SİNEMA KİTAPLIĞI

yazan:
RALPH S. SINGLETON

Amerikan Sinema Terimleri Sözlüğü
Türkçe’ye kazandıran: çok sevgili Selçuk Taylaner
COPYRIHGTSIZ BASILMIŞTIR

http://genclikcephesi.blogspot.com

TEŞEKKÜR

Çok özel bir dosta, Lois Anne Polan'a da özel bir teşekkür. Onun kararlılığı ve üstelemesi olmasaydı, bu kitap hâlâ benim bilgisayarın hafızasında yatıyor olacaktı. Ve tabii yayıncım (şimdi sevgili eşim) Joan E. Vietor'a da minnettarlık ve teşekkürlerimi bildirmeyi borç biliyorum. Ralph S. Singleton

DIŞ -Okul - 1969 - Gece David Moon'la (sanat yönetmeni) boş sıralarda oturmuş konuşuyorduk. Sinema endüstrisinde bir yer edinmeyi düşünüyorsam, önce kimi terimlerin anlamını öğrenmem gerektiğini söyleyen David'i dikkatle dinliyordum. 'Gaffer' ve 'Best Boy'u açıklamaya başladı. Bu kitap aslında o akşam doğdu. Teşekkürler, David. “On sözcük” ile bu kitaba katkıda bulunan herkese, 'bir sözcük daha açıkla' diye musallat olduklarıma, kendi alanlarındaki sözcükleri ekleyerek bu sözlüğün eksiksiz olmasına çabalayan teknik danışman ve uzmanlara, 'son kurgu'muzu defalarca okuyan yorulmak bilmez düzeltmenlere de teşekkür etmek isterim. Herkesin adını sıralamak bir başka kitabı doldurur, bu yüzden yalnızca birkaçını yazacağım: CFI, USC Film Laboratuarı, Panavision, Academy of Motion Picture Arts & Sciences, Margaret Herrick kitaplığı ve AFI kitaplığındaki arkadaşlarımız Jim Ruxin, Bob Shure, Norman Rudman, Esq., James Turner, George Willig, Jack Jennings, Edward Plante, Dick Reilly, Barbara Rosing, Toti Levine, Paul Stubenrauch, Randy Morgan, Steve Dawson, Rob Mendel, Elizabeth Vietor, Carol MacConaugha, Patrice Klinger, Rob Newman, Mar Elepano.

2

ÖNSÖZ
“An INDIE PROD with a FIVE PIC PACK is BICYCLING between his DEVELOPMENT DEAL at one STUDIO and his MOW commitment at a MAJOR WEB, hoping that when he TAKES A MEETING this afternoon, he will be able to STRIKE A DEAL with the TALENT before his first project goes into TURNAROUND.” “If we finish this SCENE before lunch, we can avoid a MEAL PENALTY and have time to SCREEN THE DAILIES.” Birinci cümleyi günlük konuşmaya şöyle çevirebiliriz: “Beş filmlik bir anlaşması olan bağımsız bir yapımcı, büyük projeyi geliştirmekte olduğu stüdyo ile bir televizyon filmi yapmak için bağlantı kurduğu televizyon kanalı arasında mekik dokuyor ve stüdyo projeden caymadan önce baş oyuncularla sözleşme yapabilmeyi umuyor.” İkinci cümlede ise şöyle deniyor: “Bu sahnenin çekimini öğleden önce bitirebilirsek, oyunculara ve ekibe öğlen yemeği vermekten kurtuluruz ve dün çektiğimiz bölümlerin provasını izleyebiliriz.” Her endüstri dalının kendine özgü dili, özel terimleri ve argosu vardır. Sinema endüstrisinde kullanılan her sözcüğü bu kitaba sığdırmak olanaksız, bu yüzden en çok kullanılanları seçmekle sınırladım kendimi. Gene de garip terimlerle karşılaşmayacaksınız demek değildir bu. Onaltı yıldan fazladır bu meslekte olduğum halde, “Murder your wife brick” benim için de çok yeni bir terim. Ara sıra karşılaşacağınız nüktelerden hoşlanacağınızı umarım. “Endüstri” hakkında yazarken gülümsemeden olmuyor. Meslekten olanlar için “Filmmaker's Dictionnary”, kendi alanları dışındaki terimleri anlamalarına yardımcı

olacak. Öğrenciler ve sinemaya yeni başlayanlar içinse, iyi bir bilgi kaynağı olacak; böylece birisi size “kill the baby!” dediği zaman dehşete düşmeyeceksiniz. Sizden yalnızca küçük spotu söndürmenizi istediğini bileceksiniz. İyi çekimler. Ralph S. Singleton

3

ama o zaman kitap Bay Singleton'un olmaktan çıkardı. Birkaçının karşısına da kendi önerilerimi koydum ve sözcüklere Türkçe karşılık bulmak gibi bir iddiam olmadığından. Geçme veya bindirme (superpoze) (SUPERIMPOSITION) yaparken iki plan. Meslekten biri olarak kendimden eklemeler yapabilir. karşılarına siyah amors gelecek şekilde dizilir. Selçuk Taylaner A A AND B CUTTINIG . Dilimizde karşılığı olmayan veya olup da benim bilemediğim sözcüklerin yalnızca açıklamalarını aktardım. Bir sözcük hem isim hem fiil olarak kullanılıyorsa. Geleceğin sinemacılarına ve konusu sinemayla ilgili filmlerin çevirmenlerine biraz yardımım dokunabilirse..A-B BOBİN . peşine. böylece planlar. oyuncu kadrosunda ünlü oyuncu-ların bulunduğu. İkinci plan B bobine konur ve başına. The next shot is the Abby Singer). vs. 16 mm filmde eklerin (SPLICES) gözükmemesi için kullanılır. İkiden fazla bindirme veya yazılar (TITLES) vs.) kullanılabilir. önerilerimin ardına bir (?) işareti ekledim.(Bak ‘B’ MOVIE) 1) Büyük bütçeli. günün programında son planı belirten deyim (ör. İlk plan (SHOT) A bobine konur. Yaptığım tek ekleme. Yaklaşık yirmi yıl önce başlayan ve son on yılda iyice yoğunlaşan yabancı sinemacılarla işbirliği sırasında karşılaştığımız iletişim sorunları ve televizyonda izlediğim sinemayla ilgili yabancı filmlerin altyazı ve dublajlarında rastladığım komik çeviri yanlışları karşısında bu kitabı türkçeye aktarmaya sıvandım.A-B BANT .(Bak. Bay Singer’in yönetmen 4 . A bobindeki planın karşılığı olarak siyah amors konur.A FİLMİ. bizde karşılığı olan sözcüklerin karşısına bunları koymak oldu. için daha fazla bobin (C. aralarında yapışma olmadan biraraya gelmiş olur. A ve B bobinde birbirlerinin üstüne gelecek şekilde konur. 2) İki film gösterilen bir salonda oynatılan ilk film ABBY SINGER SHOT . Açıklamalarda (BÜYÜK HARFLERLE) yazılmış olan ingilizce sözcükler de kitabın ilgili bölümünde açıklanmıştır.Yapımcı argosunda. Bu işlem 35 mm film için şart değildir. D. kendimi mutlu hissedeceğim. A AND B CUTTING) ‘A’ MOVIE (‘A’ PICTURE).Bay Singleton'un sözlüğünü Türkçeye çevirirken yalnızca onun açıklamalarını aktardım. 16 ve 35 mm filmde erime (FADE) ve geçme (DISSOLVE) yapmak için de kullanılır. Her iki bobin. Profesyonel bir çevirmen değilim. açıklamaları genişletebilirdim. çünkü kareler (FRAME). B bobine konacak planın karşılığı olarak siyah amors (LEADER) konur. ticari yönden birinci derecede yer alan sinema filmi. aralarındaki yapışma yerini göstermeyecek kadar büyüktür. Takip eden planlar. aynı ham filme (STOCK) ayrı ayrı basılır. Deyim. A AND B ROLLING . bunlar (i) ve (f) ile gösterildi.Kurguda bir negatif kesim (NEGATIVE CUTTING) tekniği. Umarım çok fazla hata yapmamışımdır. A—B bant.

İ1k zamanlarda bu yer sadece dağıtımcıya.American Cinema Editors sözcüklerinin kısaltılması. Bunun tersine yüksek kare (SLOW MOTION) denir. malzeme ve işçilik masrafları girer.Kötü veya aşırı kullanımdan dolayı kopyanın gördüğü zarar. projeksiyonda. 1 sayısının olması gereken yerde film başlar.Sesli film için normal hız olan 24 kare/saniye hızından düşük çalışan kamera ile çekilen hareketler. kendi alanlarına göre değişik dallarda gruplaşır (yönetmenler. ACADEMY OF MOTION PICTURE ARTS AND SCIENCES Davetle üye olunan Amerikan sinemacılarının onur kuruluşu.Görüntünün (IMAGE) şeklinde çarpılmaya neden olan mercek hatası. İşçilik ücretleri genelde günlük yevmiye üzerinden hesaplanır. Çizgi-altı bölüme teknisyen. kuruluşun daveti ile olur. bir « yönetmenin adı » filmi.SAPING . hızlanmış gibi görünür. Samuel Goldwin. sonra filmin başlığı. genelde bütçedeki en pahalı kalemlerdir (hikâye. ACADEMY LEADER . ABERRATION (LENS) .yardımcılığı (ASSISTANT DIRECTOR) yaptığı zamandan kalmadır. Filmin yüzeyinde çizikler ve kazıntılar olarak gözükür. yönetmen ve oyuncuların maliyeti). Günün son planının çekimini bay Singer yönetirdi. . Üyelik. tüm üyeler de adaylar arasından en iyi filmi seçer.Bir filmin bütçesi (BUDGET) iki ana bölüme ayrılır: çizgi-üstü ve çizgi-altı (BELOW-THE-LINE). Frank Capra.Şekli ACADEMY OF MOTION PICTURE ARTS AND SCIENCES (AMPAS) tarafından belirlenen amors. İlk ödüller 1927 yılında verildi. Ham film (RAW STOCK). besteciler gibi). yıkama ve baskı (PROCESSING). ACADEMY AWARDS (= OSCARS) . A. Üçbinden fazla üye.AŞINMA .ÇİZGİ-ÜSTÜ . Dino De Laurentiis gibi) ayrılırdı. oyuncular. plato (STAGE) ve diğer yapım (PRODUCTION) ve yapım sonrası (POST PRODUCTION) masraflar da bütçenin çizgi-altı bölümüne girer. BILLING. 5 . Bunlar genelde şöyle sıralanır: dağıtımcı (DISTRIBUTOR). ABOVE THE TITLE .E. Her dal.BAŞLIK ÜSTÜ . 2 sayısının göründüğü anda duyulan bir BİP sesi. başlık üstü isimler giderek çoğalmakta. ACCELERATED MOTION . YORULMA . adını başlık üstüne yazdıran ilk yönetmen olmuştur. görüntü yönetmenleri. OSCAR adı ile de bilinir. filmin başlamak üzere olduğunu belirtir. Her bobinin (REEL) başına (HEAD) eklenir ve filmin başlayacağı yeri belirten. kamera malzemesi.Filmin başlığından (MAIN TITLE) önce çıkan isimleri belirtir. baş oyuncular. sanat yönetmenleri. 10 ile başlayıp 2’ye inen sayıları içerir. (Bak. yapımcı / yapım şirketi (PRODUCER / PRODUCTION COMPANY).AKADEMİ ÖDÜLÜ ACADEMY OF MOTION PICTURE ARTS AND SCIENCES (AMPAS) tarafından film endüstrisinin çeşitli kollarında sanatsal veya teknik başarılara verilen ödül. Çizgi-üstü masraflar. Filmlerin sinema ve televizyonda gösterimi için SOCIETY OF MOTION PICTURE AND TELEVISION ENGINEERS (SMPTE) tarafından hazırlanan yeni amorsa evrensel amors (UNIVERSAL LEADER) adı verilmiştir.DÜŞÜK KARE . Günümüzde. ABOVE-THE-LINE (bazen kısaltma: ATL) .AKADEMİ AMORSU . TOP BILLING) ABRASIONS . Her yıl Akademi ödüllerini belirleyip dağıtırlar. kendi alanındaki adayları oylar. prodüktör. bir de belki çok güçlü bir yapımcıya (David O. Amerikan film kurgucularının (EDITORS) onursal meslek kuruluşu. senaryo. Selznick.C.

6 . Ek sahne.KARE FOTOĞRAFI . çekim anında uydurulan konuşma. TYLER MOUNT) AFI . American Federation of Television and Radio Artist (AFRTA). ‘COPTER MOUNT.ACE .(Bak. (Bak.AVANS – Gösterim sırasında resimle sesin eşzamanlı olması için sesin.G. YANMAZ FİLM .Çabuk alev alan eski yanar filmin (NITRATE BASE) yerini alan..Bitmiş bir senaryoya sahne numaraları yazıldıktan sonra eklenen sahne.Amerikan müzisyenler birliği (UNION) American Federation of Musicians sözleri için kullanılan kısaltma. ELR) ADVENCE . kısa hikâye vd. (Bak. ACTION TRACK . IMPROVISE.A. AD LIB .Hikâye. tiyatro yapımlarında da ACTORS EQUITY kurallarına uyulur. Amerikan yapımı filmlerde oynayan ve sözlü rolü olan kişiler SCREEN ACTORS GUILD (S. Bant (odio veya video) kaydı amaçlı yapımlarda (PRODUCTIONS).Özel bir kamera montürü (CAMERA MOUNT) kullanarak uçak veya helikopterden çekilen sahne (SCENE). 16 mm için 26 karedir.‘American Film Institute’ sözleri için kullanılan kısaltma.ADITIF BASKI . (Bak. parlamadan yanan emniyetli film tabanı. kırmzı.DOĞAÇLAMA.Film karesinden büyütülmüş (BLOWN UP) fotoğraf. AD . ADAPTATION .Bir sahnede (SCENE) hareket veya konuşma (replik) (DIALOGUE) başlatmak için yönetmenin verdiği komut.Bir oyuncunun günlük çalışmasının başlayış ve bitiş saatlerinin ve yaptığı işlerin yazıldığı rapor. ACTOR/ACTRESS .. numarasının yanına konan bir harfle belirtilir. Oyuncu bunu her gün imzalar ve bir kopyası SAG veya AFTRA’ ya yollanır. EQUITY) ACTORS TİME SHEET . mavi renkli ışıklar kullanılan baskı sistemi. ACTION ! .UYARLAMA: . ACTION .GÖRÜNTÜ ŞERİDİ – Müzik. ACTION STILL . LOOP. gibi bir kaynaktan alınan senaryo (SCREENPAY). AFM .Renkli film baskısı sırasında yeşil.Kamera önünde gerçekleştirilen olay.(Bak.HAVADAN ÇEKİM . DUB. Bu sayı 35 mm için 20.EK SAHNE . konuşma ve etki bantları eklenmemiş.1000 vatlık Fresnel mercekli (FRESNEL LENS) spot (SPOT) lamba.Senaryoda (SCREEN) yazılmamış. AERIAL SHOT .) kurallarına göre ücret alırlar.OYUNCU . TULUAT . ACTORS EQUITY . roman.Automatic Dialogue Replacement sözlerini belirtmek için kullanılan kısaltma. ADDED SCENE .ASETAT TABAN. APAGE) ADDITIVE PROCESS . resimden (IMAGE) önceye kaydırılacağı kare (FRAME) sayısı. yalnız resimden oluşan film şeridi.Tiyatro. WING IT) ADR .Yönetmen yardımcısı (ASSISTANT DIRECTOR) için kullanılan kısaltma. televizyon gösterisi veya filmde rol oynayan kişi. ACETATE BASE (=SAFETY BASE) .

AMPAS .Sokak gürültüsü.ÇEVRE SESİ .Enstitünün çalışmaları arasında bir film okulu.Çekim sırasında çeşitli cisimleri geçici olarak değişik yerlere tutturabilmek için kullanılan dişli maşa.Devletin. ALLIGATOR CLAMPS .Amerikan kurgucularının onursal derneği. AMORTIZATION .C. ANIMATION STAND . kuş cıvıltısı. Bazen çizimler ve boyamalar doğrudan film şeridinin üzerine yapılır.Standard 35 mm ham film (STOCK) üzerine geniş perde (WIDE SCREEN) sistemi için çekim yapılırken kullanılan özel tür objektif.Bir borcun ana parasını ve faizlerini belirli taksitler halinde ödeyip azaltmak ve sonunda bitirmek.Bir sahnenin taşıması ve aktarması istenen ruh hali. AMERICAN CINEMA EDITORS (A.ACADEMY OF MOTION PICTURE ARTS AND SCIENCES sözcüklerinin kısaltılmışı. müşterisini temsil etme ve onun adına kontrat imzalama yetkisi verdiği kişi veya firma.Filmde gözüken hayvanlarla ilgilenen özel eğitilmiş ekip elmanı.S. başka bir uçan cismin çekimi. film arşivi. duygu. Çoğu zaman özel eğitilmiş oyuncu hayvanların da sahibidir. negatifin maliyeti (NEGATIVE COST) gelire fatura edilir ve borcu azaltır. ANIMATION CELL. TRAINER.MENAJER. hava. Bu derneğin karşılığı. rüzgâr. 7 . ANİMASYON .C. film koruma ve restorasyonu bulunur ve her yıl bir ödül verir. AMERICAN SOCIETY OF CINEMATOGRAPHERS (A. AIR-TO-AIR .KROKODİL MAŞA . Normal menajerlik ücreti.) Üyeleri arasında Amerika’nın en iyi görüntü yönetmenlerinin bulunduğu onursal meslek derneği. (Bak. AMBIENT SOUND . Kanada’da Canadian Society of Cinematographers’ (C. AMERICAN FILM INSTITUTE (AFI) .S.ASETAT . İngiltere’de ‘British Society of Cinematographers (B.) dır. müşterinin günlük ücretinin yüzde onudur.E.‘American Federation of Television and Radio Artists’ sözleri için kullanılan kısaltma.) . AGENT .C. SİNEMASKOP OBJEKTİF . ANIMAL HANDLER . Film piyasasında. ANIMATION BED CANLANDIRMA MASASI Canlandırma kamerasıyla beraber kullanılan özel yapılmış masa. yaklaşık 20x30 santim boyutlarda şeffaf asetat tabaka. AMORTIZE.S. AJANS .CANLANDIRMA.HAVADAN HAVAYA -Helikopter veya uçak gibi bir araçtan. oda sesi (ROOM TONE) gibi belirli bir mekânda bulunan normal sesler.AFTRA .Canlandırma kamerasıyla çekilecek resimlerin yapıldığı. ANAMORPHIC LENS ANAMORFİK OBJEKTİF.).CANLANDIRMA SEHPASI — Canlandırma kamerasını taşıyan ve onun aşağı yukarı hareket etmesini sağlayan özel geliştirilmiş sehpa.Çizimlerin ya da üç boyutlu cisimlerin kare kare (aslında her seferinde ikişer kare) çekildiği film yapım tarzı. Davetle üye olunur.C. AMBIENCE . ANIMATION CAMERA .AMERİKAN FİLM ENSTİTÜSÜ .CANLANDIRMA KAMERASI Canlandırma sinemasında kullanılan ve her seferinde bir kare film çeken kamera. WRANGLER) ANIMATION .

aynı kişidir. APPLE BOX . renkli film çekiminde stüdyoda (STUDIO) gün ışığı sağlamakta veya dış çekimlerde gün ışığını desteklemekte kullanılır.ARANJÖR .Çekim sırasında kişiler. 127B.Kamerada.Daha önce yazılmış bir besteyi.TAKOZ . film kızağında filmin hemen önünde bulunan içi boş dikdörtgen maske.CANLANDIRMACI . aksesuarların (PROPS) yükseltilmesi için kullanılan standard boylarda yapılmış tahta kutu.Senaryonun yazılıp bitmiş sayfaları arasına sonradan eklenen sayfa.Kurgucu (EDITOR) ve kurgu yardımcısı (ASSISTANT EDITOR) yanında çeşitli görevler yaparak bu mesleği öğrenen kurgu kadrosu elemanı. özgün şeklinden değişik tarzda kullanılmak üzere hazırlayan ve düzenleyen kişi. projektör (PROJECTOR) veya baskı makinesindeki (PRINTER) objektiften geçen ışık yoğunluğunu kontrol eden objektif açıklığı.Bir işi kapamadığını belirten argo deyim. ANTI-HALATION .Canlandırmada kullanılacak resimleri çizen ya da üç boyutlu cisimleri yapan sanatçı.Film çekilirken resimde belirebilecek istenmeyen hâle ve parıltıları önlemek için negatifin (NEGATIVE) sırtına sürülen özel tabaka.APOKROMATİK OBJEKTİF .ARK .KURGU STAJYERİ . (I have gone out on six auditions this week and I can’t get arrested.HAKEMLİK — Bir anlaşmazlığı. Bazen aranjmanı ve orkestrasyonu. ANKLE . Bu sayfaları numaralamak için. anlaşmazlığın çözümü için hakemin veya hakem heyetinin vereceği karara uyacaklarını kabul ederler. ışık yoğunluğu yüksek lamba. Banyo (DEVELOPMENT) sırasında bu tabaka filmden ayrılır. Bir kişinin kendi isteği ile bir projeden. (Bak. Filmin kenarlarının ışık almasını önleyerek kareyi (FRAME) belirler. 128 gibi.Doğru akımla çalışan.ANTİ HALO . Kömürlü arklar.PENCERE . ARRESTED. A-PAGE . ARRANGER . ARBITRATION . BLUE PAGES) APERTURE – AÇIKLIK – Kamera. Bir bestecinin skeçlerinden yarattığı parçalar.ANIMATOR .Resim ve ses kalitesinin onaylanması için laboratuarın (LAB) bastığı ilk bileşik (COMPOSITE) kopya (PRINT). değişik dalga boyundaki ışık ışınlarının aynı noktada toplanmasını sağlayan objektif. CAN’T GET . APPRENTICE EDITOR . kendisinden önceki sayfanın numarası ve bir harf yazılır: 127.) 8 .Renk sapmasını (CHROMATIC ABERRATION) düzeltip. ARC . bir şirketten ayrıldığını belirtir.Sinema piyasasındaki ticaret gazetelerinin (TRADE PAPER) kullandığı bir terim. ANSWER PRINT . İki çeşidi vardır: Ayar istemeyen Xenon/MERCURY arklar. 127A.SIFIR KOPYA . Bu açıklık. besteci kendi yapar. Pop müzik terimlerinde aranjör ve orkestrasyonu yapan. APOCHROMATIC LENS . diyafram sayıları (F-STOPS) ile belirtilir ve diyafram (DIAPHRAGM) ile kontrol edilir. Hakemliğe giden taraflar. APERTURE PLATE . mahkeme önüne çıkarmadan çözümlemek için yapılan bir toplantı. çeşitli insan ve saz seslerine uyarlanması için orkestrasyonu yapacak kişiye verilir. gün ışığına yakın (4900 Kelvin) nitelikte ışık sağladığı için. sık sık ayar gerektiren kömürlü arklar. ışıklar.

ASA sayısı yükseldikçe. 9 . İş ve yaratıcılık sorumluluğunu yapımcı ile paylaşan yapımcı yardımcısına verilen ad. ASA SPEED RATING .) . miktarı önceden belirlenmiş hasılat.KAMERA ASİSTANI — (Bak. ISO “International Standards Organisation – Uluslararası standartlar organizasyonu” .SANAT YÖNETMENİ — Bir filmin çekileceği iç ve dış dekor ve mekânların yapımı ve düzenlenmesinden sorumlu kişi. Doğal ışığın tersi. ARTIFICIAL LIGHT .Kâr paylarının ödenmeye başlaması için bir filmin yapması gereken. ASA’nın yerini almakta olan yeni sistemdir. Kullanılan çeşitler: OF Akademi çerçevesi: Standard çerçeve: Geniş Perde: 1:1.Planların.ÇERÇEVE ORANI – Film karesinin veya perdede gösterilen resmin yüksekliği ile genişliği arasındaki orantı. EDITING) ASSISTANT CAMERAMAN . arşivleyen. İlk taşınabilir sesli çekim kamerasıdır. FIRST ASSISTANT DIRECTOR. FINE CUT. yapım sorumlusuna (PRODUCTION MANAGER) verilen ek bir unvan. CINERAMA) ASSEMBLY .Film çekim kamerası markası.SANAT BÖLÜMÜ .Kurgucu (EDITOR) ile çalışan. SCREEN. Bu ekip. ASSOCIATE PRODUCER . laboratuar sorumluları ile görüşen ve kurgucunun. WIDE SCREEN PROCESS. set tasarımcısı (SET DESIGNER) ve teknik ressamlardan oluşur. FINAL CUT. PRODUCTION DESIGNER) ARTIFICIAL BREAKEVEN . asistanları.35 Televizyon çerçevesi.S.Bir filmin genel havasını yaratmak için yapım tasarımcısı (PRODUCTION DESIGNER) yönetiminde setleri (SETS) ve mekânları (LOCATIONS) düzenleyen ekip. KABA KURGU .LAMBA IŞIĞI . AMERICAN SOCIETY CINEMATOGRAPHERS sözcüklerinin kısaltılmışı.ARRIFLEX ( = ARRI) – ARRİFLEKS . orantı olarak Akademi çerçevesi ile aynıdır.Her yeni yapımda belirttiği yetki ve işler değişebilen bir unvan.C.85 1:2. günlük iş kopyalarını (DAILIES) düzenleyen.ASA .95’e eşit olan bir elipstir. (Bak.YÖNETMEN YARDIMCISI.KURGU YARDIMCISI . KEY SECOND AD. SECOND ASSISTANT DIRECTOR. ADDED SCENE) ASPECT RATIO . ART DEPARTMENT . ART DIRECTOR . kurgu dışındaki işlerle uğraşmamasını sağlayan kurgu ekibi elemanı. CINEMASCOPE. filmin duyarlığı yükselir. genellikle sanat yönetmeni (ART DIRECTOR). (Bak. İnsan gözünün görme boyutları. (Bak. FIRST ASSISTANT CAMERAMAN. (Bak. senaryodaki sıralamaya göre biraraya getirildiği ilk kurgu işlemi. yapıma para yatıran finansörlerden birine verilen onur payesi olabilir.(Bak. SECOND SECOND) ASSISTANT EDITOR . orantısı 1:1. SECOND ASSISTANT CAMERAMAN) ASSISTANT DIRECTOR (Kısaltma AD.BAĞLAMA.33 1:1. kurgu odasını (EDITING ROOM) çalışma düzeninde tutan. A-SCENE .Her türlü insan yapısı malzemeyle sağlanan ışık. ROUGH CUT.Filmin duyar tabakasının (EMULSION) görüntü kaydedebilme gücünü (EMULSION SPEED) ölçmek için “American Standards Association -Amerikan Standartlar Kurumu” tarafından belirlenen ölçü sistemi. A.

AUDITOR . AUDITION . hiç bir ek ışık (ARTIFICIAL LIGHT) kullanmadan çekim yapmayı belirtir. A-WIND .Bir filmin video (VIDEO) ya da görsel kısmının tersine sesli kısmı ile ilgili her türlü şey. SYNCHRONIZATION) ATMOSPHERE – 1. AUDIT . ODİO .Bir sahnede baş oyuncular (PRINCIPAL PLAYERS) ve yardımcı oyuncular dışındaki kişilerin yani figüranların kullandığı veya hareketsiz duran otomobil.Bir sahnedeki olaya gerçeklik duygusu katan figüranlar (EXTRAS).Film perdede gösterilirken resim ile sesinin eşzamanlı olmaması.Yapım veya dağıtımla ilgili bütün mali hesap ve kayıtların inceleme. giderlerini hesaplayan kişi. OUT OF SYNC.Duyar tabakası bobinin dışına gelecek şekilde sarılmış ham film. motosiklet gibi taşıtlar. Bazen diyafram kapatarak giderilebilir. kamyon. IN SYNC.Bir objektif hatası.Bu deyim.NON SENKRON . at arabası. ATMOSPHERE VEHICLE .ASTIGMATISM .Role uygun kişiyi saptamak için adaylar arasında yapılan okuma sınavı. uyuşma ve teyit edilmesi. ASYNCHRONISM .İŞİTSEL. 10 . AUDIO . AVAILABLE LIGHT – DOĞAL IŞIK . 2.Bir filmin ya da sahnenin ana duygusal teması ya da havası.Bir filmin mali hesaplarını tutan. (Bak.ASTİGMATİZM .

BAFFLE – 1.Bir sahnede geçen olayın arkasındaki gerçek veya yapay dekor.B BABY .Siluet veya hâle etkisi yaratmak için bir cismi. (Bak. Burada genellikle kovboy kasabası. BACKGROUND NOISE .Finansör. BACKER . kameradan uzakta ve hareketsiz geri bölümü.ARKADAN AYDINLATMA . elle boyanmış veya fotoğrafla yapılmış pano veya perde.KISA AYAK Kamerayı yere yakın bir yüksekliğe yerleştirmek için kullanılan kısa sehpa (TRIPOD).Bir iç dekarda kapı veya pencereden görünen.(Bak. kurbağa vıraklaması gibi sesler.Stüdyo kaydı sırasında yankılanmayı önleyen ses emici seyyar pano. dış sahneler (EXTERIORS) çekilebilen açık alanı. BALANCE – DENGE – 1. BABY SPOT / BABY KEG ( = BABY) . 4. mırıltılar. REAR SCREEN PROJECTION. çekim planında değişik seçenekler bulunması.Yüksek frekansları güçlendiren mikrofon bağlantısı. saat sesi. 3.ARKA BAHÇE . gerçek bir geri plan duygusu yaratan. WILD SOUND) BACKGROUND LIGHTING . BACKLIGHT . BACKERS’ AUDITION .(Bak. 11 . 2. PROCESS SHOT) BACK-UP SCHEDULE ( = COVER SET) . tren düdüğü. BACK LOT .Sahnenin. LIGHTING) BACKING (= BACKDROP) . BACKGROUND (Kısa: BG) .ÇEVRE SESİ .Bir stüdyo lambasının ışığını yöneltmek ve yoğunluğunu kontrol etmek için kullanılan kapaklar (SHUTTER). Kimi zaman dış çekimler doğa şartları yüzünden engellenir. bir modern şehir sokağı gibi sürekli duran dekorlar bulunur.ARKA PLAN 1.Kimi sahnelerin çekimlerinin planlandığı gibi yapılamaması halinde başvurulacak mekân ve zaman seçenekleri.Bir stüdyonun.500-750 vat ampul kullanan spot lamba.Bir hoparlör kutusunda sesi emerek yankılanmayı azaltıp çoğaltan ve duyulan sesin gerçeğe sadık olmasını sağlayan bölme. BACK PROJECTION . 3. çalışmanın aksamamasını sağlar.(Bak. Bir gösteri ya da filme sermaye yatıran kişi.Gösteriye sermaye yatıranlara yapılan özel gösterim. BABY SPOT) BABY LEGS ( = SHORTY.Ana ışık (KEY LIGHT) ile dolgu ışığı (FILL LIGHT) arasındaki oran. Bu yüzden. kamera bakış açısına göre geriden aydınlatma tekniği. 2. BABY TRIPOD) .Yapım sonrasında (POSTPRODUCTION) ses bandına eklenen ve kameranın görüş alanı dışında da olayların ve çevrenin varlığını hissettiren araba kornası.Geri plandaki olayda veya ambiyans için kullanı-lan figüranlar.

2- Konuşma, müzik ve etki şeritlerinin (TRACK) ses yoğunluğu. 3- Bir planın göze hoş görünmesini sağlayan genel düzenlemesi. BALANCED PRINT - Renk düzeltmesi (COLOR CORRECTION) veya ton dengesi (GRADING) yapılmış baskı. BALANCING STRIPE - Film şeridinde, manyetik ses bandının resme göre karşı tarafına kaplanmış manyetik bant. Film şeridinin her iki tarafının da eşit kalınlıkta olmasını sağlayarak bobinaj sırasında film yüzeyinin hırpalanmasını engeller. BANANA - Kamera önünde, merkezi kameranın bulunduğu nokta olan bir daire çemberi üstünde hareket ederek sürekli net alanında olmak. BANK (= COOPS) - Geniş bir alanı aydınlatmak için tek bir montüre yerleştirilmiş çok sayıda lamba. BARN DOORS - LAMBA KAPAĞI - Bir lambanın ışığını yönlendirmek ve yoğunluğunu kontrol etmek için kullanılan madeni kapaklar. BARNEY (= BLIMP) - Sesli çekim yaparken özel kamera kullanılmadığı zamanlar kamerayı içine alarak makine sesinin duyulmasını önleyen ya da aşırı sıcak, yağmur gibi koşullarda kamerayı koruyan çok iyi yalıtılmış koruyucu. BASE - TABAN - Üzerine duyar tabaka (EMULSION) ya da manyetik kayıt tabakası kaplanan ince, şeffaf, kıvrılabilen dirençli yüzey. (Bak. CELLULOID). BASHER - Elde tutularak veya sabit kullanılabilen, spot veya flud (FLOODLIGHT) olabilen düşük güçte lamba

BATCH NUMBER - Ham film üreticisinin bir partide ürettiği filmin üretim tarihini belirten kodu. BATTERIES - AKÜ, PİL - Taşınabilir elektrik enerjisi kaynağı. BATTERY BELT - BEL AKÜSÜ - Kamera operatörünün (CAMERA OPERATOR) kemer gibi beline bağlayarak serbestçe hareket etmesini sağlayan akü. BAZOOKA - Stüdyoda köprüde (CATWALK) kullanılan lamba taşıyıcı. BEAT - Yazarların kullandığı bir terim. Hikâyenin ana çizgisini ya da “kalp atışını” belirtir. BELLY BOARD – HEMZEMİN BAŞLIK – Kamerayı olabildiğince yere yakın yerleştirmek için kullanılan tabla. BELOW-THE-LINE (BTL) - ÇİZGİ ALTI - (Bak. ABOVE THE LINE) BEST BOY 1- Işık şefinin baş yardımcısı. 2- Set şefinin baş yardımcısı. BG - BACKGROUND sözcüğünün kısaltması. BIBLE RUN - Bir film yapımında her hafta sonu yapımın bütün mali dökümünün bilgisayardan alınması. BICYCLE - Birden çok projede çalışmayı belirten terim. BICYCLE A PRINT - Bir film kopyasını aynı gün birden çok gösterim yapabilmek için salondan salona dolaştırmak. BILLING - Filmin yazılarında isimlerin, unvanların düzenlenmesi. Filmde çalışanların pazarlık ve anlaşmasında ücret ve pay dışında bu düzenlemenin de büyük önemi vardır. Birlik (UNION) veya sendikanın

12

pek çok sözleşme formunda bu düzenlemenin şartları bulunur. BIN (= TRIM BIN) - TORBA - Kurgu odasında kurgusu yapılan film şeritlerinin içine konduğu kumaş torba. Hemen üzerinde, şeritlerin asılabileceği bir çerçeve vardır. BINAURAL REPRODUCTION - İnsan kulağının duyuş şekline yaklaşan iki kanallı ses sistemi. Üç veya daha fazla kanallı sistemler stereofonik diye adlandırılır. BINOCULAR VISION - Bir cismi, insan gözü gibi iki değişik noktadan görerek derinlik duygusu yaratan bakış şekli. Farklı noktalardan sağlanan iki görüntü üst üste birleşerek bakılan cismin uzaklık ve büyüklüğünün anlaşılmasını sağlar. Normal filmlerin görüntüleri iki boyutludur. Üç boyutlu denen filmler, bu derinlik duygusunu yaratmaya çalışır. BIPACK PRINTING - Mat plan (MATTE SHOT) veya bindirme “süperpoze” (DOUBLE EXPOSURE) yapmak için uygulanan sistem. BIT / BIT PLAYER - İki-üç satır sözü olan konuşmalı ufak rol. SILENT BIT ile karıştırmayın. (Bak. SILENT) BLACKS - FON BEZİ - Pencere veya kapılardan sızan istenmeyen gün ışığını kesmek için kullanılan siyah kumaş. Kimi küçük dış gece planlarını gündüz çekmek için de kullanılır. Bir istisna: ‘Streets Of Fire’ filmi çekilirken, gece planlarını gerçekten gece çekmek çok pahalıya geleceğinden, Universal Stüdyolarının “arka bahçe”sinin büyük bölümleri perdelerle karartıldı. BLACK TRACK PRINT - Ses bandı olmayan, sadece görüntünün basıldığı sıfır kopya (ANSWER PRINT). BLANK - KURU-SIKI - Kurşun yerine kağıt, mantar vb. konmuş mermi.

BLEACHED OUT (= BURNT UP) - TROPOZE - Gereğinden çok pozlandığı için ayrıntıları kaybolmuş görüntü. BLIMP - BLİMP - Kamera için magnezyumdan yapılmış, lastik ve plastik köpükle astarlanmış ses yalıtım kutusu. (Bak. BARNEY) BLIND BIDDING - Bir dağıtımcının, salon sahibini, gösterim için filmleri seyretmeden almaya zorlaması. BLOCK BOOKING - PAKET SATIŞ - Dağıtımcının, iyi filmlerin yanında vasat ve kötü filmleri de koyarak bir paket yapıp salon sahibini, bunları topluca almaya zorlaması. BLOCKING - Oyuncular ve / veya kamerayla bir sahnenin düzenini planlamak. BLOOM - Kameranın görüş alanı içindeki cam yüzeyleri, parlamasını önlemek için özel bir madde ile kaplamak. (Bak. DULLING SPRAY) BLOOP – 1- Mıknatıslanmış bir kesici ile manyetik ses bandında yapılan bir ekleme sonucu ek yerleri geçerken hoparlörden duyulan ses. 2- Optik ses bandında ek yerine vurulan üçgen zımba veya özel boya ile (Blooping ink) ek yerine yapılan boyama. İşlem hem Blooping, hem de DE-blooping diye adlandırılır. BLOOPER – 1- Genellikle büyük bir su tankından oluşan ve sette su baskını yaratmak için kullanılan özel etki (SPECIAL EFFECTS) aracı. 2- Yanlış söylenen bir replik, kaçırılan bir antre.

13

BLOW-UP - AGRANDİSMAN, BÜYÜTME - Optik basıcıda (OPTICAL PRINTER) büyütme. Genellikle 16 mm negatiften 35 mm kopya basmak için yapılır. (Tersi REDUCTION PRINT - REDÜKSİYON, KÜÇÜLTME) BLUE PAGES - MAVİ SAYFA - Bitmiş ve yapım ekibine dağıtılmış bir senaryoda yapılan değişiklikleri gösteren veya sonradan eklenen sayfalar. Düzeltmelerin tarihini taşıyan ve ilki mavi, sonrakiler pembe vb. renkli sayfalara yazılır. (Bak. COLOR CODING) BLUE-SCREEN SHOT - BLU SKRİN, BLU BAKS, MAVİ PERDE Çeşitli sinema hileleri yapmak için kullanılan teknik. ‘B’ MOVIE ( = B PICTURE) – 1- Küçük bütçeli, kısa sürede çekilen ve kadrosunda yıldız oyuncular bulunmayan film. 2- İki film oynatılan bir salonda gösterilen ikinci film. BNC - Mitchell firmasının ürettiği bir kamera tipini belirten ‘Blimped Noiselss Camera’ (gürültü çıkartmayan kamera) sözlerinin kısaltması. BO - BOX OFFICE sözcüğünün kısaltması. BODY FRAME / BODY BRACE - Elde çekim yaparken kameranın, kameramanın gövdesinden destek aldığı STEADICAM veya PANAGLIDE gibi araçlar. BODY MAKE-UP ARTIST - VÜCUT MAKYAJCISI - Birliğin (UNION) kurallarına göre makyajcı, bir oyuncunun başının tepesinden göğüs kemiğinin ucuna, parmak uçlarından dirseğine kadar olan kısımlara makyaj yapar. Geri kalan kısımlar, vücut makyajcısının sorumluluğuna girer.

BOMB - Başarısızlık. HİT’in tersi. BOOM - BUM - Olayı akıcı ve sürekli bir hareketle izleyebilmesi için ucuna bir kamera veya bir mikrofonun yerleştirildiği, ağırlık dengesi yapılmış madeni uzun kol. BOOM OPERATOR - BUM OPERATÖRÜ - Mikrofon bumunu kullanan ses ekibi elemanı. BOOM SHOT (= CRANE SHOT) - Özel bir vincin ucuna yerleştirilerek hareket ettirilen ve görüş açısı sürekli değişen kamerayla yapılan çekim. BOOSTER - Voltajı yükselterek lambaların ışık gücünün artmasını sağlayan araç. BOOSTER LIGHT - Dış aydınlatarak ayrıntıların lambası. gün çekimlerde gölgeleri görünmesini sağlayan ark

BOUNCE BOARD - (Bak. REFLECTOR) BOX OFFICE - GİŞE, GİŞE HASILATI 1- Sinema salonlarında bilet satın alınan yer. 2- Bir filmin bilet satışlarından sağlanan gelir. 3- Potansiyel bir gelir sağlama şansı olan unsur (Robert Redford iyi bir BOX OFFICE olarak kabul edilir.) ‘B’ PICTURE - (Bak. B MOVIE) BOX RENTAL (= KIT RENTAL) - Bir ekip elemanına, kişisel malzemesinin yapım sırasında kullanımı için günlük veya haftalık ödenen ücret. (Makyaj malzemesi, saç yapımı malzemesi gibi.) BREAKAGE - Bir televizyon yayın ağı şirketinin, bir oyuncu için yapım şirketine fazladan ödediği para.

