MARTIN_LUTHER_Kutsal_inanc_Adamı_son20120131.pdf

EINO SORMUNEN

MARTIN LUTHER Kutsal Ġnanç Adamı

1

GDK YAYIN NO: 142 KĠTAP: Martin Luther – Kutsal Ġnanç Adamı ORĠJĠNAL ADI: Uskon mies: Martti Lutherin elämä YAZAR: Eino Sormunen ÇEVĠRĠ: Pekka Karvanen EDĠTÖR: Kirsi Tiira KAPAK: Hannu Nokelainen İstanbul Luteryen Kilisesi’nin „Ġyi Çoban‟ dizisi: 3 Bu kitap orijinal hak sahibinin izniyle yayınlanmıĢtır. Türkçe yayın hakkı: Ġstanbul Luteryen Kilisesi © 2011 www.luteryenkilisesi.org info@luteryenkilisesi.org Turkish Martin Luther - the Man of Faith Turkish 2 nd edition was printed in November 2011 as 1,000 copies. This book has been printed with the support of Lutheran Heritage Foundation. 51474 Romeo Plank Road Macomb, Michigan 48042 USA www.LHFmissions.org ISBN: 978-605-5739-79-9 Sertifika No: 16231 © Gerçeğe Doğru Kitapları DavutpaĢa Cad. EmintaĢ Kazım Dinçol San. Sit. No: 81/87 Topkapı, Ġstanbul - Türkiye Tel. & Fax: (0212) 567 89 92-93 E-mail: gdksiparis@yahoo.com www.gercegedogru.net Baskı: Anadolu Ofset – Tel: (0212) 567 89 92 DavutpaĢa Cad. EmintaĢ Kazım Dinçol San. Sit. No: 81/87 Topkapı, Ġstanbul 2. Baskı: Kasım 2011 2

ĠÇĠNDEKĠLER
ÖNSÖZ .…………………..…………………………………………... 5 1. ÇOCUKLUK VE GENÇLĠK …………………..…………………... 7 2. EISENACH VE ERFURT‟TA …………………………..………... 13 3. HUZUR ARAYIġI …………………………..………………...….. 19 4. MERHAMETLĠ ALLAH‟I NASIL BULABĠLĠRĠM? ….…..……. 25 5. ALLAHIM, ALLAHIM, BENĠ NĠÇĠN BIRAKTIN? .…...........….. 31 6. KULE OLAYI …………………………..………………………… 37 7. FIRTINA ………………………………….………………………. 43 8. GÖZ KORKUTMALAR VE KANDIRMALAR ………….……... 49 9. ALLAH‟A BAĞLI VĠCDANA GÜVENEREK …………...……... 55 10. “ġÖVALYE GEORGE” ……………………………....………… 61 11. ĠNCĠL DAVASI TEHLĠKEDE …………….……………………. 65 12. KOPAN VE YENĠDEN ONARILAN ĠLĠġKĠLER …….……….. 69 13. KOBURG‟TA ………………………………….………………... 75 14. EVLĠLĠK ……………………………….………………………... 79 15. AĠLE YAġAMI ……………………….…………………………. 85 16. LUTHER‟ĠN SOFRA KONUġMALARI VE MEKTUPLARI .… 93 17. LUTHER‟ĠN KĠġĠLĠĞĠ ……………………..………………….. 103 18. SON ANLARI VE ÖLÜMÜ ……………………………..…….. 109

3

4 .

Elinizdeki bu Türkçesi biraz yenilenen ve 5 . Doğruluğu arayan bir insanın kendi iĢleri yerine Allah'ın yaptıklarına oda klanması gerekiyor. Aynı soruyla yaklaĢık 500 yıl önce Almanya‟da yaĢamıĢ olan. ancak Ġsa Mesih'in sayesinde O'na iman edenlere armağan edildiğini anladı. çif tçi bir aileden gelen ve daha sonra Luteryen Kilisesi‟nin oluĢmasına yol açan Dr. YaĢamı ve her Ģeyi Allah‟tan alan insanın aklanması da O‟nun elinden geliyor. Sonunda merhameti hiç bir Ģekilde kazanamayacağını. Martin Luther‟in hayatını yabancı dillerde anlatan birçok kitap yazıldığı halde Türkçe okuyanlar için daha geniĢ bir eser bulunmamaktadır. Ġlk basım çok önce tükendi. Sayın Episkopos Eino Sormunen. sanki yeni gözlerle okumaya baĢladı. Orta Çağ‟ın büyük reformcusu olarak tanınan Martin Luther‟in hayatını 1937 yılında kısa bir kitabın sayfalarına yazdı. Bunu anlayınca Martin Luther ağır vicdan acılarından kurtuldu. Luther A llah‟ın doğruluğunun önünde kendini doğru değil günahkâr gördü. Bu kitap “Martin Luther – Kutsal Ġnanç Adamı” adıyla ilk kez 1984‟de Türkçe‟ye çevrildi. sevinç ve huzur bulmaya baĢladı.ÖNSÖZ “Allah‟a nasıl yakın kalabilirim?” Bu soru aklımıza sık sık geliyor. ve günahkâr bir insan kutsal olan Allah‟a nasıl yaklaĢabilirdi? Martin Luther yıllar boyunca Kutsal Kelam'ı araĢtırarak Allah‟ın gerçek merhametini bulmaya çalıĢıyordu. O zamanlarda birçok insan Allah‟ın merhameti için neler yapmak gerektiğini veya nasıl yeterince iyi olunabileceğini sorguluyordu. Kutsal Kelam'ı kurtuluĢ müjdesinin ıĢığında. Rab'bin lütfunu anlamasından itib aren hayatında umut. Martin Luther de kafasını yoruyordu.

bazı kavramları kontrol edilen ikinci basımın size bereketli olmasını dileriz. Yazılmış olduğu gibi. Aklanma yalnız imanla olur.” (Romalılar 1:17) Kirsi Tiira 6 . “İmanla aklanan yaşayacaktır. Tanrı’nın insanı akladığı Müjde’de açıklanır.

Bir süre sonra eĢi ve küçük erkek çocuğuyla birlikte Eisleben kentine madenci olarak Ģansını denemeye gitti. Möhran köyünde Luther soyunun beĢ evi vardı. Büyük kardeĢler ise kend ilerine baĢka bir meslek seçmek zorundaydılar. Yoksul madencinin evinde 1483 yılının 10 Kasımında. belki bazen biraz kaba güç kullanan çiftçiler oturuyordu. Bu soyun ufak bir bölümü küçük Eisleben kentinin yakınında Möhran köyünde oturuyordu. Möhran köyünün kalabalık Luther ailesinin dört kardeĢinden en büyüğü olan Hans. Zamanın âdetlerine göre. Büyük uğraĢım ve tasarrufla elde edilen çiftlikler bütün çocuklar arasında bölünseydi. Kimileri kentlerde el sanatkârlığında. ormanlık ve dağlık bir bölgede bulunan Thüringen‟in en saygın çiftçi soylarından biri Luther soyuydu. eskiden kalma bir kurala göre.1 ÇOCUKLUK VE GENÇLĠK Orta Çağ‟ın son yüzyıllarında ve Almanya‟nın tam kalbinde. Yakın köylerde de bu güçlü. aynı köyden Margareta Ziegler adlı kızla evlendi. Çiftçi aileler güçlü ve çok çocukluydular. çiftlik en küçük çocuğa kalırdı. kim ileri de Thüringen dağlarındaki tunç ve gümüĢ madenlerinde çalıĢırlardı. Aziz Martin yortusunda vaftiz edildiği için kendisine Martin adı verildi. mert. akĢam saat 11‟de ailenin ikinci çocuğu Martin Luther dünyaya geldi. her birine düĢen arazi çiftçilik için yeterli olmayac ağından. 7 . çocuk ertesi gün yakındaki Aziz Petrus K ilisesi‟nde vaftiz edildi.

köylü insanlara özgü olan mizah anlayıĢı ile yumuĢamıĢtı. düĢünceli. Birçok çiftçi ailesi gibi. belediye meclisinin üyesi ve ev sahibi oldu. büyüyen ailelerinin masraflarını karĢılayabilmek ve borçlarını öde yebilmek için çok çalıĢıp para biriktirdiler. en az dört erkek çocuk ve bir o kadar da kız çocuk doğdu. Mansfeld‟e yakın bir gölde ise bir sürü kötü ruhlar bağlıymıĢ. Önceleri sert ve çabuk parlayan bir özelliğe sahip olan Hans Luther‟in karakteri. Mutluluğun kapıları burada açılmaya baĢladı. Hans Luther. Sonra. Kiliseye saygı ve sorumluluklarını yerine getirdiği halde. ağaçlarda. bir Alman için iyi bir örnekti: ÇalıĢkan. Göle bir taĢ attın mı. Martin Luther‟in söylediklerine göre. Ġki çocuktan sonra aileye. Margaret çocuklarına ormanlarda. gümüĢ ve tunç yapıyormuĢ. idareli. keskin zekâsı ve doğruluk anlayıĢı kilisedeki yanılgılara göz yummasına izin vermiyordu. karınca gibi çalıĢan.Hans Luther. Ama en kötüsü. toprakta. Luther ailesine çok kötülük yapıp ailenin çocuklarından birisinin canını 8 . içine kapanık. komĢu evinde bir büyücü kadının oturmasıydı. Ġçine kapanık ve çekingen olduğundan. Margaret ise erken baĢlayan ağır yükün altında iki büklüm yürüyen. Luther ailesi de çalıĢkanlıktan ve tasarruflardan hiçbir zaman vazgeçmedi. Bu nedenle 1484 ilkbaharında Mansfeld kentine taĢındı. o zamandaki Katolik kilisesi içinde bulunan batıl inançlara bağlı olan bir kadındı. Önceleri Hans ve Margaret. Dağın en derin mağaralarında Ġblis oturuyor ve insanları kendine çekebilmek için orada altın. ruhlar hemen öfkelenip fırtına çıkarırlarmıĢ. Kadın. periler ve cüceler üzerine masallar anlatırdı. dağlarda. Özellikle keĢiĢlerden hiç hoĢlanmazdı. MeslektaĢlarının temsilcisi. ailenin madd i durumu iyileĢince de sade ve idareli yaĢam sürmeye devam ettiler. Eisleben‟de pek baĢarılı olamıyordu. komĢu kadınları onu beğe nmezlerdi. annesi yakacak odunları bile ormandan kendisi taĢırdı. Madencilikten yükselip önce maden ocakları kiraladı. dürüst ve düzenli bir kiĢiliğe sahipti. sonra onların ve maden fırınlarının sahibi oldu. havada ve göllerde yaĢayan ve kötülük yapan ci nler.

Allah‟ın kendisine dürüst bir anne ve baba verdiğini övünçle anlatırdı. Kısa boylu. Hans Luther‟in küçük kardeĢi „Küçük Hans‟ idi. Toplam olarak on bir kez çeĢitli cezalar almıĢtı. Ġlk sınıfta okuma yazma. kan revan içinde kalıncaya dek dövdü. Okulda ancak üç sınıf vardı. ama sağlam yapılı Martin Luther büyük bir olasılıkla 1488 yılında Mansfeld‟teki „Latin okuluna‟ baĢladı. çocuk babasından korkmaya baĢladı. Yakındaki manastırın çanlarının sesi de kötü ruhlara karĢı etkin bir önlem sayılırdı. bu okulda sekiz yıl okudu. sürekli polislerin eline düĢüyordu. babası oğlunun güvenini kazanmak için elinden geleni yapıyo rdu. kutsal suya. kutsal nesnelere güvenilir. O zaman okumak hiç de kolay değildi. Dersler sabah saat beĢte baĢlayıp öğleden sonra saat beĢe d ek sürüyordu. Luther‟in evde aldığı eğitim çok sert olup onu çalıĢkan ve dürüst olmaya alıĢtırdı.bile almıĢ. Ayrıca. çünkü öğrenciler kilise korosunda ilahiler söylerle r9 . Kitapları olmadığından. haç çıkarmaya. dua ve vaatlerle madencilerin ermiĢi olan Aziz Anna‟ya baĢvurulurdu. Böylece öğrenciler her sınıfta birkaç yıl okurlardı. annesinin de yüreğinde ancak oğlunun iyiliğ ini istediğini söylerdi. Meyhanelerde oturuyor. Bir gün annesi onu tek bir fındık çaldığı için. çocukların yemek ve uyku gibi sopaya da gereksinmeleri olduğunu düĢünürlerd i. kavga ediyor. Öte yandan. Ama Luther‟e öbür çocuklardan ayrı davranıldığını söylemek yersiz olur. Aynı zamanda kilisenin icat ettiği çıkar yollara. BaĢka sefer de babasından öyle bir dayak yedi ki. Zamanın âdetlerine göre. Annesi ve babası o zamanın insanlarıydılar. öğrenciler her Ģeyi ezberleyerek öğrenirlerdi. her zaman bir çiftçi ailesinden geldiğini. müzik ve Latince‟nin temelleri öğretiliyordu. Müzik dersleri önemliydi. Martin Luther. Gök gürültüsü ya da fırtına çıkınca : “Ġblis gürültü yapıyor” denilirmiĢ. yetenekli oğullarının duygusal benliklerini anlayamadılar. Bu arada toplamı üç saat süren iki yemek paydosu yapılıyordu. Sonra Luther. Soyun üzüntü kaynağı.

“Donatus‟unu biliyor musun?” diye sorarlardı. sokakta gördüğü bir olaydı. Luther‟in okuduğu okulda „ortak yaĢamın kardeĢleri‟ diye tanınan öğretmenler vardı. Luther bir kilise görevlisinin yanında oturup. Bu dindar. Oysaki bunlar. Bu nedenle. Harfleri öğrendikten sonra öğrenciler Latince olarak iman açıklaması. ama ondan sonra Latince‟den baĢka dil ku llananlar ağır cezalandırılırdı. öbür okullardan daha iyi ya da kötü değildi. kanlar içindeki çıplak sırtlarını kırbaçlayan kiĢilere rastlanıyordu. Magdeburg büyük bir kentti. Rab‟bin duası. sade yaĢam süren. Orta Çağ‟ın sonlarında dürüst insanların Allah özlemi yaygın ve umutsuz hale geldiği için. Ġlk sınıftaki öğrenciler kendi aralarında anadilini kullanabiliyorlardı. ama Luther daha sonra onun üzerine acı sözler söyledi. ilahilerin anlamı da onlara öğretilirdi.di. orada Luther Katolik Kilisesi‟nin ayinlerinin zenginliklerini yakından gördü. Çünkü ona göre okulda öğrencilere adaletsizce davranılıyordu. Örneğin. Ezberlenmesi daha kolay olsun diye dilbilgisinin bir bölümü. O zamanlarda öğrenciler sık sık okul değiĢtirirlerdi. Ama burada belleğine en çok iĢleyen Ģey. birinci sınıfta daha öğretilmemiĢti. Öğrenciler birbirlerine. ekmek parasını iyi kalpli insanların kapılarında Ģarkı söyleyerek kazanıyordu. bir deri bir kemik kalmıĢtı. Mansfeld‟teki okul. Bir gün tövbe edenlere özgü sade bir elbise giyip kendini kırbaçlatan bir hükümdarı kentin ana cadd esinde gördü. meleğin Meryem‟e selamı ve çeĢitli duaları ezberlerlerdi. bir gün okula yeni gelen çocukları daha tanımayan bir öğretmen –bütün çocuklar aynı odada bulunuyorlardı– Luther‟e fiil çekimlerini yapamadığı için on beĢ kez sopa ile dayak attı. sokaklarda her türlü tövbe gösterisi yapan. O zamanın ölçülerine göre. Adam uzun bir süredir oruç tutup uykusuz kalarak kendini kırbaçlattığından. Ġkinci sınıfta Donatus‟un ünlü Latince dilbilgisi öğretilirdi. ekm eğini kendi elleriyle kazanan kardeĢler halkın anlayacağı biçimde 10 . Ģiir biçimindeydi. 1496 yılının ilkbaharında Martin Luther de iyi bir arkadaĢıyla Elbe Irmağı kıyısındaki Magdeburg‟ta ünlü bir okula gidiyordu.

Herhalde bu resim de Luther‟in melankolik yapısında zaman zaman ortaya çıkan korku anlarını artırdı. 11 . özellikle ufak broĢürleri basıyordu. öğretmenlik yaparak. Gutenberg‟in kısa bir süre önce icat etmiĢ olduğu basım makinesi Ģimdi dinsel yayınları.vaaz ederek. sol yanında kaybolmuĢ kiĢilerin topluluğu. Okulda Luther‟e henüz Kutsal K itap üzerine ders verilmiyordu. Büyük bir olasılıkla Luther de onlardan Kutsal Kitap‟ın çeĢitli parçalarını Almanca olarak almıĢtı. Luther‟in Magdeburg‟ta kaldığı dönemde „KaybolmuĢ Canın Ġnlemesi ve Acısı‟ adlı bir kitapçık yayımlandı. Mesih‟in tam böyle. Onların özel merakı Kutsal Kitap çevirilerini parça parça yaymaktı. Daha sonra Luther. ortada gökkuĢağının üstünde oturan yargıç Mesih bulunuyordu. Kitapçığın kapağındaki re smin sağ yanında melekler. gökkuĢağının üstünde oturan bir yargıç olduğu düĢüncesinde olduğunu söylerdi. Magdeburg önemli bir basımevi yeriydi. ruhsal konularda insanları aydınlatarak büyük bereket kaynağı olmuĢlardı.

12 .

Ama akrabaları o kadar yoksuldu ki Luther‟e ne yiyecek. alevgözlü ve kıvırcık saçlı çocuğu daha önce de gö rmüĢtü. Bayan Cotta kilise korosunda ilahi söyleyen güzel sesli. birden sulh yargıcı Konrad Cotta‟nın ev kapısı açıldı. Bu ailelerde iyi eğitim ile varlıklı Rönesans 13 . Bu akĢamdan sonra Cotta ailesi ve onların akrabaları ndan Schalbe ailesi Luther‟i kendi koruması altına aldılar. Okul değiĢtirmesinin bir nedeni herhalde Eisenach‟ta bulunan akrabalarıydı. ama kötü sözlerden baĢka bir Ģey alamadı. Duru ve gür sesli bir genç için bu yöntem hiç de fena değildi. sıcak bir ev ve aile sevgisi sağlıyordu. Bu olay. Allah Luther‟in Eisenach‟taki yaĢamını öyle yönlendirdi ki. Kapıya gelen genç. ama dimdik. yalnızca Luther‟in açlık korkusunu gidermekle kalmıyor. Luther ömrü boyunca bu kenti „güzelim Eisenach‟ diye anımsıyordu. biraz tombulca. üç arkadaĢıyla birlikte. ona çocukluk evinin üzüntüleri yerine. Çocuklar Aziz Georg meydanında umutsuz bir halde dururken.2 EISENACH VE ERFURT‟TA 1497 Paskalya döneminde Luther Magdeburg‟daki okulundan ayrılıp eve döndü ve sonra Eisenach‟a gidip eğitimine orada devam etti. ne de barınacak bir yer sağlayabiliyorlardı. iriyarı ve nazik bayan Ursula Cotta Ģarkıcıları içeri çağırdı. Ekmek parasını yine iyi kalpli kiĢilerin kapılarında Ģarkı söyleyerek sağlıyordu. üç kapıda Ģarkı söyledi. Luther 1499 yılının soğuk bir kıĢ akĢamı.

dindarlık konusunda bir zorlama yoktu. Oradayken ilk kez dinsel dünyayı yaĢamlarının en değerli alanı sayan insanlara rastladı. çalıĢtığı konu yla ilgili olmayan kitapları ancak öğretmenin izniyle okuyabilirdi. Böylece Martin Luther. Cotta ailesinde. Kendi evinin dindarlığında Katolik halk âdetlerinin sarsılmazlığı. Korkak. özgür kiĢiliğe sahip bir genç oldu. Bunlardan ikisiyle Luther. „Dünyada iyi bir kadının sevgisinden daha üstün bir sevgi yoktur‟ sözü Luther‟in hep aklındaydı. Eisenach‟ta genç Luther‟in zekâsı uyandı. sağlıklı. ama aksine hemen susayan yüreğine girdi. daha neĢeli ve daha özgür bir hal aldı. Luther‟in babası da çocuğunu üniversiteye gö nderebilecek ölçüde varlıklı olmuĢtu. daha sonra gelen fırtınalı zamanlarda bile kopmayan arkadaĢlık bağları kurdu. Böyle bir dindarlık Luther‟de karĢı koyma istemini uyandırmadı. içine kapanık Martin Luther Eisenach‟ta ünivers iteye girmeye hazır. öğleden sonraları ise tartıĢma ve ödevle rle geçiyordu. Öğretmenlerine Latince olarak hem Ģiirler hem de düzyazı yazarak sözlerindeki anlatım gücünü ve dâhiliğini gösterdi. Ursula Cotta‟nın gösterdiği sevgi ve iyiliğiyle fazlasıyla duygulu ve içine kapanık olan bu çocuğun karakteri daha açık. Okulda gerçekten iyi olan ve öğrencileri teĢvik edip cesaretle ndiren birkaç öğretmen vardı. Bu sıkı okulda Luther 14 . Öğrenci. O zamanlar öğrenciler sıkı bir denetim altında yurtlarda kalıyorlardı. Fransisken keĢiĢleri sık sık konuk olarak Cotta‟nın evine gelirdi ve sade bir dille ruhsal konuları açıklardı. Bayan Cotta‟nın. Luther‟in olgunluğa eriĢmek için Eisenach‟ta geçirdiği yaĢamın bir noktasına daha değinmek istiyoruz. ama aynı zamanda ağır. Her sabah ve akĢam herkes duaya katılıyordu. güçlü. 1501‟in Nisan ayında Erfurt Üniversitesi‟nin Felsefe Fakültesi‟ne yazıldı. neĢesiz bir hava vardı. Latin okulunun en üst sınıfında ydı. Leipzig Üniversitesi Mans feld‟e daha yakın olmasına karĢın Luther ünlü Erfurt Üniversitesi‟ni daha çekici buldu. Bu arada.ailesinin yaĢamını öğrendi. Öğleden önceleri derslerle.

Allah hiç sevgisi olmayan bir güç ya da kaprisli. Samuel‟in 15 . kendi Oğlu‟nu kurban etmek yerine. insanı çokça etkilememiĢti. günahlarından tiksinebilir” deniyordu. 1502 yılının sonb aharında üniversiteyi bitirdi. Çok kan kaybeden Luther. Yabancı dillerde ve tartıĢmalarda öyle ustalaĢtı ki. Bundan sonra yüksek lisans için fen. ama özellikle Ģarkı söylediği ve ut çaldığı için arkadaĢları arasında aranan bir kiĢiydi. insanları bir ağaç ya da kütük aracılığıyla da ku rtarabilirdi.çok ilerleyip geliĢti. felsefe. Ama Luther‟in öğrencilik yıllarında mutlu ve sevinçli z amanları da vardı. Kazadan sonra toparlanma döneminde Luther ut çalmaya öğrendi. Büyük bir Ģevkle eski çağ yazarlarının kitaplarını araĢtırdı. Bu düĢüncelerden dolayı Luther‟de gizli bulunan melankoli ara sıra baĢ gösteriyordu. Allah‟ın her Ģeyi etkilediği ve tek baĢına etkilediği görüĢü üzerinde o denli duruldu ki. Üstelik ancak yüksek tanrıbilim öğreniminde okunuyordu. atardamarını kesmiĢti. Ut çalmayı plansız bir Ģekilde öğrenmiĢti. Kutsal Kitap yasak değildi. “Ey Meryem. yardım et” diye haykırarak baygın halde yere düĢtü. “Ġnsan isterse kendi gücüyle de Allah‟a yaklaĢabilir. Luther kente götürü ldü. “Allah. ama pahalıydı. Böyle bir gezide kazara kılıcını ayağına batırmıĢ. bencilliğini inkâr edebilir. Erfurt Üniversitesi‟nin kitaplığında ilk kez tüm Kutsal Kitap‟ı bulduğunu söylemiĢti. arkadaĢları ona „filozof‟ diyorlardı. ġöyle ki. Bu felsefenin temel düĢüncelerinden ikisi Luther‟in sonraki geliĢmesinde büyük bir rol oynadı. ama ertesi gece yeniden baĢlayan kanamadan dolayı ölümle karĢı karĢıya kaldı. Erfurt‟ta olan bir baĢka olaydan söz etmeden geçemeyec eğiz. Ġyi niyetli ve Ģakacı olduğu için. Çok kısa bir zamanda. Günah üzerine de Ģöyle öğretiliyordu: Günaha düĢüĢ. insanı elinde bir hamur gibi yoğuran acımasız bir varlık haline gelmiĢti. Luther kitabı açtığı. Yirmi yaĢındayken Luther. ahlak bilimleri okumaya baĢladı. Günahlarımıza bir karĢılık vermeden de onları bağıĢlayabilirdi” deniliyordu. Luther‟in genç yaĢlarından beri doğaya karĢı olan sevgisi onu sık sık Ģehrin çevresindeki ormanlara atıyordu.

bana yardım et. Luther‟in mutluluğunu kendi sözlerinden okuyabiliriz. Annesi ve kardeĢleri de aynı kurala uymalıydılar. babasının isteği üzerine hukuk okumaya baĢladı. Babasının tutkulu umutları. Öğretmenliğinin yanı sıra Luther. sen yerine siz demeye baĢladı. uzun yıllardan sonra Luther kendisi için vakit ayırabildi. Babası. Ġki 16 . keĢiĢ olmak istiyorum” diye vaatte bulundu. ama Mansfeld‟teki evinde olan sevinç ve övünme çok daha büyüktü. Babası oğluyla konuĢurken.güzel yaĢam öyküsünü okumaya baĢladığı zaman zil çalmıĢ ve derse girmesi gerekmiĢti. bu olayla onu bir karara vardırmıĢtı. Yakın bir arkadaĢının ani ölümü. ġimdi. Büyük bir olasılıkla bu d urumdan kurtulmak için Luther. Söylediğine göre Luther sıkıntıya ve melankoliye düĢmüĢtü. Belki de Mansfeld‟in belediye baĢkanı bile olabilirdi. Bu sıkıntılı anında zamanın âdetlerine göre madencilerin koruyuc usu olan aziz Anna‟ya seslendi: “Aziz Anna. Kente yakın olan Stotterheim kırlarında aniden Ģiddetli bir gök gürültüsü duyuldu. O gün mezun olan 17 kiĢi arasında ikinci oldu. düĢüncelerini daha da ağırlaĢtırdı. aksine sıkıntılı bir Ģekilde çevrede dolaĢıyordu. Luther son anının geldiğini ve cehenneme atılacağını düĢünüyordu. ama bu iĢ ona ağır geldi ve isteksizce çalıĢıyordu. Stotterheim olayı üzerine çeĢitli yorumlar yapılmaktadır. 1505 yılının Haziran ayında Mansfeld‟e baba evine gitmek için izin aldı. Ama özgürlük ve yüksek makam ona mutluluk getirmedi. Luther bitirme sınavını olabildiğince kısa bir sürede bitirdi (7 Ocak 1505). Yıldırım ona yakın bir yere düĢtü ve hava basıncı onu yere attı. oğlunun bir prensin hukukçuluğunu yapması varlıklı ve ünlü olması içindi. Görkemli Profesör Ģapkasını alıp sunumu yaptı ve felsefe öğretmenliğine baĢladı. Ölüm ve yargıdan korkuyordu. Temmuzun ikisinde yürüyerek Erfurt‟a dönüyordu. Gerçek herhalde Ģudur: Luther‟in uzun zamandan beri sezinlediği ruhsal bunalım. günahın suçluluğu altında sanki eziliyordu. öğrenim görmüĢ oğlunu insanüstü bir varlık gibi gördü.

yetenekli Martin Luther. çok sevilen. Biraz sonra güler yüzlü. 17 . Kimileri ise verilen vaadin yerine getirilmesinin zorunlu olduğu kanısındaydı. Temmuzun on altısında Luther arkadaĢlarına bir veda part isi düzenledi.hafta süresince Luther. Luther‟in duygulu vicdanı bu karardan vazgeçmesine izin vermedi. Çoğu. tehlike anında verdiği vaadin onu bağlamayac ağını söyleyerek vazgeçmesini istediler. Ertesi gün en yakın arkadaĢlarıyla birlikte sert ve sıkı düzeniyle tanınan Augustinusçular‟ın manastırının kapısına geldi ve kapıyı çaldı. verdiği karar üzerine arkadaĢlarına akıl danıĢtı. sırtını bu dünyaya çevirerek manastırın sessizliğinde kayboldu.

18 .

