erkeklerin cier ve
kalb kzlannkine gre daha byktr, kalp at says beden dugun haldey
ken daha dktr ve kann oksijen tama kapasitesi daha yksektir. Bu
nedenle ergenlik anda erkekler kuvvet, hz ve bedensel dayankllk bakm
dan daha 3rksek bir etkinlik gsterir ffhnner. 1970).
Bedensel geliimin yan sra bireyin dier ynleri de gelimeye devam
eder. imdi alglama ve dnmenin temelinde yatan bilisel gelim ^ ince
leyelim.

5. BLSEL GELM
ocuk iine doduu dnyay anlama abasm srekli bir biimde sr
drr ve basitten balayp gittike karmaklaan bir zihinsel dzen gelitire
rek. evresine uyum yapmay becerir. Temel ya gruplanna gre bilisel geli
imi u aamalardan geen
hk ki Tda Grlen BUlsel Geliim
Bebek doumunun ilk gnnden itibaren evresini kefetme abasna
balar. Keif abasnda kulland temel aralar doutan getirdii duyusal
ve hareketsel yeteneklerdir. Plaget. Tablo lO.Tde belirtildii gibi, bu devreye
duyusal'hcreketsel (sensory-motor) aama adn verir. Dokunma gibi basit
duyusal verilerden, tutma ve emme gibi basit hareketlerden e balayan o
cuk. temel srelerin zerine yenilerini koyarak evresini anlayabilecek bir
bilisel sistem gelitirmeye balar.
Bilisel geliimin aamalarndan birini ocuk nes
nelerin deimezliini (object constaney) kefederek ba
arr. nceleri bebek iin nesne ancak kendi grsel
alan iindeyken vardr. Nesne ortadan kaldnlnca,
nesnenin yok olduunu, artk var olmadm dnr.
Eline ald topun, ya da ngran, on dakika nce eli
ne ald ayn ngrak ya da top olduunu bebek bil
mez. Onun iin her an dnya yeni batan var olur ve
duyu organlarnn dnda br dnyann varl d
nlemez.
Resim 10 6
Jean Piaget.

Bir yana doru ocuk nesnenin deimezlii kavramn anlamaya balar ve gz nnden kaldnlan bir
nesnel, etrafna veya masann altna bakarak arar, iki

YAAM BOYUNCA GELM

347

Resim 10.7 nndeki oyuncak ktla kapatlan 4 aylk ocuk, sanki oyuncak hi yokmu gibi
davranr, arayp bulmaya abalamaz. Piaget bu davran, ocukta nesnelerin devamll
kavramnn olumayyla aklar.

yana doru bebek d nesne ve olaylann i iemsi/cflerini (Internal represen


tation) gelitirmeye balar. Nesnelerin srekli olduunu ve gz nnden kaldnhnca bile var olmaya devam ettiklerini anlayan ocuk, bu nesneyi bir s
rele temsil etmeye balar. Byle bir temsil sreci, kavram ve dil geliimi
nin balangcn oluturur. temsil sayesinde ocuk orada bulunmayan bir
nesneyi ya da olay temsil etme yeteneine kavuur.
Deiikliklerin olabilmesi iin ocuun evreyle etkileim iinde olmas
gerekir. Piagetye gre olgunlama sreci kendi bana ocuun bilisel gelii
mini aklayamaz. Olgunlama ocuun sinir sistemini gelitirerek onun da
ha karmak alglamalar yapabilecek bir dzeye gelmesini salarken, ocu
un evresiyle duyusal ve hareketsel etkileim yapmas bilisel geliimin te
melinde yatan renme deneyimlerini oluturur.
ki le Be Ta Arasnda Bilisel Geliim ve Dil
Piaget bu d evr^e operasyon-ncesl (pre-operational) devre adn verir. Bu
devrede daha nce kazanlan i temsil sreleri daha karmak ve ok ynl
olmaya balar. ocuk bu devrede kelime kullanmaya ve lkel bir dzeyde lk
olarak bir sembol le bu semboln temsil ettii nesne arasndaki ilikiyi anla
maya balar. Kelimeyle nesne arasndaki ilikiyi anlayan ocuk, bylece n
ne alan yeni dnyay kefetmeye balar.
ocuk temsilden, baka bir deyile kelime, kavram ve sembollerin ver
dii zenginlikten faydalanarak oyun yaamna yeni zenginlikler getirir, rne
in. bir aa daln at gibi kullanmaya, ana-baba rollerine girerek arkadalanyla yetikin ikileini taklit oyunlar oynamaya balar. Birok ocuk hayali
arkada icat ederek, bu hayali arkada evine davet eder, beraber yemek yer.
Bylece ocuklar son derece canl, fakat tehlikesiz bir macera yaam dene
meye balarlar. Bu sembolik, hayali ve oyunsal maceralar sayesinde ocuk
yava yava gerek yaama hazrlanr.

NSAN VE DAVRANII

348

ocuun bu yata becerdii nemli admlardan biri nesneleri kategorilere


ayrmay renmesidir. Nesnelerin byklk, renk, biim gibi belirli duyusal
zelliklerine gre snflanmas, nesnenin deimezlii aamasndan sonia
kendini gsterir. Bu nokta Plagetnin kuram in nemlidir. Plaget bilisel
gelimenin adm adm ilerlediini, her admn kendinden daha nce gelitiri
len bilisel yaplan kullandn fade eder. Ikl yandan nce nesnelerin de
imezlii aamasnn gereklemesiyle, 2-5 ya arasnda nesnelerin smilahdnlmas aamas arasndaki iliki, Piaget'nin szn etlii ilikiye gzel bir
rnek oluturur.
Be yama ulatnda ocuk, bir nesneyi a3m. bamsz bir nesne olarak
deil, o nesnenin ifade ettii snfn bir temsilcisi olarak grebilir, rnein, iki
yandaki ocuk bir yuvarlak ve biri kp ki nesneyi ayn biimde alglarken,
be yandaki ocuk yuvarlak nesneyi kre" kavramnn, dier n e s n ^
kp" kavramnn bir temsilcisi olarak grebilir. Be yandaki ocuk soyutla
ma ve genelleme admn g^ekletlrmlUr.
Dil Geliimi : iki yandaki ocuk bir veya ki kelimeden oluan fadeler
kullanabilir. Dil geliimi 2-5 ya arasnda sratli bir geliim gsterir. Dil geli
iminin ana hatlan Tablo 10.3te zetlenmitir. Bir yl iinde ocuun dil geli
imi hayret verici bir hzda geliir. ocuk yan doldurduunda 3-4 keli
meden oluan cmleler kullanmaya balar ve bu cmlelerde lillerin gem^,
imdiki, ya da gelecek zamanlarn doru olarak kuUanr. Be yana geldik
lerinde ocuklar kendi dillerini baanyla ve gramer kurallarna uygun o la r ^
kullanabilecek beceriyi kazanmtr.

Tablo 10.3 Yaamn lk Be Ylnda Dil Geliiminde Grlen Temel Aamalar


Doumdan 1aya kadar
2-5 ay
6-12 ay
12 ay
12-18 ay
18-24 ay
24-60 ay

Alamann dnda baka sese rastlanmaz


Bebek "agu* sesleri kartr
Bebek sesleri kendi kendine tekrar eder
ilk kelime. Bir sesi, bir nesneyi veya olay belirtmek in
tutarl ve dzenli biimde ilk defa kullanr
Cmle yerine kullanlan tek kelime. Ikl heceli/kelimeli
ifadeyi ilk defa kullanr
ki kelimeyi bir cmle iinde sk sk kullamr
Kelime haznesi artar, cmlelerde kullanlan kelime
says artar. Piillerin zamanlarnda deiiklik yaparak,
kelimelere yeni ekler getirerek daha karmak gramer
kurallanna uygun yaplar kullanlmaya balar.

D ve Dnce Arasndaki li k i: Dil geliimi ile ocuun bol miktarda


sembol kuUanmaya balamasnn ayn devrelerde ortaya kmas, aratrma
clar iki olay arasmda nasl bir ilikinin olduunu aratrmaya yneltmitir.
Bildiimiz gibi, kelimeler semboldr ve bu ada ocuk sembolleri k u lla n l
becerisine ulamtr. Bu gzlemin sonucu olarak baz psikologlar, sembolik
dnmenin temelinde dil geliiminin yattn savunmulardr.

YAAM BOYUNCA GELiiM

3 49

Plaget tam aksini savunun ona gre sembollerin temelinde kelime yat
maz, kelimelerin temelinde sembol kullanma yetenei yatar. ocuk bir aa
dalma at gibi binmeye baladnda, aa dal atn yerine geer, sembolik bir
anlam kazanr. ocuk zihninde yaratt bir resmi de sembol olarak kullana
bilir. Demek oluyor k, kelimeler ocuun kulland sembol trlerinden an
cak bir tanesidir, kelimelerin yan sra ocuk daha baka semboller de kullamr. Plaget*ye gre dil geliimi, ocuun bilisel geliiminin belirli bir aamaya
ulamasnn doal bir sonucudur. Bilisel geliimin temelinde dil geliimi de
il. aksine, dil geliiminin temelinde bilisel geliim yatar.
Be ile Oniki Ya Arasnda Bilisel Geliim
Okul a ad verilen be ile onIkl ya arasndaki devrede ocuun bili
sel geliimi temel deiiklikler gsterir. Plaget bu aama}ra somut operasyon
lar (concrete operations) devresi adn verir. Piagetye gre bu devrede ocuk
yeni ve son derece etkin zihinsel beceriler gelitirir.
Doumundan ki- ay sonra nesnelerin yok olduunu zanneden bebek,
onikl ay clvannda nesnelerin deimez olduu aamasna ular. Be yama
doru ocuk nesneleri zihinsel olarak temsil eder, ancak bu kavramlar ve
semboller zerinde zihinsel lemler yapamaz, rnein. ^Masann zerinde
duran b6 kalemden kisini kaldrdmda, masann zerinde ka kalem ka
lr?" gibi bir soruya zihinsel cevap veremez. ocuk yedi yama doru yakla
tka toplama, kama gibi bilisel ilemleri yapmaya balar. Be yandaki
ocuk yukandaki soruya ancak masann zerine kalemleri koyup, ikisini kal
drdnz zaman cevap verebilirken, yedi yandaki ocuk zihninden doru
cevab hemen bulabilir. Bu zihinsel lemlere Plaget operasyon adm verir.
Yedi yandaki ocuun zihnen dn tarz, be yandaki ocuun so
mut olarak elleriyle 3rapt masann zerinden kalemleri kaldrma lemine
benzedii ve ocuk I temsilciler araclyla dnd in, Plaget bu lem
lere somut operasyonlar adn vermitir. ocuun daha nce nesnelerle oyna
mas. nesneleri kiye blp bir ksmn bir yere, dier bir ksmn baka bir
yere gtrmesi, ocuun somut operasyonlar gelitirmesinin temelinde yatar.
Piagetye gre, ocuun zihinsel geliiminin temelinde, onun evresiyle srek
li etkileim hahnde bulunmas yatar.
Bu dnemde ocuk bir olay dier nsanlann gznden grmeye balar.
Kitlenin deimezlii: Kitlenin deimezlii (conservatlon) kavram, Plaget*nin ocuklann bilisel geliimiyle lgili olarak kefettii nemli kavramlar
dan biridir. Bu kavram kendini operasyon-ncesl devrede deil, somut ope
rasyonlar devresinde gsterir. Eit byklkte ve ayn biimde olan ki bar
dak suya eit miktarda su koyun ve ocua gsterin. ocuk size, bardaktaki
sulann ayn olduunu syleyecektir. Daha sonra ocuun gz nnde, bar
daklarn birindeki suyu daha dar ve uzun bir baka bardaa boaltn (ekil
10.4*e bakm). ince uzun bardaktaki sujon dzeyi daha yksek olur.
ocua iki bardaktaki suyun eit olup olmadn sorduunuzda, operas
yon ncesi devredeki ocuk, "Uzun bardaktaki su daha fazla!" diye cevap ve
rir. Somut operasyonlar devresine girmi bir ocuk se "Daha nceki bardak
tan boaltn, ayn miktarda su olmas gerekiri" diye cevaplandrr. ocuk.

NSAN VE DAVRANII

350

somut operasyonlar aamasma geldiinde,


gzyle grmO olduu suyun ykseklii
nin tesine geerek suyun rniktannn ve
hacminin ayn olduunu anlayabilmekte
dir. Bylece ocuk deien duyumsal veri
lerin tesinde bir deimezlik" kavramn
gerekletirecek dzeye ular.
Deimezlik kavramnm temelinde geriye-dntrebme (reversibility) yatar. Ne
den daha fazla su yok, bak daha yksek
gzkmyor mu? diye ocua sorulduun
da. ocuk Daha nceki bardaa boaltsam
ayn dzeye geliri" Ya da. "Yeni su ekleme
din k!" gibi cevaplar verir. Demek oluyor ki
ocuk, o anda uzun bardakta grd su
Resim 10.6
yun yksekliini, zihninden daha nce gr
m olduu su kodesine dntrebilmektedir. Daha nce duyu organlaryla yaplmas gereken lemler imdi zihnen
yaplabilmektedir. Gertye-dntrebilme, bu aamada gelien zihin lemle
rinden biridir.
Stnjlama: ocuun snflama (classiflcatlon) becerilerinde de bu yata
bir gelime gzlenir. Somut operasyonlarn olutuu bu aamada ocuk iki
nemli beceriyi gelitirir. Becerilerinden biri sm f ierme (class inclusion) be
cerisidir, baka bir deyile bir snfa (kategorfye) alt olan nesnelerin, baka
bir smfin alt dizisi olabileceini ocuk anlar, rnein, kpekler hayvanlar snfnm bir alt dizisini olutururlar. ocuun kazand ikinci nemli beceri,
daha nceki devrede ancak nesnelere dokunarak gerekletirebildii snfla
ma srecini zihninde sembolik olarak yapabilmesidir.

1.ADIM

*BanlaklartfakI
sumiktan
elttn?*

Z A D IM

il
3 .A D M

sunriktarefltmi.
fuhdR m yoksa
daha ok suvar?*

ekil 10.4 Kitlenin deimezlii zerine tipik bir deney. ocua


iinde eit miktarda su bulunan iki bardak gsterilir, daha sonra
bardaklarn birindeki su. biimi deiik baka bir bardaa boaltlr.

YAAM BOYUNCA GELM

351

Operasyon ncesi devreyle somut operasyonlar devresi arasndaki nilama farkn gstermek in u rnei verelim. Elinizde oyuncak* hayvan. n
san. otomobil gibi zerinde deiik resimlerin bulunduu bir deste kart (52
adet), bulunsun. Aklmzdan bir kart tutuyoruz, ocuun yirmi soru sorarak
bu kart bulmas isteniyor.
Operasyon ncesi devredeki ocuk tipik olarak, her kar. Bu mu?" diye
eliyle gstererek birbiri peine sorar. Ama, 3drml soruda kart bulmaktr.
Yirmi soruda kart bulmak gerekten zordur. ocuk ya tesadfen karta rast
lar, ya da ou kez olduu gibi kart bulamaz.
Somut operasyon devresindeki bir ocuk kartlara bakar, kafasnda kart
lan smflar ve Oyuncak gsteren bir kart m? Otomobil resmi olan bir kart
m?" diye sorarak belirli kart snflann elimine etmesini renir. Smflan eli
mine etme" becerisi ancak somut operasyonlar devresinde kendini gsterir ve
bu nedenle doru kart bulabilme ans daha ykselir.
Cinsiyet R olleri: Somut operasyon devresinde gzlenen deiikliklerden
biri de, ocuun cinsiyet rollerinin (sex roles) deimezliini anlamasdr. O
veya drt yandaki ocuk kadm-erkek kavramn anlamtr ve kadn, hem
gerek yaamda hem de resimlerde, erkeklerden her zaman ayrt edebilir. Fa
kat bu yata ocuun anlamad cinsiyetin srekli oluudur. Ancak be ya
ma geldiinde ocuk cinsiyetin srekli olduunu anlar ve elbise deitirmek
ya da sa uzatmakla cinsiyetin deimeyeceini kavrar. Bir anlamda deha
nce nesnelere uygulad kitlelerin dcglmezUl* kavramn, bireyin cinsiye
tine uygulamaya balamtr.
Haycd ve Gerek : Somut operasyon devresinde ocuk gerek dnya (rea
lity) ile hayal dnyas (fantasy) arasndaki feirk da kavramaya balar. Daha
nce ana-babann syledii masallar gerekmi gibi dinleyen ocuk, bu dev
rede masalm gerek olmadn anlar ve bu kavray inde masallar dinler.
ocuklar yeni yl civarnda hediye getldll kabul edilen Noel Babaya uzun
sre inanrlar. Amerika'da yaplan bir aratrma ocuklann 6.5 yana kadar
Noel Babaya inandklanm, daha sonra onun gerek deil bir hayal kiilii ol
duunu anladklann gstermitir (Benjamm, Langley. & Hall. 1977).
Bu ya kltrden kltre ve her kltr iinde ocuun inde bulundu
u sosyal ortama gre biraz deiebilir, rnein, erken yata almaya ba
layan ve para kazanarak ailesini desteklemek zorunda kalan ocuun hayal
ile gerek arasndaki ayrm daha erken yapaca beklenir. Yukarda ad veri
len aratrmaclarn gzlemleri byle bir hipotezi destekler yndedir.
Anlatlanlar zetlenirse operasyon ncesi devreden somut operasyonlar
devresine geen ocuun bilisel alanda baard deiiklikler temel
grupta toplanabilir:
(1) ocuk nesnelerin ve olaylann renk, biim, ykseklik gibi d duyu
sal zelliklerinin basksmdan kurtulup, onlann kitle, hacim, say gibi i zel
liklerini kavrayabilecek hale gelir. Bu deiiklikler ocuun cinsiyet anlay
nda. say kavramnn gelimesinde, mekn ilikilerini kavramasnda kendi
ni gsterir.
(2) Okul andaki ocuk bir olay dier insann gzyle grebilmeyi za
manla daha iyi becermeye balar. Operasyon ncesi devrede ocuun dn

352

NSAN VE DAVRANII

ce tarzn Piaget ego-merkezli (egocentrlc) dnce olarak tanmlar. Egomerkezll olmaktan kurtulup, dier kiinin gzyle dnyay grebilmek ocigun sosyal ilikilerinde yem bir aamaya yol aar.
(3)
ocuk d dnyadaki nesnelerin yerine kafasnda gelitirdii semb
ler ve zihinsel operasyonlar araclyla lemler yapmaya balar. G rd ^
nesneleri snflar, snflar arasndaki ilikileri gzler ve d dnyada bir dei' iklik yapmadan kendi zihin dnysnda o yaa gre olduka karmak zihin
sel bululara ular.
.
Tabii ocuk bu deiiklikleri be yana girdii doum gnnde yapmz.
Yukarda zetini verdiimiz deiiklilder uzun bir zaman sresi inde oluma
ya devam eder. ocuklar arasnda gelime sreleri bakmndan baz farkllklan olabilir. Baz ocuklar 7-8 yanda baz zihinsel operasyonlan gelitirir
ken. bazdan 9-10 yanda bu gelimeyi tamamlar. Fakat bilisel gelimenin
her ocukta gsterdii yn. gittike soyutlaan ve karmaklaan bir zihinel
operasyonlar dizisidir.
Oniki le Onsekiz Ya Arasnda Bilisel Geliim
Bu devrede zihinsel geliim somut operasyonlardan formel operasyonapa
(formal operatlons) geer. Formel operasyonlar dzeyine gelen birey artk ye
tikin dnyasyla tam bir iletiim iine girmeye hazrdr, nk bilisel gelii
min en son aamasna gelmitir. Formel operasyonlar geliirken bireyin kii
lik yaps da geliir ve bireyin ahlak anlaynda olduu kadar, kendini algla
ynda da temel deiiklikler yer alr.
Plagefye gre formel operasyonlarn geliimi 12 le 14 ya arasnda bir
devrede balar. Operasyon ncesi ocuk eliyle nesnelerin yerlerini deitirip
belirli bir sraya koyabilir. Somut operasyonlar devresindeki ocuk dzenle
meyi semboller araclyla zihninde yapabilir. Formel operasyonlar devresin
de se ocuk semboller dzeyinden bir aama tesine giderek dnce dze
yine ular. Bu dzeye ulaan bir ocuk, belirli bir sorunu zebilmek i ^
deiik hipotezler gelitirir ve her hipotezi birer birer dener. ocuun dn
cesine ve sorunlara yaklamasna bir dzenlilik, formel yap, akl yrtme
sreci gelmitir. Somut operasyonlar devresindeki ocuk var olan* nesneleri
gsteren sembollerle dnrken, formel operasyonlar devresindeki ocuk
olas (muhtemel) seenekler zerinde dnebilir.
Mantksal dncenin kendini gsterdii dnce tarzlarndan biri tm
den gelimdir. Tmden gelim dnme tarznda (deduetive reasoning) belirli
bir genelleme, doruluu kabul edilen bir temel dnce almr ve bu dn
cenin dourduu olaslklar bulunur. Bu dnce genellikle u tip cmle ya
psyla kendini gsterir: Eer A doruysa, o zaman B*nln doru olmas gere
kir. rnein, Eer Eriksonun kuram doruysa, o zaman 12 yandakllerin
dncelerinde formel operasyonlar gzleyebilmeliyiz."
Kk ocuklarda gzlenen daha fazla tmevarm (induetive reasoning)
trnden akl yrtmedir. Annem kpekten korkmuyor, babam kpekten
korkmuyor, yleyse benim de kpekten korkmamam gerekir gibi. Bu tip akl
yrtme trnde ocuk, tek tek deneyimleri araclyla bir genellemeye ula
r. Yetikinler hem tme varm hem de tmden gelim akl yrtme biimle-

YAAM BOYUNCA GELM

353

linl kullanrlar. Bilisel aamasnn bu devresine gelen ocuk. 14 yandan


sonra. a}m bir yetikin gibi, her iki tr akl yrtmeyi de kullanabilir.
Her birey formel operasyonlan tam anlamyla gelitirmeyebilir. Bilimsel
dnmenin ve mantksal konumann son derece nem verildii Bat uygar
lnda daii. yetikinlerin ancak %60'nn tm formel operasyonlan gelitire
bildii tahmin edilmektedir. Bilim ve teknolojinin toplumsal ve kltrel yaantlann temeli olmayan dier uygarlklarda, bu orann daha da dk ol
duu dnlmektedir.
Piaget bu durumu bir etkileim olay olarak yorumlar, baka bir deyile
bilisel bakmdan formel operasyonlara hazr hale gelen birey, evreden bu
ynde uyarm ve tevik grrse gelimesini tamamlar, toplumsal evre bu
dnsel gelimeyi beenmiyorsa ve birey kendini mantksal dnmesinden
dola}r toplumdan yabanclam hissediyorsa, bu tip dnmeden uzaklar
(nhelder & Piaget. 1956).
Yukardaki aklamaya ek olarak Piaget, inde yetitii kltrel ve top
lumsal evrenin ocuun bilisel geliimini u ekilde etkilediini aklan o
cuk bir aamadan dierine, daha nceki aamadaki dnce tarz yetersiz
kald ve evresine uyum yapabilmek iin zorland iin geer. Baz toplumlarda ocuk formel operasyonlar kullanmak iin zorlanmaz, doa ve toplum
evresine uyumunu somut operasyonlar aamasndaki dnce tarzyla 3rapablllr. Belki de bilim ve teknolojinin baskn olmad tarm lkelerinde, for
mel operasyonlarn gelimesi bu nedenle durur.
Bilimsel ve teknolojik bilginin her aamada gerekli olduu endstrilemi
lkelerde, formel operasyonlara dayal dnce biimi, bireyin eitimini ba
aryla tamamlayp doktor, mhendis, bilgi ilem uzman gibi baarl bir
meslek sahibi olabilmesi iin gereklidir. Byle toplumlarda eitimin temelini
formel operasyona dayal dnce oluturur.
Ahlaksal Dncenin Gelimesi: imdiye kadar szn ettiimiz algla
ma ve dnsel gelime, ocuun nesneler ve olaylarla ilgili bilisel gelime
sini ifade eder. ocuk insan ilikilerini de alglar ve bu alandaki bilisel geli
me onun ahlaksal (moral) dncesinin temelini oluturur. Kohlberg ahlak
sal dncenin gelimesini. Piaget*nin kuramna dayandrm ve ahlaksal
dncenin gelimesini gsteren yedi aamal bir tablo oluturmutur (Kohl
berg & Elfenbein. 1975; Walker 1980). Bu tabloya gre ocuk en somut ve
yzeysel ahlak anlaymdan en soyut ve derin bir ahlak anlayna ular.
Aamalan ksaca zetleyerek gzden geirelim.
1. Aama, Ceza (punishment) ve itaat (obedience) ynelimi: Davran
btnyle dardan denetlenir. Dardan gelen emirler, cezalar ve dlleme1er davrann ynn belirler. Cezalandnlan davran kt, dllendirilen
davran iyidir. Gc elinde tutan otoritenin (yetikinlerin) her dedii doru
dur.
'
2. Aama, Bireysellik (Individualism), amaca ynelik dei toku (instru
mental exchange) : Bireyin gereksinmelerini gideren her ey dorudur. Karsndaklyle doru drst bir al veri ve dei toku kurabilmek bir kimse
nin doru yolda olduunu gsterir. Bireyler arasndaki anlama ve sz ver
melere deer verilir.
D 23

354

NSAN VE DAVRANII

3. Aama. yi ocuk ynelimi: Dierlerini, zellikle kiinin aile yeleri gibi


yakn olan kimseleri memnun etmek iin yaplan hareketler dorudur. Bire
yin kendisinden bekleneni yapmas en doru hareket biimidir.
4. Aama. Yasa ue dzen (law and order) ynelimi: ocuun alglamas
aile snrlanm am ve tm toplumu kapsamaya ynelmitir. Bireyin grevi
ni yapmas, yasalara boyun emesi, yasay temsil eden otoriteyi dinlemesi
ahlaksa] davran olarak grlr.
5. Aama. Toplumla szleme (social contracts) ynelimi :Yasalar nemli
dir. ancak bu aamada yasalar, istendiinde deitirilebilen szlemeler ola
rak grlr. Yasalarn amac toplumun byk kesimine hizmet edebilmek ol
duuna gre, sras geldiinde bu amac gerekletiren dier seeneklerin d
nlmesinde de bir saknca olmamaldr. Szleme ve anlamalar bir kez
yapldktan sonra her iki tarah da balayc bir zellik tar.
6. Aama. Evrensel ahlak ilkeleri (universally ethical principles): Bu aa
mada bireyin dnn temel ahlak lkeleri belirler. Ahlak ilkeleriyle yasa
lar arasnda ou kez bir eliki olmad iin, ahlak ilkelerine uyan birey
kendiliinden yasaya uygun davranm olur. Ne var k. yasa ve ahlak lkeleri
arasnda bir eliki olduunda, bireyin ahlak ilkelerine uymas beklenir.
7. Aama. Kutsallktan kaynaklanan ahlak anlay: Bu aamada birey
kendini, iinde yaad toplumu, insan rkn aan evrensel bir dzen kur
maya abalar ve bu kutsal dzenin bir paras olarak her ^ le uyum inde
yaamaya ynelir. Bu tip dnn temelinde Mevlana'nn. Yaratcya du
yulan snrsz sevgi ve balln yatt. Gel ne olursan gel. evimiz gnl evi
dir. kaps herkese aktr" anlay yatar.
Kohlberg'e gre bu geliim aamalan evrenseldir ve her aama kendinden
bir nceki aama gerekletikten sonra kendini gsterir. ocuk "dier kimse
nin" grnn, olaya baknn farkna varp, onu kendi dncesiyle iliki
haline getirebildii oranda ahlaksal gelime devam eder. Fakat, her bireyde
ahlaksal gelime aamalannm tmnn gelimesi beklenemez. Sosyal ve kl
trel evresine baml olarak her birey kendi koullan inde ahlak gelimesi
ni srdrr. Bu nedenle bireyler arasnda aama farkllklan gzlenebilir.
"Ahlaksal dncenin geliim dzeyi ile, bireyin ahlaksal davran ara
snda bir iliki var mdr?" sorusu psikologlar srekli ilgilendirmitir. Bu ko
nuda yaplan aratrmalar kesin bir sonuca ulaamam ve psikologlar ak
seik bir genellemeye gidememilerdir. Varlan en belirgin sonu sudur: Ah
laksal dnce bireyin ahlaksal davrann belirleyen deikenlerden biridir.
Ahlaksal davran, yasaklanan davrann ekicilik derecesi, bire}dn iinde
bulunduu grubun basks, yakalanma ihtimalinin dk veya yksek olma
s gibi baka faktrlerde etkiler. Her b ir^ e gre deikenlerin deeri farkl
olabileceinden, bu konuda herkes iin geerli bir genelleme yapmak zordur.

6. SOSYAL VE DUYGUSAL GELtM


ocuun sosyal ve duygusal geliimi duyusal, hareketsel ve bilisel geli
ime paralel olarak oluur ve deiik aamalardan geerek onun topluma gir-

YAAM BOYUNCA GELM

355

meini hazrlar. Aada sosyal ve duygusal geliimin her basamakta gster


dii temel OzeUlklerl nceleyeceiz.
bk bel Ylda Grlen Sosyal ve Duygusal Geliim
lk iki yl ocuun kiiliinin yaplamasmda nemli rol oynar. Erikson*un kuramma gre (Erikson. 1963) ocuun gven duygusunu gelitirme
si, onun yaammda en nemli rol oynayan annesiyle olan ilikisinin trne
baldr. ocuk, annesinin kendini brakp gitmeyeceine ve annesinin kendi
sine nem verdiine nanrsa, gven (trust) duygusu doal olarak geliir. o
cuk annesinin kendisiyle srekli beraber olacana ve kendisine nem verece
ine inanamazsa, onda gvensizlik (distrust) duygusu geliir.
ocuun ilk iki yl iinde getii duygusal ve sosyal aamalan temel
basamakta toplayabiliriz (Houston, Bee, & Rlmm. 1983):

i.
Doum 5 ay : ocuk henz kimseye ballk gelitirmi deildir. B
aamada ocuk yabanclara ve kendini besleyen herkese glmser. Be ay clvanna doru ocuk kendisine bakan annesiyle zel bir balant kurmaya ba
lar ballk dereceli olarak geliir.
renme psikologlan ocuun annesine ve babasna balanmasn,
renme sonucu ortaya kan bir davran olarak grrler. Bu gre gre o
cuk. beslenme ve bakm sonucu kendini iyi hissetme duygusuyla, ana-babasnn yannda olmasm arm haline sokar. Bilisel gelimeyi temel alan
psikologlar ise. balanmann temelinde ocuun zihinsel gelimesini grrler.
Onlara gre ocuk nesnelerin sreklilii kavramn gelitirmeden, annenin ya

Resim 10.9 Annelerin ocuklanyla kurduklar ilikinin tr gven


duygusunun temelini oluturur.

356

NSAN VE DAVRANII

da babann her zaman ayn kimse olduunu kavrayamaz. Bu nedenle, bili


sel geliim ocuun sosyal ilikilerinin temelini oluturur.
2. 5-10 ay zel bamllk devresi. ocuk kendisine bakan kimseye, o
unlukla anneye zel bir bamllk gelitirir, ona daha ok glmser, o ya
nndan ayrld zaman huzursuz olur, aina olmayan sosyal durumlarda s
nlacak bir kucak olarak onu grr.
3. 10-24 ay : ocuk yava yava dier kimselere, anneye olduu kadar
kuvvetli olmasa da. ballk gelitirmeye balar. Baba, bakc kadn, byk
anne, abla, abi gibi kimseler ocuun baland kimseler arasna girer. Fakat
bu kimseler annenin yerini alamaz, ocuk en kuvvetli ban kinci aamada
annesiyle kurmutur ve anneye ballk, bu aamada kuvvetini kaybetmez.
Erlkson'un kuramn hayvanlar zerinde yaplan gzlemler de destekler.
Harlow adl Amerikal psikologun empanze yavrulan zerinde yapt aratiTr
malar, ilgin bulgular ortaya koymutur (Harlow & Harlow. 1972: Suomi &
Harlow. 1971). Erken yata annesinden ve dier empanzelerden ayrlarak ya
ltlm bir ortamda yetien empanze yavrulan, yetikin duruma gelince son
derece yetersiz davranlarda bulunur
lar. Dier empanzelerle oynayamaz,
cinsel ilikiyi normal uygulayamaz ve
kendi ocuklan olduunda, onlan na
sl yetitireceklerini bilemezler.

Resim 10.10 Soldaki erkek empanze cinsel


iliki iin uygun pozisyona geememekte
dir.

empanze yavrusu doumdan


sonra lk 7-8 ay yaltlm ortamda b
raklp. daha sonra sosyal ortama ko
nursa. ayr kald ilk aylann olumsuz
etkisi byk olur ve hibir zaman ye
rine konamaz. Geriye dnm olma3ran bir olumsuz etki emf>anzenin
yaamnda her zaman kendini gste
rir. Bu gzlemlere bakarak empanze
yavrularnn doumdan sonraki lk aylannn sosyalleme asndan kritik
bir devre oluturduunu sylemek ye
rinde olur.

insan yavrulan zerinde empan


ze yavrulanyla yaplan trden aratr
malar yaplmamtr. Fakat ocuun iinde yetitii deiik aile ortamlanm
inceleyen Ainsworth adl psikolog, empanzelerde gzlenen bulgulara son de
rece benzer srelerin insan bebekleri iin de geerli olduu sonucuna var
mtr (Ainsworth. Blehar. Waters, & Wall. 1978). Ana-babaya kar gven
duygusu gelitiremeyen ocuklar, ilkokul anda arkadalk kurmakta, be
raber oyun oynamakta zoriuk ekerler ve dersle ilgili konulara dier ocukla
ra gre daha az lgi duyarlar.
ocuun lk yUanndaki sosyal ve duygusal geliimi, besbelli ki bireyin
daha sonraki yllardaki sosyal ve duygusal davranlarnn temelini oluturur.

YAAM BOYUNCA GELllM

357

ocuun lk yUardakl sosyal ve duygusal geliimini onun bUisel geliimin


den ayn dnemeyiz. Her ki geliim birbirini etkiler, iyi bir ortamda yetien
ocuk daha abuk bilisel geliimini tamamlar. Buna karlk bilisel zemin
ocuun daha etkin sosyal ve duygusal ilikiler gelitirmesine yol aar. Sabk
sz ilikiler ortammda yetien baka bir ocuk ise bilisel geliimi: ynOnden
gecikir ve bu gecikme sosyal ve duygusal gelimenin gecikmesine yol aar.
ki ile Be Ya Arasnda
Sosyal ve Duygusal Geliim
Bu devrede ocuk kendi giriimiyle ve dierlerinden bamsz olarak iler
becermeye ar. Gtyecegini kendisi semeye abalar, ayakkabsn kendisi
baglamak ister. sokaJeta kp o3mamak ister. Bedensel geliimi ve dil olanaklan ocuun evresiyle daha bamsz ilikiler kurmasna olanak verir. ocu
un isteklerine tmyle uyan ana-babalar, ocuun smr tanmayan stekle
riyle karlaabilirler. ocua bir derece zgrlk tanyarak kendi istedikleri
ni yapmasna olanak salamak, fakat bunu ll bir biimde yaparak ocu
u tamamyla babo brakmamak, gerekleti
rilmesi zor bir grevdir. Bu devrede ana-baba.
ocuu hem ezmeden hem de babo brakma
dan zor dengeyi kurmaya alr.
ocuun bamllk davran bu devrede
kendini pek gstermez ve ocuk sanki annesine
hi gerek duymuyormu gibi hareket eder. Fakat
zor durumlarda kaldgmda, ba sktnda"
ilk bavuracag ve yardma araca kii anne
dir. Bir yandan anne desteine olan gereksinme
si, dier yandan bamsz bir birey olarak kendi
istediini yapma istei ocuu etkiler (Rappoport, 1972).
ocuklarm sosyal gelimesinin bir paras
olarak oyun davranlar da bir gelime gsterir.
Daha nce etrafmda grd her oyuncaa sald
ran ve "bakasnn 0 }ancag" kavramn anlama
yan bebek, bu devrede paralel oynayan ocuk du
rumuna gelir. Paralel oyunun zellii, her ocu
un kendi oyununu dier ocuun oyununa ka
rmadan. onun yan sra oynamasdr. Daha
sonra oyun lliklerlndekl geliim ibirliine daya
l oyun aamasma gelir. birliine dayal oyunda
her ocuk ayn oyun inde yer alr ve farkl grev
ler yklenir; "Ben anne olaym, sen doktor ol. sen
bakkal ol" gibi. Holmberg (1980) ocuklarm 030 n
davranlann gzlerken, baz ocuklann dierle
rinden daha iyi ibirlii kurduklarn, iyi ilikiler
gelitirmede dier ocuklardan daha stn ol-

Resim 10.11 Emin grd


ortamda annesine gereksinme
si yokmu gibi davranan o
cuk, bir yabanc ortama girince
hemen annesinin eteine yapr.

358

NSAN VE DAVRANII

duklanm gzlemitir. Holmberg iyi ilikiler kuran ocuklann. bebekken gven


duygusunu salkl bir biimde gelitirdiini savunur. Bu gr Erlkson*un
geliim kuramma uygundur.
Be Ue OnIki Ta Arasnda
Sosyal ve Duygusal Geliim
Bu devrede ocuk okula gitmeye hazrlanr. Okula balayan ocuktan ba>
z zihinsel ve sosyal beceriler kazanmas beklenir. ocuk beldentilerin farkn
dadr ve okuldaki baars beklentilere uyarsa kendisini baar, uymazsa
baarsz hisseder. Erikson ocuun sosyal gelimesiyle ilgili kuramnda bu
devredeki ki ulu boyutu alma (industry) ve aac (inferiority) duygusu
olarak tanmlar. alma, bireyin okulda renmesi gereken becerileri kaza
nabilmesi gereken abay fade eder; aaghk duygusu ocuun baarsz ol
duu zaman kendisini nasl alglayacan belirtir.
Erikson. ocuun ilk yalarda kazand temel gven duygusuyla okulda
ki baars arasnda bir iliki olduunu savunur. yi bir ana-baba iliki orta
m iinde yetien ocuk, temel gven duygusunu kazand in, okulun ken
disine getirdii yeni renme aamalann korkmadan karlayabilir ve baar
l olur. Temel gven duygusunu kazanamam ocuklar ise tam baan gste
remezler. ok sayda aratrma Erikson'un beklentilerini desteklemitir
(Bradley & Caldwell, 1976; Hess, Shipman, Brophy & Bear. 1969.)
Bilisel gelimesinin hzl olduu ve okulda birok beceriler rendii bu
devrede, ocuun sosyal ilikilerinde de bir sreklilik ve tutarllk grlr.
Okula balamadan nce kz veya erkek demeden kark bir biimde grup ku
ran ve oynayan ocuklar, ilkokul anda kendi cinsinden olan ocuklarla
oyun oynama)a yelerler. Kzlar, kz ocuklannn oluturduu kendi gruplan
iinde, erkekler erkek ocuklanndan oluan gruplan inde oyun oynarlar.
Freudun kuramn izleyen psikologlar bu davran rtk (latent) cinsiyet
drtsyle aklarlar. Onlara gre cinsel drt ilkokul devresinde rtk bir
biimde geliir ve davranta kendini gstermez.
Kohlberg ise, bu ada ocuklann kendi cinsiyetlerinin srekliliini ke
fettiklerini ve eclnssel grup inde seks rollerini renmeye baladklann ile
ri srer (Kohlberg, 1966). Ecinsel oyun davrannn nereden kaynakland
n henz bilmiyoruz. Bu devre iin sylenebilecek en kesin ey, bu yataki o
cuklar arasnda arkadaln gittike nem kazanddr. Arkadaln nem
kazanmas, bundan sonraki ergenlik devresinde de srer ve yat gruplannm
basks, ailenin etkisine denk, hatta ondan daha da stn olmaya balar.
ocuk arkadalklannm nasl gelitii ve hangi boyuLlan kapsad psikologlann gittike ilgisini eken bir alan olmaya balamtr. Bu konuda u
sorular pslkologlann ilgisini ekmektedir: ocuk en erken hangi yata arka
da" edinmeye balar? ocukluk arkadal ne kadar srer? Arkadalk
kurmada ocuklar arasnda farkllklar var mdr ve farkllldar lleriki yalar
da da devam eder m?
Bu sorulan bir kltr iinde inceleyebileceimiz gibi, kltrler arasnda
da inceleyebiliriz: Amerikan ocuklannn - hem kz hem de erkek - arkada-

YAAM BOYUNCA GELM

359

hk kurma biimleri ve likileriyle Trk ocuklannm arkadalk kurma biim


leri ve arkadalk likilerinin trnde farkllklar var mdr? Byle karla
trmal aratrmalar bizi sosyal ortamn ocuu nasl ve ne ynde etkiledii
konusunda aydnlatc bulgulara gtrr.
Onlki Ue Onsekz Ta Arasnda
Sosyal ve Duygusal Geliim
zdeleme ve arkadalk bu devredeki sosyal ve duygusal geliimin ki
nemli ynn oluturur, nce zdeleme srecini gzden geireceiz, daha
sonra ergenlik andaki arkadalk konusunu tartaaz.
zdeleme : Bu devreye ergenlik a adm veriyoruz. Ergenlik amda
gelimekte olan bireyin kendi benliini bulmas ve tanmlamas, baka bir de
yile zdelemesi (dentlty acvhlevement) en nemli basama oluturur.
Elkson bu aamada bireyin, hem cinsel hem de mesleksel olarak, benliini
oluturma abas inde olduunu dnr.
Eikson*un kuranm temel alarak aratrmalann srdren James Mar
da (1980) zdelemeyi u boyutlar iinde deerlendirin
Benlik
( 1 ) iseldir.
(2 ) birey tarafndan yaplandnlr.
(3) dinamiktir.
(4) bireyin yeteneklerini, inanlarn ve her alandaki yaantlann kapsar.
Marclaya gre bu yap ne kadar iyi geliirse, birey kendi zelliklerinin ve
"bireyselliinin" o kadar farknda olur ve kendisinin kuvvetli ve zayf tarailanm o kadar iyi grr. Bunun sonucu olarak da daha gereki bir benlik an
layna ular.
Marda zdeleme stats (identlty status) adn verdii drt basamakl
bir kuram ileri srer. Basamaklar sra iinde geliir, ne var ki herkes bu basamaklann tmn gelitiremeyebilir. baz bireyler basamaklann birinde ta
klabilir.
(1) Damklik (moratorium): Birey zdelemesini oluturmak iin var
olan seenekleri henz gzden geirmemi ve bir seim yaparak kendini bir
zdelemeye adamam ya da balamamtr.
(2) Kr-krne ballk (foreclosure): Birey kendisine daha nce reti
len ana-babamn gr ve deerlerine kr-krne baldr. ncelemeden ve
kendisi bu konuda nemli bireysel bir deneyim geirmeden, sanki kendi de
erleriymi gibi ana-babanm gr ve deerlerini srdrr.
(3) Askya almak (dTusion): Birey zdeleme krlzl"nln tam ortasmdadr. Daha nce inand btn deerleri yeniden gzden geirir. Bu devrede bi
rey, henz hibir gr ve deere balanmad in, kendini havada hisseder.
(4) zdelemenin baarlmas (dentlty achievement): Birey deer ve g
rleri gzden geirmi ve kendi in en uygun bulduu bir zdelemeye
kendini adam ve balamtr, zdeleme geni kapsamldr, iine bireyin
genel yaam ve mesleksel amalann alr.

360

NSAN VE DAVRANII

Aratrmalar, zdelemenin baarlmasnn 18-24 yalan arasnda ger


ekletiini gsterir. Erlkson aamalann daha erken yalarda olutuunu rl srmt. Aratrma sonulan ise, zdeleme gelimesinin uzun sre de
vam ettiini ve bireyden bireye deien bir geliim temposu gsterdiini ka
ntlamaktadr.
Bir sredir tartageldiimiz bilisel, ahlak ve zdeleme geliim aamalannm blrblrleriyle ilikisi var mdr? Sorunun cevab evet"tir. Boume
(1978) formel operasyonlar devresine ulaan bireylerin, daha kolaylkla z
delemeyi baarabildiklerini gstermitir. Zihinsel geliimin hz, hem ahlak
sal hem de zdeleme geliiminin hzyla ilikilidir.
Aratrmalar bu ilikiyi kein olarak gsteriyor, ancak hangi alann daha
nce gelitiini kesinlikle bilmiyoruz. Birey 12-18 yalan arasnda alanda
ki (bilisel, ahlak ve zdeleme) en nemli gelimelerini tamamlar. Plaget ge
liimin olabilmesi iin, ilk adm olarak ocuun bir dengesizliin (disequlibrium), bir yetersizliin farkna varmas gerektiini syler. 12-18 ya aras, er
genin en aray iinde olduu, ana-baba ve evresine en ok ters dt ve
kendisiyle toplum arasndaki dengesizlii en youn olarak yaad bir devre
dir.
Ergenlik anda Arkadalk : Bireyin en byk bilisel, duygusal geli
me gsterdii ve her eyi eletirip, soruturup kendine zg yeni bir dn}^
kurmaya alt ergenlik anda (adolescence). gencin dayanabilecei eh
nemli gven kaynan arkadalk oluturur. Her konuda dengesizlik inde
olan ve denge oluturmaya alan ocuk, arkadalk konusunda dengesizlik
iinde deildir. Bu yalarda yatlarnn ocuk zerindeki etkisi, ou kez ai
lenin etkisi kadardr, hatta baz lkelerde, ondan da byktr.
Amerika Birleik Devletlerlnde bu ya grubuna, onlu yataki kimse" arilamna gelen teenager ad verilir. Bu grup on ile ondokuz arasndaki ya
lan kapsar. Teenager'hk dneminin kendine zg belirli psikolojisi olduu
kabul edilir ve doal olarak herkesin bu aamadan gemesi beklenir. Trki
yede biz byle bir kategori gelitirmi deiliz. Bu yataki ocuklann daha n
ceki yalarda olduu gibi, her ey zerinde kolaylkla ayn grleri payla
madn biliriz, ne var ki arkada grubunun aileden daha nemli olduunu
syleyemeyiz.
Amerikal psikologlann birou, bu ya grubundaki genlerle ilgili ara
trma yapp bulgularn tartrken, sanki kendi bulgulan, o ya grubundaki
btn dnya ocuklann kapsarm gibi akl yrtrler. Psikologlann yapt
en nemli hata, nsan davrann ncelerken, bireyin inde yetitii kltrd
ve sosyal ortamn etkisini hesaba katmaylandr. Trkiyede 12-18 ya ara
snda genlerin davranlanmn zellikleri, Amerikallannkinden farkldr. Bu
fark, iki lkedeki aile yaps, ana-babann ocuklaryla kurduklan ilikinin
tr ve kltrn aile yelerinin ilikilerini dzenleyen deer ve grlerinde
ki ayrlklardan doar.
Amerika'da yaplan aratrmalar 13-15 yalan arasndaki ocuklarn en
ok arkada grubunun etkisinde kaldn gsterir (Coleman. 1980). Kendine
gveni en az olan, zdeleme gelimesinin en kank noktasnda bulunan

YAAM BOYUNCA GELM

361

bireylerde arkadalar daha fazla etkin olur. Bilisel geliiminde formel op>erasyonlara gemi, ahlaksal geliiminde belirli ilkelere ulam birey arkadalannn etkisinden bamsz karar verebilir. Yaplan aratrmalar, aileyle
olan ilikinin kuvveti ve ttknn en nemli etkenlerden biri olduunu gste
riyor. Grlyor ki duygusal geliim, bilisel geliim, ahlaksal geliim ve sos
yal geliim elele gitmekte, birbirlerini etkileyerek bireyin geliiminin tmn
belirlemektedir.

7. TEMEL GELM SRELER


Bireyin geliiminde nemli rol 03 mayan biyolojik kaynakl ve evreden ge
len etkilere, yetikinlik devresine gemeden nce yeniden bir gz atalm; bire
yin doutan getirdii biyolojik etkenlerin olduu kadar evrenin de geliim
zerindeki etkisini bylece iyi anlayabiliriz.
ocukluk Sresince Biyolojik Etkiler
ocuun biyolojik geliiminin altnda olgunlamann yattn artk ke
sinlikle biliyoruz. Bo3omuzun uzamas, elin kolun bymesi iin yeni bir be
ceri renmemize gerek yok. Zaman gelince organlar gelimesini yapar, za
man gelince bu gelime durur. Bebein oturmas, emeklemesi, yrmesi gibi
hareket gelimesi de olgunlamaya dayal bir sretir.
Dncenin ve alglamann gelimesinde de olgunlama nemli bir rol
oynar. Beynin gelimesi ocuk doduktan sonra devam eder ve miyelinlenme
yoluyla sinir hcreleri birbirlerinden daha bamsz uyarma ve U3ranlma ola
nana kavuur. Miyelin tabakas oluurken beyinde baka bir sre daha
yer aln Hcreler birbirleriyle balant kurmaya ve ilevsel gruplara ayrlma
ya balarlar. Her iki sre de olgunlamaya baldr (Tanner. 1970). Olgun
lamaya bagh bu iki sre beyinde yer almadan, ayakkabnn bagm bala
mada gerekli olan el-kol hareketlerini bireyin koordine etmesi, bunun da te
sinde. daha ak seik dnebilmesi olanakszdr. Demek oluyor ki olgun
lama. bilisel srelerin temelinde bulunan gerekli bir aamadr.
ocuun mizacnn, ksmen ana-babann genetik etkisiyle yaplatma
inanan bilim adamlar bugn ounluktadr. ocuun genetik yaps, onun
bedensel ve psikolojik srelerinin her ynn etkiler. Yz yaps, sesin to
nu, ergenlik, gelime andaki gelimelerin sras ve zamanlamas bireyin
genetik yapsyla ilgilidir.
evrenin Etkisi
Biyolojik sreler gelimenin temelini ve her aamanm zamanm belirler
ama, gelimenin ieriini etkileyen nemli faktr ocuun iinde yetitii ev
renin zellikleridir. Aada evrenin ana boyutuna bakacaz: Ekonomik
dzey, okul yaants ve aile iindeki etkileimin tr.
Ekonomik Dzey : Amerika Birleik Devletleri'nde fakir ortamdan gelen
ocuklarn zihinsel gelimelerinin, zengin ortamdan gelen ocuklara gre da

362

NSAN VE DAVRANII

ha yava olduunu yaplan psikolojik aratrmalar gstermitir. Bu farkllk


4 yandan itibaren kendini gstermeye balar. Hem zek hem de bilisel ge
lime lmlerinde kendini gsteren bu farkllk nereden kaynaklanr? ev
redeki hangi zellikler bu sonulara gtrr?
Yukardaki soruya verilen cevaplardan biri, ocuun beslenme biiminde
yatar. Fakir ortamdan gelen ocuklann anneleri ya cahillik ya da paraszlk
sonucu daha yetersiz beslendiklerinden, gebeliklerinin lk gnlerinden tiba
ren beslenme farkllklar domaya balar. Fakat Amerika'daki aratrmalar,
yetersiz beslenme faktrn ortadan kaldrdktan sonra da. fakir ortamdan
gelen ocukla, zengin ortamdan gelen ocuk arasnda zek ve bilisel geliim
farklann ortaya koymutur. Demek oluyor k, beslenme yetersizlii iki grup
arasndaki farkllklan tmyle aklayamaz.
Yaplan aratrmalar, Amerikada fakir annelerin ocuklarna daha az ilgi
gsterdiklerini, ocuklarna kar daha hain ve sert davrandklarn ve ocu
un ilgi ve isteklerini pek hesaba katmadan kendi steklerini birinci planda
tuttuklarn gstermitir. Annelerin bu tip davranlar, ocuun zihinsel ve
duygusal geliimini nler. Grlyor k. ocuk yeterli gda alsa bile, bizzat fa
kirliin kendisi, zihinsel geliimi nler. Fakirlikle beraber gelen bir etkileim
tr vardr. te esas sorun, ocuun ana-babasyla bu cins etkileiminde
yatar.
Trktyede yaplan aratrmalar daha farkl zellikler ve sonular ierebi
lir. Eitim yapm, meslek sahibi ve dolaysyla iyi gelir dze3rinde bulunan
byk ehirde oturan ana-babalann ocuklaryla, kk kasabada oturan ve
orta gelirli bir aile ortamnda yetien ocuklann zihinsel ve sosyal gelimele
rinin karlatrmas yapldnda ki grup arasnda anlaml bir fark buluna
cak mdr? Kiisel grm kk kasaba ocuklannm geliimleri lehine bir
fark bulunaca ynndedir. Annesi evde oturan, evresinde dede. hala, am
ca gibi kendisini seven kimselerden oluan daha youn bir etkileim orta
mndaki kasaba ocuu, annesi alan ve sabahleyin erkenden anaokuluna
braklan byk ehir ocuundan daha Sratli geliir. Yukarda fade etti
im beklenti yaplan aratrmalarla dorulanrsa, ailenin gelir dzeyinin o
cuun geliimiyle dorudan bir ilikisi olmad, ocuun etrafndal kiilerle
kurduu likinin saysnn ve ieriinin, ocuun geliimini belirleyen temel
etkenler olduu sylenebilir.
Okul : Okula gitmeyle bilisel geliim arasnda bir ilikinin bulunduu
gzlenmitir. Okula giden ocuklarda gerek somut, gerekse formel operasyon
devrelerinin geliimi, okula gitmeyen ocuklara gre daha hzl olmutur.
Okula gitmeyen ocuklann byk bir ksm formel operasyonlan gelitireme
milerdir (Sharp. Gole. & Lane, 1979). Okula gitmeyle bilisel geliim arasn
daki ilikiyi nasl aklayabiliriz?
iinde bulunduu bilisel aama, onun evresine uyum yapmasnda ye
tersiz kald zaman, ocuk bilisel geliimin bir aamasndan dier bir aa
masna geer. Demek oluyor k. formel operasyonlan gerekli klan bir evre
yaratt in okul yaants ocuu gelimeye zorluyor. Okula gitmeyen o
cuk byle bir gereksinmeye sahip deildir. Daha nce okula gldeme}rlp sonra
okula gitme olana bulan ocuklarda formel operasyonlann sratle gelitii

YAAM BOYUNCA GELM

363

gzlenmitir. Bu gzlem Piaget'nin


kuramn destekler.
Aile indeki Yaant; Aile iin
deki bireylerle ocuun kurfugu
iliki, ocuun geliimini etkileyen
en nemli etken olarak kendisini
gsterir. Burada sorulacak soru u
dur: "Hangi tr aile ilikisi ocuun
gelimesinde en verimli ortam ya
ratr?" Baumrlnd (1972) ocuk
yetiUrme tr tanmlar:
(1) Bilinli otorite (authoritati
ve): ocuun aile iinde nemli bir
insan olduu kukusuz kabul edil
Resim 10.12 Okula yeni balayan bu ocuun
yaamna gOl yeni bir faktr eklenmitir:
mitir ve ana-baba ocua sevgi. l
retmen!
gi ve onun gereksinmelerine duyar
llk gsterir. Sevgi ve ilginin yan
sra, ocuun neyi yapabilecei ve
neyi yapamayaca ak ve seik bir biimde belirlenmitir ve temel ilkelerden
hibir zaman vazgeilmez. Omegin, ocuk konutuu zaman onun syledik
leri dikkatle dinlenir ve her sorusuna, ocuk tatmin olunca}^ kadar sabrla
cevap verilir. Ancak, ocuun kendi o3runcaklann kendisinin toplamas sy
lenmise bu grevinden hibir zaman afTedilmez. Oyuncaklarn toplamad
zaman ocua hatrlatlr ve ocuk uyum gstermezse mutlaka uygun biim
de cezalandnlr.
(2) Baskc otorite (authoritarian): ocuktan yalnz itaat etmesi beklenir,
onun dnmeye, konumaya ve kendisine zg bir dnya gelitirmeye hak
k yoktur. Ana-baba ocuk sevgisini ona gsterilen hain ve sert disiplinle
ifade eder.
(3) Snrsz hogr (permissive): ocuun Her stedii yaplr, ocua
hibir snr tannmaz, hi ceza verilmez.
Geliim psikologlar, bu ocuk yetitirme tnnden ilki olan bilinli
otoritenin en verimli ocuk yetitirme tarz olduunu sylerler. Bilinli otori
tenin hakim olduu ilikilerden oluan bir aile ortamnda, ocuk geliimini
daha iyi yapar ve yalnz bilisel ynden deil, duygusal ve sosyal ynden de
baarl olur.
Etkileim Faktr
Biyolojik etkenler ve evre zellikleri her bireyde srekli etkileim halin
dedir. Daha nce mizac tibaryla mzmzc ve huysuz olan bir ocukla, uysal
ve sakin mizal bir ocuun ana-babayla farkl trden ilikiler gelitireceini
sylemitik. Bu. bireyin doutan getirdii zelliklerin, onun kendi evresele
etkileerek nasl psikolojik bir ortam yarattna rnektir. Baka bir rnek
olarak da. bireyin erken ya da ge ergenlie ulamas verilebilir. Erken boy
atan, sesi kalnlaan, sakal kmaya balayan erkek ocuu, evresindeki

364

NSAN VE DAVRANII

lerden yetikin muamelesi grmeye balar. ocuun kendini alglay, kendi


ne gven derecesi ve cinsiyet roln benimsemesinin hz, erginlik'gelimesi
ni iki, veya yl gecikmeyle yapan dier bir ocuktan farkl olur. Her iki r
nekte de biyolojik yapnn verileriyle, evrenin etkileim iinde olduunu g
ryoruz.
Yalnz bedensel zellikler deil, zihinsel zellikler de evreyle etkileim
halinde bireyin davrann biimlendirir. Konukan ocuk, az konuan o
cuktan daha farkl bir etkileim gelitirir. Cinsiyetin srekli olduunu daha
nce kavrayan ocuk, bunu ge kavra}ran ocuktan daha farkl arkadalklar
gelitirir. Bilisel gelimesi sratle olumu ve formel operasyonlar devresine
girmi biri, formel operasyonlara girmemi yatna gre, daha farkl bir okul
baars ve arkada grubu gelitirir. Sylediklerimiz, ocuun bir btn ola
rak gelitiini gsterir. Bedensel, bilisel, sosyal ve duygusal gelime alanlar
birbirleriyle liki halinde, birbirlerini etkll^erek geliir.
Birey 18 yamdan sonra gelim ^e devam ediyor mu? Yetikinlik devre
sini geliimin bir paras olarak ele alabilir miyiz? Son zamanlarda psikoloji
de bu alanda byk ilgi belirmitir. Bu ilginin sonucu olarak psikologlar, ye
tikinlik ve yalanma devrelerini geliim kavraml^ iinde ele alp incelemeye
balamiardr. Aada, geliim yaklam iinde yetikinlik ve yalanma dev
relerini gzden geireceiz.

8. YETKNLK VE YALANMA
Yetikinlik anda da renmeye ve bir anlamda gelimeye devam ede
riz. Son zamanlarda yaam-boyu-gelime-psikolo/tsi (life-span developmental
psychology) bir alan olarak Amerikan psikolojisine girmitir. Bu alan ncele
me konusu olarak seen psikologlar, gelime srecinin ocuktaki kadar belir
gin olmasa da. yetikinde de kendine zg bir biimde devam etliini kabul
ederler. Aada bedensel, bilisel, sosyal ve duygusal gelime tK ^ tla n n ye
tikinlik ve yalanma devrelerinde ana batlaryla inceleyeceiz.
TetkInllk ve Yalanma Sresince Bedensel Geliim
Bedensel fonksiyonlarn yalanma sonucu nasl deitii zerinde ara
trma yapan psikologlardan biri Shock'dr (1962). Dier bedensel ilevlerin
yan sra kalbin ve cierlerin ileyiini inceleyen Shock. insan bedeninin en
verimli alma devresinin 25-30 yalan arasmda gerekletiini gzlemith*.
Otuz yamdan sonra bire3rin bedensel faaliyetlerinde yavalama balar. Bu
yavalama bireyin organlarmm yenilenmemesinden ka3maklanir. 25-30 ya
na kadar insanlann cier ve kalplerinde bol miktarda yedek hcre bulunur.
Otuz yandan sonra yedek hcre says azalr ve harcanan hcrelerin yerine
yenisi konmaz. Azalan hcreler kalp ve cier kapasitesini drr. Bireyin
bedensel ve zihinsel faaliyeti, hcre kaybnn az ya da ok olmasn etkiler.
Bedenen faal olan insanlarda hcre kayb az olun baz 50 yandakiler
faal olmayan 30 yandaki kiilerden daha iyi durumdadr. A3m durum beyin

YAAM BOYUNCA GELM

365

hcreleri iin de geerlidir: zihinsel faaliyette bulunan kiiler, zihinsel faali


yette bulunmayan kiilere gre daha az sayda beyin hcresi kaybeder.
Kasch (1976) yapt aratrmada aktif ve pasif kimseler arasndaki fark ak
seik gstermitir.
Bedensel deimeye en belirgin rnek kadnlann detten kesilme" olarak
bilinen menopoz devresidir. Bu aamada kadnn yumurtal artk dlleme
yapamaz. Menopoz 42-52 yalan arasnda olur. Bu dnemde bedensel dei
iklie paralel psikolojik deiiklikler de grlr. Menopoz devresinde kad
nn sk sk depresyona girdii kans yaygn olmakla birlikte, aratrmalarla
henz desteklenmemltir. Bir duygudan dier duyguya hzla gei eklinde
kendisini gsteren duygusal salnm konusunda da. kadnlar arasnda geni
bireysel farkllklar vardr.
TetikAk ve Yalanma Devresinde Bilisel Geliim
Yetikinlerin zihinsel yetenekleri zerine ya^lan son aratrmalar (Sehaie. 1980). genlik dnemine kyasla problem zmede bir yavalama olduunu,
ancak yaantlann birikiminden doan tecrbenin verdii avantajdan dolay
zihinsel kapasitenin anlaml bir kayba uramadn ortaya koymutur. Yeti
kinlerin zihinsel kapasitesinin srekliliiyle lgili daha nceki aratrmalar kesimleri karlatrma (eross sectional) ad verilen bir yntemle yaplmtr.
Bu yntem, her ya grubunu temsil eden bir grup bireye ayn zihinsel
test verilerek uygulanr. Bylece 16 ya grubundan bir kesim. 25 ya gru
bundan bir kesim. 35, 45. 55, 65, 75 ya gruplanndan birer kesim almarak,
bu kesimlerden abnan test sonulan karlatrlr.
Son zamanlarda yaplan aratrmalar ise uzunlamasna (longitudlnal)
karlatrma yntemini kullanmlardr. Bu yntem belirli bir grup bireyi se
neler boyu gzler ve teste tabi tutar. Kesimleri karlatrma ynteminin en
nemli sakmcas. deiik ya kesimlerindeki kiilerin deiik ynlerden
denkletirilmemi olmasdr. rnein, bugnk 16 yandakilerln hepsi lise
eitimi grm olmalanna ramen. 65. 75 yalanndakllerin ok az lise eiti
minden gemitir.
Son iki grupta yer alanlar byrken, dnya harplerinin ekonomik skn
tlar onlann okula gitmelerini nlemekle kalmam, doru drst yemek ye
meleri dahi bir sorun olmutur. Aynca, bugnn insan, saln korumak
iin ne yapmas gerektiini bilir ve bedensel olarak srekli faal durumdadr.
Bu kadar farkl kltrel, sosyal ve ekonomik koullarda yetien gruplann zi
hinsel becerilerini, gruplar arasnda sanki yalnz ya fark varm gibi kar
latrmak. geree ters der. Bu nedenle psikologlar, kesimleri karlatr
ma yntemiyle elde edilen bulgulara bugn pek geerli gzle bakmazlar.
Yallarda grlen bilisel fonksiyonlann kayb iki temele indirgenebilir:
(1) Bireyin kan dolamnda meydana gelen arzalardan dolay kann beyine
yeterli miktarda gidememesi, rnein, kalp krizi geiren kimse, ana veya, kl
cal damarlarnn bir ksmn kaybederse, zihinsel etkinliini nemli lde
kaybeder. (2 ) Sosyal ve zihinsel ynden yaltlm bir yaam yaayan bireyler,
renmeye meraldi ve insanlarla srekli iliki iinde bulunan kiilere gre

366

NSAN VE DAVRANII

Zihnen daha abuk kerler. Bedensel bakmdan faal olan, okuyan, renen
ve dier nsanlarla srekli iliki iinde olan bireylerin yalanmas, onlann zl>
hinsel glerinde nemli bir deiiklie yol amaz.
Sosyal ve Bilisel Geliim
Tablo 10.1'de Erikson*un gelime kurammda yetikinlikle lgili ikilem
yer almaktadr. lk ikilem 2 0 yalan civannda meydana gelir ve I-dl (intimate) yakn ilikiler kurma ve yaltma (isolation) ulanndan oluur. Bireyler
dier insanlardan bamsz yaamak ve aynlklann srdrmek istedikleri
srece. lli>dh yakn bir iliki kuramazlar. lli>dl yakn iliki kurmak iste
yen kimse, kendiyle dier bir kii arasmda bir kaynama ister. Kendi zde
lemesini gerekletirmi bir kimse byle bir kaynamdan korkmaz, nk
belirli bir dz^de srekli olarak kendi varlnn ve amalannm farkndadr,
zdelemesini gerekletirememi bir kimse ili-dh ilikiler kurmaktan
korkar, nk br kimseyle olan iliki iinde kaybolup gitmekten ekinir.
Byle bir ekingenlik kiileri dier kimselerden yaltr ve sosyal yaam bakmmdan fakir bir ortama gtrr.
Yirmi yalann ortasmda balayan ve 40 yalarna kadar sren dier bir
kilem reticlk (generatlvity) ve durgunluk (stagnation) ularndan oluur.
Erikson'a gre bu devrede b ir ^ zevk iin cinsel ilikinin tesine geer ve o
cuk yetitirmeyi daha birinci plana almaya balar. ocuk yetitirme reticili
in bir yndr, ite retkenlik, sanatta retkenlik, meslekte retkenlik bu
devrenin zelliini oluturur. Birey retkenlik durumuna geemiyorsa. yaa
mna bir durgunluk ve anlamszlk gelir. Orta-ya krizi olarak bilinen bu du
rumu inceleyen psikologlar, Briksonun ikilemiyle orta-ya krizini iliki inde
grrler (Levinson, 1980: Gould. 1980). Orta-ya krizi iinde olan birey yaamma anlam veren bir ama, bir iliki, bir meslek aray iindedir. Demek
oluyor ki. reticilik halini gerekletiren ve yaayan yetikinler, durgunluk
halini ve dolaysyla orta-ya krizini yaamazlar.
Erksona gre en son aama u ikilemden oluur. Benlik kaynaun (ego
Integrlty) ya da kknlk (despalr).. Gittike yalanan ve lmn yaklat
n gren birey ya kendi varln ve benliini, kendisinden daha stn ve s
rekli bir dzenle kaynatrmay becerir, veya lmle birlikte yok olacagma
inanarak kknlk ve bunalma der. Yaamn gzden geirip, kendisini
aan bir dzeni aray, ocuklann evlenip evden ayrlmas, emekliye aynima,
kendi yatndan birinin lm gibi olaylarla balayabilir.
Eriksonun geliim aamasn kabul etmeyen psikologlar, kendi geliim
kuramlarn savunurlar; bazlar, birbirini zleyen kademeli aamalar yerine,
bireyin kiilik zelliklerinin srekli olutuu bir sosyal ve duygusal geliim
dzeni leri srerler. u anda en baskn gr Erlksonunkl olduu in, di
er grlerin tartmasna girmeyeceiz.
Yetikinlik dnemine alt geliim kuramlarn gzden geirirken cinsiyet,
sosyo-ekonomik snf ve kltr farklarm gz nnde tutmamz gerekir. Kadmlann ve erkeklerin geliimleri, davranlar ayn mdr? Baz farklar varsa,
bu farklar ne derece nemlidir? Baz aratrmalar (Sangulllano. 1978; Hodgson & Plsher, 1979) geliimin aamalar bakmndan ve her aamann bireyin

YAAM BOYUNCA GELiM

3 67

yaamnda oynad nem bakmndan, cinsiyeer arasnda fark olduunu


gstermitir.
Sosyal smf kavram da kuvvetli bir kavramdr. Neugarten (1975) zengin
ve fakir ortamdan gelen bireylerin yetikinlik sresinde evlenme, okula git
me. ocuk sahibi olma gibi davamlanmn ayn ayn zamanlarda olutuunu
gstermitir. Zenginler daha ge evlenmekte, daha ge ve daha az ocuk sa
hibi olmakta, daha ge emekli olmakta ve uzun sre mesleksel faaliyetlerini
srdrmektedirler. Zenginlerin altm yllar olarak baktklan 40-45 yana,
fakirler emeklilik ya olarak bakmaktadr.
Kltr faiklan da nemli etkiler getirebilir. Krk 3randaki byk ehirde
retmenlik yapan bir Amerikah kadnla, yine byk ehirde retmenlik ya
pan bir Trk kadnn ele aldnz ve karlatrdnz zaman, kltrden ge
len nemli farklar bulabilirisiniz. Amerikal kadn ocuklann evden ayrlma
sn sabrszlkla bekler ve gerek yaamnn ocuklar evden aynidktan son
ra balayacan dnrken: tirk kadn genellikle ocuklanyla ilikisini
srdrebilmek iin nasl bir }mam dzeni kurmas gerektiini dnr.
Benzer dnce aym ya ve sosyal gruptaki Trk ve Amerikan erkeine
de uygulanabilir. Kltrler arasndald farklar grebilmek iin farkl lkeler
de yaplan karlatrmal aratrmalann sonulanna bakmak gerekir. Kuramlann hemen hemen hepsi Amerikan kltr iinde. Amerikan toplumunun ve insannn sorunlar aratrlarak yapld in, baka toplumlann insanlannm, rnein Trklerin gereini yanstmayabilir. Trk psikologlannm
psikolojinin deiik alanlanndaki aratrmalan. kltrler arasndaki farklan
ortaya karmas bakmmdan ayn bir nem tar.
Cevaplandnlmas gereken son bir soru, bireyin yaamnda bir sreklili
in mi, yoksa birbiri peine sralanm deiik aamalar dizisinin mi sz ko
nusu olduudur. Cevap sorunun her iki ynn de kapsar: Bireyin yaamn
da hem bir sreklilik vardr, hem de birbirinden farkl geliim aamalar. Bi
reyin kiilik yapsnda, dnya gr ve tutumlannda kendine zg zellik
ler mr boyu devam eder, ancak ayn birey doumundan lmne kadar