14

Bir filmin getirdiği paranın. BRUTE .Yapım yönetmeni (PRODUCTION MANAGER) ya da yönetmen yardımcısının yaptığı. 2.Şişe. (He works in the business) BUS TO – Stüdyo dışı mekânda çalışma gününü belirten teknik ekip (CREW) terimi. Filme para yatıranlar.Sahne ışığının kompozisyonu-nu bozmadan geniş bir alanın aydınlatılmasını destekleyen lamba. 3. o filmin yapımı.DÖKÜM 1.Canlandırdığı kişiliğe renk katmak için bir oyuncunun bir sahnede yaptığı küçük hareketler. PRODUCTION STRIP BOARD) BURN-IN — Bir kişiyi. bu noktadan sonra kârlarını almaya başlarlar. Hatasız bir bütçe ancak senaryo dökümü ve yapım şeması hazırlandıktan sonra yapılabilir. PRODUCTION STRIP BOARD) BREAKEVEN . BREAKAWAY . Bu unsurlar. yeri veya cismi belirtmek veya konuşmaları başka bir dile çevirmek için görüntüye bindirilen başlık veya yazılar. Birine iyi şans dilemenin uğursuzluk getireceğini kabul eden bir bâtıl inanıştan kaynaklanır. mekâna gitmek için otobüse bindikleri anda başlar ve iş dönüşü otobüsten indikleri anda biter. (Gemide İsyan filminde Kaptanın bilyeleri. BUSINESS – 1.Negatif filmin kamera penceresinde kıpırdamasından kaynaklanan netlik dalgalanması.(Bak. BUDGET .İyi şans dilemek için kullanılan argo deyim. Mesai saati. dağıtımı. reklamları için yapılan masraflarla eşitlendiği miktar. BREAKDOWN ( = SCRIPT BREAKDOWN) . Stüdyo çalışmasında bu süre 12 Saattir 15 .Bir setteki en güçlü lamba: 1 metre çapında merceği olan ve 225 amper çeken bir karbon ark. BROAD (= BROADSIDE) .) 2. sıkça rastlanan bir durumdur. elinde oynadığı gümüş dolar gibi. dubleleri 1000 vatlık ampul kullanır. BURNT-UP (=BLEACHED OUT) .BÜTÇE . senaryonun zamanlaması (TIMING) hakkında hazırladığı ayrıntılı rapor. yapımı en etkin ve ekonomik yönden gerçekleştirecek şekilde yeniden düzenlenir. BUDGET FORM .Kurgunun başlangıcında filmin bağımsız bölümlerinin ayrılması. BELOW THE LINE.BÜTÇE FORMU — Bir film yapımı için gerek duyulacak bütün unsurları. Mekân çalışmasında fazla mesai (GOLDEN TIME) 14 saatten sonra başlar. Tekleri 500—750. Yapım sırasında her yeni bilgi gelişinde veya şartların her değişişinde bütçede değişiklik yapılması.BREAK A LEG . (Bak. George Raft’ın alamet-i farikası olan. bunlara ne süreyle gerek duyulacağı. pencere gibi çekim sırasında kırılıp dökülmesi için özel hazırlanmış aksesuar (PROPS). BUCKLE . BREAKDOWN BOARD .Senaryo danışmanının (SCRIPT SUPERVISOR).Bir filmi yapmadan önce yapımın getirebileceği her türlü harcamanın tahminini yapma çabası.Sinemada çalışanların film endüstrisini belirtmek için kullandıkları sözcük. çekim senaryosundaki her bir unsurun teker teker belirtildiği ayrıntı döküm tarzı.Buklenin kısalması yüzünden kamera veya projektörde filmin yığılıp sıkışması. iskemle. ABOVE THE LINE.TROPOZE— Aşırı pozlanmış film. kaça mâlolacaklarını içeren ayrıntılı liste. BREATHING .

birinci kamera asistanı.Birinci elemeyi (AUDITION) geçen bir oyuncunun ikinci tur eleme için çağrılması. AMBIENCE. 2.Kabloların bakımı. CABLE RUN .KABLO. Bu sesler olmadan. 2.Bir objektifte net mesafeleri ve diyaframı ölçme ve işaretleme işlemi. konuşmalar arasındaki boşlukları doldurmasına yarayan ses bandı.Üzerinde belirsiz dip sesleri olan ve kurgucunun. KABLOLU YAYIN 1.(Bak. WALLAH) B/W . SPLICE) BUYER – ALICI 1. çekim gününden önce posta ile ya da elden ulaştırılan liste.Çekim sırasında parlak güneş ışığını ve sert gölgeleri yumuşatmak için kullanılan büyük beyaz kumaş. CALIBRATION .BUTTERFLY (= SILK) .Çalışma günü sonunda işinin bittiği özellikle belirtilmedikçe günlük oyuncu (DAY PLAYER) için geçerli olan işe devam daveti.Kamerada kullanılan ve duyar tabaka kaplı kısmı bobinin içine gelecek şekilde sarılmış ham film. CALL SHEET. Bu sayıdan sonraki çağrılar için oyuncuya bir ücret ödenir.KABLOCU . Bak. BUZZ TRACK .Elektrik akımının iletilmesinde kullanılan yalıtılmış tel. BUTTON . CALL. C CABLE .Bir sonraki gün veya geceki çekimin yapılacağı saat ve mekân. BUTT SPLICE .S/B – Siyah-beyaz için kullanılan kısaltma.Bir filmde kullanılacak malzeme veya kostümleri bulan. 2. CALL SHEET . B-WİND . CALLBACK – 1. (Bak. satın alan veya kiralayan aksesuar (PROP) veya kostüm (WARDROBE) bölümü elemanı.Yayınlarını abonelerine kablo aracılığı ile ileten televizyon istasyonları CABLE PULLER ( = CABLEMAN) . önceden belirlediği net noktalarına objektifi ayarlayarak kamera operatörünün kompozisyon ve kamera hareketlerine yoğunlaşmasını sağlar. bir sinema salonunun veya salonlar zincirinin hangi filmi satın alacağına karar veren sorumlusudur.Bir çekimde görev alacak kişilere.Bir film alıcısı. 16 . SAG üyesi oyuncular için CALLBACK sayısı sınırlıdır.Enerji kaynağı (genellikle bir jeneratör) ile enerjiyi kullanacak araçlar arasında bağlantıyı sağlayan kabloların serildiği yol. karmaşık hale gelmemelerinden sorumlu ses ekibi elemanı. çalışma sırasında çalışanların bunlara takılıp yaralanmaması için düzgün yerleştirilmeleri.Bir sahnenin sonunda dramatik veya komik canalıcı bir durumu belirten televizyon terimi. konuşmalar sırıtır ve yapay bir hal alır. Çekimde.

POV). Olayı çerçeve içinde tutmak. yapım yönetmeni (PRODUCTION MANAGER) tarafından onaylanan bu listede oyuncuların. İngiltere ve Avustralya'da LIGHTING CAMERAMAN denilen görüntü yönetmeni için bazen birinci kameraman ve kamerayı kullanan operatör için ikinci kameraman sıfatları kullanılır. Yerinde yapılmış iyi kamera hareketleri. teknik ekip ve yapım ekibi elemanlarının işe başlama saati. belirli amaçlarla seçilir.Filmin perforeleri (PERFORATIONS) tambur dişlilerine (SPROCKETS) iyi oturmadığında film kendi üstüne katlanır ve mekanizmanın arasına sıkışır. vizörü (VIEWFINDER).Çekim için kurulduğu yerde kameranın görüş alanı (POINT OF VIEW .Bir kamerayı sehpa (TRIPOD).Görüntü yönetmeni (DIRECTOR OF PHOTOGRAPHY). STEADICAM gibi) gerektiği belirtilir. yönetmen. hangi sahnelerin çekileceği.Birinci yönetmen yardımcısı (FIRST ASSISTANT DIRECTOR) kontrolünde ikinci yönetmen yardımcısı (SECOND ASSISTANT DIRECTOR) tarafından yazılan. kamera operatörü (CAMERA OPERATOR).KAMERA MONTÜRÜ . belirli bir duyguyu yaratmayı. obtüratörü (SHUTTER).KAMERA HAREKETİ . gelişen olayı takip etmek. CAMERAMAN (= CINEMATOGRAPHER. oyuncuları ve hareketleri nasıl göreceğini belirler. bir cismi çevreden ayırıp ona ayrı bir önem vermeyi vb. CAMERA CAR . sahneye derinlik. Kaset göbeklerinin friksiyonları gevşekse.Objektifi (LENS). CAMERA MOUNT . bunların çekim sırası. kamera asistanı ve başka gerekli kişileri taşıyan özel yapılmış araba.Bir film kamerasının yatay çevrinme 'pan' (PAN). aynı şey kasette de olur. ne gibi özel araçlar (CRANE. Bir kameramanın seçiminde aydınlatma stili ve bazen kamera hareketlerindeki becerisi rol oynar. belli bir karakteri daha önemli kılmayı. kamera hareketlerinin amaçlı yapıldığını hissettirmekle sorumludur.KAMERA ARABASI . CAMERA CREW . kaseti (MAGAZINE) olan film çekme aygıtı. kameraman.Bir filmde gişe hasılatını (BOX OFFICE) arttırmak için ünlü bir oyuncunun oynadığı küçük bir rol. CAMERA OPERATOR (=SECOND CAMERAMAN) Görüntü yönetmeninden komut alarak kamerayı kullanan kamera ekibi elemanı. İzleyicinin. DIRECTOR OF PHOTOGRAPHY)-KAMERAMAN. dikey çevrinme 'tilt' (TILT) ve kaydırma (TRACKING) hareketleri.KAMERA .KAMERA EKİBİ .GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ Bir sahnenin ışık düzeninden sorumlu olan ve yönetmenle beraber kamera hareketini ve görüntüyü düzenleyen kişi. ikinci kamera asistanı (SECOND ASSISTANT CAMERAMAN). 17 . sağlar. drama ve ritim kazandırır. Işıklandırmanın düzenlenmesinden veya kamera hareketlerinin stilinden sorumlu değildir. CAMERA JAM . CAMEO . kaset doldurucudan (FILM LOADER) oluşur. FRONT CAR MOUNT.FİLM SIKIŞMASI . Kamera açıları rasgele değil. araba (DOLLY) veya vince (CRANE) bağlamak için kullanılan parça. Bak. birinci kamera asistanı (FIRST ASSISTANT CAMERAMAN).Hareket halinde bir aracı veya kişiyi çekmek için kamera. CAMERA . SIDE CAR MOUNT. hangi setlerde veya mekânlarda çekilecekleri. CAMERA ANGLE KAMERA AÇISI . CAMERA MOVEMENT .

Bak.Bir kaynağın ışık yoğunluğunu ölçmek için kullanılan uluslararası ölçü birimi. sözlü rolü olanları (SPEAKING PARTS) belirtir. CAST (f) .Karakter / oyuncuların isim. çekilen negatif metrajını ve çekimler için gerekli bilgileri (bas: PRINT. CARBON ARC LAMPS . ücretleri için pazarlık eden ve onları işe alan kişi veya firma. SCAFFOLDING)-KÖPRÜ. telefon numarası.Kamera asistanının her çekim günü sonunda yazdığı. bir de figürasyon (EXTRA) sorumlusu bulunur.OYUNCU SEÇİMİ .1000 vatlık ampul kullanan dikdörtgen küçük lamba. CAST (i) .Bir yapım için oyuncuları seçmek. CATWALK (= RIGGING. kötü: NG. Konuşmaları başka bir dile çevirmek için kullanılan yazılara altyazı denir.KANDELA. CASTING DIRECTOR .İçinde ses veya görüntü (VIDEO) bandı bulunan özel koruyucu kutu. 18 . menajer bağlantısını gösteren.Kaydı kontrol etmek için sesçinin kullandığı kulaklık. Yönetmen ve yapımcının emrindedir ve yapımcıyı temsil eder. o gün çekilen sahneleri. Genel bilgi için dağıtılanların dışında yetkililere ve sendikaya gönderilen özel listelerde ücretleri de belirtilir. Kaydırma planı (DOLLY . Büyük bütçeli filmlerde genellikle bir oyuncu sorumlusu (CASTING DIRECTOR).Maden veya ağaç raylar. figüranlar (EXTRAS) bu tanıma girmez. fakat işe çağrılmadıkları gün. CAMERA TRACKS . CARRY DAY (= HOLD) . bir yeri veya zamanı belirtmek için perdede görünen açıklayıcı yazı.Genel olarak.YAZI. CANDELA (CD) . adres. bir filmde rol yapan kişiler. alfabetik sırayla veya yapım şemasındaki (PRODUCTION BOARD) sıraya uygun yazılmış liste.Güçlü ışığı güneş ışığının özelliklerine yakın lamba ve ampuller. her plan (SHOT) için çekim (TAKE) sayısını.Kullanılacak filmin aydınlıkta kameraya takılabilmesini sağlayan ışık geçirmez özel film kutusu. CATCHLIGHTS . ALTYAZI .RAY . ücretli tatil. Bütçe (BUDGET) ve döküm (BREAKDOWN) formlarında kast.Bir film veya televizyon projesi için oyuncularla görüşen.TRACKING SHOT) çekilirken kamerayı taşıyan araba (DOLLY) bu raylar üzerinde hareket eder. CAPTION ( = SUBTITLE) . CAST LIST .CAMERA REPORT KAMERA RAPORU .Korumak için film bobininin içine konduğu kutu.OYNAYANLAR . 2.Yakın plan çekimde bir oyuncunun gözlerinde yansıyan ışık kaynağı. CAN 1.OYUNCU LİSTESİ . CASSETTE .no good gibi) gösteren liste.Oyuncuların ve / veya teknisyenlerin ücretlerinin ödendiği.OYUNCU SORUMLUSU . üzerinde yürünebilen iskele.Bir sahneyi. MUM .ARK LAMBASI . 3. 'In the can' deyimi. MAGAZINE. İSKELE Lamba ve ses aygıtlarını asmak için platonun (SOUNDSTAGE) tavanına kurulmuş. bir sahnenin ya da filmin tamamlanmış olduğunu belirtir. 2.KASET - 1.

Hem objektif yuvasından. yerine.Bir yapımda oyuncunun oynadığı sahnelerin sayısı ne kadar çoksa.Birinci kamera asistanının (FIRST ASSISTANT CAMERAMAN) görevlerinden biri. ana plandaki (MASTER SHOT) yerlerinden farklı yerlere koyar. . Böylece bir oyuncu.Doldurucunun (LOADER) ya da ikinci kamera asistanının (SECOND ASSISTANT CAMERAMAN) aydınlık yerde kasetlere film doldurabilmek için kullandığı ışık geçirmez özel torba.Ufak bir lamba veya bir tek kapak (GOBO) taşıyabilen üç ayaklı sehpa.ÇOCUK OYUNCU .KOLA.LAMBA AYAĞI . CHECK THE GATE . CHANGING BAG . aksesuarları veya kamerayı.KARAKTER canlandırdığı kişilik. SIFIR KOPYA .Bir tarafı ışığa duyarlı tabaka 'duyarkat' (EMULSION) ile kaplanmış saydam taban (BASE).Dup negatifin (DUPE NEGATIVE) onaylanması için laboratuarın gönderdiği sesli (COMPOSITE) kopya. CHARACTER NUMBER . CHARACTERISTIC CURVE . SPLICE. gösterim kopyaları (RELAESE PRINTS) basılır. CEMENT .Bir duyarkatın yoğunluğu ile pozlamanın ilişkisini gösteren eğri. Çocuk oyuncu kullanılacağı zaman sette bir sosyal gözlemci (WELFARE WORKER / TEACHER) bulundurmak gerekir. CEMENT SPLICE .18 yaşından küçük oyuncu. SAFETY BASE) kullanılmaktadır. CHARACTER . ASETON .KONTROL KOPYASI. Kaplanmamış tarafı (CEL SIDE) parlaktır. Başrol oynayan yıldızların karakter numarası bir ile beş arasındadır. CHECK PRINT . Bir oyuncunun 19 .KIZAK KONTROLÜ .Kamera açısı (CAMERA ANGLE) değiştikçe oyuncuların veya aksesuarların geri plana (BACKGROUND) göre yerlerinin değiştirilmesi. karakter numarası da o kadar ufaktır. görüntüde iz bırakabilecek.Filmin gösteriminin aralıksız sürdürülmesi için bir projektördeki bobinin sonuna gelindiğinde öbür projektörün devreye sokulması. HOT SPLICE CENTURY STAND (= C STAND) . üzeri duyar tabaka kaplanmamış parlak yanı.Film şeridinin. toz veya çapak bulunmadığından emin olmalıdır. CHILD ACTOR .ŞARJ TORBASI . Sarıma (WIND) göre bobinin içine veya dışına gelebilir. CHANGE-OVER ŞANJMAN .SELÜLOİT TABAN . daha emniyetli olan asetat taban (ACETATE BASE.TABAN YÜZÜ . filmin çizilmesine yol açabilecek veya kameranın düzgün çalışmasını engelleyecek bir film parçası.CEL SIDE .Yapım şemasında (PRODUCTION BOARD) bir karaktere verilen numara.ALDATMA . Bir oyuncunun yakın planını çekmek için yönetmen öbür oyuncuları.Film parçalarını birbirine yapıştırmakta kullanılan sıvı yapıştırıcı. CELLULOID BASE . bir mobilya parçası vb. aldatılır (cheated out of the shot). Duyarkat kaplı yanı mattır ve negatif ham filmde (STOCK) genellikle bobinin göbeğine dönüktür. Bu kopya onaylanırsa. hem kamera kapağını açıp kızağa bakarak pencerede ve kızakta.Bak. CHEAT . Çalışma saatleri ve şartları sıkı kurallarla düzenlenmiştir. Bu taban kolaylıkla yanabildiğinden.

CIRCLE OF CONFUSION . CHROMA KEY . Bak. CINERAMA . kırmızılardan daha fazla kırıldığından. Kimilerinde giyinme odaları.35 .ŞAKŞAK. CHOREOGRAPHER =DANS DIRECTOR . CINCH MARKS . bir film ekibine gerekli bütün malzemeyi alabilen taşıt. birincinin renk sapıncını düzeltir.SİNEMASAL. CINEX STRIPS (= WEDGES) . bir önceki gün çekilen negatiflerin yoğunluğunu anlaması ve pozlandırmasını buna göre kontrol etmesi için kameramana yolladığı deney şeritleri.CHINA MARKER .RENK SAPINCI .2 dir. Bu kalemle konulan işaret silindiğinde iz bırakmaz ve film şeridini hırpalamaz. CLAP STICKS (= CLAPPER. CINEMOBILE . Bak.Fuad Said'in. CHROMATIC ABERRATION . stüdyo dışı mekânlardaki çekimlerde kullanmak için 50’li yıllarda icat ettiği. FİLMSEL - Tiyatrosal karşıtı. film yüzeyinin önünde odaklanırlar.Yaklaşık 165 derece görüş açılı bir görüntüyü almak ve perdeye yansıtmak için üç kamera ve üç projektör kullanan geniş perde sistemi.Videoda yapılan ve filmdeki mavi perdeye (BLUE SCREEN) benzer maskeleme işlemi.Kameranın. Örneğin. mavi ışınlar. arabayla konudan uzaklaşırken bir yandan da yatay çevrinme (pan) yaptığı kaydırma planı.SİNERAMA .Bak.Bir yapımdaki danslı gösteri (PRODUCTION NUMBER) için dans düzeni yaratan ve düzenleyen kişi. gösterim sırasında aynı oranda açan anamorfik bir sisteme dayanır.KERTELEME ÖRNEĞİ Laboratuarın. film yapı ve etkisini belirten sıfat. DIRECTOR OF PHOTOGRAPHY CINEMATOGRAPHY .Objektiften geçen bütün renk ışınlarının aynı oranda kırılmayışı yüzünden oluşan görüntü bozukluğu. CINEX PRINTER – Renk ve tonunu kararlaştırmak için negatifin bir karesinden standard baskı ışığıyla basılan bir karenin peşine aynı kareden.BULANMA HALKASI Görüntüdeki bir noktanın net kabul edilebilecek boyutu.Film şeridine işaretler koymak için kurgucunun kullandığı yağlı yumuşak kalem.Şeridin ucundan çekerek bobin sıkıştırıldığında film yüzeyinde oluşan çizikler. CINEMASCOPE (= SCOPE) SİNEMASKOP .YAĞLI KALEM . 70 mm de 1 : 2. end marker' denir.KOREOGRAF . CINEMATIC (=FILMIC) . İkinci mercek. CHINESE DOLLY .Hareketli fotoğraflar sanat ve bilimi. Kurgucu için resim ve seste eşzaman işareti veren ve her çekimin başında kullanılan klaketin (SLATE) ses çıkaran hareketli parçası. CLAPPER BOARD) . Özel objektifler kullanarak çekim sırasında görüntüyü yanlardan sıkıştıran. Sonuç olarak görüntü bulanıkmış gibi algılanır. duşlar ve tuvaletler bulunur. Bunu önlemek için objektifin en az iki mercekten oluşması gerekir. MATTE SHOT. değişik renk filtreleriyle de baskı yapan makine. CINEMATOGRAPHER . ABRASIONS. Çerçeve oranı (ASPECT RATIO) 35 mm de 1 : 2.20th Century Fox'un geniş perde sisteminin adı. Çekim sonunda verilen klaket başaşağı tutulur ve buna 'end slate. 20 .

Bu ısı. COLOR REVERSAL INTERNEGATIVE .PARÇA . ışık o kadar mavi. 21 . yapım şemasında içleri dışlardan. COLOR TEMPERATURE . COLOR BARS . RATING.RENK DÜZELTME . Kayıt sırasında tıkırtıların da kaydedilmemesi için şef bu şeridi kulaklıkla dinler. lastik yapıştırıcısını ince iplikler halinde püskürten aygıt. COBWEB MAKER . kuramsal olarak kusursuz bir enerji kaynağını temel alır.RENK ISISI .DOWN) yapılırken kullanılan bir sistem.Renk ısısı. Bak. CODE NUMBERS . üzerine bir metronomun tıkırtıları kaydedilmiş manyetik film lupu (LOOP). ısı ne kadar düşükse.RENK KODU 1) Yapım şeması (PRODUCTION BOARD) çıkartmak için döküm (BREAK. yakından veya bir teleobjektifle (TELEPHOTO LENS) çekilen plan.Bir filmde.Bir kameranın duraksamalı hareket mekanizması içinde yer alan ve filmin yanındaki deliklere girerek her seferinde onu bir kare aşağı çeken madeni diş. sonra döküm listesine geçirilir.Çekimde filtreler.Bir filmdeki müzikal bölüm için müzik kaydı veya beste yaparken kullanılan. İlk değişiklikten sonuncuya doğru kullanılan renk sıralaması: Beyaz. laboratuarda işlemler aracılığı ile temel renklerde değişiklik yapmak. bir plandan kesip çıkardığı kısa parça. mekânlar vb. Sarı. değişik seyircilere göre sınıflandıran kuruluş. CLICK TRACK . İkinci bir renk kodu sistemi de.GRİF . Senaryodaki her kalem (oyuncular.Bir oyuncunun başını ve omuzlarını gösteren. 2) Bir senaryonun veya senaryodaki bir sayfanın değişiklik veya eklemelerini belirlemek için kullanılan standard sistem.Bir kodlama aygıtıyla resim ve ses şeritlerinin kıyısına döşenen küçük numaralar.OMUZ ÇEKİMİ .Filmleri. CODE AND RATING ADMINISTRATION OF THE MOTION PICTURE ASSOCIATION OF AMERICA .Kurgucunun. Danslı sahne çekilirken oyuncuların ritme uygun oynayabilmeleri için pleybek (PLAYBACK) yapılan müzikte bu tıkırtılar da duyulur. COLOR CORRECTION .Tayftaki renklerin her birinden şeritler halindeki örneklerin yan yana dizildiği ve laboratuarın. Mavi. Kimi mahrem sahnelerin çekiminde sadece temel çekim görevlileri sete alınır. videoda veya televizyon şovunda kullanılan ve hakları başkasına ait olan malzeme (kitap. CLOSE-UP .KAPALI SET . şarkı. CLEARANCE .CLAW . günleri gecelerden ayırmak için kullanılır. ışık o kadar kırmızıdır.Bak. Yeşil ve Altın kızılı. CUT) . Isı ne kadar yüksekse. şiir vb. CLOSED SET . CLIP (= TRIM.Sette yapay örümcek ağı kurmak için özel etki (SPECIAL EFFECTS) ekibinin kullandığı. COLOR CODING . aksesuar. bir filmin renkleri algılama ve yansıtmadaki yeterliğini ölçmek için kullandığı çizelge.Stüdyo veya mekânda yapım görevlileri dışındakilere ve ziyaretçilere kapalı set. çok yüksek ısısı yüzünden ışık yayan.RENK ÇUBUĞU .) ve mekânlar için ücret ödeyerek veya ödemeden alınan izin. Pembe. kaynağın ısısının santigrat derecesine 273 eklenerek bulunur ve Kelvin derecesi olarak belirtilir. FILM CLIP. CRI.) değişik renklerle işaretlenir. Bak.EŞLEME SAYILARI . Kurgu sırasında resim ve sesin eşzamanlı gitmesini kolaylaştırır.

Ses stüdyosunda kayıt ve miksaj için kullanılan kontrol masası. adres ve telefon numaralarının bulunduğu liste. 22 . İyi bir film müziği.Filmin renk dengesinin ve değerlerinin doğru ve istenildiği gibi olmasından sorumlu laboratuar elemanı. CONSOLE .Resim ve ses bantlarını tek şeritte eşzamanlanmış olarak taşıyan çoğaltım negatifi.Bir film için müzik yazan kişi.Stüdyo yapıları arasında yer alan lokanta. COMPOSITE PRINT .Bak.İNŞAAT EKİBİ .Bir film şirketinin yapım sırasında ilişki kurması gerekebilecek satıcı.Stüdyoda yapımı ve çekimi zor veya pahalı olacağı için elektronik olarak yaratılan set veya sahne.BESTECİ . İyi bir film müziği bestecisi. COMP / COMPS . SENIOR.Bir besteyi yorumlayan ve orkestrayı yöneten kişi. NEGATIVE CUTTING.Filmin bir bölümünü diğer bölümü ile eşleme. COMPOSITE MASTER POSITIVE . COMPLETION COMPOSITE PRINT . CONTACT LIST .Bak.Işıklarda değişiklik yapmak için kullanılan araç. COMPOSITE DUPE NEGATIVE . filmin görsel unsurlarına müziğiyle katkıda bulunmak gibi ender bir niteliğe sahiptir.Bir film gösterisi veya şova serbest girişi belirten 'Complimentary' sözcüğünün kısaltılmışı. TIMING. izleyiciye unutulmaz dakikalar yaşatır. yapımı kontrol altına alma hakkı tanır.BİLEŞİK ANA POZİTİF Resim ve ses şeritlerinin beraber olduğu ve çoğaltım negatiflerinin üretilmesini sağlayan ince grenli (FINE GRAIN) pozitif kopya. Besteciler genellikle orkestrayı kendileri yönetir. CONSTRUCTION CREW . denkleştirme (Conforming original negative to cut work print.BİLEŞİK KOPYA . servis vb. imalatçı. COMPUTER GRAPHICS . CONSOLE DIMMER . gibi hizmet veren yer ve kişilerin isim. Bu liste yeni bilgilerle sürekli tazelenir. COMPLETION GUARANTEE. CONFORMING . JUNIOR.Resim ve ses şeritlerinin tek parçada birleştiği pozitif kopya. Bak. ORKESTRA ŞEFİ .) Bak.COLOR TIMER .Bir filmin süre. COMPLETION GUARANTEE . COMPLETION GUARANTEE. COMMISSARY .BİLEŞİK ÇOĞALTIM NEGATİFİ .BİTİRME TEMİNATI . CONDUCTOR ŞEF.Geniş bir alanı dağınık yumuşak ışıkla aydınlatan koni şeklinde flud (FLOOD) lamba.SESLENDİRME MASASI . Teminatçının bütçe ve ihtiyatta (CONTINGENCY) öngörülen masraflar için para temin edeceğini belirtir ve çoğu zaman bütçe ve sürenin plan dışına çıkması halinde kendisine. Görüntü yönetmeni ile yakın işbirliği yapar. COMPLETION BOND . COMPOSER . BABY boyları vardır. COMBINED PRINT . DUPE NEGATIVE. Bak. CONE LIGHTS . maliyet ve senaryoya uygunluk gibi belirli şartlara uyarak yapılıp teslim edileceğini belirten kontrat anlaşması.DAVETİYE .İnşaat şefinin yönetiminde iç ve dış setleri kuran yapım ekibi. GUARANTOR Bak.

GİDER RAPORU . aksesuar (PROPS) ve kostümlerde WARDROBE) uyumsuzluk ve boşluk olmamasını sağlar. hareket.DEVAMLILIK . COSTS TO DATE . Bak. COSTUME DESIGNER .CONTACT PRINT .Bak.Bak.Son giderler (COST TO DATE) ve haftanın giderlerinin ayrıntılı incelendiği ve toplam gider (COST TO COMPLETE) tahmininin yapıldığı haftalık gider raporu. Bütçede öngörülmeyen. COST TO COMPLETE. BANK/COOP. COST REPORT . süre.Bak. İhtiyat akçesi bütçeye konmadıkça.KONTRAST 1) Bir konunun kontrastı. TRANSFER.Bir helikoptere bağlanan kamera taşıyıcı aygıt. COPY . CONTRAST . 2) Işık kontrastı. COST REPORT.Bir yapımda oyuncuların giysilerini tasarlayan ve çizen kişi. teminatçı bitiriş teminatına yanaşmaz. TYLER MOUNT.Üzerine ham filmin ve negatiflerin sarılarak muhafaza edildiği plastik sarım göbeği. Senaryo denetleyici (SCRIPT SUPERVISOR) çekim boyunca sahneleri izleyerek konuşma (DIALOGUE). o konunun değişik bölümlerinin ışık yansıtabilme güçleri arasındaki farktır. COPTER MOUNT HELİKOPTER MONTÜRÜ .Bak.İHTİYAT AKÇESİ . COOKIE . dekor düzeni (SET DRESSING). 4) Banyo kontrastı. CONTRACTOR .KONTAK BASKI . CONTINUITY . bir filmin banyosundaki gamma değeridir ve kimyasal belirtici (developer). COST OVERRUNS beklenmedik giderler. Yapımın parasal durumu her hafta gider raporunda (COST REPORT) belirtilir. Bak. CORDLESS SYNC (= CABLELESS SYNC) .Bak. DUB. CORE .TOPLAM GİDERLER .TAKOZ .Titreşen bir kristalden aldığı şaşmaz frekans sinyalleri kullanan bir motorla çalıştığı için kamerayla arasında senkron bağlantı kablosuna gerek olmayan ses kaydedici araç.Umulmadık masraflar için bütçeye konan ve genellikle toplam negatif maliyetinin (NEGATIVE COST) yüzde onu kadar olan bir miktar para.Yapım için o güne kadar bütçenin çeşitli bölümlerinden harcanmış olan para miktarı.Bir filmi bitirmek için bütçeye göre gereken para miktarı. COPYST .Bak. SCRIPT SUPERVISOR. COOPS . Hem filmin 23 .Filmin gelişiminde olayın. CONTINGENCY .GİYSİ TASARIMCISI .Müzisyenlerin ve şefin kullanması için bir besteden belirli sazların partisyonlarını ayırıp kopya eden kişi. KOOK. banyo ısısı ve filmin veya banyonun hareketi ile kontrol edilir. PRINTER. CONTACT PRINTER . bir konunun değişik bölümlerine gelen ışığın yoğunluk farkıdır. COST TO COMPLETE . Onunla beraber çalışan kamera da aynı türden bir motor kullanır.Yıkanmış filmle ham filmi yüzyüze getirip baskı aygıtında kopyayı pozlayarak üretilen negatif veya pozitif. plandan plana düzgün ilerlemesi. CONTINUITY PERSON . MUSIC CONTRACTOR. 3) Bir duyarkatın kontrastı üretici tarafından belirlenir ve gümüş çökeltisinin en az ve en çok yoğunlukları arasında en az pozlama değişikliği ile olabilecek farktır.

Bak.Yapım sırasında sette veya mekânda giysilerin bakım ve korunmasından sorumlu kişi. CREATIVE DIFFERENCES (= ARTISTIC DIFFERENCES) Yaratıcı iki kişi (yapımcı ve yönetmen. Bir film çalışmasında oyuncu kadrosunun veya teknik kadronun başlıca kişilerinden biri işten atıldığında. en açık diyaframıyla net görüntü sağlayabilme kapasitesi.Bak. CALL.Bir objektifin. çizgi üstü kişilerin pazarlık konusu ettiği bir noktadır. üyelerinin adının son jenerikte (END CREDITS) hangi boyda ve sırada yazılacağı konusunda kesin kurallar getirir.Bir film. yönetmenin dramatik amaçları doğrultusunda kurgulanarak sahnenin hareket. 24 . CREW .AKARYAZI . COVER SET YEDEK SET . Bazı çizgi altı kişiler de (yapım tasarımcısı. kamerayı ve iki kişiyi (kameraman ve yönetmen veya kamera asistanı) taşıyabilen. meşrubat.Filmin son yazıları (END CREDITS) için kullanılan ve çerçevenin altından üstüne doğru sürekli hareket eden yazılar. ritim ve draması sağlanır. video veya televizyon şovunu gerçekleştirmek için kamera arkasında çalışan tüm teknisyenler ve yapım ekibi. CREDITS . Adının. hastalık gibi) hemen girip çalışılabilecek set. CRANE (= WHIRLY) . ön jenerikteki yeri ve yazısının büyüklüğü.O günkü çekim için hazırlanmış setin kullanılamadığı durumlarda (hava muhalefeti. Bu planlar. CRADLE .KOSTÜMCÜ .Filmde çalışmış kişilerin ad ve unvanlarının listesi. COVER SHOT ( = INSURANCE TAKE) . BACK-UP SCHEDULE.Sette kahve.KREYN. Pek çok sendika ve dernek sözleşmesi. CREW CALL .JENERİK . hikâye analisti (STORY ANALYST) tarafından hazırlanan kısa sinopsisi. CRAFT SERVICE . CALL SHEET.Üst açıdan hareketli çekimler yapmak için kullanılan. yaratıcı uyuşmazlık bahanesi ileri sürülür. 2) Bir projenin içeriğinin ve ana hikâye çizgisinin. CRAB DOLLY . CRAWL . Ortalığı süpürüp temizlemek gibi ufak tefek işler de onlara aittir.YEDEK PLAN Beğenilen çekimin kullanılamayacağı varsayılarak (filmin zedelenmesi vb.EKİP . kostüm tasarımcısı gibi) bu pazarlığa girer. çerez gibi şeylerden sorumlu film ekibi bölümü. gibi) onun yerine kullanmak için yapılan çekim. beraber çalışmalarını olanaksız bulurlar.Tekerlekleri üzerinde her yöne hareket ederek kameranın karmaşık izleme hareketleri yapmasını sağlayan araba. hem de karakterlerin yorumlanışını gözönüne alarak çalışır. yönetmen ve oyuncu gibi) çok farklı fikirlere sahip olduklarında. COSTUMER . COVERAGE – 1) Bir sahneyi çeşitli kamera açılarından çekerek olayın değişik bakış açılarından izlenmesini sağlamak. aşağı yukarı ve sağa sola hareket edebilen bir çeşit kaldıraç.genel havasını.ÖRTME GÜCÜ .Kamera başlığına bağlanarak ağır ve hantal objektifleri taşımakta kullanılan objektif desteği. COVERING POWER . Bir setteki malzeme içinde en karmaşık olanlardan biridir. VİNÇ . görüntüyle doldurması gereken çerçevenin en uç noktalarında.

CRYSTAL SYNC . Özgün negatif sağlam kaldıkça.Sabit bir frekansta uyarı üreten titreşen bir kristalin kontrol ettiği elektrikli bir aygıt.IN) kullanıldığı zaman da gelişme şöyledir: Özgün negatif => ara pozitif => ara negatif (IP/IN denir) => Gösterim kopyası.Görüntüden çıkartmak. CU .Belirli bir hareketi yapması için oyuncu.ARA NEGATİF . CUT . CUE MARK . Araya fazla bir basamak katıldığı için IP/IN. Bak.Bak. şanjmanın yaklaştığını haber vermek için film bobininin sonuna yakın bir karenin sağ üst köşesine konulan yuvarlak işaret. DIRECTOR'S CUT. CROSS CUT .KRİSTAL SENKRON . Aynı zamanda IP/IN'de genel nitelik daha üstün.Erime. 2. Her ülke için ayrı hesap raporu yerine global bir raporu incelemek. CUE . Kameranın yanında tutularak oyuncunun sözlerini hatırlamasına yardım eder. geçme gibi bir etki kullanmadan bir planın peşine öbürünün eklenmesi.CLOSE SHOT (göğüs çekimi) için kısaltma.SİNYAL.Aynı anda bir sesin kısılıp öbürünün yükseltilmesi.CRI .COLOR REVERSAL INTERMEDIATE veya COLOR REVERSAL INTERNEGATIVE sözleri için kullanılan kısaltma. CUCALORIS / KUKALORIS . 25 . MASTER) ve ara negatif (INTERNEGATIVE. PRODUCTION STRIP BOARD. için verilen uyarı işareti.Üzerine. çizilen veya hırpalanan bir ara negatif yerine yenisini basmak mümkündür. bütçe içinde veya altında gözükür. PROTECTION MASTER. Bir veya birkaç filmin dış ülkeler işletiminde elde edilen kazanç ve zarar bir bütün olarak ele alınır ve zararlar kârı siler. çerçeve dışı bırakmak. UYARI . CUE SHEET .CLOSE UP (omuz çekimi) için kısaltma.Bak.) Negatif ile kopya arasındaki ara negatifler. özgün negatifin ömrünü uzatmak için kullanılır. CRI kullanıldığı zaman nesiller (GENERATION) şöyledir: Özgün negatif => CRI => Gösterim kopyası. müzik ve etkilerin listesi.Bak. renklerde fark yaratmaya meyillidir. KOOK CUE CARDS (= SHOW CARDS. Daha çok televizyon programlarında kullanılır. Bir ara pozitif (INTERPOSITIVE-IP.SES ÇİZELGESİ . zira CRI. bir yapım projesinin değişik kalemleri arasında Cross-Collateralize yapılabilir ve kimi kalemlerde bütçe aşması olsa bile sonuçta hesap. Dönüşlü (REVERSAL) ham film kullanarak doğrudan özgün negatiften kopya alınarak yapılan ve gösterim kopyalarını basmak için kullanılan negatiftir. açıkça dağıtımcının yararınadır. tek nesil kabul edilir.Ses bandındaki sırası ile söz.Tamamlanmış bir filmin versiyonu. IDIOT CARDS) .Büyük stüdyoların uluslararası dağıtım kollarının yaptığı tartışmalı bir işlem. Daha küçük bir ölçekte. CROP . CROSS-FADE .REPLİK KARTONU . FINAL CUT. gren daha incedir. Gene de çoğu laboratuar IP'yi tercih eder. Miksajda kullanmak için hazırlanır. kamera. CROSS-PLOT . ama IP/IN iki değil. (Nesil sayısı arttıkça gren de artar. CROSS-COLLATERALIZE . INTERCUT. CS . oyuncunun söyleyeceği sözlerin yazıldığı büyük boy karton.Makiniste.KESME 1. efektör vb. yapımcı için kolaylık gibi görünse de işlem. CRI'den daha pahalıya mâlolur.