Luther‟in korktuğundan da ağırdı. Çünkü kimi manastırlardaki yaĢamın yozlaĢtığı herkesçe bilin iyordu. babasının yüreği yumuĢadı. oğlunun attığı adımı onayladı. Ama be klenmedik bir zamanda Mansfeld‟ten değiĢik bir haber geldi. Bu manastırda yaĢam çok sert ve tekdüzeydi. Aynı zamanda Martin‟in de aynı hastalığa tutulduğu söylentisi eve ulaĢtı. Sonra acemi keĢiĢ olarak baĢka bir keĢiĢin sıkı denetim ve buyruğu altına verildi. Babası ona yine “sen” diye seslenmekle kalmadı. Luther‟in küçük kardeĢlerinden ikisi vebadan ölmüĢlerdi. Luther attığı adım için babasının onayını istedi. Babasının yanıtı. Sıkıntısı daha da artıyordu. Fransiskenler ve Dominikenler‟in manastırları gibi dilenci keĢiĢlerin manastırıydı. Luther. manastıra girmesinin geçici bir karar olmadığı belli oluncaya dek. büyük bir törenle keĢiĢlerin arasına katılmadan. Annesi ve akrabaları da kendisinden hiçbir haber almak istemediklerini bildirdiler. Daha keĢiĢ elbisesini giymeden. Luther tek baĢına kaldı. 19 . Luther‟in özellikle bu manastıra girmesi herhalde oradakilerin keĢiĢ yaĢamını ve Allah yolunda yürümesini ciddiye almalarına dayanıyordu.3 HUZUR ARAYIġI Erfurt‟taki Augustinusçular‟ın manastırı. “Bütün babalık hakkını helal etmeyeceğini” de söyledi. manastırın konuk evinde kaldı. Bu söylentinin yanlıĢ olduğu anlaĢılınca.

yöneticilerin dikkatini çabuk çekti. uzunluğu üç. her gün Kutsal Kitap‟ın belirli bölümlerini ve eski duaları okumak zorundaydı. Duygulu. Hiçbir ısıtma aracı olmayan. keĢiĢlere özgü davranıĢlar. masa. lanetli keĢiĢ elb isesinin içinde onun gerçek bir Hristiyan olduğunu söylerdi.Artık manastırın bir üyesi olduğundan Luther‟e bir oda verilmiĢti. KeĢiĢlerin inandı klarına göre kendisi de Ģimdi „banyodan yeni çıkmıĢ suçsuz bir çocuk‟ gibi olduğuna inanıyordu. ahlâka uygun ve itaatli olmayı vaat ederek tam bir keĢiĢ oldu. Manastır kilisesinde her üç saatte bir dua toplantısı yapılıyordu. Yöneticilerden biri Luther‟e karĢı dürüst ve arkadaĢça davranıyordu. iskemle v e ufak bir lamba bulunuyordu. Ara sıra Luther‟in daha kolay zamanları da oluyordu. Daha sonra Luther. Luther‟e. Manastırdayken ise. çünkü her hafta günah çıkartılıyordu. BaĢka keĢiĢler de onu kıskanıyorlardı. Ġtaatli olması ve kendi isteklerinden vazgeçebilmesi için Luther‟e büyük. öğretildi. Bunlara. “Günahların bağıĢlanmasına inanıyorum” sözlerini anımsattı. BaĢka birisi de ona. onları ezberliyordu. geniĢliği iki metre olan odanın içinde sadece yatak. kendi eğitimcisi için. Allah‟ın öfkesi altında kendisinin umutsuz durumundan söz edince. vicdanlı ve melankolik Luther. Ama eski huzursuzluk ve sıkıntı yine baĢladı. Kimi kitaplar üzerine öyle çalıĢıyordu ki. “Rabbimiz‟in bize umutlu olmayı buyurduğunu bilmiyor musun?” derdi. Günler çeĢitli görevlere bölünmüĢtü. boynu bükük ve gözleri yerde yürümek. Bu yüzden Luther daha çok okuyup papaz 20 . çok önemli baĢka bir görevde bulunanlar dıĢında herkesin katılması zorunluydu. Özel bir iyilikte bulunarak ona daha okuması gerekmeyen kitapları veriyor ve çeĢitli konularda onunla konuĢuyordu. çeĢitli günlük görevler verildi. Kendi düĢüncelerini ve en derin benliğinden gelen isteklerini durmadan denetlemek çok önemliydi. Luther. küçük. Ara sıra Luther dilenmek için manastırdan sokaklara çıkmak zorundaydı. 1506 yılının sonbaharında Luther yoksul. en ufak bir gülme isteğini kendinden koparmak ve söyleyecek önemli bir Ģey olmadığı zaman konuĢmamak.

Luther yaptıklarını bir daha savunmaya kalktığı zaman. ZenginleĢen babası yirmi atlıdan oluĢan bir kurulla gelip mana stıra büyük bir armağan bağıĢladı. ama içindeki huzursuzluk gittikçe artıyordu. “Bu belki de Ġblis‟in sesiydi” dedi ve konuĢmaya son verdi. ötekilerden daha kötü olduğuna inanıyordu. Ayinden sonraki yemekte Luther. Luther 1508 sonbaharından 1509 sonbaharına dek. Daha okumalarını bitirmeden. kaçmak istedi. Bu felsefeye göre insan ke ndi doğal gücüyle günahlarından piĢman olup onlardan tiksineb ilir ve Allah‟ı her Ģeyden çok sevebilirdi. Luther biraz önce kurulan Wittenberg Ünivers itesi‟nde felsefe profesörlüğüne getirildi. Emir üzerine Luther okumalarını sürdürdü. Ertesi sonbahar eski manast ıra. Bunun kendisine Allah‟ın çağrısı olduğunu söyleyince de babası Luther‟in sözünü keserek. yani Allah‟ın kimi insanları dünya kurulmadan önce sonsuz yaĢam için seçti21 . Kitap „önceden seçiĢ‟. ilerde süreklice oturacağı bu kentte kaldı.olmak istiyordu. Bu zamandan kalma. Luther birdenbire kendi değersizliğini anlayarak korkuya düĢtü. Böylece „diriler ve ölüler uğruna kurban sunmak için‟ Allah‟ın huzuruna çıkmaya yetki aldı. “Sen annene ve babana saygılı ol buyruğunu iĢitmedin mi?” diye bağırdı. acımasız ve kaprisli olan Allah‟la karĢı karĢıya gelmiĢ oluyordu. Bu kitaplardan biri ünlü kilise babası Augustinus‟un yapıtıydı. yine bu felsefeye göre. o günlerde moda olan felsefeyi iyice araĢtırdı. Zamanın âdetlerine uyarak papazlık görevi yaptığı ilk ayine babasını da çağırdı. Kitaplarının sayfalarına yazdığı notlardan içinde sürüp giden savaĢ belli oluyor. Stotterheim olay ını anlattı. bu sefer öğretmen olarak döndü. Luther kendinde bu yeteneği bulamadığı için. 1507 yılının ilkbaharında Luther. Luther‟in sayfaların kenarlarını kendi notlarıyla doldurduğu kitapları ve ilk vaazları hâlâ elimizde mevcuttur. Bununla birlikte Wittenberg manastırının keĢiĢi oldu. babası yüksek mevkili kilise ada mlarının yanında. dizlerinin bağı çözüldü. Kutsal görev i yapmak için kiliseye çıkma zamanı gelince. Aynı zamanda. papazlık görevine atandı. „Yeni yol‟ denilen.

Roma‟ya. bir canı Araf‟tan kurtarabilirdi.. Erfurt manastırındakilerle araları açıldığı için. Ģimdi onların Araf‟ta olan acılarını ve kalma süresini azaltabilirdi. Roma‟daki en ünlü yerlerden biri Pilatus‟un merdivenleriydi. Luther‟in Roma yolculuğu. Büyü kbabası için dualar okudu. bir hac yolculuğuydu. Allah‟ın güçlü ve iyi eli yaĢamını böyle yönlendirmiĢti. Luther bunu büyük babası için yaptı. Aslında Kudüs‟te bulunan merdivenleri meleklerin.ği. Luther‟in öğretim görevine. Roma‟daki kiliselerin sunaklarında ölüler için dua etme sırasını bekledi.. Luther. Wittenberg Üniversit e22 . ama bu da ona huzur getirmedi. Hacıların töresine göre bir günde yedi büyük kilisenin hepsinde dua edip kutsal emanetlere saygı gö sterdi. kendi yaĢamının büyük bir sorunu olarak da düĢündürüyordu. merdivenlerin yirmi sekiz basamağını ciddi olarak diz üstünde yürüyerek. Bu kuĢkusunu papaza anlatıp af diledi. Birçok papaz kutsal ayinleri çabuk ve dikkatsizce yapmıĢ ve ona da aynen yapmasını öğütlemiĢti.‟ duasını okuyarak çıkarsa. Ġlk Hristiyanlar‟ın ve Ģehitlerin yaĢadığı katakomp denilen mezarlık mağaralarını ziyaret etti. aralarındaki bir anlaĢmazlığı çözmeye gönderildi. çünkü ölmüĢ olsalardı. „Bunun gerçek olduğunu kim bilir?‟ diye bir kuĢku uyandı içinde. keĢiĢlerin temsilcisi olarak. baĢkalarını ise kendi kaderine bıraktığı konusu üzerine yazılmıĢtı. Bu konu Luther‟i yalnız bir öğreti olarak değil. oradan ayrılıp Wittenberg‟e taĢındı. ama bitirdiğinde . 1510-1511 yıllarında gerçekleĢen Roma yolculuğu için ara verildi. Bu merd ivenlerin üzerinde Pilatus‟un Ġsa‟yı kırbaçlattığına ve ölüm fermanını okuduğuna inanılıyordu. Aksine baĢkent kiliselerindeki bozukluğu ve hafif Rönesans yaĢamını görünce daha kötü oldu. Luther. her birini öperek. Kendisi fark etmeden. Roma‟ya tarihsel yerleri görmek isteyen bir turist gibi gitmedi. „Göksel Babamız. Bir insan. Öbür hac yolculuğundaki papazlar gibi. Roma yolculuğundan büyük bir sıkıntı içinde dö ndü. Kendi ana ve babasının hâlâ sağ olmasına üzülürdü. Kudüs‟ün harap edilmesinden sonra Roma‟ya taĢıdığı söyleniyordu.

Luther‟e tanrıbilim doktorası yapmasını ve sonra da vaizlik görevine girmesini önerdi. Az sonra Luther. Staupitz Luther‟in sözlerine önem vermeden. iyi ve yetenekli ruhani öğütçü John von Staupitz vardı. yapacak bir iĢ olsun diye tanrıbilim doktoru ve vaiz olmanız gerekir” dedi. “Siz bütün keĢiĢlerden ve babalardan daha mı iyi bilirs iniz?” diye yanıt verdi. Sonraları Luther. ama boĢuna… 1511 yılının sonbaharında Luther manastırın bahçesinde. felsefe profesörlüğünden tanrıbilim profesörlüğüne atandı. Ġlk olarak Mezmurlar‟ı ve Pavlus‟un Romalılar‟a Mektubu‟nu yorumlamaya baĢladı. Staupitz Luther‟i durmadan kendi çevresinde dönen düĢüncelerinden kurtarmak için bir göreve bağlamak istedi. Ģapka ve yüzük aldığını haber verdiler. tanrıbilim 23 . Staupitz ve Luther arasında yakın bir arkadaĢlık kuruldu. Bu konuda mana stırdakilerin isteği üzerine Luther‟le daha önce de konuĢmuĢtu. Doktorluk andını içerken Luther. “Buna üç ay bile dayanamam!” O zaman Staupitz sevgi. armut ağacının altında dinlenirken Staupitz yanına gelerek. anlayıĢ ve ruhsal bilgelikle dolu olan Ģu sözleri söyledi: “Allahımız‟ın yapacak çok büyük iĢleri olduğunu bilmiyor musunuz? O‟nun da bilgili ve yetenekli insanlara gereksinmesi var. “Sayın doktor. çünkü kendisi çok yaĢamayacaktı. Luther acı dolu sesiyle. Kutsal Kitap‟a bağlı kalacağını ve elinden ge ldiğince Kutsal Kitap‟ın öğretilerini savunacağını söyledi. “Sayın hocam. Bunu yapmamak için Luther toplam on beĢ engel sıraladı.” KonuĢma böyle bitti ve Luther onun isteğine boyun eğdi. cennette de O‟nun meclisinde kimi tanrıbilimcilere yer var.si‟nde profesör ve aynı zamanda Augustinusçu manastırların baĢmüfettiĢi. Staupitz Luther‟i önceden de tanıyordu. Ölseniz bile. 1508 yılında Erfurt‟tan Wittenberg‟e atandı. BaĢka birisini bulmalıydılar. 1512 yılının Ekim ayında Wittenberg‟teki bütün kiliselerin çanları çalarak Martin Luther‟in bir tanrıbilim doktoru unvanını gösteren Kutsal K itap‟ı. beni öldüreceksiniz” diye bağırdı. Staupitz‟in buyruğu üzerine ağır düĢüncelerin içinde olan Luther.

kendisinin korkunç bir ruhsal savaĢ içinde olduğunu biraz olsun gördük. Luther‟in çabalama dolu yaĢamında ne denli sıkıntılı zama nlar geçirdiğini. ġimdi biraz daha bu “Merhametli Allah‟ı” bulma çabasını inceleyeceğiz.doktoru olduğu zaman savunacağına ant içtiği gerçekleri daha bilmediğini söylerdi. 24 . Ġncil‟in müjdesinin aydınlanmasından ö nce.

ku tsal emanetleri toplamanın ve endüljansların1 arkasında bu sorun yatıyordu. Olağanüstü yeteneği. kendini suçlamasının bir sonucuydu. oruçların. hacca gitmenin. iyi bir Katolik ailenin iyi bir çocuğuydu. hiçbir Ģeyden memnun olmayan doğruluk anlayıĢı Luther‟e özgüydü.4 MERHAMETLĠ ALLAH‟I NASIL BULABĠLĠRĠM? Luther ara sıra Ģarkı söyleyen ve ut çalan. hiçbir Ģey benliğinde 1 Endüljans: Para karĢılığında satılan günah affı belgesi. duygu lu vicdanı ve yarıda kalan. Allah arayıĢı vardı. „Canımın kurtuluĢu için bugüne değin gerçekten yapmadığım Ģeyi Ģimdi ya pmak istiyorum‟ Ģeklindeki arzusuydu. ara sıra sert ve katı Allah‟ı ve gökkuĢağında oturan yargıç Mesih‟i düĢündüğü zaman acı çeken. Önemli olan tek Ģey. sağlıklı her gençte olduğu gibi. ama Allah‟ın nasıl olduğu sorusu öbür sorularından daha baskın çıkmamıĢtı. duaların. kendi kendini cezala ndırmanın. Ġçinde. özellikle zengin düĢ dünyası. Çağımızın insanı bir düĢünceden öbürüne ve bir konudan baĢka bir konuya o denli çabuk geçer ki. Manastıra gitmesi. 25 . Orta Çağ‟ın sonlarında binlerce kiĢinin acı sorunu Ģuydu: “Merhametli Allah‟ı bulmak için nasıl yeterince iyi olabilirim ve iyilik yapabilirim?” Bütün ondalık vermenin.

merhametini esirgemez” deniliyordu. Ama birisine bu da çok gelirse. benim günahlarım!‟ sorunu da onun benliğinde öylesine derin izler bırakmıĢtı. Ġtiraf üç noktadan oluĢuyordu: 1.büyük bir iz bırakmaz. fakirlere yardım etmek. dilenmeyi. cezadan korkmadan ve özgür ist ekle seve26 . Ama Ģöyle de öğretiyorlardı: Ġnsan kendini tövbe etmeye eğitirse. Ama gerçek tövbe neydi? Tanrıbilimcilerin ılımlı kolu Ģöyle diyordu: Birisi cehennem korkusundan ötürü günahlarından piĢman olup cennet umudu için Allah‟ı severse bu yeterlidir. oruç tutmak. Luther keĢiĢe özgü olan boyun eğmeyi. soğuğa dayanmayı. dua etmek vb. o da yeterli sayılırdı. böylece insan aklını ve özgür seçimini kullanarak tövbe ve itirafla kendini günahların bağıĢlanmasına hazırlayabilirdi. “Ġnsan yapabildiklerini yaptıktan sonra Allah. Allah ve ruh. 3. Onlara göre gerçek tövbede insan günahl arından tiksinir. yardım etmeyi. çünkü „dar ağaç tövbesi‟ diye adlandırdıkları bu öğretide insan. sonunda Allah‟ı bir karĢılık beklemeden. yeterince piĢman olmadığından üzüntü duyarsa. ancak zayıflık getirdi. iğrenir ve Allah‟ı sever. uykusuz kalmayı. ama içindeki acı dinmedi. keĢiĢin düĢüncelerini durmadan kemiren Ģu acı veren sorun. yapılan kötü iĢlerdi. hacca gitmek. „Günahlarım. Asıl günah. günahlarından arınmak ve iç dünyasını denetlemek olan keĢiĢi anlamak ona zor gelir. KeĢiĢler bunu ciddi olarak her hafta yaparlardı.Günahları belirli bir kiĢiye itiraf etmek. Günaha düĢüĢ. insanın doğal yeteneklerini bozmadı. KeĢiĢin yaĢamında yalnız iki önemli nokta. huzursu zluk kaybolmadı. dua etmeyi. Katolik K ilisesi‟nin olağan çıkıĢ yolları ona baĢarısız ve yetersiz geldi. örneğin.Yürekten gelen tövbe. oruç tutmayı.Kilisenin buyurduğu sevaplar. Allah‟ı kendi bencil isteklerinin aracı yapmıĢtı. vardı. 2. susmayı. Yıldan yıla rutubetli keĢiĢ odasının tavanında oluĢan su damlaları düĢerken sert taĢlarda nasıl iz bırakırsa. ruh ve Allah. YaĢamının bütün amacı. Luther‟in öğretmenleri buna karĢı çıkmıĢlar. kendini kırbaçlatmayı bile uyguluyordu. Luther‟e öğretilen „yeni yol‟ felsefesine göre kalıtsal günah suçluluk değil.

bencillik ve dünya sevgisi bulunur. Daha önce gördüğümüz gibi Luther öğretmenken ünlü Kilise Babası Augustinus‟un yapıtlarını incelemiĢ. doğal yetenekleriyle insan Allah‟ı her Ģeyden çok sevebilir.” Birisi böyle hazırlanıp günahlarını itiraf edip günahlarının bağıĢlanmasını kabul ettiyse. Yani.” Luther kendini ve ruhsal benliğini araĢtırdığı zaman. Ģ imdi gururuyla ancak Allah‟tan nefret eder. sadece günahlarını çoğaltıyordu. Kalıtsal günahtan ancak yeni bir günahı alevlendirebilen bir kıvılcım kalmıĢ olur.bilir. Aynı derin günah anlayıĢıyla Alman mistisizminde de karĢılaĢtı. ondan sonra da Rab‟bin Sofrası‟na katıldıysa. bu kutsal eylemlerde onun içine günahı bir anda yok eden doğaüstü bir lütuf akıtılır. Çok incelemiĢ olduğu. Augustinus kalıtsal günaha iliĢkin Ģunları öğretiyordu: “Günaha düĢüĢten önce insan bütün varlığıyla Allah‟ı sevip O‟na güveniyordu ve bu nedenle varlığında beden ve ruh arasında bir denge vardı. Augustinus‟un öğretisinin kendi yaĢamında da doğru olduğunu gördü. „Günahın kraliçe27 . onlarda bambaĢka bir günah öğretisi bulmuĢtu. Çünkü aslında Allah‟tan hoĢlanmıyor ve kendi isteğini yapmak istiyo rdu. bu geçici dünyayı ve özellikle ke ndi kendini sever. ama ne içinde huzur buldu. Ya da bir tüccar para ve mal sevgisi için sonsuz tehlikelere atılabilir. en üstün iyilik olan Allah‟ı daha çok sevebilir. kendi canını bile onun uğruna feda etmeye hazır olur. Ama Luther‟e. kendi isteği öyle bozuldu ki. Ġsa M esih‟in Dağdaki Vaazı. tam istekli ve karĢılık beklemeden kend ini adamasını emrediyordu. Özgür bir istekle ve karĢılık beklemeden Allah‟ı sevemiyordu. Allah‟ın isteğine göre hareket etmek zor geliyor ve bunu isteksizce yapıyordu. Luther bu yolu denedi. Bu düĢünceyi de Ģöyle kanıtlıyorlardı: “Bir genç ancak bir yaratık olan kızı o denli sevebilir ki. O‟na karĢı gelir. Ġnsan varlığının derinliklerinde gurur. Ġyilik yaptığı zaman da onu isteksizce ve karĢılık bekleyerek yaptığı için. Böylece insan yaratılmıĢ olanları bu kadar sevebilirse. Ġnsan günaha düĢüĢünde gururla Allah‟a karĢı gelince. ne de Allah‟ın lütfundan emin olabildi.

Bundan da vazgeçmesi gerekiyordu. her Ģeyde kendi iyiliğini. Çünkü insan tümüyle bencillik içinde „kendi çevresinde dolaĢıyor‟. Çünkü kendini ve günahlarını seviyordu ve Allah‟tan hoĢlanmayıp O‟na karĢı geliyordu.si. Kendisinin baĢkalarından daha kötü olduğu için gerçekten tövbe edemediğine inanıyordu. Bu mistisizm türü. O zamanki yaĢamında attığı hemen her adımda karĢılaĢtığı mistisizm ise. Ġnsan ancak kendi iyiliğini arayıp kendini her Ģeyden ç ok sevebilir durumdadır. „canının damadına‟ acı ile bağlanmasını ve bu yolda kendinden geçerek gelinin damatla birleĢtiği gibi. çok yönlü bir felsefedir. Luther bunların ikisini de denedi. iyi iĢlerde bile kendi onurunu arayan düĢüncedir. „kendini 28 . Luther manastırlarda öğretilen „mükemmellik yoluyla‟ merhametli Allah‟ı bulamıyordu. Allah‟ı da bencil isteklerinin aracı yapmaya kalktığı zaman i nsan bencilliğinin en iğrenç biçimini ortaya koyuyordu. günahtan gerektiği gibi iğrenemiyordu ve kendi çıkarını aramadan Allah‟ı sevemiyordu. insanın düĢünce ve hayallerini bu dünyadan koparıp görünmeyen Ģeylere o denli sıkı bağlanmasını istiyordu ki. O‟nunla birleĢmesini öğretiyordu. Buna göre Allah ile bağlantı kurmanın tek yolu. Katoliklerin tövbe ve günah öğretisinin tümüyle yanlıĢ olabileceği düĢüncesi aklına bile gelmedi. Luther‟in elde ettiği acı sonuç Ģuydu: Gerçekten tövbe edemiyordu. zevkini. kendinde olan her Ģ eyden vazgeçmekti. onurunu arıyordu. sessiz düĢünme ve görme yoluyla esenlik içinde „Allah‟ı tadabileceği‟ni söylüyordu. Mistisizmin baĢka bir kolu ise kiĢinin. Mistisizmin bir kolu. Mistisizm. Luther‟i en çok çeken bir baĢka mistisizm koluydu. yürekten gelen bir sevgi ve özlemle acı çekmiĢ olan Mesih‟e.‟ Her Ģeyden önce kendini „sevinç ve özgür isteğiyle‟ bir Ģeye adamak umudu yoktu. s onunda insanın ruhuna sözsüz dua. ama bu onu daha da karamsarlığa itti. yani ruhun Allah ile araçsız. Ġnsanın en son vazgeçeceği Ģey kendi isteğidir. bambaĢka bir yol gösteriyordu. yakın ve gizli birliğe eriĢme isteği.

çünkü bilirse hemen bu niteliğinden gururlanır. Eğitimle elde edilen alçakgönüllülük de hiçbir zaman gurur olduğunu bilmez. Eğitimle elde edilen alçakgönüllülük gizli gururdu. Kısa bir zaman sonra Luther. Ġnsan gururlu olduğu için kendini a lçakgönüllü yapamaz. Böylece insan kendinde olan en son bencil isteğinden vazgeçtiği. çünkü ancak kendisini sevebilir. Ġnsan kendi isteklerini yok etmekle. „Gerçekten alçakgönüllü olan kiĢi. Ġnsan gerçekten alçakgönüllü olduğu zaman a lçakgönüllülüğünün farkında olmaz. değersizliğini anladığı ve alçakgönüllü olduğu zaman Allah. Bu nedenle bilmediği günahları da kabul etmelidir. insanın boĢluğunu lütfuyla doldurur. „kendini boĢaltma‟ ve bir hiç olma yolu Luther‟i çok etkiliyordu. çok eski bir gelenekti. insan kendi varlığının en derinlerinde Allah‟ı ve O‟nun sarsılmayan huzurunu sezinler. Bö ylece insan çıkmaza girer. Mezmurlar‟da görülen tükenmez Allah özlemiyle Orta Çağ‟ın Mesih‟e benzeme ülküsü. alçakgönüllü olduğunu hiçbir zaman bilmez. eğitim yoluyla kendini alçakgönüllü yapamayacağını anladı.‟ Ġnsan özgürce ve karĢılık istemeden Allah‟ı sevemez. Bu yüzden Luther de gittikçe daha derin sıkıntı ve umu tsuzluk içine gömülüyordu. Bundan baĢka sevgi yapmacık. Alçakgönü llülük eğitiminin arkasında hep gurur ve yetenek baĢ gösterdi. 29 . Ġnsan. aksine Allah önünde bir hiç olmak için daha büyük günahkâr olduğunu görmelidir. Allah‟ın isteğine de boyun eğemez. o zaman huzursuzluk kaybolur..boĢaltma ve bedenin isteklerini öldürme yolu‟. Allah önünde Ģan ve Ģeref aramamalı. bu dünya yla olan bağlarını tümüyle koparırsa. doğal olmayan sevgidir.. Bu alçakgönüllülük.. çünkü insanın öz günahının gurur olduğunu görüyordu. keĢiĢin alçakgönüllü olma çabasıyla sofinin bu dünyadan ve kendinden geçme eylemi bu noktada birleĢiyorlardı..

30 .

iyi iĢlerinin yolundan daha iyi ydi. yani Ģeriat yolunun. sen kimsin ki Allah‟a karĢılık veriyorsun? Kendisine biçim verilen. Ġnsan gözleriyle baktığı z aman. ama onu da sonuna dek götüremiyordu. bencillik ve gurur bulunuyordu. öfkeliydi. dilediğinin yüreğini nasırlaĢtırır. Allah her Ģeyi eksiksiz istiyordu. tehdit ediyordu. Kutsal Yasa‟nın buyruklarını sevinçle ve özgür bir yürekle yerine getir emiyordu. Her yönden yol kapalıydı. Mistisizm yolu. Ama. çünkü Allah‟ı değil. kendini seviyordu. hem de mistisizmin çizdiği a lçakgönüllülük ve kendini inkâr etme yolunun onu Allah‟ın lütfundan emin olma durumuna götürmediğiydi. Augustinus‟u okuduğu zaman da gördüğü korkunç „önceden seçiĢ‟ düĢüncesi uyandı. hem mükemmellik. BENĠ NĠÇĠN BIRAKTIN? Luther‟in deneyler sonucu öğrendiği acı bir gerçek. Luther keĢiĢ arkadaĢl arına bakınca. biçim verene.. insanların çoğunun cehenneme doğru gitmekte olduğunu gören Pavlus bile Ģöyle demiĢti: “Allah dilediğine merhamet eder.5 ALLAHIM.. K endisine de aĢırıya kaçmamak için „akıllı bir orta yolu‟ seçmesini öneriyorlardı. Luther‟in yüreğinde. Ama ey insan. „Allah‟ın her Ģeyde o denli titiz olduğunu düĢünme‟ Ģeklindeki öğütleri Luther için Ġblis‟in sesiydi. ALLAHIM. çoğu bedensel ve ruhsal bakımdan iyiydiler. Kendi kalbinde Allah değil. „Beni niçin böyle yaptın‟ der mi?” (Romalılar 9:1831 .

Allah‟ın kendisini bıraktığı korkusu Luther‟de dehĢetli düĢünceler uyandırdı. Luther‟in acısı dayanılmayacak hale gelmiĢti. Allah‟a karĢı tiksinti. Allah‟ın istememesidir. Ģansa bağlı kaprisli bir Allah‟ın elindeymiĢ gibi geliyordu. Böylece Luther. ama alamıyorum. DüĢüncelerinden dolayı hastalandı. bu cehennem azabının baĢlangıcıdır. Olmasaydı. ona gerçek gibi geliyordu. 32 . “Seni istemiyorum! Mesih‟i sana vermek istemiyorum! Ben Allah‟ım. Luther‟in dayanılmaz acılarından söz ettik. Herhalde ben Allah‟ın kurtuluĢa seçtiği kiĢilerin arasında bulunmuyorum. kin ve öfke göstermeye baĢladı. kaprisli ve gaddar bir varlık olmalı diyordu. Önümde cehennem. Ben Allah‟tan ancak canımın kurtulacağına iliĢkin bir güvence istiyorum. bir insanın kaderi ve dünyanın gidiĢi. Allah‟ın onu bırakmıĢ olabileceği düĢüncesi. Luther‟in ruhsal yapısı öylesine duyarlıydı ki. istediğimi yapamaz mıyım?” dediğini duyuyordu. Bunlar Luther‟in sağlığını bozdu ve onu insanlığın büyük çilekeĢleri nden biri yaptı. Yargı altında olan kiĢi Allah‟a karĢı ancak Ģiddet ve karĢı gelme duyguları duyabilir. her an yüreğinin en derin düĢünceleriyle Allah‟ın huzurunda durduğunu sezinliyordu: “Cehenneme gitmek için seçildiysem. Kendisine. vicdanımda Allah‟ın gazabı ve yargısı.20). herhalde cehennemin dibi budur” diyordu. Doğal olarak bazen iyi ve mutlu olduğu zamanl arı da vardı. bedensel gücü ve aklının ıĢığı çoktan tükenecekti. ilgisizlik halleri değiĢiyordu. Luther Ģöyle düĢünüyordu: “Kimileri kurtulacağını bildikleri için güvenli ve sevinçli olabiliyorlar. Bütün varlığıyla kendisini arayan birini cehenneme atan Allah. umutsuzluk.” Luther ne denli çok çabaladıysa da Allah‟ın sanki. Onun için her ne yaparsam boĢunadır. Hastalığında Allah‟a karĢı gelme du ygusuyla sıkıntı. zorba. Allah‟ın çocuğuna verebileceği en ağır sıkıntıya düĢtü. Belki konu benim istememem değil.

Böyle anlarda insan hiçbir zaman kurtulamayacağına inanıyor. O zaman insan sanki Mesih‟le birlikte çarmıhta asılı duru yor. kemikleri yanıp kül olurdu. yarım saat ya da bir saatin onda biri kadar bile sürseydiler. sıkıntıdan yok olurdu. bu dünyaya bağlı olmadığı için özgürce yaĢayabilen bir sofiydi.” Bu sözleri söylerken Luther acılı yıllarında kendine yakın. Luther‟in sonradan söylediklerine göre. Bunlar da sonsuza dek sürecek gibidir. kemikleri bile sayılabilir. nazik. Bu acılar içinde Allah ve bütün yaratılanlardan nefret ediyordu. bu adam tümüyle yok olur. Bu adam Luther‟in en üst Ģefi olan. her yerde beklenen. kin. Wittenberg Ünivers itesi‟nin profesörü. Buna karĢın alçakgönüllü ve dürüst. sadece. Staupitz soylu. O zamanlar ne kendi içinde ne de dıĢında kaçacak bir yer ya da bir teselli vardı. korku ve üzüntü olmayan en ufak bir yer bile yoktur. hiçbir kalemin yazamayacağı ve aynı acılardan geçmeyenin inanamayacağı ölçüde büyük cehennem azaplarıydı onlar. Uzun süreli değildi. ruhsal öğütler veren biriydi. Bu durumda çilekeĢ insan. daha cezasını çekmediğini düĢünüyor. Ģakacı. Her yandan ancak suçlamalar geliyordu. yeni görevler ve unvanlar verildi. Bu etkili kiĢi 33 . babacan arkadaĢı. ruhsal öğütçüsü ve avutucu olan adamı anı msıyordu. „Öfkenle beni cezalandırma‟ diye dua etmeye cesaret bulamaz. Varlığında acı. „Huzurundan atıldım‟ diyebilir. Bu ceza sonsuz olduğu için insanda ancak bir yardım özlem i kalıyor.” Bir baĢka sefer de Luther Ģöyle anlatıyordu: “Ġçine düĢtüğüm umutsuzluğun ne denli iyi ve beni kurtuluĢa ne denli yakın çektiğini anlayıncaya dek. ama yardımı nereden isteyeceğini bilmiyor.Bir gün Luther acılarını Ģöyle dile getirmiĢti: “Böyle sıkıntı ve acı çeken adamı tanıyorum. ama hiçbir dilin anlatamayacağı. bu adam olm asaydı. zamanında büyük saygı gören biriydi. dünya görmüĢ. Uzun süreli. Augustinusçu manastırların baĢmüfettiĢi. Ona durmadan saygı ve sevgi gösterileri yapıldı. soyluların güvendiği. Doktor Staupitz. doktor Johan von Staupitz idi. birçok kez doğduğuma piĢman olarak umutsuzluğun dibine bırakıldım.

kendisinde sevgi bulamadığı için. ġimdi kendisi gibi düĢünen ünlü bilgini ve ruhsal öğütçüsü yle karĢılaĢmıĢtı. tövbe Allah sevgisini tatmakla baĢlar. bambaĢka bir Mesih anlayıĢı getirdi. Staupitz. Luther Ģunu ekler: “Bizim lütuf öğretimiz insanı değil. Luther‟i tövbede kendi gücüne güve nmemesi konusunda uyardı. Luther‟e yardım ettiği baĢka bir konu da Allah‟ın reddetmesiydi. daha sonra da bütün Augustinusçu manastırların müfettiĢ yardımcısı yaptı. Sonra onu Wittenberg manastırının baĢrahip yardımcısı. gerçekten tövbe edemiyordu. Gördüğümüz gibi. Staupitz‟in Luther‟e yardım ettiği ilk nokta.” Sonra Luther. Staupitz‟e en çok onu umutsuzluk bataklığından çıkardığı için gönül borçlusu oldu. Luther‟in yazılarında en çok kullandığı Kutsal Kitap ayeti. Bugün de Luteryen kiliselerinde tövbe öğretisinin temeli Ģöyledir: Gerçek tövbe. Staupitz‟in. Luther‟i buraya dek getirdikten sonra. Staupitz. Sevgi. tövbe eğitiminin sonuç ya da doruğu değildir. kendi akıl ve gücümle Rabbim Ġsa Mesih‟e gelemiyorum ve O‟na inanamıyorum” dediği zaman Staupitz‟in öğrettiklerini aynen aktarıyordu. Ġsa‟nın çarmıhtaki. ancak Allah‟a duyduğumuz sevgiyle baĢlar. bu konuda g ururlu olduğunu gösteriyordu. Ġsa‟nın örnek yaĢamının taklit edilemeyeceğini –bunu zaten yapamayız– ama Ġsa‟nın bize sadece Allah‟ın bir 34 . Allah‟ı onurlandırır diye açıklayarak beni avuttu. “Allahım. Kısa Hristiyan Ġlmihâli‟nin üçüncü bölümünde. “Allah bizi reddediyormuĢ gibi göründüğü zaman da onun isteğine uymalıyız. Wittenberg Üniversitesi‟ne gönderdi. onu umutsuzluğun dipsiz bataklığından çıkardı ve gökkuĢağının üstünde oturan yargıç Mesih yerine. Kendine güvenmesi. Luther. Staupitz ona. Ama Luther. Çünkü bu bencilliğimizden uzaklaĢmak ve koĢulsuz olarak Allah‟a güvenmemiz için gere klidir” diyordu. beni neden terk ettin?” haykırıĢıydı (Matta 27:46). Bunu Luther‟e Staupitz öğretti. Staupitz. gerçek tövbe konusundaydı. Luther‟i öğrenimini sürdürmeye ikna etti.Luther‟i Erfurt‟ta buldu. “Ġnanıyorum ki. birçok kiĢinin böyle öğretmesine karĢın. Allahım.

Kurtarıcımızın bizim için yaptıklarını Luther‟den sonra kimse bu denli derin anlamda anlamamıĢtır. acı çeken Kurtarıcımız yanımızdadır. sınananl ara yardım edebilen bir Kurtarıcımız vardır. kendisi karanlık gecenin bitmekte ve parlak bir günün doğmakta old uğunu daha anlayamıyordu. vicdanında da Allah‟ın kendisini terk etmiĢ olmasının korkusunu yaĢadı. Ġsa‟nın yaĢamı.armağanı olarak verildiğini öğretti. Allah‟ın öfkesini ve insanların acılarını. Ne var ki. orada bizim yerimize asılıydı. Bizler Allah tarafından terk edildiğimizi düĢünüp korkarken. 35 . Bedeninde b izim günahlarımızın cezasını ve suçluluğunu. beĢikten mezara dek „bizim için‟ yaĢanmıĢtı. Bunların hepsi bizim için oldu. Mesih‟in o yolu bizden önce yürüdüğünü ve bizim için bu acıyı hafiflettiğini unutmayalım! Kendisi her Ģeyde sınandığı ve elem çektiği için. Bunun anlamı da Ģudur: En derin umutsuzluk ve en büyük acı içinde olduğumuz zaman bile tek baĢımıza bırakılmıĢ değiliz. Ġsa çarmıhtaki acı sözlerini söylediği zaman.

36 .

kısmen öğrencilerinin ders notlarından oluĢan. Luther baĢka önemli görevler de aldı. Luther sert ve titiz bir müfettiĢti. Her yıl yaklaĢık 170 vaaz veriyordu. Kendi manastırının baĢrahip yardımcısı ve keĢiĢlerin öğretim sorumlusuydu. Ama kendini en çok adadığı görev ünivers ite profesörlüğüydü. on bir manastırın baĢkanıydı. Kutsal Kitap‟ın her sözcüğünün arkasında. Öğrenciler de onun derslerine seve seve giriyordu. hem de kent kilisesinde vaaz ediyordu. sözde daha derin mecazî bir anlam bulunduğu düĢünüldü. Ancak geçen yıllarda Luther‟in. arayıĢ ve bulma yıllarında Kutsal Kitap‟ın çeĢitli bölümlerinden verdiği derslerinin bazı elyazmaları elimize geçmiĢtir. Genellikle kullanılan Kutsal Kitap‟ın Latince çevirisiyle yetin37 . kitabın gerçek düĢüncelerini insan düĢüncelerinin arkasına saklayan bu yorum yönteminden ayrılmaya çalıĢıyordu. Hepsini yazılı olarak hazırlıyordu. Luther. O zaman lar bilimsel Kutsal Kitap yorumları gerçeğe aykırı ve önemsiz çalıĢmalar olarak görülüyordu. çeĢitli görevlerle uğraĢan Staupitz. Bundan baĢka Luther hem manastırda. Çevresinde onu otuz yıl süresince izleyen bir halk kitlesi oluĢmuĢtu.6 KULE OLAYI Luther tanrıbilim doktoru unvanını aldıktan az sonra. Staupitz onu Augustinusçu manastırların müfettiĢ yardımcısı yaptı. kısmen kendisinin yazdığı. Katolik üniversitelerinde nadir görülen Kutsal Kitap profesörlüğünü Luther‟e bıraktı.

herkese yaptıklarına göre davranan „etken‟ ve cezalandırıcı Allah‟tır. bu sözcüklere üç ayrı anlam veriyordu. yaptığı iyi iĢlerle süslenerek Allah katında kabul olunur hale gelebilir. Allah‟ın insanlara karĢı olan tutumudur. ama bu olana ksızdı. lekesiz ve günahsız olduğu kastediliyordu. Üçüncü olarak sözcüklerin anlamı. Hem Mezmurlar‟da hem de Pavlus‟un mektuplarında Luther durmadan. yani O‟nun tümüyle kutsal. üzerine yorum yapıyordu. Burada iĢleri ve ağır düĢünceleriyle uğraĢıyordu. 1515-16 yıllarında ise Pavlus‟un Romalılara Mektubu. Allah sanki onu huzurundan atıyor. Ġkinci anlam. Ġncil‟deki bu müjdeyi keĢfettiği zaman Luther‟in hangi konu üzerinde çalıĢtığı bellidir. Allah‟ın doğruluğu her Ģeyi noksansız istiyordu. Ġç huzuruna 1513‟te kavuĢtu ama her Ģeyi tam olarak algılaması ancak 1518‟de oldu. ÇalıĢmak için Luther‟e manastırın kulesinde bir oda verildi. Luther‟in mücadelesi yıllarca sürdü. Allah‟ın bu ilacı. Luther‟in keĢfettiği yeni Allah anlayıĢı orada tatlı ve taĢkın sular gibi akar. „Allah‟ın doğruluğu‟ ifadesi. Luther. Luther‟in „buluĢunun‟ hangi tarihte olduğunu tartıĢıyorlar. kendisinde iyi iĢlerinin „süslerini‟ bulamıyordu.meyip Eski AntlaĢma‟nın Ġbranice ve Yeni AntlaĢma‟nın Yunanca metinlerini araĢtırdı. Allah‟tan kaçmak istiyordu. Ġnsan. Luther onu hep aynı biçimde anlatıp durmuĢtu. yani kötüyü cezalandıran ve iyiyi ödüllendiren. Luther için sert ve acı bir sözcüktü. „Allah‟ın doğruluğu‟ deyimine rastladı. Çünkü yaĢadığı son yıllara dek. ama biraz sonra yine hesap vermek için çağırıyordu. değersiz ve Allah önünde suçlu yapıyordu. yani O‟nun lütfü sayesinde. Romalılar Mektubu yorumu. Kutsal Kitap yorumlarının arasında en olağanüstülerden biridir. Kat olik tanrıbilimi. insanın Allah katına kabul olunabilmesi için gerekli olan doğruluk. Bazen bu „doğrulukla‟ Allah‟ın sahip olduğu doğruluk. Luther 1513-15 yıllarında Mezmurlar. aksine derin günah anlayıĢı onu her an korkak. Yıllarca uğraĢan araĢtırmacılar. yani ona verilen olağanüstü göksel bir „ilaç‟tır. Kutsal Kitap 38 .

‟” Allah‟ın doğruluğu Kutsal Yasa‟da değil de. Mezmurlar‟ın yorumlarında sözlerin harfî anlamı. Mesih Ġsa‟da gösterdiği sev39 . „Ġmanla aklanan yaĢayaca ktır. lütuf sayesinde alınan doğruluğun. ayetine geldi: “Adaletinle (Doğruluğunla) kurtar beni!” Genç profesör korku içinde kaldı. aklanmıĢ olan kendi iyi iĢlerinden değil de. tamamıyla lütu ftan verilen.yorumlarında sıra 31. Mezmur‟un 1. iyi iĢler gerektirmeden. ruhsal anlamı ise Ġsa Mesih inanlısının istekleriydi. ta nrısız ve günahlıyı aklar (Romalılar 4:5). Ġlerledikçe sevinci artıyordu. Ama Allah‟ın öfkesi altında olan cehenneme layık günahlının onu istemesi Allah‟a hakaret olmaz mıydı? Adalete göre günahlı ancak Ģöyle söyleyebilirdi: “Doğruluğunda beni cehenneme at!” Ġçinden çıkamadığı bu durumda Luther. Mesih‟in doğruluğunun. Mesih‟in babasına yönelttiği istekleri. Luther bunu anlar anlamaz hem sevinçle. ayetinde Ģöyle yazılıdır: “Tanrı‟nın insanı akladığı. o zaman „Allah‟ın doğruluğu‟ Allah‟ın insandan istediği ya da insanın yaptığı bir Ģey olamaz. Aynı mektubun üçüncü ve dördüncü bölümlerinde bir yandan Allah‟ın doğruluğunun. „Allah‟ın doğruluğu‟ ancak Allah‟ın. Aklanma yalnız imanla olur. Pavlus‟un mektuplarına baĢvurdu. YazılmıĢ olduğu gibi. Romalılara mektubunun 1. iman sayesinde yaĢıyorsa. Mesih‟in bizi kurtarmak için yaptıklarının sayesinde ver ilen doğruluğun ve öte yandan insanın kendi doğruluğunun Ku tsal Yasa‟ya ve iyi iĢlere dayanan doğruluğun birbirlerine karĢıt olduğunu gördü. iman sayesinde insana verdiği bir Ģey olabilir. Müjde‟de açıklanıyorsa. Mesih Allah‟ın doğruluğuna dayanarak yardım isteyebilirdi. Allah „etken‟. armağan olan doğruluğun. Böylece Luther de Allah önünde kendi yaptıklarına güvenerek değil. Müjde‟de açıklanır. hem de korkuyla. iĢlerden gelen doğruluğu istemeyip armağan olan „edilgen‟ doğruluğu istiyordu. Tanrı iyi iĢleri yapanı ve lâyık olanı değil. anımsayabildiğince bu sözcü klerin geçtiği bütün ayetleri yeni anlamıyla okudu. Allah‟ın doğruluğu. çünkü günahsızdı. bölümünün 17. Ġsa Mesih‟e olan iman aracılığıyla alına n „armağan olan doğruluğuna‟ güvenerek durabiliyordu.

yüreğimize esenlik getirir ve 40 . içinde mucizevî bir aydınlanma olmadı. insanların yüreklerinde iman yaratıyor. Allah tarafından bırakılmıĢ ve lanetlenmiĢ olarak çarmıhta. bir mucize olmadı. suçsuz olarak acı çekmesi ve ölümüyle yendi. ama yıllarca süren ar ayıĢ ve uğraĢma sonucu Allah sözünün özünü kavradı. Vicdan azabı çeken her inanlı Mesih aracılığıyla Allah‟a yaklaĢabilir. yani Allah kiĢisel olarak insana yaklaĢır. Luther‟in yüreği esenlik. Mesih günahı. Mesih bütün yaĢamını „bizim yerimize‟ yaĢadı. Bu yüzden insan dinsel konularda sağlam bir temele dayanabilir. sevinç ve güvenle doldu. Allah sözünün (Kutsal Kitap) özü. kiĢinin kendi kendini aldatması ya da Ġblis‟in iĢleri olabilir. azabı.gidir. özgür ve istekli yüreğimizle Allah‟ın yasalarını koĢulsuz ve eksiksiz u ygulamamızı isteyen emir olarak görür. son yargısı onu sıkar. Allah ona yeni bir Ģey açıklamıyordu. Allah sözünü.” Ġman aracılığıyla Allah ile insan arasında yeni bir iliĢki baĢladı. Olağanüstü deneyimler . O zaman insan alçakgönüllü. Ġnsanın kurtuluĢ yolu üzerine bulduğu yeni –aslında eski. Allah günahlarımızı bağıĢlar. Vicdanımız. kurtarıcımız Ġsa Mesih‟e iliĢkin müjdedir. olağanüstü hiçbir olaya dayanmıyordu. Allah insana sözü aracılığıyla konuĢur. Bu Kurtarıcı‟ya iliĢkin müjde yayılınca. Pavlus‟un açıkladığı– anlayıĢ. Cennet bahçesinin kapısından içeri girmiĢti sanki… Luther‟in önemli „buluĢu‟ Ġncil ve Mesih deneyimiydi. “Allahım. Dokuz yıl süren umutsuz bir arayıĢtan sonra. benim günahlarım için oldu. Ama o z aman. bizim günahlarımızın cezasını çekti. ölümü ve Ġblis‟i kutsal ve paha biçilmez kanıyla. vicdan azabına düĢer. Böylece de bizi Allah ile barıĢtırdı. beni niçin bıraktın?” diye haykırdığı zaman. Günahımızın cezasını ödedi ve Allah‟ın öfkesini dindirdi. ceza korkusu. Allah‟ın yasası. Allahım. ama Allah‟ın sözü güvenilirdir. Allah sözünün müjdesi insana kurtarıcı olarak Ġsa Mesih‟i sunar. ama aynı zamanda cesur bir Ģeki lde Ģöyle diyebilir: “Hepsi benim için. Bencilliğin bağlarında olan insan bunu yapamayınca.

Böylece imanlılar topluluğun baĢı olan Mesih‟e iman aracılığıyla ve birbirlerine sevgi bağıyla bağlı olu rlar. taĢkın ve anlaĢılmaz sevgisine dayanır. genç profesörün düĢünceleri sel gibi akar . bazen yeni buluĢunu metinde pek ilgisi olmayan yerlerde bile anlatır. Gerçek Allah hizmeti. zorluklardan çekinmeden. O‟nun gözle görülmeyen örgensel birliğini. *** Bu buluĢundan sonra Luther „doğruluk öğretisinin‟ açtığı yeni görüĢlerini beĢ durgun yıl boyunca kendi kendine açıklıyordu. kendini unutarak. Mesih inanlılarının tümü. yalnız Allah‟ın günahlıları arayan. ġu ilginç gerçeği de belirtmek istiyoruz: Luther elyazmalarında Katolik Kilisesi‟nin yanlıĢ uygulamalarını ağır biçimde eleĢtiriyor. Kendileri için d eğil. imanlılar topluluğunu oluĢturur. Ama Ģu gerçeği de unutmayalım. Bu dünyada durmadan günahla savaĢmak zorundayız. sevinç ve gönül borçluluğu uyanab ilir. kardeĢlerine hizmet etmek için yaĢadıkları ve kendilerinde olan hiçbir Ģeye güvenmeyip Allah‟ın armağanı olan lütfa dayandıkları için kutsal olurlar. günahtan tiksinmeye baĢlarız. alçakgönüllülükle. Bunu yapmak. Galatyalılar‟a ve Ġbraniler‟e yazılan mektupların yorumlarında. günah bizi hiçbir zaman tümüyle bırakmaz. insan „sevinçle ve özgür iradesiyle‟ Allah‟ın isteğini yapmak ister. Allah‟ın istediği yerde. Öğ41 . Mezmurlar‟ın. kiĢinin insanların koyduğu dinsel kuralları yerine getirmesi değil. A ncak her gün günahların bağıĢlanmasını yaĢayan insanın yüreği nde gerçek alçakgönüllülük. her imanlı için Allah‟ın verdiği özel bir görevdir. ama her gün çarmıh önünde günahlarımızın ona ne denli acı getirdiğini ve hâlâ getireceğini gördüğümüz zaman. Pavlus‟un Romalılar‟a yazdığı Mektubu‟nun. O‟na bağlı olarak kardeĢine hizmet etmesidir. ama derslerde onlarla ilgili pek bir Ģey söylemiyordu. ġöyle ki. Günahlı birinin böyle aklanması insanın kendisinde olan hiçbir Ģeye dayanmaz. özgür. Aynı zamanda „kutsal ve günahlı‟ oluruz.bizi evlatlığına alır.

Bu olağanüstü kitabında Luther‟in günahlı insanın kurtuluĢ yolu anlayıĢı. ancak o zaman Allah‟a yücelik verir. baĢka neye layıktır ki…! Ama tam böyle. Allah öfkesinin ve vicdanının korkuları içinde sızlanan kiĢi Ģu sözleri iĢitebilir: “Senin günahların bağıĢlandı. onun dupduru. çünkü zamanı. kırılan kalbidir. Ama aynı yılın sonlarında Luther‟in yazdığı kısa bir yazı bütün dünyanın kaderini değiĢtirdi ve kendisini sessiz çalıĢma odasından çıkarıp tüm dünyanın önüne çekti. Luther hâlâ Katolik Kilisesi‟nin bağlı bir üyesi olmak ist iyordu ve kilisenin. Allah‟ın acıması alçakgönüllüler içindir. 42 .rencilerinin yazdığı ders notlarında bu eleĢtiriler çok az bulunuyor. yanlıĢ uygulamalarını görünce onları mutlaka düzelteceğine inanıyordu. Allah‟ın önünde insanın tek süsü. Böylece genç. kurtuluĢu Mesih‟in yaptığı özverilerin sonucu ve armağan olarak kabul ederse. coĢkun profesör sessiz çalıĢmalarında 1517 yılının ilkbaharına geldi. Mart ayında „sevgili Almanlara‟ ilk kitabını.” Ġnsan. cennetten gelen bir müzik gibi yayılıyordu. Ġnsan dünyada nefret ve adaletsizlikle karĢılaĢtığı zaman da sabırsızlanmamalı. Luther‟in bu ilk kitabı bir etki yaratmadı. yayınladı. ev ibadetlerinde çok kullanılan „Yedi Tövbe Mezmuru‟nun‟ yorumunu. tertemiz bildirisini anlayamadı.

içki ve rüĢvetleri de çok para istiyordu. Papalık tahtında X. Rönesans zamanının ünlü sanat ustaları kilisenin ısmarladığı büyük eserleri yapıyorlardı. Avlanmak için yaptırdığı sarayı ve çevresindeki geniĢ topraklar.7 FIRTINA Roma‟da Rönesansın altın dönemi yaĢanıyordu. insanların ikna edilmesi ve korkutulması. Bunlar için çok para gerekiyordu. Papa‟yı durmadan borçlanmaya itiyordu. Hem de Almanya‟ya yeni bir kayser seçilecekti. her Ģey çok para gerektiriyordu. Papa‟nın kiĢisel para sorunları da vardı. 43 . Bunun Ġspanyol V. Papa ünlü Medici soyundan. Ģölen. Almanların seçimlerini etkilemek için en etkili kiĢiyle. Leo oturuyordu. Ama Papa‟nın daha büyük sorunları da vardı. Elçilerin gönderilmesi. Dünyanın en güzel yapısı olacağı düĢünülen Aziz Petrus Kilisesi yapım halindeydi. sanat bilgini ve koruyucusuydu. Saksonya eyaletinin seçmeni olan Akıllı Fredrik ile iyi iliĢkiler içinde olmalıydı. ama Almanya da Papa‟nın gittikçe büyüyen para isteklerini karĢılamaya pek istekli değildi. Carl olmaması için elinden geleni yapmalıydı. Papa Türklere karĢı tasarladığı haçlı seferini A lmanlar olmadan gerçekleĢtiremezdi. özellikle de dünya politikası konusunda… Özellikle Fransa ile çekiĢmeleri oluyordu. Papalık sarayının görkemli ve savurgan yaĢamı. parlak dü nya adamı.

44 . Birisi bu endüljansı aldı mı. onun hemen Araf‟taki azaplardan kurtulup cennete girmesini sağlamıĢ olu rdu. Böylece önemli olan. papalık arması ve kendi mevkisini gösteren iĢaretleri taĢıyan Tetzel gö rkemli bir alayla kente giriyordu. Endüljansları alan kimileri Tetzel‟i sorularıyla sıkıĢtırıyordu. Ġçinde Allah korkusu bulunmayan bu paralı papazlar. kilisenin o güne dek ona verdiği cezalardan ve ölümden sonra Araf‟taki azaplardan kurtuluyordu. Bir kimse ölmüĢ olan bir tanıdığı için „tam endüljansı‟ aldığı zaman. Bulunduğu yerin bütün dinsel iĢlemleri onun emrindeydi. Albrekt Papa‟dan. Tetzel‟in yüksek aylığı. Tetzel kendini çok önemli biri sayarak Almanya‟yı baĢtanbaĢa dolaĢıp af ticaretini yapıyordu. savurganlığı ve ahlâ ksızlıklarıyla alay ediliyordu. Halk arasında papalık sarayındaki görkemli yaĢam ve para sevgisiyle. Almanya‟da endüljans satımı Mainz eyaletinin genç baĢpiskoposu Albrekt‟e bırakıldı. Her gün endüljans üzerine vaaz ed iyordu. denetimi altına üç piskoposluk almıĢ ve bu yüzden yıllarca süren borçlara girmiĢti. konuĢmalarında endüljansın tam olarak günahı karĢılayan ve günahkârı kurtaran bir Ģey olduğunu söylüyorlardı. çünkü yalnız tövbe ve günah çıkartma insanı sonsuz cezadan kurtarabilirdi. Bu nedenle söz konusu belgeleri sata nlar. Endüljans belgesini alan kiĢi istediği bir papaza günahlarını söylerdi. ĠĢin uygulamasını Augsburg‟ta bulunan bir bankanın eline bıraktı. Banka ise bu iĢleri yürütmek için Johann Tetzel adında kendini öven. endüljans belgelerini alanların günahlarını kolayca siliyorlardı. endüljans belgesinin alınmasıydı. Önünde haç. Çoğu kez endüljans belgelerini satan kiĢinin yanında bir papaz bulunuyordu. Bu yüzden ticareti etkin o lmalıydı. bö ylece de borçlarını ödeyebiliyordu. vicdansız bir Dominiken keĢiĢi görevle ndirdi.Aziz Petrus Kilisesi‟nin yapımı için „genel endüljans‟ denilen af belgeleri satılmaya baĢlandı. Ama Papa‟ya para gerekiyordu! BaĢpiskopos sattığı endüljanslardan gelen paranın yarısını kendine alabiliyor.

tam 127. ama siz birkaç kuruĢunuzla bizi buradan kurtarabileceğiniz halde kurtarmak istemiyorsunuz!‟ diye bağırıyorlar. özellikle Ģu sözleri çok etkiliydi: “Ölen anne ve babalarınızın ve akrabalarınızın sesini iĢitmiyor musunuz? Onlar. Mal mülkümüzü size bıraktık. insanlar niye paralarını endüljanslara versinler diye düĢünüyordu. Bu mucizevi kutsal emanetlerin sayısı 17. „Allah‟ın eli bize vuruyor. Tetzel‟in vaazlarında. Canının kurtu lması için insan ne yapmaz ki. imparator seçimine katılma hakkına sahip prens.799 yıllık endüljans kazanıyordu. Araf‟taki azaplardan insanları kurtarab ilir mi?” diye sordu. Baba oğluna. Birisi. ama siz bizi bu azaptan kurtarmak istemeyecek denli katı yüreklisiniz. sizi eğittik. Allah‟ın Musa‟ya göründüğü çalıdan bir parça. Ģehit Bart almay‟ın yüzünden yüzülen deri ve Beytlehem çocuk katliamında öldürülen çocuğun kafa derisi bile vardı. Wittenberg Ģatosu kilisesine topladığı kutsal emanetlerdi. günahın getirdiği cezadan kurtaracağını savunuyorlardı. 45 .‟” Tetzel ticaretini Saksonya‟da yapamıyordu. insanı endüljans belges inin değil. bu hazineleri varken. Bunun nedeni de. Elektor. Tetzel “Evet” diye yanıt verince. Onların arasında örneğin Ģu hazineler bulunuyordu: Meryem Ana‟nın sütünden bir damla. çünkü birkaç kuruĢ için binlerce kiĢinin Araf‟ta azap çekmesine göz yumuyor.Özellikle Augustinusçu keĢiĢler. “Papa. onlara inanan çok kiĢi vardı.” Ama endüljansları alan. Sizi biz doğurduk. çünkü Elektor2 ona izin vermemiĢti.443 idi. bize acıyın! Büyük acılar la azap çekiyoruz. ekmeğinizi verdik. hem de endüljansın fiyatı kiĢinin maddi durumuna bağlıydı. etimi yiyorsunuz. Buna ka r2 Roma-Germen Ġmparatoluğu'nda. adam sözünü Ģöyle sürdürdü: “O zaman kilisenin baĢındaki kiĢi çok gaddar bir kiĢidir. ana kızına Ģöyle haykırıyor: „Sanki beni ısırıyor. ancak gerçek tövbenin. Birisi belirli günlerde bu em anetlerin huzurunda dua ettiği zaman.

parayla alınan yanlıĢ güven duygusundan daha iyi olduğunu yazıyordu. Sonunda da. Tezler halkın anlayacağı dillere çevrilerek binlerce kopyası halka dağıtıldı. Tezlerden önceden hiç kimsenin haberi olmadı. “Evet. bunu yapacak olan sonunda ortaya çıktı” diyerek kendi düĢüncelerinin yanı sıra birçok papaz. endüljans ticaretini eleĢtirmek için bu yöntemi kullanıyordu. kimi Wittenbergliler Luther‟e gelip endüljans belgesini göstererek günahlarından piĢmanlık duymadan. yani tezl erini. Endüljans ticareti. kilisenin verdiği cezalardan kurtulmak için ku llanılmasını reddetmiyordu. Luther endüljans ticaretine karĢı olan 95 tezini Wittenberg Ģatosu kilisesinin kapısına çaktı. Özellikle Wittenberg‟teki üniversite öğrencileriyle taĢra kiliselerinde görevli olan Luther‟in öğrencileri. Her Ģeyin para yla çözümlendiğini düĢünüyorlardı.Ģın. arife gününde öğle üzeri. keĢiĢ ve bir baĢpiskoposun düĢüncelerini de açı kladı. B una karĢın. çetin anlar yaĢamıĢtı.” Luther endüljansların. Latince olarak herkesin görebileceği bir yere çakması gerekiyordu. Fransa ve Ġngiltere‟ye de yayıldı. tezlerin içeriği kısa bir zamanda yangın gibi bütün Almanya‟ya. çok sevdikleri 46 . o konudaki iddialarını. günah yükü altında olanlarla alay etmek oluyordu. biraz sonra Ġspanya. kiĢinin Mesih‟i izlemesinin. Bir kilise adamı. O zamanın törelerine göre bir bilgin bir konuda açık tartıĢmaya girmek istediği zaman. ġehitler bayramında Wittenberg Ģatosu kilisesine kutsal emane tlerin önünde tapınmak için büyük bir kalabalık gelecekti. Tezlerinin açıklanması için en uygun günü seçti. Tez i Ģöyle baĢlıyordu: “Rabbimiz ve Efendimiz olan Ġsa Mesih „Tövbe edin!‟ dediği zaman imanlıların bütün yaĢamı boyunca süren tövbesini kastediyordu. 1517 yılının Ekim ayının 31‟inde. Luther. Halk. Bu konuda Luther kendi yaĢamında çok acı deneyimlerden geçmiĢ. bir formalite olarak günahlarının bağıĢlanmasını istediler. ama bunların sonsuz yaĢam için yarar sağlamadığını öne sürüyordu. Bu durum karĢısında Luther‟in yüreği çok yaralandı. Luther‟in Latince olarak yazılmıĢ olan tezlerini anlamıyordu.

öğretmenlerinin düĢüncelerini yaydılar. Tetzel öfkesinden kud uruyor, Luther‟in yakılmasını istiyordu. Tetzel bir gün Luther‟e karĢı yazılan bir araba dolusu broĢürü Witte nberg‟e yollayınca, üniversite öğrencileri arabaya el koyup yükünü ateĢte yaktılar. Buna karĢılık birçok yazıda Tetzel‟le alay ediliyor ve Luther övülüyordu. Din sapkınlarının doğru yola getirilmesi ve cezalandırılm ası yüzyıllar boyunca Dominikenler‟in özel göreviydi. Hakaret edilen Tetzel de Dominiken olduğu için, bu görevi büyük bir istekle yerine getirmek istiyordu. Ancak Papa bu konuyu Dominikenler‟in ellerine bırakmak istemiyordu. Tezlerin sarhoĢ bir Alman keĢiĢin öfkesiyle yazıldığına ve keĢiĢ arkadaĢlarınca doğru yola getirileceğine inanıyordu. Staupitz Augustinusçu keĢiĢleri Heidelberg‟de topladı. Heidelberg‟de o günlerde tanrıbilimcilerin büyük bir toplantısı yapılıyordu. Toplantının baĢkanlığına profesör Martin Luther seçildi. Hiç kimse üzücü ola ylardan söz etmedi, ama ünlü kardeĢleri olan Wittenberg profesörünü kutladılar. Sonunda Dominikenler, seslerini Roma‟da iĢittirebildiler. Onlar kendi adamlarını Luther‟in vaazlarını dinlemek için gönderdiler ve sonra abartılmıĢ sözlerle Luther‟i din sapkını olmakla suçladılar. Papa da Ģimdi Luther‟e karĢı zor kullanmaya hazırdı. 1518 yılının Ekim ayında Luther Augsburg‟a, papalık elçisi Cayetanus‟un önüne çağırılıyordu. Cayetanus eskiden Dominikenler‟in generaliydi. Papa‟nın yakın çevresinden Luther‟le bilimsel tartıĢmaya girebilen tek kiĢiydi. Özellikle endüljans öğretisi ve Luther‟in yazılarını inceledi. Papa‟dan aldığı vekâletnameye göre Luther‟i istediği biçimde eline geçirebilir, onu ve destekleyenlerini aforoz edebilirdi. Ama Cayetanus Luther‟i tatlılık ve kurnazlıkla ele geçirmeyi tasarladı. Elinde Papa‟nın Elektor Akıllı Fredrik‟e göndermiĢ olduğu, „Hayırsız oğlunun‟ Cayetanus‟un eline verilmesini buyuran belge bulunuyordu. Ama Cayetanus daha bir Ģey yapmadan, durum değiĢti. Akıllı Fredrik V. Carl‟ın kayser seçilmemesi için ona oy verilmesini
47

yasaklayınca, Papa‟nın müfettiĢi oldu sanki... ġimdi onu kızdırmamak gerekirdi. Üstelik ona Papa‟nın verdiği en büyük liyakat niĢanı olan „altın gül‟ verilecekti. Elektor ile yapılan anlaĢmaya göre, tartıĢmanın sonucu ne olursa olsun, Luther‟in kentten güven içinde ayrılması sağlanacaktı. Luther‟in bu denli büyük tehlikede olduğundan ve durumun değiĢtiğinden hiçbir haberi yoktu. Staupitz, Luther‟e bir mektup yazarak çetin günlerin geleceğini sandığını bildirdi. Luther de aynı Ģeyi düĢünüyordu. Yıllarca Luther‟in yakın arkadaĢı olan Elektor yardımcısı George Spalattin de bütün entrikaları öğren erek Luther‟i uyardı. Yoldayken, geri dönmesi de istendi. Ama Luther Ģöyle karĢılık verdi: “Mesih, düĢmanlarının da yöneticisidir. Mesih yaĢasın, Martin ölsün!” Luther için en ağır Ģey, anasına ve babasına üzüntü çektirmesiydi. Augsburg yolculuğunda Luther çok ağır hastalandı, hasta olarak kente vardı.

48

8 GÖZ KORKUTMALAR VE KANDIRMALAR
Sonunda Luther, kilisenin yüksek temsilcisinin önünde, kilis enin acı verici durumundan söz edebildi. Cayetanus‟un çevresinde görkemli ve meraklı Ġtalyan refakatçiler vardı. Luther‟in yanında ise, keĢiĢler ve Elektor‟un adamlarından oluĢan beĢ kiĢilik bir kuru l bulunuyordu. Luther kardinalin önünde yere kadar eğildi. Ġlk kalk buyruğu verildiği zaman, ancak diz üstünde durdu. Ġkinci kalk buyruğu nda ise, ayağa kalktı. Zamanın töreleri böyle buyuruyordu. Resmî s elamlardan sonra, Papa‟nın elçisi Luther‟le tartıĢmak istemediğ ini, iyi niyetle ve baba gibi öğüt vererek Luther‟in yanlıĢ düĢüncelerinden vazgeçmesini istediğini söyledi. Ama Luther, öğrettiklerinin yanlıĢ olduğu kanıtlanıncaya kadar onlardan vazgeçmeyeceği yanıtını verince, Cayetanus tartıĢmaya girmek zoru nda kaldı. Bu tartıĢmada Cayetanus baĢarısız kaldı. Çok kızdı ve kendini kaybederek, “Ben tartıĢmaya değil, buyurmaya geldim” diye bağırdı. Ama hemen sonra yine tartıĢmaya girdi. Luther, gerekli olduğundan sert yazdığını kabul etti, ama insanın sadece iman aracılığıyla kurtulacağı ve Papa‟nın da yanlıĢ yapabileceği yönündeki düĢüncelerinden vazgeçmeyeceğini bildirdi. Staupitz de tartıĢmaya katılıyor ve gizli olarak Luther‟in yanını tutuyordu. Cayetanus ondan Luther‟in düĢüncelerinden
49

Luther‟in eve geliĢi. Bu suçsuz kiĢiyi ezmek ve düĢünceleri nden döndürmek için her Ģeyi yapıyor. çünkü öğrenimde ve ruhsal bilgilerinde Luther‟le boy ölçüĢemeyeceğini söyledi. tezlerini açıklamasının yıldönümüne rastladı. Ona göre Cayetanus‟un görevi. ama boĢ ve yararsız sözler söylüyor. bir eĢek ne denli arp çalmayı baĢarabilirse.vazgeçmesini istediği zaman Staupitz bunu yapamayacağını.” Luther‟in arkadaĢları davanın yitirildiğini düĢünüyorlardı. Ġnadı ancak Luther‟in düĢüncelerinden vazgeçmesiyle yatıĢır. “Papa‟dan aldığım yetkiyle seni ve koruyanlarını ve seni kabul eden herkesi aforoz edebilirim!” Luther yine yanlıĢlıklarının gösterilmediği takdirde davasından vazgeçemeyeceğini söyleyince. vazgeç” diye bağırıyordu.” Luther de bir mektubunda elçiyi Ģöyle eleĢtirdi: “Kardinal herhalde Thomas‟ın düĢüncelerini iyi bilir. ya da bir daha bana görünme. Olayların sahnesine yeni bir adam çıktı. Luther de böyle yapmayı tasarlıyordu. Luther‟i bütün görevlerinden özgür kıldı ve Fransa‟ya kaçmasını önerdi. “Luther‟in düĢüncelerini ancak papalık elçisi değiĢtirebilir” diye de ekledi. Papa‟nın Cayetanus‟a verdiği vekâletnamenin kopyası eline geçti. Ama bu sırada durum yine değiĢti. ama Roma‟dakiler gibi davranıyor. Yoldayken George Spalattin‟in gönderdiği. Umutsuz ve karamsardı. Bu nedenle. o da bu iĢi o denli yapabilir. Staupitz. Allah korusun. Cayetanus kendisiyle kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyordu. elçi Ģöyle bağırdı: “Ya vazgeç. Geceleyin yarı giyimli olarak kent surl arının ufak bir kapısından kaçabildi. Cayetanus. ama bir Hristiyan düĢünürü değildir. Daha sonra Cayetanus için Elektor‟a Ģöyle yazıyordu : “Roma‟nın elçisi. Bol bol güzel. “Vazgeç. 50 . Wittenberg‟ten ayrılmaya kararlıydı. Elektor‟a mektup yazarak Luther‟in zorla kendisine gönderilmesini istedi. Luther bunu öğrenince çok kızdı. ne olursa olsun Luther‟i ele geçirmekti.” Son konuĢmalarında Cayetanus tümüyle mağlup olup kızgınlıkla.

Birer hiç olan bu iki kiĢi birbirlerine karĢı çok acımasızdı51 . Ģimdi Papa‟nın özel temsilcisi olarak yurduna dönebiliyordu. Gelirini artırmak için kutsal emanetleri alıp satıyordu. Luther hemen Miltitz‟le olan konuĢmasının boĢ olduğunu anladı. Luther‟e karĢı olan iyi niyetini göstermek için endüljans ticaretinin baĢında olan Johan Tetzel‟i kurban etti. Ama en sonunda talih kuĢu baĢına konmuĢtu! Yoksul gezgin. BaĢkalarına. büyük tarihsel olayların ortaya çıkardığı pek önemli olmayan bir adamdı. beĢ kiĢiye de kont unvanını verebilecekti! Yolda kaldığı hanlarda kendi görevini çok övdü. Luther‟le yemekteyken. ĠĢlerinin yürütülmesi için kimi ayrıcalıklar da ona verilmiĢti.Mabeyinci Carl von Miltitz. Miltitz. Soylu. ama bu sorunun bir Alman baĢpiskopos tarafından çözümlenmesini kabul etti. Luther söylediklerini geri almadı. Kafasına parlak bir düĢünce geldi. ama o canından korkarak gelmeyince. ġimdilik her iki taraf da endüljans kavgasından hiç söz etmeyecekti. Papa‟nın bile Dominikenler gibi Luther‟e kızmadığını söyledi. Tetzel‟i yanına çağırdı. Hep Ģansına güveniyordu. onun halk arasında kazandığı takdiri hanlarda duyduğunu anlattı. Miltitz sevinçten ağlayarak Luther‟i öptü. ama parasız bir ailenin oğlu olarak Roma‟da güçlü akrabalarının yanında mutluluğunu aramaya koyulmuĢtu. ÇalıĢmak istemiyordu. O güne dek konumu ona ancak değersiz bir memurun gelirini sağlamıĢtı. Luther‟i saygıyla kabul etti. yani Papa. a slında bir iĢ yapmanın ne olduğunu bile bilmiyordu. beĢ kiĢiye ev vaizinin haklarını. Augsburg‟a gelince Cayetanus orada yoktu. on kiĢiye doktor unvanı verebilecek. Miltitz ona gitti. ama kendi yurdundan kaçmak üzere olan bir adam için biraz nefes almak iyi olacaktı. on saray ozanı atayabilecek. Luther‟in yarattığı sorunu kendisinin çözümleyebileceğini sanıyordu. Yanında da çok değerli emanetleri vardı: Elektor için „Altın Gül‟ ve Luther‟in koruyucularına karĢı yetmiĢ adet papalık fermanı. Luther ve Elektor‟un aralarını düzeltecekti ve böylece Luther susup bu talihsiz olay kapatılacaktı. Kardinalin yapamadığını kendisi yapacaktı. ona karĢı çok açık yürekli davrandı.

daima konuĢmaya hazır ve yürekli bir tartıĢmacıydı. Ġngolstad Üniversitesi‟nin profesörü Eck‟ti ve daha önce Luther‟le dostça yazıĢmıĢtı. kayser seçimindeki oyunu V. Luther‟in tezleri yüzünden Ģiddetli bir tartıĢma oldu. kendisini avutan bir mektup aldı Luther‟den. Kardinal unvanı almak için Elektor istediği adamı seçebilirdi – doğal olarak bu adam Martin Luther olacaktı! Elektor için kayser tacından bile söz etti. Elektor‟un danıĢmanlarına müjde li bir haber verdi. Bu arada sahneye Luther‟e karĢı olan çok yetenekli bir adam çıktı.lar. Eck ise. Böylece zaman kazandılar. Bu adam. Carl lehine vereceğine karar verdi. Miltitz. Karlstad ise kitaplar ve not defterleri arasına gömülen ufak tefek bir adamdı. deneyimli. Miltitz‟in kendisi içkiye düĢkündü. tümüyle çöktü ve birkaç ay sonra öldü. kent ve üniversitesi tarafından kutlandı. Görkemli ve bilgili dinleyiciler. Eck. Luther kiliseye girince. Elektor. Arabası kullanılamaz duruma geldi ve kendisi öyle hastalandı ki tartıĢmada güçsüz kaldı. Eck. Tetzel‟i savurgan ve ahlâksız bir yaĢam sürmekle suçladı ve bunları Roma‟ya bildireceğini söyleyerek onu korkuttu. Luther de Miltitz‟e verdiği sözünün kendisini bağlamadığına karar verdi. Kitaplarını alıp Leipzig‟e giderken yolda bir kaza geçirdi. Eck. siyasal oyununu sürdürdü. zaferdi. tartıĢmaya katıldı. Luther‟in öğretmen arkadaĢı ve savunucusu olan Andreas Karlstad‟ı Leipzig kentinde bir tartıĢmaya çağırdı. Luther‟e Ģiddetle karĢı çıkarken. Zavallı Tetzel. Miltitz‟in tasarladığı ve Ģimdi suya düĢmüĢ olan büyük planlar halkı güldürdü. papazlar sunaktan kaçıp kutsal komünyon takımlarını sakladılar. Miltitz. Öyle ki. Olayların çıkmasını ancak Wittenberg‟ten gelen silahlı ünivers i52 . Halkın çoğunluğunun düĢünceleri de Luther‟e karĢı döndü. onun sesini güçlükle iĢitebiliyorlardı. Bunun sonucunda Eck kolay bir zafer kazandı. Ama Elektor ve danıĢmanları her zaman büyük oyun oynayan Miltitz‟i ve onu göndereni aldattılar. yetenekli. Ölüm yatağında yken. zaferleri üzerine Roma‟ya mektup yağdırdı. Ona göre önemli olan gerçek değil.

gerginlik gözle görülür haldeydi. Ģiddetli tartıĢmada kendi demeçlerini de kilise babalarına mal ediyordu. Eck korkunç belleğinden kilise babalarının sözlerini aktarıyordu. Sesi gür ve duru ydu. Luther. Luther söz konusu düĢüncelerden kimilerinin Kutsal Kitap‟a dayandığını fark ederek onları kabul ettiğini söyledi. yüzyılın baĢlarında Katolikler tarafından yakılarak Ģehit edilen Bohemyalı Tanrı adamı. Luther. Eck‟in söz yağmurundan alınmıyor. bedeninin kemiklerini bile sayabilirs in. Ama güçsüz değildi. 3 Hus: 14. ara sıra ona „bay bağıran‟ diyerek ve yanında bulunan karanfili koklayarak sessizce dinl iyordu. Eck bir taraftan sevinerek Luther‟i hemen din sapkını ilân etti. Gururlu ve ağır düĢünceli olmayıp her zaman hoĢgörülü ve sevinçli oluyordu.te öğrencileri önledi. Kimilerine göre. Bunun Ģu önemli yararı olmuĢtu: Eck. en zor durumlarda iyi olabilmesi için Luther‟e Allah‟ın merhameti ve huzuru yetiyordu. Eck‟e Kutsal Kitap‟tan kendi yanılgılarını göstermelerini. Daha önce Cayetanus‟la yapılan tartıĢmada Papa‟nın da yanılabileceği belli olduktan sonra. Luther‟i Hus‟un3 lanetli düĢüncelerinin savunucusu olmakla suçladığı zaman. Luther için yanı lmayan tek yetki Kutsal Kitap‟tı. Öyle ki. Bir savcı gibi davranan Eck. Ama tartıĢma Luther için de kolay değildi. Orada bulunanlardan biri Luther‟i Ģöyle anlatıyor: “Martin orta boylu. Bu davranıĢ Eck‟i küplere bindirdi. yoksa düĢünc elerinden vazgeçemeyeceğini söyledi. zayıf. üzüntünün ve çok çalıĢmanın yıpratmıĢ olduğu bir adamdı.” Gerçekten. Hus‟u din sapkını olarak ölümle cezalandıran kilise meclisinin yanlıĢ ya ptığını söyledi. Luther ise. Ġnsanlarla konuĢtuğu zaman neĢeli ve nazikti. ünlü tartıĢmacının karĢısına çıktığı zaman. Luther‟e karĢı konuĢup kendisine konuĢma fırsatı vermek istemiyordu. KarĢısındakiler ağır tehditleri yağdırdığı an bile Ģen ve sarsılmaz tutumunu korudu. 53 . Luther ise. hemen hemen ezberlemiĢ olduğu Kutsal Kitap‟a baĢvuruyordu. Bu yüzden Luther.

Sonunda papalık fermanı ge ldi. Ama zaman geçiyordu ve bu arada Luther halkın diliyle açık ve çarpıcı kitapları yazıp öğretilerini tüm halka yayıyordu. Carl Luther‟i hemen yakalatıp din sapkını olarak yakmak istedi. ama koĢullu olarak. AltmıĢ gün içinde Luther kırk bir sapık iddiasından vazgeçmeliydi. Luther‟in aforoz edileceği kesinleĢti. O zaman Luther geriye dönüĢ ol anaklarını bir vuruĢla kesti. Bu haber Roma‟ya ulaĢtığı zaman aforoz kararı kesinlikle ilân edildi ve kayser V.Leipzig tartıĢması böylece sonuçsuz kaldı. vebadan ölenlerin giysilerinin yakıldığı yerde Luther pap alık fermanıyla kilise yasalarını yaktı. 54 . ama Katolikler Eck‟in kazandığını ve Luther‟in din sapkını olduğunun kanıtlandığını savunuyorlardı. Az sonra Eck Roma‟ya çağrıldı. Wittenberg‟in kent surlarının dıĢında olan.

Kayserin çevresinde dönen dolapların yönetmeni. büyük sorunlar önünde kararsızlık göstermesiydi. Kayser.Ġtalyan karıĢımı kurulu kuĢkuyla karĢılayan Almanları kızdırmaya cesaret edemedi. çünkü çevrede Luther yanlısı sayılan Ģövalye Franz von Sicking en‟in Ģatosu ve askerleri bulunuyordu. Carl‟ın zayıf yanı. kararları iyice değerlendirm iyordu. Aleander gerçekten zor durumdaydı. Aforoz edilen Luther‟in kitaplarının yakılması kimi kentlerde gerçekleĢtirildi. Buna karĢın Almanlara yabancı olduğu için. Bu duraksama sonucu Luther‟in akıllı savunucusu Akıllı Fredrik‟in yaptığı gibi. Katolik Kilisesi‟nde olan yeni düĢünceleri ve reformları beğendiği halde.9 ALLAH‟A BAĞLI VĠCDANA GÜVENEREK Kayser V. Luther‟e karĢı birkaç ferman yazdıysa da. papalık görevlisi olan Aleander‟di. onları göndermedi. 55 . Kayser. Luther davasını kaba güçle sonuçlandırmak istedi. kendisini ve yanındaki Ġspanyol . Tam harekete geçilecek zamanda korku ve kararsızlığa kapılırdı. Worms‟a gelince güç kullanamayacağını iyice anladı. Kendisi de bu davayla uğraĢan tek kiĢi olmakla övünüyordu. Ama kayserin Lut her‟in kitaplarının toplatılması için verdiği buyruğa karĢın. Mektuplarında tüm Alman prenslerin güvenilmez ve gizli Luther yanlısı olduklarını yazıyordu. Worms‟da olup bitenleri sürekli Papa‟ya iletiyordu.

Birisi Luther‟e yoldayken yedikleri ve içtikleri konusunda dikkatli olmasını söyledi. Lut her‟in çağırılması. Luther‟in suçluluğunun daha kanıtlanmadığını öne sürdü. mektuplarında bu entrikaları Luther‟e anlatıp davasının umutsuz olduğunu söylüyordu. Kayserin. yine gideceğim. gelenleri karĢılamaya gönderilen devlet habercisi. Weimar‟da Elektor‟un kardeĢi Johan. Ama Luther‟in çevresindeki entrikalar yoğunlaĢtıkça. hanlara bile onu kabul etmek istemediler. Yoldayken Lut her Spalattin‟in mektubunu aldı. yakıĢıklı ve güvenilir Ģövalye Kaspar Stur m gidiyordu. öyle ki. Luther‟in arkadaĢları Hus‟un sonunu anımsayarak entrikalardan korkuyorlardı. Her yerde büyük bir kalabalık. Elektor‟un Luther‟in geri dönmesini istediğini yazdıysa da.Worms‟ta onun yazıları ve resimleri açıkça satılıyordu. Papa‟nın tacına ve keĢiĢlerin göbeklerine karĢı olmaktan suçlu olduğunu söylemiĢti. BaĢta rektör olmak 56 . çünkü zehirleneceğinden korkuyordu. Elektor‟a bile Luther‟in yalnızca iki Ģeyden. Önceleri Papa‟nın aforoz ettiği kiĢi. Luther‟i ulusal bir kahraman gibi selamlıyordu. Mektubundan Spalattin. küplere biniyordu. Luther‟in güvenliğinin kendisince sağlanacağını söyleyen bir mektu bu ilettikten sonra bile. Luther kendine özgü yüreklilikle Ģöyle yanıt verdi: “Worms‟ta damlardaki kiremitlerin sayısınca Ģeytanlar varsa da. Elektor duraksadı.” Luther‟in Worms yolculuğu neĢeli bir zafer alayı gibiydi. sonunda Luther‟e gelmemesi için öğütte bulundu. Halk Aleander‟e karĢı öfkesini gösteriyordu. ona büyük saygı göstererek vaaz etmesini istedi. Aleander bunu anlatırken. Önde. Luther‟in Millet Meclisi‟nin önüne çıkarılıĢı –aslında ancak meclisin atadığı bir uzmanlar kurulunun önüne çağrılacaktı– tek baĢına dünya tarihine geçen bir olaydı. Herkes o çağın ünlülerinden biri olan Erasmus‟un da Luther‟in ortaya çıkmasını sevgiyle karĢıladığını biliyordu. Luther kimi arkadaĢlarıyla arabada otururken arkasında yüze yakın silahlı bir alay geliyordu. O. Elektor‟un danıĢmanı George Spalattin. Akıllı Fredrik tarafından gerçekleĢtirildi. tüm yasal haklarını yitirmiĢ oluyordu.

Sonunda görkemli meclisin önüne çıktığında. ya kötü düzenlemeden ötürü. Adları okunduğunda Luther kendine geldi. her canın kurtulması ve Allah sözü gibi önemli 57 . Luther‟e. aldığı öğütler uyarınca. piskoposun evinde yapıldı.üzere tüm Erfurt Üniversitesi. “Davanız doğruysa. Birisi henüz on altı yaĢında olan Hessen kontu Filip‟ti. sayın doktor. Bir masa üzerinde Aleander‟in büyük zorlukla topladığı Luther‟in kitaplarının bir bölümü vardı. Katoliklerin planlarına göre serbestçe konuĢamayacaktı. Worms‟a girdiğinde büyük bir kalabalık tarafından karĢılandı ve kutlandı. öğrettiklerini açıklamaya çağrılmasına karĢın. Luther olumlu yanıt vermek üzereyken. Kaldığı evde Luther bir an bile tek baĢına bırakılmadı. Ona yalnız iki soru yöneltilecekti: Yazdığı kitapların kendisine ait olup olmadığı ve savlarından vazgeçip geçmeyeceği. Luther gelenlerden huzursuz ve sinirli oldu. Wittenberg Üniversitesi‟nin hukuk profesörü Schuff yerinden kalkarak. ĢaĢkın ve güçsüz görünüyordu. Luther‟in sorgusu. dünya tarihine g eçen karĢılamaya doğru dürüst hazırlanamadı. ya da sırf kötülük olsun diye Luther iki saat karanlık ve nemli koridorda bek letildi. süslü püslü kardinallerin arasında oturan genç ve solgun yüzlü kayseri de diz çökerek selamlamayı unu ttu. KonuĢurken sesi kısıktı. “Kitapların adları okunsun bari!” diye bağırdı. çünkü kalabalık sokaklarda ilerlemek olanaksızdı. Çünkü iman. düĢünmek için zaman istedi. Luther. Eve geldiği nde. ġaĢkınlığından. ünlü eski öğrencisini karĢılamaya geldi. Allah yardımcınız olsun!” dedi. aldığı öğütleri anımsadı. Soylulardan yalnız iki kiĢi ziyaretine geldi. ArkadaĢları gelip gidiyordu. Luther‟e önceden nasıl yanıt vereceği anlatıldı. Kitaplarındaki savlara gelince. Soru yinelendiğinde kitapların kendisi tarafından yazıldığını kabul etti. ama ĢaĢkınlıktan her Ģeyi unuttu. Oraya gizli yollardan götürüldü. Luther. BaĢkanlık yapan Trier baĢpiskoposunun danıĢmanı tarafından ilk soru yöneltildiğinde. Luther ruhsal soruları olanlara öğüt veriyordu. ama bunların yazdıklarının ancak bir bölümünü oluĢturduğunu sözlerine ekledi.

Ey Allahım. Luther tek baĢına ka lmaya alıĢmıĢtı. Allahım. Hem de yanıtının yazılı değil. Bunlar günümüze kadar gelmiĢtir.. Sadık olan. sağlam kalemdir. 1521 yılının 17 ile 18 Nisan günlerini bağlayan gece Luther. beni bütün dünyanın akıl ve bilgilerine karĢı savun! Bunu sen yap! Bunu sen yapmalısın. bana yardım et! Hiçbir insana güvenmiyorum. zaten bu boĢ ve yararsız olur. Luther‟in isteği kabul edildi. ama onlar Luther‟e. Ben de iyi günler. onun bazen dinlenmek için yatağa uza ndığını. bana sevgili oğlun Ġsa Mesih‟in bağıĢını almam için yardım et. Kendim için bu dünyanın önde gelenleriyle hiçbir iĢim yok. ArkadaĢı Luther‟in sözlerini kâğıda yazdı. gel. Kutsal Ruh‟un aracılığıyla O benim desteğim ve ka lkanımdır. Bu yakarıĢlarda Luther sanki Allah‟a kendi sözünü anımsatıyordu. bu dava senindir. büyük kararları kendisinin vermesi gerek iyordu. ama ona yalnızca bir gün zaman tanındı. BitiĢik odada kalan Luther‟in bir arkadaĢı. içindeki savaĢımında yardım edemiyorlardı. “Ey Allahım. Ġstediği tek Ģey. sen ölemezsin. beni iĢitmiyor musun? Allahım. senin için canımı vermeye hazırım! Bu s a58 . ebedi Allah. Allahım. sen öldün mü? Hayır. Böyle durumlarda insan baĢkasına ancak belli bir düzeye dek yardım edebiliyor. Böylece kimsenin Luther‟i rahatsız etmesine izin verilmedi. Daha önce de gördüğümüz gibi. Ey Allahım. Luther ertesi gün için hazırlık yaparak. sözlü olması ger ekiyordu. yalnızca benden saklanıyorsun. Ama Rabbim. niçin gecikiyorsun? Allahım. bazen de yataktan kalkıp diz çökerek ya da açık pencerenin önünde durarak –genellikle böyle yapardı– dua ettiğini iĢitiyordu. tek baĢına. içinde savaĢtığı düĢünceleri kâğıt parçalarına döküyordu. neredesin? Gel. senindir. Bu dava benim değil.. Yakup‟un Yabbuk Irmağı‟nda Tanrı‟yla güreĢtiği gibi güreĢiyordu (YaratılıĢ 32:24-32)... Allah‟ın huzuru ve merhametinden emin olmaktı. Rab.konularla ilgili soruları düĢünmeden ivedi olarak yanıtlamak iyi değildi. rahat ve kolay yaĢam isteyebilirim. ben yapamam. benim Allahım. Worms‟ta Luther‟in bazı tanrıbilimci arkadaĢları vardı.

KonuĢma sırasında salondaki hava sıcak olduğundan. Luther savunmasında kitaplarını üç kümeye ayırdı. bulunduğu sınıfa ait bir kiĢiye yakıĢmayan sözler kullandığını itiraf etti. Canım senin. TartıĢma anlarında. BaĢkanlık yapan Trier baĢpiskoposunun danıĢmanı soruları yineledi: Luther kitapların kend isi tarafından yazıldığını kabul edecek mi. Allah‟a bağlı vicdanına güvenerek bütün dünyaya karĢı baĢ kaldıran yürekli keĢiĢi aydınlatıyordu. altı elektor. Ġkincisinde Papa‟ya karĢı yazılan kitaplar bulunuyordu. Saat dörtte orada olmalıydı. Bu arada Luther ustalıkla halkın milliyetçilik duygularına değinerek Alman kentlerinin sık sık kilisenin yozlaĢmasından ve papalık sarayının bitmez tükenmez para isteklerinden Ģikâyet ettiklerini söyledi. ama söylediklerinden vazgeçmeyecekti. yirmi dört kont. KarĢısında çağın önde gelenleri bulunuyordu. Üçüncü kümedeki kitaplarda Luther kimi kiĢilere karĢı çıkmıĢtı. bana senin sözün ve Ruh‟un yeterlidir. çünkü böyle yapmakla kötülüğü ve sömürüyü sürdürmüĢ olurdu. otuz piskopos. onun kardeĢi. pencereler açıldı. Aralarında kayser. Allah yardımcım olsun! Amin!” Ertesi gün Luther yine yüce meclisin önüne çağrıldı. Luther üç yüz kiĢilik meclisin önüne götürüldü. tek baĢına bırakılan. Onlardan da vazgeçemezdi.vaĢta senin ellerinin iĢi olan bedenim yok olsun. seninle so nsuza dek kalacaktır. yedi yabancı elçi bulunuyordu. önceki günün dikkatsiz davranıĢından dolayı özür diledi. Yine de yanılabilen bir insan olduğunu anı msattı. Hava kararınca. yanılamayan Ġsa gibi Ģöyle diyordu : 59 . sana aittir. Böylece Ģatonun avlusuna toplanan halk Luther‟in savunmasını iĢitti. Bu kez Luther durgun. ama bu kez hiç ĢaĢırmadı. saygılı d avranıyordu. yakılan meĢalelerin hayalet gibi ıĢığı. Bu yüzden. Amin. Kayserin önünde diz çöktü... yoksa yazdıklarından vazgeçecek mi? Luther savunmasını dupduru bir sesle Almanca ve Latince olarak yaptı. Birinc isinde kimsenin karĢı çıkmadığı ruhsal öğütleri bulunan kitapları vardı. Bunlardan vazgeçemezdi. Yine iki saat bekletildi.

soyluların. Toplantı böyle sona erdi. “Korumak için geliyorlar” diye bağırdı. çünkü her ikisi de çok kez yanılmıĢ. ellerini göğe kaldırarak. Olaylar hemen yatıĢtı.“YanlıĢ bir Ģey söyledimse. Luther‟i ĢaĢırtmak isteyerek. kitaplarını en önce kendisi ateĢe atacaktı. Ġspanyol askerleri kızgınlıkla. Gösterild iğinde. çünkü vicdana karĢı bir Ģey yapmak kötü ve zara rlıdır. 60 .” Böylece kayserin. istemem de. yanlıĢımı göster. baĢka bir Ģey yapamıyorum. Allah yardımcım olsun! Amin!” Kayser öfkelenerek yerinden kalktı. Sesini biraz daha sertleĢtirerek Ģöyle dedi: “Sayın Kayser hazretleri benden açık ve duru bir yanıt istediği için bunu dolambaçlı olmayan bir biçimde vermek isti yorum. çeliĢkili bildiriler vermiĢtir. Papa‟ya ve kilise kurullarına inanmıyorum. Ka ldığı eve geldikten sonra Luther.” O anda bir karıĢıklık ve bağrıĢma baĢladı. Alm anlar onu yakalamak istediklerini sandılar. Yazdıklarımın Allah sözüyle ya da baĢka açık belirtilerle yanlıĢ olduğu kanıtlanmadığı sürece onlardan vazgeçmek istemiyorum. ġimdi dolambaçlı olmayan açık bir yanıt istiyorlardı. Bu sözler de Luther‟i ĢaĢırtmadı. Bu yüzden kita plarımı yalnız Allah sözüne ve vicdanıma dayanarak yazdım. sevgi gösterisinde bulundular. Luther‟in kilise kurullarının yanıldığını kanıtlayamayacağını bağırarak söylüyordu. Askerler Luther‟e yaklaĢtığı zaman. Kimileri ayağa kalkarak cesur keĢiĢin sözlerini hayranlıkla karĢıladılar. BaĢkan. “Yakalım onu! Yakalım onu!” diye bağırdılar. herkesin önünde Allah merhameti adına yanlıĢlarının Kutsal Kitap‟tan gösterilmesi için yalvardı. “Dayandım! Dayandım!” diye bağırdı. Onun yanında duran arkadaĢları o sözleri Ģu ünlü biçimde sakladılar: “Burada duruyorum. onun kayserin ve soylularının değerli zamanını boĢa harcadığını söyledi. ayrıldı. Almanlar ise. BaĢkan. Bundan dolayı Luther‟in son sözleri pek iĢitilmedi. Onlar silahlarına davranmak üzereyken Luther .

rüĢvet yoluyla Luther‟i sözlerinden vazgeçirmek için boĢuna uğraĢıldı. amcası Henrik Luther‟i ve yaĢlı büyükannesini görmeye gittiler.10 “ġÖVALYE GEORGE” Martin Luther. Doktor Amsdorf ve bir baĢka kiĢiyle birlikte Thüringen ormanları içinde bulunan Möhran köyüne. Mayısın üçünde Luther. Bir Mayıs‟ta askerler Luther‟e Eisenach‟a dek eĢlik ettiler. Ertesi gün arkadaĢları. Belli 61 . hemen temizlenmesini (öldürülmesini) tasarladılar. aralarında Worms‟ta ona en çok yardım etmiĢ olan profesör Schuff‟ın da bulunduğu arkadaĢlarından ayrıldı. onu vaaz etmeye zorladılar. 1521 yılının 18 Nisanı‟nda Worms‟ta dünya tarihine geçen bir iĢ yaptı. Luther buna isteksizce. baĢka bir Ģey yapamıyorum!” Ertesi günlerde ikili görüĢmelerde kandırma. Katolikler. Ama dikkatli ve bilgili elektor Akıllı Frederik. Luther‟in beklenen yasa dıĢı ilanından sonra. korkutma. gençliğini geçirmiĢ olduğu kentti. ayrıntıları bilmeden uydu. Luther‟e geri dönme izni verildi. Luther‟i Katoliklerden kurtarmak için bir yol buldu. Elektorun kendisi de bütün ayrıntıları bilmiyordu. böylece istendiğinde kaysere de dürüstçe yanıt verebilirdi. Yalnız Allah‟a bağlı vicdanına güvenerek bütün dünyanın önde gelenlerine karĢı koydu: “Burada duruyorum. Eisenach Luther‟in sevdiği. sonra geri döndüler. Luther‟in karĢıtları. ne yapacaklarını bilemeyince. kayser de onu bir daha dinlemek istemeyince.

Öğleden sonra dönüĢ için arkadaĢlarla arabada yola koyuldu. 1080 yılında yapılmıĢtır. Arabadakilerden biri kapıyı açıp ormanın içinde kayboldu. Luther‟in adı artık Ģövalye George oldu. DıĢarı çıktığında da yanından hiç ayrılmıyordu. Ertesi gün köylülerin isteği üzerine. hem de ruhça yorgun düĢmüĢtü. Birden arabanın çevresinde miğferlerinin önü kapalı olan beĢ Ģövalye belirdi. Ģövalyeler onu arabadan çıkararak bir atın üstüne attılar. Thüringen dağlarının incisi olan Wartburg Ģatosu. dünya tarihine geçen günlerde hem bedence. ġatonun iç avlusunda Ģövalyelerin önderleri miğferlerini çıkarttılar. ormanında bir hareket sezdi. romantizm ozanlarının ve ressamların. Ģövalye giysilerini giyindi. Bunlar Ģövalye Stemberg ile Wartburg Ģatosunun komutanı Hans von Berlepsch‟di. Luther. Biraz sonra da Ģatonun içine girdiler. Altenstein Ģatosunun yakınına gelince Amsdorf. Saçı uzayıp keĢiĢlere özgü tıraĢ Ģekli bozuluncaya ve sakalı bir Ģövalye sakalı haline gelinceye dek dıĢarı çıkması yasaktı. ġimdi büyüka nnesinin sevecen ellerinde dinlenebiliyordu. Halk ozanlarının ünlü yarıĢması. Biraz sonra da ormanın içinde kayboldular. ġato. bir Ģövalyenin yumruğu onu susturdu. ormanlık bir tepeye tırmanarak sağlam bir Ģatonun açılabilen kö prüsünün önünde durdular. özellikle Goethe ve prens 62 . Bütün gereksinmelerini soylu bir silahĢor karĢılıyordu. Arabacı karĢı koymak istediyse de. Adil Ludvik ve ünlü eĢi Aziz Elisabeth‟in evi burasıydı. 1207 yılında burada yapıldı. Luther‟e kendisine ayrılan iki odaya yerleĢmesi emredildi. kılıç kuĢanıp boynuna altından yapılmıĢ Ģövalye zincirini astı.ki. Alma nya‟nın yüzlerce Ģatosu arasında en anılma ya değer olanıdır. Sonraları Ģatonun tarihinde Almanların büyük bestecilerinin. Gece yarısı yaklaĢınca. Worms‟a giderken Eisenach‟ta hastalandı. ġövalyeler kimse görmesin diye Luther‟i ıssız yollardan götürdüler. ġövalyelerden biri Amsdorf‟u tutup üçü de Luther‟i yakaladı. Luther. ünlü konuk övgü ve sevinçle kabul edildi. Bir an karĢı koyduysa da. onlara açık havada vaaz etti. Orta Çağ‟ın halk ozanları onu överlerdi.

Wartburg‟ta dinlendi ve eski. can sıkı ntısı ve melankoliydi. ara sıra da Ģiddetli baĢ ağrıları ve kulak uğuldamaları vardı. Luther‟in hastalıklarından üzüntü duyuyordu. Thüringen‟in doğası onu çok dinlendirdi. kimliğini açığa çıkarmasın diye silahĢor Luther‟i bu zevkten yoksun etti. Ģatonun zengin yemekleri böbreklerine dokundu. diye Ģikâyet ediyordu. onun öldüğünü sanıyorlardı. Luther‟in baĢlangıçta iyi olan sağlığı. hoĢ bir olay oldu. Ģatonun uzun tarihinin belki en unutulmaz ve en güzel anısı oldu. Bir av gezisinde. ona daha iyi bakamadığı için kendisini bağıĢlamayacaktı. manastır acılarının ilk yıllarında bozuldu. Sonra kalp ve safra hastalıklarına tutuldu. Luther‟in Ģövalye giys ilerinin içine saklanmaya çalıĢmıĢ. Köpeklerin kovaladığı bir tavĢan. Ama çok 63 . Güzel ormandan görüntüler. uykusuzluk ve onun yanı sıra sinirsel bozuklukları. Ģövalyenin kitaplara karĢı gösterdiği büyük ilgi. uzun at gezintileri yapardı. ġimdi Luther‟in dinlenme fırsatı vardı. ġövalye olarak. Papa‟nın kovaladığı bir insanın kaderini gördü. DüĢmanlarıysa. 1522 yılının Mart ayının birine dek. Evlere uğradığı zaman. Luther‟in Wartburg‟ta zor zamanları da oldu. En zor ve sürekli ol anı. tepe yamaçlarından topladığı yabanıl meyveler çok hoĢuna gidiyordu. ArkadaĢları Luther‟in kayboluĢuna üzülüyor. kuĢların ötüĢü. Davası için üzülüyordu. On ay süreyle. Luther ölseydi. Bu denli güçlü ruh neden böyle zayıf bir beden almıĢ. olağanüstü iĢ gücüne kavuĢtu. akarsuların sesi. Ġblis‟in Ģatonun karanlık geçitlerinde dans ettiğini iĢitiyordu. Ama yavaĢ yavaĢ Luther. sevinip yaptığı reforma karĢı yazılar yazıyorlardı. Ģuradan buradan yükselen kömür dumanları. Melanchton. Bunda Luther. imanındaki kuĢkulardı.Carl Augustin‟in adları geçer. Allah‟ın kendisini bıraktığını sanıyordu. Luther için en zor olan. Elektorun habercileri aracılığıyla arkadaĢlarıyla mektuplaĢıyordu. ama yine de köpekler onu biraz sonra yakalamıĢlardı. Sade yemeklere alıĢtığı için. çünkü ön cepheden kaçtığını düĢünüyordu. Ara sıra hazımsızlık ve kabızlık çekiyordu. Ģato büyük reformcunun eviydi. Luther‟in burada kalması.

hem de asıl metinlerden değil de Latince çevirilerden tercüme edildiği için o denli zor anlaĢılıyordu ki. bütün ustalığını ve iĢ gücünü kullanarak Ġncil‟i üç ayda Almanca‟ya çevirdi. Luther bir dil ustası ve yaratıcı bir dâhiydi. varlıklı kiĢiler kiremit çatılı evl erinde. kimi yerlerde okunması adeta olanaksızdı. köylüler toprak damlı kulübelerinde okuyorlardı. Baskılar bir anda satılıp tükendi. Ġncil‟e uygun olan vaazlarını bütün halka yayıp sevdirdi.geçmeden her iki taraf da ĢaĢkınlıkla onun sağ. Luther. Ama bunlar hem çok pahalı. kimilerindeyse Ku tsal Kitap‟tan yeni anladığı kurtuluĢ yolunu derin ve sade olarak açıklıyordu. danıĢmanı ve Luther‟in iyi arkadaĢı Spalattin ile kitabı Ģatosunda. Luther‟in Kutsal Kitap çevirileri –Ġncil 1522. Luther‟in Vaaz Kitabı. Elektor. Bunun baĢlıca nedeni. ruhsal yönden eskisinden daha güçlü olduğunu gördü. Alman halkı ve bütün Protestanlar Luther‟in Wartburg‟ta geçirdiği zamanı Ģükranla anıyorlar. Luther‟in çevirisi o zamana göre büyük bir baskı olan beĢ bin adet olarak basıldı ve hemen tükendi. Kimilerinde düĢmanlarına karĢı kükrüyor. profesörlerle öğrencileri derslerinde. 64 . A lmanya‟da daha önce de Kutsal Kitap çevirileri yapılmıĢtı. bütün Kutsal Kitap 1534– yazılı Almancanın temelini oluĢturuyordu. Luther halk dilini dikkatle dinledi. or ada yazdığı Vaaz Kitabı ve Ġncil çevirisidir. „Patmos‟ baĢlıklı mektuplar yazmaya baĢladı. Kitapta Allah‟ın Ġsa Mesih‟teki lütfu sade ve öz olarak açıklanıyordu.

ama hızlı ve güçlü reformların düzeni bozacağını anlamıyordu. yoksullara yardım sağladı. Reform hareketinin önderi. Münzer. küçük çocuklar inanamadığı için vaftiz ed ilemezdi. bütün dinsel hareketlerde görülen aĢırı akımları yönetiminde tutamadı. Bunların önderi Thomas Münzer. hem de devlete karĢı ayaklandılar. Bu aĢırı akımın yandaĢları hem kiliseye. Bilim g ereksizdi. Onlara göre. günah çıkartmanın zorunluluğunu kaldırdı. Katolik papazlarını kiliselerden kovdu. Ayr ıca Münzer‟e göre. Ama bu sessiz ve barıĢsever adam. Grekçe profesörü Filip Melanchton‟du.11 ĠNCĠL DAVASI TEHLĠKEDE Luther Wartburg‟tayken Wittenberg‟teki durum kötüye gidiyordu. Luther‟in en sevdiği iĢ arkadaĢı. kilise yalnızca kutsal olanların birliğiydi. hem de Ģarap dağıtmaya baĢladı. düĢ kuran bir kiĢiydi. Karlstadt. Bu yüzden Münzer ve yandaĢlarına „yeniden vaftiz edenler‟ de dendi. Böylece önderliğini. keĢiĢ ve rahibeler e manastırları terk etmelerini öğütledi vb. Kutsal Kitap‟ı bırakıp yalnızca kendi içindeki Kutsal Ruh‟un sesine güveniyordu. Luther‟in ilkelerini biliyordu. Ama o da önderliğini Zwickau kentinden gelen ve „Zwickau peygamberleri‟ diye adlandırılan aĢırı reformculara kaptırdı. 65 . vaazlar gereksizdi. Rab‟bin Sofrası esnasında hem ekmek. ahlaksızlığı bastırdı. ateĢli profesör Andreas Karlstadt‟a kaptırdı. okullar ortadan kaldırılacaktı. çocukken vaftiz edilenler yeniden vaftiz edilecekti.

Çünkü bu dava. Buna karĢın kendimi bir sınava tâbi tuttum. ama karıĢıklık devam ettiği için saklandığı yeri bırakmaya karar verdi. Luther de bir kez gizlice Wittenberg‟e uğradı. bütün davamızdan kuĢkulanırdım. Wittenberg‟e Elektorun koruyuculuğu ndan daha güçlü birinin koruyuculuğunda geliyorum. bunu istem iyorum. Görüyorum ki. en iyi koruyan. Luther‟in kaldığı manastırda da biri dıĢında bütün sunaklar parçalandı. Elektor hazretlerinin isteği üzerine bir yıl gizlendim. Hazretler inin koruyuculuğunu dilemiyorum bile. kılıçla yürütülmez. Melanchton‟la Elektor bu gidiĢi çaresizlik içinde izlediler.” Daha 66 . Luther yoldayken Elektor‟a iman güvencesi ve yüreklilik dolu bir mektup gönderdi: “Wittenberg olayları beni o denli çok üzüyor ki.” Luther. Bu yüzden. Ġblis biliyor ki. bunu korktuğum için yapmadım. bu müjdeyi insanlardan değil. biri de evlendi. yaydığımız müjdenin kesinlikle doğru o lduğuna güvenmeseydim. Elektor hazretlerinin de bildiği gibi. Evet. Ama Ģimdi görüyorum ki. benim alçakgönüllülüğüm müjdenin aĢağılatılması için kullanılıyor. Elektor hazretlerinin imanı zayıftır. çünkü Luther‟in yaĢamını koruyabileceğine söz veremiyordu. Bu yüzden vicdanım beni baĢka bir biçimde davranmaya zorluyor. ora ya gitmek istiyorum. ben sizi bile kor uyabilirim. Bütün reform hareketi. Ġnsan tarafından gelen bir yardım ve koruma olmadan Allah her Ģeyi yoluna koyabilir. en büyük imana sahip ola ndır. Kimi keĢiĢler manastırları bıraktı.. Elektor hazretleri Ģunu bilsinler ki. Hazretleri beni korumayı isteseler bile. Bu benim kuĢkularımdan ötürü değil.Kiliselerin ve manastırların resimleri ve baĢka nesneler Ģiddetle parçalandı.. Ģimdi en büyük düĢmanı olan dük George‟nin hüküm sürdüğü Leipzig‟e gitmesi gerekli olduğu için Ģöyle dedi: “Bu dükten daha öfkeli dükler dokuz gün boyunca gökten yağsa bile. Rabbimiz Ġsa Mesih aracılığıyla cennetten aldım. Elektor karĢı koydu. anarĢi ve karıĢıklığa batmak üzereydi. alçakgönüllülükle baĢkalarını kazanmak içindi.

Luther: “Wittenberg‟e giderseniz. birden.sonra Luther Elektora Wittenberg‟te kesinlikle korunmak istemediğini söyledi. Adamın iri. “Kesin olarak onun Ģimdi W ittenberg‟te olmadığını. Öğleden sonra baĢlayan Ģiddetli sağnak.” Biraz sonra yabancı. Yağmurdan sırılsıklam olan gençler oturmak için yer aradılar. Birden kapıdan iki gezginci üniversiteli içeri girdi.” dedi. “Bazel‟de okuyoruz” diyerek masaya oturdular. Gençler. Nerede okuyorsunuz?” Delikanlılar önlerinde tek baĢına oturan bir Ģövalyeyi gö rdüler. Ama Filip Melanchton oradadır. sol eli masanın üstünde olan küçük bir kitap üzerindeydi. Rotterdamlı Erasmus ne yapıyor?” diye sözünü sürdürdü yabancı. benim masama gelin! Ġsviçrelisiniz. Luther yabancı bir Ģövalye kılığında iki gündür at üstünde Wittenberg‟e doğru yol alıyordu. ateĢ li gözleri gençleri sevgiyle süzüyordu. ama kısa bir süre sonra oraya gideceğini biliyorum. Onun denetiminde Grekçe ve Ġbranice‟yi iyice öğrenin. Böylece Kutsal Kitap‟ı doğru olarak anlayabilirsiniz. “Beyler. yurttaĢınız doktor Schurff‟u görebilirsiniz. sağ eli kılıcının kabzasında. Üniversiteliler kimilerinin onu göklere çıkardığını. ġövalyenin baĢında kırmızı kadife bir baĢlık vardı. ġaĢkına dönen üniversiteliler öğretmenlerini anlatmaya koyuldular. kimilerinin de onu iğrenç bir sapık olarak gördüğünü anlattılar. Luther onlara seslenerek Ģöyle dedi: “Gençler . Gençler aslında profesör Luther‟i dinlemek için gittiklerini söylediler. 67 . Jena‟da Luther mola için Kara Ayı lokantasına uğradı. Paskalyadan önceki oruç zamanın baĢlangıcıydı. Yabancıdan Luther‟in Ģimdi bulunduğu yeri bilip bilmediğini sordular. “Sizin büyük Grek. yolları selle kapladı. Ġsviçre‟de Luther için ne düĢünülüyor?” diye sordu.

devrim değildi. doktor Justus Jonas. O ise sizinle oturuyor” dedi. gençlerden birini yanına çağırarak. Aynı haftanın Cumartesi günü gençler Luther‟in selamlar ını söylemek için profesör Schurff‟un yanına gittiler. “Wittenberg‟e geldiğiniz zaman doktor Schurff‟e benden selam söyleyiniz” dedi Ģövalye lokantadan ayrılırken. “Bu Ġbranice‟den daha iyidir. Reform. Bir hafta süresince Luther her gün vaaz edip sade ve açık olarak Ġncil‟in müjdesinde anarĢi. Melanchton‟u göstererek kahkaha ile. çünkü Luther onların hesabını da ödedi. Luther‟in vaaz edeceği haberi yayılınca Wittenberg kilisesi dolup taĢıyordu. profesör Filip Melanchton. karıĢıklık. Gençler yanlıĢ iĢittiklerini sanarak buna inanmadılar. Lokantacı. ġövalye gülerek ĢaĢkın gençleri sanki eski arkadaĢlarıymıĢ gibi selamladı. hümanist Ģövalye Ulrich von Hutten olduğunu sanıyorlardı. Üniversiteliler iç odaya götürüldü. Bunu bilmiyor musunuz?” “Ben de o kitabı almak istiyorum” diye yanıt verdi Ģövalye. Yemekten sonra gençler Luther‟e teĢekkür ettiler. Doktor Luther‟in yeni vaaz kitabı. zorbalık olmadığını açıkladı. Gençlerden biri kitabın sayfalarını çevirdi. Orada akademik bir topluluk bulunuyordu: Profesör Schurff ve kardeĢi. BarıĢ ve düzen yeniden sağlandı. “Sözünü ettiğim Grek budur” dedi. “Siz Luther‟i görmek istiyorsunuz. Halkın önderi olan ve reformu baĢlatan kiĢi. 68 . Ģimdi yokluğunda olanlar için hüküm verecekti. doktor Amsdorf ve Kara Ayı‟nın Ģövalyesi. Sözler inin etkisi o denli güçlüydü ki.Yandaki masadan biri üniversitelilere bir kitap uzattı. Bu ad la Luther‟e seslendiler. Kitap Mez murlar‟ın Almanca çevirisiydi. karıĢıklıkların elebaĢları kenti bıraktılar. ġövalyenin.

Onun yerini dük Johan aldı. 1521 yılında Luther bütün halkının hayran olduğu bir kahramandı. Papa. 1525 yılında ölen Akıllı Fredrik‟di. Öte yandan. Buna karĢın. Bu yüzden kayser yıllardır Almanya‟da bulunamıyordu. papalık kilisesi üzerine sert ve iğneli sözler söyledi. Sonra Fransa‟yla uzun bir savaĢa sürüklendi. Fransa‟nın tarafını tuttuğu için. Böylece r eform serbestçe yayılmaya baĢladı. ama sonraki olaylarda arkadaĢları yavaĢ yavaĢ kendisinden uzaklaĢmaya baĢladılar. bu yıllar Luther için Worms‟da geçirdiği yıldan da daha zor oldu. O yılların en büyük bilgini Rotterdamlı Erasmus ilk önce Luther‟in ortaya çıkıĢını memnunlukla karĢıladı. çabalama ve tartıĢma yıllarıydı. kayserin ç oğunlukla Luther yanlısı olan Alman askerleri. Kaysere vekâlet eden hükümetinin en güçlü adamı. ne de buna olanak bulabiliyordu. Onun örneğine uyarak hü69 . Luther.12 KOPAN VE YENĠDEN ONARILAN ĠLĠġKĠLER Bunu izleyen yılların siyasal geliĢmeleri yüzünden kayser. onun bir bölümünü yıktılar. sağlam kiĢilik gerektiren. dük George‟un topraklarında bulunduğu zaman kılık değiĢtirerek onun tuzaklarına düĢmemeyi baĢardı. Tuna boyunca ilerleyen Türklerin Avusturya‟ya girme tehlikesi vardı. Roma‟ya ve papalık sarayına dek gidip. Worms Meclisi‟nin kararının yerine getirilmesini ne istiyor.

Yoksulun durumuna kimse bakmıyordu. Çiftçilerin toprağı ve özgürlüğü seven yüreklerinin kin ve devrim istekleriyle dolu olduğu herkesçe bilinen bir Ģe ydi. Patlama noktasına ulaĢan devrim hareketinin önderliği. Onu ateĢlemek için bir tek kıvılcım gerekiyordu. Bunlar bütün devlet ve kilise kurallarını tiksintiyle karĢılayıp Allah‟ın „bin 70 . her Ģey para ve zorbalıkla yapılıyordu. Çünkü kiĢiliği ve karakteri sağlam değildi. Ġnsanın vicdan özgürlüğünü savunan Luther‟in ortaya çıkıĢı. Öğretisel sorunlar daha çözülmeden. çiftçiler devlet yasalarıyla ekonomi ve toplum ilkelerini de Musa‟nın yasalarına göre düzeltme gerekliliğini duymuĢlardı. Ama Luther‟in durumunu görünce. Böylece „hümanizm kralıyla‟ reformcunun araları açıldı. k imi aĢırı kiĢilere kaldı.manistler ve Ģövalyeler (bunlardan Franz von Sickingen ve Ulrich von Hutten‟den daha önce söz ettik) Luther‟e yandaĢ oldular. Luther buna „Kulca istekten‟ adlı bir kitapla karĢılık verdi. Luther de çiftçi bir aileden geliyordu. Orta Çağ‟ın sonlarında Alman çiftçiler çok zor durumdaydılar. Luther‟in „Bir Hristiyan‟ın Özgürlüğü‟ adlı kitabının toprak köleliğine karĢı yazıldığı düĢünülüyordu. kendi ün ve geleceği gerçekten daha önemliydi. sevinçle karĢılandı. Erasmus korktu. Luther canların ku rtulmasını sağlayan müjdesini toplumsal ve siyasal olaylara karıĢtırmak isteyen siyasal sürtüĢmelere de katılmak zorundaydı. Etkili kiĢiler aracılığıyla R oma‟dakilere hâlâ öğretilere bağlı olduğunun söylenmesi için yalvarıp yakardı. kiliselerin ve özellikle manastırların temizlenmesini istediler. Ģövalyelerin yağma ve keyfi hareketleri. Kutsal Kitap‟ın tek bir yaĢam ilkesi olduğunu öğretince. Papa yine kendisinden kuĢkulanınca bu kez Luther‟e karĢı „Özgür istekten‟ adlı bir kitap yazdı. hükümdarların vergi ve zorbalıkları. hümanistlerin alaylı sözleri ve kavgacı memurlar vardı. Erasmus‟un yandaĢ ları da doğal olarak reformcudan uzaklaĢtılar. Luther. Onların üzerinde kilisenin sonsuz para istekleri. Wittenberg‟ten çıkartılan „düĢ kurucular‟ da Thomas Münzer önderliğinde bunlara katıldı.

Ģimdi de Ģövalyeler çiftçilere acımasızca davrandılar. Bunlar isteklerini on iki madde olarak açıkladılar. Bu da ayrıcalıklı sınıfların ateĢ ve kanla yok edilmesinden sonra kurulacaktı. Bunun yararı olmayınca. ayaklananlar çabukça ilerleyip devletin büyük bir bölümünü ele geçirdiler. uzun ve zor bir eğitim görevi olduğunu anladı. Luther de Alman halkına olan güvenini yitirdi. Münzer ateĢli vaazlar ederek gidiyordu : “Acımayın! Kılıcınızın kanı soğumasın!” Her iki taraf Luther‟e bakıyordu. Münzer yakalanıp idam edildi. ġövalyeleri yaptıkları zorbalık ve kötülüklerden dolayı azarladı. Büyüyen tehlike karĢısında Ģövalyeler kendi kavgalarını bir yana bırakıp güçlerini birleĢtirdiler ve çiftçileri büyük bir bozguna uğrattılar. kuduran insanlarla konuĢtu. ama aynı zamanda çiftçileri de güç kullanmamaya ç ağırdı. kendi yaĢamı da tehlikedeydi. KargaĢalık yılları içinde. Ama tek baĢına iyi. O zaman öfke Luther‟i ele geçirdi ve amansız bir öfkeyle dolu „Çiftçilerin Yağmacı Katil Çetelerine KarĢı‟ isimli bir kitap yazdı. büyük bir ölçüde azaldı. ġövalyeler Luther‟i ayaklanmadan sorumlu tuttular. devletin ve toplumun siyasal davalarıyla karıĢtırılmam alıydı. Ayaklanma 1524 yılında güney Almanya‟da baĢladı. iman. iĢkence ederek. Luther‟in uyarılarına karĢın. kentten kente ilerliyordu.yıllık hükümranlığı‟nı bekliyorlardı. öldürerek Ģatodan Ģatoya. Kana susamıĢ çiftçiler yağma ederek. Halkın. kiĢinin sonsuz yaĢam davası. Luther‟in sevdiği Almanya tüten yıkıntılara dönüĢüyordu. Çiftçiler ise onu ihanetle suçladılar. önceleri Luther‟e karĢı göstermiĢ olduğu hayranlık. yırtıcı bir hayvan sürüsü gibi olmuĢlardı. Luther çiftçilerden yana çıktı. 71 . Kontlar ve Ģövalyeler birbirleriyle kavgalı ve kıskanç oldukları için. yakarak. aydınlık bir yol gösteriyordu: Ġncil müjdesi. dindar olan bu kiĢiler Ģimdi akılsız. sessiz. Ama tek baĢına kalan Luther yine sarsılmadı. kendi canını tehlikeye atarak tehdit yağdıran. Reformcuların önünde. Önlerinde.

Hessen eyaletinin dü72 . Böylece okulların geliĢmesinde de reformun büyük etkisi vardı. kuĢkusuz insanları ĢaĢkınlık içinde bıraktı. Luther yetenekli bir vaizdi. Bir keĢiĢin manastırdan kaçan rahibeyle evlenmesi. insanlar Luther‟in de aĢırı gruplar gibi bütün kutsal ayinlere karĢı olduğu düĢüncesine kapıldılar. ancak papalık kilisesinin yanlıĢlıkları çıkartıldı. Luther ayinden yanlıĢlıkları çıkardığı ve vaazı en önemli yere koyduğu için. ama baĢarı tutkusuyla dolu olduğu için aralarındaki ayrılıkları ortaya atarak reformun baĢındaki kiĢi olmak istiyordu. Okulların reform unu Luther Melanchton‟a bıraktı. Luther‟in 1525 yılında beklenmedik bir anda evlenmesi. iman açıklamasını. hem de düĢmanlarını düĢündürdü. Halkın dinsel eğitimi için Luther. Luther güvenlik görevlilerinden kiliselerdeki huzurun sağlanmasını istiyordu. kendi çocuklarına Kutsal Kitap‟ın gerçeklerini öğretmek isteyen Thüringenli çiftçi Petrus‟u gözlerinin önüne getiriyordu. Komünyon ayinin yerine vaaz en önemli yeri aldı. Benzeri düĢünceleri Ġsviçre‟nin reformcusu Ulrich Zwingli de yayd ı. Zwingli düĢüncelerinin çoğunu Luther‟den almıĢ. Andreas Karlstadt. günah sorununun ve Allah merhametinin halk diliyle sade biçimde açıklanmasıydı. Onun halk diliyle yazdığı „Alman ayini‟ denilen kutsal ayin. Bu ayinde eski kiliselerin mirası korundu. K itabı yazdığı zaman Luther. Vaaz. „Kısa Hristiyan Ġlmihâli‟ adlı bir kitap yazdı. Luteryen kiliselerin çoğunda hâlâ kullanılıyor. Bu kitaptaki konuları tam olarak açıklamak için Luther „Uzun Ġlmihâl‟i yazdı. Birçok yerde bu kitap hâlâ en önemli kitaplardan biri sayılır. Rab‟bin Duası‟nı derin derin düĢünerek dua ederek okudu. kilise iĢlerine karıĢmalarını istemiyordu. ama güç kullanmalarını. Bu kitaptan her sabah çocuklarıyla on buyruğu. Ona bu gerçekleri genç kuĢak için sade olarak nasıl anlatabileceğini açıkladı. hem arkadaĢlarını. Luther‟in öğretilerini böyle açıklıyordu.Çiftçilerin ayaklanmasından sonra Luther kiliselerdeki ayinlerde kendi reformlarını gerçekleĢtirdi.

Zwingli Rab‟bin Sofrası‟nın yalnızca Ġsa‟nın ölümünü anmak için olduğunu ve “Bu benim bedenimdir” sözlerinin “Bedenimi temsil eder” ya da “Bedenimi simgeler” anlamında olduğunu söyledi. Luther ve Zwingli 1529 yılında Rab‟bin Sofrası konusunu tartıĢmak için Marburg‟ta bir araya geldiler. önündeki masaya tebeĢirle Ģu sözleri yazdı: “Bu benim bedenimdir. ama ana konuda anlaĢamadılar. kendisini bize sunduğunu söyledi. her iki taraf „Vicdanın izin verdiği sürece birbirlerine sevgi gösterecek. 73 . yalnızca di nsel konular üzerinde durmak isteyen Luther.” Bu konuda bir anlaĢma sağlanamadıysa da.‟ Ama Luther‟in bu anlaĢmadan edindiği olumlu düĢünceler biraz sonra suya düĢtü. bu yüzden Hessen‟le güney Almanya‟nın kimi eyaletlerini kendine çekmek için Luther‟le arayı açmak isteyen politikacı Zwingli ile politikadan tiksinen. Filip‟in isteği üzerine. s ilahlı savaĢa dönüĢtü ve Zwingli Ģehit oldu. Luther kavga etmeyerek ortak öğretilerde bir öneri yapmıĢtı. Luther ise büyük acılar çekerken Ġsa‟nın gerçek huzurundan avunma bulduğunu bilerek. Ġsa‟nın gerçekten Rab‟bin Sofrası‟nda var olduğunu. Ġsviçre‟nin baĢlıca reformcusu oldu. Luther. Filip yetenekli bir devlet adamıydı. Bunlardan on dördü üzerine anlaĢtılar. Allah gerçeği açıklasın diye dua edeceklerdi. Zwingli‟nin önderlik ettiği hareket. artık karĢı karĢıyaydı. özellikle Zwingli‟nin reformun silahlarla gerçekleĢtirilmesi düĢüncesini destekliyordu. Zor geçen bir sür eden sonra Fransız Jean Calvin. Ġsviçre‟deki önderliğini Luther‟e kaptırmaktan korkan.kü Filip onun yandaĢıydı.

74 .

içindeki kaygı ve huzursuzluklarıydı. Luther Ģimdi de ormanda. biri peygamberlere. baĢ ağrısı ve uykusuzluk çekiyordu. 75 . oraya biri Mezmurlar‟a. Ama en zoru. Viyana yakınlarına dek ilerleyen Türkleri geri püskürtmüĢ. Papa‟ya olan bağlılığını.13 KOBURG‟TA Luther ve yandaĢlarının durumu 1530 yılında. BaĢ dönmesi. Meclis toplantısına gidiyorlardı. Bu yüzden Luther. Protestan soylular ve Elektor Johan. Millet Meclisi‟ni Augsburg‟a çağırarak kalabalık bir kurulla Almanya‟ya geldi. biri de Aisopos ‟a olmak üzere üç çadır kuracağını yaz ıyordu! Ama Luther‟in yaĢamı burada da kolay değildi. Papa‟nın elinden Bologna‟da kayser tacını aldı. Kayser. Koburg‟a gelir gelmez Melanchton‟a bu Sina‟yı Sion‟a çevireceğini. Kimi zamanlar çalıĢacak durumda bile olamıyordu. aforoz edilen baĢ sapkın Luther‟in Augsburg‟a girmesine izin verilmeyecekti. Almanya‟daki Protestan hareketini ne pahasına olursa olsun bastırmakla gösterecekti. Dokuz yıl önce Wartburg‟ta olduğu gibi. Fransa ile anlaĢma yapmıĢ. kulaklarındaki uğultu. tanrıbilimcilerle birlikte güneye. Hastalık onun yakasını bırakmıyordu. Yanında bulunan iki genç arkadaĢa karĢın. Koburg Ģatosunda beĢ aydan çok kaldı. güzel hava ve sessizlik içinde dinlendi. birden çok tehlikeli oldu. KuĢkusuz. Papa ile barıĢmıĢtı.

Ama Luther yine. 76 . Sadık arkadaĢı Melanchton güçlüklerle karĢılaĢtığı an kararsızlığa düĢtü.” Annesine de buna benzer sevgi dolu sözler yazıyordu. Babasını avutarak bu güçsüz halinde yaĢ amını. Ama Luther‟in en çok üzüldüğü konu Müjde davasıydı. Bir kardinalle görüĢerek büyük bir ödün vermeyi bile kabul etti. Öte yandan da babasının Allah‟a iman ederek ölmesi onu avuttu. çok kısa bir süre sonra. alay edildiği ve kin duyulduğu için acı çekiyordu. Mesih‟in onu kendi yüceliğine doğru götürdüğünün kanıtıydı. Mesih‟in yanında karĢılaĢacağımıza inanıyoruz.yalnızlıktan kaçmak için daha kalabalık bir topluluk aradı. sevinçle karĢılaĢacağımız güne dek (ya bu ya da gelecek yaĢamda) sizinle birlikte olsun. Luther anne ve babasına uzun bir mektup yazarak onlara olan sevgisini. Ona. ġubat ayının ortalarında. Babasının ölüm haberi oğlunu çok sarstı. YaĢlı Hans Luther sarsılmaz imanla bu dünyadan ayrıldı. bizim için ölen güvenilir yardımcı Ġsa Mesih‟in ellerine bırakmasını öğütledi: “Sözünü ettiğim sevgili Rabbimiz ve Kurtarıcımız. gönül borcunu belirtti. horozun yeni günün baĢladığını haber vermesine değin dinlemek ne hoĢtu! „Sofra arkadaĢlarına‟. “Benim babam Ģimdi ölmüĢtür” dedi ve Kutsal Kitap‟ı alarak bir odaya kapandı. çünkü babası ağır hastaydı. kendi yanına gelmesini istiyordu. sanki daha arındırılmıĢ olarak acılarının altından kalktı. Çünkü hiç kuĢkusuz. oğlunun son mekt ubunda sözünü ettiği Müjde‟ye inanıp inanmadığı sorulunca. Babasının sağlık durumu izin verirse. Ġki çocuğunu. Mektuplarında da babasını yitirmesinin acısını anlatırdı. “Ona inanmayan biri alçaktır” diyerek yatağında duvara doğru döndü ve canını verdi. ağladı. küçük Hans‟ı ve hemen hemen bir yaĢındaki tatlı Magdalena‟yı çok özlüyordu. Doğanın yakınlığı. kuĢların ötüĢü onu çok di nlendirdi. Ama bu acılar. EĢ i bu habere dayanamayacağından korkuyordu. Bülbülün ötüĢünü. Akrabaları için de üzülüyordu. Koburg‟tayken babasının ölüm haberi Luther‟e ulaĢtı. yaĢlı adam. Babası kendisinin yüzünden hor görüldüğü. dua etti.

çünkü toplantı yerinin tavanını gök. sanki hepsi zil zurna sarhoĢ. ama baĢka bir meclise katıldık. Ģövalyeler gibi kuyruk sallamaları.yani kendi evinde birlikte yemek yediği gençlere. gece gündüz öyle bir gürültü geliyor ki. Zor bir anında odasının duvarına Ģu sözleri yazıyordu: “Ölmeyeceğim. sevinç verici. çünkü çalılıkları aĢabilen kanatlı tekerleklere sahiptirler. Kayserlerini daha görmedim.. Siz de bizim durumumuzu öğrenesiniz diye Ģunu bildirmek istiyorum: Kendimiz. ortaklaĢa göndermiĢ oldukları mektuba karĢılık uzun. iman dolu sözleri yazdı.. ama yine genç ve yaĢlının. Büyük saraylara ve salonlara önem vermezler. “Penceremin önünde küçük bir ormana benzeyen bir çalılık var. Her 77 . Herkesin sesi de aynıdır. Büyük ve güçlü efendilerdir.” Luther 117. Orada kargaların meclisi toplanıyor. gagalarını t emizlemeleri hoĢuma gidiyor.. ve 118. Onun ruhu sanki Ġsrail peygamberleriyle arkadaĢlık ediyordu. Hepsinin sade siyah giysisi. Mektuplarıyla . Atlara ve zırhlara gereksinmeleri yoktur. ama nasıl karar vereceklerini daha bilmiyorum. ama soylular önümde kuyruk sallayarak durmadan uçuĢuyorlar. Gençlerle yaĢlılar öyle bağırıyorlar ki.” Koburg‟ta. durumlarınızı da öğrendim. sonuncusu onun yeğeni) Augsburg Meclisi‟ne gitmedik. OrtaklaĢa gönderdiğiniz mektubu almıĢ bulunuyorum. Dua yaĢamı daha derin ve güçlü oldu. Mesih‟in lütfu ve esenliğiyle sizi selamlıyorum. döĢemesini yeĢil dallar oluĢturuyor. Duvarları ise dünya denli geniĢtir. Ne ise. ufak ve büyüğün arasında hoĢ bir ayrım vardır. Atlılar gelip gidiyorlar.. üstat Veit ve Cyriacus (Luther‟in genç arkadaĢları. teĢvik edici yanıtlar gönderdi: “Sevgili arkadaĢlar. kuĢların arasında yaĢayan Luther avutucu oldu. Augsburg‟ta savaĢan arkadaĢlarına güç ve destek veriyordu. Mezmurlar‟ı yorumlarken tatlı. Peygamberlerin kitaplarını Almanca‟ya çeviriyordu. gri gözleri var. soluklarının kesilmeyiĢine ĢaĢıyorum. ÇeĢit çeĢit süslü giysilere bürünmüyorlar. yaĢayacağım ve Rabbim‟in iĢlerini duyuracağım.

hiçbir desteği olmayan gökkuĢağını görerek ĢaĢırdı. ayrıntılarıyla düĢünülmüĢ. Biri Ģuydu: Penceremden dıĢarı baktığımda. Mektuptan daha sonra söz edeceğiz. o da orada Allah‟ın değiĢmeyen sevgi ve iyiliğinin simgesini görüyordu. doğru. Elektor‟un danıĢmanına gönderdiği mektubunda Luther Ģöyle yazıyordu: “Geçenlerde iki harika Ģey gördüm. Bir zamanlar Ġbrahim‟in gördüğü gibi. Bazen de kara yağmur bulutları gökyüzünü kapladığı zaman. gök kubbesiyle yıldızları görüyordum. açık ve barıĢçıydı. sanki direkleri göremedikleri için gök kubbesi yıkılmak üzereymiĢ gibi… Sanki direkleri görüp dokunabilseler. Protestanlığın ayrılıkçı bir hareket olmayıp Kutsa l Kitap‟ın ve ilk kilisenin öğretisi olduğunu göstermekti. 1530 yılının 25 Haziranında Protestanlar‟ın yaptığı iman açıklaması kaysere okundu. sessiz ormanın üstünde yıldızlarla dolu duru gök kubbesini seyrediyordu. Yıllarca süren tanrıbilim çalıĢmaları ve kiĢisel deneyi mleri. bütün Protestanlar‟ın kabul edebileceği ve Luteryen kiliselerin temel öğretisini oluĢturan iman açıklamasını meydana getiriyordu. Luther‟in düĢüncelerini durmadan Melanchton –bu alçakgönüllü. Ana düĢüncesi. ama sarsılan adam– meĢgul ediyordu. 78 . onlara dokunmak istiyorlar. ġimdi kimileri var ki. bazılarınca bir babanın oğluna yazdığı en güzel mektuptur. Onu sürekli yüreklendirip avutuyordu. o zaman gök üzerlerine düĢmeyecekmiĢ gibi.” Luther‟in oğlu Hans‟a yazdığı mektup. açıklamasını gereğinden biraz ılımlı bulduğu halde beğen iyordu. Luther de. böyle direkleri arıyorlar. ama tek bir direği bulunmayan bu harika yapı çökm eden yerinde duruyordu. Onları bulamayınca da korkup titriyorlar. Melanchton‟un son biçimini verdiği bu açıklama.gece yaĢadığı Ģatodan.

birçok keĢiĢ ve rahibe boĢ manastır yaĢamını bırakmak. Protestan vaizlerinin sağlam aile yaĢamının bütün halka bir bereket getirec eğini vurguluyordu. Luther‟in düĢünceleri manastırlara da girmiĢ. Sonunda Elektor ona yeni bir giysi kumaĢı armağan etti. Terzi ona geniĢ kollu „Luther giysisi‟ni yaptı. “Allah düĢüncelerimi değiĢtirebilir. Hem de böyle kaçma giriĢiminde bulunanlara 79 . ArkadaĢları Luther‟e evlenmesini söyleyince. Ama manastırdan kaçmak tehlikeliydi. komĢularına yardım etmekle Allah‟a hizmet etmek istiyorlardı. Luther‟in sert saman yatağını kimse yumuĢatmadı. sade yatağına uzanırdı. çünkü her gün ölümünü ve aforoz edildiği için cezasını beklediğini gülerek söylüyordu. et ve kandan oluĢuyorum” derdi. odasını da kimse temizlemedi. çünkü birçok aile kaçan kiĢiyi kabul etmiyordu.14 EVLĠLĠK Luther evlenme konusunda çok hazırlıklı değildi. Ģimdilik evlenmeyeceğini. Günlük çalıĢmalarını bitirince. çünkü ben de bir kütük ya da taĢ parçası değil. Luther boĢ kalan ve yavaĢ yavaĢ harap olan manastırda sade keĢiĢ yaĢamını sürdürüyordu. keĢiĢ giysisine bürünür. KeĢiĢ giysisi yıpranıp yamalarla doldu. Gerçi onun birtakım arkadaĢları reform ilkelerini bu konuda da uygulayıp aile kurmuĢlardı. Ama yine. Özellikle rahibelerin geçimlerini sürdürebilmeleri için bir meslekleri yoktu. Luther de onları destekliyordu.

Genç olanlar kısa zamanda Luther‟in öğrencilerinden eĢ buldular. Wittenberg‟e gelen kaçaklar büyük ilgi topladılar. 80 . Bu güzel töreni ressamlar birçok kez ayrıntılarıyla anla tmıĢlardır. Kentin baĢrahibi ve Luther‟in ruhsal örgütçüsü Johan Bugenhagen dizüstü çöken eĢlerin ellerini birleĢtirdi. O da hemen kızlara yardım etmeye hazırdı. ama doktorun kendisi kabul ederse.yardım etmek yasaklandı. güzel sayılmayan Katarina von Bora idi. Aileleri onlara yardım etmek istemeyince Luther‟e baĢvurdular. Görevi manastıra yiyecek sağlamaktı. ya da bir arkadaĢıyla evlendirmek istemiĢti. Luther kaçma giriĢiminin sonucunu beklediği sırada. Manastır yakınlarındaki Torgau kentinde Belediye Meclisi üyesi Leonhard Koppe oturu yordu. onlara yardım ettiğini söyledi. Ġki hafta sonr a Luther‟in yaĢlı ana ve babasının da katıldığı büyük bir düğün yapıldı. Söylentiye göre Justus Jonas. Tanıklık için doktor Justus Jonas. Luther‟in portrelerini yapan ressam Lukas Cranoch ile karısı ve hukuk profesörü Apel orada bulunuyordu. Hizmetçi olanla rdan biri yirmi altı yaĢında.. Luther‟in baĢına gelenleri görünce ağlamaya baĢladı. Filip Melanchton çağrıldıysa da. kendi yaĢam arkadaĢını da bekled iğini bilmiyordu. ġimdi kızların geçimi nasıl sağlanacak sorunu ortaya çıktı. bu iĢe karıĢanlar ölüm cezasıyla cezalandırılabiliyordu. ama orada daha çok kalamayınca Luther onu ya bir öğrencisiyle. dokuz rahibeyi manastırdan çıkardı. Luther kararını kısa bir zamanda verdi.. Önce Katarina bir ailede çalıĢmıĢ. Katarina ikisini de istemediğini bildirdi. 1523 yılının Paskalya gecesinde Koppe arabasında dokuz tuzlu balık fıçısı yerine. Leipzig yakınlarında soylu kızların bulunduğu Nimbschen manastırında dokuz rahibe kaçmayı tasarlıyordu. Çünkü rahibeler sokaklarda serbestçe dolaĢmaya alıĢık d eğillerdi. 13 Haziran 1525‟te akĢamüstü Luther ile Katarina evle ndiler. Kimileri dost evlerinde hizmetçi oldular. Luther kızların adlarını açıkladı. Bir mektubundan. BaĢka isteyenlere de yardım edeceğini bildirdi. Köylü ayaklanmasının kanlı sonucundan hemen sonra. düğüne gelmedi.

Eskiden kırk kadar keĢiĢin oturduğu yapı Ģimdi genellikle ağzına kadar doluydu. mektuplarında ona „Bay Kathe‟ ve „Doktor Kathe‟ diye yazıyordu. Kısa z amanda Luther. Yoğun iĢ leri yüzünden hesap iĢleriyle pek uğraĢamıyordu. Luther‟in evi sürekli konuklarla doluydu. evinde yeni bir düzenin kurulduğunu sevinçle gördü. Zamanın töreleri uyarınca. Ona göre bu. DöĢemeler kırıktı. duvarlar yıllardır yakılan buhurdan kapkara olmuĢtu. Luther‟in evliliğinden beklediği tek Ģey ise. Bir iki kez hesap 81 . Luther‟in eskiden çok uğraĢtığı kule odası. çalıĢkan Katarina sabahtan akĢama dek evi onarıyordu. tutumlu bir kadındı. Luther yaĢamını adadığı iĢi tamamlayamazdı. „verin.Luther‟in eski bir rahibeyle evlenmesinin Melanchton‟u çok sarstığını anlıyoruz. Ģimdi çalıĢma odasıydı. yırtık pırtık üst b aĢının düzelmesiydi. Katarina von Bora çalıĢkan. Doktor da iĢlere katılıyordu. öğretmen kendi evinde bir çeĢit pansiyon çalıĢtırıyo rdu. Onun parolası. Belediye onarım için gerekli gereçleri armağan etti. YaĢam dolu. hem de halk oraya geliyordu. Hem soylular ve prensler. Bu yorulmaz ve sadık yaĢam arkadaĢı olmasaydı. Luther için bir utançtı. Vaizlik görevini de parasız yapıyordu. Sabah erken kalktığı için Katarina‟ya „Wittenberg‟in sabahyıldızı‟ adı takıldı. Luther‟in gelirleri azdı. Elektor. Pencere çıkıntısında Katarina‟nın çalıĢma masası ile doktorun koltuğu vardı. ama yayınevlerini zenginleĢtiren kitaplarından para almıyo rdu. Luther‟e ev olarak bütün manastırı tüm haklarıyla birlikte verdi. size de verilecektir‟ idi. Onun erkeksi çalıĢma gücünü takdir eden Luther. Ailenin en iĢlek yeri yemek salonuydu. Öbür odalar küçüktü. tavanlar akıyordu. Aile g iderlerini artıran bir etken de reformcunun cömert ve iyi yürekli olmasıydı. Sofra her zaman kalabalıktı. Bir oda dua için ayrılmıĢtı. Kendisinin yazdığı. Vicdansız açıkgözler onun iyi yürekliliğinden yararlanarak ona çok zarar verdiler. Darda kalan öğrencilere yardım etmek için armağan olarak verilen evdeki eĢyaları bile satıyordu. Büyük yapı kötü durumdaydı.

Ģarap. renklenen bahçesine hayran olurdu. bahçenin gül ve zambaklarından. bu iĢler ancak üzüntü getirir. armağanı paraya çevirip gönderiyordu. Doğanın her yönünden fıĢkıran yaĢamla onu yok eden güçler arasındaki savaĢı Luther. Luther ‟e yılda bir tereyağı ve tuzlu balık gönderirdi. tavĢan. Kata rina toprak satın almaya da baĢladı. Christian. Katarina‟nın meyve ve sebze bahçeleri bol ürün veriyordu. Mektuplarında Katarina. ġimdi bu hakkı kullanmaya baĢlamıĢlardı. bülbülün ötüĢünü dinleyerek Elbe Irmağı‟nın koyu renk akan sularını seyrederdi.yapmak için eline bir kalem aldı. Ahırda yirmiden çok inek ve domuz bulunuyordu. kimi zaman tereyağını balıklardan ayırmak olana ksızdı. tavuklar ve arılar da besleniyordu. Büyük eve birkaç at da alındı. Luther için doğa. bira. kendi soyuna ait bir çiftliği satın aldı. Luther doğayı çok seviyordu. kuĢ. çünkü Luther unutkan bir profesö rdü.” Katarina da daha çok çalıĢmak zorundaydı. Bu iĢ için Luther‟den izin alması kolay değildi. Allah ile ġeytan arasındaki savaĢın simgesi sayıyordu. Sonunda. Allah‟ın bilgi ve iyiliğinin resimli kitabıydı. Kutsal Kitap‟ı her zaman iyi meyve veren bir elma ağacı82 . Ama o zamanki yollar öyle kötüydü ki. Ama isteklerini genellikle yinelemek zorunda kalırdı. Onların arasında tahıl. Eskiden beri manastırın bira yapma hakkı vardı. Bunun yanında. ArkadaĢlarına yazdığı mektuplarda. Luther‟den yolculuklarda çeĢitli Ģeyler almasını isterdi. Bu nedenle kral. BoĢ zamanlarında bahçenin gölgeli patikalarında yürürdü. Allah‟ın aptalların da koruyucusu olduğuna inanıyorum. Manastırın balık üretme havuzları onarıldı. Elektor‟un ve belediyenin verdiği armağanlar ailenin geçinmesini kolaylaĢtırdı. ot. meyve vardı. biraz sonra kalemi bırakarak Ģöyle dedi: “Hesap iĢleri yapmak istemiyorum. Yaptığı yolculuklarda Katarina‟ya çeĢitli çiçek tohumları alır. Genç bir prens olarak Worms mecl isinde bulunan Danimarka kralı III. bahçesine yaptırdığı kuyudan. reformdan söz ediyormuĢ gibi büyük bir hoĢnutlukla yazıyordu.

Buna ek olarak evin çocuklarından sayılan. Onun eski öğrencileri olan taĢra kiliselerinin vaizleri. evlenme konusunda durmadan sorun çıkarıyordu.na benzetiyordu. eskiden rahibe olan Katarina‟nın teyzesi. onu aĢkın kardeĢ çocuğu vardı. toplumsal yaĢamına hayran kalırdı. Ġncil‟e karĢı gelenlerin seslerine benzetiyordu. Ġlkyazlarda Elbe konağından gelen kurbağa seslerini. Luther‟in ziyaretlerinin kiraz zamanına rastlayacağını iyi biliyorlardı. Çocuklarından baĢka Luther‟in ev halkı arasında. ġeytan‟ın özel bir iĢi olarak düĢünüyordu. Luther. Ailede toplam otuz kiĢi va rdı. hayvanların bakıcısı. Özellikle kızkardeĢinin kızı Magdalena. ĢiĢmanlığı ve tembelliğiyle tanınan eski öğrencisi Wolfgang Sieberg ve masalarla evrakların üzerinde bile dolaĢan Tölpel adında ufak bir köpek vardı. ama serçelerin küstahlığından iğrenirdi. Luther kirazları çok severdi. boĢ sözler konuĢan bir keĢiĢti. 83 . arıların çalıĢkanlığına. Bunlar sürekli üzüntü ve dert kaynağıydılar. Lahana kurtlarının iĢini. Kırlangıç ise.

84 .

bütün arkadaĢları sevindirdi. YaradılıĢında bir eksik bulunmayan çocuk. hem babasının hem de k onukların gönlüne girmeyi baĢardı. bilgin arkadaĢlarına yazdığı mektuplarda onun s elamını yazıyordu. Paul (1533-1593) ve Margareta (1534-1570). özgürüm!” Paul güçlü kuvvetli bir erkek çocuktu. Olağanüstü güzel ve tatlı bir çocuktu. oku lda pek baĢarılı olamıyordu. Ġkinci çocuk Elizabet korkunç veba yılında doğdu ve bir yaĢına varmadan öldü. ama Ģimdi. Babası. oğullarından ikisinin de Paul (Pavlus) adını taĢıması gerektiğini söylerdi. Onun yerine Allah onlara Magdalena‟yı verdi.15 AĠLE YAġAMI Luther ve Katarina‟nın altı çocuğu oldu: Hans (1526-1575). ama bu çocuk tek baĢına da yeterdi! 85 . Pavlus‟a gönül borcu olduğu için Luther. Ġlk doğan çocuk. Martin (15311565). çocuğu daha bir haftalıkken. Hans ve Magdalena arasında çok yakın bir arkadaĢlık vardı. Bunu gören babası ona Ģöyle öğüt verirdi: “Yüksek sesle bağır ve savaĢ! Papa da beni böyle bağlamıĢtı. Elizabet (1527-1528). Martin küçükken kundakta ağlayıp elleri ve ayaklarıyla özgürlüğünün kısıtlanmasına karĢı k oyuyordu. Magdalena (1529-1542). Çocuk bir yaĢındayken büyük bir baĢarı gösterdi: Bütün odayı baĢtan baĢa emekledi! Martin inatçıydı. Magdalena babasının en içten sevd iği çocuğuydu.

Manastırda uzun süre susmak zorunda kaldığı için. Eisleben‟den gönderdiği mektuba Ģöyle baĢladı: “Yürekten sevdiğim eĢim Katarina Luther. güzel sözleri kullanmakta Cicero‟dan üstündür. domuz tüccarı – ve sahip olduğu diğer özellikler.” Birlikte uzun zaman geçirdikten sonra Luther. Luther. doktorun karısı. Katarina inatçılıkla karĢı koyardı. “Vaazına baĢlamadan önce Rab‟bin duasını okudun mu. ama çok seviyorum. Bekârlığında alıĢtığı davranıĢlarının değiĢtirilmesi kolay değildi. Katarina‟nın baĢka bir eksikliği de eĢinin ruhsal büyüklüğünü tam olarak anlamamasıydı. güzel konuĢmaların kısa ve acı sonu: „Para ver!‟ olmasaydı. Kadınların elinde bundan da güçlü baĢka bir silah var: Ağlamak. Katarina?” diyerek onu susturdu. Karısıyla iliĢkileri konusunda Ģöyle derdi: “Onu tutkulu bir Ģekilde değil. Luther‟in cömertliği birçok kez ailenin parasal durumunu altüst etti. hem günlük iĢleri. “Ev ekonomisi üzerine konuĢan kadın. Zulsdorf‟un ev hanımı (Zulsdorf Luther‟in çiftliğinin adıydı). Luther‟in evinde uyumsuzluklar da vardı.Luther‟in ev yaĢamında doğal ve sağlıklı bir özgürlük vardı. Kimi zaman evde büyük bir Ģölen için 7-8 masaya sofra kuruldu. ġöyle de denilebilirdi: Bütün ev yaĢamı. Luther‟in çalıĢma odasına kadın 86 .” Katarina‟nın kimi kusurları da vardı. kadınların doğuĢtan güzel sözler söyleyebildiğini. erkeklerinse bu beceriyi çok çaba harcayarak öğrenmek zorunda olduklarını söylerdi. Luther Ka tarina‟yı seviyordu. Sözleriyle alamadıklarını ağlamayla alırlar” derdi. Ģimdi çok konuĢuyordu. Ġsa Mesih‟in Luther‟in ailesinde önemli bir yeri vardı. KuĢkusuz Luther‟le yaĢamak Katarina için kolay olmadı. “Allah‟ı seven. Bunlardan biri gevezeliğiydi. hem de bayramları Allah‟a adanmıĢtı. KeĢke bu uzun. bu doğaldır. Birçok kez baĢkaları Luther‟in ruhsal anlayıĢına hayran kalırken. Zor iĢler O‟na devredildi. sadık bir eĢim var” derdi. Öte yandan Luther‟in ara sıra konukların önü nde Katarina‟nın erkekçe davranıĢlarına değinerek onu kızdırdığı da yadsınamaz. Bir kez durmadan konuĢtuğu için Luther. Ölümünden hemen önce Luther.

KuĢkusuz Katarina‟nın kiĢiliğinde güçlü erkeğin önem verdiği kadınsı zariflik pek bulunmuyordu. eĢiyle paylaĢamadı klarını çocuklarıyla bol bol paylaĢıyordu. daha sonra bu ilaçların çok iyi olduğunu söylemiĢti.. Rab‟bin 87 . Kimi zaman kendisi de onlarla birlikte oynuyordu. Evinin günlük yaĢamını Luther Ģöyle anlatıyor: “Sabah kalktığımda çocuklarımla On Buyruk. çocukların gürültü ve ağlamaları. Luther sık sık pencerenin önünde durarak uzun süre çocukların avludaki oyunlarını seyrediyordu. Çocukların yarattığı üzüntüler ve gürültü Luther‟i de sinirlendiriyordu. Ġman açıklaması. raflarda. “ĠĢte evliliğin üzüntü ve sıkıntısı budur. evinde nur topu gibi çocuklarının geliĢmesini seyretmesinin yanında vız gelirdi. Baba ve oğlu göz göze gelince. pencere çıkıntılarında karmakarıĢık durumdaydı. Luther‟in ağırlaĢan hastalığı Katarina‟ya daha çok iĢ yüklüyordu. sandalyelerde. kötü komĢular. vb. O zaman Luther oğlunun gözlerinden 2. Küçü k bir odada elyazmaları. sanki babası görmüyormuĢ gibi. Onu kimse susturamıyordu. Luther yaĢamının büyük görevini yapamazdı. Ama „Wittenberg‟in sabahyıldızının‟ çalıĢkanlığı olmadan.. Çocuklarıyla birlikte taĢrad aki vaizlerin kiraz bahçelerine gitmek ne hoĢtu! Bir gün Luther çalıĢma odasında oturup kaz tüyü yle durmadan yazıyordu. notları masa üstünde. Cömert ruhlu Luther. belki de kovulacağını anladı. Babasının haberi yokken onun yanında olmak ona büyük bir mutluluk veriyordu. güçlü babasının çalıĢmalarını izliyordu. Korktuğumuz Ģey kadınların alıĢılmamıĢ özellikleri.” dedi. para sıkıntısı. Ama bütün bunlar. oğlu yakalandığını. babasının. Bu sırada kapı yavaĢça açıldı.eli ancak gizli olarak dokunabilirdi. Doktor olan en genç oğlu da. Bir masanın altına gizlenerek. Mezmur‟un “Oğlu öpün ki öfkelenmesin” sözlerinin ne derin bir anlam taĢıdığını anladı. Usanmadan Ģifalı bitkilerden ilaç kaynatıyordu. yerde. evrakları. Bunun üzerine Luther kızgınlıkla. Bir yılbaĢı gününde çocuklardan biri durmadan ağlıyordu. oğlu sessizce içeriye giriverdi. Bu nedenle birçokları evlilikten tiksiniyorlar.

gümüĢ eyerli atl arı var onların. resmi masanın üstüne astı. bütün tarih boyunca bir babanın oğluna gönderdiği en güzel mektuptur: “Sevgili oğlum Hans Luther. çok okuyup dua ettiğini iĢ itince çok sevindim. Ģarkı söyleyerek hoplayıp seviniyorlar. Luther çocuklarıyla birlikte olduğu zamanlar yaĢamının en güzel anlarını yaĢıyordu. öğren88 . Küçük ve güzel altın gemli. küçük oğlum. Pazar akĢamları Luther Hristiyanlığın temel öğretilerini kolay anlaĢılır bir biçimde ev halkına açıklardı. Allah‟ı sever. küçük güzel atlara binemez. öğrenmek isteyen.Duası ve Mezmur‟u okuyup dua ederiz. O da bu bahçeye giremez mi? Güzel elma ve armutlardan tadamaz. Bunlara devam et. çok sevdiği Magdalena‟nın resmini yolladı. En büyük üzüntüsü çocukları yüzünden oldu ve bu nedenle son yılları mutsuz geçti. Hans Luther adında bir çocuğum var. Bunlar sonraki yıllarda bütün reformcu Hristiyanlığın ortak malı olmuĢtur.” Sofradayken çocuklar Kutsal Kitap‟tan bir parça okuyorlardı. Çocuklarıyla birlikte Luther. Kimilerine göre Luther‟in Koburg‟ta en büyük oğlu Hans‟a gönderdiği mektup. Luther çok sevindi. Çok güzel ve tatlı bir bahçe biliyorum. Mesih‟ten lütuf ve esenlik diliyorum! Uysal bir çocuk olduğunu. benim de küçük. Sonra bu konuĢmalar „Oda vaazları‟ adı altında yayınlandı. Ben de ona. Allah‟ı seven çocuklardır‟ diye yanıt verdi. „Bunlar istekli olarak dua eden. Bahçe sahibine bu çocukların kim olduğunu sordum. Wittenberg. yazdığı ve bestelediği ilahileri okurdu. Eve geldiğim zaman. Luther Koburg‟tayken Katarina ona. kiraz. sana pazardan güzel bir armağan getirec eğim. Orada altın giysili çok çocuk var. „Sevgili arkadaĢım. baĢka çocuklarla oynayamaz mı?‟ dedim. Onlar ağaçlardan güzel elma. O zaman adam bana Ģöyle dedi: „Ġstekli olarak dua eder. sarı ve mor erik topluyor. Sevgili küçük oğlum. armut.

ben hemen gidip sevgili küçük oğlum Hans‟a bunları yazacağım. Ama onun Lena adında bir yeğeni var. Her Ģeye gücü yeten Allah seninle olsun! Yeğenin Lena‟ya selam söyle. yakında cennete. Magdalena ölmeden önce kardeĢini son bir kez daha görmek istemiĢti. küçük yaylarla ok atacaklar. güzelce oku. bir gün doludizgin gelen bir atlı araba onu eve götürmeye geldi. Orada saf altından flüt. Luther. Hans‟ın ev sahibine Ģöyle bir mektup yazdı: “Lütfen. sevgili oğlum. Lippus ve Justus da girebilir. Allah baĢka bir karar vermediyse. Sabah erken olduğu için. imanı güçlü. onun da b uraya girmesi gerekir‟ dedim. dua et. „O da gelsin‟ dedi adam.‟ Sonra dans için hazırlanan güzel bir çimenliği bana gösterdi. 1530” Magdalena. alçakgönüllü. (Lippus Melanchton‟un ve Justus Jonas‟ın oğullarıydı). az Ģeylerle yetinen dengeli bir çocuktu. gerçek babasının yanına göçecek. erken o lgunlaĢan. bu çocuğun kendisini hiçbir zaman üzmed iğini anımsıyordu. oğlum Hans‟a size yazdıklarımı söylemeyin. ġöyle ki. çoğu kez erken ölen çocuklar gibi. Lippus ile Justus‟a da aynen böyle yapmalarını söyle. Luther. Mag dalena‟nın en yakın arkadaĢı olan kardeĢi Hans Torgau‟daki okuldayken. gitar ve baĢka çalgılarla gümüĢ yaylar vardı. On iki yaĢındayken kızı ağır hastalandı. Ben de dansın baĢlamasını bekleyemedim. arp ve her çeĢit telli çalgı çalıp dans edecek.mek isterse. Sevgili baban Martin Luther. O zaman hepiniz o bahçeye girebilirsiniz. girebilir. çocuklar daha kahvaltı yapmamıĢlardı. adama Ģöyle dedim : „Sevgili bayım. okusun. Luther en karanlık düĢüncelerinin gerçekleĢeceğini seziyordu. gitar. Ama kardeĢini o denli çok özlüyor ki. Hepsi bir araya geldiği zaman flüt. benim yerime onu öp. onu a l89 . Allah‟ı sevsin. „ġimdi git ve ona yaz!‟ Bunun için. Kızım Magdalena‟nın yaĢamı sönmek üzeredir. o da buraya girmek için çok dua etsin.

Belki kardeĢini gördüğü zaman yaĢama dönecektir. Allah nasıl isterse” diye yanıt verdi. Magdalena ya kalkar. sonsuz yaĢam için güvenimiz var” diyordu. burada kızcağız sessizce son uykusuna daldı. Birbirlerini içte nlikle seviyorlar.” Katarina‟yı avutarak Ģöyle dedi: “ġimdi o mutludur! Çocuklar karĢı koymazlar. ama sen onu yanına almak istiyorsan. kendisinin de bu „söz dinleyen ve alçakgönü llü kızının yüzünün. “Evet. KarĢı koymadan. Ama arkadaĢlarına gönderdiği mektuplarda Katarina‟nın durmadan ağladığını. Ģimdi yapabileceğimi yapıyorum. “Bedenin diriliĢi vardır” dedi. sözlerinin ve davranıĢlarının‟ yüreğinin 90 . kızımızın nereye gideceğini düĢün! Kutsalların yanına gidecek. sevgili kızım!” diye inledi. Rab sizinle olsun. Magdalena dört gün ölümle yaĢam arasında savaĢtı. Onlar söylenene inanıyorlar. sevgili babam. “Ağlamak için hiçbir nedenimiz yok. burada babanın yanında kalmak ister miydin?” “Evet baba. Magdalena tabutunda yatarken Luther ona Ģöyle diyordu: “Sevgili küçük kızım. bedensel acı ve ölüm korkusu duymadan. “Göksel Baba‟nın yanına da gitmek ister miydin?” diye sorduğunda ise.” Gömüt kapatılınca Luther. Luther duygularını gizlemek için baĢını çevirip “Ah. kabul ediyorum. Ağlayan Katarina‟yı da Ģöyle avutuyordu: “Sevgili Katri. Allah nasıl isterse” diye yanıt verdi. bir güneĢ gibi parlayacaksın. Sonra kendimi savsaklamakla suçlamayayım diye.” Luther diz çökerek dua ettikten sonra.” Hans zamanında eve yetiĢti. uykuya dalıyormuĢ gibi ölüyorlar. Kısa bir zama nda geri dönecektir. Magdalena‟yı kucağına aldı. ya da Rab‟de uyuyacaktır. Bu yüzden oğluma çabuk buraya gelmesini söyleyin.mak için bir araba göndermeye karar verdim. ama nedenini açıklamayın. kızım. Luther onun yatağının yanında oturup üzüntü içinde Ģöyle konuĢtu: “Sevgili Allahım. onu içtenlikle seviyorum. Eve giderken de güvenle. ölümden sonra dirileceksin ve bir yıldız.” Sonra Magdalena‟ya Ģunu sordu: “Magdalena. Çocuklar için her Ģey yalındır.

Magdalena‟nın gömüt taĢına babasının Ģu Ģiiri yazıldı: “Ben küçük Magdalena. Ġsa Mesih‟in yanında. Luther‟in hastalığı gittikçe ağırlaĢıyordu. Zarif kızı Luther‟in. Yatıyorum burada. Mesih ölmeseydi. Artık „çok sevdiği son günü nden‟ baĢka bir Ģey özlemiyordu. ama evinde eski sevinç ve mutluluk yoktu. Günah yükünün altında. Dört yıl d aha yaĢadı. Yerime çarmıhta. Kaybolacaktım ben zavallı. Ama Ģimdi mutlu yaĢıyorum. Bütün kutsalların yanında.” Luther bu üzüntüsünden bir daha doğrulamadı.derinliklerinden silinemeyeceğini bilerek üzüntüsünün dinmeyeceğini yazıyordu. 91 . Bembeyaz yatağımda.

92 .

KonuĢmalar dünya ile cennet arasında her Ģeyi kapsıyordu. Kendim de bu yöntemde usta sayılırım. Halkın onları çok beğenmesinin nedeni de Ģudur: Halk bol bol olay ve öykü iĢitince ĢaĢıyor. Kimileri yalnızca birkaç gün. Halk da bunu beğeniyord u. ġimdi yüzlerce yıl sonra bu konuĢmalar bize Luther‟in günlük yaĢamını aktarıyor. Sofradayken Luther engin düĢ ve mizah yeteneğini gösteriyordu. ama çoğu kez sayı daha da çoktu.16 LUTHER‟ĠN SOFRA KONUġMALARI VE MEKTUPLARI AkĢam üstü saat beĢ sularında Luther‟in evinde büyük bir sofra kurulurdu. Ama insanın Allah önünde nasıl aklanacağı. GeniĢ halk kitleleri için hazırlanmıyordu. Luther‟in düĢüncelerini anlamak için Ģimdi bu konuĢmalardan birkaç aktarma yapıyoruz. kimileri ise uzun yılları kapsayan. Sofraya normal olarak aĢağı yukarı otuz kiĢi katılıyordu. Buna karĢın. öğrencilerin kaydettiği bu konuĢmalardan günümüze on kitap kalmıĢtır. Doktor Nikolaus da YeĢu ve Krallar bölümlerinden vaaz ederken bol bol simgesel ve ruhsal açıklama kullanıyordu. Bir gün Luther‟den daha yetenekli vaizlerden söz açıldı. O zaman Luther Ģöyle dedi: “Bu onuru onlara hiç kıskanmadan veriyorum. insanın ancak Mesih‟e olan iman aracılığıyla kurtulacağı gibi konularda vaaz edilince halk kimseye 93 . Luther kimi öğrencilerin bu k onuĢmalarını kaydettiklerini görünce de karĢı koymazdı.

Konudan uzaklaĢan.” “Ġyi bir vaizin Ģu özellikleri olmalı: Ustalıkla ve kolay anlaĢılır biçimde doğru olanı öğretmeli. Bunun üzerine Luther Ģöyle dedi: “Johan Pommer‟in vaazları siz kadınların konuĢmalarına benziyor. Bir vaizin on tane iyi özelliği ve tek bir kusuru varsa. ama bir olay ve öykü anlatıldığı zaman herkes susuyor. öksürüyor. dikkatle dinliyor. Doktor Jonas. Aklanma konusunda vaaz edildiği zaman halk uyuyor. Aklına gelen her Ģeyi anlatmak zorunda olduğunu sanan vaiz akılsızdır. yeğeni Johan Polner‟in kent kilisesindeki vaazını dinledikten sonra onu. KarĢılaĢtı kları bütün kızlarla böyle yaptıkları için de pazara geç gelirler. „Rastgele her askerle konuĢulmamalı‟ derdi. canını ve malını. Vaizin konudan ayrılmaması gerekir. Bunu da kimse affetmiyor!” Bir gün Katarina.” Bir gün Luther‟in yazdıklarını basan yayınevi sahibi sofradayken Ģöyle sordu: “Doktor. Doktor Pommer ise konuĢmalarında aklına her geleni anlatıyor. Ama her Ģeyi anlatmak olanaksızdır. ama sık sık öksürüyor. Aklına her geleni söylemek isteyen vaizler. Konuyu en açık biçimde anlatmalıdır. herkesin kendisine kötülü k etmesine. bir konuĢmada her Ģeyi anlatmak isteyen vaizler de böyledir. güçlü ve çarpıcı vaazlarınızı nasıl 94 . Günümüzün dünyası bu denli kötüdür! Bir insanda olabilecek bütün erdemler Doktor Jonas‟da var. Ġnanıyorum ki. bu kusuru bütün iyi özelliklerini gölgeler. pazara giden kızlara benziyorlar. sesi güzel olmalı. konudan çok kez uzaklaĢan Do ktor Pommer‟den daha iyi izleyebildiğini söyledi.. Dediği doğrudur. çok yetenekli olmalı. “Vaizlerin kusurları hemen fark edilir.kulak asmaz. KonuĢtuklarından emin olmalı. çalıĢkan olmalı. etkili ve güzel söz söyleme sanatını bilmeli. Ka rĢılarına çıkan her kızla hemen konuĢmaya dalarlar.. hiçbir vaazı beğenmez. belleği iyi olmalı. ününü ve onurunu feda etmeye hazır olmalı. benden üstün olan vaiz çoktur. aklınıza gelen her Ģeyi anlatıyors unuz. bitireceği zamanı bilmeli. kendisini aĢağılamasına izin vermelidir.

O‟nun yerine konuĢ!‟ derim. „Martin. Ġkincisi. Bütün bilgeliğim budur. Ama bu nedenle guru rlu olamam. Onu her gün araĢtırıyorum. aramıyorum. kurallara uymak olağanüstü bir yetenek gerektirmez. Hiç kimsenin hoĢnutluğunu. çiftçilere. insanlara uzun vaazlarla iĢkence etmiyorum. Allah gurur ve tutkuya baĢka kiĢilerde izin verebilir belki. yavaĢ konuĢuyorum. Birincisi. ĠĢitme yeteneğimiz ince bir alettir. ancak Allah‟a yücelik vermelidir. Altıncısı. çok dallı bir ağaç gibidir. BeĢincisi. Kutsal Kitap önünde herkes alçakgönüllü olmalı. herkes onlardan yararlansın. âdetiniz olduğu üzere bunları da bir deyim olarak söyleyemez misiniz?” diye sordu. Üçüncüsü. unutma. Kimsenin kayırıcılığının peĢinde de değilim. ama vaizlerde asla.” Yayınevi sahibi sözünü sürdürerek. Vaaz ettiğim zaman soylulara. doktorlara. hizmetçilere sesleniyorum. kendiminkini bile. Çok Ģeyi az sözle söylemek yetenek ister. öğrenim görmüĢlere seslenmiyorum. gerçeği söylemekten çekinmem. Bir konuĢmada her Ģeyi söylemeye kalkıĢmamalı. gençlere. Bu yüzden de bu dünyada olan hiçbir Ģeye kulak asmam. 95 . Vaazlarım öyle olmalı ki. ölçülü olunmalıdır. önüme gelen bütün konulara değinmiyorum. çünkü bu iyi ve onurludur. “Doktor. YaĢamımda onda iyi meyve bulunmayan tek bir dal bile görmedim. Kutsal Kitap‟a dayanıyorum. Dördüncüsü. her Ģeyi bildiğini sanıyor. her isteyen aynısını yapabilir.hazırlıyorsunuz?” Luther de Ģöyle yanıt verdi: “Sevgili arkadaĢım. yüce Allah‟ın elçisisin! Öyle ise. kürsüye çıktığım zaman kendime. Kutsal Kitap büyük. Birçok kiĢi Kutsal Kitap‟ı bir kez okuduktan sonra. sadece bir konuyu ele alıyorum. Çabuk yorulur ve vazgeçer. O‟nun adına. bütün vaazlarımı kolay anlaĢılır biçimde hazırlıyorum. kendi iyiliğimi de arayamam. yöntem çok kolaydır.

Böyle bir sevgiyi düĢün. bulunduğu doğruluktan. Mesih yalnız günahlılarla birliktedir. Sen olmadığın Ģey o ldun. Gökten. Sen bende olanı üzerine aldın. O neden ölmeliydi? 96 . sen benim doğruluğumsun. Kendine güvenmeyerek O‟na Ģöyle de: „Rab Ġsa. Öyle ki. Çünkü kendi çaba ve çalıĢmalarımızla vicdanımız avuntu bulabilseydi. dünya tarihinde Luther gibi sıkıntı ve üzüntü içinde olanları avutabilen baĢka bir kiĢi olmamıĢtır. Bu yüzden. sevgili kardeĢim. O‟nu yüceltmeyi öğren. “deyim Ģudur: Cesaretle iĢ ine baĢla. kendinde olanı da bana verdin. günahlılarla birlikte oturmak üzere aĢağı indi. Ama bu olanaksızdır! Sen bizdeyken ikimiz de yanlıĢlık içindeydik. Luther 1516 yılında George Spenlein‟e avutucu bir mektup yazdı: “Ruhsal durumunuzu bilmeye çok istekliyim. Mesih‟i çarmıha gerilmiĢ olarak tanımaya çalıĢ. Öyle ki. ağzını aç – ve çabuk bitir!” Bir araĢtırmacıya göre. ancak Mesih‟in doğruluğu için sevinçli ve cesaretli olmayı diliyor musunuz? Çünkü günümüzde küstahlık çok yaygındır. O zaman O‟nun sevecen avuntusunu da tadarsın. sahte doğruluğunuzdan hâlâ bıkıp usanıyor musunuz.“Neden olmasın” dedi Luther. beni olmadığım Ģey yaptın. Ama Ģimdi ben bu yanlıĢlığa karĢı savaĢıyorum. ben ise senin günahınım. özellikle iyi ve doğru olmak isteyenleri yutmak istiyor. kendi erdem ve iyi iĢleriyle kendilerini süsleyerek Allah önünde durabileceklerini sanıyorlar. Luther‟in 9 kalın cilt oluĢturan sayısız mektuplarından kimi incileri aktarıyoruz. gerçi onu daha tümden yenemedim. Bu kiĢiler. Ġsa Mesih‟te bize bol bol ve karĢılıksız verilen Allah‟ın doğruluğundan bir Ģey bilmeyip kendilerinde iyilik ve doğruluk arıyorlar.‟ Günahsız olabileceğini öğretenlerden sakın.

Tanrı‟ya eĢitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı. Tanrı‟nın yüceliği için birbirinizi kabul edin‟ (Romalılar 15:7). Senin de böyle yapman gerekir. onlarla acı çekmek istemeyen kiĢilerin doğrulukları boĢtur. o zaman baĢkalarına ne yapman g erektiğini öğreneceksin. Daha kötü durumda oldukları için. Bunun için O‟na güvenle inanman gerekir. Sen ancak Mesih‟in senin için ve baĢka insanlar için yaptıklarına bak. kendi iĢlerine güvenmeden O‟nda esenlik bulursun. ancak kendine. O zaman elçinin sözlerine göre davranmıĢ olursun: „Mesih sizi kabul ettiği gibi. Mesih. Mezmurlar‟da yazıldığı gibi. Allah vergisini kardeĢlerle paylaĢmak yerine. DeğiĢken. diz üstü dua ederek Mesih‟ten dilemelisin. O sana her Ģeyi öğretecek. Mesih‟in çok önem verdiği çiçek ve güllerdensen. kaçmayı ve tek baĢına olmayı yeğleyen doğruluk nedir ki? Bu. Ama dikkat et ! Sabırsızlık ve sert yargılarınla ya da gizli gururla kendin de d iken olmayasın. bil ki. Ya da onlarla birlikte olmakla. sabır. onların günahlarını kendine mal et. O‟ndan Ģunu da öğrenmelisin: Seni kaldırıp günahlarını kendisininmiĢ gibi nasıl benimsediyse. dikenlerin arasında olman gerekir. Tanrı özüne sahip olduğu halde. böylece yüklerini hafifletebilirsin. ara sıra yoldan sapan kardeĢlerini de sabırla kayır. ama kendini alçalt. bunu yapmayan lanetli olsun. sende iyi bir Ģey varsa onlarla paylaĢ. 97 . onu toprağa gömmek demektir.Hayır. ke ndi doğruluğunu da sana mal etmiĢtir. Kendini öbürlerinden üstün sayıyorsan – sanki senin malınmıĢ gibi– bunu sarılacak bir Ģey olarak görme. Mesih‟in egemenliği düĢmanların arasındadır. Bu yüzden herkesin dost olmasını nasıl beklersin? Böylece sende olmayanı. Ama kul özünü alıp insan benzeyiĢinde doğarak ululuğunu bir yana bıraktı‟ (Filipililer 2:5-8). dua ve iyi örnek göstermekle yardım etmek yerine. ve „Mesih Ġsa‟daki düĢünce sizde de olsun. onlar gibi ol.

Augustinusçu keĢiĢ. Denenmelerden öğrendiklerimize göre. çocukların öğretmeni olan melankolik Hieronymus Weller‟e Luther 1530 yılında Ģö yle yazdı: “Her Ģeyden önce Ģunu anlamalısınız : Bu kötü. Böyle düĢünceler ancak size d eğil. Bu savaĢta doğru ve kesin zafer böyle kazanılır. Böylece siz de kötülükten kaçmayın. onları yalnız alevlendirip güçle ndirir.” „Sofra konuĢmaları‟nı kaleme alan. böyle düĢüncelerin yüreğinize takılmasına izin vermeyin. ancak baĢka bir yöne. Ġblis‟tendir. Çünkü Allah üzüntü değil. ama onları hor görüp geç ip gidilmelidir. Ġsrail halkı örneğiniz olsun. akıllı biri Ģöyle yanıt verdi: „Sen de 98 . mutlu ol arak O‟nda kal. bilmeyen yenilir. ama onlar savaĢıp üstün geldiler. böyle savaĢlarda düĢmanın sesine kulak vermemeli. sevinç ve avuntu veren Allah‟tır. „Böyle düĢünceler içimden geliyor‟ dediği zaman. tunçtan yapılmıĢ yılana bakarken üstün geldiler.Mesih ancak iyi insanlar arasında yaĢamak ve dostları için ölmek isteseydi. Yılanlara karĢı savaĢmakla ya da onları seyretmekle yenemediler. Böylece sevgili Hieronymus. DüĢmanın savl arından kurtulmak amacıyla onları araĢtıran ve tartıĢmaya giren biri. Bunu bilen üstün gelir. cesaretle ü stüne yürüyün. KardeĢin Martin Luther. onun savlarını araĢtırmamalı. Mesih‟in kendisi Ģöyle diyor: „Allah ölülerin Allah‟ı değil. ama yavaĢ yavaĢ daha kolay olur. üzüntü getiren düĢünceler Allah‟tan değil. Birisi denenmeler konusunda. ancak yaĢayanların Allah‟ıdır. benim için de dua et! Rab seninle olsun.‟ YaĢamak da Allah ile mutlu olmak değil midir? Bu yüzden böyle düĢünceleri hemen kovup Ģöyle demelisiniz: „Sizi Rab göndermedi. BaĢlangıçta savaĢ mak zordur.‟ Sizi çağıran Rab böyle konuĢmuyor. kimin için ölecekti acaba? ġimdi bö yle yap. bütün kutsallara saldırıyor.

sevinç ve Ģükran duygusuyla sizin de çağrılmıĢ olduğunuz. Allah Oğlu‟nun. bunlar Rabbimiz M esih‟e benzer olmamız içind ir.gitmelerine izin ver. “Olabilirse. ġimdi bizim yararımıza göktedir. bütün melekleriyle bizi seyrediyor. onu hem bu yaĢamda hem de Rabbimiz Ġsa Mesih‟in sevinçli geliĢinde koruyacağını. hastalığınızda güven içinde olun.‟ Bu akıllıca bir sözdür. sizin annemle birlikte buraya getirilmenize izin verirseniz beni çok mutlu edersiniz. Katarina ile hep imiz bunu gözyaĢlarıyla diliyoruz. Bunun yanında o denli s a99 . sonuna dek iĢini tamamlayacağını umut ediyorum. Öyle ki. kin. BaĢka birisi de Ģöyle yakınıyordu: „KuĢların baĢının üstünde uçmasını e ngelleyemezsin. buradan ayrılacağımız günü bekliyor. artık O‟na dokunamazlar. Rabbimiz Ġsa Mesih‟in merhametli öğretisini tanıyasınız.‟ O da Ģöyle yanıt aldı: „Ama baĢında yuva yapmalarını engelleyebilirsin. Ama Pavlus‟un da dediği gibi. sizi babam olarak bana veren Baba‟ya yüreğimde dua ediyorum ki. Size en iyi biçimde bak acağımızı umut ediyorum. hor görülme.‟” Luther‟in babasına yazdığı son mektup 15 ġubat 1530 tarihini taĢıyor. kaybolma korkusuna kapılmayalım. Sizi bu bilince getiren. O ölümü ve günahı yendi. sonsuz merhametiyle sizi güçlendirip aydınlatsın ve Ruh‟uyla sizi korusun. düĢmanlık ve tehlikelere katla ndınız. Bunun için yüreğiniz rahatlasın. karanlıktan ve yanılgılardan geldiğinize dair. Gerçi Rab sizi öyle güçlendirdi ve bu öğret iye olan imanınızı kanıtladı ki. Her neyse. ġöyle ki. Çünkü Allah‟taki yaĢamımızda sadık bir yardımcımız var: Bizim için günah ve ölümü yok eden Ġsa M esih. benim yüzümden çok incinme. sizde iĢini baĢlatan. alay. hakaret.

Siz bunu yaparsanız. bir gün Allah‟ın yardımıyla ya burada ya da orada görüĢeceğiz. küçük Hansım. Ruhu aracılığıyla size imanı veren. kuĢku etmeden yardımını istersek. durmadan sizin için dua ediyorlar. kötülüğü yenen O‟dur. Sevgili anneme ve bütün arkadaĢlarıma selam söyleyin! Allah‟ın merhameti ve gücü sonsuzlara dek sizinle olsun! Amin. ya da baĢka Mesih inanlılarının yanında kaz azedelere yardım etmek. Bu yaĢamdan ayrı lmamız.dık ve doğrudur ki. Katarinam. kötülüğe karĢı isteyerek savaĢmak için Allah size güç verecektir. geri kalanı O çözümler. onların cezasını kendi kanıyla ödeyerek ve bu müjdeyi açıklayarak kanıtlayanın ellerine bırakıyorum. O her Ģ eyi.” Luther babasının ölümü hakkında Melanchton‟a Ģöyle yazdı: 100 . Sevgili Rabbimiz ve Kurtarıcımız sizinle birlikte o lsun. Hiçbir Ģeyden korkmayın. bir saatlik bir uykudur ve her Ģey değiĢecektir. onları görmek için. Buradan ayrılmamız sanki kısa. Bu. Ama belki O‟nun kutsal isteğine göre bir süre daha göksel yaĢamdan yoksun olup bizimle birlikte bu üzüntü konağında kalmanız gerekir. ġöyle ki. Allah için benim buradan oraya ya da sizin oradan buraya gelmenizden daha ufak bir Ģeydir. ġimdi bütün yüreğinizle imanda ve O‟nun sözünde durun. küçük Magdalenam. Kısa bir süre sonra Mesih‟in yanında görüĢeceğimize güvenle inanıyorum. bizi bırakmak istemez. Böylece sizi. bırakamaz. Lena teyze ve tüm ailem sizi selamlıyor. Kara haberleri almak. düĢünebileceğinizden daha iyi yapar. güveni lir bir gerçektir. kendinizden de çok seven ve sevgisini günahlarınızı kendi üzerine alarak.

daha önce ölümü bu denli iğrenç görmemiĢtim. Üzüntümden daha çok yazamayacağım. Hans Luther‟in. Bana da ölüm aracılığıyla Mesih‟in hükümranlığına girme hakkı verilmiĢtir. Yalnız doğal bağlarımızı değil. bu ölüm beni çok üzüyor. Ama doğru adam kötülüğün ar asından alınır.” Kendi ölümünden on bir gün önce Luther Eisleben‟den. her Ģeye gücü yeten Allah değilmiĢ gibi… 101 . doktorun karısı Katarina Luther‟e. uğruna bütün dünyanın yüzkarası olduğum Allah bize merhametiyle sağlasın. on tane Doktor Martin‟i yaratabilen. Rab‟ten lütuf ve esenlik! Sevgili Kathe. Oğlu olarak. ama onun yürekten gelen sevgisini anımsadıkça. rahata kavuĢur. Çünkü sen Allah için endiĢeleniyorsun. Sanki O. Gerçi Reinecke‟nin sözlerine göre. Ġncil‟in Yuhanna bölümünü ve bir gün. bu duruma getiren babam için üzüntü duymam doğru ve adildir. hastalığından ve ölüm zamanının yaklaĢtığından endiĢelenen karısına Ģöyle yazdı: “Sevgili eĢim. „Bu kitapta her Ģey benim için yazılmıĢtır‟ dediğin Kısa Hristiyan Ġlmihâli‟ni oku. Paskalya‟dan sonra altıncı Pazar günü saat birde aramızdan ayrıldığını bildirdi. Allah‟ın bana verdiği ve alnının teriyle beni büyütüp okutan. biz ise ölmeden önce birkaç kez ölüyoruz. Babamın bugüne dek yaĢadığı ve gerçeğin ıĢığını gördüğü için sevinçliyim. kendi kendine acı veren merhametli hanımıma.“Bugün Hans Reinecke bana yazarak sevgili babam. Ama onunla yaptığım güzel konuĢmaların anısı beni o denli sarstı ki. ġimdi ailemizin en büyüğü olarak soyadımızı ben devam ettiriyorum. Allah onun aracılığıyla bana sahip olduğum her Ģeyi verdi. babamın Ġsa‟ya inanarak buradan sessizce ayrıldığı gerçeği beni avutuyor. Bunu.

her Ģeye gücü yeten Baba‟nın sağında oturuyor. Eisleben‟de Dorothea yortusundan sonraki pazar. 1546 yılının ġubat ayının yedinci günü. benim senden ve tüm mele klerden de iyi bir koruyucum var. bir beĢikte yatmıĢtı. O.Benim için endiĢelenme. Amin. Ģimdi ise Allah‟ın. Bunun için esenlikte kal.” 102 .

kuĢkusuz büyük bir ressam değildi. Kaba ve güçlü yüzü. soyaçekim ve eğitiminin ana ilkelerini de bilebiliriz. Luther‟in fotoğraflarını her yerde satın alabilirsiniz. zamanın büyük ressamları Holbein ve Dürer . Ama yine de bu portreler bize Luther‟e iliĢkin bir izlenim veriyor. reformcunun portresini hiç yapmadılar. ArkadaĢları onda parlayan iyiliği 103 . Gerçekte elimizde ancak beĢ adet asıl ve tarihsel olarak Luther‟e benzeyen portre vardır. Kıvırcık saçların kapladığı iri ve yüksek alı nlı baĢı. KiĢinin doğduğu ve yaĢadığı çevresini ince ayrıntılarına dek bilebiliriz. En göze çarpan özelliği bakıĢıdır. Bunlardan en çok tanınan tip yaĢlı. ağız ve çenesinin ince ifadeleri ise. Bu fotoğraf ya da tablolar genellikle Luther‟in arkadaĢı Lucas Cranach‟ın. derin ve gizli pınarlardan akıyor. Dik duruĢ ve geniĢ omuzları. ĢiĢko olan Luther‟dir. kararlılığını. Ötekiler az çok hayal ürünleridir. ama bütün bunlarla son biçimini alan. ağzı ve güçlü çenesi. Ne yazık ki. kendisine güvenen güçlü kiĢinin. Burnu. çalıĢkanlığını gösterir. Cranach ise. çiftçi soyunun kanıtıdır. kendi oğullarının ve öğrencilerinin yapıtlarına d ayanıyor.17 LUTHER‟ĠN KĠġĠLĠĞĠ Luther‟in kiĢiliğinin en derin gizleri hiçbir zaman tam olarak açıklanamaz. dâhiliğinin ifadesidir. hoĢgörülü ve sessiz melankolinin izlenimini veriyor. olgunlaĢan kiĢiliği açıklayamıyoruz. KiĢiliğin asıl yaĢam kaynağı.

ve sevgiyi görürken, düĢmanları gözlerinde Ģeytansal bir Ģey görüyorlardı. Leipzig tartıĢmaları zamanında savaĢ ve acıların yıprattığı Luther öyle zayıf düĢtü ki, baĢı bedenine göre olağanüstü büyük gözüküyordu, ama Worms‟a gelince güçlendi kuvvetlendi. Gerçi kanıtlandığı gibi, portreler biraz aĢırıya kaçsa da, Luther‟in acılı son yıllarında çok kilo aldığını biliyoruz. Luther‟in kiĢiliği, bize olağanüstü çok yönlü, hatta aykırılıklarla dolu bir karakter gibi geliyor. DüĢmanları Luther‟in zaaflarından oluĢan sayısız listeler yapmıĢlardı. En büyük zaafı kızınca aĢırıya kaçan öfkesiydi. Kimi zaman kendisinden çok emin, aĢırı derecede atılgan, inatçı ve eğilmez olurdu. Çok cesurdu, tehlikelerin büyüklüğünü anlamazdı. Öte yandan da fa zlasıyla kendisini hor görüyordu, alçakgönüllü ydü. Güvendiği insanlar da onu kandırabiliyor, güvenini kötüye kullanıyorlardı. Parasal değerler söz konusu edilecek olursa, onu sorumsuz cömertliğinden dolayı suçlayabiliriz. Luther‟in kaba konuĢmalarına iliĢkin suçlamalara gelince, aynı suçlamalar Luther‟in yakılmasını isteyen düĢmanlarına neden yöneltilmiyor acab a? TartıĢmalarında hiçbir zaman gizli bir amacı yoktu ve kendi önemini vurgulamıyordu. Bu güçlü tartıĢmalar, onun kolayca incitilebilen adalet anlayıĢından, pe ygamber gibi olan gerçeği sevmesinden kaynaklanıyordu. R eform için Allah tarafından ikna edildiğini anımsayacak olursak, o zaman ağır vuruĢlarında n kimisini anlayabiliriz. Luther aslında içine kapanık, insanlardan çekinen, ancak evine karĢı saldırıldığı zaman yiğitçe kükreyen bir çiftçiydi. Luther‟in olağanüstü cömertliğine dair suçlamalar doğru ysa da, suçlayanlar dinine bağlı olan bu insanın büyüklüğünü anlayamadılar. Onda yalnızca çocuklar ve çocuk gibilerde olan bir özellik vardı: Açık gönüllü, kendi yararını aramayan biri olduğu için bütün yüreğiyle serbestçe, sevinçle kendini o ana, o anın verdiği görevlere adayabiliyordu. Bir vaaz, bir sofra konuĢması ya da ikili bir görüĢme olsun, kendini buna tümüyle verirdi. Aldıkları armağanların değerini anlamayanlara ya da yüreğinin
104

iyiliğini görüp de bunu kötüye kullananlara Luther, zamanını, parasını, çalıĢmalarını, gücünü harcadı. Luther tarihin tanıdığı en verimli yazarlardan biridir. Yazdığı 350 yapıtın hepsi, o anın gereksinmeleri için açılan zengin yüreğinden akan sözlerdir. Kendisini önemli saymak, hesaplı yaĢamak âdeti değildi. BaĢkalarının gözlerinde taklit edilecek bir örnek olmak istemiyordu bile. Her zaman davranıĢlarında kral gibi özgürdü. Bütün resm iyetlerden uzaktı, ancak doğal olarak yürekten gelen Ģeylere d eğer veriyordu. Onun için önemli olan yürüttüğü davaydı; kendi kiĢiliğine önem vermiyordu. Luther Rab‟bin „kutsal kaygısızlığın övgüsünü‟ (Matta 6:19-34) göz önüne alarak cömert ve ka ygısız olarak yaĢıyordu. Luther‟in dolaysız, doğa tazeliğindeki kiĢiliğinde bütün d ahilerde de olan ortak bir özellik var: Doğa sevgisi. Ağır iĢlerinin ve içindeki savaĢların altından kalkarak bir taĢra vaizi gibi ara sıra bahçesine gidip ağaçları budar, çiçekleri sular, kuĢların ötüĢünü dinler, meyve çeĢitlerini araĢtırırdı. Worms ve Koburg‟ta olduğu gibi, öldüğü gece de açık pencere önünde, yıldızların sessizliğini seyrederek dua ediyordu. Onun olağanüstü dil ust alığı, çabuk bulunan ve çarpıcı benzetmeleri doğa sevgisinin, geniĢ anlayıĢ yeteneğinin bir kanıtıdır. Luther‟in kiĢiliğinin bir yönü de mizah anlayıĢıdır. Bu da doğallık ve cömertlik özellikleri gibi çiftçi soyundan gelen bir kalıntıdır. Luther tarihin tanıdığı büyük mizahçılardan biridir. Mizah anlayıĢı açık fikirlilik, zeka ve insanlarla olaylara karĢı hoĢgörü gerektirir. Kendisi hakkında yaptığı Ģakalar, gerginliği azaltıp önemli iĢlerde daha akıllıca davranmasını sağlardı. Ama bu özellikle birlikte, Luther‟deki kimilerine göre hastalık halini almıĢ olan melankoliyi unutmamalıyız. Bu iki özellik onda yan yanaydı. Luther‟in, tarihte görülmeyecek kadar büyük olan suçluluk duygusu tek tek günahlardan değil, Allah önünde olan tüm yaĢamının genel bozukluğundan ileri geliyordu. Bunu da kim ileri hastalık olarak yorumluyorlar. Luther‟in bütün yaptıklarının ruhunun hastalığından kaynaklandığını öne sürenler de var.
105

Ama buna kesinlikle Ģöyle karĢılık vermeliyiz: Öyle zannetseler bile, Luther olağanüstü görevini baĢardı. Luther hem ruhsal hem de bedensel yönden çok acı çekti. Hazımsızlık, romatizma, d ayanılmaz baĢ ağrıları, uykusuzluk, böbrek taĢları, hemoroit ağrısı çekiyordu. 1527 yılında baĢlaya n sinir sisteminden gelen kalp spazmları vardı. Bunlar çok duygulu ve yetenekli insanlarda sık sık görülür. Hastalık ve onun getirdiği sıkıntılar Luther‟i daha çok Allah‟a güvenmeye itti. Ama reformasyon, Luther‟in hastalığından kaynaklanmadı, bunlar ayrı Ģeyler. Katolikler ellerinden geldiğince Luther‟in kiĢiliğini ve iĢini karalamaya çalıĢıyorlardı. Luther‟in ölümünden bir yıl önce Ġtalya‟da onun soyunu ve ölümünü anlatan hayali öykülerden oluĢan bir kitap yayınlandı. Katolikler bu öyküyü çok anlatırlarmıĢ. Dediklerine göre, Luther annesiyle Ġblis arasındaki zina sonucu doğmuĢ. Ölmeden önce de cesedinin kilisenin mihrabına konulmasını, Allah gibi tapınılmasını emretmiĢ. Ama babası Ġblis gelip onu öyle bir güçle almıĢ ki, kilisede bir hafta boyunca kükürt kokmuĢ. Luther bu kitabı Almanca‟ya çevirip yayınladı. Önsözünde, kitabı nerdeyse sevinç ve mutlulukla okuduğunu belirtti. Çünkü Papa ve yandaĢlarının kendisinden canı yürekten nefret ettiklerini gördükçe, ağrılar içinde inleyen bedenini daha iyi hissediyordu. Sonra, bu tür saldırılar yarar getirmeyince, Katolikler Luther‟in ruh hastası olduğunu vb. savları ileri sürüyorlardı. ĠĢin doğrusu, Luther‟in kaçak bir rahibeyle evlendiğini, ayyaĢ olduğunu, vb. savları ileri sürüyorlardı. Aslında, Luther yaĢam Ģekliyle çağdaĢlarından çok üstündü. Midesi için olağan çiftçi yemekleri yerdi, sarhoĢluğun olağan bir Ģey sayıldığı bir zamanda bira ve Ģarap kullanmada ölçülüydü. Açıkça kralların, kayserlerin, kardinallerin, birçok Papa‟nın da ayıp sayılan zührevi hastalığa yakalandığı bir zamanda Luther‟in en yakın keĢiĢ arkadaĢları, onun ahlaksal yönden çok iyi olduğunu söylerlerdi. Luther, ruhsal yönden her Ģeyi ölçebilen bir Tanrı adamıydı. Ama kiĢiliğinin en derin gizi, tümüyle inancına adanmıĢ, vicdanına bağlı bir kiĢi olmasıydı. Allah‟ın huzuru vicdanında
106

YaĢamın görevleri ve zorlukları. gönül borçluluğunu da biliyo rdu. terkedilmiĢ. Luther‟in yaĢam kaynağı buydu. Allah günlük yaĢamımızın ufak tefek iĢlerinde bizi koruyorsa. onu iĢe zorladı. her Ģey iyiydi. insanlara yardım etmek ve avuntu bulmak… ĠĢte. sevinci. 107 . görevler ona verildi. huzuru. Allah‟ı bulmasıyla az kalsın yok olacaktı. Allah öfkesinin altında kalmıĢ bir kiĢiydi.bulundukça. Luther hiçbir zaman bir görev peĢinde koĢmadı.” Bu denenmeden sonra en büyük sorun Ģuydu: Allah‟a nasıl yakın kalabilirim? Tüm yaĢam O‟nun huzurundadır. hepsinden büyük ve önemli olan canlarımızın kurtuluĢu O‟nun elinde değil midir? Allah‟a yücelik vermek. Ama günahlarının bağıĢlanmasının verdiği evlatlık hakkını. gönül borçluluğu ile içten bağlılığı yaratan Allah‟ın armağanlarıdır. O. “Günahların bağıĢlandığı yerde yaĢam ve mutluluk vardır. Allah‟tan uzak.

108 .

çağrıldığı görevle ilgiliydi. sevinçleri gibi. Böyle denemeleri.18 SON ANLARI VE ÖLÜMÜ Birçok yerde Luther‟in yaĢamının hem içten hem de dıĢtan gelen sıkıntılarla dolu olduğunu gördük. Allah‟tan gelen iman denemeleri olarak kabul ediyordu. Luther sıkıntı olarak adlandırırdı. Hemen hemen bir yıl boyunca bu sıkıntı onu sardı. sık sık günahlarını itiraf ediyordu . Anabaptistler onun reformunun yarı yolda kaldığını düĢünüyorlardı. Çünkü hâlâ ortada gözle görülen bir yetki. Bütün sıkıntıları. Yalnızca Allah‟ın doğrudan doğruya vicdanlarına konuĢtuğu. tüm otoriteyi yıkarak kendini Allah‟ın sözüne güvenmeye bıraktı. Sıkıntıları gidinceye dek kardeĢlerinden avuntu ve dua istiyor. Almanya‟da tüm özgürlüğü sarsan kar ıĢıklık. 109 . Kendi düĢünceler inin doğru olduğunu ve diğerlerininkinin yanlıĢ olduğunu nereden bilebilirsin? Hollanda‟da onun öğretilerini kabul edenlerden kimileri Ģehit olmuĢtu. sıkıntıda olanların baĢarılı bir avutucusu oldu. “Allah sıkıntıya yöneltir. Bu sıkıntılar. Luther‟in en sıkıntılı olduğu dönem 1527 yılı idi. „içlerindeki Allah sözüne‟ güvenmek istediler. uygun gördüğü zaman sıkıntıyı kaldırır” derdi. Luther. Sonucu da güçsüzlük ve kalp krizleriydi. kan dökme baĢlamıĢtı. Kendisi bu sıkıntılardan geçtiği için. bunu da bırakmak istediler. Onlar. Allah‟ın sözü vardı. anarĢi.

Luther‟in güvenilir iĢ arkadaĢı Melanchton birden hastalandı. dünyadaki en değerli varlığı Magdalena‟nın yaĢaması için dua etti. ölüm haberleri bile yayılmaya baĢladı. Filip. Öğrenciler etkilenmiĢ bir Ģekilde bitiĢ sözlerini dinlediler: „Bu sevgili YaratılıĢ kitabıydı. Luther kendisi de sonsuz yaĢamı bekleyerek. “Hazinen neredeyse. Allah‟tan iĢ arkadaĢını geri istedi: “Çantamı Allah‟ın kapısının yanına atıp. hayal kırıklıklarının önünde boyun eğen adam derin ve avutucu sözler konuĢuyor. yemezsen seni aforoz ederim!” dedi.On yıl sonra. “ġimdi bana bak. yorgun. onu yemek yemeye zorladı. Kutsal Kitap‟ın. yaĢlı. yoru lmuĢ.” Sonra yalnızca ölmek isteyen arkadaĢının yanına gitti. Magdalena‟nın ölümünden sonra. Hastalık nöbetleri öyle ağırlaĢtı ki. sinirli bir kiĢi oldu. yemek getirdi. Yusuf‟un tarihi ile ilgili açıklama Allah‟ın değiĢmeyen merhametini ve sadakatini övüyor du. Beni dinlemek zorunda olduğunu. Luther tek baĢına gerçekleĢtiremeyeceği iĢi tamamlayabilmek için arkadaĢını geri istedi. ancak uzun yalvarmalar sonucu geri döndü. Ama yalvarıĢları gerçekleĢmedi. yaklaĢan ölümünü özlüyordu. Bu yazılarda yaĢlı. benzeri bir sıkıntı yine Luther‟i sardı. Doğum gününden sekiz gün önce 1545 yılında Luther on yıl boyunca verdiği YaratılıĢ kitabı ile ilgili derslerini bitirdi. 1544 yılında bir daha dönmemek üzere Wittenberg‟i terk etmekle oradakilere gözdağı veriyordu. Ġki yıl sonra Luther. düĢ kırıklığına uğramıĢ. Ġblis bu Allah aracısını nasıl ezmiĢtir!” diye haykırdı Luther. Luther. çünkü aksi takdirde sözlerine inanamayacağımı belirttim. Rab Allahımız sonra gelenlerin benden 110 . Bu yazılardan 11 büyük cilt oluĢturuldu. Luther yanına ge ldiği zaman ölmek üzereydi. kulaklarını. Kutsal Kitap‟tan bildiğim tüm duaların yanıtlanmasına iliĢkin ayetlerle yordum. 1540 yılında yeni bir sıkıntı baĢ gösterdi. açık pencerenin önüne geldi. “Allahım. yüreğin de orada olacaktır” sözleri sonsuzluk anlamını kazanıyordu. Gerçekten Melanchton iyileĢti. Genellikle yaptığı gibi.

Çok seviniyordu. YaklaĢan ölümü hissediyordu. arkadaĢları onu sıcak giysilerle ovdular. huzurlu bir son an versin. Luther soğuk aldı. Yatak odasına girdiğinde. burada kalmama ne dersin?” Aynı gün anlaĢma imzalandı. Luther‟i miras anlaĢmazlıklarını çözmeye çağırdılar. Saale Irmağı‟nın taĢması.daha iyi açıklamasını sağlasın. Luther‟i çetin ve baĢlangıçta umutsuz görülen bir görev bekliyordu: Kavga eden iki kardeĢin barıĢtırılması. Ben artık yapamıyorum. Kente vardığı zaman. DüĢ kırıklığına uğrayan Luther. EĢine cesaret verici mektuplar yazarak kötü düĢüncelerini dağıtmaya çalıĢtı. sen beni satın aldın. “Eisleben‟den döndükten sonra tabutun içine yatacağım ve kurtların ĢiĢko doktoru yemesine izin vereceğim” dedi. Ġncil‟in müjdesinin saf olarak korunması için dua ediyordu. zayıfım. Hasta olmasına karĢın. görüĢmelerde bir sonuca varıldı. Birden bir nöbet geçirdi.” Biraz uyudu. Birçok kez pencerenin önüne çıkıp uzun süre ve yüksek sesle dua etti. saat on sularında arkadaĢlarının yatağının ucunda toplandığını görünce ĢaĢırdı.‟ 1545 yılının sonbaharında Mansfeld kontları.. güçsüz hissediyordu. Siz Allah‟a dua edin ki bana iyi. Birçok kez de vaaz ediyordu. Luther‟in hastalığı d olayısıyla iptal edildi. AkĢam yemeğinde sonsuz yaĢam ve orada nasıl bir daha birbirimizle karĢılaĢacağımız konusunda tatlı ve avutucu sözler söyledi. Bir daha yatak odasına girince. Özellikle sevdiği yurdunu n kilisesinde.. vaftiz olundum. ġubat ayının on yedisinde Luther birden Justus Jonas‟a Ģöyle dedi: “Ben Eisleben‟de doğdum. kapıda Ģöyle dedi: “Sadık Allahım. 111 . Son vaazı. ama kendisini yorgun. Luther birden ağır ha stalandı. yakınlarının yanında olmak için iki oğlunu yanına aldı. dönme hazırlıkları içindeydi ki. 1546 yılının Ocak ayında çağrıyı kabul ederek doğduğu kent olan Eisleben‟e gitti. yolculuğu geciktirdi. ama sonra iyileĢti. Luther‟in görevi bitmiĢti. oğullarıyla birlikte pencer enin önünde dua etti. AnlaĢma birkaç ufak ayrıntı dıĢında hazır olduğu zaman. Kimi akrabalarını ziyaret etmekten mutluluk duyuyor du. canımı senin ellerine teslim ediyorum.

SavaĢ korkusu artmıĢtı. tüm Protestan dünyasını sarstı. gücü azalınca Almanca değil.” ilahisini söylüyordu. Çoğu kez Mezmurlar‟ın Ģu sözlerini yineliyordu: “Sadık Allahım. Saat birde Luther çok üĢüdüğünü söyledi.. Yol kenarına toplanan halk kendi babasını yitirmiĢ gibi ağlıyordu. “Derin sıkıntıda yardım. Bu son sözüydü. O zaman Justus Jonas onun üzerine eğilerek Ģöyle sordu: “Sayın baba. canımı senin ellerine teslim ediyorum. Mesih‟e ve O‟nun öğrettiklerine. bunu görmeden kurtuldu.Mansfeld kontlarından biri. Wittenberg‟te dul karısının ve çocuklarının da katıldığı alay ile cenaze Ģato kilisesine taĢındı. sen beni satın aldın. belediye doktorlarının ikisi. Luther‟in cenazesi Eisleben‟den Wittenberg‟e taĢınırken. Katolikler güçleniyorlardı. sevgili ve iyi babasını yitirmiĢ olan zavallı ve tek baĢına bırakılmıĢ öksüzler gibiyiz. daha sonra kan dökülmeye baĢla ndı. Protestanlar tarafında Luther‟in yerini alacak. vaaz ettiğiniz gibi güvenerek ölmek istiyor musunuz?” Herkesin duyabildiği yüksek sesle. kavga eden grupları birleĢtirebilecek bir kiĢi yoktu. Ölümünün yaklaĢtığını bildiğini söyledi. “Ġstiyorum” diye yanıt verdi. sessizce yatıyordu. sabah saat 2. Luther‟in ölümü. beled iye kâtibi odaya geldiler. Kısa süren bir felç. dünyayı altüst eden tezlerini çiviyle çaktığı yerin yakınındadır.45‟te sessizce yaĢamını söndürdü. her köyde kilise çanları çalıyordu. Luther. Cenaze alayı bir kilisede durduğu zaman cemaat Luther‟in. çocukken öğrendiği Latince olarak dua ediyo rdu. Wittenberg Ģatosu kilisesinde.” Atardamarlarına Katarina‟nın gönderdiği merhem ovu lduktan sonra rahatladı.. Cenaze törenindeki konuĢmasında Melanchton acısını Ģu sözlerle belir tti: “Biz Ģimdi. Luther‟in mezarı. Durmadan alçak sesle dua eden Luther. 1546 yılının ġubat ayının on sekizinde.” 112 . odanın ısıtılmasını istedi.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful