You are on page 1of 259

By Ser-mest

I • «»
*

Kâztm Bay kal B'îl


BURSA VE ANITLARI

Kâzım Baykal
Bursa Erkek Lisesi emekli
Felsefe ve Sosyoloji Öğretmeni

Üçüncü Baskı
1993

"H er H a k k ı M a h f u z d u r "

Hakimiyet
Tesislerinde Basılmıştır
1993
İLK Ö N SÖ Z
Bursam ı» tarihi eserlerile topluca tanımak istedim. !3u hususta
yayınlanmış bulunan eserler türlü hedefler güttüklerinden beri kan­
dırmadılar. Anıtları bizzat görerek tedkiki gerekli buldum. Bu mak­
satla şehri gezdim, eskiliği görünen bir taşı bile gözden kaçırmadan
mümkün olan herşeyi gördüm, bulduklarımı 1/5000 ölçülü bir hari­
taya işaretledim ve numaraladım. Sonra da bulabildiğim ana kitap­
ları ve müze arşivinde bulunan ve 860 H.— 1455 den 1924 senesine
kadar devam eden şer’î mahkemelerin günlük kararlarım taradım,
bulduklarımı not ettim . K itabeleri de Epigrafi ilmine göre tesbit et­
tim. Böylece kısa bir tarih ile haritadaki numaraların açıklamaların­
dan ibaret olan bir metin ve bugünkü durumu gösteren bir müsvedde
meydana geldi. Şehri bütün halinde tanıtan bu yazılar beni tatmin
etti. Müsveddelerden haberdar olan dostlarını kitap halinde yayınla­
mam için beni ısrarla teşvik ettiler. Hiç bir iddiası olmıyan ve bir
derlemeden ibaret olan bu kitap bu suretle m eydanı gâldi.
Beni ısrarla teşvik ile beraber mânevi müzaherette bulunan sayın
Milli Eğitim Müdürümüz Ruhi Turfan’a, bana tedkik etmek ve oku­
mak fırsatını vermekle beraber kitabın basılmasında büyük rolü olan
Lise Müdürümüz Rifat Tokgöz’e, teşvik ve müzaheret gösteren öğ­
retmenler Derneği Başkanı Kız Lisesi Müdürü Şinasi Onurkan’a ve
arkadaşlarına burada teşekkürü borç bilirim.
Arşivden faydalanmamı sağlayan Müze müdürlerine ve bilhassa
kitabeleri okurken gerektikçe müzakerelerde bulunduğum ve merhum
babası Şemseddin Ulusoy’un el yazması Bursa tedkiki eserlerini bana
esirgemiyen eski dostum Fahameddin Ulusoy’a ve yardımlarda bulu­
nan diğer dostlarıma da teşekkürü vazife bilirim. Görülecek eksik­
leri iyi niyetime bağışlam alarını erbabından dilerim.
9-XII-1949 Cuma
Kâzım Baykal
"B u rs a ve A n ı t la r ı" a d lı b u k ita p , 1950 yılında m ü e llifin in ta rih h â z in e s i Bursa
ilim iz d e ve çe vre sin d e b u lu n a n s a n a t ve k ü ltü r e s e rle ri ü z e rin d e k i d e ğ e rli ça lışm a la n
s o n u c u y ayın lan m ış b u lu n m a k ta d ır.
T a rih i e se rle rin ve a n ıtla rın , O sm anlı m e d e n iy e tin in ö rn e k le rin i ta r ih i z e n g in liğ i
iç in d e be lg ele yen b u k ita b ın , yapılan re v iz y o n ve ilavelerle, 30 y ıl so n ra yeniden
basılm ası ve k ü ttü r va rlık ia n m ız ın ö rn e k le rin in b u g ü n de c a n lı o la ra k yaşam asını
s a ğ la m a k am a cı He ve b u n la rın y e n i ku ş a k la ra da a k ta rılm a s ı d ü şü n ce siyle yeniden
basılm asını, T ü rkiye A n ıt-Ç e v re -T u riz m D e ğ e rle rin i K o ru m a fT .A .Ç .) V akfı
g e rç e k le ş tirm iş b u lu n m a k ta d ır.
A m a ç la n arasında b u lu n a n b u yayın h iz m e tin i de yaparken, T ürk K ü ltü r m ira sın ın
b u a n la m d a b ir ö rn e ğ in i daha v e rm e k s u re tiy le T.A.Ç. V akfı, b u a la n d a k i
çalışm a la rın ı s ü rd ü rm e g a y re ti iç in d e d ir.
^ y ı n K azım B a y k a l’ı, ç e ş itli k ü ltü r e l h iz m e tle ri yanında, b ö y le b ir e s e ri m eyd an a
g e tirm e s in d e n d o la y ı k u tlu y o r, b u k ita b ın g e ç m iş le g e le c e k arasında k ü ltü r e l b ir bağ
d o k u s u ş e klin d e d e va m lılığ ın ı sağ la yan T.A.Ç. V akfı'n m , b u tip çalışm a la rım da
sü rd ü re ce ğ in e in a n ıy o ru m .

Ilh a n E vliya o ğ lu
K ü ltü r ve T urizm B aka nı

T.A.Ç. V a kfı M ü te v e lli H e ye t


ve Y ö n e tim K u ru lu B aşkam
İkinci baskı önsözü

30 yıl önce basılan bu (Bursa ve anıtları) adh kitabım, hacminin küçük,


baskısının mütevazi olmasına rağmen, orijinal temeUere dayanarak
Bursa nm tarih hâzinesini tanıtmıştır. Bu yüzden İlmî otoritelerce ciddi
kaynaklar arasında yerini almıştır. Artık elde nüshası kalmadıg:mdan,
çeşitli zümrelerden gelen isteklerin çokluğu karşısında yeniden basılması
zorunluğu doğmuştur. İşin önemini kavramış bulunan Türkiye-Anıt-Çev-
re-Turizm Değerlerini Koruma Vakfı (TAÇ) Mütevelli Hey’eti ikinci baskı
işini üzerine aldı. Kendilerine, bilhassa kitabm ilk baskısında krokileri
hazırlayan ve bu İkincide yenileyen, hey’ete, prezante eden Husrev
Taylâ’ya, değer ve önemi kavrayıp yardımcı olan Dr. Y. Mimar M.Sinan
Genim’e teşekkür borçluyum.
Bu yeni baskı için eseri yeniden gözden geçirmek gerekiyor, çünkü:
Eserde, 1950 durumuna göre anıtlarm çoğu için (harap, kapah)
kayıtlan konmuştu. Anıtlarımızın bu durumunu gidermek için, millî ve
vicdanî duygularımızla, 1946’da, rahmetli Müze Müdür Yardıması Vecdi
Kalyoncuoğlu ve ben, (Bursa Eski Eserleri Sevenler Kurumunu) kurduk.
Bugüne kadar Bursa şehrin, köy ve kentlerinde 130 eseri, ya doğrudan
koşarak, çahşarak, ya da önayak olmak ve gerekli yardımlarla kurtardık.
Hazırladığım ve Kurumun bastığı 16 tane broşürle onanmlan bütün
aynntılan ile, efkârı umumiyyeye hesap vererek tamttık.

Her devirde yetkili tüm âmirler elimizden tuttu, yardımı esirgemedi.


Vakıflar Genel Müdürlüğü Âbide Şubesi Şefi rahmetli Sâim Ülgen her
yönden en çok yardımcımız oldu. Hepsini rahmet ve şükranla ananm.
Onanmlanmızda aslına sadık kalmak için bütün çabalarımızı harcadık,
her yetkili ile görüştük, danıştık, tartıştık, bu hususta vicdanen
müsterihiz. Bazı esere kitabe koyduk, ama bu kitaba vermiyorum,
sırasında başkedan değerlendirsin.
Kitabm iU{ baskısı onanmlardan önceki devri tamttığı için olduğu gibi
basıyoruz, değişiklikleri ayn bir forma halinde kitabm sonuna koyuyoruz.
Yine de iddiah olmayan bu kitabı, ikinci defa olarak, resim ve plân
eksikliği ile, bir felsefe ve tarih hocası emeklisi olarak efkân umumiyyeye
tekrar sunuyorum. 1/1/1982

Kâzım Baykal
Bursa Alâüddin Mahallesi
UÇUNCU BASKI ONSOZU
ESKİ ESERLERİ SEVE NL E R KURUMU
İ DARE HEYETİ NİN 2 4 - 1 2 - 1 9 9 2 T A R İ H
ve 19 S A Y I L I KARARI

Bıırsam ızın Kültür m irası eserlerinin kimliklerini


araştırm ak am acı ile yazılan BURSA ve ANITLARI kitabı,
ilk olarak 1950'd e efk ar-ı umumiyeye sunulmuştur.
Tarihi anıtlarınızı tan ıtan bu kitabm baskısı kal-
madığm dan, zam anm Kültür Bakam sayın Evliyaoğlu'nım
başkanlığım yaptığı TAÇ Vakfı tarafm d an 1 9 8 2 yılm da
ikinci baskısı yapılm ıştır.
Kısa zam anda bımun da nüshası kalmadığmdan üçüncü
baskısım , 1 9 4 6 3nlmda kurulan ve 1 9 4 7 de B ak anlar Ku­
rulu k a ra n ile onaylanan, bugüne kadar 137 A ta yadigarı
esere hizm et verm iş bulıman Eski E serler Sevenler Ku­
rum u tarafm d an bastırılıp umumi efk ara stm ulm asm a
idare heyetince k a ra r verilm iştir.

- Kurum İdare H eyeti -


B aşkan İkinci Başkan Şgkrşter Muhasip
Kazım BAYKAL Zafer ÜNÜVER Şaziye SEZGİNER Şevket IŞIK

Veznedar Üye Üve


Cevdet KAZANCI Hüseyin AYAR İsm ail Konçi
Kitabı okurken göz önünde bulundurulacak
n o k t a l a r

Bursa’nın tarihî ve artistik eserlerini tanıtmak amacını güden bu


kitaba kısa bir tarih ile bağlanmıştır. Sonra haritadaki yerlerine
göre anıtlar tanıtılıyor. Turistler ve san’at meraklıları sona konmuş
bulunan fotoğraflara baksınlar, numaralarına göre metindeki açık­
lamaları okusunlar, orada kendilerine yetecek bilgileri bulurlar.
Anıtlarm yerlerini gösteren haritalarda mahalle ve sokakların
atları yazılıdır, kimseye sormadan anıdın yeri bulunabilir. Numa­
rasına göre metin içindeki açıklamalar okunmalıdır. Haritalarda
numarasız işaretler ya eski evdir, veya yıkık bir medrese, tekke,
handır. İşaretlediğim eski evler 200 seneden yukarı çıkan ve eski
Türk mimarî plânını veren, alçı pencereli, tavanlı evlerdir.
Anıtlarımız cami, mescid, medrese, türbe, okul, han, hamam
v.s. dir. Tedkikimde 68 cami, 115 mescid, 44 tekke, 26 türbe veya o
mahiyette mezar, 37 medrese, 7 darülhadis, 4 darülkura, bir çok
muallimhane, han, hamam veya yerlerini gördüm. Camiler min-
berlidir, bir kısmı Padişah eseridir, onların çoğu bir plândadır, m es-
cidlerde minber yoktur. Medreseler eski devrin orta ve yühsek okul
binalarıdır, en sağlamı Müze binası olan eserdir. Hadis okutan okul­
lara Darülhadis (Hadis, Hazreti Peygamberin sözleridir) iyi kur’an
okutmayı öğreten okullara Darülkurra, küçük çocuk okutan okullara
Muallimhane deniyor, bu sonuncunun en sağlamı Kanberler camii
yanındakidir. Türbeler lâhutî duygular uyandıran güzel sanat eser­
leridir. Hanlar birer ticaret merkezi olarak yapılmış, şehir içindeki
hamamlar ayrı birer kıymettir.
İşaretlediğim yaşlı ağaçlar bilhassa çınarlardır. Onları üç boya
ayırdım. Ziraat ve ornran mühendislerinden aldığım bilgiye göre
Boy I-Dip çevresi 10 metreden fazla, içleri boş, yaşı 400 seneden
yukarı çıkanlardır, Alûfeli ve Alipaşa çınarları gibi, Eski kitaplarda
bunlara ait menkıbeler yazılıdır. Boy Il-yaşı 200 seneden fazla
olanlar. Boy IIl*yaşı 200 seneden az olanlardır.
BİBLİYOGRAFYA
SAYFALARIN DİP NOTLARINDA
KAYT ETTİĞİM KAYNAKLAR
HAKKINDA

1- A rşiv diye yazılan k ayn ak lar şer'i m ahkem elerin k a ra r not­


la n d ır. V akıflann teshit tescil onanm gihi olayları hukuki, idari, be­
lediye ask eri olaylar v e h a tta padişah ferm an ları dahi m ahkem e
k ararın dan geçmeden yürürlüğe giremez. Bu k a ra rla r o devirlere
göre 3 0 0 - 7 0 0 sa 3^ alık k itap lar halinde ciltlenm iş 9 5 0 c ü t kitap
olmuş. 1 9 2 4 de şeri m ahkem eler kalkıncaya kadar m ahkem elerde
kalm ış. Sonra n u m aralanarak Vakfa devredilmiş.
1 9 4 5 den son ra m üzeye devr edilmiş, am a muhasebe defterlerini
V akıflar baş katibi Hilmi aükoym uş, 1 9 5 8 çarşı yangınında bunlar
v e başka orjinal vakfiyelerle beraber yandılar.
Müzeye gelince bu k a ra r defterleri boy sırasm a göre sıralanıp (A,
B, C ) şeklinde sıralandılar. Ben kitabım a bu s ıra la n kay t e ttim .
19 91 Ocak aym da K ültür B ak am Namık Kemal Zeybek'in em ri
üzerine A n k ara'ya götürüldüler, orda nasıl num aralandığm ı bil­
m iyoruz. Şimdi bu kütük k a ra rla r A n k ara'd a.
2 - İkinci grup kayn aklar B u rsa , İstanbul kütüphanelerinde bu­
lunan yazm a ve basılm ış eski kitaplardır.
3- F ran sızca k itap lar Fran sız Fab rik atör Romangaldan alıp
okuduğum kitaplardır.
4 - Bazı şahislarda bulunan orjinal vakfiyyelerdir. Kimisi
İstanbul'a giden Hüseyin K ocabaşta'dır.
Kitabımızın h er sahif esinin altında değerlerini belirttiğim bu k ay­
n aklar yazüıdır.
B ir M antık hocası v e y a z a n olarak, gerekli metodoloji k u rallan n a
göre eseri değerlendirdim v e yazdım .
Bursa tarihine kısa bir bakış

Uzun uzadıya Bursa tarehî yazacak değilim, inceliklere girmedçn^


sadece önemli olaylara dokunacak ve dönüm noktalarını belirtmekle
yetineceğim.
Küçük Asya ( Anadolu ) çok eskidenberi meskûn idi. Milâddan
önce 2000 yıllarında Trakya’dan Anadolu’ya bir takım kavimler geç­
mişler. Bunlardan Tiniler ( T h y n i) Bursa’nın kuzeyine, Misiler (Mysi)
batısınn, Meoniler ( Meoenies ) güney ve doğusuna yerleşmişler.
Bursa ~ İznik - İzmit havalisine tâ Kastamonu’nun batısına kadar
u/anan yerlere Tini’ler yerleşmiş bulunduklarından bu civara Bitinya
adı verilmiş, bu ad uzun müddet, türlü devletlerin eline geçmesine
rağmen l>ep ayni şekilde kalm ıştır.
Çanakkale civarında bulunan meşhur Trova’hiar bir aralık sat-
vetlerini Bitinya’nın batı kısımlarına, Bursa civarına kadar uzatmış­
lar. Sonradan Lidya krallığı buralara hâkim olmuştur. Lidya kralı
Krezüs’ün idaresi zamanında İran • Akamaniş sülalesi hükümdarı
Kuruş (Keyhusrev) bütün küçük Asyayı zaptedince Bitinya da eline
g^eçmiş oldu ve 200 sene İran’ın İkinci Satraplığı (Vilâyeti) halinde
kaldı.

Bitinya krallığı ve Bursa


Makedonya’lı Büyük İskender’in fütuhatı sırasında ( Milâddan
önce 346 - 323) Bitinya krallığının başında kral Zipets bulunuyordu.
İskender’e ve ondan sonra buralara hakim olan General Antigon’a
boyun eğerek krallık muhafaza edilebildi. Bu sırada Antigon Askan-
ya (İznik) gölü yanında bir şehir kurarak kendi adını verdi (Askan-
ya kelimesi İbrani tarihlerinde varmış.)
Antiğon Trakya’h Lizimahos’a yenildikten sonra Bitinya Lizima-
hos’a geçmiş, o da İznik’in ismini değiştirerek zevcetinin adına göre
Nikya adını takm ıştır.
Kral Zipets’in oğlu birinci Nikomed (M. önce 279) krallığın tam
istiklâlini aldıktan sonra memleketin imârına çalıştı. A itakos (İzmit)
körfezi başında eski bir şehir yerine yeni bir kasaba kurdu ve kendi
adını takarak Nikomedya dedi. Bu kralın yerine oğlu Prosyas Jelâs
geçti. M. önce 246 - 232). Sonra birinci Prosyas kral oidu (232-192).
Bu krallar zamanında İznik mâmûr bir şehirdir ve uzun :caman da
devlet merkezidir.
Birinci Prosyas, evvelce Ankara havalisine gelmiş ve bir birlik
kurmuş olan G alat’larıra Bitinya’ya hücumlarını önlemiş olduğu gibi
Bergam a ve diğer komşularına karşı ds satvetini tanıtmış, hattâ
Meraklıya (Ereğli) yi dahi muhasara etm işti.
Prosyas’tan sonra oğla ikii^ci Prosyas (Avcı lâkabı ile meşhur
imiş) kral olmuştur (M. Önee 1 9 2 - 146). Bunun zamanında Roma
imparatorluğu gelişmekteydi, Romalıların Zama (Afrika’dadır) sava­
şında (M. ö n ce 202) yeddikleri Kartaca komotanı meşhur Anibal bu
krala sığınmıştı. Prosyşss Aniba!*den çok faydalar görmüş, savaşlarda
fikirlerinden faydalandığı gibi şehir kurmakta da onun yaptığı plân­
lara göre haraket etm iştir. Buna rağmen ağır basan Romalıların is­
teğine boyun eğerek AütbalM teslimden de çekinmedi, mamafih Ani­
bal Gebze civarında intihar etmiştir.
Prosyas’tan sonra oğlu ikinci Nikomed kral oldu (M. Önce 146-92)
Bunun zamanında Pontııs kralı (Karadeniz boyunda) Mihirdat vardı,
iki kral birleşerek Romalılara karıcı gelmek istedilerse de muvaffak
olamadılar.
İkinci Nikomed’in oflu Üçüncü Nikomed (M. Önce 92 - 75) za­
manında Bitinya’yı Mihirdat istilâ etm iştir, fakat Romahların yardımı
ile istilâdan kurtulmuştur, amma bu seferde Roma egemenliği altma
geçmiş ve Roma’nın bir vilâyeti olmuş, Romalılar uzun müddet bu
havaliyi bir Prokonsül (seçilmek suretiyle getirilen vali) ile idare
etmişlerdir.
Uzun müddel Bitinya namını taşıyan bu bölgede, şehrimiz civa­
rında şu kasabalar vardı :
Proza (Bursa), Nikya (İznik), Kios (Gemlik), Apamea (Mudanya)
Nikomedya (İzmit), Halkidonya (Kadıköy), Herakliya (Ereğli)

Bursa ve civarındaki kasabaların


kuruluşları
Proza ( Bursa ), Meşhur coğrafyacı Strabon ve Bizans tarihçisi
Etyen’e göre Lidya kralı Krezfis’ün çağdaşı olan bir Bitinya kral:
tarafından kurulmuştur Tarihçilerin çok inandıklar» Roma Vali*i
_ 8 —

g^enç Plin’in haberine göre İkinci Prosyas’a sığman Anibal’in plâ-


nma göre kurulmuştur. Bu hesaba göre Bursa milâddan birbuçüK
asır önce kurulmuş ve adı da kral (Proza) nın admdan alınmış oluyor.
Kiyos ( Gemlik ) milâddan 12 asır önce Gürcistan havalisine
gitmiş olan bir İyon sefer hey’etinin dönüşü sırasında kurulmuş,
kahramanlarmdan Kiyos’un adı bu yeni kasabaya verilmiştir.
Romalılarla savaşan Makedonya kralı Filip V kasabayı Berga-
ma’lılardan kurtararak damadı Bitinya kralı Prosyas’a vermiş
o da kasabayı yenilemiş ve kendi adını takm ıştır, bu suretle iki
tane Bursa meydana gelmiş, birine sahil, Barsa’sı diğerine, Uludağ
dibindeki şehrimize de Olimp Bursa’sı demişler.
Apamea (Mudanya) Milâddan 10 asır önce o civarda bir kasaba
varmış, o tarihlerde buralara gelen İyonlar, Mirlea adını taşıyan o
eski kasabanın yakınına başka bir eşhir kurmuşlar (Mirlea’nın hare-
beleri Mudanyanın Hisarlık civarında bulunmakta olduğu bildiriliyor
Prosyas buralarını aldıktan sonra imâr etmiş ve zevcesinin adına nis-
betle Apamea ismini takm ıştır. Mudanya adı daha sonra verilmiştir
Çekirge (Pitya) ile Mihaliç (Karacabey - Miletepolis) Uludağdan
Çanakkaleye kadar uzanan Küçük Misya’ya dahildi (Şimdiki Misi
köyünün bu at ile ilgisi düşünülmeğe değer). Abulyont Güzel san’at
ilahesi adına mabedi Ue muşhurdu. O küçük ada veya zaman za­
man yarımadada eski mabed ve mozaiklerinin bulunduğu söylen­
mektedir.

Romalılardan Osmanlı devrine kadar


Bursa ve civarı
Bursa, Roma’nın bir vilâyeti haline geddikten sonra, arasıra bu
civara gelen İmparatorlar ile mıntakada bulunan bazı valilerin yardı­
mını görmüş ve imâr etlümiştir. İmparator Trajan zamanında Vali
bulunan genç Plin (96 M ) Hisar içinden ibaret olan Bursa şehrin­
de büyük binalar ve saraylar yaptırmış, fakat bunlar bugün yoktur.
Bu vali Çekirgedeki hamamı da T rajan’m müsaadesile tamir ettir­
miştir. İznikteki Tiyatro kalıntısı â k bu devrin eseridir. İmparator
Adriyen, zamanını gezmek ile geçirip vilâyetleri imâr ile meşgul­
ken bir aralık Bursa’ya da geİRîiuf, Atranos (Orhaneli’ye yakın bir
(H Hüdjıv.ındipâr vîlgyoti ''î!*n»n?esi
— 9 —

yerde bir kasaba ve mabet ile okul yaptırm ıştır, harabelerinin son
zamana kadar bulunmakta olduğu da haber verilmektedir. Bu
İmparator İznik’i de imar ettirm iş, Surları yeniden yaptırmış, İs­
tanbul ve Lefke kaplarını ilâve etmiş.
325 Senesinde İznik’te Hırıstivanların meşhur rahiplerinden 318
tanei<i toplanmış, Aryüs ve taraftarlarının itirazlarını ( İsa’nın Ülû-
hiyeti m eselesi) halletmek için konsey yapılmış, yeni Hıristiyan ol­
muş bulunan İstanbulun kurucnsu Kostantin de bu konseye grelmiş,
konuşmaları altın taht üzerinde takibetm iştir. İznik böylece Hıristi­
yan âlemi için önemli bir kasaba haline gelmiştir.
395 te Roma imparatorluğu ikiye bölünmüştü. Bursa ve havalisi
bu bölümde Doğu Roma İmparatorluğuna kalmıştır.
imparator Jüstinyen zamanında Çekirge hamamları yeniden imâr
edilmiş, saraylar yapılmış, ( rivayete göre Bu saraylar hüdavendigâr
camii yerinde im iş) (525-565)
Imparatoriçe Teodora 4000 kişilik avenesi ile bir yaz mevsimi
için Bursa’ya gelm iştir. Jüstinyen İznik’te de kiliseler yaptırmış, Lefke
kapısından gelen su yolları o zamandan kalmadır.
İran-Sasani hükümdarı Hüsrev Perviz ile Bizans imparatoru He-
rakliyüs arasındaki savaşlarda İranlılar Anadoluyu istilâ etmişlerdi
BizanslIlardan memnun olmıyan Bursa’iılar Rumeliden gelenlerle an­
laşarak Bizansa karşı gelmişlersede İstanbul patrikinin Rumaliden
gelenleri kandırması üzerine Bursalılar yine Bizansa boyun eğmeğe
mecbuar olmuşlar.dır>
Abbasi halifesi Hârünurreşid’in orduları Söğütçük kasabasına ka­
dar gelmişlerdi, evvelce imparotorla yaptıkları muahede şartlarını
tekrar tanıttırarak dönmüşlerdir,
1071 de Alp Arsîan’ın Bizans imparatoru Romen Diyojen’i Ma­
lazgirt savaşında yenmesinden sonra B atı anadoluya uzanan Selçuk
orduları, Selçuk padişahı Melikşahın tayin ettiği Kutulmuş oğlu Sü-
leymanın idaresinde ilerlemekteyken Bizanslılar birdaha ordu ile ta­
lihlerini denedikten sonra çekilmeğe mecbur oldular. Zaten o zaman­
lar Anadoludaki Bizans valileri ve beyleri itaat etmemekteydiler, Fır­
sattan istifade eden Süleyman İznik’e kadar gelmiş, İzmir ve Ala­
şehir civarı da alınmıştı. Bizans’a yakın olması için Süleyman 1081
de İznik’i baş şehir yapmıştır.
Süleyman, sonradan Antakya Halep civarına döndü oradaki savaş-
_ 10 -

1ar esnasında vefat etti, uglu Kılıy Aslun küçük kaidı. Büyük Selçuk
padişahı Melikşah bu çocuğu İraktaki sarayına götürüp orada ter­
biye ederek yetiştirdi.
Süleyman’ın ölümünden sonra Emirleri ve komutanları bulun­
dukları yerleri idare etmeğe çalıştılar. İznik’te de Ebülkasım adında
biri vardı, bu komutan Bizans ile anlaşmayı düşünürken entirikala-
rını anladı. K ılıç Aslan da birliği sağlamak üzere memur edilmişti,
genç emir İznik’e girdi ve Anadolu Selçuk devletini diriltti. İznik’i
merkez yaptı (1092 )
İmparator Aleksi Komnen Selçuk türklerinin İstanbul yakınına
gelmelerinden korkuyordu, bu sebepten birtaraftan yeni kaleler yap­
tırıyor, Lopotyum ( u lubat) Kirm astı ( M. Kemâl p a şa ) bunlardan­
dır, diğer taraftan Kuds’ü müslümanlardan almak maksadile ayak-
lanmıya çalışan Avrupa hıristiyanlarını teşvik ediyordu.
Bunun üzerine haçlılar Rahip Piyer Lermit idaresinde ikiyüz elli
bin kişilik bir ordu ile İstanbuldan İzmit ve Gemlik’e geldiler İznik’e
akınlar başladı. Kılıç Aslan bu orduya büyük telefat verdirerek
İznik önlerinden çevirdi.
İki yıl sonra Godfrua dö Buyyon idaresinde gelen ve İzmitte eski
seferin kalanları ile birleşerek yediyüzbini bulan haçlılar İznik’i sardı­
lar. Kılıç Aslan şehir dışında çarpışmayı gerekli, buldu, şehri de za­
ten iyi tertiplemişti; fakat saldıranların çokluğu Kılıç Aslanı çe-
kiimiye ve İznik’i teslime mecbur etti (2 0 Haziran 1097 ) Kılıç
Arslan’ın karısı ile çocuğu esir oldu, Iznik’e gelen Bizans valisi
esirlere iyi muamelede bulundu.
Dördüncü haçlı seferinden sonra İstanbul’da bir Latin hükümnii
kurulmuştu ( 1204 m ayıs) Son imparator Aleksi Lan j’in damadı Te-
odor Laskaris İznik’i merkez yaparak Bizans imparatorluğunu devam
etirmek istedi. Bu esnada Bursa İznik’te bulunan Bizans İmparator­
luğuna bağlı kaldı. Bundan 60 sene sonra ( 1261 ) Lâskaris ailesin­
den İmparatorluğu alan Mişel Paleoloğ İstanbul’u Lâtinlerden kur­
tardı ve merkezi İznik’ten İstanbul’a nakletti. Bursa bu suretle İstan­
bul’a bağlandı ve bir çeşit beylik ( bizimkiler ona Tekfurluk derler )
ile idare edildi. Bursa gibi Kestel, Harmankaya ( Harmancık, )
Atranos (Orhaneli), Kite, Ulubat da birer tekfurluk idi. Bu hal artık
Osmanlı devleti kuruluncıya kadar böyle devam etmiştir. ( 1 ]

[1 ] Bu bilgiler için bilhassa şu kitaplardan faydal<>nıldı; Hüdaven-


- 11 -

OsmanlI devletinin kuruluşu ve Bursa’nın


alınnnası
Selçuk padişahı Alâeddin Keykubat zamanında ( 1210 - 1236 )
Oğuzların kayı boyu, Ertuğrul beyin başbuğluğu ajtında, Ankara
civarındaki Karacadağ’a yerleşmişlerdi. Sonradan Söğüt ve Doma­
niç’e geldiler. Ertuğrul 90 yaşını geçik olduğu halde vefat etti
(1281), Söğüt kasabasına gömüldü, Şimdi türbesi oradadır. Ertuğ-
rul’dan sonra oğlu Osman idareyi eline aldı. Buna nisbetle yeni
kurulan devlete Osmanlı denmiştir.
Bu zamanda Bitinya bölgesinde (Bursa ve çevresi) Bizans idaresi
gevşekti. Selçuk padişahının da nüfuzu kalmamış, Ankaradan Es-
kişehre kadar olan yerlerde Ahî şeyhlerinin nüfuzu fazla idi. Osman
bu Ahî şeyhlerinden faydalanmasını bildi. Eskişehir civarında bir
tekkesi bulunan Edebalî’nin kızını aldı, Şeyh Mahmud ( Mevlidi ya­
zan Süleyman Çelebi’nin annesinin babası) Edabali’nin kardaşı Ahî
Şemseddin ve oğlu Ahî Haşan ( Bursa’nın alınmasında şehre ilk
girenlerdendir) ve Cendereli Kara Halil devletin kurulmasında hiz­
meti olan şeflerdir. Mamafih başka aşiret beyleri de birliğe katılmış
ve çalışmışlardır. Samsa çavuş ( İnebey mahallesinin üstünde na­
mına bir sokak vardır), İnegöl’ü almakta rolü olan Turgut Alp,
Karatim urtaş’ın babası Daz AH gibi.
Osman ve yardımcıları sayesinde 1291 de Eskişehir civarındaki
Karacahisar alındı. Bursa çevresindeki Rum beyleri (Tekfurlar) Uç
beyi olan Osman’ın hareketlerini önlemek için birleşmek istem ek­
teydiler. Bu maksatla Yarhisar tekfuru kızını Bileçik tekfuruna
vermek ve bir düğün yapmak suretile Osman’a bir tuzak kurmak
istediler, maksatları Osman’ı yok etmekti, Osman’ın dostu olan
Harmancık tekfuru Mihal bey ( Bu zat 1313 te müslüman olmuş
Köse Mihal adı ile devlete çok hizmeti olan zattır ) vaziyeti haber
vermiş, Osman’ın karşılık tedbiri sayesinde tuzak ters dönmüş,
Yarhisar beyinin kızı olen gelin Nilüfer de esir edilmiş, Orhan
gazi’ye nikâhlanmıştır. Bunun üzerine Bilecik ve Yarhisar zapte-
digâr vilâyeti salnamelerinden bilhassa 1324 ve 1325 senelerinde çı-
kanlat, Bursa tarihi kîâvuzu-Abdülkadir, Küçük Asya-Şari Teksiye
Lügat-ı Tarihiyye ve Coğrariyye, Ünsi-Selçuk Şehnamesi-1942 Konya
baskılısı, l.iîttres tle Plin le jeun suivies du Panegyricjae P. 288 xxxlV
— 12 —

dilmiştir, Turgut Alp İnegöl’e doğru yürümüş, Osman arkadan ye­


tişmiş ve kasaba zaptedilmiştir (1299).
Bu sene İlhanlılar’a karşı Selçuklar ayaklanmak isi^emişler, Pa­
dişah Alâeddin Keykubat da kaçm ış, uç beyleri tamamen serbest
kalm ıştır. Osman da diğer beyler gibi serbest kalış olmakla bera­
ber gerek Selçuklara ve gerek İlhanlılara bağlılıktan' tamamen
ayrılmam ıştır.
Bilecik 1299 da zaptedilince uç beyliğinin merkezi oraya geti­
rildi. Yenişehir civarı alındı, orası yeniden imâr edildi (Yenişehir
denmesinin sebebi budur.) İznik kuşatıldı fakat alınamadı, Osman
bey İznik civarına bir kale yaptırdı ve yiğitlerinden Daz Ali’yi
orada bıraktı ( Emir Ali adasını alan bu zattır. Oğul ve torunları
devlete Beylerbeyi olarak hizmet etmişler.)
Osman bey 1307 de Bursa, Kestel, K ite, Atranos tekfurlarının
birleşmiş ordularını Dimboz bayırının değusunda perişan etmiş,
Dimboz ve kite tekfurları kaçmış,' Osman’ın kardaşı Gündüz Alp’in
oğlu Aydoğdu da orada şehid olmuştur, mezarı şimdi Dimboz kö­
yünün altında yol kenarındadır. Kaçan K ite tekfuru kalesinin önünde
öldürülmüştür ( K ite şimdi bir köydür ). Diğer tekfurlar Ulubat’a
kadar takip edildi. Bunun üzerine Osman Gazi Bursa’yı kuşatmıya
başladı. Bu maksatla gözlemek, dışardan gelecek yardımları önle­
mek için iki tane kale yaptırdı, biri Kükürtlü hamamı karşısında
(Son günlerde yeni yapılan binaların temel kazılarında çıkan büyük
dıvar temelleri bunlar olacak ) buraya Kardaşı oğlu Aktimur’u bı­
raktı, diğeri de Molla Arap mektebinin yerindedir (O ilk okulun
temelleri bu kalenin dıvar temelleridir) buraya da yiğitlerden B a­
laban beyi bıraktı.
Bursa’nın kuşatılması uzun sürdü, kuzey tarafı da satılamamıştı.
Mamafih Osman da ihtiyarlamış, savaş idaresini oğlu Orhan’a
bırakm ıştı. Orhan, yukarda isimleri bildirilen zatların da katılması
ile Bursa’nın kuşatılmasına devam etti. 1321 de Mudanya ve az
sonra da Gemlik ve Atranos ( Orhan Eli) alındı, şehrin kuşatılması
tamamlandı, Orhan karargâhı Buısa’nın hemen güney kenarındaki
Pınarbaşı meydanına getirdi. Savaştan kurtulamıyacağını anlıyan
Bursa tekfuru Broses Köse Mihal’in delâleti ile teslim olmak istedi,
30 bin Flori altını mukabilinde avenesi ile birlikte çıkıp gitmiye
razı oldu, verilen askerlerin himayesinde Gemlik’e oradan da, ge­
milere bindirilip gönderildi. Bu suretle Bursa Türk hakimiyeti al­
- 13 -

tına girmiş oldu (Cemaziyelevvel 726-6 Nisan 1326 Cumartesi).


Orhan Bursa halkına âdilâne muamele etti, kimsenin çöpünü al­
dırmadı, yalnız tekfurun hâzinelerini gazilere dağıttı. Tekfurun ve­
ziri de Bursa’da kalanlar arasında idi, şehirde pekçok ölü görüldü
sebebi sorulunca açlıktan öldükleri bildirildi.
Bir habere göre [1] ( Ehali Bursa’yı terk etti, Yahudiler de be­
raber gitti, sonradan yalnız Yahudiler dönmüş. ) Vesikasız olan bu
habere karşılık bizim eski tarihlerimiz ( Âşıkpaşa^ zade g ib i) ehali
yerinde kalmıştır, derler. Bursa’nm zabtından bir sene sonra (1327)
ilk Osmanlı Parası burada basılmıştır.
Bursa’nın fethinde bulunmıyan Osman Gazi çok geçmeden ölmüş
ve baştan Söğüt’e gömülmüş, kuşatma zamanında uzaktan gördüğü
manastır (S e n t E li) ı göstererek ölünce o (Gümüşlü küm bet) e
gömülmesini vasiyyet ettiğinden Orhan babasının cesedini oraya ge­
tirip, şimdiki yerine gömdü.
Osman Gazi’nin iki zevcesi vardı, biri Şeyh Edebali’nin kızı Balâ
hatun, bundan Alâeddin Ali bey doğmuştur, diğeri Ömer bey
kızı Mal hatundur, bundan orhan bey doğmuştur, diğer oğullan
Pazarlı, Çoban, Melek, Hamid beylerle kızı fatma’nın hangi zevce­
sinden doğdukları belli değildir. Edebâli ile Bâlâ hatun birer ay ar­
alıkla ve osmandan bir ay önce vefBt etmişlerdir. Çoban bey adına
Bursa’da bir mescit ile bir türbe vardır, ayrıca pek eski vakıf akar­
ları da görülmektedir (Çoban bey mescidi bahsine b ak ıla) [ 2 ]
Orhan tarafından alınan bursa şehri şimdiki Hisar içinden iba­
retti. Etrafı surlarla çevrili idi. Anlaşıldığına göre bir de varoş var
Bu varoş Çakır hamamı önünden çatal fırına uzanan bir Rum
mahallesi, sonra yahudilik ( Yahudilere Orhan Gazi su vakfetmiş )
Yahudilerin Snagoklar bahsine b ak ıla) Gece mahallesinde tekrar bir
Rum mahallesi var.
Bu şehir, yukarda yazıldığı gibi, Anibal zamanında kurulmuş, fakat
surların ve hatta şehrin daha çok eski olduğuda bildiriliyor. Kalenin
eskiliği Kale içinde bulunan eski bir paradan anlaşılm aktadır: bu
[ 1 Histoir des Juifes d’Anatoli-A. Galanti vol 2. P. 194
[ 2 ] Hüdaveudigâr vilâyeti salnameleri, Aşık paşa .zade tarihi.
Bursa tarihi klavuzu - Abdulkadir, Osmanlı tarihi C 1 İ. Uzun çar­
şılı, Tarihi Osmanî encümeni mecmuası C 1 3 - 1 8 Orhan vak­
fiyesi, Belleten 19- 277 Orhan bey temliknaınesi, Ünnsî- Selçuk
Şehnamesi,
_ 14 —

ra Roma Kayseri Karakaila’ya aittir, üzerinde Trova kahramanı bü­


yük A ja k ’m kendsini Bursa’da nasıl öldürdüğü tasvir edilmekte
(takriben milâddan önce 1150) [ 1] Orhan Bursa’yı zapteddiği sı­
rada türlü zamanda tamirlerle karekterini kaybetmiş olan bu sur­
lar vardı, surlarda 67 kule bulunmaktaydı, beş kapı ile dı­
şarı açılm aktaydı. Ayrıca şehrin altında dışarı açılan gizli fakat
geniş, kemerli yollar da vardı. Şimdiki kolordu yerindeki iç kale­
den şehir içine ve oradan türlü istikam ette uzanan yeraltı yollarını
Şehadet camii önündeki şosenin altında gördük. Y eşil türbe civa­
rında Yerkapı aralığında No. Şevde de o devrin yol kemerleri ha­
len vardır. Ahmet vefik paşa hastahanesinin ortadaki pavyonun al-
tmda da Bitinya ve sonradan Bizanslaşmış saray mahzenlenleri var­
dır, Buranın kazısından çıkan Bitinya keramiklerinden örnek veri­
yorum ( Res 2 ). Bu yeraltı yoiunun kemerleri de büyük tuğlalarla
yapılmıştır. ( Res 3 ) bu yol yıldız kahvenin altında, fırının arka­
sında dışarı çıkardı, geçen sene buraları toprakla doldu. Eski B i­
tinya mezarlarına şehir dışında Taslamaktayız, Yahudiliğin altında
Mahmud ağanın değirmeni denen yerdeki inşaatta beş metre derin­
likte tuğla kapaklı mezarları gördük ( Ssiimîye mahalliesine dönen
köşedeki büyük aparman yemindedir ) .
Şehir dışı bahçelik, hatta gezmeğe dahi gidilmiye fundalıklar imiş
Gökdere Çakır hamamı önünden akıyor, Orhan camii yerinde de bir
çay varmrş [ 2 ] Hisar içindeki şehirde iki bin ev, yedi mahalle, ye­
di mihrap (Kilise veya manastır olacak), Bir hamam, bir çarşı, yirmi
dükkân varmış, manastırın büyüğü Tophanedeki Sent Eli mabedidir.
Kilisenin biri kavaklı mescidi yerinde, biri zindan kapıda, diğer
biri de Üftade camii yerinde olduğu anlaşılıyor. Bu sonuncusu
büyüktür, Yerkapıda Kireççi Emin’in apartmanı avlısında, bina ile
sur divan arasında büyük mozaik eski devrin en zarif eseridir (Res 4)
Bizans devrinin ilk zamanlarına ait olduğu sanılmaktadı, Yeşil, K ır­
mızı, siyah ve beyaz mozaik taşlarından işlenmiş ortada bir güver­
cin, etrafı su yolları ve motiflerle işlenmiş bir eserdir. { 3 ]

[ 1 ] Wilde Brusse S. 1-2


( 2 ] Cihannüma - Mevlâna Neşri, S. 186 - 1949 Basılışı,
( 3 ) L’OIymp de Bthyni ses sKİnts ses couvent ses sites Ber-
narHin. P. 48
— 15

Orhan Gazi devri ve Bursa’nm gelişmesi


1526 - 1360

Bursa alındıktan sonra Osmanh devleti teşkilâtlanmıya başladı,


ilk para da 1327 de Bursa’da basıldı. İlk anıtlar bu devirde yapıldı
(Saat kulesi arkasındaki mescit - şimdi yoktur). v
1330 da İznik alındı, harp sahasına yakınlığı dolayısile hükümet
merkezi İznik’e nakledildi (1331-1335). Bu devirde İznik’te ilk Os-
manlı anıtları yapıldı, bilginler de oraya gelmiye başladı. Artık
orası eski mâmûr şeklini bulduğu gibi uzun müddet Bursa ve hat­
ta İstanbul’un çinileri dahi orada yapılmıştır.
1335 te Bursa tekrar hükümet merkezi olmuştur. Bu devirde
Orhan Gazi Gökdere kenarında bir cami ( Şimdiki Orhan camii ),
yanında bir imaret, medrese, han (Emir hanı), hamam yaptîrdı ve
etrafını da bir dıvarla çevirtti ( Bugün bu dıvarın izi görülmiyor ),
Hisar içinde Eski hamam, Sürmeli mescid, Alâeddin camii. Molla
arab’da Çoban bey mescidi (O devrin olduğu anlaşılıyor ) yapıldı,
fakat bugüne kadar sağlam kalan en eski eser Alâeddin camiidir.
1337 de İzmit alındı. Bahkesir ve civarı ( Demir han ve Dursun
hey kardaşların taht kavgalarından faydalanarak ) alınınca Karesi
beyliğindeki büyükler ( Evrenos bey. Hacı İlbeyi, Gazi Fâdıl gibi )
Osmanlı hizmetine geçtilar, devletin gelişmesinde bunların rolleri
büyüktür.
Orhan, Bizans imparatoru Kantakuzinus’un kızını alm ıştı. Bir
aralık ziyaret için İstanbul’a yakın gittiği de bildirilmektedir. [ 1 ]
Rumeli’ye geçip yerleşen oğlu Süleyman paşanın 1459 da ölü­
münden çok geçmeden Orhan da vefat etti ( 1360 ).
Bu devirden Bursa Hisar içinden dışarı çıkmaya başladı, İç Ana­
dolu’dan gelen Türk aileleri şehre yerleşiyorlar, fetih tıkacında
gelen erenlerin yerleştikleri semtlerde de mahalleler oluyor (Abdal
Musa, Abdal Murat gibi ).
Orhan Gazi’nin çoluk çoçuğu: Yarhisar tekfurunun kızı olan
Nilüfer hatundan Murad ve Süleyman doğmuş, İmparator kızı Teo-
dora’dan Halil ve Kasım , diğer bir Rum prensi olan Asporça h«-
{ 1 ] Tarihi Osmanı Encümeni meçmuası 7 • 437.
— 16 —

tundan İbrahim ve Fatma olmuştur. Bir de babasının sağlığında oien


Sultan bey vardır. İbrahim Eskişehir sancak beyi iken 1360 da öl­
dürülmüştür. [ 1 ]

Hudavendigâr Murad devri ve Bursa’nın


g e l i ş m e s i
Î3 6 0 - I3S9

Orhan’ın vefatı üzerine oğlu Murad 1 bey olunca babasının yo­


lundan yürüdü, kendisi Anadolu fütuhatına devam ederken emir-
leri de Rumeli’de başarılar sağlamaktaydılar. Rumelide Filibe alı­
nınca Hıristiyanlar büyük bir ordu ile bu yeni devlete karşı yürü­
mek istediler. Edirne’de bulunan Beylerbeyi Lalaşahin paşa (Bursa’da
medresesi var, türbesi M. Kemal Paşa’dadır ) Murad’a haber yol­
lamakla beraber Hacı İibeyi düşmana karşı yolladı. Meric’i geçen
Haçlıları Hacı ilbeyi dağıttı ( 1363-S ırp sındığı). Murad bu zaferin
şükranı olmak üzere B ilecik’te bir cami, Yenişehir’de Postin
Puş gazi baba için bir tekke yaptırdı. Bu zaferden gururlanmayan
padişah, düşmanın kuvvetli' geleceğini de düşünerek hükümet mer­
kezini Edirne’ye nakletti. Mamafih Bursa’dan da ilgisini kesmedi
(1366). Edirne’deki ilk cami ve saraylar bu zaman yapılmış. Bir ta ­
raftan da ordu Sofya’ya doğru ilerlemekteydi. Köstendil zaptedil-
di. Sırp prenslerinden olan Köstendil beyi Osmanlı hakimiyetini
tanıdı ve bir kızını Murad’a birini Bayezid’e ve diğerini de Murad’ın
diğer oğlu Y akub’a verdi [ 2 ]. Bundan sonra ilerleme bir müd­
det için durduruldu. Bu arada Çekirge’deki imarete devam edildiği
gibi büyük düğünler de yapıldı. Evvelâ bey sarayında ( Şehadet
camii karşısındadır) şehzadelerin sünnetleri yapıldı. 1381 de de Bur­
sa’da misli görülmeyen bir evlenme oldu., Önemine binaen kısaca
yazıyorum :
Kütahya’daki Germiyan oğlu Süleyaıan Şahın kızı Sultan Hatun
Y ıldırım ’a yavuklu edildi. Düğün hazırlıkları yapıldı. Murad etraf­
taki beyleri davet etti ( Hamid, karaman, Menteşe, Saruhan, Teke,
Kastamonu’da Isfendiyar, Mısır Sultanı). Elçiler gfldi, her biri yer-
[ 1 ] - Osmanlı tarihi - Uzun çarşılı C. 1. S. 17, 27, 45, 60, 61
Tarihi Osmanı encümeni mecmuası 13 - 16 S. 286 da Orhan vak
fiyesi, vakfiyenin tarihi 761 H. <iîr.
[ 2 ] Neşri S. 200, Osınanl» tsrihi - Uzun çarşılı C. 1. Ş. 70,
— İTl

lerine oturtuldu, ama Mısır Sultanı elçisi başa geçirildi. Bol saçılar
geldi, Osmanlı emirleri de davetli idi. Evrenos gazi’nin hediyeleri
konukları şaşırtacak şekildeydi. Murad bu hediyelerin hepsini gelen
elçilere dağıttı, şölen yapıldı. Bu usul şöleni getiren Hacı İvaz pa­
şadır. Bursa kadısı Koca efendinin reisliğinde üçbin kişiden mürek­
kep bir hey’et Germiyan’a, kızı almıya gitti, Bin kişiye yakın da
oradan katıldı, gelini ata bindirdiler, Çaşnigir başı Paşacık ağa
gelinin atını yederek Bursa’ya geldiler. Bu düğünden sonra Simav,
Egrigöz, tavşanlı havalisi osmanlı ülkesine katıldı. Bu düğün­
de Murad’ın biricik karısı Gülçiçek hatun idi ( Türbesi Muradiye
Yahşibey mahallesindedir.) [ 1 ]
Murad Anadolu seferlerinden birine giderken Bursa’da küçük
oğlu savcı beyi İsırakmıştı, Bazı kimseler genç şeihzadeyi kandır­
dılar ve babasına karşı koydurdular, Kite ovasında babası ile kar­
şılaştı, yenildi, kaçarken Dimitoka’da yakalandı ve öldürüldü ( K a­
sım 1385 ). Devlete çok hizmeti olan Cendereli Kara Halil vefat
etti (1388) ( Tuzpazarındaki camiinin minaresi duruyor.)
Osmanlı devletini yok etmek maksadile yürüyen büyük bir ha.çlı
ordusunu Murad Kosva’da dağıttı, fakat kazanılan büyük zafer
sonunda Murad, M iloş-obiloviç-Kableviç- adında yaralı bir düşman
tarafından hançerlendi, Padişah ölmeden hemen oğlu yıldırım Ba-
yezid’i çağırttı, beylerin de muvafakatile padişahlığı ona verdi, ve­
fat edince bağırsakları için orada bir meşhed yapıldı cesedi, Y ıl-
dırım’ın Bursa kadısı ile Hassa harç emini Süleyman beye yazdığı
bir fermanı ile beraber yollandı, düşmanı takip etmekte olan Yakub
çelebi de öldürüldü babasının na’şi ile birlikte Bursa’ya yollandı. [ 2 j
Murad’ın şehid olması üzerine Mısır’daki Sultan Berkuk Bursa’-
daki türbesine konmak üzere Bir Kur’an, bir şamdan, bir de kazan
yolladı ( bunlar müzededir ).
Murad, Gül çiçek ismindeki zevcesinden başka bir de rum
prensi alm ıştır. Bayezid, Yakub, Savcı i»minde üç oğlu olmuştu.
Çekirgedeki imaretinin vakfiyyesi 787 Cemaziyelahir -1385 Ağustos
tarihlidir [ 3 ]

[ 1 ] - Âşık paşa zade tarihi S. 57, Solak zade tarihi S. 32 - 35,


Neşri, 208
I 2 ] ' Feridun bey münşe’atı 1 - 120
{ 3 ] - Osmanlı tarihi - ÜTim çarşılı 1-72.
— 18 —

Yıidınm Bayezid devri ve Bursa’nın gelişmesi


13 89 - 1402

Yıldırım Bayezid Kosva muharebesinin neticelerini aldıktan


sonra Anadolu’daki ayaklanmaları bastırdı, bir çok beylikler de
devlete katıldı. İstanbul kuşatıldı, fakat zaptedilemedi. 1396 da İs­
tanbul muhasaradayken Rumeli’den yine bir haçlı ordusunun yürü­
mekte olduğu haberi geldi. Düşman N ifbolu’ya gelmiş ve kuşat­
mıştı. Kalede dizdar Bursalı Doğan beydi. (Mezarı ve mescidi Bur-
sa’dadır ) Yıldırım Bayezid acele yetişti, bir gece tek başına teb­
dil kıyafetle kaleye sokuldu, içeri bağırdı, Doğan bey padişahına
yakışır vakar ile herşeyin yolunda olduğunu haber verdi. Yıldırım
ikinci bir gün kaleyi kurtardı ve düşmanı perişan etti, bu büyük
zaferde birçok ganimet malı da kaldı, Seferden dönen padişah
Bursa’da Ulucami, Yıldırım da cami, medrese, okul, Daruşşifa, ha­
mam, Ebu ishak camiini yaptırdı.
Ne yazık ki bu muzaffer kumandan, hükümdar, doğudan gelen
Timur ordusuna Ankara savaşında yenilmiştir ( Temmuz 1402 ).
Muzaffer Timur batı Anadolu’yu da aldı, Askerleri Bursa’ya kadar
geldiler, şehri kısmen tahribettiler, Ulucamii ahır yaptılar, giderken
de camii yaktılar. Izmirden dönen Timur Yıldırım ı Akşehir’e yol­
lam ıştı, Kendisini Semerkand’e götüreceğini hisseden Bayezid,
yüzüğünün kaşındaki zehirle kendini öldürdü, 14 Şaban 805 H. 1403
muvakkaten Şeyh Mahmut Hayrani’nin türbesine gömüldü.
Timur A kşehir’e dönünce Yıldırım ın zevcesi olan Rum prense­
sini teselli etmiş. Esir bulunan Musa’ya da babasının cesedini Bur-
sa’daki imaretine götürmesini emretmiştir. Timur bundan sonra
memleketi taksim ile bırakıp gitm iştir. { 1 ]
Yıldırım ın çocukları: Süleyman, Isa, Musa, Mehmed, Mustafa
çelebiler Ankara harbinde bulundular, Kasım ile Fatma Bursa’da
idiler, Diğer kızı da Emirsultan ile evlenmişti, Ertuğrul önce ölmüş.
Yıldırım zamanında Bursa, Ulucamî'^en Yıldırım semtine kadar
gelişmekteydi, bilhassa Yıldırım mahallesi kurulmuştur.

[ 1 ] Âşık paşa zade 80, Tâcültevarih 1 - 200 - 213, Osmanlı


tarihi - VJ?un çarşılı 1 - 170. Hammer C. I S. 283.
- İ9 —

Kardaş kavgaları ve Bursa


1 4 0 2 - 1 4 1 3 - 1421

Ankara savaşı sonunda İsa çelebi, beylerbeyi Gazi Timurtaş pa­


şa ( Türbesi Çakır hamamı önündedir ) ile Balıkesir ve Bursa’ya
geldi. Mehmed Çelebi Bayezid paşa ve kardaşı Hamza beyle bera­
ber Amasya’ya gitti, Süleyman ise baş vezir Çandarlı Ali paşa ile
Bursa’ya geldi, hâzineleri alabildiği kadar aldı, iki küçük kardeşini
Bizans’a rehin bırakarak Edirne’ye geçti. Musa ve Mustafa Çelebiler
de esir düştüler. Mustafa Semerkand’e götürüldü, Musa da babasının
na’şını Bursa’ya getirdi o zaman Bursa ve Balıkesir’e hakim olan
İsa çelebi idi. Musa da hakimiyet damgasını Timurdan almış oldu-
ğ^undan Bursa’yı kurtarmak ve kendi yerleşmek için İsa’ya karşı
geldi. Kurtaramayınca Karaman’a gitmek istedi, fakat Süleyman’ın
Karaman ile anlaştığını anladığından Mehmed çelebi yanına gitti.
Çelebi Mehmed Musa ile anlaştı onu Edirne’ye yerleşmiş bulunan
Süleyman Çelebi’ye şevketti. Musa ağabeyi olan Süleyman Çelebi
ile Istanbula yakın bir yerde { belki Çorlu ve Hasköy ) de karşı­
laştılar, Süleyman’a İmparator yardım ettiğinden Musa yenildi, fa­
kat takib edilmedi, vaziyetten faydalanan Musa tekrar Süleymana
yürüdü, Süleyman kaçarken öldürüldü ( 1410 ) bunun üzerine Musa
Edirne’de tahta geçti, Kardaşı Mehmed’e yenilinceye kadar ( 1413)
Rumeli’de padişah kaldı.
Çelebi Mehmed, İsa Çelebinin Bursa’ya gelmesine razı olmadı­
ğından Bursa civarında Ulubad’da İsa’nın ordusunu yendi, veziri
gazi Timurtaş paşa öldürüldü. İsa kaçtı, Mehmed Bursa’ya yerleşti.
İsa’nın saltanatı kısa geçti ( 1402 - 1404 ). Sonra birkaç defa
talihini deneyen İsa Eskişehir’de bir hamamda iken Mehmedin as­
kerleri tarafından öldürülmüştür.
Süleyman çelebi ( 1402 - 1410 ), kardaşı Mehmed’i Bursa’dan çı­
karmaya çalıştı. Yenişehir civarında Mehmed ile savaşacağı sırada
Mehmed çekildi, Ağabeysi ile savaştaik _iZgcçti. Bursa’yı terk ile
Amasya’ya gitti. Süleyman çelebi Bursa’da bulunduğu sırada (1407)
babası için türbe yaptırdı, (Türbe kitabesi 809 H. dir.)
Mehmed, Edirne’de yerit.,....^ .ulunan Musa çelebiyi de yendi
( 1413 ) artık devletin birliği temin edilmiş oldu.
— 20 —

1413 te iki kardeş Edirne’de mücadelede iken fırsat bilen Karaman


oğlu Bursa’ya kadar geldi. Muhafız bulunan Hacı İvaz paşa ehaliyi
hisar içine çekti ve 31 gün müdafaada bulundu. Muvaffak olamıya-
cağını anlıyan Karamanoğlu Orhan camii ve civarını yaktı, Yıldırım
türbesine hakarette bulunup gitti.
Müstekil kalan Çelebi Mehmed ( 1413-1421 ) Y eşil cami, medrese,
imaret ve türbesini yaptırdı, Bu münasebetle Çelebi Bursa’ya san’at
adamı, bilgin getirmesini bildi ( Camideki yazılar devrinin sosyal,
politik, kültürel durumunu anlatan belgelerdir ). Bu suretle Yeşil
civarı da şenlendi ve mahalleler meydana geldi. Başka ticaret yer­
leri ( Eski İpek hanı gibi ) de yapıldı.
«

Çelebi Mehmed 1421 mayısında Edirne’de inmelendi, bir gün son­


ra vefat etti, Amasyada vali bulunan oğlu Murada haber yollandı,
gelinciye ve Bursa’da padişah oluncaya kadar ölü 41 gün gizlendi,
sonra Bursa’ya getirilip türbesine gömüldü.
Çelebi Mehmed’in çocukları: Mahmud, Yusuf, Ahmed ismindeki
oğulları 1429 vebasında, Ka&ım 1407 de Amasya’da ölmüştür, Mustafa
çelebi İsparta sancak beyi iken 1423 de maktul oldu. Kızı Selçuk
hatun’un Siyasi ve medeni hizmetleri çok, Hafsa cami yaptırm ıştır,
Murad da padişah olmuştur.

Murad II devrinde Bursa


1421 - 1451

Murad 11 18 yaşında padişah oldu. Vak’aları yatışdırdıktan sonra


Bursa’nın imârına çalıştı: Yeşil camiinin nakişleri bittikten sonra
Muradiye’deki eserlere başladı. Cami iki senede yapıldı (828 H-1424
den 830-1426 ye kadar) hamam, imaret çeşme de bu arada yapıldı.
Fatihin annesinin türbesi 853-1449 da, Mustafa’yı atik denen Ahmed
türbesi (cami yanında) Abdalda Eski-Y eni hamam (ördekli), Pirinç
hanı yanındaki Hamam (şimdi şaraphane) bu devrin eserleridir. Emir,
vezir, bilginlerin eserleri de çoktur.
1429 da Bursa’da Büyük veba salgını oldu, Molla Fenarî, İvaz
paşa gibi büyüklerden çok ölen oldu.
Bazı hâdiselerden müteesir olan Murad padişahlığı oğlu Mehmed’e
( Fatih ) terketti ( 1444 ), vaziyetten faydalanmak istiyen Hıristi-
yanlar tekrar haçlı seferi hazırladılar, fakat tekrar işbaşına gelen
— 21 —

Murad düşmanı varna’da 1444 de, Kosva’da 1448 de dağıttı, Hıris­


tiyanların müşterek hareketlerine tamamen son vermiş oldu.
Murad II 855 muharreminin ilk çarşamba günü kuşluk vakti (1451
Şubat ) da vefat etti (K itabesi öyle diyor), Mehmed padişah oldu.
Murad’ın Ahmed, Küçük Ahmet, Alâaddin, Mehmed isminde dört
öğlu vardı Alâadin ile büyük Ahmed babalarından önce öldüler,
Küçük Ahmed ( candar oğlunun kızı olan zevcesindendir) Fatih
taralından öldürülmüştür,

Murad II den sonra Bursa


1451

Farih ( 1451-1481 ), İstanbul’u aldıktan sonra Bursa ikinci plâna


indi. Bir çok aileler de İstanbul’a gittiler ( Molla Fenarî gibi dağ
eteklerinde* eski mahalleler olduğu dıvar kalıntılarından aniaşiiiyor)
Mamafih Fatih, cami, 1474 de ölen oğlu Mustafa için türbe ( Cem
türbesi ) yaptırmakla Bursa’ya karşı ilgisini yaşatmıştır. Hocala­
rının bir kısmının medrese, ve mezarları da buradadır. ( Molla lyas,
veliyeddin oğlu, Husrev gibi ) Emrileri ile Tüccarları da çok cami
yapmışlardır. İstanbul’un ilk subaşı’sı karşı duran Süleyman’ın
türbesi de buradadır.
Fatih ölünce oğlu Bayezid II padişah oldu ( 1481-1512), kardaşı
cem ile epeyce uğraşmıştı; Cem 886-1481 de Bursa’ya girdi, orada
18 gün padişahlık yaptı, para da bastı. Bayezid Bursa’ya gelince
yeniçeriler şehri yağma etmek istediler, hâzineden para vermek
suretile yağma önlendi. Bayezid Bura’da para da bastırm ıştır.
Sonrada Koza hanı ile pirinç hanını ticaret merkezi olarak yaptırdı.
Kükürtlü hamamının bir kısmı ile Eski kaplıcanın soğukluk kısmı
da o devirde yapılmıştır.
Bayezid,in Mahmud, Ahmed, Şehinşah ( öl. 1511 ), Alemşah ( öl.
1512 ), Selim ( 1512,1520 ), Mehmed ( öl. 1504 ), Korkud (öl. 1513)
Abdullah (1483) adında 8 oğlundan Selim ile Alemşah’tan başkaları
Bursa’da yatar.
Yavuz Selim padişah olunca kardeşi Korkut ile uğraşmış. Korkut
Bursa’daki sarây’ı âmireden tüfekleri almak istemiş, Bursalılar ver­
memişler ( 25 Şevval 917 - Aralık 1511 ), Ahmed’de Bursa’ya
hükmetmek istemiş ( zilkade 917-Ocak 1512 ) başaramamış. Yavuz
- 22 -

15 Ramazan 918-Nisan 1512 de Ankara’dan Bursa’ya gelmiş kardeş


kavgalanna burada son vermiş bazısının türbesini kendi yaptırmış
Recep 918-1512 de Bursa’da para basılmasını emretmişti. [ 1 ]
Kanûnî Süleyman zamanında yeni kaplıca yapıldı ( 1552 )
Ahmed I, celâli isyanlarını yakından takib için Bursa’ya gelmiş
2 Receb 1014-Ekim 1605 de saray hazırlanmış, padişah Mudanya’dan
gelmiş 17 gün kaldıktan sonra dönmüştür. Şehri korumak için
Tatarlar-Yeşil-Şehrekûstü arasına dıvar yapılmış Celâli eşkıyasın­
dan Kalenderoglu Bursa’ya geldi, yapmadığı rezalet kalmamıştır.
( 1608 ) ( 2 ]
Murad IV 15 Receb 1043 - 1634 te İznik yolu ile Bursa’ya ge­
lip bir hayli zorbayı uslandırmış ve İstanbula dönmüştür. 1052 H.
1642 de Bursa’da bir kilise meselesi olmuş: Yapılan bir kilisenin
kapanmasına Kadı karar verince kargaşalık çıkm ış iş büyümüş
İstanbuldan ferman getirilince kilise tekrar açılm ış ve iş yatış-
tırılm ıştır. 1059 H.
1649 da tekrar celâli isyanı olm uştur: Abaza Haşan paşa Bur>
sa’ya kadar gelmiş, birçok zararlardan sonra defedilebilmiştir.
Avcı Sultan Mehmed 4 Ramazan 1069 - 1659 Mayıs ta İstanbul­
dan haraketle 8 günde Bursa’ya gelmiş, beraberinde Hırka’i şerifi
de getirm iştir, Padişah Hastane yerindeki yeni saraya yerleşmiş, saray
halkı da bir gece çadırlarda kaldıktan sonra evlere yerleştirilm iş'
tir. Bursa’ dâ üç ay kalıp İslahatla meşgul olmuştur.
Mus'cafa U zamanında 1110 H. - 1698 de Ulucami vak’ası olmuş­
tu r: Kadir gecesi camide cemaat ile Kadir namazı kıldıran imama
dışardan gelen bir kafile ( bu namazı cemaat ile kılmanın doğru
olmadı^M ) iddiasile hücum etmişler, İmam Abdürrahim efendiye
saldırdıkları hançer, iri bir adam tarafından önlenmek istenmiş fa­
kat zavallıyı ikiye bölmüşler, vak’a büyümüş, dışardan bekçilerin
mOdahalesile bastırılabilmiştir.
1801 tarihine kadar Bursa’da bir heyli yangın olmuş fakat bu
tarihte Hisar içindeki Yeşil Türbeden çıkan büyük yangın lodos
sebebile bir günde Bursa’nın Hisar semtini tahribettikten sonra

1 11 A '20, S. 70, 85, 294, 163, 193, A/23 s. 90,


{ 2 1 Naîma tarihi C. I. S. 232, 294, C.Il S. 2, 18 B/217, S, 4-12,35 67
— 23 —

kırkmerdivenden Yahudilik, Ahmed Paşa Fenari, Mantıcı, Çarşı,


Ali, paşa, ta Setbeşının tepesindeki Kara ağaç mahallesine kadar
hep yakm ış, kül etmiştir, arsalar birbirine karışm ış, mal mfilk
mahvolmuştur.
1837 de ilk ipek fabrikası açılm ıştır.
1841 den itibaren Kûtahyada oturan eyalet valileri Bursa’ da
oturmıya başlamışlardır.
9 Şubat 1854 de bûyûk deprem oldu, Bursa’da çok tahribat
yaptı.
1860 da Padişah Abdülâziz geldi, şimdiki ikinci orta okul bina­
sında ( Tabir ağa konaği ) misafir oldu. Bu münasebetle Bursa’da
para basılm ıştır.

1861 de şehrimizin ilk defa haritası yapılmıştır. Plevne kahra­


manı Gazi Osman Paşanın reisliğinde yapılan bu harita basılmıştır
( Müzede bir tane var). 1864 de Damad efendinin konağı Ahmed
Vefik Paşa tarafmdan hastahane haline getirilmiştir. Askeri îdâdî
( Lise ) 1845, Mülki İdadî 1883 te açılm ış, 1888 de Alaca mescid
mahallesinde ( Halkevi yerinde, Feraizci Şakir efendi tarafından
matbaa açıldı.
8 Temmuz 1920 de Yunanlar Bursa’yı işgal ettiler, Osm.in Gazi
türbesine hakarette bulundular. 10-11 Eylül 1922 gecesi şehirden çekil­
diler, Bursa yine hakiki sahiplerine kavuştu. Fakat düşman kaçar­
ken Irgandı köprüsünü bombaladı, Ceza evinin bir kısmını mahkiîm-
ları ile birlikte. Ziraat okulunu da malzemesi ile beraber tamamen
yaktılar, Bazı köylere çok fenalıklar yaptılar. Cumhuriyet devrin­
de Bursa modern imara kavuşmıya çalışm aktadır. [ 1 ]

[ 1 ] Osmanlı tarihi bahisleri için çok faydalandığı kitaplar: Hü-


davendigâr vilayeti salnameleri, Hüdavendigâr ve Bursa gazeteleri
Nilüfer mecması, güldeste, Âşıkpaşazade tarihi, cibannüma Neşri,
Solab zade, Naima, Tacettivarih Netayicülvukuat, Küçük Asya, Lü-
gat-ı tarihiye, coğrafiyye. Bursa tarihi klâvuzu- Abdülkadir, Evliya
çelebi seyahatnamesi, Baldır zade vefiyatnamesi, gülzarı suleha,
Ravzat-ül müflihun, garzi zade - Hülâsatülvefiyat { Tarih-i Icmal-i
âl-ı osman ) Osmanlı tarihi-uzun çarşılı C. I, II
BURSA'NIN GELİŞMESİ VE HALKININ TEŞEKKÜLÜ
B u rsa'nın fethinden sonraki büyüme döneminde, Orta Anadolu ve
S ivastan gelenler Sivasiler M ahellesini, K aram andan gelenler Ka-
ram ani m ahallesini ve K aram an köyünü, İrandan gelenler ise Acem ­
ler m ahallesini kurm uşlardır. Erenlere ( Abdal M urat, Abdal M usa,
Abdal M ehmet gibi ) bağh olarak gelenler dağm ık olarak
yerleşm işlerdir. Bunhiann bir kısm m a m isafirhaneler ( Özbekler,
Hindiler tekkeleri gibi ) yapılm ıştır. Bu dağınık olarak gelenler
arasında çok değerli tü ccarlar ve san atk arlar ( Ulucami minberi.
Yeşil m ihrabı yapan A zeriler gibi ) zaman içinde yaptıkları eserlerde
de isim lerini ve geldikleri yerleri belirtm işlerdir.
Orta A sya'dan gelen büyük gruplar, Uludağ ve eteklerinde köyler
kurm uşlar, bu köylerin bir kısm m a geldikleri yörelerin isim leri
( Keleş ve Çongara gibi ) verm işler kimisi kendi ungunun ( m a­
budunun ) isimini v erm iş( Kıpçak Türkçe'sinde büyük balık kılçığı
anlam ına gelen Grelemiç gibi ), kimiside köyünün aşiretinin adını (
Demirci Köyü ) k o y m u şt^ . Yukarıda adı geçen Çongara ve Keleş, Hi-
m alya dağlarını batı eteğindeki Hayber geçidinde bu isimde yerler
m evcu ttu r.( Tarafım dan gezilmiş ve g ö rü lm ü ştü r.)
OsmanlI devrinin sonlarm da ve cum huriyet devrindeki gelişme ise
1 8 7 6 Plevne Savaşı'nda Ruslara yenilince büyük göçler başladı, 30
bin kişi sadece Rusçuk'tan B u rsa'ya gelmiş bunlarm bir kısm m a vali
Ahmet Vefüc Paşa m ahalleler kurm uş ( Hoca H aşan, Rusçuk,
İntizam , Çırpan m ah. gibi ) tur. Kazandan gelenler Molla Arap,
Kırım 'dan gelenler A lacahırka'ya K afkasya'dan gelenlerde Yıldırım
sem tine yerleşm iştir. Bunlardan bir kısmı İç Anadolu'ya Akşehir'e
ve Şam 'a kadar gitm işlerdir.
Lozan antlaşm ası Ue Trakya'da kalan bazı Türkler ile İstanbul ve
başka yörelerdeki rum larm mübadelesi sonucunda B u rsa'y a gelen
tü rk ler şehrin muhtelif yörelerine yerleşm işlerdir.
1 9 5 0 de çok partili idare şekline geçtiğimizde R uslarm Bulgaristan
ve Rom anya'dan gönderdikleri ırkdaşlarım ıza H ürriyet ve Adalet
m ahalleleri kuruldu.
Y alak çay ın ve Tofaş sem tlerine ağır sanayii bölgeleri teşekkül
edince Orta ve Doğu Anadolu'dan büyük göçler oldu, bu ölçüsüz göç
neticesinde bütün B ursa Ovası gece kondularla doldu, ova ve ova­
daki köyler şekil değişirdi. Bu jrüzden şehrim iz civarm dak i köylere
m ücavir sah alar, sonrada bunlar birleştirUip Büyük şehir yapıldı ve
üçe ay rılarak Osmangazi, Yıldırım ve Nilüfer ilçeleri ve belediyeleri
haline getirildi.
Yeni gelişen yörelerde eski eser bulunmadığı için kitabm m ük
19 50 baskısm a sadık kalındı.
- 24-

Turistik ve tarihî şoselerimiz

Bursa - Mudanya şosesi { 31 Km, ) eskiden Abdal köprüden


Aksungur’a, Geçide doğru uzanırdı. Abdal köprü 1669 da Abdal
Çelebi tarafından üç senede 5000 kuruşa yaptırılmış. Şimdiki şose
1881-83 de, G eçit köprüsü 1886 da yapılmış (Kitab No 1, Taşı mü­
zede ). Yolun asfalt oluşu 1937 dır. Koru istasyonunun arka­
sındaki eski köprüyü Orhan’ın zevcesi Nilüfer hatun yaptırdığı an­
laşılıyor, nehir onun adını taşır. [ 1 ]
Mudanya şosesi Ulu yol adı ile İnegöl’e uzatılmış. Deli çay köp­
rüleri o zaman yapılmış. Bu muntazam şose Bursa - İnegöl 45 Km.
İnegöl - Karaköy (Anadolu demir yoluna) 51 Km. Bursa - Yenişe­
hir 55, Yenişehir - İznik 22, Yenişehir - Bilecik 42 Km. dır.
Bursa - Karacabey şosesi ilk defa Hüdavendigâr camii altından
uzanırdı, onu Murad II 1442 de yaptırmış (Kitabe No 2, müzedeki
taşı No 951 ) Süzme havuzunun altında yarım kalmış Mihraplı
köprüyü Murad II nin kardeşi Selçuk hatun 1465 de yaptırmış ( ki­
tabe ?, müzedeki taşı No 2070 ). Acemlerden ayrılan bugünkü K a­
racabey şosesi 1885 de yapılmış, ( Kitabe No 4, müzedeki taşı No
1197 ), Kanal başındaki süzme havuzunun kapağından ibaret olan
bugünkü beton köprü 1935 de yabılmıştır.
Bu şose Bursa’dan Karacabeye 71 Km. oradan Kemalpaşaya 20,
Kemalpaşa - Susığırhk ( İzmir tre n i) 30, Susığırlık * Balıkesir 44,
Karacabey - Bandırma 41 Km. Abulyont gölü civarındaki beton
köprülar muhkendir ( 1930 - 1939 ) arası yapılmıştır.
Bursa - Gemlik şosesi 1864-1904 de yapılmış (Kitabe No 8, mü­
zedeki taşı No 1195 ). Bursa - Gemlik 34, Gemlik - Orhangazi 18,
Orhangazi - Yalova 24 Km. dir. Yalova kısmı asfalttır.
Bursa - Uludağ şosesi 1904 de yapılmış ( 33 Km. )
Bursa - Orhaneli şosesi 1882 de yapılmış ( 68 Km. )
Bursa - Mudanya dar hat demir yolu ( 41 Km. ) 1873 de yapıl-

[ 1 ] Güldeste 189, Hülâsatülvefiyat - Gazi zade. Orl^an kütüp­


hanesinde No 1016. varak 15 Salnamesi vilâyeti Hüdavendigâr sene
1303,
mış, 1948 de işletilmesi kaldırılmıştır. [ 1 ]
Şehir İçi yollan :
Maksem’den aşağı inen Fevzi çakmak caddesi 1906 da tamam­
lanmış, parkesinin ikmali 1948 dir. Çekirge - Hamzabey - Kaplıca
kapı -Zindan kapı - Işıklar yolu 1883, Tophane - Hastane 1871 ••78
parkesinin ikmali 1948, Belediye ve hükümet cıvan yollan 1878,
Çakır hamam Setbaşı ( Atatürk caddesi) gelişmesi 1940 - 48, Çekirge
Setbaşı, Kapahçarşı - Tuzpazan asfalt yol 1946 - 48, Zafet meydanı
Tahıl ( Cumhuriyet caddesi ) Altıparmak - Merinos caddesi 1902 -
1904 de yapılmıştır. Şehir içindeki köprüler için metin içinde VII/202
ye bakıla, tarihî değerlerinden ötürü orada yazıldı. [ 2 ]
* îV

Anıtlarımızı tahrib eden âfetler ;


San’at değeri yüksek olan anıtlar mâmurdur, diğerleri kısmen
veya tamamen haraptır. Bunun sebebi, deprem ve yangınlardır, akar­
larının çoğu da yok olmuş. M eselâ: 1520 de şehrin yarısı, 1801 de
üçte ikisi yanmış, 9 Şubat 1854 depreminde Ulucami kubbeleHnin
18 i göçmüş, yıkılmadık veya çatlamadık eser hemen hemen kalma­
m ıştır, san’at değeri yüksek olanlar mümkün olan çabuklukla ona-
rılmıya çalışılmış ve halâ da çalışılmaktadır. Onlar için bir de
( Eski eserleri sevenler kurumu ) kurduk, inşallah onun da hizme­
ti olur. [ 3 )

[ 1 ] Mesafeleri Nafia müdürü Namık bey vermiştir. İnşa tarih­


leri kitabeleri ile Hüdavendigâr salnameleri sene 1310, 311,
312, 313, 315, 316, 324, 1325, den alındı.
[ 2 ] Ayni salnameler ile Bursa gazetesinin 1322 (1904) kolleksiyonu
( müzede). Hüdavendigâr gazetesi kolleksiyon, (Orhan kütüphane­
sinde No. 1083 sene 1869. )
[ 3 ] 1948 de yayınladığım ( Tarihte Bursa yangınları ) atlı ese­
rime bakıla.
A N I T L A R
- 27-

Anıtlar
Anıtları haritaya göre sıraladım, Her anıdın başına koydujjfum
Romen rakkamları haritasını, altındaki rakkamlar da haritası içindeki
numaraları gösteren sıra numaralarıdır.
Pafta 1 deki Anıtlar
I / I ' Hudavendigâr bloku :
Çekirge’nin Bursa ovasına hakim noktasında Hudavendigâr Mu*
rad’ın eserleri toplanmıştır.
A - Cami : Yapısı bakımından benzeri bulunmıyan bir anıttır :
Önde beş tane kûçOk kubbeli bir ravak, orta kubbeye rastlıyan
yerde iç kapı üstünde camiin 1322 • 1904 M. de tamir edildij'ini
gösteren kitabesi bulunmaktadır ( Kitebe No. 6 ). Kapıdan girince
uzun bir beşik tonozlu medhal sofasının kapıya yakm yerinden iki
tarafa uzanan hol dibinde iki taraflı üst kat merdiveni, daha içerde
yan odalarından sonra cami harimine girilir. Burası büyük bir
kubbedir. Daha ilerde yine bir beşik tonozlu namaz sahasında yeni
yapılmış nakişli mihrab ile sade minber bulunmaktadır. Kubbeli
yerin ortasında basit şadırvanın iki yanlarında açık eyvan ve ileri-
sinde mütenazır iki oda vardır. Üst katta öndeki ravâkın üstü
geniş bir sofa, yanlarda medrese odaları sıralanmaktadır. Tek mi*
naresi soldadır ( Plân 1 Resim 3 ).

’V.