Kurgucunun bir diğer adı.KES! . kırmızı ışığa.SİYAN .Bak. sarı. ışığın tamlayıcı renklerinden birine duyarlı üç ana renkten biri.Bir planı öbürüne kesme ile bağlarken. yeşil ışığa duyarlıdır.Bir bölümü daha önce bağlanmış bir planın kesilen kısmının kurguya katılmasını belirten kurgu terimi. dikişsiz fon perdesi. CUT BACK . kurgunun ilerki bölümünde yeniden bağlanacağını belirten kurgu terimi. CYAN . CUTTING . ses ve oyunun durması için yönetmenin verdiği komut.Kamera. CUTTER . mavi ışığa. yardımcıları ile beraber çalışarak filmi biraraya getirdiği oda. EDITING CUTTING ROOM (= EDITING ROOM) .KURGU ODASI Kurgu malzemesi ve aygıtları ile donatılmış ve kurgucunun.3.KESİMCİ . CYCLORAMA (= LIMBO SET. CUT! .Bir setteki yumuşak. Siyan (mavi-yeşil). CUTAWAY . 26 . birinciden kesilen kısmın. macenta. CYC) .Renkli filmde kullanılan.Filmden veya senaryodan çıkartılan bölümler.

senaryoda ayrıca belirtilir ve dökümde işaretlenir.Güneşten ve gökyüzünden gelen ışığın ölçülebilir miktarı.Filmdeki gece sahnelerinin. yapımcı. 27 .D DAILIES (= RUSHES) .GÜNDÜZ ÇEKİMİ . Veya. DAWN . DEAL MEMO .GÜNLÜK OYUNCU . . resmi kontrat yazılıp imzalanana kadar. görüntü yönetmeni. Bu beyan. özel mavi filtreler aracılığı ile gündüzün çekilebilmesine olanak veren çekim tekniği.Her gün çekilen filmler akşam laboratuara verilir ve hemen yıkanarak bir iş kopyası basılır.Bir anlaşmanın ana hatlarını açık bir dille belirten kısa bir yazılı beyan. Eğer özellikle şafak veya gurup vakti gerekiyorsa bu. Renklerin soluk. DELETED PAGE Yazılıp bitirilmiş ve sayfaları numaralanmış bir senaryodaki bir sayfa çekilmeyecekse. CHOREOGRAPHER.Yasal bir bağlantıyı belirten Hollywood terimi (ör. senaryoda gündüz geçen sahneler. olayın gündüz saatlerinde geçtiğini belirten söz.) DEAL BREAKER . tarafları bağlar.Bir objektifin ince ayrıntıları yansıtabilme gücü.Senaryoda ve dökümde. Hollywood'un icat ettiği bu tekniğe fransızlar 'La Nuite Americaine' derler.Bir oyuncunun çalışacağı tarih ve zamanı gösteren program. o sayfanın atlanacağı belirtilir (page 24 omitted). MAGIC HOUR.DESİBEL yoğunluğunu ölçme birimi. DANCE DIRECTOR . DAY SHOTS .Gökyüzünde ışığın belirmeye başladığı günün ilk saatleri. Ertesi sabah yönetmen. SAG kurallarına göre çalışma günü sona ermeden günlük oyuncuya işinin bittiğini bildirmek gerekir. Böylece sayfaları yeniden numaralamaya gerek kalmaz. Bak. DAY .Günlük kiralanan ve sözü veya rolü kısa olan oyuncu. DAY PLAYER .İçerde veya dışarıda. filmin belirli bir gelir sağladıktan sonraki bir zamana ertelenen ödemeler. someone has a three-picture deal with Fox.Ödenmesi daha uygun bir zamana bırakılan masraflar. bu iş kopyasını seyreder. 2. DAY FOR NIGHT . DEFINITION (RESOLVING POVER. DECIBEL ( DB veya db) .Bak.Bir duyarkatın ince ayrıntıları kaydedebilme gücü. döküm sayfasında da özellikle işaretlenmesi gerekir.Bir sözleşmede. bir önceki ve sonraki sayfalara. gölgelerin uzun olduğu belirgin bir görünüşü belirtir. RESOLUTION) – 1. DAYLIGHT . ışığı ister doğal ister yapay olsun.ŞAFAK VAKTİ . kurgucu vd. GÜNLÜK İŞ KOPYASI .Ses dalgalarının DEFERRED COSTS / DEFERMENTS . DAY OUT OF DAYS . aksi halde ertesi gün de çalışma davetiyesi almış sayılır. taraflardan birinin kabul etmediği takdirde sözleşmeyi bozacak olan madde.GÜN IŞIĞI .GÜN . Günlük kopya seyredilmeden o kopyadaki sahnelerin çekildiği dekorlar yıkılmaz.AMERİKAN GECESİ . DEAL ANLAŞMA . tarafların anlaşması ile.GÜNLÜK. Şafak vakti senaryoda belirtilmişse.

DELETED SCENE - Bir sahne çekilmeyecekse, senaryoda bu belirtilerek sahnelerin yeniden numaralanmasından kurtulunur (scene 124 omitted). DENSITY - YOĞUNLUK - Bir çökeltisinin siyahlaşma derecesi. duyarkattaki gümüş

başlıca oyuncularla görüşmek, bağımsız yapımlarda (INDEPENDENT PRODUCTIONS) yapım için gerekli parayı bulmak. DEVELOPER 1) Pozlanmış filmdeki saklı görüntünün görünür hale gelmesi için laboratuardaki işlemlerde kullanılan kimyasal maddeler. 2) Yukarıdaki işlemin yapılmasını kontrol eden kişi. DEVELOPMENT DEAL - Bir stüdyo veya yapım şirketi ile bir yapımcı (PRODUCER) , yönetmen ya da yazar arasında bir veya birkaç film projesi için varılan anlaşma. DGA - DIRECTORS GUILD OF AMERICA sözlerinin kısaltılmışı. DGA TRAINEE - STAJYER - Amerikan Yönetmenler Sendikasında (DIRECTORS GUILD OF AMERICA), ikinci yönetmen yardımcısı (SECOND ASSISTANT DIRECTOR) olmak için eğitim gören kişi. Katılmak için yazılı ve sözlü bir sınavdan geçmek gereken bu programa her yıl 1500 den fazla adaydan iki düzinesi girebilmektedir. DIAGONAL SPLICING - ÇAPRAZ EK - Manyetik şeritte ek yaparken olabilecek BLOOP sesini engellemek için şeritleri verevine keserek yapılan ek. DIAL ( = POT) - Çekim ve miksaj sırasında sesi mekanik olarak kontrol etmeyi belirten sesçi terimi. 'To dial out' veya 'pot it out', istenmeyen sesleri ayıklamak demektir. DIALOGUE - DİYALOG - Filmde görüntünün içinde veya dışında söylenen bütün sözler. DIALOGUE COACH / DIALOGUE DIRECTOR - Oyuncuların söyleyeceği sözleri doğru telaffuz etmesine veya bir

DEPOLARIZER - POLARİZASYON FİLTRESİ - Polarlanmış ışık ışınlarını kırarak bir cismin üstündeki parıltıları yok etmeye veya cam arkasındaki bir cismin görüntüsünü berrak çekmeye yarayan filtre. DEPTH OF FIELD - ALAN DERİNLİĞİ - İçinde kaldığı sürece bir cismin net göründüğü kameradan uzaklık sınırları. Alan derinliği, kullanılan objektifin odak uzunluğu, açıklığı ve net noktası ile ilişkilidir. Odak uzunluğu ne kadar kısa ise, diyafram ne kadar kapalıysa ve net noktası ne kadar uzaktaysa, alan derinliği o kadar fazladır. DEPTH OF FOCUS - ODAK DERİNLİĞİ - Görüntünün netliği bozulmadan görüntü yüzeyinin objektife göre ileri veya geri gidebildiği mesafe. DESATURATED - Kamera objektifi önünde filtrelerle veya laboratuarda kimyasal yolla filmdeki kimi renklerin alınması, soluklaştırılması. Kimi negatifler kendiliklerinden bazı renkleri soluk yansıtırlar. DEUCE - Genellikle fresnel mercekli 2000 vatlık spot. DEVELOP/DEVELOPMENT 1) Saklı görüntünün görünür hale gelmesi için, pozlanmış filme laboratuarda kimyasal işlem uygulanması. 2) Bir film yapımında uygulanacak ilk adım: hikâyenin haklarını almak, senaryoyu yazmak, programı yapmak, bütçeyi çıkartmak, mekânları araştırmak, yönetmen ve

28

lehçeyi öğrenmesine yardımcı olması için tutulan ekip elemanı. DIALOGUE TRACK - DİYALOG ŞERİDİ - Müzik ve etki şeritleri dışında sadece diyalogun kaydedildiği ses şeridi. DIAPHRAGM (=IRIS) - DİYAFRAM - Kamera, projektör veya baskı aracının objektifinden geçen ışık miktarını kontrol eden parça. Genellikle, ortalarında bir açıklık (APERTURE) bırakacak şekilde üstüste binen madeni yapraklardan oluşur. Açıklığın boyutunu (F-stop ile ölçülür) ayarlayarak az veya çok ışık geçmesi sağlanır. Bak. STOP DOWN, DEPTH OF FIELD. DICHROIC FILTERS - Tungsten veya halojen ampullü lambaların kırmızımsı ışığını gün ışığına çevirmek için kullanılan cam veya jelatin mavi filtre. DIFFUSED LIGHT - YUMUŞAK, DİFFÜZ IŞIK - Lambaların önüne dağıtıcı filtreler (DIFFUSER) koyarak sağlanan dağınık, yumuşak, gölgesiz ışık veya pus, sis gibi atmosferdeki parçacıkların dağıttığı ışık. DIFFUSER - DAĞITICI FİLTRE - Konuya gelen sert ışığı yumuşatmak için lambanın önüne konulan ışıkgeçirgen malzeme. DIGITAL EFFECTS - Bak. COMPUTER GRAPHICS. DIMMER - Bir elektrikli araca (genellikle lambaya) gelen akımı azaltıp çoğaltmaya yarayan reosta. DIN - 'Deutsche Industrie Norm' sözcüklerinin kısaltılmışı. Avrupa'da kullanılan film duyarlık ölçü sistemidir. Bak. ASA. DINKY-INKY - 100-200 vatlık küçük spot.

DIOPTER LENS PROKSAR - Normal bir kamera objektifinin net sınırını aşacak kadar konuya yaklaşıldığı zaman net resim elde edebilmek için objektifin önüne konan ek mercek. DIORAMA - Bir setin minyatür örneği. DIRECTION - Bir sahnenin nasıl çekileceği, hareketin tarzı, ritmi konusunda senaryoda yazarın, çekimde yönetmenin veya figüranlar için yönetmen yardımcısının verdiği direktifler. DIRECTIONAL MIKE - YÖNLÜ MİKROFON - Ses kaydında dar bir duyuş açısı olan ve belirli bir alandaki sesleri alan mikrofon. DIRECTOR YÖNETMEN - Bir filmin, tiyatro veya televizyon gösterisinin tüm yaratıcı yönlerinden öncelikle sorumlu olan kişi. Genellikle yapımcı tarafından işe alınır ama kimi yönetmenler, yapımcılıklarını kendileri yapar. Bak. HYPHENATE. DIRECTOR OF PHOTOGRAPHY (= CAMERAMAN, CINEMATOGRAPHER) GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ Yönetmenle işbirliği yaparak bir filmin sahnelerinin ışıklandırılması, çerçevelenmesi ve çekiminden sorumlu kişi. Sendika kuralları gereğince kendisi kamerayı kullanmaz (bu, kamera operatörünün işidir) ama ışık ve kamera ile ilgili her şey onun kontrolu altındadır. DIRECTOR'S CUT (= FIRST CUT) - YÖNETMEN KURGUSU, İLK KURGU - Bitmiş kopyada görüntü ve seslerin, yönetmenin istediği gibi olduğu kurgu. DGA Temel Kuralı, yönetmene, filmin ilk kurgusunu istediği gibi yapma hakkı tanır. Bak. FINAL CUT.

29

DIRECTORS GUILD OF AMERICA (DGA) - Amerika'daki yönetmenler, yönetmen yardımcıları ve yapım yönetmenlerinin derneği. DIRTY DUPE - İş kopyasının siyah-beyaz kopyası. Bak. ONE LIGHT PRINT. DISBURSING AGENT - Stüdyonun veya yatırımcı grubun talimatı ile bir filmde masrafları ödeyen muhasebe bölümü elemanı. DISSOLVE - GEÇME - Bir planın sonunu öbür planın başlangıcı ile üstüste bindiren, böylece birinci plan eriyerek kaybolurken ikinci planın belirdiği optik etki (OPTICAL EFFECT). Kimi kameralarda bu işlemi yapacak düzenek vardır ama genellikle laboratuarda veya optik laboratuarda (OPTICAL HOUSE) gerçekleştirilir. DISTRIBUTOR DAĞITIMCI, İŞLETMECİ - Bir filmin sinemalarda oynaması için reklam kampanyasını hazırlayıp gerçekleştiren, kopyaları bastıran, gösterimcilere sunan ve hasılatı toplayıp bunu, anlaşmaya göre kâr payı sahiplerine dağıtan şirket. Sinema salonlarına dağıtım için dağıtımcıya ödenen ücret, filmin kiralama gelirleri (gişe hasılatı değil) üzerinden anlaşmaya varılan bir yüzde ile belirlenir. Bir dağıtımcı, sinema salonları dışında televizyon, kablolu televizyon, video, silahlı kuvvetler, okullar, kitaplıklar gibi alanlarda da dağıtıma yetkili kılınabilir. Birçok büyük stüdyonun kendi dağıtım şirketleri vardır. Bunlar hem kendi stüdyolarının yaptığı, hem de negatifini satın aldıkları filmlerin dağıtımını yapar. Dağıtım bölümü, yapım bölümünün kararlarına katkıda bulunur. Bir filmin gördüğü ilgi, o filmin benzerlerinin yapılmasında veya satın alınmasında etkili olur.

DISTRIBUTION FEES - Hizmetleri için dağıtımcının istediği ücret. DITTY BAG - MALZEME ÇANTASI - Kamera asistanının, çekim sırasında gereksinme duyacağı tüm malzemeyi koyduğu çanta. DOCU/DRAMA - DRAMA - Gerçek olayları, oyuncular kullanarak filmde yineleme. Dramatik amaçlarla kimi olaylar biraz değişik gösterilse de olabildiğince gerçeğe sadık kalınmaya çalışılır. DOCUMENTARY - BELGESEL - Gerçek olayların gerçek yerlerde ve gerçek kişilerle çekilen filmi. DOLBY - DOLBİ - Seslerin kayıt ve dinletilmesinde, gürültü azaltıcı sistemin patent markası. Gösterim sırasında filmin ses kalitesini yükseltmek için pek çok sinema salonu Dolbi sistemle donatılmıştır ve bir filmin bütçesinin yapım sonrası ve dağıtım kalemine Dolbi masrafları da konmalıdır. Dolbi sistemi olmayan salonlar için Dolbi sistemsiz kopyalar yapılmalıdır. Ultra-stereo adıyla bilinen rakip bir sistem, salon sahipleri için daha az masraflıdır. DOLLY - ŞARYO, ARABA - Kaydırma planları çekmek için kullanılan, kamera ve kamera operatörünü taşıyan, raylar üzerinde veya şişme tekerleklerle zeminde hareket eden araba. Şaryocu (DOLLY GRIP) tarafından yürütülür. Bak. CRAB, ELEMACK, WESTERN DOLLY. DOLLY GRIP - ŞARYOCU - Bak. GRIP. DOLLY SHOT (= TRAVELLING, TRACKING, TRUCKING SHOT) - KAYDIRMA PLANI - Çekim yaparken kameranın hareket ettiği plan. Dolly in = yaklaşan kaydırma, Dolly out = uzaklaşan kaydırma. Bak. DOLLY.

30

DOMESTIC VERSION .ARABA RAYI .Film çekiminde ses kaydı için en çok kullanılan sistem: kamera görüntüyü çekerken sesler de ayrı bir manyetik banda alınır. DOWNSTAGE . Çekim için genellikle pahalı bir yol olduğundan. DOUBLE . Malzeme yönünden daha pratik olduğu halde ses kalitesi düşüktür ve kurguda sorunlar çıkarabilir. Bak. DOLLY SHOT. STUNT DOUBLE.Aynı film şeridine çekilen iki değişik görüntü.Bir mekândan çıktıktan sonra çekim için tekrar girmek.Kamera ve operatörü taşıyan arabanın sarsıntısız hareket edebilmesi için kullanılan madeni veya tahta raylar. Bu iş için müzisyen ek bir ücret alır.İKİLİ SİSTEM .D. Bak.Bak.Seti dekore etmek veya odanın akustiğini değiştirmek için kullanılan kumaşlar. 2) Bir film arşivindeki her bobinin içeriğini gösteren liste.ÇİFT YEVMİYE . yuvarlak bir plakadan oluşan dağıtıcı. FREEZE FRAME.DOLLY TRACKS . Bak. DOT . dışarıda gece olduğunu belirtecek şekilde değiştirmek anlamına gelir. 31 . “dress the windows for night”. DOUBLE BILL .Ana konu üstündeki ışığı azaltan ve küçük. INTERLOCK.Görüntü ve sesleri ayrı şeritlerde olan iş kopyası. DOUBLE PRINTING . sakınmak gerekir. DOUBLE SYSTEM PRINT . DOUBLE FEATURE. eşyaları.Bir salonda tek biletle seyredilen iki film. pazar ve tatil günleri çalışıldığında normal yevmiyenin iki katı olarak ödenen ücret. pencerelerden görünen yerleri. Televizyonda veya yabancı ülkelerde yayınlanacak kopyalar çoğunlukla değişik şekilde kurgulanır.B.ÇİFT POZLAMA .Cumartesi. Tekli sistemde (SINGLE SYSTEM) ses de doğrudan filme kaydedilir. DOPE SHEET (= CAMERA REPORT) 1) Çekilen planların her çekiminin listesi. uzakta bir arabayı sürmek gibi oyun gerektirmeyen planlarda görünen kişi. “Dress the set”. DOUBLE FEATURE . DOUBLING . Bak. DOUBLE EXPOSURE .Kostümlerini giymiş oyuncularla yapılan prova. Bak.Kameraya en yakın ön plan veya sahnede. FOREIGN VERSION. DRAPES .İKİ FİLM . Daha çok bir tiyatro terimidir. SUPERIMPOSITION.KOSTÜMLÜ PROVA .Bir filmin A. aksesuarları sete yerleştirmek. Bak. GOLDEN TIME. PHOTO DOUBLE. DRESS REHEARSAL . DOUBLE SYSTEM . SKIP FRAMING. DOUBLE MOVE .Belirli bir oyuncuya benzeyen veya benzetilen ve geniş planda kalabalık arasında yürümek. DOUBLE TIME . DRIVE ON (= GATE PASS) .Stüdyoda çalışan birini ziyarete gelecek kişinin stüdyo kapısından girebilmesi için kapı bekçisine bırakılan izin kağıdı.DUBLÖR . 'B' MOVIE. kostüm değişikliği yaparak kaybedilen zaman.Çekim başlamazdan önce gerekli malzeme tamiratı. seyirciye en yakın yer.'deki sinema salonlarında gösterilmek için kurgulanmış kopyası.Baskıda her bir kareyi iki veya üç kere basarak hareketi yavaşlatma sistemi. makyaj düzeltmesi. DRESS Bir eşyayı süsleyerek veya görünüşünü değiştirerek çekime hazırlamak.Kayıt için icra sırasında bir müzisyenin birden fazla alet kullanması. DOWN TIME . Bak. Bak.

MİKSAJ.Gösterim kopyalarını basmak için ince gren ana pozitiften (FINE GRAIN MASTER POSITIVE) veya ara pozitiften (INTERPOSITIVE) alınan negatif. DUPE (i) . bir kopyayı negatif kesimciye. DUPE (f) . Arşiv için veya yeni bir filmde kullanmak için eski bir filmin bir bölümünün izin alınarak kopyasını çıkartmak mümkündür. bir yapımda bir oyuncuya ancak bir kere uygulanır.Bir cismin üstündeki ışık yansımasını veya parlamayı kesmek için kullanılan matlaştırıcı sprey. On günlük boşluk. LOOP) . son çalıştığı günden en az 10 gün sonra aynı yapımda tekrar çalışmaya çağrılabileceği.Bir oyuncunun. DUVATYNE . DUPE NEGATIVE . tüm oyuncuların kostümlü olarak hazır olduğu. Senaryoda belirtilmişse. DUARC . Gösterim kopyalarından da DUPE alınabilir. CRI. DUSK .GURUP VAKTİ . Bak. Kurgucunun.Kurgulanmış iş kopyasından basılan kopya. DAWN.DUP NEGATİF . Video için DUB sözcüğü kullanılır. Negatifi bulunmayan filmlerden örnekler veren “THAT'S ENTERTAINMENT” gibi filmler böyle yapılmıştır.Tüm çekim ekibinin.Alacakaranlık. DUMMY . DUBLAJ 1) Çeşitli ses şeritlerini birleştirerek yapılan ana ses şeridi kaydı.DİVİTİN . daha önce çağrılırsa.Setin belirli yerlerini gölgelemeye veya objektife yansıyan ışığı kesmeye yarayan tekkapaklarda veya GOBO'larda kullanılan kumaş. 3) Kopyayı veya kopyalamayı belirten video terimi. kameranın tüm hareketleri uyguladığı fakat çekim yapmadığı prova. 32 .DROP AND PICK UP .Bir arabanın patlaması gibi tehlikeli bir sahnede bir oyuncunun dublörü olarak kullanılan tam boy bebek veya kukla. bu da korsan kopyaların nasıl ortaya çıktığını gösterir. DRY RUN . Işık ayarı yapılamayan bu lambalar artık fazla kullanılmamakta. DUB (= MIX. bir kopyayı da miksaj ve senkron için sesçiye göndererek ikisinin aynı anda çalışmasını sağlayıp zaman kazanması için yapılır. döküm sayfalarında da belirtilmesi gerekir.Dolgu ışığı için kullanılan çifte ark. BLOOM. DULLING SPRAY . çağrılmadığı günler için de para alması gerektiğini belirten sendika kuralı.Bir film veya bant kaydının kopyasını çıkartmak. 2) Diyalogu başka bir sese veya başka bir dile çevirmek.MAT SPREY . DYNALENS – Kameradaki sarsıntıların görüntüye yansımasını önlemek için objektifin önüne konulan araç. Bak. Bak.

. İşlem basamakları şöyledir: Kaba kurgu (ROUGH CUT).negatifin buna göre kesileceği son şekil. Bak. EDITING ROOM . STEENBECK.ANRULÖZ. Son kurgu (FINAL CUT). EFFECTS FILTER . STRIKE. ELECTRICAL TRUCK .ETKİ FİLTRESİ . ustaca kesmeler. Bu iş çoğu zaman bir yönetmeninki kadar yaratıcılık gerektirir.Erime.Bir filmin parçalarını ve ses bandını. İnce kurgu (FINE CUT).KURGUCU .EXTREME CLOSE UP (ayrıntı planı) sözlerinin kısaltılmışı.Kapatmak.ELEKTRİKÇİ . EDITING TABLE (=FLATBED) . film bobinini birinden öbürüne aktaracak düzeneği olan iki sarım tablası ve filmdeki görüntüleri izleyebilmek için lambası olan masa. MONTAJ . kesmek (CUTTING) ve yapıştırmak (SPLICE) için özel yapılmış çalışma masası.üzerinde daha ayrıntılı çalışılmış versiyon. yapım boyunca günlükleri (DAILIES) bağlayan ve film fazla karmaşık değilse. ilgi çekici hale getirebilir.Bak. EDITING .ETKİ.seçilen parçaların ilk mantıksal sıralanması. CUTTING ROOM. EDITOR .YANKI ODASI yankılanması için yapılmış özel oda. üstünde. EDITING BENCH .ELEKTRİK KAMYONU . Yardımcısıyla beraber ön hazırlık (PREPRODUCTION) devresinde çalışmaya katılan. birşeyden kurtulmak.Kesilen parçaları koymak için yanında rafları. KILL. geçme gibi yapım sonrası gerçekleştirilen işlemler. devreden çıkartmak.Filmi kurgulayan kişi.Ses etkilerinin kaydedildiği ses bandı. EIGHTY SIX .Sis etkisi. MATTE BOX.Bak.KURGU. CUTTER. ana çekimler bittikten dört-altı hafta sonra kaba kurguyu bitiren kurgucular giderek artmaktadır. EDGE NUMBERS .İçerdeki seslerin ECU . kabloları ve lambaları yerleştirip ayarlayan ışık ekibi elemanı.Bak.E ECHO CHAMBER . 33 . SARIM MASASI . EFFECTS BOX . bir hikâyeyi mantıki ve uyumlu bir şekilde anlatabileceği bir sıralamaya koymak.ETKİ BANDI . KEY NUMBER. ELECTRICIAN .KURGU MASASI . Çoğu zaman bir jeneratörü de vardır.Şef ışıkçının (GAFFER) yönetiminde. EFEKT . İyi bir kurgucu. ara kesmeler ve canlı bir ses bandı yardımıyla vasat bir filmi. EFFECTS (FX) . EFFECTS TRACK (FX TRACK) . Bak. KEM. yıldız parıltısı gibi doğal ışık ve görüntüde değişiklik yaratan cam veya jelatin filtreler. Bak.Bir yapım için gerekli tüm elektrik malzemesini taşıyan kamyon.Filmi izlemek.

Başında klaket verilmeyen bir planın sonunu belirtmek için ikinci kamera asistanının görüntü ve ses olarak verdiği işaret. ESTABLISHING SHOT . Az ışıkla çalışırken hızlı film. Baş jenerikteki yazılar durağan olarak teker teker göründüğü halde. ESTABLISHED . EMÜLSİYON .DUYARLIK.Her yıl 'Academy of Television Arts and Sciences' tarafından dağıtılan ve sinemadaki OSCAR ödülüne tekâbül eden ödül.EMÜLSİYON NUMARASI . END SLATE . Arabistanlı Lavrens gibi. durumu algılatmak için yapılan genel plan veya boy plan çekim.DESTAN . EXCHANGE . LOOP. Eksodus. bol ışıkla çalışırken yavaş film kullanılır. (Dr Jivago. EMULSION SPEED . plan ve çekim numaraları yüksek sesle okunduktan sonra klaket çubuğu vurulur.TANITMA PLANI .ELEMAK ARABA 1960’larda İtalya'nın piyasaya soktuğu küçük. ELR (=ADR) .'Electronic Line Replacement' sözlerinin kısaltılmışı.BÖLGE .Bir filmde çalışan oyuncu ve ekip listesi. 34 . ton hakimiyeti ve grenleri farklıdır. daha önceki çekimlerde gördüğü kişi veya eşyalar.Tiyatro ve sinema oyuncuları birliği.Bir sahnenin başlangıcında çevreyi.Bir ham filmin ASA. EQUITY (= ACTORS EQUITY) .Kameranın. EPIC .) EQUALIZER .DUYARKAT. hafif. ISO veya DIN ile ölçülen ışığa duyarlığı. SCREEN ACTORS GUILD. koridor gibi yerlerden rahatça geçebilen. Görünüşü mattır ve kamerada kullanılacak ham filmde bobinin iç tarafına dönüktür. tekerlek kolları çeşitli şekillerde ayarlanarak kapı. EMULSION .ELEMACK DOLLY (= SPIDER DOLLY) .KLAKET SONDA . Bak.Bir bölgedeki salonlara film dağıtımını yüklenen bölgesel şirketler. EMMY . son jenerik yazıları çoğu zaman aşağıdan yukarı doğru akarak geçer. EMULSION NUMBER (= BATCH NUMBER) . END CREDITS . Işığın kontrol edilebildiği şartlarda.SON JENERİK . Klaket kamera önünde başaşağı tutulur ve filmin adı. EMÜLSİYON HIZI .Film tabanına kaplanan ışığa duyarlı tabaka. Çeşitli kişi ve kuruluşlara teşekkür yazısı ile IATSE ve MPAA damgaları da bu listenin sonunda bulunur.İstenen sesi elde etmek için ses frekanslarını şekillendiren ayarlama aracı.Bir partide üretilen ham filmin üretim partisini belirten kod numarası.Normalden çok daha geniş hikâye. Bak. emülsiyon hızı bir seçenek unsurudur zira değişik emülsiyonların renk yoğunluğu. manevra gücü yüksek kamera arabası. Doğru pozlama için şartlara uygun film kullanmak gerekir.Extreme Long Shot (çok uzak çekim) sözlerinin kısaltılmışı. ELS .

fotoselin. EYE LINE . EXECUTIVE PRODUCER .BAKIŞ ÇİZGİSİ .Filmde konuşması ve kalabalık içinde kendini belirtecek oyunu olmayan oyuncu. EXPOSURE METER (= LIGHT METER) IŞIKÖLÇER.DIŞ . EXTREME LONG SHOT (ELS) . ses dalgalarına dönüşecek akım dalgalarını üretebilmesi için optik ses şeridindeki farklı yoğunluktaki ses çizgilerini görmesine yardımcı olan küçük lamba. demirbaş. yakın plan bir çekimde net yapabilmeyi sağlayan ara parça. 2) Bir planın çekimi için kullanılan diyafram ayarı.Optik ses bandı kaydında ve sesli film gösteriminde kullanılan. açık havada yapılan çekim. unsurları içeren ve reklamı bunlara dayandırılan film.Bir sahnenin hayli uzaktan üst veya alt açıdan çekildiği ve genel tanıtım amaçlı plan.Bolca seks. POZOMETRE . Bak. Oyuncunun ana plandaki (MASTER SHOT) bakış çizgisi ile örtü plandaki (COVERAGE) bakış çizgisinin aynı yönde olması. Bak.Bir objektif ile kameradaki objektif yuvası arasına takılan.Genellikle. EXPLOITATION .Bir filmin ilan. ATMOSPHERE.Ampul.İŞ FİLMİ .UZATMA TÜPÜ . .Konuya gelen veya konudan yansıyan ışık yoğunluğunu ölçmekte kullanılan araç. BACKGROUND.İŞLETME .EXCITER LAMP .FİGÜRAN .EKSİTASYON LAMBASI .POZ 1) Fotoğrafik malzemeyi etkileyen ışık yoğunluğu ile bu ışığın duyarkat üzerine düşme süresinin sonucu. LATENT IMAGE. SILENT. fakat henüz laboratuarda yıkanmamış film. satış ve promosyonu.EXTERIOR (dış) sözcüğünün kısaltması. EXPOSURE .ÇOK GENEL PLAN . EXTRA . Bak. şiddet vd. F-STOP. PHOTOMETER. EMULSION SPEED. dikkat edilmesi gereken bir noktadır. filtreler gibi bir film yapımı için satın alınan ve muhtemelen tekrar kullanılabilecek malzeme. Oyun sırasında dikkatinin dağılmaması için bu çizgideki kişiler ve eşyalar azaltılır. EXTENSION TUBE . EXT.Bir oyuncunun görüş çizgisi. 35 . EXPENDABLES . T-STOP. EXPOSED FILM POZLANMIŞ FİLM . Kimi zaman yapım sorumlusuna (UNIT PRODUCTION MANAGER) veya yapıma ortak bir kişiye de verilir. EXTERIOR . EXPLOITATION FILM .Her türlü kapalı yer dışında. film planından normalden daha fazla uzaklaştırarak. SCREEN EXTRAS GUILD.Kamerada pozlandırılmış. Bak. bant. reklam. böylece objektifi. filmin finanse edilmesinden sorumlu kişiye verilen unvan.

En az 85 dakika süren sinema filmi.Gölgeleri aydınlatmak ve bazen ana ışığın yarattığı sert aydınlatmayı yumuşatmak için kullanılan lambalar. ERİME .Bir plan veya ses şeridi eksikse. bir görüntünün giderek kararıp tam siyahta erimesi.Yardımcı rollerden birini oynayan ve jenerikte adı günlük oyuncuların adından önce yazılan ve onlardan daha yüksek ücret alan bir oyuncuyu belirtmek için kullanılan gayrı resmi terim. FEATURE (f) . özel itina göstermek.Açılmanın (FADE IN) tersine.FİLM ARŞİVİ . hareketini sağlayan tamburlardan geçmesi için kenarları delikli şerit.Bak. FILMIC . ACCELERATED MOTION.Siyahtan başlayarak birkaç saniye içinde görüntünün tam olarak belirmesi. CINEMATIC.KARARMA. FILL LIGHT (= FILLER LIGHTS) . Bak.Bir planın ilk görüntülerinin belirerek ortaya çıkması veya son görüntülerinin giderek eriyip kaybolmasını sağlayan optik etki.DOLGU IŞIĞI .Bir filmden alınan ve reklam.AÇILMA.Yaklaşık 85 dakika süren sinema filmi gösterim süresi.FİLM 1) Sinemada gösterilen film. özel bir görsel etki veya zaman aşımını belirtmek gibi amaçlar dışında. F-NUMBER . ses eşlemesini bozmamak için kurguda onun yerine iş kopyasına eklenen boş film parçası. T-STOP. tanıtım gibi amaçlarla kullanılan kısa bölümler (That's Entertainment' filmindeki gibi).YARDIMCI OYUNCU .GÖRÜŞ ALANI .ERİME . DEPTH OF FIELD.Bir objektif üzerinde diyafram açıklığını gösteren rakamlar.Film koleksiyonlarının depolanıp korunduğu ve araştırma ve diğer amaçlarla filmlerin seyredilebildiği yer. FILM CLIP . bu işlem pek fazla uygulanmamaktadır. Günümüzde. asetat tabanlı.Laboratuar tarafından bobinlerin başına ve sonuna eklenen ve film projektöre 36 . FADE OUT/FADE DOWN .F F-STOP. FAST FILM . FILL . FEATURE LENGHT . FIELD OF VIEW . FADE IN/FADE UP . saptanmış görüntüleri perdeye yansıtmak için de projektörde kullanılan.AMORS . 2) Fotoğraf görüntüleri saptamak için kamerada. erime ile bitmesi genel bir uygulamaydı. FADE .AMORS . bir yanı duyartabaka kaplanmış. Yardımcı oyuncular filmin ana karakteri değildir fakat sözlü oyuncu (Speaking Cast) olarak kabul edilirler ve bütçede ve döküm sayfalarında böyle işaretlenirler. FEATURED PLAYERS . FILM ARCHIVE . FAST-MOTION .Desteklemek.Bak.Kamera objektifinin görüş açısı. FILM LEADER .Zayıf ışık şartlarında çekim yapabilmek için kullanılan. FILM . FEATURE (i) .Kameranın veya mikrofonun oyunculardan birine yakın olmasından dolayı bu oyuncuya daha fazla önem verildiği durum. BELİRME . Objektifin odak uzunluğunu diyafram açıklığının çapına bölerek bulunur. 60’lı yıllara kadar filmlerin belirme ile başlayıp. FAVORING .HIZLI FİLM . ASA'sı 100’ün üzerindeki negatif ham film.

filtre kullanıldığı zaman da elde edilebilmesi için çarpılması gereken rakam.takılırken görüntü kaybını önleyen.Lamba ışığına göre dengelenmiş filmle gün ışığında çekim yaparken kullanılır. toz gibi şeylerden koruyan optik cam.FİNANSE ETMEK . Bak. EXECUTIVE PRODUCER. filmi korumaya yarayan özel şeritler. UNIVERSAL LEADER. renk dengesizliğini düzelten veya ışığı dağıtan şeffaf.BİRİNCİ KAMERA ASİSTANI . 3) Sis (Fog) .FİLTRE FAKTÖRÜ . Başlıca filtreler şunlardır: 1) Günışığı veya 85 . Sky Filter) Gökyüzünden yansıyan morötesi ışınların verdiği maviliği azaltır.HAM FİLM .Kameranın veya baskı makinesinin objektifi önüne konduğunda. DIRECTOR'S CUT. FILM STOCK/RAW STOCK . cam veya jelatin levha. 5) Polarlama (Polarizing) . netlik kalitesi önemli olan bir siyah-beyaz pozitif. Bak. oyuncunun duracağı yerleri 37 .FİLTRE . FINE CUT . FIRST ASSISTANT CAMERAMAN . WORK PRINT.Kamera objektifini su damlası. 2) Diffüzyon (Diffusion) .Kamera malzemesinin sağlıklı durumda olmasından sorumlu. SCORE. ACADEMY LEADER.Işığı dağıtır.Parlama ve yansımaları kontrol için.Kamera kasetlerini doldurup boşaltmakla görevli kamera ekibi elemanı. bir halkanın merkezinden gecen dikey bir çizgiden oluşan bir sembolle belirtilen filmin kızaktaki konumu. FILM MAGAZINE (=MAGAZINE) .Pozlanmamış ve yıkanmamış film.Bak. Bak.Filtre kullanılmayan durumda belirlenen doğru pozlamanın. Filtrenin ışık emici özelliğinden dolayı pozlamanın bu oranda arttırılması gerekir. 4) Dansite. tayfın belirli dalga boyundaki bölümlerini emen. 2) Bir yönetmen veya yapımcının kontratı tartışılırken.SON KURGU 1) Kopyaların basılmasında kullanılacak negatifin kesimi için örnek olacak iş kopyasının kurgulanmış son hali. yağmur.İş kopyasının. gölgeleri ve sert çizgileri yumuşatır.Kameraya takılacak filmin doldurulduğu ışık geçirmez kamera aksamı. FILTER . beyaz veya renkli. FINANCING .Kamera gövdesinin dışında. FILTER FACTOR . Bak.KASET .Diffüzyon filtresi gibidir ama ayrıca bir sis etkisi yaratır.Bir filmin yapımı için para ödeyen kişi veya şirket.Filme ulaşan ışığın yoğunluğunu azaltır. ND (Neutral Density) . kaba kurgudan sonra daha geliştirilmiş kurgusu. FILM LOADER .Bir film projesi için parasal destek. Yoğunluk. kum.İNCE KURGU . FILM MUSIC . FILM PLANE . FINAL CUT . objektifleri takıp çıkaran. Morötesi UV (Ultraviolet. FINE GRAIN . kamera veya oyuncu hareket halindeyken net takibini (mizopuan) yapan.Projeyi finanse eden kişi veya şirkete ya da bu finansı sağlayan kişiye ödenen para.İNCE GREN 1) Bir tür duyartabaka. 6) Ültraviyole. EDITING. FINANCING ENTITY . FINANCING FEES . 2) Dup negatif üretiminde kullanılan ve duyartabaka hızı değil. gösterime girecek kopyaların şekil ve içeriğinde kimin söz sahibi olacağını belirten madde. 7) Koruyucu (Protection) .

Üstünden mikrofonlar sarkıtılan uzatma çubuğu.Bir senaryonun devamlılığı sağlanmış ve diyalogları tamamlanmış ilk hali.Dramatik etki amacıyla veya hikâye gereği.Movioladakinin tersine. olayların kronolojik sırasında geleceğe doğru yapılan sıçrama.Parlak bir cisimden kaynaklanan ve görüntüde hale oluşmasına sebep olan parıltı. yapımın yürümesinden. FISHPOLE . FLASH FRAMES . Brüt kâr ortakları ve dağıtımcı. her sahne için figüranların sayısını belirler ve yönetmen ve yapım yönetmenin onayı ile onları işe alır.FIRST AD de denir.START / STOP KARESİ . basın ajanı için argo terim. olayların kronolojik sırasında geçmişe dönüş. kamerayı çalıştırmasını işaret eder.FLAŞ PLAN . Bak.Özellikle gölge alanlardaki pozlamayı arttırmak için pozlanmamış filmi çok kısa bir süre. çok zayıf bir ışığa göstermek. Bak. BİRİNCİ VİZYON . Yapım sırasında figüranlardan. kontrastı azaltır.Dramatik etki için kullanılan çok kısa bir plan. bir çerçeveye gerilmiş siyah kumaş.BİRİNCİ YÖNETMEN YARDIMCISI . herkesin ve her şeyin zamanında doğru yerde olmasından.Dramatik etki amacıyla veya hikâye gereği.REFLE . FLASH (i) . FLACK . film ve ses bobinlerinin yatay olarak geçtiği kurgu masası.Reklam görevlisi. FIRST RUN . FLATBED . FLANGE . Çekim başlayacağı zaman “Sette sessizlik!” komutunu verir ve kamera operatörüne. Yönetmenin sağ kolu.Setin bir bölümünü. Bak.TEKKAPAK . FIRST ASSISTANT DIRECTOR .GERİYE DÖNÜŞ. FLAG . sette düzen ve disiplinin korunmasından sorumludur. gösterimden sağladığı ilk kazancı belirten terim. FLAŞBEK .İLK TASLAK .işaretleyip.Önemli bir pazar bölgesinde bir filmin ilk gösterimi. WHIP PAN) . Bir sahnenin başlangıcını kurgucuya belirtmek için bazen kameraman bilerek çok sayıda kareyi fazla pozlar.FLANŞ . Yapım başlamadan önce senaryonun dökümünü yapar. 2) Bir setin hareketli geniş bir bölümü.Bir çekimin başında kamera tam hızını bulana kadar aşırı ışık görerek fazla pozlanan kareler. FIRST DOLLAR . DIRECTOR'S CUT. Yönetmenle yapım yönetmeni arasındaki bağlantıdır ve kimi küçük yapımlarda yapım yönetmenliği de yapar. GOBO. FIRST DRAFT .Bir filmin.BALIKGÖZÜ . Genellikle İkinci (SECOND) denen bir yardımcısı vardır.İLK GÖSTERİM.İyice bulanık görüntüler veren hızlı çevrinme. Genellikle laboratuarda yapılan hassas bir işlemdir. FLARE . FLASH (f) . bu paradan kendi paylarını alırlar.Deforme bir görüntü veren aşırı genişaçı objektif. SECOND ASSISTANT DIRECTOR. Birden fazla bobini 38 . Bum kullanmaya uygun olmayan yerlerde işe yarar. Bu işlem.Kurgu odasında film bobinlerinin düzgün sarılmasını kolaylaştırmak için anrulöze takılan madeni veya plastik disk. Net kâr ortakları ise. FLASH PAN (= SWISH. FIRST CUT .Bak. bunların kameraya uzaklığını ölçen ve net ayarlarını buna göre yapan kamera ekibi elemanı. FLASHFORWARD . film maliyetini kurtarana kadar beklerler. FLAT 1) Negatifte veya Kopyada kontrastı veya alan derinliği çok az olan görüntü.YILDIRIM PAN . Mat sprey kullanarak giderilir veya azaltılır. FLASHBACK . BLOOM. bir eşyayı gölgelemek veya kamera objektifine gelen lamba ışığını kesmek için kullanılan. FISHEYE LENS .