P lân 1 : Hudaventliı(âr C am ii. Caır-i. solda ü ıt katta bulunan M ttlresed ir.


t«nw«^ıı)
- 28 -

Yapılışı ve mimarı hakkında türlü görüşler var, yaptıran Hu-


davendigâr Murad’dır ( 1363 den sonra ) ; fakat mimârı ile plânı
üzerinde durulur: 1 - Eski bir Bizans sarayı olduğunu söylerler,
plânı saray olmadığını gösterir. 2 - Camie çevrilmiş bir Bizans
kilisesi denir, halbuki bina cami olarak ve tam kıbleye karşı yapıl­
m ıştır. 3 - cami olarak yapılmış, fakat mîmârı Bizanslı bir Rum
veya bir İtalyandır deniyor. Görüş şunu gösteriyor: Küçük olan
malzeme başka yerden getirilmiş Bizans malzemesidir, işçilikte B i­
zans izi var, fakat plân ve mimârlar Türk ve müslümandır. Tefer­
ruat hariç, umumî plân Selçuk tarzının devamıdır; Ravak kubbele­
rinde Bizans’ın yuvarlak kemeri yerine sivri kemer kullanılmış.
Birinci katın ikiz kenarlarına gelince, bunlara da Anadolu’nun di­
ğer havalisinde, bilhassa Niğde’de tesadüf edilir ki bunları Kıbrıs
veya Suriye’den gelen tesirlerle açıklıyabiliriz. “Zemin kattaki ra-
vakın kemerleri üzarindeki küçük delikleri tedkik etmek kâfidir.
Bu boşluklar omurga şeklinde yani Bizansların tamamile meçhulü
olan bir profilde çizilmiştir ki bu profili Selçukların ve şarkın ilk
devrinde görürüz,,. Binaenaleyh plân ve birçok teferruat camiin bir
Türk san’atkârının eseri olduğunu isbat eder. Cami halen mâmur,
namaza açık, Vakıfların idarcsindedir. [ 1 ]
B - Türbe : Camiin karşısında, kapısı doğuya, dört köşeli, tek
kubbeli, üstü kurşun ile örtülüdür. Kubbe kasnağının altına raslıyan
yerde mermer taklidi sekiz sütun yükselir, bunların üzerinde Bizans
taklidi başlıklar bulunmaktadır, sütunların üstü ikişer kemerle ay­
rılm ıştır, içi sadedir. Ortada Birinci Kosva savaşında ( 20 Haziran
veya 27 Ağustos 1389 ) da şehid olan Murad’ın sandukasının etrafı
pirinç parmaklıklıdır. Bir tarafında, Kosva savaşında düşmanı tâ*
kib etmekte iken öldürülen şehzade Yakub, Yıldırımın oğlu Emir
Süleyman ( 1410), Süleyman’ın oğlu Orhan ( 1429), Bayezid II nin
Kefe valisi iken ölen oğlu Mehmed ( 1504 ) ve mahiyetleri bilinmi-
yen diğer kabirlerle 8 mezar bulunmaktadır. Türbeyi Yıldırım B a ­
yezid yaptırmıştır, bugünkü şekli ile esaslı tamiri yenidir [ 2 ].

[ 1 ] Vakıflar dergisi sayi II S. 37 de Pr. A. Gabriel’in yazısı,


Türk Mimarî Anıtları - Sedat Çetintaş S. 10,
[ 2 ] Osmanlı tarihi İ. Uzun çarşılı . C. 1 S. 137, Solak zade tarihi
S. 62, Neşrî Cihannüma S. 320, Âşıkpaşa zade tarihi S. 84, Güldeste
S. 44, Münşe’at-ı Feridun S. 116, Arşiv A/20 S. 269. Usul-ü mima-
rî-i Osmanı 1290 basılışı.
— 29 —

Kapının dışında çok süslü taşlı mezar 1320- 1902 M. tarihlidir,


padişahın iznile gömülen bir bayana ait olduğu kitabesinden anla­
şılmaktadır. Kapınm kuzeyindeki Çekirge nam zâta ait olan mezar
bir rivayetten ibarettir. Yan ve arkadaki mezarlar yenrdîr ( 200
senelik ) ve şahsiyetleri önemli değildir. Türbenin batı güneyinde­
ki demir parmaklıkla çevrili sahada başka yerlerden getirilmiş
mezarlar vardır, bu sahanın kapısı üstündeki kitabe türbe kapı­
sının örtülüşünü gösterir, tarihi 1154 H. 1741 M. dir (Kitabe No 7).
C - Ç eşm e: Camiin batı bitişiğindedir, cami yapısının eskiliğini
gösterirdi, son zamanlardaki tamir bu vasfını örttü.
Ç - İmaret : Camiin batı kapısının karşısında uzun bir binadır,
kapısı üstündeki kitabe 1322 H. 1904 M. de tamir edildiğini göste­
rir, fakat karakterini tamamen kaybetmiştir. ( Kitabe No. 8 ).
D - Helâlar ve Cıkcık hamamı : Camiin doğusunda, üstü kire­
mit örtülü, kâgir ve cami yapısında bir binadır, o devrin eseri ol­
duğu yapısından anlaşılır. İçinde büyükçe bir oda Cıkcık kamamı-
dır, şimdi sıcak suyu akmamaktadır. Helâ önündeki büyük iki çınar
da yaşhdır. ( Boy 2 ).
Türbenin önündeki düzlük camiin avlısını teşkil eder, ortasındaki
şadırvanın muslukları birinden sıcak diğerinden soğuk su akacak
şekilde tertiplenm işti, son zamanlarda sıcak su kesilmiştir.
1/2 - Hamamlar : Vaktile Bursa’da üç bin hamamın bulunduğu
söyleniyor [ 1 ], şifalı ve önemli ılıcalar Çekirge denen bu semt
ile Çelik Palas civarında toplanmıştır. Sular evkafındır, Erkek ve
dişi olmak üzere iki çeşittir. Erkek su ılık ve az, dişisi sıcak ve
boldur. Hamamların bir kısmı umuma mahsustur, diğer bazısı ta­
mamen hususidir. Bir kısmının binasının tarihî değeri vardır. Süla­
lem şifai hassası hakkında bir hayli eser yazılmıştır. Ben taksim
yerleri ile tarihi olanları bildireceğim [ 2 ].
a - İlk ve genel depo ve taksim yeridir, Yıldız otelinden itibaren
bütün hamamlara buradan taksim edilir, b - Keçelinin dışında,
ikinci taksim yeri karşısında Vanî Hamamı yerinde bir taksimden
Hüsnü güzel. Çekirge ve AS. Hastaneye gider, Vanî Hamamı bura­
da imiş, şimdi yoktur, yaptıran Mehmed efendi, Mehmed IV devri

1 1 1 Kapulre risalesi Bernarü.


f 2 ] 1324 - 24 salnamelerindeki vakıf sula» krokisi.
— 30 —

bilginlerden olup Kestel köyünde eserleri var, kendisi de orada


gömülüdür [ 1 ].
c - Çelik palasın deposu. Burası evvelce Hançerli Sultanın mes*
cidi yeri idi. Hançerli Fatma Sultan Bayezid 11 oğlu Mahmud’un k ı­
zı olup Karaşeyh camisi yakınında medfun imiş. Pir Emirde hamam
cami, medresesi verdir, Çekirgedeki sarayının yeri belli değildir. [ 2 ]
Ç - Küplüce : Erkek sudur. Küçük ve temiz bir banyodur, pa­
rasız ve herkese açıktır. Eski bir tonoz kubbesi vardır, önündeki çı­
nar da yaşlıdır ( Boy 2 ).
d - Boyu güzel : Hususi bir banyodur; Vaktile Ehli zade evleri
adı ile bilinirmiş. 1645 de odalar ve bir hamamdan ibaretti,
e - Yeşil Yaylâ pansiyonu: şehrimizin imârına çok hizmet etmiş
olan Vali Münir paşanın evi imiş, Ahşaptır, f. Yıldız oteli Umumi
banyodur [ 3 ].
g - Keçeli : eski bir hamamdır, kâgir kubbesi eskidir, Fatih
devrinden önce olduğu anlaşılıyor, h - Nilüfer : O tel ve Banyodur,
t - Servinaz ham am ı: Hamam kısmı kubbeli, havuzlu, eski bir
binadır. Yapılışı Fatih devrine kadar çıkıyor, Şer’i sicillerde ( Ser­
vinaz adı ile meşhur Molla Mehmed’in hamamı ) şeklinde kaytler
görülmektedir, j - Hüsnü gü zel: Banyolu umumî kadın hamamıdır.
Hususi banyoları vardır, güzel bahçesindeki çinariar okadar yaşlı
değildir ( Boy 2,3 )
k - As. Hasthane ; Güzel bir hamam ve hastahanedir, binalar
yenidir. ı - Garipler mezarlığı ve hamamı: As. Hastahaneainin altında
bahçeler arasında kalmış bir kaç mezar ile suyu başka yere veril­
miş, binası yıkık bir hamamdır, m - Çekirge ham am ı: Büyük iki
kubbeli, kadınlarca şifalı ve kutsal bilinir. Bursa’nın fethinden sonra
parasız yıkanılmak üzere yapıldığı anlaşılıyor [ 4 ]. n - Gönlü Ferah
oteli: yenidir, temiz ve lüks bir yerdir. O - Sevim oteli: p - Çekirge
palas: Otel va banyo olup kapısı üzerinde ( Edhem bey misafir­
hanesi ) yazılıdır. q - Adapalas ve Y eşil Bursa otel ve banyoları,
r - Etem paşa evi. S - İkbal, t - Cumhuriyet, Ü- İstanbul, U-Hayet
V - İmren Y - Park utel, Z - Horhor hamamı. Bu sonuncusu ka­
dın ve erkeklere mahsus olmak üzere iki kısımdır. Havuzlu park
.[ 1 ) Vakıflar, defter 5 deki vakfiyesi.
( 2 1 „ vakfiyesi
I 3 1 Arşiv B/65 s. 8. A/20 s. 294
( 4 ] Hamamlar - Kâmil Kepeci oğlu
— 31 ~

ta büyük bir banyo mahiyetindedir.


1/3 - Eski kap lıca; ve Armutlu: Şehrimizin birinci derecede bir
hamamıdır. Büyük iki kubbesi var, birinci ilâvedir, İkinci ve atıl
kubbenin altı büyük havuzlu, sekiz «ütunlu, başlıkları Bizan» eteri,
arslan ağzının üstünde mermer taşta bir beyt yazılı, İkinci mısraı
tamir tarihini verir ( 1016 H. 1607 M. ), dış kapının üstündeki
kitabe Bayezid II nin 917 H. - 1511 de tamir ettirdiğini gösterir
( Kitabe No. 9 ), Kubbelerin üstü kiremit ile örtülü, kasnak altı,
umumi plân ve alt kat mahzen ve hanlar binanın Osmanlı binası
olduğunu anlatıyor ( Plân 2 ), İlâvesi olan Armutlu, havuzunun
biçiminden dolayı bu ismi almıştır.

a -
*»Kl
KMı jr ? r [
N'
3
t §

:3 ç :

i. Flij-ı
p a
y . ın İH iaı B t d r i K o k U - ! i -

t n d i r '

ESKİ H m F h t u

M*
%■

Bu bina Hüdavendigâr vakfıdır, asıl yapısı kesin olarak biline­


miyor. İmparator Trajan zamanından Burada bir kaplıca var o bi­
na, kaplıcanın alt tarafındaki harebe olacaktır, nitekim onu açıkla­
tan hiç bir kayde raslanmıyor. Batute seyahatnamesinde Orhan
zamanında büyük bir kaplıcanın bulUD^u^unu bildirmektedir. BUincn
— 32 —

şey Bayezid II nin ilâvesi ve tamirleridir, j 1 ]


Hamamın sfiiney karşısm daki düzlük kaplıcanın kaynağı ve de­
posudur, altındaki^zarif kemerli çeşme en eski çeşmelerdendir, su­
yu akmaktadır.
I'4 - Lâmii çelebi mescidi : E«ki kaplıcanın karşısındaki otobüs
durağının köşesinde, üstü ahşap, bir ev olan bina, Yeşil nakkaşı
Ali’nin torunu meşhur bilgin Lâmii çelebi’ye ait idi.
1/5 - Karagöz mezarlığı : Dağınık serviler mezarlığının yol al­
tındaki kısmıdır.
Karagöze isnad edilen mezar burada idi, T aşı sonradan yapılmış
fakat o da şimdi müzededir.

Pafta II, Kaplıca ve Çelik Palas civarı


II/6 - Mevlidi yazan Süleyman Ç elebi: Dağınık serviler arasında,
demir parmaklık içinde zarif mezardır. Vali Haşim İşçan ve Eski
Eserleri sevenler kurumunun delâleti ile büyük anıdı yapılmaktadır.
Bursa’lı Süleyman Çelebi Vezir Ahmed paşa oğludur. Annesinin
babası Şeyh Mahmud Osmanlı devletinin kurulmasına çok hizmet
etmiş bir zattır. Süleyman Çelebi Yıldırım Bayezid’e mensuptur.
Divan imamı, sonra da yeni yapılmış olan Ulucami imamıdır. Mev­
lidi Bursa’da 1409 da yazmış. 1421 de vefat lİe buraya gömülmüş­
tür [ 2 ].
Bu mezarın arkasında Yoğurtlu baba tekkesi ve camii vardı,
şimdi mazanneden olan bu zatın mezarı durmaktadır. Bu mezarlıkta
İlâhî zade gibi bilgin ve ediplerin mezarları da vardı. Mezarlığın
üstündeki mahalle yenidir, 1312 - 1894 tarihli bir çeşmeis bulun­
maktadır ( Kitabe No. 10 ) [ 3 ].
II/7 - Hatice Sultan türbesi : Kükürtlü hamamının arkasındaki
türbedir. Kesme kefeke - tuğla ile dört köşe yapılmış, iki katlı

[ 1 ] Kapluce risalesi, Hamamlar - Kâmil Kepeci oğlu, Küçük


Asya C. I S. 224, 225. Lettres de Plin le Jeun Envires du Panegy-
rique du Trajan P. 288.
[ 2 J Süleyman çelebi için yazdığımız esercik Diyanet işlerince
bastırm ak üzeredir.
( 3 ] Baldırzade tarihi S. 17,82, Arşiv A/199 S. ÎIO A 40 S. 313
^ 33 ---

görünür, üstü kiremitle örtülüdür. Önünde üç kemerli bir ravakı


var, ravakmın batı köşesindeki yüksek mezar ile içerdeki mezar­
ların şahsiyetleri belli değildir. Yalnız türbe Hamzabey oğlu
Mehmed oğlu Kara Mustafa paşanın zevcesi olan Bayezid II nin
kızı Hatice sultan için oğlu Bursa subaşısı Mehmed bey tarafından
yaptırılmıştır, Hatice sultan, kocası Mustafa paşa babası tarafından
öldürülünce babasına küsmüş ve Bursa’ya çekilmiş vefat edince
buraya gömülmüştür [ 1 ].
11/8 - Kükürtlü kaplıcaları : Kadın ve erkekler için ayrı iki
hamamdır. Kaynağı ikisinin arasındadır. Kagir olan binalara sonra­
dan ahşap ekler yapılmıştır. Erkekler kısmını Hudavendigâr Murad
1389 dan önce, parasız yıkanılmak için hayrına yaptırmıştır, kadın­
lar kısmını Bayezid II yaptırmış, sonradan Bayezid II nin torunu
Hançerli Fatma sultan eline geçmiş o da vakfetm iştir. Fatma sultan
bu civara bir de mescid yaptırmıştır [ 2 ].
II 9 Kara Mustafa hamamı : Ahşap camekânlı, bir kubbe, iki
kurna, ortasında yekpare mermer şadırvan ve bir tarafında uzun
bir havuzu zarif bir hamamdır, bitişiğinde otel ve banyolar: da
vardır. Suyu gümüş madenlidir. Hamamı ilk yaptıran bilinmemekle
beraber Akçe hamam dendiği ve Bizanslılar zamanından kalma
eski bir binası olduğu anlaşılmaktadır. Mamafih bugünkü hamamı
Bayezid II nin damadı Kara Mustafa paşa’nın ' yaptırdığı anlaşıl­
maktadır ( 3 ).
II 10 - Yeni kaplıca : Büyük küçük yedi kubbeli, üstü kurşun
örtülü, büyük soğukluğu bulunan müteaddit halvetli çok kurnalı bir
hamamdır. Otel odalakrı kısımları ahşap ve asıl kâgir binaya eklen­
miş binalardır. Büyükbanyo kısmının kapısı üzerinde çini kitabe
960 H. - 1552 tarihini gösterir ( Kitabe No. 11 ), bu kısmın orta­
sında büyük bir yüzme havuzu, havuzun suyu arslan ağzı biçiminde
bir taştan akmaktadır, arslan ağzının iki tarafı mozaik, bütün dıvar-
1ar çini, çini ve kumalar Timurtaş hamamından getirilmiştir. Kapının
yanındaki odalardan sağdaki sıcak su hiç soğutmadan geldiğinden
( Eşek terleten ) adı verilmiştir.
Bu hamamı Kanuni Süleyman’ın veziri Rüstem paşa yaptırmıştır.

[ 1 ) Hamzabey tarihi - Ali Ziya Topaç S. 33 - 34.


[ 2 ] Hamamlar - Kâmil Kepeci oğlu
[ 3 1 Hamzabey tarihi-AIi Ziy Topaç
— 34 —

Bursa’ya bina emini Kerim beyi yollamış, malzeme Temurtaş


hamamından satın alınarak yapılmış, Rüsteın paşanın vekili olan
Kubat bey tarafından kırk bin dirheme kiraya verilmiştir. 1680 den
sonra İstanbullu Yusuf ağa ismindeki bir zatın bıraktığı hayır pa-
dan yeni kaplıca önündeki mescid yapılmıştır. Mescid bugün ka­
palıdır.
Bu hamamın yapısı hakkında Kütüphaneler genel müdürü Ha­
şan Fehmi beyin bir yazısında bu hamamı yaptıranın Bursa Kadısı
Molla Arap zade Abdülbaki olduğu ve Rüstem paşaya takdim edil­
diği, Mimar Sinan’ın İstanbul Sultaniye hamamının benzeri olduğu
zikredilmektedir, bundan gaJat olarak ta hamamı Mimar Sinanm
yaptığı söylenir [ 1 ].
11/11 - Kaynarca hamamı ; Tek kubbesinin üstü kiremit örtülü
olup küçüklüğünden dolayı kadınlara tahsis edilmiştir, 1680 den
sonra yapıldığı anlaşılıyor.
Üstündeki Bademli bahçe vaktile bir mesire idi, Rüstem paşa
vakfıdır.
Kükürtlünün altında, yolun hemen dibinde eski ve küçük bir
kemercik görünür, vaktile sıcak suyu bulunan burası Göz ayazma
adında bir yerdi. Göz hastalıklarına iyi gelirmiş, Hıristiyanlarca
kutsal sayılır, yazın gelirler törenler yaparlardı. Şimdi suyu kaybol­
muştur. Buna karşılık biraz batıda büyük ve gür bir sıcak su ınen-
baı belirmiştir, herkese açık, binasızdır. Bunun da biraz altında,
Mudanya yolu boyunda bekârlar hamamı adı ile bir banyo vardı
birkaç sene evvel yıkıldı şimdi dıvarları var suyu yol boyunda akar.
Demir yolunun kavsinde eski bir hamam harabesi görülür. Oraya
Batık hamam derler, suyu erkektir, devri tesbit edilemiyor. Biraz
yukarda Soğanlı köy yulu boyunda küçük kümbet soğuk su kayna­
ğıdır, Sarılık ayazma adı verilirdi, sarılık hastalığına iyi gelirmiş.
11/12 - Çelik Palas : 1933 ten sonra yapılmış konforlu pek mü­
kemmel bir hamam, banyo ve oteldir. Şimdi büyük bir otel daha
ilâve edilmektedir. Suyu Çekirgeden gelir. Kaplıcalar şirketinindir,
11/13 - Atatürk köşkü : Osmanlı devrinin sonlarında yapılmış
pek zarif bir köşktür. İstiklâl savaşının sonunda A tatürk’e hediye
edilmiştir.

f 1 J Hamamlar - Kâmil Kepeçi oğlu.


- 35

Pafta ili, Muradiye semti

111/14 - Hatnza bey bloku :


Muradiyenin batısında her taraftan görülebilen sıralanmış birkaç
anıttır.
A - Cami : Muradiye camiinin küçük bir modelidir. Minberi sa­
de, tek minarelidir, iki büyük kubbeden başka küçük ravak kub­
beleri olup kapının üzerinde zarif istalaktid süsleri son cemaat
yerinin önü açıktır, dibinde köşede bir mezar bulunmaktadır, tari­
hi 1008 - 1599 dur, dıvara çok bitişik, zemin de tugfla döşeli oldu­
ğundan isim taşı okunamıyor.
Cami Hamzabey tarafından evvelâ mescid olarak yapılmış, 1615
de minber konmuştur [ 1 ]
B - Bir türbe : Camiin batı cenahını teşkil eden yer bir türbe­
dir, dört köşeli tek kubbenin kasnağı altında renkli camlı alçı pen­
cereler eski devrin eseridir. İçinde kitabesiz üç kabir var, Hamza
beyin zevce ve kızları burada gömülüdür [ 2 ].
C - Hamza bey türbesi : Sekiz yüzlü dıvarlar üstüne yine kes­
me kefeke taşlarla büyük bir kubbe oturtulmuş, üstü kurşun örtü­
lüdür. Kapısı doğuda, ne çare zelzeleler neticesinde kapının üstün­
den kubbenin tepesinden arka tarafa kadar uzanan bir çatlaklık
meydana gelmiş.
Türbenin her yüzünde altlı üstlü birer pençere var, üsttekiler
renkli ve alçıdır. İçinde 12 mezar bulunmaktadır. Birinin baş ucu­
na konmuş olan levhada İzmir fatihi Gazi Hamza bey hazretleri,
Yadigâr’ı Müderris-i Hamzabey sene 1321 yazılıdır.
Hamzabey, Çelebi Sultan Mehmed’in başveziri Bayezid paşa’nın
kardaşıdır. Ankara harbinde bulunmuş. Çelebinin sadık kumandanı
İkinci Murad’ın veziri, İzmir Fatihi, İstanbulun fethinde Rumeli ordu­
ları kumandanı, Fatih’in Romanya’ya yolladığı sefaret heyetinde bu­
lunmuş, oranın Kazıklı voyvodası tarafından arkadaşları ve diğer 20
bin köylü ile beraber kazıklara geçirilmek suretile şehid edilmiştir

[ 1 ] Arşiv A/3 S. 234. A/23 S.


I 2 ] .. B/36 5, 71 Hamza bey tarihi Ali Ziya Topaç.
~ 36 —

(1461). Hadiseden çok Öfkelenen Fatih Voyvodaya karşı yürümüşse


de düşman kaçtığından bulunamamış, Hamzabeyi kazıktan bizzat F a­
tih indirtmiş, İstanbul’a getirerek oğullarına teslim etmiş, onlar da
Bursa’ya getirip gömmüşlerdir ( 1 J.
D — Kara Mustafa türbesi; Hamzabey türbesinin kuzeyinde, ba­
sit yapılı, dört köşe türbedir. Üstü kiremit örtülüdür. İçinde şahsi­
yetleri belli olmayan 7 kabir vardır. Türbe Kara Mustafa’nın oğlu
tarafından yaptırılmıştır.
Kara Mustafa: Fatih’in veziridir, bir aralık müderris imiş, İkinci
Bayezid’in damadıdır. Cem Vak’asında dahii görüldüğünden 888 H.
1483 te Söğüt civarında zehirletilmiş ve buraya gömülmüştür.
Cami avlısındaki şadırvanın ahşap direkleri üstünde kurşun ör­
tülü bir çatı vardır, önündeki iki çınar yaşlıdır (Boy 2), yedi tane
de genç servi bulunmaktadır. Dağınık mezar taşlan yeni devirlere
aittir [ 2 ).
E - Medrese: Camiin doğu bitişiğinde, yanmış, basit diyarları
kalmıştır.
ni/15 - Mehmed Bahadır camii ve mezarı: Bahadır mahallesin­
deki mescidin mimârî değeri yoktur, şimdi bir evdir. Hemen batı­
sındaki Hüseyin Cengiz’in evi avlısında, küçük servi dibinde Baha-
dır’ın mezarı vardır. Zarif işlenmiş taşında “Mehmed Bahadır bin
Abdullah sene 872,, okunmaktadır. Bu zat Çelebi Mehmed’in kızı
Selçuk hatun’un adamlarındandır, vakıfları da vardır.
Bu mezarın kuzey karşısındaki ev 17 nci yüz yıla ait görün­
mektedir; Plânı, alçı pencere ve ocakları, zarif işlenmiş boyalı ta­
vam bunu anlatmaktadır, batı bitişiğindeki yolda (Hamzabey me­
zarlığına iner) diğer bir eski ev daha vardır. Bunlar Murad evi ile
birlikte tedkik edilmelidir.
111/16 - Mürekkebci camii: Mürekkcbci mahallesinde olup yarısı
ev olmuş, diğer yarısı eski mescidler tipindedir, pencerelerinin bir
kısmı ve kemerleri durmaktadır. Fakat devri ile yaptıranı tevsik
edilemedi. Avlısında 981 tarihli bir mezar taşı ile eski çeşmesi dur­
maktadır.
( 1 ) Âşık Paşa zade tarihi S. 89, 158, 159, Hamzabey tarihi Ali
Ziya Topaç. •
( 2 ) Solak zade tarihi S. 153, Güldeste S. 65, Sicilli Osmani C.
2. S. 370 Arşiv A/3 S. 234
— 37 —

in/17 - Elvan bey camii: Kendi adını taşıyan mahallede, büyük


ve yaşlı, tek kalmış servinin dibindeki ahşap, minaresiz, minbeisiz,
namaza kapalı mesciddir. Kadro dışıdır. Haziresinde Elvan beyin
kızı Honde Hatun’a ait 878 H. tarihli güzel nakışlı kititabeli bir
mezar bulunmaktadır. Bundan başka daha iki tane nakışlı mezar
taşı, mezarları belli olmadığı ve değerli oldukları için müzeye kal­
dırıldı.
Elvan beyin şahsiyeti: Hudavendigâr, oğlu Yıldırıma Germeyan
beyin kızını almak için kalabalık bir heyet yollamıştı, gelin gelirken
atını yetmek için çaşnigir başısını almıştı. (Çaşnigir başı, ziyafetlerde
sofra hizmetini gören bir sınıftır. Gelin, beraberinde getirdiği çaş­
nigir başı Paşacık ağayı yanında çaşnigir başı olarak alıkoydu.
Bunun oğlu Elvan bey de Çaşnigir başı oidu. Çelebi Mehmet vefat
edince Murad’a haberi bu zat götürdü. Murad tarafından İsfendi-
yar'ın kızını getirmeye yollanan hey’et arasında da görülür.
Elvan beyin oğlu Sinan bey Fatih’in seferlerine katılmış tanın­
mış zatlardandır.
Caminin vakfiyyesi 913 (1507) dir. Cami Fatih Mehmed zamanın­
da yapılmış olacaktır [1]. Elvan Parmak adında birinin bu camiyi
yaptırdığını kaydedenler de var bunun vefatı 912 H. 1506 dır [2],
111/18 - Beşikçiler camii: Muradiye - Cem sokağı ucundaki cami­
dir. Yuvarlak külâhlı minaresi, kurşun örtülü tek kubbesi, üç küçük
kübbeli son cemaat yeri, kesme kefeke - sert taş ve tuğla işçiliği
ile Fatih devri eseri olduğunu aalatır. Kapısı önündeki küçük mezar­
lığında 850-900 tarihli mezar taşları vardır.
Yaptıran İnegöllü İshak paşanın kethüdası Sofu Hacı Sinan’dır.
Oku! ve vakıfları vardır. 1200 H. tarihine kadar akarlarına mütevel-
lilik yapanlar hep oğul ve torunlarıdır { 3 ].
111/19- Veliyeddin oğlu (Geyikli) Ahmed paşa türbe ve medrese­
si: Muradiye-Beşikciler arasındaki medrese ve türbedir. Türbe: A l­
tı yüzlü, üstü kurşun örtülü, tek kubbeli, içinde tek mezarı vardır.
Kapısı üstünde taşa yazılmış kitabesi paşanın 902-1496 M. de öldü-

[ 1 1 Âşık Paşa zade tarihî S. 59, 106, 152, Arşiv A/22 S. 41,
Evkaf defter 5 S. 128.
( 2 ) Sicilli Osmani C. 3. S. ;03
( 3 ] Arşiv A/19 S. 371, B Ç4 S. 32. Baldırzade tarihi 45(51
— 38

ğünü anlatır Ebced hesabiiedir. ( Kitabe No. 12). Manzutnenin şairi


Eflâtun! zade Derviş Mehme:l’dir [ 1 ].

Medrese: Türbe yapısında, düzgün işlenmiş, on bir odalı, kubbe­


lerinin kurşunları yok olmuş bir binadır. Bunu da Veliyeddin oğlu
yaptırm ıştır.

Bu zat Bursa’nın yetiştirdiği büyük şairlerdendir. Fahriyye inşad


eden ilk şairdir. Bakî’ye kadar eski şiir usulünün üstadıdır.

Bu zat Fatih’in veziri, sonra Şeyhülislâm sonra da Bursa müte-


sarrıfı iken 1496 da vefat iie türbesine gömülmüştür. Türkçe ve
Arapça şiirleri çoktur, Atâ tarihinin beşinci cikdinin hemen yarısı
bunun şiirleri ve medhiyyeleri iie doludur [ 2 ].

111 20 - Muradiye bloku:

A - Eski ev: Cami avhsının batısında, restore edilmiş olan ev ­


dir. Murad 11 ye isnad edilir, hatta Fatih’in doğduğu ev olduğunu
da söylerler, fakat Fatih Edirnede doğmuştur. Bizce Ev 17 ci asra
kadar çıkar, tavan, pencere, ve nakişleri, piânı itibarile eski bir
Türk evidir. Bunun yakınında bir de Misafirhane var imiş, yerini
tesbit edemedim [ 3 ].

B - Medrese : Tuğla işçiliğinin en güzel modelidir. İçinde on


dört odası ve güneyde büyük çinili dersanesi bulunan bu anıdın
maalesef kurşunları yok, dıvariarı da harabeye yüz tutmuştur [Pl. 3j

[ 1 ] Baldır zade Güldeste

[ 2 ] Osmanlı müellifleri C.l S. 75. Atâ tarihi C. 5. Baldırzade,


Haşan Çelebi tezkiresi yazma nüshaları.
B 'jrsa’da yetişmiş birkaç tane Ahmed paşa vardır. 1 - Veliyed­
din oğlu, yukarda zikredilen zattır. 2 - Hızır bey oğludur, buna
müftü paşa da derler. 3 - Simavlı Bedreddin oğludur. 4 - Fenarî
torunudur, Arabayatağı mahallesinde camii vardır.
[ 3 ] Solak zade tarihi S. 187
— 39 —

UI
■ f-

LiH p a
ÜT,--- —n-

i t

ö -v ri
^ r

PAvt-mMı/t
Lİ^
i;

İL,
f c ..j
t,
'■I
jr i
P— im t s
Pl. :i
{/ ■f-J ( Y. m iniar
l-‘
î. _h Bedri Kök­
!•.
... 'i i ı Ü 2L t e n d e n )

t
C - Ç eşm e: Medresenin batısın-
/ da, köşede büyük kemerli tuğla
işçiliği ile medrese devrinin eseridir.
D - C am i: Muradiyenin en muh­
teşem ve sanatkâra ne' e s e r i d i r .
i ( Plân 4
j işçiliğinin en güzel örneğini verir.
Son cemaat yeri açık beş kubbeli
bir ravaktır, ortada bulunan iç
kapınm ahşap kanatlan ile mermer
işçiliği, kitabesi, kapının tavanı bi­
rer şaheserdir. Kitab*" camiin 828 -
830 ( 1426 - 1428 ) de yapıldığını
gösterir ( Kitabe No. 13 ). Ahşap
P l. 4 M u r .d iy « C a m ii (W M d«’f i e n ) kapının S a ğ kanadında tahta, kabar­
tılmış bir yazı var. Sağ kapıda: sülüs yazı ( Y a hafiyyel - eltaf, )
kûfi (Y a hay ya kayyum ya ze), sol kanatta (Neccina mimanehaf),
kûfi ( 1-celâl velikram ) yazılıdır. Cami harimine giren holdeki çi­
niler en eski çinilerdir. İki açık cenah, kubbelerinin istalaktitleri
_ 40 -

bu devre mahsustur. Minber ve mihrap yeni ve sadedir. Çift mina­


resinden biri kurşun örtülü külahlıdır, eskisi budur, diğeri zelzele­
den sonra yapılmıştır. [ 1 ].
Üç kapısından ikisi daima açıktır ( res. 6 ).
E - Türbeler : i - Murad 11 türbesi : Dış kapıdan gelen yolun
karşısında raistlar. Kesme kefeke ve tuğla ile düzgün yapılmış K a­
pı üstündeki nakışlı, yaldızlı tavan Murad devrinin ahşap işinin en
güzel örneğidir. Mermer taşa istifli yazılmış kitabesi Muradın 855
senesinin Muharreminin ilk çarşamba günü Kuşluk vakti öldüğünü
bildirir ( Kitabe No. 14 ).
İçersi dört sütun üzerinde küçük kubbe, tepesi, Kitabesinden
anlaşıldığına göre vasiyyeti üzerine açık bırakılmış, tam bu açık
yerin altındeki sade sandukah mezar Murad II nindir, taşında yazı
yoktur, bu türbede başka mezar da bulunmamaktadır. Evvelce eş­
yaları arasında bir kuran ile fil dişi işlemeli gümüş kakmalı rahlesi
vardı. Şimdi rahle Ulucamidedir ( 2 ].
2 - Alâeddin türbesi : Murad türbesine bitişiktir. Kapısı da ona
açılır. Murad türbesi gibi sadedir, yalnız kenarda yeşil somaki mer­
merden bir sütun bulunmaktadır. Burada Murad’ın Amasya müte-
sarnfı iken ölen oğlu Ahmed ve Orhan diğer oğlu Amasya Valisi
iken 1442 de ölen Alâeddin, Fatihin öldürttüğü küçük Ahmed, Mu- -
radın kızı Şahzade hatun ( 1480 ) medfundur [ 3 ].
3 - Mustafa-yı atik adı verilmiş olan türbe : Cami yanına
raslayan türbedir. Sekiz köşeli, kapısının önünde sade bir giriş yeri
var, iç dıvarındaki çiniler Çelebi Mehmed-Murad II devri çinileridir,
görmiye değer. İçindeki mezar levhaları karışıktır, Mustafa-yı Atık
Fatihin büyük oğludur, bina mimarisi eskidir, ona karşılık vesikalar
o Mustafanın Cem türbesinde olduğunu haber veriyor. Anlaşıldı­
ğına göre bu türbe Murad II nin büyük vebada ölen ( 1429
M. ) kardeşi Ahmet adına yapılmıştır ve içinde şu mezarların bu­
lunması gerekiyor: Çelebi Mehmedin oğlu Ahmed, Bayezid II nin
1483 de ölen oğlu Abdullah, diğer oğlu Saruhan valisi iken 1512
de ölen Alemşah, bunun kızı flondi hatun, hepsi 6 kabirdir [ 3 ].

( 1 ] Vakıflar da A lik muhasebe defteri.


( 2 ] Tarihi Osmani Encümeni mecmuası 17 - 1047.
{ 3 ) Güldeste S. 47, Hülâsatülyefiyat - Gazzi z«de. A 102 S. 19.
— 41 —

Mustafa-yı cedid denen türbe : Kapısı ve üstündeki zarif kita­


besi, içindeki 16ncı asrın en nefis çinileri her halde s^örfilmiye dej^er,
Çinilere lâle, sünbül ve karanfil çiçekleri ile desenler verilmiş fev­
kalâde kıymetlidir, Kitabede ( Kitabe No. 15 ) Süleyman oğflu şah
Selim tarafından imar edildiği bildirilmektedir. İçinde şu mezarların
bulunması lâzım; Kanunî Süleyman’ın Ereğli civarında boğdurdug[u
oğlu Mustafa ( 1552 ), Bayezid oğlu Ahmed ( 1513 ), Muatafanm
annesi Mah-ı devran, diğer oğlu Orhan ( 1562 ). Sicillere göre
türbeyi Yavu^ Kardaşları Ahmed, Şehinşah, Korkud, Şehinşah oğlu
Mehmed için yaptırmış, Kanunî oğlu Mustafa sonradan getirilip ora­
ya g^ömülmfiş, Korkud, emirle Orhan’a gömüldü, muharrem 919 [ 1 ].
5 - Sondaki kiremit örtülü sade türbe özelliği yoktur, Fatihin
övey anası Prenses Marva’ya izafe edilir, halbuki o, memleketi olan
Sırbistana iade edilmiştir. Fatihin sevgili oğlu Mustafanın annesi
Gülşah hatun ile bir şehzade yatır gûlşahın Akaratı da çoktur [ 2 ].
6 - Mükrime hatun türbesi : Şehinşahın oğlu Mehmedin annesi
Mükrime hatuna aittir. Şehinşah 1517 den önce yaptırmıştır. İçinde
Mükrime hatun ile oğlu Mehmedin mezarı vardır. Bir kaytta Mükrime
Sultan Ahmed türbesinde görünüyor | 3 ].
7 - Sultan Mahmud türbesi: Bayezid II nin Manisada ölen oğlu
Mahmuda aittir. Türbenin kapısı sanatkâraite, geçme tahtalardan
yapılını^ devrinin eseridir. Kabartma tahtadan yapılmış kitabesi
Mahmudun 91i H. (1506) de öldüğünü bildirir (Kitabe No. 17) şairi
Mahmud camiidir.
İçinde Mahmud’dan başka oğlu Orhan ve Emir, ve Musa’nın
bulunduğu anlaşılıyor. Yaptıran Bayezid’in karısı ve Mahmud’un
annesi Bülbül Hatun olacak, mimarı Yakubdur. Ahmed Vefik pa­
şanın türbeleri gezerken sezdiği kendi çakısı ile kazıyarak çıkart­
tığı zarif süsler, nakışlar ve yazılar, emri üzerine açılmış, pek ne­
fis eser olduğu meydana çıkm ış, fakaf bu açış asıl zarafeti vere­
memiş, türbe kirli kalmıştır [ x ].

[ 4 ] Ar. B/131 S. 56. A/58 S. 5, Mustafa ve Sultan Cem-Süheyl


ünver - Zeki Pokalın S. 46.
( 1 1 Ayni eser, A 23 S. 90, 12 [ 2 1 Ar. A/33 S. 18, A/20 S.
225 A/100 S. 21, 228. [ 3 ] Arşiv A/23 200, A/21 S. 32 A/27 S. 236.
[ X ] Güldeste S. 52,53, Tarihi Osmani Encümeni mecmuasında
Ahmed Vefik paşanın açışı Cem tûrbasinde gösterilir X3 • 1058.
- 42

8 - Ebe hatun türbesi, Yanları açık, kubbesinin üstü hurşun tak-


lindi beton, içinde tek mezar var. atihin Febesine ait olduğu bil>
dirilmelctedir.
9 - Gülruh*aultan türbesi: Bayezid II nin zevcesi ve Alemşahın
anasına aittir. Binanın orijinal tarafı yoktur. İçinde 1502 de ölen
Gülruh, kızı Kam er ( 1520 ) Alemşahın kızı Fatm a ( 1522 ) ve oğlu
Osmanın ( 1512 ) mezarları vardır [ 1 ]•
10 - Şirin hatun türbesi : Bayezid’in zevcesi ve Abdullahın ana­
sına aittir. Abdullahın kızı Aynşah ile karısı Ferahşah da burada
olacaktır. Türbenin adı Şirin hatun türbesidir [ 2 ].
11 • Fatihin oğullarının türbesi ( Cem ve Mustafa ): Zarif, ahşap
oyma ve geçmeli eski kapısı, altın kakmalı çinileri bilhassa pen-
çerelerin üstündekileri, kubbe tepesindeki çiçekli desenleri görül­
melidir. İnşası 1479 da bitmiştir. Tavanın bir kaç yerinde ( Sultan
Mustafa rahmetullah) İbareleri tekerrür etm ektedir. Türbe esas iti-
barile Fatihin büyük oğlu Sultan Mustafa (1474) için 1479 da yapıl­
mış, Cem İtalya’da vefat ettikten sonra buraya getirilmiştir. Lâkin
türbe içindeki mezarlarda Mustafa anlaşılamıyor, Ona mukabil baş­
ka mezarlar görünüyor. Şehinşah ve oğlu Mehmed, Alemşah da
burada imiş. Cem 1495 de ölmüş, 1499 da bu türbeye getirilmiştir.
[ 3 ] (resim. 8).
12 - Hatuniyye tü rbesi: Camiin doğusunda sade, zarif türbedir.
Kapısı üzerindeki kitabesinde ( No 18 ) türbenin Sultan Mehmed
Çelebi’nin emri ile annesi için Murad II tarafından yapıldığı ve
inşasının 853 senesi Receb ayı - 1449 Ağustos ta bittiği bildiril­
mektedir. Türbede iki kabir vardır f 4 ].
13 - Bir türbe: Hatuniyyenin önünde, üstü harap, etrafı açıktır,
içinde iki kı bir var, fakat kimlere ait olduğu belli değildir.
F - İmaret : Camiin doğusunda, büyük, oldukça harap, üstü k i­
remit, kerpiçle yapılmış bir binadır, içinde fırınların bir kısmı du­
ruyor, büyük yağ küpleri de mahfuzdur. Eski devrin zengiA ve ge­
niş bir aş evi idi.

( 1 J A/58 S. 3 [ 2 1 Ar. A 23 S. 10.


( 3 ] Fatih’in oğulları Mustafa ve Cem türbesi-Süheyl Ünver-Zeki
Pakalın, Âşık paşa zade tarihi S. 253.
f 4 ] Arşiv A/9 S. 179 A/20 S. ?Î4.
— 43 —

Cami aylısında eski aervi ağaçları ile zarif, üstü kubbemai bir
örtü ile kapalı bir ı^adırvan, türbeler dairesinde büyük çınar ağacı
(Bay 1) bu anıtlar blokunu heybeti ile tamamlayan tabii anıtlardır.
G - Hamam : Medresenin batısında, yolun sağ kenarında yükse-
selen binadır, bugün dökümhanedir. Murda II tarafından yaptırılmıştır
H - Karşu duran Süleyman türbesi : Muradiye hamamının güne*
yinde, türbeler dairesinin dışında kalmış, dört köşeli düzgün bir
kümbet olup kubbenin üstüne, geçen sene kurşun taklidi güzel bir
çimento sıvandı. Orijinalliğine binaen Milli Eğitim Bakanlığı tara­
fından, Murad evi ile birlikte restore edildi. İçinde mezar mahzeni
izi his edilmektedir. Bu türbe. Bursa subaşısı iken tstanbulun fet­
hinden aonra İstanbulun tanziminde Subaşılık etmiş olan Buraalı,
Fatihin defterdarlığını da yapmış, olan Süleyman beye aittir. Türbe
yanında bir de medresesi varmış, şimdi yoktur [ 1 ].
11/21 - Eski bir çeşme : Azeb bey yolu başında, büyük bir ke­
mer, cebhe ve kemerde birkaç tane dağınık çinilerle tuğla ve ke­
meri tamamen Murad devri eseridir.
111/22 - Azeb bey camii, türbesi : Muradiye’nin tepesinde bir
servi ve yarım minaresi ile yükselen mesciddir. İkinci Murad devıi
emirlerinin camii tipidir: önde dar bir son cemaat yeri, üzeri tonoz
arasındf dört köşeli dört ayak, ortaaındaki kapı sade, kapı üstünde
iki satır kitabesi askerlerin ve orduların baş komutanı Abdullah
oğlu Azeb bey tarafından 860 H. de ( 1455 ) yapıldığı bildirilmek­
tedir ( No. 19 ). Camiin içi sade, tek kubbeli ve üstü kurşun ör­
tülüdür, dış kapı üzerinde tuğla - kefeke işçiliğinin güzel örneği
bir kalkan dıvar devrinin en zarif mimârî özelliğini verir. Minare
şerefeden kırıktır, minber yok kadro dışı ve namaza kapalıdır.
Camiin önünde en yaşlı çınarlardan biri bulunmaktadır ki o
devirden kalma olduğu sanılır ( Boy 1 ). Camiin hemen batısın­
da, aynı tip dört köşe, üatü kurşun iken kurşunu kalkmış, pençe-
reler örülmüş, oldukça harap bir türbe bulunmaktadır. Kapısı üatün-
deki üç satır kitabesinde ( bu ahret evinin Azeb bey tarafından
854 H. de ) yaptırıldığı bildirilmektedir, camiin tarihi 860, türbe­
nin 854 dür, türbe camiden önce yapılmış oluyor. ( Kitabe No. 15)
Türbe içinde 901 H. 1485 tarihli Ubeyd beyin mezarı kitabeaiz

[ 1 ] Netaİcülvukuat C. 1 S. 48, Tacüttevarih C. 2 S. 447, A/18


S. 296, A/20 S. 309.
— 44 —

bir bfiyük birkaç ta küçük mezar bulunmaktadır, Azeb beyin me­


zarı görülmiyor. Türbe dışındaki taşlardan birinde Turhan bin
Azeb bey diğer birinde 860 sonları okunmaktadır.
Türbenin batı bitişiğinde bir türbe yeri daha görülmektedir, e v
velki tipten olduğu dıvar kalıntılarından anlaşılmaktadır, içinde
mezar yerleri görülmiyor, belki bir muallimhane de olabilir. Azeb
bey ikinci Murad’ın yakmlarmdan hoş sohbet bir zattır, Varna muha­
rebesinde bulunmuş, ( bu delikanlılar arasında yaşlı yokmu ) mu­
haveresi padişah iledir, tarihlerce meşhurdur [ 1 ].
111/23 • Eski kız lise si: Azeb bey camiinin üstünde eski Ameri­
kan kolleji binasıdır.
111/24 Demir kapı kilisesi : Kollejin üstünde, şimdi kısmen depo
ve fabrika olarak kullanılmaktadır. Rum Ortadoks kilisesi idi, mi­
mari özelliği yok, 19 cu yüz yılın binası tipidir.
111/25 - Koca Naib camii ve türbesi : Azeb beyin doğusunda
kendi adım taşıyan mahallede yükselen, aynı tip fakat mamur, va­
kıfların kadrosu içinde namaza açık, kitabesiz, minbersiz bir mes-
ciddir. Üç tonoz kubbeli bir son cemaat yeri var, minareli, iç
kapısı Muradiye türbe ve camiinin kapıları gibi oyma ve kaplama,
üst kenarında tahtaya oyarak yerleştirilmiş bir dua ( Y a hafiyyel
eltaf - neccina mimma nehaf ) yazılı. Camiin altında, mezarlar ve
küçük serviler arasında, yol kenarında dört yüzlü, kefeke taşla ya­
pılmış, kubbeli, üstü kiremit, kime ait olduğu ve kimin tarafından
yapıldığfi bilinmiyen bir türbe vardır, Hanım kızlar türbesi deniyor.
Camiyi yapbran Koca Naib adı ile meşhur Doğan bey isminde
bir zat olacak, cami için akarlar vakfetmiş [ 2 ].
III/26 - Çınar önü, fabrika, bir mescid yeri : Koca Naib türbe­
sinin altında, Kaya başı caddesi başında şehrin en yaşlı çınarların­
dan biri bulunmaktadır ( Boy 1 ). Biraz yukarda Ciiimboz köprü­
sü eski kfigir köprülerden biridir, devrini tesbit mümkün olamıyor,
daha ilerde, hemen şose üzerinde diğer yaşlı bir çinar ( Boy 2 ),
karşısında Romangal'in fabrikası Belediye binası tipindedir, ah­
şap, direkler arası tuğla ile işlenmiş ve ona göre de boyanmış.

[ 1 1 Mevlânâ neşri’den Solak zade S. 180, Hammer C. 2 S. 223


Sicilli Osmani S. 455.
( 2 1 Arşiv A/4 S. 91.
— 45 —

19 cu yuz yıhn bir yopısıdır. Fransız konsoloshanesi olarak yapıl­


m ıştır.
Bu binanın dışında, aynı şekilde işlenmiş ve boyanmış bir çeş­
me vardır. Kitabesinde 1253 H. 1837 tarihi okunmaktadır ( No 21).
Bu çeşmenin sonundaki arsa Koca Naib Cafer çelebi mescidi
yeridir, civarın adı Kaya başıdır, aslı Kaya paşadır [ 1 ].
Muradiye bahçesinin doğusunda büyük bir Rum ortodoks kilisesi
vardır, tipik bir Osmanlı mimarisi ile yapılm ış: kesme kefeke-tuğ-
la iledir.

Pafta IV Altıparmak Çatalfırın ve


H i s a r
IV/27 - Yahşi bey bloku; A - Cami: gülçiçek türbesinin karşı­
sında ahşap, şimdi bir evdir.
B - Gülçiçek tü rb e si: Düzgün kefeke taştan yapılmış dört köşe
kubbesi kiremitle örtülü, ravak kubbeleri çökmüş, dış kapının sö-
veleri güzel işlenmiş, mermerlerdir, içinde yazısız 4 mezar vardır. Bu
türbe Hüdavendigâr Sultan Murad’ın biricik karısı, yıldırım Baye­
zid’in anası Gülçiçek hatuna aittir. Yıldırım , Pınarbaşı suyunu onun
adına vakfetmiş, o su kollarından biri onun adını taşır.
Yahşi bey isminde bir oğlu da vardı, onu Kara Timurtaş’ın
oj|flu, Ankara savaşında şehit olan Yahşi bey ile karıştırmama
h'dır [ 2 ].
C - Yahşibey türbesi : Gülçiçek türbesinin doğusundaki aslı
içinde, yer altında korasan kubbeli, tek mezarlı türbedir. Eskiden
yazılı mezar taşı vardı. Yunanlar zamanında yok oldu. Vaktile bu
civar Rum mahallesi idi, Geri.* mahallesi derlerdi.
IV,28 - Haşim İşcan okulu : Vali Haşim İşcan’tn himmetile 1948
de yapıirmıştır. Güneyindeki aralıkta şişehane vnrdı, sokağın ismi
ondandır.
IV 29 Altıparmak camii : Büyük servisi, güdük minaresi ile gö­
zü çeken camidir. Kesme kefeke - tuğla ile işlenmiş, son cemaat

[ 1 ] Evkaf defter 5. S. 240, Arşiv A 21 S. 60.


( 2 1 Aşık paşa zade tarihi S 57, Osmanlı tarihi - I. Uzun çar-
şıh I. Arşiv A, 7 S. 15. A/23 S. S, A/20 S. 151.
— 46 —

yeri tonoz fakat üstü düz, tek ve yüksekçe bir bubbeli, üstü kur­
şun örtülü, büyük zelzelede dıvarları çatlam ış, minare yarıdan yı­
kılmış, sonradan basit bir ekleme ve üstüne çinko kaplanmıştır,
kadro içi namaza açıktır. Yanındaki haziresinde 983, 976, 989, ser­
vinin dibindeki büyük mezarın kırık taşında 910 tarihi okunabili­
yor, isim okunamıyor. Cami Bayezid 11 zamanında yapılmış yanın­
da muallimhane, tâbhane olacak [ 1 ].
lV/30 - Köprü, medrese yeri, Bahrih baba mescid ve zaviyesi:
Altıparmak • Muradiye arasında, cilimboz deresi üzerindeki köprü
kefekeden ve eskidir. Önünde ki, eski temellerin bir medrese yeri
olduğu zennedilir. Daha aşağıda büyük şose üzerindeki köprü ba­
şında eski bir çınar asfalt yolun ortasındadır ( Boy 2 ).
Muradiyeye yakın, solda Kefeke taştan yapılmış, üstü kiremitli
eski bina Bahri baba mescididir, yanında vaktile bir de zaviyesi ve
türbesi vardı. Bu zat Kanunî devri adamı olup Zigetuvar seferine
katılm ış, Padişahm, sefere davet için hediye olarak yolladığı para­
lan dönüşünde bu mescide harcamış, Bursalı bir edib ve bilgindir
1572 de ölmüş, zaviyesine gömülmüştür ( 2 J.
IV/31 - Y ağcılar mesiresi ve stadyom : Kaplıcaların soğuk su­
yunun çıktığı, büyük çınarları ( Boy 2 ) ve havuzu ile güzel bir
mesiredir, Stadyom vali Haşim îşcan’ın delâletile yapılan modem
bir eserdir ( 1948-49 ).
IV/32,33 - Yeni fabrikalar ve mezbaha: Elektrik ve İpekiş fab­
rikaları Osmanlı devrinin .son eserlerindendir. Merinos 1933 den son­
ra yapılan bir kombinadır. İstasyon yenidir. Mezbaha 19Ö4 de yapıldı
modern şeklini son zamanlarda almıştır [ 3 ].
Mudanya yolunun iki tarafında Yahudi mezarlıkları vardı. Ku­
zeydeki eski idi çok eski mezarlar bulunuyordu, şimdi bir sahadır,
güneydeki mazbuttur mezarları yenidir.
IV/34 - Çırpan mescidi : 1876 Harbinden sonra Bulgariıtandan
gelen göçmenler tarafından yapılmış ahşap, minbersiz, kıymeti bu-
lunmıyan bir binadır.
IV/ 35 - Selimiyye camii : K âgir, üstü marsilya kiremidi.

[ 1 1 Arşiv A/23 S. 37,38,71


[ 2 ] Gfildeste S. 45, Baldırzade S. 261 Bahri baba bahsi.
f 3 ] Mart 1320 tarihli Bursa srazetess
— 47 —

Küçük bir son cemaat yeari var, iç kapısı üstündeki k ita b » i


( No. 22 ) camiin 1310 H. - 1892 de Abdullah oğlu Hacı Ahmed
tarafından yapıldığını bildirir. Minareli Minberli vakıfların idaresin­
de ve namaza açıktır. Önünde şadırvanı ve okul binası mevcuttur,
okul ev haline gelmiştir.
IV/36 - Rusçuk mahallesi mescidi : Kendi adını taşıyan mahalle­
deki ahşap, mİAibersiz, mimari kıym eti oimıyan bir binadır. Geçen
sene fena bir minare yapıldı. Ahşap dıvariarı da kâgirleştirilm ek-
tedir.
Bu mescidi dedem merhum Hacı osman, 1877 de Rusçuktan gel­
diği zaman masrafını kendi vererek yaptırmıştır. Kendisi sonradan
tekrar hicaza gitmiş ve orada vefat etmiştir. Cami cemaat idaresin­
de ve namaza açıktır.
Anadolu otelinin karşısına rashyan sokağın sonunda Bülbülce
mescidi vardı, Buraya ve civara Istabl-i Bayezid paşa derler. Çelebi
Mehmed’in baş veziri Bayezid paşa namınn olan ahırlar bu civarda
imiş, onun için halâ o adı taşır. Ahırların yerleri Havraların batısın-
dadır, dıvar temellerî duruyor.
IV/37 - Hoca Haşan camii : Kendi adını taşıyan Mahallede biri­
cik camidir. Kâğir, üstü ahşap ve kiremit son cemaat yeri bir ku­
raklıktan ibarettir, buranın üstü geniş bir müezzin mahfelidir. Min­
ber ve minaresi sadedir. Dış kapı yanındaki parmaklığa yerleştiril­
miş kitabe { No. 23 ) camii 983 H. ( 1575 ) de Pir gayb oğlu hoca
Hasan’ın yaptırdığını bildirmektedir. Gami büyük zelzelede yıkılmış
uzun zaman onarılmadan kalmış. Î320 ( 1904 ) de bugünkü şek-
lile onariimıştır.
Doğu bitişiğindeki mezarlığında bir kaç mezar var, birinin taşın­
da ( Bir gayib bin Hüseyin ) ayak ucu taşında ( zilhicce sene 989)
yazılı olduğuna göre Hoca Hasan’ın babasına aittir.
Hoca Haşan, bilgin Zeyrek Mehmet efendi ile ilgilidir, ona yev­
mi 40 akçe verirmiş, padişah bir kaç defa çağırdığı halde gitmemiş
öldüğü zaman Pınarbaşına gömülmüş [ 1 ]
Camiin doğu bitişiğinde pmarbaşı suyu için eski bir su deposu
vardı, şimdi değişmiş olarak bulunmaktadır. Cami avlısındaki ahyap
bina K âğıtçı başı’nın yaptırdığı İlk okul idi, şimdi ev olmuştur. 1304

[ 1 ] Baldırzflde tarihi S 19S


— 48 —

tarihli kitabe müzededir ( No. 2937 ),


Camiden kuzeye inen yolda yaşlı bir çınar var ( Boy 3 ), kar­
şısında yine bir pınar başı suyu depesu var idi, şimdi yoktur, aynf
tip depo, çınardan doğuya gidilince mezarlık kenarında da bulun­
maktadır, Bu son iki depo, 93 ( 1876 ) harbinden sonra buralara
Bulgaristandan gelen muhacirlerin yerleşmesinden sonra yapıl­
m ıştır.
Daha önce buraları bahçelik imiş ( İhtiyarlardan ) Hoca Haşan
mezarlığı, civarın eski ve büyük m ezarlığıdır, 940 tarihli mezarlar
vardır, o kadar da yaşlı görünen serviler canlı anıtlardır.
Mezarlığın kuzeyinde, Mudanya şosesinin kuzuy kenarınde, bü­
yük Fomaro binasının karşısında Mer’a mezarlığı var idi, içinde es­
ki mezarların bulunduğunu hatırlayorum, Bursa büyüklerini ve tarihi­
ni tanıtan Güldeste atlı meşhur kitabın müellifi, İsmail Beliğ 1142
H. de (1729) vefat ile oraya gömülmüş [ 1 ]
IV/38 - Ahmed paşa Fenarî camii : Kendi adını taşıyan mahal­
ledeki yeni tip camidir. Yeni tuğla ve taş ile yapılmış, üstü ahşap
ve yerli kiremidi ile örtülü, aynı şekilde yeni bir minaresi vardır,
kitabesiz, minberii, kadro içi ve namaza açıktır.
Camii İlk defa Molla fenari oğlu Yusuf Bali oğlu Ahmet pa­
şa Fenari Zaviye olarak yaptırm ıştır. Bu zat 890 H. (1485) de Nasuh
paşa yerine vezir olmuş, iki sene sonra azledilmiş ve Bursa’ya gelmiş
1496 da vefat ile dedesinin yaptırdığı Molla Fenari camii yanına
gömülmüş, bilgin ve faziletli bir zat imiş [ 2 ].
Cami 1854 büyük zelzelesinde yıkılmış 1911 de esaslı tamir ile
bugünkü şeklini alm ıştır, ilk yapılış karekterini kaybetm iştir. Me­
zarlığındaki mezarlardan biri bu tamiri yaptıraıundır, taşında Türk­
çe ve yeni ifade ile şu yazılıdır, “Hacı Atika ailesinden Fethiye
nam hayır sever bir kadın, çoktanberi harap bulunan bu camii mü-
ceddeden tamir ve Ahmet paşa Fenari mahallesinde de üç ev inşa
ettirerek buraya vakfettiği, senesi 1327 )
Camiin önünde yan yana iki çeşme var, ayrı tipte olup birinin
üstündeki kitabe ( Tırnova muhacirlerinden Tabanlı Mustafa tara­
fından yapıldığı ( sene 1328 - 1912 ) yazılıdır.

[ 1 ] Osmanlı Müellifleri Ç. 2 S. 102


[ 2 ] Güldeste S. 66, 120, Y ad igâr-ı Şemsi S. 75 Nişancı tarihi
Baldırzade S. 7, Arşiv A/l S. 99, A 199 S. 195
— 49 -

Çeşmelerin arkasındaki helalar eski devrin eseri zannım verir.


Camiin doğusunda Bursa’nın eski ve büyük ipek fabrikası bulun­
maktadır, güneyde ve yol kenarında da yaşlı bir çinar ağacı
var ( Boy 3 )
lV/39 - Yahudiler hamamı : Yahudilikte, Kuru çeşme denen yer­
de büyük bir hamamdır. Son zamana kadar işler ve mamur iken
şimdi bir depo vazifesini görmektedir.
Civan kapıcı başı Rüstem paşa tarafından Istanbuldaki eserlerine
gelir olarak 1552 de yaptırılmıştır [ 1 ].
IV/140 - Havralar : Yahudilikte üç havra vardır. Biri bulvarın
hemen üstünde ( A ) Ez-ha-Haim, İkincisi Fırının yanında ( B )
Mayor, üçüncüsü biraz batıda ( C ) Guerouch.
Avram Galanti’nin beyanına göre birincisi en eskisi, büyük
ve muhteşem olanıdır, Bizans devri eseridir. İçinde bir merdi­
venle çıkılan ve cumartesi günleri ile Bayramlarda kullanılan bir
minberden başka ( Dausa ) denilen ikinci bir küçük minber daha
vardır { 2 ].
Bu sinagokların üçü de kâgir, ortalarında 3-10 tane ağaç direk
üzerine oturulmuş ve kubbe vaziyeti verilmiş, üstü kiremit, birer
mihrap bulunmaktadır. Mihrabın ortasında, mukaddes kitabı oku-
mıya tahsis edilmiş masa, tam karşısında perde ile kapalı bir mih­
rap daha vâr ki içinde deri üzerine yazılmış Tevrat buluYımaktadır
kandili daima yanar, Sinagokların bir tarafı kafes ile kadınlara
ayrılmıştır.
Birincisi muvakketen kapalı, diğerleri ibadete açık. Üçüncünün
üst tarafındaki ilk okul vaktile sinagokun bilgin ve hahamları için
okul ve kütüphaneleri idi, Karşısındaki evin yerinde de ruhanî reisin
makamı bulunmaktaydı. Bu üç kısım mabede bağlı tek müesse­
se idi.
Mabedin yanında üç fırın ile büyük bir çeşmenin bulunduğu şer’i
Mahkeme kararlarında işaret edilmekte isede bugün görülmiyor. Bu­
günkü ilk okul binası olan kısmin bahçesinin doğu köşesinde, kö­
mürlük olan yer su taksim yeridir. Daha üstünde büyük bir taksim
yeri daha varmış ki Orhan Gazi .burasını yaptırmış ve Yahuthane’ye

[ 1 ] Hamamlar - Kâmil Kepeci oğlu


f 2 ] Histoirs des juifg d’Anatoli 2 P. 205
50 —

( Sicillerde böyle deniyor ) bir kol su vakfetmiş. Bir aralık birisi


bu suyu kesmek istemiş, iş mahkemeye aksetmiş, veriPen karar ile
su eski sahibi olan Y^huthaneye verilmiştir.
Bu Yahuthane 1049 H. de esaslı bir tamire u|^ramış. O zaman
vakıf yerlerin korunması maksadile bir çeşit icar usulü varmış, Bu
Yahuthanenin mfisteciri de Yakup oğflu Muis imiş, Onanma 177,000
akçe sarfedilmiş ve bu keyfiyyet Ş ef’i mahkeme kararı ile de tevsik
edilmiştir [ 1 ]■
B u ra a ’dn M u se v ile r :
Milâddan 79 yıl önce Bursa’da bir musevi kolonisi var imiş. Bir
Grek mezar taşında ( Sabatay ) ismine raslanmıştır. Zindan kapıda
harap bir binada İbranice kitabe 820 ( 580 Milâdi ) okunabilmiş ol*
duğu haber veriliyor bu kitabeleri ben bulamadım, halen böyle bir-
şey yoktur.
Yahuthanenin üstünde Orhan Gazinin yaptırdığı ahırlar ( İstabl )
da işaret ediliyor. Bugün bunların bazı izlefine rastlamaktayız.
lV/41 - Seyyid usul dergâh ve mezarlığı : Bina ahşap, mimari
özelliği yok, üzeri yerli kiremidi ile örtülü, haraptır.
Mezarlıkta Seyyid usul, mevIâna Abdülkadir Gazali V. S. ait
mezarlar var, bazısının tarihi 894, 919 dır.
Seyyid usiil - Emir Sultan ile beraber Buharadan gelen erenler­
dendir. Tekkeyi, mezarlığın alt tarafında ancak dıvar temelleri kal­
mış bulunan medreseyi Cafer çelebi isminde bir zat yaptırm ıştır [2]-
24 • Sahabettin paşa camii : Yahudiliğin üstünde, yeni bulvarın
ortasında kalmış bulunan camidir. Dışı sıvalı kâgir, üzeri ahşap,
kirem it örtülüdür, mimari özelliği yok son cemaat yeri
asıl binaya dahildir. İç kapı üzerinde mermer taşa yazılmış kitabe­
sinde Karamanlı Mehmed oğlu Mehmed çelebi tarafından 903 H.
1497 de yapıldığı bildirilmektedir. ( Kitabe No. 25 )
Karamanlı Mehmed’in adını taşıyan mahalle Setbaşının üst tara-
fındadır, orada bu zatın yaptırdığı bir de mescit vardır, şimdi ev
olmuştur.
Şahabeddin paşanın burada bir çeşmesi de görülmektedir, o da
bu gün yok [ 3 ].

[ 1 1 Arşiv B 146 S. 146,81 A/S S. 71. { 2 ) Güldeste S. 219


[ 3 I Arşiv B 94 S. 110
— 51 —

Bu zat Hadım Şahabeddin paşa olup ikinci Murad ve Fatih’in de


veziridir | 1 J.
IV/43 - Çatal fırın mevkii ve Numaniyye mescit ve tekkesi - Şa­
habeddin paşa camiinin üst tarafına Çatal fırın derler, vaktile Ah­
med paşa Fenari mahallesine inen caddenin başında, ana caddeye
birleştiği yerde karşılıklı bir çift fırın vardı, buyOk yol genişlerken
o fırınlar kaldırıldı, semtin adı da bundan kalmadır.
Numaniye mescid ve tekkesi buyûk bir ahşap binadır. İmar eden
vezir Yusuf Ziya paşadır. Kitabesi batı kapısı üzerindedir (No. 24).
Binayı yaptıran Hakim oğlu Ali paşa olacak, Vakfiyyesinin tarihi
1147 H. 1738 dir [ 2 ].
Tekkenin arkasında, Şehrekûstü yolunda eski bir ev de bulun­
maktadır.
IV/44 - Veledi saray mescidi ; Çatal fırının üst tarafında, bulva­
rın kuzeyinde, sokak başında, kesme kefeke tuğla ile işlenmiş kagir,
üzeri ahşap, minaresi kırık, minbersiz, kitabesiz, kadro dışı cemaat
idaresinde namaza açıktır. Bu mahalleye veledi saray mahallesi
denmektedir. 918 H. 1512 M. tarihinde o at ile anılan mahalle ve
mescit var. 1589 da imam evi vakfedilmiştir [ 3 ].

Hisar Iç i
IV 45 - Sur ve Burçlar : Bizans devrinde Bursa, Hisar içinden
ibaretti. Etrafı surlarla çevrili, yer yer Burçlarla sağlamlaştırılmıştır.
Çakır hamamı - Tophane arasında biri yuvarlak diğeri dört köşe
iki burç var. Yukarı kırk merdivenin kuzeyinde Ortapazar caddesi
başlar, Bu cadde asıl eski Bursa’y» doğudan Batıya kesen, ana yol­
dur, başında şehrin birinci kapısı ( Hisar Kapısı ) var imiş, Çelebi
Mehmed burasını onafmış ve bir kitabe koymuş ( Kitabe No. 26
Res 11 ) kitabe müzededir. Büyük zelzeleden sonra bu kapı kalkmış.
Bu kapı başında sur bir burç daha verdikten sonra doğuya

I 1 ] Solak zade tarihi S. 174 ( Filibede medfun Şahabeddin paşa


Çatalfırın mevkiinde bina ettiği Lâleli çeşmesi ) deniyor. B/103 S.
120 sene 1085
( 2 1 Evkaf defter 5 S. 125
[ 3 1 „ „ 120 Bursa mahalleleri. Köseoğlu S. 67
— 52 —

dönüyor ve yeni ş c ,; 'i atlayıp bûyûk evin dıvarlarını blok taşlarla


yapıyor ve kuzeye uöm yor, artık buradan itibaren batıda Yıldız
kahveye kadar tabii bir seddir. Tophane, tümen, sanat enstitüsü,
hasta yurdu bu sed üstündedir.
Yıldız kahvenin önünde bir çınar ( Boy 3 ) dan sonra sur güne­
ye döner, evlerin altında blok halinde büyük taşları ve ban kemer­
leri görülür. Kahvenin önünde şehrin ikinci kapısı ( Kaplıca kapısı )
var imiş, turistik şose buradan hisar içine girer.
Yarım dıvarlar halinde Zindan kapıya kadar sur devam ediyor,
orada üçüncü kapı yeri ( Zindan k a p ı), iki tarafında zindan enkazı
var. Sur dıvarlarına yerleştirilmiş mermer kornişler gözü çeker.
Kapının doğusunda dört köşe burç en sağlam burçtur. Buradan Üfta-
deye kadar surun en sağlam parçaları, bulunur. Pınarbaşı önünde
dördüncü kapı ( Pınarbaşıı Kapısı ) yeri var, üftade yanında da
beşinci (Yerkapı) yı verir, Üftadeden kuzeye Çakır hamamına doğru
uzanır, buralarda sur az görülür ( 1 ].
Tophane ve debboyun bulunduğu yerde bir iç kale varmış, Has­
tane ve enstitü yerinde de eski saraylar bulunuyormuş, Hudaven-
digârın meşhur düğünleri debboy yerindeki saraylarında olmuş [ 2 L
IV '46 - Kırk merdivenler ve Okçu baba türbesi : Hisar kapı
yakınında iki tane K ırk merdiven var, biri iç Hisarı aşağı bağlar,
60 basamaktır, diğeri Hisarı Zafer yoluna bağlar 66 basamaktır
bunların yapılış zamanları belli değil, alttaki 1948 de modern bir
hale getirildi. Alttakinin kuzeyindeki kemerler Bali bey hanı veya
Okçu baba odaları kalıntılarıdır. Hemen üstünde dört köşe, moloz
tayla yapılmış küçük kümbet Okçu baba türbesidir, üstü kiremit
örtülüdür, içinde bir kabir var, kitabesizdir. Nasraddin paşa veya
Nusrat paya ya aittir, bu zatın Bursa’nın fethi sırasında hizmet
ettiği anlaşılıyor. Bu civarda bir takım odalar yaptırmış, şimdi
yoktur ötünce buraya gömülmüş, vakıf yerleri vardı [ 3 ].
lV/47 - Darphane mescidi : Tophane meydanında parti ocağı
olan binadır. Nilüfer hatunun yaptırdığı zannolunmaktadır. Okçu

[ 1 ] 1278 haritası
[ 2 j Usulü mimarii Osmani, Aşık paşa zade tarihi s. 64 Şahadet
cami avhsının batısında caddenin altında su yolu açılırken büyük
dehlizler çıktığını gördüm ( 25/11/948 )
[ 3 ] Arşiv B/49 S. 65 C 3 S. 32, B/57 S. 97
— 53 —

babanın kuzeyindeki çıkmaz aralıkta bir Nakşi tekkesi vnr idi,


şimdi Haraççı oğlu ilk okuludur.
IV/48 Osmancık bloku : Bu sahada şehrin en eski anıtları top­
lanmaktadır. Tophane denen bu yer, parmaklıklı bir dıvarla çevril­
miştir, güneydeki kapısı, iki tarafında pınarbaşı suyu akan
iki şadırvanın yanlarında mermer sütunlar ve işlemeli bir kapıdır,
îçeri girilince solda Osman gazi türbesi ve şehitlik anıdı, sağda
Orhan türbesi, ilerde güzel bir şadırvan ve saat kulesi bulunmaktadır.
A - Osman gazi türbesi : Kesme kefeke taş ile yapılmış sekiz
yüzlü, büyük kubbeli ve üstü kurşun örtülüdür. Saat kulesi
tarafında, ahşap bir antreden girilince sade bir kapıdan anıda gi­
rilir. Kapının üstünde mermer taşa kabartma yazılmış 4 satır kitabe,
imza ve tarih hariç, türbenin Osman Gazi türbesi olduğu Abdül-
aziz tarafından 1280 H. (1868) de yaptır ıdığı ve bu tarih manzu­
mesini Nevres isminde bir zatın söylediği, y;tzan Mevlevi Zeki dede
olduğunu ifade etmektedir (Kitabe No 27 Resim 12).
Türbenin ortasında her tarafı sedef kakmalı parmaklıkla çevrili
muhteşem bir lâhit, tahta sanduka, sırma işlemeli yazılı kadife bir
örtü ile örtülü Osman Gazi’nin lâhdi bulunmaktadır. Kapıya doğru
Osmanın önünde küçük kabirden sonra Büyük oğlu Alâeddin “ölü­
müş 1331 onun önünde Hudavendigânn oğlu Savcı “ö. 1385
Osmanın kıblesinde küçük bir kabir, onun yanında Hudavendi-
gârın diğer oğlu İbrahim, Orhanın zevcesi Asporça Hatun Osmanın
ayak ucunda başka mezarlar var fakat kimlere ait oldukları belli
değil, hepsi 17 kabirdir [ 1 ].
Türbenin doğu bitişiğinde mermer kenarlı 9 mezar daha sıralan­
mış, kimlere aid oldukları belli değildir.
B - Orhan türbesi : Doğu tarafta bulunan bu türbeye güneyden
girilir, dört köşe dıvarlı, dört ta\ıe kalın ve mermer taklidi yuvar­
lak sütun üzerine oturtulmuş, geniş gezinti düzlüğü ile kubbe kur­
şun örtülüdür. Zeminde Bizans mozaik parçalan durmaktadır, dı-
varlar sade ve beyaz badanalıdır. 1811 de mütesarrıf Aziz Ahmed
paşa tarafından esaslı onarım yaptırılmıştır [ 2 ].

[ 1 ] GOleeste, Sicilli Osmani, Solak zade. Asporça’nın Vakıfları


var B/26 S. 28
[ 2 ] Vakıflarda Atik muhasebe defteri 5 - 9 Hülâsatülvefiyet -
Gazzi zade varak 15.
— 54 -

Türbenin ortasında heybetli duran Oahan Gazini’n kabri, ahşap,


yeşil örtülü, etrafı pirinç parm aklıklıdır. Oahanın kuzeyinde Cem
sultanın oğlu Abdullah ö. - 1481, Kapı tarafında ikinci Bayezid’in
oğlu Korkud ö. 919 muharrem - 1513, yanında Orhanın zevcesi Nilü­
fer, oğlu Kasım çelebi. Yıldırım oğ. Musa çelebi, kızı Fatma ve diğer
isimleri bilinmiyen irili ufaklı bir kaç mezar ki hepsi 21 tanedir [1 ].
Bunlardan Orhanın şahsiyetini bildirmeye lüzum yok. Şehzade
Mehmed Korkud, faziletli ilim ve irfan sahibidir. Musiki ve ahlâk
ilmine vakıf imiş, şairliği ile de mümtaz imiş. Korkudiye atlı fetva
mecmuası İslâm bilginlerince çok muteberdir. Gıdayı ruh isimli
musiki aletini icad etmiş. Başka eserleri vardır [ 2 ].
Nilüfer hatun, Orhanın zevcesi Hudavendigârm anasıdır. Hisarın
Kaplıca kapısı dibinde bir de zaviyesi var imiş, fakat yerini bula­
madım [ 3 ].
Bu iki türbe vaktile birleşik imiş, ve yerinde büyük bir manas­
tır var imiş [ 4 ]. Osman vefat etmezden önce bu (Gümüşlü kümbede
gömülmesini vasıyyet etmiş, manastır değiştirilerek bir türbe haline
getirilmiş. Bu büyük kilise yerine kurulan türbe 1801 yangınında
yanmış, 1854 zelzelesinde daha çok harap olmuş, Abdülaziz tara­
fında ikiye bölünerek bu günkü şeklile onarılmıştır, Osman türbe­
sindeki kitabe bunu gösterm ektedir Mahalle Manastır mahallesi a-
dını taşım aktadır [ 5 ].
Orhan türbesinin dışında doğu dıvarının dibinde demir parmak­
lık içinde mermer kapaklarla çevrili yüksek bir mezar var, taşında
(men mate ğariben fekad mate şehiden) den başka bir yazı yok,
garip ölen şehit ölür manasına geldiğine göre bir yabancıdır, riva­
yete göre Hintli bir prens imiş.
C - Şehitler anıdı : Osman türbesinin güneyinde yükselen anıt,
erkinlik savaşı sonunda, Bursa’nın kurtuluşunda Hacivat hanı civa-

[ 1 ] Aynı eserler. Musa için A '58 S. 14 Korkud için A 23 S, 31


[ 2 ] Osmanlı müellifleri S. 384
{ 3 ] Bursa tarihi kılavuzu, Güldeste, Solak zade, Aşık paşa
zade S. 17
( 4 ] Un terre de Leğende l’OIymp de Bthynie ses saints ses
couvent ses sites. Bernardin. P. 48, Âşık paşa zade tarihi.
( 5 j Bursa’dan Konya’ya seyahat
~ 55 —

rında şehid düşen 14 şehidin senbolfidür, mermer kaidesine rik’a


ve sülüs yazı ile yazılmış yazıda şehitlik olduğu ve 1338 rumi, 1341
hicri tarihleri yazılıdır (Kitabe No 28).
D - Şadırvan : Tophade bahçesinin ortasında, Orhan türbesi
hizasında yüksek, taşları çok süslü idi, Taşlar bahçeye dağılmıştır.
E - Saat Kulesi : Tophanenin kuzeyinde, dört köşe, şehrin her
tarafını görebilen yüksek bir kuledir, üstündeki büyük saatin çan
sesi, sezsiz zamanda Bursa’nın her tarafından işitilir. Aynı zamanda
yangın kulesidir. 1320 H. - 1904 den bir sene sonra 19 Ağustos Ab>
dülhamidin cülûs tarihidir-a kadar bitirilmesi için Vilâyetçe karar
verilmiş ve bu müddet zarfında bitirilmiştir [ 1 ]. ( Res 13 )
Bahçenin bir kenarına konmuş bulunan eski toplar Millî ve dini
bayramlarda atılır.
Bu Tophane mevkii şehrin en güzel manzaralı bir bahçesidir.
Orhan türbesi karşısında kazzaz oğlu ve Sinan muallimhaneleri vardı,
İkincisini yaptıran’ın mezarı oradadır [ 2 ].
F - Orhan m esrlJi: Kulenin arkasında, şimdi İlk okul yerinde idi
kitabesi Şahadet camii kapısı üzerindedir. Bu civarda bir de darp­
hane olacak.
Şimdiki 7 ci İlk okul yerinde eski bilginlerden bazılarının mezar­
ları bulunduğu anlaşılıyor [ 3 ].
IV 49 - Şaheadet camii : Hisarın en büyük ve muhteşem bir
anıdı olan bu cami iki kubbeli, küçük bir camekân antreli, etrafı
demir parmaklıklarla çevrili küçük bahçeli, kesme kefeke taşila ya­
pılmış dıvar ve aynı taşla yapılmış ince ve zarif minareli camidir.
İSirer kemer altında çifter pencereli, kıblesinde iki taraflı birer a-
.yak ile bina sağlam laştırılm ış, doğudakinin dibindeki belâlar da es­
kidir. Sade minberlidir, kadro içi ve namaza açıktır, üç tarafta üç
kapısı var, doğudakinin üstünde büyük bir mermer plakaya kırık
bir kâfi ile kabartma suretile yazılmış kitabe mescid kitabesidir.
Ortasında düz olarak dört satır yazı besmele ve ihlâs suresinden
sonra Arapça 738 hicri tarihi yazılıdır. Çerçeve dışından

[ 1 ] Bursa gazetesi 12 eylül ve 2 Ağustos 1320 ve 1321 tarih­


li nüshalari.
[ 2 ] Güldeste S. 380.
i 3 ] Sicilli Osmani S. 324
— 56 —

üst satır düz, yandakiler yan, alttaki ters olmak üzere dört satır
yan arapçadır şunu ifade eder: ( Y a rab bu mescidin sahibi, Allah
için mücahede eden . . . zamanının bahadırı Osman oğlu Orhan’ı
sen af et.. ) ( Kitabe No. 29 ), zan edilir, ki bu mescidi Orhan ga­
zi yaptırm ış. B ir defa kitabede Mescid deniyor. Mescid minbersiz
olur, halbuki minberli ve bfiyük bir camidir Hüdavendiğâr’ın burada
bir cami yaptırdığı da sabittir. Binaenaleyh burası Orhanın değil,
Hüdavendigârındır. Tarafsız oimıyan bir Fransız müellif buranın ki­
liseden döndürüldüğünü söyliyor [ 1 ] vesika vermiyor. Cami 1365
de yapılmıştır [ 2 ].
Camiin yapılmasına ait bazı rivayetler varsada vesikası yok­
tur [ 3 ].
Cami 9 kubbeli, kalın minareli iken büyük zelzelede harap olmuş,
sonradan Vali Mahmut Celâleddin paşa tarafından yenilenerek bugün­
kü hale getirilm iştir. Tamirin tamamen bitmesi 1308 H.-1892 dir. [x]
IV/ 50 - Askerlik daireleri : Şahadet eamii karşısına raslayan
bugünkü binalar askeri redif fırkası olarak 1262 H. - 1846 da yapıl­
mış , sonradan Hamid devrinde genişletilmiş ve daha sonrada bu­
günkü şeklini alm ıştır [ 4 ].
Bunların yerinde Hudavendigârın yaptırdığı saraylar varmış [ 5 ]
saat kulesinin arkasındaki dıvarlar saray ile iç kale surunun parça­
larıdır. Hudfavendigâr Murat burada sade bir saray hayatı geçirmiş
padişahın biricik zevcesi Gülçiçek hatundur.
IV/51 - Lala Şahin paşa ( Hisar ) medresesi : Hisar kapıda adi
bir dıvar ile çevrili bahçe içindedir. Cephe ve iç görünüşe göre
galeri tarzında bir manastıra benzer. Kem erler altında karşılıklı
iki sütun, Bizans başlıkları, beşik tonoz altında uzanan
istalaktidli su yolları, köşeler ve zemin, esas dıvarlar, kapı söveleri
ve üstündeki pençere Bizans malzemesi ve işçiliği ile yapılmıştır
Hüdavendigâr camii Eski kaplıca ve M. Kemal paşa’daki Lala Şa-

[ 1 ] Une terre de Legend P. 48


[ 2 ] Güldeste Nişancı tarihi 67 A şık paşa zade tarihi. Solak
zade 51, Bursa tarihi klavuzu S. 97
( 3 ] İznik Bursa tarihi [ x ] Nilüfer mecmuası S. 54-55
[ 4 ] 1301 salnemesi
[ 5 ] Usulü mimarii Osmani,* 1278 Bursa haritası Nilüfer No. 55
( sene 1308 ) Müzede
— 57 —

hin türbesi ile birlikte tedkik edilmeli. Hüdavendigâr zamanında


Lala Şahin paşa tarafmdan yaptırılm ıştır. Torunlarından Selim bey
1802 de tamir etmiştir [ 1 ].
Hudavendigâr’ın lalası, Edirne ve Filibeyi feth eden ( 1461 )
vezir Lala Şahin paşa Abdülmü’min oğlu olup bu medrese ve mes­
cide (?) birçok şeyler vakfetmiştir ( 1348 ). 1382 de ölünce M. K e­
mal paşa’daki türbesine gömülmüştür. 889 H. ( 1484 ) de ( Şahin
Lala oğ. Mahmud bey oğ. Musa çelebi oğ. Elvan çelebi görünmek­
tedir { 2 ].
M. Kemal paşada bir medrese ve cami yaptırmış [ 3 ], vefat
edince oradaki türbesine gömülmüştür.
IV 52 - Köpüklü dede mezar ve zaviyesi : Hisar-kavaklı yolun­
da, sağ kenarda yükselen heybetli bir mezar, taşları düz, sade ve
yazısız bir mezardır. Köpüklü dede diye anılır. Yanındaki küçük
arsa da medrese veya zaviye yeridir.
IV/53 - Kavaklı camii, çeşme, çınar : Kavaklı caddesinde solda
duran anıtlardır. Cami tek kubbeli, üstü kurşun örtülü, dıvarları
kesme keteke - tuğla işçiliğinin mükemmel bir modelidir, önünde
ravak yerine ahşap bir kuraklık eklenmiş, son zamanlarda esaslı bir
şekilde tamir yapıldı, ahşap yerleri eskisi gibi tezyin edildikten
başka kubbe kasnağı iç tarafına da kufi yazı ile ( Ya malikel>mülk
zül-celâli vel-ikram ) tekrarlanarak yazıldı. Bu onarımı yapan Bursa-
mızın biricik alçı işi ustası İsmail Sönmezdir,
Rivayete göre cami kilise temelleri üzerine yapılmış, amma yu­
karda işaret ettiğim Fransız yazarı kitabında bunu yazmamış, yerin­
de kilise bulunsaydı o da yazardı.
Minaresi esasen ahşap olup 1308 H. - 1890 da bugün kû şeklile
yapılmış, kadro içi ve namaza açık Minberi de vardır [ 4 ].
Camiin tam önüne, içi boş çınar şehrimizin en yaşlı çınarıdır
( Boy 1 ). Buraya, baba sultanda medfun, Orhan devri erenlerincien

[ 1 ] Arşiv B/258 S. 66 Solak zade tarihi S. 21


( 2 ] V akıf kaytlarındaki vakfiyesi. Sicilli Osmani C. 3 S. 132
Arşiv A/4 S. 115
[ 3 ] Evkaftaki vakfiyesi S. 42
( 4 ) Mirati Bursa - Haşan Taib.
— 58 —

Geyikli baba nam zat bir kavak dikmiş [ 1 ] (o zaman çmara kavak
dendiği zannediliyor ). Çmarin güneyinde eski bir çeşm t bulunmak­
tadır. düzgün bir kemer altındaki taşta Bursa’ya çok çeşme yaptıran
meşhur Müftü suyunu getiren, Kara çelebi oğlu Abdülazize aid bir
kitabe var, yalnız tarihsizdir, isimden ibaret üç kelimelik bir kitabe­
dir. sol tarafta çeşmenin ikinci banisi ve“ 1270 tarihini taşıyan ikinci
bir kitabe ve bir de üstte daha yeni bir kitabe var ( Kitbe No. 30 )
Bu kavaklı mescidini meşhur Bursa kadısı, K oca efendi, Kadı
efendi, Koca Naib atlan ile anılan zat yaptırmış, Bu zat türlü yer­
lerde 40 yıl kadılık etmiş, Yıldırım için Germiyan beyin kızını al-
mıya giden hey’etin reisi imiş. Bu mescidi yaptırdığı gibi bir çok
ta vakıflar tayin etmiştir [ 2 ], 774 H. 1372 de ölmüştür. Mezarı
mevlevi-hane kaşısında bir kubbedeydi şimdi yoktur.
IV/ 54 Haraççı oğlu medresesi Kavaklı camiinin biraz güneyinde
birkaç kahve çiçeğinin bulunduğu yerdir. Basit bir kapıdan içeri gi­
rilince sağda bir kaç mezar, ilersi medresenin yarım kalan oda ve
dıvarlarıdır. Kütüphanesi de bunun içindeydi.
Haraççı oğlu “Cizyedar zade,, ( Süleyman ağa 1131 de ölmüş)
Bahaddin Ahmet efendi ise hayır sever, maarifçi bir zat imiş [ 3 ]
1208 - 1794 de vefat ile üftadeye gömülmüş. Torunlarından B. Canib
eski husisi muhaseba müdürü idi.
Medrese talebesi için alıp vakfettiği zengin, ve kıymetli kütüp­
hanesi Orhan kütüphanesi içindedir.
IV/55 - Y er kapı camii ve mozaik Yerkapıda, küçük minareli,
tek çatı kubbesi yarı kurşun örtülü, kapısı doğuya, minber, kitabe,
haziresi yok yalnız batı bitişiğinde tek bir ıpezar vardır, bunun
yuvarlak taşlarında Muslihuddin bin Musa sene 969 H, okunuyor.
Bu camiye “K ara Ali camii,, de deniyor, Timurtaş’ın babası Kara
Ali ile ilgilidir. Vakıflar kayıtlarında böyledir. Son tamiri 1275 H.
( 4 ] . Yerkapı camii karşısında Lütfullah Çelebi’nin darülhadisi var,

[ 1 ] Neşri Cihannüma S. - 166


[ 2 ] Baldır zade S. 60 - 61 Vakfiyesinin tarihi 759 H, Şakaik
tercemesi Hadaikulhadaik S. 37
[ 3 ] Osmanlı müellifleri C. 3. S. 35 Gazzi zade Hulâsetilrufi-
yat ( Orhan kütüphanesi ).
I 4 J Vakıflarda Atık muhasebe H^fteri S. 134
— 59 —

Kitabesi 875 H. idi, şimdi yoktur yerine Kireççi Emin apartmanı


yapıldı. Temelk azıhrken büyük Bizanz mozaikleri çıktı (res, 2) Bu
zemin mozaikinde türlü renkte taşlar kullanılmış, güvercin, çiçek
motifleri, desenler, su yolları var. Evvelce burada bir kilise 890 H .
de de bir Ermeni kilisesi var imiş [ 1 ).
IV/56 - Üftade bloku:
A - Darulkura: Yerkapıdan üftadeye dönen yol karşısında kes­
me kefeke - tuğla ile yapılmış zarif bir binadır. Kubbesinin üstü
soyulmuş, pencereleri açık, sonradan binaya uygun bir baca yapıl­
mış, içine ocaklar konmuş, batıda olan kapısı üzerinde iki satır
kitabesi (No. 31) Hoca Yakub isminde bir zatın (Cay-ı tilâvet - O-
kuma yeri) olarak 898 H. 1492 de yaptirdiğını anlatır, manzume
Cemâli’nindir. [2] Bu kubbenin bitişiğinde ikinci bir kubbe daha var,
aynî tiptendir dış kapısı üstünde küçüh bir mermer taşa sadece
bir kelimei tevhid yazılmıştır.
Bu kubbelerin güney bitişiğindeki mezarlıkta eski mezarlar var,
biri 920 H. - 1514 tarihli olup Abdülkadir Geylânî oğlu Ahmet
kebir oğlu Cafer’e aittir. Lâhid Mevlid sahibi Sülüyman çelebi me­
zarını onaran Hacı A li’nin eseridir.
B - Üftade aralığı başında, Darulkura karşısındaki ahşap bina
Sâdiye " Dondurma “ tekkesidir, tam köşede bir çeşme var, 1327
H. - 1911 de yapıldığı kitabesinden anlaşılıyor. ( Kitabe No. 32 ).
Tekkenin aralık içinde bir kapısı üstünde bulunan kitabesi (No.33)
bu tekkenin 1263 H. - 1847 de yapıldığını bildirmektedir. Kavaklı
caddesine açılan ikinci kapısı karşısındaki evde bir mezar var, çok
güzel işlemeli olan bu mezar taşında sadece 931 hicri tarihi okunu­
yor, isim yeri kırıktır. Tekkenin içinde de eski mezarlar vardır.
Y er kabı mezarlığının arkasında, yol ortasında bir çeşme vardır,
büyük süslü mermer taştaki kitabesi (No.34 ) 1195 H. 1780 tarihini
gösterir.
C - Üftade camii : Yüksek bel noktasındaki büyük cami, yük­
sek bir kasnak üstüne tek kubbe ile geniş gezinti yeri de kurşunlu
son cemaat yeri geniş ve açık ravak yerindedir, parmaklıkla ka-

[ 1 ] Un terre de Lejand S. 50
{ 2 ] Lâtifi tezkiresi S. 121, Sicilli Osmani 2 - 85, Kamusu âlân
S. 1833
— 60 —

p«lı, iç kapıaı üstünde kitabeti (No.SS) 1285 H. - 1869 da Rıza


paşa tarafından onarıldığını bildirmektedir. Camide <ade bir minber,
var (Re«. 12).
Camii esasen Üftade yaptırmış, torunu İbrahim de depremden
yıkılan camii. Kadı Altıparmak İbrahim’in mûsadesile yıkıp tem e­
linden yeniden yaptırmıştır. Sırf ziyaret maksadile gelen Riza paşa
tarafından bu bina yenilenmiştir [ 1 ]. Padişah Murad IV Bursa’ya
gelerek ûftadenin torunu olan bu tbrahimi ziyaret etmiş duasını
alm ıştır. Cami mamur ve namaza açıktır.
Camiin kilise üzerine kurulduğunu sdyliyenlerde var [ 2 ] hal­
buki üftade, temelinden yeniden yaptırmış olduğunu bizim tarihçi­
lerimiz bildiriyor, belki de eski malzeme kullanılmıştır.
D - Türbe : Cami karşışında dört dıvarlı üstü ahşap sade bir
binadır. Dış kapısı üstünde 16 beytlik bir kitabesi var. Taşa talik
ile yazılmış olan bu yazıda yine Riza paşa tarafından aynı tarihte
onarıldığı Hildirflmektedir.
Türbenin batı diyarında sülüs yazı ile mermere kabartma suretile
yazılmış diğer bir hitabede (36,37) Ûftadenin 988 H. 1580 de vefat
ettiği bildirilmektedir. Türbe içinde Oftade’den başka Ûftadenin
evlâdlarından Mustafa Mehmed, Hayrettin, Ahmed.. [ 3 ] ile 9
kabir var, hepsi ahşap sandukalı ve kitabesizdir

Türbe ve camiin karşısında eski mezarlar ile yaşlı serviler bu­


lunmaktadır, çeşmeler pek zarif yapılı pınarbaşı çeşmeleridir.
Türbenin tam altında merdivenlerin karşısında tabaklar mescidi
1494 de yapılm ıştır o, şimdi haraptır.
Üftade Mehmed Muhiddin ( Celvetî tarikatından ) Bursa’lıdır.
Mütesavvıf bir zat olup divançesi ve Vakıat atlı hitabe mecmuası
var. Ulu cami hakkında çok beğenilmiş bir arapça beyti levha
yapılarak Ulu camie asılm ıştır ( Y a camialkebir veya mecmaal*

[ 1 ] Güldeste S. 112 - 118 Baldır zade tarihi S. 12


[ 2 ] Une terre de Legendes P. 49
[ 3 ] HulâsatOlvefiyat Gazzi zade
^ 61 -

kibar...) 988 H. 1581 de vefat ile bu türbeye gömülmüştür.


Aziz Mahmud Hûdai’nin bir manzumesi mezar sandukasınd imiş,
şimdi yok, Üftade oflu Mehmed 1585 de ölünce babası yanına
gömülmüş. Onun oğlu Mustafa dağ dibindeki Üftade tekkesinde
30 sene seccadenişin olmuş 1608 de ölmüş, onun oğlu İbrahim camii
yeniden yaptırmış, 1678 de ölünce oğlu Mehmed 1697, sonra
Mustafa, Hayreddin zaviyeye şeyh olmuşlar, hepsi dedeleri yanında
medfundur [ 1 ].
lV/57 - Çirağ bey camii : Kendi adını taşıyan mahallenin biricik
camiidir. Kesme kefeke - tuğla işi zarif dıvarlı, büyük ve üstü
kurşun örtülü kubbeli, kitabesiz, minbersiz, mezarlıksız, cemaat i-
daresinde ve namaza açık bir mesciddir. Avlısında bir mezar var,
baş ucu taşında yeni bir Osmanlı nesih ve ifadesile dört satır ya­
zısında Çırağ beğ olduğu bildirilmektedir, tarihi yoktur. Bu mes­
cide Pirî çelebi isminde bir zat 889, H. - 1484 de mütevelli tayin
edilmiş [ 1 ] olduğuna göre mescid o tarihten önce yapılmıştır.
Çırağ bey, Hacı ivaz paşanın kardeşi olup ismi Şarafeddin hacı
şeyh Çirağ bey dir, bir kardeşleri de Hayreddin Hacı Hızır beg
olup Ahi Bayezidin oğullarıdırlar [ 2 ]. Çirağ beg, ikinci Murat
adamlarından olup 832 H. - 1428 vebasında vefat etm iştir [ 3 ].

IV/58 - Veled yaniç mescidi : aynı tipten minbersiz, kitabeti


namaza açık bir mesciddir. Küçük avlısmdan sonra gelen kapısı
üzerinde, yüksekte, bozulmuş okunması güç kitabesi (No.38) 844
(1440) da yapıldığını bildirmektedir. Avlıda bir mezar var, kitabesi
(No.39). Camii yaptıran Veled-i yaniç, vefatı 736 H. - 1335 ol­
duğu bildirilmektedir.

Cami dıvarının doğu tepesinde aynı kapı kitabesi benzeri bir


kitabe daha vardır ( No. 4 0 ) “Yaniç oğlu mahallesinde hacı Musa
kızı hacı Ayşenin cami imam ve müezzinlerine gelir olarak 6 ev
yaptırdığı, bunlarla beraber bir mikdarda para vakfetiği'* arapça

[ 1 ] Güldeste S. 107 - 118 Sicilli Osmanî S. 391, Osmanlı


müellifleri. C. 1. S. 23, Yadigâr-ı Şemsi S. 46,
[ 2 ] Arşiv A/4 S. 35 Evkafta ivaz paşa vakfiyesi.
f 3 ] Bursa Tarihi Kılavuzu S. 211 Osmonii tarihi uzun çarşılı
C. I. S. 297
— 62 —

yazılmaktadır, Senesi de 906 H. - 1500 dir, Minaresi cami dışında


kapı karşısında, çeşmenin üstünü teşkil eden eski tuğla ile işlenmiş
dört ayaklı, beş basamakla çıkılır küçük bir kule-minaredir, şehri­
mizde bu tip kule veya minare yoktur. Her ne kadar küçük bir
çan kulesi gibi duruyorsa da buralarda eski bir kilise veya ma­
nastırın bulunduğuna dair bir kayda raslamadım, mimarların de­
diğine göre minare olarak yapılmış.
Camii yaptırana gelince :
Mezartaşındaki yazıda camii yaptıran Veled Yaniç olduğu
bildiriliyor. Mezarı asıl olarak kabul edersek cami 736 H. de
yapılmış oluyor, kapı üstündeki kitabeyi asıl kabul edersek 844 o-
larak kabul etm ek gerektir, hem de yaptıran Veled yaniç mi, Mah­
mud zeyneddin Yaniç mi olduğu kestirilemiyor. Mahmud çelebinin
tarihlere ismi geçecek hareketi yok, Y an iç’in ise eserleri ve tarihi
hizmeti anlaşılabiliyor :
Bu zat Osmanlı emir ye büyüklerindendir (lld göz oğJu) adı ile
anılıyor. Bu isim Kıpçakçadır, OsmanlıIarda bu isim kullanılıyor,
Mısır hükümdarı Sultan Nasır Mehmet bin Mansur Klavn’un emirleri
arasında bu isim geçer, bazı siyasi işlere karıştığından Mısır’ı terke
mecbur olmuş. O devirde korktuğundan dolayı Mısırı terk ile Os-
manlı devletine gelenler olurmuş, Y aniç’in de bu şekilde gelmesi
mümkün.
Yaniç, Hüdavendigâr ve Yıldırım zamanlarında yaşamış, Huda-
vendigâr Sırp seferine giderken Gelibolu’da (V ali ) ve emrinde bir
takım azeblerle deniz kıyılarını beklemek için bırbkılmış. Ankara
harbinde de bulunmuştur [ 1 ]•
IV/59 - Satı Fakih mescidi : Oruçbey caddesinde, eski hamama
yakın, yaşlı servinin bulunduğu yerdedir. Möloz taşla yapılmış mi­
mari kıymeti yok, cemaat idaresinde namaz açıktır. Haziresinde
1235,47 tarihli mezarlar bazı muhaddislerin mezarlarıdır, yaşlı büyük
mezar hususi itina görmektedir Sadi fakihin mezarı burası olacaktır
amma isim Sadi değil S atı’dır. Mevlâna Murad Fakih babasının yap­
tırdığı bu mescidde de imam idi sene 902-1496 Bu mescidin yanında
Erzurumlu Dede efendi tarafından yaptırılmış bir D er^ü.jra var
imiş, şimdi yoktur ( 2 ].

( 1 ) Tarihi Osmani encümeni mecmuası C. 1 S. 968


( 2 ) Osmanlı müellifleri C. 1 S. 307
— 63 —

IV/60 - Eski hamam : Oruç bey caddesi üzerinde, Ortapazara


yakmdır, son zamana kadar işler iken şimdi depo olmuştur. Orhan
Gazi tarafından Bursada yaptırılan ilk hamamdır, fakat devrinden
bize ancak bir divan ile bir külhanı kalabilmiş, diğer tarafları yeni­
lenmiştir. [ İ l -
IV/61 - Nakkaş ali mescidi : Adı ile anılan mahallede Eski fırı­
nın bitişiğindedir. Moloz taşla yapılmış, dört dıvar, üstü ahşap ve
yerli kiremidi, minaresiz, minbersiz, kitabesiz, kadro dışı, cemaat
elinde Ramazanlarda namaza açıktır. Kıblesindeki mezarlığında meş­
hur simaların mezarları vardır : Y eşil camii ve türbesinin nakkaşı
Nakkaş Ali bu camiyi yaptırmış ve mezarı da burada imiş (2) ben
bulamadım
Oğlu Osman Beyazıd’ın defterdarıdır [ 3 ] Haziredeki mezarlar
şunlardır :
Kapı hizasında dıvara yakın, yuvarlak taşlı ( Osman çelebi
bin Nakkaş Ali sene 907 H ). Ortada büyük yuvarlak taşta ( Şeyh
Lamii bin Osman ) meşhu Edib, ölümü 938 H. - 1531, büyük şimşir
dibinde ( Ahmed çelebi bin Lamii sene 1010 - 1601 ). Mahmud ça­
vuş bin Ahmed efendi bin Lamii ). Osman bey bin Mahmud çavuş
1038 - 1628 ). ( Hafsa hatun bint Osman Çelebi ).
Lami çelebi meşhur Edib ve şairlerden olup Bursamızı metheden
kitabı da var ( Şehrengiz Bursa ). Başka eserleri de çoktur 938 H.
1531 de vefat ile buraya gömülmüştür [ 4 ] ,
Nakkaş Alinin ismini taşıyan kitabe, Yeşil camii büyük mah-
feli dıvarındadır.
Bu zat, evvelce Horasana gidip Timur ile beraber memlekete
gelmiş ve birdaha gitmemiş, sanatını memleketimizde yaymıştır.
IV/62 - Şeyh paşa - Dibekli - camii : Nakkaş Ali camiinin batı­
sında tepesi kırık minareli cannidir. Kesme kefeke-tuğla ile düzgün
yapılmış dıvarların üstü kubbe biçimi fakat ahşap ve yerli kiremidi
olmuş. Son cemaat yeri yarı parmaklıkla kapalı, iç kapı üstünde
mermer taştaki kitabe ( No. 41 ) Murad zamanında Şeyh paşanın
emrile 842 H. - 1438 de yapıldığını bildirmektedir.

[ 1 ] Bursa Hamamları - Kâmil K epeci oğlu


[ 2 ] Sicilli Osmani 495
[ 3 ] Güldeste S. 177
[ 4 ] Sicilli Osmani C. IV. S. 86 Baldırzade tarihi. S. 63 Osmanlı
müellifleri C. III S. 494
— 64 —

Cami kadro dışı ve cemaat elinde Ramazanlarda namaza açıktır.


Şeyh paşa bir tüccardır, Gencerlideki Tuzla onun bu cami için
vakfıdır [ 1 ].
Camiin kapıst karşısında eski bir çeşmecik vardır.
Bu mahallede bir de şükrullah mescidi ile [ 2 ] kilise büyük
yangında yok olmuş. Biraz batıda, muatazam kesme kefeke
tuğla dıvarın ne olduğu belli değil şükrüllah mescici olabilir.
IV/63 > Oruçbey cami, medrese hamam ve m ezarları: Oruçbey
K ırk odalar arasında, Kale sokak No. 9 ev Oruş bey mescidi idi.
Mimari özelliği yoktur, mahalleye “Kalei Omurbey,, derler idi, Oruç
beyin kardaşı Omurbeyin eserleri ve türbesi Setbaşındadır, Bura’ya
onun adı neden verilmiş ve hemde ( K al’a ) kelimesi eklenmiş ?
Oruç bey caddesi üzerinde büyük bir dıvar kalıntısı Oruç bey
Hamamı idi, karşısındaki ev de mescide kadar uzanan bir okul
(Kapamalı mektep veya medrese) idi, değiştirilmiş, bölünmüş evler
olmuş. Avlısı içinde itina ile saklanmış olan mezarlar Oruç bey
ve çocukları ile torunlarına aittir.
A : Düzgün ve yekpare bir sanduka kapağından ibaret olan bu
mezar Oruç bey’e isnad edilmektedir kitabesi yoktur.
B - İkinci kabrin baş ucundaki kırık taşın kalabilen kitabesi
“İbni Mahmud bey„den ibarettir.
C - üçüncü kabrin mezar taşında “Zeynep binti Mahmud bey
916-lSlO yazılı. Taş ve kabartma yazısı devrinin eseri olduğunu an­
latm aktadır. Sonradan konmuş bir şey yok. Kitaplar buralarda
bunların mezarlarının bulunduğunu bildirmektedir [ 3 ].
O ruç bey, meşhur Kara Timur Taş paşanın oğlu olup Setbaşı
doğusunda yükselen cami ve hamamı yaptıran Omur Beyin kar-
daşıdır. Yıldırım -Tim ur muharebesinde bulunmuş, yenilgiden sonra
Çelebiler savaşlarında Sülüyman çelebi yanında bulunmuş Sonra
Çelebi Mehmed’e gelmiş, 826 H. 1422 de beylerbeyi, sonra vezir,
ölmüş 829 H. 1425 de vefat ile buraya gömülmüştür [ 4 ].

[ 1 ]. Arşiv A/19 S. 356


[ 2 ] A/7 S . 318
( 3 J Solak zade tarih i S. 164
[ 4 J Sicilli Osmani C. 1 S. 443 Âşık paşa zade tarihi S. 107
— 65 —

İkinci kabir torunu, üçüncûsü de onun kızı olacak.


Kabirlerin karşısında, şosenin batı kenarında bugün yalnız bir
dıvar parçası kalmış bulunan yer Oruç beyin yaptırdığı hamamın
kalıntısıdır. Oruç bey bunun, yanındaki Kapamalı mekteb’e bir
gelir olsun diye yaptırmıştır. [ 1 ].
IV ^64 - Turgut camii : Aynı adı taşıyan mahalle ve sokaktaki
mescid ( No. 1 ) şimdi bir evdir.
914 H. ( 1508) tarihli sicillerde Hoca Turgut, 950 H. (1543)
de mescid var [ 2 ].
IV/65-Yeşil türbe: Hisarın Pınarbaşı kapısı karşısındaki türbenin
mezarları kitabesizdir. Binanın mimarî kıymeti yoktur. Kuzey biti­
şiğinde kâgir, üstü ahşap bina mescid idi, şimdi satılmış ve ev ol­
muştur, batı bitişiğindeki bina da Darulhadis idi, onun da mimarî
kıymeti yok ev olmuştur. Erzincanın Gûran köyünden gelip
yerleşen Hüseyin isminde bir zat yaptırmıştır 1595 de ölünce tür­
besine ğömülmüştür. [3] Yanlış olarak Molla gûrani’ye isnat ederler,
Molla Gûrani İstanbuldadır.
Bu mescidin doğusunda Yerkapı aralığı içinde No. 8 evde eski
bizans kemerleri vardır.
Batıda, Yaşlı sokak başında, köşedeki eski dıvar kalıntısı med­
rese yeridir, Kayapalı Mevc zade Abdurrahman isminde bir bilgin
ve mütesavvıf yaptırm ıştır, vefat edinde medresesine gömülmfiş-
, tur. Sene 1747 mezar bugün yoktur [ 4 ].
IV '66 - K abil'i vücud mezarı ve büyük çitlenbek ağacı : Yeşil
türbenin batısmda büyük çitlenbek ağacı gözü çeker. Bu ağaç Bur-
5a’daki Çitlenbeklerin en yaşlısıdır, dip çevresi 7 metredir, eski
bir meztırın baş ucundadır. Bu kabirde Kabil-i vücud Ali efendi
yatar. Çocuk doğmadan anası öldüğünden mezarda doğduğfu söy­
lenir. Büyüyünce sıra ile Bursa da müderris, kadı, Erzincan Kadısı
1614 M. de Bursa Kaplıca müderris iken vefat etmiş Hisardaki bu
yere gömülmüştür. [ 5 ].
Bu mezarın karşısında bir kaç mezar daha vardır. Zindan kapı­
da da Zindan dede dedikleri zata mahsus basit bir mezar bulun­
maktadır. Baş ucuna eğreti olarak konmuş bulunan taşında tarihsiz
yalnız “Haşan bin Yahya,, okunmaktadır.
[ 1 ] Hamamlar. { 2 ] Arşiv A/35 S. 82
[ 3 ) Baldırzade S. 49 Gülzarı suleha ve vefiyat-ı urafa 143
[ 4 ] Osmanlı müellifleri C. 1 S. 363
( 5 1 Güldeste! Riyazi İrfan S, 328
~ 66

IV/67 - Zindan kapı mescidi : Basit bir ev olmuştur. “Ciiimboz


ve Üveys kurbund vaki Rum Ahmed’in yaptırdığı,, mescid (1637)
şekli île s ic illid e tasvir edilen yerler buralarıdır, amma bu mescit mi?
belli değil. Ciiimboz deresi Hisarın batısındaki deredir, mescidin
bulunduğu mahalle Filiboz mahallesidir, fakat üveys neresidir? [ 1 ]
iV/68 - İkinci tahtalı m escid: Filiboz mahallesinin Zindan kapı
caddesinde moloz taşla yapılmış, üstü ahşap ve kiremit, minaresiz,
minbersiz, kitabesiz, haziresiz, kadro dışı, cemaat idaresinde ve
namaza açıktır. Yaptıranı ve tarihi tesbit edilemedi.
Buna ikinci tahtalı derler, birincisi Maksem altında, Sivasiler
mescidinin üstündeydi.
Bu mescidin biraz güneyinde, aynı sırada bir evin sokak divan
medrese kalıntısıdır, kesme kefeke-tuğla ile işlenmiş harçlı zarif
bir işçilik eseridir. Fazıl Abdurrahman (Mavc zade) medresesi idi.
IV/69 - Alâeddin camii ve hamamı : Kendi adını taşıyan cadde­
nin başındaki büyük camidir. Büyükçe bir avlı içindeki bu eserin
son cemaat yerinin önü açık, dört mermer sütun üzerine Bizans
sütun başlıkları yerleştirilmiş, araları tipik Osmanlı kemeri ile bağ­
lanmış, bunun üzeri geniş bir düzlük, iç kapı sâde, üstüne Alaed-
din camisi olduğunu ve ilk yapısı 736 H.-1336, son yapısı 1278 H.
1861 olduğunu bildiren ve 1306-1890 tarihinde yazılmış bir levha ası­
lıdır. Cami içi sade, köşelerde istalaktid yok. Esasen minbersiz
olup sonradan Mevlevihanenin düz beyaz boyalı sâde minberi geti­
rilerek cami haline getirilmiştir. ( PL No.5 ) T ek büyük kubbesinin
üstü kurşun örtülü, minaresi eski tuğlalar­
la yapılmış, orijinaldir şerefesi görülmiye
değer.
Avlıda yaşlı bir serviden başka birkaç
mezar var. Servi dibindeki mermer ve
yüksek sandukalı, birkaç yerinde birer ta­
bak nar kabartma resmi, baş ucunda Sul­
tan Alâeddin Mütevellisi sene 1216 H.
1801 tarihli kitabesi bulunan muhteşem bir
mezardır ( Kitabe No. 42 ), yanındaki me­
zar da küçük ve Sultan Alâeddin mütevel­
A tA C T T / N

t i t 1
lisi olduğunu bildirmektedir. Cami içinde
CAA1»!

iki tane eski şamdan var, üzerine Merhum


lY. mimar Bedri Kökien’don) Sultan Alâeddin vakfıdır sene 1113 ) yazıl-
{ 1 ] Arşiv A 32 S. 63 A 56 S 71
— 67 —

ırnş. Vesikalar da bu mescidin Osman Gazi oğlu Alâeddinin yap-


tırdığm ı bildirmektedir. Kükürtlü yanında bir de zaviyesi var
imiş, yerini bulamadım [ 1 ].
Alâeddin camii için, oğlu Kılıç bey bazı yerler vakfetmiştir
1645 de camiin kurşunları, büyük zelzelelerden 6 sene sonra çatlak­
ları onarılmıştır. Bu gün kadro içi ve namaza açıktır [ 2 ].
Dış kapı yanında büyük Osmanlı kemeri altında çeşme ve bir
de büyük çınar vardır (Boy 3)
Avlının batı dışındaki geniş saha Alâeddin hamamı yeridir, dıvar
temelleri ile güneyindeki çeşmesi kalabilmiştir, Osmanlı devrinin
son zamanlarında, eski olduğu ve akrep çıktığı için halkın gözünden
düşmüş, yıkılm ıştır [ 3 ].
Alâeddin, osman Gazinin büyük oğludur, Kite ve Fodra köyleri
onun idi, Hisar içinde mescid ve hamam yaptırdığı için mahalleye
de onun adı verilmiştir, savaşlarda da bulunmuş; Anasının babası
olan edebali çığrında münzevi kalmak istemiş, Savaş için Biga’ya
kadar gitmiş orada şehid olmuştur 1332. Babası Osman Gazi’nin
yanına gömülmüştür. Vakfiyesi 733 H. tarihlidir | 4 ].
Camiin kuzeyinde Kısa sokak başındaki yüksek ev (No.12) eski
bir Türk evidir, plânı, kalın divan ve alt odasındaki çıtalı eski
tavanı ile 300 seneden ileri çıkar, tapu kaytleri de 200 e çıkan
bu ev kitabın müellifinindir. Aralık içinde köşede No 9 da da
plân ve renkli cam, alçı pencere ve ocak vardır. 1278 haritasında
bu sokak Kasap başı sokağı olarak ve evler de mevcut görünüyor.
IV/70 - Helvacı oğlu-Veled-i helvai- mescidi : Şey Şami çeşmesi
yanında, bugün kalın, kssme kefeke taş-tuğla ile yapılmış bir dıvar
görülmüktedir. Yakın zamana kadar mamur iken Osmanlı devrinin
sonunda bu hale gelmiştir. Bu ( Unutulmuş mescid )i Orhan gazi
oğlu Süleyman paşa yaptırmıştır [ 5 J. Kendisi Hudavendigâr’ın

[ 1 1 Müneccim başı S. 282, Tevarihi Al-i Osman Nişancı, Orhan


kütüphanesinde yazma S. 39-41 Arşiv A/20. S. 358 sene 918
[ 2 1 Arşiv A^8 S. 116 A 199 S. 228 A/33 S. 100
{ 3 ] Hamamlar-Kâmil Kepeci oğlu
I 4 ] Âşık paşa zade S. 37, Nişancı tarihi S. 94, tarihi Osmanî
encümeni mecmuası Sayı 8, 9 S. 86 Sayı 82 S. 318
{ 5 ] Güldeste S. 19 Vakıflarda Atik muhasebe def. 1261 S. 2
— w —

kardeşi olup Kümeliye geçen meşhur kahramandır, Edirne’de “Te-


maşagâh kasrı“ nı da bu yaptırmış, denildiğine göre bu kasır esa­
sen Süleyman peygamber zamanından kalma imiş [ 1 ].
Süleyman paşa 761 H. - 1359 da vefat ile Bolayırda yaptırdığı
mescidi haziresine gömülmüştür [ 2 ].
Mescidin önünde büyük bir çeşme yalağı var, üzerindeki haçlardan
bir Rum lahdi olduğu anlaşılır. Büyük kemerin ortasındaki kitabe
(No.43), Şeyh Şamî suyunun yollarının tamirini gösterir, ebced he-
sabilel 1282 - 1865 tarihini gösterir.
Mahallenin adı Fatih devrinden beri Helvacı oğlu olduğu gibi
mescidin adı da öyledir, belki bu adda biri tamir etmiş olabilir.
JV/71 - Şimşirli dede mezarı : Ortapazar caddesinin ortasında,
büyükçe bir şimşirli mezardır. Sanduka ve baş ile ayak ucu taşları
büyük ve mermer, başında büyük bir kavuk vardır, Bursa’hların
saydığı 1642 de buraya gömülmüş Muharrem isminde bir ermişin
mezarıdır. (Kitabe No. 44).
IV/72 - Sürmeli mesbid (Tefsir han) San’at enstitüsünün yeni
pavyonları arkasında, kirem it örtülü, saçaklarındaki tuğla çıkıntı­
ları ile gözü bir evdir. Yaptıran, Bursanın fethinde şehre
ilk girip ezanı okuyan Ahî Hasandır ( Osman Gazinin Kain
babası Edebalinin kardeşi oğlu ). Bu mescide sicillerdeki ( Ha­
cı paşa el-müfessir) kaydına göre Tevsirhan mescidi de derler [ 3 ].
Ortapazar çınarları iki tanedir ve o kadar eski değildir (Boy 3).
Bunların arkası geniş bir avlı olup eskiden Leysiyye medresesi idi,
Leysi Çelebi tarafından ilk defa zaviye olarak yapılmış, kendisi
1507 de vefat edince oraya gömülmüştür [ 4 ].

IV 73 - Eski hamam : Sanat enstitüsünün yeni dökümhanesi ö-


nünde bugün soyunma yeri ile soğukluk kubbeleri çökmüş, halvet
ve banyolarının kubbeleri, dıvar ve su yolları, külhanı kalmış, kes­
me kefeke ve tuğla ile çok düzgün işlenmiş, kapı söveleri mermer.

[ 1 ] Karasi tarihi i Uzun çarşılı S. 91


[ 2 ] Sicilli Osmani C. I S. 42
( 3 ] Arşiv A/26 S. 13, Â şık Paşa zade tarihi S. 29, 36 da Bey
sarayı yakınında tekkesi var deniyor.
( 4 1 Baldırzade tarihi S. 75
— 69 ~

bilhassa plânı orijinaldir Külhan binanın güneyinde, derin ve bü­


yüktür. (Plân No 6)

ISSAHIM Bu hamamı Çandarlılardan İb­


rahim Paşa, zevcesi Fenarilerden
Şah bey torunu Haticenin parası
ile yaptırmıştır [ 1 ] Paşa bir a-
ralık menkûb kalm ış, sonra Y ıl­
dırım vakıflarına mütevelli, sonra
Amasya kadısı, Bayezid II nin
oğlu Ahmedin lalası 148S de Ru­
meli kazaskeri, 1499 İnebahtı
seferinde şehid olmuş. İstanbulda
Cami, medrese ve sebili. Bursa
Uzun çarşıda bir mescidi (?) var­
dır [ 2 ], şimdi böyle bir mescid
yoktur.
IV/74 - İsabey Fenari (Güdük
minare) camii : Alâeddin cadde­
sinin doğusunda, büyük kubbeli
mesciddir. Minaresinin yarısından
yukarısı yıkık, ravak, minber,
haziresi yoktur, dıvariarı kesme
kefeke - tuğladan pek muhkem
yapılmış büyük depremden zarar
görmemiş bir binadır, şimdi mü­
zenin deposudur.
Bu camiyi Molla Fenarinin
torunlarından İsa bey yaptırmış­
tır, karşısında da medresesi var­
mış, şimdi yok, bunlar için Edir­
ne ve Bursa’da hanlar yaptırmış
(Bursadakiler Basmacılar çarşı­
<Y-mimar Bedri K ö kte n’den) sında imiş) [ 3 ].

[ 1 ] Bursa hamamları-Kâmil Kepeci oğlu


[ 2 ] Bursa tarihi kılavuzu S. 109, Sicilli Osmani S. 910 Kamu­
su âlâm S. 554
{ 3 ] Arşiv A'3 S. 213, Atik muhasebe defteri S. 45,
— 7ü —

iV/75 - İmaret İsa bey c a m ii; Hastahane kapısı karşısında kur­


şun örtülü tek kubbeli, minbersiz, minareli, kesme taş-tuğledan
yapılmış, kitabesiz, kadro dışı ve namaza kapalıdır.
Doğusunda bir mezar var, sanduka taşları pek süslü mermer,
dir, baş ucundaki taşında mihrap ve istalaktidler tarzında oymalar
arasında (Allah, Muhammed, el-merhum) Kelimelerinden başkabir
yazı yok, ayak ucu taşında zarif süsler arasına (El-m üteveffa fi
evâil-şaban el-muazzam fi tarih*ı sene), sandukanın iki yan mer*
mer taşında güzel kabartma yazı ile birtakım büyük sözlerinden
başka isim yoktur. Medrese yıkılm ıştır Bunlar Çelebi Meh­
med’in baş veziri Bayezid Paşanın oğlu İsa bey tarafından yapıl­
m ıştır, İsabey köyü bunun vakfıdır [ 1 ]•
IV/76 - Sanat enstitüsü : 1890 da Bursa valisi bulunan Mahmud
Celâleddin paşa, okul yerini istimlâk etmiş, şimdiki okulun yatak­
hane ve dershane binasını âcizler yurdu olarak yaptırmış, sonradan
Vali Münir paşa ilâvelerle tamamlayarak Islahhane haline getirmiş,
daha sonra pavyonlar yapılmış Cumhariyet devrinde memleketimi­
zin biricik bir Sanat estitüsü haline getirilm iştir [ 2 ].
Bursada sanat okulu 1869 da Filiboz mahallesinde 24 çocuk için
açılm ıştır. Sonradan genişliyerek Hacılar mahallesine nakledilmiş
1877 yangınında Kız öğretmen okulu ve daha bir takım yerlerde
dolaştıktan sonra şimdiki yerini bulmuştur.
1890 da Hamidi Sanayi mektebi olan şimdiki okula denk olarak
Mudanya yolunda bir de Hamidi Ziraat mektebi yapılmıştır. İlk
adı numüne çiftliğidir, Cumhariyet devrinde tam bir Ziraat lisesi
haline getirilm iştir [ 3 ].
IV/77 - Ahmed Vefik Paşa ve Haşim İşcan hastahaneleri : Burç
üzerinde, dört pavyon, ovanın her tarafından görülen binalardır.
1278 H. haritasında hastahanenin doğu tarafında bir medrese,
asıl yerinde 17 nci asırda yapılış bir saray yeri görülmektedir. 1865
de Vilâveti ıslana memur edilen Ahmed Vefik paşa, Damad efendi

1 1 1 Sicilli Osmanî C. 3 S. 610, Güldeste S. 187,433, Ar. C/103


S. 17, Kamus-u âlâm 1235,
[ 2 ] 1314 Hudavendigâr salnamesi ve 1927 Bursa yıllığı, 1321
Haziran Bursa gazetesi
[ 3 j 13Î2, 13, 14 seneleri salnameleri, Bursa tarihi kılavuzu S.299,
— 71

konağını satın alarak Guraba hastahanesi yapmak istemiş, memu­


riyetinin kaldırılması sebebile ayrılmış ve iş kalm ıştır. 1879 da Va­
li olarak gelincs soldaki büyük binayı yaptırmış ve 60 yataklı o-
larak Hastahane açılm ıştır. Bimarhaneyi (Şimdiki zöhrevi hastalık­
ları pavyonu) Fabrikatör Osman efendi, 902 ve 904 de, vali Reşid
Mümtaz paşa yeni binaları eklemiş, karşıdaki medrese yerine ça­
maşırlık yapılmış, 1913 de Abbas Halim paşa ameliyathaneyi, Vali
Fatin bey ramanında da cami arkasındaki beton pavyonu ekle
diler [ 1 ].
Vali Haşim tşcan’ın gayret ve delâleti ile evvelâ halkın yardımı
ve sonra da devletin himmetile 500 yataklı bu günkü bina yapılmak­
tadır.
IV/78 Alaca hırka mescidi : Kesme taş-tuğla ile yapılmış, kubbe
biçiminde bir çatı ve üstü kurşun örtülü yanında altı köşeli, sıvan­
mış, şarefesi ile kütüğü, kendine mahsus işlemeli taşlarla yapılmış
orijinal minarelidir. Minberi, kitabesi yok, kadro dışı ve namaza
açıktır. Doğu bitişiğindeki mezarlardan birisinde Hacı Yakup ismi
okunabiliyor, tarih dıvarın kenarındadır, okunmuyor. Camii ilk
yaptıran belli değil^ mîmârîsi ilk Osmanlı devri eserlerini andırıyor.
1585 de harap iken Hoca Yakup onarmış [ 2 ], mezar da bunun
olacak. 1635 de İmam zade Mahmud çelebi tekrar yenilemiş ( 3 ].
Asıl ismi belli olmıyan Alaca Hırka, Bursa’nın fethinden önce
Buharadan gelip fethe iştirak etmiş erenlerdendir [ 4 ].
Çağlayan fabrikasının üstünde türbe vaziyetindeki mezar Meşhur
tezkire sahibi Haşan Çelebinin kızı Fatmaya aittir taşında 940 ta­
rihi okunuyor.
Düşkünler evi ahşaptır Bursa’da ilk defa Düşkünler evini Vali
Mahmud Celâleddin paşa 1891 de açmıştır [ 5 j.
IV/79 - Abdal Murad : Kireç ocağının üstünde tek servinin
bulunduğu yerdir, zaviye ve türbenin kalıntıları vardır. Servi dibin­
de yeni bir mezardan başka bir^ey yok. Bu semt şehrin manzaralı,
yeşillik bir mesiresidir.
[ 1 ] Bursa gazetesi 28 Hazirn 1320, 1927 senesi Bursa vilâyet
salnamesi S. 208 Arşiv B/131 S. 67
( 2 ] Arşiv A/143 S. 36
( 3 ) „ B/58 S. 106
[ 4 ] Baldırzade S. 9
( 5 I Nilüfer gazetesi Sayı 55 sene 1308 H,
_ 72 —

Abdal- Murad, Bursa’nın fethinden önce Buhara’dan gelip bu


civardan muharebeye katılm ış erenlerdendir. Tesavvufane menkı­
beleri kitaplarda yazılıdır. Büyük ve eğri bir kılıcı son zamanlara
kadar zaviyesinde duruyormuş, padişahın biri kaldırmış [ 1 ].
IV/80 - Paşa camii : Uludağ şosesinin başında ahşap, minareli
bir mesciddir. cemaat idaresinde ve namaza açıktır. Doğu divan
üstünde 1323-1325 tarihleri yazılı. Kırımdan gelen muhacirler bu
civara yeşleştiktiklerinden mescidin bu tarihte yapılmış olması
gerekmektedir.
Ciiimboz köprüsü yanında bir çınar ağacı var (Boy 3). Köprü­
nün doğusundaki büyük mezarlık Zindan kapı mezarlığıdır, içinde
birçok bilginlerin mezarları olduğu gibi san’at bakımından çok
zarif taşlar da bulunmaktadır. Bir çok ta eski ve yaşlı serviler
vardır.
IV/81 - Molla İyas’ın mezarı : Mezarlığın tepesindedir. Silindir­
den ibaret olan baş ucu taşında Fatih Mshmed’in Hocası Mevlâna
İyas sene 911 H. - 1505) yazılıdır [ 2 ].

Pafta V Merkez
V/82 - Pınar başı “tzzeddin,, camii : Pınar başı suyu çarşafının
yanında moloz taşla yapılmış, üstü ahşap ve kiremit, ahşap mina­
reli, sade miinberli kitabesiz bir camidir, naninza açıktır. Hudaven-
dlgâr’ın kızı Nilüfer hatunun vakıfları üzerine emirlerinden İzzed-
din bey tarafından yaptırılmıştır [ 3 ]. Camiin tam karşısında Mol­
la zeyrek’in mezarı vardır. Bu zat Hoca zade ile münazaralar yap­
mış, iddiayı kaybettikten sonra Bursa’ya gelmiş, ve 1506 da ölmüş­
tür [ 4 ].
Camiin batısında 978, 984 tarihli mezarlar bulunduğu gibi özbekler
tekkesinin yeri de burasıdır, Buharadan gelen zatlar buradar misafir
olurlarmış. Biraz daha batıda Zerde dede dedikleri zatın kabri yol
ortasında kalm ıştır. Hakkında birtakım menkıbeler söylenir, son

[ 1 ] Tercüme! Şekaik li Mecidî S. 35. Aşık paşa zade


tarihi S. 200
I 2 1 Güldeste S. 281
[ 3 ] Mir’at-ı Bursa-Hasan Taib. Arşiv A 40 S. 387
i 4 j Osmanlı müellifleri C. I S, 319
— 73 —

zamanlara kadar bunun adma zerde yapılır ve dağıtılırmış ( 1 ].


Camiin yanında Pınarbaşı suyunun ilk takaim yeri ( Çarşaf )
vardır 1301 H.-188S de bir parmaklık ile çevrilmiş [ 2 ] Cumhuriyet
devrinde camekân ile kapanmıştır. Suyun aaıl kaynağı Maksem
köprOaü altındadır.
Camiin doğusundaki büyük alan şehrimizin biricik bayram ye­
ridir, Nilüfer hatun vakfıdır, içinde eaki çınarlar var (Boy 1, 2, 3).
V/83 - Pınarbaşı hamamı ve mezarlık: Hamam şimdiki Pınarbaşı
kahveainin civarında imiş 1405 den önce Hacı Haaan zade Muhuddin
tarafından yaptırılmış. Pınarbaşı mezarlığmın Kahve arkaaın-
daki kısmına Hava Şehitliği yapılmaktadır. Dfiaturhanın zaviye ve
tûrbeai son zamanlara kadar burada idi. Mezarlığın ortalaruda
büyük mezarlar Filibozun oğlu Hayreddine aittir, Tarihi 844 H.
1436 dır (Kitabe No. 45) Filiboz eski bir isimdir. Fetihten sonra ihti­
da etmiş bir Rum prensi olduğu sanılmaktadır. Hisarın batısındaki
dere onun ismini taşır. Zikrettiğim mezar onun oğluna aittir.
Mezarlığm doğusunda en büyük servinin dibinde Koca Mustafa
paşa Ue o^lu Mehmed’in mezarları vardır ( Kitabe No. 46 ). İstan­
bul’da Koca Muatafa pa|a semti bu zatın adınadır. Kendisi Bayezid
II, Yavuz sultan Selim’in Sadrazamı iken Şehzade Ahmed ile ilgili
görüldüğünden Selim tarafından 1513 de Bursa’da öldürfilmfişt&r.
Oğlu Mehmed müderris ve edib idi 1533 de ölmüştür.
Bu mezarların doğusundaki ev Hindliler (Hindistandan gelenler)
için tekke-misafirhane idi [ x ]. Mezarlık kapısı önünde 17 ci yûz
yılın meşhur Buraa’lı doktoru Ömer Şifahi’nin mezarı vardır
V/84 - Mevlevihane : Pınarbaşı - Tahtakale caddeai üzerinde,
ahşap, avlısı geniş, ilâvelerile sura dayanan bir dergâhtır. Sultan
Mecid’in ziyareti esnasında oturması için bir kameriye yapılmış.
Adına Hünkâr dairesi denmiş, 16 büyük sütun üzerine kurulmuş
bir zikir yeri asıl bina idi. Dergâhı Yaptıran Karaman -
Larende’li Cünuni Mehmed dede olup 1620 de vefat ile oraya gö-

( 1 ] Yadigârı Şems! - Şemseddin Ulusoy S. 240 1301 Hudavcn-


digâr salnamesi
[ 2 ] Hamamlar - Kâmil Kepeci oğlu.
[ X ] Yadigâr şemsi, basılmamış kısmı S. 383o
^ hX -

mülmüştür [ 1 J. Mevlevihane batısındaki kalenderhane ( lekke-i


kalender) adı ile 872 H, denberi vardır ( 2 j.
V/85 - Mecidiye camii : Pınarbaşı mezarlığının üstünde, kâgir,
üstü ahşap, minaresi küçük ve ahşap, minbersiz, kitabesiz, namaza
açıktır. Doğu dıvarının üstünde 1325 - 1323 tarihleri görülmektedir.
Civarın ahalisi Kırım göçmenleridir.
V 86 - Hıdırlık camii : Pınarbaşı çarşafının hizasına raslayan
sırtta, Kâgir, üstü ahşap büyük kemerli, uzaktan eski bir bina
olai-ak gözü çeken bir camidir. Minare ve minberi yok, Türbe ve
kitabesi de bulunmamakta, namaza açıktır. Hüdavendigâr Murad’ın
kızı Nilüfer hatun yaptırmıştır. Pınarbaşı meydanı bunun vak­
fıdır, Saha Kervansaray yeridir { 3 J.
V 87 - Seyid Nasır türbe ve zaviyesi : Bu at ile anılan yerde
her yerden pek yaşlı servisi ile görünen yerdir. Buradan Hüseyin
alanı şosası geçer. Küçük ve moloz taşla yapılmış üstü ahşap o-
dacık zaviyedir, mimari kıymeti yoktur. Yanında bir mezar var,
taşları çok zarif işlemeli kırılmış, tarih ve i,sim yok, kalan yerleri
dualardır. Seyid Nasır Bursa’ya gelen ilk mücahitlerdendir. Hoca
Sahabettin isminde bir tüccr buraye 1453 de bir mescid yaptırmış [4].
V/88 • Üftade cami ve ‘tekkesi : Büyük kestaneliğin altında mi­
nare ve kubbesi yıkılmış, harap bir hale gelmiş cami ile atlındaki
büyük ahşap binalar cami ve tekkedir, biraz doğusunda yaşlı bir
de servi vardır. Camii Üftade yaptırmış, oğlu da tamir ettirm iştir
Ev ve tavanlar görmeğe değer. [ 5 ],
V/89 - Üç kuzlar : Aynı adı taşıyan yerde tek kalmış yüksek
minarenin olduğu yerdir. Cami yıkılmış, eski tuğlalarla
yapılmış olan pek zarif minaresi kalmış, yanında moloz
taşla yapılmış, pencereleri tipik Osmanlı kemeri, alçı
ve renkli camlı, üstü ahşap ve yerli kiremidi ile örtülü
türbenin güney divan üstündeki kitabesi ( No. 47 ) Nuri
paşanın hâzini Mustafa ağa tarafından 1819 da onarıldığını bildir-

( 1 ) Güldeste, Osmanlı müellifleri C. I. S. 52


[ 2 1 Arşiv A/2 S. 25
{ 3 1 Arşiv A/178 S. 102, A '58 S. 14 Evkaf defter l S. 73,
Baldır zade
r 4 ] Güldeste 215
I 1 II#*
- 73 -

mektedir. Türbede üç yatır olup, Buharadan gelmiş zatlardır. Safiy-


yüddin, A çıkba; Mehmed ve Ali, vefat edince buraya gömülmüşler,
makamlarına bir tekke yapılmış. Zeynilerdeki Abdüllatif Kutai de
onlarla beraber gelmiş, fakat Zeynileri makam ittihaz etmiştir. Y ı­
kılan camii Safiyyüddin’in oğlu veya damadı Karaca Muhiddin’in
yaptırdığı zannolunur [ 1 ].

Bursalı Karaca Muhiddinin mezarı, Üftade tekkesi yakınındaki


büyük servi dibinde olacak. Bu zat Halvet! şeyhi olup güzel şiirleri
var imiş, (Bursavi) mahlasını kullanırmış. Mevlâna’nın bir beytini
çok güzel şerh eden bir kıt’ası vardır ( 2 ] vefatı 1680 dir. Bu
zatın mezarı üstünde Şeyh Abdülgani'nin mezarı da varmış, o da
edib bir zat imiş, fakat şimdi bu mezar yok.

V/90 - Aydede; Biraz daha yukarda, büyük ıhlamur ağaçlarının


dibinde iki mezar vardır, Birinin taşın üstü vaktile b ilil biçimdeydi.
Yunanlılar zamanında kırılmıştır Fatih’in emirlerinden Zganos
paşa, oğlu Hamza beye aittir. (Kitabe No. 48).

Bu civara vaktile Karanfili! bayır, sağ tarafa da Kızılca bayır


derlermiş. Konevi camiinin arkasında, Orman dairesinin anbarı olan
yer Kuzgunluk tekkesi ve mevkiidir, önünde 882, 904 tarihli ve
çok süslü mezar taş ve sanduka bulunmaktadır, tekke binası ah­
şaptır.
V/91 - İvaz paşa mezarı: Pınarbaşı mezarlığının doğusunda
küçük bir mezarlıktadır. Çok güzel nakışlı olan büyük mezar taş­
ları ve sandukası devrinin en güzel mezarlarındandır. Ayak ucu
taşının iç yüzünde Ahi Bayezid oğlu İvaz paşa olduğu (Satır 3),
ve 9 zilkade 831 H. yazılıdır. (Kitabe No. 49)
Yanındaki mezarın başında (Ahi çelebi bin ivaz paşa), diğer bir
mezarda ivaz paşa mütevellisi Osman efendi (1287 H. 1870), başka
bir kaç mezar daha var. Biraz ilerde halkın Tezveren sultan de­
dikleri kapalı ve ahşap türbe vardır.
Bu mezarlığın alt bitişiğindeki evde isim ve tarih bulunmıyan
bir lahid taşı vardır.

I 1 J Sicilli Osmani C, I S. 442, Yadigâr-ı Şemsi S. 100, 185


Osmanlı müellifleri C. I. S. 165
I ‘i 1 Gülde*t«- S. 74. 17?
— 76 —

Hacı ivaz paşa’nın fahaiyeti: Aalen T okat’hdır. Hûdavendigir


camaniDda ûç bin akçe yazılı tımar sipahilerinden iken
dol^ruluğu lebebile padişahın dikkat nazarını çekmiş, paye
kazanmış, Yıldınm vakasından sonra şehzadeler savaşı zamanında,
bilhassa Çelvtri Mehmed devrinde çok hizmet etmiş. Karamanlılara
karşı Bursa’yı iyi muhafaza etmiş, mükâfat olarak vezirlik veril­
miştir. Uzun mOddet memleket idaresinde bulunmuş. Yeşil cami ve
Türbesinde mimar ve muhasip (Nâzım ve râkımr) olmuş, eserleri­
nin içinde ismi padişahın ismi yanında bulunmaktadır (Yeşil tOrbe
ve camiine bakıla), mimari, tarihî eserler de ismi anılmaktadır. Ulu
cami altında, d5rt yol ağ^zındaki cami ve arkasında bugün ancak
bir divan kalabilen han ivaz paşaya ait olduğu gibi yanında bir
de medresesi var idi, Geyve hanı ile İpek hanı bu mimarın eseri
olacaktır.
Fakat İkinci Murad’ın gözünden düşmüş gözlerine mil çekilmiş,
831 H. - 1429 büyük vebasında vefat etmiştir. Sanatta ve siyasette
bOyfik hizmetleri olduğu gibi hüner sahiplerini memlekette toplamış
sdlen yapma id etin i de getirmiştir. Tokat civarında Khzova’da
cami ve medresesi vardır { 1 ].
Yanmdaki mezar oğlu Ahî Çelebiye aittir. Bu zat A tâi mah-
laalı şiirler yazmıştır. Bir şiirinde (Emlâhuşşiir Ahî Çelebi bin Hacı
İvaz paşa) kayıdı vardır 1437 de ölmüştür [ 2 ].
V/92 - Konevî camii Pınarbaşı mezarlığının dogusundadır. Kes­
me sert taş- tuğla ile yapılmış, kurşun örtülü büyük tek kubbeli,
son cemaat yeri sade ve tavanlı, önü yarı açık, kubbenin iç tara­
fına yeni bir tavan yapıldı minareli, mimbersiz namaza açıktır.
Kapı üstünde mermer taşa yazılmış kitabesi (No. 51) bir hadisten
sonra iki mısralık bir beytten ibaret olup 957 H.-1855 da yapıldığını,
bflyfik zelzeleden bir buçuk sene sonra tamir edildiğini anlatmaktadır.
V/93 • Hamit-somuncu baba - camii : Konevi camiinin üstünde
kendi adı ile meşhur mesciddir. Minareli, minbersiz, kitabesiz, tek
ve kurşun örtülü kubbeli ve namaza açıktır. Kadro dışı ve cemaat
idaresindedir. Camii Başçı hacı Sevindik yaptırm ıştır, 1228 de

[ 1 ] Osmanlı tarihi Uzun çarşılı C 1. S. 297


[ 2 j Kamusu Âlâm S. 3161, Sehi tezkiresi S. 58, Eski Müze
müdürü merhum Haşan Fehmi’nin 6 Teşrinevvel 1340 tarih ve 51
sayılı yazısı.
— 77 —

tamir edilmiftir [ 1 ].
Doğudaki küçük mezarlığında büyük bir kabir var ba; ucunda
bir kahve çiçeği ağacı bulunur ki taşı ağacın içine gömülmüf, yazı­
lını okumak için ağacın kesilmesi icap ediyor.
Cami batısında, köşede büyük evin dıvarları cami yapısındadır,
tuğla ve kefeke taşla yapılmış kalıntılardır, bu evin içinde Somun-
cu babanın çilehanesi vardır.
Tavanı eski harç ile işlenmiş bir odanın dibinde bulunan çile
hane, içersine girilerek çile çekmeğe ve bu suretla ibadete mahsus
küçücük bir yerdir. Bu büyük odanın yanında, az yüksekçe yan
yana iki fırın bulunmaktadır, söylentilere ve kitap haberlerine göre
somuncu baba burada pişirdiği ekmekleri satarak geçinir imiş. Ulu­
cami yapılırken amele ve esnafa sattığı yer Sahaflar çarşısı başı
imiş, son zamanlara kadar bu civarın esnafı sabahlayın buraya ge­
lir namına bir tören ve dua yaptıktan sonra işlerine giderlerdi.
Somuncu baba - Şeyh Hamid - Yıldırım devri velilerinden olup
yeni yapılmış olan Ulucamide ilk defa teberrüken imam olmuş
va’z etmiştir. Kemali her yere yayıldığından kendini gizlemek mak-
sadile Bursa’yı terk etmiş, asıl vatanı olan Konya-Aksarayına git­
miş 1412 de orada ölmüştür. Orada medfundur. Hacı Bayram Ve-
li’nin mürşidi bu zattır. Tesavvuftan Bayramiyye tarikatının ismi
mürşidile mülakatının bayram günü olmasındandır. [ 2 ].
Pınarbaşı caddesindeki Kazganî okulu ilk defa Hoca Taceddin
Musa adlı bir tüccarın oğlu Kazganî’nin okül için ayrılan parası
ile yapılmıştır. O zat bir de mescid parası ayırtmış fakat o para
çukur mahallesi mescidinin tamirine harcanmıştır [ 3 ]-s e n e 1500.
V/94 - Molla Fenari camii ve medresesi : Bu at ile anılan yer­
de, yüksekteki camidir. Kâgir, zelzeleden sonra üstü kiremit olmuş
mihrabı 16 cı yüz yılı çinili, minareli, minberii, kitabesiz namaza
açıktır. Avlıda demir parmaklık içindeki muhteşem kabir. Molla
Fenari’nindir, baş ucu taşı ile cami dıvarına asılmış levhada ona
ait olduğu yazılıdır, ayak ucundaki mezarlar 845, 866, 855 tarihli
olup oğul ve kızlarının mezarlarıdır, eski birkaç servi de bulunuyor

( 1 ] Arşiv A 40 S. 374 A/58 S. 16


( 2 ] Tercümei şekaik li Mecidî S. 74 Âşık paşa zade tarihi
S. 201, Osmanlı müellifleri C. 1, S. 55
I 3 1 Arşiv A/13 S. 221. A 16 S. 294
— 78

cami arkeıındaki serviler arasında da tanınmış zatların mezarları


vardır (Zûbdetül-vekayi \eldei celilei Bursa) atlı Bursa tarihinin
müellifi 1231 H.-1825 de vefat eden Raşidin mezarı da buradadır.
(Kitabe No. 50) Şemsibey Fenart’nin mezarı medresesi yanındadır.
Molla Fenari, Yıldırım ve sonraki devrin bilgin ve kadıların-
dandır. Şemseddin Fenari denen ( Mehmed Hamza )dır, Fenari
namile anılır, fenercilik sanatıda olduğu söylenir, oğlu Mahmud’dan
rivayet edildiğine göre ( Fener ) Horasan’da bir köy olduğu için
ve oraya nisbetle bu at verilmiş. Dedeleri Hind mülûkünden imiş.
751 H.-1351 de doğmuş, ünlü bilginlerdan ders aldıktan sonra Hi­
caz’a, Şam’a gitmiş, karaman’da aidatla ders vermiş, yüzden fazla eser
yazmıştır, yirmi k ıt’a manzumesi olup herbiri bir fenne işaret etmiş
Hüdavendigâr zamandı ilk defa Şeyhülislâmlık bu zata veril­
miş, 831 H. - 1429 da vefat etm iştir. Evlâd ve torunları da bilgin,
kadı ve ediplerdir: Mehmed şah, Yusuf Bali, Haşan paşa, Halil
paşa, Ahi Yusuf hep tanınmış zatlardır. Alâeddin Alî el fenari bir
torunu olup İran ve başka yerlerde seyahattan sonra Fatih’e kazas<
kertik etmiş Utudağın bir yerine her sene sayfiyeye çıkarmış onun
çıktığı bu yaylay Kadı yaylası denmiş, ölünce dedesinin yanına
gömülmüştür. Bir torunu da Yusuf Bali oğlu Muhiddin Mehmed
olup Kazaskerlik yapmış 1548 de ölmüş İstanbul - Eyyub’a gömül­
müştür. Bir torunu da Şah Mehmed olup Bursada kadı imiş 1641
de vefat ile dedesinin yanına yol kenarına gömülmüş [ 1 ].
Hoca Haşan mahallesi yakınında adı ile anılan camiyi zaviye
olarak yaptıran Ahmed paşa Fenari de bir torunudur.
Molla Fenari camii karşısında bir de medresesi var idi. Şimdi
evdir, avlısında Şemsi Bey Fenari’nin mezarı bulunmaktadır. Bu
zatın da pek çok hayratı vardır [ 2 ].
V/95 • Haydarhane hamamı: Konevi camii aralığında büyük,
zarif, fakat harap olmıya yüz tutmuş, üstü kiremit, anbar olarak
kullanılmaktadır. Fenari Ahmet paşa tarafından onbeşinci yüz yıl­
da yaptırılmıştır f 3 ].

( 1 ] Tercümei Şekaik li Mecidî S . 47, 56, 59. Baldırzade tarihi


S. 23, 45, 64, 68, 83. İlmiyye sâlnamesi S. 322-329..
[ 2 ] Kendi vakfiyesi Torunlarından Gelincik çarşısında İpekçi
B. Ahmed’dedir.
[ < 1 Hamaml.Tr Kamil Kopeci o^lu
- 79 -

V/% • Kademeri'Çukur cam ii: Pmarbaşı caddesi altında kendi


adt ile anılan mahallede, büyük kubbesi kurşun örtûIO, minareli,
minbersiz, kesme taş*tuğla ile yapılmış, esaslı hasara uğramamış,
muhkem bir mesciddir. Yalnız kapı ve pençerelerı bulunmadığından
kadro dışı kalmış sahipsiz bir abidedir. Dıvarında sadece 1337-1339
tarihleri baya ile yazılmıştır.
904 H. - 1500 de onarılmıştır. Fatih devri eseridir. 893 H. de
( İbrahim bin el-şeyh el şehir bi kadem eri ) Düzmece vak'asında
aracı olmuştur { 1 ].
V'97 - Eski bir bina (Belki darphane) : Çukur camiin doğusun­
da caddenin solunda kâgir, cami ve medreseye benzemiyen küçük
bir binadır. Muhkem bir taş bloku halinde gorünüyor, Osmanlı
devrinin ilk eserlerinden ve belki daha eski bir binadır. Evvelce
muallimhane idi. Şimdi dokuma fabrikasıdır.
V/98 - Maksem- Düsturhan-camii: Kendi adını taşıyan yerdeki
büyük camidir. Avlısında Bursa’nın en yaşlı Servi ağacı vardır,
Kesme taş tuğla diyarlarının üstünde kurşun örtülü büyük kubbe­
nin ön tarafı tonoz kubbe ravak kısmını teşkil ediyor, bu kısmın
üstü geniş bir düzlüktür. İç kapı üstünde mermer taştaki kitabesi
(Murat han oğlu Mehmed zamanında Düstur han namile muşhur
Yahya oğlu Hüseyin Yahya tarafından 884 H. - 1480 de yapıldığı)
bildirilmektedir (Kitabe No. 52) Düstur han Tüccardır 1491 de öl­
müştür, mezarı Pınarbaşındaydı [ 2 ].
Camiin batısındaki evde iki mezar var, birisi Düsturhanın oğlu
Hoca Ali paşa’ya aittir, taşındaki isminden başka vefat tarihi 909
H. (1496) yazıtı, Maksem köprüsü-su taksimi arasındaki birinci
değirmenin yanında Abdüimüminin yaptırdığı mescidi ile zaviyesi
olacak [ 3 ].
V. 99 - Ali paşa camii ve çın arı: Kendi adı ile meşhur semtte­
ki camidir, önündeki büyük çınar şehrimizin en yaşlı çınarıdır
her yerde Ali paşa çınar diye anılır ( Boy 1 dip çevresi
14 metre).
Camiin geniş ve büyük bir son çemaat yeri var, tuğla ile dö-

[ 1 ] Arşiv A/6 S. 85 Aşık paşa zade tarihi S. 101


1 2 J A 8 S. 339
! ^ 1 GüHeste 3. ?Î0, m
— 80 —

feti olup önû parm aklıkla çevrili, biraz çapraz kalm if, zelzeleden
mfiteeaıir olarak bu hali almış olduğunu ihtiyarlar söylöyor. T a­
miri 1273 H. dir [ 1 ] Minaresi yıkılm ış, alelâde ahşap bir mina­
recik eklenmiş, iç kapısı üstü çok zarif istalaktidlerle süslenmiş,
kitabe yok, minberii ve nnmaza açıktır.
Cami bitişiğindeki mezarlığının kapı yanında yuvarlak taşlu ı
Ali paşaya ait olduğu ve 703 senesinde vefat ettiği yazılıdır, bir
makam kabri olaeak. Fakat tarihi yanlıştır, o zaman Bursa henfiz
zaptedilmemişti bile. Çandarlı Hayrettin paşanın oğlu Ali paşa Hu-
davendijrfir ve Yıldırım devrinin Kazasker ve sadrazamı ve ûnlQ
bir komutanıdır, 25 sene muharebelerde bulunmuş vefat edince
İznik’e gömülmüş, mezar kitabesinde 809 H. - 1407 tarihi ile ismi
açıkça yazılıdır. Ali paşa çınarının batısında bir de medresesi ha­
mam ve imareti var idi [ 2 ].
V/100 - Araplar cam ii: Ali paşa camiinin batısındadır. Kesme
sert taş ve tuğla ile yapılmış çok düzgün dıvarlı bir binadır, üstü
ahşap ve kiremit, minresi, minbersiz kitabesiz, kadro dışı ve na­
maza açıktır, cemaat idaresindedir. 1512-1513 de meşruta vakfiyyesi
bulunduğuna göre o tarihte cami var. Doğu bitişiğinde çok itina
gören bir mezar var, dört köşeli ve mihrapçılıkla süslü mezar ta­
şındaki yazısında isim ve tarih yoktur.
V/101 - Hamam te k k e : Ali paşanın doğusunda, yokuşun altında
yol kavşaklarındaki meydanda idi. Şimdi ancak batı divan vardır.
Burası Ali paşanın yaptırdığı hamamdır. 1395 den önce yapılmış,
H. - 1628 de tekke haline gelmiş, hem tekke hem cami olarak kul­
lanıldı, önünde on kolaç derinliğinde bir kuyu var imiş, menbaı
pınarbaşı suyu imiş, j>u gün bunlar yoktur. Bu hamamın güney
karşısında (Parti ocak merkezi) tarihi ve mimarî özelliği olmıyan
(Bineva m escid i) idi, Bineva Mehmet efendi isminde bir zat 1512
den önce yaptırmıştır [ 3 ].
V/102 - Veledi Habib cam ii: İnebey caddesi başında, ince ve
zarif minareli, kesme taş-tuğla ile yapılmış muhkem dıvarlı, kurşun
örtülü tek kubbeli, minberii kadro dışı ve namaza kapalıdır. Soyadı

[ 1 ] A tik muhasebe defteri S. 155


[ 2 ] Güldeste S. 100 İznik Bursa tarihi-Memduh Turgut.
[ 3 ] Hamamlar- Kâmil Kepeci oğlu. Hülâsatülvefiyat - Gazzi
zade, Arşiv A 20 32, A '58 S. 2
— 81 —

Habib oğlu olan hoca hacı Şüca’ isminde bir zat yaptırmıy 1534 de
vefat ile yaptırdığı Demirli mekteb’e ( ? ) gömülmûf, Cami 883
H. de var. Mehmet Emin isminde nakşibendi şeyhi olan bir zat
mescide bir minber koymuş ve yanındaki konağı da satın almış
dergâh haline. getirmiş, bir de kütüphane ilâve etmiş. Cami avlısı-
nın dış kapısı üstündeki kitabesinde (Hoca Mehmet Emin efendi)
nin bu dergâhı yaptırdığı yazılıdır, son zamanlara kadar Eminiye
dergâhı denmesinin sebebi budur. (Kitabe No. 53) 1769 da camiye
bazı şeyler vakf edilmiştir [ 1 ].
V/103 - Demirli m ektep: Veledi Habib camiinin biraz altında
demir parmaklıklarla pençereleri ve kesme kefeke-tuğladan yapıl­
mış dıvarin içi mektep idi, bir takım tanınmış mezarlar da var idi,
şimdi yok. Zeyni Şeyhi Abdullah efendinin 1000 H. - 1596 da yap­
tırdığı Zeyni Muallimhanesidir [ 2 ].
V/104 - Arap Mehmed cam ii: Lisenin batısında, aralık içinde
yüksek minaresile görünen camidir. Kesme sert taş-tuğla ile yapıl­
mış muhkem dört dıvar üstünde, son cemaat yerinin üstü geniş bir
düzlük, büyük kubbesinin de üstü kurşun örtülü minberli, kitabesiz
zarif ve temiz bir camidir, namaza açıktır. Son cemaat yerinin üs­
tü tavan, önü ince tahta parmaklıkla kapalıdır. Minber ve mihrabı
basittir, kapısı üstündeki boya ile yazılmış olan 1256 tarihini inşa
tarihi zannedenler var [ 3 ], halbuki 1490 da yapılmış ve 1495 de
mütevelli tayin edilmiştir. Vakıfların kadrosu dışında ve cemaat
idaresindedir. Arab Mehmed meşhur Bursalı doktor Taceddin’in
mallarına mütevelli ve nâzır olmuştur. [ 4 ] sene 872 H.
Arap Mehmet camiinin kuzeyinde Samsa çıkmazı köşesinde bü­
yük bir ev var, temelleri ve yan dıvariarı kesme kefeke-tuğla ile
yapılmış bir medrese benzeridir, güneyindeki büyük odası tekke
semahanesine benzemekte, aralık içinde de büyük bir bahçesi var,
ihtiyarların söylediklerine göre bir konak imiş.
V/105 - Ortaokul binası: Bursa’da Mimâr kaymakamı Tahir paşa
(Ağa) nın evidir. Sultan Abdülâziz burada misafir olmuştur.

[ 1 ] Güldeste S. 172, Evkaf defter 5 S. 61 Arşiv A/3 S. 11.


A 4 S. 12
[ 2 ] Güldeste S. 331, Tercümei şakaik li Mecidi S. 106,
[ 3 ] Mir’at-ı Bursa S. 105
f 4 ] Arşiv A/17 S. 162, A l S 23, 41, A/20 S. ?7?
— 82 —

V/106 - Gözedeci dede: yol kenarındaki mezardır. Taşları yeni­


lenmiş 1307-1889 tarihi konmuştur, mazanneden bir zat olup menkı­
beleri Baldırzadede yazılıdır. Aşık Cemali olacak.
V/107 - Duhteri şeref (Fışkırık) cam ii: Kısa minareli kesme taş
tuğla ile yapılmış muhkem dıvarlı, kurşun örtülü tek ve büyük
kubbeli, son cemaat yeri dar ve açık, bunun üstü düzlük, altı da
tavanlıdır, minberi sâde, kadro içi ve namaza açıktır.
Hoca şeref, kızı adına Fatih devrinde yaptırmıştır. 1500 den son­
raki kaytlarda vakfılarının mütevellisi var. 1279 H. - 1860 da esaslı
bir tamir görmüştür [ 1 ]. Karşısında aynı adı taşıyan bir okul
vardır. Cami yapısı tipinde ve kubbeli iken son zamanlarda, kub­
beyi altta bırakarak, gizliyerek üstüne ahşap bîr bina yapıldı, ö-
nünde bir kubbecik vardı, sahipleri mezar ve kitabelerini kaldırmak
hatasına düştüler. Binanın 979 H. de yapıldığını bildirmekteydi
[ 2 ]. Burası hüsameddin muallimhanesi idi. Son hocalarından
Esat efendi muhterem bir zattı.
V/108 - Süleyman çelebi okulu: Fışkırık okulu arkasındaki bü­
yük avlılı ahşap bina eskiden Ahmed Gazzi tekkesi idi. 1114 H.-1703
de Gazzelv Ahmed tarafından yaptırılmıştır. Kapı üstünde bir levha­
da Güldeste sahibi Beliğ İsmail efendinin tekke için bir manzumesi
var imiş, şimdi yoktur. Avlıdaki tamir kitabesinin tarihidir. 1232 H.
Ahmet Ga^zi: Vezirlerden birinin oğlu olup Gazze’de doi>ınuş,
18 yaşında muhaddis (Hadis bilgini) olmuş Mısır Camlul-ezher’de
30 sene ders okutmuş, türlü yerlerde dolaştıktan sonra Bursa'ya
gelmiş bu dergâhı yaptırmıştır. 1739 da vefat etm iştir. Bunun Ab-
düllatif isminde bir oğlu var ki (Ravzatülmüflihîn) atlı bir kita­
bında, Bursa’lı büyüklerin hal tercemelerini yazmıştır. Diğer bir
oğlu Mustafa Nesib olup eser sahibi imiş 1787 de vefat ile tekkeye
gömülmüş [ 3 ].
V/109 - Üç kurnalı (Veledi vezirî) camii ve civarı: Pınarbaşının
doğusunda, Hüseyin alanı şosası başındaki camidir. Minarasi kırık
kesme taş-tuğladan yapılmış mazbut dıvarlı, son cemaat yeri kü-

[ 1 ] Arşiv A 81 S .l l A/23 S. 267 C/103 S. 12 A 132 S. 30


( 2 ) Mir’at-ı Bursa, da kitabe yazılı,
[ 3 1 Sicilli Osmanî S. 220 den sonra Güldeste 173, 153 Osman-
h müellifleri C, ! S 139
— 83 —

çük ve tavanlı, minbersiz, kitabesizdir. Veziri Oğlu Mehmet efen­


dinin camiye vakfiyesi var [ 1 ], yapılış tarihi tesbit edilmedi,
yalnız Bayezid II devrinde Erdebil sofularını Rumeliye yolladıkları
zaman çalışm ış bir mücahid ( Uzeyr oğlu ) var bura ile ilgili görü­
nür, alttaki cami de babası (Uzeyr-Vezir) olur [ 2 ]. cami mezarlı­
ğında büyük bir servi ile işlemeli taşlı mezar (Hamza bali sene
933 H.) 1526 tarihlidir. (Kitabe No. 54).
Camiin batısında, iki mezarlıktan doğudaki küçüğünün alt ucun­
da zarif bir çeşme vardır. Uç büyük kurnadan dağara bol akan
bir suyu bulunan bu çeşmenin ayna taşı kitabesiz, bir mermerdir.
Çeşmenin önündeki çınar, yolun ortasında kainmiş eski bir ağaçtır
( Boy 2 ). Çınarın önünde pınarbaşı suyunun ikinci taksim deposu
kefeke ve muntazam olup eski bir devir mimarisi eseri olduğu zan-
nını verir.
V/110 Eskici Mehmed dede mezarı ve bir kümbet : Veledi vezi-
ri’den Tahtakaleye doğru inerken sağdaki kümbet, kapı ve pen-
çereleri yok, dıvarlar kefeke ve kalın, kubbesinin kenarlan kalmış,
üstü çökmüş, içinde mihrap ve mezar izleri yok, bir muallimhane
zannedilir.
Yanında birkaç mezar vardırki biri Eskici Mehmet dede diye
meşhur zata isnat edilir, kitabesi de onu gösterir, fakat Güldeste
haberine göre üftade ile ilgili olanı Maksem değirmenlerinin
yanında olacaktır.
Mezar taşında Aziz Mahmud Hüdai’yi irşad eden ve 988 de ve­
fat ettiği bildirilen Eskici Mehmed dede Amasyalı olup Bursa’ya
gelmiş Abdülmümin mescidi yanında ikamet etmiş, bazan Bezas-
tanda ticaret yapmış, bazan sanatını islemiş, çok defa da mistik
hayata dalmış, işlerini terketmiş. Üftade ile mistik münasebetlerine
ait menkıbeleri çoktur. 1028 H. de ölmüştür [ 3 ].
V/111 - Veziri camii - Minareli, kurşun örtülü kubbelidir. Doğu
kenarındaki haziresinde 993, 960 tarihli mezar taşlan vardır. Murad
II. adamlarından (Vezir Uzeyr) e ait olduğu anlaşılıyor.
V/112 - Başçı İbrahim : A - Cami : Kesme sert taş ve tuğla ile
yapılmış dört sağlam dıvar üstünde büyük ve kurşun örtülü kub-

[ 1 ] Evkaf defter 5 S. 136


( 2 I Âşık paşa zade tarihi S. 266
( 3 1 Baldırzade tarihi S. 17
— 84

beli, kefeke taştan minaresinin külahı da aynı tarzda yf-ıpılmış,


kitabesi yok, zarif bir minberi var, kadro dışı ve namaza kapa-
hdır ( PL. No. 7 ).
B - Önünde ravak
yerine geniş ve büyük
medrese ( veya zaviye )
vardır, fakat kubbe­
leri çökmüş, ayakları ve
kemerleri kalm ıştır. Ca­
mi büyük bahçe içinde­
dir, birçok mezar da
bulunan bu sahanın do­
ğu tarafında Başçı Hacı
İbrahimin mezarı bulun­
maktadır (Kitabe No.56)
Bu tüccar Molla Fenari
ile münasebeti çok
olan Abdal Mehmed ile
çok ilgilidir, bazı kayt-
lara göre onun camiini
de bu yaptırmış [ 1 ].
Birçok menkıbeleri riva­
yet edilir, vefatı 896-1491
dir.
C - Hamam; Camiin
tA Ş < ı i B a t J t 'ı n
t A M 'ı i
bitişiğinde yüksek ve
kiremit örtülü kubbesi
ile gözü çeker, kesme taş-tuğladan yapılmıştır 1420 de vakfedilmiş [2].
Şimdi dokuma fabrikasıdır. Biraz kuzeyde, geniş bahçedeki bina
Karabaş tekkesi idi, edip bazı zatların mezarları oradadır [ 3 ].
V/113 - Sivasiler mescidi ve birinci tah talı: Sivasiler mahalle­
sinde dereye yakın yerde üstü ahşap mescid Sivasiler mescididir,
ahşap bir minaresi var, kitabe ve haziresi yok, namaza açıktır. Bu
at ile anılan mahalle eski ise de mescid hakkında bilgi yokrur [4],

[ 1 ] Güldeste, yadigârı şemsi Abdal Mehmed bahsi.


[ 2 ] Hamamlar, arşiv B/47 S/111, B/163 S. 96
[ 3 ] Yadigâr-ı Şemsi basılmamış nüshası (Müellifin oğlu Faha-
meddin’dedir.)
{ 4 ] Arşiv A/2 S. 44 . sene 872 H.
— 85 —

Mescidin biraz üstünde, evlerin bittiği yerdeki boşluk birinci


tahtalı (çardak) mescidi yeridir, bina dereye gitm iştir. Yanlış olarak
şimdi Birinci tahtalı adı Sivasiler mescidi için kullanılmaktadır.
Bu civarda bir Rufai dergâhı da varm ış [ 1 ].
V/114 - Veli Şemşeddin cam ii: Lisenin biraz doğusunda, mina­
reli, minberii, sert taş ile yapılmış dıvarlı, üstü ahşap ve yerli ki­
remidi ile örtülüdür. Kıblesindeki mezarlardan biri camii yaptıran
Veli Şemşeddin’e aittir, taşında 875 H. - 1479 tarihi okunmaktadır.
Diğer bir mezar da Yahni kapan evlâdından birine aittir. ( Kitabe
No. 57). Bu camiyi yaptıran adına Veli Şemşeddin dendiği gibi
ilk imamlarından mütesavvıf meşhur Yahni kapan’a isnatla Yahni
kapan da derler. Zelzeleden sonraki tamirde kubbesi kaldırılmış,
Veli Semşettin, Müfessir, bilgin, vâız bir zat olup Emir Sultan
hulefasından Haşan hocanın halifesi, va’z ve tefsriciliği ile meşhur­
dur. Kendi el yazması bir mecmuası da varmış, bu camii yaptır­
dıktan sonra 875 H. - 1470 de vefat ile camisi yanına gömülmüş­
tür [ 2 ].
V/115 - Erkek Lisesi : Birkaç pavyondan ibaret olan okulun
kapısı karşısındaki tedrisat binası kâgir, iki katla, üstü ahşap
zemini mermer bir binadır, dershane ve lâboratuvarları da içindedir.
Batıda yatakhane, yemekhane, kuzeyde hamamı bulunmaktadır.
Bu bina yerinde Akif paşa konağı varmış, burası satın alınmış,
1883 da ilk defa idadi adı ile okul açılm ış, iki sene sonra bu günkü
binanın yapılmasına başlanm ıştır, 1903 de yatakhane ve yemekhane
kısımları 1911 de hamam yapılmıştır ( Res. No. 16 ) Asıl binanın
yapılması 1891 de tamamlanmış, açılış töreni yapılmıştır.
Okula 1892 de Rüşdiye kısmı katılm ış, 1911 de Mülki Sultanî
1923 de Lise olmuş. Bugün 540 mevcutlu 36 öğretmeni! mükem­
mel bir lisedir [ 3 ], Müdür Rifat Tokgöz kimya öğretm e­
nidir.
V/116 • Kız Lisesi: Mahkeme hamamı karşısında kâgir, üstü
ahşap güzel bir okuldur. Yatakhaneleri karşıda, ayrı bir binadadır.
Bu gün okul binası, bodrum sayılmamak üzere bir katlı olarak

[ 1 ] Gülzar-ı İrfan, Güldeste S. 206


[ 2 J Atik muhasebe defteri S. 75 sene 1275, Güldeste S. 197,
[ 3 ] Türkiye’de Orta Öğretim Haşan Âli Yücel S. 513, Nilüfer
mecmuası 52, S. 1324 Hüdavendigâr salnamesi.
— 86 —

1854 de yapılmış, üst kat 1924 1925 te sonrada da batıdaki pavyon


yapılmıştır.
Okul binası şimdiye kadar türlü işlerde kullanılm ış: 1854 de
erkek rüşdiyesi, 1892 de mülki îdâdî, rüşdiye talebesi ile birleşmiş
“îdâdi inşa halindeyken,, ,sonra ikisi birden çıkmış, İnas rüşdiyesi
olmuş, 1911 de bu okul Mal hatun okulu adını almış. Bir aralık şim­
diki hükümet binaları yerindeki Nilüfer hatun ile birleştirilerek K ato­
lik kilisesinde Darülmuallimat adı ile 1916 da bugünkü okulun nüvesi
meydana gelm iş, 1920 de kaldırılmış fakat İsmail Hakkı isminde
bir zat Kız sanayi mektebi adı altında yaşatmıya muvaffak olmuş­
tur. Yunanlar binayı hastahane olarak kullandıkları sırada talebe
şimdiki müdür binasında kalmış [ 1 ]• 26 Eylül 1949 da Kız Lisesi
olmuştur. Müdür Şinasi Onurkan’dır 400 küsur öğrencisi 42 öğret­
meni var.
V/117 - İbrahim paşa cam ii: Kız öğretmen oklu karşısında,
minareli, kurşun örtülü tek kubbeli, kesme sert taş-tuğla ile yapıl­
mış dıvarları Osmanlı mimarisinin güzel modellerindendir. Son
cemaat yerinin üstü tavan ve ahşap, önü ince tahta parmaklıklı,
sâde minberli, kadro içi ve namaza açıktır. Yaptıran Çandarlı İb­
rahim paşadır, camiye Mahkeme, Hoca Muslihuddin camii de derler,
vakıf kaytlarında bu isimler de var [ 2 ].
V/118 - İbrahim paşa - mahkeme - hamamı : Camiin karşısında,
emsali gibi büyük ve katlı kubbeli, ikinci kubbesi beton birinci
kiremit, dıvarlar kesme kefeke-tugla ile yapılmış, işlek çift bir
hamamdır, biri kullanmıyor önünde büyük çınar ağaçı (Boy 2), dibin­
deki çeşme eski ve tipik çeşme iken son zamanlarda yenileştirildi.
Hammı Çandarlı Hayrettin paşa oğ. İbrahim paşa yaptırmıştır,
vakfiyesi 825 H.-1421 olduğuna göre o tarihlerde yapılmış olur.
Vakfiyede, gelirin cami ve imarete tahsis edildiği (İm aret neresi?)
parasının nerelere ve nasıl sarfedileceğine dair tefarruatlı izahat
vardır [ 3 ].
İbrahim paşa, Timur vak’asında bulunmuş, Ali paşa’dan sonra
kazasker, Amasyada vali. Çelebi Mehmed zamanında vezir, Murad

[ 1 ] Türkiye’de Orta öğretim S. 615, Hudavendigâr salname­


si 1315-1313.
{ 2 ] Medar-ı Şemsi-Şemşeddin Ulusoy yazarın orijinal nüshası.
[ 3 ] Evkaf defter 5 S. 163 Hamamlar-Kâmil Kepeçi oğ.
87 —

devrinde sadrazam 1429 de vefat iie İznikteki mezarı na g ö m ü l m ü ş ­


tür [ 1 ].
Hoca zade Muslıhuddine gel ince, adı Salih oğlu Y u s u f oğlu
Muslıhuddin Must af a’ dır. B a b as ı zengin bir t üc c a r olduğu ve âd et
üzere zenginlere H oc a dendiğinden buna Hoc az ad e denmiştir. B a ­
basının izni olmadan Hızır beg ve A y a s l u ğ ’dan o ku muş müderris
35 yaşında ka zasker , E di rn e ve İstanbul kad ısı , sonra İznik k ad ı
ve müderrisi. B ur s a Sult an müderrisi Fat ihin h oc ası ve nihayet
1487 de v ef at ile [ 2 ]. Emirsultun camii batı dıvarına yakın g ö ­
mül müştür ( K i t a b e No. 58 ). Hızır beg kendisi için “A kl ı selime
m ür a ca a t edin,, dermiş. Fat ihin arzusu üzerini. Gazali ve îbni
R ü ş d ’ün Te ha f üt ül fe l âs i fe ’lerine ka rş ıl ı k bir üçüncü T e h a f ü t atlı
kit abı ile i&lâm âleminde büyük şöhret ka za n mı şt ır [ 3 ].
Hızır b e g ’e g el i nc e, Nasreddin hocanın torunlarından. Yı ldı rı m
müderrisi Molla Y e g â n ’ in damadı, Sult an “Y e ş i l medresesi,, mü­
derrisi, İstanbulun f ethinden sonra oraya kadı olmuş zattır. 1462
de öl müştür [ 4 ].
V/119 - Fransız k i l i s e s i : Hoca Ali zade camiinin kar ş ısı nda
kâgir, mihrap ve minber kısı mları ayrı od ac ı kl ar halinde, üstü
ahşap ve Marsilya kiremidi ile örtülü, diğer kiliselere benzemiyen
bir binadır, Fr er ve sörlere ait binalar bulunduğu gibi hasta bakı yari
de var idi. Şimdi mabet kısmı açı ktı r, 19 c<ı yüz yıl eseri zanne­
dilir.
Fransız kuionis için Pir Emir arkasında bir mezarlık vardır.
V/120 - Hoca Ali zade c a m i i : K e s m e sert t a ş ve tuğla ile y a ­
pılmış, üstü t e k ve kurşun büyük kubbeli camidir. Önünde üzeri
ahşap ve ki remi t örtülü son c e ma a t yeri, ince tahta pa r m ak lı k
ile kapal ıdı r. S â d e minberli ve kadro içi, namaza a ç ıktı r. İç kapısı
üstünde m ermer t aş t aki kitabesi Hoca Ali oğlu Hacı Ö m e r t a r a ­
fından 843 H. - 1439 da yapıldığı bildirilmektedir ( K i t a b e No. 59)
1863 de S e t b a ş ı büyük yangını dereyi a t lamı ş son c e ma a t yerini

[ 1 ] Sicilli Osmani S. 491, İznik Bur sa tarihi S. 139 Arşiv


A/34 S. 79
[ 2 ] Evi Şi bl e mabellesindedir. Arşiv A 6 S. 34 sene 893 H.
f 3 ] İzmirli İsmail Hakkının üniversite dersleri notları, Â ş ı k
paşa z a de' ta ri hi S. 203 l ' e r c ü m e i ş aka ik li meri di S. 140
I i I S i r î 'ü 0;-ır>f”"i 'i.
— 88 —

yakmış, sonradan tamir edilmiş [ 1 ]• Doğu ğüney ve batısını


kaplıyan haziresinde çok zarif mezar taşları vardır. Batıdaki-
lerinden birinde ( Hoca Ali oğlu Hoca Ömer sene 914 ),
doğudakinde Hoca Ali oğlu hoca Ahmed sene 943 H.) yazılıdır
(Kitabe No. 60).
Camiin dış kapısı bitişiğindeki çeşme, sonradan yenilenmiş ve
mermer bir plâkaya Kitabe yazılmış (No. 61) (Hüdavendigâr eyaleti
müşiri paşanın zevcesine ait olduğu) bildirilmektedir.
V/121 - Hoca Ali zade ilk okulu : Atatürk ilk okuludur. Eski
Osmanlı yapı tarzı olan kefeke tuğla işçiliği taklid edilerek yapıl­
mak istenmiş, fakat tuğla yerine kullanılan boya binayı çok boz­
muştur. Batı yüzündeki balkon üzerine yerleştirilmiş kitabe
( No. 62 ) ( Hoca Ali zade vafık mektebi senesi 1331 - 1333 -
1914) olduğunu ifade eder, yerinde Hoca Ali zadenin Muallimhanesi
vardı. Biri zemin kat olmak üzere ahşap döşemeli iki katlıdır,
üstü Avrupa kiremidi ile örtülüdür.
VÎ124 - Veledi harir cam ii: Lisenin tam arkasındaki camidir.
Üstü kurşun örtülü tek kubbeli, Fatih devri emirlerinin cami ve
minareleri tipinde bir yapı, minaresinin külâhı yuvarlak denecek
kadar sivir, kesme seıt taş ve tuğla ile yapılmış, köşeleri kubbeye
bağlayan iç kısımda istalaktid yerine üç köşe zarif süs yapılmış,
benzeri hemen bulunmıyan bir mesciddir.
Son cemaat yeri ionoz kubbedir. Dıvarları bazı yerlerinde bü*’
yük çatlaklıklar peyda etmiş, büyük zelzelrden yıkılmadan kalmış
olduğu anlaşılıyor, kıblesindeki mezarlığında bulunan taşlar zeynî
taşıdır, yazısızdır. Fatih devri adamlarından Veledi Harir (İpek oğlu)'
adında bir zat, biraz aşağıda bulunan Akbıyık adınn bu mescidi
yaptırmış.
VI 125 - Akbıyık tü rbesi; Camiden biraz aşağı inince kendi adı­
nı taşıyan cadde üzerinde, yüksek ve yaşlı servinin yanınde ahşap
bir türbedir. İçindeki ahşap lahid Akbıyık mezarıdır. Burası kendi­
si sağ iken satın alıp oturduğu evi imiş, dıvarlarında renkli camlı
alçı pencereler eski devrin kalıntılarıdır. Bu zatın ismi Ahmed
Şemşeddiiıdir, Hacı Bayram Veli bendelerindendir. 841 H. 1537 de
ikinci Murat kendisine Yenişehir köylerişden birini vermiş, zengin
olmuş, fakat ehemmiyet vermemiş, mistik yaşamış. Bir hadiseden

f 1 ] Gü ld er te S, 131 H.i5İyc~i. Y^nfrıniar - K.


- 89 -

dolayı daima a ç ık ^ a şla gezermiş. İstanbulun zabtında Akyetnfed-


din ile beraber bulunmuştur, Orada Sultan Ahmed’ de namına bir
mahalle vardır. İkinci Bayezid zamanında vefat etmiştir [ 1 ]•
Türbenin karşısındaki küçük mezarlıkta bir takım mezarlar da­
ha vardır aradaki servi ağacı pek büyüktür.
Akbıyık caddesinde, Nalbant oğluna dönen yerde köşedeki ev
eski evlerin en sağlam kalanlarındandır. A ltta iki ev daha var.
VI/126 Sarrafiye m edresesi: Akbıyık türbesinin altında, dış di­
van ile iki üç odası kalmış bir binadır. Kesme kefeke - tuğla ile
yapılmıştır. Fatih devrinde erazi mukatalarının bir kısmını tutan
Bursalı bir tüccarın yaptırdığı anlaşılıyor [ 2 ].
VI/127 - Şeker hoca camii ve türbe: Ulu camiin tam arkasında
yükselen camidir, Kesme sert taş ve tuğladan yapılmış, kurşun ör­
tülü büyük kubbeli, minberli, kitabesiz, kadro dışı ve namaza açık­
tır. Son cemaat yerinin üstü tavan, kurşun örtülü düzlüktür.
Kıblesinde kâgir bir türbe var, doğu divan tepesindeki kitabe-
cikte ( No. 63 ) ( Mehmed seyyid Ali sene 878 ) 1493 kayt edil­
mektedir. 889 H. tarihli mahkeme kararları arasında Şeker hocanın
torununun torununa ait kararlara raslandığına göre, Şeker Hoca
Hüdavendigâr veya Yıldırım devri adamlarından olacak [ 3 ].
VI 128 - Mısrî dergâhı: Ulucamiin tam kıblesinde, Şeker hoca
camii önünde idi. Mısri Niyazi’nin delâleti ile 1080 H.-1676 da yapt­
ırılmıştır.
Mısri Niyazi, Malatyanın Soğancı zadeler ailesinden olup 1623
de doğmuş, Mısır Camiul-ezherde okumuş, seyahatlardan sonra
Uşşakta Sinah-ı ümmiye intisab etmiş ve Bursaya gelerek yerleş­
miştir. Şeker Hoca muallimhanesinde ders ve va’zına gelenlerin
kalabalık olması sebebile halkm yardımı ile bu tekke yapılmış,
Mısrinin tavsiyesine uyan Aptal çelebi Nilüfer çayı üzerindeki Ap­
tal köprüsünü, aynı tavsiyelere uyan Amca zade Hüseyin de İnebey

[ 1 ] Tercümei şakaik li mecidi S. 126 Yadigârı şemsi S. 202,


Baldır zade tarihi S. 15 Âşık paşa zade tarihi S. 135, 202
[ 2 ] Arşiv A/22 S. 40, 41 sene 919 H. (1513).
[ 3 ] Arşiv A '4 S. 32 (Mevlâna baba Yunus bin baba Hamid
S e k e r hoca)
_ 90 —

medresesini (Şimdi Konserve fabrikası) yaptırmış. Her iki eserin


yapılmasına Mısri sebep olmuştur. Mısri sonradan İstanbul, Rodos
V. S. seyahat etmiş, Limni adasında menfi iken 1701 de vefat et­
miştir, mezarı oradadır [ 1 ]. Mezarlığında bu zatın ailesi efradın­
dan , bazıları ile meşhur şair Sohfi ve Zaik’in mezarları bulunmak­
tadır. (Divanları Fahameddin Ulusay’dadır).
Vl/129 - Nasuh paşa hamamı: Setbaşı köprüsü yakınında, yük­
sek ve katlı kubbeli, kiremit örtülü, tek kalmış, işlek ve zarif bir
hamamdır. Kesme kefeke-tuğla ile pek düzgün yapılmıştır. Vaktile
çift iken tamirinin masrafından kaçınılarak biri kaldırılmıştır. Asıl
adı Mesih paşa’dır, Nasuh adını taşıyan baba oğul iki zat uzun
müddet mütevellilik ettiklerinden bu at yanlış kalmıştır.
Fatihin vezir ve Sadrazamı Abdullah oğlu Mesih paşa, Gelibo­
lu’daki camiine gelir olarak yaptırmak üzere Bursa’ya bir vekil
yollamış, yaptırdıktan sonra o zatı vekil tayın etmiştir. Mesih pa­
şanın sağlığında yapılan bu işlerin tarihi 889 H.-1485 dir [ 2 ].
Bu mahalleye daha o zaman ( Hoşkadem m akram avi) derlermiş
Hamamın tam arkasında yol ortasındaki geniş düzlükte aynı adı
taşıyan kâgir bir mescid vardı.
VI/130 - Hoca Tayyib camii - Nasuh paşa hamamının altındaki
camidir. Minare şerefesinin altına sıralanmış aynalar bulunduğu
için ( Aynalı cami ) de derler. Çift Kubbeli, birincisinin yarısı
son cemaat yerini teşkil ediyor. Kasnaklarının altı yüksek ve sekiz
yüzlüdür, her tarafı kesme sert taş ve kırmızı harçla yapılmıştır.
Kubbelerin üstü yerli kiremidi döşelidir. Heyeti umumiyesi ile
Bursada eşi bulunmıyan bir anıttır, minberi var, kitabesi yok, kad­
ro dışı vfc namaza kapalıdır.
Halk Koca tabib der, fakat sicillerde Hoca Tayyib geçer. Bu
mescide ait 872 H.-1467 tarihli bir mahkeme kararı [ 3 ] bulundu­
ğuna göre Fatih devri eseri olacaktır.
VI/131 - Hacılar cam ii: Hükümet binalarının arkasında, şimdiki
milli kütüphana olan camidir, üstü kurşun örtülü tek kubbeli, mi­
nareli, kesme sert taş ile tuğladan yapılmış, dış kapı üzerinde
yüksek dıvar çıkıntısı kefeke ve tuğla işçiliğinin en güzel yapısıdır

[ 1 ] Gülzar-ı Mısri, yadigârı şemsî basılmamış kısım S. 338


Şemseddin Ulusoy [ 2 ] Hamamlar, Arşiv A '40 S. 88, A 58 S. 133
f 3 ] Arşiv A l Say. 4 sene 867
— 91 —

camiye ayrı bir heybet veriyor.


Son cemaat yeri tonozdur. Dış kapı üstüAde, yüksekte silik
kitabesinde ( No. 64 ) Tüccar Bakkaİ Sinan’ın 871 (1467) de yap­
tırdığı bildirilmektedir. 1860 da esaslı tamir görmüş [ 1 ].
Cami önünde büyük bir çeşme var, mermer olan büyük taşındaki,
kitabesinde Şible zade Mehmed efendinin yaptırdığı ifade edilmekte­
dir, (Kitrbe No. 65).
Çeşmenin karşısında köşedeki ev de eskidir. Defterdarlık bina­
sı arkasında. Nasuh paşa hamamı sokağı başındaki dıvara yerleş­
tirilmiş büyük mermer taştaki kitabe ( No, 66 ) bu tekkenin tami­
ri olan 1210 H. 1795 tarihini göstermektedir. Burası Telli tekke
dedikleri yerdir. İçinde Ulucami kütüphanesini kuran Münzevi Ab-
dallah efendinin mezarı olacak. Şimdi Karaşeyh camii içinde bulu­
nan kütüphanede 1201 H. - 1786 tarihli 8 satır talik ve el yazma
vakfiyesinin aslı bulunmaktadır.
V M 32 - Cumhuriyet a la n ı: Hükümet binaları ile Atatürk anı-
dının bulunduğu alandır. Güzel bir bahçe içinde büyük bir mermer
kaideye bastırılmış at üstünda Atatürk’ün jısker elbisesile ve tabii
büyüklükte, parmağı ile batıyı işaret eder durumda heykeli bulun­
maktadır. Kaidede tarihi sözler var, harfler yeni Türk
harfleridir (Kitabe No. 67) (Res. No. 17) Gemlik yolu başında Ah­
med Vefik paşanın tiyatrosu vardı [ 2 ],
VI/133 - Hükümet binaları ve bankaların bazısı: Cumhuriyet
alanında en doğuda Defterdarlık, batıya doğru Adliye, Vilâyet ve
özel muhasebe, postahane, en nihayette şahıs malı olan apartmanda
İş bankası. Anıdın karşısında Halkevi, doğusunda da Ziraat ban­
kası var, hepsi modern binalardır, ilk dördü özel idarenindir.
VI/134 - Karaşeyh cam ii: Hacılar camiinin tam benzeridir, genel
kütüphane olarak kullanılmaktadır, Fatihten evvelki devrin
mimarisi olarak görünüyor, kitabesi de yoktur. Vaktile minare di­
binde bir mezar vardı. Cami 1550 de vardır [ 3 ]. Yolun başında,
şimdiki Otobüs durağı yerinde Alboyacılar hamamı vardı.
VI/135 - Küşterinin m ezarı: Belediyenin güneyinde şose kena-

[ 1 ] Arşiv A/28. 457 A 23 S. 15 atik muhasebe defteri.


{ 2 ] Bursa Gazetesi. 9 Teşrin evvel - Kasım - 1322
I 3 j Arşiv A 58 S. 25
— 92 —

rında bir evin altında demir parmaklık arasında görülen mezardır.


807 H. 1404 de vefat eden Mehmed Kûşteri’ye aittir (Kitabe Na.68)
Bu zat İran’ın Küşter kasabasında doğmuş, Bursa’da yerleşmiş
meczuplardan imiş [ 1 ]. Bursa’da ilk Karagöz oyunu bu zata
isnad edilir. Halkevi yerinde Alaca mescid vardı, o sokağın adı
mescid sebebile idi.
Vİ/136 - Nalbant oğlu ca m ii: Kendi adı ile anılan mahalledeki
camidir. Kesme sert taş ve tuğladan yapılmış, büyük tek ve kur­
şun örtülü kubbeli, son cemaat yeri var, üstü düz ve kur­
şun örtülüdür. Minareli, minberli namaza açık ve kadro dahilidir.
Yaptıran Yıldırımın nalbant başısı olan bir zat olduğu söylenmek­
tedir, tevsik edemedim 1455 de mahalle ve cami vardır [ 2 ].
Camiin doğusunda muallimhanesi son zamanlara kadar okul o-
larak kullanıldı. Yanında bir de basit türbesi varmış.
VI 137 - Şehreküstü camii ve Parsbey tü rbesi: Cami moloz taş­
la yapılmış, zemin ve tavan ahşap bir son cemaat yeri var, namaz
sahası da aynı şekildedir.. Minareli, minberli, namaza kapalıdır.
Camiin kıblesinde Pars bey türbesi bulunmaktadır. Bu kâgir türbe­
nin ahşap kubbeli tavanının üstü çatı ve yerli kiremididir. İçinde
tek ahşap lahit var. Kapının dış üstünde mermer taşa yazılmış
tek satır kitabe bir duadan ibarettir, isim ve tarih yoktur. Kapı
önündeki mezarlardan birinde 975 hiçri tarihi okunuyor, isim yok­
tur. Şehreküstü mahallesinde zaviye sahibi [ 3 ] olan Pars bey,
Abdullah oğlu Bedreddin Mahmud beydir. İkinci Murad devrinde
yaşamış, cami ve zaviyeyi yapmış 945 H.- 1445 tarihli vakfiyesi
vardır.
Şehreküstüden geçen Gökdere üstünde büyük bir köprü var­
mış, 1467 de bunun tamiri için beş bin akçe vakf edilmiş (Acem ­
lerdeki büyük Abdal köprüsünün inşasına da 5000 sarfedildiği dü­
şünülmeli !..) [ 4 ]
VI/138 - Hoca İlyas ilk okulu: Şehreküstü’nün batısında kâgir
ilk okul olup Osmanlı devrinin ilk okullarındandır. Hoca İlyas
muallimhanesi yerine yapılmış bir okuldur.

[ 1 ] Güldeste S. 226, Tercümei şakaik li Mecidî S . 45, Â fik


paşa zade tarihi S. 200, Baldır zade tarih S. 73
l 2 ] Arşiv A/l S. 23, A/199 S. 5 B/257 S. 63 [ 3 ] Arşiv A/58
S. 16, [ 4 1 A '2 S. 19 sene 872 H, (1469).
— 93 —

Bu okulun batı karşısında, köşede saçak altındaki tuğla çıkıntı­


ları ile görünen bina Dinlendi (tbn’i Kazaz) mescidi idi.
VI/139 - Pirinç hanı ve ham am : Bu meşhur hanın üst kışımı
hemen tamamen yıkılm ış, alt odaları kullanılmakta, kuzey dıvarta-
rımn üstünde kemerler ile güneyindeki üst odaları kısmen kalmış,
doğudaki muhteşem kapısı devrinin hanları modelini verecek gibi
süslü, sağlam, üstünde kitabe yeri var fakat konmamış. İçinde mes­
cidi yıkılmış, odalar diğerleri gibi şahıslarındır.
Vaktile üst katta 40, alt katta 38 oda varmiş, tamamen ticaret
maksadile yapılmıştır.
Kapı önünde doğuya uzanan iki sıra saraç dükkânı var imiş,
şimdi de kısmen var, diğerleri başka dükkânlar olmuş, bunların
hepsi küçücük tonozlardır, iki tarafta sekizer tane olan bu tonozla­
rın sonucuları bozulmuştur. Güneydeki ilk tonoz dükkân ile han
arasında bugün bir kemer var, oradan yol hanın arkasına döner,
bu kemerin mukabilinde, kapının kuzeyinde de bir kemer izi kal­
m ıştır, oradan, biraz aşağıdaki hamam kapılarına gidilir. Hamam
çift olarak yapılmış, birinin kapısı aralık içindedir. Buradan giri­
lince bir çift kubbenin kasnak altı istalâktidlerin envanı verir.
Bursa hamamlarının en güzeli burasıdır. Diğer kapısı Cumhuriyet
caddesinedir, bu evvelki kadar zarif değildir. Tavuk pazarı denen
yerdeki bu hamamı Murad II yaptırmıştır [ 1 ].
Pirinç hanını İkinci Bayezid İstanbul’daki camiine gelir olsun diye
yaptırm ıştır. Mimarları Üstad Sultan şah oğlu Yakub Şah ile Ab­
dullah oğlu Alidir, yapı 1508 Haziranda bitmiştir [ 2 ].
Hanın dnündeki saraç dükkânları 925 H. de yanmış, Han 1524
de 36 bin akçeya icara verilmiştir. Türlü zamanda üstündeki kurşun­
ları kaldırılmış, kiremit ve çatı haline getirilmiştir. Bugünkü
harap hali 1854 zelzelesinin işidir, ondan sonra esasli bir tamir
görmemiştir.
Hanın kapısı önünde iki, daha ilerde, büyük cadde ortasında
da bir tane büyük çınar vardır ( Boy 2 ).
VI/140 - İpek hanı: Şimdi Paytoncular hanı deye anılan bu eser
de evvelki kadar büyük, odalarının bir çoğu harap olmuş, kullanılan-

[ 1 ] Arşiv B/94 S. 4 Bir kaytlı ( Sukı makiyan ) deniyor S. 7,


Hamamlar
[ 2 ] „ A 18 S. 6 Hanlar - Kâmil kepecioğlu
— 94 —

lan da vardır. Avlı ortasındaki şadırvanın mescid altında olması


mümkün, çünkü, başka mescid izi yoktur. Kapı doğuyadır. Kapı
karşısına gelen dıvarlarda tektük Y eşil cami çinileri yerleştirilmiş,
kemerler pek zarif sivri tepeli Osmanlı kemerleridir. (Res. 15)
Hanın isim leri: Sultan hanı, ipek hanı, eski ipek hanı’dir. Çele­
bi Sultan Mehmed tarafından camiine gelir olarak yaptırılmış, se­
nesi ve mimarı belli olmamakla beraber hanın alt tarafında cami,
medrese ve hanı bulunan ve Yeşil blokunun mimarı Hacı İvaz pa­
şanın eseri olması hatıra gelmektedir. 1555 de tamir edilmiş, 1590
da orada ikam et edenlerden birinin terekesi için mahkemeye baş
vurulmuş ve karar alınmış olduğuna göre han sadece ticeret için
değil, aynı zamanda ikamet edenler de varmış, üst ve alt odalaın-
dan 70 tanesi icara verilmiş, 8 i kalmış sene 1818 olduğuna göre
büyüklüğü düşünülsün [ 1 ].
Etraftaki çarşıya Hacı İvaz çarşısı denmekteymiş [ 2 ].
VI/141 - Sağn cı Sungur camii; İpek hanının arkasındaki türbeli
evdir. Şeyhülislâm Esirî Mehmed ef. tamir etm iş, Esirî’nin tarih
manzumesi (Kitabe No. 69) nin tarihi 1681 dir. Mahalle eskidir [3].
Vl/142 - Gazi Timurtaş paşanın mezar ve mescidi ; Çakır ha­
mamı karşısında, küçük iki servinin bulunduğu yerde üç mezar var;
biri " iz i Timurtaş paşanındır. Hadiseler yüzünden türbesi yapılma­
dan kaimış olan paşanın mezarına nisbeten yeni bir taş konmuş.
Yazı üç satır olup 805-1403 tarihinde ölen Gazi Timurtaş paşanın
mezarı olduğunu ifade etmektedir ( Kitabe No. 70 ) Türbe 1949 da
Vali Haşim İşcan’ın gayretile yapıldı.
Paşanın yaptırdığı cami, mezarının alt tarafında büyük çınarın
yanındaydı, ahşap dıvarları moloz taşla yapılmış, minaresiz, min­
bersiz, kitabesizdi. Esasen çoktan beri kapalı ve anbar halindeyken
mimari değeri görülmedi, yol için istimlâk edildi, yıkılınca temel­
lerinde adi moloz taştan başka birşey görülmedi. Paşanın Badem­
li köyünde de zaviye ve mescidi varmış, bugün yok.
Bu zat Hudavendigâr’ın ünlü emirlerindendir. Rumeli seferine

[ 1 ] Hanlar - Kâmil Kepecioğlu


( 2 1 Arşiv A/132 S. 230 sene 965 H. Hanlar.
[ 3 ] Arşiv A/2 S. 44, 1302 Hüdavendigâr salnamesi, İznik-Bursa
tarihi, Memduh Turgut S. 144.
_ 95 —

giderken Sakarya subaşısı olarak kalmış, kosva muharebesinde bu-,


lunmuş olduğu anlaşılıyor. Bir aralık beylerbeyi, vezir olmuş, T i­
mur vak’asından sonra İsa ve Mehmed çelebilerin Ulubad’da
yaptıkları savaşta Isa çelebinin veziri imiş. Tarafı yenilince hizmet­
çisi ile birlikte kaçarken kendi atı terkisinde götürdüğü hizmetçi­
sinin ihanetine uğramış ve hançerlenmiştir. Çelebi Mehmed haber­
dar olmuş, getirilirken ölmüştür ( sene 1403 ) [ 1 ]•
Bu Timurtaş paşayı, Omurbey, Oruç bey, Yahşi beylerin babası
olan Kara Timurtaş paşa ile karıştırmamalı, o kendi adını taşıyan
cami yanında medfundur. Bu civara Çırapazarı derler.
VI/143 - Haydarpaşa çarşısı : Köfecilerle bakırcılar çarşısı ara­
sında kısmen ahşap bir hadır. Doğu ve batı kapılarının üstünde
mermer taşa yazılmış birer kitabede ( Çarşûyı Haydarpaşa sene
1305 ) 1889 yazılıdır.
Bakırcılar çarşısının doğu ucunda da bir çınar vardır (Boy 3).
Köfeciler çarşısı içinde Vali Ahmet Münir paşanın yaptırdığı bir
çeşme var, kitabesinde 1313 H. (1897 M.) okunmaktadır.
VI/144 - Müftülük ve Mahkeme ( Vâızıyye ) medresesi: üluca-
miin batı karşısındaki ahşap bina müftülüktür. 1854 büyük zel­
zelesinden önce bu bina yerinde bir muallimhane (İlk okul) varmış,
oraya müftü suyu da getirilmiş, fakat hareketten sonra bunların hep­
si yok olmuş, yerine ancak bu günkü ahşap bina yapılmıştır [ 2 ],
Bu binanın hemen batı bitişiğinde Mahkeme veya Vaıziyye
denen medresnin 10 odası ahşap, güneydeki büyük dershanesi kâgir
ve üstü kubbe ve kiremit örtülüdür. Yıldırımın yaptırdığı bildiri­
liyor [ 3 ],
Vl/145 - Kapan hanı: Tuzcular arkasında, bugün muazzam ka­
pısı ile galeri antresi ve iki tarafında altlı üstlü bir kaç tonoz
kubbeli o'daları kalmış, yanlarına sonradan ahşap odalor eklenmiş
büyük handır. Kapıdan güneye doğru uzanan büyük divan Reşit

[ 1 ] Osmanlı tarihi - İ-Uzun çarşılı C. I S. 157, 176, 300 Neşri


S. 246, Müneccim başı C. 3 S. 316, Zübbetülvekayi der belde-i
celile-i Bursa Solak zade tarihi S. 93, Uludağ dergisi-Kâmil Kepe-
cioğlu Sayı 51-52. Arşiv A/23 S. 201, A/20 S. 319.
[ 2 1 Bernardın Kapluce risâlesi S, 154 deprem 14 cem aziyelev
el 1271 (Arşiv C 109 S. 25)
( ^ ] İ m i k Bursa <?rihi S 4 i 156 Arşiv B'29 S 91
— 96 —

Mfimtaz paşa Ulucami-Çakır hamamı arasındaki bûyûk caddeyi aç­


tığı sırada bölünmüş, han parçalanmış, güney divan Gûngörmez
camii karşısından doğuya doğru güzel çınara kadar uzanmaktaydı,
son zamanlarda yol genişletilirken bu dıvar temelleri de meydana
çıkmıştı.
Hanın kapısı altında demir parmaklığı pek güzel, suyu bol bir
pmarbaşı çeşmesi vardır. Kapının kuzey üst odasında o devirden
kalma büyük bir kantar ve okkaları bulunmaktaydı, odun çekisine
benzeyen bu kantarı müzeye kaldırttık. Son zamana kadar “Y ağ
kapanı,, adını taşırdı. Hüdavendigâr yaptırm ıştır [ 1 ].
VI/146 - Dağan gözü hanı: Kapan hanının kapısı karşısındaydı.
Bu han büyük zelzeleden sonra yanmış, yıkılmış ve yok olmuş.
VI/147 - Balı bey han ı: Alt Kırkmerdivenin kuzeyinde görülen
kemerli oda kalıntılarıdır, odaların bazısı değiştirilerek sığınak ha­
line getirilm iştir. Hanı Hamzabey oğlu Bali’nin yaptırdığı anlaşılı­
yor [ 2 ], Mamafih sicillerde türbesi hemen üstünde bulunan Okçu
baba (Nusret)in odaları da bulunduğu kaydediliyor, ö odalarla bu
han karışm aktadır. İtfaiye garajının karşısında, sırtta büyük kilise
vardı. Bursa’nın kurtuluşunda Rumlar yaktılar.
VI/148 - Çakır hamamı: Çıra pazarı mevkiinde kendi adını
taşıyan çift bir hamamdır. Biri kadınlara diğeri erkeklere mah­
sustur. Kesme taşla işlenmiş, kubbelerinin üstü kiremit ile örtülü­
dür. Büyük zelzeleler ve yangınlara tahammül etmiş, muhkem ve
işlek bir hamamdır.
İkinci Murad zamanında Bursa’da Subaşı bulunan Abdullah oğ­
lu Çakır ağa tarafından yaptırılm ıştır. İstanbul-Silivri’dcki imaret
ve zaviyesine gelir olarak vakfetmiştir [ 3 ].
Bu zat İstanbul’un zabtında komutanlık etmiş, 1466 da Bursa’da
Mahkemenin güvendiği bir adamdır. Vefat edince Silivri’ye gömül­
müştür. Türlü yerde altı camii bir okul ve bir zaviye yaptırmış,
hayır sever bir zattır [ 4 ].
Bu devirde buralarda Sultan Murad’ın yaptırdığı bir hamam-

[ 1 ] Hanlar Kâmil Kepecioğlu


[ 2 J „ „ Kâmil Kepeci oğlu
I 3 ] Hamamlar „
r 4 ) Sicüli Oömani C, 2. S. 62, A rşi v B/94 S. 3, 7 A '2 S. 147
— 91 —

dan bahıediliyor, yeri belli değildir [ 1 ].


İnebey hamamı civarında da bir hamam var imiy, Murad paşa
tarafından yaptırılmış, [ 2 ] onunu da yeri belli değildir. Buna
Tahtakale hamamı da derlermiş. Bu civara Tahtakale derler. Çe­
lebi Sultan Mehmet zamanındanberi en eski vakfiyelerde görüyoruz.
Vl/149 - Hacı Sevinç m escidi: Pınarbaşı-tahtakale arasında kes­
me taş-tuğladan yapılmış düzgün dıvarlı, kurşun örtülü tek kub­
beli, minaresiz, minbersiz kitabesiz mesciddir. Kubbesi kurşun ör­
tülüdür. Başçı Hacı Sevinç isminde bir Tüccar yaptırm ıştır, 900
H.-1496 da tamir edilmiştir [ 3 ].
VI/150 İnebey bloku :
A - Ebî Şahme cam ii; Hamamın kıblesindeki büyük ev cami
idi. 890 H. de yapılm ıştır [ 4 ]
B - İnebey ham am ı: Tek ve işlek olan bu hamam emsali gibi­
dir. Ahmed çavuş (veya İnebey subaşı) yaptırmış, gelirini de Şahadet
camiine vakfetmiş, şimdi bir şahsın malıdır [ 5 ].
C - İnebey m edresesi: Hamamın arkasındaki konserve fabrikası
olan yerdir. Bir kaç basamak merdivenle çıkıldıktan sonra sağda
yüksek kütüphanesi, karşıda dershanesi ve yanlarında odaları ile
muhkem bir anıttır. Odalarının üstü vaktile kurşun iken şimdi ah­
şap ve kiremit örtülüdür, yalnız kütüpahane ile dershanenin üstü
kurşunludur.
Amcazade Hüseyin çelebi, Mısri dergâhının kurucusu Mısri
Niyazi mensuplarından olup dergâhın yapılmasına nakden yardım
etmek istemiş fakat lüzum kalmadığını bildiren Niyazi’nin tavsi­
yesi üzerine bu medreseyi yaptırmıştır [ 6 ] Senesi 1085 H. 1674
dür. Sadrazam Fazıl Ahmed paşanın amcası tamir ettirdiğinden o
adı almıştır
D - Küçük İnebey m edresesi: İnebey medresesinin karşısındaki
sütçü dükkânının arkasında dokuma fabrikası ile evlerin yerindedir,
şimdi kesme kefeke - tuğladan yapılmış bir divan sağlam ve düz-

[ 1 ] Hamamlar
[ 2 ] Fazlullah paşa vakfiyesi, asıl nüsha Hüseyin Kocabaş’tadır.
[ 3 1 Arşiv A '40 S. 374
[ 4 i Arşiv A/23 S. 40
[ 5 ] Hamamlar.
( 6 ] Devvarı Şemsî Şemseddin Ulusoyun kendi yazısı S. 16
— 98 —

gündür. Bunu yaptıran Müftü Ah med paşa isminde bir zat oldu­
ğundan kendi ismini t aşı r. Bu zat meşhur bilgin Hızır b e g ’in oğlu
olup [ 1 ] 927 H. - 1523 de v e f a t ile zeynilere gömülmüşt ür.
İnebey subaşı burada bir hamam ve bir medrese ya pt ırmış ,
f a k a t h a n g i s i ? K a r a m a n köy deği rmeni bunun va kf ı imiş [ x ]
İnebey subası Fel eküddi n oğlu olup K o s v a ’ dan T i mu r v a k ’asına
ka da r bütün savaşl arda bulunmuş, Çelebil er zamanında S üle yma n
çelebi ile E d i r n e ’ye git miş , İsa çelebi t a ra f ı na ge çm iş , bu ş e h za d e­
ler savaşı nda şehid olmuştur [ 2 ] De ğerl i bir komu ta n ,ve diplo­
mat olduğu k adar da h ayı rsever bir zattır. B aî ıke s ir dc T e k e kc'yü
civarında kendi adını t aşı yan k ü m b e t t e gömülı'idür.
B ir de K a r a İnebey vardır ki Y ı l d ı r ı m ’da bir medres e yapmış
[ 3 ], şimdi yoktur.
Mirahur zade İnebey adında bîri var ki servetinin hepsini c a m i ­
ye v akf et mi şt ir . Ebi Ş ah me mescidinin onun olması ihtimali k u v ­
vetlidir [ 4 ].
VI 151 - T a h t a k a l e Y o ğ u r t veya Bayezid paşa hanı ile c i v a r ı :
T a h t a k a l e denen bu günkü yerde bir t akım han bakıyyeieri vardır,
İnebey hamamı karşısı ndan P e k m e ’ hanı-Taliir Siitmen yağhanesi -
süslü çınar ile çevrilir.
Y a ğ h a n e önünde pek zarif, sivri t epesi Osmanlı k e mor leı i \ardi.
iı; lar.ıfmdn da beş iane çolı <:;ü/ı l tonoz dükk.in bulürımnklay'.iı.
Avlısı ivindo türlü boyda IK (anr çınardan başka yeni yapılmış
çarşı, doğusunda aslı vaziyetini muhafaza eden belâlar dur maktadı r.
A n c a k güney ve doğusunda bazı p a r ç a l a n ka l mı ş olan bu büyük
hanı Çelebi M eh m ed ’in baş veziri Bayezid paşa Y o ğ u r t hanı diye y a p ­
tırmıştır. Sicil lerde “Han-ı Bayezid paşa fi t a ht e l - k a l ’a,, deniyor [ 5 ).
Fazlullah paşanın vakfiyesinde bu civarda bulunan bir takını
dük kânl ar O mu rb eyd en satın alınmış ve Emir sultandaki medrese

[ 1 J Baldırzade tarihi A 40 S. 114 T c r c ü m e i ş ak a i k S. 197


[ \ ] Â ş ı k paşa zade tarihi S. 81 Arşiv A 8 S. 24
f 2 ] Sicilli Osmani S. 448
f ' I r ! ’ f3 n -> ta>-!hi " 22. g ç <;t

[ ’ ) i” i O r m a i'i r ' S

[ 5 ] A/172 S» A/111 S. 174 K.?-'r*usı* â b n ı S. 12;>5


94 _

ve camisi nc vakfedilmiş olduğu da bildirilınektedii-, vakfiyesinin


tarihi 833 H. 1429 dur [ 1 ].

Bayezid paşa Hamzabeyin kardeşi, ve Çelebi Mehmedin baş veziri


dir, Orha n cami K a r a m a n oğlu t arafından yakıldıktan sonra Çelebi
Meiimed t arafından bu “Sadrazam,, ın nezaretinde tamir edilmiş
olduğu Or ha n ki ta b esi nde yazılıdır.
Mecnun dede c a m i i : T a h t a k a l e hanının batısında, minareli, üs«
tü a h şa k ve kiremit, kâgi r ve eski bir mesciddir. Y a n ı n d a lıazire-
sindeki iki mezardan birisi 977 f { .- 1571 tarihli ve Nasuhi B a y e z i d ’e
aittir. İkincisinde yazılı taş yoktur. Buna göre cami bu tarihten
önce yapı lmı ş olduğu anlaşılıyor, mimari orijinalliği ol makla b e r a ­
ber Osma nl ı devrinin eski bir anıdıdır. K a d r o dışıdır, Ç a k ır lıama-
mını yaptıran Ç a k ır a ğ a ’nın Mecnun Mehmed dede namına nisbefle
ya pt ırdı ğı anlaşılıyor, Hamamdaki livliya kurnası da bu meczub
müsavvı f adınadır.

Mecnun Mehmed dede, kardeşi O.sman dede gibi m üt e sa vv ıf ve


menkı bel eri çok zikredilen bir zattır [ 2 ], aslan karamanlı dı r, ay-
zamanda bilgin ve müderris imiş, 1625 de vefat ile mescidi yanına
gömül müş, Camiin batı bitişiğinde birde medrese vardır, k e s me ke-
f e k e - t u ğ l a dıvarlı, ahşap bina bir evdir. Vakt il e bir zaviye
ol ar ak yapılmış, Kurşunlu oğlu İbrahim medreseye çevirmiş
olduğundan kendi adını taşir, vakfiycsiıırn l.Trilıi 1218 H. !8()'î dür.

VI 152 - (»üıı^örnıı-z raniii : T a h t ak al e hanının kıı/c) bitişiğindi'


tek ve kâgi r kubbesinin üstü büyük plaka kiremit ile örtülü, son
c em a a t yeri sonradan ekl enmiş ahşap bir '^ipadır. Minare, minber,
kit abe yok, kadro dışı ve namaza kapalıdır.

Ba tı bitişindeki mezarlarda 844 tarihlileri var, kapı önündeki


mezarın taşı nda ( Banii hazelmescid Abdullah efendi rulıiçün fatiha
sene 970 ) yazılıdır. Bu kabir kit abesi ne göre camii bu zat yaptır^
iniştir, f a ka t mimarisi, kubbesinin iç ve dış göründşü ile haziresin-
de çıkan ilk devir çinileri Y o ğ u r t hanının dıvarının buna göre
değişmesi, yapıyı daha geri ç ık ar ma k t a dı r .
Cami önünde yaşlı bir çınar ( Boy 1 ), yanında zarif f aka t kita-

[ 1 ] K o c a b a ş Hüseyin’de deri üstüne yazılmı.ş vakfiyyesinin


aslından.
f 2 ] Baldırzade S. 172 Güldeste S. ‘12 ^
— 100 —

besii bir pınarbafi çeşmesi vardır. Biraz yukarda, tahtakale boğa-


zmdaki çmar şehrimizin en zarif biçimli çmarıdır ( Boy 2 ), Tuz­
cular çarşısı başında iki (Boy 3), Ulucami köşesinde, yol üzerinde
bir ( Boy 3 ), Güngörmezin altındaki ( Boy 2 ) çınar daha vardır.
Çınarların bir hizada bulunması eski yolun buradan geçtiğini
hatırlatır.
VI 153 - Ulucami ve civarı : Şehrin ortasında, 20 kubbesi, bü­
yük iki minaresi, beyaz rengi ile heybetli dur«Ln camidir. Herbiri
dört köşeli olmak üzere 12 ayak üstünde, hemen hemen birbirine
eşit kubbelerinden ortadakinin üstü camlı, altında büyük şadırvan
onun etrafı maksurelerdir. ( PL. 8 ) Mihrab ve batı minarenin önün­
deki kubbe kasnaklarının altın­
daki pantantifler orijinaldir. Mih­
rabın zinetli yazıları, istalâktid-
leri güzeldir. Üzeri siyaha bo­
yanmış ceviz ağaçından pek za­
rif oymalarla yapılmış olan min­
berin dünyada eşi yoktur, kapısı
üstündeki kitabesinin tarihi 802
H. (1398) dir, (No. 71) Yıldırım
, Bayezid’in emri ile yapıldığını
ifade eder, san’atkârının imzası
U lıl
sağ kenarındadır. Müezzin mahfili
956 H. (1549) da yapılmış, Yeni
şehirli şair Rahmi Civan’m tarih manzumesi merdiven altında ayak
üzerine yağlı boya ile yazılmıştır ( Kitabe No. 72) [ 1 J. Yekpare
inermerden olan taşkürsü 1231 (1815) de yapılmış (Kilabe No. 73).
Batı minaresi çift yolludur biri cami içine diğeri dışarı-açılır, kü­
tüğünün dış yüzündeki kitabe minarenin Yıldırım Bayezid’ın emri
ile yapıldığını bildirir (K itab e No. 74). Daima açık duran üç kap-
dan doğudakinin kanatları minber yapısındadır. Avlı kapısının do­
ğusundaki saati BursalI Hafız İbrahimin 1241 (1825) de yapmış ol*
duğu üzerinde vazılıdır. Hünkâr mahfelinin altı Ulucami kütüpha­
nesi îdi. Sabit veya levha olarak 192 tane yazı vardır. Hepsi meş­
hur hattatların eseridir. Hiç bir camide böyle yazı şaheserleri buka-
dar toplanmış değildir. Batıdaki büyük tuğra bir hadistir, tarihi 1192
H. (1778)dir. Cezayirli kâtip zadenin yazısıdır. Hünkâr mahfeli yanın-

1 J Lâtifi tezkiresi S. 163, Güldeste S. 468.


~ 101 —

da altınlanmış ( Ve iza hakemtüm. ) levhası Sultan Mahmud II nin


esefidir (Kitabe No. 75). Diğfer yazılar Mehmed Şefik, Abdûlfettah
gribi sanatkârların eserleridir. 300 sene önce de böyle yazılarla
süslü imiş [ 1 ].
Camii Yıldırım Bayezid yaptırmıştır. İtışa 1399 da bitmiştir.
Açılış töreninde Molla Fenari ve Emir Sultan da bulunmuşlar. İlk
imamlıg[inı Somuncu Baba ( Şeyh Hamid ) yapmıştır. Mimarı Ali
Neccar olacak. Yıldırım Niğbolu savaşında aldığı ganimet malla­
rını buraya haircamış. Timur Orduları Bursa’yı istilâ edince Ulu ca­
mii ahır yapmışlar, giderken de yakmışlardır. Camiin önemli tami­
ri 1854 depreminden sonra yapılmıştır o tamirde usta ve amele mas­
rafı hariç 9 yük kuruş harcanmış (bir yük yüz bin kuruş veya akçe
eder.)
Minarelerin hülâhları ahşap ve kurşun örtülü iken 1889 yangı­
nında yanmış, sonra bugünkü kâgir şekle sokuluştur. [ 2 ] (Res. 18)

Camiin ilk inşası bittikten sonra Beyşehirliler gelip, cami ci­


varına yerleştikleri anlaşılıyor [ 3 ].

Cami avlısında üç şadırvan vardır, yanlardaki iki büyüğünün


mimarî kıymeti yok, ortadaki zariftir. Vali Münir paşa tarafından
1313 H. (1895) de yapıldığı kitabesinden anlaşılıyor (Nu. 76). Doğu
kapısının önünde Homdi hatun medresesi vardı. Bu hatun çelebi
Sultan Mehmed’in torunudur, medresenin tarihi 892 H. (1486) dır.
Kitabe taşı (No. 77) müzededir. Musalla taşlarının karşısında da
Esediye medresesi vardı, şimdi yaptıran Arslan bey oğlu hacı
İvaz’ın mezarı oradadır (No. 78). Müftülüğün altında Vaizıye med-

[ 1 ] Evliya çelebi seyahatnamesi C. 2 S. 13. Küçük Asya-Şarl-


Teksiye C. I, S. 230
[ 2 ] Tacüttevaril C. I S. 145, [ 3 ] A/102 S. 61 188 Solak zade
S. 62 Arşiv A/10 S. 311 sene 899 A/19 S. 15, 28 sene 809, A/ 94
S. 35 sene 975 A/97 S . 8 6 . A/99 S. 37, vakıflarda Atik
muhasebe defteri S. 3. 10, 11, 200 C 103 S. 25, 105 Basılmak üze­
re hazır bulunan (Ulucami) atlı eserimizde fazla bilgi bulunur.
— 102 —

resesini Y ı ld ır ı m ya pt ırmı ş [ 1 ] üstündeki helâlar ( P L . 9) ori j in al ­


dir. Ca mi k öş e si nd ek i çinili ç e ş m e yenidir,
(sene 1902). Çinileri K üt a h y a malıdır.
VI 154 - Şeng ül h a m a m ı : Cami a y l ıs ı ­
nın dı şındadır. Y a v uz S e l i m ’in yapt ırdığı
söyleniyorsa da ç o k önc eden mevc ud oldu­
ğu anlaşı lıyor (15Ö7 de onarılmış), Yıldıri-
niîiî Ulucami için vakfıdır [ 2 ].
VI 155 - B e l e d i y e : Orha n camii k a r ş ı ­
sında kendine mahsus yapı tarzı ile göze
çarpan binadır. Ahşap, dolma a ğa ç lar ı ara ­
sı tuğla ile doldurulmuş, ağaçları nı n üzeri
kırmızı boyalı, kiremit le örtülü, büyük
salonlu bir binadır. 1879 da ya pı l mı ş, m i­
mar kalf ası Kü ta h ya lı Şe hbender di r. Büyük
HCLAJI /\^'j
salonu 1902 de ya pı lmı ş [ 3 |.
B u r s a ’ da B el ediye t eşk i l ât ı 1867 dc yapı lmı ş, ondan önce k a d ı ­
lar ve b a ş k a . b a ş k a t e ş k i l â t varmış
VI/156 - Or ha n bloku :
Cami : İki büyük kubbe, cenanları üzerinde birer ikinci
d erec ede k u bb ed en b a ş ka k ü ç ük ravak kubbeleri, t ek minaresi, di­
yarl arındaki t aş ve tuğla ile olan hususi yapısı ile göze çarpan e s ­
ki bir mabettir. S a ç a k l a r ı n d a k i tuğla çıkıntılarla divarlara yapılını.'j
zarif rozetler ilk devir T ü r k mimarisinin güze! bir modelidir. Son
c em a a t yeri olan ravakları n yan t araflarında birer mer mer sütun
üzerine k on mu ş Bizans taklidi başlı kları üzerine dayanan Osmanl ı
kemerleri iyi bir a h en k vermekt ed i r. Ra v ak la r nı altı tuğla döşeli
dışı demir p ar ma kl ı kl a çevrilidir, ( Res 19)

K apı sı üzerindeki kit abesi (No. 79) camiin Or ha n emrile 740 H.


(1339) da yapıldığını ve K a r a m a n oğlunun ya kt ı ğı nı Ç el eb i Meh-
medin emrile baş vezir B ayazid paşanın idaresinde 820 H. (1417 m.)
de yenil ener ek t amir edildiği bildirilmektedir. C a mi aylı sı ndaki ş ad ı r­
vanın mermer dıvariarının üstü çinilerle yapılmış güzel bir eserciktir,
üstü ahşap çat ı ve kurşun örtülü idi. Şa d ı rv an ın yanında ş e h r i m i -

[ 1 1 Arşiv B/29 S. 91
[ 2 ] Ha m am la r Ar şi v B/94 S. 42
[ 3 ] Bursa vil.îyeti salnamesi 19/7, S, 47
— 103 —

zm en ya şh bir çınarj vardır ( Boy 1) içi boş ve uzun müddet bir


dükkân ol ar ak kullanı lmi ştır.
Camiin iki yan odalarından ba tı da ki O rha n, H a r a ç ç ı oğ l u, H üs e ­
yin çelebi ( inebey ) kütüphaneleridir, d oğudaki Umumî kü tü p ha ­
ne deposudur. Eşi bulunmıyan ve bir kısmı da müelliflerinin el
yazması olan kitapların çoğu (İsmail H a kk ı nı n eserleri ve k i t a b ı ­
mıza kaynak olan diğer kitapl ar, hemen ç oğu el yazması olarak)
bu orhan k ü tüpha nesi nde bni unmaktadırl ar.
Cami büyük zelzelede ç o k harap olmuş. S on ra da n bir k a ç defa
tamir edilmiş, R e ş i t paşanın t amiri esnasında, ev vel ce bulunmıyan
doğu kapısı açı lmı şt ır, son tamirler (1904) de olmuştur [ 1 ], ş a ­
dırvanda yenilenmiştir.
V M 5 7 - İ m a r e t : Belediyeni n kuzey bahçesi önünde idi. V a k f i ­
yesinde gösterilen imaret burasıdır.
VI 158 - Emir “Bey,, h a n ı : Ulucamiin doğu minaresi dibinde,
şimdi bir kısmı Va kı f la r ve su idarelerinin bulunduğu binadır. Alt
odalar! birer t ic ar et ha n e, üst ka t odalarının çoğu harap olmuş,
kalanı birer depo, avlısında bir şadırvan ile iki çınar ( Boy 2) vardır,
Orhan, hâli oian bu yerlere bu eserleri ya pt ı rm ak suretile şehir
dışarı ç e k m e k istemiş. Eserlerin et raf ına da bir dıvar çekmi ş. IJst
taraf taki l a ş k a p ı iie alt taki Demi rka pı o devrin adı ol acak. Uzun
çavlıda Attarlar ve Sandıki^ılar ç arşı sı olarak o devirde hazırlan­
mıştır f 2 ).
1518 tarihine kadar hanın adı Bez/.azı alik, eski bazzazistan
imiş, Ulucami minaresine bitişik yerde ahırları varmış, cami ve
minareler yapılırken yı kı lmı ş ve yeri doldurulmuştur.
VI 159 - Orhan h a m a m ı : Ko/a hanının batı bitişiğinde harap
iki kubbe ile işlikler, aynalı çarşı dedikleri hazır elbise ma ğa za sı ­
nın bulunduğu büyük binadır. Ba tı ve ıjüney kapıları ilk yapılış
zamanı kapısı nlııp basit ve s ağl amlı ğı nı muhafaza et mekt edir ler .
.A-ynalı ç;>r.şı kapısı u/erinde pek eski ve avıl.tmıyan kilitler gözü
r ( kDiek I e<l ır.
Orhan i^a/inin B u r s a ’da yapiırdiijı ilk hamam, Hisardaki eski

I I 1 ‘-'1 Teşrine' -' t i vc ?"'■ Nl-r'n l.uiMi Bı>>"n vc Hiida-


\ ı- ’v ''! ; ? . ’- '^ 'iıt t '. 't r >
[ ^ I B '"ra l . e ı '.;Cİ c^l'! Taı;h= Osırsanî encü
mecmuası S 1 Osrr.nnb !r>îmârî'!İ ■ S ed at Cetintaş
104 —

hamamdır, İkincisi burasıdır ki geliri Hisarda Saat kulesi /anında­


ki medresesine tahsis edilmiştir [ 1 ]•
Vl/160 - Koza hanı : Ulucami ile Orhan arasındaki büyük
handır. Ahır ve depoları doğu bitişiğindeki ikinci bir han gibi o-
lan kısımdır. Avlısında altı şadıvan üstü mescid, ortada bir
mermer sütunun başladığının istalakdit süsleri arasından
şadırvanın suyu akar. Mescid son zamanlarda “ Eski eserleri
sevenler kurumunun,, delâîetile Kozahanı tüccarları tarafından ta­
mir edildi ve aslî vaziyeti olan kubbesi de yapılarak kurşun döşendi,
(PL. No. 10)
Mescidi ile beraber hanı İkinci Bayezid
1490 da İstanbul’daki camiine gelir
olarak yaptırmıştır, bugün de şehrimi­
zin en önde tic'aret merkezidir [ 2 ].
VI; 161 - Fidan hanı; Koza hanının ku­
zey doğusundaki büyük handır, kapısı gü­
neye, çarşıya açılır, doğuya açılan kapısı­
nın dışında ahırları ve depoları varmış,
yerine yeni hal binaları yapıldı. Hanın or­
tası diğerleri gibi avlıdır, ortasında bir
şadırvan var, etrafında yuvarlak sütunlar
ile kuzey tarafında merdiven basamakları
(V. mimor Bedri Köhtan) kalmış, belli kİ Bu şadırvanın üstü de mes-
rirl imiş.
Hanın üst katı çok harap olmuş, doğu tarafı işlikler, güney
odaları depolar ve alt kat odaları birer ticarethanedir. Üst katta
70, altta 75 oda ve 18 mahzen varmış. Fatihin Sadrazam Mahmud
paşaya isnad idilir [ 3 ].
Hanın ahırlarının bulunduğu yerin biraz ilersinde, evvelce geniş
bir saha iken şimdiki hal yerinde ( Tuzpazarı cammii batısında )
Kervansarayları vnrmış [ 4 J, yanmış yıkılmır, yeni binaların inşa­
sında büyük temel taşları ve büyük tuğla ile yapılmış bloklar
çıkmaetadır.

[ 1 ] Hamamlar - Kâmil Kepecioğlu


[ 2 ] Bursa koza hanı ye mescidi atlı kitap, Kâzım Baykal
[ 3 ] Hanlar atlı kitapla İbrahim paşa denir.
[ 4 ] Omurbey camiinde, diyarda yazılı vakfiye
— 105 — __________________________

Kapalı çarşı Ulucamiin kuzeyinden koza hanı kapısına


kadar uzanan birinci kısım, Tonoz dükkânlarile bugünün
kapalı çarşısıdır, üzeri ahşap, uzun bir tonoz kubbedir. Koza hanı
kapısından Tuzpaparı cammii hizasına kadar ikinci ve üçüncü kı>
sıraları da vardı ayrı iki zamanda yandılar.
VI/ 162 - Demirkapı çarşısı: Orhan hamamı batısından inen
yol, çarşıyı geçer, Ertuğrul camiine kadar uzanır. Bu demirkapı
çarşısının iki tarafında han ve bezastanlar sıralanır.
Vl/163 - Geyve hanı: Demirkapı çarşısının ortasındadır, ve gü­
ney odalarından bir kısmı demir kapıları ile aslını muhafaza etmek­
tedir. Ayak ve kemerleri sağlam, tonoz kubbeli odalarından do­
ğudaki mescididir.
Çelebi Sultan Mehmed tarafından Yeşil camiine gelir olarak
yaptırılmış 1646 da mescidi ile bir takım odaları tamir edilmiş son­
radan kurşunları alınarak kiremit olmuştur { 1 ]•
VI/164 - Bezzazistan: Kavaflar çarşısı altında, doğudan batıya
uzanan iki sıra kurşun örtülü 1 0 tane kubbeli yerdir. İçi geniş bir
sahadır. Dört tarafında dört kapısı var, güneydekinin üstünde taşa
kabartma kırık kûfi-nesih yazı ile bir kelimei tevhid kitabesi yer­
leştirilmiş, batı kapısı üzerine boya ile eski harflerle “Bazestan»
yazılmıştır.
Yıldırım tarafından Bezzazistan olarak yeptırılmış fakat tarihi
ve mimarı belli değildir f 2 ].
Vl/165 - Gelincik ve Sipahi çarşıları: Bedestanın altında, kazaz-
hane boğazı hizası şimdi açık bir çarşıdır, son zamanlara kadar
üstü ahşap örtülü olan bu çarşı Gelincik çarşısıdır [ 3 ].
Batı ucunda kefeke-tuğladan yapılmış büyük bir kemerden
kuzeye ilerleyince bir kaç kubbeli üstü karşun örtülü, geniş mobil-

[ 1 ] Hanlar-Kâmil Kepecioğlu
[ 7] Rvkaf defterlerinde H an İvaz vakfiyesi
[ 3 ] Sicillerin ilk ciltlerinde muhtelif yerde (fi 6 uk-i gelincik)
u-ya geçer, A 8 S, 60 sene 914
106 -

ye çarşıs Sipahi ç a r ş ı s ı ’ rlır. ( P L . 11 ) V a k l i l c bu <,;trşıy;t p n r a l c l


vc aynı büyüklükt e bir çarşı daha
vardı, 1300 H. den sonra açılan C u m ­
huriyet caddesi sebebile burası ve
p er ş em b e hamamını n bir kısmı ke s il ­
miştir [ 1 ]. 830 H. 1426 da bural ar­
da aynı maksat larla kurulmuş çarşı lar
varmış: İ vazpaşa camii batısı saraçlar
K a r a c a Ali beye ait dükkânl ar, Sultan
Mehmed evkafı , yolun doğusıl boy un ­
ca dükkânları, Bayezid Bezzazi st an’ ı
S o f pazarı, Nec c ar lar çarşısı V. S . [2].
Vl/166 - Hacı İvaz paşa camii
medrese ve hanı : Pirinç hanı
karşısı nda, şose ortasındaki çınarın
doğusundaki camidir. Buna T a v u k p a -
zarı camii de derler. Basit yapılı, s a ­
çakları nı n güney t ar a f ta olanları e s k i ­
liğini muhafaza ettiği gibi basit gör ü­
nen minaresinin şerefe altı da güzel
mihrapcı klarla işlemeli eski devrin
parçalarıdır Cami üstü ahşap ve k i r e ­
mittir. Büyük . zelzeleden medresesi
ile beraber çok zarar gördüğünden
[Y. mimar Bedri Kikten’den) 1860 senesinde 49399 kuruş sarfilc? son
cema at yeri ile beraber yarını kâgi r olarak tamir edilmiştir [ 3 ).
Cami, Yeş i l cami ve türbesinin nâzım ve r,âkımı ( Mirmar ) Hacı
İvaz paşa tarafından yapılmıştır. Eski adı “İmadiye,, dir [ 4 ]. K a d ­
ro dahili ve namaza açıktır.
Camiin kuzeyinde bir de medresesi vardı. İmadiye mcdre.>îesi
denirdi.
Camiin arkasında I va zpa şa ’nın hanı vardı, bugün bazı dıvar ve
kemerleri kalmıştır.

[ 1 ] 1278 tarihli Bursa haritası


[ 2 ] İvaz paşanın vakfiyyesi (Evkafta)
[ 3 ] Arşiv C. 103 S. 9 sene 1280 H,
[ 4 ] Ivai paşa vakfiyyesi
— 107 —

Doğu kuzeyinde K a r a c a A l i ’nin K a r a c a b e y hanı, karşısı nda da


kuşbazlar hanı var imiş [ 1 ].
VI 167 - Ert uğrul camii : Spahi çarşısının arkasında, kâgir, üs­
tü ahşap ve kiremit, t e k minareli, minberli kitabesiz kadro içi ve
n amaza açı ktı r. Doğu bitişiğinde yüksek, harç ile işlenmiş bir k a ­
bir var, m ez a r t a ş l a n yazılı değildir. Bu mezar Yıldırım B a y e zi d ’in
oğlu E rt uğr ul’a aittir. Yı ldırımın Sivas hakimi K ad ı Bürhaneddin
ile Ç o r u m’ da ya pt ığı s avaşt a Kır kdili mde ölmüş, Cenazesi buraya
getir ilmiştir. Mescidi Ertuğrul yapt ırmıştı r [ 2 ] 1550, 1860 da esaslı
tamir gören mescid kubbesiz kalmıştır.
Vl/168 - K a t ı r h a n ı : Ertuğr ul camii arkasında yalnız harap kemer i
kalmı ş olan handır. Haşan paşa adı ile anılan Sa rr af Mustafa ya pt ı r­
mış. 1485 de seneliği yirmi altı bin ak ç a ya icara verilmiş [ 3 ].
Vl/169 - Tuz h a n ı ; Tuz pazarı camiinin güneyinde, uzun ç a r ş ı ­
dan gelen yol üzerinde, yalnız kapısı görülen handır. Diğerlerinden
ufak, ortasında mescidi yok, odalarından bazıları ka pı l a r, ba z ıl a­
rında eski küpler de bulunmaktadır.
Ti murt aş paşa oğlu Omur bey tarafından 1454 de vakfedilmiştir.
Üst ka tı nda 18 oda ait ka tında 17 deposu varmış [ 4 ].
Vl/170 - Tuzpazarı c a m i i ; Dilimli t ek minaresi ve kurşun ör t ü­
lü t ek kubbesi ile uzaktan gözü ç eken camidir. K apı sı doğuda,
son c ema at yeri tonoz ve üzeri de kurşunludur. K apı sı üzerinde
yük sek d iv an ikinci Murad devri camilerinin benzeri güzelliktedir,
kesme taş ve t uğl adandı r, minberli, kitabesiz, kadro içi ve
namaza a çı ktı r. Kıblesinde kitabesi bulunmıyan bir mezar var, k i ­
me ait olduğu belli değildir (Res. 22).
Bu camii yaptıran hakkı nda kesin bilgi veren vesika ol mamakla
beraber 1479 da Ali bey t arafından yaptırtidığı bildirilmektedir.
Y a p ı tarzı devri hakkı nda bilgi verebilir: plânı, işlenilişi, bilhassa
dilimli minaresi Ahmed Dai camisinin t ama men aynıdır, onun k a ­
pısı üzerindeki ki ta b e onun 1471 tarihinde yapıldığım bildirmek-

[ 1 ] Hanlar - Kâ mil K epec ioğ l u


[ 2 ] Usulü mimarii Osmanî , Â ş ı k paşa zade tarihi S. 74, Arşiv
A 58 S. 12 C/103 S. 12, B '29 S. 51 1278 Haritası
[ 3 ] Hanlar.
I 4 ) Hanlar, Omur bey camiinde dıvardnki vakfiyye
— 108 ~

tedir. Bunun da o zaman ve hatta onun mimtl’i tarafından ya­


pılmış olması hatıra gelmektedir.
Bu Tuzpazart camii yanında bir de Muallimhane varmış, Sebzi
Mehmed efendi isminde müellif bir müderris 1687 de vefat ile bu ci­
vara gömülmüş [ 1 ], mürettep divanı da bulunan bu zatın mezarı
ile muallimhanenin yeri belli değildir.
VI/171 - Hayrettin paşa minaresi: Tuzpazarı camiinin doğusunda
tek kalmış minaredir. Tuğla işçiliğinin zarif bir modelidir. Bu mi­
nare ile yıkılmış olan camii Çandarlı kara Halil “Hayrettin,, paşa
yaptırmıştır. Bu zat baştan Bilecik, sonra İznik kadısı, Orhan oğlu
Süleyman paşa ile beraber Rnmeli’ye geçmiş olan zattır, 1387 de
ölmüş İznik’e gömülmüştür [ 2 ]. Çandarlılar soyunun hizmeti çoktur.
VI/172 - Nalıncılar hamamı: Tuzpazarı camiinin güney doğu­
sunda caddenin güney bitişiğinde büyük bir anıttır. Bir kısmı şe­
kerci fabrika ve dükkânı, arkasındaki kısımları depo ve işlikler­
dir. 1853 e kadar çift olarak duran bu hamam nedense tek kalmış
bu gün aslî hizmetini görmemektedir.
Birinci Murad tarafından çift olarak yapılmış, Timur vak’asın-
dan sonra Bursa’ya emir olan Süleyman çelebi bu hamamda zevk
ve safaya dalmış, bu itibarla tarihi bir hamam oluyor [ 3 ].
VI/173 - Çukur “Kütahya hanı,,: Nalıncılar hamamı önünde,
kapısı caddeye açılan, batı ve kuzeyindeki alt ve üst kat odaları
dışardan sağlam olarak görülen, kesme taş ve tuğladan yapılmış
binadır, diğer tarafının odaları ile mescidi yok, oralarda aslî vazi­
yetini kaybetmiş olan bu han Yıldırım Bayezid’in damadı Emir
sultan vakfıdır [ 4 ], bu gün ticaret erbabı tarafından türlü işler
için kullanılmaktadır, diğerleri gibi eşhasın malı olmuştur.
VI/174 - Simkeş camii: Tuzpazarından Atatürk caddesine çıkan
yol kenarında minaresiz kurşun örtülü tek kubbeli, son cemaat ye­
ri ahşap ve üstü kiremit iken son zamanlarda odalar haline gelmiş
kitabesiz minbersiz, satılmış anbar olarak kullanıyor. Dıvariarı kes­
me taş-tuğla ile yapılmış yapı tarzına bakılırsa Fatih devri
eserlerinin benzeridir, devri ile yaptıranı kesin olarak bilinemedi,

[ 1 ] Osmanlı müellifleri 229


[ 2 ] Âşık paşa zade tarihi S. 188
( 3 ] Hamamlar, Bursa tarihi Klavuzu S. 199
[ 4 ] Hanlar, Arşiv B 124 S. 49
— 109 —

Koza hanına Simkeş, Sırmakeş hanı dendiği gibi bunada bu ad


verilmekte oldugruna göre han ile ilgili veya o devir tüccarları­
nın yaptığı eser olacaktır. Doğusunda Simkeş dede dedikleri bir
mezar vardır.
VI/175 Şerafeddin paşa camii: Bıçakçılar (Okçular) çarşısı için*
de tek, kurşun örtülü yüksek kubbeli, eski tuğlalarla yapılmış zarif
minareli camidir. Son cemaat yeri küçük ve ahşap, kapı üstü gü­
zel istalaktitli, dıvarları kesme sert taş ve tuğladan yapılmış
kitabesiz sâde minberii, kadro içi ve namaza açıktır. Murad II
emirlerinden Şerafeddin paşanın yaptırdığı anlaşılıyor 1694, 1757 de
tamir edilmiş. Yanında okuma odaları da varmış, şimdi yoktur [ 1 ]
Dış kapısı yanındaki terkos çeşmesinin kitabesinde 1336-1916 da
Ahmed Faik isminde bir zatın bu çeşmeyi yaptırdığı bildirilmek­
tedir.
Çeşmenin arkasında bir mezar vardır; baş ucu taşı iki yüzü­
nü göstermek için iki tane yapılmış yüzlerinde Şerafeddin paşa ol­
duğu ve 1312 tarihi yazılıdır (Kitabe No. 80). Mezar yenidir.
Cami haziresinde 1655 de ölen şair Va’di’nin mezarı olacak, bu
şair latifeler söyleyen ikinci bir Nasreddin hoca imiş [ 2 ].
VI/176 - Kara kâdi mescidi ve tekke: Aynı adı taşıyan mahal­
lede, üstü soyulmuş, kırık minareli bir kubbe görünür, şimdi bu
halile bir evdir. Kubbe yapısı ve dıvarları Fatih devri eseri oldu­
ğunu anlatır. Kara kâdi ve Kara kedi şekli ile yazılı mahalle isim­
leri Fatih devrinde vardır. 1603 de yanındaki ahşap evlerle tekke
halini almıştır [ 3 ].
Vl/177 - Yiğit köhne camii: Tahıl karakolu karşısında, tek ve
üstü kurşun örtülü kubbeli, minareli, minberii, kadro içi ve nama­
za açık camidir. Kapısı üstünde bulunan yüksek dıvar çıkıntısı
şehrimizde eşi bulunmıyan güzellikte, küçük mihrapçıklar ve pen­
cere süsleri sıralanmış, tuğla ve kefeke işçiliğinin zarif bir modeli­
dir. İç kapısı üzerindeki istilaktit süsleri zarifliği arttırmaktadır.
İki taraflı tonoz kubbeler son cemaat yeridir.

( 1 ] Ar. B 94 S. 7,110, Sicilli Osmani 139 A/3 S. 144 B/122S.59


[ 2 ] Baldırzade S. 244
[ 3 ] Ar. A/2 S. 193 ve Bursa mahalleleri - N. Köseoğlu, Dev-
varı Şemsi-Şemseddin ülu.soy.
— 110 —

Camiin batı bit işi ğindeki hazirede camii yaptıran İbn i y i ğ i t ’in
mezarı vardır. MeZar t aşları oymalı ve süslü, kitabelidir. sene 853
H. (1449) ( Ki. No. 81). Y i ğ i t k öh ne, İbn-i Ş a b köhne atlarına 872,
897 H. tarihli sicillerde rasladığımız gîbi camiye bazı şeyler v a k f e-
dildiğini bildiren ka yt la ra da raslıyoruz [ 1 ] Bu hesaba g öre cami
ikinci Murad devri eseridir. Mezar yanı ndaki büyük ç it le nb ek a ğ a c ı
da en yaşlı a ğaç lar dandı r.
V I , 178 - E s ki ve yeni tahıl h a n l a r ı : Tahı l Ka ra kol un un hemen
bit işi ğindeki eski tahılda a ra ba c ıl ar ın atölyeleri bul unmakt adı r. İç
Anadoluya sevkedi len ar abalar ı n hepsi hsmen bu han ile civarında
yapı lma kt ad ır. 1906 da açılan Cumh ur i yet şosesi bu hanın hemen
ort ası nda n g e ç m i ş hanı ikiye bölmüş, güneyde kalan kısımlarında
uncu dük kânl arı vardır. K ö ş e odalarından bir tanesi iki katlı müs-
t ekil bir bina vaziyetindedir. Ara ba c ıl ar ın çal ışt ığ ı ikinci kısım ha­
rap, alt ka t ı kullanılıyor, k a ra ko lu n bitişiği olan t ar af ındaki üst
k a t r es to reye model v e r e c e k vaziyette ol dukça sağl amdır. Hanın
ortasında b ir ka ç çı nar var ( B o y 3),
Bu hana eskiden “Y e n i Ga i l e hanı,, denirmiş, zahire satış yeri
imiş. Kanuni S ü l e y ma n ’ın sadrazamı Semiz Ali paşa tarafından
nptirılmıştır. Bu zat 1564 de vefat etmiştir. Han 1690 ve 1844 de
esa^iı t amirler görmüşt ür . [ 2 ] B üy ük zelzele taribatı ndan sonra
bu gelmiştir.
T an d kar akolunun köş esi nd ek i çini çeşme ni n zarifliği de g ör ül ­
me ğe değer, caddeler aç ı lı r ken yapılmıştır.
Hanın batısında çift ve büyük, sağlam kapıları ile görünen bü­
yük han bugün zahire borsasıdır. 1907 de yeni yol yapı ldı kt an
sonra yapı l mı şt ı r [ 3 ].
VI 179 - Y e n i sanat enstitüsü ve yeri : Ta hı l karakolunun alt
taraf ındaki yeni binalardır. Burası vaktile d evecil er mezarlığı idi,
b i rç ok bilgin ve ediplerin mezarları burada idi. Enstitünün üstünde
Haşan P aşa hanı ve medresesi vardı yaptıran meşhur Alâeddin
E sv ed in oğlu, K a d ı , vezir, eser sahibi Haşan paşadı Murad 11 d ev ­
rinde ölmüş, mezarı medres esi nde idi [ 4 ]. Enstif ’H de yapıldı.

[ 1 ] A rş i v A/2 S. 18, A 199 S. 267, A 5^ S. 20 A 23 S. 90


[ 2 ] Hanlar,
[ 3 ] 12, 14 Şu ba t 1320 ( 1904 ) Bursa gazetesi
[ 4 ] Sicilli Osmani C. 2 S. 117, Osmanlı müfllifleri 271
— İM

VI/180 - - Ti ınurtaş bloku :


A - Hamam. Aynı adı taşıyan bu se mt t eki gazhane binas^ıdır.
K a p ıs ı kuzeyde olupüstü zarif istilaktidlerle süslü, dıvarların çoğu
eski karakt eri ni kaybet miye yüz tutmuştur. Kubbeler i bozulmuş, ç i ­
ni ve taşları yeni k ap l ıc a yapı lı rken Rü st em paşa t arafından ucuz­
ca satın alı narak orası mamure haline getirilmiş, burası bozulmağa
t erkedi lmiş ti r [ 1 ].
B - Cami : Hamamın d o ğ u s u n d a d ı r . Minare camiin kapı sı önün­
de ve dışardadır, t uğl adan işlenmiş altı a ya k üzerine oturmuş, k ö ­
şeli bir kaide, üstünde yine tuğla ile işlenmiş, büyük ve yuvarlak
bir eserdir. Ka i des i çini ile kaplı imiş, bugün mavi renkli eski
•'i'ileıin bazı kalan parçaları eski durumunu düşündürür,
.s itunlan arasındaki şadırvan demir parmakl ıkl arla çevrili
mermer bir havuzdur. Musluklarından birinin üzerindeki kitabesinde
1303 H. tarihi oku nma kt ad ır . Hey’eti umumiyesi ile minare eşi
bulunmıyan bir anıttır.
Camiin yeni şç e bir son c em aa t yeri var, içi iki cenahlı, orta
ve öndeki büyük kısım, mihrap sahası tonoz, ön zarif bir kubbe,
hepsinin üstü ahşap ve kiremit, yalnız ortası büyük kubbe vaziye-
tindedir. Mihrap kı smı na r ashyan yerdeki kiremitler eski plâka
tarzında ve oluk kiremitlerdir, diğer kiremitler ol dukça yenidir.
( PL. 12 ).
Camiin clıvari ın,
pencerelerin dış t a ­
rafları, kornişleri,
üst ve yanları ke n d i­
ne mahsus rozetleri,
ç iç ek taklidi işleri
tuğla işlemesinin o-
rij inal modelleridir.
Ca nün basit bir
minberi var, k i t a b e ­
siz kadro içi, n a ma ­
za açıktır.
Kapı nı n sağ t a r a ­
Y. mimar Bedri Köklen'öen fında o devre yakın

[ 1 ] Ham^mıU'.'", Kâmil Kep.ccioğlu,


— 112 —

yapıda fakat akmıyan bir çeşme vardır. Bir aralık tamir edilmiş,
mermer bir tamir kitabesi konmuş, tarihi 1302 H. (1884) dir.
Batı dıvarına bitişik mezarlığında büyü emir Timurtaş ile bazı
yakınlarının mezarları vardır. Buraya dış kapıdan girilince, camiin
hemen bitişiğinde, süslü taşlı, büyük mezar Timurtaş paşanın meza­
rıdır. Baş ucu taşında hadisler yazılı, ayak ucu taşında tarih! şah­
siyetini belirten yazılarda paşanın vefat tarihi oian 806 Ramazan ya­
zılıdır (Kitabe No. 82), Oğlu Ali beyin mezarı babasının yanıbaşın-
dadır. Biraz güneydeki büyük, Timurtaş mezarı gibisi. Oruç beyin
kızı Eflame hatundur.
Hamam, Timurtaş adına oğlu Oruç bey tarafından 1420 den ön­
ce yaptırılmy [ 1 ], vakfiyyesi 823 H. - 1420 dir, camii de diğer
oğlu Ali bey yaptırmıştır. Eski şekli kubbe iken 1802 tamirinde bu
hale gelmiştir.
Timurtaş, Yıldırım ve Hüdavendigârın ünlü emirlerindendir, Ay-
gut alp oğlu Kara Ali oğlu olup Yıldırımı İstanbulun zabtına teş­
vik edendir, Boğaz içinde Yıldırımın yaptırdığı hisar bunun teşviki
ile yapılmış, Timur vakasında büyük görevler yapmış, bir çok ya­
ralar almıştır.
Harpten önce bütün mallarını Kütahya’da toplamış fakat istilâ
zamanında hepsi yağma edilmiş, vefat edince cami yanına gömül­
müştür [ 2 ).
VM81 - Acem reis camii: Timurtaş ramiinin doğusunda, bah­
çeler arasında kalmış camidir, büyük tek kubbeli, tuğladan rozet­
ler yapılmış yapısı itibarile pek zarif ise de her tarafı soyulmuş,
oldukça harab olmuştur. Tonoz kubbeli son cemaat yeri, kubbe
ve diğer yerleri ile Zeyniler camiine benzer. Minbersiz, minaresinin
yarıdan fazlası yıkılmış olan bu mescidi Acem reis nami ile meşhur
hoca Bedreddin Mahmut bin Mehmed isminde bir tüccar yaptırmıştır,
913 tarihli vakfiyyesinde akarlarına Bekir çelebi bin Mehmed paşa
adında birisini mütevelli tayin etmiş [ 3 ]. Bu kaytlere göre Baye-

( 1 ] Hamamlar
[ 2 ] Âşıkpaşa zade tarihi S. 65 Ar. B 26 S. 32, A 45 S. 152,
A/72 S. 90 B/258 S. 70
I ' I Arşiv AIV\ S , VS'», A S A, 70 S . A 1‘» ,S. Wl
A/23 S. 263 (Bu sicilde - Ak minare maha!lt_i bu 3 ün ise Arab
d e J e , Elmas b L p : e 'e r cjeniycr)
113 —

zid Veli devri eseri ol ac aktı r, kendisi v ef at edince cami yanına


gömülmüş, f aka t bu mezar bu gün yoktur. Cami yanında bir me>
zar t aşı na yazılmış tarihsiz bir vakfiyye bulundu, yeri tesbit edile-
miyen bu t aş mür.eye kaldırıldı. Biraz daha yukarda birkaç mezar
daha var, bir tanesi 970-1562 tarihlidir, buraya yeni bir t erkos ç e ş ­
mesi konmuştur.
VI 182 - Abdal camii, türbe ve çeşmesi : Sebze halinin tam b a ­
tısında y ük s ek minareli, büyük ve b atı -doğu yan yana bir çift k u b ­
beli, ona gör e geniş bir son c em aa t yeri bulunan camidir. Üstü
kurşun örtülüdür, k i ta b e ve haziresi yok, minberli, kadro içi ve
namaza açı ktı r. Abdal t ür besi -Cami in ka rş ısı nda , bir cami gibi g ö ­
rünen, kurşun örtülü, t e k kubbeli , dıvarları tuğla işlenmiş, kapısı g ü ­
ney batıyadır. K ap ı üzerindeki kit abesi çok girift bir sülüs yazı olup
türbenin (Mehmed oğlu sultan Muradın emri ile 854-1450 de) yapı l­
dığı bildirilmektedir. ( K it a be No. 83).
Tü rbenin doğu bitişiğindeki ç eşme 1062 H,-1658 de yapılmıştır.
Ki ta be si nd e bir manzume yazılıdır ( K it a be No. 84).
Cami k ar ş ısı nda vaktile bir hazire ( küçük mezarlık ) varmış
( belki türbenin arkasındadı r ) burada büyük bilgin ve ediblerin
mezarları bulunmakta imiş, şimdi hiç birisi yoktur. O mezarlardan
birisi B a l dı r zade Mehmed Selisi efendiye aittir, kitabımızın mü­
him kaynaklarından biri olan Baldı rzade tarihi ( V e f i y a t n a m e ) m ü ­
ellifidir. Bu zatın dedesi T o k a t ’lıdır, babası ve kendisi Bursada
doğmuş vc yetişmişlerdir. Mehmed Selisi türlü yerlerde müderris,
kâtip, Naib olmuş en sonunda Yı ldı rı m medresesinde inzivada iken
Vefi yatnamcsi ni yazmış, tarihi 1059-l(ı49 dır, bir sene sonra vefat
ile buraya gömülmüşt ür [ 1 |, Orhan kiitiiplıancsindeki kitabı
.ıslından Uopyc edilmiştir.
Ai)dal ramiini, Mak.sı-ııı civarındaki rami ve lıanıanıı i!e meşhur
l>aşv> İbrahim yaptırmış | 2 ] tıirbcy! Murad II nin yapt ırdığı k i ­
tabesinden anlaşılmaktadır.
Abdal Mehmed, Murad devri mütesavviflerindendir, hakkında birçok
menkı bel er rivayet edilir ( 3 ].
( 1 ) Güldeste, Baldırzade S. 90 Hamiş.
I 2 I Güldes te S. 144, 217, Y a d i g â r - ı Şemsi S. 217, Baldırzade
vefiyatnamesi S. 5
I 3 ] Ş a k a i k - ı Numaniye, Gülzar-ı Suleha ve vef iyat -ı urefa,
Kavzat-iıl-müflilu'n, Y a d i ğ â r - ı Sem.si, Baldırzade S. 66
— 114 —

Türbenin kuzeyinde Hasırpuş dedenin mezarı t ek kalmı şt ır, tarihi


belli değildir, h akkı nda menkı bel er söylenir.
V M 8 1 - T. Eski - Y e n i hamam ( Ör d ek l i ) : Bur sada bir han
veya hamam yapıldıktan sonra bir yenisi daha yapılırsa evvelki
E s k i - Y e n i , İkincisi sa dec e yeni hamam adını alır, Bur ası da o ş e ­
kilde isimlenmiştir. Muhtelif kubbeli geniş soğukluk ve halvetlidir.
Bu hamamı Yı ldı rı m Bayezid yaptırmıya başlamış, Ti mur v a k ’a-
sı sebebile yarım k almı ş ve yıkılmıya b aşlamı ş, Çelebi Mehmed
müstekil olunca t am am l am ı ş ve oğlu Murad adı na va kf et mi şt ir [ 1 ].
Hamamın güneyindeki kâ gi r helâlar da hamam devrinden k a l ­
ma eser zannını verir.
VI 182 - T - H o c a Yunus ve Hoca llyas mescitleri ve muallimha-
n e s i : Aptalın kuzeyinde Uçkurlu s o k ak başı nda, dıvariarı ve çatı
kemerleri mescid yapısı şeklinde olan ev Hoca Y u nu s mescididir.
Âvlısında kitabesiz bir kaç mezardan başka dışarda köş ede tek
kalmış bir diğer t aşt a 900 tarihi okunma kta dı r. Bu civarda Ü r g ü p ­
lü Abdüllatif camii de varmış, [ 2 ). şimdi yok.
Hoca İlyas mahallesinde, haritada ev olarak işaretlenen ev de
Hoca llyas mescidi idi, doğu t arafında muallimhanesi var idi. Hoca
jlyas Murad II devri riralindt ndir. Mescid ve muallimhane y ap ­
mıştır [ 3 ].
VI 183 - Pir Ah met muallimhanı si : A b d a l ’ın batısında, çok y a ş ­
lı görünen servinin dibinde Pir Ahmed mezarı kuzey bitişiğindeki
ev de eski bir evdir ; Alçı pencereler ve oc akt an b aşka gen iş bir
ev plânı ile yapı lmı ş bina MuaUimhanedir. Servi dibindeki büyük
mezar yerinde taş yok, yanındaki taşında (Mustafa bin Mahmud)
o kunma kta dı r, tarihi yoktur, yanında boşta kalmı ş bir t aş 912 H.
-1506 tarihlidir. Diğer birinde (Nasuh hoca bin el -hac Ahmed sene
962 H.) okunuyor. Muallimhanenin ilk tamiri 1081-1670 de olmuştur.
(En eski evlerden biridir) [ 4 ].
VI 184 - T a y a kadın c am i i ; Kendi adını taşıyan mahallenin bü­
yük camiidir. Son c em aa t yeri yüksek ve ahşap tavanlı, heyeti

f 1 ] Hamamlar
I ‘I j Arşiv A/81 S. 123 A 2 39 sene 872 A/33 102
( 3 ] „ C 103 5 s e n e 1276
[ 1 I A r. B 90 S . fvl
- 115 -

umumiyesi ile kâgi r, üstü ahşap ve kiremittir. İç ka pı sı üstünde


taht aya boya ile ve talik yazılmış kitabesi, T a y a hatun camii oldu­
ğunu, son mısraı ( O l a âlâ m a ka m bu hub cami) delâleti ile 1062-
1651 de tamir edildiğini bildirmektedir. ( Ki t abe No. 85).
Bu cami 1426 dan önce Çelebi Sultan Mehmed’in süt annesi
(Daye) tarafından zaviye olarak yaptırılmış. Kendisi Çelebi Sultan
Mehmed türbesinde medfundur [ 1 J.
Cami minberii, kadro içinde ve namaza a çı ktı r. Doğu ve güney
bitişiğindeki mezarlığında 900 tarihli mezarlar bulunduğu gibi iç ­
lerinde bilgin ve şairler de vardır ( Re s mî mahlasını kullanan Diyar-
bakırlı şairimizle A ç ı k ba ş Mahmud gibi) [ 2 ].
Vl/185 - K e fa n süzen c a m i i : Süzenler mahallesindeki bu camiin
minaresi yı kı lmı ş, kubbesi ç ök mü ş, dıvarları kes me k e f e k e - tuğla
ile işlenmiş düzgün, çok zarif bir cami olduğu anlaşılıyor. Y a p t ı ­
ranı belli değil. F a k a t 885 H. tarihli sicillerde bu at var [ 3 ].
Camiin üst tarafındaki Süzenler sokağında 13 numaralı ev ile
Kepezl er hanının altında, k öş ed ek i ev eski evlerdendir, alçı ve
renkli camlı pencerelerle geniş plânlıdırlar. Aynı tip evlere E l m a ­
lık camii yakı nları nda da raslanır, hepsi birbirine benzer, ve hari­
t alarda yerlerini işaretledim,
Ürün soka ğı ortasında iki tane birbirine benzer han vardır ( K e ­
pezler hanları) derler, eskilik ka rakt eri k a l ma mı ş , içinde çınarlar,
vardır (Boy 3)
Vl/186 - Hacı Manteş: Ki remi tç i camiinin doğusunda, bahçel ik
içinde bugün kitabeli mezarın yanında idi. Uveys oğlu hacı Menteş
1586 da yapt ırmış [4], t aşlardan birindekil Beki roğl u Mehmed çelebi
diğerinde B ek i r oğlu Hüseyin, üçüncüsünde sadece 983 H.-1575 t a ­
rihi yazılıdır ( Ki ta be No. 86).
Bursa büyüiclerini yazan bütün kitaplarda (Menteş zadeler) den
bahsedilir, bilgin, edip kadı ve bazısıda mütesavvıf olan bu z at la­
rın çoğunun mezarı Pınar başında gösterilir, burada olduğunu h a­
ber veren hiç yoktur. Bel ki o ailenin yet işti rdiği zatlar olabilir.
Vl/187 - K i r em i tç i camii Hamamı: K ir emi tç i mahallesinin ucun-

( 1 ] Âşı k P a ş a zade S. 106 A 20 S. 312


( 2 ] Güldeste S. 156
{ 3 ] A/199 S. 236 [ 4 ] A/143 S. 61
^ 116 -

da birkaç servi ağacının arasında kalmış, minareli, minberli, kita­


besiz, eski devrin kâgir fakat üstü ahşap ve kiremit olan bir ca­
midir. Kadro içi ve namaza açıktır. Cami içinde bir levha tamir
kitabesizdir. (Kitabe No. 87) tarihi 1281-1864 dır.
Geniş haziresinde birçok servi ve mezarlar vardır. Batıdaki bü­
yük mezarın başında sadece (Sinan beg) okunuyor.
Dış kapı önündeki çeşme, saçak, ayna taşı ve tertibi ile eskiliği
takliden 1330-1913 de yapılmıştır. Önündeki çınar genç, biraz iler­
deki daha yaşlı görünüyor (Boy 1, 2).
Çeşmeye yakın görünen hamam, birkaç kubbeli, üstü soyulmuş
her tarafı muhkem bir taş bloku gibi durmaktadır. Buralarda bir
de Sinan Beg’in büyük medresesi (Darülhadis) olacak, fakat yerini
bulamadım. Bu eserlerin hepsini Fatihin adamlarından Pir Mehmed
beg oğlu Sinan beg yaptırmıştır. İstanbul-Saraçhane başındaki ca­
miyi de o yaptırmıştır. Bir aralık Pirinç hanına ve Hayrettin paşa
vakıflarına mütevelli de olan bu zat vefat edince buraya gömül­
müştür [ 1 ].
VI 188 - Doğan bey mescidi ve mezarı; Kendi adı ile anılan
mahallede, bir ev haline gelmiş olan mescid kâgir, saçak altındaki
çıkıntı tuğlaları ile kendine çeken bir evdir. Karşısında, kefeke-tuğ-
la ile yapılmış dıvar da medrese bakıyyesidir.
Mescidin üst tarafında bir ev içinde, etrafı beton ile düzeltilmiş
çok itina gören bir mezar Doğan beye aittir ( 2 ].
Doğan bey. Yıldırımın ünlü emirlerindendir, 1395 de Niğbolu
kalesini düşmanın 130 bin askeri sarmıştı, bu zat da kaleyi muha­
faza eden emir imiş. Sıkışık vaziyette kaldığını gören Yıldırım
yalnızca kaleye yakın bir yere sokulmuş, Başbuğuna yakışır eda
ile cevap veren zattır [ 3 ].
Bu civarda karakterini tamaman kaybetmiş ev olmuş iki mes­
cid daha var: Mizan oğlu ve simitçi.
VI/189 - Hacı Yakup mescidi: Doğanbeyin tam arkasında, Fevzi
Çakmak caddesinin iç yüzünde ahşap ve küçük minareli, kâgir.

I 1 ] Hamamlar, A 42 S. 129, 131 Sene 950


[ 2 ] Arşiv A/20 S. 194
[ 3 ] Solakzade ve diğer tarihlerde bu zattan uzun uzadıya
bahsedilir.
— 117 —

üstü ahşap ve kir emit , minbersiz, kitabesiz, namaza a ç ık bir m e s ­


ciddir. Dış kapısı önünde bir oda içinde bir mezar vardır, üzerinde
kitabesi bulunmıyan taşı Murad II devri taşlarının süsündendir, H a ­
cı Y a k u b ’a isnad edilir, f a ka t t evsik edeme di m. Bu zatın Evliya
Çelebinin dedesi olması mümkündür [ 1 ). 894 H. - 1488 tarihli sicil­
lerde bu isim ve mahalleden bahisler var. Mescidin o zamandan
ka l m a olması mümkündür, a n c ak zelzeleler bu hale getirmiştir.

VI 190 Sülüklü c a m i i ; Çif te fırınların biraz güneyindeki camidir.


Minaresi yarıdan yıkılmış, kâgir, üstü ahşap ve kiremit, kitabesiz,
minberli, namaza a ç ı k bir camidir, kadro dışıdır. Bat ı bitişiğindeki
bahçede iki mezar var, birinin taşı nda (Mehmed çelebi oğlu Ahmed
çelebi sene 931 H. 1528) okunmaktadı r. Yuna nl ar zamanında bu
mezarlar ile cami çok tahrip edilmiştir. Son zamanlarda güzelce
tamir edildi ve t ek ra r namaza açıldı. Ya pt ı ra n ı kesin olarak biline­
mediği gibi tarihi de belli değildir, yalnız bu mezarların sahiplerine
isuad ederler, Kanuni devri eseri olduğu zannedilir.

Çifte fırınların arkasında. Narlı c adde- Sülüklü yol kavşağının


doğusunda minareli, geniş bir mescid ve dergâh vardı. Narh t e k k e
denirdi. Caddeye verilen isim buna nisbetledir. T e k k e y i B oz kı rh
Mehmed emir İnarh 1680 de yaptı rmıştı r [ 2 ]. Bu dergâh mensup­
larından birçok edip ve şair de gelip geçmiştir.

VI/191 - Zağfranlık mescidi ve B ek i r dede t ü r b e s i : Kendi adını


taşı yan mahalledeki mescid ev olmuş, kâgir dıvariarı ve saç ak
alt ındaki tuğla çıkıntıları ile mescid vaziyetini isbat et mekt edir .
Y a p t ı r a n belli değildir mahalle ve mescid 872 H. de var [ 3 ]. Y a -
nıbaşı ndaki türbe ahşap ve kiremit örtülü, sanduka da ahşap, k i t a ­
besi yoktur. Bu zat zakir ve edip mûsikide üstad bir zat olup
Zağfranlık mescidinde irşatlarda bulunmuş, 1666 da vefat edince
mescidi yanına gömülmüşt ür [ 4 ).

VI/192 - Reyhan “Acemler,, mescidi: Reyha n mahallesinin alt


ucunda, a c em le r denen yerde minaresi yıkılmış, k e f e k e ve tuğla
ile ya pı lmı ş düzgün dıvarlı, minbersiz, kitabesiz, namaza açı k mes-

[ 1 ] Arşiv A/8 S. 213


[ 2 ) Y a d i g â r - ı Semsi S. 114, Güldeste S. 124, Ravzatülmüflihun.
[ 3 1 A 2 137
[ 4 ] Güldeste S. 162
— 118 —

viddir. Son c em aa t yerinin solunda bir mezar var, R ey h an paşaya


İsnat edilir, f a k a t k it abesi yoktur. Camiyi, Murad II nin t ava şi a ğ a ­
larından R ey ha n paşa ya pt ırmış , f a k a t mezar» burada değildir.
Bu mahalleye sonradan a ceml er gel miş, onun için bu adı almıştır.
VI/193 - R ey ha n h a m a m ı : Son zamanlara ka d a r ma mur ve iş­
lekti şimdi depo olmuştur. Y u k a r ı d a işaret et tiği m Reyhan paşa
taraf ından Y e n iş e hi r de ki zaviyesine gelir ol mak üzere 1487 den ö n ­
ce yaptırılmıştır. Mescid ve h ama mı nd an b a ş ka fırın ve k e r v a n s a ­
rayı da varmış, vefat edince Y e n i ş e h i r e g ömü lmü şt ür [ 1 ].
Reyhan hamamını n tam karşısında Reyhan özel ilk okulu bulun­
makt adır. Esasen eski bir Muallimhane yerine yapı lmı ş olan bu
okul 1883 denberi maarifimize hizmet etmiş özel bir okuldıif. K u ­
zey bitişiğinde, parma kl ık l a çevrili yerde bir mezar vardır, ^kitabe­
sinde “Dervi ş Mehmed bin el-şehir bi Bazirgân sene 924 H.-1520,,
yazılıdır.
VI/194 - Rey ha n “ Y e n i Bezzaz,, c a m i i : Rey ha n camii diye a n ı ­
lan, kâgir, üstü ahşap ve minareli, minberii, kitabesiz, kadro içi
ve namaza a ç ı k camidir. Dış dıvarına girift rozetler işlemiş,
minaresi de binaya uygun zarifliktedir. Rey han ilk okulu önündeki
mezarda yatan İbn-i B a z i r g â n ’ın» yapt ırdığı anlaşılıyor. 867 H. t a ­
rihli sicillerde cami ve mahalleden dolayısile bahsedildiğine gör e
cami Fat ih devrinde mev cut t ur { 2 ] ♦ 1805 de esaslı t amir edilmiş­
tir ( K i ta be No. 87 A) .
VI/195 - Enbi ya camii : Mantıcı - Rey han caddeleri k a v şa ğ ın da k i
mesciddir. K â gi r , üstü ahşap ve kiremit, kitabesiz, minbersiz, a h ­
şap f a ka t sıvanmış bir minaresi var, haziresinde mezar bulunmıyor.
Kay an ve m ey d a n cı k camilerine yardım eden Sö le Mehmed ismin­
de bir zat 903 H. (1499) da yapt ır mı şt ır. Ev ve lc e kubbeli iken 1854
zelzelesinden 6 sene sonra t amir edilirken kubbe kaldı rı lmı şt ır [ 3 ] .
eski m a h k e me sicillerinde (Mahbub şah bint hoca Mehmed bin h o­
ca Enbiya) ya ait vera se t kararl arı [ 4 ] Va kf iy yesi de eski o l d u ­
ğuna göre bu Enbi ya ismi birinci Murad devrine kadar çı kar.
Cami karşısı nda bir çı nar var ( B oy 3). Y i n e karş ıda ki imam
evi de eski olup zelzeleden sonra o da t amir edilmiştir.

[ 1 J Hamamlar, Sicilli Osma ni C. 2 S. 425 Ar. B/80 S. 94


[ 2 ] Arşi v A/2 S. 239 [ 3 ] Güldes te S. 389, At ik muhasebe
defteri S. 239 ( 4 ] A 33 S. 88 sene 913, A 199 S. 227 sene 897.
— 119 —

VI/197 - Mantıci m«scidi: Kendi adı ile anılan mahalledeki mes­


ciddir. Moloz taş ve adi dıvarla yapılmış, minbersiz, kitabesizdir.
Doğu bitişiğindeki haziresinde 930 H. okunabilen zarif, mermerden
bir kaç mezar taşı bulunmaktadır. Kadro dışı ve namaza açıktır.
Şer’i mahkeme sicillerinin ilklerinde, dolayısile bu mahalleden
bahseden bir çok kararlar bulunduğuna göre [ 1 ] mahalle ve mes­
cid Fatih devrine kadar çıkıyor; Mahallenin üst tarafında büyük
hanlar Yıldırım zamanında yapılmış oldüğu Hacı Ivaz’ın vakfi-
yasinden de anlaşıldığına göre, belki bu mahalle de o zamanın
ticari önemi arttığı zamanlarda kurulmuşdur.
Mescidin tam karşısında bir ilk okul vardı, avlısında (Cafer de­
de) denen bir yatır da bulunan bu eski ilk okul, belki eski Mual­
limhane, şimdi evdir.
VI, 197 - Kadı hamamı: Şimdi Perşembe hamamı denen bu yer,
tek kalmış, diğerleri tipinde, geniş ve işlek bir hamamdır. Cum­
huriyet caddesi açılırken yarısı yıkılmıştır.
İsıanbulda camı ve mahallesi bulunan Hacı Haşan zade Muhid-
din Mehmed tarafından 1490 dan önce yaptırılmış, îstanbuldaki
camiine vakfedilmiştir. Mütevellilerinin çoğu kadı ve ho^a olduğu
için Kad hamamı adı verilmiş ( 2 ].
VI/198 - Eski - Yeni han : Perşembe hamamına bitişik, çınar
(Boy 3) dibinde sadece dıvar kalıntısı bulunan yerdeymiş. T er­
kos çeşmesi yanında bulunan bu dıvar, kesme kefeke ve tuğladan
ve muntazam bir bina olduğu fikrini vermiye yeter. Timurtaş paşa
oğlu Ali bey oğlu Mahmut çelebi tarafından, Hisar’daki kapamalı
mektebe gelir temin etmesi için yaptırılmıştır [ 3 ].
VI, 199 - Yiğit cedid camii: Yolgeçenin altındaki bu cami sert
taş-tuğla ile çok muhkem yapılmış, esaslı tamir görmediği yapısın­
dan anlaşılmaktadır. Tek ve üstü kurşun kubbeli, minaresi yarıdan
yıkık, minbersiz, kitabesiz, satılmış, bir şahsın anbarı olmuştur,
haziresinde mezar kalmamıştır. Yaptıranı kesin olarak bilinmemek­
le beraber Yiğit köhne ile ilgili görünür Bayezid zamanında vakıf­
lar var [ 4 ].

( 1 ] Arşiv A/l S. 30 sene 867


[ 2 ] „ A/94 S. 95 Hamamlak
[3 1 „ A/11 S. 33 sene 889
M İ A ' l ' ) 9 S. 231 Sc»^c 897 A/7 S. 7 ş m t 893
— 120 —

Camiin doğu bitişiğinde üç, az y u ka r da da iki ç ı na r vardır


( B oy 3). Alt ında, İsmail H a k k ı caddesinde eski penc ere ve ocaklı
bir ev vardır.
VI/200 - E lma lı k m e s c i d i : İsmail Ha kk ı dergâhının altında, ken>
di adı iie anılan mahallede, kâ gi r, üstü kiremit , s a ç ak altları tuğla
çıkıntılı eski binadır, şimdi ev olmuştur. sicillerde bu isme
ç ok r asl amakt ayız. Mahalle adı da o k ad ar eskidir [ 1 j.
VI/201 - İsmail H ak kı mescidi, dergâh, mezar ve ç e ş m e s i : T e k ­
ke mescidi İsmail H a k k ı caddesinin doğusunda, kâg ir , üstü ahşap
ve k ir emit , k ü ç ü k ve ahşap minareli, minbersiz, kit abesi z bir m e s ­
cid olup kadro dışı ve namaza a çı kt ır .
Y ol un batı t ar af ın da meşhur ( Bursalı İsmail H a k k ı ) nın diğer
eserleri ve mezarı b ul unmakt adı r. D e r g â h ahşap, üstü kiremit, alt
katı odalar, üst kat ı s e m a ’hane taş merdi venl erden ç ı kt ı k t a n sonra
kapı üstünde İsmail Hakkı nı n yaptırdığını bildiren kendi şîri k i t a b e ­
si var ( K i t a b e No. 88). Merdivenlerin altında ç eşme si b u l un ma k t a ­
dır; p ar ma k l ık , ayna taşı, kit abesi , muslukları hiç bozulmadan k a l ­
mı ş görünen bu eseri de İsmail Ha kk ı kendi parası ile y apt ırmış,
kitabesi de onun pek güzel bir şiridir. 6 mısralık olan bu manzu­
menin son mısraı 1135 H.-1722 tarihini ifada et mekt ed i r ( K i t a b e
No. 90 ).
Bu binaya Levhi Haşan efendi isminde bir edip, bir tarih m an ­
zumesi yazmış. Kendisi divan sahibi edip ve müderris olup 1265
H. -1752 de vefat ile Deveci ler mezarl ığı na gömülmüşt ür { 2 |.
Binanın karşısında, avlı içinde olan ahşap binaların bir kısmı
ev ve bir kısmı da misafirhane olarak yapılmıştır. T a m köşedeki
pençerelerile eski plânı ile iyi muhafaza edi lmekt edir, bir şahsın
malıdır.
S e m a ’hanenin kıblesindeki haziresinde yükselen kabir İsmail
H a k k ı Merhumun kabridir. Etrafı demir par ma kl ı kl a çevrili, baş
ucunda asırlık bir zeytin a ğacı bul unmakt a, baş ucu taşında 7 mıs-
ralık kit abesi , bu mezarın merhum İsmail H a k k ı ’ya ait olduğunu
ve vefatı 1137 H.- 1733 tarihini işaret et mekt ed ir ( Kit abe No. 89)
89. K ıble sindeki evde çilehanesi durmaktadır.
B u r s a ’lı İsmail Ha kkı , ( Cel vet i) :

[ 1 ] Arşiv A 6 S. 7 sene 893, A/199 S. 254


f 2 1 Sicilli O s m . ı n i .S. 4 0 5 ,
- ın ^

Esasen İstanbul Aksaray’ında iken büyük yangın sebebile dedesi


Aydos’a gitmiş, İsmail Hakkı’da orada 1652 de doğmuş, türlü
yerde ders aldıktan sonra tesavvufî halifelik kazanmış. Bursa’da
yerleşraiş, kendi parası ile bu dergâh ve müştemilâtını yaptırmış,
kitaplarında masrafmın listesi de görülmektedir.
Bir çok eser yazmış, Ruhulbeyan atlı tefsiri (Arapçadır) Türk
zekâsının şaheseridir, felsefi görüşleri bunun içinde toplanmıştır.
Felsefi görüşlerile Uluslar arası bir mütefekkir olarak tanınmakta­
dır. Onbinden fazla manzumesi de ayrı birer kıymettir. Hakkında
müstekil kitaplar da yazılmıştır [ 1 ). Osmanlı müellifleri’nde ki­
taplarının listesi verildiği gibi basılmışlarıda haber verilmektedir,
basılmamış, müellifinin el yazma nüshalarının bir kısmı Orhan
kütüphanesindedir.

Pafta VII
G ökdere v e doğusu
VII 202 - Gökdere ve köprüler: Uludağ’dan inen ve hemen şeh­
ri ikiye bölen büyük dere, şehrin güneyinde Maksem’den girer. Şim­
diki Maksem köprüsünün üstünde iki ayağı kalmış bir köprü var,
vaktile buna Demir oluk köprüsü derlerdi. Setbaşının içme suyu
buradan geçirilirdi. Bu harabenin batı tarafında değirmenlerin ci-
varinda birçok ev ve mahalle yerleri var, Eskici Mehmed
dede ve kain babası Abdülmü’min’in yaptırdığı mescid buralarda
olacak. ( Rc’s-i Gökdere ) denen bu civar hakkında başka bilgi
yok 1 2 J.
b ) Şimdiki Maksem köprüsünün üstü son zamanlara kadar ah­
şap idi. 1572 de burada ( Çalık piri ) köprüsünden bahsediliyor,
amma bugünkü Maksem köprüsümü yoksa yukarki harap yermi ol­
duğu kestirilemiyor [ 3 ], Bu iki köprüden birini Çelebi sultan
Mehmed yaptırmıştır [ 4 ].

( 1 ] Yadigâr-ı şemsi, Osmanlı müellifleri C. 1 S. 28, Bursalı


İsmail Hakkı: Mehmed Ali ayni, Baldırzade, İsmail Hakkı; Nedim
efendi, Gülzarı İrfan, Gülzâr-ı Suleha ve vefiyat-ı urefa. Güldeste.
1 2 J Güldeste S. 206, 223, 238
( 3 1 Arşiv 116 S. 50
( '1 I llsdlfı mim-Trii nsmjıni
- 122 -

Biraz a şa ğı da , Çinkolu k a hv e denen yerin tam karşısında, dere


içinde Pın arb nşı suyunun geldiği yer de S o ğ u c a k pınarı ile köprüsünün
a yakl arı vardır, uzun zamanda derenin yapt ığı t ahr ibat yüzünden
bozulan mahzenin sağ l aml aşt ı rı l ması için bentlerine m eş e direkleri
ç akı lmı ş, bentl er yenil enmişti r sene 1854 [ 1 ].
P ınarbaşı suyu, Anibal ( K a r t a c a ku ma nda nı ) ın planı ile Hisar
içinde yeni yapılan B ur sa şehrine götürülmüş.
c) S e t b a ş ı köprüsü : Biri büyük ve diğeri k ü ç ük ve y ü k s ek t e
kalmı ş iki kemer li köprü S e tb a şı köprüsüdür, yaptıran ile tarihi
belli değildir. Cumhuriyet zamanına kadar üstü a hşa p iken bu
devirde taş yapılmıştır. S e t b a ş ı ismi eskidir [ 2 ].
ç) I rgandı köprüsü: T e k gözlü ve kâgirdir. Yu na n l a r B u r s a ’yı ter-
ket tikl eri sırada bomba ile uçurdular, sonradan bu harap kısmı a h ­
şap ol ar a k yapıldı 1949 da Belediye esaslı t ami r etti. Ayakl arında
görülen od a c ık la r vakt ile birçok d ükkânl ar idi. Irgandı Muslihuddin
babası Pir Ali 1442 de ya pt ırmış tı r. S ak a r y a nehri üstündeki k ö p ­
rülerden bazısını bu Irgandi Muslihuddin y apt ırmı ş olduğuna göre
bu aile, parasını köprü yapmıya ha rc ar bir hayır sever aile imiş [3).
d) B oy a c ı kulluğu köprüsü : Bedr eddi n camisi hizasındaki kâgi r
köprüdür, T ü cc a r d a n Hoca Sinan 1433 den ö nc e yaptırmış, m es’ut
makramevi mahallesinde muallimhanesi var [ 4 ].
e) Meydancı k köprüsü: Al an cı k mevkii ni batıya b ağ l ar, kâ gi r
ayakl ar üstüne ahşap yapı lmı ştı r. Ge redeli köprüsü adı ile 1500
den beri var [ 5 ].
f) T at a r l a r köprüs ü: Bur sa - K a r a k ö y yolunun ilk köprüsü olup
Y ı ld ı r ım semtini batıya bağlar. Son zamanlarda kâgirleştirildi. 1533
de var idi [ 6 ].
g) Demi rt aş k ö p r ü s ü : De mi rt aş istasyonundan gelen Ul-U yol
(Bursa Mudanya şosası) nı K a r a k ö y yoluna bağlar. A h şa p olup
a y a k l a n k âg i r olarak 1884 de y apı lmı şt ır [ 7 ].

( 1 1 Arşiv C/109 S. 12 C/103 S. 46


[ 2 ] A/199 S, 255 sene 894 H-1488
[ 3 ] Arşiv A 13 S. 11
[ 4 ] A/36 S. 32, A/43 S. 76,
[ 5 ] Hatica İsfendiyari’nin vakfiyesinde ( 906 H. ) yazılıdır.
(Elimdeki kopyası)
( 6 1 A/25 109 B/120 S. 25
[ 7 ] 1301 tarihli Hüdavendigâr salnamesi
— 123 —

VII/203 - Terkos su taksimi: Maksem köprüleri üstünde Gökde­


re boğazmda olup 1904 de Koza hasılatından [ 1 ] yapılmış bir
depo, süzme havuzu ve taksim yeridir. Dağdan, türlü yerden inen
menba sularını toplar ve şehre dağıtır.
Bu civara çok eskidenberi Maksem adı verildiğine bakılırsa baş­
ka su taksimleri de olacak.

Bursa nın İçme ve kullanma sulan


Şehrin suları üç mühim kısımda toplanır ;
1 - Teferruç deposuna gelenler: 2,5 dereceli Kırkpınarlar ile
Molla Arab deposundan gelenler (Çölpazan, akpınar, akçağlayan,
devrengeç - bir kolu Setbaşındaki çeşmesine gelir-, İhsan pınarı,
Fındıklı...)
2 - Gökdere - Kendi adını taşıyan vadi etrafındaki suları toplar,
süzme havuzundan Makseme gelir, bir koluna Mahkeme deposunda
biraz Pınarbaşı katıldığından 13 derecedir, diğeri mahallelere gi­
der, 5 derecedir.
3 - Pınarbaşı: menbaı Çinkolu kahve yanındaki soğucak pınarı
mevkiindedir, Hisar içini sular. Pınarbaşındaki Çarşaftan taksim edilir.
Bunlardan başka mevzii kalan suların önemlileri şunlardır :
Kayak - Gökderenin batısında C. Alanına kadar gelir,
Dolaplı, Kalebahçe (Molla Arap okulunda), Çukur ayazma (Ba-
badağda). Çoban bey, Eşrefler, ve Omurbeyde bir kaç ayazma,
Kurtbasan Teferruçten Emirsultana. Fındıklı köserecilere kadar ge­
lir, Haşan hoca ve Ali hoca meydancıkta; Çatal suyu çatal mes-
cidde, Feyzullah, Abdurrazzak, Hekimşah taşkında, Ahmed Dai
Yaşıl altından atpazarı hamamına kadar gider, Davukadı döküm­
haneye kadar gider, bir kaç ayazma. ,
Şeyh Hamid ayazması, Al:.şar (Ali Şir) Molla fenariden itibaren
600 eve gelir 18 derecedir. Güvem pınarı Çongara yolundan Alaca-
hırkaya, Karamehmed ayni semtten Pınarbaşı mahallesine, Hacı
İsmail çeşmesi, Seyyid Nasır Hıdırlık mahallesine, Asâ suyu Alaca
Hırkadan Yoksullar evine kadar. Sıra kavaklar Hamzabeye, Mer­
yem ana ayazması ile Demirkapı ve büyük ayazma Hamzabey, Ba-

[ 1 ] 12 Mart 1322 Bursa gazetesi


- VM —

hadır, Elvanbeye gider. Yağcılar pınarı ve suyu mezbaha, yeni


kaplıca ve civarına gider. Sütlücenin bir kolu Atatürk köşküne,
Kireç ocağı civarında Çifte çınarlar suyu çelikpalasa.
Çekirgedeki sular: Ceviz dibi Kışlaya, Balıklı pınar, Hafız Ali,
Pınar Mehmed, Sandık Pınarı Eski Kaplıca ve bü^ün evlere, Saatçi
Ali kaynağı Aygır deposuna, Yoğurtlu baba, Papaz çeşmesi, Çınar­
lı çeşme, Sadullah kaynağı Un fabrikasına, Kara ağaç Ziraat mek­
tebine, Çakal dere Acemler değirmenine, şeker pınarı, ipekli pınar.,
belli başlı kaynaklardır, hepsi içilir sulardır. [ 1 ].
V II'204 - Cumhuriyet köşkü: Şehrin tepesinde Hünkâr köşkü
diye anılan küçük, zarif saray mahiyetinde bir köşktür. İki kat olup
kuzeyinde bir kapıdan girilince hol, odalar ve geniş bir salon ile
salonun doğusunda padişahın yatak odası ve yanında ikinci dere­
cede odalar, alt katta ona benzer salon ve odalar bulunmaktadır.
Salonların tavanları, dolap ve balkonları tam bir saray tezyinatı
ile süslüdür. Bahçedeki havuz ve ayna taşı yerine Kütahya çinisi
ile yapılmış zarif bir dıvardaki musluk ve fıskiyyelerde şehrin en
güzel suyu olan (Gümüş suyu) akmaktadır.
Köşkün yerinde Şerif efendi isminde birinin köşkü varmış. Sııl-
tan Mecid Bursa’ya gelmezden önce satın alınmış, yıkılarak yerine
19 günde bu zarif köşk yapılmış 1859 da Abdülaziz de bu köşke
gelmiştir.
Biraz batıdaki ikinci köşkün yerine (Temennayi sagir - küçük
temenna) denen yerde harap bir köşk var imiş, Ahmet Vefik paşa
müfettiş iken satın almış harabeyi bahçeye çevirerek Hastahaneye
vakf etmiş. 1878 de Vali Sait paşa bu günkü geniş bina olan ve
salondan ibaret görünen, havuzlu müsellim köşkünü yaptırmıştır [2 ).
VII'205 - Hüsameddin zaviye ve türbesi, mescid; Hünkâr köşkü­
nün, doğusunda birkaç evin bulunduğu yerdir. Mescid alan geniş
bina, moloz taş ile yapılmış, üstü ehşap ve kiremittir, yanındaki
türbede 1632 de vefat eden bilgin, zahit, mütteki Bursalı Hüsamed­
din ile birkaç zatın mezarı bulunmaktadır. Müellif olan bu zatın
zamaneden şikâyet eden şiirleri ve divançesi vardır [ 3 ],
( 1 ) Bugünkü Bursa sulan - İhsan Üzer, Bursa içme suları -
Su mütehassısı Suphi Subulur.
[ 2 ] Güldeste S. 479 Bastıran Eşrefin hamişteki notlarından
[ 3 ] Güldeste S. 142, Osmanlı müellifleri C. I. S. 60, Arşiv
C 65 S. 131
— 125 —

Dergâh olan mescidin önünde o devirdsn kalma kemerli çeş­


menin suyu akmaktadır, birkaç servi de bu dekoru tamamlamak­
tadır. ^uxıO , ~rCi(]oe^
VlI/206 Böcekçilik enstitüsü: Hünkâr köşkünün altında, kendi
adı ite anılan yerdeki geniş bahçe içinde bir köşk gibi olan binadır.
Komşu devletlere de İpek böceği tohmu sevkeden mütehassısları
yetiştiren ve memleketimizin biricik enstitüsüdür.
Bu okul ilk defa Şehreküstüde 1888 de bir evde açılmış, sonra­
dan Temenyerînde yine hususi bir eve nakledilmiş. Şimdiki bina
1892 de yapılıp bitince oraya taşınmış, okul zamanla gelişmiş,
cumhuriyet devrinde modern bir enstitü haline gelmiştir ( 1 ].
Bahçe kapısı karşısında, köşede bir minare ve mescid bakıyye-
si vardır. Batısı Temenyeri dedikleri gezinti yeridir, vaktile büyük
ve küçük temenyerinde mezarlıklar da varmış.
VlI/207 - Ortaokul: Evvelce ahşap iken şimdi tuğla ile kâgir-
leştirilen bina 1904 de yapılmış uzun müddet erkek öğretmen oku­
lu olarak kullanıldıktan sonra ortaokul haline getirildi ve şimdi
o suretle kullanılmaktadır f 2 ].
Kapı Önündeki ipekçilik caddesine paralel, doğuda Mehmed K a­
ramanlı caddesi vardır. Güney ucunda bir mescidi şimdi ev olmuş­
tur. Yaptıran, Çatal fırındaki Şahabettin paşa camiini yaptıran
Karamanlı Hoca Mehmeddir, Sene 1497 dir [ 3 ].
’ Paftamızın durumuna göre bu semti bırakıp Kayan mıntı-
kasma geçiyoruz,
VIl/208 - Davud paşa hamamı ve mescidi: Batpazarı denen çar­
şının ortasında, yüksek ve üstü kiremit örtülü hamam şimdi mo-
bilyeci depo ve mağazasıdır.
Son onarımı 1903 olan [ 4 ] bu hamamı Bayezid II nin veziri
Davud paşa 1485 de mescidine akar olarak yaptırmıştır. Bu zat
Fatih zamanında Anadolu beylerbeyi imiş, bu esnada türlü yerler­
de medrese, hamam ve başka hayrat yaptırmıştır. İkinci Bayezid
zamanında 15 sene sadrazamlık etmiş, Osmanlı vezirlerinden Ru>-

I 1 1327 tarihli Bursa Vilâyeti salnamesi,


i 2 10 Nisan, 10 Temmuz 1322 Bursa gazetesi
[ 3 A/2 40 sene 872 A/199 237 Güldeste S. 295
I 4 23 Mayıs 1321 tarihli Bursa gazetesi
— 126 —

tem paşadan sonra en zenginidir. İstanbuldaki Davut paşa kışlası


onun adınadır. Sonradan Dimitoka’ya sürülmüş, orada vefat etmiş­
tir [ 1 ].
Hamamın doğusunda hemen yanıbaşında bir mescid vardır, üstü
ahşap ve kiremittir. Bunu da Davut paşa mescid olarak yaptırmış,
minaresiz, minbersiz, kitabesiz iken tamire lüzum hasıl olunca
Şible zade Ahmed isminde bir zat yeniden inşa edercesine tamir
ettirmiş ve bir de minber konmuş, 1760 da cami haline gelmiştir (2)
1893 de halk tamir ettirmiş. Davut paşa bu Bat pazarı yerine
bir de han yaptırmış, adına Yeni tahtakale denmiş, şimdi bu han
yoktur ( 3 ].
Hamamın karşısında, köşede suyu akmıyan bir çeşme vardır,
köşenin iki tarafım kaplıyan bir sebil vaziyetinde, iki tarafındaki
kitabe ( No. 91 ) 1173 H. (1759 ) tarihini ve yaptıranı gösterir.
VIl/209 - Ahmed Dai camii: Cumhuriyet caddesinin doğu ucuna
yakın olan bu cami, tek ve kurşun örtülü tek kubbeli, dilimli mi­
naresi yarıdan kırık, iç kapı üstündeki Arapça kitabesinde (No.92)
(Edincikli Hızır oğlu Yahşi beyin 876 H.- 1471 de yaptırdığı) m
bildirmektedir. Minberli, kadro dışı ve namaza kapalıdır. Buna
Ahmed Dai denmesi Camii bunun yaptırdığından değildir.
Ahmed Dai, Germiyanlıdır, Bir kaytta Kastamonuludur. Fatih ve
Bayezid I! zamanında yaşamıştır, manzum Cenkname’si var, şiirleri
îski Türkçe ifadelidir. Kendi yazısı olan acemce 816 H. de yazdığı ve
Bayezid’in malı olan divanı Orhan kütüphanesinde No. 1196 dadır [4].
VII/210 - Kayan camii: Aynı adı taşıyan yerdeki büyük camidir.
Ortasında büyük bir kubbe, etrafı geniş bir düzlük, kurşun örtülü,
kubbenin kasnağı altında ahşap sütunlar var, yanlarında 12
tane küçük kubbe yapılmış fakat üstleri düzdür, bir müezzin mah­
fili, tonoz yapısında geniş bir son cemaat yeri, batı tarafında ya­
nında bir yol kemerli minaresi vardır. Bursa’da kendine göre
bir tiptir, avlıda bir çınar var (Boy 2).
Cami 1497 de vefat eden Kaygan Musa oğlu Mehmed, Tüccar
( 1 ] Hamamlar ve hanlar. Kâmil Kepeci oğlu
I 2 ] Arşiv B 175 S. 61
[ 3 J A/81 110 sene 971 H. A/23 S. 10
i 4 I Sicilli Osmani C. 1. S. 190, Tezkiresi Latifi, Haşan çelebi
tezkireleri
— 127

tarafından yapılırken Söle Mehmed paşa da paraca yardım etmiş,


1854 depreminde yıkıinpş, 1870 büyük yangı nı nda ya nmış 1873 de
Emekl i Halil t e k ve ahşap kubbeli olarak bu günkü şeklile ya pt ı r­
mıştır. Ş a i r Şe yh Ahmed baba bu inşaya tarih düşmüş [ 1 ]. T a mi r
levhası minber yanında asılıdır.
Camiin güney ve batısındaki haziresinde bir takım mezarlar
var, B at ıs ı n da ki büyük, süsîû t aşlı ve heybetli duranı ( Hacı Meh­
med bin Musa K a y g a n sene 903) ifadesi baş ucundaki taşındadır.
( K i t a be Mo. 93). B ur ada başka bilginlerin mezarları da vardır ( K a ­
dı Ahmed gibi) [ 2 ]•
Ca mi avlısının batı dış köşesinde eski bir ç e ş m e var, ayna t a ­
şındaki kitabesinde sadec e ( Mufti Abdülâziz ) yazılıdır.
V1I/2İÎ - K a y a n hamamı: Dülgerler, A ğ a ç ç ı la r , Mehmed ağa a t ­
ları da verilen Ka ya n hamamı, camiin güneyinde olup yüksek ve
üstü kiremit ve bir kısım ç inko örtülü kubbesi ile her yerden g ö ­
rülebilen büyük bir çift hamamdır. Bir kısmi dokuma fabrikası , bir
bir kısmı da a ğ a ç ç ı l ar V. S. deposu olarak kullanı lmaktadı r.

1439 da Varna muharebesinde ölen, Çelebi Mehmed’i Isfendivar


bey oğlu İbrahim beyden boşanan kızı S e l ç u k Hatunun ikinci k o c a ­
sı, K a r a c a paşa adı ile anılan K o c a Mehmed ağa t arafından y a p t ı ­
rılmıştır [ 3 ]. Gö kderei i medresesi ; Paşa çelebinin yaptığı
medrese ; Camiin kuzeyinde. Kayan caddesi üzerinde çok düzgün,
kesme k ef ek e - tuğla ile yapılmıştır, bir kısım odaları kalmı ş,
ilk müderrisi Gökderei i diye tanı nmı ş zat olduğundan o at ile
bilinmektedir [ 4 ].
VII/112 - Se lç uk hatun camii : Kayan hamamını n güneyinde ki
büyük camidir. Minareli, üstü kurşun örtülü büyük kubbeli, mi n­
bersiz, ka dro içi ve namaza açıktır, iç kapısı üzerinde m ermer t a ş ­
taki kitabesi nde (Bu camiin yapılmasını Bayezid han gazi oğlu
Sııltaıı Meh med ’in kızı S e l ç u k hatun emret ti Ra ma z an sene 854
H.-1450) ifadesinin arapçası zaziiidır. ( K i t a b e N o 94). Cami, dıvarları.

[ 1 1 Güldeste S. 389 A 98 S. 25
( 2 ] Sicilli Osma ni S. 260
( 3 I Hamamlar, Usulü mi.^>arii Osma ni
[ 4 j 1301 senesi Hüdavendigâr vilâyeti salnamei, İznik Bursa
tarihi S. 156 Arşiv R 217 S. '^5
- 128 -

kubbesi, minaresi, kapı üstündeki büyük çıkıntı divan ile devrinin


tam modeline uygundur.
Avhsınm batı dışmda, köşede yan yana (yolun köşesine uygun
iki çeşme ve büyük kemerleri var, tuğladan yapılmış olan bu sivri
Osmanlı kemerlerindeki çeşmelerden biri yok, diğeri terkos olmuş.
Avlı içinde 900 tarihli mezar taşları da bulunmaktadır.
VII/213 - Bedreddin cam ii: Kayan camisi doğusunda. Boyacı
kulluğu köprüsü hizasındaki camidir. Evvelkinin benzeri, fakat bi­
raz daha büyük, son cemaat yeri daha geniş tonoz kubbeli, kalın
ayaklar üzerindeki çıkıntı divan daha zariftir. (PL. No. 14). Aynı
atoı şekilde yazılmış iki satır kitabesinde (Bu
mübarek mescidin yapılmasını Bayezid oğ-
lu Sultan Mehmed’in kızı hafsa hatun em-
I retti, sene 847) olduğu bildirilmektedir
□ (Kitabe No. 95).
" Bu camiye Bedreddin camii deniyor,
jri belki bu adda biri tarafından tamir edilmiş,
belki de Emir Buharinin ikinci halifesi
Bedreddin Mahmud ( vefatı 855 - 1451 )
adına [ 1 ] Hafsn sultan tarafından
jj| yaptırılmış olabilir. Havsa Çandarlı
İbrahim paşa oğlu Mahmud Çelebinin
' karısıdır.
<Y. M imar ■•dri K ttk tcn)
VlI/214 - Atpazarı hamamı; Şimdi Yıldırım adı ile anılan bü­
yük hamam Ahmed Dai - Tatarlar arasındadır. Emir sultan vakfı­
dır. Yaptıranı ve tarihi kesin olarak bilinemiyor [ 2 ), İsmi Sür­
meli hamam olduğu anlaşılıyor ( 3 ).
Vll 215 - Kanberler camii ve muallimhanesi; Tatarlar köprüsü­
nün batısında yükselen tek ve üstü kurşun örtülü kubbeli "cam idir.
Son cemaat yeri iki sütun üzerine oturtulmuş, heyeti umumiyesi
ile tuğla işçiliğinin Bursa’da en güzel »modelini verir. Minberi yok,
namaza kapalıdır.
Kapı.sı üzerindeki çok girift yazılmış olan kit.ıbe.'îinde (No. 96)

( 1 1 Güldes te S. 80, Sicilli O sm an i C 2 S. H


[ 2 ] Ha ma mla r
[ M A .S 77
— 129 —

(Oruç Beyin tcızı Sti Hatunun emri ile 864 - 1456 da yapıldığı)
bildirilmektedir. Fatihin karısı Sitti hatunla karıştırmamalı [ 1 ].
Oruç bey meşhur Omur beyin kardeşidir.
Camiin doğusunda, dar bir yol ile ayrılmış avlı içindeki tek
kubbeli bina, aynı tuğla işçiliğin ikinci bir eseridir, Bursa’da sağ­
lam kalmış ve artistik değeri olan biricik muallimhanedir.
Bu cami ile Tatarlar köprüsü arasında görünen tek ve harap
kubbe Tatarlar-Atpazarı camisi idi, şimdi dökümhanedir. Bu camii
“büyük emir İsfendiyar bey oğlu İbrahim bey kızı Haticc batun,,
zevci Zganos paşa yaptırmıştır. Hatice hatun anası Çelebi Mehmed
’in kızı Selçuk hatundur. Emir sultan’ın altında yetimlere mahsus
bir okul yaptırmıştır, mezarı okulun yanında idi. Vakfiyesinin tari­
hi 906 H.- 1500 dir. Zganos paşa ise Fatihin veziridir [ 2 ).
VII 216 - Kamberler hanı : Camiin güneyinde, evler arasında
büyük bloklar halinde geniş dıvar kalıntıları bu hanın bura­
larda bulunduğuna işarettir. Gebze,de gömülü Çoban kara Mustafa
paşa oradaki camiine gelir olarak yaptırılmıştır [ 3 ].
VII 217 - Ebu İshak camii: Tekel binasının kuzeyinde mahalle
arasında kalmış, büyük ve tek kubbeli kefeke minaresinin külâhı
da aynı yapıda, kubbesi yüksek bir kasnak üzerinde, soyulmuştur,
harap vaziyete gelmiş bir camidir, kadro dışı vc namaza kapalıdır.
Kapı üzerindeki kitabe (No. 97) inşa ve tamirini gösterir. (Bu
Buk’ayı Bayezid hanın yaptırdığı ve Murad han oğlu Sultan Meh-
med-Fatih-in tecdid edip Büyük şeyh Ebu İshak Kârzrunî esbabı­
na tahsis ettikleri, sene 884-1480) ni anlatır.
Yıldırım, alemdarı Ebu Ishak’a bir zaviye yaptırmış diye kayt
eden kitaplar var isede Kârzrunlu Ebu İshak eskidir, vefatı 436 H.
1136 dır. Onun yolunda giden esbabından Seyyid Neta’adına Yıldı­
rım Bayezid tarafından yaptırılmıştır. Neta’vezir Halil paşanın da­
madıdır [ 4 ].
Cami önünde bir su deposu hissini veren moloz taş ile yapılmış

I 1 ] Babingar’den naklen Cumhuriyet gazetesi T> Orak 1950


[ 2 ] Vakfiyesi Gelincik çarşısında Fenan zadelerden Tüccar
Ahmed’dedir.
[ 3 ] Hanl^tT - KântH K*p.»ri o^\u
r 4 1 S a ld ırz u d c
- 130 -

küçük türbe vardır. Üstü kiremit örtülü olan bu binada bir me­
zar var, lâhdin baş ucundaki taşında yalnız Abdullah Mastafa
okunmaktadır, lâhdin yanlarında yeşil çinisi nevinden çini parça­
cıkları var. Türbenin dışında, kuzey divan üstünde bir su oluğu
var ki arslan ağzından su akar vaziyettedir, oraya sonradan yerleş­
tirilmiş bir yağmur suyu oluğudur. Ancak mezarın çinili vaziyeti
dikkati çeker.
Ebu İshak camiinin kuzey doğusunda, kuzeye uzanan Kız Yakup
sokağı içinde, divan ve saçak ahlan bir cami olduğunu anlatan ev
vaktile Kız Yakup mescidi idi. Mahalle Fatihten önce var [ 1 ).
Ebu İshak camiinin kuzeyinden Apsak sokağına doğru gelirken
sağda bir ev, biraz daha ilerde aynı tipten ikinci bir ev vardır ki
yapıları eski bir mescid ve zaviye yapısıdır, kâgir, üstü ahşap olan
bu binalar Kayguiu dergâhlarıdır. Alttaki küçük üstteki büyük
kaygulu namını taşırdı. Tarihi özelliği olduğundan zikr ediyorum :
Kayguiu Halil efendi 1234 H.- 1818 de vefat ile tekkeye gömülmüş.
Babası Alaca Hırka mahallesinde medfun imiş, dedesinin “Divan-ı
kebir,, atlı kitabında (Ceddim Kaygulu beg vezir-i Orhan idi) mıs­
raı ile işaret edildiğine jîöre Orhan Gazinin veziri imiş [ 2 ).
VII 218 ' Vefikıyyc ramii: Eşrefiler [ 3 ] raddesinde Böcekçilik
enstitüsünün doğusunda, minareli, minberii, kitabeniz, kâgir, kadro içi
ve namaza açıktır. Küçük ve içi tavanlıdır. Bu civara Ahmed V e­
fik paşa zamanında gelen muhacirler için yapılmıştır. Raif ağa is-
minde bir zatın 1323 H.- 1905 de yaptırdığını ihtiyarlar söylemek­
tedirler.
VU/2I9 - Molla arap camii ve Balabancık okulu: Büyük bir ca­
midir. Bu gün iki kubbeli, fakat birleştirilmiş tek çatı yapılmış,
Marsilya kiremidi ile kapanmıştır. Sağ taraftaki minare camiden
ayrı kalmış, kaidesine bitişik kemer kalıntıları doğu ve güney
tarafa uzanır görülmekte olduğu gibi cami dıvarlarından da minare
ve diğer taraflara uzanır görülmektedir. Belli ki büyük zelzeleden
önce çok kubbeli ve kemerli ve kurşun örtülü büyük bir cami imiş.
Minaresinin külâhı şehrimizde hiç bir minareye benzemiyen bir şe­
kilde, boğuntulu ve sivridir, kurşunla kaplıdır.

I 1 ] A r ş i v A l S . 77 Scp. r 8 6 7 H-
I }' . 1 O sm an İ! müelliflı*ri C. I ,S. 151

I i I r i o . :.|m A '.‘hf. - . m v 'İ l ( n ISO / M


- 131 -

Cami 9 kubbeli olarak Molla Arap tarafmdan yaptırılmıştır [ 1 ]


Camiin önünde büyükçe bir de avlı var isede onun da ancak
çevre dıvar izleri kalabilmiştir.
Bu avlının dışında, ön tarafta tek, kitabesiz yuvarlak taşlı bir
mezar vardır ki Molla Arab’ın kendisine isnad ediliyor.
Bu zat, şeyh, vâız Hamza oğlu Ömer oğlu Mehmed’dir. Dedesi
Maveraünnehir’dendir, aslen Türk oğlu Türktür. Dedesi meşhur bil-
gin Seyyid Şerif Cürcani ve Sadettin Teftazânî’nin talebesidir [2].
Dedesi Hamza, oğlu Ömer ile birlikte Antakya’ya gelmiş. Molla
arap orada doğmuştur. Ömer tahsilini tamamladıktan sonra Tebriz,
Halep ve Mısır’a gitmiş, oğlu Mehmed “Molla arap,, mısırda oku­
muş, Meşhur “Süyutı,, den ders almış, Mısır’a gittikleri zaman
Kaytbay hükümdar imiş, onun meclisinde bulunuyormuş (Nihaye)
atlı fıkıh kitabını (İslâm bilginlerince pek meşhur) bu hükümdar
adına yazmıştır. Oradan ayrılıp Osmanlı ülkesine geçmek istediği
zaman müsaade edilmemiş, ancak Kaytbay 903 H.- 1498 de vefat
edince ayrılıp Bursa’ya gelmiş ve yerleşmiştir. Bir aralık İstanbul’a
gitmiş ve Yavuz’un seferlerine iştirak etmiş, onu Kızılbaşlık aley­
hine teşvik etmiş ve o hususta kitap da yazmıştır. Harplere bizzat
katılmış, bir kalenin fethi sırasında içeri ilk girenlerdendir. Saray-
köyde, üsküp’te cami ve mescidler yaptırmış. Kanuni Süleyman’ın
seferlerine de katılmış, sonra Bur.sa’ya dönmüş. 9 kubbeli olarak
bu büyük camii yaptırmış ve bir daha oradan ayrılmamıştır, 938-
1531 Muharrem ayında vefat etmiş, kimyaya ait güzel bir mecmuası
da varmış I 3 ]. Camiin batısındaki ilk okul Balabancik kalesi
üstüne kurulmuştur. Balaban beykalesi bunun yerinde imiş { 4 ].
VlI/220 - Şeyh sabit mescidi ve dergâhı: Molla Arab’ın arkasın­
da, Eşrefiler caddesinin sonlarındaki ahşap bina mimari kıy­
meti olmıyan alalede bir evdir. Şeyh sabit isminde bir zat tarafın­
dan 1323 H.- 1905 de yaptırılmıştır [ 5 ].
Vll/221 - Çoban bey mescid ve türbe&i: Kendi adını taşıyan
mahallede mescidi yıkılmış, türbesi harabe yüz tutmuş. Tek kubbe-

[ 1 ] Şakaik-ı Numaniye yazma nüsha. Güldeste S. 195-1%


I 2 ] Aynı kitaplar.
[ 3 i Aynı eserler ve Baldırzade.
[ 4 ] Bursa - Uludağ rehberi Osman Şevki
( 5 ) 1323 tarihli Bursa ve Hudavendiğâr gazeteleri
— 132 —

nin kurşunları soyulmuş, yağmur suları içeri sızmakta, dıvarlar da


harap, yalnız bir evin himayesindedir, içeri herkes girmez.
Türbe içinde bir kaç mezar varsada taşları sonradan takıştırıl­
mış, hiç biri mazbut rs aslı gibi durmamaktadır. Bu eğreti taşlardan
bazılarında 898 ve yakınlan tarihler okunmaktadır. Çoban beye ait
bir nişan yoktur.
Mescid tamamen yıkılmış, sadece tek kubbeli olduğu ve önün­
de tonozlu ravak bulunduğu kalan dıvarlardan sezilmektedir.
Mamafih Çoban bey mahallesi ve mescidinden, mescidin bahçe­
sinin icara verildiğine ait mahkeme kararları bulunmaktadır [ 1 ].
Bu kaytlara göre Fatih devrinden çok önce yapılmış bir mescid oluyor.
Osman gazi oğ. Çoban beye ait olabilir [ 2 ].
VII,222 • Baba dağ mescidi : Kendi adını taşıyan mahalledeki
küçük mesciddir. Ahşap, minbersiz, minaresi tahtadan, kitabesiz,
mezarlıksız, kadro dışı camaat idaresinde ve namaza açıktır.
Bu civarın halkı 1323 H. - 1905 de Rumeli’den gelmiş oldukla­
rından mescidin de o zaman yapılmış olması icabeder.
VII/223 - Yeni mahalle camii : Namazgahtan güneye uzanan yol­
ların sonunda bulunan camidir. Minaresi ve üstü ahşap, iki basamak
taş merdivenden sonra gelen dış kapıyı takiben yedi basamak
tahta merdivenle çıkılıp, dış kapıdan içeri girilince, genişçe bir
son cemaat yerinden sonra içeri girilir, içersi, minberi basit,
alelâde bir tavan, mimari özelliği yok namaza açıktır. Dış divan
üstünde boya ile yazılmış 1317 tarihi görülmektedir, mezarlıksızdır.
Ahmed Vefik paşa zamanında bu civar mezarlık iken Kırım ve vi-
varından gelen muhacirler buralara yerleştirilmiş, mahalle böyle
vücude gelmiş, camiin de bu zamande yapılmış olduğunu ihtiyarlar
söylemektedir.
Camiin kuzeyinde, Sinan sokağının alt ucunda bir evde birkaç
mezar taşı, bir de sağlam bir mezar var. Bu mezarı meşhur müte­
savvıf Sinan-ı ümmi’ye isnat ederlerse de yuvarlek taşında Hoca
sinan oğlu Hac sene 993 H. 1585 ) ifadelerinin arapçası yazılıdır.
Sinan’ı ümmi Elmalıdadır [ 3 ].

[ 1 1 Sicil A/4 S. 349 sene 889 A 2 S. 74 872


[ 2 J Osmanlı tarihi-Uzun çarşılı Belleten 19-280
[ 3 j Ezhar-ı Mısri-Şemseddin Ulusoy orijinal nüsha.
— 133 —

VII/224 - Namazgâh : Şehre hakim büyük bir çayırlık düzlük


olup etrafı dıvarla çevrili, kıblesinde mermer ve diğer beyaz taş­
larla yapılmış bir maksure, mihrap ve minber bulunmaktadır. Bura­
da bir de okul olacaktır. Omurbeyin yaptırdığı bildirilmek­
tedir [ 1 ]. Bu düzlükte türlü boyda birkaç çınar ve başka
ağaçlar var (Boy 1,2,3). Sahanın doğusunda yüksek minareli, kâgir
üstü ahşap ve kiremit, son cemaat yeri de tavanlı, basit minberii
bir cami vardır. Minare Omurbey minaresi benzeridir; tepesi yuvar­
lak ve kurşunludur, namaza açıktır. Camiin doğu bitişiğinde,
tek mezarlı bir türbe yeri vardır. Yazılı taşı bulunmı^^n bu
mezar Sofu Mehmed’e atlir. Müze müdürü Neş’et köse oğlu siciller­
de buna rasladığını söyledi, bu çamii de onun yaptırması ihtimali
vardır. Bu ve civarındaki münferid («rbeler Emir sultan hulefasına
ve hâdimlerine aittir.
Namazjrâhtan kuzeye inince Fethullah dede’nin mezar ve türbesi
dıvarları ile karşılaşılır, Dıvarlar kesme kefeke-tuğla ile pek zarif
işlenmiş, tek kubbeli olduğu dıvarlarından anlaşılmaktadır. Bu me­
zarın taşında (Fethullah Hayri hoca sene 971 H. - 1554) okunmak­
ta, diğerinde 984 tarihi görülmektedir. Bu zat zengin hayırseverler­
den olup emlâki olan türbesi civarındaki yerleri jsatın alıp muallim­
hane yapmış ( 2 J.
VII/225 - Hacı İskender camii : Namazgâhın batısında Akçardak
mahallesi Çıngıllı sokak başındaki bu cami, çok düzgün dıvarları
kalmış, minaresi vaktile zarif bir eser imiş.
Aptullah oğlu Hacı İskender adında bir zat 1500 de yaptırmış­
tır f 3 ].
VII/226 - Mes’ut Makramavi mescidi: Namazgâhtan Yaşile inen
yolda, alelada bir minareli, kâgir, üstü ahşap ve kiremit, minber­
siz, kitabesiz, kadro dışı bir mesciddir. Dış kapı dıvarına kelime!
tevhid yazılı bir taş yerleştirilmiş. Kıblesinde üç mezar var, birisi­
nin süslü taşında (Yusuf Mehmed bin Saru sene 935 H.) yazılıdır.
Bu cami ilk defa Emir sultan’a mensut Mes’ut Makramavi yaptır­
mıştır. Bir nevi baş örtüsü olan makrama yapan ve satan esnaftan

{ 1 ] Wilde-Broussa, Mir’at-ı Bursa S. 41


' 2 ] /wrşiv A 81 4 sene 970 H.
I 3 ] A/198 S. 229
— 134 —

olduğundan bu ad verilmiştir. ( 1 ].
VII/227 Hacı Budak muallimhanesi ve Hacı baba mescidi: Yeşil
köprüsüne yakın, Namazgâh tarafında yaşlı bir servi görünmekte­
dir. Onun dibinde yuvarlak taşlı bir mezarın taşında, (İbrahim el-
hac Budak sene 984 H.- 1576) yazılıdır. Mezarın güneyinde geniş
bir sahanın etrafı düzgün kefeke ve tuğla ile işlenmiş, kubbesi
çökmüş yer muallimhanedir.
Yanında, Hacı baba diye meşhur Hacı AH isimli Tosya’lı bir za­
tın yaptırdığı Ekimci oğlu mescidi varmış [ 2 ], şimdi o da yoktur.
VII/228 - İshak şah mescidi: Namazgah yolu üzerinde, üzeri ah­
şap, minaresi küçük ve sade, kâgir, namaza kapalı bir mesciddir.
Kıblesinde yazısız bir mermer taşlı mezarın kime ait olduğu belli
değildir. Camiin kapısı üstünde bir kitabesi var (Silik) (İshak şah
bin İvaz şah el-sultan Musa) isminde bir zatın 824 de yaptırdığını
bildirmekte olduğuna göre cami Çelebi devrinde yapılmış oluyor [3).
Cami karşısında 1307 tarihini taşıyan üzeri sıvanmış bir çeşme
kitabesi vardır (Kitabe No. 93). Cami başındaki Kabakçı aralığının
dibinde çift kapılı büyük ev ilk görüşte bir medrese vaziyetini
andırır. Bu civara Müftü önü derler. Meşhur müftü Kar çelebi zade
Abdülazizin oturduğu evler burada imiş [ 4 J, Sultan Mecid’in an­
nesinin şehrimizde ilk defa olarak açtırdığı (İpek fabrikası) (sene
1836) bu civardadır ( 5 ].
VIl/229 - Omurbey camii : yüksek dıvarla çevrili büyük avlı için­
de, serviler arasında cami, türbe ve mezarlar vardır. Camii dıvar-
ları tuğladan yapılmış rozetlerle süslü, çok zarif bir anıttır. Büyük
bir son cemaat mahalli ravaklardan sonra büyük bir kapıdan içeri
girilir. İçte iki yan cenah kısmı asıl büyük ortadan basık birerkapı
geçidi ile ayrılır sade bir müezzin mahfeli ile basit bir minberi var.
Ravakların önünde, kaide ve başlıkları Bizans eseri olan dört
sütun, Osmanlı kemeri ile birleştirilmiş, kapının yanlarında üçer
pençere, soldakilerinden her zaman açılmıyan bir kapı haline gel-

[ 1 ] Arşiv A/58 S. 2, A/18 S. 8 A 6 S. 13 Mir'at-ı Bursa


[ 2 ] Güldeste S. 283, Tercimei şakaik li mecidi S. 226
[ 3 ] İtnik Bursa tarihi S. 165 Arşiv A 10: S. 15
[ 4 ] Evkaftaki vakfiyyesi
[ 5 ] Hudavendigâr vilâyeti salnameleri
— 135 —

miş. Kapının dışında iki tarafta, dıvarın yukarı kısmına büyük


mermer plâka taşa kabartma suretile, sağdakinde 7 soldakinde 6
satır türkçe nesih yazılı kitabe, Omurbeyin vakfiyyesidir. Bursa’da
ilk Türkçe vakfiyyedir Sa^ taraftaki kitabede (No. 99) [ 1 ];
Timur-taş oğlu Omur beyin bu camii yaptırdığı ve yanına ha*
mamı da yapıp bu camie vakfettiği, Tuzpazarında yaptırdığı ker­
vansaray ( şimdiki pazar yerinde olacak ) dükânlar, şehir civa­
rındaki bahçe, değirmen ve tarlaları hep camie ğelir olarak vak­
fettiği, Karahisar, Edirne, Biga, Bergama’da yaptırdığı cami, med­
reselere gelir olarak vakıf ve akarlar yaptırdığı...
Sol taraftakinde aynı akarların zikrine devam etmektedir, beşin­
ci satırda vakfiyyesinin 859*1454 muharreminde tanzim edildiği son
satırda ise kitabenin taşa hakki ile dıvara konması ve vefat tarihi
olan 865 tarihi okunmaktadır.
Minare, kaidesi sekiz köşeli, camiin çatı hizasındaki kısmında
küçük mihrapçıklar tarzında tuğla ile tezyin edilmiş sanatkârane
bir eserdir.
VII/230 - Omur bey türbesi : Cami binasının kıblesinde, dört
köşeli mermar direk üzerine oturtulmuş açık bir kubbe üstü kurşnn
örtülü altında muhteşem bir lahid, baş ve ayak taşları zarif oyma
süslü ve kitabelidir. Baş ucunda Omur bey bin Timurtaş, ayak
ucunda 865-1460 tarihi arap ibaresi ile yazılmış. Cami türbe, avlıdaki
okul (şimdi yok) 1275 H. (1858) de esash onarılmış cami kubbesi
o zaman kalkmış [ 2 ].
Cami avhsının batı güneyinde, dış yüzde köşede sade bir çeşme
vardır, ayna taşı yerine yerleştirilmiş mermer taşa kabartma kita­
besinde "Hacı Omur bey bin timurtaş sene 931,, 1524 yazılı.
VII/231 - Hamam : Camiin güneyinde yüksek, mamur ve işlek
hamamdır. Omurbey tarafından yaptırılan bu hamam, son mütevel­
lisi Maksem tekkesi şeyhi Abdülgani tarafından ele geçirilmiş
bir zaman tesarruftan şonra ermenilere satılmış, sonradan bırakıl­
mış mallar arasında eski defterdar Raif’in mübadil ailesine kalmış [3].
Omurbey, Çelebi Mehmed ve ikinci Murad devrinin ünlü emir-

I 1 1 Tarihi Osmani Encümeni mec. C. 14 S. 872


[ 2 ] Atik muhasebe defteri S. 69,75, 84.
I ^ I H a n ı a ı l j î ş ''
— 136 <-

lerindendir. Kara Timurtaş paşanm oğlu, Yahşi, oruç ve AU bey­


lerin kardeşidir. Devlete hizmetleri çoktur. 1460 da vefat etmiş
camisi yanmdaki türbesine gömülmüştür. Muhtelif yerde pek çok
vakıfları vardır. Oğullan Mahmud, Osman, Ali çelebiler de devle­
te hizmet eden zatlardır. Omurbey bir de kütüphane vakfet­
miş. (Enfesülcevahir) atlı Türkçe tefsirin içinde vakfiyyesi yazılıdır.
(Orhan kütüphanesi No. 345).
Lala Şahin paşanın torunu olan Omurbey evvelce (Kozca köy)-
üne gömülmüş olduğundan o köyün adı (Omurbey) olarak o suret­
le kalmıştır [ 1 J.
VI1/‘232 - Karaçelebi camii: Setbaşı köprüsü karşısındaki camidir.
Kâgir, üzeri ahşap, minareli kadro içi ve namaza açık, kitabesi
yoktur. Büyük setbaşı yangınından sonra bugünkü şeklini alan bu
camiyi meşhur karaçelebi zade Hüsameddin yaptırmış, oğlu Abdü-
lâziz ile sonra Vali Aziz Amed paşa yenilemiştir. Hüsameddin Ru­
meli kazaskeri olup tekaüt olduktan sonra burada yerleşmiş, 1598
de vefat ile Emirsultan camisi batı merdivenleri yanına gömülmüş­
tür (Kitabe No. 100)
Bunun oğlu Müftü Abdülâziz de şehrimize birçok çeşme yap­
tırmış, Müftü suyunu o getirmiştir. Kendisi 1582 de doğmuş, kadı,
kazasker, müftü, Şeyhülislâm olmuştur. 1657 de vefat ile Şeyh
Mehmed [ ? ] mezarlığına gömülmüştür [ 2 ].
Aziz Ahmed paşa Kara çelebinin torunlarındandır. Karadeniz -
Sakarya - Sapanca gölü - İzmit kanalını açma teşebbüsünde bulu­
nan Hüdavendigâr ve Kocaeli mütesarrıfıdır. Kanal açılması için
çıkarttığı fermandan çok geçmeden 1813 de ( 16 muharrem 1229 )
ölmüş. Yeşil türbesi bahçesine gömülmüştür [ 3 ].
Cami altında Irgandı köprüsü başında Kurt oğlu mezarlığı var­
dı. Bu mezarlıkta nakkaş ve şifahane tabibi ve eczacısı Ağa zade
Mehmed (1644) gömülü imiş { 4 ].

[ 1 ] Sicili Osmani C. 4 S. 401 Osmanlı tarihi Uzun çarşılı Ar­


şiv B/14 S. 18
I 2 1 Evkaf defter i S 116 Güldeste 315. Si-ÜU C 'A
S. 339, İstanbul Ansiklopadisi. İlmiye salnamesi.
[ 3 ) Belletten C. 17 S. 15-16 Uzun çarşılı’nın yazısı, Uludağ
dergisi 5. 39 Rıza Yalgın.
r 4 ] t-ih : 5. 3^!
137 —

Cami önünde bir (Boy 3), cadde üzerinde iki tane (Boy 2), çı­
nar ağacı vardır.
İpekçilik caddesinde Ermeni Katolik kilisesi ibadete kapalıdır.
Omurbeye uzanan yolda Eyyub efendi zaviyesi vardı, Kitabımı*
za kaynak olan eserlerden biri Gülzarı suleha müellifi Ahmed Ziya
orada medfun idi (vefatı 1804 dür).

Y e ş i l
VII/233 - Medrese: Çanlı (Yeşil) deresinin üstünde Babacan
köprüsü [ 1 ] yanında (şimdi müze) Çelebi Sultan Mehmed’in yap­
tırdığı ilim müessesesidir. Uzun zaman en büyük ilim rütbesini alan
bilginlerin bir nevi üniversitesi idi, Molla Hüsrev ve Hayali gibi
bilginlerin yeridir (Sultaniye medresesi). 14 odalı, odaların önü
kubbeler, geniş bir dershanelidir. Vaktile üstü, kubbeleri kurşun
örtülü iken şimdi kiremittir. Cümle kapısından başka güneyden bir
pençere bozularak küçük bir kapı daha yapılmıştır. Şimdi müzedir.
Bursa çevresinde bulunan eski eserler burada toplanmıştır. Ayrıca
Şer’i mahkeme kararlarının tam arşivi (864 H. 1459 dan mahkeme­
lerin kapanmasına kadar) buradadır.
Bur.sn’da müze 19 Ağustos 1902 de Maarif müdürü Azmi’nin
gayretile Erkek Lisesinde açılmıştır. (Kitabe No. 101 taş müzede­
dir No, 1249) 192:^ de bu medreseye nakledilmiştir. Müdür Ali Ri-
za ValşTtn eser s.ıhibi folklarcumuzdur. Folklor araştırmalarında fi­
kirleri örnek ve çığırdır.
Medresenin güneyindeki Köse Ali'nin yaptırdığı medrese şimdi
yoktur.
Vll/234 Yeşil hamamı mamur ve civarın işlek hamamıdır. Çele­
bi Mehıned'in Bursa’da müstekillen yaptırdığı hamam yoktur. Bunu
Sofu Bedreddin-Köse türbedar-Kösec Ali paşa atları ile anılan bir
zat yaptırmıştır, 1485 den önce vardır, karşısındaki medresesine
gelir olarak yaptırmıştır, suyu da Devrengeç imiş [ 2 ].
Vll/235 - Yeşil camii :
Cami hakkında çok yazılmış, müstekil eserler de var ( 3 ]. Ben

( 1 ] Arşiv C 3 S. 71
{ 2 J Hamanilar. Ar.şiv A/l^ S. 272, A/21 S. 78, B 37 S. 33.
f ] Ye^il < - .1* 'ktov Osman Şevki
- 138 -

sadece orijinal taraflarına işaret edeceğim.


Önünde ravak yerine bahçe var. Ön yûzû, pençereleri muhteşem
kapısı, kitabeler, kapı tavanı istalaktitleri mermer işçiliğin en gü­
zel modelleridir. Kapı kenarlarında aşağıdan yukarı sülüs ve kûfi
kitabeler ayetlerden ve Hazreti Alinin sözlerinden sonra tam ahşap
kapı üstünde üç satırlık, mermer taşa kabartarak yazılmış, üzerine
altın yaldız yapılmış fakat maalesef sonradan siyaha boyanmış, yazı
ve mana itibarile fevkalâde bir kitabe yazılıdır. Kapının iki yanın­
daki mihrapçıklar ve üzerlerinde mimar Hacı ivaz paşanın isimleri­
ni taşıyan kitabeler çok manidar ifadelerdir ( Kitabe No. 102 ). Bu
camiin 822 senesi Zilhiccesinde (Aralık 1419) bittiğini ifade etmek­
tedir (Kitabenin tercümesine iyice bakmalı.) Zarif Osmanlı kapıdan
girince dar koridorun sonundaki odaların kubbeleri, kasnağı, ista­
laktitleri nakkaş Ali’nin nakişleri ile süslü (yeni açılıyor) dür, yan­
larından dolambaçlı merdivenlerle Hünkâr mahfeli ile divan odala­
rına çıkılır. İkinci katta, yanlarda ikişer divan odası, ortada bir
salon ( PL. 15 ) sanki firuzeden dökülmüş altın yaldızlı çinilerle
süslenmiş tavan ve dıvarlar ve bir
t a raf ta büyük sanat dahisinin i s m i ­
ni taşıyan (Mecnun Mehmed) in ç i ­
ni yazı, mahfelin camiye hakim
duruşu, dış t epesinde N a kk a ş Ali-
nin, nakışların 827-1424 temmuz da
l i bittiğini bildiren kitabesi boya ile
yazılmıştır. Odac ık l ar ı n önünde bi­
rer şadırvan vardır.
A l tt a ikinci kapıdan içeri girin­
ce diyarlardaki yeşil çiniler altın
kakmal ıdı r, tavan ve yanlardaki
çini yazılar çok manalıdır, renk,
desen motifler ve altın k akma la rın
her nok t ası insanı hayran b ır a­
kır. Ortada şadırvanın yekpare
( w ı i d a 'd e n ) oymalı fıskıyyesi dünyada misli bu-
lunmtyan bir inceliktedir. Y an l a rd a y ü k se k çini ve çiniden yazıları,
T ü r k mavisi renkli bedialardır. Y an la r d a k i iki oda, birer divan y e ­
ri olacak; A l ç ı oc akl ar, küçük dol apçıkl ar bunu anlatır, her ikisi-
ninde kapısı üzerindeki çini yazılar aynı ibarelerdir, Padişahın ?üç
— 139 —

işlerini sembolize eden vecizelerdir (Kitabesinin tercemesini iyi o-


kumalı).
Şadırvan önünden Mihrabın heybetine bakan san’at dehasının
harikası karşısında vecde dalar: mihrap sanki yekpare bir çini, hem
de rangâ - renk incileri dizmişler, çiçek rozet, ayet ve bir çok in­
celiklerle bezemişler. Istalaktidleri, yanlarında Fetih suresi, mihrap
çenberinin iki ucundaki küçük kitabeleri ile hepsi bir biblo kadar
zarif bir eser.
İki kubbeyi birleştiren büyük kemer ve kilit taşı (Merdiven üs­
tüne raailar) Mimar Hacı ivaz Papanın hârikasıdır: istalaktitli mih-
rapçıklar üstüne oturmuş ikt ayafc, yanlarında terazi merdaneleri
temelin zelzeleden müteessir olma derecesini göstermek için kon­
muştur. Büyük kubbesinin istalaktitleri çinilerin desenleri ve tarzı
ile çiçeklenmiş olduğu anlaşıldı.
Halen Alçı ustamız İsmail SönmezMn gayreti ile bu çiçeklerin sıva
ve badanası temizlenilmektedir, motifler tamamen çini motiflerin
aynı olduğuna göre Nakkaş İlyas Alinin tezyinatıdır. Yuvarlak ya­
zıların birisinin üstünde (Ahmed Vefik paşa’nın) tertib ettiği, keşfe­
dildi.
Müezzin mahfeli ile mütenazır odacıkların çini üzerine yazılmış
Farsça kitabeleri, (dağlar devrilse, gökler çatlasa iki cihanda bu
âbidenin misli meydana getirilemez)... manalarını ifade ederler. Bu
odacıkların gerek diyarlarında ve gerek tavanında ve pençerelerin-
deki çeşit renkli çinilerin desenleri sanat zevki olanı hayran bıra­
kır (Res. 19). Minareler yenidir, devrinin eserleri değildir. Kapıda­
ki kitabesinden anlaşıldığına göre cami 822 senesi zilhiccesinde -
Aralık 1419 bitmiştir. Yaptıran çelebi Sultan Mehmed, Mimarı Ve­
zir Hacı İvaz paşa, çini ustası Mccnun Mehmed, nakkaşı İlyas Ali
oğlu AH, ustaları da Tebrizlı ustalardır ( kitabelerinde hepsi­
nin atları vardır).
VII/236 - Türbe: Ovadan yeşil çinilerile gözü çeken muhteşem
anıt kabir, 6,60 yüksekliğindeki tek kubbesinin etekleri altında se­
kiz yüzlü ve sıvalı kasnak dıvarlarına ve buradan kurşun ile örtü­
lü dar bir gezinti düzlüğü ile onun üstüne oturtulmuş sivriye yakın
yuvarlaklıkta büyük bir kubbeden ibarettir. Dıştan tek katlı bir
türbe gibi görünmektedir, fakat kubbenin örttüğü sandukanın bu­
lunduğu yüksek salon ile bu salonun altında, basık tonoz kubbeli
— 140 —

mezar dairesi [ 1 ] dikleme kesiminde türbeyi iki katlı göstermek­


tedir. Kuzey kapı geçidi, iki yan yüzü nişleri kabartma çini ile
kaplı mihrapçıkiarı bulunan geçid, çiçekli çinilerin üzerinde dilimli
yarım bir kubbetain oturduğu çini istalaktidlerle yapılmış tezyinat
arasında türbenin kitabesi (No. 103) (Osman oğlu. Orhan oğ, Murad
oğr Bayezid oğ, Snitan Mehmed’in türbesi) olduğu ve 824 H-Mayıs-
1421 bildirmektedir.
Kitabenin altında görülen temiz mermer sövelerin çerçevelediği
ve Tebrizli Ahmed oğlu Hacı Ali’nin şaheseri olan ceviz ağacına
oyulmuş Hendesi parçalarla takılmış olan kapı kanatları açılır,,
içeri girilince iki basamakla çıkılan türbenin zemini ortasında alçak
bir kademe yüksekliğinde, düz tûrkuvaz renginde çinilerden sekiz
köşeli bir sed vardır. Bunun ortasında kabartma ve renkli çiçekler­
le donatılmış çiniden bir taht üzerinde Çelebi Mehmed’in altın yal­
dızlarla yazılmış kitabeti çini sandukası hâkân’a mahsus bir vakar
ile durmaktadır.
Muhteşem lahdin arkasında, kapıdan bakınca o vakara yakışır
bir fon durumunda bulunan zarif mihrap, bir biblo kadar zarif, he­
men kuceklanacak gibi çekici, değeri ölçülemez derecede güzel
sanduka ile bir kül teşkil etmektedir.
Sandukada altlı üstlü ve iki taraflı dört satır çini kitabe (No.104)
Çelebinin merkadı olduğunu ve 824 senesinin cemaziyellevelinde
(Mayıs 1421) vefat ettiğini bildirmektedir. Pençerelerin üzerinde.
Peygamberin sözlerini bildiren yazılar, altında çiçekli göbeklerle
süslenmiş çini kaplama dıvarlar, daha ziyade Selçuk tipinde moza­
ik göbek çinilerle turkuvaz zemine işlenmiş pençere tavanları ve
kapının iç kemeri türbenin içini tamamlamaktadır. (Resim 25)
Heyeti umumiyyesile Türk-Osmanlı teknik ve zevkine göre ya­
pılmış bir eser olmakla beraber türlü yerlerinde Orta Asya ve Sel­
çuk tekniği de gözden kaçmamaktadır [ 2 ].
Bedenin dış yüzü de yeşil çini olmakla beraber değişmeden kal­
dığı sanılan kısmı kapının solundaki ilk cebhe olduğunu yetkililer
bildirmektedirler.

l 1 ] Mezar dairesi : Her lâhdin altı ayrı daireler halindedir.


Kemiklerin çoğu konuluş şekli ile durmaktadır.
[ 2 ] Güzel sanatlar dergisi No. 5 Mimar Macid yazısı Evliya
çelebi seyahatnamesi C. 2 S. 44,
— 141 —

Türbe ve diğer anıtların mimarı Hacı ivaz paşa, Pınarbaşı


mezarlığının doğusundaki hususi makberesinde medfundur. Türbe
kapısı kanadındaki kabartmada yazılı, oymacısı Tebrizli Ahmed
oğlu Hacı AH, Türbe kapısının altındaki ceviz oymada yazılı [1 ],
kalem işçiliği nakkaşı Ali bin İlyas Ali (Mezarı Hisardaki mes­
cidi haziresinde ), Çinici Mehmed Mecnun ( ölümü ve mezarı belli
değil ), ahşap oymacısı Tebrizli Hacı Ahmed oğlu Alidir. Türbenin
inşası Çelebinin ölümünden 40 gün önce bitmiştir [ 2 ].
Türbenin tamiri ilk defa Çelebinin ölümünden 253 sene sonra
(1682) de yapılmış, ikinci tamiri 1769, üçüncüsü 1864 dördüncüsü
1907, Mimar Macidin idaresindeki tamir 1945, en son tamiri Mimar
Saim Ulgen, Celâl ve Reşad idaresinde 1947 de yapılmıştır. Son
tamirde sıvalarla beraber eski nakışların da gittiği zannedilir. Bo­
zulan çiniler yerine Kütahya çinileri konmuştur.
Türbede Çelebi Sultan Mehmed’den başka kitabeli olarak kızı
Selçuk hatunun lahdi vardır. Bu, 848-1444 de Varna’da şehid oian
Karaca paşanın zevcesi olup 1485 de vefat ile buraya gömülmüş
[ 3 ]. Kardeş ve yeğen kavgalarında aracı olarak çalışmış, şehri­
mizde cami ve Nilüfer çayı üzerinde büyük köprü yaptırmış (kita­
besi müzededir. No. 4). Diğer kardeşleri Hafsa, (camisi var), Ayşe
Sitti hatunlar iie diğer kardeşleri Mahmud (1429 vebasında ölmüş)
Yusuf ( Aynı sene ), Mustafa ( 1422 de idam edilmiş ) [ 4 ] Daye
hatun da buradadır. Türbenin dış kapısı önündeki mezarlar arasın­
da Tacüttevarih sahibi Sadettinin babası Haşan Canın mezarı ile
İnşaatçı, plânlar yapan Sadrazam Aziz Ahmed Paşanın zarif mezarı
da buradadır.
Vll/237 - İmaret : Türbenin doğusunda yalnız ayakları ile bir­
kaç kemeri kalmış olan binadır.
VIl/238 - Selâmi tekkesi ve Babazakir: Yeşil türbenin tam ar­
kasında, ahşap bir bina yanında yarısı kırık tuğla minaresi ile kal­
mış bir dergâhtır, avlıda mezarlar da vardır. Selâmi, celveti şeyhidir,

( 1 ] Türk yurdu M. S. 4 S. 198 sene 928 5-199


[ 2 ] Solak zade S. 138
[ 3 ] Âşık Paşa zade S. 221, Tarihi Osmanî encümeni m ecmuuı
C. 15, S. 959
[ 4 ] Güldeste, Gazzi zadenin Hülâsatülvefiyat ve levhaları
— 142 —

1104 H-. 1690 da vefat etmiştir. [ 1 ], biraz yukarda bir çift yaşlı
servinin dibinde bir türbe yerinde kitabesiz taşlı mezar baba Zaki-
re aittir. Bu zat, türbe yerinin hemen altında bir mescid yaptırmış­
tı, şimdi yoktur, bir de zaviyesi varmış. Kendisi Emir sultan hiz­
metinde bulunmuş, 103 yaşında iken Çelebi zamanında vefat etmiş [2].
VII/239 - Devlet hatun türbesi: Yeşil külliyesi altında, sivri
kubbesi kurşun örtülü, uzaktan gfözü çeken heybetli türbe mermer
direkler üzerine oturtulmuş bir kubbedir. Yaptıran Çelebi Meh­
med,dir [ 3 ].
Türbe içinde bir mezar var. Mermer sandukasının kenarlarında
ayetelkürsi yazılıdır. Baş ucu taşındaki beş satır yazıda Devlet
hatun, dördüncüde ve beşincide Bayezid han oğlu Mehmed han’ın
annesi olduğu, ayak ucu taşında 816 senesi (1412) şevvalinde vefat
ettiği bildirilmektedir (Kitabe No. 105). Kendisi Germiyan bey k ı­
zıdır, anası Celâleddin Rumi’nin torunudur.
Türbenin dışında 1151, 1223 H. tarihli mezarlar da vardır (Res
No. 26).
Vll/240 - Meydancık camii; Kesme kefeke taş ile tuğladan ya­
pılmış dıvarların üstünde kurşun örtülü tek kubbeli, küçük bir son
cemaat yeri, sonradan yapıldığı ve üzerinde 1332 tarihi görülen
yüksek minareli, minberli, kitabesiz namaza aç)ktır. Yapısı itibarile
Fatih devri eserlerinin benzeri olan bu camiyi Söle Mehmed paşa
(Kazzas zade) 903 H. 1497 den önce yaptırmıştır [ 4 ).
Camiin batısında, köprü yanında, yol ortasında geçenlere açık
namaz yeri olarak görünen düzlükte çatal duran çinarda eskidir
(Boy 3).
VlI/241 - Bayezid paşa medrese, türbe ve mescidi; Yeşil külli-
yesinin doğusunda, arsa haline gelmiş, mezarlık içinde türbe vazi­
yetinde bir dıvar izi görülür. Büyük bloklar halinde temelleri ya-
pilmiş tamamlanamadan kalmıştır.
Türbe yerinin kuzeyindeki medresesinin doğu odaları ile doğu

[ 1 ] Osmanlı müellifleri S. 83
[ 2 ] Yadigâr-ı Şemsi’nin basılmamış ikinci kısmı. Güldeste S,
237, Sicilli Osmani C. 2. S. 142 Baldırzade S. 28
( 3 ] Usulü mimarii Osmani S. 23
( 4 j Güldeste S. 389
— 143 —

taraftaki divan kalmış diğer kısımları yıkılmıştır. Orası da Ufak


tarzda Çelebi Sultan medresesi tertibinde yapılmak istenmiş. Biraz
aşağıda (Çatal mescid veya Bayezid paşa mescidi) diye anılan ah­
şap, minaresiz, nrinbersiz, kitabesiz, asıl karakterini tamamen kay­
betmiş mescidin yerinde de camii varmış şimdi kadro dışı ve ce­
maat idaresinde namaza açıktır.
Bayezid paşa Enderundan yetişmiş amasya hükümranlığı esna­
sında Çelebi Mehmed’e sadakatla hizmet etmiş. Çelebi müstakil o-
lunca (816 H.) Rumeli beylerbeyi, sonra vezir, bir atalık sadrazam,
825 H. 1421 de şehid olmuştur [ 1 ]. Buradaki eserlerinden başka
şehrimizde Yoğurt hanı (Tahtakale) hanını yaptırmış, oğlu İsa bey
de eser yaptıran bir zattır.
VII/242 - Sevindik mescidi : Bu adı taşıyan mahalle ve sokakta
moloz taşla yapılmış, üstü ahşap ve kiremit, minaresiz, minbersiz,
kitabesiz, kadro dışı, cemaat idaresinde namaza eçık bir mesciddir.
Başçı Hoca Sevindik isminde bir tüccar Fatih devrinde yaptırmış­
tır, 935-1528 de tamir edilmiştir. [2J Bu mahalle en eski mahalleler­
dendir. ( 3 ].
VII/243 - Hoca Taşkın camii : Bayezid Paşa medresesinin kar­
şısında, Karınca derenin karşı tarafındaki kırık minareli kesme
kefeke taş-tuğla ile işlenmiş camidir. Doğu divan yenilenmiş batısı
eskiliğini muhafaza ediyor. Minbersiz ve namaza kapalıdır. Kıble­
sinde bir mezar var Taşkın halife diye anılıyor. Taşında ( Hacı
Hüseyin bin Abdullah sene 98 ?) okunuyor. Camiin imam evi vak­
fiyesinin tarihi 956-1549 dır [ 4 ].
Hoca Taşkın, Sultan önü kasabasındandır. Asrının ulemasından
okumuş, Molla Husreve hizmet etmiş, Tasavvuf erbabından olmuş
ve Emir sultana yakın olan bu mahallede yerleşerek bu mescidi
yaptırmış, va’za başlamış Bayezid zamanında vefat ile mescidi ya­
nına gömülmüştür [ 5 ]. Bahs edilen mezar ona ait ise ismi Hüse-

[ 1 ] Sicilli Osmani C. 2. S. 7, S. 610, Aşık paşa zade 190,


Bursa tarihi kılavuzu S. 179, Kamusu alam S. 1235
[ 2 1 Ar. A/199 S. 235 sene 893, A/34 S. 19 A'4 S. 414
I 3 J Ar. A/40 127 Güldeste 193, Sicilli Osmanî 3-240
I 4 ] Evkaf, defter 5 S. 38, Ar. A/81 S. 8 6 , A/45 S. 6 8
f 5 ] Güldeste S. 193, Baldırzade 130
_ 144 ~

yin, vefatı da 898-1492 olacaktır.


VlI/244 - Şible camii : Yeşil-Emirsultan yolu üzerinde, sade ve
basit camidir, kâgir üstü ve minaresi ahşaptır. Namaza açıktır.
Bu civarda Şeyh Şible’den ve camiinden bahsedildildiğine göre
böyle bir zat tarafından veya adına yapılmıştır, senesi kesin olarak
bilinemiyor. Karınca dere köprüsü kemerli ve eskidir. Yanındaki
çinar nisbeten gençtir (Boy 3)
VIl/245 - Abdürrezzak türbesi ; Köprünün güneyinde, Karama-
zak denen mahallede, basit ve ahşap bir türbedir. İki sene evvel
Eski Eserleri Sevenler kurumunun delâleti ile tamir edildi Yanm ­
daki ev mescidi idi, 896 - 1490 dan önce mevcud görünen
bu mescid şimdi evdir.
Türbenin zemini kısmen 16 cı asır çinileri ile döşelidir. (Cem
sultan türbesi çinilerine benzer.) Dört kabir var, kapı önündekinde
yazılı taş yok, diğerlerinde aynı tip yazı ile yazılmış mermer baş
ucu taşlerı vardır, fakat yazılar sadece şöyîedir:
1 - Merkad-i Yunüs Emre,
2 - Merkad-i Âşık Yunüs,
3 - Merkad-i Abdürrezzak,
Bunlardan başka dıvara dayanmış, aynı yazı iie yazılmış beş
beytlik kitabe taşında, Türkçe ifade ile, b\ı üç zatın türbesinin
1140-1727 de yapıldığı bildirilmektedir (Kitabı- No, 106).
Kitabeden türbenin yapılışı anlaşılıyor, fakat mescid t:ski, anla­
şıldığına göre burada bu üç zata ait makam kabirleri varmış.
Yunüs Emre adına başka yerlerde de türbe var; Isparta-Keçi-
burlu, Eskişehir-Sarıyer ( Bu türbe geçenlerde Eskişehirliler tara­
fından yenilendi). Saruhan Kule-Salihli aralarında.
Yunüs Emre meşhur divan sahibidir, vefatı 843-1439 olduğu
sanılır. Buradaki kabirler de namlarına yapılmış makam kabirleri
olacaktır ( 1 ]. Türbenin önünde de oldukça eski bir çeşme bulun­
maktadır.
VlI/246 - Emir sultan mezarlığı; Caddenin iki tarafını kaplıyan
ve Emirsultan camiine kadar uzanan bu mezarlıkta birçok tarihi

( 1 1 Osmanlı müellifleri C. 1. S. 192 - 193, Zeyl Şakaik li


mecidi S. 81, Yunus Emre Divanı. Edebiyat kitaplarına
bakıla.
- 145 ~

şahısların kabirleri ve o kadar da yaşlı serviler bulunmaktadır,


Mezarlıkları inceliyen arkadaşımız Fahameddin Ulusoy buralardaki
şahısları tanıtacaktır.
VII/247 - Tarihî ç e şm e le r:
A - Emirsultana giderken mezarlık başında, Memiş sokağı ba­
şındaki çeşme 1237 H.- 1821 tarihli olup Ümmû gülsüm tarafından
yaptırılmış (Kitabe No. 107).
B - Biraz ileride solda yüksek, ortası mermer plâkalı, nakışları
zarif, nesih yazılı kitabesi çok güzel bir hattat yazısı, bir tarih ki­
tabesidir, Beşir bin İbrahim isminde bir zatın 1156 H.- 1743 de yap­
tığını ve çeşmeyi yaptıran Beşir’in Hattat kaleminden çıkan bir
yazı olduğu bildiriliyor ki iki türlü kıymet ifade ediyor; biri zarif,
mermer işçiliğinin en güzel modeli, diğeri değerli bir hattatı tanıt­
ması (Kitabe No. 108).
C - Emirsultan cami avhsının batı merdiveni dibinde sağ ta­
raftaki çeşme; ayna taşı mermer, kitabeli bakır bir oluktan mer­
mer dağara daima akan bir suyu var. Kitabede bir zatı âlî tara­
fından, son mısrada “Nuş edib bu ab’dan dil teşne-gân bulsun
sürür,, 1268 H. 1851 tarihinde yapıldığı bildiriliyor (Kitabe No. 109).
D - Merdivenlerin solunda üç gözlü çeşme, suyu mermer dağara
daima ve bol akmakta, üstü nakışlı mermer cepheli büyük bir çeş­
medir. Kitabesinde Beytülharem surresi emini hacı Mustafa zevcesi
Zehra adına Fatma tarafından yapıldığı, senesi 1254 H. 1838 oldu­
ğu bildirilmektedir (Kitabe No. 110).
E • Camiin kıblesinde, hamam sokağı köşesinde kitabeli çeş­
me 1156 da yapılmıştır (Kitabe No. 111).
F • Kıblede cami divan köşesinde aynı tipten kitabeli çeş­
menin yazısında, camii de tamir eden Darüsaade ağasının yaptır­
dığı ve tarihi de 1156 H.- 1743 olduğu bildirilmektedir (Kitabe
No. 112).
VII,248 - Emir sultan camii: Batı merdivenlerden çıkılınca iki
sütun arasında bir kapı, üstünde mermer taşa kabartarak sülüs
yazı ile yazılmış bir ayet, tarihi 1219 H.- 1804, kapıdan girince
geniş bir avlıya varılır. Ortada bir şadırvan, etraf çepeçevre ravak,
güneyde cami, kuzeyde bir takım odalar ve aralarında türbe bu­
lunmaktadır. Ravak ve odalar ahşap, diğerleri kâgirdir: Batı ku­
zey köşede bir iroam odası, yanında cüzhane “cüz okunması için
146 —

ayrılan yer,,, avlının orta hizasında doğusundan bir antreli türbe


Emir sultan türbesidir; giriş odasının doğusunda yine bir imam
odası bulunmaktadır. Türbenin üstü kurşun örtülü tek kubbeli, i-
çinde kapıdan girince Emir Ali, ortada Hazreti Emir, bunun arka­
sında Zevcesi Hundi Fatma sultan, yanlarında, arkasında iki kızı­
nın mezarları bulunmaktadır.
Türbenin avlıya bakan pençeresi üstündeki kitabe (No. 113)
Sultan Abdülâziz’in emri ile 1285 H-1868 de tamir edildiğini bil- •
dirir. Avlının doğuya açılan kapısı dışındaki belâlar ve büyük ke­
mer klâsik kemerdir. Altında Hatice tsfendiyarî’nin Muallimhanesi
yok olmuş taşı müzeye kaldırılmış olan mezarı da orada imiş [ 1 ].
Bu civarda, hatta türbe içinde Molla Güranî mezarıda varmış [ 2 ] .
Avlının güneyindeki
camiin ravakı ahşap
iki yanında iki minar
diblerindeki kayyim o-
daları da ahşaptır ka­
pı üstündeki kitabe
(No. 114) Selim III ün
emri ile 1219 H .-1804
de yeniden yapıldığını
bildirir, içi geniş, sade
tek ve büyük kubbeli­
dir, evvelce çok kubbe-
I li imiş { 3 ] ( PL. 16).
camiin doğusunda vc
güneyinde çinariar var
(Boy 2,3).
VlI/249 - Hamam :
Cami güneyinde müte-
adit kubbeli tek ha­
mamdır. Emir sultanın
zevcesi Hundi sultan
terafından yapttrılmış-
( Y. M imar Bedri Köktenden ) tır. Bugün İşlektir [ 4 ) .

[ 1 ] Vakfiyyesi, [ 2 ] Arşiv A/58 S. 4


[ 3 1 Arşiv B/124 S. 49, f 4 ] Hamamlar
„ 147 —

Batısında yol kenarındaki ev Kasım paşa Cezerî’nin yaptırdığı


medresedir.
Camii Kasım paşa [ 1 ] veya Emir sultanın zevcesi yaptırmış
son şekli 1804 de almıştır. Muvakkithane 1713, Kütüphane 1878 de
olmuş.
Emir sultan:
Şemseddin Mehmed Ali el-Hüseyin el Buhari; Buhara’da doğmuş,
devrinin bilgin, faril, ariflerinin büyüğüdür. Zamanının meşhur ka­
dısı Molla Fenari de kendisini takdir edenlerdendir. Yıldırım’ın kızı
Hundi Hatun ile evlenmesine Molla Fenari delâlet etmiş. İki kızı
ile Seyid Ali isminde bir oğlu olmuş, Oğlu İmralı adasında vefal
etmiş, babasının türbesine getirilmiştir. Emir Sultana ait menkıbe­
ler dillerde ve kitaplarda çoktur, 1429 vebasında vefat etmiştir [2].
Kasım paşa cezeri: Babası Mısırdan gelmiş, Fatihin lütfunu ka­
zanmış, defterdar, sonra vezir Sadrazam olmuş, 1480 de vefat ile
medresesinin dershanesi önüne defııedilmiştir, Divan sahibi bir e-
dip ve bilgindir [ 3 ]
VII ‘250 - Fazlullah paşa mescid ve medresesi: Emir sultanın
altında, Dokuz serviler mevkiindedir. Mescid tuğla ve kesme taşla
yapılmış küçüktür, ev olarak kullanılmaktadır. Yanında mezarlık
izleri var, mezar yok. Dış kapı kuzeyinde bir de türbe izi vardır,
güneydeki medresesi de ev olmuştur. Tahtakaledeki yoğurt hanı
yanındaki dükkânları cami ve medresesinin vakıflarıdır. Vakfiyesi­
nin tarihi 832 H.- 1429 dur. Kendisi o sene ölmüştür [ 4 ].
VlI/251 - Hayriye mescidi: Işıkların altında, kendi adı ile anılan
mıhallede, yol ortasında kalmış çinarın (Boy 3) üstünde moloz
taşla yapılmış, üstü ahşap alelâde bir binadır, minbersiz, cemaat
idaresinde, namaza açıktır. Mahalle 1876 dan sonra kurulmuş ol­
duğuna göre cami de o zaman yapılmış olacaktır.
Vll/252 - Işıklar askeri lisesi: 1845 de Abdülmecid’in gösterdiği
arzu üzerine bazı vilâyetlerde İdadi okulları açılırken şehrimizde

[ 1 ] Güldeste S. 69-87
[ 2 ] Tacûttevarih, Bursa tarihi kılavuzu, 211, solak zade, Bal-
dırzade, Yadigâr-ı Şemsi, Menakıb-i Sultan Emir, Âşık paşa zade,
gülzarı suleha.
[ 3 ] Güldeste 6 6 Baldırzade 61
[ 5 ] Hüseyin Kabataytaki vakfiyesinin aslından
— 148 —

de şimdiki hükümet binaları yerinde bir yerde okul açılmış şimdi­


ki İşıklar lisesinin temel atma töreni 2 Haziran Cuma günü yapıl­
mış, alt kat kâgir üstü ahşap olarak ilk bina yapılmış, Vali Münir
paşanın himmetile üst kat da kâgir olmuş masrafı 1,994,654 kuruş­
tur, açış töreni de yine aynı vali eli ile 10 Haziran 1892 de olmuş­
tur. 1894 de ikinci bina yapılmıştır, 500 talebe alacak duruma gel­
miştir.
1911 de hastahane kısmı yapılmış, İşgal zamanında Yunanlılar
hamam ve dershanenin bir kısmını ahır yapmışlar, istirdattan son­
ra 11/12/1922 de Askeri idadî adı ile tekrar açıldı, Maarif Vekâ­
letine bağlandı 1926 da tekrar Millî müdafaa vekâletine bağlandı
1930 da ikinci binadan bir koridorla geçilecek şekilde tek kat ola­
rak üçüncü dairesi yapılmıştır [ 1 ].
Vll/253 - Pir Emir mahalle ve çeşmeleri: İşıkların arkasında
Ramazan baba dergâhı vardı Zeyniyye tarikatından olduğu halde
Bektaşi olarak gösterilen bu zat 1030 H. 1620 de vefat etmiş. T ek ­
ke [ 2 ] Yeniçeriler kaldırılırken yıkılmıştır.
Daha ilerde Pir emir mahallesi şehrin ucundadır. Mahalleye gi­
rerken ilk çeşmede kitabe yok. Biraz ilerde ikinci çeşmede talik
yazı ile mermere yazılmış sadece “Akçağlayan suyudur sene 1341,,
yazılıdır. Her iki çeşmenin suyu gür ve daima akan, şehrin en iyi
sularındandır. Biraz daha doğuda bir üçüncü çeşme vardır kî mer­
mer kitabesinde bozuk bir nesih ile sadece “Kaplu kaya suyudur
sene 3 ?„ yazılıdır. Bu su da ayni letafettedir.
Vll/254 - Pir Emir camii : Mahallenin kuzey ve alt başında
minaresi kaidesinden, kubbe ve müştemilâtı yıkılmış, kapı, pençe­
releri ile minberi bulunmıyan bir camidir. Önde ravak teşkil eden
bir kısım var, dıvarlar kesme kefeke ve tuğla işçiliği ile Fatih
devri eserlerinden olduğu hissini vermektedir, ravak ve pençere
kemerleri, saçak ve dıvardaki tuğla rozetler, camie bitişik minare­
si ile merdiven başları o devir mimarisi modelidir. Cami birer pen­
çere ile son cemaat yerine açılır, kapının tavanı istalâktidlerle
zarif bir görünüş teşkil ediyor.
■%
Vll/255 - Pir Emir Sultan Mehmed türbesi ; Camiin kapısı kar­
şısında, sekiz yüzlü, üzeri ahşap, dıvariarı cami yapısında, kapısı

[ 1 ] 1312 1324 Hüdavendigâr salnamesi


[ 2 J Yadigâr-ı Şemsi’nin basılmamış kısmından, Güldeste
— 149 —

doğuda, kapı tavanı basit süslü, kapının önü büyük mermer plâka­
larla düzenlenmiş. Ahşap çatı altında bozulmıya yüz tutmuş bir
tavan, tavan altında küçük ve açık dört pençere, bunların arasın­
da aynı şekilde fakat taş ile örülü birer pencere daha var, her
biri büyük tuğlalarla büyük birer kemer altına yapılmış,
bunların altında her yüzde birer büyük pencere daha var, yal­
nız doğuya olanı kapı haline getirilmiş.
İç zemini tuğla ile döşenmiş, ortada tek olarak yapılmış tuğla
kaide üzerine oturtulmuş Pir Emir lahdi bulunmaktadır. Baş ucun­
da yarım metre uzunluğundaki alçı blokta Pir Emir olduğu ve se­
nesi 1279 yazılı. Kitabe yeni yazılmış, türbe eskidir, türbe ile cami
bir devir ve zatın eseridir.
Türbenin doğusunda birtakım mezarlar daha var, birisinde 979
tarihi yazılıdır.
Pir Emir Sultan Mehmed : 900 H. - ( 1495 ) de Buhara’dan
gelmiş, Emir Sultanın akrabasından olduğunü söyliyerek Emir Sul­
tan kürsüsüne geçmek istemiş, o zaman orada Abdürrahman efendi
isminde biri var imiş, aralarında ihtilâf çıkmış, Pir Emirin dostla­
rından Hoca Ali zade “Sedbaşı arkasındaki camii yaptıran kardaş-
lardan biri,, işe karışmış. Pir Emire Musa Baba civarında bir mes­
cid ve bir zaviye yaptırmış. Pir Emir camii bu suretle meynana
gelmiş, Meşhur Mella Yegân oğlu ve Eyyühüm adı ile şöhret bul­
muş olan Yusuf Bali oğlu Ahmed efendi mescide minber koymak
suretile camie çevirmiş ve Pir Emir mezarı üzerine bir kubbe bina
ettirmiştir [ 1 ].
VII/256 Hanzade hamamı : Pir Emir türbesinin altında, bahçelik
arasında kalmış bulunan bu hamam, civarın vaktile bir mamure ol­
duğunu isbat etmektedir. Büyük bir kubbe, yanlarındaki nişler
üzerinde kubbeli, önde de soyunma yeri kubbeleri, kapının karşılı­
ğında, hamamın güneyinde uzun bir tonoz kubbe, külhan olması
hatıra geliyor fakat külhan nişanı yok. İçte soyunma ve soğukluk
yerlerinden sonra, iki yanda zarif işlemeli iki halvet, bunların her
yüzünde ayrı modelde birer rozet,-taşta kabartma,-köşeler mihrap
biçiminde istalaktidlerle kemerlere bağlanmış, büyük kubbe keme­
rinin dıvara bağlanan köşelerinde büyük ölçüde istalaktitler, büyük
kasnak üstündeki kubbe yıkanma yeri, kurna ve halvetler bulun­
maktadır.
[ 1 ] Yazma Şakaiki numamiyye Güldeste S. 86 Arşiv A/20 S.291
~ ISO —

Hamamın diğer adı Hançeri' sultandır. İkinci Bayezid oğlu


Mahmud’un kızı hançerii Fatma Sultan yaptırmıştır. Bunun Kara­
şeyh camii yanında bir medresesi ile Çekirgede bir sarayı ve mes­
cidi varmış, yeri belli değil [ 1 ], Mescidin yerinde Çelikpalasın
sıcak su deposu bulunmaktadır.
Hamamın batı bitişiğinde bir türbe izi vardır, içinde büyük yu­
varlak mezar taşlarından anlaşıldığına göre Hançerii sultanın oğul
ve torunları olan Kasım bey ve ailesi efradının kabirleridir (Kitabe
No. 117), tarihleri 930, 938, 1008 H. dir,
VII/258 - Musa baba camii minaresi : Kasım bey makberesinin
hemen batısında tek kalmış büyük minaredir. Çok zarif işlenmiş,
tuğla işçiliği fevkalâde güzel ve yüksek bir minaredir, dibindt-
kesme kefeke ve tuğla ile yapıldığı anlaşılan cami bugün yoktur.
Minare şehrimizdeki minarelerinin en güzelidir. (Resim 27)
Müderris, kadı, 1538 de Şeyhülislâm olan Abdülkadir Fıstıklı
denen bu yerde Musa baba camiini ve yanına medrese yaptırmış
1548 de ölünce cami yanına gömülmüştür [ 2 ]. Hamamın arkasın­
daki medreseyi (şimdi haraptır) Fatma sultan’m yaptırdığı zanne­
dilir.
Musa baba adı ile anılan zat, Aptal Murad, Mehmed ve Alaca
Hırka ile birlikte Buharadan gelen erenlerdendir, Bursa’nın fethi­
ne iştirak etmişler, Emirsultan civarına yerleşmiş, vefat edince o-
raya gömülmüştür [ 3 ].
VII/259 - Zeyniler Muallimhanesi: Emirsultandan Zeyniler semti­
ne gelince sağda ilk raslanan kümbettir, kubbesi çökmüş, pençere-
yok, yüksek dıvarları kof eke ve tuğladan ve muntazam yapılmış
Fatih devri eserlerinin kümbetleri benzeridir (Resim 27).
VIF260 - Molla Hüsrev medrese ve mezarı: Mezarın bulunduğu
saha Molla Hüsrev’in yaptı.dığı medrese idi, şimdi sadece dıvar
parçaları ve bazı taraflarında temelleri kalmıştır, saha üzüm bağı
haline gelmiştir.
Mezar: demir parmaklıkla çevrili, mermer sandukalı, pek zarif

[ 1 ] Sicilli Osmani C. 1 S. 59 B 24 S. 94, A 78 S. 15


'[ 2 ] Güldeste S. 239, 307, Kamusu âlâm 389 Hadaikulhadailc
S. 33, yadigârı Şemsi 218
f 3 1 Âşık paşa zade tarihi S. 208
— 151 ~

kitabeli taşlan bulunaa mezardır. Baş ucu taşında mezarın Molla


Hösrev’e ait olduğu 8 8 6 H. 1481 de vefat ettiği okunur. (Kitabe
No. 115).
Molla Husrev, Tokat civarındaki Arsak aşiretinden olup yalnız
Türk alemince değil bütün dünyaca, bilhassa İslâm alemince tanın­
mış eserlerin Sahibidir, ikinci sultan Murad, oğlu Mehmed’e salta-
natmı terketti^i zaman Mehmed’in kazaskeri olarak kalmış, son
radan İstanbul kadısı olmuş, Fatih ile beraber Ayasofyadan gider­
ken ehalinin bilgine karşı tezahürlerini görünce padişah “Zamanı­
mızın Ebu hanifesidir,, demiştir (Ebu hanife islâmlığm dört mez­
hebinden birinin kurucusudur, o da Türktür). Fıkıh “İslâm hukuku
uslu, mantık, felsefeye ait eserleri, bilhassa “dürer ve gurer,, atlı
kitapları bütün İslâm bilginleri için ana kitaplardır. Şiirleri ve A-
rapça kasideleri de vardır. Muğber olan Husrev Bursa’ya gelmiş,
1481 de vefat ile medresesinin içine gömülmüştür [ 1 ].
VII/261 - Hayali’nin mezarı : Molla Husrev mezarının altındadır.
Baş ve ayak ucu taşlarında, şahsiyyeti belirtilmekte ve vefat tarihi
875 H. kaydedilmektedir (Kitabe No. 116).
Molla Hayali : Mevlâna Şemseddin Ahmed bin Musa, babası ka­
dı olduğundan tahsilini ondan yapmış, Hızır beyden okumuş, Hoca
zade ile münasebetle bulunmuş, Filibe ve İznik müderrisi, Hicaz’a
îfitmiş, dönünce tekrar müderris olmuş 33 yaşında verat etmiş
ve buraya gömülmüştür. Genç yaşında vefat eden bu bilgin, Türk
İslâm, hatta bütün insanlık alemince tanınmış kelâm “bir çeşit İs­
lâm felsefesi,,, mantık, fıkıh bilginidir. Bir çok eserler yazmıştır [2].
Molla Hayali’nin kabri altında, hemen Zeyniler camiinin batı
dıvarına yakın bir mezar daha vor, baş ucu taşında sadece (Seyyid
Nesimî ruhuna fatiha sene 1187) yazılıdır. Panteist şair Seyyid
nesimi iie münasebeti yoktur, o zannedilmemelidir.
Vll/262 - Kırk kızlar mezarlığı : Camiin batısında servinin de
batısındaki bir kaç kabirdir, şahsiyetleri belli değildir.

[ 1 ] Bursa tarihi kılavuzu S ‘219, Baldırzade, Osmanlı müel­


lifleri C. 1. S. 272-290, Güldeste, İlmiye salnamesi 329 Bir kaytta
Şeyhülislâm iken vefat ile naşı Bursa’ya getirilmiş (Aşık paşa zade
tarihi S. 203 sene 885).
( 2 I Osmanlı müellifleri C. 1 S, ?91, Güldeste S. 271 .Sicilli
n.mn.'ıni C'. 2 S. 3 ] 3
— 152 —

VII/263 - Zeyniler medrese ve te k k e s i: Camiin batısmda, Kırk


kızlar mezarlığma bitişik evin temel ve dıvarları eski bir medrese
veya muhallimhane yeridir. Zeyniler mektebi denmekte imiş. Y o ­
lun altında, binaları yıkılmış, havuzlu sahada da tekke vardı.
Cami yanında bir kaç servi de bulunmaktadır.
VlI/264 - Zeyniler camii : Dört ayak üzerine tonoz kubbeli açık
bir son cemaat yeri, ortada iç kapının iki tarafında ikişer pencere
kapı üstünde kitabe yeri var, kitabe yok, tek kubbe, minareye çı­
kılmak üzere girift bir kapı, pencrre yok, minare kırık, kubbe so-
yulmnş, hey’et umumiyesi ile Murad II devri emirlerinin camileri
plânında Tuğla işçiliğinin güzel bir örneğidir.
Tüccardan Hoca Rüstem, Abdüllâtif Kutsi zaviyesi yanına talibin
için odalar yaptırmış. Hoca Bahşayiş (Acemdir) şeyh için zaviye.
Hoca Ramazan bir meşcid, kazasker Muallimzade Ahmed de bir
takım vazifeler tayin etmiş, camiyi de icad etmiş. Oraya bir çok
fakirler toplanırmış, onların yidirilmeleri için günde 120 kıt’a ni­
met ayrılırmış [ 1 ].
Fatih devrinin ünlü bilginlerinden HIZIR B E G ’in mezarı da ca­
miin kıble diyarına bitişik yerde imiş, şimdi yoktur. [ 2 ].
Bu külliyye Abdüllâtif-i Kutsi adına yapılmıştır. Zeyni tariki
Bursa’da buradan yayılmıştır. Asıl tarikati kuran Zeyneddin-i Hâ-
fîdir, bu zat Horasan’ın Haf kesabasındandır 707 H.1307 de doğmuş­
tur.
Abdüllâtif-i Kutsi Buharadan gelen zatlardandır, uzun seyahat­
lardan sonra Kudüsten gelmiş olduğundan bu unvan verilmiş, Zey-
neddini Hafi-den Zeyniye tarikim almış, Bursa’da yerleşince o ta­
rîki sufi’yi Bursa’da yaymıştır, 856 H. 1452 de vefat edince cami
civarındaki türbeye gömülmüştür [ 3 ].
Camiin kuzeyinde küçük bir kümbet görünür, üstündeki delik­
leri ve ihtiyarların sözlerinden anlaşıldığına göre bekârlar hamamı
imiş.

[ 1 ] Güldeste S. 90-102 Ar. B/124 S. 75 sene 1153 şakaik li


mecidi S. 131
[ 2 ] 2 Teşrinsani 1320 tarihli Bursa gazetesi
[ 3 ] Şakaik, Hadalkül-hadaik S, 91, Güldeste S. 95, Kamusu
nl.-ım Ş. Î090
- ■ 153 —

Pafta VIII
Vlll'266 - Davut Kadı camii : Şimdiki Davut kadı camiinin do­
ğusundaki Dutlu sokak ucunda No. 36 ev asıl camiin bulunduğu
yer idi. Önünde de ufak mezarlığı vardı, şimdi ancak mezarlık
kırıntıları kalmıştır.
Şimdiki Davut Kadı camii : Son cemaat yeri iki oda haline gel­
miş, kâgir, üstü ahşap ve kiremit, kitabe yok, minberi sade, kadro
dışı ve cemaat idaresinde namaza açıktır. Cami önünde genişçe
bir saha var, camiin okulu imiş. Hüdavendigâr mahallesinde Hacı
Emin isminde bir zat 923 H.-1517 de yeniden ve Davut Kadı adına
yaptırmıştır [ 1 ].
Davut efendi ibni Kemal, Karadavud adı ile anılır, meşhur
Bursa kadısıdır. Türlü yerlerde müderrislik etmiş, Bursa kadısı
iken 934 H.-1527 de azledilmiş, sonra Bursa Evkafını teftiş ve tet­
kik ile büyük bir defter vücuda getirmiş, şehrimizde evkaf uzun
müddet onun tesbiti ile muamele görmüş, 943 H. de bu vazifesin­
den ayrılmak istemiş, dileği yerine getirilmemiş, 948 H. - 1541 de
vefat ile yaptırdığı mescid yanına defn edilmiştir.
Bir oğlu Süleyman, müderris olmuş, vefat edince babasının ya­
nına gömülmüş, diğer oğlu Ali de oraya gömülmüş [ 2 }, şimdi iz­
leri bile yoktur.
VIII/267 - Mııaiiimzade hamamı; Şimdiki D ı v u l Kadı camiinin k;ır-
şısında, dökümhane olarak kullanan binadır. Karakterini çok kay­
betmiştir. Muallim zade Ahmed efendi Zeyneddin Hafi mahallesin­
de ve Aksudaki cami okul ve zaviyesine gelir olarak 1572 de yap­
tırmış [ 3 ] Kuzeydeki çeşmenin kemeri, üzerindeki rozetleri pek
zariftir, suyu hamamdan gelir, önünde bir de çinar vardır (Boy 3).
İncirli caddesi bu noktadan değuya uzanır, dışmdaki semtin adı
eskiden Karagüllü imiş Buhara’lı Dürt dede Sinan dede mezarları
oradadır. Halk arasında bu zatlara ait menkıbeler söylenir. Yıldı-
rım’ın adamlarından Ferhad ağa’nın yaptırdığı Ferhadiye medrese-
de «di I 4 I

[ 1 ] Evkaf defter 5 S. 94
[ 2 ] Güldeste S. 293 - 295, Nişancı tarihi S. 99, Baldırzade 41
f 3 J Hamomt.Ti | 1 | «f. ?19, 230 Baldırzade 106, Vcfi-
yatname Sahhaf Süleyman Hahs, biüjlU Ot- 2-Ö4
— 1S4 —

VIll/268 - Hacı Seyfeddin cam ii: Kâgir üstü ahşap, yüksek


minareli, önünde bir müezzin odası bulunan camidir, Kadro dışı
cemaat idaresindedir. 1487 de Hacı Seyfeddin evlâdından Kasım
çelebi marifetile mevlâna Hayreddin tamir ettiğine göre cami çok
eskiden yapılmış oluyor { 1 ], Buralarda o devirin bir su deposu
da var, bu gûıikû deponun o olması mümkündür.
VIII 269 - Çinar: mezarlığın altındaki büyük çinar sayılı ağaç­
lardandır. {Boy 3). Karşısında eski evler var.
VIII/270 - İbni Bezzaz cam ii: Kısmen taş-tuğladan yapılmış, son
cemaat yeri dar, açık, iç kapı Muradiye camiinin benzeridir. Üstün­
de mermere ayetler yazılmış, minareli, kadro içi namaza açıktır.
Yanda mezarlar var. Bu camii Bezzaziye atlı fetva sahibi Hafızuddin
Mehmed ef. yaptırmıştır { 2 ] kendisi 1423 de vefat etmiştir.
VIII/271 - Mücellidi camii : Rasulüzdenin fabrikası yanındaki bu
cami, adî moloz taşla yapılmış, üteri ahşap ve kiremittir. Son ce­
maat yeri geniş bir sofa olup ahşap parmakla çevrilmiş, eski ve
zarif işlenmiş bir tavanı var, kitabesiz, minbersiz cemaat idaresin­
de namaza açıktır. Yaptıranı Kadı Ali çelebidir 1500 [ 3 ].
VIII 272 - İncirli hamamı: Kendi adı ile tanınmış meşhur semtin
biricik hamamıdır.* Ahmed paşa Fenarinin kardeşi olup 1497 de
Bursada vefat eden Alâeddin Ali tarafından yaptırılmış f 4 ], 1945
de Şerif Ardıç eski şekilde onartnııştır, tek olduğundan y.^lnu ka­
dınlara tahsis edilmiştir.
Hamamın arkasında büyük okul da İncirli adını taşır. Ountanlı
devrinin son bina)arındandır.
VIII 273 - Bu civarda H a m / a b e y ıiıescidinden bahsediliyor, şimdi
t;vdir. İncirli tekkesi de ev olmuştur. Bir de Kösec Ömer ismindi;
bir müderris İncirli mahallesinde zaviye, cami, kütüphane yapt)r-
mış, Bu zat Celâli eşkıyası tarafından öldürülmüş, kütüphanesine
gömülmüştür [ 5 ].
VllI 274 - Yıldırım bloku
[ 1 1 Arşiv A/5 S. 303 A 199 26
[ 2 I Güldeste 126
[ 3 ] Arşiv A/199 S. 231 sene 89« H, Ar. A 45 S. 53 sene 958-
1551 A 58 S. 12
I 4 ] Hamamlar
( S I C.iilHççtv S.
- 155

Darûşşifa : Barutluk denen bu büyük ve harap bina, Yıldırım


camii doğusunda, tek kalmış» 14 odalı bir hastahane, timarhane
imiş, 1399 da Yıldırım yaptırmıştır. 1400 de Molla Fenarî vakfiye­
sini yapmış. Yıldırım bu hastahaneye Mısır sultanı Berhuk’tan bir
tabib istemiş o da Şemseddin Sagîr’i yollamış kadrosu, 1 baş
tabib, 3 tabib, 2 eczacı, 2 şerbetçi., dir.
Uzun müddet şehrimizin biricik hastahanesi imiş 1649 da kadro­
sunda 19 müstahdem vardır
Türlü zamanda iş görmüş olan hekimlerine ait epeyce mahkeme
kararı vardır. ( 1 ].
VIII 275 - Yıldırım camii : Şehrimizin en heybetli camiidir. Plân
itibarile Yeşil camiine benzer ( PL. 17 ) (Resim 28). Ravaklar zarif
Y ilO f S . / m (A ^/t
kemerlerle tutturulmuş, cep­
he dıvarındaki pencereler
mermer oymacılığın, yine
mermer kornişli cümle kapısı
üstündeki istalaktitler ile
yanlardaki nişlerin büyük
ve zarifliği eşi bulunmıyan
bir eserdir. Büyük istalak­
titler ve nişler, mihrapçık-
ların taşları arasına yerleş­
tirilmiş olan çini parçalan
sembalik mahiyette damga
ve armalardır. İç plân Yeşil
gibi odalar, cenahlardır.
Dıvarlardaki alçı işleri öl­
mez eserlerdir. Yazılar yeni­
dir. Hey’eti umumiyesi ile
mermer ve granit blok ha­
linde görünen heybetli ca­
miin kitabesi yok, iki mi­
naresinden biri önceden, di­
ğeri de bu kış yıkıldı.
Cami Yıldırım Bayezid
fY. m im ar Bedri Kökten den) No. 17 tarafından yaptırılmış, daire
ve mahkeme işlerinin de içinde görüldüğü anlaşılıyor, yanında Taphane
[ 1 ] Osmanlı tarihi İ. Uzun çarşılı I. S. 286 Arşiv B/5 S. 36,
A/2 41, A/4 150, A/10 229, A/11 317 A 1 7 36, A/18 270 B/133 1
İlâçlar da var A/5 41 gibi
— 156 —

(İstirahat y«rleri) de varmış [ 1 ].


VIFl 276 - Türbe : Camiin karşısındadır ( PL. 18 ). Önde üç
küçük kubbeli ravak, ortada mermer
yıHır-l»
kornişler ortasında sâde kapının üs­
tündeki kitabe ( No. 118 ) Yıldırım
türbesi olduğunu, oğlu Süleyman hân
tarafından 809 H.-1406 de Hüseyin oğlu
Ali’nin yaptığını bildirir. Kabir salo­
nu tek kubbeli ve sadedir. Dıvarlar
klâsik yapıdır Karaman oğlu Yakup
yaktıktan sonra çelebi Mehmed yeni­
lemiştir. Depremden sonra tamir edil­
miş olduğu bellidir. İçinde 1402 de
1 ' i/ ""- , i Akşehirde ölüp Şeyh Mahmud Hayra­
',1
nı türbesine gömülen ve sonradan
buraya getirilen Yıldırım Bayezid, oğ-
(Y, M im ar B ed ri K ö k te n 'd e n ) No. 18 çelebi’den başka Kısım ve di­
ğer iki küçük kabir vardır. Yıldırım’ın lahdi ahşap, üstünde sırma
işlemeli kadife, etrafı pirinç parmaklıkla çevrilidir [ 2 ],
VIlI/277 - Yıldırım medresesi; Türbenin karşısında diğer med­
reselere benzemiyen bir tip, kapı ile dershanenin üstünde yüksek
ve katlı birer kubbe, yanlarda ravakları yıkılmış sadece sıralı kub­
beli 19 oda avlıda bir şey yok, odaların dış pençereleri üstü her
birinde başka şekil tuğla rozet ve başka şekiller orijinal süslerdir.
Medreseyi de Yıldırım Bayezid yaptırmıştır. Medrese dış kapı ö-
nünde tek ve yeni bir mezar vaiılır.
VIlI/278 - Molla Yegân medresesi: Yıldırım medresesinin altın­
da sadece iki sıra odası kalmış, bir şahsın malı olan medresedir.
Arkadaki mezarlıkta Molla Yegân’ın oğullarından birine ait mezar
var, kendisinin mezar taşları müzededir, Molla Yegân adına Kara
İnebey yaptırmıştır [3]. Yıldırım imareti şimdiki okul içinde olacak.
VIIl/279 - Hamam: Camiinin batısında tek ve yüksek kubbesi
ile görülen binadır, karakteri bozulmuş, son zamanlarda sahibi de­
po haline getirmiştir [ 4 ].
[ 1 ] Tacûttevarih 127 Âşık paşa zade, Evliya Çelebi seyahat­
namesi, Neşri-cihannüma Arşiv B/58 S. 57
Kitabesi, Solak zade tarihi 94, Bursa tarihi klavü/u 148
Sayfa 98
Hamamlar Kâtuil Kepeci nj;lıı
— 157 —

Yıldırım, hamamı yaptırdıktan sonra akçağlayan suyunu (üç de­


ğirmen çevirecek kadar bol imiş) büyük kemer ve dıvarlar yaparak
hamama getirmiş, artanı da çeşmeler yaparak mahalleye dağıtmış.
Molla Y e g â n : Aydın Akçe koyunlu nam aşirettendir. Zamanı­
nın bilginlerinden ve bilhassa Molla Fenariden okumuş, hocasının
yerine Manastır medresesine (Hisarda saat kulesi arkasında)ki O r­
han medresesine müderrisi, 832 H. da Molla Fenari yerine Bursa K a ­
dısı olmuş, her şeyi terk ile Hicaza gidip gelmiş, ibadet ile meşgul
iken 878 de vefat ile muallimhanesine defnedilmiştir [ 1 ].
Bu meşhur bilginin oğulları da kendi gibi tanınmış bilginlerdir:
Babasının yanına defnedilen Yusuf Bali zikre değer.
VIII/280 - Selimzade cam ii: Kendi admı taşıyan mahallede ba­
sit minareli, kâgir, üzeri ahşap, mimari kıymeti tayin edilmiyen,
eski bir camidir. Minbersiz, kitabesiz, kadro içi ve namaza açıktır.
Kapı üzerinde 1323 tarihi boya ile yazılıdır.
Cami önünde moloz taşla yapılmış alalade bir türbe vardır,
içinde Selimzade Mehmed Ef. yatmaktadır. Diğer beş mezarla be­
raber hiç birinde kitabe yoktur. Cami 1044, 1277 H. tarihlerinde
esaslı tamir edilmiştir.
Selimzade Mehmed efendi Bursa’da doğmuş, zamanının bilgi­
lerini öğrenmiş, müderris olmuş, sonra terk ile inzivaya çekilmiştir.
1611 de vefat ile yaptırdığı mescidin yanına gömülmüştür. Kimya
ile uğraşarak zengin olduğundan suçlu telekki edilmektedir [ 2 ].
28a - Tatarlar camii : Kâgir, üzeri ahşap, minberli, minareli,
kitabesiz, namaza açıktır. 40-50 sene evvel yapıldığı söyleniyor,
tarihi ve mimari değeri yoktur. Mamatih Tatarlar ismi çok eski­
dir [ 3 1.
Cami hizasında, şosanın karşı tarafında eski bir. çeşme üzerinde
1149 H. tarihi yazılıdır.
Tatarlar köprüsünün altında, dere boyunda eski dıvar izleri var­
dır, 1016 H. 1607 celâli istilâsında Haşan paşanın yaptırdığı ve
şehri çevreleyen dıvarın izi olacal; [ 4 |.

[ 1 J Güldeste S. 253, Şakaik li mecidi, Osmanlı müellifleri C.


2. S. 52
[ 2 1 Arşiv B/58 S. '57, Atik muhasebe defteri Baldırzade S. 33
f 3 1 Arşiv A/199 S. 247, sene 885, A 33 S. 10 sene 913 H.
( 4 1 Arşiv B'217 S. 4-12 seıu> 1017 H.
— 158 —

Şosanın biraz altmda lağda iki oluklu bir çeşme daha vardır
kitabesinde (Şeyh Ali 1284 H ) yazılıdır.
282 - İcIâliyye meacidi: Buz fabrika» hizaıında şosa kenarında
ahşap, bir dükkân bozularak yapılmış yeni bir binadır. Namaza
açıktır.
VIII/283 - ŞOkraniye cam ii: Dua çınarı yanında kâgir, üzeri
ahşap ve kiremit, minareli, minberli, kadro içi ve namaza açık bir
camidir. 40 yıl önce Fabrikatör Osman Efendi yaptırmıştır.
Camiin önünde Dua çınarı adı verilen bir çınar vardır (Boy 2).
Hicaza kara yoldan gidenler buraya kadar uğ^urlanırmış.
VlII/284 - Demirtaş istasyonu : Mudanya-Bursa demir yolunun
son istasyonudur.
VIlI/285 - Hapishane: Osmanlı devrinin en son eserlerindendir,
Yunanlar tarafından bir kısmı yakıldı ve cumhuriyet devrinde modern
bir ıslah ve ceza evi haline getirilmiştir.
VIII/286 - Alûfeli çinar: Bursa’nın en yaşlı ve büyük çınarıdır,
İçine otomobil girebilmektedir.
Bu çınara ait menkıbeler, Yıldırım zamanında dikildiğini ispata
çalışır (Resim 30).
KİTABELER ( 1)

[ 1 ] Kitabelerin bafiaa a*hntn veya istampajınıh f o t o f r a f i D i


koydum, fotoj^raf eksikleri imkânsızlıktandır. Veledyanıç kitabeleri­
nin İstampaji A. Rtxa Y alfin ın ’dır. İlk nunara kitabenin, (S.) işaretli
numara anıdının sayfa Bumarasıdır. Resimlerin çofu Foto Rekor*
Saffetin, altında ( S. S. ) olanlar Erkek san’at entitOsâ mfldflrû
Salih Şevket’indir.
Kitabe arasındaki numaralar kitabenin satırı numarasıdır.
160

Kitabe No. 1. S. 24 Geçit köprüsüne aittir. Taş müzededir.


Mermere, orta nesih harflerle kabartma yazılmıştır (Boy. 120x80),
ifade Türkçedir.
A
1 — Serfrazan-ı dudman-ı âl-i Osman ve padişah-ı zaman es-
sultan ibn-is-sultan, 2-Es-sultan ûl-gazi Abdülhamid Han-i sâni
efendimiz Hazretlerinin saye-i meberratvaye-i cenab-ı şehriyarile-
rinde, 3-Hudavendigâr vilâyet-i çelilesi valisi vezir-i gayret-semir
es-Seyyid Mehmed Nazif Paşa Hazretlerinin nezaret-i mahsusa ve
ikdâmat-i, 4-2atiyyelerüe yirmi dört metro açıklığında ve nîm bir
kavs üzerinde işbu cisr-i cesim bî misal bin üçyüz üç sâl, 5-hicri-
sinin şehr-i rabiul-evvelinde hadd-i hitame îsal olunarak resm-i
küşadı icra ve vali-i müşarün ileyh’in zâde-i ta’ı olarak, 6-inşad
edilen tarih-i manzum dahi işbu vech-i pişgâhe mavzu taş üzerine
mahkûken, 7-ve teberrüken ketb ve imlâ kılındı sâl-i hicri-i arabî
1303. Ketebehu Raşid (ikinci imza okunmıyor).
B
1 — Ömrün efzun
ede Hak Padişeh-i dev­
ranın Cuy-i lütfü ce­
reyan etmede bahr-ü
berde.
2 — İşte ezcümle
bu nev cisr-i cesim-ül-
bünyan- Yapılup oldu
selâmetle mermer her
ferde.
3 — Dedi tarihini
Vali ki Nazif Paşa’dır
- pek metin oldu Geçid
köprüsü Nilüferde.
4 — Sâl-i hicri-i Arabî 1303 ketebehu Raşid

Kitabe No. 2 S. 24 Karacabey yolu kitabesi, taş müzededir


Ortaboy nesil' va7ilrnışhr
(110r75î
1 — Emere bi bina-i haz-et-tarik-il-mübarek, 2-Sultan-ül-azâm
el-Hâkan zıll-u-llah-i 3-Fi-l-âlem es-sultan 4-Murad bin Mehmed
Han edam-Allah-ü saltanatehu fi ta (rih-i), 5*şchr»i "luharrem senç
sit (te) ve erba (ın-e) ve ısm an-t mic
— 161 —

Türkçesi : Bu mübarek yolun yapılmasmı büyü padişah âlemde


Allahın gölgesi, padişah oğlu padişah, padişah Mehmed oğlu Murad
han emretti. Allah padişahlığmı dâim etsin 846 senesi muharrem
ayı. No. 2
Kitabe No. 3 S. 24 Şim­
diki Karacabey yolu kitabe­
sidir. Müze dedir (No. 1197),
Küçük boy tâlil? harflerle
Türkçe yazılmıştır.
1 — Mihalic caddesi (Or­
ta boy sülüs yazıdır), 2-Haz-
r£t-i Abdülhamid Hanın
ulüv-vü himmeti ( milk ),
3-servet-ü-sâmân-ı mülke
açtı yeryer şâhrah, 4-Miha-
liç semtinde yoğiken tarik-ı
muntazam, 5-Sâye-i şâhane-
de inşa eyledi işbu râh,
6-Eyledi ikdam ana vali iken
Mahmud kulu, 7-Hayre dair
hizmetinin ecrinde yoktur
iştiba, 8 - şehinşah-ı me-
rahim iktinah-ı âzamm, 9-
Onır ü icIâl-i hümayunun
füzûn ctsün ilâh 10-Müjdeye
gitti şu tarihimle bir rehber-i Celâl, 11-Bu nıihaliç yolunu yaptı
umûme padişah 1308, 12-Ketebehu İbrahim Hakkı.
Manzumenin şairi, musiki parçalarını dinlediğimiz, şair, Bursa’ya
çok hizmeti olan vali Mahmud Celâleddin paşadır. Bursa ile ilgili
şiirleri eski Nilüfer mecmuasında (No. 45-55) de görülebilir.

Kitabe No. 4. S. 24 Mihraplı köprüsüne aittir.


A
Küçük boy nesih harflerle, kısmen noktalı, Türkçe yazılmıştır.
Taş müzededir (No.2070) (80x120) 1-Fi tarih-i haz-el-cisrii-mubarek
-E n ’am- Allah-ü li sahibetiha ve barek, 2-Hayre Hatun (za’fihi)
Selçük nâm bint Sultan (ya’niküm) sultan, 3-Müstekim olmağa
.sırat üzre Ermeğe ruha ruhla reyhan, 4-Kıldı bu köprüyü buinde
- 162 -

—Hoş geça ta ki âdemü-


hayvan, 5'Sıhhat ol ca-
nedir Cemalî k im -
Kıldı bir derdmend çün
derman, 7-Yetmişti da­
s«#: hi sekizyüz hem- ki
oldu tarih (vaz’ının) ey
cân, 8-Fer bulub bend
geyib Nilüfer Gûya
çeşmeler ki oldu ravan,
9-Kim sanasın ki doğ­
du kavs-i kuzah—yoği-
kcn her gez ebrle bâran.
B
İkinci kitabe de mü­
zededir (No. 2071) (Boy
60x100). Bunun yalnız
son beyti Türkçedir.
1 - Bina-i haz-el-
cisr-il-mübarek el meb-
niyy bi-emr-i hazrat, 2-
meliket-ül-melikât(eşih
hatün) ya’li-is-saadat ve-s-suitan-ül-havatin 3-SeIçuk hatun bint
ül-merhum es -sultan Mehmed Han bin Bayezid han, 4-bin Murad
Han bin OrhanHan bin Osman dâmet iffetüha ve ismetüha, 5-Yet-
mişdi dahi sekiz yüz hem bil ki tarih (ahtemdir) ey can.
İkinci kitabenin Türkçesi; Bu köprü, Osman oğlu, Orhan oğlu,
Murad oğlu, Bayezid oğlu Sultan Mehmed’in kızı, kadınların sultanı
meliklerin meliki, iyilikteri son dereceye ulaşmış olan Selçuk Ha-
tun’un emri ile kuruldu, Allah iffet ve ismetini devam ettirsin.
Bilesin ki bunun bitmesi 870 dedir.
Bu mihraplı köprüyü Çelebi Sultan Mehmed’in kızı Selçuk hjs-
tun’un yaptırdığını bildirir. Manzumelerin şairi Cemali’dir, Bu şair
şehrimizde beş tane kitabe manzumesi söylemiş, hepsinde üç di!
kullanmış (Türkçe, Arapça, Farsça). Şair İkinci Bayezid devrinde
vefat etmiştir [ 1 ].
[ 1 ] Kamus-u âlâm S. 1833, Lâtifi tezkiresi S. 121, Sicilli O s­
mani C, 2. S. 85
— 163 —

i "T V »

Kitabe No. 5 S. 24 Gemlitc yolu kitabesidir. Küçük boy talik harf­


lerle Türkçe yazılmıştır. (Boy 40x230). Taş müzededir (No. 1195).
1 — Ede ömr-ü şevketin memdud ilâ yevm-il-kıyame, 2-Hazrat-
i şah-ı Cihan Abdülaziz Hanın İlâh, 3-Daima (i’) mar-ı mülk ihya-
yi millet etmedir, 4-Niyet-i hayriye-i şahanesi bî iştibah, 5- Eyle-
yüb teşrif akdemce buyurdu lütufla, 6-Bu havalinin dahi ahvaline
medd-i nigâh 7-Kıldı ferman Gemlik’ten tâ Bursa şehrine, 6-Şose
yol inşasını ol şah-ı iskenderpenah 9-Çaker-i dîrinesi Âsim, dedi
tarihini, 10-Şahrah açtı zehi i’mara mülki padişah, 11-sene 1282.
1282-1865 M. de yazılmış olan kitabenin şairi Âsım’dır.
Kitabe No. 6 S. 28 Hüdavendigâr cami kakışı üzerinde, küçük
boy talik yazı ile Türk-
I r ~ __ çe yazılmıştır. ( Boy
60x120 ).
1 — Ziynet bahş-ı
makam-ı akdes-i hılâ-
fet-i seniyye es-sultan
ibn-is-sultan es-sultan,
2-el-gazi Abdülhamid
Han halledallah-ü sal-
tanatahu ilâ âhiridde*
— 164 —

veran efendimiz Hazretleri meâsir, 3-celile-i Hilâfetpehilerine zami-


me olmak üzere ecdad-ı izâm-ı hümarunlarından cennetmekân Hu­
davendigâr, 4-gezi Hazretlerinin işbu camişerifierini tecdiden inşa
buyurmuşlardır. 5-Sene 1322 cemaziyelâhir

Kitabe No. 7 S. 28 Hudavendigâr türbesi kitabesidir. Küçük


boy talik harflerle Türkçe yazılmıştır (Boy 40x70 C,).

1 — Hıdiv gazapîşe Sultan Murad Şeh-i dad-küster Hudavendi­


gâr, 2-Şehid-i mübeşşir bilâ irtiyab Velî menkıbet zıll-i perverdi-
gâr, 3-Bu şah-i melekhaslate ve âdilin -olunca der-i türbesi üstüvar,
4-Dedim gördüğüm birle tarihini --Zehî sakf-ı bab-ı Hudavendigâr 1154.

Kitabe No. 8. S 29 Hudavendiğâr imareti kapısı üstünde, orta


boy nesih harflerle Türkçe yazılmıştır (Boy 70x70)
1 — Eniirülmüminin Halife-i rasui-ülâlemin şevketlû, 2-Kudretlû
gazi Sultan Abdülhamid Hâtı sâni halledallah-ü Hılâfetehu, 3-Ve
saltanatehu efendimiz Hazretlerinin ecdad-ı maâli-i nejad hüma­
yunlarından, 4-Cennetmekân Hudavendigâr gazi hazretlerinin cüm-
le-i meberrat, 5-Senyelerinden olan işbu imareti tecdiden inşa
buyurmuşlardır, 6-Fi 12 Recep sene 1324 Fi 19. Ağustos 1322

Kitabe No. 9 S. 31 kaplıcanın kitabeleri; A-Dış kapı üstünda


mermer taşa ortaboy nesih harflerle Tüıkçe yazılmıştır (Boy 50x80)

1 — Kaplucenin binası ve cümle yer yapıIdı-San gülâb tıyneti


oldu miskilee tahmir. 2-Feyyaz zülmenend-in feyz-i iyanet erdi.
165

İtmame dendi tarih


Kapluce oldu tamir917.
B — içerde, arslan
ağzının üstünde, küçük
boy tâlik harflerle Fars­
ça yazfImış (Boy 25x60)
Zi ^tarih germabe
bişne.»;„, cevab—Hudaya
bidih daima âb ve tâb
T ü rkçesi: Hamamın tarihinden cevat dinle-Ya I^ab daima su ve
kuvvet ver (Ebced esabile tarihi 1086 H. ) dir.

Resim nrtasındöki işorcller B ay at a.-jiroli daın^nsı ve lılsını tayıdır.


Kitabe No. 10 S. 32 Kâmil sokak başındaki biricik çeşmenin
kitabesi. Orta boy nesih harflerle Türkçe yazılmıştır (Boy 40x50).
1 — Sahib-ül hayrat ve-l-hasenat, 2-(Bir kelime kırık) Galib
paşanın, 3-Kerimesi Haşan Fehmi paşanın haremi Feride, 4-Ha-
nımefendi hayratıdır riza-i lillâh içün Haziran 1321

Kitabe No. 11. S. 33 Yeni kaplıcanın halvet kapısı üzerinde


çini, Orta boy nesih harflerle Farsça yazılmıştır ( Boy 40x50 )
Bina-i Rüstem Dara. Türkçesi Rüstem Dara’nın binası (Ebced
hesabile 960 H.

Kitabe N. 12. S. 38 Veliyyeddin oğlu Ahmed paşa’nın türbesi


kapısı üzerinde, küçük boy nesih harflerle Arabça yazıh.aştır (Boy
50x100)
Hazih-i mişkât-ü envar-in limen Addeh-ur-Rahman min memdu-
hih-i, 2-Ferre muradüna min tilk-ed-dar iz kân-e müştak-an ilâ
— 166 —

sübbuhihi, j - K a l- e Ruh-
ûl-Kudûs fi tarihihi:=în-
ne fi-l-cennât-i me’va
ruhihi.
T ü rk çesi: Bu türbe,
Allahın sevdiği bir
şahsiyetin nur yatağı­
dır ki mevlâsına âşık
olduğu için bu âlem-i
fenadan kaçtı. Ruhul-
kudûs tarihi hakkında şu mısraı söyliyor; Inne fi-l-cennati me’va
ruhihi ==cennetlerde ruhuna mesireler hazırlanmıştır. (Ebced hesabile
902 H. olur.

Kitabe No. 13 S. 39 Murad II camii kitabesi. Memer taşa ka­


bartma, orta boy nesih harflerle Arapça yazılmıştır (Boy. 60x103)
1 — Emere bi bina-i
haz-e'.-imaret-iş-şerifet-
il-mübareke sultan-ül-
Arab ve-1 Acem zıllul-
lah-i, 2-fi-l-âlem es-
sultan bin es-sultan es-
sultan Murad bin Meh­
med bin Bayezid Han,
3-HalIed-AlIahü mülke-
hu fi şehr-i Receb sene
semane ve işrine ve
semanemie ve vakaa-I-itmam fi şehr-i muharrem-il-haram sene
selâsin-e ve senamenie.
Türkçesi : Bu şerefli ve mübarek imaretin yapılmasını, Arab ve
Acemin sultanı, Allahın yer yüzünde gölgesi, padişah oğlu padişah
Bayezid han oğlu Mehmed oğlu padişah Murad emretti, Allah mül­
künü daim etsin. Receb ayı sene 828, tamamlanması muhaaremül-
haram ayı sene 830 dadır.

Kitabe No. 14. S. 40 Murad II türbesinin kitabesi. Kapısı üze­


rinde, mermer taşa, kabartma nesih harflerle Arapça yazılmıştır.
(Boy 52x186 C.)
1 — Besmele... Elhamdu Ullâh-il-mütevahhid bi-l-beka’ el-mü-
167 —

m^Sm ■./.

nezzeh-i an-i 2-reval-i ve-l-fena’ ves-salât-ii alâ men erselehu bi-1-


hanifiyycti-l-beyza’ ve âlihi ve sahbihi-I-kiram emma ba’d-ü fekad
inlekale min dari-l-Fcna’i vn-l-gıırur ilâ dari-l-beka ve-s-s ürur. 2-Ve
İtlin menzil-il ina’i vet-terah ilâ mahfel-il-gina’i ve-l-ferah sultan-i se-
lâtin-id-dehr, raalik-i memalik-il berr-i ve-l-bahr sultan-ül-guzzat
vel-tnücahidin melce’-üz-z.uafa’i ve-l-mesakîn fahr-i selâtini âl-i Osman
el- mahsus bi iyanet,3-İl-mclik-li-menn.Tn es sııltan bin es-sultan bin
es-sultan es-sultan Murad bin Mehmed bin Bayezid Han bevve’ehu
-llah-ü teâiâ aiâ kuraf-il-cinan aleyh-i şe'âbib-il-gufran dahvet-ül-
erba’âe gurret-i muharrem-il-haranı sene hamse ve hamsine ve
semanemie.
Türkçesi: Besmele... Ezelî ve ebedî varlıkla muttasıf ve müm­
taz olan Allaha hamd ve sena olsun. Batıl dinlerden uzak, kolay­
lıklar gösteren İslâm dinini beşeriyyete lütf ettiği peygamber e-
fendimize ve onun ehlibetine ve esbabına salât ve selâmlar olsun.
İmdi ; Bu yokluğa mahkûm ve aldatıcı, yorgunluk ve sıkıntı âle­
minden sonu gelmiyen ve sevinçliJerle, dolu olan, zenginlik ve fe­
rah âlemine, zamanların sultanlarının sultanı, diyarların ve kara ve
deniz memlçketlrrinin sahibi, gazi v< mücahitlerin padişahı, zaif
— 168 —

ve biçarelerin sığınağı, Osman oğullarının mabihüliftiharı, lülafkâr


Allahımızın inayeti ile seçilmiş olan padişah oğlu padişah oğlu
padişah Bayezid han oğlu Mehmed oğlu Murad 852 senesi muharremi­
nin ilk çarşamba günü kuşluk vakti güçtü. Allah onu cennetlerinin
cihannümalarına yerleştirsin ve rahmet taneleri de üzerine olsun.

Kitabe No. 15. S. 41 Sultan Mustafa türbesi Kapısı üstünde,


mermer taşa kabartma ve etrafı çiçeklerle süslenmiş kü­
çük boy talik harflerle Türkçe yazılmıştır. Taşın boyu 45x100, ya­
zıların boyu 15x30 C. dir,
1 — Şeh Selim bin Han Süleyman emr edüb^oldu hoş bu ravza
cennetnüma, 2-Dedi tarihin Edayi bendesi~Merkad-i gülzar-i Sultan
Mustafa. (Ebced hesabile 963 H. olur. Şair ( Edayi ) mahlasını
kullanmıştır.

Kitabe No. 16 S. 41 Cem sultan türbesinin kubbesinin iç tepe­


sinde, boya ile Ortaboy nesih harflerle yazılmıştır.
(Sultan Mustafa Rahmetullah).
Kitabe No. 17 S. 41. Sultan Mahmud türbesinin kapısı üzerinde
ahşap, kabartma suretile nesih harflerle Türkçe yazılmıştır (Boy
40x80 C.)
1 — Dar-ı fenadan etti
çü Mehmed Han sefer—T a­
rih geldi mevtine hak rah­
met eylesin 912
Kitabe No. 18 S. 42 Ha-
tuniye türbesi kapısı üstün­
de, mermer taşa kabartarak
orta boy nesih harflerle A-
rapça yazılmıştır. (Boy 50x-
100 C.)
1 — El-hamd-ü lillâh
büniyet haz-ih-it-türbet-il-
münevvere fi eyyam-i mevlâna es-sultan- ûl-â’zam ve-l-Hakan ül-
muazzam es-sultan-ibn-is-sultan Murad bin Mehmed bin Bayezid
Han halledallah, 2-mülkehu bi-emr-i veledi ve kurret-ü-aynihi
semma Rasulullah sallahlahü aleyhi ve sellem es-said-ün-necib es-
sultan Mehmed Çelebi erbat-Al!ah-ü itnab-e sultane devletihi bi-
rvt.nd{^-i]-hnlrıH vc şevvcHc'crkâne İ7zeh<) ü-t vevmü-rnev’ııH üvaüdet-
- 169

ih-il-merhume seyyide-
til-havatin tabet seraba
ve vâfaka-l-firağ fi re-
ceb-il-ferd min şühur*i
sene selâse ve hamsine
ve semanemie (853 H.)
Türkçesi : Allaha
hamdolsun. Efendimiz
büyük sultan ve yüce
Hahan sultan oğlu sultan Murad bin Mehmed bin Bayezid Han za­
manında, Allah mülkünü dâim etsin, Göz bebeği Peygamberin ken­
di adı ile tebcil ettiği, asil necib Sultan Mehmed Çelebi’nin annesi,
kadınların asîli, (Allah makamını güzelleştirsin,) için emri üzerine
bu nurlu türbe yapıldı. Allah o padişahın saltanatını devletine u-
zun zaman köklü temellerle bağlasın, ve izzetininin unsurlarını
va’d olunan güne (kıyamete kadar) kökleştirsin. Türbe binasının
bitmesi 853 senesi aylarından Recep-ül-ferd ayındadır..
Türbe içinde mihrab üzerinde kırmızı boya ve orta boy nesih
harflerle bir ayet ve bir de Hazreti Ali’nin iki sözü yazılıdır.

Kitabe No. 19. S. 43 Azeb bey camii kakışı üzerinde, mermer


taşa kabartma, orta boy nesih harflerile Arapça yazılmış (Boy 40x80).
1 — Em er e bi binai ha-
zel mesc id- il -müb arek sahibüi
-hayrat vel- hasenat mefha-
rül-ümera vel e’kâbir zaim, 2-
İl-cüyuş vel- as âkir Azeh B e g
bin Abdullah ufiye anh fi
evahiri rabiulevvel sene sil-
tine ve semanemi e.
T ü r kç e s i : Bu müba rek
mescidin yapılmasını hayır
ve hasenat sahibi emirlerin
ve büyüklerin iftiharı, ordu­
ların askerlerin ulu kefili, Abdullah oğlu Azeh B e g 860 senesi r a ­
biulevvel sonlarında emretti. Allah taksir atı nı affetsin.

Ki tabe No. 20. S. 43 Azeb bey türbesinin kapısı üstünde, orta


- 170 —

boy nesih harflerle Arapça yazılmıştır. (Boy 40x60).


1 — Emere bi binaid-daril-ahiret-i hazih-il-imarct-i|-şerife, 2*
Mefharûl-ümera’-i vel-ekâbir Azeb Beğ bin, 3-Abdullah li-senet-i
erbea ve hamsine ve semanemie.
Türkçesi : Ahret evini, şu şerefli imaretin yapılmasını, emirlerin
ve büyüklerin iftiharı Abdullah oğlu Azeb bey 854 senesinde em­
retti.

Kitabe No. 21. S. 45 Rom anjai’ın fabrikasının dış dıvarındaki


çeşme taşındadır. Ortaboy nesih harflerle, Türkçe yazılmıştır. (Bo
30x40 C.)
1 — Sahibül-hayrat vel- hasenat, 2-Mihalici es-seyyid el-hac.
Ali, 3-Ağanın hayratıdır sene 1253.

Kitabe No. 22. S. 47 Selimiye camii kapısı üstünde, mermer


taşa kabartma, küçük boy nesih harflerle Türkçe yazılmıştır. (Boy
40x75 C.)
1 Esasen Tırno-
vali hacı Ahmed ibni
Abdulla ( mevali him­
met ), 2-Bin üçyüz oıi'
da bu beyti hudayt ey-
ledi inşa, 3-Zamim-i
hüsnü hayrat olmak ü-
zere mekteb-i irfan, 4-
Dahi te’si» edüb nıa’i
lezizle eyledi ihy«.
________________________________ _ Kitabe No. 23, S.47
Hoca Haşan camii ka­
pısı yanındaki parmak­
lık üzerine asılmış mermer taşa kabartma küçük boy nesih harf­
lerle Arapça yazılmıştır. (Boy 50x120 C.)
1 — Kalennebiyy sallellahu aleyhi ve sellem men bena mesel­
den lillâhi tealâ benallahü lehu beyten fil-cenne 2-Bena sahibül-hay­
rat vel-hasenat Hoca Haşan bin Bir Gayb gaferallah ü lehu fi tarihi
•selâse ve semanine ve tis’amie.
Türkçesi Hazrati Peygamber demiş (bir hadistir). Allah için
bir mescid yapana Allah cennette bir ev yapar. Bu binayı hayır
ve hesand sahibi Dir ijiiyb o^lu Horn Haşan 893 le yaptırdı. Al-
171

lah kendisine rahmet etsin.


B
Hoca Haşan camii haziresinde, camii yaptıran Hoca Hasan’ın
babasının mezar taşında, küçük boy nesih harflerle, baş ucu taşın*
d a : 1-EI-merhum, 2-Bir Gaib, 3-İbn-i Hüseyin.
Ayak ucu taşında: 1-Fi tarihi zilhicce, 2-Sene 989.. Türkçesi:
1-Merhum Hüseyin oğlu Bir Gayib, 2 989 senesinin zilhicce tarihinde.
Mezarlık çeşmesi kitabesi. Nesih harflerle :
1 — Sahibül-hayrat vel-hasenat, 2-Rusçuk muhacirlerinden, Ha­
tice, 3-Hanım 1315
ç
Hoca Haşan mektebi kitabesi, mermer taşa kabartma küçük boy
talik harflerle Türkçedir. Taş müzededir (No. 2937. 35x60 C.)
1 — Kâğıtçı Başı yani said-i cinan mekân-Etsün garik-ı rahmet
anı Rabbi müstean 2-Ebnayi şehre eyledi inşa bu mektebi-mamur-u
ına’rifet ola ta ahıruzzeman. 3-Tarihi tam yazdı ana hame’i Kemal
Atfal irtikasına oldu bu nerdüban 1304, Manzume Kemal isminde
bir şairindir.
Kitabe No. 24. S. 51 Çatal fırındaki Numaniyye tekkesi kapısı
üstünde, mermer taşa kabartma, küçük boy talik harflerle Türkçe
yazılmıştır (Boy 75x100).
1—Veziri â’zam sul­
tan Selim Salis gazi=-~ ce­
nabı âsaf-ı Yusuf Ziya
paşa İsa hu,2-Ki ihyayi
dilü'din eylemektir dai­
ma kasdı—Aziz mısri-
darin olmasında sırri
hikmet şu, 3-Ulüvv-ü
himmet-i asarıdır ma­
nayı hayrunnas—Biri
de işte ezcümle bu zi-
ba tekkei dilcu, 4-Hele
ben bildiğimse g^elme-
miştir bir dahi gelmez
—Rehi ikbal'i tevfik-i
hudadir böyle devletlû,
5-Hemişe mesnedinde ömrü ikbali mezid olsun --Bu ziba tekkede
— 172

virdi zeban oidıikça Allah Hu, 6-Dili pür cevher Tahsin- irşad etti
bu tarih—Bu dergehten yürü kim cayı hakka doğru yoldur bu 1217.
7- Haki pür raaâl Mehmed Sıdkı gufire zünubühu, Şairi Tah­
sin’dir.
Kitabe No 25. S .50 Şehabeddin paşa camii kapısı üstünde, mermer
taşa kabartma, ortaboy nesih harflerle Türkçe yazılmıştır (Boy 60x-
80 C.)
1 — Mehmed çelebi ibn-i Mehmed ki ol Karamani, 2-Bu hob
mescide oldu safayla bâni, 3-Dokuzyüz üç yıla vasi olmuştu tarihi,
4-(Ki) hurrem eyledi bu (huyle) dili cayi.

-Kitabe No. 26 S. 51 Hisar kapı kitabesidir (Taşı müzede 223).


Orta boy nesih harrlerle Arapça yazılmıştır. (Boy 60x120).
1 — Emere bi tec­
didi hazel- babid-da-
ris-sultaniyye es-sul­
tan bin 2-es-sultan
es-sultan Mehmed
bin Bayezid Han
hullide sultanuhu fi
evveli cemaziyessa-
ni.
Yazı çerçevesi dı­
şında, tepede küçük
harflerle (Ihda ve iş­
rine ve semanemie.)
Türkçesi : Bu Sultanlyye kapısının yenilenmesini sultan oğlu
sultan Bayezid oğlu Mehmed Han emretti. Saltanatı daim olsun 821
senesi cemaziyessani.
Kitabe No. 27 S. 53 Osman gazi türbesi kapısı üzerinde mer­
mer taşa kabartma, küçük boy talik harflerle Türkçe yazılmıştır
(Boy 50x120).
1 — Mefharı Osmaniyan Zıllulahi-l-âlemin--Hazrati Abdülâziz
ol padişahı bahr-ü ber, 2-Sayesinde oldu hep mâmurmülkü devleti
=Makdemile bulalı cayı hilâfet zib-ü fer, 3-Ceddi paki hazrati Os­
man Gazi türbesin=kıldı ihya yaptırup ol şahı farukussiyer
Namına yapup nişan kabrine ta’lik eyledi hiç müyesser olmadı
bir şahe bu bâlâ eser 3-Ravzai cennette ya rab ceddi kıldıkça hı-
— 173 —

rjm ^â5^>ö>
rani--ala tahtı saltanat ol şahı zişana makam—Mühmelinden çakeri
Nevres dedi tarihini Türb;i Osman gazi oldu pür nur ser teser.
4-Ketehehu el mevlevi zeki Dsde Sene 1280 (Şair Nevrestir).
B
Osman Gazi mezarı üzerindeki kadifeye sırma ile işlenmiş sü­
lüs yazı, Türkçedir:
1 — Hüvel ha!lâk-ul baki, 2-Matlaı şümus-ü hilâfet melmai en-
varı saltanat cedden ceddadı selâtin-i hümayun unvnı banii yegâ­
ne tahtgâhı şevket ve şan, 3-Es sultan el-gazi ebül-fütuhat vel-me-
gazi Osman Han eskenehu-llah-ü teâlâ bühbuhatel-cinan hazratleri
4-Vilâdet sene 656, Zuhur sene 699, müddeti saltrnat sene 27, müd­
deti ömür sene 69, vefat 726, 5-Nemekahu Abdülfettah ser sikkkenan.
Hattat Addülfettah Aziz ve Abdülhamid devrinin en meşhur
hattatlarındandır.
Kitabe No. 28 S. 55 Şehitler anıdındadır. Kaidede küçük boy
rik’a harflerle Türkçe yazılmıştır.
1 — Burada yatan askerlerin şehid, 2-düştükIeri muharebe öy­
le muazzam, 3-bir zaferle nihayet bulmuştur ki neticesinde, 4-Bur-
sa ikinci defa feth edilmiş ve kadim, 5- Osmanlı hükümeti nihayet
— 174 —

bularak yerine, 6-Hükûmeti cümhurriyemiz (sülüs yazıdır), 7-Tees-


süs etmiştir. Bu şehidler bu eserlerin, 8-Âbidei mefharatidir. Mu­
kaddes ruhlarına faiiha. 9-19 muharrem 1341/11 Eylül 1338.

Kitab:' No. 29 S. 56 Şjhadet camii doğu kapısı üstünde mer­


mer taşta küçük boy nesih harflerle Arapça yazılmış, ortada dört
satır düz, etrafında çepe çevre devam edilmiştir. ( 180x200 c. )
Ortada 1-Besmele..., 2-3 İhlâs
suresi (Kul hülvellah...) tarihi sene
senıaııe ve selâsine ve seb’amine.
(738).
Etraftaki yazılar, yukardan sola;
1-Allahümme-ğfir li-sahibi hazel-
mescid ve hüvel-emir il-kebiril-mu-
azzam el- mücahid ( 2 kelime ) 2
sultanül-guzat gazi bin-il gazi şü-
caud-dünya ved-din (1 kelime). 3-el
âfak yeminül-eyman (?) Orhan bin
Osman edameilahü ömrehu, 'l-Enie-
re (bi-binai hazel) mescidil-mübarek
li rizaillâhi tealâ men bena nıescid-
den benallahü Leh ( . • ) cenne.
Türbesi: Ortada 4 cü satır 738 senesi tnrihinde, yanlarda
1-ya Rabbi sen bu mescidin sahibini mağfirat et. O, büyük ve
azametli Emir, savaşan 2-(..)Gazilerin sultanı, Gazi oğ!u gazi, din
ve dünyanın arslanı (..) 3- (..) Osman oğlu Orhan, Allah ömrünü
uzun etsin 4-(..) Allah rızası için bu mübarek mescidin yapılmasını
emir etti. Mescid yapana Allah Cennette bir (köşk) yapar.

Kitabe No. 30-Kavaklı camii çeşmesinde S. 58 A-Orta boy


nesih harflerle yazılmıştır (Boy 40x40) : Eser Addülaziz el-müfti.
B — Orta boy nesih harflerle Türkçedir (Boy 60x80) 1-Sahibül
-hayrat vel-hasenat, 2-Merhume Nesibe hatun, 3-Ruhiçün iç şifa
olsun 1274.
C — En yeni kitabedir, (Boy 40x50) 1-tşbu hayratın banii 2 -
Sanisi etmekçi Mehmed ağa 1336.

Kitabe No. 31. S. 59 Yerkapı muallimhanesinin kapısı üstünde


yarım daire halinde, iki parça taşta küçük boy nesih harflerle
— 175 -

Türkçe yazılmıştır (Boy 75x100).


1 — Fahr-ul-fuza-
lâ Hoca Yakub kim
( 1 kelime kırık )
ruhla ola mesrur=Bu
hub binayı hoş eyle­
meğe kıldı ah-ı ek-
remin me’mur. 2-Çün
cayı tilâvet oldu
dilkeç ca sa’yi ola şad meşkur^Kabri üzere gezüb Cemalî dedi ki
aleyke beytün mâmur aded 898.

Kitabe No. 32. S. 59 Üftade aralığı köşeşindeki çeşmede küçük


boy talik harflerle mermere Türkçe yazılmıştır (Boy 80x100), 1-Bu
çeşme sa’di dergah-ı Şerifi - seccadenişini veznadar, 2-Şeyh el-hac
Mehmed Cemil efendinin —kerimesi merhume Cemile Sadiye, 3-Fi
Muharremil-haram-Hanımm eseri hayratıdır. Sene 1327. Ketebehu (?).

Kitabe No. 33 S. 59 Sadiye tekkesinin kapısı üstünde mermer


taşa talik harflerle yazılmış.
1—Kutb-i âlem
hazrati Abdülme-
cid Hani huda —
- V ’ eylemiş feyzi ke­
rametle şeh-sahib
zaman 2 - Hâk-i
CT-........ ...... J
payin kesb-i hal-ü
-vecde cevherveş
alub . nuş iderler
% .............. ma’şevkile güruh-i
sa’diyan, 3-Mürşi-
d-i sa’diyye yani şeyh Ali efendi akdem bu cayi neşr-i irşada
mekân, 4-Cezbe-i aşk ile mecnun-i İlâhi olduğun—şöhret zepciri ile
eyledi dehre ayan Eyloyüb hısnı Bursa’da keramet âşikâr, 5-Yaptı
bu dergâhı ol şahinşeh-i kudretnişan Rub’ı meskûn ola çar evtad
o kutb-u şevkete gav.s-ı âzam yaveri olsun o şahın her zaman, 6-
söylcdi Ziver kulu bu cevherin tarihini kıldı inşa tckyei sa’diyeyi
'.alil cihan gurre fi Muharremilharam 12f>2 Manzume şair Zive-
rmdir.
- - 176 —

Kitabe No. 34 S. 59 Yerkapı çeşmesinin yekpare ve süslü


taşında, kflçük boy talik harflerle Türkçe yazılmıştır (Taşm boyu
120x150, kitabesi 40x80 C.)
1 — (Hem) namı zümeradan imameyn aşkına—nuş iden dilteş-
neler bulsun hayat-i cavidan—Barakâllah oldu bir nev çeşme ziba
bu kim=Iülesinden sanasın âbi hayat olmuş ravan 2-Bu mahalle
bir tecelli eylemiş Bari Huda=Suyuna dilteşnedir âlem hususa
hastagân^Şimdi buldu suyunu işte bu cayi muteber "bâisi hayrı
dua olduğuna yoktur (kan) 3-Harfi cevher darile Sadık dedi tarihi
—Eyleye makbulü dergâhı Hudayı müstean. Ebced-Cevheri hesa-
bile 1195 olur. Şair Sadık’tır.

Kitabe No. 35 S. 60 üftade camii kapısı üstünde, mermer taşa,


küçük boy talik harflerle, Türkçe yazılmıştır (Boy 75x120).

Ho. 37

No. 35

1 — Şehinşahı cihan Abdülaziz Hanı Hudavenda- - Hemişe eyle


iclâli müebbetle şerir âra^-Zamam şevketinde serteser âbad olup
âlem - Nice âsarı hayriyyet ( ni ) sar olmaktadır peyda, 2-Cenabı
kutbu devran pir Üftade efandi kim Çeküb bir daire pergâr-ı
himmet ile ol dân â=;dü b nakdinei derci kerâmatın o dem masruf
= b u ziba camii te’sis edüb kılmış idi inşa, 3-Zamanından-beru mâ-_
mur-u âbadan iken âhir-“Harab âfet nâgehzuhur oldu o sertâpa
Bursayı ziyaret kasdile eyleyüb teşrif Harabe gördü bu cay-ı
ferahzayı Rıza paşa, 4-Tevessül eyleyib kalben cenabı Pirden ol
an=lcazet aldığın imarına etmiş idi îmâ 'Nihayet oi 5ipihsâlâr-ı-
- 177 -

devran eyleyüb hmimet—Rasanet ile yaptı ez ser-i nev cami’ vâlâ,


5-Namazı pencgâna ta ki oldukça eda bunda=ola ol daverin reşk
âver-i ikbali hep dünya—Huda ihsan edüb âmâli ma fil*balini yek-
ser—ola her an şahsi şöhret-u şanı cihan peyma, 6-Nemekahu el*
fakir*Saida söyledim tarihi cevherdar tam irin=Bu ziba camii kıldı
Rıza paşa zehi ihya-Mehmed Rif’at 1283. Manzumenin şairi
Said, hattat Mehmed Rif’attır.

Kitabe No, 36. S. 60 Üftade türbesinin kapısı üstünde, 6 plâka­


da, küçük boy talik harflerle Türkçe yazılmıştır. Her taşın boyu
60x75 C. dir. Sağdan sola sıra ile :
1
1 — Hilâfet Abdülmecıd Han cihanbanın, 2-Muizz-i şevket-ü
şân sipihdarı Rıza paşa, 3-Ziyaret kasdına mebni edince Bursa’yı
teşrif, 4-Olub etrab-ı ehl-ullah’a sertâpâ cebinfersa,
2
1 — Gördüğüm kıblegâh-ı ehl-i celvet pir Üftade, 2-Karin-i
inhidam olmuş vâlâ kâbe-tül ulyâ (el kâbei ulya), 3-Esasından edüb
tecdide nakd-ı himmetin masruf, 4-Bu güne celb-i feyzile ola dad
ve (sid) ferma,
3
l — Bu ol kutb-üi-himem gavs-i muazzamdır ki dergâhı, 2-Ma*
hall-i secdedir kerrûbeyane arşdan vâlâ, 3-Bu ol ravnaktıraz Jânei
cud-i- himemdir kim, 4- Eder edna zübabı feyzhemhassıyet uneka,
4
1 — Budur bî şüphe lâ havf-ün aleyhim sırrına mazhar, 2-Ve
lâhüm yahzenün âsan züvvara olur peyda, 3-Eder rühsûd-û kâin
reşte havf-i hüzündür ân, 4-Fakat sıdk-ı hulûs ister bu şah melek
istiğna (Bu iki kıt’a tam kapı üstünde ve bir taştadır).
5
1 — Füyuzatı muhit olsun seraser mânevi suri, 2-Dil-i bâniyi
kim olmuştu akdem bâ ederûsâ, 3 - 0 rütbe hamdenlillâh buldu
rif’at tak vâlâsı, 4-Ulûv-vü kadrine reşk etse lâyık (şayan tarım
miaa).
1 — Bu şevkile sena-han-ı kadim Zaik-ı ahkar, 2-İki tarih se-
bet (Nakş) etti cevahirden dahi âlâ, 3-Yapıldı meşhed-i kutb-i ci­
han Üftade pek dilkeç 1259, 4-Rıza paşa edüp cûd-ü himem sarfile
nev bâlâ 1259
Parantez içinde gösterilen kelimeler Fahameddinde orijinal nus-
- 178 -

hası bulunan Zaik divanından alındı. Şair Zaik'ın vefatı 1269 H. dır.
(Yâdigârı şemsi, basılmamış nüsha Fahameddindedir.

Kitabe No 37. S. 60 Üftade türbesinin batı dıvarında, ortaboy


nesih harflerle Türkçe yazılmıştır (Boy 35x75 c.)
Naki edilecek dedim ana tarih—Göçd (ü) Üftade Burse’nin kut­
bu Sene 988
Kitabe No 38. S, 61 Veleb yaniç cami kapı&ı üstünde,^ memer
taşa küçük boy nesih harflerle Arapça yazılmıştır (Boy 40x70 c,)
. . - , , . . - .............. >A ^ — Ammere haz el-mes-
' cid-il-mubarek-e fi zemen-
is-sultan, 2-Murad bin Meh­
med han halle d-allah-ü mül-
kehu Hacı Mahmud çelebi
bin hacı, 3-Hayreddin bin
Yaniç gafer-Allah-ü lehüm
fi şehri-s-safer, 4-Hatem-
AİIah-ü bi-l-hayr ve-z-zafer
sene erbea ve erbaîn-e ve
semânemie 844
Türkçesi: Bu mübarek
mescidi, Mehmed han oğlu
sultan Murad zamanında, Y a ­
niç oğlu hacı Hayreddin oğlu
hacı Mahmud çelebi îmar
etti. Allah hepsini affetsin
844 senesi safeı* ayında
hayır ve başarı ile bitirtti.
Kitabe No. 39. Veled yaniç camii avlısındaki mezar taşında,
Türkçe yazılmış (Boy 60x120 C).
1 — Küllü nefs-in zaikat-ül-mevet, 2-Cami’ şerif banisi, 3-Me.r-
hum ve el-mağrur, 4-Veled Yaniç hazretleri, S-El-fatiha-senı'- 736.

Kitabe 40. Veled yaniç camii doğu diyarındaki vakfiyye. Mer­


mer taşa, küçük boy nesih harflerle Arapça yazılmıştır (Boy 40x60).
1 - Vakafet el-har Aişe bint-il-Hac Musa fi mahalle İbn-i
Yaniç el-havi, 2-Alâ büyut-in sitte ve sitte âlâf-i dirhem-in ve ay-
yenet tilâvete cüz (ihi) imamen ve meüzzinen 3-li ruhiha min el-
kur-an-ilmuozz.am !i-ru!ıihi fi şıUır-i şâban tarih sfnc tis’amie.
-*■- 179 —

T ü rk çesi: H acı M usa kızı

H acı A yşe, Y a n iç oğlu m a ­

h allesinde altı ev v e altı bin

d irhem vakfetti. B u n lar,

cam ii y ap an ın ruhuna ( ? )

im am ve m üezzin tarafın d an

ku ran d an cü zler oku nm ası

içindir. Bu 900 senesi şaban

ay ın d a old u .

K ita b e N o. 41 S .63 Şeyh

P aşa C am ii k ap ısı ü/erinde

m erm er taşa k ü çü k boy n e­

sih h arflerle istifli çok k a ­

rışık. A ra p ça y azılm ışd ır.

(boy 40x50)

1— E m e r e bi im areti h az-el m escid ve binaihi el-ab d -ü l-m u h taç

ilâ rah m etillâh -i ve gufranihi Şey h paşa Ş eh ab ed d in ; 2-bin B a y e ­

zid fi eyyam i d ev letih i-s-su ltan -il-âzam m evlâ m ü lû k il-arab vel-

ace m m alik, 3 -rik ab il-u m em fatih il-bilad n asıru l-ibad es-su ltan ibn

-is-sultan bin es-su ltan es-su ltan, 4-M u rad han halledallah-ü sulta-

nehu ve evzah a alel-âlem in bü rh an eh u fi ş e v v a l isna ve erbain e vı;

sem an em ie.

T ü rk ç e s i: Bu m escid in im ar

ve binasını, A rap ve acem in hü­

küm d arlarının efendisi ü m m et-

letin sahibi şeh irler fethed en in­

sanlara yardım ed en Su ltan oğlu

Sultan Sultan M urad (A llah sal­

tan atım d aim etsin, alem lere de-

'ilini açık kılsın) Z am an ın d a Al

lahın rah m etin e m u h taç kul olan

B ayezid oğlu şeyh paşa Ş ah a-

bettin em retti. H42 yılı Şev v al

ayı.

K ita b e N o. 42. Â laad din cam ii avlusundaki m ezar taşın d a (B oy

50x120).

1 - H ü v el-H allak -ü l baki, 2 -C e n n e t m ek ân Firdevsi aşiyan, 3-

M *rhu m ve m ağfu ru iı lehu Sultan, 4-A l.îed d in m n tev fllisi, 5- Elh.îc


— 180 —

Osman ağa ruhuna, 6-Rizaenlillâh el-fatiha, 7-Sene 1216 fi 15

Kitabe No. 43. S. 68 Şeyh Şami çeşmesi kitabesi küçük boy


talik harflerle Türkçe yazılmıştır. (Boy 60x60).
1 — Bani-i çeşme ki namı idi Şeyh-uş-Şami, 2-Ruhu paki yine
bu âb ile şadan oldu, 3-Kuruyup hayli zaman hedm ve harap öl-
muşdu, 4-Ehli hayrat anı ihyaya şitâbân oldu, 5-Oldu tarihine mi-
zab kalem cevher riz, 6-Şeyh Şami suyu mecra ve ümran oldu.

Kitabe No. 44 S. 68 Şimşirli dede mezarının baş ucu taşında


küçük boy adî nesih harflerle Türkçe yazılmış (60x120).
1 — Biraderi serhazin Ander ağa kim, 2-Selâhı hâl ile ermiş
(2 kelime) Musaffa, 3-Erişti çünki bin elli (birinde ana ecel), 4-
Yirmi iki muharremde kıldı (azmi bakâ), 5-Dua edüb (5 kelime),
6-Muharremin ola me’vası cennet âlâ (1051 H).

Kitabe No. 45 S. 73 Filibozun mezar taşının baş ucunda ve


iç taraftaki yazı küçük boy nesih harflerle, arapçadır.
1 — Hayreddin bin Filiboz 2-Ettarih fi eva-
hırı şehr, 3-Safer sene erbaa ve erbaine ve se­
manemie, 4-Eddünya mezraatül-ahıre.
Türkçesi Filiboz oğlu Hayreddin, tarihi 844
senesinin sefer ayının sonları, Dünya ahretin
tarlasıdır.
Kitabe No. 46 Koca mu.stafa paşa mezarının
baş ucu taşının İç yüzünde :
1 Sahibüi iıayrat eş-şehid, 2-Kocanıust:afa
paşa.
Yanında süslü taşta oğlunun mezar kitabesi:
1 — Intakal-el-merhum es-said, 2-Mehnıed bey bin Mustafa paşa

Kitabe No. 47 S. 74 Üç kuzlar türbesi güney diyarındaki ta­


mir kitabesi, küçük boy talik harflerle Türkçe yazılmıştır. (Boy
60x120).
1 — Hazrati şahı cihan cem azamet Mahmud han ki cihan
(mülkiyet) adli ile mesrur oldu= sû besü kasrı cihan adille tamir olucak
2-Bendegâni dahi hayr etmeğe mecbur oldu, 3-lşbu dergâhı ki jförmüş
tü harap o müşkin=rçünkü endişesi tamirin»'mahsur oldu sarfı nakdi­
— 181

ne h im m et ile tecidid etti, 4 -S a k fı zibaları bu veçhile pür nur ol-

d u — olsa âvize bu tarih seza g erd û n e^ -d ü r gibi üç kuzlar dergeh i

m â m u r old u . 1235

‘»«»»W' m
ı. . ... ......"' ""' " ....................................................................................

.4 M « M »• I ^ ** “ 1 V *

e * :-,:

K itab e N o. 48. S. 75 A y d e d e d e Z g an os bey oğlu m ezar taşm d a

1-In te k a l-e l-m erh u m -ü l-m a ğ fu r 2 -H a m za bey bin -il-m erh u m Z ğ an os

bey el-m ü tev effa ev v el-i şeh r-i şevval.

K ita b e N o. 49. S. 75 H acı ivaz F a şa m ezar taşın m ay ak u cu n ­

da, O rta b o y girift nesih

h arflerle A ra p ça yazılm ıştır:

1 — H ulâsai n e v ’il-in sa n

e b ü -l-b e ra k â t 2 - M e n b a ’-u l-

h asen at el-h ac ivaz P aşa bin

3-es-sad ru l-k eb ir A h î B a y e ­

zid bin ivaz taba serah ü m

4-v e ceal-el-cen n ete m esv a-

hüm fi ta si’m in şeh r-i zil-

k a ’d e sen et (ül-ad d) isna ve

selâsine ve sem an em ie.

T ü rk çe si : insan n e v ’ir in

özü, b e rek etler bab ası, iyi­

likler k ay n ağ ı, İvaz oğlu

B ü y ü k V ezir A h i B ayezid

o ğlu ivaz p aşa (m ak am ları

g üzel o lsu n ). 9 Z ilk a ’de


— IH'2 - -

(sayılı) sene 832.

B — Y a n ın d a oğlu şair A t a i ’nin m ezar taşın ın ay ak u cu n d a :

1-E l-m u h tac ilâ rah m etillâh-i teâlâ 2-A h i Ç elebi bin H acı Ivaz paşa

3 -T a b e serah ü m a ve ce a le-l-ce n n n e te n ıesvah ü m a, 4 -T e v e ffa fi eva-

hıri m u h arrem -il-h aram . D ış yüzünd e : sene ihda ve erbain e ve

sem an em ie.

T ü rk ç e s i: A llah ın rah m etin e m u h taç olan İvaz paşa oğlu Ahi

Ç elebi, m a k a m la rı güzel olsu n, 841 senesi m u h arrem in d e öld ü .

K ita b e N o. 50 (S. 78) M olla F en ari cam ii ark asın d a tarih çi B a ­

k ırcı oğlu R a ş i d ’in m ezar taşın d a k ü çü k boy talik h arflerle y azıl­

m ıştır 1 -H ü v e-l-h a y y -ü l-b a k i, 2-M erh u m ve m ağ fu r-u n -leh 3 -B a k ır-

eılar k eth ü d ası 4-S ey y id M eh m ed R aşid 5-efen d i ru hiçün 6-E l-fa ti-

ha 7-sen e 1231.

K ita b e N o. 51. (S. 76) K o n e v i cam ii kap ısı ü stü nde m erm er ta ­

şa k a b a rta ra k , orta boy sülü s ve nesih harflerle, bir had isten so n ­

ra T ü rk ç e y azılm ıştır (B o y 70x80).

1 — K ale n n e b i âley-

hisselâm A ccilû bis-

salât-i k a b l e l - f e v t r ■v e

accilû b it-tev b et-i k ab -

lel m ev t, 2 -B u bina it­

m am ın a tarih ziyba

pür sürür secd eg âh -ı

âm ve hassan etti h a ­

tiften sudur 957.

U st ve y an ların a

âdi boya ile yazılm ış

ta m ir k itabesid ir. S a ğ d a

L 'G a y re t 2:tan ıire, 3:

m ü tev elli 4:K .u tbi 5;

s?n e 1273. O rtad e ; im»

A llah e cem il-ü n yalıib-

b ü l-cem al (A llah g ü ­

zeld ir g ü zelliği sev er

S o ld a : 1-G a y ret 2 :G ü -

zar 3:H acı ağ a H ü se­

yin 4 :S en e 1273
- 183 -

Kitabe No. 52. S .79 Maksem camii kapısı üzerinde mermer taşa-
orta boy nesih harfleale Arapça yazılmıştır. (Boy 70x120). l>Kad bena
hazih-il-mescid-il-mübareke fi eyyam-i saltanat-is-sultanül-berreyn ve
hâkanül-bahreyn e»-sultan-ibn>is sultan sultan 2-Mehmed ibn-i Mu­
rad hân halled-Ailah-ü mülkehu ve sultanehu el-abd-ül muhtaç il-
Allah-il melik'il muhyi Yahya ibn-i Yahya Hüseyin eş-şehir bi-
Düstur han 3-Gafer-Allah-ü lehu ve li-vaiideyh fi şehr-i muharrem
-il-haram sene 884 H.

T ü rk çe si: Bu m ü b are k m escid i, karalar sultanı, d en izlerin h ak â-

nı p ad işah oğlu padişah M urad oğlu Sultan M eh m ed (A llah m ü lk ü ­

nü ve sa ltan atım , daim etsin) zam an ın d a, C an lılık veren m ülk s a ­

hibi olan A llah ın rah m etin e m u h taç D üstur H an adı il-; m eşh u r

Y a h y a H üseyin oğlu Y a h y a (A llalı kend isini affetsin) hicretin 884


senesi m u h arrem in d e bina etti.

K itab e N o. 53. S. 81 V eledi H abib cam ii kapısı üstünde m erm er

taşa k a b a rta ra k k ü çü k boy talik harflerle Türkçe yazılm ıştır (Boy

60x90).

1— H ü v e-l-h ay y -ü l-

baki 2 - B a n i ’ in han kâh

tecelligâh-i n ak şı b e n ­

di kutb 3-ül arifin

jfa v s-ü l-v â sılin nahl-i

seyad et ve g ü lbağ -ı

■1-Şerafet lioca H m in

efendi kuddist* sirru-

l'.ııs - s ( r 111 i ' f ü .


184 —

Kitabe No, 54, S. 83 Veziri camii önündeki mezarın Baş ucunda


1—İntekal-el-merhum-ül-mağfur 2-eş-şehid Hamza Bali bin
3-il-Mahmud-ül-Belhi.
Ayak ucunda: 1-El-müteveffa fi evayil-i rabi 2-ul-evvel fi tarihi
sene 3-selâse ve selâsine ve tis’amie hicriyye. Türkçesi : Şehid,
merhum, mağfur Belhli Mahmud oğlu Hamza Bali 933 hicri senesi­
nin Rabiulevvelin başmda öldü.

Kitabe No. 55 S. 84 Başçı İbrahimin mezar taşı, camiinin doğu


bitişiğindedir, küçük boy nesih harflerle arapça yazılmıştır (60x120).
1—Kad intekale min dar 2-il-fena’ilâ dariNbeka Hacı 3-lbra-
him bin Abdullah el-muhtac ilâ rahmetillâh. Ayak ucu taşında 1-
müteveffa fi evasıt 2-min şühur şehri zil-ka’de 3-el-mübarek fi ta­
rihi sene 4-sitte ve tis’ine ve semanemie hicriye. Türkçesi: Allahın
rahmetine muhtaç olan Abdullah oğlu Hacı İbrahim bu sonlu âlem­
den sonsuzluk âlemine 896 hicri senesinin zil’kade ayında göçtü.
Kitabe No. 56 S. 85 Aynı mezarın yanında mezar taşı. 1-El
-mağfur eş-şehid Mehmed Çelebi ibn 2-Hacı İbrahim el muhtaç ilâ.
(Tek kalmış olan taşta bu kadar yazılıdır).

K i t a be No. 57 S. 85 Veli Şem.seddin camii mezarlığındaki me­


zarlardan birinde (Boy 60x120).
1—Hüve ni’mel-gafur 2-Hazratı Emir 3-Hulefa-
smdan 4-Hasan hoca 5-Efendi halifesi 6-Veli Şem­
seddin 7-Hazretlerinin kabridir 8-Rızaen lillah teâla
el-fatiha 9-Sene 875.
Kitabe No. 58 S. 87. Hoca zadenin Emirsultan
mezarlığındaki mezarının ayak ucu taşının dış yü­
zünde; 1-Ustad ehali zamanihi müsellimül-küll 2-fi
evanihi el-mevlâ Muslıhul-millc. 3-Ved-din eş-şehir
bi-Hoca zade, 4-Bevvehullah-ü maannebiyyin ves-sıd
dikin fi gurre Taşın iç yüzünde: l-(Mirsad) illiyyin
teveffa fi bekre 2-yevmel-hBmis es-sani aşer 3-min
şehr-i rabıul-evvel .sene 893.
Türkçesi: Zamanında herkesin âlim bildiği, din ve
milleti İslah eden. Hocazade adı i!e meşhur plan,
Allah onu ahrette peygamberlerle beraber kılsın, a^
ym başı.. Yüksekliklere (ulaşan) 893 senesinin rabi-
ulevvelinin 12 perşembe günü sabahın erken saatin-
- 185 -

ea vefat etti.
Kitabe No. 59 S. 87. Hoca AH zade camii kapısı üstünde mer­
mer taşa kabartma küçük boy nesih harflerle Arapça yazılmıştır
(Boy 50> 74).
Emere bi bina’i hazel-mescid-il-müba-
rek-iş-şerif hasbeten lillâh ve taleben, 2-li-
likaihi-l-kerim yevme lâ yenfau malün ve
lâ benune illâ men eta 3 - Allahe bi kalbin
selim Hoca Ali bin el-hacı Ömer ufiye an-
hüma 4 - fi zaman-is-sultan Murad bin
Mehmed bin Bayezid han sene selâse ve
erbaine ve semanemie. Türkçesi : Bu mü­
barek mescidi şerifin yapılmasını (Allah
nzası için, mal ve evlâdın fayda vermediği
ancak iyi kalp ile gelmenin fayda verdiği gün - kıyamet - Allahına
kavuşmayı istediğinden) Hacı Ömer oğlu Hoca Ali (Allah taksirat-
iatını affetsin) Bayezid oğiu Mehmed oğlu Sultan Murad zama­
nında emretti. Sene 843.

Kitabe No. 60 S. 88. Camiin batısındaki Hoca AHzade mezarının


baş ucu taşının dış yüzü (Boy 6 0 X l20)
1 - İntekale-l-merhum-ül-mağ-
fur-üş-şehid 2 - sahibül-hayrat vel
-hasenat Hoca Ömer bin 3 - Hoca
Ali nevver-Allahü kabrehu. Ayak
ucu taşın dış yüzü: 1 - el-vaki’
fi evahiri şehr 2 - Ramazan-il-
mübarek fi tarih 3 - sene erbea
aşera ve tis’amie hicreti nebe-
v ıyye.

Türkçesi : Merhum ve Mağfur Hoca Ali oğlu Hoca Ömer 914


senesi Ramazanın sonunda g^öçtü.

Kitabe No. 61 S. 88. Hoca ali zade çeşmesinin ayna taşında,


ortaboy nesih harflerle Türkçe yazılmıştır:
1— Hudavendigâr eyaleti müşiri devletlû paşa hazratlerinin hali-
le-i 2-Muhteremeleri iffetlû hanım efendi hazratlerinin fi sebilillâh
hayretidir 1261.
Kitabe No. 62 S. 88. Hoca Ali zade (Atatürk) okulunun cami
— 1H6 -

karşısındaki balkonun üstünde mermer taşa rik’a harflerle Türkçe


yazılmıştır (40x100).
Müdafaai milliyye 1333 Hoca Ali zade vakıf mektebi 1331.

Kitabe No. 63 S. 89. Şeker hoca camiinin kıblesindeki türbenin


pençeresi üstünde mermer taşa kabartma küçük boy nesih harfler­
le türkçe yazılmıştır (Boy 40X50).
1— Binai haz (et-türbet) li-Muham-
med bin Seyyid Ali 2-Fi evail-i zil­
hicce sene 878.. Türkçesi-Bu türbe
binasıSeyid Ali oğlu Mehmed’e aittir.
878 senesi Zilhiccesinin başları.
Kitabe No. 64 S. 91. Hacılar ca­
miinin dış kapısının tepesinde küçük
boy nesih harflerle mermer taşa yazıl­
mış (Boy 40x80).

1 — Fi tarih-i haz-el-m cscid-il-m übarek 2-Ekrem -ül-m uslihin


— 187 —

el-hac Sinan=Serreh-Ullah-û fi civar-ı cinan 3-Kad bena meselden


min indihi=: (..... ) 4-Hateme mebnahü fi semanemie—ba’de seb’ine
ve ihda ve isnan 5-Çün Ebül-Hüseyin seyyid Cemali d ed (i)= zikr-i
cemiI verir ihvan Türkçesi : Bu mübarek mescidin tarihi hakkında :
İyilerin iyisi Hacı Sinan (Allah cennetleri civarında sımsıkı bağlasın)
Allah için mescid bina etti..... 871 - 72 de yapılması bitti. Çünkü
Ebül-Hüseyin Seyid Cemali dedi, Kardaşlar iyi anar. (Şair Cema-
li’nin manzumesidir.)
Kitabe 65 Hacılar camii önündeki çeşmenin ayna taşında kü­
çük boy nesih harflerle Türkçe yazılmıştır: 1 - An ebî Hüreyre
radıyallah-ü tealâ anh kal-enNebiy sallellah-ü aleyh-i ve sellem
2-İza matel-insan inkataa amelühu anh illâ min selâsetin illâ
min sadekatin cariyetin ev ilmin yüntefeu bih ev veledin salihin
yed’u leh sadeka Habibullah. 3 - Şibli zade Ali Efendi ki odur =
menbai cuybar-i hüsn-ü sıfat - - yaptı bir çeşme misli nadide —
reşhası lülesinden katr-ı (benat) = nef’i peyveste tâ be ruz-i kıya-
m ~ hayır cayı himem efdal-i hasenat 4 - Ola makrun-u lütf-u
rahmet-ü hak =- iki âlemde sahib-ül-hayrat = cevherin harfle (bih
beş ve nüh kim) sal-i tarihin eyledim isbat = nuş iden cümle
Hatifi veş (dir) = teşne ahbaba bâd âb-ı hayat 5 - Ketebehu el-
müznib es-seyyid Mehmed Ali el-med’uvv Bakirci zade (Cevheri
ebced hesabile 1118 olur) Şair Hâtifi mahlası kullanmıştır.

Kitabe No. 66 S. 91. Maliye binasının arkasında, Nasuh Paşa


hamamı aralığı başında tekke dıvarının dış yüzünde mermer taşa
küçük boy talik harflerle kabartarak yazılmıştır. (Boy 700 100)

. - 1 — Hıdiv mekrumet
piray âsaf-ray-i cem kud-

t : etti 2-
derya nevali vâye-
i bahş gene bâd âver=(fülk-
' i) mahsul-i berrü-bahr lüt-
' fundan rehin etti 3-Bihişt-
âbad eder himmet desem
gÖ T işte reyb e tm e —ki bu medfen-gehi reşk âver-i huld-i berin
etti 4-(resadır) bazuy-i ikbal ü bahtı hiç gün çekmez—eger tamiri
dünyadır eğer tedbir-i din etti 5-Görüb bu türbe-i kudsi nişanı
— 188

(leb gferhayret)=olup ruhul-emin ahsente gûyan âferin etti 6-dedi


tarih itmamında Nûzhet lâfzan ve ma’nen=duay-ı devletile hatm-i
güftarı piş etti 7-Mehmed nam İzzat menkıbet sadr-ı c i h a n d a n —
bin ikiyûz onunda bu mekânı dilnişin etti.

Kitabe No. 67 S, 91 Atatürk anıdmın kaidesinin üç tarafında


Türkçe ve türk harflerile yazılmıştır.
Doğu yüzünde: 1-11 Eylül
1338, 2-1922, 3-Bursatnın kurtu­
luşu.
Batı yüzü: 1-29 B. Teşrin
1338, 2-1923. 3-Cumhuriyetin ku­
ruluşu.
Kuzey yüzü: 1-Bu aziz hey­
kelin 2-önünde duran Türk 3-
Hürmetle eğil O, 4-Milletini kur­
taran, 5-Cumhuriyeti kuran, 6-
âleme yeni, 7-bir tarih yaratan
8-aziz, 9-Mustafa, 10-Kemal, İ l ­
dir.
Kitabe No. 68 S. 92 Küşteri mezarındaki mermer plâkada, orta
nesih harflerle Türkçe yazılmıştır:
1—Cennet mekân firdev-si âşiyan 2-Sahib hayal Şeyh Mehmed
Küşteri 3-Ruhuna fatiha sene isneteyn ve semanemie 802.
Baş ucu taşında 1-İntekal-el-merhum 2-el-mağfur es-said 3-Meh-
med Ali Çelebi (?) 4-el muhtaç ilâ rahmet-illâh-i tealâ. Ayak ucun­
da: 1-El-müteveffa fi şehr 2-Cemaziyel-ahir 3-fi tarih-i sene 4-Tis’a
aşere ve tis’amie (919):
Kitabe No. 69 S. 94 Sağncı Sungur türbesindeki Esirî Mehmed’e
ait kitabe, müzede No. 2231. Küçük boy talik harflerle Türkçe ya­
zılmıştır (Boy 60x50).
1—Müfti-i deveran fahr-ı razî menkıbetr=:ray muhtaç etmedi bir
fenni asla şarihe 2-Canib-i ukbaya ruh-u paki pervaz eyledi=şem
edüb gülzar-ı Firdevs (brinden) rayih 3-Maverayı zahrına attı bu
fani âlem i=bî tevakkuf azm-i illiyyin olunca lâyiha 4-Rif’ati veş
cümle âlem dediler tarihini“ ola âlâ-yı İrem menzilgehin el-fatiha
1092.
— 189 —

(İkinci kitabe de ayni mahiyettedir. Müzedeki No. 2238).


Köfeciler çarşısındaki çeşme kitabesi, küçük boy talik harflerle
Türkçe yazılmıştır; Hüdavendigâr valisi Ahmed Münir paşanın hay­
ratıdır Sene 1313.
Kitabe No. 70 S. 94 Gazi Timurtaş paşanın türbesindeki mezar
taşında, küçük boy nesih harflerle yazılmıştır. 1-Sultan Yıldırım
Bayezid Han 2-Hazratlerinin vüzeralarında Gazi 3-Timurtaş paşa
kabri şerifidir 805.
Ulucami kitabeleri No. 71 S, 100. Minber kapısı üstünde ahşap,
kabatma, ortaboy nesih harflerle Arapçadı- ('^Sk HO).

Mimma amele-bi-resmis-sultan-il-muazzam Bayezid bin Murad


Han bi-tarih-i sene isneyn ve semanemie. Türkçesi-Büyük padişah
Murad Han oğlu Yıldırım’ın emr ve tensibi ile yapılmt ; f Sene 802.

72: Müezzin mahfelinin merdiveni altında, dıvara i boya ile,


küçük boy nesih harflerle Türkçe yazılmıştır,
1—Emri Hakla (...) Mustafa çün=tevliyet emrine oldu me’mur
= c a n ile sa’y edüb ol ehl-i safa—etti bu mahfele sarf-ı makdur,
2-Çün bu mahfeli ziyba etti-=;rabmeti Hak ile olsun me’cur —dedi
itmamına Rahmi tarih~oldu ol mahfel dilkeş ma’mur.
Ebced hesabile 956 H1 olur. Şair Rahmi’dir.
Taş kürsünün kitabesi, küçük boy talik harflerledir (40;:80).
1 - Desem muayyende Arş esâ sezadır, 2 - Ne ra’na kürsi dilkeş
- l‘)() -

ed ad ır 1231.
7 4 — S u ltan M a h m u d ’un levh ası bir ây ettir. S o n u n d a 'k i im za şu ­

dur : K e te b e h u M ah m u d bin H am id H an .

75 — B a tı m inarenin d ışın d a, k ü tü k te, O rta b o y sülü s h arflerile,

A ra p ça d ır (60 100).

E m e re bi im areti h azih -il-m in aret

is-sultan ibn-is-sultan B ayezid H an bin

M u rad H an.

Türkçesi : Bu minarenin yapılma­


sını sultan oğlu sultan Murad oğlu Bayezid Han emretti.

76 — Avlının ortasındaki şadırvan dıvarlarında Talik yazı ile


mermer taşa yazılmıştır : Batı yüzünde sülüs yazı ile: Hüda­
vendigâr vilâyeti valisi Ahmed Münir Paşanın hayratıdır. Güney
yüzünde : 1 - Hazreti Abdülhamide celb için hayr-ı düa = Ulucami
havlısında tarhına ettim kıyam 2 - Hasbeten lillâh Münir bu çeş­
menin tarihi = geldiler kırklar dediler kâne miskiyyül - hitâm
1313, Doğu vüzünde 1 - Bu çeşme suyunun daimiyyül - cereyan
olması arzusile sahibi hayrat tarafından ittihaz kılınan 2 - tedbir
ledel - iktiza müracaat olunmak üzere Bursa Mahkemei şeriyyesine
tescil ettirilmiştir.
77 — Musallâ taşlan civarındaki mezarın baş ucu taşının iç
yüzü : 1 - Hacı Iva (?) bin Ha 2 - cı beg bin Arslan 3 - tabe sera­
hüma ve ceale 3 - 1 - cennete me’vahüma.
Ayak ucu taşın iç yüzü : 1 - Min tarihil - hicriyye 2 - el - Mus-
tafaviyye fi 3 - evail-i zil-hicce sene 4 - selâse ve erbaine ve se­
manemie.
78 Eski-
T7 den d oğu kapı

ö n ü n d e bulunan

H ondi H atun

m e d r e s esinin

m ü zed eki k ita­

besi. ortaboy

nesih h arflerle

son beyti T ü rk -

çt-dir. 1 - i'ÇcncI
- 191 _

Karaca beg dil-i hatun-i Hondii enam — Hoş hub... ma’mur 2 - Sa-
hibül-hayrat ihsanen bina = kad bena haza hüden min Rabbina
3 — Ki in bina ez bihr-i kur’an handen = beyt ma’murest keşf
(. .) Rabbina 4 - Bes Cemali kıldı tarihin cemiI = kim dedi han­
dan olub hurrem bina 893
Manzume Cemali’nindir.

Kitabe No. 79 S. 102-0rhan camii kapısı üstünde mermer taşa


küçük boy nesih harflerle Arapça yazılmıştır (Boy 50x50).

1— Emere bi hazihil-
imaretiş-şerife 2-Sulta-
nül-guzzat vel-mücahi-
din Orhan beybin3-Os-
man bey tâbe serahüma-fi
sene erbaine veseb’amie
ve haraka veled-i 4-Ka-
raman sümme emere-n
-nâzıra ve hüvel-vezir-
ül-ekber Bayezid paşa
bi-işaret 5-is-sultan
bin-is Sultan Mehmed
bin Bayezid Han hul­
lide sultanühu fi seneti
işrine ve semanemie
1 ürkçesi : Bu şerefli imaretin yapılmasını, Gazilerin ve savaşan­
ların sultanı Osman bey oğlu Orhan bey emretti, (makamları gü-
zeleşsin) sene 740 ve Karaman oğlu yaktı sonra 820 de Padişah
oğlu padişah Bayezid oğlu Mehmed (Allah saltanatını daim
etsin) in işaretile büyük vezir nâzır Bayezid paşa 820 senesinde
tamirini emretti.

Kitabe No. 80 S. 105 - Şerafeddin paşa camii avlısındaki me­


zarın baş ucu taşında nesih harfle 1-Hüvel-hallâkul-bakî 2-Sahibül
-hayrat 3-vel-hasenat merhum 4-vel-mağfur Şerafeddin 5-Paşa haz-
ratlerinın 6-ruhu şerifi için 7-fatiha 1312.
Yanındaki çeşmenin ayna taşında, mermere küçük boy talik
harflerle : 1-17 muharremül-haram 1335 (Bir ayet) 14 teşrinsani
1916. 2-TuzpazarınHa tücrardan merhum Ahmed Faik efendinin
hayradıtır.
— 192 -

Kitabe No. 81 S, 110 - Yiğit köhne camii avlısında mezarın


ayak ucu taşı, iç yüzü (60x120).
1— ve eskenehu fi feradisil-cinan
2-Hacı Ali bin bir mengi eş-şehir bi
ibn-i Yiğit 3-fi evasıtı şevval sene
selâse ve hamsine ve semenemie. Tûrk-
çesi: Allah onu cennetlerinin bahçe­
lerinde iskân etsin. Yiğit oğlu adı ile
meşhur Hacı Ali, 853 senesi şevval
ayı ortalan,
Kitabe No. 82 S. 112 - Demirtaş ca­
mii batı divan bitişiğinde paşanın
mezar taşı, Ayak ucu dış yüzü : Ha­
za kabrü’ merbum 2-es-saidiş şehid melikül-ümara Timurtaş 4-bin
Ali bey. îç yüzü: 1-Teveffa fi şehri ramazan 2-el-muazzam li seneti sit­
te 3- ve semanemie hicrîyye.
Türkçesi: Bu kabir merhum said, şehid, emirlerin meliki, Ali bey
oğlu demirtaşındır. Hicri 806 senesi ramazanında öldü.
Bu mezarın yanıbaşındaki oğlu Ali Beyin ayak ucu taşının iç
yüzünde 3 - Ali bin Timurtaş Bey. Dış yüzünde 2 - teveffa fi şehri
rabi’ 3 - ul-âhir min şühur-i sene 4 - ihda ve selâsine ve seman-
mie (831).
Bu mezarın güneyinde Timurtaş oğlu Oruç Beyin kızı Efleme
hatunun taşında 3 - Efleme Hatun bint Oruç Bey.

Kitahe No. 83 S. 113 - Abdal türbesi kapısı üstünde mermer


t a hafif kabartma orta boy sülüs yazı ile çok ;çirift yazılmıştır.
Arapçadır (50X80).

Emere hazel-binai Sultan Murad bin MchmcH Han lıalledallahii


— 193 —

sultanehu ve eyyede memleketehu fi evahıri cemaziyel-ûlâ sene er­


bea hamsine ve semanemie. Türkçesi : Bu binanın yapılmasını
Mehmed Han oğlu Sultan Murad 854 senesinde emretti.
Kitabe No. 84 S. 113 - Türbenin doğu bitişiğindeki çeşmenin
mermer taşa kabartma, küçük boy ne&ih harflerle yazılmış kitabesi
(45X75). Şeyhülislâm Abdüİâziz’indir.
1-Şeyhul-islâm Azi-
z-i âlem — etti ma’mur
nice vir. ? - Çok
eser etti Hi,« ede ka­
bul = hayırda- kalacak
çün insana 3 - Kıldı
bu âbı ravan hem (ke-
nıerta) teşneler nuş
ede kana kana 4-Hatif-i
Gayb dedi tarihin—
nuş-i can olsun içen
atşane (Tnrih 1061 olur.)
Kil.ıbc No. 85 S. 115 - Tayak.ıHuı cnmü kapısı üstünde tabla
ü/.erinc boya ile, küı^ük boy taliS yazı, Türkçe yazılmıştır (25^ ^110).
1 ; Hakikat scyyid (Isınailin) ey dil=-cihanda nik namı oldu şeyi’
Daye Hatunu yaptı etti tecdit n|ub=:ecr-i sevab mertebe (tabi’ ?)
2 - Güzel cayi ibadet etti bünyad = olub can-ı gönülden hayre
lami’ dedim tarihin ey nisari = ola a’lâ makam ve hub cami’
1062. Şairi Nisari’dir.
Kitabe No. 86 S. 115 - Hacı Menteş t -zarlarında, ayni tip
orta boy sülüs yazı ile. Birinci taşta : 3 tekal-el-merhum Hü­
seyin 4 - bin Bekir, Ayak ucunda : 1 - fi evasıtı şehr 2 - Rabiul-
;'ıbir fi tarih 3 - sene 893. Diğerinde 2 - el - merhum Mehmed
Çelebi. Ayak taşında 1 - Saferül-muzaffer 2 - Fi şehr 983.
Kitabe No. 87 S. 116 -
K i r em il çi camiinin ma h fe-
linde asılı levha, küçük boy
talik harfle kâ ğı da yazılmış
( 2 0 X 4 0 1 - Bu ziyba m a ’-
bedi Razi gör ünce söyledi
tarih 2 - Sinan beg camiini
mir mirza yaptı mirane.
Altta çok UTk^ü k t.Tİik
- 194 -

harflerle 1 - Bir düşürdüm Razıya âbadıntn tarihin; 2 • Bârak •


Allah ne lâtif bu cami Cennet safa 1218. Solda : 1 - Kelâm âciz
2 - Seyyid 3 • İbrahim Razi 4 - Sarımcı zade 5 - Bursavi. Man­
zumenin şairi İbrahim Razi’dir. Mihrabın tepesinde eski bir yazıda
(Tarihi te’sis 939) yazıhdır.
Kitabe A. S. 118 - Yeni Bezzaz camii tamir levhasıdır. Ayni
tiptir (40X60) 1 - Sahibül-hayrat semma şir merdan Huda -- ân
veli ki nam-ı o mevlâ be tak-ı arş nuşt 2 - Vâkıf-ı sani dedi o!
gören bu ma’bedi = etti ma’mur oldu cennette kusur-u sim heşt
3 - aşık-ı nur-u Hudaveş suhte dil olmuş iken — mazhar-ı ismi
cemalile yine oldu bihişt 4 - Anda sündüs verilir bir burya bast
eylesen ^ der k: mevlâda birdir olsa hayrı hub ve zişt 5 - Iffeta
dürdane tarih söyledim tamirine — Yeni Bezzaz camii ziynette
hem sim bihişt. Nemekahu el*fakir seyid Mehmed Raşid gufire leh
sene 1220. (Son mısra Cevheri hesapla 1218 tarihini verir).

Kitabe No. 88 S . 1 2 0 - İsmail Hakkı tekkesinin kapısı ü s t ü t ü n d c


tahtaya boya Üe küçük boy talik harflerle yazılmış (40X100)-

1 - Kale İsmail Hak­


kı el-münzevi fi ma­
kamı saükûh kud hüdu
= calyetiyyül-intisab
fit-tarik = ekberiyyûş
-şercfnıen erşidu 2 -
Veffak - Allah-ül-kerimüi-müstearı — min yediy kad karne haze’-
meşhed = bel hüv-el-faal lâ fih şerik -=r vahhidu İlahe tealâ
vahhidu 3 - Ve-falül-hayre reca lil-felâh = vcz-kürullahe kesiren
tehtedu eyyühes-sufiyye ehlüssafa = ın eredtümiktiranen fes-
cüdu 4 - bi kalemil-fakir seyyid Asım =- kale lit-tarih banih-il-
fakir =1 temme beytullah sallû va’büdu -- zilhicce sene 1135. Man-
zu.Tienin şairi tekkeyi yaptıran İsmail Hakkı merhumdur. Hattat
Asım’dır . Tesavvufi olan kitabenin tvrcümesi dejil tefsiri yşpıl-
malıdır.
89- Mezar taşında, nesih harflerle 1 - Kutbu zemane şeyh İsmail
Hakkı bu kim 2 - Erişdi ilmi zahir vc batında hakka gayete 3 -
oldu bihişte tâir kudsi ruhu ber^eşan 4 - Müsterşidiuun eyledi uf-
tade hâki firkate 5-Tahrir ettim Hadiya tarih-i sal-i rihletin 6-Hak
hak dedi azm eyledi Hakki efendi cennete Sette 11.37.
195 —

Kitabe 90 - İsmail Hakkı çeşmesinin ayna taşında talik harfler­


le {45^ \80) I-Kale mecrel-mai Hakkı fis-sebıl 2-lıazihi aynûn li ma-
is-selsebil 1135 3-pişgâh-ı ma’bed ruşende bu 4-su çemenzar-ı sa-
fanın zeynidir 5-nuş iden dilteşneler dir Hakkıya 6 ■■ çeşmei âb-ı
hayatın aynıdır 1135 (şairi yine İsmail Hakkı merhumdur.

Kitabe No, 91 S. 126 - Bat pazarı çeşmesinin doğu kitabesi,


mermere küçük talik harflerle (50X100) El - hamdü lillâh alet -
tamam I - Hem nam pak Murtaza üstüde ahlâk - ü atâ = şibli e-
fendi zade kim ayn - ı uyun - u asdıka 2 - Hemvare tab’ı mün-
cezib âsar berre şöyle kim = etti meyam - ı şehirde hayır güzin
icra ma’ 3 - bu vaz’ı zeminde kim el - hak suya muhtaç idi — et­
ti hulûs - ü sıdkile bir çeşme bünyad ü - bina 4 - ol sahibi hay­
rat Ali Şibli zade == cuyi himem akıttı bu bünyad celiden 5 - tari­
hi necib oldu oku su gibi ma’âl ~ iç ruhu hüsn - ü aşka bu ayni
Aliden 6 - teşnegâni âbı cudile seyrab eyledi -= kim semma hazra-
tı dainadı Fahri kâinat 7 - Feyziya atşane işrab eyledim tarihini
ayni Şibli zadeden gel içelim ma’el - hayat 1173
Kuzey kitabesi: Ve musalliyen alen - nebiyyit - tehami 1 - Bu
hayri pak - ü bî bedel tevfik - ı baridir hele * herkes muvaffak
— 196 —

olmadı bu hayre bâ - emr - i Huda 2 - 0 1 çeşme zübeydeden rey-


yan olunca atşegân = ihsan ede mevlâ ana ecri cezil dare beka
3 - Nuş eyleyenler âbını tarihî söyler aziz ~ ma’i hayat iç çeşme­
den banisine eyle düa 1273

9}

Kitabe No. 92 S. 126 - Ahmed Dai camii kapısı üstünde mer­


mer taşa küçük nesih harflerle Arapça yazılmıştır (35X70).
llk satırlar (İnnema ya’mürü. aye-
tidir)
4 — Ammere hazel - mescidil -
mübarek Yahşi bey bin Hızır el - E-
dincikî 5 - fi şehri muharrem - il -
haram sene sitte ve seb’ine ve sema­
nemie. Türkçesi: Bu mübarek mescidi
Edincikli Hızır oğlu Yahşi bey 876
muharreminde, yaptırdı.

Kitabe 93 S. 127 - Kayan camii


avlısındaki mezar taşında, büyük boy
nesih harflerle Araipça (60X120) I -
İntekal - el merhum el - mağ^fur 2 - es - said eş - şehid el - hac
Mehmed bin 3-el-merhum Hac Musa bin Kayıran, (resim S. 192 dedir)
Camiin mihrabı yanında asılı tamir levhası, küçük boy talik
yazılmış (70)<^80) I - Kayhan camii yanmış idi bundan evvel = a-
rasası kalmış idi hâlî hayli zaman 2 - etti inşasına bir abdi Halili
sebep — lutfuna mazhar edip hazrati Rabbi Mennan 3 * Sarfı him­
met ederek böyl« eser etti — namın ibka bu ^üzer^âhta beynel -
— 197 —

akran 4 - Ömrün efzun kılup himmet-i sa’yin msşkûr — eylesün


böylece nice hayre muvaffak yezdan 5 - bil - bedahe dedi bu gü­
ne Beha tarihin -- yaptı bu mescidi hemnam Halilürrahman.
Altta küçük talik harflerle: Kara Hisar sahib ehalisi eşrafından
olup asakiri şâhane kol ağalığından müteikad rif’atlû el-hac Halil
efendinin 2-müceddeden ihyasına muvaffak oldukları Kayan cami’
şerfine Baba efendi zade reşadetlû el-hac Bahaüddin efendinin 3-
teberrüken söyledikleri tarihtir. Ketebehu el-fakir Eşref zade es-
seyyid Ali Sırrı gufire lehüma sene 1290. Bu günkü camii yaptı­
ran Halil, manzumenin şairi Bahaüddin (Muhiddin Baha’nın baba­
sıdır) hattat Ali sırrıdır.
Kitabe No. 94 S. 127 Selçuk Hatun camiinin kapısı üstünde,
mermer taşa kabartma, orta boy nesih harflerle Arapv-ı yazılmış­
tır 35; 80).
1—Emeret bi imareti hazih-
ilmecidiş-şerif Selçuk Hatun bint
-is-sultan ibn-is-sultan 2-es-sul-
tan Mehmed bin Bayezid Gazi
han haliedallahü memleketehu
ve ehbede devletehu ve şev-
ketehu fi âhırı 3-şehri ramaza-
nil-muazzam hicretihin-nebiv a-
leyhis-salâtü ves-selâm min şühuri seneti erbea ve hamsine ve sema­
nemie Türkçesi: Bu şerefli mescidin yapılmasını padişah oğlu padişah
sultan Bayezid Gazi oğlu sultan Mehmed (Allah memleketini daim,
devlet ve şevketini ebedi etsin) kızı Selçuk hatun 854 hicri yılı
ramazan ayında emretti
Kitabe No. 95 S. 128. Bedreddin camii kapısı üstünde ayni tip
yazıdır. (30 75).
1—Emeret bi pinai hazel -
mescidi Hafsa Hatun bint sultan
Mehmed bin Bayezid Han Gazi
fi eyyami devletihi Sultan Murad
bin Bayezid Han 2-Hailedallahü
memleketehu ve ayyede devle­
tehu müftetihan min evaili şehri
-1-Muharrem fi âm-i seb’a ve
* - 198 —

erbaine ve semanemie ve müntahtimen min receb fi âm-i seb’a ve


erbaine ve semanemie. Türkçesi ; Bu mescidin yapılmasını Bayezid
Han Cazi oğlu Sultan Mehmed kızı Hafsa Hatun, Bayezid oğlu
Mehmed oğlu Sullan Murad zamnnında emretti (Allah onun menı-
leketini daim ve devletini ebedi kılsın işe 847 senesi Muiıarrem
başında başlandı aynı senenin Recebinde bitirilmiştir.

Kitabf* 96 S. 128 - Kanberler camii kapısının üstünde mermer


taşa kabartma, ortaboy nesih harflerle Arapça yazılmıştır (50 100).

, 1 - Emere bi imareti
hazel - mescid - iş - şe­
rif - il - mübarek el -
merhume el - mağfure
ilâ rehmetillâhi tealâ Sit­
ti Hatun bint Oruç beg-
afa • llahü anhüma âmin
ya Rab 2 - Sûmme evka-
fet li - nıesalihil - müsli-
min selâsete kasâtıle ve
selâse habiye mahfiyyOn
lâ yümle, ve lâ yüsta’mel minha femen gayyere zalike kân - Al­
lah - ü hasmüh li - seneti erbea ve (sittine) ve semanemie. Türk­
çesi : Bu mübarek mescid - i şerifin yapılmasını, Oruç beyin kızı
mağfur ve merhume Sitti Hatun emretti. Allah her ikisinin taksi­
ratını affetsin. Bil’âhara müslümanlarm işlerine yarasın diye yer
altında gizli üç su yolu ile üç kuyuyu vakf ve imar etti o şartla
ki bunlardan ne su doldurulacak ne de bunların suları kullanıla­
cak (?). bu şartları değiştirenin davacısı Allah olsun Sene 864.

Kitabe 97 S. 129 Ebu İshak camii kapısı üstünde aynı tip yazı
(50X110) 1 - Kad bena hazihil - buk’atiş - şerife es - sultan - ül
- a’zam es - said Beyazid Han eskenehullah - ü fi feradisil • cinan
ve vakafaha alâ ashab - iş - şeyhil - kebiris - samedani 2 - şeyh
Ebu İshak Kârzunî rahmetullah - i aleyhi fe emere bi tecdidiha
es - sultanül - berreyn ve Hâkanül - bahreyn Sultan Mehmed ib-
nı Murad Han halled - Allahü mülkehu ve sultanehu 3 - ve se'a
- 1 - abdül - fakir iftiharu muinül - mürşidi el - karini fi tecdidi­
ha ve hüve min eshabiş - şeyhil - kebir ve ekabirihi fi şehri ce-
jy>)

ınaziyeilevvel sene erbaa ve setnmanine ve semanemie. Türkçesi


Bu şerefli büyük yeri bahtiyar Bayazid Han yaptırdı. (Allah onu
Cennetlerinin bahçelerine yerleştirsin.) sonra büyük şeyh Kârzunlu
Ebii İshakın (Allah rahmet ets'n) esbabına vakfetti. Sonradan ye-
nilenmesini, karaların sultanı ve denizlerin Hakanı Murat oğlu sultan
Mehmed emretti (Allah mülkünü ve saltanatını daim etsin) işin
yapılmasında büyük şeyhin esbabı ye yakinlerinden ve mürşidin
yaıdımcısı fakir kul çalışmıştır sene 884 cemaziyelevvel.
Kitabe 98 S. 134 - İshak şah çeşmesinin ayna taşında küçük
boy talik harflerle Türkçe yakılmıştır. (50 80). 1 - Âlemde âb - ı
hayvan ben bildiğim budur bes = namı cihanı tutmuş zahir değil
nişanı 2 - İskender - ca siyer leb teşne - gitti âhar = bir katra-
sınmı buldu geşt eyledi cihanı 3 - tevfika mazhar amma bir ârif
ledünni - - ser - i çeşmesine erdi zulmette buldu ânı 4 - bu âb - ı
nabı gördü çünkü farkı yoktur andan tarihini dedi bu ma’il -
hayatı sani 1065. Cami kapısı üstündeki kitabenin okunabilen kıs­
mı : Emere bi imaret haza... el - muhtaç il - Allah..

Kitaba 99 S. 135 - Omurbey camii kapısının iki tarafuıd« iner*


nur pialialnrdn, çok eski imlâ ile türkçe bir vakfiyyedir, (boylan
2x2 nı) dir. Bugünkü ifade ile yazıyorum : 1 - Besmele.. Haindi
____ sena şol Allaha ki bizi kur-
If tarır rahmetile oddan ve
|r dahi salât - ıs - selâm şol
Rasülün üzerine olsun ki
bize Allah buyruğun yetiş-
tirip doğru yolu gösterdi
','r '••i"-
....
‘ 'V ' *, •
Uıîr t
-V
"
,*•- ’
' i 2I

nazar edene şöyle malûm ol­


sun ki ben ki Temurtaş oğlu
Omurum bu yerde hasbeten
lillâh bir cami bina ettim bu
il ’ ’-j, T:r}''i cami mesalihi için yine yanın
da bir hamam yapıp bu camie
vakfettim ve tuz 3 - bazarın-
d;ı v.ıph^ını U c r v ; ı n , s a n ı y v r ö n ü ı ı d c dükkânları i l e Ayazmadaki
f v k r im ve bağlarım ve a ş a ğ ı B u r s a cî’ndeki biîhçalanm ve değir-
nı;nim ve mezraalarım kâfirleriie ve Bursa nahiyetindeki köylerim
k A v i r l . c r i l e . Ui Kiitşu ve Akbcdir küvüdiir 4 - vc Bursa yukarı hi­
200 —

sardaki evlerimden gayri ne ki mülküm varsa mezkûr camie


vakfettim ve İnegöl nahiyetinde İsaveren’indeki değirmenim
bahçesile ve kâfirlerile ve Engürîye nahiyetinde Destarlı adlı köyü­
mü ve ol vilâyette nekadar mezraalarım 5-varsa ve Tekür pinarın-
daki üç hıssam ki benimdir ve bağlarım ve bahçelerim ve ekim yer­
lerim ve kâfirlerim ve bu mezkûrları camie vakfettim ve kitaplarım
tafsilK vakfettim amma camiden taşra çıkmıya ve Bergama’da has-
beten lillâh bir medrese yaptım ve yanında bir hamam yaptım ve
Bergama’da nekadar bağlarım ve bahçelerim var iki 6 - değirme­
nim ki Bgûş ovadadır ve iki değirmenim ki gerisindedir ve Berga­
ma’da nekadar dükkânlarım ve dükkân yerlerim varsa ve bir çift­
lik ki Eyvad oğlundan aldım ovadadır bu mezkûrları Bergamadaki
medreseme vakfettim ve Biga’da hasbeten lillâh bir cami yaptım
ve yanında bir hamam yapıp ol camiye vakfettim 7 - ve Karahi-
sar’da bir cami ve bir medrese yaptım yanında bir hamam ve bir
kervansaray yaptım ve Saruce pınar atlı köy (homd) bir çeltik
dingi satın aldım mezkûrları Karahisardaki camiye ve medreseye
vakfettim ve cemi vakıflarım möseccel ettim ve bu vakıfların gal-
iâtından Galyadaki kervansaray.
Soldaki taşta : I - Ve
yolundaki köprücükler ve
düzlerdeki kervansaray muh­
taç oldukça meremmet ede­
ler ve karşu Suklar atlı köyü'
mü vakfı bina ettim Edirne
de Hasbeten lillâh bir mescid
yaptım ve anda yerlerim var­
dır mukataaya verilir 2 - ve
bağım ve evlerim ki anda
dır yine Edirnede yaptığım
mescide vakfettim ve bun-
ların küllisi lillâh billâh olsun
Allah rahmet etsin ol kişiye ki bu tarihe nazar ede okuya vâkıf
ruhuna dua kıla Allahın lâ’neti 3 - ve melâikelerin lâ’neti ve pey­
gamberlerin lâ’neti ol kişinin üzerine olsun kim bu vakıfların teb­
dil ve tağyirine kasd ede ve bunların fesadına mübaşir ola âmin
ya Rabbel - âlemin ve vakıfnamemde yazılan 4 - kullarım benim
zamanımda herbiri yiye yiye geldilerse benden sonra anı yiyeler
vc Kuşakfîiz oğlu Aiâyiddip ve Ağız oflu hnrı Ali nAzir k ı l d ı m
— 201 —

her biri yevmi dörder 5 - akçe yiyeler ve bu tarih muharrem ayı­


nın âhirinde yazıldı ki sekizyüz elli dokuz yılıdır, şükür allaha ev­
kafı mezkûre üzere cibayet 6 - etmekiçün memlûk Hoşkadem bin
Abdullah ve dahi oğlanları ve bulara sa’yi vakfa hizmetleri mu­
kabelesinde ala zerbindikleri (?) vakfından yiyeler cera zalike ve
hurrire fi cemaziyel’ahır sene hamse ve sittine ve semanemie.
Camiin kıblesindeki Omurbey mezarının ayak ucu taşının dış
yüzünde 1 - min eizzeti zevil - ihsan Omur beg bin Timurtaş, 5 -
zilka’de sene hamse ve sittine ve semanemie.

Kitaba 100 S. 136 - Emirsultan camii merdiveninin solundaki


Karaçelebi zadenin yuvarlak mezar taşında 1 • Cen­
net mekân 2 - merhum Karaçelebi zade Husam
3 - efendi ruhiçün 4 - e l - fatiha.
Doğu yüzünde : 1 • Teveffa - 1 - mevlâ - 1 - bâri
- i l - allâme 2 - el - fâzıl - ıl - kâmil - il feham»
Hüsameddin 3 - ibni Mehmed eş - şehir bi Karaçe­
lebi zade 4 - mütekaiden an kazai asakir - i Rume­
li 5 - fi vevmi âşura sene seb’a ve elf 6 - minel -
hicret - iu - nebeviye nevver - Allah - ü merkade-
hu 7 - ruhiçün fatiha (1007).
Kitabe 101 S. 137 - Müze kitabasi, ortaboy nesih
harfler ile yazılmış (Müzededir) boy 80 150.
1 - Ziynet bahş - ı makâm hilâfet - i seniye ve
— 202

erike - i pirayı saltanah Osmaniye es - sultan ibnis sultan 2 - es


- sultan el - gfazi Abdülhamîd han sani efendimiz hazretlerinin sa-
yei terakkiyatvaye * i cenabı hilâfetpenahilerinde işbu 3 - müze
- i hümayun şubesi ( kûfi harflerledir ) 4 - cülûs - i meymenet -
makrun hazrati Padişahinin sene - i nıes’ude: devriyesine şrref-
musadif olan binSçyüz 5 - yirmi senesi ağustos ondokuzuncu ruz-
firuzunda teyemmûnen te’sis ve küşad olunmıjştur (1320).

Kitabe 102 S. 138 Yeşil cami kitabeleri :


Kapının iki yanında sülüs ve kûfi yazılar ayet ve hadis ile
Hazrati Alinin sözleridir. Cepeheda tarih kitabesi nesih yazı iledir.

1 - Besmele... v e - 1 - i’tisam - û bi keremih - il - amim masnû’ u


sani’ulfitra ve masuğu fa iju • 1 - kudre a’ni hazihi - 1 - buk’a
til - kerime nOshatün min nüsah - i cennet • in - naim nüsicet bi
takdiri! - aziz - il-alim ravzat - ün min ri&yaz - il - ukba nüsihat
bi zöhret - il - hayat - id - dünya 2 - tebahteıet ale -1- aktar ve
tedalet duneha'l-emsar ma semiha bi mis!iha-!-edvar ma dar-el-felek
•üd- devvar ve ve-faka-s-sultan - ül - a’zEm v e - 1 - hakanûl - ek-
rem sultan'üş - şark v e - 1 - garb ve hâkanül - acem - i ve - I -
Arab el - mûeyyed bi te’yid - i Rabb - il - âlemin Gıyasü - dün­
ya ved - din 3 - es - sultan ibn - is - sultan Mehmed bin Bayezid
bin Murad bin Orhan halled - Allahü fi hilâfet il - arz mülkehu
ve ecra fi bahr - il - muradati fülkehu bil - emni bi te’sisiha ve
tavtıdiha ve teşdidi erkâniha ve teşyidiha (vettefeka) itmameha fi
zilhicce hiccete • sneyn ve işrine ve semanemie
Türkçesi : Rahman ve Rahim olan Allahın-ismile ve onun kâi­
natı ihata eden lutf ve keremine yapışarak işe başlıyorum,
Hilkat san'atkârmın bir yapıcısı, kudret kuyumcusunun hayret-
feza bir eseri olan bu kıymettar makam; kudreti her şeye hakim
iiraı ber şeyi ihata etmiş olan rabbimizin takiiri ile örülmüş, cen*
— 203 —

neti Naim örneklerinden bir örnek, ahret bahçelerinden bir bahçe


dünya süsleri ile meydana getirilmiş olan makam, kâinat kurulalı-
beri san’atmın inceliği ve manzarasının güzelliği ile bütün cihana
ne kadar iftihar etse; en mamur şehirler bile benzerine kavuşama­
dıklarından dolayı çekingen bir vaziyette karşısında ne kadar uta­
nıp kalsalar yeridir.

Şark ve garbın büyük sultanı, Arab ve Acemin hakanı, Rab-


biîâleminin kendisini nusret ve kudretine mazhar ettiği, dinî ve
dünyevî büyük sığınak olan sultan oğlu sultan Mehmed bin Beye-
zid bin Mnrad bin Orhan (Al ah yer yüzünde mülkünü daim etsin
ve arzular dünyasında da gemisini emniyetle yürütsün) bu maka­
mın son derece metin ve cazip bir şekilde tesisini emre muvaffak
oldu. Binanın itmamı 822 senesi zilhiccesine tesadüf eder.

Kapının sağ ve solundaki mihrapçtkların üstünde Mimara alt


olan kitabeler :
Sağdaki : Râkımuhu ve nâzımuhu ve mukannini kavaninihi
ekalli hademi banihi. Türkçesi : Plânlarını yapan, yazan ve dizen,
yaptıranın en az hizmet eden hademesi.

Soldaki : Hacı İvaz bin Ahi Bayezid gufire lehüma - Ahi B a­


yezid oğlu hacı İvaz; Allah ikisini de affetsin.
Hünkâr mahfelinin dış tepesinde, Nakkaşın ismini taşıyan yazı
ortaboy nesih harf ile yazılmış : 1 - Kad temme nakş - ı
hazihil - imaret - iş - şerife bi yed efkar - in - nas Ali bin İlyas
Ali 2 - f i evahiri ramazan - il mübarek sene seb’a ve Işrine ve se­
manemie. Türkçesi : Bn şerefli imaretin nakşı, insanların en faki­
ri İlyas Ali oğlu Ali'nin eli ile 827 senesi mübarek ramazanında
bitti.

Yan odaların kapılan üstünde çini yazılar büyük boy nesih


harfle ve acemcedir : 1 - Tevekkeli alâ haliki 2 - in imaret ta
ebed ma’mur bâd - sahibeş ber düşmanan mansur bad 3 - her ki
in devlet ne hahed paydar " daima ender cihan makhur bad.
Türkçesi : Yaradana dayan. Bu imaret dünya durdukça mamur
kalsın, sahibi düşmanlara üstün kalsın kim bu devletin paydar ol­
masını istemezse bütün cihan makhur kalsın.
Mihrabın iki yanmdaki küçük çini kitabelerin sağındaki t Amel
— 204 —

ustadan - i tebriz - Tebriz ustalarının işi.


Soldaki Gülistandan bir beyttir, çiniye, noktasız, nesih harflerle
ve çok karışık yazılmıştır : Pindaşt ki stem g er ki stem ber ma
gerd = der gerden - i o bi maned ve ber ma bi güzeşt. Türkçe­
si : Zalim zannetti ki bize zulmeyledi, o onun boynunda kaldı biz­
den geçti.
Diğer çini yazılarda : cenahta hazreti Peyganberin sosyal yar­
dıma ait sözleri (Hadiser) : Komşuluğa, yardıma, iyilik ve ondan
bahsetmiye aittirler. Mihrap kısmındakiler yedirilip geydirilmiye
ait hadisler. Mihrapta ayetler. Müezzin mahfelinin karşısındaki oda­
da, soldaki (lev beseta - 1 - cibal ev inşakkatissema - dağlar düz­
lense gök yarılsa - diğer Farsça yazılar da bunlar gibidir.

Kitabe 103 S. 140 - Yeşil türbesinin tarihi kitabeleri : Kapı üs­


tünde çini, orta boy nesih harflerle; Hazihi türbetü - l - merhum

es - said - iş - şehid es - Sultan ibn - is - sultan Mehmed bin


Bayezid Han teveffa fi cemaziyel - ûlâ sene erbaa ve işrine ve se­
manemie. Türkçesi : Burası merhum, said, şehit sultan oğlu sultan
Mehmed bin Bayezid’in türbesidir. 824 senesi cemaziyelulâsında
vefat etmiştir.

Kitabe 104 Çelebi sultanın merkadı sandukasında çini, ortaboy


sülüs yazı ile 1 - Hazel - merkadül - münevver el - mudacca’ el -
muattar medfen - is - sultan - ül - a’zam vel - ha 2 - kan - ül -
ekrem iftihar - ı selâtin - il - âlem nâsir • ul > ibad ve âmir - ul
bilâd ve dafi - iz - zulm ve - 1 - fesad 3 - el - gazi el - müca­
hid - is - sultan Mehmed bin es - sultan el - mağfur ebi Yezid bin
Murad Han tegammed - Allahu rıdvanehu 4 - ve eskenehu fera-
dise cinanihi teveffa fi şehri cemaziyel - ulâ sene erbea ve, işrine
ve semanemie. Türkçesi : Bu nurlu, kokulu, mübarek uyku yeri,
en büyük sultan, en büyük iyilikçi Hakan, dünya sultanlarının ifti­
harı, kulların yardımcısı şehirler imar eden, zulüm ve fesadı yok
eden, gazi, mücahit, Murad Han oğlu Allahın affettiği Bayezid oğ-
— 205 —

iu Sultan Mehmed’in gömüldüğü yerdir. Allah onu rızasma gark


ve cennetinin bahçelerinde iskân etsin. Kendisi 824 senesi cemazi-
yel - ulâsında (Mayıs 1421) vefat etm iştir. Baş ucundaki yazılar
duadır.

Yine türbe içinde, Selçuk Hatun lâhdindeki kitabeler, ayni tip


çini yazıdır. Ayetelkürsi ve duadan sonra kıble yüzündeki ikinci
satırda : Teveffet - il - merhume el - mağfure el - mebrure ba-
nuy - ıluzma (?) Selçuk hatun bint - is - sultan el - a’zam vel -
hakân - fil - mükerrem sultân Mehmed bin es - sultan - ül - gazi
Yıldırım Bayezid.

Ayak ucunda : gafer - Allahü lehüm ve nevver - Allahü kab-


rehüm 2 - fi yevmi - 1 - isneyn hâmis a şîrs şevval sene tis'ine ve
semanemie.

Türkçesi : Gazi Yıldırım Bayezid oğlu iyilikçi büyük hâkan


Sultan Mehmedin kızı merhume, Mebrure (?) Selçuk hatun 15
şevval 890 Pazartesi günü vefat etti. Allah onların hepsini af*
fetsin.

Türbenin ahşap kapı kanatlarının etrafı, orta ve yanlarında ka>


bartma nesih yazılar, Farsça, Arapça dilekler, dualar tarihi isim­
lerle doludur. Tarihi olanları şunlardır :

Üst ortada : El - Sultan el - mağfur Mehmed bin Bayezid =


bin Murad bin Orhan bin Osman (son Osman kelimesi sol kana­
dın yanında ve daire içindedir.

Altında : Bi işaret - i Vezir sahib - i tedbir = Hacı İvaz bin


Ahi Bayezid.

En altta, alt kenarda daireler içinde : Amel - i Hacı Ali bin.

Sol kanadda aynı şekilde : Ahmed Neyrizi. (Bu son kelimeyi


Iran büyük elçisinin, böyle olduğunu, Tebriz olmadığını söylediği­
ni sayın müze müdürü Ali Riza Yalgın bildirmektedir.).

Kitabe 105 S. 142 Devlet Hatun mezar sandukasının baş ucun­


da orta boy nesih harflerle (boy 50X 40) 1 - Hazihi 2 - tûrbetiş -
şerife - tis - seyyide - til - muhaddere 3 - sultanül - havatin Dev­
let hatun 4 - ve hiye validet - üs - sultanül - a’zam sultan
206 —

5 - Mehmed bin Bayezid


han halled - Allah mülkehu.
Türkçesi : Bu türbe, Hatun­
ların sultanı, iffetli hanıme­
fendi, Bayezid oğlu büyük
padişah Sultan Mebmed’in
annesi Devlet hatunun tür­
besidir.
Ayak ucunda ; 1 - Fi
tarihi şehr 2 - şevval li se-
nati sitte aşera 3 - ve se-
manemietil - hicriyyetil -
hilâliyye Türkçesi : 816 hic­
ret senesinin şevval ayında.

Kitabe 106 S. 144 * Abdürrazzak türbesi içinde dıvara dayalı


mermer taşta kûçûk boy nesih harflerle (40/ 7 0 ) 1 - Asıl stûnde
Sfevher elhak Yedekçi zade =■ cûd - O keremle yekta zat - ı ci­
han pesendi 2 - Rağbet edip bu câyi ihyaya kıldı himmet — üçler
makamın icra etti ğoren beğendi 3 - Evvelki Yunüs Emre Âşık
Yunüs ikinci = üçüncü Abnürrazzak uşşak - ı serbülendi 4 - Hay­
rat - 1 paki olsun makbul - ü kurbi Bari — ola şefaatile banisi
behremendi 5 - İlham oldu geldi bir zat dedi tarih — üç kabri
kıldı ma’mur lillâh Ali efendi 1143.

Kitabe 107 S. 143 - Emirsultan mezarlığı arasında, Memiş so­


kağı başında ayna taşı bir mezar taşının tepesi olan çeşmede kü­
çük boy nesih harflerle (40X 50). 1 - Sahibül - hayrat vel - hase­
nat 2 - dergâh - ı âli Bursa â’yanı Abdullah ağanın halilesi 3 -
OmmügüİBÛm (...) Ş. 21 sene 1237

Kitabe 108 - Emirsultan yolundaki büyük çeşmenin mermer ta ­


şındaki kitabe ortaboy nesih harflerledir (90/'140). 1 - Hâzin - i
gencine - i mahremsaray - ı saltanat r - bende - i makbul - i hâss
- I hazrat - ı Mahmud Han pür himem Beşir ağa kim oldu
hOsnü hatla 2 • Hoşnüvisan - ı cihan içre müşarün bil - benan —
celb - i hayr için veli ni’meti Şahinşehe = böyle dilcu çeşme bün-
jrad etti sami mekân 3 - Hem Emirsultanın ez cümle ravan - ı
207

pakini ~ eyledi hak­


ka ki bu ziyba eserle
şadıman - sâyei lüt-
funda mevlâ şehriyar
âlemin 4 - nail - i
ecreyleyip olsun me-
kin ' i kâmran — yek
kalemden yazdı Ni*-
met bî - nukat tari­
hini çcşmesannda
Beşir ağa eder kev-
ser revan 1156 5 - k e
tebehu - 1 - fakir el
- muhtaç ilâ rahmeti
Rabtihil - kadir Hâ­
zin - i Şehriyari B e­
şir. Şairi Ni’m tt,
Hattatı Beşir ağadır.

Kitabe No. 109 - Emirsultan camiinin batı kapısının güneyinde­


ki çeşmenin ayna ta­
şında mermere, küçük
boy talik harfle (4 0 X
80) 1 - Maşallah 2 -
Surf - j makdur eyle­
yip bir zatı âli eyledi
= çîşm esar - i bi’r
- i cudinden revan - ı
ma’i tabur 3 - eyleyen
def’i atş bu ayni ca­
riden desün sahibin
ya Rab emin eyle ilâ
yevmin - nüşur 4 -
eyleyip tarsîn - i cev­
herle dedim tarihini
= nuş iden bu âbdan
dil • teşnegân bulsun
sürür 268 (1268).

Kitabe 110 - Batı


kapısının kuzeyindeki
büyük çeşmenin ay­
na taşında küçük boy
208 —

talik harfle (50X110). 1 - N â«r - ı Filibe emin - i sure - i beytil


- harem = ya’ni el - hac Mustafa ağayı memduh - us - sıfât ==
şehr - i Bursa’da müsellim olduğu hengâmdan 2 - zevcesi hem
nam - ı Zehra kıldı terki mümkinat = oldn bab - ı Sultan - ı
Emire canşin = pişgâh - ı merkadinde akdi bu kand - û - nebat
(nöbet şekeri demektir) 3 - oldu icra bunda bu âb - ı hayat can­
feza = kıldı şadan sanki Ervah - ı şehîdân - ı Fırat = ta ki rey-
yan eyliye atşanı bu nevselsebil 4 - defterinden eyîesün her katra
mahvi seyyi’at = kük - i Zaiktan bu mervarid (inci demektir) -
İzzet - tarih aktı nev = buldu ruhu Fatıma hanım bu madan nev
hayat 1254.

Namına bu çeşme yapılan Fatma hanımın mezarı, çeşmenin ba­


tı bitişiğindedir.

Kitabe No. 112 - Camiin kıblesi bitişiğindeki çeşmenin taşında


orta boy nesih harfle (100X120). 1 - Nâzır - ı darüs - seade haz-
ratı ağa ki anın = âb - ı ihsanile seyrab oldu elhak şeşcihat =
işte ez cümle Bursa şehrini
tenvir eden 2 - ârif billâh
Emirsultan kerrubî sıfat =
ol velinin camiile türbei pür
nurunu = kıldı tamir ile
ihya ol kerim • i pak zat
3 - lütfü hak ta’miri (zey­
ilde) bu âb hoş güvar =
oldu zahir kim anm evsafı­
dır azbi firat = gûş edince
ol keremcu çeşme bünyad
eyleyüp 4 ‘ cuy - i cud • ü
lütfün icra etti çün kand - i
nebat = ol mekân ■ ı mer - pişe sahib hayr * valâ himmetin =
devlet - ü - ikbal - ü - bahtı haşredek bulsun sebat 5 ‘ Ni’meta
vasfında yaz tarih içün bu beyti kim = teşnelebler etmesün hiç
âb - 1 Hızr’a iltifat = al Beşir kâmkârın aynı cudinden gel iç 6 -
ma’i Emir sultan ruhu pakine âb - ı hayat 1156. 7 Besm ele... -
ve minel • ma’i külle şey’in hayy.
Manzumenin şairi N i'm e t’tir,
— 209 —

Kitabe No. 111 •• Camiin güneyinde, hamam sokağı başmdaki


çeşmenin ayna taşında orta boy nesih harfle (80X 80) 1 - Kâtib - i
darüs - seade menbaı aynı ata ^a’ni hemnam - ı rusül cuyinde
birr - ü - sevab 2 - yüz sürüp er veliyyünnimete akdi çü su =
böyle ra’na çeşme ihya ettiğim ayn - ı savab 3 - böyle nice hay-
rr tevfik ede banisin Huda = merkezinde ede izzile mekin - ü
kâmyab 4 - Ni’m eta dedi bu yekta mısra tarihile — gel Muham­
med aşkına bu çeşmeden iç âb nâb 1156.

Kitabe 113 S. 146 - Emirsultan türbesinin pençeresi üstünde,

mermer plâkaya, hafif kabartma, küçük boy talik harflerle yeşile


boyanmış (50X150) 1 - Şahinşen - i derya - neval Sultan memduh
- ul • hısal = Abdülaziz zü - 1 - kemal âlemlere dâd eyledi = ol
husrev - ü - Hakan - ı din ol kâmkâr - ü kânıbin 2 - ol mükrim
- i ehl - i yakin tekrim - i damad eyledi = bu türbeye c;n n et
nazir derler kamu berna - vü - pir = bunda yatup Sultan Emir
hep halkı irşad eyledi 3 - Zelzeleden olmuştu harap düşmezdi
amma kim türab = ruhu Emir kâmyab zira ki imdad eyledi =
ta ’mirin ol şah - ı enam emreyledi = bu Vali bî - kudreti Hüsnü
abd - i şevketi — ber vefk - ı emr - i devleti tesrii bünyad eyle*
di 5 - ol tacdarın dembedem şükren alâ tilken - niam = sükkân
- I dünya ve irenf deavatını yad eyledi = ruh - u Emir olsun he-
min ve her kâr ve emrincle muin 6 - hakka ki bir tarz - ı güzin
çok şeyler icad eyledi — kilk - i Emel bi - 1 - iftihar yazdı heman
tarihi tam = Sultan Emirin türbesin bünyad - ü âbâd eyledi
(şairin ismi yok. mahlası Emel olacak.)
- 2 10 —

Kitabe No. 114 S. 146 - Emirsultan camii kapısı fistfinde mer­


mer taşa küçük boy talik hafle yazılmış (boy 50X 150) 1 - Emir-
sultana olmuştu bina vaktile bu ma’bed = harab olmuş müruru
sâl ile ol camii mümtaz = bu hale vakıf oldukta Selim han kerem
> perver anı bünyade kıldı himmet şahanesin ibraz 2 - Edüb
ferman esâsından yapıldi resm - i dilkeşle = firaz kubbe - i vâlâsı
oldu çerhle demsaz = muvaffak oldu bu hayr - ı azime çün şeh -
i âlem = eder eltaf - ı Haktan bî - giran ecr - i cezil ihraz 3 -
İki mısra’la ihya söyledim tarih - i itmamın = müfid - ü - muhta­
sar kıldım kelâmı eyleyüp îcaz = şeh - i İslâm Emirsultan için
camii bina kıldı = şu ziyba ma’bedi yaptı Selim Şah atâ - perdaz
1219 (Manzumenin şairi İhyadır.)

Kitabe No. 115 S. 151 - Zeyniler camiinin kıblesindeki Molla


Hüsrev’in mezarının baş ucu taşında küçük boy talik harflerle
Türkçe yazılmıştır^(boy ^ " Menba’ı ilm - ü - hüner va-
..................................... ris 2 - ulûm - u hazrat - ı
Hayrül - beşer 3 - fâzıl - ı
hurşid - i eser 4 - sahih -
üd Dürer ve - 1 - Gurer 5 -
mevlâna Mehmed Hüsrev
6 - 886. Bu Türkçe kitabe­
nin Türkçesi : İlm ve hüner
menbaı, Hazreti Hayrul be­
şer (Peygamber) in ilimle­
rinin varisi, güneş gibi ese­
rin faziletlisi Dürer ve Gu­
rer atlı kitapların sahibi,
büyüğümüz Mehmet Husrev
886.

Kitabe No. 116 S. 151 -


Ayni yerdeki Molla Hayali’
nin mezar taşında, küçük
boy nesih harfle (boy 60X
100) taş yuvarlak ve yeni­
dir. 1 - Hüve - 1 - Hallâk
ul - bâki 2 - garik - t rahmet - ı Hak 3 - el - müteâlî mevlâna
— 211

4 - fâzıl Şemseddin 5 - el Mehmed Hayali 6 - lillâh - il - fatiha


7 - sene 875...

Bu mezarın sandukasının yan taşlarının güneyindekinde : orta


boy sülüs harfle : Karin - i sanii hazrat - ı şehriyari sahib — ül
- hayrat Hacı Ali bey efendi hazretleri.

Kitabe No. 117 S. 105 - Piremirde, Musa baba minaresi dibin­


deki mezarların birinde ; Kasım beg ibn - i Mehmed beg fs evaili
rabiulevvel 938.

Diğer birinde ; Abdullah beg ibn Kasım beg eş - şehir bî Han-


çerlû zade fi tarihi sene semane ve elf (1008).
Üçüncüsünde : Ubeyd beg bin Kasım beg eş - şehir bi - Han­
çer lû zade bint Sultan Mahmnd. (Mahmud Bayezid îî nin oğludur.)

Kitabe No. 118 S. 156 - Yıldırım türbesinin kapısı üstünde


mermer taşa kabartma küçük boy nesih harfle Arapça yazılmıştır
(boy 60X120) 1 - Hazihi ravzatü - s - sultan - üs - said - ül -

merhum - ül - mağfur Bayezid Han 2 - bin Murad Han bsnâha


es - sultan - ül - a’zam mevlâ mülûk - il - arab - i velacem Sü­
leyman Han 3 - bin Bayezid Han halled - Allahü mülkehu fi evve­
li şehr - il • muharrem sene tis’a ve semanemie.
B ü y ü k ta ş t a k i bu yazının solunda k ü ç ü k h arflerle : 1 - K ad
v e k a ’a - 1 - fira ğ 2 - min hazihi - 1 - im a reti - 1 - m üb are 3 -
k e ti alâ yedi - 1 - abd - iz - zaif Ali bin 4 - Hüseyin g a fe - A ll a ­
hü lehuma 5 - fi rab iu l’âhır sene t i s ’a ve sem an em ie T ü rk ç e le ri :
Bu cen n et b ahçesi, Murad oğlu said merhum m ağfu r Bayezid hana
— 212 —

aittir. Onu, büyük padişah, Arap ve Acem meliklerinin efendisi


Bayezid oğlu Süleyman Han yaptırdı, Allah mülkünü daim etsin
809 senesi muharremi. Küçük yazı : Bu mübarek imaretin yapılma­
sı, zaif kul Hüseyin oğlu A li’nin eli ile oldu Allah ikisini de affet­
sin 809 senesi Rabiul’âhırı.

( Sayfa 203 deki kitabelerden )

( Ulucami yazılarından )
BURSADAN
Gör ünüşl er

Bursa’dan g^nel görünüş


Ahmet Vefik Paşa Hastahanesi’nin
altındaki Bitinya dehlizlerinden
çıkan Vazo parçalan (Sayfa 2)

Bizans mozaiklerinden
bir parça (Sayfa 59) Bir Bizans galeri parçası (Sayfa 3)
Hüdavendigâr camii (Sayfa 27)

Yeni Kaplıca 1552’de yapılmıştır.


(Sayfa 33)
Murat II camii, 1428’de yapılmıştır.
(Sayfa 39)

Camiin Tuğla-çini işi cephesi.


Türbelerden umumî görünüş (Sayfa 40)
Muradiye’de 17. yüzyıl evi.
Murat II türbesinin
kapı üstündeki ahşap tavan.

Çelebi Sultan Mehmed’in


çini yazıb lâhdi.
Ulu camiin umumi görünüşü
Minberin kapısı tamamen ağaç
oymadır.
Ulu cami minberinden (Sayfa 100)

Ulu Cami minaresinin ahşap


külahlarına ait bir mahkeme karan.
Yeşil çinilerinden.
Yeşil Camiinin mermer oymacılığınm
şaheseri olan kapısı.
Yeşil çinilerinden.

Yeşil Türbenin ahşap kapısı


XV.ci asırda bir tüccann yaptırdığı
Yiğit Köhne Camii (Sayfa 109)

■t X ^ 4 ş f - JA5y/l

X V ci a&ırda yapılmış olan Demirtaş minaresi (Minaret de


Demirtach construit au debut de xv e siecle) [Sayfa 111]
Devlet Hatun türbesi. Çelebi
Mehmed’in annesine aittir. XV.
asırda yapılmıştır.

Emirsultan camii. Esası Yıldırım


zamanında yapılmıştır. (Sayfa 145)
■: e ^ ‘

S£SS«îg@8g8ŞSŞ#iS88S|

*■ V
, tf." kv. ~, '.« ' î "" ,' ; '

ipek Yolu kalıntısı Dokuz Gözlü Köprü Cumalıkızık


Kitabın ilk baskısından sonra (1950) yapılan onanm ve yok olma
değişikliklerinin listesidir

Sahife 14: Yerkapı arabğmda 8 no.Iu evdeki Bizans iç kale gizli yol
kemerleri yok edildi, yerine apartman yapıldı (1%5).
S .17: Çandarb minaresi depremden çatladığı için Vakıflar yıktı (1970).
S. 18: Ulucamiin 1959 onannunda dış sıvalan atılmca sadece cephe mermer*
lerinin yakılmış olduğu görüldü, kitabelerinin yok edilmiş olmalan
için yaluldığı anlaşıldı.
S.22: Cilimboz deresinde kâğıthane var (Arşiv A/5. S .333).
S.23: Ahmet Vefîk Pasa Hastanesi’nin son pavyonu yandı; Vali
Haşim İşçan halk yardımı ile Devlet Hastahanesi’ni yaptırdı
(1948-1951), şehir Kestel köyünden Geçit köyüne kadar büyüdü, ağır
sanayi bölgesi kuruldu,ova da gecekondularla doldu (1980).
S.24: Abdal köprüsü, gazete ve broşür yazılarımızla yıkımdan kurtuldu
(1971), şimdi onarüıyor (1981), önündeki yenisi yapıldı (1971).
S.25: Teleferik yapıldı 1963 (2000 Yıllık Bursa’mn Belediyesi adh kitabım
1976)
S.28: Hüdavendigâr minaresine yıldırım vurdu, şerefeden yukansmı tahrib
etti. Külahı ve şerefenin altını kurum onardı, alemini takmak şerefi
bana düştü (1959).
S.29: Cami avlusundaki ampir eyvan yok edildi (1955)
S.3Ö: Çekirge hamammı restore ettik (1959). Halvet manastır biçimli
soğukluk Osmanh eseridir.
S.32: Lâmii Çelebi mescidi onaı^cü, minare yapıldı (1962). Süleyman
Çelebi anıdmm yapum bitti... Açıhş törenle yapıldı. (Süleyman)
Çelebi türbesi münasebetiyle) adh broşürümde herşeyi, müsbakalan
da yazıldı.
S.33: Hatice Sultan türbesi kurumun onanmlarmdandır (1959).
S.34: Çelikpalası Emekli Sandığı satm aldı. Atatürk Köşkü müze oldu,
Atatürk'ün 2 Şubat 1938 tarihli hibe belgesi Belediyededir. (Belediye
adh kitabım).
S.35/36: Hamzabey Camü’ni 1956, Hamzabey ve Karamustafa türbelerini
kurum onardı (1958). Avludaki ampir şadırvam yıktılar, yerine
soysuz birini yaptılar (1971). Hamzabey İstanbul’un fethinde Deniz
Kuvvetleri Komutanıdır. Gemileri Haliç’e aşırandır.
S:37: Beşikçiler Camü’ni kurum onardı (1956).
S .38: Veliyyüddin oğlu Ahmet Paşa (Geyikli) medresesini vakıflar onardı,
imaret de onarıldı. Muradiye Medresesi 1951’de onanidı. Verem
Dispanseri haline getirildi. Sultan Murad türbesi saçağma çınar dah
indi, saçağı harap etti (6 Temmuz perşembe 1978), bir seneı sonra
onarıldı. Türbe padişahm vakıf parası ile 5000 floriye yapılmış
(Başvekâlet arşivi İbnül-emin tasnifi 162/14)
S.41: Sultan Mahmut Türbesi’ni Vakıflar onarırken kapı kanadındaki ah­
şap kitabe yok edildi (1976).
S.42: Şirin Hatun Türbesi için (arşiv A/4 S .63.de) Bayezid oğlu Sultan Ab­
dullah Türbesi deniyor. İmaretin onanmı 1976’dır.
S.43: Karşuduran türbesini vakıflar onardı (1953). Azeb Bey yolu
başındaki çeşmeyi bir gecede yok ettiler 1/8/1976. Azeb Bey
Camii’nin onanmı (1955).
S.44: Kız Lisesi (sonra Kız Öğretmen, sonra Turizm Okulu 1979) binalan
yerine yenileri yapıldı (1965-1970). Çmarönü çmarlan kesildi (1970).
S.45: Gülçiçek türbesi onarıldı (1962), Altıparmak’taki Haşim İşçan
İlkokulu 1950’de yapıldı, bina İktisadi İlimler Akademisi oldu
(1974). Altıparmak Camii ve minaresini kurum onardı (1969). Gülçi­
çek Vakfiyyesi Arşiv C/45 S.34.
S .46: Yağcılar mesiresi Kaynarca hamamına kadar büyük bir Kültürpark
haiine getirildi (1960-1972). Mezbtdıa terk edildi (1970), Çırpan
mescidi yenilendi (1958).
S.47: Bayezid Paşa ahırlannın temelleri de yok edildi (1977).
S.48: Mezarhğın giriş kapısı önünde de bir depo var, kitabesi 1313’tür. Fo­
maro binasını yıkıp apartman yaptılar (1977). AhmetPaşa Fenari
Camii çeşmelerini de yıkıp yenilerini yaptılar (1976), mer’a mezarhğı
ve çöplük yerine Santral Garaj yapıldı (1945-1955).
S.49: Ez-ha-haym ath havra yandı (1965), Mayork isimlisi aslında Şemsi-
bey mescidi iken havra olmuş, şimdi dükkandır, tapu kayıtlannda
sahipsiz göründüğünden dava açImış (10 Mart 1975).
S.50: Havrada ibadet yaptıran hahamm dediğine göre Bursa’ya Yahudiler
580 İspanya sürgününden gelmiş, bugün 48 ev, 180 Yahudi var
(15/3/1978).
S.51: Veled-i Saray Camii’nin etrafı açıldı,minaresini kurum yaptı (1958).
Sicillerde Abdi Bey mescidi diye geçer (B/83 S .11 sene 1084).
Surlarm uzunluğu 2 kilometre kadardır.
S .52: Darphane mescidine 1487’de Kazzaz Pir Mehmet meşruta evi bağış­
lamış, şimdi Vakıflar Bölge Müdürlüğü evidir (Arşiv 178-49. B/83
S.46)
S.55: Bursa’da çıkan Ertuğrul gazetesinin 27/9/1922 tarih ve 619 sayıh
nüshasında şehitlerin isimleri şöyle: Osman oğlu Hüseyin (Ordu),
Mehmet oğlu İsmail (îzmit) Mustafa oğlu Ahmet (Alâiyye), Mehmet
oğlu Halil (İlgaz),Arif oğlu İbrahim (Vezirköprü), Mustafa oğlu Satıl­
mış (Ankara), İsmail oğlu Hüseyin (Aksaray), Haşan oğlu İbrahim
(Çorum), Haşan oğlu Arif (Tosya), Hüseyin oğlu Mehmet (Bozkır),
Mehmet oğlu Ahmet (Ayaş), jandarma eri Ali Şahbaz (Bursa), alay
yaveri mülâzımsani Kadri Bey (İzmir). Anıtın projesi aynı gazetenin
30/10/1924 tarihi ve 793 saph nüshasında ilân edilmiştir. Anıdm ya-
pımma girişen Tuğgeneral İsmail Hakkı (Fanti) ile As.Doktor Albay
Osman Şevki Uludağ’dır. Tophane avlusundaki büyük havuzun da-
ğmık ta^annı kurum derleyip havuzu canlandırdı, ihata duvarlarım
da onardı (1958).
Orduevi yerinde eski Bizans sarayı bulunmaktaydı. Uzun süre kulla­
nılmış, Hüdavendigâr Murad oğullarmın sünnet ve düğünlerini
burada yapnuş, İvazpaşa şölenleri idare etmiş. Avcı Sultan Mehmet
hastahaneye kadar genişletmiş. Sarayın etrafi iç kaledir, kahntılan
durmaktadır. Gizli yol kemerleri Şehadet Camii önünden uzanır. Be­
lediye su yolu açarken gördüm (1970). Orduevi binalan yenidir.
s . 57: Lalaşahin medresesini kurum onanp çocuk kitapbğı yaptı (1968).
S .58: Kavaklı Camii çeşmesinin kitabesini yok ettiler, yerine Yerkapı’daki
atılanlardan birini koyduk (1971).
S .59; Yerkapı harap ve kapab camiini onardık (1967), Darulkurrayı onanp
kurum merkezi yaptık (1958).
S .60: Üftade Camii kurum tamiri (1969), türbeyi tamirimiz (1961).
Tabaklar mescidi yandı, yerine apartman oldu (1973).
S .61; Veled Yaniç Camii’ni yaptıran Yaniç oğiu Hoca Mahmud (Ar.A /3.
S.31).
S.62: Satıfakih mescidi yandı, beton olarak yenilendi (1976). tik yaptıran
Bayram oğlu S a t ı; Fatih Hacı ivaz Paşa'nın vakfîyyesinde şahiddir.
Arşiv 22. S. 163.
S .63; Nakkaş Ali m^gcidi yıkıldı (1957). Şeyhpaşa mescidini kurum onardı
(1957).
S.65: Yerkapı arahğındaki 8 no.lu evde bulunan eski kemerler yıkıldı,
apartman oldu (1965). Çitlenbik ağacını yıldınm dipten kırdı (1955).
S .66; Alâüddin camiini kurum onardı, revakmı betonlaştırdı. Çeşme
kemerini de onardı.
S . 67; Kısa sokak başındaki 12 no.lu ev benimdir. 1085 H.de mahkeme
karan ile onarılmış, sahibi Mehmet Paşa imiş (Arşiv B/83/S.27)
Karşıdaki 9 no.lu evdeki eskilikler yok edildi (1958).
S.68: Şeyh Şami çeşmesi ve kitabesi yok oldu (1970). Ev olan Sürmeli mes­
cid yıkıldı (1979). İbrahim Paşa hamammı kurum Alınanlardan
istimlâk ettirdi, Sanat Enstitüsü’ne tahsisini yaptırdı, onanmmı
yapıyoruz (1981). İsabey Fenari Camii onarıldı, namaza açıldı (1968).
S .70: İmaret İsabey Camii’ni Vali Haşim İşcan onarttı (1948), minareyi
kurum onardı (1958).
S .71: Abdal Murad etrafı gecekondu doldu, mesire bitti (1977).
S .72: Paşa Camii ile Pınarbaşı Camii ve minaresini kurum onardı (1959).
S .73: Pınarbaşı suyunu Belediye şehir su şebekesine kattı (1957).
Mevlevihane tamamen yıkıldı, yok oldu (1950), türbesi yapıldı
(1958). Bayram yerinde eskiden Nilüfer Hatun’un kervansarayı
varmış. Ar^v B/117 S.90, 351 bahçeler, dükkanlan da var.
S .74: Hüdavendigâr’ın vakfı olan (Başvekâlet arşivi tbnül-Emin tasnifi
defter 2, sene 1199) Kalenderhaneyi kurum onanp kütüphane yaptı
(1977). Hıdırbk Camii üç sene kapah kalmış, kurum onanp namaza
namaza açmıştır (1976). tJçkuzlar Camii yeni yapıldı (1955).
(Kalenderhane için Arşiv A/102. S.178, B/58. S.14, B/117.S.20.90.
Sene 878, A/2. S.25).
S .75: İvaz Paşa türbesi, verdiğimiz plana göre nezaretimizde yapıldı (1964).
S .77: Somuncu Baba Camii’ni 1971, Molla Fenariyi de kurum 1973’te
onardı. Kademen 1965’de onarıldı. Şeyh Ahi Kadem Murat H Ue
Mustafa arasında arabulucudur (Aşık Paşazade tarihi).
S.7S: Darphane binasını yıktılar (1965). Maksem Camii’ni 1954’te, minare­
sini 1968’de kurum onardı. Ali Paşa Camii’ni kurum onardı (1965), çı-
nan kestiler.
S.81: Veledi Habib Camii’ni halk onardı, fakat kubbedeki ampir nakışlarla
türbesindeki nakışlan yok ettiler (1970-75). Demirli mektebi yıktılar
(1972). Arap Mehmet Camii’ni kurum onardı (1968).
S.82: Fışkırık Camii’nin kubbesini 1959’da, revakmı 1974’de kurum
onardı. Hüsameddin mektebinin batı kısmını 1973’te, kalanım da
1978’de yıktılar. Yerine AP yapıldı.
S.83: Üçkumah çeşmesi önündeki anibal yapısı su deposunu Belediye Baş-
kanınm emri ile yıktılar (1957).
S.84: Başçı İbrahim Camii’ni onardık, çökmüş kubbeler yerindeki büyük
ağaçlan kestik, kubbeleri yeniledik, güçlükleri ve olaylan 12 no.lu
broşürde verdim. Başçı İbrahim (Cem Sultan) türbesi kurşunlarım
yapan müteahhittir, ölümü 885 olacak. Camiin kuzeyinde ahşap
Karabaş tekkesinin yerinde Piri Bey mescidi varmış (Başvekâlet
arşivi İbnül-Emin tasnifi defter 2-No 11236 An. A/3 S.32)
S.85: Lisenin ek binalan yıkıldı, yenileri yapıldı (1965-75).
S.88: Hoca Alizade Camii’ni U974), Veled-i Habib (Akbıyık) Camii’ni
kurum tamir ettirdi (1962).
S.89: Sarrafiyye medresesi yok edildi (1968), Şeker Hoca Camii’ni
onanmımız (1971).
S.90: HocaTayyip, Hacılar Camii’ni kurum onardı (1963), kütüphane îne-
be medresesine almdı.
S.91: Telli tekkedeki kitabe ve duvarlar yok oldu (1972). Atatürk amtmm
tunç kaidesinin doğu tarafmdan yapıhş tarihi 1930 yazıhdır. Amt,
Belediye, özel İdare, Ticaret Odası, ilçeler belediyelerinden alman
paralarla yapılmıştır (Vilayet Meclisi umumi zabıtlan 1928).
Karaşeyh Camii’ndeki kütüphane de tnebey medresesine almdı.
S.92: Küşteri mezarı yok edildi (1965), Küşter İran’ın Şiraz kentinde bir
köydür. Nalbantoğlu Camü’nin revakmdaki apartman taklidi ek
yıloldı, ash gibi onardık (1955). Şehreküstü Camii’ni kurum onardı,
minareyi yeniden yaptı (1974), cami tamamen yıkıhp kubbeli büyük
biri yapıldı (1980). Doğudaki mezarlık yerine müftülük binası yapıldı
(1972). Camiin altmdaki eski köprü temelleri apartman yapılırken
çıktı ve yok oldu (1975(.
S .94: Faytoncular hanmm büyük depremde yıkılan doğu kısmı yenilendi
(1960-1977).
S:95: Haydarpaşa Çarşısı, Ulucami batı karşısmdaki müftülük, Vaizıyye
medresesi 1958 yangımnda yandı, sonra yenilendi, helâlar da
onarıldı, şark kahvesi oldu.
S .96: Kapem hanm kemeri, iki odası bir gecede yıkıldı (1978).
S.97: İnebey medresesini kurum 165 bin liraya satm ahp vakfa hibe etti.
Milli Eğitim Bakanbğı’na kütüphane tahsisini yaptırdık, bakanhk
onardı. Eski Eser Kütüphanesi yaptı eski kitaplarmhepsi burada top­
landı (1964). Ekrem Hakkı Ayverdi binayı Yıldırım devrine çıkarır
(Osmanh Mimarisi S .443).
s . 99: Güngörmez Camii onarılıp namaza açıldı, yanmdaki tarihi mezarlar
kalktı, yerine din görevlileri lokali yapıldı, Sümerbank binası Yüksek
Anıtlar Kurulu muvafakati ile yapıldı (1965).
S:100: Ulucami Hünkâr mahfeli 1786’da yapılmış, kütüphanesini Münzevi
Abdullah Efendi kurmuş (vakfiyyesi Eski Eserler Kütüphanesinde).
1959 onanmında camiin dış sıvalan atıldı, kurum da dağıtılmış, yok
edilmiş olan avlu şadırvanlannın küpeştelerini toplayıp yeniden yaptı
su yoUannı font boruya çevirdik, minare kitabesi yok oldu (1975-76)
S .103:1958 yangınından çok zarar gören Emir hanım halk onardı (1959-65)
Fidan hanı mescidini kurum yaptı (1965), hanı halk, devletin fon pa­
rası ve eklemelerle onarmaktadır (1981).
S .105: Bezestanı vakıflar onardı, kurşunu 60 ton olarak kurum döşedi, Ku­
yumcular Çarşısı oldu (1960). Gelincik Çarşısı da yenilendi.
S .106: İvaz Paşa Camii’ni Sütçü Kâzım yeniledi, çarşı da kapah olarak ye­
nilendi (1970).
nilendi (1970). Ertuğrul mezannı da onanp kitabe koyduk (1973).
S. 109: Simkeş Camii’ni Şehine Akkayah kurumumuza hibe etti, uydurma
ekleri kaldınp onardık ve namaza açtık, avlusuna iş hanı yaptık, ku­
rumun geliridir (1963). Şerafeddin Paşa ile Yiğit köhneyi kurum
onardı (1962 -1974)
S .111: Timurtaş hamammı iki defada onardık, bitmedi (1970, 1974). Cami
ve minaresini de onardık (1966).
S .113: Acem Reis Camii’nin etrafı mahalle oldu, onanp namaza açtık, ona-
nm sırasında batı bitişiğinde türbe-mezar çıktı (1958). Abdal Camii
ve türbesini kurum onardı (1949,53). Türbe yanmdaki çeşme yok
oldu (1955). ördekli hamamının bir kısmmı onardık, tapusunu
belediyeden vakfa verdirdik, kütüphane yapma çabasmdayı/
S.I14:(1981). Pir Ahmet muallimhanesini yıktılar (1979), Helâlar yola gitti,
Demirtaş hamamından Garaj arasına yeni Cazcılar yolu açtılar, yo­
lun üst tarafına yeni bir cami yaptılar, adına Hoca İlyas dediler
(1959).
S .115: Tayakadın Camii’ni onardık (1971). Kiremitçi Camii’ni halk yıkıp
yenisini yaptı (1960).
S .117: Hacı Yakup Camii yıkıldı, arsası bulvara gitti (1966).
S .118: Enbiya Camii’ni 1974’de, Reyhanı 1959’da onardık.
S. 120: Tekke mescid Fâtih devri eseridir. Hacılar Camii’ni yapan Bakkal
Sinan yaptırmış (Ekrem Hakkı ayverdi Bey Fatih Devri S .107). İs­
mail Hakkı tekkesi herşeyi ile betonlaştı, içteki pencere
aynalanndaki nefis yazılar da gitti. Bu yazılar Hüseyin Vassafın
Kemalname-i Hakki adlı yazma eserinde var (Eski Eserler Kütüpha­
nesi 16/129 S.19)
S .122: Çinkolu kahve altında yeni köprü yapıldı (1974).
S .125: Hüsameddin dergâhını vakıflar yeni tuğlalarla yeniledi (1976). Bö­
cekçilik Enstitüsü İslâm Enstitüsü oldu. Böcekçilik Hürriyet Ma-
hallesi’ne gitti (1974). Ortaokul binası yandı (1979).
S .126: Ahmet Dâi Camü ve minaresini kurum onardı (1954).
S .127: Kayan Camii’ni kurum onardı (1956), halk beton şadırvan ekledi
(1976).
s . 128: Selçuk Hatun Camii’ni (1966), çeşmelerini 1977’de kurum onardı.
Bedreddin Camii onarımı ve namaza açılışı kurumundur, Kanberler
Camii de kurum onarımı işidir (1955-1976), Muallimhaneyi onardık,
ekli evleri istimlâk edip yıktık (1969).
S .131; Molla Arap Camii’ni 1951’de, Çobanbey türbesini de 1970’de onar­
dık.
S .132-133: Yenimahalle Camii’ni 1964’de, kapah namazgâh camiini 1975’de
onardık, açık namazgâhı vakıflar onarmaktadır (1981).
S.134: Hacı Budak Muallimhanesi’nden bir şey kalmadı (1977), İshakşah
mescidi namaza açıldı, fakat kitabesi yok olmuştur (1955).
S.141: Yeşil Cami ve türbesi bahçelerini kurum yeşillendirdi (1952).
S .143: Bayezid Paşa Camii’ni kurum onardı (1954), halk yıkıp yenisini yap­
tı (1976).
S .146: Emirsultan Camii musalla taşlan yanmdaki kemeri onardık,
avludaki simitçi fınnı ile iki evi satm ahp yıktık, avluya kattık
(1958).
S .148: Tamamen harap bulunan Piremir Camii ve türbesini onardık (1962),
teleferik yapıldı ye işletmeye açıldı, 29 Ekim 1963. İstasyon ve me­
safeleri: Teferrüç-Kadıyayla 2340 m, Kadıyayla-Sanalan 2330, San-
alan-Çobankaya 3200 m. Rakımlar: Teferruç 375 m. Kadıyaylal230
m. Sanalan 1653, Çobankaya 1760 m. (Bursa Belediyesi Kitabı).
S .150: Hânzade Fatma Sultan (Hançerli) hamamı ve külliyesi, vakfiyyesi
torunlarmdan Mufahhor Nazif Hançerli elindeyken vakfa tescillerini
yaptırdık, vakfîyyeyi Topkapı saray kütüphanesine teslim ettirdik.
No: E .12447/12478 (Tescil tarihi: 1975). Kalabilmiş olan hamamı mahalli
demek kurum delaletiyle onanp kütüphane yapma çabasmdadır.
Yanm bulunan Musababa minaresinin etrafı açıldı, cami temellerine
ve minaresine uyarak Yüksek Kurul üyesi Hüsrev Tayla nezaretinde
ihya ettik, Musababa mezan, Orhan Gazi’nin yaptırdığı tekkesi ile
camii yaptıran Abdülkadir (Şeyhülislâm) mezan da toprak altından
çıkanidı. Musababa, Bursa’mn fethinde yararhğı bulunan erenler­
dendir, Abdülkadir Kanun devri şeyhülislâmıdır.
Zeyniler Muallimhanesi bildiğimiz Abdüllâtif Kutsi türbesini
onardık (1965)
S .152: 2^yniler Camii’ni onanp ibadete açtık, mezarhğmdaki şahıslann
kimliklerini bir taşa yazıp çeşme yanma diktik (Broşürümüz), çeş­
meyi Fatih’in fermanma uyarak ihya ettik (1957) (Arşiv B/83. S .5,
B/194. S.195, B/189. 8.6, B/75. S .19)
S .154: Hacı Seyfüddin Camii’ni kurum 1964’de, İbni Bezzazı vakıflar 1979’
da onardı. Mücellidi Camii’ni Rasulzade yıkıp biçimsiz bir kubbe
yaptırdı (1958).
S. 155: Yüdınm Camii’ne binadan asn kefeki kaplama minareyi vakıflar
yaptırdı (1972).
S .156: Yıldınm medresesi onarüıp verem dispanseri yapıldı (1951). Molla
Yegân medresesinin batı bitişiğindeki büyük mermer zemin
plakalan çıktı, kınp yok ettiler (1976).
S .158: Şükraniyye Camii yeni devlet yolu yapımı nedeniyle yıkıldı (1973).
Demiryolu kaldırıldı, istasyon sebze hali oldu (1950). Atıcılarda
(şimdi hipodrom) Tamek fabrikası önündeki Veysel Karani türbesi
için (Arşiv A/4. S.52)de (Hacı Baba Bin El Uveys El-Şehir Bin
Veysel karani) denir.
Kitabeler bölümü ekidir.

Sayfa 3 Kitabe 3 eski Mudanya-lzmir yolu kavşağmdaydı. Kitabe 4 regüla­


tör altmdaki köprüde idi (bina bunda) olacak.
S .164: Kitabe 9, satır l ’de (Gülâb) değil (kilâb) olabilir. Son satır (lynet)
değil (inayet)dir.
S .166; Kitabe 12’nin şairi Eflâtunîzadedir (Tacüttevarih ve Ekrem Hakkı
Ayverdi).
S .167: Sultan Murad türbesi kitabesinde Türkçesinde (Ehli beytine) olacak
S .168: Kitabe 17, satır l ’de Mehmed değil Mahmut olacak, bu kitabe
valuflann onanmında yok edildi (1976). Kitabe 18 satır 2’de
(Kurrehi-aynihi semiyy-i Rasulullah), Türkçesi de (Gözbebeği,
RasuluUah’m adası) üçüncü satırda (Vafaka)yerine(Veffaka) ola­
cak.
S .170: Kitabe 21, ilk kelime (Romangalle), bir Fransızdır, fabrika onundu,
1950’de gitti, fabrika Kolsuz Faik İpeker’in oldu.
S .172: Kitabe 26 Türkçesinde (Bu Sultaniyye evi kapısının) olacak.
S .174: Kitabe 28/A Orhan türbesi karşısında yeni yapılan apartman hali­
minde kalan mezar taşında; Sahib mektep Hacı Sinan yazıh. Kitabe
30 yok edildi (1971) Sadiye tekkesi yandı, kitabesini kurum
merkezine aldık (1973).
S .176; Kitabe 34, çeşme yıkıldı, kitabesi Kavakh Ceunü önündekine yerleş­
tirdik. Kitabe 36, blok 5 satır 2’de (ederûsâ) yerine (edeb-rûsâ)
okundu.
S .178: İkinci satırda Fahamüddin Yadigâr-ı Şemsi’yi yazan Şemseddin’in
oğludur.
S .179; Kitabe 41 satır 2 sonu şöyle olacak; Şeyh Paşa bin şeyh 2-el-din)
S .180; Kitabe 43, çeşme de kitabe de yok oldu (1970). Kitabe 47’nin ikinci
satın üç ve dördüncü mısralar unutulmuş, şöyle olacak; (Mustafa
ağa ki ol hâzin-i Nuri Paşa =kim silahşorluk ile gayreti mevfûr
oldu) Kitabe 49 satır 4’de (sene ihdâ ve selâsin-e ve semâne mi’e)
şeklinde ve Türkçesi (sene 831) olur.Kitabe 52 satır 2’de (Yahya ibn-i
Hüseyin Yahya) tarih de rakkam değil, yazıdır (Erbaa ve semânine
ve semân-e mi’e el -Hicret-in nebeviyye-i Mustafeviye).
S .184; Kitabe 55 mezarın yanıbaşındaki oğlunun kitabesi buraya yazılmış.
Hacı İbrahim’in mezar taşındaki ise şudur; Başucu taşında satır 2
--el-fenâ ilâ daril-beka’el ■ merhum Hacı, 3-İbrahim bin Abdullah
el muhtaç ilâ rahmetillah tealâ (taşın iç yüzü dualardır) Ayak ucu
taşının dış yüzü dualardır, iç yüzü; satır 3-el-müteveffa ahad aşere
yevmen zil-hicce, 4-tarih hamsete ve semânine ve semâne mie hicr-i
nebevi. Ölüm tarihi 885 olur.
s . 187: Kitabe 66 tekke ile birlikte yok edildi (23/6/1972).
S.188: Kitabe 68’de mezar da yok edildi (1961). Ulucami minare kitabesi 75
oaanmda yok oldu (1959). Kitab« 83’ün Türkçesinin (854
senesDnden sonra şu konacak: cemaziyel-ûlft sonlannda, Allah
memleketini dâim etsin). Kitabe 84 yok oldu (1975).
S .196; Kitabe 93. Levhah ikide bir kalduiyorlar, benim zorumla yerine
ge_
geliyor. Günün birinde yok olabiUr (1976). Kitabe 95’in birinci satır
sonunda (Bayezid değil Mehmed ) olficak.
S .204: Yeşil Camii mihrabımn sol ucundaki (Pindaşt ki) mısraı Şeyh Sadi’
nin Gülistan adh kitabmdan bir mısradır. Kitapta, kıt’a şöyle:
Devrân-ı beka çü bâd-ı sabâ bi güzeşt=telhi ve hû^ ve zişt ve zibâ
bigüzeşt.
Pindaştki ötem ger ki stem ber mâ gerd=der gerden-i d bi mâned ve
ez mâ bi güzeşt.
K ıt’anm ve devammm Türkçesi:
Sonsuz zaman kır rüzgârı gibi geçti= acılık,tatlılık,güzellik,
çirkinlik
geçti= zalim zannetti ki zulmü bize etti = boynunda kaldı, bizden
geçti.
Hikâye bir dervişin boynunu vurmak isteyen hükümdar için söylen­
miştir. Sözü işiten hükümdar düşünmüş, ona ağır gelmiş de dervişin
boynunu vurmaktan gazgeçmiş.
S.210: Kitabe 116, satır 2’de (Hak) yerine (Rabb) olacak. Satır 5’te
(Mehmed) değil (Ahmet)dir.

S .150: Musababa Camii Derneği, nezaretimizde ve talimatımıza uyarak


minarenin camiini temel ve duvar kaüntılarmı bulup ona ve minare­
ye uygun cami yaptı. Kazılarda Musababa ile camii yaptıran Abdûlka
dir’in mezarları çıktı (1979). (x )

Şu 18 köy şehir sınırı içine almdı ve Bursa Belediyesi’ne bağlandı:


1-Karaman, 2-Beşevler, 3-Arabayatağı, 4-Küçükbahkh, 5-Soğanlı,
6-Fethiye kızık, 7-Samanh, 8-Hamitler, 9-Fethiye, 10-Değirmenle-
kızık, 11-Cumahkızık, 12-Panayır, 13-İhsaniye, 14-Çeltik,15-Emek
(Sanayi bölgesinde yeni kuruluyor), 16-Odunluk, 17-Doburca,
18-Çukurca (eski Çayırköy) 1981. (x)
Eski e s e rle ri sevenler kurumunun idare
hey’eti k a ra rı No. s

Şehircilik mütehassısı M. Prost’un yaptığı Bursa İmar plânı il­


gili makamlar tarafından tasdik edilmediğinden Belediye başka
bir mütehassısa yem bir plânın yaptırılmasına karar vermişti. Mü­
tehassısa şehrin umumi durumu ve geleceği hakkında fikir vermek
maksadile Belediyede kurulan İmar komisyonuna kurumumuz da
davet edilmişti. Orada bize düşen vazife Âbide ile dolu bulunan
şehrimizin tarihi bünyesini belirten eserlerin tanıtılm ası ve değer­
lerinin bildirilmesi idi. Komisyon bu hususta yakinen ilgisi olan,
etüt yapan ve bu kitabı yazan Kâzım Baykal ile Necib Aksop’a
ricada ^bulundu. Onlar, bu kitapta Âbidelerin hepsini teferruatlı
olarak ve haritalarda yerlerini işaretlem iş bulunan müellifin hazır­
ladığı alfabetik listeyi Belediye komisyonu namına incelediler.
Sonra da kurumumuz adına idare heyetimizin üyelerinden müze
müdürü Ali Riza Y algın ile T icaret Lisesi T icaret Hukuku öğret­
meni Faruk Üsküderi ile beraber gördüler ve etütlerin tam ve ye­
rinde olduğuna şahit oldular. Mezkûr listenin aynen belediyeye su­
nulmasına ve kitabın müellifi Kâzım Baykaldan bu listenin birde
kurum adına kitabında aynen neşredilmesi hususunda ricada bu­
lunulmasına karar verildi. 1 - 5 - 1950

Başkan İkinci Başkan Üye Üy«


Kâzım Baykal Riza İlova Naci Kurtul Ali Riza Yalgm

Üye Ûye Üye Üye


Faruk ÜskOdari Sıtk ı Akkay İsmail İneç İsmail Sönmez

Üye
Mehmed Ali Gökberk
KİTABIN ik in c i BASKISINDAN SONRA (1982) YAPILAN
ONARIM VE YOKLAMA DEĞİŞİKLİKLERİN LİSTESİDİR.

S. 9 , S. 1 : Sadam evkiindeki sıcak su yanı


( Cemşit Suvar'm haberi )
S. 2 3 , S. 9 : İnebey ham anu üstündeki bu binayı y ık tılar ( 1 9 6 0 ) .
S. s ı , S. 10 : Hamamın tam am ı büyük hotel haline geldi.( 1 9 8 5 - 8 7 )
S. 3 3 , S. 9 : H am am m tam am ı tıp fakültesinin fizik tedavisine ta h ­
sis edUâi.
S . 4 3 , S. 6 : O narılarak ham am haline getirildi.
S .4 3 , S. 13 : Türbe içindeki tek m ezarda tabut v e ceset kem ikleri du­
ruyordu.
S. 4 4 , S. 29 ; K estü er ( 1 9 7 0 )
S. 4 6 , S. 3 : Revakı v e m inareyi kurum tam am ladı.
S. 4 6 , S. 15 : Onarılıyor, ibadete açılacak. ( 1 9 9 2 )
S. 4 7 , S. 26 : K urum o n ard ı.(1955 )
S. 5 0 , S. 14 ; K alan yahudiler İsrail'e u laştı ( 1 9 6 0 - 1 9 7 0 )
S. 5 1 ,S. 15 : Şimdiki üstgeçit yanm da, Camii halk, m unare 3â kurum
onardı.
S. 5 9 , S. 2 ; A partm an yapılırken çıkan m ozaik güney surunun
altm a girm iş olarak görüldü, bu itibarla mozaikin Bizans
değil Roma eseri olduğu anlaşıldı, (gördük)
S. 6 3 , S. 1 : Sahip değiştirildi , onanp yeniden ham am olarak kul­
lanılm aya başlandı. ( 1 9 8 3 )
S. 0 B ,S .2 5 :L o d o sY ık tı. ( 1 9 7 5 )
S. 6 7 , S. 2 0 ; Bu bizim evin jmklük kapaklarındaki ü st b oy alan
kaziidım, altm dan çıkan n ak ışlan yüksek kurul
üyesi N usrev Taylaya ve bir profösör ark ad aşm a
gösterdim . 17 asır n ak ışlan asır eseri olduğunda m ah­
kem e onan m k aran n d a birleştiler
S .6 8 , S. 2 2 ; Yıkılan T evsirhan m escidi yerine yeni yapılan atölye
içinde divara güzel bir am kitabesi kondu.( 1981 )
S. 6 9 , S. 1 : Külhan v e iç zeminleri iyice tem izlettik, baca, kazan
y eri, cehennem lerin başlam a ağızlan çok ilginçtir mi-
m a rla n n dikkatdni çekerim .
S. 7 1 , S. 9 : Düşman işgalinde bu binalar kısm en kullanıldı, kısm en
bakımsız kaldı. Sonuncu daireler kısım yandı. Vali
Haşim İşcan bugünkü devlet h astanesini yaptırdı,
yan m a hem şire okulu yapıldı. ( şimdi ark ay a başkası
yapılıyor.
H astane bünyesindeki Huzurevi A lacahırka 'daki ahşap
binaya taşm dı, sonra şimdiki Tıp fakültesi arkasm daki
büjrük teşk ilatm a nakil edildi.( 1 9 8 0 ). E sk i hastanenin
y eri p ark oldu.
S. 8 1 , S. 31 : Bu eski binayı içindeki klasik ham am ı Ue birlikte yıkılıp
y o k ed ü d i.( 1 9 7 9 )
S. 8 6 , S. 14 : Eski kız Lisesi binası yıkılıp yerine bugünkü yenisi
yapıldı, yapılan kazılar sırasm d a ham am m tam
karşısm daki civ ard a İm aretin ikidem ir parm aklıklı pen­
ceresi çıktı ve korundu.( 1 9 7 3 )
S. 9 1 , S. 8 5 : Hükümet binalan ve hapishane çok eskiden buradaydı
v e sa ra y önü denirdi ( Küçüklüğümüzden bildiğimiz ).
1 9 1 4 de bir kısm ı yandı ve Doruk İş H am 'na taşm dı,
Düşman istilasm dan sonra, düşman çeküirken bımuda
yak tı, hüküm et binasız kaldı. 19S 4 de bugünkü üç binajrı
yüksek m im ar m ülif Ekrem Hakkı Asrverdi kendi planı
v e mütahitUgi ile kendi yaptı ( kendisinin bana
söyledeği ).
S. 9S, S. 1 : K oca ahm er grajı yapılırken bir takım kem erler çıktı, ya
Alboyacılar ham anun su m ahzenleri y a da eski bir k er­
v a n sa ra y ne olduğu belirtiliden yok edildi. ( 1 0 şubat
1 9 8 3 H akim iyet g azetesi)
S. 9 3 , S. 4 0 : Pirinç Ham m ilyarlar h arcan arak resto re ediliyor ( 1 9 8 2
- 1 9 9 2 ) yanm daki ham am resto re edildi. Çarşı Haline
getirildi. ( 1 9 8 8 )
S. 9 9 , S. 1 : Hanın oıi^sm daki ahşap kısım Esediye M edresesi ne
V akıftır ( V akıflar İstim lak etti. 1 9 8 8 ) M edrese IHu-
cam i m usalla ta ş la n yerindeydi, şimdiki m ezar med­
resey i yap tıran a aittir.
S. 1 0 8 , S. 1 : Çinili Çeşme yok ed ü âi.( 1 9 6 0 )
S. 1 0 8 , S. 7 : H ayrettin P aşa cam iini halk yeniledi, yıkılan mi­
naresin i de dipte çıkan asıl m inare tem eline u y arak y e­
niden kurum yaptı. ( 1 9 8 0 )
S. 10 9 , S.SO : K ara Kadi m escidini vak ıflar İstim lak etti, onan p iba­
dete açtı. ( 1 9 8 5 )
S. 11 1 , S. 1 : D em irtaş H amam ınm son onanm ını V akıflar Yaptı, ilk
halvetin dibinden güzel bir havuz çıktı. M imari
özUiğine dikkat 1 9 8 8 de işletm eye açıldı.
S. 18 2 , S. 1 : Irgandı köprüsünü restoresini bitirem edik bu husuta
kurum 19. B roşürü yayım ladı. ( 1 9 9 2 )
S. 1 2 4 , S. 1 : Dağınık olan bu içme su lan birleştirildi. ( 1 9 5 7 )
S. 13 1 , S. 1 : Molla Arap cam iini kurum m evcut iki kubbesine göre
1 9 5 1 de V akıflarda 9 kubbeli haline 1 9 8 8 de getirdi.
K arm ca derenin yukarki kısmında bir ev avlusunda ta ­
rihi bir su keeri çıktı, İpekyolu kalıntısı olabilir, ( Sos­
y a l hizm etler uzm anı Çemşit Suvarın buluşu )
S. 13 4 , S. 1 : Bu ismde birde m uaallim hane yapılm ış, y eri beUi değil.(
A rşiv A / 2 5 S. 3 8 , A / / 35S . 71 )
S. 1 3 9 , S. 8 : M ihrabm doğusunda ikinci pencerelerin dem ir p ar­
m ak lar üstündeki boya kısm en kazıldı, altm da güzel
çiçekler halinde dem ir üzerinde gümüş n ak ışlar çık tı.(
1983)
S. 1 4 0 ,S. 3 5 : Müze M üdür Yardım cısı Vecdi, PR. Gabriyel ile içeri
girdik cesetler kem ikler halinde duruyordu. ( 1 9 5 2 )
S. 15 8 , S. 1 ; Şütraniye Camü yıkıldı, yola gitti, alt ta ra fa yenisi
yapıldı 1 9 7 2 . Çm ar Kurudu 1988.
Anıtların alfabetik listesi (Fihrist)
Sahife
No. İs m i
A - 113 Abdal camii, çeşmesi ve türbesi
71 Abdal Murad
144 Abdûrrezzak türbesi (Karamazak)
112 Acem reis camii
126 Ahmed Dai camii
48 Ahmed Paşa Fenari camii ve mezarları
37 Ahmed Paşa (Veliyeddin oğlu) medrese ve türbesi
88 Akbıyık türbesi ve mezarları, servi
71 Alaca hırka mescidi ve mezarları
66 Alâeddin camii ve çeşmesi
79 Ali Paşa camii ve mezarlığı, çınarı
45 Altıparmak camii
80 Arablar camii ve mezarı
81 Arab Mehmed camii
158 Alûfeli çinar
56 Askerlik daireleri
34 Atatürk köşkü
128 Atpazarı hamamı ve camii
75 Aydede mezarları
43 Azeb bey çesmesi, cami ve türbesi, mezarları servi
B — 132 Babadağ mescidi
46 Bahadır mezarı ve eski evler
46 Bahri haba
% Bali bey hanı kemerleri
83 Başçı İbrahim camii, hamam, mezarlık
142 Bayezid Paşa medresesi, camii
128 Bedreddin camii, çeşme
102 Belediye
37 Beşikçiler camii
105 Bezzazistan
125 Böcekçilik enstitüsü
C — 124 Cumhuriyet ve müsellim köşkleri
91 Cumhuriyet alan ı: Atatürk anıdı
— % Çakır hamamı
51 Çatalfırın ve Numaniye tekkesi
34 Çelik palas
46 Çırpan mescidi
154 Çinar önGv çinar (Emirsultan)
61 Çirağ bey mescidi, mezarı
131 Çobanbey mescidi ve türbesi
106 Çukur (KûtOhya) hanı
— 52 Darphane mescidi
125 Davut Paşa (Bitpazarı) hamam ve mescidi, çeşme
153 Davut kadı camii, çeşme, Muallimzade hamamı
44 Demirkapı kilisesi
81 Demirli mektep divan
158 Demirtaş istasyonu
142 Devlet hatun tOrbesi
116 Dog'anbey, mescid ve mezarı
82 Duhteri şeref (Fışkırık) camii muallim hane
— 129 Ebu İshak camii, türbe
37 Elvanbey camii, mezarlar, servi, eski evler
144 .1 4 7 Emirsultan mezarlıg^ı, çeşmeleri, camii, hamam
103 Emir (Bey) hanı
118 Enbiya mescidi
85 Erkek lisesi
107 Ertuğrul camii
79 Eski darphane (muallimhane)
31 Eski kaplıca
83 Eskici Mehmed dede ve kümbet
110 Eski ve yeni (Tahıl) hanları
63 - 68 Eski hamani
114 Eski - Yeni hamam (ördekli)
119 Eski - Yeni han (divan)
— 147 Fazlullah Paşa mescid ve medresesi
104 Fidan hanı
87 Fransız kilisesi
— 94 Gazi Timurtaş paşa tOrbesi
82 Gazzi tekkesi (Süleyman çelebi okulu)
105 Gelincik ve Spahi çarşıları, Geyve hanı katır han kapıcı
121 GSkdere ve köprfiler, içme suları
82 Gözedeci dede
45 Gûlçiçek (Yahşibey) türbeleri
99 Gün görmez camii, mezar, çmarlar
H - 134 Hacı Budak muallimhanesi ve mezarı, lervi
90 Hacılar camii, çeşmesi
133 Hacı İskender camii dıvariarı
154 Hacı Seyfeddin camii
97 Hacı Seyinç mescidi
116 Hacı Yakub camii, türbe. Hacı menteş
29 Hamamlar
76 Hamid (Somuncu baba) cami, mezarları
35 Hamza bey bloku: camii, türbeler mezarlar
45 Haşim İşcan okulu, hastahanesi
58 Haraççı oğlu
32 Hatice sultan türbesi
49 Havralar
95 Haydarpaşa çarşısı
75 Haydarhane hamamı
108 Hayreddin paşa minaresi
147 Hayriye mescidi
67 Helvacı oğlu mescidi dıvar ve çeşeme, şimşirli dede
74 Hıdırlık camii
47 Hoca Haşan camii
87 Hoca Ali zade camii, çeşme, okul
92 Hoca tiyas okulu
90 Hoca Tayyib camii
91 Hükümet binaları ve bankalar
124 Huıameddin zaviye ve türbesi
27 Hüdavendigâr hloku
1- 86 İbrahim Paşa (Mahkeme) camii, hamamı, çınar
154 İbni bezzaz camii, İncirli hamamı
158 İcliliye mescidi
66 İkinci tahtalı mescidi
70 İmaret İaabey camii
97 İnebey bloku
69 İsabey Fenari (Güdük minare) camii
93 İpek ham
134 İshak şah camii, çeşme
129 İsmail Hakkı
75 - 106 İvaz Paşa camii, çınarlar, mezarları
• 147 Işıklar
K — 65 Kabili vücud mezarı ve çitlenbek ağacı
79 Kademeri camii
119 Kadı (Perşembe) hamamı
128 Kanberler hanı, camii, muallimhane, çınar
95 Kapan hanı antresi
33 Kara Mustafa hamamı
136 Karaçelebi camii
91 Karaşeyh camii
109 Kara kâdi mescidi
57 Kavaklı camii, çınar ve çeşme, kirpikli dede
126 Kayan camii, mezar ve çeşme ve hamam
34 Kaynarca hamamı
115 Kefensüzen camii
44 - 85 Kız lisesi (Eski ve yeni)
52 Kırk merdiven ve Okçu baba
116 Kiremitçi camii, mezarlık, hamam
44 Koca Naib camii, türbe, çeşme, çınar
143 Koca taşkın camii, mezar
76 Konevi camii
104 Koza hanı
32 Kükürtlü hamami
91 Küşteri mezarı
L — 56 Lala Şahin paşa medresesi
32 Lâmii mescidi
M — 86 Mahkeme (İbrahim paşa) hamamı, medrese
79 Meksttm (Düsturhan) camii, servi, mezan
119 Mantıcı mescidi
74 Mecidiye camii, çınar
133 Mesud makramevi mescidi, mezar
73 Mevlevihane
142 Meydancık camii
l'<0 Molla arap (balaban bey) camii, mezar kale temeli
77 Molla fenari camii
151 Molla Hayali, Hüsrev
38 Muradiye bloku
154 Mücellidi camii
N — 63 Nakkaş Ali mescidi, mezarlar
92 Nalbant oğlu camii
108 Nalıncılar (Tahıl) hamamı
133 Namazjrâh
90 Nasuh Paşa hamamı
O — 102
— Orhan bloku : camii, han, hamam
134 Omurbey : camii, han, hamam
64 Oruç bey mezarları, hamam kalıntısı
125 Orta okul
53 Osmancık bloku
-
P — 72 Paşa camii
72 Pınarbaşı ve camii (İzzeddin) mezarlık
114 Pir Ahmed mezar ve muallimhanesi servi
148 Pir Emir camii, türbe, hamem, minare, mezar
93 Pirinç hanı ve hamam
R — 117 Reyhan (Acemler) mescidi, camii, mezar, hamam
47 Rusçuk mescidi
- 94 Sağ n cı sungur, türbe
110, 70 Sanat enstitüsü
89 Sarrafiye medresesi
62 Satı fakih camii ve servi, mezarlar
141 Selâmi tekkesi ve babazakir, servi
127 Selçuk hatun mescidi
157 Selimzade camii, türbe
46 Selimiye camii
143 Sevindik mescidi
74 Seyyid Nasır mezar ve tekkesi
50 Seyyid Usul mezarları
108 Simkeş camii
84 Sivasiler mescidi
51 Sur ve burçlar
32 Süleyman çelebi mezarı, mezarlık, karagöz
117 Sûlüklü camii
68 Sürmeli mescidi (Tefsirhan)
— 55 Şahadet camii
52 Şehabeddin paşa çamii
89 Şeker hoca camü ve türbesi, mısri mezarları
109 Şerafeddin paşa camii
92 Şehreküstü camii ve Pars bey türbesi
63 Şeyh paşa (Dibekli) camii
144 Şible camii
158 Şükraniye camii
T — 157 Tatarlar camii
114 Taya kadın camii, mezarlık
111 Timurtaş bloku
107 Tuz hanı
107 Tuzpazarı camii
U-Ü — 95,100 Ulucami camii, hamam, medrese mezar, çarşı
58 Üftade bloku, camii ve tekke
74 Üçkuzlar, üftade tekkesi, mescidi, evi
V — 130 Vefikiyye camii
80 Veledi habib camii
88 Veledi harir (İpek oğlu) camii
82 Veledi veziri camii, Veziri
51 Veledi saray mescidi
61 Veledi yaniç camii, minare
85 Veledi şemseddin camii, mezarlar
/ — 49 Yahudiler hamamı
46 Yeni fabrikalar
33 Yeni kaplıca
132 Yeni mahalle camii
58 Yerkapı camii ve mozaik, darulkurra
137 Yeşil bloku
65 Yeşil türbe (Gûraulı)
155 Yıldırım bloku
119 Y iğit cedid, yiğit köhne camii, mezar
98 Yoğurt hanı (Tahtakale) kemerler, mecnun dede cami<
Z — 117 Zağfranhk ve Bekir dede türbesi
152 Zeyniler
66 Zindankapı ve mezarlık. Molla İyas mezarı
P A F T A -y - İH lh R
M AHALLE L E H :
Ş s h re k ü s tü -T a h ta k a le
M AH ALLELER :
PAFTA-CV
H ü k ü m tl c iv a n - Çargı •
|.h r e k Ü 5 1 ü ,llg o r lo r , İlyas,Balık pcızar., N alban to ğ lu , lpektio 51o , 5 .l« rh o c o
B ı K c ı k . S a rıca ,S u n g u r, Ç ak;,,M «cnun d td e , A lboyacılar,K onaklar.K ip rib ası kbca-
tabib.S arı Abdullah,Ataca,U zuncar|t^ h t X !
Ulucami, Orhan,Tu2 pararı,Qandorlı^ '—'
Ş e ra fe ttir pa|a,Gcytn.(or,GümÜ 5 ^ k e n L
Reyhan: R tyhanpaşa,M antıcı,Yalvas-
o§lu, Beze 11 er, Yenıyig'it,
^ / I Ç if te tifin - K ir e m itç i- A p ta l:
/ / Zagfranlık,N arl(,M izanogiu,D o^n bey,
il / pirrııtçi,Ecey(*ojp,Kiftm itçi,K)caM (înt® g
/ /S ’jztntcr,Taya hatun,K ^e zlcrE [m alık
yA p ta l.A k S 'jn g u r,K a s a p H ü stym .
— \ E ski w ray , Iso b « y ,
P ı n a t b a ş ı ^ Alocahifko .
C P ı n o - b o $ ı . Ai geo hı rk a. 8
PAFTA - - I -

Ç'IEKIRGE- Hudavendigar
Yazarın Diğer Eserleri:

1-Diyarbakır Şehri
2-Türk Tarihinde Diyarbakır
3-Atatürk’ün Hayatı ve Memlekete Hizmetleri
4-Bısrsa’da Ulucami
5-Teırihte Bursa Yangınları
6-Liseler İçin Sosyoloji
7-Liseler İçin Mantık
8-Bursa Eski Eserleri Sevenler Kurumu Onanmlan (16 Broşür)
9-Hac Kılavuzu (Çocuk Esirgeme Kurumu Yayını)
10-İslâmda Yeni İçtihatlara Doğru
11-Hikmet-i Teşri’ (İslâmiyetin Emir ve Yasaklannda Amaçlar) “Baskıda’
12-Felsefe ve Bilimler Tarihi “Basılacak”
13-Ahlâk Felsefesi Tarihi “Basılacak”
14-Ütiliterizm “Menfaatçılık Felsefesi” “Basılacak”

\TTTJ!f

Bursa ve anıtları k ita b ının bu baskısı

“T ÜRKİYE A N I T - C E V R E T U R İ Z M DEĞ ERLERİNİ KORUM A V A K F I ” nin

(T.A.Ç. VAKFI;
bir kültür hizmetidir.

Bu üçüncü baskı
Bursa Eski Eserleri Sevenler
Kurumu'nun baskısıdır.