ODAKLAYICI . FOG MACHINE .PLATO .Keskin.NET YAPMAK .Vücut hareketlerinin seslerini yaratması için dublaj stüdyosuna çağrılan uzman kişi. görüş açısı o kadar geniştir. KIRPIŞMA . PERSISTENCE OF VISION. FLATNESS OF FIELD .SİS 1) Yanlışlıkla ışık almasından dolayı filmde beliren yoğunluk. bir et parçasına vurarak yapılan yumruk sesi gibi). FLOODLIGHT (= FLOOD) .SES ETKİSİ . FOCUS (f) . FLICKER . FOCUS PULLER – BİRİNCİ ASİSTAN. pazarlıkta ücretleri götürü tespit etmeye çalışır. FOLEY . FOCUS (i) .OBTÜRASYON.ODAK UZUNLUĞU . Gündelik veya haftalıktan farkı. ANAMORPHIC LENS. Bir kovalamaca sahnesinin inandırıcı olması için. oyuncunun hareketlerini taklit ederek sesler çıkarır (ayak sesi. SECOND ASSISTANT CAMERAMAN. net bir görüntü elde etmek için bir objektifi ayarlamak. FLY 1) Bir setin üstünde iplere asılı dekor.Hareketli zor çekimlerde netliği takip edebilmek amacıyla odaklayıcının (birinci kamera asistanının).Sis etkisi yaratmak için yere çöküp kalan soğuk duman üreten özel etki aracı.Bir sesli stüdyonun (SOUND STAGE) çekim yapılan bölümü.GÖTÜRÜ ÜCRET .Normal projektörler için basılan standard kopya. FOCAL SETTINGS . FOLLOW FOCUS. Kamera ve kamera malzemesinden. WIDE SCREEN. Odak uzunluğu ne kadar kısaysa. FOG FILTER .Sis etkisi yaratmak için objektifin önüne konulan dağıtıcı filtre. fazla mesai ödenmemesidir. FLOOR .Objektif ile oyuncu arasındaki uzaklığı bir şerit metre ile ölçerek tespit eden ve buna göre net ayarını yapan kamera ekibi elemanı.Bir negatifin merkezinde ve kenarlarında aynı keskinlikte görüntü veren bir objektifin kalitesi. Bak.Bir objektiften geçen ışık ışınlarının bir görüntü vermek için birleştiği nokta.Bir setin geniş bir bölümünü aydınlatan çok güçlü ışık kaynağı. Bak. önceden ölçüp belirlediği noktalar için objektifin net halkasına koyduğu işaretler.SİS MAKİNESİ .eşzamanlı geçme olanağı sağlar. yürüyecek mi?” (Do you think this deal will fly?) FOCAL LENGTH .FOG FİLTRESİ .ODAK ALANI . 39 . Bir yapımcı. nefes nefese soluk sesi. FLAT PRINT . STREAMER.NET İŞARETİ . sıkıştırılmış kopyadır. 2) Görsel etki için bir sahnede sis makinesiyle yaratılan hava yoğunluğu. Bak.ODAK . FOLEY ARTIST . 2) “Bu iş olacak mı.Bir dublaj stüdyosunda kaydedilip sonra filmdeki yerine kurgulanan insan hareketleri sesi veya ses etkisi.SES EFEKTÖRÜ . FOCAL PLANE .Bir merceğin merkezi ile uzaktaki bir cismin görüntüsünün berrak olarak belirdiği kritik odak noktası arasındaki uzaklık. Bak.Bir objektifin verdiği görüntünün net olarak belirdiği alan. Filmin tam bu alanda bulunması gerekir.DÜZ KOPYA . öbür kamera asistanları kadar o da sorumludur.Bir hizmet karşılığı ödenen sabit ücret. FOG . sahneyi izleyen 'foley' sanatçısı (efektör). Bu tip masalarda en tanınmış markalar STEENBECK ve KEM'dir. FLAT RATE . FOLLOW SHOT. mesailerle uğraşmaktansa.Bir film saniyede 24 kareden düşük bir hızla gösterildiğinde meydana gelen can sıkıcı durum.ALAN DÜZLÜĞÜ . Bak. FIRST ASSISTANT CAMERAMAN. Karşıtı.

FOUR-WALL .KARE .Bak. Bak. 35 mm filmde 16 kare bir fut (ayak) uzunluktadır.Bir filmin yabancı ülkeler salonlarında gösterime sunulması. FOLEY STUDIO . FOLLOW FOCUS . Bağımsız yapımcıların yaptığı küçük bütçeli veya sanat filmlerinin seyirciye ulaşması veya bir dağıtımcı bulması için uygulanan bir yoldur.ÇERÇEVELEMEK 1) Kameranın bakacından (vizör) izleyerek görüntüyü düzenlemek. FORCED CALL . FOREIGN DISTRIBUTION . Bak. FOLEY TRACKS . ASPECT RATIO. FOOT (= TAIL) . Saniye Fit Kare 1 1 + 8 2 3 + 0 3 4 + 8 4 6 + 0 5 7 + 8 10 15 + 0 30 45 + 0 FOOTAGE COUNTER . 24 kare/saniye hızda bir saniyede 1 fut + 8 kare film geçer.Sahneyi perdede gösterirken o sahne için gerekli ses etkilerinin yaratılıp kaydedilmesi için özel donanımlı ses kayıt stüdyosu.ÖN PLAN 1) Setin.ETKİ BANDI . 2) Görüntüde en önde gözükenler.Fit ve inç yerine fit ve kare birimiyle belirtilen film şeridi uzunluğu. FRAMES PER SECOND FRAME (i) .Kameranın.METRAJ GÖSTERGESİ . FRAME (f) .Bir oyuncuyu veya ekip elemanını. pencereden geçen filmin uzunluğunu belirten gösterge. FORMAT . FOLLOW SHOT . filmdeki yerlerine kurgulaması için ses etkilerinin kaydedilmiş olduğu 35 mm ses bandı. Bu görüntüler 24 kare/saniye hızla perdeye yansıtıldığında. gerekli en az dinlenme süresi dolmadan yeniden işe çağırmak. 40 . hareket halindeki oyuncuyu izlediği.Filmin çekildiği ülkenin dilinden başka bir dilde gösterilmesi için hazırlanan dublajlı veya alt yazılı kopya. Kimi filmlerin kurgusu da dış pazarların şartlarına göre değiştirilir. MİZOPUAN . kameraya en yakın olan bölümü.Bir mum gücündeki bir ışık kaynağından bir fut uzaklıktaki cisme düşen ışık yoğunluğu.Kamera veya oyuncu hareket halindeyken sürekli net bir görüntü elde etmek için objektifin net ayarında yapılan düzeltmeler.NET TAKİBİ.FOLEY STAGE . FPS . aradaki uzaklığı koruyarak onun gittiği yönde ilerlediği veya gerilediği plan.ETKİ STÜDYOSU . FOREIGN SALES REP . normal bir hareket duygusu uyandırırlar.Film bobininin (REEL) sonu. FOREGROUND . yabancı ülkelerde işletilmesi.Kamera.Bir film şeridindeki her bir görüntü. FOOTCANDLE . FIRST ASSISTANT CAMERAMAN.Bir film için gerekli ses etkilerinin yaratılması için çeşitli zeminler ve araçlarla donatılmış dublaj odası. projektör veya baskı makinesinde. FOREIGN VERSION . FOOTAGE .TAKİP PLANI .Bir filmi yabancı ülkelere satma veya bu ülkelerde işletme yetkisi verilen kişi veya şirket.Kurgucunun. FOCUS PULLER.Bir filmin gösterimini yapmak için bir sinema salonunu götürü bir ücretle kiralamak.Filmin perdeye yansıtılan görüntüsünün boyu ile yüksekliği arasındaki orantı.

Bir şirkete uzun süreli kontrat veya maaşla bağlı olmayan yönetmen. yıldız oyuncuların adları. kostüm tasarımcısı. araba hareket halindeyken filme alınır. Bak. kast sorumlusu. önemli rollerdeki oyuncuların adları. 2) Önceden çekilmiş bir görüntüyü özel bir perdeye yansıtarak bu görüntü önünde oynayan bir oyuncuyu filme almak için kamera objektifi aksında gösterim yapan düzenek. FRONT PROJECTION . yapım tasarımcısı.Manyetik demir oksitle kaplanmış 35 mm film tabanı. kira yardımı gibi ödemeler. DOUBLE PRINTING. bir (yönetmenin adı) filmi. perdenin önünden yapılan projeksiyon. FULL COAT . FRESNEL LENS . FRONT CAR MOUNT .BAĞIMSIZ. PERK. projektör veya baskı makinesinde.Bir planda tek bir kareyi tekrar tekrar basarak kopyada durağan bir görüntü elde edilmesi.Yatay veya dikey çevrinme (pan / tilt) yaparken kameranın yumuşak hareket etmesini sağlayan sehpa başlığı.FULL SHOT sözcüklerinin kısaltması.Efekt sözcüğünün kısaltması. FRINGE BENEFITS . FRAMES PER SECOND (FPS) . FS . INDEPENDENT CONTRACTOR.ARABA MONTÜRÜ .FRİKSİYON BAŞLIK . kurgucu. görüntü yönetmeni.FRENEL MERCEK . Kurgucunun görüntüyle sesleri eşleyebilmesi için.Bir filmin yapımına başlıca katkıda bulunanların önem sırasına göre listesi. SKIP FRAMING.Maaştan ayrı ve genellikle nakit olmayan ek ücret.BAŞ YAZILAR. yapımcı ve en sonda yönetmen şeklinde sıralanır. FRAME UP . FRAME DOWN .KARE/SANİYE . senaryo yazarı. FX . BAŞ JENERİK . Bak.Bir arabanın kaputuna takılan ve kamerayı taşıyan düzenek.DONUK KARE .Bir oyuncunun. FREEZE FRAME . başının tepesinden ayaklarının ucuna kadar tam boy göründüğü plan. eşmerkezli dışbükey mercek halkalarından oluşan ve spotlarda kullanılan büyük çaplı mercek. Bunun yardımıyla arabanın içinde veya dışında geçen olay. BACK PROJECTION) daha parlak bir görüntü veren. Genellikle: dağıtım şirketi. yapımcı veya yapım şirketi. bu bantlara aktarılır. FRICTION HEAD . filmin kaç karesinin pencereden geçtiğini belirten gösterge. FRAME COUNTER . Bu bantlara tek kanaldan altı kanala kadar kayıt yapılabilir. FREELANCE . Projektörün kızağı aşağı hareket ettirilerek perdedeki görüntü ortalanır.KARE SAYACI . Bak. FULL SHOT (FS) . projektör veya baskı makinesinde bir saniyede pencereden geçen kare sayısı. FRONT CREDITS . filmin adı.Perdede görüntünün alt kısmı kesildiği zaman makinistin yaptığı hareket.2) Film şeridini projektörün veya kurgu makinesinin kızağına yerleştirirken. besteci.Kamera. SERBEST MESLEK . FRINGE RATES .Bir çalışana ücretin dışında yapılan sağlık primi. senaryo yazarı.Projektör kızağını yukarı kaydırarak perdede görüntüyü ortalamak. 41 .Bir kamera. ışıkçı gibi kişiler. Etki veya dublaj stüdyolarında sesler doğrudan bu banda kaydedilebilir.ÖNDEN PROJEKSİYON 1) Sinema salonlarında perdenin arkasından yapılan projeksiyondan (REAR PROJECTION.BOY PLAN . yapımcı. çekimde kaydedilen sesler.Augustin Jean Fresnel'in bulduğu. FRAME DOWN'ın tersi. karenin (görüntünün) bütünüyle perdede görünebileceği şekilde ayarlamak.

objektif hizasından düzgün geçmesini sağlayan parça. GEARED HEAD .Görüntü yönetmeninin yönetiminde bir setin aydınlatılmasını gerçekleştiren şef elektrikçi. 42 . GAFFER . GAMMA INFINITY . enli. GAUGE . GAMMA . Temizlenebilmesi için menteşeler üzerinde bir kapı gibi açılabilir.Çekimde yapılan tehlikeli gösterileri (STUNT) belirtmek için kullanılan terim. ELECTRICIAN'S TAPE) Hemen her türlü yüzeye yapışabilen ve söküldüğü zaman. projektör veya baskı makinesinde filmin. Bak.SONSUZ GAMMA .DİŞLİ BAŞLIK . GAG . GATE PASS .IŞIKÇI . GAFFER'S TAPE (= DUCT TAPE.tilt) yapabilmesi için sehpaya veya arabaya takılan ve dişli çarklarla hareket eden başlık. Çekimden önce veya çekim sırasında. yapıştırıldığı yeri zedelemeyen gümüş renkli.GAG . RATING. GAUZE (= CHEESECLOTH) . GATE KIZAK .Kamera. adamlarının yerleştireceği lambaların yerini belirler. çok yapışkan bez bant.Filmin yıkanacağı kontrast derecesini gösteren rakamsal ölçü.TÜL .Diffüzyon filtresinin etkisine benzer bir etki yaratmak için objektifin önüne konulan seyrek dokulu ince kumaş.Bir filmin yıkanabileceği en yüksek kontrast derecesi.G G G DAMGASI .Kameranın çok yumuşak yatay ve dikey çevrinmeler (pan . DRIVE ON.Film şeridinin genişliğini belirtir.Bir filmi her tür seyircinin izleyebileceğini belirten MPAA onayı.Bak.GAMMA .

Bir duyarkattaki parlak ışıktan gölgeye kadarki yoğunluk dereceleri. vestern. stüdyoda ve yakın mekandaki çalışmasının 12 saati aşan kısmı için hafta içi günlerde saat ücretinin iki katı ücret ödenir. PRODUCTION ASSISTANT.Yükseltmek. GOLDEN TIME (= GOLDEN HOURS) .TEKKAPAK 1) Çekim sırasında kameraya gelen ışığı kesmek veya belirli bir yeri gölgelemek için bir sehpaya tutturulmuş gölgelik. GENERATOR OPERATOR . negatiften ara negatif (CRI) (ikinci nesil) alıp.Bir filmin bir ülkede çok sayıda sinemada gösterime girmesi. 43 . Bak. GENERATOR . GRADER .NESİL. gösterim kopyalarına varıncaya kadar geçilen her bir basamak. Bak. Çalışma yerine stüdyonun sağladığı bir otobüsle gidilecekse veya gece kalınacak kadar uzak bir mekânda çalışılıyorsa. GENRE .Bir negatifin yoğunluğunu (dansitesini) belirleyen laboratuar teknisyeni. Yaygın şekil. GENERAL RELEASE . GOFER (= RUNNER) . tatil günleri için 5 katı hesap edilir. fazla mesai 14 saatten sonra başlar ve hafta günleri için saat ücretinin 2.Çok zor yapılabilecek ve pahalıya mâlolacak dekorları veya gidilemeyen mekânları filmde gösterebilmek için kullanılan bir teknik. Elde ettiğiniz kopya. düzgün çalışmasından ve bakımından sorumlu kişi. bilim kurgu gibi).JENERATÖR OPERATÖRÜ Jeneratörü çalıştıran. GLASS SHOT . GOOSE (i) . ÜRETEÇ . Özgün negatifle kopya arasında ne kadar fazla nesil olursa.Benzin veya dizelle çalışan bir motor aracılığı ile elektrik üreten seyyar enerji kaynağı. şeffaf tabaka. GENERATION .5 katı. pazar. Çift mesai ödenen tatil günlerindeki (cumartesi. bundan kopya (üçüncü nesil) basmaktır. kopyanın kalitesi o kadar zayıflar. MATTE SHOT.Belirli bir tarz film (komedi. Negatiften ara pozitif (IP). GOBO (= FLAG) . GRADATION .GEL (= JELLY) . GRADUATED FILTER . 2) Bir ışık kaynağının rengini değiştirmek için kullanılan renkli.Bir çekimde sahnenin değişik bölümlerinin değişik yoğunluklarda veya değişik renklerde görüntülenebilmesi için kullanılan filtre. Bak. JENERASYON .JANR.Kamera ve ses malzemesini taşıyan kamyon için argo terim.DEGRADE FİLTRE . İstenen sahnenin resmi bir ressam tarafından bir cama yapılır ve kamera bu camın arkasına konarak sahne çekilir. bayram) fazla mesai ücreti.JENERATÖR. GOOSE (f) . ikinci nesildir. arttırmak (goose up the sound).Kopya basmadan önce negatif planların yoğunluğunu belirlemek. GRADING . ondan dup negatif (DUPE NEGATIVE) alarak bundan basılan kopyalar da üçüncü nesil sayılır. TÜR .Özgün negatiften başlayıp.FAZLA MESAİ Stüdyoda çalışan ekip elemanına.JELATİN FİLTRE 1) Bir stüdyo lambasının ışığını yumuşatan dağıtıcı. Gösterim kopyası elde etmek için ender olarak bir negatiften doğrudan kopya basabilirsiniz. 2) Stüdyoda kayıt sırasında ses yankılanmasını kesmek için kullanılan ses emici seyyar pano. normal saat ücretinin dört katı olarak hesaplanır.GENEL GÖSTERiM .Yapım için küçük işlere koşturulan kişi. CRI.

GYRO HEAD . BEST BOY. canlı görünmesi için bunların yeşile boyanması gerekir.Çekim anında kaydedilen ve sonra daha iyi şartlarda yeniden yapılacak kayıt için örnek işlevi gören ses bandı.) 2) İki veya daha fazla taraf arasında imzalanan ve şartlar yerine geldiği anda belli bir paranın bir seferde veya taksitler halinde ödeneceğini belirten kanuni sözleşme. Kesilip dekora yerleştirilmiş bir ağaç uzun süre sette bekleyip de yaprakları sararmışsa. arabayı iter veya çeker.Sinema endüstrisi ile ilgili ticari gazetelerde (TRADE PAPERS) yayınlanan raporlarda. GREEN PRINT . yönetmenin tüm ücretinin ödeneceğini garantileyen madde gibi. GUIDE TRACK KILAVUZ SES . kiralama gelirine ortaklık.Yatay ve dikey çevrinme yaparken kameranın yumuşak hareket etmesi için jiroskopik düzeneği olan sehpa başlığı. MACHINE SPLICER.CAYRO BAŞLIK . KEY GRIP.Projeksiyona hiç girmemiş veya projeksiyon için yeteri kadar kurumamış kopya. kum torbaları (SAND BAG). Bu terim çoğu dağıtım. GUARANTEE 1) Kontratlarında yazılı garanti maddeleri olan çizgi üstü kişiler için kullanılan terim. ambalaj torbaları. şaryocu rayları kurar. marangoz aletleri. Bu garantiler ön satış ve işletme sözleşmelerinde kullanılır ve bir yapımın finansmanına destek sağlar. bu görüntü ile laboratuardaki gri kart karşılaştırılarak gerçek ton değerleri bulunur. GRIP PACKAGE . Bak. el aletleri. Bu karton sette görüntülenir ve negatif yıkandığında. GRISWOLD . reflektörler (REFLECTOR) ve reflektör sehpaları (HIGH ROLLER). eldivenler.Sette değişik alanlarda çalışan ekip elemanlarını belirtmek için kullanılan genel terim. ilk başoyuncu angaje edildiği anda. yönetmenler ve ağırlıklı oyunculara mahsustur. finansman ve katılım sözleşmelerinde. Bu bant filmde kullanılmaz. film çekilsin çekilmesin.Bak. Bu anlaşma yapımcılar.Seti. COLOR BARS. tel kafesler (SCRIM). bir filmin o güne kadar yaptığı toplam hasılat. Projektörde sıkışmamaları için yeni kopyaların hafifçe yağlanması gerekir.Filmin net gelirine değil. GROSS . Işık yardımcıları lambaları toplar ve yerleştirir. 30x30 çerçeveler ve aynı boy siyah ve beyaz kumaşlar. Bak.SET MALZEMESİ . inşaat setçileri seti ve fonları kurar. kama takozları.Kamera ve ışıkların yerleşim ve kullanımı için gerekebilecek her tür malzeme: takozlar.Bir duyarkattaki gümüş zerrecikleri. 44 . bitkiler ve ağaçlarla donatan ve bunların bakımını yapan kişi. tekkapaklar (FLAG). Görüntü yansıtıldığında bunların farkedilebilir olması her zaman istenen bir şey değildir.GRAIN .SETÇİ . gösterimci kendi yüzdesini (pursantaj) aldıktan sonra dağıtımcıya (işletmeciye) kalan parayı belirtir. GROSS DEAL . GREENSMAN . lamba sehpaları. (Bir yönetmenin kontratında. GRIP . GREY CARD/GREY SCALE (= LILY) GRİ KART Beyazdan siyaha kadar çeşitli gri tonları gösteren standard karton.GREN .

bir aksaklık var mı bakın’ demektir. Çekim yenilenir.HALOJEN .5-3 metre önünde asılı ve setin gerisinde büyük bir şeymiş hissini uyandıran küçük dekor parçası.ELDE KAMERA . şekillendiren ve gerektiğinde peruk vb.Mavi ve morötesi ışınları emerek havadaki pus etkisini azaltan filtre. senaryo dökümünün başlıca unsurlarının yazıldığı 10 santim eninde ve 30 ila 40 santim HALF LOAD . son yapılan ve beğenilen çekimin görüntülerinde.Bak.Görüntü alanındaki parlak cisimlerin görüntüsünün etrafında oluşan ve haleye benzeyen bulanıklık etkisi. malzemeyle ilgilenen ekip elemanı.BERBER. yüksekkare ve düşükkare çekimleri belirtmek için kullanılmaktadır.Kameranın 1. HAZARD PAY .Tehlikeli şartlarda çalışan bir kişiye yapılan fazladan ödeme. toz.TEHLİKE TAZMİNATI . Bunu önlemek için film üreticileri tabanın sırtını 'antihalo' denen bir tabaka ile kaplarlar. SPLICER.HALO. HAND-HELD CAMERA . . Bak.İyodin. Yönetmen bir planın son çekimini beğendiği zaman “CHECK THE GATE” der. HALE . toz ve diğer parçacıkların ışığı dağıtması yüzünden oluşur.SERT. Bu eşyalar aksesuar bölümü tarafından alınır. ‘kurulu düzen bozulmadan önce her şeyi kontrol edin. çapak gibi yabancı madde olduğunu belirten kameraman terimi. HARD .H HAIRDRESSER . Film tabanından duyartabakaya yansıyan ışıktan olur. silah. gazete gibi küçük eşyalar. klorin ve brominler.Yüksek kontrast ve sert gölgeler veren parlak ışık. boyayan. Belirli bir etki yaratmak için kullanılır. KONTRAST – Işık veya görüntüde aşırı kontrastı belirtir.Sessiz film zamanında kamerayı çalıştırma şekli. KUAFÖR . Kameralar elektrik motoruyla çalışmaya başladıktan sonra OVERCRANK ve UNDERCRANK sözcükleri. Bu. kızağa takılmış bir kıl veya çapağın gölgesi var demektir. BOX RENTAL.Oyuncunun saçını kesen. HALOGEN . yapılır veya kiralanır.SERT IŞIK .Bir film veya teyp bobininin başı. Kullanacağı malzemeyi kendi temin eder ve bunun için kendisine ayrıca bir ücret ödenir. flüorin. HAZE FILTER .PENCEREDE KIL VAR . STEADICAM.Üzerine.Bir oyuncunun sahnede kullandığı kitap. Film kızağını kontrol eden birinci kamera asistanı ‘Hair in the gate’ derse. HAND PROPS .Normal takozun yarı HAND-CRANKED . Pus.Sehpaya bağlı olarak değil de kamera operatörünün elinde taşıyarak kullandığı kamera. HARD LIGHT . bir helikopter kameramanına tehlike tazminatı ödenir.Silah ve diğer patlayan malzemeye yarım ölçü patlayıcı doldurulduğunu belirten özel etki terimi. 24 kare/saniye hızı tutturacak şekilde çevrilirdi.BEŞLİK TAKOZ yüksekliğindeki takoz. HALF-APPLE . HEAD . HANGING MINIATURE . Örneğin. 45 . halojen diye bilinir.PUS FİLTRESİ . HAND SPLICER . HALATION . HAIR IN THE GATE . HEADER .Kameranın film kızağında kıl. Bak. Kameranın mekanizma kolu.

Doğrudan kameraya doğru gelen bir hareketin göründüğü plan. HEADS OUT (= HEADS UP) . TYLER HIGHLIGHT .KOLALI YAPIŞTIRMA .Halogen Medium Iodide sözcüklerinin kısaltılmışı. HELICOPTER CAMERA OPERATOR HELİKOPTER KAMERAMANI .Kurgu odasında Movioladan geçen film bobinlerini taşıyan sehpa.Büyük başarı. HIGH HAT/HI HAT (= TOP HAT) – HEMZEMİN SEHPA Çok alçak açılardan çekim yapabilmek için kullanılan küçük. tek parça halini alır. . HMI LIGHT . fihristidir. Parçalar. Yapıştırmanın bir başka şekli.ÜST AÇI ÇEKİM.Helikopterden çekilecek sahneler için bu alanda deneyimli kameraman. çekimin net olmadığını belirtir. uçlarından ince bir bölüm duyartabaka kazınarak üstüste bindirilir. yüksek lamba ayağı. HOT SET . 'COPTER MOUNT. HIT .Canlı çekimdeki optik donuk karenin (FREEZE FRAME) canlandırma sinemasındaki karşılığı. HEAD-ON SHOT . LAFINI SÖYLE .YERİNİ BUL. HIATUS . Bak.Oyuncunun yalnızca başının göründüğü yakın plan. Güçlü günışığı veren ark lambalarını belirtir.Projeksiyona hazır şekilde sarılmış film bobini. HIGH FALL . HONEYWAGON . gri skalanın açık tonlarını öne çıkartarak canlı ve parlak görüntüler sağlar. HIGHROLLER .Bir sahneyi bütünüyle parlak ve bol ışıkla aydınlatma tarzı. HIGH ANGLE SHOT . Hemen bütün televizyon dizileri yapımında uygulanır. 'COPTER MOUNT.Yüksek bir yerden atlama veya düşüşü belirten terim.Geniş. 46 .Bir sahnenin planlanışına göre doğru zamanda doğru yerde olmayı belirten terim. alçak sehpa veya kamera montürü. negatifte en yoğun bölüm olarak beliren en aydınlık bölümü.Konuya veya harekete yukardan bakılan çekim. gerektiği kadar söküp. TYLER MOUNT. PLONJE . Kalıcı bir yapıştırma değildir ve kurguda.Herşeyiyle çekime hazırlanmış veya halen çekim yapılmakta olan set.Rolünün bir yaratıcılık gerektirmediğini belirten oyuncu terimi.Bir konunun. HOT SPLICE (= CEMENT SPLICE) . Kimyasal bir maddeyle iki parçanın tabanları eriyerek birbirine kaynar. yapım şeması tahtasındaki (PRODUCTION STRIP BOARD) küçük yapım şeritlerinin kılavuzu.boyunda karton şerit. yapıştırıcı bantla yapılanıdır. HOLD FRAME . “Missing your marks” sözleri. birkaç ay ara verilir ve yeniden çekime başlanır. HIT YOUR MARKS YERİNİ BUL . Yoğun ışık kullanmak. HEAD SHOT . HORSE . HIGH KEY LIGHTING . Bu şerit.İki film şeridinin uçlarının. Negatifte veya yırtılmış kopyalarda uygulanır.BAŞ ÇEKİM . iki film şeridi.Oyuncuların ve ekibin tuvalet ve giyinme odası ihtiyacını karşılayan karavan.Bak.Bir süre için yapıma ara verilmesi. HELICOPTER MOUNT MOUNT. Helikopter pilotu ile anlaşarak gerekli planların çekimini yapar. HIT YOUR MARKS AND SAY YOUR LINES . Bir mevsimlik bölümler çekildikten sonra. ayrılmayacak şekilde birbirine yapıştırılması.

Bak. yönetmen karar verir. Bu ışığı ölçmek için kullanılan 47 . HOUSE NUT . (Yazar. uçma. Kuartz/ Halojen ışıkla karıştırılmamalıdır. Barbra Streisand ve Warren Beatty. WING IT.Kolalı yapıştırmanın yapıldığı aygıt.Çekimin herhangi bir anında sahnenin. Soğuk ve sert olan flüoresan ışıktan daha sıcak ve yumuşaktır. IMAGE .yeniden yapıştırmayı sağlar. filmin saptayabileceği bir görüntünün oluşabilmesini sağlayacak ışığın elde edilmesi. Bantla yapıştırmada uçlar üstüste değil. Woody Allen. IMPROVISE .Cam ampulün içinde akkor hale gelmiş telin yaydığı ışık. HYPERFOCAL DISTENCE .AKKOR IŞIK .Yansıyan ışığın (REFLECTED LIGHT) karşıtı olan. Çekim sırasında görüntüde nelerin belireceğine. yönetmen. Orson Welles. INCIDENT LIGHT GELEN IŞIK . yanyana gelir. Kuzey Amerika'da yapım.Bir sinema salonunun bir haftalık işletme giderlerini belirten gösterimci terimi. HYPHENATE .Doğal veya yapay kaynaklarla.) I IATSE . yapımcı.Setin bir bölümünün aşırı aydınlatılması sonucu filmdeki görüntüde meydana gelen parlaklık. her iki parçadan da birer kare kaybedilir. IN CAMERA . konunun üstüne gelip onu aydınlatan ışık.Objektif sonsuza odaklandığında. HOT SPLICER . bu uzaklığın yarısıyla sonsuz arasındaki alanda kabul edilebilir bir netlik elde edilir. 90/10 şartlı bir anlaşmada. senaryoda yazılı olanların dışına çıkmak. HOT SPOT . bunların en ünlülerindendir. görüntü yönetmenine danışarak. INCANDESCENT LIGHT . 2) Yapımda sorunlarla karşılaşıldığında hemen yeni seçenekler üretmek. TULUAT 1) Öngörülmemiş sözcükler veya hareket yaratmak. IDIOT CARDS . CUE CARDS.'International Alliance of Theatrical and Stage Employees' sözcüklerinin kısaltılmışı. Kolalı yapıştırmada uçlar üstüste bindiği için.GÖRÜNTÜ . oyuncu. Charlie Chaplin. objektife en yakın net alanla objektif arasındaki uzaklık.Bak.HİPERFOKAL UZAKLIK . kameranın gördüğü bölümü. Bu uzaklık belirlenip objektif buraya odaklandığında. ILLUMINATION .DOĞAÇLAMA.AYDINLATMA .Film üstündeki fotoğrafik kopya. salon masrafları çıktıktan sonra gişe gelirinin %90 ı dağıtımcıya ödenir.Bir filmde büyük sorumlulukların birden fazlasını yüklenen kişi. dağıtım ve gösterim dallarında çalışanların 1000 den fazla yöresel meslek kuruluşlarının bağlı olduğu ana kuruluş. Objektifin odak uzunluğuna ve kullanılan diyaframa göre değişir. Buster Keaton.

toplam negatif maliyetinin yüzde 2 ile 4 ü kadar bir miktar. Bir objektifin netlik ayarı halkadaki sonsuz noktasına getirildiğinde. (Bir listede bir adı işaretleyen kalem. yapımı için anlaşma imzaladığı film sayısını belirtmek için kullandığı terim (yukarıdaki örnekte 5 film). COVER SHOT. Bak. büyük bir stüdyoya kontratla bağlı olmayan bir yapımcıyı da belirtir. INDEPENDENT PRODUCTION . INT . Bu yüzde. Gene de. SYNCHRONIZATION. Bunun gerçekleşmediği durum.İki ayrı motorun eşzamanlı (senkron) çalıştığı durum.Bağımsız yapımcı (INDEPENDENT PRODUCER) veya bağımsız yapım (INDEPENDENT PRODUCTION) sözcükleri için kullanılan argo terim.Ayırım negatifleri (SEPARATION NEGATIVES) üretmek için kullanılan ve her biri bir asal renge duyarlı üç kat duyartabaka (emülsiyon) kaplı renkli film. oradaki bir noktadan objektife yansıyan ışık ışınları paralel kabul edilebilir. INDEPENDENT CONTRACTOR . INSURANCE TAKE . Günümüzde. INTENSIFICATION . birliğe bağlı olmayan ve sınırlı bir dağıtım için yapılan küçük bütçeli filmleri gerçekleştiren kişileri belirtirdi. konuya gelen ışığın yoğunluğunu ölçer. döşemeye damlayan kan damlası gibi) INSERT STAGE . INKIE .ARA PLAN .Çok değişken şartlar içerdiği için bir filmin sigorta maliyeti kesin olarak belirlenemediğinden. INDIE PROD WITH A (FIVE) PIC PACK . bağımsız bir yapımcının.) kabul edilir.Bir sekansta olayı açıklamak veya devamlılığı sağlamak için araya konan kısa süreli ayrıntı plan.BAĞIMSIZ YAPIM .Öyle bir uzaklık ki.Görülebilir ışıkların dalga boyundan daha uzun (ve yavaş) dalga boyunda ve gözle görülemeyen ışınlar. (INCANDESCENT) IN-PHASE . Sinema filmi ve televizyon yapımlarında kullanılacak ara planlar için hizmet veren uzmanlaşmış firmalar vardır.Sinemayla ilgili ticari basının (TRADE PAPERS). oyuncu kadrosu gözönüne alınarak belirlenir.Hizmet veren.Görüntünün yoğunluğunu ve kontrastını arttırarak. INDIE PROD .INTERIOR için kullanılan kısaltma. INFRARED KIZILALTI .Büyük stüdyoların finanse etmediği yapım. FREELANCE. mekânlar. INSERT . çekim programı.SONSUZ (UZAKLIK) .Ara planların çekildiği plato. bağımsız bir filmin dağıtımını büyük şirketler yapabilir. nonsenkron (OUT OF SYNC.Sette kullanılan akkor lambaları belirten argo terim. INSURANCE COVERAGE . IN SYNC .Görüntü ve ses şeritlerinin uyuşarak eşzamanlı akışı. sigorta masrafı olarak bütçeye konur.ışıkölçer (pozometre). fakat aylıklı olmayan kişi. Bak. INFINITY . stüdyo. az pozlanmış bir negatifin kalitesini 48 . o objektifin odak uzunluğuna özgü bir uzaklıktan sonra her alan nettir. INTEGRAL TRIPACK . Kızılaltına duyarlı özel ham film ve özel filtreler kullanılarak cisimlerin karanlıkta fotoğrafı çekilebilir. INDEPENDENT PRODUCER BAĞIMSIZ YAPIMCI Başlangıçta.Bak.

Ayrı şeritlerdeki görüntü ve sesin eşzamanlı olarak izlenebilmesini sağlayan düzenek. DAHİLİ . INTENSITY .Ara pozitif (INTERPOSITIVE) için kullanılan kısaltma.İnç/saniye (Inches per Second) için kullanılan kısaltma. 49 . Ara pozitif (INTERPOSITIVE) aracılığı ile alınan negatif olan dup negatif (DUPE NEGATIVE) ile karıştırılmamalı. SELSYN MOTOR.PARALEL KURGU . Gösterim için kullanılmaz. Bu tarzı D.Görsel etki için kullanılacak bir planı çekerken matını (maskesini) da izleme olanağı sağlayan yeni bir sistem. projektörde yansıtılmak için objektifin arkasında bir an duraklaması. INTERCUT .Dönüşken ham film (REVERSAL FILM STOCK) kullanarak özgün negatiften alınan negatif kopya. IPS . IP .Bak.Bak. lambadan dört metre uzakta 2. DIAPHRAGM. Tabanı turuncu renklidir ve normal kopyalardan daha yoğundur. Müzik kaydı için 7. CRI.Bir ışık kaynağının mum (CANDELA) veya futkendıl (FOOTCANDLES) olarak ölçülen gücü. Örneğin. Genellikle kurguda eşleme sırasında kullanılır. INVERSE SQUARE LAW .Işığın veya sesin gücü. INTERIOR . THIN NEGATIVE.Herhangi bir binanın içinde ve genellikle lamba ışığı kullanılarak yapılan çekim. MOTOR.FAİZ .Dup negatifler üretmek için özgün negatiften alınan pozitif kopya. Bak. Bak. lambadan iki metre uzaktaki bir kişi 10 kandela ışık alıyorsa. INTROVISION .DURAKSAMALI HAREKET Sürekli akan film şeridinin her bir karesinin kamerada pozlanmak. En görkemli örneği de 'The Birth of a Nation' filmindeki Ku Kluks Klanın saldırı bölümüdür.5 inç/saniye ve daha yüksek hızlar kullanılır. A AND B CUTTING. COLOR REVERSAL INTERNEGATIVE) . W. INTERMITTENT MOVEMENT . konu ile lamba veya mikrofon arasındaki uzaklığın karesi ile ters orantılıdır. INVISIBLE SPLICE . Ses kaydında bandın akış hızı birimidir. 2) Yıkanmak için laboratuara yollanmaya hazır pozlanmış film. INTERLOCK .TERS KARE KURAMI .ARA POZİTİF . INTERNEGATIVE/INTERNEG (= CRI.İÇ.iyileştirmek için yapılan kimyasal bir işlem. Griffith icat etmiştir.Belirli bir süre için borç alınan bir paraya belirli bir yüzde oranında ödenen ücret. IN THE CAN 1) Ana çekimleri (PRINCIPAL PHOTOGRAPHY) bitmiş film veya çekimi bitmiş sahne.Değişik sekansları içiçe kurgulayarak bu sekanslardaki olayların aynı zamanda geçtiği duygusunu yaratan kurgu tarzı. INTERLOCK MOTOR . INTEREST .Bak.ARA NEGATİF . INTERPOSITIVE (IP) . IRIS .5 kandela ışık alacaktır.

JUICER .D . GEL. bu numaralardan yararlanır.Perdeye dikaçılı bakmayan bir projektörün yansıttığı şekli bozuk çerçeve. özellikle Jean-Luc Godard tarafından moda hale getirildi. Bazen kameranın kötü yerleştirilmesiyle de meydana gelebilir. KEYSTONE . Kuramsal olarak kötü sinema dili kabul edilen bu tarz.SIÇRAMALI KURGU . MOVIOLA. KEY SECOND A. öbür ikinci yardımcıların çalışmasını düzenleyen baş ikinci yardımcı. Kod numaraları ile karıştırılmamalıdır.Sette lambaları yerleştirmek söndürmekle görevli ışık ekibi elemanı. LIGHTING. KEM . Bak. Bak. Bu teknik. Bak.Bak.). JUMP CUT . ve yakıp K KEG . Bir planın ortasından bir bölüm çıkararak veya peşpeşe planlarda bakış açısını değiştirmeden kamerayı konuya yaklaştırarak veya uzaklaştırarak gerçekleştirilir. SENIOR. Kurgucu da özel etkilerin yerlerini. KEY NUMBER (= EDGE NUMBER) . Görüntü yönetmeni genellikle önce bu ışığı yerleştirir.Bir sahnede veya sahnelerin arasında hareketin ani ve olağandışı değişmesini doğuran kurgu tarzı.1000 . JENNY .Bir yatay kurgu masası markası.2000 vatlık lamba. KEY GRIP .FİT NUMARASI .Birden çok ikinci yönetmen yardımcısı çalıştıran yapımlarda.Işık şefi ve görüntü yönetmeni ile doğrudan temas halinde olan ışık ekibi elemanı. kimi yönetmenlerce özel etki yaratmak için bilinçli olarak kullanılır (Antonioni'nin Blow Up filmindeki gibi.J JELLY . JUNIOR .Üretim sırasında filmin kenarına basılan seri numaraları.Bira fıçısına benzeyen 750 vatlık spot. sonra öbür ışıkları düzenler. bu numaraları belirterek bildirir.Sahnenin havasını vurgulayan ana ışık kaynağı. Birinci yardımcının veya yapım yönetmeninin emrindedir. STEENBECK. KEY LIGHT . Negatif kesimci negatifi kesmek için iş kopyasıyla karşılaştırırken.Jeneratörün takma adı. Yeni Dalga’cı Fransız yönetmenlerce. Bak. 50 . KICKER (= SLICE LIGHT) KONTUR LAMBASI . SECOND ASSISTANT DIRECTOR.Ön plandaki bir cismi geri plandan ayırmak için kullanılan küçük lamba.

kapatmak. Filmin hızı ne kadar yüksekse. LEAD .Film şeridinin yüzeyini. FLASH.Bak. ışıkların vd. LAVENDER . KLEIG LIGHTS . LATERAL FLICKER . Film banyo edilince bu görüntü. LATENSIFICATION .GİZLİ GÖRÜNTÜ . A AND B CUTTING.Fazla hızlı bir pan (yatay çevrinme) yüzünden oluşan ve görüntünün titremesi gibi algılanan olay. BOX RENTAL. normalden az veya çok pozlandığı halde hâlâ işe yarar bir görüntü verebilme sınırları. özel etkinin.Bir lambayı söndürmek. Videonun icadından önce. CUCALORIS. tahta veya plastik levhalar. LACQUERING . eklemeyi belirten kurgu terimi ('Lay in effects. LAP DISSOLVE . KOOK (= COOKIE. FILM LEADER.Bak. L LABORATORY (LAB) . pozlanma toleransı da o kadar fazladır. 51 . Çekimlerde etki için de kullanılır. DISSOLVE.Pozlanmış filmin banyo edilip kopyaların basıldığı yer.YATAY OBTÜRASYON .Canlı bir televizyon yayınını ekrandan filme almak. lay in the sound' gibi. KINESCOPE .Katmayı. bir televizyon yayınını kaydetmek için kullanılan tek yoldu.Düz bir yüzeye gölgeler düşürerek monotonluğunu kırmak için bu yüzeyi aydınlatan lambanın önüne konulan.LAKLAMAK . KUKALORIS) .Bak.Bak. LAY IN .Baş oyuncu. görülebilir görüntü haline dönüşür. içi çeşitli şekillerde oyulmuş maden. zedelenmekten koruyan bir tabaka ile kaplamak. LATITUDE POZLANMA TOLERANSI . KIT RENTAL .Pozlanmış fakat yıkanmamış filmde kimyasal olarak oluşmuş görüntü.Bir filmin.) LAYOUT . çekimden önce hazırlanan ayrıntılı planı.Filmlerin galalarında salonların önünde kullanılan güçlü ark lambası.Tabanının rengi yüzünden ince gren ana pozitife verilen argo isim.Bir sahnedeki hareketin.LABORATUAR . LEADER . LATENT IMAGE .KILL .

Bak. Dört ana ışıklandırma şekli vardır: Ana 52 .Bir setin.Bir objektifin kalitesini arttırmak için merceklerine uygulanan özel kaplama tabakaları.KAÇAK IŞIK . Ana objektifler (PRIME LENS) tek özellik taşır fakat görüntü kaliteleri yüksektir. 2) Önceden kaydedilmiş müzik parçalarının depolandığı ve dinlenebildiği yer.Objektifin ön elemanına kaçak ışık gelmesini engelleyen gölgelik.OBJEKTİF KAPAĞI Kullanılmadığı zamanlarda bir objektifin ön ve arka elemanlarını koruyan kapaklar.) LENS BARREL . STOCK FOOTAGE. LENS ADAPTER .Görüntüyü filmin üstüne odaklayan optik araç.Bir objektifin elemanlarını barındıran ve koruyan silindir tüp. LENS HOOD .Sette. LIGHTING . Açıklık ne kadar büyükse (ve ters orantılı olarak.Bir objektifi oluşturan içbükey ve dışbükey mercekler.OBJEKTİF ELEMANI . üzerine birkaç objektif takılabilen döner plaka. LENS COVER (= LENS CAP) . Yönetmenin de katılımı ile görüntü yönetmeninin sorumluluğuna girer. geniş bir görüş açısı olan GENİŞ AÇI (WIDE ANGLE).IŞIKLANDIRMA . dar bir görüş açısı olan TELEOBJEKTİF (TELEPHOTO).Filmleri incelemek için kullanılan. LENS .OBJEKTİF ADAPTÖRÜ .TARET . Çekim malzemesi içinde lambalar en hantal parçalar olduğu için.Bir objektifin ışık geçirme yeteneği. LIBRARY – 1) Filmlerin ve stok şutların (STOCK FOOTAGE) depolanıp izlenebildiği yer.OBJEKTİF SAPINCI . LENS COATING . LEVEL 1) Kamerayı yerleştirirken yatay alanının doğru olması. görüntüde belli bir tarz veya hava yaratacak şekilde aydınlatılması.Kamera sehpası. LENS TURRET . 2)Ses kaydında. LEAK LIGHT . LIBRARY SHOT . Taret döndürülerek istenen objektif pencerenin önüne getirilir.LEAD MAN . LIGHT BOX . ışıklandırma zordur ve çok zaman alır. bir yüzeyi ışık geçirgen bir plakadan oluşan ve içinde lamba yanan kutu. fakat görüntü kalitesi biraz düşüktür. Hızlı bir objektif.AYAK . LENS ELEMENTS . aydınlatılmaması gereken bir yere düşen ve bir tekkapak veya gobo ile maskelenebilen ışık. objektif o kadar hızlıdır. en kaliteli kayıt için desibel değeri.OBJEKTİF .Görüntünün (IMAGE) şeklinde çarpılmaya neden olan mercek hatası. Zum objektifler bunların hepsinin özelliklerini taşır. Bunu kontrol etmek için sehpa başlığında bir su terazisi bulunur. LENS SPEED . düşük ışıkta bile görüntü verir. LEGS . Yeni model kameralarda kullanılmıyor.PARASOLEY . diyafram numarası ne kadar küçükse). Odak uzunluklarına göre üç ana bölümde gruplanırlar: ortalama bir görüş açısı olan NORMAL.Set dekoratörünün yönetiminde çalışan ve dekor işçilerinin şefi olan kişi.OBJEKTİF HIZI .IŞIK KUTUSU .Kameranın önünde. LENS ABERRATION .Kameradaki objektif yuvasıyla objektif arasına takılan parça (2x extender gibi.

EXPOSURE METER. Fon ışıkları. yiyecek temini.Bir kopyayı basarken çiziklerin ve aşınmadan doğan izlerin görünmesini en aza indiren baskı sistemi. çizgialtı unsurlar için bu kişiye danışır. çalışmadan sonra gece evlerine dönerler. 2) Dublajda. Dolgu ışıkları. LIMBO SET .Çekimden önce kameraya veya kasete film doldurmak.SINIRLI GÖSTERİM . LIP SYNC . Yerel veya yakın mekânlar. LOCAL LOCATION .Bir filmin. oyuncuların ve ekibin gecelemek zorunda kalmadığı çekim mekânları. LOADER . LIQUID GATE (= WET GATE. Bir filmin sınırlı bir izleyici kitlesine hitap ettiği veya fazla izleyici çekmeyeceği önceden biliniyorsa. Ana ışıklar. dolgu ışıkları (FILL LIGHTS). temizlik. Uzak 53 . STUDIO ZONE. Bak. Yapım yönetmeni. geri plan ve aksesuar kullanılan set. SUBMERGED PRINTING) ISLAK BASKI . LIVE SOUND (= LIVE RECORDING) . interpozitifi iş kopyasıyla eşlemek.Canlandırma sineması ve özel etkilerin tersine.Bak.Bak. yapım sorumlusuna barınak.Görüntü yönetmeni için İngilizlerin kullandığı terim. LOCATION . geri planları aydınlatarak görüntüye derinlik kazandırır. 2) Optik etkide. LINE PRODUCER .Birlik kurallarına göre merkeze 45 km den fazla uzak olmayan. fon ışıkları (BACK LIGHTS) ve kontur ışıklar (KICK LIGHTS). YAKIN MEKAN . gerçek oyuncularla gerçek mekânlarda veya stüdyoda çekilen sahneler.MEKÂN . ana ışıkları destekleyen ve tamamlayan. LIVING ALLOWANCE (= PER DIEM) . GREY CARD.YEREL MEKAN.Sette veya bir araçta filmleri doldurup boşaltmak için kullanılan küçük karanlık oda. kontrastı azaltan.Gecelenen uzak mekânlarda çalışırken çalışanlara verilen sabit miktarda ek ücret. Oyuncular ve ekip. LOOP.CANLI ÇEKİM . LOADING ROOM . bir sahnedeki genel havayı veren temel ışıklardır.Çekim anında kaydedilen diyalog ve çevre sesleri. Buna.Olayın belirgin bir mekânda geçtiğini anlatmaya yetecek en az dekor. LINING UP – 1) Çekimden önce kamera ve oyuncuları yerleştirip ışıkları ayarlamak.ışıklar (KEY LIGHTS). perdedeki ağız hareketlerine uydurarak bir konuşmayı seslendirmek. gölgeleri aydınlatan ışıklardır. deney pazarlaması denir. LOAD . LIMITED RELEASE . Mekânda çekim yapmak. kasetlere film dolduran ve ikinci kamera asistanına yardımcılık yapan kamera ekibi elemanı.Birden fazla kamera kullanıldığında.Bir yapımdaki çizgiüstü ve çizgialtı elemanları için denetleyici ve danışman.AĞIZ SENKRONU 1) Bir oyuncunun. ağız hareketlerini pleybek yapılan müziğe uydurarak şarkı söylüyormuş gibi yapması. Kontur ışıklar saç ve yüz hatlarını meydana çıkarır ve ayrıntıları vurgular. ekonomik kayba uğramak tehlikesini azaltmak için sınırlı gösterime gidilir. ekip ve malzemelerin ulaşımı gibi ek sorunlar yaratır. stüdyoya yakın yerlerdir. LIVE ACTION .ŞARJ ODASI .Stüdyo dışında çekim yapılan yer. tepkilerini ölçmek için sınırlı bir izleyici kitlesine yapılan gösterimi. Bak. tuvalet. LILY . LIGHTING CAMERAMAN . LIGHT METER .

uzaktaki cisimleri yakındaymış gibi görüntüleyebilmesidir.Yeni kaydedilen ses veya konuşmaların. Tamburların filme verdiği sürekli akış hareketinin. kapat.BUKLE. yemek servisi. LOOP (i) . LOT . Bundan sonra bu mekânla ilgili bütün ayrıntıların (izinler. LOCATION AUDITOR . şartları görüşür.Stüdyo binalarının (bürolar. 2) Dublajı yapılacak sahnenin projeksiyonda devamlı yansıtılabilmesi için başı ile sonu birbirine eklenerek halka haline getirilmiş film şeridi.Yoket.Uzak çekim (LONG SHOT) için kullanılan kısaltma. soyunma odaları vb. Bütün mekânlar için bir bütçe yapmakla da görevlidir. Kamera.ALT AÇI ÇEKİM. itfaiye gibi) organizasyonundan sorumludur. LOSE . ama fazla bir ayrıntıyı algılamayacak bir uzaklığa yerleştirilir. LOCATION AUDITOR) . EIGHTY SIX. LONG SHOT (LS) . Teleobjektif kullanıldığı zaman görüntüdeki net derinliği azalır.Bir mekânda çekim yapılırken harcanan bütün paranın hesabından sorumlu kişi. LUP 1) Kamera ve projektörde filmin.Ana konunun genel çekimi. polis. 54 . LOW KEY . İyi kaydedilmemiş veya değiştirilmek istenen konuşmaları kaydetmek için oyuncular.Bir sahnenin. çevresi içinde ana konuyu veya oyuncuyu ayırdedebilecek.Bir mekânda çekim yapılırken orasının kullanımı ve sağladığı şeyler için ödenen ücret. Ana özelliği. eskilerinin yerine konması. LOCATION FEE .UZAK ÇEKİM . yönetmen ve yapım tasarımcısına göstermek için fotoğraflarını çeken kişi.Bak. Bak. platolar. KONTRPLONJE Yere yakın yerleştirilen kameranın konuya alttan yukarı doğru baktığı çekim.mekânlarda oyuncular ve ekip gecelemek zorundadır ve haftalık çalışma süresi altı gündür. bu mekânları arayıp bulan. STUDIO. Bak. LOCATION ACCOUNTANT. LOCATION MANAGER MEKÂN SORUMLUSU Senaryoyu okuyarak nasıl mekânlar gerektiğini çıkaran.MEKÂN KİRASI . söndür. penceredeki duraksamalı hareketi bozmaması ve filmin kopmaması için belirli bir uzunlukta tutulur. LOCATION ACCOUNTANT (=PRODUCTION ACCOUNTANT. yapım sonrası çalışmalarda dublaja çağrılır. olanaklarını ve elverişliliğini inceleyen. bol gölgeler yaratan loş ışıklar kullanarak gri skalanın alt bölümü değerinde ışıklandırılması. Tanıtım planı veya ana planlar (MASTER SHOT) için kullanılır.) bulunduğu ve işi olmayanların içeri girmesini engellemek için kapısında bekçiler bulunan alan. park sorunu. LOW-ANGLE SHOT . LOOP (f) DUBLAJ .TELEOBJEKTİF Normal bir objektiften daha uzun odaklı objektif. LONG FOCUS LENS (= TELEPHOTO LENS) . tamburların arasında kalan ve pencere kızağından geçen kısmı. Bir mekân onaylandıktan sonra bu mekânda çekim yapabilmek için gerekli izinleri alır. LS .

Çekim sırasında teyp bandına yapılan ses kaydı. MAGNETIC RECORDING . MAGNETIC FILM (MAG FILM) MANYETİK FİLM Duyartabaka yerine demir oksit ile kaplanmış. Bu saatlerde çekilmiş filme örnek. En tanınmış marka. Bu şeritler yalnız kurgu sırasında kullanılır. Bak. Bu bant kurgu için manyetik filme aktarılır. 120 ve 300 metre film alan çeşitleri vardır. Kurgu ve miksaj bittikten sonra manyetik filmdeki sesler. karanlık odada veya şarj torbasında doldurulup boşaltılır. Görüntü şeridi ile aynı boyutlarda olduğu için eşleme sağlıklı olur. kamerada film bittikçe yeni kaset takarak çekim aksatılmadan sürdürülür. MAGAZINE . Terrence Malik'in “Days of Heaven” filmidir.Dolbi ses sistemli 70 mm kopyalarda ses kaydı için film şeridinin kenarlarına kaplanan manyetik tabaka.KASET . 60. optik şeride aktarılır.LUMINAIRE . M MACHINE SPLICER . MAGIC HOUR . Işığın sıcak.Ham film ve pozlanmış film için bölümleri olan ve kameraya takılan ışık geçirmez film kutusu. lambası ve ampulü ile komple ışık aracı.El ve ayakla kumanda edilen negatif kesim makinesi. GRISWOLD'dur. Kasetler.Sehpası. Çok sayıda kaset önceden doldurulur. 55 . göğün koyu mavi ve gölgelerin uzun olduğu gün batımı ile karanlık arası saat.MANYETİK KAYIT .Alacakaranlık. SPLICER. MAGNETIC STRIPE . ses kaydı için kullanılan film şeridi.

film başlamadan önce görünen son yazıdır. her oyuncu için değişik renkli bant veya tebeşir kullanılır. MAIN TITLE . tepki planları. 2) Teleskop. Bu plan istendiği gibi çekildikten sonra yakın planlar. ana plandır. Bu işlem film çekilip yıkandıktan sonra optik laboratuarda gerçekleştirilir. Uzun sürecek makyajlar için (Little Big Man Dustin Hoffman. optik ve manyetik ses bantları olan kopya. ciltteki iz veya bozuklukları örtebilir veya tamamen değişik görünüşlü bir kişilik yaratabilir. amorslu (omuz üstü) (OWER-THE-SHOULDER) planlar gibi dolgu ve örtü planlar (COVERAGE) çekilir.Özel olarak filmin adının.Hem manyetik. MASTER SHOT . 3) Kamera objektifine gelen bir ışığı kesmek için kullanılan tekkapak.COMPOSITE PRINT için İngilizlerin kullandığı terim. Bak. göz farı vb. makyajı yapılması için sete gelmesi gereken zaman. iki oyuncunun karşılıklı konuştukları bir sahnede.5 ve 15 inç/saniye hızda akarlar. malzemelerle oyuncuların ve figüranların yüz ve bazen vücut görünüşünde yapılan düzeltme ve değişiklik. MAKE-UP ARTIST . Makyaj çağrısı. fotoğraf makinesi vizöründen bakılıyormuş duygusu uyandırmak için görüntünün bir bölümünü örtüp karartan parça. kopyaların çoğaltımı için kullanılacak kurgulanmış ana kopya.Bir oyuncunun.Oyunculara makyaj yapmakla görevli ekip elemanı. plastik tabanlı.ANA PLAN . MATCH 56 .Bir sahnenin başından sonuna kesintisiz çekiminin yapıldığı plan.Kaydırma yaparken arabanın duracağı noktayı.MAGNETIC TAPE .BAŞLIK.MAKYAJ ÇAĞRISI . MAKE-UP .Kopya basımı için kullanılacak dup negatifin alındığı ana pozitif. SPECIAL EFFECTS. yer değiştiren oyuncunun netliğini izleyebilmek için önemli noktaları ve benzeri yerleri belirlemek için yapışkan bez bant veya tebeşirle yere konulan işaretler. MAG/OPTICAL PRINT .MAKYAJCI . DGA kurallarına göre yönetmenin adı.Krem. BAŞLIK YAZILARI . MAKE UP CALL . genel olarak film başlamadan önce jenerik yazılarının göründüğü bölüm. MARRIED PRINT . Çekim başlarken işaretler kaldırılır. MASK – 1) Bir film perdesini değişik görünüm oranlarında çerçevelemek için perdenin yanlarındaki hareketli siyah panolar. Makyaj süresi 15 dakikadan 7 saate kadar (ENEMY MINE filminde Lou Gosset Jr. Planet of The Apes . için) değişebilir. oyuncunun sette bulunması gereken saatten geriye doğru sayılarak yapılır. Örneğin. MASTER (= MASTER POSITIVE) .Tiplerin tanıtıldığı. hem optik ses sistemleri ile donatılmış salonlar için hazırlanan. MARKS .MAKYAJ . Videoda. olayın girişinin yapıldığı başlangıç sahneleri. Çok sayıda oyuncunun olduğu sahnelerde. Oyuncunun görünüşünü güzelleştirebilir. BODY MAKE-UP.İŞARET . tüm konuşmayı kesintisiz saptayan plan.tüm oyuncular) oyuncular sete çok erken çağırılır. bir etki yaratabilir (yaşlılık gibi). videoda ise ses ve görüntü kaydı için kullanılan. MASTER SCENE .Genelde ses. pudra. Profesyonel tipleri 1/4 inç enindedir ve yüksek kaliteli kayıtlar için 7. demir oksidi kaplı şeritler. dürbün.

Üç şerit teknikolor (THREE STRIP TECHNICOLOR) sistemde kopya basmak için kullanılan üç ana şerit. asal renklerden (PRIMARY COLORS) birine (kırmızı.50 .BUM . MEDIUM LONG SHOT (MLS) .YEMEK TAZMİNATI . MATTE BOX (= SPECIAL EFFECTS BOX) .MAT PLANI .Yakın planla orta plan arasında plan. MATTE ARTIST . Değişik yer ve zamanlarda çekilmiş görüntüleri tek bir görüntüde birleştiren özel etki aracıdır. Özellikle yabancı dilde dublaj yapılırken çok işe yarar. MICRO-CINEMATOGRAPHY .MEDIUM CLOSE UP için kısaltma. MEDIUM CLOSE UP (MCU) . MICROPHONE BOOM (= BOOM) . MATTE BOX.Çekim sırasında bum operatörünün kullandığı.Mavimsi ışık veren küçük ark lambası.Çekilen sahnenin.Normal objektifler için çok küçük olan cisimlerin filminin. mikrofonu kameranın görüş alanının dışında tutmaya yarayan uzun kol. uzak planla orta plan arası plan. MCU .Kameranın veya baskı makinesinin objektifi önüne konulduğu zaman karenin kimi kısımlarının pozlanmasını önleyen özel şekillerde kesilmiş veya oyulmuş maske.Müzik ve etki şeridi (Music and Effects Track) için kullanılan kısaltma. M&E TRACK . SPECIAL EFFECTS. Bak. bir mikroskop aracılığı ile çekilmesi.PARASOLEY Kamerada objektifin önüne takılan ayarlanabilir filtre taşıyıcı. MATTE SHOT. Her şerit.Oyuncunun ön planla arka plan arasında orta uzaklıkta olduğu.Yönetmen için kullanılan “Sahneye Koyan” anlamında tiyatrodan gelme Fransızca terim. MATTE .Tekkapak veya filtre çerçevelerini tutturmak için kullanılan darağacı şeklindeki sehpa. MIDGET .Mat planı (MATTE SHOT) için fon (BACKGROUND) veya mat (MATTE) tasarlayan ve yapımına yardım eden özel etki bölümü elemanı. her şerit duyarlı olduğu renkteki boyayı emer ve temas ettiği pozitif kopyanın uygun yerine aktararak kopyayı renklendirir. MATRICES . nihai görüntünün bir bölümünü taşır. Baskıda. 2) Negatif kesimi yapılırken son kurgusu bitmiş iş kopyası ile negatifi eşlemek. METTEUR-EN-SCENE .Yemek molası sendikanın tanıdığı süreden fazla geciktiğinde veya yemek molasında kendisine gerektiği kadar vakit verilmeyen bir oyuncu veya ekip elemanına ödenen tazminat. çakıştırmak. MATTE SHOT. TRAVELING MATTE.200 vat ampul kullanan küçük dolgu ışığı lambası. ana planda oldukları gibi tekrarlamak. MERCURY VAPOR LAMP . MATTE SHOT . yeşil ve mavi) duyarlıdır ve her biri. Konuşmalar dışındaki bütün sesleri içerir.1) Ana planın arasına girecek örtü planları çekilirken devamlılığın sağlanması için sözleri ve hareketleri. 57 . MEAL PENALTY . MEAT AXE .Bütün bakış açılarından görüntünün aynı parlaklıkta izlendiği özel yansıtıcı perde. Bak. önceden çekilmiş fon veya hareketli elemanlarla birleştiği plan. Günümüzde daha çağdaş olan REALISATEUR (Gerçekleştiren) kullanılmaktadır. MATTE SCREEN . Objektifi kaçak ışıklardan korur ve mat planı çekilirken matı yerinde tutar. Bak.

her biri asal renklerden (PRIMARY COLORS) birine duyarlı üç katmandan oluşan renkli film. üç veya dört kanallı bir tek manyetik şerit üzerinde birleştirmek. çektiği görüntüyü vizörden izlemesini sağlayan yansıtıcı aynalı kamera obtüratörü.Bir cismin sette kurulan tam boy modeli. MLS .Kamera operatörünün paralaks hatasını düzeltmesine gerek kalmadan. MONOPOLE . genellikle birbirinden kopuk ve sözsüz planlar.Kamera objektifinin verdiği görüntünün kalitesini veya oyuncunun oyununu izlemek için kullanılan video ekranı.MEDIUM LONG SHOT için kullanılan kısaltma. MONOCHROMATIC . Normal boyda hazırlandığı zaman çok pahalıya mâlolacak setler için yapılır.) MODEL . MISE-EN-SCENE . MINIBRUTE .Mükemmel bir kopyayı belirtmek için laboratuarcıların argo terimi. MINILIGHT .Yansıtıcısı ve kapakları olan ve genellikle dolgu ışığı için kullanılan lamba. MOS (= WILD PICTURE) – “Mit Out (without) Sound” sözcüklerinin kısaltması. helikopter. EDITING.Çekim sırasında patlamalar gerçekleştirmek için özel etki elemanlarının kullandığı çelik kutular. sahne düzeni anlamında Fransızca terim.Sürekli ses dalgalarındaki yoğunluk. gerçek bir cismin ölçekli kopyası. Contour Key de denen bu ışık.MONİTÖR . kesme veya geçmelerle birbirine bağlanmış. MOCK-UP . MIRROR SHUTTER . aynı zamanda tek bir renkten veya tek bir rengin tonlarından oluşan görüntüyü de belirten terim.Hikâye içinde hikâye anlatan veya zaman geçişini belirten.Bir cismin dokusunu ve sınırlarını ortaya çıkaran ışık.Genelde siyah-beyaz görüntü için kullanılan. (Bir uçak kabini gibi. otomobil ve teknelerde kullanılan kamera montürü. Bu çekimlerde klakete.MILEAGE MONEY .Özel etki çekimleri için bir setin küçük boyda hazırlanmış modeli. MITCHELL . MINIATURE . MONITOR . ana ışığın ters yönünden verilir.Stüdyoda lambaları asmaya yarayan ayarlanabilir aygıt.Uçak.MİKS . MONTAGE 1). MOO PRINT . Bak. Eşzamanlı ses kaydı yapılmayan çekimi belirtir. deyimin yerleşmesini sağlayan kişi.Büyüklüğü ve ağırlığından dolayı genellikle stüdyoda kullanılan bir kamera markası. 2).Mekânlara gidip gelirken kendi arabasını kullanan oyunculara veya ekip elemanlarına ödenen para. MODELING LIGHT . MONOPACK . Ses mühendislerinin çoğunun Alman olduğu zamanlardan kalmadır.Çeşitli ses bantlarını. MINIMOUNT . MİNYATÜR .Kurgu anlamında Fransızca sözcük. Söylenceye göre.MODEL.MİZANSEN . MIX . öbür bilgiler yanında MOS harfleri de yazılır.KİLOMETRE PARASI . MORTARS .Yönetim. 58 . Bu şeritteki sesler sonra optik şeride aktarılır.Duyartabakası.AYNALI OBTÜRATÖR . gündüz çekimi yapılan iç çekimlerde dolgu ışığı olarak kullanılan 650 vatlık ark lambası.Dış çekimlerde gün ışığını desteklemek için.Gerçeğini bulmak çok zor veya pahalı olduğu zaman kullanılan. faz veya frekans değişikliği. MODULATION .

ACCELERATED MOTION) planlar (MOS çekim) için kullanılır. MOVIOLA . MULTI-BEAM .Küçük kuartz iodin lamba. MS . hukuki.çekilecek planın sessiz çekileceğini ekibe belirtirken “mit out sound” diyen. CINERAMA. Bütün büyük dağıtımcılar kuruluşa üyedir. 'Motion Picture Export Association' (MPEA). Kurguda kullanılan bu araçta film şeritleri dikey akar. MOVEMENT LIST . iç ve dış temsilcilik çıkarlarını temsil eder.Uyumlu çalışan çok sayıda projektörle yapılan gösterim. kendisi de Alman olan yönetmen Lothar Mendes'tir.Görüntü ve ses şeritlerini eşzamanlı izlemek için kullanılan bir aracın markası. MPAA'nın dış ülkeler koludur.Yapımla ilgili herkesin bir mekâna hangi araçlarla gidip geleceğini gösteren liste. Film endüstrisinin en büyük dağıtım şirketlerinin ticari.MEDIUM SHOT (orta plan) sözcüklerinin kısaltması.Movie of Week (Televizyon Filmi ) sözleri için kullanılan kısaltma. 59 . MURAL .Müzisyenleri işe alan ve müzik kayıt seansının bütün organizasyonundan sorumlu kişi. Bak. huzmesi (puanı) daraltılıp MULTICAMERA . MPAA CODE SEAL .Filmlere ve filmlerin reklam malzemesine sınıflandırma damgaları veren kuruluşun adı olan 'Motion Picture Association of America' sözcüklerinin kısaltması.Bir filmin.İlk olarak Jack Lemmon'un bu adlı filminde kullanılmış ve adı böyle kalmış sahte tuğla. MOW .Işık toplanabilen lamba.Sahneler arasındaki geçişi sağlayan müzik parçası. CRYSTAL SYNC. yüksek veya düşükkare (SLOW MOTION.Bak. MULTI-DUTY MOTOR . MULTI-HEAD PRINTER . eşzamanlı ses kaydına olanak sağlayan sabit hız motorları ile çalışır.Bir sahneyi değişik açılardan aynı anda çekmek için birden fazla kamera kullanmak. MPAA. MULTI-SCREEN . Optik basıcıda veya özel bir objektifle. Değişken hızlı motorlar (VARIABLE SPEED MOTORS). Geniş bir alana yayılmış veya tekrarlanması zor olan sahnelerin çekimi için yaygın bir tarzdır.Bir filmden aynı anda birden fazla kopya basabilen baskı makinesi. Birleşik Devletler'de ve dış ülkelerdeki korsan filmciliği kovuşturmak için Federal Araştırma Bürosu'ndan emekli olmuş elemanları da görevlendirir. MULTIBROAD .Hareket sağlayan mekanik araç. Bütün kayıt seanslarında hazır bulunmak zorundadır. fragmanının ve reklam malzemesinin MPAA standartlarına göre üretildiğini belirten belge.Aynı görüntünün bir karede birden çok göründüğü plan.İç veya dış çekimlerde fon olarak kullanılan büyük boy fotoğraf veya elle boyanmış resim. Film endüstrisindeki en büyük lobi koludur.Bak. Profesyonel kameraların çoğu. MUSIC BRIDGE . kamerada yapılır. MPAA . MOTOR . MUSIC CONTRACTOR . Bak. “MURDER YOUR WIFE” BRICK .HAREKET LİSTESİ . MONOPACK. MULTIPLE-IMAGE SHOT. SEGUE. MULTI-LAYER COLOR FILM .

MYLAR . Genellikle belgesellerde. MUSIC MIXER .En yaygın olanı 16 mm. NATIONAL ALLIANCE OF BROADCAST ENGINEERS AND TECHNICIANS (NABET) . sonra televizyon teknisyen ve mühendislerinin katıldığı. Bu aracı geliştirdiği için Stefan Kudelski. NARRATIVE .Stüdyo ve mekânlarda ses kaydı için kullanılan kristal motorlu kayıt araçlarından en tanınmış olanın markası.NATIONAL ALLIANCE OF BROADCAST ENGINEERS AND TECHNICIANS sözcüklerinin kısaltması.ANLATIM . Televizyoncular.DAR FİLM . 60 .Güneş ışığı. N NABET .Bir bobindeki tüm müzik parçalarının besteci ve yayımcısını gösteren patent ve lisans hakları ile ilgili liste. açıklama sözleri. IATSE (film sanatçı ve teknisyenleri birliği) ile anlaşmaya varıldı.Dış sesin öykü veya açıklama anlatması. MUTE . yayınlayacakları filmleri kendileri çekmeye başladıklarında.Ses bandı olmayan kopyaları belirten İngiliz terimi. öğrencilerin yaptığı filmlerde veya araştırma filmlerinde kullanılır. Şimdi genellikle televizyon yapımları ile NABET.Diyalog ve ses etkisi şeritlerinden ayrı olarak müziğin kaydedilmiş olduğu ses şeridi.Ses ve video bantlarında taban olarak kullanılan çok sağlam plastik malzeme. dir. Gene de küçük bütçeli filmlerde (özellikle New York'ta) daha çok NABET'e bağlı ekipler çalışmaktadır. 35 mm kadar kaliteli değildir ama ucuzdur.Önce radyo teknisyen ve mühendislerinin kurduğu. AFL-CIO ile yakın ilişkili işçi kuruluşu. dengelenmesi ve miksinden sorumlu ses ekibi elemanı. bir Akademi ödülü kazanmıştır. NATURAL LIGHT .Öykü. NARROW GAUGE FILM . ay ışığı gibi doğal ışık.MUSIC CUE SHEET . METİN . NAGRA .DOĞAL IŞIK .Filme eşlik eden müzik kaydının kontrolu. MUSIC TRACK . NARRATION . film yapımları ile IATSE ilgilidir.ANLATI.

NEGATIVE CUTTING . NEUTRAL DENSITY FILTER .NEGATİF . yapım öncesi (PREPRODUCTION) finansmanın tersine. NIGHT PREMIUM . NITRATE BASE .'No Good' sözcüklerinin kısaltması.NET KÂR . duyulması istenmeyen sesler. Kötü bir çekimi belirtmek için kullanılır. Objektifin önünde birden fazla cam filtre kullanıldığında oluşabilir. Birleşik Devletler'deki başlıca şirketler: ABC. NEGATIVE CUTTER . NOISE GÜRÜLTÜ . CBS.ND – 1) Non Descript (Tarif edilmemiş. NEGATIVE COST . 61 .Negatifi. Sözü edilen para. NEWTON RINGS .Bak.Kayıt sırasında mikrofonun duyduğu.GECE PRİMİ .00) yapılan çalışma için çalışanların temel ücretinde yapılan arttırma.Gece sahnelerinin gerçekten gece çekilmesi. SAFETY BASE. lambaların önüne konarak ışık yoğunluğunu azaltan filtre. NET PROFITS .NEGATİF MALİYETİ .Kopyaların basılacağı negatifin son halini almasına kadar yapılan tüm masraflar.Kamera objektifi önüne konarak renkleri bozmadan pozu. Sözleşmeden sözleşmeye.Dağıtım şirketi ile bir filmin yapımcısı arasında.NİTRAT TABAN – 1950’ye kadar üretilen filmlerde kullanılan ve günümüzde artık üretilmeyen. NEGATIVE PICK-UP . Pek çok yapım bütünüyle veya kısmen böyle finanse edilir.NEGATİFİ ALMA . genellikle film bitip negatif teslim edildikten sonra ödenir. NG . herhangi) sözcüklerinin kısaltması.NEVTON HALKALARI . ACETAT BASE. NEGATIVE . NETWORK . Çekim için kullanılan pozlanmamış ham filmi veya çekilmiş ama yıkanmamış filmi de belirtir. 2) NEUTRAL DENSITY FILTER sözcüklerinin kısaltması. Negatifi alma sözleşmesi büyük dağıtım şirketlerinden biriyle yapılmışsa. Bak. DAY FOR NIGHT.Televizyon programlarını yaratıp gerçekleştiren ve bu programları kendine bağlı istasyonlarda yayınlayan büyük televizyon şirketi. yapımcı genellikle bunu bir bankada kırdırır. Genellikle dış gece sahnelerin veya pencere ve kapıdan dışarıda gece olduğunun göründüğü iç gece sahnelerin çekimi böyle yapılır. PROFITS. YOĞUNLUK FİLTRESİ . Finansman ve ortaklığa katılım sözleşmelerinde madde olarak açıklanır. kurgusu bitmiş iş kopyası ile eşleyerek kesme ve ekleme işlemi. 'This scene will require 25 ND office worker extras' gibi. pozlanmış ve yıkanmış film şeridi.Belirli saatlerden sonra (genellikle akşam 8. NIGHT-FOR-NIGHT GERÇEK GECE .NEGATİF KESİMİ . dağıtım şirketinin.NEGATİF KESİMCİ .Kurgusu bitmiş iş kopyasına göre negatifi kesip yapıştıran kişi. Negatif kesimci bu işi yaparken fit numaralarından yararlanır.'Arap' görüntüler içeren. filmin dağıtım hakları için yapımcıya belirli bir miktar para ödeyeceği konusunda anlaşmaya varıldığını belirten terim. kolay yanıcı film tabanı.TELEVİZYON AĞI .GECE ETKİSİ .Birbiriyle temas halinde iki parlak yüzey arasındaki hava tabakasının yarattığı ışık kırılması yüzünden oluşan renk halkaları. NBC ve PBS.Bak. özellikle sabit masraflar ve ihtiyatlar gibi dolaylı harcamalar konusunda farklılık gösterir. NIGHT EFFECT .NÖTRAL DANSİTE FİLTRESİ.

ONE-LIGHT PRINT .Baskıda yoğunluk düzeltmesinin otomatik olarak yapılması için film şeridinin kenarına konan işaret. ON A BELL .Ertesi gün çalışıp çalışmayacağı belli olmayan. GÖRÜNTÜ DIŞI . ON-CALL . NUMBERING MACHINE (= ENCODING MACHINE) KODLAMA MAKİNESİ . okullar. zil iki kere çalınır.TİTREME . Çekim bitince.İş kopyasının kenarına belirli aralıklarla küçük numaralar basmak için kurgu yardımcısının kullandığı araç O OBJECTIVE . kablolu televizyon.PERDE DIŞI .Bir cisimden gerçek bir görüntü yansıtan bir merceğe veya mercekler grubuna verilen ad. OMNIDIRECTIONAL MICROPHONE (OMNIMIKE) .İş kopyası olarak kullanılmak için tek bir ışık ayarıyla basılmış. OFF-SCREEN (OS) . belirli izleyici gruplarını ilgilendiren sınırlı dağıtımlı film pazarı.Çekim için kamera çalışmazdan önce sesçi bir zili çalar ve sesli stüdyonun kapısında.ANKOŞ . OFF CAMERA (OC) görmediği yer. fakat sette olması istenen oyuncu veya ekip elemanı. Günümüzde bu işlem bilgisayarla yapılmaktadır. ama çekimin başlamak üzere olduğunu belirten zil çalınır. Mekânda çalışırken kırmızı ışık yoktur. patlama sahneleri daha inandırıcı olabilir.Her yönden gelen sesleri alabilen mikrofon. OLD-TIMER .Kameranın bilinçli veya bilinçsiz titremesinden doğan sallanma etkisi.SALON DIŞI .OBJEKTİF . sinema kulüpleri. film müzeleri. Televizyon. Bilinçli yapıldığında. hava yolları.Çekim sırasında kameranın gördüğü her kişi veya cisim. Bugün en yaygın olanı. OFF-REGISTER . düzeltilmemiş kopya.Tekkapak veya tülleri taşıyan esnek kol.Mikrofonun yakın menzili dışı. ON CAMERA . NOTCH . stüdyo çevresindeki tüm hareketlerin durması ve stüdyo kapısının giriş-çıkış için açılmamasını belirtmek amacıyla kırmızı bir ışık yanar.Sinema salonları pazarı dışında.NON-THEATRICAL . 62 .Kameranın OFF MIKE . video kaset pazarıdır. silahlı kuvvetler bunların başlıcalarıdır.Görüntü dışı (OFF CAMERA) alandan gelen ses veya filmin projeksiyonu sırasında perdede görünmeyen hareket.

ORTHOCHROMATIC (ORTHO) . En yaygın söylenti.TEK .ORTOKROMATİK . Bak. OPTICAL HOUSE . WIPE. OPTION . Optik laboratuarda yapılır.Başka bir kaynaktan yararlanmadan film için yazılmış senaryo.Bir müzik parçasından film için müzik düzenlemek.Bir besteci veya aranjörün parçalarını. bu ad ortaya çıktığı sıralarda Akademinin kitaplık memuru olan Margaret Herrck'in.Film afişi. OPEN UP . OPTICAL SOUND TRACK . OPTICAL PRINT . OSCAR . değişik seslere veya müzik aletlerine uyarlayan kişi. elektronik yoldan ses dalgalarına dönüşür. OUT OF FRAME – 1) Kameranın görüş alanı dışındaki şeyler. ONE SHOT (= SINGLE) . bindirmeler yapmak gibi özel etki işlemleri için kullanılır. ORIGINAL belirtir.ONE SHEET . OPTICALS (= OPTICAL EFFECTS) .Optik baskı makinesinde yapılan her türlü etki. DISSOLVE. heykeli görünce.Bak. çünkü müstakbel alıcı bunun için ödeme yapmıştır.AÇMAK – 1) Objektifin diyaframını açmak. ORCHESTRATOR . .OPTİK SES KANALI .Işık geçirmeyen. OPERATOR . MATTE SHOT. OS . görüntüleri büyütüp küçültmek. bir ücret karşılığı belirli bir süre için bir mülkiyeti veya bir kişinin hizmetini temsil etme haklarına sahip olması. OPACITY direnci. Bu adın takılmasını Bette Davis ve yazar Sidney Skolsky'ye atfeden söylentiler de vardır.Optik yoldan kaydedilen ses şeridi.Kontak baskı dışındaki yollarla basılmış kopya.OFF SCREEN sözcüğünün kısaltması.OPTİK KOPYA . Bu adın nereden kaynaklandığı kesinlikle bilinmiyor. Pankromatik (PANCHROMATIC) filmin üretiminden önce kullanılan film tipi.OPTİK BASKI MAKİNESİ .OPAKLIK . Bak. WET GATE. sadece bir kontrata bağlama önerisidir fakat müstakbel satıcı.Müstakbel bir alıcının. Optik okuyucu önünden geçerken fotoselin algıladığı ışık dalgaları.Tek kişiyi gösteren plan.OPAK .Optik etkiler ve optik baskı alanında uzmanlaşmış laboratuar. FADE.Bir cismin ışık geçirmeye karşı OPAQUE . 63 .Akademi ödülünü temsil eden heykelciğe verilen takma ad. ORCHESTRATION . yaşama açılmıştır.ÖZGÜN SENARYO . OPTICAL PRINTER . Hikâye sahnenin olanak sınırlarından kurtulup.OPSİYON . Teknik olarak.Kırmızı dışında. Birden fazla görüntüyü tek film şeridinde birleştirmek. ORİJİNAL . “Oscar amcama ne kadar çok benziyor” dediğidir. yazılar. CAMERA OPERATOR.Birbirine bakan bir kamera ve projektörden oluşan baskı sistemi.OPTİK ETKİ . 2) Bir sahne oyununun filme uyarlanmasını belirtirken kullanılan terim. opsiyon süresince öneriyi feshedemez.OPTİK LABORATUAR . gözün gördüğü bütün renklere duyarlı siyahbeyaz film.Genellikle özgün negatifi ORIGINAL SCREENPLAY .

AŞIRI POZ 1) Kamerada filmin normalden fazla pozlanması.YÜKSEKKARE . ama az çekim (UNDERSHOOTING). 2) Bir oyuncunun. IN SYNC. elle bir kolu çevirerek çalıştırıldığı devirden kalma bir terim. . bir oyuncunun ensesinden.Kameranın . yeniden çekimler gerektireceği için. OVERCRANK .Bir sahne için gereğinden faza örtü planı çekmek. 2) Sette kullanmak için yapılmış. OVERSHOOT FAZLA ÇEKİM . OVERHEAD STRIPS . OVERHEAD . 2) Seste. Kameraların.Normal süreden uzun süre veya normalden daha sıcak bir banyoda yıkanmış film. OVERAGES (= COST OVERRUNS) .NEGATİF ŞUTLAR . SYNCHRONIZATION. hizmetler ve personel için sabit giderleri. daha da pahalıya malolur.Bir stüdyonun veya yapım şirketinin bürolar. bu oyuncunun başının ve omzunun bir kısmını da görerek çekildiği plan.TEPEDEN ÇEKİM sahneyi tepeden gördüğü plan. OMUZ ÜSTÜ PLAN . fakat filmin son kurgusunda kullanılmayan planlar. normalden büyük boydaki cisimler. OVERDEVELOPED . OVERHEAD CLUSTERS .ÖLÇEK ÜSTÜ 1) Sendikanın belirlediği en az miktarın üstündeki ücret.SES BİNDİRME 1) Devamlılık için bir sahnedeki etkilerin sonraki sahneye de uzatılması. dekadraj.Çekilip yıkanan.TEPE IŞIKLAR tepeden aydınlatan lambalar. OVERHEAD SHOT . bilinçli olarak veya kaza eseri.AŞMA öngörülen miktarları aşan yapım masrafları.NONSENKRON . Geçme yapabilmek için bir planın sonunun uzun tutulan kısmını belirtmek için de kullanılır.AŞIRI YIKAMA . OUT OF SYNC . bir oyuncunun sözleri üstüne başka bir oyuncunun sözlerinin binmesi.2) Filmin projektör kızağına kötü yerleştirilmesi sonucu karelerin kesilmiş veya iyi ortalanmamış şekilde perdeye yansıtılması. OVERSCALE .AMORSLU PLAN.Yukardan sarkıtılmış çok sayıda lamba. Bak.Eşzamanlı olmayan ses ve görüntü.Yavaşlatılmış hareket etkisi için kamerayı 24 kare/saniyeden daha hızlı çalıştırmak.Sahnenin. Pahalıya mâlolur. OVER-THE-SHOULDER SHOT .Bütçede OVERLAP . OVEREXPOSURE . seyircinin kendisinden bıkmasına sebep olacak kadar fazla reklam yapması.Geniş bir alanı 64 . OUTTAKES . .

PACING .Sıkıştırılmamış 65 mm negatif kullanır.Kameranın gördüğü alanla objektiften görmeyen bir vizörden bakılınca görülen alan arasındaki çerçeve farkı. yönetmen. Bak. 65 . oyuncular. 35 mm film ve anamorfik objektif (ANAMORPHIC LENS) kullanan geniş perde (WIDE SCREEN) sistemidir. Bu negatif. PANCHROMATIC (PAN) . optik ses bandı (OPTICAL SOUND TRACK) yanında.Kamera operatörünün elde kullandığı kamera ile sarsıntısız çekim yapabilmesi için PANAVISION firmasının geliştirdiği araç. yapımcı gibi elemanları biraraya getirmek. çapında bir cam diskten oluşan araç. PANAVISION 70 WITH TODD A-O SOUND .Çoğunlukla yönetmen veya görüntü yönetmeninin kullandığı mavimsi yeşil veya sarımsı kahverengi cam filtre. bu filmde delikler her kare için 5 tanedir. Panavision 70 (Super Panavision). PARALLAX . Boş kalan 5 mm.Filmdeki tema gelişmesinin veya belirli bir sahnedeki (SCENE) konuşmaların (DIALOG) veya hareketin hızı veya ritmi. RUNNER) sözcüklerinin kısaltması. PANAVISION .Bir projeyi satılabilir kılan senaryo yazarı. 65 mm negatif ve anamorfik objektifler kullanır.lik kısma manyetik ses bantları konur.PARALAKS . Bu fark yakın planlarda çok belirgindir ve düzeltilmesi gerekir.PANAVISION firmasının geliştirdiği.Bir kamera sistemi markası. PAN AND TILT . 70 mm pozitiflere basılır. bir projeden alabilecekleri en yüksek menajer ücretini elde ederler.P PA .İnsan gözünün gördüğü bütün renklere duyarlı olan siyah-beyaz film. Aradaki 5 mm. objektifin önünde hızla dönerek yağmur kalkanı görevi yapan ve 60 sm. PACKAGE . Bak.PANKROMATİK . PANAGLIDE . Bak. Önceden senaryoda zamanlama (TIMING) yapmak. perforasyon deliklerinin (PERFORATIONS) dışındaki kısımlara konulan stereofonik manyetik ses bantları (STEREOPHONIC SOUND) için kullanılır. Kimi menajer ve ajanlar bu işte uzmanlaşmıştır. Kendi müşterilerinden oluşan bir paket yapıp. Objektiften gören vizörlerde bu sorun yoktur.PRODUCTION ASSISTANT (= GOFER. 35 mm filmde her karenin yanında 4 diş deliği (SPROCKET HOLES) varken. hız ve ritim sorunlarını bulup. 2) Kötüleyen yazı (such-and-such film was panned in the TRADES. TILT. PAN .) PANACLEAR . PAN GLASS .Kameranın pan (yatay çevrinme) veya tilt (dikey çevrinme) yapabilmesi için sehpaya takılan parça. YATAY ÇEVRİNME 1) Kameranın dikey aks etrafında bir yandan öbür yana doğru dönerek yaptığı hareket. TIMING.PAN. Bu filtreden bakarak bir sahnenin ışıklandırılmasının veya renklerinin filmde nasıl çıkacağı görülür. çekimden önce çözümleme olanağı sağlar.lik fark. Kopyalar 70 mm filme basılır. STEADICAM.PAKET .

EŞZAMANLI OLAY . Lambaları yükseltmek için de kullanılır.PARALLEL . Her biri 100. Pan ve tiltten farklıdır.000$ (anapara ve faiz)/222.000$ (toplam yatırım ve faiz)x100.TABLO.Paralel kurgu ile gösterilen aynı anda ama iki değişik yerde geçen iki olay veya sahne. barınak. PARALLEL ACTION .000 $ yatırmıştır ama birincisi %10. çünkü değişik amaçlarla kullanabilmek için her tür film. ESTRAD. Kamera. hem tek kenarı perforeli üretilmektedir. Bak. Bu tarz garanti. genellikle endüstrinin yüksek yerlerindeki kişiler (yıldızlar. PARI PASSU . çünkü kamera hareketi izlemez. Bir şeritteki diş deliklerinin negatif veya pozitif diye adlandırılması. Bu masraflar yemek. PASSING SHOT . RUN-BY.GEÇİŞ PLANI .Hizmet verilsin verilmesin. Kameralardaki grifler ve kontrgrifler.Hareketlerin düzgün ve doğru olup olmadığını kontrol etmek için boyanmamış ve mürekkeplenmemiş canlandırma çizimlerinin (ANIMATION CELLS) prova çekimi. 16 mm filmler. Bir filmin yatırımcı ve kâr ortakları ile bunların yatırımlarının ve kâr paylarının ödenmesi arasındaki ilişkiyi belirtmek için kullanılır.000$ (dağıtılacak para) = 49. kullanım amaçlarına göre hem iki kenarı. kameranın hareket ettiği plan.Film şeridinin iki kenarında. projektör.Bir yapımdaki elektrik malzemelerinin bağlantısını yapmak için gereken elektrik bağlantı tablosu.Mekânda çekim yapılırken. kuru temizleme vb. İki yatırımcının 'pari passu' olduğunu kabul edelim. 66 . Negatif perforenin kısa kenarları bir dairenin çemberleri şeklindedir ve kamerada kullanılacak filmler için belirlenmiştir. çalıştıranın.Kameranın hareketsiz kalıp oyuncunun çerçeveden geçtiği veya oyuncunun hareketsiz kalıp.55 $.PRATİKABL. baskı makineleri ve diğer aletlerde çeşitli dişlerin ve pimlerin bu deliklere girip çıkmasıyla. ELEKTRİK TABLOSU . o şeridin de negatif veya pozitif olmasını gerektirmez.PERFORE. PANEL/PATCH PANEL . DİŞ DELİĞİ ?. pozlama sırasında da hiç kıpırdamadan durmasını sağlayacak şekilde yapılmıştır. yazarlar) için geçerlidir.Üstaçı çekimlerde kamera ve kamera ekibinin üstüne çıkması için yapılmış özel yükselti. PERFORATIONS (PERF) (= SPROCKET HOLES) .000$ vardır. ikincisi %12 faizle anlaşmıştır. %10 ile anlaşmış olanın hesabı şöyle bulunur: 110. Bir yıl sonra dağıtılabilecek 100.HARCIRAH . Yolculuk masrafları bunun dışındadır. PER DIEM .549. 35 mm de kare (FRAME) başına 4 adet olan eşit ve düzgün aralıklarla açılmış delikler. YÜKSELTİ . Negatif ve pozitif diye adlandırılan iki değişik şekli vardır. yönetmenler. PAY OR PLAY . film şeridinin makinelerdeki sürekli ve duraksamalı hareketi sağlanır. her tür perfore ile üretilebilmektedir. bu delikleri tam dolduracak ve filmin pencerede hep aynı uzunlukta hareket etmesini. şirket elemanlarının masraflarını karşılamak için kendilerine ödenen sabit bir miktar para. köşeleri yuvarlatılmış bir dikdörtgendir ve filmin projektörlerde çok sayıda geçişi sırasında en az zarar görecek şekilde tasarlanmıştır.Latincedeki tam karşılığı “yan yana eşit gelişme ile”. PENCIL TEST . Pozitif perfore ise. çalışanın ücretini ödeyeceğini garantileyen bir kontrat şartı. olabilir.

Film işinde.Perquisite sözcüğünün kısaltması.13 yaşından küçük çocukların. RATING. Bu film iyi bir seyirci tepkisi alırsa. durağan resimlerin 16 veya daha fazla kare/saniye (FRAMES PER SECOND) hızla yansıtılması. hareket izlenimi yaratır. Buna PRINT AND PICK UP denir.KOPYA NEGATİFİ Kurgulanmış iş kopyası ile eşlenmiş ve gösterim kopyalarının (RELEASE PRINTS) basımı için kullanılacak olan negatif. PERK .GÖRÜŞ SÜREKLİLİĞİ .Bir yapımda konuşan. Bak.Pozitif görüntü (IMAGE) taşıyan ama ses bandı (SOUND TRACK) olmayan film şeridi. DUPE NEGATIVE. RATING. WALK-ONS) bu tanıma girmez. PHOTOMETER . bir pilot filmi (PILOT) dizi yapmak veya yayınlanan bir diziye devam etmek için karar alması. STUNT DOUBLE. ORIGINAL. PHOTOFLOOD .NEGATİF . PG 13 .'Parental Guidence' sözlerinin kısaltması.PERFORMER . Bak. masrafların ödenmesi. PHOTO DOUBLE . DOUBLE. kameranın görüntüleyeceği çerçevelerde görünecek.PERSPEKTİF . PERSISTENCE OF VISION . PICTURE RELEASE NEGATIVE .Pozlanan film laboratuarda yıkandıktan sonra ortaya çıkan negatif görüntülü film şeridi. Yan ödeme (FRINGE BENEFIT). 1984 yılında başlatılan bir uygulamadır. 2) Bir stüdyonun (STUDIO) bir projeyi gerçekleştirme kararı. yani filmde oynayacak araba. genellikle 90 dakika veya 2 saatlik film. 3) Bir yayın ağının (NETWORK). PERSPECTIVE . FEATURED PLAYER. özellikle parlaklığı ölçer.İKRAMİYE . Figüranlar (EXTRAS. dizinin yapımına girişilir. PICTURE PRINT (= SILENT PRINT) .GÖRÜNTÜ ARABASI .Bak. 67 .İzlenen bir şey yok olduktan sonra da insan gözünde onun görüntüsü bir süre devam eder. büyüklerinin eşliğinde seyredebilecekleri filmleri belirten sınıflama damgası. 4) Bazı sözleri değişik söylemek veya oyunda ufak tefek değişiklik yapmak için daha önce çekilmiş bir planın bir parçasını yeniden çekmek. SUPPORTING PLAYER.Yerine geçtiği oyuncuya görüntü olarak çok benzeyen veya benzetilen dublör.OYUNCU . PG . Bu olay sonucu.Işıkölçere (pozometreye) benzeyen bu alet. Ücretin dışında kazanç veya ayrıcalık. bir kişinin işi kabul etmesini veya çalışan birinin işe devam etmesini özendirmek için pek çeşitli ikramiye vardır: araba.Yoğun ışık veren akkor tungsten ampul. filmdeki kostümleri dağıtmak gibi.Bir televizyon dizisinin öncüsü olan. Bak. Bak. yıkanmamış ham filmi belirtmek için kullanılması yanlıştır. Bak.DUBLÖR . dans eden veya şarkı söyleyen oyuncu. PICTURE CAR .İki boyutlu bir yüzeyde yaratılan üç boyutluluk duygusu. PICK-UP – 1) Ana görüntüler (PRINCIPAL PHOTOGRAPHY) çekildikten sonra. Pozlanmış olsun veya olmasın. devamlılıktaki boşlukları doldurmak için çekilen sahne veya plan.Yapım ekibinin yapım hizmetleri için kullandığı arabaların aksine.PİLOT FİLM . PICTURE DUPLICATE NEGATIVE . PILOT . PICTURE NEGATIVE (= NEGATIVE) .

Bir negatiften basılan veya kamerada dönüşümlü (REVERSAL) hamfilmle çekilen ve gerçek renklerin doğru şekilde göründüğü film. POLAROID FILTER . yazarın veya oyuncunun sözleşmesinin bir parçası olarak ele alınır.CINERAMA'nın öncü sistemi. POLYVISION . PLOT KONU .Bir hikâyenin. diş deliğine (perforasyona) girerek penceredeki karenin hareketsiz kalmasını sağlayan diş. Bu üç perdeli projeksiyon sistemini 1927’de yaptığı Napoleon filmi için Abel Gance icat etmişti.YASTIK ÇARPILMASI Birbirlerine dikey düz çizgilerden oluşan bir kafesin görüntüsünde. PLOT POINT dönüm noktası. Kamerada normal şekilde kullanılacak negatiflerde kısa olan bu uzaklığa “Short pitch” denir.Bir film veya televizyon projesinin net veya brüt kârının yüzde parçası. diyaloglar ve kısa sahne açıklamaları içeren ve bir tiyatro gösterisinin temeli olan kitap.Bir müzikal sahne çekilirken çalınan. Projektörlerde kullanılacak pozitif filmlerde uzaklık daha uzundur ve buna da “Long pitch” denir. POLECAT . özel akustikli bir yerde yeniden kaydetmek. kurgu (EDITING).Yapımdan sonra. miksaj (MIX) vb. Konuşmaları yabancı bir dile çevirerek POC .DUBLAJ .Bir senaryonun elden geçirilerek hafifçe değiştirilmesi. filmi bitirmek için gerekli her şeyin yapıldığı süre.OYUN 1) Genellikle perde ve sahnelere bölünmüş.İyi işlemek (This scene will play). FILTER. gücüne göre. karenin kenarlarındaki çizgilerin içe eğik hale gelmesine neden olan objektif hatası. Çekim sırasında alınan seslerin yetersiz kaldığı veya çekim sırasında ses alınamadığı zaman yapılır.PUAN .PILOT PINS (= REGISTER PINS) .OYUNCUNUN GÖZÜNDEN . PINCUSHION DISTORTION . brüt kâr üzerinden hesaplanır. başka bir deyişle. POLISH .Film şeridinde bir diş deliğinin alt kenarından peşindeki diş deliğinin alt kenarına kadar olan uzaklık. Puanlar genellikle 68 .CONTRGRİF .CİLA . DEPOLARIZER.Bir oyuncunun gözüyle bakılıyormuş etkisi uyandıran çekim. POINT .Bak.nin. seyirciler önünde oynadığı tiyatro gösterisi. ses etkisi (FOLEY). PLAY (f) . Cila çok kapsamlı olursa. POINT OF VIEW (SHOT) (POV) . Bir yıldız (STAR) bu şartı ileri sürebilirse. POST-SYNCHRONIZATION . 2) Oyuncuların. YAPIM SONRASI . PITCH . birkaç cümleyle özetlenebilecek ana çizgisi. müzik kaydı (SCOR). WRITERS GUILD OF AMERICA kurallarına göre bu iş için ayrı bir ödeme yapılır. bazan da. kamera veya baskı makinesinin kızağından geçerken durakladığı anda. ara planlar (INSERTS).PRODUCTION sözcüklerinin kısaltması. dublaj (LOOP).Film. puanları genelde olduğu gibi net kâr değil. 35 mm filmlerin her türü hem uzun. POSITIVE . POST-PRODUCTION POSTPRODÜKSİYON. önceden kaydedilmiş müzik veya şarkı. Bir senaryodaki (SCREENPLAY) olayın OFFICE COORDINATOR yönetmenin. hem kısa uzaklıklarla üretilir. PLAYBACK .Konuşmaları (DIALOGUE) veya sesleri.POZİTİF .Lamba ayağı. bir revizyon haline gelir. PLAY (i) .

Bir özgün filmden sonra yapılan. Pek çok yönetmen. Masraflı bir yol olduğundan. Çıkartmalı yöntemin renkleri (ikincil renkler) siyan. PRIMARY COLORS . sinemacılar. bir veya iki öngösterim hakkını kontratlarına yazarlar. PRE-MIX (= PRE-DUB) .ASAL RENKLER . SNEAK PREWIEW. silah gibi). PRESS KIT . POT . PRE-PRODUCTION YAPIM ÖNCESİ . Sette yanan bir lamba için de söylenir. asal renkli ışıkları alıp belirli oranlarda karıştırarak istenen rengi elde eder.) oyuncular. dostlar) ya da. yönetmen. Katmalı yöntemdeki asal renkler biraraya gelince beyazı oluşturur. Bu renkler kırmızı. PUBLICIST.ÖNGÖSTERİM .Film çekilmeden önce müziğinin kaydını yapmak. çok reklam isteyen büyük bütçeli filmler için uygulanır. yapımcı ile söyleşi yapmaları için çok sayıda basın üyesini bir araya getirip çekim mekânına düzenlediği gezi. 2) Çıkartmalı yöntem.Kamera veya projektörde filmin kızaktan çıkmasını önleyen kapak. Bir öngösterimden sonra. basın bülteni gibi malzeme paketi. Renkli fotoğraf deyimiyle. işleyen bir aksesuar veya dekor parçası (duş kolu. Bu malzemeyi. bütçe hazırlanması. ekip reklamcısı ve Halkla İlişkiler Bölümü hazırlar.Film gösterime (vizyona) girmeden önce sınırlı bir gruba yapılan özel seans. yeşil ve mor-mavi renkler.İŞLEYEN. Senaryo yazımı. 2) BASKI TABLASI .BASIN PAKETİ . PRACTICAL . katmalı yöntemdeki asal renklerden ikisinin birleşmesiyle oluşurlar. Değişik oranlarda 69 . para ile bilet alan seyircilere izletilir. senaryo dökümü. LOOP.kaydetmek için de bu sistem kullanılır. PRESS AGENT . yeşil ve mavi dalgaboylarını emerek beyaz ışıktan eksiltirler. PREVIEW . yani tayftaki tüm renklerle başlar ve bir kısmını filtre ederek (eksilterek) istenen rengi bırakır. kostüm tasarımı. PREQUEL . hakkında iyi bir söylenti yaymaları için davetlilere (basın. Karışımdaki oranların değişmesi ile bütün renkler elde edilebilir. Bak. sarı ve magenta.Bak. DUB. projektör veya optik printerin kızağındaki film karesini kızağa bastırarak filmdeki görüntü alanını objektifin odak alanında tutan çerçeve veya tabla.Gerçekten çalışan.Bir kamera. 'Baba' filminden sonra yapılan 'Baba 2' filmi buna iyi bir örnektir. PRESS JUNKET . PRESSURE PLATE 1) PENCERE KAPAĞI .Çekimler başlamadan önceki hazırlık süresi. DIAL. tepkilerini ölçmek için. PRE-SCORING .Bak. Bak. Film. renk yaratmanın iki yolu vardır: 1) Katmalı yöntem. fakat o filmdeki olaylardan önceki olayları anlatan film.Turuncu-kırmızı. filmde kimi değişiklikler yapıldığı sık görülür. KULLANIMLI . ADR.Belirli bir film hakkında yazmalarını teşvik etmek için çeşitli basın üyelerine yollanan fotoğraf. kapı kilidi. dergi. Film gösterime çıkınca da yönetmen ve oyuncular gösterimin yapıldığı yere yollanarak filmin reklamı yapılır.Bileşik ses bandı hazırlamanın ilk basamağı. Birçok ses bandı tek bantta birleştirilerek son miksaj basitleştirilir. beyaz ışıkla. mekân araştırması. setlerin kurulması gibi işler bu devrede yapılır.Halkla İlişkiler Bölümünün (Public Relations Dep.

Başarılı bir çekimden (TAKE) sonra yönetmenin verdiği emir. CRI PRINT AND PICK UP . MATİPO. bir optik sistem aracılığıyla ham filmin (RAW STOCK) üstüne yansıtılırken. görüntülü filmle yüz yüze temas halinde pozlandırılarak kopya elde edilir.YAPIMCI .İdeal olarak. akar baskıda film şeritleri sürekli hareketlidir. Yapımcının rolü bir proje bulup onu geliştirmek. Kontakt basıcıda baskı işlemi de iki türlüdür: duraksamalı baskıda her görüntü karesi duraksayarak basılırken. belirli bir sabit odak uzunluğu (FOCAL LENGTH) olan objektif.BASMAK . PRINT (f) . uçak planları için kullanılan yöntem. PRODUCER . pozitiften pozitif de elde edilebilir. PRINCIPAL PHOTOGRAPHY ANA ÇEKİMLER Senaryodaki konuşmalı bölümleri kapsayan tüm sahnelerin çekiminin yapıldığı zaman bölümü. hatta siyah elde edilebilir (ışığın tüm renkleri emildiği için).PRİNTER. tayfın tüm renkleri. PROCESS SHOT . İkinci ekip (SECOND UNIT) sahneleri de aynı zamanda çekilebilir.SABİT OBJEKTİF .İŞLEMLİ PLAN ? . vagon vb. PRINT (i) . PRINCIPAL PLAYERS . PRINT IT . PROCESSING. PROCESS BODY-İŞLEMLİ KASA? . REAR PROJECTION. Başlıca iki çeşitten biri olan optik basıcıda (OPTICAL PRINTER) görüntü. çekimi tamamlanmış bir planın tümünü tekrarlamadan sadece bir parçasını yeniden çekmek. BASICI . Dönüşümlü film (REVERSAL FILM) yöntemi ile negatiften negatif. BACK PROJECTION.Özel şekilde yapılmış. PRINTER . Baskı sırasında değişik ayarlar uygulanarak negatifteki yoğunluk farklarını düzeltir. senaryo yazarını veya yazarlarını kiralayıp senaryoyu yazdırmak. ama bu çekimler çoğunlukla ana çekimden önce veya sonra yapılır.BASKI IŞIĞI.Bir negatiften bir pozitif ya da bir pozitiften bir negatif elde etmek için yapılan laboratuar işlemi.Basıcıda bir kontrol düzeneği.Değişken odaklı zum objektifin (ZOOM LENS) tersine. ikinci çeşit olan kontak basıcıda (CONTACT PRINTER) ham film. otomobil. İşlemli plan (PROCESS SHOT) için kullanılır. Önceden çekilmiş arka plan (BACKGROUND) bir perdeye yansıtılırken.Negatif veya pozitiften kopyalar (PRINT) veya nesiller (GENERATIONS) üreten makine. PRINTER LIGHT .Filmi yıkamayı (DEVELOPING) ve bas-mayı (PRINTING) belirten terim. bir projeye ilk başlayan ve o projeden son ayrılan kişi. PRIME LENS . Bak.Özgün (ORIGINAL) veya dup negatiften (DUPE NEGATIVE) alınan ve gösterim (PROJECTION) için kullanılan pozitif (POSITIVE) kopya.kullanıldıklarında. Bak.Bir film veya televizyon şovunda başlıca karakterleri canlandıran aktör ve aktrisler.KOPYA . Kamera raporuna (CAMERA REPORT) ve devamlılık asistanının (SCRIPT SUPERVISOR) raporuna yazılır ve o çekimin negatifinden bir iş kopyası (WORK PRINT) basılması sağlanır. ANKOŞ .).BASILSIN . 70 . önü ve yanları açılabilen ve böylece içi görüntülenebilen taklit taşıt otomobil.Hareket halindeki tren. bunun önündeki 'işlemli kasa' (PROCESS BODY) içinde oturan oyuncular rollerini yaparlar. yönetmeni.Farklı bir bakış veya oyunda ufak değişiklik için.BAŞROL OYUNCULARI .

sanat yönetmenine verdiği onur payesi.) görevidir. Görevi. PRODUCTION BOARD .Yapım ekibine yeni katılan çıraklık evresindeki eleman. RUNNER) YAPIM YARDIMCISI . bir yapımın giderleri ve maliyetini günü gününe kaydetmek olan yapım kadrosu elemanı. LOCATION ACCOUNTANT) . yapım tasarımcısına bağlı olarak çalışır.Bir filmin çekiminin ne kadar süreceğini ve hangi sahnelerde 71 . Bu raporu yazmak.YAPIM MUHASEBECİSİ Ana görevi. yapım yönetmeni (PRODUCTION MANAGER).Her gün yazılan ve o günkü veya geceki çekim hakkında her türlü bilgiyi içeren günlük rapor. PRODUCTION MANAGER MANAGER. PRODUCTION STRIP BOARD.Bir film veya televizyon şovunda müzik. çekimi yapılan senaryo sayfaları.SESÇİ Sette çekim sırasında olabilecek en iyi ses kaydını yapmakla sorumlu ses mühendisi.YAPIM ŞİRKETİ . PRODUCTION ASSISTANT (PA) (= GOFER. Filmin dağıtım ve işletimine de katılabilir. Doğrudan yapım yönetmeni ve yatırımcı gruba bağlıdır. bu sahneler için öngörülenden fazla veya eksik yapılan harcamalar ve nedenleri.Doğrudan yapım yönetmenine (PRODUCTION MANAGER) bağlı yapım ekibi elemanı. BREAKDOWN. Rapor şu bilgileri içerir: çekilen sahneler. UNIT PRODUCTION PRODUCTION MIXER (= SOUND RECORDIST) . Yapım içinde küçük bir yapımdır. 2) Bir film veya televizyon şovunun çekiminin gerçekleştirildiği zaman bölümü. o gün çalışan çekim ekibi elemanları ve oyuncular. kiralamak. PRODUCTION . bir veya birkaç sanat yönetmeni. PRODUCTION OFFICE COORDINATOR (POC) . yapım bürosu ile bütün öbür gruplar arasında bağlantı kurar. .YAPIM ŞEMASI . kendi yapımcılıklarını da üstlenirler. Yapım süresince. HYPHENATE.aktörleri vd. Raporun kopyaları yapım yönetmeni (PRODUCTION MANAGER) tarafından onaylandıktan sonra yapımcıya (PRODUCER). atraksiyon. PRODUCTION COMPANY . yapım büro koordinatörü (PRODUCTION OFFICE COORDINATOR) için ufak tefek ama gerekli işleri yapmaktır. PRODUCTION NUMBER YAPIM NUMARASI. kullanılan hamfilm metrajı. yapımı planlamaktır. ATRAKSİYON . D. yapımcı (PRODUCER).YAPIM 1) Gerçekleşmekte olan bir film veya televizyon şovu. para kaynağını sağlamak. baş ikinci yönetmen yardımcısının (KEY SECOND A. PRODUCTION DESIGNER YAPIM TASARIMCISI Yapımcının. yönetmene (DIRECTOR).Bak.Bak. yapım bir stüdyo adına gerçekleşiyorsa stüdyoya (STUDIO) ve yapımın günlük harcamalarıyla ilgili diğer yerlere iletilir. Numaralar için genellikle özel setler ve kostümler vardır.YAPIM RAPORU . PRODUCTION REPORT . Bak. yönetmen (DIRECTOR). Genelde bunları ayrı bir yönetmen yönetir.Bir film veya televizyon şovu projesini gerçekleştirmek amacıyla kurulan organizasyon. dans ve şarkılı numara. Kişisel projelerini gerçekleştiren kimi yönetmen ve oyuncular. yapım muhasebecisine (PRODUCTION AUDITOR). Büyük bütçeli yapımlarda.Bak. PRODUCTION STRIP BOARD . PRODUCTION AUDITOR (= LOCATION AUDITOR. PRODUCTION BREAKDOWN .

Bak.PROJEKSİYON SENKRONU . kostümler.PROJEKTÖR . ışıklandırma ve ses kaydı gibi unsurlardaki kaliteli birleşim. PROP PERSON/ PROPERTY MASTER . Aksesuarcı ile karıştırılmamalı.KÂR. bütçeye ek harcama getirmeden filme artı değer katar. KAZANÇ .Bir setteki tüm aksesuarların bakımı.Projeksiyon makinesini PROJECTION PRINTER . gelirden alınan payla ilgili olarak. Her tür tanımı iki soru belirler : 1) hangi gelirler hesaba katılacaktır.MAKİNE DAİRESİ .Bu çeşit terimler her yeni kontratta.de 20 kare. PROJECTION SYNC . kâr konusu tartışılırken. . içinde projeksiyon makinesinin bulunduğu ve buradan filmin perdeye yansıtıldığı küçük oda. müstakbel bir yatırımcı. Bir servet harcamaya gerek kalmadan film.Sinema salonunun gerisinde. becerikli.PROPERTY sözcüğünün kısaltma-sı.Bir filmde yapım tasarımı. gibi) elemanı. REAR SCREEN PROJECTION.Bir filmde gerekli aksesuarları yapmakla görevli inşaat bölümü (marangoz vb. deneyimli bir danışmana başvurmalıdır. Bu şeritler. Bir filmin belirli bir sahnesinde kullanılan her türlü hareketli malzeme. OPTICAL PRINTER. kılıç gibi şeyler set malzemesidir (SET DRESSING). yeniden belirlenir. dış. 35 mm. PROP . 16 mm. BLUE SCREEN PROJECTION PROJECTION BOOTH . bunun ışığının yardımı ile görüntüleri çok büyüterek bir perdeye yansıtmak. 2) katılımcılara paylaştırılmadan önce bu gelirden neler düşülebilir. korunması ve yerleştirilmesinden sorumlu kişi.AKSESUARCI . PROJECTION . PROFITS . PROP MAKER . projenin en verimli ve ekonomik şekilde çekilmesini sağlayacak yönde sıralanarak birkaç bölümden oluşan bir panoya iliştirilir.PROJEKSİYON – 1) Bir kişinin. yüksek yapım değeri kazanır. Bu işteki çok kişi bir filmin gelirinde gerçek kârı belirleme konusunda çıkarcıdır.kimlerin bulunacağını kesin olarak belirlemek için yapım yönetmeni (PRODUCTION MANAGER) ve birinci yönetmen yardımcısının kullandığı planlama şeması. 72 .Filmdeki görüntüleri bir perdeye yansıtan aygıt. Bir oyuncunun ateşlediği tabanca aksesuar. Bu yüzden.de 26 kare öndedir. makale. Bak. PROJECTIONIST kullanan kişi. PROPERTY – 1) Bak. roman. mekânlar. PROP. 2) Bir filmi projektörden geçirerek.AKSESUAR . Kimi şirketler standard tarifi veya kendi alıştıkları tarifi kabul etmiş olsalar da tanımlar hâlâ pazarlık ve tartışma konusudur.MAKİNİST . PROJECTOR . Yansıtma hızı 24 kare/saniyeye erişince.YAPIM DEĞERİ . 2) Bir sinema filminin temelini oluşturan herhangi bir fikir. hareket duygusu doğar. 3) Bir filmin gişe ve pazar gelirini tahmin etmek. kısa hikâye. PRODUCTION VALUE .Ses bandındaki sesle onun eşlendiği kare arasındaki mesafe: ses. senaryo vb. duvarda asılı duran tüfek. gün veya gece oluşuna göre ayrı bir şeride yazılır. Senaryodaki her sahne iç. sesini uzak bir mesafeye eriştirebilme yeteneği.

flu olanın net hale geldiği yarı sanatsal plan. PULL FOCUS . FORSE ETME . MASTER POSITIVE.GERİLEME . reklamı yapılanı daha tanınan ve aranan hale getirmektir. daha yüksek bir duyarlıktaymış gibi banyo etmek (100 ASA bir filmi 200 veya 400 ASA imiş gibi yıkamak). gazete.Puanı toplanabilen 500 vatlık küçük lamba. PULLBACK . Reklamın amacı. CRI.ZORLAMA.Ön plan net.Filmin reklamında kullanılmak için çekim öncesi. dergiler gibi araçlarla tanıtımı ve reklamını yapan kişi. LOBİ .Bak.Filmde aksesuarların liste ve kullanım PROTECTION MASTER .Bir filmi. net olanın flu. arka plan flu (bulanık) iken (veya tam tersi). AKSESUAR LİSTESİ . Sonuçta görüntüler daha grenli (tanecikli) olacaktır ama kimi durumlarda çok zayıf ışık çekimi yapabilmek için tek çözüm olabilir. Bir yapımdaki reklamcıya ekip reklamcısı (Unit Publicist) denir. televizyon. PUBLICIST (= PRESS AGENT) . PUP . PUBLICITY STILL . PUSH (= FORCE DEVELOP) .REKLAMCI . çekim sırasında ve çekim sonrası çekilen fotoğraf.NET GEÇİŞİ . bir yer veya bir şeyin radyo.PROPERTY SHEET kullanılacak tüm programı.Bir kişi. 73 .REKLAM FOTOĞRAFI. INTERPOSITIVE.Yakın planla başlayan bir çekim sırasında kameranın araba üzerinde geriye doğru uzaklaşıp orta plan veya uzak plana geçmesi.

YAĞMUR ETKİSİ .Tungsten halojen lamba ampulünü belirten genel terim. JUMP CUT.Q QUARTER APPLE . RAILS – RAY 1) Sette tepeden aydınlatma lambaların asıldığı yüksek sehpalar. Yönetmen veya oyuncuların çalışmasını engelleyecek kadar gürültü olduğu zamanlar da bu komut verilir. RACK – 1) Bir filmi kurgu masasından veya projektörden geçirmeyi belirten eski bir terim.İlk model film kameralarında.RESTRICTED RATING sınıflamasını belirten damga. flüorin veya astatin) ampulün kararmasını geciktirir ve doğru renk ısısını korur. QUICK CUT .Bak. Bugünkü modern kameralarda çekimi objektiften izleme olanağı vardır.MİZOPUAN .Konunun devamlı net olması için çekim sırasında objektifin netliğini sürekli ayarlamak. 3) Görüntü yönetmeninin. delikli 74 . bromin. 2) Kaydırma arabası rayları.Kamera çekime başlamadan önce yönetmen yardımcısının verdiği komut. R R . QUIET ON THE SET .Silah ve patlayıcı cisimlerde normalin çeyreği kadar patlayıcı doldurulduğunu belirten terim. Yanında ailesinden bir yetişkin olmayan 17 yaşından küçük seyirciler. Bak. için kullanılacak RAIN EFFECT .SETTE SESSİZLİK . QUARTER LOAD . Ampule doldurulan bir halojen gaz (iyodin.KUARTZ LAMBA . Kamera operatörü provaları bu buzlu camdaki görüntüden izlerdi.Normal takozun çeyrek yüksekliğindeki takoz. klorin. RACKOVER . HALF LOAD. bu sınıfa giren filmin gösterildiği salona alınmazlar. QUARTZ LIGHT . net ayarını önceden belirlenmiş bir noktaya yapması için kamera operatörüne verdiği kestirme komut.KISITLI .Bir sette (içerde veya dışarıda) yağmur etkisi yaratmak için hortumlar. 2) Bir kareyi kamera. kurgu masası veya projektörün penceresine yerleştirmek. RACK FOCUS . üstündeki filmle beraber kızağı yana çekerek objektifin ardına buzlu cam getiren mekanizma.

filmin video banda aktarım işlemini yapan makinenin markası. Asıl kullanımı.13 yaşın altındaki çocuklar için anne-baba refakati şarttır. 3) Bir sahnenin sözlü bölümü. PG 13 . sinema filmlerini seyirciye göre sınıflandırma sistemi. ASPECT RATIO. READING – OKUMA 1) Mevcut ışık değerinin ölçüsü. RATING . RANK CINTEL . READ – OKUMAK 1) Işıkölçerle ölçmek.(General Audience) Serbest. o sahnenin yumuşak.Motion Picture Association of America'nın. RAMP – RAMPA 1) İnişli çıkışlı alanda yürüyen oyuncuları izleyecek kaydırma arabasının düzgün gidebilmesi için kurulan meyilli platform. REACTION SHOT . SHOOTING RATIO RAW STOCK . Bak. PG . REAR SCREEN PROJECTION-ARKADAN PROJEKSİYON Genel olarak perdenin ön tarafından yapılan projeksiyonun tersine. kaskadörün (STUNTDOUBLE) kullandığı taşıtın başka bir taşıt üzerinden atlayabilmesi için kullanılan malzeme.TEPKİ PLANI .Yönetmen sözcüğünün Fransızca karşılığı.(Parental Guidence suggested) Anne-Baba refakati önerilir. fragmanları da sınıflandırır.( Is that sign too small to read on film?) 3) Senaryodaki bir sahne için kullanılmışsa.OKUYUCU . İki kategori vardır: Serbest ve Kısıtlı. Çeşitli sistemler vardır. standard yağmur sistemidir. MPAA. Yaklaşık 10 metre boyunda bir hareketli direğe bağlanan büyük bir püskürtücüden oluşur. X .(Restricted) Kısıtlı. Bu sistem. Sınıflandırma basamakları şöyledir: G .Pozlanmamış ve yıkanmamış film.21 yaşından küçükler seyredemez. kolay anlaşılır şekilde oynanacağını belirtir.borular ve fıskiyeler kullanılır.SINIFLAMA . Daha gerçekçi olması için bütün alanı önceden ıslatarak su birikintileri oluşması sağlanır.Bir stüdyo veya yapım şirketine sunulan proje malzemesini okuyup bunun bir özetini çıkartmak ve kendi görüşlerini yazmakla görevli hikâye bölümü elemanı. 17 yaş altındakiler için anne-baba refakati şarttır.Telesine olarak bilinen. METTEUR-EN-SCENE. 2) Okuma provası. yerlere ve dış duvarlara ıslak görünümü veren parlak bir madde sürülür. sinema salonlarında çok ender olarak kullanılır. 2) Setteki bir cismin perdede görünüp görünemeyeceğini gözle kararlaştırmak. 2) Bir dublörün. RATIO . En yaygın olan. R .Bak. ışıkgeçirgen bir perdeye arka taraftan yapılan projeksiyon.Bir önceki planda veya çerçeve dışında söylenen veya yapılan şeye tepki gösteren kişinin yakın planı. 75 . Kısıtlı bir fragman. (I liked the reading in take 3 the best) REALISATEUR . herkes seyredebilir.HAM FILM . 4) Oyuncu seçiminde kişilere kısa pasajlar okutarak bir çeşit sınavdan geçirmek. ancak R veya X sınıfı bir filmle gösterilebilir. READER .

DRESS. 4) (Basın) Reklam bölümünün gönderdiği bildiri. Standard boyda bir 35 mm film makarası 300 metre (10 dakikalık) film alır. Yolda giden bir arabadaki iki kişiyi gösteren bir plan gibi dış geriplanlı bir sahneyi stüdyoda çekmek daha kolaydır.KONTRGRİF Obtüratörün açıldığı pozlanma sırasında kamera kızağının penceresindeki filmin diş deliğine girerek onun kıpırdamasını önleyen tırnak.BOBİN. haber.Dağıtım kopyalarının (RELEASE PRINTS) basımında kullanılacak ana negatif. agrandisman (BLOW-UP) denir. REMAKE .yapım sırasında görülür. binalar. RECORDING .Geniş bir negatiften daha dar bir şeride. REGISTRATION PINS (= PILOT PINS) . REFLEX CAMERA . Görüntü çok geniş bir alanı kapsıyorsa. paralaks hatasını ortadan kaldırır. Bu sistem. Arabanın camlarından yollar.Bir setin görünümünü değiştirmek. daha karmaşık olan mat plan (MATTE SHOT. YANSITICI .YANSIYAN IŞIK .Aydınlatılan konudan objektife yansıyan ışık. RECORDIST (= PRODUCTION MIXER) .KAYIT .Daha önce yapılmış bir filmin yeniden çekimi. bir filmin uzunluğu hâlâ kısım sayısıyla belirtilmektedir (36 kısım tekmili birden gibi). SESÇİ Çekim sırasında sette ses kaydetmekle görevli ekip elemanı. Bak.Önceden çekilmiş veya canlı çekilen resim veya sesi manyetik banda kaydetme işlemi.Bir Yıldız Doğuyor' filminin Judy Garland/James Mason ve Barbra Streisand/Kris Kristofferson'un oynadığı her iki yapımı da. REFLECTED LIGHT . 5) Filmi çekilen bir kişinin. örneğin. 'A star is borne . Tersi işleme büyütme. 10 dakikalık kısım anlayışı öylesine yerleşmiştir ki. Bak. 76 . RELEASE PRINT .Sinemalarda gösterime hazır kopya.Bir aynalar sistemi yardımıyla objektiften gelen görüntüyü çekim sırasında da izleme olanağı veren kamera. Stüdyoda bu geriplanın yansıtıldığı özel perdenin önündeki arabanın içinde oyuncular rollerini oynar. Çift kısım denen 600 metrelik makaraların kullanımı daha yaygındır. 2) Serbest bırakmak (günlük işi biten bir oyuncuyu).Film şeritleri. 3) Kontrat bağlantısını çözmek (işten çıkarmak). REFLECTOR . Bu tür çekimlere işlemli plan (PROCESS SHOT) adı verilir. EXPOSURE METER. filmdeki görüntüsünün kullanılması için yapım şirketine verdiği izin belgesi. RELEASE – 1) Bir filmi genel veya sınırlı dağıtıma sokmak. REDUCTION PRINT . TRAVELLING MATTE) kullanılır.KAYITÇI. KISIM .REFLEKTÖR.DAĞITIM KOPYASI .Bir yatırımcının parasının geri ödemesi. Beyaz kartondan veya tabaka köpükten yapılmış reflektöre BOUNCE BOARD denir. RELEASE NEGATIVE .Işığı istenilen yere yansıtmak için gümüş veya altın renkli yaldız tabakalardan yapılan yansıtıcı pano. pim. RECOUPMENT . Yansıtılan geriplan ya stok şutlardan (STOCK FOOTAGE) seçilir. ağaçlar gibi akıp giden manzaralar görürüz. 35 mm negatiften 16 mm şeride basılan kopya.REFLEKS KAMERA . projeksiyon makinesine takılmak veya depolanmak için plastik veya madeni makaralara sarılır. ya da ikinci ekip (SECOND UNIT) tarafından çekilir.DAR KOPYA .YENİDEN YAPIM . REEL . RE-DRESS .

yıkanan filmin jelatin tabakasında oluşan ve insan cildindeki çizgi ve kırışıkları andıran buruşma.Ekip elemanlarının stüdyoda veya yerel mekânda (LOCAL LOCATION) çalışacağını ve mesailerinin. Özel etki (SPECIAL EFFECT) veya komik unsur olarak kullanılır. 2) Bir duyarkatın tespit edebildiği ayrıntı miktarı.Bir pozitiften alınan dup pozitif. REPORT TO . 77 . REVERSE ACTION (REVERSE MOTION) .Filmdeki hareketleri geriye doğru gösteren teknik. RE-TAKE . hangilerinin kötü olduğunu belirttiği günlük rapor.RAPOR .YENİDEN ÇEKİM . müzik ve ses etkisi bantları hazırlandıktan sonra bunların biraraya getirilip yoğunluk dengelerinin düzenlendiği son miksten sorumlu ses mühendisi. hangi çekimlerin basılacağını. ödenen ve bir yazarın telif ücretine tekâbül eden ek ücret.Sendikanın kontratına göre oyunculara.Banyodaki ani ısı farkları veya kimyasal maddelerin etkisiyle.Daha önce çekilmiş bir sahnenin herhangi bir nedenle beğenilmeyip yeniden çekilmesi. yönetmenlere vb. RE-RECORD – 1) Görüntüleri veya sesleri bir malzemeden başka bir malzemeye (film. RETICULATION .Karanlıktan açılarak veya kamerayla gerileyerek henüz görülmemiş bir şeyi ortaya çıkaran plan. RESIDUALS . RE-RECORDING MIXER . RE-VAMP .BURUŞMA .Bütün diyalog.YENİDEN DAĞITIM . REPORT SHEETS .ÇÖZÜMLEME GÜCÜ – 1) Bir objektifin görüntüye aktarabildiği ayrıntı miktarı. DUPE. sete geldikleri anda başlayacağını belirtmek için çağrı kağıdına yazılan uyarı.1937'de çevrilen ve Janet Gaynor/Fredric March'ın oynadıkları orijinalin yeniden yapımlarıdır. REVERSAL DUPE . kopyalamak.Bir seti yeni bir sekans (SEQUENCE) veya yeni bir yapım için yeniden düzenlemek.Bir önceki planın yaklaşık 180 derece karşı açısından çekilen plan. Bak.Sinemalarda bir süre gösterildikten sonra dağıtımdan kaldırılmış bir filmin yeniden dağıtıma sokulması. disk) aktarmak. REVERSAL FILM – DÖNÜŞLÜ FİLM Pozlanıp banyo edildikten sonra doğrudan pozitif görüntü veren film.Kamera ve ses bölümlerinin. bant. REVERSE ANGLE SHOT/REVERSE . her çekim (TAKE) hakkında bilgileri yazdığı.KARŞI AÇI . oyuncuların bu müziğe göre dans etmelerini veya davranmalarını sağlamak için çekim sırasında izletmek. 2) Filmin ses bandına konacak olan müzik parçasını önceden kaydedip. 2) Son miksajda birçok ses kanalını biraraya getirmek. REPLAY (= PLAYBACK) – 1) Kaydın iyi yapılıp yapılmadığını kontrol etmek için bir görüntü veya ses bandını başa sarıp tekrar izlemek. REVEAL . RESOLUTION (= RESOLVING POWER) . RE-RELEASE .

ROLL . RE-WRITES .Bir odada hareket veya konuşma olmadığı halde var olan hava veya ambiyans sesi.Konunun arkasından verildiği zaman halo etkisi yaratan ışık.ANRULÖZ . RIFLE SPOT .Bir anrulöz kullanarak filmi makaraya veya takoza (CORE) sarmak. RIM LIGHT . kamera çalışmaya başlayınca kamera asistanı “Rolling” diye seslenir.Bak.Bir çekimin (TAKE) başlamak üzere olduğunu belirtmek için birinci yönetmen yardımcısının yüksek sesle söylediği uyarı.Uzun. böylece görüntünün. yükseltmek için kullanılan basamaklı yükselti. YÜKSELTİ .REVİZYON . REWIND (i) . işe başlamaya hazır olan üyelerinin gösterildiği liste. RIFLE MIKE . RUNNING TITLE) . RIGGERS . Vızıltı bandına (BUZZ TRACK) kaydedilen bu ses. 78 .Çeşitli birlik ve sendikaların. ROLL NUMBER . REVERSE SCENE . REVISION .Bir filmin bobinlerinin sırasını belirleyen numara. diğeri saran makarayı taşıyan iki koldan oluşan düzenek. Elektrik motoruyla çalışanları da vardır.SARMAK .İSKELE.Senaryonun.Baskıda sağ-sol yönü ters döndürülen.Katlanabilen ayaklar üzerine kurulan ve kamera veya bir lambayı yükseltmek için kullanılan yükselti.Bir oyuncunun canlandırdığı oyun.PRATİKABL.Bak. karşılıklı konuşan iki kişiyi veya kapıyı açıp bir odaya giren oyuncuyu gösteren sahnelerde kullanılır. REWIND (f) .Bak. RITTER . ROLLING TITLE (= CRAWL.Film bobinini bir makaradan diğerine aktarmak için kullanılan ve biri boşaltan. oyun) komutu verir. platform. RISER . Kamera ve ses kaydının başlaması için verilen işarettir (CUE). ROSTER . ROLE . SHOTGUN MIKE. REVISION. ROSTRUM . son miksajda konuşma bandıyla (DIALOGUE TRACK) birleştirilince.Sette lambaların asılacağı iskele veya köprü. Ses kayıt makinesi tam devrini bulunca sesçi “Speed” der. yeniden tasarlamadan daha dar bir ölçüde elden geçirilmesi. bir aynadan yansıyormuş gibi ters göründüğü plan. RIGGING (i) . Bu tarz yazı baş jenerikten (FRONT CREDITS) çok son jenerik (END CREDITS) için kullanılır. ciladan (POLISH) daha geniş. KÖPRÜ .Bir sette iskele ve köprüleri kurmak ve buralara lambaları yerleştirmekle görevli ekip elemanları.BOBİN NUMARASI . konuşmalar arasındaki boşlukları doldurarak bir sahnenin seslerinin daha gerçekçi olmasını sağlar.Oyuncuları. CREEPING TITLE. Ancak bundan sonra yönetmen “ACTION!” (hareket. aksesuarları vb. RIGGING (f) . dar bir huzme veren spot lamba.Takoza (CORE) sarılı film şeridi.AKAN YAZI – Perdenin (SCREEN) altından yukarı doğru hareket eden jenerik yazıları (CREDITS).Genellikle. ROLL IT/ROLL CAMERA/ROLL PLEASE/ROLLING . Herhangi bir uzunlukta olabilir. WIND MACHINE.BOBİN .ODA SESİ .ROL . ROOM TONE .Çekimden önce stüdyoda köprülere ve iskelelere lambaları asmak.

yapım yönetmeni için ufak tefek işlere koşan yapım yardımcısı (PRODUCTION ASSISTANT) RUNNING SHOT . ROYALTY .Bir filmin bütün sahnelerinin (SCENES). RESIDUALS. sahnenin 79 .GÖSTERİM SÜRESİ . DOLLY SHOT. Bak.bandın hızı santimetre/saniye veya inç/saniye (INCHES PER SECOND) birimiyle ölçülür.TELİF ÜCRETİ . DAILIES. RUN-THROUGH (=WALK-THROUGH) .Hareket eden bir kişi veya cismi izlerken kendisi de hareket eden kamera ile çekilen plan. TRAVELING SHOT. Bak. ses bandının kayıt veya dinleme sırasında makinede geçiş hızı. sırayla peşpeşe eklendiği ilk kurgu (EDITING) basamağı. ezber geçmesi. Filmin hızı kare/saniye (FRAMES PER SECOND).ROUGH CUT .Filmin kamerada veya projektörde. hikâyeyi kabaca anlatacak şekilde. RUNNERS – 1) Lamba. RUN-BY .KABA KURGU . RUNNING TIME .GEÇİŞ HIZI . asılabildiği köprü ve iskele. RUN LINES . TRACKING SHOT. yönetmen.işe alındığını belirten kontrat terimi. RUNNING SPEED .Hareketli bir arabanın (ya da başka bir taşıtın) duran kameranın önünden geçtiği plan.Günlük ve haftalık sözleşmelerin tersine. Bir sinema filminin gösterim süresi genellikle 85-110 dakikadır. dekor parçaları vb.Normal hızda gösterilen bir filmin toplam gösterim süresi. 2) Yapımcı.Çekimden önce oyuncunun sözlerini prova etmesi.Bak. RUSHES . bir kişinin (genellikle bir oyuncunun) belirli bir ücretle belirli bir süre için (tüm yapım süresi) -bu süre içinde kaç gün çalıştığına bakılmaksızın. RUN-OF-SHOW .Satışlardan alınan ve pazarlığa açık gelir yüzdesi.Bir oyuncular ve kamerayla yapılan provası.

mekân duygusu uyandıran herhangi bir bölümü. SCENE DOCK . Heybe gibi iki cepli ve her cebi kum doldurulup ağzı dikilmiş. belirli bir mekânda (LOCATION) geçen veya kendi içinde bir hareket bütünlüğü olan tek plandan veya planlar dizisinden oluşabilir.İtalyan kökenli bu sözcük SCREENPLAY sözcüğü kullanılmaktadır. kesin bir kural değildir. Her sahneye bir numara verilir. SCORING STAGE . 1950 öncesinde filmler. SANDBAG .Bir dekorun.DOYGUNLUK . çabuk alev alan nitrat tabanlıydı. bıçak atma sahnesi).S SAFE ACTION AREA .Genellikle oyuncu ücretinde yapılan bir uygulama. branda veya plastikten yapılmış küçük torba. SCENE NAME . ücretinin yüzde onu kadar fazla ödeme yapılır.Asetat selülozdan yapılan ve yavaş alev alan film tabanı.Dekorda kullanılan malzemenin depolandığı alan.SAHNENİN ADI . perdede gösterilen film bölümlerini izleyerek film müziğini seslendirdikleri ve bu müziğin kaydedildiği ses stüdyosu (SOUND STAGE). SAG . SCOOP .Filme eşlik ederek görüntüleri destekleyen müzik.Film televizyonda gösterildiği zaman. SCENARIO . kullanılmış.Bir fotoğrafta görüntünün rengindeki yoğunluk derecesi. 2) Senaryo dökümünde (BREAKDOWN) sahne. Deneyimli ekip elemanı.Set malzemesinin (GRIP PACKAGES) ana unsurlarından biri.DEKOR DEPOSU .Olayın geçtiği mekânın adı veya bir olaya verilen ad (Amy'nin odası. CHECK PRINT. karenin ekranda izlenebilen bölümü.Bak. Kişiye ücretinden başka. Sette kimi malzemenin (lamba ayağı gibi) devrilmesini önleyen ağırlık olarak kullanılır. SAFETY BASE (= SAFETY FILM) . SATURATION . Az doymuş renkler çoğu zaman belirli bir etki yaratmak için kullanılır. SAMPLE PRINT . Eski sözcük bugün daha çok 'hikâyenin ana çizgisi. mekân ve zaman birliği içinde oluşan olay veya söylenen sözler anlamına gelebilir. Genellikle bir oyuncunun sahneye girmesi veya sahneden ayrılmasıyla sahne numarası değişmez ama bu. belirlenen bu ücretin üstünde para alır.Müzisyenlerin. Doygunluk azaldıkça renkler zayıflar.YANMAZ FİLM .SENARYO yerine günümüzde .MÜZİK STÜDYOSU . SCORE (f) . Aynı zamanda dekorları ve eşyaları retuşlayıp onları yaşanmış.Sendika veya meslek gruplarınca belirlenen asgari ücret.KUM TORBASI . Doygunluk ne kadar fazla olursa. eskimiş hale de getirir. renkler o kadar canlı ve zengin olur. 80 .Belirli bir filme müzik bestelemek.FİLM MÜZİĞİ . SCENIC ARTIST . pastelleşir. SCORE (i) .Dekorda kullanılacak bez panoları veya fon resimlerini boyayan sanatçı.Geniş bir alanı aydınlatabilen lamba. menajerinin ücretini ödemesi için. özeti' anlamında kullanılmaktadır.SCREEN ACTORS GUILD sözcükleri için kısaltma.SAHNE 1) Bir sahne. SCALE PLUS TEN . SCALE . SCENE . SCENERY .

kostümler.Film gösterimi sırasında üzerine görüntünün yansıtıldığı yüzey. SCREEN ACTORS GUILD (SAG) . tretman. SCREENPLAY. SCRATCH PRINT (= SLOP PRINT) . hem özgün hikâyeyi.OYUNCULAR SENDİKASI . jestler.Ücret. özel bir sayfa düzeninde yazılmış olan ve bir filmin temelini oluşturan metin.ÇİZİK . SCREENWRITER .SENARYO .Bak.DEVAMLILIK YAZMANI .) bir filmin tamamı veya bir bölümünün izletildiği gösterim. SCREENING . makyaj. . akademi üyeleri. sahnelere ayrılmış.Işık yoğunluğunu azaltmak için ışık kaynağının önüne konulan. SCREEN EXTRAS GUILD (SEG) . SCRATCHES . Çekim sırasında senaryoda değişiklikler yapılması sık rastlanan bir olaydır. 81 . senaryo yazan kişi. her laboratuarın en az bir gösterim odası vardır.Davetli bir seyirci grubuna (arkadaşlar.Yapıştırıcı ile film eklenirken duyartabakayı kazımak için kullanılan araç. Kamerada. laboratuar işlemleri sırasında. SCREEN .SENARYO YAZARI . hareket. 'Yazan' (WRITTEN BY). sözlerinin (DIALOGUES) ve çoğu zaman kamera hareketlerinin belirtildiği. devamlılığın sağlanmasıyla görevli ekip elemanı.FİGÜRANLAR SENDİKASI SAG veya AFTRA kadar güçlü olmamakla birlikte. kullanılan objektif vb. özgün hikâyeyi yazandan ayrı kişi veya kişiler olduğunu göstermesidir.GÖSTERİM ODASI .Küçük bir film izleme salonu. SCRIPT BREAKDOWN . SCENARIO) . SCRIPT . Çekilmekte olan bir filmin günlükleri (DAILIES) veya her işlem safhasında kontrol edilmek istenen bölümleri burada izlenir. en çok da projeksiyon makinesinde meydana gelebilir.DENEME FİLMİ . senaryoyu yazanın.Sinema filmleri ve televizyon için film hikâyesi.PERDE . SCRIM . belirleyen oyuncular birliği.SENARYO Karakterlerin davranışlarının. SCREENING ROOM . Aşınmaya (ABRASIONS) göre daha ciddi bir durumdur çünkü izler derindir ve duyartabakaya (EMULSION) zarar verebilir.Film şeridinin yüzeyinde oluşan kazıntı izleri. hem de senaryoyu aynı kişinin yazdığını belirten unvandır.SCRAPER .Bak. SCRIPT SUPERVISOR (=CONTINUITY CLERK) . SCREEN TEST . SCREENPLAY (=SCRIPT. 'Yazan' (WRITTEN BY) unvanından farkı.Her çekimde sözler (DIALOGUE). çalışma şartları vb. Zaman kazanmak isteyen kurgucunun isteği ile yapılır ve bir kopya negatif kesimciye. bir kopya da miksaj ve senkron için sesçiye gönderilir. konularında ayrıntılı notlar tutarak bunların plandan plana ve sahneden sahneye farklılıklar göstermesini önleyip.Bir oyuncunun role uygun olup olmadığını anlamak veya bir kişinin perdede nasıl göründüğünü izlemek için yapılan deney filmi.Senaryo yazarına jenerikte verilen unvan.SENARYOYU YAZAN . aralıklı örülmüş tel kafes. kendi üyelerine öbür birlik ve sendikaların verdiği hizmetlere benzer hizmetler verir.SENARYO DÖKÜMÜ BREAKDOWN. Her büyük stüdyonun.Kurgulanmış iş kopyasından (WORK PRINT) basılan kopya. SCREENPLAY BY .KAZIYICI . dağıtımcılar vb.

İKİNCİ EKİP YÖNETMENİ Başoyuncuların (PRINCIPAL PLAYERS) bulunmadığı sekansları yönetmekle görevli kişi. figüranların ve kalabalığın yerleştirilmesi ve kontrolunda birinci yardımcıya (FIRST AD) yardım etmek. macenta ve siyan. kamera raporlarını (CAMERA REPORTS) yazar ve her çekimin başında veya sonunda klaket verir. ikinci ekibin birinci yönetmen yardımcılığını yapar. SECOND FEATURE (= B PICTURE) .İKİNCİ EKİP . Zor veya tekrarlanması imkânsız sahnelerde (bir binanın yıkılışı.İki asal rengin birleşmesinden oluşan renkler: sarı. SECONDERY LOCATIONS – TÂLÎ MEKÂN . SECOND CAMERAMAN .İki film gösteren sinemada ikinci değerdeki film. eğer varsa. INSERT. MULTICAMERA. Çoğu zaman. Bak.Uzak yerlerde çekilen geri planlar (BACKGROUND). İkinci ekipte (SECOND UNIT) birinci yardımcılık görevi yapabilir. kasetleri doldurup boşaltır. Kamera malzemesini hazırlar. SECOND ASSISTANT DIRECTOR İKİNCİ YÖNETMEN YARDIMICISI Birinci yönetmen yardımcısına (FIRST ASSISTANT DIRECTOR) ve yapım yönetmenine bağlı ve genellikle oyuncu ve ekipten sorumlu yapım bölümü elemanı. işlemli planlar (PROCESS SHOT) için çekilen geri planlar. mekânlar da ana mekânlar ve ikinci derecede mekânlar diye sınıflandırılabilir. 'Taksi Şoförü' (Taxi Driver) filmi New York sokaklarında ve gece çekildiği için çok karmaşık bir yapım düzeni vardı ve bir ayrıcalık olarak filmin tamamında iki ikinci yönetmen yardımcısı çalıştı. SECOND CAMERA . . ikinci ekip yönetmeni (SECOND UNIT DIRECTOR) yönetir. Bak.Bak. oyuncu raporu (ACTOR'S TIME SHEETS).Birinci kamera yardımcısının (FIRST ASSISTANT CAMERAMAN) yardımcısı. Bu ekibi. yapım raporu (PRODUCTION REPORTS). SECOND ASSISTANT CAMERAMAN . SECOND SECOND . SECOND SECOND.İKİNCİ FİLM . ikinci ekibin görüntü yönetmenliğini üstlenebilir. birlikten gönderilen yönetmen yardımcısı stajyerinin (DGA TRAINEE) çalışmasını düzenleyip kontrol etmek de görevleri arasındadır.İKİNCİL RENKLER .Başoyuncular (PRINCIPAL PLAYERS) ve yardımcı oyuncularda (SUPPORTING PLAYERS) olduğu gibi. ara planlar gibi baş oyuncuların bulunmadığı veya çok kameralı çekimin yapıldığı sahnelerde çalışan ek yapım ekibi.SECONDERY COLORS .İKİNCİ KAMERAMAN CAMERA OPERATOR. 82 . SECOND UNIT. İş davetiyeleri (CALL SHEETS). birinci yönetmen yardımcısı ile yapım yönetmeni ve yapım bürosu arasında bağlantı kurmak. SECOND UNIT . Mekân aranırken önce ana mekânları. Bak. ikinci yönetmen yardımcısı.İKİNCİ KAMERA .) kullanılır.Bir yapımda tek ikinci yönetmen yardımcısının yetişemeyeceği yoğunlukta kalabalık sahneler olduğu zaman. sonra bunların yakınında tâli mekânları aramak doğru olur. bir benzin istasyonunun havaya uçması vb. KEY SECOND AD. Sendikaya bağlı olmayan yapımlarda kamera operatörü.Bir sekansı (SEQUENCE) ana kamerayla aynı zamanda çeken ek kamera. figüranların makbuzları gibi günlük kırtasiye işlemlerini yapmak ve gerekli yerlere dağıtmak.İKİNCİ KAMERA YARDIMCISI . onun yönetiminde çalışacak bir veya birkaç ikinci yardımcı daha birkaç günlüğüne işe alınır. SECOND UNIT DIRECTOR .

malzeme.Setlerin yapımının maliyet tahminlerini yapmakla görevli sanat bölümü elemanı. 'giydiren' (DRESSING) kişi. ışıklar ve diğer malzemeyle oyuncuları yerlerine yerleştirip seti düzenlemek. zaman veya hikâye bütünlüğü içindeki planların oluşturduğu bölüm.Doğru odaklanmış objektifin verdiği keskin-berrak görüntü.Bir filmi veya televizyon programını görüntüleme çalışması. 83 .Film veya televizyon programının çekildiği iç veya dış mekân.İKİNCİ EKİP GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ . SENIOR . Ses bandına düşük frekanslı titreşimler katarak olayın inandırıcılığını arttırır (EARTHQUAKE filminde olduğu gibi). uzak bir mekânda çekilecek sahneler veya ara planlar. SEGUE .Mekân (LOCATION). SHARP .Bir seti.Üç şeritli (THREE-STRIPE) TECHNICOLOR sisteminde kullanılan ve her biri bir asal renge duyarlı üç ayrı şeritten oluşan negatif. SFX . SET DECORATOR . perde vb.Universal stüdyoları tarafından geliştirilen ses sistemi. SEQUENCE .Bir seti dekore etmek için kullanılan mobilya. SET ESTIMATOR .SOUND EFFECTS sözcüklerinin kısaltması.SET DEKORATÖRÜ .5000 vatlık spot lamba.Yarım veya bir saatlik bölümler halinde haftalık veya günlük yayınlanan televizyon programı. SELSYN MOTOR . Birinci ekibin kamera operatörü ve birinci kamera yardımcısı. özel beceri ve malzeme gerektiren (sualtı çekimleri gibi). SET . sahnenin karakterine uyacak şekilde mobilya ve aksesuarlarla dekore eden. ikinci ekip görüntü yönetmeni kiralama nedenleridir. olay (ACTION).Sanat yönetmeni (ART DIRECTOR) veya yapım tasarımcısının (PRODUCTION DESIGNER) tarifi ve çizimine göre bir setin yapımını planlayan kişi. ikinci ekibin görüntü yönetmeni ve kamera operatörlüğüne terfi ettirilebilir.Jenerikte bir seferde birden çok ismin göründüğü yazı. SEPARATION NEGATIVES .Çekimden önce kamera. Ana ekibin çekmeye zamanı olmadığı.Radyodan ve televizyonun ilk günlerinden gelen bir terim. SENSURROUND . SHARED CARD . SET-UP . SET DESIGNER . SEG .İki makineyi (kamera ve ses kayıt makinesi gibi) uyumlu ve eşzamanlı çalıştırmak için kullanılan motorun markası. Kısa bir müzik parçası eşliğinde bir sahneden öbür sahneye geçmeyi belirtir.ÇEKİM . Bir setin görünümünden yapım tasarımcısı (PRODUCTION DESIGNER) veya sanat yönetmeni (ART DIRECTOR) sorumludur. MUSIC BRIDGE. Bak.SEKANS .İkinci ekip sınıfına giren sahneleri çekmek için işe alınan kameraman.ORTAK KARTON .SECOND UNIT DIRECTOR OF PHOTOGRAPHY . SERIES .DİZİ .NET . SHOOT (i) .SET TASARIMCISI . SET DRESSING .SCREEN EXTRAS GUILD sözcüklerinin kısaltması.SET .

TÜFEK MİKROFON . SHOOTING COMPANY . gösterim kopyasının (RELEASE PRINT) uzunluğuna oranı.Bir filmin çekimini gerçekleştiren ekip.Bir birlik veya sendika ile uyuşma anlaşması imzalamış olan şirket. 1:1 çekmesiyle ünlüydü. Döküm sayfaları ve yapım tablosundaki (PRODUCTION BOARD) bilgilerden yararlanılarak hazırlanır.Tüm diyaloglar (DIALOGUE).ARABA YANI MONTÜR . SHOOTING RATIO .Senaryodaki her sahnenin ne zaman çekileceğini. SILENT PRINT (= PICTURE PRINT) . parçalarla yapılmıştır.OBTÜRATÖR .Söz söylemeyen.Kamerayı bir arabanın yanına tutturmak için kullanılan araç.Kamerada grifi taşıyan ve onun değişik yönlerdeki hareketlerini sağlayan parça. SILENT (= SILENT BIT) . SHUTTER .ÇEKİM ORANI . kare yerinde hareketsiz kaldığı an pencereyi açarak duran karenin pozlanmasını sağlayan kamera parçası. ayrıntılı kamera pozisyon ve hareketleri ve diğer bilgileri içeren son şekliyle onaylanmış ve yönetmenin kullandığı senaryo.ÇEKMEK . SHOT . kimlerin gerekli olduğunu ayrıntılarıyla gösteren liste. SILENT SPEED Görüntülerin yanında ses kullanılmayacaksa.DARALMA.Bak.SESSİZ ROL . filmin hızının 16-18 kare/ saniye olması yeterlidir. Alan açısı.30 dakika veya daha kısa süren film. fakat sahnedeki olaya katılan oyuncu.Çok dar bir alandaki sesi alan tevcihli mikrofon (DIRECTIONAL MIKE).SHOOT (f) . SHORT SUBJECT (= SHORT) . başoyuncunun tabağına çorba dolduran garson. CUE CARDS. Luis Bunuel. SHOTGUN MIKE .Ses bandı (SOUND TRACK) olmayan pozitif kopya. SIDE CAR MOUNT . SHRINKAGE .Film kamera kızağında hareket halindeyken pencereyi kapatan. Bunun sonucunda görüntünün şekli bozulabilir ve gösterim sırasında film yırtılmaya yatkındır.MEKİK . 84 .ÇEKİM PLANI . Tevcihli mikrofonu normal objektif kabul edersek. SHOOTING SCHEDULE . Masalar arasında dolaşan başka bir garson. tüfek mikrofon teleobjektiftir. SIGNATORY . SEQUENCE.Bir filmin veya televizyon programının bir bölümünü veya tamamını görüntülemek. çekimde nelerin.Uzun süre depolanma veya laboratuar işlemleri sırasında nem kaybı yüzünden filmin boyutlarında meydana gelen daralma.Pozlanmış bölüm kesilip kasetten çıkarıldıktan sonra artan pozlanmamış kısa film parçası. SHORT END . tevcihli mikrofondan çok daha dardır. sessiz roldür.Kesintisiz tek bir çekimle (TAKE) görüntülenen bölüm. Pek çok öğrenci filmi ve deneysel film. SHUTTLE . BÜZÜLME .KISA FİLM . Örneğin.ÇEKİM SENARYOSU .Çekilen negatifin uzunluğunun. Bak. SHOW CARDS . figüran (EXTRA) kabul edilir.PLAN . 20:1 müsrif oran olarak kabul edilir. SHOOTING SCRIPT .PARÇA . 4:1 ekonomik oran. SCENE.

KLAKET . SINGLES . büyük gişe başarısı sağlayan film.İç veya dış mekânda makineyle yapılan. CLAPPERBOARD) . Bak. Tersi düşük karedir (ACCELERATED MOTION).DUMAN/SİS ETKİSİ .Jenerikte perdede tek kişinin adını gösteren yazı.AMORS .Bak SCRATCH PRINT. DOUBLE PRINTING. her seferinde bir (veya iki) kare pozlandırıldığı canlandırma (ANIMATION) sineması ve duraksamalı çekim (TIME LAPSE) tekniği. hem de ses kaydedilen tarz.TEKLER . SMOKE/FOG EFFECTS . yönetmenin.Siyah-beyaz çekimlerde kullanılan ve görüntüde fazla aydınlık olan gökyüzünü koyulaştıran filtre. Ancak klaket verildikten sonra 'başla' veya 'hareket' komutu verilir. SINGLE FRAME EXPOSURE . Üzerine filmin.Bak. BROAD.YÜKSEKKARE .Çekim sırasında sert ışığı yumuşatmak için kullanılan büyük dikdörtgen beyaz kumaş. Çoğunlukla dış çekimlerde kullanılır.Aynı film şeridine hem görüntü. Bu planlara.İPEK . SINGLE BROAD .Bir sahnenin (SCENE) destek-örtü plânları (COVERAGE) çekilirken yönetmen.TEKLİ SİSTEM . SLOP PRINT . SILK (= BUTTERFLY) . SMPTE . o oyuncunun tekleri denir. FILL. eksik veya sonradan yerine konacak bir planın yerine geçici olarak konan yanık veya bozuk film şeridi.Arkadan aydınlatıldığı için kameraya bakan tarafında ayrıntı görülmeyen. SKY FILTER .TEKKARE ÇEKİM . Tekler. yeter ki tek oyuncuyu görüntülesin.SİLÜET . SLOW MOTION .GÖKYÜZÜ FİLTRESİ . sadece kütlesinin çevre çizgisi ile ayırdedilen kişi veya cisim. çekim sayısı ve tarih yazılır.Üst kenarıda menteşeli bir çubuk bulunan yazı tabelası. yakın plan. Tehlikesiz ve uzun süre kalıcıdır. SLUG . SLEEPER . gerçekçi ve çabuk elde edilen sis veya duman etkisi. Ses kalitesi.KARE ATLAMA . görüntü yönetmeninin adları.SILHOUETTE . Bak. Ortak kartona göre daha avantajlıdır. SINGLE CARD .24 kare/saniyeden yüksek hızla çalışan kamerayla çekilen görüntülerde elde edilen etki. sözünü söyleyen veya söyleneni dinleyen (REACTION SHOT) oyuncuları tek tek görüntüleyen planlar çeker. SINGLE SYSTEM .TEK KARTON . bel plan veya boy plan gibi değişik ölçeklerde olabilir. Kurguda her çekimin görüntü ve sesinin eşlenmesini sağlar. sahne ve plan numarası.SOCIETY OF MOTION PICTURE AND TELEVISION ENGINEERS sözcüklerinin kısaltması.Filmin. SKIP FRAMING . SLATE (= CLAPSTICKS. bobin.Herkesin beklediğinin tersine. 85 .Her iki veya üç karede bir kareyi (FRAME) basarak hareketi hızlandıran optik baskı tekniği.İş kopyasında yırtılmış. görüntü ve sesin ayrı ayrı kaydedildiği ikili sistemdeki (DOUBLE SYSTEM) kadar iyi olmadığı ve kurguda sorunlar yarattığı için günümüzde yalnız haber filmlerinde ve kimi belgesellerde (DOCUMENTARY) kullanılmaktadır.

SOUND STAGE . SNOOT .SNEAK PREVIEW . Aynı zamanda özel türde bir lambanın da adı. bulanık göründüğünü belirtmek için kullanılan terim.YUMUŞAK .Sınır çizgisi keskin olmayan silme (WIPE).Kamera yardımcısı (FOCUS PULLER) objektifi (LENS) gerekli yere odaklamadığı zaman görüntünün (IMAGE) berrak olmadığını. SOCIETY OF MOTION PICTURE AND TELEVISION ENGINEERS (SMPTE) . bum operatörü (BOOM OPERATOR) ve kablocu (CABLE PULLER) .Işık kaynaklarının önüne konan dağıtıcılarla (DIFFUSERS) veya filtrelerle (GELS) sağlanan.Ses bandında. etki.SES EKİBİ .SESLİ ÇEKİM STÜDYOSU . konuşma gibi değişik bağımsız kanallara (TRACK) kayıt yapılır. BARNEY.Işığı sette belirli bir yere yöneltmek için ışık kaynağının önüne takılan koni şeklinde boru. SOUND TRACK – 86 . vazelin veya yumuşatma filtresi (DIFFUSION FILTER) kullanılan durumlarla karıştırılmamalıdır.Eşzamanlı (IN SYNC) ses çekimi yapılırken filmin kameradan geçiş hızı. SOFT WIPE . SOUND .SESLİ ÇEKİM KAMERASI . Müzik. manyetik bant veya şeride kaydedilen işitsel (AUDIO) kısmı. Bu durum. ses yalıtımlı film stüdyosu.Kar yağması gereken sahnelerde kuştüyü veya rendelenmiş plastik köpükle yapılır. SOUND CAMERA .KAR ETKİSİ . SOUND SPEED . çekim sırasında mekanik kısımların sesini mikrofonun duyamayacağı kadar iyi ses yalıtımı yapılmış kamera.Film şeridinin kenarına kaplanan ince manyetik tabaka. SOFT FOCUS .Düşük kontrastlı negatifi veya kopyayı belirten terim.BORU . müzik ve konuşmalar dışındaki her türlü yapay veya doğal seslerin kayıtlı olduğu bölüm.FLU. SOUND STRIPE . SOUND CREW .Genellikle filmlerin iç sahnelerinin çekimlerinin yapıldığı geniş. SOFT LAMBA . SNOW EFFECT . SOFT LIGHT . Bu gösterimden sonra izleyicinin tepkisine göre filmde değişiklik yapılması çok rastlanan bir şeydir. bilinçli olarak romantik bir etki veya pus etkisi elde etmek için tül.Özel tasarlanmış.SES HIZI .YUMUŞAK IŞIK. Kapı açılması. SOFT .Bir filmin.SES ETKİSİ . sonra bunlar tek kanalda birleştirilip 'bileşik ses kanalı' (Composite Sound Track) elde edilir.SES .Sinema ve televizyon endüstrisinde teknik standartlar koyan meslek kuruluşu. SOUND EFFECTS (SFX) .YUMUŞAK SİLME . Bak.İzleyicinin tepkisini ölçmek veya piyasada söylenti yaymak için bir filmi vizyona çıkmadan önce bir sinemada oynatmak. gölgelerin en az belli olacağı ışık tarzı. bardak kırılması gibi sesler ayrı olarak kaydedilir (WILD SOUND) veya arşiv bantlarından aktarılır. kuş cıvıltısı.oluşan ses kayıt ekibi.Genellikle üç kişiden .ses kayıtçı (PRODUCTION MIXER/ SOUNDMAN/ RECORDIST). BULANIK .

ateş ve bunların her türü (yağmur. SPECIAL CAMERA OPERATOR . SPILL LIGHT . SOUP . DIN. SPEED! (f) .Kamera sehpasının yerde kaymaması için kullanılan bağlantı parçası. Sehpa (TRIPOD) veya kaydırma arabası (DOLLY) üstündeki kamera çekilemeyecek sahneleri çekmek için kullanılır. olmaması gereken bir yere veya cisme düşen aşırı ve istenmeyen ışık. Hava. hava çekimleri gibi özel kamera şartlarında uzmanlaşmış kamera ekibi (CAMERA CREW) elemanı.Özel. Bantlı ekte (TAPE SPLICE) uçlar. 35 mm filmin normal geçiş hızı 24 kare/saniyedir. SPLICER .Filmlerin yıkandığı (DEVELOPMENT) kimyasal banyolar (DEVELOPER) için kullanılan argo terim. kar. Bak. fırtına.Birçok kabloya elektrik bağlantısı sağlamak için kullanılan ara bağlantı parçası. 87 .HIZ 1) Filmin kamera. özel etki bölümünün (SPECIAL EFFECTS DEPARTMENT) sorumluluğundadır. bant ve kompakt disk.İki film şeridinin birleştirilmesi.ÖZEL ETKİ BÖLÜMÜ . Bak. SPIDER BOX . BLUE SCREEN SHOT. Dekorda normal çalışan bir lavabodan 'Yıldız Savaşları'ndaki karmaşık etkilere kadar çok çeşitli tarzlarda olabilir. SPAGHETTI WESTERN – 1960’larda pek yaygın olan bir film türü. FOOTAGE. SPECIAL EFFECTS (SP-FX) .SPECIAL EFFECTS sözcüklerinin kısaltması. Yapışkanlı ek ve bantlı ek için ayrı türleri vardır. SPECIAL EFFECTS DEPARTMENT .ÖZEL ETKİ . müzik.1) Bir filmin üç veya dört kanala ayrılan işitsel bölümü: sözler (DIALOGUE). SPIDER . yapışkan bantla birleştirilir. etki (EFFECT) ve ek etkiler için yedek bir kanal. çığ vb. 2) Bir ham filmin ASA.Biri ön.YAPIŞTIRICI . SPECIAL PORTABLE CAMERA . 2) Bir filmin müzikleri kaydedilerek satışa çıkarılan plak. MATTE SHOT.Sualtı. projektör veya basıcının kızağından geçerken kare/ saniye (FRAMES PER SECOND) birimi ile ölçülen geçiş hızı. Bu kanallar birleştirilip (MIX) optik ses kanalı üretilir ve laboratuarda film şeridinin kenarına aktarılır.Çalışmaya başlayan ses kayıt aracı istenen hıza ulaştığında.Bir yapımdaki bütün özel etkilerden sorumlu yapım ekibi (PRODUCTION CREW) bölümü (bazan da özel bir yapım şirketi). SP-FX . ile SPEED (i) . CHROMA KEY. olağanüstü olan ve yaratılması gereken etki. biri arka plandaki iki kişi veya cismi de net görüntüleyebilmek için objektifi bu iki nokta arasında bir yere odaklama yöntemi.ÜÇGEN .ARA NET .). ISO sayılarıyla ölçülen ışığa duyarlığı.Filmleri eklemek için kullanılan araç.BAĞLANTI KUTUSU . SPLICE . İki şekilde yapılabilir: Sıcak ek (HOT SPLICE) veya yapışkanlı ekte (CEMENT SPLICE) parçaların birleşecek uçları kazınarak özel bir yapışkanla yapıştırılır. İtalya'da küçük bütçelerle çekilen kovboy filmleriydi. çamur. İşin uzunluğu ve karmaşıklığına göre genellikle günlük ücretle işe alınırlar. ses teknisyeninin yönetmen için yüksek sesle verdiği uyarı. stedikam. Oyuncu Clint Eastwood ve yönetmen Sergio Leone bu filmlerle ün kazandılar. SPLIT FOCUS .Çekimde akıcı hareketler yapabilmek için PANAGLIDE ve STEADICAM gibi sistemlere bağlanabilen kamera.HIZ! .Sette. MINIATURE. su.EK .

STANDARD HAMFİLM . üstünde kullanılacaksa. İki kablonun uçları kimyasal bir maddeye bağlanır.İki yanağı göbekten ayrılabilen makara.Bir sahne hazırlanıp ışıklar düzenlenirken. filmin müziklerinin hangi görüntüler üzerine düşeceğini kararlaştırdıkları toplantı.Senaryonun daktilo edilmesinde tercih edilen tarz.Kamera. SQUIB . böylece patlama dışarı doğru olur.START.35 milimetre genişliğindeki film. Bir takım kurallar bu günü temel alarak uygulanacağından.SIKIŞTIRAN OBJEKTİF . DİŞ DELİĞİ PERFORATIONS. Bu düzenek bir oyuncunun 88 . STARTED .Anamorfik objektif için kullanılan endüstri terimi.TAMBUR . Bugün bu iş için plastik tabakalar kullanılıyor. Fünyenin yanına kan dolu küçük bir torba konarak 'vurulmanın' gerçekçi olması sağlanır. Elektrik verildiğinde kablo uçlarında kısa devre olur ve küçük bir patlama meydana gelir.SÜREKLİ DEKOR . bu tekniğin örnekleri yönünden zengin bir filmdir.PERFORE. STAR .Yapım sonrasında (POST PRODUCTION) yönetmen.SPOT . Film çekiminde en çok kullanılan lamba türüdür.Eşlemeyi (SYNCHRONIZATION) sağlamak için bobinin amorsuna (LEADER) ve ses şeridine (SOUND TRACK) konan işaret (CUE). Çoğu zaman sadece bir yıldızın rolü kabul etmesi.Bir oyuncunun çalışmaya başladığı ilk iş gününü belirtir. optik basıcıda gerçekleştirilir. SPOTTING SESSION .Birden fazla görüntünün (IMAGES) aynı karede (FRAME) birleştirilmesi temeline dayanan özel etki (SPECIAL EFFECT). 2) Dekorların kurulup film çekiminin yapıldığı iç veya dış mekân. yapım yönetmeni (PRODUCTION MANAGER) için sahnelerin çekim süresini hesaplamakta zorluk çıkabilir.İçerde veya dışarıda sürekli korunan dekor.Bak. besteci ve kurgucunun.Işıkları yumuşatmak için ısıya dayanıklı olan cam yünü tabakalar kullanılırdı. projektör veya basıcıda (PRINTER) film şeridinin ilerlemesini sağlayan dişli makaralar. SPUN . SPLIT SCREEN . SPOTLIGHT (= SPOT) . bir yıldızın dublörlüğünü yapan kişi.Işık huzmesi daraltılıp genişletilebilen lamba. . Değişik bir tarzda yazılacak olursa. BAŞLAMA İŞARETİ . STANDARD STOCK .BÖLÜNMÜŞ RESİM . STANDARD SCRIPT FORMAT . projenin finans sorunlarının çözülmesini sağlar. STANDING SET .SPLIT REEL .AYRILIR BOBİN . SPROCKETS .CAM YÜNÜ .STANDART SENARYO FORMU . Filmi sarıp yanakları ayırınca bobin takozun (CORE) üstünde kalır. SQUEEZE LENS .YILDIZ . STAGE – 1) Tiyatro sahnesi. 'Thomas Crown Affair'.FÜNYE .PROVA DUBLÖRÜ . 1960-1970 yılları arasında çok kullanılan bu etki. ilk iş gününü doğru saptamak önemlidir.Bir hedefe kurşun isabet etmesi etkisi yaratmak için kullanılan. SPROCKET HOLE . elektrikle uyarılan düzenek. oyuncunun vücudu ile fünye arasına bir koruyucu tabaka konur. STAND-IN .Baş roldeki ünlü oyuncu. START MARK .

STILL – FOTOĞRAF – 1) Fotoğraf makinesi ile saptanmış görüntü. STOCK FOOTAGE (= LIBRARY FOOTAGE) . STEADICAM .Her basamağın sonucuna göre öbür basamağa devam edip etmemeye karar verilen senaryo geliştirme yöntemi: sinopsis. STEP DEAL .Bir kurgu masası markası.Hızla açılan pozlanmamış film bobininde oluşan statik elektrik izleri. hikâye vb. Bu filmlerin çekimi de özel kameralarla yapılır. Özellikle geriplan projeksiyonunda ve travelig matta kullanılacak planların baskısı böyle yapılır.STEREO SES . STILL PHOTOGRAPHER .DİYAFRAM . FREEZE FRAME.Bak. APERTURE.Bir stüdyonun veya şirketin hikâye bölümüne her hafta verilen film konusu içerebilecek edebi eserleri (senaryo.SET FOTOĞRAFÇISI . roman.STATIC MARKS . tretman. READER.STOK ŞUT.HİKAYE ARAŞTIRICI . Genellikle soğuk havada oluşur. HOLD FRAME.Objektiften geçen ışık miktarını azaltmak ve alan derinliği (DEPTH OF FIELD) sağlamak için diyaframı kısarak objektifin açıklığını azaltmak.Bak.Olası kıpırdamaları kesinlikle önlemek için her karenin kontrgrifle (REGISTRATION PINS) tutularak teker teker basıldığı optik baskı yöntemi. ilk yazım gibi. STEREOSCOPIC CINEMA (= 3-D) . STEREOPHONIC SOUND .STATİK İZLERİ . STEP PRINTING .STORİBORD. Yeniden çekimleri pahalı. SYNOPSIS.) okuyup inceleyen hikâye bölümü elemanı. Sese gerçeklik ve hareket duygusu katar. tretman. Bak.Bak.HAM FİLM . STEP OUTLINE . STORYBOARD .Pozlanmamış ve yıkanmamış film.Devamlılığın sağlanması veya reklamda kullanmak amacıyla sette fotoğraf çekmekle görevli kişi. STOP MOTION .DONUK KARE .Sehpasız kullanılan kameranın sarsılmaması için yapılmış özel araç.Çok değişik konuların önceden çekilip arşivlenmiş ve yeni bir yapımda kullanılabilecek planları. STOP .Bir filmin kimi sekanslarının veya tamamının görüntülerinin çekildiği zaman nasıl görüneceklerini gösteren çizim veya fotoğraflardan oluşan taslak. Alfred Hitchcock. STOP FRAME . ARŞİV PLAN . Günümüzde pek çok standart formatlı film (düz film) de stereo sesli kopyalarla dağıtıma girmektedir.TEKKARE BASKI . TASLAK .ÜÇBOYUTLU SİNEMA Özel camlı gözlüklerle seyredildiği zaman perdedeki görüntüye üç boyutlu etkisi veren teknik. STOCK (= RAW STOCK) . 2) Bir oyuncunun veya filmdeki bir sahnenin reklam amacıyla kullanılan 18x24 boyutta fotoğrafı.STEDİKAM . Cansız cisimlerin hareket ettiğini gösteren reklam filmlerinde sıkça kullanılır.DURAKSAMALI ÇEKİM . zor veya imkânsız olan durumlarda kullanılır. Özellikle müzik ve ses etkileri için önemlidir. filmin 89 .DİYAFRAM KAPAMAK . STEENBECK . T-STOP. Bu buluş 1977 yılında özel bir Akademi (Oskar) ödülü aldı. F-STOP.Her bir veya iki kare pozlamadan (EXPOSURE) sonra çekilen cismin kıpırdatıldığı canlandırma sineması (ANIMATION) tekniği. STOP DOWN .AŞAMALI ANLAŞMA .1950’den beri pek çok geniş perde (WIDE SCREEN) filmde kullanılan ses düzeni. STORY ANALYST .

verir.Bir film STRIKE – veya televizyon gösterisinde ikinci derecedeki rolleri 1.Çoğunlukla belgesel veya haber STRAIGHT CUT . oyuncu ve yazarları maaşla ve kontratla kendilerine SYNCHRONOUS SOUND . Bu tiplerin filmleri STRIPE . Bu yönetimi altında sarsak. kurgu odaları.EŞLEME UYARISI gecelemek zorunda .Bir stüdyonun hikâye araştırmacılarının SUBTRACTIVE PROCESS . dolayı kopyada oluşan çizik.SYNCHRONISATION sözcüğünün kısaltması. bu manyetik tabakaya aktarılır.MACERACI. KAHRAMAN (HAFİYESİ. başlamamakla ünlüydü.yapan ve EŞLEME .Bak. makyaj. serseri tip. MATTE BOX.Negatifteki sürtünme veya sıkıştırmadan görüntü çekmek.STÜDYO (KURULUŞ.Bir yapımda STUNT gagların düzenlenmesi ve uyumundan sorumlu ekip elemanı.Renkli filmde danışmanı hikâye bölümü elemanı.STÜDYO (YAPI) . John Barrymore ve Harrison 3. ZIP PAN) . START MARK. yakışıklı. ses SUNSHADE .KAMERA-GÖZ . Reklam onayını alır. ŞİRKET) . ASIL OĞLAN) . Yolun ortasında Proje tasarımından.PARASOLEY . sanat. seslendirme salonları gibi yapmak. ABRASIONS. Bunun Hollywood'un eski günlerinde stüdyolar çok daha güçlü dışındaki her durum. şirket.Bir negatiften kopya basmak.Kısa aralıklarla yanıp sönen ışık SWEETEN .YARDIMCI OYUNCU . satın alınıp alınmaması önerisiyle patrona iletir. kostüm. STORY EDITOR . yönetmen. Günlük oynayan oyuncu. STUNT PHOTO DOUBLE) DUBLÖR . Yapımcı. STUDIO .akü veya optikbeslenen güçlü. ona ait olan ses eşzamanlıysa. La Cienega ve Fairfax merkez frekansından30 mil yarı çaplı alandır. kopuk Set dekoratörünün etki genellikle. LIQUID GATE. uzak mekân veya tanımlanır. 90 .Çekim tamamlandıktan sonra bir seti yıkmak. Doğru akımın 50 veya 60 Angeles'de bu bölge.KESME Araya bir pille etki katmaksızın çekimlerinde kullanılan. birkaç kere pozlayarak her kareye üstüste birkaç STRESS MARKS . HIZLI STUDIO . COORDINATOR . Dramatik etki için kullanılır. reklam bölümleri 1) Bir filmde görüntüyle doğrudan ilişkili ses (bir ayak fren kurarlardı.-Tasarlanan veya özelhikâyesinin dublörün Aşamalı anlaşmada önce sinopsis. yapım ve yapım ÇEVRİNME .STÜDYO BÖLGESİ . dekorları hazırlayan ve yıkan ekip.ALTYAZI ajansı bunları müşterisine gösterip . basarken duyulan fren sesi). ses erimesi.Bulanık görüntüler elde etmek için sonrası için sağa veya sola hızla pan (çevrinme) kamerayla yapım şirketlerine hizmet veren bürolar. yaptığı tehlikeli veya muhtemelen tehlikeli oyun veya hareket.Gökyüzünden gelen günışığı (DISSOLVE). iş SUPERIMPOSITION . gıcırtısı. STUDIO ZONE . pozlamalar arasındaki aralıklarla cismin hareketi arasındaki uyumsuzluktan doğar. güneşten doğrudan gelen ışık. Taslaklar. iş kopyalarını görmeden dekor yıkılmaz. oyuncuların ve ekibin SYNC PULSE . ve kendilerine yeter haldeydi. çevirisini veren. heyecan ve eğlence doludur.ISLAK BASKI . dağıtan kurum. Bugün stüdyolar bütün bu 2) Kamera sahneyi görüntülerken eşzamanlı olarak insanları maaşla bağlamak yerine gerekli süre için kaydedilen ses. peşinden senaryo (SCREENPLAY) yazılır.EŞZAMANLI SES bağlar. SWASHBUCKLER .Sesli çekimler için bulunduğu şehirde bir stüdyo bölgesi belirlenmiştir.EKSİLTMELİ BASKI .Görüntüyle sesi kaldığı mekânlar.Erime .Ses şeridinde küçük düzeltmeler yapmak.Yabancı dildeki bir filmde çok kullanılır. reklam filmlerinde SUBTITLES .Grev. asenkron ses gösterim salonlarını bile kendi bünyelerinde tutarlardı.SANGAN . yazılar (TITLE) gibi özel etkilerin nerelerde (DAYLIGHT) dışında. uygulanacağını optik baskı laboratuarına. STROBE . Ford gibi atılgan.Manyetik sesli kopya yapılacağı zaman film macera. mühendisine. geçme SUNLIGHT .Bir oyuncuya benzeyen veya benzetilen ve tehlikeli sahnelerde onun yerine oynayan kişi. birarada kurulmuş yapılar.GÜNEŞ IŞIĞI(FADE). Daha belirgin söylemek her yer gerekirse. SYNC MARK .SİNOPSİS . SUNGUN .GAG Bir oyuncu bir filmin eğitimli bir SYNOPSIS .EŞLEME İŞARETİ ..Bak. tüm planlarının taslağını yapmadan çekime SUBMERGED PRINTING .GAG DÜZENLEYİCİ .YILDIRIM PAN. hatta örneğidir. kiralamak yöntemini seçmektedir. başarıyla oynamıştı. bir plandan öbürüne geçmek. Los kullanılan sabit devirli motor.Her stüdyonun SYNC MOTOR . STUNT DOUBLE (= STUNTMAN. SENKRON. portatif lamba. eski bir kahraman tipini şeklini alan ses şeridi. bitmiş kopyanın pedalına dağıtımına kadar. tretman (TREATMENT). geliştirmek için eserin eksilterek baskı yapma metodu. film yapımının her safhası için gerekli dehşet içinde bakan kadın görüntüsü üstüne düşen fren her şeyi. film senkrondur.Bak.hareket etkisi. çekim platoları. non senkrondur.Bir görüntü ve gösterileri geliştiren. uzak mekân kabul edilir. efektöre belirtmek için kurgucunun. 2. altındaki hareketli cismin filmi çekildiğinde beliren SWING GANG .SENKRON MOTOR .STROBO . Son Year filminde Peter O'Toole. motor devrinin değişmemesini sağlar. Bak.Film ve televizyon SYNCHRONIZATION .SUBJECTIVE CAMERA . Bu alanın dışındaki olmak üzere aldığı uyarı. eşzamanlı tutmaya yarayan 50olarak 60 frekanslık uyarı. kopyayı doğruolan renkte basmak için beyaz ışıktan renk Araştırmacıların raporlarını okuyup. sonra kısa özeti.Bak.Kamerada veya optik basıcıda filmi kopyası üstüne çizdiği işaretler. STREAMER .Errol Flynn. görüntü üzerine bindirilmiş konuşmalarınsonra çekimi gerçekleştirmesi için yapım şirketine yazılar. SYNC . POINT OF VIEW.Ön hazırlıklar. My Favorite şeridinin kenarına kaplanan manyetik tabaka. SUPPORTING PLAYERS . STUNT (= GAG) . SWISH PAN (=WHIP PAN.

TAILS OUT . TALENT . kendi meslek alanına giren bölümlerin doğru gösterilmesi için yardımına başvurulan uzman (747’nin 91 . TAKE-UP REEL . SPLICE.TEKNİK DANIŞMAN .BOBİN SONU . Yönetmen. TARGET .Bak.SARICI BOBİN .Bak. TAPE .Bir film bobinin sonu. TAFT-HARTLEY . MAGNETIC TAPE.Çerçeve içi veya çerçeve dışı oyuncular (hayvanlar dahil). TEACHER . TAIL .Kamera çalışırken saniyede kaç kare pozladığını gösteren gösterge.ÇEKİM .Bak. TECHNICAL ADVISOR . WELFARE WORKER. Yeni bir gösterim yapmak için bobini başa sarmak gerekir.BOBİN SONDA .TAKOMETRE .Televizyon şovlarının sonunda sonsöze benzer kısa bir sahne.T TACHOMETER .Bir filmde. FLAG.Kamerayla bir seferde yapılan çekim. oyuncular ve teknik ekipten istediği sonucu alana kadar bir planın pek çok çekimi yapılır. TAG .Kurgu masasında veya projektörde bir gösterimden sonra bobinin dışta kalan ucu.TAFT-HARTLEY KANUNU . filmin sonudur.BANT . TAKE .Bir birlik veya sendikaya katılmaya çağrılmazdan önce bir kişinin bir işte otuz gün çalışabileceğini belirten iş kanunu.Bak.Projektörden veya kurgu masasından geçen filmin sarıldığı makara. TAPE SPLICE . GOBO.

Bak. TILT . TIME LAPSE .TEKNİKOLOR . Başlangıçta.Replik kartonunun (CUE CARDS) yerini alan elektronik sistem.Filmde kareleri belirli aralıklarla pozlama sistemi.Televizyon için TEMPO . diyalog. DİKEY ÇEVRİNME . CLOSE-UP. Bu objektiflerde alan derinliği azdır. TIMER .TELEVİZYON SENARYOSU yazılmış senaryo.ONLUK . TELEPROMPTER . TELEPLAY . Senaryo hazırlığında kostüm. .Bak. perde ile TIGHT SHOT . Film izlenirken hareketin hızlandığı görülür (topraktan hızla çıkıp büyüyen bitki. Kamera objektifinin yanına konulan bir monitör ve objektifin önüne açılı yerleştirilen bir yarı-ayna yardımıyla.pilot kabininde geçen sahnelerde.Az pozlanmış THREAD .Planların renk dengesini değerlendiren ve gereken renk düzeltmelerini (COLOR CORRECTIONS) yapan laboratuar teknisyeni. Jivago filminde Lara'nın temi). Kalmus ve Daniel F.TELEOBJEKTİF . THREE-STRIP . TELEPHOTO LENS . uzaktaki cisimleri yakındaymış gibi görüntüleyebilmesidir.ARALIKLI ÇEKİM .ZAYIF NEGATİF (UNDEREXPOSED) negatif. STEREOSCOPIC. özel bir projektör yardımı ile perdede yalnız iki rengi (kırmızı ve yeşil) yansıtabilen sistem çok pahalıydı ve doyurucu olmaktan uzaktı.Üstüne görüntünün düştüğü projektörün objektifi arasındaki uzaklık. TECHNICOLOR .ÜÇ BOYUTLU .Bir filmi manyetik banda aktarma işlemi. çok kısa sürede ağını örüp bitiren örümcek gibi). oyununun ritim ve akışıyla. 3-D . TIMING – ZAMANLAMA 1) Bir oyuncunun. Ana özelliği. Comstock tarafından icat edilen renkli film tekniği. 2) Bir yer veya kişiyle özdeşleşen müzik parçası (Dr.Oyuncu veya cismin yakın planı. Başlıca görevi. objektife bakarak konuşan oyuncu veya spikerin. projektör veya basıcıda tamburlar (SPROCKETS).Kameranın. bu uçağı kullanmış emekli bir pilota başvurmak gibi).10 kilovatlık spot lamba. 92 .Bir filmde olayların gelişme hızı ve TENNER .TEKNİK KOORDİNATÖR Çok kameralı çekimlerde yönetmene yardım eden kişi. TECHNICAL COORDINATOR . olaya ve birbirlerine göre kameraların hareketini düzenlemektir. THEME – TEMA 1) Bir filmdeki temel fikir.TECHNICOLOR sisteminin temel yapısı.TELESİNE .TEMPO ritmi. THIN NEGATIVE .TİLT. 1932 yılında daha göz doyurucu bir sonuca ulaşılabildi: her biri bir asal renge (PRIMARY COLORS) duyarlı üç negatif şerit. .Normal objektife göre daha uzun bir odak mesafesi olan objektif. monitörde beliren yazıları okuması sağlanır.Birinci dünya savaşı sırasında Herbert T. bir sahneye gereken doğru tempoyu yaratabilme yeteneği. tek bir pozitife basılarak çok renkli kopya elde edildi.Filmi kamera. makyaj için de teknik danışmanlara ihtiyaç duyulabilir. THROW . TELECINE . pencere kızağı (GATE) ve film geçiş yoluna yerleştirmek. . yatay aks üzerinde yukarı ve aşağı doğru dönmesi.

film bitip gösterildiğinde ne uzunlukta olacaklarını hesaplamak.Bir oyuncu veya ekip elemanının adının. Filmin adını gösteren yazıya 'başlık' (MAIN TITLE) denir. TOP BILLING . Zamanlaması iyi yapılmış bir projede pek çok gereksiz masraftan kaçılmış olur.Görüntünün aydınlık ve karanlık bölgelerinin değer oranı.Bir sinema filminin. TRACK – 1) Ses Şeridi . TRADES/TRADE PAPERS .TRANSFER. soldakine göre daha yukarda yer alır. TONING . kurguyu beklemeden senaryo aşamasında kısaltılır. eğittiği ve numaralar yapmayı öğrettiği hayvanların sahibidir. TRANSFER .2) Laboratuar teknisyeninin. TOP HAT . Günümüzde fragmanlar. gelişmiş teknikle estetiği birleştirerek pazarlama alanında etkili olmaktadır. iki isimse.Filmlerde oynayan hayvanları eğiten kişi. Çok uzun sahneler. TONAL KEY .Doğrusu.TONLAMA .Bir bütçede bütün kalemlerin toplamını ve sonunda da genel toplamı veren özet sayfası. TONE .Bak. bir fotoğrafik görüntünün rengidir ama çoğunlukla (yanlış olarak) gri tonun değişik değerlerini belirtmek için kullanılır.HAYVAN EĞİTİCİ . TRACKING SHOT . TRAILER .Filmin başında ve sonunda görünen yazılar. başlık öncesi ve ortalanmış. Bir hayvanın oynadığı bölümler çoğu zaman her biri değişik numaralar öğrenmiş birkaç benzer hayvan kullanılarak tamamlanır. 93 . 3) Bir senaryodaki sahnelerin. DISSOLVE. TOP SHEET .Bak.TON . kendi yapıları içinde bir sanat tarzı kabul edilmekte. AKTARMA . HIGH KEY. TRAINER . planların yoğunluk ve renk dengesini değerlendirmesi.Bak. Bak. 2) Kaydırma arabasının (DOLLY) tekerlekleri altına döşenen ağaç veya madeni raylar.Bak. Parlak ışık (HIGH KEY). kendine özgü kurgusu olan kısa film halinde özeti. sert gölgeleri olmayan.JENERİK . ÖZET SAYFASI . TRANSLITE . Kısa bir süre sonra gösterilecek olan filme izleyicide ilgi ve talep uyandırmak amacını güder. WIPE. bol gölgeli görüntüler verir. TRANSITIONAL EFFECTS . 'zayıf ışık' (LOW KEY) ise loş aydınlatılmış. HIGH HAT. filmin başlığına (MAIN TITLE) oranla avantajlı yerde gözükmesi (tek isimse. TITLES . bol ışıkla aydınlatılmış. başlık öncesi ve solda).Bak. FADE.BAŞ SAYFA. SOUND TRACK. T-STOP. Genellikle.TAKİP PLANI . T-NUMBER .FRAGMAN . BACKING.GEÇİŞ ETKİSİ . Süreleri genellikle iki dakikadan kısadır. jenerikte veya afişlerde.Gösteri endüstrisiyle ilgili günlük veya haftalık yayınlanan gazete. Eş değerdeki iki kişinin adlarının yazıldığı tek kartonda eşitlik sağlamak için sağdaki isim. Konuşmaları yabancı bir dile çevirerek görüntünün altında gösteren bindirme (SUPERIMPOSED) yazılara 'altyazı' (SUBTITLES) denir.Bak. LOW KEY. DOLLY SHOT.Görüntü veya sesin manyetik banda kopyalanması işlemi.Kimyasal işlemle bir filmin rengini veya tonunu değiştirmek.

TRIM (i).Bir filmin. TRICK PHOTOGRAPHY .Projeksiyon yapılabilen. TRIPOD .İki kişinin çerçeve sınırlarını TYPECAST . TRIM (f)1) Kurgu sırasında bir sahneyi kesip kısaltmak.Bak. Cuma günü işini bitiren bir oyuncunun pazartesi günü işe başlaması için 58 saat tatil yapması gerekir.Yüksekliği ayarlanabilir üç bacağı olan ve kamerayı taşıyan sehpa. TYLER MOUNT .Bir iş günündeki çalışmasını bitiren kişinin yeniden işbaşı yapması için geçmesi gereken en az tatil süresi.Her objektifin kendine özgü ışık geçirgenliğine göre hesaplanmış diyafram değerleri. DOLLY SHOT. TRIP GEAR .Bak. kişiye bir tazminat ödenir. TREATMENT .Bak. Kimi durumlarda görüntü arabaları (PICTURE CARS) aksesuar bölümünün sorumluluğundadır.Zum objektifin icadından önceki kamera modellerinde (genellikle televizyon ve 16 mm) birkaç objektifin takıldığı ve döndürülünce.Bak.TRANSPARENCY . cam veya film üzerindeki görüntü.Anlatımı geliştirilmiş ve sözlerin (DIALOGUE) ilk şekli yazılmış ayrıntılı sinopsis.ENTERVALOMETRE . kurgucunun kesip çıkardığı kullanılmayan bölümleri.SAYDAM .Kameranın.ULAŞTIRMA .Lambaları setin duvarlarına asmaya yarayan maşa.Yapımla ilgili olarak ekip ve malzemelerin nakliyesinden ve araçlardan sorumlu yapım bölümü. TRIANGLE . DOLLY SHOT. . önceden belirlenmiş zamanlarda ve belirli aralıklarla tek veya birkaç karelik çekimler yapmasını sağlayan aygıt.Her biri asal renklerden birine duyarlı üstüste üç kat duyartabaka kaplı film şeridi.KAMERA SEHPASI . TRIM BIN .TARET . 2) Bir ışığın parlaklığını azaltmak için lambanın önüne tül takmak.TRETMAN . TRUCKING SHOT . TURRET . TRANSPORTATION . canlandıracağı karaktere benzerliği veya daha önce benzer roller oynadığı için bir role seçmek (Roger Moore'u uluslararası casus rolüne seçmek gibi). SPIDER. TRAVELING SHOT .Helikopter veya uçaktan sarsıntısız çekim yapabilmek için kullanılan aygıt.Bak. TURNAROUND TIME .HİLELİ GÖRÜNTÜ . TRIPACK .KAYDIRMA PLANI . TRAVELING MATTE . TROMBONE .Değişik zamanlarda çekilmiş iki veya daha fazla hareketli planın tek planmış gibi birleştirildiği karmaşık işlem. BIN.ÜÇGEN .Bir oyuncuyu.ŞUT . İşlemli planlarda (PROCESS SHOT) sahnenin hareketsiz geri planının yansıtılmasında sık sık kullanılır. TWO-SHOT . SPECIAL EFFECTS. Bu süre kısalacak olursa. 94 . bu objektiflerin çabucak yer değiştirmesini sağlayan tabla.İKİLİ PLAN doldurduğu yakın plan. T-STOP/T-NUMBER .

DÜŞÜK DEVİR .Bak. Planların eksikliği ancak yapım sonrasında (POST PRODUCTION) anlaşılır ve eksik malzemenin tamamlanması için yeniden çekime girmek gerekir.SUALTI FOTOĞRAFÇILIĞI .AZ POZLANMIŞ . SENDİKA . Kurgucu ile yakın işbirliği içinde çalışan deneyimli bir devamlılık yazmanı. ULTRAVIOLET . 95 . Hızlandırılmış hareket (ACCELERATED MOTION) yaratmak için kamerayı normalin altında bir hızla çalıştırmayı belirtir. çok daha büyük masrafa sebep olur. PRODÜKSİYON AMİRİ Belirli bir film ekibinde yerel yönetim ve yapım yönetmenliğiyle görevli yapım bölümü elemanı. Sonuç.Çalışma şartlarını belirleyerek üyelerinin çıkarlarını koruyan işçi kuruluşu. ışıklar ve mercekler kullanarak su altında çekim yapmak için geliştirilen fotoğrafçılık dalı.Gözle görülmeyen.Özel kameralar. UNIT PRODUCTION MANAGER (UPM) (= PRODUCTION MANAGER) . Bir sahneyi bütünleyebilmek için gereken plan sayısından az sayıda plan çekmek. BREAKDOWN. Güçlerine ve ne kadar iyi teşkilatlanmış olmalarına bağlı olarak hukuki danışmanlık. Fazla çekim bütçede aşırı masraf yaratabilir.Normalden kısa sürede veya normal ısısının altındaki banyoda yıkanmış negatif.Bir taşınabilir ses kayıt cihazı markası. UMBRELLA (= BOUNCE BOARD) . UNDERCRANK .Konuya ışık yansıtmak için kullanılan yansıtıcı.Su altında güvenlikle çekim yapabilmek için kameranın içine konduğu su geçirmez kutu.EKİP AMİRİ. zayıf negatiftir (THIN NEGATIVE). UNDEREXPOSED . teknik ayrıntılarını düzenleyip yönetmek ve tüm ekibin (CREW) çalışmasını gözetmekle görevli yönetici. UNIT . mali. UNDERDEVELOPED . UNDERLINE . bu tehlikeli durumu önleyebilir.Fazla çekimin (OVERSHOOT) tersi. eğitim programları gibi hizmetler verenleri. film şirketi sahibi olanları vardır. başkaldırıcı. UNDERSHOOT . UNIT MANAGER .Konuları deneysel. Bugün pek fazla kullanılmıyor. UNDERWATER HOUSING .YAPIM YÖNETMENİ .AZ YIKANMIŞ . ama az çekim.U UHER . bohem veya dar bir izleyici kitlesine hitap eden filmleri belirtmek için 50’li yılların sonundan 70’li yılların başına kadar kullanılan terim. UNDERWATER PHOTOGRAPHY . UNION (= GUILD) .Yapımcı (PRODUCER) adına bir yapımın (PRODUCTION) tüm yönetim.SUALTI KUTUSU .Kameraların elle çalıştırıldığı devirden kalma bir sözcük. zayıf negatiftir (THIN NEGATIVE). Patlak nokta (HOT SPOT) yaratmadan yumuşak bir ışık sağlar. Sonuç. sağlık ve emeklilik yardımı.MORÜSTÜ .Gereğinden az ışıkla veya gereğinden az süre pozlanmış negatif. UNDERGROUND FILM .Bir filmin çekiminde çalışan ekip (CREW). fakat fotoğraf filminde mavimsi ton yaratan ışın.BİRLİK.AZ ÇEKİM .

OVERCRANK.Gösterim kopyalarında her bobinin başına ve sonuna eklenen amors. Bak.DEĞİŞKEN MOTOR . VARIABLE SPEED MOTOR (=WILD MOTOR ) .Film karesinin pozlanmasını kontrol eden ve açıklığı dereceyle belirtilen özel obtüratör. Giderek akademi amorsunun yerini almaktadır. V VARIABLE-AREA SOUND TRACK DEĞİŞKEN YOĞUNLUKLU SES BANDI . açıklığı değiştiren hareketli bir parçası da olduğu için. şanjmanın yaklaştığını haber verir.EVRENSEL AMORS .MASKELEMEK.4 kare/saniye ile 50 kare/saniye arasında hızlarda çalışabilen ve düşükkare veya yüksekkare çekimlerde kullanılan kamera motoru. FILM LEADER. VEHICLE .Anamorfik mercekle (ANAMORPHIC LENS) çekilen bir filmde yanlardan sıkıştırılan görüntünün düzgün izlenebilmesi için projeksiyonda da anamorfik bir objektifle genişletilmesi gerekir. VELOCILATOR . CRANE. Çocuklar ve hayvanlar en büyük rol hırsızlarıdır. VIDEO 1) Manyetik bant üzerine elektronik görüntü kaydeden sistem.DEĞİŞKEN ODAKLI OBJEKTİF Bak.Sette değişik bölümlerde yardımcılık yapan ekip elemanı.Yapımda kullanılan her türlü taşıt.İsteyerek veya istemeden bir oyuncunun başka bir oyuncuyla kamera arasına girip onu maskelemesi ya da oyun sırasında seyircinin dikkatini kendi üzerine çekecek hareket veya mimikler yapması. UPSTAGE (f) . siyahtan açık griye kadar değişik yoğunluklarda yatay çizgiler halinde kaydedildiği optik ses bandı. ZOOM LENS.Bir setin en gerideki. UNSQUEEZE . 96 . Sabit parçası yanında. ACADEMY LEADER. Makiniste.UNIVERSAL LEADER . UPSTAGE (i) . kameraya en uzak bölümü.Bak. 2) Bir video bandının görüntü bölümü. VAULT – DEPO . UTILITY PERSON . Bak. VARIABLE SHUTTER .AYARLANIR OBTÜRATÖR . UNDERCRANK. ROL ÇALMAK .Genellikle negatiflerin ve bantların saklanması için nem ve ısısı kontrollü ve yangına karşı emniyetli depo. WIDE SCREEN. kamerada erime ve geçme yapmayı mümkün kılar. Bak. VARIABLE FOCUS LENS .GENİŞLETMEK .Seslerin.

özel aydınlatma. RUN-THROUGH. görünüş. WEAVE .Genellikle yönetmen yardımcıları sette hızlı haberleşme için kullanır.DIŞ SES . W WA .Kurgu masasında filmi izleyebilmeyi sağlayan ekran. filtreler ve filmin zorlanması gibi belirli bir hava sağlayacak yolları belirten terim. WARDROBE MISTRESS/MASTER . BAKAÇ . WALKIE-TALKIE . WARDROBE .UYARI ZİLİ .Film şeridinin kamera veya projektör kızağından geçerken iki yana doğru kıpırdaması.GENİŞ AÇI . WALLAH . onun etrafındaki alanı bulanıklaştırmak. sözsüz kısa bir rol. çekimin bittiğini. WAXING .Tek zil.CİLALAMAK . 97 . WARNING BELL .Bir filmde oyun gerektirmeyen. COSTUMER. sahne oyunu veya televizyon şovunda bir oyuncunun.Bir film. VISUAL EFFECTS .YIKAMA. RACKOVER.RABARBA .Film karesine düşen görüntüyü izlemeyi sağlayan kamera parçası. WASH .EL TELSİZİ .Görüntüdeki ilgi alanını net bırakıp. VIEWER .Konuşan kişinin görüntüde gözükmediği diyalog veya anlatım. Bak.VİZÖR.GÖRSEL EFEKT. set.KOSTÜM .Bak. WALK-THROUGH . GÖRSEL ETKİ . PARALLAX.VİDEO KONTROLU .YÜRÜYÜŞ. bazan da özel laboratuar işlemi. VIGNETTE . herkesin ve herşeyin sessiz olması gerektiğini belirtir. üzerinde taşıdığı her türlü kumaş eşya.Banyodan çıkan filmin üstündeki kimyasal maddelerin temizlendiği 'su banyosu'. İki zil.Banyodan yeni çıkan kopyaların projektörden rahat geçmesi için bobinlerin kenarları hafifçe yağlanarak cilalanır.Bak. VOICE OVER (VO) .WIDE ANGLE sözcüklerinin kısaltması. GEÇİŞ . WALK-ON . herkesin rahat edebileceğini bildirir. DURULAMA .Çekim sırasında kamera objektifinin verdiği görüntüyü aynı zamanda bir video cihazına da aktaran ve çekilen planın videoda izlenerek kontrolunu sağlayan araç.VİNYET .VIDEO ASSIST . VIEWFINDER .Geri plandaki kişilerin ne dedikleri anlaşılmayan konuşma sesleri.Geniş anlamda özel etkiyi. Büyük bütçeli yapımlarda çoğu zaman bir görsel etki danışmanı da bulunur. çekimin başlamak üzere olduğunu.

Hikâyeleri hep Amerika'nın batısında geçer.Bak.UYARI IŞIĞI . Kovboylar. WHIRLY . İki görüntünün yer değiştirme şeklinin sonsuz çeşitleri olabilir. WESTERN DOLLY .Bak.Bozuk.SARIM . 98 . b-sarım kamerada kullanılır. WILD PICTURE .VESTERN. Perspektifi iyice zorladıkları için ön plandaki cisimler normalden büyük ve yakın.GENİŞ AÇI OBJEKTİF .Normal objektifin gördüğünden daha geniş bir alanı kapsayan ve geniş açı objektifle çekilen plan.Bak. CRANE.de a-sarım baskıda. Normal objektiflerin görüş açısı 45-50 derece iken. WILD SOUND/WILD RECORDING .Bir görüntüyü iterek veya silerek onun yerine geçen yeni bir görüntü yaratan optik etki. WET GATE . büyük lastik tekerlekli kamera kaydırma arabası. engebeli alanlarda kullanılan. WORD OF MOUTH .GENİŞ PERDE SİSTEMİ Normalden daha geniş görüntüler veren sistem. SWISH PAN. Görüntü yönetmeni bunlara bakarak. WIND . Bak. ASPECT RATIO.Normal objektifin gördüğünden çok daha geniş bir alanı gören objektif.Amerikan sinemasına özgü bir film türü. SOUND EFFECT. WIPE . KOVBOY FİLMİ . AD-LIB. kötü adamlar. WIND MACHINE (= RITTER) . WINDING .Bak.A-sarım (A-WIND) = duyartabaka dışta. WIDE-SCREEN PROCESSES .GENİŞ AÇI . 35 mm. çevre sesi vb). John Ford ve Howard Hawks.WRITERS GUILD OF AMERICA sözleri için kısaltma.Bir sette rüzgâr etkisi yaratmak için kullanılan araç.SARMAK .ÇIPLAK SES Beraberinde film çekilmeyen ses kaydı. geri plandakiler normalden küçük ve uzak görünür. kızılderililer.Reşit olmayan çocuk oyuncularla çalışırken uyulması gereken kurallara uyumu kontrol ve sağlamakla görevli kişi. WIDE ANGLE . WIGWAG (= WARNING LIGHT) .SESSİZ ÇEKİM . LIQUID GATE. CINEMASCOPE.Film şeridi veya ses bandını bir makaradan (REEL) öbürüne aktarmak. VARIABLE SPEED MOTOR.Bir film hakkında eşe dosta kulaktan kulağa yayılan. WIDE ANGLE LENS . günlük kopyaların yanında yolladığı kısa prova parçaları. Bak. rabarba.FAN . ANAMORPHIC. B-sarım (B-WIND) = duyartabaka içte. WELFARE WORKER/TEACHER . geniş açıların 60-65 ve daha üstüdür.SÖYLENTİ.Bak. bu türün en büyük ustaları idi. bir gün önce kullandığı negatifin kalitesini ve yaptığı pozlamanın doğruluk derecesini anlar. WILD MOTOR . Bak. iyi adamlarla doludur. atlar. WILD SOUND. beğenen ya da kötüleyen sözler. WGA . WING IT.WEDGE (= CINEX STRIP) .Beraberinde ses kaydedilmeyen film çekimi. genellikle kırmızı renkli ışık. WILD TRACK . WHIP SHOT . MOS.Bak.Laboratuarın. DEDİKODU . Yapım sonrası miksajda kullanılacak ses malzemesini zenginleştirmek için kaydedilen bir mekânın doğal sesleri (oda sesi.İçerde film çekildiğini belirtmek için stüdyonun dışında yanan. WESTERN . ya da takozun (CORE) üstüne geri sarmak.

XLS . TRAINER. negatif onunla eşlenerek kesilir.Tek bir kareyi belirten kısaltma. XFR/XFER .Genellikle.Kesin adı belirlenene kadar bir filme takılan ad. Woody Allen'in pek çok filminin çekim adı. hem de senaryoyu yazdığını belirtir.Çapraz geçmeyi belirten kısaltma.Bak. WRITERS GUILD OF AMERICA .21 yaşından yukarı kişilerin seyredebileceği film. X-COPY . 'Woody Allen Movie'dir.ÇEKİM ADI .Günlük kopyaların eklenmesiyle meydana gelen çalışma kopyası. WORK PRINT . WRANGLER . hem özgün hikâyeyi.TOPLANIN. WRAP .İlk dup master ses bandı. X-DISSOLVE . o günkü çekimin sona erdiğini belirtir.TRANSFER'i belirten kısaltma.Yazarın. Aşırı şiddet ve seks sahneleri içerirler. WRITTEN BY . Bu kopya üzerinde kurgu son halini alınca.WORKING TITLE .İŞ KOPYASI .Sinema ve televizyon endüstrisindeki senaryo yazarlarının meslek kuruluşu. X X .EXTRA LONG SHOT . Ama belli bir mekândaki çalışmanın sona erdiğini belirtmek için de kullanılır. Kimi zaman gizliliği sağlamak ve korsanlığı önlemek için film gösterime girene kadar çekim adı kullanılır. PAYDOS . X-RATED .(çok uzak plan) için kısaltma. 99 .

Bir objektifin odak uzunluğunu değiştirerek görüntüdeki cismin boyutunu değiştiren sistem. YELLOW . SWISH PAN. ZOOM LENS .Y Y-CABLE/Y-JOINT . Geriye zumda da (ZOOM OUT) bunun tersi olur.Asal renklerden biri.Sinema. İleri veya geri zum yaparak kamerayı yerinden oynatmadan ve net ayarını değiştirmeden bir cisme yaklaşma veya ondan uzaklaşma etkisi sağlar. Kamera ileriye zum (ZOOM IN) yaptığı zaman cisim büyür fakat alan derinliği azalır.SARI . normal.ZUM OBJEKTİF . İleri veya geri kaydırma hareketinde ise objektifin görüş açısı değişmez.Bak. ZIP PAN . ZOETROPE . video ve fotoğraf kameralarında kullanılan. genişaçı ve teleobjektif özelliklerini taşıyan odak uzunluğu değişken objektif. 100 .Rüzgâr sesini azaltmak için bir mikrofona takılan parça.Bir kabloya iki kablo bağlayabilmek için ara parça. Z ZEPPELIN (= ZEPPELIN WINDSCREEN) . görüş açısı daralır. Değişik odaklı objektifler kullanmak için objektif değiştirmeyi gereksiz kılar. ZOOM ZUM .Sinemadan önceki zamanlarda hareket duygusu elde etmek için bir dizi resmi döndürerek izlemeye yarayan araç.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful